<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 10:02:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalp ve Uyku Arasındaki Gizli Bağ Çözüldü: Risk Her Hastada Aynı Değil]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kalp-ve-uyku-arasindaki-gizli-bag-cozuldu-risk-her-hastada-ayni-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kalp-ve-uyku-arasindaki-gizli-bag-cozuldu-risk-her-hastada-ayni-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir bilimsel çalışma, koroner arter hastalığı bulunan bazı erişkinlerde tedavi edilmeyen obstrüktif uyku apnesinin bir yıl içinde kendiliğinden hafifleyebildiğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak uzmanların dikkat çektiği nokta net: Bu sonuç, her hasta için cihaz tedavisinin gereksiz olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kalp damar hastalığı ile uyku apnesi arasındaki ilişki uzun süredir hekimlerin yakın takibinde. Çünkü gece boyunca tekrarlayan nefes durmaları, yalnızca uyku kalitesini değil, kalp ve damar sistemini de etkileyebiliyor. Şimdi yayımlanan yeni bir araştırma ise bu tabloya dikkat çekici bir ayrıntı ekledi: Bazı hastalarda obstrüktif uyku apnesi zaman içinde kendiliğinden hafifleyebiliyor.</p>

<p>Çalışma, RICCADSA kohortundan koroner arter hastalığı bulunan ve orta ile ağır düzeyde obstrüktif uyku apnesi saptanan 119 hastayı inceledi. Araştırmada tüm katılımcıların apne-hipopne indeksi saatte 15 ve üzerindeydi. Hastalar, CPAP tedavisi almayan ya da cihazı kullanmayan gruplar üzerinden takip edildi. Ayrıca başlangıçta uyku apnesi olmayan 85 kişilik bir kontrol grubu da değerlendirildi. Evde uyku apnesi testleri başlangıçta ve bir yıl sonra tekrarlandı.</p>

<p>Sonuçlar dikkat çekiciydi. Bir yılın sonunda hastaların önemli bir bölümünde uyku apnesinin şiddeti azaldı. Araştırmaya göre medyan apne-hipopne indeksi 24,5’ten 15,1’e geriledi. Hastaların yüzde 61,3’ünde uyku apnesinde iyileşme görülürken, yüzde 38,7’sinde tablo kalıcı seyretti.</p>

<p>Araştırmanın en kritik mesajı ise yalnızca uyku verileriyle sınırlı değil. Uyku apnesi düzelmeyen grupta, majör kalp ve beyin damar olayları açısından daha yüksek risk işareti görüldü. Bu bulgu, özellikle koroner arter hastalarında uyku apnesinin sadece “horlama sorunu” gibi görülmemesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Bununla birlikte çalışma, “Uyku apnesi olan herkes tedavisiz bırakılabilir” şeklinde yorumlanmamalı. RICCADSA çalışmasının daha önce yayımlanan uzun dönem sonuçlarında, koroner arter hastalığı olan ve belirgin gündüz uykululuğu bulunmayan hastalarda CPAP’ın rutin reçete edilmesi, tüm grupta uzun dönem olumsuz kardiyovasküler sonuçları anlamlı biçimde azaltmamıştı. Ancak sonraki analizler, bazı alt gruplarda ve düzenli cihaz kullanımında CPAP tedavisinin yarar sağlayabileceğine işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar açısından asıl önem taşıyan nokta şu: Koroner arter hastalarında obstrüktif uyku apnesi tek tip ilerleyen bir hastalık değil. Bazı kişilerde zaman içinde hafifleyebilirken, bazı hastalarda dirençli biçimde devam edebiliyor. Bu nedenle her hastanın klinik tablosu, kalp riski, uyku testi bulguları ve tedaviye uyumu birlikte değerlendirilmek zorunda.</p>

<p>Yeni çalışma, kalp hastalarında uyku apnesinin seyrine dair ezber bozan bir pencere açsa da, kapıyı tamamen kapatmıyor. Mesaj açık: Uyku apnesi bazen hafifleyebilir, ama kalıcı kalan hastalarda risk daha ciddi olabilir. Bu yüzden tanı kadar düzenli takip de hayati önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kalp-ve-uyku-arasindaki-gizli-bag-cozuldu-risk-her-hastada-ayni-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6523.jpeg" type="image/jpeg" length="99105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğanın Bilinmeyen Dili: Bitkilerin Ultrasonik Sesleri Ortaya Çıktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/doganin-bilinmeyen-dili-bitkilerin-ultrasonik-sesleri-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/doganin-bilinmeyen-dili-bitkilerin-ultrasonik-sesleri-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitkiler uzun yıllar boyunca sessiz canlılar olarak görüldü. Ancak son yıllarda yayımlanan araştırmalar, bu sessizliğin sandığımız kadar mutlak olmadığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilim insanları, susuzluk ya da fiziksel hasar altındaki bitkilerin ultrasonik sesler yayabildiğini belirledi.</p>

<p>İnsan kulağı bu sesleri duyamıyor. Çünkü kaydedilen sesler, işitme sınırımızın üstünde kalan yüksek frekanslarda oluşuyor. Buna rağmen araştırmacılar, bu sinyallerin bazı böcekler ve küçük memeliler tarafından algılanabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Çalışmada özellikle susuz bırakılan ve gövdesi kesilen bitkilerin daha sık ses çıkardığı görüldü. Araştırmacılar, stres altındaki bitkilerin saatte onlarca ses üretebildiğini, sağlıklı bitkilerde ise bu sayının çok daha düşük kaldığını bildirdi.</p>

<p>Bilim dünyasına göre bu seslerin kaynağı büyük ölçüde bitkinin su taşıma sisteminde yaşanan fiziksel değişimler olabilir. Özellikle kuraklık sırasında ksilem dokusunda oluşan hava kabarcıkları ve gerilim değişimleri, bu ultrasonik titreşimlerin nedeni olarak değerlendiriliyor. Bu da bitkinin adeta strese girdiğinde “akustik iz” bıraktığı anlamına geliyor.</p>

<p>Konunun en dikkat çekici tarafı ise bunun yalnızca laboratuvar merakı olmaması. Araştırmacılar, bu seslerin gelecekte tarımda erken uyarı sistemi gibi kullanılabileceğini düşünüyor. Yani bir bitkinin susuz kaldığı, hastalandığı ya da fiziksel stres yaşadığı, henüz yaprakları solmadan akustik yöntemlerle anlaşılabilir. Bu da su yönetimi ve ürün verimliliği açısından yeni bir kapı aralayabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha yeni çalışmalar da bu alanın büyüdüğünü gösteriyor. 2025 ve 2026’da yayımlanan araştırmalar, bitkilerin çıkardığı bu ultrasonik sinyallerin bazı böceklerin davranışlarını etkileyebileceğine ve tarımsal stresin erken tespitinde kullanılabileceğine işaret etti. Ancak uzmanlar yine de önemli bir uyarı yapıyor: Bu bulgular, bitkilerin insanlar gibi “konuştuğu” ya da bilinçli şekilde seslendiği anlamına gelmiyor. Ortada ölçülebilir biyofiziksel sinyaller var, ama bunun popüler dilde abartılmaması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/doganin-bilinmeyen-dili-bitkilerin-ultrasonik-sesleri-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6519.png" type="image/jpeg" length="38658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kolonoskopiye Alternatif Olabilir mi? Dışkıdaki Bakterilerle Kanser Tespiti Umut Verdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kolonoskopiye-alternatif-olabilir-mi-diskidaki-bakterilerle-kanser-tespiti-umut-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kolonoskopiye-alternatif-olabilir-mi-diskidaki-bakterilerle-kanser-tespiti-umut-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolorektal kanser, dünyada kansere bağlı ölümlerin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Hastalığın erken yakalanması tedavi şansını ciddi biçimde artırsa da, tarama sürecinde kullanılan yöntemler birçok kişi için hâlâ zorlayıcı bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu nedenle bilim dünyası, daha kolay uygulanabilir ve hasta uyumunu artırabilecek yeni testler üzerinde yoğunlaşıyor.</p>

<p>İsviçre’deki Cenevre Üniversitesi’nden araştırmacılar da bu arayışta dikkat çekici bir adım attı. Ekip, yalnızca dışkı örneğinden hareketle kolorektal kanser varlığını saptayabilen yapay zekâ destekli yeni bir yaklaşım geliştirdi. Çalışma, saygın bilim dergilerinden Cell Host &amp; Microbe’da yayımlandı.</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici yönü, bağırsak mikrobiyotasının klasik düzeyde değil, çok daha ince bir çözünürlükte incelenmiş olması. Bilim insanları bu kez bakterileri sadece tür ya da suş düzeyinde değil, “alt tür” düzeyinde analiz etti. Böylece bağırsaktaki mikrobiyal yapının hastalıkla ilişkili daha ince izleri yakalanabildi.</p>

<p>Geliştirilen yapay zekâ modeli, dışkı örneklerindeki bu mikrobiyal imzaları değerlendirerek kolorektal kanser olgularının yüzde 90’ını saptadı. Araştırmacılar, bu oranın kolonoskopinin yaklaşık yüzde 94’lük saptama oranına oldukça yakın olduğunu ve mevcut non-invaziv yöntemlerden daha iyi performans gösterdiğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sonuç, özellikle tarama programları açısından yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Çünkü dışkı temelli testler evde uygulanabiliyor, daha düşük maliyetli olabiliyor ve kolonoskopiye kıyasla daha az çekince yaratıyor. Uzmanlara göre böyle bir yaklaşım yaygınlaşırsa, daha fazla kişi taramaya katılabilir ve kanser daha erken evrede yakalanabilir.</p>

<p>Ancak araştırmanın verdiği umut kadar, dikkatli okunması gereken bir yönü de var. Bu çalışma, kolonoskopinin tamamen devreden çıkacağı anlamına gelmiyor. Nitekim güncel kanser tarama kaynakları, dışkı temelli testlerin önemli bir seçenek olduğunu, ancak pozitif ya da şüpheli sonuçların mutlaka kolonoskopi ile doğrulanması gerektiğini vurguluyor. Başka bir deyişle, bu yeni yöntem şimdilik kolonoskopinin yerine geçen kesin tanı aracı değil; daha çok güçlü bir tarama adayı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Amerikan Kanser Derneği ve ABD Ulusal Kanser Enstitüsü verilerine göre, kolorektal kanser taramasında bugün hem dışkı bazlı testler hem de görsel inceleme yöntemleri kullanılıyor. Kolonoskopi, sadece kanseri saptamak için değil, polipleri görüp çıkarabilmesi nedeniyle önleyici yönü de olan güçlü bir yöntem olarak kabul ediliyor. Bu yüzden yeni testlerin klinik uygulamaya girmesi halinde bile, kolonoskopinin rolü bir süre daha korunacak gibi görünüyor.</p>

<p>Araştırma ekibi de bunu açıkça kabul ediyor. Bilim insanlarına göre hedef, herkese doğrudan kolonoskopi yapmak yerine, önce kolay uygulanabilir bir dışkı testiyle riskli kişileri belirlemek. Ardından yalnızca pozitif ya da yüksek riskli vakalarda kolonoskopi yapılması planlanıyor. Bu model, sağlık sisteminin yükünü azaltırken tarama oranlarını yükseltebilir.</p>

<p>Çalışmanın bir başka önemli tarafı ise, potansiyel kullanım alanının yalnızca kolorektal kanserle sınırlı olmaması. Araştırmacılar aynı yöntemin gelecekte inflamatuvar bağırsak hastalıkları, metabolik hastalıklar ve mikrobiyomla ilişkili başka tablolar için de non-invaziv tanı testlerinin geliştirilmesine kapı aralayabileceğini düşünüyor. Hatta Cenevre Üniversite Hastaneleri ile birlikte ilk klinik çalışmanın hazırlık aşamasında olduğu da açıklandı.</p>

<p>Özetle, “bir tüp dışkı ile kanser taraması” fikri artık bilim kurgu cümlesi değil. Ama bugünden yarına “kolonoskopiye veda” manşeti atmak için de erken. Şimdilik görünen şu: bağırsak bakterileri, yakın gelecekte kanser taramasında doktorların eline çok daha güçlü bir rehber verebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kolonoskopiye-alternatif-olabilir-mi-diskidaki-bakterilerle-kanser-tespiti-umut-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 08:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6518.jpeg" type="image/jpeg" length="86927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yusufçuklardan İlham: İnsan Gözünün Ötesinde Görüş, Tıpta Yeni Bir Dönem Başlatabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yusufcuklardan-ilham-insan-gozunun-otesinde-gorus-tipta-yeni-bir-donem-baslatabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yusufcuklardan-ilham-insan-gozunun-otesinde-gorus-tipta-yeni-bir-donem-baslatabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya’daki araştırmacılar, yusufçukların insanların algılayabildiği kırmızı ışığın ötesine uzanan bir görme kapasitesine sahip olduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, bu canlıların yaklaşık yakın kızılötesi sınıra yaklaşan dalga boylarını seçebildiğini ve bunu memelilerdeki kırmızı görmeyle benzer bir moleküler mekanizma üzerinden yaptığını gösterdi. Çalışma, hem evrimsel biyoloji hem de ışıkla hücre kontrolü sağlayan yeni tıbbi teknolojiler açısından dikkat çekti.</p>

<p>Osaka Metropolitan University tarafından duyurulan ve Cellular and Molecular Life Sciences dergisinde yayımlanan araştırmada, yusufçukların kırmızıya duyarlı opsin proteinlerinin memelilerdeki kırmızı opsinlerle ortak bir “ayar mekanizması” taşıdığı belirlendi. Bilim insanları bunu, birbirinden uzak canlı gruplarının benzer biyolojik çözümleri ayrı ayrı geliştirmesi anlamına gelen paralel evrimin çarpıcı bir örneği olarak değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmaya göre bu görsel avantaj yalnızca biyolojik bir ayrıntı değil. Erkek ve dişi yusufçukların kırmızı ve yakın kızılötesi ışığı farklı biçimde yansıtması, özellikle uçuş sırasında eşlerin daha hızlı ayırt edilmesine yardımcı oluyor. Yani bu “gizli renk” sistemi, doğrudan üreme başarısı ve tür içi iletişimle bağlantılı görünüyor.</p>

<p>Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise, ışığa duyarlılığı belirleyen kritik moleküler noktanın yalnızca tek bir aminoasit değişimiyle kaydırılabilmesi oldu. Araştırmacılar, bu değişikliğin opsin proteinini daha uzun dalga boylarına duyarlı hale getirebildiğini ve laboratuvar ortamında daha kırmızıya kaymış, hatta yakın kızılötesine yaklaşan tepkiler oluşturabildiğini bildirdi. Makalede ayrıca belirli bir mutasyonla emilim tepesinin 590 nm’ye taşındığı da aktarıldı.</p>

<p>Bu bulgu neden tıp dünyasını heyecanlandırıyor? Çünkü kırmızı ve yakın kızılötesi ışık, mavi ya da daha kısa dalga boylu ışıklara kıyasla biyolojik dokuların daha derinine ulaşabiliyor. Bu da optogenetik gibi alanlarda, hücreleri ve sinir devrelerini daha az invaziv yöntemlerle kontrol etme ihtimalini güçlendiriyor. Osaka Metropolitan University’nin açıklamasında da bu mekanizmanın, kırmızı ışık temelli tıbbi uygulamalar için yeni moleküler araçların önünü açabileceği vurgulandı.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tür opsinlerin geliştirilmesi, gelecekte beyin hücrelerinin ışıkla daha derinden uyarılması, derin dokulardaki biyolojik süreçlerin hassas biçimde düzenlenmesi ve bazı biyomedikal cihazların daha etkili çalışması gibi alanlarda önem kazanabilir. Yine de mevcut çalışma, klinikte kullanılan hazır bir tedavi değil; biyolojik prensibi çözerek gelecekteki teknolojilere zemin hazırlayan deneysel bir temel araştırma niteliği taşıyor.</p>

<p>Araştırmanın başyazarlığını Ryu Sato üstlenirken, çalışmada Akihisa Terakita ve Mitsumasa Koyanagi de yer aldı. Makale 20 Ocak 2026 tarihinde yayımlandı ve DOI numarası 10.1007/s00018-025-06017-9 olarak kayda geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yusufcuklardan-ilham-insan-gozunun-otesinde-gorus-tipta-yeni-bir-donem-baslatabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6517.jpeg" type="image/jpeg" length="22530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[WhatsApp’taki Gizlilik Vaadi Mahkemelik Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/whatsapptaki-gizlilik-vaadi-mahkemelik-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/whatsapptaki-gizlilik-vaadi-mahkemelik-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en yaygın mesajlaşma uygulamalarından WhatsApp, bu kez çok konuşulacak bir gizlilik iddiasıyla gündemde. ABD’de açılan yeni bir toplu davada, Meta’nın “uçtan uca şifreleme” söylemine rağmen bazı çalışanlar, yükleniciler ve üçüncü tarafların kullanıcı mesajlarına erişebildiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dava dosyasında, sistemde yer aldığı iddia edilen bir “arka kapı” üzerinden özel mesajların görüntülenebildiği savunuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddialar kısa sürede teknoloji dünyasında yankı uyandırdı. Dava haberlerine göre şikâyet metninde, Meta ve WhatsApp çalışanlarıyla birlikte bazı dış yüklenicilerin, dolandırıcılık veya politika ihlali gerekçesiyle işaretlenen mesajlara erişim sağlayabildiği ileri sürülüyor. Hatta bazı bölümlerde bu erişimin kullanıcıların düşündüğünden daha geniş olabileceği savunuluyor. Ancak şu aşamada bunların tamamı davacı tarafın mahkemeye sunduğu iddialar olarak dosyada yer alıyor.</p>

<p>Meta cephesi ise suçlamaları reddediyor. Şirketin resmi açıklamalarında ve WhatsApp’ın yardım sayfalarında, kişisel mesajların uçtan uca şifreleme ile korunduğu, içeriklere gönderici ve alıcı dışında kimsenin erişemediği belirtiliyor. WhatsApp, gizliliğin platformun temel güvenlik vaadi olduğunu savunmayı sürdürüyor.</p>

<p>Tartışmayı büyüten nokta ise yalnızca dava değil. Bloomberg Law, ABD’de bazı makamların eski yüklenicilerden gelen iddiaları incelediğini bildirdi. Buna karşın bazı siber güvenlik uzmanları, kamuoyuna açık teknik delil ortaya konmadan “şifrelemenin sistematik biçimde aşıldığı” sonucuna varmanın erken olduğunu söylüyor. Bu nedenle mevcut tablo, kesinleşmiş bir ihlalden çok, WhatsApp’ın gizlilik mimarisini hedef alan ciddi ama henüz kanıt aşaması netleşmemiş bir hukuk ve güven krizi olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre davanın seyri, yalnızca WhatsApp için değil, bütün mesajlaşma platformlarının “uçtan uca şifreleme” vaatleri açısından da belirleyici olabilir. Mahkeme sürecinde teknik kanıtların ortaya çıkıp çıkmayacağı, iddiaların ne ölçüde doğrulanacağı ve düzenleyici kurumların nasıl bir tutum alacağı merakla izleniyor. Şimdilik net olan tek şey, WhatsApp’ın güvenlik söyleminin yeniden küresel tartışmanın merkezine oturduğu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/whatsapptaki-gizlilik-vaadi-mahkemelik-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="24766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Erhan Afyoncu’dan Manas Üniversitesi’nde Türk Tarihine Işık Tutan Konferans]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-erhan-afyoncudan-manas-universitesinde-turk-tarihine-isik-tutan-konferans</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-erhan-afyoncudan-manas-universitesinde-turk-tarihine-isik-tutan-konferans" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nde düzenlenen Rektörlük Konferansları, Türk tarihine dair dikkat çeken bir programa ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, öğrenciler ve akademisyenlerle buluştuğu konferansta Türklerin Orta Asya’dan günümüze uzanan tarihsel yürüyüşünü geniş bir çerçevede değerlendirdi. Konferansta devlet geleneği, askeri teşkilatlanma, medeniyet tasavvuru ve kurumsal devamlılık başlıkları öne çıktı.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Erhan Afyoncu’dan Manas Üniversitesi’nde Türk Tarihine Işık Tutan Konferans-1" class="detail-photo img-fluid" height="532" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6511.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Erhan Afyoncu konuşmasında, Türk tarihinin yalnızca savaşlar ve fetihler üzerinden okunamayacağını vurguladı. Türklerin tarih sahnesindeki asıl gücünün devlet kurma kabiliyeti, siyasi örgütlenme kapasitesi ve tarihsel süreklilik üretme yeteneği olduğunu belirten Afyoncu, Türk tarihinin kopuşlardan çok yeniden yapılanmalar ve devamlılıklar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Konferansta Orta Asya bozkırlarının Türk topluluklarının siyasal karakterini ve savaş kabiliyetini şekillendiren temel zemin olduğuna dikkat çekildi. Afyoncu, bozkır hayatının Türklerde hareketlilik, dayanıklılık, disiplin ve hızlı karar alma becerisi geliştirdiğini, bunun da zamanla güçlü bir askeri kültür ve örgütlenme anlayışına dönüştüğünü anlattı. Atlı savaş tekniklerinin Türklerin geniş coğrafyalarda etkili olmasında belirleyici rol oynadığını söyleyen Afyoncu, bu askeri yeteneğin aynı zamanda farklı toplulukları ortak bir siyasi yapı altında toplama gücünü de beslediğini dile getirdi.</p>

<p>Türk tarihinin en önemli kırılma noktalarından biri olarak İslamiyet’in kabul sürecine de değinen Afyoncu, bu dönemin yalnızca inanç eksenli bir değişim değil, aynı zamanda büyük bir medeniyet dönüşümü olduğunu ifade etti. Karahanlılar, Gazneliler ve Büyük Selçuklular üzerinden değerlendirmelerde bulunan Afyoncu, Türklerin bu süreçte İslam dünyasında düzen kuran, siyasi merkezler inşa eden ve güvenliği üstlenen başlıca aktörlerden biri haline geldiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Erhan Afyoncu’dan Manas Üniversitesi’nde Türk Tarihine Işık Tutan Konferans-2" class="detail-photo img-fluid" height="472" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6513.jpeg" width="750" /></p>

<p>Anadolu’nun Türk yurdu haline geliş süreci de konferansın önemli başlıkları arasında yer aldı. Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Malazgirt Zaferi’nin sadece askeri bir başarı olarak görülemeyeceğini, aynı zamanda Anadolu’da yerleşme, nüfus hareketliliği ve devletleşme sürecinin önünü açan tarihsel bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Anadolu Selçuklu Devleti ile birlikte Türklerin bozkır kökenli siyasal birikimlerini yerleşik devlet tecrübesiyle buluşturduğunu kaydeden Afyoncu, bu sürecin Anadolu’nun kalıcı biçimde Türk yurdu haline gelmesinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Osmanlı Devleti’ne ilişkin değerlendirmelerinde ise Afyoncu, imparatorluğun büyümesini sadece fetihlerle açıklamanın eksik kalacağını söyledi. Osmanlı’nın uzun ömürlü gücünün arkasında merkezi otoriteyi güçlendiren bürokratik yapı, düzenli mali sistem, disiplinli askeri teşkilat ve kayıt kültürünün bulunduğunu belirten Afyoncu, devlet aklı ve kurumsal işleyişin tarih boyunca belirleyici unsur olduğunu ifade etti.</p>

<p>Manas Üniversitesi’nde yoğun ilgi gören konferans, Türk tarihinin yalnızca geçmişin hatırası değil, aynı zamanda bugünü anlamaya yardımcı olan güçlü bir birikim olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun değerlendirmeleri, Türk tarihinin derin hafızasını devlet, medeniyet ve süreklilik ekseninde yeniden düşünmeye kapı araladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TARİH</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-erhan-afyoncudan-manas-universitesinde-turk-tarihine-isik-tutan-konferans</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 07:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6512.jpeg" type="image/jpeg" length="18433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EKYS sonuçları açıklandı: Adaylar puanlarını ÖSYM ekranından öğreniyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ekys-sonuclari-aciklandi-adaylar-puanlarini-osym-ekranindan-ogreniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ekys-sonuclari-aciklandi-adaylar-puanlarini-osym-ekranindan-ogreniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-MEB-EKYS sonuçları açıklandı. ÖSYM, 15 Mart 2026’da uygulanan Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı’nın değerlendirme işlemlerinin tamamlandığını ve sonuçların 9 Nisan 2026 saat 10.00’dan itibaren erişime açıldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı da sınav sonuçlarının açıklandığını ayrıca duyurdu. Buna göre adaylar, sonuçlarını ÖSYM’nin sonuç açıklama sistemi üzerinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle görüntüleyebiliyor.</p>

<p>Sınav sonuç ekranında adayların puanı ile birlikte değerlendirme bilgileri yer alıyor. Sonuçlara basılı belge gönderilmiyor; tüm işlemler dijital ortamda yürütülüyor. Eleman.net’te yer alan bilgilendirmede de adayların doğru ve yanlış sayılarını, toplam puanlarını ve değerlendirme ayrıntılarını çevrim içi olarak görebildiği belirtildi.</p>

<p>ÖSYM ayrıca 2026-MEB-EKYS adaylarının cevap kâğıtları ve aday cevaplarını da 9 Nisan 2026 saat 10.15’ten itibaren erişime açtı. Adaylar, bu ekrana ÖSYM AİS sistemi üzerinden ulaşabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>EKYS, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yönetici olarak görev almak isteyen adaylar açısından kritik sınavlardan biri olarak öne çıkıyor. Sonuçların ardından gözler şimdi yönetici atama takvimi ve devam edecek resmi süreçlere çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ekys-sonuclari-aciklandi-adaylar-puanlarini-osym-ekranindan-ogreniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 07:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6510-1.jpeg" type="image/jpeg" length="36813"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’da Hava Durumu: Gün İçinde Karla Karışık Yağmur Bekleniyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ankarada-hava-durumu-gun-icinde-karla-karisik-yagmur-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ankarada-hava-durumu-gun-icinde-karla-karisik-yagmur-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da sabah saatlerinde çok bulutlu hava etkili olurken, termometreler 1,7 dereceyi gösterdi. Hissedilen sıcaklığın düşük seyretmesi nedeniyle kentte özellikle sabah erken saatlerde soğuk hava daha belirgin hissedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Verilere göre kent genelinde nem oranı yüzde 89 seviyesinde ölçüldü. Rüzgarın ise saatte 3 kilometre hızla etkili olduğu görüldü. Atmosfer basıncı 1013 hPa olarak kaydedildi.</p>

<p>Günün ilerleyen saatlerinde sıcaklığın kademeli olarak artması bekleniyor. Sabah 09.00 civarında 4 derece seviyelerinde seyreden hava sıcaklığının, öğle saatlerine doğru 6 dereceye çıkacağı tahmin ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan cuma günü için yapılan tahminlerde Ankara’da karla karışık yağmur beklendiği bildirildi. Gün içinde en düşük sıcaklığın 2, en yüksek sıcaklığın ise 8 derece olması öngörülüyor. Nem oranının yüzde 46 ila 92 arasında değişmesi beklenirken, batıdan esecek rüzgarın hızının saatte 11 kilometreye ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle sabah ve akşam saatlerinde dışarı çıkacak vatandaşların soğuk hava ve yağış ihtimaline karşı tedbirli olması gerektiğini belirtiyor. Başkentte hafta sonuna yaklaşırken bulutlu ve yer yer yağışlı havanın etkisini sürdürmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ankarada-hava-durumu-gun-icinde-karla-karisik-yagmur-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 07:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6508.jpeg" type="image/jpeg" length="94085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İki Kritik Başlık İçin Talimat: Hobi Bahçeleri ve Trafik Cezalarında Yeni Düzenleme Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogandan-iki-kritik-baslik-icin-talimat-hobi-bahceleri-ve-trafik-cezalarinda-yeni-duzenleme-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogandan-iki-kritik-baslik-icin-talimat-hobi-bahceleri-ve-trafik-cezalarinda-yeni-duzenleme-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuoyunda uzun süredir tartışılan iki önemli başlıkta yeni bir gelişme yaşandı. İddialara göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem “hobi bahçeleri” olarak bilinen imarsız küçük ölçekli bahçeli evler hem de yeni Trafik Kanunu ile gündeme gelen ağır ceza uygulamaları konusunda yeni çalışma yapılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaklaşık 7 milyon kişiyi yakından ilgilendirdiği belirtilen hobi bahçeleri meselesi, AK Parti’nin bugünkü MKYK toplantısında gündeme geldi. Ankara Milletvekili Osman Gökçek’in toplantıda söz alarak mevcut yönetmeliğin uygulanması halinde binlerce kişinin mağdur olacağını söylediği, ayrıca bu tablonun siyasi açıdan da ağır sonuçlar doğurabileceğini dile getirdiği ifade edildi.</p>

<p>Toplantıda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da mevcut yönetmelik hakkında kapsamlı bilgi verdiği aktarıldı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında yeni bir çalışma yapılmasını istediği öne sürüldü.</p>

<p>Söz konusu çalışmada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in yer alacağı belirtildi. Hazırlanacak yeni düzenlemenin, hobi bahçeleri konusunda yaşanan mağduriyet iddialarını dikkate alarak şekillenmesi bekleniyor.</p>

<p>Bir diğer kritik başlık ise yeni Trafik Kanunu ile birlikte gündeme gelen ağır para cezaları ve uygulamalar oldu. Edinilen bilgilere göre konu, AK Parti MYK toplantısında da ele alındı. Toplantıda kamuoyunda oluşan tepkilerin değerlendirildiği ve mevcut tabloya ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapıldığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İçişleri Bakanlığı’ndan yeni bir çalışma hazırlanmasını istediği belirtildi. Böylece son dönemde özellikle sürücüler arasında yoğun tartışma yaratan trafik cezaları ve uygulamalarında da revizyon ihtimali gündeme gelmiş oldu.</p>

<p>Henüz resmi düzenleme metni paylaşılmış değil. Ancak kulislere yansıyan bu bilgiler, hem hobi bahçeleriyle ilgili yıkım endişesi yaşayan vatandaşlar hem de yeni trafik cezalarına tepki gösteren milyonlarca kişi açısından dikkatle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogandan-iki-kritik-baslik-icin-talimat-hobi-bahceleri-ve-trafik-cezalarinda-yeni-duzenleme-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 06:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2339.png" type="image/jpeg" length="54144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ’den Kıtalararası Tıp Eğitimi Hamlesi: Yeni Merkez Hayata Geçiyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbuden-kitalararasi-tip-egitimi-hamlesi-yeni-merkez-hayata-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbuden-kitalararasi-tip-egitimi-hamlesi-yeni-merkez-hayata-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi, uluslararası yükseköğretim vizyonunu güçlendirecek yeni bir adım daha attı. Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Guangzhou Medical University ve dost ülkelerle birlikte denizaşırı tıp eğitimi ve araştırmalarını kapsayan deklarasyonun imzalandığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Prof. Dr. Kemalettin Aydın, yaptığı açıklamada, söz konusu iş birliğinin yalnızca akademik bir mutabakat olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin sağlık eğitimi alanındaki küresel etkinliğini artıracak stratejik bir gelişme olduğunu ifade etti. Açıklamada, Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde artık “Kıtalararası Tıp Eğitimi ve Araştırmaları Merkezi”nin de hayata geçirileceği belirtildi.</p>

<p>Yeni merkezin, farklı coğrafyalardaki üniversiteler ve sağlık kurumlarıyla eğitim, araştırma ve bilimsel paylaşım alanlarında daha güçlü bağlar kurulmasına katkı sunması bekleniyor. Böylece SBÜ’nün uluslararasılaşma hedefi yeni bir kurumsal yapıyla desteklenirken, tıp eğitiminin sınır aşan niteliği de daha somut bir zemine taşınmış olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Guangzhou Medical University ile kurulan bu temasın, dost ülkelerle birlikte ortak akademik projelerin geliştirilmesi, öğrenci ve akademisyen hareketliliğinin artırılması, bilimsel iş birliklerinin derinleştirilmesi ve sağlık alanında çok merkezli araştırmaların teşvik edilmesi açısından önemli bir eşik olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin öncülüğünde hayata geçirilecek Kıtalararası Tıp Eğitimi ve Araştırmaları Merkezi’nin, Türkiye’nin sağlık eğitimi tecrübesini uluslararası alana taşıyan önemli bir platform olması hedefleniyor. Bu adımın, hem üniversitenin küresel görünürlüğünü artırması hem de sağlık diplomasisine akademik bir derinlik kazandırması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbuden-kitalararasi-tip-egitimi-hamlesi-yeni-merkez-hayata-geciyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 06:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6504.jpeg" type="image/jpeg" length="68619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tıp Fakültesi Öğrencisi Berat Can Demir’den Acı Haber]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tip-fakultesi-ogrencisi-berat-can-demirden-aci-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tip-fakultesi-ogrencisi-berat-can-demirden-aci-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin’in Artuklu ilçesinde nüfusuna kayıtlı Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Berat Can Demir’in vefat haberi, ailesi ve yakın çevresini derin üzüntüye boğdu. Genç yaşta gelen acı haber, sevenlerini yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversite eğitimi süren Berat Can Demir’in bir süredir sağlık sorunları yaşadığı öğrenildi. Demir’in vefatı, memleketinde ve çevresinde büyük üzüntü oluşturdu.</p>

<p>Berat Can Demir’in cenazesinin, bugün öğle namazına müteakip Küba Camii’nden kaldırılacağı bildirildi. Cenazenin Saraçoğlu Aile Mezarlığı’nda toprağa verileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taziyelerin ise Mithat Yücesoy Taziye Evi’nde kabul edileceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tip-fakultesi-ogrencisi-berat-can-demirden-aci-haber</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 06:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6503.jpeg" type="image/jpeg" length="97441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köpeklerde Yaşlanmaya Karşı Günlük Hap İçin Kritik Süreç]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kopeklerde-yaslanmaya-karsi-gunluk-hap-icin-kritik-surec</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kopeklerde-yaslanmaya-karsi-gunluk-hap-icin-kritik-surec" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşlı köpeklerin daha sağlıklı yaş almasını hedefleyen yeni bir ilaç üzerinde çalışılıyor. ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Loyal tarafından geliştirilen LOY-002 adlı ürün, yaşlanmayla ilişkili metabolik bozulmayı hedefleyen günlük bir hap olarak tanımlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şirketin paylaştığı bilgilere göre LOY-002, 10 yaş ve üzerindeki, en az 14 pound yani yaklaşık 6,4 kilogram ağırlığındaki köpekler için geliştiriliyor. Ürünün amacı, köpeklerin sağlıklı yaşam süresini desteklemek ve yaş ilerledikçe yaşam kalitesini korumaya yardımcı olmak.</p>

<p>İlacın kullanım şekli de dikkat çekiyor. LOY-002, şirketin açıklamasına göre günlük verilen bir hap formunda tasarlandı. Hâlihazırda ürün için geniş kapsamlı bir klinik çalışma yürütülüyor; Loyal, bu araştırmaya 1.300 yaşlı köpeğin 70 veteriner kliniğinde dahil edildiğini belirtiyor.</p>

<p>Düzenleyici süreçte de önemli bir aşama geçildi. Loyal, FDA’nın veteriner tıbbı biriminin LOY-002 için hem etkililik beklentisi hem de hedef hayvan güvenliği başlıklarında önemli teknik dosyaları kabul ettiğini duyurdu. Bu da ilacın değerlendirme sürecinde ilerlediğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanların ve evcil hayvan sahiplerinin dikkatle izlediği bu çalışma, köpeklerde sağlıklı yaşlanma alanında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Ancak ürün halen geliştirme ve değerlendirme sürecinde bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kopeklerde-yaslanmaya-karsi-gunluk-hap-icin-kritik-surec</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 06:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6500.jpeg" type="image/jpeg" length="62260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depresyonda ezber bozan derleme: Sorun serotoninden ibaret değil]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/depresyonda-ezber-bozan-derleme-sorun-serotoninden-ibaret-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/depresyonda-ezber-bozan-derleme-sorun-serotoninden-ibaret-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Depresyonun yalnızca “serotonin eksikliği” ile açıklanamayacağını savunan tartışmalara bir yenisi daha eklendi. JAMA Psychiatry’de yayımlanan yeni bir sistematik derleme, majör depresif bozuklukta beyin ve kanda ortak bazı biyolojik bozulmaların görülebildiğini, bunlar arasında mitokondriyle ilişkili yolakların da öne çıktığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lia J. Zallar ve Maura B. Dupont imzalı derleme, 54 çalışmayı inceledi. Bunların 30’u beyin, 20’si kan, 4’ü ise hem beyin hem kan örneklerini değerlendirdi. Araştırmacılar, depresyonda beyin ve kanda benzer yönde değişen yüzlerce gen ifadesi ve metilasyon bulgusu saptandığını, bu ortak tablonun bazı genetik risk bölgeleriyle de kesiştiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, ortaya çıkan biyolojik kümelerin tek bir mekanizmaya işaret etmemesi oldu. Derlemeye göre depresyonda öne çıkan ortak yolaklar arasında nörogelişim, inflamasyon, transkripsiyonel düzenleme, apoptoz ve mitokondriyal işlevler yer alıyor. Bu da hastalığın tek cümlelik bir kimyasal açıklamaya sığmayacak kadar karmaşık olduğunu yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Uzmanların bu tür bulgulardan çıkardığı temel sonuç, “depresyon serotoninle ilgisizdir” demek değil. JAMA Psychiatry’deki derleme de böyle bir hüküm kurmuyor. Makalenin mesajı daha çok şu noktada düğümleniyor: Depresyon, genetik ve çevresel etkileşimlerin rol oynadığı, farklı biyolojik sistemleri aynı anda etkileyebilen heterojen bir hastalık ve gelecekte kanda saptanabilecek biyobelirteçler hem hasta alt tiplerini ayırmada hem de tedavi hedeflerini belirlemede işe yarayabilir.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca bugün için depresyonda kesinleşmiş bir biyobelirteç ya da hassas tıp temelli standart tedavi yaklaşımı bulunmadığını vurguluyor. Bu nedenle mitokondri vurgusu, mevcut tedavi anlayışını bir gecede değiştiren nihai karar değil; daha çok depresyonun biyolojisini genişleten, yeni araştırma kapıları aralayan bir bulgu olarak görülüyor. Özellikle hücre tipine özgü ve daha az incelenmiş beyin bölgelerini kapsayan yeni çok katmanlı çalışmaların gerekli olduğu ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/depresyonda-ezber-bozan-derleme-sorun-serotoninden-ibaret-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 06:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-8343.jpeg" type="image/jpeg" length="80663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir, Belirtileri Nasıl Anlaşılır? Tedavi ve Erken Tanıda Kritik İşaretler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/epilepsi-nedir-belirtileri-nasil-anlasilir-tedavi-ve-erken-tanida-kritik-isaretler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/epilepsi-nedir-belirtileri-nasil-anlasilir-tedavi-ve-erken-tanida-kritik-isaretler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi, tekrarlayan nöbetlerle seyreden bir beyin hastalığıdır ve belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Erken tanı, doğru branşa başvuru ve nöbet tipine uygun tedavi, hastalığın kontrolünde belirleyici rol oynar.  ￼]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Epilepsi nedir, vücutta nasıl ilerler?</p>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin zaman zaman anormal ve eşzamanlı elektriksel boşalımlar üretmesiyle nöbetlere yol açan kronik bir nörolojik hastalık olarak tanımlanıyor. Bu nöbetler bazen kol ve bacaklarda kasılma şeklinde görülürken, bazen yalnızca kısa süreli bilinç bulanıklığı, boş bakış, otomatik hareketler ya da garip bir his olarak ortaya çıkabiliyor.</p>

<p>İşte burada tablo değişiyor: Her nöbet aynı görünmediği için hastalık uzun süre fark edilmeyebiliyor. Uluslararası Epilepsi ile Savaş Birliği’nin 2025 güncellemesine göre nöbetler genel olarak odaklı, jeneralize, başlangıcı belirsiz ve sınıflandırılamayan gruplar altında ele alınıyor. Bu ayrım, hem tanıda hem de tedavi seçiminde doğrudan önem taşıyor.</p>

<p>Epilepsi belirtileri nelerdir, hangi işaretler gözden kaçabilir?</p>

<p>Epilepsi nasıl anlaşılır sorusunun tek bir cevabı yok. Bazı kişilerde nöbet öncesi “aura” denilen uyarıcı belirtiler görülebiliyor; ani korku hissi, mide yükselmesi, daha önce olmayan bir koku alma, görmede değişiklik, uyuşma ya da birkaç saniyelik kopma bunlar arasında sayılıyor. Bazılarında ise kişi konuşmanın ortasında donar, bakışları sabitlenir, dudak şapırdatma ya da anlamsız el hareketleri yapar ve sonrasında o anı hatırlamayabilir.</p>

<p>Toplumun en sık gözden kaçırdığı erken belirtiler de tam burada saklı. Her zaman büyük bir kasılma nöbeti olmayabilir; kısa süreli dalmalar, tekrarlayan bilinç kapanmaları, sebepsiz düşmeler, sabahları açıklanamayan dil ısırığı ya da gece uykuda yaşanan şüpheli hareketler de epilepsinin habercisi olabilir. Her zaman düşünüldüğü kadar basit olmayabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kimlerde daha sık görülür, neden olur?</p>

<p>Epilepsi her yaşta görülebilir. Ancak çocukluk çağında başlayan bazı epilepsi sendromları ile ileri yaşta damar hastalığı, inme ve nörodejeneratif süreçlere bağlı epilepsi daha sık dikkat çeker. Nedenler arasında inme, travmatik beyin yaralanması, beyin tümörleri, oksijensiz kalma, bazı genetik durumlar, enfeksiyonlar ve diğer nörolojik hastalıklar yer alabiliyor; bazı olgularda ise belirgin bir neden bulunamayabiliyor.</p>

<p>Bu yüzden “neden olur” sorusu kişiye göre değişir. Çocukta genetik ya da gelişimsel neden öne çıkarken, ileri yaşta inme sonrası nöbetler daha belirgin olabilir. Dünya genelinde bazı enfeksiyonların da epilepsi yükünü artırdığı biliniyor.</p>

<p>Ne zaman doktora gidilmeli, hangi doktora gidilir?</p>

<p>İlk şüpheli nöbetten sonra beklemek doğru yaklaşım değil. NICE rehberi, ilk şüpheli nöbet sonrası çocukların ve yetişkinlerin epilepsi konusunda deneyimli bir uzman tarafından hızlı değerlendirilmesini, ideal olarak 2 hafta içinde görülmesini öneriyor.</p>

<p>İlk başvurulacak branş nöroloji olmalı. Çocuk hastalarda bu değerlendirme genellikle çocuk nörolojisi tarafından yapılır. Gerektiğinde hasta epilepsi konusunda deneyimli ileri merkezlere, EEG, görüntüleme, genetik inceleme, nöroşirürji ya da epilepsi cerrahisi ekiplerine yönlendirilebilir. Erken başvuru, yanlış tanıyı önlemek ve uygun tedaviyi geciktirmemek açısından kritik önem taşır.</p>

<p>Tedavisi var mı, nasıl tedavi edilir?</p>

<p>Epilepsi tedavisinde ilk basamak, nöbet tipine uygun antiepileptik ilaç seçimidir. Amaç yalnızca nöbeti azaltmak değil, mümkünse hastayı nöbetsiz yaşama yaklaştırırken yan etki yükünü de sınırlamaktır. İlaç seçimi nöbetin türüne, yaşa, eşlik eden hastalıklara ve kimi zaman gebelik planına göre değişir.</p>

<p>Hastaların önemli bir bölümü ilaçlarla kontrol altına alınabilir. Ancak her hastada ilk ilaçla tam yanıt alınmaz; bazı olgularda dirençli epilepsi gelişebilir ve bu durumda cerrahi, nörostimülasyon ya da özel diyet yaklaşımları gündeme gelir. FDA belgelerinde de, özellikle fokal nöbetlerde olguların yaklaşık yüzde 30’una kadarında ilaç direnci görülebildiği belirtiliyor.</p>

<p>Yeni tedaviler ve güncel gelişmeler neler?</p>

<p>Yeni nesil tedaviler denince tek bir ilaçtan söz etmek doğru değil; çünkü bazı yenilikler tüm epilepsi hastaları için değil, belirli sendromlar için geçerli. FDA onaylı cannabidiol içeren Epidiolex, Lennox-Gastaut sendromu, Dravet sendromu ve tüberoskleroz kompleksine bağlı nöbetlerde 1 yaş ve üzeri hastalarda onaylı. EMA tarafında karşılığı Epidyolex olarak yer alıyor. Ancak bu tedavi genel epilepsi hastalığının tamamı için değil, belirli hasta grupları için kullanılıyor ve karaciğer üzerine etkiler nedeniyle izlem gerektiriyor.</p>

<p>EMA verilerine göre Epidyolex çalışmalarında bazı gruplarda toplam nöbet sayısındaki azalma plaseboya göre daha belirgin bulundu; ayrıca yüzde 75 ve üzeri nöbet azalması sağlayan hastaların oranı da plaseboya kıyasla daha yüksekti. Bununla birlikte karaciğer enzimlerinde yükselme gibi yan etkiler nedeniyle tedavi, uzman takibi gerektiriyor.</p>

<p>Bir başka güncel seçenek olan fenfluramin içeren Fintepla, EMA’ya göre Dravet ve Lennox-Gastaut sendromlarında ek tedavi olarak onaylı. EMA değerlendirmesinde, Dravet sendromlu hastalarda yapılan ana çalışmalarda nöbet sıklığında plaseboya göre anlamlı düşüş bildirildi; ancak ilaç kontrollü erişim programı ve özellikle kalp kapakları ile pulmoner arter basıncı açısından izlem gerektiriyor. Yani yeni tedaviler umut verici olsa da, “mucize” dili değil, doğru hasta seçimi dili gerekiyor.</p>

<p>Dirençli fokal epilepside cenobamate de dikkat çeken seçeneklerden biri. FDA etiket bilgisine göre uzun süreli epilepsisi olan ve çoğu birden fazla ilaç kullanan erişkin fokal nöbet hastalarında değerlendirilmiş durumda. Bu tür ilaçlar nöbet yükünü azaltabilse de sersemlik, denge bozukluğu, uyku hali ve ilaç etkileşimleri gibi yan etkiler açısından dikkatli izlem ister.</p>

<p>İlaçların yetmediği noktada nörostimülasyon da devreye girebiliyor. FDA onaylı VNS yani vagus sinir stimülasyonu, dirençli parsiyel başlangıçlı nöbetlerde yardımcı tedavi olarak kullanılıyor. RNS yani yanıt veren nörostimülasyon sistemi de FDA tarafından erişkinlerde belirli dirençli epilepsi tipleri için onaylanmış durumda. NINDS, bu tür beyin uyarım tedavilerinin özellikle ilaçla kontrol edilemeyen hastalarda seçenek oluşturduğunu vurguluyor.</p>

<p>Nasıl önlenir?</p>

<p>Epilepsinin her türünü önlemek mümkün değil. Ama baş travmasını azaltmak, emniyet kemeri ve kask kullanmak, inme riskini düşürmek, enfeksiyonlardan korunmak, aşıları aksatmamak ve tedavi gerektiren enfeksiyonları erken yönetmek bazı olgularda epilepsi riskini azaltabiliyor.</p>

<p>Nöbeti olan kişiler için korunma çerçevesi biraz daha farklı. Uykusuzluk, ilacı aksatma, alkol ya da uygunsuz madde kullanımı gibi tetikleyiciler nöbet riskini artırabiliyor. Bu nedenle tedavi kadar düzenli yaşam ritmi de önem taşıyor.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>En yaygın yanlış, epilepsiyi yalnızca şiddetli kasılma nöbetlerinden ibaret sanmak. Bir diğer büyük hata da nöbet sırasında kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmak. CDC, nöbet geçiren kişinin ağzına hiçbir şey konmaması, zorla tutulmaması ve mümkünse güvenli biçimde yan çevrilmesi gerektiğini açıkça belirtiyor.</p>

<p>Kısa soru-cevap<br />
• Epilepsi nedir?<br />
Beyindeki anormal elektriksel boşalımların tekrarlayan nöbetlere yol açtığı kronik nörolojik hastalıktır.<br />
• Epilepsi erken belirtileri nelerdir?<br />
Kısa süreli dalma, boş bakış, anlamsız hareketler, ani korku hissi, garip koku alma, bilinçte kısa kopmalar ve sonradan hatırlanmayan ataklar erken işaret olabilir.<br />
• Hangi doktora gidilir?<br />
Yetişkinlerde nöroloji, çocuklarda çocuk nörolojisi ilk başvuru alanıdır. Şüpheli ilk nöbet sonrası gecikmeden uzman değerlendirmesi gerekir.<br />
• Epilepsinin tedavisi var mı?<br />
Çoğu hastada ilaçlarla nöbet kontrolü sağlanabilir. Dirençli olgularda cerrahi, VNS, RNS ve bazı özel sendromlarda hedefe daha yakın yeni tedaviler gündeme gelir.<br />
Epilepsi nöbetinde ilk yardım nasıl yapılmalı?</p>

<p>Epilepsi nöbeti geçiren birine yardım ederken en önemli şey, paniğe kapılmadan kişiyi güvenli bir alana almaktır. Çevresindeki sert ve sivri eşyalar uzaklaştırılmalı, başını çarpmasını önlemek için mümkünse yumuşak bir destek sağlanmalıdır.</p>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlışlardan biri, nöbet geçiren kişinin ağzını açmaya çalışmak ya da ağzına bir cisim koymaktır. Oysa bu müdahale fayda sağlamadığı gibi diş, çene ve solunum yolu açısından yeni riskler doğurabilir.</p>

<p>Kişi zorla tutulmamalı, kasılmaları engellenmeye çalışılmamalıdır. Nöbet sona erdikten sonra yan pozisyona çevrilmesi, nefes almasını rahatlatmak ve olası tükürük ya da kusmuğun soluk yoluna kaçmasını önlemek açısından önem taşır.</p>

<p>Nöbetin süresi dikkatle izlenmelidir. Eğer nöbet 5 dakikadan uzun sürüyorsa, arka arkaya tekrarlıyorsa, kişi nöbet sonrası kendine gelmiyorsa ya da ilk kez böyle bir tablo yaşanıyorsa acil yardım çağrılması gerekir.</p>

<p>Epilepsi, çoğu kişinin sandığından daha geniş bir tablo. Bazen bir saniyelik boşluk, bazen gece uykuda fark edilmeyen bir atak, bazen de “geçti gitti” denilen bir dalma nöbetiyle kendini gösteriyor. Belirti varsa gecikmemek gerekiyor; çünkü doğru tanı ne kadar erken konursa, hayatın ritmi o kadar az sarsılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/epilepsi-nedir-belirtileri-nasil-anlasilir-tedavi-ve-erken-tanida-kritik-isaretler</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 05:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2269.jpeg" type="image/jpeg" length="68161"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurtta fenalaşan üniversiteli İlknur Kükler yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yurtta-fenalasan-universiteli-ilknur-kukler-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yurtta-fenalasan-universiteli-ilknur-kukler-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde kaldığı yurtta epilepsi nöbeti geçirdiği bildirilen üniversite öğrencisi İlknur Kükler, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Afyon Kocatepe Üniversitesi Bolvadin Uygulamalı Bilimler Fakültesi Lojistik Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi 18 yaşındaki İlknur Kükler, öğle saatlerinde kaldığı yurtta fenalaştı. Durumu fark eden arkadaşlarının ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan genç öğrencinin, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadığı öğrenildi.</p>

<p>İlknur Kükler’in, Tire Belediyesi MHP’li Meclis Üyesi Nafiz Kükler’in kızı olduğu belirtilirken, cenazesinin memleketi İzmir’in Tire ilçesinde toprağa verileceği ifade edildi.</p>

<p>Yaşanan acı olay, hem üniversite çevresinde hem de memleketinde büyük üzüntüye yol açtı. Genç yaşta gelen vefat haberi, yurtta kalan öğrenciler ve aileler açısından nöbet anında doğru müdahalenin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.</p>

<p>Epilepsi nöbetinde ilk yardım neden hayati?</p>

<p>Uzman kaynaklara göre epilepsi nöbeti sırasında en kritik adım, kişinin güvenliğini sağlamak ve nefes yolunu açık tutmaktır. Nöbet geçiren kişinin yanında kalınması, etrafındaki sert ya da keskin eşyaların uzaklaştırılması ve mümkünse kişi yan pozisyona çevrilerek hava yolunun korunması önerilir. Kıyafet boyun bölgesinde sıkıysa gevşetilmesi de yardımcı olabilir.</p>

<p>Aynı kaynaklar, nöbet sırasında kişinin ağzına herhangi bir cisim sokulmaması, zorla tutulmaması ve hareketlerinin engellenmeye çalışılmaması gerektiğini vurguluyor. Toplumda hâlâ sık görülen bu yanlış uygulamalar, yarardan çok zarar verebiliyor.</p>

<p>Sağlık otoriteleri, nöbetin 5 dakikadan uzun sürmesi, nöbetlerin peş peşe gelmesi, kişinin bilincinin düzelmemesi ya da yaralanma, nefes alma güçlüğü gibi bir durumun gelişmesi halinde bunun tıbbi acil durum kabul edilmesi gerektiğini belirtiyor. CDC, art arda ya da 5 dakikayı aşan nöbetlerin beyin hasarı ve ölüm riskini artırabilen “status epileptikus” tablosuna işaret edebileceğini bildiriyor.</p>

<p>Epilepsiyle yaşayan bireyler için düzenli ilaç kullanımı, nöbet tetikleyicilerinin izlenmesi ve hekim takibinin sürdürülmesi de büyük önem taşıyor. Uyku eksikliği, stres ve bazı kişilerde yanıp sönen ışıklar gibi etkenler nöbetleri tetikleyebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yurtta-fenalasan-universiteli-ilknur-kukler-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 05:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4215.jpeg" type="image/jpeg" length="39853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HSK İdari Yargı Başmüfettişi Zafer Bilgi yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hsk-idari-yargi-basmufettisi-zafer-bilgi-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hsk-idari-yargi-basmufettisi-zafer-bilgi-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) İdari Yargı Başmüfettişi Zafer Bilgi’nin vefat ettiği bildirildi. Zafer Bilgi’nin hayatını kaybettiği haberi, hukuk ve yargı çevrelerinde üzüntüyle karşılandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Acı haberin ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek de bir taziye mesajı yayımladı. Bakan Gürlek, sosyal medya paylaşımında Zafer Bilgi’nin vefatını üzüntüyle öğrendiğini belirterek, merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve adalet camiasına başsağlığı diledi.</p>

<p>Hukuk camiasında saygın bir görev yürüten Bilgi’nin vefatı, meslektaşları arasında derin bir üzüntü oluşturdu. Yayımlanan taziye mesajlarında, Zafer Bilgi’nin adalet teşkilatındaki hizmetlerine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hukuk çevrelerinde yankı uyandıran bu kaybın ardından, Zafer Bilgi için çok sayıda başsağlığı mesajı paylaşılmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hsk-idari-yargi-basmufettisi-zafer-bilgi-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 05:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-7815.jpeg" type="image/jpeg" length="42742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan emsal kira kararı: “Çekilmezlik” varsa süre beklenmeyebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yargitaydan-emsal-kira-karari-cekilmezlik-varsa-sure-beklenmeyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yargitaydan-emsal-kira-karari-cekilmezlik-varsa-sure-beklenmeyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin Resmî Gazete’de yayımlanan kararına göre, kira ilişkisi taraflardan biri için önemli sebeplerle çekilmez hale geldiyse, konut ve çatılı işyeri kiralarında da sözleşme süresi dolmadan olağanüstü fesih gündeme gelebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak mahkeme, her dosyada bu gerekçenin gerçekten haklı ve önemli olup olmadığını ayrıca inceleyecek.</p>

<p>Kira hukukunda geniş yankı uyandıran yeni Yargıtay kararı, ev sahibi ve kiracı arasındaki uyuşmazlıklarda “süre dolmadı” savunmasının tek başına yeterli olmayacağını ortaya koydu. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3126 Esas ve 2025/4810 Karar sayılı ilamında, Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesinde düzenlenen “önemli sebeple olağanüstü fesih” hükmünün konut ve çatılı işyeri kiralarında da uygulanabileceğini değerlendirdi. Karar, 12 Mart 2026 tarihli ve 33194 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.</p>

<p>Dosyaya konu olayda kiraya veren, 25 Nisan 2022 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesini, öngörülemeyen önemli nedenler sebebiyle feshettiğini ileri sürerek tahliye talebinde bulundu. İlk derece mahkemesi ise kiralananın konut ve çatılı işyeri hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle, TBK 331 kapsamında olağanüstü fesih yoluna gidilemeyeceği kanaatiyle davayı reddetti.</p>

<p>Süreç daha sonra Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz başvurusu ile Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, alt mahkemenin yorumunu isabetli bulmadı ve TBK 331’de yer alan hükmün, sözleşme belirli ya da belirsiz süreli olsun, konut ve çatılı işyeri kiraları dahil kira ilişkilerinde uygulanabileceğini vurguladı. Daire, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararını kanun yararına bozdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar, sosyal medyada ileri sürüldüğü gibi “ev sahibi isterse kiracıyı hemen çıkarabilir” anlamına gelmiyor. Yargıtay’ın çizdiği çerçeve, otomatik tahliyeden çok, mahkemenin artık “sözleşme süresi bitmedi” gerekçesiyle talebi doğrudan reddedemeyeceği yönünde. Bundan sonra hâkim, ev sahibi ya da kiracının öne sürdüğü “çekilmezlik” nedeninin gerçekten ağır, haklı ve somut bir sebep olup olmadığını ayrıntılı biçimde değerlendirmek zorunda kalacak.</p>

<p>Bu yönüyle karar, kira hukukunda yeni bir kapı aralıyor. Özellikle taraflar arasındaki ilişkinin ciddi biçimde bozulduğu, sözleşmenin sürmesinin bir taraf için katlanılamaz hale geldiği iddialarında, mahkemelerin artık daha içerikli bir inceleme yapması beklenecek. Kararın hem kiracılar hem de ev sahipleri açısından bundan sonraki uyuşmazlıklarda sıkça dayanak gösterilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yargitaydan-emsal-kira-karari-cekilmezlik-varsa-sure-beklenmeyebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 04:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6495.jpeg" type="image/jpeg" length="17209"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni araştırma: Sucul kökenli bir virüs, insan göz hastalığıyla ilişkilendirildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yeni-arastirma-sucul-kokenli-bir-virus-insan-goz-hastaligiyla-iliskilendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yeni-arastirma-sucul-kokenli-bir-virus-insan-goz-hastaligiyla-iliskilendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim dünyasında dikkat çeken yeni bir araştırma, sucul canlılarda görülen Covert Mortality Nodavirus’un (CMNV), insanlarda ortaya çıkan bir göz hastalığıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nature Microbiology dergisinde yayımlanan çalışmada, “persistent ocular hypertensive viral anterior uveitis” olarak tanımlanan göz hastalığının CMNV ile bağlantılı bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Araştırmacılar, söz konusu çalışmada 70 hastada göz dokularında CMNV enfeksiyonu ve buna eşlik eden serolojik bulgular saptandığını aktardı. Ayrıca virüse maruz kalma sıklığı, ağır maruziyet sayısı ve maruziyet şiddetinin, bu göz hastalığı riskindeki artışla ilişkili olduğu belirtildi.</p>

<p>Çalışmada, korunmasız şekilde sucul hayvan işleme ve çiğ su ürünleri tüketiminin en sık bildirilen temas biçimleri arasında yer aldığı kaydedildi. İncelenen vakaların yüzde 71,4’ünde bu tür maruziyet öyküsünün bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Deneysel bölümde ise CMNV’nin farelerde göz içi basınç artışına ve göz dokularında patolojik hasara yol açabildiği, ayrıca memeli hücrelerini laboratuvar ortamında enfekte edebildiği gösterildi. Araştırmacılar, bu bulguların sucul hayvan kökenli bir virüsün, yeni gelişen bir insan hastalığıyla ilişkisini ortaya koyduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bununla birlikte çalışma, insanlarda yaygın bir salgın ya da kesinleşmiş geniş çaplı bulaş zinciri ilan etmiyor. Bulgular, yeni tanımlanan bir göz hastalığı ile CMNV arasındaki bilimsel ilişkiye işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yeni-arastirma-sucul-kokenli-bir-virus-insan-goz-hastaligiyla-iliskilendirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 04:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/i-m-g-7109.png" type="image/jpeg" length="30225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmî Gazete’de yayımlandı: Polis okullarında eğitim süresi kısaltıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-yayimlandi-polis-okullarinda-egitim-suresi-kisaltildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-yayimlandi-polis-okullarinda-egitim-suresi-kisaltildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Polis adaylarını ilgilendiren yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında mezun olacak öğrenciler için hem POMEM hem de PMYO’daki eğitim süreleri yeniden belirlendi. Düzenleme, bu döneme özgü geçici bir uygulama olarak duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan değişikliğe göre, Polis Meslek Yüksekokulları’nda eğitim süresi 2025-2026 eğitim-öğretim yılında mezun olacak öğrenciler için toplam 21 hafta olarak uygulanacak. Normal takvimde güz ve bahar yarıyılları üzerinden yürüyen eğitim sürecinde yapılan bu değişiklikle mezuniyet takvimi öne çekilmiş oldu.</p>

<p>Polis Meslek Eğitim Merkezleri’nde ise aynı eğitim yılı için süre toplam 8 ay olarak belirlendi. Böylece POMEM öğrencileri için de mevcut eğitim takvimi kısaltılmış oldu. Yapılan düzenlemenin 9 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre düzenleme, bu yıl mezun olacak polis adaylarının daha erken tarihte göreve başlamasının önünü açacak. Bazı haberlerde bu kapsamda yaklaşık 10 bin polis adayının mezuniyet sürecinin öne çekileceği ifade edildi. Ancak bu sayı, yönetmelik metninden değil, haber kaynaklarının aktardığı değerlendirmelerden geliyor.</p>

<p>Yeni değişiklikle birlikte polis eğitim kurumlarında 2025-2026 dönemine mahsus özel bir takvim işletilecek. Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanı yürütecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-yayimlandi-polis-okullarinda-egitim-suresi-kisaltildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 04:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6491.jpeg" type="image/jpeg" length="82617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[THY’de yeni yönetim kurulu belli oldu: Başkan Murat Şeker, genel müdür Ahmet Olmuştur]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/thyde-yeni-yonetim-kurulu-belli-oldu-baskan-murat-seker-genel-mudur-ahmet-olmustur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/thyde-yeni-yonetim-kurulu-belli-oldu-baskan-murat-seker-genel-mudur-ahmet-olmustur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları’nda yönetim kurulu yapılanması güncellendi. Şirketin yatırımcı ilişkileri sayfasında yayımlanan güncel bilgilere göre, 9 Nisan 2026 itibarıyla Prof. Dr. Murat Şeker, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı olarak görev yapmaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aynı gün itibarıyla Ahmet Olmuştur da genel müdür, yönetim kurulu ve icra komitesi üyesi olarak yeni görevine geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>THY’nin yayımladığı yönetim kurulu listesine göre Prof. Dr. Murat Şeker, daha önce uzun yıllar Genel Müdür (Mali) Yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra şirketin en üst yönetim pozisyonlarından birine getirildi. Şirket sayfasında yer alan bilgiye göre Şeker, Temmuz 2016’dan 2026’ya kadar mali işlerden sorumlu genel müdür yardımcılığı görevini yürüttü ve 9 Nisan 2026 itibarıyla yönetim kurulu başkanlığı görevini devraldı.</p>

<p>Yeni dönemin dikkat çeken bir başka ismi ise Ahmet Olmuştur oldu. THY’de kariyerine çağrı merkezinde başlayan Olmuştur, gelir yönetimi, fiyatlandırma, satış ve pazarlama gibi kritik alanlarda farklı görevler üstlendi. Şirketin açıklanan kurumsal yönetim bilgilerine göre Olmuştur, 9 Nisan 2026 itibarıyla Türk Hava Yolları A.O. Genel Müdürü, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi olarak görev yapıyor.</p>

<p>Yönetim kurulunda başkan vekili olarak ise Şekib Avdagiç yer aldı. Şirket verilerine göre Avdagiç, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkan Vekili ile Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi sıfatlarını taşıyor. Haziran 2024’ten bu yana bu görevi yürüttüğü bilgisi de sayfada yer aldı.</p>

<p>Güncel listede ayrıca Metin Gülşen, Dr. Melih Şükrü Ecertaş, Ramazan Sarı ve Hasan Murat Mercan da yönetim kurulunda yer alan isimler arasında gösterildi. THY’nin kurumsal yönetim sayfasında bu isimlerin farklı görev ve unvanlarla yeni yapı içinde bulunduğu görüldü.</p>

<p>Türk Hava Yolları’nın internet sitesinde yayımlanan bu güncelleme, şirketin üst yönetiminde yeni dönemin resmen başladığına işaret etti. Özellikle hem başkanlık hem genel müdürlük tarafında 9 Nisan 2026 tarihli değişiklikler, havayolu devinin yönetim mimarisinde önemli bir dönüşüm olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/thyde-yeni-yonetim-kurulu-belli-oldu-baskan-murat-seker-genel-mudur-ahmet-olmustur</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 21:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6487.jpeg" type="image/jpeg" length="42799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="71285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="81299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="44272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="52618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="54146"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
