<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 14:58:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hantavirus Nasıl Anlaşılır? Erken Belirtiler ve Tedavi Süreci]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hantavirus-nasil-anlasilir-erken-belirtiler-ve-tedavi-sureci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hantavirus-nasil-anlasilir-erken-belirtiler-ve-tedavi-sureci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hantavirus, fare ve sıçan gibi kemirgenlerle temas sonrası ortaya çıkabilen, bazı kişilerde akciğer veya böbrekleri etkileyebilen ciddi bir enfeksiyondur. Erken belirtiler grip, mide-bağırsak şikâyetleri veya yorgunlukla karışabildiği için riskli temas öyküsü önem taşır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ev, depo, ahır, bağ evi ya da kamp alanı… Kemirgenlerin iz bıraktığı yerlerde yapılan dikkatsiz temizlik bazen görünmeyen bir sağlık riskine dönüşebilir. Hantavirus bu nedenle yalnızca uzak coğrafyaların değil, çevresel temasın da konusudur. Erken farkındalık, özellikle nefes darlığı veya böbrek etkilenmesi gelişmeden hekime başvurmayı sağlayabilir.</p>

<p>Hantavirus nedir?</p>

<p>Hantavirus, kemirgenlerden insanlara bulaşabilen bir virüs ailesidir. İnsanlarda iki ana tabloyla gündeme gelir: akciğerleri etkileyen hantavirus pulmoner sendromu ve böbrekleri etkileyebilen hemorajik ateşli renal sendrom. CDC, hantavirusların ciddi hastalık ve ölüme yol açabileceğini, temel kaynağın çoğunlukla kemirgen teması olduğunu bildiriyor.</p>

<p>Hantavirus neden olur?</p>

<p>Hastalık genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle kirlenmiş tozun solunmasıyla bulaşır. Nadir olarak kemirgen ısırığı veya çizikleri de risk oluşturabilir. UKHSA’ya göre çoğu hantavirus insandan insana bulaşmaz; ancak Andes virus türünde çok yakın ve uzun süreli temasla nadir kişiden kişiye bulaş bildirilmiştir.</p>

<p>Hantavirus nasıl anlaşılır? Erken belirtileri nelerdir?</p>

<p>İlk belirtiler çoğu zaman sinsi başlar: ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, üşüme, bulantı, kusma, ishal veya karın ağrısı görülebilir. Bu tablo “üşüttüm” ya da “gıda zehirlenmesi” sanılabilir.</p>

<p>Akciğer tutulumunda birkaç gün içinde öksürük, göğüste sıkışma ve nefes darlığı gelişebilir. CDC, hantavirus pulmoner sendromunda belirtilerin enfekte kemirgenle temastan sonra genellikle 1–8 hafta içinde başlayabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Kimlerde daha sık görülür?</p>

<p>Risk, yaş veya cinsiyetten çok temasla ilgilidir. Depo, ahır, bodrum, yazlık, bağ evi, kamp alanı, tarım arazisi veya kemirgen izlerinin bulunduğu kapalı alanlarda çalışan ya da temizlik yapan kişiler daha dikkatli olmalıdır.</p>

<p>Çiftçiler, ormancılar, askerî personel, kampçılar, temizlik çalışanları ve kemirgen yoğun alanlarda yaşayan kişiler riskli gruplar arasında sayılabilir. Bağışıklığı baskılanmış kişiler, kronik hastalığı olanlar ve yaşlılarda ağır seyir riski daha dikkatli değerlendirilmelidir.</p>

<p>Ne zaman doktora gidilmeli?</p>

<p>Kemirgen teması sonrası ateş, yoğun halsizlik, kas ağrısı, mide-bağırsak yakınmaları veya solunum şikâyetleri gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p>Nefes darlığı, göğüste baskı, hızlı kötüleşme, tansiyon düşüklüğü, bilinç bulanıklığı, idrar miktarında azalma veya kanama bulguları varsa başvuru geciktirilmemelidir.</p>

<p>Hantavirus için hangi doktora gidilir?</p>

<p>İlk başvuru için aile hekimi, dahiliye veya çocuk hastalarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uygun olabilir.</p>

<p>Ateş, temas öyküsü ve sistemik belirtiler varsa ileri değerlendirmede enfeksiyon hastalıkları bölümü öne çıkar. Nefes darlığı gelişirse göğüs hastalıkları, böbrek etkilenmesi şüphesinde nefroloji, ağır tablolarda ise acil servis ve yoğun bakım değerlendirmesi gerekebilir.</p>

<p>Hantavirus nasıl teşhis edilir?</p>

<p>Tanı yalnızca belirtilere bakılarak konulmaz. Hekim; kemirgen teması, seyahat öyküsü, meslek, yaşanan çevre ve belirtilerin zamanlamasını birlikte değerlendirir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kan testleri, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, akciğer grafisi veya tomografi gibi yöntemler gerekebilir. ECDC, klinik değerlendirmenin belirtilerle birlikte olası kemirgen teması veya riskli bölge öyküsüne dayandığını bildiriyor.</p>

<p>Hantavirus tedavisi var mı?</p>

<p>Hantavirus için her hastada kullanılan, onaylı ve doğrudan virüsü hedefleyen standart bir antiviral tedavi yaklaşımı yoktur. Tedavi çoğunlukla destek tedavisidir: sıvı dengesi, oksijen desteği, tansiyon takibi, böbrek fonksiyonlarının izlenmesi ve gerekirse yoğun bakım desteği uygulanır.</p>

<p>ECDC, tedavinin temel olarak semptomları yönetmeye dayandığını; ağır solunum sıkıntısı veya böbrek yetmezliği gelişen olgularda mekanik ventilasyon ve renal destek tedavilerinin gerekebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Yeni tedaviler ve güncel gelişmeler</p>

<p>2026’da hantavirus, kruvaziyer gemisiyle bağlantılı çok ülkeli vaka kümesi nedeniyle yeniden gündeme geldi. WHO, 4 Mayıs 2026 tarihli açıklamasında 7 vaka, 3 ölüm ve devam eden uluslararası inceleme bildirdi; küresel riskin düşük değerlendirildiğini duyurdu.</p>

<p>Güncel yaklaşımda asıl vurgu yeni bir “mucize tedaviye” değil, erken tanı, temas öyküsünün doğru alınması, izolasyonun gerekli olduğu özel durumların ayırt edilmesi ve destek tedavisinin zamanında verilmesine yapılıyor.</p>

<p>Hantavirus ölümcül müdür?</p>

<p>Evet, bazı türleri ağır ve ölümcül seyredebilir. Ancak her temas hastalık anlamına gelmez, her enfeksiyon da aynı ağırlıkta ilerlemez.</p>

<p>CDC’ye göre hantavirus pulmoner sendromunda solunum belirtileri gelişen vakalarda ölüm riski ciddi düzeydedir. Bu nedenle özellikle nefes darlığı ve hızlı kötüleşme uyarı işareti kabul edilmelidir.</p>

<p>Hantavirus kendiliğinden geçer mi?</p>

<p>Bazı hafif tablolar izlemle düzelebilir; ancak hantavirus şüphesinde “geçer” diyerek beklemek doğru değildir. Çünkü tablo kısa sürede akciğer veya böbrekleri etkileyebilir.</p>

<p>Kişinin kendi kendine antibiyotik, antiviral, takviye veya bitkisel ürün kullanması önerilmez. Tedavi planı hastanın bulgularına göre hekim tarafından belirlenmelidir.</p>

<p>Hantavirus nasıl önlenir?</p>

<p>En etkili korunma, kemirgenlerle ve onların dışkı, idrar, tükürük gibi izleriyle teması azaltmaktır. CDC, ev, iş yeri veya kamp alanlarında kemirgen girişlerinin kapatılmasını, yiyecek kaynaklarının ortadan kaldırılmasını ve tuzak gibi kontrol önlemlerini öneriyor.</p>

<p>Kemirgen dışkısı bulunan kapalı alanlar süpürülerek toz kaldırılmamalı; ortam havalandırılmalı, eldiven ve maske kullanılmalı, yüzeyler uygun dezenfektanla temizlenmelidir. ECDC de kemirgen dışkısıyla kirlenmiş alanlarda dezenfeksiyon, havalandırma, eldiven ve maske kullanımını vurguluyor.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>En büyük hata, kemirgen teması sonrası başlayan ateş, halsizlik ve kas ağrısını sıradan grip sanıp temas öyküsünü doktora söylememektir. Hekim için “nerede bulundunuz, ne temizlediniz, kemirgen izi gördünüz mü?” sorularının cevabı bazen kan testinden önce kapıyı açan anahtar olur.</p>

<p>Hantavirus hakkında kısa soru-cevap</p>

<p>Hantavirus bulaşıcı mı?<br />
Çoğu tür insandan insana kolay bulaşmaz. Nadir kişiden kişiye bulaş özellikle Andes virus türünde yakın ve uzun temasla bildirilmiştir.</p>

<p>Evde takip etmek güvenli mi?<br />
Riskli temas sonrası ateş, halsizlik, mide-bağırsak şikâyeti veya nefes darlığı varsa evde beklemek yerine sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p>Çocuklarda farklı belirti verir mi?<br />
Çocuklarda da ateş, halsizlik, mide bulantısı, karın ağrısı ve solunum şikâyetleri görülebilir. Belirtiler başka enfeksiyonlarla karışabilir.</p>

<p>Tedavi gecikirse ne olur?<br />
Ağır olgularda solunum yetmezliği, tansiyon düşüklüğü veya böbrek sorunları gelişebilir. Geciken başvuru tabloyu ağırlaştırabilir.</p>

<p>Hantavirus hangi hastalıklarla karışır?<br />
Grip, zatürre, mide-bağırsak enfeksiyonları, böbrek enfeksiyonları ve bazı ateşli hastalıklarla karışabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hantavirus-nasil-anlasilir-erken-belirtiler-ve-tedavi-sureci</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8683.jpeg" type="image/jpeg" length="45827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hantavirüs Yeni Bir Pandemiye Dönüşebilir mi? Uzmanlar Temkinli Konuşuyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hantavirus-yeni-bir-pandemiye-donusebilir-mi-uzmanlar-temkinli-konusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hantavirus-yeni-bir-pandemiye-donusebilir-mi-uzmanlar-temkinli-konusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyayı yıllar sonra yeniden “yeni bir salgın mı geliyor?” sorusuyla karşı karşıya bırakan virüs bu kez hantavirüs oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle Güney Amerika kaynaklı Andes tipi hantavirüs nedeniyle bir cruise gemisinde yaşanan ölümler ve olası insandan insana bulaş iddiaları, küresel sağlık otoritelerini alarma geçirdi. Ancak uzmanlar, mevcut verilerin COVID-19 benzeri bir küresel salgın ihtimalini şimdilik düşük gösterdiğini belirtiyor.</p>

<p>Son günlerde dünyanın dikkatini çeken olayın merkezinde, Güney Amerika’dan hareket eden “MV Hondius” adlı keşif gemisi bulunuyor. Gemide görülen vakalarda şimdiye kadar üç kişinin hayatını kaybettiği, bazı yolcularda ise ağır solunum yetmezliği geliştiği bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), vakaların Andes hantavirüsü ile ilişkili olabileceğini açıkladı.</p>

<p>En kritik nokta: İnsandan insana bulaş şüphesi</p>

<p>Hantavirüsler normalde fare ve kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas sonrası bulaşıyor. Yani klasik tabloya göre virüsün ana taşıyıcısı insanlar değil, kemirgenler.</p>

<p>Ancak Andes tipi hantavirüs, bu ailenin en dikkat çekici varyantı olarak öne çıkıyor. Çünkü bilim insanları bu varyantta sınırlı da olsa insandan insana bulaşın mümkün olduğunu uzun süredir biliyor. Özellikle yakın temas, aynı ortamda uzun süre bulunma ve aile içi bulaş vakaları daha önce Arjantin ve Şili’de kaydedilmişti.</p>

<p>Cruise gemisindeki olayın küresel yankı uyandırmasının nedeni de tam olarak bu oldu.</p>

<p>WHO: “Küresel risk düşük”</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü mevcut durumda küresel halk sağlığı riskinin düşük olduğunu açıkladı. Kurum, vakaların yakından izlendiğini ve temaslı takibinin sürdüğünü duyurdu.</p>

<p>Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) de Avrupa genelinde yaygın bir hantavirüs dalgası beklenmediğini belirtti.</p>

<p>Uzmanlara göre hantavirüsün COVID-19 gibi küresel salgına dönüşmesini zorlaştıran birkaç önemli neden bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>Bulaş kolay değil</li>
 <li>Yakın ve uzun süreli temas gerekiyor</li>
 <li>Virüs havada uzun süre asılı kalmıyor</li>
 <li>Vakalar genellikle kümeler halinde görülüyor</li>
 <li>Taşıyıcı ana kaynak insanlar değil kemirgenler</li>
</ul>

<p>Bu nedenle hantavirüs, mevcut bilgiler ışığında “yüksek ölüm oranlı ama düşük yayılım potansiyelli” virüsler arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Ölüm oranı korkutuyor</p>

<p>Hantavirüsün en dikkat çekici yönlerinden biri ise ölüm oranı. Özellikle Andes varyantında ağır akciğer tutulumu gelişebiliyor. Bazı vakalarda ölüm oranının yüzde 35-40 seviyelerine ulaşabildiği belirtiliyor.</p>

<p>Hastalık çoğu zaman grip benzeri belirtilerle başlıyor:</p>

<ul>
 <li>Ateş</li>
 <li>Kas ağrısı</li>
 <li>Halsizlik</li>
 <li>Bulantı</li>
 <li>Karın ağrısı</li>
</ul>

<p>Ancak bazı hastalarda tablo birkaç gün içinde ağır zatürreye ve akut solunum yetmezliğine dönüşebiliyor.</p>

<p>Bilim insanları neden yine de endişeli?</p>

<p>Şimdilik küresel alarm seviyesi düşük olsa da uzmanlar hantavirüsün tamamen hafife alınamayacağını söylüyor. Çünkü zoonotik yani hayvandan insana geçen virüslerin zaman içinde mutasyon geçirerek bulaşıcılık özelliklerini değiştirebildiği biliniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle iklim değişikliği, şehirleşme, vahşi yaşamla temasın artması ve küresel seyahat ağları nedeniyle kemirgen kaynaklı hastalıkların gelecekte daha sık gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Bilim çevreleri şu anda cruise gemisi kaynaklı vakaların gerçekten zincir halinde insandan insana bulaş oluşturup oluşturmadığını araştırıyor.</p>

<p>Türkiye açısından risk var mı?</p>

<p>Şu an için Türkiye’de hantavirüse bağlı olağanüstü bir alarm durumu bulunmuyor. Ancak uzmanlar özellikle kırsal alanlarda, depo, ahır, kullanılmayan ev ve kemirgen yoğunluğu olan bölgelerde dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Kapalı alanlarda fare dışkısı bulunan ortamların süpürülmesi veya kuru tozun havaya kaldırılması bulaş riskini artırabiliyor. Bu nedenle temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılması öneriliyor.</p>

<p>Şimdilik dünya yeni bir pandemi senaryosundan uzak görünse de, cruise gemisindeki hantavirüs vakaları küresel sağlık sistemine eski bir gerçeği yeniden hatırlattı: Doğa sessiz görünse bile virüsler hareket etmeyi hiç bırakmıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hantavirus-yeni-bir-pandemiye-donusebilir-mi-uzmanlar-temkinli-konusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9054.jpeg" type="image/jpeg" length="94054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osteoartritte Yeni Dönem: Kıkırdak Yenilenmesi İçin Rejeneratif Tedaviler Hız Kazandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/osteoartritte-yeni-donem-kikirdak-yenilenmesi-icin-rejeneratif-tedaviler-hiz-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/osteoartritte-yeni-donem-kikirdak-yenilenmesi-icin-rejeneratif-tedaviler-hiz-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osteoartrit tedavisinde bilim dünyasının odağı değişiyor. Kök hücre, eksozom, biyojel ve hedefe yönelik enjeksiyon çalışmaları, diz kireçlenmesinde yalnızca ağrıyı azaltmayı değil, hasarlı kıkırdağın onarımını da hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osteoartrit, halk arasında “eklem kireçlenmesi” olarak biliniyor ve özellikle diz, kalça, el ve omurga eklemlerinde ağrı, hareket kısıtlılığı ve yaşam kalitesinde düşüşe yol açıyor. Uzun yıllar boyunca tedavi yaklaşımı daha çok ağrıyı kontrol altına almak, egzersizle eklemi desteklemek ve ileri evrede protez cerrahisine kadar hastayı rahatlatmak üzerine kuruluydu.</p>

<p>Ancak son dönemde tablo değişmeye başladı. Rejeneratif tıp alanındaki gelişmeler, osteoartritte “bozulan dokuyu yeniden onarmak mümkün mü?” sorusunu yeniden tıp dünyasının merkezine taşıdı.</p>

<p>Kıkırdak yenilenmesi için dikkat çeken çalışma</p>

<p>Stanford Medicine araştırmacılarının yayımladığı çalışmada, yaşlanmayla artan 15-PGDH adlı enzimin baskılanmasının farelerde eklem kıkırdağı yenilenmesini destekleyebildiği bildirildi. Science’ta yayımlanan araştırmaya göre hem sistemik hem de lokal uygulamalar, deneysel modellerde kıkırdak onarımı ve osteoartritle ilişkili ağrıda azalma ile ilişkilendirildi.</p>

<p>Bu bulgu, osteoartritin yalnızca “geri dönüşsüz aşınma” olarak değil, biyolojik mekanizmaları hedeflenebilen bir hastalık olarak ele alınabileceğini gösteriyor. Ancak çalışma henüz insanlarda rutin tedavi aşamasına gelmiş değil.</p>

<p>Kök hücre ve eksozom tedavileri gündemde</p>

<p>Mezenkimal kök hücre tedavileri osteoartritte en çok araştırılan rejeneratif başlıkların başında geliyor. 2025 tarihli bir değerlendirmede, eklem içi MSC uygulamalarının ağrı ve fonksiyon üzerinde umut verici sonuçlar sunduğu, ancak daha büyük ve standartlaştırılmış klinik çalışmalara ihtiyaç olduğu vurgulandı.</p>

<p>Eksozom yüklü hidrojeller de yeni nesil yaklaşımlar arasında yer alıyor. Bu sistemlerde amaç, hücrelerin salgıladığı biyolojik mesaj taşıyıcılarını özel taşıyıcı yapılarla ekleme ulaştırmak ve kıkırdak onarımını desteklemek. 2026 tarihli yayınlarda bu alanın kemik ve kıkırdak yenilenmesi için umut vadettiği, fakat klinik kanıt düzeyinin henüz sınırlı olduğu belirtiliyor.</p>

<p>ABD’de büyük destek: Enjeksiyonla eklem onarımı hedefleniyor</p>

<p>ABD merkezli ARPA-H’nin NITRO programı da osteoartritte rejeneratif tedavi arayışını hızlandıran önemli gelişmelerden biri oldu. Program kapsamında Duke Üniversitesi’nin zaman salımlı enjeksiyon ve infüzyon formülleriyle kemik ve eklem kıkırdağı onarımını hedefleyen projeler geliştirdiği açıklandı.</p>

<p>Bu çalışmaların ortak amacı, gelecekte osteoartrit tedavisini yalnızca ağrı kesici ve protez cerrahisi çizgisinden çıkarıp, eklemin biyolojik onarımını hedefleyen bir noktaya taşımak.</p>

<p>Uzmanlar temkinli: “Mucize tedavi” denemez</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm bu gelişmelere rağmen uzmanların ortak uyarısı net: Osteoartritte bugün için kıkırdağı kesin olarak yenileyen, herkes için standart hale gelmiş bir tedavi yok.</p>

<p>PRP, kök hücre, eksozom ve biyomateryal enjeksiyonları bazı hastalarda ağrı ve fonksiyon açısından fayda sağlayabilir. Ancak hangi hastada, hangi evrede, hangi doz ve yöntemle kalıcı yapısal iyileşme sağlanacağı hâlâ araştırılıyor.</p>

<p>Osteoartrit tedavisinde yeni umut, eski gerçekleri değiştirmiyor</p>

<p>Bugün için osteoartrit yönetiminde kilo kontrolü, kas güçlendirme, düzenli egzersiz, fizik tedavi, ağrı yönetimi ve uygun hastada cerrahi seçenekler hâlâ temel yaklaşım olmaya devam ediyor.</p>

<p>Rejeneratif tedaviler ise bu tablonun geleceğe açılan kapısı olarak görülüyor. Bilim dünyası artık osteoartriti yalnızca yaşlanmanın kaçınılmaz sonucu olarak değil, hücresel ve moleküler düzeyde müdahale edilebilir bir hastalık olarak ele alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/osteoartritte-yeni-donem-kikirdak-yenilenmesi-icin-rejeneratif-tedaviler-hiz-kazandi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9053.jpeg" type="image/jpeg" length="47153"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şavşat’taki Korkunç İddia Türkiye’yi Ayağa Kaldırdı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/savsattaki-korkunc-iddia-turkiyeyi-ayaga-kaldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/savsattaki-korkunc-iddia-turkiyeyi-ayaga-kaldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zihinsel engelli genç kıza yönelik istismar iddiası sonrası anne hayatını kaybetti: Kamuoyu adalet istiyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şavşat ilçesinde ortaya çıkan cinsel istismar iddiası ve ardından yaşanan acı ölüm, toplumda derin infial yarattı. Zihinsel engelli genç bir kıza yönelik saldırı iddiasının ardından annesinin yaşadığı ağır travma sonucu hayatını kaybetmesi, olayın yalnızca bir adli vaka değil, vicdanları sarsan bir toplumsal yara olarak görülmesine neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddialara göre genç kızın davranışlarındaki değişimleri fark eden anne, kızının anlattıkları üzerine durumu yetkililere bildirdi. Şüpheli olarak gösterilen kişinin gözaltına alındığı ve tutuklandığı öğrenilirken, anne Nalan Kaya’nın yaşadığı yoğun stres sonrası fenalaşarak yaşamını yitirdiği belirtildi.</p>

<p>Yaşanan olayın ardından sosyal medyada binlerce paylaşım yapılırken, özellikle engelli bireylerin korunmasına yönelik mekanizmaların yeterliliği yeniden tartışma konusu oldu. Kamuoyunda, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve ihmali bulunan herkes hakkında gerekli işlemlerin yapılması çağrıları yükseldi.</p>

<p>“Bu Sadece Bir Ailenin Acısı Değil”</p>

<p>Bölgedeki vatandaşlar ve çok sayıda sivil toplum temsilcisi, olayın sıradan bir adli dosya gibi görülmemesi gerektiğini ifade ediyor. Özellikle savunmasız bireylerin korunması konusunda daha güçlü sosyal denetim mekanizmaları kurulması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Uzmanlar ise zihinsel engelli bireylerin istismar riskine karşı daha kırılgan olduğuna dikkat çekerek, ailelerin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirtiyor. Olay sonrası psikolojik destek, hukuki takip ve sosyal koruma süreçlerinin hızlı şekilde işletilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Kamuoyu En Ağır Cezayı Bekliyor</p>

<p>Soruşturmanın sürdüğü olayda, şüpheli hakkında adli sürecin devam ettiği öğrenildi. Toplumun büyük bölümü ise benzer olayların tekrar yaşanmaması adına caydırıcı cezaların uygulanmasını istiyor.</p>

<p>Kadınlara, çocuklara ve engelli bireylere yönelik suçlarda yalnızca failin değil; ihmali, denetimsizliği veya koruma eksikliğini doğuran sistemsel sorunların da tartışılması gerektiği belirtiliyor. Çünkü bazı olaylar yalnızca bir suç dosyası değil, toplumun vicdanına bırakılmış ağır bir sınav hâline geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/savsattaki-korkunc-iddia-turkiyeyi-ayaga-kaldirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-7815.jpeg" type="image/jpeg" length="25210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal AK Parti’ye mi geçiyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/afyonkarahisar-belediye-baskani-burcu-koksal-ak-partiye-mi-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/afyonkarahisar-belediye-baskani-burcu-koksal-ak-partiye-mi-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki kulis iddiaları yeniden gündeme taşındı. CHP cephesinden gelen açıklamalar, tartışmayı yalnızca parti değişikliği iddiası olmaktan çıkarıp siyasi baskı ve yerel seçim dengeleri başlığına taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afyonkarahisar siyasetinde uzun süredir zaman zaman gündeme gelen Burcu Köksal iddiası, Ankara kulislerinden gelen yeni açıklamalarla yeniden tartışılmaya başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP’li Afyonkarahisar Belediye Başkanı Köksal’ın AK Parti’ye katılabileceği yönündeki iddia, televizyon programlarında dile getirilen kulis bilgileri ve ardından yapılan siyasi açıklamalarla kısa sürede geniş yankı buldu.</p>

<p>Tartışmanın merkezinde, Köksal’ın siyasi geleceğine ilişkin ortaya atılan iddialar yer alıyor. Bazı yorumcular, Afyonkarahisar Belediye Başkanı’nın yakın dönemde parti değişikliği yapabileceğini öne sürerken, CHP kanadından gelen tepki bu iddiaların siyasi baskı boyutuyla değerlendirilmesi gerektiği yönünde oldu.</p>

<p>Afyonkarahisar neden kritik?</p>

<p>Burcu Köksal’ın adı etrafında oluşan gündemin büyümesinde Afyonkarahisar’ın 31 Mart 2024 yerel seçimlerindeki sonucu önemli rol oynuyor. Köksal, CHP adayı olarak Afyonkarahisar Belediye Başkanlığını kazanmış ve kentte dikkat çeken bir siyasi değişimin sembol isimlerinden biri olmuştu.</p>

<p>Bu nedenle olası bir parti değişikliği iddiası, yalnızca bir belediye başkanının siyasi tercihi olarak değil, CHP’nin yerel seçimlerde elde ettiği kazanımların geleceği açısından da okunuyor.</p>

<p>CHP cephesinden sert tepki geldi</p>

<p>İddiaların yayılmasının ardından CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Köksal’a yönelik baskı kurulduğunu ileri sürdü. Enginyurt, Afyonkarahisar Belediye Başkanı’nın CHP’de kalması gerektiğini savunarak, iddiaların arkasında siyasi operasyon bulunduğunu öne sürdü.</p>

<p>Köksal ise daha önce benzer iddialar gündeme geldiğinde CHP’den ayrılacağı yönündeki söylentileri reddetmişti. Yeni tartışmada gözler yeniden Köksal’dan gelecek açıklamaya çevrildi.</p>

<p>Bundan sonra ne olabilir?</p>

<p>Siyasi kulislerde konuşulan iddiaların resmiyet kazanması için Burcu Köksal’ın doğrudan açıklaması belirleyici olacak. Şu aşamada ortada kesinleşmiş bir parti değişikliği bulunmuyor.</p>

<p>Ancak iddianın yeniden gündeme gelmesi, hem Afyonkarahisar yerel siyasetinde hem de CHP-AK Parti hattında yeni bir tartışma başlığı açmış durumda. Köksal’ın sessizliğini bozup bozmayacağı, önümüzdeki günlerde siyasetin en çok izlenen başlıklarından biri olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/afyonkarahisar-belediye-baskani-burcu-koksal-ak-partiye-mi-geciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8987-1.jpeg" type="image/jpeg" length="75629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katı Tümör Sorununa Yeni Yol: KIR-CAR Tedavisi İlk İnsan Verilerinde Dikkat Çekti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kati-tumor-sorununa-yeni-yol-kir-car-tedavisi-ilk-insan-verilerinde-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kati-tumor-sorununa-yeni-yol-kir-car-tedavisi-ilk-insan-verilerinde-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kan kanserlerinde büyük başarı sağlayan CAR-T tedavileri, yıllardır katı tümörlerde aynı etkiyi gösteremiyordu. Bilim dünyasının çözmeye çalıştığı en büyük sorunlardan biri olan bu engelde şimdi yeni bir yaklaşım gündemde: KIR-CAR.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de yürütülen erken faz klinik araştırmada, KIR-CAR adı verilen yeni nesil hücresel tedavinin bazı katı tümör hastalarında umut verici ilk sonuçlar verdiği açıklandı. Çalışma, AACR 2026 toplantısında sunuldu.</p>

<p>Araştırmacılar, klasik CAR-T hücrelerinin tümör ortamında kısa sürede yorulup etkisini kaybettiğini; KIR-CAR sisteminin ise bu sorunu azaltmayı hedeflediğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katı tümörlerde neden zorlanılıyordu?</p>

<p>Bugüne kadar onay alan CAR-T tedavileri çoğunlukla lösemi ve lenfoma gibi kan kanserlerinde kullanıldı. Ancak meme, akciğer, over veya pankreas gibi katı tümörlerde bağışıklık hücreleri tümörün baskılayıcı ortamında yeterince uzun süre aktif kalamıyordu.</p>

<p>KIR-CAR yaklaşımı ise bağışıklık hücrelerine daha kontrollü bir çalışma sistemi kazandırmayı amaçlıyor. Bilim insanları bu modeli, hücrelerin gereksiz yere sürekli aktif kalmasını önleyen biyolojik bir “denge mekanizması” olarak tanımlıyor.</p>

<p>İlk insan verileri açıklandı</p>

<p>İlk aşama çalışmada ileri evre over kanseri, mezotelyoma ve safra yolu kanseri bulunan 9 hasta değerlendirildi. Araştırmanın temel amacı güvenlik olsa da bazı hastalarda erken etkinlik sinyalleri görüldü.</p>

<p>Verilere göre:</p>

<ul>
 <li>Ciddi doz sınırlayıcı toksisite görülmedi</li>
 <li>Bazı hastalarda hastalık stabil kaldı</li>
 <li>En yüksek doz grubunda bir hastada kısmi yanıt gözlendi</li>
 <li>CAR-T hücrelerinin vücutta çoğalma kapasitesinin arttığı bildirildi</li>
</ul>

<p>Uzmanlar, bu sonuçların henüz “kesin başarı” anlamına gelmediğini ancak katı tümörler için geliştirilen hücresel tedavilerde yeni bir yol açabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Henüz deneysel aşamada</p>

<p>KIR-CAR tedavisi şu an Faz 1 aşamasında bulunuyor. Bu nedenle yöntemin standart tedaviye dönüşebilmesi için daha geniş hasta gruplarında uzun süreli çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.</p>

<p>Araştırmacılar, mevcut verilerin özellikle katı tümörlerde bağışıklık sisteminin yeniden programlanmasına yönelik çalışmalarda önemli bir başlangıç olabileceğini ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kati-tumor-sorununa-yeni-yol-kir-car-tedavisi-ilk-insan-verilerinde-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9048.jpeg" type="image/jpeg" length="11539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uyku Düzeni Alarmı: 172 Hastalıkla Bağlantı Araştırmada İncelendi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/uyku-duzeni-alarmi-172-hastalikla-baglanti-arastirmada-incelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/uyku-duzeni-alarmi-172-hastalikla-baglanti-arastirmada-incelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzensiz uyku yalnızca sabah yorgunluğu anlamına gelmeyebilir. Health Data Science dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı çalışmada, objektif uyku verileriyle 172 hastalık arasında dikkat çekici ilişkiler saptandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırma, özellikle uyku süresi kadar uyku ritmi ve yatış saatinin de sağlık açısından önemli olabileceğini gösterdi.</p>

<p>Araştırmada Ne Bulundu?</p>

<p>Çalışmada, 88 bin 461 yetişkinin UK Biobank verileri incelendi. Yaklaşık 6,8 yıllık takipte uyku özellikleri ile hastalık tanıları karşılaştırıldı.</p>

<p>Araştırmacılar, 172 hastalığın uyku özellikleriyle ilişkili olduğunu bildirdi. Bu hastalıkların 92’sinde hastalık yükünün yüzde 20’den fazlasının kötü uyku davranışlarıyla ilişkilendirilebileceği hesaplandı. Demans, Parkinson hastalığı, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve akut böbrek yetmezliği bu başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Çalışma Nasıl Yapıldı?</p>

<p>Bu araştırma, geniş ölçekli gözlemsel kohort çalışması niteliği taşıyor. Katılımcıların uyku süresi, uykuya dalma zamanı, uyku ritmi ve gece uyanmaları gibi özellikleri giyilebilir cihaz verileriyle değerlendirildi.</p>

<p>Ardından bu veriler, sağlık kayıtları ve hastalık tanılarıyla karşılaştırıldı. Yani çalışma güçlü bir ilişki haritası sunuyor; ancak tek başına “kötü uyku bu hastalıkların doğrudan nedenidir” sonucunu vermiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu Sonuç Neden Önemli?</p>

<p>Bugüne kadar uyku denildiğinde çoğu zaman “kaç saat uyunduğu” öne çıkıyordu. Bu araştırma ise uyku düzeninin, yani her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmanın da sağlık açısından ayrı bir başlık olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Çalışmada bazı hastalıklarda riskin en az iki kat arttığı bildirildi. Araştırmacılar ayrıca inflamatuvar yolların, yani vücuttaki düşük düzeyli iltihabi süreçlerin bu ilişkide rol oynayabileceğini belirtti.</p>

<p>Bulgular Günlük Hayatı Nasıl Etkileyebilir?</p>

<p>Bu çalışma, “az uyusam da alıştım” düşüncesinin yeniden sorgulanması gerektiğini gösteriyor. Düzenli uyku, yalnızca dinlenme değil; metabolizma, beyin sağlığı, bağışıklık sistemi ve kronik hastalık riski açısından da izlenmesi gereken bir alan olabilir.</p>

<p>Ancak bu bulgular, kişilere tanı ya da tedavi önerisi anlamına gelmez. Uzun süren uykusuzluk, sık uyanma, gündüz aşırı uyku hali veya horlama gibi sorunlarda hekim değerlendirmesi gerekir.</p>

<p>Çalışmanın Sınırları Neler?</p>

<p>Araştırma gözlemsel olduğu için neden-sonuç ilişkisi kurmuyor. Uyku bozukluğu hastalığa katkı sağlıyor olabilir; bazı hastalıklar da uyku düzenini bozuyor olabilir.</p>

<p>Ayrıca katılımcılar UK Biobank verilerinden seçildiği için sonuçların tüm yaş gruplarına ve toplumlara doğrudan genellenmesi dikkatle yapılmalı. Uyku apnesi, insomnia gibi özel uyku bozukluklarının ayrı ayrı değerlendirilmesi de gelecekteki çalışmalar için önemli.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Çalışma, iyi uykunun yalnızca “7-8 saat uyumak”tan ibaret olmadığını; uyku ritmi, düzeni ve zamanlamasının da sağlık araştırmalarında daha fazla dikkate alınması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Bilimsel mesaj net: Uyku, modern yaşamın kenara itilecek bir ayrıntısı değil; kronik hastalık riskini anlamada giderek daha önemli hale gelen biyolojik bir gösterge.</p>

<p>Kaynak:<br />
Çalışmanın adı: Phenome-wide Analysis of Diseases in Relation to Objectively Measured Sleep Traits and Comparison with Subjective Sleep Traits in 88,461 Adults<br />
Yayınlandığı dergi / kurum: Health Data Science<br />
Yayın tarihi: 3 Haziran 2025<br />
Araştırmacılar / kurumlar: Yimeng Wang, Qiaorui Wen, Siwen Luo, Lijuan Tang, Siyan Zhan, Jia Cao, Shengfeng Wang, Qing Chen; Peking University ve Army Medical University<br />
Çalışmanın türü: Gözlemsel kohort araştırması</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/uyku-duzeni-alarmi-172-hastalikla-baglanti-arastirmada-incelendi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9044-1.jpeg" type="image/jpeg" length="48210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Migren Tedavisinde Magnezyum Yeniden Gündemde: Eski Bir Çalışma, Yeni Tartışmalar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/migren-tedavisinde-magnezyum-yeniden-gundemde-eski-bir-calisma-yeni-tartismalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/migren-tedavisinde-magnezyum-yeniden-gundemde-eski-bir-calisma-yeni-tartismalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Migren ataklarında damar yoluyla magnezyum sülfat kullanımı yıllardır araştırılıyor. 1995’te düşük iyonize magnezyum düzeyi olan hastalarda dikkat çeken sonuçlar bildiren çalışma, bugün daha geniş verilerle yeniden değerlendiriliyor. Ancak uzmanlara göre magnezyum “her migrene çözüm” değil, seçilmiş hastalarda destekleyici bir seçenek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Migren ve magnezyum ilişkisi neden konuşuluyor?</p>

<p>Migren, yalnızca şiddetli baş ağrısı değildir. Bulantı, ışığa ve sese hassasiyet, görme bozuklukları ve günlük yaşamı durduracak düzeyde ağrı ile seyredebilir. Bu nedenle bilim dünyası, migreni tetikleyen biyolojik mekanizmaları yıllardır araştırıyor.</p>

<p>Bu mekanizmalardan biri de magnezyum eksikliği. Magnezyum; sinir iletimi, damar tonusu, kas gevşemesi ve beyin hücrelerinin uyarılabilirliği üzerinde rol oynayan temel minerallerden biri olarak biliniyor.</p>

<p>1995 yılında yayımlanan küçük ölçekli bir pilot çalışmada, akut migren atağı geçiren 40 hastaya damar yoluyla 1 gram magnezyum sülfat verilmişti. Çalışmada özellikle serum iyonize magnezyum düzeyi düşük olan hastalarda ağrının daha belirgin azaldığı bildirilmişti.</p>

<p>Yeni çalışmalar ne söylüyor?</p>

<p>Yakın dönemde yayımlanan derlemeler, magnezyumun migren tedavisindeki yerini yeniden masaya yatırdı. 2025 tarihli güncel bir incelemede, magnezyumun hem migren ataklarının önlenmesinde hem de akut tedavide potansiyel rolü olduğu, ancak kanıtların her hasta grubu için aynı güçte olmadığı vurgulandı.</p>

<p>American Headache Society tarafından değerlendirilen verilerde de damar yoluyla magnezyum sülfatın bazı çalışmalarda ağrı kontrolü, aura süresi ve ek ağrı kesici ihtiyacında olumlu sonuçlar verdiği; ancak bulguların tüm çalışmalarda tutarlı olmadığı belirtildi.</p>

<p>En çok kimlerde etkili olabilir?</p>

<p>Veriler, magnezyumun özellikle şu hasta gruplarında daha çok gündeme geldiğini gösteriyor:</p>

<p>Migren atağı sırasında magnezyum düzeyi düşük olanlar, auralı migren yaşayanlar, dirençli atak nedeniyle acil servise başvuranlar ve klasik tedavilere yeterli yanıt vermeyen seçilmiş hastalar.</p>

<p>American Migraine Foundation, intravenöz magnezyumun özellikle auralı migren öyküsü olan hastalarda daha etkili göründüğünü, aurasız migren hastalarında ise etkinin daha sınırlı olabileceğini bildiriyor.</p>

<p>Kesin tedavi mi, destekleyici seçenek mi?</p>

<p>Burada en kritik nokta şu: Magnezyum, migren için mucizevi ya da herkeste aynı etkiyi gösteren bir tedavi değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2019’da yayımlanan sistematik değerlendirmede, damar yoluyla magnezyum sülfatın akut baş ağrısı tedavisindeki sonuçlarının karışık olduğu; bazı çalışmalarda yarar görülürken bazılarında etkinin sınırlı kaldığı ifade edildi.</p>

<p>2025 tarihli acil servis odaklı geniş analizlerde de migren tedavisinde farklı ilaç seçenekleri karşılaştırılırken magnezyumun tek başına en güçlü seçenek olarak öne çıkmadığı, daha çok uygun hastalarda tamamlayıcı bir alternatif olarak değerlendirildiği görülüyor.</p>

<p>Damar yoluyla magnezyum ile takviye aynı şey değil</p>

<p>Halk arasında sık yapılan hata, hastane ortamında verilen intravenöz magnezyum ile eczaneden alınan magnezyum takviyesini aynı görmek.</p>

<p>Oysa akut migren atağında damar yoluyla verilen magnezyum sülfat, hekim kontrolünde uygulanan tıbbi bir işlemdir. Ağızdan alınan magnezyum takviyeleri ise daha çok migren ataklarının sıklığını azaltmaya yönelik destekleyici yaklaşımlar arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Magnezyum takviyeleri bazı kişilerde ishal, karın krampları ve mide-bağırsak şikâyetlerine yol açabilir. Böbrek hastalığı olanlarda ise kontrolsüz kullanım riskli olabilir.</p>

<p>Sonuç: Eski fikir hâlâ yaşıyor ama daha dikkatli yorumlanıyor</p>

<p>1995’teki pilot çalışma, migren ve magnezyum ilişkisi açısından dikkat çekici bir kapı aralamıştı. Bugün gelinen noktada bu kapı tamamen kapanmış değil; aksine daha kontrollü, daha seçici ve daha temkinli biçimde araştırılmaya devam ediyor.</p>

<p>Bilimsel tablo şunu söylüyor:</p>

<p>Magnezyum, bazı migren hastalarında fayda sağlayabilir. Özellikle düşük magnezyum düzeyi veya auralı migren söz konusuysa klinik değeri artabilir. Ancak her migren hastasına rastgele uygulanacak kesin bir çözüm değildir.</p>

<p>Bu nedenle migren hastalarının kendi kendine yüksek doz magnezyum kullanması yerine, nöroloji uzmanı değerlendirmesiyle hareket etmesi gerekir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/migren-tedavisinde-magnezyum-yeniden-gundemde-eski-bir-calisma-yeni-tartismalar</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9042.jpeg" type="image/jpeg" length="59058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Instagram’da Büyük Bot Temizliği! Ünlü Hesaplarda Milyonluk Takipçi Erimesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/instagramda-buyuk-bot-temizligi-unlu-hesaplarda-milyonluk-takipci-erimesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/instagramda-buyuk-bot-temizligi-unlu-hesaplarda-milyonluk-takipci-erimesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya devi Instagram’da bugün dikkat çeken bir takipçi dalgalanması yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü isimlerden Türkiye’deki oyuncu ve fenomenlere kadar birçok hesabın takipçi sayısında ani düşüşler görülürken, gözler Meta’nın gerçekleştirdiği geniş çaplı “bot hesap temizliği” operasyonuna çevrildi.</p>

<p>Özellikle yüksek takipçili hesaplarda yaşanan milyonluk kayıplar sosyal medyada gündem olurken, kullanıcılar “Instagram takipçiler neden düşüyor?” sorusunu araştırmaya başladı. İlk paylaşılan verilere göre en büyük kaybı yaşayan isimlerden biri yaklaşık 15 milyon takipçi düşüşüyle Kylie Jenner oldu. Cristiano Ronaldo hesabında yaklaşık 8 milyon, Selena Gomez ile Ariana Grande hesaplarında ise yaklaşık 6 milyonluk düşüş konuşuluyor.</p>

<p>Türkiye’den bazı ünlü isimlerde de dikkat çeken düşüşler görüldü. İddialara göre Demet Özdemir yaklaşık 400 bin, Hande Erçel yaklaşık 350 bin takipçi kaybetti. Çağatay Ulusoy, Pınar Deniz ve Burak Deniz gibi isimlerde de ciddi düşüşler yaşandığı öne sürüldü.</p>

<p>Meta neden bot hesapları siliyor?</p>

<p>Instagram’ın çatı şirketi olan Meta, son yıllarda sahte etkileşim, otomatik hesaplar ve spam ağlarına karşı yapay zekâ destekli sistemler kullanıyor. Özellikle satın alınmış takipçiler, otomatik beğeni ağları ve sahte yorum sistemleri platformun algoritmasını bozduğu için dönemsel “temizlik operasyonları” gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tür operasyonlar yalnızca ünlü hesapları değil, normal kullanıcıları da etkileyebiliyor. Birçok kişi bugün yüzlerce hatta binlerce takipçi kaybı yaşadığını dile getirdi.</p>

<p>Takipçi sayısı düştü diye panik yapmalı mı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, ani düşüşlerin her zaman hesap cezası anlamına gelmediğini belirtiyor. Eğer hesapta geçmişte bot takipçi, otomatik etkileşim uygulaması veya sahte büyüme araçları kullanıldıysa, Instagram’ın yeni filtreleri bu hesapları sistemden ayıklayabiliyor.</p>

<p>Özellikle şu uygulamaların risk oluşturduğu belirtiliyor:</p>

<p>* Takipçi satın alma servisleri<br />
* “Takip etmeyenleri gör” tarzı üçüncü parti uygulamalar<br />
* Otomatik yorum ve beğeni araçları<br />
* Yapay etkileşim sağlayan paneller</p>

<p>Akademik araştırmalar da Instagram’daki sahte etkileşim ağlarının platform güvenliği açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Sosyal medyada yeni dönem mi başlıyor?</p>

<p>Bugünkü dalga, sosyal medya dünyasında yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanıyor. Artık yalnızca yüksek takipçi sayısı değil, gerçek kullanıcı etkileşimi ve organik erişim daha önemli hale geliyor.</p>

<p>Markaların reklam bütçelerini “gerçek erişim” odaklı planlaması da Meta’nın bot temizliği operasyonlarını hızlandıran en önemli nedenlerden biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>Öne çıkan takipçi kayıpları</p>

<p>* Kylie Jenner → 15 milyon<br />
* Cristiano Ronaldo → 8 milyon<br />
* Selena Gomez → 6 milyon<br />
* Ariana Grande → 6 milyon<br />
* Justin Bieber → 5 milyon<br />
* Taylor Swift → 4 milyon<br />
* Demet Özdemir → 400 bin<br />
* Hande Erçel → 350 bin<br />
* Çağatay Ulusoy → 100 bin<br />
* Pınar Deniz → 100 bin<br />
* Burak Deniz → 100 bin</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/instagramda-buyuk-bot-temizligi-unlu-hesaplarda-milyonluk-takipci-erimesi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 07:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9031.jpeg" type="image/jpeg" length="93915"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ateş Her Zaman Düşman mı? Bilim İnsanları Pandemi Sonrası Bakışı Tartıştı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ates-her-zaman-dusman-mi-bilim-insanlari-pandemi-sonrasi-bakisi-tartisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ates-her-zaman-dusman-mi-bilim-insanlari-pandemi-sonrasi-bakisi-tartisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pandemiyle birlikte ateş, çoğu kişi için alarm zili haline geldi. Ancak Evolution, Medicine, and Public Health dergisinde yayımlanan çalışma, ateşin yalnızca bastırılması gereken bir belirti değil, enfeksiyonlara karşı gelişmiş biyolojik bir savunma yanıtı olduğunu hatırlatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ateş vücudun “arıza sinyali” değil, savunma cevabı olabilir</p>

<p>Ateş, özellikle enfeksiyon dönemlerinde insanları kaygılandıran en belirgin belirtilerden biri. COVID-19 pandemisiyle birlikte bu kaygı daha da arttı; ateş ölçmek, hastalık takibinin günlük parçası haline geldi.</p>

<p>Ancak bilim insanları, ateşin anlamına yalnızca “tehlike işareti” olarak bakmanın eksik olabileceğini belirtiyor. Çalışmaya göre ateş, vücudun enfeksiyonlara karşı geliştirdiği akut faz yanıtının önemli bir parçası ve bağışıklık sisteminin işleyişinde rol oynayabiliyor.</p>

<p>Araştırmada ne bulundu?</p>

<p>Makalede ateşin, vücut sıcaklığının kontrollü biçimde yükselmesi olduğu vurgulanıyor. Bu yönüyle ateş, sıcak çarpması gibi kontrolsüz ısı artışlarından ayrılıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, ateşin bağışıklık hücrelerinin performansını destekleyebileceğini, bazı patojenler ve enfekte hücreler üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. Yani ateş, tek başına hastalık değil; çoğu zaman hastalığa verilen biyolojik cevabın bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Çalışma nasıl yapıldı?</p>

<p>Bu çalışma yeni bir ilaç denemesi ya da hasta grubu üzerinde yürütülen klinik araştırma değil. Makale, ateşin evrimsel ve immünolojik anlamını tartışan bilimsel bir derleme niteliği taşıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, daha önce yayımlanmış deneysel, klinik ve evrimsel tıp literatürünü değerlendirerek ateşin enfeksiyon hastalıkları bağlamındaki rolünü ele aldı.</p>

<p>Bu sonuç neden önemli?</p>

<p>Pandemi döneminde ateş çoğu zaman yalnızca bastırılması gereken bir belirti gibi görüldü. Çalışma ise ateşe daha dengeli bakılması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, “ateş varsa hemen müdahale edilmeli” düşüncesinin her durumda bilimsel olarak yeterince güçlü olmayabileceğini gündeme getiriyor. Ancak bu, yüksek ateşin ihmal edilmesi gerektiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Günlük hayatı nasıl etkileyebilir?</p>

<p>Bu çalışma, okura şu noktayı hatırlatıyor: Ateşin nedeni, süresi, derecesi, kişinin yaşı, genel sağlık durumu ve eşlik eden belirtiler birlikte değerlendirilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle bebekler, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler ve genel durumu bozulan hastalarda ateş mutlaka hekim değerlendirmesi gerektirir. Ateş düşürücü ilaçların kullanımı ise kişinin durumuna ve doktor önerisine göre ele alınmalıdır.</p>

<p>Uzmanlar hangi noktaya dikkat çekiyor?</p>

<p>Araştırmacılar, ateşin evrimsel olarak korunmuş bir savunma yanıtı olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle ateşi yalnızca rahatsız edici bir belirti olarak değil, bağışıklık sisteminin enfeksiyonla mücadelesindeki parçalardan biri olarak değerlendirmek gerektiğini belirtiyorlar.</p>

<p>Çalışmanın sınırları neler?</p>

<p>Bu makale doğrudan yeni hasta verisi sunan bir klinik çalışma değil. Bu nedenle “ateş düşürülmemelidir” gibi herkese uygulanacak kesin bir sonuç çıkarılamaz.</p>

<p>Ayrıca ateşin yararlı ya da riskli olması, enfeksiyonun türüne, ateşin düzeyine, hastanın yaşına ve eşlik eden hastalıklara göre değişebilir.</p>

<p>Sonuç ne anlama geliyor?</p>

<p>Çalışma, ateşin pandemi sonrasında yeniden düşünülmesi gereken bir belirti olduğunu gösteriyor. Ateş, vücudun düşmanı değil; bazı durumlarda savunma sisteminin çalışan bir parçası olabilir.</p>

<p>Ancak bu bilgi, ateşi hafife almak anlamına gelmez. En doğru yaklaşım, ateşi tek başına değil; hastanın genel durumu, eşlik eden belirtiler ve tıbbi değerlendirme ile birlikte ele almaktır.</p>

<p>Kaynak:<br />
Çalışmanın adı: Let fever do its job: The meaning of fever in the pandemic era<br />
Yayınlandığı dergi / kurum: Evolution, Medicine, and Public Health<br />
Yayın tarihi: 23 Kasım 2020<br />
Araştırmacılar / kurumlar: Sylwia Wrotek, Edmund K. LeGrand, Artur Dzialuk, Joe Alcock<br />
Çalışmanın türü: Bilimsel derleme / değerlendirme makalesi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ates-her-zaman-dusman-mi-bilim-insanlari-pandemi-sonrasi-bakisi-tartisti</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 06:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9027.jpeg" type="image/jpeg" length="23332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İki Hedefli CAR-T Tedavisinde Dikkat Çeken Sonuç: Lenfomada Yeni Veriler Umut Verdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/iki-hedefli-car-t-tedavisinde-dikkat-ceken-sonuc-lenfomada-yeni-veriler-umut-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/iki-hedefli-car-t-tedavisinde-dikkat-ceken-sonuc-lenfomada-yeni-veriler-umut-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nüks eden ya da tedaviye dirençli agresif B hücreli lenfomada iki hedefli CAR-T tedavisi, uzun dönem takipte dikkat çeken sonuçlar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışmada CD19 ve CD22 hedefli CAR-T yaklaşımının, özellikle otolog kök hücre nakliyle birlikte uygulandığında daha güçlü sağkalım verileriyle ilişkili olduğu bildirildi.</p>

<p>Araştırma, lenfoma tedavisinde “tek hedef” yerine “çift hedef” stratejisinin neden daha fazla konuşulmaya başladığını gösteriyor. Ancak bulgular erken umut taşısa da bu yöntem herkes için standart tedavi anlamına gelmiyor; sonuçların daha geniş, çok merkezli çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Araştırmada Ne Bulundu?</p>

<p>Çalışmada, nüks etmiş veya tedaviye dirençli agresif B hücreli Hodgkin dışı lenfoma tanılı 122 hasta değerlendirildi. Hastaların bir bölümü yalnızca CD19/CD22 hedefli CAR-T tedavisi aldı, diğer grupta ise CAR-T tedavisi otolog kök hücre nakliyle birlikte uygulandı.</p>

<p>Takip süresi ortalama 77,77 ay olarak bildirildi. CAR-T tedavisinin tek başına verildiği grupta 5 yıllık genel sağkalım yüzde 40, ilerlemesiz sağkalım yüzde 35,4 oldu. Otolog kök hücre nakliyle birlikte uygulanan grupta ise 5 yıllık genel sağkalım yüzde 70,2; ilerlemesiz sağkalım yüzde 64,9 olarak hesaplandı.</p>

<p>Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri de TP53 değişikliği taşıyan hastalarda sonuçların beklenenden daha iyi görünmesi oldu. TP53, birçok kanserde tedavi direnci ve kötü prognozla ilişkilendirilen bir gen olarak biliniyor.</p>

<p>Çalışma Nasıl Yapıldı?</p>

<p>Bu çalışma, tek merkezli ve araştırmacı başlatımlı iki klinik çalışma üzerinden yürütülen uzun dönem takip analizidir. Hastalar iki gruba ayrıldı: Bir gruba CD19/CD22 çift hedefli CAR-T tedavisi tek başına verildi, diğer grupta ise tedavi otolog kök hücre nakliyle birlikte uygulandı.</p>

<p>CAR-T tedavisi, hastanın bağışıklık hücrelerinin laboratuvarda yeniden programlanarak kanser hücrelerini hedeflemesi esasına dayanıyor. Bu çalışmada hedef alınan CD19 ve CD22, B hücreli lenfomalarda önem taşıyan yüzey belirteçleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu Sonuç Neden Önemli?</p>

<p>Lenfomada bazı hastalar standart tedavilere yanıt vermiyor ya da hastalık yeniden ortaya çıkabiliyor. Özellikle TP53 değişikliği bulunan hastalarda tedavi seçenekleri daha zorlayıcı hale gelebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle çift hedefli CAR-T yaklaşımı, kanser hücresinin tek bir hedefi kaybederek tedaviden kaçma ihtimalini azaltabilecek bir strateji olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, CD19 ve CD22’nin birlikte hedeflenmesinin antijen kaçışını azaltabileceğini ve CAR-T hücrelerinin etkisini destekleyebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Bulgular Günlük Hayatı Nasıl Etkileyebilir?</p>

<p>Bu çalışma, bugün için hastalara doğrudan “yeni standart tedavi” mesajı vermiyor. Ancak nüks eden veya dirençli lenfoma tedavisinde kişiye özel, moleküler risklere göre planlanan bağışıklık temelli tedavilerin daha fazla önem kazanabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Hastalar açısından en güvenli mesaj şu: Lenfoma tedavisinde seçenekler hızla çeşitleniyor, ancak CAR-T gibi ileri tedaviler mutlaka hematoloji ve onkoloji uzmanlarının değerlendirmesiyle, uygun merkezlerde ve hasta özelinde ele alınmalı.</p>

<p>Uzmanlar Hangi Noktaya Dikkat Çekiyor?</p>

<p>Çalışmada araştırmacılar, çift hedefli CAR-T tedavisinin özellikle otolog kök hücre nakliyle birlikte kullanıldığında uzun dönem hastalık kontrolü açısından dikkat çekici sonuçlar verdiğini belirtiyor. Ancak bu sonuçların tedavi algoritmalarına yerleşmesi için daha geniş, ileriye dönük ve çok merkezli çalışmalara ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Çalışmanın Sınırları Neler?</p>

<p>Çalışmanın en önemli sınırı tek merkezli ve randomize olmayan yapısıdır. Hasta sayısı sınırlıdır ve gruplara ayrım rastgele yapılmamıştır.</p>

<p>Ayrıca bazı hastalarda idame tedavileri kullanılmıştır. Bu durum, yalnızca CAR-T tedavisinin ya da nakille birlikte uygulamanın gerçek etkisini ayrı ayrı değerlendirmeyi zorlaştırabilir. Araştırmacılar da bu nedenle sonuçların genellenmesi için dikkatli olunması gerektiğini belirtmektedir.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Çift hedefli CD19/CD22 CAR-T tedavisi, nüks eden veya dirençli agresif B hücreli lenfomada uzun dönem takipte umut verici sonuçlar ortaya koydu. Özellikle otolog kök hücre nakliyle birlikte uygulanan gruptaki sağkalım verileri dikkat çekti.</p>

<p>Ancak bu çalışma, yöntemin tüm hastalar için kesin çözüm olduğunu göstermiyor. Bilimsel tablo, daha çok şu mesajı veriyor: Lenfoma tedavisinde hedefleri artıran, hastanın genetik risklerini dikkate alan hücresel tedaviler yeni araştırmaların merkezine yerleşiyor.</p>

<p>Kaynak:<br />
Çalışmanın adı: Long-term follow-up demonstrates the curative potential of dual CD19/CD22 CAR-T-cell therapy alone or combined with autologous stem cell transplantation in TP53-altered relapsed/refractory B-cell non-Hodgkin lymphoma<br />
Yayınlandığı dergi / kurum: Signal Transduction and Targeted Therapy; Oncology Times haberleştirmesi<br />
Yayın tarihi: 2026<br />
Araştırmacılar / kurumlar: Zekai Mao, Juan Peng ve çalışma ekibi<br />
Çalışmanın türü: Tek merkezli, uzun dönem takipli klinik çalışma analizi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/iki-hedefli-car-t-tedavisinde-dikkat-ceken-sonuc-lenfomada-yeni-veriler-umut-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 06:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9023-1.jpeg" type="image/jpeg" length="92887"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görele’de Ayı Yine Ağıla İndi: Üretici Önlem Bekliyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gorelede-ayi-yine-agila-indi-uretici-onlem-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gorelede-ayi-yine-agila-indi-uretici-onlem-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Görele ilçesine bağlı Bayazıt Köyü’nde küçükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan Osman isimli vatandaşın ağılına ayı saldırdı. Sisdağı’nın eteklerinde, Enişdibi mevkiinde yaşanan olayda bir koyun telef olurken, bazı koyunların da yaralandığı öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bölgede daha önce de benzer olayların yaşandığı belirtilirken, üreticiler yaban hayvanı saldırılarına karşı kalıcı önlem alınmasını istiyor. Emekle, alın teriyle geçimini sağlayan vatandaşlar için her hayvanın ekonomik bir değer olmanın ötesinde geçim kapısı olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Üretici Ayıyla Değil, Önlemsizlikle Mücadele Ediyor</p>

<p>Yaşanan saldırı, bölgede yaban hayvanlarıyla insan yaşam alanları arasındaki riskin giderek arttığını bir kez daha ortaya koydu. Köylüler, özellikle yayla ve orman hattına yakın bölgelerde ağılların korunması, üreticilerin desteklenmesi ve saldırıların tekrarlanmaması için ilgili kurumların daha etkin adım atması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p>Vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması için başta Milli Parklar Genel Müdürlüğü olmak üzere ilgili kurumların sahada daha görünür tedbirler alması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Geçmiş Olsun” Yetmiyor, Kalıcı Tedbir Gerekiyor</p>

<p>Bayazıt Köyü’nde yaşanan olay sonrası üreticinin mağduriyetinin giderilmesi ve bölgede benzer saldırıların önüne geçilmesi çağrısı yapıldı. Vatandaşlar, her saldırıdan sonra yalnızca geçmiş olsun dilekleriyle yetinilmemesi gerektiğini belirterek, üreticiyi koruyacak somut adımların atılmasını istiyor.</p>

<p>Yaşanan olay nedeniyle küçükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşa geçmiş olsun dilekleri iletilirken, bölgedeki üreticilerin güvenliğinin sağlanması için kalıcı ve etkili önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gorelede-ayi-yine-agila-indi-uretici-onlem-bekliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 06:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9022-1.jpeg" type="image/jpeg" length="16601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FDA’dan yaşlanma araştırmalarında kritik eşik: ER-100 için ilk insan denemesi izni]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-yaslanma-arastirmalarinda-kritik-esik-er-100-icin-ilk-insan-denemesi-izni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fdadan-yaslanma-arastirmalarinda-kritik-esik-er-100-icin-ilk-insan-denemesi-izni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşlanmayı “durdurma” ya da “tersine çevirme” iddiaları yıllardır bilim dünyasının en tartışmalı başlıkları arasında yer alıyor. Ancak 2026’nın başında gelen yeni bir gelişme, bu alanı teorik tartışmaların ötesine taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA, Life Biosciences tarafından geliştirilen ER-100 adlı deneysel tedavi için ilk insan klinik çalışmasına geçilmesine izin verdi. Bu karar, ilacın onaylandığı anlamına gelmiyor; ancak epigenetik yeniden programlama temelli bir yaklaşımın insanlarda güvenlik açısından test edilebilmesinin önünü açıyor.</p>

<p>ER-100 nedir, neden önemli?</p>

<p>ER-100, hücrelerin yaşlanma sürecinde kaybettiği bazı gençlik özelliklerini yeniden kazandırmayı hedefleyen deneysel bir gen tedavisi yaklaşımı olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Tedavinin temelinde OCT4, SOX2 ve KLF4 adlı üç yeniden programlama faktörü bulunuyor. Bu faktörler, bilim dünyasında “Yamanaka faktörleri” olarak bilinen hücresel yeniden programlama teknolojisinin parçası.</p>

<p>Buradaki kritik nokta şu: Amaç hücreyi tamamen kök hücreye çevirmek değil. Tam tersine, hücrenin kimliğini koruyarak yaşlanmayla bozulan epigenetik düzeni kısmen yenilemek hedefleniyor.</p>

<p>İlk hedef göz hastalıkları</p>

<p>İlk insan çalışması, açık açılı glokom ve non-arteritik anterior iskemik optik nöropati gibi optik sinir hastalıklarına odaklanacak. Çalışmada öncelikle güvenlik, tolerans, bağışıklık yanıtı ve görsel işlevler değerlendirilecek.</p>

<p>Gözün seçilmesi rastlantı değil. Optik sinir, merkezi sinir sisteminin bir uzantısı kabul ediliyor. Bu nedenle burada elde edilecek sonuçlar, sinir dokusunun yenilenmesi ve yaşa bağlı hasarın geri çevrilmesi açısından bilim insanlarına önemli ipuçları verebilir.</p>

<p>Ancak bu noktada dikkatli olmak gerekiyor. Gözde başarılı sonuç alınması, beyin, kalp ya da kas dokularında aynı etkinin kesin olarak sağlanacağı anlamına gelmez.</p>

<p>Fare çalışmalarında umut veren sonuçlar</p>

<p>ER-100’ün arkasındaki bilimsel zemin, 2020’de yayımlanan önemli bir çalışmaya dayanıyor. Bu araştırmada OSK faktörlerinin farelerde retina ganglion hücrelerinde genç DNA metilasyon kalıplarını kısmen geri kazandırabildiği, optik sinir hasarında akson yenilenmesini desteklediği ve görme işlevlerinde iyileşme sağladığı bildirildi.</p>

<p>Bu sonuçlar, yaşlanmanın yalnızca bir yıpranma süreci değil; hücrelerin “hangi genleri ne zaman kullanacağını” belirleyen epigenetik düzenin bozulmasıyla da ilişkili olduğunu güçlendirdi.</p>

<p>Yaşlanmayı tersine çevirmek mümkün mü?</p>

<p>Bugün için bilimsel cevap net: İnsanlarda yaşlanmayı bütünüyle tersine çeviren onaylı bir tedavi yok.</p>

<p>Ancak yaşlanmanın bazı biyolojik mekanizmalarını hedefleyen çalışmalar hız kazanmış durumda. Epigenetik yeniden programlama, senolitik ilaçlar, mTOR hedefli tedaviler, metformin çalışmaları ve bağışıklık yaşlanmasını azaltmaya yönelik araştırmalar bu alanın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Küresel yarış hızlandı</p>

<p>Yaşlanma biyolojisinde en çok izlenen alanlardan biri senolitik tedaviler. Bu yaklaşım, vücutta biriken ve çevresindeki dokulara zarar verebilen yaşlanmış hücreleri temizlemeyi hedefliyor. Dasatinib ve quercetin kombinasyonu, özellikle idiyopatik pulmoner fibrozis gibi yaşla ilişkili hastalıklarda erken faz insan çalışmalarında test edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir diğer önemli başlık ise metformin. TAME çalışması, metforminin kalp hastalığı, kanser ve demans gibi yaşa bağlı kronik hastalıkların gelişimini geciktirip geciktiremeyeceğini test etmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Rapamisin ve mTOR inhibitörleri de yaşlanma araştırmalarında dikkat çeken bir başka damar. Bazı klinik çalışmalar, bu yolakların yaşlı bireylerde bağışıklık yanıtı üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğini gösterdi; ancak bu ilaçların “anti-aging” amacıyla kontrolsüz kullanımı güvenli kabul edilmiyor.</p>

<p>Bilimsel eşik geçildi, ama mucize dönemi başlamadı</p>

<p>ER-100 için verilen izin, yaşlanma araştırmalarında sembolik değeri yüksek bir adım. Çünkü ilk kez epigenetik yeniden programlama temelli hücresel gençleştirme yaklaşımı insanlarda klinik güvenlik testine taşınıyor.</p>

<p>Fakat bu gelişme, “yaşlanma artık tedavi ediliyor” anlamına gelmiyor. Önümüzde hâlâ güvenlik, kanser riski, doku özgüllüğü, doz kontrolü, uzun vadeli etki ve etik tartışmalar gibi büyük sorular var.</p>

<p>Bugün için en doğru ifade şu olabilir: İnsanlık yaşlanmayı yenmedi; ancak yaşlanmanın biyolojik düğmelerine ilk kez bu kadar yakından dokunmaya başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-yaslanma-arastirmalarinda-kritik-esik-er-100-icin-ilk-insan-denemesi-izni</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 05:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9015.jpeg" type="image/jpeg" length="22274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın: Akademisyenlerimizin Görüşleri Yol Haritamıza Güç Katıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/rektor-prof-dr-kemalettin-aydin-akademisyenlerimizin-gorusleri-yol-haritamiza-guc-katiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rektor-prof-dr-kemalettin-aydin-akademisyenlerimizin-gorusleri-yol-haritamiza-guc-katiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, “Rektörle Yüz Yüze” toplantılarının 36’ncısında üniversitenin Hamidiye Külliyesinde görev yapan Dr. Öğretim Üyeleri ve Öğretim Görevlileriyle bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Binası 15 Temmuz Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen buluşmada, akademik süreçler, kurumsal hedefler ve sahadan gelen ihtiyaçlar kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p>

<p>Üniversite yönetimi ile akademisyenler arasındaki doğrudan iletişimi güçlendirmeyi amaçlayan toplantıda Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın, ortak akıl ve istişare kültürünün kurumsal gelişimin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Rektör Aydın: “Akademisyenlerimizin Görüşleri Yol Haritamıza Güç Katıyor”</p>

<p>Toplantıda değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın, akademisyenlerle yüz yüze temas kurmanın üniversite yönetimi açısından büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak en büyük gücümüz, alanında yetkin akademik kadromuz ve ortak hedefler etrafında kenetlenen kurumsal aile yapımızdır. ‘Rektörle Yüz Yüze’ buluşmalarını, yalnızca bir toplantı olarak değil; üniversitemizin geleceğini birlikte düşündüğümüz, sorunları birlikte ele aldığımız ve çözüm iradesini birlikte güçlendirdiğimiz önemli bir istişare zemini olarak görüyoruz.</p>

<p><img alt="Rektör Kemalettin Aydın akademisyenlerle bir araya geldi" class="detail-photo img-fluid" height="839" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9012.jpeg" width="1290" /></p>

<p>Dr. Öğretim Üyelerimiz ve Öğretim Görevlilerimiz, eğitim-öğretim süreçlerimizin sahadaki en önemli taşıyıcılarıdır. Onların görüşleri, önerileri ve tecrübeleri bizim için son derece kıymetlidir. Üniversitemizin akademik niteliğini daha da yukarı taşımak, öğrencilerimize daha güçlü bir eğitim ortamı sunmak ve sağlık bilimleri alanında ülkemize daha fazla katkı sağlamak için her bir hocamızın emeğini önemsiyoruz.</p>

<p>Biz, ortak akla inanan; katılımcı yönetim anlayışını merkeze alan; akademisyenini dinleyen, öğrencisini önceleyen ve bilimsel üretimi destekleyen bir üniversite kültürünü büyütmeye kararlıyız. Sağlık Bilimleri Üniversitesini, köklü mirasına yakışır şekilde geleceğe taşıyacak olan da bu güçlü birlikteliktir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda; eğitim-öğretim faaliyetleri, akademik kalite, öğrenci odaklı çalışmalar, araştırma süreçleri ve birimlerin sahada karşılaştığı ihtiyaçlar ele alındı. Dr. Öğretim Üyeleri ve Öğretim Görevlileriyle yapılan değerlendirmelerde, çözüm odaklı yaklaşımın güçlendirilmesi ve akademik üretkenliğin desteklenmesi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>“Rektörle Yüz Yüze” buluşmalarının, üniversite içinde katılımcı yönetim anlayışını güçlendiren önemli bir zemin oluşturduğu kaydedildi. Programın, akademik birimler arasında koordinasyonu artırması ve ortak hedefler doğrultusunda daha güçlü bir çalışma kültürü oluşturması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/rektor-prof-dr-kemalettin-aydin-akademisyenlerimizin-gorusleri-yol-haritamiza-guc-katiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 01:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9013.jpeg" type="image/jpeg" length="67769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeraltı 14 bölüm ekranlara dönüyor: Dizide dengeler yeniden değişecek]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yeralti-14-bolum-ekranlara-donuyor-dizide-dengeler-yeniden-degisecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yeralti-14-bolum-ekranlara-donuyor-dizide-dengeler-yeniden-degisecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NOW ekranlarında yayınlanan Yeraltı, yeni bölümü öncesi izleyicilerin gündeminde. Aşk, hesaplaşma ve suç dünyası ekseninde ilerleyen dizide son gelişmeler, yeni bölüm için beklentiyi artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NOW’un dikkat çeken yapımlarından Yeraltı, yeni bölümüyle yeniden izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Çarşamba akşamları ekrana gelen dizi, son bölümde artan gerilim ve karakterler arasındaki güç mücadelesiyle sosyal medyada da konuşulan başlıklardan biri oldu.</p>

<p>Dizinin merkezinde, suç dünyasının karanlık dengeleri ile kişisel duygular arasında sıkışan karakterlerin hikâyesi yer alıyor. MEDYAPIM imzalı yapımda Deniz Can Aktaş, Devrim Özkan ve Uraz Kaygılaroğlu başrolleri paylaşıyor. Dizi, 28 Ocak 2026’da NOW ekranlarında başlamıştı.</p>

<p>Yeraltı yeni bölüm ne zaman yayınlanacak?</p>

<p>Yeraltı, yayın akışında değişiklik olmaması halinde çarşamba günü saat 20.00’de NOW’da izleyiciyle buluşuyor. Kanalın dizi sayfasında yapım için “Çarşamba 20.00 - Yeni Bölüm” bilgisi yer alıyor.</p>

<p>Son bölümde ne oldu?</p>

<p>Son bölümde karakterler arasındaki güven krizi daha belirgin hale geldi. Bozo, Haydar Ali ve diğer kilit isimler üzerinden ilerleyen hikâyede, yeraltı dünyasındaki dengelerin artık eskisi gibi kalmayacağı mesajı verildi. Yeni bölümde bu çatışmanın daha sert sonuçlar doğurması bekleniyor.</p>

<p>Dizi neden konuşuluyor?</p>

<p>Yeraltı’nın gündemde kalmasının nedeni yalnızca yeni bölüm tarihi değil. Dizi, suç hikâyesini romantik gerilimle birleştiren yapısı, güçlü oyuncu kadrosu ve bölüm sonlarında bıraktığı soru işaretleriyle izleyicinin merakını canlı tutuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni bölümde ne bekleniyor?</p>

<p>Yeni bölümde geçmiş hesapların yeniden açılması, karakterler arasındaki ittifakların değişmesi ve aşk hattında daha keskin kararların verilmesi bekleniyor. Özellikle güç dengesi üzerinden ilerleyen sahnelerin, hikâyenin yönünü belirlemesi muhtemel.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yeralti-14-bolum-ekranlara-donuyor-dizide-dengeler-yeniden-degisecek</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 00:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7339.jpeg" type="image/jpeg" length="54757"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PSG eliminiert Bayern München: Arsenal-Gegner im Champions-League-Finale steht fest]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/psg-eliminiert-bayern-munchen-arsenal-gegner-im-champions-league-finale-steht-fest</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/psg-eliminiert-bayern-munchen-arsenal-gegner-im-champions-league-finale-steht-fest" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Paris Saint-Germain hat Bayern München im Halbfinale ausgeschaltet und das Ticket für das UEFA-Champions-League-Finale gelöst. In Budapest wartet nun der FC Arsenal auf den französischen Spitzenklub.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Das Finale der UEFA Champions League 2026 ist komplett. Paris Saint-Germain trifft im Endspiel auf Arsenal. Die Franzosen setzten sich im Halbfinale gegen Bayern München durch und kämpfen nun um den nächsten europäischen Titel.</p>

<p>Besonders das Rückspiel gegen den deutschen Rekordmeister sorgte europaweit für große Aufmerksamkeit. PSG zeigte trotz des enormen Drucks in München eine kontrollierte und reife Leistung. Bayern fand phasenweise ins Spiel, konnte den Rückstand insgesamt jedoch nicht mehr drehen.</p>

<p>Damit steht PSG erneut auf der größten Bühne des europäischen Vereinsfußballs. Für den Klub aus Paris geht es nicht nur um einen weiteren Titel, sondern auch um die Bestätigung seiner internationalen Dominanz der vergangenen Jahre.</p>

<p>Bayern München verpasst erneuten Finaleinzug</p>

<p>Für Bayern München endet die Champions-League-Saison dagegen mit Enttäuschung. Nach starken Auftritten in den vorherigen Runden blieb der deutsche Klub im Halbfinale hinter den Erwartungen zurück. Vor allem die mangelnde Chancenverwertung und defensive Unsicherheiten wurden nach dem Ausscheiden intensiv diskutiert.</p>

<p>In den sozialen Netzwerken gehörte das Duell zwischen Bayern und PSG unmittelbar nach Abpfiff zu den meistdiskutierten Themen Europas. Viele Fans bewerteten das Halbfinale bereits als vorgezogenes Finale.</p>

<p>Arsenal wartet im Endspiel</p>

<p>Arsenal hatte zuvor Atlético Madrid ausgeschaltet und sich erstmals seit vielen Jahren wieder für ein Champions-League-Finale qualifiziert. Das Team von Mikel Arteta gilt in dieser Saison als eines der konstantesten Europas.</p>

<p>Nun kommt es in Budapest zum Duell zweier Mannschaften, die offensiven Fußball bevorzugen und mit hohem Tempo spielen. Experten erwarten deshalb ein Finale mit hoher Intensität und vielen Torchancen.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Wann findet das Finale statt?</p>

<p>Das Champions-League-Finale zwischen Arsenal und PSG wird am 30. Mai 2026 in der Puskás Aréna in Budapest ausgetragen. Fußballfans weltweit richten ihren Blick bereits auf das Endspiel, das als eines der spannendsten Finals der letzten Jahre gilt.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/psg-eliminiert-bayern-munchen-arsenal-gegner-im-champions-league-finale-steht-fest</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7399.jpeg" type="image/jpeg" length="87627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dev finalin adı belli oldu: Arsenal’in rakibi PSG oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dev-finalin-adi-belli-oldu-arsenalin-rakibi-psg-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dev-finalin-adi-belli-oldu-arsenalin-rakibi-psg-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi’nde final eşleşmesi netleşti. Bayern Münih’i toplam skorla saf dışı bırakan PSG, Budapeşte’de Arsenal ile kupanın sahibi olmak için sahaya çıkacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa futbolunda sezonun en büyük randevusu artık belli. UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde Arsenal ile Paris Saint-Germain karşı karşıya gelecek. PSG, Bayern Münih karşısında yarı final serisini geçerek adını finale yazdırdı. Final 30 Mayıs 2026’da Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Puskás Aréna’da oynanacak.</p>

<p>PSG, Bayern Münih deplasmanında aldığı 1-1’lik sonuçla toplam skorda avantajını korudu ve finale yükseldi. Fransız ekibi, ilk maçtan gelen üstünlüğünü ikinci karşılaşmada kontrollü oyunla taşıdı. Bayern’in geç gelen golü sonucu değiştirmeye yetmedi.</p>

<p>PSG yeniden zirve yürüyüşünde</p>

<p>Paris temsilcisi için bu final yalnızca yeni bir kupa fırsatı değil, aynı zamanda Avrupa’daki konumunu pekiştirme sınavı olacak. Geçen sezon Şampiyonlar Ligi’ni kazanan PSG, bu kez unvanını korumak için sahaya çıkacak.</p>

<p>Luis Enrique yönetimindeki takım, Bayern karşısında yalnızca hücum gücüyle değil, oyunu tutma becerisiyle de dikkat çekti. Özellikle hızlı geçişler, kanat etkinliği ve savunma direnci PSG’nin finale yürüyüşünde belirleyici oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arsenal yıllar sonra dev sahnede</p>

<p>Finalin diğer tarafında ise Arsenal var. Londra ekibi, Atletico Madrid’i eleyerek 2006’dan sonra ilk kez Şampiyonlar Ligi finaline yükseldi. Mikel Arteta’nın takımı, sezon boyunca yakaladığı ritmi Avrupa’nın en büyük maçına taşıma fırsatı buldu.</p>

<p>Bu eşleşme, iki farklı hikâyeyi aynı sahada buluşturacak: PSG kupayı korumak isteyecek, Arsenal ise uzun bekleyişi bitirmenin peşinde olacak.</p>

<p>Final ne zaman, nerede oynanacak?</p>

<p>Şampiyonlar Ligi finali 30 Mayıs 2026 Cumartesi günü Budapeşte’deki Puskás Aréna’da oynanacak. UEFA’nın yeni uygulamasıyla finalin başlama saati önceki yıllara göre daha erken olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dev-finalin-adi-belli-oldu-arsenalin-rakibi-psg-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8723.jpeg" type="image/jpeg" length="42497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 680 Personel Alacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-680-personel-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-680-personel-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, merkez ve taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere 2025/1 sözleşmeli personel alımı yapacağını duyurdu. Yayımlanan ilana göre farklı unvanlarda toplam 680 personel istihdam edilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başvurular, Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı üzerinden çevrim içi olarak alınacak. Adayların başvuru işlemlerini ilanda belirtilen tarihler arasında tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Alım yapılacak kadrolar belli oldu</p>

<p>İlanda; psikolog, sosyolog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimcisi, diyetisyen, fizyoterapist, hemşire, büro personeli, destek personeli ile koruma ve güvenlik görevlisi gibi farklı unvanlara yer verildi.</p>

<p>Personel alımında merkez ve taşra teşkilatı için ayrı kontenjanlar bulunurken, bazı kadrolarda kadın ve erkek adaylar için özel kontenjan ayrıldığı görüldü.</p>

<p>KPSS şartı aranacak</p>

<p>Başvurularda adayların 2024 yılı KPSS puan türlerinden ilgili puan şartını taşıması istenecek. Lisans mezunları için genel olarak KPSS P3 puanı dikkate alınacak.</p>

<p>Bazı kadrolarda mezuniyet alanı, yaş şartı, özel güvenlik kimlik kartı, cinsiyet, sertifika veya görev tanımına uygun özel şartlar da aranacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvurular Kariyer Kapısı üzerinden yapılacak</p>

<p>Adaylar başvurularını yalnızca elektronik ortamda gerçekleştirecek. Posta, elden başvuru veya farklı kanallardan yapılan müracaatlar kabul edilmeyecek.</p>

<p>Başvuru yapacak adayların ilandaki özel şartları dikkatle incelemesi, belgelerini eksiksiz ve okunaklı şekilde sisteme yüklemesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-680-personel-alacak</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8233.jpeg" type="image/jpeg" length="14173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerbirliği-Trabzonspor maçı ne zaman? Kupada final bileti için kritik gece]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/genclerbirligi-trabzonspor-maci-ne-zaman-kupada-final-bileti-icin-kritik-gece</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/genclerbirligi-trabzonspor-maci-ne-zaman-kupada-final-bileti-icin-kritik-gece" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ziraat Türkiye Kupası’nda final yolunun son virajına girildi. Trabzonspor, yarı finalde Gençlerbirliği deplasmanına çıkacak. Bordo-mavililer, Ankara’daki mücadeleyi kazanması halinde finalde Konyaspor’un rakibi olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ziraat Türkiye Kupası’nda heyecan yarı final etabıyla zirveye taşındı. Trabzonspor, kupada finale kalmak için Gençlerbirliği karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Futbolseverlerin en çok araştırdığı “Trabzonspor’un kupa maçı ne zaman, Gençlerbirliği-Trabzonspor maçı saat kaçta?” soruları da karşılaşma öncesi yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Bordo-mavili ekip için bu maç yalnızca bir yarı final değil, sezonun en kritik eşiklerinden biri olarak görülüyor. Tek maç üzerinden oynanacak mücadelede hata payı bulunmazken, kazanan takım adını doğrudan finale yazdıracak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlerbirliği-Trabzonspor maçı ne zaman, saat kaçta?</p>

<p>Gençlerbirliği ile Trabzonspor arasında oynanacak Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçı 13 Mayıs 2026 Çarşamba günü saat 20.30’da başlayacak.</p>

<p>Karşılaşma Ankara’da, Eryaman Stadyumu’nda oynanacak. Mücadelede tur atlayan taraf, finalde TÜMOSAN Konyaspor ile karşı karşıya gelecek.</p>

<p>Trabzonspor final için sahaya çıkıyor</p>

<p>Trabzonspor, kupada yoluna devam etmek ve sezonu final heyecanıyla taçlandırmak istiyor. Bordo-mavililer, çeyrek finalde Samsunspor’u penaltılarla geçerek yarı finale yükselmişti.</p>

<p>Gençlerbirliği ise Galatasaray’ı deplasmanda mağlup ederek kupanın dikkat çeken sonuçlarından birine imza attı. Bu nedenle Ankara’daki maç, kâğıt üzerindeki dengelerin ötesinde yüksek tempolu ve sert geçmesi beklenen bir mücadeleye işaret ediyor.</p>

<p>Finalin diğer takımı belli oldu</p>

<p>Ziraat Türkiye Kupası’nda ilk finalist Konyaspor oldu. Yeşil-beyazlı ekip, Beşiktaş’ı 1-0 mağlup ederek final biletini aldı.</p>

<p>Gençlerbirliği-Trabzonspor maçının galibi, 22 Mayıs 2026 Cuma günü Antalya’da oynanacak finalde Konyaspor’un rakibi olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/genclerbirligi-trabzonspor-maci-ne-zaman-kupada-final-bileti-icin-kritik-gece</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8723.jpeg" type="image/jpeg" length="81183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Žalgiris - Fenerbahçe Maçında Son Çeyrek Kabusu! Seri Litvanya’da Uzadı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/zalgiris-fenerbahce-macinda-son-ceyrek-kabusu-seri-litvanyada-uzadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/zalgiris-fenerbahce-macinda-son-ceyrek-kabusu-seri-litvanyada-uzadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EuroLeague play-off serisinin üçüncü maçında Fenerbahçe Beko, deplasmanda karşılaştığı Zalgiris Kaunas karşısında son çeyrekte üstünlüğünü koruyamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sarı lacivertliler, Litvanya’daki kritik mücadeleden 81-78 mağlup ayrılarak seride ilk yenilgisini aldı.</p>

<p>İstanbul’da oynanan ilk iki maçı kazanarak büyük avantaj yakalayan Fenerbahçe Beko, Zalgirio Arena’da maça oldukça etkili başladı. Hücumda yüksek tempoyla oynayan temsilcimiz, ilk periyodu 25-12 önde kapatarak erken bir üstünlük kurdu. Devre arasına da 42-35’lik skor avantajıyla giren sarı lacivertliler, üçüncü çeyrek sonunda da kontrolü elinde tuttu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak son periyotta tablo tamamen değişti. Ev sahibi ekip özellikle pota altında bulduğu sayılarla geri dönüşe imza attı. Zalgiris’in yıldız ismi Tubelis’in etkili performansı maçın kırılma noktası oldu. Bir ara çift haneli farkla geriye düşen Litvanya temsilcisi, son bölümde oyunun kontrolünü ele geçirerek parkeden galibiyetle ayrıldı.</p>

<p>Fenerbahçe Beko’da Wade Baldwin’in 16 sayılık katkısı mağlubiyeti engellemeye yetmedi. Zalgiris cephesinde ise Tubelis 26 sayıyla gecenin en dikkat çeken oyuncusu oldu.</p>

<p>Bu sonuçla birlikte play-off serisinde durum 2-1’e geldi. Üç galibiyete ulaşan takımın Final Four bileti alacağı eşleşmede dördüncü karşılaşma yeniden Litvanya’da oynanacak. Fenerbahçe Beko, o mücadeleyi kazanması halinde adını EuroLeague Final Four’una yazdıracak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/zalgiris-fenerbahce-macinda-son-ceyrek-kabusu-seri-litvanyada-uzadi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 22:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8723.jpeg" type="image/jpeg" length="53610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="44716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="93097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="25730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="22009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="25031"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
