<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 15:02:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Göktürk’te Feci Kaza: Derya Üzüm Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gokturkte-feci-kaza-derya-uzum-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gokturkte-feci-kaza-derya-uzum-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Eyüpsultan’a bağlı Göktürk’te meydana gelen trafik kazasında Derya Üzüm yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre kaza, 9 Mayıs 2026 günü saat 21.21 sıralarında Göktürk Merkez Mahallesi İstanbul Caddesi üzerinde yaşandı. Karşıdan karşıya geçmeye çalışan Derya Üzüm’e, seyir halindeki bir araç çarptı.</p>

<p>Çarpmanın etkisiyle yere düşerek ağır yaralanan Üzüm, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Seyrantepe Hamidiye Etfal Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Kazanın ardından trafik ekipleri olay yerinde inceleme yaptı. Sürücünün gözaltına alındığı, işlemlerinin ardından tutuklandığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayla ilgili soruşturma sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gokturkte-feci-kaza-derya-uzum-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9413.jpeg" type="image/jpeg" length="67524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Diş Hekimliği Camiasında Acı Kayıp: Sevdiye Mutlu Borazan Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bursa-dis-hekimligi-camiasinda-aci-kayip-sevdiye-mutlu-borazan-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bursa-dis-hekimligi-camiasinda-aci-kayip-sevdiye-mutlu-borazan-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa diş hekimliği camiası, uzun yıllardır mesleğini sürdüren Dişhekimi Sevdiye Mutlu Borazan’ın vefat haberiyle yasa boğuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa Dişhekimleri Odası tarafından yapılan paylaşımda, Borazan’ın hayatını kaybettiği duyuruldu. Meslektaşları ve yakın çevresi tarafından sevilen isim için taziye mesajları peş peşe geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paylaşılan bilgilere göre Sevdiye Mutlu Borazan’ın cenazesi, 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü ikindi namazının ardından Bursa’daki Hürriyet Merkez Camii’nden kaldırılacak. Bursa Dişhekimleri Odası açıklamasında, “Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>1964 doğumlu olan Sevdiye Mutlu Borazan’ın uzun yıllar boyunca diş hekimliği alanında görev yaptığı öğrenildi. Vefat haberi, özellikle Bursa’daki sağlık ve ağız-diş sağlığı camiasında büyük üzüntü yarattı.</p>

<p>Son dönemde sağlık camiasında yaşanan art arda kayıplar, meslek örgütlerinin dayanışma mesajlarını da beraberinde getiriyor. Bursa Dişhekimleri Odası’nın yayımladığı taziye görseli kısa sürede sosyal medyada çok sayıda kullanıcı tarafından paylaşıldı.</p>

<p>Bursa Dişhekimleri Odası’nın resmi duyurular bölümünde de meslektaşların vefat haberleri ve anma paylaşımlarına yer veriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bursa-dis-hekimligi-camiasinda-aci-kayip-sevdiye-mutlu-borazan-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9409.jpeg" type="image/jpeg" length="34102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genç Hekim Özgün Ömer Asiller Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/genc-hekim-ozgun-omer-asiller-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/genc-hekim-ozgun-omer-asiller-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum’un İskilip ilçesi nüfusuna kayıtlı Dr. Özgün Ömer Asiller’in vefatı, ailesi, yakınları ve sağlık camiasında üzüntüye neden oldu. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak yer alan Asiller’in cenaze programı da paylaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dr. Özgün Ömer Asiller’in vefat haberi, Çorum yerel basınında duyuruldu. Haberde, Asiller’in kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği bilgisi yer aldı.</p>

<p>Özgün Ömer Asiller kimdir?</p>

<p>Dr. Özgün Ömer Asiller, tıp alanında çalışmalar yürüten genç bir hekimdi. Ankara Üniversitesi araştırma bilgi sisteminde yer alan bilgilere göre Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak görev yapıyordu.</p>

<p>Akademik profilinde anesteziyoloji, yoğun bakım ve klinik tıp alanları öne çıkıyordu. Profilinde 24 yayın bilgisi yer aldı.</p>

<p>Özgün Ömer Asiller neden öldü?</p>

<p>Yerel kaynaklarda Dr. Özgün Ömer Asiller’in kalp krizi sonucu vefat ettiği aktarıldı. Bunun dışında ölüm sürecine ilişkin ayrıntılı resmi açıklama ya da ek tıbbi bilgi paylaşılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgün Ömer Asiller kaç yaşındaydı, nereliydi?</p>

<p>Haber kaynaklarında Asiller’in “genç yaşta” vefat ettiği belirtildi; ancak yaşına ilişkin net bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Dr. Özgün Ömer Asiller’in Çorum’un İskilip ilçesinden olduğu, Bayat İleği Köyü nüfusuna kayıtlı bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Hangi hastanede görev yapıyordu?</p>

<p>Akademik kayıtlarda Dr. Özgün Ömer Asiller’in Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda görev yaptığı görülüyor. Yerel haberlerde ayrıca bir dönem İskilip’te görev yaptığı bilgisine yer verildi.</p>

<p>Sağlık camiasında üzüntü</p>

<p>Genç bir hekimin vefatı, başta ailesi ve yakınları olmak üzere İskilip, Bayat ve sağlık çevrelerinde üzüntüyle karşılandı. Asiller’in mesleki ve akademik çalışmalarıyla anesteziyoloji alanında yer aldığı biliniyordu.</p>

<p>Cenaze töreni ne zaman?</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre Dr. Özgün Ömer Asiller’in cenazesinin 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü ikindi namazının ardından İskilip’te kılınacak cenaze namazı sonrası Mutaflar Mahallesi Mezarlığı’nda defnedileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/genc-hekim-ozgun-omer-asiller-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9403.jpeg" type="image/jpeg" length="71138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Bin Adım Şart mı? Yeni Araştırma 7 Bin Adımın Gücünü Gösterdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/10-bin-adim-sart-mi-yeni-arastirma-7-bin-adimin-gucunu-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/10-bin-adim-sart-mi-yeni-arastirma-7-bin-adimin-gucunu-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[The Lancet Public Health’te yayımlanan geniş kapsamlı analiz, günlük adım sayısı ile ölüm, kalp hastalığı, demans, depresyon, diyabet ve düşme riski arasında dikkat çekici bir ilişki ortaya koydu. Araştırmaya göre 7 bin adım, birçok sağlık sonucu için ulaşılabilir ve anlamlı bir hedef olabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günlük 10 bin adım hedefi yıllardır sağlıklı yaşamın simgesi gibi görülüyor. Ancak yeni ve kapsamlı bir bilimsel çalışma, sağlık açısından anlamlı faydalar için herkesin mutlaka 10 bin adıma ulaşması gerekmediğini gösterdi.</p>

<p>The Lancet Public Health dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve doz-yanıt meta-analizinde, yetişkinlerde günlük adım sayısı ile farklı sağlık sonuçları arasındaki ilişki incelendi. Çalışma, 57 araştırma ve 35 kohorttan elde edilen verileri değerlendirdi; meta-analiz bölümünde ise 31 çalışma ve 24 kohort yer aldı.</p>

<p>7 Bin Adım Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Araştırmaya göre günlük 7 bin adım, 2 bin adımla karşılaştırıldığında birçok önemli sağlık sonucunda daha düşük riskle ilişkili bulundu.</p>

<p>Bulgulara göre 7 bin adım atanlarda:</p>

<ul>
 <li>Tüm nedenlere bağlı ölüm riski yüzde 47 daha düşük,</li>
 <li>Kalp-damar hastalığı görülme riski yüzde 25 daha düşük,</li>
 <li>Kalp-damar hastalığına bağlı ölüm riski yüzde 47 daha düşük,</li>
 <li>Kansere bağlı ölüm riski yüzde 37 daha düşük,</li>
 <li>Tip 2 diyabet riski yüzde 14 daha düşük,</li>
 <li>Demans riski yüzde 38 daha düşük,</li>
 <li>Depresif belirtiler riski yüzde 22 daha düşük,</li>
 <li>Düşme riski yüzde 28 daha düşük bulundu.</li>
</ul>

<p>Bu tablo, “az hareketten orta düzey harekete geçişin” sağlık açısından sessiz ama güçlü bir kırılma noktası olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>10 Bin Adım Efsanesi Yeniden Tartışılıyor</p>

<p>Çalışmanın en dikkat çeken yönlerinden biri, 10 bin adım hedefinin tek geçerli ölçü gibi görülmemesi gerektiğini ortaya koyması.</p>

<p>Araştırmacılar, özellikle tüm nedenlere bağlı ölüm, kalp-damar hastalığı, demans ve düşme gibi sonuçlarda faydanın 5 bin ile 7 bin adım civarında belirginleştiğini bildirdi. Bu noktadan sonra fayda tamamen kaybolmasa da artış hızı bazı sonuçlarda yavaşlıyor.</p>

<p>Yani mesele yalnızca “10 bine ulaşmak” değil; hareketsiz bir yaşamdan çıkıp adım adım daha aktif hale gelmek.</p>

<p>En Büyük Kazanç Hareketsiz Kişilerde</p>

<p>Araştırma, özellikle çok az hareket eden kişiler için umut verici bir mesaj taşıyor. Günlük 2 bin adımdan 4 bin, 5 bin veya 7 bin adıma çıkmak bile sağlık açısından anlamlı farklar oluşturabilir.</p>

<p>Bu nedenle 7 bin adım, daha gerçekçi bir halk sağlığı hedefi olarak öne çıkıyor. Merdiven kullanmak, kısa yürüyüşler yapmak, araçtan biraz daha uzakta inmek veya gün içinde küçük yürüyüş araları vermek bu hedefe katkı sağlayabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu Sonuçlar Ne Kadar Kesin?</p>

<p>Çalışma güçlü bir veri havuzuna dayansa da sonuçlar dikkatli yorumlanmalı. Araştırma, günlük adım sayısı ile sağlık sonuçları arasında ilişki gösteriyor; ancak tek başına “7 bin adım kesin olarak bu hastalıkları önler” anlamına gelmiyor.</p>

<p>Yaş, mevcut hastalıklar, beslenme, sosyoekonomik durum, uyku, sigara kullanımı ve genel yaşam tarzı gibi birçok faktör bu ilişkiyi etkileyebilir. Bilim insanları da çalışmanın sınırlılıkları arasında yaşa özel analiz eksikliğine ve bazı sonuçlarda kanıt düzeyinin daha düşük olmasına dikkat çekiyor.</p>

<p>Sonuç: Daha Fazla Hareket, Daha Gerçekçi Hedef</p>

<p>Bu araştırma, sağlıklı yaşam mesajını daha ulaşılabilir hale getiriyor: Herkes bir anda 10 bin adıma çıkmak zorunda değil. Ancak günlük hareketi artırmak, özellikle hareketsiz kişiler için ciddi sağlık kazanımları sağlayabilir.</p>

<p>7 bin adım, sağlık için sihirli bir sayı değil; fakat modern hayatın hareketsizliğine karşı güçlü, ölçülebilir ve uygulanabilir bir hedef olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kaynak:<br />
Daily steps and health outcomes in adults: a systematic review and dose-response meta-analysis, The Lancet Public Health, 2025.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/10-bin-adim-sart-mi-yeni-arastirma-7-bin-adimin-gucunu-gosterdi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9396.jpeg" type="image/jpeg" length="79454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Koç kararını verdi: Fenerbahçe seçiminde dengeler değişti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ali-koc-kararini-verdi-fenerbahce-seciminde-dengeler-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ali-koc-kararini-verdi-fenerbahce-seciminde-dengeler-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’de 6-7 Haziran’da yapılacak olağanüstü seçimli genel kurul öncesi gözler Ali Koç’un kararına çevrilmişti. Eski başkanın aday olmayacağı ve herhangi bir adaya açık destek vermeyeceği yönündeki açıklaması, sarı-lacivertli camiada seçim hesabını yeniden şekillendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe’de seçim trafiği hızlandı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fenerbahçe’de olağanüstü seçimli genel kurul yaklaşırken kulüp çevresinde en çok merak edilen başlıklardan biri netleşti. Eski başkan Ali Koç’un yeniden aday olup olmayacağı, özellikle Aziz Yıldırım ve Hakan Safi’nin öne çıktığı süreçte camianın gündemindeydi.</p>

<p>Kulübün resmi açıklamasına göre olağanüstü seçimli genel kurul 6-7 Haziran tarihlerinde yapılacak. Başkan Sadettin Saran, daha önce yaptığı duyuruda bu takvimi camiayla paylaşmıştı.</p>

<p>Ali Koç aday olacak mı?</p>

<p>Gelen son bilgilere göre Ali Koç, seçimde başkan adayı olmayacak. Koç’un ayrıca herhangi bir adayı işaret etmeyeceği, sandık sürecinde aktif taraf pozisyonu almayacağı aktarıldı.</p>

<p>Bu karar, “Ali Koç Fenerbahçe seçiminde kimi destekleyecek?” sorusunu da yanıtlamış oldu. Eski başkanın tavrı, seçmenin doğrudan adaylar ve projeler üzerinden karar vermesi gerektiği mesajı olarak yorumlandı.</p>

<p>Fenerbahçe seçimi neden gündem oldu?</p>

<p>Fenerbahçe’de seçim süreci yalnızca başkanlık yarışı olarak görülmüyor. Sarı-lacivertli camiada sportif başarının geleceği, yönetim anlayışı, transfer politikası ve kulübün yeni dönem rotası tartışılıyor.</p>

<p>Bu nedenle “Fenerbahçe seçimi ne zaman?”, “Ali Koç aday mı?”, “Aziz Yıldırım aday olacak mı?”, “Hakan Safi kimdir?” gibi aramalar son günlerde öne çıktı.</p>

<p>Seçimde kimler öne çıkıyor?</p>

<p>Mevcut tabloda Aziz Yıldırım ve Hakan Safi isimleri seçim yarışının merkezinde yer alıyor. Ali Koç’un aday olmama ve tarafsız kalma kararı, özellikle kararsız üyelerin eğilimini daha önemli hâle getirdi.</p>

<p>Fenerbahçe’de seçim sürecinin önümüzdeki günlerde aday listeleri, yönetim vaatleri ve camia içi destek açıklamalarıyla daha da hareketlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Bundan sonra ne olabilir?</p>

<p>6-7 Haziran’daki genel kurul öncesi adayların projeleri, futbol yapılanmasına dair planları ve kulübün mali-sportif yol haritası daha fazla tartışılacak.</p>

<p>Ali Koç’un sahadan çekilmesiyle seçim yarışında gözler artık doğrudan adayların söylemlerine ve kongre üyelerinin tercihine çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ali-koc-kararini-verdi-fenerbahce-seciminde-dengeler-degisti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9395.jpeg" type="image/jpeg" length="39546"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Seçim Anketinde AK Parti Önde: CHP ile Fark 4 Puanı Aştı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/son-secim-anketinde-ak-parti-onde-chp-ile-fark-4-puani-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/son-secim-anketinde-ak-parti-onde-chp-ile-fark-4-puani-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Areda Survey’in Nisan 2026 araştırması, “Bu pazar seçim olsa hangi parti önde çıkar?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Ankette AK Parti yüzde 34,4 ile ilk sırada yer alırken, CHP yüzde 30,3 seviyesinde ölçüldü. Sonuçlar, seçmen sadakati ve küçük partilerin olası etkisi bakımından da dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Seçim anketi neden gündem oldu?</p>

<p>Türkiye’de erken seçim tartışmaları zaman zaman siyasetin ana başlıklarından biri hâline gelirken, son kamuoyu araştırmaları seçmen eğiliminin hangi yönde ilerlediğine dair merakı artırdı.</p>

<p>Areda Survey tarafından yayımlanan Nisan 2026 araştırması da bu nedenle kısa sürede siyaset gündeminin öne çıkan başlıkları arasına girdi. Araştırmada katılımcılara, “Bu pazar milletvekilliği genel seçimi olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusu yöneltildi.</p>

<p>AK Parti ilk sırada, CHP ikinci sırada</p>

<p>Araştırmaya göre AK Parti’nin oy oranı yüzde 34,4 olarak ölçüldü. CHP ise yüzde 30,3 ile ikinci sırada yer aldı.</p>

<p>Bu tablo, iki parti arasındaki farkın 4,1 puan seviyesinde olduğunu gösterdi. Ankette DEM Parti yüzde 9,2, MHP yüzde 9, İYİ Parti yüzde 5,1, Anahtar Parti yüzde 3,9, Zafer Partisi yüzde 3, Yeniden Refah Partisi yüzde 2,1, diğer partiler ise yüzde 3,1 olarak yer aldı.</p>

<p>Seçmen sadakati ne söylüyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bölümü, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde oy verilen partiye bağlılık oranları oldu.</p>

<p>Areda Survey verilerine göre AK Parti seçmeninin yüzde 93,1’i tercihini koruduğunu belirtirken, CHP seçmeninde bu oran yüzde 91,5 olarak ölçüldü. DEM Parti’de seçmen sadakati yüzde 91,3, MHP’de yüzde 82,6, İYİ Parti’de ise yüzde 45,9 seviyesinde kaldı.</p>

<p>Küçük partiler neden belirleyici olabilir?</p>

<p>Son seçim anketi, yalnızca AK Parti ve CHP arasındaki farkla değil, orta ve küçük ölçekli partilerin toplam etkisiyle de önem taşıyor.</p>

<p>DEM Parti, MHP, İYİ Parti, Anahtar Parti, Zafer Partisi ve Yeniden Refah Partisi’nin oy oranları birlikte değerlendirildiğinde, seçmen dağılımının hâlâ çok parçalı olduğu görülüyor. Bu nedenle olası bir seçim senaryosunda ittifak dengeleri, kararsız seçmen ve küçük partilerin yönü tabloyu değiştirebilir.</p>

<p>Son seçim anketleri aynı tabloyu mu gösteriyor?</p>

<p>Nisan 2026 döneminde yayımlanan farklı anketlerde de AK Parti ve CHP arasındaki yarışın yakın seyrettiği görülüyor. SONAR’ın Nisan araştırmasında AK Parti yüzde 32,3, CHP yüzde 31,4 olarak aktarılırken; Betimar’ın Nisan anketinde AK Parti yüzde 34,6, CHP yüzde 28,6 seviyesinde yer aldı.</p>

<p>Bu nedenle tek bir anket, seçim sonucunu kesin biçimde göstermez. Ancak farklı araştırmalarda benzer eğilimlerin izlenmesi, siyasi partilerin seçmen davranışındaki hareketliliği daha yakından takip etmesine yol açıyor.</p>

<p>Anket sonuçları ne anlama geliyor?</p>

<p>Son tablo, Türkiye siyasetinde ana rekabetin AK Parti ve CHP ekseninde sürdüğünü gösteriyor. Ancak yarışın yönünü yalnızca iki büyük partinin oy oranları değil; seçmen sadakati, kararsızların dağılımı, ittifak ihtimalleri ve küçük partilerin performansı belirleyecek.</p>

<p>Bu nedenle “son seçim anketi kim önde?” sorusunun cevabı kadar, “seçmen hangi partide kalıyor, hangi partiden kopuyor?” sorusu da önem kazanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/son-secim-anketinde-ak-parti-onde-chp-ile-fark-4-puani-asti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9393.jpeg" type="image/jpeg" length="67310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB İl İçi Atama Sonuçları 2026 Açıklandı: Öğretmenler Sonuçları MEBBİS ve personel.meb.gov.tr Üzerinden Sorguluyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/meb-il-ici-atama-sonuclari-2026-aciklandi-ogretmenler-sonuclari-mebbis-ve-personelmebgovtr-uzerinden-sorguluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/meb-il-ici-atama-sonuclari-2026-aciklandi-ogretmenler-sonuclari-mebbis-ve-personelmebgovtr-uzerinden-sorguluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB il içi atama sonuçları 2026 için beklenen gün geldi. Öğretmenlerin il içi isteğe bağlı yer değiştirme sonuçları, MEB Personel Genel Müdürlüğü ekranında yayımlandı. Sonuçlar MEBBİS ve personel.meb.gov.tr üzerinden sorgulanabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MEB İl İçi Atama Sonuçları 2026 Neden Gündem Oldu?</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan binlerce öğretmenin yakından takip ettiği 2026 il içi isteğe bağlı yer değiştirme sonuçları açıklandı. “personel meb”, “MEBBİS il içi atama sonuçları”, “il içi tayin sonuçları 2026” ve “personel.meb” aramaları günün en çok merak edilen başlıkları arasına girdi.</p>

<p>MEB Personel Genel Müdürlüğü’nün resmi sayfasında, “2026 Yılı Öğretmenlerin İl İçi İsteğe Bağlı Yer Değiştirme Sonuçları” başlıklı duyuru 11 Mayıs 2026 saat 12.00 itibarıyla yer aldı.</p>

<p>İl İçi Atama Sonuçları Nereden Öğrenilir?</p>

<p>Öğretmenler sonuçlarını şu ekranlar üzerinden kontrol edebiliyor:</p>

<p>personel.meb.gov.tr<br />
MEBBİS kullanıcı hesabı<br />
e-Devlet yönlendirmesi / Bakanlık bağlantıları</p>

<p>Sonuç ekranında öğretmenin tercih durumu, varsa atandığı eğitim kurumu ve yer değiştirme bilgisi görüntülenebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026 İl İçi Yer Değiştirme Takvimi</p>

<p>MEB’in yayımladığı duyuruya göre öğretmenler başvurularını 4-6 Mayıs 2026 tarihleri arasında yaptı. Atama işlemlerinin 11 Mayıs 2026’da, hizmet puanı üstünlüğü ve tercih sırası dikkate alınarak gerçekleştirileceği duyurulmuştu.</p>

<p>Duyuruda ayrıca öğretmenlerin en fazla 40 eğitim kurumu tercih edebileceği, atamaların alanlardaki öğretmen ihtiyacı ve oluşacak ihtiyaç durumuna göre yapılacağı belirtildi.</p>

<p>Ataması Yapılamayan Öğretmenler İçin Sıra Süreci</p>

<p>İlk yerleştirmede tercihine atanamayan öğretmenler için sıra kaydı uygulaması da gündemde. MEB duyurusuna göre, başvuru sırasında sıra talebinde bulunan öğretmenler ilk iki tercihleri için hizmet puanı üstünlüğüne göre sıraya alınacak. Sıradaki durum MEBBİS başvuru sayfası üzerinden takip edilebilecek.</p>

<p>Tebligat ve İlişik Kesme Ne Zaman?</p>

<p>MEB takvimine göre:</p>

<p>Atamaların yapılması ve sıra kayıtlarının oluşturulması: 11 Mayıs 2026<br />
Tebligat ve ilişik kesme: 26 Haziran 2026<br />
Sıranın çalıştırılması ve atama/1: 3 Temmuz 2026<br />
Sıranın çalıştırılması ve atama/2: 13 Ağustos 2026</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/meb-il-ici-atama-sonuclari-2026-aciklandi-ogretmenler-sonuclari-mebbis-ve-personelmebgovtr-uzerinden-sorguluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7152.jpeg" type="image/jpeg" length="64006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Survivor’da Elenen İsim Belli Oldu! Survivor Kim Elendi Sorusu Yanıt Buldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/survivorda-elenen-isim-belli-oldu-survivor-kim-elendi-sorusu-yanit-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/survivorda-elenen-isim-belli-oldu-survivor-kim-elendi-sorusu-yanit-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Survivor 2026’da eleme gecesi yine sosyal medyanın en çok konuşulan başlıkları arasına girdi. Nagihan Karadere, Seda Albayrak, Beyza Gemici ve Sude Demir’in potada yer aldığı haftada izleyicilerin merak ettiği “Survivor kim elendi?” sorusu netlik kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Survivor’da finale doğru gerilim artarken, eleme düellosu yarışmanın seyrini değiştiren gecelerden biri oldu. Haftalardır performanslarıyla dikkat çeken yarışmacılar arasında yaşanan mücadele sonrası bir isim adaya veda etti.</p>

<p>Survivor kim elendi? 10 Mayıs eleme gecesinde kim gitti?</p>

<p>TV8 ekranlarında yayınlanan son bölümde eleme potasında dört yarışmacı yer aldı. Nagihan Karadere, Seda Albayrak, Beyza Gemici ve Sude Demir arasında gerçekleşen düello oyunları, gece boyunca izleyicilerin odağında kaldı.</p>

<p>Parkur performanslarının ardından yapılan eşleşmelerde bazı yarışmacılar potadan çıkmayı başarırken, final düellosunda kritik mücadele yaşandı. Gecenin sonunda Survivor’dan elenen isim Seda Albayrak oldu.</p>

<p>Bu sonuçla birlikte yarışmada kadın yarışmacılar arasındaki denge yeniden değişmiş oldu.</p>

<p>Eleme sonrası sosyal medyada hangi yorumlar yapıldı?</p>

<p>Eleme kararının ardından sosyal medya platformlarında çok sayıda yorum paylaşıldı. Özellikle “Seda neden elendi?”, “Survivor’da düelloyu kim kazandı?” ve “Nagihan potadan nasıl çıktı?” soruları öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Bazı izleyiciler Seda’nın performansının yetersiz kaldığını savunurken, bazı kullanıcılar ise yarışmanın artık tamamen strateji ve psikolojik dayanıklılık üzerinden ilerlediğini dile getirdi.</p>

<p>Survivor’da finale doğru rekabet sertleşiyor</p>

<p>Yarışmada kalan isim sayısı azaldıkça dokunulmazlık oyunlarının önemi daha da artıyor. Özellikle bireysel performansların ön plana çıktığı son haftalarda küçük hatalar bile doğrudan eleme riskine dönüşebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni bölümde oynanacak oyunlar ve oluşacak yeni eleme potası şimdiden merak konusu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/survivorda-elenen-isim-belli-oldu-survivor-kim-elendi-sorusu-yanit-buldu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9390.jpeg" type="image/jpeg" length="72464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalkandere, Of ve Hayrat Arasındaki Geçiş Yolunun Kapatılması Tepki Çekti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kalkandere-of-ve-hayrat-arasindaki-gecis-yolunun-kapatilmasi-tepki-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kalkandere-of-ve-hayrat-arasindaki-gecis-yolunun-kapatilmasi-tepki-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize’nin Kalkandere ilçesi ile Trabzon’un Of ve Hayrat ilçeleri arasında yıllardır kullanılan geçiş yolunun bariyerlerle kapatılması bölgede tartışma yarattı. Çay sezonu öncesinde alınan kararın çok sayıda köyde ulaşımı zorlaştıracağını belirten vatandaşlar, yetkililerden güvenli kavşak düzenlemesiyle çözüm bekliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rize’nin Kalkandere ilçesi ile Trabzon’un Of ve Hayrat ilçeleri arasında yıllardır kullanılan geçiş güzergâhının Karayolları tarafından bariyerlerle kapatılması, bölge halkının tepkisine neden oldu.</p>

<p>Özellikle çay sezonu öncesinde yapılan kapatmanın günlük ulaşımı olumsuz etkileyeceğini belirten vatandaşlar, yolun yalnızca alternatif bir güzergâh değil, birçok köy için fiilî ulaşım hattı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bölgede yaşayan vatandaşlar, söz konusu yolun hem tarımsal faaliyetler hem de gündelik ulaşım açısından büyük önem taşıdığını belirterek, kararın yeniden değerlendirilmesini istedi.</p>

<p>“Çözüm Yolu Kapatmak Değil, Güvenli Kavşak Yapmak”</p>

<p>Of Kireçli Mahallesi Muhtarı Muammer Hacıfazlıoğlu, geçişin yıllardır bölge halkı tarafından kullanıldığını belirterek, sorunun yolu tamamen kapatarak değil, güvenli bir kavşak düzenlemesiyle çözülebileceğini söyledi.</p>

<p>Hacıfazlıoğlu, mevcut durumun hem sürücüler hem de yayalar açısından yeni riskler doğurduğunu ifade ederek, yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>Çay Sezonu Öncesi Mağduriyet Endişesi</p>

<p>Bölge halkı, özellikle çay sezonunun başlamasıyla birlikte güzergâhın daha yoğun kullanılacağını vurguluyor. Vatandaşlar, yolun kapatılmasıyla bazı köylere ulaşımın uzayacağını, bunun da hem üreticileri hem de günlük işlerini sürdüren vatandaşları zor durumda bırakacağını dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kapatma kararının ardından araç ve yaya geçişlerinde risk oluştuğunu savunan vatandaşlar, Karayolları başta olmak üzere ilgili kurumların bölgede inceleme yapmasını ve kalıcı bir çözüm üretmesini talep ediyor.</p>

<p>Vatandaşlardan Acil Çözüm Çağrısı</p>

<p>Kalkandere, Of ve Hayrat hattında yaşayan vatandaşlar, yol güvenliğinin sağlanması gerektiğini ancak bunun ulaşım hakkını tamamen ortadan kaldırmadan yapılması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Bölge halkı, “bariyerle kapatma” yerine trafik güvenliğini artıracak kavşak, yönlendirme, yaya geçişi ve kontrollü bağlantı düzenlemelerinin hayata geçirilmesini istiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kalkandere-of-ve-hayrat-arasindaki-gecis-yolunun-kapatilmasi-tepki-cekti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9388.jpeg" type="image/jpeg" length="34885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB İl İçi Atama Sonuçları İçin Kritik Gün: Öğretmenler Sonuç Ekranına Kilitlendi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/meb-il-ici-atama-sonuclari-icin-kritik-gun-ogretmenler-sonuc-ekranina-kilitlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/meb-il-ici-atama-sonuclari-icin-kritik-gun-ogretmenler-sonuc-ekranina-kilitlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB 2026 il içi atama sonuçları için gözler bugün personel.meb.gov.tr ve MEBBİS ekranına çevrildi. Başvuruları alınan öğretmenler, il içi yer değiştirme sonucunu ve sıra kaydı sürecini merak ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MEB il içi atama sonuçları 2026 ne zaman açıklanacak?</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin 2026 yılı il içi isteğe bağlı yer değiştirme sürecinde beklenen gün geldi. MEB’in yayımladığı takvime göre atamaların gerçekleştirilmesi ve sıra kaydının oluşturulması için tarih 11 Mayıs 2026 olarak duyurulmuştu.</p>

<p>Bu nedenle “il içi atama sonuçları”, “MEB personel” ve “il içi atama sonuçları 2026” aramaları gün içinde yoğunlaştı. Öğretmenler, sonuçların MEBBİS ve personel.meb.gov.tr üzerinden erişime açılmasını takip ediyor.</p>

<p>Başvurular nasıl alınmıştı?</p>

<p>MEB’in duyurusuna göre il içi yer değiştirme başvuruları 4-6 Mayıs 2026 tarihleri arasında alınacaktı. Daha sonra Personel Genel Müdürlüğü, başvuruların 7 Mayıs 2026 saat 16.00’ya kadar uzatıldığını duyurdu.</p>

<p>Yer değiştirme talebinde bulunacak öğretmenlerde, 30 Eylül 2026 itibarıyla bulundukları eğitim kurumunda en az üç yıllık çalışma süresini tamamlama şartı aranıyor. Sözleşmeli öğretmenlikten kadroya geçenlerde ise kadrolu ve sözleşmeli toplam dört yıllık çalışma süresi şartı bulunuyor.</p>

<p>MEB personel il içi atama sonucu nereden öğrenilir?</p>

<p>Sonuç ekranı açıldığında öğretmenler il içi atama sonucunu MEBBİS kullanıcı bilgileriyle veya MEB Personel Genel Müdürlüğü sayfasındaki yönlendirmeler üzerinden sorgulayabilecek. Personel Genel Müdürlüğü ana sayfasında “Öğretmen Atama Sonuçları” bağlantısı da yer alıyor.</p>

<p>Geçmiş yıllardaki sonuç duyurularında MEB, sorgulama için MEBBİS ve e-Devlet kullanıcı hesabı seçeneklerini kullanmıştı.</p>

<p>Sıra kaydı neden önemli?</p>

<p>İl içi atamada yalnızca yerleşen öğretmenler değil, tercihine atanamayan öğretmenler de süreci yakından izliyor. Duyuruya göre ataması yapılamayan öğretmenler, talep etmeleri halinde ilk iki tercihlerindeki kurumlar için alan bazında hizmet puanı üstünlüğüne göre sıraya alınacak.</p>

<p>Sıra oluşan alanlarda 13 Ağustos 2026’ya kadar, yargı kararları hariç olmak üzere sıra atamaları dışında atama yapılmayacak ve kontenjan verilmeyecek. Bu nedenle sonuç ekranı, sadece “atandım mı?” sorusu için değil, yaz aylarındaki ikinci hareketlilik için de önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bundan sonra hangi tarihler takip edilecek?</p>

<p>MEB takvimine göre tebligat ve ilişik kesme tarihi 26 Haziran 2026 olarak belirlendi. İl içi atama sonucuna göre görev yeri değişen öğretmenler için asıl idari süreç bu tarihten sonra başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/meb-il-ici-atama-sonuclari-icin-kritik-gun-ogretmenler-sonuc-ekranina-kilitlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7152.jpeg" type="image/jpeg" length="21675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cezaevlerinde Alarm: 420 Bin Kişilik Tablo Yeni İnfaz Modelini Zorunlu Kılıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cezaevlerinde-alarm-420-bin-kisilik-tablo-yeni-infaz-modelini-zorunlu-kiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cezaevlerinde-alarm-420-bin-kisilik-tablo-yeni-infaz-modelini-zorunlu-kiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ceza infaz kurumlarındaki kişi sayısı 4 Mayıs 2026 itibarıyla 420 bin 798’e ulaştı. Yeni rehabilitasyon hamlesi önemli görülürken, cezaevlerinin “acemi suçlunun profesyonelleştiği” alanlar olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 4 Mayıs 2026 tarihli verileri, Türkiye’de ceza infaz sisteminin kritik bir eşikte olduğunu ortaya koydu. Resmî verilere göre ceza infaz kurumlarında bulunan kişi sayısı 420 bin 798’e çıktı. Bu kişilerin 302 bin 608’i kapalı, 118 bin 190’ı ise açık ceza infaz kurumlarında bulunuyor.</p>

<p>Tablo yalnızca sayıların büyüklüğüyle değil, sistemin geleceği açısından da dikkat çekiyor. Verilere göre cezaevlerinde 395 bin 883 erkek, 20 bin 235 kadın ve 4 bin 680 çocuk bulunuyor. Bu durum, infaz politikalarının yalnızca ceza üzerinden değil; önleme, rehabilitasyon, meslek edindirme ve topluma dönüş ekseninde yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Bu tartışmanın ortasında Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerini rehabilitasyon merkezlerine dönüştürme yönündeki adımı da gündeme geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, özellikle uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadelede ceza infaz kurumlarının yalnızca kapalı alanlar olmaktan çıkarılarak rehabilitasyon odaklı bir yapıya kavuşturulacağını duyurdu.</p>

<p>Ancak yeni modelin başarılı olabilmesi için cezaevlerinin yalnızca “barındırma alanı” olmaktan çıkarılması gerekiyor. Cezaevi, suç işleyenin yan gelip yattığı; acemi girenin profesyonel suçlu olarak çıktığı bir sisteme dönüşmemeli. Tam tersine, içeride geçirilen süre suç kültürünün pekiştiği değil, kişinin disiplin, eğitim, meslek, sorumluluk ve topluma dönüş bilinci kazandığı bir dönem olmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle infaz kurumlarında mahkûmlara yönelik meslek eğitimi, bağımlılıkla mücadele, psikososyal destek, okuma-yazma ve değerler eğitimi güçlendirilmeli. Suç örgütlerinin içeride yeni bağlantılar kurduğu, genç hükümlülerin daha ağır suç ağlarıyla tanıştığı yapıların önüne geçilmeli.</p>

<p>Cezaevleri “suç akademisi” değil, caydırıcılığı olan, ıslah eden ve topluma güvenli dönüşü sağlayan kurumlar haline gelmeli. Aksi halde her yeni infaz düzenlemesi yalnızca geçici nefes aldırır; asıl sorun, duvarların içinde büyümeye devam eder.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cezaevlerinde-alarm-420-bin-kisilik-tablo-yeni-infaz-modelini-zorunlu-kiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9378.jpeg" type="image/jpeg" length="12283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süper Ayakkabı” Tartışması Büyüyor: Koşuyu Hızlandırıyor Ama Sakatlık Riskini Artırabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/super-ayakkabi-tartismasi-buyuyor-kosuyu-hizlandiriyor-ama-sakatlik-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/super-ayakkabi-tartismasi-buyuyor-kosuyu-hizlandiriyor-ama-sakatlik-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karbon plakalı ve yüksek teknolojili “süper ayakkabılar” son yıllarda maraton dünyasının gizli motoru haline geldi. Rekorlar kırılıyor, koşucular daha az yorulduğunu söylüyor, spor markaları ise yeni nesil köpük teknolojileriyle adeta küçük bir roket üretiyor. Ancak yeni bir araştırma, bu ayakkabıların performansı artırırken bazı sakatlık risklerini de beraberinde getirebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle elit koşucular üzerinde yapılan çalışma, “advanced footwear technology” yani gelişmiş ayakkabı teknolojisine sahip modellerin koşu mekaniğini fark edilmeyecek kadar küçük ama uzun vadede önemli olabilecek biçimde değiştirdiğini gösterdi.</p>

<p>“Süper Ayakkabı” Nedir?</p>

<p>Koşu dünyasında “super shoes” olarak bilinen bu modeller; kalın enerji geri dönüşlü köpük taban, karbon fiber plaka ve yay etkisi oluşturan özel yapı kombinasyonuyla çalışıyor. Amaç, koşucunun daha az enerji harcayarak daha hızlı ilerlemesini sağlamak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle uzun mesafe yarışlarında kullanılan bu ayakkabılar, son yıllarda dünya rekorlarının önemli bölümünde tercih edildi.</p>

<p>Araştırmada Ne Bulundu?</p>

<p>Araştırmacılar 23 elit koşucuyu üç farklı ayakkabı türüyle test etti:</p>

<ul>
 <li>Standart nötr koşu ayakkabısı</li>
 <li>Hafif köpük destekli model</li>
 <li>Karbon plakalı gelişmiş “süper ayakkabı”</li>
</ul>

<p>Katılımcılar antrenman temposu, tempo koşusu ve 5 kilometre yarış hızında koştu. Ardından adım yapısı, ayak basış şekli ve kemik stres yaralanmalarıyla ilişkili biyomekanik veriler incelendi.</p>

<p>Araştırma sonucunda şu dikkat çekici değişiklikler görüldü:</p>

<ul>
 <li>Adım frekansında düşüş</li>
 <li>Daha uzun adım atma eğilimi</li>
 <li>Ayağın içe doğru daha fazla çökmesi</li>
 <li>Bazı bölgelerde kemik yükünün artması</li>
</ul>

<p>Uzmanlara göre bu değişiklikler özellikle uzun vadede stres kırıkları ve aşırı kullanım yaralanmaları riskini etkileyebilir.</p>

<p>Her Koşucu İçin Aynı Risk Yok</p>

<p>Araştırmacılar panik havası oluşturulmaması gerektiğini de özellikle vurguluyor. Çünkü çalışmada doğrudan “bu ayakkabılar sakatlıyor” sonucu çıkmadı. Daha çok, sakatlıkla ilişkili biyomekanik değişimlerin gözlendiği belirtildi.</p>

<p>Bazı uzmanlar ise süper ayakkabıların ayak bileği üzerindeki yükü azaltabileceğini ve bunun koruyucu etkiler oluşturabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Yani tablo siyah-beyaz değil. Adeta asfalt üzerinde çalışan küçük bir mühendislik laboratuvarı gibi davranan bu ayakkabılar, vücuttaki yük dağılımını yeniden şekillendiriyor.</p>

<p>Uzmanlardan “Denge” Uyarısı</p>

<p>Araştırmayı yapan ekip, sporcuların bu ayakkabıları tamamen bırakması gerektiğini söylemiyor. Ancak sürekli aynı karbon plakalı modellerle antrenman yapılmasının risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Öneriler arasında şunlar öne çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>Farklı ayakkabı türlerini dönüşümlü kullanmak</li>
 <li>Süper ayakkabılara yavaş geçiş yapmak</li>
 <li>Özellikle geçmişinde stres kırığı olan sporcuların dikkatli olması</li>
 <li>Yarış ve antrenman ayakkabısını ayırmak</li>
</ul>

<p>Spor Dünyasında Yeni Tartışma</p>

<p>Karbon plakalı ayakkabılar bir süredir spor dünyasında “teknolojik doping” tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Bazı uzmanlar bu modellerin performansı doğal sınırların ötesine taşıdığını savunurken, bazıları ise bunun spor ekipmanındaki normal evrim olduğunu düşünüyor.</p>

<p>Ancak görünen o ki tartışma artık sadece “daha hızlı koşmak” değil. Bundan sonra soru biraz daha farklı:</p>

<p>“Hız uğruna vücut ne kadar yük taşıyor?” 🏃‍♂️⚡🦴</p>

<p>Kaynak</p>

<ul>
 <li>Mass General Brigham</li>
 <li>PM&amp;R Journal</li>
 <li>EurekAlert</li>
 <li>Newsmax</li>
 <li>ScienceBlog</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/super-ayakkabi-tartismasi-buyuyor-kosuyu-hizlandiriyor-ama-sakatlik-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9376.jpeg" type="image/jpeg" length="15581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görevlendirmeyi Kabul Etmeyen İşçi İçin Kritik Karar: Yargıtay’dan Emsal Niteliğinde İçtihat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmeyi-kabul-etmeyen-isci-icin-kritik-karar-yargitaydan-emsal-niteliginde-ictihat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmeyi-kabul-etmeyen-isci-icin-kritik-karar-yargitaydan-emsal-niteliginde-ictihat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş yerinde farklı bir birime ya da başka bir çalışma alanına gönderilen işçinin, yeni görevlendirmeyi kabul etmemesi durumunda “devamsızlık yaptı” gerekçesiyle işten çıkarılıp çıkarılamayacağı uzun süredir tartışılıyordu. Tartışmaya yön verecek dikkat çekici karar ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nden geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yüksek mahkeme, işçinin kabul etmediği yeni görevlendirme yerindeki yokluğunun doğrudan “devamsızlık” olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Karar, özellikle görev yeri değişikliği, şube transferi ve çalışma koşullarındaki değişiklikler nedeniyle yaşanan iş uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşıyor.</p>

<p>“Görevlendirmeyi Kabul Etmeyen İşçi Devamsız Sayılamaz”</p>

<p>Kararda öne çıkan ifadede şu değerlendirme yer aldı:</p>

<p>“Görevlendirmeyi kabul etmeyen işçinin yeni görevlendirildiği iş yerinde devamsızlığından söz edilemez.”</p>

<p>Yargıtay 9. HD’nin<br />
E:2017/13342<br />
K:2019/16167 sayılı kararında, işverenin tek taraflı görevlendirme işleminin belirli şartlara bağlı olduğu vurgulandı.</p>

<p>İşveren Her Görevlendirmeyi Tek Taraflı Yapabilir mi?</p>

<p>İş hukukunda işverenin yönetim hakkı bulunsa da bu yetkinin sınırsız olmadığı belirtiliyor. Özellikle:</p>

<ul>
 <li>Çalışma yerinin değiştirilmesi</li>
 <li>İşçinin yaşam düzenini etkileyecek nakiller</li>
 <li>Ücret, pozisyon veya çalışma koşullarında esaslı değişiklikler</li>
</ul>

<p>gibi durumlarda işçinin onayının önem taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre işverenin yaptığı değişiklik “esaslı değişiklik” niteliğindeyse, işçinin bunu kabul etmeme hakkı bulunuyor. Bu durumda yeni iş yerindeki yokluk otomatik olarak “işe gelmeme” anlamına gelmeyebiliyor.</p>

<p>İş Davalarında Sıkça Gündeme Geliyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle büyük şirketlerde şube değişiklikleri, farklı şehir görevlendirmeleri ve birimler arası geçişler nedeniyle benzer uyuşmazlıkların arttığı belirtiliyor. İş mahkemelerinde en sık tartışılan başlıklardan biri de “devamsızlık nedeniyle fesih” süreçleri oluyor.</p>

<p>Yargıtay’ın bu kararıyla birlikte, işverenin yalnızca yeni görev yerine gidilmediği gerekçesiyle devamsızlık tutanağı düzenlemesinin her durumda yeterli olmayabileceği yorumları yapılıyor.</p>

<p>Karar Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Karar, işçilerin her görevlendirmeyi koşulsuz kabul etmek zorunda olmadığını ortaya koyarken; işverenlerin de görev değişikliklerinde hukuki prosedürlere dikkat etmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>İş hukuku adeta satranç tahtası gibi ilerliyor: Bir karelik yanlış hamle bazen yıllarca sürecek davaların kapısını aralayabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmeyi-kabul-etmeyen-isci-icin-kritik-karar-yargitaydan-emsal-niteliginde-ictihat</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9374.jpeg" type="image/jpeg" length="84959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Şiddet İddialarına Yanıt]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/karaman-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-siddet-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/karaman-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-siddet-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği, bazı basın yayın organlarında yer alan şiddet iddiaları ve yönetim zafiyeti eleştirilerine yazılı açıklamayla yanıt verdi. Açıklamada, olayla ilgili idari ve disiplin soruşturması başlatıldığı, konunun adli mercilere intikal ettiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, son günlerde kamuoyuna yansıyan şiddet iddiaları üzerine basın açıklaması yayımladı.</p>

<p>Bazı yayınlarda hastanede sık sık şiddet olayları yaşandığı, yönetimin olaylara duyarsız kaldığı ve kurumda “otorite boşluğu” bulunduğu yönünde iddialar gündeme gelmişti.</p>

<p>Başhekimlik tarafından yapılan açıklamada, söz konusu haberlerin hastaneyi hedef aldığı ve kamuoyunda yanlış algı oluşturabileceği belirtildi.</p>

<p>Soruşturma Başlatıldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, habere konu olayın öğrenilmesinin ardından ilgili personel hakkında gerekli idari ve disiplin soruşturmasının ivedilikle başlatıldığı ifade edildi.</p>

<p>Konuya ilişkin sürecin yalnızca kurum içinde kalmadığı, adli mercilere de intikal ettiği bildirildi. Hastane yönetimi, sürecin ilgili kurumlar tarafından titizlikle yürütüldüğünü kaydetti.</p>

<p>“Otorite Boşluğu İddiaları Gerçeği Yansıtmıyor”</p>

<p>Başhekimlik açıklamasında, bazı yayınlarda dile getirilen “otorite boşluğu” ve yönetimin olaylara “duyarsız kaldığı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.</p>

<p>Hastane yönetimi, çalışanların güvenli çalışma ortamının korunması, hasta güvenliği ve kurum disiplininin sağlanması için gerekli tüm süreçlerin mevzuat çerçevesinde takip edildiğini bildirdi.</p>

<p>Sağlık Çalışanlarının Emeğine Vurgu</p>

<p>Açıklamada, Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin sağlık hizmetlerini özveriyle sürdüren köklü bir sağlık kuruluşu olduğu belirtilerek, çalışanların huzuru ve hizmet kalitesinin kurum için öncelikli olduğu ifade edildi.</p>

<p>Başhekimlik, sağlık çalışanlarının emeğini gölgeleyebilecek ve kamuoyunda yanlış kanaat oluşmasına neden olabilecek haber ve yorumlara karşı sağduyulu yaklaşım beklediklerini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/karaman-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-siddet-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9372.jpeg" type="image/jpeg" length="74264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Akademik Araştırma Gücünde Dünyada 32’nci Sıraya Yükseldi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/turkiye-akademik-arastirma-gucunde-dunyada-32nci-siraya-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/turkiye-akademik-arastirma-gucunde-dunyada-32nci-siraya-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası yükseköğretim ve araştırma analiz platformu measureHE tarafından yayımlanan “Country 100 2026” sıralamasında Türkiye dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akademik ekosistemlerin yalnızca yayın sayısıyla değil; araştırma kalitesi, uluslararası iş birlikleri, sürdürülebilirlik, akademik dürüstlük ve küresel görünürlük gibi çok boyutlu kriterlerle değerlendirildiği listede Türkiye 32’nci sıraya yükseldi.</p>

<p>Araştırma dünyasının “nicelikten kaliteye” evrildiği yeni dönemde açıklanan sonuçlar, Türkiye’nin özellikle akademik dürüstlük ve araştırma güvenilirliği alanlarında güçlü bir performans sergilediğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin En Güçlü Alanı: Akademik Dürüstlük</p>

<p>MeasureHE verilerine göre Türkiye’nin en yüksek puan aldığı başlık “Academic Integrity” oldu. Türkiye bu kategoride 96.6 puan alarak birçok ülkeyi geride bıraktı. Bu alan; geri çekilen yayın oranları, etik araştırma standartları ve bilimsel güvenilirlik gibi kriterleri kapsıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tablo, son yıllarda Türkiye’de bilimsel yayın kalitesi ve akademik denetim mekanizmalarına yönelik artan hassasiyetin uluslararası ölçekte de görünür hale geldiğini gösteriyor.</p>

<p>Uluslararası Entegrasyonda Gelişim Alanı Dikkat Çekti</p>

<p>Raporda Türkiye’nin görece düşük puan aldığı başlıklardan biri ise uluslararası entegrasyon oldu. Özellikle yabancı araştırmacı yoğunluğu, uluslararası ortak yayın üretimi ve küresel akademik ağlara katılım gibi göstergelerde gelişim alanı bulunduğu değerlendirildi.</p>

<p>Buna rağmen Türkiye’nin toplam performansının birçok gelişmekte olan ülkenin önünde yer alması dikkat çekti.</p>

<p>Sadece Yayın Sayısı Değil, Sistemin Gücü Ölçülüyor</p>

<p>MeasureHE’nin metodolojisi klasik üniversite sıralamalarından farklı bir yaklaşım izliyor. Sistem; 25 farklı metriği 7 ana başlık altında değerlendirerek ülkelerin yükseköğretim ve araştırma kapasitesini analiz ediyor.</p>

<p>Bu başlıklar arasında:</p>

<ul>
 <li>Araştırma kalitesi</li>
 <li>Bilimsel sürdürülebilirlik</li>
 <li>Açıklık ve şeffaflık</li>
 <li>Küresel akademik görünürlük</li>
 <li>Uluslararası iş birliği</li>
 <li>Araştırma etkisi</li>
 <li>Akademik etik performansı</li>
</ul>

<p>gibi kriterler bulunuyor.</p>

<p>Türk Üniversiteleri Küresel Listelerde Daha Sık Görülüyor</p>

<p>2026 yılı içerisinde açıklanan farklı uluslararası sıralamalarda da Türk üniversitelerinin görünürlüğünde artış yaşandı. Times Higher Education ve QS gibi küresel listelerde çok sayıda Türk üniversitesinin üst sıralara çıkması, Türkiye’nin yükseköğretimde bölgesel bir merkez olma hedefini güçlendiren gelişmeler arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Özellikle mühendislik, sağlık bilimleri ve teknik alanlarda Türk üniversitelerinin uluslararası rekabet gücünü artırdığına yönelik değerlendirmeler öne çıkıyor.</p>

<p>Akademik Rekabette Yeni Dönem</p>

<p>Uzmanlara göre artık yalnızca “kaç makale yayımlandığı” değil; bu yayınların güvenilirliği, etkisi ve küresel iş birlikleriyle üretilip üretilmediği de sıralamalarda belirleyici hale geliyor.</p>

<p>MeasureHE’nin 2026 raporu da üniversite sistemlerinin yalnızca elit birkaç kurum üzerinden değil, bütün araştırma ekosistemi üzerinden değerlendirildiği yeni dönemin sinyallerini veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/turkiye-akademik-arastirma-gucunde-dunyada-32nci-siraya-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9370.jpeg" type="image/jpeg" length="76759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aynı Sosyal Çevrede Yaşayanların Bağırsak Bakterileri Birbirine Benziyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ayni-sosyal-cevrede-yasayanlarin-bagirsak-bakterileri-birbirine-benziyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ayni-sosyal-cevrede-yasayanlarin-bagirsak-bakterileri-birbirine-benziyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni yayımlanan bilimsel araştırma, insanların yalnızca fikirleri ve alışkanlıkları değil; bağırsaklarındaki mikroorganizmaları da birbirleriyle paylaştığını ortaya koydu. İzole köylerde yapılan çalışma, sosyal ilişkilerin bağırsak mikrobiyomunu düşündüğümüzden çok daha fazla etkileyebileceğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsan bedeni yalnızca kendi hücrelerinden oluşmuyor. Bağırsakta yaşayan trilyonlarca bakteri, virüs ve mikroorganizma; sindirimden bağışıklığa, ruh halinden metabolizmaya kadar birçok sistemi etkiliyor. Şimdi ise bilim insanları bu görünmez dünyanın sosyal ilişkilerle de bağlantılı olabileceğini ortaya koyan dikkat çekici bir araştırma yayımladı.</p>

<p>Köyde Yakın Olanların Mikrobiyomu da Yakın Çıktı</p>

<p>Nature dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, Honduras’taki 18 izole köyde yaşayan 1.787 yetişkinin bağırsak mikrobiyomunu inceledi. Çalışmada yalnızca aile bireyleri değil; arkadaşlar, komşular ve sosyal çevrede yakın ilişki kurulan kişiler arasındaki mikrobiyal benzerlikler de analiz edildi.</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, aynı sosyal ağ içinde bulunan kişilerin bağırsak bakterilerinin birbirine daha fazla benzemesi oldu. Üstelik bu benzerlik yalnızca aynı evde yaşayanlarla sınırlı kalmadı.</p>

<p>Bilim insanları, sosyal bağların ikinci derece ilişkilere kadar mikrobiyal paylaşımı etkileyebildiğini belirtti. Yani bir kişinin arkadaşıyla kurduğu temas bile bağırsak florasında dolaylı bir iz bırakabiliyor olabilir.</p>

<p>“Mikrobiyom Sosyal Olarak Da Yayılıyor”</p>

<p>Araştırmacılar, sosyal açıdan daha merkezi konumda bulunan kişilerin mikrobiyomlarının köy genelindeki yapıya daha çok benzediğini tespit etti. Daha izole yaşayan bireylerde ise farklılaşma dikkat çekti.</p>

<p>Bu durum, insan topluluklarının görünmez bir “mikrobiyal ağ” oluşturabileceği yorumlarına neden oldu.</p>

<p>Araştırmaya göre;</p>

<ul>
 <li>Ortak yaşam alanları</li>
 <li>Yakın fiziksel temas</li>
 <li>Yemek paylaşımı</li>
 <li>Su kaynakları</li>
 <li>Günlük sosyal etkileşimler</li>
</ul>

<p>mikrobiyom benzerliğinde etkili olabilir.</p>

<p>Bağırsak Florası Sadece Beslenmeyle Şekillenmiyor Olabilir</p>

<p>Son yıllarda bağırsak mikrobiyomu üzerine yapılan çalışmalar genellikle beslenme, antibiyotik kullanımı ve yaşam tarzına odaklanıyordu. Ancak bu yeni çalışma, sosyal çevrenin de bağırsak ekosisteminde önemli rol oynayabileceğini gösterdi.</p>

<p>Uzmanlara göre bu durum, gelecekte toplum sağlığı çalışmalarında sosyal yapıların da dikkate alınabileceği anlamına geliyor.</p>

<p>Özellikle obezite, bağışıklık sistemi hastalıkları, inflamasyon ve bazı psikiyatrik durumlarla ilişkilendirilen bağırsak bakterileri açısından sosyal yaşamın etkisi daha fazla araştırılabilir.</p>

<p>Çalışma Nasıl Yapıldı?</p>

<p>Araştırmacılar köylerde detaylı sosyal ağ haritaları oluşturdu ve katılımcılardan alınan örneklerle ileri düzey mikrobiyom dizileme analizi yaptı.</p>

<p>Yaklaşık iki yıl sonra yeniden ölçüm yapılan katılımcılarda, sosyal olarak bağlantılı bireylerin mikrobiyomlarının zaman içinde birbirine daha fazla benzediği görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları bu durumun, insan ilişkilerinin biyolojik etkilerinin düşündüğümüzden daha derin olabileceğine işaret ettiğini belirtiyor.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Araştırma, insanların yalnızca kültürü, dili ve davranışları değil; mikrobiyal yaşamı da paylaşabileceğini ortaya koyuyor. Bilim insanlarına göre sosyal ağlar, görünmez bir biyolojik ekosistem gibi çalışıyor olabilir.</p>

<p>Ancak uzmanlar, bu çalışmanın doğrudan hastalık bulaşması ya da “mikrobiyom transferiyle sağlık garantisi” anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Bulguların daha geniş toplumlarda ve farklı kültürlerde doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>“Gut microbiome strain-sharing within isolated village social networks”<br />
Nature<br />
Yayın tarihi: 20 Kasım 2024</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ayni-sosyal-cevrede-yasayanlarin-bagirsak-bakterileri-birbirine-benziyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9368.jpeg" type="image/jpeg" length="15874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstenmeyen Düşünceleri Bastırmak Ruh Sağlığını İyileştirebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istenmeyen-dusunceleri-bastirmak-ruh-sagligini-iyilestirebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istenmeyen-dusunceleri-bastirmak-ruh-sagligini-iyilestirebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pandemi sonrası artan kaygı, stres ve depresyon vakalarıyla birlikte psikoloji dünyasında yıllardır tartışılan bir konu yeniden gündemde: “İstenmeyen düşünceler bastırılmalı mı, yoksa serbest bırakılmalı mı?” Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu tartışmaya ezber bozan sonuçlarla dahil oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmaya göre belirli tekniklerle yapılan “düşünce bastırma eğitimi”, bazı kişilerde kaygı ve depresyon belirtilerini azaltabiliyor.</p>

<p>Ruh Sağlığında Yeni Tartışma: Düşünceleri Bastırmak Zararlı mı?</p>

<p>Uzun yıllardır psikoloji literatüründe, korku verici ya da rahatsız edici düşünceleri bastırmanın zamanla bu düşünceleri daha güçlü hale getirebileceği savunuluyordu. Özellikle travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete ve depresyon tedavilerinde “düşünceyi bastırma” yaklaşımına mesafeli yaklaşılıyordu.</p>

<p>Ancak Cambridge Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen yeni çalışma, kontrollü ve eğitimli biçimde uygulanan düşünce baskılama tekniklerinin tam tersine olumlu sonuçlar doğurabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Araştırmada Ne Yapıldı?</p>

<p>Çalışmaya 16 farklı ülkeden toplam 120 yetişkin katıldı. Katılımcılar, çevrim içi ortamda 3 gün süren bir eğitim programına dahil edildi.</p>

<p>Bu süreçte kişilerden:</p>

<ul>
 <li>Korku ve kaygı oluşturan düşünceleri bastırmaları,</li>
 <li>Bazı nötr düşünceleri zihinden uzaklaştırmaları,</li>
 <li>Rahatsız edici zihinsel imgeleri kontrol etmeleri istendi.</li>
</ul>

<p>Araştırmacılar, eğitim öncesi ve sonrası katılımcıların psikolojik durumlarını detaylı şekilde analiz etti.</p>

<p>Sonuçlar Bilim Dünyasında Dikkat Çekti</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çeken bulgularından biri, düşünceleri bastırmanın korkuları büyütmediğinin görülmesi oldu. Araştırmaya göre:</p>

<ul>
 <li>Kaygı seviyelerinde düşüş gözlendi,</li>
 <li>Negatif duygu yoğunluğu azaldı,</li>
 <li>Depresif belirtilerde gerileme görüldü,</li>
 <li>Bastırılan korku anılarının daha silik hale geldiği bildirildi.</li>
</ul>

<p>Üstelik bazı etkilerin 3 ay sonra bile devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Araştırmacılar özellikle yüksek kaygı düzeyine sahip bireylerin ve pandemi dönemine bağlı travmatik stres yaşayan kişilerin daha belirgin fayda gördüğünü aktardı.</p>

<p>“Düşünce Bastırmak Her Zaman Zararlı” Görüşü Sarsılıyor</p>

<p>Çalışmanın en çok tartışılan yönü ise psikoloji alanında yıllardır kabul gören bazı yaklaşımları sorgulaması oldu.</p>

<p>Araştırma ekibine göre sorun, düşünceyi bastırmaya çalışmak değil; bunu kontrolsüz, yoğun ve bilinçsiz şekilde yapmak olabilir. Eğitimli zihinsel kontrol tekniklerinin ise bazı kişilerde koruyucu etki oluşturabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, “düşünce bastırmak her zaman zararlıdır” yaklaşımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlar Temkinli Yaklaşıyor</p>

<p>Bununla birlikte araştırmacılar, sonuçların herkese genellenemeyeceği konusunda uyarıyor. Çalışma umut verici olsa da:</p>

<ul>
 <li>Katılımcı sayısının sınırlı olması,</li>
 <li>Eğitimin kısa süreli uygulanması,</li>
 <li>Klinik hastalar yerine genel katılımcılarla yapılması</li>
</ul>

<p>nedeniyle daha büyük ölçekli araştırmalara ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu yöntem, profesyonel psikolojik destek yerine geçebilecek bir “kesin çözüm” olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p>Günlük Hayatı Nasıl Etkileyebilir?</p>

<p>Araştırma özellikle şu soruyu yeniden gündeme taşıdı:</p>

<p>“Zihin, rahatsız edici düşünceleri tamamen serbest bırakmak zorunda mı?”</p>

<p>Bilim insanları artık bazı durumlarda zihinsel filtreleme ve kontrollü bastırma mekanizmalarının, beynin doğal savunma sistemi olabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Özellikle dijital çağda sürekli bilgi bombardımanına maruz kalan bireylerde zihinsel kontrol becerilerinin öneminin daha da arttığı belirtiliyor.</p>

<p>Çalışmanın Sınırları Neler?</p>

<p>Araştırmacılar şu noktaların altını çiziyor:</p>

<ul>
 <li>Sonuçlar klinik tedavi önerisi anlamına gelmiyor.</li>
 <li>Ağır depresyon veya travma yaşayan bireyler için profesyonel destek gerekli olabilir.</li>
 <li>Düşünce baskılama teknikleri yanlış uygulandığında bazı kişilerde ters etki oluşturabilir.</li>
</ul>

<p>Bu nedenle yöntemin terapötik kullanımı için daha fazla bilimsel veri gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Yeni çalışma, ruh sağlığı alanında onlarca yıldır süren bazı kabulleri yeniden tartışmaya açtı. Araştırma; kontrollü düşünce baskılama eğitiminin, bazı bireylerde kaygı ve depresyon belirtilerini azaltabileceğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim dünyası şimdi şu sorunun peşinde ilerliyor:</p>

<p>“Zihni korumanın yolu bazen bazı düşünceleri susturmayı öğrenmek olabilir mi?”</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Çalışma Adı: Improving mental health by training the suppression of unwanted thoughts<br />
Yayın: Science Advances<br />
Araştırmacılar: Zulkayda Mamat, Michael C. Anderson<br />
Çalışma Türü: Nörobilim / Psikoloji araştırması</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istenmeyen-dusunceleri-bastirmak-ruh-sagligini-iyilestirebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9366.jpeg" type="image/jpeg" length="15374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kan Testiyle Prostat Kanseri Teşhisinde Yeni Umut: Sıvı Biyopsi Dönemi Yakın]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kan-testiyle-prostat-kanseri-teshisinde-yeni-umut-sivi-biyopsi-donemi-yakin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kan-testiyle-prostat-kanseri-teshisinde-yeni-umut-sivi-biyopsi-donemi-yakin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prostat kanserinin erken teşhisinde kan örneğiyle sonuç verebilecek yeni sıvı biyopsi yaklaşımları dikkat çekiyor. Araştırmacılar, yöntemin gereksiz biyopsileri azaltabileceğini ancak klinik kullanıma girmesi için daha güçlü doğrulama çalışmalarına ihtiyaç olduğunu belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Prostat kanseri teşhisinde yıllardır en çok başvurulan yöntemlerden biri PSA testi ve şüpheli durumlarda uygulanan doku biyopsisiydi. Ancak yeni araştırmalar, yalnızca kan örneği üzerinden kanserle ilişkili izlerin yakalanabileceği “sıvı biyopsi” yöntemlerinin erken tanıda daha fazla rol oynayabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Thailand Medical News’te yer alan habere göre, bilim insanları prostat kanserinin erken saptanmasında dolaşımdaki tümörle ilişkili hücreler, DNA parçaları ve farklı biyobelirteçlerin kullanılabileceği yeni testler üzerinde çalışıyor. Bu yaklaşım, klasik biyopsiye göre daha az girişimsel olması nedeniyle tıp dünyasında yakından izleniyor.</p>

<p>Sıvı Biyopsi Nedir?</p>

<p>Sıvı biyopsi, kan, idrar veya diğer vücut sıvılarında tümörle ilişkili izlerin aranmasına dayanan bir yöntemdir. Bu testlerde dolaşımdaki tümör hücreleri, hücre dışı DNA parçaları, RNA, proteinler veya tümörle bağlantılı diğer biyobelirteçler incelenebilir. 2026 tarihli bir derleme, sıvı biyopsinin kanser biyolojisini daha az girişimsel biçimde izleme potansiyeli taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Prostat kanseri özelinde bu yöntem, özellikle PSA sonucu yüksek çıkan ancak biyopsi gerekliliği net olmayan hastalarda önem kazanabilir.</p>

<p>Amaç Gereksiz Biyopsileri Azaltmak</p>

<p>Klasik prostat biyopsisi tanıda önemli bir araç olsa da her hasta için kolay bir süreç değildir. Enfeksiyon, kanama, ağrı ve gereksiz girişim riski nedeniyle daha seçici testlere ihtiyaç duyuluyor.</p>

<p>Mahidol Üniversitesi merkezli daha önceki bir çalışmada, kanda tümörle ilişkili dolaşımdaki endotelyal hücrelerin tespitine dayanan bir testin, klinik açıdan anlamlı prostat kanserini saptamada umut verici sonuçlar verdiği bildirilmişti.</p>

<p>Bu tür testlerin en büyük hedefi, “her PSA yüksekliğinde biyopsi” yaklaşımı yerine, gerçekten riskli hastaları daha doğru ayırabilmek.</p>

<p>PSA Testinin Yerini Alacak mı?</p>

<p>Uzmanlara göre sıvı biyopsi şimdilik PSA testinin veya doku biyopsisinin doğrudan yerine geçmiş değil. Bu yöntem daha çok mevcut tanı zincirini güçlendirebilecek tamamlayıcı bir araç olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Prostat kanseri taramasında en kritik sorunlardan biri, kanserin erken ve klinik açıdan anlamlı formlarını ayırt edebilmek. Bazı tümörler yavaş seyrederken, bazıları daha agresif ilerleyebiliyor. Sıvı biyopsi çalışmalarının asıl değeri de bu ayrımı daha erken ve daha güvenli yapabilme ihtimalinde yatıyor.</p>

<p>Bilim Dünyasında Temkinli Heyecan</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıvı biyopsi kanser tanısında büyük bir potansiyel taşısa da uzmanlar temkinli olunması gerektiğini belirtiyor. Erken kanserlerde kanda tespit edilebilir tümör izi çok düşük olabiliyor. Bu da yanlış negatif sonuç riskini gündeme getiriyor. Ayrıca yanlış pozitif sonuçlar, gereksiz ileri tetkiklere ve hasta kaygısına yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle sıvı biyopsi testlerinin rutin taramaya girmesi için geniş hasta gruplarında doğrulanması, tanı doğruluğunun netleşmesi ve klinik sonuçlara gerçek katkısının gösterilmesi gerekiyor.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Yeni sıvı biyopsi araştırmaları, prostat kanserinde daha erken, daha kolay ve daha az girişimsel tanı döneminin kapısını aralayabilir. Ancak bugünkü bilgilerle bu testler “kesin tanı koyan mucize yöntem” olarak görülmemeli.</p>

<p>En doğru değerlendirme; PSA, muayene, görüntüleme, klinik risk faktörleri ve gerektiğinde biyopsinin birlikte ele alınmasıyla yapılmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kan-testiyle-prostat-kanseri-teshisinde-yeni-umut-sivi-biyopsi-donemi-yakin</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9363.jpeg" type="image/jpeg" length="90901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[D Vitamini Takviyesi Kullanırken Hangi Form Seçilmeli? D2 mi D3 mü?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-takviyesi-kullanirken-hangi-form-secilmeli-d2-mi-d3-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-takviyesi-kullanirken-hangi-form-secilmeli-d2-mi-d3-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir sistematik derleme ve meta-analiz, D vitamini takviyelerinde sık kullanılan D2 formunun vücuttaki D3 düzeylerini azaltabileceğini gösterdi. Bulgular, D vitamini eksikliği ve takviye seçimi konusunda “D2 ile D3 aynı etkiyi gösterir mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>D vitamini, kemik sağlığı, kas fonksiyonları ve bağışıklık sistemiyle ilişkisi nedeniyle en çok kullanılan takviyeler arasında yer alıyor. Ancak yeni çalışma, D vitamininin farklı formlarının vücutta aynı şekilde davranmadığını ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya göre D2 vitamini kullanan kişilerde, vücuttaki 25-hidroksivitamin D3 düzeylerinde anlamlı düşüş gözlendi. Bu sonuç, özellikle D vitamini takviyesi kullananların ürün içeriğini ve hekim önerisini dikkate alması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Araştırmada Ne Bulundu?</p>

<p>Çalışmada, D2 vitamini takviyesinin serum 25(OH)D3 düzeylerini düşürebileceği belirlendi. Meta-analizde D2 alan grupta, kontrol grubuna kıyasla 25(OH)D3 düzeylerinde yaklaşık 18 nmol/L azalma saptandı. Mutlak değişim analizinde ise düşüş yaklaşık 9 nmol/L olarak hesaplandı.</p>

<p>Araştırmacılar, bunun D2 ve D3 vitaminlerinin vücutta birbirinden farklı metabolik etkiler gösterebileceğine işaret ettiğini belirtiyor. Ancak bu mekanizmanın tam olarak nasıl çalıştığı henüz net değil.</p>

<p>Çalışma Nasıl Yapıldı?</p>

<p>Bu araştırma, randomize kontrollü çalışmaları inceleyen bir sistematik derleme ve meta-analiz olarak hazırlandı.</p>

<p>Araştırmacılar, 1975 ile 2023 arasında yayımlanan çalışmaları taradı. Toplam 202 makale içinden 20 çalışma sistematik derlemeye alındı; bunların 11’i meta-analiz için uygun bulundu. İncelenen çalışmalar, D2 vitamini takviyesi alan kişilerle kontrol veya plasebo gruplarını karşılaştırdı.</p>

<p>Bu Sonuç Neden Önemli?</p>

<p>D vitamini takviyesi denildiğinde çoğu kişi yalnızca “eksiklik gideriliyor mu?” sorusuna odaklanıyor. Bu çalışma ise kullanılan formun da önemli olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>D3 vitamini, güneş ışığıyla ciltte üretilebilen ve bazı hayvansal gıdalarda bulunan form olarak biliniyor. D2 ise daha çok bitkisel kaynaklı ürünlerde ve UV ışığa maruz bırakılmış mantarlarda bulunuyor.</p>

<p>Bulgular Günlük Hayatı Nasıl Etkileyebilir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu çalışma, okura “D vitamini kullanmayın” mesajı vermiyor. Daha doğru soru şu: Hangi form, hangi kişi için, hangi ihtiyaçla kullanılıyor?</p>

<p>D vitamini eksikliği, kronik hastalıklar, gebelik, emzirme, özel beslenme biçimleri veya düzenli ilaç kullanımı gibi durumlarda takviye kararı mutlaka hekim değerlendirmesiyle verilmelidir. Takviyenin formu, dozu ve süresi kişisel sağlık durumuna göre değişebilir.</p>

<p>Uzmanlar Hangi Noktaya Dikkat Çekiyor?</p>

<p>Araştırmacılar, D2 ve D3’ün vücutta aynı etkiyi göstermeyebileceğini vurguluyor. Çalışmanın baş yazarı Emily Brown, D2 takviyesinin D3 düzeylerini düşürebileceğini ve kişisel koşullar dikkate alınarak D3 formunun birçok kişi için daha uygun olabileceğini belirtti.</p>

<p>Araştırma ekibi ayrıca bitkisel kaynaklı D3 seçeneklerine erişimin önemine dikkat çekiyor. Bu nokta özellikle vegan veya vejetaryen beslenen kişiler açısından öne çıkıyor.</p>

<p>Çalışmanın Sınırları Neler?</p>

<p>Çalışma insanlarda yapılmış randomize kontrollü araştırmaları inceleyen güçlü bir analiz olsa da, her birey için kesin klinik sonuç çıkarılamaz.</p>

<p>Araştırma, D2’nin D3 düzeyleri üzerindeki etkisini gösteriyor; ancak bunun uzun vadeli sağlık sonuçlarına nasıl yansıdığı net değil. Mekanizmanın tam olarak anlaşılması için farklı yaş gruplarında, farklı sağlık durumlarında ve uzun süreli takip içeren yeni çalışmalara ihtiyaç var.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Bu çalışma, D vitamini takviyelerinde “D2 mi D3 mü?” sorusunun sanılandan daha önemli olabileceğini gösteriyor. Bulgular, D2 vitamininin bazı kişilerde D3 düzeylerini düşürebileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Ancak sonuçlar, bireysel takviye kararlarının tek başına bu çalışmaya göre verilmesi gerektiği anlamına gelmiyor. D vitamini eksikliği, takviye formu ve kullanım süresi mutlaka sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Çalışmanın adı: Effect of Vitamin D2 Supplementation on 25-Hydroxyvitamin D3 Status: A Systematic Review and Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials<br />
Yayınlandığı dergi / kurum: Nutrition Reviews<br />
Yayın tarihi: 18 Eylül 2025<br />
Araştırmacılar / kurumlar: Emily I. G. Brown ve arkadaşları; University of Surrey, John Innes Centre, Quadram Institute Bioscience<br />
Çalışmanın türü: Sistematik derleme ve meta-analiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-takviyesi-kullanirken-hangi-form-secilmeli-d2-mi-d3-mu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9362.jpeg" type="image/jpeg" length="83158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon’da Yolun Ortasında Mülkiyet Krizi: Tanjant Bir Anda Kapandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-yolun-ortasinda-mulkiyet-krizi-tanjant-bir-anda-kapandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-yolun-ortasinda-mulkiyet-krizi-tanjant-bir-anda-kapandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’da Tanjant Yolu bu kez kaza, yoğunluk ya da yol çalışmasıyla değil; “mülkiyet iddiası” ve taşlı bir yol kapatma eylemiyle gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortahisar Hacıkasım bölgesinde bir vatandaş, yolun bir bölümünün kendisine ait olduğunu öne sürerek Tanjant Yolu’nun Trabzon istikametinde taşlarla geçişi kapattı. Trafiğin yoğun olduğu saatlerde yaşanan olay, kısa sürede sosyal medyada yayıldı.</p>

<p>İddiaya göre vatandaş, yolun kendi mülkünden geçtiğini savundu. Ancak ortaya çıkan görüntülerde mesele tapu tartışmasından çok, “Tanjant’a özel taş devri” manzarasına dönüştü.</p>

<p>Bölgeye gelen ekipler, yolu yeniden ulaşıma açmak için çalışma başlattı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ise yaptığı açıklamada söz konusu alanın kamuya ait yol güzergâhı içinde bulunduğunu belirterek adli ve idari sürecin başlatıldığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay sonrası kentte “Yol kimin?” sorusu kadar, “Bir sonraki kavşak için kira mı ödeyeceğiz?” esprileri de konuşuldu. Tanjant Yolu ise kısa süreli taş molasının ardından yeniden trafiğe açıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MİZAH</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-yolun-ortasinda-mulkiyet-krizi-tanjant-bir-anda-kapandi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 05:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9360.jpeg" type="image/jpeg" length="44098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="36909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="81433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="75187"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="70687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="94566"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
