<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 19 Sep 2026 14:06:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elon Musk Tarih Verdi: Neuralink’in Görme İmplantı İnsan Deneylerine Hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/elon-musk-tarih-verdi-neuralinkin-gorme-implanti-insan-deneylerine-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/elon-musk-tarih-verdi-neuralinkin-gorme-implanti-insan-deneylerine-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elon Musk, Neuralink’in görsel bilgiyi doğrudan beyne aktarmayı hedefleyen Blindsight implantı için 6–12 aylık takvim açıkladı. Prof. Dr. Banu Açıkalın teknolojiyi değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elon Musk’ın beyin-bilgisayar arayüzü şirketi Neuralink, bu kez bilgisayarları düşünceyle kontrol ettirmekten çok daha iddialı bir hedef üzerinde çalışıyor: Gözleri kullanmadan görsel algı oluşturmak.</p>

<p>“Blindsight” adı verilen deneysel beyin implantının, göz ve optik sinir üzerinden ilerleyen normal görme yolunu devre dışı bırakarak görüntü bilgisini doğrudan beynin görsel korteksine iletmesi hedefleniyor.</p>

<p>Musk, ilk görme implantlarının önümüzdeki 6 ila 12 ay içerisinde insanlarda uygulanmasının hedeflendiğini açıkladı. Ancak bu süre şirketin hedeflediği takvimi ifade ediyor. Blindsight’ın insanlarda görmeyi geri kazandırdığına ilişkin yayımlanmış bir klinik sonuç henüz bulunmuyor.</p>

<p>Göz yerine doğrudan beynin görme merkezi hedefleniyor</p>

<p>Blindsight’ı klasik görme tedavilerinden ayıran temel özellik, sorunu gözde çözmeye çalışmaması.</p>

<p>Sistemin temelinde dış dünyadan elde edilen görüntülerin elektronik olarak işlenmesi ve beynin arka bölümündeki görsel kortekse yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla nöral aktivite oluşturulması bulunuyor.</p>

<p>Amaç, beynin görme merkezinde yapay bir görsel algı meydana getirmek.</p>

<p>Bu yaklaşım nedeniyle göz küresinde veya optik sinirde ağır hasar bulunan bazı kişilerin de gelecekte teknolojiden yararlanabilmesi hedefleniyor.</p>

<p>İlk görüntü doğal görmeye benzemeyebilir</p>

<p>Musk daha önce Blindsight’ın başlangıçta sağlayabileceği görüntünün düşük çözünürlüklü olabileceğini ve bunu eski Atari bilgisayar grafiklerine benzetmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolayısıyla teknolojinin ilk hedefinin doğal insan görüşünü eksiksiz biçimde yeniden oluşturmak değil, beynin anlamlandırabileceği temel görsel bilgileri meydana getirmek olduğu düşünülüyor.</p>

<p>Musk’ın iddiası bununla sınırlı değil</p>

<p>Musk’ın Blindsight için uzun vadeli öngörüsü, kaybedilen görme yetisinin geri kazandırılmasının da ötesine uzanıyor.</p>

<p>Musk, sistemin gelecekte yüksek çözünürlüklü görüntüler sağlayabileceğini, hatta insan gözünün doğal olarak algılayamadığı kızılötesi ve morötesi dalga boylarından ya da radar benzeri sistemlerden elde edilen verilerin görsel algıya dönüştürülebileceğini öne sürüyor.</p>

<p>Ancak bu özellikler bugün Blindsight’ın insanlarda kanıtlanmış yetenekleri değil. Bunlar teknolojinin gelecekte ulaşması hedeflenen aşamalar arasında bulunuyor.</p>

<p>Prof. Dr. Banu Açıkalın: Görsel kortekse uyarım bilimsel olarak mümkün</p>

<p>Teknoloji dünyasında büyük yankı uyandıran açıklamaları, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Açıkalın klinik ve bilimsel açıdan değerlendirdi.</p>

<p>Göz küresi veya optik sinir hasar görmüş olsa bile beynin oksipital, yani görsel korteksinin sağlam kalabileceğine dikkat çeken Açıkalın, görsel korteksin doğrudan uyarılmasının bilimsel temeli bulunan bir yaklaşım olduğunu belirtti.</p>

<p>Geleneksel retina protezlerinden farklı olarak bu yaklaşımın gözü ve görme sinirini devre dışı bırakarak doğrudan beyni hedeflediğini vurgulayan Açıkalın, buna karşın ilk aşamadaki beklentilerin gerçekçi tutulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İlk aşamada ışık noktaları ve silüetler görülebilir</p>

<p>Prof. Dr. Açıkalın’a göre hastaların ilk aşamada deneyimleyebileceği görsel algının doğal görmeye benzemesi beklenmemeli.</p>

<p>Hastaların başlangıçta “fosfen” adı verilen ışık noktacıkları ile temel şekil ve nesne silüetlerini algılayabileceğini belirten Açıkalın, yüksek çözünürlüklü görmenin ise çok daha uzun vadeli klinik çalışmalar ve teknolojik gelişmeler gerektireceğini kaydetti.</p>

<p>Nitekim görsel korteksin elektriksel uyarımıyla fosfen benzeri algıların oluşturulması Neuralink’ten önce de bilimsel araştırmalara konu oldu. İnsanlarda gerçekleştirilen deneysel kortikal görme protezi çalışmalarında, görsel korteksin belirli bölgelerinin uyarılmasıyla ışık noktaları ve basit görsel örüntüler oluşturulabildi.</p>

<p>Kızılötesi görmek gerçekten mümkün olabilir mi?</p>

<p>Prof. Dr. Açıkalın, Musk’ın insan gözünün doğal spektrum sınırlarını aşan kızılötesi ve radar görüşü iddialarını da değerlendirdi.</p>

<p>Harici sensörlerden elde edilen verilerin elektrik sinyallerine dönüştürülerek beyne aktarılmasının teorik açıdan imkânsız olmadığını belirten Açıkalın’a göre asıl soru, beynin bu yeni bilgiyi ne ölçüde anlamlandırabileceği.</p>

<p>Burada beynin değişen girdilere uyum sağlama yeteneği olan nöroplastisite ile implantın sağlayabileceği elektrot çözünürlüğü kritik önem taşıyor.</p>

<p>Binlerce elektrot yeterli olacak mı?</p>

<p>Teknolojinin önündeki sorun yalnızca beyne veri göndermek değil.</p>

<p>Beyin dokusuna çok sayıda mikroelektrotun güvenli biçimde yerleştirilmesi, implantın uzun süre çalışabilmesi ve çevresindeki dokunun yabancı cisme karşı oluşturabileceği biyolojik reaksiyonların kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Açıkalın, bu nedenle yüksek çözünürlüklü görsel algı hedeflerinin henüz gelişimin oldukça erken aşamasında olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Bilim dünyasında da bu konuda temkinli değerlendirmeler bulunuyor. Görsel kortekse daha fazla elektrot yerleştirilmesinin tek başına doğal veya insan gözünden daha yüksek çözünürlüklü bir görüş oluşturacağı kesin değil. Görsel bilginin beyindeki kodlanma biçimi, yalnızca elektrot sayısıyla açıklanamayacak kadar karmaşık.</p>

<p>Doğuştan körlük daha zor bir problem olabilir</p>

<p>Blindsight’ın başarısını belirleyebilecek önemli konulardan biri de kişinin görme kaybının ne zaman gerçekleştiği.</p>

<p>Prof. Dr. Açıkalın, sonradan görme yetisini kaybeden kişilerde daha önce oluşmuş görsel beyin haritalarının bulunmasının yeni sinyallerin anlamlandırılmasında avantaj sağlayabileceğini belirtti.</p>

<p>Doğuştan görme engelli kişilerde ise süreç daha karmaşık olabilir. Çünkü beynin gelişimi sırasında görsel deneyimin bulunmaması, görsel korteksin organizasyonunu ve yapay uyarılara vereceği yanıtları etkileyebilir.</p>

<p>Bu nedenle aynı implantın bütün körlük türlerinde aynı sonucu oluşturacağını varsaymak bugün için mümkün değil.</p>

<p>“Temkinli bir iyimserlik şart”</p>

<p>Prof. Dr. Banu Açıkalın, tıbbi cihazların klinik değerlendirme, güvenlik ve biyouyumluluk süreçlerinin zaman aldığını hatırlatarak Neuralink’in projesinin tıp tarihi açısından heyecan verici ve ufuk açıcı bir adım olduğunu belirtti.</p>

<p>Ancak hastaların ve kamuoyunun “mucizevi” sonuçlar yerine kademeli bilimsel gelişmelere odaklanması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>FDA statüsü onay anlamına gelmiyor</p>

<p>Blindsight açısından önemli gelişmelerden biri Eylül 2024’te yaşandı.</p>

<p>Neuralink, ABD Gıda ve İlaç Dairesinin Blindsight’a “Breakthrough Device” statüsü verdiğini duyurdu.</p>

<p>Ancak bu statü, FDA’nın cihazın körlüğü tedavi ettiğini kabul ettiği veya cihazı rutin klinik kullanım için onayladığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>FDA’nın Breakthrough Devices Programı, ciddi veya geri dönüşü olmayan hastalık ve durumlara yönelik belirli yenilikçi tıbbi cihazların geliştirme ve değerlendirme süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Cihazların güvenlik ve etkinlik açısından gerekli standartları ayrıca karşılaması gerekiyor.</p>

<p>Asıl sınav insan çalışmalarında olacak</p>

<p>Blindsight’ın gerçek potansiyelini belirleyecek aşama insan çalışmalarından elde edilecek veriler olacak.</p>

<p>İmplantın güvenliği, yıllar boyunca beyinde kullanılabilirliği, oluşturduğu görsel algının çözünürlüğü ve hastaların günlük yaşamında işlevsel bir fayda sağlayıp sağlamadığı klinik çalışmalarla ortaya çıkacak.</p>

<p>Bu nedenle bugün için “Neuralink körlüğü tedavi etti” demek mümkün değil.</p>

<p>Ancak göz ve optik siniri devre dışı bırakarak görüntü bilgisini doğrudan beynin görme merkezine aktarma fikri artık yalnızca bilimkurgunun konusu değil.</p>

<p>Neuralink’in önündeki asıl soru da burada başlıyor:</p>

<p>Beyne bir görüntü sinyali göndermek mümkün olabilir. Peki insan beyni bu sinyali gerçekten “görmeye” dönüştürebilecek mi?</p>

<p>Bu sorunun yanıtını Blindsight’ın insan çalışmalarının vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/elon-musk-tarih-verdi-neuralinkin-gorme-implanti-insan-deneylerine-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0891.jpeg" type="image/jpeg" length="77621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Non-HDL Kolesterol 130, 160, 190 ve 220 Ne Anlama Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/non-hdl-kolesterol-130-160-190-ve-220-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/non-hdl-kolesterol-130-160-190-ve-220-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Non-HDL kolesterol 130, 160, 190 veya 220 mg/dL ne anlama gelir? Total kolesterolden HDL çıkarılarak hesaplanan non-HDL, LDL'nin yanı sıra damar sertliğine katkıda bulunabilen diğer aterojenik lipoproteinlerdeki kolesterolü de kapsar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Non-HDL kolesterol, standart kolesterol tahlilinde bulunan ancak LDL kadar tanınmayan önemli bir değerdir. Hesaplanması son derece basittir: Total kolesterolden HDL kolesterol çıkarılır.</p>

<p>Ortaya çıkan sonuç yalnızca LDL'deki kolesterolü değil, damar sertliğine katkıda bulunabilen diğer ApoB içeren lipoproteinlerde taşınan kolesterolü de kapsar.</p>

<p>Bu nedenle özellikle trigliseriti yüksek, diyabeti veya metabolik sendromu bulunan kişilerde non-HDL kolesterol önemli ek bilgi sağlayabilir.</p>

<p>Non-HDL kolesterol nedir?</p>

<p>Non-HDL, kelime anlamıyla “HDL olmayan kolesterol” demektir.</p>

<p>Hesaplama şöyledir:</p>

<p>Non-HDL kolesterol = Total kolesterol - HDL kolesterol</p>

<p>Örneğin:</p>

<p>Total kolesterol: 220 mg/dL<br />
HDL: 50 mg/dL</p>

<p>Non-HDL kolesterol: 170 mg/dL</p>

<p>Non-HDL'nin içinde LDL'nin yanı sıra VLDL, IDL, lipoprotein kalıntıları ve Lipoprotein(a) gibi ApoB taşıyan aterojenik lipoproteinlerde bulunan kolesterol de yer alır.</p>

<p>Bu nedenle non-HDL, damar duvarına kolesterol taşıyabilen parçacıkların toplam yükünü LDL'den daha geniş biçimde yansıtır.</p>

<p>Non-HDL kolesterol kaç olmalı?</p>

<p>Non-HDL için herkese uygulanabilecek tek bir tedavi hedefi yoktur. Hedef kişinin kalp-damar riskine göre değişir.</p>

<p>Geleneksel sınıflandırmada yaklaşık olarak:</p>

<p>130 mg/dL'nin altı: İstenen düzey</p>

<p>130-159 mg/dL: Sınırda yüksek</p>

<p>160-189 mg/dL: Yüksek</p>

<p>190-219 mg/dL: Çok yüksek</p>

<p>220 mg/dL ve üzeri: Belirgin derecede yüksek</p>

<p>şeklinde sınıflandırmalarla karşılaşılabilir.</p>

<p>Ancak güncel risk temelli yaklaşımda sabit bir “normal” değerden çok kişinin kendi tedavi hedefi önemlidir.</p>

<p>Genel bir klinik yaklaşım olarak non-HDL hedefi çoğu zaman kişinin LDL hedefinden yaklaşık 30 mg/dL daha yüksek belirlenebilir.</p>

<p>Örneğin LDL hedefi 70 mg/dL'nin altında olan bir kişide non-HDL için yaklaşık 100 mg/dL'nin altı hedeflenebilir.</p>

<p>Çok yüksek kalp-damar riskinde hedefler daha da aşağı inebilir.</p>

<p>Non-HDL 130 ne anlama gelir?</p>

<p>Non-HDL 130 mg/dL geleneksel sınıflandırmada istenen düzey ile sınırda yüksek arasındaki karar noktasına karşılık gelir.</p>

<p>Ancak 130 rakamı herkeste aynı anlama gelmez.</p>

<p>Kalp-damar riski düşük bir kişide kabul edilebilir olabilecek bu değer, daha önce kalp krizi geçirmiş veya çok yüksek aterosklerotik riski bulunan bir kişide hedefin üzerinde olabilir.</p>

<p>Bu nedenle non-HDL yalnızca laboratuvarın “H” veya “normal” işaretine bakılarak değerlendirilmemelidir.</p>

<p>Non-HDL 160 ne demek?</p>

<p>160 mg/dL non-HDL kolesterol yüksek kabul edilen düzeylerden biridir.</p>

<p>Bu sonuç LDL'nin yüksek olmasından kaynaklanabileceği gibi LDL normal veya sınıra yakınken trigliseritten zengin aterojenik parçacıkların artmasından da kaynaklanabilir.</p>

<p>Özellikle yüksek trigliserit, insülin direnci, Tip 2 diyabet veya metabolik sendrom varsa non-HDL değerinin LDL'den daha fazla bilgi sağlayabildiği durumlar vardır.</p>

<p>Non-HDL 190 ne anlama gelir?</p>

<p>Non-HDL 190 mg/dL belirgin bir yüksekliktir.</p>

<p>Bu düzeyde LDL ve trigliserit sonuçları ayrı ayrı incelenmeli, yüksekliğin hangi lipoproteinlerden kaynaklandığı değerlendirilmelidir.</p>

<p>Ailesel lipid bozuklukları, kontrolsüz diyabet, hipotiroidi ve bazı böbrek hastalıkları gibi ikincil nedenler de gündeme gelebilir.</p>

<p>Ancak tek başına non-HDL 190 sonucu kişinin damarlarında tıkanıklık olduğunu göstermez.</p>

<p>Uzun dönem aterosklerotik riski değerlendiren bir laboratuvar göstergesidir.</p>

<p>Non-HDL 220 ne demek?</p>

<p>Non-HDL 220 mg/dL ciddi derecede yüksek aterojenik kolesterol yükünü düşündürür.</p>

<p>Özellikle LDL de çok yüksekse ailesel hiperkolesterolemi gibi genetik nedenler araştırılabilir.</p>

<p>Trigliseritin çok yüksek olduğu kişilerde ise VLDL ve kalıntı lipoproteinler non-HDL değerini önemli ölçüde artırabilir.</p>

<p>Bu nedenle non-HDL 220 sonucunda yalnızca total kolesterolü düşürmeye çalışmak yerine tam lipid profili değerlendirilmelidir.</p>

<p>LDL ile non-HDL arasındaki fark nedir?</p>

<p>LDL kolesterol, esas olarak LDL parçacıklarında taşınan kolesterol miktarını gösterir.</p>

<p>Non-HDL ise HDL dışındaki bütün aterojenik lipoproteinlerde taşınan kolesterolü kapsar.</p>

<p>Basit ifadeyle:</p>

<p>LDL = önemli bir aterojenik kolesterol bileşeni</p>

<p>Non-HDL = LDL dahil daha geniş aterojenik kolesterol havuzu</p>

<p>Bu nedenle LDL hedefte olsa bile VLDL ve diğer kalıntı parçacıklar yüksekse non-HDL yüksek kalabilir.</p>

<p>LDL normal ama non-HDL neden yüksek olur?</p>

<p>Bu özellikle trigliseriti yüksek kişilerde görülebilir.</p>

<p>Trigliserit yükseldiğinde VLDL ve diğer trigliseritten zengin lipoproteinlerin miktarı artabilir.</p>

<p>Bu parçacıklar da ApoB taşır ve ateroskleroza katkıda bulunabilir.</p>

<p>LDL kolesterol bu ek parçacık yükünü tam olarak yansıtmayabilir.</p>

<p>Non-HDL ise bunlarda taşınan kolesterolü de hesaba kattığı için yüksek çıkabilir.</p>

<p>Bu nedenle “LDL normal, kolesterol sorunum yok” şeklinde yalnızca LDL'ye dayalı bir yorum bazı kişilerde eksik kalabilir.</p>

<p>Trigliserit yüksekken non-HDL neden önemli?</p>

<p>Non-HDL'nin en güçlü kullanım alanlarından biri budur.</p>

<p>LDL birçok laboratuvarda matematiksel olarak hesaplanır ve trigliserit çok yükseldiğinde bazı LDL hesaplama yöntemlerinin doğruluğu azalabilir.</p>

<p>Non-HDL için ise böyle karmaşık bir formül gerekmez.</p>

<p>Yalnızca total kolesterolden HDL çıkarılır.</p>

<p>Üstelik yüksek trigliseritle birlikte artabilen VLDL ve kalıntı lipoproteinlerdeki kolesterolü de kapsar.</p>

<p>Bu nedenle hipertrigliseridemi, diyabet ve metabolik sendrom gibi durumlarda non-HDL yararlı bir ikincil hedef olabilir.</p>

<p>Non-HDL ile ApoB aynı şey mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>İkisi benzer riski farklı biçimde ölçer.</p>

<p>Non-HDL, aterojenik lipoproteinlerde taşınan toplam kolesterol miktarını gösterir.</p>

<p>ApoB ise aterojenik lipoprotein parçacıklarının sayısını daha doğrudan yansıtır.</p>

<p>Her aterojenik parçacık yaklaşık bir ApoB molekülü taşır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle iki kişinin non-HDL değeri aynı olduğu halde parçacık sayıları farklı olabilir.</p>

<p>Özellikle diyabet, insülin direnci ve yüksek trigliseritte kolesterol miktarı ile parçacık sayısı arasında uyumsuzluk gelişebilir.</p>

<p>Böyle durumlarda ApoB ek bilgi sağlayabilir.</p>

<p>Non-HDL ile Lipoprotein(a) ilişkisi nedir?</p>

<p>Lipoprotein(a), yani Lp(a), ApoB içeren aterojenik bir lipoproteindir ve taşıdığı kolesterol non-HDL ölçümünün içinde yer alır.</p>

<p>Ancak non-HDL sonucuna bakarak Lp(a)'nın yüksek olup olmadığı anlaşılamaz.</p>

<p>Lp(a) büyük ölçüde genetik olarak belirlenir ve ayrı bir kan testiyle ölçülür.</p>

<p>Bu nedenle normal non-HDL sonucu yüksek Lp(a)'yı dışlamaz.</p>

<p>Ailede erken kalp krizi veya inme bulunan kişiler açısından bu ayrım özellikle önemlidir.</p>

<p>Non-HDL yüksekliği neden olur?</p>

<p>Non-HDL'yi yükselten nedenler büyük ölçüde LDL ve trigliseritten zengin lipoproteinleri artıran durumlardır.</p>

<p>Bunlar arasında:</p>

<p>- LDL kolesterol yüksekliği<br />
- Yüksek trigliserit<br />
- İnsülin direnci<br />
- Tip 2 diyabet<br />
- Fazla kilo ve abdominal obezite<br />
- Hipotiroidi<br />
- Bazı böbrek hastalıkları<br />
- Genetik lipid bozuklukları<br />
- Doymuş ve trans yağlardan zengin beslenme<br />
- Bazı ilaçlar</p>

<p>bulunabilir.</p>

<p>Non-HDL tek bir hastalığın testi değildir.</p>

<p>Non-HDL testi için aç olmak gerekir mi?</p>

<p>Non-HDL'nin önemli avantajlarından biri açlık gerektirmeden de hesaplanabilmesidir.</p>

<p>Total kolesterol ve HDL yemeklerden trigliserite göre daha az etkilenir.</p>

<p>Bu nedenle rutin kalp-damar risk değerlendirmesinde aç olmayan lipid profili üzerinden non-HDL hesaplanabilir.</p>

<p>Ancak trigliserit çok yüksekse veya ciddi hipertrigliseridemi araştırılıyorsa açlık lipid profili ayrıca gerekebilir.</p>

<p>Non-HDL nasıl düşürülür?</p>

<p>Non-HDL'yi düşürmenin yolu aterojenik lipoproteinleri azaltmaktır.</p>

<p>LDL yüksekse doymuş yağların azaltılması, çözünür liften zengin beslenme, fazla kilo varsa kilo kaybı ve düzenli fiziksel aktivite yararlı olabilir.</p>

<p>Trigliserit de yüksekse ilave şeker, rafine karbonhidratlar ve alkolün azaltılması ayrıca önem kazanır.</p>

<p>Kalp-damar riski yüksek kişilerde ilaç tedavisinin temelini çoğu zaman statinler oluşturur.</p>

<p>Gerektiğinde ezetimib, PCSK9 hedefli tedaviler, bempedoik asit veya kişinin lipid bozukluğuna uygun başka tedaviler eklenebilir.</p>

<p>Amaç yalnızca non-HDL rakamını düşürmek değil, kişinin yaşam boyu aterosklerotik kalp-damar riskini azaltmaktır.</p>

<p>Sıkça Sorulan Sorular</p>

<p>Non-HDL 160 yüksek mi?</p>

<p>Evet, geleneksel sınıflandırmada 160 mg/dL yüksek kabul edilir. Ancak kişinin gerçek hedefi kalp-damar riskine göre daha düşük olabilir.</p>

<p>LDL normal olduğu halde non-HDL yüksek olabilir mi?</p>

<p>Evet. Özellikle trigliseriti yüksek kişilerde VLDL ve diğer aterojenik parçacıklar artarken LDL normal görünebilir ve non-HDL yüksek çıkabilir.</p>

<p>Non-HDL mi ApoB mi daha önemli?</p>

<p>İkisi farklı fakat tamamlayıcı bilgi verir. Non-HDL aterojenik parçacıklarda taşınan kolesterolü, ApoB ise bu parçacıkların sayısını daha doğrudan yansıtır. Bazı yüksek riskli kişilerde ApoB ek risk bilgisini güçlendirebilir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>1. American College of Cardiology/American Heart Association. Guideline on the Management of Blood Cholesterol. Circulation.</p>

<p>2. European Society of Cardiology and European Atherosclerosis Society. Guidelines for the Management of Dyslipidaemias. European Heart Journal.</p>

<p>3. National Lipid Association. Recommendations for Patient-Centered Management of Dyslipidemia. Journal of Clinical Lipidology.</p>

<p>4. Sniderman AD, Thanassoulis G, Glavinovic T, et al. Apolipoprotein B Particles and Cardiovascular Disease. JAMA Cardiology. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tahliller</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/non-hdl-kolesterol-130-160-190-ve-220-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="99088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Ecza Koop 2026-2027 Eczacılık Öğrenci Bursu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-ecza-koop-2026-2027-eczacilik-ogrenci-bursu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-ecza-koop-2026-2027-eczacilik-ogrenci-bursu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Ecza Koop’un eczacılık fakültesi öğrencilerine yönelik Birlikte Geleceğe Eğitim Bursu için başvurular 20 Eylül’de sona erecek. Kooperatifin hizmet bölgesindeki üniversitelerde eczacılık eğitimi gören, 26 yaşını aşmamış ve maddi desteğe ihtiyaç duyan öğrenciler çevrim içi başvuru yapabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Eczacılık Öğrencilerine Burs: Başvurularda Son Gün 20 Eylül</p>

<p>Eczacılık fakültesi öğrencilerine yönelik 2026-2027 eğitim öğretim yılı burs programlarından birinde başvurular sona eriyor.</p>

<p>İstanbul Ecza Koop tarafından yürütülen “Birlikte Geleceğe Eğitim Bursu”, maddi desteğe ihtiyaç duyan eczacılık fakültesi öğrencilerinin eğitimlerine katkı sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Yeni dönem burs başvuruları 20 Eylül 2026 tarihinde sona erecek.</p>

<p>Kimler başvurabilir?</p>

<p>Birlikte Geleceğe Eğitim Bursu doğrudan eczacılık fakültesi öğrencilerine yönelik.</p>

<p>Başvuru yapacak öğrencinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gerekiyor.</p>

<p>Öğrencinin İstanbul Ecza Koop’un hizmet bölgesindeki üniversitelerden birinin Eczacılık Fakültesinde tam zamanlı olarak öğrenim görmesi gerekiyor.</p>

<p>Maddi desteğe ihtiyaç duymak da temel burs koşulları arasında bulunuyor.</p>

<p>26 yaş sınırı var</p>

<p>Burs programında yaş kriteri bulunuyor.</p>

<p>Başvuru yapacak eczacılık öğrencisinin 26 yaşını aşmamış olması gerekiyor.</p>

<p>Öğrencinin ayrıca tam zamanlı eğitimine devam etmesi şart.</p>

<p>Not ortalaması kaç olmalı?</p>

<p>Bursiyerlerin akademik başarılarını koruması gerekiyor.</p>

<p>Öğrencinin genel not ortalamasının 100 üzerinden en az 65 veya 4 üzerinden en az 2,50 olması şartı aranıyor.</p>

<p>Öğrencinin sınıf veya dönem tekrarı yapmamış olması da gerekiyor.</p>

<p>Alttan dersi olan öğrenciler başvurabilir mi?</p>

<p>Akademik başarının değerlendirilmesinde yalnızca genel not ortalamasına bakılmıyor.</p>

<p>Öğrencinin alttan en fazla iki dersinin bulunmasına izin veriliyor.</p>

<p>Bunun üzerindeki başarısız ders durumu burs kriterleri açısından sorun oluşturabiliyor.</p>

<p>Üniversiteye yeni başlayan öğrenciler başvurabilir mi?</p>

<p>Burs programında eczacılık fakültesine yeni kayıt yaptıran öğrenciler için üniversite not ortalaması bulunmadığından farklı bir değerlendirme uygulanıyor.</p>

<p>Bu öğrencilerde üniversiteye giriş ve yerleşme başarıları dikkate alınıyor.</p>

<p>Başka kurumdan burs alanlar başvurabilir mi?</p>

<p>Genel kural olarak başka bir vakıf, dernek, şahıs veya kurumdan aylık nakit burs alan öğrenciler Birlikte Geleceğe Eğitim Bursundan yararlanamıyor.</p>

<p>Ancak bazı destekler bu kuralın dışında tutuluyor.</p>

<p>KYK öğrenim kredisi engel değil</p>

<p>Kredi ve Yurtlar Kurumundan alınan geri ödemeli öğrenim kredisi, başka burs almama kuralının dışında.</p>

<p>Dolayısıyla KYK öğrenim kredisi kullanan bir eczacılık öğrencisi diğer şartları karşılaması halinde programa başvurabiliyor.</p>

<p>Engelli öğrencilere sağlanan bazı destekler de istisna</p>

<p>Engel oranı yüzde 40’ın üzerinde olan öğrencilere verilen burslar da belirlenen koşullar kapsamında başka burs alma yasağının dışında tutulabiliyor.</p>

<p>Ayrıca bazı belediye veya mezun derneği destekleri, İstanbul Ecza Koop’un belirlediği aylık üst sınırı aşmaması halinde istisna kapsamında değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Burs geri ödemeli mi?</p>

<p>Birlikte Geleceğe Eğitim Bursu eğitim desteği niteliğinde burs olarak sağlanıyor.</p>

<p>Bursiyerlerin programın güncel burs sözleşmesi ve bursiyerlik koşullarını başvuru sırasında dikkatle incelemesi gerekiyor.</p>

<p>Burs miktarı ne kadar?</p>

<p>İstanbul Ecza Koop’un 2026-2027 burs başvuru sayfasında yeni dönem için öğrencilere ödenecek aylık burs miktarı henüz açıklanmış değil.</p>

<p>Bu nedenle önceki dönemlere ait burs rakamlarının 2026-2027 dönemi için geçerli olduğu varsayılmamalı.</p>

<p>Yeni burs tutarı konusunda İstanbul Ecza Koop’un güncel açıklaması esas alınmalı.</p>

<p>Başvuru nasıl yapılacak?</p>

<p>Burs başvuruları çevrim içi olarak gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eczacılık öğrencilerinin İstanbul Ecza Koop’un resmi internet sitesindeki Birlikte Geleceğe Eğitim Bursu başvuru formunu doldurması gerekiyor.</p>

<p>Öğrencilerin başvuru formundaki kişisel, eğitim ve ekonomik durum bilgilerini doğru ve eksiksiz bildirmesi önem taşıyor.</p>

<p>Başvurular nasıl değerlendirilecek?</p>

<p>Başvurular İstanbul Ecza Koop tarafından belirlenen burs kriterleri doğrultusunda değerlendirilecek.</p>

<p>Öğrencinin maddi ihtiyaç durumu ve akademik başarısı temel değerlendirme unsurları arasında bulunuyor.</p>

<p>Burs kontenjanı doğrultusunda uygun bulunan adaylar belirlenerek bursiyer seçim süreci tamamlanacak.</p>

<p>Sonuçlar ne zaman açıklanacak?</p>

<p>Burs başvurularının tamamlanmasının ardından değerlendirme süreci başlayacak.</p>

<p>İstanbul Ecza Koop, sonuçların kasım ayı sonuna kadar açıklanmasını planlıyor.</p>

<p>Burs sonuçları Kooperatifin resmi internet sitesi üzerinden duyurulacak.</p>

<p>Son başvuru 20 Eylül</p>

<p>İstanbul Ecza Koop Birlikte Geleceğe Eğitim Bursu için 2026-2027 başvuruları 20 Eylül 2026 tarihinde sona erecek.</p>

<p>Kooperatifin hizmet bölgesindeki üniversitelerin eczacılık fakültelerinde tam zamanlı öğrenim gören, 26 yaşını aşmamış, akademik başarı koşullarını sağlayan ve maddi desteğe ihtiyaç duyan öğrencilerin başvurularını çevrim içi sistem üzerinden tamamlamaları gerekiyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>İstanbul Ecza Koop<br />
Birlikte Geleceğe Eğitim Bursu<br />
İstanbul Ecza Koop Burs Başvuru Koşulları </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Burslar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-ecza-koop-2026-2027-eczacilik-ogrenci-bursu</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/genel/i-m-g-0054.jpeg" type="image/jpeg" length="59338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marmara Üniversitesi’nin Acı Kaybı: Prof. Dr. Halim Ayrancı Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/marmara-universitesinin-aci-kaybi-prof-dr-halim-ayranci-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/marmara-universitesinin-aci-kaybi-prof-dr-halim-ayranci-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Halim Ayrancı hayatını kaybetti. Ayrancı, kimya alanındaki bilimsel çalışmalarıyla tanınıyordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi Kimya Bölümü akademisyenlerinden Prof. Dr. Halim Ayrancı hayatını kaybetti.</p>

<p>Anorganik Kimya Ana Bilim Dalı’nda uzun yıllar akademik çalışmalarını sürdüren Ayrancı’nın vefatı, ailesi ve yakınlarının yanı sıra öğrencileri, meslektaşları ve üniversite camiasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>PROF. DR. HALİM AYRANCI KİMDİR?</p>

<p>Prof. Dr. Halim Ayrancı, Marmara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Ana Bilim Dalı’nda görev yapan akademisyendi.</p>

<p>Akademik yaşamını kimya alanındaki eğitim ve araştırma faaliyetlerine adayan Ayrancı, bilimsel çalışmalarını özellikle anorganik kimya, elektrokimya ve malzeme biliminin kesiştiği alanlarda sürdürdü.</p>

<p>ELEKTROKİMYA ALANINDA ÇALIŞTI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Halim Ayrancı’nın bilimsel çalışmalarında elektrokimya önemli bir yer tuttu.</p>

<p>Ayrancı; elektrokimyasal sensörler, iletken polimerler, elektrot malzemeleri, enerji depolama sistemleri ve farklı kimyasal yapıların elektrokimyasal özellikleri üzerine araştırmalar gerçekleştirdi.</p>

<p>Ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanan araştırmalarında yeni elektrot malzemelerinin geliştirilmesi ve bu malzemelerin farklı uygulama alanlarında değerlendirilmesi üzerinde çalıştı.</p>

<p>ENERJİ DEPOLAMA TEKNOLOJİLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR YAPTI</p>

<p>Ayrancı’nın çalışma alanlarından biri de süperkapasitörler ve enerji depolama teknolojileriydi.</p>

<p>İletken polimerlerin elektrokimyasal özelliklerini inceleyen bilimsel çalışmalarda yer alan Ayrancı, enerji depolama performansının geliştirilmesine yönelik araştırmalara katkı sundu.</p>

<p>Bilimsel yayınlarında polipirol ve farklı iletken polimer yapılarının elektrokimyasal özelliklerini ele alan çalışmalar da bulunuyor.</p>

<p>ÖĞRENCİLERİN YETİŞMESİNE KATKI SUNDU</p>

<p>Prof. Dr. Halim Ayrancı, araştırmalarının yanı sıra Marmara Üniversitesi’nde lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim faaliyetlerinde görev aldı.</p>

<p>Akademik kariyeri boyunca öğrencilerin yetişmesine katkı sağlayan Ayrancı, bilimsel araştırmalarda genç araştırmacılarla birlikte çalışmalar yürüttü.</p>

<p>Kimya alanında yayımladığı bilimsel çalışmalar ve üniversitedeki eğitim faaliyetleriyle akademik yaşamını uzun yıllar sürdüren Ayrancı, Marmara Üniversitesi Kimya Bölümü’nün deneyimli akademisyenleri arasında yer aldı.</p>

<p>SON YOLCULUĞUNA UĞURLANIYOR</p>

<p>Prof. Dr. Halim Ayrancı’nın cenazesi 19 Eylül 2026 Cumartesi günü Büyükçekmece İbrahim Sancak Camii’nden kaldırılacak.</p>

<p>Cenaze namazının ardından Ayrancı, Güzelce Yeni Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>Prof. Dr. Halim Ayrancı’ya Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, öğrencilerine, meslektaşlarına ve Marmara Üniversitesi camiasına başsağlığı diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayıplarımız</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/marmara-universitesinin-aci-kaybi-prof-dr-halim-ayranci-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0889.jpeg" type="image/jpeg" length="14347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin Acı Kaybı: Hamide Çakır Sarı Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/nigde-omer-halisdemir-universitesinin-aci-kaybi-hamide-cakir-sari-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/nigde-omer-halisdemir-universitesinin-aci-kaybi-hamide-cakir-sari-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Hamide Çakır Sarı hayatını kaybetti. Çakır Sarı’nın vefatı üniversite camiasında üzüntüyle karşılandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NİĞDE – Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Hamide Çakır Sarı hayatını kaybetti.</p>

<p>Yabancı Diller Eğitimi Bölümü, İngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı’nda görev yapan Çakır Sarı’nın vefatı; ailesi, öğrencileri, meslektaşları ve üniversite camiasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>REKTÖR HASAN USLU’DAN TAZİYE MESAJI</p>

<p>Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu da Hamide Çakır Sarı’nın vefatının ardından taziye mesajı yayımladı.</p>

<p>Uslu, Çakır Sarı’nın vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek ailesine, yakınlarına ve üniversite camiasına başsağlığı diledi.</p>

<p>HAMİDE ÇAKIR SARI KİMDİR?</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Hamide Çakır Sarı, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü, İngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı’nda görev yapan akademisyendi.</p>

<p>Çakır Sarı’nın akademik çalışmalarının odağında dilbilim, söylem çalışmaları, akademik yazma, yabancı dil öğretimi ve çeviri gibi alanlar bulunuyordu.</p>

<p>Bilimsel çalışmalarında özellikle akademik metinlerin dilsel ve sözbilimsel özellikleri üzerinde duran Çakır Sarı, ulusal ve uluslararası akademik dergilerde makaleler yayımladı.</p>

<p>AKADEMİK YAZMA VE SÖYLEM ÜZERİNE ÇALIŞTI</p>

<p>Hamide Çakır Sarı’nın araştırmaları arasında akademik yazıda nesnellik ve otoritenin dil yoluyla nasıl kurulduğunu inceleyen çalışmalar da bulunuyor.</p>

<p>2024 yılında yayımlanan İngilizce araştırmasında akademik yazıda cansız öznelerin nesnellik ve otorite oluşturmadaki rolünü ele aldı.</p>

<p>2025 yılında Dil Dergisi’nde yayımlanan çalışmasında ise Türkçe akademik kitap tanıtım yazılarındaki tutum kaynaklarını inceledi.</p>

<p>SON MAKALESİ 2026’DA YAYIMLANDI</p>

<p>Çakır Sarı akademik çalışmalarını son döneme kadar sürdürdü.</p>

<p>“Dilbilim Alanındaki Türkçe Araştırma Yazılarının Sonuç Bölümlerinde Sözbilimsel Yapılanma” başlıklı araştırması, Haziran 2026’da Dilbilim Araştırmaları Dergisi’nde yayımlandı.</p>

<p>Çalışmada Türkçe dilbilim araştırma makalelerinin sonuç bölümlerinin sözbilimsel yapısını inceleyen Çakır Sarı, akademik söylem ve bilimsel yazma alanındaki çalışmalarına yeni bir araştırma daha eklemişti.</p>

<p>ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİNE KATKI SUNDU</p>

<p>Hamide Çakır Sarı, bilimsel çalışmalarının yanı sıra Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde öğrencilerin eğitimine katkı sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı’nda görev yapan Çakır Sarı’nın kaybı, çalışma arkadaşları ve öğrencileri arasında da üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Hamide Çakır Sarı’ya Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, öğrencilerine, meslektaşlarına ve Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi camiasına başsağlığı diliyoruz. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayıplarımız</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/nigde-omer-halisdemir-universitesinin-aci-kaybi-hamide-cakir-sari-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0887.jpeg" type="image/jpeg" length="10383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Metformin ve Yaşlanma: Randomize Çalışmada Telomer Uzunluğu Yüzde 29,6 Arttı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/metformin-ve-yaslanma-randomize-calismada-telomer-uzunlugu-yuzde-296-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/metformin-ve-yaslanma-randomize-calismada-telomer-uzunlugu-yuzde-296-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyabet tedavisinde uzun yıllardır kullanılan metformin, yaşlanma araştırmalarında yeniden dikkat çekici bir sonuçla gündemde. Randomize plasebo kontrollü yeni bir çalışmada, 24 hafta metformin kullanan prediyabetli yetişkinlerin lökosit telomer uzunluğunda yüzde 29,6, telomeraz aktivitesinde ise yüzde 39,3 artış bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak sonuçlar metforminin insan ömrünü uzattığını veya yaşlanmayı tersine çevirdiğini göstermiyor. Araştırmada yaşam süresi, hastalıksız yaşam süresi veya yaşa bağlı hastalıkların görülme sıklığı değil; hücresel yaşlanmayla ilişkili biyobelirteçler değerlendirildi.</p>

<p>127 kişi randomize edildi</p>

<p>Mechanisms of Ageing and Development dergisinde yayımlanan araştırma, Hindistan'ın kuzeyinde yaşayan 30–60 yaş arasındaki prediyabetli yetişkinlerde gerçekleştirildi.</p>

<p>Araştırmacılar toplam 322 kişiyi taradı. Çalışmaya uygun bulunan 127 kişi randomize edildi.</p>

<p>Katılımcıların 63'ü 24 hafta boyunca günde iki kez 500 mg metformin, 64'ü ise plasebo aldı. Her iki gruba da yaşam tarzı danışmanlığı verildi.</p>

<p>Çalışmayı toplam 112 kişi tamamladı. Bu, randomize edilen katılımcıların yüzde 88,2'sine karşılık geliyor.</p>

<p>Telomer uzunluğunda yüzde 29,6 artış</p>

<p>Araştırmanın temel sonuçlarından biri lökosit telomer uzunluğundaki değişimdi.</p>

<p>Metformin grubunda lökosit telomer uzunluğunda 24 haftanın sonunda yüzde 29,6 artış bildirildi. Plasebo grubundaki artış ise yüzde 4,4 düzeyindeydi.</p>

<p>Gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu.</p>

<p>Telomerler, kromozomların uçlarında bulunan koruyucu DNA-protein yapılarıdır. Hücreler bölündükçe telomerler genel olarak kısalır ve telomer biyolojisi yaşlanma araştırmalarında uzun süredir incelenir.</p>

<p>Bununla birlikte telomer uzunluğu kişinin tek başına “biyolojik yaşı” olarak değerlendirilmez. Telomer ölçümleri hücre tipi, genetik özellikler, inflamasyon, metabolik durum ve kullanılan ölçüm yönteminden etkilenebilir.</p>

<p>Telomeraz aktivitesi yüzde 39,3 arttı</p>

<p>Araştırmanın ikinci dikkat çekici bulgusu telomeraz aktivitesinde görüldü.</p>

<p>Telomeraz, telomerlerin korunmasına ve yeniden uzatılmasına katkıda bulunan bir enzim kompleksidir.</p>

<p>Metformin kullanan grupta telomeraz aktivitesi yüzde 39,3 arttı. Plasebo grubunda ise anlamlı bir değişiklik saptanmadı.</p>

<p>Gruplar arasındaki fark yine istatistiksel olarak anlamlıydı.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca periferik kan mononükleer hücrelerinde yaşlanma biyolojisiyle ilişkilendirilen SIRT1, p66Shc, p53 ve mTOR gibi genlerin ekspresyonunu değerlendirdi.</p>

<p>SIRT1 ekspresyonunda anlamlı artış</p>

<p>Metformin grubunda SIRT1 gen ekspresyonunda da plaseboya kıyasla anlamlı artış görüldü.</p>

<p>SIRT1; enerji metabolizması, hücresel stres yanıtı, DNA onarımı ve yaşlanma biyolojisiyle bağlantıları nedeniyle longevity araştırmalarında yoğun biçimde incelenen genlerden biri.</p>

<p>mTOR ekspresyonunda da değişiklik saptandı. Ancak araştırmacılar bu bulgunun mekanistik açıdan dikkatle yorumlanması gerektiğini özellikle belirtti.</p>

<p>Çünkü metformin genellikle AMPK aktivasyonu ve mTOR sinyalinin baskılanmasıyla ilişkilendiriliyor. Bir genin mRNA ekspresyonundaki artış ise o sinyal yolunun işlevsel aktivitesinin aynı yönde arttığını tek başına göstermiyor.</p>

<p>Kan şekeri etkisinden bağımsız olabilir</p>

<p>Araştırmanın ilginç sonuçlarından biri, telomer ve gen ekspresyonundaki değişikliklerin sürekli glisemik iyileşmeden bağımsız görünmesiydi.</p>

<p>Bu bulgu, metforminin yalnızca kan şekeri kontrolü üzerinden değil, hücresel stres ve yaşlanmayla ilişkili başka biyolojik yollar üzerinden de etki gösterebileceği hipotezini destekliyor.</p>

<p>Ancak bunun gerçekten klinik yaşlanmayı yavaşlatıp yavaşlatmadığını belirlemek için mevcut çalışma yeterli değil.</p>

<p>Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu: Hücresel düzeyde önemli bir işaret</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, elde edilen bulguların hücresel yaşlanma mekanizmalarını anlamak açısından oldukça kıymetli olduğunu belirtmekle birlikte, verilerin ihtiyatla yorumlanması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Telomerlerin kromozom uçlarında bulunan ve hücresel yaşlanmayla ilişkili koruyucu yapılar olduğunu vurgulayan Yılancıoğlu, çalışmada saptanan değişimlerin metforminin metabolik etkilerinin ötesindeki biyolojik mekanizmalar açısından araştırılmaya değer olduğunu belirtti.</p>

<p>“Hücresel Düzeyde Önemli Bir İşaret, Ancak Sınırlılıklar Unutulmamalı”</p>

<p>Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Çalışmada elde edilen %29,6’lık telomer uzunluğu ve %39,3’lük telomeraz aktivitesi artışı, metforminin yalnızca metabolik süreçleri düzenlemekle kalmayıp hücresel stres ve yaşlanma patakları üzerinde de biyolojik bir etki gösterebileceğine işaret ediyor. Longevity ilişkili genlerdeki değişimler de bu potansiyeli destekler nitelikte.”</p>

<p>Bulguların heyecan verici olduğunu ancak klinik uygulamaya doğrudan uyarlanamayacağını belirten Yılancıoğlu, çalışmanın sınırlılıklarına da dikkat çekti:</p>

<p>“Bu araştırma 24 haftalık belirli bir zaman dilimini kapsıyor ve özel bir popülasyon grubu olan prediyabetli Asyalı Hintli bireyler üzerinde gerçekleştirildi. Hücresel düzeydeki bu artışlar, ilacın doğrudan insan ömrünü uzattığı veya her bireyde aynı sonucu doğuracağı anlamına gelmez.”</p>

<p>Çalışmanın önemli sınırlılıkları var</p>

<p>Araştırmanın randomize ve plasebo kontrollü olması kanıt kalitesini güçlendiriyor. Bununla birlikte sonuçların yorumlanmasında birkaç önemli sınırlılık bulunuyor.</p>

<p>Çalışma yalnızca 24 hafta sürdü.</p>

<p>Katılımcılar 30–60 yaşındaki Kuzey Hindistanlı prediyabetli bireylerden oluşuyordu. Bulgular sağlıklı kişilere, farklı etnik gruplara veya ileri yaştaki yetişkinlere doğrudan genellenemez.</p>

<p>Araştırma insan ömrünü veya sağlıklı yaşam süresini ölçmedi.</p>

<p>Kalp-damar hastalıkları, kanser, demans veya diğer yaşa bağlı hastalıkların görülme sıklığı da değerlendirilmedi.</p>

<p>Ayrıca telomer uzunluğu ve telomeraz aktivitesi yaşlanma biyolojisi açısından değerli araştırma araçları olsa da bir ilacın insanlarda ömrü uzattığını kanıtlayan klinik sonlanımlar değildir.</p>

<p>Araştırmanın yazarları da gözlenen telomer uzunluğu değişiminin büyüklüğünün dikkatle yorumlanması ve sonuçların daha büyük, uzun süreli çalışmalarla doğrulanması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Metformin ömrü uzatıyor mu?</p>

<p>Bu araştırmaya dayanarak bu soruya “evet” yanıtı verilemez.</p>

<p>Çalışma, metformin kullanan prediyabetli bireylerde bazı hücresel yaşlanma göstergelerinin 24 haftada değişebildiğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir insanın daha uzun yaşayıp yaşamadığını göstermek ise çok farklı bir araştırma sorusu.</p>

<p>Bunun için daha geniş popülasyonların yıllarca takip edildiği çalışmaların ölüm, kardiyovasküler hastalık, kanser, demans, fiziksel fonksiyon ve sağlıklı yaşam süresi gibi doğrudan klinik sonuçları değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<p>Metformin anti-aging amacıyla kullanılmalı mı?</p>

<p>Mevcut çalışma böyle bir kullanımı desteklemiyor.</p>

<p>Metformin reçeteli bir ilaçtır ve belirli metabolik hastalıklarda klinik endikasyonlarla kullanılır. Çalışmadaki katılımcılar da sağlıklı kişiler değil, prediyabetli yetişkinlerdi.</p>

<p><a href="https://tibbiyebulteni.com/biyografi/prof-dr-kaan-yilancioglu-kimdir">Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu</a> da metforminin bir “gençlik iksiri” veya reçetesiz kullanılabilecek bir takviye gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Hekim Kontrolü Olmadan Kullanılmamalı”</p>

<p>Yılancıoğlu şu uyarıda bulundu:</p>

<p>“Metformin bir ‘gençlik iksiri’ veya reçetesiz alınabilecek bir takviye değildir. Bu tür çalışmalar hücresel yaşlanmanın şifrelerini çözmek adına son derece değerli adımlardır; ancak daha geniş katılımlı ve uzun süreli araştırmalarla desteklenmesi gerekir. Hekim önerisi ve tıbbi endikasyon dışında, sırf yaşlanmayı geciktirme amacıyla ilaç kullanımından kesinlikle kaçınılmalıdır.”</p>

<p>Metforminin longevity araştırmalarındaki yeri</p>

<p>Metformin uzun süredir yaşlanma biyolojisinin en fazla araştırılan mevcut ilaçlarından biri.</p>

<p>İlacın AMPK, enerji metabolizması, hücresel stres, inflamasyon ve mTOR gibi yaşlanmayla ilişkili biyolojik sistemler üzerindeki olası etkileri laboratuvar, hayvan ve insan araştırmalarında inceleniyor.</p>

<p>Yeni randomize çalışma bu literatüre önemli bir insan verisi ekliyor.</p>

<p>En dikkat çekici yönü, prediyabetli bireylerde yalnız metabolik göstergeleri değil, telomer uzunluğu, telomeraz aktivitesi ve longevity ile ilişkilendirilen gen ekspresyonlarını aynı randomize araştırmada değerlendirmesi.</p>

<p>Bununla birlikte bilimsel açıdan asıl soru halen açık:</p>

<p>Bu hücresel değişiklikler yıllar içinde daha yavaş biyolojik yaşlanmaya, daha az yaşa bağlı hastalığa veya daha uzun sağlıklı yaşam süresine dönüşüyor mu?</p>

<p>Yeni çalışma bu soruyu yanıtlamıyor. Bundan sonraki daha büyük ve uzun süreli araştırmaların belirlemesi gereken nokta da bu.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik bilimsel bir araştırmayı haberleştirmek amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel tedavi önerisi değildir. Metformin reçeteli bir ilaçtır. Yaşlanmayı geciktirmek veya yaşam süresini uzatmak amacıyla hekim değerlendirmesi dışında kullanılmamalıdır.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>Bhatt SP, Pandey S, Misra A. Metformin therapy increases leukocyte telomere length, telomerase activity, and longevity gene expression in Asian Indians with prediabetes: A 24-week participant-blind, outcome-assessor-blinded randomized controlled trial. Mechanisms of Ageing and Development, 2026;234:112241.</p>

<p>DOI: 10.1016/j.mad.2026.112241</p>

<p>ClinicalTrials.gov, NCT07302932</p>

<p>Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, konuya ilişkin değerlendirme</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Longevity</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/metformin-ve-yaslanma-randomize-calismada-telomer-uzunlugu-yuzde-296-artti</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0885.jpeg" type="image/jpeg" length="67304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ezogelin Çorbası Tarifi: Tam Ölçülü ve Lokanta Usulü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ezogelin-corbasi-tarifi-tam-olculu-ve-lokanta-usulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ezogelin-corbasi-tarifi-tam-olculu-ve-lokanta-usulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ezogelin çorbası nasıl yapılır? Kırmızı mercimek, bulgur ve pirinçle hazırlanan çorbanın tam ölçüsünü, su oranını ve lokanta kıvamının püf noktalarını öğrenin.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ezogelin Çorbası Tarifi: Tam Ölçülü ve Lokanta Usulü</p>

<p>Ezogelin çorbası; kırmızı mercimek, ince bulgur ve pirincin domates-biber salçası, soğan, nane ve baharatlarla aynı tencerede pişirilmesiyle hazırlanan klasik çorbalardan biri. İyi bir Ezogelin çorbasında mercimek iyice yumuşarken pirinç ve bulgur da pişmeli; kıvam ne sulu ne de bekledikçe kaşıkta kalacak kadar koyu olmalıdır.</p>

<p>Tarifin püf noktalarından biri tahılların çorba soğudukça sıvı çekmeye devam ettiğini hesaba katmak. Ocaktan alındığında tam istenen koyulukta görünen Ezogelin, bekledikten sonra belirgin biçimde yoğunlaşabilir.</p>

<p>Bu nedenle başlangıçtaki su miktarı kadar pişirme sırasında ve servis öncesinde yapılan kıvam kontrolü de önemlidir.</p>

<p>Sağlıklı beslenme açısından neden öne çıkıyor?</p>

<p>Kırmızı mercimek bitkisel protein ve lif sağlayan kuru baklagillerden biridir. Bulgur da lif içeren bir tahıl seçeneğidir.</p>

<p>Soğan, domates salçası ve baharatlar çorbanın lezzetini artırırken yüksek miktarda tereyağı veya krema kullanmak gerekmez.</p>

<p>Bu tarifte yağ miktarı kontrollü tutuluyor. Ancak Ezogelin çorbasında mercimeğin yanında pirinç ve bulgur da bulunduğundan porsiyon büyüklüğü öğünün geri kalanıyla birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Tarif bilgileri</p>

<p>Hazırlama süresi: 10 dakika<br />
Pişirme süresi: 35-40 dakika<br />
Toplam süre: Yaklaşık 50 dakika<br />
Kaç kişilik: 6 kişilik<br />
Yaklaşık porsiyon büyüklüğü: 1 orta kase, yaklaşık 300 ml<br />
Zorluk: Kolay<br />
Öğün: Öğle / akşam<br />
Kategori: Sağlıklı Tarifler</p>

<p>Yaklaşık besin değerleri</p>

<p>1 porsiyon için yaklaşık:</p>

<p>Kalori: 230 kcal<br />
Protein: 10 g<br />
Karbonhidrat: 36 g<br />
Yağ: 6 g<br />
Lif: 7 g</p>

<p>Değerler kullanılan mercimek, pirinç, bulgur, salça, yağ ve gerçek porsiyon büyüklüğüne göre değişebilir.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>200 gram kırmızı mercimek<br />
40 gram ince bulgur<br />
30 gram pirinç<br />
1 büyük kuru soğan, yaklaşık 150 gram<br />
1 yemek kaşığı domates salçası, yaklaşık 20 gram<br />
1 yemek kaşığı biber salçası, yaklaşık 20 gram<br />
2 yemek kaşığı zeytinyağı, yaklaşık 30 ml<br />
1,5 litre sıcak su veya tuzu azaltılmış sebze suyu<br />
1 tatlı kaşığı kuru nane<br />
1 çay kaşığı tatlı kırmızı toz biber<br />
Yarım çay kaşığı kimyon<br />
Yarım çay kaşığı karabiber<br />
Kontrollü miktarda tuz</p>

<p>Servis için:</p>

<p>Limon<br />
Kuru nane<br />
İsteğe göre pul biber</p>

<p>Ezogelin çorbası nasıl yapılır?</p>

<p>1. Kırmızı mercimeği geniş bir süzgece alın ve soğuk su altında birkaç kez yıkayın.</p>

<p>2. Pirinç ve bulguru da ayrı ayrı yıkayıp süzün.</p>

<p>3. Soğanı mümkün olduğunca küçük küpler halinde doğrayın.</p>

<p>4. Geniş ve kalın tabanlı bir tencereye zeytinyağını alın.</p>

<p>5. Soğanı orta-kısık ateşte yaklaşık 5-6 dakika, yumuşayana kadar pişirin. Yakmayın.</p>

<p>6. Domates ve biber salçasını ekleyin.</p>

<p>7. Salçaları yaklaşık 1 dakika soğanla birlikte çevirin. Bu işlem salçanın çiğ aromasını azaltır.</p>

<p>8. Kuru nane, kırmızı toz biber, kimyon ve karabiberi ekleyip yaklaşık 20-30 saniye karıştırın. Baharatları yakmamaya dikkat edin.</p>

<p>9. Yıkanmış kırmızı mercimeği tencereye ekleyin.</p>

<p>10. Pirinç ve ince bulguru ilave edin.</p>

<p>11. Yaklaşık 1,3 litre sıcak suyu başlangıçta tencereye dökün. Kalan suyu kıvam ayarı için saklayın.</p>

<p>12. Malzemeleri bir kez karıştırın ve orta ateşte kaynama noktasına getirin.</p>

<p>13. Kaynama başladığında yüzeyde köpük oluşursa kaşıkla alabilirsiniz.</p>

<p>14. Ateşi kısın ve tencerenin kapağını hafif aralık bırakın.</p>

<p>15. Yaklaşık 25 dakika kısık-orta ateşte pişirin. Tencerenin dibinin tutmaması için zaman zaman karıştırın.</p>

<p>16. Mercimeğin tamamen yumuşayıp yumuşamadığını kontrol edin.</p>

<p>17. Pirinç ve bulgur da yumuşamış olmalıdır. Özellikle pirincin ortasında sert bölüm kalmamasına dikkat edin.</p>

<p>18. Çorba bu aşamada fazla koyuysa ayırdığınız sıcak sudan azar azar ekleyin.</p>

<p>19. Yaklaşık 5-10 dakika daha pişirin.</p>

<p>20. Tuz miktarını pişmenin son bölümünde ayarlayın.</p>

<p>21. Ezogelin çorbasının geleneksel dokusu tamamen pürüzsüz değildir. Mercimeğin büyük bölümü dağılırken pirinç ve bulgurun hafif dokusu hissedilebilir.</p>

<p>22. Daha homojen kıvam isteyenler el blenderını tencereye yalnızca birkaç kısa darbe uygulayacak şekilde kullanabilir. Çorbayı tamamen püre haline getirmek gerekli değildir.</p>

<p>23. Ocağı kapattıktan sonra çorbayı yaklaşık 5-10 dakika dinlendirin.</p>

<p>24. Dinlenme sonrasında kıvamı tekrar kontrol edin. Bulgur ve pirinç beklerken sıvı çekmeye devam edecektir.</p>

<p>25. Gerekiyorsa az miktarda sıcak su ekleyip karıştırın ve bir taşım yeniden ısıtın.</p>

<p>26. Sıcak olarak kaselere paylaştırın.</p>

<p>27. Limon, kuru nane ve isteğe göre pul biberle servis edin.</p>

<p>Şefin püf noktası</p>

<p>Ezogelin çorbasında en önemli konu kıvamı yalnızca ocaktayken değerlendirmemek. Mercimek, pirinç ve özellikle bulgur bekledikçe sıvı çekmeye devam eder.</p>

<p>Bu nedenle çorbayı ocaktan alırken servis kıvamından biraz daha akışkan bırakmak iyi sonuç verir.</p>

<p>Suyun tamamını baştan eklemek yerine yaklaşık 200 ml kadarını ayırın. Böylece kullanılan mercimek, pirinç ve bulgurun gerçek su çekme kapasitesine göre son ayarı yapabilirsiniz.</p>

<p>Salçayı suyu eklemeden önce soğanla kısa süre pişirmek daha dengeli bir aroma verir.</p>

<p>Baharatları ise uzun süre yağda kavurmayın. Özellikle kuru nane yanarsa çorbada acı bir tat oluşturabilir.</p>

<p>Daha sağlıklı hale nasıl getirilebilir?</p>

<p>Ezogelin çorbası için yüksek miktarda tereyağı kullanmak zorunlu değildir. Ölçülü zeytinyağıyla hazırlanabilir.</p>

<p>Hazır et veya tavuk suyu kullanılacaksa tuz miktarına dikkat edilmelidir. Tuz tüketimini kontrol etmek isteyenler sade sıcak su veya tuzu azaltılmış sebze suyu kullanabilir.</p>

<p>Serviste büyük miktarda yağlı sos dökmek yerine limon, kuru nane ve pul biberle lezzet artırılabilir.</p>

<p>Kimler için uygun?</p>

<p>Tarif hayvansal ürün kullanılmadan hazırlanırsa vegan ve vejetaryen beslenmeye uygundur.</p>

<p>Kırmızı mercimek bitkisel protein ve lif sağlarken bulgur ve pirinç çorbanın tahıl içeriğini oluşturur.</p>

<p>Ancak klasik Ezogelin çorbası glutensiz değildir. Bulgur buğdaydan üretildiği için çölyak hastalığı bulunan kişiler standart tarifi tüketmemelidir.</p>

<p>Ezogelin çorbası kaç kaloridir?</p>

<p>Bu ölçüler altı eşit porsiyona ayrıldığında bir orta kase yaklaşık 230 kalori sağlayabilir.</p>

<p>Yağ miktarı, kullanılan mercimek ve tahıl miktarı ile porsiyon büyüklüğü gerçek enerji değerini değiştirebilir.</p>

<p>Ezogelin çorbasına ne konur?</p>

<p>Klasik tarifin temelini kırmızı mercimek, ince bulgur, pirinç, soğan, salça ve baharatlar oluşturur.</p>

<p>Nane ve kırmızı biber Ezogelin'in karakteristik aromasını destekleyen baharatlar arasındadır.</p>

<p>Ezogelin çorbasına ne kadar su konur?</p>

<p>Bu tarifte 200 gram kırmızı mercimek, 40 gram bulgur ve 30 gram pirinç için toplam yaklaşık 1,5 litre sıcak su kullanılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak tahılların su çekme kapasitesi ve istenen kıvam değişebildiğinden suyun tamamını başlangıçta eklemek yerine bir bölümünü sonradan kullanmak daha kontrollü sonuç verir.</p>

<p>Ezogelin çorbası neden çok koyu olur?</p>

<p>Mercimek, bulgur ve pirincin üçünün de su çekmesi çorbanın bekledikçe koyulaşmasının temel nedenidir.</p>

<p>Çorba fazla koyulaştığında soğuk su yerine sıcak su ekleyip karıştırarak kıvamı yeniden ayarlayabilirsiniz.</p>

<p>Ezogelin çorbası blenderdan geçirilir mi?</p>

<p>Şart değildir. Geleneksel Ezogelin çorbasında hafif taneli bir yapı bulunabilir.</p>

<p>Daha homojen kıvam isteyenler blenderı yalnızca birkaç saniye kullanabilir. Tamamen pürüzsüz çorba isteyenler daha uzun çekebilir ancak bu durumda klasik dokudan uzaklaşılır.</p>

<p>Ezogelin ile mercimek çorbası arasındaki fark nedir?</p>

<p>Mercimek çorbasında temel malzeme kırmızı mercimektir ve çoğu versiyonda pürüzsüz kıvam tercih edilir.</p>

<p>Ezogelin çorbasında ise mercimeğin yanında bulgur ve pirinç bulunur. Nane, salça ve baharat profili de daha belirgindir.</p>

<p>Saklama ve servis</p>

<p>Çorbayı oda sıcaklığında uzun süre bekletmeyin. Uygun şekilde soğuduktan sonra kapalı bir kapta buzdolabında muhafaza edin.</p>

<p>Bekleyen Ezogelin çorbasının koyulaşması normaldir. Yeniden ısıtırken az miktarda sıcak su ekleyerek kıvamını açabilirsiniz.</p>

<p>Servis sırasında limon suyunu doğrudan bütün tencereye eklemek yerine kişilerin kendi kaselerine sıkması daha kontrollü bir tat sağlar.</p>

<p>Ezogelin çorbası, mercimeğin doyuruculuğunu pirinç ve bulgurla birleştiren klasik ve ekonomik çorbalardan biri.</p>

<p>Tam kıvam için asıl sır malzemeleri artırmak değil; mercimek, pirinç ve bulgurun pişerken ve dinlenirken ne kadar su çektiğini hesaba katmak. Suyu kontrollü eklediğinizde hem ilk serviste hem de yeniden ısıtıldığında kıvamı kolayca ayarlanabilir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı – Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER 2022)<br />
USDA – FoodData Central </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlıklı Tarifler</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ezogelin-corbasi-tarifi-tam-olculu-ve-lokanta-usulu</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0884.jpeg" type="image/jpeg" length="64808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzun Yıllar Isparta’da Hekimlik Yaptı: Op. Dr. Metin Görgülü Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/uzun-yillar-ispartada-hekimlik-yapti-op-dr-metin-gorgulu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/uzun-yillar-ispartada-hekimlik-yapti-op-dr-metin-gorgulu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta’da uzun yıllar hekimlik yapan Op. Dr. Metin Görgülü, 89 yaşında hayatını kaybetti. Kentin tanınmış hekimlerinden Görgülü, 19 Eylül’de Isparta’da son yolculuğuna uğurlanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ISPARTA – Isparta’nın uzun yıllar görev yapan hekimlerinden Op. Dr. Metin Görgülü, 89 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p>Görgülü’nün vefatı ailesi ve yakınlarının yanı sıra Isparta’da sağlık camiasında ve kendisini tanıyan vatandaşlar arasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>ISPARTA’DA UZUN YILLAR HEKİMLİK YAPTI</p>

<p>Op. Dr. Metin Görgülü, meslek hayatının önemli bölümünü Isparta’da geçiren hekimler arasında yer aldı.</p>

<p>Uzun yıllar kentte sağlık hizmeti veren Görgülü, hekimlik yaşamıyla Isparta’da tanınan isimlerden biri oldu.</p>

<p>Kentin geçmişine ilişkin arşiv çalışmalarında da Metin Görgülü’nün adına Isparta’da iz bırakan isimler arasında yer verildi.</p>

<p>OP. DR. METİN GÖRGÜLÜ KİMDİR?</p>

<p>Op. Dr. Metin Görgülü, Isparta’da uzun yıllar hekimlik yapan ve sağlık camiasının eski isimleri arasında yer alan bir doktordu.</p>

<p>89 yaşında hayatını kaybeden Görgülü, meslek yaşamı boyunca Isparta’da sağlık hizmeti verdi.</p>

<p>Metin Görgülü aynı zamanda Prof. Dr. Aşkın Görgülü ile iş insanı Tarkan Görgülü’nün babasıydı.</p>

<p>19 EYLÜL’DE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANIYOR</p>

<p>Op. Dr. Metin Görgülü’nün cenazesi 19 Eylül 2026 Cumartesi günü öğle namazının ardından Isparta Asri Mezarlık Camii’nden kaldırılacak.</p>

<p>Görgülü, kılınacak cenaze namazının ardından Isparta Asri Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Metin Görgülü’ye Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, meslektaşlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayıplarımız</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/uzun-yillar-ispartada-hekimlik-yapti-op-dr-metin-gorgulu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0882.jpeg" type="image/jpeg" length="27683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 Eylül Gaziler Günü Mesajları 2026: En Güzel, Kısa ve Anlamlı 25 Mesaj]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/19-eylul-gaziler-gunu-mesajlari-2026-en-guzel-kisa-ve-anlamli-25-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/19-eylul-gaziler-gunu-mesajlari-2026-en-guzel-kisa-ve-anlamli-25-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Eylül Gaziler Günü için paylaşabileceğiniz en güzel mesajları derledik. İşte gazilere minnet ve şükranı ifade eden kısa, anlamlı ve kurumsal 25 Gaziler Günü mesajı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En Güzel 19 Eylül Gaziler Günü Mesajları</p>

<ol>
 <li>Vatan uğruna gösterdikleri cesaret ve fedakârlıkla milletimizin gönlünde ebedî yer edinen kahraman gazilerimizin 19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun.</li>
 <li>Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımız için mücadele eden tüm kahraman gazilerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyoruz.</li>
 <li>Gazilik; cesaretin, fedakârlığın ve vatan sevgisinin taşıdığı en büyük şereflerden biridir. Gaziler Günü kutlu olsun.</li>
 <li>Bu toprakları bize vatan kılan şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.</li>
 <li>Vatan sevgisini fedakârlıklarıyla gösteren gazilerimize minnettarız. 19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun.</li>
 <li>Ay yıldızlı bayrağımız uğruna mücadele eden tüm gazilerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz.</li>
 <li>Gazilerimizin cesareti geçmişimizin gururu, bugünümüzün emaneti, geleceğimizin ilhamıdır.</li>
 <li>Vatan uğruna göğsünü siper eden kahraman gazilerimizin fedakârlıklarını hiçbir zaman unutmayacağız.</li>
 <li>Bağımsızlığımızın yaşayan şahitleri, milletimizin gururu kahraman gazilerimize sonsuz minnetle…</li>
 <li>Gazilik bir unvandan öte, milletimizin gönlünde taşınan ebedî bir şeref nişanesidir.</li>
 <li>Vatanın bağımsızlığı ve milletin huzuru için mücadele eden kahraman gazilerimizin Gaziler Günü kutlu olsun.</li>
 <li>Cesaretleriyle tarih yazan, fedakârlıklarıyla milletimizin gönlünde yer edinen tüm gazilerimizi saygıyla selamlıyoruz.</li>
 <li>Üzerinde özgürce yaşadığımız bu topraklar için bedel ödeyen kahraman gazilerimize minnet borçluyuz.</li>
 <li>Gazilerimiz, milletimizin bağımsızlık iradesinin ve vatan sevgisinin yaşayan temsilcileridir.</li>
 <li>Vatan size minnettar, milletimiz fedakârlıklarınızı daima şükranla hatırlayacaktır. Gaziler Günü kutlu olsun.</li>
 <li>Kahramanlıklarıyla tarihimize iz bırakan gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.</li>
 <li>Şehitlerimizin aziz hatırası, gazilerimizin fedakârlığı milletimizin ortak ve kıymetli emanetidir.</li>
 <li>Vatan uğruna verilen mücadelenin yaşayan kahramanları olan gazilerimize sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.</li>
 <li>Milletimizin istiklali ve istikbali uğruna fedakârlık gösteren bütün gazilerimizin 19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun.</li>
 <li>Gazilerimizin taşıdığı şeref milletimizin onuru, gösterdikleri fedakârlık ise gelecek nesillere bırakılan büyük bir emanettir.</li>
 <li>Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle, hayatta olan gazilerimizi şükranla anıyoruz.</li>
 <li>Vatan sevgisinin en büyük nişanelerinden biri olan gazilik makamını taşıyan tüm kahramanlarımızı saygıyla selamlıyoruz.</li>
 <li>Canını vatanına emanet eden gazilerimize duyduğumuz minnet, nesilden nesile yaşamaya devam edecektir.</li>
 <li>Fedakârlığınız unutulmayacak, cesaretiniz daima yolumuzu aydınlatacaktır. Kahraman gazilerimize minnet ve şükranla…</li>
 <li>Vatanın her karışında emeği, cesareti ve fedakârlığı bulunan kahraman gazilerimizin 19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun. </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/19-eylul-gaziler-gunu-mesajlari-2026-en-guzel-kisa-ve-anlamli-25-mesaj</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0880.jpeg" type="image/jpeg" length="27252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lokman Hekim Sağlık Vakfı 2026-2027 Tıp Öğrenci Bursu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/lokman-hekim-saglik-vakfi-2026-2027-tip-ogrenci-bursu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/lokman-hekim-saglik-vakfi-2026-2027-tip-ogrenci-bursu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lokman Hekim Sağlık Vakfı’nın tıp fakültesi öğrencilerine yönelik Geleceğin Hekimleri Bursu için başvurular 21 Eylül’de başlayacak. Devlet üniversitelerinde veya vakıf ve özel üniversitelerde yüzde 100 burslu tıp eğitimi gören, maddi desteğe ihtiyaç duyan öğrenciler 4 Ekim’e kadar başvurabilecek. Karşılıksız burs ekim-haziran döneminde 9 ay ödenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Tıp Öğrencilerine 9 Ay Karşılıksız Burs: Başvurular Başlıyor</p>

<p>Tıp fakültesi öğrencilerine yönelik 2026-2027 eğitim öğretim yılı burs programlarına bir yenisi daha ekleniyor.</p>

<p>Lokman Hekim Sağlık Vakfı’nın Geleceğin Hekimleri Bursu için yeni dönem başvuruları 21 Eylül 2026 tarihinde başlayacak.</p>

<p>Başvurular 4 Ekim 2026 tarihine kadar devam edecek.</p>

<p>Program, maddi desteğe ihtiyaç duyan tıp fakültesi öğrencilerinin eğitimlerini sürdürebilmelerine destek olmayı amaçlıyor.</p>

<p>Kimler başvurabilir?</p>

<p>Geleceğin Hekimleri Bursu doğrudan tıp fakültesi öğrencilerine yönelik.</p>

<p>Başvuru yapacak öğrencinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gerekiyor.</p>

<p>Öğrencinin maddi desteğe ihtiyaç duyması ve akademik açıdan başarılı olması temel koşullar arasında bulunuyor.</p>

<p>Devlet üniversitesindeki tıp öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Türkiye’deki devlet üniversitelerinin tıp fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler, diğer başvuru koşullarını sağlamaları halinde Geleceğin Hekimleri Bursuna başvurabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vakıf üniversitesindeki tıp öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet, ancak önemli bir şart bulunuyor.</p>

<p>Vakıf veya özel üniversitelerin tıp fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin yüzde 100 burslu olması gerekiyor.</p>

<p>Ücretli veya kısmi burslu olarak tıp eğitimi gören öğrenciler programın bu koşulunu karşılamıyor.</p>

<p>Not ortalaması kaç olmalı?</p>

<p>Ara sınıflardaki tıp öğrencilerinin genel not ortalamasının 4 üzerinden en az 2,50 olması gerekiyor.</p>

<p>Akademik başarının bursiyerlik sürecinde de korunması bekleniyor.</p>

<p>Üniversiteye yeni başlayanlar başvurabilir mi?</p>

<p>Geleceğin Hekimleri Bursu yalnızca ara sınıflardaki öğrencilerle sınırlı değil.</p>

<p>Tıp fakültesine yeni yerleşen öğrenciler de diğer başvuru koşullarını karşılamaları halinde değerlendirmeye alınabiliyor.</p>

<p>Yeni öğrencilerde henüz üniversite not ortalaması bulunmadığından akademik değerlendirmede üniversiteye giriş ve yerleşme bilgileri dikkate alınabiliyor.</p>

<p>Başka burs alan öğrenciler başvurabilir mi?</p>

<p>Geleceğin Hekimleri Bursunda başka kurumlardan düzenli burs alma konusunda sınırlama bulunuyor.</p>

<p>Öğrencinin KYK dışında başka bir kurumdan düzenli burs almaması gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla başka bir vakıf, dernek veya özel kuruluştan düzenli burs alan öğrencilerin bu koşula dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<p>KYK bursu alanlar başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Lokman Hekim Sağlık Vakfı’nın burs koşullarında KYK desteği başka burs almama kuralının dışında tutuluyor.</p>

<p>Bu nedenle KYK bursu veya öğrenim kredisi almak tek başına Geleceğin Hekimleri Bursuna başvurmaya engel oluşturmuyor.</p>

<p>Burs geri ödemeli mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Geleceğin Hekimleri Bursu karşılıksız olarak veriliyor.</p>

<p>Öğrenciden mezuniyet sonrasında aldığı bursu kredi gibi geri ödemesi istenmiyor.</p>

<p>Burs kaç ay ödeniyor?</p>

<p>Lokman Hekim Sağlık Vakfı bursları bir eğitim öğretim yılında toplam 9 ay ödeniyor.</p>

<p>Ödemeler ekim ayında başlıyor ve haziran ayında sona eriyor.</p>

<p>Temmuz, ağustos ve eylül aylarında burs ödemesi yapılmıyor.</p>

<p>Burs miktarı ne kadar?</p>

<p>Lokman Hekim Sağlık Vakfı’nın 2026-2027 burs başvuru duyurusunda yeni dönem için öğrencilere ödenecek aylık burs miktarı henüz açıklanmış değil.</p>

<p>Bu nedenle geçmiş dönemlerde ödenen tutarların 2026-2027 burs miktarı olarak kullanılmaması gerekiyor.</p>

<p>Güncel burs tutarı konusunda Vakfın yeni dönem için yapacağı açıklama esas alınmalı.</p>

<p>Başvuru nasıl yapılacak?</p>

<p>Geleceğin Hekimleri Bursu başvuruları çevrim içi gerçekleştirilecek.</p>

<p>Başvuru ekranının 21 Eylül 2026 tarihinde açılması planlanıyor.</p>

<p>Öğrencilerin Lokman Hekim Sağlık Vakfı’nın resmi internet sitesindeki burs başvuru bölümünden formu doldurarak işlemlerini tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Hangi belgeler isteniyor?</p>

<p>Başvuru sırasında öğrencinin eğitim ve ekonomik durumunu gösteren belgeler talep ediliyor.</p>

<p>Öğrenci belgesi ve ara sınıflardaki öğrenciler için akademik başarı durumunu gösteren transkript temel belgeler arasında.</p>

<p>Vakıf veya özel üniversitede öğrenim gören öğrencilerin yüzde 100 burslu olduklarını gösteren belgeyi de sunmaları gerekiyor.</p>

<p>Ailenin ekonomik durumunun değerlendirilebilmesi için gelir belgeleri ve Vakıf tarafından başvuru ekranında belirtilen diğer evraklar da talep edilebiliyor.</p>

<p>Başvurular nasıl değerlendiriliyor?</p>

<p>Başvurular öğrencilerin akademik başarıları ve maddi ihtiyaç durumları dikkate alınarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Başvuru formunda verilen bilgilerin ve belgelerin doğru ve eksiksiz olması gerekiyor.</p>

<p>Burs kontenjanı doğrultusunda uygun bulunan adaylar değerlendirme sürecinin ardından bursiyer olarak belirleniyor.</p>

<p>Burs desteği mezuniyete kadar devam edebilir mi?</p>

<p>Geleceğin Hekimleri Bursu yalnızca tek eğitim yılıyla sınırlı bir destek olarak uygulanmıyor.</p>

<p>Öğrencinin bursiyerlik koşullarını koruması ve akademik başarısını sürdürmesi halinde burs desteğinin sonraki eğitim dönemlerinde de devam etmesi mümkün.</p>

<p>Bu nedenle bursiyerlerin her yıl Vakıf tarafından istenen güncel öğrenci ve başarı belgelerini sunmaları gerekiyor.</p>

<p>Başvurular 21 Eylül’de başlayacak</p>

<p>Lokman Hekim Sağlık Vakfı Geleceğin Hekimleri Bursu için 2026-2027 başvuruları 21 Eylül’de başlayacak.</p>

<p>Son başvuru tarihi 4 Ekim 2026.</p>

<p>Türkiye’deki devlet üniversitelerinde veya vakıf ve özel üniversitelerde yüzde 100 burslu olarak tıp eğitimi gören ve diğer koşulları sağlayan öğrenciler çevrim içi başvuruda bulunabilecek.</p>

<p>Karşılıksız burs ekim-haziran döneminde toplam 9 ay boyunca ödenecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Burslar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/lokman-hekim-saglik-vakfi-2026-2027-tip-ogrenci-bursu</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/genel/i-m-g-0054.jpeg" type="image/jpeg" length="26671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nazalı Vakfı 2026-2027 Bursu: 200 Öğrenciye Aylık 5 Bin TL]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/nazali-vakfi-2026-2027-bursu-200-ogrenciye-aylik-5-bin-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/nazali-vakfi-2026-2027-bursu-200-ogrenciye-aylik-5-bin-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nazalı Vakfı, 2026-2027 döneminde 200 üniversite öğrencisine aylık 5 bin TL karşılıksız burs verecek. Ekim-haziran döneminde 9 ay ödenecek burs için ayrılan kontenjanın en az yüzde 50’si tıp ve hukuk fakültesi öğrencilerine ayrılacak. İlk kez burs başvurusu yapacak öğrenciler için başvurular 24 Eylül’e kadar devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>200 Öğrenciye Aylık 5 Bin TL Burs: Yarısı Tıp ve Hukuka</p>

<p>Üniversite öğrencilerine yönelik 2026-2027 burs programlarından birinde tıp öğrencilerine özel kontenjan ayrıldı.</p>

<p>Nazalı Vakfı, yeni eğitim öğretim döneminde toplam 200 üniversite öğrencisine aylık 5 bin TL karşılıksız burs verecek.</p>

<p>Bursiyer kontenjanının en az yüzde 50’si Tıp ve Hukuk fakültelerinde öğrenim gören öğrencilere ayrılacak.</p>

<p>İlk kez Nazalı Vakfı bursuna başvuracak öğrenciler için başvuru dönemi 10 Eylül’de başladı. Başvurular 24 Eylül 2026 tarihinde sona erecek.</p>

<p>Burs aylık 5 bin TL</p>

<p>Nazalı Vakfı’nın 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs miktarı aylık 5 bin TL olarak belirlendi.</p>

<p>Ödemeler ekim-haziran döneminde toplam 9 ay gerçekleştirilecek.</p>

<p>Böylece bir bursiyere bir eğitim öğretim döneminde toplam 45 bin TL karşılıksız eğitim desteği sağlanacak.</p>

<p>200 öğrenci burs alacak</p>

<p>Nazalı Vakfı, 2026-2027 eğitim öğretim döneminde toplam 200 öğrenciye burs sağlamayı planlıyor.</p>

<p>Bu sayı mevcut bursiyerler ile ilk kez burs almaya hak kazanacak öğrencileri kapsıyor.</p>

<p>Programın sağlık öğrencileri açısından en dikkat çekici özelliği ise kontenjan dağılımı.</p>

<p>Toplam bursiyer kontenjanının en az yüzde 50’si Tıp ve Hukuk fakültesi öğrencilerine ayrılacak.</p>

<p>Bu düzenleme tıp öğrencilerine burs programında önemli bir kontenjan avantajı sağlıyor.</p>

<p>Tıp öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Tıp fakültesi öğrencileri yalnızca programa başvurabilmekle kalmıyor, aynı zamanda burs kontenjanında özel olarak önceliklendirilen iki öğrenci grubundan birini oluşturuyor.</p>

<p>Nazalı Vakfı, toplam kontenjanın en az yarısını Tıp ve Hukuk fakültesi öğrencilerine ayıracağını belirtiyor.</p>

<p>Üniversiteyi yeni kazanan tıp öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>2026 yılında tıp fakültesine yerleşen öğrenciler diğer koşulları sağlamaları halinde NAZALI İlk Burs programına başvurabiliyor.</p>

<p>Üniversiteye yeni yerleşen öğrenciler için YKS başarı sıralaması kriteri uygulanıyor.</p>

<p>Tıp fakültesi SAY puan türüyle öğrenci aldığı için sayısal başarı sıralaması koşulu dikkate alınıyor.</p>

<p>Sayısalda ilk 30 bin şartı</p>

<p>Üniversiteye yeni yerleşen ve sayısal puan türündeki bir programa kayıt yaptıran öğrencinin Türkiye başarı sıralamasında ilk 30 bin içerisinde bulunması gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla yeni kayıt yaptıran tıp öğrencilerinde de ilk 30 bin koşulu uygulanıyor.</p>

<p>Diğer puan türlerinde ise Eşit Ağırlık, Sözel ve Yabancı Dil için ilk 10 bin başarı sıralaması şartı bulunuyor.</p>

<p>Ara sınıftaki tıp öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Tıp fakültesinin ara sınıflarında öğrenim gören öğrenciler de ilk kez Nazalı Vakfı bursuna başvurabiliyor.</p>

<p>Ancak ara sınıf öğrencilerinde akademik başarı koşulları daha ayrıntılı.</p>

<p>Öğrencinin önceki yarıyıllardan başarısız dersinin bulunmaması gerekiyor.</p>

<p>Not ortalaması kaç olmalı?</p>

<p>Ara sınıfta ilk kez burs başvurusu yapacak öğrencinin ağırlıklı genel not ortalamasının 4 üzerinden en az 3,00 veya 100 üzerinden en az 75 olması gerekiyor.</p>

<p>Öğrencinin bir üst yıl veya yarıyıla geçiş hakkı kazanmış olması da şart.</p>

<p>Ayrıca öğrenciliğinin aktif olarak devam etmesi ve disiplin cezasının bulunmaması gerekiyor.</p>

<p>Diş hekimliği öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Nazalı Vakfı burs programı yalnızca Tıp ve Hukuk fakülteleriyle sınırlı değil.</p>

<p>Burs programı gerekli koşulları karşılayan örgün lisans öğrencilerine yönelik.</p>

<p>Bu nedenle diş hekimliği öğrencileri de ilgili sayısal başarı sıralaması ve diğer burs kriterlerini karşılamaları halinde başvurabilir.</p>

<p>Ancak yüzde 50’lik özel kontenjan Tıp ve Hukuk öğrencileri için geçerli.</p>

<p>Eczacılık ve hemşirelik öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Bursun genel lisans koşullarında Eczacılık veya Hemşirelik öğrencilerini kapsam dışında bırakan bir bölüm sınırlaması bulunmuyor.</p>

<p>Bu programlarda örgün lisans öğrenimi gören öğrenciler de akademik ve diğer koşulları sağlamaları halinde başvuru yapabilir.</p>

<p>Ancak Tıp ve Hukuk öğrencilerine ayrılan özel kontenjan bu bölümlere uygulanmıyor.</p>

<p>Burs geri ödemeli mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Nazalı Vakfı bursları karşılıksız olarak veriliyor.</p>

<p>Bursiyerlerden mezuniyet sonrasında aldıkları bursu kredi gibi geri ödemeleri istenmiyor.</p>

<p>İstisnai burs imkânı da bulunuyor</p>

<p>Nazalı Vakfı’nın burs sisteminde akademik başarı kriterlerini karşılayamayan ancak ciddi maddi imkânsızlık içerisinde olduğu tespit edilen öğrenciler için İstisnai Burs uygulaması da bulunuyor.</p>

<p>Bu burs türünde akademik başarı kriteri dışında burs yönetmeliğindeki genel şartların karşılanması gerekiyor.</p>

<p>İstisnai burs verilmesine ilişkin karar Vakıf Yönetim Kurulu tarafından alınıyor.</p>

<p>Başvuru nasıl yapılacak?</p>

<p>NAZALI İlk Burs başvuruları çevrim içi gerçekleştiriliyor.</p>

<p>İlk kez burs başvurusu yapacak öğrencilerin Nazalı Vakfı’nın bursiyer başvuru sistemi üzerinden hesap oluşturarak işlemlerini tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Öğrencinin başvuru formundaki kişisel ve akademik bilgilerini eksiksiz ve doğru şekilde doldurması önem taşıyor.</p>

<p>Son başvuru 24 Eylül</p>

<p>İlk kez Nazalı Vakfı bursuna başvuracak öğrenciler için 2026-2027 NAZALI İlk Burs başvuruları 10 Eylül’de başladı ve 24 Eylül’de sona erecek.</p>

<p>Burs almaya hak kazanan öğrencilere aylık 5 bin TL olmak üzere ekim-haziran döneminde 9 ay boyunca toplam 45 bin TL destek sağlanacak.</p>

<p>Toplam 200 bursiyer için ayrılan kontenjanın en az yüzde 50’sinin Tıp ve Hukuk fakültesi öğrencilerine ayrılması, programı özellikle tıp öğrencileri açısından 2026-2027 döneminin dikkat çeken burslarından biri haline getiriyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Burslar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/nazali-vakfi-2026-2027-bursu-200-ogrenciye-aylik-5-bin-tl</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/genel/i-m-g-0054.jpeg" type="image/jpeg" length="12049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tıp Öğrencilerine 31 Bin 500 TL Burs: Son Gün Yarın]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tip-ogrencilerine-31-bin-500-tl-burs-son-gun-yarin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tip-ogrencilerine-31-bin-500-tl-burs-son-gun-yarin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EMDATE’nin 2026-2027 tıp fakültesi öğrenci bursunda başvurular 20 Eylül saat 23.59’da sona erecek. Devlet üniversitelerinde Dönem 1-5’te aktif öğrenim gören ve belirlenen ekonomik koşulları sağlayan tıp öğrencilerine aylık 3.500 TL olmak üzere 9 ayda toplam 31.500 TL burs verilmesi planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Tıp Öğrencilerine 31 Bin 500 TL Burs: Son Gün Yarın</p>

<p>Tıp fakültesi öğrencilerine yönelik 2026-2027 burs programlarından birinde başvurular sona eriyor.</p>

<p>EMDATE tarafından devlet üniversitelerinin tıp fakültelerinde öğrenim gören öğrencilere yönelik yürütülen burs programında son başvuru tarihi 20 Eylül 2026.</p>

<p>Başvuru sistemi 20 Eylül saat 23.59’da kapanacak.</p>

<p>Burs aylık 3.500 TL</p>

<p>2026-2027 dönemi için planlanan burs miktarı aylık 3.500 TL.</p>

<p>Burs ödemelerinin bir eğitim döneminde toplam 9 ay yapılması planlanıyor.</p>

<p>Buna göre bursiyer olmaya hak kazanan bir tıp öğrencisine toplam 31 bin 500 TL destek sağlanacak.</p>

<p>Kimler başvurabilir?</p>

<p>EMDATE bursu doğrudan tıp fakültesi öğrencilerine yönelik.</p>

<p>Başvuru yapacak öğrencinin Türkiye’deki bir devlet üniversitesinin tıp fakültesinde aktif olarak öğrenim görüyor olması gerekiyor.</p>

<p>Burs programı Dönem 1, Dönem 2, Dönem 3, Dönem 4 ve Dönem 5 öğrencilerini kapsıyor.</p>

<p>İntörnler başvurabilir mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Tıp fakültesinin 6. sınıfında bulunan intörn öğrenciler burs programının kapsamı dışında tutuluyor.</p>

<p>Dolayısıyla burs yalnızca Dönem 1-5 öğrencilerine açık.</p>

<p>Vakıf üniversitesindeki tıp öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>EMDATE’nin açıkladığı koşullara göre öğrencinin devlet üniversitesinin tıp fakültesinde öğrenim görüyor olması gerekiyor.</p>

<p>Vakıf veya özel üniversitelerin tıp fakültelerinde okuyan öğrenciler program kapsamında değil.</p>

<p>Ekonomik koşullar ayrıntılı değerlendiriliyor</p>

<p>EMDATE bursunda öğrencinin maddi ihtiyaç durumu için oldukça ayrıntılı kriterler uygulanıyor.</p>

<p>Başvuru koşullarına göre öğrencinin kendisi, annesi veya babası adına kayıtlı ev, arsa veya başka bir taşınmaz bulunmaması gerekiyor.</p>

<p>Aile bireylerinin ekonomik durumları başvuru değerlendirmesinde dikkate alınıyor.</p>

<p>Araç için model yılı şartı var</p>

<p>Ailenin sahip olduğu araç da burs değerlendirmesinde kriter olarak kullanılıyor.</p>

<p>Başvuru koşullarına göre ailede 2020 model veya daha yeni bir aracın bulunmaması gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla öğrencilerin başvuru yapmadan önce ekonomik koşullara ilişkin tüm kriterleri dikkatle incelemesi gerekiyor.</p>

<p>Çalışan abi veya abla şartı etkiliyor</p>

<p>Burs programında ailede çalışan kardeş bulunması da değerlendiriliyor.</p>

<p>Başvuru kriterlerine göre öğrencinin çalışan abi veya ablasının bulunmaması gerekiyor.</p>

<p>Bu koşul da bursun ekonomik desteğe daha fazla ihtiyaç duyan öğrencilere yönlendirilmesi amacıyla kullanılıyor.</p>

<p>Kimlere öncelik verilecek?</p>

<p>EMDATE bursiyer seçiminde bazı sosyal ve ekonomik durumlara öncelik tanıyor.</p>

<p>Anne veya babasını kaybetmiş öğrenciler değerlendirmede öncelikli gruplar arasında.</p>

<p>Deprem nedeniyle ailesinin evi yıkılmış öğrenciler de öncelikli olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Aile gelirinin düşük olması ve öğrencinin eğitimini sürdürürken yaşadığı ekonomik güçlükler de bursiyer seçiminde dikkate alınıyor.</p>

<p>Burs geri ödemeli mi?</p>

<p>Program tıp öğrencilerine eğitim bursu olarak sağlanıyor.</p>

<p>Bursiyerlerin başvuru sırasında ilan edilen güncel bursiyerlik koşullarını ve taahhüt hükümlerini incelemeleri gerekiyor.</p>

<p>Başvuru nasıl yapılacak?</p>

<p>EMDATE tıp öğrenci bursu başvuruları çevrim içi gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Öğrencilerin EMDATE’nin bursiyer adayları için oluşturduğu internet başvuru sistemine girerek formu doldurması gerekiyor.</p>

<p>Başvuru sırasında öğrencinin kişisel, akademik, ailevi ve ekonomik durumuna ilişkin bilgiler isteniyor.</p>

<p>Başvurular değerlendirilecek</p>

<p>Başvuru döneminin sona ermesinin ardından öğrencilerin verdiği bilgiler burs kriterlerine göre değerlendirilecek.</p>

<p>Burs programında ekonomik ihtiyaç önemli bir belirleyici olduğundan adayların başvuru formundaki bilgileri doğru ve eksiksiz beyan etmesi gerekiyor.</p>

<p>Başvurunun yapılması tek başına burs hakkı kazanıldığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Son gün 20 Eylül</p>

<p>EMDATE 2026-2027 Tıp Fakültesi Öğrenci Bursuna başvurular 20 Eylül 2026 saat 23.59’da sona erecek.</p>

<p>Devlet üniversitelerinin tıp fakültelerinde Dönem 1-5 arasında aktif öğrenim gören ve ekonomik kriterleri karşılayan öğrenciler çevrim içi sistem üzerinden başvuru yapabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursiyer olmaya hak kazanan öğrencilere aylık 3.500 TL olmak üzere 9 ayda toplam 31 bin 500 TL burs verilmesi planlanıyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>EMDATE<br />
EMDATE Tıp Fakültesi Öğrenci Bursu<br />
EMDATE 2026-2027 Burs Başvuru Sistemi </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Burslar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tip-ogrencilerine-31-bin-500-tl-burs-son-gun-yarin</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/genel/i-m-g-0054.jpeg" type="image/jpeg" length="41073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Total Kolesterol Nedir, Kaç Olmalı? Yüksekliği Ne Anlama Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/total-kolesterol-nedir-kac-olmali-yuksekligi-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/total-kolesterol-nedir-kac-olmali-yuksekligi-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Total kolesterol 200, 240, 250 veya 300 mg/dL ne anlama gelir? Total kolesterolün normal ve yüksek değerleri; LDL, HDL ve trigliserit sonuçlarıyla birlikte değerlendirilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Total kolesterol, lipid panelinde en sık karşılaşılan değerlerden biridir. Sonucun 200, 240 veya 300 mg/dL çıkması endişe yaratabilir ancak total kolesterol tek başına “iyi” veya “kötü” kolesterolün ne kadar olduğunu söylemez.</p>

<p>Aynı total kolesterol değerine sahip iki kişinin kalp-damar riski oldukça farklı olabilir. Bunun nedeni total kolesterolün LDL, HDL ve diğer lipoproteinlerde taşınan kolesterolü birlikte yansıtmasıdır.</p>

<p>Bu nedenle güncel değerlendirmede “total kolesterolüm kaç?” sorusunun yanında “LDL, HDL, trigliserit, non-HDL kolesterol ve toplam kalp-damar riskim nasıl?” soruları da önemlidir.</p>

<p>Total kolesterol nedir?</p>

<p>Kolesterol, hücre zarlarının yapısı, hormon üretimi ve safra asitlerinin sentezi için gerekli yağ benzeri bir maddedir.</p>

<p>Kanda serbest halde dolaşmaz; lipoprotein adı verilen parçacıklarla taşınır.</p>

<p>Total kolesterol, kandaki farklı lipoproteinlerde bulunan kolesterolün toplamını yansıtan laboratuvar ölçümüdür.</p>

<p>LDL ve HDL bunun en çok bilinen bileşenleridir. VLDL gibi trigliseritten zengin lipoproteinler de toplam değere katkıda bulunur.</p>

<p>Bu nedenle total kolesterolü tek başına “kötü kolesterol” olarak adlandırmak doğru değildir.</p>

<p>Total kolesterol kaç olmalı?</p>

<p>Yetişkinlerde yaygın kullanılan sınıflandırma şöyledir:</p>

<p>200 mg/dL'nin altı: İstenen düzey</p>

<p>200-239 mg/dL: Sınırda yüksek</p>

<p>240 mg/dL ve üzeri: Yüksek</p>

<p>Ancak bu sınıflandırma tek başına kişinin kalp krizi veya inme riskini belirlemez.</p>

<p>Örneğin total kolesterolü 210 mg/dL olan bir kişinin HDL'si yüksek olabilir. Başka bir kişinin total kolesterolü aynı olduğu halde LDL ve ApoB gibi aterojenik göstergeleri yüksek olabilir.</p>

<p>Bu iki kişinin risk profili aynı değildir.</p>

<p>Total kolesterol 200 ne anlama gelir?</p>

<p>200 mg/dL, geleneksel sınıflandırmada sınırda yüksek kategorisinin başlangıcıdır.</p>

<p>Ancak 200 rakamı bir hastalık sınırı değildir.</p>

<p>Total kolesterolün hangi lipoproteinlerden kaynaklandığına bakmak gerekir.</p>

<p>Örneğin HDL'nin yüksek olması total kolesterolü yukarı çekebilir. Bu durumda yalnızca total kolesterol rakamına bakarak “kolesterolüm yüksek, damarlarım risk altında” sonucuna varmak doğru olmaz.</p>

<p>Buna karşılık total kolesterol 190 mg/dL olduğu halde LDL veya ApoB açısından riskli bir profil bulunması da mümkündür.</p>

<p>Total kolesterol 240 veya 250 ne demek?</p>

<p>240 mg/dL ve üzerindeki total kolesterol yüksek kabul edilir.</p>

<p>250 mg/dL de bu kategoriye girer.</p>

<p>Ancak bu rakamlar tek başına tedavi kararı verdirmez.</p>

<p>Öncelikle LDL kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserit incelenir. Kişinin yaşı, tansiyonu, diyabet durumu, sigara kullanımı, böbrek hastalığı ve daha önce kalp-damar hastalığı geçirip geçirmediği de değerlendirilir.</p>

<p>Özellikle LDL belirgin yüksekse total kolesterol yüksekliğinin klinik önemi artabilir.</p>

<p>Total kolesterol 300 çıkarsa ne anlama gelir?</p>

<p>300 mg/dL belirgin total kolesterol yüksekliğidir ve lipid profilinin ayrıntılı değerlendirilmesini gerektirir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu düzey özellikle LDL'nin çok yüksek olması nedeniyle oluşuyorsa ciddi hiperkolesterolemi ve ailesel hiperkolesterolemi olasılığı gündeme gelebilir.</p>

<p>Ancak yine total kolesterol 300 = ailesel hiperkolesterolemi şeklinde doğrudan bir eşleştirme yapılamaz.</p>

<p>LDL'nin gerçek düzeyi, ailede erken yaşta kalp krizi veya inme öyküsü, kişinin önceki kolesterol sonuçları ve diğer klinik bulgular önemlidir.</p>

<p>Total kolesterol neden yükselir?</p>

<p>Yüksekliğin nedeni hangi lipid bileşeninin arttığına göre değişebilir.</p>

<p>Sık veya önemli nedenler arasında şunlar bulunur:</p>

<p>- LDL kolesterol yüksekliği<br />
- Genetik yatkınlık ve ailesel hiperkolesterolemi<br />
- Doymuş ve trans yağlardan zengin beslenme<br />
- Hipotiroidi<br />
- Bazı böbrek hastalıkları<br />
- Bazı karaciğer ve safra yolu hastalıkları<br />
- Bazı ilaçlar<br />
- Fazla kilo ve metabolik bozukluklar</p>

<p>HDL'nin yüksek olması da total kolesterol rakamını artırabilir. Bu nedenle neden araştırılırken total kolesterolün bileşenlerine ayrılması gerekir.</p>

<p>HDL yüksekse total kolesterol de yüksek çıkar mı?</p>

<p>Evet.</p>

<p>HDL total kolesterolün bileşenlerinden biridir. Bu nedenle HDL yüksek olduğunda total kolesterol de daha yüksek görünebilir.</p>

<p>Örneğin total kolesterolü 220 mg/dL olan iki kişinin birinde HDL 80 mg/dL, diğerinde HDL 35 mg/dL olabilir.</p>

<p>Bu sonuçlar aynı metabolik tabloyu göstermez.</p>

<p>Ancak yüksek HDL'nin de yüksek LDL'nin oluşturduğu riski ortadan kaldırmadığı bilinmelidir.</p>

<p>LDL 190 mg/dL iken HDL'nin yüksek olması ciddi LDL yüksekliğini önemsiz hale getirmez.</p>

<p>Total kolesterol normal ama LDL yüksek olabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Total kolesterol farklı lipoproteinlerin toplam etkisini yansıttığı için tek başına bütün lipid profilini göstermez.</p>

<p>Örneğin düşük HDL bulunan bir kişide total kolesterol çok yüksek görünmeden LDL yüksek olabilir.</p>

<p>Ayrıca aynı LDL kolesterol düzeyine sahip iki kişinin aterojenik parçacık sayısı farklı olabilir.</p>

<p>Bu nedenle bazı kişilerde ApoB veya non-HDL kolesterol ek bilgi sağlayabilir.</p>

<p>Bu, güncel lipid değerlendirmesinin önemli ayrımlarından biridir: “Toplam kolesterol normal” sonucu tek başına bütün aterojenik riski dışlamaz.</p>

<p>Non-HDL kolesterol nedir ve neden önemli?</p>

<p>Non-HDL kolesterol basit bir hesaplamadır:</p>

<p>Total kolesterol - HDL kolesterol = Non-HDL kolesterol</p>

<p>Örneğin total kolesterol 220 mg/dL, HDL 50 mg/dL ise non-HDL kolesterol 170 mg/dL'dir.</p>

<p>Non-HDL kolesterol yalnızca LDL'yi değil, VLDL ve diğer aterojenik lipoproteinlerde taşınan kolesterolü de kapsar.</p>

<p>Özellikle trigliseriti yüksek kişilerde total kolesterolden daha anlamlı ek risk bilgisi sağlayabilir.</p>

<p>ApoB neden total kolesterolden farklıdır?</p>

<p>Total kolesterol lipoproteinlerin taşıdığı kolesterol miktarını gösterirken ApoB aterojenik parçacıkların sayısı hakkında bilgi sağlar.</p>

<p>Her LDL, VLDL kalıntısı ve diğer önemli aterojenik parçacıkların üzerinde bir ApoB molekülü bulunur.</p>

<p>Bu nedenle özellikle diyabet, yüksek trigliserit veya metabolik sendrom bulunan kişilerde LDL ve total kolesterol beklenenden iyi görünürken ApoB yüksek olabilir.</p>

<p>Bu durum damarların maruz kaldığı aterojenik parçacık sayısının kolesterol miktarından daha yüksek olabileceğini düşündürebilir.</p>

<p>Lipoprotein(a) total kolesterolde görülür mü?</p>

<p>Lipoprotein(a), yani Lp(a), genetik olarak büyük ölçüde belirlenen ayrı bir aterojenik lipoproteindir.</p>

<p>Standart lipid panelindeki total kolesterol veya LDL sonucu Lp(a)'nın oluşturduğu ek riski her zaman açık biçimde ortaya koymaz.</p>

<p>Bu nedenle güncel kardiyovasküler risk değerlendirmesinde Lp(a)'nın yaşam boyunca en az bir kez ölçülmesi giderek daha fazla öne çıkmaktadır.</p>

<p>Özellikle ailede erken kalp krizi veya inme bulunan kişilerde Lp(a) ayrıca önem kazanabilir.</p>

<p>Total kolesterol yüksekliği belirti verir mi?</p>

<p>Çoğu zaman hayır.</p>

<p>Yüksek kolesterol yıllarca hiçbir belirti oluşturmadan ateroskleroz gelişimine katkıda bulunabilir.</p>

<p>Bu nedenle baş ağrısı, baş dönmesi veya halsizlik gibi genel belirtilerden kolesterol düzeyini tahmin etmek mümkün değildir.</p>

<p>Çok ciddi genetik lipid bozukluklarında tendonlarda veya ciltte kolesterol birikimleri görülebilir ancak bunların bulunmaması yüksek kolesterolü dışlamaz.</p>

<p>Total kolesterol testi için aç olmak gerekir mi?</p>

<p>Günümüzde rutin lipid profili birçok kişide açlık gerektirmeden ölçülebilir.</p>

<p>Total kolesterol ve HDL öğünden trigliserit kadar güçlü etkilenmez.</p>

<p>Ancak trigliserit yüksekliği araştırılıyorsa, çok yüksek trigliserit saptanmışsa veya belirli klinik durumlarda daha doğru değerlendirme gerekiyorsa açlık lipid profili istenebilir.</p>

<p>Bu nedenle testin açlıkta yapılıp yapılmayacağı kişinin durumuna göre belirlenebilir.</p>

<p>Total kolesterol nasıl düşürülür?</p>

<p>Öncelikle total kolesterolün hangi bileşen nedeniyle yüksek olduğu belirlenmelidir.</p>

<p>Asıl sorun LDL yüksekliğiyse tedavinin temel hedefi LDL ve aterojenik lipoproteinleri azaltmaktır.</p>

<p>Doymuş yağların azaltılması ve zeytinyağı, kuruyemiş, tohumlar ve balık gibi doymamış yağ kaynaklarının tercih edilmesi LDL'nin düşmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Yulaf, arpa, baklagiller, sebze ve meyvelerdeki çözünür lif de kolesterol kontrolüne katkıda bulunabilir.</p>

<p>Fazla kilo varsa kilo kaybı ve düzenli fiziksel aktivite genel lipid profilini iyileştirebilir.</p>

<p>Kalp-damar riski yüksek veya LDL'si belirgin yüksek kişilerde yaşam tarzına ek olarak statinler ve gerektiğinde ezetimib, PCSK9 hedefli tedaviler veya diğer lipid düşürücü ilaçlar kullanılabilir.</p>

<p>Amaç yalnızca total kolesterol rakamını 200'ün altına indirmek değildir. Asıl hedef kişinin aterosklerotik kalp-damar riskini azaltmaktır.</p>

<p>Sıkça Sorulan Sorular</p>

<p>Total kolesterol 200 yüksek mi?</p>

<p>200 mg/dL sınırda yüksek kategorisinin başlangıcıdır ancak tek başına hastalık veya yüksek kalp krizi riski anlamına gelmez. LDL, HDL, trigliserit ve toplam risk birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Total kolesterol 250 tehlikeli mi?</p>

<p>250 mg/dL yüksek total kolesteroldür ve lipid profilinin ayrıntılı değerlendirilmesini gerektirir. Riskin derecesini özellikle LDL ve diğer kalp-damar risk faktörleri belirler.</p>

<p>Total kolesterol normal olduğu halde damar riski yüksek olabilir mi?</p>

<p>Evet. LDL, ApoB veya Lipoprotein(a) yüksekliği gibi riskler total kolesterol tek başına normal görünürken de bulunabilir. Bu nedenle lipid değerlendirmesi yalnızca toplam değere indirgenmemelidir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>1. American Heart Association. Cholesterol and Cardiovascular Risk. American Heart Association.</p>

<p>2. Grundy SM, Stone NJ, Bailey AL, et al. Guideline on the Management of Blood Cholesterol. Circulation, 2019.</p>

<p>3. Mach F, Baigent C, Catapano AL, et al. ESC/EAS Guidelines for the Management of Dyslipidaemias. European Heart Journal, 2020.</p>

<p>4. National Heart, Lung, and Blood Institute. Blood Cholesterol. National Institutes of Health. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tahliller</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/total-kolesterol-nedir-kac-olmali-yuksekligi-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 06:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="53281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HDL 30, 40, 50 ve 60 Ne Demek? Düşük ve Yüksek HDL]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hdl-30-40-50-ve-60-ne-demek-dusuk-ve-yuksek-hdl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hdl-30-40-50-ve-60-ne-demek-dusuk-ve-yuksek-hdl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HDL, kolesterolün dokulardan karaciğere taşınmasına katkıda bulunan ve halk arasında “iyi kolesterol” olarak bilinen lipoproteindir. Düşük HDL kalp-damar riskiyle ilişkilidir; ancak çok yüksek HDL de her zaman daha fazla koruma anlamına gelmez.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Kan tahlilinde HDL’nin düşük çıkması kalp-damar riski değerlendirmesinde dikkate alınan bulgulardan biridir. Ancak HDL konusunda önemli bir değişim yaşandı: Artık yalnızca “HDL ne kadar yüksekse o kadar iyi” yaklaşımıyla değerlendirme yapılmıyor.</p>

<p>Düşük HDL kalp-damar hastalıklarıyla ilişkilidir. Buna karşılık HDL’yi yalnızca ilaçla yükseltmenin kalp krizi ve inmeyi mutlaka azalttığı gösterilememiştir. Üstelik çok yüksek HDL düzeylerinin de her durumda daha fazla koruma sağlamadığına ilişkin güçlü veriler bulunmaktadır.</p>

<p>Bu nedenle güncel yaklaşım HDL rakamını tek başına değiştirmek yerine LDL, trigliserit, ApoB ve kişinin toplam kalp-damar riskini birlikte değerlendirmeye odaklanır.</p>

<p>HDL kolesterol nedir?</p>

<p>HDL, “high-density lipoprotein” yani yüksek yoğunluklu lipoproteindir.</p>

<p>Kolesterolün dokulardan ve damar duvarındaki bazı hücrelerden karaciğere taşınmasına katkıda bulunur. Bu süreç ters kolesterol taşınması olarak adlandırılır.</p>

<p>Bu özelliği nedeniyle HDL uzun yıllardır “iyi kolesterol” olarak tanımlanmıştır.</p>

<p>Ancak HDL yalnızca içinde kolesterol taşıyan tek tip bir parçacık değildir. HDL parçacıklarının büyüklüğü, yapısı ve biyolojik işlevleri değişebilir.</p>

<p>Bu nedenle kandaki HDL kolesterol miktarı ile HDL’nin ne kadar iyi çalıştığı aynı şey değildir.</p>

<p>HDL kaç olmalı?</p>

<p>HDL değerlendirilirken biyolojik cinsiyet önemlidir.</p>

<p>Yaygın kullanılan sınırlar şöyledir:</p>

<ul>
 <li>Erkeklerde 40 mg/dL’nin altı düşük</li>
 <li>Kadınlarda 50 mg/dL’nin altı düşük</li>
 <li>60 mg/dL ve üzeri geleneksel olarak daha olumlu kabul edilen düzey</li>
</ul>

<p>Ancak 60 mg/dL üzerindeki HDL için “ne kadar yükselirse o kadar iyi” şeklinde sınırsız bir koruyuculuk varsayılmamalıdır.</p>

<p>HDL kişinin toplam kalp-damar riskini belirleyen parçalardan yalnızca biridir.</p>

<p>HDL 30 çıkarsa ne anlama gelir?</p>

<p>HDL 30 mg/dL hem erkeklerde hem kadınlarda düşük bir değerdir.</p>

<p>Düşük HDL özellikle:</p>

<ul>
 <li>Yüksek trigliserit</li>
 <li>İnsülin direnci</li>
 <li>Tip 2 diyabet</li>
 <li>Fazla kilo</li>
 <li>Abdominal obezite</li>
 <li>Sigara kullanımı</li>
 <li>Fiziksel hareketsizlik</li>
</ul>

<p>gibi metabolik ve yaşam tarzı faktörleriyle birlikte görülebilir.</p>

<p>Ancak HDL 30 olması kişinin mutlaka kalp-damar hastalığı bulunduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Bu sonuç kişinin LDL, trigliserit, kan basıncı, diyabet durumu, sigara kullanımı ve diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirilir.</p>

<p>HDL 40 çıkarsa ne demek?</p>

<p>Erkeklerde HDL 40 mg/dL düşük HDL sınırının hemen üzerindedir.</p>

<p>Kadınlarda ise 40 mg/dL düşük kabul edilir.</p>

<p>Bu nedenle aynı HDL rakamının yorumu biyolojik cinsiyete göre farklılaşabilir.</p>

<p>HDL 40 görüldüğünde yalnızca HDL’yi yükseltmeye odaklanmak yerine trigliserit, LDL, non-HDL kolesterol ve kişinin genel metabolik durumuna bakmak daha anlamlıdır.</p>

<p>HDL 50 ne anlama gelir?</p>

<p>HDL 50 mg/dL erkeklerde genellikle düşük kabul edilmez.</p>

<p>Kadınlarda ise düşük HDL için kullanılan 50 mg/dL sınırına karşılık gelir.</p>

<p>Ancak HDL 50’nin “ideal kalp sağlığı garantisi” olduğu düşünülmemelidir.</p>

<p>Örneğin HDL 55 olan ancak LDL’si 190 mg/dL bulunan bir kişinin yüksek LDL’si hâlâ ciddi önem taşır.</p>

<p>HDL’nin makul düzeyde olması yüksek LDL’nin oluşturduğu riski ortadan kaldırmaz.</p>

<p>HDL 60 iyi midir?</p>

<p>HDL 60 mg/dL geleneksel olarak olumlu bir düzey kabul edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düşük HDL’ye kıyasla daha yüksek HDL düzeyleri birçok toplum çalışmasında daha düşük kalp-damar riskiyle ilişkili bulunmuştur.</p>

<p>Ancak burada önemli bir ayrım vardır.</p>

<p>Bu ilişki, HDL’nin ilaçla mümkün olduğunca yükseltilmesinin aynı oranda kalp-damar koruması sağlayacağı anlamına gelmez.</p>

<p>HDL’yi yükselten bazı ilaçlarla yapılan büyük çalışmalar, HDL rakamı artmasına rağmen beklenen kalp-damar yararını göstermemiştir.</p>

<p>Bu bulgular HDL’nin yalnızca miktarının değil, metabolik bağlamının ve işlevinin de önemli olduğunu düşündürmektedir.</p>

<p>Çok yüksek HDL her zaman iyi midir?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Son yıllardaki büyük gözlemsel çalışmalarda HDL ile ölüm ve bazı kalp-damar sonuçları arasındaki ilişkinin her zaman doğrusal olmadığı görüldü.</p>

<p>Bazı araştırmalarda özellikle aşırı yüksek HDL düzeylerinde riskin yeniden arttığı U veya J şeklinde ilişkiler bildirildi.</p>

<p>Bu durum çok yüksek HDL’nin doğrudan zararlı olduğunu tek başına kanıtlamaz. Genetik özellikler, alkol kullanımı, karaciğer hastalıkları veya HDL parçacıklarının işlevindeki farklılıklar ilişkiye katkıda bulunabilir.</p>

<p>Ancak artık çok yüksek HDL’nin otomatik olarak “mükemmel kalp sağlığı” anlamına gelmediği kabul edilmektedir.</p>

<p>Özellikle beklenmedik derecede yüksek HDL sonucunda bütün lipid profili ve klinik bağlam değerlendirilmelidir.</p>

<p>HDL düşüklüğü neden olur?</p>

<p>Düşük HDL’nin birçok nedeni olabilir.</p>

<p>Sık görülenler arasında:</p>

<ul>
 <li>İnsülin direnci</li>
 <li>Yüksek trigliserit</li>
 <li>Fazla kilo ve abdominal obezite</li>
 <li>Tip 2 diyabet</li>
 <li>Sigara kullanımı</li>
 <li>Fiziksel hareketsizlik</li>
 <li>Bazı genetik özellikler</li>
 <li>Bazı ilaçlar</li>
</ul>

<p>bulunur.</p>

<p>HDL ve trigliserit metabolizması birbirine yakından bağlıdır.</p>

<p>Bu nedenle yüksek trigliserit ve düşük HDL özellikle insülin direnciyle ilişkili metabolik tablolarda birlikte görülebilir.</p>

<p>HDL düşük, trigliserit yüksekse ne anlama gelir?</p>

<p>Yüksek trigliserit ile düşük HDL’nin birlikte görülmesi insülin direnci ve metabolik sendromla sık ilişkilidir.</p>

<p>Özellikle bel çevresinde artış, yüksek tansiyon ve yüksek açlık şekeri de varsa metabolik risk daha belirgin olabilir.</p>

<p>Bu durumda yalnızca HDL’yi yükseltmeye çalışmak yerine trigliserit, kilo, glukoz metabolizması ve kan basıncını birlikte iyileştirmek daha anlamlıdır.</p>

<p>ApoB veya non-HDL kolesterol gibi aterojenik parçacık yükünü daha iyi yansıtabilecek göstergeler bazı kişilerde ek bilgi sağlayabilir.</p>

<p>HDL nasıl yükselir?</p>

<p>HDL’yi artırabilecek yaşam tarzı değişikliklerinin bir bölümü aynı zamanda genel kalp-damar sağlığını da iyileştirir.</p>

<p>Düzenli fiziksel aktivite HDL’de mütevazı artış sağlayabilir.</p>

<p>Fazla kilo bulunan kişilerde kilo kaybı, özellikle yüksek trigliseritle birlikte düşük HDL varsa lipid profilini iyileştirebilir.</p>

<p>Sigaranın bırakılması HDL üzerinde olumlu etki sağlayabilir ve daha önemlisi kalp-damar riskini belirgin biçimde azaltır.</p>

<p>Beslenmede trans yağlardan kaçınmak, doymamış yağ kaynaklarını tercih etmek ve genel beslenme kalitesini artırmak da kardiyometabolik sağlık açısından yararlıdır.</p>

<p>Ancak hedef yalnızca HDL rakamını yükseltmek değildir.</p>

<p>HDL yükseltmek için alkol kullanılır mı?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Alkol bazı kişilerde HDL düzeyini yükseltebilir ancak bu durum alkolün kalp sağlığı için başlanması gerektiği anlamına gelmez.</p>

<p>Alkol kanser, karaciğer hastalıkları, yüksek tansiyon, ritim bozuklukları ve başka sağlık riskleriyle ilişkilidir.</p>

<p>Ayrıca alkol trigliseriti belirgin biçimde yükseltebilir.</p>

<p>Bu nedenle düşük HDL’yi yükseltmek amacıyla alkol tüketimine başlanması önerilmez.</p>

<p>HDL’yi yükselten ilaçlar kalp krizini azaltır mı?</p>

<p>HDL konusunda en önemli klinik ayrımlardan biri budur.</p>

<p>Niasin gibi bazı ilaçlar HDL’yi belirgin şekilde yükseltebilir. CETP inhibitörleriyle yapılan çalışmalar da HDL’de çok büyük artışlar sağlayabilmiştir.</p>

<p>Ancak yalnızca HDL düzeyini yükseltmek, kalp-damar olaylarını otomatik olarak azaltmamıştır.</p>

<p>Bazı HDL yükseltici tedavilerin başarısızlığı, HDL’nin yalnızca bir laboratuvar rakamından ibaret olmadığını gösteren önemli kanıtlardan biridir.</p>

<p>Bu nedenle güncel lipid tedavisinin temel hedefi HDL’yi ilaçla yükseltmek değil; özellikle LDL ve diğer aterojenik lipoproteinlerin azaltılmasıdır.</p>

<p>HDL yüksekse LDL’nin önemi azalır mı?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Yüksek HDL, yüksek LDL’nin oluşturduğu aterosklerotik riski “silmez”.</p>

<p>Örneğin HDL 70 mg/dL olduğu halde LDL 190 mg/dL olan bir kişinin ciddi LDL yüksekliği hâlâ değerlendirilmelidir.</p>

<p>Benzer şekilde yüksek Lipoprotein(a) veya ApoB gibi başka risk faktörleri de yüksek HDL tarafından etkisiz hale getirilmez.</p>

<p>Bu nedenle lipid paneli tek bir “iyi” değere bakılarak yorumlanmamalıdır.</p>

<p>HDL için ilaç kullanılır mı?</p>

<p>Sırf düşük HDL değerini yükseltmek amacıyla rutin olarak ilaç başlanması güncel yaklaşımın temel hedefi değildir.</p>

<p>Tedavide öncelik kişinin toplam aterosklerotik riskini azaltmaktır.</p>

<p>LDL’nin düşürülmesi, kan basıncının kontrolü, sigaranın bırakılması, diyabetin yönetimi, fiziksel aktivite ve uygun beslenme gibi müdahalelerin kalp-damar olaylarını azaltmadaki kanıtları çok daha güçlüdür.</p>

<p>Bu nedenle HDL 35 mg/dL olan bir kişide asıl soru yalnızca “HDL’yi nasıl 50 yaparım?” değil, “Toplam kalp-damar riskimi nasıl azaltırım?” olmalıdır.</p>

<p>Sıkça Sorulan Sorular</p>

<p>HDL 40 düşük mü?</p>

<p>Erkeklerde 40 mg/dL düşük sınırına yakınken kadınlarda düşük kabul edilir. Ancak HDL tek başına değerlendirilmez; LDL, trigliserit ve toplam kalp-damar riski de önemlidir.</p>

<p>HDL 60’ın üzerinde olması çok iyi midir?</p>

<p>HDL 60 mg/dL geleneksel olarak olumlu kabul edilir ancak daha yüksek değerlerin sınırsız koruma sağladığı söylenemez. Aşırı yüksek HDL her zaman daha düşük risk anlamına gelmez.</p>

<p>HDL nasıl yükseltilir?</p>

<p>Düzenli fiziksel aktivite, fazla kilo varsa kilo kaybı ve sigaranın bırakılması HDL’yi artırabilir. Ancak tedavinin temel amacı HDL rakamını yükseltmek değil toplam kalp-damar riskini azaltmaktır.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>American Heart Association. HDL (Good), LDL (Bad) Cholesterol and Triglycerides. American Heart Association.</li>
 <li>Grundy SM, Stone NJ, Bailey AL, et al. Guideline on the Management of Blood Cholesterol. Circulation, 2019.</li>
 <li>Voight BF, Peloso GM, Orho-Melander M, et al. Plasma HDL Cholesterol and Risk of Myocardial Infarction: A Mendelian Randomisation Study. The Lancet, 2012.</li>
 <li>Madsen CM, Varbo A, Nordestgaard BG. Extreme High High-Density Lipoprotein Cholesterol Is Paradoxically Associated with High Mortality in Men and Women. European Heart Journal, 2017. </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tahliller</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hdl-30-40-50-ve-60-ne-demek-dusuk-ve-yuksek-hdl</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 06:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="67288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FDA, Ataksi-Telenjiektazi İçin İlk Tedaviyi Onayladı: Aqneursa]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fda-ataksi-telenjiektazi-icin-ilk-tedaviyi-onayladi-aqneursa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fda-ataksi-telenjiektazi-icin-ilk-tedaviyi-onayladi-aqneursa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FDA, nadir görülen kalıtsal hastalık ataksi-telenjiektazide ataksinin tedavisi için Aqneursa’yı onayladı. Karar, hastalığın nörolojik belirtilerine yönelik FDA onaylı ilk tedaviyi getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), nadir görülen kalıtsal bir nörodejeneratif hastalık olan ataksi-telenjiektazide önemli bir tedaviye onay verdi.</p>

<p>FDA, Aqneursa (levacetylleucine) oral süspansiyonunun, en az 15 kilogram ağırlığındaki çocuk ve yetişkin ataksi-telenjiektazi hastalarında ataksinin tedavisinde kullanılmasını onayladı.</p>

<p>Kararla birlikte Aqneursa, ataksi-telenjiektazili hastalarda ataksinin tedavisi için FDA tarafından onaylanan ilk tedavi oldu.</p>

<p>HASTALIK ÇOCUKLUKTA BAŞLAYABİLİYOR</p>

<p>Ataksi-telenjiektazi, ATM genindeki mutasyonların yol açtığı nadir ve kalıtsal bir nörodejeneratif hastalık.</p>

<p>Hastalık özellikle sinir sistemini etkiliyor. Kas kontrolü ve koordinasyonda ilerleyici kayıp olarak ortaya çıkan ataksi çoğunlukla erken çocukluk döneminde başlıyor.</p>

<p>Hastalarda ayrıca telenjiektaziler olarak adlandırılan küçük genişlemiş kan damarları, bağışıklık sistemi yetersizlikleri ve kanser riskinde artış görülebiliyor.</p>

<p>Ataksi-telenjiektazinin halen kesin bir tedavisi bulunmuyor. Özellikle hastalığın nörolojik belirtilerine yönelik tedavi seçenekleri oldukça sınırlı.</p>

<p>73 HASTALIK ÇALIŞMA ONAYA DAYANAK OLDU</p>

<p>Aqneursa’nın etkinliği, ataksi-telenjiektazi tanısı doğrulanmış 4 yaş ve üzerindeki 73 hastanın katıldığı randomize, çift kör, plasebo kontrollü ve iki dönemli çapraz bir klinik çalışmada değerlendirildi.</p>

<p>Çalışmaya 26 yetişkin ve 47 çocuk hasta katıldı. Hastaların ortanca yaşı 13 olurken yaş aralığı 4 ile 50 arasında değişti.</p>

<p>Katılımcılar, bir dönemde Aqneursa diğer dönemde plasebo alacak şekilde gruplandırıldı. Her tedavi dönemi 12 hafta sürdü. Toplam 70 hasta çalışmayı tamamladı.</p>

<p>YÜRÜME, OTURMA, DURUŞ VE KONUŞMA DEĞERLENDİRİLDİ</p>

<p>Tedavinin etkinliğini belirlemek amacıyla fonksiyonel Ataksi Değerlendirme ve Derecelendirme Ölçeği (fSARA) kullanıldı.</p>

<p>Bu değerlendirme; yürüme, oturma, ayakta duruş ve konuşma bozukluğu gibi nörolojik işlevleri ölçüyor.</p>

<p>FDA’nın açıklamasına göre hastalar Aqneursa kullandıkları dönemde, plasebo kullandıkları döneme kıyasla fSARA değerlendirmesinde daha iyi sonuçlar gösterdi. Bulgular nörolojik fonksiyonlarda anlamlı iyileşmeye işaret etti.</p>

<p>İLAÇ DAHA ÖNCE BAŞKA BİR NADİR HASTALIK İÇİN ONAYLANMIŞTI</p>

<p>Aqneursa yeni bir ilaç değil. İlaç, 2024 yılında Niemann-Pick hastalığı tip C’nin nörolojik belirtilerinin tedavisi için FDA onayı almıştı.</p>

<p>Yeni karar ise ilacın kullanım alanını ataksi-telenjiektaziye genişletti ve bu hastalıkta ataksi için ilk FDA onaylı tedavinin önünü açtı.</p>

<p>YAN ETKİLER DE AÇIKLANDI</p>

<p>FDA’ya göre ataksi-telenjiektazili hastalarda en sık bildirilen advers reaksiyonlar düşme, ciltte yırtılma ve idrar yolu enfeksiyonu oldu.</p>

<p>İlacın hayvan çalışmalarından elde edilen verilere göre fetüse zarar verme potansiyeli bulunduğu da bildirildi.</p>

<p>Aqneursa ile N-asetil-DL-lösinin birlikte kullanılmaması gerekiyor. P-glikoprotein substratı olan ilaçları kullanan hastaların ise olası advers reaksiyonlar açısından daha yakından takip edilmesi öneriliyor.</p>

<p>ÖNCELİKLİ İNCELEME ALDI</p>

<p>Aqneursa, ataksi-telenjiektazi endikasyonu için Yetim İlaç statüsü ve FDA’nın Öncelikli İnceleme programına alınmıştı.</p>

<p>Onay IntraBio Inc. şirketine verildi.</p>

<p>Yeni onay, hastalığın kesin tedavisi anlamına gelmiyor. Ancak ilerleyici denge ve koordinasyon bozukluğunun hastaların günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyebildiği ataksi-telenjiektazide, nörolojik belirtilere yönelik ilk FDA onaylı tedavinin kullanıma girmesi açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İlaçların kullanımı, değiştirilmesi veya bırakılması konusunda karar mutlaka hekim tarafından hastanın klinik durumuna göre verilmelidir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>U.S. Food and Drug Administration (FDA)<br />
FDA – Aqneursa Ataxia-Telangiectasia Approval<br />
ClinicalTrials.gov – NCT06673056 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fda-ataksi-telenjiektazi-icin-ilk-tedaviyi-onayladi-aqneursa</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 06:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-5876.jpeg" type="image/jpeg" length="37908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Grip Sezonu Yaklaşıyor: Belirtiler, Korunma ve Grip Aşısı Rehberi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/grip-sezonu-yaklasiyor-belirtiler-korunma-ve-grip-asisi-rehberi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/grip-sezonu-yaklasiyor-belirtiler-korunma-ve-grip-asisi-rehberi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sonbaharla birlikte grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonları yeniden gündeme geliyor. Grip genellikle ani ateş, öksürük, kas ağrısı ve halsizlikle başlıyor; ancak başka virüslerle karışabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>GRİP SEZONU YAKLAŞIYOR: BELİRTİLER, KORUNMA VE GRİP AŞISI REHBERİ</p>

<p>Sonbaharın başlaması, okulların açılması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasıyla solunum yolu enfeksiyonları yeniden gündeme geliyor. Bunların başında da mevsimsel grip geliyor.</p>

<p>Grip, influenza virüslerinin neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı. Ancak burun akıntısı, öksürük veya boğaz ağrısı yaşayan herkes grip olmuş sayılmıyor. Soğuk algınlığı, COVID-19, RSV ve diğer solunum yolu virüsleri de benzer yakınmalara yol açabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca belirtilere bakarak hangi virüsün hastalığa neden olduğunu kesin olarak söylemek her zaman mümkün değil.</p>

<p>GRİP SEZONU NE ZAMAN BAŞLAR?</p>

<p>Mevsimsel influenza yıl boyunca görülebilse de kuzey yarım kürenin ılıman bölgelerinde vakalar özellikle sonbahar ve kış aylarında yoğunlaşıyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütüne göre mevsimsel influenza salgınları kuzey yarım kürede ağırlıklı olarak ekim-mart döneminde ortaya çıkıyor.</p>

<p>Eylül ayı bu nedenle grip sezonuna hazırlık açısından önemli bir dönem.</p>

<p>Ancak takvimde sonbaharın başlaması, Türkiye'de influenza salgınının başladığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Ülkedeki gerçek influenza aktivitesinin değerlendirilmesinde laboratuvar sonuçları ve ulusal sürveyans verileri esas alınmalı.</p>

<p>GRİP BELİRTİLERİ NELERDİR?</p>

<p>Grip çoğu zaman ani başlıyor.</p>

<p>Yaygın belirtiler arasında ateş, kuru öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, belirgin halsizlik, boğaz ağrısı ve burun akıntısı bulunuyor.</p>

<p>Bazı kişilerde ateş görülmeyebilir.</p>

<p>Öksürük ise diğer yakınmalar geçtikten sonra da devam edebilir.</p>

<p>Çoğu kişi yaklaşık bir hafta içerisinde toparlanırken öksürük iki hafta veya daha uzun sürebilir.</p>

<p>GRİP İLE SOĞUK ALGINLIĞI AYNI ŞEY Mİ?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Soğuk algınlığına farklı solunum yolu virüsleri neden olabilir.</p>

<p>Soğuk algınlığında burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırma ve boğaz ağrısı daha belirgin olabilir.</p>

<p>Gripte ise hastalık sıklıkla daha ani başlar.</p>

<p>Ateş, yoğun halsizlik, kas-eklem ağrıları ve baş ağrısı daha belirgin görülebilir.</p>

<p>Ancak belirtiler önemli ölçüde örtüşebildiği için bu ayrım her kişide kolay değildir.</p>

<p>GRİP İLE COVID-19 NASIL AYRILIR?</p>

<p>İnfluenza ve COVID-19 farklı virüslerin neden olduğu hastalıklar olsa da belirtileri birbirine benzeyebilir.</p>

<p>Her ikisinde de ateş, öksürük, halsizlik, baş ağrısı ve kas ağrıları görülebilir.</p>

<p>Bu nedenle özellikle virüslerin aynı dönemde dolaştığı zamanlarda yalnızca belirtilere bakarak kesin ayrım yapmak mümkün olmayabilir.</p>

<p>Klinik durum gerektiriyorsa test kullanılabilir.</p>

<p>OKULLARIN AÇILMASI NEDEN ÖNEMLİ?</p>

<p>Okullar çocukların uzun süre aynı kapalı ortamlarda bulunduğu yerler.</p>

<p>Sınıflar, servisler, yemekhaneler ve diğer ortak alanlarda yakın temas solunum yolu virüslerinin kişiden kişiye yayılmasını kolaylaştırabilir.</p>

<p>Çocuklar enfeksiyonu eve de taşıyabilir.</p>

<p>Bu durum özellikle evde ileri yaştaki kişiler, gebeler, küçük çocuklar veya kronik hastalığı bulunan aile bireyleri varsa daha önemli hale geliyor.</p>

<p>GRİP NASIL BULAŞIR?</p>

<p>İnfluenza virüsleri enfekte kişinin öksürmesi, hapşırması veya konuşması sırasında çevreye yayılan solunum parçacıkları aracılığıyla bulaşabilir.</p>

<p>Yakın temas bulaş ihtimalini artırabilir.</p>

<p>Bu nedenle hasta kişilerin öksürürken ve hapşırırken ağız-burnunu uygun biçimde kapatması, el hijyenine dikkat etmesi ve özellikle hastalığın akut döneminde başkalarıyla yakın teması azaltması önem taşıyor.</p>

<p>GRİP OLAN ÇOCUK OKULA GİTMELİ Mİ?</p>

<p>Ateşi bulunan ve kendisini günlük aktivitelerini sürdüremeyecek kadar hasta hisseden çocuğun okulda bulunması uygun değildir.</p>

<p>Çocuğun evde dinlenmesi hem iyileşmesine yardımcı olur hem de enfeksiyonun sınıftaki diğer çocuklara yayılmasını azaltabilir.</p>

<p>Okula dönüşte yalnızca takvim değil çocuğun genel durumu değerlendirilmelidir.</p>

<p>Ateş düşürücü kullanmadan en az 24 saat ateşsiz olmak, birçok halk sağlığı rehberinde okula dönüş için kullanılan temel ölçütlerden biridir.</p>

<p>GRİP KİMLERDE DAHA AĞIR SEYREDEBİLİR?</p>

<p>Grip çoğu sağlıklı kişide kendiliğinden iyileşiyor.</p>

<p>Ancak bazı gruplarda ciddi hastalık ve komplikasyon riski daha yüksek.</p>

<p>Bunlar arasında ileri yaştaki kişiler, küçük çocuklar, gebeler, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler ve belirli kronik hastalıkları bulunanlar yer alıyor.</p>

<p>Kalp, akciğer ve metabolik hastalıkları bulunan kişilerde de komplikasyon riski artabilir.</p>

<p>Sağlık çalışanları ise hem influenza virüsüne daha sık maruz kalabilmeleri hem de enfeksiyonu savunmasız hastalara taşıyabilmeleri nedeniyle ayrıca önem taşıyor.</p>

<p>GRİP ZATÜRREYE DÖNÜŞEBİLİR Mİ?</p>

<p>Grip bazı kişilerde komplikasyonlara yol açabilir.</p>

<p>Bunların en önemlilerinden biri zatürre.</p>

<p>Zatürre doğrudan influenza virüsünün etkisiyle veya sonradan gelişen bakteriyel enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkabilir.</p>

<p>Özellikle risk grubundaki kişilerde solunum sıkıntısı, göğüs ağrısı, iyileşirken yeniden kötüleşme veya ateşin tekrar yükselmesi değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>GRİPTE ANTİBİYOTİK KULLANILIR MI?</p>

<p>Grip virüs kaynaklı bir hastalık olduğu için antibiyotik influenza virüsünü öldürmez.</p>

<p>Bakteriyel enfeksiyon kanıtı olmadan antibiyotik kullanılması gribin daha hızlı geçmesini sağlamaz.</p>

<p>Gereksiz antibiyotik kullanımı ayrıca antibiyotik direncinin gelişmesine katkıda bulunur.</p>

<p>Bakteriyel komplikasyon gelişmesi durumunda ise antibiyotik gerekip gerekmediğine hekim karar verir.</p>

<p>GRİP İÇİN ANTİVİRAL İLAÇ VAR MI?</p>

<p>Evet.</p>

<p>İnfluenzaya karşı kullanılan antiviral ilaçlar bulunuyor.</p>

<p>Bunlar özellikle ağır hastalık gelişen veya komplikasyon açısından yüksek risk taşıyan kişilerde değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Antiviral ilaçların etkisi tedaviye erken başlandığında daha belirgin olabildiğinden yüksek riskli kişilerin belirtiler başladıktan sonra sağlık profesyoneline zamanında başvurması önemli.</p>

<p>Antiviral ilaçların herkes tarafından kendi kendine başlanması uygun değil.</p>

<p>GRİP AŞISI NE ZAMAN YAPILMALI?</p>

<p>Grip virüsleri zaman içerisinde değiştiği için influenza aşılarının içeriği her sezon yeniden değerlendiriliyor.</p>

<p>Bağışıklık yanıtının aşıdan hemen sonra oluşmaması nedeniyle aşının influenza dolaşımının yoğunlaşmasından önce yapılması avantaj sağlayabilir.</p>

<p>Sonbahar başlangıcı bu nedenle grip aşısının gündeme geldiği dönem.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak kişi aşı sezonunun başında aşılanmamışsa, influenza dolaşımı devam ettiği sürece daha sonraki aşılama da yarar sağlayabilir.</p>

<p>GRİP AŞISI KİMLER İÇİN ÖZELLİKLE ÖNEMLİ?</p>

<p>Grip aşısı özellikle ciddi influenza ve komplikasyon riski yüksek kişiler açısından önem taşıyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü gebeler, küçük çocuklar, ileri yaştaki kişiler, kronik hastalığı bulunanlar ve sağlık çalışanları gibi gruplara öncelik verilmesini öneriyor.</p>

<p>Türkiye'de aşının geri ödeme ve uygulama koşulları kişinin yaşı ve hastalıklarına göre değişebildiğinden güncel Sağlık Bakanlığı ve SGK kriterlerinin kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<p>GRİP AŞISI GRİP YAPAR MI?</p>

<p>Grip aşısının kişiyi influenza hastası yaptığı düşüncesi yaygın yanlış inanışlardan biri.</p>

<p>Aşı sonrasında enjeksiyon yerinde ağrı, halsizlik veya kısa süreli bazı sistemik yakınmalar görülebilir.</p>

<p>Bunlar influenza hastalığıyla aynı şey değildir.</p>

<p>Aşı olmak da kişinin o sezon hiçbir solunum yolu enfeksiyonu geçirmeyeceği anlamına gelmez.</p>

<p>İnfluenza dışında çok sayıda virüs aynı dönemde dolaşabilir.</p>

<p>GRİP AŞISI YÜZDE 100 KORUR MU?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Hiçbir grip aşısı influenza enfeksiyonuna karşı yüzde 100 koruma sağlamaz.</p>

<p>Koruyuculuk yaş, kişinin bağışıklık sistemi ve o sezon dolaşan virüslerle aşının içeriğinin ne ölçüde eşleştiği gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir.</p>

<p>Aşının önemli amaçlarından biri özellikle risk gruplarında ağır hastalık ve komplikasyon ihtimalini azaltmaktır.</p>

<p>GRİPTE EVDE NE YAPILABİLİR?</p>

<p>Hafif seyreden gripte yeterli dinlenme ve sıvı tüketimi önemlidir.</p>

<p>Ateş ve ağrı için kullanılabilecek ilaçlar kişinin yaşı, hastalıkları ve kullandığı diğer ilaçlara göre değişebilir.</p>

<p>Özellikle çocuklarda ilaç seçimi konusunda dikkatli olunmalı ve hekime danışılmadan uygun olmayan ilaçlar kullanılmamalıdır.</p>

<p>Bol miktarda vitamin veya takviye tüketmenin gribi hızla iyileştirdiğini gösteren güçlü kanıt bulunmuyor.</p>

<p>GRİPTE NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?</p>

<p>Çoğu sağlıklı yetişkin grip belirtilerini evde takip edebilir.</p>

<p>Ancak nefes darlığı, solunum güçlüğü, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği, ciddi sıvı kaybı, belirgin genel durum bozukluğu veya iyileşmenin ardından yeniden kötüleşme tıbbi değerlendirme gerektirir.</p>

<p>Küçük çocuklarda nefes almakta zorlanma, sıvı alamama, belirgin uykuya eğilim veya genel durum bozukluğu özellikle önemlidir.</p>

<p>Risk grubundaki kişilerin ağır belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden sağlık profesyoneliyle iletişime geçmesi uygun olabilir.</p>

<p>GRİPTEN KORUNMAK İÇİN NE YAPILABİLİR?</p>

<p>Gripten korunmada tek bir yöntem yok.</p>

<p>Mevsimsel aşılama, el hijyeni, hasta olduğunda evde kalma, öksürük-hapşırık hijyeni ve kalabalık kapalı ortamlarda bulaş riskinin farkında olmak birlikte önem taşıyor.</p>

<p>Kapalı alanların havalandırılması da solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını azaltmaya yardımcı olabilir.</p>

<p>Sonbaharın başlamasıyla birlikte yapılabilecek en önemli şey paniğe kapılmak değil; grip ile diğer solunum yolu enfeksiyonlarının belirtilerini bilmek, risk grubundakileri korumak ve gerektiğinde zamanında sağlık hizmetine başvurmak.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya kişisel tedavi önerisi değildir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği veya belirgin genel durum bozukluğunda tıbbi değerlendirme gerekir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO)<br />
T.C. Sağlık Bakanlığı<br />
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC)<br />
ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/grip-sezonu-yaklasiyor-belirtiler-korunma-ve-grip-asisi-rehberi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 06:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-9003.jpeg" type="image/jpeg" length="13277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bu Ağrı Kesicileri Kullanıyorsanız Böbrek Riskini Bilin]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bu-agri-kesicileri-kullaniyorsaniz-bobrek-riskini-bilin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bu-agri-kesicileri-kullaniyorsaniz-bobrek-riskini-bilin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İbuprofen ve naproksen gibi NSAİİ ağrı kesiciler böbreklere giden kan akımını azaltabilir. Kusma, ishal, ateş veya yoğun terlemeye bağlı susuzluk varsa akut böbrek hasarı riski artabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Baş ağrısı, ateş veya kas ağrısı için sık kullanılan ibuprofen, naproksen ve benzeri bazı ağrı kesiciler normal koşullarda doğru dozda kullanılabilse de kişi susuz kaldığında böbrekler açısından daha riskli hale gelebilir.</p>

<p>Özellikle kusma, ishal, yüksek ateş, yeterince sıvı alamama veya yoğun sıvı kaybı böbreklere giden kan miktarını azaltabilir. NSAİİ olarak adlandırılan ağrı kesiciler de böbreğin bu koşullara uyum sağlamasına yardımcı olan mekanizmayı baskılayabildiğinden, iki durum bir araya geldiğinde akut böbrek hasarı gelişme olasılığı artabilir.</p>

<p>Hangi ağrı kesicilerden söz ediyoruz?</p>

<p>Buradaki uyarı bütün ağrı kesiciler için aynı değil.</p>

<p>Risk özellikle nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar, kısaca NSAİİ olarak bilinen grupta önem taşıyor.</p>

<p>Bu grupta yaygın kullanılan ilaçlar arasında:</p>

<p>İbuprofen</p>

<p>Naproksen</p>

<p>Diklofenak</p>

<p>bulunuyor.</p>

<p>Bazı NSAİİ'ler reçetesiz de alınabildiği için kullanıcı bunları sıradan bir ağrı kesici olarak görebiliyor. Ancak reçetesiz satılması, her koşulda risksiz olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Susuzluk böbrekleri neden daha hassas hale getiriyor?</p>

<p>Böbreklerin kanı süzebilmesi için yeterli kan akımına ihtiyacı var.</p>

<p>Kusma, ishal, ateş, aşırı terleme veya yeterince sıvı içememe sonucunda vücuttaki sıvı hacmi azalabilir. Tansiyon da düşerse böbreklere ulaşan kan miktarı daha da azalabilir.</p>

<p>Böbrekler böyle durumlarda kan akımını koruyabilmek için prostaglandin adı verilen maddelerin de rol aldığı çeşitli mekanizmaları kullanır.</p>

<p>NSAİİ'ler siklooksijenaz enzimlerini baskılayarak prostaglandin üretimini azaltır. Bu etki ağrı ve iltihabın azalmasına yardımcı olurken böbrek damarlarının düşük kan akımına verdiği koruyucu yanıtı da zayıflatabilir.</p>

<p>ABD Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü, NSAİİ'lerin uzun süre kullanıldığında böbreklere zarar verebileceğini; ayrıca kişi susuz kaldığında veya tansiyonu düşükken kullanıldığında akut böbrek hasarına yol açabileceğini açıkça belirtiyor.</p>

<p>Akut böbrek hasarı nedir?</p>

<p>Akut böbrek hasarı, böbrek fonksiyonunun saatler veya günler içinde aniden azalmasıdır.</p>

<p>Her vaka belirgin şikâyet oluşturmaz. Hafif akut böbrek hasarı bazen yalnızca kan testinde kreatinin düzeyindeki yükselme nedeniyle fark edilir.</p>

<p>Belirti geliştiğinde şunlar görülebilir:</p>

<p>Normalden belirgin şekilde daha az idrara çıkma</p>

<p>Aşırı susama</p>

<p>Bulantı veya kusma</p>

<p>Ayaklarda veya bacaklarda şişme</p>

<p>Halsizlik</p>

<p>Baş dönmesi</p>

<p>Sersemlik veya bilinç bulanıklığı</p>

<p>Nefes darlığı</p>

<p>Bu belirtilerin başka birçok nedeni olabilir. Özellikle belirgin idrar azalması veya genel durumda kötüleşme varsa tıbbi değerlendirme gerekir.</p>

<p>İshal ve kusma sırasında neden daha önemli?</p>

<p>Mide-bağırsak enfeksiyonu geçiren kişilerde aynı anda birkaç risk bir araya gelebilir.</p>

<p>İshal ve kusmayla sıvı kaybedilir. Ateş ve terleme bu kaybı artırabilir. Kişi bulantı nedeniyle yeterince su içemeyebilir.</p>

<p>Aynı kişi ateş, baş ağrısı veya kas ağrıları nedeniyle ibuprofen gibi bir NSAİİ kullanırsa böbreklerin zaten azalmış kan akımına uyum sağlama kapasitesi daha da zorlanabilir.</p>

<p>NIDDK bu nedenle ishal, bulantı veya kusma gibi susuzluğa yol açabilecek hastalıklar sırasında kullanılan ilaçların önceden doktor veya eczacıyla değerlendirilmesini öneriyor.</p>

<p>Kimlerde risk daha yüksek?</p>

<p>Akut böbrek hasarı herkeste gelişebilir ancak bazı kişiler daha hassastır.</p>

<p>Özellikle:</p>

<p>Kronik böbrek hastalığı bulunanlar</p>

<p>İleri yaştaki kişiler</p>

<p>Kalp hastalığı olanlar</p>

<p>Diyabeti bulunanlar</p>

<p>Yüksek tansiyonu olanlar</p>

<p>Daha önce akut böbrek hasarı geçirenler</p>

<p>Diüretik kullananlar</p>

<p>Bazı tansiyon ilaçlarını kullananlar</p>

<p>daha dikkatli değerlendirilmelidir.</p>

<p>NICE akut böbrek hasarı kılavuzu da özellikle böbrek hasarı riski yüksek kişilerde ishal ve kusma gibi susuzluğa neden olan durumlarla reçetesiz NSAİİ kullanımının birlikte değerlendirilmesini öneriyor.</p>

<p>Tansiyon ilacı ve idrar söktürücü kullanıyorsanız</p>

<p>NSAİİ'lerle ilgili böbrek riski bazı ilaç kombinasyonlarında daha da önem kazanabilir.</p>

<p>ACE inhibitörleri veya anjiyotensin reseptör blokerleri olarak bilinen bazı tansiyon ilaçları ve diüretikler, kişinin sıvı kaybettiği koşullarda böbrek kan akımı ve filtrasyonunu etkileyebilir.</p>

<p>Bunlara bir NSAİİ eklendiğinde akut böbrek hasarı riski artabilir.</p>

<p>Ancak bu bilgi, kişinin tansiyon veya kalp ilaçlarını hastalandığında kendi kendine kesmesi gerektiği anlamına gelmez. Hangi ilaçların geçici olarak değiştirilmesi veya durdurulması gerektiği kişiye göre değerlendirilmelidir.</p>

<p>Think Kidneys programı da genel ve otomatik bir “hastalık gününde ilaçları bırakma” yaklaşımından ziyade, akut böbrek hasarı riski yüksek kişilerde bireysel değerlendirmeye dayalı plan yapılmasını savunuyor.</p>

<p>Sağlıklı böbrekleri olanlarda da risk sıfır değil</p>

<p>NSAİİ kaynaklı böbrek sorunları yalnızca daha önceden böbrek hastalığı bulunan kişilerde görülmez.</p>

<p>Sağlıklı böbrekler kısa süreli değişiklikleri çoğu zaman tolere edebilir. Ancak ciddi sıvı kaybı, düşük tansiyon, yüksek NSAİİ dozu veya başka risk faktörlerinin bir araya gelmesi böbreklerin koruyucu kapasitesini aşabilir.</p>

<p>Bu nedenle “böbreklerim sağlam, istediğim koşulda kullanabilirim” yaklaşımı doğru değildir.</p>

<p>Çok terledikten sonra da aynı durum geçerli mi?</p>

<p>Yoğun egzersiz veya sıcak hava önemli miktarda sıvı kaybına neden olabilir.</p>

<p>Kişi yeterince sıvı yerine koymamışsa NSAİİ kullanımı böbrek kan akımı açısından ek yük oluşturabilir. Özellikle uzun süreli dayanıklılık sporlarında susuzluk ve NSAİİ kullanımının birlikte değerlendirilmesi önemlidir.</p>

<p>Her egzersiz sonrası ibuprofen kullanmak da iyi bir rutin değildir. Tekrarlayan ağrının nedeni araştırılmadan ağrı kesiciyi düzenli kullanmak başka sorunları da gizleyebilir.</p>

<p>İbuprofen yerine başka ağrı kesici alınabilir mi?</p>

<p>Bu sorunun tek bir yanıtı yok.</p>

<p>Parasetamol böbrekler üzerindeki etkisi bakımından NSAİİ'lerden farklıdır ve önerilen dozlarda genellikle böbrek açısından daha güvenli kabul edilir. Ancak yüksek doz parasetamol ciddi karaciğer hasarına yol açabilir ve bazı kişiler için uygun olmayabilir.</p>

<p>Bu nedenle “NSAİİ kullanmayın, yerine şu ilacı alın” şeklinde herkese uygulanabilecek bir öneri doğru olmaz.</p>

<p>Özellikle böbrek, karaciğer, kalp hastalığı bulunanlar veya düzenli reçeteli ilaç kullananlar ağrı kesici seçimini sağlık profesyoneliyle değerlendirmelidir.</p>

<p>En düşük etkili doz, en kısa süre</p>

<p>NSAİİ kullanılması gerekiyorsa genel güvenlik yaklaşımı ilacı önerilen en düşük etkili dozda ve gereken en kısa süre boyunca kullanmaktır.</p>

<p>Kutu üzerindeki doz sınırının aşılmaması ve aynı anda farklı isimlerle satılan birden fazla NSAİİ'nin farkında olmadan birlikte kullanılmaması gerekir.</p>

<p>Soğuk algınlığı ve grip ilaçlarının bazılarında da ağrı kesici etken maddeler bulunabilir. Bu nedenle birden fazla reçetesiz ürün kullanırken etken madde listesini kontrol etmek önemlidir.</p>

<p>Ne zaman tıbbi değerlendirme gerekir?</p>

<p>Kusma veya ishal nedeniyle sıvı alamıyorsanız, idrar miktarınız belirgin şekilde azaldıysa, ciddi halsizlik, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, şişlik veya nefes darlığı geliştiyse tıbbi değerlendirme gerekir.</p>

<p>Böbrek hastalığınız varsa veya daha önce akut böbrek hasarı geçirdiyseniz NSAİİ kullanımını doktor ya da eczacınızla değerlendirmek daha güvenlidir.</p>

<p>Ağrı kesiciler günlük hayatın en sıradan ilaçlarından olabilir. Fakat vücudun susuz kaldığı koşullarda aynı ilacın risk dengesi değişebilir.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Reçeteli ilaçlarınızı veya düzenli kullandığınız tedavileri kendi kendinize kesmeyin. Kusma, ishal veya ciddi sıvı kaybı sırasında ağrı kesici kullanmanız gerekiyorsa, özellikle böbrek hastalığınız veya düzenli ilaç kullanımınız varsa doktor ya da eczacıya danışın.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases — Keeping Kidneys Safe: Smart Choices about Medicines</p>

<p>National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases — Managing Chronic Kidney Disease</p>

<p>National Kidney Foundation — Pain Medicines and Kidney Disease</p>

<p>National Institute for Health and Care Excellence — Acute Kidney Injury: Prevention, Detection and Management</p>

<p>National Health Service — Acute Kidney Injury</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>National Health Service — Non-Steroidal Anti-Inflammatory Drugs</p>

<p>European Journal of Internal Medicine — Acute Kidney Injury Associated With Non-Steroidal Anti-Inflammatory Drugs </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bu-agri-kesicileri-kullaniyorsaniz-bobrek-riskini-bilin</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 06:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0876.jpeg" type="image/jpeg" length="59142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LDL 100, 130, 160 ve 190 Ne Demek? Hedef Değer Kaç Olmalı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ldl-100-130-160-ve-190-ne-demek-hedef-deger-kac-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ldl-100-130-160-ve-190-ne-demek-hedef-deger-kac-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[LDL kolesterol damar duvarında kolesterol birikimine ve ateroskleroza katkıda bulunan temel lipoproteinlerden biridir. LDL için herkese uyan tek hedef yoktur; kalp-damar riski arttıkça hedef 70 hatta 55 mg/dL’nin altına kadar inebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>LDL kolesterol yüksekliği kalp krizi ve inmenin temel nedenlerinden biri olan aterosklerotik damar hastalığıyla doğrudan ilişkilidir. Ancak “LDL kaç olmalı?” sorusunun artık herkese verilecek tek bir cevabı yoktur.</p>

<p>Sağlıklı ve düşük riskli bir kişiyle daha önce kalp krizi geçirmiş çok yüksek riskli bir kişinin LDL hedefi aynı değildir. Güncel yaklaşım kişinin toplam kalp-damar riskini değerlendirir ve risk yükseldikçe daha düşük LDL hedefler.</p>

<p>2026’da yayımlanan güncel Amerikan dislipidemi kılavuzu da LDL hedeflerini yeniden öne çıkardı. Çok yüksek riskli aterosklerotik kalp-damar hastalarında LDL hedefi 55 mg/dL’nin altına kadar iniyor.</p>

<p>LDL kolesterol nedir?</p>

<p>LDL, “low-density lipoprotein” yani düşük yoğunluklu lipoproteindir.</p>

<p>Kolesterolün karaciğerden vücudun farklı bölgelerine taşınmasını sağlar. Kandaki LDL parçacıkları fazla olduğunda damar duvarına girerek aterosklerotik plak gelişimine katkıda bulunabilir.</p>

<p>Bu nedenle halk arasında “kötü kolesterol” olarak bilinir.</p>

<p>Ancak LDL’nin kendisi vücuda yabancı veya gereksiz bir madde değildir. Sorun, aterojenik LDL parçacıklarına uzun süre yüksek düzeyde maruz kalınmasıdır.</p>

<p>Bu ayrım önemlidir: Kalp-damar riski yalnızca bugün ölçülen LDL rakamıyla değil, kişinin yıllar boyunca ne kadar LDL’ye maruz kaldığıyla da ilişkilidir.</p>

<p>LDL kaç olmalı?</p>

<p>LDL için tek bir evrensel hedef yoktur.</p>

<p>2026 kılavuzunda LDL hedefleri kişinin aterosklerotik kalp-damar hastalığı riskine göre yeniden vurgulanmıştır.</p>

<p>Genel olarak 100 mg/dL’nin altındaki LDL birçok düşük riskli kişide uygun kabul edilebilir. Ancak yüksek riskli kişilerde hedef daha düşüktür.</p>

<p>Örneğin yüksek riskli birincil korunmada LDL hedefi 70 mg/dL’nin altına kadar inebilir.</p>

<p>Daha önce kalp krizi, inme veya başka aterosklerotik damar hastalığı bulunan çok yüksek riskli kişilerde ise güncel hedef 55 mg/dL’nin altıdır.</p>

<p>Bu nedenle e-Nabız sonucunda LDL’nin laboratuvar tarafından “normal” işaretlenmesi, kişinin kendi kalp-damar riskine göre hedefinde olduğu anlamına gelmeyebilir.</p>

<p>LDL 100 veya 130 ne anlama gelir?</p>

<p>LDL 100 mg/dL birçok kişi için sınırların içinde veya hedefe yakın görünebilir.</p>

<p>Ancak daha önce kalp krizi geçirmiş çok yüksek riskli bir kişide 100 mg/dL hedefin oldukça üzerinde olabilir.</p>

<p>LDL 130 mg/dL ise birçok yetişkinde idealin üzerinde kabul edilir. Fakat tedavi gerekip gerekmediği yalnızca bu rakama göre belirlenmez.</p>

<p>Yaş, tansiyon, diyabet, kronik böbrek hastalığı, sigara kullanımı, aile öyküsü ve başka risk faktörleri hesaba katılır.</p>

<p>Güncel yaklaşımın önemli değişikliklerinden biri de budur: “LDL normal mi?” sorusundan çok “Bu kişinin LDL hedefi kaç?” sorusu önem kazanmıştır.</p>

<p>LDL 160 çıkarsa ne demek?</p>

<p>LDL 160 mg/dL belirgin bir yüksekliktir.</p>

<p>Özellikle genç yetişkinlerde uzun süre bu düzeylere maruz kalmak yaşam boyu aterosklerotik kalp-damar riskini artırabilir.</p>

<p>2026 Amerikan kılavuzu genç erişkinlerde LDL’nin 160 mg/dL veya üzerinde olması ya da erken yaşta kalp-damar hastalığına ilişkin güçlü aile öyküsü bulunması durumunda daha erken ilaç tedavisinin değerlendirilmesini öne çıkarıyor.</p>

<p>Bu nedenle 30’lu yaşlarda LDL 165 mg/dL görülmesi “genç, şimdilik önemli değil” şeklinde otomatik olarak değerlendirilmemelidir.</p>

<p>LDL 190 neden özellikle önemli?</p>

<p>LDL’nin 190 mg/dL veya üzerinde olması ciddi hiperkolesterolemi olarak değerlendirilir.</p>

<p>Bu düzeyde LDL, kişinin kısa vadeli risk hesaplaması düşük görünse bile yaşam boyu yüksek kolesterol maruziyeti açısından önemlidir.</p>

<p>Ayrıca LDL 190 mg/dL ve üzerindeki değerlerde ailesel hiperkolesterolemi olasılığı gündeme gelir.</p>

<p>Ailede genç yaşta kalp krizi veya inme, çok yüksek kolesterol ya da benzer LDL değerleri bulunması bu olasılığı güçlendirebilir.</p>

<p>Güncel yaklaşımda LDL 190 mg/dL veya üzerindeyse yalnızca yaşam tarzı önerileriyle yetinilmeyebilir ve ilaç tedavisi değerlendirilir.</p>

<p>LDL 200 çıkarsa ne anlama gelir?</p>

<p>LDL 200 mg/dL ciddi yüksekliktir ve 190 mg/dL üzerindeki ciddi hiperkolesterolemi grubuna girer.</p>

<p>Bu sonuç tek başına kişinin damarlarının tıkalı olduğunu veya kalp krizi geçireceğini göstermez.</p>

<p>Ancak uzun dönem aterosklerotik risk açısından önemlidir ve özellikle ailesel hiperkolesterolemi açısından değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Bu düzeyde tiroid hastalıkları, bazı böbrek hastalıkları ve ilaçlar gibi LDL’yi yükseltebilecek ikincil nedenler de araştırılabilir.</p>

<p>LDL yüksekliği neden olur?</p>

<p>LDL yüksekliğinde genetik ve yaşam tarzı faktörleri birlikte rol oynayabilir.</p>

<p>Olası nedenler arasında:</p>

<ul>
 <li>Genetik yatkınlık</li>
 <li>Ailesel hiperkolesterolemi</li>
 <li>Doymuş ve trans yağlardan zengin beslenme</li>
 <li>Fazla kilo</li>
 <li>Hipotiroidi</li>
 <li>Nefrotik sendrom gibi bazı böbrek hastalıkları</li>
 <li>Bazı karaciğer ve safra hastalıkları</li>
 <li>Bazı ilaçlar</li>
</ul>

<p>bulunabilir.</p>

<p>Çok yüksek LDL’nin yalnızca “yanlış beslenmekten” kaynaklandığını düşünmek özellikle ailesel hiperkolesterolemili kişilerde hatalıdır.</p>

<p>LDL yüksekliği belirti verir mi?</p>

<p>Çoğu zaman hayır.</p>

<p>Yüksek LDL yıllarca hiçbir belirti vermeden damar duvarında ateroskleroz gelişimine katkıda bulunabilir.</p>

<p>Bu nedenle kişinin kendisini iyi hissetmesi LDL’nin güvenli olduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Ailesel hiperkolesteroleminin ağır formlarında tendonlarda kolesterol birikimleri veya göz çevresinde bazı bulgular görülebilir; ancak bunların olmaması hastalığı dışlamaz.</p>

<p>LDL yüksekliği kalp krizi yapar mı?</p>

<p>Yüksek LDL aterosklerotik kalp-damar hastalığının nedensel risk faktörlerinden biridir.</p>

<p>LDL içeren aterojenik parçacıkların damar duvarında uzun süre birikmesi aterosklerotik plak oluşumuna katkıda bulunur.</p>

<p>LDL’nin düşürülmesi ise kalp krizi ve inme gibi aterosklerotik olayların riskini azaltır.</p>

<p>Risk yalnızca LDL rakamından oluşmaz. Sigara, yüksek tansiyon, diyabet, böbrek hastalığı ve yaş gibi faktörler toplam riski değiştirir.</p>

<p>Trigliserit yüksekse LDL sonucu doğru mu?</p>

<p>LDL birçok laboratuvarda doğrudan ölçülmez; total kolesterol, HDL ve trigliseritten matematiksel olarak hesaplanır.</p>

<p>Trigliserit yükseldikçe bazı klasik LDL hesaplama yöntemlerinin doğruluğu azalabilir.</p>

<p>Özellikle çok yüksek trigliseritte laboratuvar LDL sonucunu hesaplamayabilir veya doğrudan LDL ölçümü gerekebilir.</p>

<p>Günümüzde daha yeni LDL hesaplama yöntemleri yüksek trigliseritlerde klasik Friedewald formülüne göre daha doğru sonuç verebilir.</p>

<p>Trigliseriti yüksek kişilerde non-HDL kolesterol ve ApoB gibi ölçümler de kalan aterojenik parçacık yükünü değerlendirmeye yardımcı olabilir.</p>

<p>ApoB neden LDL ile birlikte gündeme geliyor?</p>

<p>LDL kolesterol, LDL parçacıklarının içinde taşınan kolesterol miktarını ölçer.</p>

<p>ApoB ise LDL dahil aterojenik lipoprotein parçacıklarının sayısı hakkında daha doğrudan bilgi sağlayabilir.</p>

<p>Özellikle trigliseriti 200 mg/dL’nin üzerinde olan, diyabeti bulunan veya LDL’si tedaviyle çok düşük düzeylere ulaşmış kişilerde ApoB ölçümü kalan riskin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Bu nedenle LDL ve ApoB her zaman aynı bilgiyi vermez.</p>

<p>Lipoprotein(a) neden bir kez ölçülmeli?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lipoprotein(a), yani Lp(a), büyük ölçüde genetik olarak belirlenen ayrı bir aterojenik lipoproteindir.</p>

<p>2026 kılavuzu yetişkinlerde Lp(a)’nın yaşam boyunca en az bir kez ölçülmesini öneriyor.</p>

<p>Lp(a) yüksekliği varsa kişinin toplam aterosklerotik riski artabilir ve LDL’nin daha yoğun biçimde düşürülmesi gündeme gelebilir.</p>

<p>Beslenme ve egzersiz Lp(a)’yı LDL kadar güçlü biçimde değiştirmez.</p>

<p>Bu nedenle “kolesterol panelim normal” sonucuna rağmen bazı kişilerde Lp(a) ek risk bilgisi sağlayabilir.</p>

<p>LDL beslenmeyle nasıl düşer?</p>

<p>Beslenme LDL kontrolünün temel parçalarından biridir.</p>

<p>Özellikle doymuş yağların azaltılması önemlidir. Yağlı etler, işlenmiş et ürünleri, tereyağı ve doymuş yağ oranı yüksek bazı gıdaların yerine zeytinyağı, kuruyemiş, tohum, balık ve doymamış yağ kaynaklarının tercih edilmesi LDL’nin düşmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Yulaf, arpa, baklagiller, sebze ve meyvelerde bulunan çözünür lif de bağırsaktan kolesterol emilimini azaltmaya yardımcı olur.</p>

<p>Fazla kilo bulunan kişilerde kilo kaybı genel kardiyometabolik profili iyileştirebilir.</p>

<p>Ancak genetik olarak çok yüksek LDL’si bulunan bir kişinin yalnızca beslenmeyle hedef düzeye ulaşması mümkün olmayabilir.</p>

<p>LDL ilaçla nasıl düşürülür?</p>

<p>Statinler LDL düşürmede ve kalp-damar olaylarını azaltmada temel ilaç grubudur.</p>

<p>Yeterli düşüş sağlanamazsa veya kişinin riski daha yoğun tedavi gerektiriyorsa farklı ilaçlar eklenebilir.</p>

<p>Ezetimib bağırsaktan kolesterol emilimini azaltır.</p>

<p>PCSK9 monoklonal antikorları olan evolokumab ve alirokumab, karaciğerin kandaki LDL’yi daha etkili temizlemesini sağlar.</p>

<p>Bempedoik asit karaciğerde kolesterol sentez yolunun farklı bir basamağını hedefleyen ağızdan kullanılan bir seçenektir.</p>

<p>Inclisiran ise PCSK9 üretimini RNA düzeyinde azaltan ve seyrek aralıklarla uygulanan enjeksiyon tedavisidir.</p>

<p>2026 kılavuzu statinlerle yeterli LDL düşüşü sağlanamayan uygun hastalarda ezetimib, bempedoik asit ve PCSK9 hedefli tedaviler gibi statin dışı seçeneklerin kişisel risk durumuna göre kullanılmasını destekliyor.</p>

<p>Yeni nesil LDL tedavilerinde ne değişiyor?</p>

<p>LDL tedavisindeki en önemli değişim yalnızca yeni ilaçların bulunması değil, farklı biyolojik yolların hedeflenebilmesidir.</p>

<p>PCSK9 inhibitörleri çok güçlü LDL düşüşleri sağlayabilir.</p>

<p>Inclisiranın önemli farkı PCSK9 proteinini dolaşımda bağlamak yerine karaciğerde üretimini azaltması ve idame döneminde seyrek enjeksiyon gerektirmesidir.</p>

<p>Ancak önemli bir ayrım vardır: Inclisiranın LDL’yi güçlü biçimde düşürdüğü gösterilmiş olsa da kalp krizi ve inme gibi klinik sonuçları azaltıp azaltmadığını değerlendiren sonuç çalışmaları sürmektedir.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca LDL’deki yüzdesel düşüş ile klinik olayları azalttığı kanıtlanmış tedavileri birbirinden ayırmak gerekir.</p>

<p>LDL ne kadar düşerse o kadar iyi mi?</p>

<p>Yüksek kalp-damar riski bulunan kişilerde daha düşük LDL düzeylerinin daha düşük aterosklerotik olay riskiyle ilişkili olduğuna dair güçlü kanıt vardır.</p>

<p>Ancak tedavi hedefi kişinin riskine göre belirlenir.</p>

<p>Düşük riskli genç bir kişi ile birden fazla kalp krizi geçirmiş kişinin aynı LDL hedefini kullanması doğru değildir.</p>

<p>2026 kılavuzunda çok yüksek riskli, bilinen aterosklerotik kalp-damar hastalığı bulunan kişiler için LDL hedefi 55 mg/dL’nin altındadır.</p>

<p>Yüksek riskli birincil korunmada ise hedef 70 mg/dL’nin altına kadar düşebilir.</p>

<p>Dolayısıyla “LDL 90 normal mi?” sorusunun cevabı kişiye göre değişebilir.</p>

<p>Sıkça Sorulan Sorular</p>

<p>LDL 190 çok mu yüksek?</p>

<p>Evet. LDL 190 mg/dL ve üzeri ciddi hiperkolesterolemi olarak değerlendirilir. Ailesel hiperkolesterolemi ve ikincil nedenler açısından değerlendirme yapılması ve çoğu yetişkinde ilaç tedavisinin gündeme gelmesi beklenir.</p>

<p>LDL 100 normal midir?</p>

<p>Kişiye göre değişir. Düşük riskli bazı kişiler için uygun olabilirken daha önce kalp krizi veya inme geçirmiş çok yüksek riskli bir kişide hedef 55 mg/dL’nin altında olabilir.</p>

<p>LDL yalnızca beslenmeyle düşürülebilir mi?</p>

<p>Bazı kişilerde yaşam tarzı değişiklikleri anlamlı düşüş sağlayabilir. Ancak başlangıç LDL’si çok yüksek, ailesel hiperkolesterolemisi veya yüksek kalp-damar riski bulunan kişilerde hedefe ulaşmak için ilaç tedavisi gerekebilir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Blumenthal RS, Morris PB, Gaudino M, et al. 2026 ACC/AHA/AACVPR/ABC/ACPM/ADA/AGS/APhA/ASPC/NLA/PCNA Guideline on the Management of Dyslipidemia. Circulation, 2026.</li>
 <li>American College of Cardiology. 2026 Guideline on the Management of Dyslipidemia. American College of Cardiology, 2026.</li>
 <li>American Heart Association. Cholesterol-Lowering Medications. American Heart Association.</li>
 <li>Ference BA, Ginsberg HN, Graham I, et al. Low-Density Lipoproteins Cause Atherosclerotic Cardiovascular Disease. European Heart Journal, 2017. </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tahliller</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ldl-100-130-160-ve-190-ne-demek-hedef-deger-kac-olmali</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="67753"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fırında Tavuk Patates Tarifi: Tam Ölçülü ve Kolay]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/firinda-tavuk-patates-tarifi-tam-olculu-ve-kolay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/firinda-tavuk-patates-tarifi-tam-olculu-ve-kolay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fırında tavuk patates tarifi; tavuk, patates, biber, soğan ve sarımsağı ölçülü zeytinyağıyla tek tepside buluşturan pratik bir akşam yemeği.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fırında Tavuk Patates Tarifi: Tam Ölçülü ve Kolay</p>

<p>Fırında tavuk patates, tek tepside hazırlanabilmesi ve kolay bulunan malzemeler kullanması nedeniyle ev yemeklerinin en pratik klasiklerinden biri. Tavuk parçaları; patates, biber, soğan ve sarımsakla aynı tepsiye giriyor, domatesli-baharatlı sosla fırında pişiyor.</p>

<p>İyi bir fırında tavuk patateste iki farklı malzemenin pişme süresini dengelemek gerekiyor. Patates geç pişerken özellikle tavuk göğsü uzun süre yüksek ısıda kaldığında kuruyabilir.</p>

<p>Bu tarifte patateslerin çok büyük kesilmemesi, tavuk parçalarının eşit büyüklükte hazırlanması ve ilk aşamada tepsinin kapalı pişirilmesi bu sorunu azaltıyor. Son bölümde üzeri açılarak tavuk ve patateslerin renk alması sağlanıyor.</p>

<p>Sağlıklı beslenme açısından neden öne çıkıyor?</p>

<p>Derisiz tavuk eti protein açısından zengin bir besindir. Patates temel olarak karbonhidrat sağlarken biber, soğan, domates ve sarımsak yemeğin sebze çeşitliliğini artırır.</p>

<p>Tarifte patatesler yağda kızartılmıyor. Zeytinyağının ölçülerek kullanılması ilave yağ miktarının kontrol edilmesini kolaylaştırır.</p>

<p>Bununla birlikte fırında pişirilen her yemek otomatik olarak düşük kalorili değildir. Patates, tavuk, yağ ve gerçek porsiyon büyüklüğü toplam enerji miktarını belirler.</p>

<p>Tarif bilgileri</p>

<p>Hazırlama süresi: 20 dakika<br />
Pişirme süresi: 45-55 dakika<br />
Toplam süre: Yaklaşık 1 saat 15 dakika<br />
Kaç kişilik: 6 kişilik<br />
Yaklaşık porsiyon büyüklüğü: 150-170 gram tavuk ve sebzeler<br />
Zorluk: Kolay<br />
Öğün: Akşam yemeği / ana yemek<br />
Kategori: Sağlıklı Tarifler</p>

<p>Yaklaşık besin değerleri</p>

<p>1 porsiyon için yaklaşık:</p>

<p>Kalori: 430 kcal<br />
Protein: 38 g<br />
Karbonhidrat: 38 g<br />
Yağ: 14 g<br />
Lif: 5 g</p>

<p>Değerler yaklaşık 1 kilogram derisiz tavuk eti, 1 kilogram patates, 30 ml zeytinyağı ve sebzeler üzerinden altı porsiyon dikkate alınarak yaklaşık hesaplanmıştır.</p>

<p>Kullanılan tavuk parçası, patates miktarı, yağ ve gerçek porsiyon büyüklüğü değerleri değiştirebilir.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>1 kilogram derisiz tavuk eti<br />
1 kilogram patates<br />
2 orta boy kuru soğan<br />
1 kırmızı kapya biber<br />
2 yeşil biber<br />
2 orta boy domates<br />
5 diş sarımsak<br />
2 yemek kaşığı zeytinyağı, yaklaşık 30 ml<br />
1 yemek kaşığı domates salçası<br />
200 ml sıcak su<br />
1 tatlı kaşığı kekik<br />
1 çay kaşığı tatlı kırmızı toz biber<br />
Yarım çay kaşığı kimyon<br />
Yarım çay kaşığı karabiber<br />
Kontrollü miktarda tuz</p>

<p>Fırında tavuk patates nasıl yapılır?</p>

<p>1. Fırını 200 derece alt-üst ayarda önceden ısıtın.</p>

<p>2. Tavukları yaklaşık eşit büyüklükte parçalar halinde hazırlayın. Kemikli tavuk kullanılıyorsa parçaların büyüklüğünün birbirine yakın olmasına dikkat edin.</p>

<p>3. Çiğ tavukla temas eden bıçak, kesme tahtası ve diğer yüzeyleri sebzeler için kullanmadan önce uygun şekilde temizleyin. Çiğ tavuğu yıkamak yerine doğrudan hazırlamak mutfakta sıçrama yoluyla çapraz bulaşma riskini azaltır.</p>

<p>4. Patatesleri soyun veya kabukları kullanılacaksa çok iyi yıkayın.</p>

<p>5. Patatesleri yaklaşık 2,5-3 santimetrelik eşit parçalar halinde kesin. Çok büyük parçalar tavuğa göre geç pişebilir.</p>

<p>6. Soğanları iri dilimler halinde kesin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7. Kapya ve yeşil biberleri iri parçalar halinde doğrayın.</p>

<p>8. Domatesleri dörde veya altıya bölün.</p>

<p>9. Sarımsakları soyun. Büyük dişleri ikiye bölebilirsiniz.</p>

<p>10. Patates, soğan ve biberleri geniş bir fırın tepsisine alın.</p>

<p>11. Zeytinyağının yaklaşık yarısını sebzelerin üzerine gezdirin.</p>

<p>12. Kekik, kırmızı toz biber, kimyon ve karabiberin yarısını ekleyip sebzeleri karıştırın.</p>

<p>13. Tavuk parçalarını sebzelerin arasına tek kat halinde yerleştirin.</p>

<p>14. Kalan zeytinyağını tavukların üzerine ince biçimde sürün.</p>

<p>15. Kalan baharatları tavukların üzerine serpin.</p>

<p>16. Domatesleri ve sarımsakları tepsiye dağıtın.</p>

<p>17. Domates salçasını 200 ml sıcak suyla tamamen açın.</p>

<p>18. Tuz miktarını kontrollü biçimde ayarlayıp salçalı suyu tepsinin kenarından dökün. Sosu doğrudan tavukların üzerine dökmek yüzeylerinin kızarmasını azaltabilir.</p>

<p>19. Tepsinin üzerini önce pişirme kağıdı, ardından folyo ile kapatın.</p>

<p>20. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 30 dakika kapalı şekilde pişirin.</p>

<p>21. Sürenin sonunda tepsiyi dikkatlice çıkarın ve üzerindeki folyoyu ve pişirme kağıdını kaldırın.</p>

<p>22. Patateslerden birini ince bir bıçakla kontrol edin. Ortası hâlâ çok sertse tepsiyi 5-10 dakika daha kapalı pişirin.</p>

<p>23. Patatesler yumuşamaya başladığında tepsiyi açık biçimde tekrar fırına yerleştirin.</p>

<p>24. Yaklaşık 15-20 dakika daha, tavukların ve patateslerin yüzeyi kızarana kadar pişirin.</p>

<p>25. Pişirme sırasında tavuk parçalarını gereksiz yere sürekli çevirmeyin. Ancak patateslerin bir bölümü sosun dışında kalıyorsa bir kez nazikçe karıştırabilirsiniz.</p>

<p>26. Tavuğun pişmişliğini yalnızca dış renginden değerlendirmeyin. En kalın parçanın merkezinde çiğ veya pembe bölüm kalmamalıdır.</p>

<p>27. Mutfak termometresi kullanılıyorsa tavuk etinin en kalın bölümünde, kemiğe değmeden ölçülen iç sıcaklığın en az 74 dereceye ulaşması güvenli pişirme açısından temel referanstır.</p>

<p>28. Tavuk tamamen pişmiş ancak patateslerin daha fazla süreye ihtiyacı varsa tavuk parçalarını temiz bir tabağa alıp patatesleri birkaç dakika daha fırında tutabilirsiniz. Böylece tavukların kuruması önlenebilir.</p>

<p>29. Tepsiyi fırından çıkardıktan sonra yaklaşık 5-10 dakika dinlendirin.</p>

<p>30. Tavuk, patates ve sebzeleri tepside oluşan sostan az miktarda üzerlerine gezdirerek sıcak servis edin.</p>

<p>Şefin püf noktası</p>

<p>Patatesleri iri iri kesmek bu tarifte yapılan en yaygın hatalardan biridir. Tavuk piştiği halde patatesin içinin sert kalmasına neden olabilir. Yaklaşık 2,5-3 santimetrelik parçalar daha dengeli pişer.</p>

<p>Tavuk göğsü kullanılıyorsa pişme süresini özellikle dikkatli takip edin. Göğüs eti, but etine kıyasla fazla pişirildiğinde daha kolay kurur.</p>

<p>İlk aşamada tepsiyi kapalı tutmak patateslerin buhar ve sos yardımıyla yumuşamasını sağlar. Son aşamada kapağın açılması ise yüzeylerin kızarmasına yardımcı olur.</p>

<p>Tepsiyi gereğinden fazla doldurmayın. Malzemeler birkaç kat üst üste yığılırsa kızarmak yerine daha çok buharda pişer.</p>

<p>Daha sağlıklı hale nasıl getirilebilir?</p>

<p>Patatesleri önceden yağda kızartmayın. Fırında doğrudan pişirmek ilave yağ kullanımını belirgin biçimde azaltabilir.</p>

<p>Tavukta deri kullanmamak toplam yağ ve doymuş yağ miktarını azaltmaya yardımcı olur.</p>

<p>Zeytinyağını göz kararı dökmek yerine ölçmek porsiyon başına enerji miktarının kontrolünü kolaylaştırır.</p>

<p>Patates miktarının bir bölümü kabak, biber veya başka uygun sebzelerle değiştirilebilir. Ancak sebzelerin pişme sürelerinin farklı olabileceği dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Kimler için uygun?</p>

<p>Fırında tavuk patates, protein içeren doyurucu bir ana öğün isteyenler için uygundur.</p>

<p>Tarifin temel malzemelerinde gluten içeren tahıl bulunmaz. Ancak çölyak hastalığı bulunan kişiler salça, baharat ve diğer paketli ürünlerin etiketlerini ve çapraz bulaşma riskini kontrol etmelidir.</p>

<p>Standart tarif yumurta ve süt ürünü içermez.</p>

<p>Fırında tavuk patates kaç kaloridir?</p>

<p>Verilen ölçüler altı eşit porsiyona ayrıldığında bir porsiyon yaklaşık 430 kalori sağlayabilir.</p>

<p>Kullanılan tavuk parçasının yağ oranı, patates ve zeytinyağı miktarı ile porsiyon büyüklüğü toplam enerji değerini değiştirebilir.</p>

<p>Fırında tavuk patates kaç derecede pişer?</p>

<p>Bu tarif 200 derece alt-üst fırında hazırlanıyor. İlk yaklaşık 30 dakika tepsi kapalı, ardından tavuk ve patatesler kızarana kadar yaklaşık 15-20 dakika açık pişiriliyor.</p>

<p>Gerçek süre tavuk parçalarının büyüklüğüne, patateslerin kesimine ve fırının performansına göre değişebilir.</p>

<p>Fırında tavuk patates kaç dakikada pişer?</p>

<p>Orta büyüklükte parçalarla toplam yaklaşık 45-55 dakika gerekebilir.</p>

<p>Süre tek başına yeterli değildir. Patateslerin tamamen yumuşaması ve tavukların güvenli iç sıcaklığa ulaşması kontrol edilmelidir.</p>

<p>Fırında tavuk neden kuru olur?</p>

<p>En önemli neden gereğinden uzun süre pişirmektir. Özellikle tavuk göğsü yüksek sıcaklıkta uzun süre kaldığında nem kaybedebilir.</p>

<p>Patatesleri küçük ve eşit kesmek, ilk aşamada tepsiyi kapalı pişirmek ve tavuk piştiğinde fırından çıkarmak kuruma riskini azaltır.</p>

<p>Fırında tavuk patatesin yanına ne gider?</p>

<p>Büyük bir mevsim salatası, cacık veya sade yoğurt iyi eşlikçiler arasındadır.</p>

<p>Yemeğin içinde zaten patates bulunduğu için yanında ayrıca büyük porsiyon pilav veya makarna servis etmek zorunlu değildir.</p>

<p>Saklama ve servis</p>

<p>Pişmiş tavuk oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemelidir. Artan yemek uygun şekilde soğutulduktan sonra kapalı bir saklama kabında buzdolabına kaldırılmalıdır.</p>

<p>Yeniden ısıtılırken yalnızca patateslerin değil tavuk parçalarının merkezinin de tamamen ısındığından emin olun.</p>

<p>Aynı yemeği tekrar tekrar soğutup yeniden ısıtmaktan kaçının.</p>

<p>Fırında tavuk patates, az sayıda temel malzemeyle tek tepside hazırlanabilen ve geniş sofralara kolayca uyarlanabilen klasik bir akşam yemeği.</p>

<p>Tarifin iyi sonuç vermesi için karmaşık tekniklerden çok üç noktaya dikkat etmek yeterli: patatesleri eşit ve çok büyük olmayacak şekilde kesmek, ilk aşamada tepsiyi kapalı pişirmek ve tavuk tamamen piştiğinde gereksiz yere fırında tutmamak.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı – Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER 2022)<br />
USDA – FoodData Central<br />
USDA – Food Safety and Inspection Service </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlıklı Tarifler</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/firinda-tavuk-patates-tarifi-tam-olculu-ve-kolay</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0874.jpeg" type="image/jpeg" length="76700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çalışma Saatleri Değişecek mi? Mehmet Şimşek’ten Esnek Çalışma Mesajı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/calisma-saatleri-degisecek-mi-mehmet-simsekten-esnek-calisma-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/calisma-saatleri-degisecek-mi-mehmet-simsekten-esnek-calisma-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de çalışma saatlerinin değişip değişmeyeceği yeniden gündemde. Mehmet Şimşek esnek çalışma modellerine ilişkin mesaj verirken, çalışanların merak ettiği 40 ve 45 saat tartışması da yeniden öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Türkiye’de çalışma saatleri değişecek mi, haftalık çalışma süresi 40 saate düşecek mi? Milyonlarca çalışanın merak ettiği sorular, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in esnek çalışma modeline ilişkin açıklamalarının ardından yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Ancak mevcut durumda çalışanların tamamını kapsayan ve haftalık çalışma süresini 45 saatten 40 saate indiren yeni bir düzenleme yürürlüğe girmiş değil. Şimşek’in açıklamasında özellikle 15-29 yaş arasında eğitimde veya istihdamda olmayan gençlerin çalışma hayatına katılımı öne çıktı.</p>

<p>Şimşek’ten “esnek çalışma” mesajı</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı televizyon programında genç nüfusun istihdama katılımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde 15-29 yaş grubunda eğitimde ve istihdamda olmayan gençlere yönelik güçlü programların planlandığını belirten Şimşek, bu gruplar açısından daha esnek çalışma modellerinin Türkiye’nin yararına olacağını ifade etti.</p>

<p>Açıklama, esnek çalışma modellerinin önümüzdeki dönemin reform gündemlerinden biri olabileceğine işaret etti.</p>

<p>Çalışma saatleri değişecek mi?</p>

<p>Çalışanların en fazla merak ettiği konu ise açıklamanın mevcut mesai saatlerini hemen değiştirip değiştirmeyeceği.</p>

<p>Şu aşamada 09.00-18.00 çalışma düzenini tüm çalışanlar için ortadan kaldıran veya özel sektörde haftalık yasal çalışma süresini genel olarak 40 saate düşüren yürürlüğe girmiş yeni bir düzenleme bulunmuyor.</p>

<p>4857 sayılı İş Kanunu kapsamında genel bakımdan haftalık çalışma süresi en çok 45 saat olarak uygulanıyor. İş sözleşmeleriyle bu sürenin daha düşük belirlenmesi ise mümkün.</p>

<p>40 saatlik çalışma haftası geldi mi?</p>

<p>Hayır. Mevcut yasal düzenlemede özel sektör çalışanları açısından genel haftalık çalışma süresinin üst sınırı 45 saat olmaya devam ediyor.</p>

<p>Bu nedenle “çalışma süresi 40 saate düştü” şeklindeki bir değerlendirme mevcut durum açısından doğru değil.</p>

<p>Öte yandan çalışma sürelerinin azaltılması ve daha esnek modellerin uygulanması uzun süredir çalışma hayatının gündemindeki konular arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memurlar haftada kaç saat çalışıyor?</p>

<p>Özel sektör ile kamu çalışanlarının çalışma süreleri de birbirinden ayrılıyor.</p>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında devlet memurlarının haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saat olarak düzenleniyor. Özel sektörde ise İş Kanunu kapsamındaki genel üst sınır haftalık 45 saat.</p>

<p>Dolayısıyla gündemdeki “40 saat” tartışmasında memurlar ile İş Kanunu’na tabi çalışanların mevcut çalışma sürelerini birbirinden ayırmak gerekiyor.</p>

<p>Esnek çalışma ne anlama geliyor?</p>

<p>Esnek çalışma yalnızca toplam çalışma süresinin azaltılması anlamına gelmiyor.</p>

<p>İşe başlama ve bitiş saatlerinin belirli sınırlar içinde değiştirilebilmesi, uzaktan veya hibrit çalışma, kısmi süreli çalışma ve belirli saatlerde işyerinde bulunmayı esas alan modeller esnek çalışma başlığı altında değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle olası bir düzenlemede kritik nokta yalnızca “kaç saat çalışılacağı” değil, çalışma süresinin gün ve hafta içine nasıl dağıtılacağı olacak.</p>

<p>09.00-18.00 mesaisi kalkacak mı?</p>

<p>Şu anda Türkiye genelinde bütün çalışanlar için 09.00-18.00 düzenini kaldıran kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.</p>

<p>Mehmet Şimşek’in açıklaması esnek çalışma modellerinin reform gündeminde bulunduğunu gösteriyor ancak yeni sistemin hangi çalışanları kapsayacağı, çalışma sürelerinin değişip değişmeyeceği ve uygulamanın ne zaman başlayacağı konusunda kapsamlı bir yasal düzenleme henüz açıklanmış değil.</p>

<p>Bu nedenle mevcut çalışma düzeni açısından belirleyici olan yürürlükteki mevzuat olmaya devam ediyor.</p>

<p>Çalışanlar açısından ne değişebilir?</p>

<p>Hazırlanabilecek yeni modeller özellikle işe giriş ve çıkış saatlerinde daha fazla esneklik, gençlerin işgücüne katılımını kolaylaştıracak çalışma biçimleri ve iş-yaşam dengesini dikkate alan yeni uygulamalar üzerinde yoğunlaşabilir.</p>

<p>Ancak bunların çalışanların tamamına uygulanıp uygulanmayacağı yapılacak düzenlemenin kapsamıyla belli olacak.</p>

<p>Çalışma saatlerinde son durum</p>

<p>Özetle, Türkiye’de çalışma saatlerinin değiştirilmesine ve esnek çalışma modellerinin yaygınlaştırılmasına yönelik tartışmalar yeniden gündemde.</p>

<p>Mehmet Şimşek’in son açıklaması özellikle genç nüfusa yönelik esnek çalışma seçeneklerinin ekonomi yönetiminin reform gündeminde bulunduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Bununla birlikte özel sektörde haftalık genel çalışma süresinin 45 saatten 40 saate indirildiğine veya 09.00-18.00 mesaisinin kaldırıldığına ilişkin yürürlüğe girmiş genel bir düzenleme bulunmuyor.</p>

<p>Yeni modelin çalışanların günlük ve haftalık çalışma düzenini nasıl etkileyeceği, hazırlanacak düzenlemelerin ayrıntılarının açıklanmasıyla netleşecek. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/calisma-saatleri-degisecek-mi-mehmet-simsekten-esnek-calisma-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0869.jpeg" type="image/jpeg" length="84114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="95565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="93426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="35401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="66299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="49488"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
