<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2026 09:25:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Yıldız Golcü Arayışı: Darwin Núñez İddiası Güçlenirken Gözler Diğer Adaylarda]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yildiz-golcu-arayisi-darwin-nunez-iddiasi-guclenirken-gozler-diger-adaylarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yildiz-golcu-arayisi-darwin-nunez-iddiasi-guclenirken-gozler-diger-adaylarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un yeni sezon öncesi forvet hattını güçlendirmek için dünya futbolunun önemli isimlerini gündemine aldığı öne sürüldü. Darwin Núñez için temas iddiaları güç kazanırken, Alexander Sørloth ve Dušan Vlahović ile ilgili haberler ise henüz somut şekilde doğrulanmış değil.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer çalışmalarını sürdüren Trabzonspor’da santrfor arayışları gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Bordo mavili kulübün, Mohamed Salah transferinin ardından hücum hattına bir yıldız ismi daha kazandırmak istediği yönündeki iddialar spor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Son günlerde öne çıkan isim ise Uruguaylı golcü Darwin Núñez oldu. Yerli ve yabancı basında yer alan haberlere göre Trabzonspor’un, Al Hilal forması giyen 27 yaşındaki futbolcuyu kiralama formülü üzerinde çalıştığı ve mali şartları değerlendirdiği öne sürülüyor. Oyuncunun yüksek maaşı nedeniyle farklı finansman modellerinin masada olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Transfer gündeminde adı geçen diğer futbolcular arasında Alexander Sørloth ve Dušan Vlahović da bulunuyor. Ancak mevcut aşamada bu iki oyuncu için Trabzonspor’un resmi görüşme yürüttüğünü doğrulayan güçlü ve ortak kaynaklı bilgiler bulunmuyor. Özellikle Sørloth ismi daha çok eski performansı nedeniyle taraftarların gündeminde yer alırken, Vlahović iddiaları ise sınırlı sayıda kaynağa dayanıyor.</p>

<p>Öte yandan Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın daha önce yaptığı açıklamada, Darwin Núñez, Alexander Sørloth ve diğer bazı isimlerle ilgili soruya, “Şu an bir görüşmemiz yok. Pazartesi günü net bir karar vermiş olacağız.” yanıtını vermesi, transfer çalışmalarının sürdüğünü ancak resmi süreçlerin netleşmediğini ortaya koymuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer döneminin ilerleyen günlerinde bordo mavili kulübün forvet takviyesi konusunda nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor. Şu an için en güçlü transfer iddiası Darwin Núñez üzerinde yoğunlaşırken, diğer isimlerle ilgili gelişmeler ise resmi açıklamalar ve güvenilir kaynaklardan gelecek yeni bilgilerle netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yildiz-golcu-arayisi-darwin-nunez-iddiasi-guclenirken-gozler-diger-adaylarda</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7496.jpeg" type="image/jpeg" length="69257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Susuzluk Kalbi Nasıl Etkiliyor? Uzmanlar Gizli Risklere Karşı Uyarıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/susuzluk-kalbi-nasil-etkiliyor-uzmanlar-gizli-risklere-karsi-uyariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/susuzluk-kalbi-nasil-etkiliyor-uzmanlar-gizli-risklere-karsi-uyariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeterince su içmemek yalnızca susuzluk hissine yol açmuyor. Uzmanlara göre dehidrasyon, kalbin daha fazla çalışmasına, tansiyon değişikliklerine ve bazı kişilerde ritim sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Özellikle yaşlılar ve kalp hastalarının daha dikkatli olması gerekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vücudun ihtiyaç duyduğundan daha fazla sıvı kaybetmesiyle ortaya çıkan dehidrasyon (susuz kalma), yalnızca halsizlik ve baş dönmesiyle sınırlı olmayan sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Mayo Clinic uzmanları, yeterli sıvı alınmadığında dolaşım sisteminin de etkilendiğini ve bunun kalbin iş yükünü artırabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Dehidrasyon kalbi neden etkiliyor?</p>

<p>Vücuttaki su miktarı azaldığında dolaşımdaki kan hacmi de düşebiliyor. Bu durumda organlara yeterli kan ulaştırabilmek için kalp daha hızlı ve daha güçlü çalışmak zorunda kalabiliyor. Özellikle sıcak havalarda aşırı terleme de bu tabloyu ağırlaştırabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre sıvı kaybı arttıkça tansiyon düşebilir, baş dönmesi gelişebilir ve bazı kişilerde çarpıntı hissi ortaya çıkabilir. İleri düzey dehidrasyon ise acil tıbbi değerlendirme gerektirebilecek ciddi dolaşım sorunlarına yol açabilir.</p>

<p>Hangi belirtiler görülebilir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dehidrasyonun belirtileri kişiden kişiye değişebilse de en sık görülen işaretler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Yoğun susama hissi</li>
 <li>Ağız kuruluğu</li>
 <li>Koyu renkli idrar</li>
 <li>Daha seyrek idrara çıkma</li>
 <li>Halsizlik ve yorgunluk</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
 <li>Sersemlik veya bilinç bulanıklığı</li>
 <li>Çarpıntı hissi</li>
</ul>

<p>Kimler daha fazla risk altında?</p>

<p>Mayo Clinic’e göre bazı gruplarda susuzluğun kalp üzerindeki etkileri daha belirgin olabilir. Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>İleri yaştaki bireyler</li>
 <li>Kalp yetmezliği veya kalp-damar hastalığı bulunanlar</li>
 <li>Böbrek hastaları</li>
 <li>İdrar söktürücü (diüretik) kullananlar</li>
 <li>Sıcak havada çalışan veya yoğun egzersiz yapan kişiler</li>
 <li>Kusma ya da ishal nedeniyle sıvı kaybeden bireyler yer alıyor.</li>
</ul>

<p>Yaz aylarında risk neden artıyor?</p>

<p>Yüksek sıcaklık ve nem, vücudun terleme yoluyla daha fazla sıvı kaybetmesine neden oluyor. Bu durum hem kan hacmini azaltabiliyor hem de vücudun kendini soğutmasını zorlaştırabiliyor. Sonuç olarak kalbin yükü artabiliyor. Özellikle yüksek tansiyon veya kalp hastalığı bulunan kişilerin sıcak havalarda sıvı tüketimine daha fazla özen göstermesi öneriliyor.</p>

<p>Ne zaman doktora başvurulmalı?</p>

<p>Uzmanlar, aşağıdaki belirtilerin görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor:</p>

<ul>
 <li>Sıvı tüketilemeyecek kadar şiddetli kusma</li>
 <li>Uzun süren ishal</li>
 <li>Bilinç bulanıklığı</li>
 <li>Bayılma</li>
 <li>Şiddetli baş dönmesi</li>
 <li>Belirgin çarpıntı veya göğüs yakınmaları</li>
 <li>İdrar miktarında ciddi azalma</li>
</ul>

<p>Kalp hastalığı bulunan kişilerde bu belirtilerin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p></p>

<p>Uzmanlar Ne Öneriyor?</p>

<ul>
 <li>Gün boyunca düzenli aralıklarla su tüketmeye özen gösterin.</li>
 <li>Sıcak havalarda ve egzersiz sırasında sıvı ihtiyacınızın artabileceğini unutmayın.</li>
 <li>İdrar renginin koyulaşması yeterince sıvı almadığınızın işareti olabilir.</li>
 <li>Yaşlı bireylerde susama hissi her zaman güvenilir olmayabilir; düzenli sıvı alımı önemlidir.</li>
 <li>Kalp veya böbrek hastalığınız varsa günlük sıvı miktarını doktorunuzun önerilerine göre planlayın.</li>
</ul>

<p></p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Mayo Clinic News Network – How Does Dehydration Affect the Heart?</li>
 <li>Mayo Clinic – Dehydration: Symptoms and Causes</li>
 <li>Mayo Clinic Health System – Effects of Hot Weather and Humidity on the Heart</li>
 <li>Mayo Clinic – Water: How Much Should You Drink Every Day?</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/susuzluk-kalbi-nasil-etkiliyor-uzmanlar-gizli-risklere-karsi-uyariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7494.jpeg" type="image/jpeg" length="23856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şekerli Beslenme Hafızada Kalıcı Hasar Bırakabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sekerli-beslenme-hafizada-kalici-hasar-birakabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sekerli-beslenme-hafizada-kalici-hasar-birakabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya’daki University of Technology Sydney (UTS) araştırmacılarının Nutritional Neuroscience dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizi, yüksek şeker içeren beslenmenin neden olduğu hafıza bozukluklarının sağlıklı beslenmeye geçilse bile tamamen düzelmeyebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, hayvan çalışmalarına dayanıyor ve insanlar için doğrulanması gerekiyor. [1]</p>

<p>Avustralya’daki University of Technology Sydney (UTS) araştırmacıları, yüksek yağ ve özellikle yüksek şeker içeren beslenmenin hafıza üzerindeki etkilerini inceleyen yeni bir sistematik derleme ve meta-analiz yayımladı. Nutritional Neuroscience dergisinde yayımlanan çalışma, sağlıklı beslenmeye geçişin hafıza üzerinde olumlu etkiler sağladığını ancak özellikle şeker açısından zengin diyetlerin yol açtığı bilişsel bozulmaların tamamen düzelmeyebileceğini gösterdi. [1]</p>

<p>Araştırmanın amacı, uzun süre yüksek yağ ve yüksek şeker içeren diyetlerle beslenen bireylerde beslenme düzeni değiştirildiğinde hafıza ve beyin fonksiyonlarının ne ölçüde toparlanabildiğini değerlendirmekti. Bu kapsamda araştırmacılar, kontrollü hayvan deneylerinden elde edilen verileri sistematik olarak analiz etti. [1]</p>

<p>Meta-analize farklı deney tasarımlarını içeren 27 preklinik çalışma dahil edildi. Araştırmaların tamamı kemirgen modellerinde yürütüldü. İncelemede hafıza performansının yanı sıra kaygı benzeri davranışlar, depresyon benzeri belirtiler, fiziksel aktivite ve besin motivasyonu da değerlendirildi. [1]</p>

<p>Analiz sonuçlarına göre, sağlıklı beslenmeye geçen hayvanlarda hafıza performansı, sağlıksız beslenmeye devam edenlere kıyasla iyileşti. Ancak bu iyileşme hiçbir zaman, baştan itibaren sağlıklı beslenen hayvanların seviyesine ulaşmadı. Özellikle yüksek şeker veya hem yüksek yağ hem yüksek şeker içeren diyetlerden sonra hafıza fonksiyonlarında anlamlı bir toparlanma görülmedi. Buna karşılık yalnızca yüksek yağlı diyet uygulanan bazı deneylerde daha belirgin iyileşmeler saptandı. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın kıdemli yazarlarından Dr. Mike Kendig, toplumda sağlıksız beslenmenin etkilerinin kolayca geri döndürülebileceğine yönelik yaygın bir inanış bulunduğunu, ancak elde edilen bulguların özellikle hafıza açısından durumun daha karmaşık olabileceğini gösterdiğini belirtti. Çalışmanın başyazarı Dr. Simone Rehn ise eklenmiş şekerin hafıza toparlanmasını sınırlayan temel faktörlerden biri olabileceğini ifade etti. [1]</p>

<p>Araştırmacılar, incelenen hafıza testlerinin öğrenme ve hafızadan sorumlu olan hipokampus bölgesinin işlevlerini yansıttığını belirtiyor. Hipokampus aynı zamanda iştah ve besin alımının düzenlenmesinde de rol oynuyor. [1]</p>

<p>Bununla birlikte çalışma doğrudan insanlar üzerinde yapılmadı. Bulgular yalnızca hayvan deneylerinden elde edilen verilerin sistematik değerlendirilmesine dayanıyor. Bu nedenle sonuçların insanlarda aynı şekilde geçerli olup olmadığının klinik araştırmalarla doğrulanması gerektiği vurgulanıyor. Araştırmacılar, çalışmanın sağlıklı beslenmenin önemini azaltmadığını, ancak uzun süre yüksek şeker tüketiminin beyin sağlığı üzerindeki etkilerinin sanılandan daha kalıcı olabileceğine işaret ettiğini belirtiyor. [1]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] University of Technology Sydney (UTS)<br />
[2] Nutritional Neuroscience</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🩺 Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sekerli-beslenme-hafizada-kalici-hasar-birakabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 08:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7493.jpeg" type="image/jpeg" length="53375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Viagra’nın Etken Maddesi Kanserin Yayılmasını Yavaşlatabilir mi? Yeni Araştırmadan Dikkat Çeken Bulgular]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/viagranin-etken-maddesi-kanserin-yayilmasini-yavaslatabilir-mi-yeni-arastirmadan-dikkat-ceken-bulgular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/viagranin-etken-maddesi-kanserin-yayilmasini-yavaslatabilir-mi-yeni-arastirmadan-dikkat-ceken-bulgular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Laboratuvar ve hayvan deneylerine dayanan yeni bir araştırma, Viagra’nın etken maddesi sildenafilin kanser hücrelerinin metastaz oluşturma kapasitesini azaltabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmacılar, bulguların umut verici olduğunu ancak insanlar için tedavi anlamına gelmediğini ve klinik çalışmalarla doğrulanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kanser tedavisinde mevcut ilaçların farklı hastalıklarda kullanılmasına yönelik çalışmalar sürerken, Viagra’nın etken maddesi sildenafil ile ilgili dikkat çekici bir araştırma yayımlandı. Laboratuvar ortamında ve hayvan modellerinde gerçekleştirilen çalışma, sildenafilin kanser hücrelerinin vücutta yayılmasını sağlayan biyolojik mekanizmaları baskılayabileceğini gösterdi. Ancak uzmanlar, bu sonuçların henüz klinik uygulamaya aktarılabilecek düzeyde olmadığının altını çiziyor.</p>

<p>Araştırmada ne bulundu?</p>

<p>Araştırma ekibi, sildenafilin hücre içindeki PDE5 enzimini baskılayarak cGMP düzeylerini artırdığını ve bunun da kanser hücrelerinin kolesterolü kullanma biçimini değiştirdiğini belirledi. Çalışmaya göre bu süreç, metastaz için gerekli hücre zarı yapılarının oluşmasını zorlaştırarak kanser hücrelerinin hareket etme ve başka organlara yayılma kapasitesini azaltabiliyor. Bulgular, fare modelleri ve insan kanser hücreleri üzerinde yapılan deneylerde gözlendi.</p>

<p>Statinlerle birlikte daha güçlü etki gözlendi</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca sildenafilin kolesterol düşürücü statin ilaçlarıyla birlikte kullanıldığında metastazı baskılayan etkinin arttığını bildirdi. Bunun, hücrelerin hem mevcut kolesterole erişimini hem de yeni kolesterol üretimini sınırlamasından kaynaklanabileceği değerlendirildi. Araştırma kapsamında milyonlarca hastaya ait sağlık kayıtlarının analizinde de sildenafil kullanan bazı kanser hastalarında daha iyi sağkalım ilişkisi gözlendi. Ancak bu gözlemsel bulgunun doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmadığı belirtildi.</p>

<p>Uzmanlar uyardı: Tedavi olarak kullanılmamalı</p>

<p>Araştırmanın yazarları, elde edilen sonuçların yalnızca laboratuvar ve hayvan deneylerine dayandığını, sildenafilin kanser tedavisinde etkili olduğunun henüz kanıtlanmadığını vurguladı. İlacın metastazı önleyici potansiyelinin doğrulanabilmesi için insanlar üzerinde güvenlik ve etkinliği değerlendirecek kapsamlı klinik araştırmalara ihtiyaç bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Uzmanlara göre mevcut veriler, kanser hastalarının kendi başlarına sildenafil kullanmasını desteklemiyor. Herhangi bir tedavi değişikliği yalnızca onkolog önerisiyle yapılmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın önemi</p>

<p>Yeni çalışma, mevcut ilaçların farklı hastalıklarda yeniden değerlendirilmesi anlamına gelen “ilaç yeniden konumlandırma” yaklaşımına önemli bir örnek olarak görülüyor. Eğer gelecekte yapılacak klinik çalışmalar benzer sonuçlar verirse, sildenafil veya benzer ilaçlar metastazı hedefleyen yeni tedavi stratejilerinin bir parçası olabilir. Ancak bugün için bu bulgular deneysel düzeyde kabul ediliyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Ariav Y, ve ark. PDE5a Inhibition Restricts Cancer Metastasis by Disrupting NPC1-Mediated Cholesterol Trafficking Through a Non-canonical cGMP-Dependent Pathway. Cancer Research. 2026. DOI: 10.1158/0008-5472.CAN-26-1818.</p>

<p>[2] PubMed. PDE5a Inhibition Restricts Cancer Metastasis by Disrupting NPC1-Mediated Cholesterol Trafficking Through a Non-canonical cGMP-Dependent Pathway. PMID: <a href="tel:42446922">42446922</a>.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🩺 Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/viagranin-etken-maddesi-kanserin-yayilmasini-yavaslatabilir-mi-yeni-arastirmadan-dikkat-ceken-bulgular</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7492.jpeg" type="image/jpeg" length="97329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araştırma: Nikotin Sakızı Dumansız Tütünü Bırakma Sürecini Kolaylaştırabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/arastirma-nikotin-sakizi-dumansiz-tutunu-birakma-surecini-kolaylastirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/arastirma-nikotin-sakizi-dumansiz-tutunu-birakma-surecini-kolaylastirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de yürütülen ve News-Medical tarafından duyurulan araştırma, dumansız tütün kullanan bireylerde nikotin sakızının yoksunluk belirtilerini hafifletebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, nikotin yerine koyma tedavisinin bırakma sürecinde destekleyici olabileceğine işaret ediyor. [1]</p>

<p>Dumansız tütün ürünlerini bırakmaya çalışan kişiler için nikotin sakızı yeni bir destek seçeneği olarak yeniden gündeme geldi. News-Medical’da 6 Ağustos 2026’da yayımlanan haberde yer verilen araştırma, nikotin sakızının özellikle bırakmanın ilk döneminde görülen yoksunluk belirtilerini azaltabileceğini gösterdi. [1]</p>

<p>Araştırmacılar, dumansız tütün kullanımının bağımlılık oluşturması nedeniyle bırakma sürecinde yoğun nikotin yoksunluğu yaşanabildiğini belirtiyor. Bu nedenle nikotin yerine koyma tedavilerinin, kullanıcıların ilk günleri daha rahat geçirmesine katkı sağlayıp sağlamadığı değerlendirildi. [1]</p>

<p>Çalışmada katılımcılar farklı tedavi gruplarına ayrılarak nikotin sakızı kullananlarla plasebo veya kontrol grupları karşılaştırıldı. Araştırmacılar; aşerme, huzursuzluk, dikkat güçlüğü ve diğer yoksunluk belirtilerini takip etti. [2]</p>

<p>Elde edilen bulgular, nikotin sakızının özellikle tedavinin ilk aşamalarında yoksunluk belirtilerini anlamlı düzeyde azalttığını gösterdi. Buna karşın, bu etkinin her zaman uzun dönem bırakma başarısını aynı ölçüde artırmadığı ve davranışsal destekle birlikte uygulanmasının daha uygun olabileceği vurgulandı. [2][3]</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca dumansız tütün kullanıcılarının bağımlılık düzeyi, kullanım süresi ve bireysel özelliklerinin tedavi başarısını etkileyebileceğini belirtti. Bu nedenle nikotin yerine koyma tedavisinin herkes için aynı sonucu vermeyebileceği ifade edildi. [2]</p>

<p>Uzmanlara göre söz konusu bulgular, nikotin sakızının özellikle yoksunluk belirtilerini yönetmede yararlı olabileceğini düşündürüyor. Ancak bunun kesin bir tedavi anlamına gelmediği, en iyi sonucun sağlık profesyonelleri eşliğinde yürütülen kapsamlı sigara ve tütün bırakma programlarıyla elde edildiği vurgulanıyor. [1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[1] News-Medical<br />
[2] Psychopharmacology<br />
[3] PubMed</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🩺 Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/arastirma-nikotin-sakizi-dumansiz-tutunu-birakma-surecini-kolaylastirabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 08:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7488-1.jpeg" type="image/jpeg" length="10074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsunspor, Igor Drapiński Transferini Resmen Duyurdu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/samsunspor-igor-drapinski-transferini-resmen-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/samsunspor-igor-drapinski-transferini-resmen-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsunspor, Polonya ekibi Piast Gliwice’den 22 yaşındaki stoper Igor Drapiński’yi kadrosuna kattı. Piast Gliwice transferi resmen açıklarken, oyuncunun Karadeniz temsilcisiyle 5 yıllık sözleşme imzaladığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsunspor, yeni sezon öncesi savunma hattını güçlendirmek için önemli bir transfere imza attı. Polonya Ekstraklasa ekiplerinden Piast Gliwice, 22 yaşındaki stoper Igor Drapiński’nin bonservisiyle Samsunspor’a transfer olduğunu resmen açıkladı. Açıklamaya göre genç savunmacı, Karadeniz ekibiyle 5 yıllık sözleşme imzaladı. [1]</p>

<p>Kulüpten yapılan bilgilendirmede transfer bedeline ilişkin rakam paylaşılmazken, Piast Gliwice yönetimi bu satışın kulüp tarihinin en yüksek bonservis gelirlerinden biri olduğunu duyurdu. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç stoper dikkat çekti</p>

<p>Asıl mevkisi stoper olan Igor Drapiński, savunmanın merkezinde görev yapmasının yanı sıra farklı savunma rollerinde de forma giyebiliyor. Henüz 22 yaşındaki oyuncu, son yıllarda Piast Gliwice formasıyla gösterdiği performansla Polonya futbolunun gelişime açık savunmacıları arasında gösteriliyordu. [1]</p>

<p>Drapiński, Piast Gliwice kariyerinde toplam 66 resmi maçta 2 gol ve 4 asist kaydetti. Genç oyuncunun istikrarlı performansı, Avrupa’dan birçok kulübün dikkatini çekerken Samsunspor transferiyle kariyerinde yeni bir sayfa açtı. [2]</p>

<p>Savunmaya genç takviye</p>

<p>Samsunspor’un transfer stratejisinde genç ve gelişim potansiyeli yüksek oyunculara yönelmesi dikkat çekiyor. Drapiński transferinin, hem savunma rotasyonunu güçlendirmesi hem de uzun vadeli planlama açısından önemli bir yatırım olarak değerlendirildiği belirtiliyor.</p>

<p>Transfer, önceki günlerde Polonya basınında gündeme gelen iddiaların ardından kulübün resmî açıklamasıyla kesinlik kazandı. Oyuncunun kısa süre içinde Samsunspor kampına katılması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Piast Gliwice</p>

<p>[2] Ekstraklasa resmî istatistikleri</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/samsunspor-igor-drapinski-transferini-resmen-duyurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 08:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7487.jpeg" type="image/jpeg" length="64841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı 2031’e Kadar Akredite Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-universitesi-tip-fakultesi-acil-tip-anabilim-dali-2031e-kadar-akredite-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzon-universitesi-tip-fakultesi-acil-tip-anabilim-dali-2031e-kadar-akredite-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı, Acil Tıp Yeterlik Kurulu tarafından yürütülen değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayarak 3 Mayıs 2031 tarihine kadar akredite edildi. Fakülte Dekanı Prof. Dr. Ahmet Şen, bunun fakültenin akreditasyon sürecindeki ilk başarı olduğunu belirterek emeği geçen tüm ekibi kutladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı, Acil Tıp Yeterlik Kurulu (ATYK) tarafından gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme sürecinin ardından 3 Mayıs 2031 tarihine kadar geçerli akreditasyon belgesi almaya hak kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu akreditasyon, Acil Tıp Yeterlik Kurulu Akreditasyon Komisyonu’nun yaptığı ziyaret, inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, uzmanlık eğitiminin ulusal ve uluslararası standartları karşıladığının tescillenmesiyle verildi.</p>

<p>Trabzon Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Şen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bu gelişmenin üniversite ve fakülte adına büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Şen, “Üniversitemiz ve fakültemiz için çok önemli olan ve devam etmekte olan akreditasyon sürecinde, fakültemiz adına ilk olarak akreditasyon alan Acil Tıp Anabilim Dalımız oldu.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Ahmet Şen, Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Süleyman Türedi’nin yanı sıra Dr. Öğr. Üyesi Şenol Ardıç, Dr. Öğr. Üyesi Özgen Gönenç Çekiç ve Dr. Öğr. Üyesi Seda Menteşe başta olmak üzere uzman hekimleri, asistanları ve acil servis çalışanlarını tebrik etti.</p>

<p>3 Mayıs 2031 tarihine kadar geçerli olacak akreditasyon belgesiyle birlikte Trabzon Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı, uzmanlık eğitiminde kalite standartlarını karşıladığını resmi olarak belgelemiş oldu. Akreditasyonun, eğitim kalitesinin sürdürülebilirliğine ve sağlık hizmetlerinin niteliğinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-universitesi-tip-fakultesi-acil-tip-anabilim-dali-2031e-kadar-akredite-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 05:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7482.jpeg" type="image/jpeg" length="85000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ORC Araştırması: Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Türkiye’nin En Başarılı İl Belediye Başkanı Seçildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/orc-arastirmasi-mehmet-kemal-yazicioglu-turkiyenin-en-basarili-il-belediye-baskani-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/orc-arastirmasi-mehmet-kemal-yazicioglu-turkiyenin-en-basarili-il-belediye-baskani-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ORC Araştırma’nın 25-31 Temmuz 2026 tarihlerinde 49 ilde 11 bin 900 katılımcıyla gerçekleştirdiği “Yerel Yönetimler Performans Ölçümü” araştırmasına göre Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, yüzde 57,8 başarı oranıyla ilk sırada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ORC Araştırma Şirketi’nin 25-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında 49 ilde toplam 11 bin 900 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği “Yerel Yönetimler Performans Ölçümü” araştırmasının sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Araştırmada Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, yüzde 57,8’lik başarı oranıyla Türkiye’nin en başarılı il belediye başkanı olarak ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre listenin ikinci sırasında Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları yüzde 53,9, üçüncü sırasında Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal yüzde 52,4, dördüncü sırasında Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı yüzde 51,5 ve beşinci sırasında ise Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun yüzde 50,9 oranıyla yer aldı.</p>

<p>Yüzde 57,8 ile zirvede</p>

<p>Araştırmada elde edilen sonuçlar, katılımcıların belediye hizmetlerine yönelik memnuniyet düzeyini ortaya koyarken, Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun yüzde 57,8’lik başarı oranıyla listenin zirvesine yerleşmesi dikkat çekti. Son dönemde altyapı çalışmaları, sosyal belediyecilik uygulamaları, mahalle buluşmaları ve kültürel projelerle gündeme gelen Tokat Belediyesi’nin performansı da araştırmanın öne çıkan başlıkları arasında değerlendirildi.</p>

<p>Araştırma 49 ilde gerçekleştirildi</p>

<p>ORC Araştırma’nın çalışması, 25-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında 49 ilde yaşayan 11 bin 900 katılımcının görüşleri alınarak hazırlandı. Araştırma, yerel yönetimlerin kamuoyu nezdindeki performans algısını ölçmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Tokat’ta yankı uyandırdı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonuçların açıklanmasının ardından Tokat’ta araştırma geniş yankı uyandırdı. Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun listenin ilk sırasında yer alması, kentte yürütülen belediyecilik çalışmalarının kamuoyu tarafından olumlu değerlendirildiğine işaret eden verilerden biri olarak yorumlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📰 Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/orc-arastirmasi-mehmet-kemal-yazicioglu-turkiyenin-en-basarili-il-belediye-baskani-secildi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 05:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7479.jpeg" type="image/jpeg" length="17008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FDA’dan İleri Evre Melanom İçin Yeni Viral İmmünoterapi Onayı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-ileri-evre-melanom-icin-yeni-viral-immunoterapi-onayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fdadan-ileri-evre-melanom-icin-yeni-viral-immunoterapi-onayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), tedaviye dirençli ileri evre melanom hastaları için genetik olarak tasarlanmış yeni bir viral immünoterapiyi onayladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Daha önce bağışıklık kontrol noktası inhibitörleriyle tedavi edilen hastalara yönelik geliştirilen tedavi, sınırlı seçeneklere sahip hasta grubu için yeni bir alternatif sunuyor.</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), tedaviye dirençli ileri evre melanom hastalarının tedavisinde kullanılmak üzere genetik olarak tasarlanmış yeni bir viral immünoterapiye onay verdi. Karar, standart immünoterapilere rağmen hastalığı ilerleyen erişkin hastalar için yeni bir tedavi seçeneğinin klinik kullanıma girmesini sağladı.</p>

<p>Onay alan tedavi, tümör hücrelerini doğrudan enfekte ederek parçalamayı ve aynı zamanda bağışıklık sisteminin kansere karşı daha güçlü bir yanıt oluşturmasını hedefleyen onkolitik viral immünoterapi yaklaşımına dayanıyor. Tedavi, anti-PD-1 temelli immünoterapi sonrasında hastalığı ilerleyen ileri evre melanom hastalarında nivolumab ile birlikte uygulanacak şekilde değerlendirildi.</p>

<p>FDA’nın değerlendirmesinde temel veriler, çok merkezli klinik çalışmalardan elde edilen etkinlik ve güvenlilik sonuçlarına dayandı. Danışma komitesi, verilerde bazı metodolojik sınırlılıklar bulunduğunu belirtmekle birlikte, özellikle mevcut tedavilere yanıt vermeyen hastalarda gözlenen tümör yanıtlarının klinik açıdan anlamlı olabileceği görüşünü paylaştı. Komite, yapılan oylamada tedavinin yararlarının risklerinden ağır bastığı yönünde görüş bildirdi.</p>

<p>Uzmanlar, ileri evre melanomda mevcut tedavilere direnç gelişmesinin önemli bir klinik sorun olduğuna dikkat çekiyor. Yeni viral immünoterapi, kanser hücrelerini hedef alırken bağışıklık sistemini yeniden aktive etmeyi amaçlayan farklı etki mekanizmasıyla öne çıkıyor. Araştırmacılara göre bu yaklaşım, gelecekte diğer solid tümörlerde de benzer tedavilerin geliştirilmesine zemin hazırlayabilir.</p>

<p>Bununla birlikte uzmanlar, tedavinin her hasta için uygun olmayacağını ve uzun dönem klinik yararın doğrulanması amacıyla ek çalışmaların sürdüğünü vurguluyor. FDA’nın onayı, mevcut veriler doğrultusunda tedavi seçenekleri tükenmeye yaklaşan belirli hasta grubunu kapsıyor.</p>

<p>Kaynaklar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[1] FDA<br />
[2] Replimune Group<br />
[3] FDA Cellular, Tissue and Gene Therapies Advisory Committee</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>💊 İlaç</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-ileri-evre-melanom-icin-yeni-viral-immunoterapi-onayi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 23:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7475-1.jpeg" type="image/jpeg" length="55682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hematokrit (HCT) Nedir: Düşüklüğü, Yüksekliği ve Normal Değerleri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hematokrit-hct-nedir-dusuklugu-yuksekligi-ve-normal-degerleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hematokrit-hct-nedir-dusuklugu-yuksekligi-ve-normal-degerleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hematokrit (HCT) nedir, kan tahlilinde neyi gösterir ve normal değeri kaç olmalıdır? Hematokrit düşüklüğü veya yüksekliği; kansızlık, sıvı dengesi, kan kaybı ve bazı kronik hastalıklarla ilişkili olabilir. Ancak HCT sonucu tek başına tanı koydurmaz ve diğer hemogram değerleriyle birlikte değerlendirilmelidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tam kan sayımı sonuçlarında HCT kısaltmasıyla görülen hematokrit, kanın ne kadarının kırmızı kan hücrelerinden oluştuğunu gösteren önemli bir laboratuvar parametresidir. Rutin sağlık kontrollerinden acil değerlendirmelere kadar birçok durumda incelenen bu değer, hemoglobin ve eritrosit sayısıyla birlikte kanın oksijen taşıma kapasitesinin değerlendirilmesine yardımcı olur. Bununla birlikte tek başına yüksek ya da düşük çıkması belirli bir hastalığın kesin göstergesi değildir.</p>

<p>Hematokrit (HCT) nedir?</p>

<p>Hematokrit, kandaki toplam hacmin yüzde kaçının kırmızı kan hücrelerinden oluştuğunu gösteren bir ölçümdür. Başka bir ifadeyle kanın hücresel kısmının oranını ifade eder. Sonuç genellikle yüzde (%) olarak raporlanır. [1,2]</p>

<p>Örneğin hematokritin %42 olması, kan hacminin yaklaşık yüzde 42’sinin eritrositlerden oluştuğunu gösterir.</p>

<p>Hematokrit, eritrosit sayısı ve hemoglobin ile yakından ilişkilidir. Bu üç parametre çoğu zaman birlikte değerlendirilir ancak aynı bilgiyi vermez.</p>

<p>Hematokrit (HCT) neyi gösterir?</p>

<p>Hematokrit değeri, kandaki kırmızı kan hücrelerinin yoğunluğu hakkında bilgi verir. Düşük hematokrit, kırmızı kan hücrelerinin azaldığını veya kanın sıvı kısmının arttığını düşündürebilir. Yüksek hematokrit ise eritrosit artışını ya da sıvı kaybına bağlı kan yoğunlaşmasını gösterebilir. [1,3]</p>

<p>HCT sonucu şu durumların değerlendirilmesine katkı sağlayabilir:</p>

<ul>
 <li>Kansızlık araştırılması</li>
 <li>Kan kaybının değerlendirilmesi</li>
 <li>Sıvı kaybı veya aşırı sıvı yüklenmesi</li>
 <li>Kırmızı kan hücresi üretiminin izlenmesi</li>
 <li>Bazı böbrek, kalp ve akciğer hastalıklarının değerlendirilmesi</li>
 <li>Tedavi takibi</li>
</ul>

<p>Ancak hematokrit tek başına kansızlığın nedenini veya eritrosit artışının kaynağını göstermez.</p>

<p>Hematokrit (HCT) testi neden istenir?</p>

<p>Hematokrit, hemogramın standart bileşenlerinden biridir ve çoğu zaman ayrıca istenmesine gerek kalmadan otomatik olarak ölçülür. [1]</p>

<p>Doktorlar hematokriti;</p>

<ul>
 <li>Halsizlik</li>
 <li>Çabuk yorulma</li>
 <li>Nefes darlığı</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
 <li>Solukluk</li>
 <li>Kanama şüphesi</li>
 <li>Susuz kalma</li>
 <li>Kronik böbrek hastalığı</li>
 <li>Kan hastalıklarının takibi</li>
 <li>Ameliyat öncesi değerlendirme</li>
 <li>Gebelik izlemi</li>
</ul>

<p>gibi durumlarda değerlendirebilir.</p>

<p>Hematokrit (HCT) sonucu nasıl yorumlanır?</p>

<p>Hematokrit sonucu yalnızca rapordaki yüzde değere bakılarak yorumlanmamalıdır.</p>

<p>Sonucun değerlendirilmesinde;</p>

<ul>
 <li>Hemoglobin</li>
 <li>Eritrosit sayısı</li>
 <li>MCV</li>
 <li>MCH</li>
 <li>RDW</li>
 <li>Retikülosit</li>
 <li>Ferritin</li>
 <li>Demir çalışmaları</li>
 <li>Vitamin B12</li>
 <li>Folat</li>
 <li>Böbrek fonksiyonları</li>
</ul>

<p>gibi diğer testler de önem taşır.</p>

<p>Ayrıca;</p>

<ul>
 <li>Yaş</li>
 <li>Cinsiyet</li>
 <li>Gebelik</li>
 <li>Açlık veya tokluk</li>
 <li>Kullanılan ilaçlar</li>
 <li>Yüksek rakımda yaşama</li>
 <li>Sigara kullanımı</li>
 <li>Yoğun egzersiz</li>
 <li>Sıvı kaybı</li>
 <li>Damardan sıvı verilmesi</li>
</ul>

<p>hematokrit sonucunu etkileyebilir.</p>

<p>Hematokrit (HCT) sonucu tek başına ne ifade etmez?</p>

<p>Tek bir hematokrit sonucu ile;</p>

<ul>
 <li>Demir eksikliği</li>
 <li>Vitamin eksikliği</li>
 <li>İç kanama</li>
 <li>Polisitemi</li>
 <li>Kemik iliği hastalığı</li>
 <li>Böbrek hastalığı</li>
</ul>

<p>gibi durumlar kesin olarak tanımlanamaz.</p>

<p>HCT sonucu mutlaka hastanın şikâyetleri, fizik muayenesi, diğer laboratuvar bulguları ve gerekirse görüntüleme yöntemleriyle birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Hematokrit (HCT) normal değeri nedir?</p>

<p>Hematokrit sonucu yüzde (%) olarak raporlanır.</p>

<p>Erişkinlerde kullanılan örnek referans aralıkları şöyledir:</p>

<ul>
 <li>Erkek: yaklaşık %41-50</li>
 <li>Kadın: yaklaşık %36-44</li>
</ul>

<p>Çocuklar, gebeler ve yenidoğanlarda farklı referans aralıkları kullanılır. [2,3]</p>

<p>Referans aralıkları yaşa, cinsiyete, gebelik durumuna, kullanılan ölçüm yöntemine ve laboratuvara göre değişebilir. Bu nedenle laboratuvar raporunda belirtilen referans aralığı esas alınmalıdır.</p>

<p>Hematokrit (HCT) düşüklüğü neden olur?</p>

<p>Düşük hematokrit çoğunlukla kandaki kırmızı kan hücrelerinin azalmasına bağlı gelişir.</p>

<p>Olası nedenler arasında;</p>

<ul>
 <li>Demir eksikliği</li>
 <li>Vitamin B12 eksikliği</li>
 <li>Folat eksikliği</li>
 <li>Kan kaybı</li>
 <li>Yoğun adet kanaması</li>
 <li>Mide-bağırsak kanamaları</li>
 <li>Kronik böbrek hastalığı</li>
 <li>Uzun süren iltihabi hastalıklar</li>
 <li>Kemik iliği hastalıkları</li>
 <li>Gebelikte kan hacminin artması</li>
 <li>Aşırı sıvı yüklenmesi</li>
</ul>

<p>bulunabilir. [3,4]</p>

<p>Her düşük hematokrit sonucu aynı nedenle ortaya çıkmaz.</p>

<p>Hematokrit (HCT) düşük olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>Düşük hematokrit bazen belirti vermeyebilir.</p>

<p>Belirti oluştuğunda;</p>

<ul>
 <li>Halsizlik</li>
 <li>Çabuk yorulma</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
 <li>Nefes darlığı</li>
 <li>Çarpıntı</li>
 <li>Soluk cilt</li>
 <li>Egzersiz kapasitesinde azalma</li>
 <li>Baş ağrısı</li>
</ul>

<p>gibi yakınmalar görülebilir.</p>

<p>Bu belirtiler hematokrit düşüklüğüne özgü değildir ve farklı sağlık sorunlarında da ortaya çıkabilir.</p>

<p>Hematokrit (HCT) yüksekliği neden olur?</p>

<p>Yüksek hematokrit gerçek eritrosit artışına bağlı olabileceği gibi sıvı kaybı nedeniyle de gelişebilir.</p>

<p>Başlıca nedenler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Susuz kalma</li>
 <li>Yoğun kusma veya ishal</li>
 <li>Sigara kullanımı</li>
 <li>Yüksek rakımda yaşamak</li>
 <li>Uyku apnesi</li>
 <li>Kronik akciğer hastalıkları</li>
 <li>Bazı kalp hastalıkları</li>
 <li>Eritropoietin kullanımına bağlı eritrosit artışı</li>
 <li>Kemik iliğinin fazla eritrosit üretmesiyle seyreden bazı hastalıklar</li>
</ul>

<p>Bu nedenlerin hangisinin sorumlu olduğu yalnızca hematokrit sonucuna bakılarak anlaşılamaz. [2,4]</p>

<p>Hematokrit (HCT) yüksek olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>Birçok kişide hiçbir belirti olmayabilir.</p>

<p>Bazı durumlarda;</p>

<ul>
 <li>Baş ağrısı</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
 <li>Yüzde kızarma</li>
 <li>Görmede bulanıklık</li>
 <li>Kulak çınlaması</li>
 <li>Kaşıntı</li>
 <li>Halsizlik</li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Yakınmalar çoğu zaman hematokrit yüksekliğinin nedenine bağlı gelişir.</p>

<p>Hematokrit (HCT) hangi değerlerde dikkat edilmelidir?</p>

<p>Hematokrit için herkes açısından geçerli tek bir “tehlikeli değer” yoktur.</p>

<p>Dikkat gerektiren durumlar;</p>

<ul>
 <li>Referans aralığından belirgin sapma</li>
 <li>Önceki testlere göre hızlı değişiklik</li>
 <li>Tekrarlayan bozuk sonuçlar</li>
 <li>Hemoglobin ve eritrosit değerlerinin de etkilenmesi</li>
 <li>Şiddetli nefes darlığı</li>
 <li>Göğüs ağrısı</li>
 <li>Aktif kanama</li>
 <li>Bayılma</li>
 <li>Bilinç değişikliği</li>
</ul>

<p>ile birlikte görülen sonuçlardır.</p>

<p>Kritik değer sınırları laboratuvarlara göre değişebilir.</p>

<p>Hematokrit (HCT) hangi hastalıklarla ilişkili olabilir?</p>

<p>Düşük hematokrit;</p>

<ul>
 <li>Demir eksikliği anemisi</li>
 <li>B12 ve folat eksikliği</li>
 <li>Kronik böbrek hastalığı</li>
 <li>Kan kaybı</li>
 <li>Kronik inflamatuvar hastalıklar</li>
</ul>

<p>ile ilişkili olabilir.</p>

<p>Yüksek hematokrit ise;</p>

<ul>
 <li>Susuz kalma</li>
 <li>Sigara kullanımı</li>
 <li>Yüksek rakım</li>
 <li>Uyku apnesi</li>
 <li>Bazı kalp ve akciğer hastalıkları</li>
 <li>Eritrosit üretiminin arttığı bazı kan hastalıkları</li>
</ul>

<p>ile ilişkili olabilir. [3,4]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ilişkiler tek başına tanı anlamına gelmez.</p>

<p>Hematokrit (HCT) nasıl düzelir?</p>

<p>Hematokrit değerinin normale dönmesi altta yatan nedene bağlıdır.</p>

<p>Demir eksikliği, kan kaybı, vitamin eksiklikleri, böbrek hastalıkları veya sıvı kaybı birbirinden farklı değerlendirilir.</p>

<p>Doktor önerisi olmadan;</p>

<ul>
 <li>Demir</li>
 <li>Vitamin B12</li>
 <li>Folik asit</li>
 <li>Eritropoietin</li>
 <li>Hormon ilaçları</li>
</ul>

<p>kullanılmamalıdır.</p>

<p>Genel olarak;</p>

<ul>
 <li>Dengeli beslenmek</li>
 <li>Yeterli sıvı tüketmek</li>
 <li>Sigara kullanmamak</li>
 <li>Düzenli kontrolleri aksatmamak</li>
 <li>Kullanılan ilaç ve takviyeleri doktora bildirmek</li>
</ul>

<p>hematokrit değerlendirmesinde önem taşır.</p>

<p>Hematokrit (HCT) için hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?</p>

<p>Şu durumlarda doktor değerlendirmesi önerilir:</p>

<ul>
 <li>HCT sonucu referans aralığının belirgin dışında ise</li>
 <li>Sonuç önceki testlere göre hızla değişmişse</li>
 <li>Tekrarlayan testlerde bozuk çıkıyorsa</li>
 <li>Halsizlik, nefes darlığı, çarpıntı, kanama veya açıklanamayan kilo kaybı eşlik ediyorsa</li>
 <li>Gebelik, çocukluk veya ileri yaş söz konusuysa</li>
 <li>Kronik hastalık veya düzenli ilaç kullanımı varsa</li>
</ul>

<p>Göğüs ağrısı, şiddetli nefes darlığı, aktif kanama, bayılma veya bilinç değişikliği gibi ani gelişen ciddi belirtilerde acil sağlık değerlendirmesi alınmalıdır.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>MedlinePlus. Hematocrit Test. 2024.</li>
 <li>Mayo Clinic Laboratories. Hematocrit Test Reference Information. 2025.</li>
 <li>Merck Manual Professional Edition. Complete Blood Count and Hematocrit Evaluation. 2025.</li>
 <li>World Health Organization. Haemoglobin and Anaemia Assessment Guidance. 2024.</li>
 <li>American Society of Hematology. Complete Blood Count Interpretation. 2024.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Biyokimya</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hematokrit-hct-nedir-dusuklugu-yuksekligi-ve-normal-degerleri</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="10437"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’dan Sosyal Medya Paylaşımları İçin Suç Duyurusu Açıklaması]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-sosyal-medya-paylasimlari-icin-suc-duyurusu-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-sosyal-medya-paylasimlari-icin-suc-duyurusu-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray Spor Kulübü, son 10 gün içinde kulübü, yöneticileri, sporcuları ve taraftarlarını hedef aldığı değerlendirilen paylaşımlar nedeniyle 8 sosyal medya hesabı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray’dan Kamuoyuna Duyuru</p>

<p>Galatasaray Spor Kulübü, resmi hesaplarından yayımladığı kamuoyu duyurusuyla son günlerde sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlara ilişkin hukuki süreç başlattığını açıkladı.</p>

<p>Kulüpten yapılan açıklamada, kulübü, yöneticileri, sporcuları ve milyonlarca taraftarı hedef alan, nefret söylemi içerdiği ve kamu düzenini bozabilecek nitelikte olduğu değerlendirilen açıklama ve paylaşımlar hakkında hukuki hakların kararlılıkla kullanılmaya devam edildiği belirtildi.</p>

<p>8 Hesap Hakkında Suç Duyurusu</p>

<p>Açıklamaya göre Galatasaray Spor Kulübü, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında son 10 gün içerisinde aşağıdaki sosyal medya hesapları hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu:</p>

<ul>
 <li>X: @Nuribey45</li>
 <li>X: @Ahmetercanlar</li>
 <li>X: @gulesceguven</li>
 <li>X: @HulusiBelgu</li>
 <li>X: @ahmetcakar1</li>
 <li>X: @mutluhan_suner</li>
 <li>X: @ramilhesenovfb</li>
 <li>Instagram: @ondersusoglu</li>
</ul>

<p>“Bunun Dışında Suç Duyurusu Bulunmuyor”</p>

<p>Galatasaray, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla yaptığı açıklamada, son 10 gün içerisinde yapılan suç duyurularının yalnızca açıklamada yer alan kişilerle sınırlı olduğunu vurguladı. Kulüp, bunun dışında herhangi bir kişi veya hesap hakkında suç duyurusunda bulunulmadığını ifade etti.</p>

<p>Hukuki Süreç Devam Edecek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarı kırmızılı kulüp, kurumsal itibarını, mensuplarını ve taraftarlarını hedef alan hukuka aykırı fiiller karşısında bundan sonra da hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde gerekli tüm hukuki süreçlerin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-sosyal-medya-paylasimlari-icin-suc-duyurusu-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 22:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5665.jpeg" type="image/jpeg" length="37407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başakşehir Çam ve Sakura’da Şifa Buldu, CİMER’den Teşekkür Gönderdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/basaksehir-cam-ve-sakurada-sifa-buldu-cimerden-tesekkur-gonderdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/basaksehir-cam-ve-sakurada-sifa-buldu-cimerden-tesekkur-gonderdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Servisi 1’de başarılı bir tedavi süreci geçiren hasta yakını, başta Prof. Dr. Türkan Dübüş olmak üzere ameliyat ekibi, hemşireler ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etmek amacıyla CİMER’e anlamlı bir başvuruda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başakşehir Çam ve Sakura’da Şifa Buldu, CİMER’den Teşekkür Gönderdi</p>

<p>Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Servisi 1’de pektus ekskavatum ameliyatı olan bir hastanın yakını, tedavi sürecinde emeği geçen sağlık çalışanlarının özverisini Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yaptığı teşekkür başvurusuyla dile getirdi.</p>

<p>Başvuruda, Göğüs Cerrahisi Servisi 2’nin idari sorumlusu Prof. Dr. Türkan Dübüş başta olmak üzere ameliyat ekibi, servis hemşireleri, hasta bakım personeli ve diğer sağlık çalışanlarının tedavi sürecindeki ilgi ve özverisi ayrıntılı şekilde anlatıldı.</p>

<p>Hasta yakını, Prof. Dr. Dübüş’ün yalnızca cerrahi başarısıyla değil, hastalarıyla birebir ilgilenmesi, ameliyat öncesi ve sonrasında yakından takip etmesi, hafta sonları da servisi ziyaret ederek hastalarına moral vermesi ve ailelerin sorularını sabırla yanıtlamasının kendilerine güven verdiğini ifade etti.</p>

<p>Başvuruda ayrıca ameliyat ekibinin koordineli çalışması, hemşirelerin güler yüzlü ve şefkatli yaklaşımı ile hasta bakım personelinin özverili hizmeti sayesinde zorlu tedavi sürecinin daha güvenli ve huzurlu geçtiği vurgulandı.</p>

<p>CİMER’e iletilen teşekkür metninde, bir hastanenin başarısının yalnızca teknolojik imkânlarla değil, görev yapan sağlık çalışanlarının vicdanı, merhameti ve fedakârlığıyla mümkün olduğu belirtilerek, tedavi sürecinde emeği bulunan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür edildi.</p>

<p>Hasta yakını, başta Prof. Dr. Türkan Dübüş olmak üzere ameliyat ekibi ve Göğüs Cerrahisi Servisi 2’de görev yapan tüm sağlık çalışanlarının gösterdiği üstün gayretin takdir edilmesini istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Başakşehir Çam ve Sakura’da Tedavi Gördü, CİMER’den Teşekkür Etti-1" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/b910bb32-3bdb-41ea-ad4a-5fef5de2038c.jpeg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/basaksehir-cam-ve-sakurada-sifa-buldu-cimerden-tesekkur-gonderdi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 21:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7472.jpeg" type="image/jpeg" length="29525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK’ten Uluslararası Mezunlara İkamet İzni Kolaylığı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yokten-uluslararasi-mezunlara-ikamet-izni-kolayligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yokten-uluslararasi-mezunlara-ikamet-izni-kolayligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye’de yükseköğrenimini tamamlayan uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrası ülkede kalış ve akademik kariyer süreçlerini destekleyecek önemli bir düzenlemeyi üniversitelere duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni uygulamayla belirli şartları taşıyan mezunların kısa dönem ikamet izinleri toplam iki yıla kadar uzatılabilecek.</p>

<p>Türkiye’de yükseköğrenimini tamamlayan uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkede kalış süreçlerine ilişkin yeni bir uygulama hayata geçirildi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Uluslararası İlişkiler Daire Başkanlığı tarafından 2 Ağustos 2026 tarihli yazıyla tüm üniversitelere gönderilen duyuruda, Göç İdaresi Başkanlığının değerlendirmeleri doğrultusunda ikamet izni süreçlerinde kolaylık sağlanacağı bildirildi.</p>

<p>Yazıda, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 31. maddesi kapsamında, Türkiye’de yükseköğrenimini tamamlayan yabancı uyruklu mezunların mezuniyet tarihinden itibaren altı ay içinde başvurmaları halinde bir defaya mahsus olmak üzere en fazla bir yıl süreli kısa dönem ikamet izni alabilecekleri hatırlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam iki yıla kadar ikamet imkânı</p>

<p>Yeni değerlendirme kapsamında, bu kapsamda hâlihazırda bir yıllık kısa dönem ikamet izni bulunan yabancı mezunların da belirli şartları taşımaları halinde ek bir yıl daha ikamet izni alabilmelerinin önü açıldı.</p>

<p>Buna göre, ikamet izni süresi devam ederken veya izin bitiminden itibaren 90 gün içinde yeniden başvuru yapılması ve 6458 sayılı Kanun’un 32. maddesinde belirtilen diğer şartların karşılanması halinde, 31. maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında bir yıl daha kısa dönem ikamet izni düzenlenebilecek. Böylece toplam ikamet süresi iki yıla ulaşabilecek.</p>

<p>Akademik ve nitelikli istihdam hedefi</p>

<p>YÖK yazısında, düzenlemenin uluslararası mezunların yüksek lisans ve doktora gibi üst eğitim kademelerine devam edebilmelerini, akademik ve bilimsel faaliyetlerini sürdürebilmelerini ve niteliklerine uygun istihdam olanaklarına erişimlerini kolaylaştırmayı amaçladığı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca uygulamanın, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine katkı sağlaması, uluslararası mezunların Türkiye ile bağlarının korunması ve kültürel, sosyal ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi açısından önem taşıdığı ifade edildi.</p>

<p>YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan imzasıyla yayımlanan yazı, gereği için tüm üniversitelere gönderildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📜 Mevzuat</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yokten-uluslararasi-mezunlara-ikamet-izni-kolayligi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 20:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6170.jpeg" type="image/jpeg" length="33100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gerçek Yaşam Verileri: Mounjaro Kalp-Damar Riskini Azalttı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gercek-yasam-verileri-mounjaro-kalp-damar-riskini-azaltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gercek-yasam-verileri-mounjaro-kalp-damar-riskini-azaltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de 52 bin 971 tip 2 diyabet ve aterosklerotik kalp-damar hastasını kapsayan gerçek yaşam verilerine dayalı kohort araştırması, BMJ’de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışmada tirzepatid kullanan hastalarda majör kardiyovasküler olay (MACE) riski, karşılaştırma grubuna göre daha düşük bulundu. [1][2]</p>

<p>ABD’de yürütülen geniş ölçekli bir gerçek yaşam verisi araştırması, tip 2 diyabet ve yerleşik aterosklerotik kardiyovasküler hastalığı bulunan bireylerde tirzepatid tedavisinin, majör kardiyovasküler olay (MACE) riskinde anlamlı azalma ile ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Bulgular, hakemli tıp dergisi BMJ’de yayımlandı. [1]</p>

<p>Araştırmanın amacı, tirzepatidin standart tedaviye eklenmesinin günlük klinik uygulamada kalp krizi, inme ve tüm nedenlere bağlı ölüm gibi majör kardiyovasküler olayları ne ölçüde azaltabileceğini değerlendirmekti. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada, Mayıs 2022 ile Mayıs 2025 tarihleri arasında ABD’deki iki ulusal sağlık sigortası veri tabanından elde edilen bilgiler analiz edildi. Araştırmaya, 40 yaş ve üzerindeki 52 bin 971 tip 2 diyabet ve aterosklerotik kardiyovasküler hastalık tanılı kişi dahil edildi. Katılımcıların 35 bin 353’ü tirzepatid, 17 bin 618’i ise sitagliptin tedavisine başladı. Araştırmacılar, gruplar arasındaki farklılıkları azaltmak amacıyla istatistiksel dengeleme yöntemleri kullandı. [1]</p>

<p>Araştırmanın birincil sonlanım noktası; kalp krizi, iskemik inme ve tüm nedenlere bağlı ölümün birleşiminden oluşan MACE olarak belirlendi. Katılımcılar tedavi başlangıcından itibaren bir yıl boyunca veya sonlanım gerçekleşene kadar takip edildi. Ayrıca hastaneye yatış gerektiren enfeksiyonlar ve enfeksiyona bağlı ölümler de güvenlik açısından değerlendirildi. [1]</p>

<p>Bir yıllık takip sonunda, MACE görülme oranı tirzepatid grubunda yüzde 2,9, sitagliptin grubunda ise yüzde 4,4 olarak hesaplandı. Analizler, tirzepatid kullanan hastalarda majör kardiyovasküler olay riskinin yaklaşık yüzde 32 daha düşük olduğunu gösterdi (HR: 0,68). [1]</p>

<p>Alt analizlerde, kalp krizi riski de anlamlı biçimde daha düşük bulundu. Buna karşın iskemik inme açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. [1]</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca tirzepatid kullanan grupta hastaneye yatış gerektiren enfeksiyonların, enfeksiyona bağlı ölümlerin ve tüm nedenlere bağlı ölümün de daha düşük görüldüğünü bildirdi. Negatif kontrol analizlerinde ise anlamlı bir ilişkiye rastlanmadı. [1]</p>

<p>Araştırmacılar, bulguların randomize klinik çalışmaların sonuçlarını desteklediğini ancak bunun gözlemsel bir kohort çalışması olduğunu vurguladı. Bu nedenle elde edilen sonuçların nedensellik kanıtı olarak değerlendirilmemesi ve farklı popülasyonlarda yeni çalışmalarla doğrulanması gerektiği ifade edildi. [1][2]</p>

<p>Uzmanlara göre çalışma, tirzepatidin yalnızca kan şekeri ve kilo kontrolüyle sınırlı kalmayıp, yüksek kardiyovasküler risk taşıyan tip 2 diyabet hastalarında klinik sonuçlar açısından da önemli potansiyel faydalar sağlayabileceğine işaret ediyor. Ancak tedavi kararlarının bireysel hasta özellikleri ve güncel klinik rehberler doğrultusunda verilmesi gerekiyor. [1][2]</p>

<p></p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] BMJ</p>

<p>[2] Araştırmayı yürüten araştırmacılar</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔬 Bilim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gercek-yasam-verileri-mounjaro-kalp-damar-riskini-azaltti</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7463.jpeg" type="image/jpeg" length="52273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nadir nörolojik hastalıkta atakları önleyebilecek tedavi umudu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/nadir-norolojik-hastalikta-ataklari-onleyebilecek-tedavi-umudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/nadir-norolojik-hastalikta-ataklari-onleyebilecek-tedavi-umudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’deki Mayo Clinic öncülüğünde yürütülen uluslararası araştırma, myelin oligodendrosit glikoprotein antikor ilişkili hastalık (MOGAD) için geliştirilen yeni bir tedavi yaklaşımının atakların önlenmesinde umut verici sonuçlar ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, araştırmacılara göre hastalığın uzun dönem yönetiminde önemli bir dönüm noktası olabilir.</p>

<p>Nadir görülen otoimmün nörolojik hastalıklardan MOGAD için geliştirilen yeni bir tedavi yaklaşımı, uluslararası araştırmacıların yürüttüğü çalışmada hastalık ataklarının önlenmesinde umut verici sonuçlar verdi. Mayo Clinic tarafından duyurulan araştırma, mevcut tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu bu hastalıkta yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek bulgular sundu.</p>

<p>MOGAD, bağışıklık sisteminin merkezi sinir sistemine saldırması sonucu görme kaybı, omurilik iltihabı ve beyin tutulumu gibi ciddi nörolojik tablolara yol açabilen nadir bir hastalık olarak biliniyor. Hastalarda tekrarlayan ataklar kalıcı nörolojik hasar riskini artırabiliyor.</p>

<p>Araştırmanın amacı, bağışıklık sistemindeki interlökin-6 (IL-6) reseptörünü hedefleyen tedavilerin, hastalık ataklarını azaltıp azaltamayacağını değerlendirmekti. Çalışmada farklı merkezlerden elde edilen klinik veriler incelendi ve tedavinin özellikle tekrarlayan atak riski taşıyan hastalarda yararlı olabileceğine yönelik bulgular elde edildi.</p>

<p>Araştırmacılar, IL-6 yolunu hedefleyen tedavilerin bazı hastalarda yeni atakların görülme sıklığını azaltabileceğini, ancak bu yaklaşımın standart tedavi haline gelmesi için geniş ölçekli randomize klinik çalışmaların tamamlanması gerektiğini vurguladı. Çalışmada elde edilen veriler, hastalığın uzun dönem kontrolü açısından umut verici olarak değerlendirildi.</p>

<p>Uzmanlar, MOGAD ile benzer özellikler taşıyan nöromiyelitis optika spektrum bozukluğunda (NMOSD) hedefe yönelik biyolojik tedavilerin başarılı sonuçlar verdiğini, MOGAD’da da benzer yaklaşımların gelecekte tedavi seçeneklerini genişletebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Araştırmanın bazı sınırlılıkları da bulunuyor. Değerlendirilen verilerin önemli bölümü gözlemsel çalışmalardan elde edildiği için, tedavinin etkinliği ve güvenliliğinin kesin olarak ortaya konulabilmesi amacıyla daha büyük ve kontrollü klinik araştırmalara ihtiyaç olduğu ifade edildi.</p>

<p>Uzmanlara göre bu bulgular, MOGAD hastalarında yalnızca mevcut atakların tedavisine değil, gelecekte atakların önlenmesine yönelik yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Ancak elde edilen sonuçlar henüz kesin tedavi anlamına gelmiyor ve ileri çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[1] Mayo Clinic<br />
[2] Neurology Open Access<br />
[3] PubMed</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🩺 Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/nadir-norolojik-hastalikta-ataklari-onleyebilecek-tedavi-umudu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7460.jpeg" type="image/jpeg" length="54101"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ın Youssef Chermiti’yi Takip Ettiği İddia Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-youssef-chermitiyi-takip-ettigi-iddia-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-youssef-chermitiyi-takip-ettigi-iddia-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın Rangers forması giyen genç santrfor Youssef Chermiti ile ilgilendiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İskoç basınında yer alan son iddialarda siyah-beyazlı kulübün oyuncunun durumunu takip ettiği belirtilirken, transfer sürecine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Yeni sezon öncesi hücum hattını güçlendirmeyi hedefleyen Beşiktaş için İskoçya’dan yeni bir transfer iddiası gündeme geldi. Rangers çevresini takip eden yerel kaynaklarda yer alan haberlere göre siyah-beyazlı kulüp, 22 yaşındaki santrfor Youssef Chermiti’nin durumunu yakından izleyen ekipler arasında gösterildi. [1]</p>

<p>Haberde, son günlerde farklı kulüplerle de anılan Chermiti için Beşiktaş’ın ilgisinin sürdüğü ileri sürülürken, oyuncunun geleceğine ilişkin henüz net bir karar verilmediği aktarıldı. Bununla birlikte kulüpler arasında resmî görüşmelerin başladığını veya teklif yapıldığını doğrulayan herhangi bir bilgi paylaşılmadı. [1]</p>

<p>Rangers’ın beklentisi yüksek</p>

<p>İskoç basınındaki iddialara göre Rangers, genç forvet için yüksek bir bonservis beklentisi içinde bulunuyor. Haberde, olası bir transferde kulübün yaklaşık 25 milyon sterlin seviyesinde bir gelir hedeflediği öne sürüldü. Ancak bu rakam taraflarca doğrulanmış değil. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşiktaş’ın forvet arayışı sürüyor</p>

<p>Beşiktaş’ın yaz transfer döneminde hücum hattına alternatif oluşturabilecek farklı profiller üzerinde çalışma yaptığı biliniyor. Chermiti’nin de yaşının genç olması ve gelişim potansiyeli nedeniyle kulübün değerlendirdiği isimlerden biri olabileceği ifade ediliyor. Ancak transfer sürecinin hangi aşamada olduğu konusunda resmî kaynaklardan doğrulama bulunmuyor.</p>

<p>Beşiktaş, Rangers veya oyuncu cephesinden Youssef Chermiti iddialarına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Transfer dosyasının önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Rangers’ı takip eden İskoç yerel spor yayınları</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-youssef-chermitiyi-takip-ettigi-iddia-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 20:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7459.jpeg" type="image/jpeg" length="97290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da Akademi Camiasını Yasa Boğan Kayıp: Dr. Öğr. Üyesi İhsan Hammad Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/diyarbakirda-akademi-camiasini-yasa-bogan-kayip-dr-ogr-uyesi-ihsan-hammad-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/diyarbakirda-akademi-camiasini-yasa-bogan-kayip-dr-ogr-uyesi-ihsan-hammad-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da akademi camiası, Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi İhsan Hammad’ın vefat haberiyle derin üzüntü yaşadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversite tarafından yayımlanan taziye mesajında, merhum akademisyen için rahmet dilekleri paylaşılırken ailesi, yakınları ve üniversite camiasına başsağlığı temennisinde bulunuldu.</p>

<p>Üniversitenin yayımladığı açıklamada, Dr. Öğr. Üyesi İhsan Hammad’ın vefatının büyük bir üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek, akademik çalışmaları ve fakülteye sunduğu katkılar dolayısıyla her zaman saygıyla anılacağı ifade edildi.</p>

<p>Taziye mesajında, merhuma Allah’tan rahmet ve mağfiret dilenirken, ailesine, sevenlerine, çalışma arkadaşlarına ve tüm üniversite mensuplarına sabır ve başsağlığı temennisinde bulunuldu.</p>

<p>İlahiyat Fakültesi’nde görev yapan İhsan Hammad’ın vefatı, öğrencileri ve meslektaşları başta olmak üzere akademi çevrelerinde üzüntüyle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Öğr. Üyesi İhsan Hammad’ın cenaze programına ilişkin ayrıntıların daha sonra paylaşılması bekleniyor. Üniversite camiası ise yayımlanan taziye mesajıyla merhum akademisyene son görevini yerine getirirken, yakınlarının acısını paylaştığını duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/diyarbakirda-akademi-camiasini-yasa-bogan-kayip-dr-ogr-uyesi-ihsan-hammad-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7458.jpeg" type="image/jpeg" length="90265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon’da Okulda Fenalaşan Personel Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-okulda-fenalasan-personel-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-okulda-fenalasan-personel-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bulunan Hami Yıldırım İlkokulu’nda görev yapan 32 yaşındaki okul personeli Fatma Arduç, okulda düzenlenen hizmet içi seminer sırasında aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, eğitim camiasında büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, Ortahisar ilçesi Çukurçayır Mahallesi’ndeki Hami Yıldırım İlkokulu’nda meydana geldi. Kısa süre önce okulda hizmetli olarak göreve başladığı öğrenilen Fatma Arduç, seminer programı devam ederken aniden fenalaştı.</p>

<p>İhbar üzerine okula sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından sağlık ekipleri uzun süre Arduç’u hayata döndürmeye çalıştı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen 32 yaşındaki kadın kurtarılamadı.</p>

<p>İki çocuk annesi olduğu öğrenilen Fatma Arduç’un vefatı, görev yaptığı okulda ve yakın çevresinde derin üzüntü oluşturdu. Eğitim camiasından birçok kişi taziye mesajları paylaşırken, okulda da büyük üzüntü yaşandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, Fatma Arduç’un kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsi ve adli incelemelerin ardından netlik kazanacağını bildirdi. Olayla ilgili gerekli resmi işlemler sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📰 Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-okulda-fenalasan-personel-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7455.jpeg" type="image/jpeg" length="51107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bronşektazi Alevlenmesi Nedir? Belirtileri, Yapılması Gerekenler ve Korunma Yolları]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bronsektazi-alevlenmesi-nedir-belirtileri-yapilmasi-gerekenler-ve-korunma-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bronsektazi-alevlenmesi-nedir-belirtileri-yapilmasi-gerekenler-ve-korunma-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bronşektazi alevlenmesi, kronik bronşektazi hastalarında öksürük, balgam ve nefes darlığı gibi belirtilerin belirgin şekilde kötüleştiği dönemdir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu rehberde bronşektazi alevlenmesinin nedenlerini, belirtilerini, tedavi sürecinde dikkat edilmesi gerekenleri ve alevlenme riskini azaltmaya yardımcı olabilecek yöntemleri bulabilirsiniz.</p>

<p>Bronşektazi Alevlenmesi Nedir?</p>

<p>Bronşektazi, akciğerlerdeki hava yollarının kalıcı olarak genişleyip hasar görmesiyle ortaya çıkan kronik bir akciğer hastalığıdır. Hasar gören hava yollarında balgam birikir ve bu durum enfeksiyon riskini artırır.</p>

<p>“Alevlenme” ise kişinin günlük belirtilerinin aniden kötüleştiği dönemleri ifade eder. Bu dönemlerde erken değerlendirme ve uygun tedavi, akciğer hasarının ilerlemesini önlemeye yardımcı olabilir.</p>

<p></p>

<p>Kimler Risk Altındadır?</p>

<p>Bronşektazi alevlenmesi riski şu kişilerde daha yüksektir:</p>

<ul>
 <li>Bronşektazi tanısı bulunanlar</li>
 <li>Sık solunum yolu enfeksiyonu geçirenler</li>
 <li>KOAH veya astımı bulunan hastalar</li>
 <li>Bağışıklık sistemi zayıf kişiler</li>
 <li>Sigara kullananlar</li>
 <li>Düzenli hava yolu temizliği yapmayan hastalar</li>
 <li>Pseudomonas gibi kronik bakteri enfeksiyonu bulunan kişiler</li>
</ul>

<p></p>

<p>Bronşektazi Alevlenmesinin Belirtileri</p>

<p>Aşağıdaki belirtiler mevcut durumunuza göre belirgin şekilde arttığında alevlenme düşünülmelidir:</p>

<ul>
 <li>Öksürüğün artması</li>
 <li>Balgam miktarında belirgin artış</li>
 <li>Balgam renginin koyulaşması veya yeşil-sarı olması</li>
 <li>Nefes darlığında artış</li>
 <li>Hırıltılı solunum</li>
 <li>Ateş</li>
 <li>Titreme</li>
 <li>Gece terlemesi</li>
 <li>Halsizlik</li>
 <li>Kanlı balgam görülmesi</li>
 <li>Göğüs ağrısı</li>
</ul>

<p></p>

<p>Bronşektazi Alevlenmesinde Ne Yapılmalı?</p>

<p>1. Belirtileri Yakından Takip Edin</p>

<p>Normalden daha fazla balgam, artan öksürük veya nefes darlığı fark ettiğinizde belirtileri not edin.</p>

<p>2. Doktorunuzla İletişime Geçin</p>

<p>Alevlenmelerin önemli bir kısmı bakteriyel veya viral enfeksiyonlarla ilişkili olabilir. Tedavi gerekip gerekmediğine hekim karar vermelidir. Antibiyotikler yalnızca doktor önerisiyle kullanılmalıdır.</p>

<p>3. Hava Yolu Temizliğini İhmal Etmeyin</p>

<p>Göğüs fizyoterapisi, nefes egzersizleri ve balgamın uzaklaştırılmasına yardımcı teknikler hava yollarının temizlenmesine destek olabilir. Bazı hastalarda PEP cihazları veya titreşimli sistemler de kullanılabilir.</p>

<p>4. Sıvı Tüketimini Sürdürün</p>

<p>Yeterli sıvı alımı balgamın daha akışkan olmasına katkı sağlayabilir. Ancak sıvı kısıtlaması gerektiren başka bir hastalığınız varsa doktorunuzun önerilerine uyun.</p>

<p>5. İlaçlarınızı Düzenli Kullanın</p>

<p>Doktorunuz tarafından reçete edilen inhaler ilaçları, balgam söktürücüleri veya diğer tedavileri aksatmayın.</p>

<p></p>

<p>Ne Zaman Acil Tıbbi Yardım Alınmalı?</p>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:</p>

<ul>
 <li>Yoğun miktarda kanlı balgam</li>
 <li>Şiddetli nefes darlığı</li>
 <li>Göğüs ağrısı</li>
 <li>Dudaklarda morarma</li>
 <li>Bilinç bulanıklığı</li>
 <li>Yüksek ateşin devam etmesi</li>
</ul>

<p></p>

<p>Bronşektazi Alevlenmesini Önlemek İçin Neler Yapılabilir?</p>

<ul>
 <li>Sigara kullanmayın.</li>
 <li>Pasif sigara dumanından kaçının.</li>
 <li>Grip ve zatürre gibi önerilen aşıları yaptırın.</li>
 <li>Solunum yolu enfeksiyonlarından korunmaya çalışın.</li>
 <li>Düzenli egzersiz yapın.</li>
 <li>Günlük hava yolu temizleme egzersizlerini ihmal etmeyin.</li>
 <li>Doktor kontrollerinizi aksatmayın.</li>
 <li>Kirli hava ve yoğun tozlu ortamlardan mümkün olduğunca uzak durun.</li>
</ul>

<p></p>

<p>En Sık Yapılan Hatalar</p>

<ul>
 <li>Antibiyotiğe kendi kendine başlamak</li>
 <li>Öksürüğü baskılayan ilaçları bilinçsiz kullanmak</li>
 <li>Balgam rengindeki değişikliği önemsememek</li>
 <li>Göğüs fizyoterapisini bırakmak</li>
 <li>Kontrol randevularını ertelemek</li>
 <li>Sigaraya devam etmek</li>
</ul>

<p></p>

<p>Uzmanların Önerdiği Püf Noktaları</p>

<ul>
 <li>Belirtilerinizin günlük seyrini takip edin.</li>
 <li>Balgam rengindeki değişiklikleri gözlemleyin.</li>
 <li>Düzenli fiziksel aktiviteyi sürdürün.</li>
 <li>Solunum egzersizlerini günlük rutininizin bir parçası haline getirin.</li>
 <li>Size özel hazırlanan tedavi planına sadık kalın.</li>
</ul>

<p></p>

<p>Sıkça Sorulan Sorular</p>

<p>Bronşektazi alevlenmesi kaç gün sürer?</p>

<p>Süre kişiden kişiye değişebilir. Nedene ve uygulanan tedaviye bağlı olarak birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişebilir.</p>

<p>Bronşektazi tamamen iyileşir mi?</p>

<p>Bronşektaziye bağlı hava yolu hasarı kalıcıdır. Ancak uygun tedavi ve düzenli takip ile belirtiler kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesi artırılabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her balgam artışı enfeksiyon anlamına gelir mi?</p>

<p>Hayır. Balgam miktarındaki artış farklı nedenlerle gelişebilir. Ancak renk değişikliği, ateş veya nefes darlığındaki artış gibi belirtiler varsa sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.</p>

<p>Bronşektazi hastaları spor yapabilir mi?</p>

<p>Doktorun uygun gördüğü ölçüde düzenli fiziksel aktivite ve solunum egzersizleri birçok hasta için faydalı olabilir.</p>

<p>Bronşektazi alevlenmesi tekrar eder mi?</p>

<p>Evet. Bronşektazi kronik bir hastalık olduğu için bazı hastalarda yıl içinde birden fazla alevlenme görülebilir. Düzenli tedavi ve koruyucu önlemler bu riski azaltmaya yardımcı olabilir.</p>

<p></p>

<p>Sonuç</p>

<p>Bronşektazi alevlenmesi, hastalığın seyrini etkileyebilen önemli dönemlerden biridir. Belirtilerin erken fark edilmesi, uygun tedavinin gecikmeden başlanması ve düzenli hava yolu temizliği gibi koruyucu yaklaşımlar, hem yaşam kalitesinin korunmasına hem de olası komplikasyonların azaltılmasına katkı sağlayabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bronsektazi-alevlenmesi-nedir-belirtileri-yapilmasi-gerekenler-ve-korunma-yollari</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 18:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7453.jpeg" type="image/jpeg" length="85771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir Çocuğun Damarlarında Başlayan İnsülin Çağı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bir-cocugun-damarlarinda-baslayan-insulin-cagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bir-cocugun-damarlarinda-baslayan-insulin-cagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölümün kaçınılmaz kabul edildiği bir hastane odasında, ilk denemesi başarısız olan pankreas özütü yeniden hazırlandı. On dört yaşındaki Leonard Thompson’a uygulanan daha saf özüt, yalnızca bir çocuğun hayatını değil, diyabetin tarihini de değiştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Toronto’nun kışı, Ocak 1922’de hastane pencerelerine gri bir sessizlik bırakıyordu.</p>

<p>Toronto General Hospital’ın bir odasında yatan Leonard Thompson, artık yatağında doğrulmakta bile zorlanıyordu. Çocukluğa özgü canlılık yüzünden çekilmiş, bedeni ağır hastalığın ve uzun süren açlığın altında erimişti. Yaklaşık 29,5 kilograma kadar düşmüştü. Onu hayatta tutabilmek için uygulanan günlük yaklaşık 450 kalorilik diyet, gerçekte bir tedavi değildi. Yalnızca ölümün hızını yavaşlatmaya çalışan acımasız bir bekleyişti.</p>

<p>Ailesi, doktorların yüzlerine baktığında söylenmeyen cümleyi anlayabiliyordu:</p>

<p>Leonard biraz daha yaşatılabilirdi; fakat mevcut tıbbın imkânlarıyla kurtarılamazdı.</p>

<p>Bugün tip 1 diyabet olarak tanımladığımız hastalık, o yıllarda çocuklar için çoğunlukla kesin bir ölüm hükmüydü. Vücut, kandaki glikozu hücrelerin kullanabileceği enerjiye dönüştüremiyor; kan şekeri yükselirken dokular aç kalıyordu. Yağların kontrolsüz biçimde parçalanması ketonların birikmesine, kanın kimyasal dengesinin bozulmasına ve sonunda bilinç kaybıyla ölüme yol açabiliyordu.</p>

<p>Hekimlerin elindeki başlıca yöntem, karbonhidratı ve toplam kaloriyi aşırı ölçüde sınırlayan “açlık diyetleri”ydi. Bu diyetler hastalığı iyileştirmiyor, yalnızca kimi hastalarda ölümü birkaç hafta ya da birkaç ay geciktirebiliyordu. Çocuklar çoğu zaman diyabetten ölmeden önce açlığın pençesinde eriyordu.</p>

<p>Leonard’ın hastane yatağında yaşadığı sessiz çöküş, o dönemde dünyanın farklı yerlerinde tekrar eden binlerce çocuk hikâyesinden yalnızca biriydi.</p>

<p>Fakat Toronto’da, henüz ilaca dönüşmemiş bulanık bir pankreas özütü hazırlanıyordu.</p>

<h2>Pankreasın içindeki sır</h2>

<p>Frederick Banting, pankreasın içinde kan şekerini düzenleyen bir madde bulunduğuna inanıyordu. Ondan önce de pankreas ile diyabet arasındaki ilişkiyi araştıran bilim insanları olmuştu. Ancak pankreasın sindirim enzimleri, elde edilmek istenen etkin maddeyi bozuyor; hazırlanan özütler ya yeterli etki göstermiyor ya da insan kullanımına uygun olmayan reaksiyonlara yol açıyordu.</p>

<p>Banting, düşüncesini Toronto Üniversitesi Fizyoloji Bölümü Başkanı John J. R. Macleod’a anlattı. Macleod ona bir laboratuvar, deney hayvanları ve genç tıp öğrencisi Charles Best’in desteğini sağladı.</p>

<p>1921 yazında pankreası çıkarılarak diyabet oluşturulan köpekler üzerinde deneyler yürütüldü. Hazırlanan pankreas özütünün kan şekerini düşürdüğünün görülmesi, araştırmacılarda büyük bir umut doğurdu. Ancak deney hayvanında alınan olumlu sonuç ile ölümün eşiğindeki bir çocuğa güvenle uygulanabilecek ilaç arasında hâlâ büyük bir mesafe vardı.</p>

<p>Bu mesafenin aşılmasında biyokimyacı James Bertram Collip önemli bir rol üstlendi. Onun görevi, pankreas özütündeki etkin maddeyi tahriş edici proteinlerden ve yabancı bileşenlerden mümkün olduğunca ayırmaktı.</p>

<p>Laboratuvarda umut kadar gerilim de vardı. Banting hızlı hareket etmek istiyor, Macleod sistemli ve tekrarlanabilir kanıt talep ediyor, Best deneylerdeki yerini korumaya çalışıyor, Collip ise yeterli saflığa ulaşmadan yapılacak insan uygulamasının tehlikesini görüyordu.</p>

<p>Bilim tarihinin büyük keşifleri, sonradan anlatıldığı kadar sakin ve düzenli doğmaz. Bazen aynı laboratuvarda umut, rekabet, korku, gurur ve yorgunluk yan yana durur.</p>

<h2>İlk uygulama</h2>

<p>11 Ocak 1922’de Leonard Thompson, diyabet tedavisi amacıyla pankreas özütü enjeksiyonu yapılan ilk hasta oldu.</p>

<p>Banting ve Best tarafından sığır pankreasından hazırlanan özüt, Leonard’ın derisinin altına enjekte edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastane odasında herkes bir değişiklik bekliyordu. Belki çocuğun gözleri yeniden canlanacak, belki susuzluğu azalacak, belki laboratuvar sonuçları yaklaşan ölümün yönünü değiştirecekti.</p>

<p>Fakat beklenen sonuç alınamadı.</p>

<p>Leonard’ın kan şekerinde sınırlı bir düşüş görüldü; ancak ketozis düzelmedi, belirgin bir klinik iyileşme sağlanamadı ve yeterince saf olmayan özüt enjeksiyon bölgesinde steril apseye yol açtı.</p>

<p>Bir çocuğu kurtarmak için getirilen ilk şişe, onun zaten zayıflamış bedeninde yeni bir yara bırakmıştı.</p>

<p>Bu sonuç araştırmanın sonu olabilirdi. Hekimler geri çekilebilir, aile umudunu kaybedebilir, araştırmacılar başarısızlığın sorumluluğunu birbirlerine yükleyebilirdi.</p>

<p>Fakat ilk uygulama bütünüyle anlamsız değildi. Kan şekerindeki sınırlı düşüş, özütün içinde işe yarayan bir madde bulunduğunu düşündürüyordu. Asıl sorun, bu maddenin yeterince saf ve güçlü biçimde hazırlanamamasıydı.</p>

<p>İlk şişenin başarısızlığı doğru soruyu daha görünür hâle getirmişti:</p>

<p><strong>Sorun insülinde miydi, yoksa insülini çevreleyen kirli karışımda mı?</strong></p>

<h2>İkinci şişe</h2>

<p>Collip yeniden laboratuvara döndü.</p>

<p>Pankreas özütünü farklı alkol yoğunluklarında işleyerek etkin maddeyi yabancı proteinlerden ayırmaya çalıştı. Deney tüpleri, cam kaplar ve ölçüm sonuçları arasında geçen her saat, Leonard’ın tükenen zamanıydı.</p>

<p>Bir tarafta bir bilim insanının saflaştırmaya çalıştığı özüt, diğer tarafta beklemeye gücü kalmayan bir çocuğun bedeni vardı.</p>

<p>23 Ocak 1922’de Leonard’a Collip’in saflaştırdığı özüt uygulandı; sonraki günlerde tedavi düzenli enjeksiyonlarla sürdürüldü.</p>

<p>Bu defa sonuç açıktı.</p>

<p>Leonard’ın kan şekeri, dönemin kayıtlarındaki ölçümle yüzde 0,52’den yüzde 0,12’ye; sayısal karşılığıyla yaklaşık 520 mg/dL’den 120 mg/dL’ye geriledi. Yirmi dört saat içinde idrarla atılan glikoz miktarı 71,1 gramdan 8,7 grama düştü. İdrardaki ketonlar kayboldu.</p>

<p>Laboratuvar değerlerinin ötesinde Leonard’ın görünümünde de belirgin bir değişiklik vardı. Çocuk daha canlı, daha güçlü ve çevresine daha ilgili görünüyordu.</p>

<p>Bir laboratuvar değeri düşerken, bir çocuk yeniden ayağa kalkmaya başlıyordu.</p>

<p>İnsülin diyabeti ortadan kaldırmıyordu. Pankreasın yerine getiremediği görevi, düzenli enjeksiyonlarla dışarıdan üstleniyordu. Ancak ilk kez hastalık ile ölüm arasındaki bağ kırılmaya başlamıştı.</p>

<p>Diyabet, kaçınılmaz bir ölüm hükmü olmaktan çıkıp tedavi edilerek yaşanabilecek kronik bir hastalığa dönüşüyordu.</p>

<h2>Tek bir kahramanın hikâyesi değildi</h2>

<p>İnsülinin keşfi, zaman zaman tek bir bilim insanının ani zaferi gibi anlatılır. Oysa Leonard’ın yatağına ulaşan özütte birçok kişinin emeği vardı: Banting’in ısrarı, Best’in deneylerdeki çalışmaları, Macleod’un bilimsel birikimi ve laboratuvar imkânları, Collip’in biyokimyasal saflaştırması, klinisyenlerin dikkatli gözlemleri…</p>

<p>Daha önce pankreasın diyabetteki rolünü araştıran bilim insanlarının çalışmaları da bu keşfin temelini oluşturmuştu. Bilim, çoğu zaman tek başına parlayan bir dehanın değil; tartışan, rekabet eden fakat sonunda aynı gerçeğe yaklaşan insanların ortak emeğidir.</p>

<p>1923 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, insülinin keşfi nedeniyle Frederick Banting ve John Macleod’a verildi. Karar tartışma yarattı. Banting ödül parasını Charles Best ile, Macleod ise James Collip ile paylaştı. Bu paylaşım, keşfin dört temel ismin katkısıyla ortaya çıktığının sessiz bir kabulüydü.</p>

<p>Fakat laboratuvardaki bütün isimlerin karşısında, hastane yatağında bilinmeyen bir özütü kabul eden çocuk duruyordu.</p>

<p>Leonard yalnızca ilk hasta değildi. Henüz tamamlanmamış bir bilimsel ihtimale bedenini emanet eden, pankreas özütünün enjeksiyon yoluyla uygulandığı ilk diyabetli hastaydı. Ailesinin denemeye izin vermesi de çaresizliğin olduğu kadar cesaretin kararıydı.</p>

<p>Bir tarafta neredeyse kesin ölüm, diğer tarafta etkisi ve güvenliği henüz tam olarak bilinmeyen bir şişe vardı.</p>

<p>Aile, bilinmeyeni seçti.</p>

<h2>On üç yıl</h2>

<p>Leonard Thompson, insülin tedavisi sayesinde on üç yıl daha yaşadı.</p>

<p>Çocukluktan gençliğe geçti. Yeniden beslenebildi, güç kazandı ve hastane odasının dışında bir hayat kurabildi. 20 Nisan 1935’te, 27 yaşındayken bronkopnömoni ve diyabete bağlı komplikasyonlar nedeniyle yaşamını yitirdi.</p>

<p>Onun hikâyesi, kusursuz bir “sonsuza kadar mutlu yaşadı” masalı değildi.</p>

<p>İnsülin diyabeti tamamen iyileştiren bir iksir olmadı. Her gün yeniden uygulanması gereken, dikkatli doz hesaplaması isteyen ve yanlış kullanıldığında ciddi sonuçlar doğurabilen bir yaşam desteğiydi.</p>

<p>Ancak Leonard’a verilen on üç yıl, yalnızca uzatılmış bir ömür değildi. Bu yıllar, diyabetli çocukların kaderinin değişebileceğinin kanıtıydı.</p>

<p>Leonard’dan sonra ölümün eşiğinde bekleyen çocuklar insülinle yeniden yemek yemeye, kilo almaya ve evlerine dönmeye başladı. Hekimlerin ailelere söylemek zorunda kaldığı “yapabileceğimiz bir şey yok” cümlesinin yerini doz hesapları ve yaşam planları aldı.</p>

<p>Bir çocuğun bedeninde başlayan insülin çağı, laboratuvarın soğuk cam şişesinden insanlığın ortak umuduna dönüştü.</p>

<p>Leonard Thompson, başarısız bir ilk denemenin bilimi durdurmak zorunda olmadığını gösteren çocuktu.</p>

<p>Saflaştırmanın, sabrın ve ortak emeğin bir maddeyi ilaca; bir ihtimali ise yaşama dönüştürebileceğinin kanıtıydı.</p>

<p>Çünkü bazen yeni bir çağ, kalabalık bir kongre salonunda başlamaz.</p>

<p><strong>Bazen bir hastane odasında, ölümünü bekleyen bir çocuğa getirilen küçük bir şişeyle başlar.</strong></p>

<hr />
<h3>Editörün notu</h3>

<p>Metindeki tarihler, kişiler ve klinik bulgular tarihsel kaynaklara dayanmaktadır. Hastane ortamına, aile üyelerinin duygularına ve bazı geçiş sahnelerine ilişkin betimlemeler, tarihsel gerçekliği değiştirmeden anlatının bütünlüğünü sağlamak amacıyla edebî biçimde kurgulanmıştır.</p>

<h3>Temel kaynaklar</h3>

<ul>
 <li>Banting FG, Best CH, Collip JB, Campbell WR, Fletcher AA. “Pancreatic Extracts in the Treatment of Diabetes Mellitus.” <i>Canadian Medical Association Journal</i>. 1922;12(3):141–146.</li>
 <li>Toronto Üniversitesi Thomas Fisher Nadir Kitaplar Kütüphanesi. “Insulin 100: Leonard Thompson.”</li>
 <li>Nobel Prize. “The Nobel Prize in Physiology or Medicine 1923: Frederick G. Banting and John Macleod.”</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📚 Tıp Tarihi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bir-cocugun-damarlarinda-baslayan-insulin-cagi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-20260806-w-a0028.jpg" type="image/jpeg" length="25684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14840"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="67613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="81106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="69795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="26444"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
