Diz Osteoartritinde (kireçlenme) Ağrı Nedenleri

Değerli okurlarım, yeni yılın ilk makalesinde sizlere ileri yaşlarda sıkça görülen dizlerde önemli bir ağrı nedeni olan diz osteoartritinde (kireçlenme) ağrı nedenlerinden bahsedeceğim.

Diz osteoartriti (OA), eklem kıkırdağında bozulma ile birlikte kıkırdak altındaki kemik ve çevre dokularda değişikliklerle seyreden, ağrılı ve fonksiyon kaybına neden olan kronik bir eklem hastalığıdır. Kıkırdak yapısının damar ve sinir yapıları içermemesi nedeniyle, ağrı her zaman eklem içineki yapılardan kaynaklanmaz. Ağrı; sinoviyum, subkondral kemik, kemik iliği, kapsül, ligamentler, tendonlar, bursalar ve sinir dokular gibi çevre yapılardan kaynaklanabilir.

Ağrı şiddeti ile radyografik bulgular arasında her zaman doğrudan bir ilişki bulunmaz. Bu durum, ağrının sadece yapısal hasara bağlı olmadığını, aynı zamanda biyokimyasal ve nörofizyolojik faktörlerin de rol oynadığını göstermektedir. Kemik iliği ödemi, özellikle fiziksel aktivite sonrası ve gece ağrılarının önemli bir nedenidir. Manyetik rezonans görüntüleme çalışmalarında, diz osteoartriti nedeniyle diz ağrısı olan hastaların yaklaşık %77,5’inde kemik iliği ödemi saptanmıştır. Bu ödemin, venöz hipertansiyon ve intraosseöz basınç artışı yoluyla ağrıya neden olduğu düşünülmektedir.

Diz osteoartritinde bazen eklem içinde sıvı artar, sinovit olarak adlandırılan bu durum ağrının önemli nedenlerinden biridir. Sinoviyal inflamasyon, kapsül gerginliği ve inflamatuar mediatörlerin salınımı ile ağrıyı artırır. Özellikle ani ağrı artışı, gece ağrısı ve sabah tutukluğu gibi belirtilerle kendini gösterir. Eklem içi steroid enjeksiyonlarının sinovitli hastalarda ağrıyı azaltmada etkili olduğu gösterilmiştir.

Eklem dışı yapılar da ağrıya katkıda bulunabilir. Pes anserin bursit ve tendinitler, özellikle ileri evre hastalarda daha sık görülür. Bu durumlar, medial diz ağrısını artırabilir. Ayrıca, Baker kistleri gibi popliteal bursaların genişlemesi de venöz ve sinir basısına bağlı olarak ağrı ve paresteziye neden olabilir.

Kas zayıflığı, eklem stabilitesini azaltarak ağrıyı artırabilir. Kuadriseps kasındaki zayıflık, özellikle diz OA’lı hastalarda sık görülür. Miyofasiyal tetik noktalar, özellikle vastus medialis ve vastus lateralis kaslarında sık olarak saptanır ve bu noktalara yapılan enjeksiyonlarla ağrıda belirgin azalma sağlanabilir.

Santral sensitizasyon, yani merkezi sinir sisteminde ağrı işleme mekanizmalarının bozulması, kronik diz ağrısı olan hastalarda %20 oranında görülür. Bu durumda hastalar, dokunma gibi normal uyaranlara karşı bile ağrı hissedebilir (allodini). Santral sensitizasyonun varlığı, cerrahi tedavi başarısını da olumsuz etkileyebilir.

Sonuç olarak, diz osteoartritinde ağrı yalnızca kıkırdak hasarına bağlı değildir; kemik iliği ödemi, sinovit, eklem dışı yapıların tutulumu, kas zayıflığı, tetik noktalar ve santral sensitizasyon gibi birçok faktör bir arada rol oynar. Bu nedenle, tedavi planlanırken hastanın bireysel özellikleri ve ağrı kaynakları dikkatle değerlendirilmelidir.

Hepinize sağlıklı günler dilerim