<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 31 May 2026 02:11:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nikotinsiz Vape Masum Değil: Akciğerden Kalbe Uzanan Riskler Araştırmalarda Görüldü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/nikotinsiz-vape-masum-degil-akcigerden-kalbe-uzanan-riskler-arastirmalarda-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/nikotinsiz-vape-masum-degil-akcigerden-kalbe-uzanan-riskler-arastirmalarda-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Nikotinsiz” etiketiyle pazarlanan elektronik sigaralar, zararsız buhar algısıyla yaygınlaşıyor. Ancak klinik veriler, toksikoloji çalışmaları ve sağlık otoritelerinin uyarıları, nikotin içermeyen vape ürünlerinin de solunum yolları, akciğer dokusu ve kalp-damar sistemi üzerinde risk oluşturabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elektronik sigara kullanımında en sık duyulan savunmalardan biri, “Bunda nikotin yok” ifadesi. Fakat uzmanlara göre vape ürünlerinde risk yalnızca nikotinle sınırlı değil. Cihazda ısıtılan sıvılar, aroma vericiler, propilen glikol, bitkisel gliserin, uçucu organik bileşikler, aldehitler ve bazı cihaz kaynaklı metal parçacıkları solunum yoluyla doğrudan vücuda alınabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cleveland Clinic’in değerlendirmesine göre nikotinsiz vape ürünleri bile akciğer dokusuna zarar verebilecek ve kana karışabilecek uçucu organik bileşikler içerebiliyor. Bu nedenle “nikotinsiz” ifadesi, “güvenli” anlamına gelmiyor.</p>

<p>Nikotinsiz Vape Neden Riskli?</p>

<p>Elektronik sigara sıvılarında genellikle taşıyıcı madde olarak propilen glikol ve bitkisel gliserin kullanılıyor. Bunlara farklı aroma kimyasalları ekleniyor. Bu maddelerin bazıları gıda ürünlerinde kullanılabiliyor. Ancak uzmanların altını çizdiği temel nokta şu: Bir maddenin yenilebilir olması, solunmasının güvenli olduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Vape cihazları sıvıyı ısıtarak aerosol hâline getiriyor. Bu süreçte formaldehit, asetaldehit ve akrolein gibi solunum yolları açısından zararlı bileşikler oluşabiliyor. Bu maddeler akciğer dokusunda tahriş, iltihabi yanıt ve oksidatif stresle ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Bu yüzden nikotin bulunmasa bile kullanıcı yalnızca “su buharı” solumuyor. Solunan şey, kimyasal içerikli bir aerosol.</p>

<p>“Nikotinsiz” Etiketi Her Zaman Güvenilir mi?</p>

<p>Uzmanlara göre bu konuda da soru işaretleri var. Nikotinsiz olarak pazarlanan bazı ürünlerde üretim hatası, yanlış etiketleme ya da çapraz bulaşma nedeniyle nikotin bulunabileceği belirtiliyor. Bu durum özellikle gençler ve sigarayı bırakmaya çalışan kişiler açısından önemli bir risk oluşturuyor.</p>

<p>Kullanıcı nikotinden uzak durduğunu düşünürken farkında olmadan bağımlılık yapıcı maddeye maruz kalabiliyor. Bu nedenle yalnızca ürün etiketine bakarak güvenlik değerlendirmesi yapmak yeterli görülmüyor.</p>

<p>Klinik Tablo: EVALI Nedir?</p>

<p>Vape kullanımıyla ilişkilendirilen en ciddi klinik tablolardan biri EVALI olarak biliniyor. Bu ifade, “elektronik sigara veya vaping ürünü kullanımıyla ilişkili akciğer hasarı” anlamına geliyor.</p>

<p>EVALI tablosunda hastalarda nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı, ateş, halsizlik, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtiler görülebiliyor. Bazı vakalarda tablo ağırlaşarak hastaneye yatış gerektirebiliyor.</p>

<p>ABD’de 2019-2020 döneminde EVALI salgını sırasında binlerce hastaneye yatış ve çok sayıda ölüm bildirilmişti. Bu vakaların önemli bölümü THC içeren ürünlerle ilişkilendirilse de olay, vape aerosolünün akciğerler üzerinde ciddi hasar oluşturabileceğini gösteren en çarpıcı halk sağlığı uyarılarından biri oldu.</p>

<p>Araştırmalar Nikotinsiz Buharda Ne Buldu?</p>

<p>Nikotinsiz e-sigara buharı üzerine yapılan laboratuvar çalışmalarında, insan hava yolu hücrelerinde inflamasyonla ilişkili yanıtların arttığı bildirildi. Bazı çalışmalarda nikotinsiz e-buhara maruz kalan hücrelerde IL-6 gibi iltihabi belirteçlerin yükseldiği, mukus üretimiyle ilişkili mekanizmaların uyarılabildiği gösterildi.</p>

<p>Bu bulgular, zararın yalnızca nikotine bağlanamayacağını ortaya koyuyor. Yani nikotin çıkarılsa bile ısıtılmış kimyasal karışımın akciğer hücreleri üzerinde biyolojik etkileri devam edebiliyor.</p>

<p>Kalp-Damar Sistemi de Etkilenebilir</p>

<p>Vape ürünleri çoğunlukla akciğer sağlığı üzerinden tartışılsa da kalp-damar sistemi açısından da soru işaretleri bulunuyor. Son yıllarda yapılan değerlendirmelerde elektronik sigara aerosolünün damar fonksiyonları, inflamasyon, oksidatif stres ve ritim bozukluğu potansiyeli üzerinden kardiyovasküler etkiler oluşturabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Nikotinsiz ürünler için uzun dönemli insan verileri hâlâ sınırlı. Ancak mevcut bulgular, “nikotin yoksa kalbe etkisi de yoktur” düşüncesinin güvenli bir varsayım olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Aroma Kimyasalları Masum Görünse de Risk Taşıyabilir</p>

<p>Vape ürünlerini cazip hâle getiren en önemli unsurlardan biri aromalar. Meyve, nane, tatlı, vanilya ve mentol aromaları özellikle genç kullanıcılar için ürünü daha çekici hâle getiriyor.</p>

<p>Ancak aroma maddelerinin solunum yoluyla alınması ayrı bir risk alanı. Gıdada kullanılan bir aroma maddesi sindirim sistemi için değerlendirilmiş olabilir; fakat aynı kimyasalın akciğer dokusuna doğrudan çekilmesi farklı sonuçlar doğurabilir.</p>

<p>Bazı araştırmalar, aromalı e-sigara aerosollerinin inflamasyon ve oksidatif stres mekanizmalarını artırabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle “doğal aroma” ya da “nikotinsiz aroma” ifadeleri güvenlik garantisi olarak görülmemeli.</p>

<p>Gençler İçin Tehlike Daha Büyük</p>

<p>Elektronik sigara ve vape ürünleri özellikle gençler açısından ayrı bir halk sağlığı sorunu hâline geldi. Renkli ambalajlar, aromalı seçenekler ve sosyal medyadaki “zararsız buhar” algısı, bu ürünlerin daha kolay normalleşmesine yol açıyor.</p>

<p>Oysa sağlık otoriteleri, gençler ve genç yetişkinler için elektronik sigara kullanımının güvenli olmadığını vurguluyor. Nikotin içeren ürünlerde bağımlılık, beyin gelişimi, dikkat ve öğrenme süreçleri açısından riskler öne çıkarken; nikotinsiz ürünlerde de solunum yolları ve kimyasal maruziyet açısından endişeler devam ediyor.</p>

<p>Astım ve KOAH Hastaları Daha Dikkatli Olmalı</p>

<p>Astım, KOAH, kronik bronşit veya alerjik hava yolu hastalığı bulunan kişiler için vape aerosolü daha belirgin sorunlara yol açabilir. Solunum yolları zaten hassas olan bireylerde bu kimyasal aerosol öksürük, nefes darlığı, hırıltı ve göğüs sıkışması gibi belirtileri artırabilir.</p>

<p>Uzmanlara göre kronik solunum hastalığı olan bireylerin “nikotinsiz” olsa bile vape ürünlerinden uzak durması daha güvenli bir yaklaşım.</p>

<p>Sigarayı Bırakmak İçin Güvenli Bir Yöntem mi?</p>

<p>Bazı yetişkin sigara kullanıcıları elektronik sigarayı sigarayı bırakmak için geçiş aracı olarak görüyor. Ancak sağlık otoriteleri, bu noktada dikkatli bir ayrım yapılması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Elektronik sigaralar, sigara içen yetişkinlerde tamamen sigaradan uzaklaşma sağlandığında bazı zararlı maruziyetleri azaltabilir. Fakat bu, ürünlerin risksiz olduğu anlamına gelmez. Ayrıca nikotinsiz vape ürünlerinin sigarayı bırakmada etkili ve güvenli bir yöntem olduğuna dair güçlü bir bilimsel kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Sigarayı bırakmak isteyen kişilerin hekim desteğiyle, kanıta dayalı yöntemlere yönelmesi öneriliyor.</p>

<p>Uzmanların Ortak Mesajı: Güvenli Vape Yok</p>

<p>Bugüne kadar elde edilen veriler, nikotinsiz vape ürünlerinin güvenli olduğunu göstermiyor. Tam tersine, nikotin içermeyen ürünlerde bile akciğerleri tahriş edebilecek, inflamasyonu artırabilecek ve vücutta kimyasal maruziyete yol açabilecek bileşenler bulunabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle uzmanların mesajı net:</p>

<p>Nikotinsiz olması, zararsız olduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Sonuç: Etiket Değil, Solunan Kimyasal Önemli</p>

<p>Nikotinsiz vape ürünleri, pazarlama dilinde “hafif”, “temiz”, “doğal” veya “zararsız” gibi algılanabiliyor. Ancak bilimsel veriler, bu ürünlerin akciğer sağlığı açısından güvenli kabul edilemeyeceğini gösteriyor.</p>

<p>Solunan şey basit bir buhar değil; ısıtılmış kimyasallardan oluşan bir aerosol. Bu aerosol akciğer hücreleriyle doğrudan temas ediyor, hava yollarını tahriş edebiliyor ve bazı bileşenleri kana karışabiliyor.</p>

<p>Özellikle gençler, hamileler, astım ve KOAH hastaları, kalp-damar hastalığı olanlar ve sigara kullanmayan bireyler için nikotinsiz vape ürünleri ciddi bir risk kapısı olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Cleveland Clinic Health Essentials, “Nicotine-Free Vaping: What You Should Know”, 2026.<br />
CDC, “Health Effects of Vaping”, 2025.<br />
FDA, “E-Cigarettes, Vapes, and Other Electronic Nicotine Delivery Systems”, 2026.<br />
CDC, EVALI salgını klinik verileri.<br />
Gellatly ve ark., “Nicotine-Free e-Cigarette Vapor Exposure Stimulates IL6 and Mucin Production in Human Small Airway Epithelial Cells”, 2020.<br />
Kassem ve ark., e-sigara içeriklerinin toksisitesine ilişkin derleme, 2024. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/nikotinsiz-vape-masum-degil-akcigerden-kalbe-uzanan-riskler-arastirmalarda-goruldu</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 01:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1243.jpeg" type="image/jpeg" length="64508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Böbrek Hastalarında Umut Veren Tansiyon İlacı: Kan Basıncını Düşürdü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bobrek-hastalarinda-umut-veren-tansiyon-ilaci-kan-basincini-dusurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bobrek-hastalarinda-umut-veren-tansiyon-ilaci-kan-basincini-dusurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik böbrek hastalığı ve kontrol altına alınamayan yüksek tansiyonla mücadele eden milyonlarca hasta için dikkat çekici bir gelişme yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mineralys Therapeutics tarafından geliştirilen deneysel ilaç lorundrostat, yeni açıklanan faz 3 çalışma verilerinde hem tansiyonu düşürdü hem de böbrek hasarıyla ilişkili bazı göstergelerde iyileşme sinyali verdi.</p>

<p>Yüksek tansiyon, kronik böbrek hastalığının hem nedeni hem de sonucu olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, tansiyon kontrolünün sağlanamamasının kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği ve erken ölüm riskini artırdığına dikkat çekiyor. Bu nedenle yeni tedavi seçenekleri tıp dünyasında yakından takip ediliyor.</p>

<p>Araştırmada Ne Bulundu?</p>

<p>Avrupa Hipertansiyon ve Kardiyovasküler Koruma Toplantısı’nda (ESH 2026) sunulan verilere göre, günde tek doz kullanılan lorundrostat isimli deneysel ilaç, kronik böbrek hastalığı bulunan hipertansiyon hastalarında anlamlı düzeyde kan basıncı düşüşü sağladı.</p>

<p>800 kişinin yer aldığı faz 3 Launch-HTN çalışmasının analizinde, kronik böbrek hastalığı bulunan 192 hastada ilacın 12 hafta sonunda sistolik kan basıncında plaseboya göre 9,6 mmHg’lik düşüş sağladığı bildirildi. Böbrek hastalığı bulunmayan grupta ise bu düşüş 12,2 mmHg olarak ölçüldü.</p>

<p>Böbrek Hasarı Göstergelerinde de Azalma Görüldü</p>

<p>Araştırmacılar, kronik böbrek hastalarında böbrek hasarının önemli göstergelerinden biri olan idrarda albümin düzeylerinde de dikkat çekici düşüşler gözlemledi.</p>

<p>Özellikle başlangıçta yüksek albümin düzeyine sahip hastalarda, lorundrostat kullanımının idrardaki albümin/kreatinin oranını yarıdan fazla azalttığı bildirildi. Bu bulgu, ilacın yalnızca tansiyon kontrolüne değil, böbrek korunmasına da katkı sağlayabileceği ihtimalini gündeme taşıdı.</p>

<p>Hastaların Büyük Bölümü Birden Fazla İlaç Kullanıyordu</p>

<p>Çalışmaya katılan kronik böbrek hastalarının yaklaşık yüzde 71’inin başlangıçta üç veya daha fazla tansiyon ilacı kullandığı belirtildi. Buna rağmen tansiyonlarının kontrol altına alınamadığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu durum, dirençli hipertansiyon tedavisinde yeni mekanizmalara sahip ilaçlara neden ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>İlaç Nasıl Etki Ediyor?</p>

<p>Lorundrostat, tansiyonun yükselmesine neden olabilen aldosteron adlı hormonun üretimini baskılayan yeni nesil bir ilaç sınıfında yer alıyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, klasik tansiyon ilaçlarından farklı olarak doğrudan hormonal mekanizmayı hedefliyor. Aynı alanda geliştirilen ve yakın zamanda ABD’de onay alan AstraZeneca’nın Baxfendy (baxdrostat) isimli ilacı da benzer şekilde aldosteron üretimini engelliyor.</p>

<p>FDA Kararı Bekleniyor</p>

<p>Mineralys Therapeutics, daha önceki çalışmalarda da lorundrostatın dirençli hipertansiyon hastalarında anlamlı kan basıncı düşüşü sağladığını açıklamıştı. Şirketin ilacı şu anda ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından değerlendiriliyor ve kararın Aralık 2026’ya kadar verilmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu Sonuç Neden Önemli?</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne göre hipertansiyon yaklaşık 1,4 milyar insanı etkiliyor ve erken ölümlerin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Kronik böbrek hastalarında ise tansiyon kontrolü çoğu zaman çok daha zor hale geliyor.</p>

<p>Bu nedenle hem tansiyonu düşüren hem de böbrek hasarı göstergelerinde iyileşme sağlayabilecek yeni tedaviler, nefroloji ve kardiyoloji alanında büyük önem taşıyor.</p>

<p>Çalışmanın Sınırları Neler?</p>

<p>Sunulan veriler umut verici olsa da sonuçlar henüz bilimsel toplantıda açıklanan analizlere dayanıyor. İlacın uzun dönem etkileri, gerçek yaşam sonuçları ve olası yan etkileriyle ilgili daha geniş değerlendirmelerin tamamlanması gerekiyor. Ayrıca ilacın henüz rutin klinik kullanım için FDA onayı almadığı da unutulmamalı.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Çalışma: Phase 3 Launch-HTN Trial Lorundrostat Analizi<br />
Sunum: European Meeting on Hypertension and Cardiovascular Protection (ESH 2026)<br />
Şirket: Mineralys Therapeutics<br />
Tarih: 30 Mayıs 2026</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bobrek-hastalarinda-umut-veren-tansiyon-ilaci-kan-basincini-dusurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 01:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1242.jpeg" type="image/jpeg" length="29243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terminal Dönem Nedir? İnsan Ölüm Yaklaştığında Ne Yaşar, Ne Hisseder?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/terminal-donem-nedir-insan-olum-yaklastiginda-ne-yasar-ne-hisseder</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/terminal-donem-nedir-insan-olum-yaklastiginda-ne-yasar-ne-hisseder" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terminal dönem, tıbbi olarak hastalığın artık iyileştirici tedavilerle geri döndürülemediği, yaşamın son evresine girildiği dönemdir. Bu süre bazı hastalarda aylarla, bazılarında haftalarla, bazılarında ise günlerle sınırlı olabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Terminal dönem yalnızca bedenin zayıfladığı bir süreç değildir; aynı zamanda insanın hayatı, sevdikleri, pişmanlıkları, inancı, korkuları ve umutlarıyla yeniden yüzleştiği derin bir geçiş dönemidir.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne göre palyatif bakım, yaşamı tehdit eden hastalıklarla karşı karşıya kalan hasta ve ailelerin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan; ağrı, fiziksel belirtiler, psikososyal sorunlar ve manevi ihtiyaçları birlikte ele alan bir yaklaşımdır. Bu nedenle terminal dönem yalnızca “ölümü bekleme” hali değildir. Aksine, hastanın acısını azaltmak, onurunu korumak, korkularını hafifletmek ve kalan zamanı mümkün olduğunca anlamlı kılmak için özel bir bakım dönemidir. (Dünya Sağlık Örgütü)</p>

<p>Terminal Dönemde Bedende Neler Olur?</p>

<p>Terminal dönemde vücut yavaş yavaş enerjisini koruma moduna geçer. Hasta daha çabuk yorulur, daha fazla uyumak ister, yemek yeme ve su içme isteği azalabilir. Bu durum çoğu zaman yakınları endişelendirse de yaşamın son evresinde metabolizmanın doğal yavaşlamasının bir parçası olabilir.</p>

<p>Son günlere yaklaşıldığında halsizlik, uyku hali, iştahsızlık, nefes darlığı, ağrı, mide bulantısı, yutma güçlüğü, idrar miktarında azalma, ellerde ve ayaklarda soğuma, bilinçte dalgalanma ve iletişim kurma isteğinde azalma görülebilir. Ulusal Kanser Enstitüsü’nün hasta bilgilendirme kaynaklarında da yaşamın son günlerinde yorgunluk, idrar azalması, soğuk veya morumsu el ve ayaklar, düzensiz kalp atımı, tansiyon düşüklüğü ve solunum düzeninde değişiklikler görülebileceği belirtilmektedir. (Kanser.gov)</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, ölüm yaklaştıkça bazı belirtilerin belirginleştiğini göstermektedir. Son haftalarda nefes darlığı, ağrı, solunum sekresyonları, bilinç bulanıklığı ve yorgunluk sık görülen klinik bulgular arasındadır. Ancak her hasta aynı belirtileri aynı sırayla yaşamaz. Terminal dönem, cetvelle ölçülen mekanik bir süreç değil; hastalığın türüne, yaşa, kullanılan ilaçlara, bakım koşullarına ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişen bireysel bir yolculuktur. (PMC)</p>

<p>Kişi Ruhsal Olarak Ne Hisseder?</p>

<p>Terminal dönemde insanın ruh hali çoğu zaman dalgalıdır. Bir gün konuşmak, anlatmak ve sevdikleriyle vakit geçirmek isterken; başka bir gün sessizlik, yalnızlık ve içe çekilme ihtiyacı duyabilir. Bu durum her zaman depresyon anlamına gelmez. Bazen kişi enerjisini korumak, düşüncelerini toparlamak veya yaklaşan sona zihinsel olarak hazırlanmak ister.</p>

<p>Bu dönemde sık görülen duygular arasında korku, kaygı, hüzün, öfke, çaresizlik, pişmanlık, özlem, kabullenme, teslimiyet ve huzur yer alır. Özellikle “Ailem benden sonra ne yapacak?”, “Hayatımı nasıl yaşadım?”, “Eksik bıraktığım şeyler var mı?”, “Affedildim mi?”, “Hazır mıyım?” gibi sorular zihni meşgul edebilir.</p>

<p>Palyatif bakım literatürü, terminal dönemde psikolojik bakımın yalnızca depresyon veya kaygıyı tedavi etmekten ibaret olmadığını vurgular. Bu evrede hasta, varoluşsal sorularla karşılaşır. Hayatının anlamını, geride bıraktıklarını, sevdikleriyle ilişkisini ve ölüm fikrini yeniden değerlendirir. Bu nedenle uzmanlar, terminal dönemdeki hastayla konuşurken yalnızca tıbbi belirtilere değil, kişinin korkularına, umutlarına, değerlerine ve manevi ihtiyaçlarına da dikkat edilmesi gerektiğini belirtir. (PMC)</p>

<p>Ölüm Korkusu Her Hastada Aynı mı Yaşanır?</p>

<p>Hayır. Terminal dönemde her insan aynı yoğunlukta ölüm korkusu yaşamaz. Bazı hastalar ölüm fikriyle sert bir mücadele içine girerken, bazıları zaman içinde kabullenme geliştirir. Bazıları “Daha erken, daha yapacaklarım vardı” derken, bazıları “Yoruldum, artık huzur istiyorum” noktasına gelebilir.</p>

<p>Korkunun şiddetini belirleyen birçok unsur vardır: Ağrının kontrol altında olup olmaması, hastanın yalnız kalıp kalmaması, ailesiyle ilişkileri, inanç dünyası, geçmiş travmaları, ekonomik kaygıları, bakım koşulları ve sağlık ekibiyle kurduğu güven ilişkisi bu süreçte büyük rol oynar.</p>

<p>Ağrısı giderilen, nefes darlığı kontrol altına alınan, yalnız bırakılmayan, doğru bilgilendirilen ve manevi desteğe erişebilen hastalarda kaygı daha yönetilebilir hale gelebilir. Buna karşılık ağrı, nefes darlığı, belirsizlik, yalnızlık ve iletişimsizlik hastanın korkusunu büyütebilir.</p>

<p>İnkâr, Öfke, Pazarlık, Hüzün ve Kabullenme</p>

<p>Terminal dönem denildiğinde akla sıkça Elisabeth Kübler-Ross’un “inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme” modeli gelir. Bu model, ölümle yüzleşen insanların yaşayabileceği bazı duygusal tepkileri görünür kılması bakımından önemlidir. Ancak günümüzde bu modelin katı ve sırayla işleyen bir merdiven gibi anlaşılmaması gerektiği özellikle vurgulanmaktadır.</p>

<p>Yani her hasta önce inkâr eder, sonra öfkelenir, ardından pazarlık yapar ve en sonunda mutlaka kabullenir demek doğru değildir. Bazı hastalar bu duyguların birkaçını aynı anda yaşayabilir. Bazıları hiç öfke göstermeyebilir. Bazıları kabullenmiş görünürken bir anda korkuya geri dönebilir. Yas ve ölümle yüzleşme, düz bir çizgi değil; dalgalı bir denizdir. Bu nedenle modern psikoloji, terminal dönemdeki ruh halini tek bir şablona hapsetmek yerine kişiye özel değerlendirmeyi öne çıkarır. Kübler-Ross modeli bugün daha çok ortak duyguları anlamak için kullanılan açıklayıcı bir çerçeve olarak kabul edilir; kesin bir klinik kural değildir. (PMC)</p>

<p>Kişi Neden İçe Çekilir?</p>

<p>Terminal dönemde sık görülen durumlardan biri de kişinin dış dünyadan yavaş yavaş uzaklaşmasıdır. Hasta daha az konuşabilir, ziyaretçi istemeyebilir, uzun cevaplar vermekten kaçınabilir veya sadece belirli kişileri yanında görmek isteyebilir.</p>

<p>Bu tablo yakınlar tarafından bazen “Bizi istemiyor mu?” şeklinde yorumlanabilir. Oysa çoğu zaman mesele sevgisizlik değil, enerjinin azalmasıdır. İnsan bedeni sona yaklaşırken fiziksel güç kadar sosyal enerji de azalır. Konuşmak, dinlemek, karar vermek, hatta duygusal tepkileri taşımak bile yorucu hale gelebilir.</p>

<p>Bu içe çekilme, bazı hastalarda ruhsal hazırlığın da parçasıdır. Kişi geçmişini düşünür, ilişkilerini tartar, hayatında iz bırakan anları zihninde yeniden dolaşır. Günlük hayatın gürültüsü geri çekildikçe insanın iç sesi daha belirgin hale gelir.</p>

<p>Pişmanlık, Helalleşme ve Tamamlanma İhtiyacı</p>

<p>Terminal dönemde en güçlü duygulardan biri “tamamlanma” ihtiyacıdır. Hasta bazen açıkça konuşur, bazen ima eder. Kırgın olduğu biriyle barışmak, evlatlarına son sözlerini söylemek, eşine teşekkür etmek, birinden özür dilemek, vasiyetini anlatmak veya sadece “Hakkını helal et” demek isteyebilir.</p>

<p>Bu ihtiyaç tıbbi bir belirti değil, insan olmanın en çıplak hallerinden biridir. Ölüm yaklaşırken insan çoğu zaman sahip olduklarından çok ilişkilerini düşünür. Kimin kalbini kırdığını, kime yeterince sarılamadığını, hangi sevgiyi eksik söylediğini, hangi vedayı geciktirdiğini hatırlayabilir.</p>

<p>Bu nedenle terminal dönemde yakınların en büyük görevi yalnızca ilaç saatlerini takip etmek değildir. Bazen en büyük bakım, hastanın söylemek istediği sözü kesmeden dinlemek, ağlamasına izin vermek, susmasına saygı göstermek ve vedayı aceleye getirmemektir.</p>

<p>Umut Biter mi?</p>

<p>Terminal dönem, her zaman umudun bittiği dönem değildir; fakat umudun biçim değiştirdiği dönemdir. Başlangıçta umut “iyileşmek” olabilir. Hastalık ilerledikçe umut “ağrısız bir gün geçirmek”, “torununu son kez görmek”, “evinde kalabilmek”, “dua edebilmek”, “sevdikleriyle barışmak” veya “huzurla ölmek” haline gelebilir.</p>

<p>Palyatif bakım yaklaşımı da tam burada önem kazanır. Palyatif bakım ölümü hızlandırmayı ya da geciktirmeyi amaçlamaz; yaşamın kalan kısmında acıyı azaltmayı, hastanın onurunu korumayı ve ailesine destek olmayı hedefler. Dünya Sağlık Örgütü, palyatif bakımın ağrı ve diğer sıkıntı verici belirtileri hafiflettiğini, yaşamı desteklediğini ve ölümü doğal bir süreç olarak gördüğünü belirtir. (ScienceDirect)</p>

<p>Bu bakımdan terminal dönemde umut, tıbbın “kür” vaat etmediği yerde bile tamamen kaybolmaz. Sadece daha sade, daha insani ve daha derin bir şekle bürünür.</p>

<p>Deliryum, Bilinç Bulanıklığı ve Ruhsal Durum Karıştırılmamalı</p>

<p>Terminal dönemde bazı hastalarda bilinç bulanıklığı, ajitasyon, halüsinasyon, yer ve zaman karışıklığı görülebilir. Bu durum tıbbi olarak deliryum şeklinde değerlendirilebilir. Enfeksiyonlar, ilaçlar, böbrek veya karaciğer yetmezliği, oksijen düşüklüğü, sıvı-elektrolit dengesizlikleri ve hastalığın ilerlemesi deliryuma yol açabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak her sessizlik, her içe kapanma, her farklı konuşma ya da her manevi ifade deliryum değildir. Bu ayrım önemlidir. Çünkü terminal dönemde kişi bazen son derece bilinçli şekilde hayatını değerlendirir, vedalaşmak ister veya ölüm hakkında konuşur. Yakınların bunu hemen “kafası karıştı” diye bastırması hastanın yalnızlık hissini artırabilir.</p>

<p>Sağlık ekibinin görevi, tıbbi açıdan tedavi edilebilir bilinç bozukluklarını fark etmek; aynı zamanda hastanın varoluşsal ve manevi ifadelerini de saygıyla karşılamaktır.</p>

<p>Manevi Boyut: İnsan Son Eşiğe Yaklaşırken Neye Tutunur?</p>

<p>Terminal dönem, insanın manevi yönünün en fazla görünür hale geldiği dönemlerden biridir. Dindar olsun veya olmasın, birçok insan ölüm yaklaşırken anlam, bağışlanma, huzur, aidiyet ve devamlılık arayışına yönelir.</p>

<p>İslam düşüncesinde ölüm yok oluş değil, fani hayattan ebedî hayata geçiştir. “Her nefis ölümü tadacaktır” hakikati, ölümü hayatın dışında değil, hayatın kaçınılmaz bir parçası olarak konumlandırır. Bu bakış, terminal dönemdeki kişi için bazen korkuyu hafifleten bir teslimiyet duygusu doğurabilir.</p>

<p>Bu dönemde dua etmek, Kur’an dinlemek, helalleşmek, kelime-i şehadet getirmek, sevdiklerinden razılık istemek veya sadece sessiz bir huzur ortamında bulunmak hastaya iyi gelebilir. Ancak manevi destek hastaya baskı kurarak değil, onun ihtiyacına ve isteğine göre sunulmalıdır. Ölüm döşeğindeki insana nasihat yüklemek değil; ona eşlik etmek gerekir.</p>

<p>Teolojik açıdan terminal dönem, insanın acziyetini ve faniliğini en derin biçimde idrak ettiği zamandır. Bilim bu süreci bedensel, psikolojik ve sosyal yönleriyle açıklar; inanç ise bu sürece anlam, sabır ve teslimiyet boyutu katar. İkisi çatışmak zorunda değildir. İyi bir son dönem bakımı, hem morfin pompasını hem de duayı; hem solunum rahatlığını hem de helalleşmeyi; hem klinik izlemeyi hem de insan onurunu birlikte düşünmelidir.</p>

<p>Aileler Ne Yapmalı?</p>

<p>Terminal dönemde hasta yakınlarının en sık yaptığı hatalardan biri, hastayı korumak adına onunla ölüm hakkında hiç konuşmamaktır. Elbette her hasta ölüm hakkında konuşmak istemeyebilir. Ancak konuşmak isteyen hastanın sözü kesilmemeli, konu değiştirilmemeli, “Öyle şeyler söyleme” denilerek yalnız bırakılmamalıdır.</p>

<p>Bazen hasta aslında ölümden değil, geride kalacakların halinden korkar. Bazen “Ben ölürsem çocuklar ne olacak?” sorusu, ağrıdan daha büyük bir yük haline gelir. Bu nedenle ailelerin sakin, açık, şefkatli ve güven verici bir iletişim kurması önemlidir.</p>

<p>Hastaya şu cümleler iyi gelebilir:</p>

<p>“Yanındayız.”</p>

<p>“Seni duyuyoruz.”</p>

<p>“Yalnız değilsin.”</p>

<p>“Söylemek istediğin bir şey varsa dinlemek isteriz.”</p>

<p>“Hakkımız helal olsun.”</p>

<p>“Senin için elimizden geleni yapıyoruz.”</p>

<p>Buna karşılık “Böyle konuşma”, “Sen iyileşeceksin”, “Ağlama”, “Korkacak bir şey yok” gibi cümleler her zaman iyi gelmeyebilir. Çünkü hasta çoğu zaman gerçeğin farkındadır. Gerçeğin inkâr edilmesi, onu rahatlatmak yerine yalnızlaştırabilir.</p>

<p>Terminal Dönemde Asıl İhtiyaç: Onurlu ve Huzurlu Bakım</p>

<p>Terminal dönemde insanın ihtiyacı yalnızca ilaç değildir. Ağrının giderilmesi elbette çok önemlidir; fakat tek başına yeterli değildir. Hasta temiz, güvenli, sakin ve mahrem bir ortam ister. Sevdiklerinin yanında olmasını ister. Gereksiz işlemlerle yıpratılmamak, acısının ciddiye alınması, korkularının küçümsenmemesi ve insan onurunun korunması ister.</p>

<p>Modern palyatif bakımın temel hedefi de budur: Hastalığı yenmek mümkün olmadığında bile acıyı azaltmak, yalnızlığı hafifletmek ve insanı son anına kadar insan olarak görmek.</p>

<p>Bu nedenle terminal dönem, tıbbın başarısızlığı gibi görülmemelidir. Aksine, tıbbın en insani yüzünün ortaya çıktığı dönemdir. Çünkü bazen hekimlik iyileştirmek değil, acıyı dindirmek; bazen tedavi etmek değil, eşlik etmek; bazen ömrü uzatmak değil, kalan zamanı onurlu kılmaktır.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Terminal dönem, insanın bedenen zayıfladığı ama çoğu zaman ruhen en derin muhasebesini yaptığı dönemdir. Bu süreçte kişi korkabilir, öfkelenebilir, susabilir, ağlayabilir, geçmişe dönebilir, helalleşmek isteyebilir veya huzurlu bir kabullenme yaşayabilir. Bunların hiçbiri tek başına anormal değildir.</p>

<p>Bilimsel açıdan terminal dönem; ağrı, nefes darlığı, yorgunluk, iştahsızlık, bilinç değişiklikleri ve psikolojik dalgalanmaların görülebildiği hassas bir klinik süreçtir. Psikolojik açıdan hayatın anlamı, ilişkiler, pişmanlıklar ve vedalaşma öne çıkar. Teolojik açıdan ise insanın fanilikten ebediyete yöneldiği, teslimiyet ve umut aradığı son eşiktir.</p>

<p>Bu nedenle ölüm yaklaşırken sorulması gereken soru yalnızca “Ne kadar zamanı kaldı?” değildir.</p>

<p>Asıl soru şudur:</p>

<p>“Kalan zamanı nasıl daha az acılı, daha huzurlu, daha onurlu ve daha anlamlı kılabiliriz?”</p>

<p>Terminal dönemin en insani cevabı da burada saklıdır: Hastayı yalnız bırakmamak, acısını hafifletmek, sözünü dinlemek, vedasına saygı göstermek ve insan onurunu son nefese kadar korumak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/terminal-donem-nedir-insan-olum-yaklastiginda-ne-yasar-ne-hisseder</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 00:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1240.jpeg" type="image/jpeg" length="97871"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Crohn Hastaları İçin Yaşamı Kolaylaştıran 13 Öneri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/crohn-hastalari-icin-yasami-kolaylastiran-13-oneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/crohn-hastalari-icin-yasami-kolaylastiran-13-oneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Crohn hastalığı yalnızca bağırsakları değil, günlük yaşamı da etkileyen kronik bir inflamatuvar bağırsak hastalığıdır. WebMD’nin derlediği öneriler, hastaların atak dönemlerini daha iyi yönetmesi ve yaşam kalitesini artırması için pratik başlıklara dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Crohn hastalığında en sık görülen belirtiler arasında ishal, karın ağrısı, kramp ve kilo kaybı yer alıyor. Hastalığın şiddeti ve etkilediği bağırsak bölgesi kişiden kişiye değişebiliyor. (Diyabet ve Sindirim Enstitüsü)</p>

<p>Günlük Hayatta Hazırlıklı Olmak Önemli</p>

<p>WebMD’ye göre Crohn hastaları için en kritik adımlardan biri, ani bağırsak hareketleri ve karın kramplarına karşı hazırlıklı olmak. Dışarı çıkarken tuvalet erişimini önceden planlamak, yedek kıyafet taşımak ve tetikleyici gıdaları not etmek günlük yaşamı kolaylaştırabiliyor. (WebMD)</p>

<p>Beslenmede Tek Tip Liste Yok</p>

<p>Crohn hastalığında herkes için geçerli tek bir “yasaklı gıda listesi” bulunmuyor. Uzmanlar, hastaların hangi yiyeceklerin şikâyetlerini artırdığını gözlemlemesini ve beslenme değişikliklerini hekim ya da diyetisyenle birlikte planlamasını öneriyor.</p>

<p>Atak dönemlerinde bazı hastalarda lifli, yağlı veya baharatlı gıdalar şikâyetleri artırabilirken, remisyon döneminde daha dengeli ve kişiye özel beslenme planı gerekebiliyor.</p>

<p>Stres, Uyku ve Egzersiz Göz Ardı Edilmemeli</p>

<p>Crohn hastalığında stres hastalığın nedeni olarak gösterilmese de belirtileri ağırlaştırabiliyor. NIDDK, Crohn hastalarında stres, depresyon ve kaygının sık bildirildiğini; stresin bağırsak mikrobiyotasını etkileyerek semptomları kötüleştirebileceğini belirtiyor. (Diyabet ve Sindirim Enstitüsü)</p>

<p>Düzenli ve kişiye uygun egzersiz de genel sağlık, kemik gücü, enerji düzeyi ve psikolojik iyilik hâli açısından destekleyici görülüyor. Crohn’s &amp; Colitis Foundation, egzersizin doktor onayıyla yapılmasını öneriyor. (crohnscolitisfoundation.org)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigara Crohn Hastalığında Riski Artırıyor</p>

<p>Crohn hastalığında en önemli yaşam tarzı uyarılarından biri sigara kullanımı. Harvard Health, sigaranın Crohn hastalığı ve komplikasyonları için risk faktörü olduğunu bildiriyor. (Harvard Health)</p>

<p>Bu nedenle Crohn hastalarının sigarayı bırakma konusunda tıbbi destek alması, hastalığın seyri açısından önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Gebelik ve İlaç Kullanımı Hekimle Planlanmalı</p>

<p>Crohn hastaları için gebelik planı, ilaç düzeni ve atak yönetimi mutlaka hekim kontrolünde yapılmalı. Hastalığın aktif olduğu dönemlerde gebelik riskleri artabileceğinden, uzmanlar gebelik öncesi gastroenteroloji ve kadın doğum takibini öneriyor.</p>

<p>Sonuç: Crohn ile Yaşamda Planlama Tedavinin Parçası</p>

<p>Crohn hastalığı kronik bir süreçtir; ancak doğru tedavi, düzenli takip, kişiye özel beslenme, stres yönetimi, sigaradan uzak durma ve günlük yaşam planlamasıyla hastaların yaşam kalitesi artırılabilir.</p>

<p>Uzmanlar, karın ağrısı, kanlı dışkılama, uzun süren ishal, hızlı kilo kaybı, ateş veya ciddi halsizlik gibi belirtilerde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/crohn-hastalari-icin-yasami-kolaylastiran-13-oneri</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1238.jpeg" type="image/jpeg" length="46002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Ferit Pehlivan Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-ferit-pehlivan-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-ferit-pehlivan-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de biyofizik ve biyoistatistik alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ferit Pehlivan hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akademik yaşamı boyunca sağlık bilimleri eğitimine önemli katkılar sunan Pehlivan, özellikle tıp, diş hekimliği, eczacılık ve sağlık bilimleri alanlarında kullanılan kaynak eserleriyle çok sayıda öğrencinin eğitim yolculuğunda iz bıraktı.</p>

<p>Son olarak Ankara’daki Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı’nda görev yapan Prof. Dr. Pehlivan’ın vefatı, akademi ve sağlık camiasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<h2>Sağlık Eğitiminin Kaynak İsimlerindendi</h2>

<p>Prof. Dr. Ferit Pehlivan, biyofizik alanında kaleme aldığı eserlerle Türkiye’de sağlık eğitiminin temel kaynak yazarları arasında gösteriliyordu. Özellikle “Biyofizik” adlı kitabı, farklı sağlık disiplinlerinde uzun yıllar başvuru kaynağı olarak kullanıldı.</p>

<p>Yetiştirdiği öğrenciler, akademik çalışmaları ve ders kitaplarıyla sağlık bilimleri alanında kalıcı bir miras bırakan Pehlivan, bilimsel üretkenliği ve eğitimci kimliğiyle tanınıyordu.</p>

<h2>Cenaze Programı Belli Oldu</h2>

<p>Prof. Dr. Ferit Pehlivan için 2 Haziran 2026 tarihinde Ufuk Üniversitesi’nde tören düzenlenecek. Üniversitedeki törenin ardından cenazesi, ikindi namazına müteakip Ankara Gölbaşı Mezarlığı Camii’ne götürülecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılınacak cenaze namazının ardından Prof. Dr. Pehlivan’ın naaşı Gölbaşı Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-ferit-pehlivan-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1232.jpeg" type="image/jpeg" length="35505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ercan Zengin ve Nurgül Aslan Hayatını Kaybetti: Söke’de Kanlı Saldırı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ercan-zengin-ve-nurgul-aslan-hayatini-kaybetti-sokede-kanli-saldiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ercan-zengin-ve-nurgul-aslan-hayatini-kaybetti-sokede-kanli-saldiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın Söke ilçesinde pazar yerinde düzenlenen silahlı saldırıda bilanço ağırlaştı. Olay yerinde yaşamını yitiren Ercan Zengin’in ardından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 25 yaşındaki Nurgül Aslan da tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Genç kadının hamile olduğu öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın’ın Söke ilçesinde meydana gelen silahlı saldırı, ikinci ölüm haberiyle daha da trajik bir boyut kazandı. Yenicami Mahallesi’ndeki Çarşamba Pazarı alanında yaşanan olayda, park halindeki bir otomobile yönelik açılan ateş sonucu iki kişi yaşamını yitirdi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre saldırı, öğle saatlerinde pazar alanında gerçekleşti. Kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından otomobile silahlı saldırı düzenlendi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.</p>

<p>İlk Kayıp Olay Yerinde Yaşandı</p>

<p>Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede araçta bulunan Ercan Zengin’in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralanan Nurgül Aslan ise ilk müdahalenin ardından Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanede Yaşam Mücadelesini Kaybetti</p>

<p>Durumunun ciddiyeti nedeniyle daha sonra Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen 25 yaşındaki Aslan, doktorların yoğun çabasına rağmen kurtarılamadı. Genç kadının hamile olduğu bilgisi de olayın ardından ortaya çıktı.</p>

<p>Soruşturma Sürüyor</p>

<p>Çifte ölümle sonuçlanan saldırının ardından polis ekipleri olay yerinde geniş çaplı inceleme başlattı. Saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Olayın nedeni ve faillerin kimlikleriyle ilgili soruşturma devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ercan-zengin-ve-nurgul-aslan-hayatini-kaybetti-sokede-kanli-saldiri</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 21:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-8126.jpeg" type="image/jpeg" length="46182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şanlıurfa’da yılanı av tüfeğiyle vurmak isteyen vatandaş, yılan hariç 5 kişiyi vurdu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sanliurfada-yilani-av-tufegiyle-vurmak-isteyen-vatandas-yilan-haric-5-kisiyi-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sanliurfada-yilani-av-tufegiyle-vurmak-isteyen-vatandas-yilan-haric-5-kisiyi-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’da eve giren yılanı av tüfeğiyle vurmak isteyen vatandaşın açtığı ateş, mahallede kısa süreli paniğe neden oldu. Hedefteki yılanın akıbeti bilinmezken, tüfekten çıkan saçmaların isabet ettiği 5 kişi yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, Siverek ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre evine giren yılanı fark eden vatandaş, yılanı uzaklaştırmak ya da etkisiz hale getirmek için av tüfeğine başvurdu. Ancak ateşlenen tüfekten çıkan saçmalar çevrede bulunan kişilere isabet etti.</p>

<p>Yaralanan 5 kişi, ihbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay sonrası jandarma ekipleri bölgede inceleme başlatırken, yılanın vurulup vurulmadığına ilişkin net bir bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MİZAH</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sanliurfada-yilani-av-tufegiyle-vurmak-isteyen-vatandas-yilan-haric-5-kisiyi-vurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 21:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1227.jpeg" type="image/jpeg" length="12044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mobbing İhtarından Sonra İşten Çıkarıldı, Mahkemeden 325 Bin TL’lik Karar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mobbing-ihtarindan-sonra-isten-cikarildi-mahkemeden-325-bin-tllik-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mobbing-ihtarindan-sonra-isten-cikarildi-mahkemeden-325-bin-tllik-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da bir belediye iştirakinde çalışan spor eğitmeni Ö.Ş.’nin açtığı işe iade davasında verilen karar, iş hukuku açısından dikkat çekici bir örnek olarak gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mobbing, baskı ve ayrımcılık yaşadığını öne sürerek işverene ihtarname gönderen çalışanın işten çıkarılması sonrası açılan davada mahkeme, feshin geçersiz olduğuna hükmederek işe iade kararı verdi. Ayrıca işverenin yaklaşık 325 bin TL ödeme yapmasına karar verildi.</p>

<p>Olay Nasıl Gelişti?</p>

<p>Dosyaya yansıyan bilgilere göre Ö.Ş., Ankara’da ilçe belediyesine bağlı bir şirketin spor tesisinde görev yapıyordu. Çalışma ortamında psikolojik baskı, ayrımcılık ve mobbing yaşadığını iddia eden çalışan, bu nedenle işverene resmi ihtarname gönderdi. Ancak işveren, 4857 sayılı İş Kanunu’nun işverenin şeref ve haysiyetini zedeleyici asılsız isnatlara ilişkin hükmünü gerekçe göstererek iş sözleşmesini feshetti.</p>

<p>Bunun üzerine çalışan, işe iade ve tazminat talebiyle dava açtı.</p>

<p>Mahkeme Neye Karar Verdi?</p>

<p>20 Mayıs’ta sonuçlanan davada mahkeme, iş sözleşmesinin feshedilmesini geçersiz buldu ve çalışanın işe iadesine hükmetti. Kararda, çalışanın yasal haklarını kullanmasının ve resmi mercilere başvurmasının tek başına işten çıkarma gerekçesi sayılamayacağı değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p>Mahkeme ayrıca:</p>

<ul>
 <li>İşe iade kararı verdi,</li>
 <li>Boşta geçen süre ücretleri ve diğer haklar kapsamında yaklaşık 325 bin TL ödeme yapılmasına hükmetti,</li>
 <li>İşverenin çalışanı işe başlatmaması halinde 5 aylık brüt ücret tutarında ek iş güvencesi tazminatı ödenmesine karar verdi.</li>
</ul>

<p>Hukuki Açıdan Kararın Önemi</p>

<p>Türk İş Hukuku’nda çalışanların dava açma, şikâyette bulunma veya resmi mercilere başvurma hakkı anayasal güvence altında bulunuyor. İş Kanunu’nun temel yaklaşımına göre işçinin sırf hukuki haklarını kullanması nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesi geçerli fesih nedeni olarak kabul edilmiyor.</p>

<p>Bu nedenle mahkemenin verdiği kararın, özellikle “hak arama nedeniyle fesih” iddialarının bulunduğu dosyalarda emsal olarak gösterilebileceği değerlendiriliyor. Ancak her davanın kendi delilleri ve somut koşulları çerçevesinde ayrı değerlendirildiği de unutulmamalı.</p>

<p>Mobbing Davası Ayrı Devam Ediyor</p>

<p>Davada çalışanı temsil eden avukat Senem Yılmazel, işe iade davasının kazanıldığını ancak mobbing iddialarına ilişkin ayrı davanın sürdüğünü açıkladı. Avukat Yılmazel, çalışanların hukuki haklarını kullanmaları nedeniyle iş akitlerinin feshedilemeyeceğini belirterek kararın emsal niteliği taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Mobbing Davalarında İşçiler Hangi Haklara Sahip?</p>

<p>Uzmanlara göre çalışanlar;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Mobbing iddiasıyla işverene ihtarname gönderebilir,</li>
 <li>Arabuluculuk ve dava yoluna başvurabilir,</li>
 <li>Şartları oluşursa manevi tazminat talep edebilir,</li>
 <li>İşe iade davası açabilir,</li>
 <li>Haklı nedenle fesih yoluna giderek kıdem tazminatı talep edebilir.</li>
</ul>

<p>Ancak mobbing iddialarının tanık beyanları, yazışmalar, kamera kayıtları, sağlık raporları ve diğer delillerle desteklenmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Ankara’daki bu karar, çalışanların yasal haklarını kullanmaları nedeniyle işten çıkarılmalarının mahkemeler tarafından her zaman geçerli fesih nedeni olarak görülmeyebileceğini bir kez daha ortaya koydu. Mobbing iddialarına ilişkin esas dava ise henüz sonuçlanmış değil. Bu nedenle süreç, iş hukuku çevreleri tarafından yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mobbing-ihtarindan-sonra-isten-cikarildi-mahkemeden-325-bin-tllik-karar</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1226.jpeg" type="image/jpeg" length="16149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzman Doktor Esra Erdağ Özdemirci Evinde Ölü Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yalovada-cocuk-doktorunun-olumuyle-ilgili-sorusturma-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yalovada-cocuk-doktorunun-olumuyle-ilgili-sorusturma-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova’da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan Uzm. Dr. Esra Erdağ Özdemirci’nin evinde hayatını kaybettiği öğrenildi. Olayla ilgili güvenlik güçleri ve savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen ilk bilgilere göre, Yalova’da görev yapan Uzm. Dr. Esra Erdağ Özdemirci evinde ölü bulundu. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Olay yerinde yapılan ilk incelemelerin ardından Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Ölüm nedeninin kesin olarak belirlenmesi için adli ve tıbbi inceleme sürecinin devam ettiği öğrenildi.</p>

<p>Çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında görev yapan Özdemirci’nin vefatı, sağlık camiasında büyük üzüntüye neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuoyuna yansıyan ilk bilgiler doğrultusunda hazırlanan haberimiz, resmi makamların açıklamaları ve soruşturma sürecinde ortaya çıkacak yeni bilgiler doğrultusunda güncellenecektir. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yalovada-cocuk-doktorunun-olumuyle-ilgili-sorusturma-baslatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1223.jpeg" type="image/jpeg" length="26970"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Veysel Coşkun’un Ailesine Son Görev: Eşi ve 3 Çocuğu Yan Yana Defnedildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dr-veysel-coskunun-ailesine-son-gorev-esi-ve-3-cocugu-yan-yana-defnedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dr-veysel-coskunun-ailesine-son-gorev-esi-ve-3-cocugu-yan-yana-defnedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde meydana gelen trafik kazası, Pazarcık Devlet Hastanesi’nde görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Veysel Coşkun’un ailesini hayattan kopardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kazada ağır yaralanan öğretmen Aysel Coşkun ile çocukları Muhammed Burak Coşkun, Deniz Aren Coşkun ve Emir Mirza Coşkun’dan peş peşe acı haberler geldi.</p>

<p>Dr. Veysel Coşkun’un Ailesinden Acı Haber</p>

<p>Kafa kafaya çarpışan iki otomobilde ağır yaralanan Dr. Veysel Coşkun’un eşi Aysel Coşkun ile çocukları Muhammed Burak Coşkun ve Deniz Aren Coşkun, kaldırıldıkları hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Tedavisi süren çocuklardan Emir Mirza Coşkun’un da hayatını kaybetmesiyle, aynı aileden yaşamını yitirenlerin sayısı 4’e yükseldi.</p>

<p>Anne ve 3 Çocuk Yan Yana Toprağa Verildi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayatını kaybeden öğretmen Aysel Coşkun ile üç çocuğu, düzenlenen cenaze töreninin ardından gözyaşları arasında yan yana defnedildi.</p>

<p>Kazada yaralanan doktor baba Dr. Veysel Coşkun’un ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Kazaya ilişkin soruşturma devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dr-veysel-coskunun-ailesine-son-gorev-esi-ve-3-cocugu-yan-yana-defnedildi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 19:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1216.jpeg" type="image/jpeg" length="16786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Sidny Lopes Cabral Kulisi: Benfica ile Anlaşma Sağlandı İddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-sidny-lopes-cabral-kulisi-benfica-ile-anlasma-saglandi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-sidny-lopes-cabral-kulisi-benfica-ile-anlasma-saglandi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da sağ bek transferi için sıcak bir gelişme gündeme geldi. Portekiz basınından Record, bordo-mavili kulübün Benfica forması giyen Sidny Lopes Cabral için Portekiz ekibiyle anlaşmaya vardığını yazdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Record’un haberine göre Trabzonspor ile Benfica arasında yapılan görüşmelerde 10 milyon Euro’nun üzerinde bir bonservis bedeli üzerinde anlaşma sağlandı. Ancak transferin tamamen sonuçlanması için bordo-mavili kulübün oyuncu cephesiyle de anlaşmaya varması gerekiyor.</p>

<p>Haberde, 23 yaşındaki sağ bekin Benfica’dan ayrılmaya çok yakın olduğu belirtilirken, oyuncunun şu anda Portekiz’de Yeşil Burun Adaları Milli Takımı kampında bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Oyuncu Tarafıyla Görüşmeler Sürüyor</p>

<p>Portekiz basınındaki bilgilere göre kulüpler arasında anlaşma sağlanmış olsa da transferde son aşama oyuncu ile yapılacak görüşmelere bağlı. Trabzonspor’un Sidny Lopes Cabral ile kişisel şartlarda da el sıkışması halinde transferin resmiyet kazanması bekleniyor.</p>

<p>Sidny Lopes Cabral Kimdir?</p>

<p>18 Eylül 2002’de Rotterdam’da dünyaya gelen Sidny Lopes Cabral, Yeşil Burun Adaları Milli Takımı formasını giyiyor. Sağ bekte görev yapan 23 yaşındaki futbolcu, iki ayağını da kullanabilmesiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Transfermarkt verilerine göre Benfica ile 2030 yılına kadar sözleşmesi bulunan Cabral’ın güncel piyasa değeri 5 milyon Euro olarak gösteriliyor.</p>

<p>Geçen Sezonki Performansı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sidny Lopes Cabral, geride kalan sezonda Estrela da Amadora ve Benfica formalarıyla toplam 28 resmi maça çıktı. Bu karşılaşmalarda 6 gol ve 6 asistlik performans sergileyen oyuncu, hücum katkısıyla öne çıkan bek profiliyle dikkatleri üzerine çekti.</p>

<p>Resmî Açıklama Bekleniyor</p>

<p>Trabzonspor cephesinden transferle ilgili henüz resmî bir açıklama yapılmadı. Bordo-mavili taraftarların gündemine oturan Sidny Lopes Cabral transferinde gözler artık oyuncu ile yapılacak görüşmelere çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-sidny-lopes-cabral-kulisi-benfica-ile-anlasma-saglandi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1213.jpeg" type="image/jpeg" length="29006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pankreas Kanserinde Virüs Enjeksiyonu Umudu: Üç Hastada Tümör İlerlemesi Durdu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pankreas-kanserinde-virus-enjeksiyonu-umudu-uc-hastada-tumor-ilerlemesi-durdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pankreas-kanserinde-virus-enjeksiyonu-umudu-uc-hastada-tumor-ilerlemesi-durdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pankreas kanseri tedavisinde dikkat çeken erken dönem sonuçlar gündeme geldi. Kanser hücrelerini hedef almak üzere geliştirilen virüs enjeksiyonunun, üç hastada tümör büyümesini ve yayılımını durdurduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser Hücrelerini Hedefleyen Virüs Denendi</p>

<p>ABD’de yürütülen erken faz bir çalışmada, pankreas kanseri hastalarına doğrudan tümör içine uygulanan kanser öldürücü virüs tedavisi test edildi. Çalışmanın temel amacı tedavinin güvenliğini ve tolere edilebilirliğini değerlendirmekti.</p>

<p>Buna rağmen üç hastada tümörlerin büyümediği ve hastalığın yayılım göstermediği bildirildi. Araştırmacılar, bu sonucun özellikle pankreas kanseri gibi tedavisi zor ve agresif seyirli bir hastalıkta umut verici olduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi Nasıl Etki Ediyor?</p>

<p>Onkolitik virüs tedavisi olarak bilinen bu yaklaşımda virüs, kanser hücrelerine girerek burada çoğalıyor. Kanser hücresi parçalandığında hem tümör hücresi yok oluyor hem de bağışıklık sisteminin tümöre karşı daha güçlü yanıt vermesi hedefleniyor.</p>

<p>Bu yöntem, sağlıklı dokulara zarar vermeden kanser hücrelerini seçici biçimde hedefleme fikrine dayanıyor.</p>

<p>Henüz Erken Aşamada</p>

<p>Uzmanlar, elde edilen sonucun önemli olmakla birlikte henüz sınırlı sayıda hastaya dayandığını vurguluyor. Çalışma, tedavinin etkinliğini kesin olarak kanıtlamak için değil, güvenlik profilini görmek amacıyla yürütüldü.</p>

<p>Bu nedenle virüs enjeksiyonunun pankreas kanserinde standart tedavi haline gelmesi için daha geniş hasta gruplarında, kontrollü klinik araştırmalara ihtiyaç var.</p>

<p>Pankreas Kanseri İçin Neden Önemli?</p>

<p>Pankreas kanseri çoğu zaman geç belirti veren, erken tanısı zor ve tedavi seçenekleri sınırlı olan kanser türleri arasında yer alıyor. Bu nedenle tümör büyümesini durdurabilecek yeni tedavi yaklaşımları bilim dünyasında yakından takip ediliyor.</p>

<p>Onkolitik virüs tedavileri daha önce farklı kanser türlerinde araştırılmıştı. Pankreas kanserinde alınan bu erken sinyal ise yeni kombinasyon tedavilerinin önünü açabilir.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Üç hastada tümör ilerlemesinin durması, pankreas kanseri tedavisinde umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak bu sonuç, “kesin tedavi bulundu” anlamına gelmiyor.</p>

<p>Araştırmanın bir sonraki aşamasında daha yüksek dozlar, daha geniş hasta grupları ve standart tedavilerle olası kombinasyonların değerlendirilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pankreas-kanserinde-virus-enjeksiyonu-umudu-uc-hastada-tumor-ilerlemesi-durdu</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1210.jpeg" type="image/jpeg" length="10436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ, ABD’de Düzenlenen NAFSA Fuarında Türkiye Pavilyonu’nda Yer Aldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbu-abdde-duzenlenen-nafsa-fuarinda-turkiye-pavilyonunda-yer-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbu-abdde-duzenlenen-nafsa-fuarinda-turkiye-pavilyonunda-yer-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ABD’nin San Diego kentinde düzenlenen ve dünyanın en kapsamlı yükseköğretim buluşmaları arasında gösterilen NAFSA 2026 Fuarı’nda Türkiye Pavilyonu’nda yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı Türkiye Ulusal Ajansı koordinasyonunda oluşturulan Türkiye Pavilyonu, fuar süresince uluslararası katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılandı. Türkiye’den 53 üniversite ve 4 kamu kurumunun iştirak ettiği organizasyonda, ülkemizin yükseköğretim alanındaki birikimi ile uluslararasılaşma vizyonu küresel ölçekte tanıtıldı.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesini temsilen fuara Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Karakoç, Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Öner Güner ve Erasmus Koordinatörü Prof. Dr. Eda Purutçuoğlu katıldı. SBÜ temsilcileri, fuar kapsamında farklı ülkelerden yükseköğretim kurumlarının temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirerek akademik iş birlikleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği, ortak proje olanakları ve sağlık bilimleri alanındaki uluslararası eğitim fırsatları hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2>“Türkiye’nin yükseköğretimdeki küresel vizyonuna katkı sağlıyoruz”</h2>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, üniversitenin NAFSA 2026 kapsamında Türkiye Pavilyonu’nda yer almasının uluslararasılaşma hedefleri açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.</p>

<p>Rektör Aydın, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak yalnızca ülkemizin değil, gönül coğrafyamızın da sağlık temalı yükseköğretim vizyonunu temsil eden güçlü bir yükseköğretim kurumuyuz. ABD’de düzenlenen NAFSA Fuarı’nda Türkiye Pavilyonu çatısı altında yer almamız, üniversitemizin küresel akademik ağlarla geliştirdiği ilişkilerin daha da güçlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Yunus Karakoç’un katılımıyla gerçekleştirilen görüşmelerin yeni akademik iş birliklerine, ortak programlara ve uluslararası hareketlilik fırsatlarına zemin hazırlayacağına inanıyoruz.”</p>

<p>Rektör Aydın ayrıca, SBÜ’nün sağlık bilimleri alanındaki ihtisaslaşmış yapısı, güçlü klinik eğitim altyapısı ve uluslararası akademik deneyimiyle Türkiye’nin yükseköğretimdeki marka değerine önemli katkılar sunduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aydın, “Köklü mirasımız, küresel vizyonumuz ve sağlık alanındaki öncü akademik birikimimiz doğrultusunda, Türkiye Yüzyılı’nın yükseköğretim hedeflerine katkı sunmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Türkiye Pavilyonu yoğun ilgiyle karşılandı</h2>

<p>NAFSA Fuarı, 100’den fazla ülkeden öğrencileri, akademisyenleri, yükseköğretim kurumlarını ve uluslararası eğitim profesyonellerini bir araya getiren önemli bir uluslararası platform niteliği taşımaktadır. Fuarda Türkiye Pavilyonu, Türk yükseköğretiminin uluslararası iş birlikleri, Erasmus+ deneyimi, akademik hareketlilik kapasitesi ve küresel eğitim vizyonunun tanıtıldığı stratejik bir alan olarak öne çıktı.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi, NAFSA 2026 kapsamında gerçekleştirdiği temaslarla sağlık bilimleri alanındaki uluslararası akademik iş birliklerini geliştirme, öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırma ve Türkiye’nin sağlık temalı yükseköğretim markasının küresel ölçekte görünürlüğünü güçlendirme hedefini bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbu-abdde-duzenlenen-nafsa-fuarinda-turkiye-pavilyonunda-yer-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1206.jpeg" type="image/jpeg" length="83026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğal Gıda Boyaları da Masum Çıkmadı: Diyabet ve Kanser Riski Tartışması Büyüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dogal-gida-boyalari-da-masum-cikmadi-diyabet-ve-kanser-riski-tartismasi-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dogal-gida-boyalari-da-masum-cikmadi-diyabet-ve-kanser-riski-tartismasi-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay gıda boyalarına karşı yürütülen kampanyalar hız kazanırken, yeni araştırmalar bu kez doğal gıda boyalarını gündeme taşıdı. ABD’de doğal renklendiricilere geçiş teşvik edilirken, Fransa’da yapılan geniş kapsamlı çalışmalar bazı doğal ve sentetik boyaların tip 2 diyabet ve kanser riskleriyle ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğal Boyalar Güvenli Alternatif Olarak Görülüyordu</p>

<p>ABD’de Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. öncülüğündeki “Make America Healthy Again” (MAHA) hareketi kapsamında gıda üreticileri sentetik boyalar yerine doğal renklendiricilere yönlendiriliyor. Bu kapsamda birçok şirket ürün formüllerini değiştirirken, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) de yeni doğal renklendiricilere onay vermeye başladı.</p>

<p>Ancak son araştırmalar, “doğal” ifadesinin tek başına güvenlik garantisi olmayabileceğini gösteriyor.</p>

<p>100 Binden Fazla Kişi İncelendi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransız araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmalarda 100 binden fazla kişinin tükettiği yiyecek ve içecekler detaylı şekilde takip edildi. Katılımcılar ortalama sekiz yıl boyunca izlendi. Araştırmalarda hem sentetik hem de doğal bazı gıda boyalarına yüksek düzeyde maruz kalan kişilerde sağlık risklerinin arttığı belirlendi.</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre:</p>

<ul>
 <li>Gıda boyalarına yüksek düzeyde maruz kalan kişilerde tip 2 diyabet riski yaklaşık %38 arttı.</li>
 <li>Genel kanser riski yaklaşık %14 yükseldi.</li>
 <li>Menopoz sonrası meme kanseri riskinde ise %32’ye varan artış gözlendi.</li>
</ul>

<p>Doğal Boyalar da Listede</p>

<p>Çalışmalarda özellikle bazı doğal kaynaklı renklendiricilerin de risk artışıyla ilişkili olduğu bildirildi. Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>Kurkumin (E100)</li>
 <li>Beta-karotenler (E160a)</li>
 <li>Karamel renklendiriciler (E150)</li>
</ul>

<p>yer aldı. Araştırmacılar, bu maddelerin doğal kaynaklardan elde edilmesine rağmen endüstriyel işleme süreçlerinde farklı biyolojik etkiler gösterebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Araştırmanın başyazarı Mathilde Touvier, “Doğal katkı maddeleri tüketiciler için otomatik olarak güvenli oldukları anlamına gelmez” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Uzmanlar Temkinli Yaklaşıyor</p>

<p>Araştırmacılar elde edilen sonuçların doğrudan neden-sonuç ilişkisi kanıtlamadığını vurguluyor. Çalışmalar, belirli gıda boyalarına yüksek maruziyet ile sağlık sorunları arasında ilişki bulunduğunu gösteriyor. Kesin mekanizmaların anlaşılması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Gıda Endüstrisinde Yeni Tartışma</p>

<p>ABD’de sentetik boyaların 2026 sonuna kadar önemli ölçüde azaltılması hedeflenirken, doğal boyalara geçiş süreci de hız kazanmış durumda. Ancak yeni veriler, tartışmanın yalnızca “yapay mı doğal mı?” sorusundan ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, tüketicilerin işlenmiş gıdaların içeriklerini dikkatle incelemesi ve “doğal” ifadesini otomatik olarak “zararsız” şeklinde yorumlamaması gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dogal-gida-boyalari-da-masum-cikmadi-diyabet-ve-kanser-riski-tartismasi-buyuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 17:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1201.jpeg" type="image/jpeg" length="98720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’un Zeus Sunağı Paylaşımı Yeniden Gündem Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporun-zeus-sunagi-paylasimi-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporun-zeus-sunagi-paylasimi-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı’nın Fenerbahçe takım otobüsüne yönelik saldırı dosyasına ilişkin yeni soruşturma süreci başlatılacağını açıklamasının ardından Trabzonspor cephesinden geçmişte yapılan “Zeus Sunağı” paylaşımı yeniden gündeme taşındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, Fenerbahçe takım otobüsüne Trabzon’da düzenlenen saldırının yeniden soruşturulacağını duyurmasının ardından sosyal medyada spor kamuoyunu hareketlendiren paylaşımlar art arda geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Gürlek’in açıklaması sonrası bazı Trabzonspor taraftarları, 2010-2011 sezonundaki şike davasının da yeniden görülmesi gerektiğini savunarak çağrıda bulundu. Tartışmalar kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu.</p>

<p>Trabzonspor’un Zeus Sunağı Paylaşımı Yeniden Hatırlandı</p>

<p>Gündem olan tartışmaların ardından bordo-mavili kulübün daha önce yaptığı Zeus Sunağı paylaşımı da yeniden paylaşıldı.</p>

<p>Trabzonspor söz konusu paylaşımında, Bergama’dan götürülen Zeus Sunağı’nın Berlin’de bir müzede sergilendiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>“Bergama’dan çalınan Zeus Sunağı Berlin’de bir müzede sergileniyor. Ancak bu, onun çalıntı olduğu, gerçek sahibinin ise Anadolu toprakları olduğu ve çalanın da hırsız olduğu gerçeğini hiçbir zaman değiştirmeyecek!”</p>

<p>Paylaşım, özellikle 2010-2011 sezonuna ilişkin tartışmaların yeniden alevlendiği süreçte bordo-mavili taraftarlar tarafından sembolik bir mesaj olarak değerlendirildi.</p>

<p>Sosyal Medyada Geniş Yankı</p>

<p>Trabzonspor taraftarları, Bakanlığın Fenerbahçe otobüsüne saldırı dosyasında yeniden soruşturma süreci başlatmasını hatırlatarak, geçmişte Türk futbolunda derin izler bırakan 2010-2011 sürecinin de yeniden ele alınması gerektiğini savundu.</p>

<p>Konu kısa sürede sosyal medyada spor gündeminin üst sıralarına taşınırken, bordo-mavili kulübün Zeus Sunağı benzetmesi de yeniden tartışmaların merkezine oturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporun-zeus-sunagi-paylasimi-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1200.jpeg" type="image/jpeg" length="95071"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarçın Masum Bir Baharat mı? Uzmanlardan Takviye Uyarısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tarcin-masum-bir-baharat-mi-uzmanlardan-takviye-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tarcin-masum-bir-baharat-mi-uzmanlardan-takviye-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarçın, mutfakların en sık kullanılan baharatlarından biri olsa da özellikle takviye formunda bilinçsiz tüketildiğinde sağlık açısından risk oluşturabilir. WebMD’de yer alan bilgilere göre tarçın kan şekeri, kolesterol ve trigliserid düzeyleri üzerinde bazı olumlu etkiler gösterebilse de bu etki ilaç tedavisinin yerine geçmez.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarçın Kan Şekerini Düşürebilir mi?</p>

<p>Bazı araştırmalar, düzenli tarçın kullanımının kan şekeri kontrolüne destek olabileceğini gösteriyor. Özellikle tip 2 diyabet hastalarında insülin direnci ve açlık kan şekeri üzerinde sınırlı faydalar bildiriliyor. Ancak uzmanlar, tarçının diyabet ilaçlarının yerine kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Diyabet ilacı kullanan kişilerde tarçın takviyesi kan şekerini fazla düşürebilir. Bu nedenle özellikle insülin, metformin veya kan şekeri düşürücü ilaç kullananların doktora danışmadan tarçın kapsülü ya da yoğun tarçın tüketimine başlamaması gerekiyor.</p>

<p>Cassia Tarçınına Dikkat</p>

<p>Tarçının en yaygın türlerinden biri olan Cassia tarçını, “kumarin” adı verilen doğal bir bileşik içerir. Kumarin yüksek miktarda alındığında karaciğer üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Bu nedenle karaciğer hastalığı olanlar, kan sulandırıcı ilaç kullananlar ve düzenli ilaç tedavisi gören kişiler için tarçın takviyeleri riskli olabilir.</p>

<p>Ceylon tarçını ise genellikle daha düşük kumarin içeriğiyle bilinir. Ancak bu durum, kontrolsüz tüketimin tamamen güvenli olduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Takviye Yerine Ölçülü Tüketim</p>

<p>Uzmanlara göre tarçını yiyecek ve içeceklere az miktarda eklemek çoğu kişi için genellikle güvenli kabul ediliyor. Asıl risk, yüksek dozlu takviyelerden ve uzun süreli yoğun tüketimden kaynaklanıyor.</p>

<p>Tarçın; yoğurt, yulaf, meyve, bitki çayı veya sağlıklı tariflerde aroma verici olarak kullanılabilir. Ancak “doğal” olması, herkes için sınırsız ve risksiz olduğu anlamına gelmez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kimler Daha Dikkatli Olmalı?</p>

<p>Diyabet hastaları, karaciğer hastalığı bulunanlar, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, düzenli reçeteli ilaç alanlar, hamileler ve emziren anneler tarçın takviyesi kullanmadan önce mutlaka hekime danışmalıdır.</p>

<p>Sonuç: Baharat Olarak Güvenli, Takviye Olarak Dikkatli</p>

<p>Tarçın, sofralarda ölçülü kullanıldığında faydalı bir baharat olabilir. Ancak yüksek dozlu takviyeler, özellikle ilaç kullanan ve kronik hastalığı bulunan kişilerde riskli sonuçlar doğurabilir. Uzmanların mesajı net: Tarçın tedavi değildir; bilinçsiz takviye kullanımı sağlık sorunlarına kapı aralayabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tarcin-masum-bir-baharat-mi-uzmanlardan-takviye-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1197.jpeg" type="image/jpeg" length="99685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konya’da Üniversite Öğrencisi Hene Ebuzeyneb Çalıştığı Kafede Ölü Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/konyada-universite-ogrencisi-hene-ebuzeyneb-calistigi-kafede-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/konyada-universite-ogrencisi-hene-ebuzeyneb-calistigi-kafede-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya’da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Hene Ebuzeyneb, çalıştığı kafede hayatını kaybetmiş halde bulundu. Şüpheli ölüm üzerine polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre olay, Meram ilçesi Melikşah Mahallesi’nde bulunan kafeler bölgesinde meydana geldi. Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğrencisi olduğu öğrenilen 19 yaşındaki Hene Ebuzeyneb, çalıştığı kafenin depo bölümünde ölü bulundu.</p>

<p>İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Ölüm Nedeni Otopsiyle Netleşecek</p>

<p>Olay yeri inceleme ekipleri kafede detaylı çalışma yaptı. Genç kızın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Konya Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polis ekiplerinin kafe çalışanlarının ifadelerine başvurduğu, güvenlik kameralarının da incelemeye alındığı öğrenildi. Olayın intihar mı yoksa başka bir nedenden mi kaynaklandığı yapılacak otopsi ve soruşturma sonucunda netlik kazanacak.</p>

<p>Soruşturma çok yönlü olarak sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/konyada-universite-ogrencisi-hene-ebuzeyneb-calistigi-kafede-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1196.jpeg" type="image/jpeg" length="57287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eyüpspor’da İki Transfer Kulisi: Camará ve Batubinsika Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/eyupsporda-iki-transfer-kulisi-camara-ve-batubinsika-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/eyupsporda-iki-transfer-kulisi-camara-ve-batubinsika-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de kadro planlamasını sürdüren Eyüpspor için yabancı basında iki yeni transfer kulisi öne çıktı. İstanbul temsilcisinin, orta saha hattı için Ibrahima Camará, savunma hattı için ise Dylan Batubinsika ile ilgilendiği konuşuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Camará İçin 3 Yıllık Sözleşme Kulisleri</p>

<p>Polonya ekibi Radomiak Radom forması giyen Ibrahima Camará için Eyüpspor’un temaslarını sürdürdüğü öne sürüldü. Kulislerde, İstanbul temsilcisinin oyuncuya 3 yıllık sözleşme teklif edebileceği ve futbolcunun temsilcileriyle görüşmelerin devam ettiği belirtiliyor.</p>

<p>Orta sahada görev yapan Camará’nın fizik gücü ve oyun temposuyla Eyüpspor’un transfer listesinde yer aldığı ifade ediliyor. Kulüp cephesinden ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Savunmaya Batubinsika Hamlesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eyüpspor’un gündemindeki bir diğer isim ise Saint-Étienne forması giyen Dylan Batubinsika. Fransız ekibinde forma giyen savunma oyuncusu için Eyüpspor’un teklif yaptığı, ancak transfer yarışında AEK’in de devrede olduğu konuşuluyor.</p>

<p>Batubinsika dosyasında rekabetin yüksek olduğu, oyuncunun kararında kulüplerin sunduğu proje ve sözleşme şartlarının belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Eyüpspor Transferde Alternatifli İlerliyor</p>

<p>Süper Lig’de kalıcı ve rekabetçi bir kadro kurmak isteyen Eyüpspor’un, transfer çalışmalarında hem orta saha hem de savunma hattına yoğunlaştığı görülüyor. Camará ve Batubinsika isimleri, kulübün fizik gücü yüksek ve Avrupa tecrübesi bulunan oyunculara yöneldiğini gösteriyor.</p>

<p>Her iki dosyada da resmi imza aşamasına gelinmiş değil. Gelişmeler şimdilik transfer kulisi olarak takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/eyupsporda-iki-transfer-kulisi-camara-ve-batubinsika-gundemde</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/genel/i-m-g-0551.jpeg" type="image/jpeg" length="32726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor’da Transfer Trafiği Hızlandı: Emircan Gürlük, Allahyar, Moreno ve Diagne Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/amedsporda-transfer-trafigi-hizlandi-emircan-gurluk-allahyar-moreno-ve-diagne-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/amedsporda-transfer-trafigi-hizlandi-emircan-gurluk-allahyar-moreno-ve-diagne-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesi kadro planlamasını sürdüren Amedspor’da transfer kulisleri hareketlendi. Yeşil-kırmızılı ekip için Emircan Gürlük ve Allahyar Sayyadmanesh isimleri gündeme gelirken, Daniel Moreno’nun geleceği ve Mbaye Diagne’ye gelen teklif de dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amedspor’da yeni sezon hazırlıkları transfer kulislerini hareketlendirdi. Süper Lig hedefi doğrultusunda güçlü bir kadro kurmak isteyen yeşil-kırmızılı ekipte hem takviye hem de mevcut oyuncuların geleceğine ilişkin dikkat çeken başlıklar öne çıktı.</p>

<p>Diyarbakır temsilcisinin hücum hattı için farklı alternatifleri değerlendirdiği, yerli ve yabancı oyuncularla ilgili piyasa yoklaması yaptığı konuşuluyor. Transfer döneminin yaklaşmasıyla birlikte Amedspor’un adı birçok futbolcuyla anılmaya başladı.</p>

<p>Emircan Gürlük İçin Amedspor Devrede</p>

<p>Amedspor’un gündemine gelen isimlerden biri Emircan Gürlük oldu. Rusya’da forma giyen genç kanat oyuncusu için Amedspor’un şartları araştırdığı öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer kulislerinde Emircan Gürlük için yalnızca Amedspor’un değil, Trabzonspor ve Kocaelispor’un da devrede olduğu konuşuluyor. Bu nedenle oyuncu için rekabetin artabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Kanat hattında görev yapabilen Emircan’ın, hızı ve hücumdaki hareketliliği nedeniyle birçok kulübün listesinde yer aldığı ifade ediliyor. Amedspor’un ise yeni sezon planlamasında özellikle hücum çeşitliliğini artırmak istediği biliniyor.</p>

<p>Allahyar Sayyadmanesh Kulisi</p>

<p>Amedspor’un gündemine gelen bir diğer isim ise KVC Westerlo forması giyen İranlı hücumcu Allahyar Sayyadmanesh oldu. Belçika ekibindeki geleceği belirsizleşen oyuncu için Amedspor’un nabız yokladığı ileri sürüldü.</p>

<p>Allahyar Sayyadmanesh için Erzurumspor’un da devrede olduğu belirtiliyor. İranlı futbolcunun hem kanatlarda hem de hücum hattının farklı bölgelerinde görev yapabilmesi, onu transfer döneminin dikkat çeken isimlerinden biri haline getiriyor.</p>

<p>Oyuncunun KVC Westerlo ile olan sözleşmesinin 30 Haziran 2026 tarihinde sona erecek olması da transfer sürecinde önemli bir detay olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Daniel Moreno Takımda Kalıyor</p>

<p>Amedspor’da iç transferde de dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Kolombiyalı golcü Daniel Moreno için sözleşmedeki opsiyonun kullanıldığı ve oyuncunun yeni sezonda da takımda kalacağı ifade ediliyor.</p>

<p>Moreno’nun takımda kalması, Amedspor’un hücum hattındaki iskeleti koruma planının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yeni sezonda yapılacak takviyelerin, mevcut kadronun üzerine inşa edilmesi bekleniyor.</p>

<p>Mbaye Diagne’ye Körfez İlgisi</p>

<p>Amedspor’un tecrübeli golcüsü Mbaye Diagne için de transfer kulisleri hareketli. Senegalli futbolcuya Körfez bölgesinden ilgi olduğu, hatta 3 milyon euroluk bir teklifin gündeme geldiği öne sürüldü.</p>

<p>Diagne’nin geleceği, Amedspor’un yeni sezon kadro mühendisliği açısından kritik başlıklardan biri olarak görülüyor. Golcü oyuncunun takımda kalıp kalmayacağı, hücum hattında yapılacak transferlerin yönünü de etkileyebilir.</p>

<p>Yabancı Teknik Direktör Planı</p>

<p>Amedspor’da yalnızca futbolcu transferleri değil, teknik direktör konusu da gündemde. Kulisin merkezinde ise yabancı teknik direktör seçeneği bulunuyor.</p>

<p>Son günlerde Thomas Reis ismi Amedspor ile anılıyor. Yönetimin yeni sezonda farklı bir teknik yapılanmaya gidebileceği ve yabancı hoca seçeneğini ciddi şekilde değerlendirdiği konuşuluyor.</p>

<p>Resmi Açıklama Bekleniyor</p>

<p>Amedspor cephesinden söz konusu transfer kulislerine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Emircan Gürlük, Allahyar Sayyadmanesh, Mbaye Diagne ve teknik direktör konusundaki gelişmeler şimdilik kulis düzeyinde takip ediliyor.</p>

<p>Transfer döneminin resmen hareketlenmesiyle birlikte Amedspor’da hem gelen hem giden oyuncular konusunda daha net adımların atılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/amedsporda-transfer-trafigi-hizlandi-emircan-gurluk-allahyar-moreno-ve-diagne-gundemde</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/genel/i-m-g-0551.jpeg" type="image/jpeg" length="40475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor’da Allahyar Sayyadmanesh Kulisi: İranlı Hücumcu İçin Erzurumspor da Devrede]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/amedsporda-allahyar-sayyadmanesh-kulisi-iranli-hucumcu-icin-erzurumspor-da-devrede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/amedsporda-allahyar-sayyadmanesh-kulisi-iranli-hucumcu-icin-erzurumspor-da-devrede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig hazırlıklarını sürdüren Amedspor’da transfer kulisleri hareketlendi. Diyarbakır ekibinin, KVC Westerlo forması giyen İranlı hücumcu Allahyar Sayyadmanesh ile ilgilendiği öne sürüldü. Oyuncu için Erzurumspor’un da devrede olduğu belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amedspor’da yeni sezon öncesi transfer çalışmaları hız kazanırken, hücum hattı için dikkat çeken bir isim gündeme geldi. Yeşil-kırmızılı ekibin, Belçika temsilcisi KVC Westerlo’da forma giyen İranlı futbolcu Allahyar Sayyadmanesh için nabız yokladığı ileri sürüldü.</p>

<p>Transfer kulislerine yansıyan bilgilere göre Amedspor, hücum hattında farklı bölgelerde görev yapabilen Allahyar Sayyadmanesh’i kadro planlamasında değerlendirmeye aldı. İranlı futbolcunun Westerlo’daki geleceğinin belirsizleşmesi, Türkiye’den bazı kulüplerin de oyuncuya ilgisini artırdı.</p>

<p>Erzurumspor da Yarışta</p>

<p>Allahyar Sayyadmanesh için yalnızca Amedspor’un değil, Erzurumspor’un da devrede olduğu konuşuluyor. İki kulübün oyuncunun şartlarını araştırdığı, transfer sürecinin ise önümüzdeki günlerde daha net bir tabloya kavuşabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Hücum hattında kanat ve forvet arkasında görev yapabilen Allahyar, hareketli oyun yapısı ve Avrupa tecrübesiyle dikkat çekiyor. Amedspor’un Süper Lig hedefi doğrultusunda kadro kalitesini artırmak istemesi, bu tür profillerin kulüp gündemine gelmesine yol açıyor.</p>

<p>Sözleşmesi 2026’da Bitiyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allahyar Sayyadmanesh’in KVC Westerlo ile olan sözleşmesinin 30 Haziran 2026 tarihinde sona ereceği biliniyor. Bu durum, oyuncunun transfer sürecinde kulüpler açısından pazarlık zemini oluşturabilecek önemli başlıklardan biri olarak görülüyor.</p>

<p>Amedspor cephesinden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle gelişme şimdilik transfer kulisi olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Amedspor’da Transfer Trafiği Hızlandı</p>

<p>Yeni sezonda güçlü bir kadro kurmayı hedefleyen Amedspor’da özellikle hücum hattına yapılacak takviyeler merakla bekleniyor. Kulübün hem yurt içinden hem de yurt dışından birçok oyuncuyla ilgili temas yürüttüğü konuşulurken, Allahyar Sayyadmanesh ismi son günlerin dikkat çeken başlıklarından biri oldu.</p>

<p>Transfer sürecinde resmi açıklama yapılana kadar oyuncuyla ilgili gelişmelerin kulis düzeyinde takip edilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/amedsporda-allahyar-sayyadmanesh-kulisi-iranli-hucumcu-icin-erzurumspor-da-devrede</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/genel/i-m-g-0551.jpeg" type="image/jpeg" length="52204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="67338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="66155"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="70343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="67187"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="47395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="19188"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
