<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Apr 2026 12:39:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[50 yaş altı kolon kanserinde yeni araştırma: Pestisit maruziyeti mercek altında]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/50-yas-alti-kolon-kanserinde-yeni-arastirma-pestisit-maruziyeti-mercek-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/50-yas-alti-kolon-kanserinde-yeni-arastirma-pestisit-maruziyeti-mercek-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç yaşta görülen kolon ve rektum kanseri vakalarındaki artışı anlamaya çalışan yeni bir çalışma, bazı çevresel maruziyetlerin tümörlerde epigenetik iz bıraktığını gösterdi. Araştırmada en güçlü sinyallerden biri, picloram adlı yaygın bir herbisitle ilişkili bulundu; ancak sonuçlar şimdilik neden-sonuç kanıtı değil, güçlü bir bilimsel uyarı niteliği taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genç yaşta kolon kanseri artışına yeni bir açıklama arayışı</p>

<p>50 yaş altındaki bireylerde görülen kolorektal kanser vakalarının son yıllarda neden arttığı, onkolojinin en dikkat çekici sorularından biri haline geldi. Nature Medicine’da yayımlanan yeni araştırma, bu artışın yalnızca genetik yatkınlıkla açıklanamayabileceğini, yaşam boyu çevresel maruziyetlerin de tümör biyolojisinde iz bırakmış olabileceğini ortaya koydu. Çalışma özellikle erken başlangıçlı kolon ve rektum kanserlerinde, pestisit maruziyetiyle bağlantılı epigenetik parmak izlerine odaklandı.</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çeken bulgusu, picloram adlı herbisitle ilişkili epigenetik imzanın erken başlangıçlı kolorektal kanser grubunda daha belirgin görülmesi oldu. Picloram, 1960’lardan bu yana kullanılan bir yabani ot ilacı ve araştırmacılar, bu maruziyetin özellikle genç kuşaklarda daha uzun süreli birikmiş olabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte çalışma, picloramın tek başına kanser yaptığı sonucuna varmıyor; ilişkiyi ortaya koyuyor ve yeni bir araştırma hattı açıyor.</p>

<p>Bu araştırma neyi değiştiriyor?</p>

<p>Bugüne kadar genç yaşta kolon kanseri artışı için beslenme alışkanlıkları, obezite, bağırsak mikrobiyotası, antibiyotik kullanımı ve çeşitli çevresel etkenler tartışılıyordu. Yeni çalışma bu tartışmayı daha somut bir zemine taşıyor: “exposome” yani kişinin yaşam boyu karşılaştığı çevresel etkiler toplamı, bu kez epigenetik izler üzerinden incelendi. Araştırmacılar DNA dizisini değil, DNA üzerindeki metilasyon paternlerini okudu. Amaç, geçmiş maruziyetlerin tümör dokusunda bırakmış olabileceği biyolojik izleri yakalamaktı.</p>

<p>Bu yönüyle çalışma, “genç yaşta kolon kanseri neden artıyor?” sorusunu yalnızca kalıtsal mutasyonlar üzerinden değil, çevre, yaşam tarzı ve epigenetik etkileşimi üzerinden ele alması bakımından önem taşıyor. Kanserin sadece gende başlayan bir süreç değil, maruziyetlerin genlerin çalışma biçimini değiştirdiği çok katmanlı bir hastalık olabileceği fikrini güçlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmayı kim yaptı, hangi kapsamda yürüttü?</p>

<p>Araştırma, Silvana C. E. Maas, Iosune Baraibar ve Jose A. Seoane’nin de yer aldığı ekip tarafından yürütüldü. Çalışma, Barselona merkezli Vall d’Hebron Onkoloji Enstitüsü (VHIO) bağlantılı araştırmacıların katkısıyla yayımlandı. Nature Medicine’daki açık erişimli makale, erken başlangıçlı kolorektal kanseri 50 yaş altı, geç başlangıçlı grubu ise 70 yaş ve üzeri hastalar olarak karşılaştırdı. İnceleme, diyet, sigara, sosyoekonomik durum ve pestisit maruziyeti gibi farklı exposome başlıklarının epigenetik karşılıklarını değerlendirdi.</p>

<p>Makalenin özetine göre araştırmacılar, farklı kohortlar ve meta-analiz yaklaşımıyla picloram sinyalini yeniden sınadı. Ek olarak, ABD’de bazı eyalet ve ilçelerdeki pestisit kullanım verileri ile genç yaş kolorektal kanser sıklığı arasında da karşılaştırmalar yapıldı. Bu bölümde picloram, en güçlü ilişki sinyallerinden biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Mekanizma neden dikkat çekiyor?</p>

<p>Çalışmanın en çarpıcı taraflarından biri, klasik genetik yolakların her vakada baskın olmayabileceğini düşündürmesi. Araştırmacılar, erken başlangıçlı tümörlerde bazı mutasyon paternlerinin farklı dağıldığını ve özellikle çevresel maruziyetlere bağlı epigenetik yeniden programlanmanın alternatif bir kanserleşme yolu oluşturabileceğini öne sürüyor. Yani burada mesele yalnızca “hangi gen bozuldu?” sorusu değil; “hangi çevresel etki, hücrenin genleri kullanma biçimini değiştirdi?” sorusu haline geliyor.</p>

<p>Bu nokta klinik açıdan önemli. Çünkü genç yaşta kolon kanseri artışını açıklamak için yeni biyobelirteçler, yeni risk haritaları ve daha hedefli korunma stratejileri geliştirmenin yolu, bu tür epigenetik izlerin daha iyi anlaşılmasından geçebilir. Özellikle çevresel risklerin doku üzerinde “moleküler ayak izi” bıraktığını gösteren çalışmalar, önleme stratejilerini yalnızca aile öyküsüne dayandıran yaklaşımın yetersiz kalabileceğini düşündürüyor. Bu çıkarım, çalışmanın bulgularına dayalı bir yorumdur; doğrudan klinik kılavuz değişikliği anlamına gelmez.</p>

<p>İnsanlar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Kolorektal kanser, dünya genelinde en sık görülen kanserlerden biri ve kanser ölümlerinde üst sıralarda yer alıyor. Daha dikkat çekici olan ise, bazı ülkelerde genç erişkinlerdeki görülme sıklığının yükselmesi. Bu yeni çalışma, o artışın arkasında çevresel kimyasalların da bulunabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bu, halk sağlığı açısından yalnızca tedavi değil, korunma ve maruziyet takibi başlıklarını da yeniden gündeme taşıyabilir.</p>

<p>Ancak bu sonuçların bugünden yarına “kesin neden bulundu” şeklinde okunması doğru olmaz. Araştırma gözlemsel ve epigenetik ilişkilere dayanıyor. Maruziyetin bireysel düzeyde ne kadar, ne zaman ve hangi başka kimyasallarla birlikte gerçekleştiğini ölçmek zor. Bilim insanları da bu nedenle daha fazla insan çalışmasına, farklı popülasyonlarda doğrulamaya ve doğrudan biyolojik mekanizma testlerine ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Temkinli ama güçlü bir sinyal</p>

<p>Bu çalışma, genç yaşta kolon kanseri artışına dair tartışmayı yeni bir eksene taşıyor: Kanser yalnızca kalıtsal mutasyonların değil, çevresel maruziyetler ile epigenetik değişimlerin de ürünü olabilir. Picloram bağlantısı şu aşamada kesin hüküm değil; fakat göz ardı edilemeyecek kadar güçlü bir sinyal. Bilimsel açıdan asıl değer de burada yatıyor. Çalışma bir son nokta koymuyor, fakat erken başlangıçlı kolorektal kanserin nedenlerine ilişkin arayışta yeni ve ciddi bir yol açıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/50-yas-alti-kolon-kanserinde-yeni-arastirma-pestisit-maruziyeti-mercek-altinda</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2052.jpeg" type="image/jpeg" length="96422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaciğer yağlanmasında yeni dönem olabilir mi? İki ilacın ortak etkisi incelendi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinda-yeni-donem-olabilir-mi-iki-ilacin-ortak-etkisi-incelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinda-yeni-donem-olabilir-mi-iki-ilacin-ortak-etkisi-incelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yağlı karaciğer hastalığı için yürütülen yeni bir deneysel çalışma, halihazırda farklı alanlarda kullanılan iki ilacın birlikte verildiğinde karaciğer yağlanmasını belirgin biçimde azaltabildiğini ortaya koydu. Bulgular henüz insanlarda doğrulanmış değil; ancak MASLD tedavisinde çoklu mekanizmaya dayalı yeni bir yaklaşımın kapısını aralayabilecek nitelikte görülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yağlı karaciğer tedavisinde dikkat çeken kombinasyon</p>

<p>Metabolik Disfonksiyon İlişkili Steatotik Karaciğer Hastalığı, yeni adıyla MASLD, bugün yalnızca karaciğer uzmanlarını ilgilendiren dar bir başlık olmaktan çıktı. Sessiz ilerleyen bu tablo, milyonlarca kişide uzun süre fark edilmeden seyrediyor; ileri aşamada siroza, karaciğer kanserine ve daha da önemlisi ciddi kardiyovasküler risklere zemin hazırlayabiliyor. Tam da bu nedenle yayımlanan yeni deneysel çalışma, yağlı karaciğer tedavisinde farklı alanlarda bilinen iki ilacın birlikte kullanımına odaklanmasıyla dikkat çekti.</p>

<p>Araştırmada pemafibrat ile telmisartanın kombinasyonu değerlendirildi. Elde edilen bulgular, bu iki ilacın birlikte kullanıldığında karaciğerdeki yağ birikimini azaltmada tek başına kullanıma göre daha güçlü ve daha dengeli bir etki oluşturabileceğini gösterdi. Çalışma, “yağlı karaciğer için yeni ilaç bulundu” gibi kesin bir sonuca işaret etmiyor; ancak mevcut ilaçların yeni amaçlarla değerlendirilmesi bakımından önemli bir eşiğe işaret ediyor.</p>

<p>Bu araştırma neyi değiştiriyor?</p>

<p>MASLD tedavisinde bugün en temel yaklaşım yaşam tarzı değişikliği olarak öne çıkıyor. Kilo kontrolü, beslenme düzeni, fiziksel aktivite ve eşlik eden metabolik sorunların yönetimi hâlâ ana ekseni oluşturuyor. Buna rağmen gerçek hayatta tedaviye uyumun sınırlı kalması, hastalığın çoğu zaman geç fark edilmesi ve spesifik ilaç seçeneklerinin kısıtlı olması yeni arayışları hızlandırıyor.</p>

<p>Yeni çalışmanın öne çıkan yönü de burada başlıyor. Araştırmacılar, sıfırdan bir molekül geliştirmek yerine güvenlik profili zaten bilinen ilaçları yeni bir hedef için değerlendirdi. Tıpta “drug repurposing” olarak adlandırılan bu yaklaşım, kliniğe geçiş süresini kısaltma, maliyeti düşürme ve mevcut verilerden daha hızlı yararlanma potansiyeli taşıyor.</p>

<p>Bu açıdan bakıldığında çalışma, MASLD için yalnızca karaciğer yağını azaltmayı değil, aynı zamanda tansiyon, lipit dengesi ve genel kardiyometabolik risk yükünü birlikte ele alabilecek kombinasyon tedavilerinin gündeme gelebileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Çalışmayı kim yaptı, hangi kapsamda yürüttü?</p>

<p>Araştırma, Roger Bentanachs ve çalışma arkadaşları tarafından yürütüldü. Bulgular, 2025 yılında Pharmacological Research dergisinde yayımlandı. Çalışmanın başlığı, telmisartanın karaciğer yağlanmasını PCK1 artışı üzerinden tersine çevirebildiğini ve bunun PPAR’dan bağımsız yeni bir mekanizmaya işaret ettiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Araştırmada iki ayrı deneysel model kullanıldı. İlki, yüksek yağ ve fruktoz diyetiyle MASLD oluşturulan sıçan modeli oldu. İkincisi ise metabolik süreçlerin hızlı biçimde gözlenmesine imkân tanıyan zebrafish larvalarıydı. Bu çift model yaklaşımı, bulguların tek bir sistemle sınırlı kalmaması açısından araştırmanın dikkat çeken güçlü yanlarından biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Bulgular neden önemli bulundu?</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, pemafibrat ve telmisartan kombinasyonunun yarım dozlarla dahi güçlü etki gösterebilmesi oldu. Çalışma verileri, iki ilacın birlikte kullanımında tam doz tekli tedavilere yakın bir etkinlik oluşabildiğini düşündürüyor. Bu da gelecekte daha düşük dozlarla daha dengeli sonuç elde edilmesi ihtimalini gündeme taşıyor.</p>

<p>Pemafibrat, PPAR-alfa üzerinden yağ asidi oksidasyonunu artıran ve trigliserid üretimini baskılayan bir ajan olarak biliniyor. Telmisartan ise esas olarak bir tansiyon ilacı sınıfında yer alıyor. Ancak bu çalışmada telmisartanın yalnızca kan basıncı üzerinden değil, metabolik akış üzerinde de etkili olabileceği gösterildi.</p>

<p>Burada özellikle PCK1 düzeyindeki artış dikkat çekti. Araştırmacılara göre bu değişim, metabolik sürecin lipid sentezinden farklı bir yöne kaymasına katkı sağlıyor. Çalışmada bu mekanizmanın hiperglisemi oluşturmadan ortaya çıkmış olması da ayrıca önemli görüldü. Bu bulgu, MASLD gibi karaciğer, damar sistemi ve metabolizmayı birlikte ilgilendiren hastalıklarda tek hedefli tedavi anlayışının yetersiz kalabileceğini yeniden gündeme getiriyor.</p>

<p>Hangi hastalar açısından ilgi çekici olabilir?</p>

<p>Henüz insan çalışması bulunmadığı için doğrudan klinik öneri yapmak mümkün değil. Yine de çalışma, özellikle obezite, hipertansiyon, dislipidemi ve metabolik sendromun birlikte görüldüğü hasta gruplarında neden daha geniş bir ilgi uyandırdığını açık biçimde ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çünkü MASLD çoğu zaman yalnızca karaciğerdeki yağlanmadan ibaret değil. Hastalığa sıklıkla insülin direnci, damar sertliği riski, yüksek tansiyon ve bozulmuş lipid profili eşlik ediyor. Bu nedenle aynı anda birden fazla metabolik yolu etkileyen tedaviler, gelecekte klinik yaklaşımı değiştirebilecek seçenekler arasında değerlendirilebilir.</p>

<p>İnsanlar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Bu bilimsel gelişme, yağlı karaciğer tedavisinde hemen yarın kullanılacak yeni bir standart anlamına gelmiyor. Çalışma deneysel düzeyde ve hayvan modellerine dayanıyor. Bu nedenle “uygulanabilir eşik” açısından henüz erken safhada bulunuyor.</p>

<p>Buna rağmen araştırma, iki önemli mesaj veriyor. İlki, MASLD’nin erken dönemde biyolojik olarak geri döndürülebilir hedefler barındırdığı yönünde. İkincisi ise metabolik hastalıkların gelecekte tek ilaçla değil, birbiriyle uyumlu kombinasyonlarla yönetilebileceği düşüncesinin giderek güçlenmesi.</p>

<p>Bu da hem klinik araştırmalar hem de ilaç geliştirme stratejileri açısından yeni bir hat açıyor. Özellikle Faz 1 ve Faz 2 insan çalışmalarıyla bu etkinin güvenlik, doz dengesi ve uzun dönem sonuçlar bakımından doğrulanması gerekecek.</p>

<p>Temkinli iyimserlik için neden var?</p>

<p>Çalışmanın güçlü yönleri kadar sınırları da net. İnsan verisi bulunmuyor. Uzun dönem güvenlik sonuçları bilinmiyor. Glukoz metabolizması üzerindeki etkilerin farklı hasta gruplarında nasıl şekilleneceği henüz açıklığa kavuşmuş değil. Ayrıca farklı popülasyonlarda ve değişen genetik altyapılarda benzer sonuçların görülüp görülmeyeceği de ayrı bir araştırma başlığı olarak önümüzde duruyor.</p>

<p>Yine de bu deneysel bulgular, MASLD tedavisi için umut verici bir araştırma hattı açıyor. Çünkü mesele artık yalnızca karaciğerdeki yağı azaltmak değil; aynı anda metabolik yükü, damar riskini ve eşlik eden hastalıkları birlikte yönetebilmek. Bu çalışmanın asıl değeri de burada yatıyor: kesin sonuç ilan etmiyor, ama geleceğin tedavi mantığının hangi yöne evrilebileceğini güçlü biçimde gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinda-yeni-donem-olabilir-mi-iki-ilacin-ortak-etkisi-incelendi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/karaciger-yaglanmasi.jpg" type="image/jpeg" length="59240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İki Çorumlu detayı Gülistan Doku dosyasında yeniden gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında yürütülen yeni süreç kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, dosyada dikkat çeken bir ayrıntı öne çıktı. Soruşturmanın seyrini değiştiren Başsavcı Ebru Cansu ile dönemin Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu’nun Çorumlu olması, dosyadaki “iki Çorumlu” yorumlarını beraberinde getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllardır kamuoyunun vicdanında kapanmamış dosyalar arasında yer alan Gülistan Doku soruşturması, son dönemde atılan yeni adımlarla yeniden Türkiye’nin gündemine taşındı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun dosyayı yeniden ele alması, soruşturmada yeni bir dönemin kapısını araladı.</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan bilgilerde, Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlamasının ardından uzun süredir bekleyen soruşturmayı yeniden hareketlendirdiği ve dosyaya doğrudan ağırlık verdiği ifade edildi. Özellikle aileyle kurulan temas ve soruşturmanın yeniden hız kazanması, yıllardır sonuç bekleyen dosyada umutları yeniden artırdı.</p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/savci-ebru-cansu-kimdir-tunceli-cumhuriyet-bassavcisi-ebru-cansunun-biyografisi">Başsavcı Ebru Cansu Kimdir?</a></p>

<p>Bu süreçte en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise kamuoyunda “iki Çorumlu” başlığıyla konuşulmaya başlandı. Başsavcı Ebru Cansu’nun Çorum’un Alaca ilçesinde doğduğu, soruşturma döneminde Tunceli Valiliği görevinde bulunan Bülent Tekbıyıkoğlu’nun da Çorumlu olduğu bilgisi, dosyada öne çıkan unsurlardan biri oldu.</p>

<p>Dosyaya ilişkin değerlendirmelerde, dönemin valisi Tekbıyıkoğlu’nun görev süresi boyunca özel bir ekip üzerinden çeşitli ihbar ve bilgileri topladığı, elde edilen verilerin ise adli makamlara iletildiği yönündeki ifadeler dikkat çekti. Bu yönüyle bakıldığında, hem idari hem de adli tarafta dosyaya dokunan iki ismin memleket ortaklığı kamuoyunda ayrıca konuşulmaya başladı.</p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/bulent-tekbiyikoglu-kimdir-corum-sungurlulu-burokratin-dikkat-ceken-kariyeri">Bülent Tekbıyıkoğlu Kimdir?</a></p>

<p>Öte yandan soruşturmanın yeniden açılması ve yeni gözaltı kararlarıyla birlikte Başsavcı Ebru Cansu’nun ismi kamuoyunda daha görünür hale geldi. Dosyaya ilişkin kararlı tutumu, özellikle Gülistan Doku’nun akıbetinin ortaya çıkarılmasını isteyen çevrelerde dikkatle izleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ebru Cansu’nun hukuk eğitimini Marmara Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra uzun yıllar avukatlık yaptığı, ardından savcılık görevine geçtiği biliniyor. Farklı adliyelerde görev aldıktan sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine getirilmesi, kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Kamuoyuna yansıyan anlatımlarda, göreve başladıktan sonra Gülistan Doku dosyasını raflardan indirip yeniden öncelikli dosyalar arasına aldığı vurgulanıyor.</p>

<p>Gülistan Doku soruşturması yalnızca hukuki bir dosya değil, aynı zamanda yıllardır cevabı beklenen büyük bir toplumsal vicdan meselesi olarak görülüyor. Bu nedenle dosyada atılan her yeni adım, sadece Tunceli’de değil tüm Türkiye’de yakından takip ediliyor.</p>

<p>Şimdi gözler, yeniden ivme kazanan soruşturmanın hangi somut sonuçları doğuracağına çevrilmiş durumda. “İki Çorumlu” detayı ise bu kritik dosyada, hem sembolik hem de dikkat çekici bir başlık olarak hafızalara kazınmış görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 07:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7667.jpeg" type="image/jpeg" length="23534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarsus Belediye Meclis Üyesi Hülya Midem hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tarsus-belediye-meclis-uyesi-hulya-midem-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tarsus-belediye-meclis-uyesi-hulya-midem-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir süredir tedavi gördüğü belirtilen Tarsus Belediyesi CHP Meclis Üyesi Hülya Midem’in vefatı, Tarsus’ta büyük üzüntü yarattı. Yerel siyaset ve belediye meclisindeki çalışmalarıyla tanınan Midem’in ölümü sonrası taziye mesajları peş peşe geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarsus Belediyesi CHP Meclis Üyesi Hülya Midem’in hayatını kaybettiği bildirildi. Bir süredir tedavi gördüğü belirtilen Midem’in vefatı, Tarsus siyasetinde ve yerel yönetim çevrelerinde derin üzüntüye yol açtı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Hülya Midem, sağlık sorunları nedeniyle bir süredir tedavi altındaydı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vefat haberi kısa sürede yayıldı ve sevenlerini yasa boğdu.</p>

<p>Tarsus Belediye Meclisi’nde görev yapan ve siyasi çalışmalarıyla tanınan Midem, ilçede yerel yönetim alanındaki duruşu ve meclis faaliyetleriyle bilinen isimler arasında yer alıyordu. Özellikle Tarsus’taki belediye çalışmaları ve siyasi temaslarıyla kamuoyunda tanınan Midem’in kaybı, kentte geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Hülya Midem’in vefatının ardından çok sayıda kişi sosyal medya üzerinden taziye mesajı paylaştı. Yerel siyasette görev alan isimler, belediye çevreleri ve vatandaşlar, Midem’in ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarsus’ta uzun yıllardır siyasetin içinde yer alan Hülya Midem’in ölümü, belediye meclisinde de üzüntüyle karşılandı. Midem’in cenaze programına ilişkin detayların daha sonra netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tarsus-belediye-meclis-uyesi-hulya-midem-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 07:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7664.jpeg" type="image/jpeg" length="38165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şişkinlik, yanma, bulantı… Nedeni Helicobacter pylori olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/siskinlik-yanma-bulanti-nedeni-helicobacter-pylori-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/siskinlik-yanma-bulanti-nedeni-helicobacter-pylori-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Helicobacter pylori, mide zarında kronik iltihap oluşturarak gastrit ve ülserle ilişkilendirilen bir bakteri enfeksiyonu. Tedavisi var, ancak doğru ilaç seçimi ve tedavi sonrası kontrol artık her zamankinden daha önemli.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazımsızlık sandığınız şey bazen enfeksiyon çıkabiliyor</p>

<p>Helicobacter pylori, kısaca H. pylori, mideye yerleşebilen bir bakteri. Her zaman belirti vermiyor. Ama mideyi koruyan tabakayı zayıflatıp iltihabı kalıcı hale getirdiğinde iş hazımsızlığın ötesine geçebiliyor. Gastrit, peptik ülser ve uzun vadede mide kanseri riskinde artış bu yüzden ciddiye alınıyor.</p>

<p>Bu bakterinin en dikkat çekici yanı sessiz ilerleyebilmesi. NIDDK’ye göre gastrit gelişen birçok kişide belirti hiç olmayabiliyor. Belirti olduğunda ise üst karında ağrı, erken doyma, yemekten sonra aşırı doluluk hissi, iştahsızlık, bulantı ve bazen kilo kaybı tabloya eşlik edebiliyor.</p>

<p>Helicobacter pylori vücutta nasıl ilerliyor?</p>

<p>Bakteri mide zarına tutunuyor ve burada uzun süre kalabiliyor. Tedavi edilmezse enfeksiyon ömür boyu sürebiliyor. Zaman içinde mide zarında kronik iltihap oluşturuyor, koruyucu bariyeri bozuyor ve asidin dokuda hasar oluşturmasını kolaylaştırıyor. Ülserlerin önemli bir bölümü bu mekanizmayla gelişiyor.</p>

<p>Her zaman düşünüldüğü kadar basit olmayabilir. Çünkü kişi sadece “mide hassasiyeti” yaşadığını sanarken altta kronik gastrit ilerliyor olabilir. Bu nedenle uzun süren mide yakınmaları, özellikle de tekrar eden ağrı ve şişkinlik, sadece geçici sindirim sorunu gibi görülmemeli.</p>

<p>Erken belirtiler nelerdir, hangi işaretler gözden kaçabilir?</p>

<p>En sık gözden kaçan işaret, sıradan hazımsızlık gibi duran yakınmalardır. Karnın üst kısmında yanma ya da kemirme tarzı ağrı, açken artan rahatsızlık, geğirme, şişkinlik, mide bulantısı ve çabuk doyma bunların başında gelir. Bazı kişilerde belirti hafif olduğu için aylarca hatta yıllarca önemsenmeyebilir.</p>

<p>İşte burada tablo değişiyor. Eğer dışkı siyah ve katranımsı hale geldiyse, kusmukta kahve telvesi görünümü ya da kan varsa, ani ve şiddetli karın ağrısı geliştiyse, baş dönmesi veya bayılma hissi eşlik ediyorsa bu artık beklenebilecek bir durum değildir. Bu bulgular ülser kanaması ya da başka ciddi komplikasyonların işareti olabilir ve acil değerlendirme gerektirir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kimlerde daha sık görülür, neden olur?</p>

<p>H. pylori çoğu zaman çocukluk döneminde alınır ve tedavi edilmezse kalıcı olabilir. Yaş ilerledikçe görülme sıklığının artması da bununla ilişkilendiriliyor. NIDDK, enfeksiyonun yaşlı erişkinlerde daha sık görüldüğünü bildiriyor.</p>

<p>Bulaş yolunda tek bir kapı yok. Araştırmacılar bakterinin enfekte kişinin tükürüğü, kusmuğu veya dışkısıyla temasla; ayrıca kirli su ve kontamine gıdalarla yayılabildiğini belirtiyor. Kalabalık yaşam koşulları ve temiz suya erişimin sınırlı olması riski artıran başlıca etkenler arasında yer alıyor.</p>

<p>Ne zaman doktora gidilmeli, hangi doktora gidilmeli?</p>

<p>İlk başvuru noktası çoğu zaman aile hekimi, iç hastalıkları uzmanı ya da doğrudan gastroenteroloji olabilir. Süreğen hazımsızlık, geçmeyen mide ağrısı, açıklanamayan şişkinlik, erken doyma ya da tekrarlayan bulantı varsa erken başvuru önem taşır. Çünkü tanı konduğunda tedavi planı düzenlenebilir ve gerekirse hasta gastroenterolojiye yönlendirilir.</p>

<p>Alarm belirtileri varsa beklememek gerekir. Kanlı kusma, siyah dışkı, yutma güçlüğü, bayılma hissi ya da düzelmeyen şiddetli ağrı durumunda acil değerlendirme gerekir. Bu aşamada sadece “mide üşüttüm” demek, en sık yapılan ve en pahalıya mal olabilen hatalardan biridir.</p>

<p>Nasıl anlaşılır? Tanı nasıl konur?</p>

<p>Tanıda en sık kullanılan yöntemler üre nefes testi ve dışkıda antijen testidir. Gerektiğinde endoskopi sırasında biyopsi de yapılabilir. NIDDK, üre nefes testinin H. pylori varlığını saptamak için kullanılan temel yöntemlerden biri olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Yeni dönemin dikkat çeken tarafı yalnızca bakteriyi bulmak değil, bazı merkezlerde antibiyotik direnci hakkında da ipucu toplayabilmek. Mayo Clinic ve Mayo Clinic Laboratories kaynaklarında dışkıdan PCR ile hem H. pylori’nin hem de klaritromisin direnciyle ilişkili genetik değişimlerin gösterilebildiği belirtiliyor. Bu yaklaşım her merkezde rutin değil, ancak tedavi seçiminde giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Tedavisi var mı? Evet, ama artık ezbere değil</p>

<p>Helicobacter pylori’nin tedavisi var. Klasik yaklaşım, mide asidini baskılayan ilaçlarla birlikte birden fazla antibiyotiğin belirli süre kullanılması. Ancak 2024 Amerikan Gastroenteroloji Koleji kılavuzu, özellikle klaritromisin ve levofloksasin içeren şemaların antibiyotik duyarlılığı gösterilmeden gelişigüzel kullanılmaması gerektiğini vurguluyor. Çünkü direnç arttıkça başarı düşüyor.</p>

<p>Aynı kılavuz, tedaviye ilk kez başlanacak hastalarda 14 günlük optimize bizmutlu dörtlü tedaviyi öne çıkarıyor. Yani artık “bir antibiyotik, bir mide ilacı yeter” anlayışı yerini daha hesaplı ve direnç odaklı bir yaklaşımına bırakıyor. Tedavi bittikten sonra da iş kapanmış sayılmıyor. Kılavuz, herkes için en az 4 hafta sonra üre nefes testi, dışkı antijen testi veya biyopsi temelli yöntemlerle eradikasyon kontrolü öneriyor. Proton pompa inhibitörlerinin testten 2 hafta önce, antibiyotik ve bizmutun ise 4 hafta önce kesilmesi yalancı negatif sonucu azaltmak için özellikle vurgulanıyor.</p>

<p>Yeni tedaviler ve güncel gelişmeler neler?</p>

<p>Son yıllarda öne çıkan gelişmelerden biri vonoprazan içeren tedaviler oldu. Vonoprazan, proton pompa inhibitörlerinden farklı çalışan bir potasyum kompetitif asit blokeri. FDA, yetişkinlerde H. pylori tedavisi için VOQUEZNA TRIPLE PAK ve VOQUEZNA DUAL PAK onayını, 992 erişkin hastayı içeren bir çalışma üzerinden verdi. Aynı FDA verilerine göre tedaviden 4 hafta sonra eradikasyon oranı modifiye analiz grubunda Dual Pak için yüzde 78,5, Triple Pak için yüzde 84,7 olarak bildirildi.</p>

<p>Bu rejimlerin güvenlik tablosu da dikkatle izleniyor. FDA’ya göre vonoprazan içeren tedavilerde en sık bildirilen yan etkiler ishal, tat değişikliği, karın ağrısı, baş ağrısı ve bazı hastalarda vajinal mantar enfeksiyonu oldu. Clarithromycin içeren Triple Pak tarafında alerjik reaksiyonlar ve belirli ilaç etkileşimleri açısından daha dikkatli olunması gerekiyor.</p>

<p>Bir diğer FDA onaylı seçenek Talicia. Bu tedavi omeprazol, amoksisilin ve rifabutin kombinasyonundan oluşuyor. FDA etiketine göre Study 1’de eradikasyon oranı yüzde 83,8 olarak bildirildi; kontrol grubunda bu oran yüzde 57,7 kaldı. En sık yan etkiler ise ishal, baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı, döküntü ve hazımsızlık olarak sıralandı. Rifabutin içeriği nedeniyle idrar ve bazı vücut sıvılarında turuncu-kahverengi renk değişikliği gibi dikkat çekici ama beklenen etkiler de görülebiliyor.</p>

<p>Burada kritik bir ayrım var. Helicobacter pylori’de bugün için haber değeri taşıyan yeni kuşak tedaviler, kanser alanında sık duyulan immünoterapi, biyolojik ajan ya da hedefe yönelik ilaçlardan çok; asit baskılamasını güçlendiren ve antibiyotik direncine göre şekillenen kombinasyonlar üzerinden ilerliyor. Yani “mucize iğne” değil, doğru hasta için doğru şema öne çıkıyor.</p>

<p>Nasıl önlenir?</p>

<p>Koruyucu çerçeve aslında tanıdık. El hijyeni, güvenilir su kullanımı, gıda temizliği ve özellikle ev içi bulaşı azaltacak hijyen önlemleri önem taşıyor. Kalabalık yaşam koşulları ve yetersiz sanitasyon risk artışıyla ilişkili olduğu için, korunma sadece bireysel değil çevresel bir konu olarak da öne çıkıyor.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>En sık yapılan hata, aylar süren mide yakınmasını sadece strese ya da “dokunan yemeğe” bağlamak. İkinci büyük hata ise tedavi başlandıktan sonra şikayetler azalınca ilacı erken bırakmak. H. pylori’de yarım tedavi, hem bakterinin kalmasına hem de direnç riskinin büyümesine kapı aralayabiliyor.</p>

<p>Kısa soru-cevap</p>

<p>Helicobacter pylori nedir?<br />
Mideye yerleşebilen, gastrit ve ülserle ilişkili bir bakteri enfeksiyonudur. Uzun süre tedavi edilmezse mide kanseri riskini de artırabilir.</p>

<p>Helicobacter pylori nasıl anlaşılır?<br />
Geçmeyen hazımsızlık, üst karın ağrısı, şişkinlik, erken doyma ve bulantı şüphe uyandırabilir. Tanı için en sık üre nefes testi, dışkı antijen testi ve gerektiğinde endoskopi kullanılır.</p>

<p>Hangi doktora gidilir?<br />
İlk başvuruda aile hekimi veya iç hastalıkları uzmanı uygun olabilir. Gerekli görülürse gastroenterolojiye yönlendirme yapılır. Alarm bulguları varsa acil değerlendirme gerekir.</p>

<p>Tedavisi var mı?<br />
Evet. Birden fazla antibiyotik ve asit baskılayıcı ilaçların birlikte kullanıldığı tedavilerle eradikasyon hedeflenir. Güncel kılavuzlar tedavi seçiminde antibiyotik direncini hesaba katmayı önerir.</p>

<p>Tedavi sonrası kontrol gerekir mi?<br />
Evet. 2024 ACG kılavuzuna göre tedavi gören herkes için en az 4 hafta sonra test of cure önerilir.</p>

<p>Bugün mide şikayetlerinin önemli bir kısmı hâlâ “geçer” diye öteleniyor. Oysa Helicobacter pylori bazen sessiz, bazen sinsi, bazen de ülserle konuşan bir tabloya dönüşebiliyor. Belirti varsa gecikmemek, doğru branşa başvurmak ve tedavi sonrası kontrolü ihmal etmemek bu hikâyenin en önemli kısmı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/siskinlik-yanma-bulanti-nedeni-helicobacter-pylori-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-1692.jpeg" type="image/jpeg" length="11805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Engellilerin ÖTV’siz araç alımında kapsam genişledi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Engelli vatandaşların araç alımında uygulanan ÖTV muafiyetine ilişkin önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte hem araç türlerinde hem de yararlanma şartlarında kapsam genişletildi. Böylece daha fazla engelli vatandaşın vergi avantajından faydalanmasının önü açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzenlemeye göre, vergiler dahil satış bedeli 2 milyon 873 bin 900 liranın altında kalan araçlar ÖTV muafiyeti kapsamında değerlendirilecek. Bu sınır, özellikle son dönemde artan araç fiyatları nedeniyle sistem dışında kalan birçok modelin yeniden erişilebilir hale gelmesi açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Yeni uygulamada yalnızca binek otomobiller değil; panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep ve steyşın vagon gibi araçlar da kapsama dahil edildi. Böylece engelli bireylerin ihtiyaçlarına göre farklı kullanım amaçlarına hitap eden taşıtlara ulaşması daha kolay hale geldi.</p>

<p>Düzenlemede teknik bir sınır da getirildi. Muafiyet kapsamında alınacak araçların motor silindir hacminin 2800 santimetreküp veya altında olması gerekecek. Bu şart, kapsamdaki araç çeşitliliği genişletilirken belirli bir üst sınırın korunmasını amaçlıyor.</p>

<p>En dikkat çeken değişikliklerden biri ise ortopedik engelli bireylere yönelik oldu. Engel oranı yüzde 90’ın altında bulunan ancak ortopedik engel oranı yüzde 40 ve üzeri olduğu için ehliyet alamayan vatandaşlar da ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Böylece daha önce uygulamadan faydalanamayan bir grup için yeni bir hak tanınmış oldu.</p>

<p>Öte yandan ortopedik engeli nedeniyle ehliyet alamayan vatandaşlara motosiklet alımında da önemli bir kolaylık sağlandı. Buna göre, söz konusu bireyler tüm motosikletleri motor hacmi sınırı aranmaksızın ÖTV’siz satın alabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan değişiklikler, engelli bireylerin ulaşım imkanlarını artırmayı hedeflerken, araç tercihlerinde daha esnek bir yapı oluşturuyor. Özellikle farklı araç segmentlerinin kapsama alınması ve ehliyet alamayan ortopedik engellilere yeni hak tanınması, düzenlemenin en dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu adımın, hem günlük yaşamda hareket kabiliyetini artırması hem de engelli vatandaşların ulaşımda karşılaştığı mali yükü hafifletmesi bekleniyor. Yeni düzenleme, sosyal destek boyutu kadar pratik etkileriyle de geniş bir kesimi yakından ilgilendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 05:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpeg" length="45133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aybastı Belediyesi’nde satırlı saldırı: Başkanlık sekreteri ağır yaralandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/aybasti-belediyesinde-satirli-saldiri-baskanlik-sekreteri-agir-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/aybasti-belediyesinde-satirli-saldiri-baskanlik-sekreteri-agir-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun Aybastı ilçesinde belediye binasında yaşanan satırlı saldırıda başkanlık sekreteri Adem Demirkale ağır yaralandı. Gözaltına alınan şüpheliyle ilgili soruşturma sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saldırı sonucu ağır yaralanan Demirkale’ye ilk müdahale olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Başından darbe aldığı belirtilen Demirkale, ambulansla önce Aybastı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki ilk müdahalenin ardından, daha kapsamlı tedavi için Fatsa’daki bir hastaneye sevk edildi.</p>

<p>İddiaya göre saldırganın, belediye içinde sakin kişiliği ve çevresiyle uyumlu tavırlarıyla tanınan Adem Demirkale’yi doğrudan hedef aldığı öğrenildi. Saldırının herhangi bir talep ya da açık bir gerekçe ortaya konulmadan gerçekleştiği belirtilirken, olay belediye çalışanları ve binada bulunan vatandaşlar arasında büyük endişeye neden oldu.</p>

<p>Olayın ardından polis ekipleri belediye binası çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen Yusuf D. kısa sürede gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aybastı’da infial yaratan saldırının nedeni ve olayın ayrıntıları, yürütülen incelemenin ardından netlik kazanacak. İlçede yakından takip edilen olay, kamu kurumlarında güvenlik önlemlerini yeniden gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/aybasti-belediyesinde-satirli-saldiri-baskanlik-sekreteri-agir-yaralandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 23:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7528.jpeg" type="image/jpeg" length="73367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsa Aras Mersinli’nin annesi Pınar Peyman Mersinli tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-annesi-pinar-peyman-mersinli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-annesi-pinar-peyman-mersinli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda 9 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıyla ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Saldırıyı gerçekleştiren 16 yaşındaki Isa Aras Mersinli’nin öğretmen olduğu belirtilen annesi Pınar Peyman Mersinli, daha önce serbest bırakılmasının ardından yeniden gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Mersinli, çıkarıldığı mahkemece “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla tutuklandı. Soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğü öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayla ilgili süreçte saldırganın babası Uğur Mersinli’nin de daha önce tutuklandığı bildirildi. Böylece aileye yönelik adli süreçte dikkat çeken bir yeni adım daha atılmış oldu.</p>

<p>Kamuoyunda geniş yankı uyandıran okul saldırısına ilişkin yürütülen soruşturmada, ihmale dair iddiaların ve olası sorumlulukların da değerlendirildiği ifade ediliyor. Yetkililerin, olayın tüm boyutlarını ortaya çıkarmak için incelemelerini sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>Kahramanmaraş’taki saldırı, hem can kaybının büyüklüğü hem de eğitim kurumunda meydana gelmesi nedeniyle toplumda derin üzüntü yaratmıştı. Soruşturma kapsamında yeni gözaltı ve tutuklama kararlarının gelip gelmeyeceği ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-annesi-pinar-peyman-mersinli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="61095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tunceli’de okuyan ve kuryelik yapan Muhammed Emin Dikici, motosiklet kazasında hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/munzur-universitesi-ogrencisi-muhammemin-dikici-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/munzur-universitesi-ogrencisi-muhammemin-dikici-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli’de üniversite eğitimini sürdürürken aynı zamanda kuryelik yaparak hayat mücadelesi veren 21 yaşındaki Muhammed Emin Dikici, geçirdiği motosiklet kazası sonucu yaşamını yitirdi. Munzur Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon 2. sınıf öğrencisi olan genç üniversitelinin ölümü, hem Tunceli’de hem de memleketi Malatya’da büyük üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre Malatyalı Muhammed Emin Dikici, Tunceli’de hem eğitimine devam ediyor hem de çalışarak yaşamını sürdürüyor, geleceğini kurmaya çabalıyordu. Ancak geçirdiği motosiklet kazası, genç yaşta kurduğu hayalleri yarım bıraktı.</p>

<p>Munzur Üniversitesi de yayımladığı taziye mesajıyla acı kaybı kamuoyuna duyurdu. Üniversitenin açıklamasında, Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon 2. sınıf öğrencisi Muhammed Emin Dikici’nin trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği belirtilerek, ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına ve üniversite camiasına başsağlığı dilendi.</p>

<p>Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker imzasıyla paylaşılan mesajda, “Öğrencimize Allah’tan rahmet; başta ailesi olmak üzere yakınlarına, arkadaşlarına ve tüm üniversite camiamıza sabır ve başsağlığı dileriz” ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç yaşta yaşamını yitiren Dikici’nin cenazesi, memleketi Malatya’da gözyaşları arasında toprağa verildi. Hem okuyup hem çalışarak hayatını omuzlamaya çalışan bir gencin ardından yükselen bu acı, sevenlerinin yüreğinde derin bir iz bıraktı.</p>

<p>Muhammed Emin Dikici’nin vefatı, yalnızca bir trafik kazasının ardından gelen ölüm haberi değil; aynı zamanda hayata tutunmak için emek veren bir üniversite öğrencisinin yarım kalan hikâyesi olarak hafızalara kazındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/munzur-universitesi-ogrencisi-muhammemin-dikici-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 23:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7655.jpeg" type="image/jpeg" length="32978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonlu gazeteci Levent Ustabaşı’na hapis cezası kesinleşti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonlu-gazeteci-levent-ustabasina-hapis-cezasi-kesinlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonlu-gazeteci-levent-ustabasina-hapis-cezasi-kesinlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon basınının tanınan isimlerinden gazeteci Levent Ustabaşı hakkında verilen hapis cezası kesinleşti. Sosyal medyada paylaştığı içerik nedeniyle yargılanan Ustabaşı’nın, “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldığı ve kararın istinaf sürecinin ardından kesinleştiği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süreç, 22 Ağustos 2023 tarihinde Ordu Belediyesi çalışanlarının yer aldığı bir görüntünün sosyal medyada paylaşılmasıyla başladı. Söz konusu paylaşımın “Ordu Belediyesinde Aşk” başlığıyla kamuoyuna taşınmasının ardından yapılan şikayet üzerine dava açıldı. Yargılama sonunda yerel mahkeme Ustabaşı hakkında mahkumiyet kararı verdi. Dosyanın istinaf incelemesinde de kararın onanmasıyla hüküm kesinleşmiş oldu.</p>

<p>Kesinleşen karar sonrası infaz sürecinin başlayacağı belirtilirken, Ustabaşı’nın cezaevinde belirli bir süre fiilen kalacağı, kalan bölümün ise denetimli serbestlik kapsamında infaz edileceği ifade edildi. Yerel basında yer alan bilgilere göre, infazın bir bölümünün hafta sonu uygulaması kapsamında yerine getirileceği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın ardından Levent Ustabaşı’nın, dosyanın yalnızca ceza hukuku açısından değil, gazetecilik pratiği ve ifade alanı bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini savunduğu görüldü. Ustabaşı, verilen cezanın ardından yaptığı açıklamada, bu kararın basın camiasında da dikkatle izleneceğini belirtti.</p>

<p>Dosya, yalnızca bir mahkeme kararı olmanın ötesinde, gazetecilik faaliyeti ile özel hayatın korunması arasındaki hassas çizgiyi de yeniden tartışmaya açtı. Özellikle sosyal medya içeriklerinin haberleştirilmesi, kamusal ilgi ile kişisel mahremiyet arasındaki sınır ve gazetecilerin bu alandaki hukuki sorumluluğu bir kez daha gündeme geldi.</p>

<p>Basın çevrelerinde kararın, basın özgürlüğü tartışmaları açısından da yeni bir başlık açtığı değerlendiriliyor. Bir yanda kişilik hakları ve özel hayatın gizliliği, diğer yanda kamu yararı, haber verme hakkı ve ifade özgürlüğü bulunurken; Ustabaşı dosyası, bu dengenin yargı kararları üzerinden nasıl kurulduğuna dair dikkat çeken örneklerden biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonlu-gazeteci-levent-ustabasina-hapis-cezasi-kesinlesti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7643.jpeg" type="image/jpeg" length="12597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rıza Kayaalp’ten tarihi zafer: Avrupa’da 13. kez zirvede]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/riza-kayaalpten-tarihi-zafer-avrupada-13-kez-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/riza-kayaalpten-tarihi-zafer-avrupada-13-kez-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk güreşinin yaşayan efsanesi Rıza Kayaalp, Avrupa Şampiyonası’nda bir kez daha altın madalyaya uzandı. Milli sporcu, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen organizasyonda grekoromen stil 130 kiloda şampiyon olarak kariyerindeki 13. Avrupa şampiyonluğunu ilan etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu sonuçla Kayaalp, Avrupa güreş tarihinde en fazla şampiyonluk yaşayan isim olarak rekorun tek sahibi oldu.</p>

<p>Uzun yıllardır ağır sıklette kurduğu üstünlüğü sürdüren Rıza Kayaalp, finalde Macar rakibi Darius Attila Vitek’i 7-1 mağlup etti. Final müsabakasının ardından Türk bayrağını öperek sevinç yaşayan milli güreşçi, yalnızca bir turnuvayı daha kazanmadı; spor tarihine geçen bir eşiği de aştı.</p>

<p>Bu şampiyonluk öncesinde Avrupa arenasında 12 altın madalya ile Rus güreş efsanesi Aleksandr Karelin’le rekoru paylaşan Kayaalp, Tiran’daki zaferiyle zirvede tek başına kaldı. Böylece milli sporcu, Avrupa Şampiyonası tarihinde erişilmesi son derece güç bir başarıya imza atarak adını bir kez daha altın harflerle yazdırdı.</p>

<p>Rekor için çıktığı minderde tarih yazdı</p>

<p>Turnuva öncesinde tüm gözler Rıza Kayaalp’in üzerindeydi. Çünkü deneyimli sporcu, yalnızca madalya için değil, güreş tarihinin en özel rekorlarından biri için mindere çıkıyordu. Nitekim şampiyona boyunca bu beklentiyi boşa çıkarmadı ve finalde aldığı net galibiyetle kariyerine yeni bir altın halka daha ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rıza Kayaalp, bu sonuçla Avrupa Şampiyonaları tarihinde 15. kez final yapmış oldu. Milli sporcu, bugüne kadar organizasyonda 13 altın ve 2 gümüş madalya kazanarak istikrarın, tecrübenin ve üst düzey performansın sembolü haline geldi.</p>

<p>Türk sporunda unutulmayacak başarı</p>

<p>Avrupa güreşine yıllardır damga vuran Rıza Kayaalp’in kariyer tablosu, Türk spor tarihinde ayrı bir sayfa açıyor. 2010’dan 2026’ya uzanan süreçte defalarca zirveye çıkan milli sporcu, yalnızca rakiplerini değil, zamanın yıpratıcı etkisini de geride bırakmayı başardı. Tiran’da gelen son altın madalya ise bu büyük kariyerin en özel dönüm noktalarından biri olarak kayda geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/riza-kayaalpten-tarihi-zafer-avrupada-13-kez-zirvede</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7564.jpeg" type="image/jpeg" length="58727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin 6 yılı aşkın süredir devam eden soruşturmada en çarpıcı gelişmelerden biri yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılıktaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. TRT Haber, Sonel’in 5 ayrı suçtan tutuklandığını; dosyada tutuklu sayısının 12’ye yükseldiğini aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Sonel hakkında, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “bilişim sistemindeki verileri bozma”, “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” ve “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçlamalarının yöneltildiği bildirildi. Aynı gün içinde farklı medya kuruluşları da tutuklama kararını doğruladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosyadaki kritik ayrıntılardan biri de Sonel’in ifadesine yansıyan SIM kart meselesi oldu. T24 ve Cumhuriyet’te yer alan bilgilere göre, Sonel’in Gülistan Doku’ya ait SIM kartın resmi soruşturma makamlarına değil, koruma polisi Gökhan Ertok’a gönderildiğini kabul ettiği öne sürüldü. Sonel ise suçlamaları reddetti.</p>

<p>Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolmuş, dosya yıllardır kamuoyunda yanıt bekleyen en tartışmalı soruşturmalardan biri haline gelmişti. Son tutuklama kararı, yalnızca soruşturmanın yönünü değil, kamu görevlilerinin olası sorumluluğuna ilişkin tartışmaları da yeni bir evreye taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="73120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe maçı hangi kanalda? İşte bu akşamın yayın bilgisi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahce-maci-hangi-kanalda-iste-bu-aksamin-yayin-bilgisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fenerbahce-maci-hangi-kanalda-iste-bu-aksamin-yayin-bilgisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe taraftarının gün boyu en çok aradığı sorulardan biri netleşti. Sarı-lacivertli ekip, bu akşam Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde TÜMOSAN Konyaspor’a konuk olacak. Kritik mücadele saat 20.30’da başlayacak ve ATV ekranlarından canlı yayınlanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kupada tek maç eleme usulüyle oynanacak karşılaşma, yalnızca tur bileti açısından değil, sezonun kalan bölümüne etki edebilecek psikolojik ağırlığı nedeniyle de dikkat çekiyor. Fenerbahçe, lig yarışının gölgesinde bu kez kupada yoluna devam etmek için sahaya çıkacak. Yayıncı tarafta ise karşılaşma ATV ekranlarında futbolseverlerle buluşacak.</p>

<p>ATV’nin 21 Nisan yayın akışında maç öncesi “Kupa Günlüğü” yer alırken, ana yayın 20.30 itibarıyla Konyaspor-Fenerbahçe mücadelesine ayrılmış durumda. Bu bilgi, kanalın resmi yayın akışı ve Türkiye Kupası yayın planında da aynı şekilde görülüyor.</p>

<p>Karşılaşma öncesi spor servislerinde yer alan güncel maç dosyalarında da yayın bilgisinin ATV olarak verildiği görülüyor. Böylece “Fenerbahçe maçı hangi kanalda?” sorusunun yanıtı bu akşam için kesinleşmiş oldu: Fenerbahçe, Konyaspor deplasmanında ATV’de ekranlara gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kısa bilgi kutusu<br />
Fenerbahçe maçı: TÜMOSAN Konyaspor - Fenerbahçe<br />
Tarih: 21 Nisan 2026 Salı<br />
Saat: 20.30<br />
Kanal: ATV</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahce-maci-hangi-kanalda-iste-bu-aksamin-yayin-bilgisi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 20:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7399.jpeg" type="image/jpeg" length="80964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzun Yaşamın Anahtarı Bu Organ Olabilir: Timüs İçin Dikkat Çeken Araştırma]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/uzun-yasamin-anahtari-bu-organ-olabilir-timus-icin-dikkat-ceken-arastirma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/uzun-yasamin-anahtari-bu-organ-olabilir-timus-icin-dikkat-ceken-arastirma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllarca çocukluk dönemiyle sınırlı bir organ gibi görülen timüs, artık yetişkin sağlığı için de ciddi bir gösterge olarak öne çıkıyor. Nature’da yayımlanan iki yeni çalışma, timüs sağlığının yaşam süresi, kalp-damar riski, akciğer kanseri olasılığı ve kanser immünoterapisine yanıtla ilişkili olabileceğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yaşam tartışmasında gözler bu kez timüse çevrildi</p>

<p>İnsan ömrünü belirleyen unsurlar konuşulurken genellikle kalp, beyin, karaciğer ya da yaşam tarzı öne çıkar. Ancak yeni yayımlanan çalışmalar, yıllardır geri planda kalan küçük bir organı yeniden sahneye taşıdı: timüs. Göğüs boşluğunda yer alan ve bağışıklık sisteminin T hücrelerini eğiten bu organın, sadece çocuklukta değil yetişkinlikte de sağlık gidişatını yansıtabileceği bildirildi.</p>

<p>Nature’da yayımlanan iki ayrı araştırmada, timüsün görüntüleme verileri yapay zeka desteğiyle incelendi. Bulgular, timüsü daha sağlıklı görünen yetişkinlerde tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin daha düşük olabildiğini, kalp-damar kaynaklı ölüm ve akciğer kanseri riskinde de anlamlı düşüşler görüldüğünü ortaya koydu. Aynı araştırma çizgisi, timüs sağlığının bazı kanser hastalarında immünoterapi yanıtıyla da ilişkili olabileceğini gösterdi.</p>

<p>Neyi değiştiriyor?</p>

<p>Bu bulguların en dikkat çekici yanı, timüsün yetişkinlikte “işlevini büyük ölçüde yitirmiş bir organ” olduğu yönündeki eski yaklaşımı sarsması. Araştırmacılar, timüsü yalnızca anatomik bir kalıntı gibi görmek yerine, bağışıklık yaşlanmasını ve hastalık direncini anlamada önemli bir pencere olarak değerlendirmeye başladı. Bu da gelecekte, rutin göğüs BT görüntülerinden elde edilecek verilerle bir kişinin bağışıklık dayanıklılığı, hastalık riski ya da tedaviye yanıtı hakkında daha rafine öngörüler yapılabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.</p>

<p>Başka bir deyişle çalışma, “insan ne kadar yaşar?” sorusuna doğrudan yanıt vermiyor; fakat “kim daha kırılgan bir biyolojik zeminde ilerliyor olabilir?” sorusuna yeni bir ölçüm alanı açıyor. Bu yönüyle araştırma, uzun yaşam bilimi, bağışıklık yaşlanması, kanser biyolojisi ve kişiselleştirilmiş tıp arasında yeni bir köprü kurma potansiyeli taşıyor.</p>

<p>Çalışmayı kim yaptı, hangi kapsamda yürütüldü?</p>

<p>Araştırmalar, Maastricht University, Harvard Medical School ve Mass General Brigham bağlantılı ekipler tarafından yürütüldü. İlk çalışmada araştırmacılar, ulusal akciğer kanseri tarama verileri ile Framingham Heart Study’den elde edilen on binlerce görüntü ve sağlık kaydını kullandı. Basın duyurusuna göre analizler 25 binden fazla yetişkin ile 2 bin 500’den fazla Framingham katılımcısını kapsadı; Scientific American’ın aktardığı çerçevede ise yaklaşık 27 bin BT taraması değerlendirildi.</p>

<p>İkinci çalışmada ise kanser hastalarında timüs sağlığı ile immünoterapi sonuçları arasındaki ilişki incelendi. Nature’daki makaleye göre analiz, çeşitli kanser türlerinden 3.476 gerçek yaşam hastasını ve ayrıca ileri biyolojik doğrulama için 464 kişilik bağımsız TRACERx akciğer kanseri kohortunu içerdi. Araştırmacılar standart göğüs BT görüntülerinden “timüs sağlığı” puanı üreten derin öğrenme temelli bir sistem kullandı.</p>

<p>Bulgular ne gösterdi?</p>

<p>Araştırmacıların geliştirdiği “timüs sağlığı skoru”, organın boyutu, yapısı ve yağlanma derecesi gibi radyolojik özelliklere dayanıyor. Yüksek skora sahip bireylerde, düşük skorlulara kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha düşük ölüm riski, yüzde 63 daha düşük kardiyovasküler ölüm riski ve yüzde 36 daha düşük akciğer kanseri gelişme riski bildirildi. Bu ilişkiler yaş, cinsiyet ve bazı sağlık değişkenleri hesaba katıldıktan sonra da anlamını korudu.</p>

<p>Kanser tarafında ise tablo yine dikkat çekici. İmmünoterapi alan hastalarda daha iyi timüs sağlığı, hastalığın ilerleme riskinde düşüş ve genel sağkalımda avantajla ilişkilendirildi. Nature makalesinde özellikle yüksek timüs sağlığının, bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri sonrası daha uzun progresyonsuz sağkalımla bağlantılı olduğu ve bunun farklı tümör tiplerinde prognostik değer taşıyabileceği belirtildi.</p>

<p>İnsanlar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Bu gelişme, hemen yarın hastanelerde uygulanacak yeni bir test bulunduğu anlamına gelmiyor. Ancak klinik açıdan önemli bir kapı aralıyor. Çünkü araştırma, zaten çekilmiş rutin BT görüntülerinden ek bir invaziv işlem yapmadan yeni biyolojik bilgi üretilebileceğini düşündürüyor. Özellikle yaşlanma biyolojisi, kanser tedavi planlaması ve bağışıklık sistemi zayıflamasının erken fark edilmesi gibi alanlarda bu yaklaşım ileride değer kazanabilir.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca sigara, daha yüksek vücut ağırlığı ve kronik inflamasyon gibi faktörlerin daha kötü timüs sağlığıyla ilişkili göründüğünü bildirdi. Bu, yaşam tarzı ile bağışıklık yaşlanması arasındaki bağın daha somut şekilde incelenmesine zemin hazırlayabilir. Yine de mevcut veriler, bu faktörleri değiştirmenin timüsü doğrudan iyileştirip iyileştirmediğini henüz kanıtlamıyor.</p>

<p>Umut verici, ama erken aşama</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalar güçlü veri kümelerine dayansa da halen gözlemsel nitelikte. Yani timüs sağlığının uzun yaşamın doğrudan nedeni mi olduğu, yoksa genel sağlık durumunun bir yansıması mı olduğu henüz kesinleşmiş değil. Bilim insanları da bunu açıkça vurguluyor: Bulgular önemli, fakat klinik kullanıma geçmeden önce daha fazla doğrulama, standartlaştırma ve ileri araştırma gerekiyor.</p>

<p>Buna rağmen mesaj net: Tıp dünyasının uzun süre arka planda bıraktığı timüs, yaşlanma ve hastalık direnci konusunda yeniden ciddiye alınması gereken bir organ olabilir. Uzun yaşam araştırmalarında bundan sonra sadece kaç yaşında olduğumuz değil, bağışıklık sistemimizin ne kadar “genç” kaldığı da daha sık konuşulacak gibi görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/uzun-yasamin-anahtari-bu-organ-olabilir-timus-icin-dikkat-ceken-arastirma</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7641.jpeg" type="image/jpeg" length="70312"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Қазақтың көрнекті ақыны әрі мемлекет қайраткері Мұхтар Шаханов өмірден өтті]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/qazaqtyn-kornekti-aqyny-ari-memleket-qairatkeri-muxtar-saxanov-omirden-otti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/qazaqtyn-kornekti-aqyny-ari-memleket-qairatkeri-muxtar-saxanov-omirden-otti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Қазақ әдебиетінің ғана емес, күллі Түркі дүниесінің рухани кеңістігінде айрықша орны бар ақын, жазушы және мемлекет қайраткері Мұхтар Шаханов 84 жасында дүниеден озды. Оның қайтыс болғаны туралы хабар Қазақстанда да, тұтас Түркі әлемінде де үлкен қайғы туғызды.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Мұхтар Шахановтың өмірден өтуі қоғамда зор өкінішпен қабылданды. Ол поэзияны азаматтық ұстаныммен ұштастыра білген сирек тұлғалардың бірі ретінде танылды. Ақынның шығармалары ұлттың жадын, рухын, ар-ожданын, тарихи жауапкершілігін терең қозғаған туындылар ретінде бағаланып келді.</p>

<p>Қазақстанның мәдениет және ақпарат саласындағы өкілдері де Мұхтар Шахановтың қазасына байланысты көңіл айтты. Ресми мәлімдемелерде оның тек әдебиеттегі емес, қоғамдық ойдағы, ұлттық мүдде жолындағы және мемлекет ісіндегі орны ерекше екені атап өтілді. Шахановтың әділеттілікке адалдығы, ұлт тағдырына бейжай қарамайтын мінезі және батыл азаматтық үні халық жадында сақталатыны айтылды.</p>

<p>Әдебиет пен елдік мүддені қатар ұстаған тұлға</p>

<p>Мұхтар Шаханов 1942 жылғы 2 шілдеде қазіргі Түркістан облысында дүниеге келген. Ол жастайынан әдебиетке ден қойып, алғашқы өлеңдерін өткен ғасырдың екінші жартысында жариялай бастады. Кейін ондаған жыр жинағы жарық көріп, қазақ поэзиясындағы ең танымал әрі ықпалды қаламгерлердің біріне айналды.</p>

<p>Ол тек ақын ретінде емес, қоғам қайраткері ретінде де кеңінен танылды. Ұзақ жылдар бойы мемлекеттік және қоғамдық істерге араласып, ұлттық құндылықтарды, ана тілді, тарихи сананы қорғау жолында белсенді еңбек етті. Оның шығармашылық және азаматтық болмысы бір-бірінен ажырамайтын тұтас құбылыс ретінде қабылданды.</p>

<p>Түркі дүниесіне ортақ ірі есім</p>

<p>Мұхтар Шахановтың еңбегі Қазақстанмен шектелген жоқ. Оның есімі Түркі дүниесінің рухани бірлігі, тарихи жады және мәдени сабақтастығы туралы ойларымен де кеңінен танылды. Түркі халықтарының ортақ мұраттары туралы пікірлері, әдеби еңбектері мен азаматтық ұстанымы оны халықаралық деңгейде де беделді тұлғаға айналдырды.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ақын әр кезеңде жоғары марапаттарға ие болып, ел алдында зор құрметке бөленді. Оның қаламынан туған шығармалар бірнеше буынның рухани дүниесіне әсер етіп, оқырман санасында терең із қалдырды.</p>

<p>Мұхтар Шахановтың дүниеден өтуі қазақ әдебиеті үшін ғана емес, ұлт руханияты мен Түркі әлемі үшін орны толмас ауыр қаза ретінде қабылданып отыр. Оның артында мол әдеби мұра, биік азаматтық өнеге және халық жадында сақталатын тағылымды өмір жолы қалды.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/qazaqtyn-kornekti-aqyny-ari-memleket-qairatkeri-muxtar-saxanov-omirden-otti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7638.jpeg" type="image/jpeg" length="21799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Kazak şairi Muhtar Şahanov hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/buyuk-kazak-sairi-muhtar-sahanov-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/buyuk-kazak-sairi-muhtar-sahanov-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kazak edebiyatının ve Türk dünyasının en önemli isimlerinden biri olarak görülen şair, yazar ve devlet adamı Muhtar Şahanov 84 yaşında yaşamını yitirdi. Kazakistan kültür hayatında derin iz bırakan Şahanov’un vefatı, başta Kazakistan olmak üzere Türk dünyasında büyük üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muhtar Şahanov, 19 Nisan 2026 tarihinde hayatını kaybetti. Kazakistan Kültür ve Enformasyon Bakanlığı da yayımladığı taziye mesajında, Şahanov’un sanatsal gücüyle vatandaşlık sorumluluğunu bir araya getiren sıra dışı bir isim olduğunu vurguladı. Mesajda, onun cesareti, adalet duygusu ve milli çıkarlara bağlılığıyla hatırlanacağı ifade edildi.</p>

<p>Şahanov’un vefatının ardından Türkiye’den ve Türk dünyasından da peş peşe taziye mesajları geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşat Zorlu, Muhtar Şahanov’un yalnızca eserleriyle değil, Kazakistan’ın bağımsızlık mücadelesindeki rolüyle de Türk dünyasının parlayan yıldızlarından biri olduğunu belirtti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal ile TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev de yayımladıkları mesajlarda Şahanov’un Türk dünyasına kalıcı bir fikir ve edebiyat mirası bıraktığını dile getirdi.</p>

<p>Edebiyatla siyaseti aynı çizgide buluşturdu</p>

<p>2 Temmuz 1942’de Kazakistan’ın Türkistan bölgesindeki Kaskasu köyünde doğan Muhtar Şahanov, yalnızca şiirleriyle değil, düşünsel duruşu ve kamu görevleriyle de öne çıktı. Otuzdan fazla şiir kitabına imza atan Şahanov’un ilk şiiri 1959 yılında yayımlandı.</p>

<p>Ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov ile ortak çalışmalara da imza atan Şahanov, edebi üretiminin yanında Kazak Türkçesi ve kültürel mirasın korunması için verdiği mücadeleyle tanındı. Uzun yıllar milletvekilliği yapan ve Kırgızistan’da büyükelçilik görevinde bulunan Şahanov, hem kültür hem devlet hayatında etkili bir isim olarak kabul edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk dünyasında iz bırakan bir isimdi</p>

<p>Muhtar Şahanov, 1996 yılında “Kazakistan Halk Yazarı”, 2022 yılında ise “Kazakistan Emek Kahramanı” unvanına layık görüldü. “Şafak Sancısı”, “Yanılmış Medeniyetin Trajedisi”, “Kozmik Yanılgı Formülü”, “Zamanın Hafızası” ve “Vicdanın Sesi” gibi eserleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşan Şahanov, ardında güçlü bir edebi ve fikri miras bıraktı.</p>

<p>Muhtar Şahanov’un ölümü, yalnızca Kazak edebiyatı için değil, ortak kültürel hafızasını şiirle, fikirle ve mücadeleyle kuran bütün Türk dünyası için büyük bir kayıp olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/buyuk-kazak-sairi-muhtar-sahanov-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 19:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7638.jpeg" type="image/jpeg" length="20478"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ruslan Malinovskyi ve Thierry Karadeniz Trabzonspor yolunda]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ruslan-malinovskyi-ve-thierry-karadeniz-trabzonspor-yolunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ruslan-malinovskyi-ve-thierry-karadeniz-trabzonspor-yolunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, yeni sezon öncesi transfer çalışmalarında iki farklı profilde isme yöneldi. Bordo mavililerin, Ruslan Malinovskyi ile prensip anlaşmasına yaklaştığı, genç oyuncu Thierry Karadeniz için de önemli mesafe aldığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karadeniz ekibinin en dikkat çekici hamlesi, Avrupa futbolunun tanınan orta saha isimlerinden Malinovskyi oldu. Genoa forması giyen 32 yaşındaki Ukraynalı futbolcunun sezon sonunda serbest kalma ihtimali üzerinden yürütülen görüşmelerde önemli ilerleme sağlandığı öne sürüldü. Tecrübeli oyuncuya 3 yıllık kontrat teklif edildiği ve temasların artık son detaylara yoğunlaştığı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sezon Genoa formasıyla 31 karşılaşmada görev yapan Malinovskyi, 6 gol ve 3 asistlik katkı verdi. Hücum organizasyonlarını yönlendirebilen, uzak mesafe şutlarıyla fark yaratabilen ve oyun aklıyla öne çıkan oyuncunun, Trabzonspor’un orta saha kurgusuna doğrudan etki edebilecek profilde olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Bordo mavililerin üzerinde çalıştığı ikinci isim ise daha çok gelecek yatırımı niteliği taşıyor. Almanya’nın Bonn kentinde doğan ve Köln U19 takımında forma giyen Thierry Karadeniz için de prensip anlaşmasına varıldığı bilgisi paylaşıldı. Henüz 17 yaşında olan sol kanat oyuncusunun Türkiye U19 Milli Takımı’nda yer alması, transferin sadece kulüp planlaması açısından değil, Türk futbolunun gelecek havuzu bakımından da dikkat çekici bir adım olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Fatih Tekke yönetiminde yeni sezona daha dengeli ve daha üretken bir kadroyla girmeyi hedefleyen Trabzonspor’un, bir yandan hazır katkı verecek isimlere, diğer yandan uzun vadede değer üretebilecek genç oyunculara yönelmesi, transfer stratejisinin iki ayaklı ilerlediğini ortaya koyuyor. Resmi imzalar henüz atılmasa da, iki dosyada da işlerin ciddi aşamaya geldiği görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ruslan-malinovskyi-ve-thierry-karadeniz-trabzonspor-yolunda</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 19:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7399.jpeg" type="image/jpeg" length="57047"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilim insanları inceledi: Kuruyemiş tüketen erkeklerde sperm değerleri daha yüksek]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bilim-insanlari-inceledi-kuruyemis-tuketen-erkeklerde-sperm-degerleri-daha-yuksek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bilim-insanlari-inceledi-kuruyemis-tuketen-erkeklerde-sperm-degerleri-daha-yuksek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni yayımlanan bir araştırma, düzenli kuruyemiş tüketiminin sağlıklı genç erkeklerde daha yüksek sperm sayısı ve konsantrasyonuyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Ancak çalışma, bunun doğrudan neden-sonuç ilişkisi olduğunu değil, dikkatle izlenmesi gereken güçlü bir bağlantıyı gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuruyemiş tüketimi erkek üreme sağlığı tartışmasına yeni bir halka ekledi</p>

<p>Erkek doğurganlığıyla beslenme arasındaki bağ uzun süredir araştırılıyor. Şimdi bu alana eklenen yeni bir çalışma, düzenli kuruyemiş tüketen sağlıklı genç erkeklerde sperm sayısı, sperm yoğunluğu ve bazı semen parametrelerinin daha iyi seyrettiğini gösterdi. Bulgular, tek başına “tedavi bulundu” anlamına gelmiyor; ancak günlük beslenme alışkanlıklarının erkek üreme sağlığı üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıyor.</p>

<p>Araştırma tam olarak ne gösterdi?</p>

<p>Çalışmada haftada 7 veya daha fazla porsiyon kuruyemiş tüketen erkeklerde, haftada 3 porsiyondan az tüketenlere kıyasla toplam sperm sayısı ve sperm konsantrasyonu daha yüksek bulundu. Ayrıca daha yüksek kuruyemiş tüketimi, anormal sperm hareketliliği ve genel seminogram bozukluğu olasılığının daha düşük olmasıyla da ilişkilendirildi. Araştırmacılar, günlük bir porsiyon kuruyemiş yerine cips ya da hamur işi gibi atıştırmalıkların tercih edilmesinin ise daha düşük sperm sayısı ve konsantrasyonla bağlantılı olduğunu bildirdi.</p>

<p>Bu sonuç, “kuruyemiş yemek sperm kalitesini kesin olarak artırır” cümlesiyle okunmamalı. Çünkü çalışma, müdahale deneyi değil; mevcut beslenme alışkanlıklarıyla semen parametreleri arasındaki ilişkiye bakan kesitsel bir analiz. Yani araştırma dikkat çekici bir bağ gösteriyor, fakat doğrudan neden-sonuç hükmü vermiyor.</p>

<p>Neyi değiştiriyor?</p>

<p>Bu çalışma, erkek fertilitesi tartışmasını yalnızca klinik tedavilere değil, gündelik yaşam alışkanlıklarına da daha güçlü biçimde bağlıyor. Özellikle sağlıklı ve üreme çağındaki erkeklerde, kuruyemiş gibi besin gruplarının sperm kalitesiyle nasıl ilişkili olabileceğine dair veri tabanını genişletiyor. Araştırmacıların dikkat çektiği nokta da burada: erkek infertilitesi yalnızca hastane duvarları içinde değil, sofrada da şekillenebilen bir alan olabilir.</p>

<p>Çalışma ayrıca, daha önce kontrollü deneylerde kuruyemişlerin sperm kalitesi üzerinde olumlu etkiler gösterebildiğine dair bulgularla da aynı çizgide duruyor. Bu yeni veri, gerçek yaşam beslenme düzeninde de benzer bir ilişkinin görülebileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Kim yaptı, hangi kapsamda yürütüldü?</p>

<p>Araştırma, İspanya merkezli Led-Fertyl çalışmasının verileri üzerinden yürütüldü. Çalışmaya 18 ile 40 yaş arasında, genel popülasyondan seçilmiş 222 sağlıklı erkek dahil edildi. Makalenin yazarları arasında Universitat Rovira i Virgili, Institut d’Investigació Sanitària Pere Virgili, Instituto de Salud Carlos III, Kopenhag Üniversitesi ve Harvard T.H. Chan School of Public Health bağlantılı araştırmacılar yer aldı. Çalışma Şubat 2026’da Andrology dergisinde yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada kuruyemiş tüketimi haftalık porsiyonlara göre sınıflandırıldı. Bir porsiyon 30 gram olarak kabul edildi. Değerlendirilen temel başlıklar ise toplam sperm sayısı, konsantrasyon, canlılık, hareketlilik ve morfoloji oldu. Semen analizlerinin CASA sistemiyle yapılmış olması da ölçümlerin standartlaştırılması açısından önemli görüldü.</p>

<p>Hangi kuruyemişler öne çıktı?</p>

<p>Makaledeki alt analizlerde badem, Antep fıstığı ve “diğer kuruyemişler” grubunda toplam sperm sayısıyla pozitif ilişki dikkat çekti. Buna karşılık ceviz tüketimiyle sperm kalite parametreleri arasında bu çalışmada istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. Bu ayrıntı önemli; çünkü kamuoyunda sıkça tek bir kuruyemiş türü öne çıkarılsa da, çalışma genel tabloyu daha karmaşık gösteriyor.</p>

<p>Bulgular insanlar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Araştırma, erkek üreme sağlığını korumaya yönelik yaşam tarzı önerilerinde beslenmenin daha ciddi ele alınması gerektiğini düşündürüyor. Özellikle çocuk sahibi olmayı planlayan, ancak herhangi bir hastalık tanısı olmayan erkekler için bu tür veriler, günlük beslenme tercihlerinin küçümsenmemesi gerektiğine işaret ediyor. Kuruyemişin içerdiği antioksidanlar, lif, çinko, selenyum, polifenoller ve sağlıklı yağlar, bu biyolojik ilişkinin olası açıklamaları arasında sayılıyor.</p>

<p>Bununla birlikte araştırmacılar, bulguların klinik uygulamaya doğrudan çevrilmesi konusunda temkinli. Çünkü çalışmaya katılan erkekler genel olarak sağlıklı bireylerden oluşuyordu ve gözlenen farkların gerçek yaşamda doğurganlık sonuçlarına nasıl yansıyacağı henüz net değil. Başka bir ifadeyle, bu veri umut verici ama henüz “uygulanabilir eşik aşıldı” denebilecek aşamada değil. Daha uzun süreli, müdahaleye dayalı ve doğrudan gebelik ya da fertilite sonuçlarını izleyen çalışmalara ihtiyaç var.</p>

<p>Temkinli ama güçlü sonuç</p>

<p>Yeni çalışma, kuruyemiş tüketiminin erkeklerde sperm kalitesiyle ilişkili olabileceğini gösteren önemli bir halka ekliyor. Yine de bu bulguyu tek başına bir reçete gibi okumak doğru olmaz. En dürüst yorum şu: erkek fertilitesinde beslenmenin rolü giderek daha görünür hale geliyor ve kuruyemişler bu resimde giderek daha fazla yer kaplıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bilim-insanlari-inceledi-kuruyemis-tuketen-erkeklerde-sperm-degerleri-daha-yuksek</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7633.jpeg" type="image/jpeg" length="25099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cannabis gerçekten anti-inflamatuvar mı? Yeni araştırma ezberi bozdu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cannabis-gercekten-anti-inflamatuvar-mi-yeni-arastirma-ezberi-bozdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cannabis-gercekten-anti-inflamatuvar-mi-yeni-arastirma-ezberi-bozdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cannabis uzun süredir özellikle iltihapla ilişkili hastalıklarda “anti-inflamatuvar” etkisiyle öne çıkarılıyor. CBD başta olmak üzere bazı bileşenlerin bağışıklık sistemini yatıştırdığı düşünülürken, yeni yayımlanan geniş kapsamlı bir meta-analiz bu yerleşik algıyı sarsan sonuçlar ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmaya göre düzenli cannabis kullanımı, inflamasyonu sadece azaltmıyor; aynı anda hem iltihap artırıcı hem de iltihap baskılayıcı biyolojik yanıtlarla ilişkili görünüyor.</p>

<p>Bu sonuç, cannabisin sanıldığı kadar tek yönlü etki göstermediğini ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle, cannabis artık yalnızca “anti-inflamatuvar” olarak tanımlanabilecek bir madde değil. Yeni veriler, bunun bağışıklık sistemi üzerinde daha karmaşık, ayar değiştirici bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Basit bir “iltihap azaltıcı” değil</p>

<p>Çalışmanın en dikkat çekici yanı, cannabis kullanımının bağışıklık sistemi üzerindeki etkisini siyah-beyaz bir çerçevenin dışına taşıması oldu. Araştırmacılar, düzenli kullanımın bazı pro-inflamatuvar belirteçleri artırdığını, buna karşılık bazı anti-inflamatuvar belirteçlerde de yükseliş görüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Bu tablo, cannabisin bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan baskı kuran tek yönlü bir ajan gibi değil, immün yanıtı yeniden şekillendiren bir düzenleyici gibi davrandığını düşündürüyor. Özellikle son yıllarda sağlık, yaşam tarzı ve alternatif tedavi tartışmalarında sıkça öne çıkan “cannabis inflamasyonu azaltır” yaklaşımı, bu çalışmayla birlikte daha temkinli ele alınmak zorunda kalabilir.</p>

<p>54 binden fazla kişi incelendi</p>

<p>Yeni çalışma, tek bir hasta grubuna ya da sınırlı bir deneysel modele dayanmıyor. Araştırmada 46 ayrı çalışma ve 54 binden fazla bireyin verisi değerlendirildi. Analize hem sağlıklı bireyler hem de psikiyatrik hastalığı bulunan kişiler dahil edildi. Fiziksel hastalığı olan bireylerin ise dışarıda tutulması, inflamasyon verilerinin daha net yorumlanmasını amaçladı.</p>

<p>Araştırmacılar, ileri düzey Bayesyen meta-analiz yöntemi kullanarak cannabis kullanımının inflamatuvar biyobelirteçlerle ilişkisini çok katmanlı biçimde inceledi. Bu da çalışmayı, sadece tek bir biyolojik parametreye odaklanan dar kapsamlı araştırmalardan ayıran önemli bir unsur oldu.</p>

<p>THC ve CBD bağışıklık sistemini nasıl etkiliyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cannabisin iki temel bileşeni olan THC ve CBD, vücutta özellikle CB1 ve CB2 reseptörleri üzerinden etki gösteriyor. Bu reseptörler yalnızca sinir sistemiyle değil, bağışıklık sisteminin işleyişiyle de bağlantılı. Dolayısıyla cannabis kullanımı hem doğuştan gelen bağışıklık yanıtını hem de sonradan kazanılan immün mekanizmaları etkileyebiliyor.</p>

<p>Ancak bu etki, sanıldığı gibi yalnızca baskılayıcı bir çizgide ilerlemiyor. Yeni bulgular, vücudun bağışıklık dengesi üzerinde daha ince ayarlı, zaman içinde değişebilen ve kişiden kişiye farklılaşabilecek bir etki ihtimalini gündeme getiriyor. Bu da cannabisin tıbbi kullanımı kadar yaygın ve kontrolsüz tüketimi açısından da yeni sorular doğuruyor.</p>

<p>Neden önemli?</p>

<p>Araştırmanın önemi, kamuoyunda yaygınlaşan sadeleştirilmiş bir anlatıyı zorlamasında yatıyor. Çünkü cannabis, özellikle sosyal medya ve popüler sağlık söyleminde çoğu zaman doğal, güvenli ve iltihap azaltıcı bir seçenek gibi sunuluyor. Oysa bu çalışma, düzenli kullanımın bağışıklık sistemi üzerinde aynı anda farklı yönlere giden biyolojik etkiler oluşturabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bu durum, özellikle genç nüfusta artan kullanım, medikal cannabis tartışmaları ve CBD ürünlerinin kontrolsüz yaygınlaşması açısından dikkat çekici. Küçük inflamasyon değişiklikleri kısa vadede belirgin bir hastalık tablosu üretmeyebilir. Ancak araştırmacılar, bu tür biyolojik kaymaların uzun vadede immün disfonksiyon, fiziksel hastalık riski ya da psikiyatrik etkiler açısından önem taşıyabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Kesin hüküm değil, güçlü bir uyarı</p>

<p>Elbette bu sonuçlar cannabisin doğrudan zararlı ya da kesin biçimde iltihap artırıcı olduğunu söylemek için yeterli değil. Araştırma, daha çok mevcut kanıtları bir araya getirerek bağışıklık sistemi üzerindeki etkinin sanıldığından daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu nedenle yeni veriler, cannabis kullanımına ilişkin tartışmalarda daha dikkatli bir dil kurulmasını gerektiriyor. Ne kesin bir “zararsız doğal çözüm” anlatısı ne de tek cümlelik bir korku dili bu tabloyu açıklamaya yetiyor. Bilimin şu an söylediği şey daha net: Cannabis, bağışıklık sistemiyle düşündüğümüzden daha karmaşık bir ilişki kuruyor ve bu alan hâlâ daha fazla araştırma gerektiriyor.</p>

<p>Temkinli ama güçlü bir sonuç</p>

<p>Yeni meta-analiz, cannabisin yıllardır tekrar edilen “anti-inflamatuvar” etiketine tek başına sığmadığını gösterdi. Düzenli kullanım, bağışıklık sistemini yalnızca susturmuyor; bazı yönleriyle harekete geçirirken bazı yönleriyle baskılayabiliyor.</p>

<p>Bu da özellikle klinik kullanım, halk sağlığı politikaları ve gençler arasında artan tüketim açısından daha dikkatli, daha kanıta dayalı bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Görünen o ki cannabis için asıl mesele artık “iltihabı azaltıyor mu?” sorusundan çok, “bağışıklık sistemini nasıl ve hangi koşullarda değiştiriyor?” sorusuna verilecek yanıtta düğümleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cannabis-gercekten-anti-inflamatuvar-mi-yeni-arastirma-ezberi-bozdu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7631.png" type="image/jpeg" length="41870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araklı’lı Beyzanur Demirtürkoğlu 24 yaşında hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/araklili-beyzanur-demirturkoglu-24-yasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/araklili-beyzanur-demirturkoglu-24-yasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Araklı ilçesine bağlı Aytaş nüfusuna kayıtlı Demirtürkoğlu Ailesi, genç yaşta gelen acı haberle sarsıldı. Aileyi ve yakın çevresini yasa boğan olayda, 24 yaşındaki Beyzanur Demirtürkoğlu yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, henüz yaklaşık bir buçuk yıllık evli olan Beyzanur Demirtürkoğlu, ailesini ziyaret etmek için bulunduğu İzmit’te aniden rahatsızlandı. Durumunun ağırlaşması üzerine hastaneye kaldırılan genç kadının yapılan kontrollerinde beyin kanaması geçirdiği öğrenildi.</p>

<p>Hastanede yaşam mücadelesi verdi</p>

<p>Doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayan Beyzanur Demirtürkoğlu’nun vefatı, hem Araklı’daki hem de İzmit’teki ailesi ve yakınları arasında derin üzüntüye neden oldu. Genç yaşta gelen ölüm haberi, sevenlerini yasa boğdu.</p>

<p>Cenazesi İzmit’te defnedildi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>24 yaşında hayatını kaybeden Beyzanur Demirtürkoğlu’nun cenazesinin İzmit’te toprağa verildiği öğrenildi. Demirtürkoğlu Ailesi başta olmak üzere tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı dilenirken, merhumeye Allah’tan rahmet temenni edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/araklili-beyzanur-demirturkoglu-24-yasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7627.jpeg" type="image/jpeg" length="62576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="70918"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="80222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="10320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="47846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="56837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="86425"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
