Kalp Hastalıklarının Görünmeyen Yükü: Yalnızlık

Kalbin Yükü Sadece Kolesterol Değildir!

Ruh sağlığı çoğu zaman yalnızca “duygusal iyi oluş” başlığı altında ele alınıyor. Oysa bugün biliyoruz ki ruh sağlığı, beden sağlığıyla ve özellikle kalp damar sistemiyle doğrudan ilişkilidir. Kalp yalnızca kan pompalamaz; stresin, kaygının ve yalnızlığın da hedef organıdır.

Sürekli stres, kronik kaygı, düşük ruh hali ya da tükenmişlik… Bunlar çoğu zaman “hayatın doğal akışı” içinde geçiştiriliyor. Oysa bu durumlar, uzun vadede hipertansiyon, ritim bozuklukları, koroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği riskini anlamlı biçimde artırabiliyor. Bu nedenle ruhsal belirtileri hafife almak değil, gerektiğinde profesyonel destek almak kalp sağlığının da ayrılmaz bir parçası olarak görülmelidir.

Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin (ESC) 2025 kılavuzları bu noktaya açık bir vurgu yapıyor: Yalnızlık ve sosyal izolasyon, bağımsız bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Yani yalnızlık, sigara ya da hareketsizlik gibi kalp sağlığını doğrudan etkileyen bir unsurdur.

ESC’ye göre ruhsal iyilik hali yalnızca hastalık yokluğu değildir; aynı zamanda sosyal bağların varlığı, stresle baş edebilme kapasitesi ve yaşamla kurulan anlamlı ilişkilerle şekillenir. Düzenli olarak sevdiklerimizle iletişim kurmak ve gönüllü etkinliklere katılmak, sosyal destek sağlayarak stres yükünü azaltır.

2025 ESC yaklaşımının en önemli mesajlarından biri şudur: Kalp sağlığı yalnızca tansiyon ölçümü ya da kolesterol değerleriyle değerlendirilemez. İnsanı bütüncül görmek, modern kardiyolojinin temelidir.

Kalbi korumak bazen bir ilacı düzenli kullanmakla, bazen yürüyüşe çıkmakla başlar. Peki ya ruhsal problemler?

ESC verilerine göre depresyon, anksiyete ve kronik stres; sempatik sinir sistemi aktivasyonunu ve inflamatuvar yanıtı artırarak ateroskleroz sürecini hızlandırmakta, kardiyovasküler olay riskini anlamlı ölçüde yükseltmektedir¹. Uzun süreli psikososyal stresin kortizol düzeylerinde artışa ve endotel disfonksiyonuna yol açtığı da gösterilmiştir².

Ayrıca sosyal izolasyon ve yalnızlık, klasik risk faktörlerinden bağımsız olarak tüm nedenlere bağlı mortalite ve kardiyovasküler mortalite artışı ile ilişkilidir³. Bu nedenle ESC, kardiyovasküler risk değerlendirmesinde psikososyal faktörlerin rutin olarak sorgulanmasını önermektedir¹.

Dipnotlar
1. European Society of Cardiology (ESC). 2025 ESC Guidelines on Cardiovascular Disease Prevention. Eur Heart J. 2025.
2. Steptoe A, Kivimäki M. Stress and cardiovascular disease. Nat Rev Cardiol. 2012;9:360–370.
3. Valtorta NK, et al. Loneliness and social isolation as risk factors for cardiovascular disease. Heart. 2016;102:1009–1016.