<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 19:37:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taşacak Bu Deniz bu hafta var mı? 17 Nisan TRT 1 akışında dikkat çeken değişiklik]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tasacak-bu-deniz-bu-hafta-var-mi-17-nisan-trt-1-akisinda-dikkat-ceken-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tasacak-bu-deniz-bu-hafta-var-mi-17-nisan-trt-1-akisinda-dikkat-ceken-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TRT 1 ekranlarında cuma akşamları izleyiciyle buluşan Taşacak Bu Deniz dizisinin 17 Nisan 2026 Cuma günü yayınlanıp yayınlanmayacağı, gün boyunca en çok aratılan başlıklardan biri oldu. Dizinin yeni bölümüne ilişkin merak artarken, gözler kanalın güncel yayın planına çevrildi.  ￼]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmi TRT 1 yayın akışında saat 19.00’da Ana Haber, 19.55’te İddiaların Aksine ve 20.00’de ise Rafadan Tayfa: Kapadokya filmi yer alıyor. Bu tablo, 17 Nisan akşamı Taşacak Bu Denizin yeni bölümünün ekranda olmayacağını gösteriyor.</p>

<p>Dizi cephesindeki belirsizlik yalnızca yayın akışıyla sınırlı kalmadı. Gün içinde yayımlanan bazı televizyon haberlerinde yeni bölümün ekrana geleceği öne sürülürken, başka yayınlarda ise bölümün bu hafta yayımlanmayacağı aktarıldı. Ancak resmi akışta dizinin yerine sinema filmi bulunması, izleyici açısından en güçlü işaret olarak öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TRT 1’in dizi haberleri sayfasında Taşacak Bu Deniz için en son öne çıkan resmi içerik 10 Nisan’da yayımlanan 24. bölüm tanıtımı olarak görünüyor. Arama sonuçlarında 17 Nisan tarihli yeni bir resmi bölüm haberi görünmezken, bu durum da “yeni bölüm bu hafta yok mu?” sorusunu güçlendiren ayrıntılardan biri oldu.</p>

<p>İzleyici tarafında en çok aranan başlıklar ise “Taşacak Bu Deniz bu akşam var mı”, “17 Nisan Taşacak Bu Deniz yayınlanacak mı” ve “yeni bölüm ne zaman” oldu. Şimdilik resmi yayın akışı esas alındığında, dizinin yeni bölümünün 17 Nisan Cuma akşamı ekrana gelmeyeceği anlaşılıyor. Yeni bölüm tarihine dair netleşme için TRT 1’in güncel duyuruları belirleyici olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tasacak-bu-deniz-bu-hafta-var-mi-17-nisan-trt-1-akisinda-dikkat-ceken-degisiklik</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7310.jpeg" type="image/jpeg" length="47344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Tuncay Sonel Elazığ’da gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-yeni-gelisme-tuncay-sonel-elazigda-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-yeni-gelisme-tuncay-sonel-elazigda-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yıllardır kamuoyunun gündeminden düşmeyen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in Elazığ’da gözaltına alındığı bildirildi. Gelişme, dosyada son günlerde art arda yaşanan adli ve idari işlemlerin ardından geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp. Soruşturmada daha önce Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında işlem yapılmış, dosyada yeni gözaltılar ve tutuklamalar kamuoyuna yansımıştı.</p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/tuncay-sonel-kimdir">TUNCAY SONEL KİMDİR?</a></p>

<p>Son gelişmeyle birlikte İçişleri Bakanlığı’nın da Tuncay Sonel hakkında iddialar nedeniyle soruşturma başlattığı ve Sonel’in açığa alındığı açıklandı. Bakanlık kaynaklarına göre iddiaların incelenmesi için müfettiş görevlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosyada adı geçen eski polis Gökhan Ertok’un, Gülistan Doku’ya ait SIM kart ve bazı dijital verilerle ilgili dikkat çeken ifadeler verdiği; bu beyanların soruşturmanın seyrini etkileyen başlıklardan biri olduğu da kamuoyuna yansıdı. Bazı haberlerde, Ertok’un WhatsApp yazışmalarının silinmesine ilişkin iddialarda bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında daha önce bazı şüpheliler hakkında tutuklama ve adli kontrol kararları verilmişti. Adliye sürecinde aile ile şüpheli yakınları arasında gerginlik yaşandığı da haberlere yansıdı. Gülistan Doku ailesi ise yıllardır dosyada etkin ve kapsamlı bir adalet süreci yürütülmesi çağrısını sürdürüyor.</p>

<p>Tuncay Sonel’in gözaltına alınmasıyla birlikte, Türkiye’nin uzun süredir yanıt bekleyen dosyalarından biri olan Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir evreye geçildi. Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında savcılık işlemleri ve olası yeni ifadeler, kamuoyunun en yakından takip edeceği başlıklar arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-yeni-gelisme-tuncay-sonel-elazigda-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7241.jpeg" type="image/jpeg" length="71813"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah Gül’ün oğlu Mehmet Emre Gül, lüks çikolata pazarına girdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/abdullah-gulun-oglu-mehmet-emre-gul-luks-cikolata-pazarina-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/abdullah-gulun-oglu-mehmet-emre-gul-luks-cikolata-pazarina-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün oğlu Mehmet Emre Gül’ün, İsviçre merkezli premium çikolata markası Läderach’ın ürünlerini İstanbul’da satışa sunduğu öne sürüldü. Girişimin, son dönemde kurulan yeni şirket ve mağaza yatırımlarıyla büyütüldüğü aktarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de lüks gıda ve premium tüketim pazarına yönelik yeni bir adım daha gündeme geldi. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün oğlu Mehmet Emre Gül’ün, dünyaca bilinen İsviçreli çikolata markası Läderach’ın ürünlerini İstanbul’daki seçkin alışveriş merkezlerinde satışa sunduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazete Oksijen’de yer alan bilgilere göre Mehmet Emre Gül, faaliyetlerini Felicitas Çikolata ve Gıda Sanayi AŞ üzerinden yürütüyor. Şirketin 9 Aralık 2024 tarihinde 250 bin TL sermayeyle kurulduğu, daha sonra ise sermaye artırımlarıyla yapısının güçlendirildiği aktarıldı.</p>

<p>Haberde, şirketin kuruluş aşamasında tamamının Mehmet Emre Gül’e ait olduğu, ilerleyen süreçte ise ortaklık yapısında değişikliğe gidildiği ifade edildi. Mayıs 2025’te yapılan sermaye artışıyla şirket hisselerinin bir bölümünün Cayman Adaları merkezli Alsara Investment Group ile Ankara merkezli Selçuk Efe’ye geçtiği, bu işlemlerin ardından şirket değerlemesinin dikkat çekici biçimde yükseldiği kaydedildi.</p>

<p>Yine aynı habere göre Felicitas, 2025 yılı içinde bir kez daha sermaye artırımı yaptı. Bu süreçte ortaklık oranları büyük ölçüde korunurken, şirket değerinin çok daha yukarı taşındığı belirtildi. Ticaret Sicil kayıtlarına yansıyan bilgiler doğrultusunda şirketin İstanbul’daki operasyonlarını büyüttüğü ve mağazalaşma adımlarını hızlandırdığı ifade edildi.</p>

<p>Läderach ürünlerinin İstanbul’daki satış noktalarından birinin İstinyePark olduğu, markanın bir diğer mağazasının da Akasya AVM’de bulunduğu aktarıldı. Haberde, söz konusu markanın uluslararası ölçekte premium segmentte konumlandığı ve özellikle yüksek fiyatlı ürünleriyle öne çıktığı vurgulandı.</p>

<p>1962 yılında İsviçre’nin Glarus kentinde kurulan Läderach’ın, dünya genelinde yaklaşık 200 mağazaya ulaştığı belirtiliyor. Uzun yıllar daha çok toptan satış ve sipariş bazlı üretim modeliyle ilerleyen markanın, zamanla perakende kanadını güçlendirdiği ifade ediliyor.</p>

<p>Haberde dikkat çeken ayrıntılardan biri de fiyat seviyesi oldu. Läderach ürünlerinin yurt dışı resmi satış fiyatlarıyla Türkiye mağaza fiyatları arasında belirgin fark bulunduğu, İstanbul’daki mağazada satılan bazı ürünlerin kilogram bazında oldukça yüksek rakamlara ulaştığı bilgisi paylaşıldı. Bu tablo, markanın Türkiye’de doğrudan geniş kitlelere değil, üst gelir grubuna hitap eden bir çizgide konumlandığını gösteriyor. Bu son değerlendirme, haberde aktarılan fiyat verilerine dayalı bir çıkarımdır.</p>

<p>Mehmet Emre Gül’ün daha önce de farklı ticari alanlarda girişimlerde bulunduğu, bu son adımla birlikte ise lüks tüketim tarafında daha görünür bir yatırım hattı oluşturduğu anlaşılıyor. Türkiye’de son yıllarda premium yiyecek ve butik gıda pazarında yaşanan hareketlilik düşünüldüğünde, bu girişimin yalnızca bir mağaza açılışı değil, aynı zamanda belirli bir tüketici grubuna yönelik stratejik bir pozisyon alma hamlesi olduğu değerlendiriliyor. Bu değerlendirme, haberde yer alan şirketleşme, mağazalaşma ve fiyatlandırma bilgilerinden yapılan editoryal bir yorumdur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/abdullah-gulun-oglu-mehmet-emre-gul-luks-cikolata-pazarina-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7316.jpeg" type="image/jpeg" length="37861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alanya’da tatilde fenalaşan İngiliz Ross Aaron Grey hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/alanyada-tatilde-fenalasan-ingiliz-ross-aaron-grey-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/alanyada-tatilde-fenalasan-ingiliz-ross-aaron-grey-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Alanya ilçesinde ailesiyle birlikte tatil yapan 23 yaşındaki İngiliz turist Ross Aaron Grey, kaldığı otelde fenalaşmasının ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, Alanya’nın Türkler Mahallesi’nde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre ailesiyle tatil için ilçeye gelen İngiliz vatandaşı Ross Aaron Grey, kaldığı odada aniden fenalaştı.</p>

<p>Ailesinin durumu fark ederek yardım istemesi üzerine otele sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan genç turist, daha sonra ambulansla hastaneye kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayan Grey’in hayatını kaybettiği bildirildi. Gencin cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere Alanya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.</p>

<p>Yetkililerin olayla ilgili inceleme başlattığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/alanyada-tatilde-fenalasan-ingiliz-ross-aaron-grey-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/adli-tip.jpg" type="image/jpeg" length="92420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Torbalı’da Meslek Lisesi Öğrencilerine WhatsApp Operasyonu: 8 Gözaltı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/torbalida-meslek-lisesi-ogrencilerine-whatsapp-operasyonu-8-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/torbalida-meslek-lisesi-ogrencilerine-whatsapp-operasyonu-8-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Torbalı ilçesindeki Pancar Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan bir meslek lisesinde eğitim gören 8 öğrencinin gözaltına alındığı öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İddiaya göre öğrencilerin kendi aralarında bir WhatsApp grubu kurarak, son günlerde kamuoyunda gündeme gelen olaylara benzer eylemler gerçekleştirmeye yönelik mesajlaşmalar yaptığı öne sürüldü. Söz konusu yazışmaların gerçek bir plan mı yoksa öğrenciler arasında geçen bir şakalaşma mı olduğu ise henüz netlik kazanmadı.</p>

<p>Olayla ilgili başlatılan soruşturmanın sürdüğü belirtildi. Gözaltına alınan 8 öğrencinin bugün adliyeye sevk edilmesinin beklendiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jandarma ekiplerinin olayla ilgili incelemesi devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/torbalida-meslek-lisesi-ogrencilerine-whatsapp-operasyonu-8-gozalti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7314.jpeg" type="image/jpeg" length="12883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bu akşam Kızılcık Şerbeti var mı? Yeni bölüm kararı netleşti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bu-aksam-kizilcik-serbeti-var-mi-yeni-bolum-karari-netlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bu-aksam-kizilcik-serbeti-var-mi-yeni-bolum-karari-netlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cuma akşamlarının en çok takip edilen yapımlarından Kızılcık Şerbeti için izleyicinin gözü yeniden yayın akışına çevrildi. Son günlerde televizyon kanallarında yaşanan yayın değişiklikleri nedeniyle dizinin bu akşam ekrana gelip gelmeyeceği merak konusu oldu. Güncel akışa göre beklenen tablo netleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Show TV’nin güncel yayın planında 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 20.00’de Kızılcık Şerbeti yer alıyor. Kanal akışında yapımın ana yayın kuşağında görünmesi, yeni bölümün bu akşam izleyiciyle buluşmasının beklendiğini gösteriyor. Gün içinde diziye ilişkin resmi bir erteleme ya da iptal duyurusu da öne çıkmadı.</p>

<p>Bu nedenle dizinin takipçileri için ilk işaret olumlu. Özellikle hafta boyunca farklı yapımların yayın saatlerinde değişiklik yaşanması, “Kızılcık Şerbeti bu hafta yok mu?” sorusunu öne çıkarmıştı. Ancak mevcut yayın akışı, cuma akşamı ekran başında olmak isteyen seyirciye beklediği cevabı veriyor.</p>

<p>Dizinin yeni bölümünün yayınlanması halinde akşam kuşağında yine güçlü bir reyting yarışı yaşanması bekleniyor. Sadık izleyici kitlesi bulunan yapım, her hafta olduğu gibi bu hafta da sosyal medyada en çok konuşulan başlıklardan biri olmaya aday görünüyor. Yayın akışında gece saatlerinde dizinin tekrar bölümüne de yer verilmesi, kanalın cuma akşamını yine Kızılcık Şerbeti ekseninde planladığını gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzleyiciler açısından son durum özetle şöyle: Kızılcık Şerbeti, 17 Nisan Cuma akşamı saat 20.00’de Show TV ekranlarında görünmeye devam ediyor. Son dakika bir değişiklik olmadığı sürece yeni bölümün yayınlanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bu-aksam-kizilcik-serbeti-var-mi-yeni-bolum-karari-netlesti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7310.jpeg" type="image/jpeg" length="26392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Vecdi Melih Altan hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-vecdi-melih-altan-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-vecdi-melih-altan-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Vecdi Melih Altan’ın vefat ettiği duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Eczacı Odası tarafından 17 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan açıklamada, Altan için aynı gün İstanbul’da tören ve cenaze namazı düzenleneceği bildirildi.</p>

<p>Eczacılık ve akademi camiasını yasa boğan vefat haberine göre, Prof. Dr. Vecdi Melih Altan için 17 Nisan Cuma günü saat 12.00’de Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektörlük Binası önünde tören gerçekleştirilecek. Törenin ardından Cuma namazına müteakip Fatih Bezmialem Valide Sultan Camii’nde cenaze namazı kılınacak.</p>

<p>Ankara Eczacı Odası açıklamasında, merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm eczacılık camiasına sabır ve başsağlığı dilendi. Açıklamada ayrıca Prof. Dr. Vecdi Melih Altan’ın naaşının Ankara’da defnedileceği, defin detaylarının ise ayrıca paylaşılacağı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Farmakoloji alanında uzun yıllar akademik görevler üstlenen Prof. Dr. Vecdi Melih Altan, hem Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ndeki çalışmaları hem de Bezmialem Vakıf Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanlığı göreviyle bilim dünyasında tanınan bir isimdi. Vefat haberi, sağlık ve eczacılık çevrelerinde derin üzüntü yarattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-vecdi-melih-altan-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7306.jpeg" type="image/jpeg" length="51036"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan yeniden sallandı: 4,1’lik deprem ne anlama geliyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erzincan-yeniden-sallandi-41lik-deprem-ne-anlama-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erzincan-yeniden-sallandi-41lik-deprem-ne-anlama-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 15.40’ta 4,1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. AFAD verilerine dayandırılan haberlere göre sarsıntı yaklaşık 10,94 kilometre derinlikte kaydedildi ve çevrede de hissedildi. İlk yansıyan bilgilerde büyük bir yıkıma dair resmi bir bulgu paylaşılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan bir kez daha yerin altından gelen o tanıdık uyarıyla irkildi. Merkez üssü Üzümlü olan 4,1 büyüklüğündeki deprem, kısa sürdü ama bölgenin deprem hafızasını yeniden canlandırdı. Sarsıntının görece sığ sayılabilecek bir derinlikte gerçekleşmesi, hissedilmesini artıran unsurlardan biri oldu.</p>

<p>Bugünkü deprem, büyüklük bakımından yıkıcı sınıfta değil. Ancak Erzincan söz konusu olduğunda rakamlar tek başına okunmaz. Çünkü bu şehir, Türkiye’nin en ağır deprem miraslarından birini taşıyor. 1939 Erzincan Depremi, Kuzey Anadolu Fayı üzerinde meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki dev kırılmayla yaklaşık 33 bin insanın hayatını kaybettiği, on binlerce yapının ağır hasar aldığı bir felaket olarak kayda geçti.</p>

<p>Erzincan daha sonra 13 Mart 1992’de bir kez daha ağır bir depremle sarsıldı. USGS ve mühendislik raporlarına göre 1992 depremi yaklaşık 6,8 büyüklüğündeydi; çok sayıda bina çöktü, yüzlerce kişi yaşamını yitirdi ve kent bir kez daha yapı güvenliği tartışmalarının merkezine oturdu.</p>

<p>Bilimsel analiz: 4,1’lik deprem neden önemli?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erzincan Havzası, Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde gelişmiş, jeolojik olarak son derece hareketli bir alan. Bilimsel çalışmalarda bu havza, sağ yanal doğrultu atımlı tektonizmanın şekillendirdiği aktif bir yapı olarak tanımlanıyor. Yani bölgede orta büyüklükte ve sık hissedilen depremler, tek başına sıra dışı değil; tam tersine, aktif tektoniğin beklenen yüzü.</p>

<p>Bununla birlikte bilimsel açıdan en kritik nokta şu: Tek bir 4,1 büyüklüğündeki depremden hareketle “daha büyük deprem geliyor” hükmü kurmak doğru değil. Sismoloji, böyle doğrudan ve kesin bir kehaneti desteklemiyor. Orta büyüklükteki bir sarsıntı kimi zaman bağımsız bir olay olabilir, kimi zaman küçük bir gerilim boşalması, kimi zaman da bir artçı ya da öncü karakter taşıyabilir. Bunun ayrımı ancak zaman içindeki sismik dizilim, odak mekanizması ve bölgesel stres dağılımı izlenerek yapılabilir. Kuzey Anadolu Fayı üzerindeki çalışmalarda da büyük depremler arasındaki gerilim aktarımının önemli olduğu gösterilse de, tekil bir depremin hemen ardından kesin senaryo yazmak bilimsel olmaz.</p>

<p>Depremin yaklaşık 11 kilometre derinlikte gerçekleşmiş olması da dikkat çekici. Bu derinlik, sarsıntının yüzeye daha belirgin hissedilmesine yol açabilir. Ancak hasar üretip üretmeyeceğini yalnızca büyüklük ve derinlik belirlemez; zeminin niteliği, yapı stoğu, bina yüksekliği, mühendislik kalitesi ve yerel zemin büyütmesi de sonucu değiştirir. 1992 Erzincan depreminde de güçlü yer ivmesinin ve yapı kalitesinin yıkım üzerindeki rolü özellikle vurgulanmıştı.</p>

<p>Tarihsel analiz: Erzincan neden hep kırılgan bir başlık?</p>

<p>Erzincan, Türkiye’nin deprem tarihinde yalnızca bir il adı değil, bir eşik. 1939 depremi hem can kaybı hem de fay kırığının uzunluğu bakımından Cumhuriyet tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri oldu. O büyük deprem, Kuzey Anadolu Fayı boyunca sonraki on yıllara yayılan yıkıcı deprem dizisinin de başlangıç halkalarından biri olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, 1939 ile 1992 arasında fay boyunca meydana gelen büyük depremler arasında stres aktarımı ilişkileri bulunduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Bu yüzden Erzincan’da hissedilen her deprem, yalnızca “kaç büyüklüğünde oldu?” sorusunu değil, “yapılar ne durumda, zemin bilgisi güncel mi, kentsel direnç ne kadar güçlü?” sorularını da beraberinde getiriyor. Depremi büyüklük cetveline hapsedip geçmek, sisli camdan manzara izlemek gibi olur. Asıl mesele, tehlikenin yıllardır biliniyor olmasına rağmen riskin ne kadar azaltıldığıdır. Erzincan Valiliği’nin resmi sayfasında da 1939 depreminin ilin ekonomik ve kentsel gelişimi üzerinde kalıcı etkiler bıraktığı vurgulanıyor.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Bugünkü 4,1’lik deprem, tek başına felaket büyüklüğünde bir olay değil. Ama Erzincan’da hiçbir sarsıntı sıradan okunamaz. Çünkü bu coğrafya, fayların yalnızca yer kabuğunu değil, şehir hafızasını da yarıp geçtiği bir alan. Bilimsel olarak paniğe değil izlemeye, tarihsel olarak unutmaya değil hazırlığa ihtiyaç var. Depremin gerçek anlamı da tam burada yatıyor: Yerin altından gelen küçük bir uyarı, yerin üstündeki büyük ihmal sorusunu yeniden masaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erzincan-yeniden-sallandi-41lik-deprem-ne-anlama-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-9663.jpeg" type="image/jpeg" length="24316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KAEÜ’de Acı Kayıp: Osman Savaş Çetiner Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kaeude-aci-kayip-osman-savas-cetiner-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kaeude-aci-kayip-osman-savas-cetiner-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nde görev yapan İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Osman Savaş Çetiner, iş yerinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. 52 yaşındaki Çetiner’in vefatı, üniversite camiası ile Kırşehir ve Mucur’da büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre Osman Savaş Çetiner, sabah saatlerinde iş yerinde rahatsızlandı. Mesai arkadaşlarının ihbarı üzerine olay yerine hızla müdahale edildi. İlk müdahalenin ardından Ahi Evran Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Çetiner, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Çevresinde beyefendi kişiliğiyle tanınan ve sevilen Osman Savaş Çetiner’in ani vefatı, üniversite bünyesinde derin bir üzüntü oluşturdu. Kırşehir’de ve memleketi Mucur’da da acı haber kısa sürede yayıldı.</p>

<p>Osman Savaş Çetiner’in daha önce Kırşehir Valiliği bünyesinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürlüğü görevinde bulunduğu öğrenildi. Mucur ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Çetiner’in evli ve iki çocuk babası olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merhum Osman Savaş Çetiner’in cenazesinin, yarın öğle namazını müteakip Mucur Çarşı Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kaeude-aci-kayip-osman-savas-cetiner-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7303.jpeg" type="image/jpeg" length="54090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bedelli askerlik ücreti 416 bin 361 liraya çıktı: Yeni başvurular başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bedelli-askerlik-ucreti-416-bin-361-liraya-cikti-yeni-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bedelli-askerlik-ucreti-416-bin-361-liraya-cikti-yeni-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü, 17 Nisan 2026 ile 30 Haziran 2026 tarihleri arasını kapsayan yeni bedelli askerlik müracaat duyurusunu yayımladı. Duyuruya göre bedelli askerlik başvuruları, 17 Nisan 2026 itibarıyla yeni tutar üzerinden alınmaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlığın duyurusunda, 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 9’uncu maddesinde yer alan “240.000” ibaresinin, 17 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7577 sayılı kanunla “300.000” olarak değiştirildiği belirtildi. Aynı açıklamada, 1 Ocak-30 Haziran 2026 dönemi için memur aylık katsayısının 1,387871 olduğu hatırlatılarak yeni bedelli askerlik tutarının 416 bin 361 lira 30 kuruş olarak uygulanacağı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MSB’nin yayımladığı bilgiye göre yoklama kaçağı ve bakaya durumundakiler için aylık ek bedel tutarı da 4 bin 857 lira 55 kuruş olacak. Böylece bedelli askerlikten yararlanmak isteyen yükümlüler için hem ana ödeme kalemi hem de ek bedel kalemi güncellenmiş oldu.</p>

<p>Duyuruda dikkat çeken bir başka ayrıntı ise ödeme süresiyle ilgili oldu. Bedelli askerlik hizmetine daha önce müracaat edip iki aylık ödeme süresinin bitimi 16 Nisan 2026 saat 23.59 sonrasına kalan yükümlülerin de ödemelerini yeni bedel üzerinden yapacağı açıklandı. Aynı kişiler, celp tercihlerini e-Devlet üzerinden ya da askerlik şubeleri aracılığıyla güncelleyebilecek.</p>

<p>Askeralma Genel Müdürlüğü’nün resmî duyuru listesinde de 17 Nisan 2026 tarihli bu yeni bedelli askerlik müracaat ilanı yer aldı. Bakanlığın sıkça sorulan sorular bölümünde ise bedelli askerlik başvurularında yıl içinde başvuru yapılabildiği, ancak başvuru sonrası ödemenin iki ay içinde tamamlanması gerektiği bilgisi paylaşılıyor.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte bedelli askerlikte başvuru ve ödeme süreci yeniden şekillenmiş oldu. Özellikle başvurusunu daha önce yapmış ancak ödeme süresi yeni döneme sarkan yükümlüler açısından güncel tutarın esas alınacak olması, en çok takip edilen başlıklar arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bedelli-askerlik-ucreti-416-bin-361-liraya-cikti-yeni-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7248.jpeg" type="image/jpeg" length="84879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Popstar yarışmasıyla tanınan Rıza Tamer yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/popstar-yarismasiyla-taninan-riza-tamer-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/popstar-yarismasiyla-taninan-riza-tamer-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Popstar yarışmasıyla adını geniş kitlelere duyuran şarkıcı Rıza Tamer’den acı haber geldi. 17 Nisan 2026 Cuma günü paylaşılan haberlerde, Tamer’in Bodrum’da geçirdiği ani rahatsızlığın ardından hastaneye kaldırıldığı ve yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı aktarıldı. Ölümüne ilişkin ilk bilgilerde fenalaşma, solunum sıkıntısı ve beyne oksijen gitmemesi gibi ifadeler öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir döneme damga vuran Popstar Türkiye yarışmasıyla tanınan Rıza Tamer, özellikle yarışmadaki performansıyla hafızalarda yer edinmişti. Aradan geçen yıllarda zaman zaman müzik kariyeri ve hayat hikâyesiyle yeniden gündeme gelen Tamer’in vefat haberi, sevenleri arasında üzüntü yarattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberlerde yer alan ilk bilgilere göre Tamer, Bodrum’un Konacık Mahallesi’ndeki evinde ya da kaldığı adreste rahatsızlandı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye sevk edilen sanatçının yaşamını yitirdiği bildirildi. Bazı yayınlarda ölüm nedenine ilişkin ayrıntılar farklı aktarılsa da, ortak nokta Tamer’in ani bir sağlık sorunu sonrası hastaneye kaldırıldığı yönünde oldu.</p>

<p>Rıza Tamer kimdir sorusu yeniden gündemde</p>

<p>Rıza Tamer’in vefat haberinin ardından internette en çok aratılan başlıklar arasında “Rıza Tamer kimdir”, “Rıza Tamer neden öldü” ve “Popstar Rıza Tamer hayatını kaybetti mi” soruları yer aldı. Yarışmayla tanınan sanatçı, televizyon izleyicisinin hafızasında güçlü sesi ve sahne performansıyla yer etmişti.</p>

<p>Sanat camiasında üzüntü yarattı</p>

<p>Rıza Tamer’in ölüm haberi kısa sürede sosyal medyada da yayılırken, sanatçının vefatıyla ilgili çok sayıda taziye ve anma paylaşımı yapıldı. İlk saatlerde ortaya çıkan bilgiler sınırlı olduğu için, ölüm nedenine ilişkin resmi ve net açıklamaların ilerleyen süreçte daha da netleşmesi bekleniyor. Şu an için haber akışında öne çıkan bilgi, sanatçının ani rahatsızlık sonrası yaşamını yitirdiği yönünde.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/popstar-yarismasiyla-taninan-riza-tamer-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7244.png" type="image/jpeg" length="49612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında adı geçen Tuncay Sonel açığa alındı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-adi-gecen-tuncay-sonel-aciga-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-adi-gecen-tuncay-sonel-aciga-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında dikkat çeken bir gelişme daha yaşandı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma başlatıldı, müfettiş görevlendirildi ve Sonel açığa alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gelişme, Gülistan Doku dosyasında son günlerde art arda yaşanan gözaltı, tutuklama ve yeni ifade süreçlerinin ardından geldi.</p>

<p>Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, eski polis Gökhan Ertok’un savcılık ifadesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İfadede, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yakın koruma polisi tarafından verildiği ve bazı dijital verilerin silinmesi yönünde talimatlar bulunduğu iddiaları yer aldı. Bu iddiaların ardından Bakanlık düzeyinde idari süreç başlatıldı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı kaynaklarına dayandırılan haberlerde, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla soruşturmanın başlatıldığı, mülkiye müfettişi görevlendirildiği ve Tuncay Sonel’in soruşturma kapsamında açığa alındığı aktarıldı. Dosyanın hem adli hem de idari yönüyle derinleştiği görülürken, kamuoyunun odağı şimdi soruşturmanın bundan sonraki aşamasına çevrilmiş durumda.</p>

<p>Gülistan Doku dosyası, yıllardır yalnızca bir kayıp soruşturması olarak değil, aynı zamanda delillerin akıbeti, kamu görevlilerinin olası sorumluluğu ve sürecin neden sonuçlandırılamadığı yönündeki tartışmalarla da gündemde yer alıyor. Sonel hakkında alınan karar, dosyada idari sorumluluk boyutunun da artık çok daha görünür hale geldiğine işaret ediyor.</p>

<p>Tuncay Sonel kimdir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tuncay Sonel, mülki idare amirliği kariyerinde Türkiye’nin farklı illerinde kaymakamlık ve valilik görevlerinde bulundu. Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde Tunceli Valisi olarak görev yapan Sonel, daha sonra Ordu Valiliği görevini üstlendi. Ağustos 2023 sonrasında ise İçişleri Bakanlığı bünyesinde Vali-Mülkiye Başmüfettişi olarak görev aldı.</p>

<p>Sonel’in adı bugün yeniden, Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeler nedeniyle Türkiye gündeminin üst sıralarına taşındı. Açığa alınmasıyla birlikte hem idari inceleme hem de soruşturma sürecinin nasıl ilerleyeceği daha da kritik hale geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-adi-gecen-tuncay-sonel-aciga-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7241.jpeg" type="image/jpeg" length="23646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zombi hücreler” yağlı karaciğerde yeni hedef oldu: Hasar farelerde geriledi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/zombi-hucreler-yagli-karacigerde-yeni-hedef-oldu-hasar-farelerde-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/zombi-hucreler-yagli-karacigerde-yeni-hedef-oldu-hasar-farelerde-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşlanma ve yağlı karaciğer hastalığıyla bağlantılı “zombi hücreler”, yeni bir araştırmayla yeniden gündeme geldi. UCLA öncülüğündeki çalışma, bağışıklık sistemine ait bazı yaşlanmış hücrelerin temizlenmesinin farelerde karaciğer yağlanmasını ve iltihabı azaltabildiğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, özellikle metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer hastalığında yeni tedavi yollarının kapısını aralayabilir.</p>

<p>Araştırmada odak noktası, normalde dokuları temizleyen ve savunmada görev alan makrofajlar oldu. Bilim insanları, bu hücrelerin bir bölümünün zamanla “senesan”, yani halk arasında söylendiği gibi “zombi hücre” haline geçtiğini ortaya koydu. Bu hücreler çoğalmayı bırakıyor ama ölmediği için dokuda kalmaya devam ediyor ve çevreye iltihabı besleyen sinyaller yayıyor. Çalışmaya göre bu yaşlanmış makrofajlar, kronik inflamasyonun ve yağlı karaciğer tablosunun önemli sürükleyicilerinden biri olabilir.</p>

<p>Yaşlanma tek başına değil, kolesterol de etkili</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri, süreci yalnızca biyolojik yaşlanmanın değil, kolesterol yükünün de hızlandırması oldu. Nature Aging’de yayımlanan çalışmada, aşırı kolesterol birikiminin makrofajları yaşlanmış ve işlevi bozulmuş bir yapıya itebildiği belirtildi. Araştırmacılar, özellikle yüksek LDL ve kolesterol yükünün bu hücresel dönüşümü besleyebileceğini vurguladı.</p>

<p>Çalışmada ayrıca yaşla birlikte karaciğerde bu hücrelerin belirgin biçimde arttığı gösterildi. Araştırma metnine göre p21+ ve F4/80+ özellik taşıyan yaşlanmış makrofajların oranı yaşlanmayla yaklaşık yüzde 5’ten yüzde 50’ye çıktı; ABT-263 adlı senolitik ilaç sonrası bu oran yaklaşık yüzde 10’a geriledi. Bulgular, yaşlanmış hücrelerin hedeflenmesinin yalnızca teorik bir yaklaşım olmadığını, deneysel olarak ölçülebilir sonuçlar verdiğini ortaya koydu.</p>

<p>İlaç sonrası karaciğer yağlanması azaldı</p>

<p>Araştırmacılar farelerde yaşlanmış hücreleri hedef alan ABT-263 ile tedavi uyguladı. Çalışmada bu tedavi sonrası karaciğerde inflamasyonun düştüğü, yağlanmanın gerilediği ve karaciğer lipid içeriğinde iyileşme görüldüğü bildirildi. Yine aynı çalışmada, ABT-263 verilen hayvanlarda gıda alımı değişmeden vücut ağırlığında anlamlı düşüş saptandığı kaydedildi.</p>

<p>Araştırmanın en güçlü yanlarından biri de bulguların yalnızca farelerle sınırlı kalmaması oldu. İnsan karaciğer dokularına ait veriler incelendiğinde, hastalıklı karaciğerlerde benzer “senesan makrofaj” imzasının zenginleştiği görüldü. Bu durum, mekanizmanın insan hastalığında da rol oynayabileceğini düşündürüyor. Ancak bu aşamada eldeki veriler, tedavinin insanlarda işe yaradığını değil, araştırılmaya değer güçlü bir biyolojik hedef bulunduğunu gösteriyor.</p>

<p>Umut verici ama henüz erken</p>

<p>Uzmanlara göre sonuçlar heyecan verici olsa da, haberin en kritik satırı burada başlıyor: çalışma henüz hayvan deneylerine dayanıyor. ABT-263 benzeri senolitik yaklaşımların insanlarda güvenli, etkili ve uzun vadede uygulanabilir olup olmadığı klinik çalışmalarla netleşecek. Bu nedenle “yağlı karaciğer için kesin çözüm bulundu” demek için henüz çok erken.</p>

<p>Buna rağmen araştırma, yağlı karaciğer hastalığında klasik yaklaşımın dışına çıkan yeni bir pencere açıyor. Hedef artık sadece yağ birikimi değil, bu tabloyu sürekli körükleyen yaşlanmış hücreler olabilir. Bilim dünyası için bu, karaciğer hastalıklarının tedavisinde yeni bir rota anlamına geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/zombi-hucreler-yagli-karacigerde-yeni-hedef-oldu-hasar-farelerde-geriledi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7238.jpeg" type="image/jpeg" length="43319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okullarda şiddet durdurulabilir: Prof. Dr. Nurdan Duman çözüm yolunu gösterdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/okullarda-siddet-durdurulabilir-prof-dr-nurten-duman-cozum-yolunu-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/okullarda-siddet-durdurulabilir-prof-dr-nurten-duman-cozum-yolunu-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurdan Duman, açıklamasında toplumun tamamını ilgilendiren bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’da öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen Fatmanur Çelik olayı ile Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan silahlı saldırıların yalnızca belirli şehirlerin sorunu olarak görülemeyeceğini belirten Duman, bu olayların çocukların korunması konusunda daha kapsamlı bir sistem kurulması gerektiğini açık biçimde ortaya koyduğunu dile getirdi.</p>

<p>Duman’a göre çocuk ve gençlerin dahil olduğu bu tür olaylar yaşandıktan sonra yalnızca adli süreçlere odaklanmak yeterli değil. Çünkü okulda ortaya çıkan şiddet, çoğu zaman okulun duvarları içinde başlamıyor. Aile içi ilişkiler, sosyal çevre, ihmal, duygusal yoksunluk, dijital etkiler, davranışsal riskler ve erken fark edilmeyen psikososyal sorunlar zamanla daha büyük krizlere dönüşebiliyor. Bu nedenle çözümün merkezinde hem önleyici yaklaşım hem de sahada çalışan uzman desteği yer almak zorunda. Bu çerçeve, yüklenen metindeki “risklerin belirlenmesi” ve “koruyucu sistem kurulması” çağrısıyla doğrudan örtüşmektedir.</p>

<p>Okullardaki şiddet neden yalnızca disiplin meselesi değil?</p>

<p>Türkiye’de okul şiddeti tartışmaları çoğu zaman disiplin, güvenlik ya da cezai süreçler üzerinden yürütülüyor. Ancak Prof. Dr. Nurdan Duman’ın vurguladığı temel nokta, okulda yaşanan şiddetin aynı zamanda bir sosyal hizmet ve çocuk koruma meselesi olduğu. Çünkü risk altındaki çocukların bir kısmı davranışlarıyla erken sinyal verirken, bir kısmı sessizce görünmez hale geliyor. Her iki durumda da okulun sadece akademik başarıya odaklanan bir yapı olmaktan çıkıp, öğrenciyi sosyal, duygusal ve çevresel koşullarıyla birlikte gören bir sisteme dönüşmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu bakış açısı, öğretmeni yalnız bırakan, idareyi sadece kriz anlarında devreye sokan ve aile ile kurumlar arasında dağınık bir sorumluluk alanı oluşturan mevcut yapının gözden geçirilmesini gerektiriyor. Bir başka deyişle, çocuk için risk oluştuğunda devreye giren değil, risk oluşmadan önce koruyucu çember kuran bir model gerekiyor.</p>

<p>“Okul Sosyal Hizmeti” neden gündemde?</p>

<p>Prof. Dr. Nurdan Duman’ın en dikkat çekici çağrısı, okullarda “Okul Sosyal Hizmeti” uygulamasının acilen başlatılması yönünde oldu. Duman, güvenli okul ikliminin oluşturulması, risk altındaki çocuk ve gençlerin erken tespiti, uygun müdahale programlarının hazırlanması ve şiddetin önlenmesine yönelik çalışmaların sürdürülebilir hale gelmesi için bu uygulamanın artık ertelenmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Okul sosyal hizmeti yaklaşımı, öğrenciyi yalnızca ders başarısıyla değerlendiren dar çerçevenin dışına çıkarıyor. Bu modelde çocuk, ailesi, ekonomik koşulları, sosyal ilişkileri, okul uyumu, duygusal ihtiyaçları ve maruz kaldığı risklerle birlikte ele alınıyor. Böylece öğretmenlerin fark ettiği ancak tek başına çözmekte zorlandığı birçok sorun, uzman desteğiyle daha erken aşamada değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Bu sistemin öne çıkan yönlerinden biri de kriz olduktan sonra değil, kriz ihtimali belirdiğinde devreye girmesi. Yani okul sosyal hizmeti yalnızca sorun yaşayan öğrenciyi takip eden bir mekanizma değil; aynı zamanda okul-aile-çevre hattında koruyucu, önleyici ve onarıcı işlev gören bir yapı.</p>

<p>Risk altındaki çocukların erken tespiti neden hayati?</p>

<p>Şiddet olayları kamuoyuna yansıdığında herkes aynı soruyu soruyor: “Bu çocuk daha önce fark edilmedi mi?” İşte tam bu noktada Prof. Dr. Nurdan Duman’ın dikkat çektiği erken tespit meselesi öne çıkıyor. Çünkü birçok risk işareti, olay yaşanmadan çok önce çevre tarafından görülebiliyor. Fakat bu işaretleri değerlendirecek, aileyle temas kuracak, çocuğun ihtiyaç haritasını çıkaracak ve gerekiyorsa ilgili kurumları devreye sokacak uzmanlık mekanizması yeterince güçlü olmadığında, küçük belirtiler ağır sonuçlara dönüşebiliyor. Bu ihtiyaç, yüklenen metinde açık şekilde “riskli durumdan korunma” ve “uygun müdahale programlarının oluşturulması” başlıklarıyla ifade edilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erken tespit yalnızca güvenlik açısından değil, çocuğun geleceği açısından da belirleyici. Çünkü risk altındaki bir çocuğun zamanında desteklenmesi, onun hem kendisine hem çevresine zarar verme ihtimalini azaltırken, eğitimden kopmasını, sosyal dışlanmayı ve daha ağır psikososyal kırılmaları da önleyebilir.</p>

<p>Çözüm yalnızca okulda değil, kurumlar arası eşgüdümde</p>

<p>Prof. Dr. Nurdan Duman açıklamasında, bu tür olayların önlenmesi için sadece eğitim kurumlarının değil; sağlık, güvenlik, adalet ve diğer ilgili kamu yapılarının da eşgüdüm içinde çalışması gerektiğini belirtiyor. Bu vurgu son derece önemli. Çünkü çocuk koruma alanında en büyük sorunlardan biri, riskin herkes tarafından görülmesine rağmen sorumluluğun dağılması. Her kurum kendi alanına çekildiğinde, çocuk çoğu zaman sistemin boşluklarına düşüyor.</p>

<p>Oysa etkili bir koruma mekanizması için kurumların birbirinden bağımsız değil, birbirini tamamlayan bir yapıda çalışması gerekiyor. Okulun fark ettiği risk, sağlık sistemiyle, sosyal hizmet ağıyla, rehberlik yapısıyla ve gerektiğinde güvenlik birimleriyle koordineli biçimde ele alınmalı. Aksi halde sorun yalnızca ertelenmiş oluyor.</p>

<p>Güvenli okul iklimi nasıl kurulabilir?</p>

<p>Güvenli okul iklimi, sadece bina güvenliği, kamera sistemi ya da giriş çıkış kontrolüyle sağlanan bir şey değil. Güvenli okul iklimi, öğrencinin kendini görülmüş hissettiği, öğretmenin yalnız bırakılmadığı, idarenin risk yönetimini ciddiyetle yürüttüğü ve aileyle gerçek temas kurulduğu bir ortamla mümkün. Prof. Dr. Nurdan Duman’ın çağrısı da aslında tam olarak buna işaret ediyor.</p>

<p>Bu iklimin kurulabilmesi için öğrencilerin davranış değişikliklerinin izlenmesi, devamsızlık, içe kapanma, öfke patlamaları, sosyal izolasyon, tehdit dili, akran zorbalığına maruz kalma ya da zorbalık uygulama gibi belirtilerin yalnızca disiplin problemi gibi değerlendirilmemesi gerekiyor. Her belirti, çocuğun yardıma ihtiyaç duyduğuna dair bir sinyal olabilir.</p>

<p>Prof. Dr. Nurdan Duman’dan TRT çağrısı</p>

<p>Prof. Dr. Nurdan Duman, okul sosyal hizmetinin okullardaki şiddet olaylarının önlenmesindeki rolünü kamuoyuna daha güçlü şekilde anlatmak istediklerini de ifade etti. Bu kapsamda, Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yasemin Özkan ile birlikte TRT 1 ya da TRT Haber’de bilgilendirici bir yayın için hazır olduklarını belirtti. Duman, konunun uzmanlık temelinde topluma anlatılması, çözüm yollarının görünür hale getirilmesi ve karar vericilere somut mesaj verilmesi bakımından bu tür bir yayın platformunun önemli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Bu talep, yalnızca bir medya görünürlüğü isteği değil. Aynı zamanda çocukların korunmasına dönük bir uzmanlık çağrısı. Toplumun, okulda yaşanan şiddeti sadece “olay olduktan sonra konuşulan” bir başlık olmaktan çıkarıp, önlenebilir bir sosyal risk alanı olarak görmesi gerektiği fikri burada merkezde duruyor.</p>

<p>Okullardaki şiddet olayları neden daha fazla konuşuluyor?</p>

<p>Son yıllarda kamuoyunun okul şiddeti olaylarına daha duyarlı hale gelmesinin birkaç nedeni var. Birincisi, olayların görünürlüğü arttı. İkincisi, toplum artık sadece fail ve mağdur üzerinden değil, sistemi de sorgulamaya başladı. Üçüncüsü ise aileler çocuklarını teslim ettikleri alanların gerçekten ne kadar güvenli olduğunu daha yüksek sesle soruyor.</p>

<p>Bu tablo, uzmanların uzun süredir dile getirdiği bir gerçeği görünür kılıyor: Eğitim ortamı ile çocuk koruma sistemi arasında güçlü bağ kurulmadan, yalnızca dönemsel önlemlerle kalıcı sonuç almak kolay değil. Prof. Dr. Nurdan Duman’ın yaptığı vurgu da tam olarak bu kırılma noktasına oturuyor. Sorun ortaya çıktıktan sonra tepki vermek değil, onu doğuran koşulları önceden görmek gerekiyor.</p>

<p>Aile, okul ve toplum birlikte hareket etmeli</p>

<p>Habere yansıyan temel mesaj, çocukların korunmasının parçalı değil bütüncül bir sorumluluk olduğu. Ailelerin fark ettiği ama çözemediği, öğretmenlerin sezdiği ama taşıyamadığı, idarenin gördüğü ama yönlendiremediği sorunlar büyüdüğünde bedeli çok ağır olabiliyor. Bu yüzden okulda şiddeti önleme tartışması sadece güvenlik görevlisi sayısı, kamera sistemi ya da disiplin cezası ile sınırlı kalmamalı.</p>

<p>Daha güçlü psikososyal destek mekanizmaları, okul temelli sosyal hizmet uygulamaları, aile odaklı takip sistemi, riskli davranışların erken analizi ve kurumlar arası hızlı iş birliği, bu alanda atılabilecek en kritik adımlar arasında yer alıyor. Prof. Dr. Duman’ın yaklaşımı, çocukları yalnızca korumayı değil, onların kriz eşiğine gelmesini önlemeyi hedefleyen bir model ortaya koyuyor.</p>

<p>Son mesaj: Şiddeti önlemek mümkün, yeter ki sistem kurulsun</p>

<p>Prof. Dr. Nurdan Duman’ın açıklaması, yaşanan acı olayların ardından sadece üzüntü bildiren bir değerlendirme değil; aynı zamanda çözüm odaklı bir çağrı niteliği taşıyor. Çocukların ailede, okulda ve toplumda maruz kalabileceği şiddeti önlemek için riskleri zamanında gören, uzman desteğini okul ortamına taşıyan ve kurumları ortak zeminde buluşturan bir yaklaşımın artık zorunluluk haline geldiği anlaşılıyor.</p>

<p>Okulda güvenlik, yalnızca kapıdaki önlemle değil; çocuğun iç dünyasını, sosyal çevresini ve ihtiyaçlarını anlayan bir sistemle sağlanabilir. Bugün sorulması gereken esas soru şu: Yeni acılar yaşandıktan sonra mı harekete geçilecek, yoksa çocukları koruyan yapılar şimdi mi kurulacak?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/okullarda-siddet-durdurulabilir-prof-dr-nurten-duman-cozum-yolunu-gosterdi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7237.jpeg" type="image/jpeg" length="53797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ozon Tabakasındaki İyileşmeyi Yavaşlatan Gizli Tehlike Ortaya Çıktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ozon-tabakasindaki-iyilesmeyi-yavaslatan-gizli-tehlike-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ozon-tabakasindaki-iyilesmeyi-yavaslatan-gizli-tehlike-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyayı zararlı ultraviyole ışınlardan koruyan ozon tabakasının toparlanma süreci, sanayideki görünmeyen bir sızıntı nedeniyle beklenenden daha yavaş ilerliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MIT öncülüğünde yayımlanan yeni araştırma, Montreal Protokolü kapsamında “hammadde” olarak kullanılmasına izin verilen bazı ozon inceltici kimyasalların atmosfere tahmin edilenden çok daha fazla karıştığını ortaya koydu. Bilim insanlarına göre bu tablo, müdahale edilmezse ozon tabakasının iyileşmesini yıllarca geciktirebilir.</p>

<p>1987’de imzalanan Montreal Protokolü, ozon tabakasına zarar veren birçok kimyasalın küresel ölçekte sınırlandırılmasını sağlamış ve çevre tarihinin en başarılı uluslararası anlaşmalarından biri olarak görülmüştü. Ancak anlaşmada önemli bir istisna bırakılmıştı. Bazı maddelerin, başka ürünlerin üretiminde “feedstock” yani endüstriyel hammadde olarak kullanılmasına izin verilmişti. Uzun yıllar boyunca bu kullanımın atmosfere çok düşük düzeyde sızıntı yaptığı varsayıldı.</p>

<p>Yeni çalışmada ise bu varsayımın gerçeği tam yansıtmadığı görüldü. Araştırmacılar, söz konusu kimyasallar için daha önce yaklaşık yüzde 0,5 kabul edilen sızıntı oranının gerçekte ortalama yüzde 3,6 seviyesinde olabileceğini hesapladı. Bazı kimyasallarda ise bu oranın daha da yüksek olabileceği belirtildi. Bu da, yasaklı ya da sıkı denetim altındaki ozon inceltici maddelerin sanayi kaynaklı kaçak emisyonlarla hâlâ atmosfere ulaşmayı sürdürdüğü anlamına geliyor.</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, bu sızıntıların ozon tabakasının toparlanma takvimini doğrudan etkilemesi oldu. Çalışmaya göre sızıntıların tamamen önlenmesi halinde orta enlemlerde ozon tabakasının toparlanması yaklaşık 2065 civarında gerçekleşebilirken, düşük sızıntı senaryosunda bu tarih 2066’ya kayıyor. Mevcut emisyon düzeylerinin sürmesi halinde ise iyileşmenin 2073’e sarkabileceği hesaplandı. Yani görünüşte küçük olan endüstriyel kaçaklar, küresel ölçekte yaklaşık 7 yıllık bir gecikme yaratabilir.</p>

<p>Bu gecikme yalnızca atmosfer kimyası açısından teknik bir mesele değil. Ozon tabakası, Güneş’ten gelen zararlı UV ışınlarını filtreleyerek insan sağlığını koruyor. Bu doğal kalkanın zayıflaması ya da geç toparlanması, cilt kanseri, katarakt ve ekosistem üzerindeki baskının daha uzun süre devam etmesi anlamına geliyor. Bilim insanları bu nedenle birkaç yıllık sapmanın bile halk sağlığı açısından küçümsenmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Araştırmacılar çözümün ulaşılamaz olmadığını vurguluyor. Endüstriyel süreçlerdeki sızıntıların daha sıkı izlenmesi, alternatif kimyasallara geçişin hızlandırılması ve mevcut düzenlemelerdeki boşlukların kapatılması halinde bu gecikmenin azaltılabileceği belirtiliyor. Başka bir ifadeyle, ozon tabakasının iyileşme hikâyesi henüz başarısızlığa dönüşmüş değil; fakat başarıyı tamamlamak için şimdi daha dikkatli bir denetim gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nature Communications’ta yayımlanan çalışma, insanlığın çevre alanındaki en büyük kazanımlarından birinin hâlâ korunması gerektiğini yeniden hatırlatıyor. Çünkü bazen küresel bir sorunu büyüten şey dev bir felaket değil, yıllarca fark edilmeyen küçük bir endüstriyel açık olabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ozon-tabakasindaki-iyilesmeyi-yavaslatan-gizli-tehlike-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7233-1.jpeg" type="image/jpeg" length="32928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tıp eğitiminde dikkat çeken uyarı: Öğrenciler daha çok biliyor, daha az anlıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tip-egitiminde-dikkat-ceken-uyari-ogrenciler-daha-cok-biliyor-daha-az-anliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tip-egitiminde-dikkat-ceken-uyari-ogrenciler-daha-cok-biliyor-daha-az-anliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tıp eğitimine ilişkin yayımlanan dikkat çekici bir değerlendirme yazısı, modern tıp öğrencilerinin bilgiye her zamankinden daha kolay ulaştığını ancak bu bilginin klinik karar süreçlerine aktarılmasında ciddi sorunlar yaşandığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medical Science Educator dergisinde yayımlanan “The Paradox of Knowledge: Why Medical Students Know More But Understand Less” başlıklı yazıda, ezbere dayalı öğrenme ve sınav odaklı sistemin derin kavrayışı zayıflattığı vurgulandı.</p>

<p>Heidi L. Lujan ve Stephen E. DiCarlo imzasını taşıyan değerlendirmede, tıp eğitiminde giderek büyüyen bir çelişkiye dikkat çekildi. Buna göre öğrenciler, ilaç protokollerini ve tanı kriterlerini sıralayabilecek kadar geniş bir bilgiye sahip olsa da, bu bilgilerin ardındaki mantığı ve klinik bağlamı yeterince kavrayamayabiliyor.</p>

<p>Bilgi artıyor, klinik muhakeme aynı hızda gelişmiyor</p>

<p>Yazıda, günümüz tıp öğrencilerinin çevrim içi kaynaklar, veri tabanları, güncel araştırmalar ve mobil uygulamalar sayesinde neredeyse sınırsız bilgiye erişebildiği belirtildi. Ancak bu bolluğun, öğrenmeyi derinleştirmek yerine yüzeyselleştirebildiği ifade edildi.</p>

<p>Araştırmacılara göre asıl sorun, bilgi eksikliğinden çok bilginin işlenme biçiminde yatıyor. Öğrenciler birçok veriyi kısa sürede öğreniyor, fakat karmaşık klinik durumlarda bu bilgiyi birleştirme, yorumlama ve uygulama konusunda zorlanıyor.</p>

<p>Sınav odaklı sistem eleştirisi</p>

<p>Değerlendirme yazısında, mevcut eğitim modelinin eleştirilen yönlerinden biri de sınav başarısını merkezine alması oldu. Yazarlara göre tıp eğitimi, giderek eleştirel düşünme ve kavramsal anlayıştan uzaklaşıp, protokollerin ezberlenmesine ve test performansına dayalı bir yapıya kayıyor.</p>

<p>Bu durumun öğrencileri “çok bilen ama nedenini tam açıklayamayan” bir profile sürüklediği, bunun da gerçek hasta karşılaşmalarında yetersizlik hissini artırdığı ifade edildi.</p>

<p>Temel bilimlere vurgu zayıflıyor</p>

<p>Yazıda dikkat çeken bir başka nokta ise temel bilimlerin eğitim içindeki ağırlığının azalması oldu. Yazarlar, anatomi, fizyoloji ve biyokimya gibi alanların yalnızca ilk yıllarda geçilmesi gereken dersler gibi görülmesinin, klinik düşünme becerisini zedelediğini savundu.</p>

<p>Temel bilimlerle klinik uygulama arasındaki bağın zayıflamasının, öğrencilerin hastalığı yalnızca bir algoritma ya da protokol çerçevesinde değerlendirmesine yol açtığı belirtildi.</p>

<p>Çözüm: Derin öğrenme ve sorgulayıcı eğitim</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makalenin sonuç bölümünde ise tıp eğitiminde yön değişikliğine ihtiyaç olduğu vurgulandı. Buna göre daha etkili bir eğitim modeli için temel ve klinik bilimlerin daha güçlü biçimde entegre edilmesi, aktif öğrenme yöntemlerinin artırılması ve öğrencilerin sorgulayıcı düşünmeye teşvik edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Yazarlara göre hedef, yalnızca sınavı geçen öğrenciler değil; düşünen, problem çözen ve değişen koşullara uyum sağlayabilen hekimler yetiştirmek olmalı.</p>

<p>Tıp eğitimi için yeni tartışma başlığı</p>

<p>Değerlendirme yazısı, özellikle yapay zekâ, dijital veri tabanları ve çevrim içi öğrenme araçlarının hızla yaygınlaştığı bir dönemde tıp eğitimine yeni bir tartışma başlığı açtı. Bilgiye erişimin kolaylaşmasının tek başına nitelikli hekim yetiştirmeye yetmediği, asıl belirleyici unsurun bu bilginin nasıl anlamlandırıldığı olduğu mesajı öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tip-egitiminde-dikkat-ceken-uyari-ogrenciler-daha-cok-biliyor-daha-az-anliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7229.jpeg" type="image/jpeg" length="59855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmi Gazete’de Engelli araç alımında ÖTV muafiyeti yeniden şekillendi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-engelli-arac-aliminda-otv-muafiyeti-yeniden-sekillendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-engelli-arac-aliminda-otv-muafiyeti-yeniden-sekillendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenleme, engellilerin ÖTV muafiyetli araç alımına ilişkin şartları yeniden belirledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzenlemenin en dikkat çeken kısmı, ortopedik engel oranı yüzde 40 ve üzeri olan ve bu nedenle sürücü belgesi alamayan kişiler için ÖTV’siz araç alım yolunun açılması oldu. Kararla birlikte belirli yerlilik oranını sağlayan modeller yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Yeni çerçeveye göre, ortopedik engeli nedeniyle ehliyet alamayan malul ve engelliler 10 yılda bir kez ÖTV muafiyetli araç satın alabilecek. Düzenlemenin dayanağı, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun ilgili bendinde yapılan değişiklik olarak öne çıkıyor. Haberde öne çıkan yorumlara göre bu adım, Anayasa Mahkemesi’nin iptalinin ardından oluşan boşluğun yeniden doldurulması anlamına geliyor.</p>

<p>Kimleri kapsıyor?</p>

<p>Düzenleme özellikle ortopedik engel oranı yüzde 40 ve üzerinde olan vatandaşları ilgilendiriyor. Metne göre, bu kişilerin engel durumu nedeniyle sürücü belgesi alamaması halinde ÖTV muafiyetli araç edinmesinin önü açılmış durumda. Bunun yanında, engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler için mevcut çerçevenin de sürdüğü belirtiliyor.</p>

<p>Araç alımında hangi sınırlar öne çıkıyor?</p>

<p>Düzenlemede binek otomobiller için vergi dahil satış bedeli sınırının 2 milyon 873 bin 900 TL olduğu aktarılıyor. Ayrıca 87.04 sınıfındaki araçlarda motor silindir hacminin 2.800 cm³’ü aşmaması şartı da dikkat çekiyor. Böylece yalnızca engel raporu değil, aracın teknik ve mali özellikleri de muafiyet kapsamını doğrudan belirliyor.</p>

<p>ÖTV muafiyetli araçlarda yerlilik şartı</p>

<p>Yayımlanan bilgilerde, en az yüzde 40 yerlilik oranı şartını sağlayan araçların düzenlemeden yararlanabildiği ifade ediliyor. Bu çerçevede Togg T10X ve T10F’nin yanı sıra Fiat Egea Sedan, Egea Cross, Renault Clio, Megane Sedan, Duster, Toyota Corolla, Corolla Hybrid, C-HR, Hyundai i20 ve Bayon gibi modeller öne çıkıyor. Bazı haberlerde Fiat Ulysse de kapsamda gösterildi. Ancak model bazlı uygunluğun satış fiyatı, donanım seviyesi ve güncel listeye göre değişebileceği unutulmamalı.</p>

<p>Vatandaşın en çok aradığı soru: Hangi araçlar alınabilecek?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenlemenin ardından en çok merak edilen başlık, “ÖTV muafiyetli araç listesinde hangi modeller var?” sorusu oldu. Özellikle 2026 yılı için uygun fiyat sınırı içinde kalan yerli ve yerli katkı oranı yeterli modellerin öne çıkması bekleniyor. Ancak nihai uygunluk değerlendirmesinde hem resmi mevzuat hem de bayi satış fiyatı belirleyici olacak. Bu nedenle vatandaşların işlem öncesinde güncel fiyat ve teknik uygunluğu ayrıca kontrol etmesi gerekecek.</p>

<p>Düzenleme neden önemli?</p>

<p>Bu değişiklik, sadece araç piyasasını değil, engelli bireylerin ulaşım hakkını da doğrudan ilgilendiriyor. Yeni çerçeveyle birlikte özellikle ortopedik engeli nedeniyle araç kullanma belgesi alamayan kişilere dönük kapsamanın genişletilmesi, sahada yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme 17 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-engelli-arac-aliminda-otv-muafiyeti-yeniden-sekillendi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/sma-hastaligi.jpg" type="image/jpeg" length="28321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğal bir hormon obezite tedavisinde yeni kapı araladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dogal-bir-hormon-obezite-tedavisinde-yeni-kapi-araladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dogal-bir-hormon-obezite-tedavisinde-yeni-kapi-araladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Obezite tedavisinde yıllardır iştah baskılayıcı ilaçlar öne çıkarken, bu kez bilim dünyasının radarına bambaşka bir mekanizma girdi. University of Oklahoma araştırmacıları, FGF21 adlı doğal hormonun farelerde obeziteyi tersine çevirdiğini ve bunu iştahı kısmadan, enerji harcamasını artırarak yaptığını ortaya koydu. Bulgular, 31 Mart 2026’da Cell Reports’ta yayımlandı.  ￼]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmaya göre FGF21’in etkisi, sanılandan farklı bir beyin bölgesinde ortaya çıkıyor. Ekip, hormonun kilo kontrolünde sıkça öne çıkarılan hipotalamus yerine arka beyin olarak bilinen bölgede, özellikle nucleus of the solitary tract (NTS) ve area postrema (AP) üzerinden sinyal verdiğini belirledi. Bu devrenin parabrachial nucleus ile bağlantı kurarak metabolik yanıtı yönettiği bildirildi.</p>

<p>Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de mevcut zayıflama ilaçlarından ayrışan tarafı oldu. Yaygın kullanılan GLP-1 sınıfı ilaçlar, örneğin Ozempic ve Wegovy, daha çok iştahı baskılayarak kilo kaybı sağlarken; FGF21’in enerji yakımını hızlandıran bir yol izlediği aktarıldı. Araştırmacılar, bu farkın gelecekte iki ayrı mekanizmanın birlikte hedeflendiği yeni tedavi stratejilerine zemin hazırlayabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>University of Oklahoma tarafından paylaşılan bilgilere göre araştırma ekibi, FGF21’in etkisini taşıyan sinir devresini daha net biçimde haritalandırdı. Bu bulgu, yalnızca kilo kontrolü açısından değil, metabolik hastalıkların beyin üzerinden nasıl düzenlendiğini anlamak bakımından da önemli görülüyor. Çalışma, hormonun vücutta “daha az yemek yeme” komutundan çok “daha fazla enerji yakma” yönünde etki oluşturduğunu gösteriyor.</p>

<p>FGF21’in umut vaat ettiği alan yalnızca obeziteyle sınırlı değil. Araştırmacılar, bu hormonun metabolik disfonksiyona bağlı steatohepatit yani MASH gibi ciddi karaciğer hastalıklarında da potansiyel taşıdığını vurguluyor. Nitekim FGF21 benzeri bazı ajanların hâlihazırda klinik araştırmalarda değerlendirildiği belirtiliyor.</p>

<p>Bununla birlikte uzmanlar temkinli olunması gerektiğinin altını çiziyor. Çünkü söz konusu sonuçlar şimdilik hayvan deneylerine dayanıyor ve insanlarda güvenli, etkili tedavilere dönüşebilmesi için ek çalışmalara ihtiyaç var. Ayrıca FGF21 benzeri ajanlarla ilgili gastrointestinal yan etkiler ve kemik kaybı gibi olası risklerin de gündemde olduğu ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim dünyasında giderek güçlenen görüş ise net: Obezite tedavisinde yalnızca iştahı azaltmaya odaklanan yaklaşımın yanına, enerji harcamasını artıran yeni bir kulvar ekleniyor. FGF21 üzerine gelen bu bulgu, gelecekte daha etkili ve daha kişiselleştirilmiş obezite tedavileri için önemli bir dönemeç olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dogal-bir-hormon-obezite-tedavisinde-yeni-kapi-araladi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7227-1.jpeg" type="image/jpeg" length="98443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon’da kayık çekme tartışması silahlı kavgaya döndü: 2 yaralı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-kayik-cekme-tartismasi-silahli-kavgaya-dondu-2-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-kayik-cekme-tartismasi-silahli-kavgaya-dondu-2-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde balıkçı barınağında çıkan tartışma kanlı bitti. Kayık çekme meselesi nedeniyle büyüyen gerginlikte iki kişi silahla yaralanırken, olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, Faroz Balıkçı Barınakları’nda meydana geldi. İddiaya göre kayık çekme konusunda yaşanan anlaşmazlık kısa sürede büyüdü ve taraflar arasında silah kullanılan bir saldırıya dönüştü. Açılan ateş sonucu iki kişi ayaklarından yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar ilk müdahalenin ardından Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.</p>

<p>Yaralanan kişilerin kooperatif başkanı M.C. ile kooperatif üyesi M.K. olduğu belirtildi. Olay sonrası bölgeden kaçtığı bildirilen şüphelinin yakalanması için polis ekiplerinin çalışma yürüttüğü aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-kayik-cekme-tartismasi-silahli-kavgaya-dondu-2-yarali</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7225.jpeg" type="image/jpeg" length="34770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Necmettin Bekçi kimdir, ceza alır mı? Kahramanmaraş saldırısında kritik müdahale]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/necmettin-bekci-kimdir-ceza-alir-mi-kahramanmaras-saldirisinda-kritik-mudahale</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/necmettin-bekci-kimdir-ceza-alir-mi-kahramanmaras-saldirisinda-kritik-mudahale" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’taki okul saldırısında daha büyük bir felaketin önüne geçtiği değerlendirilen isimlerden biri Necmettin Bekçi oldu. Olay anında saldırgana müdahale eden Bekçi’nin kim olduğu ve bu müdahalesi nedeniyle ceza alıp almayacağı kamuoyunda en çok merak edilen başlıklar arasına girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre Necmettin Bekçi, olay sırasında okul çevresinde bulunan ve saldırıyı fark eder etmez harekete geçen isimlerden biri oldu. Yaşanan panik sırasında saldırganın etkisiz hale getirilmesi için müdahalede bulunan Bekçi’nin, olayın büyümesini önleyen kritik kişiler arasında yer aldığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Olayın ardından en çok konuşulan ayrıntılardan biri de saldırganın nasıl durdurulduğu oldu. İddialara göre Necmettin Bekçi, saldırganın yeniden hareket ederek çevreye zarar vermesini önlemek amacıyla fiziksel müdahalede bulundu. Bu müdahale sırasında saldırganın bıçakla yaralandığı, daha sonra da bu yaralanmaya bağlı gelişen kanama nedeniyle hayatını kaybettiği öne sürüldü.</p>

<p>Necmettin Bekçi kimdir?</p>

<p>Necmettin Bekçi hakkında kamuoyuna yansıyan bilgiler sınırlı olsa da, olay anında gösterdiği refleks nedeniyle adı kısa sürede ülke gündemine taşındı. Saldırı sırasında soğukkanlı davranarak müdahalede bulunduğu belirtilen Bekçi, birçok kişi tarafından daha büyük bir faciayı önleyen isim olarak görülüyor. Özellikle okul gibi çocukların bulunduğu bir ortamda, saldırının kontrol altına alınmasında rol oynaması nedeniyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Necmettin Bekçi ceza alır mı?</p>

<p>Bu sorunun yanıtı doğrudan soruşturmanın seyrine bağlı. Çünkü hukukta her ölümle sonuçlanan müdahale otomatik olarak aynı şekilde değerlendirilmez. Burada belirleyici olan unsur, saldırının o anda devam edip etmediği, müdahalenin zorunlu olup olmadığı ve saldırıyı durdurmak için başka bir imkan bulunup bulunmadığıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğer soruşturma dosyasında, yapılan müdahalenin çocukları, öğretmenleri ve çevredeki diğer kişileri korumak için zorunlu olduğu kanaatine varılırsa, olay meşru savunma çerçevesinde değerlendirilebilir. Böyle bir durumda ceza verilmemesi ihtimali gündeme gelir. Ancak müdahalenin sınırının aşıldığı yönünde bir değerlendirme yapılırsa, bu kez farklı bir hukuki süreç başlayabilir.</p>

<p>Hukuki değerlendirmede hangi noktalar öne çıkacak?</p>

<p>Savcılık ve mahkeme açısından en kritik başlıklar, saldırganın müdahale anında hala aktif tehlike oluşturup oluşturmadığı, kullanılan gücün olayın şartları içinde gerekli sayılıp sayılamayacağı ve müdahalenin panik anında mı geliştiği olacak. Okulda çocukların bulunduğu, büyük bir korku ve kargaşanın yaşandığı bir ortamda verilen tepkinin hukuk önünde nasıl yorumlanacağı, dosyanın en önemli yönlerinden biri olacak.</p>

<p>Soruşturma ilerledikçe tablo netleşecek</p>

<p>Şu aşamada Necmettin Bekçi hakkında kesin bir hukuki hüküm kurmak için erken. Ancak dosyada ortaya çıkacak kamera kayıtları, tanık ifadeleri, olay yeri incelemeleri ve adli raporlar, müdahalenin ceza sorumluluğu doğurup doğurmayacağını belirleyecek. Kamuoyundaki ilk değerlendirme ise, Bekçi’nin müdahalesinin daha ağır sonuçların önüne geçtiği yönünde.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/necmettin-bekci-kimdir-ceza-alir-mi-kahramanmaras-saldirisinda-kritik-mudahale</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7223.jpeg" type="image/jpeg" length="84102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="93210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="84851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="38382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="89331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="87249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="84248"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
