Teklifteki ana hedefin değişmediği, ancak gelen tepkiler sonrası metinde revizyona gidildiği belirtiliyor.
TBMM’ye sunulan ilk teklif, tarım arazilerine yapılan bungalov, bağ evi ve villa tipi kaçak yapılar için daha ağır para cezaları öngörüyordu. Sadece yapı sahipleri değil, bu alanlara elektrik, su ve telekom altyapısı sağlayan kurum ve şirketler için de abone başına ceza uygulanması planlanıyordu. Düzenlemenin temel amacı, tarım arazilerinin parçalara ayrılıp konut ve rant alanına dönüşmesini engellemekti.
Ancak kamuoyundan gelen tepkiler sonrasında, “gerçek hobi bahçesi” ile “rant amaçlı yapılaşma”nın aynı kefeye konulmaması gerektiği görüşü ağırlık kazandı. Buna göre, meyve-sebze ekip diken, üretim yapan ve toprağı boş bırakmayan kişilere kontrollü bir modelle izin verilmesi konuşuluyor. Buna karşılık, tarım arazisini fiilen villa bölgesine çeviren yapılar için sıfır tolerans yaklaşımı korunuyor.
Masadaki en güçlü senaryoya göre mevcut bazı yapılar doğrudan toptan yıkım kapsamına alınmayabilir; bunun yerine bu alanlara tarımsal üretim şartı getirilecek. Arazilerin kayıt altına alınması, Tarım Bakanlığı izniyle faaliyet yürütülmesi, ek vergi ve harç benzeri yeni yükümlülüklerin getirilmesi de seçenekler arasında yer alıyor. Ayrıca yasa çıktıktan sonra tarım arazilerinde yeni hobi bahçesi oluşumuna izin verilmemesi ve yeni elektrik-su aboneliklerinin sıkı kurallara bağlanması da gündemde.
Düzenlemenin dikkat çeken yanlarından biri de denetim ayağı. Tarım, Çevre ve İçişleri bakanlıklarının özellikle büyükşehir çevreleri ile turizm bölgelerinde ortak denetim yürütmesi planlanıyor. Tarım dışı kooperatiflerin tarım arazisi edinmesine izin verilmemesi, mevcut yapıların da yalnızca üretim odaklı sisteme çekilmesi hedefleniyor. Böylece “hobi bahçesi” adı altında büyüyen kaçak yapı zincirinin kırılması amaçlanıyor.
Özetle yeni formülün mesajı net: Toprağı gerçekten işleyenle, araziyi villaya çeviren artık aynı başlık altında değerlendirilmeyecek. Üretim varsa kontrollü izin, rant varsa yıkım ve yaptırım geliyor. Tarım arazilerinin geleceğini doğrudan etkileyecek düzenlemenin, yapılacak revizyon sonrası yeniden kamuoyunun gündemine gelmesi bekleniyor.




