<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 22:15:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Silah Ruhsatında Yeni Dönem: Evde Kasa Şartı Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/silah-ruhsatinda-yeni-donem-evde-kasa-sarti-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/silah-ruhsatinda-yeni-donem-evde-kasa-sarti-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının ardından silah ruhsatı sistemi yeniden tartışmaya açıldı. Hazırlık aşamasındaki düzenlemeyle ruhsatlı silahların evde güvenli kasada saklanması, denetimlerin sıklaştırılması ve psikolojik değerlendirmelerin belirli aralıklarla yenilenmesi planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de bireysel silahlanma ve ruhsatlı silahların saklanma koşulları yeniden gündemin merkezine oturdu. Okullarda yaşanan silahlı saldırıların ardından, ruhsatlı silahların ev ortamında nasıl muhafaza edildiği ve bu silahlara kimlerin erişebildiği tartışma konusu oldu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre hazırlık aşamasındaki yeni düzenleme, ruhsatlı silah sahiplerine daha sıkı sorumluluklar getirecek. Düzenlemenin en dikkat çeken başlığı ise evde güvenlikli özel kasa şartı olacak. Buna göre ruhsatlı silahların kilitli, güvenlik standartlarına uygun ve üçüncü kişilerin erişimine kapalı özel kasalarda tutulması hedefleniyor.</p>

<p>Silahlar Evde Gelişigüzel Saklanamayacak</p>

<p>Yeni taslakla birlikte ruhsatlı silahların ev içinde açıkta, çekmecede, dolapta veya kolay ulaşılabilir alanlarda bulundurulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Özellikle çocukların, gençlerin ve yetkisiz kişilerin silahlara erişimini engellemek için saklama koşullarının denetime tabi tutulması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denetimler 5 Yılda Bir Değil, Her Yıl Yapılabilir</p>

<p>Mevcut uygulamada belirli aralıklarla yapılan kontrollerin yetersiz kaldığı değerlendirilirken, denetim süresinin yılda bire indirilmesi gündemde. Böylece ruhsat sahiplerinin hem silah saklama koşulları hem de yasal yükümlülükleri daha düzenli takip edilecek.</p>

<p>Psikolojik Değerlendirme de Masada</p>

<p>Taslakta yer alan bir diğer başlık ise psikolojik değerlendirme süreci. Ruhsat başvurusu yapanların ve mevcut ruhsat sahiplerinin belirli aralıklarla psikolojik kontrolden geçirilmesi planlanıyor. Bu adımla silah taşıma ya da bulundurma yeterliliğinin yalnızca başvuru anında değil, süreç içinde de izlenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Amaç Çocukların Silaha Erişimini Önlemek</p>

<p>Düzenlemenin temel amacı, ruhsatlı silahların ev içinde kontrolsüz biçimde erişilebilir olmasının önüne geçmek. Uzmanlara göre güvenli saklama şartı, yalnızca ruhsat sahibini değil aynı evde yaşayan çocukları, aile bireylerini ve çevreyi de ilgilendiren hayati bir güvenlik başlığı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/silah-ruhsatinda-yeni-donem-evde-kasa-sarti-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8518.jpeg" type="image/jpeg" length="68671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FDA’dan Pankreas Kanseri İçin Kritik Adım: Deneysel İlaca Genişletilmiş Erişim İzni]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-pankreas-kanseri-icin-kritik-adim-deneysel-ilaca-genisletilmis-erisim-izni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fdadan-pankreas-kanseri-icin-kritik-adim-deneysel-ilaca-genisletilmis-erisim-izni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), pankreas kanserine yönelik geliştirilen deneysel bir ilaç için dikkat çeken bir karara imza attı. Daraxonrasib adlı molekül için “genişletilmiş erişim programı” başlatılmasına izin verildi. Karar, standart tedavilere yanıt vermeyen hastalar açısından yeni bir umut kapısı olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) resmi açıklamasına göre, pankreas kanserini hedefleyen deneysel ilaç daraxonrasib için “ilerlemeye güvenli” mektubu yayımlandı. Bu adım, ilacın henüz tam ruhsat almamış olmasına rağmen belirli hasta gruplarına kontrollü şekilde ulaştırılabileceği anlamına geliyor.</p>

<p>Deneysel ilaçta “erken erişim” dönemi</p>

<p>FDA’nın izin verdiği Genişletilmiş Erişim Programı (Expanded Access Program – EAP), özellikle mevcut tedavi seçenekleri tükenmiş hastalar için kritik bir mekanizma olarak biliniyor. Bu kapsamda:</p>

<ul>
 <li>Uygun hastalar adına başvurular, ABD’de lisanslı hekimler tarafından yapılacak</li>
 <li>Tedavi, sponsor kurumun onayı ve FDA denetimi altında yürütülecek</li>
 <li>Süreç, klinik araştırmalardan farklı olarak bireysel hasta ihtiyaçlarına göre şekillenecek</li>
</ul>

<p>Pankreas kanserinde neden önemli?</p>

<p>Pankreas kanseri, erken belirti vermemesi ve agresif seyri nedeniyle en zorlu kanser türlerinden biri olarak kabul ediliyor. Mevcut tedavi seçeneklerinin sınırlı olması, yeni moleküllere yönelik her gelişmeyi kritik hale getiriyor.</p>

<p>Daraxonrasib’in özellikle tümör hücrelerini hedefleyen mekanizmasıyla dikkat çektiği, ancak etkinlik ve güvenlik verilerinin halen klinik çalışmalarla değerlendirildiği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar temkinli iyimser</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, bu tür erişim programlarının “umut verici ama erken aşama” olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. İlacın geniş hasta gruplarında etkili olup olmayacağı, devam eden klinik çalışmaların sonuçlarına bağlı olacak.</p>

<p>Sonuç olarak: FDA’nın bu kararı, pankreas kanseri tedavisinde yeni bir kapıyı aralasa da, sürecin henüz araştırma aşamasında olduğu unutulmamalı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-pankreas-kanseri-icin-kritik-adim-deneysel-ilaca-genisletilmis-erisim-izni</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8514.jpeg" type="image/jpeg" length="31216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alzheimer’da Yeni Dönem: Kan Testi, Erken Teşhis ve Hastalığı Yavaşlatan İlaçlar Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/alzheimerda-yeni-donem-kan-testi-erken-teshis-ve-hastaligi-yavaslatan-ilaclar-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/alzheimerda-yeni-donem-kan-testi-erken-teshis-ve-hastaligi-yavaslatan-ilaclar-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alzheimer hastalığında dünya artık yalnızca unutkanlık başladıktan sonra verilen destek tedavilerini konuşmuyor. Yeni dönemin odağında erken teşhis, kan testleri ve hastalığın seyrini yavaşlatmayı hedefleyen ilaçlar var.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu gelişmeler büyük umut doğuruyor. Ancak tabloyu doğru okumak gerekiyor: Alzheimer’da “kesin tedavi bulundu” demek için erken. Bilimin attığı adımlar önemli, fakat hâlâ sınırlı hasta grupları, yan etki riskleri ve erişim tartışmaları var.</p>

<p>Alzheimer teşhisinde kan testi dönemi başladı</p>

<p>Alzheimer alanındaki en dikkat çekici gelişmelerden biri, hastalığın tanısına yardımcı olan kan testleri. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, 2025’te Alzheimer tanısında kullanılmak üzere ilk kan testine pazarlama izni verdi. Bu test, kanda pTau217 ve beta-amiloid 1-42 düzeylerini ölçerek beyindeki amiloid plaklarla ilişkili bir oran hesaplıyor.</p>

<p>Bu gelişme önemli çünkü Alzheimer şüphesinde bugüne kadar PET beyin görüntülemesi veya belden sıvı alınması gibi daha zor, pahalı ve sınırlı erişilebilen yöntemler öne çıkıyordu. Kan testi ise tanı yolunu daha ulaşılabilir hale getirebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her unutkanlık Alzheimer mı?</p>

<p>Hayır. Bu nokta özellikle kritik. Yaşla birlikte görülen her unutkanlık Alzheimer anlamına gelmez. B12 eksikliği, tiroit hastalıkları, depresyon, uyku bozuklukları, bazı ilaçlar ve damar hastalıkları da hafıza sorunlarına yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle yeni kan testleri bile tek başına “kesin tanı” yerine, uzman değerlendirmesinin bir parçası olarak görülmeli. Alzheimer tanısı hâlâ muayene, bilişsel testler, görüntüleme, laboratuvar bulguları ve klinik tabloyla birlikte konuluyor.</p>

<p>Lecanemab ve donanemab: Hastalığı yavaşlatan ilaçlar</p>

<p>Alzheimer tedavisinde en çok konuşulan ilaçlardan ikisi lecanemab ve donanemab. Bu ilaçlar beyinde Alzheimer ile ilişkilendirilen amiloid birikimini hedef alıyor. Lecanemab, erken Alzheimer hastalığında FDA tarafından onaylanmış tedaviler arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu ilaçların hedefi hastalığı tamamen ortadan kaldırmak değil; erken evrede bilişsel gerilemeyi yavaşlatmak. Yani “unutkanlığı geri çeviren mucize ilaç” değil, hastalığın ilerleyişine fren koymayı amaçlayan tedaviler olarak değerlendirmek gerekiyor.</p>

<p>Tartışma nerede?</p>

<p>Bu ilaçlar bilim dünyasında umut kadar tartışma da doğurdu. Çünkü sağlanan faydanın klinik olarak ne kadar anlamlı olduğu, maliyet, hasta seçimi ve yan etki riski hâlâ tartışılıyor. Bazı değerlendirmelerde lecanemab ve donanemabın etkilerinin sınırlı olduğu, daha uzun süreli veriye ihtiyaç bulunduğu belirtiliyor.</p>

<p>En önemli güvenlik başlıklarından biri ise ARIA olarak bilinen beyin ödemi veya mikrokanama riskleri. Bu nedenle bu ilaçlar herkese verilebilecek basit tedaviler değil; uygun hasta seçimi, görüntüleme takibi ve uzman kontrolü gerekiyor.</p>

<p>Alzheimer’da asıl değişim: Erken yakalama</p>

<p>Yeni gelişmelerin ortak mesajı şu: Alzheimer tedavisinde başarı, hastalığı geç dönemde yakalamaktan değil, çok erken evrede tanımaktan geçiyor.</p>

<p>Kan testleri, biyobelirteçler ve gelişmiş görüntüleme yöntemleri bu yüzden kritik. Çünkü hastalık beyinde yıllar içinde sessizce ilerleyebiliyor. Klinik belirtiler belirginleştiğinde tablo çoğu zaman daha karmaşık hale geliyor.</p>

<p>Yapay zekâ Alzheimer’da ne işe yarayabilir?</p>

<p>Yapay zekâ, Alzheimer’da özellikle erken risk analizi, beyin görüntülerinin değerlendirilmesi ve bilişsel değişimlerin izlenmesi için araştırılıyor. Ama burada da dikkatli olmak gerekiyor: Yapay zekâ tek başına teşhis koyan sihirli bir kutu değil.</p>

<p>Doğru kullanıldığında hekimin kararını destekleyen güçlü bir araç olabilir. Yanlış sunulduğunda ise gereksiz panik ve hatalı yönlendirme riski taşır.</p>

<p>Alzheimer tamamen önlenebilir mi?</p>

<p>Bugünkü bilgilerle Alzheimer tamamen önlenebilir bir hastalık olarak kabul edilmiyor. Ancak bazı risklerin azaltılabileceği biliniyor. Düzenli fiziksel aktivite, tansiyon ve diyabet kontrolü, işitme kaybının tedavisi, sosyal yaşamın korunması, kaliteli uyku, sigaradan uzak durma ve kalp-damar sağlığının korunması beyin sağlığı açısından önemli kabul ediliyor.</p>

<p>Yani Alzheimer yalnızca beyin hastalığı değil; damarlar, metabolizma, uyku, hareket ve sosyal yaşamla bağlantılı geniş bir sağlık meselesi.</p>

<p>Haber diliyle sonuç</p>

<p>Alzheimer’da dünya yeni bir eşiğe geldi. Kan testleri tanı yolunu kolaylaştırıyor, yeni ilaçlar erken evrede hastalığın hızını kesmeyi hedefliyor, yapay zekâ ise erken uyarı sistemleri için araştırılıyor.</p>

<p>Fakat gerçekçi cümle şu:<br />
Alzheimer’da mucize değil, erken teşhis ve hastalığı yavaşlatma dönemi başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/alzheimerda-yeni-donem-kan-testi-erken-teshis-ve-hastaligi-yavaslatan-ilaclar-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-2744.jpeg" type="image/jpeg" length="33381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser Aşılarında Yeni Dönem: Kişiye Özel Tedavi Umudu Büyüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kanser-asilarinda-yeni-donem-kisiye-ozel-tedavi-umudu-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kanser-asilarinda-yeni-donem-kisiye-ozel-tedavi-umudu-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser tedavisinde son yılların en dikkat çekici başlıklarından biri kişiye özel kanser aşıları oldu. Covid-19 döneminde adı sık duyulan mRNA teknolojisi, şimdi kanser hücrelerini hedef almak için yeniden sahneye çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu yaklaşımda amaç, sağlıklı hücrelere değil; hastanın tümörüne özgü mutasyonlara saldıran bir bağışıklık yanıtı oluşturmak. Yani tek tip bir aşıdan değil, her hastanın kanserine göre hazırlanan özel bir tedaviden söz ediliyor.</p>

<p>Kişiye özel kanser aşısı nedir?</p>

<p>Kişiye özel kanser aşısı, hastadan alınan tümör örneğinin genetik olarak incelenmesiyle hazırlanıyor. Araştırmacılar tümöre özgü mutasyonları belirliyor. Ardından bağışıklık sistemine bu hedefleri tanıtacak bir aşı tasarlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buradaki hedef klasik anlamda “kanseri önlemek” değil; ameliyat, kemoterapi veya immünoterapi sonrası kalan kanser hücrelerinin yeniden çoğalmasını engellemek.</p>

<p>Melanomda dikkat çeken sonuç</p>

<p>Merck ve Moderna’nın geliştirdiği deneysel kişiye özel mRNA kanser aşısı, yüksek riskli melanom hastalarında Keytruda adlı immünoterapi ilacıyla birlikte deneniyor. Beş yıllık takip verilerinde, kombinasyonun kanserin tekrarlaması veya ölüm riskini azaltmada kalıcı fayda gösterebildiği açıklandı. Reuters’a göre bu kombinasyon, yüksek riskli melanomda nüks veya ölüm riskini yüzde 49 azalttı.</p>

<p>Bu sonuç önemli, çünkü melanom tedavisinde bağışıklık sistemi zaten güçlü bir hedef olarak görülüyor. Kişiye özel aşılar bu hedefi daha keskin hale getirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Pankreas kanserinde umut veren erken veri</p>

<p>En heyecan verici başlıklardan biri de pankreas kanseri. Memorial Sloan Kettering Cancer Center tarafından paylaşılan 2026 tarihli bilgilere göre, deneysel mRNA aşısı bazı pankreas kanseri hastalarında uzun süreli bağışıklık yanıtı oluşturabildi. Ancak bu çalışma erken fazda ve küçük hasta gruplarında yürütüldü.</p>

<p>Bu nedenle pankreas kanseri için “çözüm bulundu” demek doğru değil. Daha doğru ifade şu: Bugüne kadar bağışıklık tedavilerine dirençli kabul edilen bir kanserde, umut veren bir kapı aralanıyor.</p>

<p>Kanser aşıları bugün hastanelerde rutin kullanılıyor mu?</p>

<p>Hayır. Bu yeni nesil mRNA kanser aşıları henüz birçok kanser türünde standart tedaviye dönüşmedi. Melanomda faz 3 çalışmalar sürüyor; akciğer, böbrek ve mesane kanserlerinde de daha büyük araştırmalar devam ediyor. Merck ve Moderna, yüksek riskli melanom ve bazı akciğer kanseri hastalarında faz 3 çalışmalar başlattıklarını duyurmuştu.</p>

<p>Yani tablo şöyle:<br />
Bilimsel umut güçlü, klinik kullanım için son karar henüz verilmiş değil.</p>

<p>Neden bu kadar önemli?</p>

<p>Çünkü kanser tedavisinde asıl sorunlardan biri, hastalık geriledikten sonra yeniden ortaya çıkması. Kişiye özel kanser aşıları, bağışıklık sistemine tümörün “parmak izini” öğretmeye çalışıyor.</p>

<p>Başarılı olursa tedavinin yönü değişebilir:<br />
Kanser görüldükten sonra yalnızca tümörü küçültmek değil, vücudu nükse karşı eğitmek mümkün hale gelebilir.</p>

<p>Abartılı iddialara dikkat</p>

<p>Uzmanların en çok uyardığı nokta da burası. Kişiye özel kanser aşıları umut verici olsa da “kanseri bitiren aşı”, “her tümöre kesin çözüm” veya “kemoterapinin yerini aldı” gibi ifadeler bilimsel olarak doğru değil.</p>

<p>Bu tedaviler şimdilik belirli hasta gruplarında, belirli kanser türlerinde ve çoğunlukla diğer tedavilerle birlikte araştırılıyor. Kanser gibi karmaşık bir hastalıkta tek bir yöntemin her hasta için mucize çözüm olması beklenmiyor.</p>

<p>Haber diliyle sonuç</p>

<p>Kanser aşılarında dünya yeni bir eşiğe yaklaşıyor. mRNA teknolojisi, bu kez virüse değil tümöre karşı kullanılıyor. Melanomda uzun dönem veriler dikkat çekiyor, pankreas kanserinde erken sonuçlar umut veriyor.</p>

<p>Ancak bu alan hâlâ dikkatli okunmalı:<br />
Kanser aşıları geliyor; fakat “mucize tedavi” olarak değil, kişiye özel kanser savaşının yeni ve güçlü silahlarından biri olarak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kanser-asilarinda-yeni-donem-kisiye-ozel-tedavi-umudu-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8507-1.jpeg" type="image/jpeg" length="42810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay Zeka Devrimi: Pankreas Kanseri 3 Yıl Önceden Yakalanabilir mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yapay-zeka-devrimi-pankreas-kanseri-3-yil-onceden-yakalanabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yapay-zeka-devrimi-pankreas-kanseri-3-yil-onceden-yakalanabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pankreas kanseri erken teşhis edilebilir mi? Yapay zeka gerçekten hastalığı yıllar öncesinden fark edebiliyor mu? Bilim dünyasından gelen son gelişmeler, bu ölümcül hastalık için umut verici bir kapıyı aralıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pankreas kanseri, genellikle geç belirti verdiği için en tehlikeli kanser türlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak son yıllarda geliştirilen yapay zekâ tabanlı analiz sistemleri, bu tabloyu değiştirebilecek potansiyele sahip.</p>

<p>Özellikle ABD merkezli araştırma ekiplerinin geliştirdiği yeni bir yapay zekâ modeli, pankreas kanserini geleneksel teşhis yöntemlerinden 2 ila 3 yıl önce tespit edebildi. Bu gelişme, erken teşhisin hayat kurtardığı kanser türleri arasında pankreas kanseri için de yeni bir dönemin başlayabileceği şeklinde yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>🔬 Görünmeyeni Görüyor: Yapay Zeka Nasıl Çalışıyor?</p>

<p>Geliştirilen sistem, hastaların daha önce farklı nedenlerle çektirdiği bilgisayarlı tomografi (BT) görüntülerini analiz ediyor.</p>

<p>Yapay zekâ, insan gözünün fark edemediği çok küçük değişimleri tespit edebiliyor:</p>

<ul>
 <li>Doku yoğunluğundaki milimetrik farklılıklar</li>
 <li>Pankreas yapısındaki erken deformasyonlar</li>
 <li>Henüz tümör oluşmadan önceki risk sinyalleri</li>
</ul>

<p>Bu sayede sistem, henüz klinik olarak teşhis konulamayan dönemde “yüksek riskli” hastaları işaretleyebiliyor.</p>

<p></p>

<p>📊 Başarı Oranı Dikkat Çekti</p>

<p>Çalışmalarda yapay zekâ modelinin:</p>

<ul>
 <li>Pankreas kanseri gelişecek hastaların önemli bir kısmını</li>
 <li>Tanı konulmadan yıllar önce belirleyebildiği</li>
 <li>Özellikle erken evre yakalama potansiyelinin yüksek olduğu</li>
</ul>

<p>rapor edildi.</p>

<p>Bu sonuçlar, pankreas kanserinde “geç teşhis kaderdir” algısını kırabilecek nitelikte.</p>

<p></p>

<p>⚠️ Henüz Hastanelerde Rutin Kullanımda Değil</p>

<p>Her ne kadar sonuçlar oldukça umut verici olsa da uzmanlar temkinli:</p>

<ul>
 <li>Sistem henüz rutin klinik kullanımda değil</li>
 <li>Daha geniş hasta gruplarında test edilmesi gerekiyor</li>
 <li>Tek başına teşhis koymuyor, erken uyarı aracı olarak değerlendiriliyor</li>
</ul>

<p>Yani bu teknoloji bugün için bir “erken alarm sistemi” gibi çalışıyor.</p>

<p></p>

<p>🧭 Neden Bu Kadar Önemli?</p>

<p>Pankreas kanseri çoğu zaman:</p>

<ul>
 <li>Belirti vermeden ilerliyor</li>
 <li>Tanı konduğunda ileri evrede oluyor</li>
 <li>Tedavi seçenekleri sınırlı kalıyor</li>
</ul>

<p>Bu nedenle birkaç yıl erken yakalanması bile:</p>

<p>👉 Ameliyat şansını artırabilir<br />
👉 Hayatta kalma oranlarını yükseltebilir<br />
👉 Tedavi başarısını ciddi şekilde değiştirebilir</p>

<p></p>

<p>📌 Sonuç: Sessiz Katile Karşı Erken Uyarı Dönemi Başlayabilir</p>

<p>Yapay zekâ destekli bu yeni yaklaşım, pankreas kanserine karşı mücadelede oyunun kurallarını değiştirebilir.</p>

<p>Henüz araştırma aşamasında olsa da, bilim dünyası ilk kez bu kadar net bir şekilde şunu söylüyor:</p>

<p>👉 “Pankreas kanseri kader olmayabilir, yeter ki zamanında yakalayabilelim.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yapay-zeka-devrimi-pankreas-kanseri-3-yil-onceden-yakalanabilir-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8506.jpeg" type="image/jpeg" length="49145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bel Fıtığında Yeni Tedavi Dönemi: Ameliyat Küçülüyor, Umut Büyüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bel-fitiginda-yeni-tedavi-donemi-ameliyat-kuculuyor-umut-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bel-fitiginda-yeni-tedavi-donemi-ameliyat-kuculuyor-umut-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bel fıtığı tedavisinde dünyada dikkat çeken yeni bir dönem yaşanıyor. Artık hedef yalnızca ağrıyı bastırmak değil; doğru hastada sinir baskısını daha küçük kesiyle gidermek, iyileşme süresini kısaltmak ve gereksiz ameliyatlardan kaçınmak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak uzmanlar uyarıyor: Her “yeni tedavi” bilimsel olarak kanıtlanmış anlamına gelmiyor. Özellikle kök hücre, PRP ve disk yenileyici uygulamalar konusunda umut verici çalışmalar bulunsa da bu yöntemlerin bir kısmı hâlâ araştırma aşamasında.</p>

<p>Bel Fıtığında En Çok Öne Çıkan Yeni Yöntem: Endoskopik Cerrahi</p>

<p>Dünyada bel fıtığı tedavisinde en fazla konuşulan gelişmelerin başında endoskopik bel fıtığı ameliyatları geliyor. Bu yöntemde cerrah, küçük bir kesiden kamera yardımıyla fıtıklaşan disk parçasına ulaşıyor ve sinire baskı yapan dokuyu çıkarıyor.</p>

<p>2025 ve 2026’da yayımlanan çalışmalar, uygun hastalarda endoskopik disk cerrahisinin daha az doku hasarı, daha kısa hastane yatışı ve hızlı günlük yaşama dönüş açısından avantaj sağlayabileceğini gösteriyor. Ancak yöntem her hastaya uygun değil; fıtığın yeri, sinir basısının derecesi ve hastanın nörolojik durumu belirleyici oluyor.</p>

<p>Mikrocerrahi Hâlâ Güçlü Seçenek</p>

<p>Yeni teknikler konuşulsa da mikrocerrahi diskektomi hâlâ bel fıtığı tedavisinde en güvenilir yöntemlerden biri olarak kabul ediliyor. Özellikle bacağa vuran şiddetli ağrı, kuvvet kaybı, ilerleyen uyuşma veya uzun süre geçmeyen sinir basısı varsa cerrahi gündeme gelebiliyor.</p>

<p>Güncel cerrahi değerlendirmelerde acil nörolojik kötüleşme, ilerleyici kuvvet kaybı ve cauda equina sendromu gibi durumlar ameliyat açısından kritik kabul ediliyor.</p>

<p>PRP Bel Fıtığında Kullanılıyor mu?</p>

<p>PRP, hastanın kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazmanın tedavide kullanılmasıdır. Bel fıtığı ve disk dejenerasyonu alanında PRP ile ilgili çalışmalar artıyor. Bazı araştırmalarda ağrı ve fonksiyon üzerine olumlu sonuçlar bildirilse de PRP henüz bel fıtığı için standart ve kesin tedavi olarak görülmüyor.</p>

<p>Bu nedenle PRP için en doğru ifade şudur: Umut vadeden ama hasta seçimi, uygulama şekli ve uzun dönem sonuçları açısından daha fazla kanıta ihtiyaç duyulan bir yöntem.</p>

<p>Kök Hücre Tedavisi Bel Fıtığını Geçirir mi?</p>

<p>Kök hücre ve eksozom tedavileri bel fıtığı alanında en çok pazarlanan başlıklardan biri. Ancak bu noktada dikkatli olmak gerekiyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, birçok rejeneratif tedavinin farklı hastalıklar için onaysız biçimde pazarlandığına dikkat çekiyor. Bel fıtığında “disk yenileme”, “fıtığı tamamen yok etme” veya “ameliyatsız kesin çözüm” gibi iddialar bilimsel temkinle değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kısacası, kök hücre tedavisi bel fıtığında rutin, standart ve kesin çözüm kabul edilen bir yöntem değildir. Bu alan hâlâ klinik araştırmaların ve bilimsel tartışmaların içindedir.</p>

<p>Her Bel Fıtığı Ameliyat Edilir mi?</p>

<p>Hayır. Bel fıtıklarının önemli bir bölümü ilaç, istirahat, fizik tedavi, egzersiz, kilo kontrolü ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle takip edilebilir. Ameliyat kararı yalnızca MR görüntüsüne bakılarak verilmez.</p>

<p>Kararı belirleyen ana unsurlar şunlardır:</p>

<p>Ağrının süresi, bacakta kuvvet kaybı olup olmadığı, idrar veya dışkılama kontrolünde sorun gelişip gelişmediği, hastanın günlük yaşamının ne kadar etkilendiği ve muayene bulgularıdır.</p>

<p>Bel Fıtığında Dünyadaki Yeni Eğilim Ne?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyadaki yeni yaklaşım net: Daha küçük kesi, daha hedefli müdahale, daha seçici hasta kararı.</p>

<p>Endoskopik cerrahi ve mikrocerrahi gibi yöntemler uygun hastalarda güçlü seçenekler sunarken; PRP, kök hücre ve benzeri rejeneratif uygulamalar için bilimsel kanıt düzeyi dikkatle izleniyor.</p>

<p>Uzman Uyarısı: “Yeni” Olan Her Şey “Kesin Çözüm” Değil</p>

<p>Bel fıtığında en tehlikeli nokta, hastaların ağrıdan kurtulma isteğiyle kanıtı sınırlı yöntemlere yönelmesi. Özellikle “ameliyatsız fıtık yok edilir”, “disk tamamen yenilenir”, “tek seansta kesin çözüm” gibi iddialar karşısında ikinci görüş almak büyük önem taşıyor.</p>

<p>Bel fıtığı tedavisinde doğru yol, hastaya özel değerlendirmeden geçiyor. Çünkü aynı MR görüntüsü iki farklı hastada bambaşka klinik tabloya yol açabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bel-fitiginda-yeni-tedavi-donemi-ameliyat-kuculuyor-umut-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8505.jpeg" type="image/jpeg" length="85273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hasbi Dede’den Yargı Süreci Açıklaması: “Hukuki Mücadelemi İstinafta Sürdüreceğim”]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hasbi-dededen-yargi-sureci-aciklamasi-hukuki-mucadelemi-istinafta-surdurecegim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hasbi-dededen-yargi-sureci-aciklamasi-hukuki-mucadelemi-istinafta-surdurecegim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Görele eski Belediye Başkanı Hasbi Dede, hakkında verilen hapis cezasının ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Dede, dijital raporlardaki saat bilgileri, cihaz incelemesi ve basına yansıyan içeriklerle ilgili itirazlarını dile getirerek dosyayı istinafa taşıyacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görele eski Belediye Başkanı Hasbi Dede, hakkında yürütülen yargı sürecine ilişkin sessizliğini bozdu. Sosyal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yapan Dede, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek hukuki mücadelesini sürdüreceğini açıkladı.</p>

<p>Dede, açıklamasında dosyada yer alan teknik raporlar, dijital veriler, saat bilgileri ve bazı basın yansımalarına ilişkin itirazlarını kamuoyuyla paylaştı. Eski başkan, sürecin istinaf aşamasına taşınacağını ifade etti.</p>

<p>Hasbi Dede: “Sürecin başından beri acıya saygı nedeniyle sustum”</p>

<p>Hasbi Dede, açıklamasında yargı sürecinin başından bu yana özellikle yaşanan acı olay nedeniyle kamuoyu önünde konuşmamayı tercih ettiğini belirtti.</p>

<p>Dede, sessiz kalmasının gerekçesini, “yasın ve acının üzerine söz düşürmemek” olarak ifade etti. Ancak gelinen noktada hem kendisine yöneltilen iddialara hem de dosyadaki teknik değerlendirmelere ilişkin açıklama yapma ihtiyacı duyduğunu kaydetti.</p>

<p>Eski başkan, mağdur tarafın yaşadığı acıya saygı duyduğunu vurgularken, kendi hukuki haklarını savunmasının da zorunlu hale geldiğini belirtti.</p>

<p>Dijital rapordaki saat bilgilerine itiraz etti</p>

<p>Dede’nin açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri dijital raporlardaki saat bilgileri oldu.</p>

<p>Hasbi Dede, iddianamede ve dijital raporda yer alan bazı saatlerin Türkiye saati gibi değerlendirildiğini, ancak raporda “UTC+0” ibaresinin bulunduğunu savundu.</p>

<p>Dede’ye göre UTC+0 olarak kaydedilen zaman bilgileri, Türkiye saati dikkate alınarak üç saat farkla yorumlanmalı. Bu nedenle raporda “03.19” olarak yer alan bir zaman bilgisinin Türkiye saatiyle “06.19” anlamına geldiğini ileri sürdü.</p>

<p>Eski başkan, bu teknik ayrıntının dosyadaki zaman çizelgesinin değerlendirilmesini etkileyebileceğini belirtti.</p>

<p>“Saatler üzerinden yapılan yorumlar eksik”</p>

<p>Hasbi Dede, açıklamasında saat verileri üzerinden yapılan yorumlara da itiraz etti.</p>

<p>Dede, “03.19’da bakıldığı, 03.22’de mesaj atıldığı” yönündeki değerlendirmelerin teknik rapordaki saat dilimi bilgisi dikkate alınmadan yapıldığını savundu. Bu nedenle söz konusu yorumların eksik ve hatalı olduğunu iddia etti.</p>

<p>Dede, dijital verilerin doğru zaman dilimi, teknik bütünlük ve olay akışı içinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Cihazda Instagram uygulaması bulunmadığı raporda yer alıyor”</p>

<p>Hasbi Dede’nin açıklamasında öne çıkan bir diğer konu ise cep telefonu incelemesi oldu.</p>

<p>Dede, kendi kullanımında olduğu belirtilen cihazda Instagram uygulamasının bulunmadığının raporda yer aldığını ileri sürdü. Bu nedenle Instagram üzerinden işlem yapıldığına yönelik değerlendirmelerin yeniden ele alınması gerektiğini savundu.</p>

<p>Eski başkan, uygulamanın bulunmadığı bir cihaz üzerinden yapılan yorumların teknik açıdan tartışmalı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Dijital delillerin yorumlanma biçimine tepki</p>

<p>Dede, dijital delillerin değerlendirilme şekline de itiraz etti. Cihazda uygulamaya ilişkin temel verilerin bulunmadığını savunan Dede, buna rağmen bazı ön bellek ya da teknik kayıtlar üzerinden çıkarım yapılmasını eleştirdi.</p>

<p>Açıklamasında dijital incelemelerin yalnızca veri varlığına bakılarak değil; verinin kaynağı, bağlamı, zaman bilgisi ve cihazdaki uygulama durumu birlikte değerlendirilerek yapılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bu başlıkların, istinaf sürecinde dosyanın teknik boyutuna ilişkin yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Basına yansıyan dosya içerikleri için eleştiri</p>

<p>Hasbi Dede, açıklamasında yargılama süreci devam ederken dosya içeriğine ilişkin bazı bilgilerin basına yansımasına da tepki gösterdi.</p>

<p>Dede, dosyada yer alan bazı iddia ve belgelerin kamuoyuna aktarılma biçiminin hem kişisel mahremiyet hem de yargılamanın sağlıklı yürütülmesi açısından sorun oluşturduğunu savundu.</p>

<p>Eski başkan, bazı bilgilerin bağlamından koparılarak kamuoyuna taşındığını ve bunun algı oluşturduğunu ileri sürdü.</p>

<p>“Telefonumu kendi rızamla teslim ettim”</p>

<p>Dede, açıklamasında cep telefonunu kendi rızasıyla adli makamlara teslim ettiğini belirtti.</p>

<p>Bunu adalete duyduğu güven nedeniyle yaptığını söyleyen Dede, daha sonra özel hayatına ilişkin bazı bilgilerin kamuoyuna yansımasından rahatsızlık duyduğunu ifade etti.</p>

<p>Telefon incelemesinden elde edilen bazı verilerin bağlamından koparıldığını savunan Dede, dosyadaki teknik değerlendirmelerin yeniden ele alınması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>“Pişmanlık” değerlendirmesine itiraz etti</p>

<p>Hasbi Dede, mahkeme kararında yer aldığını belirttiği “pişmanlık gözlenmedi” değerlendirmesine de itiraz etti.</p>

<p>Dede, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek, işlemediğini savunduğu bir suç nedeniyle pişmanlık göstermesinin beklenemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Eski başkan, bu değerlendirmenin kendi savunma duruşunun yanlış yorumlanması anlamına geldiğini savundu ve indirim hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçeye de hukuki süreçte itiraz edeceklerini bildirdi.</p>

<p>Hasbi Dede istinafa gideceğini açıkladı</p>

<p>Hasbi Dede, açıklamasının sonunda hukuki haklarını kullanacağını ve dosyayı istinaf aşamasına taşıyacağını duyurdu.</p>

<p>Dede, “Hukuki haklarımızı istinafa taşıyarak mücadelemi sürdüreceğim” ifadeleriyle sürecin devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Bu açıklamanın ardından dosyadaki dijital raporlar, saat bilgileri, cihaz incelemesi ve basına yansıyan içeriklere ilişkin itirazların istinaf sürecinde yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Görele’de süreç yakından izleniyor</p>

<p>Görele eski Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin açıklaması, kamuoyunda yakından takip edilen yargı sürecine yeni bir başlık ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dede’nin açıklamasında yer alan iddialar ve teknik itirazlar, yargı sürecinin sonraki aşamalarında ilgili makamlar tarafından değerlendirilecek. Dosyanın istinaf aşamasında nasıl ilerleyeceği ise önümüzdeki dönemde netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hasbi-dededen-yargi-sureci-aciklamasi-hukuki-mucadelemi-istinafta-surdurecegim</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8504.jpeg" type="image/jpeg" length="10790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alucra Belediye Başkanı Faruk Demirağ’ın Kalp Krizi Geçirdiği İddia Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/alucra-belediye-baskani-faruk-demiragin-kalp-krizi-gecirdigi-iddia-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/alucra-belediye-baskani-faruk-demiragin-kalp-krizi-gecirdigi-iddia-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun Alucra Belediye Başkanı Faruk Demirağ’ın İstanbul’daki program yolculuğu sırasında rahatsızlandığı öne sürüldü. Yerel kaynaklarda Demirağ’ın hastaneye kaldırıldığı ve tedavisinin sürdüğü belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alucra Belediye Başkanı Faruk Demirağ’ın sağlık durumuna ilişkin yerel kaynaklarda dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Demirağ’ın İstanbul’da düzenlenen 18. Giresun Günleri programına giderken rahatsızlandığı öne sürüldü.</p>

<p>Yerel paylaşımlarda, Faruk Demirağ’ın kalp krizi geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı iddia edildi. Aynı kaynaklarda Demirağ’ın tedavisinin yoğun bakımda sürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Resmi açıklama bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demirağ’ın sağlık durumuna ilişkin Alucra Belediyesi veya yetkili kurumlardan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle gelişmeye ilişkin bilgiler, resmi açıklama yapılana kadar iddia düzeyinde değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/alucra-belediye-baskani-faruk-demiragin-kalp-krizi-gecirdigi-iddia-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 20:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8500.jpeg" type="image/jpeg" length="70767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kelkit’te Soba Patlaması Can Aldı: 22 Yaşındaki Hasan Ahmet Köksal Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kelkitte-soba-patlamasi-can-aldi-22-yasindaki-hasan-ahmet-koksal-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kelkitte-soba-patlamasi-can-aldi-22-yasindaki-hasan-ahmet-koksal-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde sobaya tiner dökülmesi sonucu meydana gelen parlama faciaya dönüştü. Yeni Sanayi Sitesi’ndeki iş yerinde ağır yaralanan 22 yaşındaki Hasan Ahmet Köksal, sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde yaşanan soba patlaması, genç bir canı hayattan kopardı. Kelkit Yeni Sanayi Sitesi’nde bulunan bir iş yerinde meydana gelen olayda ağır yaralanan 22 yaşındaki Hasan Ahmet Köksal, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Olayın, E. Köksal’a ait olduğu öğrenilen iş yerinde saat 17.00 sıralarında meydana geldiği belirtildi. İddiaya göre sobaya tiner dökülmesiyle oluşan parlama, kısa sürede yangına dönüştü. İş yerinden yükselen alevleri fark eden çevredekiler durumu hemen ekiplere bildirdi.</p>

<p>Sobaya tiner dökülünce parlama meydana geldi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler yangına müdahale ederek alevleri kontrol altına alırken, patlama ve yangında ağır yaralanan Hasan Ahmet Köksal’a ilk müdahale olay yerinde yapıldı.</p>

<p>Sağlık ekipleri tarafından Kelkit Devlet Hastanesi’ne kaldırılan genç, buradaki ilk tedavisinin ardından durumu ağır olduğu için Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi.</p>

<p>İnşaat mühendisliği öğrencisiydi</p>

<p>İnşaat mühendisliği eğitimi aldığı öğrenilen Hasan Ahmet Köksal, Trabzon’daki hastanede doktorların tüm çabasına rağmen yaşamını yitirdi. Köksal’ın vefatı, ailesi, yakınları ve Kelkit’te büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Olayla ilgili inceleme başlatıldı</p>

<p>Kelkit Yeni Sanayi Sitesi’nde meydana gelen yangın ve soba patlamasına ilişkin inceleme başlatıldı. Olayın kesin nedeni yapılacak teknik incelemenin ardından netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kelkitte-soba-patlamasi-can-aldi-22-yasindaki-hasan-ahmet-koksal-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 19:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8494-1.jpeg" type="image/jpeg" length="47140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rizespor’dan Konyaspor’a 5 Gollü Darbe: Evinde Seriyi Sürdürdü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/rizespordan-konyaspora-5-gollu-darbe-evinde-seriyi-surdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rizespordan-konyaspora-5-gollu-darbe-evinde-seriyi-surdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Çaykur Rizespor, sahasında TÜMOSAN Konyaspor’u 3-2 mağlup etti. Yeşil-mavili ekip, taraftarı önünde aldığı kritik galibiyetle puanını 40’a yükseltirken, Konyaspor aynı puanda kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çaykur Didi Stadyumu’nda oynanan mücadele gol düellosuna sahne oldu. Karşılaşmaya etkili başlayan taraf Konyaspor oldu. Konuk ekip, 16. dakikada Jo Jin-Ho’nun golüyle deplasmanda 1-0 öne geçti. Ancak Rizespor bu gole kısa sürede cevap verdi.</p>

<p>Ev sahibi ekipte Qazim Laçi, 18. dakikada sahneye çıkarak skoru 1-1’e getirdi. İlk yarı bu sonuçla tamamlanırken, ikinci yarıda Rizespor oyunun kontrolünü daha fazla eline aldı.</p>

<p>Rizespor İkinci Yarıda Maçı Çevirdi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mücadelenin 58. dakikasında Adedire Mebude, Rizespor’u 2-1 öne geçiren golü kaydetti. Bu golden sadece 7 dakika sonra Antonio Augusto’nun ceza sahası dışından yaptığı etkili vuruş ağlarla buluştu ve skor 3-1’e geldi.</p>

<p>Konyaspor pes etmedi. 89. dakikada Yhoan Andzouana’nın golüyle fark bire indi. Ancak kalan dakikalarda başka gol olmayınca Çaykur Rizespor sahadan 3-2 galip ayrıldı.</p>

<p>Rizespor Evinde 5’te 5 Yaptı</p>

<p>Bu sonuçla Çaykur Rizespor, sahasındaki galibiyet serisini 5 maça çıkardı. Karadeniz ekibi puanını 40’a yükselterek ligde rahat bir nefes aldı. Konyaspor ise deplasmandan puansız ayrılarak 40 puanda kaldı.</p>

<p>Maçın Golleri</p>

<p>Çaykur Rizespor: Qazim Laçi, Adedire Mebude, Antonio Augusto<br />
Konyaspor: Jo Jin-Ho, Yhoan Andzouana</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/rizespordan-konyaspora-5-gollu-darbe-evinde-seriyi-surdurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7399.jpeg" type="image/jpeg" length="64269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LYM Nedir, Kaç Olursa Tehlikeli? Yüksekliği ve Düşüklüğü Ne Anlama Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/lym-nedir-kac-olursa-tehlikeli-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/lym-nedir-kac-olursa-tehlikeli-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kan tahlilinde görülen LYM değeri, bağışıklık sisteminin önemli hücreleri olan lenfositlerin sayısını gösterir. LYM yüksekliği enfeksiyonlar veya bağışıklık tepkileriyle, LYM düşüklüğü ise bağışıklık zayıflığı, stres ya da bazı hastalıklarla ilişkili olabilir. Peki LYM nedir, LYM normal değeri kaç olmalı, LYM nasıl düzelir ve hangi durumlarda doktora başvurulmalı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kan sayımı sonuçlarında yer alan LYM, özellikle enfeksiyon ve bağışıklık sistemi değerlendirmesinde dikkatle incelenen bir parametredir. Ancak tek başına yorumlanması doğru değildir; diğer kan değerleri ve klinik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>LYM nedir?</p>

<p>LYM, lenfosit kelimesinin kısaltmasıdır. Lenfositler, beyaz kan hücrelerinin bir türüdür ve vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan bağışıklık sisteminin temel yapı taşları arasında yer alır.</p>

<p>Lenfositler; virüsler, bakteriler ve diğer yabancı maddelere karşı savunma oluşturur. Bu nedenle LYM değeri, bağışıklık sisteminin genel durumu hakkında önemli ipuçları verir.</p>

<p>LYM neyi gösterir?</p>

<p>Kan tahlilinde LYM neyi gösterir? LYM, kandaki lenfosit sayısını ifade eder. Bu değer, vücudun enfeksiyonlara verdiği yanıtı ve bağışıklık sisteminin aktivitesini yansıtır.</p>

<p>LYM sonucu genellikle WBC, NEUT, MON ve diğer beyaz kan hücreleriyle birlikte değerlendirilir. Tek başına kesin tanı koydurmaz.</p>

<p>LYM normal değeri nedir?</p>

<p>LYM normal değeri kaç olmalı? Normal değer yaşa ve laboratuvara göre değişebilir.</p>

<p>Erişkinlerde genellikle 1.000 – 4.800 /µL aralığı normal kabul edilir. Ancak referans aralıkları laboratuvara göre farklılık gösterebilir; bu nedenle sonuç mutlaka rapordaki aralıkla birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>LYM yüksekliği neden olur?</p>

<p>LYM yüksekliği neden olur? LYM’nin yüksek olması, vücudun enfeksiyonlara karşı aktif bir bağışıklık yanıtı verdiğini gösterebilir.</p>

<p>Viral enfeksiyonlar, bazı bakteriyel enfeksiyonlar, kronik enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve nadiren kan hastalıkları LYM yüksekliğiyle ilişkili olabilir.</p>

<p>LYM düşüklüğü neden olur?</p>

<p>LYM düşüklüğü ne anlama gelir? LYM’nin düşük olması, lenfosit sayısının azaldığını ve bağışıklık sisteminin zayıflayabileceğini gösterebilir.</p>

<p>Stres, yoğun fiziksel yorgunluk, bazı viral enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi hastalıkları, kemoterapi, kortizon kullanımı ve bazı kronik hastalıklar LYM düşüklüğüyle ilişkili olabilir.</p>

<p>LYM yüksek olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>LYM yüksekliği belirtileri genellikle altta yatan nedene bağlıdır. Tek başına LYM yüksekliği belirti vermez.</p>

<p>Ateş, boğaz ağrısı, halsizlik, lenf bezlerinde büyüme, enfeksiyon bulguları gibi belirtiler görülebilir. Ancak bu belirtiler farklı hastalıklarla da ortaya çıkabilir.</p>

<p>LYM düşük olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>LYM düşüklüğü belirtileri, bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla ilişkilidir.</p>

<p>Sık enfeksiyon geçirme, geç iyileşme, halsizlik, ateş, ağız yaraları veya genel direnç düşüklüğü görülebilir.</p>

<p>LYM hangi değerlerde dikkat edilmelidir?</p>

<p>LYM kaç olursa tehlikeli? Bu sorunun kesin bir sınırı yoktur. Ancak referans aralığının belirgin dışında kalan değerler dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Özellikle sık enfeksiyon, yüksek ateş, açıklanamayan kilo kaybı, lenf bezlerinde büyüme veya uzun süren halsizlik varsa doktora başvurulmalıdır.</p>

<p>LYM sonucu hangi hastalıklarla ilişkili olabilir?</p>

<p>LYM hangi hastalıklarla ilişkili olabilir? Yüksek LYM; viral enfeksiyonlar, bazı kronik enfeksiyonlar ve nadiren hematolojik hastalıklarla ilişkili olabilir.</p>

<p>Düşük LYM ise bağışıklık sistemi zayıflığı, bazı enfeksiyonlar, kemik iliği baskılanması veya kronik hastalıklarla ilişkili olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu durumlar kesin tanı anlamına gelmez. Klinik değerlendirme şarttır.</p>

<p>LYM sonucu tek başına ne ifade etmez?</p>

<p>LYM sonucu nasıl yorumlanır? LYM tek başına hastalık tanısı koydurmaz.</p>

<p>Sonuçlar mutlaka WBC, NEUT, MON gibi diğer kan değerleri, hastanın şikâyetleri ve muayene bulgularıyla birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>LYM nasıl düzelir?</p>

<p>LYM nasıl düzelir? LYM değerinin normale dönmesi, altta yatan nedene bağlıdır.</p>

<p>LYM düşüklüğü bağışıklık zayıflığı, enfeksiyon veya ilaç kullanımına bağlı olabilir. LYM yüksekliği ise genellikle enfeksiyon veya bağışıklık yanıtıyla ilişkilidir.</p>

<p>Doktor önerisi olmadan ilaç, takviye veya bağışıklık güçlendirici ürünler kullanılmamalıdır.</p>

<p>Yeterli uyku, dengeli beslenme, stres yönetimi ve kronik hastalık takibi bağışıklık sisteminin desteklenmesine yardımcı olabilir. Ancak tedavi planı hekim tarafından belirlenmelidir.</p>

<p>LYM için hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?</p>

<p>LYM sonucu bozuksa ne yapılmalı? Sonuç referans aralığının dışındaysa hekim değerlendirmesi gerekir.</p>

<p>Sık enfeksiyon, uzun süren ateş, lenf bezlerinde büyüme, açıklanamayan kilo kaybı, ciddi halsizlik veya bağışıklık zayıflığı belirtileri varsa doktora başvurulmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİYOKİMYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/lym-nedir-kac-olursa-tehlikeli-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8439.jpeg" type="image/jpeg" length="58641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mutlak Butlan Nedir? Hukukta “Kesin Hükümsüzlük” Ne Anlama Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-nedir-hukukta-kesin-hukumsuzluk-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-nedir-hukukta-kesin-hukumsuzluk-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mutlak butlan ne demek? Bir sözleşme ne zaman tamamen geçersiz sayılır? Hukuk dilinde sık geçen ama çoğu zaman karıştırılan “mutlak butlan”, aslında oldukça net bir durumu ifade ediyor: Baştan itibaren yok hükmünde sayılan işlemler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gündelik hayatta yapılan sözleşmelerden evliliklere kadar birçok alanda karşımıza çıkan bu kavram, özellikle son dönemde artan hukuki tartışmalarla yeniden gündemde.</p>

<p>Mutlak butlan nedir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mutlak butlan, bir hukuki işlemin kanuna, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına açıkça aykırı olması nedeniyle baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır.</p>

<p>Yani ortada yapılmış gibi görünen bir işlem vardır, ancak hukuk sistemi o işlemi hiç doğmamış kabul eder.</p>

<p>Bu tür işlemler için “iptal edilmesi gerekir” denmez. Çünkü zaten kendiliğinden hükümsüzdür.</p>

<p>Hangi durumlarda mutlak butlan ortaya çıkar?</p>

<p>Bir işlemin mutlak butlanla sakat sayılması için ciddi ve açık bir hukuka aykırılık gerekir. En sık görülen durumlar şunlar:</p>

<ul>
 <li>Kanuna açıkça aykırı sözleşmeler</li>
 <li>Ahlaka aykırı anlaşmalar</li>
 <li>İmkânsız bir konuyu içeren işlemler</li>
 <li>Ehliyetsiz kişiler tarafından yapılan işlemler</li>
 <li>Kamu düzenini ihlal eden durumlar</li>
</ul>

<p>Örneğin, hukuka aykırı bir iş için yapılan sözleşme baştan itibaren geçersiz kabul edilir.</p>

<p>Mutlak butlan ile nisbi butlan arasındaki fark</p>

<p>Hukukta bir de “nisbi butlan” kavramı bulunur. İkisi sıkça karıştırılır.</p>

<ul>
 <li>Mutlak butlan: İşlem baştan itibaren geçersizdir, herkes tarafından ileri sürülebilir</li>
 <li>Nisbi butlan: İşlem geçerlidir ama belirli kişiler tarafından iptal edilebilir</li>
</ul>

<p>Bu fark, özellikle davalarda büyük önem taşır.</p>

<p>Mahkeme kararı gerekir mi?</p>

<p>Mutlak butlan durumunda işlem zaten geçersizdir. Ancak uygulamada:</p>

<ul>
 <li>Taraflar arasında anlaşmazlık varsa</li>
 <li>Hukuki sonuç doğup doğmadığı tartışılıyorsa</li>
</ul>

<p>mahkeme kararıyla bu durum tespit edilir.</p>

<p>Yani mahkeme “iptal etmez”, sadece zaten geçersiz olan durumu tesciller.</p>

<p>Hangi alanlarda karşımıza çıkar?</p>

<p>Mutlak butlan sadece sözleşmelerle sınırlı değildir. Şu alanlarda da görülebilir:</p>

<ul>
 <li>Evlilik hukuku (örneğin yasaklı derecede akrabalık)</li>
 <li>Şirket işlemleri</li>
 <li>Miras hukuku</li>
 <li>Borçlar hukuku sözleşmeleri</li>
</ul>

<p>Bu nedenle yalnızca hukukçuların değil, herkesin temel düzeyde bilmesi gereken bir kavram olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Uzmanlar uyarıyor</p>

<p>Hukukçular, özellikle sözleşme yapılırken dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Çünkü mutlak butlanla sakat bir işlem:</p>

<ul>
 <li>Hiçbir hak doğurmaz</li>
 <li>Sonradan geçerli hale getirilemez</li>
 <li>Tarafları ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya bırakabilir</li>
</ul>

<p>Sonuç: “Yapılmış gibi ama aslında yok”</p>

<p>Mutlak butlan, hukuk dünyasının en sert yaptırımlarından biri. Bir işlem yapılmış görünse bile, eğer temel kurallara aykırıysa hukuk onu tamamen yok sayıyor.</p>

<p>Bu nedenle atılan her imza, sadece tarafları değil, doğrudan hukukun sınırlarını da ilgilendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-nedir-hukukta-kesin-hukumsuzluk-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8478.jpeg" type="image/jpeg" length="40517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Beşikdüzü’nde acı kaza: Dolmuş şoförü Veysel Başkan hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-besikduzunde-aci-kaza-dolmus-soforu-veysel-baskan-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzon-besikduzunde-aci-kaza-dolmus-soforu-veysel-baskan-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde uzun yıllardır dolmuş şoförlüğü yapan Veysel Başkan, köy yolunda geçirdiği trafik kazasının ardından hayatını kaybetti. Başkan’ın vefatı, ilçede büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, bölgede uzun yıllardır dolmuş şoförlüğü yaptığı belirtilen Veysel Başkan yaşamını yitirdi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre kaza, sabah saat 09.00 sıralarında köy yolunda meydana geldi. Kendi aracıyla seyir halinde olduğu öğrenilen Veysel Başkan, henüz belirlenemeyen nedenle trafik kazası geçirdi.</p>

<p>Kazanın ardından bölgeye sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Başkan’ın kurtarılamadığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşikdüzü’nde sevilen isimdi</p>

<p>Uzun yıllar dolmuş şoförlüğü yaparak vatandaşlara hizmet veren Veysel Başkan’ın, ilçede tanınan ve sevilen isimlerden biri olduğu ifade edildi.</p>

<p>Başkan’ın vefatı, ailesi, yakınları, meslektaşları ve sevenleri arasında derin üzüntü oluşturdu.</p>

<p>Cenaze bilgileri bekleniyor</p>

<p>Veysel Başkan’ın cenaze programına ilişkin detayların ailesi tarafından paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-besikduzunde-aci-kaza-dolmus-soforu-veysel-baskan-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8476.jpeg" type="image/jpeg" length="56581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zerrin Özer’in ablası Tülay Özer hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/zerrin-ozerin-ablasi-tulay-ozer-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/zerrin-ozerin-ablasi-tulay-ozer-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk müziğinin sevilen seslerinden, Zerrin Özer’in ablası Tülay Özer 79 yaşında hayatını kaybetti. “İkimiz Bir Fidanız”, “Büklüm Büklüm” ve “Niye Çattın Kaşlarını” gibi şarkılarla tanınan Özer’in vefatı sanat dünyasında üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun süredir sağlık sorunları yaşadığı belirtilen Tülay Özer’in böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi gördüğü aktarıldı.</p>

<p>Zerrin Özer’in ablası Tülay Özer kimdir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erzincan Kemaliye doğumlu Tülay Özer, profesyonel müzik kariyerine 1970’li yıllarda başladı. 1974’te ilk 45’liğini yayımlayan sanatçı, özellikle “İkimiz Bir Fidanız” şarkısıyla geniş kitleler tarafından tanındı.</p>

<p>Tülay Özer hangi şarkılarıyla tanınıyordu?</p>

<p>Zerrin Özer’in ablası Tülay Özer, “İkimiz Bir Fidanız”, “Büklüm Büklüm” ve “Niye Çattın Kaşlarını” gibi eserlerle hafızalarda yer edindi. Güçlü yorumu ve dönemin müzik hafızasına işleyen sesiyle 1970’lerin dikkat çeken kadın sanatçıları arasında gösterildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/zerrin-ozerin-ablasi-tulay-ozer-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8472.jpeg" type="image/jpeg" length="27868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Munzur Üniversitesi’nde Ebelik Vizyonu Masaya Yatırıldı: “Her Gebeye Bir Ebe” Vurgusu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/munzur-universitesinde-ebelik-vizyonu-masaya-yatirildi-her-gebeye-bir-ebe-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/munzur-universitesinde-ebelik-vizyonu-masaya-yatirildi-her-gebeye-bir-ebe-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Ebeler Günü kapsamında Munzur Üniversitesi’nde düzenlenen programda, ebelik mesleğinin geleceği, uluslararası standartlar ve Türkiye’nin “her gebeye bir ebe” vizyonu ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ülkü Özbey, ebelik eğitiminin güçlü akademik temellerle yürütülmesinin anne ve bebek sağlığı açısından kritik önemde olduğunu söyledi.</p>

<p>Munzur Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Dünya Ebeler Günü dolayısıyla ebelik mesleğinin geleceğini, mesleki özerklik tartışmalarını ve uluslararası hedefleri merkeze alan kapsamlı bir programa ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Programda, Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Ebeler Konfederasyonu tarafından gündeme taşınan küresel hedefler çerçevesinde ebelik mesleğinin sağlık sistemindeki stratejik rolü değerlendirildi.</p>

<p>Ebelik Mesleğinin Geleceği Konuşuldu</p>

<p>Etkinlikte, Serbest Ebeler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Şebik konuşmacı olarak yer aldı. Şebik’in katılımıyla serbest ebelik modelleri, mesleki özerklik, ebelik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sahadaki uygulama imkânları akademik bakışla ele alındı.</p>

<p>Programda, dünyada artan nitelikli ebe ihtiyacına dikkat çekilirken, ebelik mesleğinin yalnızca doğum sürecinde değil; kadın sağlığı, gebelik takibi, anne-bebek sağlığı ve koruyucu sağlık hizmetlerinde de belirleyici role sahip olduğu vurgulandı.</p>

<p>Prof. Dr. Ülkü Özbey: “Ebelik Eğitimi Çağın İhtiyaçlarına Uygun Yürütülmeli”</p>

<p>Munzur Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ülkü Özbey, Dünya Ebeler Günü kapsamında düzenlenen programın, ebelik mesleğinin akademik, mesleki ve toplumsal değerini görünür kılması bakımından önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Özbey, ebeliğin yalnızca doğum anında görev alan bir sağlık mesleği olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Ebelik, kadın sağlığından anne ve bebek sağlığına, koruyucu sağlık hizmetlerinden aile danışmanlığına kadar geniş bir sorumluluk alanına sahiptir. Bu nedenle ebelik eğitiminin güçlü akademik temellerle, çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.”</p>

<p>Öğrencileri yalnızca mesleki bilgiyle değil; etik sorumluluk, iletişim becerisi, bilimsel bakış ve toplumsal duyarlılıkla yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Özbey, Munzur Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi olarak ebelik eğitiminde ulusal sağlık politikalarıyla ve uluslararası standartlarla uyumlu bir yaklaşım benimsediklerini kaydetti.</p>

<p>“Her Gebeye Bir Ebe” Vizyonu Akademide Karşılık Buldu</p>

<p>Programda, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun kamuoyuna yansıyan “her gebeye bir ebe” yaklaşımına da dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Ülkü Özbey, bu vizyonun ebelik eğitimi ve hizmet sunumunun güçlendirilmesi açısından değerli olduğunu belirterek, “Bu yaklaşımın, anne ve bebek sağlığının korunmasına, doğum süreçlerinde güvenin artmasına ve sağlık hizmetlerinde niteliğin yükselmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.</p>

<p>Öğrencilerden Eğitici Okuryazarlık Çalışmaları</p>

<p>Etkinliğin dikkat çeken başlıklarından biri de öğrencilerin hazırladığı “Eğitici Okuryazarlık” çalışmaları oldu. Öğrenciler, teorik bilgilerini yaratıcı materyallere dönüştürerek mesleki eğitimin sahaya dönük yüzünü ortaya koydu.</p>

<p>Bu çalışmalar, fakültenin uygulamalı eğitim anlayışını ve öğrencilerin sağlık iletişimi alanındaki üretkenliğini gözler önüne serdi.</p>

<p>Bilim ve Sanat Aynı Programda Buluştu</p>

<p>Akademik oturumların yanı sıra programda müzik dinletisi de gerçekleştirildi. Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Hoş, Öğr. Gör. Cemal Alper Karadağ ve Öğr. Gör. Ali Rıza Akbulut tarafından sunulan müzik performansları, etkinliğe kültürel bir zenginlik kattı.</p>

<p>Teşekkür ve Gelecek Mesajı</p>

<p>Programın düzenlenmesinde emeği geçen Rektör Prof. Dr. Kenan Peker’e, Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nursel Alp Dal’a, akademik kadroya ve öğrencilere teşekkür edildi.</p>

<p>Munzur Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin, ebelik mesleğinin akademik niteliğini güçlendirmeye ve geleceğin ebelerini çağın gereklerine uygun şekilde yetiştirmeye devam edeceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/munzur-universitesinde-ebelik-vizyonu-masaya-yatirildi-her-gebeye-bir-ebe-vurgusu</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8470.jpeg" type="image/jpeg" length="12258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1 Mayıs’ta Acı Olay: Kadir Ortataş ve Bayram Demirhan’a Kamyonet Çarptı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/1-mayista-aci-olay-kadir-ortatas-ve-bayram-demirhana-kamyonet-carpti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/1-mayista-aci-olay-kadir-ortatas-ve-bayram-demirhana-kamyonet-carpti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Ankara’da yaşanan kaza yürek burktu. Kanalizasyon çalışması yapan iki işçi, kamyonetin çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Olayın detayları ve soruşturmanın seyri merak ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, acı bir kazayla gölgelendi. Edinilen bilgilere göre, kentte kanalizasyon hattında çalışma yapan işçilere bir kamyonet çarptı. Kazada Kadir Ortataş ve Bayram Demirhan hayatını kaybetti.</p>

<p>Çalışma Sırasında Faciaya Dönüşen Kaza</p>

<p>Olay, işçilerin altyapı çalışması yürüttüğü sırada meydana geldi. Yol kenarında sürdürülen kanalizasyon çalışması sırasında kontrolden çıkan bir kamyonet, bölgede çalışan işçilere çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan iki işçi, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>1 Mayıs’ta Gelen Acı Haber</p>

<p>Emek ve Dayanışma Günü’nde yaşanan bu olay, iş güvenliği ve sahada çalışan emekçilerin risklerini bir kez daha gündeme taşıdı. Hayatını kaybeden işçilerin, görevleri başında oldukları sırada kazaya maruz kalmaları, olayın etkisini daha da artırdı.</p>

<p>Soruşturma Başlatıldı</p>

<p>Kazanın ardından olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yetkililer, kazanın nasıl meydana geldiğini belirlemek için geniş çaplı inceleme başlattı. Kamyonet sürücüsünün durumu ve olayın oluş şekliyle ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş Güvenliği Tartışması Yeniden Gündemde</p>

<p>Uzmanlar, özellikle yol ve altyapı çalışmalarında alınan güvenlik önlemlerinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Trafiğe açık alanlarda çalışan işçiler için ek koruma tedbirlerinin gerekliliği bir kez daha tartışma konusu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/1-mayista-aci-olay-kadir-ortatas-ve-bayram-demirhana-kamyonet-carpti</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7528.jpeg" type="image/jpeg" length="47756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akıllı Şişeler Bile Yetmedi: Daha Fazla Su İçmek Böbrek Taşını Önlemeye Neden Yetmiyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/akilli-siseler-bile-yetmedi-daha-fazla-su-icmek-bobrek-tasini-onlemeye-neden-yetmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/akilli-siseler-bile-yetmedi-daha-fazla-su-icmek-bobrek-tasini-onlemeye-neden-yetmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bol su içmek böbrek taşını önler mi?” sorusu yeniden gündemde. Yeni araştırma, su tüketimini artırmanın tek başına yeterli olmadığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Böbrek taşı… Şiddetli ağrılarıyla bilinen, tekrarlama riski yüksek bir hastalık. Yıllardır hastalara verilen en temel öneri ise aynı: “Bol su iç.” Ancak bu basit gibi görünen tavsiye, yeni bilimsel verilerle sorgulanmaya başladı. ABD’de Duke University Medical Center öncülüğünde yürütülen ve The Lancet’te yayımlanan geniş çaplı çalışma, bu alışılmış yaklaşımın sınırlarını gözler önüne serdi.</p>

<p>Daha Fazla Su İçtiler Ama Taş Azalmadı</p>

<p>Araştırma, 1.600’den fazla ergen ve yetişkin hastayı kapsadı. Katılımcılar iki gruba ayrıldı. Bir grup standart tedaviyle izlenirken, diğer grup teknoloji destekli yoğun bir programa alındı.</p>

<p>Bu program adeta “yüksek motivasyon paketi” gibiydi:</p>

<ul>
 <li>Bluetooth özellikli akıllı su şişeleri</li>
 <li>Kişiye özel sıvı hedefleri</li>
 <li>Gün boyu hatırlatıcı mesajlar</li>
 <li>Sağlık koçluğu desteği</li>
 <li>Hatta finansal teşvikler</li>
</ul>

<p>Sonuç mu?<br />
Evet, katılımcılar gerçekten daha fazla su içti. İdrar hacimleri de belirgin şekilde arttı. Ancak işin kırılma noktası burada ortaya çıktı:</p>

<p>Bu artış, böbrek taşı oluşumunu anlamlı biçimde azaltmadı.</p>

<p>Sorun Sadece “Az Su İçmek” Değil</p>

<p>Bu sonuç, böbrek taşı oluşumunun tek bir nedene indirgenemeyeceğini net biçimde gösteriyor. Vücut adeta bir kimya laboratuvarı gibi çalışıyor ve taş oluşumu birçok değişkenin kesişiminde ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>İdrarın aşırı yoğunlaşması (süpersatürasyon)</li>
 <li>Kristal oluşum eğilimi</li>
 <li>Koruyucu (inhibitör) maddelerin eksikliği</li>
 <li>Genetik ve metabolik farklılıklar</li>
</ul>

<p>Kısacası, su içmek bu denklemde önemli ama tek başına oyunun kaderini değiştiren oyuncu değil.</p>

<p>Asıl Sorun: Sürdürülebilirlik</p>

<p>Araştırmanın belki de en çarpıcı bulgusu, “uyum sorunu” oldu.</p>

<p>Tüm teknolojik desteklere rağmen katılımcıların büyük bölümü uzun vadede hedeflenen su tüketimini sürdüremedi. Bu durum klinikte sıkça görülen bir gerçeği doğruluyor:</p>

<p>Bilmek kolay, uygulamak zor.<br />
Başlamak kolay, sürdürmek daha da zor.</p>

<p>Tek Tip Hedefler Herkes İçin Uygun Değil</p>

<p>Bir diğer önemli sonuç ise standart hedeflerin sorgulanması oldu. “Günde 2–2.5 litre idrar çıkar” yaklaşımı her birey için geçerli olmayabilir.</p>

<p>Çünkü sıvı ihtiyacı;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Yaş</li>
 <li>Vücut yapısı</li>
 <li>İklim ve çevre</li>
 <li>Günlük aktivite</li>
 <li>Eşlik eden hastalıklar</li>
</ul>

<p>gibi birçok faktöre bağlı olarak değişiyor.</p>

<p>Bu da gelecekte kişiselleştirilmiş sıvı hedeflerinin önem kazanacağını gösteriyor.</p>

<p>Gelecek: Kişiye Özel ve Çok Yönlü Tedavi</p>

<p>Uzmanlara göre böbrek taşıyla mücadelede yeni dönem kapıda. Artık tek başına davranış değişikliği yeterli görülmüyor. Daha kapsamlı bir yaklaşım öne çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>Metabolik risklerin analiz edilmesi</li>
 <li>İdrarda kristal oluşumunu azaltan tedaviler</li>
 <li>Kişiye özel beslenme planları</li>
 <li>Gerekirse ilaç tedavileri</li>
</ul>

<p>Yani tedavi, “daha çok su iç” cümlesinden çıkıp çok katmanlı bir stratejiye dönüşüyor.</p>

<p>Basit Tavsiyenin Arkasındaki Karmaşık Gerçek</p>

<p>Bu çalışma, günlük hayatta sıkça duyduğumuz bir önerinin aslında ne kadar derin bir biyolojik zemine sahip olduğunu gösteriyor.</p>

<p>“Bol su iç” doğru, ama eksik bir cümle.</p>

<p>Böbrek taşı hastalığı;<br />
yalnızca alışkanlıklarla değil,<br />
metabolizma, genetik ve çevresel faktörlerin birlikte yönettiği bir süreç.</p>

<p>Bu nedenle önleme stratejileri de artık daha akıllı, daha kişisel ve daha bütüncül olmak zorunda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/akilli-siseler-bile-yetmedi-daha-fazla-su-icmek-bobrek-tasini-onlemeye-neden-yetmiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8459.jpeg" type="image/jpeg" length="40761"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Obezite Biliminde Ezber Bozan Bulgular: Yağ Dokusu Sadece Depo Değil]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/obezite-biliminde-ezber-bozan-bulgular-yag-dokusu-sadece-depo-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/obezite-biliminde-ezber-bozan-bulgular-yag-dokusu-sadece-depo-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Obezite ve yağ metabolizmasına dair yeni araştırma, yağ hücreleriyle ilgili klasik bilgileri yeniden tartışmaya açtı. Uzun yıllardır yağ yıkımıyla ilişkilendirilen HSL adlı proteinin, yağ dokusunun sağlıklı yapısını korumada da kritik rol oynadığı ortaya kondu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Obezite araştırmalarında dikkat çeken yeni bulgular, yağ dokusuna bakış açısını değiştiriyor. Bilim dünyasında uzun süredir yalnızca “enerji deposu” gibi görülen yağ hücrelerinin, aslında metabolizmanın işleyişinde çok daha aktif ve hassas bir görev üstlendiği biliniyor.</p>

<p>Université de Toulouse araştırmacıları tarafından yürütülen çalışma, yağ metabolizmasının temel oyuncularından biri kabul edilen HSL proteininin sanılandan daha geniş bir işleve sahip olduğunu gösterdi.</p>

<p>HSL Proteini Ne İşe Yarıyor?</p>

<p>HSL, yani hormona duyarlı lipaz, bugüne kadar daha çok yağ yıkımını başlatan enzimlerden biri olarak tanınıyordu. Açlık, egzersiz veya enerji ihtiyacı arttığında yağ hücrelerinde depolanan lipidler parçalanır ve vücuda enerji sağlar.</p>

<p>Yeni araştırma ise HSL’nin yalnızca bu süreçte görev almadığını ortaya koydu. Bulgulara göre HSL, yağ hücresinin içinde sadece lipid damlacıkları üzerinde değil, hücre çekirdeğinde de bulunuyor.</p>

<p>Bu durum, proteinin yağ hücresinin genetik düzeniyle de ilişkili olabileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Yağ Yakımı Kadar Yağ Dokusunun Sağlığı da Önemli</p>

<p>Araştırmaya göre HSL, hücre çekirdeğinde bazı proteinlerle etkileşime girerek yağ hücresinin sağlıklı kalmasını sağlayan programların düzenlenmesine katkıda bulunuyor.</p>

<p>Bu bulgu, obezite bilimi açısından önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Çünkü mesele yalnızca vücutta ne kadar yağ bulunduğu değil, yağ dokusunun ne kadar sağlıklı çalıştığı.</p>

<p>Yağ dokusunun işlevini kaybetmesi, metabolik dengenin bozulmasına yol açabiliyor.</p>

<p>HSL Eksikliği Obeziteye Değil Yağ Kaybına Yol Açtı</p>

<p>Çalışmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, HSL eksikliğinin beklenenin aksine obeziteye neden olmaması oldu. Araştırmada HSL eksikliğinin yağ dokusu kaybıyla ilişkili olduğu görüldü.</p>

<p>Bu tablo, lipodistrofi olarak bilinen duruma işaret ediyor. Lipodistrofide vücutta yeterli ve sağlıklı yağ dokusu bulunmaz. İlk bakışta obezitenin tam tersi gibi görünse de sonuçları metabolik açıdan oldukça ağır olabilir.</p>

<p>Bu nedenle klasik “yağ yakılamazsa vücutta birikir” anlayışı, yeni bulgularla daha karmaşık bir hâle geliyor.</p>

<p>Obezite ve Lipodistrofi Aynı Riskleri Taşıyabilir</p>

<p>Araştırmanın dikkat çektiği bir başka nokta da obezite ile lipodistrofinin bazı ortak riskler taşıması oldu. Biri yağ fazlalığı, diğeri yağ dokusu eksikliğiyle ilişkilendirilse de her iki durumda da temel sorun yağ dokusunun sağlıklı çalışmaması.</p>

<p>Yağ dokusunun bozulması; insülin direnci, diyabet, kalp damar hastalıkları ve diğer metabolik sorunlar için zemin hazırlayabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle bilim insanları, yağ dokusunu artık yalnızca miktar üzerinden değil, kalite ve işlev üzerinden de değerlendirmek gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Açlıkta Farklı, Obezitede Farklı Davranıyor</p>

<p>Çalışmada HSL’nin hücre içindeki yer değiştirme davranışı da incelendi. Açlık durumunda artan adrenalin düzeyleri, HSL’nin hücre çekirdeğinden ayrılarak yağ yıkımına katılmasını sağlıyor.</p>

<p>Ancak obezite durumunda bu dengenin bozulabildiği ve HSL’nin çekirdekte daha fazla kaldığı gözlemlendi. Bu da yağ metabolizmasının yalnızca “az yemek, çok yakmak” gibi basit bir denklemle açıklanamayacağını gösteriyor.</p>

<p>Obezite Tedavisinde Yeni Hedefler Gündeme Gelebilir</p>

<p>Yeni bulgular, obezite ve metabolik hastalıkların gelecekte daha hedefe yönelik tedavi stratejileriyle ele alınabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Ancak bu sonuçlar doğrudan yeni bir tedavi anlamına gelmiyor. Araştırmanın, yağ hücresinin biyolojisini daha iyi anlamaya yönelik önemli bir bilimsel adım olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Obeziteyle mücadelede beslenme, fiziksel aktivite, uyku düzeni, hormon dengesi ve metabolik değerlendirme hâlâ temel başlıklar arasında yer alıyor. Yeni araştırma ise bu tablonun arka planında yağ dokusunun kalitesinin de belirleyici olabileceğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/obezite-biliminde-ezber-bozan-bulgular-yag-dokusu-sadece-depo-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8458.jpeg" type="image/jpeg" length="21304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tırnak Batması Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tirnak-batmasi-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tirnak-batmasi-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tırnak batması, özellikle ayak başparmağında ağrı, kızarıklık ve şişlikle kendini gösterebilir. Erken fark edildiğinde basit önlemlerle kontrol altına alınabilen bu sorun, enfeksiyon gelişirse mutlaka hekim değerlendirmesi gerektirir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günlük hayatta ayakkabı giyerken hissedilen küçük bir sızı bazen sıradan bir tahriş sanılır. Oysa tırnak kenarında başlayan ağrı, tırnak batmasının ilk habercisi olabilir. Bu haber, tırnak batmasının nasıl anlaşılacağını, ne zaman doktora gidilmesi gerektiğini ve tedavi seçeneklerini sade biçimde anlatıyor.</p>

<p>Tırnak batması nedir?</p>

<p>Tırnak batması, tırnağın kenarının çevredeki yumuşak dokuya doğru uzaması ve deriye baskı yapmasıdır. En sık ayak başparmağında görülür.</p>

<p>Başlangıçta hafif hassasiyet olur. Zamanla kızarıklık, şişlik, dokununca ağrı ve bazen akıntı gelişebilir. Enfeksiyon eklenirse sorun küçük bir tırnak probleminden çıkıp yürümeyi zorlaştıran bir tabloya dönüşebilir.</p>

<p>Tırnak batması neden olur?</p>

<p>En sık nedenlerden biri tırnağı çok kısa ya da yuvarlak kesmektir. Dar ayakkabılar, ayak parmaklarına sürekli baskı, travma, yanlış pedikür, terleme, tırnak mantarı ve genetik tırnak yapısı da riski artırabilir.</p>

<p>Bazı kişilerde tırnak doğal olarak kıvrımlı uzar. Bu durumda doğru bakım yapılmazsa batma tekrarlayabilir.</p>

<p>Tırnak batması nasıl anlaşılır?</p>

<p>İlk belirti genellikle tırnak kenarında hassasiyettir. Ayakkabı giyerken batma hissi, parmak kenarında kızarıklık ve hafif şişlik dikkat çekebilir.</p>

<p>İlerleyen dönemde ağrı artar. Tırnak kenarında et kabarması, akıntı, kötü koku veya irin görülebilir. Bu tablo enfeksiyon şüphesini artırır.</p>

<p>Tırnak batması kimlerde daha sık görülür?</p>

<p>Dar burunlu ayakkabı giyenlerde, sporcularda, uzun süre ayakta çalışanlarda ve yanlış tırnak kesenlerde daha sık görülür. Ergenlik döneminde ayak terlemesinin artması da riski yükseltebilir.</p>

<p>Diyabeti, dolaşım bozukluğu veya bağışıklık sorunu olan kişilerde tırnak batması daha dikkatli izlenmelidir. Bu grupta küçük ayak sorunları bile daha ciddi sonuçlara yol açabilir.</p>

<p>Tırnak batması ne zaman doktora götürür?</p>

<p>Evde bakım birkaç gün içinde rahatlama sağlamıyorsa doktora başvurulmalıdır. Parmakta artan ağrı, şişlik, irin, yayılan kızarıklık, ateş veya titreme varsa gecikilmemelidir.</p>

<p>Diyabet hastaları, dolaşım bozukluğu olanlar ve bağışıklığı baskılanmış kişiler tırnak batmasını evde kurcalamadan sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.</p>

<p>Tırnak batması için hangi doktora gidilir?</p>

<p>İlk başvuru aile hekimi, dermatoloji veya ortopedi olabilir. Ayak sağlığı alanında çalışan podoloji birimleri de uygun vakalarda değerlendirme yapabilir.</p>

<p>İltihap, tekrarlayan batma veya ciddi ağrı varsa dermatoloji, ortopedi ya da genel cerrahi tarafından ileri tedavi planlanabilir.</p>

<p>Tırnak batması nasıl teşhis edilir?</p>

<p>Tanı çoğu zaman muayene ile konur. Hekim tırnak yapısını, derideki şişliği, enfeksiyon bulgularını ve hastanın risk durumunu değerlendirir.</p>

<p>Kan testi veya görüntüleme çoğu vakada gerekmez. Ancak yaygın enfeksiyon, diyabetik ayak riski veya farklı bir hastalık şüphesi varsa ek inceleme istenebilir.</p>

<p>Tırnak batmasının tedavisi var mı?</p>

<p>Hafif vakalarda tırnağın doğru kesilmesi, ayağın temiz ve kuru tutulması, geniş ayakkabı kullanılması ve ılık su uygulamaları rahatlama sağlayabilir. Mayo Clinic, uygun vakalarda ılık sabunlu suda bekletme, tırnak kenarını nazikçe destekleme ve açık/rahat ayakkabı tercihinin yardımcı olabileceğini belirtir.</p>

<p>Ağrı, şişlik ve enfeksiyon varsa tedavi hekim tarafından belirlenir. Gerekirse ilaç tedavisi, pansuman, tırnak kenarının profesyonel temizlenmesi veya batık kısmın alınması uygulanabilir.</p>

<p>Yeni tedaviler ve güncel yaklaşımlar</p>

<p>Tırnak batmasında haber değeri taşıyan güncel yaklaşım, “mucize” bir ilaçtan çok erken müdahale ve tekrarı önlemeye odaklanır. Tekrarlayan veya ağır vakalarda tırnağın batan kısmının alınması, bazı hastalarda tırnak kökünün ilgili bölümüne müdahale edilmesi gündeme gelebilir.</p>

<p>Cleveland Clinic, ciddi vakalarda tırnağın bir kısmının cerrahi olarak çıkarılabileceğini ve bunun tırnak kenarının yeniden içe doğru büyümesini önlemeye yardımcı olabileceğini bildiriyor.</p>

<p>Tırnak batması nasıl önlenir?</p>

<p>Tırnaklar çok kısa kesilmemeli, kenarlar derine yuvarlanmamalıdır. Ayak parmaklarını sıkıştırmayan ayakkabılar tercih edilmelidir.</p>

<p>Ayak hijyenine dikkat etmek, terlemeyi azaltmak, travmadan kaçınmak ve tırnak mantarı gibi sorunları ihmal etmemek tekrarlayan batmaları azaltabilir.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>En sık hata, batan tırnağı evde derinden kesmeye çalışmaktır. Bu davranış deriyi daha fazla yaralayabilir, enfeksiyonu artırabilir ve batmanın tekrarlamasına yol açabilir.</p>

<p>Tırnak batması ölümcül müdür?</p>

<p>Sağlıklı kişilerde tırnak batması genellikle ölümcül bir hastalık değildir. Ancak enfeksiyon gelişirse ve özellikle diyabet, damar hastalığı veya bağışıklık sorunu varsa tablo ciddileşebilir.</p>

<p>Bu nedenle “küçük tırnak sorunu” diye geçiştirilmemelidir.</p>

<p>Kısa soru-cevap</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tırnak batması kendiliğinden geçer mi?<br />
Hafif vakalar doğru bakım ve rahat ayakkabı ile düzelebilir. Ağrı, şişlik veya akıntı varsa hekim görmelidir.</p>

<p>Evde tırnak batmasını kesmek doğru mu?<br />
Derine kesmek doğru değildir. Enfeksiyon ve tekrarlama riskini artırabilir.</p>

<p>Çocuklarda tırnak batması olur mu?<br />
Evet. Yanlış tırnak kesimi, dar ayakkabı ve travma çocuklarda da tırnak batmasına yol açabilir.</p>

<p>Tırnak batması bulaşıcı mı?<br />
Tırnak batması bulaşıcı değildir. Ancak eşlik eden mantar veya enfeksiyon farklı değerlendirilmelidir.</p>

<p>Tedavi gecikirse ne olur?<br />
Ağrı artabilir, enfeksiyon gelişebilir ve yürümek zorlaşabilir. Riskli kişilerde daha ciddi ayak sorunları oluşabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tirnak-batmasi-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-9080.jpeg" type="image/jpeg" length="29428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alzheimer’da Yeni Umut: Tek Bir Proteini Engellemek Hafızayı Güçlendirebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/alzheimerda-yeni-umut-tek-bir-proteini-engellemek-hafizayi-guclendirebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/alzheimerda-yeni-umut-tek-bir-proteini-engellemek-hafizayi-guclendirebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alzheimer hastalığında hafıza kaybını yavaşlatmaya yönelik araştırmalarda dikkat çeken yeni bir hedef belirlendi. Cold Spring Harbor Laboratory bilim insanları, PTP1B adlı proteinin baskılanmasının fare modellerinde hafızayı güçlendirdiğini ve beyindeki zararlı amiloid-beta birikimlerini azaltabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alzheimer tedavisinde yıllardır en büyük hedeflerden biri, beyinde biriken amiloid-beta plaklarının temizlenmesi. Ancak mevcut tedaviler, hastalığın seyrini değiştirme konusunda her hastada güçlü sonuçlar vermiyor. Bu nedenle bilim dünyası, yalnızca plaklara değil, plakların temizlenmesini sağlayan hücresel mekanizmalara da odaklanıyor.</p>

<p>Yeni çalışmada öne çıkan protein ise PTP1B oldu. Araştırmacılar, bu proteinin genetik olarak silinmesi ya da ilaç benzeri yöntemlerle baskılanması halinde Alzheimer modeli farelerde öğrenme ve hafıza performansının iyileştiğini bildirdi. Aynı zamanda beyindeki amiloid-beta yükünün de azaldığı görüldü.</p>

<p>Beynin temizlik hücreleri yeniden devreye girebilir</p>

<p>Çalışmanın merkezinde mikroglia adı verilen bağışıklık hücreleri bulunuyor. Mikroglialar, beyindeki atıkları ve zararlı protein birikimlerini temizleyen doğal savunma hücreleri olarak görev yapıyor. Ancak Alzheimer ilerledikçe bu hücreler yoruluyor ve amiloid-beta plaklarını temizleme güçleri zayıflıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmaya göre PTP1B, SYK adlı başka bir proteinle etkileşime girerek mikrogliaların çalışma kapasitesini etkiliyor. PTP1B baskılandığında mikrogliaların yeniden daha aktif hale geldiği, amiloid-beta birikimlerini daha etkili biçimde temizlediği gözlendi.</p>

<p>Diyabet ve obezite bağlantısı dikkat çekiyor</p>

<p>PTP1B’nin önemi yalnızca Alzheimer ile sınırlı değil. Bu proteinin daha önce obezite ve tip 2 diyabetle ilişkili olduğu biliniyor. Obezite ve diyabetin Alzheimer riskini artıran faktörler arasında görülmesi, PTP1B’yi daha dikkat çekici bir hedef haline getiriyor.</p>

<p>Bilim insanlarına göre bu bulgu, gelecekte metabolik hastalıklar ile nörodejeneratif hastalıklar arasındaki ortak yolların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p>Henüz tedavi değil, güçlü bir araştırma yönü</p>

<p>Araştırmacılar, PTP1B inhibitörlerinin ileride mevcut Alzheimer tedavileriyle birlikte kullanılabileceğini değerlendiriyor. Ancak çalışma şu aşamada deneysel modellerle sınırlı. Yani bu bulgu, bugün için hastalarda uygulanabilir kesin bir tedavi anlamına gelmiyor.</p>

<p>Buna rağmen çalışma, Alzheimer’da yalnızca plakları hedef alan değil, beynin kendi temizlik sistemini güçlendirmeye çalışan yeni tedavi stratejileri için önemli bir kapı aralıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/alzheimerda-yeni-umut-tek-bir-proteini-engellemek-hafizayi-guclendirebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-7674.jpeg" type="image/jpeg" length="68717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="65263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="21463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="37179"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="20195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="89166"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
