
“1827’de başlayan tıp yolculuğumuz, bugün küresel bir markaya dönüşüyor”
Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin köklerinin Sultan II. Mahmud’un reformlarıyla 1827’de temelleri atılan modern tıp eğitimine dayandığını belirterek şunları söyledi:
“Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), 15 Nisan 2015 tarihinde yürürlüğe giren 6639 sayılı Kanun ile Türkiye’nin sağlık temalı ilk ve tek devlet üniversitesi olarak kurulmuştur. Üniversitemizin tarihi kökleri, Sultan II. Mahmud’un yenilikçi reformları çerçevesinde, Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’nin öncülüğünde 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı’ndaki Tulumbacıbaşı Konağı’nda açılan Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire’ye dayanmaktadır. Bu kurum, modern tıp eğitiminin Osmanlı’daki ilk örneğini teşkil etmiş ve Türk tıp tarihinin başlangıç noktasını oluşturmuştur.”
Aydın, bu mirasın Sultan II. Abdülhamid Han döneminde ileri bir kurumsal yapıya kavuştuğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
“Tıp eğitimi geleneği, Sultan II. Abdülhamid Han’ın yüksek vizyonu ve ferasetiyle inşa edilen Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane aracılığıyla daha ileri bir kurumsal yapıya kavuşmuş; 6 Kasım 1903 tarihinde eğitim-öğretim faaliyetlerine başlamıştır.
Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, modern tıbbın bilimsel temellerini Osmanlı eğitim sistemiyle birleştirerek dönemin en saygın sağlık kurumlarından biri hâline gelmiş; yetiştirdiği hekimler aracılığıyla hem Osmanlı coğrafyasına hem de dünyaya önemli katkılar sunmuştur.
Bugün, bu tarihî mirasın devamı niteliğindeki Sağlık Bilimleri Üniversitesi, geçmişten gelen bilgi, ahlak ve hizmet anlayışını çağdaş bilimle bütünleştirerek Türkiye’nin ve gönül coğrafyasının sağlık eğitiminde öncü bir rol üstlenmektedir.”

“Gülhane’nin disiplini, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’nin şefkatiyle birleşti”
SBÜ Rektörü, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından üniversitenin daha da güçlendiğini belirterek şunları söyledi:
“15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin ardından, Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA), 669 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile üniversitemize devredilmiştir. Böylece yalnızca sivil sağlık alanında değil; Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı için de sağlık personeli yetiştiren özgün ve güçlü bir yapı oluşturulmuştur.
Bu birleşme, Gülhane’nin askerî disiplinle yoğrulmuş sağlık eğitimi vizyonunu, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’nin köklü bilim ve şefkat geleneğiyle bir araya getirerek Türkiye’nin sağlık eğitiminde özgün, güçlü ve bütüncül bir yapı ortaya çıkarmıştır.”

Sağlık Bakanlığı Afiliasyon Modeli: “Bilim ve hizmetin güçlü entegrasyonu”
“Sağlık Bakanlığı ile imzalanan afiliasyon protokolü kapsamında, Türkiye genelinde 70’e yakın eğitim ve araştırma hastanesi, SBÜ’nün akademik gücüyle entegre edilmiştir.
Bu model, sağlık hizmeti sunumunu, uzmanlık eğitimini ve öğrenci stajlarını bilimsel, sürdürülebilir ve sistematik bir yapıya dönüştürmüş; Türkiye’de ‘üniversite-hastane iş birliği’nin en başarılı örneği haline gelmiştir.”
“Akademik yapımız Türkiye’nin her bölgesine uzanıyor”
“İstanbul’daki Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Külliyesi ve Ankara’daki Gülhane Külliyesi’nin yanı sıra Adana, Bursa, Erzurum, İzmir ve Kayseri’deki Tıp Fakültelerimiz; bulundukları şehirlerin merkezleriyle bütünleşmiş, bölgesel sağlık hizmetlerinin odağında yer almaktadır.
Bu fakülteler, hem bulundukları bölgelerdeki sağlık insan gücü ihtiyacına yanıt vermekte hem de öğrencilerimize yerinde uygulama, toplum temelli öğrenme ve saha tecrübesi kazandırmaktadır.”
“Eğitim ağımız gönül coğrafyamıza taşındı”
“Yurtdışındaki fakültelerimiz Somali/Mogadişu, Özbekistan/Buhara, Semerkant ve Taşkent, Suriye/Çobanbey, Bosna-Hersek/Saraybosna ve Filipinler/Bangsamoro’da faaliyet göstermektedir.
Ayrıca Sudan/Nyala ve Özbekistan/Buhara’daki meslek yüksekokullarımızla birlikte; Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi, Kudüs Üniversitesi ve Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ile yürütülen çift diploma ve ortak eğitim programlarımız başarıyla sürmektedir.”

“Kaliteden ödün vermeden küresel ölçekte büyüyoruz”
“Gülhane Tıp, Hamidiye Tıp, Gülhane ve Hamidiye Hemşirelik Fakülteleri başta olmak üzere birçok programımız ulusal düzeyde akredite edilmiştir.
CWTS Leiden Ranking 2025 sonuçlarına göre Biyomedikal ve Sağlık Bilimleri alanında dünyada 84., Türkiye’de 1. sıradayız. Genel sıralamada ise dünya 302.’liğini ve Türkiye 1.’liğini koruyoruz.
Shanghai Ranking 2025’te ise dünya 601–700 bandında Türkiye 2.’liği elde edilmiştir. Bu başarılar, üniversitemizin küresel akademik etkisini açıkça ortaya koymaktadır.”
“Hamidiye ve Gülhane: Yaşayan, erişilebilir kampüsler”
“Hamidiye Külliyesi, Marmaray, Avrasya Tüneli, metrobüs, deniz ulaşımı ve havalimanına yakın konumuyla İstanbul’un kalbinde yer alır. Tarihî dokusuyla modern altyapıyı buluşturan külliye; kütüphaneleri, laboratuvarları, araştırma merkezleri ve sosyal tesisleriyle şehrin enerjisiyle iç içe bir kampüs yaşamı sunar.
Gülhane Külliyesi ise Ankara’nın merkezinde, bilimsel disiplini, akademik donanımı ve güçlü araştırma altyapısıyla öne çıkan bir eğitim üssüdür. Modern derslikleri, simülasyon merkezleri, AR-GE birimleriyle yenilikçi ve insan odaklı bir ortam sunmaktadır.
Tüm kampüslerimiz, öğrenci merkezli, erişilebilir ve yaşayan bir üniversite ekosistemi anlayışıyla tasarlanmıştır.”
“Katılımcı yönetim, mutlu öğrenci, güçlü üniversite”
“Üniversitemizde yönetim anlayışı iletişime açık, çözüm odaklı ve katılımcıdır.
‘Rektörle Yüz Yüze’, ‘Rektöre Sor’ WhatsApp hattı ve ‘Haydi Tanışalım’ gibi uygulamalarla öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz ve idari personelimiz doğrudan görüşlerini iletebilmekte; her öneri karar süreçlerinin bir parçası hâline gelmektedir.”

“Kültür, sanat ve sporla zenginleşen kampüs yaşamı”
“SporFest, KültürFest ve İnoFest gibi etkinliklerle öğrencilerimiz sadece akademik değil, kültürel ve sosyal anlamda da gelişmektedir.
Öğrenci kulüpleri, gönüllülük projeleri ve sosyal sorumluluk faaliyetleriyle ‘mutlu öğrenci, güçlü üniversite’ anlayışını yaşatıyoruz.”
“Gazze’den Buhara’ya, şefkat diplomasisinin izindeyiz”
“Sağlık Bilimleri Üniversitesi yalnızca ürettiği bilimle değil; insanlığın ortak vicdanı karşısındaki duruşuyla da geleceğe iz bırakmayı ilke edinmiştir.
Gazze başta olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan insani dramlar karşısında sessiz kalmıyoruz. ‘Sağlıkta şefkat diplomasisi’ anlayışıyla insan onurunu merkeze alan bir yaklaşım sergiliyoruz.
Biz inanıyoruz ki üniversiteler yüzyıllar sonra yalnızca ürettikleri bilimle değil, gösterdikleri duruşla da hatırlanır.”

“Bir üniversite bir öğrenci; bir öğrenci bir üniversite”
“Tarihî mirasından aldığı güçle; akredite programları, geniş uluslararası ağı, bilim odaklı vizyonu ve şefkat temelli yaklaşımıyla Sağlık Bilimleri Üniversitesi, yalnızca Türkiye’nin değil, gönül coğrafyamızın da sağlık eğitiminde öncü markasıdır.
‘Bir Üniversite Bir Öğrenci; Bir Öğrenci Bir Üniversite’ mottosuyla, her bireyin ayrı bir değer gördüğü bu kurumda, yalnızca bir meslek değil; vizyon, kimlik ve sorumluluk da kazanılır.”
