<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 09 Sep 2026 10:53:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dizden Gelen Her Ses Kireçlenme Değil: Ağrısız Çıtırtı Oldukça Yaygın]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dizden-gelen-her-ses-kireclenme-degil-agrisiz-citirti-oldukca-yaygin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dizden-gelen-her-ses-kireclenme-degil-agrisiz-citirti-oldukca-yaygin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dizden gelen çıtlama ve çıtırtılar özellikle ağrı yoksa sık görülebiliyor. Ancak sese şişlik, kilitlenme, hareket kısıtlılığı veya boşalma hissi eşlik ediyorsa değerlendirme gerekebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dizden Çıtırtı Neden Gelir? Ne Zaman Normal, Ne Zaman Önemli?</p>

<p>Merdiven çıkarken, çömelirken veya ayağa kalkarken dizden “çıt”, “küt” ya da sürtünmeye benzeyen sesler gelmesi oldukça yaygın. Tıpta bu seslerin bir bölümü “krepitasyon” veya “krepitus” olarak adlandırılıyor.</p>

<p>Tek başına ve ağrısız ortaya çıkan diz sesi çoğu zaman ciddi bir sorun anlamına gelmiyor. Dizde ağrı, belirgin şişlik, kilitlenme, hareket kaybı veya boşalma hissinin bulunması ise sesin klinik önemini değiştiriyor.</p>

<p>Diz çıtırtısı ne kadar yaygın?</p>

<p>British Journal of Sports Medicine’da yayımlanan 2025 tarihli sistematik derleme ve meta-analiz, diz krepitasyonunun sanıldığından çok daha sık görüldüğünü ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmacılar 103 çalışmadaki 36 bin 439 katılımcıya ait verileri değerlendirdi. Analizde diz krepitasyonunun genel toplumdaki tahmini sıklığı yüzde 41 olarak hesaplandı.</p>

<p>Dikkat çekici nokta, hiç diz ağrısı olmayan kişilerde de bu seslerin görülmesiydi. Ağrısız gruptaki tahmini sıklık yüzde 36’ydı.</p>

<p>Araştırmacılar bu oranlara ilişkin kanıt kesinliğinin çok düşük olduğunu, çalışmalar arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu özellikle belirtti. Bu nedenle yüzdeler tüm toplumlara değişmez biçimde uygulanabilecek kesin oranlar olarak görülmemeli.</p>

<p>Diz neden çıtlar?</p>

<p>Dizde duyulan her ses aynı mekanizmadan kaynaklanmaz. Eklem hareket ederken farklı dokuların hareketi, tendon veya bağların çevredeki yapılara göre yer değiştirmesi ve eklem yüzeylerindeki hareket ses oluşturabilir.</p>

<p>Kimi zaman kişi yalnızca tek bir “çıt” sesi duyar. Kimi zaman da özellikle diz bükülüp açılırken ince çıtırtılar veya sürtünme hissi fark edilir.</p>

<p>Sesin niteliğinden çok ağrı, şişlik, travma ve hareket kaybı gibi eşlik eden bulgular klinik değerlendirmede daha anlamlıdır.</p>

<p>Dizden ses gelmesi kireçlenme belirtisi mi?</p>

<p>Diz osteoartritinde, halk arasındaki adıyla diz kireçlenmesinde, hareket sırasında çıtırtı veya sürtünme hissi görülebilir. Fakat bunun tersi doğru değildir: Dizden ses gelmesi tek başına kişinin osteoartriti olduğu anlamına gelmez.</p>

<p>2025 tarihli sistematik derlemede osteoartriti bulunan kişilerde krepitasyonun tahmini sıklığı yüzde 81’di. Ayrıca diz krepitasyonu ile röntgende osteoartrit bulunması arasında ilişki saptandı.</p>

<p>Ancak araştırmacılar bu ilişkinin dayandığı kanıtın düşük veya çok düşük kesinlikte olduğunu vurguladı. Ses, tek başına osteoartrit tanısı koydurabilecek bir test değildir.</p>

<p>Üstelik görüntüleme bulguları da her zaman ağrı anlamına gelmez. Daha önce yayımlanan başka bir sistematik derleme, hiçbir diz yakınması olmayan yetişkinlerin MR görüntülerinde de kıkırdak değişiklikleri ve menisküs yırtıkları gibi bulguların görülebildiğini göstermişti. Bu bulgular yaşla birlikte daha sık görülüyordu.</p>

<p>Ağrısız diz çıtırtısı genellikle tehlikeli mi?</p>

<p>Ağrı, şişlik veya hareket problemi olmadan yalnızca ses gelmesi çoğu kişide tedavi gerektiren bir hastalığın göstergesi değildir.</p>

<p>NHS hasta bilgilendirmesinde de ağrısız diz tıklamasının normal olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle merdiven çıkarken veya çömelirken dizinden ses gelen ancak ağrı, şişlik ve işlev kaybı yaşamayan bir kişinin yalnızca ses nedeniyle ciddi bir diz hastalığı bulunduğunu düşünmesi doğru olmaz.</p>

<p>Hangi belirtiler varsa değerlendirme gerekir?</p>

<p>Dizden gelen sese aşağıdaki yakınmaların eşlik etmesi daha dikkatli değerlendirmeyi gerektirebilir:</p>

<p>Ağrı</p>

<p>Belirgin veya hızla gelişen şişlik</p>

<p>Dizin kilitlenmesi</p>

<p>Dizin boşalması veya güvensizlik hissi</p>

<p>Dizi tam açamama ya da bükememe</p>

<p>Üzerine basmakta güçlük</p>

<p>Travma sırasında belirgin bir kopma veya patlama hissi</p>

<p>Eklemde şekil değişikliği</p>

<p>Kızarıklık ve belirgin sıcaklık artışı</p>

<p>Ateşle birlikte ağrılı ve şiş diz</p>

<p>Özellikle bir yaralanma sırasında duyulan belirgin “pop” sesi ardından hızlı şişlik, şiddetli ağrı veya dizde boşalma hissi gelişmesi bağ yaralanmaları gibi durumlarla birlikte görülebilir.</p>

<p>Menisküs sorunlarında da ağrı, şişlik, takılma, kilitlenme veya dizin boşalması gibi yakınmalar ortaya çıkabilir.</p>

<p>Merdiven çıkarken veya çömelirken gelen ses ne anlama gelir?</p>

<p>Diz kapağı, uyluk kemiği üzerindeki oluğunda hareket ederken dizin ön bölümünde ses veya sürtünme hissi oluşabilir. Bu özellikle dizin daha fazla büküldüğü çömelme, merdiven çıkma ve kalkma hareketlerinde fark edilebilir.</p>

<p>Ses ağrısızsa tek başına yapısal bir hasarın kanıtı değildir.</p>

<p>Fakat merdiven çıkarken sürekli ağrı, şişlik veya günlük yaşamı sınırlayan yakınmalar da varsa yalnızca sese odaklanmak yerine dizin tamamının değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Diz ses çıkarıyor diye egzersiz bırakılmalı mı?</p>

<p>Sadece ağrısız çıtırtı bulunması, kişinin yürümeyi veya egzersizi otomatik olarak bırakması gerektiği anlamına gelmez.</p>

<p>Düzenli fiziksel aktivite kas kuvveti ve eklem fonksiyonunun korunmasına yardımcı olur. Diz ağrısı bulunan kişilerde bile egzersiz, altta yatan duruma göre tedavi planının önemli bir parçası olabilir.</p>

<p>Egzersiz sırasında yeni başlayan belirgin ağrı, şişlik, kilitlenme veya dizin boşalması ortaya çıkarsa hareketi zorlamak yerine sağlık profesyonelinden değerlendirme almak daha uygundur.</p>

<p>Diz çıtlatmak kireçlenme yapar mı?</p>

<p>Bir eklemden ses çıkması ile eklemde hastalık bulunması aynı şey değildir. Mevcut kanıtlar yalnızca dizin ses çıkarmasından hareketle “kıkırdak aşınıyor” veya “kireçlenme başladı” sonucuna varmayı desteklemiyor.</p>

<p>Özellikle ağrısız kişilerde diz seslerinin yaygın bulunması bu ayrımın neden önemli olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Bununla birlikte dizi zorlayarak tekrar tekrar ses çıkarmaya çalışmak gerekli bir uygulama değildir. Ağrı oluşturan hareketlerin zorlanması da uygun değildir.</p>

<p>MR çektirmek gerekir mi?</p>

<p>Her diz çıtırtısı için MR görüntülemesi gerekmez.</p>

<p>Diz sorunlarının değerlendirilmesinde kişinin yakınmaları, yaralanma öyküsü ve fizik muayene önceliklidir. Görüntülemeye ihtiyaç olup olmadığı klinik bulgulara göre belirlenir.</p>

<p>Bunun önemli bir nedeni, MR’da görülen bazı yapısal değişikliklerin hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde de bulunabilmesidir. Dolayısıyla görüntüleme sonucu tek başına kişinin ne kadar ağrı yaşayacağını veya tedaviye ihtiyaç duyup duymadığını göstermez.</p>

<p>Dizde ses varsa asıl sorulması gereken ne?</p>

<p>Sesten çok şu sorular yol göstericidir: Diz ağrıyor mu? Şişiyor mu? Hareket kısıtlanıyor mu? Kilitleniyor veya boşalıyor mu? Ses bir yaralanma sırasında mı başladı?</p>

<p>Yanıtların tümü “hayır” ise yalnızca çıtırtı çoğu zaman endişe nedeni değildir. Bu belirtilerden biri veya birkaçı varsa nedenin belirlenmesi için klinik değerlendirme daha anlamlı hale gelir.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel sağlık bilgisi vermek amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel muayene veya tanının yerine geçmez. Dizde şiddetli ağrı, belirgin şişlik, kilitlenme, üzerine basamama ya da travma sonrası hızlı kötüleşme varsa sağlık kuruluşuna başvurun.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>Couch JL, King MG, De Oliveira Silva D ve arkadaşları. Noisy knees – knee crepitus prevalence and association with structural pathology: a systematic review and meta-analysis. British Journal of Sports Medicine, 2025. DOI: 10.1136/bjsports-2024-108866</p>

<p>Culvenor AG, Øiestad BE, Hart HF ve arkadaşları. Prevalence of knee osteoarthritis features on magnetic resonance imaging in asymptomatic uninjured adults: a systematic review and meta-analysis. British Journal of Sports Medicine, 2019. DOI: 10.1136/bjsports-2018-099257</p>

<p>NHS. Knee Pain. Hasta bilgilendirme rehberi.</p>

<p>Mayo Clinic. Knee Pain: Symptoms and Causes.</p>

<p>Mayo Clinic. Torn Meniscus: Symptoms and Causes.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arthritis Foundation. Osteoarthritis of the Knee.</p>

<p>WebMD. Knee Cracks and Pops: What They Mean. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dizden-gelen-her-ses-kireclenme-degil-agrisiz-citirti-oldukca-yaygin</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0097.jpeg" type="image/jpeg" length="84979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tıp ve Sağlık Öğrencilerine Karşılıksız Burs: Başvurular Açıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tip-ve-saglik-ogrencilerine-karsiliksiz-burs-basvurular-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tip-ve-saglik-ogrencilerine-karsiliksiz-burs-basvurular-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’nın 2026-2027 dönemi karşılıksız burs başvuruları devam ediyor. Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Fakültelerinde 2. sınıf ve üzerinde öğrenim gören öğrencilerin başvurabildiği burs için son tarih 15 Eylül 2026 saat 14.00. Burs 9 ay süreyle veriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tıp ve Sağlık Öğrencilerine Karşılıksız Burs: Başvurular Açıldı</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim döneminde burs arayan sağlık alanındaki üniversite öğrencileri için önemli bir başvuru dönemi devam ediyor.</p>

<p>Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı (SSYV), Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören öğrencilere yönelik karşılıksız burs başvurularını kabul ediyor.</p>

<p>Başvurular 15 Eylül 2026 Pazartesi günü saat 14.00’te sona erecek.</p>

<p>SSYV bursuna kimler başvurabilir?</p>

<p>Burs programına Tıp, Eczacılık, Hemşirelik, Diş Hekimliği ve Sağlık Bilimleri Fakültelerinin lisans programlarında öğrenim gören öğrenciler başvurabiliyor.</p>

<p>Öğrencinin 2. sınıfta veya daha üst bir sınıfta öğrenim görüyor olması gerekiyor.</p>

<p>Ancak Tıp ve Diş Hekimliği fakültelerinin son sınıf öğrencileri burs başvurusunda bulunamıyor.</p>

<p>Başvuru için aranan temel şartlar neler?</p>

<p>Burs başvurusunda bulunacak öğrencinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gerekiyor.</p>

<p>Öğrencinin maddi desteğe ihtiyaç duyması ve ailesinin gelir ve mal varlığı açısından burs desteğine gereksiniminin bulunması da değerlendirme koşulları arasında.</p>

<p>Ayrıca öğrencinin kazanç getiren herhangi bir işte çalışmaması gerekiyor.</p>

<p>Not ortalaması kaç olmalı?</p>

<p>Başvuru yapacak öğrencinin genel başarı ortalamasının 4 üzerinden en az 2,00 olması gerekiyor.</p>

<p>Notların 100 üzerinden değerlendirildiği üniversitelerde ise en az 60 ortalama şartı aranıyor.</p>

<p>Öğrencinin aynı zamanda bir üst sınıfa geçiş hakkını kazanmış olması gerekiyor.</p>

<p>Hazırlık ve 1. sınıf öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>SSYV bursuna başvuracak öğrencilerin en az 2. sınıfta olması gerekiyor. Hazırlık ve 1. sınıfta öğrenim gören öğrenciler burs kapsamına alınmıyor.</p>

<p>Vakıf üniversitesi öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>SSYV’nin açıkladığı şartlara göre vakıf üniversitelerinde öğrenim gören öğrenciler burs programına başvuramıyor.</p>

<p>Bu kural yüzde 100 burslu olarak vakıf üniversitesinde öğrenim gören öğrenciler için de geçerli.</p>

<p>KYK bursu alan öğrenciler başvurabilir mi?</p>

<p>SSYV’nin burs koşullarına göre KYK dışında başka bir kamu veya özel kurumdan maaş, ücret ya da burs alınmaması gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla KYK desteği bu koşulun dışında tutuluyor. Ancak başka bir kamu veya özel kurumdan burs alan öğrencilerin SSYV şartlarını dikkatle değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<p>Burs kaç ay veriliyor?</p>

<p>Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’nın karşılıksız bursu 9 ay süreyle veriliyor.</p>

<p>2026-2027 dönemi için aylık burs tutarı Vakfın güncel burs koşulları sayfasında açıklanmış değil.</p>

<p>Bu nedenle burs miktarına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadan herhangi bir tutarın esas alınmaması gerekiyor.</p>

<p>Başvuruda hangi belgeler isteniyor?</p>

<p>Yeni bursiyer adaylarından başvuru formunun yanı sıra öğrencinin burs ihtiyacını anlattığı imzalı dilekçe, öğrenci belgesi, transkript, adli sicil belgesi ve ailenin gelir durumunu gösteren belgeler isteniyor.</p>

<p>Aile bireylerinin tamamını gösteren vukuatlı nüfus kayıt örneği de talep edilen belgeler arasında.</p>

<p>Yükseköğrenimde okuyan kardeşi bulunan öğrencilerin kardeşlerine ait öğrenci belgesini de sunması gerekiyor.</p>

<p>Anne veya babasının çalışmadığını beyan eden adaylardan ise ilgili sigortalılık tescil ve hizmet kaydı belgesi talep ediliyor.</p>

<p>Belgeler nasıl gönderilecek?</p>

<p>İstenen belgelerin tek bir dosyada birleştirilerek PDF formatında sisteme yüklenmesi gerekiyor.</p>

<p>Vakfın duyurusuna göre belgelerin belirtilen şekilde yüklenmemesi başvurunun geçersiz sayılmasına neden olabiliyor.</p>

<p>SSYV burs başvurusu nereye yapılır?</p>

<p>Başvurular Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’nın resmi internet sitesinde bulunan “Yeni Bursiyer Adayları Başvuru Formu” üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Elden veya posta yoluyla yapılan başvurular kabul edilmiyor.</p>

<p>Kimler burs alamıyor?</p>

<p>Hazırlık ve 1. sınıf öğrencileri ile vakıf üniversitesi öğrencileri burs programının dışında bulunuyor.</p>

<p>Tıp ve Diş Hekimliği fakültelerinin son sınıf öğrencileri de başvuramıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yabancı uyruklu öğrenciler, Polis Akademisi ve askeri okul öğrencileri ile daha önce bir yükseköğretim kurumundan mezun olup aynı düzeyde ikinci kez öğrenim gören öğrenciler de burs kapsamı dışında.</p>

<p>Ayrıca okula giriş tarihinden itibaren bir öğretim yılı kaybı bulunan öğrenciler ile gerçeğe aykırı beyanda bulunan adaylara burs verilmiyor.</p>

<p>Son başvuru 15 Eylül saat 14.00</p>

<p>SSYV’nin 2026-2027 karşılıksız burs başvuruları 1 Eylül’de başladı.</p>

<p>Başvurular 15 Eylül 2026 saat 14.00’e kadar Vakfın resmi internet sitesindeki çevrim içi başvuru formu aracılığıyla yapılabilecek.</p>

<p>Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Hemşirelik veya Sağlık Bilimleri alanında öğrenim gören ve koşulları karşılayan öğrencilerin başvurularını son güne bırakmadan tamamlamaları önem taşıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tip-ve-saglik-ogrencilerine-karsiliksiz-burs-basvurular-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0096.jpeg" type="image/jpeg" length="96019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elmalı Tarçınlı Fırın Yulaf Tarifi: Pratik ve Doyurucu Kahvaltı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/elmali-tarcinli-firin-yulaf-tarifi-pratik-ve-doyurucu-kahvalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/elmali-tarcinli-firin-yulaf-tarifi-pratik-ve-doyurucu-kahvalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elmalı fırın yulaf tarifi; yulaf, elma, süt, yumurta ve tarçınla hazırlanan, ilave şeker gerektirmeyen sıcak ve doyurucu bir kahvaltı seçeneği.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elmalı Tarçınlı Fırın Yulaf Tarifi: Pratik ve Doyurucu Kahvaltı</p>

<p>Kahvaltıda yulaf tüketmek isteyen ancak klasik yulaf lapasından farklı bir seçenek arayanlar için elmalı tarçınlı fırın yulaf pratik bir alternatif. Yulaf ezmesi; elma, süt, yumurta ve tarçınla bir araya geliyor, ardından fırında üzeri hafifçe kızarana kadar pişiriliyor.</p>

<p>Özellikle elmanın bol bulunduğu sonbahar dönemine yakışan tarif sıcak servis edilebildiği gibi önceden hazırlanarak daha sonraki öğünlerde de tüketilebilir. Olgun ve tatlı bir elma kullanıldığında ayrıca şeker eklemeye gerek kalmadan doğal bir tatlılık elde etmek mümkün.</p>

<p>Fırından çıktığında iç kısmı yumuşak ve nemli, üst kısmı ise hafif kızarmış bir dokuya sahip oluyor. Ceviz ve yoğurtla servis edildiğinde hem lezzeti hem de öğünün çeşitliliği artırılabilir.</p>

<p>Sağlıklı beslenme açısından neden öne çıkıyor?</p>

<p>Yulaf, beta-glukan adı verilen çözünür lif içeriğiyle öne çıkan tam tahıllardan biridir. Lif içeren besinlerin dengeli bir beslenme düzeninde yer alması sindirim sistemi işlevlerinin desteklenmesine ve öğünün doyuruculuğunun artmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p>Elma da lif içeren meyvelerden biridir. Meyveyi suyunu sıkmak yerine bütün olarak kullanmak, doğal yapısındaki liften yararlanmayı sağlar.</p>

<p>Yumurta ve süt tarife protein katkısı sağlarken ceviz doymamış yağ asitleri ve farklı besin öğeleri içerir.</p>

<p>Bu tarifte sofra şekeri, bal veya şurup kullanılması zorunlu değildir. Ancak elma ve süt doğal olarak şeker içerdiği için tarif için “şekersiz” yerine “ilave şekersiz” ifadesini kullanmak daha doğrudur.</p>

<p>Tarif bilgileri</p>

<p>Hazırlama süresi: 10 dakika<br />
Pişirme süresi: 25-30 dakika<br />
Toplam süre: Yaklaşık 40 dakika<br />
Kaç kişilik: 4 kişilik<br />
Zorluk: Kolay<br />
Öğün: Kahvaltı<br />
Kategori: Sağlıklı Kahvaltılar<br />
İkincil kategori: Şekersiz Tarifler</p>

<p>Yaklaşık besin değerleri</p>

<p>1 porsiyon için yaklaşık:</p>

<p>Kalori: 300 kcal<br />
Protein: 10 g<br />
Karbonhidrat: 41 g<br />
Yağ: 12 g<br />
Lif: 6 g</p>

<p>Besin değerleri kullanılan sütün türüne, elmanın büyüklüğüne, yulaf ve ceviz miktarına göre değişebilir.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>160 gram yulaf ezmesi<br />
2 orta boy elma<br />
2 adet yumurta<br />
250 ml süt<br />
40 gram ceviz içi<br />
1 tatlı kaşığı tarçın<br />
1 çay kaşığı kabartma tozu<br />
1 çay kaşığı doğal vanilya özütü, isteğe bağlı<br />
1 tatlı kaşığı zeytinyağı veya kalıbı yağlamak için çok az yağ<br />
Bir tutam tuz</p>

<p>Servis için isteğe bağlı:</p>

<p>Sade yoğurt<br />
Taze elma dilimleri<br />
Tarçın<br />
Birkaç parça ceviz</p>

<p>Elmalı tarçınlı fırın yulaf nasıl yapılır?</p>

<p>1. Fırını 180 derece alt-üst ayarda önceden ısıtın.</p>

<p>2. Elmaları yıkayın. Bir elmayı iri rendeleyin, diğerini ince dilimler halinde kesin. Kabukları ince ve yenilebilir durumdaysa soymadan da kullanabilirsiniz.</p>

<p>3. Yumurtaları geniş bir karıştırma kabına kırın ve hafifçe çırpın.</p>

<p>4. Sütü ve kullanacaksanız vanilyayı ekleyerek karıştırın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5. Yulaf ezmesi, rendelenmiş elma, tarçın, kabartma tozu ve bir tutam tuzu karışıma ekleyin.</p>

<p>6. Cevizleri iri parçalar halinde kırın. Büyük bölümünü karışıma ekleyin, bir miktarını üzeri için ayırın.</p>

<p>7. Bütün malzemeleri yulafların sıvıyla eşit biçimde temas etmesini sağlayacak şekilde karıştırın.</p>

<p>8. Orta büyüklükte bir fırın kabını çok az yağlayın.</p>

<p>9. Yulaf karışımını fırın kabına aktararak yüzeyini düzeltin.</p>

<p>10. İnce dilimlediğiniz elmaları üzerine yerleştirin. Kalan cevizleri serpiştirin ve isteğe göre çok az tarçın ekleyin.</p>

<p>11. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 25-30 dakika pişirin.</p>

<p>12. Kenarlar hafifçe kızardığında ve orta kısmı sıvı görünümünü kaybettiğinde fırından çıkarın.</p>

<p>13. Kesmeden önce 5-10 dakika dinlendirin. Sıcak veya ılık servis edin.</p>

<p>Şefin püf noktası</p>

<p>Elmalı fırın yulafta doğal tatlılığın belirgin olması için tatlı ve olgun elmalar tercih edin. Elmanın yarısını rendeleyerek karışımın içine eklemek, meyvenin tadının bütün yulafa yayılmasını ve iç kısmın nemli kalmasını sağlar.</p>

<p>Yulaf karışımını fırında gereğinden uzun süre tutmayın. Fazla pişirme, özellikle yağ miktarı düşük tariflerde kuru bir sonuç oluşturabilir.</p>

<p>Daha kremsi bir fırın yulaf isteyenler karışımı fırına vermeden önce yaklaşık 10 dakika bekletebilir. Bu süre yulafın sıvının bir bölümünü emmeye başlamasını sağlar.</p>

<p>Daha sağlıklı hale nasıl getirilebilir?</p>

<p>Tarif olgun elmayla hazırlandığında ilave şeker kullanmadan yeterli tatlılık elde edilebilir. Daha tatlı olması için şeker, bal veya şurup eklemek yerine elma miktarı artırılabilir.</p>

<p>Ceviz porsiyonu kontrollü tutulabilir. Kuruyemişler besleyici olmakla birlikte enerji yoğunluğu yüksek besinlerdir.</p>

<p>Protein miktarını artırmak isteyenler fırın yulafı servis ederken yanında sade veya süzme yoğurt tüketebilir.</p>

<p>Kimler için uygun?</p>

<p>Elmalı tarçınlı fırın yulaf, sıcak ve doyurucu bir kahvaltı alternatifi arayanlar için uygundur. Yumurta ve süt ürünlerini tüketen vejetaryen beslenme biçimine de uyumludur.</p>

<p>Standart yulaf doğal olarak gluten içermese de üretim ve paketleme sırasında buğday, arpa veya çavdarla temas edebilir. Çölyak hastalığı bulunan kişiler yalnızca glutensiz olarak sertifikalandırılmış yulaf kullanmalıdır.</p>

<p>Yumurta, süt veya kuruyemiş alerjisi bulunan kişiler standart tarifi tüketmemelidir.</p>

<p>Elmalı fırın yulaf kaç kaloridir?</p>

<p>Verilen ölçülerle hazırlanan tarif dört porsiyona ayrıldığında bir porsiyon yaklaşık 300 kalori sağlayabilir. Ceviz miktarı, kullanılan sütün yağ oranı ve porsiyon büyüklüğü toplam enerji değerini değiştirebilir.</p>

<p>Fırın yulaf akşamdan hazırlanabilir mi?</p>

<p>Evet. Kuru ve sıvı malzemeler akşamdan karıştırılarak üzeri kapalı biçimde buzdolabında bekletilebilir ve sabah pişirilebilir. Ancak yulaf gece boyunca sıvıyı emeceğinden sonuç daha yumuşak ve yoğun olabilir.</p>

<p>Elmalı fırın yulafa şeker eklemek gerekir mi?</p>

<p>Hayır. Olgun ve tatlı elmalar kullanıldığında ilave şeker olmadan hazırlanabilir. Damak tadına göre tarçın ve vanilya kullanmak tatlılık algısını destekleyebilir.</p>

<p>Fırın yulaf neden kuru olur?</p>

<p>En sık nedenlerden biri fazla pişirmektir. Yulaf miktarına göre yetersiz sıvı kullanılması da kuru bir sonuç verebilir. Fırından çıkarıldığında orta bölümünün pişmiş ancak hafif nemli olması idealdir.</p>

<p>Fırın yulaf için hangi elma kullanılmalı?</p>

<p>Tatlı ve aromatik elma çeşitleri ilave tatlandırıcı kullanmadan daha belirgin bir lezzet sağlayabilir. Hafif ekşi elmalar ise tarife daha ferah bir tat kazandırır. Farklı çeşitler karıştırılarak da kullanılabilir.</p>

<p>Saklama ve servis</p>

<p>Artan fırın yulaf tamamen soğuduktan sonra kapalı bir saklama kabında buzdolabına kaldırılmalıdır.</p>

<p>Servis sırasında kısa süre fırında veya mikrodalgada ısıtılabilir. Soğuk tüketmek de mümkündür.</p>

<p>Üzerine sade yoğurt, taze elma ve biraz tarçın eklemek servis için yeterlidir. İlave tatlandırıcı kullanmaya gerek yoktur.</p>

<p>Elmalı tarçınlı fırın yulaf, klasik yulaf kahvaltılarına sıcak ve mevsimsel bir alternatif sunuyor. Önceden hazırlanabilmesi sayesinde özellikle yoğun sabahlar için kullanışlı bir tarif.</p>

<p>Temel tarif armut, muz veya farklı mevsim meyveleriyle de uygulanabilir. Böylece aynı fırın yulaf yöntemi kullanılarak yıl boyunca farklı kahvaltı seçenekleri hazırlanabilir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı – Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER 2022)<br />
USDA – FoodData Central<br />
Harvard T.H. Chan School of Public Health – The Nutrition Source </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/elmali-tarcinli-firin-yulaf-tarifi-pratik-ve-doyurucu-kahvalti</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0095.jpeg" type="image/jpeg" length="39802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[9 Eylül İzmir’in Kurtuluşu Mesajları 2026: En Güzel 25 Mesaj]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/9-eylul-izmirin-kurtulusu-mesajlari-2026-en-guzel-25-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/9-eylul-izmirin-kurtulusu-mesajlari-2026-en-guzel-25-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir, 9 Eylül 2026 Çarşamba günü kurtuluşunun 104. yıl dönümünü kutluyor. Millî Mücadele’nin simge tarihlerinden 9 Eylül için kısa, anlamlı, duygusal ve kurumsal paylaşımlarda kullanılabilecek 25 özgün mesaj bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>25 ÖZEL GÜN MESAJI</p>

<ol>
 <li>İzmir’in kurtuluşunun 104. yılı kutlu olsun. 9 Eylül’ün bağımsızlık ruhu daima yaşasın.</li>
 <li>Güzel İzmir’in özgürlüğüne kavuştuğu 9 Eylül’ü gururla kutluyoruz.</li>
 <li>9 Eylül 1922’den bugüne uzanan bağımsızlık mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz.</li>
 <li>İzmir’in gurur günü kutlu olsun. Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını saygıyla anıyoruz.</li>
 <li>9 Eylül, İzmir’in hafızasında özgürlüğün adıdır.</li>
 <li>Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. İzmir’in kurtuluşu kutlu olsun.</li>
 <li>104 yıl önce İzmir’de yaşanan kurtuluş sevincini bugün aynı gururla hatırlıyoruz.</li>
 <li>İzmir’in kurtuluşunun 104. yıl dönümü kutlu olsun; bağımsızlık ruhumuz hiç eksilmesin.</li>
 <li>Bir kentin hafızasında bazı tarihler hiç eskimez. İzmir için 9 Eylül böyle bir gündür.</li>
 <li>İzmir’in özgürlükle yeniden buluştuğu 9 Eylül’ü gururla kutluyorum.</li>
 <li>9 Eylül’ün gururu, İzmir’in kalbinde yaşamaya devam ediyor.</li>
 <li>Vatan sevgisinin, cesaretin ve bağımsızlık iradesinin simge tarihlerinden 9 Eylül kutlu olsun.</li>
 <li>Bugün güzel İzmir’in gurur günü. Bu toprakları bizlere vatan bırakan kahramanlarımızı minnetle anıyoruz.</li>
 <li>9 Eylül 1922’nin hatırası, bağımsızlığın ne kadar değerli olduğunu nesilden nesile anlatmaya devam etsin.</li>
 <li>İzmir’in dağlarından kıyılarına uzanan özgürlük coşkusu hiç dinmesin. 9 Eylül kutlu olsun.</li>
 <li>Millî Mücadele’nin izlerini taşıyan 9 Eylül’ün 104. yılında tarihimize ve bağımsızlık mirasımıza saygıyla sahip çıkıyoruz.</li>
 <li>Özgür İzmir’e, gururla nice 9 Eylüllere.</li>
 <li>İzmir’in kurtuluşunun yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle anıyoruz.</li>
 <li>9 Eylül, yalnızca geçmişi hatırladığımız değil, bağımsızlığın değerini yeniden düşündüğümüz bir gündür.</li>
 <li>İzmir’in sokaklarında 104 yıl önce yaşanan kurtuluş sevincinin hatırası daima yaşasın.</li>
 <li>Birlik, cesaret ve bağımsızlık iradesinin simgesi 9 Eylül’ün gururunu paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.</li>
 <li>Kurumumuz adına İzmir’in kurtuluşunun 104. yıl dönümünü kutluyor, Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anıyoruz.</li>
 <li>İzmir’in kurtuluşunun yıl dönümünde bağımsızlık uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı rahmet, şükran ve saygıyla anıyoruz.</li>
 <li>Geçmişinden aldığı güçle geleceğe yürüyen İzmir’in 9 Eylül Kurtuluş Günü kutlu olsun.</li>
 <li>İzmir’in Gurur Günü: 9 Eylül. Kurtuluşun 104. yılı kutlu olsun.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/9-eylul-izmirin-kurtulusu-mesajlari-2026-en-guzel-25-mesaj</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0090.jpeg" type="image/jpeg" length="67666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OECD PISA 2025 Sonuçları Açıklandı: Türkiye Üç Alanda Birden Yükseldi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/oecd-pisa-2025-sonuclari-aciklandi-turkiye-uc-alanda-birden-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/oecd-pisa-2025-sonuclari-aciklandi-turkiye-uc-alanda-birden-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OECD’nin açıkladığı PISA 2025 sonuçlarında Türkiye; fen bilimleri, okuma ve matematik alanlarının tamamında 2022’ye göre puanını artırdı. Türkiye fen ve okumada OECD ortalamasının üzerine çıkarken matematikte OECD ortalamasına yakın performans gösterdi. MEB verilerine göre Türkiye, 91 ülke ve ekonomi arasında fende 19’uncu, okumada 18’inci, matematikte ise 28’inci sırada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>PISA 2025 Sonuçları Açıklandı: Türkiye Üç Alanda Birden Yükseldi</p>

<p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), dünyanın en kapsamlı eğitim araştırmalarından biri olan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nın (PISA) 2025 sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>PISA 2025 sonuçları Türkiye açısından dikkat çekici bir yükselişe işaret etti. Türkiye, matematik, okuma ve fen bilimlerinin tamamında PISA 2022’ye göre daha yüksek puana ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>OECD değerlendirmesinde Türkiye, 2022-2025 döneminde üç temel alanın tamamında performansını artıran az sayıdaki ülke ve ekonomiden biri oldu.</p>

<p>FEN BİLİMLERİNDE 494 PUAN</p>

<p>PISA 2025’in ağırlıklı değerlendirme alanı fen bilimleri oldu.</p>

<p>Türkiye’nin fen bilimleri puanı 2022’de 476 iken 2025’te 494’e yükseldi. Türkiye böylece OECD ortalamasının üzerinde performans gösterdi.</p>

<p>Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 81’i fen bilimlerinde en az 2. yeterlilik düzeyine ulaştı. OECD ülkelerinde bu oran ortalama yüzde 74 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Fen bilimlerinde en yüksek başarı düzeylerini ifade eden 5 veya 6. seviyeye ulaşan öğrencilerin oranı ise Türkiye’de yüzde 7 oldu. OECD ortalaması da yüzde 7 olarak hesaplandı.</p>

<p>OKUMA BECERİLERİNDE DE OECD ORTALAMASININ ÜZERİNDE</p>

<p>Türkiye’nin yükseliş gösterdiği diğer alan okuma becerileri oldu.</p>

<p>Türkiye’nin PISA okuma puanı 2022’de 456 iken PISA 2025’te 472’ye yükseldi.</p>

<p>OECD verilerine göre Türkiye, okuma becerilerinde de OECD ortalamasının üzerinde yer aldı.</p>

<p>Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 76’sı okumada en az 2. yeterlilik düzeyine ulaşırken OECD ortalaması yüzde 69’da kaldı.</p>

<p>Bununla birlikte ileri düzey okuma becerilerinde geliştirilmesi gereken alanlar bulunuyor. Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 4’ü okumada 5. düzey veya üzerine çıkarken OECD ortalaması yüzde 6 olarak gerçekleşti.</p>

<p>MATEMATİKTE OECD ORTALAMASINA YAKLAŞTI</p>

<p>PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye matematikte 462 puan aldı. PISA 2022’de bu değer 453 puandı.</p>

<p>OECD, Türkiye’nin matematik performansını OECD ortalamasına yakın olarak değerlendirdi.</p>

<p>Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 64’ü matematikte en az 2. yeterlilik düzeyine ulaşırken OECD ortalaması yüzde 65 oldu.</p>

<p>Matematikte üst düzey başarı göstererek 5 veya 6. seviyeye ulaşan öğrencilerin oranı ise Türkiye’de yüzde 8 olarak kaydedildi. Bu oran OECD ortalamasıyla aynı seviyede gerçekleşti.</p>

<p>TÜRKİYE PISA 2025’TE KAÇINCI OLDU?</p>

<p>Millî Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan PISA 2025 Türkiye raporuna göre Türkiye, katılımcı ülkeler arasındaki sıralamasını üç temel alanda da yükseltti.</p>

<p>Türkiye;</p>

<p>Fen bilimlerinde 19’uncu,</p>

<p>Okuma becerilerinde 18’inci,</p>

<p>Matematikte 28’inci sırada yer aldı.</p>

<p>MEB verilerine göre Türkiye’nin sıralaması önceki uygulamaya kıyasla fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18 ve matematikte 11 basamak yükseldi.</p>

<p>2003’TEN 2025’E DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM</p>

<p>Uzun dönemli veriler de Türkiye’nin PISA performansındaki değişimi ortaya koyuyor.</p>

<p>Türkiye’nin fen bilimleri puanı 2003’te 434 iken 2025’te 494’e çıktı. Böylece 22 yıllık dönemde 60 puanlık artış gerçekleşti.</p>

<p>Okuma becerilerinde 441 olan 2003 puanı 472’ye, matematikte ise 423 olan puan 462’ye yükseldi.</p>

<p>OECD genelinde özellikle matematik ve okumada uzun dönemli gerileme yaşanması, Türkiye’nin performansındaki yükselişi daha dikkat çekici hale getiriyor.</p>

<p>DÜŞÜK PERFORMANS GÖSTEREN ÖĞRENCİLERİN ORANI AZALDI</p>

<p>PISA sonuçlarının önemli göstergelerinden biri de temel yeterlilik seviyesine ulaşamayan öğrencilerin oranı.</p>

<p>OECD verilerine göre Türkiye’de 2015-2025 döneminde düşük performans gösteren öğrencilerin oranı matematik ve okumada 16’şar yüzde puan, fen bilimlerinde ise 25 yüzde puan azaldı.</p>

<p>OECD ayrıca Türkiye’yi düşük performans gösteren öğrencilerin oranını azaltırken yüksek performans gösteren öğrencilerin oranını artırmayı başaran eğitim sistemleri arasında gösterdi.</p>

<p>EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SORUNU DEVAM EDİYOR</p>

<p>Olumlu sonuçların yanında PISA 2025, Türkiye’nin eğitim sistemindeki önemli bir soruna da işaret ediyor.</p>

<p>Türkiye’de sosyoekonomik açıdan en avantajlı yüzde 25’lik öğrenci grubuyla en dezavantajlı yüzde 25’lik grup arasında fen bilimlerinde 81 puanlık fark bulunuyor.</p>

<p>OECD ortalamasındaki fark ise 85 puan.</p>

<p>Daha önemlisi, Türkiye’de sosyoekonomik gruplar arasındaki fen performansı farkı 2015-2025 döneminde genişledi. Bu sonuç, genel başarı artarken eğitimde fırsat eşitliğinin izlenmeye devam edilmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>DİJİTAL PROBLEM ÇÖZMEDE GELİŞİM ALANI VAR</p>

<p>PISA 2025’in yeniliklerinden biri, öğrencilerin dijital dünyada öğrenme ve hesaplamalı problem çözme becerilerinin değerlendirilmesi oldu.</p>

<p>Türkiye’nin hesaplamalı problem çözme performansı OECD ortalamasının altında kaldı.</p>

<p>Bu sonuç, temel akademik alanlardaki yükselişin yanında öğrencilerin dijital ortamda problem çözme ve yeni teknolojileri öğrenme amacıyla kullanma becerilerinin geliştirilmesinin önemini ortaya koyuyor.</p>

<p>TÜRKİYE’DEN 7 BİN 702 ÖĞRENCİ KATILDI</p>

<p>PISA 2025’e dünya genelinde 91 ülke ve ekonomiden 760 binden fazla öğrenci katıldı. Araştırma yaklaşık 33 milyon 15 yaşındaki öğrenciyi temsil ediyor.</p>

<p>Türkiye’deki uygulama ise 203 okulda 7 bin 702 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye örneklemi yaklaşık 920 bin 900 15 yaşındaki öğrenciyi temsil etti.</p>

<p>PISA 2025 sonuçları, Türkiye’nin özellikle fen bilimleri ve okuma alanlarında önemli bir ilerleme kaydettiğini gösteriyor. Bununla birlikte sosyoekonomik başarı farkları ve dijital problem çözme becerileri, önümüzdeki dönemde eğitim politikalarının odaklanması gereken alanlar arasında öne çıkıyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>OECD – PISA 2025 Results, Volume I<br />
OECD – PISA 2025 Türkiye Country Note<br />
Millî Eğitim Bakanlığı – PISA 2025 Türkiye Raporu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/oecd-pisa-2025-sonuclari-aciklandi-turkiye-uc-alanda-birden-yukseldi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 08:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0089.jpeg" type="image/jpeg" length="30368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Hemşirelik Taban Puanları: Devlet Üniversiteleri Kaç Puanla Öğrenci Aldı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/2026-hemsirelik-taban-puanlari-devlet-universiteleri-kac-puanla-ogrenci-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/2026-hemsirelik-taban-puanlari-devlet-universiteleri-kac-puanla-ogrenci-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 YKS yerleştirme sonuçlarıyla devlet üniversitelerinin Hemşirelik taban puanları belli oldu. Hacettepe Üniversitesi 458,89 puanla listenin ilk sırasında yer alırken, Gülhane ve Hamidiye Hemşirelik fakülteleri dahil çok sayıda devlet üniversitesinin güncel taban puanları adayların tercih gündemine girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Önümüzdeki yıllarda Hemşirelik bölümünü tercih etmeyi düşünen adaylar için hazırlanan 2026 devlet üniversiteleri Hemşirelik taban puanları listesi, YKS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından önem kazandı.</p>

<p>2026 YKS yerleştirme sonuçlarının ardından Hemşirelik bölümünü tercih etmeyi planlayan adayların en fazla merak ettiği verilerden biri taban puanlar oldu.</p>

<p>Devlet üniversitelerindeki Hemşirelik programları incelendiğinde listenin ilk sırasında Hacettepe Üniversitesi yer aldı. Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, 458,88911 taban puanla öğrenci aldı.</p>

<p>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesinin İngilizce Hemşirelik programı 454,83768, Ankara Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi 451,96799 ve Dicle Üniversitesi 450,34850 taban puanla üst sıralarda yer aldı.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi, iki ayrı Hemşirelik Fakültesi ile listede bulunuyor. Ankara’daki Gülhane Hemşirelik Fakültesinin taban puanı 432,77474 olurken İstanbul’daki Hamidiye Hemşirelik Fakültesinin taban puanı 417,77103 olarak gerçekleşti.</p>

<p>2026 DEVLET ÜNİVERSİTELERİ HEMŞİRELİK TABAN PUANLARI</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Üniversite</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Fakülte/Program</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Taban puan</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Hacettepe Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>458,88911</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi – Hemşirelik (İngilizce)</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>454,83768</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Ankara Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>451,96799</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Dicle Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Atatürk Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>450,34850</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Gazi Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>444,71</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>436,18</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>435,22</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Gülhane Hemşirelik Fakültesi (Ankara)</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>432,77474</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>İstanbul Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>431,34</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>431,22</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Akdeniz Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>429,67</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Çukurova Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>429,26</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Ege Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>428,79</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Bursa Uludağ Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>426,80</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>422,95</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Selçuk Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>422,93</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>422,86</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Mersin Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>422,27</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Dokuz Eylül Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>421,44</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Gaziantep Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>420,87</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Mardin Artuklu Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>420,72</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Erciyes Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>419,20</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hamidiye Hemşirelik Fakültesi (İstanbul)</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>417,77103</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Marmara Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>416,64</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>416,06</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Fırat Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>413,87</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Kocaeli Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>413,76</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Pamukkale Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>412,07</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Batman Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>411,25</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Necmettin Erbakan Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>410,94</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Karadeniz Teknik Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>408,28</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>408,26</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Tarsus Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>408,17</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Sakarya Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>408,09</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>İnönü Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>407,67</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Atatürk Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>406,50</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Ordu Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>405,87</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Süleyman Demirel Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>405,00</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>404,25</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Adıyaman Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>403,94</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Balıkesir Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>403,06</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Aydın Adnan Menderes Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Hemşirelik Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>402,86</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="middle">
   <p>Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Sağlık Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
   <td valign="middle">
   <p>Taban puan bilgisi paylaşılmadı</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Liste bu kadarla sınırlı değil. 2026 YKS yerleştirme sonuçlarında devlet üniversitelerindeki Hemşirelik programlarının tamamına ilişkin taban puan ve başarı sırası bilgileri, ÖSYM’nin resmi yerleştirme verileri ve YÖK Atlas üzerinden kontrol edilerek güncellenebilir.</p>

<p>Bu nedenle adayların tercih değerlendirmesi yaparken yalnızca taban puanlara değil, başarı sıralarına, kontenjanlara ve programların güncel bilgilerine de bakması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/2026-hemsirelik-taban-puanlari-devlet-universiteleri-kac-puanla-ogrenci-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 07:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0082.jpeg" type="image/jpeg" length="37223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Neuroscience Student Who Dreamed of Becoming a Doctor Dies at 20]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/neuroscience-student-who-dreamed-of-becoming-a-doctor-dies-at-20</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/neuroscience-student-who-dreamed-of-becoming-a-doctor-dies-at-20" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pierre Damas Bel, a 20-year-old Haitian college student in Ohio who had recently begun studying neuroscience and hoped to become a doctor, died after being struck by a vehicle on Interstate 70. His family says he had been struggling emotionally after immigration authorities fitted him with a GPS ankle monitor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>He Dreamed of Becoming a Doctor: Pierre Damas Bel Dies at 20</p>

<p>A 20-year-old college student who hoped to build a future in medicine has died in Ohio, leaving his family and community mourning a promising young life cut short.</p>

<p>Pierre Damas Bel, a Haitian national living in Springfield, Ohio, had graduated from Springfield High School in May 2026 and had recently begun his studies at Wright State University.</p>

<p>Bel identified neuroscience as his field of study and hoped to become a doctor.</p>

<p>A PROMISING STUDENT WITH A FUTURE IN MEDICINE</p>

<p>Bel had been active during his high school years. He played football and participated in the Marine Corps Junior Reserve Officers' Training Corps (JROTC).</p>

<p>After graduating, he took the next step toward his academic ambitions by enrolling at Wright State University.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>His plans, however, unfolded amid growing uncertainty over his immigration status.</p>

<p>ICE FITTED HIM WITH A GPS ANKLE MONITOR</p>

<p>According to information provided by U.S. Immigration and Customs Enforcement (ICE) to American media, Bel was fitted with a GPS ankle monitor on July 29, 2026, while his immigration proceedings were ongoing.</p>

<p>Bel had entered the United States in 2024 through a government-authorized process.</p>

<p>His family says wearing the monitoring device had a profound emotional impact on him.</p>

<p>In a social media post shortly after the device was fitted, Bel described feelings of shame and humiliation. He emphasized that he had come to the United States to pursue an education and said he had not committed a crime.</p>

<p>His father later said his son felt humiliated by having to attend college while wearing the device and had sought to have it removed.</p>

<p>HE DIED ON INTERSTATE 70</p>

<p>The tragedy occurred on August 31, 2026.</p>

<p>According to the Ohio State Highway Patrol, Bel stopped his vehicle along Interstate 70 in Springfield and subsequently entered the roadway, where he was struck by a tow truck.</p>

<p>He died at the scene.</p>

<p>His family has described his death as suicide and believes the psychological distress surrounding his immigration situation and electronic monitoring contributed to the events leading up to his death.</p>

<p>However, a direct causal relationship between the ankle monitor and his death has not been officially established. ICE has rejected suggestions that the agency was responsible for his death.</p>

<p>A DREAM LEFT UNFINISHED</p>

<p>Bel's death has attracted attention beyond Ohio, particularly because of his age, academic ambitions and the circumstances surrounding the final weeks of his life.</p>

<p>Only months earlier, he had celebrated his high school graduation.</p>

<p>He had begun university with plans for a career in medicine.</p>

<p>At just 20 years old, Pierre Damas Bel's journey ended before he could fulfill that dream.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/neuroscience-student-who-dreamed-of-becoming-a-doctor-dies-at-20</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 06:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0081.jpeg" type="image/jpeg" length="77068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde Tarlatamab ve Durvalumab Faz III Çalışmasında Sağkalımı İyileştirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kucuk-hucreli-akciger-kanserinde-tarlatamab-ve-durvalumab-faz-iii-calismasinda-sagkalimi-iyilestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kucuk-hucreli-akciger-kanserinde-tarlatamab-ve-durvalumab-faz-iii-calismasinda-sagkalimi-iyilestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DeLLphi-305 Faz III çalışmasının planlı ara analizinde tarlatamab ile durvalumab kombinasyonu, yaygın evre küçük hücreli akciğer kanserinde durvalumab tek başına idame tedavisine kıyasla genel sağkalımda istatistiksel olarak anlamlı ve klinik açıdan önemli iyileşme gösterdi. Ayrıntılı sayısal sonuçlar ise henüz açıklanmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KÜÇÜK HÜCRELİ AKCİĞER KANSERİNDE YENİ FAZ III SONUCU</p>

<p>Tedavisi en güç akciğer kanseri türlerinden biri olan yaygın evre küçük hücreli akciğer kanserinde yeni bir Faz III çalışmasının ilk sonuçları açıklandı.</p>

<p>DeLLphi-305 çalışmasının planlı ara analizinde tarlatamab ve durvalumab kombinasyonu, durvalumabın tek başına kullanıldığı idame tedavisine kıyasla genel sağkalımda istatistiksel olarak anlamlı ve klinik açıdan önemli iyileşme gösterdi.</p>

<p>Çalışmanın ikincil sonlanım noktaları olan progresyonsuz sağkalım ve objektif yanıt oranında da kombinasyon lehine sonuç bildirildi.</p>

<p>DELLPHI-305 ÇALIŞMASINDA NE ARAŞTIRILDI?</p>

<p>DeLLphi-305, randomize Faz III bir klinik çalışma.</p>

<p>Çalışmaya yaygın evre küçük hücreli akciğer kanseri bulunan 563 hasta dahil edildi.</p>

<p>Hastaların tamamı başlangıçta durvalumab ile birlikte platin bazlı kemoterapi ve etoposid tedavisi almış ve hastalıklarında ilerleme görülmemiş kişilerden oluşuyordu.</p>

<p>Araştırmanın sonraki aşamasında idame tedavisi olarak tarlatamab ile durvalumab kombinasyonu, yalnızca durvalumab tedavisiyle karşılaştırıldı.</p>

<p>ANA HEDEF GENEL SAĞKALIMDI</p>

<p>Çalışmanın birincil sonlanım noktası genel sağkalımdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>8 Eylül'de açıklanan üst düzey sonuçlara göre kombinasyon, durvalumab tek başına kullanıldığında elde edilen sonuçlara kıyasla genel sağkalımda istatistiksel olarak anlamlı ve klinik açıdan önemli bir iyileşme sağladı.</p>

<p>Çalışma böylece birincil sonlanım noktasına ulaştı.</p>

<p>PROGRESYONSUZ SAĞKALIM DA İYİLEŞTİ</p>

<p>Araştırmada yalnızca genel sağkalım değerlendirilmedi.</p>

<p>Progresyonsuz sağkalım ve objektif yanıt oranı da önemli ikincil sonlanım noktaları arasındaydı.</p>

<p>Şirketlerin açıklamasına göre tarlatamab ve durvalumab kombinasyonu bu iki ölçütte de istatistiksel olarak anlamlı ve klinik açıdan önemli iyileşme gösterdi.</p>

<p>ANCAK EN ÖNEMLİ RAKAMLAR HENÜZ AÇIKLANMADI</p>

<p>Sonuçların yorumlanmasında önemli bir sınırlama bulunuyor.</p>

<p>Açıklanan veriler çalışmanın üst düzey, yani topline sonuçları.</p>

<p>Şu aşamada kombinasyon grubundaki medyan genel sağkalım süresi açıklanmadı.</p>

<p>Hazard ratio, güven aralığı, ayrıntılı progresyonsuz sağkalım değerleri ve tedavi kollarına özgü ayrıntılı yan etki oranları da kamuoyuyla paylaşılmış değil.</p>

<p>Dolayısıyla kombinasyonun sağkalımı tam olarak kaç ay uzattığını bugün için söylemek mümkün değil.</p>

<p>Bu ayrım özellikle önemli.</p>

<p>Çünkü "sağkalım avantajı gösterildi" ifadesi mevcut açıklamayla desteklenirken, "ömrü şu kadar uzattı" şeklinde sayısal bir ifade kullanmak henüz mümkün değil.</p>

<p>TARLATAMAB NASIL ÇALIŞIYOR?</p>

<p>Tarlatamab, küçük hücreli akciğer kanseri hücrelerinde sıklıkla bulunan DLL3 proteinini hedefleyen bispesifik bir T-hücresi bağlayıcısı.</p>

<p>İlaç bir taraftan tümör hücresindeki DLL3'e, diğer taraftan T hücrelerindeki CD3'e bağlanıyor.</p>

<p>Amaç bağışıklık sistemindeki T hücrelerini kanser hücresine yönlendirerek tümör hücresinin öldürülmesini sağlamak.</p>

<p>DURVALUMAB NEDİR?</p>

<p>Durvalumab ise PD-L1'i hedefleyen bir immünoterapi.</p>

<p>Yaygın evre küçük hücreli akciğer kanserinde platin-etoposid kemoterapisiyle birlikte birinci basamak tedavide kullanılan immün kontrol noktası inhibitörlerinden biri.</p>

<p>DeLLphi-305'in dikkat çekici tarafı, iki farklı immünoterapi yaklaşımının idame döneminde birlikte değerlendirilmesi.</p>

<p>KÜÇÜK HÜCRELİ AKCİĞER KANSERİ NEDEN ÖNEMLİ?</p>

<p>Küçük hücreli akciğer kanseri, akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 13-15'ini oluşturuyor.</p>

<p>Hastalık hızlı büyümesi ve erken dönemde yayılabilmesi nedeniyle akciğer kanserinin en agresif biçimlerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Hastaların yaklaşık üçte ikisine hastalığın yaygın evresinde tanı konuluyor.</p>

<p>İlk tedaviye yanıt alınabilmesine rağmen hastalığın yeniden ilerlemesi önemli bir klinik sorun olmaya devam ediyor.</p>

<p>GÜVENLİLİK AÇISINDAN YENİ SİNYAL BİLDİRİLMEDİ</p>

<p>Şirketlerin ilk açıklamasına göre tarlatamab ve durvalumab kombinasyonunun genel güvenlilik ve tolere edilebilirlik profili ilaçların daha önce bilinen profilleriyle uyumluydu.</p>

<p>Yeni veya beklenmedik bir güvenlilik sinyali bildirilmedi.</p>

<p>Bununla birlikte ayrıntılı yan etki oranları henüz yayımlanmadığı için kombinasyonun güvenlilik profili hakkında nihai değerlendirme yapmak için tam verilerin görülmesi gerekiyor.</p>

<p>TEDAVİ STANDARDI DEĞİŞTİ Mİ?</p>

<p>Henüz böyle bir sonuca varmak erken.</p>

<p>DeLLphi-305'in Faz III olması ve genel sağkalım sonlanım noktasını karşılaması klinik açıdan önemli.</p>

<p>Ancak açıklanan bilgiler şu anda yalnızca üst düzey sonuçlardan oluşuyor.</p>

<p>Çalışmanın ayrıntılı verilerinin uluslararası bir tıp kongresinde sunulması ve düzenleyici kurumlarla paylaşılması planlanıyor.</p>

<p>Bu nedenle sonuçlar umut verici olmakla birlikte tedavi kararlarının değiştirilmesi açısından tam veri setinin, güvenlilik sonuçlarının ve düzenleyici değerlendirmelerin beklenmesi gerekiyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>Amgen<br />
AstraZeneca<br />
DeLLphi-305 Faz III Çalışması<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kucuk-hucreli-akciger-kanserinde-tarlatamab-ve-durvalumab-faz-iii-calismasinda-sagkalimi-iyilestirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 06:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0079.jpeg" type="image/jpeg" length="24570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ruh Sağlığı Hizmetinde Video, Telefon ve Yüz Yüze Görüşmeler Karşılaştırıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ruh-sagligi-hizmetinde-video-telefon-ve-yuz-yuze-gorusmeler-karsilastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ruh-sagligi-hizmetinde-video-telefon-ve-yuz-yuze-gorusmeler-karsilastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[JAMA Network Open'da yayımlanan 813.699 kişilik araştırmada, ruh sağlığı hizmetini ağırlıklı olarak video görüşmeleriyle alanlarda hastaneye yatış ve acil servis başvuruları daha düşük, tamamlanan randevu oranı ise daha yüksek bulundu. Araştırmacılar, çalışmanın gözlemsel olması ve gruplar arasındaki farklılıklar nedeniyle sonuçların dikkatle yorumlanması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>RUH SAĞLIĞINDA VİDEO MU, TELEFON MU, YÜZ YÜZE Mİ?</p>

<p>Ruh sağlığı hizmetlerinde uzaktan görüşmeler pandemi döneminde hızla yaygınlaştı. Peki psikiyatri ve ruh sağlığı hizmetlerinin video, telefon veya yüz yüze verilmesi hasta sonuçları açısından fark yaratıyor mu?</p>

<p>JAMA Network Open'da 8 Eylül 2026'da yayımlanan geniş kapsamlı bir araştırma bu soruyu 813.699 kişinin verileri üzerinden değerlendirdi.</p>

<p>Sonuçlar video görüşmelerinin bazı ölçütlerde dikkat çekici biçimde öne çıktığını gösterdi.</p>

<p>813 BİNDEN FAZLA KİŞİ İNCELENDİ</p>

<p>Araştırmada ABD Gazi İşleri Bakanlığı sağlık sisteminden 813.699 kişinin verileri kullanıldı.</p>

<p>Katılımcılar ruh sağlığı hizmetlerini ağırlıklı olarak hangi yöntemle aldıklarına göre üç gruba ayrıldı.</p>

<p>305.189 kişi ağırlıklı olarak yüz yüze,</p>

<p>343.543 kişi video,</p>

<p>164.967 kişi ise telefon üzerinden ruh sağlığı hizmeti aldı.</p>

<p>Araştırmacılar daha sonra katılımcıların sonuçlarını bir yıllık takip döneminde karşılaştırdı.</p>

<p>VİDEO GRUBUNDA HASTANEYE YATIŞ DAHA DÜŞÜKTÜ</p>

<p>Ham verilere göre ruh sağlığı nedeniyle hastaneye yatış oranı video grubunda yüzde 0,9 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Bu oran yüz yüze görüşme grubunda yüzde 2,1, telefon grubunda ise yüzde 1,6 oldu.</p>

<p>Araştırmacıların gruplar arasındaki farklılıkları istatistiksel yöntemlerle dengelemeye çalıştığı analizlerde de video görüşmeleri daha düşük beklenen hastaneye yatış olasılığıyla ilişkili bulundu.</p>

<p>ACİL SERVİS BAŞVURULARINDA DA BENZER SONUÇ</p>

<p>Ruh sağlığıyla ilişkili acil servis başvurusu video grubunda yüzde 1,5 olarak kaydedildi.</p>

<p>Yüz yüze görüşme grubunda bu oran yüzde 2,6, telefon grubunda ise yüzde 2,3'tü.</p>

<p>Düzeltilmiş analizlerde video grubunda beklenen acil servis başvurusu olasılığının hem telefon hem de yüz yüze görüşme grubuna göre küçük fakat istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha düşük olduğu görüldü.</p>

<p>RANDEVULARA KATILIM DAHA YÜKSEK</p>

<p>Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de tamamlanan randevularla ilgiliydi.</p>

<p>Video grubundaki kişiler planlanan ruh sağlığı randevularının ortalama yüzde 71,1'ini tamamladı.</p>

<p>Bu oran yüz yüze görüşmelerde yüzde 68,0, telefon görüşmelerinde ise yüzde 68,4 olarak hesaplandı.</p>

<p>Düzeltilmiş analizde video görüşmelerinde tamamlanan randevu oranının yüz yüze görüşmelere kıyasla 3,6 yüzde puan, telefon görüşmelerine kıyasla 4,1 yüzde puan daha yüksek olması beklendi.</p>

<p>İNTİHAR DAVRANIŞLARI DA İNCELENDİ</p>

<p>Çalışmada intihar davranışları da sonuç ölçütlerinden biri olarak değerlendirildi.</p>

<p>Ham oranlar video grubunda yüzde 1,0, yüz yüze görüşme grubunda yüzde 1,2 ve telefon grubunda yüzde 1,3 olarak bildirildi.</p>

<p>İstatistiksel analizlerde video grubu yine daha düşük beklenen oranlarla ilişkili bulundu.</p>

<p>Ancak araştırmanın bu bulgusu da nedensellik kanıtı olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p>VİDEO GÖRÜŞMESİ YÜZ YÜZE TEDAVİDEN DAHA MI İYİ?</p>

<p>Araştırmanın sonuçları böyle bir kesin hüküm kurmak için yeterli değil.</p>

<p>Çalışma randomize kontrollü bir deney değil, geçmiş sağlık kayıtlarının değerlendirildiği retrospektif karşılaştırmalı etkinlik araştırmasıydı.</p>

<p>Bu nedenle kişilerin hangi görüşme yöntemini kullandığı araştırmacılar tarafından rastgele belirlenmedi.</p>

<p>Daha da önemlisi video grubundaki kişilerin başlangıç özellikleri diğer gruplardan farklıydı.</p>

<p>Video kullananlar ortalamada daha gençti, gelirleri daha yüksekti, daha çok kentsel bölgelerde yaşıyordu ve bazı göstergelere göre klinik hastalık yükleri daha düşüktü.</p>

<p>Araştırmacılar bu farklılıkları istatistiksel yöntemlerle dengelemeye çalıştı ancak ölçülmemiş başka faktörlerin sonuçları etkilemiş olabileceğini özellikle belirtti.</p>

<p>FARKLAR KÜÇÜK</p>

<p>Çalışmanın bir diğer önemli noktası farkların büyüklüğü.</p>

<p>813 binden fazla kişinin yer aldığı çok geniş bir veri setinde bazı farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı olsa da araştırmacılar etki büyüklüklerinin küçük olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bu nedenle çalışma "video terapi yüz yüze terapiden daha etkilidir" şeklinde yorumlanmamalı.</p>

<p>Daha doğru ifade, video üzerinden ruh sağlığı hizmeti alınmasının incelenen bazı klinik sonuçlarda daha olumlu sonuçlarla ilişkili bulunmasıdır.</p>

<p>NEDEN VİDEO GÖRÜŞMELERİ ÖNE ÇIKMIŞ OLABİLİR?</p>

<p>Araştırma bunun nedenini doğrudan test etmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak araştırmacılar video görüşmelerinin telefon görüşmelerine kıyasla klinisyenin hastanın işlevselliğini daha iyi değerlendirmesine ve terapötik ilişkinin geliştirilmesine yardımcı olabileceğine ilişkin önceki araştırmalara dikkat çekti.</p>

<p>Uzaktan erişimin kolaylığı da randevuların daha fazla tamamlanmasına katkıda bulunmuş olabilir.</p>

<p>Bunlar olası açıklamalar; mevcut çalışma bunların neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor.</p>

<p>HER HASTA İÇİN AYNI YÖNTEM UYGUN OLMAYABİLİR</p>

<p>Araştırmanın sonuçları ruh sağlığı hizmetlerinin tamamen videoya taşınması gerektiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Ciddi ruhsal hastalıklar, kriz durumları, fiziksel değerlendirme gereksinimi, teknolojiye erişim, mahremiyet koşulları ve kişinin tercihleri uygun görüşme yönteminin belirlenmesinde rol oynayabilir.</p>

<p>Araştırmacılar gelecekte farklı psikiyatrik durumlar ve farklı görüşme türleri açısından sonuçların ayrıca incelenmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Çalışmanın ortaya koyduğu temel mesaj ise daha sınırlı fakat önemli:</p>

<p>Video üzerinden verilen ruh sağlığı hizmetleri, uygun hastalarda yalnızca erişimi kolaylaştıran bir alternatif olmayabilir; bazı sonuçlar açısından da avantajlarla ilişkili olabilir.</p>

<p>Bunun gerçekten yöntemin kendisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını ortaya koymak için daha güçlü kontrollü araştırmalara ihtiyaç var.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>JAMA Network Open<br />
VA Boston Healthcare System<br />
Harvard Medical School<br />
U.S. Department of Veterans Affairs</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ruh-sagligi-hizmetinde-video-telefon-ve-yuz-yuze-gorusmeler-karsilastirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 06:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0078.jpeg" type="image/jpeg" length="12552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ücretsiz Kanser Taramaları: KETEM’de Hangi Testler Kimlere Yapılıyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ucretsiz-kanser-taramalari-ketemde-hangi-testler-kimlere-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ucretsiz-kanser-taramalari-ketemde-hangi-testler-kimlere-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de meme, rahim ağzı ve kolorektal kanser için belirli yaş gruplarına yönelik ücretsiz tarama programları uygulanıyor. Taramalar KETEM’lerin yanı sıra aile sağlığı merkezleri, sağlıklı hayat merkezleri ve mobil tarama araçları üzerinden gerçekleştirilebiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÜCRETSİZ KANSER TARAMALARI: KİMLER, HANGİ TESTLERİ YAPTIRABİLİR?</p>

<p>Kanserde erken tanı, bazı kanser türlerinde tedavi seçeneklerinin ve başarı şansının artmasında önemli rol oynuyor.</p>

<p>Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal kanser tarama programları kapsamında belirli yaş gruplarındaki kişiler meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolorektal kanser açısından ücretsiz olarak taranabiliyor.</p>

<p>Taramalar yalnızca KETEM’lerde yapılmıyor. Aile sağlığı merkezleri, sağlıklı hayat merkezleri ve mobil kanser tarama araçları da program kapsamında hizmet verebiliyor.</p>

<p>MEME KANSERİ TARAMASI KİMLERE YAPILIYOR?</p>

<p>Ulusal tarama programı kapsamında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi ile meme kanseri taraması uygulanıyor.</p>

<p>Mamografi, henüz elle hissedilemeyecek kadar küçük bazı meme değişikliklerinin saptanmasına yardımcı olabiliyor.</p>

<p>Tarama programı herhangi bir şikâyeti olmayan hedef yaş grubundaki kadınlara yönelik.</p>

<p>Memede yeni ortaya çıkan kitle, meme başından kanlı akıntı, meme derisinde çekilme veya belirgin değişiklik gibi yakınmalar varsa rutin tarama zamanını beklemek yerine sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.</p>

<p>RAHİM AĞZI KANSERİ TARAMASI KİMLERE YAPILIYOR?</p>

<p>30-65 yaş arasındaki kadınlarda rahim ağzı kanserine yönelik tarama uygulanıyor.</p>

<p>Ulusal program kapsamında HPV-DNA testi kullanılıyor ve tarama beş yılda bir gerçekleştiriliyor.</p>

<p>HPV enfeksiyonlarının büyük bölümü kendiliğinden ortadan kalkabilse de bazı yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı enfeksiyonu rahim ağzı kanseri gelişiminde temel risk faktörlerinden biri.</p>

<p>Taramanın amacı kanser gelişmeden önce riskli değişiklikleri veya hastalığı erken dönemde saptayabilmek.</p>

<p>KOLON VE REKTUM KANSERİ TARAMASI KİMLERE YAPILIYOR?</p>

<p>Kolorektal kanser tarama programı 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkekleri kapsıyor.</p>

<p>Bu yaş grubunda iki yılda bir gaitada gizli kan testi uygulanıyor.</p>

<p>Ayrıca ulusal program kapsamında belirlenen aralıklarla kolonoskopi değerlendirmesi de bulunuyor.</p>

<p>Gaitada gizli kan testinin pozitif çıkması kişinin kesin olarak kanser olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Pozitif sonuç alınması durumunda ileri değerlendirme gerekiyor.</p>

<p>KANSER TARAMALARI NEREDE YAPILIYOR?</p>

<p>Ücretsiz kanser taramalarına farklı birimlerden ulaşılabiliyor.</p>

<p>Bunların başında Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri, yani KETEM’ler geliyor.</p>

<p>Bunun yanında aile sağlığı merkezleri ve sağlıklı hayat merkezlerinde de program kapsamındaki taramalar gerçekleştirilebiliyor.</p>

<p>Mobil kanser tarama araçları ise özellikle hizmete erişimin daha güç olduğu bölgelerde tarama hizmetinin vatandaşlara ulaştırılmasında kullanılıyor.</p>

<p>KETEM NEDİR?</p>

<p>KETEM, “Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi” ifadesinin kısaltması.</p>

<p>Bu merkezlerde ulusal program kapsamında kanser taramalarının yanı sıra kanserden korunma ve erken tanı konusunda bilgilendirme çalışmaları da yürütülüyor.</p>

<p>TARAMA İLE TANI AYNI ŞEY DEĞİL</p>

<p>Kanser taramalarında önemli bir ayrım bulunuyor.</p>

<p>Tarama, herhangi bir belirti veya şikâyeti bulunmayan belirli yaş ve risk grubundaki kişilerde hastalığın erken işaretlerini araştırmak amacıyla uygulanıyor.</p>

<p>Tanı süreci ise bir belirti, muayene bulgusu veya anormal tarama sonucunun ardından hastalığın bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla yapılan daha ayrıntılı incelemeleri kapsıyor.</p>

<p>Bu nedenle tarama testinde şüpheli veya pozitif sonuç çıkması doğrudan kanser tanısı anlamına gelmiyor.</p>

<p>KİMLER RUTİN TARAMA PROGRAMINI BEKLEMEMELİ?</p>

<p>Ulusal tarama programlarındaki yaş aralıkları toplum genelindeki ortalama risk grubuna göre belirleniyor.</p>

<p>Ailesinde belirli kanserlerin güçlü öyküsü bulunanlar, kalıtsal kanser sendromu açısından risk taşıyanlar veya daha önce kanser öncüsü lezyon saptanan kişiler için takip ve tarama planı farklı olabiliyor.</p>

<p>Benzer şekilde dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı, memede kitle veya olağandışı vajinal kanama gibi belirtiler varsa rutin tarama yaşını veya zamanını beklemek uygun değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu durumda kişinin doğrudan sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>ERKEN TANI NEDEN ÖNEMLİ?</p>

<p>Tarama programlarının temel amacı kanseri mümkün olduğunca erken evrede veya bazı kanserlerde kanser öncesi değişiklik aşamasında yakalamak.</p>

<p>Ancak her kanser türü için toplum çapında rutin tarama programı bulunmuyor.</p>

<p>Türkiye’de ulusal program kapsamında temel olarak meme, rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları yürütülüyor.</p>

<p>Bu nedenle “check-up yaptırmak” ile bilimsel kriterlere göre hazırlanmış kanser tarama programına katılmak da aynı şey değil.</p>

<p>HANGİ TARAMANIN ZAMANI GELDİ?</p>

<p>40-69 yaş arasındaki kadınlar meme kanseri taraması,</p>

<p>30-65 yaş arasındaki kadınlar rahim ağzı kanseri taraması,</p>

<p>50-70 yaş arasındaki kadın ve erkekler ise kolorektal kanser taraması açısından ulusal programın hedef grubunda bulunuyor.</p>

<p>Kişinin yaşı, aile öyküsü, önceki test sonuçları ve bireysel riskleri nedeniyle farklı bir takip programına ihtiyaç duyulabileceğinden, gerekli durumlarda aile hekimi veya ilgili uzman hekimle görüşülmesi uygun olacaktır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ucretsiz-kanser-taramalari-ketemde-hangi-testler-kimlere-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 06:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0077.jpeg" type="image/jpeg" length="57048"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 2026 Personel Alımı Ne Zaman? KPSS Sonrası Son Durum]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-2026-personel-alimi-ne-zaman-kpss-sonrasi-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-2026-personel-alimi-ne-zaman-kpss-sonrasi-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 KPSS'nin ardından sağlık çalışanlarının gözü Sağlık Bakanlığı'nın yeni personel alımına çevrildi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Eylül KPSS'sinden sonra alımların planlanacağını ve 2026'nın sonunda hekim dışı personel alımı öngördüklerini açıklamıştı. Henüz yeni alıma ilişkin kontenjan ve başvuru takvimi ilan edilmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KPSS BİTTİ, GÖZLER SAĞLIK BAKANLIĞI PERSONEL ALIMINDA</p>

<p>2026 KPSS'nin ardından Sağlık Bakanlığına yapılması beklenen yeni personel alımları sağlık çalışanlarının gündemine girdi.</p>

<p>Hemşire, ebe, sağlık teknikeri, fizyoterapist, diyetisyen ve diğer sağlık meslek gruplarından adaylar, yeni alımın ne zaman yapılacağını ve kadro dağılımının nasıl olacağını merak ediyor.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun daha önce yaptığı açıklamalar ise alımların zamanlamasına ilişkin önemli bir çerçeve ortaya koyuyor.</p>

<p>BAKAN MEMİŞOĞLU: 2026'NIN SONUNDA ALIM PLANLIYORUZ</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 19 Haziran 2026'da yaptığı açıklamada hekim dışı sağlık personeli alımlarına ilişkin 2026 Eylül KPSS'sini işaret etmişti.</p>

<p>Memişoğlu, 2024 KPSS puanıyla önceki yıl 47 bin hekim dışı personel alımı gerçekleştirildiğini belirterek yeni alımların 2026 Eylül KPSS'sinden sonra planlanacağını söyledi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, "2026'nın sonunda bir alım planlıyoruz" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Memişoğlu, ocak ayında yaptığı başka bir açıklamada da yeni atamaların 2026 KPSS sonrasında yapılmasının hedeflendiğini ifade etmişti.</p>

<p>KONTENJANLAR AÇIKLANDI MI?</p>

<p>Henüz hayır.</p>

<p>9 Eylül 2026 itibarıyla Sağlık Bakanlığının merkezi personel duyuruları arasında yeni KPSS personel alımına ilişkin kadro ve branş dağılımı ile başvuru takvimi yayımlanmış değil.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medya ve çeşitli internet sitelerinde yer alan kesin kontenjan, branş dağılımı veya başvuru tarihi iddialarına resmî açıklama yapılıncaya kadar ihtiyatla yaklaşılması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KAÇ SAĞLIK PERSONELİ ALINACAK?</p>

<p>Yeni dönemde alınacak toplam personel sayısı henüz resmen açıklanmadı.</p>

<p>Dolayısıyla "şu kadar hemşire", "şu kadar ebe" veya "şu kadar sağlık teknikeri alınacak" şeklindeki rakamları şu aşamada kesinleşmiş kontenjanlar olarak değerlendirmek mümkün değil.</p>

<p>Resmî kadro dağılımının ilan edilmesiyle hangi branşa kaç kontenjan ayrıldığı netleşecek.</p>

<p>HANGİ BRANŞLARDA ALIM YAPILACAK?</p>

<p>Yeni alımın branş dağılımı da henüz açıklanmış değil.</p>

<p>Geçmiş Sağlık Bakanlığı personel alımlarında hemşire, ebe ve farklı alanlardaki sağlık teknikerlerinin yanı sıra çeşitli sağlık meslek gruplarına kontenjan ayrılmıştı.</p>

<p>Ancak geçmiş dönem dağılımları 2026 sonunda yapılması planlanan alımın kadro dağılımının da aynı olacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların yeni tercih kılavuzunu beklemesi gerekiyor.</p>

<p>BAŞVURULAR NE ZAMAN BAŞLAYACAK?</p>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun açıklaması alımın 2026 yılı sonuna doğru planlandığını gösteriyor.</p>

<p>Bununla birlikte başvuruların başlayacağı kesin tarih henüz açıklanmadı.</p>

<p>Alım süreci resmiyet kazandığında başvuru tarihleri, kadrolar, branş dağılımları, nitelik kodları ve tercih koşullarının ilgili resmî duyurularla açıklanması bekleniyor.</p>

<p>SAĞLIK ÇALIŞANLARI RESMÎ DUYURULARI TAKİP ETMELİ</p>

<p>Özellikle KPSS sonrasında personel alımlarına yönelik arama ve beklentinin artması, doğrulanmamış kadro listelerinin de hızla yayılmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Adayların tercihlerini etkileyebilecek kontenjan ve takvim bilgilerinde Sağlık Bakanlığı ve ilgili resmî kurumların açıklamalarını esas almaları önem taşıyor.</p>

<p>Tıbbiye Bülteni, Sağlık Bakanlığının yeni personel alımına ilişkin resmî takvim ve kadro dağılımı açıklandığında gelişmeleri güncelleyecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kariyer &amp; Atama</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-2026-personel-alimi-ne-zaman-kpss-sonrasi-son-durum</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 06:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0076.jpeg" type="image/jpeg" length="24907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KYK Yurt Sonuçları Açıklandı: Kayıt İçin Son 2 Gün]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kyk-yurt-sonuclari-aciklandi-kayit-icin-son-2-gun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kyk-yurt-sonuclari-aciklandi-kayit-icin-son-2-gun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 eğitim öğretim yılı GSB yurt başvuru sonuçları açıklandı. Yurda yerleşmeye hak kazanan öğrencilerin kayıtlarını 10 Eylül Perşembe günü saat 23.00’e kadar tamamlaması gerekiyor. Kayıt için ilk kayıt ücretinin ödenmesi ve e-Devlet üzerinden taahhütnamenin onaylanması gerekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü, 2026-2027 eğitim öğretim yılı yurt başvuru sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>Üniversite öğrencileri başvuru sonuçlarını e-Devlet üzerinden öğrenebiliyor. Yurda yerleşmeye hak kazanan öğrenciler için ise şimdi kayıt süreci başladı.</p>

<p>KYK YURT KAYDI İÇİN SON GÜN 10 EYLÜL</p>

<p>Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünün açıklamasına göre yurda yerleşmeye hak kazanan öğrencilerin kayıt işlemlerini 10 Eylül Perşembe günü saat 23.00’e kadar tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Yurt hakkı kazanmak tek başına kayıt işleminin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Öğrencilerin belirtilen süre içerisinde gerekli kayıt adımlarını yerine getirmesi gerekiyor.</p>

<p>KYK YURT KAYDI NASIL YAPILIR?</p>

<p>Yurt kayıt işlemi temel olarak iki aşamadan oluşuyor.</p>

<p>Öğrencinin öncelikle ilk kayıt ücretini ödemesi gerekiyor. Ardından e-Devlet üzerinden yurt kayıt işlemlerine girilerek taahhütname onaylanıyor.</p>

<p>Bu iki işlemin tamamlanmasının ardından yurt kaydı gerçekleştirilmiş oluyor.</p>

<p>İLK KAYIT ÜCRETİ NE KADAR?</p>

<p>İlk kayıt ücreti her öğrenci için aynı olmayabiliyor. Ödenmesi gereken tutar yerleştirilen yurda göre değişebiliyor.</p>

<p>İlk kayıt ücretinin içerisinde güvence bedeli ile gün bazında yatak ücreti bulunuyor. Öğrenci yurda yerleştikten sonra ise sonraki aylarda aylık yurt ücretini ödüyor.</p>

<p>Öğrenciler kendilerinden talep edilen kayıt ücretini ilgili ödeme ekranından kontrol edebiliyor.</p>

<p>E-DEVLET’TEN TAAHHÜTNAME ONAYI UNUTULMAMALI</p>

<p>İlk kayıt ücretinin yatırılmasının ardından işlemin tamamlanabilmesi için e-Devlet’teki “Yurt Kayıt İşlemleri” hizmeti üzerinden taahhütnamenin onaylanması gerekiyor.</p>

<p>Sadece ücretin yatırılması kayıt işleminin tamamlandığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bu nedenle öğrencilerin ödeme sonrasında e-Devlet’e yeniden girerek taahhütname onayının gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol etmeleri önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>18 YAŞINDAN KÜÇÜK ÖĞRENCİLERDE İŞLEM FARKLI</p>

<p>18 yaşından küçük öğrenciler için taahhütname onayı iki aşamalı gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Öncelikle öğrencinin anne veya babasının kendi e-Devlet hesabından öğrenci adına taahhütnameyi onaylaması gerekiyor. Ardından öğrencinin kendi e-Devlet hesabıyla onay işlemini tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>YEDEKTE KALAN ÖĞRENCİLER NE YAPACAK?</p>

<p>İlk yerleştirmede yurda yerleşemeyen ve yedek sırada bulunan öğrencilerin GSB ve Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak yeni yerleştirme duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Boş kontenjanlara göre yedek yerleştirmeler gerçekleştirilebiliyor.</p>

<p>EK KONTENJAN VE YATAY GEÇİŞ ÖĞRENCİLERİ İÇİN AYRI BAŞVURU</p>

<p>GSB’nin daha önce yayımladığı duyuruya göre ek kontenjanla yerleşenler, yatay veya dikey geçiş öğrencileri, özel yetenek öğrencileri, lisansüstü öğrencileri, normal öğrenim süresini aşan öğrenciler ve ikinci üniversitesini okuyacak öğrenciler için yurt başvuruları yükseköğrenim kayıtlarının tamamlanmasının ardından ilerleyen tarihlerde alınacak.</p>

<p>KAYITTA SORUN YAŞAYANLAR NE YAPABİLİR?</p>

<p>Kayıt işlemlerinde sorun yaşayan öğrenciler Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünün 7 gün 24 saat hizmet veren 444 0 472 numaralı çağrı merkezinden destek alabiliyor.</p>

<p>Öğrencilerin özellikle son saatlere kalmadan ödeme ve taahhütname işlemlerinin tamamlandığını kontrol etmeleri yararlı olacaktır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kyk-yurt-sonuclari-aciklandi-kayit-icin-son-2-gun</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 06:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0075.jpeg" type="image/jpeg" length="14337"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahve ve Uzun Ömür: Günde Kaç Fincan Sağlıklı Yaşlanmayla İlişkili?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kahve-ve-uzun-omur-gunde-kac-fincan-saglikli-yaslanmayla-iliskili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kahve-ve-uzun-omur-gunde-kac-fincan-saglikli-yaslanmayla-iliskili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahve ömrü uzatan bir ilaç değil. Ancak milyonlarca kişiyi kapsayan çalışmalar, özellikle ölçülü kahve tüketimini daha düşük ölüm riskiyle ilişkilendiriyor. Sabah tüketimi de ayrı bir araştırma konusu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahve ve uzun ömür ilişkisi yıllardır longevity araştırmalarının en ilgi çekici başlıklarından biri. Bugüne kadar elde edilen verilerin ortak noktası şu: Düzenli ve ölçülü kahve tüketen kişilerde, hiç içmeyen veya çok az içenlere kıyasla tüm nedenlere bağlı ölüm oranı birçok çalışmada daha düşük bulunuyor.</p>

<p>Bu, “kahve ömrü uzatır” anlamına gelmiyor. Verilerin büyük bölümü gözlemsel çalışmalardan geliyor. Araştırmacılar sigara, yaş, fiziksel aktivite ve beslenme gibi çok sayıda faktörü hesaba katsalar da kahvenin tek başına insanların daha uzun yaşamasına neden olduğu kanıtlanmış değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahve araştırmalarında neden 3 fincan sık karşımıza çıkıyor?</p>

<p>2019’da yayımlanan doz-yanıt meta-analizi, 21 kohort çalışmasından 10 milyondan fazla katılımcının verilerini değerlendirdi.</p>

<p>Araştırmada günde yaklaşık 3 fincan kahve tüketimi, hiç kahve içmemeye veya nadiren içmeye kıyasla tüm nedenlere bağlı ölüm açısından yaklaşık yüzde 13 daha düşük göreceli riskle ilişkili bulundu.</p>

<p>Buradaki “yüzde 13”, kişinin yaşam süresinin yüzde 13 uzadığı anlamına gelmiyor. Bu rakam, çalışma grupları arasındaki göreceli ölüm riski farkını ifade ediyor.</p>

<p>Daha geniş bir kanıt değerlendirmesinde de benzer bir tablo görüldü. The BMJ’de yayımlanan ve kahve üzerine yapılmış meta-analizleri bir araya getiren kapsamlı incelemede, en güçlü ilişkilerden bazıları günde yaklaşık 3–4 finan kahve düzeyinde görüldü.</p>

<p>Fakat bu miktarı bir “longevity dozu” olarak görmek doğru olmaz. Fincanın büyüklüğü, kahvenin hazırlanma şekli, kafein miktarı ve kişinin kahveye verdiği yanıt ciddi biçimde değişebilir.</p>

<p>Kafein tek açıklama olmayabilir</p>

<p>Kahveyi yalnızca kafein olarak düşünmek yanıltıcı olabilir.</p>

<p>Kahve; klorojenik asitler başta olmak üzere çok sayıda polifenol ve başka biyolojik olarak aktif bileşik içerir. Bu maddelerin glikoz metabolizması, oksidatif süreçler ve inflamasyonla ilişkili biyolojik yollar üzerindeki etkileri araştırılıyor.</p>

<p>Kafeinsiz kahve verileri de bu açıdan dikkat çekici. Büyük meta-analizlerde hem kafeinli hem de kafeinsiz kahve tüketimi daha düşük tüm nedenlere bağlı ölüm riskiyle ilişkilendirildi.</p>

<p>Bu bulgu, gözlenen ilişkinin yalnızca kafeinle açıklanamayabileceğini düşündürüyor. Ancak hangi bileşenin ne kadar katkı sağladığını ve bunun doğrudan yaşam süresine etkisini kesin olarak göstermek için gözlemsel araştırmalar yeterli değil.</p>

<p>Sabah kahvesi farklı olabilir mi?</p>

<p>Kahve araştırmalarının daha yakın tarihli sorularından biri miktardan çok zamanlama.</p>

<p>European Heart Journal’da 2025 yılında yayımlanan gözlemsel bir araştırmada ABD’den 40 binden fazla yetişkin değerlendirildi. Yaklaşık 10 yıllık takip sırasında kahveyi ağırlıklı olarak sabah içme düzenine sahip kişilerde, kahve içmeyenlerle karşılaştırıldığında tüm nedenlere bağlı ölüm riski daha düşük bulundu.</p>

<p>Uyku süresi ve kahve miktarı dahil çok sayıda değişken hesaba katıldıktan sonraki analizde sabah kahvesi düzeni yaklaşık yüzde 16 daha düşük göreceli tüm nedenlere bağlı ölüm riskiyle ilişkiliydi.</p>

<p>Gün boyunca kahve içme düzeninde ise benzer bir istatistiksel ilişki gösterilemedi.</p>

<p>Araştırma ilgi çekici olsa da tek başına “kahveyi sabah içmek ömrü uzatır” sonucunu desteklemiyor. Çalışma gözlemseldi ve kahvenin saatini değiştiren insanlarda yaşam süresinin değişip değişmediğini test eden randomize bir deney değildi.</p>

<p>Geç saatlerde kahvenin uyku boyutu da var</p>

<p>Longevity yalnızca belirli besinleri tüketmekten ibaret değil. Uyku kalitesi, fiziksel aktivite, sigara kullanmamak, sağlıklı vücut ağırlığı, kan basıncı ve metabolik sağlık uzun vadeli sağlık açısından çok daha geniş bir çerçeve oluşturuyor.</p>

<p>Kafeinin geç saatlerde tüketilmesi bazı kişilerde uykuya dalmayı veya uyku süresini etkileyebilir. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi, 100 mg kadar tek bir kafein dozunun bile yatma saatine yakın tüketildiğinde bazı yetişkinlerde uyku süresi ve düzenini etkileyebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Bu nedenle gün içinde daha fazla kahve içmenin otomatik olarak daha fazla longevity faydası sağlayacağı düşünülmemeli.</p>

<p>Şekerli kahve aynı şey mi?</p>

<p>Kahve araştırmalarında içeceğin nasıl hazırlandığı da önemli.</p>

<p>UK Biobank verileriyle yapılan ve 171 binden fazla kişinin izlendiği bir çalışmada şekersiz kahve tüketimi daha düşük tüm nedenlere bağlı ölüm riskiyle ilişkilendirildi. Ölçülü miktarda şeker eklenen kahvede de bazı tüketim düzeylerinde benzer bir ilişki görüldü.</p>

<p>Bu sonuç “kahveye şeker eklemek sağlıklıdır” anlamına gelmiyor. Çalışma gözlemseldi; ayrıca insanların başlangıçtaki kahve tüketimleri kendi bildirimlerine dayanıyordu ve zaman içindeki değişiklikler tam olarak ölçülememişti.</p>

<p>Longevity açısından kahveye bakmanın daha doğru yolu, kahvenin kendisini büyük miktarda şeker, şurup veya yüksek kalorili eklerle birlikte değerlendirmemektir.</p>

<p>Daha fazla kahve daha uzun yaşam demek değil</p>

<p>Araştırmalarda ilişkinin genellikle doğrusal olmadığı görülüyor. Başka bir ifadeyle bir fincandan üç fincana çıkıldığında gözlenen ilişki, üçten altı veya sekiz fincana çıkıldığında sürekli güçlenmiyor.</p>

<p>Kişisel tolerans da değişir. Kafein bazı kişilerde çarpıntı, titreme, huzursuzluk, mide yakınmaları veya uyku sorunlarını artırabilir.</p>

<p>Sağlıklı yetişkinler için Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi, gün boyunca toplam 400 mg’a kadar kafein alımının genel olarak güvenlik endişesi oluşturmadığını bildiriyor. Bu rakam “herkesin 400 mg tüketmesi gerekir” anlamına gelmez ve kahvedeki kafein miktarı hazırlanış biçimine göre büyük farklılık gösterebilir.</p>

<p>Gebelikte sınır farklı</p>

<p>Gebelikte kahve ve kafein konusunda yetişkinler için kullanılan genel sınırlar geçerli değil.</p>

<p>Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi ve Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Koleji, gebelikte tüm kaynaklardan günlük kafein tüketiminin 200 mg’ı aşmamasını öneriyor.</p>

<p>Kahve longevity reçetesi mi?</p>

<p>Mevcut bilimsel tablo kahveyi bir “uzun yaşam ilacı” haline getirmiyor.</p>

<p>Daha doğru ifade şu: Büyük ve birbirinden bağımsız gözlemsel araştırmalar ile meta-analizlerde, ölçülü kahve tüketimi tekrar tekrar daha düşük tüm nedenlere bağlı ölüm riskiyle ilişkilendiriliyor. Benzer ilişkilerin kafeinsiz kahvede da görülmesi, kahvenin araştırılmaya değer yönünün yalnızca kafein olmadığını düşündürüyor.</p>

<p>Kahveyi seven ve iyi tolere eden sağlıklı bir yetişkin için ölçülü tüketim, sağlıklı yaşam biçiminin bir parçası olabilir. Kahve içmeyen birinin ise yalnızca daha uzun yaşamak amacıyla kahveye başlamasını gerektiren klinik bir kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Longevity açısından asıl güçlü temel hâlâ daha geniş: tütün kullanmamak, düzenli hareket etmek, yeterli uyumak, dengeli beslenmek ve kan basıncı, kan şekeri ile kolesterol gibi değiştirilebilir risk faktörlerini kontrol altında tutmak.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel sağlık bilgisi sunar. Kahve ve kafeine verilen yanıt kişiden kişiye değişebilir. Gebelik, kalp ritim sorunları, uyku bozuklukları veya başka sağlık durumlarında kişisel tüketim için sağlık profesyoneline danışılmalıdır.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>Li Q ve arkadaşları, Journal of Human Nutrition and Dietetics, 2019 — Kafeinli ve kafeinsiz kahve tüketimi ile tüm nedenlere bağlı ölüm üzerine doz-yanıt meta-analizi</p>

<p>Poole R ve arkadaşları, The BMJ, 2017 — Kahve tüketimi ve sağlık sonuçları üzerine meta-analizlerin umbrella review çalışması</p>

<p>Wang X ve arkadaşları, European Heart Journal, 2025 — Kahve tüketim zamanı ve mortalite araştırması</p>

<p>Liu D ve arkadaşları, Annals of Internal Medicine, 2022 — Şekerli, tatlandırıcılı ve şekersiz kahve tüketimi ile mortalite üzerine UK Biobank çalışması</p>

<p>European Food Safety Authority — Caffeine: sağlık ve güvenlik değerlendirmesi</p>

<p>American College of Obstetricians and Gynecologists — Gebelikte kafein tüketimi önerileri</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Longevity</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kahve-ve-uzun-omur-gunde-kac-fincan-saglikli-yaslanmayla-iliskili</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 06:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0074.jpeg" type="image/jpeg" length="24367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversite Mezunu 4/D İşçilere Memuriyet Yolu Açılabilir mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/universite-mezunu-4d-iscilere-memuriyet-yolu-acilabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/universite-mezunu-4d-iscilere-memuriyet-yolu-acilabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuda 4/D sürekli işçi statüsünde çalışan üniversite mezunları, eğitimlerine uygun memur kadrolarına geçiş imkânı sağlayacak düzenleme bekliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında belirli işçiler için uygulanan statü değişikliği modeli ve TBMM’ye sunulan kanun teklifi, üniversite mezunu kamu işçilerinin beklentisini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuda 4/D sürekli işçi statüsünde çalışan üniversite mezunlarının eğitim durumlarına uygun memur kadrolarına geçirilmesi, kamu personel sisteminde uzun süredir tartışılan başlıklardan biri.</p>

<p>Ön lisans, lisans hatta lisansüstü eğitimini tamamlamış olmasına rağmen kamu kurumlarında sürekli işçi statüsünde görev yapan çalışanlar, sahip oldukları diploma ve mesleki niteliklerin kamu personel sistemi içinde değerlendirilmesini istiyor.</p>

<p>Peki üniversite mezunu 4/D sürekli işçiler memur olabilir mi? Kamuda bunun benzer bir örneği var mı?</p>

<p>Mevcut mevzuatta üniversite mezunu olmak, tek başına 4/D sürekli işçi kadrosundan 4/A memur kadrosuna doğrudan ve otomatik geçiş hakkı sağlamıyor. Ancak kamu personel sisteminde belirli çalışan grupları için özel düzenlemelerle statü değişikliğine imkân tanınabildiğini gösteren örnekler bulunuyor.</p>

<p>4/D İŞÇİ İLE MEMUR AYNI STATÜDE DEĞİL</p>

<p>Kamudaki sürekli işçiler ile devlet memurları aynı kurumda görev yapabilmelerine rağmen farklı personel rejimlerine tabi.</p>

<p>Sürekli işçiler esas olarak iş mevzuatı ve toplu iş sözleşmeleri çerçevesinde çalışırken devlet memurları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu başta olmak üzere kamu personel mevzuatına tabi bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle bir kamu işçisinin üniversite mezunu olması veya çalışırken üniversite eğitimini tamamlaması, statüsünü kendiliğinden memur statüsüne dönüştürmüyor.</p>

<p>ÜNİVERSİTE DİPLOMASI OTOMATİK GEÇİŞ SAĞLAMIYOR</p>

<p>Ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora diplomasına sahip olmak önemli bir eğitim niteliği olsa da mevcut genel düzenlemelerde yalnızca bu diplomaya dayanarak sürekli işçi kadrosundan memur kadrosuna otomatik geçiş sağlayan bir sistem bulunmuyor.</p>

<p>Dolayısıyla 4/D statüsünde çalışan bir kişinin üniversite diplomasını kurumuna sunması tek başına memur kadrosuna atanması için yeterli değil.</p>

<p>Ancak bu durum, işçi statüsündeki personel için farklı bir statüye geçiş mekanizması oluşturulamayacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>AİLE BAKANLIĞINDAKİ UYGULAMA DİKKAT ÇEKİYOR</p>

<p>Bu tartışma açısından yakın dönemdeki en dikkat çekici örneklerden biri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında yaşandı.</p>

<p>Bakanlık bünyesinde işçi statüsünde bulunan belirli ASDEP personelinin, yapılan düzenleme kapsamında kurum tarafından gerçekleştirilecek sınav sonucunda sözleşmeli personel pozisyonlarına atanabilmesinin önü açıldı.</p>

<p>Böylece belirli şartları taşıyan bir çalışan grubu için işçi statüsünden sözleşmeli personel statüsüne geçiş sağlayabilecek özel bir mekanizma oluşturuldu.</p>

<p>Bu uygulamanın bütün 4/D sürekli işçiler için doğrudan kazanılmış bir hak veya hukuken bağlayıcı bir emsal oluşturduğunu söylemek mümkün değil.</p>

<p>Ancak kamu personel politikası açısından önemli bir örnek niteliğinde.</p>

<p>Çünkü uygulama, gerekli hukuki düzenleme ve şartlar oluşturulduğunda işçi statüsündeki belirli bir personel grubunun eğitim ve görev nitelikleri dikkate alınarak farklı bir kamu personeli statüsüne geçirilmesine yönelik mekanizma kurulabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle üniversite mezunu 4/D sürekli işçilerin talepleri bakımından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığındaki model dikkatle incelenebilecek örneklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>4/D’Lİ BİR ÇALIŞAN BUGÜN MEMUR OLABİLİR Mİ?</p>

<p>4/D sürekli işçi statüsünde bulunmak kişinin memur olmasına engel değil.</p>

<p>İlgili memur kadrosunun şartlarını taşıyan çalışanlar KPSS, merkezi yerleştirme veya ilgili mevzuatta öngörülen diğer atama yöntemleri üzerinden memur kadrolarına başvurabilir.</p>

<p>Ancak bu yöntem, kişinin mevcut 4/D kadrosundan doğrudan 4/A kadrosuna geçirilmesi anlamına gelmiyor. Kişi yeni bir atama süreci sonucunda memuriyete geçiyor.</p>

<p>ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİLERİN TALEBİ FARKLI</p>

<p>Üniversite mezunu kamu işçilerinin temel beklentisi ise yeniden genel memur alımı yarışına girmekten ziyade, kamuda edindikleri hizmet süreleri ve eğitimlerinin birlikte değerlendirilmesi.</p>

<p>Çalışanlar, mezun oldukları bölüm ve yaptıkları görev dikkate alınarak kurumlarındaki uygun memur veya diğer kamu personeli pozisyonlarına geçiş sağlayabilecek bir sistem oluşturulmasını talep ediyor.</p>

<p>Bu kapsamda kurum sınavı, unvan ve diploma uygunluğu, belirli hizmet süresi ve boş kadro gibi kriterlerin kullanılabileceği bir geçiş modeli tartışılabilir.</p>

<p>KONU TBMM’NİN DE GÜNDEMİNDE</p>

<p>Üniversite mezunu kamu işçilerinin memur kadrolarına geçirilmesine yönelik talepler geçmiş yıllarda TBMM’ye çeşitli soru önergeleri ve kanun teklifleriyle taşındı.</p>

<p>Son olarak 6 Ocak 2025 tarihinde TBMM’ye sunulan Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi de bu konuda dikkat çekti.</p>

<p>Teklif; kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsünde çalışan ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının, çalıştıkları kurum tarafından uygun bulunan memur kadrolarına atanabilmesine yönelik bir düzenleme öngörüyor.</p>

<p>Ancak teklifin TBMM’ye sunulmuş olması düzenlemenin yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Bunun için yasama sürecinin tamamlanması ve teklifin kanunlaşması gerekiyor.</p>

<p>AİLE BAKANLIĞI MODELİ GENİŞLETİLEBİLİR Mİ?</p>

<p>Asıl tartışılması gereken noktalardan biri burada ortaya çıkıyor.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında belirli bir işçi grubuna sınav ve belirlenen şartlarla farklı personel statüsüne geçiş yolu oluşturulabiliyorsa, benzer bir modelin diğer kamu kurumlarında çalışan üniversite mezunu sürekli işçiler için uygulanıp uygulanamayacağı gündeme geliyor.</p>

<p>Örneğin üniversite mezunu 4/D sürekli işçiler için;</p>

<p>mezuniyet alanı,</p>

<p>yapılan görev,</p>

<p>kamudaki hizmet süresi,</p>

<p>kurum ihtiyacı,</p>

<p>boş kadro durumu</p>

<p>ve kurum tarafından gerçekleştirilecek bir sınav</p>

<p>birlikte değerlendirilerek yeni bir geçiş sistemi oluşturulabilir.</p>

<p>Bunun nasıl uygulanacağı ise ancak yapılacak hukuki düzenlemeyle belirlenebilir.</p>

<p>SONUÇ: HUKUKEN MÜMKÜN, ANCAK DÜZENLEME GEREKİYOR</p>

<p>Bugünkü mevzuat açısından üniversite mezunu 4/D sürekli işçilerin yalnızca diplomalarına dayanarak otomatik biçimde 4/A memur kadrosuna geçiş hakkı bulunmuyor.</p>

<p>Bununla birlikte geçmişte gerçekleştirilen personel statüsü dönüşümleri ve yakın dönemde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında belirli işçi personel için oluşturulan geçiş modeli, kamu personel sisteminde özel düzenlemelerle farklı modeller kurulabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Dolayısıyla mesele hukuken imkânsız bir statü değişikliğinden çok, böyle bir düzenleme yapılması yönünde siyasi ve idari iradenin ortaya konulup konulmayacağı noktasında düğümleniyor.</p>

<p>Üniversite mezunu kamu işçilerinin beklentisi de açık: Kamuda geçirdikleri hizmet süresi ile aldıkları üniversite eğitiminin birlikte değerlendirilmesi ve eğitimlerine uygun kadrolara geçebilecekleri objektif, şeffaf ve genel bir sistem oluşturulması.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığındaki uygulama ise bu tartışmada üzerinde durulabilecek güncel örneklerden biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi<br />
Resmî Gazete<br />
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu<br />
4857 Sayılı İş Kanunu<br />
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kariyer &amp; Atama</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/universite-mezunu-4d-iscilere-memuriyet-yolu-acilabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 00:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0073.jpeg" type="image/jpeg" length="55203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Ekibini Taşıyan Helikopter Düştü: Doktor ve Hemşireler Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-ekibini-tasiyan-helikopter-dustu-doktor-ve-hemsireler-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-ekibini-tasiyan-helikopter-dustu-doktor-ve-hemsireler-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzak yerleşimlere sağlık hizmeti götürmek üzere görev yapan ekibi taşıyan helikopter düştü. Kazada bir doktor, iki hemşire, bir yardımcı sağlık görevlisi ve pilot olmak üzere 5 kişi hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Malezya’nın Sarawak eyaletinde uzak yerleşimlere sağlık hizmeti götürmek üzere görev yapan Flying Doctor Service ekibini taşıyan helikopter düştü. Kazada bir doktor, iki hemşire, bir yardımcı sağlık görevlisi ve pilot olmak üzere 5 kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Kaza, 8 Eylül 2026 tarihinde Malezya’nın Sarawak eyaletindeki Ulu Baram bölgesinde bulunan Long Lellang yakınlarında meydana geldi.</p>

<p>Yerel basında ve Malezya makamlarının açıklamalarında yer alan bilgilere göre kazaya karışan BO-105 tipi, 9M-LLF tescilli helikopter Layang-Layang Aerospace tarafından işletiliyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Helikopter, Malezya Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülen Flying Doctor Service görevi kapsamında Miri’den Long Lellang’a doğru uçuyordu.</p>

<p>SAĞLIK EKİBİNİN TAMAMI HAYATINI KAYBETTİ</p>

<p>Helikopterde pilotun yanı sıra dört sağlık çalışanı bulunuyordu.</p>

<p>Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre sağlık ekibinde bir doktor, iki hemşire ve bir yardımcı sağlık görevlisi yer alıyordu.</p>

<p>Kazada helikopterde bulunan beş kişinin tamamı hayatını kaybetti.</p>

<p>Kaza, sağlık çalışanlarının uzak ve ulaşılması güç yerleşimlere sağlık hizmeti ulaştırmak amacıyla gerçekleştirdiği görev sırasında meydana geldi.</p>

<p>HELİKOPTER LONG LELLANG YAKINLARINDA DÜŞTÜ</p>

<p>Yerel kaynaklara göre helikopter Long Lellang STOLport yakınlarında, pistin son bölümünde düştü.</p>

<p>Olayın yerel saatle yaklaşık 15.40 sıralarında meydana geldiği bildirildi.</p>

<p>Malezya Sivil Havacılık Otoritesi CAAM ise kazaya ilişkin bilginin saat 15.58’de kendilerine ulaştığını açıkladı.</p>

<p>Kazanın ardından bölgeye arama kurtarma ve güvenlik ekipleri sevk edildi.</p>

<p>İlk görüntülerde helikopterin kazanın ardından ağır şekilde hasar gördüğü ve yangın çıktığı görüldü.</p>

<p>Yerel basında helikopterin düşmeden önce duman çıkardığını gösterdiği belirtilen görüntüler de yayımlandı. Ancak kazanın nedenine ilişkin resmi soruşturma tamamlanmadığından, bu görüntülerin kazanın sebebini ortaya koyduğu söylenemiyor.</p>

<p>UZAK KÖYLERE SAĞLIK HİZMETİ GÖTÜRÜYORLARDI</p>

<p>Kazanın sağlık camiası açısından en dikkat çekici yönlerinden biri, yaşamını yitiren sağlık çalışanlarının Flying Doctor Service kapsamında görev yapıyor olması.</p>

<p>Flying Doctor Service, Sarawak’ın karayoluyla ulaşılması güç kırsal ve uzak bölgelerinde yaşayan insanlara temel sağlık hizmetlerinin ulaştırılmasını sağlıyor.</p>

<p>Helikopterlerle bölgelere ulaşan sağlık ekipleri muayene ve temel sağlık hizmetlerinin yanı sıra ilaç, aşılama ve çeşitli koruyucu sağlık hizmetleri sunuyor.</p>

<p>Sarawak’ta uzun yıllardır sürdürülen hizmet, özellikle sağlık kuruluşlarına karayoluyla kolay biçimde ulaşamayan topluluklar açısından önemli bir sağlık hizmeti modeli olarak kullanılıyor.</p>

<p>1973’TEN BU YANA SÜRDÜRÜLÜYOR</p>

<p>Malezya Sağlık Bakanlığının aktardığı bilgilere göre Flying Doctor Service, Sarawak’ta 1973 yılından bu yana faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Program kapsamında günümüzde onlarca uzak yerleşime hava yoluyla sağlık hizmeti ulaştırılıyor. Malezya basınında yer alan bilgilere göre hizmet kapsamında ulaşılması planlanan 97 uzak yerleşim bulunuyor.</p>

<p>Kazanın meydana geldiği Long Lellang da Sarawak’ın ulaşımı güç bölgelerinden biri. Yerleşim Miri’den yaklaşık 310 kilometre uzaklıkta bulunuyor.</p>

<p>KAZANIN NEDENİ ARAŞTIRILIYOR</p>

<p>Helikopterin neden düştüğü henüz kesin olarak açıklanmadı.</p>

<p>Kazaya ilişkin teknik soruşturmanın Malezya Ulaştırma Bakanlığına bağlı Air Accident Investigation Bureau tarafından yürütülmesi bekleniyor.</p>

<p>Yetkililerin incelemelerinin ardından helikopterin uçuş koşulları, teknik durumu ve kazaya yol açan diğer olası faktörlerin değerlendirilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-ekibini-tasiyan-helikopter-dustu-doktor-ve-hemsireler-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 23:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0072.jpeg" type="image/jpeg" length="75340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güzel Bir Cilt İçin Arsenik Yiyorlardı: Güzellik Endüstrisinin Karanlık Geçmişi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/guzel-bir-cilt-icin-arsenik-yiyorlardi-guzellik-endustrisinin-karanlik-gecmisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/guzel-bir-cilt-icin-arsenik-yiyorlardi-guzellik-endustrisinin-karanlik-gecmisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyılın ilk yıllarında arsenik içeren bazı güzellik tabletleri, daha açık ve lekesiz bir cilt vaadiyle satılıyordu. Bugün ise özellikle inorganik arseniğin son derece toksik ve kanserojen olduğu biliniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bugün bir güzellik ürününün içinde arsenik bulunduğunu öğrenmek büyük bir alarm nedeni olurdu.</p>

<p>Ancak yaklaşık bir asır önce güzellik ve sağlık ürünleri dünyası oldukça farklıydı.</p>

<p>Daha açık, pürüzsüz ve lekesiz bir cilt vaat eden çeşitli ürünler piyasaya sürülüyor; bunların bazıları yalnızca cilde sürülmekle kalmıyor, <strong>ağızdan alınmak üzere de satılıyordu.</strong></p>

<p>Bu ürünlerin en çarpıcı örneklerinden biri bugün Smithsonian Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi koleksiyonunda bulunuyor:</p>

<p><strong>Dr. James P. Campbell’s Safe Arsenic Complexion Wafers.</strong></p>

<p>Yani kabaca:</p>

<p><strong>“Dr. James P. Campbell’ın Güvenli Arsenikli Cilt Güzelliği Tabletleri.”</strong></p>

<p>Ürünün adındaki iki kelime bugün yan yana düşünüldüğünde bile şaşırtıcı:</p>

<p><strong>“Safe Arsenic” — “Güvenli arsenik.”</strong></p>

<p>Smithsonian kayıtlarına göre yaklaşık <strong>1916–1928</strong> dönemine tarihlenen kutuda <strong>120 tablet</strong> bulunuyordu ve arsenik ürünün etkin maddeleri arasında açıkça belirtilmişti.</p>

<p>Kutunun üzerinde ürünün “kesinlikle güvenli” ve “herkes için zararsız” olduğu iddia ediliyordu. Üretici ayrıca ürünün çiller, siyah noktalar, sivilceler, kızarıklık ve çeşitli cilt görünümü sorunlarını giderebildiğini öne sürüyordu.</p>

<p>Modern toksikolojinin arsenik hakkında söylediği ise bunun tam tersidir.</p>

<h2>Kusursuz cilt dönemin güzellik ideallerinden biriydi</h2>

<ol start="19">
 <li>
 <p>yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında güzellik anlayışı bugünkünden farklı toplumsal ölçütlere sahipti.</p>
 </li>
</ol>

<p>Daha açık, düzgün ve lekesiz bir cilt birçok çevrede gençlik, sağlık ve güzellikle ilişkilendirilebiliyordu.</p>

<p>Bu nedenle cildi açtığını, lekeleri giderdiğini veya “berrak” bir görünüm sağladığını iddia eden ürünler geniş bir pazar oluşturdu.</p>

<p>Smithsonian’ın tarihsel cilt bakımı koleksiyonunda da bu döneme ait çeşitli cilt açıcı ve güzellik preparatları bulunuyor. Arsenikli Campbell tabletleri bu daha geniş güzellik kültürünün dikkat çekici örneklerinden biri olarak koleksiyonda yer alıyor.</p>

<h2>Arsenik gerçekten yutuluyor muydu?</h2>

<p>Evet.</p>

<p>Burada söz konusu olan yalnızca arsenik içeren bir krem veya yüz pudrası değildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı ürünler <strong>ağızdan alınmak üzere tablet şeklinde</strong> satılıyordu.</p>

<p>Smithsonian koleksiyonundaki Campbell ürünü bunun doğrudan fiziksel kanıtlarından biri. Müze kaydı ürünü bir ilaç preparatı olarak sınıflandırıyor ve kutuda 120 “wafer”, yani tablet bulunduğunu açıkça belirtiyor.</p>

<p>Ancak çok önemli bir ayrım yapmak gerekiyor:</p>

<p><strong>Bu ürünlerin gerçekten satılmış olması, arsenik için ileri sürülen güzellik vaatlerinin bilimsel olarak doğru olduğu anlamına gelmiyor.</strong></p>

<p>Arseniğin insanları güzelleştirdiğini veya sağlıklı bir cilt oluşturduğunu gösteren güvenilir modern bilimsel kanıt bulunmuyor.</p>

<h2>Arsenik neden güzellikle ilişkilendirildi?</h2>

<p>Arseniğin güzellik ve fiziksel güçle ilişkilendirilmesi yalnızca kozmetik reklamlarından kaynaklanmıyordu.</p>

<p>Avusturya’nın Steiermark bölgesindeki <strong>“arsenik yiyicileri”</strong> hakkındaki tarihsel anlatılar Avrupa’da uzun süre ilgi çekti.</p>

<p>2024 yılında <i>Clinical Toxicology</i> dergisinde yayımlanan tarihsel değerlendirmeye göre Steiermark’da arsenik tüketimine ilişkin kayıtlar en az <strong>15. yüzyıldan 19. yüzyılın sonlarına kadar</strong> uzanıyor.</p>

<p>Bazı kişilerin arsenik trioksit veya arsenik sülfür tükettiğine ilişkin tarihsel kayıtların önemli bölümünün gerçek bir temele sahip olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Arsenik tüketiminin <strong>kas gücünü artırdığına ve özellikle genç kadınlarda güzelliği ve çekiciliği artırdığına inanıldığı</strong> aktarılıyor.</p>

<p>Ancak aynı inceleme, bu sözde yararların <strong>öznel değerlendirmelere dayandığını</strong> özellikle vurguluyor.</p>

<p>Dolayısıyla tarihsel kayıtlardan:</p>

<p><strong>“Arsenik insanları güzelleştiriyordu.”</strong></p>

<p>sonucunu çıkarmak bilimsel olarak mümkün değil.</p>

<p>Burada belgelenmiş olan şey arseniğin yararlı olması değil, <strong>insanların bir dönem yararlı olduğuna inanmış olmasıdır.</strong></p>

<h2>Güzellik için satılan madde cilde zarar verebiliyordu</h2>

<p>Hikâyenin en çarpıcı ironisi burada ortaya çıkıyor.</p>

<p>Bir dönem daha güzel bir cilt için pazarlanan arsenik, uzun süreli maruziyette doğrudan cilt üzerinde ciddi hasarlara yol açabiliyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütüne göre uzun süre yüksek düzeyde inorganik arseniğe maruz kalan kişilerde ilk belirtiler çoğu zaman ciltte görülüyor.</p>

<p>Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>pigmentasyon değişiklikleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>cilt lezyonları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>avuç içleri ve ayak tabanlarında kalınlaşma, yani hiperkeratoz</p>
 </li>
</ul>

<p>bulunuyor.</p>

<p>WHO ayrıca <strong>inorganik arseniği doğrulanmış bir kanserojen</strong> olarak tanımlıyor.</p>

<p>Uzun süreli arsenik maruziyeti cilt kanserinin yanı sıra mesane ve akciğer kanserlerine de yol açabiliyor.</p>

<p>Başka bir ifadeyle, bir dönem “güzel ve berrak cilt” vaadiyle satılan bir madde, gerçekte cildin kendisine ciddi zarar verebiliyordu.</p>

<h2>Arsenik zehir olduğu halde neden kullanılıyordu?</h2>

<p>Arseniğin zehirleyici etkileri 19. yüzyılda tamamen bilinmeyen bir konu değildi.</p>

<p>Ancak arseniğin geçmişte çeşitli tıbbi preparatlarda da kullanılmış olması, düşük veya kontrollü miktarların yararlı olabileceği düşüncesinin yayılmasına katkıda bulunmuştu.</p>

<p>Üstelik dönemin ilaç ve kozmetik piyasasında bugünkü anlamda piyasaya çıkış öncesi güvenlik ve etkinlik standartları bulunmuyordu.</p>

<p>ABD’de <strong>1906 Food and Drugs Act</strong>, yanlış etiketlenmiş ve tağşiş edilmiş ilaçlara karşı önemli bir düzenleme getirmişti ancak yeni ilaçların piyasaya çıkmadan önce federal makamlarca güvenlik açısından onaylanmasını zorunlu tutmuyordu.</p>

<p>Bir ürün doğru biçimde etiketlendiği sürece, güvenli veya etkili olduğunun önceden kanıtlanması gerekmiyordu.</p>

<h2>1938’de güvenlik, 1962’de etkinlik şartı geldi</h2>

<p>Bu sistem özellikle 1937’de yaşanan ve 100’den fazla kişinin ölümüne yol açan <strong>Elixir Sulfanilamide faciasının</strong> ardından büyük ölçüde değişti.</p>

<p>1938 tarihli <strong>Federal Food, Drug, and Cosmetic Act</strong>, yeni ilaçlar için piyasaya çıkmadan önce güvenlik kanıtı sunulmasını zorunlu hale getirdi.</p>

<p>Aynı yasa kozmetik ürünleri ve tıbbi cihazları da ilk kez açık biçimde federal düzenleme kapsamına aldı.</p>

<p>Ancak yeni ilaçların yalnızca güvenli değil, aynı zamanda <strong>etkili olduğunun bilimsel olarak gösterilmesi</strong> şartı daha sonra geldi.</p>

<p>1962 tarihli <strong>Kefauver–Harris Değişiklikleri</strong>, üreticilerin ilaçlarının etkinliğini yeterli ve kontrollü çalışmalarla göstermek zorunda olmasını sağladı.</p>

<p>Bu nedenle Campbell’ın arsenikli güzellik tabletlerinin satıldığı dönem, modern ürün güvenliği sisteminin henüz oluşmadığı bir geçiş çağını temsil ediyor.</p>

<h2>En şaşırtıcı ayrıntı: “Güvenli” kelimesi</h2>

<p>Campbell’ın arsenikli tabletlerini bugün bu kadar çarpıcı hale getiren yalnızca arsenik içermeleri değil.</p>

<p>Ürünün adında açıkça:</p>

<p><strong>“Safe” — güvenli</strong></p>

<p>kelimesinin bulunması.</p>

<p>Üstelik arsenik içeriği gizlenmiyordu.</p>

<p>Tam tersine ürünün adının bir parçasıydı.</p>

<p>Smithsonian’daki orijinal kutuda ayrıca ürünün <strong>“kesinlikle güvenli ve herkes için zararsız”</strong> olduğu iddiası yer alıyordu.</p>

<p>Bugünün bilimsel bilgisi düşünüldüğünde bu ifade, güzellik ve sağlık ürünlerinin tarihindeki en çarpıcı pazarlama örneklerinden biri olarak görülebilir.</p>

<p>Aynı zamanda önemli bir ders de veriyor:</p>

<p><strong>Reklam dili ile bilimsel gerçek aynı şey değildir.</strong></p>

<p>Bir ürünün üzerinde “güvenli”, “doğal” veya “zararsız” yazması, bu iddianın bilimsel olarak kanıtlandığı anlamına gelmez.</p>

<h2>Arsenik güzellik tarihinin tek riskli maddesi değildi</h2>

<p>Modern kozmetik güvenliği ortaya çıkmadan önce çeşitli güzellik preparatlarında bugün insan sağlığı açısından ciddi riskleri olduğu bilinen maddeler kullanılabiliyordu.</p>

<p>Arsenik bunların en dikkat çekici örneklerinden biri olsa da tarihsel güzellik ürünlerinde cıva ve kurşun gibi toksik maddeler de karşımıza çıkıyor.</p>

<p>Güzellik pazarının büyümesi, bilimsel denetimin ve tüketici koruma mevzuatının gelişmesinden daha hızlı gerçekleştiğinde bunun sonuçları bazen ağır olabiliyordu.</p>

<h2>Güzellik endüstrisinin karanlık geçmişinden kalan ders</h2>

<p>Arsenikli güzellik tabletlerinin hikâyesi yalnızca geçmişte insanların tuhaf şeyler yaptığına ilişkin şaşırtıcı bir tarih anlatısı değil.</p>

<p>Aynı zamanda modern tüketici güvenliğinin neden ortaya çıktığını gösteren güçlü bir örnek.</p>

<p>Bir yanda:</p>

<p><strong>kusursuz cilt, gençlik ve güzellik vaatleri</strong></p>

<p>vardı.</p>

<p>Diğer yanda ise bu vaatleri sınayacak modern toksikoloji, klinik araştırma standartları, ürün güvenliği mevzuatı ve güçlü düzenleyici kurumlar henüz bugünkü biçimine kavuşmamıştı.</p>

<p>Bugün Smithsonian koleksiyonunda duran küçücük bir kutu bu dönemi olağanüstü biçimde özetliyor.</p>

<p>Kutuda arsenik saklanmıyordu.</p>

<p>Aksine ürünün adına yazılmıştı.</p>

<p>Ve hemen yanında şu kelime bulunuyordu:</p>

<p><strong>“Safe.”</strong></p>

<p><strong>“Güvenli.”</strong></p>

<p>Yaklaşık bir asır sonra modern bilimin vardığı sonuç ise son derece açık:</p>

<p><strong>İnorganik arsenik bir güzellik maddesi değil; toksik ve kanserojen bir maddedir.</strong></p>

<hr />
<h2>KAYNAKLAR</h2>

<p><strong>Smithsonian National Museum of American History</strong><br />
Dr. James P. Campbell’s Safe Arsenic Complexion Wafers.</p>

<p><strong>Smithsonian National Museum of American History</strong><br />
Skin Care Collection.</p>

<p><strong>World Health Organization (WHO)</strong><br />
Arsenic Fact Sheet.</p>

<p><strong>Dayan AD, Hesse E, Dayan J.</strong><br />
The arsenic eaters of Styria, the toxicophagi. <i>Clinical Toxicology</i>, 2024;62(7):468–471.</p>

<p><strong>U.S. Food and Drug Administration</strong><br />
1906 Food and Drugs Act, 1938 Federal Food, Drug, and Cosmetic Act ve 1962 Kefauver–Harris değişikliklerine ilişkin tarihsel kayıtlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tıp Tarihi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/guzel-bir-cilt-icin-arsenik-yiyorlardi-guzellik-endustrisinin-karanlik-gecmisi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/arsenikli-guzellik-tabletleri-200kb.webp" type="image/jpeg" length="80172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fırında Kabak Mücver Tarifi: Hafif ve Pratik Akşam Yemeği]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/firinda-kabak-mucver-tarifi-hafif-ve-pratik-aksam-yemegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/firinda-kabak-mucver-tarifi-hafif-ve-pratik-aksam-yemegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fırında kabak mücver tarifi; kabak, yumurta, yoğurt ve yeşilliklerle hazırlanan, kızartma gerektirmeyen pratik ve hafif bir akşam yemeği seçeneği.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fırında Kabak Mücver Tarifi: Hafif ve Pratik Akşam Yemeği</p>

<p>Kabak mücver denildiğinde akla çoğu zaman yağda kızartılan klasik tarif geliyor. Oysa aynı lezzet çizgisini daha az yağ kullanarak fırında da yakalamak mümkün. Fırında kabak mücver; kabak, yumurta, yoğurt, peynir ve bol yeşillikle hazırlanan pratik bir sebze yemeği.</p>

<p>Özellikle yaz sonu ve sonbahar başında kabağın bol bulunduğu dönemde hazırlanabilecek tarif, sıcak veya ılık olarak servis edilebilir. Yanına sarımsaklı ya da sade yoğurt eklendiğinde hafif bir akşam yemeğine dönüşebilir.</p>

<p>Fırında pişirme yönteminin bir başka avantajı da mücverleri tek tek yağda kızartma ihtiyacını ortadan kaldırması. Böylece hem hazırlık kolaylaşıyor hem de tarifte kullanılan yağ miktarı daha rahat kontrol edilebiliyor.</p>

<p>Sağlıklı beslenme açısından neden öne çıkıyor?</p>

<p>Kabak su oranı yüksek, enerji yoğunluğu görece düşük sebzelerden biridir. Aynı zamanda lif, potasyum ve çeşitli vitaminlerin beslenmeye dahil edilmesine katkı sağlar.</p>

<p>Tarifte yumurta ve peynir kullanılması protein miktarını artırırken dereotu, maydanoz ve taze soğan gibi yeşillikler hem lezzet hem de sebze çeşitliliği kazandırır.</p>

<p>Klasik mücverin yağda kızartılması yerine fırında kontrollü miktarda zeytinyağıyla hazırlanması, pişirme sırasında kullanılan yağ miktarını azaltmaya yardımcı olabilir.</p>

<p>Ancak bir tarifin “düşük kalorili” olması yalnızca pişirme yöntemine bağlı değildir. Kullanılan peynir, un, yağ ve porsiyon miktarı toplam enerji değerini belirler.</p>

<p>Tarif bilgileri</p>

<p>Hazırlama süresi: 15 dakika<br />
Pişirme süresi: 25-30 dakika<br />
Toplam süre: Yaklaşık 45 dakika<br />
Kaç kişilik: 4 kişilik<br />
Zorluk: Kolay<br />
Öğün: Akşam yemeği / öğle yemeği / ara sıcak<br />
Kategori: Düşük Kalorili Tarifler<br />
İkincil kategori: Sağlıklı Tarifler</p>

<p>Yaklaşık besin değerleri</p>

<p>1 porsiyon için yaklaşık:</p>

<p>Kalori: 220 kcal<br />
Protein: 13 g<br />
Karbonhidrat: 18 g<br />
Yağ: 11 g<br />
Lif: 3 g</p>

<p>Besin değerleri kullanılan peynirin türüne, un ve zeytinyağı miktarına, kabakların büyüklüğüne ve porsiyonlamaya göre değişebilir.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>3 orta boy kabak<br />
2 adet yumurta<br />
80 gram lor peyniri<br />
3 yemek kaşığı tam buğday unu<br />
2 yemek kaşığı sade yoğurt<br />
2 adet taze soğan<br />
Yarım demet dereotu<br />
Yarım demet maydanoz<br />
1 yemek kaşığı zeytinyağı<br />
Yarım çay kaşığı karabiber<br />
Yarım çay kaşığı kırmızı toz biber<br />
İsteğe göre az miktarda tuz</p>

<p>Servis için:</p>

<p>200 gram sade yoğurt<br />
İsteğe göre 1 küçük diş sarımsak<br />
Taze dereotu</p>

<p>Fırında kabak mücver nasıl yapılır?</p>

<p>1. Fırını 190 derece alt-üst ayarda önceden ısıtın.</p>

<p>2. Kabakları yıkayıp iri tarafıyla rendeleyin. Rendelenmiş kabakları temiz bir mutfak bezi veya tülbent içine alın ve fazla suyunu mümkün olduğunca sıkın.</p>

<p>3. Suyu alınmış kabakları geniş bir karıştırma kabına aktarın.</p>

<p>4. Taze soğan, dereotu ve maydanozu ince ince doğrayarak kabağa ekleyin.</p>

<p>5. Yumurtaları ayrı bir kapta hafifçe çırpın. Yoğurt ve lor peynirini ekleyip karıştırın.</p>

<p>6. Yumurtalı karışımı kabakların üzerine dökün.</p>

<p>7. Tam buğday unu, karabiber ve kırmızı toz biberi ekleyin. Kullanacaksanız kontrollü miktarda tuz ilave edin.</p>

<p>8. Bütün malzemeleri homojen bir karışım elde edene kadar karıştırın. Karışım akışkan değil, kaşıkla şekil verilebilecek kıvamda olmalıdır.</p>

<p>9. Fırın tepsisine pişirme kağıdı serin. Kağıdın yüzeyini zeytinyağının bir kısmıyla çok hafif yağlayın.</p>

<p>10. Mücver karışımından büyük bir yemek kaşığı kadar alın ve tepsiye yerleştirin. Kaşığın arkasıyla hafifçe bastırarak yaklaşık 1-1,5 santimetre kalınlığında yuvarlaklar oluşturun.</p>

<p>11. Kalan zeytinyağını mücverlerin üzerine ince bir tabaka halinde sürün.</p>

<p>12. Önceden ısıtılmış 190 derece fırında yaklaşık 15 dakika pişirin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>13. Alt tarafları renk almaya başladığında mücverleri dikkatlice çevirin.</p>

<p>14. Yaklaşık 10-15 dakika daha, iki tarafı da hafifçe kızarana kadar pişirin.</p>

<p>15. Fırından çıkardıktan sonra 3-5 dakika dinlendirin ve sıcak ya da ılık servis edin.</p>

<p>Şefin püf noktası</p>

<p>Fırında kabak mücverin başarısını belirleyen en önemli aşama rendelenmiş kabağın suyunu iyi sıkmaktır. Kabak fazla su içerdiğinde mücver karışımı sulanır ve fırında kızarmak yerine yumuşak, hamurumsu bir kıvam alabilir.</p>

<p>Un miktarını baştan artırmak yerine önce kabağın suyunu iyice alın. Böylece gereksiz miktarda un kullanmadan daha yoğun bir mücver kıvamı elde edilebilir.</p>

<p>Mücverleri çok kalın hazırlamayın. İnce ve birbirine yakın kalınlıkta hazırlanan parçalar daha eşit pişer ve kenarları daha kolay kızarır.</p>

<p>Daha sağlıklı hale nasıl getirilebilir?</p>

<p>Kızartma yerine fırında pişirmek tarifte kullanılan yağ miktarını kontrol etmeyi kolaylaştırır. Zeytinyağını doğrudan dökmek yerine ölçerek kullanmak toplam enerji miktarının gereksiz yere yükselmesini önleyebilir.</p>

<p>Peynir seçiminde tuz oranı düşük lor veya benzeri taze peynirler tercih edilebilir. Peynir yeterince tuzluysa karışıma ayrıca tuz eklemek gerekmeyebilir.</p>

<p>Sebze miktarını artırmak isteyenler karışıma rendelenmiş havuç veya ince kıyılmış ıspanak ekleyebilir. Ancak eklenen sebzelerin su miktarı tarifin kıvamını değiştirebileceğinden un miktarının yeniden ayarlanması gerekebilir.</p>

<p>Kimler için uygun?</p>

<p>Fırında kabak mücver, sebze ağırlıklı ve kızartılmadan hazırlanan bir öğün arayanlar için uygun seçeneklerden biridir.</p>

<p>Yumurta ve süt ürünlerini tüketen vejetaryen beslenme biçimine uygundur.</p>

<p>Standart tarif tam buğday unu içerdiğinden glutensiz değildir. Glutensiz hazırlanmak istenirse buğday unu yerine uygun ve sertifikalı glutensiz bir un kullanılmalıdır. Kullanılan diğer paketli ürünlerin de gluten açısından kontrol edilmesi gerekir.</p>

<p>Yumurta veya süt proteini alerjisi bulunan kişiler standart tarifi tüketmemelidir.</p>

<p>Fırında kabak mücver kaç kaloridir?</p>

<p>Verilen ölçülerle hazırlanan tarifin bir porsiyonu yaklaşık 220 kalori sağlayabilir. Kesin değer porsiyon büyüklüğüne, kullanılan peynirin yağ oranına ve zeytinyağı miktarına göre değişir.</p>

<p>Fırında kabak mücver neden sulanır?</p>

<p>En yaygın neden kabağın suyunun yeterince sıkılmamasıdır. Kabak rendelendikten sonra fazla suyunun çıkarılması gerekir. Yoğurt miktarının fazla olması veya çok sulu peynir kullanılması da karışımın gevşemesine neden olabilir.</p>

<p>Fırında mücverin çıtır olması için ne yapılmalı?</p>

<p>Kabağın suyunu iyice sıkmak, mücverleri ince hazırlamak, tepsiyi aşırı doldurmamak ve önceden ısıtılmış fırın kullanmak daha iyi kızarmalarına yardımcı olur.</p>

<p>Mücver harcı önceden hazırlanabilir mi?</p>

<p>Kabak tuz ve diğer malzemelerle bekledikçe su bırakabileceği için harcı uzun süre önceden hazırlamak ideal değildir. Sebzeler önceden doğranabilir ancak yumurta, un ve tuzun pişirmeye yakın eklenmesi daha iyi sonuç verir.</p>

<p>Fırında kabak mücverin yanına ne gider?</p>

<p>Sade veya sarımsaklı yoğurt mücverin en pratik eşlikçilerinden biridir. Domates, salatalık ve bol yeşillikten oluşan bir salatayla birlikte hafif bir ana öğün olarak servis edilebilir.</p>

<p>Saklama ve servis</p>

<p>Artan mücverler tamamen soğuduktan sonra kapalı bir saklama kabına alınarak buzdolabında muhafaza edilebilir. Gıda güvenliği ve doku açısından birkaç gün içinde tüketilmesi uygundur.</p>

<p>Yeniden servis ederken mikrodalga yerine kısa süre fırın veya airfryer kullanılması dış yüzeyin yeniden daha iyi bir doku kazanmasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Fırında kabak mücver, klasik mücver lezzetini kızartma işlemi olmadan sofraya taşımanın pratik yollarından biri. Kabak, yumurta, lor ve bol yeşillikle hazırlanan tarif hem sıcak hem de ılık tüketilebilir.</p>

<p>Yanına yoğurt ve bol yeşillikli bir salata eklendiğinde özellikle hafif bir akşam yemeği arayanlar için pratik bir seçenek oluşturabilir. Temel tarif; farklı sebzeler, baharatlar ve yeşilliklerle de kolayca çeşitlendirilebilir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı – Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER 2022)<br />
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı – Sağlıklı Yemek Tabağım<br />
USDA – FoodData Central </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/firinda-kabak-mucver-tarifi-hafif-ve-pratik-aksam-yemegi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 22:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0068.jpeg" type="image/jpeg" length="25712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Droevig Nieuws in België: Dr. Tezcan Türkben Overleden]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/droevig-nieuws-in-belgie-dr-tezcan-turkben-overleden</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/droevig-nieuws-in-belgie-dr-tezcan-turkben-overleden" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[De Belgische onderwijswereld heeft afscheid moeten nemen van Dr. Tezcan Türkben. De 54-jarige docente, die jarenlang actief was in het islamitisch godsdienstonderwijs en de lerarenopleiding, is na een strijd tegen kanker overleden.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkben, geboren in Genk, wijdde een belangrijk deel van haar professionele leven aan onderwijs en de opleiding van toekomstige leerkrachten. Ze was verbonden aan UC Leuven-Limburg (UCLL), waar ze toekomstige leerkrachten islamitische godsdienst begeleidde en opleidde.</p>

<p>Geboren in Genk, gestudeerd in Turkije</p>

<p>Tezcan Türkben werd geboren in Genk. Na haar lagere school verhuisde ze met haar familie naar Turkije, waar ze haar opleiding voortzette.</p>

<p>Ze studeerde islamitische wetenschappen aan de Marmara Universiteit. In 2003 keerde ze met haar gezin terug naar België. Vanaf 2005 werkte ze als leerkracht islamitische godsdienst in het secundair onderwijs.</p>

<p>Later zette ze haar ervaring in binnen de lerarenopleiding van UCLL en droeg ze bij aan de vorming van een nieuwe generatie leerkrachten.</p>

<p>Ze voltooide haar doctoraat tijdens haar kankerbehandeling</p>

<p>In oktober 2020 kreeg Türkben de diagnose borstkanker. Ondanks haar behandeling bleef ze actief in het onderwijs en zette ze haar academische werkzaamheden voort.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>In 2021 voltooide ze haar doctoraat aan de Marmara Universiteit, binnen het vakgebied Hadith van de afdeling Fundamentele Islamitische Wetenschappen.</p>

<p>Haar proefschrift, onder begeleiding van Prof. Dr. Aynur Uraler, behandelde de structuur van het geloof aan de hand van de overleveringen in het werk Şuabü’l-İman van al-Bayhaqi.</p>

<p>Jarenlange inzet voor toekomstige leerkrachten</p>

<p>Türkben speelde jarenlang een actieve rol in de opleiding en begeleiding van toekomstige leerkrachten islamitische godsdienst. Naast haar werkzaamheden bij UCLL werkte ze ook samen met KU Leuven.</p>

<p>Na haar overlijden benadrukte de Faculteit Theologie en Religiewetenschappen van KU Leuven haar jarenlange inzet voor het onderwijs en haar bijdrage aan de samenwerking rond islamitische theologie en godsdienstonderwijs.</p>

<p>Ook UCLL herdacht Türkben als een betrokken docente die haar studenten nauw begeleidde en hen ondersteunde in hun ontwikkeling tot leerkracht.</p>

<p>Dialoog en respect stonden centraal</p>

<p>In haar onderwijs hechtte Türkben veel belang aan ontmoeting en dialoog tussen verschillende religies en levensbeschouwingen. Luisteren naar elkaar en respect voor verschillende identiteiten vormden belangrijke uitgangspunten in haar werk.</p>

<p>Het overlijden van Dr. Tezcan Türkben heeft veel verdriet veroorzaakt bij haar familie, studenten, oud-studenten, collega’s en de bredere onderwijsgemeenschap.</p>

<p>Met haar jarenlange inzet voor het onderwijs en haar bijdrage aan de opleiding van toekomstige leerkrachten laat Dr. Tezcan Türkben een blijvende herinnering na.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayıplarımız</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/droevig-nieuws-in-belgie-dr-tezcan-turkben-overleden</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0062.jpeg" type="image/jpeg" length="36623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika’da Acı Kayıp: Dr. Tezcan Türkben Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/belcikada-aci-kayip-dr-tezcan-turkben-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/belcikada-aci-kayip-dr-tezcan-turkben-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika’da İslam din eğitimi alanında uzun yıllar görev yapan UCLL öğretim elemanı Dr. Tezcan Türkben, 54 yaşında hayatını kaybetti. Türkben, kanser tedavisi gördüğü dönemde akademik çalışmalarını sürdürerek 2021 yılında Marmara Üniversitesi’nde doktorasını tamamlamıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser Tedavisi Sürerken Doktorasını Tamamlamıştı: Dr. Tezcan Türkben Vefat Etti</p>

<p>Belçika’da eğitim ve İslam din eğitimi alanında uzun yıllar görev yapan Dr. Tezcan Türkben hayatını kaybetti.</p>

<p>Belçika basınında yer alan bilgilere göre 54 yaşındaki Türkben, bir süredir kanserle mücadele ediyordu. Vefatının ardından görev yaptığı eğitim kurumları, meslektaşları, öğrencileri ve mezunları tarafından taziye mesajları yayımlandı.</p>

<p>UCLL’de gelecek nesil öğretmenleri yetiştirdi</p>

<p>Genk doğumlu olan Tezcan Türkben, ilkokul eğitiminin ardından ailesiyle birlikte Türkiye’ye taşındı.</p>

<p>Türkiye’de İslami ilimler alanında eğitim gören Türkben, Marmara Üniversitesi’nde yükseköğrenimini sürdürdü. 2003 yılında ailesiyle birlikte yeniden Belçika’ya döndü.</p>

<p>Türkben, 2005 yılından itibaren ortaöğretimde İslam dini öğretmeni olarak görev yaptı. Daha sonra öğretmen yetiştirme alanına yönelerek UC Leuven-Limburg’da (UCLL) İslam dini alanında öğretim elemanı olarak çalışmaya başladı.</p>

<p>Yıllar boyunca geleceğin İslam dini öğretmenlerinin yetişmesine katkıda bulunan Türkben, öğrencileriyle yakın ilgisi ve eğitim alanındaki çalışmalarıyla tanındı.</p>

<p>Kanser tedavisi sırasında doktorasını tamamladı</p>

<p>Tezcan Türkben’in akademik yaşamındaki dikkat çekici dönüm noktalarından biri 2021 yılında gerçekleşti.</p>

<p>Türkben’e Ekim 2020’de meme kanseri tanısı konuldu. Tedavi sürecine rağmen eğitim ve akademik çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p>Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı Hadis Bilim Dalı’nda yürüttüğü doktora çalışmasını 2021 yılında tamamladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aynur Uraler danışmanlığında hazırladığı doktora tezinin başlığı “Beyhakî’nin Şuabü’l-İman Adlı Eserindeki Hadisler Çerçevesinde İmanın Yapısı” idi.</p>

<p>Marmara Üniversitesi kayıtlarında çalışma, 2021 yılında tamamlanan doktora tezi olarak yer alıyor.</p>

<p>KU Leuven: Kalıcı bir iz bıraktı</p>

<p>Dr. Tezcan Türkben’in vefatının ardından KU Leuven İlahiyat ve Din Bilimleri Fakültesi de bir taziye mesajı yayımladı.</p>

<p>Fakülte, Türkben’in uzun yıllar UCLL ve CVO bünyesinde geleceğin İslam dini öğretmenlerinin yetiştirilmesi ve rehberliğinde bilgi ve deneyimini aktardığını belirtti.</p>

<p>Türkben’in KU Leuven ile de uzun süreli akademik iş birliği yürüttüğü, İslam Teolojisi Özel Danışma Komisyonu ile fakülte ve yüksekokullardaki İslam dini öğretim elemanları arasındaki iş birliği çalışmalarında görev aldığı kaydedildi.</p>

<p>Ayrıca İslam Teolojisi eğitiminin tanıtılmasına katkı sunduğu ve Dünya Dinleri yüksek lisans programı kapsamındaki derslere akademik katkıda bulunduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UCLL'den taziye mesajı</p>

<p>Görev yaptığı UCLL de Türkben’in ardından yayımladığı mesajda, onu öğrencilerini yakından takip eden ve güçlü İslam dini öğretmenleri olarak yetişmelerine yardımcı olan, son derece ilgili bir öğretim elemanı olarak nitelendirdi.</p>

<p>Üniversite koleji, Türkben’in kanser tedavisi sırasında doktorasını tamamladığına da dikkat çekti.</p>

<p>UCLL açıklamasında ayrıca Türkben’in dinler ve dünya görüşleri arasındaki diyaloğa önem verdiği, karşılaşma, dinleme ve farklı kimliklere saygıyı eğitimin önemli bir parçası olarak gördüğü ifade edildi.</p>

<p>Öğrencileri ve meslektaşları yasa boğuldu</p>

<p>Dr. Tezcan Türkben’in vefatı, Belçika’daki İslam din eğitimi camiasında ve yetiştirdiği öğrenciler arasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Uzun yıllar öğretmen yetiştiren Türkben’in eğitim alanındaki çalışmalarının farklı kuşaklardan çok sayıda öğretmene ulaştığı belirtiliyor.</p>

<p>Cenaze namazının Genk’in Sledderlo bölgesindeki Yunus Emre Camii’nde kılındığı bildirildi.</p>

<p>Dr. Tezcan Türkben kimdir?</p>

<p>Tezcan Türkben, Belçika’nın Genk kentinde dünyaya geldi. Bir maden işçisinin kızı olan Türkben, ilkokuldan sonra ailesiyle Türkiye’ye taşındı.</p>

<p>Marmara Üniversitesi’nde İslam teolojisi alanında eğitim aldı. 2003 yılında Belçika’ya döndü ve 2005’ten itibaren İslam dini öğretmeni olarak çalışmaya başladı.</p>

<p>Daha sonra UCLL’de öğretmen yetiştirme programında görev alan Türkben, geleceğin İslam dini öğretmenlerinin eğitimine katkı sundu.</p>

<p>Akademik çalışmalarına da devam eden Türkben, 2021 yılında Marmara Üniversitesi’nde Temel İslam Bilimleri-Hadis alanındaki doktorasını tamamladı.</p>

<p>Dr. Tezcan Türkben, 2026 yılında 54 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayıplarımız</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/belcikada-aci-kayip-dr-tezcan-turkben-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 22:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0061.jpeg" type="image/jpeg" length="72450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boyun Kütletmek Tehlikeli mi? Damar Yaralanması ve İnme Riski]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/boyun-kutletmek-tehlikeli-mi-damar-yaralanmasi-ve-inme-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/boyun-kutletmek-tehlikeli-mi-damar-yaralanmasi-ve-inme-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Boyundan gelen tek tük kütleme sesi çoğu zaman tehlike anlamına gelmez. Ancak boynu zorlayarak, hızla çevirerek yapılan manipülasyonlar nadir de olsa ciddi damar ve sinir sorunlarıyla ilişkilendiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Boyun kütletmek denildiğinde iki farklı durum birbirine karıştırılabiliyor. Boynu normal hareket ettirirken eklemden kendiliğinden ses gelmesi ile başı hızla döndürerek veya elle kuvvet uygulayarak boynu kütletmek aynı şey değil.</p>

<p>Ara sıra, ağrısız biçimde ortaya çıkan eklem sesi tek başına ciddi bir hastalık göstergesi değildir. Daha fazla dikkat gerektiren durum, boyuna yüksek hızda dönme, germe veya itme kuvveti uygulanmasıdır. Bu tür hareketler özellikle boyundaki atardamarlarla ilgili nadir fakat ciddi komplikasyonlar nedeniyle tıp literatüründe uzun süredir tartışılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boyun neden “kütler”?</p>

<p>Eklemden duyulan çıtlama veya kütleme sesi çoğu zaman eklem yüzeylerinin hareketi ve eklem sıvısında meydana gelen basınç değişiklikleriyle ilişkilidir. Sesin çıkması, omurun “yerine oturduğu” ya da bir problemin tedavi edildiği anlamına gelmez.</p>

<p>Bilimsel literatürde eklem sesinin kendisinin özel bir tedavi edici fayda sağladığını gösteren güçlü kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Asıl risk kütleme sesi değil, uygulanan kuvvet</p>

<p>Boyun güvenliği açısından önemli nokta sesin yüksekliği değil, boyna nasıl hareket yaptırıldığıdır.</p>

<p>Başın son hareket sınırına kadar çevrilmesi, hızlı rotasyon yapılması veya ani ve güçlü manipülasyon uygulanması boyundaki kaslar, bağlar, eklemler ve sinir dokuları üzerinde yük oluşturabilir.</p>

<p>Daha ciddi tartışma ise karotis ve vertebral arter adı verilen, beyne kan taşıyan damarlarla ilgilidir.</p>

<p>Boyun kütletmek damar yırtılmasına neden olabilir mi?</p>

<p>Boyundaki karotis veya vertebral arterin duvar tabakalarının ayrılmasına “servikal arter diseksiyonu” adı verilir. Diseksiyon bazı kişilerde herhangi bir belirgin travma olmadan gelişebilirken bazen küçük mekanik travmalarla da ilişkilendirilebilir.</p>

<p>American Heart Association'ın 2024 bilimsel açıklamasına göre servikal arter diseksiyonu; kişisel yatkınlık, anatomik özellikler, bazı bağ dokusu hastalıkları ve küçük travmaların etkileşimi sonucunda ortaya çıkabilir.</p>

<p>Boyun manipülasyonu ile servikal arter diseksiyonu arasında geçmiş çalışmalarda istatistiksel bir ilişki bildirilmiştir. Ancak bunun doğrudan neden-sonuç ilişkisi olduğu kesin biçimde kanıtlanmış değildir.</p>

<p>Bunun önemli bir nedeni şu: Damar diseksiyonu daha inme gelişmeden boyun ağrısı veya baş ağrısı yapabilir. Kişi bu ağrı nedeniyle boynunu kütletebilir veya manipülasyon yaptırabilir. Böyle bir durumda diseksiyon manipülasyondan önce başlamış olabilir.</p>

<p>Öte yandan güçlü ve hızlı boyun hareketlerinin bazı hassas kişilerde damar duvarına mekanik yük bindirebileceği ihtimali de tamamen dışlanmış değildir.</p>

<p>Bu nedenle “boyun kütletmek kesinlikle inmeye yol açar” demek de “hiçbir riski yoktur” demek de mevcut kanıtları doğru yansıtmaz.</p>

<p>Risk ne kadar büyük?</p>

<p>Servikal arter diseksiyonu toplum genelinde nadir görülen bir durumdur. Boyun manipülasyonu sonrasında gelişebilecek ciddi damar komplikasyonlarının kesin sıklığını hesaplamak ise zordur.</p>

<p>Ciddi yan etkileri inceleyen sistematik derlemelerde arter diseksiyonu ve buna bağlı nörolojik olaylar bildirilmiştir. Fakat vaka bildirimleri, bir işlemin gerçek risk oranını belirlemek veya her olayda doğrudan nedensellik kurmak için yeterli değildir.</p>

<p>Riskin düşük olması, sonuçlarının önemsiz olduğu anlamına gelmez. Servikal arter diseksiyonu özellikle genç ve orta yaşlı yetişkinlerde inmenin önemli nedenlerinden biridir.</p>

<p>Herkesin kendi boynunu kütletmesi aynı riski taşır mı?</p>

<p>Boynu hafifçe hareket ettirirken kendiliğinden gelen tek bir çıtlama ile boynu iki elle tutup son sınıra kadar döndürerek hızlı şekilde kütletmek aynı mekanik yükü oluşturmaz.</p>

<p>Özellikle ağrıya rağmen hareketi zorlamak, tekrar tekrar kuvvet uygulamak veya başkasına kontrolsüz biçimde boyun manipülasyonu yaptırmak kaçınılması gereken davranışlardır.</p>

<p>Boynun sürekli kütletilmesi gerektiği hissi de değerlendirmeye değerdir. Süregelen kas gerginliği, duruş problemi, uzun süre ekran kullanımı, eklem hareket kısıtlılığı veya başka kas-iskelet sistemi sorunları bu ihtiyacın arkasında olabilir.</p>

<p>Boyun kütletme sonrası hangi belirtiler tehlikeli olabilir?</p>

<p>Boyun manipülasyonu veya ani boyun hareketinden sonra özellikle alışılmadık ve yeni başlayan şiddetli boyun ya da baş ağrısı önemsenmelidir.</p>

<p>Aşağıdaki belirtilerin eşlik etmesi acil tıbbi değerlendirme gerektirir:</p>

<p>Ani gelişen yüz, kol veya bacak güçsüzlüğü ya da uyuşması</p>

<p>Konuşma bozukluğu veya söylenenleri anlamakta güçlük</p>

<p>Çift görme veya ani görme değişikliği</p>

<p>Belirgin baş dönmesi ve dengesizlik</p>

<p>Yürümede güçlük</p>

<p>Yutma güçlüğü</p>

<p>Yüzün bir tarafında düşme</p>

<p>Bir göz kapağında ani düşüklük veya göz bebeklerinde belirgin eşitsizlik</p>

<p>Alışılmadık derecede şiddetli ve yeni başlayan baş ya da boyun ağrısı</p>

<p>American Heart Association verilerinde baş ağrısı ve boyun ağrısının servikal arter diseksiyonunun sık görülen ilk belirtileri arasında olduğu belirtiliyor. Bu ağrılar bazen nörolojik belirtilerden önce başlayabiliyor.</p>

<p>Boyun ağrısı varsa ne yapılabilir?</p>

<p>Boyun ağrısı veya tutukluğunda amaç mutlaka eklemden ses çıkarmak olmamalıdır.</p>

<p>Hafif ve yeni başlamış kas kaynaklı yakınmalarda günlük hareketliliği korumak, uzun süre aynı pozisyonda kalmamak ve boynu ağrı sınırının ötesine zorlamamak daha uygun bir yaklaşımdır.</p>

<p>Tekrarlayan, giderek artan veya kola yayılan ağrı; uyuşma, güç kaybı, travma öyküsü ya da şiddetli baş ağrısıyla birlikteyse profesyonel değerlendirme gerekir.</p>

<p>Boynu kendi kendine hızlı ve kuvvetli biçimde döndürerek kütletmek yerine ağrının nedenini belirlemek daha güvenlidir.</p>

<p>Kütleme sesi başarı göstergesi değildir</p>

<p>Boyun manipülasyonundan sonra duyulan güçlü bir “çıt” sesi işlemin başarılı olduğunu kanıtlamaz. Ses çıkmaması da eklemde mutlaka bir sorun bulunduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Rahatlama hissi kısa süreli olabilir ve sesin kendisi ile tedavi başarısı arasında güvenilir bir bağlantı gösterilmiş değildir.</p>

<p>Bu nedenle boyun sağlığında hedef “kütletmek” değil; ağrısız hareket açıklığını korumak, altta yatan problemi belirlemek ve gerekiyorsa uygun egzersiz veya tedaviyi planlamaktır.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Boyun hareketi veya manipülasyon sonrası ani ve şiddetli baş-boyun ağrısı, güçsüzlük, konuşma ya da görme bozukluğu, belirgin baş dönmesi gibi belirtilerde gecikmeden acil tıbbi değerlendirme alın.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>American Heart Association, Treatment and Outcomes of Cervical Artery Dissection in Adults: A Scientific Statement, Stroke, 2024</p>

<p>American Heart Association/American Stroke Association, Cervical Arterial Dissections and Association With Cervical Manipulative Therapy, Stroke</p>

<p>Kranenburg ve arkadaşları, Serious Adverse Events Associated With Conservative Physical Procedures Directed Towards the Cervical Spine: A Systematic Review, 2024</p>

<p>Carrasco-Uribarren ve arkadaşları, Cervical Manipulation Versus Thoracic or Cervicothoracic Manipulations for the Management of Neck Pain, Systematic Review and Meta-analysis, 2024</p>

<p>Reggars, The Therapeutic Benefit of the Audible Release Associated With Spinal Manipulative Therapy: A Critical Review </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/boyun-kutletmek-tehlikeli-mi-damar-yaralanmasi-ve-inme-riski</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 21:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0058.jpeg" type="image/jpeg" length="99833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="99150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="90307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="15614"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="32161"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="62641"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
