<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 15:43:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akıllı DNA İlacı Kanser Hücrelerini Seçiyor: Yeni Sistem Yalnızca Doğru Hedefte Aktifleşiyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/akilli-dna-ilaci-kanser-hucrelerini-seciyor-yeni-sistem-yalnizca-dogru-hedefte-aktiflesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/akilli-dna-ilaci-kanser-hucrelerini-seciyor-yeni-sistem-yalnizca-dogru-hedefte-aktiflesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser tedavisinde yıllardır çözülemeyen temel sorunlardan biri, güçlü ilaçların tümör hücrelerini hedef alırken sağlıklı dokulara da zarar verebilmesi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsviçre’de Université de Genève (UNIGE) araştırmacıları tarafından geliştirilen yeni bir DNA tabanlı ilaç sistemi, bu tabloyu değiştirebilecek dikkat çekici bir yaklaşım sundu. Nature Biotechnology dergisinde yayımlanan çalışmada, sentetik DNA zincirlerinden oluşan “akıllı” sistemin yalnızca belirli tümör sinyalleri aynı anda bulunduğunda aktive olduğu gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacıların geliştirdiği teknoloji, klasik bir ilaç taşıyıcısından daha fazlasını yapıyor. Sistem, kanser hücresine özgü biyobelirteçleri adeta kontrol ediyor; gerekli şartlar oluşmadan taşıdığı ilacı serbest bırakmıyor. Bu yönüyle mekanizma, biyolojik ortamda çalışan bir “moleküler karar sistemi” gibi işliyor. UNIGE’nin açıklamasına göre bu yaklaşım, ilacın kendi içinde basit bir hesaplama yapabilmesine benzetiliyor.</p>

<p>Çalışmanın en dikkat çekici tarafı, sistemin bir tür “çift anahtarlı güvenlik modeli” ile tasarlanmış olması. DNA tabanlı yapı, iki farklı tümör sinyalini aynı anda algılamadan tam olarak devreye girmiyor. Böylece yanlış hücrede aktive olma olasılığının azaltılması hedefleniyor. Makalede bu mantığın, biyobelirteç tetiklemeli bir hibritleşme zincir reaksiyonu üzerinden çalıştığı ve hedef hücre yüzeyinde ilaç taşımanın 100 katın üzerinde artırılabildiği bildirildi.</p>

<p>Yeni platformun bir başka güçlü yanı da modüler yapısı. Araştırmacılar, sistemin yalnızca tek bir ilacı değil, farklı ilaç kombinasyonlarını da taşıyabildiğini ve ayrıca genel amaçlı antikorları da sisteme dahil edebildiğini gösterdi. Bu durum, gelecekte hastanın tümör özelliklerine göre daha kişiselleştirilmiş tedavi kombinasyonlarının tasarlanabilmesinin önünü açabilir.</p>

<p>Laboratuvar bulguları, sistemin hedef hücreleri seçme konusunda umut verici olduğunu ortaya koydu. Belirli yüzey belirteçlerini taşıyan hücrelerde ilaç tesliminin güçlendiği, komşu sağlıklı hücrelerde ise etkinin daha sınırlı kaldığı bildirildi. Ancak uzmanlar için önemli not şu: Bu çalışma henüz erken aşamada. Bulgular, yeni nesil hedefe yönelik tedavilere kapı aralasa da, bunun doğrudan klinik kullanıma hazır bir kanser ilacı olduğu anlamına gelmiyor. İnsanlarda güvenlik, etkinlik ve gerçek yaşam performansının anlaşılması için daha ileri deneysel ve klinik çalışmalara ihtiyaç var.</p>

<p>Buna rağmen çalışma, onkoloji dünyasında önemli bir eşiğe işaret ediyor. Çünkü burada amaç yalnızca ilacı taşımak değil; ilacı, hastalığın biyolojik imzasına göre “ne zaman”, “nerede” ve “hangi şartta” çalışacağını bilen bir yapıya dönüştürmek. Eğer bu teknoloji ileriki çalışmalarda da başarı gösterirse, daha az yan etkili, daha seçici ve daha akıllı kanser tedavileri için yeni bir kapı aralanabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/akilli-dna-ilaci-kanser-hucrelerini-seciyor-yeni-sistem-yalnizca-dogru-hedefte-aktiflesiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/laboratuvar.jpg" type="image/jpeg" length="29430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dirençli Hipertansiyona Yeni Umut: Baxdrostat Faz III’te Güçlü Sonuç Verdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/direncli-hipertansiyona-yeni-umut-baxdrostat-faz-iiite-guclu-sonuc-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/direncli-hipertansiyona-yeni-umut-baxdrostat-faz-iiite-guclu-sonuc-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dirençli ve kontrol altına alınamayan hipertansiyon hastaları için geliştirilen baxdrostat, Faz III BaxHTN çalışmasında dikkat çekici sonuçlar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni ilaç, mevcut tedavilere rağmen tansiyonu yüksek seyreden hastalarda 12 hafta sonunda sistolik kan basıncını plaseboya kıyasla yaklaşık 9 ila 10 mmHg daha fazla düşürdü. Çalışma sonuçları 30 Ağustos 2025’te Avrupa Kardiyoloji Derneği Kongresi’nde sunuldu ve aynı gün The New England Journal of Medicine dergisinde yayımlandı.</p>

<p>University College London öncülüğünde yürütülen çok uluslu BaxHTN araştırmasına yaklaşık 800 hasta katıldı. Toplam 214 merkezde yürütülen Faz III, randomize, çift kör ve plasebo kontrollü çalışmada hastalara standart tedavilerine ek olarak günde 1 mg veya 2 mg baxdrostat verildi. AstraZeneca’nın paylaştığı çalışma ayrıntılarına göre 796 hasta 1:1:1 oranında 2 mg baxdrostat, 1 mg baxdrostat veya plasebo grubuna randomize edildi.</p>

<p>Çalışmanın birincil sonlanım noktasında, 12. haftada oturur pozisyonda ölçülen sistolik kan basıncındaki plaseboya göre düzeltilmiş düşüş 1 mg doz için 8,7 mmHg, 2 mg doz için ise 9,8 mmHg olarak bildirildi. Toplam düşüş ise plasebo grubunda 5,8 mmHg, 1 mg baxdrostat grubunda 14,5 mmHg ve 2 mg grubunda 15,7 mmHg oldu. Bu tablo, ilacın özellikle zor kontrol edilen hipertansiyon grubunda klinik açıdan anlamlı bir etki oluşturduğunu gösterdi.</p>

<p>Araştırmada öne çıkan bir başka sonuç da hedef tansiyon oranları oldu. UCL’nin paylaştığı verilere göre baxdrostat kullanan hastaların yaklaşık yüzde 40’ı sağlıklı kan basıncı düzeylerine ulaşırken, plasebo grubunda bu oran yüzde 20’nin altında kaldı. Bulguların hem kontrolsüz hipertansiyon hem de dirençli hipertansiyon alt gruplarında tutarlı olduğu belirtildi.</p>

<p>Baxdrostat, aldosteron sentezini baskılayan seçici bir ilaç olarak öne çıkıyor. Aldosteron hormonu böbreklerde tuz ve su tutulmasını artırarak kan basıncını yükseltebiliyor. Araştırmacılara göre özellikle dirençli hipertansiyon hastalarında aldosteron düzensizliği önemli bir biyolojik sürükleyici ve baxdrostat da tam bu kapıya kilit vuran bir molekül gibi çalışıyor. UCL açıklamasında ilacın etkisinin 32 haftaya kadar sürdüğü ve şimdiye kadar beklenmeyen bir güvenlik sinyali saptanmadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmanın baş araştırmacısı Prof. Dr. Bryan Williams, yaklaşık 10 mmHg’lik sistolik düşüşün kalp krizi, inme, kalp yetersizliği ve böbrek hastalığı riskinde anlamlı azalmayla ilişkili olduğunu söyledi. Ancak uzmanlar, baxdrostat için “oyun değiştirici” yorumu yapılsa da ilacın rutin kullanıma geçebilmesi için düzenleyici kurum değerlendirmelerinin tamamlanması gerektiğini vurguluyor. Yani bu gelişme güçlü bir umut, fakat bugün reçeteye yazılabilen standart bir tedavi henüz değil.</p>

<p>Hipertansiyon dünya genelinde yaklaşık 1,3 milyar kişiyi etkiliyor. UCL’ye göre bu hastaların yaklaşık yarısında tansiyon yeterince kontrol altına alınamıyor. Yeni kılavuzlarda hedef kan basıncının 130/80 mmHg’nin altına çekilmesiyle birlikte, özellikle çoklu tedaviye rağmen yüksek seyreden tansiyon hastaları için daha etkili seçeneklere olan ihtiyaç daha da büyümüş durumda. Baxdrostat, bu boşluğu doldurabilecek en güçlü adaylardan biri olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/direncli-hipertansiyona-yeni-umut-baxdrostat-faz-iiite-guclu-sonuc-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6368.jpeg" type="image/jpeg" length="69738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kısırlık Tedavisinde Yeni Dönem mi? Deri Hücresinden Yumurta Araştırması Dikkat Çekti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kisirlik-tedavisinde-yeni-donem-mi-deri-hucresinden-yumurta-arastirmasi-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kisirlik-tedavisinde-yeni-donem-mi-deri-hucresinden-yumurta-arastirmasi-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri’nde yürütülen yeni bir araştırma, insan deri hücrelerinden döllenebilir yumurta benzeri hücreler üretilebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilim dünyasında dikkat çeken çalışma, üreme tıbbı açısından yeni bir kapı aralasa da uzmanlar, yöntemin bugün için tedaviye dönüşecek düzeyde olmadığını özellikle vurguluyor. Çalışma, Nature Communications dergisinde yayımlandı.</p>

<p>Oregon Health &amp; Science University (OHSU) araştırmacıları, çekirdeği çıkarılmış bir insan yumurta hücresine deri hücresinden alınan çekirdeği yerleştirdi. Ardından bu hücreyi, normalde sadece sperm ve yumurta oluşumunda görülen kromozom azaltımına benzer bir sürece zorladı. Son aşamada ise donör spermle döllenme başlatıldı. Bu yöntemle oluşturulan bazı hücreler erken embriyo gelişiminin önemli aşamalarından biri olan blastosist evresine kadar ilerleyebildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici yanı, teorik olarak vücuttaki sıradan bir hücreden üreme hücresine giden yolun laboratuvarda açılmış olması. Ancak sonuçlar henüz tıbbi kullanım açısından güven vermiyor. Makalede, döllenen 82 yeniden yapılandırılmış oositin yalnızca yaklaşık yüzde 8,8’inin blastosist aşamasına ulaştığı, analiz edilen embriyoların ise tamamında kromozomal dengesizlikler saptandığı bildirildi. Araştırmacılara göre bu tablo, yöntemin şu an için sağlıklı ve kullanılabilir yumurta üretiminden uzak olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Çalışmanın kıdemli isimlerinden Shoukhrat Mitalipov ve ekip arkadaşları da bunu açıkça “proof of concept”, yani yöntemin prensip olarak mümkün olabileceğini gösteren erken bir deney olarak tanımlıyor. Üniversitenin açıklamasında, bu yaklaşımın güvenli ve etkili kabul edilip klinik denemelere taşınmasının en az bir on yıllık ek araştırma gerektirebileceği belirtildi.</p>

<p>Buna rağmen çalışma, infertilite araştırmaları açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. OHSU’ya göre bu yaklaşım, ileride yaşa bağlı yumurta kaybı yaşayan kadınlar, kanser tedavisi sonrası üreme hücresi sorunu yaşayan hastalar ve laboratuvarda gamet üretimi hedeflenen alanlar için yeni bir araştırma hattı oluşturabilir. Uzman değerlendirmelerinde de çalışmanın temel biyoloji açısından çok değerli olduğu, ancak başarı oranının düşük olduğu ve klinik uygulamanın hâlâ uzak bir hedef olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Bu nedenle söz konusu gelişmeyi “deri hücresinden bebek üretildi” gibi sansasyonel ifadelerle sunmak doğru olmaz. Daha doğru tanım, insan deri hücresinden çekirdek aktarımı yoluyla döllenebilen yumurta benzeri hücreler üretildiği, ancak elde edilen embriyolarda ciddi genetik sorunlar bulunduğu ve sürecin henüz tedavi standardı olmaktan çok uzak olduğudur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kisirlik-tedavisinde-yeni-donem-mi-deri-hucresinden-yumurta-arastirmasi-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6367.jpeg" type="image/jpeg" length="31109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elif Tuana Torun Dosyasında Çarpıcı Rapor: Fren İzleri Çarpma Noktasından 4 Metre Sonra Başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/elif-tuana-torun-dosyasinda-carpici-rapor-fren-izleri-carpma-noktasindan-4-metre-sonra-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/elif-tuana-torun-dosyasinda-carpici-rapor-fren-izleri-carpma-noktasindan-4-metre-sonra-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Görele ilçesinde 16 yaşındaki Elif Tuana Torun’un yaşamını yitirdiği trafik kazasına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu, dosyadaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görele Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan raporda, sürücü Adem Hasbaş’ın çarpma anından önce etkili bir frenleme yapmadığı, asfalt üzerindeki fren izlerinin ise temas noktasından yaklaşık 4 metre sonra başladığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuoyunda uzun süredir dikkatle izlenen olayda, teknik inceleme kazanın sıradan bir trafik olayı olarak değerlendirilemeyecek boyutlar taşıdığı yönündeki şüpheleri güçlendirdi. Raporda, sürücünün olay sırasında 1.97 promil alkollü olduğu, bu nedenle güvenli sürüş için gerekli dikkat ve refleksi zamanında ortaya koyamadığı ifade edildi. Bilirkişiler, sürücünün olay öncesinde gerekli tedbirleri almadığını ve kazayı önlemeye yönelik yeterli reaksiyonu göstermediğini değerlendirdi.</p>

<p>Dosyaya giren en dikkat çekici ayrıntılardan biri de fren izlerine ilişkin tespit oldu. İncelemeye göre, Tuana’nın yere savrulduğu noktanın ilerisinde başlayan fren izleri, çarpmanın ardından fren yapıldığı ihtimalini ortaya koydu. Bu teknik bulgu, olayın oluş şekline ilişkin soru işaretlerini daha da büyüttü.</p>

<p>Raporda, Elif Tuana Torun’a da bazı gerekçelerle kusur atfedildiği görüldü. Genç kızın 11 metre genişliğindeki iki şeritli yolun büyük bölümünü geçmiş olduğu ve olay anında koyu renkli kıyafet giydiği belirtildi. Ancak dosyada asıl ağırlığın, alkollü sürüş ve geciken fren müdahalesi üzerinde toplandığı anlaşılıyor.</p>

<p>Öte yandan Tuana’nın ailesi, sürücü Adem Hasbaş hakkındaki şikayetlerinin sürdüğünü bildirdi. Anne Nuray Torun’un ifadesinde, kızının olay öncesi psikolojik olarak zor bir süreçten geçtiği, devam eden dava sürecinin ve aynı gün gündeme gelen yapay zekâ ile üretilmiş içeriklerin genç kız üzerinde olumsuz etki bıraktığı belirtildi. Anne ayrıca, kazaya karışan sürücüyü ilçeden tanıdığını ve daha önce de karşılaştıklarını söyledi.</p>

<p>Görele’de yaşanan bu ölümcül kazaya ilişkin adli süreç sürerken, bilirkişi raporunun dosyanın seyrini etkileyebilecek en önemli teknik belgelerden biri olduğu değerlendiriliyor. Elif Tuana Torun’un ölümüyle ilgili soruşturma, hem trafik güvenliği hem de olayın arka planına ilişkin iddialar bakımından yakından izlenmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/elif-tuana-torun-dosyasinda-carpici-rapor-fren-izleri-carpma-noktasindan-4-metre-sonra-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="32806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[THY’de yeni dönem: Murat Şeker YK. başkanlığına, Ahmet Olmuştur genel müdürlüğe]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/thyde-yeni-donem-murat-seker-yk-baskanligina-ahmet-olmustur-genel-mudurluge</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/thyde-yeni-donem-murat-seker-yk-baskanligina-ahmet-olmustur-genel-mudurluge" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları’nda üst yönetimde dikkat çeken görev değişimi netleşti. Edinilen bilgilere göre, THY Yönetim Kurulu Başkanlığına Prof. Dr. Murat Şeker, Genel Müdürlük görevine ise Ahmet Olmuştur getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atamaların kesinleştiği, görev değişimine ilişkin resmi açıklamanın genel kurul sürecinin kamuoyuyla paylaşılacağı öğrenildi. THY’nin 2025 faaliyet dönemine ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 14.00’te Yeşilköy’de yapılacağı daha önce duyurulmuştu.</p>

<p>Böylece THY’de uzun süredir yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüten Ahmet Bolat’tan sonra yeni dönemin en üst ismi Murat Şeker olurken, şirketin ticari yapılanmasında öne çıkan Ahmet Olmuştur da genel müdürlük koltuğuna geçti. Kulislere yansıyan bilgilerde her iki isme de görevlerinin tebliğ edildiği, resmi duyurunun ise genel kurul süreciyle birlikte yapılmasının beklendiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Murat Şeker Kimdir?</p>

<p>Yeni THY Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker, şirketin finans yönetiminde yıllardır kritik görevler üstlenen isimler arasında yer alıyor. Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu olan Şeker, Sabancı Üniversitesi’nde ekonomi yüksek lisansını, Minnesota Üniversitesi’nde ise ekonomi doktorasını tamamladı. Dünya Bankası’nda ekonomist olarak görev yapan Şeker, daha sonra Ziraat Bankası’nda finansal kurumlar ve yatırımcı ilişkileri alanında çalıştı. Temmuz 2016’da THY Genel Müdür (Mali) Yardımcısı olarak göreve başlayan Şeker, Mart 2021’den itibaren Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Komitesi Üyesi olarak da görev aldı. 5 Aralık 2025 itibarıyla İbn Haldun Üniversitesi İktisat Bölümü’ne profesör olarak atanan Şeker, iş dünyası ile akademiyi birlikte yürüten isimlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Ahmet Olmuştur Kimdir?</p>

<p>THY’nin yeni Genel Müdürü Ahmet Olmuştur ise şirket içinde yetişen ve ticari operasyonlarda uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip bir yönetici olarak biliniyor. 1980 yılında İstanbul’da doğan Olmuştur, Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. MBA eğitimini New York, Londra ve Paris’te dönüşümlü programlarla tamamlayan Olmuştur, iş hayatına 2000 yılında Türk Hava Yolları Çağrı Merkezi’nde yarı zamanlı olarak başladı. Sonraki yıllarda gelir yönetimi, fiyatlandırma, dağıtım sistemleri, pazarlama ve satış alanlarında farklı görevler üstlenen Olmuştur, 2023’ten bu yana Genel Müdür (Ticari) Yardımcısı olarak görev yapıyordu. SunExpress Yönetim Kurulu ve Denetim Komitesi üyeliği ile Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliği de Olmuştur’un görevleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Murat Şeker’in finans ve kurumsal yönetim deneyimi, Ahmet Olmuştur’un ise gelir yönetimi, satış, pazarlama ve müşteri deneyimi tarafındaki birikimi, THY’de yeni dönemin iki temel ayağı olarak görülüyor. Şeker’in uluslararası finans ve yatırımcı ilişkileri alanındaki geçmişi ile Olmuştur’un uçuş ağı planlaması, bilet fiyatlandırma stratejileri ve Miles&amp;Smiles dahil ticari operasyonlardaki deneyimi, şirketin yeni yönetim yapısına dair ilk işaretleri de veriyor.</p>

<p>Türk Hava Yolları’nda görev değişiminin, 9 Nisan’daki genel kurul sonrasında kamuoyuna resmen duyurulması bekleniyor. Gözler şimdi hem genel kuruldan çıkacak kararlara hem de THY’nin yapacağı resmi açıklamaya çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/thyde-yeni-donem-murat-seker-yk-baskanligina-ahmet-olmustur-genel-mudurluge</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6362.jpeg" type="image/jpeg" length="13718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[THY’de Görev Değişimi: Murat Şeker YK. Başkanı, Ahmet Olmuştur Genel Müdür Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/thyde-gorev-degisimi-iddiasi-murat-seker-ve-ahmet-olmustur-one-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/thyde-gorev-degisimi-iddiasi-murat-seker-ve-ahmet-olmustur-one-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları’nda üst yönetimde yapılacak görev değişikliği netleşti. THY’de Yönetim Kurulu Başkanlığı için Prof. Dr. Murat Şeker’in, Genel Müdürlük görevi için ise Ahmet Olmuştur’un öne çıktığı süreçte atamaların kesinleştiği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, THY’de yeni dönemin yönetim yapılanması şekillendi. Buna göre halen Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Üyesi, Başkan Vekili ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Prof. Dr. Murat Şeker’in Yönetim Kurulu Başkanı olması, Genel Müdür Yardımcısı (Ticari) olarak görev yapan Ahmet Olmuştur’un ise Genel Müdürlük görevine getirilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Atamaların kesinleştiği, THY cephesinden konuya ilişkin resmi açıklamanın da genel kurul süreciyle birlikte yapılacağı öğrenildi. Sürecin, 9 Nisan 2026 Perşembe günü İstanbul Yeşilköy’de gerçekleştirilecek genel kurulun ardından resmiyet kazanması bekleniyor.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Şeker, Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Sabancı Üniversitesi’nde ekonomi yüksek lisansını tamamlayan Şeker, doktora derecesini University of Minnesota’dan aldı. Dünya Bankası’nda analist ve ekonomist olarak görev yapan Şeker, daha sonra akademik kariyerini sürdürdü. 2016 yılında Türk Hava Yolları ailesine katılan Şeker, zaman içinde şirketin finans yönetiminde kilit görevler üstlendi. 2021 yılından bu yana THY Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev yapıyordu.</p>

<p>Ahmet Olmuştur ise Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Yüksek lisans eğitimini New York, Londra ve Paris ayakları bulunan uluslararası bir MBA programında tamamlayan Olmuştur, Türk Hava Yolları kariyerine çağrı merkezinde başladı. Gelir yönetimi, fiyatlandırma, pazarlama ve satış alanlarında çeşitli görevler üstlenen Olmuştur, şirketin ticari yapılanmasında dikkat çeken isimlerden biri oldu. Son olarak Genel Müdür Yardımcısı (Ticari) olarak görev yapan Olmuştur, aynı zamanda SunExpress ve THY Teknik gibi iştiraklerde de önemli sorumluluklar üstlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Hava Yolları’nda kesinleşen bu görev değişiminin, şirketin yeni dönem yönetim vizyonu açısından kritik bir eşik olduğu değerlendiriliyor. Finans, kurumsal yönetim ve ticari operasyon alanlarında tecrübeli iki ismin yeni dönemde THY’nin büyüme, kârlılık ve küresel rekabet stratejilerine yön vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/thyde-gorev-degisimi-iddiasi-murat-seker-ve-ahmet-olmustur-one-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6362.jpeg" type="image/jpeg" length="10606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genetiği Değiştirilmiş Bakteriler Böbrek Taşlarını Önleyebilir mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/genetigi-degistirilmis-bakteriler-bobrek-taslarini-onleyebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/genetigi-degistirilmis-bakteriler-bobrek-taslarini-onleyebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Stanford bağlantılı araştırma, genetiği değiştirilmiş bağırsak bakterilerinin böbrek taşıyla ilişkili oksalatı azaltabildiğini gösterdi. Yöntem henüz erken aşamada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Böbrek taşlarına genetik bakteri umudu: Yeni yöntem dikkat çekti</p>

<p>Böbrek taşları, hem dünyada hem de Türkiye’de sık görülen, şiddetli ağrıya yol açabilen ve tekrar etme riski yüksek sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu alandaki yeni bir araştırma ise alışılmış tedavi yaklaşımlarının dışında, bağırsaktaki bakterileri hedef alan yenilikçi bir yöntemi gündeme taşıdı.</p>

<p>Stanford bağlantılı araştırmacıların yer aldığı ve 2025 yılında Science dergisinde yayımlanan çalışmada, bağırsakta yaşayabilen bir bakteri genetik olarak değiştirilerek oksalatı parçalayabilecek hale getirildi. Oksalat, özellikle en yaygın böbrek taşı türlerinden biri olan kalsiyum oksalat taşlarının oluşumunda önemli rol oynayan maddeler arasında bulunuyor.</p>

<p>Araştırmacılar, geliştirilen bu bakterinin hayvan modellerinde ve erken aşama insan çalışmalarında bağırsakta tutunabildiğini ve oksalat düzeylerini azaltabildiğini bildirdi. Bu sonuçlar, böbrek taşı oluşumunu daha klinik tablo ortaya çıkmadan önce engellemeye yönelik biyolojik bir yaklaşımın mümkün olabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Ama henüz rutin tedavi değil</p>

<p>Uzmanlara göre çalışma umut verici olsa da bu yöntemi bugünden “böbrek taşlarına kesin çözüm” ya da “doğal tedavi bulundu” şeklinde sunmak doğru değil. Çünkü söz konusu yaklaşım, doğal bir beslenme önerisi ya da sıradan bir probiyotik değil; laboratuvarda genetik olarak tasarlanmış, tedavi amacıyla geliştirilmiş bir mikrobiyal aday olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca mevcut veriler, yöntemin halen erken aşamada olduğunu gösteriyor. Çalışma daha çok güvenlik, bağırsakta yerleşme ve biyolojik etki gibi başlıklara odaklanırken, gerçek böbrek taşı hastalarında uzun vadeli sonuçların netleşmesi için daha geniş insan çalışmalarına ihtiyaç duyuluyor.</p>

<p>Güvenlik tarafında da soru işaretleri var</p>

<p>Araştırmaya ilişkin dikkat çeken ayrıntılardan biri de bazı gönüllülerde bakterinin beklenenden daha kalıcı hale gelmesi oldu. Bu durum, gelecekte bu tür tedavilerin güvenlik, kontrol edilebilirlik ve genetik kararlılık açısından daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Uzmanlar, mikrobiyota temelli tedavilerin önümüzdeki yıllarda nefroloji ve metabolik hastalıklar alanında daha fazla gündeme gelebileceğini düşünüyor. Ancak bugün için en doğru değerlendirme, genetiği değiştirilmiş bağırsak bakterilerinin böbrek taşlarını önleme konusunda umut veren ama henüz deneysel aşamada olan bir yaklaşım sunduğu yönünde.</p>

<p>Kaynak: Science, Stanford bağlantılı araştırmacılar, EurekAlert.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/genetigi-degistirilmis-bakteriler-bobrek-taslarini-onleyebilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6357.jpeg" type="image/jpeg" length="92222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethiye’de öğretmen Ebru Akça hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fethiyede-ogretmen-ebru-akca-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fethiyede-ogretmen-ebru-akca-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Fethiye ilçesinde görev yapan öğretmen Ebru Akça’nın vefatı, eğitim camiasını yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü öğretmenlerinden olduğu belirtilen Akça’nın, uzun süredir kronik bir rahatsızlıkla mücadele ettiği öğrenildi.</p>

<p>Genç yaşta yaşamını yitirdiği belirtilen Ebru Akça’nın vefat haberi, meslektaşları, öğrencileri ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu. Eğitim çevrelerinde sevilen isimlerden biri olduğu ifade edilen Akça için taziye mesajları paylaşılırken, vefatı ilçede derin üzüntü oluşturdu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Ebru Akça’nın cenazesi, 8 Nisan 2026 Çarşamba günü öğle namazının ardından Çatalarık Şehir Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ebru Akça’nın vefatı sonrası başta ailesi olmak üzere yakınları, öğrencileri ve eğitim camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fethiyede-ogretmen-ebru-akca-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6356.jpeg" type="image/jpeg" length="54550"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeynep Cansel Gök Genç Yaşta Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/zeynep-cansel-gok-genc-yasta-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/zeynep-cansel-gok-genc-yasta-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Çorum Kadın Kolları Üyesi Yeter Gök’ün kızı Zeynep Cansel Gök’ten acı haber geldi. Genç yaşta hayatını kaybeden 35 yaşındaki Gök’ün vefatı, ailesi ve yakın çevresinde büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Evli ve 3 yaşında bir çocuk annesi olan Zeynep Cansel Gök’ün, bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördüğü öğrenildi. Edinilen bilgilere göre Gök, enfeksiyon nedeniyle yaklaşık iki aydır Ankara’daki İbni Sina Hastanesi’nde tedavi altındaydı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç yaşta gelen vefat haberi, başta ailesi olmak üzere sevenlerini yasa boğdu. Çorum’da büyük üzüntü oluşturan acı kaybın ardından cenaze programı da netleşti.</p>

<p>Zeynep Cansel Gök’ün cenazesinin bugün saat 13.30’da Alaca ilçesine bağlı Çevreli Köyü’nde toprağa verileceği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/zeynep-cansel-gok-genc-yasta-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6354.jpeg" type="image/jpeg" length="47789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şahin Biba kimdir? AK Parti’nin Bursa başkanvekili adayı gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sahin-biba-kimdir-ak-partinin-bursa-baskanvekili-adayi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sahin-biba-kimdir-ak-partinin-bursa-baskanvekili-adayi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan son gelişmelerin ardından gözler başkanvekilliği seçimine çevrilirken, AK Parti’nin adayı olarak açıklanan Şahin Biba kamuoyunun en çok araştırdığı isimlerden biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa siyasetini yakından takip edenler kadar, “Şahin Biba kimdir, nereli, kaç yaşında, hangi görevlerde bulundu?” sorularına yanıt arayan vatandaşlar da yeni süreci dikkatle izliyor.</p>

<p>AK Parti’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili adayı olarak gösterilen Şahin Biba’nın, uzun yıllardır Bursa yerel siyasetinde aktif görev aldığı belirtiliyor. Halen Nilüfer Belediye Meclis Üyesi olarak görev yapan Biba, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de AK Parti Grup Sözcülüğü görevini üstlenerek meclis çalışmalarında öne çıkan isimlerden biri oldu. Bu yönüyle Biba, belediye meclisi deneyimi ve yerel yönetim birikimiyle dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şahin Biba’nın eğitim ve mesleki geçmişinde ise mimarlık öne çıkıyor. Haberde yer alan bilgilere göre Biba, mimarlık eğitimi aldı ve meslek hayatında mimari projeler ile şehircilik alanında çalışmalar yürüttü. Bu geçmişinin, özellikle imar ve şehir planlaması başlıklarında yerel yönetim tecrübesine katkı sunduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Şahin Biba, 1982 yılında Kosova’nın Prizren kentinde doğdu. Eğitim hayatının bir bölümünü burada tamamlayan Biba’nın daha sonra Türkiye’ye gelerek Bursa’ya yerleştiği ifade ediliyor. Özel yaşamına ilişkin ayrıntıların ise sınırlı biçimde kamuoyuna yansıdığı görülüyor.</p>

<p>Öte yandan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in görevden uzaklaştırılmasının ardından belediye meclisinde yeni bir süreç başladı. Bu kapsamda yapılacak oylamayla başkanvekilinin belirleneceği aktarılırken, AK Parti’nin adayı Şahin Biba’nın da sürecin en kritik isimlerinden biri haline geldiği belirtiliyor. Mecliste yapılacak seçim sonrası Bursa’da yönetim sürecinin nasıl şekilleneceği merakla takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sahin-biba-kimdir-ak-partinin-bursa-baskanvekili-adayi-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6350.webp" type="image/jpeg" length="26628"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osman Arslan VakıfBank’a, Recep Süleyman Özdil Halkbank’a Genel Müdür Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/osman-arslan-vakifbanka-recep-suleyman-ozdil-halkbanka-genel-mudur-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/osman-arslan-vakifbanka-recep-suleyman-ozdil-halkbanka-genel-mudur-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu bankalarında üst yönetimde dikkat çeken değişiklikler yapıldı. VakıfBank ve Halkbank’ın genel müdürlük koltuklarında yeni isimler göreve getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Abdi Serdar Üstünsalih’ten boşalan VakıfBank Genel Müdürülüğü görevine Osman Arslan atandı. Halkbank’ta ise genel müdürlük görevine Recep Süleyman Özdil getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu değişiklikler, kamu bankalarının yönetim kadrolarında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Bankacılık sektöründe yakından takip edilen bu atamaların, önümüzdeki süreçte kurumların yönetim stratejilerine ve operasyonel yapılanmalarına nasıl yansıyacağı merak konusu oldu.</p>

<p>VakıfBank ve Halkbank, Türkiye finans sisteminde kamu sermayeli yapıları ve geniş müşteri ağlarıyla öne çıkan iki önemli kuruluş arasında yer alıyor. Bu nedenle üst yönetimde yapılan değişikliklerin yalnızca kurum içi yapı açısından değil, sektör genelinde de etkiler doğurabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Yeni atanan genel müdürlerin önümüzdeki dönemde bankaların büyüme hedefleri, finansal sürdürülebilirlik politikaları ve kamu bankacılığı vizyonu doğrultusunda nasıl bir yol haritası çizeceği yakından izlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/osman-arslan-vakifbanka-recep-suleyman-ozdil-halkbanka-genel-mudur-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-9652.jpeg" type="image/jpeg" length="22464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beyin yaşlanması değil, beyin uzun ömürlülüğü: Nature’dan dikkat çeken çağrı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/beyin-yaslanmasi-degil-beyin-uzun-omurlulugu-naturedan-dikkat-ceken-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/beyin-yaslanmasi-degil-beyin-uzun-omurlulugu-naturedan-dikkat-ceken-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşlanan nüfus çoğu zaman sağlık sistemine yük, iş gücünde azalma ve bilişsel gerileme üzerinden tartışılıyor. Ancak Nature Human Behaviour’da yayımlanan yeni bir yorum yazısı, bu bakışın eksik ve hatta yanıltıcı olabileceğini savunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yazıya göre mesele yalnızca insanların daha uzun yaşaması değil; beynin dayanıklılığını, üretkenliğini ve zihinsel kapasitesini daha uzun süre koruyabilmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İtalya Torino Üniversitesi’nden Sara Palermo imzalı değerlendirmede, toplumların yaşlanmayı sadece “kaçınılmaz düşüş” gibi okuması yerine, “brain longevity” yani beyin uzun ömürlülüğü eksenine geçmesi gerektiği belirtiliyor. Bu yaklaşım, bireylerin yalnızca hastalık yaşamadan değil; düşünme, öğrenme, karar verme, uyum sağlama ve sosyal hayata katılma kapasitesini koruyarak yaş almasına odaklanıyor.</p>

<p>Yazının merkezindeki kavramlardan biri de brain capital oldu. Buna göre bir toplumun bilişsel becerileri, ruhsal dayanıklılığı, öğrenme kapasitesi ve yaratıcılığı; yalnızca bireysel sağlık başlığı değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirlik, kurumsal direnç ve kamusal refah meselesi olarak görülmeli. Palermo, sinirbilim ve davranış bilimlerinden beslenen bu çerçevenin, politika yapıcılar için yeni bir yönetim önceliği haline gelmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu bakış açısı, yaşlı nüfusu yalnızca bakım ihtiyacı olan bir grup gibi görmekten uzaklaşıyor. Onun yerine, desteklendiğinde üretmeye, öğretmeye, karar almaya ve toplumsal katkı sunmaya devam edebilen bir nüfus yapısını öne çıkarıyor. Böylece yaşlanma, sadece sağlık harcamalarıyla değil; eğitim, çalışma hayatı, şehir planlaması, sosyal katılım ve ruh sağlığı politikalarıyla birlikte ele alınması gereken geniş bir alan haline geliyor. Bu çıkarım, makalenin yaşlanmayı kamu yönetimi ve ekonomiyle birlikte düşünme çağrısından hareketle yapılabilir.</p>

<p>Makale, özellikle kamu politikalarında zihinsel sağlığın ve bilişsel kapasitenin daha görünür hale gelmesi gerektiğine işaret ediyor. Çünkü artan yaşam süresi tek başına yeterli görülmüyor; esas mesele, bu sürenin ne kadarının zihinsel işlevler korunarak geçirildiği. Yazı, dayanıklı kurumlar ve sürdürülebilir ekonomiler için insan beynine yapılan yatırımın stratejik önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Burada altı çizilmesi gereken önemli nokta şu: Bu yayın, yeni bir klinik deney ya da hasta verisine dayalı özgün araştırma değil. Daha çok, mevcut bilimsel literatür ve halk sağlığı perspektifi üzerinden geliştirilen bir çerçeve önerisi sunuyor. Yani “beyin uzun ömürlülüğü kesin olarak şu yöntemle sağlanır” gibi bir sonuç vermiyor; buna karşılık, yaşlanan toplumlara dair dili ve politika önceliklerini değiştirmeyi öneriyor.</p>

<p>Sonuç olarak Nature’daki bu yazı, yaşlanmayı karamsar bir son durak gibi değil, doğru desteklerle yönetilebilecek bir yaşam evresi olarak yeniden düşünmeye çağırıyor. Mesaj net: Uzun yaşam tek başına yeterli değil; zihinsel kapasitenin korunması da en az onun kadar önemli.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/beyin-yaslanmasi-degil-beyin-uzun-omurlulugu-naturedan-dikkat-ceken-cagri</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6342.jpeg" type="image/jpeg" length="70800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beyin Sandığımızdan Daha Karmaşık: 600 Bin Hücrelik Harita Ezber Bozuyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/beyin-sandigimizdan-daha-karmasik-600-bin-hucrelik-harita-ezber-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/beyin-sandigimizdan-daha-karmasik-600-bin-hucrelik-harita-ezber-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beynin kararları tek bir “komuta merkezi”nden verdiği düşüncesi, yeni bir uluslararası çalışma ile ciddi biçimde sarsıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nature’da yayımlanan iki kapsamlı araştırmada bilim insanları, 139 fareden elde edilen verilerle 621 binden fazla nöronu inceleyerek karar alma sürecinin beynin çok daha geniş bir bölümüne yayıldığını gösterdi. Bulgular, karar verme sürecinin yalnızca birkaç üst düzey bölgenin işi olmadığını, çok sayıda bölgenin eşzamanlı ve koordineli katkısıyla şekillendiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Araştırma, International Brain Laboratory adlı geniş bir konsorsiyum tarafından yürütüldü. Çalışmada fareler, ekranda beliren görsel uyarının yönüne göre küçük bir tekerleği çevirerek ödül kazandıkları standart bir görev yaptı. Bilim insanları bu sırada Neuropixels problarıyla nöral etkinliği kaydetti. Ana makaleye göre kayıtlar 621.733 nörondan toplandı; bu veri seti 279 beyin bölgesini kapsadı ve fare beyninin yaklaşık yüzde 95’lik hacmini temsil etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En çarpıcı sonuç, karar sinyallerinin beklenenden çok daha yaygın olmasıydı. Klasik modele göre bilgi akışı daha çok doğrusal bir zincir gibi düşünülüyordu: önce görsel alanlar, sonra daha üst bilişsel bölgeler, ardından hareketi yöneten alanlar. Ancak yeni harita, karar alma ve özellikle ödül, beklenti ve hareketle ilişkili etkinliğin beynin çok sayıda bölgesine dağıldığını gösterdi. UCL ve Wellcome’un özetlerine göre bu bulgu, beynin hiyerarşik ve tek yönlü işlendiği yönündeki geleneksel anlatıyı sorgulatıyor.</p>

<p>İkinci Nature makalesi, kararların yalnızca o anki duyusal bilgiye değil, önceki deneyimlere dayalı beklentilere de yaslandığını gösterdi. Araştırmacılar, “ön bilgi” ya da beklenti sinyallerinin 242 beyin bölgesinde incelendiğini ve bu etkinliğin kortikal ve subkortikal alanlara, hatta erken duyusal bölgelere kadar yayıldığını bildirdi. Başka bir deyişle beyin, eksik ya da belirsiz bilgi karşısında geçmiş deneyimleri devreye sokarak çok katmanlı bir karar ağı kuruyor.</p>

<p>Bu çalışma nörobilim açısından neden önemli? Çünkü yıllardır karar verme süreçleri çoğu zaman birkaç kritik bölgeye odaklanan parçalı deneylerle açıklanıyordu. Yeni veri seti ise aynı görev, aynı analiz yaklaşımı ve çok sayıda laboratuvarın ortak standardı ile üretildi. Araştırmacılar, bu sayede farklı laboratuvarların birbirinden kopuk sonuçları yerine daha bütüncül bir beyin haritası oluşturduklarını belirtiyor. Bu yönüyle çalışma, yalnızca yeni bir bulgu değil, aynı zamanda açık veri ve ortak yöntem temelli yeni bir araştırma modeli de sunuyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu harita, şizofreni, otizm ve bilişsel işleme bozuklukları gibi durumların anlaşılmasına da uzun vadede katkı sağlayabilir. Özellikle beklenti, ödül ve karar sinyallerinin beyin geneline nasıl dağıldığını görmek, nöropsikiyatrik hastalıklarda hangi ağların bozulduğunu anlamak için yeni kapılar açabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: çalışma insanlarda değil farelerde yapıldı ve elde edilen veriler neden-sonuç ilişkisini değil, güçlü bir ilişki haritasını gösteriyor. Live Science’ın aktardığı üzere araştırmacılar da bir sonraki aşamanın “nedensellik” sorusunu çözmek olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Kısacası bu yeni harita, beynin karar verirken tek şeritli bir yol kullanmadığını, adeta ışıkları aynı anda yanan dev bir şehir gibi çalıştığını düşündürüyor. Nöronlar tek tek değil, çok sayıda bölgenin iç içe geçtiği dinamik ağlar halinde devreye giriyor. Beyni anlamaya çalışan bilim için bu, küçük bir düzeltme değil, oyun planını baştan yazabilecek ölçekte bir gelişme.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/beyin-sandigimizdan-daha-karmasik-600-bin-hucrelik-harita-ezber-bozuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6341.jpeg" type="image/jpeg" length="62444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda’dan Trabzon’a Döndü, Memleketinde Üretip 10 Ülkeye Açıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hollandadan-trabzona-dondu-memleketinde-uretip-10-ulkeye-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hollandadan-trabzona-dondu-memleketinde-uretip-10-ulkeye-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonlu iş insanı İbrahim Cincil, yıllar önce Hollanda’da kurduğu tekstil birikimini memleketine taşıyarak Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim üssü oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bugün farklı ülkelere ihracat yapan bu yatırım, sadece ticari bir başarı değil, memlekete duyulan vefanın da somut bir örneği olarak görülüyor.</p>

<p>Yurt dışında kurduğu iş düzenini doğup büyüdüğü topraklara taşımayı tercih eden Trabzonlu iş insanı İbrahim Cincil, memleketine yaptığı yatırımla dikkat çekiyor. Haber kaynaklarında yer alan bilgilere göre Cincil, ailesiyle birlikte 1983 yılında Amsterdam’a gitti, burada tekstil alanında üretim tecrübesi edindi ve ardından babasının çağrısı üzerine Trabzon’a dönerek Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nde üretime başladı. Bugün geldiği noktada ise ürettiği tekstil ürünlerini 10 ülkeye ihraç eden bir sanayi yapısı kurmuş durumda.</p>

<p>İbrahim Cincil’in hikâyesini kıymetli kılan yalnızca ihracat başarısı değil. Asıl dikkat çeken nokta, yurt dışında oluşmuş bilgi birikimi ile iş disiplininin memlekete taşınmış olması. Trabzon Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nin önceki yıllara ait kayıtlarında da Cincil’in bölgede üretim yaptığı, kadın iş giyimi alanında faaliyet gösterdiği ve Avrupa pazarından talep gördüğü açık biçimde yer alıyor. Bu durum, ortaya konulan yatırımın günübirlik değil, yıllara yayılan istikrarlı bir sanayi hamlesi olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Arsin OSB’nin 2024 tarihli kurumsal paylaşımında Carmen Tekstil firmasının sahipleri arasında İbrahim Hakkı Cincil’in adının geçmesi de bu üretim zincirinin bölgedeki somut karşılığını ortaya koyuyor. Yani ortada yalnızca başarı hikâyesi olarak anlatılan bir söylem değil, sahada karşılığı bulunan, istihdam ve üretim oluşturan gerçek bir yatırım bulunuyor.</p>

<p>Memleketinden kopup başka coğrafyalarda büyüyen çok sayıda iş insanı var. Fakat asıl farkı oluşturan, elde edilen imkânı yeniden memlekete yönlendirebilmek. İbrahim Cincil’in hikâyesi tam da bu yüzden öne çıkıyor. Çünkü bu tercih, sadece bir fabrikanın kapısını açmak anlamına gelmiyor; aynı zamanda üretimin, istihdamın, ihracatın ve yerel kalkınmanın Trabzon’da kök salması anlamına geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu başlıklardan biri, dışarıda edinilen tecrübenin içeride yatırıma dönüşmesi. Trabzon’da kurulan bu üretim modeli de bunun güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Memleketine sırtını dönmek yerine memleketine omuz veren yatırımcıların çoğalması, sadece şehir ekonomisini değil, Türkiye’nin üretim gücünü de büyütecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hollandadan-trabzona-dondu-memleketinde-uretip-10-ulkeye-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6339.jpeg" type="image/jpeg" length="10497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araştırma: Sosyal Medyada Kutuplaştırıcı Siyasi Dil, Depresyon ve Anksiyetede Görülen Düşünme Kalıplarına Benziyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/arastirma-sosyal-mkutuplastirici-siyasi-dil-depresyon-ve-anksiyetede-gorulen-dusunme-kaliplarina-benziyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/arastirma-sosyal-mkutuplastirici-siyasi-dil-depresyon-ve-anksiyetede-gorulen-dusunme-kaliplarina-benziyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni araştırma, sosyal medyada kutuplaştırıcı siyasi dil ile depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlarda da görülebilen siyah-beyaz ve abartılı düşünme kalıpları arasında ilişki bulunduğunu ortaya koydu. Ancak çalışma herhangi bir ruhsal hastalık tanısı koymuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de seçim dönemlerine ait milyonlarca sosyal medya paylaşımını inceleyen yeni bir araştırma, siyasi kutuplaşma derinleştikçe çevrim içi dilde “siyah-beyaz”, abartılı ve katı düşünme kalıplarının da arttığını ortaya koydu. Çalışma, özellikle 2016 ile 2020 başkanlık seçimleri arasındaki dönemde, politik söylemde bilişsel çarpıtma işaretlerinin belirgin biçimde yükseldiğini gösterdi.</p>

<p>Communications Psychology dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, Twitter’ın eski adıyla bilinen X platformunda ABD başkan adayları hakkında atılan paylaşımları mercek altına aldı. Analizde, 2016 ve 2020 seçim dönemlerinde aday isimlerini içeren tüm tweet kümeleri kullanıldı; ayrıca zaman içindeki değişimi görebilmek için her iki dönemde de en az 10 paylaşım yapan yaklaşık 97 bin 748 kullanıcının verileri ayrı olarak incelendi. Bu uzunlamasına veri seti, 2016’dan 2020’ye aynı kişilerin dilindeki değişimi izleme imkânı sundu.</p>

<p>Araştırmada “bilişsel çarpıtma” olarak tanımlanan kavram, psikolojide kişinin olayları aşırı genelleyici, felaketleştirici ya da mutlak ifadelerle değerlendirmesi anlamına geliyor. Örneğin bir grubu “tamamen kötü”, bir siyasi rakibi “kesin hain” gibi etiketlemek ya da geleceğe dair kanıtsız ama çok sert yargılar üretmek bu çerçevede değerlendiriliyor. Çalışmanın yazarları, terapide ele alınan bu düşünme kalıpları ile kutuplaşmış siyasi dil arasında dikkat çekici paralellikler bulunduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, paylaşımlarda bu tür dil örüntülerini saptamak için bilişsel davranışçı terapi uzmanlarınca geliştirilen 241 ifadeden oluşan özel bir sözlük kullandı. Bu sözlükte yer alan kelime ve ifade kalıpları taranarak her kullanıcı için “çarpıtılmış dil yaygınlığı” hesaplandı. Ardından kullanıcıların retweet ağları ve paylaştıkları siyasi içerikler analiz edilerek ideolojik eğilimleri ile kutuplaşma düzeyleri modellendi.</p>

<p>Sonuçlar çarpıcıydı. Araştırmaya göre, 2016 ile 2020 arasında incelenen kullanıcı grubunda çarpıtılmış dil kullanımının ortalama yaygınlığı yüzde 43’ten fazla arttı. Bireysel hesaplar üzerinden bakıldığında ise, en az bir bilişsel çarpıtma işareti içeren paylaşım oranında ortalama yüzde 76’lık artış görüldü. Artış yalnızca tek bir düşünme biçimiyle sınırlı kalmadı; duygusal muhakeme, aşırı genelleme, felaketleştirme ve karşı tarafın niyetini okuma gibi kategorilerin tamamında yükseliş saptandı.</p>

<p>Araştırmacılar, siyasi olarak daha uç noktalara kayan ve daha izole hâle gelen kullanıcıların, aynı zamanda daha yüksek oranda çarpıtılmış dil kullandığını buldu. Sol eğilimli kullanıcılarda ideolojik sertleşme ile bu dil örüntülerinin artışı daha düzenli bir paralellik gösterirken, sağ eğilimli kullanıcılarda 2016’da zaten daha yüksek bir başlangıç seviyesi bulunduğu için 2020’ye giderken artışın daha sınırlı göründüğü belirtildi. Yazarlar bunu kısmen “doygunluk etkisi” ile açıklıyor.</p>

<p>Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri de zaman sıralaması oldu. Veriler, 2016’da daha yoğun çarpıtılmış dil kullanan kişilerin 2020’de daha fazla kutuplaşma eğilimi gösterdiğini ortaya koydu. Buna karşılık, 2016’da zaten çok kutuplaşmış olmak, 2020’de yeni çarpıtılmış dil kullanımını aynı güçte öngörmedi. Araştırmacılar, bunun katı ve siyah-beyaz düşünme kalıplarının yalnızca kutuplaşmayı yansıtmakla kalmayıp, zaman içinde onu besleyen unsurlardan biri olabileceğine işaret ettiğini vurguladı.</p>

<p>Bununla birlikte uzmanlar önemli bir uyarı da yapıyor: Bu araştırma nedenselliği kanıtlamıyor. Yani sosyal medyada bu tür dil kullanmak doğrudan siyasi kutuplaşmaya yol açıyor demek mümkün değil. Ayrıca çalışma yalnızca tek bir platformdaki gözlemsel verilere dayanıyor; 2016 ile 2020 arasında platformun algoritmaları ve moderasyon politikalarındaki değişikliklerin de sonuçları etkilemiş olabileceği belirtiliyor. Üstelik araştırmacılar, bu bulguların kullanıcıların klinik düzeyde ruhsal hastalık taşıdığı anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Ölçülen şey, bir tanı değil, belirli bir iletişim ve düşünme tarzı.</p>

<p>Yine de çalışma, dijital kamusal alanın psikolojik iklimine dair önemli bir pencere açıyor. Araştırma ekibine göre sosyal medya ortamı, insanların günlük siyasi tartışmalarda terapide düzeltilmeye çalışılan düşünme kalıplarına daha sık başvurmasına zemin hazırlıyor olabilir. Bu da yalnızca bireysel stres ya da öfke dili açısından değil, demokratik tartışma kültürü açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir tabloya işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/arastirma-sosyal-mkutuplastirici-siyasi-dil-depresyon-ve-anksiyetede-gorulen-dusunme-kaliplarina-benziyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 07:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6335.jpeg" type="image/jpeg" length="58412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FDA’dan Hunter sendromunda yeni dönem: Beyni hedefleyen tedaviye hızlandırılmış onay]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-hunter-sendromunda-yeni-donem-beyni-hedefleyen-tedaviye-hizlandirilmis-onay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fdadan-hunter-sendromunda-yeni-donem-beyni-hedefleyen-tedaviye-hizlandirilmis-onay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nadir görülen genetik hastalıklardan Hunter sendromu için dikkat çeken bir gelişme yaşandı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Avlayah (tividenofusp alfa-eknm) adlı ilaca, hastalığın nörolojik belirtilerinin tedavisi için hızlandırılmış onay verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>FDA’ya göre bu ilaç, Hunter sendromunda merkezi sinir sistemi tutulumunu hedefleyen ilk onaylı tedavi olma özelliği taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>FDA’nın 25 Mart 2026 tarihli açıklamasında, ilacın presimptomatik ya da semptomatik çocuk hastalarda, ileri nörolojik hasar gelişmeden önce kullanılmasının amaçlandığı belirtildi. Avlayah haftada bir damar yoluyla uygulanıyor ve en az 5 kilogram ağırlığındaki uygun pediatrik hastaları kapsıyor. Kurum, verilen kararın klasik tam onay değil, “hızlandırılmış onay” olduğunu özellikle vurguladı. Bu da ilacın uzun vadeli klinik yararının doğrulayıcı çalışmalarla netleştirilmesi gerektiği anlamına geliyor.</p>

<p>Bu onayı önemli kılan nokta, tedavinin yalnızca vücuttaki birikimi değil, beynin etkilenmesini de hedeflemesi. Hunter sendromunda yıllardır kullanılan standart enzim tedavileri, kan-beyin bariyerini yeterince aşamadığı için nörolojik bulgular üzerinde sınırlı kalabiliyordu. Yeni tedavi ise bu engeli aşmak üzere tasarlanmış bir yaklaşım sunuyor.</p>

<p>FDA, hızlandırılmış onayın temel dayanağının beyin-omurilik sıvısındaki heparan sülfat düzeylerinde görülen düşüş olduğunu açıkladı. Kuruma göre bu biyobelirteçteki azalma, klinik faydayı öngörebilecek makul bir gösterge olarak değerlendirildi. Ancak bu durum, tedavinin tüm sonuçlarının kesinleştiği anlamına gelmiyor; devam eden çalışmaların gerçek yaşam ve uzun dönem etkileri daha net ortaya koyması bekleniyor.</p>

<p>Yan etki tarafında ise en sık infüzyonla ilişkili reaksiyonların bildirildiği kaydedildi. Ayrıca aşırı duyarlılık ve anafilaksi riski nedeniyle tedavinin uzman gözetiminde uygulanması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Hunter sendromu nedir?<br />
Hunter sendromu, tıbbi adıyla Mukopolisakkaridoz Tip II (MPS II), nadir görülen kalıtsal bir lizozomal depo hastalığıdır. Hastalık, iduronat-2-sülfataz adlı enzimin eksikliği nedeniyle ortaya çıkar. Bu enzim yeterince çalışmadığında glikozaminoglikan adı verilen maddeler hücre ve dokularda birikir; zamanla birçok organda hasar gelişebilir. Hastalık X’e bağlı kalıtıldığı için çoğunlukla erkek çocuklarda görülür.</p>

<p>Hunter sendromunda tablo hastadan hastaya değişebilse de sık görülen bulgular arasında kaba yüz görünümü, eklem sertliği, işitme kaybı, karaciğer ve dalak büyümesi, kısa boy, fıtıklar, solunum yolu sorunları ve kalp tutulumu yer alır. Daha ağır olgularda beyin de etkilenebilir; gelişim geriliği, davranış değişiklikleri, öğrenme güçlüğü ve zamanla bilişsel gerileme görülebilir.</p>

<p>Uzmanlara göre bu nedenle erken tanı büyük önem taşıyor. Çünkü hastalık ilerleyici seyredebildiği için tedavinin mümkün olduğunca erken başlanması, özellikle nörolojik etkilenmenin önüne geçme açısından kritik görülüyor. FDA’nın yeni onayı da tam olarak bu noktada, yani beyin tutulumu gelişmeden müdahale etme hedefiyle öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-hunter-sendromunda-yeni-donem-beyni-hedefleyen-tedaviye-hizlandirilmis-onay</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 07:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6333.jpeg" type="image/jpeg" length="48141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lisa Di Palma dies following the crash in Fethiye]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/lisa-di-palma-dies-following-the-crash-in-fethiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/lisa-di-palma-dies-following-the-crash-in-fethiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A tragic traffic accident in Fethiye has left a British family in mourning after 61-year-old Lisa Di Palma, who was on holiday in the resort town, died from severe injuries sustained in the crash.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lisa Di Palma, described as a resident of East London, was reportedly struck by a fast-moving vehicle while trying to cross the road with her husband during the evening hours. The incident took place on August 6, 2025, and has drawn attention both in Turkey and in the UK.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Following the crash, Di Palma was first taken to a local hospital before being transferred to Muğla University Hospital for further treatment. Medical examinations reportedly found multiple fractures, internal bleeding and organ damage. Although there was brief hope during her treatment, her condition suddenly worsened and she later died despite all efforts to save her.</p>

<p>According to information shared as part of the investigation, the driver was allegedly found to have a blood alcohol level four times above the legal limit. It was also reported that investigators found no brake marks at the scene. The driver is expected to stand trial in Turkey.</p>

<p>The victim’s family has voiced concern over both the hospital process and the circumstances surrounding the crash. Lisa Di Palma was also said to have dedicated much of her life to children and amateur football. In order to honour her memory, a fundraising campaign has reportedly been launched.</p>

<p>The fatal incident has once again raised concerns over road safety and drunk driving, especially in areas frequently visited by foreign tourists.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/lisa-di-palma-dies-following-the-crash-in-fethiye</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 03:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6330.jpeg" type="image/jpeg" length="90558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HIV ilacı maraviroc, beyin kanserinde umut verdi: Ancak araştırma henüz erken aşamada]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hiv-ilaci-maraviroc-beyin-kanserinde-umut-verdi-ancak-arastirma-henuz-erken-asamada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hiv-ilaci-maraviroc-beyin-kanserinde-umut-verdi-ancak-arastirma-henuz-erken-asamada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, HIV tedavisinde kullanılan maraviroc adlı ilacın, en agresif beyin tümörlerinden biri olan glioblastomun büyümesini yavaşlatabileceğini ortaya koyan dikkat çekici bir araştırmaya imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanada’daki araştırmacılar, laboratuvar ve hayvan deneylerinde ilacın tümör hücrelerinin büyümesini destekleyen bazı sinyalleri baskıladığını bildirdi.</p>

<p>Araştırmaya göre glioblastomun ilerlemesinde, yalnızca kanser hücreleri değil, tümör çevresindeki bazı sağlıklı beyin hücreleri de rol oynayabiliyor. Bilim insanları, bu hücreler arasında kurulan iletişim ağında CCR5 adlı yapının önemli bir işlev gördüğünü belirledi. HIV tedavisinde de kullanılan maravirocun, bu yolu hedef alarak tümörün büyümesini destekleyen sinyalleri zayıflatabileceği değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elde edilen bulgular, ilacın özellikle tümörün yayılma ve direnç geliştirme mekanizmalarını anlamada yeni bir kapı aralayabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, mevcut bir ilacın farklı bir hastalıkta kullanılma ihtimalinin tedavi geliştirme sürecini hızlandırabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar, bu gelişmenin şimdilik kesinleşmiş bir tedavi anlamına gelmediğini vurguluyor. Çalışma henüz erken aşamada bulunuyor ve sonuçlar insanlarda standart tedavi olarak kullanılabileceğini göstermek için yeterli görülmüyor. Maravirocun glioblastom hastalarında etkili ve güvenli olup olmadığının anlaşılması için klinik araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.</p>

<p>Bu nedenle söz konusu gelişme, “beyin kanserine çare bulundu” şeklinde değil, erken aşamada umut veren bilimsel bir bulgu olarak değerlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hiv-ilaci-maraviroc-beyin-kanserinde-umut-verdi-ancak-arastirma-henuz-erken-asamada</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 03:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6328.jpeg" type="image/jpeg" length="72089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doktor Çiftin Oğlu Batuhan Kalı’dan Acı Haber]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/doktor-ciftin-oglu-batuhan-kallidan-aci-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/doktor-ciftin-oglu-batuhan-kallidan-aci-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya sağlık camiası, gelen acı haberle yasa boğuldu. Malatya’da Gözde Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Gökhan Kalı ile Dr. Zercan Kalı’nın 15 yaşındaki oğulları Batuhan Kalı, İstanbul’da geçirdiği elim bir kaza sonucu hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Henüz 15 yaşında hayatını kaybeden Batuhan Kalı’nın vefatı, başta ailesi olmak üzere yakın çevresi ve sağlık camiasında derin üzüntüye neden oldu. Acı kaybın, Malatya’da ve kentteki sağlık çevrelerinde büyük yankı uyandırdığı öğrenildi.</p>

<p>Batuhan Kalı’nın cenazesinin, 8 Nisan Çarşamba günü öğle namazına müteakip Malatya Şehir Mezarlığı’nda kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği bildirildi.</p>

<p>Öte yandan Batuhan Kalı’nın, aynı zamanda Gözde Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kenan Kalı’nın da yeğeni olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç yaşta gelen vefat haberi, ailesi ve sevenlerini derin bir yasa sürüklerken, merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/doktor-ciftin-oglu-batuhan-kallidan-aci-haber</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 03:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4215.jpeg" type="image/jpeg" length="32765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump’tan İran kararı: Saldırı planı iki haftalığına askıya alındı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trumptan-iran-karari-saldiri-plani-iki-haftaligina-askiya-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trumptan-iran-karari-saldiri-plani-iki-haftaligina-askiya-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik planlanan saldırı ve bombardımanı iki haftalığına askıya almayı kabul ettiğini açıkladı. Trump, kararın İran’ın Hürmüz Boğazı’nı “tam, derhal ve güvenli biçimde” yeniden açmasına bağlı olduğunu duyurdu. Açıklama, olası yeni saldırı dalgası için verilen sürenin dolmasına yaklaşık 90 dakika kala geldi.  ￼]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump’ın bu kararı, Pakistan’ın yürüttüğü arabuluculuk girişimlerinin ardından geldi. Reuters, AP ve CBS’nin aktardığına göre Trump, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Kara Kuvvetleri Komutanı Asim Munir ile yaptığı görüşmeler sonrasında iki taraflı bir ateşkes formülünü kabul ettiğini bildirdi. Trump ayrıca İran’dan gelen 10 maddelik öneriyi “müzakere edilebilir bir temel” olarak değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran cephesinden gelen ilk sinyaller de dikkat çekti. Al Jazeera’nın aktardığına göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran’a yönelik saldırılar durursa ülkesinin de savunma operasyonlarını durduracağını belirtti. Aynı açıklamada, iki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin teknik koordinasyonla sağlanabileceği mesajı verildi.</p>

<p>Kararın ardından küresel piyasalarda da sert hareket yaşandı. Reuters’a göre ateşkes beklentisiyle petrol fiyatları yaklaşık yüzde 9 gerilerken, borsalarda yükseliş görüldü. Bu tablo, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının yalnızca askeri değil, enerji ve ticaret dengeleri açısından da kritik görüldüğünü ortaya koydu.</p>

<p>Ancak sahadaki gerilimin tamamen sona erdiğini söylemek için henüz erken. Washington Post, AP ve CBS’nin haberlerinde, anlaşmanın hâlâ şartlara bağlı olduğu ve Tahran yönetiminin kalıcı çözüm için daha geniş talepler gündeme getirdiği vurgulandı. Bu nedenle iki haftalık süre, savaşın bittiği bir dönemden çok, yeni bir diplomatik eşik olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trumptan-iran-karari-saldiri-plani-iki-haftaligina-askiya-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 02:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2296.jpeg" type="image/jpeg" length="24142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="73827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="54198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="88273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="69089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="37503"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="59250"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
