<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 23:45:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdoğan Öz, Halk Sağlığı Genel Müdürü Olarak Atandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-ogretim-uyesi-doc-dr-erdogan-oz-halk-sagligi-genel-muduru-olarak-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-ogretim-uyesi-doc-dr-erdogan-oz-halk-sagligi-genel-muduru-olarak-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık alanında dikkat çeken bir atama gerçekleşti. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği akademisyenlerinden Doç. Dr. Erdoğan Öz, Halk Sağlığı Genel Müdürü olarak atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tıptan sağlık yönetimine uzanan güçlü kariyer</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1970 yılında Gaziantep’te dünyaya gelen Erdoğan Öz, 1995 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Meslek hayatına aynı yıl Şanlıurfa Birecik 2 No’lu Gültepe Sağlık Ocağı’nda adım atan Öz, 1995-1998 yılları arasında Şanlıurfa Birecik Devlet Hastanesi’nde görev yaptı.</p>

<p>1998-2002 yılları arasında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Aile Hekimliği Asistanı olarak çalışan Öz, 2002-2003 yıllarında aynı hastanede Aile Hekimliği Uzmanı olarak görevini sürdürdü.</p>

<p>Sahada da yönetimde de önemli görevler aldı</p>

<p>Doç. Dr. Erdoğan Öz, 2002-2006 yılları arasında Adıyaman AÇSAP’ta, 2006-2014 yılları arasında ise Adıyaman Merkez 3 No’lu Aile Hekimliği Birimi’nde görev yaptı. Sağlık hizmetlerinin saha ayağındaki tecrübesini idari görevlerle de güçlendiren Öz, 2015-2017 yılları arasında Adıyaman Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri olarak çalıştı.</p>

<p>2017-2023 yılları arasında Adıyaman İl Sağlık Müdürü olarak görev yapan Öz, bu süreçte sağlık hizmetlerinin planlanması, yürütülmesi ve koordinasyonu noktasında önemli sorumluluklar üstlendi.</p>

<p>Ekim 2023 ile Şubat 2024 arasında İstanbul Şişli İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde Aile Hekimliği Birim Sorumlusu olarak görev yapan Erdoğan Öz, ardından Şubat 2024 ile Temmuz 2024 tarihleri arasında Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’nde Aile Hekimliği Uzmanı olarak çalıştı.</p>

<p>Yeni görevinde halk sağlığına katkı sunacak</p>

<p>Ağustos 2024’te Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirilen Erdoğan Öz, son olarak Halk Sağlığı Genel Müdürü olarak atandı. Aile hekimliği, koruyucu sağlık hizmetleri ve sağlık yönetimi alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübesiyle öne çıkan Öz’ün, yeni görevinde halk sağlığı politikalarına önemli katkılar sunması bekleniyor.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi kimliğiyle de akademik alanda çalışmalarını sürdüren Doç. Dr. Erdoğan Öz, evli, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-ogretim-uyesi-doc-dr-erdogan-oz-halk-sagligi-genel-muduru-olarak-atandi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 21:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6923.webp" type="image/jpeg" length="10056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. M. Ercan Artan Vefat Etti: İstanbul Üniversitesi’nin Eski Dekanı Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-m-ercan-artan-vefat-etti-istanbul-universitesinin-eski-dekani-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-m-ercan-artan-vefat-etti-istanbul-universitesinin-eski-dekani-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi eski dekanı Prof. Dr. M. Ercan Artan’ın vefat ettiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’da hayatını kaybeden Artan’ın ölümü, akademi çevrelerinde ve sevenleri arasında üzüntü oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akademi camiasını üzen vefat haberi</p>

<p>Pervasız’da yer alan bilgiye göre Prof. Dr. M. Ercan Artan, Ankara’da yaşamını yitirdi. Haberde, Artan için ailesine, yakınlarına ve akademi camiasına başsağlığı dilekleri paylaşıldı.</p>

<p>Prof. Dr. M. Ercan Artan kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. M. Ercan Artan, 1963 yılında Akşehir Lisesi’nden mezun oldu. Ardından 1968 yılında Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ni bitirdi. Akademik ve mesleki hayatında Tarım Bakanlığı, Ankara Üniversitesi Elazığ Veteriner Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi ile K.H.Ü. bünyesindeki çeşitli birimlerde görev yaptı.</p>

<p>İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi eski dekanıydı</p>

<p>Prof. Dr. M. Ercan Artan, özellikle İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi eski dekanı kimliğiyle tanınıyordu. Eğitim ve akademi dünyasında uzun yıllar görev yapan Artan’ın, veterinerlik alanındaki çalışmalarıyla bilinen bir isim olduğu görüldü.</p>

<p>Araştırmacı kimliğiyle de biliniyordu</p>

<p>Haberde yer alan bilgilere göre Artan, araştırmacı yönüyle de öne çıktı. Özellikle Akşehir tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanındığı, ayrıca VAGEV, TASEV, HASEV ve AKSEV gibi vakıflarda görev aldığı aktarıldı. AKSEV’in kurucu üyeleri arasında yer aldığı da belirtildi.</p>

<p>Cenazesi çarşamba günü defnedilecek</p>

<p>Prof. Dr. M. Ercan Artan’ın cenazesinin, çarşamba günü kılınacak cenaze namazının ardından Akşehir Nasreddin Hoca Mezarlığı’nda toprağa verileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-m-ercan-artan-vefat-etti-istanbul-universitesinin-eski-dekani-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6910.webp" type="image/jpeg" length="84882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İTÜ’nün Acı Kaybı: Prof. Dr. Hakan Kuntman Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/itunun-aci-kaybi-prof-dr-hakan-kuntman-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/itunun-aci-kaybi-prof-dr-hakan-kuntman-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi, eski bölüm başkanı ve eski dekan Prof. Dr. Hakan Kuntman’ın vefatı akademi camiasında üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yıllar İTÜ’de önemli görevler üstlenen Kuntman için 14 Nisan Salı günü tören düzenlenecek.</p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/prof-dr-hakan-kuntman-kimdir">Prof. Dr. Hakan Kuntman Kimdir?</a></p>

<p>İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nün emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hakan Kuntman’ın vefat ettiği duyuruldu. İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü tarafından yayımlanan başsağlığı mesajında, Prof. Dr. Kuntman’ın hem akademik çalışmaları hem de üstlendiği yöneticilik görevleriyle kuruma uzun yıllar hizmet verdiği belirtildi.</p>

<p>Prof. Dr. Hakan Kuntman, 2001-2004 yılları arasında Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölüm Başkanı, 2004-2010 yılları arasında ise Elektrik-Elektronik Fakültesi Dekanı olarak görev yapmıştı. Akademik hayatı boyunca çok sayıda öğrenci yetiştiren Kuntman, İTÜ camiasında iz bırakan isimler arasında gösteriliyordu.</p>

<p>Cenaze töreni 14 Nisan’da</p>

<p>Yapılan duyuruya göre Prof. Dr. Hakan Kuntman için 14 Nisan 2026 Salı günü saat 11.00’de Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde tören düzenlenecek. Törenin ardından Zincirlikuyu Mezarlığı Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>Tören sonrası Süleyman Demirel Kültür Merkezi önünden araç kaldırılacağı da duyuruda yer aldı.</p>

<p>İTÜ camiasından başsağlığı mesajı</p>

<p>İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü tarafından paylaşılan başsağlığı mesajında, Prof. Dr. Hakan Kuntman için Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve İTÜ camiasına başsağlığı dileğinde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Hakan Kuntman’ın vefatı, yalnızca mühendislik dünyasında değil, uzun yıllar görev yaptığı üniversite çevresinde de derin üzüntüye neden oldu. Akademiye bıraktığı eserler, yetiştirdiği öğrenciler ve üstlendiği idari sorumluluklarla hatırlanacağı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/itunun-aci-kaybi-prof-dr-hakan-kuntman-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6909.jpeg" type="image/jpeg" length="72896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cem Öcal’dan Acı Haber: Bodrum’daki Evinde Ölü Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cem-ocaldan-aci-haber-bodrumdaki-evinde-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cem-ocaldan-aci-haber-bodrumdaki-evinde-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk müzik dünyasından gelen acı haber sevenlerini üzdü. Bir dönem Kenan Doğulu’nun vokalistliğini yapan Cem Öcal, Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşadığı evde ölü bulundu. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre Cem Öcal’dan bir süredir haber alamayan yakınlarının durumu bildirmesi üzerine adrese ekipler sevk edildi. Bodrum’daki evine gelen ekipler, Öcal’ı hareketsiz halde buldu. Yapılan ilk kontrollerde ünlü müzisyenin hayatını kaybettiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cem Öcal’ın ölüm haberi, sanat camiasında ve müzik çevrelerinde büyük üzüntü yarattı. Özellikle bir dönem sahne performansları ve müzik çalışmalarıyla tanınan Öcal’ın vefatı, sevenleri arasında derin yankı uyandırdı.</p>

<p>Olay yerinde yapılan ilk incelemelerin ardından Cem Öcal’ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla adli tıp kurumuna gönderildi. Yetkililer, ölümün nedenine ilişkin resmi açıklamanın yapılacak incelemenin ardından netlik kazanacağını bildirdi.</p>

<p>Müzik dünyasında tanınan isimlerden biri olan Cem Öcal’ın yaşamını yitirmesi, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Çok sayıda sanatçı ve hayranı, paylaşım yaparak üzüntülerini dile getirdi.</p>

<p>Cem Öcal’ın Bodrum’daki evinde ölü bulunmasına ilişkin soruşturma sürüyor. Yetkililerden gelecek resmi açıklamanın ardından olayın ayrıntılarının netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cem-ocaldan-aci-haber-bodrumdaki-evinde-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6902-1.jpeg" type="image/jpeg" length="21330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şavşat’ta Uçuruma Yuvarlanan Ambulansta Şerafettin Sancar Öldü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/savsatta-ucuruma-yuvarlanan-ambulansta-serafettin-sancar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/savsatta-ucuruma-yuvarlanan-ambulansta-serafettin-sancar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin’in Şavşat ilçesinde hasta taşıyan ambulansın uçuruma yuvarlandığı kazada, ambulansta bulunan Şerafettin Sancar hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aynı kazada 3 sağlık personeli ile 1 hasta yakını yaralanarak hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Kaza, sabah saat 05.06 sıralarında Şavşat ilçesine bağlı Çoraklı köyü yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre 112 Acil Sağlık ekipleri, Ilıca köyünden hasta aldıktan sonra dönüş yoluna geçti. Kar yağışı ve buzlanma nedeniyle kayganlaşan yolda sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ambulans yaklaşık 30 metrelik uçuruma yuvarlandı.</p>

<p>İhbarın ardından bölgeye AFAD, jandarma, 112 Acil Sağlık ekipleri, ŞAKUT ve Şavşat Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Zorlu arazi ve hava şartlarında yürütülen çalışmalar sonucu ambulanstaki yaralılar bulundukları yerden çıkarıldı.</p>

<p>Kazada ambulansta bulunan Şerafettin Sancar olay yerinde yaşamını yitirdi. Yaralanan 3 sağlık çalışanı ile 1 hasta yakınına ilk müdahale olay yerinde yapıldı. Yaralılar daha sonra ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şavşat’ta büyük üzüntüye neden olan kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Olumsuz hava koşullarının etkili olduğu bölgede yaşanan olay, kış şartlarında sağlık ekiplerinin görev sırasında karşı karşıya kaldığı zorlukları bir kez daha gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/savsatta-ucuruma-yuvarlanan-ambulansta-serafettin-sancar-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6867.jpeg" type="image/jpeg" length="36058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Denizli Tabip Odası seçiminde kazanan Prof. Dr. Gökhan Önem oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/denizli-tabip-odasi-seciminde-kazanan-prof-dr-gokhan-onem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/denizli-tabip-odasi-seciminde-kazanan-prof-dr-gokhan-onem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Tabip Odası’nda olağan genel kurul süreci tamamlandı. Yapılan seçimlerde Prof. Dr. Gökhan Önem’in öncülük ettiği Çağdaş Hekimler Grubu sandıktan birinci çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Seçim sonucuyla birlikte oda yönetiminde yeni dönem resmen şekillenmiş oldu.</p>

<p>Denizli Tabip Odası hizmet binasında gerçekleştirilen genel kurulda hekimler yeni yönetimi belirlemek için oy kullandı. İki dönemdir başkanlık görevini yürüten Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç’ın aday olmadığı seçimde, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Önem ile Prof. Dr. Bülent Topuz’un listeleri yarıştı.</p>

<p>Sandık sonuçlarına göre Prof. Dr. Gökhan Önem 516 oy alarak seçimi kazandı. Prof. Dr. Bülent Topuz ise 290 oyda kaldı. Böylece Denizli Tabip Odası’nın yeni başkanı Prof. Dr. Gökhan Önem oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çarşaf liste usulüyle yapılan seçimlerin ardından yalnızca yönetim kurulu değil, denetim ve onur kurulları ile büyük kongre delegeleri de belirlendi. Yeni yönetim kurulunda Fercem Erbay, Türkay Selcen Aydemir, Özkan Aydoğan, Handan Öztürk, Nazlı Kapubağlı Çetin ve Fırat Okta yer aldı. Ayrıca eski başkan Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç’ın da Merkez Konseyi delege adayları arasında bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Resmi sonuçların ilanının ardından yeni yönetimin mazbatasını alarak 2026-2028 döneminde görevine başlaması bekleniyor. Seçim sürecinin, üyelerin yoğun katılımıyla ve sandıkların kapanmasının ardından yapılan sayım işlemleriyle tamamlandığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/denizli-tabip-odasi-seciminde-kazanan-prof-dr-gokhan-onem-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6862.jpeg" type="image/jpeg" length="65061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kerem Kınık’tan “genelevler kapatılsın” çağrısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kerem-kiniktan-genelevler-kapatilsin-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kerem-kiniktan-genelevler-kapatilsin-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’deki genelevlerin kapatılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kınık, söz konusu yerlerde kadınların psikolojik ve fiziksel baskıya maruz kaldığını savunarak, bu kişilerin korunmaya alınması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kınık, paylaşımında “Aile Yılı” vurgusu yaparak yetkililere seslendi. Türkiye’deki genelevlerin kapatılmasını isteyen Kınık, burada sömürüldüğünü ifade ettiği kadınların kurtarılması ve devlet korumasına alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Paylaşımında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nı etiketleyen Kınık, bu yapıları “zulüm yuvaları” olarak nitelendirdi. Dünyada örneği kalmadığını öne sürdüğü bu sistemin Türkiye’de de sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kınık’ın paylaşımı kısa sürede sosyal medyada dikkat çekerken, çağrısı farklı görüşleri de beraberinde getirdi. Konuya ilişkin resmi makamlardan ise şu ana kadar herhangi bir açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kerem-kiniktan-genelevler-kapatilsin-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6859.jpeg" type="image/jpeg" length="95227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖTV’siz Araç Kimler Alabilir? Meclis’ten Geçen Yeni Şartlar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/otvsiz-arac-kimler-alabilir-meclisten-gecen-yeni-sartlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/otvsiz-arac-kimler-alabilir-meclisten-gecen-yeni-sartlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Engellilere tanınan ÖTV istisnalı araç alımında kurallar değişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen yeni düzenlemeyle birlikte hem kapsam genişledi hem de araç yenileme ve satış süresine ilişkin şartlar yeniden belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sistemde özellikle ortopedik engeli bulunan bireyler için dikkat çeken başlıklar öne çıktı.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre, yüzde 40 ve üzeri ortopedik engeli bulunan ve bu engeli nedeniyle sürücü belgesi alamayan vatandaşlar da ÖTV’siz araç alım hakkından yararlanabilecek. Böylece daha önce uygulamanın dışında kalan bir grup için yeni bir kapı açılmış oldu.</p>

<p>Düzenlemenin en çok konuşulan başlıklarından biri süre şartı oldu. Buna göre ÖTV muafiyetiyle alınan araçlar için yeni araç alma süresi 10 yıl olarak uygulanacak. Mevcut aracını elinde tutan hak sahipleri, yeni bir ÖTV’siz araç almak için 10 yıllık süreyi doldurmak zorunda kalacak.</p>

<p>Bununla birlikte 5 yılını dolduran araçlar için satış tarafında daha esnek bir tablo oluştu. Hak sahipleri, 5 yılını tamamlayan araçlarını cezasız şekilde elden çıkarabilecek. Ancak bu satış, hemen yeniden ÖTV’siz araç alımı anlamına gelmeyecek; yeni alım için 10 yıllık sürenin tamamlanması gerekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni dönemde araç seçiminde yerlilik şartı da korunuyor. Haber kaynaklarına göre ÖTV istisnası kapsamında alınacak araçlarda en az yüzde 40 yerli katkı oranı aranacak. Bu durum, piyasadaki uygun model havuzunu doğrudan daraltan unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>2026 yılı için uygulanacak ÖTV istisnalı araç üst limiti de yeniden değerleme oranı doğrultusunda güncellendi. Çeşitli vergi ve mali müşavirlik kaynaklarında bu sınır 2 milyon 873 bin 900 TL olarak aktarılırken, bazı güncel haberlerde rakam 2 milyon 873 bin 972 TL olarak yer aldı. Bu nedenle uygulamada esas alınacak kesin tutarın ilgili tebliğ ve idari açıklamalarla netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Yüzde 90 ve üzeri engellilik oranına sahip bireyler açısından ise mevcut sistemin ana çerçevesi sürüyor. Bu grupta araç için özel tertibat şartı aranmazken, aracın hak sahibi dışında yakınları tarafından da kullanılabilmesi uygulamanın temel unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>Meclis’ten geçen düzenleme, engelli bireylerin araç alım hakkını tamamen kaldırmıyor; fakat erişim koşullarını daha seçici ve daha uzun vadeli hale getiriyor. Bir yanda kapsam genişlerken, diğer yanda 10 yıllık yeni satın alma kuralı ve yerlilik şartı nedeniyle uygulamanın pratik etkisinin önümüzdeki dönemde daha çok tartışılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/otvsiz-arac-kimler-alabilir-meclisten-gecen-yeni-sartlar</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6856.jpeg" type="image/jpeg" length="79459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’nin Eskişehir’de Tanınan İsimlerinden Gülcan Çalış Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/chpnin-eskisehirde-taninan-isimlerinden-gulcan-calis-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/chpnin-eskisehirde-taninan-isimlerinden-gulcan-calis-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi’nin Eskişehir’de tanınan isimlerinden Gülcan Çalış’ın yaşamını yitirdiği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalış’ın bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskişehir siyaset çevrelerinde bilinen isimlerden biri olan Gülcan Çalış’ın vefat haberi, sevenlerini ve yakın çevresini yasa boğdu. Kentte uzun yıllardır tanınan simalar arasında yer alan Çalış’ın ölümü, başta ailesi olmak üzere dostları ve partililer arasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Gülcan Çalış’ın cenazesi, bugün öğle namazının ardından saat 13.00’te Alaeddin Camii’nden kaldırılacak. Çalış, burada kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak.</p>

<p>Gülcan Çalış’ın vefatı nedeniyle çok sayıda taziye mesajının paylaşılması beklenirken, Eskişehir kamuoyunda da derin bir üzüntü oluştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/chpnin-eskisehirde-taninan-isimlerinden-gulcan-calis-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6855.jpeg" type="image/jpeg" length="78122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Erdöl’e Gülümseten Trabzon Esprisi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogandan-erdole-gulumseten-trabzon-esprisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogandan-erdole-gulumseten-trabzon-esprisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Trabzon Günleri kapsamında katıldığı programda hem memleketine dair duygularını hem de meslek hayatındaki dönüm noktalarını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erdöl, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine zaman zaman, “Hani size her yer Trabzon’du Cevdet?” diyerek takıldığını aktarırken, Trabzon’un insanına yüklediği çalışma azmine dikkat çekti. Ayrıca hayatındaki en büyük kırılma noktalarının tıp fakültesine girmesi ve kardiyoloji uzmanlığını seçmesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Trabzon Günleri’nde düzenlenen 61sohbet programında konuşan Erdöl, memleket hasretinin yalnızca şehirde yaşayanlara değil, Trabzon dışında olanlara da ağır geldiğini ifade etti. Çocukluk ve gençlik yıllarının zorlu coğrafya, sert iklim ve ağır çalışma şartları içinde geçtiğini belirten Erdöl, bu hayatın insanı mecburen dayanıklı ve başarılı olmaya ittiğini söyledi.</p>

<p>Sürmene’nin bir köyünden çıkıp öğretim üyeliği, milletvekilliği ve üniversite kuruculuğuna uzanan yolculuğunu anlatan Erdöl, bunun kendisi için büyük bir şükür vesilesi olduğunu dile getirdi. İnsana, gençlere ve topluma faydalı olabilmenin en büyük mutluluk kaynağı olduğunu söyleyen Erdöl, hayatının yönünü belirleyen ilk büyük dönemeç olarak tıp eğitimini işaret etti.</p>

<p>“Hayatımın yönünü tıp belirledi”</p>

<p>Erdöl, lise yıllarına kadar Sürmene’den neredeyse hiç ayrılmadığını, daha sonra Hava Harp Okulu sınavlarına girdiğini ancak sağlık nedeniyle bu yoldan döndüğünü anlattı. Ardından tıp fakültesi sürecinin başladığını belirten Erdöl, önce Diyarbakır Tıp Fakültesi’ne, daha sonra ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne devam ettiğini söyledi. Ona göre hayatının akışını değiştiren en güçlü dönüm noktası tıp fakültesine girmesiydi. İkinci büyük kırılma ise kardiyoloji uzmanlığını tercih etmesi oldu.</p>

<p>Hekimliğe bakışını da paylaşan Erdöl, özellikle kalp hastalıkları alanında çalışırken hasta ile güçlü bir bağ kurmadan gerçek anlamda şifa üretilemeyeceğini ifade etti. Her hastanın ayrı bir hikâye taşıdığını vurgulayan Erdöl, hekimin zaman zaman hastasının acısını da sevincini de birlikte yaşadığını söyledi.</p>

<p>Trabzon’a hizmet vurgusu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyasi ve idari görevleri sırasında Trabzon’a yönelik birçok çalışmada yer aldığını anlatan Erdöl, sağlık yatırımlarından fakülte kuruluşlarına kadar farklı alanlarda katkı sunduklarını kaydetti. Trabzon’daki hastaneler, diş hekimliği, eczacılık, ilahiyat ve hukuk fakülteleriyle ilgili süreçlerde emek verdiklerini söyleyen Erdöl, memlekete olan borcun daha fazla çalışılarak ödenebileceğini ifade etti. Ulaşım projeleri ve çeşitli altyapı yatırımlarına da katkı sunduğunu belirten Erdöl, Trabzon’a hizmetin yalnızca sağlık alanıyla sınırlı kalmadığını dile getirdi.</p>

<p>Gençlere mesaj: Okumaktan kopmayın</p>

<p>Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Erdöl, başarı için en temel şartın sürekli çalışma ve eğitimle bağın koparılmaması olduğunu söyledi. Hâlen tıp tarihi alanında doktora yaptığını, hukuk fakültesinde öğrenci olduğunu ve hem ders verip hem ders almaya devam ettiğini anlatan Erdöl, bunun maddi değil karakter meselesi olduğunu vurguladı. Gençlere bırakılacak en önemli mirasın çalışma disiplini ve öğrenme arzusu olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogandan-erdole-gulumseten-trabzon-esprisi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6853.jpeg" type="image/jpeg" length="23746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Her Gün Hap Değil, 6 Ayda Bir İğne: Hipertansiyon İlacı Zilebesiran’da Son Aşama]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/her-gun-hap-degil-6-ayda-bir-igne-hipertansiyon-ilaci-zilebesiranda-son-asama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/her-gun-hap-degil-6-ayda-bir-igne-hipertansiyon-ilaci-zilebesiranda-son-asama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hipertansiyon tedavisinde “yılda iki doz” umudu yaratan deneysel ilaç zilebesiran için süreç yeni bir evreye geçti. Henüz eczanede ya da rutin klinik kullanımda olmayan ilaç, 2025 sonbaharında faz 3 aşamasına taşındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yani artık mesele sadece tansiyonu düşürüp düşürmediği değil, kalp krizi, inme ve kalp yetersizliği gibi ağır sonuçları da azaltıp azaltmadığı olacak.</p>

<p>RNA girişimi teknolojisiyle geliştirilen zilebesiran, klasik tansiyon ilaçlarından farklı çalışıyor. İlaç, karaciğerde anjiyotensinojen üretimini baskılayarak renin-anjiotensin sistemini daha üst basamaktan hedef alıyor. Bu sayede tek bir cilt altı enjeksiyonun aylar süren etki oluşturması amaçlanıyor. Özellikle her gün ilaç kullanmakta zorlanan ya da çoklu tedaviye rağmen tansiyonu kontrol altına alınamayan hastalar için dikkat çekici bir aday olarak görülüyor.</p>

<p>İlacın gündeme gelmesini sağlayan en önemli veri, daha önce yayımlanan KARDIA-2 çalışması olmuştu. JAMA’da yayımlanan bu faz 2 araştırmada, standart tedaviye rağmen tansiyonu yeterince kontrol edilemeyen 663 hastada zilebesiranın ek yarar sağladığı gösterildi. Çalışmada özellikle 24 saatlik sistolik tansiyon ölçümlerinde plaseboya göre anlamlı ek düşüşler kaydedildi. Bu sonuçlar, “6 ayda bir iğne” yaklaşımının bilimsel temelini güçlendirdi.</p>

<p>Ancak asıl merak edilen dönüm noktası KARDIA-3 oldu. Avrupa Kardiyoloji Derneği Kongresi 2025’te açıklanan sonuçlara göre, yüksek kardiyovasküler risk taşıyan ve çoklu ilaç kullanan hastalarda tek doz 300 mg zilebesiran, 3. ayda ofis sistolik tansiyonunda plaseboya göre 5 mmHg düşüş sağladı. Fakat bu fark, önceden belirlenen istatistiksel anlamlılık sınırına ulaşmadı. Buna rağmen araştırmacılar, alt gruplarda klinik açıdan anlamlı ve 6 aya uzanan sürekli kontrol sinyalleri görüldüğünü bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte son durumun en kritik başlığı burada şekillendi. KARDIA-3 “kusursuz bir zafer” olarak sunulmadı, ama Roche ve Alnylam verileri yeterli buldu ve ilacı faz 3 kardiyovasküler sonuç çalışmasına taşıma kararı aldı. Şirketler, ZENITH adlı küresel çalışmanın yaklaşık 11 bin hastayı kapsayacağını ve ilacın yalnızca tansiyonu düşürmesini değil, kalp damar olaylarını azaltma kapasitesini de test edeceğini duyurdu.</p>

<p>Bu süreçte bir başka önemli eşik de 1 Ekim 2025’te geçildi. Alnylam, ZENITH faz 3 çalışmasında ilk hastaya doz verildiğini açıkladı. Çalışma 35 ülkede yürütülüyor. Araştırmanın hedefi, kontrolsüz hipertansiyonu olan ve ya yerleşik kalp damar hastalığı bulunan ya da bu açıdan yüksek risk taşıyan hastalarda zilebesiranın uzun vadeli klinik faydasını ortaya koymak.</p>

<p>Bu tablo ne anlama geliyor? Zilebesiran şu anda umut veren ama hâlâ deneysel bir ilaç konumunda. Yani “yakında reçeteye girecek mucize iğne” demek için erken. Düzenleyici kurum onayı bulunmuyor, rutin kullanım başlamadı ve uzun dönem güvenlik verileri hâlâ izleniyor. Özellikle böbrek fonksiyonları, potasyum yüksekliği ve aşırı tansiyon düşüşü gibi güvenlik başlıkları, bundan sonraki aşamada dikkatle değerlendirilecek.</p>

<p>Yine de hipertansiyon tedavisinde ezber bozabilecek bir kapı aralanmış durumda. Çünkü bu ilaç başarılı olursa, her gün hap içmeyi unutan ya da tedaviye uyum sağlayamayan milyonlarca hasta için tamamen yeni bir model doğabilir. Şimdilik bilim dünyasının gözü ZENITH çalışmasında. Oradan çıkacak sonuçlar, “6 ayda bir iğne” fikrinin umut verici bir başlıktan gerçek bir tedavi seçeneğine dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/her-gun-hap-degil-6-ayda-bir-igne-hipertansiyon-ilaci-zilebesiranda-son-asama</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6851.jpeg" type="image/jpeg" length="48103"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sürmene’de Tarihi Kilise, Okul ve Evler Restorasyon Bekliyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/surmenede-tarihi-kilise-okul-ve-evler-restorasyon-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/surmenede-tarihi-kilise-okul-ve-evler-restorasyon-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Sürmene ilçesinde bulunan Üstündal ve komşu Dirlik köyündeki tarihi yapılar için restorasyon çağrısı gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dönemde dizilerde yer almasıyla daha fazla dikkat çeken bölgedeki tarihi kilise, eski okul yapıları ve geleneksel taş evler, yalnızca geçmişin izlerini değil, aynı zamanda korunmayı bekleyen bir kültürel mirası da temsil ediyor.</p>

<p>Özellikle ekranlara yansımasının ardından daha geniş kesimlerin ilgisini çeken tarihi kilise, bulunduğu coğrafyanın sessiz tanıklarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak bölgenin değeri tek bir yapıyla sınırlı değil. Üstündal ve Dirlik hattında yer alan eski okul binaları ile geleneksel konut dokusu da aynı ölçüde dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılların yorgunluğunu taşıyan bu yapılar, bugün bakımsızlık ve yıpranma nedeniyle her geçen gün biraz daha kaybolma riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Oysa kilise, okul ve evlerin birlikte ele alınacağı bütüncül bir koruma çalışması, sadece birkaç yapıyı değil, bölgenin hafızasını ayağa kaldırma anlamı taşıyor.</p>

<p>Bölgeyi yakından bilenler, restorasyon sürecinin parça parça değil, alan bazlı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtiyor. Çünkü tarihi kilise ayrı, eski okul ayrı, geleneksel evler ayrı düşünüldüğünde ortaya eksik bir tablo çıkıyor. Asıl korunması gereken şeyin, Üstündal ve Dirlik’in birlikte taşıdığı tarihî doku olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Yapılacak envanter çalışması, restorasyon projeleri ve çevre düzenlemeleriyle bu hattın kültür turizmi açısından önemli bir cazibe merkezine dönüşebileceği ifade ediliyor. Böyle bir adımın hem bölgenin geçmişini koruyacağı hem de Trabzon’un saklı tarih duraklarını görünür hale getireceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Üstündal ve komşu Dirlik köyündeki tarihi yapıların kaderine terk edilmemesi isteniyor. Tarihi kilise, eski okul ve geleneksel evlerin restore edilerek gelecek kuşaklara aktarılması, yalnızca yerel bir beklenti değil, ortak hafızaya sahip çıkma çağrısı olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/surmenede-tarihi-kilise-okul-ve-evler-restorasyon-bekliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6849-1.jpeg" type="image/jpeg" length="17346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya açıklarında peş peşe deprem: Demre çevresinde hissedildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/antalya-aciklarinda-pes-pese-deprem-demre-cevresinde-hissedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/antalya-aciklarinda-pes-pese-deprem-demre-cevresinde-hissedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz, pazartesi sabahına art arda yaşanan sarsıntılarla uyandı. Antalya’nın Demre ilçesi açıklarında kısa aralıklarla meydana gelen depremler, çevre ilçelerde de hissedildi. İlk belirlemelere göre olumsuz bir ihbar paylaşılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre sabah saat 08.43’te Akdeniz’de, Demre açıklarında 3,5 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Bu sarsıntıdan yaklaşık 5 dakika sonra, saat 08.48’de aynı bölgede bu kez 4,7 büyüklüğünde daha güçlü bir deprem meydana geldi. Ardından saat 08.52’de 2,4 büyüklüğünde bir başka sarsıntı daha ölçüldü.</p>

<p>4,7 büyüklüğündeki depremin merkez üssünün Antalya’nın Demre ilçesine yaklaşık 55,5 kilometre mesafede olduğu, derinliğinin ise 16,17 kilometre olarak belirlendiği aktarıldı. Bazı yayın organlarında ve Kandilli Rasathanesi verilerinde büyüklük aynı verilirken derinlik bilgisinin farklı ölçümlerle paylaşıldığı görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabah saatlerinde art arda gelen sarsıntılar, Demre başta olmak üzere kıyı hattındaki bazı yerleşimlerde de hissedildi. Depremin ardından vatandaşlar kısa süreli tedirginlik yaşarken, ilk bilgilere göre can ya da mal kaybına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Uzmanlar, kıyı açıklarında meydana gelen bu tür depremlerin ardından resmi kurumların açıklamalarının takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bölgedeki gelişmeler AFAD ve ilgili kurumların anlık verileri üzerinden izlenmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/antalya-aciklarinda-pes-pese-deprem-demre-cevresinde-hissedildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-9663.jpeg" type="image/jpeg" length="23680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ultra işlenmiş gıdalar nedir, hangi hastalıklara yol açar?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ultra-islenmis-gidalar-nedir-hangi-hastaliklara-yol-acar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ultra-islenmis-gidalar-nedir-hangi-hastaliklara-yol-acar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Raf ömrü uzun, tadı güçlü, erişimi kolay. Ama uzmanların yıllardır dikkat çektiği tablo giderek netleşiyor. Her işlenmiş gıda aynı değil; asıl risk, günlük beslenmede ultra işlenmiş ürünlerin ağırlık kazanmasıyla büyüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günlük hayatın en kolay tercihleri çoğu zaman paketlerden çıkıyor. Hızlı tüketilen atıştırmalıklar, hazır öğünler, şekerli içecekler, işlenmiş et ürünleri ve yoğun katkı içeren birçok market ürünü artık sofraların rutin parçası haline gelmiş durumda. Ancak bilim dünyası, özellikle “ultra işlenmiş gıda” olarak tanımlanan ürünlerin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin her geçen yıl daha güçlü veriler ortaya koyuyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı beslenmenin temelini az işlenmiş ve işlenmemiş gıdaların oluşturduğunu açık biçimde vurguluyor. Kuruma göre sebze, meyve, bakliyat, tam tahıl ve doğal yapısını büyük ölçüde koruyan besinler; ilave şeker, sağlıksız yağ ve yüksek sodyum yükü taşıyan ürünlere göre çok daha güvenli bir beslenme zemini sunuyor.</p>

<p>Her işlenmiş gıda aynı değil</p>

<p>Burada en kritik ayrımın altını çizmek gerekiyor. Yoğurt, pastörize süt, dondurulmuş sebze, konserve bakliyat ya da tam tahıllı ekmek de teknik olarak işlenmiş gıda sınıfına girebilir. Fakat halk sağlığı açısından esas tartışılan grup, çok sayıda katkı maddesi, aroma verici, emülgatör, rafine nişasta, ilave şeker, aşırı tuz ve düşük lif içeren ultra işlenmiş ürünler.</p>

<p>Bu nedenle “işlenmiş olan her şey zararlıdır” cümlesi bilimsel olarak doğru değil. Asıl sorun, doğal gıdaların yerini yüksek kalorili, düşük besleyici değerli ve aşırı tüketimi kolaylaştıran ürünlerin almasıyla başlıyor.</p>

<p>En güçlü kanıt hangi risklerde?</p>

<p>2024’te BMJ’de yayımlanan geniş kapsamlı şemsiye derleme, ultra işlenmiş gıdaya daha fazla maruz kalmanın çok sayıda olumsuz sağlık sonucuyla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Araştırmada özellikle kardiyometabolik hastalıklar, tip 2 diyabet, yaygın ruhsal bozukluklar ve genel ölüm riski açısından daha dikkat çekici bir tablo bildirildi. Aynı çalışma, bazı başlıklarda kanıt kalitesinin sınırlı olduğunu da not ederek, her sonuç için aynı düzeyde kesinlik olmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ayrıntı önemli. Çünkü bilim dünyası, ultra işlenmiş gıdalarla ilgili alarm verirken bile dikkatli bir dil kullanıyor. Birçok çalışma güçlü ilişki gösteriyor, ancak tüm başlıklarda doğrudan neden-sonuç hükmü kurmak için daha ileri araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.</p>

<p>Tuz, şeker ve trans yağ yükü asıl tehlikeyi büyütüyor</p>

<p>Bilimsel açıdan daha net bilinen bölüm ise ürünlerin içeriği. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre fazla sodyum tüketimi, kalp-damar hastalıkları ve hipertansiyon açısından büyük bir risk oluşturuyor. Örgüt, tuz azaltımını en maliyet etkin halk sağlığı adımlarından biri olarak tanımlıyor.</p>

<p>Benzer şekilde ilave şekerin yüksek olduğu beslenme düzeni kilo artışı, diş çürükleri ve metabolik bozulmalarla bağlantılı görülüyor. Sağlıklı diyet önerilerinde serbest şekerin azaltılması bu yüzden temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Trans yağlar da ayrı bir alarm başlığı. Dünya Sağlık Örgütü, doymuş yağ ve özellikle endüstriyel trans yağ alımının azaltılmasını açık biçimde öneriyor. Çünkü bu yağlar kalp ve damar sağlığı üzerinde ciddi yük oluşturabiliyor.</p>

<p>İşlenmiş et için daha sert uyarı var</p>

<p>İşlenmiş gıda başlığında en net ve en sert bilimsel uyarılardan biri işlenmiş et ürünleri için yapılıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, işlenmiş eti insanlarda kanser yapıcı olarak sınıflandırdı. Özellikle kolorektal kanser ile ilişki konusunda yeterli kanıt bulunduğu belirtildi. Mide kanseri için de ilişki sinyali olduğu, ancak bu başlıkta kanıtın daha sınırlı olduğu kaydedildi.</p>

<p>Sucuk, salam, sosis, jambon ve benzeri ürünlerin sık tüketimi bu yüzden sadece bir beslenme tercihi olarak görülmüyor; uzun vadeli sağlık hesabında önemli bir risk unsuru olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Neden daha fazla yediriyor?</p>

<p>Ultra işlenmiş ürünlerin en sinsi tarafı, yalnızca içerikleri değil. Bu ürünler çoğu zaman hızlı yeniyor, yoğun tat veriyor, uzun süre tok tutmuyor ve tekrar tüketim isteğini artırabiliyor. FDA da toplumdaki sodyumun büyük kısmının evde eklenen tuzdan değil; işlenmiş, paketlenmiş ve hazır gıdalardan geldiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Bir başka deyişle mesele sadece “ne yediğimiz” değil, “o ürünün bizi nasıl yeme davranışına ittiği” meselesi. İşte bu yüzden ultra işlenmiş gıdalar, modern beslenmenin sessiz yüklerinden biri olarak görülüyor.</p>

<p>Ne yapmak gerekiyor?</p>

<p>Uzmanların önerdiği yol katı yasaklar değil, yön değişikliği. Günlük beslenmenin omurgasını sebze, meyve, bakliyat, yumurta, yoğurt, balık, kuruyemiş ve tam tahıllı ürünlerin oluşturması isteniyor. Şekerli içeceklerin azaltılması, işlenmiş et tüketiminin seyrekleştirilmesi ve etiketlerde özellikle tuz, ilave şeker ve doymuş yağ bölümünün kontrol edilmesi en pratik adımlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Kısacası tehlike tek tek her pakette değil, hayatın genel yönünde saklı. Sofrada gerçek gıdalar azaldıkça ve ultra işlenmiş ürünler çoğaldıkça risk büyüyor. Bilim dünyasının bugün verdiği en net mesaj da bu: Kolay olan her zaman masum değil.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ultra-islenmis-gidalar-nedir-hangi-hastaliklara-yol-acar</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 08:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6838.jpeg" type="image/jpeg" length="64221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ozempic için dikkat çeken araştırma: Ruh sağlığında da umut veren etki]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ozempic-icin-dikkat-ceken-arastirma-ruh-sagliginda-da-umut-veren-etki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ozempic-icin-dikkat-ceken-arastirma-ruh-sagliginda-da-umut-veren-etki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ozempic ve benzeri semaglutid içeren ilaçlarla ilgili yayımlanan geniş kapsamlı yeni araştırma, bu tedavilerin yalnızca kilo ve kan şekeri kontrolünde değil, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunların kötüleşme riskinde de düşüşle ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak uzmanlar, verilerin umut verici olduğunu, yine de kesin hüküm için kontrollü klinik çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor.</p>

<p>Semaglutid içeren GLP-1 grubu ilaçlar bugüne kadar daha çok obezite ve tip 2 diyabet tedavisindeki etkileriyle gündeme geliyordu. Şimdi ise aynı ilaçların ruh sağlığı alanında da dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğu görülüyor. Newsweek’in gündeme taşıdığı yeni araştırma, özellikle depresyon ve anksiyete tanısı bulunan kişilerde semaglutid kullanımının daha iyi ruhsal sonuçlarla ilişkili olabileceğini gösterdi.</p>

<p>The Lancet Psychiatry’de yayımlanan çalışmada, İsveç’te depresyon veya anksiyete tanısı bulunan 95 bin 490 kişinin sağlık kayıtları incelendi. Araştırma 2009 ile 2022 yılları arasındaki ulusal veriler üzerinden yürütüldü. Bilim insanları, aynı kişilerin ilacı kullandıkları dönemlerle kullanmadıkları dönemleri karşılaştırarak GLP-1 ilaçlarının ruh sağlığı üzerindeki olası etkisini değerlendirdi.</p>

<p>Semaglutid en güçlü sinyali verdi</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonucu semaglutid tarafında görüldü. Bulgulara göre semaglutid kullanılan dönemlerde, psikiyatrik nedenlerle hastane başvurusu veya ruh sağlığına bağlı iş göremezlik gibi ciddi kötüleşme riskinde yüzde 42’lik düşüş saptandı. Depresyon kötüleşmesinde yüzde 44, anksiyete bozukluklarında yüzde 38 ve madde kullanım bozukluğunda yüzde 47 oranında daha düşük risk bildirildi.</p>

<p>Aynı araştırmada liraglutid için daha sınırlı düzeyde olumlu sinyal görüldü. Buna karşılık exenatide ve dulaglutid için benzer ölçüde anlamlı bir ruh sağlığı avantajı saptanmadı. Bu nedenle mevcut veriler içinde en güçlü işaretin semaglutid lehine oluştuğu belirtiliyor.</p>

<p>Bu sonuç ne anlama geliyor?</p>

<p>Araştırmacılar, bu bulgunun “semaglutid depresyon tedavisidir” şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çiziyor. Çünkü çalışma gözlemsel nitelikte. Yani ilaçla ruh sağlığı arasındaki ilişki güçlü görünse de bunun doğrudan neden-sonuç bağı kurduğu henüz söylenemiyor. Kilo kaybı, kan şekeri kontrolünün düzelmesi, yaşam kalitesindeki artış ve beyindeki ödül sistemi üzerindeki muhtemel etkiler bu sonucun arkasındaki olası nedenler arasında değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karolinska Enstitüsü’nden araştırmacılar da sonuçları temkinli biçimde yorumladı. Araştırmanın kıdemli yazarlarından Prof. Jari Tiihonen, bulguların özellikle semaglutid için daha iyi ruh sağlığına işaret ettiğini ancak bunun doğrulanması için kontrollü klinik deneylerin gerektiğini belirtti.</p>

<p>Uzmanlar neden temkinli konuşuyor?</p>

<p>Bilim dünyasında bu tür çalışmalar önemli kabul edilse de, tek başına yeterli sayılmıyor. Science Media Centre’a değerlendirme yapan uzmanlar, semaglutid kullanan kişilerde görülen iyileşmenin doğrudan beynin kimyasına bağlı mı yoksa kilo kaybı ve metabolik düzelmeye bağlı dolaylı bir sonuç mu olduğunun henüz netleşmediğini vurguladı. Bu nedenle eldeki veri güçlü bir sinyal taşısa da, klinik uygulamaya ruh sağlığı tedavisi olarak doğrudan yansıtılması için henüz erken olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Yine de çalışmanın önemi küçümsenmiyor. Çünkü bugüne kadar GLP-1 ilaçlarıyla ilgili tartışmalar çoğu zaman psikiyatrik riskler üzerinden yürüyordu. Son veriler ise en azından semaglutid için tabloyu farklı bir yöne çeviriyor. Hem bağımsız uzman görüşleri hem de düzenleyici kurum değerlendirmeleri, bu ilaçların intihar düşüncesi veya davranışını artırdığına dair güçlü bir kanıt olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Yeni bir dönemin kapısı aralanabilir</p>

<p>Mevcut araştırma, semaglutidin yalnızca metabolik hastalıklar için değil, ruh sağlığı alanında da yeni sorular doğurduğunu gösteriyor. Şimdilik kesin olan şu: eldeki en güçlü kanıt, semaglutid kullanan kişilerde depresyon ve anksiyete gibi sorunların kötüleşme riskinin daha düşük seyredebileceğine işaret ediyor. Ancak bunun gerçek bir tedavi etkisi olup olmadığını söylemek için bilim dünyasının bir adım daha ileri gitmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ozempic-icin-dikkat-ceken-arastirma-ruh-sagliginda-da-umut-veren-etki</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6832.jpeg" type="image/jpeg" length="66931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[New Jersey’de yaşayan Türk aile yardım bekliyor: 5 yıllık zorlu mücadele sürüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/new-jerseyde-yasayan-turk-aile-yardim-bekliyor-5-yillik-zorlu-mucadele-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/new-jerseyde-yasayan-turk-aile-yardim-bekliyor-5-yillik-zorlu-mucadele-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[New Jersey’de yaşayan Türk aile yardım bekliyor: 5 yıllık zorlu mücadele sürüyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile, uzun süredir devam eden tedavi süreci, gerekli ameliyatlar ve artan yaşam giderleri nedeniyle destek çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre süreç, 2021 yılında art arda yaşanan ve ailenin kusurunun bulunmadığı trafik kazaları sonrası başladı. Kazaların ardından Samet Sezer’de ciddi ağrılar oluştu. Uzun tedavi süreci boyunca ameliyat, enjeksiyon, epidural uygulamalar ve farklı tedavi yöntemleri denendi.</p>

<p>Ancak tüm bu müdahalelere rağmen tam anlamıyla iyileşme sağlanamadı. Doktorların, gelinen noktada ikinci bir operasyon olarak füzyon ameliyatını gerekli gördüğü ifade edildi.</p>

<p>Ailenin yaşadığı zorluklar bununla da sınırlı kalmadı. Mart 2026’da bir trafik kazası daha geçiren aile, bu kez mevcut sağlık sorunlarına ek olarak yeni yaralanmalar ve yeni tedavi ihtiyaçlarıyla karşı karşıya kaldı. Son kazada aile aracının da kullanılamaz hale geldiği belirtildi.</p>

<p>Uzun süredir bu ağır tabloyla kendi imkânlarıyla mücadele etmeye çalışan ailenin, devam eden tedaviler, gerekli ameliyat ve sigorta kapsamının yetersiz kalması nedeniyle artık desteğe ihtiyaç duyduğu kaydedildi. Yaşanan sürecin, ailenin temel yaşam giderlerini karşılamasını da her geçen gün daha zor hale getirdiği aktarıldı.</p>

<p>Aileye yakın çevreler, yapılacak her bağışın ve her paylaşımın bu süreçte büyük önem taşıdığını belirterek destek çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/new-jerseyde-yasayan-turk-aile-yardim-bekliyor-5-yillik-zorlu-mucadele-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6830-1.jpeg" type="image/jpeg" length="26553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[B12 nedir, yüksekliği ve düşüklüğü ne anlama gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/b12-nedir-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/b12-nedir-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kan tahlilinde B12 sonucunun düşük ya da yüksek çıkması, birçok kişide aynı soruyu doğuruyor: “Bu değer tam olarak neyi anlatıyor?” B12 vitamini; kırmızı kan hücrelerinin üretiminde, sinir sisteminin sağlıklı çalışmasında ve DNA sentezinde önemli rol oynar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu yüzden B12 düşüklüğü yalnızca halsizlikle sınırlı kalmayabilir; uyuşma, unutkanlık, dilde hassasiyet ve denge sorunları gibi belirtilerle de kendini gösterebilir. Öte yandan B12 yüksekliği her zaman tehlikeli bir tablo anlamına gelmez; bazen takviye kullanımına, bazen de altta yatan başka durumlara işaret edebilir.</p>

<p>B12 nedir?</p>

<p>Vitamin B12, suda çözünen ve vücudun sinir hücrelerini koruması, sağlıklı kırmızı kan hücreleri üretmesi ve genetik materyal sentezini sürdürmesi için gerekli olan temel bir vitamindir. İnsan vücudu B12’yi kendi başına üretemez; bu nedenle besinlerle ya da gerektiğinde takviyelerle alınması gerekir. B12 daha çok et, balık, yumurta, süt ürünleri ve B12 ile zenginleştirilmiş bazı gıdalarda bulunur.</p>

<p>B12 neyi gösterir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kandaki B12 düzeyi, vücuttaki vitamin B12 durumuna dair fikir verir. Ancak tek başına kusursuz bir gösterge değildir. Çünkü bazı kişilerde kan B12 düzeyi sınırda ya da normal görünse bile gerçek doku eksikliği bulunabilir. Bu durumda metilmalonik asit (MMA) ve bazen homosistein gibi ek testler değerlendirmeye yardımcı olabilir. Cleveland Clinic, normal B12 seviyesine rağmen yüksek MMA saptanmasının erken ya da hafif B12 eksikliğini düşündürebileceğini belirtiyor.</p>

<p>B12 normal değeri nedir?</p>

<p>B12 için tek ve her laboratuvarda birebir aynı kabul edilen bir referans aralığı yoktur. MedlinePlus, normal değerlerin laboratuvara göre değişebileceğini ve pek çok laboratuvarda yaklaşık 160 ila 950 pikogram/mL aralığının kullanıldığını bildiriyor. Bu nedenle sonuç kağıdında yer alan laboratuvar referansı her zaman öncelikli kabul edilmelidir. Referans aralıkları yaş, ölçüm yöntemi ve kullanılan cihaza göre farklılaşabilir.</p>

<p>B12 yüksekliği neden olur?</p>

<p>B12 yüksekliği çoğu zaman B12 takviyesi kullanımı, enjeksiyon tedavisi veya zenginleştirilmiş ürün tüketimiyle ilişkilidir. Cleveland Clinic’e göre yüksek B12 düzeyleri çoğunlukla zararsızdır; ancak takviye ya da beslenme ile açıklanamayan yüksekliklerde karaciğer hastalığı, böbrek hastalığı, bazı kan hastalıkları veya başka altta yatan durumlar araştırılabilir. Yani yüksek B12 sonucu her zaman “vitamin fazlalığı hastalığı” anlamına gelmez, ama bağlamı görmek gerekir.</p>

<p>B12 düşüklüğü neden olur?</p>

<p>B12 düşüklüğü yetersiz alım kadar emilim bozukluğu nedeniyle de ortaya çıkabilir. NHS ve MedlinePlus’a göre uzun süre hayvansal gıdalardan fakir beslenme, pernisiyöz anemi, mide-bağırsak hastalıkları, bağırsak ameliyatları ve emilim kusurları B12 eksikliğine yol açabilir. İleri yaşta emilim kapasitesinin azalması da riski artırabilir. Bu nedenle B12 eksikliği sadece beslenme sorunu değil, bazen sindirim sisteminin “vitamini içeri alamaması” sorunudur.</p>

<p>B12 yüksek olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>Yüksek B12 çoğu kişide doğrudan belirti vermez. Cleveland Clinic, hiperkobalamineminin genellikle fark edilmeden saptandığını ve çoğu zaman tek başına sorun yaratmadığını belirtiyor. Belirti varsa bu daha çok altta yatan nedene bağlı olabilir. Bu yüzden yüksek B12 sonucu, özellikle takviye kullanmayan bir kişide görüldüğünde, klinik tabloyla birlikte yorumlanmalıdır.</p>

<p>B12 düşük olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>B12 düşüklüğü halsizlik, güçsüzlük, nefes darlığı, solukluk, iştahsızlık ve çarpıntı gibi kansızlık belirtilerine yol açabilir. Bunun yanında B12 eksikliğinin ayırt edici yönü sinir sistemiyle ilgili yakınmalar yapabilmesidir. NHS ve MedlinePlus; ellerde-ayaklarda uyuşma, karıncalanma, dilde kızarıklık ve hassasiyet, görme sorunları, unutkanlık, dikkat bozulması ve ruhsal değişikliklerin de görülebileceğini bildiriyor. Uzun süreli eksiklik sinir hasarına neden olabilir.</p>

<p>B12 hangi değerlerde dikkat edilmelidir?</p>

<p>B12 düzeyinde dikkat gerektiren eşik, yalnızca tek bir sayıya indirgenemez. Çünkü laboratuvarlar farklı referans aralıkları kullanabilir. Bununla birlikte referans alt sınırının altındaki sonuçlar, özellikle belirtilerle birlikteyse, daha yakından incelenir. Ayrıca normal sınıra yakın ya da “sınırda” sonuçlarda da eksiklik tamamen dışlanamayabilir; bu durumda MMA ve homosistein gibi testler gündeme gelebilir. Yani “normal görünüyor” ibaresi her zaman dosyanın kapandığı anlamına gelmez.</p>

<p>B12 sonucu hangi hastalıklarla ilişkili olabilir?</p>

<p>Düşük B12; vitamin eksikliği anemisi, pernisiyöz anemi, emilim bozukluğu ve bazı mide-bağırsak hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Yüksek B12 ise takviye kullanımı dışında karaciğer hastalığı, böbrek hastalığı ve bazı hematolojik ya da sistemik tablolarla bağlantılı olabilir. Bu nedenle hem düşük hem yüksek B12, “tek başına hastalık adı koyan” değil, başka sorular sorduran bir laboratuvar bulgusudur.</p>

<p>B12 sonucu tek başına ne ifade etmez?</p>

<p>Tek bir B12 değeriyle kesin hastalık tanısı konulmaz. Sonuçların mutlaka kişinin şikâyetleri, muayene bulguları, hemogram sonuçları ve gerektiğinde MMA ya da homosistein gibi ek testlerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle nörolojik belirtiler varsa, B12 düzeyi sınırda görünse bile klinik önem taşıyabilir. Bu yüzden sayı tek başına değil, tabloyla birlikte konuşur.</p>

<p>B12 kaç olursa tehlikeli?</p>

<p>Bu sorunun tek, evrensel ve herkes için geçerli bir rakamsal yanıtı yoktur. Tehlike, sadece sayının kendisine değil, belirtilere ve eşlik eden diğer testlere bağlıdır. Referans aralığının belirgin altındaki değerler, özellikle kansızlık, uyuşma, karıncalanma, unutkanlık ya da denge sorunu gibi belirtilerle birlikteyse daha ciddi değerlendirilir. Benzer şekilde açıklanamayan yüksek B12 düzeyleri de takviye kullanımıyla açıklanamıyorsa göz ardı edilmemelidir.</p>

<p>B12 için hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?</p>

<p>Sürekli halsizlik, nefes darlığı, el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, denge bozukluğu, unutkanlık, dilde yanma-kızarıklık, açıklanamayan kilo kaybı ya da B12 sonucunun referans dışı çıkması durumunda doktora başvurulmalıdır. Özellikle ileri yaşta olanlar, mide-bağırsak hastalığı bulunanlar, emilim sorunu yaşayanlar ve B12’den fakir beslenen kişiler için değerlendirme daha önemlidir.</p>

<p>Tek bir kan değeriyle kesin hastalık tanısı konulmaz. Referans aralıkları laboratuvara göre değişebilir. Sonuçlar mutlaka şikâyetler, muayene bulguları ve diğer testlerle birlikte değerlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİYOKİMYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/b12-nedir-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/biyokimya-kan.jpg" type="image/jpeg" length="92945"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 2.764 işçi alımında yedekler için süreç başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-2764-isci-aliminda-yedekler-icin-surec-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-2764-isci-aliminda-yedekler-icin-surec-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 2 bin 764 sürekli işçi alımına ilişkin yedek adayların göreve başlama işlemleriyle ilgili duyuruyu yayımladı. Bakanlığın yayımladığı takvime göre yedek adaylar, 13 Nisan 2026 ile 27 Nisan 2026 tarihleri arasında başvuru işlemlerini tamamlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süreçte adaylardan istenen belgelerin, yerleştirildikleri hastanenin bağlı bulunduğu İl Sağlık Müdürlüğüne teslim edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı 2.764 sürekli işçi alımında yedek aday süreci resmen başladı</p>

<p>Yayımlanan duyuruda, taşra teşkilatı hizmet birimlerinde 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında gerçekleştirilen sürekli işçi alımı için daha önce noter huzurunda kura çekildiği hatırlatıldı. Asıl listede yer almasına rağmen evrak teslim etmeyen, başvurmayan, şartları taşımadığı belirlenen ya da göreve başlamayan adayların yerine yedek listenin ilk sırasından itibaren çağrı yapılacağı bildirildi.</p>

<p>Bu nedenle yedek listede bulunan adayların ilan edilen süreyi dikkatle takip etmesi ve belge teslim sürecini eksiksiz tamamlaması önem taşıyor.</p>

<p>Yedek işçi alımı başvuruları sadece İl Sağlık Müdürlüklerine yapılacak</p>

<p>Duyuruda en dikkat çeken ayrıntılardan biri başvuru şekli oldu. Buna göre başvurular yalnızca şahsen kabul edilecek. Posta, kargo ya da kurye ile gönderilen evraklar işleme alınmayacak.</p>

<p>Adayların başvuru belgelerini doğrudan ilgili İl Sağlık Müdürlüğüne ulaştırması gerekecek. Bu ayrıntı, son gün yoğunluğu ya da eksik evrak riski yaşayan adaylar açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı işçi alımında mazeretli adaylar için istisna tanındı</p>

<p>Hastalık veya doğum nedeniyle belgelerini kendisi teslim edemeyecek adaylar için sınırlı bir istisna getirildi. Buna göre, tabip raporunun ibraz edilmesi şartıyla birinci derece yakınlar aracılığıyla evrak teslimi yapılabilecek. Bu işlemin de yine 27 Nisan 2026 mesai bitimine kadar tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Askerlik görevinde bulunan adaylar için de ayrı bir uygulama öngörüldü. Bu adayların durumlarını belgelemeleri halinde birinci derece yakınları aracılığıyla başvuru evrakları teslim edilebilecek.</p>

<p>Askerde olan adaylar için göreve başlama tarihi ayrıca hesaplanacak</p>

<p>Duyuruda, askerlik nedeniyle göreve başlayamayan adaylara ilişkin ayrıntı da açıkça yer aldı. Buna göre askerlik görevini sürdüren adaylar, terhis tarihinden itibaren 30 gün içinde dilekçe ve atamaya esas belgelerini teslim ettikleri takdirde göreve başlatılacak.</p>

<p>Hastalık veya doğum mazereti nedeniyle göreve başlayamayan adaylar ise mazeretlerinin sona ermesinden sonraki 5 iş günü içinde görevlerine başlatılacak. Böylece mazeretli adayların hak kaybı yaşamasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Sürekli işçi alımında özel şartlar ve belge kontrolü belirleyici olacak</p>

<p>Bakanlık, değerlendirme sürecinde daha önce ilan edilen genel ve özel şartların esas alınacağını vurguladı. Buna göre adayların öğrenim durumları, başvurdukları unvana ilişkin nitelikleri ve istenen belgeleri tam ve doğru şekilde sunup sunmadıkları tek tek incelenecek.</p>

<p>Özellikle güvenlik görevlisi, temizlik görevlisi ve klinik destek elemanı gibi kadrolarda özel şartların belirleyici olacağı ifade edildi. Güvenlik görevlisi kadrosu için geçerli özel güvenlik kimlik kartı aranırken, klinik destek elemanı kadrosunda ise ilgili alanlardan mezuniyet şartı öne çıkıyor.</p>

<p>Arşiv araştırması sonucu uygun bulunan adayların ataması yapılacak</p>

<p>Belgeleri teslim edilen adaylar için yalnızca evrak kontrolüyle yetinilmeyecek. Duyuruya göre arşiv araştırması da 7315 sayılı Kanun kapsamında yürütülecek. Evrakları uygun bulunan ve araştırma sonucunda atamaya engel bir hali tespit edilmeyen adayların ataması gerçekleştirilecek.</p>

<p>Ataması tamamlanan adaylara ise İl Sağlık Müdürlükleri tarafından ayrıca tebligat gönderilecek.</p>

<p>Tebligat sonrası göreve başlamayanların ataması iptal edilecek</p>

<p>Bakanlık, göreve başlama sürecinde sürelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini de vurguladı. Askerlik, hastalık ve doğum gibi kabul edilen mazeretler dışında, tebligat tarihinden itibaren 10 gün içinde görevine başlamayan adayların atamalarının iptal edileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle özellikle yedek listeden çağrılan adayların hem duyuruları hem de resmi tebligat sürecini yakından izlemesi gerekiyor.</p>

<p>Yanlış beyanda bulunanlar için işlem yapılacak uyarısı</p>

<p>Duyuruda yer alan en sert uyarılardan biri ise gerçeğe aykırı beyanla ilgili oldu. Bakanlık, yanlış beyanda bulunduğu sonradan anlaşılan adayların göreve başlatılmayacağını açıkça belirtti. Göreve başlamış olsalar bile iş sözleşmelerinin feshedileceği, ayrıca haklarında yasal işlem başlatılacağı ifade edildi.</p>

<p>Bu madde, evrak teslim sürecinde sunulan her belgenin resmi incelemeye tabi tutulacağını bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-2764-isci-aliminda-yedekler-icin-surec-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2279.jpeg" type="image/jpeg" length="52911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahnedeki Kısa An Bahane Edildi, İsmail Türüt Hedefe Kondu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sahnedeki-kisa-an-bahane-edildi-ismail-turut-hedefe-kondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sahnedeki-kisa-an-bahane-edildi-ismail-turut-hedefe-kondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz müziğinin sevilen isimlerinden İsmail Türüt, Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri etkinliğinde sahnede yaşanan kısa bir an üzerinden Rize sosyal medyasında hedef haline getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şarkı söylediği sırada gelişen anlık bir refleksin farklı yönlere çekilmesi, birçok kişi tarafından haksız ve ölçüsüz bulundu.</p>

<p>Etkinlik sırasında Türüt’ün boynuna Rizespor atkısı takılmak istendiği, sanatçının ise performansını sürdürdüğü esnada buna anlık bir tepki verdiği görüldü. Kısa sürede yayılan görüntüler üzerinden yapılan yorumların önemli bölümü, olayın bütününden çok birkaç saniyelik bir ana odaklandı.</p>

<p>Sahnede yaşanan kısa an neden büyütüldü</p>

<p>Sosyal medyada oluşan tartışmanın merkezinde, sahnede geçen birkaç saniyelik görüntü yer aldı. Ancak görüntünün tamamına bakıldığında, ortada organize bir gerilimden çok, sanatçının sahne akışı içinde verdiği doğal bir refleks olduğu değerlendirmeleri öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle birçok kişi, meselenin gereğinden fazla büyütüldüğünü ve İsmail Türüt’e yönelik yorumların ölçüyü aştığını savundu. Özellikle sanatçının o sırada şarkı söylediği ve sahne düzenini korumaya çalıştığı gerçeği, tartışmanın gölgesinde kaldı.</p>

<p>İsmail Türüt kimdir sorusunun ötesinde bir Karadeniz hafızası</p>

<p>İsmail Türüt, yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda Karadeniz’in kültürel hafızasında yer etmiş bir isim olarak görülüyor. Yıllardır söylediği türkülerle, bölgenin sevincini, hüznünü, gururunu ve gündelik hayatını geniş kitlelere taşıyan Türüt, hem Trabzon’da hem Rize’de hem de Karadeniz’in tamamında karşılığı olan bir sanatçı olarak biliniyor.</p>

<p>Bu yüzden tek bir an üzerinden onun niyetini sorgulamak ya da hedefe yerleştirmek, birçok kişi tarafından hakkaniyetsiz bulundu. Çünkü yıllarını memleketinin müziğine ve kültürüne vermiş isimleri bir anda tartışma nesnesine çevirmek, kolay ama yıpratıcı bir yol olarak görülüyor.</p>

<p>Trabzon Rize rekabeti üzerinden yeni tartışma üretmek doğru mu</p>

<p>Karadeniz insanı rekabeti bilir, şakayı bilir, takılmayı bilir. Ancak her görüntüyü yeni bir gerginliğin malzemesi haline getirmek, meseleyi doğal zemininden çıkarıyor. Ankara’daki etkinlikte yaşanan olayda da benzer bir tablo ortaya çıktı.</p>

<p>Bazı yorumcular, Trabzonspor ve Rizespor üzerinden yeni bir karşıtlık kurulmaya çalışıldığını savunurken, sağduyulu değerlendirmeler bunun gereksiz olduğunu vurguladı. Çünkü birkaç saniyelik bir sahne refleksinden büyük anlamlar çıkarmak, olayın gerçek ağırlığından çok sosyal medyanın büyütme alışkanlığını gösteriyor.</p>

<p>Karadeniz’in bağrından çıkan değerlere neden sahip çıkılamıyor</p>

<p>Ortaya çıkan tablo, yalnızca bir sahne anını değil, daha geniş bir sorunu da yeniden hatırlattı. Karadeniz’in bağrından çıkan değerlere sahip çıkmak yerine, onları ilk fırsatta yıpratmaya çalışmak ne yazık ki artık tanıdık bir manzara haline geldi.</p>

<p>Hatta birçok kişiye göre, Karadeniz’in bağrından çıkan değerleri harcamak kadar başarılı olduğumuz başka bir konu yok. Kendi kültürünü taşıyan, sesiyle ve emeğiyle bölgenin hafızasında yer tutan isimleri korumak yerine tartışmaya açmak, esas sorgulanması gereken mesele olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Anlık refleks sonrası anlamsız tepkiler dikkat çekti</p>

<p>İsmail Türüt’e yönelik yorumların önemli bir bölümünün olayın bağlamından koptuğu değerlendiriliyor. Sahnedeki anlık refleks sonrası oluşan tepki dalgası, birçok kişiye göre meseleyi olduğundan daha büyük göstermeye yaradı.</p>

<p>Sanatçıyı savunanlar ise ortada büyütülecek bir kriz değil, sahne içinde gelişmiş kısa ve insani bir tepki bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle Türüt’ü hedef alan sert çıkışların değil, daha adil ve dengeli bir bakışın esas alınması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Sağduyu çağrısı öne çıktı</p>

<p>Karadeniz müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan İsmail Türüt üzerinden yeni bir polemik üretmenin kimseye fayda sağlamadığı görüşü öne çıkıyor. Bir sanatçının yıllara yayılan emeğini, birkaç saniyelik bir görüntüye mahkum etmek hem haksızlık hem de kültürel hafızaya zarar olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sonuç olarak Ankara’daki etkinlikte yaşanan kısa anın, sosyal medyada köpürtülen bir tartışmaya dönüştürülmesi yerine daha serinkanlı okunması gerektiği belirtiliyor. Çünkü bir bölgenin değerlerini yıpratmak kolay, onları yetiştirmek ve korumak ise çok daha zor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sahnedeki-kisa-an-bahane-edildi-ismail-turut-hedefe-kondu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6826.jpeg" type="image/jpeg" length="93469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yüksek Gerilim Hatları Yakınında Yaşayanlar İçin Dikkat Çeken Demans Bulgusu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yuksek-gerilim-hatlari-yakininda-yasayanlar-icin-dikkat-ceken-demans-bulgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yuksek-gerilim-hatlari-yakininda-yasayanlar-icin-dikkat-ceken-demans-bulgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre’de 18 yıl boyunca 3,5 milyondan fazla yetişkinin izlendiği yeni araştırma, uzun süreli manyetik alan maruziyeti ile Alzheimer ve diğer demans türlerine bağlı ölüm riski arasında ilişki olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmacılar, buna rağmen sonuçların kesin nedensellik anlamına gelmediğinin altını çizdi.</p>

<p>İsviçre’de yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, yüksek gerilim enerji hatları ve demiryolu hatlarından kaynaklanan uzun süreli düşük frekanslı manyetik alan maruziyetinin, bazı nörodejeneratif hastalıklara bağlı ölüm riskiyle bağlantılı olabileceğini gösterdi. Çalışma, özellikle Alzheimer hastalığı ve diğer demans türleri açısından dikkat çekici bulgular ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Environment International dergisinde yayımlanan araştırmada, 2001 ile 2018 yılları arasında İsviçre Ulusal Kohortu kapsamında izlenen 3 milyon 555 bin 64 yetişkinin verileri değerlendirildi. Araştırmacılar, toplam 55,4 milyon kişi-yıllık takip süresi boyunca yüksek gerilim hatları ve demiryolları kaynaklı son derece düşük frekanslı manyetik alan maruziyetini modelledi.</p>

<p>Çalışma süresince nörodejeneratif hastalıklara bağlı 146 bin 655 ölüm kaydedildi. Bulgulara göre, yüksek gerilim hatlarından kaynaklanan uzun dönem maruziyet, Alzheimer hastalığına bağlı ölüm ve diğer demans türlerine bağlı ölümle pozitif yönde ilişkilendirildi. Demiryolu kaynaklı maruziyette ise ilişkinin daha zayıf olduğu ve çevresel etkenler hesaba katıldığında etkisinin azaldığı bildirildi.</p>

<p>Araştırmada, ALS, Parkinson hastalığı ve multipl skleroz için ise benzer bir ilişki saptanmadı. Bu yönüyle çalışma, tüm nörodejeneratif hastalıklar için tek tip bir sonuç vermek yerine, özellikle demans başlığında yoğunlaşan bir tablo ortaya koydu.</p>

<p>Uzmanlar, çalışmanın dikkat çekici olmasına rağmen sonuçların doğrudan “manyetik alan demansa neden oluyor” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguladı. Çünkü araştırma gözlemsel bir kohort çalışması niteliği taşıyor. Yani bireylerin gerçek zamanlı kişisel maruziyet ölçümleri değil, ikamet bilgileri ve çevresel modellemeler üzerinden bir risk analizi yapılıyor. Araştırmacılar da makalede, biyolojik mekanizmanın henüz net biçimde ortaya konulamadığını belirtiyor.</p>

<p>Makalenin öne çıkan yönlerinden biri, daha önceki daha sınırlı çalışmalara kıyasla çok daha büyük bir nüfusu ve daha uzun bir izlem süresini kapsaması oldu. Ayrıca yalnızca enerji nakil hatları değil, demiryolu hatlarından kaynaklanan manyetik alan maruziyetinin de hesaba katılması, çalışmayı alandaki yeni araştırmalar arasında öne çıkardı.</p>

<p>Bilim dünyasında elektromanyetik alanlar ile nörodejeneratif hastalıklar arasındaki ilişki uzun süredir tartışılıyor. Daha önce de İsviçre’den gelen bazı araştırmalar, enerji hatlarına yakın yaşam ile Alzheimer’a bağlı ölüm arasında olası bağlantılar bildirmişti. Yeni çalışma ise bu tartışmayı daha geniş verilerle yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tür çalışmaların en önemli katkısı, halk sağlığı açısından olası risk alanlarını görünür kılması. Ancak kesin yargıya varılabilmesi için biyolojik mekanizmaları açıklayan, bireysel maruziyeti daha net ölçen ve farklı ülkelerde tekrarlanan yeni araştırmalara ihtiyaç bulunuyor. Şimdilik ortaya çıkan tablo, kesin hükümden çok güçlü bir uyarı sinyali olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yuksek-gerilim-hatlari-yakininda-yasayanlar-icin-dikkat-ceken-demans-bulgusu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 04:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6819.jpeg" type="image/jpeg" length="15593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="17262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="84544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="87975"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="13478"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="63728"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
