Türkiye’nin yetiştirdiği en özgün bilim ve fikir insanlarından biri olan Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, yalnızca bir iç hastalıkları ve endokrinoloji uzmanı değil; aynı zamanda edebiyat, kültür ve düşünce dünyasına katkı sunan çok yönlü bir isimdi.
12 Aralık 1938’de İstanbul’da doğan Hatemi, eğitim hayatına İstanbul Atatürk Erkek Lisesi’nde başladı ve 1956 yılında mezun oldu. Ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1962 yılında tamamlayarak hekimlik yolculuğuna adım attı.
Meslek hayatında hızlı ve istikrarlı bir yükseliş sergileyen Hatemi, 1966 yılında İç Hastalıkları Uzmanı, 1971’de Doçent, 1972’de Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı oldu. 1978 yılında ise profesörlük unvanını alarak akademik kariyerinin zirvesine ulaştı.
2006 yılında emekli olduktan sonra da mesleğinden kopmayan Hatemi, bir süre Alman Hastanesi’nde görev yaparak hekimliğe katkı sunmayı sürdürdü.
⸻
Sadece Bir Hekim Değil: Kalemi Güçlü Bir Mütefekkir
Prof. Dr. Hatemi’nin etkisi yalnızca hastaneler ve akademik kürsülerle sınırlı kalmadı. Hareket, Türk Edebiyatı, Cumhuriyet, Milliyet, Zaman, Mavera, Tarih ve Toplum, Tercüman gibi önemli gazete ve dergilerde yayımlanan şiir ve denemeleriyle geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı.
Onun metinlerinde tıp, insan, toplum ve medeniyet iç içe geçerken; bilim ile hikmet arasında köprü kuran özgün bir dil dikkat çekti.
⸻
Başlıca Eserleri
Hatemi’nin edebiyat ve düşünce dünyasına kazandırdığı eserler arasında şunlar öne çıkıyor:
• Kişver: Son Şiirler İlk Şiirler
• Tapu Sicil Muhafızının Anıları: Zerrât-ı Tahattur
• Anılar: Ömür Süvarisi
• İl Dil Din Üzerine
• Aydın Toplum ve Tarih
• Yozlaşmadan Uzlaşmak
• Dekorlar Kaldı Geride
• Eriyen Mumlar
• Darülfünûn ve Darüşşifa
• Göğe Giden Kervanlar: Mevlana’dan Deyişler
⸻
Bir Ömür, İlim ve İrfanın Kesişim Noktası
Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, hekimliği yalnızca bir meslek olarak değil; insanı anlamanın ve iyileştirmenin çok katmanlı bir yolu olarak gören nadir isimlerden biri oldu. Onun hayatı, modern tıpla geleneksel hikmeti aynı potada eriten bir “ilim yolculuğu” olarak hafızalarda yer etti.