<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 09:07:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cezaevlerinde Alarm: 420 Bin Kişilik Tablo Yeni İnfaz Modelini Zorunlu Kılıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cezaevlerinde-alarm-420-bin-kisilik-tablo-yeni-infaz-modelini-zorunlu-kiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cezaevlerinde-alarm-420-bin-kisilik-tablo-yeni-infaz-modelini-zorunlu-kiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ceza infaz kurumlarındaki kişi sayısı 4 Mayıs 2026 itibarıyla 420 bin 798’e ulaştı. Yeni rehabilitasyon hamlesi önemli görülürken, cezaevlerinin “acemi suçlunun profesyonelleştiği” alanlar olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 4 Mayıs 2026 tarihli verileri, Türkiye’de ceza infaz sisteminin kritik bir eşikte olduğunu ortaya koydu. Resmî verilere göre ceza infaz kurumlarında bulunan kişi sayısı 420 bin 798’e çıktı. Bu kişilerin 302 bin 608’i kapalı, 118 bin 190’ı ise açık ceza infaz kurumlarında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tablo yalnızca sayıların büyüklüğüyle değil, sistemin geleceği açısından da dikkat çekiyor. Verilere göre cezaevlerinde 395 bin 883 erkek, 20 bin 235 kadın ve 4 bin 680 çocuk bulunuyor. Bu durum, infaz politikalarının yalnızca ceza üzerinden değil; önleme, rehabilitasyon, meslek edindirme ve topluma dönüş ekseninde yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Bu tartışmanın ortasında Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerini rehabilitasyon merkezlerine dönüştürme yönündeki adımı da gündeme geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, özellikle uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadelede ceza infaz kurumlarının yalnızca kapalı alanlar olmaktan çıkarılarak rehabilitasyon odaklı bir yapıya kavuşturulacağını duyurdu.</p>

<p>Ancak yeni modelin başarılı olabilmesi için cezaevlerinin yalnızca “barındırma alanı” olmaktan çıkarılması gerekiyor. Cezaevi, suç işleyenin yan gelip yattığı; acemi girenin profesyonel suçlu olarak çıktığı bir sisteme dönüşmemeli. Tam tersine, içeride geçirilen süre suç kültürünün pekiştiği değil, kişinin disiplin, eğitim, meslek, sorumluluk ve topluma dönüş bilinci kazandığı bir dönem olmalı.</p>

<p>Bu nedenle infaz kurumlarında mahkûmlara yönelik meslek eğitimi, bağımlılıkla mücadele, psikososyal destek, okuma-yazma ve değerler eğitimi güçlendirilmeli. Suç örgütlerinin içeride yeni bağlantılar kurduğu, genç hükümlülerin daha ağır suç ağlarıyla tanıştığı yapıların önüne geçilmeli.</p>

<p>Cezaevleri “suç akademisi” değil, caydırıcılığı olan, ıslah eden ve topluma güvenli dönüşü sağlayan kurumlar haline gelmeli. Aksi halde her yeni infaz düzenlemesi yalnızca geçici nefes aldırır; asıl sorun, duvarların içinde büyümeye devam eder.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cezaevlerinde-alarm-420-bin-kisilik-tablo-yeni-infaz-modelini-zorunlu-kiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9378.jpeg" type="image/jpeg" length="81335"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süper Ayakkabı” Tartışması Büyüyor: Koşuyu Hızlandırıyor Ama Sakatlık Riskini Artırabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/super-ayakkabi-tartismasi-buyuyor-kosuyu-hizlandiriyor-ama-sakatlik-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/super-ayakkabi-tartismasi-buyuyor-kosuyu-hizlandiriyor-ama-sakatlik-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karbon plakalı ve yüksek teknolojili “süper ayakkabılar” son yıllarda maraton dünyasının gizli motoru haline geldi. Rekorlar kırılıyor, koşucular daha az yorulduğunu söylüyor, spor markaları ise yeni nesil köpük teknolojileriyle adeta küçük bir roket üretiyor. Ancak yeni bir araştırma, bu ayakkabıların performansı artırırken bazı sakatlık risklerini de beraberinde getirebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle elit koşucular üzerinde yapılan çalışma, “advanced footwear technology” yani gelişmiş ayakkabı teknolojisine sahip modellerin koşu mekaniğini fark edilmeyecek kadar küçük ama uzun vadede önemli olabilecek biçimde değiştirdiğini gösterdi.</p>

<p>“Süper Ayakkabı” Nedir?</p>

<p>Koşu dünyasında “super shoes” olarak bilinen bu modeller; kalın enerji geri dönüşlü köpük taban, karbon fiber plaka ve yay etkisi oluşturan özel yapı kombinasyonuyla çalışıyor. Amaç, koşucunun daha az enerji harcayarak daha hızlı ilerlemesini sağlamak.</p>

<p>Özellikle uzun mesafe yarışlarında kullanılan bu ayakkabılar, son yıllarda dünya rekorlarının önemli bölümünde tercih edildi.</p>

<p>Araştırmada Ne Bulundu?</p>

<p>Araştırmacılar 23 elit koşucuyu üç farklı ayakkabı türüyle test etti:</p>

<ul>
 <li>Standart nötr koşu ayakkabısı</li>
 <li>Hafif köpük destekli model</li>
 <li>Karbon plakalı gelişmiş “süper ayakkabı”</li>
</ul>

<p>Katılımcılar antrenman temposu, tempo koşusu ve 5 kilometre yarış hızında koştu. Ardından adım yapısı, ayak basış şekli ve kemik stres yaralanmalarıyla ilişkili biyomekanik veriler incelendi.</p>

<p>Araştırma sonucunda şu dikkat çekici değişiklikler görüldü:</p>

<ul>
 <li>Adım frekansında düşüş</li>
 <li>Daha uzun adım atma eğilimi</li>
 <li>Ayağın içe doğru daha fazla çökmesi</li>
 <li>Bazı bölgelerde kemik yükünün artması</li>
</ul>

<p>Uzmanlara göre bu değişiklikler özellikle uzun vadede stres kırıkları ve aşırı kullanım yaralanmaları riskini etkileyebilir.</p>

<p>Her Koşucu İçin Aynı Risk Yok</p>

<p>Araştırmacılar panik havası oluşturulmaması gerektiğini de özellikle vurguluyor. Çünkü çalışmada doğrudan “bu ayakkabılar sakatlıyor” sonucu çıkmadı. Daha çok, sakatlıkla ilişkili biyomekanik değişimlerin gözlendiği belirtildi.</p>

<p>Bazı uzmanlar ise süper ayakkabıların ayak bileği üzerindeki yükü azaltabileceğini ve bunun koruyucu etkiler oluşturabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Yani tablo siyah-beyaz değil. Adeta asfalt üzerinde çalışan küçük bir mühendislik laboratuvarı gibi davranan bu ayakkabılar, vücuttaki yük dağılımını yeniden şekillendiriyor.</p>

<p>Uzmanlardan “Denge” Uyarısı</p>

<p>Araştırmayı yapan ekip, sporcuların bu ayakkabıları tamamen bırakması gerektiğini söylemiyor. Ancak sürekli aynı karbon plakalı modellerle antrenman yapılmasının risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öneriler arasında şunlar öne çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>Farklı ayakkabı türlerini dönüşümlü kullanmak</li>
 <li>Süper ayakkabılara yavaş geçiş yapmak</li>
 <li>Özellikle geçmişinde stres kırığı olan sporcuların dikkatli olması</li>
 <li>Yarış ve antrenman ayakkabısını ayırmak</li>
</ul>

<p>Spor Dünyasında Yeni Tartışma</p>

<p>Karbon plakalı ayakkabılar bir süredir spor dünyasında “teknolojik doping” tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Bazı uzmanlar bu modellerin performansı doğal sınırların ötesine taşıdığını savunurken, bazıları ise bunun spor ekipmanındaki normal evrim olduğunu düşünüyor.</p>

<p>Ancak görünen o ki tartışma artık sadece “daha hızlı koşmak” değil. Bundan sonra soru biraz daha farklı:</p>

<p>“Hız uğruna vücut ne kadar yük taşıyor?” 🏃‍♂️⚡🦴</p>

<p>Kaynak</p>

<ul>
 <li>Mass General Brigham</li>
 <li>PM&amp;R Journal</li>
 <li>EurekAlert</li>
 <li>Newsmax</li>
 <li>ScienceBlog</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/super-ayakkabi-tartismasi-buyuyor-kosuyu-hizlandiriyor-ama-sakatlik-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9376.jpeg" type="image/jpeg" length="69446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görevlendirmeyi Kabul Etmeyen İşçi İçin Kritik Karar: Yargıtay’dan Emsal Niteliğinde İçtihat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmeyi-kabul-etmeyen-isci-icin-kritik-karar-yargitaydan-emsal-niteliginde-ictihat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmeyi-kabul-etmeyen-isci-icin-kritik-karar-yargitaydan-emsal-niteliginde-ictihat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş yerinde farklı bir birime ya da başka bir çalışma alanına gönderilen işçinin, yeni görevlendirmeyi kabul etmemesi durumunda “devamsızlık yaptı” gerekçesiyle işten çıkarılıp çıkarılamayacağı uzun süredir tartışılıyordu. Tartışmaya yön verecek dikkat çekici karar ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nden geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yüksek mahkeme, işçinin kabul etmediği yeni görevlendirme yerindeki yokluğunun doğrudan “devamsızlık” olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Karar, özellikle görev yeri değişikliği, şube transferi ve çalışma koşullarındaki değişiklikler nedeniyle yaşanan iş uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşıyor.</p>

<p>“Görevlendirmeyi Kabul Etmeyen İşçi Devamsız Sayılamaz”</p>

<p>Kararda öne çıkan ifadede şu değerlendirme yer aldı:</p>

<p>“Görevlendirmeyi kabul etmeyen işçinin yeni görevlendirildiği iş yerinde devamsızlığından söz edilemez.”</p>

<p>Yargıtay 9. HD’nin<br />
E:2017/13342<br />
K:2019/16167 sayılı kararında, işverenin tek taraflı görevlendirme işleminin belirli şartlara bağlı olduğu vurgulandı.</p>

<p>İşveren Her Görevlendirmeyi Tek Taraflı Yapabilir mi?</p>

<p>İş hukukunda işverenin yönetim hakkı bulunsa da bu yetkinin sınırsız olmadığı belirtiliyor. Özellikle:</p>

<ul>
 <li>Çalışma yerinin değiştirilmesi</li>
 <li>İşçinin yaşam düzenini etkileyecek nakiller</li>
 <li>Ücret, pozisyon veya çalışma koşullarında esaslı değişiklikler</li>
</ul>

<p>gibi durumlarda işçinin onayının önem taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre işverenin yaptığı değişiklik “esaslı değişiklik” niteliğindeyse, işçinin bunu kabul etmeme hakkı bulunuyor. Bu durumda yeni iş yerindeki yokluk otomatik olarak “işe gelmeme” anlamına gelmeyebiliyor.</p>

<p>İş Davalarında Sıkça Gündeme Geliyor</p>

<p>Özellikle büyük şirketlerde şube değişiklikleri, farklı şehir görevlendirmeleri ve birimler arası geçişler nedeniyle benzer uyuşmazlıkların arttığı belirtiliyor. İş mahkemelerinde en sık tartışılan başlıklardan biri de “devamsızlık nedeniyle fesih” süreçleri oluyor.</p>

<p>Yargıtay’ın bu kararıyla birlikte, işverenin yalnızca yeni görev yerine gidilmediği gerekçesiyle devamsızlık tutanağı düzenlemesinin her durumda yeterli olmayabileceği yorumları yapılıyor.</p>

<p>Karar Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Karar, işçilerin her görevlendirmeyi koşulsuz kabul etmek zorunda olmadığını ortaya koyarken; işverenlerin de görev değişikliklerinde hukuki prosedürlere dikkat etmesi gerektiğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş hukuku adeta satranç tahtası gibi ilerliyor: Bir karelik yanlış hamle bazen yıllarca sürecek davaların kapısını aralayabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmeyi-kabul-etmeyen-isci-icin-kritik-karar-yargitaydan-emsal-niteliginde-ictihat</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9374.jpeg" type="image/jpeg" length="93470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Şiddet İddialarına Yanıt]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/karaman-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-siddet-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/karaman-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-siddet-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği, bazı basın yayın organlarında yer alan şiddet iddiaları ve yönetim zafiyeti eleştirilerine yazılı açıklamayla yanıt verdi. Açıklamada, olayla ilgili idari ve disiplin soruşturması başlatıldığı, konunun adli mercilere intikal ettiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, son günlerde kamuoyuna yansıyan şiddet iddiaları üzerine basın açıklaması yayımladı.</p>

<p>Bazı yayınlarda hastanede sık sık şiddet olayları yaşandığı, yönetimin olaylara duyarsız kaldığı ve kurumda “otorite boşluğu” bulunduğu yönünde iddialar gündeme gelmişti.</p>

<p>Başhekimlik tarafından yapılan açıklamada, söz konusu haberlerin hastaneyi hedef aldığı ve kamuoyunda yanlış algı oluşturabileceği belirtildi.</p>

<p>Soruşturma Başlatıldı</p>

<p>Açıklamada, habere konu olayın öğrenilmesinin ardından ilgili personel hakkında gerekli idari ve disiplin soruşturmasının ivedilikle başlatıldığı ifade edildi.</p>

<p>Konuya ilişkin sürecin yalnızca kurum içinde kalmadığı, adli mercilere de intikal ettiği bildirildi. Hastane yönetimi, sürecin ilgili kurumlar tarafından titizlikle yürütüldüğünü kaydetti.</p>

<p>“Otorite Boşluğu İddiaları Gerçeği Yansıtmıyor”</p>

<p>Başhekimlik açıklamasında, bazı yayınlarda dile getirilen “otorite boşluğu” ve yönetimin olaylara “duyarsız kaldığı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.</p>

<p>Hastane yönetimi, çalışanların güvenli çalışma ortamının korunması, hasta güvenliği ve kurum disiplininin sağlanması için gerekli tüm süreçlerin mevzuat çerçevesinde takip edildiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Çalışanlarının Emeğine Vurgu</p>

<p>Açıklamada, Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin sağlık hizmetlerini özveriyle sürdüren köklü bir sağlık kuruluşu olduğu belirtilerek, çalışanların huzuru ve hizmet kalitesinin kurum için öncelikli olduğu ifade edildi.</p>

<p>Başhekimlik, sağlık çalışanlarının emeğini gölgeleyebilecek ve kamuoyunda yanlış kanaat oluşmasına neden olabilecek haber ve yorumlara karşı sağduyulu yaklaşım beklediklerini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/karaman-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-siddet-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9372.jpeg" type="image/jpeg" length="30733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Akademik Araştırma Gücünde Dünyada 32’nci Sıraya Yükseldi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/turkiye-akademik-arastirma-gucunde-dunyada-32nci-siraya-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/turkiye-akademik-arastirma-gucunde-dunyada-32nci-siraya-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası yükseköğretim ve araştırma analiz platformu measureHE tarafından yayımlanan “Country 100 2026” sıralamasında Türkiye dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akademik ekosistemlerin yalnızca yayın sayısıyla değil; araştırma kalitesi, uluslararası iş birlikleri, sürdürülebilirlik, akademik dürüstlük ve küresel görünürlük gibi çok boyutlu kriterlerle değerlendirildiği listede Türkiye 32’nci sıraya yükseldi.</p>

<p>Araştırma dünyasının “nicelikten kaliteye” evrildiği yeni dönemde açıklanan sonuçlar, Türkiye’nin özellikle akademik dürüstlük ve araştırma güvenilirliği alanlarında güçlü bir performans sergilediğini ortaya koydu.</p>

<p>Türkiye’nin En Güçlü Alanı: Akademik Dürüstlük</p>

<p>MeasureHE verilerine göre Türkiye’nin en yüksek puan aldığı başlık “Academic Integrity” oldu. Türkiye bu kategoride 96.6 puan alarak birçok ülkeyi geride bıraktı. Bu alan; geri çekilen yayın oranları, etik araştırma standartları ve bilimsel güvenilirlik gibi kriterleri kapsıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tablo, son yıllarda Türkiye’de bilimsel yayın kalitesi ve akademik denetim mekanizmalarına yönelik artan hassasiyetin uluslararası ölçekte de görünür hale geldiğini gösteriyor.</p>

<p>Uluslararası Entegrasyonda Gelişim Alanı Dikkat Çekti</p>

<p>Raporda Türkiye’nin görece düşük puan aldığı başlıklardan biri ise uluslararası entegrasyon oldu. Özellikle yabancı araştırmacı yoğunluğu, uluslararası ortak yayın üretimi ve küresel akademik ağlara katılım gibi göstergelerde gelişim alanı bulunduğu değerlendirildi.</p>

<p>Buna rağmen Türkiye’nin toplam performansının birçok gelişmekte olan ülkenin önünde yer alması dikkat çekti.</p>

<p>Sadece Yayın Sayısı Değil, Sistemin Gücü Ölçülüyor</p>

<p>MeasureHE’nin metodolojisi klasik üniversite sıralamalarından farklı bir yaklaşım izliyor. Sistem; 25 farklı metriği 7 ana başlık altında değerlendirerek ülkelerin yükseköğretim ve araştırma kapasitesini analiz ediyor.</p>

<p>Bu başlıklar arasında:</p>

<ul>
 <li>Araştırma kalitesi</li>
 <li>Bilimsel sürdürülebilirlik</li>
 <li>Açıklık ve şeffaflık</li>
 <li>Küresel akademik görünürlük</li>
 <li>Uluslararası iş birliği</li>
 <li>Araştırma etkisi</li>
 <li>Akademik etik performansı</li>
</ul>

<p>gibi kriterler bulunuyor.</p>

<p>Türk Üniversiteleri Küresel Listelerde Daha Sık Görülüyor</p>

<p>2026 yılı içerisinde açıklanan farklı uluslararası sıralamalarda da Türk üniversitelerinin görünürlüğünde artış yaşandı. Times Higher Education ve QS gibi küresel listelerde çok sayıda Türk üniversitesinin üst sıralara çıkması, Türkiye’nin yükseköğretimde bölgesel bir merkez olma hedefini güçlendiren gelişmeler arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Özellikle mühendislik, sağlık bilimleri ve teknik alanlarda Türk üniversitelerinin uluslararası rekabet gücünü artırdığına yönelik değerlendirmeler öne çıkıyor.</p>

<p>Akademik Rekabette Yeni Dönem</p>

<p>Uzmanlara göre artık yalnızca “kaç makale yayımlandığı” değil; bu yayınların güvenilirliği, etkisi ve küresel iş birlikleriyle üretilip üretilmediği de sıralamalarda belirleyici hale geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MeasureHE’nin 2026 raporu da üniversite sistemlerinin yalnızca elit birkaç kurum üzerinden değil, bütün araştırma ekosistemi üzerinden değerlendirildiği yeni dönemin sinyallerini veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/turkiye-akademik-arastirma-gucunde-dunyada-32nci-siraya-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9370.jpeg" type="image/jpeg" length="25583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aynı Sosyal Çevrede Yaşayanların Bağırsak Bakterileri Birbirine Benziyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ayni-sosyal-cevrede-yasayanlarin-bagirsak-bakterileri-birbirine-benziyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ayni-sosyal-cevrede-yasayanlarin-bagirsak-bakterileri-birbirine-benziyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni yayımlanan bilimsel araştırma, insanların yalnızca fikirleri ve alışkanlıkları değil; bağırsaklarındaki mikroorganizmaları da birbirleriyle paylaştığını ortaya koydu. İzole köylerde yapılan çalışma, sosyal ilişkilerin bağırsak mikrobiyomunu düşündüğümüzden çok daha fazla etkileyebileceğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsan bedeni yalnızca kendi hücrelerinden oluşmuyor. Bağırsakta yaşayan trilyonlarca bakteri, virüs ve mikroorganizma; sindirimden bağışıklığa, ruh halinden metabolizmaya kadar birçok sistemi etkiliyor. Şimdi ise bilim insanları bu görünmez dünyanın sosyal ilişkilerle de bağlantılı olabileceğini ortaya koyan dikkat çekici bir araştırma yayımladı.</p>

<p>Köyde Yakın Olanların Mikrobiyomu da Yakın Çıktı</p>

<p>Nature dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, Honduras’taki 18 izole köyde yaşayan 1.787 yetişkinin bağırsak mikrobiyomunu inceledi. Çalışmada yalnızca aile bireyleri değil; arkadaşlar, komşular ve sosyal çevrede yakın ilişki kurulan kişiler arasındaki mikrobiyal benzerlikler de analiz edildi.</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, aynı sosyal ağ içinde bulunan kişilerin bağırsak bakterilerinin birbirine daha fazla benzemesi oldu. Üstelik bu benzerlik yalnızca aynı evde yaşayanlarla sınırlı kalmadı.</p>

<p>Bilim insanları, sosyal bağların ikinci derece ilişkilere kadar mikrobiyal paylaşımı etkileyebildiğini belirtti. Yani bir kişinin arkadaşıyla kurduğu temas bile bağırsak florasında dolaylı bir iz bırakabiliyor olabilir.</p>

<p>“Mikrobiyom Sosyal Olarak Da Yayılıyor”</p>

<p>Araştırmacılar, sosyal açıdan daha merkezi konumda bulunan kişilerin mikrobiyomlarının köy genelindeki yapıya daha çok benzediğini tespit etti. Daha izole yaşayan bireylerde ise farklılaşma dikkat çekti.</p>

<p>Bu durum, insan topluluklarının görünmez bir “mikrobiyal ağ” oluşturabileceği yorumlarına neden oldu.</p>

<p>Araştırmaya göre;</p>

<ul>
 <li>Ortak yaşam alanları</li>
 <li>Yakın fiziksel temas</li>
 <li>Yemek paylaşımı</li>
 <li>Su kaynakları</li>
 <li>Günlük sosyal etkileşimler</li>
</ul>

<p>mikrobiyom benzerliğinde etkili olabilir.</p>

<p>Bağırsak Florası Sadece Beslenmeyle Şekillenmiyor Olabilir</p>

<p>Son yıllarda bağırsak mikrobiyomu üzerine yapılan çalışmalar genellikle beslenme, antibiyotik kullanımı ve yaşam tarzına odaklanıyordu. Ancak bu yeni çalışma, sosyal çevrenin de bağırsak ekosisteminde önemli rol oynayabileceğini gösterdi.</p>

<p>Uzmanlara göre bu durum, gelecekte toplum sağlığı çalışmalarında sosyal yapıların da dikkate alınabileceği anlamına geliyor.</p>

<p>Özellikle obezite, bağışıklık sistemi hastalıkları, inflamasyon ve bazı psikiyatrik durumlarla ilişkilendirilen bağırsak bakterileri açısından sosyal yaşamın etkisi daha fazla araştırılabilir.</p>

<p>Çalışma Nasıl Yapıldı?</p>

<p>Araştırmacılar köylerde detaylı sosyal ağ haritaları oluşturdu ve katılımcılardan alınan örneklerle ileri düzey mikrobiyom dizileme analizi yaptı.</p>

<p>Yaklaşık iki yıl sonra yeniden ölçüm yapılan katılımcılarda, sosyal olarak bağlantılı bireylerin mikrobiyomlarının zaman içinde birbirine daha fazla benzediği görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları bu durumun, insan ilişkilerinin biyolojik etkilerinin düşündüğümüzden daha derin olabileceğine işaret ettiğini belirtiyor.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Araştırma, insanların yalnızca kültürü, dili ve davranışları değil; mikrobiyal yaşamı da paylaşabileceğini ortaya koyuyor. Bilim insanlarına göre sosyal ağlar, görünmez bir biyolojik ekosistem gibi çalışıyor olabilir.</p>

<p>Ancak uzmanlar, bu çalışmanın doğrudan hastalık bulaşması ya da “mikrobiyom transferiyle sağlık garantisi” anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Bulguların daha geniş toplumlarda ve farklı kültürlerde doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>“Gut microbiome strain-sharing within isolated village social networks”<br />
Nature<br />
Yayın tarihi: 20 Kasım 2024</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ayni-sosyal-cevrede-yasayanlarin-bagirsak-bakterileri-birbirine-benziyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9368.jpeg" type="image/jpeg" length="64224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstenmeyen Düşünceleri Bastırmak Ruh Sağlığını İyileştirebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istenmeyen-dusunceleri-bastirmak-ruh-sagligini-iyilestirebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istenmeyen-dusunceleri-bastirmak-ruh-sagligini-iyilestirebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pandemi sonrası artan kaygı, stres ve depresyon vakalarıyla birlikte psikoloji dünyasında yıllardır tartışılan bir konu yeniden gündemde: “İstenmeyen düşünceler bastırılmalı mı, yoksa serbest bırakılmalı mı?” Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu tartışmaya ezber bozan sonuçlarla dahil oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmaya göre belirli tekniklerle yapılan “düşünce bastırma eğitimi”, bazı kişilerde kaygı ve depresyon belirtilerini azaltabiliyor.</p>

<p>Ruh Sağlığında Yeni Tartışma: Düşünceleri Bastırmak Zararlı mı?</p>

<p>Uzun yıllardır psikoloji literatüründe, korku verici ya da rahatsız edici düşünceleri bastırmanın zamanla bu düşünceleri daha güçlü hale getirebileceği savunuluyordu. Özellikle travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete ve depresyon tedavilerinde “düşünceyi bastırma” yaklaşımına mesafeli yaklaşılıyordu.</p>

<p>Ancak Cambridge Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen yeni çalışma, kontrollü ve eğitimli biçimde uygulanan düşünce baskılama tekniklerinin tam tersine olumlu sonuçlar doğurabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Araştırmada Ne Yapıldı?</p>

<p>Çalışmaya 16 farklı ülkeden toplam 120 yetişkin katıldı. Katılımcılar, çevrim içi ortamda 3 gün süren bir eğitim programına dahil edildi.</p>

<p>Bu süreçte kişilerden:</p>

<ul>
 <li>Korku ve kaygı oluşturan düşünceleri bastırmaları,</li>
 <li>Bazı nötr düşünceleri zihinden uzaklaştırmaları,</li>
 <li>Rahatsız edici zihinsel imgeleri kontrol etmeleri istendi.</li>
</ul>

<p>Araştırmacılar, eğitim öncesi ve sonrası katılımcıların psikolojik durumlarını detaylı şekilde analiz etti.</p>

<p>Sonuçlar Bilim Dünyasında Dikkat Çekti</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çeken bulgularından biri, düşünceleri bastırmanın korkuları büyütmediğinin görülmesi oldu. Araştırmaya göre:</p>

<ul>
 <li>Kaygı seviyelerinde düşüş gözlendi,</li>
 <li>Negatif duygu yoğunluğu azaldı,</li>
 <li>Depresif belirtilerde gerileme görüldü,</li>
 <li>Bastırılan korku anılarının daha silik hale geldiği bildirildi.</li>
</ul>

<p>Üstelik bazı etkilerin 3 ay sonra bile devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Araştırmacılar özellikle yüksek kaygı düzeyine sahip bireylerin ve pandemi dönemine bağlı travmatik stres yaşayan kişilerin daha belirgin fayda gördüğünü aktardı.</p>

<p>“Düşünce Bastırmak Her Zaman Zararlı” Görüşü Sarsılıyor</p>

<p>Çalışmanın en çok tartışılan yönü ise psikoloji alanında yıllardır kabul gören bazı yaklaşımları sorgulaması oldu.</p>

<p>Araştırma ekibine göre sorun, düşünceyi bastırmaya çalışmak değil; bunu kontrolsüz, yoğun ve bilinçsiz şekilde yapmak olabilir. Eğitimli zihinsel kontrol tekniklerinin ise bazı kişilerde koruyucu etki oluşturabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, “düşünce bastırmak her zaman zararlıdır” yaklaşımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlar Temkinli Yaklaşıyor</p>

<p>Bununla birlikte araştırmacılar, sonuçların herkese genellenemeyeceği konusunda uyarıyor. Çalışma umut verici olsa da:</p>

<ul>
 <li>Katılımcı sayısının sınırlı olması,</li>
 <li>Eğitimin kısa süreli uygulanması,</li>
 <li>Klinik hastalar yerine genel katılımcılarla yapılması</li>
</ul>

<p>nedeniyle daha büyük ölçekli araştırmalara ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu yöntem, profesyonel psikolojik destek yerine geçebilecek bir “kesin çözüm” olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p>Günlük Hayatı Nasıl Etkileyebilir?</p>

<p>Araştırma özellikle şu soruyu yeniden gündeme taşıdı:</p>

<p>“Zihin, rahatsız edici düşünceleri tamamen serbest bırakmak zorunda mı?”</p>

<p>Bilim insanları artık bazı durumlarda zihinsel filtreleme ve kontrollü bastırma mekanizmalarının, beynin doğal savunma sistemi olabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Özellikle dijital çağda sürekli bilgi bombardımanına maruz kalan bireylerde zihinsel kontrol becerilerinin öneminin daha da arttığı belirtiliyor.</p>

<p>Çalışmanın Sınırları Neler?</p>

<p>Araştırmacılar şu noktaların altını çiziyor:</p>

<ul>
 <li>Sonuçlar klinik tedavi önerisi anlamına gelmiyor.</li>
 <li>Ağır depresyon veya travma yaşayan bireyler için profesyonel destek gerekli olabilir.</li>
 <li>Düşünce baskılama teknikleri yanlış uygulandığında bazı kişilerde ters etki oluşturabilir.</li>
</ul>

<p>Bu nedenle yöntemin terapötik kullanımı için daha fazla bilimsel veri gerektiği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Yeni çalışma, ruh sağlığı alanında onlarca yıldır süren bazı kabulleri yeniden tartışmaya açtı. Araştırma; kontrollü düşünce baskılama eğitiminin, bazı bireylerde kaygı ve depresyon belirtilerini azaltabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bilim dünyası şimdi şu sorunun peşinde ilerliyor:</p>

<p>“Zihni korumanın yolu bazen bazı düşünceleri susturmayı öğrenmek olabilir mi?”</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Çalışma Adı: Improving mental health by training the suppression of unwanted thoughts<br />
Yayın: Science Advances<br />
Araştırmacılar: Zulkayda Mamat, Michael C. Anderson<br />
Çalışma Türü: Nörobilim / Psikoloji araştırması</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istenmeyen-dusunceleri-bastirmak-ruh-sagligini-iyilestirebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9366.jpeg" type="image/jpeg" length="24330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kan Testiyle Prostat Kanseri Teşhisinde Yeni Umut: Sıvı Biyopsi Dönemi Yakın]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kan-testiyle-prostat-kanseri-teshisinde-yeni-umut-sivi-biyopsi-donemi-yakin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kan-testiyle-prostat-kanseri-teshisinde-yeni-umut-sivi-biyopsi-donemi-yakin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prostat kanserinin erken teşhisinde kan örneğiyle sonuç verebilecek yeni sıvı biyopsi yaklaşımları dikkat çekiyor. Araştırmacılar, yöntemin gereksiz biyopsileri azaltabileceğini ancak klinik kullanıma girmesi için daha güçlü doğrulama çalışmalarına ihtiyaç olduğunu belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Prostat kanseri teşhisinde yıllardır en çok başvurulan yöntemlerden biri PSA testi ve şüpheli durumlarda uygulanan doku biyopsisiydi. Ancak yeni araştırmalar, yalnızca kan örneği üzerinden kanserle ilişkili izlerin yakalanabileceği “sıvı biyopsi” yöntemlerinin erken tanıda daha fazla rol oynayabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Thailand Medical News’te yer alan habere göre, bilim insanları prostat kanserinin erken saptanmasında dolaşımdaki tümörle ilişkili hücreler, DNA parçaları ve farklı biyobelirteçlerin kullanılabileceği yeni testler üzerinde çalışıyor. Bu yaklaşım, klasik biyopsiye göre daha az girişimsel olması nedeniyle tıp dünyasında yakından izleniyor.</p>

<p>Sıvı Biyopsi Nedir?</p>

<p>Sıvı biyopsi, kan, idrar veya diğer vücut sıvılarında tümörle ilişkili izlerin aranmasına dayanan bir yöntemdir. Bu testlerde dolaşımdaki tümör hücreleri, hücre dışı DNA parçaları, RNA, proteinler veya tümörle bağlantılı diğer biyobelirteçler incelenebilir. 2026 tarihli bir derleme, sıvı biyopsinin kanser biyolojisini daha az girişimsel biçimde izleme potansiyeli taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Prostat kanseri özelinde bu yöntem, özellikle PSA sonucu yüksek çıkan ancak biyopsi gerekliliği net olmayan hastalarda önem kazanabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Amaç Gereksiz Biyopsileri Azaltmak</p>

<p>Klasik prostat biyopsisi tanıda önemli bir araç olsa da her hasta için kolay bir süreç değildir. Enfeksiyon, kanama, ağrı ve gereksiz girişim riski nedeniyle daha seçici testlere ihtiyaç duyuluyor.</p>

<p>Mahidol Üniversitesi merkezli daha önceki bir çalışmada, kanda tümörle ilişkili dolaşımdaki endotelyal hücrelerin tespitine dayanan bir testin, klinik açıdan anlamlı prostat kanserini saptamada umut verici sonuçlar verdiği bildirilmişti.</p>

<p>Bu tür testlerin en büyük hedefi, “her PSA yüksekliğinde biyopsi” yaklaşımı yerine, gerçekten riskli hastaları daha doğru ayırabilmek.</p>

<p>PSA Testinin Yerini Alacak mı?</p>

<p>Uzmanlara göre sıvı biyopsi şimdilik PSA testinin veya doku biyopsisinin doğrudan yerine geçmiş değil. Bu yöntem daha çok mevcut tanı zincirini güçlendirebilecek tamamlayıcı bir araç olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Prostat kanseri taramasında en kritik sorunlardan biri, kanserin erken ve klinik açıdan anlamlı formlarını ayırt edebilmek. Bazı tümörler yavaş seyrederken, bazıları daha agresif ilerleyebiliyor. Sıvı biyopsi çalışmalarının asıl değeri de bu ayrımı daha erken ve daha güvenli yapabilme ihtimalinde yatıyor.</p>

<p>Bilim Dünyasında Temkinli Heyecan</p>

<p>Sıvı biyopsi kanser tanısında büyük bir potansiyel taşısa da uzmanlar temkinli olunması gerektiğini belirtiyor. Erken kanserlerde kanda tespit edilebilir tümör izi çok düşük olabiliyor. Bu da yanlış negatif sonuç riskini gündeme getiriyor. Ayrıca yanlış pozitif sonuçlar, gereksiz ileri tetkiklere ve hasta kaygısına yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle sıvı biyopsi testlerinin rutin taramaya girmesi için geniş hasta gruplarında doğrulanması, tanı doğruluğunun netleşmesi ve klinik sonuçlara gerçek katkısının gösterilmesi gerekiyor.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Yeni sıvı biyopsi araştırmaları, prostat kanserinde daha erken, daha kolay ve daha az girişimsel tanı döneminin kapısını aralayabilir. Ancak bugünkü bilgilerle bu testler “kesin tanı koyan mucize yöntem” olarak görülmemeli.</p>

<p>En doğru değerlendirme; PSA, muayene, görüntüleme, klinik risk faktörleri ve gerektiğinde biyopsinin birlikte ele alınmasıyla yapılmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kan-testiyle-prostat-kanseri-teshisinde-yeni-umut-sivi-biyopsi-donemi-yakin</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9363.jpeg" type="image/jpeg" length="89764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[D Vitamini Takviyesi Kullanırken Hangi Form Seçilmeli? D2 mi D3 mü?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-takviyesi-kullanirken-hangi-form-secilmeli-d2-mi-d3-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-takviyesi-kullanirken-hangi-form-secilmeli-d2-mi-d3-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir sistematik derleme ve meta-analiz, D vitamini takviyelerinde sık kullanılan D2 formunun vücuttaki D3 düzeylerini azaltabileceğini gösterdi. Bulgular, D vitamini eksikliği ve takviye seçimi konusunda “D2 ile D3 aynı etkiyi gösterir mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>D vitamini, kemik sağlığı, kas fonksiyonları ve bağışıklık sistemiyle ilişkisi nedeniyle en çok kullanılan takviyeler arasında yer alıyor. Ancak yeni çalışma, D vitamininin farklı formlarının vücutta aynı şekilde davranmadığını ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya göre D2 vitamini kullanan kişilerde, vücuttaki 25-hidroksivitamin D3 düzeylerinde anlamlı düşüş gözlendi. Bu sonuç, özellikle D vitamini takviyesi kullananların ürün içeriğini ve hekim önerisini dikkate alması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Araştırmada Ne Bulundu?</p>

<p>Çalışmada, D2 vitamini takviyesinin serum 25(OH)D3 düzeylerini düşürebileceği belirlendi. Meta-analizde D2 alan grupta, kontrol grubuna kıyasla 25(OH)D3 düzeylerinde yaklaşık 18 nmol/L azalma saptandı. Mutlak değişim analizinde ise düşüş yaklaşık 9 nmol/L olarak hesaplandı.</p>

<p>Araştırmacılar, bunun D2 ve D3 vitaminlerinin vücutta birbirinden farklı metabolik etkiler gösterebileceğine işaret ettiğini belirtiyor. Ancak bu mekanizmanın tam olarak nasıl çalıştığı henüz net değil.</p>

<p>Çalışma Nasıl Yapıldı?</p>

<p>Bu araştırma, randomize kontrollü çalışmaları inceleyen bir sistematik derleme ve meta-analiz olarak hazırlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, 1975 ile 2023 arasında yayımlanan çalışmaları taradı. Toplam 202 makale içinden 20 çalışma sistematik derlemeye alındı; bunların 11’i meta-analiz için uygun bulundu. İncelenen çalışmalar, D2 vitamini takviyesi alan kişilerle kontrol veya plasebo gruplarını karşılaştırdı.</p>

<p>Bu Sonuç Neden Önemli?</p>

<p>D vitamini takviyesi denildiğinde çoğu kişi yalnızca “eksiklik gideriliyor mu?” sorusuna odaklanıyor. Bu çalışma ise kullanılan formun da önemli olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>D3 vitamini, güneş ışığıyla ciltte üretilebilen ve bazı hayvansal gıdalarda bulunan form olarak biliniyor. D2 ise daha çok bitkisel kaynaklı ürünlerde ve UV ışığa maruz bırakılmış mantarlarda bulunuyor.</p>

<p>Bulgular Günlük Hayatı Nasıl Etkileyebilir?</p>

<p>Bu çalışma, okura “D vitamini kullanmayın” mesajı vermiyor. Daha doğru soru şu: Hangi form, hangi kişi için, hangi ihtiyaçla kullanılıyor?</p>

<p>D vitamini eksikliği, kronik hastalıklar, gebelik, emzirme, özel beslenme biçimleri veya düzenli ilaç kullanımı gibi durumlarda takviye kararı mutlaka hekim değerlendirmesiyle verilmelidir. Takviyenin formu, dozu ve süresi kişisel sağlık durumuna göre değişebilir.</p>

<p>Uzmanlar Hangi Noktaya Dikkat Çekiyor?</p>

<p>Araştırmacılar, D2 ve D3’ün vücutta aynı etkiyi göstermeyebileceğini vurguluyor. Çalışmanın baş yazarı Emily Brown, D2 takviyesinin D3 düzeylerini düşürebileceğini ve kişisel koşullar dikkate alınarak D3 formunun birçok kişi için daha uygun olabileceğini belirtti.</p>

<p>Araştırma ekibi ayrıca bitkisel kaynaklı D3 seçeneklerine erişimin önemine dikkat çekiyor. Bu nokta özellikle vegan veya vejetaryen beslenen kişiler açısından öne çıkıyor.</p>

<p>Çalışmanın Sınırları Neler?</p>

<p>Çalışma insanlarda yapılmış randomize kontrollü araştırmaları inceleyen güçlü bir analiz olsa da, her birey için kesin klinik sonuç çıkarılamaz.</p>

<p>Araştırma, D2’nin D3 düzeyleri üzerindeki etkisini gösteriyor; ancak bunun uzun vadeli sağlık sonuçlarına nasıl yansıdığı net değil. Mekanizmanın tam olarak anlaşılması için farklı yaş gruplarında, farklı sağlık durumlarında ve uzun süreli takip içeren yeni çalışmalara ihtiyaç var.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Bu çalışma, D vitamini takviyelerinde “D2 mi D3 mü?” sorusunun sanılandan daha önemli olabileceğini gösteriyor. Bulgular, D2 vitamininin bazı kişilerde D3 düzeylerini düşürebileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Ancak sonuçlar, bireysel takviye kararlarının tek başına bu çalışmaya göre verilmesi gerektiği anlamına gelmiyor. D vitamini eksikliği, takviye formu ve kullanım süresi mutlaka sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Çalışmanın adı: Effect of Vitamin D2 Supplementation on 25-Hydroxyvitamin D3 Status: A Systematic Review and Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials<br />
Yayınlandığı dergi / kurum: Nutrition Reviews<br />
Yayın tarihi: 18 Eylül 2025<br />
Araştırmacılar / kurumlar: Emily I. G. Brown ve arkadaşları; University of Surrey, John Innes Centre, Quadram Institute Bioscience<br />
Çalışmanın türü: Sistematik derleme ve meta-analiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-takviyesi-kullanirken-hangi-form-secilmeli-d2-mi-d3-mu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9362.jpeg" type="image/jpeg" length="19222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon’da Yolun Ortasında Mülkiyet Krizi: Tanjant Bir Anda Kapandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-yolun-ortasinda-mulkiyet-krizi-tanjant-bir-anda-kapandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-yolun-ortasinda-mulkiyet-krizi-tanjant-bir-anda-kapandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’da Tanjant Yolu bu kez kaza, yoğunluk ya da yol çalışmasıyla değil; “mülkiyet iddiası” ve taşlı bir yol kapatma eylemiyle gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortahisar Hacıkasım bölgesinde bir vatandaş, yolun bir bölümünün kendisine ait olduğunu öne sürerek Tanjant Yolu’nun Trabzon istikametinde taşlarla geçişi kapattı. Trafiğin yoğun olduğu saatlerde yaşanan olay, kısa sürede sosyal medyada yayıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddiaya göre vatandaş, yolun kendi mülkünden geçtiğini savundu. Ancak ortaya çıkan görüntülerde mesele tapu tartışmasından çok, “Tanjant’a özel taş devri” manzarasına dönüştü.</p>

<p>Bölgeye gelen ekipler, yolu yeniden ulaşıma açmak için çalışma başlattı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ise yaptığı açıklamada söz konusu alanın kamuya ait yol güzergâhı içinde bulunduğunu belirterek adli ve idari sürecin başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>Olay sonrası kentte “Yol kimin?” sorusu kadar, “Bir sonraki kavşak için kira mı ödeyeceğiz?” esprileri de konuşuldu. Tanjant Yolu ise kısa süreli taş molasının ardından yeniden trafiğe açıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MİZAH</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-yolun-ortasinda-mulkiyet-krizi-tanjant-bir-anda-kapandi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 05:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9360.jpeg" type="image/jpeg" length="69383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kandilli Rasathanesi Son Depremler Listesini Güncelledi: Ege ve Marmara Sallandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kandilli-rasathanesi-son-depremler-listesini-guncelledi-ege-ve-marmara-sallandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kandilli-rasathanesi-son-depremler-listesini-guncelledi-ege-ve-marmara-sallandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin farklı noktalarında gece boyunca peş peşe meydana gelen depremler vatandaşlarda kısa süreli paniğe neden oldu. Özellikle Ege Denizi açıklarında yaşanan 4.2 büyüklüğündeki sarsıntı sonrası “Az önce deprem mi oldu?” ve “Kandilli son depremler” aramaları yeniden zirveye çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve AFAD tarafından paylaşılan verilere göre gün içinde Muğla, Düzce, Balıkesir, İstanbul ve Malatya çevresinde çok sayıda küçük ve orta ölçekli deprem kaydedildi.</p>

<p>Ege Denizi’nde 4.2 Büyüklüğünde Deprem</p>

<p>Gece saat 23.29’da Ege Denizi’nde, Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında meydana gelen 4.2 büyüklüğündeki deprem çevre illerde de hissedildi. İlk belirlemelere göre depremde herhangi bir olumsuz ihbar yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarsıntının ardından sosyal medyada özellikle “Muğla deprem”, “Bodrum deprem” ve “Kandilli deprem listesi” aramalarında büyük artış yaşandı.</p>

<p>Düzce ve Marmara’da Hareketlilik</p>

<p>AFAD verilerine göre Düzce merkezli 2.9 büyüklüğünde bir deprem de gece saatlerinde hissedildi. Marmara Denizi açıklarında Tekirdağ ve İstanbul çevresinde de küçük çaplı sarsıntılar kaydedildi.</p>

<p>Uzmanlar, Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki küçük ölçekli hareketliliğin düzenli olarak takip edildiğini belirtiyor.</p>

<p>Kandilli ve AFAD Anlık Takip Ediliyor</p>

<p>Depremlerin ardından vatandaşlar en çok Kandilli Rasathanesi Son Depremler Listesi ve AFAD Son Depremler Sistemi üzerinden güncel verileri kontrol ediyor.</p>

<p>Yetkililer, resmi kurumlar dışında yayılan doğrulanmamış deprem iddialarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgularken, özellikle deprem çantası ve acil durum planlarının ihmal edilmemesi çağrısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kandilli-rasathanesi-son-depremler-listesini-guncelledi-ege-ve-marmara-sallandi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 01:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-9663.jpeg" type="image/jpeg" length="30139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de İsmail Kartal ihtimali seçim gündemini hareketlendirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-ismail-kartal-ihtimali-secim-gundemini-hareketlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-ismail-kartal-ihtimali-secim-gundemini-hareketlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’de olağanüstü seçimli genel kurul öncesi teknik direktör arayışı yeniden kulislerin merkezine yerleşti. Başkan adayı Hakan Safi’nin, yabancı teknik adam planının yanında yerli alternatif olarak İsmail Kartal ismini değerlendirdiği iddiası sarı-lacivertli camiada yeni tartışma başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe’de teknik direktör sorusu seçim başlığına dönüştü</p>

<p>Fenerbahçe’de 6-7 Haziran’da yapılması planlanan olağanüstü seçimli genel kurul yaklaşırken, başkanlık yarışı kadar yeni sezonun teknik yapılanması da merak ediliyor. Kulüpte seçim kararının ardından adayların yönetim vizyonu, transfer planı ve teknik direktör tercihi taraftarın en çok takip ettiği başlıklar arasına girdi.</p>

<p>Son kulislerde öne çıkan iddiaya göre başkan adaylarından Hakan Safi, teknik direktör konusunda önceliğini yabancı bir isme verebilir. Ancak yerli teknik direktör seçeneğinin güçlenmesi halinde masadaki en dikkat çekici isimlerden birinin İsmail Kartal olduğu belirtiliyor.</p>

<p>İsmail Kartal neden yeniden gündem oldu?</p>

<p>İsmail Kartal’ın adının yeniden konuşulmasında Fenerbahçe geçmişi belirleyici rol oynuyor. Tecrübeli teknik adam, sarı-lacivertli takımda daha önce farklı dönemlerde görev yaptı ve özellikle 2023-24 sezonunda ligde 99 puan toplamasına rağmen sezonu ikinci sırada tamamladı.</p>

<p>Bu tablo, taraftar cephesinde iki ayrı görüşü beraberinde getiriyor. Bir kesim Kartal’ın camiayı tanımasını ve takım içi dengelere hâkim olmasını avantaj olarak görürken, diğer kesim Fenerbahçe’nin yeni dönemde daha farklı bir teknik akla yönelmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Hakan Safi’nin teknik direktör planı ne anlama geliyor?</p>

<p>Seçim dönemlerinde teknik direktör tercihleri yalnızca saha içi karar olarak görülmüyor. Fenerbahçe gibi büyük beklenti taşıyan kulüplerde bu tercih, başkan adayının futbol aklını ve yeni sezon stratejisini de gösteren bir işaret fişeği kabul ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle “Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü kim olacak?” sorusu, kongre sürecinin en sıcak başlıklarından biri haline geldi. Hakan Safi cephesinden resmi ve nihai bir teknik direktör açıklaması gelmeden İsmail Kartal ihtimali kulis bilgisi olarak değerlendirilmeli.</p>

<p>Fenerbahçe’de karar seçimden sonra netleşebilir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut tabloya göre sarı-lacivertli kulüpte teknik direktör konusundaki son kararın seçim sonucuna göre şekillenmesi bekleniyor. Adayların futbol yapılanması, sportif direktör tercihi ve transfer politikası netleştikçe teknik adam dosyasının da daha görünür hale gelmesi muhtemel.</p>

<p>Fenerbahçe taraftarı açısından süreç yalnızca “İsmail Kartal dönecek mi?” sorusundan ibaret değil. Asıl merak edilen konu, yeni başkanın takımı hangi oyun planı, hangi kadro mühendisliği ve hangi hedef diliyle yeni sezona taşıyacağı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-ismail-kartal-ihtimali-secim-gundemini-hareketlendirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 22:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8723.jpeg" type="image/jpeg" length="73746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme Kanserinde Yeni Dönem: “Protein Yıkıcı” İlaç Onayı Geldi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/meme-kanserinde-yeni-donem-protein-yikici-ilac-onayi-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/meme-kanserinde-yeni-donem-protein-yikici-ilac-onayi-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meme kanseri tedavisinde yeni nesil ilaç teknolojileri gündemde. FDA’nın onay verdiği “vepdegestrant” adlı tedavi, kanseri besleyen proteini baskılamak yerine doğrudan parçalamayı hedefliyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA, ileri evre meme kanseri için geliştirilen vepdegestrant adlı yeni nesil tedaviye onay verdi. İlaç özellikle hormon reseptörü pozitif, HER2 negatif ve ESR1 mutasyonu taşıyan ileri evre meme kanseri hastalarını hedef alıyor.</p>

<p>Bilim dünyasında dikkat çeken nokta ise ilacın çalışma mekanizması oldu.</p>

<p>Bu İlaç Neden Farklı?</p>

<p>Klasik bazı kanser ilaçları tümörü besleyen proteinleri baskılamaya çalışırken, yeni nesil bu yaklaşım ilgili proteini doğrudan parçalamayı hedefliyor.</p>

<p>Bilim insanları bu teknolojiye:<br />
“protein degrader”<br />
yani “protein yıkıcı tedavi” adını veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre bu yöntem, kanser hücrelerinin tedaviye direnç geliştirme mekanizmalarını aşmada önemli rol oynayabilir.</p>

<p>Hangi Hastalar İçin Kullanılacak?</p>

<p>Yeni tedavi özellikle:</p>

<ul>
 <li>hormon reseptörü pozitif,</li>
 <li>HER2 negatif,</li>
 <li>ESR1 mutasyonu bulunan</li>
</ul>

<p>ileri evre meme kanseri hastaları için geliştirildi.</p>

<p>Bu nedenle tedavi öncesinde genetik ve moleküler analiz yapılması gerekiyor.</p>

<p>Bilim Dünyası Neden Heyecanlı?</p>

<p>Araştırmacılar protein yıkıcı teknolojilerin yalnızca meme kanserinde değil:</p>

<ul>
 <li>prostat kanseri,</li>
 <li>akciğer kanseri,</li>
 <li>nörolojik hastalıklar,</li>
 <li>bağışıklık sistemi hastalıkları</li>
</ul>

<p>gibi birçok alanda kullanılabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Bu nedenle yeni yaklaşım, “geleceğin ilaç platformlarından biri” olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Kanserde Yeni Yarış Başladı</p>

<p>Son yıllarda kanser tedavisinde:</p>

<ul>
 <li>kişiye özel ilaçlar,</li>
 <li>genetik hedefleme,</li>
 <li>bağışıklık sistemi tedavileri,</li>
 <li>protein düzeyinde müdahaleler</li>
</ul>

<p>ön plana çıkmaya başladı.</p>

<p>Uzmanlara göre artık yalnızca tümörün bulunduğu organ değil, kanser hücresinin biyolojik davranışı da tedaviyi belirliyor.</p>

<p>Kesin Tedavi mi?</p>

<p>Hayır. Uzmanlar, yeni onayın “meme kanseri tamamen çözüldü” anlamına gelmediğini vurguluyor.</p>

<p>Tedavinin belirli hasta gruplarında etkili olabileceği, her hasta için uygun olmayabileceği ve uzun dönem sonuçların yakından takip edildiği belirtiliyor.</p>

<p>Ancak bilim insanları, protein yıkıcı ilaçların önümüzdeki yıllarda kanser tedavisinde çok daha geniş kullanım alanı bulabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>FDA, güncel onkoloji araştırmaları ve uluslararası meme kanseri yayınları.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/meme-kanserinde-yeni-donem-protein-yikici-ilac-onayi-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 22:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9351.jpeg" type="image/jpeg" length="25550"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Barcelona - Real Madrid hangi kanalda? El Clasico’da gözler Arda Güler’de]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/barcelona-real-madrid-hangi-kanalda-el-clasicoda-gozler-arda-gulerde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/barcelona-real-madrid-hangi-kanalda-el-clasicoda-gozler-arda-gulerde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya La Liga’da sezonun en kritik El Clasico randevusu futbolseverleri ekran başına topluyor. Barcelona - Real Madrid maçı Türkiye’de S Sport ve S Sport Plus ekranlarından canlı yayınlanacak. Arda Güler’in Real Madrid kadrosundaki durumu da karşılaşmayı Türkiye’de daha fazla gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>El Clasico için geri sayım başladı</p>

<p>Barcelona ile Real Madrid, La Liga’nın en çok beklenen maçlarından birinde karşı karşıya geliyor. Mücadele 10 Mayıs 2026 Pazar günü saat 22.00’de oynanıyor. Karşılaşmanın adresi Barcelona’nın evi Spotify Camp Nou.</p>

<p>Bu maç yalnızca klasik bir rekabet değil. Barcelona, Real Madrid’in önünde ciddi puan avantajıyla sahaya çıkarken, karşılaşma şampiyonluk yarışının kaderini doğrudan etkileyebilecek nitelikte görülüyor. Barcelona cephesi için beraberlik bile lig yarışında büyük bir eşik anlamına geliyor.</p>

<p>Barcelona - Real Madrid maçı hangi kanalda?</p>

<p>Türkiye’de futbolseverlerin en çok aradığı soru yine aynı: Barcelona - Real Madrid maçı hangi kanalda?</p>

<p>El Clasico, Türkiye’de S Sport ve S Sport Plus üzerinden canlı yayınlanacak. Yayının şifreli platform üzerinden verilmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu nedenle “Barcelona Real Madrid canlı izle”, “El Clasico hangi kanalda”, “Real Madrid maçı hangi kanalda” aramaları maç saatine doğru daha da yükseldi.</p>

<p>Arda Güler oynayacak mı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Real Madrid cephesinde Türk futbolseverlerin gözü doğal olarak Arda Gülerde. Genç yıldız, sezon boyunca Real Madrid maçlarının Türkiye’de daha yakından takip edilmesinin başlıca nedenlerinden biri oldu.</p>

<p>Real Madrid’in daha önceki El Clasico kadrolarında Arda Güler’in yer alması, bu karşılaşma öncesinde de “Arda Güler ilk 11’de mi?” sorusunu öne çıkardı. Resmi ilk 11 açıklandığında genç oyuncunun durumu netleşecek.</p>

<p>Barcelona için şampiyonluk virajı</p>

<p>Barcelona, Real Madrid karşısına yalnızca prestij için çıkmıyor. Katalan ekibi, ezeli rakibi karşısında alacağı sonuçla ligde şampiyonluk kapısını tamamen aralayabilir.</p>

<p>Real Madrid ise zorlu deplasmanda hem puan farkını azaltmak hem de rakibinin olası kutlama planını bozmak istiyor. Bu nedenle maç, klasik rekabetin ötesinde psikolojik ağırlığı yüksek bir sınava dönüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/barcelona-real-madrid-hangi-kanalda-el-clasicoda-gozler-arda-gulerde</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8723.jpeg" type="image/jpeg" length="47403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa’da Final Gecesi: Elazığspor ile Muğlaspor’un 1. Lig Kapısı Açıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bursada-final-gecesi-elazigspor-ile-muglasporun-1-lig-kapisi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bursada-final-gecesi-elazigspor-ile-muglasporun-1-lig-kapisi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nesine 2. Lig Play-Off finalinde Elazığspor ile Muğlaspor, Bursa’da sezonun en kritik maçına çıktı. Saat 19.00’da başlayan mücadele, hem Elazığ hem Muğla’da “1. Lig’e kim yükselecek?” sorusunu gündemin merkezine taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa, bu akşam yalnızca bir futbol maçına değil, iki şehrin sezon boyunca biriktirdiği umuda ev sahipliği yapıyor. Elazığspor ile Muğlaspor, Nesine 2. Lig Play-Off finalinde karşı karşıya gelirken tribünlerden ekran başına kadar geniş bir futbol kitlesi bu kritik randevuya kilitlendi.</p>

<p>Karşılaşma, 10 Mayıs 2026 Pazar günü saat 19.00’da Bursa Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadyumu’nda başladı. Mücadele Tivibu Spor ekranlarından canlı yayınlandı.</p>

<p>Elazığspor Muğlaspor maçı neden bu kadar önemli?</p>

<p>Bu finalin anlamı yalnızca kupa ya da tek maçlık üstünlük değil. Sahadan galip ayrılacak ekip, bir üst lige çıkma yolunda sezonun en büyük adımını atacak. Bu nedenle “Elazığspor Muğlaspor maçı kaç kaç?”, “Elazığspor Muğlaspor hangi kanalda?” ve “2. Lig Play-Off finali ne zaman?” aramaları maç saatiyle birlikte hız kazandı.</p>

<p>Elazığspor cephesinde bordo-beyazlı camia uzun süredir beklediği yükseliş fırsatını Bursa’da değerlendirmek istiyor. Muğlaspor ise final yolculuğunu şampiyonlukla tamamlayarak tarihi bir eşiği aşmanın hesabını yapıyor.</p>

<p>Bursa’daki final iki şehirde de heyecan oluşturdu</p>

<p>Finalin Bursa’da oynanması, maça tarafsız saha atmosferi kazandırdı. Buna rağmen hem Elazığ’dan hem Muğla’dan taraftarların karşılaşmaya yoğun ilgi göstermesi, mücadelenin yalnızca sportif değil, şehir hafızası açısından da önemli olduğunu gösterdi.</p>

<p>Muğlaspor taraftarları için Bursa’ya otobüs desteği sağlandığı, final öncesinde kentte ciddi bir hareketlilik oluştuğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elazığspor Muğlaspor finali hangi kanalda?</p>

<p>Karşılaşma Tivibu Spor’dan canlı yayınlandı. Maç öncesinde arama motorlarında en çok öne çıkan sorular arasında “Muğlaspor Elazığspor maçı hangi kanalda?”, “Elazığspor Muğlaspor canlı izle” ve “Elazığspor Muğlaspor maç sonucu” ifadeleri yer aldı.</p>

<p>Finalin ardından gözler maç sonucuna, gollere ve 1. Lig’e yükselecek takıma çevrilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bursada-final-gecesi-elazigspor-ile-muglasporun-1-lig-kapisi-acildi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 22:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8723.jpeg" type="image/jpeg" length="66186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin Üniversitesi’nde Acı Kayıp: Öğr. Gör. Juan Botella Lucas Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mersin-universitesinde-aci-kayip-ogr-gor-juan-botella-lucas-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mersin-universitesinde-aci-kayip-ogr-gor-juan-botella-lucas-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim elemanlarından Öğretim Görevlisi Juan Botella Lucas’ın vefatı, üniversite camiasında üzüntü yarattı. Akademik çalışmaları ve öğrencileriyle kurduğu yakın iletişimle tanınan Lucas’ın yaşamını yitirdiği haberi, kurumun yayımladığı taziye mesajıyla duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan açıklamada, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde görev yapan Öğr. Gör. Juan Botella Lucas’ın 9 Mayıs 2026 tarihinde hayatını kaybettiği bildirildi. Açıklamada, “Değerli hocamızın kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz” ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akademik çevrede üzüntüyle karşılandı<br />
Üniversite bünyesinde uzun süredir görev yaptığı öğrenilen Juan Botella Lucas’ın vefatı sonrası çok sayıda öğrenci ve akademisyen sosyal medya üzerinden taziye mesajları paylaştı. Özellikle sanat eğitimi alanındaki çalışmalarıyla bilinen Lucas’ın, öğrencileri üzerinde önemli bir iz bıraktığı ifade edildi.</p>

<p>Güzel Sanatlar Fakültesi’nde görev yapıyordu<br />
Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim elemanı olarak görev yapan Lucas’ın eğitim faaliyetlerinin yanı sıra çeşitli sanatsal projelerde de yer aldığı belirtildi. Vefat haberinin ardından üniversite çevresinde büyük üzüntü yaşandı.</p>

<p>Öğr. Gör. Juan Botella Lucas neden öldü?<br />
Öğr. Gör. Juan Botella Lucas’ın ölüm nedenine ilişkin üniversite tarafından resmi bir açıklama yapılmadı. Kamuoyuna yalnızca vefat bilgisi paylaşılırken, cenaze ve defin sürecine ilişkin detayların ilerleyen saatlerde netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mersin-universitesinde-aci-kayip-ogr-gor-juan-botella-lucas-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9328.jpeg" type="image/jpeg" length="35769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İtalya’dan Gelen Acı Haber: Zeynep Sıla Kaya Düzce’de Toprağa Verildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/italyadan-gelen-aci-haber-zeynep-sila-kaya-duzcede-topraga-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/italyadan-gelen-aci-haber-zeynep-sila-kaya-duzcede-topraga-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Üniversitesi’nde görev yapan akademisyen çiftin kızı Zeynep Sıla Kaya, eğitim için bulunduğu İtalya’da hayatını kaybetmesinin ardından memleketi Düzce’de son yolculuğuna uğurlandı. Genç yaşta gelen ölüm haberi kentte büyük üzüntü oluştururken, cenaze töreninde duygu dolu anlar yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yüksek lisans eğitimi için İtalya’da bulunan 26 yaşındaki Zeynep Sıla Kaya’nın, yürüdüğü sırada aniden rahatsızlandığı ve yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiği öğrenildi. Acı haberin ardından genç kızın naaşı Türkiye’ye getirildi.</p>

<p>Düzce Şehir Mezarlığı Şehitlik Camii’nde ikindi namazının ardından düzenlenen cenaze törenine Kaya ailesinin yakınları, üniversite camiası, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Tören boyunca gözyaşları dinmezken, genç kızın yakınlarının tabuta sarıldığı anlar yürek burktu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zeynep Sıla Kaya’nın babası, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Kaya; annesi ise Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşegül Kaya olarak biliniyor. Kentte tanınan akademisyen ailenin yaşadığı büyük acı, üniversite çevresinde de derin üzüntü yarattı.</p>

<p>Cenaze namazına Düzce Valisi Mehmet Makas ile Nedim Sözbir başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi de katıldı. Yetkililer, Kaya ailesine başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>Genç yaşta yaşamını yitiren Zeynep Sıla Kaya’nın vefatı, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Çok sayıda kullanıcı ve öğrenci topluluğu paylaşım yaparak aileye destek mesajları yayımladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/italyadan-gelen-aci-haber-zeynep-sila-kaya-duzcede-topraga-verildi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9323.jpeg" type="image/jpeg" length="84346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadın Futbol Süper Ligi’nde Şampiyon Fenerbahçe Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kadin-futbol-super-liginde-sampiyon-fenerbahce-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kadin-futbol-super-liginde-sampiyon-fenerbahce-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nde sezonun zirvesine sarı lacivertli ekip çıktı. Fenerbahçe Petrol Ofisi Kadın Futbol Takımı, bitime haftalar kala elde ettiği istikrarlı performansla 2025-2026 sezonunun şampiyonluğunu ilan etti. Sosyal medyada kısa sürede gündem olan kutlama paylaşımı, taraftarlar arasında büyük yankı uyandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ligde sezon boyunca hücum gücüyle dikkat çeken Fenerbahçe, attığı goller ve namağlup serisiyle rakiplerine üstünlük kurdu. Özellikle büyük skorlu galibiyetler, takımın sezon boyunca ortaya koyduğu dominant oyunun simgesi haline geldi.</p>

<p>Sarı lacivertliler yalnızca puan tablosunda değil, kadın futboluna yönelik ilginin artmasında da önemli bir rol oynadı. Dereağzı’nda oynanan maçlara artan taraftar ilgisi ve sosyal medya etkileşimleri, kadın futbolunun Türkiye’de yeni bir eşiğe geçtiği yorumlarını beraberinde getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sezon boyunca teknik heyetin oyun disiplini, yabancı oyuncuların katkısı ve yerli futbolcuların performansı dikkat çekti. Gol yollarındaki üretkenlik, savunmadaki denge ve geniş kadro rotasyonu, Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşıyan temel unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Bu sonuçla birlikte Fenerbahçe, gelecek sezon Türkiye’yi Avrupa arenasında temsil etme hakkını da elde etti. Kulübün önümüzdeki dönemde UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi için daha güçlü bir kadro planlamasına gitmesi bekleniyor.</p>

<p>Kadın futbolunda son yıllarda yükselen rekabetin yeni sezonda daha sert geçeceği yorumları yapılırken, Galatasaray, Beşiktaş ve FOMGET gibi ekiplerin de transfer çalışmalarını hızlandıracağı konuşuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kadin-futbol-super-liginde-sampiyon-fenerbahce-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8723.jpeg" type="image/jpeg" length="99179"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser Tedavisinde Yeni Aşama: CAR-T Hücreleri Katı Tümörlerde Umut Verdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kanser-tedavisinde-yeni-asama-car-t-hucreleri-kati-tumorlerde-umut-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kanser-tedavisinde-yeni-asama-car-t-hucreleri-kati-tumorlerde-umut-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser tedavisinde devrim olarak görülen CAR-T hücre teknolojisi artık yalnızca kan kanserlerinde değil, katı tümörlerde de dikkat çekici sonuçlar vermeye başladı. Bilim insanları, bağışıklık sistemini tümöre karşı yeniden programlayan yeni nesil tedaviler üzerinde çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son yılların en dikkat çekici kanser tedavilerinden biri olan CAR-T hücre terapileri, yeni araştırmalarla birlikte farklı kanser türlerinde de umut vermeye başladı.</p>

<p>Daha önce özellikle lösemi ve lenfoma gibi kan kanserlerinde kullanılan bu yöntem, artık:</p>

<ul>
 <li>beyin tümörleri,</li>
 <li>pankreas kanseri,</li>
 <li>akciğer kanseri,</li>
 <li>yumurtalık kanseri<br />
 gibi katı tümörlerde de araştırılıyor.</li>
</ul>

<p>CAR-T Tedavisi Nedir?</p>

<p>CAR-T tedavisinde hastanın bağışıklık hücreleri laboratuvarda genetik olarak değiştiriliyor. Daha sonra bu hücreler yeniden hastaya verilerek kanser hücrelerini hedef alması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar bu yaklaşımı:<br />
“Bağışıklık sisteminin kişiye özel yeniden eğitilmesi”<br />
olarak tanımlıyor.</p>

<p>Neden Bu Kadar Önemli Görülüyor?</p>

<p>Klasik kemoterapi birçok sağlıklı hücreyi de etkileyebilirken, CAR-T tedavileri doğrudan kanser hücresini hedeflemeye çalışıyor.</p>

<p>Araştırmacılar özellikle:</p>

<ul>
 <li>daha güçlü hedefleme,</li>
 <li>daha uzun bağışıklık yanıtı,</li>
 <li>kişiye özel tedavi,</li>
 <li>dirençli kanserlerde yeni seçenekler</li>
</ul>

<p>nedeniyle bu alana yoğunlaşıyor.</p>

<p>Katı Tümörlerde Neden Zordu?</p>

<p>CAR-T teknolojisi kan kanserlerinde başarılı sonuçlar verse de katı tümörlerde bazı engeller bulunuyordu.</p>

<p>Özellikle:</p>

<ul>
 <li>tümör çevresinin bağışıklığı baskılaması,</li>
 <li>hücrelerin tümöre ulaşmakta zorlanması,</li>
 <li>kanserin bağışıklıktan saklanabilmesi</li>
</ul>

<p>bilim insanlarının çözmeye çalıştığı başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Yeni nesil çalışmalar ise bu engelleri aşmaya odaklanıyor.</p>

<p>Yeni Araştırmalarda Neler Var?</p>

<p>Bilim insanları şimdi:</p>

<ul>
 <li>tümör içine ilaç bırakabilen CAR-T hücreleri,</li>
 <li>vücutta doğrudan üretilebilen sistemler,</li>
 <li>daha düşük maliyetli üretim yöntemleri,</li>
 <li>daha güvenli bağışıklık kontrol mekanizmaları</li>
</ul>

<p>üzerinde çalışıyor.</p>

<p>Bazı deneysel modellerde umut verici erken sonuçlar bildirildi.</p>

<p>Kanserde Kesin Çözüm mü?</p>

<p>Hayır. Uzmanlar, CAR-T tedavisinin her kanser türünde kesin çözüm olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Tedavi halen:</p>

<ul>
 <li>yüksek maliyet,</li>
 <li>ciddi yan etkiler,</li>
 <li>sınırlı erişim,</li>
 <li>kişiye özel üretim süreçleri</li>
</ul>

<p>gibi önemli zorluklar içeriyor.</p>

<p>Ancak bilim dünyası, bağışıklık sistemini hedefleyen bu yaklaşımın önümüzdeki yıllarda kanser tedavisini önemli ölçüde değiştirebileceğini düşünüyor.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Nature, The Guardian, güncel CAR-T araştırmaları ve uluslararası onkoloji yayınları.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kanser-tedavisinde-yeni-asama-car-t-hucreleri-kati-tumorlerde-umut-verdi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9321.jpeg" type="image/jpeg" length="80744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HIV Tedavisinde Yeni Dönem: Yılda 1-2 Kez Uygulanan İlaçlar Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hiv-tedavisinde-yeni-donem-yilda-1-2-kez-uygulanan-ilaclar-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hiv-tedavisinde-yeni-donem-yilda-1-2-kez-uygulanan-ilaclar-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HIV tedavisinde her gün ilaç kullanımı gerektiren klasik yaklaşım değişebilir. Bilim insanları, yılda yalnızca 1 veya 2 kez uygulanan uzun etkili yeni nesil HIV tedavileri üzerinde yoğunlaşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HIV alanında geliştirilen uzun etkili yeni nesil ilaçlar, sağlık dünyasında dikkat çeken başlıklardan biri haline geldi. Özellikle Gilead tarafından geliştirilen lenacapavir temelli tedaviler, klasik günlük ilaç kullanımının yerine daha seyrek uygulanan modelleri gündeme taşıdı.</p>

<p>Uzmanlara göre bu yaklaşım, HIV tedavisinde hem yaşam kalitesini hem de tedaviye uyumu değiştirebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HIV Tedavisinde Neler Değişiyor?</p>

<p>Mevcut HIV tedavisinde birçok hasta her gün düzenli ilaç kullanmak zorunda kalıyor. Ancak yeni geliştirilen uzun etkili ilaç sistemleri sayesinde:</p>

<ul>
 <li>aylık,</li>
 <li>6 aylık,</li>
 <li>hatta yılda 1-2 kez uygulanan</li>
</ul>

<p>tedavi modelleri üzerinde çalışılıyor.</p>

<p>Bu gelişme özellikle düzenli ilaç erişiminin zor olduğu bölgelerde büyük önem taşıyor.</p>

<p>Yeni Nesil Tedaviler Nasıl Çalışıyor?</p>

<p>Lenacapavir gibi uzun etkili ilaçlar, virüsün çoğalma mekanizmasını hedef alıyor ve vücutta uzun süre etkisini sürdürebiliyor.</p>

<p>Araştırmacılar bu sayede:</p>

<ul>
 <li>günlük ilaç yükünü azaltmayı,</li>
 <li>tedaviye uyumu artırmayı,</li>
 <li>HIV bulaş riskini düşürmeyi</li>
</ul>

<p>amaçlıyor.</p>

<p>Bazı çalışmalar, uzun etkili tedavilerin koruyucu kullanım alanında da etkili olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>HIV Tamamen Ortadan Kalkıyor mu?</p>

<p>Hayır. Şu anki gelişmeler HIV’i tamamen yok eden kesin bir tedavi anlamına gelmiyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar, uzun etkili yeni nesil ilaçların:</p>

<ul>
 <li>virüs baskılanmasını kolaylaştırabileceğini,</li>
 <li>düzenli tedaviye erişimi artırabileceğini,</li>
 <li>yaşam kalitesini iyileştirebileceğini</li>
</ul>

<p>belirtiyor.</p>

<p>Bilim Dünyası Neden Heyecanlı?</p>

<p>Uzmanlara göre HIV tedavisindeki en büyük sorunlardan biri düzenli ilaç kullanımının sürdürülebilmesi.</p>

<p>Yeni uzun etkili tedaviler:</p>

<ul>
 <li>unutulan dozları azaltabilir,</li>
 <li>sosyal damgalanmayı azaltabilir,</li>
 <li>hastaların günlük yaşamını kolaylaştırabilir.</li>
</ul>

<p>Bu nedenle birçok araştırmacı HIV alanında “uzun etkili ilaç çağı”nın başladığını düşünüyor.</p>

<p>Bundan Sonra Ne Bekleniyor?</p>

<p>Bilim insanları:</p>

<ul>
 <li>daha uzun etkili enjeksiyonlar,</li>
 <li>implant sistemleri,</li>
 <li>koruyucu HIV aşıları,</li>
 <li>gen düzenleme teknolojileri</li>
</ul>

<p>üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Bazı deneysel projelerde HIV’i tamamen baskılamaya yönelik yeni biyoteknolojik yaklaşımlar da araştırılıyor.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Gilead, güncel HIV klinik araştırmaları ve uluslararası enfeksiyon hastalıkları yayınları.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hiv-tedavisinde-yeni-donem-yilda-1-2-kez-uygulanan-ilaclar-gundemde</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9320.jpeg" type="image/jpeg" length="28170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="66377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="72204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="40642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="48983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="46659"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
