<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Jul 2026 20:43:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yan Dal Uzmanı Öğretim Üyelerine Döner Sermaye Artışı TBMM’den Geçti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yan-dal-uzmani-ogretim-uyelerine-doner-sermaye-artisi-tbmmden-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yan-dal-uzmani-ogretim-uyelerine-doner-sermaye-artisi-tbmmden-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen kanun teklifiyle, üniversite hastanelerinde görev yapan yan dal uzmanı öğretim üyeleri, araştırma görevlileri ve uzman tabiplerin döner sermaye ek ödeme tavan oranları artırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzenleme, özellikle yan dal uzmanlarının ek ödeme üst sınırlarında önemli artışlar getirirken, Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerdeki ödeme sisteminin daha uyumlu hale getirilmesini amaçlıyor.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, yükseköğretim kurumlarında görev yapan sağlık personelinin döner sermaye ek ödemelerine ilişkin önemli değişiklikler içeriyor.</p>

<p>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesinde yapılan değişiklikle, özellikle yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri, yan dal uzmanlık eğitimi veren araştırma görevlileri ve yan dal uzmanı uzman tabiplerin ek ödeme tavan oranları yükseltildi.</p>

<p>Yan dal uzmanı öğretim üyelerinin ek ödeme tavanı yüzde 1150’ye çıktı</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre;</p>

<ul>
 <li>Yan dal uzmanı öğretim üyelerinin döner sermaye ek ödeme tavanı %950’den %1150’ye yükseltildi.</li>
 <li>Yan dal uzmanlık eğitimi veren araştırma görevlilerinin ek ödeme tavanı %650’den %750’ye çıkarıldı.</li>
 <li>Yan dal uzmanı uzman tabiplerin ek ödeme tavanı %750’den %950’ye yükseltildi.</li>
 <li>Mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunan yan dal uzmanı öğretim üyeleri için uygulanan ek ödeme tavanı da %950’den %1150’ye artırıldı.</li>
 <li>Öğretim üyeleri için toplam döner sermaye ek ödeme üst sınırı ise %1900’den %2300’e yükseldi.</li>
</ul>

<p>Düzenlemenin gerekçesi ne?</p>

<p>Kanun teklifinin gerekçesinde, üniversite hastanelerinde görev yapan yan dal uzmanı öğretim üyeleri ile araştırma görevlilerinin döner sermaye ek ödeme tavanlarının, Sağlık Bakanlığı bünyesinde aynı nitelikte görev yapan emsal hekimlerle daha uyumlu hale getirilmesinin amaçlandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda, uzun ve yoğun eğitim sürecinden geçen yan dal uzmanlarının mali haklarının güçlendirilmesi ve üniversite hastanelerindeki nitelikli insan kaynağının desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Artış oranları dikkat çekti</p>

<p>Yeni düzenlemeyle;</p>

<ul>
 <li>Yan dal uzmanı öğretim üyelerinin ek ödeme tavanında yaklaşık %21,</li>
 <li>Yan dal uzmanlık eğitimi veren araştırma görevlilerinde ise yaklaşık %15 oranında artış sağlanmış oldu.</li>
</ul>

<p>Uzman tabiplerde ise tavan oranındaki yükseliş, mevcut sisteme göre 200 puanlık ilave artış anlamına geliyor.</p>

<p>Üniversite hastanelerinde yeni dönem</p>

<p>Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte üniversite hastanelerinde görev yapan yan dal uzmanlarının döner sermaye hesaplamalarında yeni tavan oranları esas alınacak.</p>

<p>Sağlık camiasında uzun süredir dile getirilen mali haklara ilişkin beklentilerin bir bölümünü karşılayan düzenlemenin, özellikle yan dal uzmanlarının üniversitelerde görev yapmasını teşvik etmesi ve akademik sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlaması bekleniyor. Bununla birlikte birçok hekim, yapılan iyileştirmenin olumlu olmakla birlikte üstlenilen sorumluluk ve çalışma yükü dikkate alındığında daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yan-dal-uzmani-ogretim-uyelerine-doner-sermaye-artisi-tbmmden-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6994.jpeg" type="image/jpeg" length="64870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sinir Hücrelerini Karanlıktan Çıkaran Bilim İnsanı: Camillo Golgi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sinir-hucrelerinikaranliktan-cikaran-bilim-insani-camillo-golgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sinir-hucrelerinikaranliktan-cikaran-bilim-insani-camillo-golgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern nörobilimin temellerini atan Camillo Golgi, geliştirdiği “siyah reaksiyon” yöntemiyle sinir hücrelerini ilk kez bütün ayrıntılarıyla görünür hâle getirdi. Nobel ödüllü bilim insanı, Golgi aygıtından Golgi tendon organına kadar bugün tıp ve biyolojinin temel kavramları arasında yer alan birçok keşfe imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geliştirdiği “siyah reaksiyon” yöntemiyle sinir hücrelerinin gövdelerini ve ince uzantılarını bütünlük içinde görünür hâle getiren Camillo Golgi, modern nörobilimin ve hücre biyolojisinin kurucu isimlerinden biri oldu.</p>

<p>Bilim tarihinde bazı keşifler yalnızca yeni bilgiler ortaya çıkarmaz; insanın doğaya ve kendi bedenine bakış biçimini de değiştirir. İtalyan hekim ve araştırmacı Camillo Golgi’nin geliştirdiği mikroskobik boyama yöntemi de bu keşiflerden biriydi.</p>

<p>Golgi’den önce bilim insanları sinir dokusunu mikroskop altında inceleyebiliyor, ancak hücrelerin sınırlarını ve ince uzantılarını yeterince açık biçimde birbirinden ayıramıyordu. Beyin dokusu, mikroskop altında birbirine karışmış yoğun bir yapı görünümü veriyordu.</p>

<p>Golgi’nin geliştirdiği yöntem, dokudaki sınırlı sayıdaki sinir hücresini gövdeleri, aksonları ve dendritleriyle birlikte belirginleştirdi. Böylece sinir sisteminin hücresel mimarisi, daha önce mümkün olmayan bir açıklıkla incelenmeye başlandı.</p>

<p>Bir kasaba hekiminin oğlu</p>

<p>Bartolomeo Camillo Emilio Golgi, 7 Temmuz 1843’te İtalya’nın kuzeyindeki Corteno kasabasında dünyaya geldi. Babası Alessandro Golgi, bölgede görev yapan bir hekimdi. Camillo Golgi’nin çocukluğu, tıp mesleğinin günlük gerçeklerinin yakından gözlemlenebildiği bir ortamda geçti.</p>

<p>Tıp eğitimini dönemin önemli bilim merkezlerinden biri olan Pavia Üniversitesinde aldı. Üniversite yıllarında psikiyatrist Cesare Lombroso’nun yanında çalıştı. Ancak bilimsel düşünce biçiminin gelişmesinde asıl belirleyici isimlerden biri histolog ve patolog Giulio Bizzozero oldu.</p>

<p>Bizzozero, genç Golgi’ye mikroskobik araştırma tekniklerini, deneysel yöntemi ve dokuların sistemli biçimde incelenmesini öğretti.</p>

<p>Golgi, 1865 yılında tıp ve cerrahi eğitimini tamamladı. Mezuniyetinin ardından Pavia’daki San Matteo Hastanesinde çalışmaya başladı. İlk araştırmaları psikiyatri, nöroloji ve beynin lenfatik yapıları üzerinde yoğunlaşıyordu.</p>

<p>Üniversiteden uzaklaşmak zorunda kaldı</p>

<p>Golgi araştırmacı olmak istiyordu. Ancak üniversitede kalıcı ve güvenceli bir akademik kadro elde edememesi, onu farklı bir görev aramaya yöneltti.</p>

<p>1872 yılında Milano yakınlarındaki Abbiategrasso’da bulunan Pio Luogo degli Incurabili adlı kurumun başhekimliğini kabul etti. Burası yalnızca psikiyatri hastalarının değil, farklı kronik hastalıkları bulunan kişilerin de bakım gördüğü bir kurumdu.</p>

<p>Bu görev, görünüşte Golgi’yi bilimsel çalışmalarından uzaklaştırabilirdi. Çünkü kurumda araştırma yapabileceği donanımlı bir laboratuvar bulunmuyordu.</p>

<p>Golgi ise araştırmaktan vazgeçmedi.</p>

<p>Hastane yerleşkesinde kendisine tahsis edilen küçük dairenin mutfağını mütevazı bir laboratuvara dönüştürdü. Gündüzleri kurumdaki görevlerini yürütüyor, kalan zamanlarında ise hazırladığı sinir dokusu örneklerini mikroskop altında inceliyordu.</p>

<p>Bilim tarihinin en önemli mikroskopi yöntemlerinden biri, büyük ve donanımlı bir üniversite laboratuvarında değil, Golgi’nin bir hastane yerleşkesindeki dairesinin mutfağında kurduğu küçük çalışma alanında doğacaktı.</p>

<p>Siyah reaksiyonun doğuşu</p>

<p>Golgi, 1873 yılında sinir dokusunun incelenmesini kökten değiştirecek yeni bir yöntem geliştirdi.</p>

<p>Bu yöntemde sinir dokusunu önce potasyum dikromatla işliyor, ardından gümüş nitratla emprenye ediyordu. Kimyasal işlem sonucunda oluşan koyu renkli gümüş kromat çökeltileri, dokudaki sınırlı sayıdaki hücreyi gövdeleri ve uzantılarıyla birlikte belirgin hâle getiriyordu.</p>

<p>Golgi bu yönteme İtalyanca “la reazione nera”, yani “siyah reaksiyon” adını verdi.</p>

<p>Daha sonra “Golgi boyama yöntemi” olarak anılacak bu teknik, sinir hücrelerinin yalnızca küçük parçalarını değil; hücre gövdesini, aksonu ve dallanan dendritleri bütünlük içinde inceleme imkânı sağladı.</p>

<p>Yöntemin en önemli özelliklerinden biri, dokudaki bütün hücreleri aynı anda boyamamasıydı. Hücrelerin yalnızca küçük ve rastlantısal bir bölümünün koyu renkte görünmesi, karmaşık sinir dokusu içinde tek tek hücrelerin izlenebilmesini sağlıyordu.</p>

<p>Omurilik, beyincik, beyin kabuğu ve koku soğanı gibi yapıların mikroskobik mimarisi bu yöntem sayesinde çok daha ayrıntılı biçimde araştırılmaya başlandı.</p>

<p>Kendi yöntemiyle ortaya çıkan yoruma karşı çıktı</p>

<p>Golgi’nin bilimsel yaşamındaki en dikkat çekici çelişkilerden biri, geliştirdiği yöntemin ortaya çıkardığı bulguları yorumlama biçimiydi.</p>

<p>Golgi, sinir sisteminin birbirine kesintisiz biçimde bağlı hücresel bir ağdan oluştuğunu savunan retiküler teoriyi benimsiyordu. Ona göre sinir hücrelerinin uzantıları birleşiyor ve bütün sinir sistemi sürekli bir ağ şeklinde çalışıyordu.</p>

<p>İspanyol bilim insanı Santiago Ramón y Cajal ise Golgi’nin boyama yöntemini kullanarak farklı bir sonuca ulaştı.</p>

<p>Cajal, sinir sisteminin birbirinden anatomik olarak ayrı hücrelerden meydana geldiğini, bu hücrelerin birbirleriyle bağlantı kurduğunu ancak tek ve kesintisiz bir hücresel yapı oluşturmadığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yaklaşım daha sonra “nöron doktrini” olarak adlandırıldı.</p>

<p>Golgi ve Cajal, benzer yöntemlerle hazırlanmış dokulara bakmalarına rağmen birbirine karşıt sonuçlara ulaşmıştı. Daha sonraki mikroskopi ve fizyoloji çalışmaları, Cajal’ın görüşünü büyük ölçüde doğruladı. Sinir sisteminin temel birimlerinin birbirinden ayrı nöronlar olduğu anlayışı, modern nörobilimin temel kabullerinden biri hâline geldi.</p>

<p>Buna rağmen Cajal’ın nöron doktrinini güçlü morfolojik bulgularla temellendirmesine imkân sağlayan yöntem, Golgi’nin geliştirdiği siyah reaksiyondu.</p>

<p>Bu tarihsel tartışma, bilimde gözlem ile yorumun birbirinden farklı olduğunu gösteren en çarpıcı örneklerden biri olarak kabul edildi.</p>

<p>Hücrenin içindeki yeni yapı: Golgi aygıtı</p>

<p>Golgi’nin çalışmaları yalnızca sinir hücrelerinin dış biçimiyle sınırlı değildi.</p>

<p>Golgi, 1897 yılında sinir hücrelerini incelerken hücre içinde ipliksi ve ağ benzeri bir yapı fark etti. Bu bulgusunu Nisan 1898’de bilim dünyasına duyurdu ve yapıya “apparato reticolare interno”, yani “iç retiküler aygıt” adını verdi.</p>

<p>Golgi’nin tarif ettiği bu yapı daha sonra “Golgi aygıtı” veya “Golgi kompleksi” olarak anılmaya başlandı.</p>

<p>Günümüzde Golgi aygıtının hücre içinde üretilen protein ve lipitlerin işlenmesi, sınıflandırılması, paketlenmesi ve ilgili bölgelere gönderilmesinde temel görev üstlendiği bilinmektedir.</p>

<p>Ancak Golgi’nin tanımladığı yapının gerçek bir hücre organeli olduğu hemen kabul edilmedi. Bazı araştırmacılar, görülen oluşumun kullanılan kimyasal boyama işlemi sırasında ortaya çıkan yapay bir görüntü, yani bir artefakt olabileceğini düşündü.</p>

<p>Bu tartışma onlarca yıl sürdü. Golgi aygıtının hücre içinde gerçekten var olan bir organel olduğu, 1950’li yıllarda elektron mikroskobuyla yapılan incelemeler sonucunda kesin biçimde doğrulandı.</p>

<p>Golgi tendon organı ve nöron sınıflandırması</p>

<p>Golgi’nin adı yalnızca boyama yöntemi ve hücre içindeki Golgi aygıtıyla anılmadı.</p>

<p>1878 yılında kaslarla tendonların birleşme bölgelerinde bulunan özel duyusal yapıları tanımladı. Günümüzde “Golgi tendon organı” olarak bilinen bu reseptörler, kasların oluşturduğu gerilimin algılanmasında görev yapar.</p>

<p>Golgi tendon organları, kas-tendon sistemindeki gerilimi merkezi sinir sistemine bildirerek hareketin düzenlenmesine ve kasların aşırı yüklenmeye karşı korunmasına katkı sağlar.</p>

<p>Golgi ayrıca sinir hücrelerini aksonlarının uzunluğu ve uzanım özellikleri bakımından sınıflandırdı. Uzun aksonlara sahip, uzak bölgelere sinyal taşıyan hücreler daha sonra “Golgi Tip I”; kısa aksonlarıyla daha çok yerel bağlantılar kuran hücreler ise “Golgi Tip II” nöronlar olarak adlandırıldı.</p>

<p>Bu sınıflandırma, sinir hücrelerinin biçimsel ve işlevsel farklılıklarının anlaşılmasına önemli katkı sundu.</p>

<p>Sıtma araştırmalarına katkısı</p>

<p>Camillo Golgi yalnızca sinir sistemi ve hücre biyolojisi üzerinde çalışmadı. Dönemin en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan sıtma hakkında da önemli araştırmalar yürüttü.</p>

<p>Sıtma paraziti, 1880 yılında Fransız hekim Alphonse Laveran tarafından tanımlanmıştı. Golgi’nin katkısı ise özellikle parazitin alyuvarlar içindeki gelişim döngüsüyle hastalarda görülen periyodik ateş nöbetleri arasındaki ilişkiyi açıklamak oldu.</p>

<p>Golgi, parazitlerin alyuvarlar içindeki gelişim döngüsüyle enfekte alyuvarların belirli aralıklarla parçalanması ve parazitlerin yeni alyuvarları enfekte etmek üzere kana salınması arasında ilişki bulunduğunu gösterdi.</p>

<p>Bu eş zamanlı salınımın, sıtma hastalarında belirli aralıklarla tekrarlayan ateş nöbetleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Yaklaşık 48 saatlik tertian ve 72 saatlik quartan sıtma döngülerinin anlaşılmasına önemli katkı sağladı. Böylece sıtma hastalarında ateş nöbetlerinin neden belirli aralıklarla tekrarlandığı daha iyi açıklanabildi.</p>

<p>Ayrıca kinin tedavisinin, parazitin gelişim döngüsünün belirli evreleri dikkate alınarak uygulanmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Bu çalışmalar, sıtmanın klinik belirtileriyle parazitin biyolojik döngüsü arasındaki ilişkinin anlaşılmasında önemli bir aşama oluşturdu.</p>

<p>Birbirine karşı çıkan iki bilim insanına aynı Nobel</p>

<p>Camillo Golgi ve Santiago Ramón y Cajal, sinir sisteminin yapısı konusunda farklı görüşlere sahip olmalarına rağmen 1906 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü birlikte aldı.</p>

<p>Ödül, iki bilim insanına “sinir sisteminin yapısı üzerine yaptıkları çalışmalar” nedeniyle verildi.</p>

<p>Bu ortaklık, Nobel tarihinin en dikkat çekici kararlarından biri oldu. Golgi, Nobel konferansında retiküler teoriyi savunmayı sürdürürken Cajal, sinir sisteminin birbirinden ayrı hücrelerden oluştuğunu anlatıyordu.</p>

<p>Aynı ödülü paylaşan iki araştırmacı, bilimin temel meselelerinden biri hakkında birbirine karşıt düşünceleri savunuyordu.</p>

<p>Bugün Cajal’ın nöron doktrini modern nörobilimin temel yaklaşımlarından biri olarak kabul edilmektedir. Ancak Cajal’ın bu yaklaşımı ayrıntılı hücresel gözlemlerle geliştirebilmesini sağlayan temel teknik, Golgi’nin bulduğu siyah reaksiyondu.</p>

<p>Bu nedenle Golgi ve Cajal’ın isimleri, bilim tarihine hem ortak bir başarı hem de önemli bir bilimsel görüş ayrılığıyla birlikte geçti.</p>

<p>Bilim insanı, yönetici ve hekim</p>

<p>Golgi, Pavia Üniversitesine döndükten sonra histoloji ve genel patoloji alanlarında ders verdi. 1881 yılında Genel Patoloji Kürsüsünün başına geçti.</p>

<p>Kurmuş olduğu laboratuvar yalnızca İtalyan araştırmacılara değil, farklı ülkelerden gelen genç bilim insanlarına da açıktı.</p>

<p>Öğrencileri ve çalışma arkadaşları önemli keşiflere imza attı. Adelchi Negri, kuduz hastalığında görülen ve daha sonra “Negri cisimcikleri” olarak adlandırılan hücresel yapıları Golgi’nin laboratuvarında tanımladı.</p>

<p>Emilio Veratti ise iskelet kaslarında daha sonra sarkoplazmik retikulum olarak tanımlanacak hücresel ağı yine bu bilimsel ortamda gözlemledi.</p>

<p>Golgi, Pavia Üniversitesinde dekanlık ve rektörlük görevlerinde bulundu. 1900 yılında bilimsel hizmetleri nedeniyle İtalya Krallığı Senatosuna atandı.</p>

<p>Birinci Dünya Savaşı sırasında ileri yaşına rağmen Pavia’daki bir askerî hastanenin sorumluluğunu üstlendi. Periferik sinir yaralanmalarının incelenmesi ve yaralı askerlerin rehabilitasyonu amacıyla nöropatoloji ve mekanoterapi alanlarında çalışmalar yürüttü.</p>

<p>Bilimsel araştırmayı yalnızca laboratuvarla sınırlamayan Golgi, savaşın yol açtığı ağır sinir yaralanmalarının anlaşılması ve tedavi edilmesi için de bilgi ve deneyimini kullandı.</p>

<p>Bilimin karanlığı aydınlatan mirası</p>

<p>Camillo Golgi, 1918 yılında resmî görevinden emekliye ayrıldı ancak bilim dünyasıyla bağını koparmadı. 21 Ocak 1926’da Pavia’da hayatını kaybetti.</p>

<p>Doğduğu Corteno kasabasının adı, ölümünden otuz yıl sonra, 1956 yılında onun anısına Corteno Golgi olarak değiştirildi.</p>

<p>Ancak Golgi’nin asıl mirası, bir kasabanın isminden çok daha büyüktür.</p>

<p>Bugün tıp ve biyoloji öğrencileri hücre içindeki Golgi aygıtını öğrenmekte, nörobilim araştırmacıları ise onun geliştirdiği yöntemin modern biçimlerinden yararlanmaktadır. Golgi’nin adı hücre biyolojisinde, histolojide, nöroanatomi terminolojisinde ve tıp tarihinde yaşamaya devam etmektedir.</p>

<p>Camillo Golgi’nin öyküsü, bilimsel ilerlemenin her zaman kusursuz ve donanımlı laboratuvarlarda gerçekleşmediğini gösterir. Bazen küçük bir mutfakta kurulan mütevazı bir çalışma alanı, bilimin en önemli keşiflerinden birine ev sahipliği yapabilir.</p>

<p>Onun yaşamı aynı zamanda başka bir gerçeği de hatırlatır: Bir bilim insanı, doğayı daha önce görülmemiş ayrıntılarıyla görünür hâle getiren büyük bir yöntem geliştirebilir; ancak ortaya çıkan bulguları yorumlarken yanılabilir.</p>

<p>Golgi’nin bilim tarihindeki büyüklüğü, bütün görüşlerinde haklı olmasından değil, kendisinden sonra gelen araştırmacıların gerçeği daha açık biçimde görebileceği bir pencere açmasından kaynaklanmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sinir-hucrelerinikaranliktan-cikaran-bilim-insani-camillo-golgi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7017.jpeg" type="image/jpeg" length="30647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Besinlerle alınan su vücudu nasıl destekliyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besinlerle-alinan-su-vucudu-nasil-destekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besinlerle-alinan-su-vucudu-nasil-destekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük su ihtiyacının yaklaşık beşte biri yalnızca içtiğiniz sudan değil, tükettiğiniz besinlerden karşılanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beslenme ve hidrasyon rehberleri, su oranı yüksek meyve ve sebzelerin hem sıvı alımına katkı sağladığını hem de vitamin, mineral ve lif gibi besin öğelerini birlikte sunduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Vücudun günlük su ihtiyacını karşılamak için yalnızca su ve diğer içecekler yeterli görülmüyor. Beslenme alanındaki uluslararası kılavuzlar ve akademik değerlendirmeler, sağlıklı yetişkinlerde günlük toplam su alımının ortalama yüzde 20’sinin yiyeceklerden sağlandığını bildiriyor.[1][2]</p>

<p>Su oranı yüksek besinler özellikle sıcak havalarda, fiziksel aktivitenin arttığı dönemlerde ve günlük sıvı alımının desteklenmesinde önemli rol oynuyor. Ancak uzmanlar, besinlerden alınan suyun yeterli miktarda sıvı tüketiminin yerine geçmediğini vurguluyor.[1][3]</p>

<p>Günlük suyun yaklaşık yüzde 20’si besinlerden geliyor</p>

<p>Beslenme rehberlerine göre karpuz, çilek, salatalık, domates, marul, kabak, kereviz ve turunçgiller gibi meyve ve sebzeler yüksek su içerikleri sayesinde günlük hidrasyona anlamlı katkı sağlıyor.[1][2]</p>

<p>Araştırmalar, bu besinlerin yalnızca su sağlamadığını; aynı zamanda potasyum, C vitamini, folat, lif ve çeşitli antioksidan bileşenleri de birlikte sunduğunu gösteriyor.[2][3]</p>

<p>Besinlerle alınan su neden farklı olabilir?</p>

<p>Su içildiğinde mideyi daha hızlı terk edebilirken, su içeren besinlerde sıvı; lif, karbonhidrat ve diğer besin öğeleriyle birlikte bulunduğu için sindirim sistemi boyunca daha yavaş ilerleyebiliyor. Bu durum suyun daha kademeli emilmesine katkı sağlayabiliyor.[2][4]</p>

<p>Uzmanlar, bu mekanizmanın özellikle uzun süreli hidrasyonun desteklenmesine yardımcı olabileceğini, ancak günlük sıvı gereksiniminin yine de büyük bölümünün içeceklerle karşılanması gerektiğini belirtiyor.[1][4]</p>

<p>Hangi besinler öne çıkıyor?</p>

<p>Su oranı yüzde 90’ın üzerinde olan birçok meyve ve sebze bulunuyor. Karpuz, salatalık, marul, çilek, domates, kabak ve kereviz bunların başında geliyor. Yoğurt, süt ve çorba gibi besinler de günlük toplam sıvı alımına katkı sağlayabiliyor.[2][3]</p>

<p>Bireyin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivitesi, yaşadığı iklim, gebelik ve emzirme durumu gibi faktörler günlük su gereksinimini değiştirebildiğinden, tek bir miktar herkes için uygun kabul edilmiyor.[1][4]</p>

<p>Günlük hidrasyonun yalnızca içilen su miktarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, dengeli beslenmenin de sıvı dengesinin korunmasında önemli bir rol oynadığına dikkat çekiyor. Buna karşın besinlerden alınan su, günlük sıvı ihtiyacını destekleyen bir kaynak olarak değerlendiriliyor ve yeterli miktarda su tüketiminin yerini almıyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[1] Mayo Clinic Staff. Water: How much should you drink every day? 2026.</p>

<p>[2] Harvard T.H. Chan School of Public Health. The Nutrition Source: Water. 2025.</p>

<p>[3] Cleveland Clinic. Foods To Help Keep You Hydrated This Summer. 2025.</p>

<p>[4] Institute of Medicine. Dietary Reference Intakes for Water, Potassium, Sodium, Chloride, and Sulfate. National Academies Press. 2005.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BESLENME</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besinlerle-alinan-su-vucudu-nasil-destekliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7016.jpeg" type="image/jpeg" length="50486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HIV tedavisinde haftalık tek tablet Faz 3’te günlük tedavi kadar etkili]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hiv-tedavisinde-haftalik-tek-tablet-faz-3te-gunluk-tedavi-kadar-etkili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hiv-tedavisinde-haftalik-tek-tablet-faz-3te-gunluk-tedavi-kadar-etkili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HIV tedavisinde haftada bir kullanılan deneysel islatravir ve lenacapavir kombinasyonu, Faz 3 ISLEND-1 çalışmasının 48 haftalık sonuçlarında günlük üçlü tedaviyle benzer düzeyde viral baskılanma sağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası çok merkezli araştırmanın sonuçları, AIDS 2026 Kongresi’nde açıklanırken haftalık tedavi seçeneği henüz düzenleyici kurumlar tarafından onaylanmış değil.</p>

<p>HIV tedavisinde her gün ilaç kullanma zorunluluğunu azaltabilecek yeni bir yaklaşımın Faz 3 sonuçları açıklandı. Viral yükü en az altı aydır mevcut tedavisiyle baskılanmış yetişkinlerde yürütülen uluslararası çok merkezli ISLEND-1 araştırmasında, haftada bir kullanılan islatravir ve lenacapavir kombinasyonu, günlük biktegravir/emtrisitabin/tenofovir alafenamid tedavisiyle karşılaştırıldı. Bulgular, 29 Temmuz 2026’da düzenlenen AIDS 2026 Kongresi’nde geç kıran araştırma olarak sunuldu.[1][2]</p>

<p>Araştırmanın tam hakemli bilimsel makalesi henüz yayımlanmadı. Haberde yer alan veriler, kongrede sunulan bilimsel sonuçlar, klinik araştırma kayıtları ve araştırmayı yürüten şirketlerin resmi açıklamalarına dayanmaktadır.[1][2][3]</p>

<p>48 haftada viral baskılanma korundu</p>

<p>Çift kör, randomize ve aktif kontrollü Faz 3 araştırmaya, HIV-1 RNA düzeyi mililitrede 50 kopyanın altında olan ve en az altı aydır günlük standart tedavi kullanan yetişkinler dahil edildi.[3]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı. Bir grup başlangıç yükleme dozlarının ardından sekizinci günden itibaren haftada bir islatravir ve lenacapavir kullanırken, diğer grup günlük biktegravir/emtrisitabin/tenofovir alafenamid tedavisine devam etti.[3]</p>

<p>Araştırmanın birincil sonlanım ölçütü, 48. haftada HIV-1 RNA düzeyinin 50 kopya/ml veya üzerine çıkması olarak belirlendi.[3]</p>

<p>Sonuçlara göre haftalık tedavi grubunda hiçbir katılımcıda viral yük yeniden 50 kopya/ml düzeyinin üzerine çıkmadı. Günlük tedavi grubunda ise yalnızca bir katılımcıda, yani grubun yüzde 0,3’ünde bu durum görüldü.[1][2]</p>

<p>Araştırmacılar, bu sonuçların haftalık tedavi yaklaşımının viral baskılanmayı koruma açısından günlük standart tedaviye karşı önceden belirlenen aşağı kalmama kriterini karşıladığını bildirdi.[1][2]</p>

<p>Yan etki profili iki tedavide de benzer bulundu</p>

<p>Tedaviyle ilişkili advers olaylar haftalık tedavi grubunda yüzde 13,5, günlük tedavi grubunda ise yüzde 13,2 oranında bildirildi.[1][2]</p>

<p>Her iki grupta da en sık görülen tedavi ilişkili yan etkiler bulantı ve baş ağrısı oldu.[1][2]</p>

<p>Nedenselliğe bakılmaksızın ciddi advers olay oranı haftalık tedavi grubunda yüzde 5,3, günlük tedavi grubunda ise yüzde 4,6 olarak kaydedildi. Yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakanların oranı sırasıyla yüzde 2 ve yüzde 1,7 olarak bildirildi.[1][2]</p>

<p>Araştırma boyunca CD4 pozitif T lenfosit sayıları ve toplam lenfosit düzeyleri genel olarak stabil kaldı. Lenfosit azalmasına bağlı tedavi kesilmesi bildirilmedi. Vücut ağırlığı değişimleri açısından da iki grup arasında klinik olarak anlamlı farklılık görülmedi.[1][2]</p>

<p>Bulgular tüm HIV hastalarına genellenemiyor</p>

<p>Araştırma yalnızca mevcut günlük tedavisiyle viral yükü uzun süredir baskılanmış yetişkinleri kapsıyor.[3]</p>

<p>Daha önce tedavi başarısızlığı yaşayanlar, aktif ciddi enfeksiyonu bulunanlar, islatravir veya lenacapavir kullanmış kişiler ile belirli laboratuvar kriterlerini karşılamayan bireyler çalışmaya alınmadı.[3]</p>

<p>Bu nedenle sonuçlar yeni HIV tanısı alan, henüz viral baskılanması sağlanmamış veya daha önce tedavi başarısızlığı yaşamış hastalar için doğrudan geçerli kabul edilmiyor.[3]</p>

<p>Haftalık HIV tedavisi henüz kullanım onayı almadı</p>

<p>İslatravir ve lenacapavir kombinasyonu halen araştırma aşamasında bulunuyor. Haftalık ağızdan HIV tedavisi olarak herhangi bir ülkede rutin klinik kullanım için düzenleyici onay almış değil.[1][2]</p>

<p>Araştırmanın körlenmiş izlem süreci 96 haftaya kadar devam edecek. Uzun dönem etkinlik, direnç gelişimi, güvenlik ve tedaviye devam oranlarına ilişkin daha kapsamlı sonuçların bu takip tamamlandıktan sonra açıklanması bekleniyor.[1][2]</p>

<p>Haftalık ağızdan tedavi seçeneği, özellikle günlük ilaç kullanımını azaltabilecek yeni bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Ancak mevcut veriler yalnızca belirli hasta grubunda elde edilmiş Faz 3 sonuçlarını yansıtıyor ve mevcut HIV tedavisinin hekim önerisi olmadan değiştirilmesi için gerekçe oluşturmuyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Gilead Sciences. ISLEND-1 Phase 3 Study Results Presented at AIDS 2026. 2026.</p>

<p>[2] Merck &amp; Co. Islatravir–Lenacapavir Weekly Oral Regimen Phase 3 Results. 2026.</p>

<p>[3] ClinicalTrials ISLEND-1: A Phase 3 Randomized Study Evaluating Weekly Oral Islatravir Plus Lenacapavir in Virologically Suppressed Adults With HIV-1. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hiv-tedavisinde-haftalik-tek-tablet-faz-3te-gunluk-tedavi-kadar-etkili</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7008.jpeg" type="image/jpeg" length="36677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin acı günü: Eski Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Rıza Aşıkoğlu vefat etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/afyon-kocatepe-universitesinin-aci-gunu-eski-rektor-yardimcisi-prof-dr-hasan-riza-asikoglu-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/afyon-kocatepe-universitesinin-aci-gunu-eski-rektor-yardimcisi-prof-dr-hasan-riza-asikoglu-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin eski Rektör Yardımcısı, emekli Prof. Dr. Hasan Rıza Aşıkoğlu’nun vefat ettiği açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversite tarafından yayımlanan taziye mesajında, Aşıkoğlu’nun cenaze programına ilişkin bilgiler de paylaşıldı.</p>

<p>Afyon Kocatepe Üniversitesi, eski Rektör Yardımcısı ve emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Rıza Aşıkoğlu’nun vefat ettiğini duyurdu.</p>

<p>Üniversite Rektörlüğü tarafından yayımlanan taziye mesajında, Prof. Dr. Hasan Rıza Aşıkoğlu’nun akademik camiada önemli görevlerde bulunduğu belirtilerek, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilekleri iletildi.</p>

<p>Açıklamaya göre, Prof. Dr. Hasan Rıza Aşıkoğlu’nun cenazesi 31 Temmuz 2026 Cuma günü, İzmir Karşıyaka’daki Beşikcioğlu Camisi’nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Örnekköy Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörlüğü yayımladığı mesajda, “Merhuma Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.” ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Hasan Rıza Aşıkoğlu’nun vefatı, üniversite camiasında ve akademi dünyasında üzüntüyle karşılandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/afyon-kocatepe-universitesinin-aci-gunu-eski-rektor-yardimcisi-prof-dr-hasan-riza-asikoglu-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7004.jpeg" type="image/jpeg" length="83249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da sol kanat için yeni aday: Anis Hadj Moussa ismi öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-sol-kanat-icin-yeni-aday-anis-hadj-moussa-ismi-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-sol-kanat-icin-yeni-aday-anis-hadj-moussa-ismi-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un yeni sezon planlamasında hücum hattını güçlendirmek için Avrupa pazarında alternatif isimleri değerlendirdiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bordo mavililerin radarındaki oyuncular arasında Feyenoord forması giyen Anis Hadj Moussa’nın da yer aldığı iddia edildi.</p>

<p>Transfer çalışmalarını sürdüren Trabzonspor’da teknik heyetin özellikle kanat rotasyonunu güçlendirecek, bire birde etkili ve geçiş oyununa katkı sağlayabilecek bir oyuncu profili üzerinde durduğu belirtiliyor. Bu doğrultuda gündeme gelen isimlerden biri de Cezayirli kanat oyuncusu Anis Hadj Moussa oldu.</p>

<p>Feyenoord’da forma rekabeti dikkat çekiyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>23 yaşındaki futbolcu, geçen sezon zaman zaman etkili performans sergilese de Feyenoord’un hücum hattındaki yoğun rekabet nedeniyle düzenli ilk 11 oyuncusu olmayı başaramadı. Hollanda ekibinin kanat transferi planları doğrultusunda oyuncunun geleceğinin yeniden şekillenebileceği konuşuluyor.</p>

<p>Avrupa transfer kulislerinde, Feyenoord’un uygun şartların oluşması halinde oyuncu için gelecek teklifleri değerlendirebileceği öne sürülüyor.</p>

<p>Trabzonspor’un oyun planına uygun profil</p>

<p>Anis Hadj Moussa, sağ ayağını etkili kullanan, sol kanatta görev yapabilen ve bire birde rakip eksiltme becerisiyle öne çıkan bir futbolcu olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Hızlı geçiş hücumlarında etkili olması, ceza sahasına kat eden oyun tarzı ve yüksek teknik kapasitesi nedeniyle Trabzonspor’un hücum çeşitliliğine önemli katkı sağlayabilecek profiller arasında gösteriliyor.</p>

<p>Scout listesinde yer aldığı konuşuluyor</p>

<p>Transfer sürecine yakın kaynaklarda Trabzonspor scout ekibinin oyuncuyu uzun süredir takip ettiği belirtilirken, henüz kulüpler arasında resmi görüşme veya teklif aşamasına geçildiğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Bordo mavili yönetimin transfer döneminin ilerleyen bölümünde mali şartların oluşması halinde girişimde bulunabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Transferde şu an için resmi bir gelişme bulunmasa da, Anis Hadj Moussa isminin Trabzonspor’un değerlendirdiği alternatif kanat oyuncuları arasında yer aldığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-sol-kanat-icin-yeni-aday-anis-hadj-moussa-ismi-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7001.jpeg" type="image/jpeg" length="63754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’tan Premier Lig çıkarması: Joe Willock için temaslar hız kazandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktastan-premier-lig-cikarmasi-joe-willock-icin-temaslar-hiz-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktastan-premier-lig-cikarmasi-joe-willock-icin-temaslar-hiz-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın orta saha transferinde rotasını İngiltere’ye çevirdiği öne sürüldü. Newcastle United forması giyen Joe Willock için siyah beyazlıların girişimlerini artırdığı, taraflar arasındaki temasların ise sürdüğü iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesi orta sahasını güçlendirmek isteyen Beşiktaş’ta transfer çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Siyah beyazlıların gündemine gelen son isim ise Premier Lig ekibi Newcastle United’ın İngiliz orta saha oyuncusu Joe Willock oldu.</p>

<p>İngiliz basınında yer alan haberlere göre Beşiktaş, sözleşmesinin son yılına giren 26 yaşındaki futbolcuyu transfer listesine aldı. Oyuncunun temsilcileriyle temas kurulurken, kulüpler arasındaki bonservis görüşmelerinin de sürdüğü öne sürülüyor.</p>

<p>Newcastle ilk teklifi geri çevirdi</p>

<p>Transfer sürecinde dikkat çeken gelişmelerden biri de Newcastle United’ın Beşiktaş’tan geldiği belirtilen yaklaşık 10 milyon sterlinlik ilk teklifi kabul etmemesi oldu. İngiliz kulübünün Joe Willock için yaklaşık 25 milyon sterlin seviyesinde bir bonservis beklentisi olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Buna rağmen Newcastle cephesinin, kontratının bitimine bir yıl kalan oyuncuyu bedelsiz kaybetmek istememesi nedeniyle uygun şartların oluşması halinde transfere sıcak bakabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Menajer görüşmeleri İstanbul’da yapıldı</p>

<p>Transfer kulislerini hareketlendiren bir diğer iddia ise Joe Willock’un menajerinin İstanbul’da Beşiktaş yöneticileriyle bir araya gelmesi oldu. İngiliz futbolcunun da Süper Lig seçeneğine olumlu yaklaştığı öne sürülürken, tarafların mali şartlar üzerinde görüş alışverişinde bulunduğu belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dinamik orta saha arayışı</p>

<p>Teknik heyetin, hem geçiş oyununda etkili hem de iki ceza sahası arasında yüksek tempoyla oynayabilen bir orta saha profili istediği öğrenildi. Joe Willock; atletizmi, top taşıma becerisi ve dikine oyun anlayışıyla Beşiktaş’ın aradığı özellikleri taşıyan isimler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Transferde henüz kulüpler arasında resmi anlaşma bulunmasa da, siyah beyazlı yönetimin önümüzdeki günlerde Newcastle United ile pazarlıklarını sürdürmesi bekleniyor. Sürecin bonservis bedeli konusunda yapılacak görüşmelere göre şekilleneceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktastan-premier-lig-cikarmasi-joe-willock-icin-temaslar-hiz-kazandi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6999.jpeg" type="image/jpeg" length="95832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’den savunmaya sürpriz hamle iddiası: Gündemde Fikayo Tomori var]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahceden-savunmaya-surpriz-hamle-iddiasi-gundemde-fikayo-tomori-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fenerbahceden-savunmaya-surpriz-hamle-iddiasi-gundemde-fikayo-tomori-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin stoper arayışında Avrupa futbolunun dikkat çeken isimlerinden Fikayo Tomori’nin de değerlendirildiği öne sürülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AC Milan’da geleceği belirsizleşen İngiliz savunmacının transfer piyasasında oluşan yeni şartları, sarı lacivertli kulüp açısından dikkat çekici bir fırsat oluşturabilir.</p>

<p>Yeni sezon öncesi savunma hattını güçlendirmek isteyen Fenerbahçe’de çalışmalar sürerken, Avrupa transfer piyasasında öne çıkan fırsat isimleri de yakından takip ediliyor. Scout raporlarında yer aldığı belirtilen oyuncular arasında AC Milan forması giyen Fikayo Tomori’nin de bulunduğu konuşuluyor.</p>

<p>28 yaşındaki İngiliz stoperin Milan’daki geleceği son haftalarda tartışma konusu olurken, kulübünün sözleşmesi 2027 yılında sona erecek oyuncu için teklifleri değerlendirmeye açık olduğu yönünde haberler Avrupa basınında yer alıyor.</p>

<p>Milan’da dengeler değişti</p>

<p>Serie A ekibinin savunmaya yaptığı yeni takviyeler sonrasında Tomori’nin ilk 11’deki konumu eskisi kadar garanti görülmüyor. İtalyan basınında, Milan yönetiminin oyuncunun sözleşmesini uzatma konusunda henüz somut bir adım atmadığı ve uygun bir teklif gelmesi halinde satış seçeneğini değerlendirebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Fenerbahçe’nin aradığı profile uyuyor</p>

<p>Hızı, önde kurulan savunma çizgisindeki başarısı ve Avrupa kupaları tecrübesiyle öne çıkan Tomori, Fenerbahçe’nin aradığı modern stoper profiline uygun isimlerden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>İngiliz futbolcunun geriden oyun kurabilmesi, geniş alan savunmasındaki başarısı ve atletik yapısı, üst düzey tempoda oynayan takımlar için önemli avantajlar sunuyor.</p>

<p>Rekabet yüksek</p>

<p>Öte yandan Tomori yalnızca Türk kulüplerinin değil, Premier Lig ekiplerinin de radarında bulunuyor. İngiliz basınında Newcastle United’ın oyuncu için girişimlerini sürdürdüğü ve Milan’ın yaklaşık 15 ila 20 milyon avro seviyesindeki teklifleri değerlendirebileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şu ana kadar Fenerbahçe ile Tomori arasında doğrulanmış resmi bir temas bulunmasa da, transfer piyasasında oluşan şartlar nedeniyle İngiliz savunmacının önümüzdeki günlerde Süper Lig kulüplerinin gündemine daha güçlü şekilde girmesi sürpriz olarak görülmüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahceden-savunmaya-surpriz-hamle-iddiasi-gundemde-fikayo-tomori-var</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6998.jpeg" type="image/jpeg" length="56429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yabancı uyruklu asistan hekimlerle ilgili madde TBMM’de geri çekildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yabanci-uyruklu-asistan-hekimlerle-ilgili-madde-tbmmde-geri-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yabanci-uyruklu-asistan-hekimlerle-ilgili-madde-tbmmde-geri-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren kanun teklifinde, yabancı uyruklu asistan hekimlerin döner sermaye ve ek ödeme haklarını etkileyen düzenleme geri çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği, gelişmeyi önemli bir kazanım olarak değerlendirirken teklifte yer alan iki maddeye yönelik itirazlarının ise sürdüğünü açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB), TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen “Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” kapsamında yabancı uyruklu asistan hekimleri ilgilendiren 1’inci maddenin teklif metninden çıkarıldığını duyurdu.</p>

<p>Geri çekilen düzenleme, üniversite hastaneleri ile Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinde uzmanlık eğitimi gören yabancı uyruklu hekimlerin, mevzuatta belirtilen ödemeler dışında döner sermaye ve ek ödemelerden yararlanamamasını öngörüyordu.</p>

<p>“Aynı işi yapan hekimler arasında ücret farkı oluşacaktı”</p>

<p>TTB açıklamasında, söz konusu düzenlemenin yasalaşması halinde aynı kliniklerde görev yapan, aynı nöbetleri tutan ve aynı sağlık hizmetini sunan asistan hekimler arasında vatandaşlığa dayalı ücret farklılığı oluşacağına dikkat çekildi.</p>

<p>Birlik, yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerinin yalnızca eğitim alan kişiler değil, aynı zamanda sağlık hizmetinin aktif yürütücülerinden biri olduğunu vurgulayarak, Anayasa Mahkemesinin 2022 yılında verdiği kararda da döner sermaye ödemelerinde vatandaşlık temelinde farklı uygulamaların nesnel ve haklı bir gerekçeye dayanmadığının ifade edildiğini hatırlattı.</p>

<p>TTB: Mücadele devam ediyor</p>

<p>TTB’ye göre maddenin geri çekilmesi, meslek örgütleri ile asistan hekimlerin ortak girişimlerinin ilk somut sonucu oldu. Ancak Birlik, kanun teklifindeki 15’inci ve 26’ncı maddelere ilişkin çekincelerinin sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, 15’inci maddenin, kendi hastanesi bulunmayan vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerine gerekli şartları sağlamaları için 30 aylık ek süre tanıdığı, bunun ise uygulamalı tıp eğitiminin niteliği ve hasta güvenliği açısından risk oluşturabileceği savunuldu.</p>

<p>Güvenlik soruşturması düzenlemesine de itiraz</p>

<p>TTB’nin eleştirdiği bir diğer düzenleme olan 26’ncı madde ise yükseköğretim kurumlarında görev yapacak öğretim elemanlarının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulmasını içeriyor.</p>

<p>Birlik, bu düzenlemenin akademik özerklik, bilimsel özgürlük, ifade özgürlüğü ve çalışma hakkı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirterek, her iki maddenin de tekliften çıkarılması çağrısını yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yabanci-uyruklu-asistan-hekimlerle-ilgili-madde-tbmmde-geri-cekildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6997.jpeg" type="image/jpeg" length="45097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversitelerde görev yapan yan dal uzmanlarına ek ödeme tavanı artıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/universitelerde-gorev-yapan-yan-dal-uzmanlarina-ek-odeme-tavani-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/universitelerde-gorev-yapan-yan-dal-uzmanlarina-ek-odeme-tavani-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ödeme tavanı artıyor

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen kanun teklifiyle, üniversitelerde görev yapan yan dal uzmanı hekimlerin ek ödeme matrah tavan oranları artırılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzenleme maaşlara doğrudan zam anlamına gelmezken, ek ödeme üst sınırlarını Sağlık Bakanlığındaki emsal uygulamalarla uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilen düzenleme kapsamında, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesinde değişikliğe gidildi. Yapılan değişiklikle üniversitelerde görev yapan yan dal uzmanı öğretim üyeleri, araştırma görevlileri ve uzman tabiplerin ek ödeme matrah tavan oranları yükseltildi.</p>

<p>Düzenleme ile birlikte yan dal uzmanı öğretim üyelerinin ek ödeme matrah tavanı yüzde 950’den yüzde 1.150’ye çıkarıldı. Yan dal uzmanlık eğitimi yapan araştırma görevlilerinde bu oran yüzde 650’den yüzde 750’ye yükseltilirken, yan dal uzmanı uzman tabiplerde ise yüzde 750 olan tavan yüzde 950 olarak belirlendi.</p>

<p>Mesai dışı çalışan yan dal uzmanı öğretim üyeleri için uygulanan ek ödeme matrah tavanı da yüzde 950’den yüzde 1.150’ye çıkarıldı. Ayrıca öğretim üyelerinin toplam ek ödeme üst sınırı yüzde 1.900’den yüzde 2.300’e yükseltildi.</p>

<p>Artış oranları yüzde 15 ila yüzde 27 arasında değişiyor</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte matrah tavanındaki artış;</p>

<ul>
 <li>Yan dal uzmanı öğretim üyelerinde yaklaşık yüzde 21,</li>
 <li>Yan dal uzmanlık eğitimi yapan araştırma görevlilerinde yaklaşık yüzde 15,</li>
 <li>Yan dal uzmanı uzman tabiplerde ise yaklaşık yüzde 27 seviyesinde gerçekleşecek.</li>
</ul>

<p>Maaş zammı değil, ek ödeme tavanı düzenlemesi</p>

<p>Düzenleme, hekimlerin maaşlarına doğrudan zam yapılması anlamına gelmiyor. Artış, yalnızca ek ödemenin hesaplanabileceği üst sınırı yükseltiyor.</p>

<p>Fiilen ödenecek ek ödeme miktarı ise üniversitenin döner sermaye gelirleri, performans kriterleri ve ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenecek. Bu nedenle tavan oranın tamamının her hekim için ödenmesi söz konusu olmayacak.</p>

<p>Yapılan değişiklikle, üniversitelerde görev yapan yan dal uzmanlarının ek ödeme tavanlarının Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan emsal hekimlerle uyumlu hale getirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/universitelerde-gorev-yapan-yan-dal-uzmanlarina-ek-odeme-tavani-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6994.jpeg" type="image/jpeg" length="86251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TUS’ta zirvedeki Kadın Doğum kliniklerinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi farkı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tusta-zirvedeki-kadin-dogum-kliniklerinde-saglik-bilimleri-universitesi-farki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tusta-zirvedeki-kadin-dogum-kliniklerinde-saglik-bilimleri-universitesi-farki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026/1 Tıpta Uzmanlık Sınavı yerleştirme verileri, Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında Sağlık Bilimleri Üniversitesinin akademik gücünü bir kez daha ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Gülhane, Antalya Eğitim ve Araştırma ile Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma hastaneleri, yüksek taban puanlarıyla öne çıkan merkezler arasında yer aldı.</p>

<p>Tıpta Uzmanlık Sınavı 2026/1 yerleştirme sonuçları, Kadın Hastalıkları ve Doğum branşında adayların en fazla ilgi gösterdiği eğitim merkezlerini ortaya koydu.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi akademik çatısı altında uzmanlık eğitimi veren Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, yüksek puanlarla tercih edilen köklü merkezler arasında yer aldı.</p>

<p>Gülhane en yüksek puanlı merkezler arasında</p>

<p>2026/1 yerleştirme verilerine göre Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği 62,307 taban puanla iki uzmanlık öğrencisi kontenjanını doldurdu.</p>

<p>Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi aynı branşta 60,819 taban puanla dört, İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ise 58,796 taban puanla 12 uzmanlık öğrencisi kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üç eğitim merkezinde de ilan edilen kontenjanların tamamının dolması, Sağlık Bilimleri Üniversitesinin uzmanlık eğitimindeki güçlü konumunu ve aday hekimler nezdindeki karşılığını gösterdi.</p>

<p>Klinik birikim ile akademik eğitim buluşuyor</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye’nin farklı şehirlerindeki eğitim ve araştırma hastanelerinde yürüttüğü üniversite-hastane iş birliği modeliyle uzmanlık öğrencilerine geniş bir klinik eğitim imkânı sunuyor.</p>

<p>Uzmanlık öğrencileri yüksek hasta ve vaka çeşitliliğine sahip sağlık kuruluşlarında mesleki deneyim kazanırken, üniversitenin akademik kadrosu, bilimsel araştırma altyapısı ve eğitim programlarından da yararlanıyor.</p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında öne çıkan sonuçlar, köklü klinik birikim ile üniversite akademik kültürünü aynı eğitim ortamında buluşturan bu modelin başarısını yansıtıyor.</p>

<p>Rektör Aydın: “Bu sonuç güçlü eğitim ekosistemimizin göstergesidir”</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, TUS yerleştirme sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Gülhane, Antalya Eğitim ve Araştırma ile Zeynep Kamil gibi ülkemizin köklü sağlık kurumlarında yürüttüğümüz uzmanlık eğitiminin genç hekimler tarafından güçlü biçimde tercih edilmesi bizler için büyük bir memnuniyet kaynağıdır. Ortaya çıkan tablo; klinik tecrübe, akademik yetkinlik ve bilimsel üretimi aynı çatı altında buluşturan eğitim ekosistemimizin başarısının somut bir göstergesidir.”</p>

<p>Prof. Dr. Kemalettin Aydın, uzmanlık eğitiminin niteliğinin korunması ve geliştirilmesinde akademisyenlerin, eğitim sorumlularının ve sağlık çalışanlarının büyük emeği bulunduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Başarıda emeği bulunan kıymetli akademisyenlerimizi, eğitim sorumlularımızı ve özveriyle görev yapan bütün sağlık çalışanlarımızı tebrik ediyorum. Üniversitemizi tercih ederek aramıza katılacak genç hekimlerimize de hoş geldiniz diyor, uzmanlık eğitimlerinde başarılar diliyorum. Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak ülkemizin nitelikli uzman hekim ihtiyacına katkı sunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p>

<p>TUS sonuçlarında Sağlık Bilimleri Üniversitesi çatısı altında eğitim veren kliniklerin üst sıralarda yer alması, üniversitenin Türkiye genelinde kurduğu yaygın ve güçlü sağlık eğitimi ağının ulaştığı seviyeyi bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tusta-zirvedeki-kadin-dogum-kliniklerinde-saglik-bilimleri-universitesi-farki</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6985.jpeg" type="image/jpeg" length="76673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİMES’in sahiplerinden ve eski milletvekili Orhan Ziya Diren hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dimesin-sahiplerinden-ve-eski-milletvekili-orhan-ziya-diren-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dimesin-sahiplerinden-ve-eski-milletvekili-orhan-ziya-diren-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat’ın köklü ailelerinden Diren ailesinin önde gelen isimlerinden, DİMES’in sahiplerinden ve eski CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İş dünyası ve siyaset alanındaki çalışmalarıyla tanınan Diren’in vefatı, Tokat’ta büyük üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Tokat’ın önde gelen iş insanlarından, DİMES’in sahiplerinden ve 18. Dönem CHP Tokat Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan Orhan Ziya Diren, hayatını kaybetti.</p>

<p>Tokat’ın köklü ailelerinden Diren ailesinin önemli isimlerinden biri olan Orhan Ziya Diren, uzun yıllar iş dünyasında yürüttüğü faaliyetlerin yanı sıra siyasi yaşamında da kente hizmet etti. TBMM’de Tokat’ı temsil eden Diren, özellikle sanayi ve ekonomik kalkınmaya yönelik çalışmalarıyla tanındı.</p>

<p>DİMES markasının gelişim sürecinde önemli rol üstlenen Diren, Tokat’ın ekonomik hayatına yaptığı katkılarla da kentin önde gelen isimleri arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vefat haberi, başta ailesi ve yakınları olmak üzere iş dünyası, siyaset camiası ve Tokat kamuoyunda büyük üzüntü yarattı. Sevenleri, Orhan Ziya Diren’i çalışkanlığı, girişimciliği ve memleketine olan bağlılığıyla anıyor.</p>

<p>Cenaze programına ilişkin bilgilerin aile tarafından daha sonra paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dimesin-sahiplerinden-ve-eski-milletvekili-orhan-ziya-diren-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6981.jpeg" type="image/jpeg" length="57777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Yeni Kanat Adayı Cyriaque Irie! Siyah Beyazlılar Şartları Araştırıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-yeni-kanat-adayi-cyriaque-irie-siyah-beyazlilar-sartlari-arastiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-yeni-kanat-adayi-cyriaque-irie-siyah-beyazlilar-sartlari-arastiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, yaz transfer döneminde sağ kanat arayışını sürdürürken gündemine Bundesliga ekibi Freiburg’un genç yıldızı Cyriaque Irie’yi aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siyah beyazlıların henüz resmî teklif yapmadığı, oyuncunun mali şartlarını ve transfer koşullarını araştırdığı öne sürüldü.</p>

<p>Beşiktaş’ın gündemindeki Cyriaque Irie kimdir?</p>

<p>Yeni sezon öncesinde kadrosunu güçlendirmeyi hedefleyen Beşiktaş, kanat rotasyonu için Avrupa’da yükselişe geçen genç isimleri takip etmeyi sürdürüyor. Son olarak siyah beyazlıların gündemine, Bundesliga temsilcisi Freiburg’da forma giyen 21 yaşındaki Burkina Fasolu kanat oyuncusu Cyriaque Irie geldi.</p>

<p>Beşiktaş Cyriaque Irie transferi için ne aşamada?</p>

<p>Yabancı basında yer alan haberlere göre Beşiktaş yönetimi, oyuncu cephesiyle ilk değerlendirmeleri yaparken henüz resmî teklif aşamasına geçmiş değil. Siyah beyazlıların, Irie’nin maaş beklentisi, bonservis şartları ve Freiburg’un transfer konusundaki yaklaşımını analiz ettiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberlere göre Irie ile yalnızca Beşiktaş ilgilenmiyor. Lille, Nice, Lorient ve Getafe’nin de genç futbolcuyu yakından takip ettiği ifade ediliyor. Bu nedenle oyuncu için oluşabilecek rekabetin transfer sürecini etkileyebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Freiburg genç yıldızını bırakmak istemiyor</p>

<p>Freiburg cephesinin ise Irie’yi uzun vadeli proje oyuncularından biri olarak gördüğü aktarılıyor. Alman kulübünün ancak beklentilerini karşılayan güçlü bir teklif gelmesi durumunda transfer seçeneğini değerlendirebileceği belirtiliyor. Nitekim Irie, sezon öncesi hazırlık maçlarında gösterdiği performansla teknik heyetin dikkatini çekmeye devam ediyor.</p>

<p>21 yaşındaki futbolcu sağ kanadın yanı sıra hücum hattının farklı bölgelerinde de görev yapabiliyor. Hızı, bire birdeki etkinliği ve fizik gücüyle öne çıkan Irie’nin gelişime açık profili nedeniyle Avrupa’da birçok kulübün radarında olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Şu an için transfer dosyası oyuncu takibi ve şart araştırması aşamasında bulunuyor. Taraflardan herhangi bir resmî açıklama yapılmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-yeni-kanat-adayi-cyriaque-irie-siyah-beyazlilar-sartlari-arastiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6976.jpeg" type="image/jpeg" length="93114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görevlendirmelere Sağlık Bakanlığı Freni: Süresi Dolan Geçici Görevlendirmeler İptal Ediliyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmelere-saglik-bakanligi-freni-suresi-dolan-gecici-gorevlendirmeler-iptal-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmelere-saglik-bakanligi-freni-suresi-dolan-gecici-gorevlendirmeler-iptal-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın il sağlık müdürlüklerine gönderdiği yeni yazı, geçici görevlendirme uygulamalarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Peki geçici görevlendirmeler neden iptal ediliyor, kimleri kapsıyor ve sağlık personeli için süreç nasıl işleyecek? İşte merak edilen tüm ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı geçici görevlendirmeleri neden iptal ediyor? İşte yeni uygulamanın ayrıntıları</p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın geçici görevlendirmelere ilişkin yeni yazısı sağlık çalışanlarının gündemine oturdu. Özellikle “geçici görevlendirmeler iptal mi edildi?”, “kimler eski görev yerine dönecek?” ve “yeni uygulama hangi personeli kapsıyor?” soruları arama motorlarında en çok araştırılan başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Bakanlık tarafından il sağlık müdürlüklerine gönderilen yazıyla birlikte, uzun süredir devam eden geçici görevlendirme uygulamalarının mevzuata uygunluğu yeniden değerlendirilmeye başlandı. Böylece belirlenen süreyi aşan veya hukuki dayanağı bulunmayan görevlendirmelerin sonlandırılması süreci hız kazandı.</p>

<p>Geçici görevlendirme neden yeniden düzenleniyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçici görevlendirme uygulaması, sağlık hizmetinin aksamaması amacıyla ihtiyaç duyulan dönemlerde kullanılan istisnai bir yöntem olarak uygulanıyor. Ancak bazı görevlendirmelerin yıllarca devam etmesi, uygulamanın geçici niteliğinin ortadan kalktığı yönünde eleştirilere neden oluyordu.</p>

<p>Bakanlığın yeni düzenlemesiyle birlikte geçici görevlendirmenin olağan bir çalışma modeli yerine gerçekten ihtiyaç duyulan durumlarla sınırlı tutulması hedefleniyor.</p>

<p>Kimlerin görevlendirmesi sona erebilir?</p>

<p>Yeni değerlendirme kapsamında;</p>

<ul>
 <li>Mevzuatta öngörülen süreyi aşan görevlendirmeler,</li>
 <li>Hizmet ihtiyacı ortadan kalkan geçici görevlendirmeler,</li>
 <li>Usule uygun onay süreci bulunmayan işlemler,</li>
</ul>

<p>il bazında tek tek inceleniyor. Değerlendirme sonucunda uygun görülmeyen görevlendirmeler sonlandırılarak personelin kadrosunun bulunduğu sağlık kuruluşuna dönmesi planlanıyor.</p>

<p>Tüm görevlendirmeler iptal edildi mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Bakanlığın yazısı, tüm geçici görevlendirmelerin otomatik olarak kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Her personelin görevlendirmesi bulunduğu ilde ayrı ayrı değerlendiriliyor. Hizmet ihtiyacı, mevzuat hükümleri ve görevlendirmenin gerekçesi dikkate alınarak karar veriliyor.</p>

<p>Bu nedenle bazı görevlendirmeler devam ederken, bazıları sona erdirilebiliyor.</p>

<p>Sağlık çalışanlarını nasıl etkileyecek?</p>

<p>Yeni uygulamanın;</p>

<ul>
 <li>Personel planlamasını daha düzenli hale getirmesi,</li>
 <li>Kadro dengesini güçlendirmesi,</li>
 <li>Uzun yıllardır geçici görev yapan personelin durumunu yeniden şekillendirmesi,</li>
 <li>Hastanelerde insan kaynağının daha etkin kullanılmasını sağlaması bekleniyor.</li>
</ul>

<p>Bununla birlikte sendikalar, aile birliği, sağlık mazereti ve özel durumlar nedeniyle görevlendirilen personelin mağdur edilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Süreç il sağlık müdürlükleri tarafından yürütülecek</p>

<p>Bakanlığın yazısı doğrultusunda il sağlık müdürlükleri mevcut görevlendirmeleri tek tek inceleyerek gerekli işlemleri gerçekleştiriyor. Değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından bazı personelin asli kadrosuna dönüşü, bazı görevlendirmelerin ise devamı yönünde karar verilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmelere-saglik-bakanligi-freni-suresi-dolan-gecici-gorevlendirmeler-iptal-ediliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6971.jpeg" type="image/jpeg" length="60681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’de Hayatını Kaybeden Avukat Berivan Arısoy Çağlayan Son Yolculuğuna Uğurlanacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/abdde-hayatini-kaybeden-avukat-berivan-arisoy-caglayan-son-yolculuguna-ugurlanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/abdde-hayatini-kaybeden-avukat-berivan-arisoy-caglayan-son-yolculuguna-ugurlanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de yaşamını yitiren genç avukat Berivan Arısoy Çağlayan’ın vefatı, ailesi ve sevenlerini yasa boğdu. Cenazenin Türkiye’ye getirileceği, 31 Temmuz Cuma günü Aydın’ın İncirliova ilçesinde düzenlenecek cenaze namazının ardından toprağa verileceği açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de hayatını kaybeden avukat Berivan Arısoy Çağlayan için ailesi tarafından cenaze programı duyuruldu. Paylaşılan duyuruya göre Çağlayan’ın naaşı Amerika Birleşik Devletleri’nden Türkiye’ye getirilecek ve memleketi Aydın’ın İncirliova ilçesinde son yolculuğuna uğurlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre Berivan Arısoy Çağlayan, İzmir’de tanınan isimlerden Dostluk Grubu Derneği 4. Dönem Başkanı Mehmet Arısoy’un kızı olarak biliniyordu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Çağlayan’ın, çocuklarının okul kayıt işlemleri için bulunduğu ABD’de ani gelişen bir sağlık sorunu nedeniyle yaşamını yitirdiği ifade edildi. Ölüm nedenine ilişkin resmi makamlar tarafından ayrıntılı bir açıklama ise paylaşılmadı.</p>

<p>Aile tarafından yayımlanan cenaze duyurusuna göre, cenaze namazı 31 Temmuz 2026 Cuma günü saat 15.30’da Aydın’ın İncirliova ilçesindeki Merkez Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınacak. Ardından Berivan Arısoy Çağlayan’ın naaşı İncirliova Belediye Şehir Mezarlığı’nda defnedilecek.</p>

<p>Vefat haberi, hukuk camiasında ve yakın çevresinde büyük üzüntüyle karşılanırken, sosyal medyada da çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/abdde-hayatini-kaybeden-avukat-berivan-arisoy-caglayan-son-yolculuguna-ugurlanacak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6970-1.jpeg" type="image/jpeg" length="56030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AFAD Son Durumu Açıkladı: 9 İlde Orman Yangınlarıyla Dev Müdahale Sürüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/afad-son-durumu-acikladi-9-ilde-orman-yanginlariyla-dev-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/afad-son-durumu-acikladi-9-ilde-orman-yanginlariyla-dev-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AFAD, 29 Temmuz’da dokuz ilde çıkan orman yangınlarına ilişkin son durumu paylaştı. Çanakkale, Antalya, Manisa, Bursa, Kütahya, Balıkesir ve Muğla’da söndürme çalışmaları çok sayıda personel, hava aracı ve kara ekibiyle aralıksız devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin farklı bölgelerinde etkili olan orman yangınlarına karşı yürütülen mücadele tüm hızıyla sürüyor. AFAD, 29 Temmuz 2026 tarihinde Antalya, Çanakkale, Manisa, Bursa, Muğla, Balıkesir, İzmir, Kütahya ve Aydın’da orman yangınlarının meydana geldiğini duyurdu.</p>

<p>Yapılan açıklamaya göre, an itibarıyla Çanakkale’nin Ayvacık ve Merkez ilçeleri, Antalya’nın Kumluca, Kaş ve Alanya ilçeleri, Manisa’nın Alaşehir ilçesi, Bursa’nın Gemlik ilçesi, Kütahya’nın Domaniç ilçesi, Balıkesir’in Edremit ve Gömeç ilçeleri ile Muğla’nın Seydikemer ilçesindeki yangınlara müdahale çalışmaları aralıksız devam ediyor.</p>

<p>Binlerce personel sahada görev yapıyor</p>

<p>Ulusal Orman Yangınları Müdahale Planı kapsamında Orman Genel Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamındaki tüm ilgili kurum ve kuruluşlar koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Yangınlarla mücadelede;</p>

<ul>
 <li>3 bin 514 personel</li>
 <li>23 uçak</li>
 <li>54 helikopter</li>
 <li>1.035 kara aracı</li>
</ul>

<p>aktif olarak görev yapıyor.</p>

<p>AFAD koordinasyonu yakından sürdürüyor</p>

<p>AFAD, tüm birimleriyle yangın sürecini anbean takip ettiğini belirterek, Türkiye Afet Müdahale Planı ve Ulusal Orman Yangınları Müdahale Planı çerçevesinde Orman Genel Müdürlüğü ile koordinasyon içinde çalışmaların yürütüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Ayrıca yangın bölgelerindeki koordinasyona destek vermek amacıyla AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ile daire başkanlarının da etkilenen illerde görevlendirildiği açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yeşil vatan” için kesintisiz mücadele</p>

<p>Yetkililer, yangınların kontrol altına alınması için hava ve kara unsurlarının eş zamanlı olarak çalışmalarını sürdürdüğünü vurgularken, vatandaşların riskli bölgelerde yetkililerin uyarılarına uymalarının önemine dikkat çekti.</p>

<p>AFAD açıklamasında, “Yeşil vatanımızı korumak için mücadele eden ormanın kahramanlarına ve destek veren tüm kurumlarımıza kolaylıklar diliyor, yangından etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.” ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/afad-son-durumu-acikladi-9-ilde-orman-yanginlariyla-dev-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6966.jpeg" type="image/jpeg" length="63172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ergenlerde Majör Depresif Bozukluğun Değerlendirilmesinde Konuşma Verilerini Kullanan Yapay Zekâ Modeli]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ergenlerde-major-depresif-bozuklugun-degerlendirilmesinde-konusma-verilerini-kullanan-yapay-zeka-modeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ergenlerde-major-depresif-bozuklugun-degerlendirilmesinde-konusma-verilerini-kullanan-yapay-zeka-modeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin’de birden fazla merkezde yürütülen ve hakem değerlendirmesinden geçmiş bir araştırmada, ergenlerin konuşmalarındaki ses ve dil özelliklerini birlikte analiz eden yapay zekâ modeli geliştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Deneysel sistem, iç değerlendirmede yüksek doğruluk gösterse de araştırmacılar bunun tek başına tanı koyan bir araç olmadığını, yalnızca psikiyatri uzmanlarının klinik değerlendirmesine yardımcı olabilecek bir yaklaşım olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Ergenlerde majör depresif bozukluğun değerlendirilmesine destek sağlayabilecek konuşma tabanlı yeni bir yapay zekâ sistemi geliştirildi. Çin’de Güney Çin Teknoloji Üniversitesi, Guangzhou Tıp Üniversitesi’ne bağlı Beyin Hastanesi, Pazhou Laboratuvarı ve Gansu Eyalet Hastanesi araştırmacılarının ortaklaşa yürüttüğü çok merkezli çalışma, hakem değerlendirmesinden geçmiş uluslararası bir psikiyatri dergisinde yayımlandı. Araştırmada geliştirilen “Intelligent Mind Chatroom (IMC)” sistemi, ergenlerin konuşmalarındaki hem ses özelliklerini hem de kullandıkları dili birlikte analiz ederek majör depresif bozukluğun değerlendirilmesine katkı sağlayabilecek dijital göstergeler oluşturmayı hedefledi.[1]</p>

<p>131 ergenin konuşmaları analiz edildi</p>

<p>Araştırmaya 13 ile 18 yaş arasında toplam 131 ergen katıldı.[1]</p>

<p>Modelin geliştirilmesi ve iç değerlendirmesi için majör depresif bozukluk tanısı bulunan 56 ergen ile 56 sağlıklı katılımcının konuşma kayıtları kullanıldı. Bağımsız dış doğrulama aşamasında ise depresyon tanısı bulunan 19 farklı ergenin verileri incelendi.[1]</p>

<p>Tüm katılımcılar, eğitimli psikiyatri uzmanlarının gerçekleştirdiği yarı yapılandırılmış klinik görüşmelerden geçirildi. Yapay zekâ modeli bu değerlendirmelerin yerine değil, onlara yardımcı olacak şekilde geliştirildi.[1]</p>

<p>Konuşmanın hem içeriği hem de tonu değerlendirildi</p>

<p>Araştırmacılar katılımcılardan olumlu, olumsuz ve nötr içerikli üç yapılandırılmış konuşma görevi ile standart bir metni sesli okumalarını istedi.[1]</p>

<p>Bu kayıtlar üzerinden iki farklı veri grubu oluşturuldu. İlki; ses tonu, konuşma hızı, ritim ve akustik özellikleri içerirken, ikincisi kullanılan kelimeler ve dil yapılarından oluştu. Daha sonra bu iki bilgi kaynağını birleştiren hibrit bir yapay zekâ modeli geliştirildi.[1]</p>

<p>Böylece sistem yalnızca kişinin ne söylediğini değil, bunu nasıl söylediğini de birlikte değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İç değerlendirmede yüzde 91 doğruluk elde edildi</p>

<p>Araştırmanın iç değerlendirme grubunda hibrit model yüzde 91 doğruluk oranına ulaştı.[1]</p>

<p>Modelin duyarlılık ve F1 skoru 0,91; depresyonu ayırt etme başarısını gösteren AUROC değeri ise 0,96 olarak hesaplandı. Kesinlik-duyarlılık eğrisi altında kalan alan 0,97, olasılık tahminlerinin doğruluğunu değerlendiren Brier skoru ise 0,09 olarak bildirildi.[1]</p>

<p>Araştırmacılar bunun dikkat çekici bir performans olduğunu belirtmekle birlikte, bu sonucun yalnızca modelin geliştirildiği 112 kişilik dengeli araştırma grubunda elde edildiğinin altını çizdi. Bu nedenle sonuçlar, sistemin gerçek yaşamda aynı başarıyla çalışacağını göstermiyor.[1]</p>

<p>Dış doğrulama umut verse de eksikler var</p>

<p>Bağımsız doğrulama grubunda yalnızca majör depresif bozukluk tanısı bulunan 19 ergen yer aldı.[1]</p>

<p>Model bu grupta yüzde 90 duyarlılık gösterdi. Ancak sağlıklı kontrol grubunun bulunmaması nedeniyle sistemin özgüllüğü, yanlış pozitif oranı ve sağlıklı bireyleri doğru ayırt etme başarısı hesaplanamadı.[1]</p>

<p>Bu nedenle dış doğrulama sonuçları, modelin tüm ergen nüfusunda güvenilir şekilde kullanılabileceğini kanıtlamıyor.[1]</p>

<p>Uzman değerlendirmesinin yerine geçmiyor</p>

<p>Araştırmacılar çalışmanın en önemli mesajlarından birinin, geliştirilen sistemin bağımsız bir tanı aracı olarak kullanılmaması gerektiği olduğunu belirtti.[1]</p>

<p>Psikiyatrik tanı hâlen ayrıntılı klinik görüşme ve uzman değerlendirmesine dayanıyor. Konuşma verilerinden elde edilen yapay zekâ analizlerinin ise gelecekte klinisyenlere ek bilgi sağlayabilecek yardımcı dijital biyobelirteçler arasında yer alabileceği değerlendiriliyor.[1]</p>

<p>Daha büyük çalışmalar gerekiyor</p>

<p>Araştırmanın en önemli sınırlılığı örneklem büyüklüğünün görece düşük olması olarak gösterildi.[1]</p>

<p>Ayrıca dış doğrulama grubunda sağlıklı katılımcıların bulunmaması, modelin gerçek klinik uygulamalardaki başarısını değerlendirmeyi zorlaştırıyor. Araştırmacılar, sistemin farklı ülkelerde, daha geniş ve bağımsız hasta gruplarında yeniden test edilmesi gerektiğini belirtiyor.[1]</p>

<p>Konuşma analizi ile yapay zekânın ruh sağlığı alanındaki kullanımına yönelik çalışmalar giderek artarken, uzmanlar bu teknolojilerin klinik kararın yerini alan değil, hekim değerlendirmesini destekleyen araçlar olarak geliştirilmesinin önemine dikkat çekiyor.[1]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Wang C, Zhang X, Sun J ve ark. Detection of major depressive disorder in adolescents based on textual and acoustic features. Journal of Affective Disorders. 2026;396:120795. DOI: 10.1016/j.jad.2025.120795.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER, RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ergenlerde-major-depresif-bozuklugun-degerlendirilmesinde-konusma-verilerini-kullanan-yapay-zeka-modeli</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/2705e543-4bf1-4c3b-ae00-7e77ec20adc0.jpeg" type="image/jpeg" length="98910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeşehir Üniversitesi öğrencisi Rabia Sultan Önge hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bahcesehir-universitesi-ogrencisi-rabia-sultan-onge-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bahcesehir-universitesi-ogrencisi-rabia-sultan-onge-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahçeşehir Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü 3. sınıf öğrencisi Rabia Sultan Önge’nin vefat ettiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversite yönetimi yayımladığı taziye mesajında ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>Bahçeşehir Üniversitesi’nden acı kayıp</p>

<p>Bahçeşehir Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü 3. sınıf öğrencisi Rabia Sultan Önge’nin hayatını kaybettiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üniversitenin resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Üniversitemiz Mimarlık ve Tasarım Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü 3. sınıf öğrencisi Rabia Sultan Önge’yi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Paylaşımda ayrıca, merhumeye Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır ile başsağlığı dilekleri iletildi.</p>

<p>Rabia Sultan Önge’nin vefat nedenine ilişkin ise üniversite tarafından herhangi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Başsağlığı mesajı yayımlandı</p>

<p>Bahçeşehir Üniversitesi, yayımladığı taziye mesajıyla üniversite camiasını yasa boğan acı haberi kamuoyuyla paylaşırken, öğrencinin ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileklerinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bahcesehir-universitesi-ogrencisi-rabia-sultan-onge-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/i-m-g-2257.jpeg" type="image/jpeg" length="71379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigara dumanı nanoplastiklerin akciğere zararını artırabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sigara-dumani-nanoplastiklerin-akcigere-zararini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sigara-dumani-nanoplastiklerin-akcigere-zararini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya ile Belçika’daki araştırma ekiplerinin ortak çalışması, sigara dumanına maruz kalan solunum yolu hücrelerinin nanoplastikleri daha kolay içine aldığını ve bu durumun hücre bariyerini zayıflatarak akciğer hasarını artırabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hücre kültürü düzeyinde gerçekleştirilen araştırma, çevresel nanoplastiklerle sigara dumanının birlikte oluşturabileceği risklere dikkat çekiyor.</p>

<p>Sigara dumanı ile çevrede giderek yaygınlaşan nanoplastiklerin birlikte solunmasının akciğer sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin yeni bir araştırma yayımlandı. İtalya ve Belçika’daki üniversite ve araştırma merkezlerinin iş birliğiyle yürütülen laboratuvar çalışmasında, sigara dumanı özütüne maruz bırakılan insan solunum yolu epitel hücrelerinin polistiren nanoplastikleri daha fazla bünyesine aldığı ve hücre bariyerinin belirgin şekilde zayıfladığı gösterildi.[1]</p>

<p>Araştırma, insan bronş epitel hücreleri üzerinde gerçekleştirilen deneysel bir hücre kültürü çalışması niteliğinde olup, bulgular doğrudan insanlar üzerinde elde edilmiş klinik sonuçlar olarak değerlendirilmüyor.[1]</p>

<p>Sigara dumanı hücre bariyerini zayıflatıyor</p>

<p>Araştırmacılar, sigara dumanı özütünün solunum yollarını kaplayan epitel tabakasındaki sıkı bağlantı proteinlerini azalttığını belirledi. Bu değişiklik, akciğerleri dış ortamdan koruyan doğal bariyerin geçirgenliğini artırırken nanoplastik parçacıklarının hücre içine girişini de kolaylaştırdı.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada hem BEAS-2B hem de 16HBE insan bronş epitel hücreleri kullanıldı. Ayrıca hava-sıvı ara yüzeyinde geliştirilen, gerçek solunum yolu yapısını daha iyi taklit eden hücre modellerinde de benzer sonuçlara ulaşıldı.[1]</p>

<p>Nanoplastik ve sigara birlikte daha büyük etki oluşturdu</p>

<p>Araştırma ekibi, sigara dumanı ile nanoplastiklerin birlikte maruziyetinde mukus üreten goblet hücrelerinin sayısında artış gözlendiğini bildirdi. Bu değişimin kronik obstrüktif akciğer hastalığına (KOAH) benzer yapısal değişikliklerle ilişkili olabileceği değerlendirildi.[1]</p>

<p>Bununla birlikte bazı iltihap belirteçlerinde beklenen düzeyde artış görülmedi. Araştırmacılar, zararın yalnızca iltihaplanmayla açıklanamayacağını, epitel bariyerindeki bozulmanın da önemli rol oynadığını vurguladı.[1]</p>

<p>Çalışma laboratuvar ortamında yapıldı</p>

<p>Bilim insanları araştırmada metabolik aktivite, hücre zarı hasarı, geçirgenlik testleri, floresan görüntüleme, akış sitometrisi ve izotop analizleri gibi çok sayıda yöntem kullandı. Bulgular, sigara dumanının hücreleri nanoplastiklere karşı daha savunmasız hâle getirdiğini gösterdi.[1]</p>

<p>Araştırmacılar bunun, özellikle sigara içen bireylerde çevrede bulunan plastik kaynaklı çok küçük parçacıkların akciğer dokusuna etkisini artırabilecek biyolojik bir mekanizma olabileceğini ifade etti.[1]</p>

<p>Bulguların günlük yaşamdaki anlamı</p>

<p>Nanoplastikler; plastiklerin zamanla parçalanması sonucu oluşan ve havada taşınabilen çok küçük parçacıklar olarak tanımlanıyor. Son yıllarda bu parçacıkların insan dokularında da saptanması, olası sağlık etkilerine yönelik araştırmaları hızlandırdı.[2]</p>

<p>Bu çalışma, sigara dumanı ile nanoplastiklerin birlikte maruziyetinin solunum yollarındaki koruyucu bariyeri bozabileceğini gösterse de araştırma hücre kültürü düzeyinde gerçekleştirildiği için insanların gerçek yaşam koşullarındaki risk düzeyini belirlemek adına klinik ve uzun dönemli çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Mirra D, Panico F ve ark. Cigarette smoke drives polystyrene nanoparticles-associated airway epithelial damage and chronic obstructive pulmonary disease-like features. 2026. DOI: 10.1038/s41598-026-61077-6</p>

<p>[2] Dünya genelinde nanoplastiklerin solunum sistemi üzerindeki etkilerine ilişkin güncel çevresel sağlık literatürü ve bilimsel değerlendirmeler, 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sigara-dumani-nanoplastiklerin-akcigere-zararini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6963.jpeg" type="image/jpeg" length="24462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun’da Feci Kaza: Dere Yatağına Devrilen Otomobilde 3 Kişi Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/giresunda-feci-kaza-dere-yatagina-devrilen-otomobilde-3-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/giresunda-feci-kaza-dere-yatagina-devrilen-otomobilde-3-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Alucra ilçesinde kontrolden çıkarak dere yatağına devrilen otomobilde bulunan 3 kişi yaşamını yitirirken, 3 kişi de yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kazanın ardından bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edilirken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Giresun’da meydana gelen trafik kazası can aldı. Alucra ilçesine bağlı Yeşilyurt köyü sınırlarındaki Devlet Su İşleri (DSİ) baraj yolunda seyreden otomobil, henüz belirlenemeyen nedenle kontrolden çıkarak dere yatağına devrildi.</p>

<p>Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede araçta bulunan üç kişinin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Kazada yaralanan sürücü ile birlikte üç kişi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Alucra Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların sağlık durumlarının hastanede takip edildiği öğrenildi.</p>

<p>Jandarma ekipleri kaza yerinde güvenlik önlemleri alırken, otomobilin yoldan çıkmasına neden olan etkenlerin belirlenmesi amacıyla detaylı inceleme başlatıldı. Kazanın kesin nedeni yapılacak teknik inceleme sonucunda netlik kazanacak.</p>

<p>Yetkililerden sürücülere uyarı</p>

<p>Uzmanlar, özellikle kırsal bölgelerdeki dar ve virajlı yollarda hız sınırlarına uyulması, yol ve hava koşullarına uygun sürüş yapılması gerektiğini hatırlatıyor. Yaz aylarında artan trafik yoğunluğu nedeniyle uzun yolculuklarda dikkat ve dinlenme molalarının da hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/giresunda-feci-kaza-dere-yatagina-devrilen-otomobilde-3-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 08:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6962.jpeg" type="image/jpeg" length="82901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="83261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="12737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="24604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="85058"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
