<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 13 Aug 2026 00:13:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalbi Korumak Mutfakta Başlıyor: Tabağınızda Bunlara Yer Açın]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kalbi-korumak-mutfakta-basliyor-tabaginizda-bunlara-yer-acin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kalbi-korumak-mutfakta-basliyor-tabaginizda-bunlara-yer-acin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Damarları temizleyen yiyecek” iddiaları sık sık gündeme geliyor. Bilim ise tek bir mucize öğünden çok, LDL kolesterolü, tansiyonu ve kan şekerini etkileyen uzun vadeli beslenme düzenine işaret ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnternette “damarları temizleyen en iyi öğün”, “plağı eriten yiyecek” ya da “tıkanmış damarları açan besin” başlıklarına rastlamak zor değil. Bu tür içeriklerin cazibesi anlaşılır: İnsan, yıllar içinde oluşan bir sorunun sofradaki birkaç doğru seçimle geri çevrilebileceğini düşünmek istiyor.</p>

<p>Ancak damar sertliği, yani ateroskleroz, mutfak lavabosundaki bir borunun yağla tıkanmasına benzemez. Damarın içinde yıllar boyunca gelişen biyolojik ve iltihabi bir süreçtir. Bu nedenle hiçbir yiyeceğin tek başına damarların içini “kazıyıp temizlediğini” söylemek bilimsel olarak doğru değildir.</p>

<p>Buna karşılık beslenmenin önemsiz olduğu sonucu da çıkarılmamalı. Tam tersine, kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde beslenme son derece önemli bir yere sahip.</p>

<p>Asıl soru “Hangi yiyecek damarları temizler?” değil, “Hangi beslenme biçimi damarların daha fazla zarar görmesini önlemeye ve kalp-damar riskini azaltmaya yardımcı olur?” olmalı.</p>

<p>Damar plağı gerçekte nedir?</p>

<p>Ateroskleroz, atardamar duvarında kolesterol içeren parçacıkların, bağışıklık hücrelerinin ve zamanla farklı doku bileşenlerinin birikmesiyle gelişen karmaşık bir süreçtir.</p>

<p>Bu süreç yıllarca belirti vermeden ilerleyebilir.</p>

<p>LDL kolesterolün yüksek olması aterosklerozun gelişimindeki en önemli değiştirilebilir risk faktörlerinden biridir. Sigara, yüksek tansiyon, diyabet, fazla kilo, hareketsizlik ve bazı genetik özellikler de riski artırabilir.</p>

<p>Plağın büyümesi damarın iç çapını daraltabilir. Fakat kalp krizi açısından tek mesele damarın ne kadar daraldığı değildir. Bazı plakların yüzeyinin bozulması ve üzerinde pıhtı oluşması, kan akımını aniden keserek kalp krizine yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle modern kardiyolojide hedef yalnızca “damarı açmak” değildir. Yeni plak oluşumunu ve mevcut plağın ilerlemesini azaltmak, plağı daha kararlı hale getirmek ve kalp krizi ile inme riskini düşürmek de önemlidir.</p>

<p>Bir öğün damarları gerçekten temizleyebilir mi?</p>

<p>Kısa cevap: Hayır.</p>

<p>Bugünkü bilimsel kanıtlar belirli bir et, sebze, baharat, içecek, vitamin ya da tek bir öğünün damar duvarındaki aterosklerotik plağı temizlediğini göstermiyor.</p>

<p>Beslenmenin etkisi daha farklı çalışıyor.</p>

<p>Sağlıklı bir beslenme düzeni zaman içinde LDL kolesterolün, kan basıncının, vücut ağırlığının ve kan şekeri kontrolünün iyileştirilmesine katkıda bulunabilir. Bunların her biri kalp-damar riskinin azaltılmasında önemlidir.</p>

<p>Yani sofranın gücü bir “damar deterjanı” gibi çalışmasından değil, ateroskleroza zemin hazırlayan risk faktörlerini uzun vadede değiştirebilmesinden geliyor.</p>

<p>Sosyal medyadaki “en iyi öğün” iddialarında nerede dikkatli olmak gerekiyor?</p>

<p>Damar sağlığı konusunda internette düşük karbonhidratlı veya ketojenik beslenme, kırmızı et, peynir, roka, kabak çekirdeği, çeşitli vitaminler ve mineraller üzerinden güçlü iddialar ileri sürülebiliyor.</p>

<p>Bu besinlerin bazıları elbette değerli besin öğeleri içeriyor. Örneğin yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemiş ve tohumlar dengeli beslenmenin parçası olabilir.</p>

<p>Ancak buradan “kırmızı et ağırlıklı bir öğün damarları temizler” veya “ketojenik beslenme kalp için en iyi beslenmedir” sonucuna geçmek mümkün değil.</p>

<p>Özellikle doymuş yağ konusu önem taşıyor. Doymuş yağın yerine doymamış yağların tercih edilmesi, LDL kolesterolün kontrolüne yardımcı olabilecek beslenme yaklaşımları arasında bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle kalp sağlığında tek tek besinlere kahraman veya suçlu rolü vermek yerine beslenme düzeninin bütününe bakmak daha doğru.</p>

<p>Peki kalp dostu bir tabak nasıl kurulabilir?</p>

<p>Bilimsel rehberlerin ortaklaştığı noktalar şaşırtıcı ölçüde sade.</p>

<p>Sebze ve meyvelerin ağırlıkta olduğu, tam tahılların yer aldığı, baklagillerin düzenli tüketildiği, kuruyemiş ve tohumların uygun miktarlarda kullanıldığı bir beslenme düzeni kalp sağlığı açısından güçlü bir temel oluşturuyor.</p>

<p>Protein kaynağında balık, deniz ürünleri ve bitkisel protein kaynaklarına daha fazla yer verilmesi; işlenmiş etlerin sınırlandırılması da önem taşıyor.</p>

<p>Yağ seçiminde zeytinyağı gibi doymamış yağ kaynaklarının öne çıkması, özellikle Akdeniz tipi beslenmenin temel özelliklerinden biri.</p>

<p>Şekerli içecekler, aşırı tuz, yüksek oranda işlenmiş gıdalar ve sık tüketilen işlenmiş etler ise günlük beslenmenin merkezine yerleştirilmemeli.</p>

<p>Bir tabağı “kalp dostu” yapan şey üzerinde tek bir mucize besinin bulunması değil, bu parçaların birlikte oluşturduğu beslenme örüntüsüdür.</p>

<p>Akdeniz tipi beslenmenin arkasında neden güçlü kanıt var?</p>

<p>Kalp-damar sağlığı denildiğinde en fazla bilimsel veri bulunan modellerden biri Akdeniz tipi beslenme.</p>

<p>Bu model genel olarak sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, kuruyemiş, zeytinyağı ve balık tüketimini öne çıkarıyor; işlenmiş gıdaları ve işlenmiş etleri ise sınırlandırıyor.</p>

<p>Üstelik kanıt yalnızca sağlıklı kişilerle sınırlı değil.</p>

<p>The Lancet’te yayımlanan CORDIOPREV randomize kontrollü araştırmasında daha önce koroner kalp hastalığı bulunan yaklaşık bin kişi uzun yıllar izlendi. Akdeniz tipi beslenme uygulanan grupta önemli kalp-damar olaylarının düşük yağlı beslenme grubuna göre daha az görülmesi, bu beslenme modelinin ikincil korunmadaki değerini destekledi.</p>

<p>Bu sonuç “zeytinyağı damarları temizliyor” anlamına gelmiyor.</p>

<p>Asıl mesaj, beslenme düzeninin bütünü ve bunun yıllarca sürdürülebilmesi.</p>

<p>LDL kolesterol neden bu kadar önemli?</p>

<p>LDL, halk arasında sıklıkla “kötü kolesterol” olarak biliniyor. Aslında LDL bir taşıyıcı parçacıktır ve kandaki kolesterolün dokular arasında taşınmasında görev alır.</p>

<p>Sorun, LDL içeren aterojenik parçacıkların kanda uzun süre yüksek düzeylerde bulunmasıdır. Bu durum aterosklerotik kalp-damar hastalığının gelişmesinde nedensel rol oynar.</p>

<p>Bu nedenle “LDL’nin kalp hastalıklarında önemi abartılıyor” şeklindeki genellemeler mevcut bilimsel kanıtlarla uyumlu değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beslenme LDL düzeyini etkileyebilir. Ancak kişinin genetik yapısı, yaşı, kilosu, metabolik durumu ve kullandığı ilaçlar da sonucu belirler.</p>

<p>Bazı kişilerde yaşam tarzı değişiklikleri yeterli iyileşmeyi sağlayabilirken, kalp-damar riski yüksek kişilerde ilaç tedavisi de gerekebilir.</p>

<p>Lif neden kalp dostu beslenmenin sessiz kahramanlarından biri?</p>

<p>Yulaf, arpa, baklagiller, sebzeler, meyveler, kuruyemişler ve çeşitli tohumlar farklı miktarlarda lif sağlar.</p>

<p>Özellikle çözünür lif bağırsakta kolesterol metabolizmasını etkileyerek LDL kolesterolün düşürülmesine katkıda bulunabilir.</p>

<p>Lifli beslenmenin başka bir avantajı da yalnızca kolesterolle sınırlı olmaması. Tokluk, bağırsak sağlığı ve kan şekeri kontrolü açısından da yararlı olabilir.</p>

<p>Bu yüzden damar sağlığı için sofrayı düzenlerken yalnızca “yağı azaltmak” yerine beslenmenin lif kalitesine de bakmak gerekir.</p>

<p>Kuruyemişler ve tohumlar neden değerli?</p>

<p>Ceviz, badem, fındık ve çeşitli tohumlar doymamış yağlar, lif, bitkisel protein ve farklı mikro besinler içerir.</p>

<p>Ancak burada da aynı kural geçerli: Bir avuç ceviz ya da kabak çekirdeği damar plağını ortadan kaldırmaz.</p>

<p>Bunların yararı, sağlıklı bir beslenme düzeninin parçası olduklarında ortaya çıkar.</p>

<p>Örneğin yüksek oranda işlenmiş atıştırmalıkların yerine uygun miktarda kuruyemiş tercih edilmesi, beslenmenin genel kalitesini yükseltebilir.</p>

<p>Kırmızı et tamamen bırakılmalı mı?</p>

<p>Kalp sağlığını korumak için herkesin kırmızı eti tamamen hayatından çıkarması gerektiğini söylemek doğru olmaz.</p>

<p>Fakat kırmızı et ile işlenmiş eti birbirinden ayırmak önemli.</p>

<p>Sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş etlerin sık tüketilmesi kalp-damar sağlığı açısından önerilen bir alışkanlık değildir. Kırmızı et tüketiminde ise miktar, sıklık, etin yağ içeriği ve kişinin toplam beslenme düzeni önem taşır.</p>

<p>Kalp dostu bir beslenme modelinde baklagiller, balık ve diğer uygun protein kaynaklarına daha fazla alan açmak mantıklı bir yaklaşım olabilir.</p>

<p>Karbonhidrat gerçekten damarların düşmanı mı?</p>

<p>“Karbonhidrat insülini yükseltir, insülin damarları bozar, dolayısıyla bütün karbonhidratlar zararlıdır” şeklindeki anlatım fazlasıyla basitleştiricidir.</p>

<p>Bir kutu şekerli içecekle bir tabak mercimeği aynı kategoriye koymak beslenme bilimi açısından doğru değildir.</p>

<p>Rafine tahıllar, şekerli içecekler ve yoğun şekilde işlenmiş karbonhidrat kaynakları ile tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve baklagiller vücutta aynı beslenme etkisini oluşturmaz.</p>

<p>Kalp sağlığı açısından karbonhidratın yalnızca miktarı değil, kaynağı ve kalitesi de önemlidir.</p>

<p>Vitamin D ve K2 damarları temizler mi?</p>

<p>Vitaminler söz konusu olduğunda “doğal” kelimesi bazen “zararsız ve ne kadar fazla olursa o kadar iyi” şeklinde algılanabiliyor. Bu doğru değil.</p>

<p>Vitamin D vücudun pek çok işlevinde önemlidir ve eksikliği gerektiğinde uygun şekilde değerlendirilmelidir. Ancak yüksek doz vitamin D almanın damarları temizlediğini söylemek için yeterli klinik kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Aynı şekilde K vitamininin damar kireçlenmesi üzerindeki biyolojik rolü araştırılıyor olsa da, K2 takviyesini aterosklerozu ortadan kaldıran kanıtlanmış bir tedavi olarak sunmak doğru değildir.</p>

<p>Özellikle yüksek doz takviyelerin gelişigüzel kullanılması sakıncalı olabilir.</p>

<p>Besin takviyesi ile besin tüketmek aynı şey değildir. Eksiklik saptanması veya özel bir tıbbi gereksinim bulunması halinde takviye kararı kişinin durumuna göre değerlendirilmelidir.</p>

<p>Damar plağı hiç gerileyemez mi?</p>

<p>Burada önemli bir ayrıntı var.</p>

<p>“Tek bir yiyecek damarları temizlemez” demek, ateroskleroz üzerinde hiçbir şey yapılamayacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Yoğun risk faktörü kontrolüyle bazı kişilerde aterosklerotik plağın ilerlemesi yavaşlatılabilir, plağın yapısı daha kararlı hale getirilebilir ve bazı koşullarda plak yükünde sınırlı gerileme görülebilir.</p>

<p>Bunun için LDL kolesterolün uygun düzeylere indirilmesi, tansiyonun kontrolü, sigaranın bırakılması, diyabet varsa iyi yönetilmesi, fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme birlikte değerlendirilir.</p>

<p>Kalp-damar hastalığı zaten bulunan kişilerde ise yalnızca beslenmeye güvenerek hekim tarafından verilen tedavilerin yerine “doğal damar temizleme” yöntemleri koymak ciddi risk yaratabilir.</p>

<p>Damar sağlığını korumak için en güçlü 7 beslenme ilkesi</p>

<p>Bilimsel veriler tek bir mucize öğünden ziyade şu genel tabloyu destekliyor:</p>

<p>Sebzeyi artırın. Tabağın önemli bölümünün farklı renklerde sebzelerden oluşması iyi bir başlangıçtır.</p>

<p>Baklagilleri unutmayın. Mercimek, nohut, kuru fasulye ve benzeri besinler lif ile bitkisel proteini aynı sofrada buluşturur.</p>

<p>Tam tahılları rafine tahıllara tercih edin. Yulaf, arpa ve diğer tam tahıllar özellikle lif açısından avantaj sağlar.</p>

<p>Yağın türüne dikkat edin. Zeytinyağı, kuruyemiş ve diğer doymamış yağ kaynaklarını öne çıkarmak kalp dostu beslenme modellerinin ortak özelliklerinden biridir.</p>

<p>Balığa ve bitkisel proteinlere daha fazla alan açın. Protein kaynağını çeşitlendirmek önemlidir.</p>

<p>İşlenmiş eti ve aşırı işlenmiş gıdaları sınırlayın. Kalp dostu beslenmenin önemli parçalarından biri yalnızca ne eklediğiniz değil, neyi azalttığınızdır.</p>

<p>Tek besine değil yıllara bakın. Pazartesi günü yenen bir salata, haftanın geri kalanındaki kötü beslenmeyi silemez. Damar sağlığında esas farkı sürdürülebilir alışkanlıklar oluşturur.</p>

<p>Kalp sağlığı yalnızca tabakta belirlenmiyor</p>

<p>Beslenme güçlü bir araç olsa da kalp-damar hastalıkları yalnızca yiyeceklerden ibaret değildir.</p>

<p>Sigara kullanmamak, düzenli hareket etmek, sağlıklı vücut ağırlığını korumaya çalışmak, yeterli uyku, tansiyon ve kan şekeri kontrolü de kalp sağlığının önemli parçalarıdır.</p>

<p>Özellikle LDL kolesterol, tansiyon ve diyabet gibi risk faktörleri “kendimi iyi hissediyorum” denilerek göz ardı edilmemeli. Bunların önemli bölümü uzun süre belirti vermeyebilir.</p>

<p>Göğüs ağrısını “damar temizleyen yiyeceklerle” geçirmeye çalışmayın</p>

<p>Kalp damarındaki ciddi daralma ya da kalp krizi, beslenmeyle evde tedavi edilebilecek durumlar değildir.</p>

<p>Yeni başlayan veya şiddetli göğüs ağrısı, göğüste baskı ve sıkışma, belirgin nefes darlığı, soğuk terleme, bayılma ya da göğüsten kola, sırta veya çeneye yayılan ağrı acil değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Benzer şekilde ani konuşma bozukluğu, yüzün bir tarafında düşme veya kol ve bacakta ani güç kaybı inme belirtisi olabilir ve gecikmeden acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.</p>

<p>Asıl “damar dostu öğün” hangisi?</p>

<p>Bilim bize tek bir tabak vermiyor.</p>

<p>Ama iyi bir yön tarif ediyor.</p>

<p>Sebzesi bol, liften zengin; baklagil, tam tahıl, kuruyemiş ve uygun protein kaynaklarını içeren; zeytinyağı gibi doymamış yağların öne çıktığı bir beslenme düzeni kalp sağlığı açısından çok daha sağlam kanıtlara sahip.</p>

<p>Bu nedenle “Damarlarımı hangi yiyecek temizler?” sorusunun yerine daha yararlı bir soru koymak gerekiyor:</p>

<p>“Her gün nasıl beslenirsem kalp-damar riskimi uzun vadede azaltabilirim?”</p>

<p>Çünkü damar sağlığında sihir tek bir öğünde değil, yıllar boyunca tekrar edilen seçimlerde saklı.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<ol>
 <li>Circulation – Dietary Guidance to Improve Cardiovascular Health: A Scientific Statement From the American Heart Association – Lichtenstein AH ve arkadaşları – 2021 – DOI: 10.1161/CIR.0000000000001031</li>
 <li>The Lancet – Long-term secondary prevention of cardiovascular disease with a Mediterranean diet and a low-fat diet (CORDIOPREV): a randomised controlled trial – Delgado-Lista J, Alcala-Diaz JF, Torres-Peña JD ve CORDIOPREV araştırmacıları – 2022 – DOI: 10.1016/S0140-6736(22)00122-2</li>
 <li>Progress in Cardiovascular Diseases – Portfolio Dietary Pattern and Cardiovascular Disease: A Systematic Review and Meta-Analysis of Controlled Trials – Chiavaroli L, Nishi SK, Khan TA ve arkadaşları – 2018 – DOI: 10.1016/j.pcad.2018.05.004</li>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü – Healthy Diet – Sağlıklı beslenme ve bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesine ilişkin güncel öneriler</li>
 <li>American Heart Association – Life’s Essential 8 – Kalp-damar sağlığını korumaya yönelik yaşam tarzı ve risk faktörü çerçevesi</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kalbi-korumak-mutfakta-basliyor-tabaginizda-bunlara-yer-acin</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 23:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7996-1.jpeg" type="image/jpeg" length="88786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görele’de sel faciası: İki kız kardeş hayatını kaybetti, anne aranıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gorelede-sel-faciasi-iki-kiz-kardes-hayatini-kaybetti-anne-araniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gorelede-sel-faciasi-iki-kiz-kardes-hayatini-kaybetti-anne-araniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Görele ilçesinde şiddetli yağışın ardından taşan Zıva Deresi, Kırca ailesinin tatilini faciaya çevirdi. Sel sularına kapılan Burcu Kırca ile kardeşi Burçin Kırca’nın cansız bedenlerine ulaşıldı. Anne Zekiye Kırca’yı bulmak için AFAD, jandarma ve arama-kurtarma ekiplerinin bölgedeki çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görele’de sel bir aileyi parçaladı: İki kardeş hayatını kaybetti, anne aranıyor</p>

<p>Giresun’un Görele ilçesinde etkili olan şiddetli yağışın ardından yaşanan sel felaketi, bir ailenin tatilini tarifsiz bir acıya dönüştürdü.</p>

<p>Hamzalı köyünden geçen Zıva Deresi’nin taşması sonucu sel sularına kapılan Kırca ailesinden iki kız kardeşin cansız bedenlerine ulaşıldı. Anne Zekiye Kırca’yı bulabilmek için başlatılan geniş çaplı arama çalışmaları ise sürüyor.</p>

<p>Tatil için memleketlerine gelmişlerdi</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Kırca ailesi tatil için memleketleri Giresun’a geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailenin ertesi gün İstanbul’a dönmeyi planladığı belirtilirken, Görele’de etkili olan sağanak yağışın ardından Zıva Deresi’nin taşması bütün planları altüst etti.</p>

<p>Dere çevresinde bulunan aile, kısa sürede yükselen sel sularının ortasında kaldı.</p>

<p>Anne Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca sel sularına kapılarak kayboldu.</p>

<p>İki kardeşten peş peşe acı haber</p>

<p>İhbarın ardından bölgeye AFAD, jandarma ve arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Dere yatağı ve çevresinde başlatılan çalışmalar saatler boyunca sürdü.</p>

<p>Arama çalışmalarında önce kız kardeşlerden birinin, ardından diğerinin cansız bedenine ulaşıldı.</p>

<p>Burcu Kırca ile Burçin Kırca’nın hayatını kaybetmesi, aile yakınlarının yanı sıra Görele’de büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Böylece ekiplerin bütün dikkati, halen kayıp olan anne Zekiye Kırca’ya çevrildi.</p>

<p>Zekiye Kırca için arama sürüyor</p>

<p>55 yaşındaki Zekiye Kırca’nın bulunması amacıyla ekipler Zıva Deresi boyunca çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>AFAD, jandarma ve arama-kurtarma ekiplerinin dere yatağı ile suyun sürüklenme güzergâhında yoğunlaştığı çalışmalarda bölge adım adım taranıyor.</p>

<p>Görele’de şimdi gözler anne Zekiye Kırca’dan gelecek habere çevrilmiş durumda.</p>

<p>Bir gün sonra İstanbul’a dönmeye hazırlanan ailenin tatilinin böyle bir faciayla sona ermesi, yaşanan acının en sarsıcı ayrıntılarından biri oldu.</p>

<p>Görele’de iki kız kardeşin kaybıyla derinleşen acının ortasında, Zekiye Kırca için arama çalışmaları devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gorelede-sel-faciasi-iki-kiz-kardes-hayatini-kaybetti-anne-araniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7995.jpeg" type="image/jpeg" length="89141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor dünya yıldızını getiriyor: Darwin Núñez için kritik saatler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspor-dunya-yildizini-getiriyor-darwin-nunez-icin-kritik-saatler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonspor-dunya-yildizini-getiriyor-darwin-nunez-icin-kritik-saatler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Transfer döneminin en ses getiren hamlelerinden birine hazırlanan Trabzonspor, Al-Hilal forması giyen Uruguaylı yıldız Darwin Núñez için yürüttüğü görüşmelerde önemli mesafe kat etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa ve Türkiye’deki transfer haberlerine göre bordo-mavililer, yıldız golcüyü kiralık olarak kadrosuna katmak için Al-Hilal ile anlaşma zemini ararken süreç artık mali detaylara odaklanmış durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzonspor, transfer piyasasında ses getirecek bir operasyon için geri sayıma geçti.</p>

<p>Bordo-mavililerin bir süredir gündeminde bulunan Darwin Núñez transferinde görüşmelerin ileri aşamaya taşındığı öne sürüldü. Al-Hilal forması giyen Uruguaylı santrforun kiralık olarak Trabzonspor’a transfer edilmesi için yürütülen temasların yoğunlaştığı belirtiliyor.</p>

<p>Oyuncu cephesinden olumlu sinyal</p>

<p>Ajansspor’da Salim Manav imzasıyla yayımlanan haberde Trabzonspor’un Darwin Núñez transferinde prensip anlaşmasına vardığı bildirildi. Portekiz’in önde gelen spor gazetelerinden Record da transfer gazetecisi Nicolò Schira’ya dayandırdığı haberinde Trabzonspor ile Al-Hilal arasında kiralık transfer konusunda anlaşma sağlandığını aktardı.</p>

<p>Uluslararası basında yer alan son haberlerde de Núñez’in Trabzonspor’a transferinin yakın olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Bununla birlikte bordo-mavili kulüpten veya Al-Hilal’den transferin tamamlandığına ilişkin henüz resmî açıklama yapılmadı. Bu nedenle transferin kesinleştiğini söylemek için kulüplerden gelecek açıklamayı beklemek gerekiyor.</p>

<p>Masadaki formül: Kiralık transfer</p>

<p>Görüşmelerde öne çıkan modelin bir sezonluk kiralama olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Goal’ın aktardığı bilgilere göre Trabzonspor yönetimi, Al-Hilal ile temaslarını doğrudan yürütürken transferin mali yapısı üzerinde görüşmeler sürüyor. Haberde bordo-mavililerin operasyon için 8 milyon euroluk bir ödeme planı sunduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Fotomaç da Núñez’in Al-Hilal’den kiralanmasının planlandığını ve Trabzonspor’un yaklaşık 8 milyon euroluk ödeme üzerinde çalıştığını yazdı.</p>

<p>Darwin Núñez kimdir?</p>

<p>Uruguay Milli Takımı’nın da önemli hücum oyuncularından biri olan Darwin Núñez, Avrupa futbolunda özellikle Benfica formasıyla yaptığı çıkışın ardından dünya çapında tanındı.</p>

<p>Liverpool, Uruguaylı golcüyü 2022 yılında Benfica’dan kadrosuna kattı. Núñez daha sonra 2025 yazında yaklaşık 53 milyon euro bonservis bedeliyle Al-Hilal’e transfer oldu.</p>

<p>27 yaşındaki santrfor; fizik gücü, sürati, savunma arkasına yaptığı koşular ve ceza sahasındaki etkinliğiyle öne çıkıyor.</p>

<p>2025-26 sezonunda Al-Hilal formasıyla 24 resmî karşılaşmaya çıkan Núñez’in 9 gol ve 5 asistlik katkı sağladığı bildirildi.</p>

<p>Trabzonspor’da gözler resmî açıklamada</p>

<p>Transferle ilgili Türkiye’nin yanı sıra İngiltere ve Portekiz basınında da art arda haberlerin çıkması, operasyonun uluslararası transfer gündemine taşındığını gösteriyor.</p>

<p>Gelinen noktada haberler yalnızca Trabzonspor’un oyuncuya ilgisinden söz etmiyor. Oyuncu tarafıyla anlaşma sağlandığı ve Al-Hilal ile kiralama modelinin ayrıntılarının görüşüldüğü yönündeki bilgiler ağırlık kazanmış durumda.</p>

<p>Ancak transfer piyasasında son imzaya kadar şartların değişebileceği unutulmamalı.</p>

<p>Trabzonspor cephesinde şimdi gözler, Al-Hilal ile yürütülen görüşmelerin sonuçlanmasına ve bordo-mavili kulüpten gelebilecek resmî açıklamaya çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspor-dunya-yildizini-getiriyor-darwin-nunez-icin-kritik-saatler</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7987.jpeg" type="image/jpeg" length="47340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’dan Folarin Balogun hamlesi: Monaco ile temas kuruldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-folarin-balogun-hamlesi-monaco-ile-temas-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-folarin-balogun-hamlesi-monaco-ile-temas-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın hücum hattı için sürpriz bir ismi gündemine aldığı bildirildi. Fabrizio Romano’nun aktardığı bilgiye göre sarı-kırmızılılar, Monaco’nun ABD’li golcüsü Folarin Balogun için son günlerde temas kuran kulüpler arasında yer aldı ve transfer şartları hakkında bilgi aldı. Monaco ise uygun teklif gelmesi halinde oyuncunun ayrılığına kapıyı kapatmıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray’dan Folarin Balogun hamlesi: Monaco ile temas kuruldu</p>

<p>Galatasaray’da transfer hareketliliği sürerken hücum hattı için dikkat çekici bir isim gündeme geldi.</p>

<p>Sarı-kırmızılıların, Monaco forması giyen Folarin Balogun için Fransız kulübüyle temas kurduğu bildirildi.</p>

<p>Transfer gazetecisi Fabrizio Romano’ya dayandırılan 12 Ağustos tarihli bilgilere göre son günlerde Balogun için birden fazla kulüp harekete geçti. Bu kulüpler arasında Galatasaray’ın da bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Galatasaray ve bazı Suudi Arabistan kulüplerinin transferin gerçekleştirilebileceği şartlar konusunda Monaco’dan bilgi aldığı ifade edildi.</p>

<p>Şimdilik resmî teklif yok</p>

<p>Balogun dosyasında önemli bir ayrıntı bulunuyor.</p>

<p>Galatasaray’ın ilgisi ve temasları raporlanmış olsa da şu aşamada sarı-kırmızılıların Monaco’ya yaptığı resmî bir bonservis teklifine ilişkin güvenilir bir doğrulama bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle transferin mevcut aşamasını “anlaşma” veya “ileri görüşme” olarak değerlendirmek için henüz erken.</p>

<p>Galatasaray cephesindeki gelişme şimdilik transfer şartlarının öğrenilmesi ve oyuncuya yönelik ilginin somutlaşması seviyesinde.</p>

<p>Monaco satışa kapıyı açmıştı</p>

<p>Balogun transferini mümkün kılan en önemli gelişmelerden biri Monaco cephesinden geldi.</p>

<p>Monaco Genel Müdürü Thiago Scuro, temmuz ayında yaptığı açıklamada Balogun dahil bazı futbolcular için kulüplerden ilgi bulunduğunu doğruladı.</p>

<p>Scuro, Monaco açısından doğru şartların oluşması halinde transferin hızlı şekilde gerçekleşebileceğini belirtirken görüşmelerin sürdüğünü de ifade etti.</p>

<p>Bu açıklama, Fransız ekibinin Balogun için gelecek teklifleri değerlendirmeye hazır olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Monaco’nun beklentisi yüksek</p>

<p>Balogun’un yaz transfer döneminde Monaco’dan ayrılabileceğine ilişkin haberler haziran ayından bu yana Avrupa basınında yer alıyor.</p>

<p>Fransız basınında The Athletic’e dayandırılan haberlerde Monaco’nun ABD’li santrfor için yaklaşık 50 milyon euro seviyesinde bir bonservis beklentisi bulunduğu ileri sürülmüştü.</p>

<p>Ancak Galatasaray ile Monaco arasında bu rakam üzerinden yürütülen resmî bir pazarlığın başladığına dair doğrulanmış bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Premier Lig’den de talipleri var</p>

<p>Balogun için yarışın yalnızca Galatasaray ile sınırlı olmadığı görülüyor.</p>

<p>12 Ağustos tarihli İngiliz basınında Tottenham’ın da oyuncuyla ilgilendiği ve Monaco’nun golcüsünün Premier Lig kulüplerinin radarında bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Bununla birlikte Fabrizio Romano’ya dayandırılan son bilgilerde Tottenham cephesinde de henüz somut veya ileri aşamaya ulaşmış bir transfer sürecinin bulunmadığı belirtildi.</p>

<p>Dolayısıyla Balogun dosyası Avrupa transfer piyasasının önümüzdeki günlerde hareketlenebilecek başlıklarından biri durumunda.</p>

<p>Arsenal’den Monaco’ya 30 milyon euroya gitmişti</p>

<p>25 yaşındaki Balogun, Arsenal altyapısından yetişti.</p>

<p>İngiliz kulübünde istediği süreleri bulamamasının ardından kiralık olarak Reims’e giden golcü, Fransa’daki performansıyla dikkatleri üzerine çekti.</p>

<p>Balogun, 2023 yazında yaklaşık 30 milyon euro karşılığında Arsenal’den Monaco’ya transfer oldu.</p>

<p>ABD Milli Takımı formasını da giyen santrfor; sürati, savunma arkasına yaptığı koşular ve ceza sahasındaki hareketliliğiyle öne çıkıyor.</p>

<p>Galatasaray dosyayı açtı</p>

<p>Son gelişmeler ışığında Balogun transferindeki tablo şimdilik oldukça açık.</p>

<p>Galatasaray oyuncuyla ilgileniyor. Monaco ile temas kuruldu ve transfer şartları hakkında bilgi alındı. Ancak henüz resmî teklif, anlaşma veya ileri aşamaya geçmiş pazarlık bilgisi bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Monaco’nun oyuncuyu satmaya açık olması ise önümüzdeki günlerde dosyanın hızlanmasının önünü açabilir.</p>

<p>Galatasaray’ın şartları öğrendikten sonra resmî teklif aşamasına geçip geçmeyeceği transferin bundan sonraki kritik adımı olacak.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Fabrizio Romano</li>
 <li>L’Équipe</li>
 <li>AFP</li>
 <li>The Athletic</li>
 <li>The Guardian</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-folarin-balogun-hamlesi-monaco-ile-temas-kuruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7981.jpeg" type="image/jpeg" length="14421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’dan Martinelli bombası: Arsenal’e 45 milyon euro Teklif]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-martinelli-bombasi-arsenale-45-milyon-euro-teklif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-martinelli-bombasi-arsenale-45-milyon-euro-teklif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray transferde çıtayı yükseltti. Alman gazeteci Florian Plettenberg’in haberine göre sarı-kırmızılılar, Arsenal’in Brezilyalı yıldızı Gabriel Martinelli için 45 milyon euroluk resmî teklif sundu. Teklifin Arsenal’in masasında olduğu, 25 yaşındaki hücum oyuncusunun Galatasaray’ın transfer listesindeki bir numaralı hedef haline geldiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray’dan Gabriel Martinelli için 45 milyon euroluk dev teklif</p>

<p>Galatasaray, yaz transfer döneminin en ses getirecek hamlelerinden biri için düğmeye bastı.</p>

<p>Sarı-kırmızılıların, Arsenal forması giyen Brezilyalı yıldız Gabriel Martinelli için 45 milyon euroluk resmî teklif yaptığı bildirildi.</p>

<p>Sky Almanya muhabiri Florian Plettenberg’in 12 Ağustos’ta aktardığı bilgiye göre Galatasaray’ın teklifi Arsenal’e resmen iletildi ve İngiliz kulübünün masasında bulunuyor.</p>

<p>Plettenberg ayrıca Martinelli’nin şu anda Galatasaray’ın bir numaralı transfer önceliği olduğunu belirtti.</p>

<p>Rakam 45 milyon euroya çıktı</p>

<p>Martinelli dosyasında son günlerde farklı rakamlar gündeme gelmişti.</p>

<p>Türkiye’deki bazı haberlerde Galatasaray’ın 5 milyon euro kiralama bedeli ve 35 milyon euroluk zorunlu satın alma opsiyonundan oluşan 40 milyon euroluk bir formül üzerinde durduğu ileri sürülmüştü.</p>

<p>Ancak 12 Ağustos’ta gelen son bilgi, sarı-kırmızılıların transferde daha ileri bir adım attığını gösterdi.</p>

<p>Plettenberg’in haberine göre Arsenal’e iletilen resmî teklifin toplam bedeli 45 milyon euro.</p>

<p>Bu gelişmeyle birlikte Martinelli transferi yalnızca bir ilgi veya ön görüşme olmaktan çıkarak resmî teklif aşamasına taşındı.</p>

<p>Şimdi gözler Arsenal’de</p>

<p>Transferin bundan sonraki bölümünde belirleyici taraf Arsenal olacak.</p>

<p>İngiliz basınında son günlerde yer alan haberlerde Arsenal’in Martinelli’yi göndermeye sıcak bakmasının, hücum hattına yapacağı yeni transferlerle bağlantılı olabileceği belirtiliyordu.</p>

<p>Martinelli’nin Arsenal ile sözleşmesi 30 Haziran 2027’ye kadar devam ediyor.</p>

<p>Bu nedenle İngiliz kulübünün önünde önemli bir karar bulunuyor. Arsenal, Brezilyalı futbolcuyu bu yaz yüksek bir bonservis bedeliyle elden çıkarabilir ya da oyuncuyu kadroda tutmayı tercih edebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Martinelli kimdir?</p>

<p>18 Haziran 2001 doğumlu Gabriel Martinelli, henüz 25 yaşında olmasına rağmen Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi’nde önemli bir tecrübeye sahip.</p>

<p>Brezilyalı futbolcu ağırlıklı olarak sol kanatta görev yapıyor. Hücum hattının farklı bölgelerinde oynayabilmesi, sürati ve doğrudan kaleye yönelen oyun tarzıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>Martinelli, 2019 yılında Brezilya ekibi Ituano’dan Arsenal’e transfer olmuş ve kısa sürede İngiliz kulübünün önemli hücum oyuncularından biri haline gelmişti.</p>

<p>Brezilya Milli Takımı formasını da giyen yıldız futbolcu, Premier Lig’de geçirdiği yıllarla Avrupa futbolunun tanınan kanat oyuncuları arasına girdi.</p>

<p>Galatasaray transferde büyük oynuyor</p>

<p>45 milyon euroluk teklifin doğrulanması, Galatasaray’ın Martinelli transferine verdiği önemi de ortaya koyuyor.</p>

<p>Sarı-kırmızılı yönetimin hedefi, hücum hattına yalnızca rotasyon oyuncusu değil, doğrudan ilk 11 seviyesinde fark oluşturabilecek bir yıldız kazandırmak.</p>

<p>Martinelli’nin transfer edilmesi halinde Galatasaray, Premier Lig’in önde gelen kulüplerinden birinden henüz kariyerinin zirve dönemine yaklaşan önemli bir oyuncuyu Süper Lig’e getirmiş olacak.</p>

<p>Şimdilik transfer tamamlanmış değil.</p>

<p>Ancak dosyada kritik eşik aşılmış durumda: Galatasaray’ın 45 milyon euroluk resmî teklifi Arsenal’in masasında.</p>

<p>Artık gözler Londra’dan gelecek yanıtta.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Florian Plettenberg</li>
 <li>Sky Sport Almanya</li>
 <li>Football London</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-martinelli-bombasi-arsenale-45-milyon-euro-teklif</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 20:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7983.jpeg" type="image/jpeg" length="88062"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Astım Genetiğinde Yeni Adım: Hastalığı Yönlendirebilecek Genler Öne Çıktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/astim-genetiginde-yeni-adim-hastaligi-yonlendirebilecek-genler-one-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/astim-genetiginde-yeni-adim-hastaligi-yonlendirebilecek-genler-one-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cell dergisinde yayımlanan yeni araştırma, astımla ilişkili genetik sinyaller arasından hastalık biyolojisine daha yakın genleri ayırmak için yeni bir hesaplamalı yöntem geliştirdi. Çalışma ayrıca protein palmitoilasyonu adı verilen ve proteinlerin hücre içindeki davranışını etkileyen bir süreci astımda önemli bir biyolojik yol olarak öne çıkardı. Bulgular henüz yeni bir ilaç ya da genetik test anlamına gelmiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Columbia University Mailman School of Public Health ile University of Chicago araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, astımla ilişkili çok sayıdaki genetik işaret arasından hangilerinin hastalığın biyolojik mekanizmasına daha yakın olabileceğini belirlemeyi amaçladı. Araştırmacılar bu amaçla DANDELION adlı hesaplamalı çerçeveyi geliştirdi; insan genetik verilerini ve tek hücreli akciğer verilerini analiz etti, ardından öne çıkan biyolojik yolları laboratuvar deneyleriyle inceledi. Çalışma 11 Ağustos 2026’da Cell dergisinde yayımlandı. [1]<br />
Genetik ilişki gerçek sorumlu geni her zaman göstermiyor<br />
Astım genetiğini araştırmak için kullanılan temel yöntemlerden biri genom çapında ilişkilendirme çalışmaları, kısaca GWAS.<br />
Bu araştırmalarda astımı olan ve olmayan çok sayıda kişinin DNA’sı karşılaştırılıyor ve hastalıkla daha sık birlikte görülen genetik farklılıklar belirleniyor.<br />
Ancak sorun şu: Astımla bağlantılı bir DNA değişikliğinin bulunması, o değişikliğin hemen yakınındaki genin hastalığa doğrudan neden olduğu anlamına gelmiyor.<br />
İnsan genomunda bir DNA bölgesi, yalnızca yakınındaki genleri değil, çok daha uzakta bulunan başka genleri de etkileyebiliyor. Bu uzak etkiler “trans-regülasyon”, yani genomun bir bölgesinin başka bir bölgedeki genin çalışmasını değiştirmesi olarak tanımlanıyor. [1]<br />
Yeni yöntem tam olarak bu uzak genetik bağlantılardan yararlanıyor.<br />
DANDELION ne yapıyor?<br />
DANDELION, trans-regülatuvar bağlantıları hastalıkla ilişkili genetik verilerle bir araya getiren hesaplamalı bir yöntem.<br />
Araştırmacılar yalnızca “Bu DNA değişikliği astımla ilişkili mi?” sorusunu sormuyor.<br />
Aynı zamanda bu genetik değişikliğin uzaktaki başka bir genin çalışmasını etkileyip etkilemediğini ve etkilenen genin hastalıkla ilgili başka genetik kanıtlarla desteklenip desteklenmediğini de inceliyorlar. [1]<br />
Böylece yüzlerce ya da binlerce aday arasından hastalık biyolojisine daha yakın olabilecek genlerin önceliklendirilmesi amaçlanıyor.<br />
Bunu bir şehir haritasına benzetmek mümkün. GWAS size sorunun bulunduğu mahalleyi gösterebilir; DANDELION ise o mahalleden çıkan yolları izleyerek hangi binanın sorunun merkezine daha yakın olabileceğini anlamaya çalışıyor.<br />
Astımda yeni bir biyolojik yol öne çıktı<br />
Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, protein palmitoilasyonu adı verilen biyolojik sürecin astımla bağlantısının öne çıkması oldu. [1]<br />
Protein palmitoilasyonu, palmitik asit adlı bir yağ asidinin belirli proteinlere bağlanmasıyla gerçekleşen kimyasal bir değişikliktir. Bu işlem, proteinin hücre içinde nerede bulunduğunu, başka moleküllerle nasıl etkileştiğini ve ne kadar aktif olduğunu değiştirebilir.<br />
Araştırmacılar DANDELION ile astım verilerini analiz ettiğinde, protein palmitoilasyonunda görev alan bazı enzimleri öncelikli adaylar arasında belirledi. [1]<br />
Bu sonuç, astım araştırmalarında daha önce yeterince öne çıkmamış bir biyolojik yolun daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğine işaret ediyor.<br />
Bulgular tek hücre düzeyinde de incelendi<br />
Araştırmacılar hesaplamalı analizleri yalnızca genetik verilerle sınırlamadı.<br />
DANDELION tarafından önceliklendirilen genlerin akciğerde hangi hücrelerde etkin olduğunu görmek için Human Lung Cell Atlas gibi tek hücreli veri kaynaklarından yararlanıldı. Tek hücreli analiz, bir dokudaki binlerce hücrenin gen faaliyetini hücre hücre incelemeye olanak sağlayan bir yöntem. [1]<br />
Bu yaklaşım sayesinde belirli genetik sinyallerin akciğer dokusunda hangi hücre tipleriyle ilişkili olabileceği daha ayrıntılı biçimde değerlendirildi.<br />
Bu önemli çünkü astım tek bir hücre türünün hastalığı değil. Bağışıklık hücreleri, hava yolu epitel hücreleri ve diğer akciğer hücreleri hastalığın farklı aşamalarında rol oynayabiliyor.<br />
Laboratuvar deneyleri de yapıldı<br />
Çalışmanın önemli yönlerinden biri, sonuçların yalnızca bilgisayar analizine dayanmaması.<br />
Laboratuvar deneylerinde, protein palmitoilasyonunda görev alan enzimlerin astımla ilişkili inflamasyonu etkileyebildiği görüldü. İnflamasyon, vücudun doku hasarı veya zararlı uyaranlara karşı verdiği iltihabi yanıt anlamına geliyor. Astımda bu süreç hava yollarının şişmesine, hassaslaşmasına ve daralmasına katkıda bulunabiliyor. [1]<br />
Bununla birlikte bu deneyler, söz konusu enzimleri hedefleyen bir ilacın insanlarda astımı tedavi ettiğini göstermiyor.<br />
Çalışma insanlarda yapılmış bir ilaç denemesi değil.<br />
Astım neden genetik olarak bu kadar karmaşık?<br />
Astım tek bir gen bozukluğuyla açıklanabilen bir hastalık değil.<br />
Hastalığın ortaya çıkmasında çok sayıda genetik özellik ile alerjenler, hava kirliliği, sigara dumanı, enfeksiyonlar ve diğer çevresel etkenler birlikte rol oynayabiliyor.<br />
Üstelik astım adı altında farklı biyolojik mekanizmaların baskın olduğu hasta grupları bulunuyor. Bazı kişilerde belirli bağışıklık yolları ön plandayken başka kişilerde farklı hücresel süreçler daha önemli olabiliyor.<br />
Bu nedenle astımla ilişkili genetik bölgelerin bulunması araştırmanın yalnızca ilk basamağı.<br />
Asıl zor soru, bu genetik sinyallerin hangi genler ve hangi hücresel yollar üzerinden hastalığa dönüştüğünü anlamak.<br />
Yeni ilaç hedefleri ortaya çıkabilir mi?<br />
Uzun vadede evet, ancak bu noktada temkinli olmak gerekiyor.<br />
Bir genin DANDELION yöntemiyle önceliklendirilmesi, onun doğrudan güvenli ve etkili bir ilaç hedefi olduğu anlamına gelmiyor.<br />
Öncelikle genin hangi hücrelerde çalıştığının, astım sırasında nasıl değiştiğinin ve bu gene ya da ilgili enzime müdahale edildiğinde hastalığın gerçekten etkilenip etkilenmediğinin çok sayıda deneyle doğrulanması gerekiyor.<br />
Daha sonra hayvan modelleri, insan hücreleri, toksisite çalışmaları ve klinik araştırmalar gibi aşamalar geliyor.<br />
Dolayısıyla yeni yöntemin asıl katkısı, bilim insanlarının çok geniş bir gen listesi içinden daha anlamlı adayları seçmesine yardımcı olmak.<br />
Bugün astım hastalarının tedavisi değişiyor mu?<br />
Hayır.<br />
Bu çalışma sonucunda astım hastalarının mevcut inhalerlerini bırakmasını, ilaçlarını değiştirmesini ya da yeni bir genetik test yaptırmasını gerektiren bir klinik sonuç bulunmuyor.<br />
Araştırmanın bugünkü önemi temel bilim ve ilaç geliştirme alanında.<br />
Astımda hangi genlerin yalnızca hastalıkla birlikte görüldüğünü, hangilerinin ise hastalık mekanizmasının merkezine daha yakın olabileceğini ayırmak gelecekte daha hedefli tedavilerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.<br />
“Hastalığı yönlendirebilecek gen” ne anlama geliyor?<br />
Cell’de yayımlanan çalışmanın başlığında “disease drivers”, yani hastalığı yönlendiren ya da sürükleyen genler ifadesi kullanılıyor. [1]<br />
Ancak bu ifade tek bir genin astıma kesin olarak neden olduğu şeklinde anlaşılmamalı.<br />
DANDELION’un yaptığı şey, hastalıkla ilişkili genetik ağ içinde biyolojik olarak daha merkezi görünme ihtimali yüksek genleri önceliklendirmek.<br />
Bu genlerin gerçek nedensel rolleri, bağımsız deneylerle doğrulanmadan kesinleşmiş kabul edilemez.<br />
Bu nedenle çalışma astımın “genetik şifresinin tamamen çözüldüğü” anlamına gelmiyor.<br />
Yeni harita, yeni hedefler gösterebilir<br />
Astım genetiğinde son yıllarda çok sayıda genetik bölge tanımlandı. Farklı kökenlerden insanları içeren büyük genom araştırmaları da hastalığın genetik yapısının oldukça karmaşık olduğunu ve araştırmalarda popülasyon çeşitliliğinin önemini gösterdi. [2]<br />
Yeni çalışma bu geniş genetik haritayı daha işlevsel hale getirmeye çalışıyor.<br />
Araştırmanın değeri yalnızca yeni genler bulmasında değil, genetik sinyalleri hücresel mekanizmalarla birbirine bağlamasında yatıyor.<br />
Protein palmitoilasyonunun ve bu süreçte görev alan enzimlerin astım biyolojisindeki rolü bağımsız çalışmalarla doğrulanırsa, gelecekte yeni ilaç hedeflerinin araştırılmasına kapı açabilir.<br />
Ancak bugün için sonuçlar, klinikte kullanılabilecek yeni bir tedaviden çok, astımın nasıl geliştiğini anlamaya yönelik önemli bir araştırma adımı olarak görülmeli.<br />
Kaynaklar<br />
[1] Salamone IM, Tian P, Qi Z, ve ark. Trans-regulatory gene mapping prioritizes disease drivers in asthma. Cell. 2026. DOI: 10.1016/j.cell.2026.07.034<br />
[2] Tsuo K, Zhou W, Wang Y, ve ark. Multi-ancestry meta-analysis of asthma identifies novel associations and highlights the value of increased power and diversity. Cell Genomics. 2022;2(12):100212. DOI: 10.1016/j.xgen.2022.100212</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔬 Bilim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/astim-genetiginde-yeni-adim-hastaligi-yonlendirebilecek-genler-one-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 20:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/astim-genetigi-1200x750-150kb.webp" type="image/jpeg" length="89981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dört Büyükler Avrupa’yı Salladı: İşte Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un Transferleri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dort-buyukler-avrupayi-salladi-iste-galatasaray-fenerbahce-besiktas-ve-trabzonsporun-transferleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dort-buyukler-avrupayi-salladi-iste-galatasaray-fenerbahce-besiktas-ve-trabzonsporun-transferleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de 2026-2027 sezonunun transfer dönemi dünya çapında ses getiren hamlelere sahne oluyor. Galatasaray Lesley Ugochukwu ile orta sahasını güçlendirirken Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor çok sayıda önemli ismi kadrosuna kattı. Ancak transfer masasındaki hareketlilik bitmiş değil. Kulüplerin kadro dengesi, yabancı kontenjanı ve olası ayrılıklar üzerinden yeni hamleler için çalıştığı belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dört Büyüklerde Transfer Yarışı: Süper Lig’in Vitrini Değişti</p>

<p>Türk futbolunda uzun süredir görülmeyen ölçekte bir transfer yazı yaşanıyor.</p>

<p>Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor yalnızca Süper Lig şampiyonluğu için değil, Avrupa kupalarında daha güçlü kadrolarla yer alabilmek için de önemli bir yeniden yapılanmaya gitti.</p>

<p>Ortaya çıkan tablo, transfer yarışının artık yalnızca birkaç yıldız oyuncu üzerinden yürütülmediğini gösteriyor. Kaleciden stopere, merkez orta sahadan kanatlara ve santrfora kadar kadroların omurgası değişiyor.</p>

<p>Galatasaray: Ugochukwu ile merkeze fizik güç</p>

<p>Galatasaray’ın şu ana kadarki dikkat çeken yeni transferi Lesley Ugochukwu oldu.</p>

<p>Fransız orta saha oyuncusunun Galatasaray’a katıldığı uluslararası kaynaklarda da yer alırken, 22 yaşındaki futbolcunun özellikle fizik gücü, top kazanma becerisi ve merkezde sağlayacağı dirençle sarı-kırmızılıların orta saha rotasyonuna farklı bir profil kazandırması bekleniyor.</p>

<p>Galatasaray cephesindeki asıl soru ise transfer döneminin bundan sonraki bölümünde ortaya çıkacak.</p>

<p>Sarı-kırmızılıların mevcut kadro kalitesi düşünüldüğünde yönetimin sayıdan çok doğrudan ilk 11 seviyesini yukarı taşıyabilecek fırsatlara yönelmesi şaşırtıcı olmayacak. Özellikle olası oyuncu satışları, transfer stratejisinin yönünü değiştirebilir.</p>

<p>Fenerbahçe’den ağır toplar</p>

<p>Fenerbahçe ise transfer döneminin en dikkat çekici kadro operasyonlarından birine imza attı.</p>

<p>Sarı-lacivertlilerin kadrosuna kattığı isimler arasında:</p>

<p>Romelu Lukaku<br />
Vedat Muriqi<br />
Nathan Aké<br />
Mason Greenwood</p>

<p>yer alıyor.</p>

<p>Özellikle Lukaku transferi Avrupa basınında da geniş yankı buldu. Son günlerde yayımlanan haberlerde Fenerbahçe ile Napoli arasında transfer konusunda anlaşmaya varıldığı aktarılırken, Lukaku’nun gelişi sarı-lacivertlilerin hücum hattındaki rekabeti bambaşka bir seviyeye taşıyor.</p>

<p>Nathan Aké hamlesi savunmada üst düzey tecrübe anlamına gelirken Mason Greenwood hücumun farklı bölgelerinde kullanılabilecek önemli bir seçenek oluşturuyor. Vedat Muriqi ise Süper Lig’i yakından tanıması ve ceza sahasındaki etkinliğiyle farklı bir santrfor alternatifi sunuyor.</p>

<p>Fenerbahçe’nin bundan sonraki transfer politikasında ise kadroya oyuncu eklemek kadar mevcut yıldızların rol dağılımını belirlemek önem kazanacak.</p>

<p>Beşiktaş bombayı Vlahovic ile patlattı</p>

<p>Beşiktaş transfer döneminin en iddialı takımlarından biri oldu.</p>

<p>Siyah-beyazlıların yeni isimleri arasında:</p>

<p>Dusan Vlahovic<br />
Kassoum Ouattara<br />
Doğan Alemdar<br />
Leandro Trossard<br />
Alexander Nübel<br />
Salih Özcan</p>

<p>bulunuyor.</p>

<p>Listenin zirvesinde kuşkusuz Dusan Vlahovic var.</p>

<p>Beşiktaş’ın Sırp santrforla anlaşmaya vardığı ve oyuncunun bugün İstanbul’a gelmesinin beklendiği bildirildi. Böylece siyah-beyazlılar hücum hattına Avrupa futbolunun en tanınmış santrforlarından birini eklemiş oldu.</p>

<p>Trossard hücum hattında teknik kapasite ve çok yönlülük, Salih Özcan orta sahada mücadele gücü, Nübel ile Doğan Alemdar ise kalede ciddi bir rekabet anlamına geliyor.</p>

<p>Beşiktaş’ın transfer planlamasındaki dikkat çekici nokta yalnızca isimlerin büyüklüğü değil. Siyah-beyazlı yönetim kadronun farklı bölgelerini aynı pencere içerisinde değiştiren daha geniş kapsamlı bir operasyona yönelmiş durumda.</p>

<p>Trabzonspor transfer döneminin en büyük operasyonlarından birini yaptı</p>

<p>Transfer yazının en şaşırtıcı tablosu ise Trabzon’da ortaya çıktı.</p>

<p>Trabzonspor’un kadrosuna kattığı isimler arasında:</p>

<p>Mohamed Salah<br />
Ernest Muçi<br />
Noah Saviolo<br />
Sidny Lopes Cabral<br />
Melih Kabasakal<br />
Rene Mitongo<br />
Ruslan Malinovskyi<br />
Samet Akaydin<br />
Thierry Karadeniz<br />
Andre Onana<br />
Aral Şimşir<br />
Cenk Özkacar<br />
Metehan Mimaroğlu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>yer alıyor.</p>

<p>Bu listenin başındaki Mohamed Salah transferi tek başına Türk futbolunun uluslararası görünürlüğünü değiştirebilecek büyüklükte.</p>

<p>Salah’ın Liverpool sonrasında Trabzonspor’a geçtiği uluslararası transfer veri kaynaklarında ve yabancı basında da yer aldı. Karadeniz temsilcisinin bu hamlesi, yalnızca sportif açıdan değil kulübün küresel marka değeri açısından da transfer döneminin en büyük dosyalarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Ancak Trabzonspor’un operasyonunu yalnızca Salah üzerinden değerlendirmek eksik kalır.</p>

<p>Ernest Muçi, Aral Şimşir, Sidny Lopes Cabral, Cenk Özkacar, Samet Akaydin ve Ruslan Malinovskyi gibi isimler kadronun farklı bölgelerinde seçenekleri artırıyor. Andre Onana hamlesi de kaleci rotasyonunda çok önemli bir değişime işaret ediyor.</p>

<p>Trabzonspor böylece tek bir yıldız transferinden ziyade kadronun neredeyse tamamına yayılan geniş kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirmiş durumda.</p>

<p>Asıl transfer savaşı şimdi başlayabilir</p>

<p>Dört büyük kulübün yaptığı hamlelere bakıldığında transfer döneminin önemli bölümü tamamlanmış görünse de kulislerde asıl hareketliliğin kadrolardaki ayrılıklar sonrasında yaşanabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Burada kritik başlık denge olacak.</p>

<p>Çünkü büyük isimleri kadroya katmak transfer operasyonunun yalnızca ilk aşaması. Teknik direktörlerin ellerindeki geniş kadroları nasıl yönetecekleri, hangi futbolcuların ilk 11’de oynayacağı ve yüksek maliyetli oyuncular arasındaki forma rekabetinin nasıl yönetileceği sezonun kaderini belirleyebilir.</p>

<p>Özellikle Avrupa kupalarında ilerlemeyi hedefleyen takımlar açısından geniş kadro önemli bir avantaj sağlıyor. Buna karşılık aynı pozisyonda fazla sayıda üst düzey oyuncunun bulunması yeni ayrılıkların kapısını da açabilir.</p>

<p>Kulislerde üç kritik alan</p>

<p>Transfer döneminin kalan bölümünde dört büyük kulüp açısından üç başlık öne çıkıyor:</p>

<p>Fırsat transferleri: Avrupa’nın büyük liglerinde kadro dışında kalan yıldızlar için transfer döneminin son haftaları yeni fırsatlar doğurabilir.</p>

<p>Ayrılıklar: Yeni transferlerin ardından forma şansı azalan oyuncular için kiralama veya bonservisli ayrılık seçenekleri gündeme gelebilir.</p>

<p>Avrupa planlaması: Kulüplerin yalnızca Süper Lig’i değil, Avrupa kupalarının yoğun maç takvimini düşünerek iki farklı 11’e yaklaşabilecek derinlikte kadrolar kurmak istediği görülüyor.</p>

<p>Bu nedenle şu ana kadar açıklanan yıldızlar transfer döneminin finali olmayabilir.</p>

<p>Son günler yeni bir sürprize gebe.</p>

<p>Süper Lig’in marka değeri için tarihi fırsat</p>

<p>Lukaku, Salah, Vlahovic, Aké, Greenwood ve Trossard gibi uluslararası çapta tanınan oyuncuların aynı dönemde Türkiye’de forma giyecek olması Süper Lig açısından yalnızca sportif bir gelişme değil.</p>

<p>Yayın haklarından uluslararası medya görünürlüğüne, forma satışlarından sponsorluklara kadar geniş bir ekonomik alanı etkileyebilecek yeni bir vitrin oluşuyor.</p>

<p>Şimdi sıra sahada.</p>

<p>Transfer masasındaki yıldız savaşının gerçek kazananını isimlerin büyüklüğü değil, sezon sonunda ortaya çıkacak futbol belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dort-buyukler-avrupayi-salladi-iste-galatasaray-fenerbahce-besiktas-ve-trabzonsporun-transferleri</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7979.jpeg" type="image/jpeg" length="84874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’tan dünya çapında transfer: Dusan Vlahovic için resmi açıklama]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktastan-dunya-capinda-transfer-dusan-vlahovic-icin-resmi-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktastan-dunya-capinda-transfer-dusan-vlahovic-icin-resmi-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, dünya futbolunun önemli santrforları arasında gösterilen Sırp golcü Dusan Vlahovic’in transferi için resmi adımı attı. Siyah-beyazlı kulüp, 26 yaşındaki futbolcuyla transfer görüşmelerine başlandığını kamuoyuna duyurdu. Vlahovic’in İstanbul’a gelerek transfer sürecini tamamlaması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş’tan dünya çapında transfer: Dusan Vlahovic için resmi açıklama</p>

<p>Beşiktaş, uzun süredir gündeminde bulunan Dusan Vlahovic transferinde mutlu sona çok yaklaştı.</p>

<p>Siyah-beyazlı kulüp, Sırp santrforun transferi konusunda resmi açıklama yaparak görüşmelere başlandığını bildirdi.</p>

<p>Beşiktaş Futbol A.Ş. tarafından yapılan açıklamayla birlikte transfer süreci resmiyet kazanırken, 26 yaşındaki yıldız futbolcunun İstanbul’a gelerek işlemlerini tamamlaması bekleniyor.</p>

<p>Beşiktaş resmen duyurdu</p>

<p>Beşiktaş’ın yaptığı resmi bildirimde, profesyonel futbolcu Dusan Vlahovic’in transferi konusunda görüşmelere başlandığı açıklandı.</p>

<p>Böylece son günlerde Avrupa ve Türk spor basınında geniş yer bulan transfer iddialarında kulüpten ilk resmi doğrulama gelmiş oldu.</p>

<p>Transferin sözleşme ve tescil işlemlerinin tamamlanmasının ardından Beşiktaş’ın Vlahovic için kapsamlı bir açıklama yapması bekleniyor.</p>

<p>3 yıllık anlaşma iddiası</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Spor basınında yer alan bilgilere göre Beşiktaş ile Vlahovic arasında 3 yıllık sözleşme konusunda anlaşmaya varıldı.</p>

<p>Ancak sözleşmenin süresi, ücret ve diğer mali ayrıntılar konusunda Beşiktaş’ın nihai resmi açıklaması esas alınacak.</p>

<p>Serie A’da dikkatleri üzerine çekti</p>

<p>28 Ocak 2000 tarihinde Belgrad’da dünyaya gelen Dusan Vlahovic, Avrupa futbolunda özellikle Fiorentina formasıyla gösterdiği performansla adından söz ettirdi.</p>

<p>Partizan altyapısından yetişen Sırp golcü, 2018 yılında Fiorentina’ya transfer oldu. İtalya’da yükselişe geçen Vlahovic, 2020-21 sezonunda Serie A’da attığı 21 golle ligin en dikkat çekici genç forvetlerinden biri haline geldi.</p>

<p>Bu performansının ardından Juventus, Ocak 2022’de Vlahovic’i kadrosuna kattı.</p>

<p>Juventus kariyerinde 60’ın üzerinde gol</p>

<p>Vlahovic, Juventus formasıyla tüm kulvarlarda 160’ın üzerinde karşılaşmaya çıkarken 60’ın üzerinde gol kaydetti.</p>

<p>1.90 metre boyundaki Sırp santrfor; fizik gücü, sol ayağı, hava toplarındaki etkinliği ve ceza sahası içindeki bitiriciliğiyle tanınıyor.</p>

<p>Vlahovic aynı zamanda uzun yıllardır Sırbistan Milli Takımı’nın hücum hattındaki önemli isimleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Beşiktaş hücum hattına büyük takviye</p>

<p>Vlahovic transferinin tamamlanması halinde Beşiktaş, yalnızca Süper Lig için değil Avrupa kupaları hedefi açısından da önemli bir hücum oyuncusunu kadrosuna katmış olacak.</p>

<p>Henüz 26 yaşında olan Sırp golcünün Avrupa’nın üst düzey liglerindeki tecrübesi, transferi siyah-beyazlıların yaz dönemindeki en dikkat çekici hamlelerinden biri haline getiriyor.</p>

<p>Beşiktaş cephesinde artık gözler transferin tamamlanmasının ardından yapılacak nihai açıklamaya çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktastan-dunya-capinda-transfer-dusan-vlahovic-icin-resmi-aciklama</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7976.jpeg" type="image/jpeg" length="36098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Napoli ile Anlaşma Sağlandı: Romelu Lukaku’nun Yeni Adresi Fenerbahçe]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/napoli-ile-anlasma-saglandi-romelu-lukakunun-yeni-adresi-fenerbahce</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/napoli-ile-anlasma-saglandi-romelu-lukakunun-yeni-adresi-fenerbahce" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, dünyaca ünlü Belçikalı golcü Romelu Lukaku transferinde sona geldi. İtalyan basınına göre sarı-lacivertliler Napoli ile 6 milyon euro garanti ücret ve bonuslar karşılığında anlaşmaya vardı. 33 yaşındaki yıldızın sağlık kontrollerinin ardından İstanbul’a gelerek transfer sürecini tamamlaması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe’den ses getiren Lukaku hamlesi</p>

<p>Fenerbahçe, hücum hattına dünya futbolunun en tanınmış golcülerinden birini katmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Sarı-lacivertlilerin bir süredir transferi için görüşmeler yürüttüğü Romelu Lukaku konusunda Napoli ile anlaşmaya vardığı bildirildi.</p>

<p>İtalya’dan gelen son bilgiler, transfer görüşmelerinin artık son aşamaya ulaştığını gösteriyor.</p>

<p>La Gazzetta dello Sport ve Football Italia’nın aktardığı bilgilere göre Fenerbahçe ile Napoli, Belçikalı santrforun bonservisi konusunda el sıkıştı.</p>

<p>Bonservis bedeli belli oldu</p>

<p>İtalyan kaynaklarına göre Fenerbahçe, Lukaku için Napoli’ye 6 milyon euro garanti bonservis bedeli ödeyecek.</p>

<p>Bonusların devreye girmesi halinde transfer paketinin yaklaşık 9 milyon euroya ulaşabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Transferin Napoli açısından bir başka dikkat çekici yönü ise Chelsea’nin Lukaku’nun sonraki satışından pay alma hakkının bulunması. İtalyan basını, Napoli’nin elde edeceği bonservis gelirinin bir bölümünü Chelsea ile paylaşacağını bildiriyor.</p>

<p>Sağlık kontrolleri gündemde</p>

<p>Lukaku’nun Fenerbahçe transferi öncesinde kapsamlı sağlık kontrollerinden geçirilmesinin planlandığı belirtildi.</p>

<p>Football Italia’nın 12 Ağustos tarihli son haberine göre Fenerbahçe, Belçikalı golcünün İstanbul’a gelişi için özel uçak hazırladı.</p>

<p>Bu gelişme, transfer operasyonunun artık imza aşamasına yaklaştığını gösteren en güçlü işaretlerden biri oldu.</p>

<p>Sözleşme konusunda farklı bilgiler var</p>

<p>Lukaku’nun Fenerbahçe ile yapacağı sözleşmenin süresi konusunda kaynaklarda farklı bilgiler bulunuyor.</p>

<p>Bazı haberlerde 1+1 yıllık sözleşme üzerinde anlaşmaya varıldığı belirtilirken, İtalyan kaynaklarında iki yıllık kontrat bilgisi de yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle sözleşmenin kesin süresi ve mali şartlarının Fenerbahçe tarafından yapılacak resmi açıklamayla netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>“Fenerbahçe açıkladı” iddiasına dikkat</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyada kısa sürede yayılan bazı paylaşımlarda Fenerbahçe’nin Lukaku ile 1+1 yıllık sözleşme imzalandığını resmen duyurduğu öne sürüldü.</p>

<p>Ancak yapılan kontrollerde transferin tamamlanmak üzere olduğuna ilişkin çok sayıda güçlü kaynak bulunmasına rağmen, Fenerbahçe’nin sözleşmenin imzalandığını duyurduğu resmi açıklama teyit edilemedi.</p>

<p>Bu nedenle transferi şu aşamada “Fenerbahçe resmen açıkladı” şeklinde duyurmak yerine, “Fenerbahçe Lukaku transferinde sona geldi” ifadesini kullanmak daha doğru görünüyor.</p>

<p>Napoli ile anlaşma güçlü kaynaklarda doğrulandı</p>

<p>Transferde en önemli nokta ise Napoli ile anlaşmanın sağlanmış olması.</p>

<p>İtalyan futbolunun önde gelen yayın organlarından La Gazzetta dello Sport, Lukaku’nun Fenerbahçe’ye transfer olmaya hazır olduğunu ve Napoli’nin 6 milyon euro artı bonuslar karşılığında oyuncunun ayrılığına onay verdiğini bildirdi.</p>

<p>Football Italia da kulüpler arasındaki anlaşmayı doğrularken transfer paketinin bonuslarla birlikte yaklaşık 9 milyon euro seviyesine çıkabileceğini aktardı.</p>

<p>Lukaku’nun sağlık kontrollerinin ardından İstanbul’a hareket etmesi bekleniyor.</p>

<p>Avrupa’nın devlerinde oynadı</p>

<p>13 Mayıs 1993 doğumlu olan 33 yaşındaki Romelu Lukaku, Avrupa futbolunun son 15 yılına damga vuran santrforlardan biri.</p>

<p>Profesyonel kariyerine Anderlecht’te başlayan Belçikalı yıldız daha sonra Chelsea, West Bromwich Albion, Everton, Manchester United, Inter, Roma ve Napoli formalarını giydi.</p>

<p>Özellikle Inter dönemindeki performansıyla İtalya’da büyük başarı yakalayan Lukaku, 2024 yılında Chelsea’den Napoli’ye transfer olmuştu.</p>

<p>Belçika Milli Takımı’nın da tarihindeki en önemli golcülerinden biri olan Lukaku, fizik gücü, ceza sahasındaki etkinliği ve bitiriciliğiyle tanınıyor.</p>

<p>Gözler resmi açıklamada</p>

<p>Napoli ile bonservis konusunda anlaşılması ve Lukaku’nun Fenerbahçe’ye gelmeyi kabul etmesinin ardından transferde artık son prosedürlerin tamamlanması bekleniyor.</p>

<p>Sağlık kontrolleri, İstanbul’a geliş ve sözleşmenin imzalanmasının ardından Fenerbahçe’nin transferi kamuoyuna duyurması bekleniyor.</p>

<p>Sarı-lacivertli taraftarların gözü şimdi İstanbul’a çevrildi.</p>

<p>Romelu Lukaku transferinin tamamlanması halinde Fenerbahçe, Avrupa futbolunun en tanınmış santrforlarından birini kadrosuna katmış olacak.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>La Gazzetta dello Sport</li>
 <li>Football Italia</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/napoli-ile-anlasma-saglandi-romelu-lukakunun-yeni-adresi-fenerbahce</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7975.jpeg" type="image/jpeg" length="54291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalça ve Dizlerinizi Yıllarca Korumak İçin: Yaş Aldıkça Önem Kazanan 10 Alışkanlık]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kalca-ve-dizlerinizi-yillarca-korumak-icin-yas-aldikca-onem-kazanan-10-aliskanlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kalca-ve-dizlerinizi-yillarca-korumak-icin-yas-aldikca-onem-kazanan-10-aliskanlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eklem sağlığını korumak yalnızca ağrı başladığında önlem almak demek değil. Düzenli hareketten kas gücüne, kilodan uykuya kadar günlük alışkanlıklar ilerleyen yaşlarda hareket kabiliyetini etkileyebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sabah yataktan kalktığınızda dizlerin ilk birkaç adımda biraz tutuk olması, uzun süre oturduktan sonra doğrulurken zorlanmak ya da merdiven çıkarken eskisine göre daha fazla efor harcamak…</p>

<p>Yaş ilerledikçe kas-iskelet sisteminde değişiklikler ortaya çıkabiliyor. Ancak diz, kalça, omuz ve diğer eklemlerde yaşanan her sorunu “yaşlanmanın doğal sonucu” olarak kabul etmek doğru değil.</p>

<p>Eklem sağlığı yalnızca kıkırdaktan ibaret değil. Kaslar, kemikler, bağlar, tendonlar ve eklemin hareketini sağlayan diğer yapılar birlikte çalışan bir sistem oluşturuyor. Bu nedenle eklemleri korumanın yolu da tek bir besinden, takviyeden veya egzersizden geçmiyor.</p>

<p>Bilimsel rehberler özellikle düzenli fiziksel aktiviteyi, kasların korunmasını ve gerektiğinde kilo yönetimini öne çıkarıyor. Beslenme, uyku ve günlük hareket alışkanlıkları ise bu temeli tamamlıyor.</p>

<p>İşte yaş aldıkça hareket kabiliyetini korumaya yardımcı olabilecek 10 önemli alışkanlık.</p>

<p>1. Her gün hareket edin: Eklemler hareketsizliği sevmiyor</p>

<p>Eklem sağlığı için yapılabilecek en basit şeylerden biri yürümek.</p>

<p>Hareket, eklemlerin normal işlevinin sürdürülmesine yardımcı olurken çevresindeki kasların da aktif kalmasını sağlar. Düzenli fiziksel aktivite dengeyi, dayanıklılığı ve günlük hareket kapasitesini destekler.</p>

<p>Özellikle diz ve kalça osteoartritinde, yani halk arasında sıklıkla “kireçlenme” olarak adlandırılan durumda, uygun egzersiz temel yaklaşımlar arasında kabul ediliyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü yetişkinlere haftada 150-300 dakika orta şiddette aerobik aktivite öneriyor.</p>

<p>Ancak bu rakam hareketsiz bir insan için başlangıç çizgisi olmak zorunda değil.</p>

<p>Günde kısa yürüyüşlerle başlayıp süreyi kademeli artırmak da değerlidir. Asıl hedef bir gün çok yürüyüp sonraki günleri koltukta geçirmek değil, hareketi hayatın düzenli bir parçası haline getirmektir.</p>

<p>2. Kaslarınızı koruyun: Eklemin görünmeyen destek sistemi</p>

<p>Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kas gücü azalabilir. Bu süreç ileri düzeye ulaştığında günlük hareketleri, dengeyi ve bağımsız yaşamı bile etkileyebilir.</p>

<p>Kasların güçlü olması eklemlerin çevresindeki mekanik desteği artırır.</p>

<p>Özellikle uyluğun ön bölümündeki kaslar dizin, kalça çevresindeki kaslar ise alt vücudun hareket kontrolünde önemli rol oynar.</p>

<p>Bu nedenle kuvvet egzersizleri yalnızca vücut geliştirmek isteyenlere ait değildir.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü yetişkinlerin büyük kas gruplarını çalıştıran kuvvet egzersizlerini haftada en az iki gün yapmasını öneriyor.</p>

<p>Bunun için mutlaka ağır halterler gerekmez. Vücut ağırlığı, direnç bantları veya kişinin kapasitesine uygun ağırlıklar kullanılabilir.</p>

<p>Önemli olan yükü kontrollü ve kademeli artırmaktır.</p>

<p>3. Fazla kiloyu yalnızca tartı meselesi olarak görmeyin</p>

<p>Vücut ağırlığı özellikle diz ve kalça gibi yük taşıyan eklemler açısından önemlidir.</p>

<p>Fazla kilo yürürken, merdiven çıkarken ve günlük hareketlerde bu eklemlerin taşıdığı mekanik yükü artırabilir. Obezite aynı zamanda diz osteoartriti için önemli risk faktörlerinden biridir.</p>

<p>Bu nedenle fazla kilolu veya obez kişilerde kilo yönetimi birçok osteoartrit rehberinde temel yaklaşımlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Burada amaç kısa sürede mümkün olduğunca fazla kilo vermek değildir.</p>

<p>Özellikle ileri yaşlarda hızlı kilo kaybı sırasında kas dokusunun korunması önemlidir. Bu nedenle yeterli beslenme, uygun protein alımı ve direnç egzersizi kilo yönetiminin önemli parçalarıdır.</p>

<p>Kilo verirken kası da kaybetmek, tartıda iyi görünen ancak hareket sistemi açısından istenmeyen bir sonuç doğurabilir.</p>

<p>4. Proteini ihmal etmeyin: Eklem kadar kası da düşünün</p>

<p>Eklem sağlığı konuşulurken bütün dikkat kıkırdağa yöneliyor. Oysa yaş ilerledikçe kas dokusunu korumak da hareket kabiliyeti açısından kritik hale geliyor.</p>

<p>Protein, kas dokusunun yapımı ve korunması için gerekli temel besin öğelerinden biridir.</p>

<p>Yumurta, süt ve yoğurt gibi süt ürünleri, balık, tavuk, et, mercimek, nohut, kuru fasulye ve diğer protein kaynakları dengeli beslenmenin parçaları olabilir.</p>

<p>Burada “ne kadar çok protein, o kadar güçlü eklem” gibi bir denklem yoktur.</p>

<p>İhtiyaç kişinin yaşına, kilosuna, fiziksel aktivitesine ve sağlık durumuna göre değişebilir. Özellikle böbrek hastalığı gibi bazı durumlarda protein miktarının kişiye özel değerlendirilmesi gerekebilir.</p>

<p>Asıl hedef, yaş ilerlerken yeterli beslenme ile kuvvet egzersizini birlikte düşünmektir.</p>

<p>5. Omega-3 faydalı olabilir ama eklem ilacı değildir</p>

<p>Somon, sardalya ve uskumru gibi yağlı balıklar omega-3 yağ asitlerinin önemli kaynaklarıdır. Ceviz, chia ve keten tohumu da bitkisel omega-3 sağlar.</p>

<p>Omega-3 yağ asitları inflamasyonla ilişkili biyolojik süreçlerdeki rolleri nedeniyle eklem hastalıklarında uzun süredir araştırılıyor.</p>

<p>Osteoartritli kişiler üzerinde yapılan araştırmaların bir bölümünde ağrı ve eklem fonksiyonunda mütevazı iyileşmeler bildirilmiş olsa da sonuçlar tamamen tutarlı değil.</p>

<p>Bu nedenle omega-3 için “kıkırdağı yeniler” veya “eklem ağrısını geçirir” demek doğru olmaz.</p>

<p>Daha sağlam yaklaşım, omega-3 içeren besinleri genel olarak sağlıklı beslenmenin parçalarından biri olarak görmektir.</p>

<p>Takviyeler ise ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan kişiler dahil bazı gruplarda yüksek doz takviyeler gelişigüzel kullanılmamalıdır.</p>

<p>6. Tabağınızı renklendirin ama mucize meyve aramayın</p>

<p>Çilek, yaban mersini, böğürtlen ve ahududu gibi renkli meyveler çeşitli polifenoller ve antosiyaninler içerir.</p>

<p>Bu maddeler antioksidan özellikleri ve inflamasyonla ilişkili biyolojik mekanizmalardaki rolleri nedeniyle araştırılıyor.</p>

<p>Diz osteoartriti bulunan kişilerde yaban mersini tüketimini inceleyen küçük klinik araştırmalarda bazı olumlu sonuçlar bildirilmiş olsa da kanıtlar tek bir besini eklem hastalıklarının tedavisi olarak önermek için yeterli değil.</p>

<p>Buradaki önemli nokta tek bir “süper besin” bulmak değil.</p>

<p>Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, balık, sağlıklı yağ kaynakları ve yeterli protein içeren dengeli bir beslenme düzeni genel sağlık açısından daha anlamlıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir avuç yaban mersini faydalı bir besin olabilir, fakat aşınmış kıkırdağı yeniden inşa eden bir ilaç değildir.</p>

<p>7. Susuz kalmayın ama suyu eklem tedavisine dönüştürmeyin</p>

<p>Kıkırdak dokusunun önemli bir bölümünü su oluşturur. Buradan hareketle sosyal medyada sık sık “çok su içmek eklemleri yağlar” veya “kıkırdağı yeniler” gibi iddialar ortaya çıkıyor.</p>

<p>Bu ifadeler bilimsel gerçeği fazla basitleştiriyor.</p>

<p>Yeterli sıvı almak vücudun normal işleyişi açısından gereklidir. Ancak normal ihtiyacın üzerinde su içmenin osteoartriti önlediğini veya hasarlı kıkırdağı onardığını gösteren güçlü klinik kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle hedef susuz kalmamak olmalı, litre yarışına girmek değil.</p>

<p>Üstelik herkesin sıvı ihtiyacı aynı değildir. Yaş, aktivite, hava sıcaklığı, beslenme, kullanılan ilaçlar ve hastalıklar ihtiyacı değiştirebilir.</p>

<p>Kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler için gelişigüzel “daha fazla su için” önerisi uygun olmayabilir.</p>

<p>8. D vitamini ve kemik sağlığını eklem sağlığıyla karıştırmayın</p>

<p>D vitamini kemik ve kas sağlığı açısından önemlidir.</p>

<p>Ancak burada sık yapılan bir hata var: D vitamini kemikler için gerekli olduğundan, fazladan D vitamini almanın eklem kıkırdağını koruyacağı veya osteoartriti tedavi edeceği düşünülüyor.</p>

<p>Bu doğru değil.</p>

<p>D vitamini eksikliği bulunan kişilerde eksikliğin uygun şekilde giderilmesi önemlidir. Fakat D vitamini takviyesini doğrudan “kireçlenme tedavisi” olarak görmek için yeterli kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Benzer şekilde kalsiyum da kemik sağlığında önemli olsa da eklem kıkırdağını yenileyen bir madde değildir.</p>

<p>Kemik sağlığı ile eklem sağlığı birbirine yakın komşulardır, fakat aynı ev değildir.</p>

<p>9. Uzun süre aynı pozisyonda kalmayın</p>

<p>Egzersiz yapmak kadar günün geri kalanını nasıl geçirdiğimiz de önemli.</p>

<p>Sabah yarım saat yürüyüp günün geri kalanında saatlerce hiç kalkmadan oturmak ideal bir hareket düzeni değildir.</p>

<p>Uzun süre aynı pozisyonda kalmak özellikle eklem sertliği yaşayan kişilerde rahatsızlığı artırabilir.</p>

<p>Masa başında çalışanların gün içine kısa hareket molaları eklemesi, ayağa kalkması, birkaç dakika yürümesi ve pozisyon değiştirmesi yararlı bir alışkanlık olabilir.</p>

<p>Burada amaç her yarım saatte bir spor yapmak değil.</p>

<p>Vücudu saatler boyunca tek pozisyona kilitlememek yeterli bir başlangıçtır.</p>

<p>10. Denge ve hareket açıklığını unutmayın</p>

<p>Yaş ilerledikçe yalnızca kas gücü değil, denge ve koordinasyon da önem kazanıyor.</p>

<p>Özellikle ileri yaşlarda denge çalışmaları düşme riskini azaltmaya yönelik fiziksel aktivite programlarının önemli parçalarından biridir.</p>

<p>Tai chi, yoga veya kişinin fiziksel durumuna uygun denge egzersizleri bu amaçla kullanılabilir.</p>

<p>Esneklik ve hareket açıklığı çalışmaları da günlük hareketlerin rahat yapılmasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Ancak ağrılı bir eklemi zorlayarak mümkün olan en geniş açıya getirmeye çalışmak doğru değildir. “Ne kadar esnersem o kadar sağlıklıyım” düşüncesi de her kişi için geçerli değildir.</p>

<p>Hedef, ağrısız ve işlevsel hareket kapasitesini korumaktır.</p>

<p>Uyku da hareket sisteminin sessiz ortaklarından biri</p>

<p>Eklem sağlığında uyku genellikle listenin dışında kalır.</p>

<p>Oysa kronik ağrı ile uyku arasında çift yönlü bir ilişki bulunuyor. Ağrı uykuyu bozabilir, yetersiz veya kalitesiz uyku da ağrının daha yoğun algılanmasıyla ilişkili olabilir.</p>

<p>Bu nedenle eklem ağrısı yaşayan birinin yalnızca dizine veya kalçasına değil, uyku düzenine de bakmak gerekebilir.</p>

<p>Düzenli uyku saatleri, yeterli uyku süresi ve uyku bozukluklarının değerlendirilmesi genel sağlık açısından önem taşır.</p>

<p>Özellikle uzun süren ağrıya ciddi uyku bozukluğu eşlik ediyorsa iki sorun birbirinden bağımsız düşünülmemelidir.</p>

<p>Sigara yalnızca akciğerleri ilgilendirmiyor</p>

<p>Sigaranın zararları çoğunlukla kanser, kalp ve akciğer hastalıkları üzerinden anlatılıyor.</p>

<p>Oysa tütün kullanımı kemik ve kas-iskelet sistemi açısından da önem taşıyor. Sigara kemik sağlığı, kırık iyileşmesi ve cerrahi sonrası iyileşme süreçleri açısından olumsuz sonuçlarla ilişkilendirilmiştir.</p>

<p>Bu nedenle sigaradan uzak durmak yalnızca kalp ve akciğerler için değil, sağlıklı yaşlanmanın bütünü açısından önemlidir.</p>

<p>Eski sakatlıkları küçümsemeyin</p>

<p>Genç yaşta geçirilen ciddi diz yaralanmaları yıllar sonra unutulabilir, fakat eklem her zaman unutmaz.</p>

<p>Özellikle ön çapraz bağ ve menisküs gibi diz yapılarındaki ciddi yaralanmalar ilerleyen yıllarda osteoartrit riskinin artmasıyla ilişkilidir.</p>

<p>Bu nedenle spor sırasında yaralanmaları önlemek, yaralanma sonrasında uygun rehabilitasyonu tamamlamak ve hareket kontrolünü yeniden kazanmak uzun vadeli eklem sağlığının parçalarıdır.</p>

<p>“Nasıl olsa ağrım geçti” diyerek rehabilitasyonu yarıda bırakmak her zaman iyi bir fikir olmayabilir.</p>

<p>Ayakkabı önemli ama pahalı olması gerekmiyor</p>

<p>Eklem ağrısı yaşayan kişiler için internette “ortopedik”, “eklem dostu” veya “diz koruyucu” adı altında çok sayıda ürün satılıyor.</p>

<p>Ayakkabının rahat, ayağa uygun ve yapılan aktiviteye elverişli olması önemlidir. Ancak pahalı bir ayakkabının veya özel tabanlığın herkesin diz ağrısını ortadan kaldıracağı düşüncesi doğru değildir.</p>

<p>Bazı kişiler belirli ayakkabı veya ortezlerden yarar görebilirken herkes için tek bir doğru model bulunmaz.</p>

<p>Özellikle ayak yapısında belirgin sorun, yürüme bozukluğu veya sürekli ağrı varsa kişiye özel değerlendirme daha anlamlıdır.</p>

<p>Eklemden ses gelmesi kireçlenme anlamına mı geliyor?</p>

<p>Dizden çıtırtı, tıkırtı veya başka sesler gelmesi oldukça yaygındır.</p>

<p>Tek başına ses duyulması mutlaka eklemin hasar gördüğü anlamına gelmez.</p>

<p>Daha önemli olan sese ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı, kilitlenme veya eklemin boşalacakmış gibi olması gibi belirtilerin eşlik edip etmediğidir.</p>

<p>Ağrısız bir çıtırtıyla, günlük hayatı engelleyen ağrılı ve şiş bir diz aynı şey değildir.</p>

<p>Ağrı varken egzersiz yapılır mı?</p>

<p>Bu sorunun tek kelimelik cevabı yok.</p>

<p>Osteoartrit dahil birçok kas-iskelet sistemi probleminde uygun egzersiz tedavinin önemli bir parçasıdır. Ancak egzersizin türü, şiddeti ve ilerleme hızı kişinin durumuna göre değişir.</p>

<p>Hafif bir rahatsızlık ile egzersiz sırasında ortaya çıkan keskin ve giderek artan ağrıyı birbirinden ayırmak gerekir.</p>

<p>Yeni başlayan ciddi ağrı, belirgin şişlik, yakın zamanda geçirilmiş travma veya eklemin işlevinde ani değişiklik varsa “hareket iyidir” diyerek zorlamaya devam etmek yerine nedenin değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Eklem takviyeleri gerçekten gerekli mi?</p>

<p>Glukozamin, kondroitin, kolajen ve çeşitli bitkisel ürünler eklem sağlığı için yaygın biçimde pazarlanıyor.</p>

<p>Burada bilimsel kanıtlar ürün ve kullanım amacı açısından değişkenlik gösteriyor.</p>

<p>Bazı çalışmalarda belirli ürünlerle ağrıda küçük iyileşmeler bildirilirken, diğer araştırmalarda anlamlı yarar gösterilememiştir. Üstelik piyasadaki ürünlerin içerikleri ve dozları da birbirinden farklı olabilir.</p>

<p>Bu nedenle “eklem takviyesi kullanırsanız kıkırdak yeniden oluşur” şeklindeki vaatlere temkinli yaklaşmak gerekir.</p>

<p>Takviyeler düzenli egzersizin, kilo yönetiminin veya gerekli tıbbi tedavinin yerine geçmez.</p>

<p>“Yaşlandım, dizlerimin ağrıması normal” demeyin</p>

<p>Yaş ilerledikçe osteoartrit görülme olasılığı artar. Ancak her eklem ağrısını yaşlanmaya bağlamak önemli sorunların gözden kaçmasına neden olabilir.</p>

<p>Eklem ağrısı osteoartrit dışında yaralanmalar, tendon sorunları, romatizmal hastalıklar, kristal artritleri ve daha nadiren enfeksiyonlar gibi farklı nedenlerden kaynaklanabilir.</p>

<p>Özellikle eklemde ani ve şiddetli ağrı, belirgin şişme, kızarıklık veya sıcaklık artışı; ateşle birlikte eklem ağrısı; ciddi travma sonrası üzerine basamama ya da eklem şeklinde belirgin değişiklik varsa gecikmeden değerlendirme gerekir.</p>

<p>Haftalar boyunca devam eden, giderek artan veya günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtlayan eklem ağrısı da yalnızca yaşa bağlanmamalıdır.</p>

<p>Eklemler için en güçlü reçete aslında bir yaşam biçimi</p>

<p>Eklem sağlığı söz konusu olduğunda insanın gözü kolayca bir kapsüle, özel bir içeceğe veya “kıkırdak yenileyen” olduğu iddia edilen yiyeceğe çevrilebiliyor.</p>

<p>Bilimsel tablo ise daha az gösterişli ama daha güçlü bir yere işaret ediyor.</p>

<p>Düzenli hareket etmek, kasları korumak, fazla kiloyu yönetmek, dengeli beslenmek, yeterli sıvı almak, uzun süre hareketsiz kalmamak, dengeyi geliştirmek, sigaradan uzak durmak ve yaralanmaları önemsemek…</p>

<p>Bunların hiçbiri bir gecede sonuç vaat etmiyor.</p>

<p>Fakat eklem sağlığı zaten bir gecelik proje değil. Asıl hedef yalnızca bugünkü diz ağrısını düşünmek değil; 60, 70 ve 80’li yaşlarda yürüyebilmek, merdiven çıkabilmek, alışverişini yapabilmek ve günlük hayatı mümkün olduğunca bağımsız sürdürebilmektir.</p>

<p>Yaş almak kaçınılmazdır. Hareketsiz yaş almak ise aynı ölçüde kaçınılmaz değildir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<ol>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü – WHO Guidelines on Physical Activity and Sedentary Behaviour – 2020.</li>
 <li>National Institute for Health and Care Excellence – Osteoarthritis in Over 16s: Diagnosis and Management – NICE Guideline NG226 – 2022.</li>
 <li>American College of Rheumatology – 2019 American College of Rheumatology/Arthritis Foundation Guideline for the Management of Osteoarthritis of the Hand, Hip, and Knee – Kolasinski ve arkadaşları – 2020 – DOI: 10.1002/acr.24131</li>
 <li>Osteoarthritis and Cartilage – OARSI Guidelines for the Non-Surgical Management of Knee, Hip, and Polyarticular Osteoarthritis – Bannuru ve arkadaşları – 2019 – DOI: 10.1016/j.joca.2019.06.011</li>
 <li>Annals of the Rheumatic Diseases – EULAR Recommendations for the Non-Pharmacological Core Management of Hip or Knee Osteoarthritis – Fernandes ve arkadaşları – 2013 – DOI: 10.1136/annrheumdis-2012-202745</li>
 <li>Annals of the Rheumatic Diseases – Fish Oil in Knee Osteoarthritis: A Randomised Clinical Trial of Low Dose versus High Dose – Hill ve arkadaşları – 2016 – DOI: 10.1136/annrheumdis-2014-207169</li>
 <li>Nutrients – Blueberries Improve Pain, Gait Performance, and Inflammation in Individuals with Symptomatic Knee Osteoarthritis – Du ve arkadaşları – 2019 – DOI: 10.3390/nu11020290</li>
 <li>JAMA – Effect of Vitamin D Supplementation on Tibial Cartilage Volume and Knee Pain Among Patients With Symptomatic Knee Osteoarthritis – Jin ve arkadaşları – 2016 – DOI: 10.1001/jama.2015.19327</li>
 <li>British Journal of Sports Medicine – Risk of Knee Osteoarthritis After Different Types of Knee Injuries in Young Adults: A Population-Based Cohort Study – Snoeker ve arkadaşları – 2020 – DOI: 10.1136/bjsports-2019-100959</li>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü – Osteoarthritis – Sağlık Bilgilendirme Dokümanı – 2023.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kalca-ve-dizlerinizi-yillarca-korumak-icin-yas-aldikca-onem-kazanan-10-aliskanlik</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7958.jpeg" type="image/jpeg" length="98791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[William Osler’in Tıp Tarihine Geçen Kırmızı Gül Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/william-oslerin-tip-tarihine-gecen-kirmizi-gul-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/william-oslerin-tip-tarihine-gecen-kirmizi-gul-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern tıp eğitiminin öncü isimlerinden William Osler’in, ölmek üzere olan küçük bir hastasını ziyaret ederken yanına kırmızı bir gül aldığı anlatılır. 1958’de yayımlanan bir tıp metninde aktarılan bu olayda Osler, çocuğu iyileştiremeyeceğini biliyordu; ancak korkusunu azaltmak için ölümden doğrudan söz etmek yerine solacak bir gül üzerinden yaşamın sona erişini anlatmayı seçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:15px">Sir William Osler ölmek üzere olan küçük bir hastasını ziyaret ediyordu. 1958 yılında Proceedings of the Royal Society of Medicine’da yayımlanan bir tıp metninde aktarılan anlatıya göre Osler, sonun yakın olduğunu biliyordu. Hastasının yanına giderken bahçesindeki güzel kırmızı güllerden birini kopardı ve cebine koydu. Amaç hastalığı tedavi etmek değil, küçük çocuğun korkusunu azaltmaktı. [1]</span></p>

<p>Bu hikâyenin önemli bir tarihçilik sınırı var. Olayın Osler tarafından yazılmış birinci el anlatımı doğrulanmış değil. Elimizdeki güçlü kayıt, Osler’in ölümünden yaklaşık 39 yıl sonra yayımlanan Ronald Gibson’ın aktarımı. Bu nedenle çocuğun adı, kesin yaşı, hastalığı, olayın tarihi ve nerede geçtiği konusunda belgelerin söylemediği ayrıntıları eklememek gerekiyor. [1]</p>

<h2>Cebinden kırmızı bir gül çıkardı</h2>

<p>Anlatıya göre Osler hasta odasına girdiğinde cebindeki kırmızı gülü çıkardı.</p>

<p>Çocuğa, bunun bahçesinde kalan yazın son güzel güllerinden biri olduğunu anlattı. Ardından gülü sanki canlıymış gibi hikâyeleştirdi ve küçük hastasını görmek için kendisiyle gelmek istediğini söyledi. [1]</p>

<p>Osler’in kullandığı dil doğrudan ölüm sözcüğüne dayanmıyordu. Bunun yerine kırmızı rengin ne insanların ne de çiçeklerin üzerinde sonsuza kadar kalamayacağını, hiç kimsenin istediği yerde sonsuza dek kalamayacağını çocuğun anlayabileceği bir hikâye üzerinden anlattı. [1]</p>

<p>Buradaki amaç biyolojik ölümü açıklamak değildi. Osler, yaklaşmakta olan ölümü korkutucu bir konuşmaya dönüştürmek yerine, çocuğun dünyasına ait bir simgeden yararlanmıştı.</p>

<h2>Tedavi yoksa hekimlik biter mi?</h2>

<p>Osler’in yaşadığı dönemde bugünkü yoğun bakım olanakları, modern antibiyotikler, gelişmiş ağrı tedavileri ve günümüz palyatif bakım sistemleri yoktu.</p>

<p>Hekimler, hastalığı durduramadıkları noktada çok daha sınırlı seçeneklerle karşı karşıya kalıyordu.</p>

<p>Osler’in yaklaşımını önemli kılan nokta da buydu. Hastalığın tedavi edilememesi, hastayla ilgilenmenin sona erdiği anlamına gelmiyordu.</p>

<p>Richard L. Golden’ın Osler’in ölüm ve ölmekte olan hastalara yaklaşımını incelediği çalışması, onun yalnızca tanı ve tedaviye değil, ölüm sürecinin fiziksel ve psikolojik yönlerine de ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. [2]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>486 ölmekte olan hastayı kaydetti</h2>

<p>Osler’in yaşam sonu bakıma ilgisi yalnızca anekdotlardan ibaret değildi.</p>

<p>Johns Hopkins Hospital’da 1900 ile 1904 yılları arasında ölmekte olan 486 hastaya ilişkin kayıt tuttu. Bu kayıtlar daha sonra Paul S. Mueller tarafından yeniden incelendi. [3]</p>

<p>Osler’in kendi değerlendirmesinde 104 hastada, yani yaklaşık yüzde 21’inde fiziksel, zihinsel veya ruhsal sıkıntı bildirilmişti. Mueller’in daha sonraki yeniden analizinde ise 186 hastada, yaklaşık yüzde 38 oranında sıkıntı bulundu. Ayrıca 76 kayıt kartıyla Osler’in özet tablosu arasında uyumsuzluk olduğu saptandı. [3]</p>

<p>Bu veriler, Osler’i idealize etmek yerine daha dengeli değerlendirmeyi sağlıyor. O, yaşam sonu bakımına erken dönemde sistematik biçimde ilgi gösteren hekimlerden biriydi; ancak kendi döneminin sınırlılıkları ve kayıt yöntemleri de sonuçları etkiliyordu.</p>

<h2>“Umutsuz vaka” aslında umutsuz değildi</h2>

<p>Geçmiş tıp literatüründe tedavi şansı bulunmadığı düşünülen hastalar için zaman zaman “hopeless case”, yani “umutsuz vaka” ifadesi kullanılıyordu.</p>

<p>Bugün bu yaklaşım büyük ölçüde değişti.</p>

<p>Bir hastalığın iyileştirilememesi, hasta için yapılabilecek hiçbir şey kalmadığı anlamına gelmiyor. Ağrının azaltılması, nefes darlığının giderilmesi, kaygının kontrol edilmesi, hastanın yalnız bırakılmaması ve ailesinin desteklenmesi modern palyatif bakımın temel parçaları arasında yer alıyor.</p>

<p>Osler’in kırmızı gülle anlatılan hikâyesi de “palyatif bakım” kavramının bugünkü anlamıyla yerleşmediği bir dönemde bu yaklaşımın insani tarafını gösteriyor.</p>

<p>Hekim çocuğun hastalığını yenemiyordu.</p>

<p>Ama çocuğun korkusunu azaltmak için hâlâ yapabileceği bir şey vardı.</p>

<h2>Osler neden tıp tarihinde bu kadar önemli?</h2>

<p>William Osler 1849’da Kanada’da doğdu. McGill University’de tıp eğitimi aldı ve daha sonra aynı kurumda çalıştı. University of Pennsylvania’dan Johns Hopkins’e geçti ve Johns Hopkins Hospital’ın kurucu hekimlerinden biri oldu. Daha sonra İngiltere’de Oxford University’de Regius Professor of Medicine görevini üstlendi. [3]</p>

<p>Osler’in tıp eğitimindeki en büyük etkilerinden biri öğrencileri yalnızca dersliklerde eğitmek yerine hastaların başına götürmesiydi.</p>

<p>Bugün tıp fakültelerinde doğal kabul edilen yatak başı eğitim anlayışının modern biçiminin gelişmesinde önemli rol oynadı.</p>

<p>Öğrencilerin hastayla konuşmasını, öyküsünü dinlemesini, fizik muayene yapmasını ve hastalığı yalnızca kitaptaki bir tanım olarak değil, gerçek bir insanın yaşadığı durum olarak görmesini istiyordu.</p>

<h2>Ölüm, Osler’in yaşamında da vardı</h2>

<p>Osler’in ölüm konusundaki düşüncelerinin yalnızca mesleki gözlemlerden oluşmadığını gösteren acı bir kişisel geçmişi de vardı.</p>

<p>William ve Grace Osler’in ilk çocukları Paul Revere Osler 1893’te doğdu ve yaklaşık bir hafta yaşadı. Yıllar sonra oğulları Edward Revere Osler de Birinci Dünya Savaşı sırasında aldığı yaralar nedeniyle 1917’de hayatını kaybetti. [4]</p>

<p>Bu kayıplar, ölümün Osler için yalnızca hastane odalarında gözlemlediği bir durum olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Yaşamının son yıllarını Oxford’da geçiren Osler de 29 Aralık 1919’da öldü. [3]</p>

<h2>Kırmızı gül neden hâlâ anlatılıyor?</h2>

<p>Osler’in küçük hastasına götürdüğü kırmızı gülün tıp tarihinde kalmasının nedeni yeni bir tedavi keşfetmiş olması değil.</p>

<p>Tam tersine, hikâyenin merkezinde tedavinin artık mümkün olmadığı an bulunuyor.</p>

<p>Modern tıp bugün Osler’in döneminde hayal bile edilemeyecek ilaçlara, yoğun bakım cihazlarına, görüntüleme yöntemlerine ve cerrahi tekniklere sahip. Buna rağmen hekimler hâlâ iyileştirilemeyen hastalıklarla ve yaşamının sonuna yaklaşan insanlarla karşılaşıyor.</p>

<p>Bu noktada tıbbın amacı değişebiliyor. Hastalığı ortadan kaldırmak mümkün olmadığında acıyı azaltmak, hastanın onurunu korumak ve yaşamının kalan bölümünü mümkün olduğunca rahat geçirmesini sağlamak ön plana çıkıyor.</p>

<h2>Hikâyenin sınırlarını bilmek de önemli</h2>

<p>Tıp tarihindeki ünlü anekdotlar yıllar boyunca tekrarlandıkça yeni ayrıntılar kazanabiliyor. Osler hakkındaki kırmızı gül hikâyesinde de aynı risk bulunuyor.</p>

<p>1958 tarihli tıp literatürü Osler’in ölmek üzere olan küçük bir hastayı ziyaret ettiğini, bahçesinden kırmızı bir gül götürdüğünü ve gülün solması üzerinden yaşamın geçiciliğini anlatmaya çalıştığını aktarıyor. Ancak çocuğun adı, kesin yaşı, hastalığı, olayın tarihi ve yeri bu kaynakta belirtilmiyor. [1]</p>

<p>Bu nedenle hikâyeyi “1884’te Montreal’de zatürre geçiren 10 yaşındaki bir çocuk” şeklinde anlatmak mevcut tarihsel kanıtların ötesine geçiyor.</p>

<p>Belgelere daha sadık anlatı daha sade ama daha güçlü: Dünyanın en tanınmış hekimlerinden biri, artık iyileştiremeyeceğini bildiği küçük hastasının yanına eli boş gitmedi.</p>

<p>Yanında bir ilaç değil, bahçesinden kopardığı kırmızı bir gül vardı.</p>

<h2>Kaynaklar</h2>

<p>[1] Gibson R. Discussion: The Management of the Hopeless Case. Proceedings of the Royal Society of Medicine. 1958;51(2):111-118. DOI: 10.1177/003591575805100209</p>

<p>[2] Golden RL. Sir William Osler: Humanistic Thanatologist. OMEGA – Journal of Death and Dying. 1998;36(3):241-258. DOI: 10.2190/Q16P-KLJX-AC21-DDVP</p>

<p>[3] Mueller PS. William Osler's Study of the Act of Dying: An Analysis of the Original Data. Journal of Medical Biography. 2007;15(Suppl 1):55-63. DOI: 10.1258/J.JMB.2007.S-1-06-11</p>

<p>[4] Golden RL. Paul Revere Osler: The Other Child. Baylor University Medical Center Proceedings. 2015;28(1):21-24. DOI: 10.1080/08998280.2015.11929175</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📚 Tıp Tarihi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/william-oslerin-tip-tarihine-gecen-kirmizi-gul-hikayesi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/william-osler-kirmizi-gul-hikayesi-1200x750-150kb.webp" type="image/jpeg" length="79029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görele’de sel felaketi: Zekiye Kırca ile iki kızı kayıp]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gorelede-sel-felaketi-zekiye-kirca-ile-iki-kizi-kayip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gorelede-sel-felaketi-zekiye-kirca-ile-iki-kizi-kayip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Görele ilçesine bağlı Hamzalı köyünde sağanak yağışla birlikte yükselen Zıva Deresi yatağından taştı. Dere kenarında bulunan 55 yaşındaki Zekiye Kırca ile kızları Burcu Kırca ve Burçin Kırca akıntıya kapılarak kayboldu. AFAD ve jandarma ekiplerinin üç kişiye ulaşmak için başlattığı arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görele’de taşan dere üç kişiyi sürükledi: Anne ve iki kızı aranıyor</p>

<p>Giresun’un Görele ilçesinde etkili olan şiddetli yağış, Hamzalı köyünde endişeli bir bekleyişe dönüştü. Yağışla birlikte su seviyesi hızla yükselen Zıva Deresi taşarken, aynı aileden üç kişi sel sularına kapıldı.</p>

<p>Olay, Görele’ye bağlı Hamzalı köyünde meydana geldi.</p>

<p>Bölgede etkisini artıran yağışın ardından Zıva Deresi’nin debisi yükseldi. Taşkının meydana geldiği sırada dere kenarında bulunan 55 yaşındaki Zekiye Kırca ile kızları Burcu Kırca ve Burçin Kırca, sel sularının sürüklediği akıntının içinde kaldı.</p>

<p>Anne ve iki kızından daha sonra haber alınamadı.</p>

<p>İhbarla birlikte ekipler bölgeye yönlendirildi</p>

<p>Üç kişinin kaybolduğunun bildirilmesi üzerine bölgede geniş çaplı arama kurtarma çalışması başlatıldı.</p>

<p>AFAD ve jandarma ekipleri Hamzalı köyüne sevk edilirken, çalışmalar özellikle dere yatağı ve akıntının ilerlediği kesimlerde yoğunlaştırıldı.</p>

<p>Ekipler, sel sularının taşıma yönünü dikkate alarak Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca’nın izine ulaşmaya çalışıyor.</p>

<p>Hamzalı köyünde endişeli bekleyiş</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Selin ardından köyde arama çalışmaları sürerken, anne ve iki kızından gelecek iyi haber bekleniyor.</p>

<p>Zıva Deresi boyunca sürdürülen çalışmalarda ekiplerin ulaşılması güç noktaları da kontrol ettiği belirtiliyor. Arama kurtarma faaliyetleri kesintisiz şekilde devam ediyor.</p>

<p>Üç kişinin durumuna ilişkin henüz yeni bir bilgiye ulaşılamazken, bölgedeki çalışmalar sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gorelede-sel-felaketi-zekiye-kirca-ile-iki-kizi-kayip</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7956.jpeg" type="image/jpeg" length="79401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocuklarınız Büyürken Tükenmemek İçin: Sağlıklı Yaşlanmanın Temeli Orta Yaşta Atılıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cocuklariniz-buyurken-tukenmemek-icin-saglikli-yaslanmanin-temeli-orta-yasta-atiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cocuklariniz-buyurken-tukenmemek-icin-saglikli-yaslanmanin-temeli-orta-yasta-atiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[40’lı yaşlar yalnızca yaş aldığımız bir dönem değil, ileriki yıllardaki kalp ve beyin sağlığının da şekillendiği önemli bir eşik. Bilimsel veriler, değiştirilebilir risklere erken müdahalenin önemini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çocukların büyüdüğünü görmek, yıllar sonra da merdivenleri rahat çıkabilmek, zihinsel canlılığı korumak ve günlük yaşamda başkasına bağımlı olmadan yaşlanmak…</p>

<p>Sağlıklı yaşlanma denildiğinde asıl hedef yalnızca ömrü uzatmak değil, sağlıklı geçirilen yılları artırmak.</p>

<p>Özellikle 40’lı yaşlardan itibaren yüksek tansiyon, kan şekeri yüksekliği, kolesterol bozuklukları, sigara, hareketsizlik, fazla kilo ve yetersiz uyku gibi faktörlerin yıllar boyunca birikmesi; kalp ve damar hastalıklarından demansa kadar birçok sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Üstelik bilimsel çalışmalar önemli bir noktaya işaret ediyor: Sağlığın geleceği yalnızca genetik mirasla belirlenmiyor. Değiştirilebilir risk faktörleri de tablonun önemli bir bölümünü oluşturuyor.</p>

<p>Kalp ve beyin birbirinden bağımsız değil</p>

<p>Kalp sağlığı denildiğinde çoğu kişinin aklına kalp krizi, damar tıkanıklığı ve tansiyon geliyor. Ancak damarların durumu beynin geleceğini de ilgilendiriyor.</p>

<p>Beyin, kesintisiz ve sağlıklı bir kan akımına ihtiyaç duyuyor. Uzun yıllar kontrolsüz seyreden yüksek tansiyon, diyabet ve sigara kullanımı gibi damar riskleri yalnızca kalbi değil, beynin küçük ve büyük damarlarını da etkileyebiliyor.</p>

<p>JAMA Neurology’de yayımlanan uzun süreli bir araştırmada yaklaşık 12 bin 300 kişi incelendi. Araştırmacılar özellikle yüksek tansiyon, diyabet ve sigara kullanımının orta yaş ve sonrasındaki demans yüküyle ilişkisini değerlendirdi.</p>

<p>Çalışmanın sonuçları, 80 yaşından önce ortaya çıkan demans vakalarının önemli bir bölümünün bu değiştirilebilir damar riskleriyle bağlantılı olabileceğine işaret etti.</p>

<p>Bu bulgu, her demans vakasının önlenebileceği anlamına gelmiyor. Demans yaş, genetik özellikler ve çok sayıda biyolojik ve çevresel etkenin rol oynadığı karmaşık bir hastalık grubu. Ancak damar sağlığının korunması, beyin sağlığı açısından da önem taşıyor.</p>

<p>Sağlıklı yaşlanmanın 8 temel göstergesi</p>

<p>Amerikan Kalp Derneği, kalp ve damar sağlığını değerlendirmek için “Life’s Essential 8” adı verilen sekiz temel başlık tanımlıyor.</p>

<p>Bunlar dört günlük yaşam alışkanlığı ile dört önemli sağlık göstergesinden oluşuyor:</p>

<p>Beslenme: Sebze, meyve, tam tahıl, kuruyemiş ve sağlıklı protein kaynaklarının ağırlıkta olduğu dengeli bir beslenme düzeni.</p>

<p>Fiziksel aktivite: Düzenli hareket etmek ve uzun süre hareketsiz kalmamak.</p>

<p>Nikotin ve tütün maruziyeti: Sigara ve diğer nikotin ürünlerinden uzak durmak, pasif dumana maruziyeti de azaltmak.</p>

<p>Uyku: Yeterli süre ve kalitede uyumak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vücut ağırlığı: Sağlığı olumsuz etkileyebilecek fazla kilo ve özellikle karın çevresindeki yağlanmayı kontrol altında tutmak.</p>

<p>Kolesterol: Kandaki aterojenik, yani damar sertliğiyle ilişkili yağ parçacıklarının yüksekliğini izlemek.</p>

<p>Kan şekeri: Diyabet ve prediyabet gelişimini erken fark edebilmek için kan şekeri durumunu takip etmek.</p>

<p>Tansiyon: Yüksek tansiyonu erken saptamak ve kontrol altında tutmak.</p>

<p>Bu sekiz başlığın önemli özelliği, büyük bölümünün günlük yaşam ve uygun sağlık takibiyle değiştirilebilir olması.</p>

<p>40 yaş neden önemli bir dönemeç?</p>

<p>Kalp krizi çoğu zaman meydana geldiği gün başlamış bir hastalık değildir.</p>

<p>Damar duvarındaki değişiklikler, yüksek tansiyonun oluşturduğu yük, kan şekeri bozukluğu, sigara maruziyeti ve kolesterol yüksekliği yıllar içinde birikebilir.</p>

<p>Bu nedenle 40’lı yaşlarda “Henüz bir şikâyetim yok” düşüncesi tek başına sağlık göstergesi değildir.</p>

<p>JAMA Cardiology’de yayımlanan CARDIA araştırmasının 2025 tarihli analizinde, 18-45 yaş arasındaki kalp-damar sağlığının yıllar boyunca nasıl seyrettiği incelendi.</p>

<p>Yaklaşık 4 bin 800 kişinin değerlendirildiği araştırmada, genç erişkinlik boyunca daha iyi kalp-damar sağlığını koruyanlarda ilerleyen yaşlardaki kalp-damar hastalığı riskinin daha düşük olduğu görüldü.</p>

<p>Daha da dikkat çekici olan nokta şuydu: Zaman içerisinde sağlık göstergelerini iyileştiren kişilerde de daha düşük riskle ilişki saptandı.</p>

<p>Yani geçmişte sağlıksız yaşamış olmak, “artık çok geç” anlamına gelmiyor.</p>

<p>Sağlıklı geçirilen yıllar da artabilir</p>

<p>Amaç yalnızca daha uzun yaşamak değil.</p>

<p>Kalp hastalığı, diyabet, kanser veya demans gibi ciddi kronik hastalıklar ortaya çıkmadan geçirilen yılların sayısı da yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>JAMA Internal Medicine’da yayımlanan ve 135 binden fazla yetişkinin değerlendirildiği bir araştırmada, kalp-damar sağlığı daha iyi olan kişilerde ciddi kronik hastalıklar olmadan geçirilen yaşam süresinin daha uzun olduğu görüldü.</p>

<p>Araştırma gözlemsel olduğu için “bu sekiz kurala uyan herkes şu kadar yıl daha sağlıklı yaşayacak” şeklinde yorumlanamaz.</p>

<p>Ancak geniş katılımlı bilimsel veriler aynı yöne işaret ediyor: Kalp sağlığını koruyan alışkanlıklar yalnızca kalbe değil, genel sağlıklı yaşlanmaya da yatırım niteliği taşıyor.</p>

<p>Hareket için spor salonu şart değil</p>

<p>Sağlıklı yaşam denildiğinde insanların önündeki en büyük psikolojik engellerden biri, yapılması gerekenleri gözünde büyütmek.</p>

<p>Oysa hareket etmek yalnızca spor salonunda egzersiz yapmak anlamına gelmiyor.</p>

<p>Tempolu yürümek, bisiklete binmek, yüzmek, merdiven kullanmak, bahçeyle uğraşmak ve günlük yaşamda daha fazla hareket etmek de fiziksel aktivitenin parçası.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü yetişkinlere haftada en az 150-300 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktivite veya 75-150 dakika yüksek şiddette aktivite öneriyor.</p>

<p>Buna ek olarak büyük kas gruplarını çalıştıran kuvvet egzersizlerinin haftada en az iki gün yapılması öneriliyor.</p>

<p>Buradaki kritik mesaj ise oldukça basit: Hiç hareket etmemektense biraz hareket etmek daha iyidir.</p>

<p>Özellikle yıllardır hareketsiz yaşayan birinin ilk hedefinin mükemmel bir spor programı olması gerekmiyor. Sürdürülebilir şekilde daha fazla hareket etmek, daha gerçekçi bir başlangıç olabilir.</p>

<p>Kasları korumak da sağlıklı yaşlanmanın parçası</p>

<p>Orta yaşlardan sonra yalnızca tartıdaki rakama odaklanmak önemli bir ayrıntının gözden kaçmasına yol açabilir: kas kütlesi.</p>

<p>Yaş ilerledikçe kas miktarı ve kas gücü azalabilir. Hareketsizlik bu süreci hızlandırabilir.</p>

<p>Kaslar yalnızca güçlü görünmek için gerekli değildir. Ayağa kalkmak, merdiven çıkmak, alışveriş poşeti taşımak, düşmelerden korunmak ve ileri yaşlarda bağımsızlığı sürdürmek için de gereklidir.</p>

<p>Bu nedenle sağlıklı yaşlanma planında aerobik hareket kadar kas güçlendirici egzersizlerin de yeri vardır.</p>

<p>Uyku artık ikinci planda görülen bir konu değil</p>

<p>Yıllarca sağlıklı yaşamın temel üçlüsü beslenme, egzersiz ve sigaradan uzak durmak olarak anlatıldı.</p>

<p>Uyku ise artık bu tablonun kenarında duran küçük bir ayrıntı değil.</p>

<p>Amerikan Kalp Derneği uykuyu kalp-damar sağlığının sekiz temel bileşeninden biri olarak kabul ediyor.</p>

<p>Çoğu yetişkin için gecede yaklaşık 7-9 saat uyku hedefleniyor. Ancak yalnızca süre değil, uyku kalitesi ve düzeni de önemli.</p>

<p>Sürekli yorgun uyanmak, yüksek sesle horlamak, uykuda nefesin kesildiğinin söylenmesi veya gün içinde belirgin uyku hali yaşamak, uyku bozuklukları açısından değerlendirmeyi gerektirebilir.</p>

<p>Tansiyonun yüksek olduğunu hissetmeyebilirsiniz</p>

<p>Yüksek tansiyonun önemli sorunlarından biri uzun süre belirgin şikâyet oluşturmayabilmesidir.</p>

<p>İnsan kendisini iyi hissederken tansiyonu yüksek seyredebilir.</p>

<p>Benzer şekilde kolesterol yüksekliği ve erken dönemdeki kan şekeri bozuklukları da çoğu zaman günlük yaşamda belirgin bir işaret vermeyebilir.</p>

<p>Bu nedenle orta yaşlardan itibaren sağlık takibinin yalnızca “Bir yerim ağrırsa doktora giderim” anlayışına bırakılmaması önemlidir.</p>

<p>Tansiyon, kan şekeri, kan yağları, kilo ve kişinin diğer risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kontrollerin sıklığı ise herkeste aynı değildir. Yaş, aile öyküsü, mevcut hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve önceki ölçümlere göre değişebilir.</p>

<p>“Ailemde var, yapacak bir şey yok” düşüncesi doğru değil</p>

<p>Aile öyküsü önemlidir.</p>

<p>Anne veya babada erken yaşta kalp-damar hastalığı bulunması kişinin risk değerlendirmesini değiştirebilir. Demansın bazı türlerinde de genetik yatkınlık rol oynar.</p>

<p>Ancak genetik risk, değiştirilebilir faktörlerin önemsiz olduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Tansiyonu kontrol etmek, sigaradan uzak durmak, hareket etmek, sağlıklı beslenmek, kan şekerini ve kolesterolü takip etmek genetik yapıyı değiştirmez; fakat kişinin toplam risk profilini etkileyebilir.</p>

<p>Genler başlangıç çizgisinin bir bölümünü belirleyebilir. Yaşam boyunca izlenen yol ise yalnızca genlerden oluşmaz.</p>

<p>Çocukların sağlığı da evde şekilleniyor</p>

<p>Sağlıklı yaşlanmanın başka bir boyutu daha var: Çocuklar yetişkinlerin yalnızca söylediklerini değil, yaptıklarını da görüyor.</p>

<p>Evde sebze ve meyvenin bulunması, birlikte yürüyüş yapılması, sigara dumanının olmadığı bir ortam, ekran dışındaki hareketli zamanların desteklenmesi ve düzenli uyku alışkanlıkları çocukların sağlık davranışlarının şekillenmesine katkıda bulunabilir.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, 5-17 yaş grubundaki çocuk ve ergenler için günde ortalama en az 60 dakika orta veya yüksek şiddette fiziksel aktivite öneriyor.</p>

<p>Dolayısıyla sağlıklı yaşam, yalnızca kişinin kendi geleceğine yaptığı yatırım değildir. Evde oluşan alışkanlık kültürü sonraki kuşağa da taşınabilir.</p>

<p>Her şeyi aynı gün değiştirmek gerekmiyor</p>

<p>Sağlık rehberleri bazen insanın önüne bitmek bilmeyen bir yapılacaklar listesi koyabiliyor.</p>

<p>Oysa sürdürülebilir değişim daha sade başlayabilir.</p>

<p>Sigara kullanılıyorsa bırakmaya yönelik destek almak, tansiyonu öğrenmek, kan şekeri ve kolesterol kontrollerini ihmal etmemek, haftanın çoğu günü hareket etmek, kasları çalıştırmak, uyku saatlerini düzene sokmak ve beslenmenin genel kalitesini artırmak güçlü başlangıç noktalarıdır.</p>

<p>Kusursuz olmak gerekmiyor.</p>

<p>Bilimsel verilerin verdiği en değerli mesajlardan biri, sağlık göstergelerindeki iyileşmenin de anlamlı olduğudur.</p>

<p>40’tan sonra asıl soru: Kaç yıl değil, nasıl yaşayacağız?</p>

<p>Yaşlanmayı durduracak bir ilaç, tek bir besin veya mucize bir egzersiz yok.</p>

<p>Fakat kalp-damar sağlığı, metabolik sağlık, hareket, kas gücü, uyku ve tütün maruziyeti gibi değiştirilebilir alanlarda bugün alınan kararların ileriki yıllardaki sağlıkla ilişkili olduğuna dair güçlü bilimsel kanıtlar bulunuyor.</p>

<p>40 yaşını geçmiş olmak geç kalmak anlamına gelmiyor.</p>

<p>Tam tersine orta yaş, tansiyondan uykuya, kan şekerinden fiziksel aktiviteye kadar uzun süredir ihmal edilen göstergeleri yeniden değerlendirmek için önemli bir dönem olabilir.</p>

<p>Çünkü sağlıklı yaşlanmanın hedefi takvimde mümkün olduğunca çok yıl biriktirmekten ibaret değil.</p>

<p>Asıl mesele, o yılların mümkün olduğunca fazlasını güçlü bir kalp, çalışan bir beden, berrak bir zihin ve bağımsız bir yaşamla geçirebilmek.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<ol>
 <li>JAMA Cardiology – Cumulative Life’s Essential 8 Scores and Cardiovascular Disease Risk – Walker J, Won D, Guo J ve diğerleri – 2025 – DOI: 10.1001/jamacardio.2025.0630</li>
 <li>JAMA Internal Medicine – Association of Cardiovascular Health With Life Expectancy Free of Cardiovascular Disease, Diabetes, Cancer, and Dementia in UK Adults – 2023</li>
 <li>JAMA Neurology – Contribution of Modifiable Midlife and Late-Life Vascular Risk Factors to Incident Dementia – Smith JR ve çalışma arkadaşları – 2025 – DOI: 10.1001/jamaneurol.2025.1495</li>
 <li>Circulation – Life’s Essential 8: Updating and Enhancing the American Heart Association’s Construct of Cardiovascular Health – Lloyd-Jones DM ve çalışma arkadaşları – 2022</li>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü – Guidelines on Physical Activity and Sedentary Behaviour – 2020</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cocuklariniz-buyurken-tukenmemek-icin-saglikli-yaslanmanin-temeli-orta-yasta-atiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7950.jpeg" type="image/jpeg" length="82078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yalova’da F-16 Eğitim Uçağı Düştü: Pilot Atlayarak Kurtuldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yalovada-f-16-egitim-ucagi-dustu-pilot-atlayarak-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yalovada-f-16-egitim-ucagi-dustu-pilot-atlayarak-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova’da askeri eğitim uçuşu gerçekleştirdiği belirtilen F-16 savaş uçağının düştüğü bildirildi. İlk bilgilere göre pilot, uçaktan fırlatma sistemiyle ayrılarak kurtuldu. Uçağın düştüğü bölgeye ekipler sevk edilirken kazanın nedenine ilişkin inceleme başlatılması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yalova’da F-16 Eğitim Uçağı Düştü: Pilot Atlayarak Kurtuldu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yalova’da askeri eğitim uçuşu yaptığı belirtilen F-16 savaş uçağının düşmesi bölgede hareketliliğe neden oldu.</p>

<p>İlk bilgilere göre uçakta bulunan pilot, kaza öncesinde fırlatma sistemini kullanarak uçaktan ayrıldı. Pilotun sağ olarak kurtulduğu bildirildi.</p>

<p>Kaza bölgesinden dumanlar yükseldi</p>

<p>Olayın ardından bölgeden yükselen yoğun duman çevrede bulunan vatandaşlar tarafından görüntülendi. İhbar üzerine ilgili ekiplerin kaza bölgesine yönlendirildiği belirtildi.</p>

<p>Kazanın meydana geldiği nokta ve uçağın hangi birliğe bağlı olduğu konusunda resmi makamlardan gelecek ayrıntılı açıklamalar bekleniyor.</p>

<p>Pilot sağ kurtuldu</p>

<p>Kazaya ilişkin ilk haberlerde pilotun uçaktan zamanında ayrıldığı ve hayatta olduğu bilgisi paylaşıldı. Pilotun sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı resmi açıklama ise henüz kamuoyuna yansımadı.</p>

<p>F-16’nın neden düştüğü de şu aşamada netlik kazanmış değil. Teknik arıza veya kazaya yol açabilecek diğer ihtimaller, resmi incelemenin ardından açıklığa kavuşacak.</p>

<p>Olayla ilgili gelişmeler ve resmi kurumlardan yapılacak açıklamalar yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📰 Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yalovada-f-16-egitim-ucagi-dustu-pilot-atlayarak-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5527.jpeg" type="image/jpeg" length="58252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor’dan Oğuz Aydın Hamlesi! Süper Lig’de Ses Getirecek İddia]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/amedspordan-oguz-aydin-hamlesi-super-ligde-ses-getirecek-iddia</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/amedspordan-oguz-aydin-hamlesi-super-ligde-ses-getirecek-iddia" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amedspor’un, Fenerbahçe forması giyen milli futbolcu Oğuz Aydın’ın durumunu yakından takip ettiği öne sürüldü. Henüz resmi görüşme veya anlaşma bulunmazken, transfer kulislerinde yeşil kırmızılı ekibin oyuncunun şartlarını araştırdığı iddiaları konuşuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amedspor’dan Oğuz Aydın Hamlesi! Transfer Kulisleri Hareketlendi</p>

<p>Süper Lig’in yeni ekiplerinden Amedspor’un transfer çalışmalarında dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Transfer kulislerinde yer alan bilgilere göre Diyarbakır temsilcisi, Fenerbahçe’nin milli kanat oyuncusu Oğuz Aydın’ın durumunu yakından takip ediyor. Şu ana kadar kulüpler arasında resmi anlaşma ya da resmi teklif doğrulanmış değil.</p>

<p>Amedspor’un planı ne?</p>

<p>Yeni sezonda ligde kalıcı olmayı hedefleyen Amedspor’un, kaliteli yerli oyuncularla kadrosunu güçlendirmek istediği belirtiliyor. Oğuz Aydın’ın düzenli forma şansı bulabileceği bir projeye sıcak bakabileceği yönünde yorumlar yapılırken, transfer sürecinin henüz ilk aşamada olduğu ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fenerbahçe cephesinin tavrı</p>

<p>Fenerbahçe’nin ise milli futbolcu için aceleci davranmadığı belirtiliyor. Teknik heyetin Oğuz Aydın’ı kadro planlamasında değerlendirdiği ve ancak beklentileri karşılayan ciddi bir teklif gelmesi halinde ayrılık ihtimalinin masaya yatırılabileceği konuşuluyor.</p>

<p>Transfer gerçekleşecek mi?</p>

<p>Şu an için taraflar arasında resmi bir görüşmenin tamamlandığı ya da anlaşma sağlandığına ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmuyor. Transfer dosyasındaki gelişmelerin önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/amedspordan-oguz-aydin-hamlesi-super-ligde-ses-getirecek-iddia</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7947.jpeg" type="image/jpeg" length="61185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnsan Kök Hücrelerinden Kalp Kapağı Benzeri Yapı Geliştirildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/insan-kok-hucrelerinden-kalp-kapagi-benzeri-yapi-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/insan-kok-hucrelerinden-kalp-kapagi-benzeri-yapi-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’deki araştırmacılar, insan kök hücrelerinden kalp kapağının gelişimini taklit eden üç boyutlu “assembloid” yapılar geliştirdi. Cell Stem Cell’de yayımlanan çalışma, kalp kapağı hastalıklarının insan hücreleri üzerinde araştırılması ve gelecekte yeni tedavi adaylarının test edilmesi için gelişmiş bir laboratuvar modeli sunuyor. Geliştirilen yapı, hastaya nakledilebilecek hazır bir kalp kapağı değil.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>University of Pittsburgh School of Medicine liderliğindeki araştırmacılar, insan indüklenmiş pluripotent kök hücrelerini kullanarak kalp kapağının gelişimini ve bazı hastalık süreçlerini laboratuvar ortamında taklit edebilen üç boyutlu yapılar geliştirdi. University of Pittsburgh Swanson School of Engineering ve Carnegie Mellon University araştırmacılarının da katkı sunduğu çalışma ABD’de gerçekleştirildi. Araştırma insanlarda uygulanmış bir tedavi denemesi değil; laboratuvarda insan hücrelerinden oluşturulan gelişmiş bir hastalık ve gelişim modeli niteliğinde. Çalışma 11 Ağustos 2026’da Cell Stem Cell dergisinde yayımlandı. [1]<br />
Kalp kapağının gelişimi laboratuvarda taklit edildi<br />
Kalp kapakları, kanın kalbin içinde doğru yönde hareket etmesini sağlayan ve her kalp atımında açılıp kapanan ince yapılardır. Kapakların gelişimi yalnızca hücrelerin çoğalmasına bağlı değildir. Kan akışı, hücreler arasındaki iletişim ve kalbin hareketi sırasında ortaya çıkan mekanik kuvvetler de bu süreçte önemli rol oynar.<br />
Araştırmacılar farklı özelliklere sahip insan kök hücresi kaynaklı kalp dokularını bir araya getirerek “assembloid” adı verilen üç boyutlu yapılar oluşturdu. Assembloid, farklı hücre veya doku bileşenlerinin laboratuvarda bir araya getirilerek gerçek bir organın belirli özelliklerinin taklit edildiği deneysel yapı anlamına geliyor. [1]<br />
Çalışmada ortaya çıkan yapı tam bir kalp ya da gerçek bir kalp kapağı değildi. Araştırmacıların amacı, özellikle kapak dokusunun nasıl geliştiğini ve hastalık sırasında hücrelerin nasıl değiştiğini insan hücreleri üzerinde daha gerçekçi biçimde inceleyebilecek bir model oluşturmaktı. [1]<br />
Mekanik kuvvetlerin kapak oluşumundaki etkisi görüldü<br />
Çalışma yalnızca kalp kapağı benzeri bir yapı geliştirilmesiyle sınırlı kalmadı. Araştırmacılar, kalp dokusundaki mekanik kuvvetlerin kapak gelişimini nasıl etkilediğini de inceledi.<br />
Deneylerde mekanik kuvvetlerin kapak oluşumuna katkı sağladığı, endotel hücrelerinden gelen sinyallerin kapak dokusunun gelişimi ve sürdürülmesinde rol oynadığı görüldü. Endotel hücreleri, kalbin ve damarların iç yüzeyini kaplayan hücrelerdir. [1]<br />
Araştırmacılar ayrıca sıvı akışının oluşturduğu kesme kuvvetinin, hücrelerin çevresinde bulunan destekleyici yapıların düzenlenmesini etkilediğini gösterdi. Bu yapıların tümüne hücre dışı matriks adı veriliyor ve bu matriks, kalp kapağının dayanıklılığı ile işlevi açısından önem taşıyor. [1]<br />
Bulgular, kalp kapağının yalnızca genetik talimatlarla değil, çevresindeki fiziksel koşulların etkisiyle de şekillendiğini gösteriyor.<br />
Neden kök hücre kullanıldı?<br />
Çalışmada kullanılan indüklenmiş pluripotent kök hücreler, kısaca iPSC olarak adlandırılıyor. Bunlar deri veya kan hücreleri gibi yetişkin insan hücrelerinin laboratuvarda yeniden programlanmasıyla elde edilebiliyor ve uygun koşullarda farklı hücre türlerine dönüşebiliyor.<br />
Bu özellik kalp hastalıklarının araştırılmasında önemli bir avantaj sağlıyor. Bilim insanlarının sağlıklı veya hastalıklı insan kalp kapağından sürekli canlı doku örneği alması mümkün değil. Hayvan modelleri önemli bilgiler sağlasa da insan kalbinin gelişimini ve bazı hastalıkları her yönüyle yansıtamayabiliyor.<br />
İnsan hücrelerinden geliştirilen üç boyutlu modeller bu boşluğu azaltmayı amaçlıyor. Böylece araştırmacılar kalp dokusunun oluşumunu izleyebiliyor, belirli gen değişikliklerinin sonuçlarını inceleyebiliyor ve potansiyel tedavileri kontrollü laboratuvar koşullarında değerlendirebiliyor. [1]<br />
Mitral kapak prolapsusu da modellendi<br />
Yeni sistemin önemli özelliklerinden biri, yalnızca normal kapak gelişiminin değil, bazı hastalık süreçlerinin de laboratuvarda taklit edilebilmesi oldu.<br />
Araştırmacılar, mitral kapak prolapsusuyla ilişkili genetik değişiklikleri model üzerinde inceleyebildi. Mitral kapak prolapsusu, kalbin sol tarafındaki mitral kapağın yaprakçıklarının kalp kasılması sırasında normal konumundan geriye doğru bombeleşmesiyle ortaya çıkan bir durumdur.<br />
Hastalıkla ilişkili genetik değişiklik modele eklendiğinde, kapak benzeri dokuda mitral kapak prolapsusuyla uyumlu özellikler gelişti. Bu sonuç, sistemin bazı kalıtsal kapak hastalıklarının başlangıç mekanizmalarını incelemek için kullanılabileceğine işaret etti. [1]<br />
Araştırmacılar ayrıca kapak kalsifikasyonu, yani kapak dokusunda kalsiyum birikimine bağlı sertleşme, doku hasarı ve yüksek kan şekeriyle ilişkili anormallikleri de model üzerinde taklit etti. Böylece sistemin yalnızca kalıtsal kapak bozukluklarını değil, yaşam boyunca gelişebilen bazı kapak hasarlarını araştırmak için de kullanılabileceği gösterildi. [1]<br />
Hastalığın erken dönemlerini görme fırsatı sağlayabilir<br />
Kalp kapağı hastalıkları doğuştan ortaya çıkabileceği gibi yaşlanma, doku bozulması ve farklı hastalık süreçleri sonucunda da gelişebiliyor. Kapak yeterince açılamadığında kanın geçişi zorlaşabiliyor; tam kapanamadığında ise kan geriye doğru kaçabiliyor.<br />
Bu hastalıkların başlangıcında hücrelerde neler olduğunu anlamak her zaman kolay değil. Ameliyat sırasında çıkarılan hastalıklı kapak dokuları çoğunlukla hastalığın ileri bir dönemini temsil ediyor.<br />
Kök hücrelerden oluşturulan modeller ise araştırmacılara hastalıkla ilişkili değişikliklerin daha erken aşamalarını laboratuvar ortamında takip etme fırsatı verebilir. Bu özellik özellikle genetik değişikliklerin zaman içinde kapak dokusunu nasıl etkilediğinin anlaşılması açısından önem taşıyor. [1]<br />
Hastaya takılabilecek bir kalp kapağı üretilmedi<br />
Araştırmanın en önemli sınırlarından biri, geliştirilen yapının gerçek ve nakledilebilir bir kalp kapağı olmaması.<br />
Gerçek bir kalp kapağı yaşam boyunca milyarlarca kez açılıp kapanırken kan basıncına, sürekli akıma ve mekanik gerilime dayanmak zorunda. Laboratuvarda geliştirilen kapak benzeri yapı ise bu koşulların yalnızca belirli bölümlerini taklit ediyor.<br />
Üstelik çalışmadaki kapak benzeri yapı, oluşturulan kalp assembloidinin yüzeyinde geliştirildi. Araştırmacıların sonraki hedeflerinden biri, iki odacıklı daha gelişmiş kalp modelleri oluşturmak ve kapak dokusunu odacıkların arasında, gerçek kalbin anatomisine daha yakın bir konumda geliştirmek. [1]<br />
Bu nedenle araştırma, “kök hücreden hastaya takılabilecek kalp kapağı üretildi” şeklinde yorumlanmamalı.<br />
Yeni ilaçların test edilmesinde kullanılabilir<br />
Kalp kapağı hastalıklarının ileri evrelerinde kapak onarımı veya kapak değişimi gerekebiliyor. Buna karşılık hastalığın hücresel düzeyde başlamasını ya da ilerlemesini durdurabilecek ilaçların geliştirilmesi daha zor bir araştırma alanı.<br />
İnsan hücrelerinden oluşturulan bu tür kapak modelleri, gelecekte farklı ilaç adaylarının hücrelerin davranışı ve kapak dokusunun yapısı üzerindeki etkilerinin incelenebileceği bir deney ortamı sağlayabilir.<br />
Ayrıca belirli bir kişiden alınan hücrelerin yeniden programlanarak iPSC haline getirilebilmesi, gelecekte bazı kalıtsal kalp kapağı hastalıklarının kişiye özgü hücre modelleri üzerinde araştırılmasına da katkı sağlayabilir. Ancak bunun kişiye özel tedavi seçimine dönüşebilmesi için daha ileri doğrulama çalışmalarına ihtiyaç var.<br />
Gerçek kalbin karmaşıklığı henüz laboratuvarda yok<br />
Kalp assembloidleri ve organoidleri son yıllarda hızla gelişen araştırma araçları arasında yer alıyor. Buna rağmen laboratuvarda oluşturulan üç boyutlu bir yapı, insan vücudundaki gerçek kalp kapağının bütün özelliklerini taşıyan bir organ olarak değerlendirilemiyor.<br />
İnsan kalbindeki kapaklar dolaşım sistemi, kan basıncı, bağışıklık sistemi, çevredeki kalp kası ve diğer dokularla sürekli etkileşim halinde çalışıyor. Mevcut modeller bu karmaşıklığın yalnızca bir bölümünü yeniden oluşturabiliyor.<br />
Bu nedenle çalışma doğrudan yeni bir tedavi sunmuyor ve insanlarda klinik yarar gösterildiği anlamına gelmiyor. Araştırmanın asıl önemi, kalp kapağının nasıl oluştuğunu ve bazı kapak hastalıklarının nasıl başladığını insan hücreleri üzerinde incelemek için yeni bir deney sistemi geliştirilmiş olması. Bundan sonraki çalışmalar, modelin gerçek insan kalp kapağına ne ölçüde benzediğini ve ilaç geliştirme süreçlerinde ne kadar güvenilir sonuç verdiğini gösterecek. [1]<br />
Kaynaklar<br />
[1] He Y. ve ark. Human iPSC-derived heart valve-like assembloids model valve development and disease pathology. Cell Stem Cell. 2026. DOI: 10.1016/j.stem.2026.07.011</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔬 Bilim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/insan-kok-hucrelerinden-kalp-kapagi-benzeri-yapi-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/kalp-kapagi-kok-hucre-1200x750-150kb.webp" type="image/jpeg" length="39774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fırat Üniversitesi’nde köpeklerin kovaladığı akademisyen ağır yaralandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/firat-universitesinde-kopeklerin-kovaladigi-akademisyen-agir-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/firat-universitesinde-kopeklerin-kovaladigi-akademisyen-agir-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ’da Fırat Üniversitesi kampüsünde elektrikli bisikletiyle seyreden Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zülfü Genç, sahipsiz köpeklerin kendisini kovalaması sırasında kontrolünü kaybederek asfalt zemine düştü. Başından ağır yaralanan Genç, Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fırat Üniversitesi kampüsünde korkutan olay</p>

<p>Elazığ’da Fırat Üniversitesi kampüsünde sahipsiz köpeklerin kovaladığı öğretim üyesi Doç. Dr. Zülfü Genç, kullandığı elektrikli bisikletten düşerek ağır yaralandı.</p>

<p>Olayın Fırat Üniversitesi kampüs sınırları içerisinde bulunan Mühendislik Camii yakınlarında meydana geldiği bildirildi.<br />
Edinilen bilgilere göre Doç. Dr. Zülfü Genç, elektrikli bisikletiyle seyir halindeyken sahipsiz köpekler tarafından kovalanmaya başladı.</p>

<p>Köpeklerin havlayarak üzerine doğru koşması sırasında Genç’in elektrikli bisikletinin kontrolünü kaybettiği ve sert şekilde asfalt zemine düştüğü belirtildi.</p>

<p>Başından ağır yaralandı</p>

<p>Düşmenin etkisiyle başından ciddi şekilde yaralanan Genç için çevrede bulunanların ihbarı üzerine sağlık ekipleri olay yerine sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk müdahalesi olay yerinde yapılan akademisyen, daha sonra ambulansla Fırat Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.</p>

<p>Fırat Üniversitesi’nde öğretim üyesi</p>

<p>Fırat Üniversitesi’nin resmi Akademik Bilgi Sistemi’ndeki kayıtlara göre Doç. Dr. Zülfü Genç, Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri bünyesinde görev yapıyor.</p>

<p>Genç’in uzmanlık alanları arasında kodlama ve robotik, STEM ile insan-bilgisayar etkileşimi bulunuyor. Üniversitenin resmi kayıtlarında akademisyenin çok sayıda makale, bildiri, proje ve kitap çalışmasının bulunduğu görülüyor.</p>

<p>Genç ayrıca çocuklara yönelik robotik ve kodlama eğitimleri ile çeşitli teknoloji projelerinde görev aldı.</p>

<p>Olayla ilgili yeni açıklama bekleniyor</p>

<p>Olayın ardından özellikle üniversite kampüslerinde sahipsiz hayvanlara yönelik güvenlik tedbirleri yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Doç. Dr. Zülfü Genç’in sağlık durumuyla ilgili Fırat Üniversitesi veya hastane yönetiminden yapılabilecek yeni açıklamalar bekleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/firat-universitesinde-kopeklerin-kovaladigi-akademisyen-agir-yaralandi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7946.jpeg" type="image/jpeg" length="41779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Acı Kaybı: Op. Dr. İsmet İnan Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ankara-egitim-ve-arastirma-hastanesinin-aci-kaybi-op-dr-ismet-inan-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ankara-egitim-ve-arastirma-hastanesinin-aci-kaybi-op-dr-ismet-inan-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde uzun yıllar Klinik Şef Yardımcısı olarak görev yapan emekli hekim Op. Dr. İsmet İnan hayatını kaybetti. İnan’ın vefatı, meslektaşları ve hastane camiasında üzüntüyle karşılandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi camiası, uzun yıllar hastanenin Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde görev yapan Op. Dr. İsmet İnan’ın vefatıyla sarsıldı.</p>

<p>Emekli hekim İsmet İnan’ın vefatını Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Rahmi Kılıç duyurdu.</p>

<p>İnan’ın uzun yıllar Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde Klinik Şef Yardımcısı olarak görev yaptığı belirtildi.</p>

<p>Başhekim Kılıç’tan taziye mesajı</p>

<p>Başhekim Prof. Dr. Rahmi Kılıç, yayımladığı taziye mesajında İsmet İnan’ın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılıç, merhum hekime Allah’tan rahmet dilerken ailesi, yakınları, meslektaşları ve Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi camiasına başsağlığı temennisinde bulundu.</p>

<p>Uzun yıllar kadın hastalıkları ve doğum alanında hekimlik yapan Op. Dr. İsmet İnan’ın vefatı, birlikte görev yaptığı meslektaşları ve sağlık camiasında üzüntüye neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ankara-egitim-ve-arastirma-hastanesinin-aci-kaybi-op-dr-ismet-inan-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7942.jpeg" type="image/jpeg" length="28465"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkoloji Dünyasının Acı Kaybı: Prof. Dr. Türkan Əfəndiyeva Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/turkoloji-dunyasinin-aci-kaybi-prof-dr-turkan-efendiyeva-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/turkoloji-dunyasinin-aci-kaybi-prof-dr-turkan-efendiyeva-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan dil bilimi ve Türkoloji alanının önemli isimlerinden Prof. Dr. Türkan Əfəndiyeva hayatını kaybetti. Uzun yıllar akademik çalışmalarıyla tanınan Əfəndiyeva’nın vefatı bilim dünyasında üzüntüyle karşılandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Azerbaycan dil bilimi ve Türkoloji alanının önemli isimlerinden, filoloji bilimleri doktoru ve profesör Türkan Əfəndiyeva hayatını kaybetti.</p>

<p>Akademik yaşamı boyunca Azerbaycan dili, edebî dil, üslup bilimi ve söz varlığı üzerine çalışmalar yapan Prof. Dr. Türkan Əfəndiyeva, özellikle Azerbaycan Türkçesinin leksik ve üslup özelliklerine ilişkin araştırmalarıyla tanındı.</p>

<p>Əfəndiyeva’nın bilimsel çalışmaları yalnızca Azerbaycan’da değil, Türkiye’deki Türkoloji çevrelerinde de kaynak olarak kullanıldı. Türk dili, edebî dil ve üslup alanındaki eserleri çok sayıda akademik çalışma ve araştırmada referans gösterildi.</p>

<p>Türkoloji alanında iz bıraktı</p>

<p>Prof. Dr. Türkan Əfəndiyeva, Azerbaycan dil biliminin gelişimine katkı sağlayan akademisyenler arasında yer aldı. Edebî dilin gelişimi, kelimelerin üslup özellikleri, mecazlar ve Azerbaycan Türkçesinin söz varlığı üzerine yaptığı çalışmalar Türkoloji literatüründe önemli bir yer edindi.</p>

<p>Əfəndiyeva, uluslararası Türk dili ve Türkoloji toplantılarında da Azerbaycan dil bilimine ilişkin çalışmalarını bilim dünyasıyla paylaştı.</p>

<p>Oqtay Əfəndiyev’in eşiydi</p>

<p>Türkan Əfəndiyeva, Azerbaycan tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Oqtay Əfəndiyev’in eşiydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Wikimedia Commons arşivinde yer alan 2009 tarihli bir fotoğrafta Türkan Əfəndiyeva ile Oqtay Əfəndiyev birlikte görülüyor. Fotoğraf kaydında Türkan Əfəndiyeva, filoloji bilimleri doktoru ve profesör olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Türkan Əfəndiyeva’nın vefatı ailesi, yakınları ve Türkoloji camiasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Kıbrıs Aydın Üniversitesi</li>
 <li>Wikimedia Commons</li>
 <li>AzadlıqRadiosu</li>
 <li>Türkoloji ve filoloji alanındaki akademik yayınlar</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/turkoloji-dunyasinin-aci-kaybi-prof-dr-turkan-efendiyeva-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7939-1.jpeg" type="image/jpeg" length="76816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pankreas Kanserinde Kritik Keşif: Yeni İlaçlara Direncin Yolu Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pankreas-kanserinde-kritik-kesif-yeni-ilaclara-direncin-yolu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pankreas-kanserinde-kritik-kesif-yeni-ilaclara-direncin-yolu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nature Medicine’da yayımlanan araştırmada, metastatik pankreas kanseri hastalarında deneysel RAS inhibitörü daraxonrasibe karşı gelişen direnç mekanizmaları belirlendi. Bulgular, yeni ilaç kombinasyonlarıyla direncin geciktirilebileceğine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pankreas Kanserinde Yeni İlaçlara Direncin Şifresi Çözüldü</p>

<p>Pankreas kanserinde son yılların en önemli ilaç hedeflerinden biri haline gelen RAS proteinlerini baskılayan yeni tedavilere karşı tümörlerin nasıl direnç geliştirdiğine ilişkin dikkat çekici sonuçlar elde edildi.</p>

<p>Nature Medicine dergisinde 11 Ağustos 2026’da yayımlanan araştırmada, metastatik pankreas kanseri hastalarında deneysel daraxonrasib tedavisi sırasında ortaya çıkan genetik değişiklikler incelendi.</p>

<p>Araştırma, yeni nesil RAS inhibitörlerinin etkisini sınırlayan mekanizmaların daha tedavinin geliştirme aşamasındayken belirlenebilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>44 hastanın tümör DNA’sı incelendi</p>

<p>Araştırmacılar Faz I/II klinik çalışmaya katılan metastatik pankreas kanseri hastalarından elde edilen verileri değerlendirdi.</p>

<p>Toplam 44 hastanın tedavi öncesinde ve tedavi sırasında alınan kan örneklerinde dolaşımdaki tümör DNA’sı analiz edildi.</p>

<p>Bu yöntem sayesinde tümörden yeniden doku örneği alınmasına gerek kalmadan kan dolaşımındaki kanser kaynaklı DNA parçaları üzerinden hastalığın genetik değişimi takip edildi.</p>

<p>Araştırmacılar özellikle daraxonrasib tedavisi altında tümörlerin RAS baskısından kurtulmak için hangi biyolojik yolları kullandığını araştırdı.</p>

<p>Hastaların yüzde 59’unda yeni değişiklikler ortaya çıktı</p>

<p>Sonuçlar kanser hücrelerinin tedavi baskısı altında hızla yeni kaçış yolları geliştirebildiğini gösterdi.</p>

<p>Hastaların yaklaşık yüzde 59’unda, tedavi sırasında RAS sinyal yoluyla ilişkili yeni genomik değişiklikler tespit edildi.</p>

<p>En sık görülen direnç mekanizmalarından biri mutant KRAS geninin kopya sayısının artması oldu.</p>

<p>Bu değişiklik hastaların yaklaşık yüzde 36’sında saptandı.</p>

<p>Tümör hücrelerinin hedef alınan mutant KRAS geninin kopyalarını artırarak ilacın oluşturduğu baskıyı aşmaya çalışabileceği değerlendirildi.</p>

<p>Kanser tek bir kaçış yolu kullanmıyor</p>

<p>Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de tedavi direncinin yalnızca KRAS üzerindeki değişikliklerle sınırlı olmadığının görülmesi oldu.</p>

<p>Bilim insanları kanser hücrelerinde RTK, MAPK ve PI3K gibi farklı hücresel sinyal yollarını etkileyen değişiklikler de belirledi.</p>

<p>Bu durum pankreas kanserinin RAS baskılandığında alternatif büyüme yollarını devreye sokabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Dolayısıyla tek bir hedefin uzun süre baskılanması bazı hastalarda yeterli olmayabilir.</p>

<p>Bu bulgu, gelecekte birden fazla biyolojik yolu aynı anda hedefleyen kombinasyon tedavilerinin önemini artırabilir.</p>

<p>Kombinasyon tedavileri direnci geciktirdi</p>

<p>Araştırmacılar insanlardan elde edilen genetik verilerin ardından farklı tedavi kombinasyonlarını laboratuvar ve hayvan modellerinde test etti.</p>

<p>Daraxonrasibin başka RAS inhibitörleriyle veya DNA hasar yanıtı ve reseptör tirozin kinaz yollarını hedefleyen ilaçlarla birlikte kullanılmasının bazı modellerde direnç gelişimini geciktirdiği veya önlediği görüldü.</p>

<p>Bu sonuç henüz hastalarda kombinasyon tedavisinin kesin olarak etkili olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Ancak elde edilen veriler gelecekte yürütülecek klinik araştırmalar için önemli bir yol haritası oluşturuyor.</p>

<p>KRAS yıllarca ulaşılamaz hedef olarak görüldü</p>

<p>KRAS, pankreas kanserinin biyolojisindeki en önemli genetik sürücülerden biri.</p>

<p>Pankreas duktal adenokarsinomlarının büyük bölümünde KRAS geninde hastalığı tetikleyen mutasyonlar bulunuyor.</p>

<p>Ancak KRAS proteininin yapısı nedeniyle bu hedef onlarca yıl boyunca ilaç geliştirme açısından son derece zor kabul edildi.</p>

<p>Son yıllarda geliştirilen yeni moleküller bu tabloyu değiştirmeye başladı.</p>

<p>Daraxonrasib de aktif durumdaki RAS proteinlerini hedeflemek üzere geliştirilen yeni nesil ilaç adayları arasında bulunuyor.</p>

<p>Daraxonrasib Faz III aşamasında</p>

<p>Daraxonrasib henüz pankreas kanseri tedavisi için rutin klinik kullanıma girmiş bir ilaç değil.</p>

<p>İlacın etkinliği halen ileri aşama klinik araştırmalarda değerlendiriliyor.</p>

<p>RASolute 302 adlı Faz III çalışma, daraxonrasibin metastatik pankreas kanserindeki klinik yararını daha geniş hasta grubunda araştırıyor.</p>

<p>Bu nedenle Nature Medicine’da yayımlanan yeni araştırma doğrudan yeni bir tedavi onayı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Çalışmanın önemi, ilacın gelecekte karşılaşabileceği direnç mekanizmalarını ve bunlara karşı geliştirilebilecek stratejileri erken dönemde ortaya koymasından kaynaklanıyor.</p>

<p>Sıvı biyopsinin önemi de artabilir</p>

<p>Araştırmanın başka bir dikkat çekici yönü ise dolaşımdaki tümör DNA’sının tedavi direncini takip etmek amacıyla kullanılması.</p>

<p>Gelecekte bu yaklaşımın klinik olarak doğrulanması halinde hastalardan belirli aralıklarla alınan kan örnekleriyle kanserin genetik değişiminin takip edilmesi mümkün olabilir.</p>

<p>Böylece direnç mekanizması tümörün radyolojik olarak büyümesinden önce saptanabilir ve tedavi stratejisinin buna göre değiştirilmesi araştırılabilir.</p>

<p>Bu yaklaşım pankreas kanserinde kişiselleştirilmiş tedavinin önemli parçalarından biri haline gelebilir.</p>

<p>Yeni nesil tedavilerin ikinci aşaması başlıyor</p>

<p>Bilim insanlarına göre RAS inhibitörlerinin geliştirilmesi pankreas kanseri araştırmalarında önemli bir aşamayı temsil ediyor.</p>

<p>Ancak bir hedefe karşı ilaç geliştirmek tek başına yeterli olmayabilir.</p>

<p>Kanserin bu tedaviden nasıl kaçtığını anlamak, yeni nesil ilaçların daha uzun süre etkili olmasını sağlayabilecek ikinci büyük aşamayı oluşturuyor.</p>

<p>Yeni çalışma da bu açıdan önemli bir direnç haritası ortaya koyuyor.</p>

<p>Bulguların geniş hasta gruplarında doğrulanması ve laboratuvar ortamında başarılı bulunan kombinasyonların klinik çalışmalarda test edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı veya tedavi önerisi değildir. Kanser tedavileri hastanın hastalık özelliklerine ve moleküler bulgularına göre uzman hekimler tarafından planlanmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar</p>

<p>1. Nature Medicine<br />
2. Revolution Medicines<br />
3. ClinicalTrials </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔬 Bilim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pankreas-kanserinde-kritik-kesif-yeni-ilaclara-direncin-yolu-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7935.jpeg" type="image/jpeg" length="60670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="48780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="44977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="74134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="96442"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="70639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="51357"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
