<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 11:15:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okula Dönüşte İlk Hazırlık Çantada Değil, Günlük Rutinde Başlıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/okula-donuste-ilk-hazirlik-cantada-degil-gunluk-rutinde-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/okula-donuste-ilk-hazirlik-cantada-degil-gunluk-rutinde-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni eğitim-öğretim dönemi öncesi uzmanlar, çocukların uyku, beslenme, hareket ve hijyen alışkanlıklarının kademeli olarak okul düzenine hazırlanması gerektiğini belirtiyor. Okula dönüş sürecinde yalnızca fiziksel ihtiyaçların değil, çocukların kaygı ve duygusal tepkilerinin de dikkatle izlenmesi öneriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Okulların açılmasına kısa süre kala çocukların tatil döneminde değişen günlük alışkanlıklarının yeniden düzenlenmesi önem kazanıyor. Uzmanlara göre okula dönüş hazırlığı yalnızca çanta, kırtasiye ve kıyafet alışverişinden ibaret değil; uyku saatlerinden kahvaltı düzenine, ekran kullanımından hijyen alışkanlıklarına kadar birçok başlık bu sürecin parçası olarak görülmeli.</p>

<p>Orzax Medikal Müdürü Dr. Göktuğ Göktaş, okula dönüş döneminin çocuklar için önemli bir uyum süreci olduğunu belirterek, düzenli uyku, dengeli beslenme, günlük hareket ve hijyen alışkanlıklarının yeniden kazanılmasının okul başarısı ve genel iyilik hali açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Çocukların okulla ilgili duygularının da bu dönemde dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Göktaş, “Okula gitmek istemiyorum” cümlesinin her zaman basit bir isteksizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Yeni öğretmen, sınıf değişikliği, arkadaş ilişkileri, akademik beklentiler veya okul ortamına dair kaygıların çocuklarda okula uyumu zorlaştırabileceğine dikkat çekildi.</p>

<p>Uzmanlara göre çocukla yargılamadan konuşmak, kaygısını ifade etmesine fırsat tanımak ve isteksizlik uzun sürüyorsa altta yatan nedeni anlamaya çalışmak büyük önem taşıyor. Süregelen kaygı, okul reddi veya belirgin davranış değişikliklerinde ailelerin profesyonel destek alması öneriliyor.</p>

<p>Tatil boyunca geç yatıp geç kalkmaya alışan çocuklarda okul düzenine dönüş zaman alabiliyor. Özellikle ergenlik döneminde biyolojik ritmin daha geç uyumaya yatkın olması, erken okul saatleriyle uyum sorununa yol açabiliyor. Bu nedenle yatış ve kalkış saatlerinin okul başlamadan birkaç gün önce kademeli biçimde okul düzenine yaklaştırılması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Beslenme düzeni de okula dönüş döneminin kritik başlıkları arasında yer alıyor. Araştırmalar, kahvaltının çocuk ve ergenlerde dikkat, bellek ve bazı bilişsel işlevler üzerinde olumlu etkiler gösterebildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle okul sabahlarında çocukların güne telaş içinde değil, düzenli bir öğünle başlamasına zaman ayrılması öneriliyor.</p>

<p>Okul döneminde masa başında geçirilen sürenin artması, ödevler, ulaşım ve ekran kullanımı çocukların hareket düzeyini azaltabiliyor. Uzmanlar, okul sonrası rutinde yürüyüş, oyun, bisiklet, spor veya çocuğun keyif aldığı fiziksel aktivitelere yer verilmesinin hem bedensel sağlık hem de akademik performans açısından destekleyici olabileceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okula dönüşle birlikte enfeksiyon riski de yeniden gündeme geliyor. Kalabalık sınıflar ve ortak kullanım alanları özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının yayılımını kolaylaştırabiliyor. El yıkama alışkanlığının güçlendirilmesi, ateş ve belirgin hastalık belirtileri olan çocukların dinlendirilmesi ve yakın temasın azaltılması, okul ortamında bulaş riskini düşürmeye yardımcı olabiliyor.</p>

<p>Dr. Göktaş, okula dönüş sürecinde temel yaklaşımın çocuğun hem fiziksel hem de duygusal ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmek olduğunu belirterek, sağlıklı beslenme, yeterli uyku, düzenli hareket ve hijyen alışkanlıklarının okul döneminde günlük rutinin doğal bir parçası haline getirilmesi gerektiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/okula-donuste-ilk-hazirlik-cantada-degil-gunluk-rutinde-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9625.jpeg" type="image/jpeg" length="73049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kilo Vermek İsteyenlere Tok Tutan Fırın Yemeği Fikirleri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kilo-vermek-isteyenlere-tok-tutan-firin-yemegi-fikirleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kilo-vermek-isteyenlere-tok-tutan-firin-yemegi-fikirleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kilo kontrolünde tek kap fırın yemekleri; protein, lif ve sebze dengesini aynı tabakta topladığı için akşam öğününü daha doyurucu hale getirebilir. Doğru porsiyonla pratik bir seçenek sunar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kilo Kontrolü İçin Tok Tutan Fırın Yemekleri: Protein ve Lif Dengesi Neden Öne Çıkıyor?</p>

<p>Kilo vermek isteyenlerin en sık zorlandığı noktalardan biri, akşam yemeğinde hem hafif hem de doyurucu seçenek bulmaktır. Tek kapta hazırlanan fırın yemekleri; sebze, kaliteli protein ve tam tahıl dengesini aynı öğünde birleştirdiğinde bu ihtiyaca pratik bir cevap verebilir.</p>

<p>Bu tür yemeklerin kilo kontrolüne katkısı, tek başına “zayıflatma” etkisinden değil, porsiyon yönetimini kolaylaştırmasından gelir. Tavuk, balık, hindi, yumurta, kuru baklagil, yoğurt, peynir, karnabahar, kabak, ıspanak, mantar ve esmer pirinç gibi malzemeler doğru ölçüde kullanıldığında daha uzun süre tok kalmaya yardımcı olabilir.</p>

<p>Beslenme uzmanlarının öne çıkardığı temel nokta şudur: Kilo kaybı için sürdürülebilir bir öğün, düşük kaloriyle yetinmekten ibaret değildir. Öğünde yeterli protein ve lif bulunması, kan şekeri dalgalanmalarını azaltmaya ve gün içinde kontrolsüz atıştırma isteğini sınırlamaya destek olabilir.</p>

<p>Protein; kas kütlesinin korunmasına, öğünden sonra tokluk hissinin uzamasına ve daha dengeli bir enerji alımına yardımcı olur. Lif ise sebzeler, tam tahıllar, baklagiller, meyveler ve kuruyemişlerden gelir; sindirimi yavaşlatarak daha dengeli bir tokluk sağlar.</p>

<p>Bu nedenle kilo kontrolü hedefleyen bir fırın yemeğinde tabağın büyük bölümünü sebzeler oluşturmalıdır. Kabak, karnabahar, brokoli, mantar, ıspanak, lahana, biber ve domates gibi sebzeler yemeğin hacmini artırırken kalori yükünü makul düzeyde tutar.</p>

<p>İkinci adım, yemeğe güçlü bir protein kaynağı eklemektir. Tavuk göğsü, hindi, somon, ton balığı, yumurta, lor peyniri, yoğurtlu soslar, kuru fasulye, nohut ve mercimek bu açıdan öne çıkar. Kırmızı et kullanılacaksa daha yağsız bölümler seçilmeli ve porsiyon küçük tutulmalıdır.</p>

<p>Üçüncü adım ise karbonhidrat seçimini akıllı yapmaktır. Beyaz pirinç, fazla makarna veya kalın hamur yerine esmer pirinç, bulgur, yulaf, karabuğday, kinoa ya da ölçülü tam buğday makarna tercih edilebilir. Böylece öğün hem daha tok tutar hem de kan şekeri açısından daha dengeli hale gelir.</p>

<p>Kremalı ve bol yağlı fırın yemekleri kilo kontrolü açısından hızla yüksek kalorili hale gelebilir. Bunun yerine yoğurt, az yağlı süt, sebze püresi, domates sosu, baharatlar, limon, dereotu, sarımsak ve az miktarda peynirle lezzet artırılabilir.</p>

<p>Pratik tarif fikirleri arasında tavuklu kabak fırın, limonlu dereotlu tavuk ve esmer pirinç, karnabaharlı sebze fırın, somonlu sebzeli fırın makarna, kıymalı karnabahar, ıspanaklı mantarlı tahıl fırın, hindili lahana ve pirinç fırın gibi seçenekler yer alabilir.</p>

<p>Burada belirleyici olan tarifin adı değil, içeriğidir. Aynı yemek, bol yağ ve büyük porsiyonla kilo kontrolünü zorlaştırabilir; sebze ağırlıklı, protein destekli ve ölçülü tahılla hazırlandığında daha dengeli bir akşam öğününe dönüşebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kilo vermek isteyenler için en uygulanabilir yöntemlerden biri, haftada birkaç ana yemeği önceden planlamaktır. Tek kap fırın yemekleri bu açıdan avantaj sağlar; pişirildikten sonra porsiyonlara ayrılabilir, ertesi gün öğle yemeğinde de kullanılabilir.</p>

<p>Ancak her bireyin enerji ihtiyacı farklıdır. Diyabet, böbrek hastalığı, kalp hastalığı, gebelik, emzirme dönemi veya düzenli ilaç kullanımı olan kişilerin kilo verme amacıyla beslenme değişikliği yapmadan önce hekim ya da diyetisyen görüşü alması gerekir.</p>

<p>KAYNAKLAR<br />
EatingWell editoryal tarif derlemesi<br />
CDC sağlıklı kilo yönetimi rehberleri<br />
Mayo Clinic kilo kontrolü ve düşük enerji yoğunluğu bilgi notları<br />
Harvard Chan Halk Sağlığı Okulu sağlıklı tabak ve lif kaynakları rehberleri </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kilo-vermek-isteyenlere-tok-tutan-firin-yemegi-fikirleri</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9623.jpeg" type="image/jpeg" length="47959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeşilay 15 Açık Pozisyon İçin Personel Alımı Yapacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yesilay-15-acik-pozisyon-icin-personel-alimi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yesilay-15-acik-pozisyon-icin-personel-alimi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin kariyer sayfasında farklı şehir ve birimlerde toplam 15 açık pozisyon yayımlandı. İlanlar arasında uzman, müdür, sağlık personeli, teknik yetkili ve hizmet kadroları yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Türkiye Yeşilay Cemiyeti, kariyer sayfası üzerinden yeni açık pozisyonlarını duyurdu. Kurumun yayımladığı listeye göre İstanbul, Bursa, Kayseri, Kütahya, Diyarbakır ve Türkiye geneli olmak üzere farklı şehirlerde toplam 15 pozisyon için başvuru süreci yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açık pozisyonlar arasında Uluslararası Gelişim Uzman Yardımcısı, Bağış ve Sponsorluk Uzmanı, Bordro ve Özlük İşleri Müdürü, Grafik Tasarım Uzmanı, Videographer Uzmanı, Bilimsel Çalışmalar Müdürü, Hemşire, Klinik Psikolog, Sosyal Hizmet Uzmanı, Aşçı, Barista, Mekanik Bakım Yetkilisi, Elektrik Bakım Yetkilisi ve Temizlik-İkram Görevlisi gibi kadrolar bulunuyor.</p>

<p>İlanlarda Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin yanı sıra Yeşilay Danışmanlık ve Pazarlama A.Ş., Rehabilitasyon Merkezleri, Kurumsal İletişim Direktörlüğü, İnsan Kıymetleri Direktörlüğü, Yeşilay Akademi Direktörlüğü ile İdari ve Teknik İşler Direktörlüğü bünyesindeki ihtiyaçlara yer verildi.</p>

<p>Başvuru yapmak isteyen adayların pozisyon detaylarını Yeşilay Kariyer sayfası üzerinden inceleyebileceği belirtildi. İlanların tamamı tam zamanlı olarak listelenirken, bazı pozisyonlarda şehir bazlı başvuru imkânı sunuluyor.</p>

<p>Kaynak<br />
Yeşilay Kariyer açık pozisyonlar sayfasında toplam 15 ilan yayımlandığı ve ilanların şehir/pozisyon dağılımı listelendiği görülüyor: <a href="https://kariyer.yesilay.org.tr/open-positions" rel="nofollow">Yeşilay Kariyer</a>⁠</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>💼 Kariyer</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yesilay-15-acik-pozisyon-icin-personel-alimi-yapacak</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9619.jpeg" type="image/jpeg" length="51873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evde Beyti Kebap Tarifi: Lavaşı Çıtır, Köftesi Yumuşak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/evde-beyti-kebap-tarifi-lavasi-citir-koftesi-yumusak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/evde-beyti-kebap-tarifi-lavasi-citir-koftesi-yumusak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baharatlı köfte harcı lavaşa sarılıyor, dilimlendikten sonra fırında kızarıyor; domates sosu ve yoğurtla tamamlanıyor. Dağılmayan harç, çıtır lavaş ve dengeli sosun ölçüleri tarifte.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BEYTİ KEBABI NASIL YAPILIR? LOKANTA USULÜ TAM ÖLÇÜLÜ TARİF</p>

<p>Beyti kebabı; baharatlı kıyma harcının uzun köfteler hâlinde pişirilmesi, lavaşa sarılıp dilimlenmesi ve domates sosuyla servis edilmesiyle hazırlanan sevilen kebap çeşitlerinden biri. Yoğurt ve tereyağlı sosla tamamlanan yemek, evde fırın kullanılarak da lokanta sunumuna yakın biçimde hazırlanabiliyor.</p>

<p>Başarılı bir Beyti kebabı için kıymanın yağ oranı, harcın yoğrulma süresi ve lavaşın ne kadar yağlandığı önem taşıyor. Fazla sulu soğan köfteyi gevşetebilir; gereğinden fazla yağlanan veya sosla önceden bekletilen lavaş ise çıtırlığını kısa sürede kaybedebilir.</p>

<p>TARİF KARTI</p>

<p>Kaç kişilik: 4 kişilik<br />
Porsiyon: Yaklaşık 24 dilim<br />
Hazırlık süresi: 30 dakika<br />
Harcı dinlendirme: 30 dakika<br />
İlk fırınlama: 18–22 dakika<br />
Lavaşla ikinci fırınlama: 8–10 dakika<br />
Toplam süre: Yaklaşık 1 saat 30 dakika<br />
Pişirme yöntemi: Fırında<br />
Fırın sıcaklığı: 210 ve 200 derece<br />
Zorluk düzeyi: Orta<br />
Temel ekipman: Büyük karıştırma kabı, fırın tepsisi, pişirme kâğıdı, küçük sos tenceresi, mutfak termometresi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BEYTİ KEBABI İÇİN MALZEMELER</p>

<p>KÖFTE HARCI İÇİN</p>

<p>- 500 g orta yağlı dana kıyma<br />
- 100 g kuzu kıyma<br />
- 1 küçük kuru soğan (yaklaşık 100 g)<br />
- 2 diş sarımsak (yaklaşık 8 g)<br />
- 20 g galeta unu<br />
- 8 g tuz<br />
- 1 çay kaşığı tatlı kırmızı toz biber<br />
- Yarım çay kaşığı kimyon<br />
- Yarım çay kaşığı karabiber<br />
- Yarım çay kaşığı pul biber; isteğe bağlı<br />
- 15 ml soğuk su</p>

<p>SARMAK İÇİN</p>

<p>- 4 adet orta boy lavaş (toplam yaklaşık 300 g)<br />
- 40 g tereyağı<br />
- 15 ml zeytinyağı</p>

<p>DOMATES SOSU İÇİN</p>

<p>- 20 g tereyağı<br />
- 15 ml zeytinyağı<br />
- 20 g domates salçası<br />
- 300 g rendelenmiş domates<br />
- 150 ml sıcak su<br />
- Yarım çay kaşığı tuz<br />
- Yarım çay kaşığı toz kırmızı biber</p>

<p>YOĞURTLU SERVİS İÇİN</p>

<p>- 400 g koyu kıvamlı yoğurt<br />
- 1 küçük diş sarımsak; isteğe bağlı<br />
- Bir tutam tuz</p>

<p>ÜZERİ İÇİN</p>

<p>- 15 g tereyağı<br />
- Yarım çay kaşığı toz kırmızı biber veya pul biber</p>

<p>LOKANTA USULÜ BEYTİ KEBABI NASIL YAPILIR?</p>

<p>1. Kuru soğanı rendenin ince tarafıyla rendeleyin. Rendelenmiş soğanı temiz bir bezin veya ince süzgecin içinde sıkarak fazla suyunu çıkarın.</p>

<p>2. Sarımsakları ezin veya çok ince kıyın. Dana kıyma ile kuzu kıymayı geniş bir karıştırma kabına alın.</p>

<p>3. Suyu sıkılmış soğanı, sarımsağı, galeta ununu, tuzu, kırmızı toz biberi, kimyonu, karabiberi ve isteğe bağlı pul biberi kıymaya ekleyin.</p>

<p>4. Soğuk suyu ilave edin. Harcı elinizle 6–8 dakika, yapışkan ve bütünleşmiş bir kıvam alıncaya kadar yoğurun.</p>

<p>5. Kabın üzerini kapatın ve köfte harcını buzdolabında 30 dakika dinlendirin. Çiğ kıymayı oda sıcaklığında bekletmeyin.</p>

<p>6. Fırını alt-üst ayarda 210 dereceye ısıtın. Fırın tepsisine pişirme kâğıdı serin.</p>

<p>7. Dinlenen harcı dört eşit parçaya bölün. Her parçayı yaklaşık 22–24 cm uzunluğunda, düzgün ve fazla kalın olmayan bir köfte rulosu hâline getirin.</p>

<p>8. Köfte rulolarını tepsiye aralarında boşluk kalacak şekilde yerleştirin. Üzerlerine yağ eklemeyin; kıymanın kendi yağı pişme sırasında yeterli olacaktır.</p>

<p>9. Köfteleri önceden ısıtılmış 210 derece fırında 18–22 dakika pişirin. Sürenin ortasında dikkatlice çevirerek iki yüzünün dengeli kızarmasını sağlayın.</p>

<p>10. Kıymanın güvenle tüketilebilmesi için köftelerin merkez sıcaklığının en az 71 dereceye ulaşmasını sağlayın. Termometre yoksa iç kısmında çiğ veya pembe kıyma kalmadığını kontrol edin.</p>

<p>11. Pişen köfteleri fırından çıkarıp 5 dakika dinlendirin. Bu sırada fırın sıcaklığını 200 dereceye düşürün.</p>

<p>12. Lavaşları çalışma tezgâhına alın. Tereyağını eritin ve zeytinyağıyla karıştırın.</p>

<p>13. Her lavaşın yalnızca iç yüzüne fırçayla ince bir tabaka yağ sürün. Fazla yağ kullanmak lavaşın gevşemesine neden olabilir.</p>

<p>14. Bir köfte rulosunu lavaşın kenarına yerleştirin. Lavaşı köftenin çevresine sıkı ancak yırtmayacak biçimde sarın.</p>

<p>15. Sarılan lavaşın açık kenarı altta kalacak şekilde yerleştirin. Kalan köfte ve lavaşları da aynı yöntemle hazırlayın.</p>

<p>16. Ruloları yaklaşık 3 cm kalınlığında dilimleyin. Keskin bir bıçak kullanarak lavaşı ezmeden tek hareketle kesin.</p>

<p>17. Beyti dilimlerini pişirme kâğıdı serilmiş tepsiye, kesik yüzleri yukarı bakacak şekilde ve aralarında az miktarda boşluk bırakarak dizin.</p>

<p>18. Dilimlerin üzerine kalan yağ karışımından çok ince bir tabaka sürün. Tepsiyi 200 derece fırına vererek 8–10 dakika pişirin.</p>

<p>19. Lavaşların kenarları hafifçe kızarıp çıtırlaştığında tepsiyi fırından çıkarın. Fazla pişirmek lavaşın sertleşmesine neden olabilir.</p>

<p>DOMATES SOSU NASIL HAZIRLANIR?</p>

<p>20. Tereyağı ile zeytinyağını küçük bir sos tenceresine alın. Yağ ısındığında domates salçasını ekleyin.</p>

<p>21. Salçayı orta-kısık ateşte yaklaşık 1 dakika, yakmadan kavurun. Rendelenmiş domatesi ilave edin.</p>

<p>22. Domatesi 6–8 dakika, fazla suyu büyük ölçüde çekilinceye kadar pişirin.</p>

<p>23. Sıcak suyu, tuzu ve kırmızı toz biberi ekleyin. Sosu kısık ateşte 5–7 dakika daha kaynatın.</p>

<p>24. Sos akışkan fakat su gibi ince olmayan bir kıvama geldiğinde ocağı kapatın. Çok koyulaşırsa az miktarda sıcak su ekleyin.</p>

<p>YOĞURTLU SOS NASIL HAZIRLANIR?</p>

<p>25. Yoğurdu bir kâseye alın. Sarımsak kullanıyorsanız ezerek yoğurda ekleyin.</p>

<p>26. Bir tutam tuz ilave edip pürüzsüzleşinceye kadar karıştırın. Yoğurdu servis saatine kadar buzdolabında tutun.</p>

<p>27. Çok soğuk yoğurt sıcak tabakta hızla sulanabileceği için servis öncesinde yalnızca 10 dakika kadar buzdolabından çıkarabilirsiniz.</p>

<p>BEYTİ KEBABI NASIL SERVİS EDİLİR?</p>

<p>28. Sıcak domates sosunun bir bölümünü servis tabağının tabanına ince bir tabaka hâlinde yayın.</p>

<p>29. Fırından çıkan Beyti dilimlerini tabağa dairesel veya sıra hâlinde yerleştirin.</p>

<p>30. Domates sosunu lavaşların tamamını ıslatmayacak şekilde dilimlerin üzerine ve aralarına gezdirin.</p>

<p>31. Yoğurdu tabağın ortasına veya kenarına koyun. Yoğurdu doğrudan kaynar sosla karıştırmayın.</p>

<p>32. Üzeri için tereyağını küçük tavada eritin. Kırmızı biberi ekleyip hemen ocaktan alın ve ölçülü biçimde Beyti dilimleriyle yoğurdun üzerine gezdirin.</p>

<p>BEYTİ KEBABININ PÜF NOKTALARI</p>

<p>- Orta yağlı kıyma kullanın. Çok yağsız kıyma köftenin kuru ve sert kalmasına yol açabilir.<br />
- Dana ve kuzu kıymayı karıştırmak daha yoğun kebap aroması verir. Yalnızca dana kıyma da kullanılabilir.<br />
- Soğanın suyunu mutlaka sıkın. Fazla soğan suyu harcı gevşeterek köftelerin fırında dağılmasına neden olabilir.<br />
- Harcı kısa süre karıştırmak yerine 6–8 dakika yoğurun. Proteinlerin birbirine bağlanması köftenin şeklini korumasına yardımcı olur.<br />
- Harcı yoğurduktan sonra buzdolabında dinlendirin. Soğuk harca şekil vermek daha kolaydır.<br />
- Köfte rulolarını aşırı kalın hazırlamayın. Kalın ruloların dışı kızarırken iç kısmı geç pişebilir.<br />
- Köfteyi çiğ hâlde lavaşa sarmayın. İlk pişirme sırasında kıymadan çıkan sıvı ve yağ, lavaşı hamurlaştırabilir.<br />
- Lavaşın yalnızca iç yüzünü hafifçe yağlayın. Fazla tereyağı çıtırlığı azaltabilir.<br />
- Ruloları kesmeden önce açık kenarlarının altta kalmasını sağlayın. Bu yöntem sarımın açılmasını önler.<br />
- Domates sosunu servis anında ekleyin. Sosla bekleyen lavaş kısa sürede yumuşar.<br />
- Yoğurdu kaynatmayın ve çok sıcak sosun doğrudan içine dökmeyin. Isı farkı yoğurdun sulanmasına veya kesilmiş görünmesine neden olabilir.<br />
- Tereyağındaki kırmızı biberi yakmayın. Yanan baharat acı ve keskin bir tat bırakır.</p>

<p>UYGUN MALZEME İKAMELERİ</p>

<p>Kuzu kıyma kullanılmayacaksa tarifin tamamı 600 g orta yağlı dana kıymayla hazırlanabilir. Yağsız kıyma kullanılıyorsa harca 15 ml zeytinyağı eklenebilir.</p>

<p>Galeta unu yerine 25 g ufalanmış bayat ekmek içi kullanılabilir. Ekmeğin çok ıslak olmamasına dikkat edilmelidir.</p>

<p>Hazır lavaş yerine ince açılmış tandır ekmeği kullanılabilir. Çok kalın ekmekler sarılırken kırılabilir ve fırında ağır bir doku oluşturabilir.</p>

<p>Taze domates bulunmadığında 250 g süzülmüş konserve doğranmış domates kullanılabilir. Konserve ürün tuz içeriyorsa sosun tuzu azaltılmalıdır.</p>

<p>Sarımsaklı yoğurt yerine sade yoğurt kullanılabilir. Süzme yoğurt çok koyuysa 15–30 ml soğuk içme suyuyla açılabilir.</p>

<p>SERVİS ÖNERİSİ</p>

<p>Beyti kebabını domates sosu ve yoğurdun yanı sıra közlenmiş domates, sivri biber, sumaklı soğan veya maydanozla servis edebilirsiniz.</p>

<p>Yanında sade bulgur pilavı, pirinç pilavı ya da çoban salatası sunulabilir. Lavaş içerdiği için pilav porsiyonunu küçük tutmak daha dengeli bir tabak oluşturur.</p>

<p>Beyti dilimlerini tabağa yerleştirdikten sonra uzun süre bekletmeyin. En iyi doku, lavaş fırından çıktıktan hemen sonra elde edilir.</p>

<p>SAKLAMA VE YENİDEN ISITMA</p>

<p>Pişmiş Beyti kebabı oda sıcaklığında iki saatten uzun bekletilmemelidir. Çok sıcak ortamlarda bu süre bir saati geçmemelidir.</p>

<p>Artan Beyti dilimleri, domates sosu ve yoğurt ayrı kaplarda saklanmalıdır. Kaplar ilk sıcaklıkları geçince kapatılarak buzdolabına kaldırılmalıdır.</p>

<p>Beyti dilimleri buzdolabında en fazla 2 gün, domates sosu 3 gün, yoğurtlu karışım ise 2 gün saklanabilir.</p>

<p>Yeniden ısıtmak için yalnızca tüketilecek Beyti dilimlerini 180 derece fırında 8–10 dakika ısıtın. Sosu ayrı tencerede ısıtıp servis sırasında ekleyin. Yoğurdu ısıtmayın.</p>

<p>Pişmiş ve sossuz Beyti ruloları tamamen soğuduktan sonra hava almayan kapta bir aya kadar dondurulabilir. Buzdolabında çözdürüldükten sonra fırında iyice ısıtılmalı ve yeniden dondurulmamalıdır.</p>

<p>SIK YAPILAN HATALAR</p>

<p>Köftenin dağılması: Soğanın suyunun sıkılmaması, harcın yeterince yoğrulmaması veya dinlendirilmeden şekillendirilmesi köftenin parçalanmasına yol açabilir.</p>

<p>Köftenin kuru kalması: Çok yağsız kıyma kullanmak, ruloları ince hazırlamak veya gereğinden uzun pişirmek iç dokuyu kurutabilir.</p>

<p>Lavaşın yumuşaması: Köfteyi sıcak ve fazla sulu hâlde sarmak, çok yağ kullanmak veya domates sosunu erken eklemek çıtırlığı azaltır.</p>

<p>Lavaşın açılması: Rulonun gevşek sarılması veya açık kenarın tepside üste gelmesi pişirme sırasında şeklin bozulmasına neden olabilir.</p>

<p>Sosun fazla ekşi olması: Tam olgunlaşmamış domates kullanılması veya salçanın miktarının artırılması sosu keskinleştirebilir.</p>

<p>Yoğurdun sulanması: Sıcak tabağa çok soğuk yoğurt koymak veya yoğurdu kaynar sosla doğrudan karıştırmak kıvamı bozabilir. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/evde-beyti-kebap-tarifi-lavasi-citir-koftesi-yumusak</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9618.jpeg" type="image/jpeg" length="12796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’a Quinten Timber’da Kötü Haber: Crystal Palace Resmen Açıkladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasa-quinten-timberda-kotu-haber-crystal-palace-resmen-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasa-quinten-timberda-kotu-haber-crystal-palace-resmen-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın transfer gündeminde yer alan Quinten Timber’ın yeni takımı belli oldu. Crystal Palace, Hollandalı orta saha oyuncusunu kadrosuna kattığını resmen açıkladı. Böylece siyah-beyazlıların Timber dosyası kapanmış oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş’a Quinten Timber’da Kötü Haber: Crystal Palace Resmen Açıkladı</p>

<p>Beşiktaş’ın orta saha transferi için gündemine aldığı Quinten Timber konusunda beklenen gelişme İngiltere’den geldi.</p>

<p>Premier League ekiplerinden Crystal Palace, Hollandalı futbolcunun transferini resmen duyurdu. Böylece son günlerde Beşiktaş ile adı anılan Timber’ın yeni adresi İngiltere oldu.</p>

<p>Crystal Palace transferi bitirdi</p>

<p>İngiliz kulübünün resmî açıklamasına göre Quinten Timber, Marsilya’dan kalıcı transferle Crystal Palace kadrosuna katıldı.</p>

<p>Transfer sürecinin son saatlerinde Crystal Palace’ın görüşmeleri hızlandırdığı ve oyuncunun tercihini İngiltere’den yana kullandığı bildiriliyordu. Kulübün resmî açıklamasıyla birlikte transfer kesinlik kazandı.</p>

<p>L’Équipe yaklaşık 20 milyon euro demişti</p>

<p>Fransız basını da transferin mali boyutuna ilişkin dikkat çeken bilgiler paylaşmıştı.</p>

<p>L’Équipe, Crystal Palace ile Marsilya arasındaki görüşmelerin yaklaşık 20 milyon euroya, bonuslar dahil ulaşan bir paket üzerinden sonuçlanmaya yakın olduğunu aktarmıştı.</p>

<p>İngiliz basınında ise Timber’ın yeni kulübüyle uzun süreli sözleşme imzaladığı belirtildi.</p>

<p>Beşiktaş dosyası kapandı</p>

<p>Quinten Timber’ın adı son dönemde Beşiktaş ile de anılıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyah-beyazlıların orta saha arayışlarında Hollandalı oyuncunun durumunu takip ettiği ve transfer ihtimalini değerlendirdiği öne sürülmüştü.</p>

<p>Ancak Crystal Palace’ın resmî açıklamasıyla birlikte Beşiktaş açısından bu transfer ihtimali tamamen ortadan kalktı.</p>

<p>Yeni rota merak konusu</p>

<p>Timber transferinin sonuçlanmasının ardından Beşiktaş’ın orta saha için hangi isme yöneleceği merak ediliyor.</p>

<p>Transfer döneminin son bölümünde kadrosunu güçlendirmek isteyen siyah-beyazlıların alternatif isimler üzerindeki çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Crystal Palace</li>
 <li>L’Équipe</li>
 <li>BBC Sport</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasa-quinten-timberda-kotu-haber-crystal-palace-resmen-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 08:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9616.jpeg" type="image/jpeg" length="36982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray Bitshiabu’da Sona Yaklaştı: Leipzig ile Resmi Görüşmeler Başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/galatasaray-bitshiabuda-sona-yaklasti-leipzig-ile-resmi-gorusmeler-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/galatasaray-bitshiabuda-sona-yaklasti-leipzig-ile-resmi-gorusmeler-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray, RB Leipzig forması giyen 21 yaşındaki Fransız stoper El-Chadaille Bitshiabu için resmi transfer sürecini başlattı. Sarı-kırmızılı kulüp, oyuncu ve Alman ekibiyle geçici transfer görüşmelerine başlandığını KAP’a bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray’da savunma hattına yapılacak takviye için beklenen resmi adım geldi. Sarı-kırmızılı kulüp, RB Leipzig’in genç stoperi El-Chadaille Bitshiabu’nun geçici transferi konusunda futbolcu ve kulübüyle görüşmelere başlandığını duyurdu.</p>

<p>Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan bildirimde, transfer görüşmelerine konu futbolcunun adının El-Chadaille Bitshiabu olduğu, kulübünün ise RasenBallsport Leipzig GmbH olarak kayıtlara geçtiği belirtildi. Açıklamada transfer şekli “kiralama” olarak yer aldı.</p>

<p>Bu bildirim, transferin resmen tamamlandığı anlamına gelmese de Galatasaray’ın oyuncu için resmi süreci başlattığını ortaya koydu. Avrupa basınında yer alan haberlerde ise taraflar arasında anlaşmanın büyük ölçüde sağlandığı, transferin satın alma opsiyonlu kiralık formülle ilerlediği iddia edildi.</p>

<p>Fransız basınından L’Équipe, Bitshiabu’nun bir dönem Salzburg’a yakın olduğunu ancak rotanın Galatasaray’a döndüğünü yazdı. Sky Sport Almanya kaynaklı haberlerde de genç stoperin sağlık kontrolleri ve imza süreci için İstanbul’a gelmesinin beklendiği aktarıldı.</p>

<p>2005 doğumlu Bitshiabu, PSG altyapısından yetişti. Fransız futbolcu, genç yaşta Paris ekibinin A takım seviyesine yükselerek dikkat çekti. 2023 yılında RB Leipzig’e transfer olan 1,96 metrelik savunmacı, Bundesliga tecrübesiyle Avrupa futbolunda takip edilen genç stoperler arasında yer aldı.</p>

<p>Sol ayaklı olması, fizik gücü ve hava toplarındaki etkisi Bitshiabu’yu Galatasaray açısından dikkat çekici bir profil haline getiriyor. Sarı-kırmızılıların özellikle savunma rotasyonunu genç, atletik ve gelişime açık bir oyuncuyla güçlendirmek istediği değerlendiriliyor.</p>

<p>Galatasaray’ın bu hamlesi, yalnızca kısa vadeli savunma ihtiyacına yönelik değil, aynı zamanda gelecek planlaması açısından da önemli görülüyor. Satın alma opsiyonunun devreye girmesi halinde Bitshiabu, performansına bağlı olarak uzun vadeli bir yatırım haline gelebilir.</p>

<p>Transferin resmiyet kazanması için sağlık kontrolleri, sözleşme imzası ve nihai KAP bildiriminin tamamlanması bekleniyor. Mevcut tabloya göre Galatasaray, Bitshiabu transferinde sona yaklaşmış durumda; ancak kulüpten imza ve mali şartlara ilişkin son açıklama gelmeden süreç “resmi görüşme” aşamasında kabul edilmeli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar: KAP, Galatasaray açıklaması, Sky Sport Almanya, L’Équipe, Get French Football News, RB Leipzig oyuncu profili</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/galatasaray-bitshiabuda-sona-yaklasti-leipzig-ile-resmi-gorusmeler-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 07:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9615.jpeg" type="image/jpeg" length="84172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Saçkıranda Yeni Umut: Tam Saçlı Deri Yanıtı Beşte Birin Üzerine Çıktı: Faz 3 Bulgusu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sackiranda-yeni-umut-tam-sacli-deri-yaniti-beste-birin-uzerine-cikti-faz-3-bulgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sackiranda-yeni-umut-tam-sacli-deri-yaniti-beste-birin-uzerine-cikti-faz-3-bulgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[JAMA Dermatology’de yayımlanan iki faz 3 çalışmada, şiddetli saçkıran hastalarında upadacitinib plaseboya göre belirgin saç çıkışı sağladı; uzmanlar uzun dönem güvenlik izlemini vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saçkıranda Upadacitinib Umudu: Faz 3 Çalışmasında Güçlü Yanıt</p>

<p>JAMA Dermatology’de yayımlanan iki faz 3 klinik araştırmaya göre, şiddetli alopecia areata hastalarında ağızdan kullanılan upadacitinib, 24 haftada plaseboya kıyasla belirgin saç çıkışı sağladı.</p>

<p>Yüksek doz grubunda hastaların yarıdan fazlası saçlı deride en az yüzde 80 kaplamaya ulaştı. Beşte birden fazlasında ise SALT 0 olarak tanımlanan tam saçlı deri yanıtı bildirildi.</p>

<p>Alopecia areata, halk arasında saçkıran olarak bilinen, bağışıklık sisteminin saç köklerini hedef almasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Saç kaybı küçük yamalar halinde başlayabilir; bazı kişilerde saçlı derinin büyük bölümüne, kaşlara ve kirpiklere kadar ilerleyebilir.</p>

<p>Bu hastalık bulaşıcı değildir. Temel sorun, saç kökünün yok olması değil, bağışıklık hücrelerinin saç üretimini baskılayan iltihabi sinyaller göndermesidir. Bu nedenle bazı hastalarda doğru tedaviyle saç kökleri yeniden büyüme döngüsüne girebilir.</p>

<p>Upadacitinib, JAK inhibitörü adı verilen ilaç grubunda yer alır. JAK, bağışıklık hücrelerinin kendi aralarında haberleşmesini sağlayan Janus kinaz yollarını ifade eder. Bu yollar aşırı çalıştığında, saç köklerinin çevresinde iltihabi baskı artabilir.</p>

<p>İlacın hedefi, bu aşırı bağışıklık sinyallerini azaltmaktır. Böylece saç köklerine yönelen saldırı zayıflayabilir ve saç çıkışı için daha uygun bir ortam oluşabilir. Bu mekanizma, tedavinin herkes için aynı sonucu vereceği anlamına gelmez.</p>

<p>Çalışma, UP-AA1 ve UP-AA2 adı verilen iki paralel faz 3 araştırmadan oluştu. Araştırmalara 12 ila 64 yaş arasında, şiddetli saçkıranı olan toplam 1.399 erişkin ve ergen hasta alındı.</p>

<p>Katılımcıların başlangıçtaki ortalama SALT skoru 83,9 olarak bildirildi. SALT skoru, saçlı derideki saç kaybını ölçen klinik bir değerlendirmedir; bu değer, hastaların ortalama olarak saçlı derilerinin yaklaşık yüzde 84’ünde kayıp yaşadığını gösterir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalar 24 hafta boyunca günde bir kez 15 mg upadacitinib, 30 mg upadacitinib veya plasebo aldı. Araştırmanın ana hedefi, 24. haftada SALT skorunun 20 veya altına inmesiydi. Bu eşik, saçlı deride en az yüzde 80 kaplama anlamına geliyor.</p>

<p>24. haftada 15 mg alan grupta bu hedefe ulaşanların oranı iki çalışmada yüzde 45,2 ve yüzde 44,6 oldu. 30 mg alan grupta oran yüzde 55,0 ve yüzde 54,3’e çıktı. Plasebo grubunda ise oranlar yüzde 1,5 ve yüzde 3,4 düzeyinde kaldı.</p>

<p>Daha sıkı bir ölçüt olan SALT 0, yani tam saçlı deri yanıtı da değerlendirildi. 30 mg upadacitinib alanlarda tam yanıt oranı iki çalışmada yüzde 20,3 ve yüzde 22,5 olarak bildirildi. 15 mg grubunda bu oran yüzde 14,1 ve yüzde 13,1 oldu.</p>

<p>Yanıtın bazı hastalarda 8. haftadan itibaren görülmeye başladığı aktarıldı. Çalışmada yalnızca saçlı deri değil, kaş ve kirpik kaybı da izlendi. Upadacitinib alan gruplarda kaş ve kirpik görünümünde plaseboya kıyasla daha belirgin iyileşme raporlandı.</p>

<p>Bu veriler, şiddetli saçkıran için ağızdan kullanılan hedefe yönelik tedavilerin dermatoloji pratiğinde daha fazla yer bulabileceğini gösteriyor. Ancak çalışma, ilacın her hasta için uygun olduğu veya hekimsiz kullanılabileceği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Güvenlik bulgularında yeni bir risk sinyali bildirilmedi. En sık görülen istenmeyen etkiler üst solunum yolu enfeksiyonu, akne, nazofarenjit ve kanda kreatin fosfokinaz yüksekliği oldu. Ciddi istenmeyen olaylar 15 mg grubunda yüzde 1,6; 30 mg grubunda yüzde 2,3; plasebo grubunda yüzde 0,4 olarak kaydedildi.</p>

<p>Buna karşın JAK inhibitörleri, bağışıklık sistemi üzerinde etkili ilaçlardır. Ciddi enfeksiyon, pıhtı, kalp-damar olayı ve bazı kanser riskleri açısından hasta bazında değerlendirme yapılması gerekir. Özellikle ileri yaş, sigara öyküsü, bağışıklık baskılanması, geçirilmiş pıhtı veya kalp-damar hastalığı olan kişilerde karar dermatoloji uzmanı tarafından verilmelidir.</p>

<p>Saçkıran tedavisinde en doğru yaklaşım, hastalığın yaygınlığı, süresi, kaş ve kirpik tutulumu, eşlik eden bağışıklık hastalıkları ve hastanın risk profiline göre belirlenir. Yeni çalışma, upadacitinibin şiddetli alopecia areata için güçlü bir tedavi adayı olabileceğini gösteriyor; uzun dönem güvenlik ve kalıcılık verileri ise izlenmeye devam ediyor.</p>

<p>KAYNAKLAR<br />
1. Mostaghimi A, Gooderham MJ, Lynde C ve çalışma grubu. Upadacitinib for Severe Alopecia Areata in Adults and Adolescents: Two Phase 3 UP-AA Randomized Clinical Trials. JAMA Dermatology. 12 Ağustos 2026. DOI: 10.1001/jamadermatol.2026.2853<br />
2. ClinicalTrials kayıt bilgisi: NCT06012240.<br />
3. Upadacitinib ürün güvenlilik bilgisi ve onaylı kullanım alanlarına ilişkin güncel ilaç güvenlik dokümanları. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sackiranda-yeni-umut-tam-sacli-deri-yaniti-beste-birin-uzerine-cikti-faz-3-bulgusu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 07:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9612.jpeg" type="image/jpeg" length="54488"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mide ve Bağırsak Hakkında En Yaygın 10 Yanlış Bilgi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mide-ve-bagirsak-hakkinda-en-yaygin-10-yanlis-bilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mide-ve-bagirsak-hakkinda-en-yaygin-10-yanlis-bilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakız midede yıllarca kalmaz, baharat tek başına ülser yapmaz, kuruyemiş divertiküliti başlatmaz. Sindirim sağlığında doğru bilgi; lif, su, hareket ve kişisel toleransla başlar ve sürer.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sindirimde Doğru Bilinen Yanlışlar: Mide ve Bağırsak İçin Gerçekler</p>

<p>Sindirim sistemiyle ilgili birçok yaygın bilgi, kulaktan kulağa aktarılan eski inanışlara dayanıyor. Sakızın midede yıllarca kaldığı, baharatlı yiyeceklerin ülser yaptığı, kuruyemiş ve çekirdeğin divertiküliti başlattığı düşüncesi bunların başında geliyor.</p>

<p>Oysa güncel tıbbi bilgiler daha dengeli bir tablo çiziyor. Sindirim sağlığında tek bir yiyeceği suçlamak yerine; porsiyon, lif alımı, sıvı tüketimi, hareket, ilaç kullanımı, kişisel hassasiyetler ve mevcut hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Sakız midede yıllarca kalır mı?</p>

<p>Hayır. Yutulan sakızın bazı bileşenleri sindirilemese de genellikle sindirim kanalından geçer ve dışkıyla atılır. Bu süreç yıllar sürmez.</p>

<p>Ancak özellikle çocuklarda çok sık ve fazla miktarda sakız yutulması nadiren tıkanma riskini artırabilir. Karın ağrısı, kusma, şişkinlik ve dışkı çıkaramama gibi belirtiler varsa hekime başvurulmalıdır.</p>

<p>Baharatlı yiyecekler ülser yapar mı?</p>

<p>Baharat tek başına mide ülserinin temel nedeni kabul edilmez. Peptik ülserlerin en sık nedenleri arasında Helicobacter pylori adlı bakteri ve bazı ağrı kesicilerin uzun süreli ya da kontrolsüz kullanımı yer alır.</p>

<p>Buna rağmen acı ve baharatlı yiyecekler, ülseri veya reflüsü olan bazı kişilerde yanma, ağrı ve ekşime hissini artırabilir. Bu nedenle yasak listesi herkes için aynı değildir; kişinin kendi tetikleyicisini fark etmesi gerekir.</p>

<p>Gazın tek suçlusu fasulye mi?</p>

<p>Fasulye, mercimek ve nohut gibi baklagiller gaz yapabilir; çünkü içerdikleri bazı karbonhidratlar kalın bağırsakta bakteriler tarafından parçalanır. Fakat gazın tek nedeni baklagiller değildir.</p>

<p>Süt ürünleri, laktoz hassasiyeti olan kişilerde şişkinlik ve gazı artırabilir. Hızlı yemek, gazlı içecekler, sakız çiğnemek ve bazı tatlandırıcılar da bağırsakta gaz hissini belirginleştirebilir.</p>

<p>Laktoz intoleransında tüm süt ürünleri yasak mı?</p>

<p>Laktoz intoleransı, sütteki doğal şeker olan laktozun yeterince parçalanamaması durumudur. Bu kişilerde süt içtikten sonra gaz, karın ağrısı, şişkinlik veya ishal görülebilir.</p>

<p>Ancak herkesin toleransı aynı değildir. Bazı kişiler yoğurt, kefir veya olgun peynirleri daha rahat tüketebilir. Laktozsuz ürünler ve küçük porsiyon denemeleri, kişisel sınırı anlamaya yardımcı olabilir.</p>

<p>Kabızlık sadece lif eksikliği midir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lif eksikliği kabızlığa katkı sağlayabilir, fakat tek neden değildir. Yetersiz su içmek, hareketsizlik, bazı ilaçlar, tiroit sorunları, gebelik, yaşlanma ve tuvalet ihtiyacını ertelemek de kabızlığı artırabilir.</p>

<p>Lif alımı artırılırken su tüketimi de yeterli olmalıdır. Lif birden yükseltilirse gaz ve şişkinlik yapabilir; bu nedenle sebze, meyve, tam tahıl ve baklagiller kademeli eklenmelidir.</p>

<p>Kuruyemiş ve çekirdek divertiküliti başlatır mı?</p>

<p>Geçmişte divertiküler hastalığı olan kişilere kuruyemiş, mısır, çekirdek ve küçük taneli besinlerden uzak durmaları önerilirdi. Güncel bilgiler bu yiyeceklerin divertiküliti doğrudan başlattığını göstermiyor.</p>

<p>Divertikül, kalın bağırsak duvarında oluşan küçük keseciklerdir. Bu kesecikler iltihaplandığında divertikülit gelişir. Şiddetli karın ağrısı, ateş ve dışkılama değişikliği varsa kişisel diyet planı hekim tarafından düzenlenmelidir.</p>

<p>Reflüde sigara rahatlatır mı?</p>

<p>Sigara mide yanmasını rahatlatmaz; aksine reflü şikayetlerini artırabilir. Reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkar ve yanma, ekşime, boğaza acı su gelmesi gibi yakınmalara yol açabilir.</p>

<p>Gece geç yemek, yemekten hemen sonra yatmak, fazla kilolar, büyük porsiyonlar, yağlı yiyecekler ve bazı içecekler reflüyü tetikleyebilir. Yemekten sonra en az 2-3 saat yatmamak birçok kişide şikayetleri azaltabilir.</p>

<p>Bağırsak temizliği şart mı?</p>

<p>Sağlıklı bir bağırsak sistemi dışkılama, sıvı dengesi ve bağırsak hareketleriyle kendi düzenini sürdürür. Hekim önerisi olmadan yapılan sert temizleme uygulamaları ishal, sıvı kaybı ve mineral dengesizliği gibi sorunlara yol açabilir.</p>

<p>Uzun süren şişkinlik, dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı, sürekli kusma, yutma güçlüğü, kansızlık, gece uyandıran karın ağrısı veya bağırsak alışkanlığında yeni başlayan belirgin değişiklikler varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.</p>

<p>Sindirim sağlığı için en güvenli yaklaşım; tek bir yiyeceğe suç yüklemek yerine bedeni dinlemek, lif ve sıvıyı dengeli artırmak, düzenli hareket etmek, gereksiz ilaç kullanımından kaçınmak ve kalıcı belirtilerde hekime başvurmaktır.</p>

<p>KAYNAKLAR<br />
1. WebMD, Digestive Myths: Get the Facts<br />
2. National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases, Peptic Ulcers<br />
3. National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases, Constipation Nutrition<br />
4. National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases, Diverticular Disease Nutrition<br />
5. Mayo Clinic, Diverticulitis Diet Expert Answer<br />
6. American College of Gastroenterology, Gastroesophageal Reflux Disease Patient Guidance </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mide-ve-bagirsak-hakkinda-en-yaygin-10-yanlis-bilgi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 06:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9605.jpeg" type="image/jpeg" length="10128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ın Dodi Lukebakio Transferinde Gece Yarısı Gelişmesi: Benfica Kararını Verdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-dodi-lukebakio-transferinde-gece-yarisi-gelismesi-benfica-kararini-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-dodi-lukebakio-transferinde-gece-yarisi-gelismesi-benfica-kararini-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın hücum hattı için transfer görüşmeleri yürüttüğü Dodi Lukebakio dosyasında, Avrupa’nın büyük liglerinde transfer döneminin kapanmasına saatler kala dikkat çekici gelişmeler yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Portekiz basınında 1 Eylül öğleden sonra yayımlanan haberlerde Beşiktaş’ın Benfica ile görüşmelerinin devam ettiği ve siyah-beyazlıların Belçikalı oyuncu için 5 milyon euro kiralama bedeli ile 20 milyon euro satın alma opsiyonundan oluşan bir model sunduğu belirtilmişti.</p>

<p>A BOLA, bu bilgiyi kendi kaynaklarına dayandırırken transferde Türkiye seçeneğinin daha olası göründüğünü bildirmişti.</p>

<p>Ancak birkaç saat içerisinde transfer dosyasının seyri değişti.</p>

<p>Sunderland 19 Milyon Euroya Anlaştı</p>

<p>Belçikalı transfer gazetecisi Sacha Tavolieri’nin aktardığı bilgilere göre Premier League ekibi Sunderland, Lukebakio için yaptığı son dakika girişiminde Benfica ile anlaşmaya vardı.</p>

<p>Tarafların yaklaşık 19 milyon euroluk bonservis bedelinde el sıkıştığı, buna rağmen transferin tamamlanamadığı bildirildi.</p>

<p>A BOLA da gece saatlerinde Sunderland’in yarıştan çekildiğini duyurdu. Portekiz gazetesi, İngiliz kulübü ile Benfica arasında anlaşmaya varıldığını ancak operasyonun sonuçlanmadığını aktardı.</p>

<p>İşin ne kadar ileri gittiğini gösteren dikkat çekici bir ayrıntı da paylaşıldı. Habere göre Sunderland, Lukebakio’yu İngiltere’ye götürebilmek için Tires’te bir uçak dahi hazırlamıştı.</p>

<p>Ancak beklenen yolculuk gerçekleşmedi.</p>

<p>Benfica Lukebakio’yu Bırakmadı</p>

<p>Transferin iptal edilmesinin ardından Portekiz’den gelen bilgiler Benfica’nın kararını daha net hale getirdi.</p>

<p>Record, gece 21.42’de yayımladığı haberinde Lukebakio’nun Benfica’dan ayrılmayacağını duyurdu.</p>

<p>Haberde Benfica yönetiminin, Sunderland’in yaklaşık 20 milyon euroluk bonservis bedelini ödemeye hazır olmasına rağmen Belçikalı futbolcuyu kadroda tutmayı tercih ettiği belirtildi.</p>

<p>Benfica cephesinde Lukebakio’nun sezon içerisinde önemli bir oyuncuya dönüşebileceği düşüncesinin ağır bastığı aktarılıyor.</p>

<p>Teknik Direktör Marco Silva Faktörü</p>

<p>Transferin neden gerçekleşmediğine ilişkin en dikkat çekici ayrıntı ise Tavolieri’den geldi.</p>

<p>Belçikalı gazeteci, Sunderland ile Benfica arasında 19 milyon euro değerinde anlaşma sağlanmasına rağmen Benfica Teknik Direktörü Marco Silva’nın oyuncunun takımda kalması konusunda kulüp yönetimi nezdinde güçlü bir girişimde bulunduğunu bildirdi. Bu ayrıntı Portekiz’de de haberleştirildi.</p>

<p>Bu bilgi, Benfica’nın nihai kararında teknik heyetin sportif değerlendirmesinin belirleyici olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Nitekim Marco Silva birkaç gün önce yaptığı açıklamada Benfica’nın transfer dönemindeki temel hedeflerinden birinin önemli oyuncuları mümkün olduğunca kadroda tutmak olduğunu ifade etmişti.</p>

<p>Sunderland Yarıştan Çekildi</p>

<p>İngiltere’de transfer döneminin kapanmasıyla birlikte Sunderland seçeneği de ortadan kalktı.</p>

<p>Bu gelişme ilk bakışta Beşiktaş açısından önemli bir rakibin devreden çıkması anlamına geliyor. Ancak Benfica’nın yaklaşık 19-20 milyon euroluk bonservis teklifine rağmen Lukebakio’yu bırakmaması, siyah-beyazlılar açısından transferin önündeki asıl engelin değiştiğini gösteriyor.</p>

<p>Artık mesele yalnızca Beşiktaş’ın başka bir kulüple yarışması değil.</p>

<p>Benfica’nın oyuncuyu satmaya veya kiralamaya ikna edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Beşiktaş’ın 25 Milyon Euroluk Paketi Masadaydı</p>

<p>A BOLA’nın gün içerisinde yayımladığı özel habere göre Beşiktaş ile Benfica arasındaki görüşmeler başlamış ve siyah-beyazlılar farklı bir transfer modeli önermişti.</p>

<p>Portekiz gazetesinin aktardığı pakette 5 milyon euro kiralama bedeli ile 20 milyon euro satın alma opsiyonu bulunuyordu. Opsiyonun kullanılması halinde operasyonun toplam büyüklüğü 25 milyon euroya ulaşabilecekti.</p>

<p>Bu rakam Sunderland’in yaklaşık 19 milyon euroluk doğrudan bonservis teklifinden nominal olarak daha yüksek olsa da iki model arasında önemli bir fark bulunuyor.</p>

<p>Sunderland doğrudan bonservis transferini hedeflerken Beşiktaş’ın teklifinin önemli bölümü satın alma opsiyonuna dayanıyordu.</p>

<p>Dolayısıyla Benfica açısından tekliflerin ekonomik değeri yalnızca toplam rakam üzerinden karşılaştırılamaz.</p>

<p>Beşiktaş İçin Transfer Tamamen Bitti mi?</p>

<p>Şimdilik en önemli soru bu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sunderland’in çekilmesi Beşiktaş’ın karşısındaki önemli bir rakibi ortadan kaldırdı. Buna karşılık Benfica’nın Lukebakio’yu kadroda tutma kararı siyah-beyazlıların önüne daha güçlü bir engel çıkardı.</p>

<p>Portekiz’de transfer döneminin İngiltere’den daha geç kapanması nedeniyle teorik olarak yeni gelişmeler için zaman bulunuyor. Ancak Record’un gece saatlerinde verdiği “Lukebakio ayrılmıyor” bilgisi Benfica cephesindeki mevcut iradeyi oldukça açık biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu nedenle mevcut aşamada “Beşiktaş transferi bitirdi” veya “Sunderland çekildi, Lukebakio Beşiktaş’a geliyor” şeklindeki yorumlar için yeterli veri bulunmuyor.</p>

<p>Aksine son yabancı kaynaklı bilgiler, Beşiktaş’ın transferi tamamlayabilmesi için önce Benfica’nın oyuncuyu bırakmama kararını değiştirmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>A BOLA</li>
 <li>Record</li>
 <li>O JOGO</li>
 <li>Sacha Tavolieri</li>
 <li>Bola na Rede</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-dodi-lukebakio-transferinde-gece-yarisi-gelismesi-benfica-kararini-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 06:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9604.jpeg" type="image/jpeg" length="59996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bel Ağrınız Dinlenince Artıyor, Hareketle Hafifliyorsa Nedeni Bu Olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bel-agriniz-dinlenince-artiyor-hareketle-hafifliyorsa-nedeni-bu-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bel-agriniz-dinlenince-artiyor-hareketle-hafifliyorsa-nedeni-bu-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankilozan spondilit kaynaklı bel ağrısı dinlenmekle geçmeyebilir. Sabah tutukluğu, gece ağrısı ve hareketle rahatlama gibi işaretlerde doğru egzersiz, duruş ve hekim takibi öne çıkar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bel Ağrısı Dinlenince Geçmiyorsa: Ankilozan Spondilit Nasıl Yönetilir?</p>

<p>Bel ağrısı çoğu zaman kas zorlanması, duruş bozukluğu veya bel fıtığı gibi nedenlerle ilişkilendirilir. Ancak bazı bel ağrıları farklı bir karakter taşır: Dinlenince azalmak yerine artar, sabahları belirgin sertlik yapar ve hareket ettikçe hafifler.</p>

<p>Bu tablo, halk arasında omurga romatizması olarak bilinen ankilozan spondilit açısından dikkate alınmalıdır. Ankilozan spondilit; omurga, kalça çevresi ve leğen kemiği ile omurganın birleştiği eklemleri etkileyebilen iltihaplı romatizmal bir hastalıktır. Buradaki iltihap mikrop kaynaklı değildir; bağışıklık sisteminin eklem ve bağ dokularında yol açtığı iltihabi süreçtir.</p>

<p>Hangi bel ağrısı farklı düşünülmeli?</p>

<p>Ankilozan spondilitte bel ağrısı çoğu zaman yavaş başlar. Genellikle genç erişkin yaşlarda ortaya çıkar ve üç aydan uzun sürebilir. Sabah yataktan kalkınca belde sertlik hissi, gece uykudan uyandıran ağrı, uzun süre oturunca artan tutukluk ve hareketle açılma tipik ipuçları arasındadır.</p>

<p>Ağrı bazen kalçanın sağında ve solunda yer değiştirebilir. Topuk ağrısı, diz veya ayak bileğinde şişlik, sedef hastalığı, bağırsak iltihabı öyküsü ya da ailede romatizmal hastalık bulunması tanı açısından hekimin özellikle sorguladığı ayrıntılardır.</p>

<p>Hareket neden bu kadar değerli?</p>

<p>Mekanik bel ağrısında kişi dinlenince rahatlayabilir. Ankilozan spondilitte ise uzun süre hareketsiz kalmak sertliği artırabilir. Bu nedenle düzenli ve kişiye uygun egzersiz, tedavi planının temel parçalarından biridir.</p>

<p>Amaç bel kaslarını zorlamak değil; omurganın hareket açıklığını korumak, gövde kaslarını güçlendirmek, duruşu desteklemek ve göğüs kafesinin esnekliğini sürdürmektir. Yüzme, yürüyüş, hafif esneme hareketleri, nefes egzersizleri ve fizyoterapist eşliğinde hazırlanan programlar bu nedenle sık önerilir.</p>

<p>Duruş, yatış ve günlük yaşam düzeni</p>

<p>Öne kapanarak durmak kısa süreli rahatlama hissi verebilir; ancak zamanla omurga üzerindeki yükü artırabilir. Masa başında çalışan kişilerde ekranın göz hizasına yakın olması, sandalyede belin desteklenmesi ve uzun oturma sürelerinin kısa hareket aralarıyla bölünmesi yararlı olabilir.</p>

<p>Uyku düzeni de ağrı yönetiminde belirleyicidir. Çok yüksek yastıkla boynu öne itmek, uzun süre aynı pozisyonda kalmak veya uygun olmayan yatakta uyumak sabah sertliğini artırabilir. Kişiye en uygun yatış pozisyonu için fizyoterapistten destek alınması güvenli bir yoldur.</p>

<p>Sıcak ve soğuk uygulama ne zaman düşünülebilir?</p>

<p>Kas sertliği ve sabah tutukluğunda ılık duş veya lokal sıcak uygulama rahatlama sağlayabilir. Şişlik, belirgin hassasiyet veya aktivite sonrası alevlenen ağrıda kısa süreli soğuk uygulama bazı kişilerde işe yarayabilir. Ciltte his kaybı, dolaşım sorunu veya diyabet gibi ek hastalıklar varsa bu uygulamalar hekime danışılmadan yapılmamalıdır.</p>

<p>İlaç tedavisi kişiye göre planlanır</p>

<p>Ankilozan spondilit tedavisinde ilaç seçimi hastalığın şiddetine, eşlik eden hastalıklara ve kişinin risklerine göre değişir. Steroid olmayan iltihap giderici ilaçlar bazı hastalarda ağrı ve tutukluğu azaltabilir; ancak mide, böbrek, kalp damar hastalığı veya kan sulandırıcı kullanımı gibi durumlarda dikkat gerekir.</p>

<p>Şikayetleri bu ilaçlarla yeterince kontrol edilemeyen kişilerde romatoloji uzmanı biyolojik tedaviler veya farklı hedefli ilaçlar değerlendirebilir. Bu ilaçlar bağışıklık sistemi üzerinde etkili olduğu için düzenli takip, enfeksiyon açısından değerlendirme ve kan testleri gerekebilir.</p>

<p>Alevlenme döneminde ne yapılmalı?</p>

<p>Ağrı ve tutukluğun arttığı dönemlerde egzersizi tamamen bırakmak yerine yoğunluğu düşürmek daha uygun olabilir. Zorlayıcı hareketler, ağır kaldırma ve ani dönme hareketleri geçici olarak azaltılabilir. Hafif esneme, kısa yürüyüş, nefes egzersizi ve hekimin önerdiği ilaç düzenine uyum çoğu zaman daha güvenli bir yaklaşımdır.</p>

<p>Kişinin ağrısı giderek artıyorsa, günlük işlevleri belirgin etkileniyorsa veya kullanılan ilaçlara rağmen gece ağrısı sürüyorsa kontrol randevusu geciktirilmemelidir.</p>

<p>Ne zaman hekime başvurulmalı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üç aydan uzun süren bel ağrısı, sabahları yarım saatten fazla tutukluk, gece uykudan uyandıran ağrı ve hareketle rahatlama varsa romatoloji değerlendirmesi gerekir. Gözde ani kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet veya bulanık görme gelişirse aynı gün sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p>Bacakta güç kaybı, uyuşma, idrar ya da dışkı kontrolünde bozulma, ateşle birlikte şiddetli bel ağrısı veya düşme sonrası ani ağrı ise acil değerlendirme gerektiren bulgulardır.</p>

<p>Ankilozan spondilit kronik seyirli bir hastalık olsa da erken tanı, düzenli takip, doğru egzersiz ve kişiye özel tedaviyle ağrı kontrolü ve hareket kabiliyeti belirgin şekilde iyileştirilebilir. En doğru plan, hastanın yaşam biçimi ve hastalık aktivitesi birlikte değerlendirilerek oluşturulur.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>1. WebMD hasta bilgilendirme içeriği: Ankilozan spondilitte bel ağrısı yönetimi<br />
2. NHS hasta bilgilendirme içeriği: Ankilozan spondilit belirtileri ve tedavisi<br />
3. American College of Rheumatology eksenel spondiloartrit klinik rehberi<br />
4. ASAS-EULAR 2022 eksenel spondiloartrit yönetim önerileri<br />
5. Mayo Clinic hasta bilgilendirme içeriği: Ankilozan spondilit tanı ve tedavi<br />
6. Spondylitis Association of America egzersiz bilgilendirme içeriği</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bel-agriniz-dinlenince-artiyor-hareketle-hafifliyorsa-nedeni-bu-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9602.jpeg" type="image/jpeg" length="15306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’da Feci Kaza: ODTÜ Öğrencisi Mert Doğan Aydın Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ankarada-feci-kaza-odtu-ogrencisi-mert-dogan-aydin-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ankarada-feci-kaza-odtu-ogrencisi-mert-dogan-aydin-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’nın Çankaya ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan 23 yaşındaki ODTÜ öğrencisi Mert Doğan Aydın, otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Lösemiyi iki yıllık tedavi sürecinin ardından yendiği öğrenilen Aydın’ın ölümü ailesi, arkadaşları ve üniversite çevresinde büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Mert Doğan Aydın, geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitirdi. Edinilen bilgilere göre kaza, 26 Ağustos günü saat 21.30 sıralarında Çankaya ilçesinde meydana geldi.</p>

<p>ODTÜ Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde öğrenim gören 23 yaşındaki Aydın’a, yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada bir otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç öğrenci, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazanın ardından sürücünün olay yerinden uzaklaştığı, çevredeki esnaf ve kuryelerin takibi sonucu durdurularak polis ekiplerince yakalandığı bildirildi. İsmi açıklanmayan 25 yaşındaki sürücünün daha önce alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine el konulduğu, kaza sırasında da alkollü olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Görgü tanıklarının ifadelerine göre çarpmanın ardından aracın durmadığı ve fren yapmadığı iddia edildi. Kazaya ilişkin soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Mert Doğan Aydın’ın 18 yaşında lösemiye yakalandığı, ilik nakli ve yaklaşık iki yıllık tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştuğu belirtildi. Hastalığı yenmesinin ardından LÖSEV Gençlik Kolları faaliyetlerine katıldığı aktarılan Aydın’ın cenazesi, 28 Ağustos’ta Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ankarada-feci-kaza-odtu-ogrencisi-mert-dogan-aydin-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9597.jpeg" type="image/jpeg" length="75472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş Lukebakio İçin Teklifini Yükseltti: Yeni Paket 25 Milyon Euro]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktas-lukebakio-icin-teklifini-yukseltti-yeni-paket-25-milyon-euro</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktas-lukebakio-icin-teklifini-yukseltti-yeni-paket-25-milyon-euro" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın hücum hattı için gündemine aldığı Dodi Lukebakio transferinde Portekiz’den yeni bilgiler geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Benfica’daki transfer gelişmelerini yakından takip eden A BOLA’nın haberine göre siyah-beyazlılar, Belçikalı kanat oyuncusu için Portekiz kulübüne sunduğu paketin mali şartlarını yukarı çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son teklifte 5 milyon euro kiralama bedeli ve 20 milyon euro satın alma opsiyonu bulunduğu belirtildi. Böylece transferin toplam maliyeti, opsiyonun kullanılması halinde 25 milyon euroya ulaşabilecek.</p>

<p>Önceki tekliften daha yüksek</p>

<p>Beşiktaş’ın Lukebakio için daha önce yaklaşık 3 milyon euro kiralama bedeli ve 17 milyon euro seviyesinde satın alma opsiyonu içeren bir yapı üzerinde çalıştığı ileri sürülmüştü.</p>

<p>Portekiz’den gelen son bilgiler doğruysa siyah-beyazlı yönetim, Benfica’yı ikna edebilmek için teklifin hem kiralama hem de satın alma bölümünde rakamı yukarı çekmiş durumda.</p>

<p>Bu durum, Beşiktaş’ın Lukebakio transferindeki ilgisinin yalnızca ön görüşme seviyesinde kalmadığını ve kulübün oyuncu için mali şartları zorladığını gösteriyor.</p>

<p>Sunderland son anda devreye girdi</p>

<p>Transferde Beşiktaş’ın önündeki tek seçenek Benfica ile yapılacak pazarlık değil.</p>

<p>İngiltere’den Sunderland’in de Lukebakio için son dönemde temaslara başladığı bildiriliyor. İngiliz ekibinin oyuncunun durumunu yakından takip ettiği ve Benfica ile görüşmeler yürüttüğü belirtiliyor.</p>

<p>Buna rağmen Portekiz basınındaki mevcut değerlendirmelerde Türkiye seçeneğinin hâlâ güçlü konumda olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Dolayısıyla transfer yarışında Beşiktaş ile Sunderland arasındaki rekabetin son günlerde daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Benfica’nın kararı belirleyici olacak</p>

<p>Lukebakio’nun Benfica ile devam eden sözleşmesi nedeniyle transferin temel belirleyicisi Portekiz kulübünün yeni pakete vereceği yanıt olacak.</p>

<p>Beşiktaş açısından 5 milyon euroluk kiralama bedeli ve 20 milyon euroluk satın alma opsiyonu, kulübün transferi doğrudan yüksek bonservis ödemeden gerçekleştirmesine olanak sağlayabilecek bir model oluşturuyor.</p>

<p>Ancak satın alma maddesinin zorunlu olup olmadığı, hangi şartlarda devreye gireceği ve ödeme planının nasıl yapılandırıldığı konusunda henüz doğrulanmış ayrıntılar bulunmuyor.</p>

<p>Lukebakio transferinde kritik aşama</p>

<p>Beşiktaş’ın Lukebakio ile ilgisi daha önce de gündeme gelmişti. Yeni gelişmenin haber değeri ise oyuncunun yeniden transfer listesine girmesinden çok, siyah-beyazlıların teklifinin mali yapısının değişmiş olması.</p>

<p>Portekiz’den gelen son bilgiye göre Beşiktaş artık Benfica’nın önüne toplam değeri 25 milyon euroya ulaşabilecek daha güçlü bir paket koymuş durumda.</p>

<p>Taraflar arasında henüz transferin tamamlandığına ilişkin resmî açıklama bulunmuyor. Bu nedenle mevcut aşamada Lukebakio’nun Beşiktaş’a transferini kesinleşmiş bir gelişme olarak değerlendirmek için erken.</p>

<p>Benfica’nın teklife vereceği yanıt ve Sunderland’in atacağı adımlar transferin yönünü belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktas-lukebakio-icin-teklifini-yukseltti-yeni-paket-25-milyon-euro</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 20:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9588.jpeg" type="image/jpeg" length="69143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekirdağ’da Kadın Doğum Uzmanı Dr. Ümit Ekmen Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tekirdagda-kadin-dogum-uzmani-dr-umit-ekmen-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tekirdagda-kadin-dogum-uzmani-dr-umit-ekmen-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’da uzun yıllar kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak görev yapan Op. Dr. Ümit Ekmen’in vefatı sağlık camiasında üzüntüyle karşılandı. Meslek yaşamında Malkara Devlet Hastanesi, Tekirdağ merkezde özel sağlık hizmetleri ve muayenehane hekimliğiyle anılan Ekmen’in adı, akademik yayınlarda da yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tekirdağ’ın Tanınan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Ümit Ekmen Hayatını Kaybetti</p>

<p>Tekirdağ’da uzun yıllar Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Op. Dr. Ümit Ekmen’in vefatı, kentte sağlık camiası ve sevenleri arasında üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Yerel paylaşımda, Dr. Ekmen’in Tekirdağ’da uzun yıllar görev yaptığı ve vefat haberinin sağlık camiasında büyük üzüntü yarattığı duyuruldu. Ekmen, özellikle Tekirdağ merkez, Süleymanpaşa ve Malkara çevresinde kadın doğum alanındaki hizmetleriyle tanınan hekimler arasında yer alıyordu.</p>

<p>Dr. Ümit Ekmen’in meslek geçmişine ilişkin açık kaynaklarda, 2003 yılında Malkara Devlet Hastanesi’nde kadın doğum uzmanı olarak görev yaptığı bilgisi yer aldı. Aynı döneme ait bir haberde, Malkara Devlet Hastanesi’nde doğum sonrası gelişen acil bir durumda görev alan hekim olarak adı geçti.</p>

<p>Ekmen’in sonraki yıllarda Tekirdağ merkezde özel sağlık hizmetleri alanında çalıştığı, hasta profilleri ve yerel rehber kayıtlarında Genesis Sağlık Hizmetleri ile ilişkilendirildiği görüldü. 2016 yılında Süleymanpaşa’da açılışı yapılan Genesis Sağlık Hizmetleri Merkezi’nde hizmet verecek hekimler arasında Op. Dr. Ümit Ekmen’in adı da yer aldı.</p>

<p>Tekirdağ’daki muayenehane kayıtlarında da Dr. Ümit Ekmen’in adı “jinekolog” ve “kadın hastalıkları ve doğum uzmanı” olarak geçti. Bazı güncel harita ve rehber kayıtlarında Süleymanpaşa/Hürriyet Mahallesi çevresinde özel muayenehane bilgileri yer aldı.</p>

<p>DR. ÜMİT EKMEN KİMDİR?</p>

<p>* Adı Soyadı: Op. Dr. Ümit Ekmen<br />
* Uzmanlık Alanı: Kadın Hastalıkları ve Doğum<br />
* Eğitim: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, 1990 mezunu olarak kayıtlı<br />
* Akademik Bağlantı: KTÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı adresli yayınlarda adı yer aldı<br />
* Görev Yaptığı Yerler: Malkara Devlet Hastanesi, Tekirdağ merkez/Süleymanpaşa özel sağlık hizmetleri, Genesis Sağlık Hizmetleri, özel muayenehane<br />
* Çalışma Alanları: Gebelik takibi, doğum, jinekolojik hastalıklar, infertilite, kadın sağlığı ve cerrahi jinekoloji alanlarıyla ilişkilendirildi</p>

<p>Dr. Ekmen’in adı, 1997 yılında Türk Fertilite Dergisi’nde yayımlanan “Cerrahi menopozun erken postoperatif dönemde lipid metabolizması üzerine etkileri” başlıklı çalışmada yazarlar arasında yer aldı. Ayrıca 1999 yılında European Journal of Obstetrics &amp; Gynecology and Reproductive Biology’de yayımlanan preeklampsi ve Doppler indeksleri üzerine bir çalışmada da Ümit Ekmen adı ortak yazarlar arasında geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasta değerlendirme platformlarında Dr. Ekmen için yapılan yorumlarda, özellikle gebelik takibi, doğum süreci ve hasta-hekim iletişimi öne çıkarıldı. 2009 ve 2010 yıllarına ait yerel forum paylaşımlarında ise Malkara ve Tekirdağ çevresinde tercih edilen kadın doğum hekimlerinden biri olarak anıldığı görüldü.</p>

<p>Cenaze programına ilişkin doğrulanmış tarih, saat ve yer bilgisi bulunmadığı için haberde cenaze ayrıntısına yer verilmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tekirdagda-kadin-dogum-uzmani-dr-umit-ekmen-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 20:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9585.jpeg" type="image/jpeg" length="89533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzurum’da Nişan Dönüşü Acı Kaza: Üç Genç Fotoğrafçı Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erzurumda-nisan-donusu-aci-kaza-uc-genc-fotografci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erzurumda-nisan-donusu-aci-kaza-uc-genc-fotografci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum’da Oltu’daki bir nişan töreninin fotoğraf ve kamera çekiminden dönen üç genç, Tortum-Oltu kara yolunda meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetti. Can Polat Kazır, Ahmet Emin Özçelik ve Yiğit Yalçın, Narmanlı Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından gözyaşlarıyla toprağa verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum’da nişan çekiminden dönen üç genç fotoğrafçının yaşamını yitirdiği kaza, kentte büyük üzüntüye neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, Oltu ilçesinde düzenlenen bir nişan töreninin fotoğraf ve kamera çekimini yapan Can Polat Kazır, Ahmet Emin Özçelik ve Yiğit Yalçın, dönüş yolunda trafik kazası geçirdi.</p>

<p>Ahmet Emin Özçelik’in kullandığı otomobil, Tortum-Oltu kara yolunun Aksukapı mevkisi yakınlarında kontrolden çıkarak yaklaşık 5 metre yükseklikten yol genişletme çalışmalarının sürdüğü alana düştü.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde Can Polat Kazır ile Ahmet Emin Özçelik’in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralı olarak araçtan çıkarılan Yiğit Yalçın ise kaldırıldığı Tortum Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Kazanın ardından üç gencin cenazeleri Erzurum’a getirildi. Can Polat Kazır, Ahmet Emin Özçelik ve Yiğit Yalçın için Narmanlı Camii’nde cenaze namazı kılındı. Törene aileleri, yakınları, arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Cenaze töreninde büyük acı yaşanırken, üç gencin tabutları musalla taşına yan yana konuldu. Kılınan cenaze namazının ardından gençler dualar ve gözyaşları arasında son yolculuklarına uğurlandı.</p>

<p>Yerel kaynaklarda, kazada hayatını kaybeden üç gencin de ailelerinin tek erkek evladı olduğu bilgisi de yer aldı. Acı haber, Erzurum’da ve gençlerin çevresinde derin üzüntü oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erzurumda-nisan-donusu-aci-kaza-uc-genc-fotografci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9582.jpeg" type="image/jpeg" length="57264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Yeni Hoca Arayışı: Masadaki En Güçlü İsimler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yeni-hoca-arayisi-masadaki-en-guclu-isimler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yeni-hoca-arayisi-masadaki-en-guclu-isimler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da Fatih Tekke ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktör arayışı hız kazandı. Bordo-mavili yönetimin yerli ve yabancı adayları değerlendirdiği süreçte Antonio Conte isminin gündeme gelmesi camiada büyük yankı uyandırdı. Tecrübeli İtalyan teknik adamın mali şartları ve proje beklentisi, olası temasların en kritik başlıkları arasında gösteriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor’da Fatih Tekke döneminin sona ermesinin ardından yeni teknik direktör arayışı başladı. Bordo-mavili kulüpte yönetim, sezonun kalan bölümünde takımı yeniden hedef yarışına sokabilecek güçlü bir teknik adam profili üzerinde duruyor.</p>

<p>Bu süreçte gündeme gelen en dikkat çekici isimlerden biri Antonio Conte oldu. Avrupa futbolunun önemli teknik direktörleri arasında gösterilen İtalyan çalıştırıcının adının Trabzonspor’la anılması, bordo-mavili taraftarlar arasında kısa sürede geniş yankı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Conte; Juventus, Chelsea, Inter, Tottenham ve Napoli gibi üst düzey kulüplerde görev yaptı. Disiplinli oyun anlayışı, fizik gücü yüksek takım yapısı ve net taktik düzeniyle tanınan tecrübeli teknik adam, kariyeri boyunca çalıştırdığı takımlarda güçlü bir saha kimliği oluşturmasıyla öne çıktı.</p>

<p>Trabzonspor cephesinde ise yeni teknik direktör kararının yalnızca isim üzerinden değil, kulübün sezon planlaması ve kadro yapısı üzerinden verileceği belirtiliyor. Bordo-mavili yönetimin, kısa vadede takımı toparlayacak, uzun vadede ise sürdürülebilir bir oyun düzeni kurabilecek bir teknik adamla ilerlemek istediği ifade ediliyor.</p>

<p>Conte ihtimalinde en önemli başlıkların mali şartlar, teknik ekibin beklentileri ve Trabzonspor’un sunacağı sportif proje olacağı değerlendiriliyor. İtalyan çalıştırıcının yüksek profili nedeniyle bu seçeneğin kolay bir süreç olmayacağı, ancak bordo-mavili kulübün yabancı teknik direktör alternatiflerini masada tuttuğu konuşuluyor.</p>

<p>Yerli adaylar tarafında ise Trabzonspor’u yakından tanıyan isimler gündemde kalmayı sürdürüyor. Abdullah Avcı ve Şenol Güneş gibi kulübün geçmişinde önemli yeri bulunan teknik adamların adı camia içinde konuşulurken, yönetimin taraftarın beklentisini ve takımın mevcut durumunu birlikte değerlendireceği belirtiliyor.</p>

<p>Trabzonspor’da yeni teknik direktör kararının kısa süre içinde netleşmesi bekleniyor. Bordo-mavili kulübün tercihi, yalnızca teknik heyet değişimi değil, sezonun geri kalanı için yeni yol haritası anlamı da taşıyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yeni-hoca-arayisi-masadaki-en-guclu-isimler</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9577.jpeg" type="image/jpeg" length="70619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ’de Kritik Toplantı: Sağlık Eğitiminde Kalite, Yapay Zekâ ve Akreditasyon Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbude-kritik-toplanti-saglik-egitiminde-kalite-yapay-zeka-ve-akreditasyon-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbude-kritik-toplanti-saglik-egitiminde-kalite-yapay-zeka-ve-akreditasyon-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi, yükseköğretimde değişim, kalite güvencesi ve akreditasyon başlıklarının ele alındığı önemli bir akademik buluşmaya ev sahipliği yaptı. TSEDAD tarafından düzenlenen programda; tıp ve sağlık eğitiminde kalite, yapay zekâ, esnek öğrenme, klinik yeterlik ve sürekli akreditasyon süreçleri öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Eğitiminde Yeni Dönem: Yapay Zekâ ve Akreditasyon Konuşuldu</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Tıp ve Sağlık Eğitimi Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TSEDAD) toplantısı, yükseköğretimde değişen eğitim anlayışı, kalite güvencesi ve akreditasyonun geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelere sahne oldu.</p>

<p>“Yükseköğretimde Değişim, Kalite ve Akreditasyon” başlığıyla düzenlenen toplantıda; tıp eğitimi başta olmak üzere sağlık programlarında kalite kültürünün güçlendirilmesi, yapay zekânın eğitim süreçlerine etkisi, esnek öğrenme modelleri, klinik yeterliklerin ölçülmesi ve sürekli kalite güvencesi başlıkları ele alındı.</p>

<p>Çok sayıda üniversite, bakanlık teşkilatı ve 17 farklı ilden temsil ağına sahip olan TSEDAD’ın; sağlık eğitimi, kalite güvencesi ve akreditasyon alanında Türkiye genelinde güçlü bir paydaş yapısını bir araya getirdiği vurgulandı.</p>

<p>Toplantının açılış konuşmaları, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın ve SBÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl tarafından yapıldı. Programda; iki dönem Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü yapan, 2018-2022 yılları arasında Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanlığı görevini yürüten ve 2022-2026 döneminde Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü olarak görev alan Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Yükseköğretimde Değişim, Kalite ve Akreditasyon” başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.</p>

<p>Rektör Aydın: Tıp ve Sağlık Eğitiminde Kalite, Hasta Güvenliğiyle Doğrudan İlişkili</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, toplantının açılışında yaptığı değerlendirmede, yükseköğretimin yalnızca akademik programların güncellenmesiyle değil; öğrenme biçimlerinin, kalite güvence süreçlerinin, ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin ve kurumsal iş birliklerinin yeniden ele alınmasıyla güçlü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Sağlık eğitiminde yapay zekâ ve akreditasyon konuşuldu" class="detail-photo img-fluid" height="844" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9575.jpeg" width="1320" /></p>

<p>Aydın, tıp ve sağlık eğitiminin niteliğinin yalnızca akademik başarı göstergeleriyle değil, mezunların sahada ortaya koyduğu klinik yeterlik, etik sorumluluk ve hasta güvenliğine katkıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Sağlık alanında eğitim veren kurumların sorumluluğunun diğer yükseköğretim alanlarına göre daha doğrudan toplumsal sonuçlar ürettiğine dikkat çeken Aydın, mezunların bilgi, beceri, klinik muhakeme, etik tutum ve toplumsal sorumluluk bakımından güçlü biçimde yetiştirilmesinin önemini vurguladı.</p>

<p>Yapay zekâ, dijitalleşme ve veri temelli eğitim yönetiminin üniversiteler için yeni imkânlar sunduğunu belirten Aydın, bu teknolojilerin doğru kullanılması hâlinde öğrenci gelişiminin daha yakından izlenebileceğini, öğrenme eksiklerinin daha erken fark edilebileceğini ve programların daha hızlı iyileştirilebileceğini kaydetti.</p>

<p>Aydın, buna karşın yapay zekânın tıp ve sağlık eğitiminde insan muhakemesinin yerine geçecek bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Yeni dönemde öğrencilerin yalnızca dijital araçları kullanabilen değil; bu araçların ürettiği bilgiyi sorgulayabilen, doğrulayabilen, etik sınırları bilen ve nihai kararı mesleki sorumlulukla verebilen sağlık profesyonelleri olarak yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Sağlık eğitiminde yapay zekâ ve akreditasyon konuşuldu-1" class="detail-photo img-fluid" height="852" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9574.jpeg" width="1320" /></p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesinin sağlık eğitimi alanındaki geniş birikimi, uygulama odaklı yapısı ve farklı kurumlarla kurduğu güçlü iş birliği zeminiyle bu dönüşüm sürecine katkı sunmayı önemsediklerini dile getiren Aydın, toplantının yükseköğretimde ortak aklın geliştirilmesi açısından değerli olduğunu belirtti.</p>

<p>Erdöl: Sağlık Eğitiminde Kalite Kültürü İnsan Merkezli Olmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SBÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, açılış konuşmasında tıp ve sağlık eğitiminin insan hayatına doğrudan temas eden özel bir sorumluluk alanı olduğunu belirtti.</p>

<p>Erdöl, sağlık alanında yetiştirilen her öğrencinin yalnızca mesleki bilgiyle değil; etik duyarlılık, insani sorumluluk, iletişim becerisi ve topluma hizmet bilinciyle donatılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yükseköğretimde kalite kültürünün sağlık eğitimi açısından ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Erdöl, akreditasyon süreçlerinin kurumlara yalnızca standartları hatırlatan teknik bir mekanizma değil; eğitimin niteliğini sürekli geliştiren, öğrenci kazanımlarını görünür kılan ve mezunların topluma katkısını güçlendiren bir rehber niteliği taşıdığını kaydetti.</p>

<p>Erdöl, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sağlık eğitimine yeni imkânlar sunduğunu ancak bu dönüşümün merkezinde insanı, hasta güvenliğini ve etik sorumluluğu korumanın vazgeçilmez olduğunu belirtti.</p>

<p>Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin eğitim süreçlerinde destekleyici rol üstlenebileceğini ifade eden Erdöl, tıp ve sağlık alanında nihai sorumluluğun insan aklında, vicdanında ve mesleki muhakemesinde kalması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Erdöl, TSEDAD çatısı altında yürütülen kalite ve akreditasyon odaklı çalışmaların, Türkiye’de sağlık eğitiminin ortak standartlar etrafında güçlenmesine ve kurumlar arası deneyim paylaşımının artmasına katkı sunacağını ifade etti.</p>

<p>Elmas: Değişim, Kalite ve Akreditasyon Birlikte Ele Alınmalı</p>

<p>Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Yükseköğretimde Değişim, Kalite ve Akreditasyon” başlıklı sunumunda yükseköğretimde yaşanan dönüşümün yalnızca teknolojik gelişmelerle sınırlı olmadığını; eğitim modellerinden kalite güvence sistemlerine, ölçme ve değerlendirme süreçlerinden akreditasyon yaklaşımına kadar bütüncül bir değişimi zorunlu kıldığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Sağlık eğitiminde yapay zekâ ve akreditasyon konuşuldu-2" class="detail-photo img-fluid" height="847" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9576.jpeg" width="1320" /></p>

<p>Elmas, üniversitelerin değişen öğrenci profili, dijitalleşme, yapay zekâ teknolojileri ve iş gücü piyasasının yeni beklentileri karşısında daha esnek, izlenebilir ve öğrenen yapılar hâline gelmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Yükseköğretimde kalite güvencesinin yalnızca belirli dönemlerde hazırlanan raporlar veya kurum ziyaretleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Elmas, eğitim süreçlerinin sürekli izlenen, veriye dayalı ve iyileştirmeye açık bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Sunumda, esnek öğrenme modelleri, mikro-yeterlikler, önceki öğrenmelerin tanınması, kısa süreli sertifika programları ve kişiselleştirilmiş eğitim imkânlarının yükseköğretimin yeni döneminde daha fazla önem kazanacağı değerlendirildi.</p>

<p>Yapay Zekâ Eğitimde Destek Aracı, Kararda İnsan Denetimi Olmalı</p>

<p>Toplantının öne çıkan başlıklarından birini yapay zekânın öğrenme, öğretme ve değerlendirme süreçleri üzerindeki etkisi oluşturdu.</p>

<p>Yapay zekâ teknolojilerinin dil, içerik üretimi, veri analizi, görsel tanıma ve karar destek sistemleri gibi alanlarda hızla gelişmesinin, klasik sınavlara ve notlara dayalı değerlendirme sistemlerini yeniden tartışmaya açtığı ifade edildi.</p>

<p>Yapay zekânın öğrenciye kişiselleştirilmiş öğrenme desteği sunabileceği, klinik senaryoların çeşitlendirilmesine katkı sağlayabileceği, ölçme-değerlendirme süreçlerinde veri analizi imkânı oluşturabileceği ve akademik programların güçlü ya da gelişmeye açık yönlerinin daha görünür hâle gelmesine yardımcı olabileceği belirtildi.</p>

<p>Bununla birlikte yapay zekâ destekli sistemlerin tıp ve sağlık alanında hatasız kabul edilemeyeceği; bu nedenle öğrencilerin yapay zekâ çıktısını sorgulama, kaynak doğrulama, klinik bağlamı değerlendirme ve etik sorumluluk bilinciyle karar verme becerilerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Toplantıda, yapay zekâ çağında sağlık eğitiminin temel hedeflerinden birinin de yalnızca teknolojiyi kullanan değil; teknolojiyi doğru yorumlayan, denetleyen ve insan yararına yöneten sağlık profesyonelleri yetiştirmek olduğu ifade edildi.</p>

<p>Akreditasyon, Tıp Eğitiminde Güven ve Standart Kültürünü Güçlendiriyor</p>

<p>Toplantıda, tıp eğitimi başta olmak üzere sağlık programlarında akreditasyonun yalnızca kurumsal bir belge alma süreci olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Akreditasyonun; eğitim programlarının hedefleri, öğrenme çıktıları, klinik uygulama imkânları, ölçme-değerlendirme yöntemleri ve sürekli iyileştirme mekanizmaları açısından güvence sağlayan önemli bir kalite aracı olduğu belirtildi.</p>

<p>Tıp eğitiminde kalite güvencesinin, öğrencinin mezuniyet öncesi dönemde hangi bilgi, beceri ve tutumları kazandığının somut kanıtlarla izlenmesini gerektirdiği ifade edildi. Bu kapsamda klinik beceri eğitimleri, hasta başı uygulamalar, simülasyon merkezleri, vaka temelli öğrenme, profesyonel davranış değerlendirmeleri ve nesnel yapılandırılmış klinik sınavların önemi öne çıktı.</p>

<p>Sağlık eğitiminin yalnızca tıp fakülteleriyle sınırlı olmadığına dikkat çekilen toplantıda; diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik, fizyoterapi, beslenme ve diyetetik, sağlık yönetimi ve diğer sağlık programlarında da kalite güvencesinin ortak bir kurumsal kültüre dönüşmesi gerektiği değerlendirildi.</p>

<p>Kalite, Mezunun Sahadaki Yetkinliğiyle Ölçülmeli</p>

<p>Toplantıda, sağlık programlarının akreditasyonunda ders sayısı ve eğitim süresinden ziyade mezunun gerçek klinik ortamda ne yapabildiğine odaklanılması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Klinik yeterliklerin yalnızca çoktan seçmeli sınavlarla ölçülemeyeceği; hasta başı gözlem, simülasyon, vaka çözümü, sözlü sınavlar, klinik portfolyolar, beceri uygulamaları ve profesyonel davranış değerlendirmeleri gibi birden fazla doğrudan kanıtla desteklenmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Yapay zekâ ve dijital sağlık becerilerinin de tıp ve sağlık eğitiminin temel mesleki yeterlikleri arasında yer alması gerektiğine dikkat çekildi.</p>

<p>Bu kapsamda mezunlardan yalnızca yapay zekâ araçlarını kullanmalarının değil; bu sistemlerin önerilerini değerlendirmeleri, olası hataları fark etmeleri ve nihai klinik kararı kendi mesleki muhakemeleriyle verebilmeleri beklendiği vurgulandı.</p>

<p>Toplantıda ele alınan yaklaşımların, TSEDAD tarafından ilan edilmiş yeni bir akreditasyon standardı olmadığı; yükseköğretim, tıp eğitimi ve sağlık eğitiminin geleceğine ilişkin değerlendirme ve öneriler niteliği taşıdığı özellikle belirtildi.</p>

<p>Programın soru-cevap bölümünde rektörler, rektör yardımcıları, dekanlar ve öğretim üyeleri görüşlerini paylaşarak, yönelttikleri sorular ve yaptıkları değerlendirmelerle toplantıya katkı sundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbude-kritik-toplanti-saglik-egitiminde-kalite-yapay-zeka-ve-akreditasyon-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9573.jpeg" type="image/jpeg" length="34115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Makarnayı Pişirip Soğuttuktan Sonra Yemek Kan Şekerini Gerçekten Daha Az mı Yükseltiyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/makarnayi-pisirip-soguttuktan-sonra-yemek-kan-sekerini-gercekten-daha-az-mi-yukseltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/makarnayi-pisirip-soguttuktan-sonra-yemek-kan-sekerini-gercekten-daha-az-mi-yukseltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[32 Tip 1 diyabetli yetişkinle yapılan yeni araştırmada, 24 saat buzdolabında soğutulup yeniden ısıtılan makarnanın dirençli nişasta miktarı yaklaşık yüzde 60 arttı ve yemek sonrası glukoz yükselişi taze pişmiş makarnaya göre daha düşük gerçekleşti. Peki bu sonuç herkes için geçerli mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir tabak makarnanın kan şekeri üzerindeki etkisini yalnızca ne kadar yediğimiz değil, <strong>onu nasıl hazırladığımız da değiştirebilir mi?</strong></p>

<p>2026 yılında yayımlanan yeni bir araştırma bu soruya dikkat çekici bir yanıt veriyor.</p>

<p>Makarnayı pişirdikten sonra hemen tüketmek yerine 24 saat buzdolabında soğutup yeniden ısıtmak, nişastanın yapısında değişikliğe yol açabiliyor. Soğuma sırasında nişastanın bir bölümü sindirim enzimlerine karşı daha dirençli bir yapıya dönüşüyor.</p>

<p>Araştırmaya göre bu değişim, yemek sonrasında glukoz düzeyinin ne kadar yükseldiğini etkileyebilir.</p>

<p>Ancak önemli bir ayrıntı var: Çalışma genel toplumda değil, <strong>Tip 1 diyabetli ve insülin pompası kullanan 32 yetişkinde</strong> gerçekleştirildi. Bu nedenle sonuçları sağlıklı bireylere, prediyabeti veya Tip 2 diyabeti olan kişilere doğrudan genellemek mümkün değil.</p>

<h2>Araştırmacılar iki farklı makarna öğününü karşılaştırdı</h2>

<p>Nutrients dergisinde 3 Nisan 2026'da yayımlanan araştırma, <strong>randomize, tek kör ve çapraz tasarımlı</strong> olarak gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalışmaya Tip 1 diyabetli 32 yetişkin katıldı. Katılımcıların tamamı sürekli deri altı insülin infüzyonu, yani insülin pompası kullanıyordu.</p>

<p>Her katılımcı farklı günlerde iki standart öğün tüketti.</p>

<p>Bir öğünde makarna pişirildikten hemen sonra servis edildi. Diğerinde aynı tür makarna pişirildikten sonra <strong>24 saat boyunca 4 °C'de soğutuldu</strong> ve tüketilmeden önce yeniden ısıtıldı.</p>

<p>Test öğünleri <strong>50 gram kullanılabilir karbonhidrat içerecek şekilde standardize edildi</strong>. Öğünde 200 gram pişmiş buğday makarnası ile 125 gram domates sosu kullanıldı.</p>

<p>Katılımcıların glukoz düzeyleri yemek sonrasındaki üç saat boyunca sürekli glukoz izleme sistemiyle takip edildi.</p>

<h2>Glukozdaki yükseliş daha düşük gerçekleşti</h2>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonucu yemek sonrası glukoz değerlerinde görüldü.</p>

<p>Taze pişmiş makarna tüketildiğinde ulaşılan maksimum glukoz düzeyi medyan olarak <strong>12,6 mmol/L</strong> iken, soğutulup yeniden ısıtılan makarnada bu değer <strong>10,7 mmol/L</strong> olarak ölçüldü.</p>

<p>Yemek öncesindeki değere göre maksimum glukoz artışı ise taze makarnada <strong>4,7 mmol/L</strong>, soğutulup yeniden ısıtılmış makarnada <strong>2,8 mmol/L</strong> oldu.</p>

<p>Üç saatlik toplam yemek sonrası glukoz yanıtını gösteren artımsal eğri altındaki alan da soğutulup yeniden ısıtılan makarnada daha düşüktü.</p>

<p>Araştırmacılar, iki öğün arasında uygulanan insülin dozları açısından anlamlı bir fark olmadığını bildirdi.</p>

<p>Bu sonuç, aynı test koşullarında <strong>hazırlama ve saklama biçiminin yemek sonrası glukoz yanıtını değiştirebileceğini</strong> düşündürüyor.</p>

<h2>Makarnaya buzdolabında ne oluyor?</h2>

<p>Bu farklılığın arkasındaki temel mekanizmalardan biri <strong>dirençli nişasta</strong> olabilir.</p>

<p>Makarna, pirinç, patates ve ekmek gibi besinlerde bulunan nişasta, pişirme sırasında su ve ısının etkisiyle yapısal değişime uğruyor.</p>

<p>Pişmiş nişastalı besin soğutulduğunda ise <strong>retrogradasyon</strong> adı verilen başka bir süreç başlıyor.</p>

<p>Soğuma sırasında özellikle amiloz moleküllerinin bir bölümü yeniden düzenleniyor ve sindirim enzimlerinin daha zor parçalayabildiği yapılar oluşabiliyor.</p>

<p>Bu şekilde meydana gelen nişastanın bir bölümü <strong>Tip 3 dirençli nişasta, yani RS3</strong> olarak adlandırılıyor.</p>

<p>Dirençli nişasta ince bağırsakta normal nişasta kadar hızlı sindirilmediği için glukozun dolaşıma geçiş hızını ve yemek sonrası metabolik yanıtı etkileyebiliyor.</p>

<h2>Dirençli nişasta yaklaşık yüzde 60 arttı</h2>

<p>Araştırmanın önemli yönlerinden biri, yalnızca katılımcıların glukoz değerlerinin değil, makarnanın dirençli nişasta içeriğinin de laboratuvarda incelenmesi oldu.</p>

<p>Taze pişmiş makarnada 100 gram başına <strong>8,03 gram</strong> dirençli nişasta ölçüldü.</p>

<p>24 saat soğutulup yeniden ısıtılan makarnada ise bu miktar <strong>12,88 grama</strong> yükseldi.</p>

<p>Bu değer yaklaşık <strong>yüzde 60'lık artışa</strong> karşılık geliyor.</p>

<p>Böylece araştırmacılar, makarnanın nişasta yapısındaki değişiklik ile yemek sonrası glukoz yanıtındaki farklılığı aynı çalışma içinde değerlendirmiş oldu.</p>

<h2>Yeniden ısıtmak dirençli nişastayı tamamen ortadan kaldırmıyor mu?</h2>

<p>Soğutmayla oluşan dirençli nişastanın tamamı yeniden ısıtıldığında eski yapısına dönmüyor.</p>

<p>Ancak bu etkinin her besinde ve her hazırlama yönteminde aynı büyüklükte ortaya çıktığını söylemek mümkün değil.</p>

<p>Nişastanın amiloz ve amilopektin içeriği, besinin yapısı, pişirme süresi, soğutma sıcaklığı, soğutmanın ne kadar sürdüğü ve yeniden ısıtma yöntemi sonucu etkileyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle <strong>“bütün nişastalı yiyecekleri soğutmak kan şekerini aynı ölçüde azaltır”</strong> şeklinde bir genelleme bilimsel olarak doğru değil.</p>

<h2>Sağlıklı bireylerde de araştırılmıştı</h2>

<p>Soğutulmuş makarnanın glukoz yanıtını değiştirebileceği fikri tamamen yeni değil.</p>

<p>European Journal of Clinical Nutrition'da yayımlanan daha önceki küçük bir pilot çalışmada 10 sağlıklı yetişkin; taze pişmiş, soğutulmuş ve soğutulduktan sonra yeniden ısıtılmış makarna öğünlerini farklı günlerde tüketmişti.</p>

<p>Araştırmada makarnanın hazırlanma biçiminin yemek sonrası glukoz yanıtını etkileyebildiği ve dikkat çekici farklardan birinin taze makarna ile soğutulup yeniden ısıtılan makarna arasında ortaya çıktığı bildirilmişti.</p>

<p>Ancak yalnızca 10 kişinin katıldığı bu çalışma küçük bir pilot araştırmaydı.</p>

<p>2026 tarihli yeni araştırma ise aynı soruyu Tip 1 diyabetli kişilerde, sürekli glukoz izlemi kullanarak daha kontrollü biçimde ele aldı.</p>

<h2>“Soğutulmuş makarna kan şekerini düşürüyor” demek doğru değil</h2>

<p>Araştırmanın yorumlanmasındaki en önemli noktalardan biri burada ortaya çıkıyor.</p>

<p>Çalışma, soğutulmuş makarnanın <strong>kan şekerini düşürdüğünü</strong> göstermedi.</p>

<p>Gösterilen bulgu, soğutulup yeniden ısıtılan makarnanın ardından meydana gelen <strong>yemek sonrası glukoz yükselişinin taze pişmiş makarnaya kıyasla daha düşük olmasıydı.</strong></p>

<p>Bu iki ifade aynı şeyi anlatmıyor.</p>

<p>Araştırma ayrıca yalnızca tek bir öğünün ardından yaklaşık üç saatlik metabolik yanıtı inceledi.</p>

<p>Bu şekilde makarna tüketmenin haftalar veya aylar boyunca HbA1c, vücut ağırlığı, toplam insülin ihtiyacı ya da diyabet komplikasyonları üzerinde nasıl bir etkisi olacağını bu çalışmadan çıkarmak mümkün değil.</p>

<h2>Tip 1 diyabetliler insülin dozunu kendileri değiştirmemeli</h2>

<p>Çalışmanın özellikle Tip 1 diyabet açısından dikkatle yorumlanması gerekiyor.</p>

<p>Yemekle alınan karbonhidrat miktarı ile insülinin dozu ve zamanlaması arasındaki denge, Tip 1 diyabette kritik önem taşıyor.</p>

<p>Aynı araştırma grubunun daha önce 32 Tip 1 diyabetli kişi üzerinde yaptığı soğutulmuş pirinç çalışmasında, pişirilip 24 saat soğutulduktan sonra yeniden ısıtılan pirincin yemek sonrası glukoz yükselişini azalttığı; ancak standart insülin dozu kullanıldığında hipoglisemi ataklarının arttığı bildirilmişti.</p>

<p>Yeni makarna araştırmasında ise erken dönemde hipoglisemi açısından anlamlı bir artış saptanmadı. Taze makarna sonrasında bir, soğutulup yeniden ısıtılmış makarna sonrasında iki kişide hipoglisemi görüldü ve fark istatistiksel olarak anlamlı değildi.</p>

<p>Bu durum, etkinin kullanılan besinin yapısına göre değişebileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Bu nedenle Tip 1 diyabetli kişilerin “soğutulmuş makarna daha az yükseltiyor” düşüncesiyle <strong>insülin dozunu sağlık profesyoneline danışmadan değiştirmesi doğru değil.</strong></p>

<h2>Soğutmak makarnayı sınırsız yenebilecek bir besin hâline getirmez</h2>

<p>Dirençli nişastanın artması makarnanın toplam porsiyonunu, enerji içeriğini veya üzerine eklenen sosların beslenme değerini ortadan kaldırmıyor.</p>

<p>Porsiyon büyüklüğü, makarnanın türü, yanında tüketilen besinler ve kullanılan soslar öğünün toplam metabolik etkisini değiştirebilir.</p>

<p>Bu nedenle araştırmadan çıkarılabilecek temel sonuç, “soğutulmuş makarna istediğiniz kadar yenebilir” değil.</p>

<p>Daha doğru mesaj şu:</p>

<p><strong>Bir besinin metabolik etkisini yalnızca içeriği değil, nasıl hazırlandığı ve saklandığı da etkileyebilir.</strong></p>

<h2>Soğutulmuş makarnada gıda güvenliği önemli</h2>

<p>Makarnayı soğutarak saklamak söz konusu olduğunda gıda güvenliği ihmal edilmemeli.</p>

<p>Pişmiş ve kolay bozulabilir yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemesi gerekiyor.</p>

<p>ABD Tarım Bakanlığının gıda güvenliği önerilerine göre artık yemekler genel olarak <strong>iki saat içinde buzdolabına kaldırılmalı</strong>. Ortam sıcaklığı yaklaşık 32 °C'nin üzerindeyse bu süre <strong>bir saate</strong> düşüyor.</p>

<p>Buzdolabının yaklaşık <strong>4 °C veya altında</strong> tutulması ve yiyeceklerin hızlı soğuyabilmesi için uygun, sığ kaplarda saklanması öneriliyor.</p>

<p>Artan yemekler yeniden ısıtıldığında iç sıcaklığın <strong>74 °C'ye ulaşması</strong> tavsiye ediliyor.</p>

<p>Dolayısıyla araştırmada uygulanan “24 saat soğutma” yöntemi, pişmiş makarnanın uzun süre mutfak tezgâhında bırakılması anlamına gelmiyor.</p>

<h2>Araştırmanın sınırlılıkları neler?</h2>

<p>Sonuçlar dikkat çekici olsa da çalışmanın önemli sınırlılıkları bulunuyor.</p>

<p>Araştırmaya yalnızca <strong>32 kişi</strong> katıldı ve tüm katılımcılar Tip 1 diyabetli, insülin pompası kullanan yetişkinlerdi.</p>

<p>Çalışma <strong>tek merkezli ve keşif amaçlıydı</strong>.</p>

<p>Önceden formal örneklem büyüklüğü hesabı yapılmadı ve araştırma prospektif olarak bir klinik araştırma veri tabanına kaydedilmedi.</p>

<p>Yalnızca tek bir makarna çeşidi ve belirli bir pişirme-soğutma-yeniden ısıtma protokolü incelendi.</p>

<p>Glukoz yanıtı yalnızca <strong>180 dakika</strong> takip edildi.</p>

<p>Çalışma gerçek yaşam koşullarından ziyade standardize edilmiş deney koşullarında gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu nedenle araştırma; sağlıklı bireylerde, prediyabeti veya Tip 2 diyabeti olan kişilerde aynı büyüklükte bir etkinin ortaya çıkacağını kanıtlamıyor.</p>

<p>Uzun dönem kilo kontrolü, HbA1c veya kardiyovasküler risk açısından da bu çalışmadan sonuç çıkarmak mümkün değil.</p>

<h2>Sonuç: Aynı makarna, hazırlanışına göre aynı metabolik etkiyi göstermeyebilir</h2>

<p>Makarnanın metabolik öyküsü yalnızca tabağa konulduğu anda başlamıyor.</p>

<p>Pişirme, soğutma ve yeniden ısıtma sırasında nişastanın yapısı değişebiliyor.</p>

<p>2026 tarihli çalışma, 24 saat soğutulup yeniden ısıtılan makarnada dirençli nişasta miktarının yaklaşık yüzde 60 arttığını ve Tip 1 diyabetli yetişkinlerde yemek sonrası glukoz yükselişinin taze pişmiş makarnaya göre daha düşük gerçekleştiğini gösterdi.</p>

<p>Ancak bulgu küçük, tek merkezli ve kısa süreli bir araştırmaya dayanıyor.</p>

<p>Dolayısıyla makarnayı soğutmak onu “kan şekerini yükseltmeyen” veya sınırsız tüketilebilecek bir besine dönüştürmüyor.</p>

<p>Araştırmanın ortaya koyduğu daha ilginç mesaj ise başka:</p>

<p><strong>Ne yediğimiz kadar, bazı yiyecekleri nasıl pişirdiğimiz, soğuttuğumuz ve yeniden ısıttığımız da vücudumuzun o yiyeceğe verdiği metabolik yanıtı değiştirebilir.</strong></p>

<hr />
<h2>Kaynaklar</h2>

<p><strong>Rogowicz-Frontczak A. ve arkadaşları.</strong> <i>Does Resistant Starch Formed by Cooling Pasta Decrease the Postprandial Glycemic Response in Type 1 Diabetes? A Randomized Single-Blind Crossover Study.</i> Nutrients. 2026;18(7):1152.</p>

<p><strong>Robertson TM. ve arkadaşları.</strong> <i>The cumulative effects of chilling and reheating a carbohydrate-based pasta meal on the postprandial glycaemic response: a pilot study.</i> European Journal of Clinical Nutrition.</p>

<p><strong>Influence of resistant starch resulting from the cooling of rice on postprandial glycemia in type 1 diabetes.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>USDA Food Safety and Inspection Service.</strong> Leftovers and Food Safety.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/makarnayi-pisirip-soguttuktan-sonra-yemek-kan-sekerini-gercekten-daha-az-mi-yukseltiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/sogutulmus-makarna.jpg" type="image/jpeg" length="39266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemoterapi Alan Hastalar İçin Mide Bulantısını Hafifleten Öneriler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kemoterapi-alan-hastalar-icin-mide-bulantisini-hafifleten-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kemoterapi-alan-hastalar-icin-mide-bulantisini-hafifleten-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemoterapi sonrası mide bulantısı çoğu hastada kontrol altına alınabilir. İlaç saatine uymak, az ve sık beslenmek, kokusu hafif yiyecekler seçmek ve sıvıyı doğru zamanda almak süreci kolaylaştırır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kemoterapi Sonrası Mide Bulantısı İçin Sağlık ve Beslenme Önerileri</p>

<p>Kemoterapi sonrası mide bulantısı, tedavinin en sık görülen yan etkilerinden biridir. Çoğu hastada doğru ilaç kullanımı, uygun sıvı alımı ve küçük beslenme değişiklikleriyle belirgin şekilde hafifletilebilir.</p>

<p>İlk kural, bulantı ilacını kusma başladıktan sonra değil, onkoloji ekibinin önerdiği saatte almaktır. Çünkü kemoterapiye bağlı bulantı bazen tedaviden hemen sonra, bazen de 24 saatten sonra başlayabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kemoterapi ilaçlarının bulantı yapma olasılığı birbirinden farklıdır. Bu nedenle her hastaya aynı ilaç, aynı öğün düzeni veya aynı beslenme önerisi uygun olmayabilir. Tedavi protokolü, yaş, eşlik eden hastalıklar, kabızlık, reflü ve kullanılan diğer ilaçlar tabloyu değiştirebilir.</p>

<p>Bulantı döneminde mideyi tamamen boş bırakmak çoğu kişide şikayeti artırabilir. Bunun yerine 2-3 saatte bir küçük porsiyonlar tercih edilebilir. Birkaç lokmalık kuru ekmek, kraker, haşlanmış patates, pirinç lapası, yoğurt, çorba veya sade makarna bazı hastalarda daha rahat tolere edilir.</p>

<p>Sıcak yemek kokusu bulantıyı artırıyorsa yiyecekler ılık, oda sıcaklığında veya soğuk tüketilebilir. Yağlı, kızartılmış, çok baharatlı ve ağır kokulu yemeklerden uzak durmak mideyi rahatlatabilir. Yemek sırasında mutfağın havalandırılması, parfüm ve yoğun oda kokularından kaçınılması da işe yarayabilir.</p>

<p>Sıvı alımı bulantı yönetiminde ayrı bir başlıktır. Çok miktarda suyu bir anda içmek yerine gün içine yayılmış küçük yudumlar daha iyi tolere edilebilir. Su, açık çay, ayran, çorba suyu veya hekimin uygun gördüğü elektrolit içecekleri kullanılabilir.</p>

<p>Bazı hastalarda sıvıyı yemekle birlikte almak mide dolgunluğunu artırabilir. Bu nedenle sıvıların çoğunu öğün aralarında içmek daha rahat olabilir. Ancak ağız kuruluğu, koyu renkli idrar, baş dönmesi veya halsizlik varsa sıvı kaybı açısından onkoloji ekibine haber verilmelidir.</p>

<p>Bulantı varken protein alımı tamamen bırakılmamalıdır. İyi pişmiş yumurta, yoğurt, kefir, peynir, iyi pişmiş tavuk, balık, çorba veya mercimek gibi seçenekler küçük porsiyonlarla denenebilir. Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda çiğ yumurta, iyi yıkanmamış sebze ve meyve, pastörize edilmemiş ürünler ve az pişmiş etlerden kaçınılmalıdır.</p>

<p>Zencefil bazı kişilerde bulantıyı hafifletebilir; ancak herkes için uygun değildir. Kan sulandırıcı ilaç kullananlar, kanama riski olanlar, ameliyat sürecindeki hastalar ve mide hassasiyeti belirgin olanlar bitkisel ürünleri mutlaka hekimine danışmalıdır.</p>

<p>Bulantıyı artıran bir diğer neden kabızlıktır. Kemoterapi, hareketsizlik, bazı ağrı kesiciler ve bulantı ilaçları bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir. Karında şişlik, gaz çıkaramama, dışkılayamama veya kramp tarzı ağrı varsa bu durum sıradan mide bulantısı gibi değerlendirilmemelidir.</p>

<p>Ağız tadında bozulma da iştahı azaltabilir. Metalik tat hisseden hastalarda metal çatal kaşık yerine farklı malzeme kullanmak, ağız bakımını aksatmamak ve çok sıcak yiyeceklerden kaçınmak yardımcı olabilir. Ağız yarası varsa asitli, sert ve acı yiyecekler tahrişi artırabilir.</p>

<p>Kusma sık tekrarlıyorsa hasta kendi kendine ilaç artırmamalı, farklı bulantı ilacı eklememeli ve bitkisel karışımlara yönelmemelidir. Onkoloji ekibi kullanılan kemoterapiye göre ilaç saatini, doz aralığını veya ek tedaviyi yeniden düzenleyebilir.</p>

<p>Şu belirtilerde gecikmeden sağlık ekibiyle iletişime geçilmelidir: 24 saatten uzun süre sıvı tutamama, sık kusma, kanlı ya da kahve telvesi görünümünde kusma, ateş, şiddetli karın ağrısı, bilinç bulanıklığı, çok az idrar yapma, belirgin baş dönmesi, gaz ve dışkı çıkaramama.</p>

<p>Kemoterapi sonrası mide bulantısı hastanın su içmesini, beslenmesini ve tedaviye uyumunu etkileyebilir. Bu nedenle şikayet hafif görünse bile düzenli takip edilmeli, her kürde ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve hangi yiyeceklerle arttığı not edilmelidir.</p>

<p>KAYNAKLAR<br />
1. National Cancer Institute, Nausea and Vomiting and Cancer<br />
2. National Cancer Institute, Nutrition in Cancer Care<br />
3. American Society of Clinical Oncology, Antiemetics Guideline Update<br />
4. MASCC and ESMO, Guideline Update for Prevention of Treatment Induced Nausea and Vomiting<br />
5. MD Anderson Cancer Center, Managing Nausea Caused by Cancer Treatment </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🩺 Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kemoterapi-alan-hastalar-icin-mide-bulantisini-hafifleten-oneriler</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9563.jpeg" type="image/jpeg" length="28121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor, Fatih Tekke ile Yollarını Ayırdı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspor-fatih-tekke-ile-yollarini-ayirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonspor-fatih-tekke-ile-yollarini-ayirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da teknik direktör Fatih Tekke dönemi sona erdi. Bordo-mavili kulüp, deneyimli teknik adamla yollarını ayırma kararı aldı. Kararın ardından Trabzonspor’da yeni teknik direktör süreci başlarken, camiada gözler yönetimin atacağı adımlara çevrildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor’da Fatih Tekke dönemi sona erdi. Bordo-mavili kulüp, teknik direktör Fatih Tekke ile yollarını ayırdı.</p>

<p>Sezonun kritik döneminde alınan ayrılık kararı, Trabzonspor camiasında geniş yankı uyandırdı. Bordo-mavili takımda hem futbolculuk geçmişi hem de teknik adamlık göreviyle özel bir yere sahip olan Fatih Tekke’nin ayrılığı sonrası yönetimin yeni teknik direktör planlamasına yöneldiği öğrenildi.</p>

<p>Trabzonspor’da son dönemde alınan saha sonuçları ve takımın genel performansı teknik heyet üzerindeki baskıyı artırmıştı. Yönetimin yaptığı değerlendirmelerin ardından Fatih Tekke ile devam edilmeme kararı alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bordo-mavili taraftarlar gelişmeyi sosyal medyada yoğun şekilde tartışırken, kulübün kısa süre içinde teknik direktörlük görevi için yeni yol haritasını netleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Fatih Tekke’nin ayrılığıyla birlikte Trabzonspor’da yeni bir dönem başlarken, takımın ligdeki hedefleri doğrultusunda teknik heyet tercihi büyük önem taşıyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspor-fatih-tekke-ile-yollarini-ayirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9560.jpeg" type="image/jpeg" length="88018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akademisyen ve Siyasetçi Prof. Dr. Arif Ersoy Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/akademisyen-ve-siyasetci-prof-dr-arif-ersoy-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/akademisyen-ve-siyasetci-prof-dr-arif-ersoy-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İktisat profesörü, akademisyen ve siyasetçi Prof. Dr. Arif Ersoy, 1 Eylül 2020’de Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 72 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çorum doğumlu Ersoy; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Konya Yüksek İslam Enstitüsü, Leeds Üniversitesi ve Ege Üniversitesi’ndeki eğitim sürecinin ardından akademik kariyerini iktisat alanında sürdürdü. Dokuz Eylül Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi gibi kurumlarda görev yapan Ersoy, iki dönem Çorum Belediye Başkanlığı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İktisat profesörü, akademisyen ve siyasetçi Prof. Dr. Arif Ersoy, 1 Eylül 2020 tarihinde Ankara’da hayatını kaybetti. 1948 yılında Çorum’da doğan Ersoy, vefat ettiğinde 72 yaşındaydı.</p>

<p>Akademik çalışmaları, iktisat alanındaki eserleri ve yerel yönetim görevleriyle tanınan Ersoy, özellikle Çorum Belediye Başkanlığı yaptığı dönem ve İslam ekonomisi üzerine yürüttüğü çalışmalarla biliniyordu.</p>

<p>Kurumsal Taziye</p>

<p>Türkiye Yazarlar Birliği, Prof. Dr. Arif Ersoy’un vefatının ardından yayımladığı mesajda, Ersoy’un Felsefe ve Ahlak Şuralarına katılarak bildiriler sunduğunu belirtti. Mesajda, ailesine, yakınlarına ve bilim dünyasına başsağlığı dileğinde bulunuldu.</p>

<p>Cenaze Programı</p>

<p>Prof. Dr. Arif Ersoy’un cenazesi, 2 Eylül 2020’de Çorum’da Hıdırlık Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p>

<p>Prof. Dr. Arif Ersoy Kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. Arif Ersoy, 1 Ocak 1948’de Çorum’da dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset ve İdare Bölümü’nden 1973 yılında mezun oldu. Aynı zamanda Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdi.</p>

<p>Yurt dışındaki akademik eğitimini İngiltere’de sürdüren Ersoy, Leeds Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde iktisadi kalkınma alanında yüksek lisans yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde doktora eğitimini tamamladı.</p>

<p>Kısa Biyografi Kartı</p>

<p>* Adı Soyadı: Prof. Dr. Arif Ersoy<br />
* Doğum Tarihi: 1 Ocak 1948<br />
* Doğum Yeri: Çorum<br />
* Vefat Tarihi: 1 Eylül 2020<br />
* Vefat Yeri: Ankara<br />
* Yaşı: 72<br />
* Alanı: İktisat<br />
* Mesleği: Akademisyen, siyasetçi<br />
* Görevi: Eski Çorum Belediye Başkanı<br />
* Belediye Başkanlığı: İki dönem</p>

<p>Eğitim ve Akademik Kariyeri</p>

<p>Ersoy, 1973 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nü tamamladı. 1976’da Leeds Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. 1979’da Ege Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı.</p>

<p>Akademik kariyerinde 1982’de yardımcı doçent, 1986’da doçent, 1992’de profesör unvanını aldı. Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nde çeşitli görevlerde bulunan Ersoy, 1990 yılında Çin’in Pekin kentindeki Renmin Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak görev yaptı.</p>

<p>Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü Başkanlığı görevinden 2016 yılında emekli olan Ersoy, daha sonra İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde İktisat Bölümü Başkanlığı ve Uluslararası İslam Ekonomisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü görevlerinde bulundu.</p>

<p>Çorum Belediye Başkanlığı</p>

<p>Prof. Dr. Arif Ersoy, 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde Çorum Belediye Başkanı seçildi. İlk döneminin ardından 18 Nisan 1999 seçimlerinde yeniden göreve geldi. Belediye başkanlığı görevini 8 Ağustos 2002’ye kadar sürdürdü.</p>

<p>Ersoy, böylece Çorum Belediye Başkanlığı görevini iki dönem yürütmüş oldu. Belediye başkanlığı döneminde ayrıca Avrupa Konseyi Mahalli İdareler Meclisi Üyeliği yaptı.</p>

<p>Eserleri</p>

<p>Prof. Dr. Arif Ersoy’un bilinen eserleri arasında şunlar yer alıyor:</p>

<p>* İktisadi Teoriler ve Düşüncelerin Gelişme Tarihi<br />
* İktisadi Müesseseleşme Tarihi<br />
* Silm Sosyal Yapılanma Modeli<br />
* Faizsiz Yeni Bir Banka Modeli<br />
* İktisadi Düşünceler Tarihi</p>

<p>Ersoy’un çalışmaları, iktisadi düşünce tarihi, ekonomik kurumlar, kalkınma modelleri, İslam ekonomisi ve faizsiz finans başlıklarında yoğunlaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/akademisyen-ve-siyasetci-prof-dr-arif-ersoy-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9557.jpeg" type="image/jpeg" length="42805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="22026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="55238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="21092"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="56000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="45347"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
