<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2026 08:47:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şizofrenide sıra dışı bulgu: Doğuştan körlerde neden görülmüyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sizofrenide-sira-disi-bulgu-dogustan-korlerde-neden-gorulmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sizofrenide-sira-disi-bulgu-dogustan-korlerde-neden-gorulmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğuştan körlük ile şizofreni arasında yıllardır dikkat çeken sıra dışı bir ilişki tartışılıyor. Araştırmalarda, özellikle çok erken dönemde gelişen kortikal körlüğü olan kişilerde şizofreni vakasına rastlanmaması, bilim insanlarını beynin gerçekliği nasıl kurduğu sorusuna yeniden götürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zihinsel hastalıklar alanında zaman zaman bir veri, bütün bildiklerimizi yerinden oynatır. Doğuştan körlük ve şizofreni arasındaki ilişki de tam olarak böyle bir başlık. Çünkü onlarca yıldır araştırmacıları şaşırtan ortak bir gözlem var: Çok erken yaşta, özellikle beynin görme merkezleriyle ilişkili kortikal körlük yaşayan kişilerde şizofreni neredeyse hiç görülmüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu dikkat çekici tabloyu en güçlü biçimde gündeme taşıyan çalışmalardan biri 2018’de yayımlandı. Batı Avustralya’da yüz binlerce çocuğun verisinin incelendiği araştırmada, 6 yaş öncesi kortikal körlüğü olan 66 kişide şizofreni ya da başka bir psikotik bozukluk saptanmadı. Aynı araştırma, periferik nedenlere bağlı görme kaybında ise aynı net koruyucu tablonun görülmediğini ortaya koydu.</p>

<p>Bilim insanlarının ilgisini çeken asıl nokta burada başlıyor. Şizofreni yalnızca “görülen” ya da “duyulan” şeylerle ilgili bir hastalık değil. Aynı zamanda beynin dış dünyayı nasıl yorumladığı, eksik bilgiyi nasıl tamamladığı ve gerçekliği nasıl inşa ettiğiyle de ilgili. Bazı araştırmacılar, erken dönemde görsel sistemin farklı gelişmesinin, beynin gerçeklik kurma biçimini de değiştirebileceğini düşünüyor. Bu nedenle doğuştan körlüğün bazı durumlarda şizofreniye karşı koruyucu bir etki oluşturabileceği tartışılıyor.</p>

<p>Yine de bu başlık sosyal medyada paylaşıldığı kadar kesin değil. Uzmanlar, “doğuştan kör olmak şizofreni riskini tamamen ortadan kaldırır” cümlesinin mevcut verilerin ötesine geçtiğini söylüyor. Çünkü eldeki bulgular dikkat çekici olsa da örneklem sayısı hâlâ sınırlı ve bugüne kadar vaka görülmemiş olması, bunun biyolojik olarak imkânsız olduğu anlamına gelmiyor. 2020’de yayımlanan değerlendirme yazıları da bu nedenle daha temkinli bir dil öneriyor.</p>

<p>Bir başka kritik ayrıntı da körlüğün türü. Araştırmalarda “kortikal körlük” ile göz, retina ya da optik sinir kaynaklı “periferik körlük” aynı şey olarak ele alınmıyor. Şu ana kadarki veriler, olası koruyucu etkinin özellikle erken kortikal körlükte öne çıktığını gösteriyor. Yani konu, yalnızca görmeme hali değil; beynin görsel bilgiyi hiç almadan nasıl geliştiğiyle ilgili olabilir.</p>

<p>Bu yüzden mesele yalnızca psikiyatriyi değil, nörobilimi de ilgilendiriyor. Eğer beynin erken gelişim dönemindeki bu farklı yapılanma gerçekten koruyucu bir etki yaratıyorsa, bu durum şizofreninin nasıl ortaya çıktığına dair güçlü ipuçları verebilir. Başka bir ifadeyle, bilim insanları burada yalnızca sıra dışı bir istisnayı değil, zihnin karanlıkta nasıl yol bulduğunu anlamaya çalışıyor.</p>

<p>Bugün için söylenebilecek en doğru cümle şu: Doğuştan ya da çok erken dönemde gelişen bazı körlük türleri, özellikle de kortikal körlük, şizofreniye karşı güçlü bir koruyucu etkiyle ilişkili olabilir. Ama bunun “kesin kalkan” olduğu henüz kanıtlanmış değil. Bilim bazen büyük cevapları sessiz istisnaların içinde saklar. Bu başlık da tam olarak öyle görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sizofrenide-sira-disi-bulgu-dogustan-korlerde-neden-gorulmuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 08:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7570.jpeg" type="image/jpeg" length="31242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sertleşme (Erektil disfonksiyon) sorunu nasıl anlaşılır, neden olur ve tedavisi var mı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sertlesme-sorunu-nasil-anlasilir-neden-olur-ve-tedavisi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sertlesme-sorunu-nasil-anlasilir-neden-olur-ve-tedavisi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birçok erkek bunu geçici bir performans sorunu sanıp sessizce geçmesini bekliyor. Oysa sertleşme sorunu bazen yalnızca cinsel yaşamı değil, damar sağlığını, hormon dengesini ve ruhsal yükü de işaret eden bir tabloya dönüşebiliyor. Masum gibi görünse de, asıl soru çoğu zaman burada başlıyor: Sorun sadece o anla mı sınırlı, yoksa vücudun verdiği daha büyük bir sinyal mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sertleşme sorunu nedir ve vücutta nasıl ilerler?</p>

<p>Sertleşme sorunu, penise giden kan akımının, sinir iletisinin, hormonların ve beyindeki cinsel uyarı sürecinin birlikte çalıştığı zincirde aksama olduğunda ortaya çıkıyor. Sağlıklı bir ereksiyon için damarların gevşemesi, penise yeterli kanın dolması ve bu kanın belirli süre korunması gerekiyor; zincirin herhangi bir halkasındaki bozulma tabloyu başlatabiliyor.</p>

<p>Her zaman düşünüldüğü kadar basit olmayabilir. Çünkü sorun yalnızca “sertleşememe” şeklinde başlamıyor; bazen ereksiyonun geç oluşması, yeterince sert olmaması ya da ilişki sırasında hızla kaybolması ilk işaret oluyor. Süreklilik kazandığında ise stres, özgüven kaybı ve ilişki gerilimi tabloyu daha da ağırlaştırabiliyor.</p>

<p>Erken belirtileri nelerdir, hangi işaretler gözden kaçabilir?</p>

<p>En belirgin işaret, cinsel ilişki için yeterli sertliğin sağlanamaması ya da korunamaması. Ancak sabah ereksiyonlarının zayıflaması, cinsel istekte belirgin düşüş, ilişki sırasında sertliğin kısa sürede kaybolması ve buna eşlik eden kaygı da erken dönemde gözden kaçan sinyaller arasında yer alabiliyor. Avrupa Üroloji Birliği, değerlendirmede sabah ereksiyonlarının niteliği, sertliğin süresi ve cinsel istek düzeyinin özellikle sorgulanması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>İşte burada tablo değişiyor. Çünkü bazı erkekler sorunu yalnızca yoğunluk, yorgunluk ya da yaşla açıklıyor. Oysa devam eden sertleşme problemi, özellikle diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği veya kalp hastalığı bulunan kişilerde daha dikkatli ele alınması gereken bir uyarı olabiliyor.</p>

<p>Kimlerde daha sık görülür?</p>

<p>Yaş ilerledikçe risk artıyor, ancak bu durum “yaşlanmanın doğal ve kaçınılmaz sonucu” anlamına gelmiyor. NIDDK ve Mayo Clinic verilerine göre diyabeti, kalp hastalığı, obezitesi, yüksek tansiyonu, sigara kullanımı veya yoğun stres yükü olan kişilerde sertleşme sorunu daha sık görülüyor. Bazı antidepresanlar, tansiyon ilaçları ve pelvik bölge ameliyatları da riski artırabiliyor.</p>

<p>Özellikle genç yaşta ortaya çıkan ve tekrarlayan vakalarda konu daha da önem kazanıyor. Mayo Clinic’in Princeton IV uzlaşısına dayandırdığı değerlendirmeye göre erektil disfonksiyon yalnızca yaşam kalitesi sorunu değil, sessiz koroner arter hastalığı için de risk artırıcı bir belirteç olarak görülmeli.</p>

<p>Neden olur?</p>

<p>Nedenler iki ana hatta ilerliyor: fiziksel ve psikolojik. Fiziksel tarafta damar sertliği, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet, obezite, testosteron düşüklüğü, nörolojik hastalıklar, uyku bozuklukları, alkol ve sigara öne çıkıyor. Psikolojik tarafta ise stres, depresyon, kaygı, ilişki sorunları ve “yeniden olacak mı?” korkusu sorunu başlatabiliyor ya da büyütebiliyor.</p>

<p>Bazen de iki neden iç içe geçiyor. Hafif bir damar sorunu ya da hormonal dengesizlik, performans kaygısını tetikliyor; kaygı ise ereksiyon sorununu daha görünür hale getiriyor. Bu yüzden “tamamen psikolojik” ya da “tamamen fiziksel” diye kestirip atmak çoğu zaman doğru olmuyor.</p>

<p>Ne zaman doktora gidilmeli, hangi doktora gidilir?</p>

<p>Ara sıra yaşanan tekil durumlar her zaman hastalık anlamına gelmeyebilir. Ancak sorun birkaç hafta boyunca tekrarlıyorsa, sertlik belirgin biçimde azaldıysa, sabah ereksiyonları zayıfladıysa ya da buna diyabet, göğüs ağrısı, hipertansiyon, düşük cinsel istek gibi başka bulgular eşlik ediyorsa doktora başvurmak gerekiyor.</p>

<p>İlk başvuru için üroloji en doğru branş kabul ediliyor. NIDDK, tanı sürecinde ürologların tıbbi öykü, cinsel öykü, ruhsal durum, fizik muayene ve gerekirse kan testleri ile ultrason gibi incelemeleri kullandığını belirtiyor. Ancak altta yatan nedene göre hasta endokrinoloji, kardiyoloji, psikiyatri/psikoloji ya da aile hekimliği üzerinden ilgili alanlara da yönlendirilebiliyor. Erken başvuru, hem daha ciddi hastalıkların atlanmaması hem de tedavinin gecikmemesi açısından kritik görülüyor.</p>

<p>Nasıl tedavi edilir, tedavisi var mı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Klasik yaklaşımın ilk adımı, altta yatan nedeni bulmak. Sigara kullanımı, aşırı alkol, hareketsizlik, kilo fazlası, kontrolsüz diyabet veya kullanılan bazı ilaçlar tabloyu besliyorsa önce bu başlıklar düzeltiliyor. NIDDK’ye göre yaşam tarzı değişiklikleri, danışmanlık desteği ve gerekirse ilaç tedavisi birlikte ele alındığında sonuçlar daha iyi olabiliyor.</p>

<p>İlaç tarafında güncel ana omurgayı ağızdan kullanılan PDE5 inhibitörleri oluşturuyor. EAU rehberi, güncel standart tedavide EMA onaylı dört PDE5 inhibitörünün kullanıldığını; bu ilaçların penise giden kan akımını artırmaya yardımcı olduğunu, ancak nitrat içeren ilaçlarla birlikte kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Çünkü bu kombinasyon ciddi tansiyon düşüşüne yol açabiliyor.</p>

<p>Ağızdan ilaçların uygun olmadığı ya da yeterince etkili olmadığı hastalarda seçenekler bununla bitmiyor. Enjeksiyon tedavileri, üretradan uygulanan ilaçlar, vakum cihazları ve seçilmiş olgularda penil protez gündeme gelebiliyor. NIDDK, çoğu hastanın ameliyata ihtiyaç duymadığını, ancak diğer seçenekler başarısız olduğunda protez gibi cerrahi yöntemlerin değerlendirilebildiğini aktarıyor. EAU verilerine göre modern penil protezlerde mekanik arıza oranı 5 yıl sonunda yüzde 5’in altında; meta-analizde implantın dayanıklılığı 1 yılda yüzde 93,3, 5 yılda yüzde 87,2 olarak bildiriliyor.</p>

<p>Yan etki dengesi de önemli. NIDDK, ağızdan ilaçlar, enjeksiyonlar ve fitil benzeri uygulamalarda uzun süren ağrılı ereksiyon, yani priapizm, ayrıca bazı ağızdan ilaçlarda görme veya işitme kaybı gibi acil değerlendirme gerektiren durumların nadir de olsa görülebileceğini belirtiyor. Bu nedenle “internetten rastgele ürün” yerine hekim gözetimi kritik.</p>

<p>Yeni tedaviler ve güncel gelişmeler neler?</p>

<p>Son yılların en dikkat çeken doğrulanmış gelişmelerinden biri, FDA’nın 9 Haziran 2023’te Eroxon (MED3000) için verdiği pazarlama izni oldu. FDA belgelerine göre bu ürün, 22 yaş ve üzerindeki erkeklerde erektil disfonksiyon tedavisi için yetkilendirildi ve reçetesiz kullanılabilen topikal bir seçenek olarak sınıflandırıldı.</p>

<p>Klinik veri tarafında ise eldeki sonuçlar umut verici ama ölçülü okunmalı. AUA’da sunulan iki Faz 3 çalışmanın özet verilerine göre 12 haftalık FM57 çalışmasında MED3000 kullanan grupta klinik olarak anlamlı iyileşme gösterenlerin oranı genel olarak yüzde 59 oldu. Ayrı bir çalışmada, 24 haftada MED3000 ile bu oran yüzde 59 iken tadalafil 5 mg kullanan grupta yüzde 83 olarak bildirildi; aynı sunumda MED3000 uygulanan ilişki denemelerinin yüzde 60,1’inde ereksiyonun 10 dakika içinde fark edildiği aktarıldı. Bununla birlikte bu veriler, standart ağızdan tedavilerin yerini otomatik olarak aldığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Diğer yeni nesil alanlarda ise daha temkinli bir tablo var. EAU 2026 rehberi, düşük yoğunluklu şok dalga tedavisinin damar kaynaklı seçilmiş hastalarda erektil fonksiyonda hafif iyileşme sağlayabildiğini bildiriyor. Ancak PRP ve kök hücre gibi rejeneratif yaklaşımlar için kanıtın hâlâ yetersiz olduğunu, bu nedenle klinik uygulamada rutin öneri verilemeyeceğini açıkça söylüyor. Bu başlıkta FDA veya EMA tarafından onaylanmış bir immünoterapi, biyolojik ajan ya da hedefe yönelik standart tedavi bulunmuyor.</p>

<p>Nasıl önlenir?</p>

<p>Koruyucu çerçeve şaşırtıcı biçimde temel sağlık alışkanlıklarına dayanıyor. Sigaranın bırakılması, alkolün sınırlanması, düzenli egzersiz, sağlıklı kilo, diyabet ve tansiyonun kontrolü, uyku düzeni ve stres yönetimi hem sertleşme sorununu önlemede hem de mevcut tabloyu hafifletmede etkili olabiliyor. NIDDK ve Mayo Clinic, kalp ve damar sağlığını koruyan yaşam tarzının erektil fonksiyon için de koruyucu olduğunu vurguluyor.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>En sık yapılan hata, sorunu “yalnızca performans meselesi” sanıp aylarca ertelemek. Çünkü utanma duygusu geçici olabilir ama altta yatan diyabet, damar hastalığı ya da hormonal bozukluk sessizce ilerlemeye devam edebilir.</p>

<p>Kısa soru-cevap</p>

<p>Sertleşme sorunu nedir?<br />
Cinsel ilişki için yeterli sertliğin sağlanamaması ya da sürdürülememesi durumudur.</p>

<p>Sertleşme sorunu neden olur?<br />
Damar, sinir, hormon, ilaç yan etkisi, stres, kaygı ve ilişki sorunları dahil birçok neden rol oynayabilir.</p>

<p>Nasıl anlaşılır?<br />
Tekrarlayan ereksiyon güçlüğü, sertliğin kısa sürmesi, sabah ereksiyonlarında azalma ve cinsel istekte belirgin düşüş uyarı işareti olabilir.</p>

<p>Hangi doktora gidilir?<br />
İlk başvuru için en uygun branş ürolojidir; gerekirse kardiyoloji, endokrinoloji veya ruh sağlığı alanlarına yönlendirme yapılabilir.</p>

<p>Tedavisi var mı?<br />
Evet. Yaşam tarzı düzenlemesi, danışmanlık, ağızdan ilaçlar, enjeksiyon, vakum cihazı, topikal ürünler ve seçilmiş olgularda cerrahi dahil farklı seçenekler bulunuyor.</p>

<p>Sertleşme sorunu çoğu zaman konuşulmayan bir başlık olarak kalıyor. Ama tekrarlıyorsa, özellikle başka sağlık sorunlarıyla birlikte geliyorsa, bunu yalnızca mahrem bir sıkıntı değil, vücudun verdiği bir erken uyarı olarak görmek gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sertlesme-sorunu-nasil-anlasilir-neden-olur-ve-tedavisi-var-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 08:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/hastalik-hastane-doktor-ilac-tedavi.jpg" type="image/jpeg" length="61780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mikroplastiklere Karşı Doğal Formül: Moringa Tohumu Suyu Temizleyebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mikroplastiklere-karsi-dogal-formul-moringa-tohumu-suyu-temizleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mikroplastiklere-karsi-dogal-formul-moringa-tohumu-suyu-temizleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçme suyundaki mikroplastikleri uzaklaştırmak için bu kez pahalı bir teknoloji değil, bitki temelli bir yöntem gündemde. Yeni bir araştırma, Moringa oleifera tohumu özütünün, yaygın kimyasal arıtıcılarla benzer düzeyde performans gösterebildiğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçme suyundaki görünmez tehdide doğadan dikkat çeken yanıt</p>

<p>Mikroplastikler artık yalnızca denizlerde ya da atık alanlarında konuşulan bir çevre sorunu değil. İçme suyunda da saptanan bu küçük parçacıkların nasıl uzaklaştırılacağı, halk sağlığı ve su güvenliği açısından giderek daha kritik bir başlık haline geliyor. Tam da bu noktada yayımlanan yeni bir çalışma, çözüm arayışında doğaya bakan dikkat çekici bir kapı araladı: Moringa oleifera tohumu.</p>

<p>Araştırmaya göre moringa tohumundan elde edilen özel özüt, sudaki mikroplastiklerin bir araya toplanmasını sağlayarak filtrasyonla uzaklaştırılmasını kolaylaştırıyor. Üstelik sonuçlar, bu bitkisel yöntemin, içme suyu arıtımında uzun süredir kullanılan alüminyum sülfatla benzer bir performans sergileyebildiğini gösteriyor.</p>

<p>Araştırma neyi değiştiriyor?</p>

<p>Bu çalışmanın öne çıkan tarafı, mikroplastik arıtımında yalnızca “etkili bir yöntem” önermesi değil. Aynı zamanda daha biyolojik, daha erişilebilir ve belirli koşullarda daha geniş uygulama potansiyeline sahip bir alternatifin mümkün olabileceğini göstermesi.</p>

<p>Mikroplastikler suda çok küçük boyutlarda ve dağınık halde bulunduğu için klasik filtreleme süreçlerinde her zaman kolayca yakalanamıyor. Moringa tohumu özütü ise koagülasyon adı verilen süreçte devreye girerek bu parçacıkların kümelenmesine yardım ediyor. Parçacıklar büyüdükçe, su arıtma sistemlerinde tutulmaları da daha kolay hale geliyor. Araştırmanın asıl önemi, bu doğal yaklaşımın laboratuvar koşullarında yalnızca teorik değil, ölçülebilir bir performans sunmuş olması.</p>

<p>Çalışmayı kim yaptı, nerede yayımlandı?</p>

<p>Araştırma, Gabrielle S. Batista ve çalışma arkadaşları tarafından yürütüldü. Ekipte ağırlıklı olarak Brezilya’daki São Paulo State University (UNESP) Çevre Mühendisliği Bölümü araştırmacıları yer alırken, çalışmaya Birleşik Krallık’tan University of Birmingham’dan da katkı verildi. Bulgular, 2026 yılında ACS Omega dergisinde yayımlandı.</p>

<p>Makalenin başlığı, Removal of Microplastics from Drinking Water by Moringa oleifera Seed: Comparative Performance with Alum in Direct and in-Line Filtration Systems. Çalışma, doğrudan gerçek yaşam uygulamasına geçmiş bir saha programı değil; kontrollü koşullarda yürütülmüş bir içme suyu arıtma araştırması niteliği taşıyor. Bu ayrım önemli, çünkü sonuçlar umut verici olsa da yöntemin yaygın kullanım için farklı su kaynaklarında ve daha büyük ölçekli sistemlerde ayrıca sınanması gerekiyor.</p>

<p>Laboratuvarda nasıl test edildi?</p>

<p>Araştırmacılar, düşük bulanıklığa sahip sentetik içme suyuna yaşlandırılmış PVC mikroplastikler ve humik asit ekleyerek gerçeğe yakın bir test ortamı kurdu. Mikroplastikler UV ile yaşlandırıldı; ardından hem moringa tohumu tuzlu özütü hem de alüminyum sülfat kullanılarak iki ayrı arıtma yaklaşımı karşılaştırıldı. Çalışma, doğrudan filtrasyon ile hat içi filtrasyon sistemlerini de birlikte değerlendirdi.</p>

<p>Bulgulara göre belirli koşullarda moringa özütü ile alüminyum sülfat, mikroplastik gideriminde birbirine çok yakın sonuçlar verdi. PubMed’de yer alan özet verilerine göre optimum koşullarda yaşlandırılmış PVC mikroplastik giderimi moringa özütünde yüzde 98,5, alümde ise yüzde 98,7 düzeyine ulaştı. Ayrıca moringa özütünün pH 5,0 ile 8,0 arasındaki daha geniş bir aralıkta etkili performans göstermesi dikkat çekti; alüminyum sülfatta bu aralık daha dar kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Neden önemli?</p>

<p>Bu sonuçlar, içme suyunda mikroplastik temizleme yöntemleri açısından iki nedenle önem taşıyor. İlki, su arıtma teknolojilerinde doğa temelli maddelerin ciddi biçimde yeniden değerlendirilmesine kapı açması. İkincisi ise özellikle küçük ölçekli, kaynakları sınırlı ya da maliyet baskısı yüksek sistemlerde daha uygulanabilir seçeneklerin gündeme gelebileceğini göstermesi.</p>

<p>Araştırma ayrıca, mikroplastik giderimi için doğrudan filtrasyon sürecindeki ilave flokülasyon basamağının her zaman şart olmayabileceğine de işaret etti. Bu da süreçleri sadeleştirme ve işletme maliyetini azaltma açısından dikkat çekici bir teknik ayrıntı olarak öne çıktı.</p>

<p>Öte yandan çalışmada moringa özütünün çözünmüş organik karbonu artırabildiği de belirtildi. Yani yöntem avantajlar sunsa da tamamen sorunsuz bir çözüm gibi sunulmuyor. Bilimsel olarak asıl güven veren nokta da burada yatıyor: Bulgular güçlü, ama sınırları da açık biçimde tarif edilmiş durumda.</p>

<p>İnsanlar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Bu araştırma doğrudan “yarından itibaren tüm arıtma tesislerinde kullanılacak yeni sistem bulundu” anlamına gelmiyor. Ancak içme suyunda mikroplastik arıtımı konusunda daha doğal ve potansiyel olarak daha erişilebilir yöntemlerin geliştirilebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Özellikle kırsal bölgeler, küçük yerleşimler ve ileri kimyasal arıtma altyapısına erişimi sınırlı alanlar için moringa temelli çözümler gelecekte önemli bir seçenek haline gelebilir. Bunun içinse gerçek su kaynaklarında, farklı kirlilik profillerinde ve daha büyük ölçekli pilot uygulamalarda yeni testlere ihtiyaç var. Mevcut bulgu, uygulanabilir eşiğe yaklaşan ama hâlâ doğrulama aşamaları süren bir laboratuvar temelli ilerleme olarak okunmalı.</p>

<p>Temkinli ama güçlü bir eşik</p>

<p>Mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkileri hâlâ yoğun biçimde araştırılıyor. Bu nedenle su arıtımında onları daha etkili biçimde uzaklaştırabilecek her yeni yöntem dikkatle izleniyor. Moringa oleifera tohumu üzerine yayımlanan bu çalışma da, doğa temelli arıtma yaklaşımlarının yalnızca “alternatif” değil, bazı koşullarda teknik olarak güçlü bir seçenek olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Henüz erken aşama sayılabilecek bu çizgide kesin hüküm vermek için erken. Ama görünen şu: Bazen en karmaşık çevre ve sağlık sorunları için yeni yol, çok gelişmiş bir makineden değil, küçük bir tohumdan da çıkabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mikroplastiklere-karsi-dogal-formul-moringa-tohumu-suyu-temizleyebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 07:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7568.jpeg" type="image/jpeg" length="47291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KTÜ öğrencisi İlayda Zorlu’nun ölümüyle ilgili tartışma büyüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ktu-ogrencisi-ilayda-zorlunun-olumuyle-ilgili-tartisma-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ktu-ogrencisi-ilayda-zorlunun-olumuyle-ilgili-tartisma-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu’nun yaşamını yitirmesi, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Genç öğrencinin ölümüyle ilgili ortaya atılan iddialar ve ardından yapılan açıklamalar, olayın yalnızca bir adli vaka olarak değil, aynı zamanda kamuoyunun yakından takip ettiği bir dosya haline gelmesine yol açtı. Evrensel’de yer alan haberlerde, İlayda Zorlu’nun ölümü sonrası farklı şehirlerde açıklamalar ve protestolar yapıldığı görülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlayda Zorlu ismi, ilk olarak ölüm haberinin ardından gündeme geldi. Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi olduğu belirtilen Zorlu’nun yaşamını yitirmesi sonrasında özellikle öğrenci çevrelerinden peş peşe açıklamalar geldi. Bu açıklamalarda, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi ve sürecin bütün yönleriyle araştırılması gerektiği vurgulandı. Evrensel’in ilgili haber başlıklarında da bu ölümün ardından kamuoyunda güçlü bir itiraz ve adalet talebi oluştuğu anlaşılıyor.</p>

<p>Olayın ardından açıklamalar peş peşe geldi</p>

<p>İlayda Zorlu’nun ölümü sonrası yapılan açıklamalarda, dosyanın tek yönlü değerlendirilmemesi gerektiği savunuldu. Özellikle öğrenci grupları ve bazı toplumsal çevreler, genç öğrencinin ölümüne ilişkin tüm ihtimallerin ayrıntılı biçimde incelenmesini istedi. Bu çıkışlar, olayın yalnızca kısa süreli bir gündem başlığı olarak kalmadığını, daha geniş bir tartışmanın parçasına dönüştüğünü gösterdi.</p>

<p>Ankara ve İstanbul’da düzenlenen eylemler de bu tartışmanın büyüdüğünü ortaya koydu. Evrensel’de yer alan haberlere göre, İlayda Zorlu için yapılan açıklama ve eylemlerde polis müdahalesi yaşandı, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bu gelişme, dosyanın yalnızca ölüm haberi boyutuyla değil, sonrasında gelişen toplumsal ve siyasal yankısıyla da dikkat çekmesine neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlayda Zorlu olayı neden gündemde?</p>

<p>Son günlerde “İlayda Zorlu kimdir”, “İlayda Zorlu olayı nedir”, “KTÜ öğrencisi İlayda Zorlu neden öldü” ve “İlayda Zorlu ölüm haberi” şeklindeki aramaların artmasının temel nedeni, olayla ilgili kamuoyuna yansıyan farklı değerlendirmeler oldu. Özellikle resmi süreç ile kamuoyundaki tartışmalar arasındaki fark, dosyayı sıradan bir üçüncü sayfa haberinin dışına taşıdı.</p>

<p>Şu aşamada açık kaynaklara yansıyan bilgiler sınırlı olsa da, görünen tablo genç bir üniversite öğrencisinin ölümünün ardından ciddi soru işaretleri oluştuğu yönünde. Bu nedenle İlayda Zorlu dosyası, hem adli sürecin nasıl ilerleyeceği hem de olayın tüm ayrıntılarıyla aydınlatılıp aydınlatılmayacağı açısından yakından izleniyor.</p>

<p>Gözler soruşturma sürecinde</p>

<p>İlayda Zorlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın nasıl şekilleneceği, önümüzdeki günlerde dosyanın seyrini belirleyecek. Olayın ardından yapılan açıklamalar, kamuoyunda yalnızca bilgi ihtiyacını değil, aynı zamanda şeffaflık beklentisini de artırdı. Bu nedenle süreç ilerledikçe yeni resmi açıklamalar, adli değerlendirmeler ve soruşturma adımları daha da önem kazanacak.</p>

<p>Şimdilik kamuoyunda öne çıkan başlık, Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu’nun ölümünün ardından olayın tüm yönleriyle aydınlatılması yönündeki çağrıların giderek güçlenmesi. Özellikle öğrenciler ve hak savunucuları tarafından yükseltilen bu talep, dosyanın gündemde kalacağını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ktu-ogrencisi-ilayda-zorlunun-olumuyle-ilgili-tartisma-buyuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 07:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7462.jpeg" type="image/jpeg" length="65311"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rıza Kayaalp finalde! Rakibine diskalifiye şoku]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/riza-kayaalp-finalde-rakibine-diskalifiye-soku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/riza-kayaalp-finalde-rakibine-diskalifiye-soku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda mindere çıkan milli güreşçi Rıza Kayaalp, grekoromen stil 130 kiloda finale yükseldi. Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki yarı final mücadelesinde Belaruslu Pavel Hlinchuk karşısında 4-0 öne geçen Kayaalp, rakibinin kural dışı müdahalesi sonrası gelen diskalifiye kararıyla adını finale yazdırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa güreşinin yaşayan efsanelerinden biri olarak gösterilen Rıza Kayaalp, böylece bir kez daha tarihi bir eşiğe geldi. United World Wrestling’in şampiyona öncesi değerlendirmesine göre Kayaalp, bu turnuvada 13. Avrupa şampiyonluğu için mindere çıkıyor ve altın madalya alması halinde Aleksandr Karelin’in rekorunu geride bırakacak.</p>

<p>Tiran’daki organizasyonda 130 kilo çeyrek finalinde Marat Kamparov’u 1-1’lik skorla kriter avantajıyla geçen Kayaalp, yarı finalde ise Pavel Hlinchuk ile eşleşti. UWW’nin canlı aktarımında Hlinchuk’un yarı finale yükseldiği, Kayaalp’in de çeyrek finalde kritik bir engeli aşarak son dörde kaldığı görüldü.</p>

<p>Yarı final karşılaşmasında Rıza Kayaalp’in kontrolü erken aldığı bildirildi. TRT Spor’un aktardığına göre milli sporcu önce ihtar puanıyla öne geçti, ardından parterden aldığı sayılar ve rakip köşenin başarısız itirazı sonrası skoru 4-0’a taşıdı. Mücadele ayakta sürerken Hlinchuk’un Kayaalp’e tokat atması üzerine hakemler diskalifiye kararı verdi ve milli güreşçi finale yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sonuçla Rıza Kayaalp yalnızca finale çıkmakla kalmadı, aynı zamanda kariyerinde bir kez daha Avrupa zirvesine uzanma fırsatını da korudu. TRT Spor’un haberine göre milli güreşçi finalde Macar sporcu Darius Attila Vitek ile karşılaşacak. UWW sonuç sayfalarında da 130 kilo diğer yarı final eşleşmesinin Vitek ile Beka Kandelaki arasında olduğu görülüyor.</p>

<p>Rıza Kayaalp’in bu turnuvadaki yürüyüşü ayrıca özel bir anlam da taşıyor. UWW, Kayaalp’in 2026 sezonuna Zagreb Open’da altın madalyayla başladığını ve Avrupa Şampiyonası’na güçlü bir geri dönüş hikayesiyle geldiğini vurguluyor. Tecrübeli sporcu, Tiran’da altın madalya kazanması halinde yalnızca şampiyon olmayacak, Avrupa güreş tarihine de tek başına adını yazdıracak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/riza-kayaalp-finalde-rakibine-diskalifiye-soku</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 06:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7562.jpeg" type="image/jpeg" length="32906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Namaz vakitleri aramaları patladı: İşte il il en çok sorgulanan şehirler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/namaz-vakitleri-aramalari-patladi-iste-il-il-en-cok-sorgulanan-sehirler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/namaz-vakitleri-aramalari-patladi-iste-il-il-en-cok-sorgulanan-sehirler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Namaz vakitleri, ezan saatleri, imsak, iftar ve cuma vakti aramaları Türkiye genelinde hız kazandı. İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Trabzon’a kadar 81 ilde vatandaşlar bulundukları şehre göre güncel namaz saatlerini araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İL İL NAMAZ VAKİTLERİ İÇİN <a href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-namaz-vakitleri">TIKLA</a></p>

<p>Namaz vakitleri aramaları neden yükseldi?</p>

<p>Türkiye’de dini içerik aramalarının en güçlü başlıklarından biri yine namaz vakitleri oldu. Özellikle sabah namazı, öğle namazı, ikindi namazı, akşam namazı ve yatsı namazı saatlerini öğrenmek isteyen kullanıcılar, yaşadıkları ili doğrudan yazarak arama motorlarına yöneliyor. Arama niyeti ise çok net ilerliyor: Kullanıcı uzun açıklama değil, kendi şehrine ait güncel vakti görmek istiyor.</p>

<p>Bu nedenle “İstanbul namaz vakitleri”, “Ankara ezan saatleri”, “İzmir bugün namaz vakti”, “Bursa akşam ezanı kaçta”, “Konya sabah namazı saati” gibi sorgular öne çıkarken, benzer eğilim Türkiye’nin tamamına yayılıyor. Özellikle mobil kullanıcılar, gün içinde kısa ama doğrudan sonuç veren sorgularla bilgiye ulaşmaya çalışıyor.</p>

<p>Şehir adıyla yapılan aramalar öne çıkıyor</p>

<p>Dijital arama verilerinde kullanıcıların en çok yaptığı şeylerden biri, il adını doğrudan sorguya eklemek oluyor. Bu yüzden Adana namaz vakitleri, Adıyaman ezan saatleri, Afyonkarahisar namaz vakti, Ağrı bugün ezan kaçta, Aksaray imsak vakti, Amasya cuma namazı saati, Ankara namaz vakitleri, Antalya ezan saatleri, Ardahan namaz saati, Artvin bugün namaz vakti, Aydın akşam ezanı, Balıkesir yatsı vakti, Bartın sabah ezanı, Batman cuma saati, Bayburt namaz vakitleri ve Bilecik ezan saatleri gibi aramalar dikkat çekiyor.</p>

<p>Aynı şekilde Bingöl namaz vakti, Bitlis ezan saati, Bolu imsak vakti, Burdur bugün namaz vakitleri, Bursa ezan saatleri, Çanakkale namaz vakitleri, Çankırı sabah namazı saati, Çorum akşam ezanı kaçta, Denizli cuma vakti, Diyarbakır ezan saatleri, Düzce namaz vakti, Edirne bugün ezan saati, Elazığ namaz vakitleri, Erzincan sabah ezanı, Erzurum imsak saati, Eskişehir namaz vakitleri ve Gaziantep ezan saatleri de kullanıcıların sık yöneldiği başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Arama ilgisi Giresun namaz vakitleri, Gümüşhane ezan saati, Hakkari namaz vakti, Hatay bugün namaz saatleri, Iğdır akşam ezanı, Isparta sabah namazı, İstanbul namaz vakitleri, İzmir ezan saatleri, Kahramanmaraş namaz vakitleri, Karabük cuma saati, Karaman ezan vakti, Kars imsak saati, Kastamonu namaz vakitleri, Kayseri ezan saatleri, Kilis bugün namaz vakti ve Kırıkkale akşam ezanı gibi sorgularla da sürüyor.</p>

<p>81 ilin tamamında aynı arama alışkanlığı görülüyor</p>

<p>Kullanıcı davranışları yalnızca büyükşehirlerle sınırlı kalmıyor. Kırklareli namaz vakitleri, Kırşehir ezan saatleri, Kocaeli bugün namaz vakti, Konya ezan saatleri, Kütahya sabah namazı, Malatya akşam ezanı, Manisa namaz vakitleri, Mardin ezan saati, Mersin imsak vakti, Muğla bugün ezan saatleri, Muş namaz vakitleri, Nevşehir cuma saati, Niğde akşam namazı vakti, Ordu ezan saatleri, Osmaniye namaz vakti, Rize bugün sabah ezanı, Sakarya namaz vakitleri, Samsun ezan saatleri, Siirt namaz vakti ve Sinop imsak saati sorguları da güçlü biçimde aranıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Benzer şekilde Sivas namaz vakitleri, Şanlıurfa ezan saatleri, Şırnak bugün namaz vakti, Tekirdağ akşam ezanı, Tokat sabah namazı, Trabzon ezan saatleri, Tunceli namaz vakitleri, Uşak cuma saati, Van namaz vakitleri, Yalova ezan saati, Yozgat imsak vakti ve Zonguldak bugün namaz saati gibi aramalar da gün içinde yoğun şekilde yapılıyor.</p>

<p>Kullanıcı ne arıyor?</p>

<p>Arama motorlarında en sık yazılan kalıplar genellikle benzer ilerliyor. “Bugün namaz vakitleri”, “ezan saatleri”, “sabah namazı kaçta”, “akşam ezanı saat kaçta”, “cuma namazı vakti”, “imsak kaçta”, “iftar saati”, “yatsı ezanı ne zaman” gibi kalıplar; il adıyla birleşince doğrudan bilgi arayışına dönüşüyor.</p>

<p>Bu yüzden haber ve içerik sayfalarında şehir adlarının doğal ve açık biçimde kullanılması büyük önem taşıyor. Kullanıcı; Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat ve Zonguldak için tek hamlede doğru bilgiye ulaşmak istiyor.</p>

<p>Google ve Keşfet açısından neden güçlü bir konu?</p>

<p>Namaz vakitleri içerikleri, günlük ihtiyaçla doğrudan temas ettiği için arama tarafında güçlü bir trafik üretme potansiyeli taşıyor. Aynı zamanda düzenli güncellenen, şehir bazlı, linklenebilir ve hızlı tüketilen bir içerik yapısına sahip olduğu için Keşfet tarafında da ilgi çekebiliyor. Özellikle sabah saatleri, cuma günü, kandil geceleri, Ramazan dönemi ve dini bayramların yaklaştığı günlerde bu ilgi daha da büyüyor.</p>

<p>Bu nedenle il il hazırlanmış namaz vakitleri sayfaları, hem kullanıcı ihtiyacına doğrudan cevap veriyor hem de arama motorlarında görünürlük açısından güçlü bir zemin oluşturuyor. Şehir adını içeren sade, güvenilir ve doğrudan sonuca götüren içerikler, karmaşık metinlerden çok daha fazla karşılık buluyor.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Türkiye genelinde namaz vakitleri aramaları yalnızca birkaç büyükşehirle sınırlı değil. 81 ilin tamamında vatandaşlar kendi şehirlerine özel ezan saatlerini, imsak vaktini, iftar zamanını ve cuma namazı saatini öğrenmek için arama yapıyor. Bu tablo, şehir bazlı dini içeriklerin hem kullanıcı alışkanlıklarında hem de dijital yayıncılıkta neden bu kadar güçlü bir yer tuttuğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/namaz-vakitleri-aramalari-patladi-iste-il-il-en-cok-sorgulanan-sehirler</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 06:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7560-1.jpeg" type="image/jpeg" length="58356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon’da Eğitim Camiasını Yasa Boğan Vefat: Selva Çoruhlu Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-egitim-camiasini-yasa-bogan-vefat-selva-coruhlu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-egitim-camiasini-yasa-bogan-vefat-selva-coruhlu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’da eğitim camiası, sevilen bir öğretmenin ani vefat haberiyle sarsıldı. Ahmet Saka İlkokulu’nda görev yapan öğretmen Selva Çoruhlu’nun hayatını kaybettiği öğrenildi. Meslektaşları ve öğrencileri tarafından sevilen Çoruhlu’nun vefatı, şehirde derin bir üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Okulunda ve Çevresinde Sevilen Bir İsimdi</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Selva Çoruhlu, görev yaptığı Ahmet Saka İlkokulu’nda hem öğrencileriyle kurduğu güçlü bağ hem de meslektaşlarıyla olan uyumlu ilişkileriyle tanınıyordu. Eğitim camiasında örnek gösterilen isimlerden biri olarak anılan Çoruhlu’nun kaybı, başta okul çevresi olmak üzere geniş bir kesimi etkiledi.</p>

<p>Cenaze Programı Belli Oldu</p>

<p>Merhumenin cenazesinin, Salı günü ikindi namazına müteakip İskenderpaşa Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Boztepe Mahallesi’ndeki Yeni Mezarlık’ta defnedileceği bildirildi. Defin işleminin Ahi Evren Camii çevresinde gerçekleştirileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim Camiasından Taziye Mesajları</p>

<p>Selva Çoruhlu’nun vefatının ardından öğretmenler, veliler ve öğrenciler sosyal medya üzerinden taziye mesajları paylaştı. Paylaşımlarda, Çoruhlu’nun mesleğine olan bağlılığı ve öğrencileri üzerindeki olumlu etkisi vurgulandı.</p>

<p>Trabzon’da bir sınıfın sessizliğe büründüğü, koridorların bir öğretmenin eksikliğiyle yankılandığı bu kayıp, sadece bir bireyin değil; bir emeğin, bir hatıranın ve bir iz bırakan hayatın vedası olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-egitim-camiasini-yasa-bogan-vefat-selva-coruhlu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4215.jpeg" type="image/jpeg" length="24849"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suat Kulakçı hayatını kaybetti: Zonguldak’ta maden faciası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/suat-kulakci-hayatini-kaybetti-zonguldakta-maden-faciasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/suat-kulakci-hayatini-kaybetti-zonguldakta-maden-faciasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak’ta özel bir maden ocağında meydana gelen iş kazası, ihmaller zinciri iddialarıyla birlikte büyüyen bir trajediye dönüştü. Elektrik akımına kapılarak ağır yaralanan 41 yaşındaki işçi Suat Kulakçı, kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesini kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olayın ardından ocak sahibi hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklama kararı verildi.</p>

<p>Elektrik akımı can aldı</p>

<p>Olay, Zonguldak’ın Asma bölgesinde faaliyet gösteren özel bir maden ocağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, çalışma sırasında elektrik akımına kapılan Suat Kulakçı ağır şekilde yaralandı. İş arkadaşlarının ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi.</p>

<p>İlk müdahalesi yapılan Kulakçı, hastaneye kaldırıldı ancak tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Acı haber, ailesi ve çalışma arkadaşlarını yasa boğdu.</p>

<p>Soruşturma derinleşti</p>

<p>Kazanın ardından başlatılan adli süreçte, maden ocağı sahibi Sertan Ö. gözaltına alındı. Yapılan incelemeler ve alınan ifadeler doğrultusunda, olayda ihmallerin bulunabileceği değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p>Savcılık işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen Sertan Ö., “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p>İş güvenliği yeniden gündemde</p>

<p>Yaşanan olay, madenlerde iş güvenliği tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, özellikle elektrik altyapısı ve koruyucu ekipmanların düzenli denetlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazanın kesin nedenine ilişkin teknik inceleme sürerken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/suat-kulakci-hayatini-kaybetti-zonguldakta-maden-faciasi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7528.jpeg" type="image/jpeg" length="89803"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’dan kaleye sürpriz hamle: Tarık Çetin için resmi teklif]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-kaleye-surpriz-hamle-tarik-cetin-icin-resmi-teklif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-kaleye-surpriz-hamle-tarik-cetin-icin-resmi-teklif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da yeni sezon planlaması sessiz ama dikkat çekici bir transfer hamlesiyle gündeme geldi. Bordo mavililerin, Fenerbahçe forması giyen kaleci Tarık Çetin için resmi teklif yaptığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haberde, Karadeniz ekibinin hem kale rotasyonunu güçlendirmek hem de yerli oyuncu dengesini korumak amacıyla bu adımı attığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni sezona erken hazırlık yapmak isteyen Trabzonspor’un, kaleci hattında daha güçlü ve daha güvenli bir yapı kurmayı hedeflediği ifade ediliyor. Bu çerçevede Tarık Çetin isminin öne çıktığı, oyuncu tarafıyla temasların başladığı ve resmi teklifin iletildiği kaydedildi.</p>

<p>Haberde yer alan bilgilere göre Trabzonspor yönetimi, sadece alternatif üretmek için değil, uzun sezon maratonunda olası sakatlıklar ve form dalgalanmalarına karşı kalede rekabeti canlı tutmak için de bu transferi önemli görüyor. Yerli oyuncu kuralının da bu tercihte etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Tarık Çetin’in de gelen teklife olumlu yaklaştığı ve sürecin kısa süre içinde netlik kazanabileceği öne sürüldü. Transferin gerçekleşmesi halinde Trabzonspor, kadrosuna Süper Lig deneyimi bulunan yerli bir kaleci eklemiş olacak.</p>

<p>Bu hamle, bordo mavili ekipte yalnızca bir yedek kaleci arayışı olarak değil, sezonun yükünü taşıyacak daha geniş ve dengeli bir kadro planının parçası olarak değerlendiriliyor. Trabzonspor’un önümüzdeki günlerde bu dosyada somut bir aşamaya geçip geçmeyeceği merak konusu haline geldi. Bu noktada mevcut bilgi, resmi teklif yapıldığı ve görüşmelerin sürdüğü yönünde.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-kaleye-surpriz-hamle-tarik-cetin-icin-resmi-teklif</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7399.jpeg" type="image/jpeg" length="15364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Uludağ Üniversitesi’nde Yas: Dr. Öğr. Üyesi Doğan Yavaş Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bursa-uludag-universitesinde-yas-dr-ogr-uyesi-dogan-yavas-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bursa-uludag-universitesinde-yas-dr-ogr-uyesi-dogan-yavas-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Doğan Yavaş’ın vefatı büyük üzüntü yarattı. Üniversite tarafından yapılan duyuruda, 21 Nisan Salı günü fakülte binası önünde tören düzenleneceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Doğan Yavaş’ın vefat haberini kamuoyuyla paylaştı. Fakültenin yaptığı açıklamada, Doğan Yavaş’ın ölümünün derin bir üzüntüyle öğrenildiği belirtildi.</p>

<p>Yapılan duyuruya göre, Dr. Öğr. Üyesi Doğan Yavaş için 21 Nisan 2026 Salı günü saat 09.15’te Fen-Edebiyat Fakültesi binası önünde tören gerçekleştirilecek. Üniversite camiasının, mesai arkadaşlarının ve öğrencilerin bu törende bir araya gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada cenaze programına ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Buna göre Doğan Yavaş’ın naaşı, aynı gün Yunuseli Kalender Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından Hamitler Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>Fakülte tarafından yayımlanan taziye mesajında, “Hocamıza Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve fakültemize sabırlar diliyoruz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Doğan Yavaş’ın vefatı, üniversite çevresinde ve akademik camiada üzüntüyle karşılandı. Fen-Edebiyat Fakültesi’nde görev yapan akademisyenin ardından düzenlenecek törenin, sevenleri için bir veda buluşması olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bursa-uludag-universitesinde-yas-dr-ogr-uyesi-dogan-yavas-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7544.jpeg" type="image/jpeg" length="62822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB Takvimi Netleşti: 2025-2026 Eğitim Yılı 26 Haziran’da Sona Eriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/meb-takvimi-netlesti-2025-2026-egitim-yili-26-haziranda-sona-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/meb-takvimi-netlesti-2025-2026-egitim-yili-26-haziranda-sona-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milyonlarca öğrenci ve velinin merak ettiği “okullar ne zaman kapanıyor 2026” sorusu yanıt buldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı 2025-2026 çalışma takvimine göre yaz tatili 26 Haziran 2026 Cuma günü başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karneler 26 Haziran Sabahı Dağıtılacak<br />
İlkokul, ortaokul ve lise kademesindeki tüm öğrenciler, 26 Haziran 2026 Cuma günü son ders zilinin ardından karnelerini alacak. Okullarda karne törenleri genellikle saat 10.00-11.00 arasında yapılacak. Takdir, teşekkür ve onur belgeleri de aynı gün sahiplerini bulacak.</p>

<p>İkinci Dönemin Kritik Tarihleri<br />
Yaz tatiline giden süreçte öğrencileri ortak sınavlar bekliyor. MEB’in takvimine göre 2. dönem 1. yazılıları 7-10 Nisan 2026’da, 2. yazılıları ise 2-3 Haziran 2026’da yapılacak. Ara tatil 16-20 Mart 2026’da tamamlandı. İkinci dönem 2 Şubat 2026’da başlamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz Tatili Kaç Gün Sürecek?<br />
26 Haziran 2026’da başlayacak yaz tatili, yeni eğitim yılının 2026 Eylül ayının ikinci haftasında başlaması beklendiği için yaklaşık 11 hafta sürecek. Bu süreçte LGS 14 Haziran, YKS ise 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak.</p>

<p>2025-2026 Önemli Tarihler<br />
Birinci dönem: 8 Eylül 2025 – 16 Ocak 2026<br />
Yarıyıl tatili: 19-30 Ocak 2026<br />
İkinci dönem: 2 Şubat – 26 Haziran 2026<br />
Ara tatiller: 10-14 Kasım 2025 ve 16-20 Mart 2026 fed71772c044</p>

<p>Öğrenciler için 26 Haziran 2026, 9 aylık maratonun bitiş çizgisi olacak. Veliler şimdiden yaz tatili planlarını bu tarihe göre yapabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/meb-takvimi-netlesti-2025-2026-egitim-yili-26-haziranda-sona-eriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7152.jpeg" type="image/jpeg" length="35908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tip 2 diyabette sigara alarmı: Erken ölüm riskiyle ilişkilendirildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tip-2-diyabette-sigara-alarmi-erken-olum-riskiyle-iliskilendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tip-2-diyabette-sigara-alarmi-erken-olum-riskiyle-iliskilendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir çalışma, tip 2 diyabet hastalarında sigara kullanımının kalp-damar hastalıkları, erken ölüm ve ciddi komplikasyonlarla güçlü biçimde bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, sigarayı bırakmanın diyabet tedavisinin tali değil, temel bir parçası olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tip 2 diyabetle yaşayan milyonlarca kişi için sigara, yalnızca zararlı bir alışkanlık değil, hastalığın seyrini ağırlaştıran kritik bir risk unsuru olarak öne çıkıyor. 2026 yılında Journal of Diabetes dergisinde yayımlandığı belirtilen yeni çalışmaya göre, sigara kullanımı tip 2 diyabet hastalarında kardiyovasküler hastalık yükünü artırıyor ve erken ölüm riskini yükseltiyor.</p>

<p>Araştırmada, yanıcı tütün ürünlerinin tamamen bırakılmasının tip 2 diyabet yönetiminde birincil hedeflerden biri olması gerektiği ifade edildi. Çalışma, sigaranın yalnızca diyabet gelişimiyle değil, diyabet tanısı almış kişilerde hastalığın daha yıkıcı sonuçlar doğurmasıyla da bağlantılı olduğunu gösterdi.</p>

<p>Haberde aktarılan bulgulara göre, sigara içenlerde tip 2 diyabet görülme riski yüzde 37 daha yüksek. Bununla birlikte asıl dikkat çeken nokta, diyabetli bireylerde sigaranın kalp krizi, damar hasarı ve uzuv kaybına kadar gidebilen ağır komplikasyonları belirgin biçimde artırması oldu.</p>

<p>Çalışmanın yazarlarından Prof. Anoop Misra, diyabet tedavisinde sigarayı bırakma tavsiyesinin çoğu zaman yeterince güçlü verilmediğine dikkat çekti. Misra’ya göre hastalara, sigaranın kalp krizi riskini ve alt ekstremite ampütasyonu gibi ağır sonuçları ciddi şekilde artırabileceği açık biçimde anlatılmalı.</p>

<p>Araştırmada ayrıca, sigarayı bırakan diyabet hastalarının mevcut sigara içicilerine kıyasla ölüm ve kardiyovasküler olaylar açısından daha düşük risk taşıdığına işaret edildi. Bu bulgu, sigara bırakmanın yalnızca koruyucu değil, doğrudan yaşam süresini ve yaşam kalitesini etkileyen klinik bir müdahale olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Tip 2 diyabet, dünya genelinde en hızlı büyüyen kronik hastalıklardan biri olmaya devam ediyor. Haberde paylaşılan verilere göre, 2022 yılında dünyada yaklaşık 828 milyon yetişkin diyabetle yaşıyordu. Bu tabloya tütün kullanımının eklenmesi, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde halk sağlığı açısından daha ağır bir yük oluşturuyor.</p>

<p>Uzmanlar, diyabet tedavisinin yalnızca kan şekeri takibi ve ilaçlardan ibaret görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Beslenme, fiziksel aktivite, tansiyon kontrolü ve sigara bırakma desteği birlikte ele alınmadığında, tedavi eksik kalıyor. Yeni çalışma da bu nedenle sigarayı bırakmanın bir “yaşam tarzı önerisi” değil, doğrudan tedavi planının merkezinde yer alması gereken bir başlık olduğunu ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sonuçlar, özellikle tip 2 diyabet hastalarının rutin takiplerinde sigara kullanımının daha doğrudan sorgulanması ve bırakma desteğinin daha sistematik sunulması gerektiğine işaret ediyor. Kısacası tablo net: Diyabetle birlikte sigara, vücudu sessiz ama sert bir kuşatma altına alıyor. Bu kuşatmayı kırmanın ilk adımı ise tütünü tamamen hayatın dışına itmekten geçiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tip-2-diyabette-sigara-alarmi-erken-olum-riskiyle-iliskilendirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7542.png" type="image/jpeg" length="20918"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beyin Tümörlerinde Mikroplastik İzleri: Yeni Çalışma Dikkat Çekti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/beyin-tumorlerinde-mikroplastik-izleri-yeni-calisma-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/beyin-tumorlerinde-mikroplastik-izleri-yeni-calisma-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan beyni üzerinde yapılan yeni bir araştırma, mikroplastik ve nanoplastik parçacıkların hem sağlıklı beyin dokusunda hem de beyin tümörü çevresindeki dokularda saptandığını ortaya koydu. Bulgular, özellikle tümör çevresindeki bölgelerde daha yüksek yoğunluk görülmesi nedeniyle, bu parçacıkların beyne nasıl geçtiği ve hastalık süreçleriyle ilişkisi konusunda yeni bir araştırma alanı açıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsan beyninde mikroplastik izleri bulundu, asıl dikkat çeken fark tümör çevresinde ortaya çıktı</p>

<p>Mikroplastikler artık yalnızca denizlerde, içme suyunda ya da akciğerde tartışılan bir çevre sorunu değil. Nature Health’te yayımlanan yeni bir çalışma, mikroplastik ve nanoplastiklerin insan beyninde de saptandığını gösterdi. Üstelik araştırmada, beyin tümörü çevresindeki dokularda bu parçacıkların sağlıklı beyin dokusuna kıyasla daha yüksek düzeyde bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Bu sonuç, “mikroplastikler hastalığa yol açıyor” şeklinde kesin bir hüküm vermiyor. Ancak beynin, özellikle de hastalıkla değişime uğramış dokuların, bu parçacıklara karşı ne kadar geçirgen olabileceğine dair önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Çalışmanın en kritik yönü de burada başlıyor: mesele yalnızca parçacıkların varlığı değil, bunların beyne nasıl ulaştığı ve biyolojik süreçlerle nasıl etkileşime girdiği.</p>

<p>Araştırma tam olarak neyi gösterdi?</p>

<p>Araştırmacılar, 113 beyin tümörü hastasından alınan 156 hastalıklı beyin örneğini, ayrıca beş ölüm sonrası bağışçıdan elde edilen 35 sağlıklı beyin örneğiyle birlikte inceledi. Sonuçta mikroplastik ve nanoplastikler, hastalıklı örneklerin yüzde 99,4’ünde, sağlıklı örneklerin ise tamamında tespit edildi. Ayrıca tümör çevresindeki beyin dokularında, sağlıklı beyin dokusuna göre daha yüksek yoğunluk gözlendi.</p>

<p>Çalışmada dikkat çeken bir başka bulgu da, mikroplastik yüzey alanı ile tümör çoğalması arasında pozitif korelasyon saptanması oldu. Bu nokta önemli olsa da, araştırma bunun doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurduğunu söylemiyor. Başka bir ifadeyle, eldeki veri bir bağlantıya işaret ediyor; fakat bu parçacıkların tümör davranışını gerçekten etkileyip etkilemediği henüz ayrı çalışmalarla netleştirilmeyi bekliyor.</p>

<p>Neyi değiştirebilir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu çalışma, mikroplastiklerin insan beynine ulaşabildiğine dair kanıtları daha ileri bir noktaya taşıyor. Özellikle tümör çevresindeki bölgelerde daha yüksek yoğunluk bulunması, kan-beyin bariyerinin bozulduğu ya da zayıfladığı durumlarda bu parçacıkların dokuya daha kolay girebileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bu da çevresel maruziyet ile nörolojik hastalıklar arasındaki ilişkinin artık daha ciddi ve daha ayrıntılı biçimde araştırılacağını gösteriyor.</p>

<p>Bulguların klinik açıdan hemen uygulanacak bir karşılığı henüz yok. Bugün için ne tanı protokollerini değiştiren bir sonuçtan ne de hastalar için doğrudan yeni bir tedavi yolundan söz etmek mümkün. Buna rağmen çalışma, beyin tümörleri, nöroinflamasyon, çevresel toksikoloji ve kan-beyin bariyeri araştırmalarını aynı masada buluşturabilecek kadar güçlü bir soru ortaya koyuyor: Bu parçacıklar yalnızca dokuda birikiyor mu, yoksa hastalık süreçlerine aktif olarak katılıyor mu?</p>

<p>Çalışmayı kim yaptı?</p>

<p>Araştırma, başta Beijing Tiantan Hospital ve Capital Medical University olmak üzere, Çin Ulusal Nörolojik Hastalıklar Klinik Araştırma Merkezi ve Çin Çevre Bilimleri Araştırma Akademisi ekiplerinin katkısıyla yürütüldü. Çalışmada ayrıca çevre sağlığı ve beyin cerrahisi alanlarını bir araya getiren çok disiplinli bir iş birliği dikkat çekti. Bu yapı, bulguların yalnızca çevre kirliliği açısından değil, doğrudan insan sağlığı ve hastalık biyolojisi açısından da değerlendirildiğini gösteriyor.</p>

<p>Makalenin Nature Health’te 20 Nisan 2026 tarihinde yayımlanmış olması da çalışmanın bilimsel görünürlüğünü artırıyor. Ancak burada asıl belirleyici olan nokta, yayının prestijinden çok, bulguların temkinli biçimde sunulmuş olması. Yazarlar da sonuçlarını kesin hüküm olarak değil, insan hastalıklarıyla olası nedensel bağların anlaşılması için daha fazla araştırma gerektiren bir uyarı alanı olarak çerçeveliyor.</p>

<p>İnsanlar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Bu araştırma, günlük hayatında plastik maruziyetinden endişe duyan herkes için önemli ama ölçülü okunması gereken bir çalışma. Çünkü burada gösterilen şey, beyinde mikroplastiklerin varlığı ve bazı dokularda daha yüksek yoğunlukta bulunması. Henüz gösterilmeyen şey ise, bu durumun insanlarda hangi düzeyde klinik zarar oluşturduğu, hangi maruziyet düzeylerinde risk doğurduğu ve bu sürecin nasıl önlenebileceği.</p>

<p>Yine de çalışma bir eşiğe işaret ediyor. Plastik kirliliği artık sadece çevre meselesi olarak değil, insan dokularına kadar uzanan bir halk sağlığı başlığı olarak ele alınıyor. Beyin gibi yüksek koruma altında olduğu düşünülen bir organda bu parçacıkların saptanmış olması, önümüzdeki dönemde hem maruziyet kaynaklarının hem de biyolojik etkilerin daha yoğun biçimde inceleneceğini gösteriyor.</p>

<p>Temkinli ama güçlü bir sonuç</p>

<p>Özetle bu araştırma, “mikroplastikler beyin tümörüne neden oluyor” demiyor. Fakat mikroplastik ve nanoplastiklerin insan beyninde varlığını, üstelik tümör çevresinde daha yüksek düzeylerde görülebildiğini ortaya koyarak çok önemli bir bilimsel alarm veriyor. Bundan sonraki kritik adım, bu parçacıkların yalnızca sessiz birikintiler mi olduğu, yoksa hastalık süreçlerinde gerçekten rol oynayıp oynamadığının anlaşılması olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/beyin-tumorlerinde-mikroplastik-izleri-yeni-calisma-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7539.jpeg" type="image/jpeg" length="34203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku Soruşturmasında Eski Başhekim Çağdaş Özdemir Tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Tunceli’de şüpheli şekilde kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hastane Kayıtları İddiası Sonrası Gözaltı<br />
Gülistan Doku soruşturması kapsamında 17 Nisan’da Bursa’da gözaltına alınan Çağdaş Özdemir, jandarmadaki işlemlerinin ardından Tunceli’ye getirildi. Özdemir’in, Doku’ya ait hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine gözaltına alındığı öğrenildi. Dönemin başhekimi olan Özdemir, aynı zamanda İl Sağlık Müdürü olarak da görev yapmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/op-dr-cagdas-ozdemir-kimdir">Çağdaş Özdemir Kimdir?</a></p>

<p>Geniş güvenlik önlemleri altında Tunceli Adliyesi’ne sevk edilen Çağdaş Özdemir, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p>Soruşturmada 10 Tutuklama<br />
Gülistan Doku dosyasında 14 Nisan’da 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında şu ana kadar aralarında Zeinal Abakarov, Mustafa Türkay Sonel ve kamu görevlilerinin de bulunduğu 10 kişi tutuklandı. Firari şüpheli Umut Altaş için ise kırmızı bülten süreci başlatıldı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı da hastane kayıtlarının silindiği iddiaları üzerine müfettiş görevlendirmişti. Soruşturma çok yönlü devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="80235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan Eğitim Camiasından Acı Haber: Müdür Mustafa Karadaş Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erzincan-egitim-camiasindan-aci-haber-mudur-mustafa-karadas-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erzincan-egitim-camiasindan-aci-haber-mudur-mustafa-karadas-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’da eğitim camiasını yasa boğan bir vefat yaşandı. Gül-Celal Toraman Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Karadaş hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzincan’da eğitim camiasını yasa boğan bir vefat yaşandı. Gül-Celal Toraman Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Karadaş hayatını kaybetti.</p>

<p>Erzincan İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yayımlanan taziye mesajında, “Merhum Müdürümüze Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza başsağlığı ve sabr-ı cemil diliyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun” ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mustafa Karadaş’ın vefatı, görev yaptığı okulda ve Erzincan eğitim camiasında derin üzüntüyle karşılandı. Meslektaşları ve öğrencileri tarafından sevilen bir eğitimci olarak tanınan Karadaş’ın cenaze programına ilişkin detayların ilerleyen saatlerde paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erzincan-egitim-camiasindan-aci-haber-mudur-mustafa-karadas-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7535.jpeg" type="image/jpeg" length="84604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa’nın Kültürel Hafızası Sustu: Sanat Tarihçisi Dr. Doğan Yavaş Hayata Veda Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bursanin-kulturel-hafizasi-sustu-sanat-tarihcisi-dr-dogan-yavas-hayata-veda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bursanin-kulturel-hafizasi-sustu-sanat-tarihcisi-dr-dogan-yavas-hayata-veda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nün duayen isimlerinden Dr. Doğan Yavaş, 67 yaşında hayata gözlerini yumdu. Vefat haberi, üniversite camiasını ve Bursa’nın kültür-sanat çevrelerini yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa’yı Satır Satır İşledi<br />
Ömrünün büyük bölümünü Bursa’nın kadim geçmişini aydınlatmaya adayan Dr. Yavaş, Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan mimari miras, kitabeler ve kent dokusu üzerine yaptığı titiz araştırmalarla tanınıyordu. Yayımladığı makaleler ve saha çalışmalarıyla hem akademik dünyadan hem de yerel tarih meraklılarından büyük saygı gördü.</p>

<p>Onu tanıyanlar sadece bilim insanı kimliğinden değil, öğrencileriyle kurduğu güçlü bağdan ve mütevazı kişiliğinden bahsediyor. Derslerde anlattığı Bursa hikâyeleri, birçok öğrenci için mesleğe tutunma sebebi olmuştu.</p>

<p>Veda Programı Belli Oldu<br />
Dr. Doğan Yavaş için ilk tören bugün saat 09.15’te görev yaptığı Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenecek. Ardından naaşı, öğle namazını müteakip Yunuseli Kalemdar Camisi’nde kılınacak cenaze namazıyla Hamitler Mezarlığı’na defnedilecek.</p>

<p>Bursa, arşivini karış bilen bir hafızasını kaybetti. Sevenlerine ve öğrencilerine başsağlığı dileriz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>---</p>

<p>İstersen bunu daha resmi, daha duygusal ya da web sitesine uygun SEO başlıkla da düzenleyebilirim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bursanin-kulturel-hafizasi-sustu-sanat-tarihcisi-dr-dogan-yavas-hayata-veda-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4215.jpeg" type="image/jpeg" length="58942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erken emeklilikte yeni dönem mi? Hastalık listesi tartışması yeniden gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erken-emeklilikte-yeni-donem-mi-hastalik-listesi-tartismasi-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erken-emeklilikte-yeni-donem-mi-hastalik-listesi-tartismasi-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken emeklilik başlıkları 2026’da yeniden milyonlarca çalışanın gündemine girdi. Özellikle “hangi hastalıklar erken emeklilik sağlar”, “rapor alan hemen emekli olabilir mi” ve “SGK hangi kriterlere bakıyor” soruları, internet aramalarında hızla öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak bu başlıkta en çok karıştırılan nokta şu: Kamuoyunda sıkça “erken emeklilik hastalık listesi” diye paylaşılan içerikler, çoğu zaman doğrudan otomatik emeklilik anlamına gelmiyor. Esas belirleyici olan, kişinin tanısından çok o hastalığın çalışma gücü üzerindeki etkisi ve bunun SGK tarafından resmen tespit edilmesi oluyor. SGK’nın yayımladığı bilgilere göre yalnızca sağlık kuruluşlarından alınan raporlar tek başına yeterli değil; sigortalının malul sayılması için çalışma gücündeki kaybın Kurum Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Her hastalık erken emeklilik anlamına gelmiyor</p>

<p>Kamuoyunda bazı kanser türleri, nörolojik rahatsızlıklar, ileri düzey organ yetmezlikleri, ağır psikiyatrik tablolar ve ciddi işlev kaybına yol açan kronik hastalıklar sık sık “erken emeklilik kapsamındaki hastalıklar” başlığıyla anılıyor. Fakat sistemin mantığı doğrudan tanı listesine değil, çalışma gücü kaybı oranına dayanıyor.</p>

<p>SGK’nın açıklamasına göre bir sigortalının malul sayılabilmesi için çalışma gücünün veya meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60’ını kaybettiğinin tespit edilmesi gerekiyor. Bu yüzden aynı hastalığa sahip iki kişiden biri malul sayılırken, diğeri aynı sonuca ulaşamayabiliyor. Belirleyici olan hastalığın adı kadar, kişinin işlev kaybı, çalışma kapasitesi ve sağlık kurulunca yapılan değerlendirme oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malulen emeklilik için hangi şartlar öne çıkıyor?</p>

<p>Erken emeklilik aramalarında en çok merak edilen başlıklardan biri de başvuru şartları. SGK’nın resmî bilgilendirmesine göre malullük aylığı bağlanabilmesi için genel olarak en az 10 yıl sigortalılık süresi ve 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi gerekiyor. Eğer kişi başkasının bakımına muhtaç derecede malul hale gelmişse 10 yıllık sigortalılık şartı aranmıyor; 1800 prim günü yeterli olabiliyor.</p>

<p>Burada kritik bir başka nokta daha var: Başvuru sahibinin elindeki rapor, doğrudan maaş bağlanacağı anlamına gelmiyor. Nihai değerlendirme SGK’nın ilgili sağlık kurulu süreçleri içinde yapılıyor. Yani süreç, sosyal medyada dolaşan “şu hastalık varsa doğrudan emeklilik gelir” iddiasından çok daha teknik ilerliyor.</p>

<p>“Hastalık listesi güncellendi” iddialarında neden dikkatli olmak gerekiyor?</p>

<p>İnternette her yıl yeniden dolaşıma giren “erken emeklilik kapsamındaki hastalıklar güncellendi” başlıklı içerikler, çoğu zaman büyük ilgi görüyor. Fakat resmî tarafta asıl dayanak; mevzuat, sağlık kurulu değerlendirmesi ve çalışma gücü kaybı kriterleri. SGK bünyesinde malullük, çalışma gücü kaybı, erken yaşlanma ve ağır engellilik tespitine ilişkin mevzuat çalışmalarının Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü de kurumun güncel birim bilgilerinde yer alıyor. Bu da konunun sabit bir “ezber liste” mantığıyla değil, mevzuat ve kurul değerlendirmesiyle ele alındığını gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle çalışanların, sosyal medya gönderileri ya da kulaktan dolma tablolar yerine doğrudan SGK’nın resmî açıklamalarını ve bireysel dosya değerlendirmesini esas alması gerekiyor.</p>

<p>Sadece malulen emeklilik değil, farklı yollar da karıştırılıyor</p>

<p>Erken emeklilik denildiğinde çoğu kişi yalnızca malulen emekliliği düşünüyor. Oysa uygulamada engellilik oranına bağlı yaşlılık emekliliği, çalışma gücü kaybı hükümleri, ağır engellilik, meslek hastalığına bağlı haklar, iş kazası sonrası sürekli iş göremezlik gibi farklı başlıklar da zaman zaman aynı torbaya atılıyor.</p>

<p>Özellikle meslek hastalığı ve iş kazasıyla ilgili haklarda, klasik emeklilik şartlarından farklı süreçler işleyebiliyor. SGK’nın güncel bilgilendirmesinde meslek hastalığı sonucu geçici iş göremezlik ödeneğinde belli bir sigortalılık süresi, prim gün sayısı ve yaş şartının aranmadığı açıkça belirtiliyor. Bu da “erken emeklilik” başlığı altında dolaşan birçok bilginin aslında farklı sosyal güvenlik kalemlerine ait olabildiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>En kritik soru: Kimler başvuru yapmalı?</p>

<p>Çalışma gücünde ciddi ve kalıcı kayıp yaşayan, ağır tedavi süreçlerinden geçen ya da mevcut rahatsızlığı nedeniyle işini sürdüremeyecek düzeyde fonksiyon kaybı bulunan sigortalılar için malullük başvurusu önemli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak burada en doğru yol, sosyal medyadaki liste savaşlarına değil, kişisel sağlık dosyasına ve SGK mevzuatına bakmak.</p>

<p>Çünkü sistemin düğümü hastalık adında değil, resmî sağlık kurulu değerlendirmesinde çözülüyor. Bir başka ifadeyle, mesele yalnızca “hangi hastalık var” sorusu değil; “bu hastalık çalışma gücünü ne ölçüde düşürdü” sorusu.</p>

<p>Sonuç: Başlığa değil, resmî kritere bakmak gerekiyor</p>

<p>2026’da erken emeklilik tartışmaları yine büyüdü. Fakat dosyanın özü değişmedi. SGK sisteminde belirleyici olan, internette dolaşan popüler hastalık listeleri değil; çalışma gücü kaybı oranı, sigortalılık süresi, prim günü ve Kurum Sağlık Kurulu değerlendirmesi. SGK’nın resmî açıklamalarına göre malullükte temel eşik en az yüzde 60 çalışma gücü kaybı ve genel olarak 10 yıl sigortalılık ile 1800 prim günü. Başkasının bakımına muhtaç durumda ise 10 yıl şartı aranmadan 1800 gün yeterli olabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle erken emeklilik arayışındaki çalışanlar için en güvenli yol, sansasyonel listelere değil, SGK’nın resmî mevzuatına ve bireysel başvuru dosyasının niteliğine odaklanmak oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erken-emeklilikte-yeni-donem-mi-hastalik-listesi-tartismasi-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-8188.jpeg" type="image/jpeg" length="87349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSİ Şube Müdürü Harun Yıldız ile Bahattin Adıyan’dan Acı Haber]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dsi-sube-muduru-harun-yildiz-ile-bahattin-adiyandan-aci-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dsi-sube-muduru-harun-yildiz-ile-bahattin-adiyandan-aci-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’ın Bahçesaray ilçesinde meydana gelen taşkına müdahale için bölgeye giden DSİ ekibinden acı haber geldi. Görev dönüşü Van-Tatvan kara yolunda yaşanan trafik kazasında, DSİ Van Merkez 171. Şube Müdürü Harun Yıldız ile şoför Bahattin Adıyan hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yayımladığı taziye mesajıyla da kamuoyuna yansıdı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre kaza, Bitlis’in Tatvan ilçesi yakınlarında, Van-Tatvan kara yolu üzerindeki Düzcealan köyü mevkisinde meydana geldi. İHA kaynaklı yerel haberlere göre İran uyruklu bir sürücünün kullandığı tır kontrolden çıkarak karşı şeride geçti ve Bahattin Adıyan’ın kullandığı otomobille çarpıştı. Çarpışmada Adıyan ile araçta bulunan Harun Yıldız olay yerinde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Kazada hafif yaralandığı belirtilen tır sürücüsünün gözaltına alındığı, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi. Yerel haberlerde, kazanın ardından bölgede inceleme başlatıldığı ve adli sürecin devam ettiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da yayımladığı başsağlığı mesajında, Bahçesaray’daki taşkına müdahale için bölgeye giden DSİ Van Merkez 171. Şube Müdürü Harun Yıldız ile şoför Bahattin Adıyan’ın görev dönüşü geçirdikleri trafik kazasında hayatını kaybettiğini belirterek ailelerine, yakınlarına ve DSİ camiasına başsağlığı diledi.</p>

<p>Yaşanan kaza, sahada afet ve taşkın gibi kritik olaylara müdahale eden kamu görevlilerinin ne kadar ağır ve riskli şartlarda çalıştığını bir kez daha ortaya koydu. Bahçesaray’daki görevden dönerken gelen bu acı haber, Van ve bölge kamuoyunda derin üzüntü yarattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dsi-sube-muduru-harun-yildiz-ile-bahattin-adiyandan-aci-haber</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7531.jpeg" type="image/jpeg" length="58408"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da motosiklet kazası: 16 yaşındaki Zeynep Su Acar hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/adanada-motosiklet-kazasi-16-yasindaki-zeynep-su-acar-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/adanada-motosiklet-kazasi-16-yasindaki-zeynep-su-acar-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da meydana gelen motosiklet kazası, iki genci ağır şekilde etkiledi. Yüreğir ilçesinde metro köprüsü ayağına çarpan motosiklette yolcu olarak bulunan 16 yaşındaki Zeynep Su Acar yaşamını yitirirken, sürücü 18 yaşındaki Ercan Aydın’ın hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kaza Yüreğir’de meydana geldi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaza, Adana’nın merkez Yüreğir ilçesine bağlı Akıncılar Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre 18 yaşındaki Ercan Aydın, 16 yaşındaki arkadaşı Zeynep Su Acar’ı evine bırakmak için motosikletiyle yola çıktı.</p>

<p>Seyir halindeki motosiklet, henüz bilinmeyen nedenle metro köprüsünün ayağına çarptı. Çarpmanın etkisiyle motosiklet kontrolden çıkarak savruldu.</p>

<p>Zeynep Su Acar hastanede hayatını kaybetti</p>

<p>Kazada motosiklet sürücüsü Ercan Aydın ile arkasında yolcu olarak bulunan Zeynep Su Acar ağır yaralandı. Olay yerine sevk edilen ekiplerin ilk müdahalesinin ardından iki genç hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Ancak ağır yaralanan Zeynep Su Acar, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ercan Aydın’ın ise hastanede yaşam mücadelesi verdiği öğrenildi.</p>

<p>Bir anlık dikkatsizlik iddiası</p>

<p>Kazaya ilişkin ilk bilgilerde, çarpmanın bir anlık dikkatsizlik sonucu meydana geldiği öne sürüldü. Olayın kesin nedeni ise yapılacak inceleme ve resmi değerlendirmelerin ardından netlik kazanacak.</p>

<p>Adana’da yaşanan kaza, genç yaşta gelen acı haber nedeniyle bölgede büyük üzüntü yarattı.</p>

<p>Trafik güvenliği yeniden gündemde</p>

<p>Özellikle motosiklet kullanımının yaygın olduğu şehirlerde, genç sürücüler ve yolcular açısından koruyucu ekipman ile hız ve dikkat konusu bir kez daha tartışma konusu oldu. Uzmanlar, kısa mesafelerde bile kask ve diğer güvenlik önlemlerinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/adanada-motosiklet-kazasi-16-yasindaki-zeynep-su-acar-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-3071.jpeg" type="image/jpeg" length="43398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Melbourne’de Feci Kaza: 20 Yaşındaki Volkan Aksoy Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/melbournede-feci-kaza-20-yasindaki-volkan-aksoy-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/melbournede-feci-kaza-20-yasindaki-volkan-aksoy-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya’nın Melbourne kentinde düzenlenen çizgi roman ve oyun etkinliği sonrası yaşanan korkunç kaza, genç bir hayatı söndürdü. Melbourne Showgrounds yakınında kontrolden çıkan bir otomobilin kaldırıma çıkması sonucu 20 yaşındaki Volkan Aksoy yaşamını yitirdi. Aynı olayda iki arkadaşı da yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Etkinlik çıkışı facia yaşandı</p>

<p>Kaza, Ascot Vale bölgesindeki Langs Road üzerinde akşam saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre Toyota Echo marka otomobil aniden kontrolden çıkarak kaldırıma yöneldi. O sırada bölgede bulunan Volkan Aksoy ile arkadaşlarına çarpan araç, kısa sürede olay yerini bir felaket alanına çevirdi.</p>

<p>Günün büyük bölümünü arkadaşlarıyla birlikte Supanova Comic Con and Gaming etkinliğinde geçirdiği belirtilen Aksoy, olay yerinde hayatını kaybetti.</p>

<p>Bir arkadaşının durumu ağır</p>

<p>Kazada yaralanan 20 yaşındaki arkadaşının kafatasında çatlak ve bacağında kırık oluştuğu, hastanede tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Bir diğer arkadaşının ise yaşadığı şok nedeniyle hastaneye kaldırıldığı, daha sonra taburcu edildiği bildirildi.</p>

<p>Ailesi ve yakınları yasa boğuldu</p>

<p>Genç yaşta hayatını kaybeden Volkan Aksoy’un ardından ailesi ve yakın çevresi büyük üzüntü yaşadı. Çevresindekiler tarafından nazik, anlayışlı ve sevilen biri olarak tanımlanan Aksoy’un, arkadaşları ve ailesiyle vakit geçirmeyi çok sevdiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir süredir çalıştığı iş yerindeki arkadaşları da onu sakin, saygılı ve sosyal bir genç olarak anlattı. Yıl sonunda yakın arkadaşlarıyla Japonya’ya gitmeyi planladığı da aktarıldı.</p>

<p>Sürücü hakkında ağır suçlamalar</p>

<p>Kazaya ilişkin başlatılan soruşturmada, direksiyon başındaki 33 yaşındaki Amer Dau mahkemeye çıkarıldı. Şüpheli hakkında ölüme neden olan tehlikeli araç kullanma, kusurlu araç kullanma ve kefalet altındayken suç işleme suçlamaları yöneltildi.</p>

<p>Yetkililer, zanlının olay sırasında ehliyetsiz olduğunu da öne sürdü. Mahkeme sürecinde ek bir kefalet başvurusu yapılmadığı, şüphelinin eylül ayında görülecek bir sonraki duruşmaya kadar tutuklu kalacağı bildirildi.</p>

<p>Soruşturma çok yönlü sürüyor</p>

<p>Polis ekipleri, olayın kasıtlı bir saldırı olup olmadığını da araştırıyor. Ancak ilk değerlendirmelerde terör bağlantısı ihtimalinin dışlandığı belirtildi. Soruşturmanın derinleştirilerek sürdüğü, yeni bulgulara göre ek suçlamaların gündeme gelebileceği ifade edildi.</p>

<p>Genç yaşta yarım kalan hayat</p>

<p>Volkan Aksoy’un ölümü, ailesi kadar arkadaş çevresini de derinden sarstı. Eğlenceli bir günün ardından gelen bu ani kayıp, Melbourne’de büyük yankı uyandırdı. Genç yaşta hayatını kaybeden Aksoy’un ardından geriye, yarım kalan hayaller ve derin bir acı kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/melbournede-feci-kaza-20-yasindaki-volkan-aksoy-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7526.jpeg" type="image/jpeg" length="21617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50898"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="14119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="86900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="47114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="27924"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
