<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 07:38:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ozempic için dikkat çeken araştırma: Ruh sağlığında da umut veren etki]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ozempic-icin-dikkat-ceken-arastirma-ruh-sagliginda-da-umut-veren-etki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ozempic-icin-dikkat-ceken-arastirma-ruh-sagliginda-da-umut-veren-etki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ozempic ve benzeri semaglutid içeren ilaçlarla ilgili yayımlanan geniş kapsamlı yeni araştırma, bu tedavilerin yalnızca kilo ve kan şekeri kontrolünde değil, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunların kötüleşme riskinde de düşüşle ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak uzmanlar, verilerin umut verici olduğunu, yine de kesin hüküm için kontrollü klinik çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor.</p>

<p>Semaglutid içeren GLP-1 grubu ilaçlar bugüne kadar daha çok obezite ve tip 2 diyabet tedavisindeki etkileriyle gündeme geliyordu. Şimdi ise aynı ilaçların ruh sağlığı alanında da dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğu görülüyor. Newsweek’in gündeme taşıdığı yeni araştırma, özellikle depresyon ve anksiyete tanısı bulunan kişilerde semaglutid kullanımının daha iyi ruhsal sonuçlarla ilişkili olabileceğini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>The Lancet Psychiatry’de yayımlanan çalışmada, İsveç’te depresyon veya anksiyete tanısı bulunan 95 bin 490 kişinin sağlık kayıtları incelendi. Araştırma 2009 ile 2022 yılları arasındaki ulusal veriler üzerinden yürütüldü. Bilim insanları, aynı kişilerin ilacı kullandıkları dönemlerle kullanmadıkları dönemleri karşılaştırarak GLP-1 ilaçlarının ruh sağlığı üzerindeki olası etkisini değerlendirdi.</p>

<p>Semaglutid en güçlü sinyali verdi</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonucu semaglutid tarafında görüldü. Bulgulara göre semaglutid kullanılan dönemlerde, psikiyatrik nedenlerle hastane başvurusu veya ruh sağlığına bağlı iş göremezlik gibi ciddi kötüleşme riskinde yüzde 42’lik düşüş saptandı. Depresyon kötüleşmesinde yüzde 44, anksiyete bozukluklarında yüzde 38 ve madde kullanım bozukluğunda yüzde 47 oranında daha düşük risk bildirildi.</p>

<p>Aynı araştırmada liraglutid için daha sınırlı düzeyde olumlu sinyal görüldü. Buna karşılık exenatide ve dulaglutid için benzer ölçüde anlamlı bir ruh sağlığı avantajı saptanmadı. Bu nedenle mevcut veriler içinde en güçlü işaretin semaglutid lehine oluştuğu belirtiliyor.</p>

<p>Bu sonuç ne anlama geliyor?</p>

<p>Araştırmacılar, bu bulgunun “semaglutid depresyon tedavisidir” şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çiziyor. Çünkü çalışma gözlemsel nitelikte. Yani ilaçla ruh sağlığı arasındaki ilişki güçlü görünse de bunun doğrudan neden-sonuç bağı kurduğu henüz söylenemiyor. Kilo kaybı, kan şekeri kontrolünün düzelmesi, yaşam kalitesindeki artış ve beyindeki ödül sistemi üzerindeki muhtemel etkiler bu sonucun arkasındaki olası nedenler arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Karolinska Enstitüsü’nden araştırmacılar da sonuçları temkinli biçimde yorumladı. Araştırmanın kıdemli yazarlarından Prof. Jari Tiihonen, bulguların özellikle semaglutid için daha iyi ruh sağlığına işaret ettiğini ancak bunun doğrulanması için kontrollü klinik deneylerin gerektiğini belirtti.</p>

<p>Uzmanlar neden temkinli konuşuyor?</p>

<p>Bilim dünyasında bu tür çalışmalar önemli kabul edilse de, tek başına yeterli sayılmıyor. Science Media Centre’a değerlendirme yapan uzmanlar, semaglutid kullanan kişilerde görülen iyileşmenin doğrudan beynin kimyasına bağlı mı yoksa kilo kaybı ve metabolik düzelmeye bağlı dolaylı bir sonuç mu olduğunun henüz netleşmediğini vurguladı. Bu nedenle eldeki veri güçlü bir sinyal taşısa da, klinik uygulamaya ruh sağlığı tedavisi olarak doğrudan yansıtılması için henüz erken olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Yine de çalışmanın önemi küçümsenmiyor. Çünkü bugüne kadar GLP-1 ilaçlarıyla ilgili tartışmalar çoğu zaman psikiyatrik riskler üzerinden yürüyordu. Son veriler ise en azından semaglutid için tabloyu farklı bir yöne çeviriyor. Hem bağımsız uzman görüşleri hem de düzenleyici kurum değerlendirmeleri, bu ilaçların intihar düşüncesi veya davranışını artırdığına dair güçlü bir kanıt olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Yeni bir dönemin kapısı aralanabilir</p>

<p>Mevcut araştırma, semaglutidin yalnızca metabolik hastalıklar için değil, ruh sağlığı alanında da yeni sorular doğurduğunu gösteriyor. Şimdilik kesin olan şu: eldeki en güçlü kanıt, semaglutid kullanan kişilerde depresyon ve anksiyete gibi sorunların kötüleşme riskinin daha düşük seyredebileceğine işaret ediyor. Ancak bunun gerçek bir tedavi etkisi olup olmadığını söylemek için bilim dünyasının bir adım daha ileri gitmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ozempic-icin-dikkat-ceken-arastirma-ruh-sagliginda-da-umut-veren-etki</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6832.jpeg" type="image/jpeg" length="99489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[New Jersey’de yaşayan Türk aile yardım bekliyor: 5 yıllık zorlu mücadele sürüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/new-jerseyde-yasayan-turk-aile-yardim-bekliyor-5-yillik-zorlu-mucadele-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/new-jerseyde-yasayan-turk-aile-yardim-bekliyor-5-yillik-zorlu-mucadele-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[New Jersey’de yaşayan Türk aile yardım bekliyor: 5 yıllık zorlu mücadele sürüyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile, uzun süredir devam eden tedavi süreci, gerekli ameliyatlar ve artan yaşam giderleri nedeniyle destek çağrısında bulundu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre süreç, 2021 yılında art arda yaşanan ve ailenin kusurunun bulunmadığı trafik kazaları sonrası başladı. Kazaların ardından Samet Sezer’de ciddi ağrılar oluştu. Uzun tedavi süreci boyunca ameliyat, enjeksiyon, epidural uygulamalar ve farklı tedavi yöntemleri denendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak tüm bu müdahalelere rağmen tam anlamıyla iyileşme sağlanamadı. Doktorların, gelinen noktada ikinci bir operasyon olarak füzyon ameliyatını gerekli gördüğü ifade edildi.</p>

<p>Ailenin yaşadığı zorluklar bununla da sınırlı kalmadı. Mart 2026’da bir trafik kazası daha geçiren aile, bu kez mevcut sağlık sorunlarına ek olarak yeni yaralanmalar ve yeni tedavi ihtiyaçlarıyla karşı karşıya kaldı. Son kazada aile aracının da kullanılamaz hale geldiği belirtildi.</p>

<p>Uzun süredir bu ağır tabloyla kendi imkânlarıyla mücadele etmeye çalışan ailenin, devam eden tedaviler, gerekli ameliyat ve sigorta kapsamının yetersiz kalması nedeniyle artık desteğe ihtiyaç duyduğu kaydedildi. Yaşanan sürecin, ailenin temel yaşam giderlerini karşılamasını da her geçen gün daha zor hale getirdiği aktarıldı.</p>

<p>Aileye yakın çevreler, yapılacak her bağışın ve her paylaşımın bu süreçte büyük önem taşıdığını belirterek destek çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/new-jerseyde-yasayan-turk-aile-yardim-bekliyor-5-yillik-zorlu-mucadele-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6830-1.jpeg" type="image/jpeg" length="51220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[B12 nedir, yüksekliği ve düşüklüğü ne anlama gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/b12-nedir-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/b12-nedir-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kan tahlilinde B12 sonucunun düşük ya da yüksek çıkması, birçok kişide aynı soruyu doğuruyor: “Bu değer tam olarak neyi anlatıyor?” B12 vitamini; kırmızı kan hücrelerinin üretiminde, sinir sisteminin sağlıklı çalışmasında ve DNA sentezinde önemli rol oynar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu yüzden B12 düşüklüğü yalnızca halsizlikle sınırlı kalmayabilir; uyuşma, unutkanlık, dilde hassasiyet ve denge sorunları gibi belirtilerle de kendini gösterebilir. Öte yandan B12 yüksekliği her zaman tehlikeli bir tablo anlamına gelmez; bazen takviye kullanımına, bazen de altta yatan başka durumlara işaret edebilir.</p>

<p>B12 nedir?</p>

<p>Vitamin B12, suda çözünen ve vücudun sinir hücrelerini koruması, sağlıklı kırmızı kan hücreleri üretmesi ve genetik materyal sentezini sürdürmesi için gerekli olan temel bir vitamindir. İnsan vücudu B12’yi kendi başına üretemez; bu nedenle besinlerle ya da gerektiğinde takviyelerle alınması gerekir. B12 daha çok et, balık, yumurta, süt ürünleri ve B12 ile zenginleştirilmiş bazı gıdalarda bulunur.</p>

<p>B12 neyi gösterir?</p>

<p>Kandaki B12 düzeyi, vücuttaki vitamin B12 durumuna dair fikir verir. Ancak tek başına kusursuz bir gösterge değildir. Çünkü bazı kişilerde kan B12 düzeyi sınırda ya da normal görünse bile gerçek doku eksikliği bulunabilir. Bu durumda metilmalonik asit (MMA) ve bazen homosistein gibi ek testler değerlendirmeye yardımcı olabilir. Cleveland Clinic, normal B12 seviyesine rağmen yüksek MMA saptanmasının erken ya da hafif B12 eksikliğini düşündürebileceğini belirtiyor.</p>

<p>B12 normal değeri nedir?</p>

<p>B12 için tek ve her laboratuvarda birebir aynı kabul edilen bir referans aralığı yoktur. MedlinePlus, normal değerlerin laboratuvara göre değişebileceğini ve pek çok laboratuvarda yaklaşık 160 ila 950 pikogram/mL aralığının kullanıldığını bildiriyor. Bu nedenle sonuç kağıdında yer alan laboratuvar referansı her zaman öncelikli kabul edilmelidir. Referans aralıkları yaş, ölçüm yöntemi ve kullanılan cihaza göre farklılaşabilir.</p>

<p>B12 yüksekliği neden olur?</p>

<p>B12 yüksekliği çoğu zaman B12 takviyesi kullanımı, enjeksiyon tedavisi veya zenginleştirilmiş ürün tüketimiyle ilişkilidir. Cleveland Clinic’e göre yüksek B12 düzeyleri çoğunlukla zararsızdır; ancak takviye ya da beslenme ile açıklanamayan yüksekliklerde karaciğer hastalığı, böbrek hastalığı, bazı kan hastalıkları veya başka altta yatan durumlar araştırılabilir. Yani yüksek B12 sonucu her zaman “vitamin fazlalığı hastalığı” anlamına gelmez, ama bağlamı görmek gerekir.</p>

<p>B12 düşüklüğü neden olur?</p>

<p>B12 düşüklüğü yetersiz alım kadar emilim bozukluğu nedeniyle de ortaya çıkabilir. NHS ve MedlinePlus’a göre uzun süre hayvansal gıdalardan fakir beslenme, pernisiyöz anemi, mide-bağırsak hastalıkları, bağırsak ameliyatları ve emilim kusurları B12 eksikliğine yol açabilir. İleri yaşta emilim kapasitesinin azalması da riski artırabilir. Bu nedenle B12 eksikliği sadece beslenme sorunu değil, bazen sindirim sisteminin “vitamini içeri alamaması” sorunudur.</p>

<p>B12 yüksek olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>Yüksek B12 çoğu kişide doğrudan belirti vermez. Cleveland Clinic, hiperkobalamineminin genellikle fark edilmeden saptandığını ve çoğu zaman tek başına sorun yaratmadığını belirtiyor. Belirti varsa bu daha çok altta yatan nedene bağlı olabilir. Bu yüzden yüksek B12 sonucu, özellikle takviye kullanmayan bir kişide görüldüğünde, klinik tabloyla birlikte yorumlanmalıdır.</p>

<p>B12 düşük olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>B12 düşüklüğü halsizlik, güçsüzlük, nefes darlığı, solukluk, iştahsızlık ve çarpıntı gibi kansızlık belirtilerine yol açabilir. Bunun yanında B12 eksikliğinin ayırt edici yönü sinir sistemiyle ilgili yakınmalar yapabilmesidir. NHS ve MedlinePlus; ellerde-ayaklarda uyuşma, karıncalanma, dilde kızarıklık ve hassasiyet, görme sorunları, unutkanlık, dikkat bozulması ve ruhsal değişikliklerin de görülebileceğini bildiriyor. Uzun süreli eksiklik sinir hasarına neden olabilir.</p>

<p>B12 hangi değerlerde dikkat edilmelidir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>B12 düzeyinde dikkat gerektiren eşik, yalnızca tek bir sayıya indirgenemez. Çünkü laboratuvarlar farklı referans aralıkları kullanabilir. Bununla birlikte referans alt sınırının altındaki sonuçlar, özellikle belirtilerle birlikteyse, daha yakından incelenir. Ayrıca normal sınıra yakın ya da “sınırda” sonuçlarda da eksiklik tamamen dışlanamayabilir; bu durumda MMA ve homosistein gibi testler gündeme gelebilir. Yani “normal görünüyor” ibaresi her zaman dosyanın kapandığı anlamına gelmez.</p>

<p>B12 sonucu hangi hastalıklarla ilişkili olabilir?</p>

<p>Düşük B12; vitamin eksikliği anemisi, pernisiyöz anemi, emilim bozukluğu ve bazı mide-bağırsak hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Yüksek B12 ise takviye kullanımı dışında karaciğer hastalığı, böbrek hastalığı ve bazı hematolojik ya da sistemik tablolarla bağlantılı olabilir. Bu nedenle hem düşük hem yüksek B12, “tek başına hastalık adı koyan” değil, başka sorular sorduran bir laboratuvar bulgusudur.</p>

<p>B12 sonucu tek başına ne ifade etmez?</p>

<p>Tek bir B12 değeriyle kesin hastalık tanısı konulmaz. Sonuçların mutlaka kişinin şikâyetleri, muayene bulguları, hemogram sonuçları ve gerektiğinde MMA ya da homosistein gibi ek testlerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle nörolojik belirtiler varsa, B12 düzeyi sınırda görünse bile klinik önem taşıyabilir. Bu yüzden sayı tek başına değil, tabloyla birlikte konuşur.</p>

<p>B12 kaç olursa tehlikeli?</p>

<p>Bu sorunun tek, evrensel ve herkes için geçerli bir rakamsal yanıtı yoktur. Tehlike, sadece sayının kendisine değil, belirtilere ve eşlik eden diğer testlere bağlıdır. Referans aralığının belirgin altındaki değerler, özellikle kansızlık, uyuşma, karıncalanma, unutkanlık ya da denge sorunu gibi belirtilerle birlikteyse daha ciddi değerlendirilir. Benzer şekilde açıklanamayan yüksek B12 düzeyleri de takviye kullanımıyla açıklanamıyorsa göz ardı edilmemelidir.</p>

<p>B12 için hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?</p>

<p>Sürekli halsizlik, nefes darlığı, el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, denge bozukluğu, unutkanlık, dilde yanma-kızarıklık, açıklanamayan kilo kaybı ya da B12 sonucunun referans dışı çıkması durumunda doktora başvurulmalıdır. Özellikle ileri yaşta olanlar, mide-bağırsak hastalığı bulunanlar, emilim sorunu yaşayanlar ve B12’den fakir beslenen kişiler için değerlendirme daha önemlidir.</p>

<p>Tek bir kan değeriyle kesin hastalık tanısı konulmaz. Referans aralıkları laboratuvara göre değişebilir. Sonuçlar mutlaka şikâyetler, muayene bulguları ve diğer testlerle birlikte değerlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİYOKİMYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/b12-nedir-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/biyokimya-kan.jpg" type="image/jpeg" length="90100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 2.764 işçi alımında yedekler için süreç başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-2764-isci-aliminda-yedekler-icin-surec-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-2764-isci-aliminda-yedekler-icin-surec-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 2 bin 764 sürekli işçi alımına ilişkin yedek adayların göreve başlama işlemleriyle ilgili duyuruyu yayımladı. Bakanlığın yayımladığı takvime göre yedek adaylar, 13 Nisan 2026 ile 27 Nisan 2026 tarihleri arasında başvuru işlemlerini tamamlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süreçte adaylardan istenen belgelerin, yerleştirildikleri hastanenin bağlı bulunduğu İl Sağlık Müdürlüğüne teslim edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı 2.764 sürekli işçi alımında yedek aday süreci resmen başladı</p>

<p>Yayımlanan duyuruda, taşra teşkilatı hizmet birimlerinde 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında gerçekleştirilen sürekli işçi alımı için daha önce noter huzurunda kura çekildiği hatırlatıldı. Asıl listede yer almasına rağmen evrak teslim etmeyen, başvurmayan, şartları taşımadığı belirlenen ya da göreve başlamayan adayların yerine yedek listenin ilk sırasından itibaren çağrı yapılacağı bildirildi.</p>

<p>Bu nedenle yedek listede bulunan adayların ilan edilen süreyi dikkatle takip etmesi ve belge teslim sürecini eksiksiz tamamlaması önem taşıyor.</p>

<p>Yedek işçi alımı başvuruları sadece İl Sağlık Müdürlüklerine yapılacak</p>

<p>Duyuruda en dikkat çeken ayrıntılardan biri başvuru şekli oldu. Buna göre başvurular yalnızca şahsen kabul edilecek. Posta, kargo ya da kurye ile gönderilen evraklar işleme alınmayacak.</p>

<p>Adayların başvuru belgelerini doğrudan ilgili İl Sağlık Müdürlüğüne ulaştırması gerekecek. Bu ayrıntı, son gün yoğunluğu ya da eksik evrak riski yaşayan adaylar açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı işçi alımında mazeretli adaylar için istisna tanındı</p>

<p>Hastalık veya doğum nedeniyle belgelerini kendisi teslim edemeyecek adaylar için sınırlı bir istisna getirildi. Buna göre, tabip raporunun ibraz edilmesi şartıyla birinci derece yakınlar aracılığıyla evrak teslimi yapılabilecek. Bu işlemin de yine 27 Nisan 2026 mesai bitimine kadar tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Askerlik görevinde bulunan adaylar için de ayrı bir uygulama öngörüldü. Bu adayların durumlarını belgelemeleri halinde birinci derece yakınları aracılığıyla başvuru evrakları teslim edilebilecek.</p>

<p>Askerde olan adaylar için göreve başlama tarihi ayrıca hesaplanacak</p>

<p>Duyuruda, askerlik nedeniyle göreve başlayamayan adaylara ilişkin ayrıntı da açıkça yer aldı. Buna göre askerlik görevini sürdüren adaylar, terhis tarihinden itibaren 30 gün içinde dilekçe ve atamaya esas belgelerini teslim ettikleri takdirde göreve başlatılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalık veya doğum mazereti nedeniyle göreve başlayamayan adaylar ise mazeretlerinin sona ermesinden sonraki 5 iş günü içinde görevlerine başlatılacak. Böylece mazeretli adayların hak kaybı yaşamasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Sürekli işçi alımında özel şartlar ve belge kontrolü belirleyici olacak</p>

<p>Bakanlık, değerlendirme sürecinde daha önce ilan edilen genel ve özel şartların esas alınacağını vurguladı. Buna göre adayların öğrenim durumları, başvurdukları unvana ilişkin nitelikleri ve istenen belgeleri tam ve doğru şekilde sunup sunmadıkları tek tek incelenecek.</p>

<p>Özellikle güvenlik görevlisi, temizlik görevlisi ve klinik destek elemanı gibi kadrolarda özel şartların belirleyici olacağı ifade edildi. Güvenlik görevlisi kadrosu için geçerli özel güvenlik kimlik kartı aranırken, klinik destek elemanı kadrosunda ise ilgili alanlardan mezuniyet şartı öne çıkıyor.</p>

<p>Arşiv araştırması sonucu uygun bulunan adayların ataması yapılacak</p>

<p>Belgeleri teslim edilen adaylar için yalnızca evrak kontrolüyle yetinilmeyecek. Duyuruya göre arşiv araştırması da 7315 sayılı Kanun kapsamında yürütülecek. Evrakları uygun bulunan ve araştırma sonucunda atamaya engel bir hali tespit edilmeyen adayların ataması gerçekleştirilecek.</p>

<p>Ataması tamamlanan adaylara ise İl Sağlık Müdürlükleri tarafından ayrıca tebligat gönderilecek.</p>

<p>Tebligat sonrası göreve başlamayanların ataması iptal edilecek</p>

<p>Bakanlık, göreve başlama sürecinde sürelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini de vurguladı. Askerlik, hastalık ve doğum gibi kabul edilen mazeretler dışında, tebligat tarihinden itibaren 10 gün içinde görevine başlamayan adayların atamalarının iptal edileceği belirtildi.</p>

<p>Bu nedenle özellikle yedek listeden çağrılan adayların hem duyuruları hem de resmi tebligat sürecini yakından izlemesi gerekiyor.</p>

<p>Yanlış beyanda bulunanlar için işlem yapılacak uyarısı</p>

<p>Duyuruda yer alan en sert uyarılardan biri ise gerçeğe aykırı beyanla ilgili oldu. Bakanlık, yanlış beyanda bulunduğu sonradan anlaşılan adayların göreve başlatılmayacağını açıkça belirtti. Göreve başlamış olsalar bile iş sözleşmelerinin feshedileceği, ayrıca haklarında yasal işlem başlatılacağı ifade edildi.</p>

<p>Bu madde, evrak teslim sürecinde sunulan her belgenin resmi incelemeye tabi tutulacağını bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-2764-isci-aliminda-yedekler-icin-surec-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2279.jpeg" type="image/jpeg" length="91156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahnedeki Kısa An Bahane Edildi, İsmail Türüt Hedefe Kondu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sahnedeki-kisa-an-bahane-edildi-ismail-turut-hedefe-kondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sahnedeki-kisa-an-bahane-edildi-ismail-turut-hedefe-kondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz müziğinin sevilen isimlerinden İsmail Türüt, Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri etkinliğinde sahnede yaşanan kısa bir an üzerinden Rize sosyal medyasında hedef haline getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şarkı söylediği sırada gelişen anlık bir refleksin farklı yönlere çekilmesi, birçok kişi tarafından haksız ve ölçüsüz bulundu.</p>

<p>Etkinlik sırasında Türüt’ün boynuna Rizespor atkısı takılmak istendiği, sanatçının ise performansını sürdürdüğü esnada buna anlık bir tepki verdiği görüldü. Kısa sürede yayılan görüntüler üzerinden yapılan yorumların önemli bölümü, olayın bütününden çok birkaç saniyelik bir ana odaklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahnede yaşanan kısa an neden büyütüldü</p>

<p>Sosyal medyada oluşan tartışmanın merkezinde, sahnede geçen birkaç saniyelik görüntü yer aldı. Ancak görüntünün tamamına bakıldığında, ortada organize bir gerilimden çok, sanatçının sahne akışı içinde verdiği doğal bir refleks olduğu değerlendirmeleri öne çıktı.</p>

<p>Bu nedenle birçok kişi, meselenin gereğinden fazla büyütüldüğünü ve İsmail Türüt’e yönelik yorumların ölçüyü aştığını savundu. Özellikle sanatçının o sırada şarkı söylediği ve sahne düzenini korumaya çalıştığı gerçeği, tartışmanın gölgesinde kaldı.</p>

<p>İsmail Türüt kimdir sorusunun ötesinde bir Karadeniz hafızası</p>

<p>İsmail Türüt, yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda Karadeniz’in kültürel hafızasında yer etmiş bir isim olarak görülüyor. Yıllardır söylediği türkülerle, bölgenin sevincini, hüznünü, gururunu ve gündelik hayatını geniş kitlelere taşıyan Türüt, hem Trabzon’da hem Rize’de hem de Karadeniz’in tamamında karşılığı olan bir sanatçı olarak biliniyor.</p>

<p>Bu yüzden tek bir an üzerinden onun niyetini sorgulamak ya da hedefe yerleştirmek, birçok kişi tarafından hakkaniyetsiz bulundu. Çünkü yıllarını memleketinin müziğine ve kültürüne vermiş isimleri bir anda tartışma nesnesine çevirmek, kolay ama yıpratıcı bir yol olarak görülüyor.</p>

<p>Trabzon Rize rekabeti üzerinden yeni tartışma üretmek doğru mu</p>

<p>Karadeniz insanı rekabeti bilir, şakayı bilir, takılmayı bilir. Ancak her görüntüyü yeni bir gerginliğin malzemesi haline getirmek, meseleyi doğal zemininden çıkarıyor. Ankara’daki etkinlikte yaşanan olayda da benzer bir tablo ortaya çıktı.</p>

<p>Bazı yorumcular, Trabzonspor ve Rizespor üzerinden yeni bir karşıtlık kurulmaya çalışıldığını savunurken, sağduyulu değerlendirmeler bunun gereksiz olduğunu vurguladı. Çünkü birkaç saniyelik bir sahne refleksinden büyük anlamlar çıkarmak, olayın gerçek ağırlığından çok sosyal medyanın büyütme alışkanlığını gösteriyor.</p>

<p>Karadeniz’in bağrından çıkan değerlere neden sahip çıkılamıyor</p>

<p>Ortaya çıkan tablo, yalnızca bir sahne anını değil, daha geniş bir sorunu da yeniden hatırlattı. Karadeniz’in bağrından çıkan değerlere sahip çıkmak yerine, onları ilk fırsatta yıpratmaya çalışmak ne yazık ki artık tanıdık bir manzara haline geldi.</p>

<p>Hatta birçok kişiye göre, Karadeniz’in bağrından çıkan değerleri harcamak kadar başarılı olduğumuz başka bir konu yok. Kendi kültürünü taşıyan, sesiyle ve emeğiyle bölgenin hafızasında yer tutan isimleri korumak yerine tartışmaya açmak, esas sorgulanması gereken mesele olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Anlık refleks sonrası anlamsız tepkiler dikkat çekti</p>

<p>İsmail Türüt’e yönelik yorumların önemli bir bölümünün olayın bağlamından koptuğu değerlendiriliyor. Sahnedeki anlık refleks sonrası oluşan tepki dalgası, birçok kişiye göre meseleyi olduğundan daha büyük göstermeye yaradı.</p>

<p>Sanatçıyı savunanlar ise ortada büyütülecek bir kriz değil, sahne içinde gelişmiş kısa ve insani bir tepki bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle Türüt’ü hedef alan sert çıkışların değil, daha adil ve dengeli bir bakışın esas alınması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Sağduyu çağrısı öne çıktı</p>

<p>Karadeniz müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan İsmail Türüt üzerinden yeni bir polemik üretmenin kimseye fayda sağlamadığı görüşü öne çıkıyor. Bir sanatçının yıllara yayılan emeğini, birkaç saniyelik bir görüntüye mahkum etmek hem haksızlık hem de kültürel hafızaya zarar olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sonuç olarak Ankara’daki etkinlikte yaşanan kısa anın, sosyal medyada köpürtülen bir tartışmaya dönüştürülmesi yerine daha serinkanlı okunması gerektiği belirtiliyor. Çünkü bir bölgenin değerlerini yıpratmak kolay, onları yetiştirmek ve korumak ise çok daha zor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sahnedeki-kisa-an-bahane-edildi-ismail-turut-hedefe-kondu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6826.jpeg" type="image/jpeg" length="85850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yüksek Gerilim Hatları Yakınında Yaşayanlar İçin Dikkat Çeken Demans Bulgusu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yuksek-gerilim-hatlari-yakininda-yasayanlar-icin-dikkat-ceken-demans-bulgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yuksek-gerilim-hatlari-yakininda-yasayanlar-icin-dikkat-ceken-demans-bulgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre’de 18 yıl boyunca 3,5 milyondan fazla yetişkinin izlendiği yeni araştırma, uzun süreli manyetik alan maruziyeti ile Alzheimer ve diğer demans türlerine bağlı ölüm riski arasında ilişki olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmacılar, buna rağmen sonuçların kesin nedensellik anlamına gelmediğinin altını çizdi.</p>

<p>İsviçre’de yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, yüksek gerilim enerji hatları ve demiryolu hatlarından kaynaklanan uzun süreli düşük frekanslı manyetik alan maruziyetinin, bazı nörodejeneratif hastalıklara bağlı ölüm riskiyle bağlantılı olabileceğini gösterdi. Çalışma, özellikle Alzheimer hastalığı ve diğer demans türleri açısından dikkat çekici bulgular ortaya koydu.</p>

<p>Environment International dergisinde yayımlanan araştırmada, 2001 ile 2018 yılları arasında İsviçre Ulusal Kohortu kapsamında izlenen 3 milyon 555 bin 64 yetişkinin verileri değerlendirildi. Araştırmacılar, toplam 55,4 milyon kişi-yıllık takip süresi boyunca yüksek gerilim hatları ve demiryolları kaynaklı son derece düşük frekanslı manyetik alan maruziyetini modelledi.</p>

<p>Çalışma süresince nörodejeneratif hastalıklara bağlı 146 bin 655 ölüm kaydedildi. Bulgulara göre, yüksek gerilim hatlarından kaynaklanan uzun dönem maruziyet, Alzheimer hastalığına bağlı ölüm ve diğer demans türlerine bağlı ölümle pozitif yönde ilişkilendirildi. Demiryolu kaynaklı maruziyette ise ilişkinin daha zayıf olduğu ve çevresel etkenler hesaba katıldığında etkisinin azaldığı bildirildi.</p>

<p>Araştırmada, ALS, Parkinson hastalığı ve multipl skleroz için ise benzer bir ilişki saptanmadı. Bu yönüyle çalışma, tüm nörodejeneratif hastalıklar için tek tip bir sonuç vermek yerine, özellikle demans başlığında yoğunlaşan bir tablo ortaya koydu.</p>

<p>Uzmanlar, çalışmanın dikkat çekici olmasına rağmen sonuçların doğrudan “manyetik alan demansa neden oluyor” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguladı. Çünkü araştırma gözlemsel bir kohort çalışması niteliği taşıyor. Yani bireylerin gerçek zamanlı kişisel maruziyet ölçümleri değil, ikamet bilgileri ve çevresel modellemeler üzerinden bir risk analizi yapılıyor. Araştırmacılar da makalede, biyolojik mekanizmanın henüz net biçimde ortaya konulamadığını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makalenin öne çıkan yönlerinden biri, daha önceki daha sınırlı çalışmalara kıyasla çok daha büyük bir nüfusu ve daha uzun bir izlem süresini kapsaması oldu. Ayrıca yalnızca enerji nakil hatları değil, demiryolu hatlarından kaynaklanan manyetik alan maruziyetinin de hesaba katılması, çalışmayı alandaki yeni araştırmalar arasında öne çıkardı.</p>

<p>Bilim dünyasında elektromanyetik alanlar ile nörodejeneratif hastalıklar arasındaki ilişki uzun süredir tartışılıyor. Daha önce de İsviçre’den gelen bazı araştırmalar, enerji hatlarına yakın yaşam ile Alzheimer’a bağlı ölüm arasında olası bağlantılar bildirmişti. Yeni çalışma ise bu tartışmayı daha geniş verilerle yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tür çalışmaların en önemli katkısı, halk sağlığı açısından olası risk alanlarını görünür kılması. Ancak kesin yargıya varılabilmesi için biyolojik mekanizmaları açıklayan, bireysel maruziyeti daha net ölçen ve farklı ülkelerde tekrarlanan yeni araştırmalara ihtiyaç bulunuyor. Şimdilik ortaya çıkan tablo, kesin hükümden çok güçlü bir uyarı sinyali olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yuksek-gerilim-hatlari-yakininda-yasayanlar-icin-dikkat-ceken-demans-bulgusu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 04:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6819.jpeg" type="image/jpeg" length="98124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski Aksaray Valisi, Trabzonlu Mehmet Ali Kumbuzoğlu’nun Acı Kaybı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/eski-aksaray-valisi-trabzonlu-mehmet-ali-kumbuzoglunun-aci-kaybi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/eski-aksaray-valisi-trabzonlu-mehmet-ali-kumbuzoglunun-aci-kaybi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2023-2026 yılları arasında Aksaray Valiliği görevinde bulunan, aslen Trabzonlu olan ve halen Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapan Mehmet Ali Kumbuzoğlu’nun annesi Firdes Kumbuzoğlu hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Firdes Kumbuzoğlu’nun vefatı, başta Mehmet Ali Kumbuzoğlu olmak üzere ailesi ve yakınlarını yasa boğdu.</p>

<p>Merhumenin cenazesinin, 13 Nisan Pazartesi günü ikindi namazına müteakip Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Karaçam Köyü’nde defnedileceği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eski Aksaray Valisi Mehmet Ali Kumbuzoğlu’nun acı kaybı, sevenlerini de derinden üzdü.</p>

<p>Merhumeye Allah’tan rahmet, başta Mehmet Ali Kumbuzoğlu olmak üzere kederli ailesine ve yakınlarına sabır ile başsağlığı diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/eski-aksaray-valisi-trabzonlu-mehmet-ali-kumbuzoglunun-aci-kaybi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 21:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6805.jpeg" type="image/jpeg" length="63677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocuklarda Pil Yutma Tehlikesi: Belirti Vermeden İç Organları Yakabiliyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cocuklarda-pil-yutma-tehlikesi-belirti-vermeden-ic-organlari-yakabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cocuklarda-pil-yutma-tehlikesi-belirti-vermeden-ic-organlari-yakabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evlerde sık kullanılan küçük piller, çocuklar için büyük bir tehlikeye dönüşebiliyor. Özellikle kumanda, oyuncak, saat, tartı ve ışıklı ev eşyalarında bulunan düğme piller, fark edilmeden yutulduğunda çok kısa sürede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Prof. Dr. Veysi Ceri, çocuklarda pil yutmanın basit bir yabancı cisim yutma vakası gibi görülmemesi gerektiğini belirterek aileleri dikkatli olmaya çağırdı. Ceri, “Düğme pil yutulması, çocuklarda en acil değerlendirilmesi gereken durumlardan biridir. Çünkü pil yemek borusunda kaldığında yalnızca tıkanmaya neden olmaz, aynı zamanda çevre dokuda çok ciddi hasar başlatabilir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pil yutma vakalarında en büyük tehlikenin gecikme olduğuna işaret eden Ceri, bazı çocuklarda ilk anda belirgin bir bulgu görülmeyebileceğini söyledi. “Aileler çoğu zaman öksürük, huzursuzluk, yutma güçlüğü, salya artışı, kusma ya da beslenmeyi reddetme gibi belirtileri farklı nedenlere bağlayabiliyor. Oysa bu tablo bazen pilin yemek borusuna takıldığını gösteriyor. Belirti hafif olsa bile zaman kaybedilmemeli” diye konuştu.</p>

<p>Çocukların pil yuttuğunun her zaman fark edilmediğini vurgulayan Prof. Dr. Veysi Ceri, sessiz ilerleyen vakaların daha tehlikeli olabileceğini belirtti. Ceri, “Bazı çocuklar olayı anlatamaz. Bazılarında ise ilk saatlerde tablo çok belirgin değildir. Bu yüzden özellikle küçük yaş grubunda ani ağlama, yutkunurken zorlanma, ağızdan salya akması, nedensiz kusma, göğüs ağrısı, boğazda takılma hissi veya sürekli huzursuzluk varsa pil yutma ihtimali mutlaka akla gelmelidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Teşhis sürecinde en kritik adımın sağlık kuruluşuna hızlı başvuru olduğunu söyleyen Ceri, ailelerin evde bekleme hatasına düşmemesi gerektiğini anlattı. “Pil yutulduğundan şüpheleniliyorsa evde takip etmek doğru değildir. Çocuk derhal bir sağlık merkezine götürülmelidir. Burada yapılacak görüntüleme ile pilin yeri belirlenir. Özellikle yemek borusunda kalan piller çok hızlı müdahale gerektirir” dedi.</p>

<p>Tedavide zamanla yarışıldığını kaydeden Ceri, pilin bulunduğu bölgeye göre izlenecek yolun değiştiğini söyledi. “Eğer pil yemek borusundaysa bu durum acildir ve genellikle endoskopik olarak çıkarılması gerekir. Çünkü pil orada kaldıkça yanık, delinme, darlık ve daha ağır komplikasyonlar gelişebilir. Pil mideye geçmiş olsa bile çocuk yakından değerlendirilmelidir. Her vaka kendi içinde ele alınmalıdır” diye konuştu.</p>

<p>Ailelerin en sık yaptığı yanlışlara da dikkat çeken Prof. Dr. Veysi Ceri, “Çocuğu kusturmaya çalışmak, kendi imkânlarıyla çözüm aramak, yiyecek ya da içecek verip sonucu beklemek çok tehlikeli olabilir. Burada en doğru yaklaşım, hiç vakit kaybetmeden acil sağlık hizmetine ulaşmaktır” uyarısında bulundu.</p>

<p>Prof. Dr. Veysi Ceri, pil yutma vakalarının önlenebilir olduğunun da altını çizdi. “Düğme piller mutlaka çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmalı. Pil kapağı gevşek olan ürünler kullanılmamalı. Yalnızca yeni piller değil, bitmiş piller de çocuklar için risk taşır. En etkili tedavi, bu tehlikenin hiç yaşanmamasını sağlamaktır” dedi.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle 6 yaş altındaki çocuklarda pil yutma şüphesinin bile acil kabul edilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü fark edilmeyen her dakika, çocuğun sağlığı açısından daha büyük bir riske dönüşebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cocuklarda-pil-yutma-tehlikesi-belirti-vermeden-ic-organlari-yakabiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6802.jpeg" type="image/jpeg" length="89033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Cevdet Erdöl: Kaplıca Tedavileri Sağlık Sisteminin Parçası Olmalı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-cevdet-erdol-kaplica-tedavileri-saglik-sisteminin-parcasi-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-cevdet-erdol-kaplica-tedavileri-saglik-sisteminin-parcasi-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tıp camiasının ve Türkiye siyasetinin önemli isimlerinden, sağlık politikaları, sağlık eğitimi ve sağlıkta dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübesiyle öne çıkan Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada Türkiye’nin kaplıca ve termal tedavi sahasında sahip olduğu büyük imkânları hak ettiği ölçüde değerlendiremediğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erdöl, bu alanın yalnızca turizm başlığı altında değil, doğrudan sağlık sistemiyle ilişkilendirilerek yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kaplıca ve termal tedavilerin Türkiye’de çoğu zaman dinlenme, konaklama ve kısa süreli tatil anlayışı içinde konuşulduğunu belirten Erdöl, bunun eksik bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Ona göre mesele sadece sıcak su kaynaklarının varlığı değil, bu kaynakların sağlık hizmetleriyle ne ölçüde bütünleştirilebildiği.</p>

<p>Prof. Dr. Erdöl, “Türkiye’nin elinde tarihî, tabiî ve sağlık temelli çok güçlü bir termal miras var. Ancak bu miras, çağın ihtiyaçlarına göre yeniden tanımlanmış, bilimsel zemine oturtulmuş ve sağlık politikası içine yerleştirilmiş değil. Bugün artık kaplıca ve termal tedavilere yalnızca geleneksel bir dinlenme alanı gibi bakamayız. Bunları rehabilitasyon, sağlıklı yaş alma, kronik hastalıkların destekleyici yönetimi ve iyileşme süreçlerinin tamamlayıcı unsuru olarak değerlendirmek zorundayız” dedi.</p>

<p>Erdöl’e göre Türkiye’nin sağlıkta son yıllarda elde ettiği büyük altyapı başarısı, artık yeni bir aşamaya taşınmalı. Hastaneler, şehir hastaneleri, ileri tanı ve tedavi imkânları kadar, hastayı yeniden güçlendiren, toparlayan ve yaşam kalitesini yükselten destekleyici modellerin de sistemin parçası hâline gelmesi gerektiğini belirten Erdöl, kaplıca ve termal alanların bu yeni dönemin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Termal tedavinin yalnızca bugünün değil, Türkiye’nin sağlık tarihinde de önemli bir yeri olduğuna dikkat çeken Erdöl, Cumhuriyet’in ilk yıllarında bu alanın daha stratejik görüldüğünü hatırlattı. 26 Haziran 1939 tarihli 3653 sayılı düzenleme ile Yalova Termal Kaplıcaları’nın sağlık eksenli bir anlayışla ele alınmış olması da, erken Cumhuriyet döneminde termal alanların sadece turistik değil, kamusal sağlık değeri taşıyan yapılar olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. ￼</p>

<p>Bugün ise dünya tam tersine daha bütüncül bir sağlık anlayışına yöneliyor. Yaşlanan nüfus, artan kronik hastalık yükü, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, romatizmal sorunlar, ameliyat sonrası toparlanma ihtiyacı ve stres temelli sağlık problemleri, rehabilitasyon ve destekleyici tedavi modellerini daha önemli hâle getiriyor. Erdöl, bu noktada termal merkezlerin lüks değil, sağlık zincirinin tamamlayıcı halkalarından biri olarak görülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Erdöl, “İnsanlar artık sadece tedavi edilmek istemiyor. İyileşmek, toparlanmak, ağrısını azaltmak, hareket kabiliyetini artırmak, hayat kalitesini yeniden kazanmak istiyor. Modern sağlık yönetimi, hastayı ameliyat masasında bırakmaz; onu yeniden hayata güçlü döndürecek zeminleri de kurar. Kaplıca ve termal tedaviler tam burada devreye girer” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdöl, Türkiye’de geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanının yıllardır belirli bir mevzuat çerçevesinde düzenlendiğini, Sağlık Bakanlığı’nın ilgili yönetmeliğinde akupunktur, apiterapi, fitoterapi, hipnoz, sülük, mezoterapi, proloterapi ve benzeri uygulamaların tanımlandığını hatırlattı. Buna karşın termal ve kaplıca tedavilerinin aynı görünürlükte, aynı kavramsal güçle ve aynı stratejik çerçevede ele alınmadığını söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın geleneksel ve tamamlayıcı tıp düzenlemeleri, bu alanı tanımlayan kurumsal çerçeveyi ortaya koyarken termal tedavinin bu başlık içinde özel ve güçlü bir yer edinmediği görülüyor. ￼</p>

<p>Bu nedenle Prof. Dr. Erdöl, dikkat çekici bir çağrıda bulundu. Termal ve kaplıca tedavilerinin bilimsel esaslar, klinik endikasyonlar ve hekim denetimi temelinde “complementary” yani tamamlayıcı tıp yaklaşımı içinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Erdöl, “Ben burada kontrolsüz ve başıboş bir alan tarif etmiyorum. Tam tersine, bilimsel veriye dayanan, suistimale kapalı, hekim gözetiminde yürüyen, hangi hasta grubunda ne kadar ve nasıl yararlanılacağının açık biçimde tanımlandığı bir modelden söz ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dünyadaki yönelimlerin de bu bakışı desteklediğini kaydeden Erdöl, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025-2034 Küresel Geleneksel Tıp Stratejisi’nde geleneksel, tamamlayıcı ve integratif tıbbın sağlık sistemlerine kanıta dayalı biçimde entegre edilmesini hedeflediğini hatırlattı. WHO’nun bu yeni yol haritası, tamamlayıcı uygulamaların güvenlik, etkililik, düzenleme ve sağlık sistemleriyle entegrasyon başlıklarında daha görünür ve kurumsal biçimde ele alınmasını öngörüyor. ￼</p>

<p>Prof. Dr. Erdöl, Avrupa’daki bazı uygulamaların da dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti. Almanya’da rehabilitasyon yaklaşımı içinde kaplıca, banyo ve destekleyici fiziksel toparlanma uygulamalarının uzun süredir kurumsal sağlık bakışının parçası olduğuna işaret eden Erdöl, Macaristan’da ise sosyal sigorta destekli spa ve balneoterapi hizmetlerinin yıllardır sistematik biçimde izlendiğini söyledi. Macaristan Ulusal Sağlık Sigortası verileri, medicinal water spa pools, mud pack, medical massage ve kompleks balneoterapi hizmetleri için kamu destekli geniş bir uygulama yapısına işaret ediyor. ￼</p>

<p>Türkiye’nin bu alanda çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Erdöl, Anadolu’nun birçok bölgesinde termal kaynak bulunduğunu, fakat bu zenginliğin sağlık politikası, bilimsel programlama ve uluslararası marka değerine dönüştürülmesinde geç kalındığını ifade etti. Erdöl’e göre burada mesele yalnızca tesis yapmak değil; termal tıp, rehabilitasyon, geriatrik destek, fizik tedavi, sporcu toparlanması ve sağlıklı yaşam programlarını aynı çatı altında birleştiren yeni nesil merkezler kurmak.</p>

<p>“Bir kaplıcayı sadece konaklama alanı gibi yönetirseniz, elinizdeki büyük imkânı küçültmüş olursunuz” diyen Erdöl, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
“Bizim hedefimiz gelip birkaç gün kalan ziyaretçi değil, gelip iyileşen, toparlanan, tedavisini destekleyen, güven duyan ve yeniden gelen hasta profili olmalıdır. Türkiye bunu yapabilecek güce sahiptir. Altyapısı vardır, insan kaynağı vardır, tecrübesi vardır. Eksik olan şey, bu alanı güçlü bir iradeyle merkeze almaktır.”</p>

<p>Erdöl, termal ve kaplıca tedavilerinin sağlık turizmi açısından da yeni bir sıçrama alanı oluşturabileceğini söyledi. Sadece estetik cerrahi, diş tedavisi ya da ileri girişimsel işlemlerle sınırlı bir sağlık turizmi anlayışının yeterli olmadığını belirten Erdöl, ileri yaş dostu hizmetler, ameliyat sonrası toparlanma programları, kas-iskelet sistemi destek paketleri ve metabolik sağlık odaklı termal merkezlerin Türkiye’ye yeni bir uluslararası hasta profili kazandırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu çerçevede üniversiteler, Sağlık Bakanlığı, yerel yönetimler ve özel sektör arasında dağınık değil, koordineli bir model kurulması gerektiğini belirten Erdöl, termal sahaların bilimsel izlem, klinik değerlendirme ve eğitim boyutuyla güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Termal tedavilerin rastgele bir piyasa diliyle değil, tıbbî ciddiyetle ve kamu yararı ekseninde tanımlanmasının şart olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, açıklamasının sonunda şu değerlendirmeyi yaptı:<br />
“Türkiye’nin kaplıca ve termal tedavi alanındaki birikimi, sadece geçmişten kalan bir hatıra değildir. Bu alan, doğru planlandığında sağlık sistemini destekleyecek, sağlık turizmini büyütecek, rehabilitasyon kapasitesini artıracak ve ülkeye yeni bir vizyon kazandıracak stratejik bir güçtür. Artık bu sahayı tali bir başlık gibi değil, sağlık politikasının tamamlayıcı ve güçlü bir unsuru olarak ele alma zamanı gelmiştir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-cevdet-erdol-kaplica-tedavileri-saglik-sisteminin-parcasi-olmali</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 20:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6798-1.jpeg" type="image/jpeg" length="77187"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski hakem Elif Karaaslan Hakkında Gözaltı kararı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/eski-hakem-elif-karaaslan-hakkinda-gozalti-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/eski-hakem-elif-karaaslan-hakkinda-gozalti-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski hakem ve sosyal medya fenomeni Elif Karaarslan, İstanbul merkezli yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Gelişme kısa sürede sosyal medyada en çok konuşulan başlıklardan biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir dönem hakemlik kariyeriyle tanınan, daha sonra dijital mecralardaki görünürlüğüyle magazin dünyasının dikkat çeken isimlerinden biri haline gelen Karaarslan’ın adı, operasyon haberlerinin ardından sosyal medyada yeniden zirveye çıktı. Çok sayıda kullanıcı, gelişmenin ayrıntılarını merak ederken, gözler resmî süreçten gelecek yeni açıklamalara çevrildi.</p>

<p>Haberlere göre soruşturma kapsamında birden fazla kişi hakkında işlem yapıldı ve Karaarslan da gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Dosyanın ayrıntılarına ilişkin resmî makamlar tarafından kamuoyuna yansıyan bilgiler ise şimdilik sınırlı kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elif Karaarslan daha önce hem spor geçmişi hem de sosyal medyadaki hızlı yükselişiyle konuşulmuştu. Son gelişmeyle birlikte ismi yeniden kamuoyunun odağına yerleşirken, soruşturma sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu.</p>

<p>Öte yandan gözaltı işleminin hukuki sürecin bir parçası olduğu, nihai değerlendirmenin adli mercilerin incelemeleri sonrasında netleşeceği unutulmamalı. Sürece ilişkin yeni açıklamaların gelmesiyle dosyanın çerçevesinin daha da belirginleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/eski-hakem-elif-karaaslan-hakkinda-gozalti-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 19:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6761.jpeg" type="image/jpeg" length="44802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ordu Üniversitesi’nde Serkan Yalkın Kararı: Mahkeme İptal Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ordu-universitesinde-serkan-yalkin-karari-mahkeme-iptal-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ordu-universitesinde-serkan-yalkin-karari-mahkeme-iptal-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu Üniversitesi’nde geçmiş dönemde Genel Sekreterlik görevini yürüten Serkan Yalkın’ın görevden alınmasına ilişkin idari işlem, yargı kararıyla iptal edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ordu İdare Mahkemesi’nin, söz konusu görevden alma işleminin hukuka uygun olmadığına hükmettiği öğrenildi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, daha önce Ordu Üniversitesi’nde Genel Sekreter olarak görev yapan Serkan Yalkın’ın görevden alınmasına ilişkin işlem yargıya taşındı. Açılan dava sonucunda Ordu İdare Mahkemesi, idari tasarrufu inceleyerek kararını verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkemenin, görevden alma işleminin hukuka uygun olmadığı yönünde değerlendirmede bulunduğu ve bu nedenle işlemin iptaline karar verdiği belirtildi. Karar, üniversite kamuoyunda ve kentte dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<p>Söz konusu kararın ardından idarenin nasıl bir adım atacağı ve kararın uygulanma sürecinin nasıl işleyeceği merak konusu oldu. Konuya ilişkin üniversite yönetiminden ya da ilgili taraflardan yapılacak açıklamaların süreci netleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Yargı kararı, üniversitelerdeki idari işlemlerin hukuki denetime tabi olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, bundan sonraki sürecin yeni değerlendirmelere kapı aralayabileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ordu-universitesinde-serkan-yalkin-karari-mahkeme-iptal-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6783.jpeg" type="image/jpeg" length="85651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mardin’de Acı Kayıp: Eski Başhekim Uzm. Dr. Hıdır Çiftçi Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mardinde-aci-kayip-eski-bashekim-uzm-dr-hidir-ciftci-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mardinde-aci-kayip-eski-bashekim-uzm-dr-hidir-ciftci-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin sağlık camiası, uzun yıllar görev yapan Uzm. Dr. Hıdır Çiftçi’nin vefat haberiyle yasa boğuldu. Mardin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan taziye paylaşımında, Dr. Çiftçi’nin kentte uzun yıllar dahiliye uzmanı olarak hizmet verdiği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Paylaşımda, Hıdır Çiftçi’nin 2003-2008 yılları arasında Mardin Devlet Hastanesi’nde başhekimlik görevinde bulunduğu, daha sonra il genelinde dahiliye uzmanı olarak sağlık hizmeti vermeyi sürdürdüğü ifade edildi. Dr. Çiftçi’nin 2014 yılında Midyat Devlet Hastanesi’nden emekliye ayrıldığı bilgisi de yer aldı.</p>

<p>Mardin İl Sağlık Müdürlüğü açıklamasında, “2003-2008 yılları arasında Mardin Devlet Hastanemizde Başhekimlik görevinde bulunan, ilimizde uzun yıllar Dahiliye Uzmanı olarak hizmet veren ve 2014 yılında Midyat Devlet Hastanesinden emekliye ayrılan Uzm. Dr. Hıdır Çiftçi’nin vefat haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız” denildi.</p>

<p>Açıklamanın devamında ise, merhum doktora Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sağlık camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzm. Dr. Hıdır Çiftçi’nin vefatı, Mardin’de birlikte görev yaptığı meslektaşları ve onu tanıyan çok sayıda kişi arasında derin üzüntü oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mardinde-aci-kayip-eski-bashekim-uzm-dr-hidir-ciftci-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6779-1.jpeg" type="image/jpeg" length="63057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kist hidatik nasıl bulaşır? Belirtileri, riskleri ve tedavi yolları]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kist-hidatik-nasil-bulasir-belirtileri-riskleri-ve-tedavi-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kist-hidatik-nasil-bulasir-belirtileri-riskleri-ve-tedavi-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karında zaman zaman hissedilen dolgunluk, sağ tarafta künt bir ağrı ya da geçmeyen bir öksürük çoğu kişiye önce basit bir sindirim ya da solunum sorunu gibi gelir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Oysa bazı hastalarda bu tablo, yıllarca fark edilmeden büyüyen bir paraziter kistin ilk habercisi olabilir. Masum gibi görünse de, kist hidatikte asıl mesele çoğu zaman hastalığın geç belirti vermesidir.<br />
Kist hidatik, en sık karaciğer ve akciğerde gelişen, yavaş büyüyen ama ihmal edildiğinde ciddi sorunlara yol açabilen bir paraziter hastalık olarak öne çıkıyor. Güncel yaklaşımda tek bir tedavi yok; kistin yeri, boyutu ve evresi tedavi kararını doğrudan değiştiriyor.</p>

<p>Kist hidatik nedir, vücutta nasıl ilerler?</p>

<p>Kist hidatik, tıptaki adıyla kistik ekinokokkoz, Echinococcus cinsi tenyaların neden olduğu bir zoonotik enfeksiyon. İnsan, kirli gıda, su, toprak ya da enfekte hayvanlarla temas sonrası parazit yumurtalarını ağız yoluyla aldığında hastalık başlıyor. En sık görülen formda parazitin larvaları özellikle karaciğer ve akciğerde kist oluşturuyor.</p>

<p>İşte burada tablo değişiyor. Çünkü bu kistler çoğu zaman günler içinde değil, yıllar içinde büyüyor. Bu nedenle kişi uzun süre hiçbir şey hissetmeyebiliyor. Şikayetler başladığında ise çoğu kez kistin bulunduğu organa göre konuşuyoruz: karaciğerdeyse karın sağ üst kısmında baskı ve ağrı, akciğerdeyse öksürük, göğüs ağrısı ya da nefesle ilgili yakınmalar öne çıkabiliyor.</p>

<p>Kist hidatik belirtileri nelerdir, hangi işaretler gözden kaçabilir?</p>

<p>Kist hidatik nasıl anlaşılır sorusunun net ama can sıkıcı cevabı şu: Her zaman düşünüldüğü kadar basit olmayabilir. Hastalık uzun süre belirti vermeyebilir. Belirti verdiğinde de çoğu hasta bunu “hazımsızlık”, “gaz”, “karın şişliği”, “geçmeyen öksürük” ya da “arada gelen ağrı” gibi daha sıradan nedenlerle açıklamaya çalışır.</p>

<p>CDC’ye göre kistik ekinokokkozda belirtiler çoğu kez kistler yeterince büyüdükten sonra ortaya çıkıyor; ağrı, bulantı ve kusma görülebiliyor. Kistler karaciğer ve akciğer dışında dalak, böbrek, kalp, kemik ve merkezi sinir sistemi gibi alanlarda da gelişebildiği için tablo hastadan hastaya değişebiliyor. Daha kritik olan nokta ise travma ya da başka nedenlerle kistin yırtılması halinde hafiften şiddetliye uzanan alerjik reaksiyonların, hatta ölümcül anafilaksinin ortaya çıkabilmesi.</p>

<p>Kimlerde daha sık görülür, neden olur?</p>

<p>Bu hastalık daha çok hayvancılıkla temasın yoğun olduğu bölgelerde, köpeklerle yakın teması olanlarda ve parazitin yaşam döngüsünün kırılmadığı alanlarda görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü, insandaki enfeksiyonun çoğunlukla köpek-koyun döngüsüyle ilişkili olduğunu; keçi, sığır, domuz, deve ve yak gibi başka hayvanların da bu zincirde rol alabileceğini belirtiyor.</p>

<p>En önemli neden, parazitin yumurtalarının ağız yoluyla alınması. Yani mesele doğrudan “kist bulaşması” değil; yumurtaların kontamine el, su, toprak ya da gıdayla vücuda girmesi. Bu yüzden kırsal temas öyküsü, başıboş ya da düzenli parazit tedavisi yapılmayan köpeklerle yakın temas ve hijyen zincirindeki kırılmalar tanıda önemli ipuçları veriyor.</p>

<p>Kist hidatik şüphesinde ne zaman doktora gidilmeli?</p>

<p>Karaciğer bölgesinde geçmeyen ağrı, nedeni açıklanamayan karın şişliği, uzun süren öksürük, göğüs ağrısı ya da görüntülemede tesadüfen saptanan kistik lezyon varsa değerlendirme geciktirilmemeli. Çünkü kist hidatikte sorun sadece kistin varlığı değil, onun hangi evrede olduğu ve çevre dokularla nasıl ilişki kurduğudur. Bu ayrım tedaviyi tamamen değiştirebilir.</p>

<p>İlk başvuruda pratik yol çoğu hastada aile hekimliği ya da iç hastalıkları üzerinden değerlendirme başlatılmasıdır. Görüntüleme ile karaciğer ağırlıklı bir tablo düşünülürse gastroenteroloji ve özellikle girişim ya da ameliyat ihtimali varsa genel cerrahi devreye girer. Akciğer tutulumu şüphesinde göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi, ilaç tedavisinin planlanmasında ise enfeksiyon hastalıkları ekibe katılabilir. Erken başvuru, yanlış girişim riskini azaltması açısından özellikle önemlidir. Bu yönlendirme, hastalığın en sık karaciğer ve akciğerde görülmesi ve tedavide ilaç, PAIR ya da cerrahinin birlikte değerlendirilmesi gereğinden doğuyor.</p>

<p>Tanı nasıl konur?</p>

<p>Tanıda en kritik basamak görüntüleme. CDC ve DSÖ’ye göre özellikle ultrasonografi, hem tarama hem tanı hem de izlem açısından temel araçlardan biri. Gerektiğinde BT ve MR ile doğrulama yapılıyor; serolojik testler de tanıyı destekliyor. Ancak yalnızca kan testine bakarak karar verilmesi yeterli olmayabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle “karaciğerde kist çıktı” cümlesi tek başına tanı anlamına gelmiyor. Kist hidatik; iyi huylu kistler, apse, mantar enfeksiyonları, tüberküloz boşlukları ve hatta iyi ya da kötü huylu tümörlerle karışabiliyor. Asıl belirleyici olan, görüntüleme bulgularının klinik öyküyle birlikte doğru okunması.</p>

<p>Kist hidatik tedavisi var mı?</p>

<p>Evet, tedavisi var. Ama tek cümlelik, herkese uyan bir tedavi yok. DSÖ’ye göre kistik ekinokokkozda temel seçenekler ilaç tedavisi, PAIR denilen girişimsel yöntem, cerrahi ve bazı uygun olgularda izlem/watch and wait yaklaşımı. Hangi yolun seçileceği kistin boyutuna, evresine, yerleşimine ve komplikasyon durumuna göre değişiyor.</p>

<p>Güncel tedavinin omurgasında albendazol yer alıyor. FDA kayıtlarına göre albendazol, karaciğer, akciğer ve peritondaki kistik hidatik hastalık için onaylı bir tedavi. CDC de ilacın ameliyat öncesinde kistin güvenli şekilde ele alınmasını kolaylaştırmak amacıyla kullanılabildiğini, ayrıca PAIR ile birlikte etkili bir seçenek olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Yan etki dengesi de önemli. FDA etiketine göre tedavinin kesilmesine yol açan nedenler arasında özellikle karaciğer testlerinde bozulma ve lökopeni öne çıkıyor; hidatik hastalıkta hepatik anormallikler yüzde 3,8, lökopeni ise yüzde 0,7 oranında bildirilmiş. Bu yüzden ilaç tedavisi “yaz gitsin” yaklaşımıyla değil, doktor izlemi ve laboratuvar kontrolüyle yürütülmeli.</p>

<p>Güncel gelişmeler neler, yeni tedaviler var mı?</p>

<p>Burada beklentiyi doğru kurmak gerekiyor. Kist hidatikte bugün için rutin pratiği değiştiren, FDA ya da EMA tarafından standart tedavi olarak yerleşmiş bir immünoterapi, biyolojik ajan ya da hedefe yönelik yeni nesil tedavi bulunmuyor. Güncel çizgi hâlâ evreye göre albendazol, PAIR, cerrahi ve seçilmiş hastada izlem etrafında dönüyor. 2025’te yayımlanan DSÖ kılavuzu da yaklaşımın “tek tip değil, kist evresine göre karar” prensibiyle yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni olan taraf daha çok yaklaşımın incelmesi. DSÖ’nün 2025 rehberinde, komplike olmayan karaciğer kistlerinde tedavinin kist tipine ve boyutuna göre ayrıştırılması öneriliyor. Örneğin CE1 veya CE3a tipinde 5 cm’den küçük kistlerde albendazol düşünülebilirken, 5 ila 10 cm aralığında PAIR artı albendazol; daha büyük bazı olgularda ise perkütan tedavi artı albendazol öne çıkıyor. CE2 ve CE3b tipinde daha büyük kistlerde cerrahi artı albendazol daha güçlü bir seçenek olarak öne çıkarılıyor. Ancak bu önerilerin önemli kısmı düşük ya da çok düşük kesinlikte kanıtlara dayanıyor.</p>

<p>Klinik veri tarafında da tablo parlak ama temkinli. 2024 tarihli Cochrane derlemesine göre laparoskopik cerrahi artı albendazol, açık cerrahi artı albendazole kıyasla bazı gruplarda küçük komplikasyonları azaltabilir ve hastanede kalış süresini yaklaşık 1,9 gün kısaltabilir; buna karşın nüks, ölüm ve majör komplikasyonlar açısından kanıt çok belirsiz. Yani tıp burada hızlı zafer marşı çalmıyor; dikkatle, hasta bazlı ilerliyor.</p>

<p>Nasıl önlenir?</p>

<p>Önleme kısmı çoğu zaman tedaviden daha güçlü. DSÖ’ye göre köpeklerin düzenli parazit tedavisi, mezbaha hijyeni, enfekte organların kontrolsüz şekilde hayvanlara verilmemesi ve toplum eğitimi korunmada temel basamaklar. Kişisel ölçekte ise el hijyeni, riskli temas sonrası temizlik ve gıda-su güvenliği zinciri önem taşıyor.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>En sık hata, “karaciğerde kist varsa kesin iyi huyludur” diye düşünmek. İkinci büyük hata ise böyle lezyonları yeterli değerlendirme olmadan basit bir kist gibi kabul etmek. Kist hidatikte yanlış ya da acele girişim, yalnızca tanıyı geciktirmez; komplikasyon riskini de büyütebilir.</p>

<p>Soru-cevap</p>

<p>Kist hidatik nedir?<br />
Parazitin neden olduğu, en sık karaciğer ve akciğerde gelişen kistik bir enfeksiyondur.</p>

<p>Kist hidatik erken belirtileri nelerdir?<br />
Uzun süre hiç belirti vermeyebilir; erken dönemde hafif karın ağrısı, dolgunluk hissi, bulantı ya da geçmeyen öksürük görülebilir.</p>

<p>Kist hidatik için hangi doktora gidilir?<br />
İlk değerlendirme aile hekimliği veya iç hastalıklarında başlayabilir; ardından organ tutulumuna göre genel cerrahi, gastroenteroloji, göğüs hastalıkları, göğüs cerrahisi ve enfeksiyon hastalıkları devreye girebilir.</p>

<p>Kist hidatik tedavisi var mı?<br />
Evet. Albendazol, PAIR, cerrahi ve bazı seçilmiş olgularda izlem seçenekleri vardır. Karar kistin evresine ve yerine göre verilir.</p>

<p>Kist hidatik kendiliğinden geçer mi?<br />
Böyle bir beklenti güvenli değildir. Bazı kistler izlenebilir, ancak bunun kararı görüntüleme ve uzman değerlendirmesiyle verilir.</p>

<p>Kist hidatik çoğu zaman bağırarak değil, fısıldayarak ilerliyor. Bu yüzden belirti varsa küçümsememek, tesadüfen saptanan kistik lezyonu da “nasıl olsa önemsizdir” diye geçiştirmemek gerekiyor. Çünkü bazen asıl risk, hastalığın kendisinden önce onu hafife almak oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kist-hidatik-nasil-bulasir-belirtileri-riskleri-ve-tedavi-yollari</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 18:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6778.jpeg" type="image/jpeg" length="70795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kenan Zenginel Kimdir? Fethiye’de Uçurumdan Düşen Genç Öldü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kenan-zenginel-kimdir-fethiyede-ucurumdan-dusen-genc-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kenan-zenginel-kimdir-fethiyede-ucurumdan-dusen-genc-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Fethiye ilçesinde meydana gelen üzücü olayda, uçurumdan düşen 28 yaşındaki Kenan Zenginel yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Piknik yaptığı sırada topun peşinden gittiği öğrenilen gencin dengesini kaybederek uçuruma düştüğü bildirildi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, Fethiye’ye bağlı Esenköy Mahallesi eski yol üzerinde, Çırpı mesire alanı yakınlarında yaşandı. İddiaya göre bölgede piknik yaptığı sırada topun peşinden giden Kenan Zenginel, dengesini kaybederek uçurumdan düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevrede bulunanların durumu fark etmesi üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan genç, ekiplerin tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Hayatını kaybeden Kenan Zenginel’in Samsun nüfusuna kayıtlı olduğu ve inşaat işçisi olarak çalıştığı öğrenildi. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerin ardından Zenginel’in cenazesi hastane morguna kaldırıldı.</p>

<p>Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kenan-zenginel-kimdir-fethiyede-ucurumdan-dusen-genc-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6772.jpeg" type="image/jpeg" length="25021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hukuk Fakültesi mezunu 27 yaşındaki Ebrar Mutlu yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hukuk-fakultesi-mezunu-27-yasindaki-ebrar-mutlu-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hukuk-fakultesi-mezunu-27-yasindaki-ebrar-mutlu-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya’nın Akyazı ilçesinden olan 27 yaşındaki Ebrar Mutlu’dan gelen acı haber, yakınlarını ve sevenlerini yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kısa süre önce Hukuk Fakültesi’ni bitirdiği öğrenilen genç kadının bir süredir sağlık sorunları yaşadığı belirtildi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Ebrar Mutlu, rahatsızlanmasının ardından hastaneye başvurdu. Burada yapılan kontroller sonucunda kendisine kanser teşhisi konulduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teşhin ardından tedavi altına alınan 27 yaşındaki Ebrar Mutlu’nun hastaneden gelen acı haberle hayatını kaybettiği bildirildi. Genç yaşta gelen ölüm haberi, ailesi başta olmak üzere yakın çevresinde derin üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Kısa süre önce üniversite eğitimini tamamlayan Ebrar Mutlu’nun vefatı, sosyal çevresinde de büyük yankı uyandırdı. Henüz hayatının başında olan genç bir ismin yaşamını yitirmesi, sevenlerini derinden sarstı.</p>

<p>Ebrar Mutlu’nun cenaze bilgilerine ilişkin resmi açıklamanın daha sonra paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hukuk-fakultesi-mezunu-27-yasindaki-ebrar-mutlu-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6767.jpeg" type="image/jpeg" length="38633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ordu’da Acı Veda: Esra Şentürk ile Babası Son Yolculuğuna Uğurlandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/orduda-aci-veda-esra-senturk-ile-babasi-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/orduda-aci-veda-esra-senturk-ile-babasi-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun Kabadüz ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren öğretmen Esra Şentürk ile babası Kadem Şentürk, düzenlenen cenaze töreniyle toprağa verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Acı kaybın ardından aile yakınları, mahalle sakinleri ve sevenleri törende bir araya geldi.</p>

<p>Kaza, Harami Mahallesi’nde akşam saatlerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre araç, geri manevra sırasında kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandı. Kazada öğretmen Esra Şentürk ile babası Kadem Şentürk hayatını kaybetti.</p>

<p>Yaşanan facianın ardından bugün düzenlenen cenaze töreninde duygu dolu anlar yaşandı. Şentürk ailesinin yakınları, mahalle sakinleri ve çok sayıda vatandaş, baba ile kızını dualarla son yolculuklarına uğurladı.</p>

<p>Genç yaşta hayatını kaybeden öğretmen Esra Şentürk’ün vefatı, başta öğrencileri ve eğitim camiası olmak üzere geniş bir kesimde derin üzüntüye neden oldu. Aynı kazada babası Kadem Şentürk’ün de yaşamını yitirmesi, acıyı daha da büyüttü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cenaze töreninde aile fertlerinin ayakta durmakta güçlük çektiği görülürken, mahallede de büyük hüzün hakim oldu. Baba ve kızın yan yana uğurlanması, törene katılanların yüreğini burktu.</p>

<p>Ordu’da büyük üzüntüye yol açan kazayla ilgili gelişmelerin takip edildiği öğrenildi. Şentürk ailesinin acı kaybı, kentte derin bir iz bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/orduda-aci-veda-esra-senturk-ile-babasi-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6765.jpeg" type="image/jpeg" length="38030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BTK’dan Çift SIM’li Telefonlara Sıkı Takip: Kayıtsız IMEI’ler Kapatılacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/btkdan-cift-simli-telefonlara-siki-takip-kayitsiz-imeiler-kapatilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/btkdan-cift-simli-telefonlara-siki-takip-kayitsiz-imeiler-kapatilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), yurtdışından getirilen çift SIM kartlı telefonlara yönelik yaptığı incelemelerde, mevzuata aykırı bazı kullanım yöntemlerini tespit etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurumun denetimlerinde, bazı kullanıcıların cihazlardaki ikinci IMEI numarasını farklı telefonlarda kullanarak tek kayıt üzerinden birden fazla telefonu aktif hale getirdiği belirlendi.</p>

<p>Mevcut düzenlemeye göre, yurtdışından getirilen bir cep telefonu yalnızca belirli şartlar altında kayıt altına alınabiliyor. Ayrıca pasaportla 3 yılda sadece 1 telefonun sisteme kaydedilmesine izin veriliyor. Buna rağmen bazı kullanıcıların, çift SIM destekli cihazlardaki ikinci IMEI bilgisini farklı telefonlara taşıyarak kayıt zorunluluğunu aşmaya çalıştığı ortaya çıktı.</p>

<p>BTK’nın yürüttüğü teknik inceleme sonrası, bu yöntemle kullanıldığı değerlendirilen IMEI numaraları sistem üzerinden işleme alındı. Kurumun, kayıt dışı kullanım tespit edilen hat ve cihazlara yönelik süreci başlattığı öğrenildi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, ilgili kullanıcılara yıl başında kısa mesaj yoluyla bilgilendirme yapıldı ve kayıt işlemlerini tamamlamaları için 120 günlük süre tanındı. Bu süre içinde gerekli işlemleri yapmayan kullanıcıların cihazlarının tamamen iletişime kapatılacağı bildirildi.</p>

<p>Süre sonunda kapatma işleminin devreye girmesiyle birlikte, söz konusu telefonların mobil şebeke üzerinden arama, mesajlaşma ve veri kullanımı gibi temel iletişim hizmetlerinden yararlanamayacağı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BTK’nın bu adımı, özellikle yurtdışından getirilen telefonlarda kayıt sisteminin suiistimal edilmesini önlemeye yönelik yeni bir sıkı denetim süreci olarak değerlendiriliyor. Uygulamanın, IMEI kayıt sistemindeki açıkların kapatılması ve kaçak kullanımın önlenmesi amacı taşıdığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/btkdan-cift-simli-telefonlara-siki-takip-kayitsiz-imeiler-kapatilacak</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6756.png" type="image/jpeg" length="64286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tunceli’de “Bir Soluk, Bir Nefes” Projesi Hayata Geçti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tuncelide-bir-soluk-bir-nefes-projesi-hayata-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tuncelide-bir-soluk-bir-nefes-projesi-hayata-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli’de engelli bireyler ve ailelerine yönelik dikkat çeken bir sosyal destek projesi uygulamaya alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Bir Soluk, Bir Nefes” adı verilen proje kapsamında, evde bakım hizmetinden yararlanan engelli bireyler belirli günlerde bakım ve konaklama merkezlerinde misafir edilerek profesyonel destek alacak.</p>

<p>Tunceli Valiliği koordinasyonunda; Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Tunceli İl Özel İdaresi ve Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolüyle başlatılan proje, hem engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hem de bakım yükünü üstlenen ailelere kısa süreli de olsa nefes aldırmayı amaçlıyor.</p>

<p>Proje ile aynı zamanda, engelli bireylerin bakımını üstlenen ailelerin kısa süreli dinlenmelerine imkân sağlanarak psikososyal yönden desteklenmeleri ve tükenmişlik yaşamalarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu yönüyle uygulama, yalnızca bakım hizmeti sunan bir model değil, aile bütünlüğünü ve sosyal dayanışmayı güçlendiren bir destek mekanizması olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Proje hakkında değerlendirmelerde bulunan Tunceli Valisi Şefik Aygöl, uygulamanın insani bir ihtiyaçtan doğduğunu belirtti. Aygöl, evde bakım hizmetinden faydalanan yatağa bağımlı vatandaşların evlerinden alınarak tesislerde misafir edileceğini, burada bakımları sürerken ailelerine bir haftalık dinlenme imkânı sağlanacağını ifade etti.</p>

<p>Vali Aygöl, saha ziyaretlerinde bazı vatandaşların yıl boyunca bir gün dahi hastalarını bırakamadığını gördüklerini belirterek, bu durumun kendilerinde güçlü bir empati oluşturduğunu vurguladı. Devlet imkânlarının vatandaşların lehine kullanılması anlayışıyla böyle bir projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden Aygöl, uygulamanın sosyal devlet anlayışının sahadaki somut karşılıklarından biri olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bir Soluk, Bir Nefes” projesiyle birlikte Tunceli’de dezavantajlı bireyler ile ailelerine yönelik destek mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor. Projenin, özellikle sürekli bakım yükü taşıyan aileler için önemli bir rahatlama sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tuncelide-bir-soluk-bir-nefes-projesi-hayata-gecti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6755-1.jpeg" type="image/jpeg" length="91405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karında Gaz Sanılıyor, Ama Farklı: Chilaiditi Sendromu Nasıl Anlaşılır, Tedavisi Var mı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/karinda-gaz-saniliyor-ama-farkli-chilaiditi-sendromu-nasil-anlasilir-tedavisi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/karinda-gaz-saniliyor-ama-farkli-chilaiditi-sendromu-nasil-anlasilir-tedavisi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Chilaiditi sendromu, görüntülemede “karın içinde serbest hava varmış” izlenimi verebildiği için bazen daha ağır hastalıklarla karışabiliyor. Uzmanlara göre doğru tanı, hem gereksiz ameliyatı önlüyor hem de gerçek riskli tabloyu zamanında ayırmayı sağlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Chilaiditi sendromu nedir, vücutta nasıl ilerler?</p>

<p>Chilaiditi sendromu, bağırsağın bir bölümünün, çoğunlukla kolonun, karaciğer ile diyafram arasına yerleşmesiyle ortaya çıkıyor. Bu yer değiştirme yalnızca görüntüleme bulgusu olarak saptanırsa “Chilaiditi işareti” olarak anılıyor; buna ağrı, bulantı, kusma, kabızlık ya da nefes darlığı gibi şikayetler eşlik ederse tablo “sendrom” adını alıyor.</p>

<p>Her zaman düşünüldüğü kadar basit olmayabilir. Çünkü bu durum bazı hastalarda geçici kalırken, bazılarında bağırsak hareketini bozabiliyor, gaz ve dışkı geçişini zorlaştırabiliyor, nadiren de tıkanıklık, volvulus ya da iskemi gibi acil müdahale gerektiren komplikasyonlara zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p>Chilaiditi sendromu belirtileri nelerdir, hangi işaretler gözden kaçabilir?</p>

<p>En sık yakınmalar karın ağrısı, şişkinlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, kabızlık ve bağırsak düzeninde değişiklik olarak tarif ediliyor. Bazı hastalarda tabloya göğüste baskı hissi, nefes almada zorlanma, hatta kalp kaynaklı sanılabilecek şikayetler de eklenebiliyor.</p>

<p>Masum gibi görünse de en sık atlanan nokta şu: Bu hastalık bazen sadece “geçmeyen gaz”, “yanlış pozisyonda artan karın rahatsızlığı” ya da sırtüstü yatınca belirginleşen baskı hissi gibi silik belirtilerle ilerleyebiliyor. Özellikle sağ üst karında rahatsızlık, dışkılama düzeninde yeni bozulma ve eşlik eden bulantı birlikteyse tablo daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir hal alıyor.</p>

<p>Chilaiditi sendromu kimlerde daha sık görülür?</p>

<p>Bu sendrom nadir kabul ediliyor. Düz grafilerde bildirilen sıklık yaklaşık yüzde 0,025 ile yüzde 0,28 arasında; yaşlı bireylerde oran daha yüksek bulunuyor ve erkeklerde kadınlara göre daha sık görülüyor. Bazı serilerde ileri yaş grubunda görülme oranının yüzde 1’e kadar çıktığı bildiriliyor.</p>

<p>Risk, yalnızca yaşla sınırlı değil. Kronik kabızlık, kolonun uzamış ve gevşek yapıda olması, karaciğer hacminin küçülmesi, diyaframın normalden yüksek olması, KOAH gibi akciğer hastalıkları, asit, belirgin kilo kaybı, çoklu gebelik öyküsü ve bazı anatomik varyasyonlar tabloyu kolaylaştırabiliyor. Ender de olsa kolonoskopi, enteral tüp uygulamaları ya da bazı ameliyatlardan sonra da ortaya çıkabildiği bildiriliyor.</p>

<p>Chilaiditi sendromu neden olur?</p>

<p>Temel mesele, bağırsağın normal yerinde kalmasını sağlayan anatomik desteklerin gevşemesi ya da yapısal olarak farklı olması. Bağırsak daha hareketli hale geldiğinde, özellikle kolonun hava ile dolduğu veya kabızlık nedeniyle gerildiği dönemlerde karaciğer ile diyafram arasına kayabiliyor. İşte burada tablo değişiyor: Hastalık çoğu zaman bağırsaktan başlıyor gibi görünse de aslında karaciğer, diyafram ve kolon arasındaki yerleşim ilişkisi birlikte rol oynuyor.</p>

<p>Chilaiditi sendromu nasıl anlaşılır?</p>

<p>Tanı çoğu zaman akciğer grafisi, direkt karın grafisi ya da bilgisayarlı tomografi sırasında konuyor. En kritik nokta, görüntüde görülen havanın gerçekten bağırsak içinde mi olduğu, yoksa karın içinde serbest hava mı olduğunun ayrılması. Çünkü bu fark, bazen ameliyathane ile gözlem arasında çizilen çok ince ama çok önemli bir sınır anlamına geliyor.</p>

<p>Bilgisayarlı tomografi bu ayrımı daha güvenli yapabildiği için, özellikle şikayet belirginse ya da bağırsak delinmesi gibi acil tablolar dışlanmak isteniyorsa öne çıkıyor. Uzman kaynaklarda, düz grafide Chilaiditi işaretinin nadir görüldüğü, BT’nin ise daha duyarlı olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Ne zaman doktora gidilmeli, hangi doktora gidilir?</p>

<p>İlk başvurulacak bölüm genellikle genel cerrahi ya da gastroenteroloji oluyor. Şikayet ani başladıysa, şiddetli karın ağrısı, kusma, gaz-dışkı çıkaramama, nefes darlığı, ateş ya da karında belirgin sertlik varsa acil servis değerlendirmesi geciktirilmemeli. Çünkü bu durumda hedef yalnızca Chilaiditi sendromunu görmek değil, tıkanıklık, iskemi, perforasyon ve gerçek pnömoperitoneum gibi acil tabloları da dışlamak oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha hafif ama tekrarlayan yakınmalarda gastroenteroloji değerlendirmesi ön planda olabilir; görüntüleme ile anatomik durum netleştirildikten sonra gerekirse genel cerrahiye yönlendirme yapılır. Erken başvurunun önemi tam da burada: Hastalığın kendisi çoğu zaman iyi huylu seyretse de benzer yakınmalar veren tehlikeli durumların atlanmaması gerekir.</p>

<p>Chilaiditi sendromu tedavisi var mı?</p>

<p>Evet, tedavi yaklaşımı var. Ancak burada klasik “tek ilaçla düzelir” modeli işlemiyor. Belirti vermeyen Chilaiditi işaretinde çoğu zaman müdahale gerekmiyor; sendrom gelişmişse ilk basamak tedavi sıvı desteği, bağırsak dinlendirilmesi, gerektiğinde nazogastrik dekompresyon, dışkı yumuşatıcılar ve lavman gibi konservatif yöntemlerden oluşuyor.</p>

<p>Yanıt alınırsa genellikle ek işlem gerekmiyor. Fakat yakınmalar düzelmiyorsa, bağırsak tıkanıklığı gelişiyorsa ya da iskemi-perforasyon şüphesi varsa cerrahi gündeme geliyor. Literatürde kolopeksi, çekopeksi ve gereken olgularda bağırsak rezeksiyonu gibi yöntemler tarif ediliyor; ancak en iyi cerrahi tekniğe dair net bir ortak görüş bulunmuyor ve karar hastanın komplikasyon tipine göre veriliyor.</p>

<p>Yeni tedaviler ve güncel gelişmeler neler?</p>

<p>Bu başlıkta okurun en çok aradığı soru genellikle şu oluyor: “FDA onaylı yeni ilaç var mı, biyolojik tedavi uygulanıyor mu?” Chilaiditi sendromunda yanıt şimdilik hayır yönünde. İncelenen güncel derlemeler ve olgu serilerinde hastalığa özgü FDA veya EMA onaylı hedefe yönelik ilaç, immünoterapi ya da biyolojik ajan temelli bir standart tedavi yer almıyor; güncel yaklaşım hâlâ doğru tanı, konservatif destek ve komplikasyon gelişirse cerrahi üzerine kurulu. Bu da aslında kötü haber değil; çünkü sorun çoğu zaman tümör biyolojisi gibi karmaşık bir ilaç hedefinden değil, anatomik yer değişiminden kaynaklanıyor.</p>

<p>Güncel literatürde öne çıkan gelişme, yeni bir mucize ilaçtan çok, yanlış tanıyı azaltan dikkatli görüntüleme ve minimal invaziv cerrahi deneyiminin artması. Laparoskopik kolopeksi gibi yöntemler seçilmiş hastalarda bildirilmiş olsa da bunlar yaygın bir “yeni nesil tedavi” standardı değil; komplikasyonlu veya tekrarlayan olgular için bireysel karar alanı olarak görülüyor. Cerrahi tarafın doğal riski ise anestezi, enfeksiyon, yapışıklık ve bağırsak komplikasyonları; konservatif tedavide ise asıl mesele yakın izlem ve kötüleşmeyi kaçırmamak.</p>

<p>Chilaiditi sendromu nasıl önlenir?</p>

<p>Tam koruma her zaman mümkün değil; çünkü bazı hastalarda temel sorun doğuştan gelen ya da yaşla belirginleşen anatomik özellikler. Yine de kronik kabızlığın kontrol altına alınması, uzun süren gaz ve şişkinlik yakınmalarının hafife alınmaması, eşlik eden akciğer ve karaciğer hastalıklarının düzenli takibi ve ani kilo kaybı sonrası yeni sindirim şikayetlerinin değerlendirilmesi koruyucu çerçevenin en gerçekçi adımları arasında yer alıyor.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>En sık yapılan hata, görüntüde diyafram altında görülen havayı doğrudan “bağırsak delinmesi” sanmak ya da bunun tam tersine, günlerce süren karın ağrısı ve kabızlığı sıradan gaz sorunu diye ertelemek. Chilaiditi sendromunda asıl başarı, korkutup acele ettirmeden ama geciktirmeden doğru ayrımı yapabilmekte yatıyor.</p>

<p>Kısa soru-cevap</p>

<p>Chilaiditi sendromu nedir?<br />
Bağırsağın bir bölümünün karaciğer ile diyafram arasına yerleşmesi ve buna belirtilerin eşlik etmesi durumudur.</p>

<p>Chilaiditi sendromu neden olur?<br />
Anatomik gevşeklikler, kronik kabızlık, kolonun uzaması, diyafram yüksekliği, karaciğer hacmindeki değişiklikler ve bazı akciğer hastalıkları rol oynayabilir.</p>

<p>Chilaiditi sendromu nasıl anlaşılır?<br />
En sık röntgen veya BT ile fark edilir; önemli olan bunun gerçek serbest hava değil, bağırsak yer değişimi olduğunun anlaşılmasıdır.</p>

<p>Hangi doktora gidilir?<br />
İlk başvuruda genel cerrahi, gastroenteroloji veya acil servis uygun olabilir. Ani ve şiddetli belirtilerde beklenmemelidir.</p>

<p>Tedavisi var mı?<br />
Evet. Çoğu hastada konservatif tedavi yeterlidir; tıkanıklık, iskemi veya perforasyon gibi komplikasyonlarda cerrahi gerekir.</p>

<p>Son söz şu: Chilaiditi sendromu nadir bir durum, ama nadir olması önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle geçmeyen karın ağrısı, kabızlık, şişkinlik ve sağ üst karın baskısı birlikteyse, “gazdır geçer” demeden değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü bazen asıl mesele hastalığın kendisi değil, onun başka bir ciddi tabloyla karışma ihtimali oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/karinda-gaz-saniliyor-ama-farkli-chilaiditi-sendromu-nasil-anlasilir-tedavisi-var-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6750-1.jpeg" type="image/jpeg" length="80416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Sarıgül’den Uganda Ordusu Komutanı Kainerugaba’ya Sert Tepki]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mustafa-sarigulden-uganda-ordusu-komutani-kainerugabaya-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mustafa-sarigulden-uganda-ordusu-komutani-kainerugabaya-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, Uganda ordusunun komutanı Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye’ye yönelik tepki çeken paylaşımlarına sert sözlerle karşılık verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kainerugaba, son günlerde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarla yeniden tartışmaların odağına yerleşti. Kainerugaba, Uganda’nın askeri lideri olarak biliniyor ve daha önce de sosyal medya çıkışlarıyla gündeme gelmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarıgül, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada, “Bu terbiyesiz ve aşağılık adam Türkiye ile ilgili laflar söyleyerek gündeme gelmek istiyor. Biz bu aşağılık adamlara cevap dahi vermemeliyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kainerugaba’nın Türkiye’yi hedef alan sözleri sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, Sarıgül’ün açıklaması da bu çıkışlara yönelik en sert siyasi tepkilerden biri oldu. Uganda’lı komutanın paylaşımları, diplomatik nezaket sınırlarını aşan ve kamuoyunda rahatsızlık oluşturan ifadeler olarak değerlendirildi. Kainerugaba’nın resmi X hesabında Türkiye’den para ve “ülkenin en güzel kadını”na ilişkin paylaşımın yer aldığı görülüyor; büyükelçilik tehdidi içeren sözleri ise çeşitli haber ve sosyal medya paylaşımlarında aktarılıyor.</p>

<p>Kainerugaba ne demişti?</p>

<p>Muhoozi Kainerugaba, Türkiye’ye yönelik paylaşımında, “Ya bize ödeme yaparlar, ya da buradaki büyükelçiliklerini kapatırım. Karşılık olarak Türkiye’deki büyükelçiliğimizi de kapatabilirler” ifadelerini kullandı. Söz konusu paylaşım, kısa sürede sosyal medyada yayılırken Türkiye’ye yönelik açık bir diplomatik tehdit olarak yorumlandı. Bu ifade, şu an için resmi hesabında doğrudan erişilebilen bir gönderi olarak değil, çok sayıda haber ve sosyal medya paylaşımı üzerinden dolaşımda görünüyor.</p>

<p>Kainerugaba, bunun ardından yaptığı başka bir paylaşımda ise “Türkiye’den gelecek 1 milyar doların üstüne, o ülkedeki en güzel kadını da eş olarak istiyorum” anlamına gelen ifadeler kullandı. Bu paylaşım, Kainerugaba’nın resmi X hesabında da görülebilen mesajlardan biri olarak dikkat çekti ve tepki dalgasını daha da büyüttü.</p>

<p>Türkiye kamuoyunda tepki çeken bu açıklamalar, yalnızca diplomatik saygı sınırlarının aşılması olarak değil, aynı zamanda kadınları aşağılayan ve devletler arası ilişkilere zarar veren bir üslubun göstergesi olarak da yorumlandı. Sarıgül’ün açıklaması da tam bu noktada, bu tür provokatif söylemlerin ciddiye alınmaması gerektiği vurgusuyla öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mustafa-sarigulden-uganda-ordusu-komutani-kainerugabaya-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6749.jpeg" type="image/jpeg" length="10555"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="11858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="12775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="85817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="78688"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="51810"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
