<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 09 Aug 2026 00:08:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmî Gazete’de Yeni Büyükelçi Atamaları Yayımlandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-yeni-buyukelci-atamalari-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-yeni-buyukelci-atamalari-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İzlanda, Ukrayna, Hollanda ve Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi nezdindeki Türkiye temsilciliklerine yeni atamalar gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 2026/223 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yer aldı. Karar kapsamında, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilgili hükümleri uyarınca çeşitli büyükelçilik ve daimi temsilcilik görevlerine yeni atamalar yapıldı.</p>

<p>Yayımlanan karara göre, İzlanda Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, halen Ukrayna Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak görev yapan Mustafa Levent Bilgen atandı.</p>

<p>Ukrayna Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine ise Hollanda Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan getirildi.</p>

<p>Kararla birlikte Hollanda Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Burak Akçapar atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Daimi Temsilciliğine de Ayşe Sözen Usluer görevlendirildi.</p>

<p>Atama kararının 8 Ağustos 2026 tarihinde imzalandığı, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği bildirildi.</p>

<p>Atanan isimler</p>

<ul>
 <li>İzlanda Büyükelçisi: Mustafa Levent Bilgen</li>
 <li>Ukrayna Büyükelçisi: Fatma Ceren Yazgan</li>
 <li>Hollanda Büyükelçisi: Burak Akçapar</li>
 <li>BM Cenevre Daimi Temsilcisi: Ayşe Sözen Usluer</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/resmi-gazetede-yeni-buyukelci-atamalari-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="24181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hayatın İlk 1000 Gününde Daha Az Şeker: Alzheimer Riski Yüzde 46 Daha Düşük Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hayatin-ilk-1000-gununde-daha-az-seker-alzheimer-riski-yuzde-46-daha-dusuk-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hayatin-ilk-1000-gununde-daha-az-seker-alzheimer-riski-yuzde-46-daha-dusuk-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, anne karnından 2 yaşına kadar daha düşük şeker maruziyetinin ilerleyen yıllarda Alzheimer hastalığı riskinin yüzde 46 daha düşük olmasıyla ilişkili olabileceğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk yıllardaki şeker tüketimi onlarca yıl sonra beyni etkileyebilir mi?</p>

<p>Hayatın ilk 1000 gününde daha az şeker tüketilmesi, yalnızca çocukluk dönemindeki beslenme alışkanlıklarını değil, ileri yaştaki beyin sağlığını da etkiliyor olabilir. 2026 yılında yayımlanan yeni bir araştırmada, gebelikten başlayarak yaklaşık 2 yaşına kadar şeker kısıtlamasına maruz kalan kişilerde Alzheimer hastalığı riskinin yüzde 46 daha düşük olduğu görüldü. [1][2]</p>

<p>Araştırmanın dikkat çeken yanı, klasik bir beslenme anketine dayanmaması. Bilim insanları, İngiltere’de İkinci Dünya Savaşı sonrasında uygulanan şeker karnesinin sona ermesini adeta doğal bir deney olarak kullandı.</p>

<p>Şeker kısıtlamasının Eylül 1953’te kaldırılmasıyla ülkedeki tüketim hızla yükseldi. Böylece araştırmacılar, yaşamlarının ilk dönemini şeker kısıtlaması altında geçirenlerle kısıtlamanın kaldırılmasından hemen sonra doğan kişilerin uzun dönem sağlık verilerini karşılaştırabildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>60 binden fazla kişinin verileri incelendi</p>

<p>Araştırmada 1951-1956 yılları arasında doğan ve UK Biobank veri tabanında bulunan 60 bin 394 kişinin sağlık kayıtları değerlendirildi. Katılımcılar, anne karnında ve doğumdan sonraki erken dönemde şeker kısıtlamasına ne kadar süreyle maruz kaldıklarına göre karşılaştırıldı. [1]</p>

<p>Sonuçlar oldukça dikkat çekiciydi. Hayatın ilk 1000 gününde şeker kısıtlamasına maruz kalanlarda:</p>

<ul>
 <li>Herhangi bir nedene bağlı demans riski yüzde 27 daha düşük,</li>
 <li>Alzheimer hastalığı riski yüzde 46 daha düşük,</li>
 <li>Anksiyete riski yüzde 20 daha düşük,</li>
 <li>Depresyon riski ise yüzde 11 daha düşük bulundu.</li>
</ul>

<p>Parkinson hastalığı açısından ise benzer bir ilişki saptanmadı.</p>

<p>Buradaki yüzde 46’lık rakamın göreceli risk azalmasını ifade ettiğini özellikle belirtmek gerekiyor. Araştırma, “az şeker tüketen her çocukta Alzheimer riski yüzde 46 azalır” şeklinde yorumlanamaz.</p>

<p>Alzheimer riski açısından neden ilk 1000 gün önemli?</p>

<p>Gebeliğin başlangıcından çocuğun yaklaşık ikinci yaş gününe kadar uzanan dönem, beynin çok hızlı geliştiği bir zaman dilimi.</p>

<p>Araştırmacılar, bu dönemdeki beslenmenin metabolizmanın çalışma biçimi üzerinde uzun süreli izler bırakabileceğini düşünüyor. Buna bazen “metabolik programlama” adı veriliyor. Basitçe anlatmak gerekirse, gelişmekte olan vücut erken dönemde karşılaştığı beslenme ortamına göre bazı biyolojik ayarlarını şekillendirebiliyor.</p>

<p>Fazla şeker tüketiminin insülin direnci, kilo artışı ve düşük düzeyli kronik iltihaplanma gibi süreçlerle ilişkili olması da olası açıklamalar arasında. Ancak yeni araştırma bu mekanizmaları doğrudan test etmedi. Bu nedenle şeker ile Alzheimer arasındaki biyolojik zincirin tam olarak nasıl geliştiği henüz bilinmiyor.</p>

<p>Beyin görüntülerinde de farklılık görüldü</p>

<p>Araştırmanın ilginç bölümlerinden biri de beyin MR görüntüleriydi.</p>

<p>Bilim insanları 9 bin 53 katılımcının görüntülerini ayrıca değerlendirdi. Doğum sonrasında şeker kısıtlamasına maruz kalan kişilerin beyinlerinin biyolojik olarak kronolojik yaşlarından ortalama 0,39 yıl daha genç göründüğü hesaplandı. [1]</p>

<p>Ayrıca hafıza ve bilişsel işlevlerle ilişkili hipokampus ve talamus gibi bazı beyin bölgelerinin hacimleri daha büyük bulundu.</p>

<p>Bu bulgular erken dönem beslenmenin beyin yaşlanmasıyla bağlantılı olabileceği fikrini güçlendiriyor. Ancak tek bir zamanda çekilmiş MR görüntüleri, bu farklılıkların doğrudan daha az şeker tüketiminden kaynaklandığını kanıtlayamıyor.</p>

<p>Doğumdan sonraki dönem daha belirgin görünüyor</p>

<p>Araştırmada dikkat çeken başka bir ayrıntı daha vardı.</p>

<p>Şeker kısıtlamasının yalnızca gebelik döneminde yaşandığı kişilerde sonuçlar daha sınırlıydı. En belirgin ilişkiler, şeker kısıtlamasının doğumdan sonra da devam ettiği kişilerde ortaya çıktı.</p>

<p>Bu durum, özellikle bebeğin doğumdan sonraki ilk yıllarındaki beslenme ortamının uzun vadeli beyin sağlığı açısından önemli olabileceğine işaret ediyor. [1]</p>

<p>Şeker tamamen kesilmeli mi?</p>

<p>Hayır. Çalışmanın konusu meyve, sebze veya süt gibi besinlerde doğal olarak bulunan şekeri hayatımızdan çıkarmak değil.</p>

<p>Burada özellikle eklenmiş ve serbest şekerlerin azaltılması önem taşıyor. Şekerli içecekler, tatlılar, şekerlemeler ve birçok işlenmiş ürüne sonradan eklenen şekerler bu gruba giriyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü de serbest şeker tüketiminin yaşam boyunca sınırlandırılmasını öneriyor. Genel öneri, serbest şekerlerden alınan enerjinin günlük toplam enerjinin yüzde 10’unun altında tutulması; mümkün olduğunda yüzde 5’in altına indirilmesinin ek yarar sağlayabileceği yönünde. [3]</p>

<p>Meyve ve sebzelerin kendi yapısındaki doğal şekerler ise aynı kategoride değerlendirilmemeli.</p>

<p>Bulgular güçlü ama önemli bir sınır var</p>

<p>Araştırmanın en önemli mesajı aynı zamanda en önemli uyarısı: Bu çalışma, erken yaşta daha az şeker tüketmenin Alzheimer hastalığını önlediğini kanıtlamıyor.</p>

<p>Çalışma randomize kontrollü bir klinik araştırma değildi. İngiltere’deki tarihsel şeker kısıtlamasının oluşturduğu doğal koşullardan yararlanıldı.</p>

<p>Üstelik araştırmacılar her annenin veya çocuğun gerçekte kaç gram şeker tükettiğini bilmiyordu. Şeker karnesinin sona erdiği dönemde savaş sonrası İngiltere’de beslenme ve yaşam koşullarında başka değişiklikler de yaşanmış olabilir.</p>

<p>Bir başka sınırlama ise vaka sayısı. Takip sırasında 307 kişide demans gelişirken bunların yalnızca 123’ünde Alzheimer hastalığı görüldü. Bu nedenle yüzde 46’lık risk azalması dikkat çekici olsa da yeni ve farklı toplumlarda yapılacak araştırmalarla doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Günlük hayatta nasıl uygulanabilir?</p>

<p>Bu araştırmadan çıkarılabilecek mesaj çocukların karbonhidratlardan veya meyvelerden uzak tutulması değil. Daha uygulanabilir yaklaşım, özellikle gereksiz eklenmiş şeker kaynaklarını azaltmak.</p>

<p>Şekerli içecek yerine su tercih etmek, aromalı ve şeker eklenmiş ürünler yerine sade seçeneklere yönelmek, paketli ürünlerin etiketlerini okumak ve tatlıyı günlük beslenmenin merkezine yerleştirmemek bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.</p>

<p>Üstelik şekerin sınırlandırılmasının olası yararları Alzheimer araştırmalarıyla sınırlı değil. Fazla eklenmiş şeker tüketimi kilo artışı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunlarıyla da ilişkilendiriliyor. [4]</p>

<p>Uzmanlar Ne Öneriyor?</p>

<ul>
 <li>Çocukların damak tadını erken yaşlardan itibaren aşırı tatlı yiyeceklere alıştırmamaya çalışın.</li>
 <li>Şekerli içecekleri günlük alışkanlık haline getirmeyin.</li>
 <li>Paketli ürünlerde “eklenmiş şeker” miktarına dikkat edin.</li>
 <li>Meyve, sebze ve süt gibi besinlerde doğal olarak bulunan şekeri eklenmiş şekerle aynı değerlendirmeyin.</li>
 <li>Şekeri azaltırken beslenmenin genel kalitesine odaklanın; sebze, meyve, tam tahıl ve besleyici temel gıdaları öne çıkarın.</li>
 <li>Araştırmadaki yüzde 46’lık sonucu kişisel Alzheimer riskinde garanti edilmiş bir azalma olarak yorumlamayın.</li>
</ul>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Lian X. ve ark. Early-life sugar rationing, brain aging, and long-term neurodegenerative and psychiatric health outcomes: a population-based natural experiment study. npj Aging, 2026.</li>
 <li>ScienceAlert. Low-Sugar Diet Early in Life Linked to 46% Lower Alzheimer’s Risk. 29 Temmuz 2026.</li>
 <li>World Health Organization. Guideline: Sugars Intake for Adults and Children.</li>
 <li>Centers for Disease Control and Prevention. Get the Facts: Added Sugars. 2026.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🩺 Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hayatin-ilk-1000-gununde-daha-az-seker-alzheimer-riski-yuzde-46-daha-dusuk-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 23:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7694.jpeg" type="image/jpeg" length="78397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arabesk Müziğin Güçlü Sesi Cansever Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/arabesk-muzigin-guclu-sesi-cansever-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/arabesk-muzigin-guclu-sesi-cansever-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arabesk müziğin kendine özgü yorumuyla tanınan isimlerinden Cansever, uzun süredir mücadele ettiği lösemi nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sanatçının vefat haberini yakın dostu Mehtap Yılmaz sosyal medya hesabından duyurdu.</p>

<p>Arabesk müziğin tanınan isimlerinden Cansever’den üzücü haber geldi. Bir süredir kanser tedavisi gören sanatçının, 8 Ağustos 2026’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği bildirildi. Vefat haberinin ardından sanatçının sevenleri sosyal medyada taziye mesajları paylaşmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cansever lösemi tedavisi görüyordu</p>

<p>Gerçek adı Dzansever Dalipova olan Cansever, Aralık 2025’te kendisine lösemi teşhisi konulduğunu açıklamıştı. Almanya’da yaşayan sanatçı, teşhisin ardından kemoterapi tedavisine başladığını ve bir süre sahnelerden uzak kalacağını duyurmuştu.</p>

<p>Tedavi sürecindeki gelişmeleri zaman zaman sevenleriyle paylaşan Cansever, Mart 2026’da ilik nakli operasyonu geçirmişti. Menajeri Erhan Arı, operasyonun başarılı geçtiğini ve tedavinin hastanede devam edeceğini açıklamıştı.</p>

<p>Nisan ayında ise yaklaşık beş hafta sonra ilk kez hastaneden dışarı çıkan sanatçı, kendisine destek verenlere teşekkür ederek dualarını istemişti.</p>

<p>Vefat haberini Mehtap Yılmaz duyurdu</p>

<p>Cansever’in yaşamını yitirdiğine ilişkin haberi sanatçı dostu Mehtap Yılmaz’ın sosyal medya hesabından duyurduğu bildirildi. Haber kısa sürede sosyal medyada yayılırken, Cansever’in vefatı sanat camiasında ve sevenleri arasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Cansever kimdir?</p>

<p>Cansever, 8 Temmuz 1967’de Kuzey Makedonya’nın Veles kentinde dünyaya geldi. Gerçek adı Dzansever Dalipova olan sanatçı, kendine özgü sesi ve yorumuyla özellikle 1990’lı yıllardan itibaren arabesk müziğin tanınan isimleri arasında yer aldı. “Ağla Gözbebeğim”, “Sen de Gittin” ve “Kime Bu İnat” gibi eserleriyle geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.</p>

<p>Sanatçının cenaze ve defin programına ilişkin ayrıntılar henüz açıklanmadı. Bu konuda ailesi veya yakın çevresinden gelecek açıklamalar bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/arabesk-muzigin-guclu-sesi-cansever-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 22:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7692-1.jpeg" type="image/jpeg" length="33969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suça Sürüklenen Çocuklara Yeni Düzenleme Yasalaştı: İşte Değişen Maddeler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/suca-suruklenen-cocuklara-yeni-duzenleme-yasalasti-iste-degisen-maddeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/suca-suruklenen-cocuklara-yeni-duzenleme-yasalasti-iste-degisen-maddeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suça sürüklenen çocuklara ilişkin cezai sorumluluk, infaz sistemi, sosyal inceleme, ebeveyn yükümlülükleri ve 18 yaş altına kesici alet satışını kapsayan düzenleme TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni düzenleme özellikle 15-18 yaş grubuna ilişkin hükümleriyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi, çocukların suça sürüklenmesine yönelik uzun süredir tartışılan düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni kabul etti.</p>

<p>8 Ağustos 2026 tarihinde Genel Kurulda kabul edilen düzenlemeyle çocukların cezai sorumluluğundan infaz sistemine, sosyal inceleme süreçlerinden ailelerin sorumluluğuna kadar birçok alanda değişikliğe gidildi.</p>

<p>15-18 Yaş Grubunda Ceza İndirimi Yeniden Düzenlendi</p>

<p>Düzenlemenin en fazla dikkat çeken bölümlerinden biri Türk Ceza Kanunu’nun çocukların cezai sorumluluğuna ilişkin hükümlerinde yapılan değişiklik oldu.</p>

<p>15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış çocukların işlediği suçlarda uygulanan ceza indirimi yeniden düzenlendi.</p>

<p>Özellikle kasten öldürme ve kanunda belirtilen ağır sonuçları doğuran kasten yaralama suçlarında çocuğun kusurunun ağırlığı, suçun işleniş biçimi, amaç ve saiki ile daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olup olmadığı gibi unsurların değerlendirilmesine imkân tanınıyor.</p>

<p>Böylece her olayın kendi koşullarına göre daha ayrıntılı bir değerlendirme yapılmasının önü açılıyor.</p>

<p>Çocuk Hükümlüler İçin İnfaz Sistemi Değişiyor</p>

<p>Yeni kanun çocuk hükümlülerin cezalarının infaz edilme biçiminde de önemli değişiklikler getiriyor.</p>

<p>Çocuk hükümlülerin cezalarının kural olarak çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında yerine getirilmeye başlanması öngörülüyor.</p>

<p>Çocuğun iyi halli olduğunun değerlendirilmesi halinde ise çocuk eğitimevine ayrılabilmesi mümkün olacak.</p>

<p>Bununla birlikte daha kısa süreli cezalar bakımından istisnalar bulunuyor. Düzenlemeye göre kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az hapis cezası alan çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilebilecek.</p>

<p>15 Yaşından Küçük Çocuklarda Sosyal İnceleme Zorunlu</p>

<p>Kanunun çocuk koruma boyutundaki önemli düzenlemelerinden biri de sosyal inceleme raporları konusunda yapıldı.</p>

<p>15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılması zorunlu hale geliyor.</p>

<p>Çocuğun aile ortamı, eğitim durumu, sosyal çevresi ve gelişim özelliklerinin değerlendirilmesi, adli süreçte verilecek karar açısından daha belirleyici hale getiriliyor.</p>

<p>15 yaşını doldurmuş çocuklar bakımından sosyal inceleme yapılmaması durumunda ise bunun gerekçesinin belirtilmesi gerekiyor.</p>

<p>“Suça Sürüklenen Çocuk” İfadesinde Değişiklik</p>

<p>Düzenleme yalnızca cezalara ilişkin hükümlerden oluşmuyor.</p>

<p>Çocuk Koruma Kanunu’nun bazı hükümlerinde kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesi getiriliyor.</p>

<p>Ayrıca çocuk hakkında kamu davası açılması halinde koruyucu ve destekleyici önlemlerin değerlendirilebilmesi amacıyla ilgili kamu kurumlarına bildirim yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Anne ve Babaların Sorumluluğuna İlişkin Cezalar Artıyor</p>

<p>Yeni düzenleme ebeveynlerin çocuklarına yönelik sorumlulukları konusunda da değişiklikler içeriyor.</p>

<p>Aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim veya destek yükümlülüklerinin yerine getirilmemesine ilişkin yaptırımlar ağırlaştırılıyor.</p>

<p>Çocuğunun ahlakını, güvenliğini veya sağlığını ciddi biçimde tehlikeye atan anne veya babalara uygulanabilecek hapis cezalarının sınırları da yükseltiliyor.</p>

<p>Mahkeme tarafından çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbirlere uymayan anne, baba, vasi veya çocuğun bakımından sorumlu kişiler açısından da tazyik hapsi uygulanabilmesine yönelik düzenleme getiriliyor.</p>

<p>18 Yaşından Küçüklere Kesici ve Delici Alet Satılamayacak</p>

<p>Kanunun günlük hayata doğrudan yansıyacak hükümlerinden biri kesici ve delici aletlere ilişkin.</p>

<p>Kanunda belirlenen istisnalar dışında kesici, delici veya bereleyici nitelikteki aletlerin 18 yaşından küçüklere satılması yasaklanıyor.</p>

<p>Çocukların bu kapsamdaki aletleri satın almaları ve taşımalarına ilişkin de yeni sınırlamalar getiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenlemeyle çocukların şiddet olaylarında kullanılabilecek aletlere erişiminin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Tekerrürde 15 Yaş Düzenlemesi Tekliften Çıkarıldı</p>

<p>Kanunun Genel Kurul görüşmeleri sırasında önemli bir değişiklik de yapıldı.</p>

<p>Tekerrür hükümlerinde çocuklar bakımından mevcut 18 yaş sınırının 15 yaşa indirilmesini öngören düzenleme teklif metninden çıkarıldı.</p>

<p>Bu nedenle kamuoyunda teklifin ilk hali üzerinden yapılan değerlendirmeler ile TBMM’den geçen nihai metin arasında ayrım yapılması gerekiyor.</p>

<p>Düzenleme TBMM’de Yasalaştı</p>

<p>TBMM Genel Kurulunda yapılan görüşmelerin ardından teklif 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilerek yasalaştı.</p>

<p>Yeni düzenleme çocukların ağır suçlardaki cezai sorumluluğunun değerlendirilmesinden ceza infaz sistemine kadar geniş bir alanı kapsarken, sosyal inceleme ve koruyucu tedbirler de sistemin önemli unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>Kanunun uygulamadaki sonuçları ise özellikle 15-18 yaş grubundaki çocukların yargılandığı ağır suç dosyalarında yakından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📰 Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/suca-suruklenen-cocuklara-yeni-duzenleme-yasalasti-iste-degisen-maddeler</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7689.jpeg" type="image/jpeg" length="25780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Üniversitesi Rektörü Emin Aşıkkutlu’nun Annesi Fatma Aşıkkutlu Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-universitesi-rektoru-emin-asikkutlunun-annesi-fatma-asikkutlu-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzon-universitesi-rektoru-emin-asikkutlunun-annesi-fatma-asikkutlu-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu’nun annesi Fatma Aşıkkutlu vefat etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Merhume Aşıkkutlu’nun cenazesi, 9 Ağustos Pazar günü Trabzon’da düzenlenecek cenaze merasimlerinin ardından Of ilçesinde aile kabristanlığına defnedilecek.</p>

<p>Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu’nun annesi Fatma Aşıkkutlu hayatını kaybetti. Vefat haberi Aşıkkutlu ailesi, yakınları ve üniversite camiasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Cenaze programı belli oldu</p>

<p>Fatma Aşıkkutlu için ilk cenaze namazının 9 Ağustos Pazar günü öğle namazının ardından Trabzon’daki Hanefi Hatun Camii’nde kılınacağı bildirildi.</p>

<p>Ardından merhumenin naaşı Of ilçesine götürülecek. Uğurlu Mahallesi Molla Ömerli Camii’nde ikindi namazının ardından ikinci cenaze namazı kılınacak. Fatma Aşıkkutlu, buradaki cenaze merasiminin ardından aile kabristanlığında toprağa verilecek.</p>

<p>Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu ve Aşıkkutlu ailesine yönelik taziye mesajları da vefat haberinin ardından iletilmeye başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatma Aşıkkutlu’ya Allah’tan rahmet; Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu başta olmak üzere ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-universitesi-rektoru-emin-asikkutlunun-annesi-fatma-asikkutlu-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 22:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7687.jpeg" type="image/jpeg" length="33362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NASA Announces Mission: Adana-Born Astronaut Deniz Burnham to Spend Seven Months in Space]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/nasa-announces-mission-adana-born-astronaut-deniz-burnham-to-spend-seven-months-in-space</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/nasa-announces-mission-adana-born-astronaut-deniz-burnham-to-spend-seven-months-in-space" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NASA has assigned Adana-born astronaut Deniz Burnham to her first spaceflight. Burnham is scheduled to launch aboard the Soyuz MS-30 spacecraft in March 2027 and spend approximately seven months aboard the International Space Station.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NASA has announced a new International Space Station mission with a notable connection to Türkiye. Astronaut Deniz Burnham, who was born at Incirlik Air Base in Adana, has been assigned to her first spaceflight.</p>

<p>According to NASA’s announcement on July 30, 2026, Burnham will serve as a flight engineer during Expedition 76 aboard the International Space Station (ISS).</p>

<p>The mission is expected to last approximately seven months.</p>

<p>Burnham Set to Launch in March 2027</p>

<p>Under the current mission plan, Burnham will travel to the International Space Station aboard Russia’s Soyuz MS-30 spacecraft.</p>

<p>The launch is targeted for March 2027 from the Baikonur Cosmodrome in Kazakhstan.</p>

<p>Burnham will fly alongside Roscosmos cosmonauts Dmitri Petelin and Konstantin Borisov. The three-member crew is expected to live and work aboard the orbital laboratory for about seven months.</p>

<p>The mission will mark Burnham’s first journey into space.</p>

<p>Deniz Burnham Was Born in Adana, Türkiye</p>

<p>Burnham’s connection to Türkiye comes from her birthplace.</p>

<p>According to NASA’s official biography, Deniz Burnham was born at Incirlik Air Base in Adana, Türkiye. She grew up in a military family and lived in several locations during her childhood.</p>

<p>Her background makes the mission particularly noteworthy for audiences in Türkiye as she prepares for her first flight beyond Earth.</p>

<p>Selected as a NASA Astronaut in 2021</p>

<p>Burnham was selected as a NASA astronaut candidate in December 2021 and began training at Johnson Space Center in Houston in January 2022.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>She graduated as a member of NASA’s 23rd astronaut class in 2024, becoming eligible for assignments to the International Space Station and future exploration missions.</p>

<p>Burnham earned a bachelor’s degree in chemical engineering from the University of California, San Diego, and a master’s degree in mechanical engineering from the University of Southern California.</p>

<p>Before joining NASA, she spent more than a decade working in the energy industry, including engineering roles supporting drilling operations across North America.</p>

<p>She has also served as an engineering officer in the U.S. Navy Reserve and holds a private pilot license.</p>

<p>Scientific Research During Seven-Month ISS Mission</p>

<p>Burnham’s stay aboard the International Space Station will include much more than living in microgravity.</p>

<p>NASA says she will participate in scientific investigations and technology demonstrations conducted aboard the orbiting laboratory.</p>

<p>Research performed on the ISS is used to study how humans and technology function during extended periods in space while also supporting scientific work with applications on Earth.</p>

<p>The experiments are also expected to contribute to preparations for future long-duration human exploration missions to the Moon and Mars.</p>

<p>With the Soyuz MS-30 launch currently targeted for March 2027, Burnham is now preparing for what will become the first spaceflight of her NASA career.</p>

<p>Sources</p>

<p>[1] NASA, NASA Assigns Astronaut Deniz Burnham to First Space Station Mission, July 30, 2026.<br />
[2] NASA, Deniz Burnham – NASA Astronaut Biography.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/nasa-announces-mission-adana-born-astronaut-deniz-burnham-to-spend-seven-months-in-space</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7685.jpeg" type="image/jpeg" length="77332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NASA Duyurdu: Adana Doğumlu Deniz Burnham 7 Aylık Uzay Görevine Çıkıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/nasa-duyurdu-adana-dogumlu-deniz-burnham-7-aylik-uzay-gorevine-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/nasa-duyurdu-adana-dogumlu-deniz-burnham-7-aylik-uzay-gorevine-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NASA, Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nde doğan astronot Deniz Burnham’ı ilk uzay görevine atadı. Burnham’ın Mart 2027’de Soyuz MS-30 uzay aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu’na gitmesi ve yaklaşık 7 ay boyunca görev yapması planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NASA’dan dikkat çeken bir Türkiye bağlantılı uzay görevi duyurusu geldi. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi, astronot Deniz Burnham’ın Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki ilk görevine atandığını açıkladı.</p>

<p>NASA tarafından 30 Temmuz 2026’da yapılan resmi açıklamaya göre Burnham, Expedition 76 uçuş mühendisi olarak görev yapacak. İlk kez uzaya çıkacak olan Burnham’ın görevinin yaklaşık yedi ay sürmesi bekleniyor.</p>

<p>Mart 2027’de Soyuz MS-30 ile Uzaya Gidecek</p>

<p>Görev planına göre Deniz Burnham, Rusya Federal Uzay Ajansı Roscosmos’un Soyuz MS-30 uzay aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilecek.</p>

<p>Fırlatmanın Mart 2027’de Kazakistan’daki Baykonur Kozmodromu’ndan gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Burnham’a görevde Rus kozmonotlar Dmitri Petelin ve Konstantin Borisov eşlik edecek. Üç kişilik mürettebatın uzay istasyonunda yaklaşık yedi ay geçirmesi planlanıyor.</p>

<p>Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nde Doğdu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Deniz Burnham’ın Türkiye ile bağlantısı ise doğduğu yere dayanıyor. NASA’nın verdiği bilgilere göre Burnham, Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nde dünyaya geldi.</p>

<p>Asker bir ailenin çocuğu olan Burnham, çocukluk ve gençlik yıllarında ailesinin görevleri nedeniyle farklı yerlerde yaşadı. NASA’nın astronot programına seçildiği dönemde ise Alaska’nın Wasilla kentinde yaşıyordu.</p>

<p>NASA Astronotluğuna 2021’de Seçildi</p>

<p>Burnham, 2021 yılında NASA astronotu olarak seçildi ve 2024 yılında NASA’nın 23. astronot sınıfından mezun oldu.</p>

<p>California Üniversitesi San Diego’da kimya mühendisliği lisans eğitimini tamamlayan Burnham, Güney California Üniversitesi’nde makine mühendisliği alanında yüksek lisans yaptı.</p>

<p>NASA’ya katılmadan önce enerji sektöründe 10 yılı aşkın süre çalışan Burnham, Kuzey Amerika’daki petrol sahalarında sondaj operasyonlarının yönetiminde görev aldı. Aynı zamanda ABD Deniz Kuvvetleri Rezervinde mühendislik subayı olarak hizmet verdi. Özel pilot lisansına da sahip.</p>

<p>Ay ve Mars Görevlerine Hazırlık İçin Çalışacak</p>

<p>Deniz Burnham’ın Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki görevi yalnızca yörüngede uzun süre kalmaktan ibaret olmayacak.</p>

<p>NASA’nın açıklamasına göre Burnham, yaklaşık yedi aylık görevi sırasında bilimsel araştırmalar ve teknoloji gösterimlerinde görev alacak. Çalışmaların Dünya’daki araştırmalara katkı sağlamasının yanı sıra gelecekte insanların Ay ve Mars’a yönelik uzun süreli keşif görevlerine hazırlanmasına yardımcı olması hedefleniyor.</p>

<p>Burnham’ın Mart 2027 için hedeflenen uçuşunun gerçekleşmesi halinde bu görev, Adana doğumlu NASA astronotunun ilk uzay yolculuğu olacak.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] NASA, NASA Assigns Astronaut Deniz Burnham to First Space Station Mission, 30 Temmuz 2026.<br />
[2] NASA, Space Operations News, 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/nasa-duyurdu-adana-dogumlu-deniz-burnham-7-aylik-uzay-gorevine-cikiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 21:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7684-1.jpeg" type="image/jpeg" length="73225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigara İçmeyenlerde de Akciğer Kanseri Görülüyor: Peki Neden?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sigara-icmeyenlerde-de-akciger-kanseri-goruluyor-peki-neden</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sigara-icmeyenlerde-de-akciger-kanseri-goruluyor-peki-neden" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akciğer kanseri denince ilk akla sigara geliyor. Ancak hiç sigara içmemiş kişilerde de hastalık gelişebiliyor. Radon, pasif içicilik, hava kirliliği, mesleki maruziyetler ve bazı genetik değişiklikler riski etkileyebiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigara İçmeden Akciğer Kanseri Olunur mu?</p>

<p>Evet. Hiç sigara içmemiş kişilerde de akciğer kanseri görülebilir. Sigara hastalığın açık ara en güçlü risk faktörü olsa da tek neden değildir. Amerikan Kanser Derneği, akciğer kanseri tanısı alan kişilerin yaklaşık beşte birinin hiç sigara içmediğini veya yaşamı boyunca 100’den az sigara kullandığını belirtiyor. [1]</p>

<p>Bu nokta özellikle önemli. Çünkü kişinin hiç sigara kullanmamış olması, uzun süren öksürük veya nefes darlığı gibi belirtilerin akciğer kanseri açısından değerlendirilmesini gereksiz hale getirmiyor.</p>

<p>Üstelik hiç sigara içmeyenlerde gelişen bazı akciğer kanserlerinin biyolojik özellikleri, sigarayla ilişkili tümörlerden farklı olabiliyor. Araştırmalar bu grupta adenokarsinom adı verilen akciğer kanseri türünün daha sık görüldüğünü ve bazı tümörlerde tedaviyi yönlendirebilecek genetik değişikliklere daha fazla rastlanabildiğini gösteriyor. [2][3]</p>

<p>Hiç Sigara İçmeyenlerde Akciğer Kanseri Nasıl Gelişiyor?</p>

<p>Akciğerler gün boyunca dış ortamla sürekli temas halinde. Soluduğumuz havayla birlikte çeşitli parçacıklar ve kimyasal maddeler de akciğerlere ulaşabiliyor.</p>

<p>Kanser, akciğer hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını kontrol eden genlerde zaman içinde değişiklikler oluşmasıyla gelişebiliyor. Bu değişikliklerin nedeni bazı kişilerde çevresel veya mesleki maruziyetler olabilirken, bazı hastalarda belirgin bir neden bulunamayabiliyor. [2]</p>

<p>Sigara İçmeyenlerde Akciğer Kanserinin Olası Nedenleri</p>

<p>Radon gazı</p>

<p>Radon, toprak ve kayalarda bulunan radyoaktif elementlerin doğal parçalanması sonucu oluşan renksiz ve kokusuz bir gazdır. Özellikle kapalı alanlarda birikebilir. Uzun süre yüksek düzeyde radona maruz kalmak akciğer kanseri riskini artırabilir. Amerikan Kanser Derneği, radonu sigara içmeyen kişilerde akciğer kanserinin önde gelen nedenlerinden biri olarak gösteriyor. [4]</p>

<p>Pasif içicilik</p>

<p>Kişinin kendisinin sigara içmemesi, tütün dumanından tamamen korunmuş olduğu anlamına gelmez. Evde, iş yerinde veya diğer kapalı ortamlarda sigara dumanına uzun süre maruz kalmak akciğer kanseri riskini artırabilir. İkinci el tütün dumanında kanserojen maddeler bulunur ve güvenli bir maruziyet düzeyi kabul edilmez. [5]</p>

<p>Hava kirliliği</p>

<p>Özellikle yoğun trafik ve hava kirliliğinin yüksek olduğu bölgelerde uzun süre yaşamak da risk faktörleri arasında değerlendiriliyor. Bununla birlikte tek bir kişinin akciğer kanserinin doğrudan hava kirliliğinden kaynaklandığını söylemek çoğu zaman mümkün değildir. [2]</p>

<p>İş yerindeki bazı maddeler</p>

<p>Asbest, arsenik, uranyum, dizel egzozu ve bazı endüstriyel kimyasallara uzun süreli mesleki maruziyet akciğer kanseri riskini yükseltebilir. Maruziyetin süresi ve yoğunluğu burada önem taşır. [2]</p>

<p>Genetik ve tümöre özgü değişiklikler</p>

<p>Hiç sigara içmemiş kişilerde ortaya çıkan akciğer tümörlerinde EGFR, ALK, ROS1, MET, RET, BRAF ve NTRK gibi genlerle ilişkili değişikliklere rastlanabiliyor. Bunların bir bölümü kanser hücresinin büyümesini sağlayan biyolojik mekanizmaları etkiliyor ve bazı hastalarda hedefe yönelik tedavi seçimini de değiştirebiliyor. [1][3]</p>

<p>Ancak önemli bir ayrım var: Tümörde saptanan bu değişikliklerin tamamı anne veya babadan geçen kalıtsal mutasyonlar değildir. Bir kısmı yaşam sırasında yalnızca tümör hücrelerinde ortaya çıkar.</p>

<p>Sigara İçmeyenlerde Akciğer Kanseri Belirtileri Neler?</p>

<p>Akciğer kanseri erken dönemde hiçbir belirti vermeyebilir. Belirtiler ortaya çıktığında ise sigara içen ve içmeyen kişilerde genel olarak benzerdir. [6]</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında şunlar bulunur:</p>

<ul>
 <li>Üç haftadan uzun süren öksürük</li>
 <li>Daha önce var olan öksürüğün değişmesi veya şiddetlenmesi</li>
 <li>Tekrarlayan göğüs enfeksiyonları</li>
 <li>Öksürürken kan gelmesi</li>
 <li>Sürekli veya giderek artan nefes darlığı</li>
 <li>Nefes alırken veya öksürürken göğüste ağrı</li>
 <li>Açıklanamayan kilo kaybı</li>
 <li>İştah azalması</li>
 <li>Sürekli yorgunluk</li>
 <li>Ses kısıklığı</li>
 <li>Geçmeyen göğüs veya omuz ağrısı [6]</li>
</ul>

<p>Bu belirtilerin bulunması kişinin mutlaka akciğer kanseri olduğu anlamına gelmez. Enfeksiyonlardan astıma kadar çok sayıda farklı durum benzer yakınmalara yol açabilir.</p>

<p>Kimler Daha Fazla Risk Altında?</p>

<p>Hiç sigara içmemiş kişiler arasında herkesin riski aynı değildir. Özellikle uzun süre pasif sigara dumanına veya yüksek radon düzeylerine maruz kalanlar ile asbest ve bazı kanserojen maddelerin bulunduğu işlerde çalışanlarda risk artabilir. [2][4]</p>

<p>Araştırmalar ayrıca hiç sigara içmeyenlerde görülen akciğer kanserinin kadınlarda ve adenokarsinom adı verilen tümör tipinde daha yüksek oranda temsil edildiğini gösteriyor. Bunun nedenleri ve çevresel faktörlerle genetik yatkınlığın nasıl etkileştiği halen araştırılıyor. [3][7]</p>

<p>Sigara İçmeyenler Akciğer Kanseri Riskini Nasıl Azaltabilir?</p>

<p>Her akciğer kanserini önlemek mümkün değil. Ayrıca hastalık gelişen bazı kişilerde bilinen hiçbir risk faktörü bulunmayabiliyor. Yine de kontrol edilebilen maruziyetleri azaltmak riski düşürmeye yardımcı olabilir. [2]</p>

<p>Ev ve çalışma ortamında tütün dumanından uzak durmak, radon açısından riskli bölgelerde gerekli ölçümleri yaptırmak, mesleki kanserojenlere karşı koruyucu önlemlere uymak ve hava kirliliğinin yoğun olduğu dönemlerde gereksiz maruziyeti azaltmak alınabilecek önlemler arasında yer alıyor.</p>

<p>Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle üç haftadan uzun süren öksürük, mevcut öksürüğün belirgin biçimde değişmesi, tekrarlayan göğüs enfeksiyonları, açıklanamayan kilo kaybı, sürekli nefes darlığı veya göğüs ağrısı varsa değerlendirme için sağlık kuruluşuna başvurulması uygun olur. [6]</p>

<p>Öksürükle kan gelmesi ise miktarı az olsa bile tıbbi değerlendirme gerektirir. Kanamayla birlikte belirgin nefes darlığı, hızlı kalp atımı veya göğüs ya da üst sırt ağrısı varsa acil değerlendirme gerekir. [8]</p>

<p>Sigara kullanmamış olmak bu belirtileri önemsiz hale getirmez.</p>

<p>Uzmanlar Ne Öneriyor?</p>

<ul>
 <li>Sigara kullanmıyorsanız pasif tütün dumanından da mümkün olduğunca uzak durun.</li>
 <li>Ev veya iş yerinde radon ve mesleki kanserojen maruziyeti açısından risk bulunup bulunmadığını öğrenin.</li>
 <li>Asbest, dizel egzozu ve benzeri maddelerle çalışıyorsanız iş güvenliği önlemlerini eksiksiz uygulayın.</li>
 <li>Haftalarca devam eden öksürüğü yalnızca mevsim değişikliğine veya geçirilmiş enfeksiyona bağlamayın.</li>
 <li>Öksürükle kan gelmesi, açıklanamayan kilo kaybı veya kalıcı nefes darlığını ertelemeyin.</li>
 <li>Akciğer kanseri tanısı konulduğunda tümörün moleküler özelliklerinin incelenip incelenmeyeceği konusunda tedavi ekibinden bilgi alın.</li>
</ul>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>American Cancer Society. Can You Get Lung Cancer Without Smoking? 2025.</li>
 <li>American Cancer Society. What Causes Lung Cancer?</li>
 <li>National Institutes of Health. Factors Linked to Lung Cancer in Never-Smokers. 2025.</li>
 <li>American Cancer Society. Radon and Cancer Risk. 2026.</li>
 <li>American Cancer Society. Health Risks of Secondhand Smoke.</li>
 <li>NHS. Lung Cancer: Symptoms.</li>
 <li>American Cancer Society. Most People with Lung Cancer Smoked.</li>
 <li>NHS. Coughing Up Blood.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sigara-icmeyenlerde-de-akciger-kanseri-goruluyor-peki-neden</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 21:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7681.jpeg" type="image/jpeg" length="35294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MCV Nedir, Kaç Olmalı? Düşüklüğü ve Yüksekliği Ne Anlama Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mcv-nedir-kac-olmali-dusuklugu-ve-yuksekligi-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mcv-nedir-kac-olmali-dusuklugu-ve-yuksekligi-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MCV, kan tahlilinde kırmızı kan hücrelerinin ortalama büyüklüğünü gösteren hemogram değerlerinden biridir. e-Nabız sonucunda MCV düşük veya yüksek işaretlendiyse bu tek başına hastalık anlamına gelmez; hemoglobin, RDW, ferritin, B12 ve diğer sonuçlarla birlikte değerlendirilmesi gerekir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>e-Nabız veya laboratuvar raporunda hemogram sonuçlarını inceleyenlerin karşısına çıkan MCV, özellikle kansızlığın nedenini araştırırken kullanılan değerlerden biridir. Raporda MCV’nin yanında “L” veya “H” görülmesi, eritrositlerin ortalama büyüklüğünün laboratuvarın referans sınırının altında ya da üstünde olduğunu gösterir. Ancak MCV’nin düşük veya yüksek çıkması tek başına demir eksikliği, vitamin eksikliği, kanser ya da başka bir hastalığın tanısını koydurmaz. Sonuç, diğer kan değerleri ve kişinin şikâyetleriyle birlikte anlam kazanır [1,2].</p>

<p>MCV nedir?</p>

<p>MCV, İngilizce “Mean Corpuscular Volume” ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede ortalama eritrosit hacmi olarak adlandırılır.</p>

<p>Basit ifadeyle MCV, kırmızı kan hücrelerinin yani eritrositlerin ortalama büyüklüğünü gösterir. Sonuç çoğunlukla femtolitre (fL) birimiyle raporlanır [1,2].</p>

<p>MCV ile RBC aynı şey değildir. RBC kandaki kırmızı kan hücrelerinin sayısını gösterirken MCV bu hücrelerin ortalama hacmini ölçer.</p>

<p>Bu ayrım kansızlığın değerlendirilmesinde hekime yol gösterir. Normalden küçük eritrositlerle seyreden bir aneminin olası nedenleriyle normalden büyük eritrositlerin görüldüğü bir tablonun nedenleri aynı değildir.</p>

<p>MCV neyi gösterir?</p>

<p>MCV, eritrositlerin ortalama büyüklüğü hakkında bilgi verir ve özellikle anemilerin sınıflandırılmasına yardımcı olur [2,3].</p>

<p>MCV sonucuna göre eritrositler genel olarak şöyle tanımlanabilir:</p>

<ul>
 <li>Düşük MCV: Eritrositlerin ortalama büyüklüğü azalmıştır. Buna mikrositoz denir.</li>
 <li>Normal MCV: Eritrositler ortalama olarak normal büyüklüktedir. Normositoz olarak adlandırılır.</li>
 <li>Yüksek MCV: Eritrositlerin ortalama büyüklüğü artmıştır. Buna makrositoz denir.</li>
</ul>

<p>Bu ifadeler hastalık adı değildir.</p>

<p>Örneğin mikrositoz yalnızca eritrositlerin normalden küçük olduğunu gösterir. Bunun demir eksikliği, talasemi taşıyıcılığı veya başka bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığını MCV tek başına açıklayamaz.</p>

<p>MCV normal olduğu halde kansızlık bulunması da mümkündür [2,3].</p>

<p>MCV testi neden istenir?</p>

<p>MCV çoğunlukla ayrıca istenen bir test değildir. Tam kan sayımı yani hemogram yapılırken diğer eritrosit indeksleriyle birlikte elde edilir.</p>

<p>Hekimler MCV sonucundan özellikle şu durumlarda yararlanabilir:</p>

<ul>
 <li>Hemoglobin düşük bulunduğunda kansızlığın türünü değerlendirmek</li>
 <li>Halsizlik ve çabuk yorulmanın nedenini araştırmak</li>
 <li>Demir eksikliği şüphesini değerlendirmek</li>
 <li>Vitamin B12 veya folat eksikliğini araştırmak</li>
 <li>Talasemi gibi kalıtsal kan hastalıklarının değerlendirilmesine yardımcı olmak</li>
 <li>Açıklanamayan solukluk, baş dönmesi veya nefes darlığını araştırmak</li>
 <li>Kronik hastalıkların kan hücrelerine etkisini değerlendirmek</li>
 <li>Karaciğer veya tiroid hastalıkları bulunan kişilerde hemogram değişikliklerini takip etmek</li>
 <li>Kan hücrelerini etkileyebilecek ilaç veya tedavileri izlemek</li>
 <li>Daha önce saptanmış aneminin seyrini takip etmek [1-3]</li>
</ul>

<p>MCV çoğu zaman tanıyı koyan test değil, hangi ek incelemelerin gerekebileceğini belirlemeye yardımcı olan laboratuvar bulgularından biridir.</p>

<p>MCV sonucu nasıl yorumlanır ve e-Nabız raporu nasıl okunur?</p>

<p>e-Nabız veya laboratuvar raporunda MCV’nin yanında görülen L, İngilizce “Low” yani düşük anlamına gelir. H ise “High”, yani yüksek demektir.</p>

<p>Bazı laboratuvarlar referans dışındaki sonuçları renkli işaretler veya aşağı-yukarı oklarla gösterebilir.</p>

<p>Bu uyarılar tek başına hastalık anlamına gelmez. Yalnızca ölçülen MCV’nin ilgili laboratuvarın belirlediği referans aralığının dışında kaldığını gösterir.</p>

<p>MCV değerlendirilirken özellikle şu değerlerle birlikte okunur:</p>

<ul>
 <li>Hemoglobin (HGB): Kansızlık bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde temel parametrelerden biridir.</li>
 <li>Hematokrit (HCT): Kan hacminin ne kadarının eritrositlerden oluştuğunu gösterir.</li>
 <li>RBC: Kırmızı kan hücresi sayısını verir.</li>
 <li>MCH: Bir eritrositte bulunan ortalama hemoglobin miktarını gösterir.</li>
 <li>MCHC: Eritrositlerdeki ortalama hemoglobin yoğunluğunu gösterir.</li>
 <li>RDW: Eritrositlerin büyüklüklerinin birbirinden ne kadar farklı olduğunu ortaya koyar.</li>
 <li>Ferritin ve demir testleri: Demir depolarının değerlendirilmesine yardımcı olur.</li>
 <li>Vitamin B12 ve folat: Özellikle yüksek MCV araştırılırken değerlendirilebilir.</li>
</ul>

<p>Yaş, gebelik, kullanılan ilaçlar, alkol kullanımı, yakın zamanda geçirilen hastalıklar ve bazı kronik sağlık sorunları da yorumlamayı değiştirebilir [1-3].</p>

<p>MCV sonucu tek başına ne ifade etmez?</p>

<p>MCV düşüklüğü tek başına demir eksikliği tanısı değildir.</p>

<p>MCV yüksekliği de tek başına vitamin B12 eksikliği, kemik iliği hastalığı veya kanser anlamına gelmez.</p>

<p>MCV yalnızca eritrositlerin ortalama hacmini gösterir. Hatta kişinin kansız olup olmadığını bile tek başına belirleyemez.</p>

<p>Örneğin demir eksikliği ile talasemi taşıyıcılığında MCV düşük olabilir. Bu iki durumun ayrımında hemoglobin, RBC, RDW, ferritin ve demir çalışmaları değerlendirilir; gerekli görülen kişilerde hemoglobin analizi gibi ek testlere başvurulabilir [2,3].</p>

<p>Yüksek MCV ise vitamin B12 veya folat eksikliğinin yanı sıra alkol kullanımı, karaciğer hastalıkları, bazı ilaçlar, tiroid fonksiyon bozuklukları ve farklı hematolojik durumlarla ilişkili olabilir [2,4].</p>

<p>Bu nedenle yalnızca e-Nabız ekranındaki MCV sayısına bakarak hastalık tanısı çıkarmak doğru değildir.</p>

<p>MCV normal değeri nedir?</p>

<p>MCV genellikle femtolitre (fL) birimiyle ölçülür.</p>

<p>Erişkinlerde birçok klinik kaynak ve laboratuvarda yaklaşık 80-100 fL aralığı kullanılmaktadır. Bazı laboratuvarların referans sınırları bundan daha dar olabilir [1-4].</p>

<p>Genel sınıflandırmada:</p>

<ul>
 <li>80 fL’nin altındaki MCV: Mikrositoz yönünde değerlendirilir.</li>
 <li>Yaklaşık 80-100 fL arasındaki MCV: Normositik aralık olarak kabul edilebilir.</li>
 <li>100 fL’nin üzerindeki MCV: Makrositoz yönünde değerlendirilir [2-4].</li>
</ul>

<p>Bu değerler herkes için değişmez sınırlar değildir.</p>

<p>Referans aralıkları yaşa, laboratuvara, kullanılan ölçüm yöntemine ve hasta grubuna göre değişebilir.</p>

<p>Özellikle çocuklarda normal MCV değerleri yaşla birlikte değiştiği için erişkin referansları kullanılmamalıdır.</p>

<p>En doğru karşılaştırma, kişinin kendi laboratuvar raporunda belirtilen referans aralığıyla yapılır.</p>

<p>MCV düşüklüğü neden olur?</p>

<p>MCV düşük olduğunda eritrositlerin ortalama büyüklüğü normalden küçüktür. Bu durum mikrositoz olarak adlandırılır [2,3].</p>

<p>MCV düşüklüğünde değerlendirilebilecek başlıca durumlar şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Demir eksikliği: MCV düşüklüğünün sık araştırılan nedenlerinden biridir. Yetersiz demir alımı, emilim sorunları veya kronik kan kaybı sonucunda gelişebilir.</li>
 <li>Talasemi: Hemoglobin üretimini etkileyen kalıtsal hastalıklar ve taşıyıcılık durumlarında MCV düşük olabilir.</li>
 <li>Kronik hastalıklarla ilişkili anemi: Bazı uzun süreli iltihabi hastalıklarda MCV normal kalabilir veya düşebilir.</li>
 <li>Sideroblastik anemiler: Hemoglobin üretim mekanizmasının etkilendiği daha seyrek durumlarda düşük MCV görülebilir.</li>
 <li>Kurşun maruziyeti: Özellikle maruziyet öyküsü bulunan kişilerde araştırılabilecek daha seyrek nedenlerden biridir [2,3].</li>
</ul>

<p>Demir eksikliği düşünülüyorsa ferritin ve diğer demir çalışmaları önem kazanır.</p>

<p>MCV’nin düşük olması tek başına “demir kullanılması gerekir” anlamına gelmez.</p>

<p>MCV yüksekliği neden olur?</p>

<p>MCV yükseldiğinde kırmızı kan hücrelerinin ortalama büyüklüğü artmıştır. Buna makrositoz adı verilir [2,4].</p>

<p>MCV yüksekliğinde değerlendirilebilecek başlıca nedenler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Vitamin B12 eksikliği: Beslenme yetersizliği veya vitaminin sindirim sisteminden yeterince emilememesi sonucu ortaya çıkabilir.</li>
 <li>Folat eksikliği: Yetersiz alım, emilim bozukluğu veya artan ihtiyaçla ilişkili olabilir.</li>
 <li>Alkol kullanımı: Düzenli ve yoğun alkol tüketimi bazı kişilerde MCV artışına yol açabilir.</li>
 <li>Karaciğer hastalıkları: Eritrositlerin yapısını etkileyerek MCV yüksekliğiyle ilişkili olabilir.</li>
 <li>Hipotiroidi: Tiroid bezinin yetersiz çalıştığı bazı kişilerde makrositoz görülebilir.</li>
 <li>Bazı ilaçlar: Hücre bölünmesini ve DNA sentezini etkileyen bazı ilaçlar MCV’yi yükseltebilir.</li>
 <li>Kemik iliğini etkileyen hastalıklar: Daha seyrek olarak miyelodisplastik sendromlar gibi hematolojik hastalıklarda yüksek MCV görülebilir [2,4].</li>
</ul>

<p>Yüksek MCV görülen her kişide ciddi bir hastalık bulunduğu düşünülmemelidir. Vitamin eksiklikleri, ilaçlar ve alkol kullanımı gibi daha sık karşılaşılan nedenler de aynı sonucu oluşturabilir.</p>

<p>MCV yüksekliği ve düşüklüğü belirtileri nelerdir?</p>

<p>MCV değişikliğinin kendisi çoğunlukla belirti oluşturmaz. Yakınmalar genellikle eşlik eden kansızlıktan veya MCV değişikliğine yol açan sağlık sorunundan kaynaklanır.</p>

<p>MCV düşüklüğüne eşlik edebilecek belirtiler:</p>

<ul>
 <li>Halsizlik</li>
 <li>Çabuk yorulma</li>
 <li>Solukluk</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
 <li>Efor sırasında nefes darlığı</li>
 <li>Çarpıntı</li>
 <li>Baş ağrısı</li>
</ul>

<p>Demir eksikliği bulunuyorsa bazı kişilerde saç dökülmesi, tırnak değişiklikleri veya buz yeme isteği gibi daha farklı yakınmalar da görülebilir.</p>

<p>MCV yüksekliğine eşlik edebilecek belirtiler:</p>

<ul>
 <li>Halsizlik</li>
 <li>Çabuk yorulma</li>
 <li>Solukluk</li>
 <li>Nefes darlığı</li>
 <li>Çarpıntı</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
</ul>

<p>Vitamin B12 eksikliği söz konusuysa bazı kişilerde el ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma, denge sorunları ve bilişsel yakınmalar görülebilir [2,4].</p>

<p>Bu belirtilerin hiçbiri yalnızca MCV yüksekliği veya düşüklüğüne özgü değildir.</p>

<p>MCV kaç olursa tehlikeli?</p>

<p>Google’da “MCV kaç olursa tehlikeli?” sorusu sık aranmasına rağmen MCV için herkese uygulanabilecek tek bir tehlike sınırı bulunmaz.</p>

<p>Yaklaşık 80 fL’nin altı mikrositoz, 100 fL’nin üzeri ise makrositoz olarak değerlendirilir. Ancak bunlar acil durum sınırları değildir. Eritrositlerin büyüklüğünü sınıflandırmaya yarayan yaklaşık eşiklerdir [2-4].</p>

<p>Örneğin MCV’si 78 fL olan, hemoglobini normal ve herhangi bir şikâyeti bulunmayan kişiyle; düşük MCV’ye ciddi hemoglobin düşüklüğü ve aktif kanamanın eşlik ettiği kişi aynı şekilde değerlendirilmez.</p>

<p>Benzer şekilde belirgin yüksek MCV değerleri nedenin araştırılmasını gerektirebilir. 110 fL’nin üzerindeki belirgin makrositoz, bazı megaloblastik süreçler başta olmak üzere daha sınırlı bir neden grubunu düşündürebilir; yine de tek başına tanı koydurmaz [4].</p>

<p>MCV değerlendirmesinde sayının kendisinden çok şu noktalar önemlidir:</p>

<ul>
 <li>Hemoglobin düşük mü?</li>
 <li>MCV değişikliği yeni mi?</li>
 <li>Önceki testlerde de aynı durum var mı?</li>
 <li>RDW ve RBC nasıl?</li>
 <li>Lökosit veya trombositlerde de değişiklik var mı?</li>
 <li>Ferritin, B12 ve folat değerleri nasıl?</li>
 <li>Hastada belirgin şikâyet bulunuyor mu?</li>
</ul>

<p>Bu nedenle laboratuvarın referans sınırı ile tıbbi acil durum sınırı birbirine karıştırılmamalıdır.</p>

<p>MCV yüksekliği veya düşüklüğü kanser belirtisi midir?</p>

<p>MCV yüksekliği veya düşüklüğü tek başına kanser belirtisi değildir.</p>

<p>Düşük MCV daha sık demir metabolizması ve hemoglobin üretimiyle ilişkili durumlarda görülür. Yüksek MCV ise B12 veya folat eksikliği, alkol kullanımı, karaciğer hastalıkları, tiroid bozuklukları ve bazı ilaçlarla ilişkili olabilir [2-4].</p>

<p>Bazı kemik iliği hastalıklarında MCV değişiklikleri görülebilir. Ancak böyle bir olasılık yalnızca MCV’ye bakılarak değerlendirilmez.</p>

<p>Hekim;</p>

<ul>
 <li>Hemoglobin</li>
 <li>Lökosit</li>
 <li>Trombosit</li>
 <li>RDW</li>
 <li>Retikülosit</li>
 <li>Periferik yayma</li>
 <li>Vitamin ve demir testleri</li>
 <li>Hastanın belirtileri</li>
</ul>

<p>gibi birçok bilgiyi birlikte değerlendirir.</p>

<p>MCV değişikliğine birden fazla kan hücresi grubunda bozukluk, açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan ateş veya başka önemli belirtiler eşlik ediyorsa ek inceleme gerekebilir.</p>

<p>MCV nasıl düzelir ve normale döner?</p>

<p>MCV’nin normale dönmesi altta yatan nedene bağlı olarak değişir. Her düşük MCV demirle, her yüksek MCV ise B12 ile düzelmez.</p>

<p>MCV düşükse:</p>

<p>Demir eksikliği saptanmışsa eksikliğin neden geliştiği araştırılır. Yetersiz beslenmenin yanı sıra yoğun adet kanaması, sindirim sisteminden kan kaybı veya emilim sorunları değerlendirilebilir.</p>

<p>Talasemi taşıyıcılığında ise MCV kişinin yapısal özelliği nedeniyle düşük kalabilir. Demir eksikliği gösterilmeden yalnızca MCV düşük diye demir kullanılması uygun değildir.</p>

<p>MCV yüksekse:</p>

<p>B12 veya folat eksikliği varsa eksikliğin nedeni değerlendirilir. Beslenme yetersizliği ile emilim bozukluğu aynı yaklaşımı gerektirmeyebilir.</p>

<p>Alkol kullanımı, karaciğer hastalıkları, tiroid bozuklukları veya kullanılan ilaçların etkisi de araştırılabilir.</p>

<p>Doktor önerisi olmadan demir, B12, folik asit veya başka bir takviyeye başlanmamalıdır. Gereksiz takviye kullanımı gerçek nedenin belirlenmesini geciktirebilir.</p>

<p>İlaç kullanımıyla ilişkili bir MCV değişikliği düşünülüyorsa ilaç kendi kendine bırakılmamalı; değerlendirme tedaviyi düzenleyen hekim tarafından yapılmalıdır.</p>

<p>MCV için hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MCV’nin referans sınırının hafif dışında olması tek başına acil bir durum anlamına gelmez.</p>

<p>Ancak şu durumlarda doktor değerlendirmesi gerekir:</p>

<ul>
 <li>MCV belirgin biçimde düşük veya yüksekse</li>
 <li>Sonuç önceki kan tahlillerinden belirgin şekilde farklıysa</li>
 <li>Tekrarlanan testlerde MCV bozukluğu devam ediyorsa</li>
 <li>Hemoglobin de düşükse</li>
 <li>Lökosit veya trombosit değerlerinde de bozukluk varsa</li>
 <li>Ferritin, B12 veya folat sonuçları anormalse</li>
 <li>Belirgin halsizlik ve güçsüzlük varsa</li>
 <li>Nefes darlığı veya çarpıntı gelişiyorsa</li>
 <li>Tekrarlayan veya yoğun kanama varsa</li>
 <li>Açıklanamayan kilo kaybı bulunuyorsa</li>
 <li>El ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma gelişiyorsa</li>
 <li>Denge veya yürüme problemi ortaya çıkıyorsa</li>
</ul>

<p>Göğüs ağrısı, şiddetli nefes darlığı, bayılma, durdurulamayan kanama veya bilinç değişikliği gibi ciddi belirtiler varsa MCV değerinden bağımsız olarak acil sağlık değerlendirmesi gerekir.</p>

<p>Sıkça Sorulan Sorular</p>

<p>MCV testi için aç olmak gerekir mi?</p>

<p>Yalnızca hemogram ve MCV ölçülecekse genellikle aç olmak gerekmez [1]. Aynı kan örneğinde açlık gerektiren başka testler istenmişse doktorun veya laboratuvarın hazırlık talimatına uyulmalıdır.</p>

<p>Gebelik MCV değerini etkiler mi?</p>

<p>Gebelikte kan hacmi, demir ve folat ihtiyacı değişir. Bu durum hemoglobin ve diğer eritrosit indeksleriyle birlikte MCV değerlendirmesini de etkileyebilir. Gebelik sonuçları kişinin gebelik haftası ve diğer kan değerleriyle birlikte yorumlanmalıdır.</p>

<p>İlaçlar MCV sonucunu değiştirebilir mi?</p>

<p>Evet. Hücre bölünmesini veya DNA sentezini etkileyen bazı ilaç ve tedaviler MCV yüksekliğiyle ilişkili olabilir [2,4]. Reçeteli bir ilaç yalnızca MCV yüksek bulunduğu için doktora danışılmadan bırakılmamalıdır.</p>

<p>MCV normal olduğu halde kansızlık olabilir mi?</p>

<p>Evet. MCV’nin normal olması kansızlığı dışlamaz. Eritrositlerin ortalama büyüklüğünün normal olduğu normositik anemi türleri vardır [2,3]. Anemi değerlendirmesinde özellikle hemoglobin ve diğer hemogram sonuçları birlikte incelenir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Tıp Kütüphanesi, MedlinePlus. Red Blood Cell Indices: MCV ve eritrosit indekslerinin laboratuvar değerlendirmesi, 2024.</li>
 <li>Merck Manual Professional Edition. Evaluation of Anemia: Eritrosit indeksleri ve anemilerin sınıflandırılması, 2025.</li>
 <li>American Society of Hematology. Anemia: Tanısal yaklaşım ve tam kan sayımının değerlendirilmesi, 2024.</li>
 <li>Cleveland Clinic. MCV Blood Test ve Macrocytosis: MCV yüksekliği, düşüklüğü ve klinik değerlendirme, 2023.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Biyokimya</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mcv-nedir-kac-olmali-dusuklugu-ve-yuksekligi-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="51361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edirne’de Ceren Önüt Evinde Vefat Etti: Ölüm Nedeni Araştırılıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/edirnede-ceren-onut-evinde-vefat-etti-olum-nedeni-arastiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/edirnede-ceren-onut-evinde-vefat-etti-olum-nedeni-arastiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne’de yaşayan 26 yaşındaki Ceren Önüt, evinde hayatını kaybetti. Genç yaşta gelen vefatın ardından Önüt’ün kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edirne’de 26 yaşındaki Ceren Önüt’ün evinde hayatını kaybetmesi, ailesi ve yakınlarını yasa boğdu. Genç kadının vefatının ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesine yönelik inceleme başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Yakınları haber alamayınca eve gitti</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Ceren Önüt’ten bir süre haber alamayan yakınları, genç kadının Edirne’de yaşadığı eve gitti. Önüt’ün yaşamını yitirdiğinin belirlenmesi üzerine durum yetkililere bildirildi.</p>

<p>Olayın ardından gerekli incelemeler yapılırken, Önüt’ün kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cenazesi otopsi işlemlerine alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ceren Önüt’ün ölüm nedeni araştırılıyor</p>

<p>Ceren Önüt’ün neden hayatını kaybettiğine ilişkin henüz kamuoyuna açıklanmış kesin bir bilgi bulunmuyor. Ölüm nedeninin yapılacak adli incelemelerin ardından netlik kazanması bekleniyor.</p>

<p>Genç kadının vefatına ilişkin başlatılan soruşturma sürerken, kesinleşmemiş herhangi bir ölüm nedeni üzerinde durulmuyor.</p>

<p>Küplü’de son yolculuğuna uğurlandı</p>

<p>Merhum Cengiz Önüt ile merhume Hatice Önüt’ün kızı Ceren Önüt, işlemlerin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edildi.</p>

<p>Önüt’ün cenazesi, Edirne’nin Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesine götürüldü. Ceren Önüt, ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Küplü Belde Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p>

<p>26 yaşındaki Ceren Önüt’ün genç yaşta vefatı ailesi, yakınları ve sevenlerini üzüntüye boğdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/edirnede-ceren-onut-evinde-vefat-etti-olum-nedeni-arastiriliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 21:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7679-1.jpeg" type="image/jpeg" length="90390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Romelu Lukaku’dan Fenerbahçe’ye Yeşil Işık! Gözler Napoli ile Pazarlıkta]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/romelu-lukakudan-fenerbahceye-yesil-isik-gozler-napoli-ile-pazarlikta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/romelu-lukakudan-fenerbahceye-yesil-isik-gozler-napoli-ile-pazarlikta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin transfer gündemindeki Romelu Lukaku cephesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İddialara göre Belçikalı golcü, sarı lacivertli ekibe transfer olmaya olumlu yaklaşıyor. Sürecin tamamlanması için ise Napoli ile bonservis görüşmelerinin sonuçlanması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe’nin dünyaca ünlü golcü Romelu Lukaku için yürüttüğü transfer çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi. Avrupa basınında yer alan haberlere göre Belçikalı yıldız, kariyerine sarı lacivertli formayla devam etme fikrine sıcak bakıyor. Transfer dosyasında oyuncu cephesiyle önemli mesafe kat edildiği, şimdi ise gözlerin Napoli ile sürdürülen bonservis pazarlıklarına çevrildiği öne sürüldü.</p>

<p>Transfer kaynaklarının aktardığı bilgilere göre Fenerbahçe ile Lukaku arasında oyuncunun şartları konusunda prensip anlaşmasına varıldı. Ancak transferin resmiyet kazanabilmesi için Napoli ile yapılacak görüşmelerin olumlu sonuçlanması gerekiyor. Taraflar arasında bonservis bedeline ilişkin pazarlıkların sürdüğü ve ekonomik detayların masada olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Fenerbahçe yarışta öne çıktı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberlere göre Lukaku ile ilgilenen kulüpler arasında Fenerbahçe’nin önemli avantaj elde ettiği ifade ediliyor. Bazı Avrupa ekiplerinin transfer yarışından çekildiği, Belçikalı golcünün ise Fenerbahçe seçeneğini ciddi şekilde değerlendirdiği iddia edildi.</p>

<p>32 yaşındaki Romelu Lukaku, kariyerinde Anderlecht, Chelsea, Everton, Manchester United, Inter, Roma ve Napoli formaları giydi. Avrupa futbolunun en tecrübeli santrforları arasında gösterilen yıldız oyuncu, fizik gücü ve golcü kimliğiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p>

<p>Transfer dosyasında önemli ilerleme yaşansa da süreç henüz tamamlanmış değil. Fenerbahçe veya Napoli tarafından transferin sonuçlandığına ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı. Sağlık kontrolü, imza tarihi veya İstanbul’a geliş gibi transferi kesinleştirecek aşamalara ilişkin doğrulanmış bilgi de bulunmuyor. Bu nedenle dosya, taraflar arasındaki görüşmelerin sürdüğü bir süreç olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/romelu-lukakudan-fenerbahceye-yesil-isik-gozler-napoli-ile-pazarlikta</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7678.jpeg" type="image/jpeg" length="61002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethiye Turizminin Tanınan İsmi Selçuk Can Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fethiye-turizminin-taninan-ismi-selcuk-can-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fethiye-turizminin-taninan-ismi-selcuk-can-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fethiye’de turizm sektörünün tanınan isimlerinden otel işletmecisi Selçuk Can, 50 yaşında hayatını kaybetti. Can’ın ani vefatı ailesi, yakınları ve turizm camiasında üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla’nın Fethiye ilçesinde uzun yıllardır turizm sektöründe faaliyet gösteren Selçuk Can’dan üzücü haber geldi. Otel işletmeciliği yapan Can’ın 8 Ağustos 2026 Cumartesi günü yaşamını yitirdiği bildirildi.</p>

<p>Kalp krizi geçirdiği belirtildi</p>

<p>Yerel kaynaklar tarafından yayımlanan vefat duyurusunda, Selçuk Can’ın geçirdiği kalp krizi sonucu 50 yaşında hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<p>Can’ın beklenmedik vefatı başta ailesi ve yakınları olmak üzere kendisini tanıyanlar ve Fethiye turizm camiasında büyük üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Fethiye’de otel işletmeciliği yapıyordu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Turizm sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren Selçuk Can, Fethiye’de konaklama alanındaki çalışmalarıyla biliniyordu. Can’ın profesyonel iş profilinde Telmessos Neva Hotel’in işletme sahibi olduğu bilgisi yer alıyor.</p>

<p>Fethiye turizm camiasının tanınan simalarından olan Can’ın vefatının ardından yakınları ve sevenleri tarafından taziye mesajları paylaşıldı.</p>

<p>Selçuk Can’ın cenaze programına ilişkin ayrıntıların ise ailesi ve yakınları tarafından yapılacak bilgilendirmenin ardından netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fethiye-turizminin-taninan-ismi-selcuk-can-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 20:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7677.jpeg" type="image/jpeg" length="81000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batman Barosu’nun Genç Avukatlarından Emrah Yeni Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/batman-barosunun-genc-avukatlarindan-emrah-yeni-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/batman-barosunun-genc-avukatlarindan-emrah-yeni-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman Barosu üyesi Avukat Emrah Yeni, yaklaşık 6 yıldır mücadele ettiği lösemi nedeniyle 40 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batman Petrolspor’un eski futbolcularından merhum Feridun Yeni’nin oğlu olan Yeni’nin vefatı, hukuk ve spor camiasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Batmanlı Avukat Emrah Yeni’den üzücü haber geldi. Bir süredir lösemi tedavisi gören Yeni, sağlık durumunun ağırlaşmasının ardından tedavi altına alındığı Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Yeni’nin yaklaşık 6 yıldır hastalıkla mücadele ettiği belirtildi.</p>

<p>Yıllardır lösemiyle mücadele ediyordu</p>

<p>Emrah Yeni’nin hastalıkla mücadelesi 2021 yılında kamuoyuna yansımıştı. O dönem Malatya’da lösemi tedavisi gören genç avukat için kök hücre ve ilik bağışı kampanyaları düzenlenmiş, Batman’da çok sayıda kişi kampanyalara destek vermişti.</p>

<p>Tedavi sürecini sürdüren Yeni’nin vefat haberi 8 Ağustos 2026’da geldi. Batman Barosu da üyesi Avukat Emrah Yeni’nin hayatını kaybettiğini duyurarak ailesine, yakınlarına ve hukuk camiasına başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>Malatya’da hukuk müşavirliğinde görev yapıyordu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Batman Barosu üyesi olan Emrah Yeni, Malatya’da Devlet Demiryolları 5. Bölge Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’nde görev yapıyordu. Yeni’nin vefatı meslektaşlarının yanı sıra Batman’daki yakınları ve sevenleri arasında da üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Babası da Batman Petrolspor’un tanınan isimlerindendi</p>

<p>Emrah Yeni, Batman Petrolspor’un eski futbolcularından Feridun Yeni’nin oğluydu. Batman spor camiasının tanınan isimlerinden Feridun Yeni de 2024 yılında hayatını kaybetmişti.</p>

<p>Emrah Yeni’nin cenazesi Beşiri Mezarlığı’nda babası Feridun Yeni’nin kabrinin yanında toprağa verildi. Taziyelerin ise Batman Tılmerç Mahallesi’ndeki Terece Camii Taziye Evi’nde kabul edildiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/batman-barosunun-genc-avukatlarindan-emrah-yeni-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7671.jpeg" type="image/jpeg" length="40355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yagiz Dogan Arrested in Miami After 17-Year-Old Chases Down Suspect]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yagiz-dogan-arrested-in-miami-after-17-year-old-chases-down-suspect</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yagiz-dogan-arrested-in-miami-after-17-year-old-chases-down-suspect" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A 21-year-old man identified as Yagiz Dogan was arrested in Miami after allegedly running away with a woman’s bracelets worth thousands of dollars.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Police said a 17-year-old boy chased Dogan down and held him until officers arrived, despite allegedly being pepper-sprayed during the confrontation.</p>

<p>A jewelry transaction arranged through Facebook Marketplace ended in an arrest in Miami’s Brickell neighborhood after a teenage bystander intervened.</p>

<p>According to Miami police, the incident happened at around 6 p.m. on August 6 near Brickell Avenue and Southeast 14th Street.</p>

<p>Police identified the suspect as 21-year-old Yagiz Dogan.</p>

<p>Jewelry Sale Turned Into a Police Case</p>

<p>Investigators said the woman had listed two bracelets for sale on Facebook Marketplace and arranged to meet Dogan, who had reportedly expressed interest in buying them.</p>

<p>During the meeting, the woman handed Dogan the bracelets so he could examine them.</p>

<p>Police allege Dogan then ran away with the jewelry.</p>

<p>The woman’s calls for help caught the attention of a 17-year-old boy nearby, who began chasing the suspect.</p>

<p>Teenager Kept Chasing Despite Pepper Spray</p>

<p>The teenager eventually caught up with Dogan.</p>

<p>According to police, Dogan pepper-sprayed the 17-year-old during the confrontation. The teenager, however, continued to pursue him and ultimately managed to restrain Dogan.</p>

<p>He held the suspect on the ground until Miami police officers arrived.</p>

<p>People at the scene reportedly helped the teenager wash his face after he was exposed to the pepper spray. He was also treated following the incident.</p>

<p>Miami Police spokesperson Michael Vega praised the teenager’s actions but cautioned members of the public about intervening in similar situations because a fleeing suspect could potentially be armed.</p>

<p>Bracelets Recovered From Bag</p>

<p>Police said officers searched Dogan’s bag and recovered the two bracelets allegedly belonging to the woman.</p>

<p>The owner, identified by local media as Yuriko Torres, said the jewelry was worth thousands of dollars and described the teenager who intervened as her “hero.”</p>

<p>Police Link Dogan to Earlier $15,000 Diamond Ring Case</p>

<p>The investigation also brought attention to a separate case involving Dogan just weeks earlier.</p>

<p>According to Miami police records cited by local media, another woman arranged to meet Dogan on July 18 after advertising a diamond ring for sale through Facebook Marketplace.</p>

<p>The meeting reportedly took place outside a bank on Brickell Avenue.</p>

<p>Police allege the woman handed Dogan the diamond ring and its certificate so he could inspect them. Dogan then allegedly ran away with both.</p>

<p>The ring was reportedly valued at approximately $15,000.</p>

<p>Authorities said Dogan faces separate allegations in connection with that incident.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>$11,000 Bond Set</p>

<p>Following the latest incident, Dogan was charged with offenses including grand theft and battery, according to local reports.</p>

<p>A judge reportedly set his bond at $11,000.</p>

<p>WSVN reported that Dogan posted bond but remained in custody Friday afternoon while authorities completed the process of fitting him with an electronic ankle monitor.</p>

<p>The criminal allegations against Dogan have not been proven in court, and the legal proceedings remain ongoing.</p>

<p>Editor’s note: Local police statements and U.S. media reports reviewed for this story do not establish Dogan’s nationality or immigration status. His nationality therefore should not be inferred from his name.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yagiz-dogan-arrested-in-miami-after-17-year-old-chases-down-suspect</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-8126.jpeg" type="image/jpeg" length="70353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin Üniversitesi Öğretim Görevlisi Çetin Berker Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mersin-universitesi-ogretim-gorevlisi-cetin-berker-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mersin-universitesi-ogretim-gorevlisi-cetin-berker-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Üniversitesi Rektörlük Türk Dili Bölümü öğretim elemanı Öğr. Gör. Çetin Berker vefat etti. Berker’in vefatı üniversite camiasında üzüntüyle karşılandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin Üniversitesi, Rektörlük Türk Dili Bölümü’nde görev yapan Öğr. Gör. Çetin Berker’in 8 Ağustos 2026 tarihinde vefat ettiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üniversite tarafından yayımlanan taziye mesajında, Çetin Berker’in ailesi ve yakınlarına başsağlığı dilekleri iletildi.</p>

<p>Mersin Üniversitesi’nden taziye mesajı</p>

<p>Mersin Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Üniversitemiz Rektörlük Türk Dili Bölümü öğretim elemanı Öğr. Gör. Çetin Berker, 08.08.2026 tarihinde vefat etmiştir. Değerli hocamızın kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Öğr. Gör. Çetin Berker’in vefatı, görev yaptığı Mersin Üniversitesi camiasında ve mesai arkadaşları arasında üzüntüye neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mersin-universitesi-ogretim-gorevlisi-cetin-berker-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7665.jpeg" type="image/jpeg" length="68902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Polip Nedir, Her Polip Kansere Dönüşür mü? Sessiz İlerleyebilen Belirtilere Dikkat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/polip-nedir-her-polip-kansere-donusur-mu-sessiz-ilerleyebilen-belirtilere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/polip-nedir-her-polip-kansere-donusur-mu-sessiz-ilerleyebilen-belirtilere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Polipler çoğu zaman belirti vermeden büyüyebilir. Özellikle bağırsak poliplerinin büyük bölümü iyi huyludur ancak bazı türleri yıllar içinde kansere dönüşebilir. Bu nedenle polibin türü, büyüklüğü ve patoloji sonucu önem taşır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Polip bulundu” cümlesi birçok kişide doğrudan kanser endişesi yaratıyor. Oysa polip, tek başına kanser anlamına gelmiyor. Polip; bağırsak, mide, rahim veya burun gibi organların iç yüzeyini kaplayan dokudan dışarı doğru gelişen küçük bir oluşuma verilen genel isim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle kolon ve rektum polipleri önem taşıyor. Çünkü bunların çoğu zararsız olsa da bazı polip türleri zaman içinde kolorektal kansere dönüşebiliyor. Bu nedenle kolonoskopi sırasında saptanan poliplerin çıkarılması yalnızca mevcut oluşumu ortadan kaldırmakla kalmıyor, bazı bağırsak kanserlerinin gelişmesini önlemeye de yardımcı oluyor.</p>

<p>Polip vücutta nasıl oluşuyor?</p>

<p>Bağırsak yüzeyi sürekli yenilenen hücrelerden oluşur. Normalde eski hücreler yerini kontrollü biçimde yenilerine bırakır. Bu büyüme ve yenilenme düzeninin bozulması halinde fazla hücreler bir araya gelerek bağırsak yüzeyinde küçük bir çıkıntı oluşturabilir. Buna polip denir.</p>

<p>Polipler saplı bir mantarı andırabileceği gibi bağırsak yüzeyine daha yayvan biçimde de yerleşebilir. Görünüşü önemli olmakla birlikte, bir polibin gerçek niteliğini anlamada çıkarıldıktan sonra yapılan patolojik inceleme belirleyicidir.</p>

<p>Her polip kansere dönüşür mü?</p>

<p>Hayır. Poliplerin büyük bölümü kanser değildir ve her polip kansere dönüşmez.</p>

<p>Ancak bazı türlerin kanserleşme potansiyeli diğerlerinden daha yüksektir. Özellikle adenomlar ve bazı serrated, yani tırtıklı lezyonlar kanser öncüsü kabul edilebilir.</p>

<p>Adenomlarda da risk aynı değildir. Polibin büyüklüğü, hücresel özellikleri ve patolojik tipi değerlendirmeyi değiştirir. Genel olarak büyük ve ileri özellikler taşıyan kanser öncüsü poliplerde risk daha yüksektir.</p>

<p>İşte kolonoskopinin koruyucu değerinin önemli bir bölümü burada ortaya çıkar: Risk taşıyan polip, kansere dönüşmeden bulunup çıkarılabilir.</p>

<p>Polip belirtileri nelerdir?</p>

<p>Bağırsak poliplerinin en dikkat çekici özelliği, çoğunun hiçbir belirti vermemesidir. Kişi kendisini tamamen sağlıklı hissederken polip ancak tarama sırasında fark edilebilir.</p>

<p>Belirti ortaya çıktığında ise şunlar görülebilir:</p>

<ul>
 <li>Dışkıda veya tuvalet kâğıdında kan</li>
 <li>Makattan kanama</li>
 <li>Dışkının koyu veya siyaha yakın görünmesi</li>
 <li>Kabızlık veya ishal gibi bağırsak alışkanlıklarında değişiklik</li>
 <li>Dışkıda normalden fazla mukus</li>
 <li>Demir eksikliği ve kansızlık</li>
 <li>Nedeni açıklanamayan yorgunluk</li>
 <li>Karında ağrı veya kramp</li>
 <li>İstemsiz kilo kaybı</li>
</ul>

<p>Bu belirtilerin bulunması mutlaka polip veya kanser olduğu anlamına gelmez. Hemoroidden bağırsak enfeksiyonlarına kadar çok sayıda farklı durum benzer yakınmalara yol açabilir.</p>

<p>Kimlerde polip görülme riski daha yüksek?</p>

<p>Yaş ilerledikçe kolon polibi görülme ihtimali artıyor. Bunun yanında aile öyküsü de önemli.</p>

<p>Özellikle ailesinde bağırsak polibi veya kolorektal kanser bulunanların kişisel risklerinin hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Riskle ilişkilendirilen diğer faktörler arasında sigara kullanımı, fazla kilo, fiziksel hareketsizlik ve Crohn hastalığı veya ülseratif kolit gibi uzun süreli iltihabi bağırsak hastalıkları bulunuyor. Daha önce polip saptanmış kişilerde de yeni polip gelişme ihtimali dikkate alınıyor.</p>

<p>Polip nasıl anlaşılır?</p>

<p>Belirti vermeyen kolon poliplerini yalnızca kişinin şikâyetlerine bakarak anlamak mümkün değildir.</p>

<p>En önemli yöntemlerden biri kolonoskopidir. İnce ve esnek bir kamera yardımıyla kalın bağırsağın iç yüzeyi incelenir. İşlemin önemli avantajlarından biri, uygun poliplerin görüldüğü anda çıkarılabilmesidir.</p>

<p>Çıkarılan doku patoloji laboratuvarına gönderilir. Böylece polibin hangi tür olduğu, kanser öncüsü değişiklik taşıyıp taşımadığı ve başka bir işlem gerekip gerekmediği değerlendirilebilir.</p>

<p>Polip çıkarıldıktan sonra konu kapanıyor mu?</p>

<p>Her zaman değil.</p>

<p>Takip planı; poliplerin sayısına, büyüklüğüne, türüne, patoloji sonucuna ve kolonoskopinin kalitesine göre kişiden kişiye değişebilir.</p>

<p>Bu nedenle “Polibim çıkarıldı, artık kolonoskopiye gerek yok” düşüncesi doğru değildir. Daha önce polip gelişmiş olması gelecekte yeni poliplerin ortaya çıkabileceğinin işaretlerinden biridir. Kontrol zamanını kişinin kendi kendine belirlemesi yerine gastroenteroloji hekiminin önerdiği takip programına uyması gerekir.</p>

<p>Günlük yaşamda polip riskini azaltmak mümkün mü?</p>

<p>Hiçbir yaşam tarzı değişikliği polip gelişimini tamamen engellemeyi garanti etmez. Bununla birlikte düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı vücut ağırlığının korunması, sigaranın bırakılması ve sebze, meyve ile lif içeren besinlerin ağırlıkta olduğu dengeli bir beslenme düzeni daha düşük riskle ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Kırmızı ve özellikle işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması da öneriler arasında bulunuyor.</p>

<p>Ne zaman doktora başvurulmalı?</p>

<p>Dışkıda kan görülmesi, makattan tekrarlayan kanama, açıklanamayan demir eksikliği, uzun süren bağırsak alışkanlığı değişiklikleri, karın ağrısı veya istemsiz kilo kaybı değerlendirilmelidir.</p>

<p>Özellikle yoğun veya durmayan makattan kanama acil değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Belirti olmasa bile tarama konusu önemlidir. Ortalama risk taşıyan kişiler için birçok güncel kılavuz kolorektal kanser taramasının 45 yaşından itibaren başlamasını öneriyor. Aile öyküsü veya başka yüksek risk faktörleri bulunanlarda ise taramaya daha erken başlanması gerekebilir.</p>

<p>Sonuç: Polip kanser değildir, ancak ihmal de edilmemelidir</p>

<p>Poliplerin çoğu iyi huyludur. Asıl önemli nokta, hangi polibin risk taşıdığını yalnızca görünüşüne veya kişinin şikâyetlerine bakarak anlamanın mümkün olmamasıdır.</p>

<p>Özellikle bağırsak poliplerinde erken tespit ve uygun poliplerin çıkarılması, kolorektal kanser gelişiminin önlenmesinde önemli bir fırsat sunar. Bu yüzden “şikâyetim yok” düşüncesi, taramayı ertelemek için tek başına güvenli bir gerekçe değildir.</p>

<p>4. Uzmanlar Ne Öneriyor?</p>

<ul>
 <li>Dışkıda kanı yalnızca hemoroide bağlayıp geçmeyin.</li>
 <li>Ailenizde kolon polibi veya bağırsak kanseri varsa bunu hekiminize mutlaka bildirin.</li>
 <li>Çıkarılan polibin patoloji sonucunu takip edin.</li>
 <li>Kontrol kolonoskopisinin zamanını polibin özelliklerine göre hekiminizle belirleyin.</li>
 <li>Sigara kullanmayın, düzenli hareket edin ve sağlıklı kiloyu korumaya çalışın.</li>
 <li>Liften zengin sebze, meyve ve tam tahıllara beslenmede daha fazla yer verin.</li>
 <li>Her polibin kanser olmadığını, ancak bazı poliplerin kanser öncüsü olabileceğini unutmayın.</li>
</ul>

<p>5. Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Mayo Clinic, Colon Polyps: Symptoms and Causes</li>
 <li>National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK), Colon Polyps</li>
 <li>NIDDK, Symptoms &amp; Causes of Colon Polyps</li>
 <li>NIDDK, Diagnosis of Colon Polyps</li>
 <li>NIDDK, Treatment for Colon Polyps</li>
 <li>NHS, Bowel Polyps</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/polip-nedir-her-polip-kansere-donusur-mu-sessiz-ilerleyebilen-belirtilere-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7662.jpeg" type="image/jpeg" length="99129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğubayazıt’ta Şüpheli Vefat: Ramazan Yavuz Evinde Ölü Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dogubayazitta-supheli-vefat-ramazan-yavuz-evinde-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dogubayazitta-supheli-vefat-ramazan-yavuz-evinde-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde yaklaşık 35 yaşındaki Ramazan Yavuz, Hürriyet Mahallesi’ndeki evinde vefat etmiş halde bulundu. Boynunda kesici alet yarası bulunduğu belirtilen Yavuz’un ölümüne ilişkin soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğubayazıt’ta Ramazan Yavuz’un vefatı, yakınları ve yaşadığı çevrede büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, ilçeye bağlı Hürriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Gültepe köyü nüfusuna kayıtlı olduğu belirtilen Ramazan Yavuz, bulunduğu yerde hareketsiz halde fark edildi.</p>

<p>Yapılan kontrollerde Yavuz’un hayatını kaybettiği belirlendi. Yaklaşık 35 yaşında olduğu ifade edilen Yavuz’un boyun bölgesinde kesici alet yarası bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Ölümün nasıl gerçekleştiği araştırılıyor</p>

<p>Olayın ardından bölgede inceleme yapılırken Ramazan Yavuz’un ölümünün nasıl gerçekleştiğinin belirlenmesi amacıyla soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Yavuz’un kendi yaşamına son verdiği yönünde kesinleşmiş bir bilgi bulunmadığı gibi olayda başka bir kişinin müdahalesinin olup olmadığı da henüz netlik kazanmadı. Kesin ölüm nedeninin yapılacak adli incelemelerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.</p>

<p>Bir dönem imamlık yaptığı belirtildi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevresinde sevilen ve sakin kişiliğiyle tanındığı ifade edilen Ramazan Yavuz’un bir dönem imamlık yaptığı öğrenildi.</p>

<p>Yavuz’un beklenmedik vefatı ailesi, yakınları ve kendisini tanıyanlar arasında üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Olayla ilgili adli soruşturma sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dogubayazitta-supheli-vefat-ramazan-yavuz-evinde-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 17:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7661.jpeg" type="image/jpeg" length="39992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Her Tümöre Biyopsi Yapılmaz: Doktorların İğne Biyopsisinden Kaçındığı 3 Kanser]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/her-tumore-biyopsi-yapilmaz-doktorlarin-igne-biyopsisinden-kacindigi-3-kanser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/her-tumore-biyopsi-yapilmaz-doktorlarin-igne-biyopsisinden-kacindigi-3-kanser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biyopsi, kanser tanısının en önemli araçlarından biri. Ancak tıpta her şüpheli tümöre iğneyle girilmiyor. Testis kanseri, retinoblastom ve bazı Wilms tümörlerinde tanı yaklaşımı farklı olabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bunun nedeni ise sosyal medyada sıkça iddia edildiği gibi “iğnenin kanseri patlatması” değil; tümör hücrelerinin işlem hattına ekilmesi, lokal yayılım ve hastalığın evrelemesinin etkilenmesi gibi özel riskler.</p>

<p>Kanser şüphesinde çoğu kişinin aklına aynı süreç geliyor: Görüntülemede bir kitle görülür, biyopsi yapılır, patoloji sonucu beklenir.</p>

<p>Gerçekte onkolojide işler her zaman böyle yürümüyor.</p>

<p>Bazı tümörlerin anatomik konumu ve biyolojik özellikleri nedeniyle kitlenin içine doğrudan iğneyle girmek standart tanı yöntemi değil. Hatta kimi hastalıklarda yanlış yerden yapılan biyopsi, sonraki tedavinin planlanmasını zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Burada önemli bir ayrım var: Bu durum, biyopsinin genel olarak kanseri vücuda yaydığı anlamına gelmiyor. Modern kanser tanısında biyopsi milyonlarca hastada vazgeçilmez bir yöntem olmaya devam ediyor.</p>

<p>Ancak üç tümör özellikle dikkat çekiyor.</p>

<p>1. Testis Kanseri: Şüpheli Kitleye Neden İğneyle Girilmiyor?</p>

<p>Testiste kanser şüphesi oluşturan solid bir kitle saptandığında klasik yaklaşım, kitleden skrotum yoluyla iğne biyopsisi almak değildir.</p>

<p>Hastanın öyküsü, fizik muayene, ultrasonografi ve tümör belirteçleri değerlendirildikten sonra güçlü kanser şüphesinde genellikle kasık bölgesinden yapılan radikal inguinal orşiektomi uygulanır. Testis ve tümör bu yolla çıkarılır ve kesin patolojik inceleme çıkarılan doku üzerinde gerçekleştirilir.</p>

<p>Bunun önemli nedenlerinden biri testisin lenfatik drenajının özel yapısıdır. Skrotumdan yapılan bir girişimin tümör hücrelerinin lokal ekilmesine yol açabilmesi ve doğal lenfatik yayılım yollarını değiştirebilmesi tedavi ve evreleme açısından sorun oluşturabilir.</p>

<p>Yani burada mesele “biyopsi kanseri patlatıyor” değildir. Biyopsinin nereden ve nasıl yapıldığı önemlidir.</p>

<p>2. Retinoblastom: Tanının Biyopsi Olmadan Konulabildiği Kanser</p>

<p>Çocukluk çağında görülen retinoblastom, bu konunun en çarpıcı örneklerinden biri.</p>

<p>Retinada gelişen bu kötü huylu tümörde tanı çoğu zaman klasik doku biyopsisine ihtiyaç duyulmadan konulabilir.</p>

<p>National Cancer Institute’a göre retinoblastom genellikle biyopsi yapılmadan teşhis edilebiliyor. Göz muayenesi, ultrason ve manyetik rezonans görüntüleme gibi yöntemler tanıda önemli rol oynuyor.[1]</p>

<p>Göz içindeki tümöre iğneyle girilmesinden geleneksel olarak kaçınılmasının önemli nedenlerinden biri, tümör hücrelerinin göz dışındaki dokulara taşınması ihtimalidir.</p>

<p>Bu nedenle retinoblastom, “Her kanserin tanısı için mutlaka önce biyopsi gerekir” düşüncesinin en önemli istisnalarından biridir.</p>

<p>3. Wilms Tümörü: Biyopsi Hastalığın Evresini Bile Etkileyebilir</p>

<p>Çocukluk çağının önemli böbrek tümörlerinden Wilms tümöründe durum biraz daha karmaşık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>National Cancer Institute, tümör ameliyatla çıkarılabiliyorsa veya Evre I-II Wilms tümörü söz konusuysa biyopsi yapılmayabileceğini belirtiyor. Bunun nedenlerinden biri işlem sırasında tümör hücrelerinin lokal olarak yayılmasını önlemek.[2]</p>

<p>Daha da dikkat çekici olan ise bazı evreleme sistemlerindeki sonuç.</p>

<p>NCI’nin sağlık profesyonellerine yönelik Wilms tümörü bilgisinde, tümör çıkarılmadan önce Tru-cut, açık veya ince iğne biyopsisi yapılmasının hastalığın lokal Evre III olarak sınıflandırılmasına neden olabileceği belirtiliyor.[3]</p>

<p>Bu durum tedaviyi de etkileyebiliyor.</p>

<p>Ancak Wilms tümöründe de “hiçbir koşulda biyopsi yapılmaz” demek yanlış. Ameliyat edilemeyen, iki böbreği tutan veya tanısı görüntülemeyle yeterince açık olmayan bazı olgularda biyopsi gerekebiliyor.</p>

<p>Peki Biyopsi Gerçekten Kanseri Yayar mı?</p>

<p>İnternette sık karşılaşılan “Tümöre iğne değerse kanser patlar ve bütün vücuda yayılır” iddiası bilimsel açıdan doğru bir genelleme değil.</p>

<p>Biyopsi sırasında tümör hücrelerinin iğnenin geçtiği hat boyunca taşınması, yani needle tract seeding, tıpta bilinen bir durum. Fakat bunun riski tümörün türüne, biyopsinin yapıldığı bölgeye ve kullanılan tekniğe göre büyük ölçüde değişiyor.</p>

<p>Bu nedenle milyonlarca hastada kullanılan biyopsiden genel olarak kaçınılmıyor. Tam tersine akciğer, meme, prostat, lenf sistemi, karaciğer ve çok sayıda başka kanserde doğru tedaviyi belirlemek için doku tanısı kritik önem taşıyor.</p>

<p>Asıl mesele “Biyopsi tehlikeli mi?” değil, “Bu tümörde hangi biyopsi yöntemi doğru?” sorusu.</p>

<p>Over Kanseri Neden Bu Listeye Girmiyor?</p>

<p>Sosyal medyada benzer listelerde over kanseri de sıkça “biyopsi yapılmaması gereken kanserler” arasında gösteriliyor. Ancak bu ifade doğru değil.</p>

<p>Özellikle ileri evre over kanserinde ameliyat öncesinde kemoterapi uygulanacaksa doku tanısının doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Güncellenmiş ASCO kılavuzu, neoadjuvan kemoterapi uygulanacak hastalarda tedavi başlamadan önce invaziv over, fallop tüpü veya primer peritoneal kanserin histolojik olarak doğrulanmasını ve mümkün olduğunda core biyopsinin tercih edilmesini öneriyor.[4]</p>

<p>Dolayısıyla over kanseri “asla biyopsi yapılmaz” grubuna sokulmamalı.</p>

<p>Kritik Nokta: Kararı Tümörün Türü Belirliyor</p>

<p>Kanser tanısında tek bir şablon yok.</p>

<p>Bir meme kitlesinde doğru olan yaklaşım, testisteki bir kitle için yanlış olabilir. Retinoblastomda görüntüleme ve klinik bulgular tanı için yeterli olabilirken başka bir kanserde tedaviye başlamadan önce mutlaka doku örneği gerekebilir.</p>

<p>Bu nedenle “Biyopsi kanseri yayar” korkusuyla doktor tarafından önerilen biyopsinin reddedilmesi ciddi sonuçlar doğurabilir.</p>

<p>Doğru soru biyopsi yapılıp yapılmayacağı kadar, hangi tümörden, hangi yöntemle, hangi anatomik yoldan ve hangi klinik amaçla örnek alınacağıdır.</p>

<p>Uzmanlar Ne Öneriyor?</p>

<p>Şüpheli bir kitle saptandığında biyopsi kararının tümörün bulunduğu organa ve olası kanser türüne göre verilmesi gerekiyor. Özellikle testis, çocukluk çağı böbrek tümörleri veya göz içi tümörlerinde standart dışı bir biyopsi yapılmadan önce ilgili onkolojik cerrahi branşın değerlendirmesi önem taşıyor.</p>

<p>Doktorunuz biyopsi önerdiyse, internetteki “biyopsi kanseri yayar” iddiaları nedeniyle işlemi kendi başınıza ertelemek veya reddetmek yerine biyopsinin neden gerekli olduğunu, hangi yöntemle yapılacağını ve alternatiflerin bulunup bulunmadığını sormak daha güvenli yaklaşım.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] National Cancer Institute, Retinoblastoma Treatment (PDQ).</p>

<p>[2] National Cancer Institute, Wilms Tumor Treatment (PDQ), Patient Version.</p>

<p>[3] National Cancer Institute, Wilms Tumor and Other Childhood Kidney Tumors Treatment (PDQ), Health Professional Version.</p>

<p>[4] American Society of Clinical Oncology, Neoadjuvant Chemotherapy for Newly Diagnosed, Advanced Ovarian Cancer Guideline Update, Journal of Clinical Oncology.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/her-tumore-biyopsi-yapilmaz-doktorlarin-igne-biyopsisinden-kacindigi-3-kanser</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7657.jpeg" type="image/jpeg" length="19733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı Diye Sınırsız Tüketmeyin: Fazlası Sorun Olabilecek 27 Gıda]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglikli-diye-sinirsiz-tuketmeyin-fazlasi-sorun-olabilecek-27-gida</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglikli-diye-sinirsiz-tuketmeyin-fazlasi-sorun-olabilecek-27-gida" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı beslenmenin temelinde yalnızca ne yediğimiz değil, ne kadar yediğimiz de var. Meyveden kuruyemişe, peynirden kahveye kadar günlük beslenmenin parçası olan birçok gıda aşırı tüketildiğinde beklenmedik sonuçlar doğurabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bazılarında şeker ve kalori, bazılarında tuz, kafein, oksalat veya belirli mineraller öne çıkıyor. Brezilya cevizi ise bunun en çarpıcı örneklerinden biri.</p>

<p>Bir yiyeceğin sağlıklı olması, sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmiyor. Beslenmede çoğu zaman asıl belirleyici porsiyon, tüketim sıklığı ve kişinin sağlık durumu.</p>

<p>Örneğin bir avuç kuruyemiş dengeli bir beslenmenin parçası olabilirken miktar büyüdükçe alınan enerji hızla artabiliyor. Meyvelerde bulunan doğal şeker de meyveyi sağlıksız yapmıyor, ancak özellikle diyabeti olan kişilerde porsiyon önem kazanıyor.</p>

<p>İşte fazla tüketildiğinde dikkat edilmesi gereken gıdalardan bazıları:</p>

<p>1. Brezilya cevizi: Selenyumun fazlasına dikkat</p>

<p>Listenin en ilginçlerinden biri Brezilya cevizi. Selenyum bakımından son derece zengin olan bu kuruyemişte miktarı abartmak, özellikle düzenli tüketimde gereğinden fazla selenyum alınmasına yol açabilir. Bu nedenle “ne kadar çok, o kadar iyi” yaklaşımı Brezilya cevizi için özellikle yanlış.</p>

<p>2. Peynir: Tuz miktarı gözden kaçabiliyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peynir protein ve kalsiyum sağlayabilir. Ancak özellikle tuzlu ve olgunlaştırılmış çeşitlerin büyük porsiyonlarda tüketilmesi günlük sodyum alımını ciddi biçimde artırabilir. Hipertansiyonu bulunan kişiler açısından porsiyon daha da önemlidir.</p>

<p>3. Muz: Sağlıklı ama karbonhidratsız değil</p>

<p>Muz potasyum ve lif içerir ancak aynı zamanda karbonhidrat kaynağıdır. Özellikle çok sayıda muzun kısa sürede tüketilmesi kan şekeri kontrolü gereken kişiler açısından iyi bir tercih olmayabilir.</p>

<p>4. Üzüm: Küçük taneler porsiyonu unutturabiliyor</p>

<p>Üzümün sorunu “şeker bombası” olması değil, kolayca çok miktarda yenebilmesi. Birkaç tane ile başlayan tüketim fark edilmeden büyük bir salkıma dönüşebilir. Bu durumda alınan doğal şeker ve toplam enerji de artar.</p>

<p>5. Bal: Doğal olması şekeri ortadan kaldırmıyor</p>

<p>Bal çeşitli bileşenler içerse de önemli miktarda şeker içerir. Çaya, yoğurda ve kahvaltıya bol miktarda bal eklemek günlük serbest şeker ve enerji alımını yükseltebilir.</p>

<p>6. Beyaz ekmek: Kan şekerini hızlı etkileyebilir</p>

<p>Rafine undan yapılan beyaz ekmek hızlı sindirilebilir. Büyük porsiyonlarda tüketildiğinde kan şekerinde hızlı yükselmeler oluşturabilir. Tam tahıllı seçenekler lif bakımından daha avantajlıdır.</p>

<p>7. Beyaz pirinç: Porsiyon büyüdükçe glisemik yük artıyor</p>

<p>Pilavın tabağın büyük bölümünü kaplaması karbonhidrat yükünü artırır. Özellikle beyaz pirincin sık ve büyük porsiyonlarda tüketilmesi kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilir.</p>

<p>8. Patates: Nasıl pişirildiği de önemli</p>

<p>Patates tek başına “kötü” bir besin değildir. Ancak porsiyon, pişirme şekli ve yanında tüketilen gıdalar tabloyu değiştirir. Kızartma halinde enerji yoğunluğu çok daha fazla olur.</p>

<p>9. Çikolata: Fazlası kafein, şeker ve kalori demek</p>

<p>Özellikle bitter çikolata sağlıklı algısıyla sınırsız tüketilebiliyor. Oysa çikolata enerji yoğun bir besindir. Kakao oranı yüksek ürünlerde bulunan kafein ve teobromin de hassas kişilerde fazla tüketildiğinde çarpıntı veya uyku sorunlarına katkıda bulunabilir.</p>

<p>10. Kahve: Bir fincanla altı fincan aynı değil</p>

<p>Kafeine verilen yanıt kişiden kişiye değişir. Fazla kahve tüketimi bazı kişilerde çarpıntı, huzursuzluk, titreme ve uyku bozukluğu oluşturabilir.</p>

<p>11. Yoğurt: Her bağırsak aynı tepkiyi vermiyor</p>

<p>Yoğurt birçok kişi için değerli bir besindir. Ancak laktoza hassas kişilerde fazla miktarda tüketildiğinde gaz, şişkinlik ve sindirim yakınmaları görülebilir. Şeker ilaveli yoğurtlarda ayrıca ilave şeker miktarına dikkat etmek gerekir.</p>

<p>12. Süt: Laktoz hassasiyeti olanlarda sorun çıkabilir</p>

<p>Süt tüketiminin ardından şişkinlik, gaz veya ishal yaşayan kişilerde laktoz intoleransı söz konusu olabilir. Bu durumda miktar arttıkça belirtiler de belirginleşebilir.</p>

<p>13. Ispanak: Oksalat herkeste aynı sonucu doğurmuyor</p>

<p>Ispanak besin değeri yüksek bir sebzedir ancak oksalat bakımından da zengindir. Özellikle kalsiyum oksalat böbrek taşı geliştirmeye yatkın kişilerde çok yüksek miktarlarda tüketimi dikkat gerektirebilir.</p>

<p>14. Domates: Reflüsü olanlar farklı hissedebilir</p>

<p>Domates herkes için mide düşmanı değildir. Ancak reflüsü bulunan bazı kişiler domates ve domatesli ürünlerden sonra yanma ve reflü yakınmalarının arttığını fark edebilir.</p>

<p>15. Sarımsak: Fazlası mideyi rahatsız edebilir</p>

<p>Sarımsak büyük miktarlarda tüketildiğinde mide-bağırsak yakınmalarına neden olabilir. Ayrıca yüksek miktarlarda tüketimin trombosit fonksiyonları üzerindeki etkileri nedeniyle kanama riski bulunan veya belirli ilaçları kullanan kişilerin dikkatli olması gerekebilir.</p>

<p>16. Avokado: Sağlıklı yağ da kalori içeriyor</p>

<p>Avokado tekli doymamış yağlar ve lif açısından değerli bir besindir. Ancak enerji yoğunluğu da yüksektir. Kilo kontrolü hedefleyen kişilerde porsiyon büyüklüğü önem taşır.</p>

<p>17. Fındık: Bir avuç ile bir paket arasında büyük fark var</p>

<p>Fındık sağlıklı yağlar, lif ve çeşitli mikrobesinler içerir. Fakat enerji yoğun bir gıdadır. Televizyon karşısında farkında olmadan bir paket tüketmek, planlanandan çok daha fazla enerji alınmasına neden olabilir.</p>

<p>18. Ceviz: Yararlı ama sınırsız değil</p>

<p>Ceviz bitkisel omega-3 yağ asidi ALA dahil yararlı yağlar içerir. Buradaki temel mesele omega-6 korkusu değil, porsiyondur. Büyük miktarlar toplam enerji alımını hızla yükseltir.</p>

<p>19. Kuru meyveler: Küçük hacimde yoğun enerji</p>

<p>Kuru kayısı, kuru incir, kuru üzüm ve hurma taze meyvelere kıyasla daha küçük hacimde daha yoğun karbonhidrat ve enerji sunabilir. Bu nedenle birkaç avuç kuru meyve, düşünüldüğünden daha büyük bir porsiyona dönüşebilir.</p>

<p>20. Meyve suyu: Meyve ile aynı şey değil</p>

<p>Meyvenin kendisini yemek ile suyunu içmek arasında önemli fark bulunur. Meyve suyu kısa sürede çok miktarda tüketilebilir ve bütün meyvenin sağladığı lif avantajının önemli kısmı kaybolabilir.</p>

<p>21. Ton balığı: Sürekli ve çok tüketmek iyi fikir olmayabilir</p>

<p>Balık kaliteli protein ve önemli yağ asitleri sağlayabilir. Bununla birlikte bazı balık türlerinde cıva birikimi söz konusu olabilir. Özellikle gebelik döneminde balık türü ve tüketim sıklığı konusunda resmi sağlık önerileri dikkate alınmalıdır.</p>

<p>22. Yumurta: Tek başına sayıya bakmak yeterli değil</p>

<p>Yumurtanın sağlık üzerindeki etkisini yalnızca “günde kaç tane?” sorusuyla değerlendirmek doğru değildir. Kişinin genel beslenme düzeni, kardiyovasküler riskleri ve yumurtanın yanında ne tüketildiği önemlidir.</p>

<p>23. Mısır: Sebze sanılıp karbonhidratı unutulabiliyor</p>

<p>Mısır nişasta bakımından zengin bir besindir. Büyük porsiyonlar özellikle kan şekeri kontrolü gereken kişilerde toplam karbonhidrat hesabına dahil edilmelidir.</p>

<p>24. Sucuk: Fazlasında mesele yalnızca kalori değil</p>

<p>Sucuk işlenmiş et grubunda yer alır ve genellikle yüksek miktarda tuz ve doymuş yağ içerir. İşlenmiş etlerin sık ve yüksek miktarda tüketimi konusunda sağlık otoriteleri özellikle temkinli olunmasını öneriyor.</p>

<p>25. Turşu: Sebze olması tuzu yok etmiyor</p>

<p>Turşu sebzeden yapılmasına rağmen tuz içeriği yüksek olabilir. Çok miktarda tüketildiğinde günlük sodyum alımının fark edilmeden yükselmesine neden olabilir.</p>

<p>26. Fıstık ezmesi: Kaşığın büyüklüğü önemli</p>

<p>Şeker ve katkı maddesi eklenmemiş fıstık ezmesi bile enerji açısından oldukça yoğundur. Birkaç yemek kaşığı arasındaki fark küçük görünse de toplam kalori açısından belirgin olabilir.</p>

<p>27. Hindistan cevizi yağı: “Doğal” etiketi sınırsız kullanım anlamına gelmiyor</p>

<p>Hindistan cevizi yağı yüksek miktarda doymuş yağ içerir. Bu nedenle yalnızca doğal veya bitkisel olması nedeniyle sınırsız kullanılabilecek bir yağ olarak değerlendirilmemelidir.</p>

<p>Zehir ile besin arasındaki çizgiyi çoğu zaman miktar belirliyor</p>

<p>Bu listedeki gıdaların büyük bölümü “zararlı yiyecekler” değildir. Hatta ıspanak, ceviz, fındık, yoğurt, meyveler ve avokado dengeli bir beslenmenin değerli parçaları olabilir.</p>

<p>Asıl mesele porsiyon.</p>

<p>Bir besinin faydalı özelliklerini öğrenip onu mümkün olduğunca fazla tüketmeye çalışmak, beslenmede sık yapılan hatalardan biri. Üstelik herkes için geçerli tek bir ideal porsiyon bulunmuyor. Yaş, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, kullanılan ilaçlar, diyabet, hipertansiyon, böbrek hastalıkları ve diğer sağlık durumları kişinin gereksinimlerini değiştirebilir.</p>

<p>Bu nedenle mutfaktaki en basit kural hâlâ geçerliliğini koruyor: Çeşitlilik, denge ve ölçü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglikli-diye-sinirsiz-tuketmeyin-fazlasi-sorun-olabilecek-27-gida</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7656.jpeg" type="image/jpeg" length="22728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Personelinin İl İçi Atama ve Görevlendirmelerinde Yeni Dönem: Süre Sınırı Geldi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-personelinin-il-ici-atama-ve-gorevlendirmelerinde-yeni-donem-sure-siniri-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-personelinin-il-ici-atama-ve-gorevlendirmelerinde-yeni-donem-sure-siniri-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık personelinin il içi yer değiştirme ve geçici görevlendirme süreçlerinde yeni uygulamalar devreye giriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzenlemeyle re’sen geçici görevlendirmeler bir mali yılda en fazla 2 ayla sınırlandırılırken, engelli personel ile eşini veya çocuğunu kaybeden çalışanlara yönelik yeni mazeret hükümleri getirildi. İl içi personel hareketlerinin EKİP üzerinden yürütülmesi de yeni dönemin önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Sağlık çalışanlarının il içindeki atama, yer değiştirme ve geçici görevlendirme süreçlerinde önemli değişiklikler yapıldı. Yeni düzenleme, özellikle geçici görevlendirmelerin süresi, mazerete bağlı yer değişiklikleri ve personel işlemlerinin elektronik ortamda yürütülmesi bakımından dikkat çekiyor.</p>

<p>Yeni uygulamayla birlikte il içindeki personel hareketlerinin daha düzenli biçimde yürütülmesi için komisyon sistemi oluşturulacak. İl Sağlık Müdürlüğü başkanlığında görev yapacak komisyon, il içi yer değiştirme işlemleri ile ilgili görevlendirme süreçlerinde rol üstlenecek.</p>

<p>Re’sen geçici görevlendirme en fazla 2 ay olacak</p>

<p>Sağlık çalışanlarını yakından ilgilendiren en önemli değişikliklerden biri geçici görevlendirmelere getirilen süre sınırı oldu.</p>

<p>Buna göre personelin isteği dışında yapılan re’sen geçici görevlendirmeler, bir mali yıl içerisinde toplam 2 ayı geçemeyecek.</p>

<p>Personelin kendi talebiyle gerçekleştirilen geçici görevlendirmelerde ise her bir görevlendirme en fazla 3 ay sürebilecek. Aynı personelin bir mali yıl içerisindeki talebe bağlı geçici görevlendirmelerinin toplam süresi ise 6 ayla sınırlandırılacak.</p>

<p>Böylece geçici görevlendirme uygulamalarının uzun süre devam etmesinin önüne geçilmesi ve personelin görev yerindeki belirsizliğin azaltılması amaçlanıyor.</p>

<p>Yüzde 40 ve üzeri engelli personele dönem şartı uygulanmayacak</p>

<p>Düzenleme, engelli sağlık personelinin il içi yer değişikliği konusunda da yeni bir imkân getiriyor.</p>

<p>Yüzde 40 ve üzerinde engelli olduğunu sağlık kurulu raporuyla belgeleyen personelin yer değiştirme taleplerinde dönem bekleme şartı aranmayabilecek.</p>

<p>Ayrıca personelin eşi, çocuğu, annesi, babası veya vasisi olduğu kardeşinin tam bağımlı olduğunun belgelenmesi halinde de il içi yer değişikliği dönem beklenmeden gerçekleştirilebilecek.</p>

<p>Eşini veya çocuğunu kaybeden personele mazeret hakkı</p>

<p>Yeni hükümlerden biri de göreve başladıktan sonra eşini veya çocuğunu kaybeden sağlık çalışanlarını kapsıyor.</p>

<p>Bu durumdaki personel, uygun kadronun bulunması şartıyla, vefat tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ve bir defaya mahsus olmak üzere mazeret nedeniyle yer değiştirme talebinde bulunabilecek.</p>

<p>Yer değiştirmeye esas durumların kapsamı genişliyor</p>

<p>İl içi yer değiştirmeye gerekçe oluşturabilecek idari durumların kapsamı da genişletiliyor.</p>

<p>Buna göre yalnızca bir kurum veya birimin kapanması değil; personel dağılım cetvelinde (PDC) meydana gelen değişiklikler, nitelik değişiklikleri, sağlık birimlerinin devredilmesi veya birleştirilmesi ile ilgili unvanda personele ihtiyaç kalmaması gibi durumlar da değerlendirmeye alınabilecek.</p>

<p>Bu hallerde personelin il içerisindeki başka sağlık tesislerine yerleştirilmesine ilişkin süreç işletilebilecek.</p>

<p>İl içi atama ve görevlendirmeler EKİP üzerinden yürütülecek</p>

<p>Yeni dönemin bir diğer önemli ayağını dijital personel yönetimi oluşturuyor.</p>

<p>İl içi atama ve görevlendirme işlemlerinin EKİP sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi öngörülüyor. EKİP ile EKOBS arasındaki entegrasyon sayesinde sağlık çalışanlarının görev, kadro ve çalışma bilgilerinin elektronik ortamda izlenmesi mümkün olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1 Ağustos 2026 itibarıyla sistemlerin entegre çalışmasıyla personelin görevlendirme ve çalışma bilgilerinin elektronik ortamda doğrulanması, özlük bilgilerinin kontrol edilmesi ve ilgili kayıtların tek sistem üzerinden takip edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ek ödeme işlemlerinde de EKİP üzerindeki kayıtların esas alınması, personelin fiili görev ve çalışma bilgilerinin doğru ve güncel tutulmasını daha önemli hale getirecek.</p>

<p>Sağlık çalışanlarını doğrudan ilgilendiriyor</p>

<p>Yeni düzenleme özellikle geçici görevlendirmelerde yıllardır tartışılan süre meselesine somut sınırlar getirmesi bakımından öne çıkıyor.</p>

<p>Re’sen görevlendirmelerin yıllık 2 ayla sınırlandırılması, personelin talebiyle yapılan görevlendirmelerde ise yıllık 6 aylık üst sınır belirlenmesiyle geçici görevlendirmelerin süresiz bir çalışma düzenine dönüşmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Engelli personel ve bakmakla yükümlü olduğu tam bağımlı yakını bulunan çalışanlara sağlanan kolaylıklar ile eş veya çocuk vefatına bağlı yeni mazeret hakkı da sağlık personelinin ailevi ve sosyal koşullarının yer değiştirme süreçlerinde daha geniş biçimde dikkate alınmasını sağlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📜 Mevzuat</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-personelinin-il-ici-atama-ve-gorevlendirmelerinde-yeni-donem-sure-siniri-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7321-1.jpeg" type="image/jpeg" length="69699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="71278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="32585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="21063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="53950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="24315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="94629"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
