<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 12 Jul 2026 14:48:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zayıflama İğneleri Kas Kaybına Yol Açabilir mi? Yeni Araştırma]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-igneleri-kas-kaybina-yol-acabilir-mi-yeni-arastirma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-igneleri-kas-kaybina-yol-acabilir-mi-yeni-arastirma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Obezite tedavisinde kullanılan zayıflama iğneleri kilo kaybında güçlü sonuçlar sağlarken, yeni bilimsel değerlendirme önemli bir noktaya dikkat çekti. İncelenen çalışmalarda kaybedilen toplam ağırlığın ortalama yüzde 29,1’inin yağsız vücut kütlesinden oluştuğu belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar, kasların korunması için tedavinin egzersiz ve yeterli beslenmeyle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Son yıllarda obezite tedavisinin en çok konuşulan seçenekleri arasına giren zayıflama iğneleri, tartıdaki rakamları hızla düşürebiliyor. Ancak yeni bir bilimsel derleme, verilen kilonun tamamının yağdan gitmediğini ve tedavi sırasında kas başta olmak üzere yağsız dokuların da azalabileceğini ortaya koydu.</p>

<p>GLP-1 temelli zayıflama ilaçlarının vücut kompozisyonu üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmacılar, DXA yöntemiyle yapılan 40 ayrı çalışmanın sonuçlarını değerlendirdi. Buna göre kaybedilen toplam kilonun ortalama yüzde 29,1’inin yağsız vücut kütlesinden oluştuğu hesaplandı.</p>

<p>Başka bir ifadeyle, 10 kilogramlık kilo kaybında yaklaşık 3 kiloya kadar olan bölüm yağ dışındaki dokulardan gelebiliyor. Ancak bu rakamın kişiden kişiye değişebileceği ve yağsız kütlenin yalnızca kastan oluşmadığı özellikle belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tartı düşerken kaslar da azalabilir</p>

<p>Yağsız vücut kütlesi; kas, su, organlar, kemik ve diğer yağ dışı dokuları kapsıyor. Bununla birlikte hızlı kilo kaybı sırasında kas dokusunun azalması, özellikle ileri yaştaki kişilerde fiziksel güç, denge, hareket kabiliyeti ve günlük yaşam performansı açısından risk oluşturabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, zayıflama iğnesi kullanan kişilerin yalnızca kaç kilo verdiğine değil, bu kilonun ne kadarının yağdan ne kadarının yağsız dokudan gittiğine de bakılması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Zayıflama iğnesi tek başına yeterli mi?</p>

<p>Araştırmada, kas kaybını azaltmak için direnç egzersizleri, düzenli hareket ve yeterli protein alımının önemine dikkat çekildi. Özellikle hızlı kilo veren kişilerde yalnızca kalori azaltmaya dayalı bir beslenme planının kas kaybını artırabileceği ifade edildi.</p>

<p>Uzmanlara göre tedavi süreci şu üç başlıkla birlikte yürütülmeli:</p>

<ul>
 <li>Hekim kontrolünde ilaç tedavisi</li>
 <li>Kişiye uygun protein ve enerji planı</li>
 <li>Kasları çalıştıran direnç egzersizleri</li>
</ul>

<p>Her kilo kaybı aynı değil</p>

<p>Bilim insanları, obezite tedavisinde başarının artık yalnızca tartıdaki düşüşle ölçülmemesi gerektiğini savunuyor. Bel çevresi, yağ oranı, kas gücü, fiziksel performans ve metabolik değerlerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Zayıflama iğneleri obezite tedavisinde güçlü bir araç olarak öne çıkarken, yeni bulgular şu mesajı veriyor: Kilo vermek kadar, verilen kilonun nereden gittiği de önemli.</p>

<p><strong>Bu haberin dayandığı temel bilimsel kaynak:</strong></p>

<p>Dubin RL, Sanders TN, Schwab H, Heymsfield SB, Greenway FL.<br />
“Glucagon-Like Peptide-1 Receptor Agonist-Based Agents and Body Composition: Filling More Gaps.”<br />
Clinical Trials and Investigations (Review).<br />
Kabul tarihi: 8 Nisan 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-igneleri-kas-kaybina-yol-acabilir-mi-yeni-arastirma</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5718.jpeg" type="image/jpeg" length="54417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sakarya’da Binlerce Hastaya Şifa Olan Dr. İmran Safi Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sakaryada-binlerce-hastaya-sifa-olan-dr-imran-safi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sakaryada-binlerce-hastaya-sifa-olan-dr-imran-safi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya’da uzun yıllar beyin ve sinir cerrahisi alanında görev yapan Uzman Dr. İmran Safi, geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında yaşamını yitirdi. Tecrübeli hekimin vefatı sağlık camiası ve hastaları arasında büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sakarya’nın tanınan hekimlerinden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. İmran Safi’den acı haber geldi. Meslek hayatı boyunca çok sayıda zorlu ameliyata giren ve binlerce hastanın sağlığına kavuşmasına katkı sağlayan Safi, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun yıllar Sakarya’daki Özel Bilge Hastanesi’nde görev yapan 66 yaşındaki Safi’nin gece saatlerinde aniden fenalaştığı öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan deneyimli hekim, hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Dr. İmran Safi’nin vefatı, birlikte görev yaptığı sağlık çalışanlarını, hastalarını ve yakınlarını yasa boğdu.</p>

<p>Beyin ve sinir cerrahisi alanındaki tecrübesiyle bilinen Safi, yıllar boyunca gerçekleştirdiği ameliyatlar ve hastalarıyla kurduğu güçlü iletişimle Sakarya’da geniş bir kesimin sevgisini kazanmıştı.</p>

<p>Dr. İmran Safi’nin cenazesinin pazartesi günü Adapazarı Orhan Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası Serdivan Esentepe Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sakaryada-binlerce-hastaya-sifa-olan-dr-imran-safi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5714.jpeg" type="image/jpeg" length="99449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan’da Trabzonlu Ailenin Otomobili Takla Attı: 17 Yaşındaki Mert Efe Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erzincanda-trabzonlu-ailenin-otomobili-takla-atti-17-yasindaki-mert-efe-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erzincanda-trabzonlu-ailenin-otomobili-takla-atti-17-yasindaki-mert-efe-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan-Sivas kara yolunda kontrolden çıkarak takla atan otomobilde bulunan Trabzon Araklı nüfusuna kayıtlı 17 yaşındaki Mert Efe Alioğlu yaşamını yitirdi. Yaralanan üç kişiden birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan’ın Refahiye ilçesinde meydana gelen trafik kazası, Trabzonlu Alioğlu ailesini yasa boğdu.</p>

<p>Kaza, Erzincan-Sivas kara yolunun Bulak köyü yakınlarında yaşandı. İzmit’ten Erzincan’ın Tercan ilçesine yakınlarını ziyarete giden ailenin içinde bulunduğu otomobil, sürücünün direksiyon kontrolünü kaybetmesinin ardından yoldan çıkarak takla attı.</p>

<p>Mert Efe Olay Yerinde Hayatını Kaybetti</p>

<p>Kazada, Trabzon’un Araklı ilçesine bağlı Kestanelik Mahallesi nüfusuna kayıtlı 17 yaşındaki Mert Efe Alioğlu, olay yerinde yaşamını yitirdi. Otomobilde bulunan üç kişi ise yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Araçta sıkışan yaralılar, çevredeki vatandaşlar ile ekiplerin ortak çalışmasıyla bulundukları yerden çıkarıldı.</p>

<p>Bir Yaralının Durumu Ağır</p>

<p>Yaralılar ambulanslarla Refahiye Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından üç yaralı, Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.</p>

<p>Tedavi altına alınan yaralılardan birinin sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi.</p>

<p>Mert Efe Alioğlu’nun cenazesinin Maşukiye’de son yolculuğuna uğurlanacağı öğrenilirken, kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erzincanda-trabzonlu-ailenin-otomobili-takla-atti-17-yasindaki-mert-efe-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5712.jpeg" type="image/jpeg" length="97037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Eğitim Camiasının Acı Kaybı: Biyoloji Öğretmeni Zeynep Özcan Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-egitim-camiasinin-aci-kaybi-biyoloji-ogretmeni-zeynep-ozcan-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzon-egitim-camiasinin-aci-kaybi-biyoloji-ogretmeni-zeynep-ozcan-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Ortahisar 88. Yıl Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmeni olarak görev yapan Eğitim-İş üyesi Zeynep Özcan, bir süredir mücadele ettiği hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Özcan’ın vefatı, öğrencileri ve meslektaşları arasında derin üzüntüye yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon eğitim camiası, biyoloji öğretmeni Zeynep Özcan’dan gelen acı haberle sarsıldı. Ortahisar 88. Yıl Anadolu Lisesi’nde görev yapan Özcan, bir süredir tedavi gördüğü hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi.</p>

<p>Öğrencilerinin eğitim hayatına dokunan ve mesleğini uzun yıllar boyunca sürdüren Zeynep Özcan’ın vefatı; ailesi, öğrencileri, meslektaşları ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim-İş Trabzon Şubesi de yayımladığı taziye mesajında, sendika üyeleri Zeynep Özcan’ın hayatını kaybettiğini duyurarak ailesine, yakınlarına ve eğitim camiasına başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>Zeynep Özcan Son Yolculuğuna Uğurlanacak</p>

<p>Zeynep Özcan için cenaze namazı, 12 Temmuz 2026 Pazar günü öğle namazının ardından Trabzon İskenderpaşa Camii’nde kılınacak. Özcan, cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak.</p>

<p>Özcan’ın görev yaptığı okulda ve Trabzon’daki eğitim çevrelerinde duyulan üzüntü, paylaşılan başsağlığı mesajlarına da yansıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-egitim-camiasinin-aci-kaybi-biyoloji-ogretmeni-zeynep-ozcan-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5708.jpeg" type="image/jpeg" length="57470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beynin Sessiz Koridorlarında Açılan İlk Kapı: Dr. Aysima Altınok]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/beynin-sessiz-koridorlarinda-acilan-ilk-kapi-dr-aysima-altinok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/beynin-sessiz-koridorlarinda-acilan-ilk-kapi-dr-aysima-altinok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin ilk kadın beyin cerrahı Aysima Altınok, cerrahinin erkek egemen kabul edildiği yıllarda açtığı yolla yalnızca tıp tarihine geçmedi; yetiştirdiği hekimler ve eğitime verdiği destekle kendisinden sonra gelen kadınların önündeki görünmez duvarları da yıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kadınların cerrahinin en zorlu alanlarından uzak tutulduğu bir dönemde Aysima Altınok, Türkiye’nin ilk kadın beyin cerrahı oldu. Ameliyathanelerdeki başarısı, yetiştirdiği hekimler ve eğitime verdiği destekle yalnızca tıp tarihine adını yazdırmadı; kendisinden sonra gelen kadınların önündeki görünmez duvarlardan birini de yıktı.</p>

<p>Bir insanın beynine dokunmak, tıbbın belki de en ağır sorumluluklarından biridir.</p>

<p>Cerrahın karşısında yalnızca bir organ değil; insanın hafızası, hareketleri, dili, duyguları ve bütün bir yaşamı vardır. Milimetrelerle ölçülen bir hata, bir ömrün yönünü değiştirebilir.</p>

<p>Aysima Altınok, böylesine zorlu bir alanı seçtiğinde takvimler 1950’li yılları gösteriyordu. Beyin cerrahisi Türkiye’de henüz gelişmekte olan genç bir uzmanlık dalıydı. Cerrahi ise dünyanın birçok yerinde olduğu gibi büyük ölçüde erkeklere ait bir meslek olarak görülüyordu.</p>

<p>Altınok’un önünde iki büyük engel vardı.</p>

<p>Birincisi, henüz emekleme dönemindeki beyin cerrahisinin teknik ve bilimsel güçlükleriydi.</p>

<p>İkincisi ise kadın olmasıydı.</p>

<p>Ancak o, bu engellerin hiçbirini yolundan dönmek için gerekçe kabul etmedi.</p>

<p>Erzincan’dan İstanbul’a Uzanan Yol</p>

<p>Aysima Altınok, 20 Eylül 1929’da Erzincan’da dört çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak dünyaya geldi. İlkokulu doğduğu şehirde tamamladı. Ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındıktan sonra Süleymaniye Kız Ortaokulu ve İstanbul Kız Lisesinde öğrenim gördü. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine üçüncülükle girdi ve 1952 yılında mezun oldu.</p>

<p>Beyin cerrahisine yönelmesinde, tıp fakültesinin ikinci sınıfında aldığı anatomi ve fizyoloji dersleri belirleyici oldu. İnsan bedeninin birçok yapısı hakkında önemli bilgiler bulunmasına rağmen, bütün sistemi yöneten beynin hâlâ büyük bilinmezlikler taşıması onu derinden etkiledi.</p>

<p>Kararını o yıllarda verdi.</p>

<p>Beyin cerrahı olacaktı.</p>

<p>Bu karar, genç bir kadın hekim için yalnızca bir uzmanlık tercihi değil; dönemin yerleşmiş kabullerine karşı sessiz ama kararlı bir meydan okumaydı.</p>

<p>Ameliyatları Merdivenin Üzerinden İzledi</p>

<p>Altınok, mezuniyetinin ardından Cerrahpaşa’daki Üçüncü Cerrahi Kliniğinde çalışmaya başladı. Beyin cerrahisine yönelmek istediğini Doç. Dr. Feyyaz Berkay’a anlatarak ameliyatları izlemesine izin verilmesini istedi.</p>

<p>O yıllarda ameliyathanelerde bugünkü eğitim ve görüntüleme olanakları yoktu. Altınok, Berkay’ın arkasına yerleştirilen bir merdivene çıkarak ameliyatları izlediğini ve yaklaşık iki buçuk yıl boyunca bu şekilde çalıştığını kendi anlatımlarında aktarıyordu.</p>

<p>Henüz ameliyat masasının başında değildi.</p>

<p>Ancak o masaya ulaşmak için gereken sabrı, dikkati ve kararlılığı çoktan göstermeye başlamıştı.</p>

<p>Beyin cerrahisi eğitimi almak amacıyla yurt dışındaki bazı üniversitelere de başvurdu. Ancak kendi anlatımına göre, kadın hekimleri cerrahi bölümlere kabul etmeyen bazı kurumlar tarafından geri çevrildi.</p>

<p>Kapanan kapılar, onu hedefinden vazgeçirmedi.</p>

<p>1956 yılında Haydarpaşa Numune Hastanesinde Op. Dr. Hami Dilek ve Op. Dr. Ertuğrul Saltuk’un yanında eğitimini sürdürdü. Daha sonra Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde Dr. Hüsamettin Gökay’ın ekibine katıldı.</p>

<p>Bazen insanın karşısına çıkan engeller, yolun sonunu değil, yeni bir başlangıcın kapısını gösterir.</p>

<p>Aysima Altınok’un hikâyesi de bunun en güçlü örneklerinden biridir.</p>

<p>Türkiye’nin İlk Kadın Beyin Cerrahı</p>

<p>Aysima Altınok, eğitimini tamamlayarak 22 Kasım 1959’da beyin ve sinir cerrahisi uzmanı oldu.</p>

<p>Böylece Türkiye’nin ilk kadın beyin cerrahı ve dünyada bu uzmanlığı kazanan erken dönem kadın hekimlerden biri olarak tıp tarihine geçti.</p>

<p>Bu yalnızca bir uzmanlık unvanı değildi.</p>

<p>Aynı zamanda kadınların tıbbın en ağır sorumluluk gerektiren alanlarından birinde de başarılı olabileceğinin güçlü bir kanıtıydı.</p>

<p>Altınok bunu yüksek sesli söylemlerle değil; çalışarak, öğrenerek ve ameliyat masasındaki başarısıyla gösterdi.</p>

<p>Artık kendisinden sonra gelen bir kadın hekim için “Bu alanda kadın olmaz.” demek eskisi kadar kolay değildi.</p>

<p>Çünkü Aysima Altınok vardı.</p>

<p>Bakırköy’de Geçen Bir Meslek Hayatı</p>

<p>Uzmanlığını aldıktan sonra Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde çalışmalarını sürdürdü. Beyin cerrahlarının sayısının oldukça sınırlı olduğu yıllarda farklı hastanelerdeki acil vakalara ve konsültasyonlara da destek verdi.</p>

<p>1968 yılında nöroşirürji kliniği şefi oldu ve bu görevini 1992 yılında emekli oluncaya kadar sürdürdü.</p>

<p>Aynı yıl kurulan Türkiye’nin ilk Nöroşirürji Cemiyetinin kurucuları arasında yer aldı. Prof. Dr. Feyyaz Berkay ve Prof. Dr. Bülent Tarcan ile birlikte anılması, onun yalnızca başarılı bir cerrah değil, aynı zamanda alanının kurumsallaşmasına katkı sunan öncü isimlerden biri olduğunu gösteriyordu.</p>

<p>Ancak Aysima Altınok’un başarısı yalnızca yaptığı ameliyatlarla ölçülemezdi.</p>

<p>Bir kliniğin gerçek mirası duvarları ya da cihazları değil, yetiştirdiği insanlardır.</p>

<p>Altınok, genç hekimlerin eğitimine büyük önem verdi. Deneyimini paylaşmaktan hiçbir zaman kaçınmadı. Kendisinden sonra gelen beyin cerrahlarının yetişmesine katkı sağladı. Onlara yalnızca cerrahi teknikleri değil; disiplin, sorumluluk ve hastaya duyulan saygıyı da aktardı.</p>

<p>İlk olmak önemliydi.</p>

<p>Ancak kendisinden sonrakilere yol göstermek belki de bundan çok daha değerliydi.</p>

<p>Ödüllerden Daha Büyük Bir Miras</p>

<p>Aysima Altınok, 1990 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yılın en başarılı uzman hekimi seçildi. 1992 yılında otuz sekiz yılı aşan kamu hizmetinin ardından emekliye ayrıldı. 1996 yılında ise Türk Nöroşirürji Derneğinin onursal üyeliğine kabul edildi.</p>

<p>Emeklilik, onun tıpla ve genç hekimlerle bağını koparmadı.</p>

<p>Türk Nöroşirürji Derneği bünyesinde kendi girişimiyle başlatılan Dr. Aysima Altınok Nöroşirürji Uzmanlık Tez Ödülü, genç hekimlerin bilimsel çalışmalarını desteklemek amacıyla oluşturuldu ve sonraki yıllarda başarılı uzmanlık tezlerine verilmeye başlandı.</p>

<p>Altınok’un mirası ameliyathanelerle de sınırlı kalmadı.</p>

<p>Türk Eğitim Vakfının bağışçıları arasında yer aldı. Meslek hayatı boyunca biriktirdiklerinin önemli bir bölümünü kız çocuklarının ve ihtiyaç sahibi gençlerin eğitimine ayırdı. Destek verdiği öğrenciler arasında tıp fakültesinde okuyan ve onun izinden gitmek isteyen genç kadınlar da vardı.</p>

<p>Bir zamanlar kadın olduğu için önüne kapılar kapatılmıştı.</p>

<p>Hayatının ilerleyen yıllarında ise başka genç kadınların önündeki kapıları açmaya çalıştı.</p>

<p>Belki de hikâyesinin en anlamlı yanı buydu.</p>

<p>Açılan Kapı Bir Daha Kapanmadı</p>

<p>Türk Nöroşirürji Derneği, 5 Ağustos 2024 tarihinde Dr. Aysima Altınok’un hayatını kaybettiğini duyurdu. 8 Ağustos’ta Bakırköy’de düzenlenen törenin ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p>

<p>Ardında yaklaşık kırk yıllık kamu hizmeti, yetişmesine katkı sunduğu beyin cerrahları, desteklediği öğrenciler ve Türk tıp tarihinde silinmeyecek bir iz bıraktı.</p>

<p>Bazı insanların gerçek mirası, öz geçmişlerinde yazan görevlerden ve aldıkları ödüllerden çok daha büyüktür.</p>

<p>Aysima Altınok’un mirası da tam olarak budur.</p>

<p>O, yalnızca Türkiye’nin ilk kadın beyin cerrahı olmadı.</p>

<p>Kendisinden sonra gelecek kadınların ameliyathanelere daha büyük bir güvenle girebilmesini sağladı.</p>

<p>Bugün Türkiye’de kadın beyin cerrahları ameliyat masalarının başında duruyor, klinikler yönetiyor, öğrenciler yetiştiriyor ve bilimsel araştırmalar yürütüyorsa, onların arkasında Aysima Altınok’un sessiz ama güçlü ayak izleri de vardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarih bazen büyük meydanlarda yazılmaz.</p>

<p>Bazen bir ameliyathanede, dikkatle tutulan bir neşterin ucunda yazılır.</p>

<p>Aysima Altınok’un açtığı kapıdan bugün pek çok kadın hekim geçiyor.</p>

<p>Ve o kapı artık bir daha kapanmayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/beynin-sessiz-koridorlarinda-acilan-ilk-kapi-dr-aysima-altinok</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5704.jpeg" type="image/jpeg" length="99511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güneş Kremi Hakkında En Çok Yapılan 5 Hata: Cilt Kanseri Uzmanından Hayati Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gunes-kremi-hakkinda-en-cok-yapilan-5-hata-cilt-kanseri-uzmanindan-hayati-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gunes-kremi-hakkinda-en-cok-yapilan-5-hata-cilt-kanseri-uzmanindan-hayati-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında güneş kremi kullanımı artsa da uzmanlara göre birçok kişi ürünü yanlış kullanıyor. Cilt kanseri uzmanı, etkili korunmanın yalnızca yüksek SPF seçmekten ibaret olmadığını vurgulayarak en sık yapılan beş hataya dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güneş kremi tek başına yeterli değil</p>

<p>Güneşten korunmanın en önemli yollarından biri güneş kremi kullanmak olsa da uzmanlar bunun tek başına tam koruma sağlamadığını belirtiyor. Geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü, koruyucu kıyafetler ve özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde gölgede kalmak da cilt sağlığını korumanın önemli parçaları arasında yer alıyor.</p>

<p>1. En yüksek SPF her zaman daha iyi anlamına gelmiyor</p>

<p>Uzmanlara göre günlük yaşamda geniş spektrumlu SPF 30 güneş kremleri çoğu kişi için yeterli koruma sağlayabiliyor. Uzun süre dışarıda kalınacak, denize girilecek veya yoğun güneş altında çalışılacak durumlarda ise SPF 50 ve üzeri ürünler tercih edilebiliyor. Asıl önemli olan ise ürünün doğru miktarda uygulanması ve düzenli aralıklarla yenilenmesi.</p>

<p>2. Güneş kremini sadece plajda kullanmak büyük hata</p>

<p>Ultraviyole ışınları yalnızca tatilde değil; yürüyüşte, araç kullanırken veya günlük dış mekân aktivitelerinde de cilde zarar verebiliyor. Dermatoloji uzmanları güneş koruyucunun yaz kış, bulutlu günlerde bile günlük bakım rutininin bir parçası olması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>3. Bir kez sürmek tüm gün korumuyor</p>

<p>Uzmanların en sık karşılaştığı yanlışlardan biri de güneş kreminin sabah sürülüp gün boyu yenilenmemesi. Terleme, yüzme ve havluyla kurulanma sonrasında koruyucu etkinlik azalıyor. Bu nedenle güneş kreminin yaklaşık iki saatte bir, ayrıca yüzme ve yoğun terleme sonrasında yeniden uygulanması öneriliyor.</p>

<p>4. Yeterli miktarda kullanılmıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmalar, insanların büyük bölümünün önerilen miktarın çok altında güneş kremi kullandığını gösteriyor. Yüz ve boyun için yaklaşık iki parmak uzunluğunda, tüm vücut için ise yaklaşık bir avuç dolusu ürün öneriliyor. Daha az uygulama, etikette belirtilen SPF korumasının önemli ölçüde azalmasına neden olabiliyor.</p>

<p>5. Düzenli kullanım cilt kanseri riskini azaltabiliyor</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, düzenli güneş kremi kullanımının ultraviyole ışınlarının neden olduğu DNA hasarını azaltarak cilt kanseri riskini düşürmeye yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, sosyal medyada zaman zaman dolaşıma giren “güneş kremi zararlıdır” veya “cilt kanserine neden olur” iddialarının bilimsel kanıtlarla desteklenmediğini vurguluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre doğru ürün seçimi kadar doğru kullanım alışkanlığı da büyük önem taşıyor. Düzenli ve bilinçli güneşten korunma, hem erken cilt yaşlanmasını yavaşlatıyor hem de uzun vadede cilt kanseri riskinin azaltılmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>Kaynaklar:</p>

<ul>
 <li>New Scientist</li>
 <li>Skin Cancer Foundation</li>
 <li>American Academy of Dermatology (AAD)</li>
 <li>World Health Organization (WHO)</li>
 <li>U.S. Food and Drug Administration (FDA)</li>
 <li>Centers for Disease Control and Prevention (CDC)</li>
 <li>Cancer Research UK</li>
 <li>National Health Service (NHS)</li>
 <li>American Cancer Society</li>
 <li>Journal of the American Academy of Dermatology (JAAD)</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gunes-kremi-hakkinda-en-cok-yapilan-5-hata-cilt-kanseri-uzmanindan-hayati-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 08:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5703.jpeg" type="image/jpeg" length="95580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bacak Ağrısı Her Zaman Yorgunluktan Değil: İşte En Yaygın Nedenleri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bacak-agrisi-her-zaman-yorgunluktan-degil-iste-en-yaygin-nedenleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bacak-agrisi-her-zaman-yorgunluktan-degil-iste-en-yaygin-nedenleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kas yorgunluğundan sinir sıkışmasına, dolaşım bozukluğundan damar içindeki pıhtıya kadar birçok sağlık sorunu bacak ağrısına yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle aniden başlayan ve şişliğin eşlik ettiği ağrıların hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bacak ağrısı, günlük yaşamda en sık karşılaşılan sağlık yakınmalarından biri. Uzun süre ayakta kalmak, yoğun egzersiz yapmak veya ters bir hareket sonucunda ortaya çıkan ağrılar çoğu zaman kısa sürede geçiyor. Ancak dinlenmeye rağmen devam eden, tekrarlayan ya da şişlik, uyuşma ve renk değişikliğiyle birlikte görülen bacak ağrısı önemli bir hastalığın işareti olabiliyor.</p>

<p>Kas krampları ve zorlanmalar</p>

<p>Bacak ağrısının en yaygın nedenleri arasında kas krampları, kas zorlanmaları ve küçük lif yırtıkları bulunuyor. Yoğun egzersiz, yetersiz sıvı tüketimi, uzun süre aynı pozisyonda kalmak veya kasların aşırı kullanılması özellikle baldır bölgesinde ani ve keskin ağrıya neden olabiliyor.</p>

<p>Kramplar genellikle birkaç saniye veya dakika içinde geçse de sık tekrarlaması durumunda kullanılan ilaçların, sıvı-elektrolit dengesinin ve altta yatan hastalıkların değerlendirilmesi gerekebiliyor.</p>

<p>Siyatik ağrısı bacağa yayılabilir</p>

<p>Bel bölgesindeki sinirlerin baskı altında kalması, kalçadan başlayarak bacağın arka kısmına doğru yayılan ağrıya yol açabiliyor. Siyatik olarak bilinen bu durumda ağrıya yanma, karıncalanma, uyuşma veya kas güçsüzlüğü eşlik edebiliyor.</p>

<p>Uzun süre oturmak, ağır kaldırmak veya ani hareketler şikâyetleri artırabiliyor. İdrar veya dışkı kontrolünde değişiklik, iki bacakta birden güç kaybı ya da genital bölgede uyuşma gelişmesi ise acil değerlendirme gerektiriyor.</p>

<p>Damar daralması yürürken ağrı yapabilir</p>

<p>Bacak damarlarında yağlı birikintiler nedeniyle daralma gelişmesi, kaslara yeterli kan ulaşmasını engelleyebiliyor. Periferik arter hastalığı adı verilen bu durumda ağrı çoğunlukla yürürken ortaya çıkıyor ve dinlenince azalıyor.</p>

<p>Özellikle sigara kullanan, diyabeti, yüksek tansiyonu veya yüksek kolesterolü bulunan kişilerde risk artıyor. Ayakta soğukluk, solukluk, iyileşmeyen yaralar ve nabzın zayıflaması da dolaşım bozukluğuna işaret edebiliyor.</p>

<p>Tek taraflı şişlik ve ağrı pıhtı belirtisi olabilir</p>

<p>Bacağın derin toplardamarlarında pıhtı oluşması, derin ven trombozu olarak tanımlanıyor. Genellikle tek bacakta görülen ani şişlik, baldır ağrısı, sıcaklık artışı ve ciltte kızarıklık veya morarma önemli belirtiler arasında yer alıyor.</p>

<p>Uzun yolculuklar, uzun süre hareketsiz kalmak, yakın zamanda ameliyat geçirmek, gebelik, bazı kanser türleri ve pıhtılaşma eğilimini artıran hastalıklar riski yükseltebiliyor. Pıhtının akciğere ulaşması nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya kanlı öksürük gibi hayati tehlike taşıyan belirtilere neden olabiliyor.</p>

<p>Varis ve toplardamar yetmezliği</p>

<p>Toplardamar kapakçıklarının yeterince çalışmaması kanın bacaklarda göllenmesine yol açabiliyor. Bu durumda özellikle günün ilerleyen saatlerinde ağırlık hissi, zonklama, kaşıntı, şişlik ve gece krampları görülebiliyor.</p>

<p>Uzun süre oturmak veya ayakta durmak yakınmaları artırırken bacakları yukarı kaldırmak geçici rahatlama sağlayabiliyor. İlerlemiş vakalarda cilt renginde koyulaşma ve ayak bileği çevresinde yaralar gelişebiliyor.</p>

<p>Eklem ve tendon sorunları</p>

<p>Diz veya kalça kireçlenmesi, menisküs yaralanmaları, tendon iltihabı ve bağ hasarları da bacağın farklı bölgelerinde ağrı oluşturabiliyor. Ağrının hareketle artması, eklemde şişlik, sertlik, takılma veya hareket kısıtlılığı görülmesi ortopedik değerlendirme gerektirebiliyor.</p>

<p>Diz arkasında oluşan Baker kisti ise gerginlik, şişlik ve baldır bölgesine yayılan ağrıya neden olabiliyor. Kistin yırtılması durumunda belirtiler damar pıhtısıyla karışabileceğinden kesin tanı için muayene gerekiyor.</p>

<p>Sinir hasarı ve vitamin eksiklikleri</p>

<p>Diyabet başta olmak üzere bazı hastalıklar çevresel sinirlerde hasara yol açabiliyor. Periferik nöropati olarak adlandırılan bu tabloda yanma, batma, elektriklenme, uyuşma ve gece artan ağrı görülebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>B12 vitamini eksikliği, bazı ilaçlar, aşırı alkol tüketimi ve kimi metabolik hastalıklar da sinir kaynaklı yakınmalara neden olabiliyor. Belirtilerin yalnızca ağrı kesiciyle bastırılması yerine altta yatan nedenin belirlenmesi önem taşıyor.</p>

<p>Bacak ağrısında ne zaman doktora başvurulmalı?</p>

<p>Ağrının birkaç gün içinde azalmaması, giderek şiddetlenmesi, yürüme sırasında sürekli tekrarlaması veya günlük hareketleri engellemesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.</p>

<p>Tek bacakta aniden gelişen şişlik ve sıcaklık artışı, travma sonrası üzerine basamama, ayağın soğuması veya soluklaşması, belirgin kas güçsüzlüğü ve iyileşmeyen yaralar gecikmeden değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.</p>

<p>Bacak ağrısıyla birlikte nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma hissi veya kanlı öksürük ortaya çıkması halinde ise acil yardım çağrılması gerekiyor.</p>

<p>Kaynak:</p>

<p>* Mayo Clinic (Periferik arter hastalığı, varis, meralgia parestetika)<br />
* Cleveland Clinic (Siyatik)<br />
* National Heart, Lung, and Blood Institute (Derin ven trombozu)<br />
* American Academy of Orthopaedic Surgeons (Kas zorlanmaları, stres kırıkları, shin splints)<br />
* Arthritis Foundation (Artrit)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bacak-agrisi-her-zaman-yorgunluktan-degil-iste-en-yaygin-nedenleri</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 08:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5700.jpeg" type="image/jpeg" length="67502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Kenan Haroun Hamlesi Gündemi Isıttı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-kenan-haroun-hamlesi-gundemi-isitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-kenan-haroun-hamlesi-gundemi-isitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un genç orta saha Kenan Haroun için temaslarını hızlandırdığı, oyuncunun bordo-mavili formaya sıcak baktığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor transfer çalışmalarında genç ve gelişime açık oyunculara yönelirken, Belçika’da forma giyen Kenan Haroun dosyası yeniden hareketlendi. Bordo-mavililerin 19 yaşındaki orta saha oyuncusu için kulübüyle temaslarını sıklaştırdığı iddia ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kenan Haroun’un Trabzonspor’da forma giymeye istekli olduğu ve Türkiye’ye transfer seçeneğine olumlu yaklaştığı konuşuluyor. Genç oyuncunun fizik gücü, top taşıma becerisi ve merkez orta sahadaki çok yönlü yapısı nedeniyle scout ekibinin dikkatini çektiği belirtiliyor.</p>

<p>Trabzonspor’un orta saha planlamasında Kenan Haroun’un yanı sıra Yunus Emre Konak ve Mithat Pala gibi yerli statüsünde değerlendirilebilecek isimleri de takip ettiği ifade ediliyor. Yönetimin yaş, maliyet ve gelişim potansiyeline göre listedeki adayları daraltması bekleniyor.</p>

<p>Kenan Haroun transferiyle ilgili henüz resmi açıklama yapılmadı. Ancak oyuncunun bordo-mavili takıma sıcak bakması, Trabzonspor’un görüşmelerdeki en önemli avantajlarından biri olarak gösteriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-kenan-haroun-hamlesi-gundemi-isitti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 07:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5663.jpeg" type="image/jpeg" length="54288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Perşembe’de 65 Yıllık Evlilik Acı Sonla Bitti: Eşini Uğurlayan Sırrı Yazıcı da Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/persembede-65-yillik-evlilik-aci-sonla-bitti-esini-ugurlayan-sirri-yazici-da-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/persembede-65-yillik-evlilik-aci-sonla-bitti-esini-ugurlayan-sirri-yazici-da-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun Perşembe ilçesinde 65 yıl boyunca aynı hayatı paylaşan Fatma ve Sırrı Yazıcı çifti, peş peşe gelen vefatlarıyla yakınlarını ve ilçe halkını yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ordu’nun Perşembe ilçesinde yaşayan Fatma ve Sırrı Yazıcı çiftinden peş peşe gelen acı haber, ilçe genelinde büyük üzüntü yarattı. Yaklaşık 65 yıldır hayat arkadaşlığı yapan çift, birkaç gün arayla hayata veda etti.</p>

<p>88 yaşındaki Fatma Yazıcı’nın geçtiğimiz pazar günü hayatını kaybetmesinin ardından, 93 yaşındaki eşi Sırrı Yazıcı da eşinin yokluğuna daha fazla dayanamadı. Pazartesi günü eşini son yolculuğuna uğurlayan Sırrı Yazıcı, cenaze töreninin ardından fenalaşarak Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Sırrı Yazıcı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.</p>

<p>Ömürlerinin büyük bölümünü birlikte geçiren Yazıcı çiftinin peş peşe yaşanan vefatları, ailesi, yakınları ve onları tanıyan vatandaşlar arasında derin üzüntüye neden oldu. İlçede uzun yıllardır tanınan çiftin hikâyesi, sevgi ve hayat arkadaşlığının unutulmaz örneklerinden biri olarak hafızalarda yer etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/persembede-65-yillik-evlilik-aci-sonla-bitti-esini-ugurlayan-sirri-yazici-da-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/i-m-g-2257.jpeg" type="image/jpeg" length="62913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yalova’da Başhekim Belirsizliği: Vatandaşlar ve Sağlık Çalışanlarından “Devam Etsin” Talebi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yalovada-bashekim-belirsizligi-vatandaslar-ve-saglik-calisanlarindan-devam-etsin-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yalovada-bashekim-belirsizligi-vatandaslar-ve-saglik-calisanlarindan-devam-etsin-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekimlik görevine ilişkin süreç yakından takip edilirken, kamuoyunda mevcut Başhekim Op. Dr. Hasan Ergenç’in görevine devam etmesi yönünde görüşlerin öne çıktığı ifade ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekimlik görevine ilişkin belirsizlik sürerken, gözler Sağlık Bakanlığı’nın vereceği karara çevrildi. Resmi bir açıklama yapılmazken, kentte sağlık camiası ve vatandaşlar süreci yakından izliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanede son dönemde sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik atılan adımların ardından, kamuoyunda mevcut Başhekim Op. Dr. Hasan Ergenç’in görevine devam etmesi yönünde beklentilerin bulunduğu belirtiliyor. Özellikle hastaneden hizmet alan vatandaşlar ile bazı sağlık çalışanlarının, yönetimde istikrarın korunmasının sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından önemli olduğu görüşünü dile getirdiği ifade ediliyor.</p>

<p>Kentte konuşulan değerlendirmelerde, son yıllarda hayata geçirilen hizmetler, poliklinik kapasitesindeki artış ve hastane yönetimindeki koordinasyonun devam etmesi gerektiği yönünde görüşlerin öne çıktığı aktarılıyor. Bu nedenle birçok kişinin, mevcut başhekimin görevine devam etmesini istediği ifade ediliyor.</p>

<p>Öte yandan, başhekimlik görevine ilişkin henüz Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanmış resmi bir atama ya da görev değişikliği kararı bulunmuyor. Sürecin önümüzdeki günlerde netlik kazanması beklenirken, nihai kararın Bakanlığın değerlendirmesi doğrultusunda şekilleneceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yalovada-bashekim-belirsizligi-vatandaslar-ve-saglik-calisanlarindan-devam-etsin-talebi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 07:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5694.jpeg" type="image/jpeg" length="30097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazimağusa’da Polis Memuru Mustafa Paşa Evinde Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gazimagusada-polis-memuru-mustafa-pasa-evinde-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gazimagusada-polis-memuru-mustafa-pasa-evinde-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazimağusa’da görev yapan 41 yaşındaki polis memuru Mustafa Paşa, kendisinden haber alınamaması üzerine girilen evinde yaşamını yitirmiş halde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Paşa’nın kesin ölüm nedeninin yapılacak incelemeler sonucunda belirlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Gazimağusa’da görev yapan polis memuru Mustafa Paşa’nın ani ölümü, ailesi, meslektaşları ve sevenlerini yasa boğdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, 41 yaşındaki Mustafa Paşa’ya uzun süre ulaşamayan eşi, telefonlarına yanıt alamaması üzerine komşularından yardım istedi. Paşa’ya ait aracın evin önünde bulunduğunun görülmesi üzerine durum yetkililere bildirildi.</p>

<p>Kapının açılmasının ardından eve girenler, Mustafa Paşa’yı koridorda hareketsiz halde buldu. Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Paşa’nın yaşamını yitirdiği belirlendi.</p>

<p>Polis ekipleri evde ve çevresinde inceleme gerçekleştirirken, Mustafa Paşa’nın kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsi ve incelemelerin ardından netleşeceği bildirildi.</p>

<p>Çevresinde sevilen ve saygı duyulan bir isim olarak tanınan Mustafa Paşa’nın vefatı, polis teşkilatında ve Gazimağusa’da büyük üzüntüye neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gazimagusada-polis-memuru-mustafa-pasa-evinde-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 22:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5690.jpeg" type="image/jpeg" length="85047"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor'da Prestianni hareketliliği]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-prestianni-hareketliligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-prestianni-hareketliligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, hücum hattını güçlendirmek adına genç ve yetenekli isimleri radarına almaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Portekiz kaynaklı scout sızıntıları ve bordo-mavili kulübe yakın muhabirlerin kulislerine göre, Karadeniz ekibi Portekiz devi Benfica forması giyen Gianluca Prestianni için devreye girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hücumun kanatlarında ve on numara pozisyonunda görev yapabilen 20 yaşındaki Arjantinli oyuncu için ilk temasların kurulduğu belirtiliyor. Portekiz kulübünün genç yeteneği kiralama formülüne sıcak bakmasının ardından, Trabzonspor yönetiminin oyuncunun transfer şartlarını sorduğu iddia edildi. Kulübe yakın çevrelerden sızan bilgilere göre, teknik heyetin onayının ardından oyuncunun video analiz talebiyle scout listesinde öncelikli sıralara çekildiği kulislerde konuşuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-prestianni-hareketliligi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5687.jpeg" type="image/jpeg" length="65496"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaelispor’da Orta Saha Listesi Şekillendi: 4 İsim Öne Çıktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-listesi-sekillendi-4-isim-one-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-listesi-sekillendi-4-isim-one-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaelispor’un orta saha transferinde Salih Uçan ve Berkan Kutlu dosyalarını takip ettiği, Soner Dikmen ile Burak İnce’yi de alternatif listede tuttuğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocaelispor’da yeni sezon öncesi orta saha operasyonu hız kazandı. Yeşil-siyahlıların hem 8 hem de 10 numara rolünde görev yapabilecek, oyun kurulumuna ve skor üretimine katkı verecek yerli bir oyuncu aradığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer gündemindeki öncelikli isimler Salih Uçan ve Berkan Kutlu olarak öne çıkıyor. Berkan Kutlu’nun yurt dışı seçeneğini değerlendirmesi nedeniyle bu dosyanın zorlaştığı, şartların uygun hale gelmesi durumunda Salih Uçan için görüşmelerin ilerleyebileceği konuşuluyor.</p>

<p>Kocaelispor’un alternatif listesinde ise Süper Lig tecrübesi bulunan Soner Dikmen ile gelişime açık orta saha oyuncusu Burak İnce profillerinin yer alabileceği değerlendiriliyor. Yönetimin maaş beklentisi, bonservis şartları ve teknik heyetin raporuna göre listesini daraltması bekleniyor.</p>

<p>Transferlerle ilgili henüz resmi açıklama yapılmadı. Kocaelispor’un orta sahaya liderlik edebilecek bir yerli oyuncu kazandırmak için temaslarını sürdürdüğü ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-listesi-sekillendi-4-isim-one-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 21:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="50987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme Kanseri Her Zaman Kitleyle Başlamıyor: Uzmanların Dikkat Çektiği 7 Sessiz Belirti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/meme-kanseri-her-zaman-kitleyle-baslamiyor-uzmanlarin-dikkat-cektigi-7-sessiz-belirti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/meme-kanseri-her-zaman-kitleyle-baslamiyor-uzmanlarin-dikkat-cektigi-7-sessiz-belirti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meme kanserinin en bilinen belirtisi memede ele gelen kitle olsa da uzmanlar, hastalığın bazen çok daha sessiz belirtilerle ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Cilt değişikliklerinden meme ucundaki farklılaşmalara kadar birçok bulgu, erken tanı için kritik önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak birçok kişi hastalığın yalnızca memede hissedilen bir kitleyle başladığını düşünüyor. Oysa uzmanlara göre bazı hastalarda ilk belirtiler, gözden kaçabilecek kadar hafif ve farklı olabiliyor.</p>

<p>En sık görülen belirti yeni gelişen bir meme kitlesi olsa da, memede ya da koltuk altında şişlik, ciltte portakal kabuğu görünümünü andıran kalınlaşma, meme ucunun içe doğru çekilmesi, meme ucundan kanlı veya kendiliğinden gelen akıntı, memenin şekil veya boyutunda belirgin değişiklikler ile açıklanamayan kalıcı ağrı da değerlendirilmesi gereken önemli uyarılar arasında yer alıyor.</p>

<p>Uzmanlar özellikle şu daha az bilinen belirtilere dikkat çekiyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Meme derisinde kızarıklık veya kalınlaşma</li>
 <li>Portakal kabuğu görünümünde cilt değişiklikleri</li>
 <li>Meme ucunun içe dönmesi veya şeklinin değişmesi</li>
 <li>Meme ucunda pullanma, kabuklanma ya da yara</li>
 <li>Kendiliğinden gelişen kanlı veya berrak akıntı</li>
 <li>Koltuk altında açıklanamayan şişlik</li>
 <li>Tek memede belirgin boyut veya şekil değişikliği</li>
</ul>

<p>Bununla birlikte, bu belirtilerin görülmesi her zaman meme kanseri anlamına gelmiyor. Kistler, enfeksiyonlar, hormonal değişiklikler ve iyi huylu meme hastalıkları da benzer yakınmalara neden olabiliyor. Kesin tanı için fizik muayene, görüntüleme yöntemleri ve gerektiğinde biyopsi yapılması gerekiyor.</p>

<p>Uzmanlar, erken evrede meme kanserinin çoğu zaman hiçbir belirti vermeyebileceğini de vurguluyor. Bu nedenle yaş ve risk durumuna uygun mamografi taramalarının aksatılmaması, kişilerin kendi meme yapısını tanıması ve yeni gelişen değişiklikleri gecikmeden sağlık kuruluşuna bildirmesi erken tanı şansını artırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/meme-kanseri-her-zaman-kitleyle-baslamiyor-uzmanlarin-dikkat-cektigi-7-sessiz-belirti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 20:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5686.jpeg" type="image/jpeg" length="24534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Stoper Listesi Şekillendi: 4 İsim Masada]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-stoper-listesi-sekillendi-4-isim-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-stoper-listesi-sekillendi-4-isim-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da savunma transferi için Ahmetcan Kaplan, Cenk Özkaçar, Adil Demirbağ ve Oumar Solet isimleri öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor’da stoper transferi için hazırlanan alternatif liste netleşmeye başladı. Bordo-mavili ekipte Arseniy Batagov’un sağlık durumu, yabancı kontenjanı ve kadrodan ayrılabilecek isimler transfer planının yönünü belirleyecek.</p>

<p>Savunma hattında yerli çözüm arayışı güç kazanırken Ahmetcan Kaplan, Cenk Özkaçar ve Adil Demirbağ isimlerinin değerlendirilen profiller arasında bulunduğu konuşuluyor. Yabancı seçenekler içinde ise fizik gücü ve atletizmiyle öne çıkan Oumar Solet dikkat çekiyor.</p>

<p>Trabzonspor’un özellikle sol ayağını kullanabilen, geriden oyun kurabilen ve savunmanın farklı bölgelerinde görev yapabilecek bir oyuncu istediği ifade ediliyor. Yönetimin mali şartlar, yabancı kontenjanı ve teknik heyetin son raporuna göre listedeki isimleri daraltması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer süreciyle ilgili henüz resmi açıklama yapılmadı. Bordo-mavililerin Batagov’un dönüş takvimini gördükten sonra stoper operasyonunu hızlandırabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-stoper-listesi-sekillendi-4-isim-masada</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 19:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5663.jpeg" type="image/jpeg" length="68216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Los Angeles’ta Türk Aileyi Yasa Boğan Olay: Hamile Kadın, Eşi ve Doğmamış Bebek Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/los-angelesta-turk-aileyi-yasa-bogan-olay-hamile-kadin-esi-ve-dogmamis-bebek-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/los-angelesta-turk-aileyi-yasa-bogan-olay-hamile-kadin-esi-ve-dogmamis-bebek-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Los Angeles kentinde yaşayan Türk çiftin evinde yaşanan silahlı olay, büyük üzüntü yarattı. Sekiz buçuk aylık hamile olduğu belirtilen Gül Erdoğan, eşi Aytaç Erdoğan ve anne karnındaki bebek yaşamını yitirdi. Polis, olayın nedenini çok yönlü soruşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Los Angeles’ın Westwood semtinde meydana gelen trajik olay, ABD’deki Türk toplumunu derinden sarstı. Polis ekipleri, sabah erken saatlerde bir evden silah sesi duyulduğu yönündeki ihbar üzerine bölgeye sevk edildi.</p>

<p>Eve giren ekipler, Aytaç Erdoğan ile 8,5 aylık hamile olduğu belirtilen eşi Gül Erdoğan’ı silahla vurulmuş halde buldu. Sağlık görevlilerinin yaptığı incelemede çiftin olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Anne karnındaki bebeğin de kurtarılamadığı açıklandı.</p>

<p>Soruşturma çok yönlü sürüyor</p>

<p>Los Angeles Polis Departmanı (LAPD), olayın kesin nedeninin henüz netleşmediğini bildirdi. İlk değerlendirmelerde olayın cinayet ve failin ölümü ihtimali dahil çeşitli senaryolar üzerinde durulduğu belirtilirken, yetkililer nihai sonucun adli tıp raporları ile kriminal incelemelerin tamamlanmasının ardından ortaya çıkacağını vurguladı.</p>

<p>Olay yerinde uzun süre delil toplama çalışması yapan ekipler, silahın incelenmesi, dijital kayıtlar ve çiftin son dönemdeki iletişim trafiği dahil birçok başlıkta araştırmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Mahallede büyük üzüntü</p>

<p>Komşuların ifadelerine göre çift, kısa süre önce dünyaya gelmesi beklenen bebekleri için bir kutlama organizasyonu düzenlemişti. Yaşanan trajedi, mahallede ve ABD’deki Türk toplumu arasında büyük üzüntüye neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkonsolosluk süreci takip ediyor</p>

<p>Olayın ardından Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosluğu’nun da gelişmeleri yakından izlediği öğrenildi. Yetkililer, soruşturmaya katkı sağlayabilecek bilgiye sahip kişilerin emniyet birimleriyle iletişime geçmesini istedi.</p>

<p>Soruşturma devam ederken polis, olayın kesin nedeni ve sorumluluğuna ilişkin resmi açıklamanın delil incelemeleri tamamlandıktan sonra yapılacağını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/los-angelesta-turk-aileyi-yasa-bogan-olay-hamile-kadin-esi-ve-dogmamis-bebek-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5684.jpeg" type="image/jpeg" length="73784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FDA’dan Giyilebilir Kanser İlacı Enjektörüne Onay]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-giyilebilir-kanser-ilaci-enjektorune-onay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fdadan-giyilebilir-kanser-ilaci-enjektorune-onay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FDA, multipl miyelom tedavisinde kullanılan Sarclisa’nın yaklaşık 13 dakikada deri altına uygulanmasını sağlayan giyilebilir enjektör sistemine onay verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser Tedavisinde İlk Giyilebilir Enjektör Onayı</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi, multipl miyelom tedavisinde kullanılan Sarclisa’nın deri altına uygulanan yeni formuna onay verdi. Sarclisa Escena adıyla kullanıma sunulacak tedavi, hastanın vücuduna takılan otomatik bir enjektör aracılığıyla uygulanabilecek.</p>

<p>Karar, kanser tedavisinin giyilebilir bir enjektör sistemiyle uygulanmasına yönelik FDA tarafından verilen ilk onay olması nedeniyle dikkat çekiyor. Yeni sistemin uzun süren damar içi uygulamalara alternatif oluşturarak hastaların hastanede geçirdiği süreyi azaltması bekleniyor.</p>

<p>Sarclisa Escena nedir?</p>

<p>Sarclisa Escena’nın etken maddesi isatuximab-irfc olarak açıklandı. İlaç, multipl miyelom hücrelerinin yüzeyinde bulunan CD38 adlı proteini hedefleyen bir monoklonal antikor olarak kullanılıyor.</p>

<p>Isatuximab, kanser hücrelerine bağlanarak bağışıklık sisteminin bu hücreleri tanımasına ve ortadan kaldırmasına yardımcı oluyor. Tedavi tek başına değil, hastalığın evresine ve önceki tedavilere göre farklı standart ilaç kombinasyonlarıyla birlikte uygulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Giyilebilir kanser ilacı enjektörü nasıl çalışıyor?</p>

<p>Sarclisa Escena, CirCLIQ adı verilen giyilebilir enjeksiyon sistemiyle hastanın derisine yerleştiriliyor. Sistem, 1.400 miligramlık sabit ilaç dozunu otomatik olarak deri altına veriyor.</p>

<p>Cihazda geri çekilebilir ince bir iğne bulunuyor. Uygulamanın başlamasının ardından ilaç sağlık personelinin sürekli olarak enjektöre baskı uygulamasına gerek kalmadan hastaya aktarılıyor.</p>

<p>Tedavi gerektiğinde sağlık çalışanı tarafından manuel deri altı enjeksiyon sistemiyle de uygulanabilecek.</p>

<p>Tedavi süresi üç saatten 13 dakikaya düşüyor</p>

<p>Sarclisa’nın mevcut damar içi formunun uygulanması bazı hastalarda üç saate kadar sürebiliyor. Giyilebilir sistemle yapılan deri altı uygulamanın ortanca süresi ise yaklaşık 13 dakika olarak bildirildi.</p>

<p>Bu fark, düzenli aralıklarla tedavi alan multipl miyelom hastalarının hastanede geçirdiği zamanı önemli ölçüde azaltabilir.</p>

<p>Yeni yöntemin infüzyon koltuklarının kullanımını azaltması, onkoloji merkezlerindeki hasta akışını hızlandırması ve sağlık personelinin iş yükünü hafifletmesi de bekleniyor.</p>

<p>Giyilebilir Sarclisa hangi hastalar için onaylandı?</p>

<p>FDA onayı, Sarclisa’nın damar içi formu için geçerli olan üç multipl miyelom kullanım alanını kapsıyor.</p>

<p>Tedavi;</p>

<p>pomalidomid ve deksametazonla birlikte, daha önce lenalidomid ve proteazom inhibitörü içeren en az bir tedavi alan erişkinlerde,</p>

<p>karfilzomib ve deksametazonla birlikte, daha önce bir ila üç tedavi basamağı uygulanan nüks etmiş veya tedaviye dirençli hastalarda,</p>

<p>bortezomib, lenalidomid ve deksametazonla birlikte, yeni tanı alan ancak otolog kök hücre nakline uygun olmayan erişkin hastalarda kullanılabilecek.</p>

<p>Her hasta giyilebilir enjektörlü tedavi için uygun olmayabilir. Tedavi kararı hastalığın evresi, önceki tedaviler, hastanın genel durumu ve eşlik eden sağlık sorunları dikkate alınarak hematoloji uzmanı tarafından verilecek.</p>

<p>FDA onayı hangi klinik çalışmaya dayanıyor?</p>

<p>Onayın temelini 531 multipl miyelom hastasının katıldığı IRAKLIA adlı Faz III çalışma oluşturdu.</p>

<p>Araştırmada hastalar iki gruba ayrıldı. Bir gruba Sarclisa giyilebilir sistemle deri altından, diğer gruba ise damar yoluyla uygulandı. Her iki grupta da ilaç pomalidomid ve deksametazonla birlikte kullanıldı.</p>

<p>Giyilebilir enjektör grubunda objektif yanıt oranı yüzde 71,1 olarak ölçüldü. Damar içi tedavi grubunda ise bu oran yüzde 70,5 oldu.</p>

<p>Sonuçlar, deri altı uygulamanın etkinlik bakımından damar içi tedaviden daha düşük olmadığını gösterdi.</p>

<p>Uygulamaya bağlı reaksiyonlar azaldı</p>

<p>IRAKLIA çalışmasında damar içi Sarclisa alan hastaların yüzde 25’inde sistemik uygulama reaksiyonları görüldü.</p>

<p>Deri altı Sarclisa alan grupta ise bu oran yüzde 1,5 olarak bildirildi. Giyilebilir enjektörle yapılan 5 bin 145 uygulamanın yüzde 0,4’ünde enjeksiyon bölgesi reaksiyonu görüldü.</p>

<p>Enjeksiyon bölgesindeki reaksiyonların neredeyse tamamı hafif düzeyde gerçekleşti. Çalışmada daha önce bilinmeyen yeni bir güvenlilik sorunu belirlenmedi.</p>

<p>Sarclisa’nın yan etkileri nelerdir?</p>

<p>FDA tarafından açıklanan ürün bilgilerinde en sık görülen yan etkiler arasında üst solunum yolu enfeksiyonu, yorgunluk, zatürre, kas-iskelet sistemi ağrısı ve ishal yer aldı.</p>

<p>Tedavi sırasında beyaz kan hücreleri, nötrofil, lenfosit, trombosit ve hemoglobin düzeylerinde azalma görülebiliyor.</p>

<p>Ürün bilgilerinde ayrıca ciddi alerjik reaksiyonlar, enfeksiyonlar, ikincil kanserler, bazı laboratuvar testlerinde etkileşim ve anne karnındaki bebeğe zarar verme riskiyle ilgili uyarılar bulunuyor.</p>

<p>Hastaların tedavi öncesinde ve tedavi süresince kan değerleri ile enfeksiyon belirtileri açısından takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Multipl miyelom nedir?</p>

<p>Multipl miyelom, kemik iliğinde bulunan plazma hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kan kanseri olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalık kemik ağrısı, kansızlık, böbrek fonksiyonlarında bozulma, yüksek kalsiyum düzeyi ve enfeksiyonlara yatkınlık gibi sorunlara neden olabiliyor.</p>

<p>Tedavide ilaç kombinasyonları, hedefe yönelik antikorlar, immünoterapiler ve uygun hastalarda kök hücre nakli kullanılabiliyor. Hastalığın tekrarlayabilmesi nedeniyle bazı hastaların uzun süreli ve tekrarlanan tedavi alması gerekiyor.</p>

<p>Yeni sistem hastanelerde neyi değiştirebilir?</p>

<p>Giyilebilir enjektör, ilacın etkin maddesini değiştirmiyor. Yenilik, tedavinin hastaya nasıl uygulandığı konusunda ortaya çıkıyor.</p>

<p>Damar içi tedaviler hastanın damar yolu açılması, infüzyon koltuğunda beklemesi ve sağlık personeli tarafından uzun süre takip edilmesini gerektirebiliyor.</p>

<p>Yaklaşık 13 dakikalık otomatik deri altı uygulama sayesinde hastane içindeki tedavi süresi kısalabilir. Hemşireler de manuel enjeksiyon sırasında enjektöre dakikalarca baskı uygulamak zorunda kalmayabilir.</p>

<p>Bununla birlikte sistemin hastane dışındaki ortamlarda veya hastanın evinde kullanılabileceğine ilişkin bir FDA onayı bulunmuyor. Uygulama şekli ve takip koşulları ruhsat bilgilerine göre yürütülecek.</p>

<p>Sarclisa Escena Türkiye’de kullanılacak mı?</p>

<p>FDA onayı yalnızca ABD için geçerli. Sarclisa Escena’nın Türkiye’de kullanılabilmesi için üretici şirketin TİTCK’ye başvurması ve Türkiye ruhsat sürecinin tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Ürünün Avrupa Birliği’nde de onaylanmış olması, Türkiye ruhsat başvurusu ihtimalini güçlendirebilir. Ancak Türkiye’ye geliş tarihi, fiyatı ve SGK geri ödeme durumu konusunda henüz kesin bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Tedavinin Türkiye’de ruhsat alması hâlinde öncelikle üniversite hastaneleri, şehir hastaneleri ve deneyimli hematoloji-onkoloji merkezlerinde uygulanması beklenebilir.</p>

<p>SGK geri ödemesi nasıl değerlendirilebilir?</p>

<p>Giyilebilir sistem hastanede geçirilen süreyi ve sağlık çalışanı iş yükünü azaltabilir. Buna karşılık cihaz, ilaç ve uygulama maliyetlerinin mevcut damar içi tedaviyle karşılaştırılması gerekecek.</p>

<p>SGK değerlendirmesinde yalnızca ilacın fiyatı değil, infüzyon koltuğu kullanımı, personel zamanı, damar yolu işlemleri ve uygulama reaksiyonları nedeniyle oluşabilecek ek maliyetler de dikkate alınabilir.</p>

<p>Bu nedenle yeni sistem, ilaç maliyeti yüksek olsa bile hastane işleyişi açısından farklı bir sağlık ekonomisi modeli oluşturabilir.</p>

<p>Onay neden önemli?</p>

<p>Sarclisa Escena kararı, kanser tedavilerinde yeniliğin yalnızca yeni molekül geliştirmekle sınırlı olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Mevcut bir etkili tedavinin daha kısa sürede ve daha az personel yüküyle uygulanabilmesi; hastaların tedavi deneyimini, onkoloji merkezlerinin kapasitesini ve sağlık sisteminin maliyetlerini etkileyebilir.</p>

<p>Yeni sistemin gerçek dünyadaki katkısı, tedaviye erişim, hasta memnuniyeti, uygulama güvenliği ve hastane kaynaklarının kullanımıyla ilgili veriler ortaya çıktıkça daha net anlaşılacak.</p>

<p>Kaynak:</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Sarclisa Escena Onay Bildirimi, 9 Temmuz 2026. (U.S. Food and Drug Administration)</p>

<p>Sanofi, Sarclisa Escena ABD Onay Açıklaması, 10 Temmuz 2026. (Sanofi)</p>

<p>IRAKLIA Faz III Klinik Araştırması, NCT05405166.</p>

<p>Reuters Sağlık ve İlaç Haberleri, 10 Temmuz 2026. (Reuters)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-giyilebilir-kanser-ilaci-enjektorune-onay</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5680.jpeg" type="image/jpeg" length="39277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kâmile Şevki Mutlu: Mikroskobun Başında Türkiye’nin İlk Kadın Tıp Profesörü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kamile-sevki-mutlu-mikroskobun-basinda-turkiyenin-ilk-kadin-tip-profesoru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kamile-sevki-mutlu-mikroskobun-basinda-turkiyenin-ilk-kadin-tip-profesoru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin ilk kadın patoloji uzmanı ve ilk kadın tıp profesörü olan Kâmile Şevki Mutlu, geliştirdiği “Şevki Metodu”, kurduğu Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsü ve elektron mikroskopisi alanındaki öncü çalışmalarıyla Türk tıp tarihine yön verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kâmile Şevki Mutlu: Mikroskobun Başında Türkiye’nin İlk Kadın Tıp Profesörü<br />
Henüz öğrenciyken patoloji laboratuvarına giren, geliştirdiği “Şevki Metodu” ile uluslararası tıp literatürüne adını yazdıran Kâmile Şevki Mutlu; Türkiye’nin ilk kadın patoloji uzmanı ve ilk kadın tıp profesörü oldu. Ankara Tıp Fakültesinin kuruluşundan elektron mikroskopisinin gelişmesine kadar uzanan hayatı, Cumhuriyet’in bilimle yükselme idealinin en güçlü hikâyelerinden biriydi.<br />
Bir Açılış Dersinden Daha Fazlası<br />
19 Ekim 1945 sabahı Ankara’da yalnızca yeni bir fakültenin kapıları açılmıyordu. Cumhuriyet döneminde kurulan ilk tıp fakültesi, başkentte eğitim hayatına başlıyordu.<br />
Cebeci Hastanesi Gülhane Büyük Dershanesinde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel, devlet yöneticileri, öğretim üyeleri ve öğrenciler bulunuyordu.<br />
Törenin ardından kürsüye bir kadın profesör çıktı.<br />
Dersinin başlığı “Morfoloji Bilgilerinin Tıp Bilgisinde Önemi” idi. Hücrelerin ve dokuların hekimlik açısından taşıdığı anlamı anlatacaktı. Ancak kürsüdeki varlığı, verdiği bilimsel dersten çok daha büyük bir mesaj taşıyordu.<br />
Çünkü Ankara Tıp Fakültesinin ilk dersini veren kişi, Türkiye’nin ilk kadın tıp profesörü Kâmile Şevki Mutlu’ydu.<br />
Kadınların tıp fakültesine öğrenci olarak kabul edilmesinin üzerinden henüz yirmi üç yıl geçmişti. Bir zamanlar tıbbiyenin sıralarında bulunmaları tartışılan kadınlardan biri, artık yeni bir tıp fakültesinin kurucu profesörü olarak ders veriyordu.<br />
Mikroskoba Yaklaşan Genç Öğrenci<br />
Kâmile Şevki, 1906 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. İstanbul Kız Lisesini bitirdikten sonra 1924’te İstanbul Darülfünunu Tıp Fakültesine girdi.<br />
Kadınların tıp eğitimine kabulü henüz çok yeniydi. Kendinden önce gelen kadın öğrenciler kapıyı aralamıştı; ancak sınıflarda, laboratuvarlarda ve hastanelerde kadınların varlığı hâlâ olağan karşılanmıyordu.<br />
Kâmile’nin ilgisini daha öğrencilik yıllarında patoloji çekti. Hastalıkların yalnızca belirtilerini değil, hücrelerde ve dokularda bıraktığı izleri de anlamak istiyordu. Üçüncü sınıftan itibaren patoloji laboratuvarında çalışmaya başladı.<br />
Mikroskop altında incelediği doku kesitleri onun için yalnızca renkli şekiller değildi. Her hücre, hastalığın nasıl başladığını ve insan bedenini nasıl değiştirdiğini anlatan küçük bir belgeydi.<br />
Henüz 22 yaşındayken lenfogranülomatoz üzerine ilk bilimsel makalesini yayımladı. Daha sonra hocası Hamdi Suat Aknar ile geliştirdiği çalışması, Fransızca olarak uluslararası bir tıp dergisinde de yer aldı.<br />
Kâmile Şevki, diplomasını almadan önce bilimsel araştırmacı kimliğini kazanmaya başlamıştı.<br />
Hastalığın Sessiz İzlerini Okumak<br />
1930 yılında tıp fakültesinden mezun olduğunda hangi alanda ilerleyeceğine çoktan karar vermişti. Dönemin önemli patologlarından Hamdi Suat Aknar’ın yanında asistanlığa başladı.<br />
Patoloji, hastalığın bedende bıraktığı değişiklikleri inceler. Cerrahın ameliyatta çıkardığı bir tümör, biyopsiyle alınan küçük bir doku veya ölüm sonrasında incelenen bir organ, patolog için cevaplanması gereken sorular taşır.<br />
Hastalık nerede başlamıştır? Hücrelerin yapısı nasıl değişmiştir? Tümör iyi huylu mudur, kötü huylu mudur? Hastanın tedavisini hangi bulgular yönlendirecektir?<br />
Kâmile Şevki bu soruların cevaplarını ararken titizliğiyle tanındı. Onun için mikroskop altında küçük bir ayrıntının gözden kaçırılması yalnızca akademik bir hata değil, bir hastanın tanısının yanlış yönlendirilmesi anlamına gelebilirdi.<br />
1933 yılında bilgisini geliştirmesi amacıyla Almanya’ya gönderildi. Berlin Üniversitesi Patoloji Enstitüsünde yaklaşık iki yıl çalıştı. Avrupa’daki yeni laboratuvar yöntemlerini, doku hazırlama tekniklerini ve hücrelerin kimyasal özelliklerini görünür hâle getiren boyama uygulamalarını öğrendi.<br />
Ancak yalnızca öğrendiklerini Türkiye’ye taşıyan bir hekim olmadı. Kendi yöntemini geliştirerek adını uluslararası tıp literatürüne yazdırdı.<br />
Tıp Literatürüne Giren “Şevki Metodu”<br />
Böbreküstü bezleri, böbreklerin üzerinde bulunan küçük fakat hayati organlardır. Bu bezlerin iç bölümündeki kromaffin hücreler, adrenalin ve benzeri hormonların üretiminde rol oynar.<br />
Bu hücrelerin ve hücre içindeki özel granüllerin mikroskop altında görünür hâle getirilmesi, bazı hastalıkların ve tümörlerin değerlendirilmesi açısından önem taşıyordu.<br />
Kâmile Şevki, Berlin’de çalışırken kromaffin hücrelerin granüllerini diğer dokulardan ayırmayı sağlayan yeni bir histokimyasal teknik geliştirdi. Çalışmasını ayrıntılı gözlemler ve çizimlerle kayıt altına aldı.<br />
1934 yılında yayımlanan bu teknik, sonraki yıllarda tıp literatüründe “Şevki Metodu” adıyla anıldı. Yöntem, özellikle böbreküstü bezinden kaynaklanan bazı tümörlerin histolojik değerlendirilmesinde kullanıldı.<br />
Bir Türk kadın hekimin adının uluslararası bir laboratuvar yöntemiyle anılması yalnızca kişisel bir başarı değildi. Cumhuriyet’in ilk yıllarında yetişen bir bilim insanının Avrupa’ya sadece bilgi almaya değil, bilgi üretmeye de gittiğini gösteriyordu.<br />
Türkiye’nin İlk Kadın Patoloji Uzmanı<br />
1935’te Almanya’daki çalışmalarını tamamlayarak İstanbul’a döndü ve patoloji uzmanı unvanını aldı. Böylece Türkiye’nin ilk kadın patoloji uzmanı oldu.<br />
Ardından Ankara Numune Hastanesine atandı. Burada patoloji laboratuvarının geliştirilmesi için çalıştı; ameliyat ve biyopsi materyallerini inceledi, tanılar koydu ve klinisyenlerle birlikte hastalıkların bilimsel değerlendirilmesine katkı sundu.<br />
Ancak Ankara’da onu daha büyük bir görev bekliyordu.<br />
Cumhuriyet yönetimi, başkentte yeni bir tıp fakültesi kurmak istiyordu. Ülkenin hekim sayısı yetersizdi ve modern tıp eğitiminin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmaması gerekiyordu.<br />
1945’te Ankara Tıp Fakültesinin kuruluş hazırlıkları tamamlandığında, Kâmile Şevki Mutlu’dan Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünü kurması istendi.<br />
O güne kadar ağırlıklı olarak patoloji alanında çalışan Kâmile Şevki, önemli bir sorumluluk üstlendi. Ders programları hazırlanacak, laboratuvarlar kurulacak, mikroskoplar ve doku örnekleri sağlanacak, öğrenciler için eğitim materyalleri oluşturulacaktı.<br />
Hazır bir kürsünün başına geçmiyordu. Bilimsel ve akademik düzeni baştan kuruyordu.<br />
Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünün kurucu başkanı olarak görevlendirilen Kâmile Şevki Mutlu, bu görevini 1976’daki emekliliğine kadar sürdürdü.<br />
Bir Kadının Profesörlük Kürsüsündeki Anlamı<br />
Kâmile Şevki Mutlu’nun 1945’te profesör unvanı ve yetkisiyle Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünün kurucu başkanlığına atanması, onu Türkiye’nin ilk kadın tıp profesörü yaptı.<br />
Fakat bu unvanın anlamı, biyografilerde yer alan bir “ilk” olmaktan daha büyüktü.<br />
Çünkü profesörlük yalnızca ders vermek değildi. Bilimsel bir alanı yönetmek, araştırmaların yönünü belirlemek, genç hekimler yetiştirmek ve üniversite yönetiminde söz sahibi olmak anlamına geliyordu.<br />
Kâmile Şevki Mutlu, kadınların bilim dünyasında çoğu zaman yardımcı ya da ikinci planda görüldüğü bir dönemde kendi kürsüsünü kuran ve yöneten bir bilim insanıydı.<br />
1951 yılında Ankara Üniversitesi Senatosuna seçildi. Üniversite yönetiminde görev alan öncü kadın akademisyenlerden biri oldu. Çoğunluğu erkeklerden oluşan akademik yönetimde yer alması, yalnızca kendi kariyeri açısından değil, ardından gelecek kadın öğretim üyeleri bakımından da önemliydi.<br />
Onun üniversite yönetimindeki varlığı, kadınların sadece tıp okuyabileceğini değil; bilimsel kurumları yönetebileceğini ve akademik kararların alınmasında söz sahibi olabileceğini de gösteriyordu.<br />
Türkiye’de Elektron Mikroskobuna Açılan Kapı<br />
Kâmile Şevki Mutlu, bilimin yalnızca mevcut bilgilerle sürdürülemeyeceğinin farkındaydı. Tıp eğitiminin gelişebilmesi için yeni teknolojilerin ülkeye getirilmesi ve bu teknolojileri kullanabilecek bilim insanlarının yetiştirilmesi gerekiyordu.<br />
Işık mikroskopları hücrelerin genel yapısını gösteriyordu. Ancak hücre içindeki çok daha küçük oluşumları ayrıntılı biçimde inceleyebilmek için elektron mikroskobuna ihtiyaç vardı.<br />
Türkiye’nin ilk elektron mikroskobu laboratuvarı, Kâmile Şevki Mutlu’nun yönettiği Ankara Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsü bünyesinde hizmete girdi.<br />
Genç çalışma arkadaşlarını bu yöntemi öğrenmeleri için Avrupa’daki ve Amerika’daki merkezlere gönderdi. Kendisi de Pennsylvania Üniversitesinde çalışarak elektron mikroskopisi alanındaki gelişmeleri yakından takip etti.<br />
Bu teknoloji sayesinde hücrelerin ve çok sayıda dokunun daha önce görülemeyen ince yapıları araştırılmaya başlandı.<br />
Kâmile Şevki Mutlu’nun kurduğu kürsü, yalnızca öğrencilere ders verilen bir bölüm değil, yeni teknolojilerin kullanıldığı bir araştırma merkezi hâline geldi.<br />
Bilgiyi Kitaba Dönüştürmek<br />
O yıllarda Türkçe tıp kaynakları sınırlıydı. Öğrenciler çoğu zaman yabancı dildeki kitaplardan veya hocaların çoğaltılmış ders notlarından yararlanmak zorunda kalıyordu.<br />
Kâmile Şevki Mutlu, mikroskop başında öğrettiği bilgileri kalıcı bir kaynağa dönüştürmek istedi.<br />
1955 yılında Histoloji (Genel Bölüm) adlı kitabını yayımladı. Kitaptaki mikrografların tümü insan materyaline dayanıyor, konu açıklamalarının büyük bölümü bu özgün görüntüler üzerinden ilerliyordu.<br />
Böylece öğrenciler hücre ve dokuların yapısını yalnızca ezberlemek yerine gerçek insan dokuları üzerinden inceleyebiliyordu.<br />
Kitap, Türkiye’de histoloji eğitiminin gelişmesine katkı sağladı ve uzun yıllar tıp öğrencilerinin temel kaynaklarından biri olarak kullanıldı.<br />
Atatürk’ün Naaşının Anıtkabir’e Nakli<br />
1953 yılında Kâmile Şevki Mutlu’ya bilimsel sorumluluğunun yanında tarihî bir görev de verildi.<br />
Atatürk’ün naaşı, 1938’den beri geçici olarak bulunduğu Ankara Etnografya Müzesinden Anıtkabir’e nakledilecekti. Tabutun açılması, naaşın durumunun değerlendirilmesi ve defin öncesi hazırlıkların bilimsel biçimde yürütülmesi gerekiyordu.<br />
Kâmile Şevki Mutlu, bu işlem için oluşturulan bilimsel heyette görevlendirildi.<br />
9 Kasım 1953’te gerçekleştirilen işlemler sırasında tabutun açılması, daha önce uygulanan tahnit işleminin değerlendirilmesi ve naaşın Anıtkabir’deki defin için hazırlanması sürecinde tıbbi sorumluluk üstlendi.<br />
Atatürk’ün 1938’deki ilk tahnit işlemini Prof. Dr. Lütfi Aksu gerçekleştirmişti. Kâmile Şevki Mutlu’nun görevi ise 1953’teki nakil öncesi bilimsel inceleme ve hazırlık sürecine katkı sağlamaktı.<br />
Bu tarihî görevin kendisine verilmesi, dönemin bilim dünyasında duyulan güvenin önemli bir göstergesiydi.<br />
Titiz ve Disiplinli Bir Hoca<br />
Öğrencileri Kâmile Şevki Mutlu’yu ciddi, titiz ve bilimsel kurallardan taviz vermeyen bir öğretim üyesi olarak hatırladı.<br />
Mikroskobun doğru kullanılmasından preparatların korunmasına, bilimsel kavramların doğru ifade edilmesinden hekimin mesleki davranışlarına kadar her ayrıntıya önem verirdi.<br />
Onun gözünde tıp eğitimi yalnızca bilgiyi aktarmaktan veya sınavla ölçmekten ibaret değildi. Hekimlik; dikkat, sorumluluk, disiplin ve yaşam boyu öğrenme gerektiriyordu.<br />
Öğrencilerine, bir doktorun diplomasını aldığı gün tamamlanmış sayılmayacağını; meslek hayatı boyunca kendisini geliştirmesi ve bilgilerini yenilemesi gerektiğini anlatıyordu.<br />
Bu yaklaşımın arkasında, bilimsel bir hatanın sonuçlarını hastaların ödeyebileceğini bilen deneyimli bir patolog vardı.<br />
Bir Kürsüden Bilim Geleneğine<br />
Kâmile Şevki Mutlu’nun en büyük başarılarından biri, yalnızca kendi araştırmalarını yürütmesi değil, ardından gelecek bilim insanlarını yetiştirmesiydi.<br />
Öğrencilerini ve genç çalışma arkadaşlarını Avrupa ve Amerika’daki merkezlere gönderdi. Yeni araştırma yöntemlerini öğrenmelerini ve Türkiye’ye döndüklerinde bu bilgileri geliştirmelerini teşvik etti.<br />
Onun kurduğu kürsüden yetişen akademisyenler, Türkiye’nin farklı üniversitelerinde histoloji ve embriyoloji alanlarının gelişmesine katkıda bulundu.<br />
Başlangıçta birkaç mikroskop, sınırlı sayıda preparat ve büyük bir çalışma azmiyle kurulan bölüm; zamanla elektron mikroskopisi, histokimya, hücre biyolojisi ve gelişim bilimleri alanlarında araştırmalar yapan güçlü bir bilim merkezine dönüştü.<br />
Bir bilim insanının gerçek mirası, yalnızca yayımladığı makalelerden veya taşıdığı unvanlardan oluşmaz. Gerçek miras, yetiştirdiği insanların sürdürdüğü bilimsel gelenektir.<br />
Kâmile Şevki Mutlu’nun kurduğu akademik çizgi, ölümünden yıllar sonra da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaşamaya devam etti.<br />
Mikroskobun Başında Tamamlanan Bir Hayat<br />
Kâmile Şevki Mutlu, 1976 yılında emekli oldu. Ancak fakültesiyle, öğrencileriyle ve bilim dünyasıyla bağını koparmadı.<br />
Hayatının son dönemlerinde de bilimsel toplantılara ve fakülte etkinliklerine katılmayı sürdürdü.<br />
Öğrencilerinden aktarılan bir anıya göre Kâmile Şevki Mutlu, 2 Ekim 1987’de Ankara Tıp Fakültesinin mezuniyet törenine katılarak genç hekimlerin diplomalarını almasını izledi. Ertesi gün, 3 Ekim 1987’de Ankara’da hayatını kaybetti.<br />
Son günlerinden birini, yıllar önce kuruluşuna emek verdiği fakültenin yeni mezunları arasında geçirmişti.<br />
Arkasında Türkiye’nin ilk kadın patoloji uzmanı ve ilk kadın tıp profesörü unvanlarını bıraktı. Ancak onu yalnızca “ilkler” üzerinden anlatmak eksik kalır.<br />
O, öğrenciyken bilimsel makale yayımlayan genç bir araştırmacıydı. Berlin’de kendi laboratuvar yöntemini geliştiren bir patologdu. Ankara Tıp Fakültesinin ilk dersini veren kurucu profesördü.<br />
Yeni bir kürsü kurdu, Türkçe ders kitabı yazdı, elektron mikroskopisinin gelişmesine öncülük etti ve çok sayıda hekimin ve bilim insanının yetişmesine katkı sağladı.<br />
Kâmile Şevki Mutlu, mikroskobun altında hücrelerin görünmeyen dünyasını incelerken Türkiye’de kadınların bilimdeki yerini de görünür hâle getirdi.<br />
Bir zamanlar tıp fakültesine öğrenci olarak girebilmek kadınlar için mücadele gerektiriyordu.<br />
O ise o kapıdan girmekle yetinmedi.<br />
Kürsüsünü kurdu, ilk dersini verdi, bilimsel yöntem geliştirdi ve ardından gelecek kadın hekimlere kalıcı bir yol bıraktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kamile-sevki-mutlu-mikroskobun-basinda-turkiyenin-ilk-kadin-tip-profesoru</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/d537979f-04b3-4598-ac31-b9dd51a587ae.jpeg" type="image/jpeg" length="85858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaelispor’da Orta Saha Düğümü: Salih Uçan ve Berkan Kutlu Masada]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-dugumu-salih-ucan-ve-berkan-kutlu-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-dugumu-salih-ucan-ve-berkan-kutlu-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaelispor’un orta saha transferinde Salih Uçan ve Berkan Kutlu isimleri üzerinde durduğu, yönetimin mali şartlara göre son tercihini yapacağı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocaelispor’da yeni sezon öncesi en kritik transfer operasyonlarından biri orta saha hattında yürütülüyor. Yeşil-siyahlıların Salih Uçan ve Berkan Kutlu’nun şartlarını araştırdığı, iki oyuncudan biri için görüşmeleri ilerletmeyi planladığı iddia ediliyor.</p>

<p>Kocaelispor transfer gündeminde deneyimli ve yerli bir orta saha oyuncusu arayışı öne çıkarken, teknik heyetin hem 8 hem de 10 numara özellikleri gösterebilecek bir isim istediği belirtiliyor.</p>

<p>Kocaelispor’un İlk Tercihi Berkan Kutlu</p>

<p>Transfer kulislerinde yer alan bilgilere göre Kocaelispor’un orta saha listesindeki öncelikli isim Berkan Kutlu. Ancak tecrübeli futbolcunun kariyerine yurt dışında devam etmeyi değerlendirdiği öne sürülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeşil-siyahlı yönetimin oyuncu cephesiyle ilk şartları görüştüğü, ancak Berkan Kutlu’nun gelecek planının dosyanın seyrini belirleyeceği ifade ediliyor.</p>

<p>Berkan Kutlu’nun dinamizmi, savunma katkısı ve farklı orta saha rollerinde oynayabilmesi, teknik heyetin oyuncuya olumlu yaklaşmasının başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Salih Uçan İçin Maliyet Hesabı Yapılıyor</p>

<p>Berkan Kutlu dosyasındaki belirsizlik nedeniyle Salih Uçan seçeneğinin güç kazandığı iddia ediliyor. Bonservisinin elinde bulunan deneyimli orta sahanın Kocaelispor’un teklifine sıcak yaklaşabileceği konuşuluyor.</p>

<p>Ancak Salih Uçan’ın maaş beklentisi ile Kocaelispor’un belirlediği bütçe arasında fark bulunduğu, yönetimin mali sınırlarını aşmadan anlaşma zemini aradığı belirtiliyor.</p>

<p>Kocaelispor’un iki oyuncuyu birden kadrosuna katmasından çok, Salih Uçan veya Berkan Kutlu arasında tercih yapması bekleniyor. Son kararın teknik direktörün raporu ve oyuncuların mali şartlarına göre verileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Kocaelispor cephesinden iki transfer dosyasıyla ilgili resmi açıklama yapılmadı. Buna karşın orta saha operasyonunun kısa süre içinde yeşil-siyahlı kulübün en hareketli transfer başlığına dönüşebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-dugumu-salih-ucan-ve-berkan-kutlu-masada</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="64713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsunspor’da Çifte Transfer Hamlesi: Kevin Carlos ve Makoun Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-cifte-transfer-hamlesi-kevin-carlos-ve-makoun-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-cifte-transfer-hamlesi-kevin-carlos-ve-makoun-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsunspor’un hücum hattında Kevin Carlos, savunmada ise Christian Makoun dosyalarını takip ettiği öne sürüldü. İki transferde farklı formüller masada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsunspor’da yeni sezon transfer çalışmaları iki kritik mevki üzerinde yoğunlaştı. Kırmızı-beyazlıların santrfor bölgesi için Kevin Carlos, savunma hattı için ise Christian Makoun dosyalarını açık tuttuğu iddia ediliyor.</p>

<p>Samsunspor transfer gündeminde son saatlerin en hareketli başlığı Kevin Carlos oldu. Nice forması giyen İspanyol santrfor için satın alma opsiyonlu kiralama formülünün değerlendirildiği öne sürülüyor.</p>

<p>Samsunspor Kevin Carlos İçin Formülü Belirledi</p>

<p>Fizik gücü, ceza sahasındaki etkinliği ve hava toplarındaki başarısıyla dikkat çeken Kevin Carlos’un teknik heyetin istediği santrfor profiline uyduğu belirtiliyor.</p>

<p>Kırmızı-beyazlı yönetimin yüksek bonservis maliyetine girmeden transferi sonuçlandırmak amacıyla kiralama seçeneği üzerinde durduğu konuşuluyor. Oyuncunun maaş şartları ve satın alma opsiyonunun miktarı, görüşmelerin temel başlıkları arasında gösteriliyor.</p>

<p>Kevin Carlos transferinin gerçekleşmesi halinde Samsunspor’un hücum hattındaki rekabetin artması ve mevcut forvetlerden biriyle ilgili ayrılık dosyasının açılması beklenebilir.</p>

<p>Christian Makoun Dosyasında Bekleme Sürüyor</p>

<p>Samsunspor’un savunma transferinde takip ettiği isimlerden Christian Makoun için ise kulübünün vereceği kararın beklendiği öne sürülüyor.</p>

<p>Sol ayaklı stoperin hem savunmanın merkezinde hem de solunda görev yapabilmesi, teknik heyetin ilgisini çeken özelliklerden biri olarak değerlendiriliyor. Ancak oyuncunun kulübünün, yerine yeni bir savunmacı almadan ayrılığa onay vermek istemediği konuşuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsunspor cephesinden Kevin Carlos ve Christian Makoun iddialarıyla ilgili resmi açıklama yapılmadı. Buna rağmen iki dosyanın da kırmızı-beyazlıların transfer planlamasında farklı aşamalarda takip edildiği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-cifte-transfer-hamlesi-kevin-carlos-ve-makoun-gundemde</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="50438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="92255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="17889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="91376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="79574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="86049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="15128"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
