<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 26 Apr 2026 20:22:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kabızlık Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavide Doğru Adımlar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kabizlik-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavide-dogru-adimlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kabizlik-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavide-dogru-adimlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kabızlık, yalnızca tuvalete seyrek çıkmak değil; zorlanma, sert dışkı, şişkinlik ve tam boşalamama hissiyle yaşam kalitesini etkileyen yaygın bir sindirim sorunudur. Çoğu zaman beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle düzelebilir; ancak bazı belirtiler altta yatan başka hastalıkların habercisi olabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günlük koşuşturma içinde tuvalet düzenindeki değişiklikler kolayca gözden kaçabilir.<br />
Oysa kabızlık, bazen basit bir beslenme sorunu, bazen de daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir sağlık işaretidir.<br />
Bu haber, kabızlığın nasıl anlaşılacağını, ne zaman doktora gidilmesi gerektiğini ve tedavide hangi adımların öne çıktığını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>Kabızlık Nedir?</p>

<p>Kabızlık, bağırsak hareketlerinin seyrekleşmesi, dışkının sertleşmesi veya tuvalet sırasında belirgin zorlanma yaşanmasıdır. Amerikan Gastroenteroloji Derneği’ne göre kabızlık; seyrek dışkılama, dışkıyı çıkarmakta güçlük, sert dışkı ya da tam boşalamama hissiyle ortaya çıkabilir. Haftada üçten az dışkılama da sık kullanılan ölçütlerden biridir.</p>

<p>Ancak kabızlık yalnızca “kaç günde bir tuvalete çıkıldığı” ile anlaşılmaz. Bazı kişiler her gün tuvalete çıksa bile zorlanma, sert dışkı ve tam boşalamama hissi nedeniyle kabızlık yaşayabilir.</p>

<p>Bu nedenle kabızlık, bağırsakların çalışma ritmini bozan bir sindirim sistemi sorunu olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kabızlık Neden Olur?</p>

<p>Kabızlığın en sık nedeni dışkının kalın bağırsakta yavaş ilerlemesidir. Dışkı bağırsakta uzun süre kaldığında suyu daha fazla emilir; bu da dışkının sertleşmesine ve çıkışının zorlaşmasına yol açar. Amerikan Gastroenteroloji Koleji, az su tüketimi, beslenme değişiklikleri, hareket azalması ve bazı ilaçların kabızlığa neden olabileceğini bildiriyor.</p>

<p>Liften fakir beslenme, gün içinde yeterince sıvı almamak, hareketsiz yaşam, tuvalet ihtiyacını ertelemek ve düzensiz öğünler kabızlığı kolaylaştırabilir.</p>

<p>Bazı durumlarda ise kabızlık başka hastalıklarla ilişkili olabilir. Tiroid bezinin yavaş çalışması, diyabet, irritabl bağırsak sendromu, bazı nörolojik hastalıklar, gebelik, ileri yaş ve kullanılan ilaçlar bağırsak hareketlerini etkileyebilir.</p>

<p>Ağrı kesiciler, demir ilaçları, bazı antidepresanlar, tansiyon ilaçları ve kalsiyum içeren bazı takviyeler de kabızlığı artırabilir. Bu nedenle düzenli ilaç kullanan kişilerde kabızlık başladıysa, ilaç değişikliği yalnızca hekim değerlendirmesiyle yapılmalıdır.</p>

<p>Kabızlık Nasıl Anlaşılır?</p>

<p>Kabızlık çoğu zaman kendini yalnızca “tuvalete çıkamama” ile göstermez. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, kişinin kendi normal düzeninde belirgin değişiklik olup olmadığıdır.</p>

<p>Tuvalette uzun süre kalmak, dışkılama sırasında zorlanmak, dışkının küçük ve sert parçalar halinde gelmesi, karında şişkinlik, gaz, huzursuzluk ve tam boşalamama hissi kabızlık belirtileri arasında yer alır.</p>

<p>Bazı kişilerde iştahsızlık, karında doluluk hissi ve gün içinde ağırlık hissi de tabloya eşlik edebilir. Bu belirtiler kısa süreli olduğunda çoğu zaman yaşam tarzı değişiklikleriyle düzelebilir; ancak uzun sürerse değerlendirme gerekir.</p>

<p>Kabızlığın Erken Belirtileri Nelerdir?</p>

<p>Kabızlığın erken işareti her zaman günlerce tuvalete çıkamamak değildir. Bazen ilk belirti, tuvalet alışkanlığının sessizce değişmesidir.</p>

<p>Normalde rahat dışkılama yapan bir kişinin birden zorlanmaya başlaması, dışkının sertleşmesi, tuvaletten sonra rahatlama hissinin azalması ya da karında sürekli şişkinlik olması erken uyarı kabul edilebilir.</p>

<p>Özellikle “nasıl olsa geçer” denilerek ertelenen bu belirtiler, kabızlığın kronikleşmesine zemin hazırlayabilir.</p>

<p>Kimlerde Daha Sık Görülür?</p>

<p>Kabızlık her yaşta görülebilir. Ancak yaşlılarda, hareketsiz kalanlarda, yeterli sıvı almayanlarda, liften fakir beslenenlerde ve bazı kronik hastalığı olanlarda daha sık ortaya çıkar.</p>

<p>Gebelik döneminde hormonal değişiklikler ve bağırsak hareketlerinin yavaşlaması kabızlığı artırabilir. Çocuklarda ise tuvalet eğitim dönemi, okula başlama, tuvaleti erteleme alışkanlığı ve beslenme değişiklikleri etkili olabilir.</p>

<p>Uzun süre masa başında çalışanlar, yoğun stres yaşayanlar ve düzensiz beslenenler de risk grubundadır. Bağırsak, günlük hayatın temposundan sanılandan daha fazla etkilenir; küçük ihmal, sindirim sisteminde büyük düğüme dönüşebilir.</p>

<p>Kabızlık Ne Zaman Ciddiye Alınmalı?</p>

<p>Kabızlık çoğu zaman geçici ve yönetilebilir bir sorundur. Ancak bazı belirtiler varsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.</p>

<p>Dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kilo kaybı, şiddetli karın ağrısı, kusma, ateş, kansızlık, dışkı çapında belirgin incelme, yeni başlayan ve uzun süren bağırsak alışkanlığı değişikliği önemsenmelidir.</p>

<p>Özellikle 50 yaş sonrası yeni başlayan kabızlık, ailede bağırsak kanseri öyküsü veya dışkıda kan gibi bulgular varsa hekim değerlendirmesi geciktirilmemelidir. Belirtiler başka hastalıklarla karışabileceği için tanı yalnızca şikâyete bakılarak konulmaz.</p>

<p>Kabızlık Hangi Doktora Gidilir?</p>

<p>Kabızlıkta ilk başvuru genellikle aile hekimi veya dahiliye uzmanı olabilir. Basit ve kısa süreli kabızlıkta ilk değerlendirme bu basamakta yapılabilir.</p>

<p>Şikâyet uzun sürüyorsa, sık tekrarlıyorsa, dışkıda kan, kilo kaybı, kansızlık, şiddetli ağrı veya ileri yaşta yeni başlayan bağırsak değişikliği varsa gastroenteroloji uzmanına başvurmak gerekir.</p>

<p>Çocuklarda kabızlık için ilk başvuru çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına yapılmalıdır. Gerekli görülürse çocuk gastroenterolojisi değerlendirmesi istenebilir.</p>

<p>Erken başvuru, hem yaşam kalitesini artırabilir hem de altta yatan ciddi nedenlerin gecikmeden fark edilmesine yardımcı olur.</p>

<p>Kabızlık Nasıl Teşhis Edilir?</p>

<p>Kabızlık tanısında ilk adım ayrıntılı öyküdür. Hekim dışkılama sıklığını, dışkının kıvamını, zorlanma olup olmadığını, kullanılan ilaçları, beslenme düzenini ve eşlik eden belirtileri sorgular.</p>

<p>Fizik muayene çoğu zaman yönlendiricidir. Gerekli durumlarda kan testleri, tiroid değerlendirmesi, dışkı testleri, kolonoskopi, karın görüntülemesi veya bağırsak hareketlerini değerlendiren özel testler istenebilir.</p>

<p>Mayo Clinic’e göre kabızlık tedavisi çoğu zaman beslenme, egzersiz ve reçetesiz ilaçlarla başlasa da kronik kabızlıkta başka hastalıkların araştırılması ve kişiye özel tedavi gerekebilir.</p>

<p>Bu yüzden uzun süren kabızlıkta “kendim teşhis koydum” yaklaşımı güvenli değildir.</p>

<p>Kabızlık Tedavisi Var mı?</p>

<p>Kabızlık tedavisinde ilk hedef bağırsak hareketlerini düzenlemek ve dışkının daha kolay çıkmasını sağlamaktır. Mayo Clinic, tedavinin genellikle diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle başladığını; gerekirse kullanılan ilaçların gözden geçirilebileceğini ve başka tedavilerin planlanabileceğini belirtiyor.</p>

<p>İlk basamakta lifli beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli yürüyüş, tuvalet ihtiyacını ertelememek ve belirli bir tuvalet rutini oluşturmak öne çıkar.</p>

<p>Bazı hastalarda dışkı yumuşatıcılar, hacim artırıcı lif destekleri, ozmotik laksatifler veya bağırsak hareketlerini artıran ilaçlar kullanılabilir. Ancak bu ilaçlar gelişigüzel ve uzun süreli kullanılmamalıdır.</p>

<p>Kronik kabızlıkta tedavi planı kişiye göre değişir. Altta yatan hastalık varsa önce bu neden ele alınır. Pelvik taban kaslarında uyumsuzluk saptanan bazı hastalarda biofeedback gibi özel tedavi yaklaşımları gündeme gelebilir. Mayo Clinic, kronik kabızlıkta beslenme danışmanlığı, yaşam tarzı değişiklikleri, ilaçlar, cerrahi ve biofeedback gibi seçeneklerin değerlendirilebildiğini bildiriyor.</p>

<p>Yeni Tedaviler ve Güncel Yaklaşımlar</p>

<p>Kabızlıkta “herkese aynı ilaç” dönemi yerini daha kişisel değerlendirmeye bırakıyor. Güncel yaklaşım, kabızlığın tipini anlamaya dayanıyor: Dışkı bağırsakta mı yavaş ilerliyor, çıkışta mı zorlanma var, yoksa başka bir hastalık mı tabloyu tetikliyor?</p>

<p>2023 tarihli Amerikan Gastroenteroloji Derneği ve Amerikan Gastroenteroloji Koleji kılavuzu, kronik idiyopatik kabızlığın yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyebilen yaygın bir sorun olduğunu ve erişkinlerde ilaç tedavisinin kanıta dayalı şekilde planlanması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Bu alanda yeni nesil reçeteli ilaçlar bazı hasta gruplarında kullanılabiliyor. Ancak her kabızlık hastası için uygun değiller. Tedavi seçimi hastanın yaşı, ek hastalıkları, kullandığı ilaçlar, kabızlığın süresi ve eşlik eden bulgulara göre belirlenir.</p>

<p>Güncel sağlık mesajı net: Kabızlıkta asıl yenilik, rastgele müshil kullanmak değil; doğru hastada doğru nedeni bulup tedaviyi buna göre seçmektir.</p>

<p>Kabızlık Nasıl Önlenir?</p>

<p>Kabızlığı önlemede en güçlü adım, bağırsakların düzenli çalışmasını destekleyen günlük alışkanlıklardır.</p>

<p>Sebze, meyve, baklagil ve tam tahıllar gibi lif kaynaklarını artırmak; yeterli su içmek; düzenli yürümek; uzun süre hareketsiz kalmamak ve tuvalet ihtiyacını ertelememek önemlidir.</p>

<p>Sabah kahvaltısından sonra kısa bir tuvalet rutini oluşturmak bazı kişilerde bağırsak refleksini destekleyebilir. Ancak tuvalette uzun süre oturmak ve aşırı ıkınmak doğru değildir.</p>

<p>Lif artırılırken su tüketimi de artırılmalıdır. Aksi halde bazı kişilerde şişkinlik ve gaz artabilir.</p>

<p>En Sık Yapılan Hata</p>

<p>Kabızlıkta en sık yapılan hata, şikâyetleri önemsemeyip sürekli aynı yöntemle geçiştirmektir.</p>

<p>Gelişigüzel müshil kullanmak, internet tavsiyesiyle ilaç almak, dışkıda kanı hemoroid sanıp doktora gitmemek veya uzun süren bağırsak değişikliğini “strestendir” diyerek ertelemek ciddi gecikmelere yol açabilir.</p>

<p>Kabızlık çoğu zaman basit nedenlerle gelişir; ama bazen vücudun sessiz alarm zili de olabilir.</p>

<p>Kabızlık Ölümcül Müdür?</p>

<p>Kabızlık tek başına çoğu zaman ölümcül bir hastalık değildir. Ancak şiddetli, uzun süren veya alarm belirtileriyle birlikte görülen kabızlık ciddiye alınmalıdır.</p>

<p>Bağırsak tıkanıklığı gibi durumlar nadir olsa da önemlidir. Amerikan Gastroenteroloji Koleji, bağırsak tıkanıklığının ciddi ancak sık görülmeyen bir neden olduğunu belirtmektedir.</p>

<p>Bu nedenle kabızlığın süresi, şiddeti ve eşlik eden belirtiler tedavi yaklaşımını belirler.</p>

<p>Kabızlık Kendiliğinden Geçer mi?</p>

<p>Kısa süreli kabızlık, beslenme düzeni, sıvı alımı ve hareket artırıldığında düzelebilir. NHS de kabızlığın yaygın olduğunu ve çoğu kişinin basit beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle rahatlayabildiğini belirtir.</p>

<p>Ancak haftalarca süren, sık tekrarlayan veya alarm belirtileriyle birlikte olan kabızlıkta evde beklemek doğru değildir. Bu durumda uzman değerlendirmesi gerekir.</p>

<p></p>

<p>Kısa Soru-Cevap</p>

<p>Kabızlık bulaşıcı mı?<br />
Hayır. Kabızlık bulaşıcı bir hastalık değildir. Ancak beslenme, yaşam tarzı, ilaçlar ve bazı hastalıklarla ilişkili olabilir.</p>

<p>Evde takip etmek güvenli mi?<br />
Kısa süreli ve hafif kabızlıkta su, lif ve hareket artışı denenebilir. Kanama, kilo kaybı, şiddetli ağrı veya kusma varsa evde beklenmemelidir.</p>

<p>Çocuklarda kabızlık farklı belirti verir mi?<br />
Çocuklarda karın ağrısı, iştahsızlık, tuvaletten kaçınma, iç çamaşırına kaçırma ve huzursuzluk görülebilir. Uzayan kabızlıkta çocuk doktoruna başvurulmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kabızlık aynı belirtilerle başka hastalıklarla karışır mı?<br />
Evet. İrritabl bağırsak sendromu, tiroid sorunları, bağırsak darlıkları, ilaç yan etkileri ve bazı metabolik hastalıklar benzer tabloya yol açabilir.</p>

<p>Tedavi gecikirse ne olur?<br />
Uzun süren kabızlık hemoroid, makat çatlağı, dışkı birikimi ve yaşam kalitesinde belirgin düşüşe neden olabilir. Altta yatan hastalık varsa tanı gecikebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kabizlik-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavide-dogru-adimlar</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 19:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4054.jpeg" type="image/jpeg" length="27132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1. Lig’de Son Hafta Yangını: Amed SK Avantajı Kaptı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/1-ligde-son-hafta-yangini-amed-sk-avantaji-kapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/1-ligde-son-hafta-yangini-amed-sk-avantaji-kapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig’de Süper Lig’e çıkacak ikinci takım için yarış son haftaya taşındı. Esenler Erokspor’un Sarıyer deplasmanında kaybetmesi, Amed SK’nin ise Bodrum FK ile berabere kalması sonrası iki takım 73 puanda eşitlendi. Diyarbakır temsilcisi, son haftaya kritik avantajla giriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zirvede Düğüm Son Haftaya Kaldı</p>

<p>Trendyol 1. Lig’de 37. hafta, Süper Lig hesaplarını adeta yeniden yazdı. Erzurumspor FK’nın daha önce üst lige yükselmeyi garantilemesinin ardından gözler ikinci bilete çevrilmişti. Bu yarışın iki ana aktörü Esenler Erokspor ve Amed SK, haftaya büyük beklentiyle çıktı ancak iki takım da puan kaybı yaşadı.</p>

<p>Esenler Erokspor, deplasmanda Sarıyer karşısında sahadan 1-0 mağlup ayrıldı. Bu sonuç, İstanbul temsilcisi için yalnızca üç puan kaybı değil, aynı zamanda son haftaya taşınan büyük bir psikolojik kırılma anlamına geldi.</p>

<p>Amed SK Kazanamadı Ama Avantajı Aldı</p>

<p>Amed SK ise taraftarı önünde Bodrum FK’yı konuk etti. Diyarbakır ekibi, galibiyet hedefiyle çıktığı mücadeleden 1-1’lik beraberlikle ayrıldı. Üç puan gelmese de Esenler Erokspor’un kaybetmesi, Amed SK için tabloyu tamamen değiştirdi.</p>

<p>Bu sonuçlarla iki takımın puanı 73’te eşitlendi. Ancak son hafta senaryosunda Amed SK’nin kaderi büyük ölçüde kendi elinde. Diyarbakır temsilcisi, Iğdır FK deplasmanında kazanması halinde diğer maçların sonucuna bakmadan Süper Lig’e yükselme hakkı elde edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Esenler Erokspor İçin Hesap Zorlaştı</p>

<p>Esenler Erokspor ise son hafta Pendikspor’u konuk edecek. Ancak artık yalnızca kendi galibiyeti yeterli olmayabilir. İstanbul ekibi, son maçını kazanırken Amed SK’nin Iğdır FK deplasmanında puan kaybetmesini bekleyecek.</p>

<p>Bu nedenle 1. Lig’de son hafta yalnızca skorların değil, sinirlerin, baskının ve saha içi soğukkanlılığın da belirleyici olacağı bir finale sahne olacak.</p>

<p>Play-Off Hattı da Alevlendi</p>

<p>Zirve yarışının yanında play-off hattında da hareketli bir hafta geride kaldı. Pendikspor, Boluspor’u 2-0 mağlup ederek play-off biletini garantiledi. Keçiörengücü, Manisa FK karşısında aldığı 2-1’lik galibiyetle play-off potasına girerken, Bandırmaspor da Erzurumspor deplasmanında aldığı 1 puanla umutlarını son haftaya taşıdı.</p>

<p>Çorum FK’nın Sakaryaspor deplasmanında aldığı 4-0’lık farklı galibiyet ise haftanın en dikkat çeken sonuçlarından biri oldu. Çorum ekibi puanını 70’e yükselterek üst sıralardaki iddiasını korudu.</p>

<p>Son Hafta Nefes Kesecek</p>

<ol>
 <li>Lig’de artık hesap çok net: Amed SK kazanırsa Süper Lig’e çıkar. Esenler Erokspor ise hem Pendikspor’u yenmek hem de Iğdır FK-Amed SK maçından gelecek sonucu beklemek zorunda.</li>
</ol>

<p>Sezon boyunca inişli çıkışlı grafiklerin, kritik puan kayıplarının ve son dakika hesaplarının konuşulduğu ligde, ikinci Süper Lig bileti son 90 dakikaya kaldı. Futbolun en sevdiği sahne yine kuruldu: Her şey bir maça, bir gole, belki de tek bir hataya bakıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/1-ligde-son-hafta-yangini-amed-sk-avantaji-kapti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 19:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7399.jpeg" type="image/jpeg" length="95141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatsa’yı Yasa Boğan Acı Haber: Hakan Baş Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fatsayi-yasa-bogan-aci-haber-hakan-bas-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fatsayi-yasa-bogan-aci-haber-hakan-bas-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun Fatsa ilçesinde cuma günü sabah saatlerinde meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan 40 yaşındaki Hakan Baş’tan acı haber geldi. Hastanede tedavi altına alınan Baş, doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşam mücadelesini kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kaza sonrası sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Hakan Baş’ın durumunun ağır olduğu öğrenildi. Yoğun çabalara rağmen kurtarılamayan Baş’ın vefatı, ailesi, yakınları ve sevenlerini derin üzüntüye boğdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatsa’da Büyük Üzüntü</p>

<p>Genç yaşta hayatını kaybeden Hakan Baş’ın vefatı, Fatsa’da büyük üzüntüye neden oldu. Acı haberin ardından yakınları ve sevenleri taziye mesajları paylaşırken, ilçede derin bir hüzün hâkim oldu.</p>

<p>Cenaze Programı Daha Sonra Açıklanacak</p>

<p>Hakan Baş’ın cenaze programına ilişkin bilgilerin netleşmesinin ardından kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fatsayi-yasa-bogan-aci-haber-hakan-bas-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 19:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8069-1.jpeg" type="image/jpeg" length="28000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Melanom Belirtileri: Benlerde Gözden Kaçan 8 İşaret]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/melanom-belirtileri-benlerde-gozden-kacan-8-isaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/melanom-belirtileri-benlerde-gozden-kacan-8-isaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Benlerdeki renk, şekil ve boyut değişiklikleri çoğu zaman basit nedenlerle ortaya çıksa da bazı işaretler melanom açısından dikkat gerektiriyor. Cleveland Clinic’in dermatoloji değerlendirmesi, özellikle yeni çıkan, büyüyen, kanayan, kaşınan veya diğerlerinden farklı görünen benlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birçok kişi vücudundaki benleri ancak belirgin şekilde değiştiğinde fark ediyor. Uzmanlara göre asıl önemli nokta, benin “eskisine göre farklılaşıp farklılaşmadığını” izlemek. Bu haberde melanom nedir, hangi benler riskli olabilir ve hangi durumda dermatoloji kontrolü gerekir sorularına sade biçimde yanıt veriyoruz.</p>

<p>Bu bir ilaç araştırması değil, erken fark etme rehberi</p>

<p>Kaynak metin, yeni bir tedavi ya da laboratuvar çalışmasını değil; benlerde melanom açısından dikkat edilmesi gereken klinik uyarı işaretlerini ele alıyor. Yani burada anlatılan konu, “melanom için yeni tedavi bulundu” anlamına gelmiyor.</p>

<p>Cleveland Clinic’te yayımlanan değerlendirmede Dermatolog Dr. Christine Poblete-Lopez, çıplak gözle fark edilebilecek bazı değişikliklerin cilt kanseri açısından uyarıcı olabileceğini belirtiyor. Bu tür içerikler halk sağlığı açısından önemli çünkü melanom, erken fark edildiğinde tedavi şansı artan ancak gecikirse ciddi seyir gösterebilen bir cilt kanseri türü.</p>

<p>Melanom nedir, neden önemlidir?</p>

<p>Melanom, cilde rengini veren melanosit adlı hücrelerden kaynaklanan bir cilt kanseri türüdür. Her ben melanom değildir; hatta erişkinlerin çoğunda 10 ila 40 arasında ben bulunabilir ve bunların büyük kısmı zararsızdır.</p>

<p>Ancak bazı benler zaman içinde şekil, renk, kenar yapısı veya boyut açısından değişebilir. İşte bu noktada “ben nasıl anlaşılır?” sorusundan çok, “bu ben eskisine göre değişti mi?” sorusu daha anlamlı hale gelir.</p>

<p>Melanomun önemi burada başlar. Çünkü cilt yüzeyinde görülebilen değişiklikler, bazen vücudun verdiği erken sinyaller olabilir. Bu sinyaller tanı koydurmaz ama dermatoloji muayenesi için güçlü bir gerekçe oluşturabilir.</p>

<p>ABCDE kuralı ne anlatıyor?</p>

<p>Uzmanların benleri değerlendirirken sık kullandığı pratik yöntemlerden biri ABCDE kuralıdır. Bu kural, halkın kendi cildini gözlemlerken dikkat edebileceği beş temel noktayı özetler: asimetri, sınır, renk, çap ve değişim.</p>

<p>Asimetri, benin bir yarısının diğer yarısına benzememesi anlamına gelir. Sağlıklı benler çoğu zaman daha düzenli ve simetrik görünür. Bir tarafı yayılmış, diğer tarafı farklı duran benler dikkat gerektirebilir.</p>

<p>Sınır, benin kenar çizgisidir. Sağlıklı benlerde kenarlar genellikle daha net ve düzgün görünür. Kenarı silik, çentikli, bulanık veya düzensiz hale gelen benler cilt kanseri açısından değerlendirilmelidir.</p>

<p>Renk de önemli bir ipucudur. Tek ton kahverengi benler çoğu zaman daha sakin görünürken; aynı ben içinde kahverenginin farklı tonları, siyah, gri, mavi, kırmızı veya beyaz alanlar bulunması şüpheyi artırabilir.</p>

<p>Çap için sık verilen ölçü 6 milimetredir. Yaklaşık bir kurşun kalem silgisi büyüklüğünü geçen benler, özellikle hızlı büyüyorsa dermatoloji kontrolünü gerektirebilir. Ancak küçük bir benin de değişim göstermesi önemsenmelidir.</p>

<p>ABCDE kuralının son harfi olan “E”, evrim yani değişimdir. Bir ben büyüyor, kanıyor, sulanıyor, kabuklanıyor, rengi değişiyor veya kaşınmaya başlıyorsa bu durum “bekleyelim geçer” denilecek bir ayrıntı olmayabilir.</p>

<p>Yeni çıkan benler ne zaman ciddiye alınmalı?</p>

<p>Yeni çıkan her ben kanser anlamına gelmez. Kaynak değerlendirme bunu özellikle vurguluyor. Birçok yeni ben iyi huylu olabilir ve yalnızca ciltte yeni bir iz olarak kalabilir.</p>

<p>Ancak erişkin yaşta ortaya çıkan yeni benler, özellikle ABCDE özelliklerinden birini taşıyorsa kontrol edilmelidir. Burada kritik olan nokta, kişinin kendi cildini tanımasıdır. Vücudunuzdaki benlerin genel görünümünü biliyorsanız, yeni ve farklı bir lekeyi daha kolay fark edebilirsiniz.</p>

<p>Bu nedenle ayda bir kez ayna karşısında cilt kontrolü yapmak basit ama etkili bir alışkanlık olabilir. Sırt, saçlı deri, kulak arkası, ayak tabanı, tırnak çevresi ve bacak arkası gibi gözden kaçan bölgeler de kontrol edilmelidir.</p>

<p>“Çirkin ördek yavrusu” ben ne demek?</p>

<p>Dermatolojide halkın kolay anlayabileceği bir benzetme kullanılır: “Çirkin ördek yavrusu” ben. Bu ifade, vücuttaki diğer benlerden belirgin şekilde farklı duran beni anlatır.</p>

<p>Bir kişinin tüm benleri küçük, açık kahverengi ve düzenliyken bir benin koyu, düzensiz ve kenarları silik olması dikkat çekici olabilir. Kaynak değerlendirmede, çok sayıda beni olan kişilerde sağlık profesyonellerinin bu farklı duran benlere özellikle baktığı belirtiliyor.</p>

<p>Atipik ben denilen, yani görünümü sıradan benlerden farklı olan benlerin tek başına melanoma dönüşmesi nadir olabilir. Ancak vücutta çok sayıda atipik ben bulunması genel melanom riskini artırabilir. Cleveland Clinic değerlendirmesinde, 10 veya daha fazla atipik bene sahip kişilerde melanom gelişme olasılığının istatistiksel olarak daha yüksek olduğuna dikkat çekiliyor.</p>

<p>Kaşıntı, kanama ve sulanma neden önemli?</p>

<p>Ben kaşınıyorsa bunun nedeni her zaman kanser değildir. Cilt kuruluğu, tahriş, alerjik reaksiyon veya kıyafet sürtünmesi de kaşıntı yapabilir. Ancak bir ben sürekli kaşınıyor, kolay kanıyor, sulanıyor veya kabuklanıyorsa bu tablo göz ardı edilmemelidir.</p>

<p>Günlük hayatta en sık hata, bu işaretleri “kaşıdım, ondan oldu” diyerek geçiştirmektir. Oysa aynı ben tekrar tekrar kanıyor ya da travma olmadan değişiyorsa, dermatoloji uzmanı tarafından görülmesi daha güvenli bir yoldur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu noktada okurun kendine tanı koymaya çalışması doğru değildir. Benin kötü huylu olup olmadığı muayene, dermoskopik değerlendirme ve gerektiğinde biyopsi ile anlaşılır. Biyopsi, şüpheli dokudan küçük bir örnek alınarak laboratuvarda incelenmesi işlemidir.</p>

<p>Günlük hayatta ne değişmeli?</p>

<p>Bu haberin günlük hayata söylediği şey basit: Benlerinizi takıntı haline getirmeyin ama tamamen de unutmayın. Ayda bir kısa cilt kontrolü, özellikle çok sayıda beni olanlar, açık tenliler, güneş yanığı öyküsü bulunanlar ve ailesinde cilt kanseri hikâyesi olanlar için değerli olabilir.</p>

<p>Güneşten korunmak da bu tablonun önemli parçasıdır. Güneş kremi kullanmak, öğle saatlerinde uzun süre direkt güneşte kalmamak, şapka ve koruyucu kıyafet tercih etmek cilt sağlığı açısından basit ama güçlü adımlardır.</p>

<p>Ancak ben değişikliği fark eden kişinin yalnızca güneş kremi sürerek beklemesi doğru değildir. Şüpheli değişiklik varsa dermatoloji kontrolü geciktirilmemelidir.</p>

<p>En çok neresi yanlış anlaşılabilir?</p>

<p>Bu konuda en büyük yanlış anlaşılma, her değişen benin kanser sanılmasıdır. Kaynak değerlendirme, birçok ben değişikliğinin ciddi bir sorun anlamına gelmeyebileceğini ancak kontrol edilmesinin en güvenli yaklaşım olduğunu belirtiyor.</p>

<p>İkinci yanlış anlaşılma ise tam tersidir: “Ben yıllardır vardı, bir şey olmaz” düşüncesi. Uzun süredir var olan bir ben de değişmeye başlarsa yeniden değerlendirilmelidir.</p>

<p>Üçüncü riskli yorum, internetten görsele bakarak tanı koymaktır. Melanom belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir ama fotoğraf karşılaştırması tıbbi muayenenin yerini tutmaz.</p>

<p>Uzmanlar neden temkinli konuşuyor?</p>

<p>Çünkü benlerdeki renk, şekil veya boyut değişikliği tek başına kesin tanı değildir. Ciltteki bazı iyi huylu oluşumlar da melanomu taklit edebilir. Aynı şekilde erken evredeki bazı melanomlar da çok belirgin görünmeyebilir.</p>

<p>Bu nedenle uzmanların önerisi, korku üretmek değil; şüpheli işareti erken yakalamaktır. Cleveland Clinic değerlendirmesinde erken tespitin melanom tedavisinde kilit rol oynadığı, şüpheli lezyonlarda basit bir muayene ve gerektiğinde biyopsiyle sorunun erken anlaşılabileceği vurgulanıyor.</p>

<p>Bu haber tek başına tanı veya tedavi önerisi değildir. Cildinde şüpheli ben, iyileşmeyen yara, kanayan leke veya hızlı büyüyen koyu alan fark eden kişilerin kendi kendine işlem yapmadan dermatoloji uzmanına başvurması gerekir.</p>

<p>Bundan sonra ne yapılmalı?</p>

<p>Bu alanda yeni bir ilaçtan ya da günlük kullanıma girmiş yeni bir testten söz edilmiyor. Konu, erken fark etme ve doğru zamanda hekime başvurma meselesi.</p>

<p>Kişisel düzeyde atılacak en anlamlı adım, vücuttaki benlerin genel görünümünü tanımak ve belirgin değişiklikleri not etmektir. Gerekirse telefonla fotoğraf çekip tarihlemek, benin gerçekten büyüyüp büyümediğini takip etmeye yardımcı olabilir.</p>

<p>Tıbbi düzeyde ise karar dermatoloji muayenesiyle verilir. Hekim gerekli görürse dermoskopi ile beni daha yakından inceler; şüphe devam ederse biyopsi planlanabilir.</p>

<p>Kısa Soru-Cevap</p>

<p>Her ben melanom belirtisi midir?<br />
Hayır. Erişkinlerde çok sayıda ben bulunabilir ve çoğu iyi huyludur. Önemli olan benin değişip değişmediği ve şüpheli özellik taşıyıp taşımadığıdır.</p>

<p>Melanom nasıl anlaşılır?<br />
Kesin tanı muayene ve gerekirse biyopsiyle konur. Evde dikkat edilebilecek işaretler asimetri, düzensiz kenar, çok renkli görünüm, hızlı büyüme ve zamanla değişimdir.</p>

<p>Kaşınan ben tehlikeli midir?<br />
Kaşıntı tek başına kanser anlamına gelmez. Ancak ben kaşıntıyla birlikte kanıyor, sulanıyor, kabuklanıyor veya büyüyorsa kontrol edilmelidir.</p>

<p>Yeni çıkan ben için hemen doktora gidilmeli mi?<br />
Her yeni ben acil durum değildir. Fakat erişkin yaşta ortaya çıkan ve diğerlerinden farklı görünen, büyüyen veya renk değiştiren benler dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p>Ben aldırmak kanseri yayar mı?<br />
Şüpheli bir benin hekim kararıyla çıkarılması kanseri yaymaz. Aksine gerekli durumlarda biyopsi ve cerrahi çıkarma tanı ve tedavi sürecinin parçasıdır.</p>

<p>Kapanış</p>

<p>Benlerdeki değişiklikler çoğu zaman paniğe neden olacak bir durum değildir; fakat bazı küçük işaretler cildin sessiz alarmı olabilir. Melanomda asıl değer, korkmakta değil, fark etmekte ve zamanında uzmana başvurmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/melanom-belirtileri-benlerde-gozden-kacan-8-isaret</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8066.jpeg" type="image/jpeg" length="78193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10. Kez Dede Olmaya Hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdoganin-10-kez-dede-olmaya-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdoganin-10-kez-dede-olmaya-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10. kez dede olmaya hazırlandığı öne sürüldü. Selçuk Bayraktar ve Sümeyye Erdoğan Bayraktar çiftinin üçüncü bebeklerini beklediği iddiası, İstanbul Karaköy Palas’ta düzenlenen bir sergi programının ardından gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür Medeniyet Vakfı tarafından düzenlenen ArtıKÜME Sanat Destekleri Programı’nın 2025 seçkisi ve ODAK Sergisi’nin açılışına katılan çiftle ilgili gelişme, kısa sürede sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde geniş yankı buldu. Haberlerde, Bayraktar çiftinin üçüncü kez anne-baba olmaya hazırlandığı ifade edildi.</p>

<p>Selçuk Bayraktar ve Sümeyye Erdoğan Bayraktar Çiftinin Üçüncü Çocuğu Olacak</p>

<p>2016 yılında evlenen Selçuk Bayraktar ve Sümeyye Erdoğan Bayraktar çiftinin iki çocuğu bulunuyor. Çift, 2017 yılında kızları Canan Aybüke’yi, 2024 yılında ise oğulları Asım Özdemir’i kucaklarına almıştı. Gündeme gelen son haberlerle birlikte çiftin üçüncü çocuklarını beklediği belirtildi.</p>

<p>Bu gelişmeyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın torun sayısının 10’a çıkacağı kaydedildi. Erdoğan ailesinde Esra Albayrak ve Berat Albayrak çiftinin dört, Bilal Erdoğan ve Reyyan Erdoğan çiftinin üç, Sümeyye Erdoğan Bayraktar ve Selçuk Bayraktar çiftinin ise iki çocuğu bulunuyor.</p>

<p>Resmi Açıklama Bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuoyuna yansıyan haberlerde gelişme net ifadelerle aktarılırken, bazı kaynaklar konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadığını belirtti. Bu nedenle haberin, resmi duyuru yapılana kadar “aileye yakın çevrelerden edinilen bilgi” ve “basına yansıyan iddia” çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdoganin-10-kez-dede-olmaya-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8052-1.jpeg" type="image/jpeg" length="20063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin Üniversitesi’nde Acı Kayıp: Doç. Dr. Hüseyin Ergen Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mersin-universitesinde-aci-kayip-doc-dr-huseyin-ergen-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mersin-universitesinde-aci-kayip-doc-dr-huseyin-ergen-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Ergen’in vefatı, üniversite camiasında derin üzüntüye neden oldu. Mersin Üniversitesi Rektörlüğü, Ergen için taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin Üniversitesi, Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Ergen’in hayatını kaybettiğini duyurdu. Üniversitenin kurumsal hesabından yapılan açıklamada, Ergen’in 26 Nisan 2026 tarihinde vefat ettiği bildirildi.</p>

<p>1968 doğumlu olan Doç. Dr. Hüseyin Ergen’in vefatı, akademi dünyasında ve Mersin Üniversitesi camiasında büyük üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Mersin Üniversitesi’nden Taziye Mesajı</p>

<p>Mersin Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yayımlanan mesajda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Üniversitemiz Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Ergen, 26.04.2026 tarihinde vefat etmiştir. Değerli hocamıza Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz.”</p>

<p>Üniversite camiası, uzun yıllar eğitim alanında görev yapan Doç. Dr. Ergen’in vefatı dolayısıyla ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve mesai arkadaşlarına başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>Akademi Camiasında Hüzün</p>

<p>Doç. Dr. Hüseyin Ergen’in vefatı, özellikle Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görev yapan akademisyenler ve öğrenciler arasında derin bir hüzün oluşturdu.</p>

<p>Eğitim alanındaki çalışmaları ve akademik kimliğiyle tanınan Ergen’in kaybı, üniversite çevresinde “acı kayıp” olarak karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Hüseyin Ergen’e Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve Mersin Üniversitesi camiasına başsağlığı dileriz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mersin-universitesinde-aci-kayip-doc-dr-huseyin-ergen-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8046.jpeg" type="image/jpeg" length="16285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hitit Üniversitesi’nde Acı Kayıp: İlahiyat Öğrencisi Onur Öztürk Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hitit-universitesinde-aci-kayip-ilahiyat-ogrencisi-onur-ozturk-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hitit-universitesinde-aci-kayip-ilahiyat-ogrencisi-onur-ozturk-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi ve Uğurludağ Merkez Camii İmam-Hatibi Hafız Onur Öztürk, geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Üniversite, genç öğrencinin vefatı nedeniyle taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hitit Üniversitesi camiası, İlahiyat Fakültesi öğrencisi Onur Öztürk’ün vefatıyla sarsıldı. Aynı zamanda Uğurludağ Merkez Camii’nde imam-hatip olarak görev yapan Hafız Onur Öztürk’ün, elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Hitit Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan taziye paylaşımında, Öztürk’ün vefatının derin bir üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek ailesine, sevenlerine ve üniversite camiasına başsağlığı dilendi.</p>

<p>Hitit Üniversitesi’nden Taziye Mesajı</p>

<p>Üniversite tarafından yayımlanan mesajda şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>“Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi öğrencisi, Uğurludağ Merkez Camii İmam-Hatibi Hafız Onur Öztürk’ün elim bir trafik kazası sonucu vefat ettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Değerli öğrencimize Allah’tan rahmet; kederli ailesine, sevenlerine ve Üniversitemiz camiasına başsağlığı dileriz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Onur Öztürk Kimdir?</p>

<p>Onur Öztürk, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisiydi. Hafız olan Öztürk’ün, Çorum’un Uğurludağ ilçesinde bulunan Merkez Camii’nde imam-hatip olarak görev yaptığı öğrenildi.</p>

<p>Genç yaşta gelen vefat haberi, hem üniversite çevresinde hem de görev yaptığı cami cemaati ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Üniversite Camiası Yasta</p>

<p>Hitit Üniversitesi’nin sosyal medya hesabından yapılan taziye paylaşımı kısa sürede çok sayıda başsağlığı mesajı aldı. Öğrenciler, akademik personel ve vatandaşlar, Onur Öztürk için rahmet dileklerini iletti.</p>

<p>Öztürk’ün vefatı, genç yaşta kaybedilen bir öğrencinin ardından üniversite camiasında derin bir hüzün bıraktı.</p>

<p>Allah rahmet eylesin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hitit-universitesinde-aci-kayip-ilahiyat-ogrencisi-onur-ozturk-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8048.jpeg" type="image/jpeg" length="95551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Şenay Sıldır Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/uzm-dr-senay-sildir-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/uzm-dr-senay-sildir-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Şenay Sıldır’ın vefatı sağlık camiasında üzüntüye neden oldu. Geçmiş yıllarda Avrasya Hastanesi’nde görev yapan Sıldır’ın cenaze programı da duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçmiş yıllarda Avrasya Hastanesi’nde görev yapan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Şenay Sıldır hayatını kaybetti. Avrasya Hastaneler Grubu tarafından yayımlanan taziye mesajında, Sıldır’ın vefatından duyulan üzüntü paylaşıldı.</p>

<p>Taziye duyurusunda, merhume Uzm. Dr. Şenay Sıldır için Allah’tan rahmet, ailesine ve sağlık camiasına başsağlığı dilendi.</p>

<p>Şenay Sıldır’ın Cenazesi Nerede Kılınacak?</p>

<p>Paylaşılan bilgiye göre Uzm. Dr. Şenay Sıldır’ın cenazesi, 27 Nisan Pazartesi günü öğle namazına müteakip Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Kilyos Mezarlığı’nda defnedilecek.</p>

<p>Sağlık Camiasında Üzüntü</p>

<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında görev yapan Uzm. Dr. Şenay Sıldır’ın vefatı, meslektaşları ve hastaları tarafından üzüntüyle karşılandı. Açık kaynaklarda Sıldır’ın fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı olarak tanındığı, bel-boyun fıtığı, rehabilitasyon, pediatrik rehabilitasyon ve ağrı tedavisi gibi alanlarda çalışmalarının yer aldığı görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzm. Dr. Şenay Sıldır’ın geçmiş yıllarda Avrasya Hastanesi adına sağlık bilgilendirme içeriklerinde de yer aldığı; donuk omuz, fibromiyalji ve kemik erimesi gibi konularda kamuoyuna yönelik açıklamalar yaptığı biliniyor.</p>

<p>Taziye Mesajı</p>

<p>Avrasya Hastaneler Grubu adına yayımlanan mesajda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Merhumeye Allah’tan rahmet, ailesine sabır ve başsağlığı dileriz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/uzm-dr-senay-sildir-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8040.jpeg" type="image/jpeg" length="19734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun’da Fındık Bahçesine Yuvarlanan Araçın Sürücüsü Yılmaz Kaplan vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/giresunda-findik-bahcesine-yuvarlanan-aracin-surucusu-yilmaz-kaplan-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/giresunda-findik-bahcesine-yuvarlanan-aracin-surucusu-yilmaz-kaplan-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Espiye ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen trafik kazası, bölgede büyük üzüntüye neden oldu. Yeniköy köyünde seyir hâlindeki otomobilin yoldan çıkarak fındık bahçesine yuvarlanması sonucu 49 yaşındaki Yılmaz Kaplan hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk bilgilere göre kaza, Espiye ilçesine bağlı Yeniköy köyünde yaşandı. Yılmaz Kaplan idaresindeki 60 NA 948 plakalı otomobil, seyir hâlindeyken henüz belirlenemeyen nedenle kontrolden çıktı. Yoldan çıkan araç, dik yamaçta bulunan fındık bahçesine doğru yuvarlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Giresun’da kaza nasıl yaşandı?</p>

<p>Edinilen bilgilere göre otomobil, sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesinin ardından yaklaşık 50 metrelik alana savruldu. Fındık bahçesine yuvarlanan araç, takla attıktan sonra ağaçlara çarparak durabildi.</p>

<p>Giresun son dakika asayiş haberleri içinde yer alan kazayı gören çevre sakinleri, durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Kaza alanının dik ve zorlu arazi yapısına sahip olması nedeniyle ekiplerin bölgede dikkatli şekilde çalışma yürüttüğü öğrenildi.</p>

<p>Sağlık ekipleri, olay yerine ulaştıktan sonra araçta bulunan sürücüye ilk kontrolü yaptı. Yapılan incelemede Yılmaz Kaplan’ın kaza yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Yılmaz Kaplan kimdir, kaç yaşındaydı?</p>

<p>Kazada yaşamını yitiren sürücünün 49 yaşındaki Yılmaz Kaplan olduğu öğrenildi. Kaplan’ın kullandığı otomobilin Espiye ilçesi Yeniköy köyünde yoldan çıkarak fındık bahçesine yuvarlandığı bildirildi.</p>

<p>Giresun’da hayatını kaybeden Yılmaz Kaplan kimdir sorusu, kazanın ardından bölgede merak edilen başlıklar arasında yer aldı. Ancak Kaplan’ın mesleği, ailesi veya cenaze programına ilişkin resmi bir bilgi henüz paylaşılmadı. Bu nedenle haberde yalnızca olayla ilgili doğrulanan bilgiler kullanıldı.</p>

<p>Kaplan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna kaldırıldı. Kesin süreç ve cenaze programına ilişkin bilgilerin daha sonra netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Espiye’de ekipler ne yaptı?</p>

<p>Kazanın ardından jandarma ekipleri, aracın yoldan çıkış noktası ve fındık bahçesine yuvarlandığı alanda inceleme yaptı. Giresun jandarma ekipleri inceleme başlatırken, kazanın oluş şekline ilişkin detayların yapılacak teknik değerlendirme sonrası netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Bölgede yaşayan vatandaşların ihbarı, ekiplerin olay yerine ulaşmasında belirleyici oldu. İlk bulgulara göre olay tek araçlı trafik kazası olarak kayıtlara geçti. Araçta başka bir kişinin bulunup bulunmadığına dair ek bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Giresun’da trafik kazası son durum bilgilerine göre kazayla ilgili inceleme sürüyor. Yetkili birimlerden yeni açıklama yapılması hâlinde sürecin güncellenmesi bekleniyor.</p>

<p>Giresun’da soruşturma başlatıldı mı?</p>

<p>Kaza sonrası jandarma ekipleri bölgede detaylı çalışma yaptı. Olayın kesin nedeni henüz açıklanmazken, ilk belirlemeler aracın sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi üzerine yoldan çıktığı yönünde.</p>

<p>Giresun’da Yılmaz Kaplan olayı, özellikle Espiye ve çevre köylerde üzüntüyle karşılandı. Yeniköy’de yaşanan olayda son gelişmeler, ekiplerin inceleme ve raporlama sürecinin tamamlanmasıyla netlik kazanacak.</p>

<p>Kazaya ilişkin resmi süreç devam ederken, olayla ilgili yeni bilgi paylaşılması durumunda haberin güncellenmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/giresunda-findik-bahcesine-yuvarlanan-aracin-surucusu-yilmaz-kaplan-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8039.jpeg" type="image/jpeg" length="86574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Melike Betül Öğütmen, ERA Sustainable Nephrology Committee’de]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-melike-betul-ogutmen-era-sustainable-nephrology-committeede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-melike-betul-ogutmen-era-sustainable-nephrology-committeede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Melike Betül Öğütmen, Avrupa nefroloji camiasının önemli bilimsel yapılarından biri olan ERA Sustainable Nephrology Committee Board üyeliğine seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Böbrek Birliği tarafından gönderilen resmi bildirimde, Prof. Dr. Öğütmen’in akademik birikimi, başvuru sürecindeki çalışmaları ve sürdürülebilir nefroloji alanına yönelik ilgisi nedeniyle komite yönetim kurulu üyeliğine uygun görüldüğü belirtildi.</p>

<p>Prof. Dr. Öğütmen, görevine 3 Haziran 2026’da İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenecek ERA26 Kongresi Genel Kurulu ile başlayacak. Komite üyeliği, 2029 yılında yapılacak ERA Genel Kurulu ile sona erecek.</p>

<p>Sürdürülebilir Nefroloji Alanında Avrupa Düzeyinde Temsil</p>

<p>ERA Sustainable Nephrology Committee, böbrek hastalıkları alanında sürdürülebilir sağlık hizmetleri, çevresel etkilerin azaltılması, kaynakların etkin kullanımı ve nefroloji uygulamalarında uzun vadeli çözümlerin geliştirilmesi gibi başlıklara odaklanıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Melike Betül Öğütmen’in bu göreve seçilmesi, Türkiye’den bir akademisyenin Avrupa düzeyinde sürdürülebilir nefroloji çalışmalarına katkı sunacak olması bakımından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>SBÜ’nün Akademik Gücü Uluslararası Platformda</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi, sağlık temalı akademik yapısı ve uzmanlık alanlarındaki bilimsel üretimiyle uluslararası platformlarda temsil edilmeye devam ediyor. Prof. Dr. Öğütmen’in ERA Sustainable Nephrology Committee Board üyeliği, SBÜ’nün nefroloji alanındaki görünürlüğünü güçlendiren önemli bir bilimsel başarı olarak öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu görevlendirme ile Prof. Dr. Öğütmen’in, sürdürülebilir nefroloji yaklaşımının geliştirilmesine ve böbrek sağlığı hizmetlerinde çevreye duyarlı uygulamaların yaygınlaştırılmasına katkı sunması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-melike-betul-ogutmen-era-sustainable-nephrology-committeede</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8033.jpeg" type="image/jpeg" length="88166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KTÜ’lü Genç Doktor Özlem Çeküç Ordu’da Son Yolculuğuna Uğurlandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ktulu-genc-doktor-ozlem-cekuc-orduda-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ktulu-genc-doktor-ozlem-cekuc-orduda-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı’nda görev yapan Asistan Doktor Özlem Çeküç, tedavi gördüğü amansız hastalık nedeniyle 25 yaşında hayatını kaybetti. Genç doktorun vefatı, ailesi, sevenleri, meslektaşları ve sağlık camiasında derin üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Henüz hayatının baharında aramızdan ayrılan Özlem Çeküç, memleketi Ordu’da gözyaşları arasında toprağa verildi. Çeküç’ün cenazesi, Ordu’nun Kabadüz ilçesine bağlı Yeşilada Mahallesi Bakacakaltı semtinde son kez dualarla uğurlandı.</p>

<p>Genç Doktor İçin Ordu’da Cenaze Töreni Düzenlendi</p>

<p>Yakalandığı hastalık sonrası yaşamını yitiren Dr. Özlem Çeküç için bugün İmam Hatip Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenaze törenine ailesi, yakınları, sevenleri ve bölge halkı katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılınan cenaze namazının ardından genç doktorun naaşı, Yeşilada Mahallesi’nde defnedildi. Törende duygu dolu anlar yaşanırken, Çeküç’ün genç yaşta vefatı büyük bir hüzün oluşturdu.</p>

<p>KTÜ Aile Hekimliği Camiasını Yasa Boğan Vefat</p>

<p>Özlem Çeküç’ün Karadeniz Teknik Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı’nda görev yaptığı öğrenildi. Hekimlik yolculuğunun başında hayatını kaybeden Çeküç’ün vefatı, çalışma arkadaşları ve meslektaşları arasında da derin üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Sağlık camiasında genç yaşta gelen bu kayıp, bir kez daha hayatın kırılganlığını hatırlattı. Özlem Çeküç’ün ardından sevenleri, “Mekânı cennet olsun” sözleriyle acılarını paylaştı.</p>

<p>Merhume Dr. Özlem Çeküç’e Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, meslektaşlarına, Karadeniz Teknik Üniversitesi camiasına ve Ordu halkına başsağlığı diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ktulu-genc-doktor-ozlem-cekuc-orduda-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8031.jpeg" type="image/jpeg" length="68905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laboratuvarda İnsan Spermi Üretildi İddiası: Kısırlık Tedavisinde Yeni Umut mu?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/laboratuvarda-insan-spermi-uretildi-iddiasi-kisirlik-tedavisinde-yeni-umut-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/laboratuvarda-insan-spermi-uretildi-iddiasi-kisirlik-tedavisinde-yeni-umut-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD merkezli Paterna Biosciences, laboratuvar ortamında insan sperm hücresi geliştirdiğini ve bu hücrelerle erken aşama embriyolar oluşturduğunu açıkladı. Erkek kısırlığı tedavisi açısından dikkat çeken bu iddia, henüz hakemli bir bilimsel dergide yayımlanmadığı ve bağımsız ekiplerce doğrulanmadığı için temkinli değerlendirilmesi gereken erken aşama bir gelişme olarak görülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birçok aile için çocuk sahibi olamamak, yalnızca tıbbi değil, duygusal olarak da ağır bir süreçtir. Erkek kaynaklı kısırlıkta ise bazı hastalarda vücut hiç sperm üretemez ya da mevcut hücreler olgun sperme dönüşemez. Son günlerde gündeme gelen laboratuvarda insan spermi üretimi iddiası, tam da bu noktada yeni bir ihtimali tartışmaya açıyor.</p>

<p>Araştırma neyi anlatıyor?</p>

<p>Gündeme gelen çalışma, “in vitro spermatogenez” adı verilen bir yönteme dayanıyor. Bu ifade, en sade haliyle sperm üretim sürecinin vücut dışında, laboratuvar ortamında taklit edilmesi anlamına geliyor.</p>

<p>Normalde sperm hücreleri testislerde, uzun ve karmaşık bir gelişim süreci sonunda oluşur. Bu süreçte sperm yapıcı kök hücreler zamanla olgunlaşır, genetik yapılarını yeniden düzenler ve döllenmeye uygun hale gelir.</p>

<p>Paterna Biosciences’ın iddiasına göre araştırmacılar, testis dokusundan alınan sperm yapıcı kök hücreleri laboratuvarda yönlendirerek olgun sperm benzeri hücreler elde etti. Şirket, bu hücrelerin insan yumurtalarını dölleyebilecek kapasiteye ulaştığını ve erken aşama embriyolar oluşturmak için kullanıldığını duyurdu.</p>

<p>Bu haberin dikkat çekici tarafı, yalnızca sperm hücresi üretildiği iddiası değil. Asıl tartışma, bu hücrelerin işlevsel olup olmadığı, yani döllenme sürecinde kullanılabilecek kadar olgunlaşıp olgunlaşmadığı noktasında toplanıyor.</p>

<p>Bilim insanları neye baktı?</p>

<p>Şirketin aktardığı bilgilere göre çalışma, insanlarda doğrudan gebelik oluşturmayı hedefleyen bir klinik uygulama değil. Bu, şimdilik laboratuvar düzeyinde yürütülen bir araştırma ve “kanıt gösterimi” niteliği taşıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, sperm yapımından sorumlu kök hücrelerin hangi biyolojik sinyallerle geliştiğini anlamaya çalıştı. Daha basit söylemek gerekirse, hücrelere hangi aşamada hangi “komutların” verilmesi gerektiği araştırıldı.</p>

<p>Bu süreçte bilgisayar destekli biyoloji yöntemlerinden yararlanıldığı bildiriliyor. Bu yöntemler, hücrenin gelişim yolculuğunu daha ayrıntılı izlemeye ve laboratuvarda uygun koşulları taklit etmeye yardımcı oluyor.</p>

<p>Ancak burada çok önemli bir ayrım var. Bu bulgular henüz hakemli bir bilimsel dergide yayımlanmış değil. Yani bağımsız bilim insanlarının ayrıntılı incelemesinden geçmiş, yöntemleri ve sonuçları açıkça tartışılmış bir makaleden söz edilmiyor. WIRED’ın haberinde de çalışmanın henüz bağımsız olarak doğrulanmadığı özellikle vurgulanıyor.</p>

<p>Sonuç ne çıktı?</p>

<p>Paterna Biosciences, laboratuvarda geliştirilen sperm hücrelerinin doğal sperme çok benzediğini ve insan yumurtalarını dölleyebildiğini ileri sürüyor. Şirket ayrıca bu sperm hücrelerinin kullanılmasıyla erken aşama, dış görünüm olarak sağlıklı görünen embriyolar elde edildiğini belirtiyor.</p>

<p>Bu sonuç doğruysa, erkek kısırlığı araştırmalarında dikkat çekici bir eşik anlamına gelebilir. Çünkü bazı erkeklerde sorun, tamamen genetik eksiklikten değil; sperm yapıcı hücrelerin testis içinde doğru ortamı bulamamasından kaynaklanabilir.</p>

<p>Bu tür hastalarda kök hücreler mevcut olabilir, ancak vücut bu hücreleri olgun sperm haline getiremeyebilir. Laboratuvar ortamında bu sürecin başarılması, ileride bazı hasta grupları için yeni tedavi seçenekleri doğurabilir.</p>

<p>Fakat “embriyo oluşturuldu” cümlesi, bu yöntemin hemen bebek sahibi olmak için kullanılabileceği anlamına gelmez. Embriyonun ilk aşamada oluşması ile sağlıklı gebelik, doğum ve uzun dönem güvenlik arasında uzun bir bilimsel yol vardır.</p>

<p>Bu neden önemli?</p>

<p>Erkek kaynaklı kısırlık, çocuk sahibi olamayan çiftlerde önemli bir paya sahiptir. Bazı erkeklerde sperm sayısı düşük olurken, bazı durumlarda menide hiç sperm bulunmaz. Bu duruma azoospermi denir.</p>

<p>Azoosperminin bazı türlerinde testislerde sperm üretimi hiç başlamaz ya da çok sınırlı kalır. “Tıkanıklık olmayan azoospermi” olarak bilinen durumda sorun, sperm kanallarındaki bir tıkanıklıktan değil, sperm üretiminin kendisinden kaynaklanır.</p>

<p>Bugünkü uygulamalarda bazı hastalarda cerrahi yöntemlerle testis dokusunda sperm aranır. Eğer uygun sperm bulunursa tüp bebek tedavisinde kullanılabilir. Ancak her hastada sonuç alınamaz.</p>

<p>Laboratuvarda insan spermi üretimi iddiası bu nedenle önem taşıyor. Çünkü teori düzeyinde, bazı hastaların kendi hücrelerinden sperm elde edilmesi mümkün olursa donör sperm ihtiyacı azalabilir. Bu da biyolojik baba olma ihtimali açısından yeni bir kapı aralayabilir.</p>

<p>Yine de bu kapının henüz klinik uygulama kapısı olmadığını söylemek gerekir. Şu an elimizde tedavi protokolü değil, ileri araştırma gerektiren bir biyoteknoloji iddiası var.</p>

<p>Günlük hayatta ne anlama geliyor?</p>

<p>Bu haber, bugün çocuk sahibi olmak isteyen hastaların tedavi planını hemen değiştirmiyor. Kısırlık tedavisi gören çiftlerin ilaçlarını bırakması, mevcut tüp bebek sürecini ertelemesi veya yeni bir yöntem beklemesi için yeterli bir klinik veri bulunmuyor.</p>

<p>Okur açısından bu gelişmenin anlamı şu: Bilim dünyası erkek kısırlığında yalnızca sperm aramaya değil, sperm üretim sürecini yeniden kurmaya da odaklanıyor. Bu, gelecekte bazı hastalar için önemli olabilir.</p>

<p>Ancak bugün için “laboratuvarda sperm üretildi, artık kısırlık tedavi edilecek” demek doğru olmaz. Araştırma umut verici bir ihtimale işaret ediyor; fakat günlük tıbbi uygulamaya dönüşmesi için güvenlik, kalite ve etik denetim aşamalarının tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle azoospermi, sperm sayısı düşüklüğü veya erkek infertilitesi nedeniyle tedavi gören kişilerin kendi hekimleriyle görüşmeden tedavi kararlarını değiştirmemesi gerekir. Bu haber tek başına tanı veya tedavi önerisi değildir.</p>

<p>Hemen kullanılacak mı?</p>

<p>Hayır. Şirketin açıklaması klinik kullanıma hazır bir tedavi anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bir yöntemin gerçek hayatta hastalara uygulanabilmesi için önce bilimsel makale olarak yayımlanması, bağımsız laboratuvarlarca tekrarlanması, güvenlik testlerinden geçmesi ve resmi denetim süreçlerine girmesi gerekir.</p>

<p>Özellikle üreme hücreleri söz konusu olduğunda denetim daha da hassastır. Çünkü sperm yalnızca bir hücre değildir; doğacak çocuğa aktarılacak genetik bilginin yarısını taşır. Bu nedenle laboratuvarda üretilen spermin kromozom yapısı, DNA bütünlüğü, epigenetik işaretleri ve uzun dönem etkileri ayrıntılı şekilde incelenmelidir.</p>

<p>Epigenetik işaretler, genlerin ne zaman ve nasıl çalışacağını etkileyen biyolojik düzenleyiciler olarak düşünülebilir. Bir hücre dışarıdan normal görünse bile bu işaretlerdeki sorunlar gelişim açısından risk oluşturabilir.</p>

<p>Bu nedenle “sperm doğal sperme benziyor” ifadesi tek başına yeterli değildir. Asıl mesele, bu hücrelerin genetik ve biyolojik olarak güvenli olup olmadığının gösterilmesidir.</p>

<p>En çok neresi yanlış anlaşılabilir?</p>

<p>Bu haberin en kolay yanlış anlaşılacak noktası, erken aşama embriyo oluşturulmasının doğrudan başarılı gebelik anlamına geldiğini sanmaktır.</p>

<p>Laboratuvarda döllenme sağlanması, üreme tıbbında önemli bir adımdır. Ancak gebelik elde etmek, gebeliği sağlıklı sürdürmek ve sağlıklı doğum sonucuna ulaşmak çok daha kapsamlı güvenlik verileri gerektirir.</p>

<p>Bir diğer yanlış anlama da yöntemin tüm erkek kısırlığı vakaları için geçerli olacağı düşüncesidir. Şirketin hedeflediği hasta grubu, özellikle sperm yapıcı kök hücreleri bulunan ancak bu hücreleri olgun sperme dönüştüremeyen erkekler olabilir. Genetik olarak sperm üretme kapasitesi hiç bulunmayan kişilerde aynı yaklaşımın işe yarayıp yaramayacağı ayrı bir sorudur.</p>

<p>Ayrıca bu teknoloji, donör sperm kullanımını tamamen ortadan kaldıracak bir yöntem gibi de sunulmamalıdır. Böyle bir sonuca varmak için henüz çok erken.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar neden temkinli?</p>

<p>Temkinin nedeni, bulgunun önemsiz olması değil; aksine çok önemli olduğu için daha güçlü kanıt istemesidir.</p>

<p>Çalışmanın henüz hakemli yayın haline gelmemiş olması en büyük sınırlılık. Bilimsel yayın süreci, yalnızca sonuçların duyurulması değil, yöntemin ayrıntılarının incelenmesi, hataların sorgulanması ve başka ekiplerin aynı sonucu alıp alamayacağının değerlendirilmesi açısından önemlidir.</p>

<p>Daha önce de laboratuvarda insan sperm üretimine yönelik iddialar gündeme gelmiş, ancak bunların bir kısmı bilim dünyasında soru işaretleriyle karşılanmıştı. Bu nedenle yeni iddianın da bağımsız biçimde doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Uzmanların dikkat çektiği bir başka konu da etik sınırlar. İnsan embriyosu, üreme hücresi ve genetik aktarım gibi alanlarda yalnızca bilimsel başarı değil, hukuki ve toplumsal denetim de gerekir.</p>

<p>Bu teknoloji ileride gerçekten çalışırsa, kimlerde kullanılacağı, ne kadar güvenli olduğu, çocukların uzun dönem sağlığının nasıl izleneceği ve maliyet nedeniyle kimlerin erişebileceği gibi sorular da gündeme gelecektir.</p>

<p>Bundan sonra ne olacak?</p>

<p>Bundan sonraki en kritik adım, verilerin hakemli bir bilimsel dergide yayımlanması olacak. Araştırmacıların kullanılan hücreleri, laboratuvar koşullarını, elde edilen spermlerin genetik analizlerini ve embriyo gelişimine ilişkin ayrıntıları açık biçimde paylaşması beklenir.</p>

<p>Ardından bağımsız araştırma gruplarının aynı yöntemi deneyerek benzer sonuçlara ulaşıp ulaşmadığı görülmeli. Bilimde bir sonucun güçlü kabul edilmesi için tek bir laboratuvarın açıklaması yeterli değildir.</p>

<p>Eğer bu aşamalar başarıyla geçilirse, daha kapsamlı güvenlik çalışmaları ve sıkı etik denetim süreçleri gündeme gelebilir. Klinik gebelik denemeleri ise ancak bu güvenlik verileri yeterli görülürse konuşulabilir.</p>

<p>Bugün için en doğru değerlendirme şu: Laboratuvarda insan spermi üretildiği ve erken embriyo oluşturulduğu iddiası, erkek kısırlığı araştırmaları açısından dikkat çekici bir gelişme. Ancak bu, hastanelerde uygulanmaya hazır bir tedavi değil; bilimsel doğrulama bekleyen erken aşama bir iddia.</p>

<p>Kısa Soru-Cevap</p>

<p>Laboratuvarda insan spermi gerçekten üretildi mi?<br />
Paterna Biosciences bunu başardığını duyurdu. Ancak sonuçlar henüz hakemli dergide yayımlanmadığı ve bağımsız ekiplerce doğrulanmadığı için kesinleşmiş bilimsel gerçek gibi sunulmamalı.</p>

<p>Bu yöntem hemen kısırlık tedavisinde kullanılacak mı?<br />
Hayır. Şu an klinik kullanıma hazır bir tedavi yok. Güvenlik, genetik analiz, bağımsız doğrulama ve resmi onay süreçleri gerekiyor.</p>

<p>Embriyo oluşturulması ne anlama geliyor?<br />
Laboratuvar ortamında döllenme sağlandığı iddia ediliyor. Ancak bu, sağlıklı gebelik ve doğum için yeterli kanıt anlamına gelmez.</p>

<p>En çok hangi hastalar için önemli olabilir?<br />
İleride özellikle sperm yapıcı kök hücreleri bulunan ancak olgun sperm üretemeyen bazı erkek infertilitesi vakaları için araştırma alanı açabilir.</p>

<p>Bu haber tüp bebek tedavilerini değiştirir mi?<br />
Bugün için hayır. Mevcut tedaviler değişmiş değil. Hastaların tedavi kararlarını hekimleriyle birlikte vermesi gerekir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/laboratuvarda-insan-spermi-uretildi-iddiasi-kisirlik-tedavisinde-yeni-umut-mu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8027.jpeg" type="image/jpeg" length="63254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye CAR-T Hücre Tedavisinde Yeni Aşamaya Geçti: Bakan Memişoğlu Duyurdu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/turkiye-car-t-hucre-tedavisinde-yeni-asamaya-gecti-bakan-memisoglu-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/turkiye-car-t-hucre-tedavisinde-yeni-asamaya-gecti-bakan-memisoglu-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin CAR-T hücre tedavisinde önemli bir eşiği geçtiğini açıkladı. CNN Türk canlı yayınında konuşan Memişoğlu, Etlik Şehir Hastanesinde ilk hastalara uygulanan tedavilerde tamamen kanserden kurtulan hastalar olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye, Kanser Tedavisinde Kritik Bir Teknolojiye Sahip Oldu</p>

<p>Kanser tedavisinde son yılların en dikkat çeken yöntemlerinden biri olan CAR-T hücre tedavisi, Türkiye’de daha geniş merkez ağıyla uygulanmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 25 Nisan 2026 Cumartesi günü CNN Türk’te Fulya Öztürk’ün sorularını yanıtladığı “Özel Röportaj” programında, Türkiye’nin bu alanda dünyadaki sayılı ülkelerden biri hâline geldiğini belirtti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, CAR-T hücre tedavisi için TÜSEB üzerinden büyük destek sağlandığını ve bu desteğin dört merkeze verildiğini açıkladı. İlk uygulamaların Etlik Şehir Hastanesinde başladığını belirten Memişoğlu, tedavi sonrası dikkat çeken sonuçlar alındığını ifade etti.</p>

<p>“Tamamen Kanserden Kurtulmuş Hastalarımız Oldu”</p>

<p>Bakan Memişoğlu’nun açıklamasında en çok öne çıkan bölüm, tedavi uygulanan bazı hastalarda alınan sonuçlar oldu.</p>

<p>Memişoğlu, Etlik Şehir Hastanesinde aralık ayından itibaren ilk hastalara CAR-T hücre tedavisi uygulandığını belirterek, “Sonuçlarını takip ettik ve şimdi baktığımız zaman gerçekten içinde tamamen kanserden kurtulmuş hastalarımız oldu” dedi.</p>

<p>Bu açıklama, özellikle ileri teknoloji gerektiren kanser tedavilerinde Türkiye’nin klinik kapasitesi açısından yeni bir başlık açtı.</p>

<p>CAR-T Hücre Tedavisi Nedir?</p>

<p>CAR-T hücre tedavisi, hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin özel işlemlerden geçirilerek yeniden vücuda verilmesi esasına dayanıyor.</p>

<p>Bu yöntemde hastadan alınan bağışıklık hücreleri laboratuvar ortamında kanser hücrelerini tanıyacak ve onlarla savaşacak şekilde güçlendiriliyor. Ardından bu hücreler tekrar hastaya veriliyor.</p>

<p>Bakan Memişoğlu da canlı yayında tedaviyi bu yönüyle anlatarak, insanın kendi hücrelerinin özel işlemlerden geçirildiğini ve hücrelere kanserle savaşma yeteneği kazandırıldığını söyledi.</p>

<p>Türkiye’de Hangi Merkezlerde Uygulanacak?</p>

<p>Bakan Memişoğlu’nun verdiği bilgilere göre CAR-T hücre tedavisinde ilk merkez Etlik Şehir Hastanesi oldu.</p>

<p>Akdeniz Üniversitesinde de güçlü bir merkezin oluştuğunu belirten Memişoğlu, buradaki sürecin ruhsatlandırıldığını ve kısa sürede uygulamaların başlayacağını söyledi. Kayseri ve İstanbul’daki bir özel üniversitenin de bu tedavileri yapabilir hâle gelmesinin hedeflendiği açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Türkiye, CAR-T Tedavisi Yapabilen 4-5 Ülkeden Biri”</p>

<p>Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin CAR-T hücre tedavisini uygulayabilen dünyadaki az sayıdaki ülkeden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Memişoğlu, “Türkiye, dünyada bu tedaviyi yapabilen 4-5 ülkeden biri ve bunu onda bir maliyetle yapabiliyor” ifadelerini kullandı. Bakan, merkez sayısının artmasının ardından bu tedavilerin komşu ve kardeş ülkelere de öğretilebileceğini söyledi.</p>

<p>Proton Tedavisi İçin de Tarih Verildi</p>

<p>Canlı yayında yalnızca CAR-T hücre tedavisi değil, kanser tedavisinde bir başka ileri teknoloji olan proton tedavisi de gündeme geldi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, proton tedavisi konusunda çalışmaların planlandığını belirterek, 2026 sonuna kadar önemli bir mesafe alınacağını söyledi.</p>

<p>Proton tedavisinin özellikle çocuk tümörlerinde sağlıklı dokulara zarar vermeden tümöre odaklanabilen bir teknik olduğunu belirten Memişoğlu, bu yöntemin de çok yakın zamanda Türkiye’de olacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/turkiye-car-t-hucre-tedavisinde-yeni-asamaya-gecti-bakan-memisoglu-duyurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-2426.jpeg" type="image/jpeg" length="68670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alzheimer’da Yeni Şüpheli: Diş Eti Bakterileri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/alzheimerda-yeni-supheli-dis-eti-bakterileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/alzheimerda-yeni-supheli-dis-eti-bakterileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim dünyası, Alzheimer hastalığını yalnızca beyinde başlayan bir süreç olarak değil, vücudun farklı bölgelerindeki kronik iltihaplarla ilişkili karmaşık bir tablo olarak da inceliyor. Son yıllarda öne çıkan başlıklardan biri ise ağız sağlığı. Özellikle diş eti hastalığına yol açan bazı bakterilerin, Alzheimer ve diğer demans türleriyle bağlantılı olabileceğine dair bulgular dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmalar, periodontal hastalık olarak bilinen diş eti iltihabının yalnızca ağız içinde sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor. Diş etlerinde uzun süre devam eden enfeksiyon ve iltihap, kan dolaşımı ve bağışıklık sistemi üzerinden vücudun farklı bölgelerini etkileyebiliyor. Bu nedenle bilim insanları, ağız içindeki kronik bakteriyel yükün beyin sağlığı üzerindeki olası rolünü daha yakından araştırıyor.</p>

<p>Diş Eti Bakterileri Beyin Sağlığını Nasıl Etkileyebilir?</p>

<p>Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen bakteriler arasında en çok incelenenlerden biri Porphyromonas gingivalis. Bu bakteri, kronik diş eti hastalığında önemli rol oynayan mikroorganizmalardan biri olarak biliniyor. 2019’da Science Advances dergisinde yayımlanan bir çalışmada, Alzheimer hastalarının beyin dokularında bu bakteriye ve bakterinin salgıladığı bazı toksik enzimlere ait izler bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Bu bulgu, Alzheimer’ın tek nedeninin ağız bakterileri olduğu anlamına gelmiyor. Ancak ağız sağlığı ile beyin sağlığı arasında sanılandan daha güçlü bir bağ olabileceğini gösteriyor. National Institute on Aging tarafından aktarılan geniş çaplı bir analizde de diş eti hastalığına yol açan bakteriler ile Alzheimer hastalığı ve ilişkili demans türleri arasında bağlantı bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Alzheimer Tek Bir Nedene Bağlı Değil</p>

<p>Uzmanlara göre Alzheimer; yaş, genetik yatkınlık, damar sağlığı, metabolik hastalıklar, bağışıklık sistemi, yaşam tarzı ve kronik iltihap gibi birçok faktörün birlikte etkili olduğu karmaşık bir hastalık. Bu nedenle diş eti bakterileriyle ilgili bulgular önemli olsa da, hastalığı tek başına açıklayan kesin bir neden olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p>Bilimsel tablo şunu söylüyor: Diş eti hastalığı, Alzheimer ve demans açısından potansiyel bir risk faktörü olabilir. Ancak “Alzheimer doğrudan ağız bakterilerinden kaynaklanır” demek için eldeki kanıtlar yeterli değil.</p>

<p>Ağız Sağlığı Neden Önemli?</p>

<p>Diş eti kanaması, ağız kokusu, dişlerde sallanma, diş eti çekilmesi ve uzun süren ağız içi iltihaplar yalnızca diş kaybı açısından değil, genel sağlık açısından da önem taşıyor. Kronik periodontal hastalık; kalp damar hastalıkları, diyabet kontrolü ve sistemik iltihap yüküyle de ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Bu nedenle düzenli diş hekimi kontrolü, doğru diş fırçalama, diş ipi veya ara yüz fırçası kullanımı ve diş eti hastalıklarının erken tedavisi, yalnızca ağız sağlığı için değil, genel vücut sağlığı için de koruyucu bir adım olarak görülüyor.</p>

<p>Uzmanlardan Temkinli Uyarı</p>

<p>Araştırmalar ağız ve beyin arasındaki bağlantıyı güçlendirse de, bu alanda kesin tedavi ya da korunma yöntemi olarak sunulan basit çözümlere dikkatli yaklaşmak gerekiyor. Bugünkü bilimsel veriler, diş eti hastalıklarının tedavi edilmesinin sağlıklı yaşamın önemli bir parçası olduğunu gösteriyor; ancak bunun Alzheimer’ı kesin olarak önlediğini söylemek mümkün değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonuç: Ağız Sağlığı Beyin Sağlığından Ayrı Düşünülmemeli</p>

<p>Alzheimer araştırmalarında yeni yönlerden biri, ağız içindeki kronik enfeksiyonların ve diş eti hastalıklarının beyin üzerindeki olası etkisi. Kesin hüküm için daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç var. Ancak mevcut bulgular, ağız bakımının yalnızca estetik ya da diş sağlığı meselesi olmadığını; yaşlılıkta bilişsel sağlığı koruma çabalarının da önemli bir parçası olabileceğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/alzheimerda-yeni-supheli-dis-eti-bakterileri</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8026.jpeg" type="image/jpeg" length="16298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Derbi Kaçta? Galatasaray-Fenerbahçe Maçı İçin Geri Sayım Başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/derbi-kacta-galatasaray-fenerbahce-maci-icin-geri-sayim-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/derbi-kacta-galatasaray-fenerbahce-maci-icin-geri-sayim-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray-Fenerbahçe derbisi bugün saat 20.00’de RAMS Park’ta oynanacak. Süper Lig’in zirvesini yakından ilgilendiren dev mücadele beIN SPORTS 1 ekranlarından canlı yayınlanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Derbi Kaçta Başlayacak?</p>

<p>Futbolseverlerin gün boyunca en çok aradığı soru netleşti: Galatasaray-Fenerbahçe derbisi bugün saat 20.00’de başlayacak. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında oynanacak mücadeleye RAMS Park ev sahipliği yapacak. Karşılaşma, yayıncı kuruluş beIN SPORTS 1 ekranlarından canlı olarak izlenebilecek.</p>

<p>Sadece üç puanlık bir maç değil; şampiyonluk yarışının nabzını değiştirebilecek bir gece olacak. Liderlik koltuğunda oturan Galatasaray, sahasında avantajını korumak isterken; Fenerbahçe deplasmanda kazanarak zirve yarışına yeni bir soluk vermenin peşinde.</p>

<p>Galatasaray-Fenerbahçe Maçı Hangi Kanalda?</p>

<p>Dev derbi beIN SPORTS 1 kanalından canlı yayınlanacak. Maçı ekran başından takip edecek taraftarlar için yayın bilgisi kadar karşılaşmanın başlama saati de günün ana arama başlığı oldu: GS-FB derbi saat kaçta, hangi kanalda, derbi ne zaman?</p>

<p>RAMS Park’ta oynanacak karşılaşmanın atmosferi, maç saatinden çok önce stadyum çevresinde hissedilmeye başladı. Galatasaray kulübü, stadyum kapılarının saat 17.00’de, Aslanlı Yol’un ise 16.15’te açılacağını duyurdu.</p>

<p>Derbinin Hakemi Kim?</p>

<p>Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde düdük Yasin Kol’da olacak. VAR hakemi olarak ise Ömer Faruk Turtay görevlendirildi. AVAR’da İbrahim Çağlar Uyarcan ve Abdullah Buğra Taşkınsoy yer alacak.</p>

<p>Şampiyonluk Yarışında Kritik Gece</p>

<p>Derbi öncesi tablo, maçın önemini daha da büyütüyor. Galatasaray zirvede yerini korumak, Fenerbahçe ise puan farkını azaltmak için sahaya çıkacak. Bu nedenle karşılaşma yalnızca iki ezeli rakibin mücadelesi değil, ligin son haftalarına girilirken şampiyonluk rotasını belirleyebilecek kritik bir viraj olarak görülüyor.</p>

<p>Galatasaray taraftarı ev sahibi avantajına güveniyor. Fenerbahçe cephesi ise deplasmanda alınacak bir galibiyetin yarışın psikolojisini tamamen değiştirebileceğini düşünüyor. Kısacası RAMS Park’ta bu akşam skor tabelasından daha fazlası yazacak.</p>

<p>Derbi Kaçta, Nerede, Hangi Kanalda?</p>

<p>Maç: Galatasaray-Fenerbahçe<br />
Tarih: 26 Nisan 2026 Pazar<br />
Saat: 20.00<br />
Stadyum: RAMS Park<br />
Yayın: beIN SPORTS 1<br />
Hakem: Yasin Kol</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Derbi İçin Geri Sayım</p>

<p>Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti, Türk futbolunun en sert, en yüksek tansiyonlu ve en çok izlenen karşılaşmaları arasında yer alıyor. Bu akşamki mücadele de hem puan durumu hem de sezonun kalan bölümü açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Taraftarların cevabını aradığı sorunun yanıtı ise artık çok net: Derbi saat 20.00’de başlayacak. RAMS Park’taki Galatasaray-Fenerbahçe maçı, Süper Lig’de haftanın değil, sezonun en kritik gecelerinden biri olmaya aday.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/derbi-kacta-galatasaray-fenerbahce-maci-icin-geri-sayim-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7399.jpeg" type="image/jpeg" length="87537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuşadası’nda Müzisyen Murat Dönmezer Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kusadasinda-muzisyen-murat-donmezer-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kusadasinda-muzisyen-murat-donmezer-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın Kuşadası ilçesinde müzisyen Murat Dönmezer, arkadaşlarının düzenlediği doğum günü kutlamasının ardından fenalaşarak hayatını kaybetti. Ölümün kesin nedeni otopsiyle netleşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın’ın Kuşadası ilçesinde tanınan müzisyen Murat Dönmezer’in ani ölümü, ilçede büyük üzüntüye neden oldu. 41 yaşındaki Dönmezer’in, arkadaşları tarafından kendisi için düzenlenen doğum günü kutlamasının ardından fenalaştığı ve yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuşadası asayiş gündemine yansıyan olay, Hacıfeyzullah Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen ilk bilgilere göre Murat Dönmezer, arkadaşlarının hazırladığı doğum günü kutlamasının ardından sabah saatlerinde aniden rahatsızlandı.</p>

<p>Çevredekilerin durumu bildirmesi üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede adrese ulaşan ekipler, 41 yaşındaki müzisyene ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen Dönmezer’in hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<p>İlk Bulgular Kalp Krizini İşaret Etti</p>

<p>İlk değerlendirmelerde Murat Dönmezer’in kalp krizi sonucu yaşamını yitirmiş olabileceği üzerinde durulduğu aktarıldı. Ancak ölümün kesin nedeni henüz resmi olarak netleşmedi.</p>

<p>Savcılık, olayla ilgili süreci şüpheli ölüm kapsamında ele aldı. Polis ekipleri de bölgede inceleme başlattı. Dönmezer’in kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsi işlemlerinin ardından belirlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu nedenle haberde ölüm nedeni konusunda kesin hüküm kurulmuyor. Yetkili birimlerin incelemesi tamamlandıktan sonra dosyaya ilişkin yeni bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p>

<p>Kuşadası’nda Sevenlerini Üzen Ölüm</p>

<p>Murat Dönmezer’in ani ölümü, hem yakın çevresinde hem de Kuşadası’nda kendisini tanıyanlar arasında üzüntüyle karşılandı. İlçede müzikle ilgilenen çevrelerde tanınan Dönmezer’in vefatı, sosyal çevresinde de yankı buldu.</p>

<p>Doğum günü kutlamasının hemen ardından yaşanan rahatsızlık, olayın daha geniş biçimde incelenmesine neden oldu. İlk bulgular sağlık kaynaklı bir ihtimale işaret etse de savcılık ve polis incelemesinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Cenazesi Toprağa Verildi</p>

<p>Murat Dönmezer’in cenazesinin, Hanım Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildiği öğrenildi. Yakınları ve sevenleri, genç yaşta hayatını kaybeden müzisyeni son yolculuğunda yalnız bırakmadı.</p>

<p>Aydın son dakika ve Kuşadası son dakika gelişmeleri kapsamında takip edilen olayla ilgili resmi sürecin sürdüğü ifade edildi. Ölüm nedenine ilişkin kesin bilginin otopsi sonucuyla netleşmesi beklenirken, savcılık incelemesinin devam ettiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kusadasinda-muzisyen-murat-donmezer-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8024.jpeg" type="image/jpeg" length="67441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekirdağ’ın Tek Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Uzmanı Dr. Selami Ulaş’a Darp İddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tekirdagin-tek-cocuk-immunolojisi-ve-alerji-uzmani-dr-selami-ulasa-darp-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tekirdagin-tek-cocuk-immunolojisi-ve-alerji-uzmani-dr-selami-ulasa-darp-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’da sağlık çalışanlarına yönelik şiddet iddialarına bir yenisi daha eklendi. Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’nde görev yapan Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Uzmanı Dr. Selami Ulaş’ın, hasta yakını tarafından darp edildiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İddiaya göre olay, hastaneye randevusuz gelen bir hastanın yakını ile Dr. Ulaş arasında yaşanan görüşme sırasında meydana geldi. Dr. Selami Ulaş’ın, muayene süreci için randevu alınması gerektiğini belirtmesinin ardından hasta yakınının tepki gösterdiği ve doktora fiziksel saldırıda bulunduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Hastanede görevli sağlık çalışanlarının araya girmesiyle gerginlik kısa sürede kontrol altına alındı. Darp edildiği belirtilen Dr. Ulaş’ın hastaneden rapor aldığı öğrenildi.</p>

<p>Olayın ardından polis ekiplerinin, saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen kişiyi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldığı bildirildi. Şahsın Çorlu’dan geldiği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tekirdağ’da yaşanan olay, sağlıkta şiddet sorununu bir kez daha gündeme taşıdı. Sağlık çalışanları, hastanelerde güvenli çalışma ortamının güçlendirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için caydırıcı tedbirlerin artırılması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tekirdagin-tek-cocuk-immunolojisi-ve-alerji-uzmani-dr-selami-ulasa-darp-iddiasi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8023.jpeg" type="image/jpeg" length="59883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ordu’da Denize Giren 22 Yaşındaki Emre Sinmez Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/orduda-denize-giren-22-yasindaki-emre-sinmez-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/orduda-denize-giren-22-yasindaki-emre-sinmez-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun Altınordu ilçesinde düzenlenen Poizi konseri sırasında denize giren 22 yaşındaki Emre Sinmez, boğulma tehlikesi geçirmesinin ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Genç yaşta gelen acı haber, ailesi ve sevenlerini yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ordu’nun Altınordu ilçesinde sahil kesiminde yaşanan olay, kentte büyük üzüntüye neden oldu. Bahçelievler mevkisinde konser alanına yakın bir noktada denize giren 22 yaşındaki Emre Sinmez, bir süre sonra suda çırpınmaya başladı.</p>

<p>Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, Sinmez’i kurtarmak için hızla harekete geçti. Vatandaşların çabasıyla sudan çıkarılan genç için olay yerine sağlık ekipleri çağrıldı.</p>

<p>Hastaneye Kaldırıldı, Yaşam Mücadelesini Kaybetti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Emre Sinmez, 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen Sinmez’in kurtarılamadığı öğrenildi.</p>

<p>Konser heyecanının yaşandığı bölgede meydana gelen olay, kısa sürede çevrede büyük bir üzüntüye yol açtı. Genç yaşta hayatını kaybeden Sinmez’in vefatı, ailesi, yakınları ve Ordu halkını derinden sarstı.</p>

<p>Cenazesi Geriş Camii’nden Kaldırılacak</p>

<p>Emre Sinmez’in cenaze programı da belli oldu. Sinmez’in cenazesinin bugün ikindi namazına müteakip Geriş Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/orduda-denize-giren-22-yasindaki-emre-sinmez-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8018-1.jpeg" type="image/jpeg" length="13585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EKT Tartışması Yeniden Alevlendi: Hasta Yakınlarından Hafıza Kaybı ve Yaşam Kalitesi Uyarısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ekt-tartismasi-yeniden-alevlendi-hasta-yakinlarindan-hafiza-kaybi-ve-yasam-kalitesi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ekt-tartismasi-yeniden-alevlendi-hasta-yakinlarindan-hafiza-kaybi-ve-yasam-kalitesi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağır depresyon ve bazı dirençli psikiyatrik hastalıklarda kullanılan elektrokonvülsif tedavi, yeni bir araştırmayla yeniden tartışma konusu oldu. Hasta yakınlarının aktardığı deneyimler, özellikle hafıza kaybı ve yaşam kalitesi konusunda dikkat çekici soru işaretleri doğurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elektrokonvülsif tedavi, kısa adıyla EKT, psikiyatride uzun yıllardır kullanılan ancak kamuoyunda en çok tartışılan tedavi yöntemlerinden biri olarak biliniyor. Özellikle ağır depresyon, tedaviye dirençli depresyon, katatoni ve bazı ağır psikiyatrik tablolarda başvurulan bu yöntem, etkili olabileceği kadar yan etkileri nedeniyle de yakından izlenmesi gereken bir tedavi olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>EKT nedir?</p>

<p>EKT, yani elektrokonvülsif tedavi, kontrollü tıbbi koşullar altında beyne kısa süreli elektrik akımı verilerek yapay bir nöbet oluşturulmasına dayanan bir psikiyatrik tedavi yöntemidir.</p>

<p>Bu işlem günümüzde eski dönemlerdeki uygulamalardan farklı olarak genel anestezi altında ve kas gevşetici ilaçlarla yapılır. Hasta işlem sırasında ağrı hissetmez. Uygulama genellikle hastane ortamında, psikiyatri, anestezi ve ilgili sağlık ekiplerinin gözetiminde gerçekleştirilir.</p>

<p>EKT seansları çoğu zaman tek uygulamayla sınırlı kalmaz. Hastanın klinik durumuna göre birkaç hafta boyunca birden fazla seans yapılabilir. Tedavinin amacı, beynin elektriksel ve kimyasal işleyişinde değişiklik oluşturarak özellikle ağır depresif belirtilerin hafiflemesini sağlamaktır.</p>

<p>Hangi hastalarda gündeme gelir?</p>

<p>EKT genellikle ilk seçenek olarak kullanılmaz. Daha çok ilaç tedavisi, psikoterapi veya diğer yöntemlere yeterli yanıt alınamayan ağır durumlarda değerlendirilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En sık gündeme geldiği durumlar arasında tedaviye dirençli ağır depresyon, intihar riskinin yüksek olduğu vakalar, katatoni, bazı ağır mani tabloları ve hızlı müdahale gerektiren psikiyatrik krizler yer alır.</p>

<p>Bu nedenle EKT, sıradan bir üzüntü, geçici moral bozukluğu ya da hafif depresyon için kullanılan basit bir yöntem değildir. Daha çok ağır, dirençli ve yaşamı ciddi biçimde etkileyen klinik tablolarda hekim kararıyla gündeme gelir.</p>

<p>Neden hâlâ tartışılıyor?</p>

<p>EKT’nin tartışmalı olmasının birkaç nedeni var. Birincisi, yöntemin tarihsel olarak toplum hafızasında sert ve travmatik görüntülerle yer edinmiş olmasıdır. Günümüzdeki uygulamalar modern anestezi ve güvenlik protokolleriyle yapılsa da, geçmişteki kötü temsil biçimleri EKT’ye yönelik kaygıyı canlı tutuyor.</p>

<p>İkinci ve daha güncel tartışma ise hafıza kaybı, bilişsel etkiler ve yaşam kalitesi üzerinde yoğunlaşıyor. Bazı hastalar EKT’den belirgin fayda gördüğünü bildirirken, bazı hastalar ve yakınları tedavi sonrası bellek sorunları, dikkat güçlüğü, yorgunluk ve günlük yaşamda zorlanma gibi etkiler yaşandığını ifade ediyor.</p>

<p>Tam da bu nedenle EKT, tıbbın en hassas karar alanlarından biri olarak görülüyor. Çünkü mesele yalnızca tedavinin etkili olup olmadığı değil; bu etkinin hangi bedelle, hangi hastada ve ne kadar süreyle ortaya çıktığıdır.</p>

<p>Yeni çalışma ne söylüyor?</p>

<p>Tartışmayı yeniden gündeme taşıyan son çalışma, Psychology and Psychotherapy: Theory, Research and Practice dergisinde yayımlandı. Araştırmada EKT uygulanan kişilerin yakınları ve arkadaşlarının gözlemleri değerlendirildi.</p>

<p>Çalışmaya 22 ülkeden 286 kişi katıldı. Katılımcıların 216’sı EKT alan bireylerin yakını, 70’i ise arkadaşıydı. Araştırma, EKT’nin yalnızca klinik sonuçlarına değil, tedavi sonrası günlük yaşama ve yakın çevrenin gözlemlerine odaklandı.</p>

<p>Yakınların anlattıkları dikkat çekti</p>

<p>Araştırmada katılımcıların yüzde 45’i, EKT’nin uygulanma nedeni olan psikiyatrik sorunda bir iyileşme gördüğünü belirtti. Buna karşılık yüzde 42’si, tedavi sonrası durumun daha kötüye gittiğini düşündüğünü ifade etti.</p>

<p>Yaşam kalitesi başlığı ise daha çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 61’i, EKT sonrası yakınlarının genel yaşam kalitesinin kötüleştiğini bildirdi. İyileşme bildirenlerin oranı ise yüzde 32’de kaldı.</p>

<p>En sık bildirilen sorun: Hafıza kaybı</p>

<p>Araştırmada en çok öne çıkan yan etki uzun süreli hafıza kaybı oldu. Katılımcıların önemli bir bölümü, EKT sonrası yakınlarında belirgin bellek sorunları gözlemlediğini ifade etti.</p>

<p>Bu sorunların yalnızca kısa süreli unutkanlıkla sınırlı kalmadığı, bazı vakalarda üç yıldan uzun sürdüğü bildirildi. Bunun yanında dikkat güçlüğü, yorgunluk, duygusal küntlük, bağımsızlık kaybı ve kişilerarası ilişkilerde bozulma gibi etkiler de rapor edildi.</p>

<p>“Bana önerilse yaptırır mıydım?” sorusuna çoğunluk “hayır” dedi</p>

<p>Araştırmada katılımcılara, “Bir psikiyatrist size gerekli olduğunu söyleseydi EKT yaptırır mıydınız?” sorusu da yöneltildi.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 72’si bu soruya “hayır” yanıtını verdi. Bu sonuç, EKT’ye yönelik çekincenin yalnızca hastalarla sınırlı olmadığını; aileler, arkadaşlar ve yakın çevrede de güçlü bir kaygı bulunduğunu gösterdi.</p>

<p>EKT tamamen reddedilen bir tedavi mi?</p>

<p>Hayır. EKT, tıp literatüründe özellikle ağır ve tedaviye dirençli depresyon vakalarında hâlâ etkili bir seçenek olarak kabul ediliyor. Bazı hastalarda hızlı ve belirgin klinik iyileşme sağlayabildiği biliniyor.</p>

<p>Ancak yeni araştırma, EKT’nin her hasta için aynı sonucu vermediğini ve tedavi sonrası uzun dönem etkilerin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle EKT kararı, yalnızca “hastalık ağır mı?” sorusuyla değil; hastanın geçmişi, diğer tedavilere verdiği yanıt, bilişsel riskler, aile gözlemleri, bilgilendirilmiş onam süreci ve tedavi sonrası takip planıyla birlikte ele alınmalı.</p>

<p>Asıl mesele bilgilendirilmiş onam</p>

<p>EKT gibi güçlü etkileri olan tedavilerde hastaya ve ailesine sürecin açık biçimde anlatılması büyük önem taşıyor. Tedavinin ne olduğu, nasıl uygulandığı, hangi faydaların beklendiği, hangi yan etkilerin görülebileceği ve hafıza sorunlarının ne kadar sürebileceği anlaşılır bir dille paylaşılmalı.</p>

<p>Çünkü EKT tartışmasının merkezinde artık yalnızca tıbbi etkinlik değil, hastanın tedavi sonrası hayatı da var. Hafıza, bağımsızlık, sosyal ilişkiler ve yaşam kalitesi, klinik karar sürecinin ayrılmaz parçası olmak zorunda.</p>

<p>Sonuç: EKT kararı kişiye özel verilmeli</p>

<p>Yeni araştırma, EKT’nin psikiyatrideki yerini tamamen ortadan kaldıran bir veri sunmuyor. Ancak tedavinin fayda-risk dengesinin daha dikkatli tartılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.</p>

<p>EKT bazı hastalar için ağır depresyonun karanlık tünelinde çıkış kapısı olabilir. Fakat bazı hastalar için hafıza ve yaşam kalitesi üzerinde uzun süreli izler bırakabileceği iddiaları da ciddiyetle ele alınmalıdır.</p>

<p>Bu nedenle EKT, hızlı ve kolay bir çözüm gibi değil; ayrıntılı değerlendirme, açık bilgilendirme, yakın takip ve kişiye özel karar gerektiren ciddi bir tıbbi müdahale olarak görülmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ekt-tartismasi-yeniden-alevlendi-hasta-yakinlarindan-hafiza-kaybi-ve-yasam-kalitesi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8017.jpeg" type="image/jpeg" length="59875"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ Kapılarını Liselilere Açtı: 400’ü Aşkın Öğrenci MUN Konferansında Buluştu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbu-kapilarini-liselilere-acti-400u-askin-ogrenci-mun-konferansinda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbu-kapilarini-liselilere-acti-400u-askin-ogrenci-mun-konferansinda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İstanbul genelinden gelen lise öğrencilerini Model Birleşmiş Milletler Konferansı’nda ağırladı. Hamidiye Hemşirelik Fakültesi ve SBÜ Kariyer Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen program, gençlere diplomasi, temsil, müzakere ve küresel meseleleri tartışma deneyimi sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi, lise öğrencilerini üniversite atmosferiyle buluşturan anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Maltepe Fen Lisesi öncülüğünde; Hamidiye Hemşirelik Fakültesi ve SBÜ Kariyer Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen Model Birleşmiş Milletler Konferansı, İstanbul genelinden 400’ün üzerinde Fen ve Anadolu Lisesi öğrencisinin katılımıyla başladı.</p>

<p>İki gün boyunca devam edecek programda öğrenciler, farklı ülkeleri temsil ederek uluslararası gündemleri tartışacak, çözüm önerileri geliştirecek ve diplomasi kültürünü uygulamalı olarak deneyimleyecek.</p>

<p>Gençler Üniversite Ortamında Diplomasi Deneyimi Yaşadı</p>

<p>Model Birleşmiş Milletler Konferansı, lise öğrencilerine yalnızca akademik bir etkinlik değil; aynı zamanda özgüven, hitabet, araştırma, temsil ve takım çalışması becerilerini geliştirme imkânı sunuyor.</p>

<p>SBÜ çatısı altında düzenlenen programda öğrenciler, küresel sorunları farklı bakış açılarıyla ele alırken karar alma süreçlerini ve uluslararası müzakere dilini yakından tanıma fırsatı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dekan Çelik: “Gençlerin Üniversiteyle Erken Yaşta Buluşmasını Önemsiyoruz”</p>

<p>Hamidiye Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selda Çelik, konferansın lise öğrencileri için güçlü bir akademik ve sosyal deneyim sunduğunu belirterek, gençlerin üniversite ortamıyla erken yaşta temas kurmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Hamidiye Hemşirelik Fakültesi ve SBÜ Kariyer Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen bu anlamlı programda, İstanbul’un farklı liselerinden gelen öğrencilerimizi üniversitemiz çatısı altında ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.</p>

<p>Model Birleşmiş Milletler Konferansı; öğrencilerimizin araştırma, temsil, iletişim, takım çalışması ve çözüm üretme becerilerini geliştiren çok kıymetli bir platformdur. Gençlerimizin yalnızca akademik bilgiyle değil; dünyayı anlama, farklı kültürleri tanıma ve sorumluluk bilinci kazanma yönüyle de desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.</p>

<p>Bu organizasyona öncülük eden Maltepe Fen Lisesi’ne, katkı sunan tüm öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve emeği geçen paydaşlarımıza teşekkür ediyor; iki gün boyunca verimli, ufuk açıcı ve ilham veren bir program olmasını diliyorum.”</p>

<p>Rektör Aydın: “Üniversitemizin Kapıları Gençlerimize Her Zaman Açık”</p>

<p>Programa ilişkin değerlendirmede bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, gençlerin üniversite ortamıyla erken yaşta buluşmasının büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Aydın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak yalnızca kendi öğrencilerimize değil, ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz bütün gençlerimize kapılarımızı açık tutuyoruz. Bugün İstanbul’un farklı liselerinden gelen 400’ü aşkın öğrencimizi üniversitemiz çatısı altında ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.</p>

<p>Model Birleşmiş Milletler Konferansı gibi programlar, gençlerimizin dünyayı daha geniş bir pencereden okumalarına, farklı ülkelerin bakış açılarını anlamalarına, müzakere kültürü kazanmalarına ve özgüvenlerini geliştirmelerine önemli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle etkinliği yalnızca bir öğrenci faaliyeti değil, geleceğin karar vericilerine yapılan kıymetli bir yatırım olarak görüyoruz.</p>

<p>Üniversiteler; bilgi üreten, insan yetiştiren ve topluma yön veren kurumlardır. Biz de Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak lise çağındaki gençlerimizin akademik hayata temas etmesini, üniversite kültürünü yerinde deneyimlemesini ve kariyer yolculuklarına daha bilinçli adımlarla hazırlanmasını önemsiyoruz.</p>

<p>Bu güzel organizasyona öncülük eden Maltepe Fen Lisesi’ne, ev sahipliği yapan Hamidiye Hemşirelik Fakültemize ve SBÜ Kariyer Merkezimize, emeği geçen akademik ve idari personelimize ve programa katılan tüm öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Gençlerimizin enerjisi, vizyonu ve heyecanı bizlere umut vermektedir.”</p>

<p>SBÜ’den Lise Öğrencilerine Güçlü Eğitim Köprüsü</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin kapılarını lise öğrencilerine açması, gençlerin üniversite kültürüyle erken yaşta tanışması açısından dikkat çekti. Program, üniversite-lise iş birliğinin güçlü bir örneği olarak değerlendirildi.</p>

<p>Hamidiye Hemşirelik Fakültesi ve SBÜ Kariyer Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferans, öğrencilerin akademik merakını desteklerken kariyer planlaması ve sosyal gelişim açısından da önemli bir zemin oluşturdu.</p>

<p>Program İki Gün Sürecek</p>

<p>İstanbul genelindeki Fen ve Anadolu Liselerinden 400’ün üzerinde öğrencinin katıldığı konferansın, iki gün boyunca yoğun bir programla devam edeceği belirtildi.</p>

<p>Program kapsamında öğrenciler, oluşturulan komitelerde farklı ülkelerin temsilcileri olarak görev alacak; küresel meseleleri tartışacak, diplomatik çözüm önerileri geliştirecek ve karar taslakları üzerinde çalışacak.</p>

<p>Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen akademik ve idari birimlere, öğretmenlere, öğrenci temsilcilerine ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbu-kapilarini-liselilere-acti-400u-askin-ogrenci-mun-konferansinda-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/6676968e-5891-4858-8c46-b850e704f8d7.jpeg" type="image/jpeg" length="46499"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="91528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="59867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="33098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="72122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="43415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="63726"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
