Bir hekimin meslek yaşamını yalnızca aldığı ünvanlar, görev yaptığı kurumlar ya da yayımladığı bilimsel çalışmalar anlatmaz. Bazen asıl hikâye, sorumluluk üstlenilen yerde; değiştirilmesine katkı sağlanan bir sağlık hizmetinde, yetiştirilen bir hekimde, güçlendirilen bir sağlık ekibinde ve yaşama tutunmasına yardımcı olunan bir bebeğin geleceğinde saklıdır.
Prof. Dr. Hasan Sinan Uslu’nun hekimlik yolculuğu da bu açıdan yalnızca bir akademik kariyer öyküsü değildir. Onun meslek yaşamı; Neonatoloji uzmanlığından sağlık hizmetlerinin bölgesel organizasyonuna, hekim ve hemşire eğitiminden akademik üretime, klinik yöneticilikten büyük bir eğitim ve araştırma hastanesinin başhekimliğine uzanan çok katmanlı bir yolculuktur.
Bu yolculuğun merkezinde ise başlangıçtan bugüne değişmeyen bir alan vardır: Neonatoloji.
Edirne’den Şişli Hamidiye Etfal’e uzanan ilk yıllar
Behçet Kemal Çağlar İlkokulu ve Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi'ni derece ile bitiren Hasan Sinan Uslu, tıp eğitimini Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlık eğitimini meslek hayatının hemen tamamını geçirdiği Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirdi. Uzmanlığının ardından aynı kurumun çocuk sağlığı ve hastalıkları eğitim kadrosunda başasistan olarak görev yaptı.
Mesleğinin yönünü belirleyen temel adım ise 2003 yılında geldi. Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği'nde başladığı neonatoloji yan dal uzmanlık eğitimini 2006 yılında tamamladı. Böylece çocuk sağlığı ve hastalıkları içindeki en hassas alanlardan birini, yaşamın henüz ilk dakikalarının ve günlerinin belirleyici olduğu yenidoğan hekimliğini mesleki yaşamının merkezine yerleştirdi.
Prematüre bir bebeğin yaşam mücadelesinde bazen birkaç dakika, birkaç hafta ya da küçük görünen bir klinik karar belirleyici olabilir. Yenidoğan hekimliği bu nedenle yalnızca ileri teknoloji ve güncel tıbbi bilgi değil; kesintisiz dikkat, ekip çalışması, standardizasyon, doğru organizasyon ve güçlü bir sorumluluk kültürü gerektirir. Uslu’nun sonraki yıllardaki çalışmalarında bu bütüncül yaklaşım belirgin biçimde görülecekti.
Diyarbakır: Bir mecburi hizmetten çok daha fazlası
Prof. Dr. Hasan Sinan Uslu’nun meslek yaşamındaki en dikkat çekici dönüm noktalarından biri, neonatoloji yan dal uzmanlığını tamamladıktan sonra devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamında Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne atanması oldu.
Uslu, Sağlık Bakanlığı bünyesinde yenidoğan uzmanı olarak devlet hizmeti yükümlülüğüne başlayan ilk hekim olarak Diyarbakır’da göreve başladı. Bu özellik, yalnızca kişisel kariyerinde değil, Türkiye’de neonatoloji hizmetlerinin eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki yapılanması açısından da anlamlı bir döneme işaret ediyordu.
Diyarbakır yılları onun için klasik anlamda bir “mecburi hizmet” döneminin ötesine geçti. Hedef yalnızca yenidoğan yoğun bakım ünitesinde günlük hastaların tedavisini yürütmek değildi; bölgenin yenidoğan sağlık hizmetlerinin daha sistematik, erişilebilir ve sürdürülebilir hâle gelmesine katkıda bulunmaktı.
Bu dönemde Diyarbakır ve çevresindeki yenidoğan yoğun bakım hizmetlerinin organizasyonunun geliştirilmesi, riskli bebeklerin uygun merkezlere güvenli biçimde ulaştırılabilmesi için yenidoğan transport sisteminin güçlendirilmesi, yoğun bakım uygulamalarının standardizasyonu ve sağlık çalışanlarının eğitimi ön plana çıktı. Nitekim sonraki yıllardaki resmî özgeçmişinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Diyarbakır’daki yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin yapılanması ve organizasyonu ile neonatal transport çalışmalarına özel olarak yer verilmesi, bu dönemin meslek yaşamındaki önemini ortaya koymaktadır.
Yoğun bakım kapasitesinin artırılması kadar nitelikli bakımın geliştirilmesi de temel hedeflerden biri oldu. Yenidoğan yoğun bakımında uzun süreli ve güvenilir damar yolu erişiminin kritik olduğu prematüre ve ağır hastalarda periferik yerleştirilen santral kateter (PICC) gibi ileri girişimsel uygulamaların yaygınlaştırılması; invaziv girişimlerin belirli standartlar çerçevesinde gerçekleştirilmesi ve sağlık profesyonellerine bu alanda deneyim kazandırılması bu yaklaşımın parçalarıydı. Uslu’nun ilerleyen yıllarda PICC uygulamalarına ilişkin bilimsel yayınlarının, kurslarının ve eğitim faaliyetlerinin devam etmesi de bu konunun mesleki ilgi alanlarından biri hâline geldiğini göstermektedir.
Ancak bu yaklaşımın temelinde yalnızca “daha fazla bebeği yaşatmak” düşüncesi yoktu. Amaç, sağkalımı nitelikli bir gelecekle birleştirmekti. Prematüre ve yüksek riskli bebeklerin akut dönemi atlatmaları kadar komplikasyonlardan korunmaları, gelişimlerinin desteklenmesi, aileleriyle birlikte güvenli biçimde taburcu edilmeleri ve uzun dönem sağlıklarının gözetilmesi yenidoğan bakımının ayrılmaz parçaları olarak ele alındı.
Diyarbakır’da yürütülen bu çalışmaların gerçekleştiği dönemde yenidoğan ölümlerinde belirgin düşüş sağlanmasına katkıda bulunulması, yenidoğanların uygun merkezlere sevk ve transport koşullarının geliştirilmesi ve bölgesel yenidoğan hizmetlerinin daha ileri bir organizasyon düzeyine taşınması, dönemin en önemli kazanımları arasında yer aldı.
Bir sistemi güçlendirmenin yolu: İnsan yetiştirmek
Sağlık hizmetlerinde kalıcı iyileşmenin yalnızca cihaz, yatak ya da fiziksel kapasiteyle gerçekleşmeyeceği açıktır. Güçlü bir sistemin temelinde eğitimli ve kendine güvenen sağlık profesyonelleri bulunur. Uslu’nun Diyarbakır ve sonraki dönemlerde önem verdiği başlıklardan biri de bu nedenle eğitim oldu.
Hekimlere, hemşirelere ve diğer sağlık çalışanlarına yönelik yenidoğan yoğun bakım eğitimleri düzenlendi; Neonatal Resüsitasyon Programı (NRP) kurslarının yaygınlaştırılmasına katkı sağlandı. Uslu ilerleyen yıllarda NRP’de yalnızca uygulayıcı değil; eğitimci, kurs sorumlusu ve programın Türkiye materyallerinin güncellenmesine katkı sunan çalışma grubu üyesi olarak da görev aldı. Bunun yanında çocuk uzmanlarına yönelik Yenidoğan Yoğun Bakım Mezuniyet Sonrası Eğitim Programı, Yenidoğan Yoğun Bakım Hemşirelik Eğitim Programı ve Temel Yenidoğan Bakımı Kursu gibi eğitim çalışmalarında görevler üstlendi. Aynı zamanda yenidoğan hizmetlerinin güçlenmesi ve başarılı klinik sonuçların görünür hâle gelmesi, sağlık kurumları ile bölge halkı arasındaki güven ilişkisinin gelişmesine de katkıda bulundu.
Tüm yaklaşımlarla birlikte Diyarbakır deneyimi, bir neonatoloğun hasta başındaki sorumluluğunun sağlık hizmetlerinin organizasyonuna nasıl genişleyebileceğinin önemli örneklerinden biri oldu.
Devlet düzeyinde gelen takdir
Bu yoğun dönemin ardından Prof. Dr. Hasan Sinan Uslu’ya verilen ödüller, meslek yaşamındaki en dikkat çekici takdirler arasında yer aldı.
Özgeçmişinde, 10 Temmuz 2009 tarihinde T.C. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına verilen 2008–2009 yılı “Devlet Beratı” ile T.C. Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı 2009 yılı “İnsan Hakları Ödülü” ilk sıralarda yer almaktadır. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü, Diyarbakır Tabip Odası ve Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesinin teşekkür belgeleri de aynı dönemin ardından gelen kurumsal takdirler arasındadır.
Bu ödülleri yalnızca kişisel başarı göstergeleri olarak okumak eksik olur. Yenidoğan hekimliğinde nihai mesele, yaşamın henüz başlangıcındaki bir çocuğun sağlık hizmetine erişebilmesi ve yaşama hakkının korunabilmesidir. Bu nedenle yenidoğan mortalitesinin azaltılmasına, nitelikli yoğun bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına ve bölgesel eşitsizliklerin azaltılmasına yönelik her çalışma aynı zamanda temel bir insan hakkına, sağlıklı yaşama hakkına, hizmet eder.
Yeniden Şişli Etfal: Klinik deneyimden akademik liderliğe
Devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlamasının ardından Uslu, 2008 yılında yeniden Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne döndü ve neonatoloji uzmanı olarak çalışmalarını sürdürdü.
2012 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları/Neonatoloji alanında doçent unvanını aldı. Sonraki yıllarda Yenidoğan Kliniğinin eğitim ve idari sorumluluklarını üstlenerek klinik hizmet ile uzmanlık eğitiminin birlikte yürütülmesinde rol aldı.
2013–2015 yılları arasında Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hastane yöneticiliği görevini yürütmesi ise kariyerine yeni bir boyut kazandırdı. Artık yoğun bakım yatağındaki tek bir hastanın yönetiminin yanında, çok sayıda kliniğin, sağlık çalışanının ve hizmet sürecinin oluşturduğu büyük bir organizasyonun işleyişi de mesleki ilgi alanına girmişti.
Bu deneyimi akademik bir temelle güçlendirmek amacıyla 2015–2016 döneminde Üsküdar Üniversitesinde Hastane İşletmeciliği yüksek lisans eğitimi aldı. Yüksek lisans çalışmasında bir kamu hastanesindeki kalite uygulamalarının çalışan memnuniyeti üzerindeki etkisini incelemesi, klinik kalite ile çalışan deneyimini aynı yönetim çerçevesinde değerlendiren yaklaşımının akademik karşılığını oluşturdu.
2022 yılında profesör olan Hasan Sinan Uslu, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında akademik çalışmalarını sürdürdü.
Bilimsel üretimin yanında yeni kuşakları yetiştirmek
Prof. Dr. Uslu’nun akademik yaşamındaki çalışmalar yenidoğan sepsisinden prematüre morbiditesine, hiperbilirubinemiden pulmoner hipertansiyona, damar yolu uygulamalarından yüksek riskli yenidoğanların uzun dönem izlemine kadar geniş bir alana yayılmaktadır.
Akademik özgeçmişinde uluslararası ve ulusal makale olmak üzere 170 hakemli dergi yayını; 75 uluslararası ve 490 ulusal bilimsel toplantı bildirisi olmak üzere 565 kongre bildirisi; 27 kitap bölümü, 5 kitap editörlüğü ve 10 bilimsel projekayıtlıdır. Ayrıca çok sayıda tez danışmanlığı, tez editörlüğü, kongre organizasyonu, bilimsel kurul, oturum başkanlığı, konu anlatımı ve eğiticilik görevi bulunmaktadır.
Bilimsel kongreler, konferanslar, kurslar ve sosyal organizasyonlar da bu sürecin parçasıydı. Çünkü özellikle ağır çalışma koşullarının bulunduğu bölgelerde sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği yalnızca mesleki bilgiye değil, ekip aidiyetine ve çalışan motivasyonuna da bağlıdır.
Çocuk Dostları Derneği olarak gerçekleştirdikleri Çocuk Dostları Kongreleri aracılığıyla akademik toplantılarla mesleki gelişimin desteklenmesi; sosyal buluşmalarla farklı sağlık profesyonellerinin birbirleriyle iletişiminin güçlendirilmesi; hekim ve hemşirelerin çalışmalarının görünür ve değerli kılınması, özellikle İstanbul başta olmak üzere Çocuk Sağlığı ile ilişkili pediatri ana dal ve yan dal asistan ve uzmanları, aile hekimleri, ve hemşirelerin birlikteliklerine vesile oldu, moral ve motivasyonlarına katkı sağladı.
Bilimsel faaliyetin rakamlarla ifade edilen tarafı kadar önemli olan diğer yanı ise yetiştirilen insan gücüdür. Prof. Dr. Uslu’nun danışmanlık ve eğitim faaliyetleri; çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarından neonatoloji yan dal uzmanlarına, hemşirelerden farklı sağlık profesyonellerine kadar uzanmaktadır.
Akademisyenliğin belki de en kalıcı sonucu budur: Bir bilim insanının bilgisi kendi yaptığı işle sınırlı kalmaz; yetiştirdiği insanların klinik kararlarında yaşamaya devam eder.
Türkiye'den uluslararası akademik etkileşime
Prof. Dr. Uslu’nun akademik faaliyetleri Türkiye’deki kurumlarla sınırlı kalmayıp uluslararası akademik etkileşimlerle de devam etmektedir. Yurtdışında araştırma üniversitelerinde davetli öğretim görevlisi ve danışman olarak yürüttüğü çalışmalarla sağlık sistemlerine yönelik katkılar sunmaktadır.
Uluslararası akademik temasın önemi, yalnızca farklı ülkelerde bulunmaktan ibaret değildir. Farklı sağlık sistemlerinin deneyimlerini karşılaştırmak, iyi uygulamaları değerlendirmek ve uluslararası akademik çevrelerle paylaşımda bulunmak ta bu sürecin önemli bir parçasıdır.
Yenidoğan hekimliğinden başhekimliğe
Eylül 2024, Uslu’nun Şişli Hamidiye Etfal’deki uzun yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Yenidoğan Kliniği İdari Sorumlusu olarak görev yaptığı kurumun Başhekimliği görevini bir kez daha devraldı.
Bu görevlendirme aslında tümüyle yeni bir alana geçişten çok, otuzu aşkın yılın klinik, eğitim ve yönetim deneyiminin daha geniş bir sorumluluk alanına taşınması anlamına geliyordu.
Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 127 senelik tarihi geçmişi, kurumsal hafızası ve kültürü ile bugün çok sayıda uzmanlık alanını, eğitim programını, araştırma faaliyetini ve farklı yerleşkeleri aynı kurumsal yapı içerisinde barındıran Türkiye’nin köklü sağlık kurumlarından biridir.
Başhekimliği döneminde eğitim, akreditasyon, bilimsel araştırma, çalışan gelişimi ve kurum kültürüne yönelik çalışmalar da devam etti. Hastalara ve sağlık profesyonellerine yönelik birçok yeni hizmet alanı açılırken, yeni eğitim klinikleri, yan dal klinikleri oluşturuldu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği’nin eğitim ve araştırma hastaneleri içerisinde akrediteolan ilk ve tek pediatri kliniği ünvanını elde etmesi, kurumsal eğitim standartlarının geliştirilmesi bakımından dikkate değer gelişmelerden biri olmuştur.
Türk Neonatoloji Derneği'nin Neonatoloji Yandal Uzmanlık Yeterlik Kurulu, TND Tanı ve Tedavi Rehberi Geliştirme ve İzleme Komisyonu üyelikleri dışında ulusal rehber çalışmalarında yazar olarak yer almıştır. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı bünyesindeki Yenidoğan ve Çocuk Sağlığı Bilim Kurulu’nda görev almaktadır. Sağlık Bakanlığı Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu, Sağlık Bakanlığı Yenidoğan Yoğun Bakım Bilim Kuruluüyelikleri olan Uslu, bakanlık bünyesinde çalıştay, komisyon ve bilim kurullarında aktif olarak yer almaktadır. Uslu aynı zamanda Çocuk Dostları Derneği'nde Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir. Kendisi gibi deneyimli bir sağlık yöneticisi olan pediatrist eşi ile 2 erkek evlat sahibi olan Uslu ileri düzeyde İngilizce bilmektedir. İyi bir yüzücü olmasının yanında piyano ve bateri çalmaktadır. Tutkuyla bağlı olduğu Fenerbahçe Spor Kulübü'nün kongre üyesidir.
Bir hastaneyle birlikte büyüyen meslek hikâyesi
Prof. Dr. Hasan Sinan Uslu’nun meslek yaşamını yalnızca kronolojik bir özgeçmiş gibi okumak, hikâyenin önemli bir bölümünü eksik bırakır.
Çünkü bu yolculukta Şişli Hamidiye Etfal yalnızca çalışılan bir kurum değildir. Asistanlığın başladığı, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlığının kazanıldığı, yenidoğan hekimliğinin öğrenildiği; başasistanlık, yan dal uzmanlık, eğitim sorumluluğu, klinik yöneticiliği ve hastane yöneticiliğinin üstlenildiği; bilimsel çalışmaların üretildiği, öğrencilerin ve hekimlerin yetiştirildiği ve sonunda başhekimlik sorumluluğunun taşındığı bir kurumsal hafızadır.
Arada ise Diyarbakır vardır. Türkiye’nin bir başka bölgesinde, yenidoğan sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi için çalışan; yalnızca hastasına değil, hastanın içinde bulunduğu sisteme de dokunmaya çalışan bir hekimin hikâyesi…
Görevler zaman içinde değişmiş; uzmanlığın yerini eğiticilik, eğiticiliğin yanına akademisyenlik, klinik sorumluluğun yanına sağlık yöneticiliği eklenmiştir. Fakat şiarındaki vatanseverliğe dayalı temel sorumluluk duygusu değişmemiştir.
Bugün bir eğitim ve araştırma hastanesinin başhekimi olarak çok daha geniş bir sağlık sisteminin sorumluluğunu taşıyan Prof. Dr. Hasan Sinan Uslu’nun mesleki yolculuğunu belki de en yalın biçimde şu cümle özetliyor:
Bir bebeğin ilk nefesini korumakla başlayan hekimlik yolculuğu, bugün binlerce hastanın, sağlık çalışanının ve geleceğin hekimlerinin buluştuğu büyük bir sağlık kurumunun sorumluluğunu taşımaya hekimliğe adım attığıilk günün heyecanıyla devam ediyor.