<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Apr 2026 06:42:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DMM’den Karadeniz Vurgusu: Trabzon On Binde 3, Giresun On Binde 4, Ordu On Binde 8]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dmmden-karadeniz-vurgusu-trabzon-on-binde-3-giresun-on-binde-4-ordu-on-binde-8</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dmmden-karadeniz-vurgusu-trabzon-on-binde-3-giresun-on-binde-4-ordu-on-binde-8" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bazı sosyal medya hesapları ile çeşitli yayın organlarında yer alan, Türkiye’deki arazi varlığının büyük bölümünün maden sahası olarak ruhsatlandırıldığı yönündeki iddialara Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden yanıt geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Merkez, söz konusu paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirirken, özellikle Karadeniz illeri için paylaşılan fiili kazı oranlarının iddia edildiği gibi yüksek seviyelerde olmadığını açıkladı.</p>

<p>8 Nisan 2026 tarihli resmî açıklamada, Türkiye genelinde fiili olarak maden üretimi yapılan toplam alanın ülke yüzölçümünün yalnızca binde 1,8’ine karşılık geldiği belirtildi. Açıklamada, iller bazındaki fiili kazı oranlarının da hiçbir ilde yüzde 1’i aşmadığı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karadeniz özelinde verilen rakamlara göre Artvin’de fiili kazı oranı binde 1, Giresun’da on binde 4, Trabzon’da on binde 3, Ordu ve Gümüşhane’de ise on binde 8 seviyesinde bulunuyor. Böylece bölge illerine ilişkin kamuoyunda dolaşıma sokulan “geniş alanların maden sahasına dönüştürüldüğü” iddialarına, resmî verilerle karşılık verilmiş oldu.</p>

<p>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi açıklamasında, bazı paylaşımlarla milli ekonomiye katkı sunan madencilik sektörünün hedef alındığı savunuldu. Merkez, bu içeriklerin “algı operasyonu” niteliği taşıdığını belirtirken, madencilik çalışmalarının “önce insan, sonra çevre, sonra katma değerli madencilik” ilkesi doğrultusunda sürdürüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, maden faaliyetleri sona eren alanların rehabilitasyon çalışmalarıyla yeniden doğaya kazandırılmasının kanuni zorunluluk olduğunun altı çizildi. Böylece yalnızca üretim sürecinin değil, faaliyet sonrası çevresel iyileştirmenin de mevzuat kapsamında yürütüldüğü mesajı verildi.</p>

<p>Karadeniz’de özellikle Ordu, Trabzon ve Giresun üzerinden yürüyen tartışmalara rakamlarla müdahil olan DMM, kamuoyunun yalnızca sosyal medyada dolaşan iddialarla değil, resmî verilerle hareket etmesi gerektiğine işaret etti. Açıklamanın ardından gözler, bölgede maden faaliyetleriyle ilgili tartışmaların nasıl şekilleneceğine çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dmmden-karadeniz-vurgusu-trabzon-on-binde-3-giresun-on-binde-4-ordu-on-binde-8</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 05:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6408.jpeg" type="image/jpeg" length="39201"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ötanazi Nedir? Dünyada Nerelerde Yasal, Tıp ve Teoloji Ne Diyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/otanazi-nedir-dunyada-nerelerde-yasal-tip-ve-teoloji-ne-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/otanazi-nedir-dunyada-nerelerde-yasal-tip-ve-teoloji-ne-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayatın en ağır kavşaklarından biri, bazen tıbbın cihazlarla uzattığı ama insanın ruhunda çoktan kararan o eşiğe dayanıyor. İşte ötanazi tartışması tam burada başlıyor: Acıyı dindirmek için ölümü hızlandırmak bir “merhamet” mi, yoksa insan hayatının sınırını aşan tehlikeli bir çizgi mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın bir bölümü buna belli şartlarla hukuki kapı açarken, tıp çevrelerinin önemli bir kısmı ve dini otoriteler bu kapının açılmasını derin bir etik kırılma olarak görüyor.</p>

<p>Ötanazi, en yalın tanımıyla, kişinin açık talebi üzerine yaşamının bir hekim müdahalesiyle sonlandırılması anlamına geliyor. Fakat tartışma çoğu zaman kavramların birbirine karışmasıyla bulanıyor. Ötanazi, “tedaviyi kesmek”, “boşuna uzayan müdahaleleri sonlandırmak”, “palyatif bakım” ya da “pal yatif sedasyon” ile aynı şey değil. Hollanda hükümeti de palyatif sedasyonun normal tıbbi uygulama olduğunu, amacının ölümü sağlamak değil dayanılmaz ağrıyı hafifletmek olduğunu açıkça ayırıyor. Yani her yaşam sonu kararı ötanazi değil; mesele tam da ölümün amaç mı, yoksa yan etki mi olduğu sorusunda düğümleniyor.</p>

<p>Peki nerelerde yasal?</p>

<p>Bugün dünyada aktif ötanaziyi veya hekim tarafından uygulanan “yardımlı ölümü” belirli koşullarla kabul eden ülkeler sınırlı sayıda. Hollanda’da ötanazi ve yardımlı intihar, ancak “dayanılmaz acı”, “iyileşme umudunun bulunmaması” ve yasal özen kriterlerinin sağlanması halinde ceza sorumluluğundan muaf tutuluyor. Belçika’da 2002 tarihli yasa çerçevesinde yapılan ötanazi vakaları resmi bir federal komisyona bildiriliyor. İspanya’da 2021 tarihli yasa, ciddi ve tedavisi olmayan ya da ağır, kronik ve güçten düşürücü durumlarda “yardımla ölme hakkını” düzenliyor. Kanada’da ise “Medical Assistance in Dying” yani MAID sistemi, uygun yetişkinler için federal yasa ile mümkün hale getirilmiş durumda. Buna karşılık İsviçre’de aktif ötanazi değil, belirli koşullarda yardımlı intihar tartışılıyor; İngiltere ve Galler’de ise konu hâlâ yasa ve ceza hukuku arasında sert biçimde tartışılmayı sürdürüyor.</p>

<p>Türkiye’de durum net: Yasak.</p>

<p>Türkiye’de ötanaziye hukuki kapı açık değil. Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 13. maddesi “Ötenazi yasaktır” diyerek konuyu doğrudan kapatıyor ve kişinin kendisinin ya da bir başkasının talebi olsa bile hayatına son verilemeyeceğini söylüyor. Türk tıp hukukunda ve deontolojik çerçevede de ana yaklaşım, yaşamı sonlandırmaya değil, acıyı azaltmaya odaklanmak. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de hekimden beklenen ölüm üretmek değil, ağrıyı dindirmek ve insan onurunu korumak.</p>

<p>Tıp dünyası ne diyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hekimlik cephesinde tablo da yekpare değil ama baskın ana damar oldukça sert. Dünya Tabipler Birliği, 2019 tarihli deklarasyonunda ötanaziye ve hekim yardımlı intihara “kesin biçimde karşı” olduğunu ilan ediyor. Gerekçesi açık: Hekimliğin temel omurgası, insan hayatına en yüksek saygıyı göstermek. Buna karşılık bazı ulusal tabip birlikleri aynı sert çizgide değil. Örneğin Britanya Tabipler Birliği, 2021’den bu yana yasal değişiklikler karşısında “nötr” pozisyonda duruyor; yani ne doğrudan destekliyor ne de toptan karşı çıkıyor. Bu da şu gerçeği ortaya koyuyor: modern tıp, yaşam sonu kararlarında teknik olarak ilerledikçe etik fay hattı daha da büyüyor.</p>

<p>Ötanaziyi savunanlar, dayanılmaz acı çeken ve geri dönüşsüz hastalıklarla yaşayan bireylerin “nasıl öleceğine karar verme hakkı” olduğunu söylüyor. Karşı çıkanlar ise bunun zamanla yaşlılar, engelliler, psikiyatrik hastalar ve bakım yükü taşıyan aileler üzerinde görünmez bir baskıya dönüşebileceğini savunuyor. Tartışmanın en karanlık gölgesi de burada beliriyor: özgür irade diye sunulan karar, sosyal yalnızlık, ekonomik yük veya yetersiz palyatif bakım altında gerçekten ne kadar özgür? Son yıllarda İspanya, Kanada ve Birleşik Krallık’taki tartışmalar da tam bu nedenle yalnızca “hak” ekseninde değil, “kırılgan hayatların korunması” ekseninde yürütülüyor.</p>

<p>Teoloji ne diyor?</p>

<p>Teolojik zeminde ise itiraz çok daha keskin. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, ötanaziyi caiz görmüyor; hayatın Allah’ın emaneti olduğunu, insanın kendi canı üzerinde mutlak tasarruf sahibi olmadığını vurguluyor. Katolik Kilisesi de benzer bir çizgide duruyor. Vatikan’ın resmi metinlerinde ötanazi, hayatın kutsallığına aykırı bir fiil olarak tanımlanıyor. Bununla birlikte teoloji, çoğu zaman “ölümü hızlandırmayı” reddederken, faydasız ve orantısız tedavilerin zorunlu olmadığını da kabul ediyor. Yani dini yaklaşımın özeti şu: öldürmek başka şeydir, ölmekte olan kişiye boşuna eziyet etmemek başka şey.</p>

<p>Asıl düğüm: Merhamet ile sınır arasındaki çizgi</p>

<p>Bugün ötanazi tartışması sadece bir hukuk meselesi değil; modern dünyanın insanı nerede koruyup nerede yalnız bıraktığının turnusol kâğıdı. Palyatif bakım zayıfsa, ağrı tedavisi yetersizse, hasta sosyal olarak terk edilmişse, ötanazi talebi bazen gerçek bir özgür tercihten çok sessiz bir çaresizlik çığlığına dönüşebilir. Bu yüzden mesele yalnızca “ölme hakkı” başlığında ele alındığında eksik kalıyor. Esas soru şu: Toplum, insanı yaşarken ne kadar sahipleniyor?</p>

<p>Sonuçta ötanazi, bir kanun maddesinden ibaret değil. Bir yanda dayanılmaz ıstırabı sona erdirme çağrısı, diğer yanda hekimliğin kadim yemini, inancın hayat tasavvuru ve insan onurunu koruma sorumluluğu var. Dünyanın bazı ülkeleri bu kapıyı araladı, bazıları ise o kapının ardında geri dönüşü zor bir ahlaki sis bulunduğunu düşünüyor. Türkiye ise şimdilik o eşiğin dışında duruyor: hukuken de, dini bakımdan da, tıbbi gelenek açısından da. Bu yüzden ötanazi meselesi her tartışıldığında, aslında sadece ölüm değil, hayatın kıymeti konuşuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/otanazi-nedir-dunyada-nerelerde-yasal-tip-ve-teoloji-ne-diyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 04:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6406.jpeg" type="image/jpeg" length="59745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda’da Vicdanları Sarsan Olay: Otizm Tanılı 17 Yaşındaki Gence Ötanazi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hollandada-vicdanlari-sarsan-olay-otizm-tanili-17-yasindaki-gence-otanazi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hollandada-vicdanlari-sarsan-olay-otizm-tanili-17-yasindaki-gence-otanazi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda’da 16-17 yaş grubunda yer alan, otizm tanısı bulunan bir gence ötanazi uygulanması büyük tartışma doğurdu. Olay, ülkenin resmi ötanazi inceleme raporuna girerken, psikiyatrik gerekçelerle reşit olmayan bireylere yaşam sonlandırma uygulanması yeniden dünya gündemine taşındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hollanda’da otizm spektrum bozukluğu tanısı bulunan bir gence ötanazi uygulanması, Avrupa’da etik sınırların nerede başlayıp nerede bittiği sorusunu yeniden alevlendirdi. Uluslararası kamuoyunda yankı uyandıran olayın yalnızca bir yorum yazısı ya da ideolojik kampanya metni olmadığı, Hollanda’nın resmi ötanazi çerçevesi ve kamuya açık kayıtlarıyla da destekleniyor. Hollanda hükümetinin resmi bilgilendirmesine göre 16 ve 17 yaşındaki çocuklarda ebeveynlerin sürece dahil edilmesi gerekiyor, ancak onayları zorunlu tutulmuyor.</p>

<p>Söz konusu vakada kamuoyuna yansıyan bilgiye göre genç hasta otizmle birlikte ağır ruhsal sıkıntılar yaşıyordu. Olayı gündeme taşıyan haberlerde, hastanın uzun süredir depresif belirtiler, yoğun yalnızlık hissi ve intihar düşünceleriyle mücadele ettiği aktarıldı. Haberin uluslararası yankı bulmasının temel nedeni ise fiziksel, terminal bir hastalık değil; psikiyatrik ve nörogelişimsel gerekçelerle bir gencin yaşamına tıbbi müdahaleyle son verilmiş olması.</p>

<p>Hollanda’da ötanazi yasal olsa da, sistem yalnızca “katı kriterlerle” işliyor savunması artık daha sert sorgulanıyor. Çünkü son yıllarda özellikle psikiyatrik nedenlerle yapılan ötanazi başvurularının görünürlüğü arttı. Bu başlık, sadece bir ülkenin iç hukuk tartışması olmaktan çıkıp, modern tıbbın “tedavi” ile “vazgeçiş” arasındaki çizgiyi nasıl tanımladığına dair daha büyük bir soruya dönüştü. Bu değerlendirme, Hollanda’nın resmi yasal çerçevesi ile vakaya dair yayınlanan haberlerin birlikte okunmasına dayanmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tartışmanın merkezinde şu soru yer alıyor: Otizm gibi yaşam boyu sürebilen bir nörogelişimsel farklılık, ağır ruhsal sıkıntılarla birleştiğinde “geri dönüşsüz acı” kategorisine nasıl dahil ediliyor? Daha önce yayımlanan akademik incelemeler de Hollanda’daki bazı ötanazi dosyalarında otizm ve zihinsel engellilik gibi durumların rol oynadığını ortaya koymuştu. Bu nedenle son vaka, münferit bir haber olmanın ötesinde, süregelen bir etik tartışmanın yeni halkası olarak görülüyor.</p>

<p>Uzmanlar ve insan hakları çevrelerinde büyüyen kaygı da tam burada düğümleniyor: Sosyal izolasyon, yalnızlık, uyum güçlüğü ve ağır psikolojik çöküş yaşayan kırılgan bireyler için sistem gerçekten bütün destek yollarını tüketiyor mu, yoksa “çıkış” olarak ölümü daha görünür hale mi getiriyor? Hollanda modeli savunucuları bunun sıkı denetim altında işlediğini söylerken, eleştirmenler en savunmasız gruplar açısından alarm zillerinin çaldığını belirtiyor.</p>

<p>Bu olay, sadece Hollanda’daki bir tıbbi karar değil; Batı’da “yaşam kalitesi”, “dayanılmaz acı” ve “özerk karar” kavramlarının hangi noktada ölüm talebine kapı açtığını gösteren sarsıcı bir eşik olarak okunuyor. Reşit olmayan bir birey söz konusu olduğunda ise tartışma daha da büyüyor: Korunması gereken bir çocuk mu, kendi kaderi hakkında son sözü söyleyen bir hasta mı? Hollanda’daki bu vaka, tam da bu yüzden dünya kamuoyunda derin bir vicdan tartışmasına dönüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hollandada-vicdanlari-sarsan-olay-otizm-tanili-17-yasindaki-gence-otanazi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 04:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6405.jpeg" type="image/jpeg" length="15080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mounjaro, Wegovy, Ozempic… Kullanıyor Ama Zayıflayamıyor musunuz? Nedeni DNA’nız Olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mounjaro-wegovy-ozempic-kullaniyor-ama-zayiflayamiyor-musunuz-nedeni-dnaniz-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mounjaro-wegovy-ozempic-kullaniyor-ama-zayiflayamiyor-musunuz-nedeni-dnaniz-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nature’da yayımlanan yeni araştırma, Ozempic, Wegovy, Mounjaro ve benzeri GLP-1 ilaçlarının herkeste aynı sonucu vermemesinin ardında genetik farklılıkların rol oynayabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Obezite tedavisinde son yılların en çok konuşulan ilaç gruplarından biri olan GLP-1 reseptör agonistleri için dikkat çekici bir yayın geldi. Nature’da yayımlanan yeni çalışma, semaglutid ve tirzepatid gibi ilaçlarla sağlanan kilo kaybının ve görülen yan etkilerin kişiden kişiye neden değiştiğini açıklamada genetik faktörlerin önemli bir rol oynayabileceğini gösterdi.</p>

<p>Araştırma, 23andMe verileri üzerinden GLP-1 tedavisi kullandığını bildiren 27 bin 885 kişinin genetik analizine dayandı. Bilim insanları, özellikle GLP1R genindeki bir varyantın ilaca daha güçlü kilo kaybı yanıtıyla ilişkili olduğunu saptadı. Bu varyantın, tedavi sürecinde kişi başına ortalama ek 0,76 kilogram civarında ek kilo kaybıyla bağlantılı olduğu bildirildi. Ayrıca GIPR ve GLP1R genlerindeki bazı değişikliklerin bulantı ve kusma gibi yan etkilerle de ilişkili olabileceği görüldü. GIPR bağlantısının özellikle tirzepatid kullananlarda öne çıktığı aktarıldı.</p>

<p>Herkes aynı ilaca aynı yanıtı vermiyor</p>

<p>GLP-1 ilaçları obezite ve fazla kiloda ezber bozan sonuçlar doğursa da klinikte uzun süredir bilinen bir gerçek var: Bazı hastalar çok belirgin kilo verirken bazıları sınırlı fayda görüyor. Bazı kişilerde bulantı, kusma ve mide-bağırsak şikayetleri belirgin olurken, bazı kişiler tedaviyi çok daha rahat tolere ediyor. Yeni çalışma, bu tabloya yalnızca yaşam tarzı, doz veya eşlik eden hastalıkların değil, genetik mirasın da eşlik ettiğini gösteriyor.</p>

<p>Kişiselleştirilmiş obezite tedavisinin kapısı aralanabilir</p>

<p>Araştırmacılar, genetik verileri demografik ve klinik bilgilerle birleştirerek ilaca yanıt ve yan etki riskini öngören daha geniş bir model geliştirdiklerini belirtiyor. Bu yaklaşım, gelecekte “her hastaya aynı reçete” anlayışının yerini daha kişiselleştirilmiş bir tedavi planına bırakabileceğine işaret ediyor. Ancak uzmanlar, mevcut bulguların hemen klinik uygulamaya taşınacak kadar güçlü olmadığını, genetik etkinin şimdilik mütevazı düzeyde kaldığını vurguluyor.</p>

<p>Umut verici ama erken</p>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre bu çalışma önemli bir dönüm noktası olsa da, bugün için “gen testi yapalım, hangi ilacın kesin işe yarayacağını söyleyelim” aşamasına henüz gelinmiş değil. Yine de elde edilen veriler, obezite tedavisinde hassas tıp yaklaşımının kapısını aralıyor. Başka bir ifadeyle, gelecekte bir hastanın hem kilo verme ihtimali hem de yan etki riski, reçete yazılmadan önce daha isabetli biçimde tahmin edilebilir.</p>

<p>Bu çalışma neden önemli?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün milyonlarca kişi Ozempic, Wegovy, Mounjaro ve benzeri GLP-1 temelli tedavilere büyük umut bağlıyor. Ancak bu ilaçlar adeta tek tip çalışan bir makine değil; her bedenin içinde farklı ayarlar var. Nature’daki bu yayın, o görünmeyen ayar düğmelerinden bazılarının genlerde saklı olabileceğini gösterdi. Bu da obezite tedavisinde yeni dönemin yalnızca ilaç geliştirmekten değil, doğru hastaya doğru ilacı seçmekten geçtiğini düşündürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mounjaro-wegovy-ozempic-kullaniyor-ama-zayiflayamiyor-musunuz-nedeni-dnaniz-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 04:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6404.jpeg" type="image/jpeg" length="71072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa’da Feci Ölüm: Gümüşhaneli Süleyman Gürbüz Aracında Yanmış Halde Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fransada-feci-olum-gumushaneli-suleyman-gurbuz-aracinda-yanmis-halde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fransada-feci-olum-gumushaneli-suleyman-gurbuz-aracinda-yanmis-halde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’nın Loir-et-Cher bölgesinde yaşayan Gümüşhaneli gurbetçi Süleyman Gürbüz, aracının içinde yanmış halde ölü bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kelkit’in Gümüşgöze beldesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirtilen Gürbüz’ün ölümü, hem memleketinde hem de yakın çevresinde derin üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Fransız yerel kaynaklarda yer alan bilgilere göre olay, 4 Nisan Cumartesi günü gece saat 02.00 sıralarında Loir-et-Cher’e bağlı Josnes’ta meydana geldi. Belediye binasının karşısında bulunan park alanındaki bir araçta yangın çıktığı ihbarı üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından araç içinde bir erkeğin cansız bedenine ulaşıldığı bildirildi.</p>

<p>Fransız basınında, bulunan cesedin kimliği ilk aşamada açık şekilde paylaşılmazken, Türkçe kaynaklarda hayatını kaybeden kişinin Süleyman Gürbüz olduğu belirtildi. Bu nedenle kimlik bilgisine ilişkin kısmın Türkçe yerel kaynaklara dayandığı, Fransız haberlerde ise olayın daha çok adli boyutuyla aktarıldığı görülüyor. Kullanıma açık Fransız haberlerde olayın merkezinde “yanan araçta bulunan erkek cesedi” bilgisi öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayın en dikkat çeken yönlerinden biri ise aynı gece yakın bölgede yaşanan başka bir ölüm vakası oldu. Fransız kaynaklar, Josnes’taki araç yangınının yaklaşık 10 kilometre mesafedeki Beaugency’de silahla öldürülen bir erkekle bağlantılı olup olmadığının araştırıldığını yazdı. Ancak şu aşamada yetkililer tarafından iki olay arasında kesin bir bağ kurulduğuna dair kamuoyuna yansıyan net bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Yangının çıkış nedeni henüz resmiyet kazanmış değil. Bu nedenle olayın kaza mı, intihar mı yoksa üçüncü kişilerle bağlantılı bir suç dosyası mı olduğu sorusu soruşturmanın merkezinde yer alıyor. Fransız kaynakların dili de bu noktada kesin hüküm kurmaktan uzak; dosya, şüpheli ölüm ve adli inceleme çerçevesinde ele alınıyor.</p>

<p>Kelkit Gümüşgöze beldesine kayıtlı Süleyman Gürbüz’ün ölümü, memleketinde büyük yankı uyandırırken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için Fransa’daki soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fransada-feci-olum-gumushaneli-suleyman-gurbuz-aracinda-yanmis-halde-bulundu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 04:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6403.jpeg" type="image/jpeg" length="38390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile Hekimliğinde Kurallar Değişti: ASM’lerde Yeni Uygulamalar Başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/aile-hekimliginde-kurallar-degisti-asmlerde-yeni-uygulamalar-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/aile-hekimliginde-kurallar-degisti-asmlerde-yeni-uygulamalar-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile hekimliği sisteminin işleyişini doğrudan etkileyecek yeni yönetmelik değişikliği Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı bilgilere göre düzenleme, hem aile sağlığı merkezlerindeki hizmet standardını netleştirmeyi hem de vatandaşın birinci basamak sağlık hizmetine daha düzenli ve kesintisiz şekilde ulaşmasını amaçlıyor. Yeni metinle birlikte aile sağlığı merkezlerinin kamu sağlık kuruluşu niteliği daha açık biçimde tanımlanırken, hizmet verilen mekânlara ilişkin asgari fiziki koşullar da güncellendi.</p>

<p>Ortak Malzemeler ve Tıbbi Donanım Yeniden Tanımlandı</p>

<p>Yönetmelikte dikkat çeken başlıklardan biri, aile sağlığı merkezlerinde kullanılan ortak malzemelerin statüsüne ilişkin oldu. Buna göre merkez içinde ortak kullanılan malzemelerin aile sağlığı merkezine ait olduğu açık biçimde hükme bağlandı. Ayrıca günlük hizmet sunumunda ihtiyaç duyulan tıbbi cihazlar ile sarf malzemeleri daha ayrıntılı şekilde tanımlanarak, asgari ekipman listesinde güncellemeye gidildi. Bu adımın sahadaki uygulama farklılıklarını azaltması bekleniyor.</p>

<p>Personel Düzeninde Teşvik ve Dönüş Kolaylığı</p>

<p>Yeni düzenleme, aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin kurallarda da değişiklik içeriyor. Özellikle aile hekimliği uygulamasında personel istihdamını teşvik edecek adımlar öne çıkıyor. Görevdeyken askerlik ya da doğum gibi nedenlerle sistemden ayrılmak zorunda kalan hekimlerin yeniden dönüş sürecindeki öncelik hakkı korunurken, bu hakkın hangi şartlarda kullanılacağı da daha ayrıntılı biçimde tarif edildi. Böylece geçmişte farklı yorumlar nedeniyle ortaya çıkan uygulama karmaşasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman Atamalarında Uygulama Birliği Hedefi</p>

<p>Düzenleme yalnızca mevcut personelin durumunu değil, yeni atama sürecini de kapsıyor. Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında yapılan atamalarla aile hekimliği birimlerine doğrudan aile hekimliği uzmanı yerleştirilmesine ilişkin hususlar daha açık hale getirildi. Bakanlık bu adımla, ülke genelinde farklı illerde görülen uygulama farklarını azaltmayı ve daha bütünlüklü bir sistem kurmayı amaçlıyor.</p>

<p>Sağlıkta Şiddete Karşı Yeni Kayıt Modeli</p>

<p>Yönetmelikte öne çıkan bir diğer başlık ise sağlıkta şiddetle mücadeleye dönük düzenleme oldu. Buna göre bir şiddet olayı yaşanması halinde vatandaşın aile hekimi kaydının öncelikle başka bir aile sağlığı merkezine alınması esas olacak. Kişinin ikamet ettiği bölgeye yakın başka bir merkez bulunmaması durumunda ise aynı merkez içinde başka bir aile hekimliği birimine geçiş yapılabilecek. Bu modelle hem sağlık çalışanının korunması hem de vatandaşın hizmete erişiminin tamamen kesilmemesi amaçlanıyor.</p>

<p>Eğitim Süreci Esnetildi, Süre Sınırı Kondu</p>

<p>Aile hekimliği uygulamasına geçiş sürecini hızlandırmak isteyen düzenleme, eğitim tarafında da yeni bir çerçeve çiziyor. Buna göre aile hekimliği çalışanları, geçiş sürecinde almaları gereken temel eğitimleri uygulamaya başladıktan sonra da tamamlayabilecek. Ancak birinci aşama uyum eğitimlerinin, kişinin yerleştiği tarihten itibaren 3 ay içinde bitirilmesi zorunlu olacak. Yönetmelikte ayrıca Sağlık Bakanlığı’na ait Aile Hekimliği Bilgi Sistemi’nin kullanımına ve bu sisteme geçiş sürecine ilişkin hükümlere de yer verildi.</p>

<p>ASM’lerde Oda Kriteri Değişti</p>

<p>Fiziki kapasiteye ilişkin değişiklikler de dikkat çekti. Aile sağlığı merkezlerinde, birim sayısına göre oluşturulan aşılama ve bebek-çocuk izlemleri odası ile gebe izlem ve üreme sağlığı odası için aranan ilave oda kriteri yeniden düzenlendi. Önceki uygulamada her dört hekim için ek oda şartı aranırken, yeni düzenleme ile bu eşik her beş hekim için ilave oda olacak şekilde değiştirildi. Bakanlık, sahada bazı odaların atıl kaldığını ve yeterince kullanılmadığını belirterek, bu alanların aile hekimliği birimi olarak daha verimli kullanılmasını amaçlıyor.</p>

<p>Birinci Basamakta Daha Net, Daha Kontrollü Yeni Dönem</p>

<p>Son değişiklikler, aile hekimliği sisteminde yalnızca teknik bir revizyon değil, aynı zamanda işleyişi sadeleştirmeyi hedefleyen yeni bir çerçeve olarak görülüyor. Personel planlamasından fiziki şartlara, eğitimden sağlıkta şiddetle mücadeleye kadar birçok başlığı kapsayan düzenlemenin, önümüzdeki dönemde aile sağlığı merkezlerinin günlük işleyişinde daha görünür sonuçlar üretmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/aile-hekimliginde-kurallar-degisti-asmlerde-yeni-uygulamalar-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 03:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/hastalik-hastane-doktor-ilac-tedavi.jpg" type="image/jpeg" length="57190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doktor Çiftin Acı Günü: 15 Yaşındaki Batuhan Kalı Son Yolculuğuna Uğurlandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/doktor-ciftin-aci-gunu-15-yasindaki-batuhan-kali-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/doktor-ciftin-aci-gunu-15-yasindaki-batuhan-kali-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da hayatını kaybeden 15 yaşındaki Batuhan Kalı, Malatya’da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Genç yaşta gelen acı kayıp, ailesi başta olmak üzere sağlık camiasında ve kentte derin üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Malatya Özel Gözde Hastanesi hekimlerinden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Gökhan Kalı ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zercan Kalı’nın oğlu olan Batuhan Kalı için Malatya Şehir Mezarlığı’nda geniş katılımlı bir tören düzenlendi. Cenazeye kent protokolü, sağlık camiasının temsilcileri, aile yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>İstanbul Alman Lisesi öğrencisi olan Batuhan Kalı’nın, aynı zamanda Gözde Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kenan Kalı’nın yeğeni olduğu öğrenildi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Batuhan Kalı, aile kabristanında toprağa verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende Batuhan Kalı’nın ailesi taziyeleri kabul ederken, genç yaşta yaşanan bu acı kayıp Malatya’da hüzün oluşturdu. Sağlık camiasının yakından tanıdığı ailenin evladı olan Batuhan Kalı’nın vefatı, şehirde geniş yankı uyandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/doktor-ciftin-aci-gunu-15-yasindaki-batuhan-kali-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6391.jpeg" type="image/jpeg" length="92700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kronik Böbrek Hastalığında Yeni Dönem: SGLT2 İnhibitörlerine Geri Ödeme]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kronik-bobrek-hastaliginda-yeni-donem-sglt2-inhibitorlerine-geri-odeme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kronik-bobrek-hastaliginda-yeni-donem-sglt2-inhibitorlerine-geri-odeme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik böbrek hastalığı tedavisinde son yılların en dikkat çekici ilaç gruplarından biri olan SGLT2 inhibitörleri için önemli bir karar alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Nefroloji Derneği’nin resmi sosyal medya hesabından duyurduğu gelişmeye göre, bu ilaçlar artık kronik böbrek hastalığı tedavisinde geri ödeme kapsamına girdi.</p>

<p>Karar, yalnızca ilaç finansmanına ilişkin bir düzenleme olarak değil, aynı zamanda kronik böbrek hastalarının tedaviye erişimini doğrudan etkileyecek yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, geri ödeme kapsamının genişletilmesinin hem hastaların tedaviye ulaşmasını kolaylaştıracağını hem de uzun vadeli böbrek ve kalp sağlığı sonuçlarına olumlu yansıyacağını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SGLT2 inhibitörleri ilk olarak diyabet tedavisindeki etkileriyle gündeme gelmişti. Ancak sonraki yıllarda yayımlanan geniş kapsamlı klinik araştırmalar, bu ilaçların yalnızca kan şekeri kontrolüyle sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Elde edilen veriler, söz konusu ajanların böbrek fonksiyonlarındaki kötüleşmeyi yavaşlatabildiğini, idrarda protein kaçağını azaltabildiğini ve kardiyovasküler nedenlere bağlı ölüm riskinde anlamlı düşüş sağlayabildiğini gösterdi.</p>

<p>Bu bulguların ardından SGLT2 inhibitörleri, uluslararası nefroloji ve kardiyoloji kılavuzlarında kronik böbrek hastalığı yönetiminde öne çıkan tedavi seçeneklerinden biri haline geldi. Türkiye’de alınan geri ödeme kararıyla birlikte, bilimsel olarak etkinliği gösterilmiş bu tedavilere erişimin daha geniş hasta grupları için mümkün olması bekleniyor.</p>

<p>Türk Nefroloji Derneği de paylaşımında, kararın sadece ekonomik bir kolaylık olmadığını, hasta prognozunu etkileyen stratejik bir sağlık politikası adımı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, etkin ve kanıta dayalı tedavilere erişimin artmasının klinik uygulamada önemli bir kazanım sağlayacağına dikkat çekildi.</p>

<p>Yeni düzenlemenin özellikle hastalığın ilerleme riski yüksek olan kronik böbrek hastalarında daha erken ve daha etkili müdahale imkanı sunması bekleniyor. Böylece hem diyaliz ve ileri evre böbrek yetmezliği riskinin azaltılması hem de hastaların yaşam kalitesinin korunması açısından önemli bir avantaj doğabileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kronik-bobrek-hastaliginda-yeni-donem-sglt2-inhibitorlerine-geri-odeme</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/protein-kacagi.jpg" type="image/jpeg" length="50163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığı” Haberlerimiz Sonuç Verdi: Başkan Ahmet Kaya’dan Müze ve Anıt Sözü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kimsesiz-trabzonlular-mezarligi-haberlerimiz-sonuc-verdi-baskan-ahmet-kayadan-muze-ve-anit-sozu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kimsesiz-trabzonlular-mezarligi-haberlerimiz-sonuc-verdi-baskan-ahmet-kayadan-muze-ve-anit-sozu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığı” haberlerimiz, yıllardır sessizliğe terk edilen tarihî hafızayı yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ordu’nun Perşembe ilçesi Bekirli Mahallesi’nde bulunan, yaklaşık 3 bin ila 3 bin 500 Trabzonlu muhacirin yattığı tahmin edilen mezarlık için beklenen somut adım geldi. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, hem alanın korunması hem de yaşanan büyük muhacirlik acısının gelecek kuşaklara aktarılması için kapsamlı bir çalışma hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p>Tıbbiye Bülteni’nde yayımlanan <a href="https://tibbiyebulteni.com/orduda-3500-trabzonlu-muhacirin-sessiz-tanigi-kimsesiz-trabzonlular-mezarligi/amp">haberlerde</a>, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Trabzon’un işgaliyle başlayan muhacirlik felaketinin en sessiz tanıklarından birinin Bekirli’deki “Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığı” olduğu ortaya konmuştu. Haberlerimizde, göç yollarında açlık, salgın hastalık, yorgunluk ve sefalet nedeniyle hayatını kaybeden binlerce insanın isimsiz mezarlarda yattığı; çoğu mezarın taşlarla işaretlendiği ve alanın yıllardır büyük ölçüde kaderine terk edildiği aktarılmıştı. Mezarlıkta yaklaşık 3.000 ila 3.500 kişinin bulunduğu tahmin ediliyor.</p>

<p><img alt="“Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığı” Haberlerimiz Sonuç Verdi: Başkan Ahmet Kaya’dan Müze ve Anıt Sözü-1" class="detail-photo img-fluid" height="841" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6383.jpeg" width="1290" /></p>

<p>Bu haberlerimizin ardından gözler bölgeye çevrilirken, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’dan dikkat çeken bir çıkış geldi. Kaya, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada mezarlığın yalnızca düzenlenmesini değil, aynı zamanda tarihî hafızayı diri tutacak kalıcı bir alan haline getirilmesini istediklerini belirtti. Kaya, “Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığını güzel bir şekilde yapmak istiyoruz. Etrafını duvarla çevirip yanı başında bulunan okul önünde bir muhacirlik müzesi, anıtı ve kaidesi yaparak o dönemde yaşanan acıları gelecek kuşaklara aktarmak istiyoruz” dedi. Başkan Kaya’nın belediyenin resmî açıklamalarında da mezarlığın çevre düzenlemesi, bakım-onarımı ve alana bir anıt kazandırılması yönünde irade ortaya koyduğu görülüyor.</p>

<p>Bu açıklama, Bekirli’deki mezarlığın artık yalnızca hüzünlü bir hatıra noktası olarak değil, korunması gereken tarihî bir emanet ve toplumsal hafızanın canlı bir parçası olarak görülmeye başlandığını gösterdi. Çünkü bu mezarlık, yalnızca Trabzonlu muhacirlerin değil; savaşın siviller üzerinde açtığı derin yaranın, göç yollarında yitip giden hayatların ve uzun yıllar boyunca üstü örtülen bir insanlık dramının sessiz şahidi konumunda.</p>

<p><img alt="“Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığı” Haberlerimiz Sonuç Verdi: Başkan Ahmet Kaya’dan Müze ve Anıt Sözü-2" class="detail-photo img-fluid" height="835" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6386.jpeg" width="1290" /></p>

<p>Tıbbiye Bülteni’nin gündeme taşıdığı dosyanın ardından gelen bu gelişme, basının yalnızca olay aktaran değil; unutulmuş hafızayı uyandıran, kamu vicdanını harekete geçiren ve kurumsal adımları tetikleyen bir güç olduğunu da bir kez daha gösterdi. Dün “kimsesiz” diye anılan o mezarlık için bugün duvar, düzenleme, anıt ve muhacirlik müzesi konuşuluyorsa, bu biraz da toprağın altındaki sessiz tarihin nihayet duyulmaya başlanmasındandır. Bekirli’de artık yalnız mezarlar değil, geç kalmış bir vefa borcu da ayağa kalkmayı bekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte İlgili Haberlerimiz;</p>

<p>Ordu’da 3.500 Trabzonlu Muhacirin Sessiz Tanığı: “Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığı”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TARİH</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kimsesiz-trabzonlular-mezarligi-haberlerimiz-sonuc-verdi-baskan-ahmet-kayadan-muze-ve-anit-sozu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6388.jpeg" type="image/jpeg" length="87401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya-Isparta Yolunda Feci Kaza: 7 Kişi Hayatını Kaybetti, 7 Yaralı Var]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/antalya-isparta-yolunda-feci-kaza-7-kisi-hayatini-kaybetti-7-yarali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/antalya-isparta-yolunda-feci-kaza-7-kisi-hayatini-kaybetti-7-yarali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya-Isparta karayolunda meydana gelen trafik kazası, akşam saatlerinde büyük bir faciaya dönüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk belirlemelere göre tır ile minibüsün çarpıştığı kazada 7 kişi yaşamını yitirirken, 7 kişi de yaralandı.</p>

<p>Kaza, saat 17.00 sıralarında Antalya-Isparta karayolunun Kargı mevkiinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, sürücüleri ve plakaları henüz netleşmeyen tır ile minibüs çarpıştı. Çarpışmanın şiddeti minibüste bulunan yolcular için ağır sonuçlara yol açtı.</p>

<p>İlk tespitlere göre minibüste bulunan 7 kişi olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada yaralanan 7 kişinin ise hastanelere kaldırıldığı, yaralılardan 2’sinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.</p>

<p>Hayatını kaybedenlerin Zeynep Minaz, Hüsnümine Karaca, Anıl Özkan, Gökhan Özkan, Elmas Yüce, Cemile Çakır ve Yeter Gümüş olduğu bildirildi. Yaralılar arasında Elif Keskin, Dürdane isimli bir kişinin yanı sıra kimliği henüz açıklanmayan tır sürücüsünün de bulunduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazanın ardından bölgeye çok sayıda sağlık, jandarma ve itfaiye ekibi sevk edildi. Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından yaralılar çevredeki hastanelere nakledildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatılırken, ekiplerin olay yerindeki çalışmaları sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/antalya-isparta-yolunda-feci-kaza-7-kisi-hayatini-kaybetti-7-yarali-var</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 18:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6004.jpeg" type="image/jpeg" length="33059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Akgün İnce, ABD’nin En Seçkin Hekimleri Arasında Yer Aldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-akgun-ince-abdnin-en-seckin-hekimleri-arasinda-yer-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-akgun-ince-abdnin-en-seckin-hekimleri-arasinda-yer-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜSEB Uluslararası Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Akgün İnce, ABD genelinde bir milyondan fazla hekim arasından seçilerek 2026 Castle Connolly Top Doctor unvanına layık görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜSEB Uluslararası Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Akgün İnce, Amerika Birleşik Devletleri’nde hekimlik alanının en saygın değerlendirmeleri arasında gösterilen “Castle Connolly Top Doctor” unvanını 2026 yılı için bir kez daha almaya hak kazandı.</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre Prof. Dr. Akgün İnce, ABD genelinde bir milyondan fazla hekim arasından yalnızca yüzde 7’lik dilime girerek bu önemli unvana layık görüldü. Böylece İnce, 2019 yılından bu yana aralıksız biçimde aynı başarıyı elde ederek dikkat çeken istikrarlı performansını sürdürdü.</p>

<p>Ayrıca Prof. Dr. Akgün İnce’nin, Amerika Birleşik Devletleri’nde bu unvana layık görülen ikinci Türk hekim olduğu ifade edildi. Bu başarı, hem Türk tıbbı hem de uluslararası bilim camiası açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.</p>

<p>Meslektaş adaylıkları ve titiz değerlendirme süreci sonucunda verilen Castle Connolly Top Doctor unvanının; klinik başarı, bilimsel katkı ve hasta bakımındaki yetkin yaklaşım gibi birçok kriter üzerinden belirlendiği biliniyor. Prof. Dr. İnce’nin bu alandaki başarısı da uluslararası düzeydeki hekimlik performansının güçlü bir göstergesi olarak öne çıktı.</p>

<p>Sağlık alanındaki nitelikli çalışmaların ve uluslararası iş birliklerinin önemini bir kez daha ortaya koyan bu gelişme, Türk bilim insanlarının küresel ölçekte elde ettiği başarıların görünürlüğünü artırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Akgün İnce’nin 2026 Castle Connolly Top Doctor unvanına yeniden layık görülmesi, Türkiye adına gurur verici bir başarı olarak değerlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-akgun-ince-abdnin-en-seckin-hekimleri-arasinda-yer-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6377.jpeg" type="image/jpeg" length="57811"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aydın’da Doç. Dr. Hakan Can Söyleyici Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/aydinda-doc-dr-hakan-can-soyleyici-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/aydinda-doc-dr-hakan-can-soyleyici-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Buharkent Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Can Söyleyici’nin vefat haberi, akademi camiasını yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Henüz 45 yaşında hayatını kaybeden Söyleyici’nin vefatı, ailesi, yakınları, öğrencileri ve mesai arkadaşları arasında büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde görev yapan Doç. Dr. Hakan Can Söyleyici’nin ani vefatı, üniversite çevresinde derin yankı uyandırdı. Genç yaşta hayatını kaybeden akademisyenin ardından çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı.</p>

<p>Doç. Dr. Hakan Can Söyleyici’nin, akademik çalışmaları ve üniversite bünyesindeki görevleriyle tanındığı, öğrencileri ve çalışma arkadaşları tarafından sevilen bir isim olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söyleyici’nin vefatının ardından düzenlenen cenaze törenine akademik ve idari isimlerin yanı sıra çok sayıda vatandaşın katıldığı bildirildi. Merhum akademisyen, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.</p>

<p>Doç. Dr. Hakan Can Söyleyici’nin vefatı, Aydın ve üniversite camiasında derin bir üzüntü oluştururken, geride sevenlerinin hafızasında saygıyla anılacak bir isim bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/aydinda-doc-dr-hakan-can-soyleyici-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6375.jpeg" type="image/jpeg" length="25284"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akıllı DNA İlacı Kanser Hücrelerini Seçiyor: Yeni Sistem Yalnızca Doğru Hedefte Aktifleşiyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/akilli-dna-ilaci-kanser-hucrelerini-seciyor-yeni-sistem-yalnizca-dogru-hedefte-aktiflesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/akilli-dna-ilaci-kanser-hucrelerini-seciyor-yeni-sistem-yalnizca-dogru-hedefte-aktiflesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser tedavisinde yıllardır çözülemeyen temel sorunlardan biri, güçlü ilaçların tümör hücrelerini hedef alırken sağlıklı dokulara da zarar verebilmesi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsviçre’de Université de Genève (UNIGE) araştırmacıları tarafından geliştirilen yeni bir DNA tabanlı ilaç sistemi, bu tabloyu değiştirebilecek dikkat çekici bir yaklaşım sundu. Nature Biotechnology dergisinde yayımlanan çalışmada, sentetik DNA zincirlerinden oluşan “akıllı” sistemin yalnızca belirli tümör sinyalleri aynı anda bulunduğunda aktive olduğu gösterildi.</p>

<p>Araştırmacıların geliştirdiği teknoloji, klasik bir ilaç taşıyıcısından daha fazlasını yapıyor. Sistem, kanser hücresine özgü biyobelirteçleri adeta kontrol ediyor; gerekli şartlar oluşmadan taşıdığı ilacı serbest bırakmıyor. Bu yönüyle mekanizma, biyolojik ortamda çalışan bir “moleküler karar sistemi” gibi işliyor. UNIGE’nin açıklamasına göre bu yaklaşım, ilacın kendi içinde basit bir hesaplama yapabilmesine benzetiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmanın en dikkat çekici tarafı, sistemin bir tür “çift anahtarlı güvenlik modeli” ile tasarlanmış olması. DNA tabanlı yapı, iki farklı tümör sinyalini aynı anda algılamadan tam olarak devreye girmiyor. Böylece yanlış hücrede aktive olma olasılığının azaltılması hedefleniyor. Makalede bu mantığın, biyobelirteç tetiklemeli bir hibritleşme zincir reaksiyonu üzerinden çalıştığı ve hedef hücre yüzeyinde ilaç taşımanın 100 katın üzerinde artırılabildiği bildirildi.</p>

<p>Yeni platformun bir başka güçlü yanı da modüler yapısı. Araştırmacılar, sistemin yalnızca tek bir ilacı değil, farklı ilaç kombinasyonlarını da taşıyabildiğini ve ayrıca genel amaçlı antikorları da sisteme dahil edebildiğini gösterdi. Bu durum, gelecekte hastanın tümör özelliklerine göre daha kişiselleştirilmiş tedavi kombinasyonlarının tasarlanabilmesinin önünü açabilir.</p>

<p>Laboratuvar bulguları, sistemin hedef hücreleri seçme konusunda umut verici olduğunu ortaya koydu. Belirli yüzey belirteçlerini taşıyan hücrelerde ilaç tesliminin güçlendiği, komşu sağlıklı hücrelerde ise etkinin daha sınırlı kaldığı bildirildi. Ancak uzmanlar için önemli not şu: Bu çalışma henüz erken aşamada. Bulgular, yeni nesil hedefe yönelik tedavilere kapı aralasa da, bunun doğrudan klinik kullanıma hazır bir kanser ilacı olduğu anlamına gelmiyor. İnsanlarda güvenlik, etkinlik ve gerçek yaşam performansının anlaşılması için daha ileri deneysel ve klinik çalışmalara ihtiyaç var.</p>

<p>Buna rağmen çalışma, onkoloji dünyasında önemli bir eşiğe işaret ediyor. Çünkü burada amaç yalnızca ilacı taşımak değil; ilacı, hastalığın biyolojik imzasına göre “ne zaman”, “nerede” ve “hangi şartta” çalışacağını bilen bir yapıya dönüştürmek. Eğer bu teknoloji ileriki çalışmalarda da başarı gösterirse, daha az yan etkili, daha seçici ve daha akıllı kanser tedavileri için yeni bir kapı aralanabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/akilli-dna-ilaci-kanser-hucrelerini-seciyor-yeni-sistem-yalnizca-dogru-hedefte-aktiflesiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/laboratuvar.jpg" type="image/jpeg" length="33661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dirençli Hipertansiyona Yeni Umut: Baxdrostat Faz III’te Güçlü Sonuç Verdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/direncli-hipertansiyona-yeni-umut-baxdrostat-faz-iiite-guclu-sonuc-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/direncli-hipertansiyona-yeni-umut-baxdrostat-faz-iiite-guclu-sonuc-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dirençli ve kontrol altına alınamayan hipertansiyon hastaları için geliştirilen baxdrostat, Faz III BaxHTN çalışmasında dikkat çekici sonuçlar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni ilaç, mevcut tedavilere rağmen tansiyonu yüksek seyreden hastalarda 12 hafta sonunda sistolik kan basıncını plaseboya kıyasla yaklaşık 9 ila 10 mmHg daha fazla düşürdü. Çalışma sonuçları 30 Ağustos 2025’te Avrupa Kardiyoloji Derneği Kongresi’nde sunuldu ve aynı gün The New England Journal of Medicine dergisinde yayımlandı.</p>

<p>University College London öncülüğünde yürütülen çok uluslu BaxHTN araştırmasına yaklaşık 800 hasta katıldı. Toplam 214 merkezde yürütülen Faz III, randomize, çift kör ve plasebo kontrollü çalışmada hastalara standart tedavilerine ek olarak günde 1 mg veya 2 mg baxdrostat verildi. AstraZeneca’nın paylaştığı çalışma ayrıntılarına göre 796 hasta 1:1:1 oranında 2 mg baxdrostat, 1 mg baxdrostat veya plasebo grubuna randomize edildi.</p>

<p>Çalışmanın birincil sonlanım noktasında, 12. haftada oturur pozisyonda ölçülen sistolik kan basıncındaki plaseboya göre düzeltilmiş düşüş 1 mg doz için 8,7 mmHg, 2 mg doz için ise 9,8 mmHg olarak bildirildi. Toplam düşüş ise plasebo grubunda 5,8 mmHg, 1 mg baxdrostat grubunda 14,5 mmHg ve 2 mg grubunda 15,7 mmHg oldu. Bu tablo, ilacın özellikle zor kontrol edilen hipertansiyon grubunda klinik açıdan anlamlı bir etki oluşturduğunu gösterdi.</p>

<p>Araştırmada öne çıkan bir başka sonuç da hedef tansiyon oranları oldu. UCL’nin paylaştığı verilere göre baxdrostat kullanan hastaların yaklaşık yüzde 40’ı sağlıklı kan basıncı düzeylerine ulaşırken, plasebo grubunda bu oran yüzde 20’nin altında kaldı. Bulguların hem kontrolsüz hipertansiyon hem de dirençli hipertansiyon alt gruplarında tutarlı olduğu belirtildi.</p>

<p>Baxdrostat, aldosteron sentezini baskılayan seçici bir ilaç olarak öne çıkıyor. Aldosteron hormonu böbreklerde tuz ve su tutulmasını artırarak kan basıncını yükseltebiliyor. Araştırmacılara göre özellikle dirençli hipertansiyon hastalarında aldosteron düzensizliği önemli bir biyolojik sürükleyici ve baxdrostat da tam bu kapıya kilit vuran bir molekül gibi çalışıyor. UCL açıklamasında ilacın etkisinin 32 haftaya kadar sürdüğü ve şimdiye kadar beklenmeyen bir güvenlik sinyali saptanmadığı belirtildi.</p>

<p>Çalışmanın baş araştırmacısı Prof. Dr. Bryan Williams, yaklaşık 10 mmHg’lik sistolik düşüşün kalp krizi, inme, kalp yetersizliği ve böbrek hastalığı riskinde anlamlı azalmayla ilişkili olduğunu söyledi. Ancak uzmanlar, baxdrostat için “oyun değiştirici” yorumu yapılsa da ilacın rutin kullanıma geçebilmesi için düzenleyici kurum değerlendirmelerinin tamamlanması gerektiğini vurguluyor. Yani bu gelişme güçlü bir umut, fakat bugün reçeteye yazılabilen standart bir tedavi henüz değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hipertansiyon dünya genelinde yaklaşık 1,3 milyar kişiyi etkiliyor. UCL’ye göre bu hastaların yaklaşık yarısında tansiyon yeterince kontrol altına alınamıyor. Yeni kılavuzlarda hedef kan basıncının 130/80 mmHg’nin altına çekilmesiyle birlikte, özellikle çoklu tedaviye rağmen yüksek seyreden tansiyon hastaları için daha etkili seçeneklere olan ihtiyaç daha da büyümüş durumda. Baxdrostat, bu boşluğu doldurabilecek en güçlü adaylardan biri olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/direncli-hipertansiyona-yeni-umut-baxdrostat-faz-iiite-guclu-sonuc-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6368.jpeg" type="image/jpeg" length="24596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kısırlık Tedavisinde Yeni Dönem mi? Deri Hücresinden Yumurta Araştırması Dikkat Çekti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kisirlik-tedavisinde-yeni-donem-mi-deri-hucresinden-yumurta-arastirmasi-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kisirlik-tedavisinde-yeni-donem-mi-deri-hucresinden-yumurta-arastirmasi-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri’nde yürütülen yeni bir araştırma, insan deri hücrelerinden döllenebilir yumurta benzeri hücreler üretilebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilim dünyasında dikkat çeken çalışma, üreme tıbbı açısından yeni bir kapı aralasa da uzmanlar, yöntemin bugün için tedaviye dönüşecek düzeyde olmadığını özellikle vurguluyor. Çalışma, Nature Communications dergisinde yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oregon Health &amp; Science University (OHSU) araştırmacıları, çekirdeği çıkarılmış bir insan yumurta hücresine deri hücresinden alınan çekirdeği yerleştirdi. Ardından bu hücreyi, normalde sadece sperm ve yumurta oluşumunda görülen kromozom azaltımına benzer bir sürece zorladı. Son aşamada ise donör spermle döllenme başlatıldı. Bu yöntemle oluşturulan bazı hücreler erken embriyo gelişiminin önemli aşamalarından biri olan blastosist evresine kadar ilerleyebildi.</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici yanı, teorik olarak vücuttaki sıradan bir hücreden üreme hücresine giden yolun laboratuvarda açılmış olması. Ancak sonuçlar henüz tıbbi kullanım açısından güven vermiyor. Makalede, döllenen 82 yeniden yapılandırılmış oositin yalnızca yaklaşık yüzde 8,8’inin blastosist aşamasına ulaştığı, analiz edilen embriyoların ise tamamında kromozomal dengesizlikler saptandığı bildirildi. Araştırmacılara göre bu tablo, yöntemin şu an için sağlıklı ve kullanılabilir yumurta üretiminden uzak olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Çalışmanın kıdemli isimlerinden Shoukhrat Mitalipov ve ekip arkadaşları da bunu açıkça “proof of concept”, yani yöntemin prensip olarak mümkün olabileceğini gösteren erken bir deney olarak tanımlıyor. Üniversitenin açıklamasında, bu yaklaşımın güvenli ve etkili kabul edilip klinik denemelere taşınmasının en az bir on yıllık ek araştırma gerektirebileceği belirtildi.</p>

<p>Buna rağmen çalışma, infertilite araştırmaları açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. OHSU’ya göre bu yaklaşım, ileride yaşa bağlı yumurta kaybı yaşayan kadınlar, kanser tedavisi sonrası üreme hücresi sorunu yaşayan hastalar ve laboratuvarda gamet üretimi hedeflenen alanlar için yeni bir araştırma hattı oluşturabilir. Uzman değerlendirmelerinde de çalışmanın temel biyoloji açısından çok değerli olduğu, ancak başarı oranının düşük olduğu ve klinik uygulamanın hâlâ uzak bir hedef olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Bu nedenle söz konusu gelişmeyi “deri hücresinden bebek üretildi” gibi sansasyonel ifadelerle sunmak doğru olmaz. Daha doğru tanım, insan deri hücresinden çekirdek aktarımı yoluyla döllenebilen yumurta benzeri hücreler üretildiği, ancak elde edilen embriyolarda ciddi genetik sorunlar bulunduğu ve sürecin henüz tedavi standardı olmaktan çok uzak olduğudur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kisirlik-tedavisinde-yeni-donem-mi-deri-hucresinden-yumurta-arastirmasi-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6367.jpeg" type="image/jpeg" length="31139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elif Tuana Torun Dosyasında Çarpıcı Rapor: Fren İzleri Çarpma Noktasından 4 Metre Sonra Başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/elif-tuana-torun-dosyasinda-carpici-rapor-fren-izleri-carpma-noktasindan-4-metre-sonra-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/elif-tuana-torun-dosyasinda-carpici-rapor-fren-izleri-carpma-noktasindan-4-metre-sonra-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Görele ilçesinde 16 yaşındaki Elif Tuana Torun’un yaşamını yitirdiği trafik kazasına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu, dosyadaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görele Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan raporda, sürücü Adem Hasbaş’ın çarpma anından önce etkili bir frenleme yapmadığı, asfalt üzerindeki fren izlerinin ise temas noktasından yaklaşık 4 metre sonra başladığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuoyunda uzun süredir dikkatle izlenen olayda, teknik inceleme kazanın sıradan bir trafik olayı olarak değerlendirilemeyecek boyutlar taşıdığı yönündeki şüpheleri güçlendirdi. Raporda, sürücünün olay sırasında 1.97 promil alkollü olduğu, bu nedenle güvenli sürüş için gerekli dikkat ve refleksi zamanında ortaya koyamadığı ifade edildi. Bilirkişiler, sürücünün olay öncesinde gerekli tedbirleri almadığını ve kazayı önlemeye yönelik yeterli reaksiyonu göstermediğini değerlendirdi.</p>

<p>Dosyaya giren en dikkat çekici ayrıntılardan biri de fren izlerine ilişkin tespit oldu. İncelemeye göre, Tuana’nın yere savrulduğu noktanın ilerisinde başlayan fren izleri, çarpmanın ardından fren yapıldığı ihtimalini ortaya koydu. Bu teknik bulgu, olayın oluş şekline ilişkin soru işaretlerini daha da büyüttü.</p>

<p>Raporda, Elif Tuana Torun’a da bazı gerekçelerle kusur atfedildiği görüldü. Genç kızın 11 metre genişliğindeki iki şeritli yolun büyük bölümünü geçmiş olduğu ve olay anında koyu renkli kıyafet giydiği belirtildi. Ancak dosyada asıl ağırlığın, alkollü sürüş ve geciken fren müdahalesi üzerinde toplandığı anlaşılıyor.</p>

<p>Öte yandan Tuana’nın ailesi, sürücü Adem Hasbaş hakkındaki şikayetlerinin sürdüğünü bildirdi. Anne Nuray Torun’un ifadesinde, kızının olay öncesi psikolojik olarak zor bir süreçten geçtiği, devam eden dava sürecinin ve aynı gün gündeme gelen yapay zekâ ile üretilmiş içeriklerin genç kız üzerinde olumsuz etki bıraktığı belirtildi. Anne ayrıca, kazaya karışan sürücüyü ilçeden tanıdığını ve daha önce de karşılaştıklarını söyledi.</p>

<p>Görele’de yaşanan bu ölümcül kazaya ilişkin adli süreç sürerken, bilirkişi raporunun dosyanın seyrini etkileyebilecek en önemli teknik belgelerden biri olduğu değerlendiriliyor. Elif Tuana Torun’un ölümüyle ilgili soruşturma, hem trafik güvenliği hem de olayın arka planına ilişkin iddialar bakımından yakından izlenmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/elif-tuana-torun-dosyasinda-carpici-rapor-fren-izleri-carpma-noktasindan-4-metre-sonra-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="51282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[THY’de yeni dönem: Murat Şeker YK. başkanlığına, Ahmet Olmuştur genel müdürlüğe]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/thyde-yeni-donem-murat-seker-yk-baskanligina-ahmet-olmustur-genel-mudurluge</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/thyde-yeni-donem-murat-seker-yk-baskanligina-ahmet-olmustur-genel-mudurluge" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları’nda üst yönetimde dikkat çeken görev değişimi netleşti. Edinilen bilgilere göre, THY Yönetim Kurulu Başkanlığına Prof. Dr. Murat Şeker, Genel Müdürlük görevine ise Ahmet Olmuştur getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atamaların kesinleştiği, görev değişimine ilişkin resmi açıklamanın genel kurul sürecinin kamuoyuyla paylaşılacağı öğrenildi. THY’nin 2025 faaliyet dönemine ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 14.00’te Yeşilköy’de yapılacağı daha önce duyurulmuştu.</p>

<p>Böylece THY’de uzun süredir yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüten Ahmet Bolat’tan sonra yeni dönemin en üst ismi Murat Şeker olurken, şirketin ticari yapılanmasında öne çıkan Ahmet Olmuştur da genel müdürlük koltuğuna geçti. Kulislere yansıyan bilgilerde her iki isme de görevlerinin tebliğ edildiği, resmi duyurunun ise genel kurul süreciyle birlikte yapılmasının beklendiği belirtiliyor.</p>

<p>Murat Şeker Kimdir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni THY Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker, şirketin finans yönetiminde yıllardır kritik görevler üstlenen isimler arasında yer alıyor. Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu olan Şeker, Sabancı Üniversitesi’nde ekonomi yüksek lisansını, Minnesota Üniversitesi’nde ise ekonomi doktorasını tamamladı. Dünya Bankası’nda ekonomist olarak görev yapan Şeker, daha sonra Ziraat Bankası’nda finansal kurumlar ve yatırımcı ilişkileri alanında çalıştı. Temmuz 2016’da THY Genel Müdür (Mali) Yardımcısı olarak göreve başlayan Şeker, Mart 2021’den itibaren Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Komitesi Üyesi olarak da görev aldı. 5 Aralık 2025 itibarıyla İbn Haldun Üniversitesi İktisat Bölümü’ne profesör olarak atanan Şeker, iş dünyası ile akademiyi birlikte yürüten isimlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Ahmet Olmuştur Kimdir?</p>

<p>THY’nin yeni Genel Müdürü Ahmet Olmuştur ise şirket içinde yetişen ve ticari operasyonlarda uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip bir yönetici olarak biliniyor. 1980 yılında İstanbul’da doğan Olmuştur, Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. MBA eğitimini New York, Londra ve Paris’te dönüşümlü programlarla tamamlayan Olmuştur, iş hayatına 2000 yılında Türk Hava Yolları Çağrı Merkezi’nde yarı zamanlı olarak başladı. Sonraki yıllarda gelir yönetimi, fiyatlandırma, dağıtım sistemleri, pazarlama ve satış alanlarında farklı görevler üstlenen Olmuştur, 2023’ten bu yana Genel Müdür (Ticari) Yardımcısı olarak görev yapıyordu. SunExpress Yönetim Kurulu ve Denetim Komitesi üyeliği ile Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliği de Olmuştur’un görevleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Murat Şeker’in finans ve kurumsal yönetim deneyimi, Ahmet Olmuştur’un ise gelir yönetimi, satış, pazarlama ve müşteri deneyimi tarafındaki birikimi, THY’de yeni dönemin iki temel ayağı olarak görülüyor. Şeker’in uluslararası finans ve yatırımcı ilişkileri alanındaki geçmişi ile Olmuştur’un uçuş ağı planlaması, bilet fiyatlandırma stratejileri ve Miles&amp;Smiles dahil ticari operasyonlardaki deneyimi, şirketin yeni yönetim yapısına dair ilk işaretleri de veriyor.</p>

<p>Türk Hava Yolları’nda görev değişiminin, 9 Nisan’daki genel kurul sonrasında kamuoyuna resmen duyurulması bekleniyor. Gözler şimdi hem genel kuruldan çıkacak kararlara hem de THY’nin yapacağı resmi açıklamaya çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/thyde-yeni-donem-murat-seker-yk-baskanligina-ahmet-olmustur-genel-mudurluge</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6362.jpeg" type="image/jpeg" length="99982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[THY’de Görev Değişimi: Murat Şeker YK. Başkanı, Ahmet Olmuştur Genel Müdür Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/thyde-gorev-degisimi-iddiasi-murat-seker-ve-ahmet-olmustur-one-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/thyde-gorev-degisimi-iddiasi-murat-seker-ve-ahmet-olmustur-one-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları’nda üst yönetimde yapılacak görev değişikliği netleşti. THY’de Yönetim Kurulu Başkanlığı için Prof. Dr. Murat Şeker’in, Genel Müdürlük görevi için ise Ahmet Olmuştur’un öne çıktığı süreçte atamaların kesinleştiği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, THY’de yeni dönemin yönetim yapılanması şekillendi. Buna göre halen Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Üyesi, Başkan Vekili ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Prof. Dr. Murat Şeker’in Yönetim Kurulu Başkanı olması, Genel Müdür Yardımcısı (Ticari) olarak görev yapan Ahmet Olmuştur’un ise Genel Müdürlük görevine getirilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Atamaların kesinleştiği, THY cephesinden konuya ilişkin resmi açıklamanın da genel kurul süreciyle birlikte yapılacağı öğrenildi. Sürecin, 9 Nisan 2026 Perşembe günü İstanbul Yeşilköy’de gerçekleştirilecek genel kurulun ardından resmiyet kazanması bekleniyor.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Şeker, Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Sabancı Üniversitesi’nde ekonomi yüksek lisansını tamamlayan Şeker, doktora derecesini University of Minnesota’dan aldı. Dünya Bankası’nda analist ve ekonomist olarak görev yapan Şeker, daha sonra akademik kariyerini sürdürdü. 2016 yılında Türk Hava Yolları ailesine katılan Şeker, zaman içinde şirketin finans yönetiminde kilit görevler üstlendi. 2021 yılından bu yana THY Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev yapıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ahmet Olmuştur ise Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Yüksek lisans eğitimini New York, Londra ve Paris ayakları bulunan uluslararası bir MBA programında tamamlayan Olmuştur, Türk Hava Yolları kariyerine çağrı merkezinde başladı. Gelir yönetimi, fiyatlandırma, pazarlama ve satış alanlarında çeşitli görevler üstlenen Olmuştur, şirketin ticari yapılanmasında dikkat çeken isimlerden biri oldu. Son olarak Genel Müdür Yardımcısı (Ticari) olarak görev yapan Olmuştur, aynı zamanda SunExpress ve THY Teknik gibi iştiraklerde de önemli sorumluluklar üstlendi.</p>

<p>Türk Hava Yolları’nda kesinleşen bu görev değişiminin, şirketin yeni dönem yönetim vizyonu açısından kritik bir eşik olduğu değerlendiriliyor. Finans, kurumsal yönetim ve ticari operasyon alanlarında tecrübeli iki ismin yeni dönemde THY’nin büyüme, kârlılık ve küresel rekabet stratejilerine yön vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/thyde-gorev-degisimi-iddiasi-murat-seker-ve-ahmet-olmustur-one-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6362.jpeg" type="image/jpeg" length="33001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genetiği Değiştirilmiş Bakteriler Böbrek Taşlarını Önleyebilir mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/genetigi-degistirilmis-bakteriler-bobrek-taslarini-onleyebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/genetigi-degistirilmis-bakteriler-bobrek-taslarini-onleyebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Stanford bağlantılı araştırma, genetiği değiştirilmiş bağırsak bakterilerinin böbrek taşıyla ilişkili oksalatı azaltabildiğini gösterdi. Yöntem henüz erken aşamada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Böbrek taşlarına genetik bakteri umudu: Yeni yöntem dikkat çekti</p>

<p>Böbrek taşları, hem dünyada hem de Türkiye’de sık görülen, şiddetli ağrıya yol açabilen ve tekrar etme riski yüksek sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu alandaki yeni bir araştırma ise alışılmış tedavi yaklaşımlarının dışında, bağırsaktaki bakterileri hedef alan yenilikçi bir yöntemi gündeme taşıdı.</p>

<p>Stanford bağlantılı araştırmacıların yer aldığı ve 2025 yılında Science dergisinde yayımlanan çalışmada, bağırsakta yaşayabilen bir bakteri genetik olarak değiştirilerek oksalatı parçalayabilecek hale getirildi. Oksalat, özellikle en yaygın böbrek taşı türlerinden biri olan kalsiyum oksalat taşlarının oluşumunda önemli rol oynayan maddeler arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, geliştirilen bu bakterinin hayvan modellerinde ve erken aşama insan çalışmalarında bağırsakta tutunabildiğini ve oksalat düzeylerini azaltabildiğini bildirdi. Bu sonuçlar, böbrek taşı oluşumunu daha klinik tablo ortaya çıkmadan önce engellemeye yönelik biyolojik bir yaklaşımın mümkün olabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Ama henüz rutin tedavi değil</p>

<p>Uzmanlara göre çalışma umut verici olsa da bu yöntemi bugünden “böbrek taşlarına kesin çözüm” ya da “doğal tedavi bulundu” şeklinde sunmak doğru değil. Çünkü söz konusu yaklaşım, doğal bir beslenme önerisi ya da sıradan bir probiyotik değil; laboratuvarda genetik olarak tasarlanmış, tedavi amacıyla geliştirilmiş bir mikrobiyal aday olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Ayrıca mevcut veriler, yöntemin halen erken aşamada olduğunu gösteriyor. Çalışma daha çok güvenlik, bağırsakta yerleşme ve biyolojik etki gibi başlıklara odaklanırken, gerçek böbrek taşı hastalarında uzun vadeli sonuçların netleşmesi için daha geniş insan çalışmalarına ihtiyaç duyuluyor.</p>

<p>Güvenlik tarafında da soru işaretleri var</p>

<p>Araştırmaya ilişkin dikkat çeken ayrıntılardan biri de bazı gönüllülerde bakterinin beklenenden daha kalıcı hale gelmesi oldu. Bu durum, gelecekte bu tür tedavilerin güvenlik, kontrol edilebilirlik ve genetik kararlılık açısından daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Uzmanlar, mikrobiyota temelli tedavilerin önümüzdeki yıllarda nefroloji ve metabolik hastalıklar alanında daha fazla gündeme gelebileceğini düşünüyor. Ancak bugün için en doğru değerlendirme, genetiği değiştirilmiş bağırsak bakterilerinin böbrek taşlarını önleme konusunda umut veren ama henüz deneysel aşamada olan bir yaklaşım sunduğu yönünde.</p>

<p>Kaynak: Science, Stanford bağlantılı araştırmacılar, EurekAlert.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/genetigi-degistirilmis-bakteriler-bobrek-taslarini-onleyebilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6357.jpeg" type="image/jpeg" length="55376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethiye’de öğretmen Ebru Akça hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fethiyede-ogretmen-ebru-akca-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fethiyede-ogretmen-ebru-akca-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Fethiye ilçesinde görev yapan öğretmen Ebru Akça’nın vefatı, eğitim camiasını yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü öğretmenlerinden olduğu belirtilen Akça’nın, uzun süredir kronik bir rahatsızlıkla mücadele ettiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç yaşta yaşamını yitirdiği belirtilen Ebru Akça’nın vefat haberi, meslektaşları, öğrencileri ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu. Eğitim çevrelerinde sevilen isimlerden biri olduğu ifade edilen Akça için taziye mesajları paylaşılırken, vefatı ilçede derin üzüntü oluşturdu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Ebru Akça’nın cenazesi, 8 Nisan 2026 Çarşamba günü öğle namazının ardından Çatalarık Şehir Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>Ebru Akça’nın vefatı sonrası başta ailesi olmak üzere yakınları, öğrencileri ve eğitim camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fethiyede-ogretmen-ebru-akca-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6356.jpeg" type="image/jpeg" length="46798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="40804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="65608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="27892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="52470"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
