<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 02:00:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sevdiğim Sensin Yeni Bölüm Ne Zaman? Star TV yayın akışında tarih netleşti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sevdigim-sensin-yeni-bolum-ne-zaman-star-tv-yayin-akisinda-tarih-netlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sevdigim-sensin-yeni-bolum-ne-zaman-star-tv-yayin-akisinda-tarih-netlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Star TV ekranlarında izleyiciyle buluşan Sevdiğim Sensin dizisinin yeni bölümüyle ilgili aramalar 16 Nisan 2026 Perşembe akşamı yeniden hız kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle son günlerde yayın akışlarında yaşanan değişiklikler sonrası izleyiciler, dizinin bu akşam ekrana gelip gelmeyeceğini merak ediyor. Güncel yayın akışı ve farklı haber kaynaklarında yer alan bilgiler, yeni bölüm için beklenen tabloyu netleştiriyor.</p>

<p>İzleyicinin gözü Star TV yayın akışına çevrildi</p>

<p>Televizyon izleyicisinin en çok merak ettiği başlıkların başında, “Sevdiğim Sensin yeni bölüm bu akşam var mı?” sorusu geliyor. Çünkü geçtiğimiz günlerde bazı yapımlarda yayın planı değişmiş, bu durum dizilerin takipçilerini resmi yayın akışına daha dikkatli bakmaya yöneltmişti. 16 Nisan 2026 tarihli Star TV yayın akışında Sevdiğim Sensin için saat 20.00 bilgisi yer alıyor.</p>

<p>Sevdiğim Sensin yeni bölüm ne zaman yayınlanacak?</p>

<p>Gün içinde yayımlanan haberlerde, dizinin merak edilen yeni bölümünün 16 Nisan Perşembe akşamı ekranda olacağı bilgisi öne çıktı. Bazı kaynaklar bu yayının dizinin 10. bölümü olduğunu aktarırken, ortak nokta yeni bölümün bu akşam yayın planında yer aldığı yönünde oldu. Bu nedenle “Sevdiğim Sensin bugün yok mu?” sorusuna verilen güncel yanıt, yayın akışına göre “var” şeklinde özetleniyor.</p>

<p>Son yayın değişiklikleri merakı artırdı</p>

<p>Dizi izleyicisinin bu kadar yoğun şekilde arama yapmasının temel nedeni, son günlerde televizyon kanallarındaki program düzeninin zaman zaman değişmesi oldu. Nitekim bazı haberlerde, önceki günlerde yaşanan iptal ve ertelemelerin ardından seyircinin perşembe akşamı yayınlarını daha yakından takip ettiği belirtiliyor. Bu atmosfer, Sevdiğim Sensin için de “yeni bölüm iptal mi edildi?” sorusunu gündeme taşıdı. Ancak güncel akış verileri bunun aksini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dizide bu akşam beklenti neden yükseldi?</p>

<p>Başrollerinde Aytaç Şaşmaz ve Helin Kandemir’in yer aldığı yapımda hikâyenin duygusal gerilimi ve karakterler arasındaki gelişmeler, yeni bölüme ilgiyi artırmış durumda. Haberlerde özellikle Erkan ve Dicle eksenindeki gelişmelerin izleyicide yeni bölüm merakını büyüttüğü vurgulanıyor. Bu da dizinin yayın durumu kadar, bu akşam yaşanacak olayların da araştırılmasına neden oluyor.</p>

<p>Star TV’de bu akşam Sevdiğim Sensin saat kaçta?</p>

<p>Resmî yayın akışı sayfasında Sevdiğim Sensin için 20.00 saati görülüyor. Bu bilgi, dizi takipçilerinin “yeni bölüm saat kaçta başlayacak?” sorusuna doğrudan yanıt veriyor. Akışta yer alan saat bilgisi doğrultusunda, izleyicinin bu akşam ana yayın kuşağında diziyi takip etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sevdigim-sensin-yeni-bolum-ne-zaman-star-tv-yayin-akisinda-tarih-netlesti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 20:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7202.jpeg" type="image/jpeg" length="81739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsa Aras Mersinli’nin ölüm nedeni açıklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-olum-nedeni-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-olum-nedeni-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta öğrenim gördüğü okula silahlı saldırı düzenlediği ve 10 kişinin ölümüne neden olduğu belirtilen 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin ölüm nedenine ilişkin resmi açıklama yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Otopsi raporuna göre, saldırganın sağ arka bacağındaki kesici ve delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanması sonucu dış kanama nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Olayla ilgili soruşturma sürerken, saldırının ardından yaşamını yitiren saldırgana ilişkin otopsi bulguları kamuoyuyla paylaşıldı. Resmi kayıtlara yansıyan bilgilere göre, ölümün nedeni sağ arka bacaktaki kesici, delici alet yaralanmasına bağlı gelişen büyük damar hasarı ve buna bağlı dış kanama olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahramanmaraş’ta büyük infial oluşturan saldırının ardından hem adli hem de idari süreçlerin çok yönlü şekilde sürdürüldüğü öğrenildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için güvenlik ve yargı birimlerinin çalışmalarına devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-olum-nedeni-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 20:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7198.jpeg" type="image/jpeg" length="64494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[17 Nisan’da okullar tatil mi? MEB takvimi ne diyor, valiliklerden karar var mı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/17-nisanda-okullar-tatil-mi-meb-takvimi-ne-diyor-valiliklerden-karar-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/17-nisanda-okullar-tatil-mi-meb-takvimi-ne-diyor-valiliklerden-karar-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[17 Nisan 2026 Cuma günü için ülke genelinde ilan edilmiş bir okul tatili bulunmuyor. Millî Eğitim Bakanlığının 2025-2026 eğitim öğretim yılı takviminde ikinci dönem ara tatili 16 Mart ile 20 Mart 2026 arasında yer alıyor. Bu nedenle 17 Nisan tarihi genel takvimde normal eğitim günü olarak görünüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arama motorlarında “17 Nisan okullar tatil mi”, “yarın okul var mı” ve “MEB açıklaması geldi mi” soruları hızla yükselirken, gözler hem bakanlık takvimine hem de il valiliklerinin son duyurularına çevrildi. Mevcut resmi tabloya göre Türkiye genelinde tüm okulları kapsayan yeni bir tatil kararı açıklanmış değil.</p>

<p>MEB takvimine göre 17 Nisan’da ders var</p>

<p>MEB’in yayımladığı güncel takvimde ikinci dönem ara tatilinin mart ayında tamamlandığı görülüyor. Takvimde ayrıca 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında bazı ortaöğretim öğrencileri için sorumluluk sınavları gibi özel süreçler yer alıyor. Bu detay, 17 Nisan’ın genel bir tatil günü değil; eğitim faaliyetlerinin takvim içinde sürdüğü bir tarih olduğunu gösteriyor.</p>

<p>17 Nisan okul tatili kararı il bazında değişebilir</p>

<p>Türkiye’de okul tatili kararları bazı durumlarda ülke genelinde değil, il ya da ilçe bazında alınabiliyor. Bu yüzden öğrenciler ve veliler sadece MEB takvimine değil, yaşadıkları ilin valiliği ile il millî eğitim müdürlüğünün açıklamalarına da bakıyor. Özellikle güvenlik, hava durumu ya da olağanüstü gelişmeler olduğunda yerel kararlar devreye girebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul, Ankara ve büyük şehirlerde genel tatil duyurusu görünmedi</p>

<p>İstanbul Valiliğinin duyuru ve basın açıklamaları sayfalarında 16 Nisan 2026 akşamı itibarıyla 17 Nisan günü için okulların tatil edildiğine dair yeni bir açıklama görünmüyor. Benzer şekilde genel MEB açıklamalarında da 17 Nisan’ı kapsayan ülke çapında bir tatil duyurusu yer almıyor. Bu nedenle İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde genel uygulama bakımından okulların açık olması bekleniyor.</p>

<p>Bazı illerde özel karar ihtimali takip ediliyor</p>

<p>Öte yandan son günlerde bazı illerde yaşanan olaylar nedeniyle yerel ölçekte eğitim tedbirleri gündeme geldi. Kahramanmaraş Valiliği sitesinde 16 Nisan 2026 tarihinde “okul güvenliği/eğitim tedbirleri” başlıklı toplantı bilgisi yer alırken, kamuoyunda bazı iller için özel tatil iddiaları da konuşuluyor. Bu nedenle kesin bilgi için ilgili ilin valilik ve millî eğitim duyurularının kontrol edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Son durum: 17 Nisan 2026 Cuma günü okul var mı?</p>

<p>Şu anki resmi verilere göre 17 Nisan 2026 Cuma günü için Türkiye genelinde okullar tatil değil. Ancak il bazlı özel karar çıkması halinde tablo değişebilir. En güvenilir kaynaklar MEB, valilikler ve il millî eğitim müdürlüklerinin resmi duyuruları olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/17-nisanda-okullar-tatil-mi-meb-takvimi-ne-diyor-valiliklerden-karar-var-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 19:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7152.jpeg" type="image/jpeg" length="70974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 kurbanlık fiyatları belli olmaya başladı: Büyükbaş ve küçükbaşta son tablo]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/2026-kurbanlik-fiyatlari-belli-olmaya-basladi-buyukbas-ve-kucukbasta-son-tablo</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/2026-kurbanlik-fiyatlari-belli-olmaya-basladi-buyukbas-ve-kucukbasta-son-tablo" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı yaklaşırken vatandaşların en çok araştırdığı başlıklardan biri yine kurbanlık fiyatları oldu. Özellikle “2026 kurbanlık fiyatları ne kadar”, “büyükbaş kurban kaç lira”, “küçükbaş kurbanlık fiyatı arttı mı” gibi aramalar hız kazanırken, hayvan pazarlarında ilk rakamlar da şekillenmeye başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>16 Nisan 2026 tarihli güncel fiyatlara göre büyükbaşta yüz binlerce lirayı bulan etiketler görülürken, küçükbaşta da bütçeyi zorlayan seviyeler dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026 kurbanlık fiyatları neden şimdiden gündemde?</p>

<p>Nisan ayının ortasına gelinmesiyle birlikte Kurban Bayramı hazırlıkları erkene çekildi. Hem üreticiler hem de alıcılar, bayrama yaklaştıkça fiyatların daha da yukarı çıkabileceği beklentisiyle şimdiden piyasa takibine başladı. Dünya Gazetesi’nde yer alan derlemeye göre fiyatlar; hayvanın kilosuna, cinsine ve kurbanlık şartlarını taşıyıp taşımadığına göre değişiyor. Haberde ayrıca bayram yaklaştıkça yukarı yönlü hareket görülebileceği vurgulanıyor.</p>

<p>Büyükbaş kurbanlık fiyatları kaç lira oldu?</p>

<p>2026 yılı için paylaşılan ilk verilere göre büyük ve kapaklı tosun fiyatları 245 bin TL ile 280 bin TL arasında değişiyor. Orta segmentte, yaklaşık 500 kilogram civarındaki tosunlarda rakam yaklaşık 235 bin TL seviyesinde görülüyor. Daha küçük tosunlarda ise 110 bin TL ile 150 bin TL arasında değişen fiyatlar öne çıkıyor.</p>

<p>Büyükbaşta yalnızca tosun değil, düve ve inek fiyatları da dikkat çekiyor. Kurbanlık düve fiyatları 130 bin TL ile 170 bin TL bandında verilirken, boş inek fiyatları 115 bin TL ile 125 bin TL arasında sıralanıyor. Gebe ineklerde rakamın 270 bin TL’ye kadar çıkabildiği, damızlık düvede ise başlangıç seviyesinin 95 bin TL’den başladığı aktarılıyor.</p>

<p>Küçükbaş kurbanlıkta hangi rakamlar öne çıkıyor?</p>

<p>Küçükbaş kurbanlık almak isteyenlerin en çok baktığı kalemlerden biri koç fiyatları. Güncel listede koçların 25 bin TL ile 38 bin TL arasında değiştiği, iri ve büyük koçlarda fiyatın 33 bin TL ile 38 bin TL bandına çıktığı belirtiliyor. Yaklaşık 50 kilogramlık erkek toklularda ise fiyat 19 bin TL ile 20 bin TL arasında veriliyor. Küçükbaşta canlı kilo fiyatı ortalama 350 TL olarak paylaşılıyor.</p>

<p>Koyun tarafında ise kısır ya da yaşlı koyun fiyatları 9 bin 500 TL ile 10 bin TL arasında yer alıyor. Kuzulu koyunlarda yaklaşık 20 bin TL seviyesi dikkat çekerken, damızlık ve genç kuzulu koyunlarda fiyatın 23 bin TL ile 25 bin TL bandına çıktığı görülüyor.</p>

<p>Kurbanlık alacaklar nelere dikkat ediyor?</p>

<p>Piyasada yalnızca fiyat değil, hayvanın sağlık durumu ve kurbanlık vasfı da belirleyici oluyor. Bu nedenle vatandaşlar son günlerde sadece “kurbanlık fiyatları” değil, aynı zamanda “uygun kurbanlık nasıl seçilir”, “büyükbaş hisse bedeli ne kadar olur”, “küçükbaş kurbanlıkta en uygun fiyat hangi aralıkta” gibi başlıklara da yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle canlı hayvan pazarlarının açılmasıyla birlikte fiyatların şehirden şehre ve hayvanın fiziki özelliklerine göre daha da farklılaşması bekleniyor. Bu da önümüzdeki haftalarda kurbanlık piyasasının daha hareketli hale geleceğine işaret ediyor. Bu değerlendirme, paylaşılan güncel fiyat aralıklarından yapılan bir çıkarımdır.</p>

<p>Bayrama yaklaştıkça fiyatlar artar mı?</p>

<p>Şu an açıklanan rakamlar, piyasanın ilk işaret fişekleri olarak görülüyor. Haberde de açıkça belirtildiği gibi bayram yaklaştıkça fiyatlarda yukarı yönlü hareket yaşanabilir. Bu nedenle pek çok aile, kurban ibadetini yerine getirirken bütçesini koruyabilmek için şimdiden araştırma yapıyor. Özellikle büyükbaşta hisse hesabı, küçükbaşta ise canlı kilo ve hayvanın yaşı gibi unsurlar bu yıl da fiyatın ana belirleyicileri arasında yer alacak gibi görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/2026-kurbanlik-fiyatlari-belli-olmaya-basladi-buyukbas-ve-kucukbasta-son-tablo</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7195.jpeg" type="image/jpeg" length="84645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okul güvenliği nasıl sağlanabilir? Uzmanlar çok yönlü önleme modeline dikkat çekiyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/okul-guvenligi-nasil-saglanabilir-uzmanlar-cok-yonlu-onleme-modeline-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/okul-guvenligi-nasil-saglanabilir-uzmanlar-cok-yonlu-onleme-modeline-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde okul çevresinde yaşanan şiddet, tehdit ve güvenlik tartışmaları, eğitim kurumlarında alınması gereken önlemleri yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlara göre okul güvenliği yalnızca kapıya görevli koymakla sağlanmıyor; fiziki tedbirlerden psikolojik desteğe, dijital risklerden aile iş birliğine kadar uzanan bütüncül bir sistem gerekiyor. Özellikle erken uyarı mekanizmalarının güçlendirilmesi, krizlerin büyümeden önlenmesinde belirleyici rol oynuyor.</p>

<p>Okul ortamında güvenlik başlığı çoğu zaman sadece dışarıdan gelebilecek tehditlerle ilişkilendiriliyor. Ancak eğitimciler ve çocuk gelişimi alanında çalışan uzmanlar, okul içindeki akran zorbalığı, öfke kontrol sorunları, dijital şiddet içerikleri, aile içi çatışmaların öğrenciye yansıması ve ihmal gibi etkenlerin de en az fiziksel tehdit kadar ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Güvenlik yalnızca kapıdaki görevliyle sınırlı değil</p>

<p>Okul güvenliği denildiğinde ilk akla gelen başlıklardan biri giriş çıkışların kontrol altına alınması oluyor. Yetkililer, okulun kimlerin girip çıktığının kayıt altına alınmasının, ziyaretçi kontrol sistemlerinin kurulmasının ve riskli alanların düzenli takip edilmesinin temel adımlar arasında yer aldığını belirtiyor.</p>

<p>Bununla birlikte yalnızca fiziki güvenlik tedbirleriyle kalıcı sonuç alınamayacağına dikkat çekiliyor. Çünkü bazı olaylar dışarıdan değil, okulun kendi iç dinamiklerinden doğabiliyor. Bu nedenle güvenlik anlayışının sadece bina korumasına değil, öğrenci davranışlarının izlenmesine ve okul ikliminin güçlendirilmesine dayanması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Erken fark edilen risk işaretleri büyük krizleri önleyebilir</p>

<p>Uzmanlara göre pek çok şiddet vakası ya da ciddi güvenlik sorunu aslında önceden bazı işaretler veriyor. Ani öfke patlamaları, içine kapanma, tehdit dili kullanma, şiddeti öven paylaşımlar, arkadaşlara yönelik baskı kurma, okuldan kopma eğilimi ve kurallara karşı yoğun tepki bu işaretler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Bu noktada öğretmenlerin, rehberlik servislerinin ve okul yönetimlerinin koordineli çalışması büyük önem taşıyor. Bir öğrencinin davranışındaki değişim yalnızca disiplin meselesi olarak değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir sinyal olarak değerlendirilirse, olay büyümeden müdahale şansı artıyor.</p>

<p>Rehberlik hizmetleri okul güvenliğinin sessiz ama kritik ayağı</p>

<p>Çocuk ve ergen psikolojisi alanında çalışan uzmanlar, kendini dışlanmış, değersiz ya da baskı altında hisseden öğrencilerin daha kırılgan hale gelebildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle rehberlik birimlerinin sadece resmi işlemler yapan bir yapı olmaktan çıkarılıp aktif risk takibi yapan bir destek mekanizmasına dönüştürülmesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Öğrencinin okulda kendini güvende hissetmesi, derdini anlatabileceği yetişkinlere ulaşabilmesi ve yalnız olmadığını bilmesi, güvenlik politikalarının en önemli parçalarından biri olarak görülüyor. Güvenli okul ortamının sadece kamera ve turnikeden değil, aynı zamanda güçlü iletişimden doğduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Dijital dünya artık okul güvenliğinin dışında düşünülemiyor</p>

<p>Uzmanlar, okul güvenliği tartışmalarında dijital risklerin artık merkezde yer aldığını belirtiyor. Özellikle sosyal medya grupları, kapalı mesajlaşma kanalları, şiddeti sıradanlaştıran içerikler ve çevrimiçi akran baskısı, öğrencilerin davranışlarını doğrudan etkileyebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle okullarda dijital farkındalık eğitimlerinin artırılması, siber zorbalıkla mücadele programlarının güçlendirilmesi ve ailelerin çocukların çevrimiçi alışkanlıkları konusunda bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Öğrencinin yalnızca sınıfta değil, ekranda maruz kaldığı içeriklerin de güvenlik başlığının bir parçası olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Aile ile okul arasındaki bağ güçlenmeden kalıcı çözüm zor</p>

<p>Eğitim uzmanlarına göre okul güvenliğinin en zayıf halkalarından biri, aile ile okul arasındaki iletişimin yetersiz kalması. Evde yaşanan sorunlar, sınır koyma eksikliği, ihmal, aşırı serbestlik ya da çocuğun uzun süre kontrolsüz dijital ortamlarda bırakılması, okulda davranış sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle ailelerin yalnızca toplantılarda ya da not dönemlerinde değil, risk durumlarında da sürece dahil edilmesi gerektiği dile getiriliyor. Okul, aile ve gerektiğinde sağlık ya da sosyal hizmet birimleri arasında kurulacak etkili iletişim hattının, öğrenciyi koruma açısından hayati olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Kriz anında ne yapılacağı önceden belirlenmeli</p>

<p>Okullarda güvenliği sağlamanın bir diğer önemli ayağını da acil durum planları oluşturuyor. Şüpheli kişi girişi, toplu kavga, kesici alet vakası, yangın ya da olası saldırı durumlarında kimlerin nasıl hareket edeceğinin önceden belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre yazılı protokol kadar uygulamalı tatbikat da önemli. Çünkü kriz anında panik yerine planın işlemesi, can güvenliğini doğrudan etkiliyor. Personelin görev tanımını bilmesi, öğrencilerin yönlendirilmesi ve güvenlik zincirinin aksatılmaması, olayların büyümesini önleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Güvenli okul iklimi ceza kadar önleme yaklaşımıyla kuruluyor</p>

<p>Eğitim çevrelerinde giderek güçlenen görüşe göre okul güvenliği yalnızca ceza mekanizmalarıyla değil, önleyici politikalarla sağlanabiliyor. Akran ilişkilerini güçlendiren çalışmalar, okul aidiyetini artıran faaliyetler, öğrencinin kendini görünür ve değerli hissetmesini sağlayan yaklaşımlar, güvenliği destekleyen görünmez ama etkili katmanlar olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Uzmanlar, okulun sadece ders yapılan bir yer değil, aynı zamanda çocuğun sosyal karakterinin şekillendiği alan olduğunu hatırlatıyor. Bu nedenle güvenliğin de yalnızca risk çıktığında hatırlanan bir başlık değil, her gün yeniden inşa edilen bir eğitim kültürü olması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Okul güvenliği için en etkili model çok katmanlı koruma sistemi</p>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre en güçlü güvenlik modeli; fiziki önlem, rehberlik desteği, aile iş birliği, dijital takip, öğretmen duyarlılığı ve kriz planının birlikte çalıştığı çok katmanlı sistem olarak öne çıkıyor. Tek başına alınan önlemlerin sınırlı kaldığı, kalıcı sonucun ancak ortak sorumluluk anlayışıyla elde edilebildiği belirtiliyor.</p>

<p>Okul güvenliği tartışmaları büyürken uzmanların verdiği ortak mesaj ise net: Güvenlik, yalnızca bir kapıyı kapatmak değil, bir çocuğun sessiz alarmını zamanında duyabilmektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/okul-guvenligi-nasil-saglanabilir-uzmanlar-cok-yonlu-onleme-modeline-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7192.jpeg" type="image/jpeg" length="10972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Vefik Arıca: Çocuklarımızı dijital karanlığa teslim edemeyiz]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-vefik-arica-cocuklarimizi-dijital-karanliga-teslim-edemeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-vefik-arica-cocuklarimizi-dijital-karanliga-teslim-edemeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa Siverek’te eski bir öğrencinin okula silahla girerek 16 kişiyi yaraladığı saldırı ile Kahramanmaraş’ta bilançosu ağırlaşan okul faciası, çocuk ve ergen ruh sağlığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’taki olayda ilk açıklamaların ardından can kaybı ve yaralı sayısı yukarı yönlü revize edilirken, son paylaşılan bilgiler olayın boyutunun daha ağır olduğunu gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Vefik Arıca, bu tür olayların tek bir nedene bağlanamayacağını belirterek, çocukların dijital dünyada maruz kaldığı görünmez risk alanlarına dikkat çekti.</p>

<p>“Bugün çocuklarımızı yalnızca sokaktan değil, ekranın içindeki karanlık yapılardan da korumak zorundayız. Şiddeti oyunlaştıran, öfkeyi kahramanlık gibi sunan, yalnızlığı manipüle eden çevrimiçi alanlar küçümsenmemelidir. Elbette her içine kapanan çocuk saldırgan olmaz. Ancak oyun ve internet bağımlılığı, kötü çevrimiçi akran etkisi, aile içi çatışma ve eşlik eden ruhsal sorunlar birleştiğinde ev içinde öfke, empati kaybı ve işlev bozulması riski artabilir.”</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün oyun bozukluğunu ICD-11’de kontrol kaybı ve günlük işlevlerde belirgin bozulma ile tanımladığını hatırlatan Arıca, dijital risklerin artık marjinal değil, yaygın bir halk sağlığı başlığı haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Sorun yalnızca ekran süresi değil</p>

<p>Prof. Dr. Arıca, asıl meselenin çocuğun kaç saat ekrana baktığı değil, ekranın içinde neyle karşılaştığı olduğunu vurguladı:</p>

<p>“Bugün mesele sadece telefon ya da bilgisayar başında geçirilen süre değildir. Asıl mesele, çocuğun o ekranın içinde hangi dili gördüğü, kimlerle temas kurduğu, nasıl bir yönlendirmeye maruz kaldığıdır. Şiddet içerikleri, toksik topluluklar, aşağılayıcı dil, çevrimiçi zorbalık ve kapalı gruplardaki manipülatif yönlendirmeler özellikle ruhsal olarak kırılgan çocuklarda ciddi bozulmalara yol açabilir.”</p>

<p>WHO Avrupa Bölgesi verilerine göre ergenlerin yüzde 12’sinin problemli oyun kullanımı riski taşıdığını, problemli sosyal medya kullanımının ise son yıllarda arttığını belirten Arıca, bu tablonun artık göz ardı edilemeyeceğini söyledi.</p>

<p>“Dışarıda sakin, evde patlayıcı hale gelebiliyorlar”</p>

<p>Bazı çocukların sosyal ortamda sessiz, kontrollü ve dikkat çekmeyen bir profil sergilediğini; ancak ev içinde bambaşka bir davranış örüntüsü gösterebildiğini belirten Arıca, bunun anlık bir değişim değil, birikimli bir bozulma süreci olduğunu kaydetti:</p>

<p>“Bazı çocuklar dışarıda sakindir, okulda içine kapanıktır, toplum içinde sorun çıkarmaz. Ama evde ekran kesildiğinde, sınır konulduğunda ya da dijital akış bozulduğunda bambaşka bir öfke ortaya çıkabilir. Bu dönüşüm bir anda olmaz. Birikmiş yalnızlık, kötü dijital etkiler, aile içi kopukluk ve ruhsal yükler birleştiğinde ev içi iklim zehirlenebilir.”</p>

<p>Türkiye verileri alarm veriyor</p>

<p>Türkiye’de çocukların dijital dünyayla çok erken yaşta ve yoğun biçimde temas kurduğunu söyleyen Prof. Dr. Arıca, bu durumun riskleri daha görünür hale getirdiğini belirtti:</p>

<p>“Bugün çocukların çok büyük bölümü internet kullanıyor, dijital oyun oynuyor ve sosyal medya içerikleriyle temas kuruyor. Bu tablo bize şunu söylüyor: Dijital alan artık çocuğun hayatının kenarında duran bir şey değil, merkezine yerleşmiş durumda. Dolayısıyla riskli içerik, kötü çevrimiçi arkadaşlık ve zararlı yönlendirme ihtimali de büyüyor.”</p>

<p>Arıca, yalnızca ekran süresine odaklanan yüzeysel uyarıların yeterli olmadığını, çocukların ruhsal dayanıklılığını, aile bağlarını ve okul aidiyetini güçlendiren çok katmanlı bir yaklaşım gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Çocuklarımızı sanal cehenneme teslim edemeyiz”</p>

<p>Prof. Dr. Vefik Arıca, dijital dünyanın bazı karanlık alanlarının çocukların öfkesini, yalnızlığını ve aidiyet arayışını kullanabildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bugün bazı çevrimiçi yapılar çocukların öfkesini, yalnızlığını, merakını ve ait olma arzusunu kullanmak istiyor olabilir. Şiddeti normalleştiren, nefreti parlatan, çocuğu aileden ve gerçek hayattan koparan dijital iklimler oluşuyor. Çocuklarımızı sanal bir cehenneme teslim edemeyiz.”</p>

<p>Arıca, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların kesin nedenlerinin adli soruşturmalarla ortaya çıkacağını, bu nedenle aceleci ve indirgemeci yorumlardan kaçınılması gerektiğini de belirtti. Ancak çocukların dijital ortamda kimlerle temas kurduğunun, hangi içeriklerle beslendiğinin, ev içinde nasıl bir iletişim iklimi bulunduğunun ve eşlik eden ruhsal sorunların olup olmadığının artık hayati önemde olduğunu söyledi.</p>

<p>Dünyadan iyi örnekler var</p>

<p>Birçok ülkenin bu meseleyi sadece bireysel nasihatlerle değil, kurumsal politikalarla ele almaya başladığını belirten Arıca, okullarda telefon sınırlamaları, aile medya planları, psikolojik destek merkezleri ve internet bağımlılığına yönelik özel programların çoğaldığını söyledi.</p>

<p>“Dünyada bazı ülkeler okullarda cep telefonu kullanımını sınırlıyor, bazıları aile rehberliği programları geliştiriyor, bazıları ise internet ve oyun bağımlılığı için özel destek merkezleri kuruyor. Demek ki bu mesele bireysel zayıflık değil; kamusal, eğitsel ve ruhsal yönleri olan büyük bir çocuk koruma sorunudur.”</p>

<p>Erken uyarı işaretleri küçümsenmemeli</p>

<p>Çocukta ani öfke patlamaları, uyku düzeninin bozulması, okuldan uzaklaşma, aileyle iletişimin azalması, şiddet içeriklerine saplantılı ilgi, uzun süre kapalı çevrimiçi gruplarda vakit geçirme, sosyal geri çekilme ve empati kaybı gibi belirtilerin görmezden gelinmemesi gerektiğini belirten Arıca, ailelere ve okullara da çağrıda bulundu:</p>

<p>“Bunu sadece yaramazlık, ergenlik, geçici huysuzluk diye okuyamayız. Bazen bu belirtiler daha derin bir ruhsal ve sosyal çözülmenin habercisi olabilir. Felaket yaşandıktan sonra konuşmak yerine, çocuğun sessizliğini zamanında okumayı öğrenmeliyiz. Bugün korunması gereken sadece beden değil; çocuğun zihni, vicdanı ve dijital dünyadaki istikametidir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-vefik-arica-cocuklarimizi-dijital-karanliga-teslim-edemeyiz</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7190.jpeg" type="image/jpeg" length="29536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Altıkulaç Anadolu Lisesi Okul Grubundaki Paylaşım Paniğe Yol Açtı: 11. Sınıf Öğrencisi Yakalandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ahmet-altikulac-anadolu-lisesi-okul-grubundaki-paylasim-panige-yol-acti-11-sinif-ogrencisi-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ahmet-altikulac-anadolu-lisesi-okul-grubundaki-paylasim-panige-yol-acti-11-sinif-ogrencisi-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat’ın Niksar ilçesinde Ahmet Altıkulaç Anadolu Lisesi’nin adını açık biçimde hedef alan bir dijital paylaşım, okul çevresinde kısa sürede tedirginliğe yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mesajın Telegram ve WhatsApp üzerinden yayılması sonrası ihbarlar artarken, güvenlik birimleri ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordineli şekilde devreye girdi. Yapılan incelemede paylaşımın aynı okulda öğrenim gören 11. sınıf öğrencisi tarafından yapıldığı belirlendi.</p>

<p>Okulun adı verilince endişe büyüdü</p>

<p>Son günlerde farklı şehirlerde okulları hedef alan olayların gündemde olması, Niksar’daki mesajın etkisini daha da büyüttü. “Sıra Ahmet Altıkulaç’ta” ifadesini içeren paylaşımın okul öğrencileri arasında kurulan WhatsApp grubunda dolaşıma girdiği, ardından velilere kadar ulaştığı aktarıldı. Tek cümlelik bir mesajın bile bu kadar hızlı yayılması, okul güvenliği konusunda dijital ortamın artık başlı başına bir risk alanı haline geldiğini bir kez daha gösterdi.</p>

<p>Polis ve eğitim yönetimi birlikte harekete geçti</p>

<p>İhbarların ardından başlatılan çalışmada, paylaşımın kaynağı kısa sürede tespit edildi. Yetkililer, olayın yalnızca bir öğrenci grubu içinde kalmadığını, velilere kadar ulaşarak toplu bir kaygı oluşturduğunu değerlendirirken sürecin hem güvenlik hem eğitim boyutuyla ele alındığı bildirildi. Bu yönüyle olay, Niksar Ahmet Altıkulaç Anadolu Lisesi paylaşımı sonrası oluşan korkunun neden kısa sürede büyüdüğünü de ortaya koydu.</p>

<p>11. sınıf öğrencisi gözaltına alındı</p>

<p>Yapılan incelemeler sonucunda paylaşımı yapan kişinin aynı okulun 11. sınıf öğrencisi olduğu tespit edildi. Öğrenci gözaltına alınırken, ilk ifadesinde söz konusu mesajı “şaka amaçlı” paylaştığını söylediği belirtildi. Ancak okul adı verilerek yapılan bu tür içeriklerin, özellikle son dönemde artan hassasiyet nedeniyle sıradan bir şaka olarak değerlendirilmediği görülüyor.</p>

<p>Dijital tehdit dili artık daha yakından izleniyor</p>

<p>Uzmanların ve yetkililerin son dönemde özellikle üzerinde durduğu konu, okul güvenliğini sarsabilecek mesajların çok hızlı biçimde gerçek bir paniğe dönüşebilmesi. Ahmet Altıkulaç Anadolu Lisesi öğrenci paylaşımı sonrası yaşanan süreç de bunu doğruladı. Bir ekran görüntüsü, bir grup mesajı ya da kısa bir ifade; veliler, öğrenciler ve okul yönetimi açısından doğrudan alarm sebebine dönüşebiliyor. Bu nedenle eğitim kurumlarını hedef alan dijital içeriklere karşı daha düşük toleranslı bir güvenlik yaklaşımı uygulanıyor.</p>

<p>“Şakaydı” savunması tartışmayı bitirmedi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayın en dikkat çeken yönlerinden biri de, paylaşımın ardından gelen “şaka” savunması oldu. Fakat okulun adı verilerek korku oluşturan bir ifadenin, özellikle kamuoyunun hassas olduğu bir dönemde çok daha ağır sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Bu durum, “okulu hedef alan paylaşım”, “öğrenci gözaltına alındı” ve “okul grubunda yayılan tehdit mesajı” gibi başlıkların neden artık yalnızca sosyal medya diliyle değil, adli süreçlerle birlikte anıldığını da gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ahmet-altikulac-anadolu-lisesi-okul-grubundaki-paylasim-panige-yol-acti-11-sinif-ogrencisi-yakalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7187.jpeg" type="image/jpeg" length="90824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbank çöktü mü, neden açılmıyor? 16 Nisan’da erişim sorunu gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/akbank-coktu-mu-neden-acilmiyor-16-nisanda-erisim-sorunu-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/akbank-coktu-mu-neden-acilmiyor-16-nisanda-erisim-sorunu-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akbank kullanıcıları 16 Nisan sabahından itibaren mobil uygulama ve dijital bankacılık kanallarında yaşanan erişim problemi nedeniyle ekran başında kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gün içinde sosyal medyada ve arama motorlarında en çok sorulan başlıklardan biri ise “Akbank çöktü mü?” sorusu oldu. Çok sayıda kullanıcı, uygulamaya giriş yapamadığını ve işlem ekranlarında hata uyarılarıyla karşılaştığını paylaştı.</p>

<p>Sorun bireysel değil, yaygın görünüyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelen ilk kullanıcı bildirimleri, problemin tek bir cihaz ya da tek bir bağlantı türüyle sınırlı olmadığını gösterdi. Farklı şehirlerden yapılan paylaşımlarda, hem mobil bankacılık girişinde hem de bazı dijital işlemlerde benzer aksaklıkların yaşandığı görüldü. Şikayet platformlarında peş peşe yayımlanan kullanıcı yorumları da sorunun yaygın hissedildiğine işaret etti.</p>

<p>Akbank’tan teknik aksaklık açıklaması</p>

<p>Günün ilerleyen saatlerinde konuya ilişkin banka kaynaklı açıklama da yansıdı. Paylaşılan açıklamada, sistemlerde geçici süreli teknik bir aksaklık yaşandığı belirtilirken, ekiplerin sorunun çözümü için çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi. Açıklamada ayrıca işlemlerin en kısa sürede kesintisiz şekilde yeniden sağlanmasının hedeflendiği mesajı verildi.</p>

<p>“Akbank çöktü mü?” sorusu neden öne çıktı?</p>

<p>Bankacılık uygulamalarında yaşanan kısa süreli kesintiler bile kullanıcı tarafında büyük yankı uyandırabiliyor. Özellikle para transferi, ödeme, yatırım ve günlük finans işlemlerinin mobil uygulamalar üzerinden yürütüldüğü saatlerde yaşanan erişim problemleri, arama motorlarında ani sorgu artışına neden oluyor. 16 Nisan’daki aksaklıkta da benzer bir tablo oluştu ve kullanıcılar doğrudan sorunun kaynağını araştırmaya yöneldi. Bu nedenle “Akbank neden açılmıyor” ve “Akbank mobil giriş sorunu” başlıkları günün öne çıkan aramaları arasına girdi.</p>

<p>Kullanıcılar en çok hangi hataları bildirdi?</p>

<p>Yayımlanan kullanıcı şikayetlerinde ortak başlıklar dikkat çekti. Bazı kullanıcılar uygulamaya hiç giriş yapamadığını aktarırken, bazıları “işleminiz şu anda gerçekleştirilemiyor” benzeri uyarılar aldığını belirtti. Özellikle yatırım ve ödeme işlemi yapmak isteyen kullanıcıların yaşanan aksaklıktan daha sert etkilendiği görüldü.</p>

<p>Akbank mobil neden açılmıyor?</p>

<p>Şu aşamada kamuya yansıyan bilgiler, sorunun geçici bir teknik aksaklık kaynaklı olduğuna işaret ediyor. Resmi yansımalar içinde siber saldırı ya da kalıcı sistem arızası yönünde doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle mevcut tablo, bankanın dijital altyapısında yaşanan geçici erişim sorunu olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sorun yaşayan kullanıcılar ne yapmalı?</p>

<p>Uzmanların bu tür kesintilerde ilk önerisi, uygulamayı art arda zorlamak yerine bir süre beklemek ve bankanın resmi duyurularını takip etmek oluyor. Çünkü yaygın sistemsel sorunlarda kullanıcı tarafında yapılacak işlem sayısı oldukça sınırlı kalıyor. Sorun bankanın sistemlerinden kaynaklanıyorsa, çözüm de merkezi müdahaleyle sağlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/akbank-coktu-mu-neden-acilmiyor-16-nisanda-erisim-sorunu-gundemde</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7186-1.jpeg" type="image/jpeg" length="20846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacca gitmeye hazırlanıyordu: Trabzon’da Sevim Arslan feci kazada hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hacca-gitmeye-hazirlaniyordu-trabzonda-sevim-arslan-feci-kazada-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hacca-gitmeye-hazirlaniyordu-trabzonda-sevim-arslan-feci-kazada-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Çömlekçi Mahallesi’nde sabah saatlerinde meydana gelen trafik kazasında 66 yaşındaki Sevim Arslan yaşamını yitirdi. Otobüs durağında toplu taşıma aracını beklediği sırada hızlı gelen bir aracın çarptığı Arslan’ın, eşiyle birlikte Hacca gitmeye hazırlandığı öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sabah 06.00 sıralarında yaşanan olay, bölgede büyük üzüntüye neden oldu. Edinilen bilgilere göre, otobüs durağında bekleyen Sevim Arslan’a süratli şekilde gelen bir araç çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Arslan için çevredeki vatandaşlar durumu hemen sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.</p>

<p>İhbar üzerine kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, Sevim Arslan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri kazanın yaşandığı bölgede güvenlik önlemi alırken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p>

<p>Yakın çevresinden edinilen bilgilere göre Sevim Arslan’ın eşiyle birlikte Hac yolculuğuna hazırlık yaptığı öğrenildi. Acı haber, ailesi ve sevenlerini yasa boğdu.</p>

<p>Sevim Arslan’ın, Taşlıgedik Mahallesi’nden Cavit Arslan’ın eşi, Taşkıran Mahallesi’nden Mustafa ve Yavuz Albayrak’ın ablaları olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merhumenin cenazesi, 17 Nisan 2026 Cuma günü Cuma namazının ardından Taşkıran Merkez Camii’nde kılınacak cenaze namazı sonrası Taşkıran Mahallesi Alonoplo Kabristanlığı’nda toprağa verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hacca-gitmeye-hazirlaniyordu-trabzonda-sevim-arslan-feci-kazada-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7185.jpeg" type="image/jpeg" length="33964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Canan Kaftancıoğlu hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ davası açıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/canan-kaftancioglu-hakkinda-cumhurbaskanina-hakaret-davasi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/canan-kaftancioglu-hakkinda-cumhurbaskanina-hakaret-davasi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında, sosyal medya paylaşımı nedeniyle “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla dava açıldı. Hazırlanan iddianamede Kaftancıoğlu’nun 1 yıl 2 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Kaftancıoğlu için 1 yıl 2 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası istendi. İddianame İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.</p>

<p>Kaftancıoğlu hakkında yeni dava süreci başladı</p>

<p>Siyaset gündemine yeniden taşınan dosyada, yargılamanın ilk duruşma tarihi de netleşti. Kaftancıoğlu’nun önümüzdeki haftalarda hakim karşısına çıkacağı dava, siyasi ifade sınırları ve sosyal medya paylaşımlarına ilişkin tartışmaları bir kez daha alevlendirdi. İlk duruşmanın 21 Mayıs 2026 Perşembe günü yapılacağı bildirildi.</p>

<p>Sosyal medya paylaşımı sonrası dava açıldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmaya konu olan sürecin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Nisan 2025 tarihinde X hesabından yaptığı paylaşımın ardından başladığı aktarıldı. Haberlere göre Kaftancıoğlu, bu paylaşımı alıntılayarak “Bizim de boynumuzun borcu… Beytülmale el uzatanların yargılanacağı günler yakındır” ifadelerini kullandı. Savcılık da bu sözler nedeniyle “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla iddianame düzenledi.</p>

<p>İddianamede hapis istemi dikkat çekti</p>

<p>Hazırlanan iddianamede, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında Kaftancıoğlu’nun cezalandırılması talep edildi. Dosyada istenen cezanın alt ve üst sınırı, davanın siyasi ve hukuki yankısını büyüten başlıklardan biri oldu. Özellikle sosyal medya paylaşımlarının ceza davalarına konu olması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Gözler ilk duruşma tarihine çevrildi</p>

<p>Kaftancıoğlu’nun dava sürecinde nasıl bir savunma yapacağı ve mahkemenin ilk celsede nasıl bir yol haritası çizeceği merak konusu oldu. 21 Mayıs’taki duruşma, yalnızca dosyanın seyri açısından değil, siyasi gündemde yaratacağı etki bakımından da yakından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/canan-kaftancioglu-hakkinda-cumhurbaskanina-hakaret-davasi-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7180.jpeg" type="image/jpeg" length="75613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaşam Boyu Öğrenme Alzheimer Riskini Azaltabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yasam-boyu-ogrenme-alzheimer-riskini-azaltabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yasam-boyu-ogrenme-alzheimer-riskini-azaltabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alzheimer hastalığına karşı korunmada ilaçların yanı sıra yaşam tarzının da belirleyici olabileceğini gösteren yeni bir çalışma, dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Neurology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre yaşam boyu zihinsel olarak aktif kalan bireylerde Alzheimer riski daha düşük seyrediyor, hastalığın ortaya çıkışı ise yıllarca gecikebiliyor. Bulgular, okuma alışkanlığı, eğitim, kültürel etkinliklere katılım ve ileri yaşta sürdürülen bilişsel faaliyetlerin beyin sağlığı üzerinde güçlü bir etkisi olabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Yaşlanan nüfusla birlikte Alzheimer hastalığı, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek daha fazla önem kazanan bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Ancak yeni araştırmalar, bu sürecin tamamen kaçınılmaz olmayabileceğini gösteriyor. Özellikle yaşam boyu öğrenme, zihinsel üretkenlik ve sosyal-kültürel katılımın, beyin yaşlanmasını yavaşlatabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>8 yıl boyunca takip edildi</p>

<p>American Academy of Neurology tarafından yayımlanan Neurology dergisindeki çalışmada, başlangıçta demansı bulunmayan ve ortalama yaşı 80 olan 1.939 kişi yaklaşık 8 yıl boyunca izlendi. Araştırmacılar, katılımcıların yaşamlarının farklı dönemlerindeki zihinsel uyarılma düzeyini inceleyerek her birey için bir “kognitif zenginleşme” skoru oluşturdu.</p>

<p>Bu değerlendirme üç ana dönem üzerinden yapıldı. Erken yaşamda kitap okuma sıklığı, evde kitap ve gazete bulunması, yabancı dil öğrenimi gibi unsurlar dikkate alındı. Orta yaşamda eğitim düzeyi, sosyoekonomik durum, kütüphane ve dergi gibi kaynaklara erişim ile kültürel etkinliklere katılım incelendi. İleri yaşta ise okuma-yazma alışkanlıkları, zihinsel oyunlar ve sosyal-bilişsel aktiviteler değerlendirildi.</p>

<p>En dikkat çekici fark risk oranlarında görüldü</p>

<p>Çalışma süresince 551 kişide Alzheimer hastalığı, 719 kişide ise hafif bilişsel bozukluk gelişti. Ancak en çarpıcı sonuç, yaşam boyu bilişsel olarak daha zengin bir hayat sürenlerle daha düşük zihinsel uyarılmaya sahip bireyler karşılaştırıldığında ortaya çıktı.</p>

<p>Araştırmaya göre en yüksek kognitif zenginleşme düzeyine sahip grupta Alzheimer riski yüzde 38, hafif bilişsel bozukluk riski ise yüzde 36 daha düşük bulundu. Bu sonuç, beynin yaşam boyunca aktif tutulmasının yalnızca günlük zihinsel performansı değil, nörodejeneratif hastalık riskini de etkileyebileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Alzheimer başlangıcı yaklaşık 5 yıl gecikebilir</p>

<p>Araştırmada yalnızca risk azalması değil, hastalığın ortaya çıkış yaşında da belirgin fark saptandı. En yüksek bilişsel zenginleşmeye sahip bireylerde Alzheimer hastalığının ortalama başlangıç yaşı 94 olarak hesaplanırken, en düşük grupta bu yaş 88’de kaldı. Hafif bilişsel bozuklukta ise ortalama başlangıç yaşı 85’e karşı 78 olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tablo, zihinsel olarak aktif bir yaşamın yalnızca hastalığın görülme ihtimalini azaltmadığını, aynı zamanda klinik belirtilerin ortaya çıkışını da anlamlı şekilde erteleyebildiğini gösteriyor. Uzmanlara göre birkaç yıllık gecikme bile hem birey hem aile hem de sağlık sistemleri açısından çok büyük bir fark yaratabilir.</p>

<p>Koruyucu etkinin merkezinde “kognitif rezerv” var</p>

<p>Araştırmacılar, bu olumlu etkinin arkasında “kognitif rezerv” adı verilen biyolojik ve işlevsel kapasitenin yer aldığını düşünüyor. Kognitif rezerv, beynin yaşlanma ve hastalık süreçlerine rağmen alternatif sinir ağları geliştirerek işlevlerini daha uzun süre koruyabilmesini ifade ediyor.</p>

<p>Bu mekanizma sayesinde beyinde Alzheimer’a özgü amiloid ve tau birikimi bulunsa bile klinik belirtiler daha geç ortaya çıkabiliyor. Otopsi verilerinin de bu görüşü desteklediği, yüksek bilişsel zenginleşmeye sahip bireylerde benzer patolojik bulgulara rağmen bilişsel performansın daha iyi korunduğu belirtiliyor.</p>

<p>Sadece ilaç değil, yaşam tarzı da önemli</p>

<p>Çalışma, Alzheimer ile mücadelede yalnızca ilaç tedavilerine odaklanmanın yeterli olmayabileceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Erken yaşlardan itibaren okuma alışkanlığı kazanmak, yabancı dil öğrenmek, kültürel etkinliklere katılmak, ileri yaşta yazmak, düşünmek, üretmek ve sosyal bağları korumak beyin sağlığı için koruyucu bir kalkan oluşturabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, özellikle risk altındaki bireylerde yaşam tarzı düzenlemelerinin daha fazla önemsenmesi gerektiğini vurguluyor. Zihinsel aktivitenin günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesi, sağlıklı yaşlanma politikalarının da temel başlıklarından biri olarak görülüyor.</p>

<p>Toplumsal yatırımlar da belirleyici olabilir</p>

<p>Araştırmanın işaret ettiği bir diğer önemli nokta ise bireysel çabanın yanında toplumsal koşulların da etkili olması. Eğitime erişim, kütüphaneler, kültürel merkezler, yaşam boyu öğrenme programları ve sosyal katılım alanlarının güçlendirilmesi, yalnızca eğitim politikası değil aynı zamanda halk sağlığı politikası olarak da değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre toplumun her kesiminin zihinsel gelişimi destekleyen kaynaklara ulaşabilmesi, uzun vadede demans yükünün azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu yönüyle çalışma, Alzheimer riskine karşı mücadelede sınıf, eğitim ve kültürel erişim eşitsizliklerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Beyin sağlığı için geç değil</p>

<p>Araştırmanın verdiği en güçlü mesajlardan biri şu: Beyni aktif tutmak için hiçbir yaş geç değil. Erken yaşamdan başlayan zihinsel hareketlilik elbette önemli, ancak ileri yaşta sürdürülen okuma, yazma, düşünme, sohbet etme ve öğrenme alışkanlıkları da anlamlı katkı sağlayabiliyor.</p>

<p>Yaşam boyu öğrenme, artık yalnızca kişisel gelişim başlığı değil. Görünen o ki bu alışkanlık, Alzheimer’a karşı en güçlü koruyucu kalkanlardan birine dönüşebilir. Zihin çalıştıkça, beyin adeta kendine yeni yollar açıyor. Ve bazen bir kitap, bir sohbet, bir bulmaca ya da yeni öğrenilen bir dil, yılları sessizce geri itebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yasam-boyu-ogrenme-alzheimer-riskini-azaltabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7179-1.jpeg" type="image/jpeg" length="36134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş saldırısında yeni iddialar: Telegram, poligon ve aile detayı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-iddialar-telegram-poligon-ve-aile-detayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-iddialar-telegram-poligon-ve-aile-detayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’taki okul saldırısına ilişkin soruşturma genişlerken, olayın arka planına dair yeni iddialar gündeme geldi. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, saldırgan çocuğun sosyal medya gruplarında şiddet içerikli içeriklerle temas kurduğunu, poligona götürüldüğünü ve aile içi denetim zafiyetinin dikkat çektiğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmi makamlar ise saldırının ardından dijital mecralardaki şiddet övücülüğüne karşı kapsamlı adli ve idari süreç başlatıldığını açıkladı.</p>

<p>Kahramanmaraş saldırısında soruşturma derinleşiyor</p>

<p>Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırı Türkiye’yi sarsarken, olayın nasıl hazırlandığına ilişkin ayrıntılar da tartışma konusu oldu. Anadolu Ajansı’nın 16 Nisan 2026 tarihli güncellemesine göre saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen hayatını kaybetti, kentte eğitime 2 gün ara verildi.</p>

<p>Fatih Atik’ten dikkat çeken Telegram ve poligon iddiası</p>

<p>TGRT Haber’de konuşan Fatih Atik, saldırıyı gerçekleştiren 8. sınıf öğrencisinin olaydan önce babasıyla atış poligonuna gittiği ve Şanlıurfa’daki okul baskını görüntülerini izlediği yönünde bilgiler paylaştı. Haberde, çocuğun Telegram’daki kalabalık gruplarda vakit geçirdiği ve burada şiddetin özendirildiği bir dijital çevreyle temas kurduğu iddiasına yer verildi. Bu bilgiler şu aşamada soruşturma dosyasına ilişkin medya kaynaklı iddialar niteliği taşıyor.</p>

<p>Resmi kurumlar dijital şiddet ağlarına karşı harekete geçti</p>

<p>Olay sonrası sadece saldırının faili değil, saldırıyı öven ya da yaygınlaştıran dijital ağlar da mercek altına alındı. Adalet Bakanlığı, başta Telegram olmak üzere dijital mecralarda şiddeti öven, suçu ve suçluyu meşrulaştıran ve kamu düzenini bozabilecek içeriklerle ilgili adli işlem başlatıldığını duyurdu. Emniyet kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre 83 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, 940 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi ve 93 Telegram grubu kapatıldı.</p>

<p>“En büyük problem ailede” çıkışı yeniden tartışma başlattı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatih Atik’in “En büyük problem ailede” değerlendirmesi, olayın yalnızca güvenlik ya da teknoloji boyutuyla değil, aile denetimi ve çocukların dijital dünyadaki temasları üzerinden de ele alınmasına yol açtı. Özellikle erken yaşta silaha erişim, gece saatlerinde kontrolsüz çevrim içi kullanım ve şiddet içeriklerinin sıradanlaşması, soruşturmanın toplumsal boyutunu büyüten başlıklar arasında gösteriliyor. Bu çerçevede saldırının sadece bireysel bir sapma değil, aile, okul ve dijital çevre üçgeninde incelenmesi gerektiği yönünde yorumlar öne çıkıyor.</p>

<p>Kahramanmaraş saldırısı neden bu kadar kritik görülüyor?</p>

<p>Uzmanların ve yetkililerin dikkat çektiği nokta, şiddetin yalnızca işlenmesi değil, sonrasında dijital platformlarda “kahramanlık” gibi sunulması. Bu durum, benzer eğilim taşıyan çocuk ve gençler üzerinde taklit riskini büyütüyor. Nitekim okul saldırılarının ardından bazı gruplarda övücü ve yönlendirici içeriklerin dolaşıma girdiği, bu nedenle hem içerik üreticileri hem de yaygınlaştıran ağlar hakkında işlem başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Soruşturma sürüyor</p>

<p>Kahramanmaraş saldırısına ilişkin adli süreç çok yönlü biçimde devam ederken, saldırının hazırlık aşaması, failin dijital temasları, silaha erişim biçimi ve aile çevresi üzerindeki incelemelerin sürdüğü belirtiliyor. Şu ana kadar resmi makamlarca doğrulanan başlıklar; saldırının bilançosu, eğitime ara verilmesi ve dijital mecralardaki şiddet övücülüğüne yönelik kapsamlı operasyonlar oldu. Poligon eğitimi ve bazı bireysel temaslara ilişkin ayrıntılar ise şimdilik iddia olarak dosyada tartışılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-iddialar-telegram-poligon-ve-aile-detayi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7177-1.jpeg" type="image/jpeg" length="33831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[C31K Telegram kanalı nedir, soruşturma neden başlatıldı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/c31k-telegram-kanali-nedir-sorusturma-neden-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/c31k-telegram-kanali-nedir-sorusturma-neden-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[C31K adlı Telegram kanalında yeni okul saldırıları olacağına dair mesajların yayılması üzerine İçişleri Bakanlığı ile yargı harekete geçti. Siber ekiplerin yazışanları tespit için çalışma başlattığı, savcılığın da tehdit ve panik boyutuyla soruşturma açtığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son günlerde sosyal medyada en çok aranan başlıklardan biri “C31K Telegram kanalı nedir” sorusu oldu. Bunun nedeni, söz konusu kanalda yeni okul saldırıları olacağına dair mesajların dolaşıma girmesi ve bu paylaşımların kamuoyunda ciddi tedirginlik oluşturması. T24’ün aktardığına göre İçişleri Bakanlığı kaynakları, kanalda yazışan kişilerin tespiti için siber ekiplerin çalışma başlattığını bildirdi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı da “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan soruşturma açtı.</p>

<p>C31K Telegram kanalı neden gündemde?</p>

<p>Kanalın gündeme taşınmasının temel nedeni, okul saldırılarıyla ilişkilendirilen tehdit içerikli mesajların sosyal medyada hızla yayılması oldu. Resmi makamlar, özellikle okul isimleri verilerek halkı korku ve paniğe sevk etmeyi amaçlayan içeriklerin yakından takip edildiğini açıkladı. İstanbul Valisi Davut Gül de bu tür paylaşımları yayan kişi ve hesaplar hakkında yasal işlemlerin gecikmeden uygulandığını duyurdu.</p>

<p>Bu tablo, meselenin yalnızca bir sosyal medya söylentisi gibi görülmediğini gösteriyor. Çünkü soruşturma süreci sadece içerik paylaşanlarla sınırlı tutulmadı; kamu düzenini bozduğu değerlendirilen dijital hareketlilik de güvenlik birimlerince yakın izlemeye alındı. Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre dezenformasyon ürettiği saptanan yüzlerce hesap hakkında da işlem başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>C31K nedir, daha önce de gündeme gelmiş miydi?</p>

<p>Evet. C31K adı ilk kez şimdi duyulmuş değil. İçişleri Bakanlığı’nın 13 Ocak 2024 tarihli resmi duyurusunda, “C31K” isimli sosyal medya topluluğu üyelerine yönelik operasyonda 5 şüphelinin yakalandığı açıklandı. Bakanlık açıklamasında, bu topluluğun kedilere eziyet ve örgüt propagandasıyla ilişkilendirildiği belirtildi. Bu da C31K isminin güvenlik birimlerinin radarına daha önce de girdiğini gösteriyor.</p>

<p>Dolayısıyla bugünkü tartışma, tamamen sıfırdan ortaya çıkmış bir başlık değil. Son gelişmeler, daha önce problemli içeriklerle anılan bu yapının yeniden kamusal güvenlik ekseninde tartışılmasına yol açtı. Ancak burada kritik nokta, doğrulanmamış içeriklerin büyütülmesi değil; resmi açıklamaların esas alınması.</p>

<p>Soruşturma hangi aşamada?</p>

<p>Şu anki resmi çerçeveye göre iki ayrı başlık öne çıkıyor. Birincisi, İçişleri Bakanlığı kaynaklarının aktardığı siber tespit süreci. İkincisi ise savcılık boyutu. T24’ün haberine göre İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, tehdit ve panik yaratma gerekçesiyle soruşturma başlattı. Aynı dönemde kamuoyunu paniğe sevk eden okul odaklı paylaşımlar için de farklı adli ve idari süreçler işletiliyor.</p>

<p>Anadolu Ajansı’nın güncel geçtiği bilgilere göre 16 Nisan 2026 itibarıyla okul saldırıları sonrası başlatılan geniş soruşturma dalgasında 83 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, 940 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi ve 93 Telegram grubu kapatıldı. Ayrıca provokatif paylaşımlarda bulunan 66 URL adresi için içerik çıkarılması ve erişim engeli talebinde bulunulduğu aktarıldı.</p>

<p>Yetkililer neden “yalnızca resmi açıklamaları takip edin” diyor?</p>

<p>Çünkü bu tür olaylarda doğrulanmamış ekran görüntüleri, sahte ihbarlar ve korku yayan paylaşımlar çok hızlı yayılıyor. İstanbul Valiliği, vatandaşların yalnızca resmi kurumların açıklamalarını dikkate almasını özellikle istedi. Vali Gül, okullarda güvenlik tedbirlerinin en üst düzeyde alındığını ve eğitim öğretim faaliyetlerinin güvenli şekilde sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Bu uyarı, yalnızca bilgi kirliliğiyle ilgili değil. Aynı zamanda korku iklimi oluşturarak toplumsal tedirginliği artıran paylaşımların hukuki sonuç doğurabileceğine de işaret ediyor. Nitekim hem savcılık hem de güvenlik birimleri, kamu düzenini hedef alan içerikler için hızlı işlem yapıldığını açıkça duyurdu.</p>

<p>C31K Telegram kanalıyla ilgili aramalar neden arttı?</p>

<p>Arama trendinin yükselmesinde iki unsur etkili görünüyor. İlki, okul güvenliği konusunda toplumda oluşan hassasiyet. İkincisi ise C31K adı etrafında yayılan tehdit iddialarının sosyal medyada geniş yankı bulması. Bu nedenle kullanıcılar “C31K nedir”, “C31K Telegram kanalı kapatıldı mı”, “C31K soruşturması başladı mı” ve “okul saldırılarıyla bağlantısı var mı” gibi sorgulara yöneldi. Eldeki teyitli bilgiler, soruşturmanın başladığını ve yazışanların tespitine dönük siber çalışmaların sürdüğünü gösteriyor.</p>

<p>Son durum ne?</p>

<p>Şu an için teyitli tablo şu: C31K adlı Telegram kanalında paylaşılan tehdit içerikli mesajlar nedeniyle İçişleri Bakanlığı siber ekipleri devreye girdi, savcılık soruşturma başlattı ve okul saldırıları sonrası dijital mecralarda yayılan provokatif içeriklere karşı geniş çaplı bir adli-idari süreç işletiliyor. C31K adı daha önce de 2024 yılında İçişleri Bakanlığı’nın resmi operasyon duyurusunda geçmişti. Bu nedenle konu, yalnızca bir sosyal medya dedikodusu değil, devlet kurumlarının doğrudan işlem yürüttüğü bir güvenlik başlığına dönüşmüş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/c31k-telegram-kanali-nedir-sorusturma-neden-baslatildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7171.jpeg" type="image/jpeg" length="81804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bugün okul var mı? 16 Nisan’da hangi illerde ders yok?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bugun-okul-var-mi-16-nisanda-hangi-illerde-ders-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bugun-okul-var-mi-16-nisanda-hangi-illerde-ders-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Bugün okul var mı?” sorusu 16 Nisan 2026 Perşembe sabahında yeniden gündeme geldi. Resmî takvime göre bugün Türkiye genelinde planlı bir tatil bulunmuyor. Ancak iki ilde peş peşe yaşanan okul saldırılarının ardından bazı bölgelerde eğitime ara kararı alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye genelinde bugün okul var mı?</p>

<p>Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2026 eğitim öğretim yılı takvimine göre ikinci dönem 2 Şubat 2026’da başladı ve 26 Haziran 2026’da sona erecek. İkinci ara tatil ise 16-20 Mart 2026 tarihleri arasında yapıldı. Bu nedenle 16 Nisan 2026 Perşembe günü için Türkiye genelinde planlı bir tatil kararı bulunmuyor.</p>

<p>Şanlıurfa’da tüm okullar değil, saldırının yaşandığı okulda ara var</p>

<p>Şanlıurfa Valiliği’nin 14 Nisan 2026 tarihli açıklamasına göre Siverek’teki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen silahlı saldırının ardından, bu okulda 14 Nisan 2026 tarihinden itibaren 4 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verildi. Yani karar il genelini değil, doğrudan olayın yaşandığı okulu kapsıyor.</p>

<p>Kahramanmaraş’ta 16 ve 17 Nisan’da eğitime ara verildi</p>

<p>Kahramanmaraş Valiliği ise 15 Nisan 2026 tarihli basın açıklamasında, Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırı nedeniyle il genelinde kamu ve özel tüm eğitim kurumlarında 16 ve 17 Nisan 2026 tarihlerinde eğitime 2 gün ara verildiğini duyurdu. Açıklamada halk eğitim merkezlerine bağlı kurslar, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, e-sınav merkezleri, kreşler ve gündüz bakımevlerinin de bu kapsama dahil olduğu belirtildi.</p>

<p>Velilerin gözü valilik açıklamalarında</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabah saatlerinde özellikle “İstanbul’da bugün okul var mı?”, “Ankara’da bugün okul tatil mi?” ve “16 Nisan’da okullar açık mı?” aramaları hız kazandı. Ancak erişilebilen resmî kaynaklarda İstanbul ve Ankara için bugün okulların tatil edildiğine dair bir valilik duyurusu görülmedi. Bu tabloya göre, özel bir il veya ilçe kararı açıklanmadığı sürece eğitim öğretim normal akışında devam ediyor.</p>

<p>Son durum</p>

<p>16 Nisan 2026 Perşembe günü için Türkiye genelinde genel bir okul tatili yok. Şanlıurfa’da sadece saldırının yaşandığı okulda geçici ara uygulanıyor. Kahramanmaraş’ta ise valilik kararıyla il genelinde 16 ve 17 Nisan’da eğitime ara verilmiş durumda. Gün içinde yeni bir karar alınması halinde en güncel bilgi yine valilikler ve Millî Eğitim Bakanlığı duyurularından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bugun-okul-var-mi-16-nisanda-hangi-illerde-ders-yok</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 08:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7152.jpeg" type="image/jpeg" length="60605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selim Bayraktar Mehmed dizisine yeniden katıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/selim-bayraktar-mehmed-dizisine-yeniden-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/selim-bayraktar-mehmed-dizisine-yeniden-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TRT 1’in dikkat çeken yapımlarından Mehmed: Fetihler Sultanı dizisinde ayrılığıyla konuşulan Selim Bayraktar cephesinden yeni gelişme geldi. Ünlü oyuncunun diziye bu kez özel bir sahneyle yeniden döneceği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mehmed Fetihler Sultanı’nda sürpriz gelişme</p>

<p>TRT 1 ekranlarında yayınlanan Mehmed: Fetihler Sultanı dizisi, kadrosundaki hareketlilikle yeniden gündeme geldi. Dizide Çandarlı Halil Paşa karakterine hayat veren Selim Bayraktar’ın daha önce projeye veda ettiği biliniyordu. Ancak kulislere yansıyan son bilgi, seyircinin dikkatini yeniden bu isme çevirdi.</p>

<p>Selim Bayraktar diziye geri dönüyor</p>

<p>Onedio’da aktarılan habere göre, Birsen Altuntaş’ın verdiği bilgi doğrultusunda Selim Bayraktar diziye yeniden dahil oluyor. Ancak bu dönüşün kalıcı bir geri katılım değil, tek bölümlük özel bir konuk oyunculuk şeklinde olacağı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dönüş rüya sahnesiyle olacak</p>

<p>Haberde yer alan bilgilere göre Bayraktar, Mehmed: Fetihler Sultanı dizisine bir rüya sahnesiyle geri dönecek. Bu detay, karakterin hikâyeye doğrudan kaldığı yerden değil, anlatının dramatik akışı içinde özel bir sekansla yeniden bağlanacağını gösteriyor.</p>

<p>Çandarlı Halil Paşa karakteri yeniden gündemde</p>

<p>Selim Bayraktar’ın canlandırdığı Çandarlı Halil Paşa karakteri, dizinin takipçileri arasında en çok konuşulan isimlerden biri olmuştu. Özellikle sezon finali sonrası ayrılığın ardından hikâyenin yönünün değiştiği yorumları yapılırken, oyuncunun kısa süreli de olsa dönüşü sosyal medyada ve arama motorlarında yeniden merak konusu oldu. Ayrılığın ikinci sezon finali sonrasında gerçekleştiği de haberde yer aldı.</p>

<p>İzleyici şimdi yeni bölümü bekliyor</p>

<p>Dizi takipçileri şimdi Selim Bayraktar’ın yer alacağı sahnenin nasıl kurgulanacağını ve Çandarlı Halil Paşa’nın hikâyeye ne tür bir etki bırakacağını merak ediyor. Özellikle “Selim Bayraktar Mehmed dizisine döndü mü?”, “Çandarlı Halil Paşa geri mi geliyor?” ve “Mehmed Fetihler Sultanı yeni bölümde ne olacak?” soruları şimdiden öne çıkmış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/selim-bayraktar-mehmed-dizisine-yeniden-katildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7150.webp" type="image/jpeg" length="39220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon’da ortaokula skandal yorum: “Cuma günü ayık olun”]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-ortaokula-skandal-yorum-cuma-gunu-ayik-olun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-ortaokula-skandal-yorum-cuma-gunu-ayik-olun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Akçaabat ilçesinde bulunan Mevlüt Selami Yardım Ortaokulu’nun sosyal medya hesabındaki bir paylaşıma yazılan “Cuma günü ayık olun” yorumu, kamuoyunda tedirginliğe yol açtı. Son günlerde farklı illerde okullarda yaşanan saldırıların ardından gelen bu ifade, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İddiaya göre söz konusu yorum, okulun resmi sosyal medya hesabında yer alan bir gönderinin altına yapıldı. Özellikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta öğrenciler tarafından gerçekleştirilen okul saldırılarının ardından gelen bu mesaj, birçok veli ve vatandaş tarafından ciddiye alındı.</p>

<p>Sosyal medyada yayılan ekran görüntülerinin ardından çok sayıda kullanıcı, emniyet birimlerini ve İçişleri Bakanlığı’nı etiketleyerek olayın araştırılmasını ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını talep etti. Yapılan ihbarların ardından yetkili birimlerin harekete geçtiği ve konuyla ilgili inceleme başlatıldığı öne sürüldü.</p>

<p>Veliler arasında da kısa sürede endişe yaratan yorum, okul çevresinde güvenlik tedbirlerinin artırılması yönündeki çağrıları beraberinde getirdi. Özellikle son dönemde eğitim kurumlarını hedef alan şiddet olaylarının toplumda oluşturduğu hassasiyet nedeniyle, benzer içerikli paylaşımlar kamuoyunda daha büyük tepki çekiyor.</p>

<p>Öte yandan tehdidin kim ya da kimler tarafından yapıldığına ilişkin resmi bir açıklama henüz paylaşılmadı. İnceleme sürecinin ardından olayın niteliği ve yorumun gerçek bir tehdit içerip içermediğinin netlik kazanması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililerden gelecek resmi açıklamalar, hem velilerin kaygısının giderilmesi hem de okul çevresindeki güvenlik durumunun netleşmesi açısından önem taşıyor. Trabzon’da gündem olan olayın, soruşturma sonucuna göre yeni bir boyut kazanabileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-ortaokula-skandal-yorum-cuma-gunu-ayik-olun</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7124.jpeg" type="image/jpeg" length="73754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İvermektin kanser tedavisinde umut mu?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ivermektin-kanser-tedavisinde-umut-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ivermektin-kanser-tedavisinde-umut-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Parazit tedavisinde kullanılan ivermektin, bazı laboratuvar ve hayvan çalışmalarında kanser hücreleri üzerinde dikkat çekici etkiler gösterdi. Ancak uzmanlar, ilacın insanlarda kanser tedavisinde etkili olduğunun henüz kanıtlanmadığını vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde yeni ilaç arayışı sürerken, son dönemde ivermektin adı yeniden gündeme geldi. Sosyal medyada paylaşılan bazı içeriklerde bu ilacın yıllardır hayvan kanserlerinde kullanıldığı ve insanlarda da güçlü sonuç verdiği öne sürülüyor. Ancak mevcut bilimsel veriler, bu kadar kesin konuşmak için yeterli görünmüyor.</p>

<p>Laboratuvar ve hayvan çalışmalarında dikkat çeken sonuçlar</p>

<p>İvermektin esas olarak paraziter hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ilaç. Buna rağmen son yıllarda yayımlanan çok sayıda deneysel çalışma, bu ilacın bazı kanser hücrelerinde çoğalmayı baskılayabildiğini ve tümör biyolojisini etkileyebildiğini gösterdi. Bu nedenle ivermektin, onkolojide “yeniden değerlendirilen ilaçlar” arasında anılmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Veterinerlik alanında da dikkat çeken veriler bulunuyor. 2019’da yayımlanan bir çalışmada ivermektinin köpek meme tümörü hücrelerinde büyümeyi baskıladığı bildirildi. Bu bulgu, ilacın hayvan kanserlerinde araştırıldığını gösteriyor. Ancak bu sonuç, tek başına “klinikte kanseri yendi” anlamına gelmiyor.</p>

<p>“Hayvan kanserini yıllardır ivermektinle yeniyorlar” demek doğru değil</p>

<p>Sosyal medyada dolaşan bazı paylaşımlarda, veterinerlerin 12 yılı aşkın süredir hayvan kanserlerini ivermektinle tedavi ettiği ileri sürülüyor. Fakat güvenilir bilimsel kaynaklarda, ivermektinin veteriner onkolojide yerleşik ve kanıtlanmış standart bir kanser tedavisi haline geldiğini gösteren güçlü klinik veri bulunmuyor. Bugünkü tablo daha çok laboratuvar, hücre kültürü ve sınırlı hayvan modeli araştırmalarına dayanıyor.</p>

<p>İnsanlarda durum hâlâ araştırma aşamasında</p>

<p>İnsanlar üzerindeki kanıt düzeyi ise çok daha sınırlı. ClinicalTrials.gov kayıtlarına göre ivermektin, özellikle metastatik üçlü negatif meme kanserinde immünoterapi ile birlikte erken faz bir çalışmada inceleniyor. Bu da ilacın araştırma konusu olduğunu gösteriyor, ancak henüz standart tedavi olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>2025’te yayımlanan uzman değerlendirmelerinde de benzer bir uyarı yer aldı. Jinekolojik kanserler için yapılan bir derlemede, araştırmacılar ivermektinin bu alanda klinik çalışma dışında kullanılmaması gerektiğini açık biçimde vurguladı.</p>

<p>Erken umut ile kanıtlanmış tedavi aynı şey değil</p>

<p>Kanser alanında birçok molekül laboratuvarda umut verici sonuçlar verebilir. Ancak bir ilacın gerçekten etkili ve güvenli kabul edilebilmesi için büyük, kontrollü ve tekrarlanabilir insan çalışmaları gerekir. İvermektin için bugün itibarıyla bu eşik aşılmış değil. Nitekim küçük ölçekli insan verileri de henüz belirgin bir klinik yararı net biçimde ortaya koymuş değil.</p>

<p>Bilim dünyasının yaklaşımı ne?</p>

<p>Mevcut veriler, ivermektinin kanser araştırmalarında ilgi gören bir molekül olduğunu gösteriyor. Yani tamamen temelsiz bir iddiadan söz edilmiyor. Ancak bunu “kanıtlanmış kanser tedavisi” gibi sunmak da doğru değil. En dürüst ifade, ivermektinin bazı preklinik çalışmalarda umut verdiği, fakat insanlarda etkisinin henüz kesinleşmediği yönünde.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>İvermektin kanser tedavisinde tamamen uydurma bir başlık değil, fakat bugünkü bilimsel tabloya göre kesinleşmiş bir başarı hikâyesi de değil. Hayvan ve laboratuvar verileri dikkat çekici olsa da, insanlarda kanser tedavisinde etkili olduğuna dair güçlü kanıt henüz bulunmuyor. Bu nedenle sosyal medyadaki iddialara değil, klinik araştırmalardan çıkacak sağlam sonuçlara bakmak gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ivermektin-kanser-tedavisinde-umut-mu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7149.jpeg" type="image/jpeg" length="14929"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş saldırısında yeni gelişme: Saldırganın babası Uğur Mersinli tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-gelisme-saldirganin-babasi-ugur-mersinli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-gelisme-saldirganin-babasi-ugur-mersinli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli’nin tutuklandığı bildirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü de olayın dijital boyutuna ilişkin incelemelerin sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emniyet kaynaklarına yansıyan bilgilere göre, soruşturma kapsamında saldırganın dijital izleri detaylı şekilde incelendi. Yapılan ilk değerlendirmede, saldırganın dijital materyallerinde ABD’deki bir saldırgana atıf bulunduğu belirtildi. Ev ve araçta ele geçirilen materyaller de incelemeye alınırken, olayın şu aşamada terör bağlantılı değil, bireysel saldırı olarak değerlendirildiği ifade edildi.</p>

<p>Kahramanmaraş’ta büyük infiale yol açan saldırının ardından başlatılan çok yönlü soruşturmada, silahların temini ve ihmaller zinciri de mercek altına alındı. Ulusal ve uluslararası haber ajansları, saldırıda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını aktarırken, olayın ardından güvenlik ve adli süreç hızla genişletildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgiye göre Uğur Mersinli hakkında tutuklama kararı verildi. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün açıklamasında ise soruşturmanın hem fiziki deliller hem de dijital materyaller üzerinden sürdürüldüğü, olayın arka planının tüm yönleriyle aydınlatılmaya çalışıldığı vurgulandı.</p>

<p>Türkiye’yi sarsan saldırı sonrası gözler şimdi soruşturmanın ilerleyen aşamalarına çevrildi. Özellikle saldırganın dijital dünyadaki etkilenme kaynakları, silahlara erişim süreci ve aile çevresindeki olası ihmal başlıklarının dosyanın seyrini belirlemesi bekleniyor. Yetkililer, kamuoyunun yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması çağrısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-gelisme-saldirganin-babasi-ugur-mersinli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="26386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En ideal gebelik yaş aralığı nedir? 35 yaş sonrası gebelik riskli mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/en-ideal-gebelik-yas-araligi-nedir-35-yas-sonrasi-gebelik-riskli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/en-ideal-gebelik-yas-araligi-nedir-35-yas-sonrasi-gebelik-riskli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa, Japonya, Çin, Avustralya ve ABD’den gelen güncel yayınlar, gebelik için tek bir kesin “ideal yaş” tanımlamasa da, risklerin en dengeli seyrettiği pencerenin çoğunlukla geç 20’li yaşlar ile erken 30’lu yaşlar arasında toplandığını gösteriyor. Uzmanlar, 20 yaş altı gebeliklerin ve 35 yaş sonrası, özellikle 40 yaş üzeri gebeliklerin ise daha yakın tıbbi izlem gerektirdiğini vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çocuk sahibi olma yaşı dünyada giderek yükselirken, “en uygun gebelik yaşı” sorusu da daha fazla gündeme geliyor. Bilimsel yayınlar bu soruya tek rakamla değil, anne sağlığı, doğurganlık kapasitesi, düşük riski, gebelik komplikasyonları ve yenidoğan sonuçları üzerinden yanıt veriyor. Ortaya çıkan ortak tablo ise oldukça net: çok erken yaşta gebelik de, ileri yaşlara fazla ertelenen gebelik de tıbbi açıdan daha fazla dikkat gerektiriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre gebelik açısından en dengeli dönem çoğunlukla 25-34 yaş aralığı olarak öne çıkıyor. Bunun nedeni yalnızca doğurganlığın bu yaşlarda daha güçlü seyretmesi değil; aynı zamanda gebeliğin doğal oluşma ihtimalinin daha yüksek, bazı obstetrik risklerin ise daha düşük olması. Farklı ülkelerden gelen yayınlarda küçük değişiklikler bulunsa da, genel eğilim geç 20’li yaşlar ile erken 30’lu yaşların anne ve bebek sağlığı açısından daha dengeli bir pencere sunduğu yönünde birleşiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilimsel literatürde önerilmeyen ilk aralık 20 yaş altı gebelikler olarak dikkat çekiyor. Çünkü ergen yaşta gebeliklerde annenin biyolojik gelişiminin tam oturmamış olması, sosyal kırılganlıklar, yetersiz gebelik takibi, erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve bazı yenidoğan sorunları daha sık tartışılıyor. Bu nedenle uzmanlar, erken yaşta gebeliği bir avantaj gibi değil, hem tıbbi hem sosyal açıdan daha kırılgan bir süreç olarak değerlendiriyor.</p>

<p>İkinci dikkat çekici grup ise 35 yaş sonrası gebelikler. Burada mesele gebeliğin imkânsız hâle gelmesi değil; doğurganlığın yaşla birlikte azalması ve bazı risklerin daha görünür hâle gelmesi. 35 yaş sonrası dönemde düşük, gebelik şekeri, hipertansiyon, preeklampsi, sezaryen ihtiyacı ve bazı kromozomal anomaliler açısından risk artışı daha sık gündeme geliyor. Özellikle 40 yaş ve sonrasında bu tablo daha belirginleşiyor.</p>

<p>Bu yüzden uzmanların kullandığı dil “yasak yaş” dili değil, “risk profili değişen yaş” dili. Yani 35 yaş sonrası gebelik mutlaka olumsuz sonuçlanır demek doğru değil. Pek çok kadın bu yaşlardan sonra da sağlıklı gebelik ve doğum süreci yaşayabiliyor. Ancak tıbbi gerçek şu ki, yaş ilerledikçe daha yakın takip, daha güçlü planlama ve daha dikkatli tarama ihtiyacı artıyor.</p>

<p>Gebelik planlamasında en büyük hatalardan biri, konuyu sadece sosyal takvim üzerinden okumak. Oysa biyoloji, takvimle tam uyumlu çalışmıyor. Eğitim, kariyer, ekonomik koşullar ve yaşam planları elbette önemli; ancak doğurganlık kapasitesi özellikle 30’lu yaşların ortasından sonra daha hızlı değişmeye başlıyor. Bu nedenle uzmanlar, aile planlamasında hem yaşam gerçeklerinin hem de biyolojik zamanın birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Ortaya çıkan bilimsel özet şu cümlede toplanıyor: Gebelik için en dengeli yaş aralığı çoğu yayında 25-34 yaş bandında yoğunlaşıyor. 20 yaş altı gebelikler ile 35 yaş sonrası, özellikle 40 yaş üzeri gebelikler ise daha yüksek dikkat gerektiren dönemler olarak öne çıkıyor. Bu tablo, kadınları korkutmak için değil; aile planlamasını daha bilinçli, daha gerçekçi ve daha sağlıklı zeminde konuşabilmek için önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/en-ideal-gebelik-yas-araligi-nedir-35-yas-sonrasi-gebelik-riskli-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7146.jpeg" type="image/jpeg" length="21867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul okul tatil mi? 16 Nisan Perşembe için resmi açıklama var mı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-okul-tatil-mi-16-nisan-persembe-icin-resmi-aciklama-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-okul-tatil-mi-16-nisan-persembe-icin-resmi-aciklama-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da öğrenciler ve velilerin sabah saatlerinden itibaren en çok aradığı başlıklardan biri “İstanbul okul tatil mi?” oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>16 Nisan 2026 Perşembe günü için gözler İstanbul Valiliği ve Milli Eğitim Bakanlığı kaynaklarına çevrilirken, şu ana kadar İstanbul genelinde eğitime ara verildiğine dair bir resmi tatil kararı bulunmuyor. MEB’in 2025-2026 takvimine göre de ikinci dönem 2 Şubat’ta başladı ve eğitim dönemi 26 Haziran 2026’ya kadar sürüyor.</p>

<p>İstanbul’da bugün okul var mı?<br />
Mevcut açıklamalara göre İstanbul’da 16 Nisan Perşembe günü okullarda eğitim öğretimin devam etmesi bekleniyor. Konuya ilişkin haberlerde, İstanbul Valisi Davut Gül’ün paylaşımına dayandırılarak şehirde eğitime devam edileceği bilgisi aktarıldı. İstanbul Valiliği’nin resmi sitesi de kamuoyu için geçerli duyuru adresi olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Tatil beklentisi neden yükseldi?<br />
Son günlerde farklı illerde yaşanan gelişmeler ve eğitim camiasındaki tedirginlik nedeniyle İstanbul’da da “okullar tatil mi” sorusu arama motorlarında hızla yükseldi. Ancak 16 Nisan 2026 itibarıyla İstanbul için valilik ya da MEB tarafından ilan edilmiş genel bir tatil kararı görünmüyor. Bazı haberlerde de İstanbul için resmi tatil açıklaması olmadığı özellikle vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Veliler hangi kaynakları takip etmeli?<br />
Bu tür başlıklarda en güvenilir kaynaklar İstanbul Valiliği, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve MEB’in resmi duyuruları oluyor. Sosyal medyada dolaşan teyitsiz paylaşımlar yerine, valiliğin resmi internet sitesi ve doğrulanmış kurumsal hesaplardan yapılacak açıklamalar esas alınmalı. Şu anki tabloya göre İstanbul’da okullar tatil değil, eğitim devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-okul-tatil-mi-16-nisan-persembe-icin-resmi-aciklama-var-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 06:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7145.jpeg" type="image/jpeg" length="48865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="28987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="22343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="69642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="53027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="60199"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="35897"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
