<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 09:50:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Juldeh Sowe iddiası! Genç orta saha yeniden gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-juldeh-sowe-iddiasi-genc-orta-saha-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-juldeh-sowe-iddiasi-genc-orta-saha-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un genç oyuncu takibiyle ilgili yeni paylaşımlar sosyal medyada yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gambiya merkezli bazı hesaplarda bordo mavili kulübün Juldeh Sowe ile ilgilendiği öne sürülürken, mevcut bilgiler transfer sürecinin ilerlediğini doğrulayacak düzeyde görülmüyor. Kulüpten veya oyuncu cephesinden ise herhangi bir resmî açıklama yapılmadı.</p>

<p>Yeni sezon öncesinde kadro planlamasını sürdüren Trabzonspor’un adı, Gambiyalı orta saha oyuncusu Juldeh Sowe ile bir kez daha anılıyor.</p>

<p>Yabancı sosyal medya hesaplarında ve oyuncunun çevresini takip eden bazı yerel kaynaklarda yer alan iddialara göre bordo mavili kulübün oyuncuyu izlemeye devam ettiği öne sürülüyor. Ancak bu paylaşımların önemli bölümünün daha önce gündeme gelen transfer iddialarının yeniden dolaşıma girmesinden kaynaklandığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Yeni aşamaya geçildiğine dair doğrulanmış sinyal yok</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut bilgiler ışığında kulüpler arasında resmî görüşmelerin başladığına, oyuncunun Türkiye’ye davet edildiğine, sağlık kontrolü planlandığına veya imza aşamasına gelindiğine ilişkin bağımsız kaynaklarla doğrulanmış bir gelişme bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle transfer dosyasının, doğrulanmayı bekleyen kulis bilgileri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Gözler resmî açıklamalarda</p>

<p>Trabzonspor’un genç ve gelişime açık oyuncuları yakından takip ettiği bilinse de Juldeh Sowe ile ilgili iddialar şu aşamada resmî makamlar tarafından doğrulanmış değil.</p>

<p>Transfer döneminin ilerleyen günlerinde kulüplerden veya oyuncu cephesinden yapılacak açıklamalar, dosyanın seyrini netleştirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-juldeh-sowe-iddiasi-genc-orta-saha-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7062.jpeg" type="image/jpeg" length="88465"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IBAN kullananları ilgilendiren son durum: Yeni bir genel düzenleme var mı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/iban-kullananlari-ilgilendiren-son-durum-yeni-bir-genel-duzenleme-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/iban-kullananlari-ilgilendiren-son-durum-yeni-bir-genel-duzenleme-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[IBAN, son dönemde özellikle dolandırıcılık soruşturmaları ve banka hesabının üçüncü kişilere kullandırılmasıyla ilgili tartışmalar nedeniyle sıkça gündeme geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuoyunda “IBAN mağdurları düzenlemesi” olarak ifade edilen değişiklik, banka hesabını veya ödeme aracını başkasının kullanımına sunan kişilere ilişkin ceza hükümlerinde belirli şartlar altında farklı değerlendirmeler yapılabilmesine yönelik düzenlemeler içeriyor. Bununla birlikte, her olayın kendi somut koşulları içinde değerlendirildiği ve düzenlemenin otomatik olarak tüm dosyalara uygulanmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Resmî açıklamalar ne söylüyor?</p>

<p>31 Temmuz itibarıyla kamuoyuna yansıyan resmî kaynaklarda, tüm banka müşterilerini ilgilendiren yeni bir IBAN zorunluluğu, kısıtlaması veya para transferi sistemini değiştiren yeni bir karar yayımlanmış değil. Son saatlerde doğrulanmış yeni bir gelişme bulunmuyor.</p>

<p>Son durum</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut durumda IBAN üzerinden para transferleri bankacılık sistemi içinde normal şekilde devam ediyor. Gündemde yer alan tartışmalar ise ağırlıklı olarak banka hesaplarının suçta kullanılmasına ilişkin hukuki düzenlemeler ve yargı süreçleri etrafında şekilleniyor. Yeni bir resmî karar veya uygulama açıklanması hâlinde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/iban-kullananlari-ilgilendiren-son-durum-yeni-bir-genel-duzenleme-var-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8915-2.jpeg" type="image/jpeg" length="30231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emeklilik sistemi değişecek mi? Kademeli emeklilikte son durum netleşti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/emeklilik-sistemi-degisecek-mi-kademeli-emeklilikte-son-durum-netlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/emeklilik-sistemi-degisecek-mi-kademeli-emeklilikte-son-durum-netlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kademeli emeklilik düzenlemesi, 1999 sonrası sigorta girişi bulunan milyonlarca çalışanın gündemindeki yerini koruyor. Ancak son durum itibarıyla düzenleme yasalaşmadı ve yürürlüğe girmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM’de kademeli emekliliğe ilişkin bir kanun teklifi bulunuyor. Teklif, ilgili komisyonlarda beklerken hükûmet tarafından yürürlüğe girdiğine ilişkin resmî bir açıklama yapılmış değil.</p>

<p>Kademeli emeklilik çıktı mı?</p>

<p>“Kademeli emeklilik çıktı mı, Meclis’ten geçti mi?” sorusu son günlerde en çok aranan başlıklar arasında yer alıyor. Mevcut durumda kademeli emeklilik düzenlemesi TBMM’de kabul edilmiş değil. Resmî Gazete’de yayımlanmış bir yasa veya yürürlüğe giren yeni bir uygulama bulunmuyor.</p>

<p>Dolayısıyla mevcut emeklilik sistemi uygulanmaya devam ediyor.</p>

<p>TBMM’deki süreç hangi aşamada?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM kayıtlarına göre 5 Aralık 2024 tarihinde sunulan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında sigorta girişi bulunan kişilerin emeklilik yaş ve prim şartlarının kademeli uygulanmasını öngörüyor. Ancak teklifin son durumu “Komisyonda” olarak görünüyor.</p>

<p>Bu nedenle teklif henüz Genel Kurul gündeminde kabul edilmiş bir düzenleme niteliği taşımıyor.</p>

<p>Kimler kademeli emekliliği bekliyor?</p>

<p>Düzenleme talebi özellikle EYT kapsamına giremeyen, 8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olan çalışanlardan geliyor. Bu gruptaki vatandaşlar, ilk işe giriş tarihine göre daha kademeli bir yaş ve prim sistemi oluşturulmasını talep ediyor.</p>

<p>Kamuoyunda çeşitli senaryolar ve tablo paylaşımları dolaşsa da bunların büyük bölümü resmî nitelik taşımıyor.</p>

<p>Hükûmetten yeni açıklama var mı?</p>

<p>Son günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ya da Cumhurbaşkanlığı tarafından kademeli emekliliğin yürürlüğe gireceğine ilişkin yeni ve bağlayıcı bir açıklama yapılmadı. Konuya ilişkin beklentiler sürerken, sosyal medyada dolaşan birçok iddia resmî kaynaklarca doğrulanmış değil.</p>

<p>Son durum</p>

<p>2026 itibarıyla kademeli emeklilik konusunda kamuoyundaki beklenti devam ediyor. Ancak doğrulanmış son duruma göre:</p>

<ul>
 <li>Kademeli emeklilik yasalaşmadı.</li>
 <li>TBMM’de ilgili kanun teklifi komisyonda bulunuyor.</li>
 <li>Resmî Gazete’de yayımlanan yeni bir düzenleme bulunmuyor.</li>
 <li>Son birkaç saat içinde süreci değiştiren yeni bir resmî karar açıklanmadı.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/emeklilik-sistemi-degisecek-mi-kademeli-emeklilikte-son-durum-netlesti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 08:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5335.jpeg" type="image/jpeg" length="61220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Safra Kesesini Korumak İçin Bilimin Önerdiği 10 Günlük Alışkanlık]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/safra-kesesini-korumak-icin-bilimin-onerdigi-10-gunluk-aliskanlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/safra-kesesini-korumak-icin-bilimin-onerdigi-10-gunluk-aliskanlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzenli öğünler, liften zengin beslenme ve sağlıklı kilonun korunması safra kesesi sağlığı için öne çıkan yaşam tarzı önerileri arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sindirim sisteminin önemli organlarından biri olan safra kesesinin sağlıklı çalışmasına yardımcı olabilecek alışkanlıklar, güncel tıbbi değerlendirmeler ve bilimsel veriler doğrultusunda yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Safra kesesi, karaciğerde üretilen safrayı depolayarak özellikle yağlı besinlerin sindirimine yardımcı olur. Sindirim sistemi üzerine hazırlanan güncel tıbbi değerlendirmelerde, düzenli beslenme ve yaşam tarzı seçimlerinin safra taşı gelişme riskini etkileyebileceği belirtiliyor.[1] Bulgular, günlük alışkanlıkların safra kesesinin düzenli boşalmasını destekleyebileceğini gösterirken, bunların hastalıkları kesin olarak önlediği sonucuna varılmadığı da vurgulanıyor.[1][2]</p>

<p>Düzenli öğünler safra akışını destekliyor</p>

<p>Yemek yenildiğinde safra kesesi kasılarak depoladığı safrayı ince bağırsağa gönderiyor. Öğün atlamak ise safranın daha uzun süre safra kesesinde kalmasına neden olabiliyor. Bu durum zaman içinde safra içeriğinin yoğunlaşmasına ve safra taşı oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.[1]</p>

<p>Liften zengin beslenme öne çıkıyor</p>

<p>Tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve diğer lif kaynakları sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlıyor. Yüksek lifli beslenmenin kolesterol metabolizmasını olumlu etkileyerek safra taşı riskini azaltabileceğine ilişkin çalışmalar bulunuyor.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı kilo önemli, hızlı kilo kaybı değil</p>

<p>Fazla kilo ve obezite, safra taşı gelişimi için bilinen risk faktörleri arasında yer alıyor. Bununla birlikte uzmanlar, çok düşük kalorili diyetler veya kısa sürede hızlı kilo vermenin de safra taşı riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle kilo kontrolünün dengeli ve sürdürülebilir yöntemlerle sağlanması öneriliyor.[1][2]</p>

<p>Kızartma yerine sağlıklı yağlar tercih edilmeli</p>

<p>Doymuş yağ oranı yüksek ve sık tüketilen kızartmalar safra kesesinin daha yoğun çalışmasına neden olabiliyor. Buna karşılık zeytinyağı, yağlı balıklar, avokado ve kuruyemişlerde bulunan doymamış yağların daha dengeli bir beslenme düzeninin parçası olduğu belirtiliyor.[1][2]</p>

<p>Fiziksel aktivite de koruyucu yaşam tarzının parçası</p>

<p>Düzenli egzersiz yalnızca kalp ve damar sağlığı için değil, safra kesesi açısından da olumlu etkilerle ilişkilendiriliyor. Araştırmalar, fiziksel olarak daha aktif bireylerde safra kesesi hastalıklarının daha düşük sıklıkta görülebildiğini ortaya koyuyor. Ancak bu ilişki, tek başına egzersizin hastalığı önlediğini kanıtlamıyor.[1]</p>

<p>Su tüketimi ihmal edilmemeli</p>

<p>Yeterli sıvı alımı, safranın akışkanlığının korunmasına katkı sağlayabiliyor. Günlük sıvı gereksinimi kişiden kişiye değişse de susuz kalmamak sindirim sistemi sağlığının önemli bileşenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.[1]</p>

<p>Belirtiler ortaya çıkarsa değerlendirme gerekiyor</p>

<p>Safra taşlarının önemli bir bölümü herhangi bir belirti vermeden seyredebilir. Ancak sağ üst karın bölgesinde özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan şiddetli ağrı, bulantı, kusma, ateş veya sarılık gibi bulgular geliştiğinde tıbbi değerlendirme gerekebiliyor. Tedavi yaklaşımı ise kişinin şikâyetlerine, taşın özelliklerine ve eşlik eden hastalıklara göre belirleniyor.[2]</p>

<p>Bilimsel veriler, tek bir besin veya yaşam tarzı uygulamasının safra kesesi hastalıklarını tamamen önlediğini göstermiyor. Buna karşın dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı kilo ve yeterli sıvı tüketiminin genel sindirim sağlığını destekleyen temel yaşam alışkanlıkları arasında yer aldığı kabul ediliyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Sharon Liao. How to Keep Your Gallbladder Happy. Medically reviewed July 2024.</p>

<p>[2] What Is a Gallbladder Attack? Gallstones and Gallbladder Problems: Symptoms and Treatment. 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/safra-kesesini-korumak-icin-bilimin-onerdigi-10-gunluk-aliskanlik</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 08:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7061.jpeg" type="image/jpeg" length="65601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konyaspor’da Arthur Masuaku iddiası! Sözleşme görüşmelerinde yeni gelişme]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/konyasporda-arthur-masuaku-iddiasi-sozlesme-gorusmelerinde-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/konyasporda-arthur-masuaku-iddiasi-sozlesme-gorusmelerinde-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konyaspor’un transfer gündeminde yer aldığı öne sürülen Arthur Masuaku dosyasında dikkat çeken yeni iddialar ortaya atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yabancı yerel kaynaklara göre yeşil beyazlı kulüp ile deneyimli sol bek arasındaki görüşmelerin ilerleme kaydettiği, tarafların sözleşme şartlarını değerlendirdiği öne sürüldü. Kulüplerden ise henüz resmî bir açıklama gelmedi.</p>

<p>Yeni sezon öncesinde kadrosunu güçlendirme çalışmalarını sürdüren Konyaspor’un, tecrübeli sol bek Arthur Masuaku için girişimlerini sürdürdüğü iddia edildi.</p>

<p>Kulüp çevresini takip eden yabancı yerel kaynaklarda yer alan bilgilere göre taraflar arasında yürütülen görüşmelerde önemli mesafe kat edildiği öne sürülüyor. İddialara göre iki yıllık sözleşme seçeneği üzerinde değerlendirmeler yapılırken, oyuncunun bonservissiz ayrılığı ihtimali de masada bulunuyor.</p>

<p>Sağlık kontrolü iddiası gündeme geldi</p>

<p>Transfer kulislerinde yer alan bilgilere göre görüşmelerin olumlu sonuçlanması hâlinde Arthur Masuaku’nun sağlık kontrolleri için Türkiye’ye davet edilmesinin planlandığı da iddia ediliyor.</p>

<p>Ancak şu ana kadar kulüpler arasında anlaşma sağlandığına, oyuncunun seyahat programının kesinleştiğine veya sağlık kontrolü tarihinin belirlendiğine ilişkin doğrulanmış resmî bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arthur Masuaku’nun adı transfer döneminde farklı kulüplerle de anılırken, Konyaspor cephesi transfer iddialarıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.</p>

<p>Bu nedenle mevcut süreç, yabancı yerel kaynaklarda yer alan transfer kulislerine dayanıyor. Transferin resmiyet kazanıp kazanmayacağı, taraflardan gelecek açıklamalarla netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/konyasporda-arthur-masuaku-iddiasi-sozlesme-gorusmelerinde-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 08:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="77240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KOAH tedavisinde umut veren gelişme: Türk araştırmacıların geliştirdiği balon yöntemi nefes darlığını azalttı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/koah-tedavisinde-umut-veren-gelisme-turk-arastirmacilarin-gelistirdigi-balon-yontemi-nefes-darligini-azaltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/koah-tedavisinde-umut-veren-gelisme-turk-arastirmacilarin-gelistirdigi-balon-yontemi-nefes-darligini-azaltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik bronşit baskın KOAH hastalarında geliştirilen yeni bronkoskopik balon tedavisi, nefes darlığını azaltırken orta ve ağır alevlenmelerin sıklığını da düşürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de gerçekleştirilen ve uluslararası hakemli bir bilimsel dergide yayımlanan araştırmada, yaşam kalitesinde belirgin iyileşme sağlanırken akciğer fonksiyonlarında anlamlı artış saptanmadı.</p>

<p>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) tedavisinde geliştirilen yeni bir girişimsel yöntem, kronik bronşit baskın hastalar için umut verici sonuçlar ortaya koydu. Türkiye’de Sağlık Bilimleri Üniversitesi , Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi araştırmacılarının yürüttüğü prospektif çalışma, uluslararası hakemli Journal of Clinical Medicine dergisinde yayımlandı.[1] Araştırmada, Broncho Muco Cleaner Balloon (BMCB) adı verilen bronkoskopik balon tedavisinin nefes darlığını ve KOAH alevlenmelerini azaltabildiği gösterildi.[1]</p>

<p>Çalışma; Prof. Dr. Erdoğan Çetinkaya, Doç. Dr. Mustafa Çörtük, Doç. Dr. Demet Turan, Uzm. Dr. Umut İlhan, Dr. Fulya Senem Karaahmetoğlu, Dr. Zeynep Betül Özcan ve Doç. Dr. Barış Demirkol tarafından gerçekleştirildi.[1]</p>

<p>Kronik bronşitte mukus üretimi hedef alındı</p>

<p>KOAH’ın kronik bronşit baskın tipinde hava yollarında aşırı mukus üretimi, uzun süreli öksürük, balgam ve sık alevlenmelerin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Araştırmada kullanılan BMCB yöntemi, bronkoskopi sırasında hava yollarına yerleştirilen özel bir balon aracılığıyla mukus üreten goblet hücrelerinin bulunduğu yüzeyde kontrollü bir etki oluşturarak aşırı mukus üretimini azaltmayı hedefliyor.[1]</p>

<p>Çalışma nasıl gerçekleştirildi?</p>

<p>Araştırmaya Evre II-IV kronik bronşit baskın KOAH tanısı bulunan 35 hasta dahil edildi. Prospektif ve tek kollu olarak tasarlanan çalışmada, 12 aylık takip sürecini tamamlayan 25 hastanın sonuçları değerlendirildi.[1]</p>

<p>Araştırmacılar; nefes darlığı düzeyi, orta ve ağır KOAH alevlenmeleri, yaşam kalitesi, solunum fonksiyon testleri ve 6 dakika yürüme testi sonuçlarını karşılaştırdı.[1]</p>

<p>Nefes darlığı ve alevlenmeler azaldı</p>

<p>Araştırmanın sonunda;</p>

<p>* Nefes darlığında istatistiksel olarak anlamlı iyileşme görüldü.<br />
* Orta ve ağır KOAH alevlenmelerinin sayısı anlamlı düzeyde azaldı.<br />
* Hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde iyileşti.[1]</p>

<p>Araştırmacılar, özellikle semptom kontrolü ve hastaların günlük yaşam aktiviteleri açısından elde edilen iyileşmenin dikkat çekici olduğunu belirtti.[1]</p>

<p>Akciğer fonksiyonlarında aynı başarı görülmedi</p>

<p>Çalışma, tedavinin her klinik ölçütte aynı etkiyi göstermediğini de ortaya koydu.</p>

<p>Buna göre;</p>

<p>* Solunum fonksiyonunun temel göstergelerinden FEV₁ değerlerinde anlamlı değişiklik saptanmadı.<br />
* 6 dakika yürüme testi ile değerlendirilen egzersiz kapasitesinde anlamlı iyileşme görülmedi.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu bulgular, yöntemin akciğer dokusundaki yapısal hasarı geri çevirmekten çok semptomların kontrolü ve alevlenmelerin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini düşündürüyor.[1]</p>

<p>Güvenlik açısından olumlu sonuçlar</p>

<p>Araştırma süresince işleme bağlı ölüm bildirilmedi. Bir hastada işlem sırasında geçici bradikardi geliştiği ancak bunun ciddi dolaşım bozukluğuna yol açmadığı kaydedildi. Araştırmacılar, yöntemin güvenlik profilinin olumlu olduğunu bildirdi.[1]</p>

<p>Daha geniş araştırmalara ihtiyaç var</p>

<p>Araştırmacılar, elde edilen sonuçların umut verici olmasına karşın çalışmanın tek merkez ağırlıklı, tek kollu ve sınırlı sayıda hastayla gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Bu nedenle BMCB tedavisinin rutin klinik uygulamadaki yerinin belirlenebilmesi için daha geniş hasta gruplarında, çok merkezli ve randomize kontrollü çalışmaların yapılması gerektiği vurgulandı.[1]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Çetinkaya E, Çörtük M, Turan D, İlhan U, Karaahmetoğlu FS, Özcan ZB, Demirkol B. Broncho Muco Cleaner Balloon Dilation Therapy in Chronic Bronchitis-Dominant COPD: A Prospective Clinical Study. Journal of Clinical Medicine. 2026. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/koah-tedavisinde-umut-veren-gelisme-turk-arastirmacilarin-gelistirdigi-balon-yontemi-nefes-darligini-azaltti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 07:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7059.jpeg" type="image/jpeg" length="35079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan emsal karar: Geri manevra yapan sürücünün sorumluluğu vurgulandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yargitaydan-emsal-karar-geri-manevra-yapan-surucunun-sorumlulugu-vurgulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yargitaydan-emsal-karar-geri-manevra-yapan-surucunun-sorumlulugu-vurgulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geri manevra sırasında meydana gelen trafik kazalarında sürücünün dikkat yükümlülüğü bir kez daha yargı kararlarıyla öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin kararında, görüşün kısıtlı olduğu durumlarda gerekli tedbirleri almadan geri manevra yapan sürücünün “asli ve tam kusurlu” kabul edildiği belirtildi.</p>

<p>Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca geri manevra, sürücüler açısından en yüksek dikkat gerektiren hareketlerden biri olarak değerlendiriliyor. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 28 Kasım 2023 tarihli, E.2022/5021, K.2023/5158 sayılı kararı da bu sorumluluğun kapsamını ortaya koyan emsal kararlar arasında yer aldı.</p>

<p>Görüşün kısıtlı olduğu durumlarda ek tedbir zorunluluğu</p>

<p>Kararda, sürücünün geri manevra öncesinde aracın arkasını kontrol etmesi, aynaları etkin şekilde kullanması ve görüşün yeterli olmadığı durumlarda gerekli güvenlik tedbirlerini alması gerektiği vurgulandı. Özellikle büyük araçlar veya görüş alanının kapandığı durumlarda yardımcı bir kişinin (gözcü) desteğinden yararlanılması ya da eşdeğer güvenlik önlemlerinin alınmasının önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Yargıtay, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sonucu meydana gelen kazalarda sürücünün asli ve tam kusurlu sayılabileceğine hükmetti.</p>

<p>Trafik güvenliği açısından önemli uyarı</p>

<p>Uzmanlar, geri manevra sırasında yaşanan kazaların önemli bölümünün park alanları, site içleri ve dar sokaklarda meydana geldiğini belirtiyor. Bu nedenle sürücülerin sadece aynalara güvenmek yerine, gerektiğinde araçtan inerek kontrol yapmaları veya görüşü sağlayacak ilave tedbirler almaları öneriliyor.</p>

<p>Hukukçular ise söz konusu kararın her trafik kazasında otomatik olarak aynı sonucun doğacağı anlamına gelmediğini, her olayın kendi koşulları, bilirkişi raporları ve delilleri çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirildiğini ifade ediyor.</p>

<p>Bu karar, geri manevra sırasında azami dikkat yükümlülüğünün ihlal edilmesinin hem hukuki hem de cezai sorumluluk doğurabileceğini bir kez daha ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Not: Görselde yer alan “geri giderken kaza yaparsanız yüzde 100 suçlusunuz” ifadesi genelleyici bir anlatımdır. Yargılamalarda kusur değerlendirmesi somut olayın özelliklerine göre yapılır. Ancak belirtilen Yargıtay kararında, gerekli tedbirleri almadan gerçekleştirilen geri manevranın asli ve tam kusur olarak değerlendirildiği görülmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yargitaydan-emsal-karar-geri-manevra-yapan-surucunun-sorumlulugu-vurgulandi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7057.jpeg" type="image/jpeg" length="69460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sinop sağlık camiasının acı kaybı: İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burhan Şendil hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sinop-saglik-camiasinin-aci-kaybi-ic-hastaliklari-uzmani-dr-burhan-sendil-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sinop-saglik-camiasinin-aci-kaybi-ic-hastaliklari-uzmani-dr-burhan-sendil-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’nde uzun yıllardır görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burhan Şendil’in vefatı, sağlık camiasını ve hastalarını yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meslek yaşamı boyunca hekimliği, hasta yaklaşımı ve güler yüzüyle tanınan Şendil’in ölümü, kentte büyük üzüntüyle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’nde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burhan Şendil’in hayatını kaybettiği öğrenildi. Vefat haberi, başta sağlık çalışanları olmak üzere çok sayıda hasta ve seveni tarafından derin üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Uzun yıllardır Sinop’ta iç hastalıkları alanında hizmet veren Dr. Burhan Şendil, yalnızca mesleki bilgi ve tecrübesiyle değil, hastalarına yaklaşımı, güler yüzü ve iletişimiyle de tanınan isimler arasında yer alıyordu. Kamu hastanesindeki görevinin yanı sıra farklı dönemlerde muayenehane hizmeti de veren Şendil, kentte geniş bir hasta kitlesinin güvenini kazandı.</p>

<p>Vefat haberinin duyulmasının ardından meslektaşları, eski hastaları ve çok sayıda vatandaş sosyal medya üzerinden taziye mesajları paylaşarak duydukları üzüntüyü dile getirdi. Pek çok paylaşımda, Dr. Şendil’in hekimlik anlayışı, insan ilişkileri ve hastalarına gösterdiği ilgi ön plana çıkarıldı.</p>

<p>Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’nin İç Hastalıkları kadrosunda görev yapan Dr. Burhan Şendil, uzun yıllardır bölgede sağlık hizmeti sunuyordu. Hastanenin resmî hekim kadrosunda da yer alan Şendil, Sinop’ta dahiliye alanının deneyimli isimlerinden biri olarak biliniyordu.</p>

<p>Dr. Burhan Şendil’in cenaze programına ilişkin resmî açıklamanın yapılması halinde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p>

<p>Sağlık camiasına uzun yıllar emek veren Dr. Burhan Şendil’e Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sinop-saglik-camiasinin-aci-kaybi-ic-hastaliklari-uzmani-dr-burhan-sendil-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 05:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7055.jpeg" type="image/jpeg" length="66724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Egzama belirtileri, nedenleri ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/egzama-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/egzama-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Egzama, yalnızca cilt kuruluğu ve kaşıntıyla sınırlı olmayan kronik bir iltihabi deri hastalığı olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dermatoloji uzmanları, doğru cilt bakımı ve tetikleyicilerden korunmanın alevlenmeleri azaltmada önemli rol oynadığını vurguluyor.</p>

<p>Egzama olarak bilinen atopik dermatit, cildin koruyucu bariyerinin zayıflaması ve bağışıklık sisteminin aşırı yanıtıyla ilişkili kronik bir deri hastalığı olarak tanımlanıyor. Dermatoloji alanındaki güncel klinik rehberler, hastalığın bulaşıcı olmadığını ancak yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyebildiğini ortaya koyuyor.[1][2]</p>

<p>Egzama sadece kaşıntıdan ibaret değil</p>

<p>Egzamanın en belirgin belirtisi yoğun kaşıntı olsa da tablo bununla sınırlı kalmıyor. Hastalarda;</p>

<ul>
 <li>Ciltte kuruluk,</li>
 <li>Kızarıklık veya cilt tonuna göre mor, kahverengi ya da gri renk değişiklikleri,</li>
 <li>Pullanma,</li>
 <li>Çatlaklar,</li>
 <li>Kalınlaşmış deri,</li>
 <li>İleri olgularda kabuklanma ve sıvı sızıntısı görülebiliyor.[1]</li>
</ul>

<p>Kaşıntının neden olduğu sürekli kaşıma davranışı ise cilt bariyerini daha da bozarak enfeksiyon riskini artırabiliyor.[1][2]</p>

<p>Yaşa göre belirtiler değişebiliyor</p>

<p>Uzmanlar, egzamanın farklı yaş gruplarında farklı bölgelerde görülebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Bebeklerde döküntüler çoğunlukla yanaklar, saçlı deri ve gövdede ortaya çıkarken, çocuklarda dirsek içleri ve diz arkaları daha sık etkileniyor. Erişkinlerde ise eller, ayaklar, yüz ve boyun tutulumu daha belirgin olabiliyor.[1][2]</p>

<p>Alevlenmeleri neler tetikliyor?</p>

<p>Egzamanın kesin tek bir nedeni bulunmuyor. Genetik yatkınlık, cilt bariyerindeki bozukluk ve bağışıklık sistemi değişikliklerinin birlikte rol oynadığı düşünülüyor.[2]</p>

<p>Bunun yanında birçok çevresel etken belirtilerin şiddetlenmesine yol açabiliyor. Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>Sert sabun ve deterjanlar,</li>
 <li>Parfümlü kozmetik ürünleri,</li>
 <li>Yünlü veya tahriş edici kumaşlar,</li>
 <li>Terleme,</li>
 <li>Aşırı sıcak veya soğuk hava,</li>
 <li>Stres,</li>
 <li>Bazı alerjenler yer alıyor.[1][2]</li>
</ul>

<p>Her hastada tetikleyicilerin farklı olabileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavinin temelinde cilt bariyerini güçlendirmek var</p>

<p>Dermatoloji rehberlerine göre egzamanın tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayan bir tedavi bulunmuyor. Ancak düzenli bakım ile hastalık büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor.[2]</p>

<p>Tedavide temel yaklaşım şunları içeriyor:</p>

<ul>
 <li>Düzenli nemlendirici kullanımı,</li>
 <li>Tahriş edici maddelerden kaçınma,</li>
 <li>Alevlenme dönemlerinde hekim önerisiyle topikal ilaçlar,</li>
 <li>Orta ve ağır olgularda biyolojik ilaçlar veya bağışıklık sistemini hedefleyen yeni tedaviler.[2]</li>
</ul>

<p>Son yıllarda geliştirilen hedefe yönelik biyolojik tedaviler ve Janus kinaz (JAK) inhibitörleri, özellikle orta ve ağır atopik dermatit hastalarında yeni seçenekler sunuyor. Bununla birlikte hangi tedavinin uygun olduğuna hastalığın yaygınlığı, şiddeti ve kişinin genel sağlık durumu değerlendirilerek karar veriliyor.[2]</p>

<p>Günlük cilt bakımı hastalık kontrolünde önemli</p>

<p>Uzmanlar, ılık suyla kısa süreli banyo yapılmasını, parfümsüz temizleyicilerin tercih edilmesini ve banyo sonrasında ilk birkaç dakika içinde nemlendirici uygulanmasını öneriyor.[1][2]</p>

<p>Egzama kronik seyirli bir hastalık olsa da uygun tedavi ve düzenli cilt bakımıyla birçok kişide uzun süreli kontrol sağlanabiliyor. Bununla birlikte belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterebildiği için tedavi planının bireyselleştirilmesi önem taşıyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] WebMD Editorial Contributors. Eczema: Symptoms, Causes, Diagnosis and Treatment. Güncel klinik bilgi sayfası.</p>

<p>[2] American Academy of Dermatology. Atopic dermatitis: Diagnosis, treatment and skin care recommendations. Klinik uygulama rehberleri. (Genel rehber bilgisi.)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/egzama-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 05:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7052.jpeg" type="image/jpeg" length="49820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalp sağlığını korumak için kaçınmanız gereken 10 alışkanlık]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kalp-sagligini-korumak-icin-kacinmaniz-gereken-10-aliskanlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kalp-sagligini-korumak-icin-kacinmaniz-gereken-10-aliskanlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde en yaygın ölüm nedenleri arasında yer alırken, uzmanlar günlük yaşamda fark edilmeden sürdürülen bazı alışkanlıkların riski artırabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kardiyoloji derneklerinin ve halk sağlığı kuruluşlarının önerileri, sigara kullanımı, hareketsizlik, düzensiz uyku ve işlenmiş gıdalardan zengin beslenme gibi değiştirilebilir davranışların kalp sağlığı üzerinde belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Kalp hastalıklarının önemli bir bölümü yaşam tarzıyla ilişkili risk faktörleriyle bağlantılı bulunuyor. Uluslararası kardiyoloji kılavuzları ve halk sağlığı raporları, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sigaradan uzak durmanın kalp krizi ve felç riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.[1][2]</p>

<p>Uzun süre hareketsiz kalmak riski artırabiliyor</p>

<p>Gün içinde saatlerce oturarak çalışmak veya hareketsiz bir yaşam sürmek, yüksek tansiyon, obezite ve tip 2 diyabet gelişme olasılığını artırabiliyor. Bu hastalıkların tamamı kalp ve damar hastalıkları için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.[1][3]</p>

<p>Uzmanlar, haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapılmasını öneriyor.[3]</p>

<p>Sigara ve elektronik sigaralar da kalbi etkiliyor</p>

<p>Sigara kullanımı yalnızca akciğerleri değil, damar yapısını da olumsuz etkiliyor. Tütün dumanındaki kimyasallar damar duvarında hasara yol açarak damar sertliği gelişimini hızlandırabiliyor.[2]</p>

<p>Elektronik sigaraların da tamamen güvenli olmadığı, özellikle nikotin içeren ürünlerin kalp atım hızını ve kan basıncını artırabileceği belirtiliyor.[4]</p>

<p>Fazla tuz ve ultra işlenmiş gıdalar</p>

<p>Günlük gereksinimin üzerinde tuz tüketimi yüksek tansiyon gelişme riskini artırıyor. Benzer şekilde, ultra işlenmiş gıdaların fazla tüketimi de obezite, diyabet ve kalp hastalığı riskiyle ilişkilendiriliyor.[2][5]</p>

<p>Uzmanlar, sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, balık ve zeytinyağı ağırlıklı beslenme modelinin kalp sağlığını desteklediğini vurguluyor.[3]</p>

<p>Yetersiz uyku kalbi de etkileyebiliyor</p>

<p>Her gece düzenli ve yeterli uyku uyumamak yalnızca zihinsel performansı değil, kalp sağlığını da etkileyebiliyor. Araştırmalar, kronik uyku yetersizliğinin hipertansiyon, ritim bozuklukları ve metabolik hastalıklarla ilişkili olduğunu gösteriyor.[6]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çoğu yetişkin için gecede 7 ila 9 saat kaliteli uyku öneriliyor.[6]</p>

<p>Stresi yönetmek de önemli</p>

<p>Uzun süreli psikolojik stres, kortizol ve adrenalin gibi stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına neden olabiliyor. Bu durum kan basıncında yükselmeye, iltihabi süreçlerin artmasına ve sağlıksız yaşam alışkanlıklarının gelişmesine zemin hazırlayabiliyor.[1][3]</p>

<p>Düzenli egzersiz, sosyal destek, nefes egzersizleri ve kaliteli uyku stres yönetiminde önerilen yöntemler arasında bulunuyor.</p>

<p>Düzenli sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli</p>

<p>Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu nedenle düzenli tansiyon, kolesterol ve kan şekeri ölçümleri, kalp hastalıklarının erken dönemde saptanmasına yardımcı olabiliyor.[2][3]</p>

<p>Uzmanlara göre kalp sağlığını korumak tek bir besine ya da tek bir alışkanlığa bağlı değil. Günlük yaşamda küçük ancak sürdürülebilir değişiklikler, uzun vadede kalp ve damar hastalıkları riskinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor. Bununla birlikte mevcut hastalıkların tedavisi ve bireysel risk değerlendirmesi için bilimsel kılavuzlara dayalı tıbbi takip önemini koruyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] American Heart Association. Life’s Essential 8. 2024.</p>

<p>[2] World Health Organization. Cardiovascular Diseases Fact Sheet. Güncel sürüm.</p>

<p>[3] European Society of Cardiology. Guidelines on Cardiovascular Disease Prevention in Clinical Practice. 2021.</p>

<p>[4] U.S. Surgeon General. E-Cigarette Use Among Adults. Güncel rapor.</p>

<p>[5] World Health Organization. Healthy Diet. Güncel bilgi notu.</p>

<p>[6] American Heart Association. Sleep Duration and Cardiovascular Health. Bilimsel bildiri.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kalp-sagligini-korumak-icin-kacinmaniz-gereken-10-aliskanlik</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 05:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7051.jpeg" type="image/jpeg" length="43186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Yönetiminin Duayen İsmi Prof. Dr. İbrahim Ethem Başaran Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/egitim-yonetiminin-duayen-ismi-prof-dr-ibrahim-ethem-basaran-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/egitim-yonetiminin-duayen-ismi-prof-dr-ibrahim-ethem-basaran-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de eğitim yönetimi biliminin gelişimine önemli katkılar sunan akademisyenlerden Prof. Dr. İbrahim Ethem Başaran, hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yıllar Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde görev yapan Başaran’ın vefatı, akademi dünyasında derin üzüntüyle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim yönetimi alanında yetiştirdiği akademisyenler, kaleme aldığı temel eserler ve bilimsel çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. İbrahim Ethem Başaran’ın vefat haberi, üniversiteler ve akademik topluluklar tarafından yayımlanan taziye mesajlarıyla duyuruldu.</p>

<p>Eğitim yönetimi alanına yön veren isimlerden biriydi</p>

<p>1930 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde dünyaya gelen Başaran, Düziçi Köy Enstitüsü’nün ardından Gazi Eğitim Enstitüsü Pedagoji Bölümü’nden mezun oldu. Yurt dışında da eğitim alan Başaran, Georgetown Üniversitesi’nde dil eğitimi gördü, Eastern Michigan Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladı.</p>

<p>1975 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde doktorasını tamamlayan Başaran, 1979’da doçent, 1988 yılında ise profesör unvanını aldı. Akademik yaşamı boyunca özellikle eğitim yönetimi, okul yönetimi, örgütsel davranış, eğitim psikolojisi ve yönetimde insan ilişkileri alanlarında çalışmalar yürüttü.</p>

<p>Eserleri yıllarca üniversitelerde ders kitabı olarak okutuldu</p>

<p>Prof. Dr. İbrahim Ethem Başaran, Türkiye’deki eğitim fakültelerinde uzun yıllar temel başvuru kaynağı olarak kullanılan çok sayıda esere imza attı. “Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi”, “Yönetime Giriş”, “Yönetimde İnsan İlişkileri”, “Örgütsel Davranış: İnsanın Üretim Gücü” ve “Eğitim Psikolojisi” adlı eserleri, eğitim bilimleri alanında geniş bir akademik çevre tarafından kaynak olarak kullanıldı.</p>

<p>Yetiştirdiği çok sayıda akademisyen ve eğitim yöneticisiyle de Türkiye’nin eğitim sistemine kalıcı katkılar sundu.</p>

<p>Cuma günü son yolculuğuna uğurlanacak</p>

<p>Yayımlanan cenaze ilanına göre Prof. Dr. İbrahim Ethem Başaran’ın cenazesi, 31 Temmuz 2026 Cuma günü öğle namazının ardından Ankara Gölbaşı Mogan Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>Başaran’ın vefatı nedeniyle çok sayıda akademisyen, mezunu olduğu kurumlar ve eğitim camiası taziye mesajları yayımlayarak ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/egitim-yonetiminin-duayen-ismi-prof-dr-ibrahim-ethem-basaran-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 01:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7050-1.jpeg" type="image/jpeg" length="67337"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12. Yargı Paketi yürürlüğe girdi: Miras satışından HAGB’ye, sözlü sınavdan Adli Tıp’a birçok düzenleme hayata geçti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/12-yargi-paketi-yururluge-girdi-miras-satisindan-hagbye-sozlu-sinavdan-adli-tipa-bircok-duzenleme-hayata-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/12-yargi-paketi-yururluge-girdi-miras-satisindan-hagbye-sozlu-sinavdan-adli-tipa-bircok-duzenleme-hayata-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek Resmî Gazete’de yayımlanan 12. Yargı Paketi yürürlüğe girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni düzenlemelerle miras hukukundan idari yargıya, ceza muhakemesinden hâkim ve savcı yardımcılarının özlük işlemlerine kadar birçok alanda önemli değişiklikler yapıldı.</p>

<p>Paket kapsamında miras kalan taşınmazların satış usulü yeniden düzenlenirken, Bölge İdare Mahkemelerinin yetkileri genişletildi, sözlü sınavların değerlendirme sistemi netleştirildi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulamasına ilişkin süreler yeniden belirlendi.</p>

<p>Miras taşınmazlarının satışında yeni dönem</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre, miras kalan taşınmazların satışında ilk açık artırma yalnızca mirasçılar arasında yapılacak. Bu uygulama bir defaya mahsus uygulanacak.</p>

<p>Bölge İdare Mahkemelerine yeni yetkiler</p>

<p>Bölge İdare Mahkemeleri (BİM), usule ilişkin eksiklik tespit ettikleri dosyalarda kararı doğrudan bozup göndermek yerine, eksiklikleri kendileri tamamlayabilecek. Keşif yapılmaması veya duruşma eksikliği gibi usul hataları BİM tarafından giderilerek yeniden karar verilebilecek.</p>

<p>Ayrıca tek hâkimle görülecek idari davalarda uygulanacak parasal üst sınır 486 bin TL olarak belirlendi.</p>

<p>Danıştay ve Yargıtay’a ilişkin düzenlemeler</p>

<p>Bölge İdare Mahkemesi kararlarına karşı Danıştay’a temyiz başvurusu süresi 30 gün olarak düzenlendi.</p>

<p>Danıştay Kanunu’ndaki geçici madde kapsamında öngörülen süre 10 yıldan 14 yıla çıkarılırken, istisnai uygulamanın geçerlilik tarihi 23 Temmuz 2030 olarak belirlendi.</p>

<p>Öte yandan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz süresi de dosyanın tesliminden itibaren 3 ay olarak düzenlendi.</p>

<p>Adli Tıp ve sözlü sınavlarda değişiklik</p>

<p>Adli Tıp İhtisas Kurulu başkan ve üyelerinin görev süresi 4 yıl olarak belirlendi.</p>

<p>Kamu personeli alımlarındaki sözlü sınavlarda ise değerlendirme sistemi yeniden düzenlendi. Buna göre dört ayrı değerlendirme kriterinin her biri 25 puan üzerinden hesaplanacak.</p>

<p>Hâkim ve savcı yardımcılarına mazeret süresi</p>

<p>Mazereti bulunan hâkim ve savcı yardımcılarının, mazeretlerinin sona ermesinden itibaren 5 iş günü içinde durumlarını bildirmeleri gerekecek.</p>

<p>Merkez Bankası reeskont oranına yeni hesaplama</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının reeskont oranının 30 Haziran itibarıyla, bir önceki yılın 31 Aralık tarihindeki orandan 5 puan veya daha fazla farklı olması halinde, yeni oranın yılın ikinci yarısında geçerli olması hükme bağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolandırıcılık ve kişisel veriler</p>

<p>Banka veya kredi kartı bilgilerini dolandırıcılık amacıyla başkalarına veren kişiler hakkında uygulanacak cezada yarı oranında indirim öngörüldü.</p>

<p>Beden muayenesi ve genetik inceleme kapsamında elde edilen verilerin sistemde saklanma süresi ise en fazla 20 yıl olarak sınırlandırıldı.</p>

<p>HAGB uygulamasında süreler netleşti</p>

<p>Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilen sanıklar için denetim süresi 5 yıl olarak düzenlendi.</p>

<p>Bu denetim süresi içinde uygulanabilecek özel denetimli serbestlik tedbirlerinin süresi ise en fazla 1 yıl olacak.</p>

<p>Ayrıca BİM ve Yargıtay tarafından verilen HAGB kararlarına karşı teklif edilen idari para cezası oranı yüzde 5 olarak belirlendi.</p>

<p>Duruşmalar arasındaki süre sınırlandı</p>

<p>Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kapsamında görülen davalarda duruşmalar arasındaki süre en fazla 3 ay olacak şekilde düzenlendi.</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi ile birlikte yargı süreçlerinin hızlandırılması, usul işlemlerinin sadeleştirilmesi ve çeşitli alanlardaki uygulama birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/12-yargi-paketi-yururluge-girdi-miras-satisindan-hagbye-sozlu-sinavdan-adli-tipa-bircok-duzenleme-hayata-gecti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/i-m-g-7071.jpeg" type="image/jpeg" length="47290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başakşehir’den kanada milli takviye! Andreas Skov Olsen resmen açıklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/basaksehirden-kanada-milli-takviye-andreas-skov-olsen-resmen-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/basaksehirden-kanada-milli-takviye-andreas-skov-olsen-resmen-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[RAMS Başakşehir, Danimarkalı milli futbolcu Andreas Skov Olsen’i kadrosuna kattığını resmen duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Turuncu lacivertli ekip, Wolfsburg forması giyen 26 yaşındaki kanat oyuncusunu 2026-2027 sezonu sonuna kadar şarta bağlı zorunlu satın alma opsiyonuyla kiraladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni sezon öncesi transfer çalışmalarını sürdüren RAMS Başakşehir, hücum hattını güçlendirecek önemli bir hamleye imza attı. İstanbul temsilcisi, Almanya Bundesliga ekiplerinden Wolfsburg’un Danimarkalı kanat oyuncusu Andreas Skov Olsen’i kadrosuna kattığını açıkladı.</p>

<p>Kulüpten yapılan açıklamada, oyuncuyla 2026-2027 sezonunun sonuna kadar şarta bağlı zorunlu satın alma opsiyonlu kiralık anlaşma sağlandığı belirtilirken, “Danimarka Milli Takımı’nda da forma giyen Andreas Skov Olsen’e ailemize hoş geldin diyor, turuncu lacivertli formamızla başarılar diliyoruz.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Avrupa tecrübesiyle geliyor</p>

<p>26 yaşındaki sağ kanat oyuncusu kariyerinde Nordsjaelland, Bologna, Club Brugge, Wolfsburg ve Rangers formalarını giydi. Danimarka Milli Takımı’nın da önemli isimlerinden biri olan Olsen, uluslararası arenadaki tecrübesiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısını İskoç temsilcisi Rangers’ta kiralık olarak geçiren deneyimli futbolcu, 11 resmi maçta 1 gol ve 3 asistlik katkı verdi.</p>

<p>Hücum hattına önemli katkı bekleniyor</p>

<p>Sol ayağını etkili kullanan Andreas Skov Olsen, sağ kanatta görev yapmasının yanı sıra hücumun farklı bölgelerinde de oynayabiliyor. Hızı, bire birdeki başarısı ve gol katkısıyla öne çıkan Danimarkalı futbolcunun, Başakşehir’in hücum organizasyonlarına önemli katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Başakşehir, bu transferle yeni sezon öncesindeki kadro yapılanmasını sürdürürken, Avrupa kupaları hedefi doğrultusunda tecrübeli bir ismi kadrosuna kazandırmış oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/basaksehirden-kanada-milli-takviye-andreas-skov-olsen-resmen-aciklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 00:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="10151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmî Gazete’de Peş Peşe Atama Kararları: Sağlık, SGK, Adli Tıp ve Çok Sayıda Kurumda Görev Değişikliği]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-pes-pese-atama-kararlari-saglik-sgk-adli-tip-ve-cok-sayida-kurumda-gorev-degisikligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-pes-pese-atama-kararlari-saglik-sgk-adli-tip-ve-cok-sayida-kurumda-gorev-degisikligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de birçok kamu kurumunu kapsayan atama ve görevden alma kararları yürürlüğe girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Tıp Kurumu, Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında önemli görev değişiklikleri gerçekleştirildi.</p>

<p>31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla kamu yönetiminin farklı kademelerinde kapsamlı atama ve görevden alma işlemleri yapıldı. Kararlar kapsamında üst düzey yöneticiler ile çeşitli kurul üyeliklerine yeni isimler atanırken, bazı yöneticiler de görevlerinden alındı.</p>

<p>Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Adalet Bakanlığında atamalar</p>

<p>Karara göre Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sektörler ve Kamu Yatırımları Genel Müdür Yardımcısı Tolga Balcı görevden alındı. Boşalan göreve Atilla Bedir atandı.</p>

<p>Adalet Bakanlığında açık bulunan Hukuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığı görevine ise Cem Kurt getirildi.</p>

<p>Adli Tıp Kurumunda yeni görevlendirmeler</p>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı ile Adli Tıp Kurumunun çeşitli ihtisas kurullarında da görevlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Bu kapsamda;</p>

<ul>
 <li>Adli Tıp Dördüncü İhtisas Kurulu Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Üyeliğine Dr. Yasin Kavla,</li>
 <li>Adli Tıp Yedinci İhtisas Kurulu İç Hastalıkları Üyeliğine Doç. Dr. Cündullah Torun görevlendirildi.</li>
 <li>Adli Tıp Altıncı İhtisas Kurulu Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Üyeliğine Uzm. Dr. Neşe Kavruk Erdim atandı.</li>
 <li>Adli Tıp Dördüncü İhtisas Kurulu Adli Tıp Üyeliğine Uzm. Dr. Ahmet Naim Namlı,</li>
 <li>Adli Tıp Beşinci İhtisas Kurulu Analitik Kimya Üyeliğine Oya Yeter getirildi.</li>
</ul>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında kapsamlı görev değişikliği</p>

<p>Kararlar kapsamında Karaman İl Müdürü Seval Yılmaz, Kilis İl Müdürü Müslim Ferdi Bozkurt, Manisa İl Müdürü Mustafa Kılıç ve Diyarbakır İl Müdürü Aydın Polat görevlerinden alındı.</p>

<p>Yeni atamalarla;</p>

<ul>
 <li>Karaman İl Müdürlüğüne Nurettin Ulaş,</li>
 <li>Aksaray İl Müdürlüğüne Sezgi Arpacı Elaldı,</li>
 <li>Manisa İl Müdürlüğüne Kudret Gültaş,</li>
 <li>Diyarbakır İl Müdürlüğüne Ali Sait Çeçen,</li>
 <li>Malatya İl Müdürlüğüne Ömer Faruk Ergün,</li>
 <li>Elazığ İl Müdürlüğüne Serdar Demirci,</li>
 <li>Erzincan İl Müdürlüğüne Abdulhalim Ünalan,</li>
 <li>Bilecik İl Müdürlüğüne Nejat İlhan atandı.</li>
</ul>

<p>SGK Strateji Geliştirme Başkanlığına İlkay Akçay atandı</p>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu Strateji Geliştirme Başkanı Yakup Koç görevden alınırken, boşalan göreve Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı İlkay Akçay atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünde bölge müdürleri değişti</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünde 5. Bölge Müdürü Mahmut Güneş ile 10. Bölge Müdürü Bülent Şirin görevden alındı.</p>

<p>Boşalan görevlere;</p>

<ul>
 <li>5. Bölge Müdürlüğüne Ümit Gülbağ,</li>
 <li>9. Bölge Müdürlüğüne Özgür Taşcıoğlu,</li>
 <li>10. Bölge Müdürlüğüne Hasan Acar</li>
</ul>

<p>atandı.</p>

<p>EPDK, TİGEM ve Ulaştırma Bakanlığında yeni atamalar</p>

<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunda (EPDK) İkinci Başkanlığa Muhammed Mustafa İzgeç, kurul üyeliklerine Erdoğan Tozan ile İbrahim Tan atandı.</p>

<p>Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığı görevine Melikşah Taşkın getirildi.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında açık bulunan XI. Bölge Müdürlüğüne Bilal Timur atanırken, Marmaris Bölge Liman Başkanı Eray Aykanat görevden alındı. Boşalan Marmaris Bölge Liman Başkanlığı görevine ise Çetin Çiftçi atandı.</p>

<p>Yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla birlikte söz konusu atama ve görevden alma işlemleri Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-pes-pese-atama-kararlari-saglik-sgk-adli-tip-ve-cok-sayida-kurumda-gorev-degisikligi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0225.jpeg" type="image/jpeg" length="52971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM’de öğrenci affı yasalaştı: Üniversiteyle ilişiği kesilenlere dönüş yolu açıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tbmmde-ogrenci-affi-yasalasti-universiteyle-ilisigi-kesilenlere-donus-yolu-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tbmmde-ogrenci-affi-yasalasti-universiteyle-ilisigi-kesilenlere-donus-yolu-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu, yükseköğretimde milyonlarca kişiyi ilgilendiren düzenlemeyi kabul ederek yasalaştırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversitelerden çeşitli nedenlerle ilişiği kesilen veya kayıt hakkı kazanmasına rağmen kayıt yaptıramayan kişilere yeniden öğrenim hakkı tanıyan “öğrenci affı” yürürlüğe girdi.</p>

<p>Düzenleme, “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” kapsamında kabul edildi. Böylece daha önce belirli istisnalar dışında üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler için eğitimlerine kaldıkları yerden devam edebilmenin önü açıldı.</p>

<p>Kimler yararlanabilecek?</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre;</p>

<ul>
 <li>Hazırlık, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü programlarında öğrenim görürken ilişiği kesilenler,</li>
 <li>Kendi isteğiyle kaydını sildirenler,</li>
 <li>Üniversiteyi kazanmasına rağmen kayıt yaptırmayanlar,</li>
</ul>

<p>belirlenen şartları sağlamaları halinde yeniden üniversiteye dönüş hakkı elde edecek. Ancak daha önce aynı kapsamda getirilen öğrenci affından yararlanmış olanlar bu düzenlemeden tekrar faydalanamayacak.</p>

<p>Kimler kapsam dışında?</p>

<p>Kanunda bazı istisnalar da yer aldı.</p>

<p>Buna göre;</p>

<ul>
 <li>Terör suçları,</li>
 <li>Kasten öldürme,</li>
 <li>İşkence ve eziyet,</li>
 <li>Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı,</li>
 <li>Uyuşturucu imal ve ticareti,</li>
 <li>Sahte belgeyle kayıt yaptıranlar veya kaydı iptal edilenler,</li>
 <li>FETÖ ve milli güvenliğe tehdit oluşturan yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibat nedeniyle ilişiği kesilenler,</li>
</ul>

<p>öğrenci affından yararlanamayacak.</p>

<p>Başvurular 4 ay içinde yapılacak</p>

<p>Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 4 ay içerisinde, öğrencilerin ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvurmaları gerekecek.</p>

<p>Başvurusu kabul edilenler, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.</p>

<p>Askerlik ertelemesi de düzenlendi</p>

<p>Yeniden öğrencilik hakkı kazananların askerlik işlemleri de düzenleme kapsamında ele alındı.</p>

<p>Askerlik hizmetini henüz yapmamış olanların tecil işlemleri mevcut mevzuata göre gerçekleştirilecek. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte silah altında bulunanlar ise terhis olduktan sonra iki ay içinde üniversitelerine başvurmaları halinde bu haktan yararlanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanunda başka hangi düzenlemeler var?</p>

<p>Öğrenci affının yanı sıra kanunda yükseköğretim sistemini ilgilendiren başka hükümler de yer aldı. Düzenleme ile;</p>

<ul>
 <li>Bazı akademik birimlerin açılması ve kapatılmasına ilişkin yetkiler yeniden düzenleniyor.</li>
 <li>Birlikte kullanılan üniversite ve Sağlık Bakanlığı hastanelerinde araştırma faaliyetlerine finansman sağlayacak yeni döner sermaye aktarım sistemi getiriliyor.</li>
 <li>Akademik disiplin ve bilimsel etik ihlallerine yönelik yaptırımlar güçlendiriliyor.</li>
 <li>Teorik derslerini tamamlayıp intörnlük veya uygulamalı eğitimini bitiremeyen öğrencilere eğitimlerini tamamlama imkânı tanınıyor.</li>
</ul>

<p>Bu düzenleme, son yılların en kapsamlı yükseköğretim düzenlemelerinden biri olarak değerlendirilirken, özellikle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan binlerce kişi için yeniden üniversiteye dönüş fırsatı sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tbmmde-ogrenci-affi-yasalasti-universiteyle-ilisigi-kesilenlere-donus-yolu-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/i-m-g-7071.jpeg" type="image/jpeg" length="14104"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/basaran-holding-yonetim-kurulu-baskani-huseyin-basaran-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/basaran-holding-yonetim-kurulu-baskani-huseyin-basaran-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon iş dünyasının tanınan isimlerinden Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Soruşturma dosyasına giren emniyet ifadesinde Başaran, sanatçı Haluk Levent ile gerçekleştirdiği taşınmaz satışlarına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre soruşturma kapsamında gözaltına alınan Hüseyin Başaran, sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Aynı dosyada toplam 7 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilirken, 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p>

<p>Soruşturma dosyasında yer alan emniyet ifadesinde Başaran, yaklaşık 6 ila 7 aylık süreçte Haluk Levent’e toplam 22 taşınmaz sattığını öne sürdü. İfadesine göre söz konusu taşınmazların toplam satış bedeli 2 milyar 985 bin 908 TL olarak kayda geçerken, buna karşılık yalnızca 151 milyon 680 bin TL ödeme aldığını iddia etti.</p>

<p>Başaran, taşınmazların rayiç bedeller üzerinden devredildiğini savunurken, satış bedellerinin büyük bölümünü tahsil edemediğini ileri sürdü. İfadesinde, “Paramı alamadım, mağdur edilen benim.” beyanında bulundu.</p>

<p>Dosyadaki ifadesinde ayrıca Haluk Levent’e ait özel jeti iki kez kiraladığını, ancak bu kiralamalara ilişkin ödemelerin de yapılmadığını iddia eden Başaran, iki isim arasındaki ticari ilişkinin kısa sürede farklı bir noktaya taşındığını öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başaran, emniyet ifadesinde, “Tılsımlı gibiydi, duygusal istismarda bulundu.” ifadelerini de kullandı.</p>

<p>Soruşturmaya ilişkin adli süreç devam ederken, dosyada yer alan iddialar hakkında yargılamanın ilerleyen aşamalarında yapılacak değerlendirmeler belirleyici olacak. Haberde yer verilen beyanlar, soruşturma dosyasındaki iddialardan ibaret olup henüz kesinleşmiş yargı kararı niteliği taşımamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/basaran-holding-yonetim-kurulu-baskani-huseyin-basaran-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 23:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-1424.jpeg" type="image/jpeg" length="48482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bağırsak sağlığı, depresyon ve anksiyete ile ilişkilendirildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bagirsak-sagligi-depresyon-ve-anksiyete-ile-iliskilendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bagirsak-sagligi-depresyon-ve-anksiyete-ile-iliskilendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağırsak ve beyin arasındaki çift yönlü iletişim ağına ilişkin bilimsel çalışmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliklerin depresyon, anksiyete ve bazı nöropsikiyatrik hastalıklarla ilişkili olabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar, mevcut kanıtların güçlü bir biyolojik bağlantıya işaret ettiğini ancak bağırsak sağlığının tek başına ruh sağlığını belirleyen bir unsur olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın yalnızca sindirimi değil, beyin işlevlerini de etkileyebileceğine yönelik bilimsel kanıtlar giderek artıyor. ABD’de bir nöropsikiyatri kliniği tarafından güncel bilimsel literatür ışığında hazırlanan değerlendirme ile son yıllarda yayımlanan hakemli derleme çalışmaları, “bağırsak-beyin ekseni” olarak adlandırılan çift yönlü iletişim sisteminin ruh sağlığı üzerinde önemli rol oynayabileceğini ortaya koyuyor.[1][2][3]</p>

<p>Araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmanın (disbiyozis), sinir sistemi, bağışıklık sistemi ve hormonlar aracılığıyla beyin fonksiyonlarını etkileyebileceğini gösterirken, mevcut veriler büyük ölçüde gözlemsel çalışmalar ve derlemelere dayanıyor. Bu nedenle uzmanlar, neden-sonuç ilişkisinin tüm yönleriyle kesinleşmediğini belirtiyor.[2][3]</p>

<p>Bağırsak ve beyin sürekli iletişim halinde</p>

<p>Bilim insanlarına göre bağırsak ile beyin arasında iletişim dört temel mekanizma üzerinden gerçekleşiyor. Bunlar vagus siniri, bağışıklık sistemi, hormonlar ve bağırsak bakterilerinin ürettiği biyolojik moleküller olarak sıralanıyor.[2]</p>

<p>Bağırsaklarda bulunan enterik sinir sistemi, yaklaşık 100 milyon sinir hücresinden oluşuyor ve merkezi sinir sistemiyle sürekli bilgi alışverişi yapıyor. Ayrıca vücuttaki serotoninin önemli bölümü bağırsaklarda sentezleniyor. Ancak uzmanlar, bağırsakta üretilen serotoninin büyük kısmının doğrudan beyne geçmediğini, etkisinin daha karmaşık biyolojik yollar üzerinden gerçekleştiğini vurguluyor.[1][2]</p>

<p>Hangi ruh sağlığı sorunlarıyla bağlantı bulundu?</p>

<p>Son yıllarda yayımlanan bilimsel derlemelerde bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin şu hastalıklarla ilişkili olabileceğine dair bulgular yer alıyor:[2][3]</p>

<ul>
 <li>Anksiyete bozuklukları</li>
 <li>Depresyon</li>
 <li>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB)</li>
 <li>Şizofreni</li>
 <li>Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıklar</li>
</ul>

<p>Araştırmacılar özellikle depresyon ve anksiyete üzerine yapılan çalışmaların sayısının hızla arttığını belirtiyor. Bununla birlikte bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin hastalığın nedeni mi yoksa sonucu mu olduğu sorusu hâlâ kesin olarak yanıtlanabilmiş değil.[2][3]</p>

<p>Kronik inflamasyon önemli rol oynayabilir</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliğin kronik inflamasyonu, yani vücudun uzun süreli iltihabi yanıtını artırabileceğini gösteriyor. Bu durumun sinir sistemi üzerinde etkili olabileceği ve dikkat, hafıza, ruh hali ile stres yanıtını etkileyebileceği değerlendiriliyor.[2][3]</p>

<p>Araştırmalarda ayrıca kısa zincirli yağ asitleri üreten faydalı bakterilerin azalmasının, bağırsak-beyin iletişimini olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.[3]</p>

<p>Günlük yaşam alışkanlıkları öne çıkıyor</p>

<p>Mevcut bilimsel kanıtlar, bağırsak mikrobiyotasını destekleyen yaşam tarzı değişikliklerinin genel sağlık açısından faydalı olabileceğini gösteriyor. Liften zengin beslenme, tam tahıllar, sebze ve meyvelerin tüketimi, fermente gıdalar, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku ve stres yönetimi bağırsak mikrobiyal çeşitliliğini destekleyen temel uygulamalar arasında yer alıyor.[1][2]</p>

<p>Araştırmacılar buna karşın probiyotiklerin veya belirli beslenme yaklaşımlarının ruh sağlığı hastalıklarını tek başına tedavi ettiği yönünde yeterli kanıt bulunmadığını, bu alanda daha büyük ve uzun süreli randomize klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.[2][3]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağırsak-beyin ekseni üzerine yürütülen çalışmalar, ruh sağlığı ile sindirim sistemi arasındaki ilişkinin sanılandan daha güçlü olabileceğini ortaya koyarken, uzmanlar gelecekte kişiye özel mikrobiyota temelli tedavi yaklaşımlarının geliştirilebileceğini değerlendiriyor. Ancak mevcut bilimsel veriler, bağırsak sağlığını iyileştirmenin tek başına psikiyatrik hastalıkları önlediği veya tedavi ettiği sonucunu desteklemiyor.[2][3]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Amen Clinics. Gut Health and Mental Health: 5 Conditions Linked to an Unhealthy Gut. 2026.</p>

<p>[2] Mhanna A, Martini N, Hmaydoosh G, ve ark. The correlation between gut microbiota and both neurotransmitters and mental disorders: A narrative review. Medicine (Baltimore). 2024;103(5):e37114. DOI: 10.1097/MD.0000000000037114</p>

<p>[3] Kumar A, Pramanik J, Goyal N, ve ark. Gut Microbiota in Anxiety and Depression: Unveiling the Relationships and Management Options. Pharmaceuticals. 2023;16(4):565. DOI: 10.3390/ph16040565</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bagirsak-sagligi-depresyon-ve-anksiyete-ile-iliskilendirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7021.jpeg" type="image/jpeg" length="24599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yan Dal Uzmanı Öğretim Üyelerine Döner Sermaye Artışı TBMM’den Geçti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yan-dal-uzmani-ogretim-uyelerine-doner-sermaye-artisi-tbmmden-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yan-dal-uzmani-ogretim-uyelerine-doner-sermaye-artisi-tbmmden-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen kanun teklifiyle, üniversite hastanelerinde görev yapan yan dal uzmanı öğretim üyeleri, araştırma görevlileri ve uzman tabiplerin döner sermaye ek ödeme tavan oranları artırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzenleme, özellikle yan dal uzmanlarının ek ödeme üst sınırlarında önemli artışlar getirirken, Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerdeki ödeme sisteminin daha uyumlu hale getirilmesini amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, yükseköğretim kurumlarında görev yapan sağlık personelinin döner sermaye ek ödemelerine ilişkin önemli değişiklikler içeriyor.</p>

<p>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesinde yapılan değişiklikle, özellikle yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri, yan dal uzmanlık eğitimi veren araştırma görevlileri ve yan dal uzmanı uzman tabiplerin ek ödeme tavan oranları yükseltildi.</p>

<p>Yan dal uzmanı öğretim üyelerinin ek ödeme tavanı yüzde 1150’ye çıktı</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre;</p>

<ul>
 <li>Yan dal uzmanı öğretim üyelerinin döner sermaye ek ödeme tavanı %950’den %1150’ye yükseltildi.</li>
 <li>Yan dal uzmanlık eğitimi veren araştırma görevlilerinin ek ödeme tavanı %650’den %750’ye çıkarıldı.</li>
 <li>Yan dal uzmanı uzman tabiplerin ek ödeme tavanı %750’den %950’ye yükseltildi.</li>
 <li>Mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunan yan dal uzmanı öğretim üyeleri için uygulanan ek ödeme tavanı da %950’den %1150’ye artırıldı.</li>
 <li>Öğretim üyeleri için toplam döner sermaye ek ödeme üst sınırı ise %1900’den %2300’e yükseldi.</li>
</ul>

<p>Düzenlemenin gerekçesi ne?</p>

<p>Kanun teklifinin gerekçesinde, üniversite hastanelerinde görev yapan yan dal uzmanı öğretim üyeleri ile araştırma görevlilerinin döner sermaye ek ödeme tavanlarının, Sağlık Bakanlığı bünyesinde aynı nitelikte görev yapan emsal hekimlerle daha uyumlu hale getirilmesinin amaçlandığı belirtildi.</p>

<p>Bu kapsamda, uzun ve yoğun eğitim sürecinden geçen yan dal uzmanlarının mali haklarının güçlendirilmesi ve üniversite hastanelerindeki nitelikli insan kaynağının desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Artış oranları dikkat çekti</p>

<p>Yeni düzenlemeyle;</p>

<ul>
 <li>Yan dal uzmanı öğretim üyelerinin ek ödeme tavanında yaklaşık %21,</li>
 <li>Yan dal uzmanlık eğitimi veren araştırma görevlilerinde ise yaklaşık %15 oranında artış sağlanmış oldu.</li>
</ul>

<p>Uzman tabiplerde ise tavan oranındaki yükseliş, mevcut sisteme göre 200 puanlık ilave artış anlamına geliyor.</p>

<p>Üniversite hastanelerinde yeni dönem</p>

<p>Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte üniversite hastanelerinde görev yapan yan dal uzmanlarının döner sermaye hesaplamalarında yeni tavan oranları esas alınacak.</p>

<p>Sağlık camiasında uzun süredir dile getirilen mali haklara ilişkin beklentilerin bir bölümünü karşılayan düzenlemenin, özellikle yan dal uzmanlarının üniversitelerde görev yapmasını teşvik etmesi ve akademik sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlaması bekleniyor. Bununla birlikte birçok hekim, yapılan iyileştirmenin olumlu olmakla birlikte üstlenilen sorumluluk ve çalışma yükü dikkate alındığında daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yan-dal-uzmani-ogretim-uyelerine-doner-sermaye-artisi-tbmmden-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6994.jpeg" type="image/jpeg" length="26976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sinir Hücrelerini Karanlıktan Çıkaran Bilim İnsanı: Camillo Golgi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sinir-hucrelerinikaranliktan-cikaran-bilim-insani-camillo-golgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sinir-hucrelerinikaranliktan-cikaran-bilim-insani-camillo-golgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern nörobilimin temellerini atan Camillo Golgi, geliştirdiği “siyah reaksiyon” yöntemiyle sinir hücrelerini ilk kez bütün ayrıntılarıyla görünür hâle getirdi. Nobel ödüllü bilim insanı, Golgi aygıtından Golgi tendon organına kadar bugün tıp ve biyolojinin temel kavramları arasında yer alan birçok keşfe imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geliştirdiği “siyah reaksiyon” yöntemiyle sinir hücrelerinin gövdelerini ve ince uzantılarını bütünlük içinde görünür hâle getiren Camillo Golgi, modern nörobilimin ve hücre biyolojisinin kurucu isimlerinden biri oldu.</p>

<p>Bilim tarihinde bazı keşifler yalnızca yeni bilgiler ortaya çıkarmaz; insanın doğaya ve kendi bedenine bakış biçimini de değiştirir. İtalyan hekim ve araştırmacı Camillo Golgi’nin geliştirdiği mikroskobik boyama yöntemi de bu keşiflerden biriydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Golgi’den önce bilim insanları sinir dokusunu mikroskop altında inceleyebiliyor, ancak hücrelerin sınırlarını ve ince uzantılarını yeterince açık biçimde birbirinden ayıramıyordu. Beyin dokusu, mikroskop altında birbirine karışmış yoğun bir yapı görünümü veriyordu.</p>

<p>Golgi’nin geliştirdiği yöntem, dokudaki sınırlı sayıdaki sinir hücresini gövdeleri, aksonları ve dendritleriyle birlikte belirginleştirdi. Böylece sinir sisteminin hücresel mimarisi, daha önce mümkün olmayan bir açıklıkla incelenmeye başlandı.</p>

<p>Bir kasaba hekiminin oğlu</p>

<p>Bartolomeo Camillo Emilio Golgi, 7 Temmuz 1843’te İtalya’nın kuzeyindeki Corteno kasabasında dünyaya geldi. Babası Alessandro Golgi, bölgede görev yapan bir hekimdi. Camillo Golgi’nin çocukluğu, tıp mesleğinin günlük gerçeklerinin yakından gözlemlenebildiği bir ortamda geçti.</p>

<p>Tıp eğitimini dönemin önemli bilim merkezlerinden biri olan Pavia Üniversitesinde aldı. Üniversite yıllarında psikiyatrist Cesare Lombroso’nun yanında çalıştı. Ancak bilimsel düşünce biçiminin gelişmesinde asıl belirleyici isimlerden biri histolog ve patolog Giulio Bizzozero oldu.</p>

<p>Bizzozero, genç Golgi’ye mikroskobik araştırma tekniklerini, deneysel yöntemi ve dokuların sistemli biçimde incelenmesini öğretti.</p>

<p>Golgi, 1865 yılında tıp ve cerrahi eğitimini tamamladı. Mezuniyetinin ardından Pavia’daki San Matteo Hastanesinde çalışmaya başladı. İlk araştırmaları psikiyatri, nöroloji ve beynin lenfatik yapıları üzerinde yoğunlaşıyordu.</p>

<p>Üniversiteden uzaklaşmak zorunda kaldı</p>

<p>Golgi araştırmacı olmak istiyordu. Ancak üniversitede kalıcı ve güvenceli bir akademik kadro elde edememesi, onu farklı bir görev aramaya yöneltti.</p>

<p>1872 yılında Milano yakınlarındaki Abbiategrasso’da bulunan Pio Luogo degli Incurabili adlı kurumun başhekimliğini kabul etti. Burası yalnızca psikiyatri hastalarının değil, farklı kronik hastalıkları bulunan kişilerin de bakım gördüğü bir kurumdu.</p>

<p>Bu görev, görünüşte Golgi’yi bilimsel çalışmalarından uzaklaştırabilirdi. Çünkü kurumda araştırma yapabileceği donanımlı bir laboratuvar bulunmuyordu.</p>

<p>Golgi ise araştırmaktan vazgeçmedi.</p>

<p>Hastane yerleşkesinde kendisine tahsis edilen küçük dairenin mutfağını mütevazı bir laboratuvara dönüştürdü. Gündüzleri kurumdaki görevlerini yürütüyor, kalan zamanlarında ise hazırladığı sinir dokusu örneklerini mikroskop altında inceliyordu.</p>

<p>Bilim tarihinin en önemli mikroskopi yöntemlerinden biri, büyük ve donanımlı bir üniversite laboratuvarında değil, Golgi’nin bir hastane yerleşkesindeki dairesinin mutfağında kurduğu küçük çalışma alanında doğacaktı.</p>

<p>Siyah reaksiyonun doğuşu</p>

<p>Golgi, 1873 yılında sinir dokusunun incelenmesini kökten değiştirecek yeni bir yöntem geliştirdi.</p>

<p>Bu yöntemde sinir dokusunu önce potasyum dikromatla işliyor, ardından gümüş nitratla emprenye ediyordu. Kimyasal işlem sonucunda oluşan koyu renkli gümüş kromat çökeltileri, dokudaki sınırlı sayıdaki hücreyi gövdeleri ve uzantılarıyla birlikte belirgin hâle getiriyordu.</p>

<p>Golgi bu yönteme İtalyanca “la reazione nera”, yani “siyah reaksiyon” adını verdi.</p>

<p>Daha sonra “Golgi boyama yöntemi” olarak anılacak bu teknik, sinir hücrelerinin yalnızca küçük parçalarını değil; hücre gövdesini, aksonu ve dallanan dendritleri bütünlük içinde inceleme imkânı sağladı.</p>

<p>Yöntemin en önemli özelliklerinden biri, dokudaki bütün hücreleri aynı anda boyamamasıydı. Hücrelerin yalnızca küçük ve rastlantısal bir bölümünün koyu renkte görünmesi, karmaşık sinir dokusu içinde tek tek hücrelerin izlenebilmesini sağlıyordu.</p>

<p>Omurilik, beyincik, beyin kabuğu ve koku soğanı gibi yapıların mikroskobik mimarisi bu yöntem sayesinde çok daha ayrıntılı biçimde araştırılmaya başlandı.</p>

<p>Kendi yöntemiyle ortaya çıkan yoruma karşı çıktı</p>

<p>Golgi’nin bilimsel yaşamındaki en dikkat çekici çelişkilerden biri, geliştirdiği yöntemin ortaya çıkardığı bulguları yorumlama biçimiydi.</p>

<p>Golgi, sinir sisteminin birbirine kesintisiz biçimde bağlı hücresel bir ağdan oluştuğunu savunan retiküler teoriyi benimsiyordu. Ona göre sinir hücrelerinin uzantıları birleşiyor ve bütün sinir sistemi sürekli bir ağ şeklinde çalışıyordu.</p>

<p>İspanyol bilim insanı Santiago Ramón y Cajal ise Golgi’nin boyama yöntemini kullanarak farklı bir sonuca ulaştı.</p>

<p>Cajal, sinir sisteminin birbirinden anatomik olarak ayrı hücrelerden meydana geldiğini, bu hücrelerin birbirleriyle bağlantı kurduğunu ancak tek ve kesintisiz bir hücresel yapı oluşturmadığını savundu.</p>

<p>Bu yaklaşım daha sonra “nöron doktrini” olarak adlandırıldı.</p>

<p>Golgi ve Cajal, benzer yöntemlerle hazırlanmış dokulara bakmalarına rağmen birbirine karşıt sonuçlara ulaşmıştı. Daha sonraki mikroskopi ve fizyoloji çalışmaları, Cajal’ın görüşünü büyük ölçüde doğruladı. Sinir sisteminin temel birimlerinin birbirinden ayrı nöronlar olduğu anlayışı, modern nörobilimin temel kabullerinden biri hâline geldi.</p>

<p>Buna rağmen Cajal’ın nöron doktrinini güçlü morfolojik bulgularla temellendirmesine imkân sağlayan yöntem, Golgi’nin geliştirdiği siyah reaksiyondu.</p>

<p>Bu tarihsel tartışma, bilimde gözlem ile yorumun birbirinden farklı olduğunu gösteren en çarpıcı örneklerden biri olarak kabul edildi.</p>

<p>Hücrenin içindeki yeni yapı: Golgi aygıtı</p>

<p>Golgi’nin çalışmaları yalnızca sinir hücrelerinin dış biçimiyle sınırlı değildi.</p>

<p>Golgi, 1897 yılında sinir hücrelerini incelerken hücre içinde ipliksi ve ağ benzeri bir yapı fark etti. Bu bulgusunu Nisan 1898’de bilim dünyasına duyurdu ve yapıya “apparato reticolare interno”, yani “iç retiküler aygıt” adını verdi.</p>

<p>Golgi’nin tarif ettiği bu yapı daha sonra “Golgi aygıtı” veya “Golgi kompleksi” olarak anılmaya başlandı.</p>

<p>Günümüzde Golgi aygıtının hücre içinde üretilen protein ve lipitlerin işlenmesi, sınıflandırılması, paketlenmesi ve ilgili bölgelere gönderilmesinde temel görev üstlendiği bilinmektedir.</p>

<p>Ancak Golgi’nin tanımladığı yapının gerçek bir hücre organeli olduğu hemen kabul edilmedi. Bazı araştırmacılar, görülen oluşumun kullanılan kimyasal boyama işlemi sırasında ortaya çıkan yapay bir görüntü, yani bir artefakt olabileceğini düşündü.</p>

<p>Bu tartışma onlarca yıl sürdü. Golgi aygıtının hücre içinde gerçekten var olan bir organel olduğu, 1950’li yıllarda elektron mikroskobuyla yapılan incelemeler sonucunda kesin biçimde doğrulandı.</p>

<p>Golgi tendon organı ve nöron sınıflandırması</p>

<p>Golgi’nin adı yalnızca boyama yöntemi ve hücre içindeki Golgi aygıtıyla anılmadı.</p>

<p>1878 yılında kaslarla tendonların birleşme bölgelerinde bulunan özel duyusal yapıları tanımladı. Günümüzde “Golgi tendon organı” olarak bilinen bu reseptörler, kasların oluşturduğu gerilimin algılanmasında görev yapar.</p>

<p>Golgi tendon organları, kas-tendon sistemindeki gerilimi merkezi sinir sistemine bildirerek hareketin düzenlenmesine ve kasların aşırı yüklenmeye karşı korunmasına katkı sağlar.</p>

<p>Golgi ayrıca sinir hücrelerini aksonlarının uzunluğu ve uzanım özellikleri bakımından sınıflandırdı. Uzun aksonlara sahip, uzak bölgelere sinyal taşıyan hücreler daha sonra “Golgi Tip I”; kısa aksonlarıyla daha çok yerel bağlantılar kuran hücreler ise “Golgi Tip II” nöronlar olarak adlandırıldı.</p>

<p>Bu sınıflandırma, sinir hücrelerinin biçimsel ve işlevsel farklılıklarının anlaşılmasına önemli katkı sundu.</p>

<p>Sıtma araştırmalarına katkısı</p>

<p>Camillo Golgi yalnızca sinir sistemi ve hücre biyolojisi üzerinde çalışmadı. Dönemin en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan sıtma hakkında da önemli araştırmalar yürüttü.</p>

<p>Sıtma paraziti, 1880 yılında Fransız hekim Alphonse Laveran tarafından tanımlanmıştı. Golgi’nin katkısı ise özellikle parazitin alyuvarlar içindeki gelişim döngüsüyle hastalarda görülen periyodik ateş nöbetleri arasındaki ilişkiyi açıklamak oldu.</p>

<p>Golgi, parazitlerin alyuvarlar içindeki gelişim döngüsüyle enfekte alyuvarların belirli aralıklarla parçalanması ve parazitlerin yeni alyuvarları enfekte etmek üzere kana salınması arasında ilişki bulunduğunu gösterdi.</p>

<p>Bu eş zamanlı salınımın, sıtma hastalarında belirli aralıklarla tekrarlayan ateş nöbetleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Yaklaşık 48 saatlik tertian ve 72 saatlik quartan sıtma döngülerinin anlaşılmasına önemli katkı sağladı. Böylece sıtma hastalarında ateş nöbetlerinin neden belirli aralıklarla tekrarlandığı daha iyi açıklanabildi.</p>

<p>Ayrıca kinin tedavisinin, parazitin gelişim döngüsünün belirli evreleri dikkate alınarak uygulanmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Bu çalışmalar, sıtmanın klinik belirtileriyle parazitin biyolojik döngüsü arasındaki ilişkinin anlaşılmasında önemli bir aşama oluşturdu.</p>

<p>Birbirine karşı çıkan iki bilim insanına aynı Nobel</p>

<p>Camillo Golgi ve Santiago Ramón y Cajal, sinir sisteminin yapısı konusunda farklı görüşlere sahip olmalarına rağmen 1906 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü birlikte aldı.</p>

<p>Ödül, iki bilim insanına “sinir sisteminin yapısı üzerine yaptıkları çalışmalar” nedeniyle verildi.</p>

<p>Bu ortaklık, Nobel tarihinin en dikkat çekici kararlarından biri oldu. Golgi, Nobel konferansında retiküler teoriyi savunmayı sürdürürken Cajal, sinir sisteminin birbirinden ayrı hücrelerden oluştuğunu anlatıyordu.</p>

<p>Aynı ödülü paylaşan iki araştırmacı, bilimin temel meselelerinden biri hakkında birbirine karşıt düşünceleri savunuyordu.</p>

<p>Bugün Cajal’ın nöron doktrini modern nörobilimin temel yaklaşımlarından biri olarak kabul edilmektedir. Ancak Cajal’ın bu yaklaşımı ayrıntılı hücresel gözlemlerle geliştirebilmesini sağlayan temel teknik, Golgi’nin bulduğu siyah reaksiyondu.</p>

<p>Bu nedenle Golgi ve Cajal’ın isimleri, bilim tarihine hem ortak bir başarı hem de önemli bir bilimsel görüş ayrılığıyla birlikte geçti.</p>

<p>Bilim insanı, yönetici ve hekim</p>

<p>Golgi, Pavia Üniversitesine döndükten sonra histoloji ve genel patoloji alanlarında ders verdi. 1881 yılında Genel Patoloji Kürsüsünün başına geçti.</p>

<p>Kurmuş olduğu laboratuvar yalnızca İtalyan araştırmacılara değil, farklı ülkelerden gelen genç bilim insanlarına da açıktı.</p>

<p>Öğrencileri ve çalışma arkadaşları önemli keşiflere imza attı. Adelchi Negri, kuduz hastalığında görülen ve daha sonra “Negri cisimcikleri” olarak adlandırılan hücresel yapıları Golgi’nin laboratuvarında tanımladı.</p>

<p>Emilio Veratti ise iskelet kaslarında daha sonra sarkoplazmik retikulum olarak tanımlanacak hücresel ağı yine bu bilimsel ortamda gözlemledi.</p>

<p>Golgi, Pavia Üniversitesinde dekanlık ve rektörlük görevlerinde bulundu. 1900 yılında bilimsel hizmetleri nedeniyle İtalya Krallığı Senatosuna atandı.</p>

<p>Birinci Dünya Savaşı sırasında ileri yaşına rağmen Pavia’daki bir askerî hastanenin sorumluluğunu üstlendi. Periferik sinir yaralanmalarının incelenmesi ve yaralı askerlerin rehabilitasyonu amacıyla nöropatoloji ve mekanoterapi alanlarında çalışmalar yürüttü.</p>

<p>Bilimsel araştırmayı yalnızca laboratuvarla sınırlamayan Golgi, savaşın yol açtığı ağır sinir yaralanmalarının anlaşılması ve tedavi edilmesi için de bilgi ve deneyimini kullandı.</p>

<p>Bilimin karanlığı aydınlatan mirası</p>

<p>Camillo Golgi, 1918 yılında resmî görevinden emekliye ayrıldı ancak bilim dünyasıyla bağını koparmadı. 21 Ocak 1926’da Pavia’da hayatını kaybetti.</p>

<p>Doğduğu Corteno kasabasının adı, ölümünden otuz yıl sonra, 1956 yılında onun anısına Corteno Golgi olarak değiştirildi.</p>

<p>Ancak Golgi’nin asıl mirası, bir kasabanın isminden çok daha büyüktür.</p>

<p>Bugün tıp ve biyoloji öğrencileri hücre içindeki Golgi aygıtını öğrenmekte, nörobilim araştırmacıları ise onun geliştirdiği yöntemin modern biçimlerinden yararlanmaktadır. Golgi’nin adı hücre biyolojisinde, histolojide, nöroanatomi terminolojisinde ve tıp tarihinde yaşamaya devam etmektedir.</p>

<p>Camillo Golgi’nin öyküsü, bilimsel ilerlemenin her zaman kusursuz ve donanımlı laboratuvarlarda gerçekleşmediğini gösterir. Bazen küçük bir mutfakta kurulan mütevazı bir çalışma alanı, bilimin en önemli keşiflerinden birine ev sahipliği yapabilir.</p>

<p>Onun yaşamı aynı zamanda başka bir gerçeği de hatırlatır: Bir bilim insanı, doğayı daha önce görülmemiş ayrıntılarıyla görünür hâle getiren büyük bir yöntem geliştirebilir; ancak ortaya çıkan bulguları yorumlarken yanılabilir.</p>

<p>Golgi’nin bilim tarihindeki büyüklüğü, bütün görüşlerinde haklı olmasından değil, kendisinden sonra gelen araştırmacıların gerçeği daha açık biçimde görebileceği bir pencere açmasından kaynaklanmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sinir-hucrelerinikaranliktan-cikaran-bilim-insani-camillo-golgi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7017.jpeg" type="image/jpeg" length="62702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Besinlerle alınan su vücudu nasıl destekliyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besinlerle-alinan-su-vucudu-nasil-destekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besinlerle-alinan-su-vucudu-nasil-destekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük su ihtiyacının yaklaşık beşte biri yalnızca içtiğiniz sudan değil, tükettiğiniz besinlerden karşılanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beslenme ve hidrasyon rehberleri, su oranı yüksek meyve ve sebzelerin hem sıvı alımına katkı sağladığını hem de vitamin, mineral ve lif gibi besin öğelerini birlikte sunduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Vücudun günlük su ihtiyacını karşılamak için yalnızca su ve diğer içecekler yeterli görülmüyor. Beslenme alanındaki uluslararası kılavuzlar ve akademik değerlendirmeler, sağlıklı yetişkinlerde günlük toplam su alımının ortalama yüzde 20’sinin yiyeceklerden sağlandığını bildiriyor.[1][2]</p>

<p>Su oranı yüksek besinler özellikle sıcak havalarda, fiziksel aktivitenin arttığı dönemlerde ve günlük sıvı alımının desteklenmesinde önemli rol oynuyor. Ancak uzmanlar, besinlerden alınan suyun yeterli miktarda sıvı tüketiminin yerine geçmediğini vurguluyor.[1][3]</p>

<p>Günlük suyun yaklaşık yüzde 20’si besinlerden geliyor</p>

<p>Beslenme rehberlerine göre karpuz, çilek, salatalık, domates, marul, kabak, kereviz ve turunçgiller gibi meyve ve sebzeler yüksek su içerikleri sayesinde günlük hidrasyona anlamlı katkı sağlıyor.[1][2]</p>

<p>Araştırmalar, bu besinlerin yalnızca su sağlamadığını; aynı zamanda potasyum, C vitamini, folat, lif ve çeşitli antioksidan bileşenleri de birlikte sunduğunu gösteriyor.[2][3]</p>

<p>Besinlerle alınan su neden farklı olabilir?</p>

<p>Su içildiğinde mideyi daha hızlı terk edebilirken, su içeren besinlerde sıvı; lif, karbonhidrat ve diğer besin öğeleriyle birlikte bulunduğu için sindirim sistemi boyunca daha yavaş ilerleyebiliyor. Bu durum suyun daha kademeli emilmesine katkı sağlayabiliyor.[2][4]</p>

<p>Uzmanlar, bu mekanizmanın özellikle uzun süreli hidrasyonun desteklenmesine yardımcı olabileceğini, ancak günlük sıvı gereksiniminin yine de büyük bölümünün içeceklerle karşılanması gerektiğini belirtiyor.[1][4]</p>

<p>Hangi besinler öne çıkıyor?</p>

<p>Su oranı yüzde 90’ın üzerinde olan birçok meyve ve sebze bulunuyor. Karpuz, salatalık, marul, çilek, domates, kabak ve kereviz bunların başında geliyor. Yoğurt, süt ve çorba gibi besinler de günlük toplam sıvı alımına katkı sağlayabiliyor.[2][3]</p>

<p>Bireyin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivitesi, yaşadığı iklim, gebelik ve emzirme durumu gibi faktörler günlük su gereksinimini değiştirebildiğinden, tek bir miktar herkes için uygun kabul edilmiyor.[1][4]</p>

<p>Günlük hidrasyonun yalnızca içilen su miktarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, dengeli beslenmenin de sıvı dengesinin korunmasında önemli bir rol oynadığına dikkat çekiyor. Buna karşın besinlerden alınan su, günlük sıvı ihtiyacını destekleyen bir kaynak olarak değerlendiriliyor ve yeterli miktarda su tüketiminin yerini almıyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Mayo Clinic Staff. Water: How much should you drink every day? 2026.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[2] Harvard T.H. Chan School of Public Health. The Nutrition Source: Water. 2025.</p>

<p>[3] Cleveland Clinic. Foods To Help Keep You Hydrated This Summer. 2025.</p>

<p>[4] Institute of Medicine. Dietary Reference Intakes for Water, Potassium, Sodium, Chloride, and Sulfate. National Academies Press. 2005.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BESLENME</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besinlerle-alinan-su-vucudu-nasil-destekliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7016.jpeg" type="image/jpeg" length="89826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="24396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="67816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="94286"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
