<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 19:04:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[C Vitamini Eksikliği Yağ Yakımını Yavaşlatabilir mi? Araştırmadan Dikkat Çeken Sonuç]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/c-vitamini-eksikligi-yag-yakimini-yavaslatabilir-mi-arastirmadan-dikkat-ceken-sonuc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/c-vitamini-eksikligi-yag-yakimini-yavaslatabilir-mi-arastirmadan-dikkat-ceken-sonuc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[C vitamini yalnızca bağışıklık sistemiyle ilişkilendirilmiyor. Bilim insanlarına göre düşük C vitamini düzeyi, egzersiz sırasında yağ yakımını da azaltabiliyor. Özellikle kilo vermeye çalışan kişiler için dikkat çeken araştırma, “neden yağ yakamıyorum?” sorusuna yeni bir pencere açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arizona State Üniversitesi araştırmacıları tarafından yayımlanan bilimsel çalışmada, düşük C vitamini düzeyine sahip bireylerin egzersiz sırasında daha az yağ yaktığı ortaya kondu. Araştırma, özellikle düzenli spor yapmasına rağmen kilo vermekte zorlanan kişiler açısından dikkat çekici bulundu.</p>

<p>Egzersiz Sırasında Yağ Yakımı Daha Düşük Bulundu</p>

<p>Araştırmada, “marjinal C vitamini düzeyine” sahip bireylerle yeterli C vitamini düzeyine sahip kişiler karşılaştırıldı. Katılımcılar 60 dakikalık tempolu yürüyüş bandı testine alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonuçlara göre düşük C vitamini düzeyine sahip bireylerin, egzersiz sırasında kilogram başına yaklaşık yüzde 25 daha az yağ okside ettiği belirlendi. Araştırmacılar bunun, vücudun yağları enerjiye dönüştürme kapasitesinde azalma anlamına gelebileceğini ifade etti.</p>

<p>C Vitamini Takviyesi Sonrasında Dikkat Çeken Değişim</p>

<p>Çalışmanın devamında bazı katılımcılara 8 hafta boyunca günlük 500 mg C vitamini verildi. Araştırma sonuçlarında, C vitamini desteği alan grupta egzersiz sırasında yağdan elde edilen enerji harcamasının yaklaşık 4 kat arttığı bildirildi.</p>

<p>Bilim insanları, C vitamininin karnitin üretiminde görev aldığını ve bunun yağ asitlerinin enerjiye çevrilmesinde önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>“Neden Kilo Veremiyorum?” Sorusuna Yeni Bir Bakış</p>

<p>Araştırmacılar, düşük C vitamini düzeyinin bazı bireylerde kilo verme sürecini zorlaştırabileceğini değerlendirdi. Özellikle düzenli egzersiz yapan ancak beklediği sonucu alamayan kişilerde beslenme eksikliklerinin göz ardı edilmemesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Bununla birlikte uzmanlar, tek bir vitamin eksikliğinin doğrudan kilo artışının nedeni gibi değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Uyku düzeni, kalori dengesi, hormonal yapı, fiziksel aktivite düzeyi ve genel beslenme alışkanlıkları da süreci etkileyen temel faktörler arasında yer alıyor.</p>

<p>C Vitamini Eksikliğinde Hangi Belirtiler Görülebilir?</p>

<p>C vitamini eksikliği bazı kişilerde şu belirtilerle ilişkilendirilebiliyor:</p>

<ul>
 <li>Sürekli yorgunluk hissi</li>
 <li>Halsizlik</li>
 <li>Kas ağrıları</li>
 <li>Bağışıklık sisteminde zayıflama</li>
 <li>Cilt problemleri</li>
 <li>Yaraların geç iyileşmesi</li>
</ul>

<p>Ancak bu belirtilerin farklı sağlık sorunlarında da görülebileceği ve kesin tanı için doktor değerlendirmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Uzmanlar Ne Uyarıyor?</p>

<p>Uzmanlara göre sosyal medyada hızla yayılan “C vitamini yağ yakıyor” yorumları dikkatli değerlendirilmeli. Araştırma küçük ölçekli ve ön çalışma niteliğinde olduğu için sonuçların daha geniş gruplarda doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Doktor önerisi olmadan yüksek doz vitamin veya takviye kullanımının doğru olmadığı belirtilirken, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin temel yaklaşım olmaya devam ettiği ifade ediliyor.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Araştırmanın adı: Marginal vitamin C status is associated with reduced fat oxidation during submaximal exercise in young adults<br />
Yayın: Nutrition &amp; Metabolism<br />
Yayın tarihi: 31 Ağustos 2006<br />
Araştırmacılar: Carol S. Johnston, Corinne Corte, Pamela D. Swan<br />
Kurum: Arizona State University</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/c-vitamini-eksikligi-yag-yakimini-yavaslatabilir-mi-arastirmadan-dikkat-ceken-sonuc</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9603.jpeg" type="image/jpeg" length="66917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’da Tarihi Görev: Cem Özdemir Baden-Württemberg Başbakanı Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/almanyada-tarihi-gorev-cem-ozdemir-baden-wurttemberg-basbakani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/almanyada-tarihi-gorev-cem-ozdemir-baden-wurttemberg-basbakani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya siyasetinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türk kökenli siyasetçi Cem Özdemir, Baden-Württemberg eyaletinin yeni başbakanı olarak göreve geldi. Böylece Almanya tarihinde ilk kez Türk kökenli bir isim bir eyalette başbakanlık görevine yükselmiş oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeşiller Partisi’nin önde gelen isimlerinden biri olan Özdemir’in göreve gelişi, yalnızca Almanya’da değil Türkiye’de de geniş yankı uyandırdı. Uzun yıllardır federal siyasette aktif rol oynayan deneyimli siyasetçi, özellikle göç, çevre politikaları ve tarım alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor.</p>

<p>Almanya’da Yeni Dönem Başladı</p>

<p>Almanya’nın ekonomik açıdan en güçlü eyaletlerinden biri olan Baden-Württemberg’de yönetim değişikliği Avrupa basınında da gündem oldu. Otomotiv sanayisi, teknoloji yatırımları ve yüksek ihracat kapasitesiyle öne çıkan eyalette Cem Özdemir’in nasıl bir siyasi çizgi izleyeceği merak ediliyor.</p>

<p>Koalisyon yapısının korunacağı belirtilirken, Yeşiller ile CDU arasındaki iş birliğinin yeni dönemde de devam edeceği ifade ediliyor.</p>

<p>Cem Özdemir Kimdir?</p>

<p>Cem Özdemir 1965 yılında Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletine bağlı Bad Urach kentinde dünyaya geldi. Ailesi Türkiye’den Almanya’ya işçi olarak göç eden Özdemir, çocukluk ve gençlik yıllarını Almanya’da geçirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyasi kariyerine genç yaşlarda başlayan Özdemir, Yeşiller Partisi içinde hızla yükseldi. 1994 yılında Alman Federal Meclisi Bundestag’a girerek ülke siyasetinde dikkat çeken isimlerden biri haline geldi.</p>

<p>Uzun yıllar boyunca göçmen hakları, çevre politikaları, demokrasi ve insan hakları alanlarında aktif çalışmalar yürüttü. Özellikle Almanya’daki Türk toplumunun yakından takip ettiği siyasetçiler arasında yer aldı.</p>

<p>Tarım Bakanlığı Göreviyle Öne Çıkmıştı</p>

<p>Cem Özdemir, daha önce Almanya Federal Gıda ve Tarım Bakanı olarak da görev yaptı. Tarım politikaları, sürdürülebilir üretim ve iklim değişikliği konularında yürüttüğü çalışmalar Avrupa kamuoyunda sık sık gündeme geldi.</p>

<p>Sakin üslubu, medya görünürlüğü ve kriz dönemlerindeki açıklamalarıyla Almanya siyasetinin en bilinen figürlerinden biri haline gelen Özdemir’in yeni görevi, Avrupa’daki Türk diasporası açısından da sembolik önem taşıyor.</p>

<p>Türk Kökenli İlk Eyalet Başbakanı</p>

<p>Cem Özdemir’in Baden-Württemberg başbakanlığına yükselmesi, Almanya’daki göçmen kökenli siyasetçilerin temsil gücü açısından tarihi bir eşik olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Siyasi yorumcular, bu gelişmenin Almanya’daki çok kültürlü siyasi yapının geldiği noktayı göstermesi açısından dikkat çekici olduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/almanyada-tarihi-gorev-cem-ozdemir-baden-wurttemberg-basbakani-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9601.jpeg" type="image/jpeg" length="92708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kastamonu’da Üniversite Öğrencisinin Binadan Atladığı Olayda Öğretim Görevlisi Tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kastamonuda-universite-ogrencisinin-binadan-atladigi-olayda-ogretim-gorevlisi-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kastamonuda-universite-ogrencisinin-binadan-atladigi-olayda-ogretim-gorevlisi-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu’da üniversite öğrencisinin bir binadan çıplak şekilde atladığı iddiasıyla gündeme gelen olayda soruşturma derinleşti. Gözaltına alınan Kastamonu Üniversitesi’nde görevli öğretim elemanı A.D., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, sosyal medyada geniş yankı uyandırırken soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay Nasıl Ortaya Çıktı?</p>

<p>İddialara göre Kastamonu’nun Aktekke Mahallesi’nde yaşanan olay sonrası çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine polis ve sağlık ekipleri bölgeye sevk edildi. Bir üniversite öğrencisinin bir binadan çıplak şekilde atladığı öne sürülürken, olay kısa sürede şehir gündemine oturdu.</p>

<p>Yaşananların ardından başlatılan soruşturma kapsamında bazı dijital materyaller ve ifadeler incelemeye alındı. Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Kastamonu Üniversitesi öğretim görevlisi A.D.’nin emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Nitelikli Cinsel Saldırı” Suçlaması</p>

<p>Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada A.D.’ye yönelik “nitelikli cinsel saldırı” başta olmak üzere çeşitli suçlamaların yöneltildiği öğrenildi. Şüpheli, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p>Yetkililer, olayın tüm yönleriyle araştırıldığını ve adli sürecin devam ettiğini açıkladı.</p>

<p>Sosyal Medyada Gündem Oldu</p>

<p>Olayın detaylarının sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte konu kısa sürede Türkiye gündemine taşındı. Özellikle üniversite çevresinde yaşanan gelişmeler, öğrenci güvenliği ve denetim mekanizmalarıyla ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p>Soruşturmanın ilerleyen günlerde yeni delil ve ifadeler doğrultusunda genişleyebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Üniversiteden Açıklama Bekleniyor</p>

<p>Yaşanan gelişmenin ardından gözler Kastamonu Üniversitesi yönetimine çevrildi. Olayla ilgili resmi açıklama yapılıp yapılmayacağı merak konusu olurken, kamuoyu sürecin şeffaf şekilde yürütülmesini talep ediyor.</p>

<p>Adli makamlar ise soruşturmanın gizliliği nedeniyle detaylı bilgi paylaşımından kaçınıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kastamonuda-universite-ogrencisinin-binadan-atladigi-olayda-ogretim-gorevlisi-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="93421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atalay Demirci İstanbul’da Tutuklandı: Kesinleşen Ceza Sonrası Yeni Süreç]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/atalay-demirci-istanbulda-tutuklandi-kesinlesen-ceza-sonrasi-yeni-surec</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/atalay-demirci-istanbulda-tutuklandi-kesinlesen-ceza-sonrasi-yeni-surec" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Komedyen Atalay Demirci, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunması nedeniyle İstanbul Kartal’da düzenlenen operasyonla yakalandı. Emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Demirci’nin tutuklanarak cezaevine gönderildiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atalay Demirci neden yeniden gündem oldu?</p>

<p>Bir dönem televizyon programları ve sahne gösterileriyle tanınan Atalay Demirci, uzun süredir devam eden yargı süreci nedeniyle yeniden kamuoyunun gündemine girdi.</p>

<p>Güvenlik birimlerinin İstanbul’da yürüttüğü çalışmada Demirci’nin Kartal ilçesinde bulunduğu tespit edildi. Teknik ve fiziki takibin ardından yapılan operasyonda gözaltına alınan Demirci, adli sürecin tamamlanmasının ardından tutuklandı.</p>

<p>Hakkındaki karar neydi?</p>

<p>Demirci hakkında, FETÖ’ye ilişkin yargılandığı dosyada “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 5 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu aktarıldı. Bu nedenle firari olarak arandığı ve yakalanmasının ardından cezaevine gönderildiği belirtildi.</p>

<p>Atalay Demirci kimdir?</p>

<p>Atalay Demirci, özellikle televizyon yarışmaları ve stand-up gösterileriyle geniş kitlelerce tanınan bir komedyen olarak biliniyor. 2016’dan sonra ise adı FETÖ soruşturması ve yargı süreciyle gündeme gelmişti.</p>

<p>Süreç bundan sonra nasıl ilerleyebilir?</p>

<p>Kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişiler hakkında yakalama işlemi sonrası süreç, infaz hükümleri çerçevesinde yürütülüyor. Demirci’nin cezaevine gönderilmesiyle birlikte dosyanın infaz aşamasına geçtiği değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tür dosyalarda sonraki adımlar, cezanın niteliği, infaz mevzuatı ve yargı makamlarının değerlendirmelerine göre şekilleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/atalay-demirci-istanbulda-tutuklandi-kesinlesen-ceza-sonrasi-yeni-surec</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9594.jpeg" type="image/jpeg" length="84475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Halk TV’deki İstifa Krizi Büyüdü: Fatih Altaylı Perde Arkasını Yazdı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/halk-tvdeki-istifa-krizi-buyudu-fatih-altayli-perde-arkasini-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/halk-tvdeki-istifa-krizi-buyudu-fatih-altayli-perde-arkasini-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk TV’de Seda Selek’in ayrılığıyla başlayan süreç, Sorel Dağıstanlı’nın da kanaldan kopmasıyla medya gündeminin merkezine yerleşti. Fatih Altaylı, krizin arka planında ulaşım talebi ve çalışanlar arasında eşitlik tartışması bulunduğunu yazdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halk TV’de Neler Yaşandı?</p>

<p>Halk TV’de son günlerde yaşanan ayrılıklar, yalnızca bir istifa haberi olarak kalmadı; kanal içi işleyiş, çalışan hakları ve medya kurumlarında eşit muamele tartışmasını da beraberinde getirdi.</p>

<p>Gazeteci Seda Selek’in kanaldan ayrılmasıyla başlayan süreç, Sorel Dağıstanlı’nın da ekran yasağı kararının ardından görevini bırakmasıyla daha geniş bir krize dönüştü.</p>

<p>Fatih Altaylı’ya Göre Krizin Nedeni Ne?</p>

<p>Fatih Altaylı, krizin görünen başlığının ulaşım meselesi olduğunu ancak tartışmanın asıl büyüdüğü noktanın çalışanlara farklı uygulamalar yapıldığı iddiası olduğunu aktardı.</p>

<p>Altaylı’nın yazısına göre Selek’in, Anadolu Yakası’ndan Halk TV’nin Topkapı’daki binasına ulaşım konusunda destek talep ettiği; bu talebin karşılanmamasının istifa kararında etkili olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ulaşım” Tartışması Neden Gündem Oldu?</p>

<p>Konu sosyal medyada kısa sürede “Halk TV’de istifa krizi neden çıktı?”, “Seda Selek neden ayrıldı?” ve “Sorel Dağıstanlı Halk TV’den ayrıldı mı?” aramalarıyla öne çıktı.</p>

<p>Tartışmanın merkezinde yalnızca servis ya da araç talebi değil, bazı çalışanlara sağlanan imkânların diğer çalışanlara sağlanıp sağlanmadığı sorusu yer aldı.</p>

<p>Seda Selek’ten Açıklama Geldi</p>

<p>Seda Selek, yaptığı açıklamada Halk TV’de kalan çalışanlara yönelik bir kırgınlık oluşmasını istemediğini belirtti. Selek, itirazlarının çalışanlara değil, haksızlık olarak gördüğü uygulamalara ve yönetim anlayışına yönelik olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kriz Medya Dünyasında Neyi Gösterdi?</p>

<p>Halk TV’deki gelişme, medya kurumlarında ekran önündeki isimlerin yanı sıra çalışma koşulları, kurumsal yönetim ve iç iletişim başlıklarının da kamuoyunda yakından izlendiğini gösterdi.</p>

<p>Bu süreçte kanal yönetiminin nasıl bir açıklama yapacağı ve ayrılıkların yeni isimlere uzanıp uzanmayacağı merak konusu olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/halk-tvdeki-istifa-krizi-buyudu-fatih-altayli-perde-arkasini-yazdi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9592.jpeg" type="image/jpeg" length="97431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Halk TV’deki İstifa Krizi Büyüdü: Fatih Altaylı Perde Arkasını Yazdı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/halk-tvdeki-istifa-krizi-buyudu-faltayli-perde-arkasini-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/halk-tvdeki-istifa-krizi-buyudu-faltayli-perde-arkasini-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk TV’de Seda Selek’in ayrılığıyla başlayan süreç, Sorel Dağıstanlı’nın da kanaldan kopmasıyla medya gündeminin merkezine yerleşti. Fatih Altaylı, krizin arka planında ulaşım talebi ve çalışanlar arasında eşitlik tartışması bulunduğunu yazdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halk TV’de Neler Yaşandı?</p>

<p>Halk TV’de son günlerde yaşanan ayrılıklar, yalnızca bir istifa haberi olarak kalmadı; kanal içi işleyiş, çalışan hakları ve medya kurumlarında eşit muamele tartışmasını da beraberinde getirdi.</p>

<p>Gazeteci Seda Selek’in kanaldan ayrılmasıyla başlayan süreç, Sorel Dağıstanlı’nın da ekran yasağı kararının ardından görevini bırakmasıyla daha geniş bir krize dönüştü.</p>

<p>Fatih Altaylı’ya Göre Krizin Nedeni Ne?</p>

<p>Fatih Altaylı, krizin görünen başlığının ulaşım meselesi olduğunu ancak tartışmanın asıl büyüdüğü noktanın çalışanlara farklı uygulamalar yapıldığı iddiası olduğunu aktardı.</p>

<p>Altaylı’nın yazısına göre Selek’in, Anadolu Yakası’ndan Halk TV’nin Topkapı’daki binasına ulaşım konusunda destek talep ettiği; bu talebin karşılanmamasının istifa kararında etkili olduğu belirtildi.</p>

<p>“Ulaşım” Tartışması Neden Gündem Oldu?</p>

<p>Konu sosyal medyada kısa sürede “Halk TV’de istifa krizi neden çıktı?”, “Seda Selek neden ayrıldı?” ve “Sorel Dağıstanlı Halk TV’den ayrıldı mı?” aramalarıyla öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tartışmanın merkezinde yalnızca servis ya da araç talebi değil, bazı çalışanlara sağlanan imkânların diğer çalışanlara sağlanıp sağlanmadığı sorusu yer aldı.</p>

<p>Seda Selek’ten Açıklama Geldi</p>

<p>Seda Selek, yaptığı açıklamada Halk TV’de kalan çalışanlara yönelik bir kırgınlık oluşmasını istemediğini belirtti. Selek, itirazlarının çalışanlara değil, haksızlık olarak gördüğü uygulamalara ve yönetim anlayışına yönelik olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kriz Medya Dünyasında Neyi Gösterdi?</p>

<p>Halk TV’deki gelişme, medya kurumlarında ekran önündeki isimlerin yanı sıra çalışma koşulları, kurumsal yönetim ve iç iletişim başlıklarının da kamuoyunda yakından izlendiğini gösterdi.</p>

<p>Bu süreçte kanal yönetiminin nasıl bir açıklama yapacağı ve ayrılıkların yeni isimlere uzanıp uzanmayacağı merak konusu olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/halk-tvdeki-istifa-krizi-buyudu-faltayli-perde-arkasini-yazdi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/tibbiye-bulteni-2.jpg" type="image/jpeg" length="43927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Paris Birliği Başkanı Nazım Ergin Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/chp-paris-birligi-baskani-nazim-ergin-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/chp-paris-birligi-baskani-nazim-ergin-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’daki Cumhuriyet Halk Partisi örgütlenmesinin tanınan isimlerinden CHP Paris Birliği Başkanı Nazım Ergin’in vefat ettiği açıklandı. Acı haber, CHP İngiltere Birliği Başkanı Kemal Aslan tarafından yayımlanan taziye mesajıyla duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurt dışındaki Türk toplumunun siyasi ve sosyal organizasyonlarında aktif rol üstlenen Nazım Ergin’in vefatı, Avrupa’daki CHP teşkilatlarında üzüntüyle karşılandı. Paylaşılan mesajda, Ergin’in vefatının “derin bir üzüntüyle” öğrenildiği belirtilirken, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilekleri iletildi.</p>

<p>Taziye Mesajı Paylaşıldı</p>

<p>CHP İngiltere Birliği Başkanı Kemal Aslan imzasıyla yayımlanan mesajda şu ifadeler yer aldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“CHP Paris Birlik Başkanımız Nazım Ergin’in vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Başta ailesi olmak üzere, CHP Paris Birliği’nin ve tüm sevenlerinin acısını paylaşıyoruz.”</p>

<p>Sosyal medyada kısa sürede yayılan paylaşımın ardından çok sayıda kullanıcı ve partili isim de taziye mesajları paylaştı.</p>

<p>Avrupa’daki CHP Teşkilatlarında Üzüntü</p>

<p>Uzun yıllardır Avrupa’daki Türk vatandaşlarının örgütlenme çalışmalarında görev aldığı belirtilen Nazım Ergin’in vefatı, özellikle Fransa merkezli Türk toplumu içinde büyük yankı uyandırdı. CHP’nin yurt dışı birliklerinde görev yapan çok sayıda isim, Ergin için başsağlığı mesajı yayımladı.</p>

<p>Cenaze programı ve defin sürecine ilişkin resmi bilgilendirmenin ilerleyen saatlerde yapılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/chp-paris-birligi-baskani-nazim-ergin-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9419.jpeg" type="image/jpeg" length="29506"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hantavirüs Penis Boyunu Küçültür mü? Sosyal Medyadaki İddia Ne Kadar Doğru?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hantavirus-penis-boyunu-kucultur-mu-sosyal-medyadaki-iddia-ne-kadar-dogru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hantavirus-penis-boyunu-kucultur-mu-sosyal-medyadaki-iddia-ne-kadar-dogru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada “Hantavirüs penis boyunu yaklaşık 6 santimetre küçültüyor” iddiası kısa sürede gündem oldu. Ancak uzman kurumların paylaştığı mevcut bilgilerde bu iddiayı doğrulayan bilimsel bir kanıt bulunmuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hantavirüsle ilgili paylaşımlar, özellikle son dönemde bazı ülkelerde görülen vakalar ve gemi bağlantılı salgın haberleriyle birlikte yeniden dolaşıma girdi. Bu kez gündem olan iddia ise virüsün erkeklerde penis boyunda ciddi küçülmeye yol açabileceği yönünde oldu.</p>

<p>Ancak Dünya Sağlık Örgütü, CDC, NHS ve ECDC gibi sağlık otoritelerinin hantavirüsle ilgili belirti listelerinde böyle bir etki yer almıyor. Resmi kaynaklarda hastalığın daha çok ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, mide-bağırsak şikâyetleri, nefes darlığı, akciğer tutulumu ve bazı türlerde böbrek yetmezliğiyle ilişkilendirildiği belirtiliyor.</p>

<p>Sosyal medyadaki iddia nereden çıktı?</p>

<p>İddianın, doğrulanmamış sosyal medya paylaşımlarından yayıldığı görülüyor. Bazı paylaşımlarda “mutasyona uğramış hantavirüs” ve “3 inçe kadar küçülme” gibi ifadeler yer alsa da bu söylemleri destekleyen hakemli, güvenilir ve kabul görmüş bir bilimsel çalışma bulunmuyor.</p>

<p>Hindustan Times’ın konuya ilişkin doğrulama haberinde de iddianın tıbbi kanıtla desteklenmediği, sosyal medya kaynaklı olduğu vurgulandı.</p>

<p>Hantavirüs aslında hangi belirtilere yol açar?</p>

<p>Hantavirüsler genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla temas eden partiküllerin solunmasıyla bulaşır. Bazı hantavirüs türleri ağır akciğer hastalığına, bazıları ise böbrek tutulumu ile seyreden ciddi tablolara neden olabilir.</p>

<p>WHO’ya göre belirtiler genellikle maruziyetten sonraki 1 ila 8 hafta içinde ortaya çıkabilir. Ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, karın ağrısı, bulantı ve kusma sık görülen erken belirtiler arasında yer alır. Ağır vakalarda solunum sıkıntısı, akciğerlerde sıvı birikimi, şok ve böbrek yetmezliği gelişebilir.</p>

<p>“6 santimetre küçülme” iddiası bilimsel mi?</p>

<p>Mevcut verilere göre hayır.</p>

<p>Hantavirüsün penis boyunu kalıcı ya da geçici olarak 6 santimetre küçülttüğünü gösteren güvenilir bir tıbbi veri yok. Bu tür iddialar, özellikle sağlık krizleri döneminde korku ve merak üzerinden hızla yayılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman kaynaklarda hantavirüsün cinsel organ boyutunda değişiklik yaptığına dair tanımlanmış bir belirti bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu iddianın “kanıtlanmış bilgi” gibi paylaşılması doğru değil.</p>

<p>Sonuç: İddia değil, kanıt önemli</p>

<p>Hantavirüs ciddi seyredebilme potansiyeli olan bir enfeksiyon. Ancak sosyal medyada dolaşan “penis boyunu 6 santimetre küçültüyor” iddiası mevcut bilimsel kaynaklarla doğrulanmıyor.</p>

<p>Bu nedenle uzmanların işaret ettiği gerçek risklere odaklanmak gerekiyor: kemirgen teması, solunum belirtileri, ateş, kas ağrısı ve ağır vakalarda akciğer ya da böbrek tutulumu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hantavirus-penis-boyunu-kucultur-mu-sosyal-medyadaki-iddia-ne-kadar-dogru</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9589.jpeg" type="image/jpeg" length="86712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Azalan Doğumlar ve Artan Sorumluluklar SBÜ’de Ele Alındı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/azalan-dogumlar-ve-artan-sorumluluklar-sbude-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/azalan-dogumlar-ve-artan-sorumluluklar-sbude-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Külliyesi 15 Temmuz Konferans Salonu, önemli bir sempozyuma ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Azalan Doğumlar Artan Sorumluluklar” başlığıyla düzenlenen program, akademisyenlerin ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>ICM 2026’nın “Bir Milyon Daha Fazla Ebe” teması doğrultusunda hazırlanan sempozyumda, azalan doğum oranları, ebelik mesleğinin artan önemi ve toplumsal sorumluluklar çok yönlü olarak değerlendirildi.</p>

<p>Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü ile Kadın ve Toplum Çalışmaları Kulübü iş birliğinde düzenlenen programda, alanında uzman isimler bilgi ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.</p>

<p>Sempozyumda doğum oranlarındaki düşüşün yalnızca demografik bir mesele olmadığı; aile, toplum, sağlık sistemi ve gelecek kuşaklar açısından da dikkatle ele alınması gereken stratejik bir konu olduğu vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program, verimli ve kapsamlı oturumların ardından tamamlandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/azalan-dogumlar-ve-artan-sorumluluklar-sbude-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9584.jpeg" type="image/jpeg" length="52734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Serdivan’da Yol Ortasında Dansa Ceza: 39 Bin TL’lik İşlem Yapıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/serdivanda-yol-ortasinda-dansa-ceza-39-bin-tllik-islem-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/serdivanda-yol-ortasinda-dansa-ceza-39-bin-tllik-islem-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya’nın Serdivan ilçesinde trafik akışını keserek araçların önünde dans ettiği belirtilen Rümeysa D. ile beraberindeki sürücüye toplam 39 bin 154 TL idari para cezası uygulandı. Olayla ilgili adli süreç de başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sakarya’nın Serdivan ilçesinde yaşanan görüntüler sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. İddiaya göre Rümeysa D., araç trafiğinin sürdüğü bir noktada yolu kapatarak araçların önünde dans etti. Bu anların sosyal medyada paylaşılması üzerine görüntüler tepki topladı.</p>

<p>Görüntülerde araçların ilerleyemediği, trafik akışında aksama yaşandığı ve bölgede kalabalık oluştuğu görüldü. Olayın ardından ekipler tarafından inceleme başlatıldı.</p>

<p>Rümeysa D.’ye 30 Bin 662 TL Ceza</p>

<p>Yapılan incelemede Rümeysa D.’ye, “idari yaptırıma bağlanmış eylemi sosyal medyada paylaşarak övmek” gerekçesiyle 25 bin TL ceza kesildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca taşıt yolunda trafiğe engel oluşturacak davranışta bulunmak gerekçesiyle 5 bin 662 TL idari para cezası uygulandı. Böylece Rümeysa D.’ye kesilen toplam ceza 30 bin 662 TL oldu.</p>

<p>Sürücüye de Ceza Kesildi</p>

<p>Rümeysa D.’nin önünde dans ettiği aracın sürücüsüne de çeşitli trafik ihlalleri nedeniyle ceza uygulandı.</p>

<p>Sürücüye; aracın hızını trafik şartlarına uydurmamak, park lambalarıyla seyretmek, saygısızca araç kullanmak ve standart dışı süspansiyon sistemi kullanmak gerekçeleriyle toplam 8 bin 492 TL ceza kesildi.</p>

<p>Adli Süreç Başlatıldı</p>

<p>Olayla ilgili yalnızca idari para cezası uygulanmadı. “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” ve “ulaşımın engellenmesi” suçları kapsamında adli süreç başlatıldığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/serdivanda-yol-ortasinda-dansa-ceza-39-bin-tllik-islem-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2228.jpeg" type="image/jpeg" length="84132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[100 Yaşını Aşanlarda Beyin Yaşlanmasını Gösteren Kan İzi Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/100-yasini-asanlarda-beyin-yaslanmasini-gosteren-kan-izi-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/100-yasini-asanlarda-beyin-yaslanmasini-gosteren-kan-izi-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya’da 100 yaş ve üzerindeki 495 Japon bireyin incelendiği yeni araştırma, kanda ölçülen NfL adlı biyobelirtecin beyin yaşlanması, bilişsel performans ve yaşam süresiyle ilişkili olabileceğini gösterdi. Bulgular, Alzheimer’a özgü klasik göstergelerin tek başına yaşlılıkta beyin sağlığını açıklamakta yetersiz kalabileceğine işaret ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>100 Yaş Üstü 495 Kişi İncelendi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>JAMA Network Open’da yayımlanan yeni kohort çalışması, 100 yaş ve üzerindeki 495 Japon katılımcının kan örnekleri ve bilişsel değerlendirmeleri üzerinden yürütüldü. Araştırmada katılımcılar ölüm riski açısından 17 yıla kadar takip edildi.</p>

<p>Çalışmanın odağında üç kan biyobelirteci vardı: amiloid beta 42/40 oranı, p-tau181 ve nörofilament hafif zincir olarak bilinen NfL. Bulgulara göre yüksek NfL düzeyleri, daha düşük bilişsel skorlar ve daha yüksek tüm nedenlere bağlı ölüm riskiyle ilişkili bulundu.</p>

<p>NfL Neden Dikkat Çekiyor?</p>

<p>NfL, sinir hücrelerinin uzantıları olan aksonlarda hasar oluştuğunda kana karışabilen bir protein olarak biliniyor. Bu nedenle yalnızca Alzheimer’a özgü bir işaret değil; genel sinir sistemi yıpranması, yaşlanma, damar hasarı ve nörodejenerasyon hakkında daha geniş bir pencere açabiliyor.</p>

<p>Araştırmada her 1 standart sapmalık NfL artışı, yaş, cinsiyet, böbrek fonksiyonu ve bazı sağlık değişkenleri hesaba katıldıktan sonra ölüm riskinde yüzde 36 artışla ilişkilendirildi.</p>

<p>Alzheimer Belirteçleri Geri Planda Kaldı</p>

<p>Çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri, Alzheimer araştırmalarında sık kullanılan amiloid ve tau göstergelerinin bu çok ileri yaş grubunda NfL kadar güçlü sonuç vermemesi oldu. Tam ayarlamalardan sonra Aβ42/40 ve p-tau181 için ölüm riskiyle anlamlı ilişki saptanmadı.</p>

<p>Bu sonuç, 100 yaş üstünde beyin sağlığını yalnızca “plak ve yumak” anlatısıyla açıklamanın eksik kalabileceğini düşündürüyor. Yaşlanan beyinde damar sağlığı, sinir hücresi hasarı, sistemik hastalıklar ve genel biyolojik dayanıklılık da tablonun görünmeyen mürekkebi olabilir.</p>

<p>Bu Test Hemen Herkese Yapılmalı mı?</p>

<p>Hayır. Araştırmacılar, NfL’nin klinikte rutin kullanımına geçmeden önce daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Bulgular güçlü bir ilişki gösterse de bu, tek başına tanı koyduracak ya da kişinin ne kadar yaşayacağını kesin biçimde söyleyecek bir test anlamına gelmiyor.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Bu çalışma, sağlıklı yaşlanma ve beyin sağlığı araştırmalarında kan testlerinin daha fazla önem kazanabileceğini gösteriyor. Özellikle çok ileri yaşlarda, beyin yaşlanmasını anlamak için yalnızca Alzheimer’a özgü göstergeler değil, sinir hücresi hasarını yansıtan daha geniş biyobelirteçler de izlenebilir.</p>

<p>Ancak bugünkü tablo net: NfL umut verici bir araştırma göstergesi. Klinik kararlar için ise tek başına değil, muayene, görüntüleme, bilişsel testler ve diğer sağlık verileriyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/100-yasini-asanlarda-beyin-yaslanmasini-gosteren-kan-izi-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9570.jpeg" type="image/jpeg" length="12461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[100 Yaşını Aşanların Bağırsaklarında Dikkat Çeken İz]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/100-yasini-asanlarin-bagirsaklarinda-dikkat-ceken-iz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/100-yasini-asanlarin-bagirsaklarinda-dikkat-ceken-iz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, 100 yaşını aşan bireylerin bağırsak mikrobiyomunda sağlıklı yaşlanmayla ilişkilendirilen bazı ortak özellikler görüldüğünü bildiriyor. Ancak uzmanlara göre bu bulgular “uzun yaşamın sırrı bulundu” anlamına değil, bağırsak sağlığının yaşlanma sürecindeki rolünün daha yakından araştırılması gerektiğine işaret ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bağırsak sağlığı artık yalnızca sindirim sistemiyle ilgili bir konu olarak görülmüyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bağırsakta yaşayan mikroorganizmaların bağışıklık, metabolizma, inflamasyon ve hatta beyin sağlığıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Healthspan Research’te yayımlanan değerlendirmede, 100 yaşını aşan bireylerin bağırsak mikrobiyomunun çeşitlilik, direnç ve bazı yararlı bakteri grupları açısından dikkat çekici özellikler taşıdığı aktarıldı. Yazıda özellikle liften zengin beslenme, fermente gıdalar, düzenli hareket ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmanın mikrobiyom sağlığı açısından öne çıktığı belirtildi.</p>

<p>Uzun Yaşamda Tek Bir “Mucize Bakteri” Yok</p>

<p>Araştırmalara göre uzun yaşayan bireylerde tek bir ideal bakteri profili bulunmuyor. Bunun yerine daha çeşitli, dengeli ve değişimlere daha dayanıklı bir bağırsak ekosistemi dikkat çekiyor.</p>

<p>100 yaşını aşan bireylerde bazı çalışmalarda Bifidobacterium, Akkermansia, Alistipes ve kısa zincirli yağ asidi üretimiyle ilişkilendirilen bakteri gruplarının öne çıktığı bildiriliyor. Bu bakteriler bağırsak bariyeri, düşük düzeyli inflamasyon ve metabolik denge açısından araştırılıyor.</p>

<p>117 Yaşındaki Maria Branyas Morera Örneği</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyanın en uzun yaşayan insanlarından Maria Branyas Morera üzerinde yapılan incelemeler de bu ilgiyi artırdı. 117 yaşında hayatını kaybeden Branyas’ın genetik yapısı, biyolojik yaşı ve bağırsak mikrobiyomu bilimsel olarak incelendi. Çalışmalarda, bağırsak mikrobiyomunun yaşına göre daha genç bir profil taşıdığı ve Bifidobacterium açısından zengin olduğu bildirildi.</p>

<p>Ancak bu sonuçlar, yoğurt yemek ya da belirli bir probiyotik kullanmakla uzun yaşanacağı anlamına gelmiyor. Bilim insanları, genetik yapı, yaşam tarzı, beslenme, sosyal çevre, fiziksel aktivite ve hastalık yükünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>IBS ve Bağırsak-Beyin Ekseni de Gündemde</p>

<p>Değerlendirmede, bağırsak mikrobiyomundaki dengesizliklerin irritabl bağırsak sendromu gibi rahatsızlıklarla ilişkili olabileceği de belirtildi. IBS’de karın ağrısı, şişkinlik ve dışkılama düzeninde değişiklikler görülebiliyor.</p>

<p>Mikrobiyom çeşitliliğinin azalması, bağırsak-beyin ekseni üzerinden ağrı algısı ve inflamasyon süreçlerini etkileyebilir. Ancak probiyotik, prebiyotik ya da özel diyet uygulamalarının etkisi kişiden kişiye değişiyor; bu nedenle tıbbi değerlendirme olmadan kesin çözüm gibi sunulmaması gerekiyor.</p>

<p>En Güçlü Kanıt Yaşam Tarzında</p>

<p>Uzmanlara göre bağırsak sağlığını desteklemek için en güvenilir yaklaşım hâlâ temel yaşam alışkanlıklarından geçiyor: liften zengin beslenme, sebze-meyve ve baklagil tüketimi, fermente gıdalar, düzenli fiziksel aktivite, uyku düzeni ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınma.</p>

<p>Mikrobiyom testleri ve kişiselleştirilmiş probiyotikler giderek daha fazla ilgi görse de bugün için bu testlerin uzun yaşamı tahmin ettiğini ya da hastalık tanısı koyduğunu söylemek mümkün değil.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>100 yaşını aşan bireylerin bağırsak mikrobiyomu, sağlıklı yaşlanmanın biyolojik izlerini anlamak için güçlü bir pencere açıyor. Fakat bu alan hâlâ gelişme aşamasında. Bulgular umut verici olsa da “uzun yaşam reçetesi” değil; bağırsak, bağışıklık ve yaşlanma arasındaki karmaşık ilişkinin daha fazla araştırılması gerektiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/100-yasini-asanlarin-bagirsaklarinda-dikkat-ceken-iz</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9568.jpeg" type="image/jpeg" length="83857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Her Gün Alınan Hap Kilo Korumanın Yeni Anahtarı Olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/her-gun-alinan-hap-kilo-korumanin-yeni-anahtari-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/her-gun-alinan-hap-kilo-korumanin-yeni-anahtari-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zayıflama iğneleriyle verilen kiloların geri alınması, obezite tedavisinde en büyük sorunlardan biri. Yeni klinik çalışma, günlük kullanılan oral orforglipron hapının bu kiloların önemli bölümünü korumaya yardımcı olabileceğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zayıflama Tedavisinde Yeni Dönem: İğneden Hapa Geçiş</p>

<p>Obezite tedavisinde son yılların en çok konuşulan başlıklarından biri, GLP-1 grubu ilaçlar oldu. Wegovy, Ozempic, Mounjaro ve Zepbound gibi iğne formundaki tedaviler kilo kaybında dikkat çekici sonuçlar verse de, tedavi bırakıldığında verilen kiloların geri alınması büyük bir sorun olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Obezite Kongresi 2026’da sunulan ve Nature Medicine’da yayımlanan yeni çalışma, bu soruna farklı bir kapı araladı. Araştırmaya göre, iğne tedavisiyle kilo veren kişilerin günlük oral orforglipron hapına geçmesi, kilo kaybının büyük bölümünün korunmasına yardımcı olabiliyor.</p>

<p>Çalışmada Ne Bulundu?</p>

<p>376 kişiyle yürütülen çalışmada, daha önce semaglutid veya tirzepatid kullanan katılımcılar bir yıl boyunca takip edildi. Orforglipron kullanan grupta kilo kaybının yaklaşık yüzde 75 ila 80’i korunurken, plasebo grubunda bu oran belirgin şekilde daha düşük kaldı.</p>

<p>Araştırmada yalnızca kilo değil; kan şekeri, tansiyon ve kolesterol gibi metabolik göstergelerdeki kazanımların da korunabildiği bildirildi. Bu nedenle uzmanlar, obezitenin kısa süreli “diyet meselesi” değil, uzun vadeli takip gerektiren kronik bir hastalık olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Hap Neden Gündem Oldu?</p>

<p>Orforglipronun en dikkat çeken tarafı, iğne yerine ağızdan alınabilmesi. Bu durum hem kullanım kolaylığı hem de uzun süreli tedaviye uyum açısından önemli görülüyor.</p>

<p>Ancak bu gelişme “herkes zayıflama hapı kullanabilir” anlamına gelmiyor. GLP-1 grubu ilaçlar mide-bağırsak yan etkileri, tedavi takibi, uygun hasta seçimi ve uzun dönem güvenlilik açısından hekim kontrolü gerektiren ilaçlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Uzmanlar Ne Konuda Uyarıyor?</p>

<p>Araştırma umut verici olsa da, obezite tedavisinde tek başına ilaç yaklaşımı yeterli görülmüyor. Beslenme düzeni, fiziksel aktivite, uyku, metabolik takip ve altta yatan hastalıkların değerlendirilmesi tedavinin ana parçaları olmaya devam ediyor.</p>

<p>Bu nedenle orforglipron gibi oral GLP-1 ilaçları, gelecekte “kilo verdiren mucize hap”tan çok, verilen kilonun korunmasına yardımcı olabilecek yeni bir tedavi basamağı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Yeni çalışma, zayıflama iğneleriyle verilen kiloların geri alınmasını önleme konusunda günlük hap formunun önemli bir seçenek haline gelebileceğini gösteriyor. Fakat ilacın yaygın kullanımı, ülkelerin ruhsat süreçlerine, güvenlilik verilerine, maliyetine ve hekim değerlendirmesine bağlı olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/her-gun-alinan-hap-kilo-korumanin-yeni-anahtari-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 08:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9567.jpeg" type="image/jpeg" length="33043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül, Emir Uğur Erkal’ın Cenazesine Katıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-valisi-davut-gul-emir-ugur-erkalin-cenazesine-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-valisi-davut-gul-emir-ugur-erkalin-cenazesine-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vali-Mülkiye Başmüfettişi Hamza Erkal’ın hayatını kaybeden oğlu Emir Uğur Erkal, İstanbul’un Silivri ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Genç yaşta yaşamını yitiren Emir Uğur Erkal için Büyükçavuşlu Mahallesi Yeni Camii’nde cenaze namazı kılındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cenaze törenine İstanbul Valisi Davut Gül ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Vasip Şahin de katıldı. Vali Gül ve Şahin’in , cenaze namazının ardından Hamza Erkal ve yakınlarına başsağlığı dileklerini ilettiği öğrenildi.</p>

<p>22 yaşındaki Emir Uğur Erkal’ın geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği belirtilmişti. Acı haberin ardından kamu yönetimi camiasından çok sayıda isim taziye mesajı paylaşırken, cenaze törenine aile yakınları, dostları ve kamu görevlileri katıldı.</p>

<p>Genç Yaşta Kalp Krizi Uyarısı</p>

<p>Uzmanlara göre kalp krizi ileri yaşlarda daha sık görülse de gençlerde de risk tamamen ortadan kalkmış değil. Aile öyküsü, sigara kullanımı, yoğun stres, düzensiz yaşam, obezite, hipertansiyon ve bazı genetik kalp hastalıkları genç yaşta ciddi kalp sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma hissi ve ani halsizlik gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, özellikle ailesinde kalp hastalığı bulunan gençlerin düzenli sağlık kontrolünden geçmesinin önemine dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-valisi-davut-gul-emir-ugur-erkalin-cenazesine-katildi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 07:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9562.jpeg" type="image/jpeg" length="12340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsung One UI 9 İçin İlk Adımı Attı: Android 17 Dönemi Galaxy S26 ile Başlıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/samsung-one-ui-9-icin-ilk-adimi-atti-android-17-donemi-galaxy-s26-ile-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/samsung-one-ui-9-icin-ilk-adimi-atti-android-17-donemi-galaxy-s26-ile-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsung, Android 17 tabanlı yeni arayüzü One UI 9 için beta sürecini başlatıyor. İlk etapta Galaxy S26 serisi kullanıcılarına açılacak program; tasarım, kişiselleştirme, güvenlik ve erişilebilirlik tarafında önemli yeniliklerin habercisi olarak görülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>One UI 9 Beta Neden Gündem Oldu?</p>

<p>Samsung kullanıcılarının merakla beklediği One UI 9 için ilk resmi adım geldi. Android 17 üzerine kurulan yeni arayüz, şirketin 2026 yazılım takvimindeki en kritik güncellemelerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Beta programının bu hafta Galaxy S26 serisiyle başlaması, “One UI 9 ne zaman çıkacak?”, “Hangi Samsung telefonlar Android 17 alacak?” ve “One UI 9 beta Türkiye’ye gelecek mi?” sorularını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>İlk Beta Galaxy S26 Serisiyle Başlıyor</p>

<p>Samsung’un duyurusuna göre One UI 9 beta programı ilk olarak Galaxy S26 ailesi için kullanıma açılıyor. Bu kapsamda Galaxy S26, Galaxy S26+ ve Galaxy S26 Ultra modellerinin beta sürecinde ilk sırada yer alması bekleniyor.</p>

<p>Beta süreci, yazılımın kararlı sürüm öncesinde test edilmesini sağlayacak. Kullanıcı geri bildirimleriyle performans, pil tüketimi, uygulama uyumu ve arayüz davranışları son hâline getirilecek.</p>

<p>One UI 9 Hangi Yenilikleri Getirecek?</p>

<p>One UI 9’un merkezinde daha kişisel, daha erişilebilir ve daha güvenli bir Galaxy deneyimi bulunuyor. Samsung’un açıklamalarında yaratıcılık araçları, özelleştirme seçenekleri, erişilebilirlik iyileştirmeleri ve güvenlik korumaları öne çıkıyor.</p>

<p>Yeni sürümde arayüz geçişlerinin daha akıcı olması, ayarlar ve sistem uygulamalarında sadeleşme, yapay zekâ destekli araçların daha görünür hâle gelmesi bekleniyor. Ancak beta aşamasındaki özelliklerin tamamının kararlı sürüme aynı şekilde taşınmayabileceği unutulmamalı.</p>

<p>One UI 9 Ne Zaman Yayınlanacak?</p>

<p>Şu an için Samsung’un netleştirdiği süreç beta programıyla sınırlı. Kararlı sürümün ne zaman tüm kullanıcılara ulaşacağı ülke, model ve operatörlere göre değişebilir.</p>

<p>Samsung’un güncelleme geleneğine bakıldığında ilk dalgada amiral gemisi modellerin, ardından katlanabilir telefonların, tabletlerin ve seçili orta segment Galaxy modellerinin sürece dahil edilmesi bekleniyor. Bu nedenle Galaxy S25, Galaxy S24, Galaxy Z Fold ve Galaxy Z Flip kullanıcıları da takvimi yakından izliyor.</p>

<p>Türkiye’de One UI 9 Beta Açılacak mı?</p>

<p>Beta programlarının ülke listesi genellikle sınırlı tutuluyor. Samsung’un önceki test süreçlerinde Güney Kore, ABD, Almanya, İngiltere, Hindistan ve Polonya gibi ülkeler öne çıkmıştı. One UI 9 için de ilk dalganın belirli pazarlarda başlaması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye için beta erişimi konusunda resmi bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle Türkiye’deki Galaxy kullanıcılarının kararlı sürüm takvimini beklemesi daha olası görünüyor.</p>

<p>Hangi Samsung Telefonlar One UI 9 Alacak?</p>

<p>Samsung henüz tüm modeller için kapsamlı ve nihai bir One UI 9 güncelleme listesi paylaşmadı. Ancak Android 17 tabanlı sürümün öncelikle yeni amiral gemisi cihazlara gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Galaxy S26 serisi ilk sırada yer alırken, Galaxy S25 ve Galaxy S24 serilerinin de güçlü adaylar arasında olduğu değerlendiriliyor. Katlanabilir modellerde ise yeni nesil Galaxy Z Fold ve Galaxy Z Flip cihazlarının güncelleme takviminde üst sıralarda olması bekleniyor.</p>

<p>Kullanıcılar İçin Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>One UI 9, yalnızca yeni simgeler veya görsel değişiklikler anlamına gelmiyor. Güncelleme; telefonun güvenliği, yapay zekâ araçları, pil yönetimi, sistem akıcılığı ve uygulama deneyimi üzerinde doğrudan etkili olabilir.</p>

<p>Beta sürüm ise meraklı kullanıcılar için erken deneyim fırsatı sunsa da günlük kullanımda hata, pil tüketimi veya uygulama uyumsuzluğu gibi riskler taşıyabilir. Bu nedenle ana cihazda beta kullanmak isteyenlerin temkinli hareket etmesi gerekiyor.</p>

<p>Samsung’un Yazılım Yarışı Hızlanıyor</p>

<p>Android üreticileri arasında güncelleme hızı artık cihaz tercihlerinde daha belirleyici hâle geldi. Samsung’un One UI 9 beta sürecini Android 17 ile birlikte erken başlatması, markanın yazılım desteği yarışında elini güçlendiren bir adım olarak okunuyor.</p>

<p>Önümüzdeki haftalarda beta kapsamının genişleyip genişlemeyeceği, hangi modellerin listeye ekleneceği ve kararlı sürüm takviminin nasıl şekilleneceği Galaxy kullanıcılarının ana gündemlerinden biri olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/samsung-one-ui-9-icin-ilk-adimi-atti-android-17-donemi-galaxy-s26-ile-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 07:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9473.jpeg" type="image/jpeg" length="92173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Namaz Vakitleri 2026: Bugün Ezan Saatleri Kaçta?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-namaz-vakitleri-2026-bugun-ezan-saatleri-kacta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-namaz-vakitleri-2026-bugun-ezan-saatleri-kacta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da namaz vakitlerini takip etmek isteyenler için sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı ezanı saatleri günlük olarak önem taşıyor. İl il güncel namaz vakitleri, ibadet düzenini planlamak isteyen kullanıcıların en çok aradığı başlıklar arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güncel namaz vakitlerine ulaşmak isteyenler şu bağlantı üzerinden detayları takip edebilir:</p>

<p>Namaz Vakitleri için <a href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-namaz-vakitleri">TIKLAYINIZ</a> </p>

<p>Türkiye genelinde namaz vakitlerini öğrenmek isteyen vatandaşlar, şehirlerine göre güncel ezan saatlerini internet üzerinden takip ediyor. Sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitleri özellikle Ramazan ayı, kandil günleri, cuma namazı ve günlük ibadet düzeni için en çok aranan konular arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tıbbiye Bülteni’nde yer alan il il namaz vakitleri sayfaları sayesinde kullanıcılar, bulundukları şehre göre güncel namaz saatlerine kolayca ulaşabiliyor.</p>

<p>İstanbul namaz vakitleri, en çok aranan şehir sayfalarının başında geliyor. İstanbul’da yaşayanlar; sabah ezanı saati, öğle namazı vakti, ikindi ezanı, akşam ezanı ve yatsı namazı saatini günlük olarak kontrol edebiliyor.</p>

<p>Namaz vakitleri, güneşin konumu ve şehirlerin coğrafi farklılıklarına göre değiştiği için her ilde aynı saatte gerçekleşmiyor. Bu nedenle “bugün namaz saatleri kaçta?”, “akşam ezanı saat kaçta okunacak?”, “sabah namazı vakti ne zaman çıkıyor?” gibi aramalar kullanıcıların günlük ihtiyaçları arasında öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL GÜNLER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-namaz-vakitleri-2026-bugun-ezan-saatleri-kacta</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 04:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7560-1.jpeg" type="image/jpeg" length="32704"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zayıflama İlaçları Meme Kanseri Hastalarında Yaşam Süresini Etkileyebilir mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclari-meme-kanseri-hastalarinda-yasam-suresini-etkileyebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclari-meme-kanseri-hastalarinda-yasam-suresini-etkileyebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GLP-1 grubu zayıflama ilaçları, meme kanseri hastalarında daha uzun yaşam ve daha düşük nüks riskiyle ilişkilendirildi. Ancak uzmanlar, bulguların umut verici olsa da tedavi önerisi sayılmaması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri tedavisinde dikkat çeken yeni bir araştırma, son yıllarda “zayıflama ilaçları” olarak bilinen GLP-1 reseptör agonistlerini yeniden gündeme taşıdı. JAMA Network Open’da yayımlanan geniş ölçekli çalışmada, obezite veya tip 2 diyabeti bulunan meme kanseri hastalarında bu ilaçların kullanımı ile daha iyi sağkalım sonuçları arasında ilişki bulundu.</p>

<p>Araştırmada, 2006-2023 yılları arasında meme kanseri tanısı alan 841 binden fazla kadının elektronik sağlık kayıtları incelendi. GLP-1 grubu ilaç kullanan hastalar; ilacı kullanmayanlar, insülin/metformin kullananlar ve SGLT2 inhibitörü kullananlarla karşılaştırıldı.</p>

<p>Zayıflama İlaçları Hangi Sonuçlarla İlişkilendirildi?</p>

<p>Çalışmaya göre obezitesi bulunan meme kanseri hastalarında GLP-1 kullanımı, tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde ve hastalığın tekrarlama riskinde daha düşük oranlarla ilişkilendirildi. Tip 2 diyabetli hastalarda da GLP-1 kullananların, insülin veya metformin kullananlara göre daha iyi sonuçlar gösterdiği bildirildi.</p>

<p>Ancak araştırmada GLP-1 ilaçları ile SGLT2 inhibitörleri karşılaştırıldığında anlamlı fark saptanmadı. Bu ayrıntı, sonuçların doğrudan “ilaç meme kanserini engelliyor” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini gösteren önemli noktalardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlardan Temkinli Yorum: Tedavi Değil, Araştırma Bulgusu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, bulguların GLP-1 ilaçlarının meme kanseri hastalarında koruyucu etki gösterebileceğine işaret ettiğini; ancak bunun kesinleşmesi için randomize klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtti.</p>

<p>Science Media Centre’a konuşan bazı uzmanlar ise çalışmanın gözlemsel yapısına dikkat çekti. Uzmanlara göre bu tür çalışmalar ilişki gösterebilir; fakat neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlayamaz. Bazı yorumlarda etki büyüklüklerinin “fazla güçlü” göründüğü ve yanlılık ya da karıştırıcı faktör ihtimalinin dışlanamayacağı vurgulandı.</p>

<p>Meme Kanseri Tedavisinde Yeni Dönem mi?</p>

<p>Bu çalışma, zayıflama ilaçlarının kanser tedavisinde doğrudan kullanılacağı anlamına gelmiyor. GLP-1 grubu ilaçlar bugün esas olarak tip 2 diyabet, obezite ve kilo yönetimi alanlarında kullanılıyor. Meme kanseri hastalarında olası etkilerinin kilo kaybı, metabolik düzelme, kardiyovasküler fayda veya başka biyolojik mekanizmalar üzerinden mi ortaya çıktığı henüz net değil.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, meme kanseri tanısı olan kişilerin bu ilaçları kendi başına kullanmaması, tedavi planında herhangi bir değişiklik yapmaması ve mutlaka onkoloji hekimiyle görüşmesi gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclari-meme-kanseri-hastalarinda-yasam-suresini-etkileyebilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 04:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9560.jpeg" type="image/jpeg" length="45229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGLT-2 İnhibitörleri: Diyabet Tedavisinde Kalp ve Böbreği de Koruyan Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sglt-2-inhibitorleri-diyabet-tedavisinde-kalp-ve-bobregi-de-koruyan-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sglt-2-inhibitorleri-diyabet-tedavisinde-kalp-ve-bobregi-de-koruyan-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyabet tedavisinde kullanılan SGLT-2 inhibitörleri, son yıllarda yalnızca kan şekerini düşüren ilaçlar olarak değil; kalp yetmezliği ve kronik böbrek hastalığı üzerindeki etkileriyle de öne çıkıyor. Uzman rehberlerinde giderek daha güçlü yer bulan bu ilaç grubu, doğru hastada doğru takip ile tedavi yaklaşımını değiştiren seçeneklerden biri haline geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyabet Tedavisinde Bakış Açısı Değişiyor</p>

<p>Tip 2 diyabet tedavisinde uzun yıllar temel hedef kan şekerini kontrol altına almaktı. Ancak bugün tablo daha geniş okunuyor. Çünkü diyabet yalnızca glukoz yüksekliğiyle sınırlı bir hastalık değil; kalp, damarlar ve böbrekler üzerinde sessiz ama yıkıcı etkiler bırakabilen sistemik bir sağlık sorunu.</p>

<p>Bu nedenle modern diyabet tedavisinde artık şu soru daha fazla önem kazanıyor:<br />
İlaç yalnızca kan şekerini mi düşürüyor, yoksa hastanın kalbini ve böbreğini de koruyor mu?</p>

<p>SGLT-2 inhibitörleri tam da bu noktada dikkat çekiyor.</p>

<p>SGLT-2 İnhibitörü Nedir?</p>

<p>SGLT-2 inhibitörleri, böbreklerde glukozun geri emilimini azaltarak fazla şekerin idrarla atılmasına yardımcı olan ilaç grubudur. Bu mekanizma sayesinde kan şekeri düşerken, bazı hastalarda kilo ve tansiyon üzerinde de sınırlı olumlu etkiler görülebilir.</p>

<p>Ancak bu ilaçları öne çıkaran asıl başlık artık sadece diyabet değil. Amerikan Diyabet Derneği’nin 2026 standartlarında SGLT-2 inhibitörleri, özellikle kronik böbrek hastalığı ve kalp yetmezliği riski bulunan tip 2 diyabet hastalarında güçlü biçimde önerilen tedavi seçenekleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Kalp Yetmezliği ve Böbrek Hastalığında Neden Öne Çıkıyor?</p>

<p>Araştırmalar, SGLT-2 inhibitörlerinin kalp yetmezliği nedeniyle hastaneye yatışları azaltabildiğini ve böbrek fonksiyon kaybının ilerlemesini yavaşlatabildiğini gösteriyor. Bu nedenle ilaç grubu, “diyabet ilacı” etiketinin ötesine geçerek kardiyoloji ve nefroloji alanlarında da yakından izleniyor.</p>

<p>Özellikle kronik böbrek hastalığı bulunan hastalarda, böbrek fonksiyonlarının korunması büyük önem taşıyor. Rehberlerde SGLT-2 inhibitörlerinin belirli böbrek fonksiyon düzeylerinin üzerinde, uygun hastalarda hastalığın ilerlemesini yavaşlatma amacıyla kullanılabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Her Hasta İçin Uygun mu?</p>

<p>Hayır. SGLT-2 inhibitörleri etkili bir ilaç grubu olsa da herkes için uygun değildir. Hastanın böbrek fonksiyonu, diyabet tipi, sıvı dengesi, enfeksiyon öyküsü, kullandığı diğer ilaçlar ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Bu ilaçlar doktor önerisi olmadan başlanmamalı, kesilmemeli veya başka ilaçlarla birlikte rastgele kullanılmamalıdır.</p>

<p>Dikkat Edilmesi Gereken Yan Etkiler Var mı?</p>

<p>SGLT-2 inhibitörleri genellikle iyi tolere edilse de bazı riskler nedeniyle takip gerektirir. Genital mantar enfeksiyonları, sıvı kaybı, tansiyon düşüklüğü ve nadiren diyabetik ketoasidoz gibi ciddi tablolar görülebilir. FDA etiketlerinde de ketoasidoz riski ve nadir ciddi enfeksiyonlar konusunda uyarılar yer almaktadır.</p>

<p>Bu nedenle ateş, kusma, ciddi halsizlik, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, genital bölgede ağrı/şişlik veya ani kötüleşme gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p>Sonuç: Diyabette Yeni Soru Sadece Şeker Değil</p>

<p>SGLT-2 inhibitörleri, diyabet tedavisinde yeni dönemin güçlü örneklerinden biri olarak görülüyor. Çünkü modern tedavi yaklaşımı artık yalnızca kan şekerini düşürmeyi değil; kalbi, böbreği ve damar sistemini korumayı da hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yine de bu ilaç grubu “herkese uygun mucize tedavi” olarak görülmemeli. En doğru yaklaşım, hastanın risk profiline göre hekim tarafından belirlenen kişiselleştirilmiş tedavi planıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sglt-2-inhibitorleri-diyabet-tedavisinde-kalp-ve-bobregi-de-koruyan-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 04:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9559.jpeg" type="image/jpeg" length="34093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı Öncesi Sürmene Bıçağına Yoğun İlgi: Ustaların Mesaisi Arttı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kurban-bayrami-oncesi-surmene-bicagina-yogun-ilgi-ustalarin-mesaisi-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kurban-bayrami-oncesi-surmene-bicagina-yogun-ilgi-ustalarin-mesaisi-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, Türkiye’nin en önemli el işçiliği ürünlerinden biri olan Sürmene bıçaklarına talep adeta patladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle kurban kesiminde dayanıklılığı, keskinliği ve uzun ömürlü yapısıyla öne çıkan Sürmene bıçakları, hem profesyonel kasapların hem de vatandaşların ilk tercihlerinden biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Bayram öncesinde atölyelerde yoğun mesai başlarken, ustalar siparişlere yetişebilmek için gece geç saatlere kadar çalışıyor. Yıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan üretim geleneğiyle hazırlanan Sürmene bıçakları, yalnızca bir kesim aracı değil; aynı zamanda Karadeniz’in köklü zanaat kültürünün de önemli simgeleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Sürmene Bıçağını Farklı Kılan Ne?</p>

<p>Sürmene bıçaklarını benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerin başında çelik kalitesi geliyor. Özel işlemden geçirilen yüksek karbonlu çelik sayesinde bıçaklar uzun süre keskinliğini koruyabiliyor. Ustalar, her bıçağın ağız yapısını kullanım amacına göre ayrı ayrı şekillendiriyor.</p>

<p>Sap kısmında kullanılan doğal malzemeler ve elde yapılan dengeleme işlemleri ise kullanım konforunu artırıyor. Bu nedenle Sürmene bıçakları yalnızca kurban döneminde değil; mutfak, kasaplık, avcılık ve kampçılık alanlarında da yoğun ilgi görüyor.</p>

<p>“Bir Kez Alan Yıllarca Kullanıyor”</p>

<p>Bıçak ustaları, özellikle son yıllarda ucuz ve kısa ömürlü ürünlere karşı vatandaşların yeniden kaliteli el işçiliğine yöneldiğini belirtiyor. Ustalar, “Sürmene bıçağı bir sezonluk ürün değildir. Doğru kullanıldığında yıllarca aynı performansı verir. İnsanlar artık bunu daha iyi biliyor” değerlendirmesinde bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayram yaklaşırken en çok talep gören ürünlerin ise büyük kurban bıçakları, satırlar ve profesyonel kesim setleri olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Türkiye’nin Dört Bir Yanına Gönderiliyor</p>

<p>Trabzon’daki atölyelerde üretilen bıçaklar sadece Karadeniz Bölgesi’nde değil, Türkiye’nin dört bir yanında yoğun ilgi görüyor. İnternet siparişleriyle birlikte üreticilerin satış ağı genişlerken, bazı ustalar yurt dışından da talepler aldıklarını söylüyor.</p>

<p>Özellikle el yapımı ve ustasının imzasını taşıyan özel seri bıçaklar koleksiyon ürünü olarak da rağbet görüyor.</p>

<p>Ustalar Uyarıyor: “Kalitesiz Ürünlere Dikkat”</p>

<p>Artan talep nedeniyle piyasada çok sayıda taklit ürünün bulunduğuna dikkat çeken üreticiler, vatandaşların güvenilir satış noktalarını tercih etmesi gerektiğini vurguluyor. Gerçek Sürmene bıçaklarının çelik yapısı, işçiliği ve ağırlık dengesiyle kolayca ayırt edilebildiği belirtiliyor.</p>

<p>Kurban Bayramı öncesinde tezgâhlarda adeta çelikten bir Karadeniz rüzgârı eserken, Sürmene’nin ateşte şekillenen ustalığı bu yıl da en çok konuşulan geleneklerden biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kurban-bayrami-oncesi-surmene-bicagina-yogun-ilgi-ustalarin-mesaisi-artti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 03:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9556.jpeg" type="image/jpeg" length="80281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyabetin Küresel Faturası Ağırlaşıyor: 2050’ye Kadar 5 Trilyon Dolarlık Maliyet Riski]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/diyabetin-kuresel-faturasi-agirlasiyor-2050ye-kadar-5-trilyon-dolarlik-maliyet-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/diyabetin-kuresel-faturasi-agirlasiyor-2050ye-kadar-5-trilyon-dolarlik-maliyet-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir modelleme çalışması, diyabetin yalnızca sağlık sistemlerini değil, dünya ekonomisini de derinden zorlayacağını gösterdi. Araştırmaya göre hastalık, 2021-2050 arasında küresel ekonomide 5,17 trilyon uluslararası dolarlık kayba yol açabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyabet artık sadece sağlık sorunu değil</p>

<p>Diyabet, dünya genelinde milyonlarca insanın yaşamını etkileyen en yaygın kronik hastalıklardan biri olmayı sürdürüyor. Ancak yeni veriler, hastalığın bedelinin yalnızca hastane, ilaç ve tedavi giderleriyle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Nature Communications’da yayımlanan ve 190 ülkeyi kapsayan modelleme çalışmasına göre diyabet, 2021-2050 döneminde küresel ekonomik üretimde yaklaşık 5,177 trilyon uluslararası dolarlık kayba neden olabilir. Bu kayıp, yalnızca sağlık harcamalarını değil; iş gücü kaybı, verimlilik düşüşü, erken ölümler ve hastalığa bağlı yaşam kalitesi kaybını da kapsıyor.</p>

<p>En büyük yük verimlilik kaybından geliyor</p>

<p>Araştırmada dikkat çeken noktalardan biri, diyabetin ekonomik etkisinin büyük bölümünün hastalığa bağlı iş gücü ve üretkenlik kaybından kaynaklanması oldu. Diyabete bağlı engellilik, komplikasyonlar ve günlük yaşam işlevlerindeki bozulma, ülkelerin toplam ekonomik çıktısını aşağı çekebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada, diyabet yükünün 2050’ye kadar yüzde 20 azaltılması halinde küresel ölçekte yaklaşık 190 milyar dolarlık ekonomik kazanım sağlanabileceği hesaplandı. Diyabete bağlı görülme sıklığı ve ölümlerin en düşük küresel seviyelere çekilmesi halinde ise kazancın 1,11 trilyon dolara ulaşabileceği belirtildi.</p>

<p>2050’de 853 milyon yetişkin diyabetle yaşayabilir</p>

<p>Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre bugün 20-79 yaş aralığında yaklaşık 589 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor. Bu sayının 2050’de 853 milyona çıkması bekleniyor. Ayrıca diyabetli yetişkinlerin yüzde 43’ünün hastalığından haberdar olmadığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Bu tablo, diyabetin sessiz ilerleyen bir bireysel sağlık problemi olmaktan çıkıp, ülkelerin bütçesini, iş gücünü ve kalkınma planlarını etkileyen büyük bir halk sağlığı meselesine dönüştüğünü gösteriyor.</p>

<p>En yüksek ekonomik kayıp yüksek gelirli ülkelerde</p>

<p>Modellemeye göre toplam ekonomik kayıp açısından en büyük yük ABD’de görülürken, onu Çin ve Hindistan izliyor. Gelire göre bakıldığında ise yüksek gelirli ülkelerde diyabetin toplam ekonomik yükünün 3,217 trilyon uluslararası dolar düzeyine ulaşabileceği bildirildi.</p>

<p>Buna karşın düşük ve orta gelirli ülkeler, diyabete bağlı hastalık yükünün büyük bölümünü taşıyor. Bu ülkelerde ekonomik kayıp dolar bazında daha düşük görünse de bunun nedeni hastalık yükünün hafif olması değil; sağlık hizmetlerine erişim, tedavi yoğunluğu ve gelir düzeyi farklılıkları.</p>

<p>Önleme politikaları ekonomik yatırım olarak görülmeli</p>

<p>Araştırmacılar, diyabetle mücadelenin yalnızca sağlık harcaması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Erken tanı, sağlıklı beslenme politikaları, obeziteyle mücadele, hareketli yaşamı destekleyen şehir planlaması ve tedaviye erişim, uzun vadede ekonomik kaybı azaltabilecek başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Diyabetin 2050’ye uzanan faturası, ülkeler için net bir uyarı niteliğinde: Koruyucu sağlık hizmetlerine yapılan yatırım, yalnızca hastalıkları azaltmaz; ekonominin damarlarındaki görünmez sızıntıyı da durdurur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/diyabetin-kuresel-faturasi-agirlasiyor-2050ye-kadar-5-trilyon-dolarlik-maliyet-riski</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 03:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9555.jpeg" type="image/jpeg" length="53014"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="22307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="72613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="98419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="33728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="11548"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
