EPİLEPSİDE mikroRNA’LAR: TANI VE TEDAVİ

Epilepsi artmış nöronal uyarı ve beyin nöronlarının aşırı deşarjından ötürü merkezi sinir sistemi disfonksiyonuna bağlı spontan ve tekrarlayan nöbetlerle karakterize en yaygın nörolojik bozukluklardan biridir. (Cai & Yang, 2021 ve Rho & Boison, 2022) Dünya genelinde yaklaşık 50 milyon insanı etkiler. Hem idiyopatik hem semptomatik epilepsi insidansı erkeklerde kadınlara göre daha yüksektir. Sadece yaşamın ilk yıllarında idiyopatik epilepsi insidansı kadınlarda erkeklere oranla daha yüksektedir. 74 yaşına kadar olan kümülatif epilepsi insidansı %3,0; tüm provoke edilmemiş nöbetlerin kümülatif insidansı %4,1 ve herhangi bir konvülsif bozukluğun kümülatif insidansı %10'a yaklaşmıştır. (Hauser ve ark., 1996)

Yetişkinlerdeki en yaygın fokal epilepsi formu temporal lob epilepsisidir (TLE). TLE, ağırlıklı olarak aşırı nöronal uyarmadan kaynaklı hipokampal disregülasyonu içeren bir grup bozukluktur. Bu tipte nöbetler çoğunlukla mesiyal (iç tarafta yer alan) temporal yapılardan (hipokampus gibi) köken alır. TLE erişkinlerde en sık görülen fokal epilepsidir ve semptomları yaş ve beyin fonksiyonuyla doğrudan ilişkilidir. (Tatum, 2012)

Meziyal Temporal Lob Epilepsisi (mTLE), yetişkinlerde en sık görülen ve farmakodirençli fokal epilepsi türüdür. Bu sendromun patogenezinde hipokampal skleroz ve nöronal uyarılabilirlik artışı temel rol oynar. Hipokampal sklerozisli meziyal temporal lob epilepsisi (mTLE-HS), semptomatik fokal epilepsinin en yaygın ve en iyi tanımlanmış formudur. Epileptogenezis hala belirsizdir. Bu mekanizmada etkili olan biyolojik süreçleri anlamak tedavi stratejileri açısından büyük önem teşkil etmektedir. Epilepsi tanısını koymakta kullanılan MR/EEG gibi mevcut yöntemlerin erken tanı ve kesin teşhiste yetersiz kalması yeni biyobelirteçler bulma ihtiyacını doğurmaktadır.

RNA, DNA üzerinden transkripsiyonla sentezlenen, protein sentezi ve hücresel süreçlerin düzenlenmesinde de rol alan tek sarmallı ribonükleik asit molekülleridir. Protein kodlayan RNA’ların yanı sıra "non-coding" RNA tipleri de bulunur, mikroRNA’lar da bu non-coding RNA tiplerindendir. Protein sentezinde yönetici ve fren mekanizması olarak çalışırlar. Buna ek olarak nöroenflamasyon ve nörodejenerasyon dahil olmak üzere çeşitli patofizyolojik süreçlerde rol oynadıkları gösterilmiştir. (Shapiro, 2009)

Epileptik beyindeki değişiklikleri gösteren bir biyobelirteç olmasının yanında potansiyel terapötik hedefleri arasındadır. miRNA ekspresyonu izlenerek hastalığın başlangıcı veya ilerleyişi takip edilebilir. TLE üzerinde yapılan araştırmalarda da miRNA’ların patogenezde yani hastalık oluşum sürecinde etkili oldukları tespit edilmiştir. miRNA'ların anormal ekspresyonu; enflamasyon, hücre ölümü, sinaptik yeniden düzenlenme ve nöronal eksitabilite yolaklarıyla ilişkilidir. Bu bulgular miRNA’ların epileptogenez sürecinde önemli bir rol oynayabileceklerini düşündürmektedir.

miRNA’ların biyobelirteç olarak seçilmesindeki en önemli sebepler ise plazma, serum ve BOS gibi sıvılarda uzun süre kalabilmeleri, beyindeki patolojik değişikliklere hızlı yanıt verebilmeleri ve daha az invaziv yöntemlerle ölçülebilmeleridir. Yapılan araştırmalarda onlarca tip miRNA’nın çeşitli epilepsi tiplerinde downregüle ve upregüle olduğu tespit edilmiştir. Örneğin yetişkinlerdeki temporal lob epilepsisinde olası belirteçler plazmada upregüle miR-199a-3p, plazma ve serumda upregüle miR-142-5p iken; meziyal temporal lob epilepsisinde plazmada downregüle miR-153’ün ve serumda upregüle miR-145-3p’dir. (Martinez & Peplow, 2023)

Sonuç olarak hem biyobelirteç hem de ilaç hedefi olarak kullanılabilen miRNA’lar epilepsi teşhis ve tedavisinde umut vaat etmektedir. Hayvan modelleri, insanlardaki mikroRNA bulgularını doğrulamak ve belirli mikroRNA'ları hedeflemenin hastalık ilerleyişi ile davranış üzerindeki etkilerini test etmek amacıyla kullanılabilir.

KAYNAKÇA:

· Cai, Y., & Yang, Z. (2021). Ferroptosis and its role in epilepsy. Frontiers in Cellular Neuroscience, 15, 696889

· Hauser, W. A., Annegers, J. F., & Rocca, W. A. (1996). Descriptive epidemiology of epilepsy: Contributions of population-based studies from Rochester, Minnesota. Mayo Clinic Proceedings, 71(6), 576–586.

· Martinez, B., & Peplow, P. V. (2023). MicroRNAs as potential biomarkers in temporal lobe epilepsy and mesial temporal lobe epilepsy. Neural Regeneration Research, 18(5), 925–933.

· Rho, J. M., & Boison, D. (2022). The metabolic basis of epilepsy. Nature Reviews Neurology, 18(6), 333–347.

· Shapiro, J. A. (2009). Revisiting the central dogma in the 21st century. Annals of the New York Academy of Sciences, 1178(1), 6–28.

· Tatum, W. O., IV. (2012). Mesial temporal lobe epilepsy. Continuum (Minneapolis, Minn.), 18(3), 554–575.