<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 15:00:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Transfer Gündemi Hareketli: Kaleye İki Aday, Orta Sahaya Loftus-Cheek İddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-transfer-gundemi-hareketli-kaleye-iki-aday-orta-sahaya-loftus-cheek-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-transfer-gundemi-hareketli-kaleye-iki-aday-orta-sahaya-loftus-cheek-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş için yabancı basın ve transfer platformlarında yeni iddialar gündeme geldi. Siyah-beyazlıların Odysseas Vlachodimos, Elia Caprile, Ruben Loftus-Cheek, Mohamed Bayo ve Issa Doumbia ile anıldığı öne sürüldü. Kulüpten ise bu isimlerle ilgili resmi açıklama yapılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirmek isteyen Beşiktaş’ta transfer gündemi hareketlendi. Siyah-beyazlılar için özellikle kaleci arayışına yönelik iki farklı iddia dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TransferFeed’de yer alan aktarımlara göre Beşiktaş’ın, PSG bağlantılı kaleci Odysseas Vlachodimos için adım attığı belirtildi. Mundo Deportivo kaynaklı olduğu ifade edilen kayıtta, siyah-beyazlıların tecrübeli file bekçisiyle ilgilendiği öne sürüldü.</p>

<p>Beşiktaş’ın gündemine gelen bir diğer kaleci adayının ise Elia Caprile olduğu iddia edildi. Cagliari forması giyen İtalyan kaleci için siyah-beyazlıların girişim başlattığı yazıldı. Ancak bu dosyada da taraflardan resmi doğrulama gelmedi.</p>

<p>Orta saha hattı için ise Ruben Loftus-Cheek ismi öne çıktı. Tuttomercato’ya dayandırılan kayıtlarda Beşiktaş’ın, İngiliz futbolcuyla ilgilenen Türk kulüpleri arasında yer aldığı belirtildi. Deneyimli oyuncunun maliyeti ve kulübünün tutumu, olası transfer sürecinin belirleyici başlıkları arasında gösteriliyor.</p>

<p>Hücum hattında ise Mohamed Bayo ve Issa Doumbia isimleri yeniden gündeme taşındı. Foot Mercato ve Tuttomercato kaynaklı eski kayıtların hâlâ transfer listelerinde yer aldığı, Beşiktaş bağlantısının kulislerde konuşulmaya devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Şu aşamada söz konusu iddiaların tamamı yabancı basın ve transfer platformlarında yer alan kulis bilgilerine dayanıyor. Beşiktaş yönetimi veya oyuncuların kulüplerinden resmi açıklama yapılmadığı için transferlerin kesinleşmiş gibi değerlendirilmemesi gerekiyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-transfer-gundemi-hareketli-kaleye-iki-aday-orta-sahaya-loftus-cheek-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/genel/i-m-g-0551.jpeg" type="image/jpeg" length="79490"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Transfer Gündemi Hareketli: El Bilal Touré, Guirassy ve Giménez İddiaları]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-transfer-gundemi-hareketli-el-bilal-toure-guirassy-ve-gimenez-iddialari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-transfer-gundemi-hareketli-el-bilal-toure-guirassy-ve-gimenez-iddialari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirmek isteyen Fenerbahçe için yabancı basında peş peşe transfer iddiaları gündeme gelmeye devam ediyor. Son kulislerde El Bilal Touré, Serhou Guirassy ve José María Giménez isimleri öne çıkarken, bazı dünya yıldızlarıyla ilgili söylentilerin ise teyit seviyesinin düşük olduğu belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe’de transfer çalışmaları sürerken Avrupa basınında ve transfer platformlarında sarı-lacivertli kulüple ilişkilendirilen yeni isimler konuşulmaya başlandı.</p>

<p>El Bilal Touré Dosyası Gündeme Geldi</p>

<p>TransferFeed’de yer alan bilgilere göre Fenerbahçe’nin, İtalya Serie A ekiplerinden Atalanta’nın Malili golcüsü El Bilal Touré için girişim başlattığı ve oyuncuyu transfer hedefleri arasına aldığı öne sürüldü.</p>

<p>23 yaşındaki santrforun fizik gücü ve ceza sahası etkinliği nedeniyle teknik heyetin dikkatini çektiği iddia edilirken, taraflardan henüz resmi bir açıklama gelmedi.</p>

<p>Guirassy İçin Şartlar Zor Görünüyor</p>

<p>Borussia Dortmund’un golcüsü Serhou Guirassy de Fenerbahçe ile anılan isimler arasında yer almaya devam ediyor.</p>

<p>Ancak yabancı kaynaklarda yer alan son değerlendirmelerde Alman kulübünün oyuncuyu satmaya sıcak bakmadığı belirtiliyor. Ayrıca olası bir transfer için 40 milyon euronun üzerinde bir bonservis zemininin konuşulduğu, Fenerbahçe’ye özel herhangi bir çıkış maddesinin bulunmadığı ifade ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle Guirassy transferinin gerçekleşmesinin mevcut şartlarda oldukça zor olduğu yorumları yapılıyor.</p>

<p>Savunmada Giménez İddiası</p>

<p>İspanyol basınına dayandırılan bazı haberlerde ise Fenerbahçe’nin, Atletico Madrid’in deneyimli Uruguaylı stoperi José María Giménez’i takip ettiği ileri sürüldü.</p>

<p>30 yaşındaki savunmacının Avrupa’nın önemli stoperleri arasında gösterilmesi nedeniyle transferin mali açıdan zorlu bir dosya olduğu değerlendirilirken, şu aşamada resmi temasları doğrulayan bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Dünya Yıldızları da Konuşuluyor</p>

<p>Transfer kulislerinde zaman zaman Mason Greenwood, Luis Suárez ve Robert Lewandowski gibi dünya futbolunun önemli isimleri de Fenerbahçe ile ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Ancak bu isimlerle ilgili haberlerin daha çok sosyal medya ve taraftar çevrelerinde dolaştığı, somut ve güçlü kaynaklarla desteklenen bir gelişmenin bulunmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Resmi Açıklama Bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer döneminin açılmasıyla birlikte Fenerbahçe’nin birçok oyuncuyla anılması normal karşılanırken, şu an için El Bilal Touré, Serhou Guirassy ve José María Giménez dosyalarının yabancı basında yer alan iddialardan ibaret olduğu görülüyor.</p>

<p>Sarı-lacivertli kulübün önümüzdeki günlerde yapacağı resmi hamleler transfer gündeminin yönünü belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-transfer-gundemi-hareketli-el-bilal-toure-guirassy-ve-gimenez-iddialari</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/genel/i-m-g-0551.jpeg" type="image/jpeg" length="59486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çaykur Rizespor’da Joyskim Dawa, Téji Savanier ve Karl Hein iddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/caykur-rizesporda-joyskim-dawa-teji-savanier-ve-karl-hein-iddias</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/caykur-rizesporda-joyskim-dawa-teji-savanier-ve-karl-hein-iddias" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çaykur Rizespor’da yeni sezon transfer planlaması kapsamında yabancı kaynaklara yansıyan isimler dikkat çekiyor. Yeşil-mavili ekip adına son dönemde öne çıkan en güncel dosyanın Joyskim Dawa olduğu belirtilirken, Téji Savanier ve Karl Hein isimleri de transfer kayıtlarında yer almaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Romanya ekibi FCSB forması giyen Kamerunlu stoper Joyskim Dawa için Çaykur Rizespor ilgisinin sürdüğü öne sürülüyor. Savunma hattını güçlendirmek isteyen Karadeniz temsilcisinin, tecrübeli oyuncuyu takip ettiği ifade ediliyor.</p>

<p>Dawa Dosyası Öne Çıkıyor</p>

<p>30 yaşındaki Joyskim Dawa, fizik gücü ve savunma merkezindeki tecrübesiyle dikkat çeken bir isim olarak öne çıkıyor. Yabancı transfer takip kaynaklarında Rizespor’un oyuncuya ilgisinin hâlâ kayıtlarda yer alması, bu dosyayı yeşil-mavililer adına güncel tutuyor.</p>

<p>Ancak şu ana kadar Çaykur Rizespor veya FCSB cephesinden resmi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Dawa transferi, şimdilik kulis düzeyinde değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savanier ve Karl Hein’de Yeni İvme Yok</p>

<p>Rizespor’un adı daha önce Fransız orta saha Téji Savanier ve Estonyalı kaleci Karl Hein ile de anılmıştı. Ancak bu iki oyuncu için yabancı kaynaklarda yeni bir ilerleme ya da somut görüşme bilgisi bulunmuyor.</p>

<p>Savanier’in maliyeti ve kariyer planlaması, Karl Hein’in ise kulüp tercihleri nedeniyle iki dosyanın şu an bekleme aşamasında olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Resmi Açıklama Bekleniyor</p>

<p>Çaykur Rizespor’un savunma, orta saha ve kaleci rotasyonu için yabancı oyuncu havuzunu geniş tuttuğu belirtilirken, kulüp cephesinden transfer iddialarına ilişkin resmi açıklama bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/caykur-rizesporda-joyskim-dawa-teji-savanier-ve-karl-hein-iddias</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2446.jpeg" type="image/jpeg" length="29422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Semiha Çelik Ekinci: HPV Aşısı Bazı Kanserleri Daha Ortaya Çıkmadan Önleyebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/doc-dr-semiha-celik-ekinci-hpv-asisi-bazi-kanserleri-daha-ortaya-cikmadan-onleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/doc-dr-semiha-celik-ekinci-hpv-asisi-bazi-kanserleri-daha-ortaya-cikmadan-onleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok HPV ilişkili kanserin önlenmesinde kritik rol oynayan HPV aşısı, modern tıbbın en önemli koruyucu sağlık uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Semiha Çelik Ekinci, HPV aşısının yalnızca bir enfeksiyona karşı değil, gelecekte gelişebilecek bazı kanserlere karşı da koruma sağladığını belirterek toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İnsan Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonlarının dünya genelinde en yaygın viral enfeksiyonlardan biri olduğunu ifade eden Doç. Dr. Semiha Çelik Ekinci, virüsün çoğu zaman belirti vermeden yıllarca vücutta kalabildiğini, bazı yüksek riskli tiplerinin ise ilerleyen yıllarda kansere dönüşebilen hücresel değişikliklere yol açabildiğini kaydetti.</p>

<p>HPV’nin rahim ağzı kanseri başta olmak üzere penis, vulva, vajina, anüs ve ağız-boğaz bölgesindeki bazı kanserlerle ilişkisinin bilimsel olarak ortaya konduğunu vurgulayan Ekinci, “Modern tıbbın en dikkat çekici başarılarından biri, bazı kanserlerin ortaya çıkmasını beklemeden önlem alabilmesidir. HPV aşısı da bu koruyucu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biridir” dedi.</p>

<p>“Aşı Tedavi Etmez, Korur”</p>

<p>Toplumda sık karşılaşılan yanlış inanışlardan birinin HPV aşısının mevcut enfeksiyonu tedavi ettiği düşüncesi olduğunu belirten Ekinci, aşıların temel görevinin hastalık ortaya çıkmadan önce bağışıklık sistemini hazırlamak olduğunu söyledi.</p>

<p>“HPV aşısı mevcut HPV enfeksiyonunu temizlemez, oluşmuş siğil veya lezyonları ortadan kaldırmaz” diyen Ekinci, “Aşılar bağışıklık sistemine adeta bir eğitim süreci sunar. Gerçek virüsle karşılaşıldığında vücudun hızlı ve etkili yanıt verebilmesini sağlar. Bu nedenle koruyucu etkisi enfeksiyon gelişmeden önce en üst düzeye ulaşmaktadır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>HPV Enfeksiyonu Geçirenler de Aşıdan Yararlanabiliyor</p>

<p>Daha önce HPV enfeksiyonu geçirmiş olmanın aşı için mutlak bir engel oluşturmadığını belirten Ekinci, kişinin bir HPV tipiyle karşılaşmış olsa bile aşının kapsadığı diğer yüksek riskli tiplere karşı koruma sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle aşılama kararının bireysel risk değerlendirmesi ve hekim görüşü doğrultusunda verilmesi gerektiğini ifade eden Ekinci, uygun bireylerde geçmiş HPV enfeksiyonunun aşıdan fayda görme ihtimalini tamamen ortadan kaldırmadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En Yüksek Koruma Erken Yaşlarda Sağlanıyor</p>

<p>HPV aşısının en etkili olduğu dönemin virüsle karşılaşmadan önceki yaşlar olduğunu belirten Ekinci, uluslararası kılavuzların rutin aşılamayı 11-12 yaşlarında önerdiğini, aşılamanın 9 yaşından itibaren başlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye Erişkin Bağışıklama Rehberi’nin de HPV aşısının özellikle cinsel aktivite başlamadan önce uygulanmasının en yüksek koruyucu etkinliği sağladığını ortaya koyduğunu belirten Ekinci, erken yaşta yapılan aşının uzun vadeli koruma açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Kimlere Kaç Doz Yapılıyor?</p>

<p>HPV aşısının uygulanma şemasının yaş ve bağışıklık durumuna göre değiştiğini belirten Ekinci şu bilgileri paylaştı:</p>

<ul>
 <li>9-14 yaş arasında aşılamaya başlayanlarda iki doz uygulanıyor.</li>
 <li>15 yaş ve üzerindeki bireylerde üç dozluk aşılama programı öneriliyor.</li>
 <li>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ise yaşa bakılmaksızın üç doz uygulanması tavsiye ediliyor.</li>
</ul>

<p>“26 Yaşa Kadar Güçlü Şekilde Öneriliyor”</p>

<p>Doç. Dr. Semiha Çelik Ekinci, uluslararası önerilere göre 26 yaşına kadar yeterince aşılanmamış tüm bireylerde HPV aşısının tavsiye edildiğini belirterek, 27-45 yaş aralığında ise aşılama kararının bireysel risk faktörleri ve hekim değerlendirmesi doğrultusunda verilmesinin uygun olduğunu söyledi.</p>

<p>45 yaş üzerindeki bireylerde ise rutin aşılama önerisinin bulunmadığını ifade eden Ekinci, bunun nedeninin güvenlik sorunu değil, beklenen ek koruyucu faydanın daha sınırlı olması ve bu yaş grubuna ilişkin etkinlik verilerinin daha kısıtlı olması olduğunu belirtti.</p>

<p>Güvenlik Profili Yakından İzleniyor</p>

<p>Dünya genelinde milyonlarca doz uygulanan HPV aşılarının güvenlik verilerinin oldukça güçlü olduğunu vurgulayan Ekinci, en sık görülen yan etkilerin uygulama bölgesinde ağrı, kızarıklık ve şişlik gibi geçici reaksiyonlar olduğunu söyledi.</p>

<p>Hafif ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi kısa süreli sistemik yakınmaların da görülebildiğini belirten Ekinci, ciddi alerjik reaksiyonların ise son derece nadir olduğunu ifade etti.</p>

<p>“Bazı Kanserleri Ortaya Çıkmadan Önleyebiliyoruz”</p>

<p>Açıklamasının sonunda koruyucu hekimliğin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Semiha Çelik Ekinci, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Yıllar boyunca tıp bilimi hastalıkları tedavi etmeye odaklandı. Ancak bugün bazı kanserleri ortaya çıkmadan önce önleyebilme imkanına sahibiz. HPV aşısı bu açıdan son derece kıymetli bir halk sağlığı aracıdır. Hiçbir aşı yüzde yüz koruma sağlamaz ve HPV aşısı da mevcut enfeksiyonları tedavi etmez. Ancak bilimsel veriler, doğru yaşta ve uygun bireylere uygulandığında HPV ilişkili kanserlerin yükünü azaltmada son derece etkili olduğunu göstermektedir. Bazen tıpta en büyük başarı, bir hastalığı yenmek değil; onun hiç başlamasına izin vermemektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/doc-dr-semiha-celik-ekinci-hpv-asisi-bazi-kanserleri-daha-ortaya-cikmadan-onleyebilir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2443.jpeg" type="image/jpeg" length="45223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkari Üniversitesi’nde acı kayıp: Dr. Öğr. Üyesi Zekerya Sarıbulak hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hakkari-universitesinde-aci-kayip-dr-ogr-uyesi-zekerya-saribulak-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hakkari-universitesinde-aci-kayip-dr-ogr-uyesi-zekerya-saribulak-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Zekerya Sarıbulak’ın, tedavi gördüğü hastalığa yenik düşerek hayatını kaybettiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hakkari Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Zekerya Sarıbulak’tan acı haber geldi. Sarıbulak’ın bir süredir tedavi gördüğü hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiği öğrenildi.</p>

<p>Üniversite camiasında üzüntüye neden olan vefat haberinin ardından, akademisyenler, öğrenciler ve sevenleri sosyal medya üzerinden taziye mesajları paylaştı.</p>

<p>Hakkari Üniversitesi AVESİS kayıtlarında Sarıbulak’ın İlahiyat Fakültesi bünyesinde görev yaptığı görülüyor. Akademik çalışmalarında kelam, İslam mezhepleri tarihi ve temel İslam bilimleri alanlarında yoğunlaştığı belirtilen Sarıbulak’ın çeşitli bilimsel yayın ve akademik faaliyetlerde yer aldığı kaydediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarıbulak’ın ismi, Hakkari İlahiyat Yazıları çalışmaları ve akademik yayınlarda da yer aldı.</p>

<p>Cenaze programına ilişkin resmi açıklama yapılması halinde detayların ayrıca duyurulması bekleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hakkari-universitesinde-aci-kayip-dr-ogr-uyesi-zekerya-saribulak-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2440.jpeg" type="image/jpeg" length="44159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SON DAKİKA: YKS giriş belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/son-dakika-yks-giris-belgeleri-erisime-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/son-dakika-yks-giris-belgeleri-erisime-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-YKS’ye girecek adaylar, sınav giriş belgelerini ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden sorgulayabilecek. Sınav, TYT ile 20 Haziran’da başlayacak; AYT ve YDT ise 21 Haziran’da yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı için geri sayım sürerken adayların beklediği sınav giriş belgeleri gündemin ilk sırasına yerleşti. Adaylar, sınava girecekleri bina, salon ve sıra bilgilerini ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle öğrenebilecek.</p>

<p>ÖSYM takvimine göre YKS’nin ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi 20 Haziran 2026 Cumartesi saat 10.15’te yapılacak. Alan Yeterlilik Testleri 21 Haziran Pazar saat 10.15’te, Yabancı Dil Testi ise aynı gün saat 15.45’te uygulanacak. Sonuçların 22 Temmuz 2026’da açıklanması planlanıyor.</p>

<p>Adayların sınav günü yanlarında sınav giriş belgesi ile geçerli kimlik belgesi bulundurması gerekiyor. Belgede yer alan sınav merkezi, bina, salon ve oturum bilgileri dikkatle kontrol edilmeli. Adayların mağduriyet yaşamamaları için sınav binalarına erken gitmeleri ve ÖSYM’nin sınav kurallarını önceden incelemeleri önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026-YKS’ye 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğu açıklanmıştı. Başvurular 6 Şubat’ta başlamış, geç başvuru işlemleri ise 10-12 Mart tarihleri arasında alınmıştı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/son-dakika-yks-giris-belgeleri-erisime-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6510-1.jpeg" type="image/jpeg" length="91027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ordu’da 4 Metre Yılan İddiası: Uzmanlardan “Öldürmeyin” Uyarısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/orduda-4-metre-yilan-iddiasi-uzmanlardan-oldurmeyin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/orduda-4-metre-yilan-iddiasi-uzmanlardan-oldurmeyin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun İkizce ilçesinde yaklaşık 4 metre uzunluğunda olduğu öne sürülen yılanın görüntüsü sosyal medyada gündem oldu. Uzmanlar, yılan görüldüğünde panik yapılmaması ve canlıya zarar verilmemesi gerektiğini belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ordu’nun İkizce ilçesine bağlı Bolluk Mahallesi’nde görüldüğü iddia edilen büyük yılan, bölgede merak uyandırdı. Mahalle sakinleri tarafından fark edilen yılanın yaklaşık 4 metre uzunluğunda olduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Görüntüler kısa sürede sosyal medyada yayılırken, yılanın türü ve gerçek uzunluğuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Uzmanlar, fotoğraf ve videolarda açı ile perspektifin boyut algısını değiştirebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Öte yandan uzmanlar, yılanların ekosistemde önemli bir yere sahip olduğunu vurguluyor. Fare ve benzeri kemirgenlerin kontrol altında tutulmasına katkı sağlayan yılanların, doğadaki dengenin korunmasında etkili olduğu belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, yılanla karşılaşılması halinde yaklaşılmaması, müdahale edilmemesi ve güvenli mesafeden ilgili birimlere haber verilmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>

<p>Yılanı görünce panik yapmayın. Uzaklaşın, zarar vermeyin, yetkililere haber verin. Doğanın dengesini koruyalım. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/orduda-4-metre-yilan-iddiasi-uzmanlardan-oldurmeyin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2405.jpeg" type="image/jpeg" length="44002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galen: Antik Dünyadan Modern Tıbbın Eşiğine Uzanan Bilimsel Miras]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/galen-antik-dunyadan-modern-tibbin-esigine-uzanan-bilimsel-miras</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/galen-antik-dunyadan-modern-tibbin-esigine-uzanan-bilimsel-miras" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tıp tarihinin en etkili isimleri sıralandığında Hipokrat ve İbn Sina ile birlikte adı anılan Galen, yalnızca yaşadığı dönemin değil, sonraki bin yılı aşkın sürenin de tıp anlayışını şekillendiren bilim insanları arasında yer alır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bergama’dan Roma’ya uzanan yaşamı boyunca anatomi, fizyoloji, farmakoloji, cerrahi ve tıp eğitimi alanlarında yürüttüğü çalışmalar, yüzyıllar boyunca Avrupa ve İslam dünyasında temel başvuru kaynakları olarak kabul edilmiştir.</p>

<p>Modern tıp bugün Galen’in birçok teorisini geride bırakmış olsa da, gözleme dayalı bilimsel yaklaşımı, sistematik bilgi üretimi ve tıp eğitimine kazandırdığı yöntemler nedeniyle tarih boyunca etkisini koruyan nadir bilim insanlarından biri olarak kabul edilmektedir.</p>

<p>Tıp tarihi, insanlığın hastalıkları anlama ve tedavi etme çabasının hikâyesidir. Bu hikâyede bazı isimler yalnızca kendi dönemlerini değil, sonraki yüzyılları da etkileyen dönüm noktaları oluşturmuştur. Hipokrat’ın klinik gözleme dayalı yaklaşımı nasıl tıp düşüncesinin temelini oluşturduysa, Galen de bu temeller üzerine kapsamlı bir bilgi sistemi inşa ederek antik dünyanın en büyük hekimlerinden biri haline gelmiştir.</p>

<p>Yaklaşık 1800 yıl önce yaşayan Galen, yalnızca bir hekim değil; aynı zamanda araştırmacı, filozof, anatomist, farmakolog ve eğitimciydi. Yazdığı yüzlerce eser, Roma İmparatorluğu’ndan Abbasi saraylarına, Endülüs medreselerinden Avrupa üniversitelerine kadar geniş bir coğrafyada okunmuş ve yorumlanmıştır.</p>

<p>Bugün modern tıbbın sahip olduğu bilgi düzeyi Galen’in birçok görüşünü aşmış olsa da, bilimsel düşünce tarihindeki yeri tartışılmazdır. Çünkü Galen, tıbbı yalnızca hastalıkları tedavi eden bir meslek değil, gözlem ve akıl yürütmeye dayalı bir bilim olarak ele alan öncü isimlerden biri olmuştur.</p>

<p>⸻</p>

<p>Yaşadığı Dönem ve Tarihsel Arka Plan</p>

<p>Galen, M.S. 129 yılında Roma İmparatorluğu’nun Asya eyaletinde bulunan Bergama’da doğdu. O dönem Roma İmparatorluğu siyasi ve ekonomik açıdan dünyanın en güçlü devletlerinden biri konumundaydı.</p>

<p>Roma’nın geniş toprakları farklı kültürleri, inançları ve bilgi geleneklerini bir araya getiriyordu. Yunan düşüncesi, Mısır bilimi ve Roma’nın yönetim tecrübesi aynı potada birleşmişti.</p>

<p>Sağlık hizmetleri bugünkü anlamda kurumsal değildi. Hastalıkların nedenleri tam olarak bilinmiyor, enfeksiyon teorileri henüz gelişmemişti. Buna rağmen özellikle büyük şehirlerde hekimlik mesleği giderek önem kazanıyordu.</p>

<p>Galen’in doğduğu Bergama ise sıradan bir kent değildi. Kentte bulunan ünlü Asklepion, antik dünyanın en önemli sağlık merkezlerinden biri olarak kabul ediliyordu. Buraya Anadolu’nun ve Akdeniz’in birçok bölgesinden hastalar geliyordu.</p>

<p>Bu ortam, genç Galen’in bilime ve tıbba yönelmesinde belirleyici rol oynadı.</p>

<p>⸻</p>

<p>Çocukluk ve Eğitim Yılları</p>

<p>Galen’in babası Nikon, mimar ve matematikçi kimliğiyle tanınan eğitimli bir kişiydi. Oğlunun yalnızca tıp değil, felsefe, matematik, geometri ve mantık alanlarında da eğitim almasını sağladı.</p>

<p>Genç yaşlarda Stoacılık, Aristotelesçilik ve Platonculuk gibi dönemin önemli düşünce akımlarını tanıdı.</p>

<p>Tıp eğitimine başlamasının ardından dönemin önde gelen merkezlerini ziyaret etti.</p>

<p>İzmir’de çeşitli hekimlerden eğitim aldı.</p>

<p>Korint’te tıbbi uygulamaları inceledi.</p>

<p>Daha sonra İskenderiye’ye giderek anatomi alanında çalışmalar yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İskenderiye, o dönemde bilim dünyasının kalbi sayılıyordu. Dünyanın en büyük kütüphanelerinden biri burada bulunuyordu.</p>

<p>Bu eğitim süreci Galen’in yalnızca hekim değil, bilim insanı olarak yetişmesini sağladı.</p>

<p>⸻</p>

<p>Bilimsel Yolculuğu</p>

<p>Galen’in meslek hayatındaki ilk önemli görevi Bergama’daki gladyatör okulunda hekimlik yapması oldu.</p>

<p>Gladyatörler sık sık ağır yaralanmalar yaşıyordu.</p>

<p>Bu durum ona:</p>

<p>* Travma yönetimi<br />
* Cerrahi uygulamalar<br />
* Kas ve kemik yapısı<br />
* Kanamalar<br />
* Yara iyileşmesi</p>

<p>konularında benzersiz deneyim kazandırdı.</p>

<p>Başarısı kısa sürede dikkat çekti.</p>

<p>Roma’ya taşındığında ünü yayılmıştı.</p>

<p>Roma aristokrasisi ve senatörler tarafından tercih edilen bir hekim haline geldi.</p>

<p>Sonrasında Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un saray hekimi olarak görevlendirildi.</p>

<p>Bu görev, dönemin en prestijli tıp pozisyonlarından biriydi.</p>

<p>⸻</p>

<p>Tıp Tarihine Katkıları</p>

<p>Anatomiye Katkıları</p>

<p>Galen’in en önemli çalışma alanlarından biri anatomiydi.</p>

<p>Roma döneminde insan kadavraları üzerinde çalışma yapmak büyük ölçüde yasak olduğundan çalışmalarını çoğunlukla:</p>

<p>* Maymunlar<br />
* Domuzlar<br />
* Keçiler<br />
* Köpekler</p>

<p>üzerinde yürüttü.</p>

<p>Kasların işleyişi, tendonların görevleri ve sinirlerin yapısı hakkında ayrıntılı tanımlamalar yaptı.</p>

<p>Özellikle sinirlerin beyinden çıktığını göstermesi dönemi açısından son derece önemliydi.</p>

<p>Bazı anatomik tanımlamaları daha sonra yanlış bulunsa da, sistematik anatomi çalışmalarının öncülerinden biri kabul edilmektedir.</p>

<p>⸻</p>

<p>Fizyolojiye Katkıları</p>

<p>Galen, organların yalnızca yapısını değil işlevlerini de anlamaya çalıştı.</p>

<p>Kalp, akciğerler ve sinir sistemi üzerine çok sayıda gözlem yaptı.</p>

<p>Nefes almanın yaşam için önemini açıklamaya çalıştı.</p>

<p>Kas hareketlerinin sinirlerle ilişkili olduğunu gösteren deneyler gerçekleştirdi.</p>

<p>Omuriliğin belirli bölümlerinin hasar görmesi halinde ortaya çıkan felçleri tanımladı.</p>

<p>Bu çalışmalar modern nörofizyolojinin erken temelleri arasında kabul edilmektedir.</p>

<p>⸻</p>

<p>Cerrahiye Katkıları</p>

<p>Gladyatör hekimliği deneyimi sayesinde cerrahi alanda önemli bilgi birikimi oluşturdu.</p>

<p>Yaralanmaların tedavisi konusunda dönemin en başarılı hekimlerinden biri olarak tanındı.</p>

<p>Kırıklar, çıkıklar ve derin yaralar üzerine uyguladığı yöntemler uzun süre kullanıldı.</p>

<p>Kanama kontrolü ve yara bakımı konularında geliştirdiği uygulamalar sonraki yüzyıllarda da etkisini sürdürdü.</p>

<p>⸻</p>

<p>Farmakolojiye Katkıları</p>

<p>Galen’in adı günümüzde farmakoloji alanında hâlâ yaşamaktadır.</p>

<p>“Galenik preparat” kavramı doğrudan onun isminden gelir.</p>

<p>Bitkisel, hayvansal ve mineral kökenli yüzlerce maddeyi incelemiştir.</p>

<p>Çok bileşenli ilaç formülleri geliştirmiştir.</p>

<p>Hazırladığı reçeteler Avrupa eczacılığında yaklaşık bin yıl boyunca kullanılmıştır.</p>

<p>⸻</p>

<p>Halk Sağlığına Katkıları</p>

<p>Galen, yaşam tarzının sağlık üzerindeki etkilerini vurgulayan ilk hekimlerden biridir.</p>

<p>Beslenme düzeni</p>

<p>Uyku</p>

<p>Fiziksel aktivite</p>

<p>Temizlik</p>

<p>çevresel koşullar</p>

<p>gibi faktörlerin hastalıklarla ilişkili olduğunu savunmuştur.</p>

<p>Bu yönüyle koruyucu hekimliğin erken temsilcileri arasında gösterilmektedir.</p>

<p>Tıbbi Etiğe Katkıları</p>

<p>Hekimin sürekli öğrenmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Bilgi sahibi olmadan tedavi uygulayan kişileri eleştirdi.</p>

<p>Hekimlikte ahlaki sorumluluğun önemini vurguladı.</p>

<p>Tıp uygulamalarında gözlem ve kanıtın temel alınmasını istedi.</p>

<p>En Önemli Eserleri</p>

<p>On the Natural Faculties</p>

<p>Organların görevlerini açıklamaya çalıştığı eseridir.</p>

<p>Fizyoloji tarihinin en önemli klasiklerinden biri kabul edilir.</p>

<p>On Anatomical Procedures</p>

<p>Anatomi çalışmalarını sistematik biçimde anlattığı kapsamlı eseridir.</p>

<p>Yüzyıllarca anatomi eğitiminin temel kaynakları arasında yer almıştır.</p>

<p>On the Usefulness of the Parts of the Body</p>

<p>İnsan vücudunun yapısal özelliklerini açıklamaya çalıştığı önemli eserlerinden biridir.</p>

<p>Method of Medicine</p>

<p>Tanı ve tedavi yaklaşımlarını sistematik hale getirdiği kapsamlı çalışmasıdır.</p>

<p></p>

<p>Düşünce Sistemi ve Felsefesi</p>

<p>Galen, tıbbın yalnızca uygulama değil aynı zamanda düşünsel bir disiplin olduğuna inanıyordu.</p>

<p>Aristoteles ve Platon’un görüşlerinden etkilendi.</p>

<p>Mantık ve gözlemi birlikte kullandı.</p>

<p>Ona göre iyi bir hekim aynı zamanda filozof olmalıydı.</p>

<p>Bu yaklaşım sonraki yüzyıllarda hem İslam hem Avrupa tıp geleneğini derinden etkiledi.</p>

<p>Diğer Bilim İnsanlarıyla İlişkisi</p>

<p>Hipokrat</p>

<p>Hipokrat’ın klinik gözlem anlayışını geliştirdi.</p>

<p>İbn Sina</p>

<p>İbn Sina, Galen’in eserlerinden yoğun biçimde yararlandı.</p>

<p>Ancak bazı görüşlerini eleştirerek geliştirdi.</p>

<p>Razi</p>

<p>Galen’in otoritesini kabul etmekle birlikte bazı teorilerine karşı çıktı.</p>

<p>İbn Nefis</p>

<p>Kan dolaşımı konusunda Galen’in görüşlerini sorgulayan ilk büyük isimlerden biri oldu.</p>

<p>Andreas Vesalius</p>

<p>16. yüzyılda yaptığı anatomi çalışmalarıyla Galen’in bazı hatalarını ortaya koydu.</p>

<p>William Harvey</p>

<p>Kan dolaşımını açıklayarak Galen’in fizyoloji teorilerinin önemli bölümünü değiştirdi.</p>

<p></p>

<p>Modern Tıp Açısından Değerlendirme</p>

<p>Modern tıp, Galen’in birçok görüşünü aşmıştır.</p>

<p>Özellikle:</p>

<p>* Kan dolaşımı<br />
* Kalbin işlevleri<br />
* Bazı anatomik tanımlamalar</p>

<p>konularında hataları olduğu bilinmektedir.</p>

<p>Ancak bugün bilim insanları Galen’i teorilerinin doğruluğu nedeniyle değil, bilimsel yönteme yaptığı katkılar nedeniyle önemsemektedir.</p>

<p>Deney yapması</p>

<p>Gözlem kullanması</p>

<p>Bilgiyi sistematik kaydetmesi</p>

<p>Eleştirel düşünmesi</p>

<p>onu bilim tarihinin önemli figürlerinden biri yapmıştır.</p>

<p></p>

<p>Eleştiriler ve Tartışmalar</p>

<p>Bazı tarihçiler, Galen’in otoritesinin Orta Çağ boyunca aşırı derecede kabul görmesinin bilimsel ilerlemeyi yavaşlattığını savunur.</p>

<p>Çünkü birçok hekim yüzyıllar boyunca Galen’in görüşlerini sorgulamadan kabul etmiştir.</p>

<p>Diğer araştırmacılar ise bunun Galen’in değil, takipçilerinin yaklaşımından kaynaklandığını belirtmektedir.</p>

<p>Bugün genel kabul gören görüş, Galen’in döneminin bilimsel imkânları içerisinde olağanüstü başarılar elde etmiş olduğudur.</p>

<p>⸻</p>

<p>Mirası</p>

<p>Galen’in etkisi yaklaşık 1300 yıl boyunca sürmüştür.</p>

<p>Eserleri:</p>

<p>* Bizans’ta<br />
* İslam dünyasında<br />
* Avrupa üniversitelerinde</p>

<p>temel ders kitapları olarak okutulmuştur.</p>

<p>Tıp eğitiminde sistematik yaklaşımın gelişmesine katkı sağlamıştır.</p>

<p>Farmakoloji, anatomi ve klinik gözlem alanlarında bıraktığı miras günümüzde hâlâ hissedilmektedir.</p>

<p>⸻</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Bergama’da başlayan yaşam yolculuğu Roma İmparatorluğu’nun merkezine, oradan da dünya tıp tarihine uzanan Galen, insanlık tarihinin en etkili hekimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.</p>

<p>Bugün onun birçok teorisi bilimsel gelişmeler sonucunda geride kalmış olsa da, gözleme dayalı araştırma anlayışı, sistematik bilgi üretimi ve tıp eğitimine yaptığı katkılar nedeniyle bilim tarihindeki özel konumunu korumaktadır. Galen yalnızca antik dünyanın büyük hekimlerinden biri değil, aynı zamanda modern tıp düşüncesine giden uzun yolun en önemli kilometre taşlarından biridir.</p>

<p>Yararlanılan Kaynaklar</p>

<p>* Encyclopedia Britannica, Galen<br />
* National Library of Medicine, History of Medicine Collections<br />
* Nutton, Vivian. Ancient Medicine<br />
* Hankinson, R. J. The Cambridge Companion to Galen<br />
* Singer, P. N. Galen: Selected Works<br />
* Oxford Classical Dictionary<br />
* Cambridge History of Science<br />
* Journal of the History of Medicine and Allied Sciences<br />
* Bulletin of the History of Medicine<br />
* The Lancet Historical Perspectives<br />
* Wellcome Collection Historical Medical Archives<br />
* Stanford Encyclopedia of Philosophy<br />
* Harvard University Classical Studies Publications<br />
* University of Chicago Ancient Medicine Resources<br />
* Johns Hopkins History of Medicine Archives</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TARİH</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/galen-antik-dunyadan-modern-tibbin-esigine-uzanan-bilimsel-miras</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2426.jpeg" type="image/jpeg" length="19497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara hava durumu: Başkentte sağanak beklentisi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ankara-hava-durumu-baskentte-saganak-beklentisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ankara-hava-durumu-baskentte-saganak-beklentisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara hava durumu, kentte beklenen yerel sağanak ve gök gürültülü yağış nedeniyle günün en çok aranan başlıkları arasına girdi. Başkentte sıcaklıkların 25 derece civarında seyretmesi, bazı ilçelerde ise kısa süreli yağış geçişleri bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’da hava durumu neden gündem oldu?</p>

<p>Ankara’da hava durumu aramaları, 10 Haziran 2026 Çarşamba günü için yapılan sağanak ve gök gürültülü sağanak tahminlerinin ardından arttı. Meteoroloji kaynaklarına göre başkent genelinde parçalı ve çok bulutlu hava beklenirken, gün içinde yerel yağış geçişleri görülebilir.</p>

<p>İlçelerde yerel sağanak bekleniyor</p>

<p>Tahminlere göre Ankara’nın birçok ilçesinde parçalı ve çok bulutlu hava etkili olacak. Keçiören, Mamak, Polatlı, Pursaklar, Sincan, Yenimahalle ve çevre ilçelerde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak ihtimali bulunuyor.</p>

<p>Kızılcahamam başta olmak üzere bazı kuzey ilçelerde yağışların yer yer daha etkili olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Sıcaklıklar nasıl olacak?</p>

<p>Başkentte günün en yüksek sıcaklığının 25 derece civarında olması bekleniyor. Gece saatlerinde sıcaklığın 13 dereceye kadar düşeceği tahmin ediliyor. Perşembe ve cuma günleri ise yağış ihtimalinin azalması, sıcaklıkların kademeli olarak yükselmesi bekleniyor.</p>

<p>Resmi uyarılar takip ediliyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara için hava durumu aramalarında en çok merak edilen başlıklardan biri de meteorolojik uyarı durumu oldu. Güncel tahminlerde sağanak ihtimali öne çıksa da, vatandaşların ani yağış, yıldırım, kısa süreli kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksama ihtimaline karşı resmi duyuruları takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Ankara’da bugün hava parçalı ve çok bulutlu olacak. Yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak geçişleri beklenirken, hafta ortasından itibaren güneşli havanın yeniden etkili olması öngörülüyor. Güncel uyarılar Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Ankara Valiliği duyuruları üzerinden izleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ankara-hava-durumu-baskentte-saganak-beklentisi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 06:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8764.jpeg" type="image/jpeg" length="85233"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Serhou Guirassy Kulisleri: BILD’den Dikkat Çeken İddia]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-serhou-guirassy-kulisleri-bildden-dikkat-ceken-iddia</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-serhou-guirassy-kulisleri-bildden-dikkat-ceken-iddia" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’de santrfor hattı için yeni sezon planlaması sürerken, sarı-lacivertlilerin adı Borussia Dortmund’un yıldız golcüsü Serhou Guirassy ile anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alman basınından BILD’in haberine göre Fenerbahçe, Guirassy’nin durumunu takip eden kulüpler arasında yer alıyor. Haberde Premier Lig ekibi Aston Villa’nın da oyuncuyla ilgilendiği, Borussia Dortmund’un ise 30 yaşındaki forveti bırakmak istemediği vurgulandı.</p>

<p>Dortmund Satışa Sıcak Bakmıyor</p>

<p>Borussia Dortmund’un Guirassy’yi yeni sezon kadro planlamasında önemli bir parça olarak gördüğü belirtiliyor. Alman kulübünün oyuncuyla devam etmek istediği, buna karşın Avrupa’dan bazı kulüplerin golcü futbolcunun durumunu yakından izlediği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fenerbahçe cephesinde ise forvet hattındaki olası değişim ihtimalleri nedeniyle Guirassy isminin gündeme geldiği değerlendiriliyor. Ancak şu aşamada resmi teklif ya da anlaşma seviyesinde doğrulanmış bir gelişme bulunmuyor.</p>

<p>Suudi Arabistan İhtimali Zayıfladı</p>

<p>BILD’in aktardığına göre Guirassy için daha önce Suudi Arabistan seçeneği de konuşuldu. Ancak oyuncunun şu aşamada Suudi Arabistan’a transfer olma ihtimalinin zayıf olduğu ifade edildi. Bu durum, Avrupa kulüplerinin ilgisini daha dikkat çekici hale getirdi.</p>

<p>Fenerbahçe İçin Zorlu Dosya</p>

<p>Serhou Guirassy, Borussia Dortmund formasıyla gösterdiği performans sonrası Avrupa piyasasında değeri yükselen forvetler arasında gösteriliyor. Güçlü fiziği, ceza sahası içindeki bitiriciliği ve Bundesliga tecrübesiyle dikkat çeken golcünün transferi, maliyet ve Dortmund’un tutumu nedeniyle kolay görünmüyor.</p>

<p>Fenerbahçe’nin oyuncu için resmi adım atıp atmayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Şimdilik dosya, yabancı basın kaynaklı güçlü bir transfer kulisi olarak gündemdeki yerini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-serhou-guirassy-kulisleri-bildden-dikkat-ceken-iddia</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 06:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/genel/i-m-g-0551.jpeg" type="image/jpeg" length="66256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tıbbı Büyüden Bilime Taşıyan Hekim Hipokrat Kimdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tibbi-buyuden-bilime-tasiyan-hekim-hipokrat-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tibbi-buyuden-bilime-tasiyan-hekim-hipokrat-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tıbbı doğaüstü açıklamalardan çıkarıp gözlem ve akıl yoluna taşıyan Hipokrat, aradan geçen 2500 yıla rağmen modern hekimliğin sembol isimlerinden biri olmayı sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Hipokrat: Tıbbı Büyüden Bilime Taşıyan Hekim</p>

<p>2500 Yıldır Neden Hâlâ Anılıyor?</p>

<p>Tıp tarihinde pek çok büyük hekim yetişmiştir. Ancak bunların çok azı ölümünden iki bin yıldan fazla süre sonra bile etkisini sürdürmüştür. Hipokrat (Hippokrates), bu nadir isimlerden biridir. Günümüzde dünyanın hemen her tıp fakültesinde öğretilen, mezuniyet törenlerinde adı anılan ve hekimlik etiğinin sembollerinden biri hâline gelen Hipokrat, yalnızca başarılı bir hekim değil; tıp düşüncesinin yönünü değiştiren tarihsel bir figürdür. Onun önemi belirli bir hastalığı tedavi etmiş olmasından değil, hastalıkları açıklama biçimini değiştirmesinden kaynaklanır.</p>

<p>Modern tarih yazımında Hipokrat sıklıkla “Tıbbın Babası” olarak anılmaktadır. Bu unvan, ondan önce Mısır, Mezopotamya ve Hint uygarlıklarında gelişmiş tıp gelenekleri bulunmasına rağmen, hastalıkları sistematik gözlem ve akıl yürütme yoluyla açıklama çabasındaki öncü rolüne dayanmaktadır.</p>

<p>Hipokrat Kimdir?</p>

<p>Hipokrat’ın yaklaşık MÖ 460 yılında Ege Denizi’ndeki Kos (İstanköy) Adası’nda doğduğu kabul edilmektedir. Antik kaynaklara göre hekimlik yapan Asclepiad ailesine mensuptu. Yaşamı hakkında bilgiler sınırlıdır; ancak dönemin önemli düşünürleri onun hem hekim hem de öğretmen olarak büyük saygı gördüğünü aktarmaktadır. Platon eserlerinde ondan söz etmiş, Aristoteles ise onu döneminin önde gelen hekimlerinden biri olarak göstermiştir.</p>

<p>Hipokrat’ın yaşadığı dönem, Antik Yunan düşüncesinin en üretken çağlarından biridir. Aynı yüzyılda Sokrates, Platon ve daha sonra Aristoteles insan aklının sınırlarını araştırırken, Hipokrat da insan bedenini ve hastalıkları anlamaya çalışıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hipokrat’tan Önce Hastalık Nasıl Açıklanıyordu?</p>

<p>Hipokrat’tan önce Akdeniz dünyasında hastalıkların önemli bir bölümü doğaüstü nedenlerle açıklanıyordu.</p>

<ul>
 <li>Salgınlar tanrıların gazabı olarak görülüyordu.</li>
 <li>Epilepsi kutsal bir hastalık kabul ediliyordu.</li>
 <li>Ruhsal hastalıklar kötü ruhlarla ilişkilendiriliyordu.</li>
 <li>Tedaviler çoğu zaman tapınaklarda uygulanıyordu.</li>
</ul>

<p>Hipokrat bu anlayışa karşı çıkarak hastalıkların doğal nedenleri olduğunu savundu. Ona göre hastalıklar tanrıların cezası değil, insan bedeninde meydana gelen süreçlerin sonucuydu. Bu yaklaşım, bilimsel tıbbın gelişiminde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir.</p>

<p>Epilepsi ve Bilimsel Düşüncenin Doğuşu</p>

<p>Hipokrat’a atfedilen en ünlü eserlerden biri olan Kutsal Hastalık Üzerine (On the Sacred Disease), tıp tarihinin en dikkat çekici metinlerinden biridir.</p>

<p>Bu eserde epilepsinin ilahi bir hastalık olmadığı savunulur ve şu görüş ortaya konur:</p>

<p>“Bu hastalık diğer hastalıklardan daha kutsal değildir.”</p>

<p>Hipokrat, epilepsinin beyinden kaynaklandığını ileri sürmüş ve nöbetlerin doğaüstü güçlerle açıklanmasına karşı çıkmıştır. Günümüzde bu yaklaşım, nörolojik hastalıkların bilimsel temellerle açıklanmasına yönelik ilk girişimlerden biri olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p>Hipokrat Gerçekten Var mıydı?</p>

<p>Bugün tarihçilerin büyük çoğunluğu Hipokrat’ın tarihsel bir kişi olduğu konusunda hemfikirdir. Ancak ona atfedilen eserlerin tamamının bizzat kendisi tarafından yazıldığı düşünülmemektedir.</p>

<p>Bu nedenle modern araştırmalarda “Hipokrat” yalnızca tek bir bireyi değil, aynı zamanda Kos merkezli bir tıp okulunu ve düşünce geleneğini temsil eden tarihsel bir figür olarak da değerlendirilmektedir.</p>

<p>Hipokrat’ın En Büyük Katkısı: Klinik Gözlem</p>

<p>Modern tıbbın temelinde yer alan klinik gözlem geleneği büyük ölçüde Hipokratçı tıbba dayanmaktadır.</p>

<p>Hipokrat okulunun hekimleri:</p>

<ul>
 <li>Hastaların öykülerini kaydetti,</li>
 <li>Belirtileri sistematik olarak gözlemledi,</li>
 <li>Hastalıkların seyrini takip etti,</li>
 <li>Sonuçları karşılaştırdı.</li>
</ul>

<p>Bugün kullandığımız anamnez, prognoz ve hasta takibi kavramlarının ilk sistematik örnekleri Hipokratçı metinlerde görülmektedir. Bu nedenle birçok tıp tarihçisi Hipokrat’ı ilk klinisyenlerden biri olarak kabul etmektedir.</p>

<p>Dört Hılt Kuramı</p>

<p>Hipokrat ve takipçileri insan bedenini dört temel sıvının dengesi üzerinden açıklıyordu.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Hılt</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Özellik</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Kan</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sıcak ve nemli</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Balgam</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Soğuk ve nemli</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Sarı Safra</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sıcak ve kuru</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Kara Safra</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Soğuk ve kuru</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Bu anlayışa göre sağlık, söz konusu sıvıların dengesiyle; hastalık ise bu dengenin bozulmasıyla ortaya çıkıyordu.</p>

<p>Her ne kadar bu teori günümüzde bilimsel geçerliliğini yitirmiş olsa da yaklaşık iki bin yıl boyunca Avrupa, İslam dünyası ve Osmanlı tıbbının temel teorik çerçevesini oluşturmuştur.</p>

<p>Hipokrat Korpusu Nedir?</p>

<p>Hipokrat’ın adıyla günümüze ulaşan eserler Corpus Hippocraticum (Hipokrat Korpusu) olarak bilinmektedir.</p>

<p>Bu koleksiyon yaklaşık 60 ila 70 tıbbi metinden oluşmaktadır. İçinde:</p>

<ul>
 <li>Hipokrat Yemini</li>
 <li>Aforizmalar</li>
 <li>Salgınlar</li>
 <li>Hava, Su ve Yerler Üzerine</li>
 <li>Kutsal Hastalık Üzerine</li>
 <li>Kırıklar Üzerine</li>
 <li>Eklemler Üzerine</li>
</ul>

<p>gibi tıp tarihinin en önemli eserleri yer almaktadır.</p>

<p>Modern araştırmalar bu eserlerin tamamının Hipokrat tarafından yazılmadığını göstermektedir. Dil, terminoloji ve tarihsel farklılıklar nedeniyle korpusun farklı dönemlerde yazılmış çok sayıda eserden oluştuğu düşünülmektedir. Günümüzde birçok tarihçi bu metinleri “Hipokrat Okulu’nun eserleri” olarak değerlendirmektedir.</p>

<p>Hipokrat’ın Yazıları Günümüze Nasıl Ulaştı?</p>

<p>Hipokrat’ın kendi el yazısıyla kaleme aldığı hiçbir eser günümüze ulaşmamıştır.</p>

<p>Ancak eserlerinin Bizans döneminde çoğaltılmış nüshaları korunmuştur. Günümüze ulaşan en eski Hipokrat yazmaları genel olarak 10. ve 11. yüzyıllara tarihlenmektedir.</p>

<p>Bu yazmaların önemli örnekleri:</p>

<ul>
 <li>Vatikan Kütüphanesi</li>
 <li>Fransa Millî Kütüphanesi</li>
 <li>British Library</li>
 <li>Laurentian Kütüphanesi</li>
</ul>

<p>gibi dünyanın önde gelen yazma eser koleksiyonlarında muhafaza edilmektedir.</p>

<p>Hipokrat Yemini</p>

<p>Tıp tarihinin en ünlü etik metinlerinden biri Hipokrat Yemini’dir.</p>

<p>Orijinal metin şu sözlerle başlar:</p>

<p>“Hekim Apollon, Asklepios, Hygieia ve Panakeia adına yemin ederim.”</p>

<p>Yeminin temel ilkeleri şu şekilde özetlenebilir:</p>

<ul>
 <li>Hastaya zarar vermemek,</li>
 <li>Hastanın yararını gözetmek,</li>
 <li>Meslek sırlarını korumak,</li>
 <li>Hekimlik bilgisini sorumlulukla kullanmak,</li>
 <li>Öğretmenlere saygı göstermek.</li>
</ul>

<p>Günümüzde birçok tıp fakültesinde Hipokrat Yemini’nin birebir çevirisi yerine, Dünya Tabipler Birliği’nin 1948 yılında kabul ettiği ve zaman içinde güncellenen Cenevre Bildirgesi temel alınmaktadır. Bununla birlikte, hekimlik etiğinin temel değerleri bakımından Hipokrat Yemini tarihsel önemini korumaktadır.</p>

<p>Hipokrat’ın Tam Klasik Yemini</p>

<p>“Apollon Hekim, Asklepios, Hygieia ve Panakeia adına; bütün tanrı ve tanrıçaları şahit tutarak gücüm ve anlayışım ölçüsünde şu yemini ederim:</p>

<p>Bu sanatı bana öğreten kişiyi anne ve babam kadar sayacağım. Gerektiğinde onunla kazancımı paylaşacağım. Çocuklarını kardeşlerim gibi göreceğim ve isterlerse bu sanatı onlara ücretsiz öğreteceğim.</p>

<p>Tedavilerimi hastaların yararına kullanacağım. Bilerek zarar vermeyeceğim.</p>

<p>Benden istendiğinde öldürücü ilaç vermeyeceğim ve böyle bir öneride bulunmayacağım.</p>

<p>Kadınlara düşük yaptırıcı ilaç vermeyeceğim.</p>

<p>Hayatımı ve sanatımı temiz ve dürüst biçimde sürdüreceğim.</p>

<p>Mesleğimi icra ederken gördüğüm veya duyduğum sırları açıklamayacağım.</p>

<p>Bu yemine sadık kalırsam hayatım ve sanatım insanlar arasında saygı görsün. Bozarsam bunun tersi olsun.”</p>

<p>Hipokrat Kimleri Etkiledi?</p>

<p>Hipokrat’ın etkisi yalnızca Antik Yunan ile sınırlı kalmamıştır.</p>

<p>Onun düşünceleri;</p>

<ul>
 <li>Galen,</li>
 <li>Razi,</li>
 <li>İbn Sina,</li>
 <li>Zehravi,</li>
 <li>Vesalius,</li>
 <li>Harvey</li>
</ul>

<p>gibi tıp tarihinin önemli isimlerini etkilemiştir.</p>

<p>Özellikle Galen’in yorumları aracılığıyla Hipokrat’ın görüşleri yaklaşık 1300 yıl boyunca Avrupa tıbbının temel referanslarından biri olmuştur.</p>

<p>İslam Dünyası Hipokrat’ı Nasıl Korudu?</p>

<p>Roma İmparatorluğu’nun çöküşü sonrasında birçok Antik Yunan eseri kaybolurken, Hipokrat’ın metinleri İslam medeniyeti içinde korunmuş ve geliştirilmiştir.</p>

<ol start="8">
 <li>ile 10. yüzyıllar arasında Bağdat’taki Beytü’l Hikme’de Hipokrat’ın eserleri Arapçaya çevrilmiş, daha sonra Razi ve İbn Sina gibi hekimler tarafından yorumlanmıştır.</li>
</ol>

<p>Bu eserler sonraki yüzyıllarda Endülüs ve Sicilya üzerinden Latinceye çevrilerek Avrupa üniversitelerine ulaşmıştır. Bu nedenle Hipokrat mirasının Avrupa Rönesansı’na taşınmasında İslam medeniyetinin önemli katkısı bulunduğu kabul edilmektedir.</p>

<p>Hipokrat Neden Hâlâ Yaşıyor?</p>

<p>Hipokrat’ın adı bugün hâlâ anılıyorsa bunun nedeni herhangi bir ameliyat gerçekleştirmiş olması ya da belirli bir ilacı keşfetmiş olması değildir.</p>

<p>Onu ölümsüz kılan temel özellikler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Hastalığı doğaüstü açıklamalardan ayırması,</li>
 <li>Klinik gözlemi sistemleştirmesi,</li>
 <li>Hekimlik etiğinin temellerini atması,</li>
 <li>Hastayı merkeze koyması,</li>
 <li>Bilimsel düşüncenin öncülerinden biri olması.</li>
</ul>

<p>Modern tıp bugün genomik, yapay zekâ, hassas tıp ve robotik cerrahi çağında ilerlemektedir. Buna rağmen hekimlik mesleğinin temel değerleri, yaklaşık 2500 yıl önce Hipokrat ve takipçilerinin ortaya koyduğu etik ve gözlemsel yaklaşımın izlerini taşımaya devam etmektedir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Encyclopaedia Britannica. Hippocrates.</li>
 <li>Encyclopaedia Britannica. Corpus Hippocraticum.</li>
 <li>Encyclopaedia Britannica. Hippocratic Oath.</li>
 <li>Kostakopoulos NA. Hippocrates of Kos (460–377 BC): The Founder and Pioneer of Clinical Medicine. Cureus. 2024.</li>
 <li>The Hippocratic Oath. PubMed Central (PMC). 2022.</li>
 <li>Jouanna J. Hippocrates. Johns Hopkins University Press.</li>
 <li>Loeb Classical Library. Hippocratic Writings.</li>
 <li>National Library of Medicine. Greek Medicine and Hippocrates.</li>
 <li>On the Sacred Disease.</li>
 <li>The Cambridge Companion to Hippocrates. Cambridge University Press.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TARİH</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tibbi-buyuden-bilime-tasiyan-hekim-hipokrat-kimdir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 06:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2420.jpeg" type="image/jpeg" length="81112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bipolar Depresyonda Umut Veren Gelişme: Tedavi Hızlı Antidepresan Etki Gösterdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bipolar-depresyonda-umut-veren-gelisme-tedavi-hizli-antidepresan-etki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bipolar-depresyonda-umut-veren-gelisme-tedavi-hizli-antidepresan-etki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bipolar bozukluğa bağlı depresyonun tedavisinde yeni yaklaşımlar umut verici sonuçlar vermeye devam ediyor. Son araştırmalar, özellikle psilosibin temelli tedavilerin bipolar depresyon hastalarında hızlı ve belirgin antidepresan etkiler oluşturabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma, yıllardır sınırlı tedavi seçenekleriyle mücadele eden bipolar depresyon hastaları için dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Depresif Belirtilerde Hızlı Azalma</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, bipolar II bozukluğu nedeniyle depresif dönem yaşayan hastalarda uygulanan psilosibin destekli tedavinin, kısa sürede depresyon belirtilerinde anlamlı iyileşme sağlayabildiğini bildirdi. Elde edilen bulgular, antidepresan etkinin günler içinde ortaya çıkabildiğini ve bazı hastalarda haftalar boyunca devam edebildiğini gösterdi.</p>

<p>Bipolar Depresyonda Tedavi Arayışı Sürüyor</p>

<p>Uzmanlar, bipolar bozuklukta depresif dönemlerin hastalığın en zorlayıcı aşamalarından biri olduğunu belirtiyor. Mevcut tedavilerin her hastada yeterli yanıt vermemesi nedeniyle yeni yöntemler üzerinde yoğun şekilde çalışılıyor. Psilosibin, son yıllarda özellikle tedaviye dirençli depresyon ve majör depresif bozukluk alanında dikkat çeken maddeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Uzun Süreli Etki Potansiyeli</p>

<p>Bazı çalışmalarda tek doz uygulamanın ardından depresyon skorlarında belirgin düşüşler gözlenirken, olumlu etkinin birkaç ay boyunca sürebildiği bildirildi. Araştırmacılar, bu sonuçların daha geniş hasta gruplarında doğrulanması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Uzmanlardan Temkinli İyimserlik</p>

<p>Bilim insanları, elde edilen sonuçların umut verici olduğunu ancak psilosibin destekli tedavilerin henüz rutin klinik uygulamanın parçası olmadığını belirtiyor. Olası yan etkiler, güvenlik profili ve uzun dönem sonuçların daha kapsamlı çalışmalarla değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Araştırmanın Önemi</p>

<p>Bipolar bozukluk dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir ruh sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor. Özellikle depresif atakların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğü bilinirken, hızlı etki gösteren yeni tedavi seçenekleri hastalar ve sağlık profesyonelleri tarafından yakından takip ediliyor.</p>

<p>Kaynak: Drug Discovery World (DDW), PubMed’de yayımlanan bilimsel çalışmalar. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bipolar-depresyonda-umut-veren-gelisme-tedavi-hizli-antidepresan-etki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 05:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2417.jpeg" type="image/jpeg" length="30262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erkeklerde “Menopoz” Gerçek mi? Bilim İnsanları Tartışıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erkeklerde-menopoz-gercek-mi-bilim-insanlari-tartisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erkeklerde-menopoz-gercek-mi-bilim-insanlari-tartisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadınlarda menopozun aksine erkeklerde yaşla birlikte görülen hormonal değişimlerin “erkek menopozu” olarak adlandırılıp adlandırılamayacağı yeniden gündemde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiliz haftalık dergisi The Economist, 13 Haziran 2025 tarihli analizinde “manopause” olarak bilinen kavramın bilimsel karşılığını mercek altına aldı.</p>

<p>Uzmanlara göre erkeklerde testosteron seviyeleri yaş ilerledikçe azalıyor. Ancak bu düşüş kadınlarda menopoz döneminde görülen ani hormonal değişimlerden oldukça farklı bir seyir izliyor. Erkeklerde testosteron üretiminin yıllar içinde yavaş yavaş azalması nedeniyle birçok bilim insanı “erkek menopozu” teriminin yanıltıcı olduğunu düşünüyor.</p>

<p>Testosteron Düşüşü Her Erkekte Aynı Değil</p>

<p>Araştırmalar, testosteron seviyelerinin 40 yaş sonrasında yılda yaklaşık yüzde 1 oranında azaldığını gösteriyor. Buna rağmen ileri yaşlardaki erkeklerin önemli bir bölümünde hormon düzeyleri normal sınırlar içinde kalabiliyor. Uzmanlar, düşük testosteronun her zaman belirti vermediğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Bununla birlikte bazı erkeklerde;</p>

<ul>
 <li>Cinsel istekte azalma,</li>
 <li>Erektil disfonksiyon,</li>
 <li>Yorgunluk,</li>
 <li>Kas kütlesinde azalma,</li>
 <li>Uyku problemleri,</li>
 <li>Konsantrasyon güçlüğü,</li>
 <li>Ruh hali değişiklikleri</li>
</ul>

<p>gibi belirtiler görülebiliyor. Ancak bu şikâyetlerin yalnızca hormonlara bağlı olmayabileceği, stres, obezite, kronik hastalıklar ve yaşam tarzı faktörlerinin de etkili olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>“Geç Başlangıçlı Hipogonadizm” Ayrı Bir Durum</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, yaşlanmanın doğal bir sonucu olan testosteron azalması ile “geç başlangıçlı hipogonadizm” adı verilen tıbbi durumu birbirinden ayırıyor. Bu tabloda testosteron seviyeleri belirgin şekilde düşüyor ve klinik belirtiler ortaya çıkabiliyor. Özellikle obezite ve tip 2 diyabeti olan erkeklerde riskin arttığı belirtiliyor.</p>

<p>Tedavi Herkes İçin Uygun Değil</p>

<p>Uzmanlar, testosteron tedavisinin yalnızca uygun hastalarda değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Tedavinin bazı erkeklerde fayda sağlayabildiği ancak kalp-damar hastalıkları, pıhtılaşma sorunları ve bazı kanser türleri açısından risklerin de göz önünde bulundurulması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Bilim dünyasında genel görüş, kadınlardaki menopozun erkeklerde birebir karşılığının olmadığı yönünde. Ancak yaşla birlikte ortaya çıkan testosteron düşüşü ve buna bağlı belirtiler bazı erkeklerin yaşam kalitesini etkileyebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, şikâyetleri olan kişilerin kendi kendine hormon kullanmak yerine hekim değerlendirmesinden geçmesini öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erkeklerde-menopoz-gercek-mi-bilim-insanlari-tartisiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 05:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2416.jpeg" type="image/jpeg" length="32512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi 62 Sözleşmeli Personel Alacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bogazici-universitesi-62-sozlesmeli-personel-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bogazici-universitesi-62-sozlesmeli-personel-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında toplam 62 sözleşmeli personel alımı yapacağını duyurdu. Başvurular 10-17 Haziran 2026 tarihleri arasında Kariyer Kapısı üzerinden alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmî Gazete’de yayımlanan ilana göre alımlar, 2024 KPSS (B) grubu puanları esas alınarak gerçekleştirilecek. Üniversite bünyesinde mühendis, büro personeli, kütüphaneci, teknisyen, destek personeli ve koruma-güvenlik görevlisi kadrolarında istihdam sağlanacak.</p>

<p>Hangi Kadrolara Alım Yapılacak?</p>

<p>İlanda yer alan kadrolar ve kontenjanlar şu şekilde:</p>

<p>* Mühendis: 2 kişi<br />
* Büro Personeli (Lisans): 12 kişi<br />
* Büro Personeli (Ön Lisans): 5 kişi<br />
* Kütüphaneci: 1 kişi<br />
* Teknisyen: 2 kişi<br />
* Destek Personeli: 25 kişi<br />
* Koruma ve Güvenlik Görevlisi: 15 kişi</p>

<p>Toplamda 62 sözleşmeli personel alınacak.</p>

<p>Başvurular Kariyer Kapısı Üzerinden</p>

<p>Adaylar başvurularını 10 Haziran 2026 tarihinde başlayıp 17 Haziran 2026 saat 23.59’a kadar devam edecek süreçte Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım Platformu üzerinden elektronik ortamda yapabilecek.</p>

<p>Şahsen, posta yoluyla veya farklı yöntemlerle yapılan başvurular kabul edilmeyecek.</p>

<p>Güvenlik ve Destek Personeli İçin Özel Şartlar</p>

<p>Koruma ve Güvenlik Görevlisi kadrolarına başvuracak adayların;</p>

<p>* Geçerli özel güvenlik kimlik kartına sahip olması,<br />
* Erkeklerde en az 170 cm, kadınlarda en az 160 cm boya sahip olması,<br />
* Boy-kilo şartlarını taşıması,<br />
* Güvenlik görevlisi olarak çalışmaya engel sağlık sorununun bulunmaması gerekiyor.</p>

<p>Destek personeli kadrolarında görev alacak adayların ise temizlik, taşıma, lojistik ve benzeri hizmetlerde çalışabilecek durumda olması şartı aranıyor.</p>

<p>Sözlü Sınav Yapılacak</p>

<p>İlanda belirtilen kadrolar için KPSS puan sıralamasına göre adaylar sözlü sınava çağrılacak.</p>

<p>Sözlü sınavlarda adayların;</p>

<p>* Genel kültür düzeyi,<br />
* Türkiye Cumhuriyeti Anayasası bilgisi,<br />
* Atatürk İlke ve İnkılap Tarihi,<br />
* 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu bilgisi,<br />
* İfade yeteneği ve muhakeme gücü,<br />
* Mesleğe uygunluğu</p>

<p>gibi kriterler üzerinden değerlendirileceği belirtildi.</p>

<p>Başvuruların Şekli</p>

<p>1. Başvurular, Kariyer Kapısı İşe Alım Platformu üzerinden veya e-Devlet Kapısı aracılığıyla “Kariyer Kapısı-Kamu İşe Alım (Boğaziçi Üniversitesi)” hizmeti vasıtasıyla 10.06.2026-17.06.2026 tarihleri arasında elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik başvuru sistemi 17.06.2026 tarihi saat 23.59’a kadar açık olacak olup bu tarihten sonra elektronik ortamda başvuru yapılamayacaktır.<br />
2. Adayların başvurularının kabul edilebilmesi için Kariyer Kapısı Platformu üzerinden başvuru tarihleri arasında yapacakları başvuru sonrasında, Kariyer Kapısı Platformu “Başvurularım” sayfasında “Bilgiler” butonu üzerinden indirebilecekleri “Aday Başvuru Bilgileri” dokümanını hafta içi mesai saatleri içerisinde en geç 19.06.2026 tarihi mesai bitimine kadar (saat 17.00) Üniversitemize şahsen teslim etmeleri gerekmektedir. Bunun dışındaki müracaatlar değerlendirmeye alınmayacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teslim Adresi:</p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs, Hamlin Hall 4. Kat Personel Daire Başkanlığı İdari Personel Şube Müdürlüğü, Beşiktaş / İstanbul</p>

<p>3. Elektronik ortamda yapılan başvuru tek başına yeterli olmayıp sistem üzerinden oluşturulan “Aday Başvuru Bilgileri” belgesinin şahsen üniversiteye teslim edilmesi zorunludur. Evraklarını tamamlamayan adayların başvuruları geçersiz sayılacaktır.<br />
4. Yukarıda belirtilen başvuru yöntemi haricinde posta veya diğer yollarla yapılan müracaatlar kabul edilmeyecektir.<br />
5. Adaylar ilanda belirtilen sözleşmeli personel pozisyonlarından yalnızca birine başvurabilecektir.<br />
6. Yurt içindeki veya yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olan adayların denklik belgelerini sisteme yüklemeleri gerekmektedir.<br />
7. Birden fazla pozisyona yapılan başvurular ile usulüne uygun olmayan başvurular geçersiz sayılacaktır.</p>

<p>Başvuru Sırasında İstenilen Belgeler</p>

<p>* KPSS 2024 (B) Grubu Sonuç Belgesi<br />
* Diploma veya Mezuniyet Belgesi<br />
* Adli Sicil Belgesi<br />
* SGK Hizmet Dökümü<br />
* Erkek adaylar için Askerlik Durum Belgesi<br />
* Aday Yazılı Beyan Formu<br />
* Özgeçmiş Formu<br />
* Güvenlik görevlileri için geçerli özel güvenlik kimlik kartı<br />
* Boy-kilo durumunu gösteren sağlık kuruluşu onaylı belge (güvenlik görevlileri için)</p>

<p>Başvuruların Değerlendirilmesi ve Duyurulması</p>

<p>* Başvurular ön incelemeye tabi tutulacaktır.<br />
* Şartları sağlayan adaylar KPSS puanlarına göre sıralanacaktır.<br />
* Her pozisyon için ilan edilen kadro sayısının 5 katı kadar aday sözlü sınava çağrılacaktır.<br />
* Son sıradaki adayla aynı puanı alanlar da sınava çağrılacaktır.<br />
* Sonuçlar Boğaziçi Üniversitesi ve Kariyer Kapısı üzerinden ilan edilecektir.<br />
* Sonuçlara itirazlar 01.07.2026 - 03.07.2026 tarihleri arasında yapılabilecektir.</p>

<p>Sözlü Sınav Konuları ve Puanlama</p>

<p>Sözlü sınavda adaylar şu başlıklarda değerlendirilecektir:</p>

<p>* Genel kültür düzeyi<br />
* T.C. Anayasası bilgisi<br />
* Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi<br />
* 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu<br />
* Bir konuyu kavrayıp özetleme ve muhakeme gücü<br />
* Liyakat ve temsil kabiliyeti<br />
* Özgüven, ikna kabiliyeti ve davranış uygunluğu</p>

<p>Adayların başarılı sayılabilmesi için sözlü sınav puan ortalamasının en az 70 olması gerekmektedir.</p>

<p>Yerleştirme Süreci</p>

<p>* Başarılı adaylar puan sıralamasına göre asil ve yedek olarak belirlenecektir.<br />
* Puan eşitliği halinde KPSS puanı yüksek olana öncelik verilecektir.<br />
* Gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilenlerin atamaları yapılmayacaktır.<br />
* Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumlu sonuçlanan adaylar göreve başlayabilecektir.<br />
* Göreve başlamayan adayların yerine yedek adaylar çağrılacaktır.</p>

<p>İletişim</p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi<br />
34342 Bebek / İstanbul</p>

<p>Tel: 0212 359 46 51 - 4991 - 7639 - 6647 - 7208</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bogazici-universitesi-62-sozlesmeli-personel-alacak</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 00:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/kamu-is-ilani-kariyer-meslek-atama-2.jpg" type="image/jpeg" length="48794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HSK Atama Kararı Resmî Gazete’de Yayımlandı: Yeni Hâkim ve Savcıların Görev Yerleri Belli Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hsk-atama-karari-resmi-gazetede-yayimlandi-yeni-hakim-ve-savcilarin-gorev-yerleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hsk-atama-karari-resmi-gazetede-yayimlandi-yeni-hakim-ve-savcilarin-gorev-yerleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından gerçekleştirilen ad çekme işleminin ardından adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcısı adaylarının görev yerleri açıklandı. Atama kararı, 10 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HSK Başkanlığı tarafından yayımlanan karara göre, 8 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen ad çekme sonucu adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcısı adaylarının ilk görev yerleri belirlendi. Atamalar, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında gerçekleştirildi.</p>

<p>Kararda, farklı illerde görev yapacak hâkim ve savcı adaylarının isimleri ile atandıkları yerler kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>Ataması Yapılan Bazı Hâkim ve Savcı Adayları</p>

<p>Yayımlanan listeye göre;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Harun Akçılgın, Çayıralan Cumhuriyet Savcılığına,</li>
 <li>Semih Arslan, İstanbul Cumhuriyet Savcılığına,</li>
 <li>Muhammed Tayyib Aydın, Şebinkarahisar Cumhuriyet Savcılığına,</li>
 <li>Mert Çetin, Koyulhisar Cumhuriyet Savcılığına,</li>
 <li>Furkan Katırcı, Bahçesaray Hâkimliğine,</li>
 <li>Musa Kubilay Kınacı, Şiran Cumhuriyet Savcılığına,</li>
 <li>Mahir Tuncel, Başkale Cumhuriyet Savcılığına,</li>
 <li>Gülzar Akgündüz, Hatay Hâkimliğine,</li>
 <li>Samet Bayraktar, Aybastı Cumhuriyet Savcılığına,</li>
 <li>Bedirhan Çakır, Alucra Cumhuriyet Savcılığına,</li>
 <li>Tuğçe Dinç, Hınıs Cumhuriyet Savcılığına,</li>
 <li>Abdullah Özkur, Gölhisar Hâkimliğine,</li>
 <li>Emre Pınar, Reyhanlı Cumhuriyet Savcılığına,</li>
 <li>Serhat Sunca, Kadirli Cumhuriyet Savcılığına atandı.</li>
</ul>

<p>Karar 8 Haziran Tarihli Ad Çekme Sonrasında Alındı</p>

<p>HSK tarafından yapılan açıklamada, adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcısı adaylarının görev yerlerinin, 8 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen ad çekme sonucunda belirlendiği ifade edildi. Karar, Resmî Gazete’nin 10 Haziran 2026 tarihli ve 33276 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yeni görev yerlerine atanan hâkim ve savcı adaylarının önümüzdeki günlerde görevlerine başlamaları bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hsk-atama-karari-resmi-gazetede-yayimlandi-yeni-hakim-ve-savcilarin-gorev-yerleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0403.jpeg" type="image/jpeg" length="45873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yıldız Teknik Üniversitesi Öğrencisi Bekircan Büyükpolat Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yildiz-teknik-universitesi-ogrencisi-bekircan-buyukpolat-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yildiz-teknik-universitesi-ogrencisi-bekircan-buyukpolat-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Mekatronik Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Bekircan Büyükpolat’ın vefat haberi üniversite camiasında üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YTÜ Rektörlüğü tarafından yayımlanan taziye mesajında Büyükpolat’ın vefatı derin bir üzüntüyle duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıldız Teknik Üniversitesi, Mekatronik Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Bekircan Büyükpolat’ın hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>

<p>Üniversite Rektörlüğü tarafından yayımlanan taziye mesajında, genç öğrencinin vefatının büyük bir üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına ve üniversite camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.</p>

<p>Yayımlanan açıklamada, “Üniversitemiz Mekatronik Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Bekircan Büyükpolat’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Merhum öğrencimize Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına ve üniversite camiamıza başsağlığı diliyoruz.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Bekircan Büyükpolat’ın vefatı, arkadaşları ve eğitim gördüğü bölümde büyük üzüntü oluştururken, sosyal medyada da çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı.</p>

<p>Genç öğrenci için yayımlanan mesajda ayrıca “Mekânı cennet olsun” temennisinde bulunuldu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yildiz-teknik-universitesi-ogrencisi-bekircan-buyukpolat-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2402.jpeg" type="image/jpeg" length="52572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez’in Acı Günü: Kuzeni Emel Ataman Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-milletvekili-sibel-suicmezin-aci-gunu-kuzeni-emel-ataman-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzon-milletvekili-sibel-suicmezin-aci-gunu-kuzeni-emel-ataman-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Milletvekili Av. Sibel Suiçmez’in kuzeni Emel Ataman’ın vefatı ailesi ve yakın çevresinde büyük üzüntüye neden oldu. Bir süredir amansız hastalıkla mücadele ettiği öğrenilen Ataman’ın cenazesinin İstanbul’da defnedileceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon Milletvekili Av. Sibel Suiçmez’in kuzeni Emel Ataman, kanser nedeniyle yaşamını yitirdi. Ataman’ın vefat haberi ailesi, dostları ve sevenleri tarafından üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre bir süredir kanser tedavisi gören Emel Ataman, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Vefat haberinin ardından çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı.</p>

<p>Cenazesi Zincirlikuyu Camii’nden kaldırılacak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emel Ataman’ın cenazesinin yarın İstanbul’da bulunan Zincirlikuyu Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası toprağa verileceği öğrenildi.</p>

<p>Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ve Ataman ailesine başsağlığı dilekleri iletilirken, merhume Emel Ataman için sosyal medya üzerinden de çok sayıda taziye mesajı yayımlandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-milletvekili-sibel-suicmezin-aci-gunu-kuzeni-emel-ataman-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 22:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2397.jpeg" type="image/jpeg" length="73171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başakşehir, Eldor Shomurodov Transferinde Mutlu Son İddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/basaksehir-eldor-shomurodov-transferinde-mutlu-son-iddi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/basaksehir-eldor-shomurodov-transferinde-mutlu-son-iddi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Başakşehir, Özbek golcü Eldor Shomurodov transferinde önemli bir adım attı. Özbek basınında yer alan haberlere göre turuncu-lacivertli ekip, AS Roma ile yapılan anlaşmada yer alan satın alma opsiyonunu kullanarak oyuncunun bonservisini aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Roma’dan sezon başında kiralık olarak Başakşehir’e gelen Eldor Shomurodov için İtalyan kulübüyle yapılan anlaşmada satın alma maddesi bulunuyordu. Özbekistan basınında yer alan bilgilere göre Başakşehir, bu maddeyi devreye sokarak 30 yaşındaki santrforun transferini kalıcı hale getirdi.</p>

<p>Haberde, transfer bedelinin yaklaşık 2.8 milyon avro seviyesinde olduğu, Roma’nın ise oyuncunun olası sonraki satışından yüzde 10 pay alacağı belirtildi.</p>

<p>Başakşehir Hücum Hattını Güçlendirdi</p>

<p>Eldor Shomurodov, Özbekistan Milli Takımı’nın da en önemli isimleri arasında yer alıyor. Tecrübeli forvet, güçlü fiziği, hava toplarındaki etkisi ve ceza sahası içindeki bitiriciliğiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Başakşehir’in Shomurodov hamlesi, sadece Süper Lig planlaması açısından değil, Özbekistan futbol kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Oyuncunun Türkiye’de düzenli forma şansı bulması, milli takım kariyeri açısından da önemli görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Roma Defteri Kapandı</p>

<p>İtalyan ekibi Roma’da beklentilerin tam olarak karşılanamaması sonrası farklı kulüplerde kiralık dönemler geçiren Shomurodov, Başakşehir’de yeni bir sayfa açtı. Turuncu-lacivertli kulübün satın alma opsiyonunu kullanmasıyla birlikte Özbek futbolcunun Roma kariyeri de büyük ölçüde sona ermiş oldu.</p>

<p>Başakşehir cephesinde resmi açıklamanın ardından Shomurodov’un yeni sezonda takımın hücum hattındaki ana isimlerden biri olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/basaksehir-eldor-shomurodov-transferinde-mutlu-son-iddi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/genel/i-m-g-0551.jpeg" type="image/jpeg" length="60044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anoreksiyanın Beyindeki Etkisi Yeni Tedavilerin Kapısını Aralayabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/anoreksiyanin-beyindeki-etkisi-yeni-tedavilerin-kapisini-aralayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/anoreksiyanin-beyindeki-etkisi-yeni-tedavilerin-kapisini-aralayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anoreksiya nervozanın yalnızca yeme davranışıyla sınırlı olmadığı, beynin ödül, alışkanlık ve duygu düzenleme ağlarında derin izler bırakabildiği belirtiliyor. Yeni araştırmalar, hastalığın beyin üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılmasıyla farklı tedavi seçeneklerinin geliştirilebileceğine işaret ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin Devreleri Hastalığın Seyrini Etkileyebilir</p>

<p>New Scientist’te yer alan habere göre, anoreksiya nervoza üzerine yapılan son çalışmalar hastalığın beyindeki bazı devrelerle yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor. Özellikle ödül sistemi, alışkanlık oluşumu, beden algısı ve duygusal tepki mekanizmalarının hastalığın kalıcı hale gelmesinde rol oynayabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre anoreksiya, kişinin yalnızca “yemek yemeyi reddetmesi” şeklinde açıklanamayacak kadar karmaşık bir ruh sağlığı sorunu. Beyindeki bazı ağların farklı çalışması, hastaların açlık, beden algısı, korku ve kontrol duygusunu sağlıklı bireylerden farklı deneyimlemesine yol açabiliyor.</p>

<p>Araştırmalar Beyin Yapısında Değişikliklere İşaret Ediyor</p>

<p>Daha önce yayımlanan geniş kapsamlı beyin görüntüleme çalışmalarında, anoreksiya nervoza tanısı alan kişilerde beyin yapısının bazı ölçütlerinde belirgin farklılıklar saptanmıştı. Kortikal kalınlık, kortikal yüzey alanı ve bazı derin beyin bölgelerinde hacim azalması gibi bulgular, hastalığın biyolojik yönüne dikkat çekiyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bu değişikliklerin bir bölümünün düşük vücut ağırlığı ve yetersiz beslenmeyle ilişkili olabileceğini, ancak iyileşme sürecinde bazı beyin bulgularının düzelebileceğini belirtiyor. Bu nedenle erken tanı, düzenli takip ve bütüncül tedavi yaklaşımı büyük önem taşıyor.</p>

<p>Yeni Tedavi Arayışları Güçleniyor</p>

<p>Anoreksiya nervoza tedavisinde psikoterapi, aile temelli yaklaşımlar, beslenme desteği ve psikiyatrik izlem temel yerini koruyor. Ancak hastaların önemli bir bölümünde iyileşmenin uzun sürmesi, bilim insanlarını yeni destekleyici tedavi yöntemleri aramaya yöneltiyor.</p>

<p>Son dönemde beyin uyarımı gibi yöntemler üzerinde yürütülen küçük ölçekli çalışmalar, bazı hastalarda belirtilerde ve kilo restorasyonunda iyileşme sağlanabileceğine dair ön bulgular sundu. Ancak uzmanlar, bu sonuçların henüz erken aşamada olduğunu ve daha geniş katılımlı klinik çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor.</p>

<p>Hastalık İrade Meselesi Değil</p>

<p>Uzmanlara göre anoreksiya nervozanın beyin temelli yönlerinin daha iyi anlaşılması, hastalığa yönelik toplumsal önyargıların da azalmasına katkı sağlayabilir. Anoreksiya, basit bir tercih ya da irade zayıflığı değil; biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığı ciddi bir ruh sağlığı hastalığı olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle hastaların suçlanmadan, gecikmeden ve uzman desteğiyle tedaviye yönlendirilmesi gerekiyor. Erken müdahale, hem bedensel komplikasyonların hem de beyindeki olası uzun vadeli etkilerin azaltılması açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Anoreksiya nervozanın beyin üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik çalışmalar, hastalığın tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Bilim insanları, beynin ödül, duygu ve alışkanlık devrelerinin daha ayrıntılı incelenmesiyle kişiye özel ve daha etkili tedavilerin geliştirilebileceğini düşünüyor.</p>

<p>Ancak mevcut bulgular, anoreksiya için tek başına yeni ve kesin bir tedavi anlamına gelmiyor. Hastalığın yönetiminde uzman hekim, psikiyatrist, psikolog ve beslenme uzmanlarının birlikte çalıştığı çok yönlü yaklaşım önemini koruyor.</p>

<p>Kaynak: New Scientist; Biological Psychiatry; Orygen araştırma duyurusu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/anoreksiyanin-beyindeki-etkisi-yeni-tedavilerin-kapisini-aralayabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2394.jpeg" type="image/jpeg" length="99837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görme Kaybı İçin Yeni Gen Tedavisi İlk Kez İnsanlarda Deneniyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gorme-kaybi-icin-yeni-gen-tedavisi-ilk-kez-insanlarda-deneniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gorme-kaybi-icin-yeni-gen-tedavisi-ilk-kez-insanlarda-deneniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Glokom ve NAION kaynaklı optik sinir hasarı için geliştirilen ER-100 adlı deneysel tedavi, Faz 1 klinik araştırma kapsamında insanlarda denenmeye başladı. Çalışma, görme kaybına yol açan bazı optik sinir hastalıklarında güvenlik ve tolere edilebilirliği değerlendirmeyi amaçlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu gelişme, özellikle yaşa bağlı görme kaybı riski taşıyan hastalar açısından dikkat çekici olsa da ER-100 henüz onaylanmış bir tedavi değil. Araştırma erken fazda yürütülüyor ve temel hedef, tedavinin güvenli olup olmadığını anlamak.</p>

<p>Bilimsel Gelişme Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>ER-100, Life Biosciences tarafından geliştirilen deneysel bir epigenetik tedavi adayı olarak tanımlanıyor. Tedavi, göz içi uygulama yoluyla optik sinirle ilişkili hücrelerde yaşlanma ve hasarla bağlantılı biyolojik süreçleri hedeflemeyi amaçlıyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, hücrelerin genetik kodunu değiştirmekten çok, genlerin nasıl çalıştığını etkileyen epigenetik düzenlemeler üzerinden araştırılıyor. Ancak bu mekanizmanın insanlarda güvenli ve etkili olup olmadığı henüz bilinmiyor.</p>

<p>Araştırmada veya Onay Sürecinde Ne Bulundu?</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA, ER-100 için klinik araştırma başvurusuna izin verdi. Bu izin, ilacın piyasaya çıktığı veya etkisinin kanıtlandığı anlamına gelmiyor; yalnızca insanlarda klinik araştırmaya başlanabileceğini gösteriyor.</p>

<p><a href="http://clinicaltrials.gov/" rel="nofollow">ClinicalTrials.gov</a> kaydına göre NCT07290244 numaralı çalışma, Faz 1 düzeyinde yürütülüyor. Araştırmada açık açılı glokom ve non-arteritik anterior iskemik optik nöropati, yani NAION tanılı yetişkinlerde tek doz ER-100 uygulamasının güvenliği ve tolere edilebilirliği incelenecek.</p>

<p>Çalışmada yaklaşık 18 katılımcının yer alması planlanıyor. Katılımcılar göz muayeneleri, laboratuvar testleri, bağışıklık yanıtı değerlendirmeleri ve uzun süreli takiplerle izlenecek.</p>

<p>Bu Tedavi Kimler İçin Gündeme Geldi?</p>

<p>ER-100, açık açılı glokom ve NAION gibi optik sinir hasarıyla seyreden hastalıklar için gündeme geldi.</p>

<p>Glokom, çoğu zaman yavaş ilerleyen ve erken dönemde belirti vermeyebilen bir hastalık. Görme alanında kayıp ilerledikçe fark edilebiliyor. NAION ise optik sinire giden kan akımının etkilenmesiyle ani görme kaybına yol açabilen bir tablo olarak biliniyor.</p>

<p>Bu araştırma, mevcut tedavilere alternatif olarak değil; henüz deneysel aşamadaki yeni bir yaklaşımın güvenliğini anlamak amacıyla yürütülüyor.</p>

<p>Halk Bundan Ne Anlamalı?</p>

<p>Bu haber, “görme kaybına kesin tedavi bulundu” anlamına gelmiyor. Daha doğru ifade şudur: Optik sinir hasarıyla ilişkili bazı hastalıklarda yeni bir deneysel tedavi, ilk kez insanlarda güvenlik açısından değerlendiriliyor.</p>

<p>Glokom veya ani görme kaybı yaşayan kişilerin mevcut tedavilerini bırakması, ilaç değiştirmesi ya da bu deneysel tedaviye kendi başına ulaşmaya çalışması doğru değildir. Bu tür kararlar yalnızca göz hastalıkları uzmanı tarafından, hastanın muayenesi ve mevcut klinik durumu değerlendirilerek verilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar Hangi Noktaya Dikkat Çekiyor?</p>

<p>Bu alandaki temel dikkat noktası, epigenetik yeniden programlama yaklaşımının insanlarda güvenli biçimde uygulanıp uygulanamayacağıdır. Hayvan çalışmalarında umut veren sonuçlar elde edilse bile, insanlarda güvenlik, bağışıklık yanıtı, doz etkisi ve uzun dönem sonuçlar ayrıca değerlendirilmek zorundadır.</p>

<p>Faz 1 çalışmalar genellikle küçük hasta gruplarında yapılır. Bu nedenle erken sonuçlar olumlu olsa bile, tedavinin geniş hasta gruplarında etkili ve güvenli olduğunu söylemek için daha büyük ve kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır.</p>

<p>Bu Gelişme Ne Anlama Gelmez?</p>

<p>Bu gelişme, ER-100’ün onaylandığı anlamına gelmez.</p>

<p>Bu gelişme, glokom veya NAION için kesin tedavi bulunduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Bu gelişme, görme kaybı yaşayan herkesin bu tedaviden yararlanabileceği anlamına gelmez.</p>

<p>Bu gelişme, yaşlanmanın durdurulduğu ya da tersine çevrildiği anlamına da gelmez. Araştırma, belirli göz hastalıklarında belirli bir deneysel tedavinin güvenlik değerlendirmesiyle sınırlıdır.</p>

<p>Çalışmanın veya Kararın Sınırları Neler?</p>

<p>Çalışma erken fazdadır ve hasta sayısı sınırlıdır. Temel amaç etkinlikten çok güvenlik ve tolere edilebilirliği değerlendirmektir.</p>

<p>Araştırma tek doz uygulamayı incelemektedir. Katılımcılar uzun süre takip edilecek olsa da görme fonksiyonuna ilişkin sonuçların klinik anlamı daha sonra netleşecektir.</p>

<p>Çalışmada plasebo veya standart tedaviyle geniş ölçekli karşılaştırma yapılmadan, tedavinin gerçek klinik faydası hakkında kesin hüküm vermek mümkün değildir.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>ER-100, glokom ve NAION gibi optik sinir hastalıklarında yeni bir araştırma alanını temsil ediyor. Bu gelişme, yaşa bağlı görme kaybı ve optik sinir hasarı için bilim dünyasında dikkatle izlenen bir adım olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Ancak haberin özü temkinli okunmalıdır: ER-100 bugün için deneysel bir tedavidir, onaylı bir ilaç değildir ve klinik faydası henüz kanıtlanmamıştır. Hastalar için en doğru yol, düzenli göz muayenesi ve hekim önerilerine bağlı kalmaktır.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Çalışmanın adı: Evaluating ER-100 for Safety in People With Glaucoma or Non-Arteritic Anterior Ischemic Optic Neuropathy</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gorme-kaybi-icin-yeni-gen-tedavisi-ilk-kez-insanlarda-deneniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 21:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2393.jpeg" type="image/jpeg" length="53709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="27237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="68674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="48266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="44055"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
