<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2026 20:12:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tedaviye Dirençli Depresyonda Psilosibin: Faz 2b Çalışma Ne Gösterdi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tedaviye-direncli-depresyonda-psilosibin-faz-2b-calisma-ne-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tedaviye-direncli-depresyonda-psilosibin-faz-2b-calisma-ne-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da 144 yetişkinle yürütülen randomize Faz 2b çalışmada, psikoterapötik destek eşliğinde verilen 25 mg psilosibin bazı depresyon ölçümlerinde daha fazla iyileşmeyle ilişkili bulundu. Ancak araştırmanın önceden belirlenmiş ana başarı ölçütü karşılanmadı; bu nedenle sonuçlar umut verici bir sinyal sunsa da psilosibinin etkinliğinin kesin olarak kanıtlandığı söylenemiyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tedaviye dirençli depresyonda psilosibinin etkisini araştıran randomize klinik çalışma, yüksek doz verilen grupta bazı depresyon ölçümlerinde dikkat çekici iyileşmeler gösterdi. Buna karşılık çalışmanın temel hedefi olan altıncı haftadaki tedaviye yanıt oranında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark ortaya çıkmadı. [1]</p>

<p>Central Institute of Mental Health Mannheim ve Charité–Universitätsmedizin Berlin öncülüğünde Almanya’daki iki merkezde yürütülen EPISODE çalışması, JAMA Psychiatry dergisinde 18 Mart 2026’da çevrim içi yayımlandı. Araştırmaya, daha önce farklı antidepresan tedavilere yeterli yanıt vermemiş 25–65 yaş arasındaki 144 yetişkin katıldı. [1]</p>

<h2>Psilosibin kontrollü klinik ortamda verildi</h2>

<p>Psilosibin, bazı mantar türlerinde doğal olarak bulunan ve algı ile bilinç durumunu geçici olarak değiştirebilen psikedelik bir bileşik.</p>

<p>Ancak araştırmada doğal mantar ürünleri değil, kontrollü dozda farmasötik psilosibin kullanıldı.</p>

<p>Katılımcılar tedavi öncesinde ayrıntılı değerlendirmeden geçirildi. Uygulamalar psikoterapötik destek içeren kontrollü bir klinik ortamda gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalışmanın ilk aşamasında katılımcılara 25 mg psilosibin, düşük doz olarak 5 mg psilosibin veya aktif plasebo olarak 100 mg nikotinamid verildi. [1]</p>

<p>Araştırma üçlü kör olarak tasarlandı. Bu yöntemle katılımcıların, klinik değerlendirmeyi yapan kişilerin ve araştırma ekibinin ilgili bölümlerinin hangi tedavinin verildiğini bilmemesi hedeflendi.</p>

<h2>Çalışmanın ana hedefi karşılanmadı</h2>

<p>Araştırmanın birincil sonlanım noktası, altıncı haftada Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği olarak bilinen HAMD-17 puanında en az yüzde 50 azalma görülmesiydi.</p>

<p>Bu ölçüt, depresyon belirtilerinde belirgin bir iyileşme olup olmadığını değerlendirmek için kullanılıyor.</p>

<p>Altıncı haftada tedaviye yanıt oranı 25 mg psilosibin verilen grupta yüzde 17, 5 mg alanlarda yüzde 12,5 ve nikotinamid verilenlerde yüzde 10,6 olarak bulundu. Ancak 25 mg psilosibin ile kontrol grubu arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. [1]</p>

<p>Başka bir ifadeyle araştırmanın önceden belirlenmiş ana başarı ölçütü karşılanmadı.</p>

<p>Bu nokta çalışmanın yorumlanması açısından önemli. Bazı ikincil sonuçlarda olumlu bulgular ortaya çıkmış olsa da yalnızca bu sonuçlara bakarak “psilosibinin tedaviye dirençli depresyonda etkili olduğu kanıtlandı” demek bilimsel olarak doğru değil.</p>

<h2>Bazı depresyon ölçümlerinde daha fazla iyileşme görüldü</h2>

<p>Ana sonuçta anlamlı fark ortaya çıkmamasına rağmen, depresyon belirtilerinin toplam şiddetini değerlendiren bazı ikincil analizlerde 25 mg psilosibin lehine sonuçlar elde edildi.</p>

<p>Altıncı haftada HAMD-17 puanındaki azalma, 25 mg psilosibin grubunda nikotinamid grubuna göre ortalama 4,60 puan daha fazlaydı. Beş miligram psilosibin grubuyla karşılaştırıldığında fark yaklaşık 3,09 puan olarak hesaplandı. [1]</p>

<p>Hastaların kendi depresyon belirtilerini değerlendirdiği Beck Depresyon Envanteri gibi bazı ölçümlerde de 25 mg psilosibin grubunda daha fazla iyileşme görüldü. [1]</p>

<p>Araştırmacılar bu sonuçların antidepresan etkiye ilişkin bir sinyal oluşturabileceğini, ancak birincil ve ikincil sonuçların aynı ölçüde güçlü olmaması nedeniyle bulguların dikkatli yorumlanması gerektiğini belirtti. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Etki ilk haftada daha belirgindi</h2>

<p>Çalışmanın dikkat çekici bulgularından biri, 25 mg psilosibin verilen gruptaki yanıtın ilk haftada daha güçlü görünmesiydi.</p>

<p>İlk haftada tedaviye yanıt oranı 25 mg grubunda yüzde 34’e ulaştı. Aynı oran 5 mg psilosibin grubunda yüzde 10,4, nikotinamid grubunda ise yüzde 6,4 olarak kaydedildi. [1]</p>

<p>Ancak altıncı haftaya gelindiğinde gruplar arasındaki fark azaldı ve çalışmanın ana başarı ölçütünde istatistiksel anlamlılık oluşmadı.</p>

<p>Bu sonuç, psilosibinin bazı kişilerde hızlı bir etki oluşturabileceği ihtimalini desteklese de bu etkinin ne kadar sürdüğü ve kimlerde kalıcı olduğu konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunduğunu gösteriyor.</p>

<h2>İkinci yüksek doz ek yarar göstermedi</h2>

<p>Araştırmanın sonraki aşamasında katılımcılar altıncı haftadan sonra yeniden tedavi aldı.</p>

<p>Çalışmada ikinci kez 25 mg psilosibin verilmesinin ilk yüksek doza kıyasla belirgin ek yarar sağladığı gösterilemedi. On ikinci haftada bütün gruplarda depresyon belirtilerinde azalma görülürken gruplar arasındaki farklar belirgin değildi. [1]</p>

<p>Bu nedenle mevcut verilerden “iki yüksek doz tek dozdan daha etkilidir” sonucu çıkarılamıyor.</p>

<h2>Yan etkilerin çoğu uygulama gününde görüldü</h2>

<p>Psilosibin uygulaması risksiz değildi.</p>

<p>Yan etkilerin önemli bölümü ilacın verildiği gün ortaya çıktı ve çoğu geçiciydi. Bununla birlikte 25 mg grubunda uygulama günündeki intihar düşüncesi bildirimleri yüzde 4 düzeyindeyken karşılaştırma koşullarında yaklaşık yüzde 1–2 oranındaydı. [1]</p>

<p>Araştırmada 25 mg psilosibinle ilişkili olduğu değerlendirilen iki ciddi advers reaksiyon bildirildi. Bunlardan biri, psikedelik etkinin sona ermesinden sonra da görsel veya algısal belirtilerin devam edebildiği halüsinojen kalıcı algı bozukluğuydu. [1]</p>

<p>Bu sonuçlar, psilosibin araştırmalarında yalnızca olası faydanın değil, psikiyatrik ve nörolojik güvenliğin de uzun süreli olarak izlenmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<h2>Psilosibin çalışmalarında “körleme” sorunu</h2>

<p>Psilosibin araştırmalarının temel yöntem sorunlarından biri, ilacın belirgin psikoaktif etkileri nedeniyle katılımcıların hangi grupta olduklarını tahmin edebilmesi.</p>

<p>Bir kişi algısında belirgin değişiklik yaşadığında aktif ilacı aldığını düşünebilir. Bu durum beklentilerin tedavi sonucunu etkilemesine ve klinik araştırmalardaki “körleme” yönteminin zayıflamasına yol açabilir.</p>

<p>EPISODE araştırmacıları da işlevsel körlemenin bozulmasını çalışmanın önemli sınırlılıkları arasında değerlendirdi. Araştırmanın planlama aşamasında beklenen tedavi etkisinin gerçekte olduğundan daha yüksek tahmin edilmiş olması da ana sonuçtaki farkı ortaya koymak için çalışmanın istatistiksel gücünü azaltmış olabilir. [1]</p>

<h2>Sonuçlar ne anlama geliyor?</h2>

<p>Araştırma, psilosibinin tedaviye dirençli depresyonda etkisiz olduğunu göstermiyor. Ancak etkinliğinin kesin biçimde kanıtlandığını da ortaya koymuyor.</p>

<p>Yirmi beş miligram psilosibin bazı depresyon ölçeklerinde kontrol grubundan daha fazla iyileşmeyle ilişkiliydi ve özellikle ilk haftada belirgin bir etki sinyali görüldü. Buna rağmen çalışmanın birincil sonlanım noktası karşılanmadı.</p>

<p>Araştırmacılar bu nedenle sonuçları kesin bir başarı olarak değil, daha büyük ve uzun süreli çalışmalarla doğrulanması gereken bulgular olarak değerlendirdi. Etkinliğin ne kadar sürdüğü, hangi hastaların tedaviden daha fazla yarar görebileceği ve uzun dönem güvenlik profilinin nasıl olduğu henüz net değil. [1]</p>

<p>Çalışma ayrıca psilosibinin kendi kendine kullanılabilecek sıradan bir antidepresan gibi değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor. Araştırmadaki uygulamalar seçilmiş hastalarda, belirlenmiş dozlarda, klinik gözetim altında ve psikoterapötik destek eşliğinde gerçekleştirildi.</p>

<h2>Kaynaklar</h2>

<p>[1] Mertens LJ, Koslowski M, Betzler F, ve ark. Efficacy and Safety of Psilocybin in Treatment-Resistant Major Depression: The EPISODE Randomized Clinical Trial. JAMA Psychiatry. 2026;83(5):448–460. Çevrim içi yayın: 18 Mart 2026. DOI: 10.1001/jamapsychiatry.2026.0132.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔬 Bilim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tedaviye-direncli-depresyonda-psilosibin-faz-2b-calisma-ne-gosterdi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-20260807-w-a00461.jpg" type="image/jpeg" length="21605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkâri’de 3 Yaban Keçisi İçin Av Turizmi İhalesi Açıldı: Karar Tepki Topladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hakkaride-3-yaban-kecisi-icin-av-turizmi-ihalesi-acildi-karar-tepki-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hakkaride-3-yaban-kecisi-icin-av-turizmi-ihalesi-acildi-karar-tepki-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkâri’nin Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde av turizmi kapsamında 3 yaban keçisi kotası ihaleye çıkarıldı. Her bir kota için 1 milyon 650 bin TL muhammen bedel belirlenirken, karar sosyal medyada ve çevre çevrelerinde tartışma yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hakkâri’de 2026-2027 av turizmi sezonu kapsamında 3 yaban keçisi için yabancı avcı kotası satışına yönelik ihale açıldı. Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğü tarafından yayımlanan ilana göre, Şemdinli’deki Konur Devlet Avlağı’nda 1, Yüksekova’daki Gürkavak Genel Avlağı’nda ise 2 olmak üzere toplam 3 av kotası açık teklif usulüyle satışa sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhale ilanında, her bir yaban keçisi kotası için muhammen bedelin 1 milyon 650 bin TL, geçici teminatın ise 49 bin 500 TL olduğu belirtildi. İhaleye yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen Av Turizmi İzin Belgesi bulunan acenteler katılabiliyor.</p>

<p>Karar neden tartışılıyor?</p>

<p>Av turizmi uygulaması, Türkiye’de uzun yıllardır yürürlükte olan ve belirli kotalar çerçevesinde sürdürülen yasal bir uygulama. Tarım ve Orman Bakanlığı, av kotalarının bilimsel envanter çalışmaları ve popülasyon değerlendirmeleri doğrultusunda belirlendiğini ifade ediyor.</p>

<p>Buna karşın çevre örgütleri ve hayvan hakları savunucuları, yaban hayatının korunması gereken bir dönemde koruma altındaki türler için av kotası açılmasının etik ve ekolojik açıdan doğru olmadığını savunuyor. Benzer ihaleler geçmiş yıllarda da kamuoyunda tartışmalara neden olmuş, bazı ihaleler yargıya taşınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hakkaride-3-yaban-kecisi-icin-av-turizmi-ihalesi-acildi-karar-tepki-topladi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7541.jpeg" type="image/jpeg" length="97529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çağ Çelik CEO’su Ercüment Ünal Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cag-celik-ceosu-ercument-unal-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cag-celik-ceosu-ercument-unal-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çağ Çelik Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. CEO’su, Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyesi Ercüment Ünal, İstanbul’da geçirdiği by-pass ameliyatının ardından tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yıllar demir çelik sektörüne hizmet veren Ünal’ın vefatı, iş dünyasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Çağ Çelik’ten Acı Haber</p>

<p>Karabük demir çelik sektörünün tanınan yöneticilerinden, Çağ Çelik Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. CEO’su, Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyesi Ercüment Ünal yaşamını yitirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre bir süredir sağlık sorunları nedeniyle İstanbul’da tedavi gören Ünal, geçirdiği by-pass ameliyatının ardından yoğun bakımda tedavi altına alındı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Ünal’ın vefat haberi, başta Karabük olmak üzere demir çelik camiasında büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Demir Çelik Sektöründe İz Bırakan Bir Yönetici</p>

<p>Meslek yaşamı boyunca demir çelik sektörünün önemli kuruluşlarında görev yapan Ercüment Ünal, yöneticilik kariyeri boyunca sektörün gelişimine katkı sağlayan isimler arasında gösteriliyordu.</p>

<p>Ünal, bir dönem KARDEMİR A.Ş.’de Genel Müdür olarak görev yaptı. Daha sonra Çağ Çelik Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.‘nin CEO’luğu ile Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu üyeliği görevlerini üstlenerek şirketin yönetiminde aktif rol aldı.</p>

<p>İş Dünyasından Taziye Mesajları</p>

<p>Ercüment Ünal’ın vefatının ardından sanayi kuruluşları, iş insanları ve sektör temsilcileri taziye mesajları yayımladı. Uzun yıllara dayanan mesleki birikimi ve yöneticilik tecrübesiyle tanınan Ünal’ın kaybının, Karabük iş dünyasında derin üzüntü oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p>Ünal’ın cenaze programına ilişkin resmi bilgilendirmenin ailesi ve yakınları tarafından daha sonra paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cag-celik-ceosu-ercument-unal-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7538.jpeg" type="image/jpeg" length="78377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Personelinin Görevlendirilmesine Yeni Düzenleme İddiası: Resmî Açıklama Bekleniyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-personelinin-gorevlendirilmesine-yeni-duzenleme-iddiasi-resmi-aciklama-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-personelinin-gorevlendirilmesine-yeni-duzenleme-iddiasi-resmi-aciklama-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığının farklı kamu kurumlarında görevlendirme usulüyle çalışan sağlık personeline yönelik yeni bir düzenleme hazırlığında olduğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İddialara göre süreç kademeli yürütülecek ancak şu ana kadar Bakanlık tarafından doğrulanmış resmî bir açıklama veya yayımlanmış düzenleme bulunmuyor.</p>

<p>Sağlık camiasında son günlerde gündeme gelen iddialar, farklı kamu kurumlarında görevlendirme usulüyle görev yapan sağlık çalışanlarını yakından ilgilendiriyor. İddialara göre Sağlık Bakanlığı, görevlendirme uygulamalarına ilişkin yeni bir çalışma yürütüyor.</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre ilk aşamada Bakanlık teşkilatı bünyesinde görev yapan ebe, hemşire, sağlık memuru ve diğer sağlık personelinin asli kadrolarına dönüş sürecinin başlatılması planlanıyor. Sürecin daha sonra valilikler, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ile diğer kamu kurumlarında görevlendirilen personeli de kapsayacak şekilde genişletilebileceği öne sürülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddialarda, düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde görevlendirme ile çalışan sağlık personelinin hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ile aile sağlığı birimleri gibi asli görev yerlerine kademeli olarak döndürülmesinin hedeflendiği belirtiliyor.</p>

<p>Ancak söz konusu çalışma henüz resmiyet kazanmış değil. Sağlık Bakanlığı tarafından konuya ilişkin yayımlanmış bir mevzuat, genelge veya resmî açıklama bulunmuyor. Bu nedenle dolaşımdaki bilgiler şu aşamada yalnızca iddia niteliği taşıyor.</p>

<p>Sağlık çalışanlarını ilgilendiren olası düzenlemeye ilişkin gelişmelerin, Bakanlığın resmî açıklamaları ve yayımlanacak mevzuat doğrultusunda netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-personelinin-gorevlendirilmesine-yeni-duzenleme-iddiasi-resmi-aciklama-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7534.jpeg" type="image/jpeg" length="19865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sağlık ve Teknolojiyi Aynı Çatıda Buluşturuyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-saglik-ve-teknoloji-universitesi-saglik-ve-teknolojiyi-ayni-catida-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-saglik-ve-teknoloji-universitesi-saglik-ve-teknolojiyi-ayni-catida-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, sağlık ve teknoloji odaklı eğitim modeli, uygulama altyapısı, araştırma kültürü ve disiplinler arası akademik yaklaşımıyla geleceğin sağlık profesyonellerini yetiştirirken, bilimsel üretim ve toplumsal faydayı merkeze alan vizyonunu sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Sistemlerinin Geleceği, Bilim Üreten Üniversitelerle Şekilleniyor</p>

<p>Sağlık alanında yaşanan dönüşüm, yalnızca yeni tedavi yöntemleri veya ileri teknolojilerin geliştirilmesiyle sınırlı değil. Günümüzde sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği; bilimsel araştırmaların desteklenmesi, teknolojik yeniliklerin sağlık hizmetlerine entegre edilmesi ve tüm bu süreçleri yönetecek nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesiyle mümkün hâle geliyor. Bu nedenle üniversiteler artık yalnızca eğitim veren kurumlar değil; araştıran, geliştiren, üreten ve topluma yön veren bilim merkezleri olarak konumlanıyor.</p>

<p><img alt="İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilimle Geleceği İnşa Ediyor-2" class="detail-photo img-fluid" height="711" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7531.jpeg" width="1320" /></p>

<p>İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (İSTÜN), sağlık ve teknoloji odaklı eğitim anlayışıyla bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olmayı hedefliyor. Bilimsel üretimi, uygulama odaklı eğitimi ve toplumsal katkıyı aynı akademik yaklaşım içerisinde buluşturan üniversite, geleceğin sağlık profesyonellerini yetiştirirken sağlık ekosistemine değer üreten bir yapı oluşturuyor.</p>

<p>Sağlık Alanındaki Birikim, Eğitime ve Bilime Dönüşüyor</p>

<p>Kalıcı yatırımlar, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, geleceği inşa etmek amacıyla yapılır. İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinin kuruluş hikâyesi de bu anlayışın önemli örneklerinden birini oluşturuyor.</p>

<p>Türkiye'nin ilaç sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimiyle öne çıkan Neutec'in kurucuları tarafından hayata geçirilen Bilgiç Vakfı, sağlık alanında edinilen bilgi ve deneyimin eğitim, bilimsel araştırma ve toplumsal faydaya dönüştürülmesi hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu vizyon doğrultusunda 18 Mayıs 2018 tarihinde kurulan İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, 2020-2021 akademik yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başladı.</p>

<p><img alt="İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilimle Geleceği İnşa Ediyor-1" class="detail-photo img-fluid" height="1619" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7532.jpeg" width="1025" /></p>

<p>Sağlık sektöründe yıllara dayanan deneyimle oluşan bilgi birikimi, üniversitenin eğitim anlayışını ve araştırma vizyonunu şekillendiren temel dinamiklerden birini oluşturuyor. Sağlık hizmetlerinin ihtiyaçlarına hâkim, sektörün dinamiklerini yakından bilen ve bilimsel gelişimi önceleyen bu yaklaşım; uygulama odaklı eğitim modelinden araştırma faaliyetlerine, sektör iş birliklerinden akademik gelişime kadar birçok alanda üniversitenin gelişimini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Böylece öğrenciler, yalnızca teorik bilgiyle değil; sağlık sektörünün güncel ihtiyaçları ve uygulama deneyiminden beslenen çağdaş bir eğitim anlayışıyla yetişiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu anlayış, sağlık sektöründe edinilen deneyimin akademik üretim ve eğitim yaklaşımıyla bütünleşmesini sağlayarak üniversitenin gelişimine yön veren temel unsurlardan birini oluşturuyor.</p>

<p><img alt="İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilimle Geleceği İnşa Ediyor-3" class="detail-photo img-fluid" height="836" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7527.jpeg" width="1320" /></p>

<p>Bugün İSTÜN, yalnızca bir yükseköğretim kurumu olarak değil; sağlık, teknoloji ve yaşam bilimleri alanlarında bilgi üreten, araştırma kültürünü destekleyen ve geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikli insan kaynağını yetiştirengüçlü bir akademik ekosistem olarak faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p></p>

<p>Sağlık ve Teknolojiyi Aynı Akademik Ekosistemde Buluşturan Yapı</p>

<p>Sağlık hizmetleri, farklı disiplinlerin bilgi ve deneyimini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşımı gerekli kılıyor. Bu doğrultuda İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, sağlık ve teknoloji odaklı eğitim anlayışını disiplinler arası bir akademik yapıyla destekliyor.</p>

<p>Üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Sağlık Bilimleri, Mühendislik ve Doğa Bilimleri ile İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler fakülteleri; sağlık, mühendislik, teknoloji ve sosyal bilimleri ortak bir akademik anlayışta buluşturan güçlü bir eğitim ve araştırma ekosistemi sunuyor. Farklı disiplinlerin aynı akademik yapı içerisinde bir araya gelmesi, öğrencilerin yalnızca kendi alanlarında değil, disiplinler arası iş birliği ve ortak çalışma kültürü içerisinde yetişmelerine de katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, sağlık alanındaki bilgi birikiminin mühendislik, teknoloji ve sosyal bilimlerin farklı bakış açılarıyla desteklenmesine olanak tanırken, öğrencilerin çok yönlü ve bütüncül bir eğitim anlayışıyla yetişmelerini de destekliyor.</p>

<p>Lisansüstü Eğitim Enstitüsü tarafından yürütülen yüksek lisans ve doktora programları ile İlaç Araştırma ve Geliştirme Enstitüsünün araştırma faaliyetleri de bu yapıyı bilimsel üretim açısından tamamlıyor.</p>

<p>İSTÜN'de eğitim yalnızca dersliklerle sınırlı görülmüyor. Öğrenciler, ileri teknolojiyle donatılmış laboratuvarlarda, uygulama alanlarında ve araştırma merkezlerinde teorik bilgilerini uygulama deneyimiyle pekiştirme fırsatı buluyor. Uygulama odaklı eğitim anlayışı, disiplinler arası akademik yaklaşım ve güçlü araştırma altyapısı sayesinde öğrenciler; bilgi üreten, sorgulayan ve mesleklerinin gerektirdiği yetkinliklerle donanmış bireyler olarak yetişiyor. Sağlık sektöründe yıllara dayanan deneyimden beslenen bu eğitim yaklaşımı, akademik bilgi ile uygulamayı aynı ekosistemde buluşturarak üniversitenin öne çıkan özelliklerinden birini oluşturuyor.</p>

<p></p>

<p>Araştıran ve Üreten Sağlık Profesyonelleri Yetiştiriliyor</p>

<p>Modern sağlık sistemlerinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağı; yalnızca mesleki bilgiye sahip bireylerden oluşmuyor. Analitik düşünebilen, bilimsel araştırma yapabilen, teknolojiyi etkin kullanan, ekip çalışmasına yatkın ve etik değerlere bağlı profesyoneller sağlık hizmetlerinin geleceğinde belirleyici rol üstleniyor.</p>

<p>İSTÜN'ün eğitim anlayışı da bu yaklaşım üzerine inşa ediliyor.</p>

<p>Teorik bilgi ile uygulamayı aynı öğrenme sürecinde buluşturan eğitim modeli sayesinde öğrenciler; eleştirel düşünme, problem çözme, bilimsel araştırma, iletişim ve liderlik gibi yetkinliklerini geliştirerek mezun oluyor. Böylece yalnızca mesleki yetkinliğe sahip bireyler değil, değişime uyum sağlayabilen ve bilgi üretebilen sağlık profesyonelleri yetişiyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, üniversitenin mezun başarısına da yansıyor. Yükseköğretim Kurulu tarafından yayımlanan Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu 2025 verilerine göre İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, lisans mezunlarının mezuniyetlerini takip eden ilk altı ay içerisinde yurt içi istihdama katılım oranında Türkiye genelinde dördüncü sırada yer aldı. Bu sonuç, uygulama odaklı eğitim modeli ile sektörle kurulan güçlü iş birliklerinin somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p>Dentistün: Eğitimin Klinik Deneyimle Buluştuğu Merkez</p>

<p>Sağlık eğitiminde teorik bilginin uygulamayla desteklenmesi, mesleki gelişimin en önemli unsurlarından biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinin uygulama odaklı eğitim anlayışını destekleyen Dentistün Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi, İstanbul'un önemli sağlık merkezlerinden biri olan Bahçelievler'de faaliyetlerini sürdürüyor. Merkez, ağız ve diş sağlığı alanında sunduğu sağlık hizmetlerinin yanı sıra diş hekimliği öğrencilerinin klinik eğitim süreçlerine katkı sağlayan önemli bir uygulama ve araştırma merkezi olarak konumlanıyor.</p>

<p>İleri teknolojiyle donatılmış altyapısı, akademik kadrosu ve hasta odaklı hizmet anlayışıyla hizmet veren Dentistün'deöğrenciler, akademik eğitimlerini klinik uygulamalarla destekleyerek mesleki gelişimlerini güçlendirecek uygulama deneyimi kazanıyor. Eğitim, araştırma ve sağlık hizmetinin aynı yapı içerisinde yürütülmesi, teorik bilginin uygulamayla bütünleşmesini destekleyen önemli bir eğitim ortamı oluşturuyor.</p>

<p>Üniversitenin uygulama odaklı eğitim yaklaşımının önemli bileşenlerinden biri olan Dentistün, nitelikli sağlık hizmeti sunarken aynı zamanda geleceğin diş hekimlerinin yetişmesine katkı sağlayan akademik bir merkez olarak faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p></p>

<p>Bilimsel Araştırmalarla Sağlık Ekosistemine Katkı</p>

<p>Üniversitelerin topluma katkısı yalnızca mezun sayısıyla ölçülmüyor. Üretilen bilimsel bilgi, yürütülen araştırmalar ve geliştirilen yenilikçi çalışmalar da yükseköğretim kurumlarının temel sorumlulukları arasında yer alıyor.</p>

<p>İSTÜN, araştırma kültürünü destekleyen akademik yaklaşımı doğrultusunda sağlık bilimleri, ilaç araştırmaları, mühendislik ve yaşam bilimleri alanlarında yürütülen çalışmalarla bilimsel üretime katkı sunuyor.</p>

<p>İlaç Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü başta olmak üzere araştırma merkezlerinde yürütülen çalışmalar; akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler arasındaki iş birliğini güçlendirirken, disiplinler arası araştırma kültürünün gelişmesine de katkı sağlıyor.</p>

<p>Üniversitede yürütülen araştırma faaliyetleri yalnızca akademik yayın üretmeyi değil, sağlık alanındaki güncel ihtiyaçlara çözüm üretmeyi de amaçlıyor. Akademisyenler, araştırmacılar ve öğrencilerin ortak çalışmalarıyla hayata geçirilen projeler, bilimsel bilginin toplumsal faydaya dönüşmesini destekleyen güçlü bir araştırma kültürünü yansıtıyor.</p>

<p></p>

<p>İstanbul'un Merkezinde Bilim ve Yaşamın Buluştuğu Kampüs</p>

<p>Beyoğlu Sütlüce'de konumlanan İSTÜN kampüsü, merkezi ulaşım avantajının yanı sıra modern eğitim altyapısı, laboratuvarları, sosyal yaşam alanları ve kütüphanesiyle öğrencilerine çok yönlü bir üniversite deneyimi sunuyor.</p>

<p>Haliç'e hâkim konumu, ortak çalışma alanları, uygulama laboratuvarları ve öğrenci odaklı kampüs yaşamıyla İSTÜN; akademik gelişimin sosyal ve kültürel yaşamla bütünleştiği dinamik bir öğrenme ortamı oluşturuyor.</p>

<p>Uluslararası akademik iş birlikleri, Erasmus değişim programı, çift anadal ve yandal olanakları öğrencilerin yalnızca akademik gelişimlerini değil, farklı kültürlerle etkileşim kurmalarını ve uluslararası düzeyde deneyim kazanmalarını da destekliyor.</p>

<p></p>

<p>Geleceğe Yön Veren Bir Akademik Vizyon</p>

<p>Sağlık sektörünün gelişimi; bilimsel araştırma, nitelikli eğitim ve toplumsal faydanın birlikte üretildiği güçlü akademik yapılarla mümkün oluyor.</p>

<p>Bilgiç Vakfının eğitim ve toplumsal gelişim vizyonu doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi; sağlık alanındaki bilgi ve deneyimi akademik üretimle buluşturan, araştırma kültürünü destekleyen ve disiplinler arası eğitim anlayışıyla nitelikli insan kaynağı yetiştiren yaklaşımıyla ülkemizin bilimsel ve toplumsal gelişimine katkı sunuyor.</p>

<p>Sağlık sektöründe yıllar içerisinde oluşan bilgi birikimini eğitim ve bilimsel araştırmalarla buluşturan üniversite, öğrencilerini yalnızca mesleki bilgiyle değil; araştıran, sorgulayan, etik değerlere bağlı, topluma katkı sunma bilincine sahip ve değişen dünyanın ihtiyaçlarına uyum sağlayabilecek donanımla yetiştirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Bilimden aldığı güçle eğitimi geliştiren, eğitimden aldığı güçle topluma değer üreten bu yaklaşım; sağlık, teknoloji ve farklı disiplinleri ortak bir akademik vizyonda buluşturarak İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesini yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin bilim ve sağlık ekosistemine de katkı sunan öncü bir yükseköğretim kurumu olarak konumlandırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-saglik-ve-teknoloji-universitesi-saglik-ve-teknolojiyi-ayni-catida-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7525.jpeg" type="image/jpeg" length="86668"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FDA’dan Yeni Dünya Vida Kurduna Karşı Acil Kullanım Yetkisi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-yeni-dunya-vida-kurduna-karsi-acil-kullanim-yetkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fdadan-yeni-dunya-vida-kurduna-karsi-acil-kullanim-yetkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), hayvanlarda ciddi doku hasarına yol açabilen Yeni Dünya vida kurdu istilasını önlemek amacıyla CLiK Extra adlı yara spreyine acil kullanım yetkisi verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ürün sığır, koyun, keçi ve domuz dahil çok sayıda türde kullanılabilecek. [1]</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 7 Ağustos 2026’da Yeni Dünya vida kurdu olarak bilinen parazitin hayvanlarda yol açtığı miyazis vakalarını önlemeye yönelik yeni bir acil kullanım yetkisi açıkladı. Karar kapsamında CLiK Extra (dicyclanil topikal süspansiyon) adlı yara spreyinin belirlenen hayvan türlerinde kullanılmasına izin verildi. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>FDA’nın kararı, ABD’de Yeni Dünya vida kurduna karşı yürütülen hayvan sağlığı mücadelesinin yeni adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sığırdan koyuna birçok hayvan türünü kapsıyor</p>

<p>FDA açıklamasına göre acil kullanım yetkisi; koyun, sığır, keçi, domuz ve devegillerin yanı sıra belirli yaban hayatı türlerini de kapsıyor.</p>

<p>Yetkilendirilen türler arasında geyik ve elk gibi servidler, Amerikan bizonu, büyük boynuzlu koyun ve Sonoran pronghorn da bulunuyor. [1]</p>

<p>Ürünün özellikle yara çevresinde Yeni Dünya vida kurdu istilasının gelişmesini önlemek amacıyla kullanılması öngörülüyor.</p>

<p>Yaralara ve bazı işlemler sonrasında uygulanabilecek</p>

<p>CLiK Extra; mevcut veya yeni oluşan yaralara, doğum sırasında ortaya çıkan hassas bölgelere ve bazı cerrahi ya da hayvancılık uygulamalarının ardından kullanılabilecek.</p>

<p>FDA; boynuz köreltme, kulak küpeleme, kastrasyon, kuyruk kesme ve kırkma gibi işlemlerden sonra oluşabilecek yaraları da kullanım alanları arasında sıraladı. [1]</p>

<p>Ürünün yara ortaya çıktığında veya yara oluşturulduğu sırada uygulanması gerekiyor.</p>

<p>Larvayı doğrudan öldürmek yerine gelişimini engelliyor</p>

<p>FDA’nın verdiği bilgilere göre dicyclanil içeren sprey, parazit larvalarını doğrudan öldüren klasik bir ilaç gibi çalışmıyor.</p>

<p>Etken madde bir böcek büyüme düzenleyicisi olarak görev yapıyor ve larvaların gelişim sürecini bozarak yaşam döngüsünün ilerlemesini engellemeyi amaçlıyor. Böylece larvaların hayvanın canlı dokusunda ciddi hasar oluşturmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. [1]</p>

<p>Ürün reçetesiz olarak temin edilebilecek ve yalnızca yara üzerine veya yara çevresine topikal olarak uygulanabilecek.</p>

<p>Mevcut istilanın tedavisi için değil</p>

<p>FDA, acil kullanım yetkisinin önemli bir sınırına da dikkat çekti.</p>

<p>CLiK Extra’nın kullanım yetkisi Yeni Dünya vida kurdu istilasının önlenmesine yönelik. Bir yara halihazırda larvalarla istila edilmişse veya ürün uygulandıktan sonra istila gelişirse veteriner hekime başvurulması gerekiyor. [1]</p>

<p>Bu nedenle karar, mevcut enfestasyonların doğrudan tedavisine yönelik genel bir ilaç onayı anlamına gelmiyor.</p>

<p>FDA: Normal ilaç onayı değil</p>

<p>FDA ayrıca CLiK Extra’nın Yeni Dünya vida kurdu dahil herhangi bir endikasyon için FDA tarafından standart şekilde onaylanmış veya koşullu onay almış bir ürün olmadığını açıkça belirtti.</p>

<p>Verilen karar bir Acil Kullanım Yetkisi (EUA) niteliğinde.</p>

<p>FDA, mevcut bilimsel kanıtların bütünü değerlendirildiğinde ürünün yetkilendirilen şekilde kullanılması halinde Yeni Dünya vida kurdu miyazisini önlemede etkili olabileceğine inanmak için makul gerekçe bulunduğunu ve bilinen veya potansiyel yararlarının risklerinden ağır bastığını bildirdi. [1]</p>

<p>Yetki, geri çekilmediği veya ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı tarafından Yeni Dünya vida kurduna ilişkin acil durum bildirimi sona erdirilmediği sürece yürürlükte kalacak. [1]</p>

<p>ABD’de vakalar yeniden gündeme geldi</p>

<p>Yeni Dünya vida kurdu, sıcak kanlı hayvanların canlı dokularıyla beslenen larvaları nedeniyle özellikle çiftlik hayvanları açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.</p>

<p>ABD Tarım Bakanlığı, Haziran 2026’da Texas’ta bir buzağıda Yeni Dünya vida kurdu tespit edildiğini açıklamıştı. Ardından yeni vakalar da doğrulandı. Parazit başta çiftlik hayvanları, evcil hayvanlar ve yaban hayatını etkilerken, daha nadir olarak insanlarda da görülebiliyor. [2]</p>

<p>FDA’nın yeni acil kullanım yetkisi, ABD’de parazitin yayılmasını sınırlamaya yönelik ilaç ve veterinerlik önlemlerinin genişletildiğini gösteriyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>[1] ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)<br />
[2] ABD Tarım Bakanlığı Hayvan ve Bitki Sağlığı Denetim Servisi (USDA APHIS)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>💊 İlaç</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-yeni-dunya-vida-kurduna-karsi-acil-kullanim-yetkisi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-5876.jpeg" type="image/jpeg" length="29369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adnan Kahveci’nin Oğlu Mehmet Bozkurt Kahveci Yoğun Bakımda]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/adnan-kahvecinin-oglu-mehmet-bozkurt-kahveci-yogun-bakimda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/adnan-kahvecinin-oglu-mehmet-bozkurt-kahveci-yogun-bakimda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Maliye Bakanı ve ANAP’ın önemli isimlerinden merhum Adnan Kahveci’nin büyük oğlu Mehmet Bozkurt Kahveci, uzun süredir mücadele ettiği sağlık sorunları nedeniyle İstanbul’da hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yoğun bakım ünitesinde tedavisi süren Kahveci’nin durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.</p>

<p>ANAP iktidarlarının önemli isimlerinden, eski Devlet ve Maliye Bakanı merhum Adnan Kahveci’nin büyük oğlu Mehmet Bozkurt Kahveci (51), sağlık sorunları nedeniyle yoğun bakımda tedavi görüyor.</p>

<p>Uzun süredir böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi gördüğü belirtilen Kahveci’nin, diyabete bağlı gelişen sağlık problemleriyle de mücadele ettiği öğrenildi. Hastalığı nedeniyle görme yetisini kaybeden Kahveci’nin ayaklarında ise damar tıkanıklığına bağlı dolaşım sorunlarının ortaya çıktığı ifade edildi.</p>

<p>İstanbul Kartal’da babasından kalan apartman dairesinde bakıcısının desteğiyle yaşamını sürdüren Mehmet Bozkurt Kahveci’nin, perşembe günü rahatsızlanmasının ardından Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığı bildirildi.</p>

<p>Hastanede yapılan ilk değerlendirmelerin ardından yoğun bakım ünitesine alınan Kahveci’nin tedavisi sürüyor. Sağlık durumunun yakından takip edildiği, tedavi süreciyle hastanenin Başhekimi Prof. Dr. Hasan Fehmi Küçük’ün de ilgilendiği öğrenildi.</p>

<p>Acı Kaza Aileyi Dağıtmıştı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adnan Kahveci, Turgut Özal döneminde Devlet Planlama Teşkilatı ve Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı, ardından Maliye Bakanı olarak görev yapmıştı.</p>

<p>5 Şubat 1993 tarihinde Bolu’nun Gerede ilçesi yakınlarında meydana gelen trafik kazasında Adnan Kahveci ile eşi yaşamını yitirmişti. Kazada yaralanan kızları Aslıhan Kahveci ise yaklaşık 10 gün süren yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetmişti. Küçük oğulları Cihan Kahveci ise kazadan yaralı olarak kurtulmuştu.</p>

<p>O dönemde Bilkent Üniversitesi’nde eğitim gördüğü için araçta bulunmayan Mehmet Bozkurt Kahveci ise kazadan fiziksel olarak etkilenmese de, ailesini aynı kazada kaybetmenin acısını yaşamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/adnan-kahvecinin-oglu-mehmet-bozkurt-kahveci-yogun-bakimda</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7521.jpeg" type="image/jpeg" length="17410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray, Gabriel Martinelli’yi Gündemine Aldı İddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/galatasaray-gabriel-martinelliyi-gundemine-aldi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/galatasaray-gabriel-martinelliyi-gundemine-aldi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiliz basınında yer alan iddiaya göre Galatasaray, Arsenal forması giyen Brezilyalı kanat oyuncusu Gabriel Martinelli’yi transfer listesine ekledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak transfer sürecine ilişkin kulüplerden herhangi bir resmî açıklama yapılmadı.</p>

<p>Yeni sezon öncesinde kadrosunu yıldız isimlerle güçlendirmeyi sürdüren Galatasaray’ın, bu kez Arsenal’in Brezilyalı kanat oyuncusu Gabriel Martinelli ile ilgilendiği öne sürüldü. İngiliz basınında yer alan haberlere göre sarı kırmızılı ekip, sol kanat transferi için oluşturduğu aday listesine 25 yaşındaki futbolcuyu da dahil etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberde, Galatasaray’ın daha önce gündemine aldığı Rafael Leão transferinde istediği sonucu alamaması üzerine alternatif isimlere yöneldiği ve bu kapsamda Martinelli’nin değerlendirildiği belirtildi. Aynı kaynak, Arsenal’in de hücum hattına yeni bir yıldız transferi planlaması nedeniyle Brezilyalı oyuncunun geleceğinin belirsiz hâle geldiğini iddia etti.</p>

<p>Gabriel Martinelli, 2019 yılında Arsenal’e transfer olduktan sonra İngiliz ekibinde önemli bir çıkış yakaladı. Brezilyalı futbolcu bugüne kadar Arsenal formasıyla 278 resmi maçta 62 gol kaydetti ve takımın hücum hattının önemli parçalarından biri oldu.</p>

<p>Bununla birlikte transfer dosyasında şu aşamada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı bulunuyor. Martinelli’nin Galatasaray’ın transfer listesinde yer aldığı iddiası şu an için ağırlıklı olarak İngiliz tabloid basınına dayanıyor. Arsenal, Galatasaray veya oyuncu cephesinden transfer görüşmelerini doğrulayan resmî bir açıklama yapılmış değil. Ayrıca İngiltere’deki güvenilir transfer muhabirleri tarafından da henüz ikinci bir doğrulama gelmedi.</p>

<p>Bu nedenle Gabriel Martinelli transferi, şu an itibarıyla iddia ve ilgi aşamasında değerlendiriliyor. Taraflar arasında resmî görüşme, teklif veya anlaşmaya ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/galatasaray-gabriel-martinelliyi-gundemine-aldi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7519.jpeg" type="image/jpeg" length="68797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Semen Mikrobiyomu Gebelik ve Canlı Doğumla İlişkili Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/semen-mikrobiyomu-gebelik-ve-canli-dogumla-iliskili-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/semen-mikrobiyomu-gebelik-ve-canli-dogumla-iliskili-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danimarka’da infertilite tedavisi gören veya tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan çiftlerde yapılan araştırma, erkek partnerin semenindeki belirli mikrobiyal dengesizliğin daha düşük canlı doğum ve daha yüksek gebelik kaybı olasılığıyla ilişkili olduğunu gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma önemli bir bağlantıya işaret ediyor ancak bu bakteriyel değişimlerin gebelik sorunlarına doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor.</p>

<p>Danimarka’da Kopenhag Üniversitesi ve Kopenhag Üniversite Hastanelerindeki araştırmacıların öncülüğünde yürütülen ileriye dönük çok kohortlu çalışmada, infertilite tedavisi gören veya tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan çiftlerin vajinal, bağırsak ve semen mikrobiyomları incelendi. İnsanlar üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları, European Society of Human Reproduction and Embryology 2026 bilimsel toplantısında sunuldu ve Human Reproduction dergisinin ESHRE 2026 ek sayısında yayımlandı. Bulgular özellikle erkek partnerin semenindeki mikrobiyal yapının gebeliğin oluşması, gebelik kaybı ve canlı doğum gibi sonuçlarla ilişkili olabileceğini ortaya koydu. [1].</p>

<p>Araştırmada kadın ve erkek birlikte değerlendirildi</p>

<p>Mikrobiyom, insan vücudunun farklı bölgelerinde yaşayan bakteri ve diğer mikroorganizmaların oluşturduğu topluluğa verilen isim. Bu topluluğun olağan yapısının bozulması ise “disbiyozis”, yani mikrobiyal dengesizlik olarak adlandırılıyor.</p>

<p>Araştırmacılar üreme sağlığını yalnızca kadının vajinal mikrobiyomu üzerinden incelemek yerine, çiftin farklı vücut bölgelerindeki mikrobiyal yapıları birlikte değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmanın tüp bebek tedavisi gören Mi-IVF kohortunda 249 kadın ve 96 erkek yer aldı. Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan Mi-RPL kohortunda ise 112 olgu değerlendirildi; bu grupta 104 kadın ve 96 erkek bulunuyordu. Katılımcılardan vajinal, bağırsak ve semen örnekleri alındı ve mikroorganizmalara ait genetik materyali ayrıntılı biçimde inceleyen metagenomik dizileme yöntemi kullanıldı. [1].</p>

<p>Semendeki belirli bakteriyel örüntü dikkat çekti</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri erkeklerin semen örneklerinde ortaya çıktı.</p>

<p>Bilim insanları bazı semen örneklerinde, vajinal mikrobiyal dengesizlikte görülen yapıya benzeyen bir bakteri topluluğu belirledi. Araştırmada bu durum “seminal V-dysbiosis” olarak adlandırıldı.</p>

<p>Bu mikrobiyal örüntü tüp bebek grubundaki 96 erkeğin 23’ünde, yani yaklaşık yüzde 24’ünde görüldü. Tekrarlayan gebelik kaybı grubunda ise 96 erkeğin 39’unda, yaklaşık yüzde 41 oranında saptandı. [1].</p>

<p>Araştırmacılar iki kohortu birlikte değerlendirdiklerinde, bu semen mikrobiyomu örüntüsünün gebelik kaybıyla bağımsız olarak ilişkili olduğunu belirledi. Gebelik kaybına ilişkin odds oranı 2,56 olarak hesaplandı.</p>

<p>Bu sayı dikkatli yorumlanmalı. Odds oranının 2,56 olması, gebelik kaybı riskinin doğrudan yüzde 156 arttığı ya da her erkeğin 2,56 kat fazla risk taşıdığı anlamına gelmiyor. Bulgular, incelenen gruplarda söz konusu mikrobiyal örüntünün bulunduğu çiftlerde gebelik kaybının istatistiksel olarak daha güçlü biçimde görüldüğünü ifade ediyor. [1].</p>

<p>Gebeliğin oluşmasıyla da bağlantı bulundu</p>

<p>Semen mikrobiyomundaki farklılık yalnızca gebelik kaybıyla ilişkili değildi.</p>

<p>Tüp bebek grubunda söz konusu semen disbiyozisinin bulunduğu çiftlerde embriyo transferi başına gebelik elde edilme olasılığı daha düşük bulundu. Araştırmada bu ilişki için odds oranı 0,41 olarak hesaplandı. Bulgular yaş, vücut kitle indeksi ve infertilite tanısı gibi sonucu etkileyebilecek bazı faktörler hesaba katıldıktan sonra da anlamlılığını korudu. [1].</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca seminal disbiyozisin daha düşük canlı doğum oranlarıyla ilişkili olduğunu bildirdi. Ancak çalışma, belirli bir bakterinin tek başına gebeliğin oluşmasını engellediğini veya gebelik kaybına yol açtığını göstermiyor.</p>

<p>Bulgular daha çok semen içindeki bakteri topluluğunun genel yapısının üreme sonuçlarıyla bağlantılı olabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Kadının bağırsak mikrobiyomu da önemli bir sinyal verdi</p>

<p>Araştırmada yalnızca erkeklerin semen mikrobiyomu değil, kadınların bağırsak mikrobiyomu da incelendi.</p>

<p>Bağırsaktaki mikrobiyal dengesizliğin artması hem tüp bebek tedavisi gören kadınlarda hem de tekrarlayan gebelik kaybı grubunda gebeliğin oluşma olasılığının azalmasıyla ilişkili bulundu. Buna karşılık bağırsak mikrobiyomundaki dengesizlik ile gebelik kaybı arasında anlamlı bir ilişki gösterilemedi. [1].</p>

<p>Bağırsakta yaşayan mikroorganizmaların bağışıklık sistemi, metabolizma ve hormonlarla yakın ilişkisi bulunuyor. Ancak mevcut çalışma, bağırsak mikrobiyomunun gebelik üzerine hangi biyolojik mekanizma aracılığıyla etki edebileceğini kanıtlayacak şekilde tasarlanmadı.</p>

<p>Vajinal mikrobiyomda tutarlı ilişki saptanmadı</p>

<p>Çalışmanın dikkat çeken bir başka sonucu ise vajinal mikrobiyomla ilgiliydi.</p>

<p>Araştırmacılar, vajinal mikrobiyomun yapısıyla incelenen üreme sonuçları arasında iki kohort boyunca tutarlı bir ilişki belirlemedi. [1].</p>

<p>Bu bulgu, vajinal mikrobiyomun üreme sağlığında önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Daha çok infertilite ve gebelik kaybını açıklamaya çalışırken yalnızca kadın üreme sistemindeki mikroorganizmalara odaklanmanın yetersiz kalabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Araştırmanın ortaya koyduğu daha geniş tablo, üreme sağlığının kadın ve erkeğin biyolojik özelliklerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiğini destekliyor.</p>

<p>İnfertilite değerlendirmesinde erkek mikrobiyomu yeni bir alan olabilir</p>

<p>Erkek infertilitesinin değerlendirilmesinde günümüzde sperm sayısı, hareketliliği ve şekli gibi klasik semen ölçümleri önemli yer tutuyor.</p>

<p>Yeni bulgular, gelecekte semen mikrobiyomunun da bazı çiftlerde ek biyolojik bilgi sağlayıp sağlayamayacağının araştırılması gerektiğini düşündürüyor.</p>

<p>Ancak araştırma henüz semen mikrobiyomu testlerinin rutin infertilite değerlendirmesine eklenmesi gerektiğini göstermiyor. Bu tür bir testin gerçekten gebelik sonuçlarını öngörüp öngöremediğinin daha büyük ve bağımsız çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Antibiyotik veya probiyotik tedavisi için kanıt yok</p>

<p>Çalışmanın günlük yaşam açısından en önemli noktalarından biri, araştırmanın bir tedavi deneyi olmaması.</p>

<p>Bu nedenle semen veya bağırsak mikrobiyomunu değiştirmek amacıyla antibiyotik, probiyotik, özel beslenme programı ya da başka bir müdahalenin gebelik ve canlı doğum şansını artırdığı sonucu çıkarılamaz.</p>

<p>Araştırmanın bulduğu şey bir “ilişki”. Bunun bir “neden” olup olmadığı henüz bilinmiyor.</p>

<p>Örneğin yaşam tarzı, beslenme, kullanılan ilaçlar, vücut ağırlığı, çevresel etkenler veya henüz belirlenmemiş başka biyolojik özellikler hem mikrobiyomu hem de üreme sonuçlarını etkiliyor olabilir.</p>

<p>Nedensellik henüz kanıtlanmadı</p>

<p>Araştırmanın en önemli sınırlılığı gözlemsel yapısı. Bu tür çalışmalar iki durumun birlikte görülüp görülmediğini gösterebilir ancak birinin diğerine doğrudan neden olduğunu tek başına kanıtlayamaz.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca bazı alt gruplardaki örneklem sayısının sınırlı olduğunu, gebelik kayıplarında embriyo veya fetüse ait kromozom durumunun her vakada bilinmediğini ve semen için kullanılan yeni disbiyozis sınıflandırmasının keşif aşamasında olduğunu belirtti. [1].</p>

<p>Mikrobiyomun beslenme, ilaç kullanımı, yaşam tarzı ve coğrafi çevre gibi çok sayıda etkene göre değişebilmesi de bulguların farklı ülkelerde ve daha geniş katılımcı gruplarında doğrulanmasını gerekli kılıyor.</p>

<p>Çalışma bu nedenle infertilite için yeni bir mikrobiyom tedavisinin bulunduğunu göstermiyor. Buna karşılık önemli bir araştırma yönünü güçlendiriyor: Gebeliğin oluşmasını ve devamını anlamaya çalışırken yalnızca kadına değil, çifte bakmak ve erkek partnerin biyolojik özelliklerini de daha ayrıntılı incelemek gerekebilir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Behrendt-Møller I, Krog MC, Myers PN, ve ark. Dysbiosis-associated gut and seminal microbiomes are linked to impaired pregnancy establishment and increased pregnancy loss. Human Reproduction. 2026;41(Supplement 1):i100. DOI: 10.1093/humrep/deag083.156.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔬 Bilim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/semen-mikrobiyomu-gebelik-ve-canli-dogumla-iliskili-bulundu</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-20260807-w-a0028.jpg" type="image/jpeg" length="84594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[18 Yaşındaki Mevsimlik Fındık İşçisi Espiye’de Denizde Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/18-yasindaki-mevsimlik-findik-iscisi-espiyede-denizde-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/18-yasindaki-mevsimlik-findik-iscisi-espiyede-denizde-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Espiye ilçesinde mevsimlik fındık hasadında çalışmak üzere Şanlıurfa’dan gelen 18 yaşındaki Adem Mengi, sabah saatlerinde girdiği denizde boğularak yaşamını yitirdi. Hastaneye kaldırılan genç işçi, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun’un Espiye ilçesinde yaşanan üzücü olayda, mevsimlik fındık hasadında çalışmak için Şanlıurfa’dan gelen 18 yaşındaki Adem Mengi, denizde boğularak hayatını kaybetti.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden fındık işçisi olarak Espiye’ye gelen Adem Mengi, sabah saat 06.00 sıralarında Merkez Mahallesi sahilinde denize girdi. Bir süre sonra suda gözden kaybolan genci fark eden çevredeki vatandaşlar durumu hemen yetkililere bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşların müdahalesiyle sudan çıkarılan Adem Mengi için olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekipleri ilk müdahaleyi yaptı. Ardından ambulansla Espiye Devlet Hastanesi’ne kaldırılan genç işçi, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Olayın ardından güvenlik güçleri tarafından inceleme başlatılırken, Adem Mengi’nin cenazesinin yapılacak işlemlerin ardından ailesine teslim edilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/18-yasindaki-mevsimlik-findik-iscisi-espiyede-denizde-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7518.jpeg" type="image/jpeg" length="25741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kapılar Yüzüne Kapanırken: Elizabeth Blackwell ve Bir Kadının Tıbbın Kapısını Açtığı Gün]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kapilar-yuzune-kapanirken-elizabeth-blackwell-ve-bir-kadinin-tibbin-kapisini-actigi-gun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kapilar-yuzune-kapanirken-elizabeth-blackwell-ve-bir-kadinin-tibbin-kapisini-actigi-gun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yirmi dokuz tıp fakültesi onu reddetti. Sonunda bir okul, başvurusunu erkek öğrencilerin oyuna bıraktı. Daha sonraki anlatımlara göre öğrenciler bu sıra dışı başvuruyu bir şaka olarak değerlendirmişti. Oybirliğiyle “evet” dediler]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fakat 23 Ocak 1849’da kürsüye yürüyen Elizabeth Blackwell, o oylamayı tıp tarihinin dönüm noktalarından birine dönüştürecekti.</p>

<p>23 Ocak 1849.</p>

<p>New York eyaletinin küçük Geneva kasabasında parlak, güneşli bir kış günüydü.</p>

<p>Geneva’daki Presbiteryen Kilisesi, alışılmış bir mezuniyet töreninden daha fazla ilgi görüyordu. İnsanların bir kısmı yeni hekimleri görmek için değil, o gün diploma alacak tek bir kişiyi görmek için gelmişti.</p>

<p>Siyah ipek elbisesi, beyaz dantel yakası ve manşetleriyle genç bir kadın…</p>

<p>Elizabeth Blackwell.</p>

<p>Salonun ön tarafında, yıllardır yalnızca erkeklerin oturduğu sıralarda bu kez bir kadın bulunuyordu.</p>

<p>Birazdan adı okunacaktı.</p>

<p>Birazdan ayağa kalkacaktı.</p>

<p>Ve birazdan Amerika Birleşik Devletleri’nde bir tıp fakültesinden M.D. derecesi alan ilk kadın olacaktı.</p>

<p>Üstelik yalnızca mezun olmakla kalmamıştı.</p>

<p>Geneva Medical College’daki eğitimini sınıfının birincisi olarak tamamlıyordu.</p>

<p>Fakat onu o kürsüye getiren yol bir okul koridorunda başlamamıştı.</p>

<p>Bir hastanın yatağının başında başlamıştı.</p>

<p>Ölüm Döşeğinde Söylenen Bir Cümle</p>

<p>Elizabeth Blackwell, 1821’de İngiltere’nin Bristol kentinde doğdu.</p>

<p>Ailesi 1832’de Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etti. Babası Samuel Blackwell kölelik karşıtı düşüncelere sahipti ve çocuklarının eğitiminde dönemin alışılmış kadın-erkek ayrımını benimsemeyen bir aile ortamı oluşturmuştu.</p>

<p>Ancak Elizabeth’in gençliğinde doktor olmak gibi bir hayali yoktu.</p>

<p>Hatta yıllar sonra anılarında tıbba ve insan bedenine ilişkin bazı konulardan hoşlanmadığını, tıp kitaplarına karşı bile isteksizlik duyduğunu anlatacaktı.</p>

<p>Hayat bazen insanın yolunu büyük bir olayla değil, yalnızca birkaç kelimeyle değiştirir.</p>

<p>Blackwell’in hayatındaki o kelimeler ağır hasta olan yakın bir kadın arkadaşından geldi.</p>

<p>Arkadaşı, kendisini bir kadın doktor tedavi etmiş olsaydı yaşadığı en ağır sıkıntıların bir bölümünden kurtulabileceğini söyledi.</p>

<p>Elizabeth ilk anda bu düşünceyi neredeyse tuhaf buldu.</p>

<p>Kadın doktor mu?</p>

<p>1840’ların Amerika’sında bu iki kelimenin yan yana gelmesi bile sıra dışıydı.</p>

<p>Tıp fakülteleri erkeklere göre düzenlenmişti.</p>

<p>Anatomi sınıflarında erkekler vardı.</p>

<p>Hastane eğitimlerinde erkekler vardı.</p>

<p>Meslek örgütlerinde erkekler vardı.</p>

<p>Bir kadın için hekimlik yalnızca zor bir meslek değildi.</p>

<p>Neredeyse kapısı olmayan bir meslekti.</p>

<p>Ama o hasta kadının sözleri Elizabeth’in zihninden çıkmadı.</p>

<p>Bir süre sonra mesele artık yalnızca kendisine bir meslek seçmek değildi.</p>

<p>Asıl soru şuydu:</p>

<p>Bir kadın, kadın olduğunu saklamadan doktor olabilir miydi?</p>

<p>Yirmi Dokuz Ret</p>

<p>Elizabeth Blackwell tıp eğitimi alabilmek için hazırlanmaya başladı.</p>

<p>Hekimlerin yanında çalıştı.</p>

<p>Özel dersler aldı.</p>

<p>Tıp kitaplarına gömüldü.</p>

<p>Ve fakültelere başvurmaya başladı.</p>

<p>Bir okul…</p>

<p>Bir başkası…</p>

<p>Bir başkası daha…</p>

<p>Cevap değişmiyordu:</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Tarihsel kayıtlara göre Blackwell, Geneva Medical College’a kabul edilmeden önce 29 tıp fakültesinden ret aldı.</p>

<p>Bazıları ona başka yollar önerdi.</p>

<p>Erkek kılığına girmesini…</p>

<p>Kimliğini gizlemesini…</p>

<p>Avrupa’ya gitmesini…</p>

<p>Böylece tıp eğitiminin kapılarından daha kolay geçebileceğini söylediler.</p>

<p>Elizabeth bunu kabul etmedi.</p>

<p>Çünkü erkek kılığına girerek kazanılmış bir diploma yalnızca onun sorununu çözebilirdi.</p>

<p>Oysa zihninde giderek daha büyük bir mesele beliriyordu:</p>

<p>Bir kadın, kadın olduğunu saklamadan hekim olabilmeliydi.</p>

<p>Sonunda New York’taki Geneva Medical College’dan beklenmedik bir gelişme yaşandı.</p>

<p>Fakülte yönetimi, daha önce karşılaşmadığı bu başvuru hakkında karar vermekte zorlandı.</p>

<p>Ve kararı öğrencilerine bıraktı.</p>

<p>Sınıftaki erkek öğrencilerin onayı gerekiyordu.</p>

<p>Öğrenciler toplandı.</p>

<p>Önlerinde oldukça sıra dışı bir soru vardı:</p>

<p>Bir kadın tıp fakültesine kabul edilmeli miydi?</p>

<p>Daha sonraki tarihsel anlatımlara göre öğrencilerin bir kısmı başvurunun gerçek olduğuna inanmadı; bunun bir şaka olabileceğini düşündü. Başka anlatımlarda ise öğrencilerin fakülte yönetimini zor durumda bırakmak amacıyla kabul yönünde oy verdiği aktarılır.</p>

<p>Niyetleri konusunda farklı anlatımlar vardır.</p>

<p>Ama sonuç kesindir.</p>

<p>Oylama oybirliğiyle kabul edildi.</p>

<p>Ve kısa süre sonra kapı açıldı.</p>

<p>Karşılarında gerçekten Elizabeth Blackwell vardı.</p>

<p>Sınıfa Bir Kadın Girdi</p>

<p>Geneva Medical College.</p>

<p>Ders başladı.</p>

<p>Kapı açıldı.</p>

<p>Elizabeth Blackwell içeri girdi.</p>

<p>O andan itibaren tartışma artık teorik değildi.</p>

<p>Karşılarında gerçekten bir kadın vardı.</p>

<p>Kadın anatomi okuyacaktı.</p>

<p>Kadın kadavra inceleyecekti.</p>

<p>Kadın doğum öğrenecekti.</p>

<p>Kadın hastaları muayene edecekti.</p>

<p>Ve sonunda erkek öğrencilerle aynı sınavlara girecekti.</p>

<p>Başlangıçta öğrencilerin şaşkınlığı, kasabadaki insanların merakı ve toplumsal dışlanma Blackwell’in günlük hayatının bir parçası oldu.</p>

<p>Kendi anılarında, bazı kadınların sokakta karşılaştıklarında ondan uzak durduklarını ve sosyal çevrede kendisine alışılmışın dışında davranıldığını anlatacaktı.</p>

<p>Fakat zamanla sınıf arkadaşlarının yaklaşımı değişmeye başladı.</p>

<p>Çalışkanlığı…</p>

<p>Disiplini…</p>

<p>Derslerindeki başarısı…</p>

<p>İlk günlerin merakının yerini giderek saygıya bıraktı.</p>

<p>Elizabeth’in verebileceği en güçlü cevap tartışmak değildi.</p>

<p>Çalışmaktı.</p>

<p>Çalıştı.</p>

<p>Daha çok çalıştı.</p>

<p>Çünkü omuzlarında yalnızca kendi geleceğinin bulunmadığını biliyordu.</p>

<p>Başarısız olursa insanlar:</p>

<p>“Elizabeth Blackwell başarısız oldu.”</p>

<p>demeyebilirdi.</p>

<p>Bunun yerine:</p>

<p>“Kadınlar doktor olamaz.”</p>

<p>diyebilirlerdi.</p>

<p>Bir insanın omuzlarına bazen kendi hayatından daha ağır bir yük konur.</p>

<p>23 Ocak 1849</p>

<p>Ve o gün geldi.</p>

<p>Geneva’daki kilise doluydu.</p>

<p>Elizabeth’in kardeşi Henry de mezuniyet törenini görmek için New York’tan gelmişti.</p>

<p>Adı okundu.</p>

<p>Elizabeth Blackwell ayağa kalktı.</p>

<p>Kürsüye doğru yürüdü.</p>

<p>Geneva College Başkanı Benjamin Hale diplomasını ona verdi.</p>

<p>Blackwell diplomasını alırken yaşamını bu diplomaya onur kazandırmaya adayacağını ifade etti.</p>

<p>O an yalnızca bir öğrencinin mezuniyet anı değildi.</p>

<p>Amerikan tıp tarihinde daha önce geçilmemiş bir eşik aşılmıştı.</p>

<p>İki yıl önce başvurusu bile bir şaka gibi karşılanan kadın artık:</p>

<p>Elizabeth Blackwell, M.D.</p>

<p>idi.</p>

<p>Üstelik sınıfını birincilikle bitirmişti.</p>

<p>23 Ocak 1849’dan sonra artık şu cümle eskisi kadar kolay söylenemezdi:</p>

<p>“Bir kadın tıp fakültesini bitiremez.”</p>

<p>Çünkü biri bitirmişti.</p>

<p>Fakat hikâye burada sona ermiyordu.</p>

<p>Aslında en zor mücadelelerden biri şimdi başlıyordu.</p>

<p>Doktor Olmuştu Ama Kapılar Hâlâ Kapalıydı</p>

<p>Diploma almak başka şeydi.</p>

<p>Doktor olarak kabul edilmek başka.</p>

<p>Blackwell eğitimini geliştirmek için Avrupa’ya gitti.</p>

<p>Paris’teki La Maternité’de kadın hastalıkları ve doğum alanında eğitim görmeye başladı.</p>

<p>Burada yaşamını yeniden değiştirecek bir olay yaşandı.</p>

<p>Pürülan göz enfeksiyonu bulunan bir çocuğun gözlerini tedavi ederken enfekte materyal Blackwell’in sol gözüne sıçradı.</p>

<p>Ağır bir göz enfeksiyonu gelişti.</p>

<p>Tedavilere rağmen sol gözünün görmesini kaybetti.</p>

<p>Bu yalnızca bir organ kaybı değildi.</p>

<p>Blackwell’in cerrah olma hayalini de sona erdiriyordu.</p>

<p>Hayat ona ikinci kez kapıyı gösteriyordu.</p>

<p>İlk kapının üzerinde:</p>

<p>“Kadınlar giremez.”</p>

<p>yazıyor gibiydi.</p>

<p>Şimdiki kapıda ise:</p>

<p>“Cerrah olamazsın.”</p>

<p>Ama Elizabeth yine yön değiştirdi.</p>

<p>Vazgeçmedi.</p>

<p>1851’de New York’a döndüğünde başka bir gerçekle karşılaştı.</p>

<p>Diploması vardı.</p>

<p>Bilgisi vardı.</p>

<p>Deneyimi vardı.</p>

<p>Ama hastaneler ona görev vermek istemiyordu.</p>

<p>Muayenehane açtığında hasta bulmak kolay olmadı.</p>

<p>Kadın doktora güvenmeyenler vardı.</p>

<p>Onu meslektaş olarak kabul etmek istemeyen hekimler vardı.</p>

<p>O hâlde soru değişti:</p>

<p>Girebileceği bir hastane yoksa ne yapacaktı?</p>

<p>Cevap, Blackwell’in bütün hayatını özetliyordu:</p>

<p>Kendi kapısını açacaktı.</p>

<p>Bir Kadın Kapıyı Açtı, Sonra Açık Bıraktı</p>

<p>1853’te New York’ta küçük bir dispanser açtı.</p>

<p>Bu sırada kız kardeşi Emily Blackwell de tıp eğitimi alarak hekim olmuştu.</p>

<p>Dört yıl sonra çok daha büyük bir adım attılar.</p>

<p>1857’de Elizabeth Blackwell, Emily Blackwell ve hekim Marie Zakrzewska, tarihsel adıyla New York Infirmary for Indigent Women and Children adlı sağlık kurumunu kurdu.</p>

<p>Bu kurum yalnızca kadınları ve çocukları tedavi etmiyordu.</p>

<p>Başka hastanelerin kapılarında engellerle karşılaşan kadın hekimlere de klinik deneyim kazanabilecekleri bir alan sağlıyordu.</p>

<p>İşte Blackwell’in hikâyesinin en önemli noktalarından biri burada ortaya çıktı.</p>

<p>Artık yalnızca kendi önündeki kapıyı açmaya çalışmıyordu.</p>

<p>Arkasından gelecek kadınlar için de kapıyı açık bırakıyordu.</p>

<p>1868’de kurum bünyesinde Woman’s Medical College of the New York Infirmary açıldı.</p>

<p>Kadınların tıp eğitimi alabileceği yeni bir yol daha oluşmuştu.</p>

<p>Blackwell’in İngiltere ile ilişkisi de devam etti.</p>

<p>1859’da British Medical Register’a kaydedilen ilk kadın oldu.</p>

<p>1869’da Amerika’dan ayrılarak İngiltere’ye kalıcı biçimde yerleşti.</p>

<p>1875’te London School of Medicine for Women’da jinekoloji profesörlüğüne getirildi. Kadınların tıp eğitimi, koruyucu hekimlik, hijyen ve toplum sağlığı üzerine çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p>Bir zamanlar tıp fakültesine kabul edilmek için öğrencilerin oyuna ihtiyaç duyan kadın artık yeni kadın hekimlerin yetişmesine katkıda bulunuyordu.</p>

<p>Bir Diploma Kaç Kişinin Hayatını Değiştirir?</p>

<p>Elizabeth Blackwell’in hikâyesini yalnızca:</p>

<p>“Amerika’nın ilk kadın doktoru”</p>

<p>cümlesine indirgemek eksik kalır.</p>

<p>Daha doğru ifadeyle o, Amerika Birleşik Devletleri’nde bir tıp fakültesinden M.D. derecesi alan ilk kadındı.</p>

<p>Ama asıl önemi diplomanın kime verildiğinde değil…</p>

<p>O diplomadan sonra kimlere verilebildiğindeydi.</p>

<p>Bir zamanlar tıp fakültesine girip giremeyeceğini erkek öğrencilerin oyları belirlemişti.</p>

<p>Bugün dünyanın dört bir yanında kadınlar tıp fakültelerinde eğitim görüyor.</p>

<p>Amfilerde…</p>

<p>Ameliyathanelerde…</p>

<p>Laboratuvarlarda…</p>

<p>Yoğun bakımlarda…</p>

<p>Acil servislerde…</p>

<p>Kliniklerde…</p>

<p>Üniversitelerde…</p>

<p>Belki onların çoğu sabah hastaneye girerken Elizabeth Blackwell’in adını düşünmüyor.</p>

<p>Zaten gerçek öncülük biraz da budur.</p>

<p>Bir gün açtığınız kapıdan insanlar o kadar doğal biçimde geçmeye başlar ki…</p>

<p>Bir zamanlar orada bir duvar bulunduğu unutulur.</p>

<p>31 Mayıs 1910’da Elizabeth Blackwell, İngiltere’nin Hastings kentinde hayata veda etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arkasında yalnızca kitaplar bırakmadı.</p>

<p>Yalnızca bir hastane bırakmadı.</p>

<p>Yalnızca bir diploma da bırakmadı.</p>

<p>Çok daha büyük bir şey bıraktı:</p>

<p>Bir ihtimal.</p>

<p>Kadınların doktor olabileceği ihtimalini…</p>

<p>Sonra o ihtimal kanıta dönüştü.</p>

<p>Kanıt örneğe…</p>

<p>Örnek bir yola…</p>

<p>Ve o yol, arkasından gelen binlerce kadının yürüyebileceği kadar genişledi.</p>

<p>Her şey, kendisine defalarca:</p>

<p>“Hayır.”</p>

<p>denilen genç bir kadının sonunda kapının önünde durup geri dönmemesiyle başladı.</p>

<p>Bazı insanlar tarihe bir keşifle girer.</p>

<p>Bazıları bir buluşla.</p>

<p>Elizabeth Blackwell ise tarihe bir kapıyı açarak girdi.</p>

<p>Ve en önemlisi…</p>

<p>O kapıyı arkasından kapatmadı.</p>

<p>Editör Notu</p>

<p>Metindeki atmosfer, sahne geçişleri ve bazı betimlemeler edebî anlatımı güçlendirmek amacıyla kullanılmıştır. Temel olaylar, tarihler ve kişiler; U.S. National Library of Medicine, Library of Congress, Hobart and William Smith Colleges ve University of Bristol tarafından yayımlanan tarihsel kayıtlar esas alınarak hazırlanmıştır. Öğrencilerin Blackwell’in başvurusunu “şaka” olarak değerlendirmesine ilişkin tarihsel anlatımlarda ayrıntı farklılıkları bulunduğundan, bu bölüm kesin bir niyet atfetmeyecek biçimde aktarılmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Editör</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>📚 Tıp Tarihi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kapilar-yuzune-kapanirken-elizabeth-blackwell-ve-bir-kadinin-tibbin-kapisini-actigi-gun</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/file-000000006e488211a42ff14b2f3f958d.png" type="image/jpeg" length="64587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ın Chermiti ilgisinde yeni gelişme: Rangers’ın talebi belli]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-chermiti-ilgisinde-yeni-gelisme-rangersin-talebi-belli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-chermiti-ilgisinde-yeni-gelisme-rangersin-talebi-belli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın Rangers forması giyen Youssef Chermiti’yi transfer listesinde tuttuğu öne sürüldü. İskoçya’dan gelen son kulis bilgilerine göre siyah-beyazlı kulübün ilgisinin sürdüğü belirtilirken, Rangers’ın oyuncu için istediği bonservis beklentisi de ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş’ın yaz transfer döneminde hücum hattını güçlendirmek için yürüttüğü çalışmalar kapsamında gündeme gelen Youssef Chermiti dosyasında yeni bir iddia ortaya atıldı. Rangers’ı yakından takip eden İskoç yerel kaynaklara göre siyah-beyazlı kulübün 22 yaşındaki santrfora ilgisi devam ediyor ve oyuncunun durumu yakından izleniyor. [1]</p>

<p>Aynı kaynaklarda yer alan bilgilere göre Rangers yönetimi, Chermiti için yaklaşık 25 milyon sterlin seviyesinde bir bonservis beklentisi belirledi. Haberde, şu ana kadar bu seviyeye ulaşan resmî bir teklifin bulunmadığı, ancak Beşiktaş’ın oyuncuyu değerlendirmeyi sürdürdüğü ifade edildi. [1]</p>

<p>Genç forvet takip ediliyor</p>

<p>22 yaşındaki Youssef Chermiti, santrfor mevkisinde görev yapıyor. Fizik gücü ve ceza sahası içindeki etkinliğiyle dikkat çeken genç futbolcu, Avrupa’da gelişim potansiyeli bulunan forvetler arasında gösteriliyor. Beşiktaş’ın da hücum hattındaki alternatiflerini artırmak amacıyla oyuncunun durumunu takip ettiği öne sürülüyor. [2]</p>

<p>Süreç resmiyet kazanmadı</p>

<p>İskoç kaynaklarda yer alan haberlerde Beşiktaş’ın ilgisinin sürdüğü belirtilse de kulüpler arasında resmî görüşmelerin başladığı veya teklif yapıldığı doğrulanmadı. Oyuncunun transferine ilişkin Rangers, Beşiktaş ya da futbolcunun temsilcileri tarafından da resmî bir açıklama yapılmış değil. [1]</p>

<p>Transfer sürecinin önümüzdeki günlerde kulüpler arasındaki olası temaslara göre şekillenmesi beklenirken, mevcut aşamada dosyanın kulis niteliğini koruduğu değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p>Kaynaklar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[1] Rangers’ı takip eden İskoç yerel spor yayınları</p>

<p>[2] Kulübe yakın bölgesel futbol kaynakları</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-chermiti-ilgisinde-yeni-gelisme-rangersin-talebi-belli</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7512.jpeg" type="image/jpeg" length="14505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Girne’de Feci Kaza: 85 Yaşındaki Turan Obalı Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/girnede-feci-kaza-85-yasindaki-turan-obali-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/girnede-feci-kaza-85-yasindaki-turan-obali-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Girne ile Çamlıbel arasındaki Geçitköy virajlarında meydana gelen iki araçlı trafik kazasında 85 yaşındaki Turan Obalı yaşamını yitirdi. Kazada diğer araçta bulunan sürücü ile iki kişi yaralanırken, polis olayla ilgili soruşturma başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs’ta sabah saatlerinde meydana gelen trafik kazası can aldı. Girne ile Çamlıbel’i birbirine bağlayan ana yolun Geçitköy virajları mevkisinde iki aracın çarpışması sonucu 85 yaşındaki Turan Obalı hayatını kaybetti.</p>

<p>İlk belirlemelere göre çarpışmanın etkisiyle ağır yaralanan Turan Obalı, olay yerinde yaşamını yitirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Kazada diğer araçta bulunan sürücü ile iki yolcu yaralandı. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.</p>

<p>Polis ekipleri kaza yerinde inceleme yaparken, çarpışmanın kesin nedeninin belirlenmesi için soruşturma başlatıldı. Yetkililer, kazaya ilişkin teknik incelemelerin sürdüğünü ve elde edilecek bulgular doğrultusunda kamuoyunun bilgilendirileceğini açıkladı.</p>

<p>Kazanın ardından bölgede trafik bir süre kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılmasının ardından yol yeniden ulaşıma açıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>KKTC Polis Basın Bilgilendirmesi</li>
 <li>Yerel basın ve olay yerinden edinilen bilgiler</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/girnede-feci-kaza-85-yasindaki-turan-obali-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7511.jpeg" type="image/jpeg" length="35798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çerkezköy’de Feci Kaza: Yeni Aldığı Motosikletle Kaza Yapan 22 Yaşındaki Genç Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cerkezkoyde-feci-kaza-yeni-aldigi-motosikletle-kaza-yapan-22-yasindaki-genc-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cerkezkoyde-feci-kaza-yeni-aldigi-motosikletle-kaza-yapan-22-yasindaki-genc-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde yeni aldığı motosikletiyle kaza yapan 22 yaşındaki Utku Keskin, önce yol kenarındaki toprak yığınına ardından park halindeki hafif ticari araca çarptı. Ağır yaralanan genç, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde meydana gelen trafik kazası genç bir sürücünün yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yeni aldığı motosikletiyle seyir halinde bulunan Utku Keskin (22), henüz belirlenemeyen nedenle motosikletinin kontrolünü kaybetti. Kontrolden çıkan motosiklet önce yol kenarında bulunan toprak yığınına çarptı, ardından savrularak park halindeki hafif ticari araca çarptı.</p>

<p>Kazanın ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan ağır yaralı Utku Keskin, ambulansla hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Doktorların tüm müdahalelerine rağmen 22 yaşındaki genç kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polis ekipleri kazanın meydana geliş nedenine ilişkin inceleme başlatırken, genç yaşta yaşamını yitiren Utku Keskin’in vefatı ailesi ve yakınlarını yasa boğdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cerkezkoyde-feci-kaza-yeni-aldigi-motosikletle-kaza-yapan-22-yasindaki-genc-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7508.jpeg" type="image/jpeg" length="24926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Tatili Faciayla Bitti: Uğur Kaan Onat ve Muhammet Torcu Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/antalya-tatili-faciayla-bitti-ugur-kaan-onat-ve-muhammet-torcu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/antalya-tatili-faciayla-bitti-ugur-kaan-onat-ve-muhammet-torcu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatili için Antalya’ya giden Kayserili genç arkadaş grubu acı bir olayla sarsıldı. Denizde dalgalara kapılan Uğur Kaan Onat ve Muhammet Torcu boğularak yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kayseri’den Antalya’ya tatil yapmak için giden grupta yer alan gençlerden Uğur Kaan Onat ve Muhammet Torcu, serinlemek amacıyla Konyaaltı Sahili'nde denize girdi. Gençlerin bir süre sonra su yüzeyinde görünmemesi ve gözden kaybolması üzerine çevredeki vatandaşlar ile arkadaşları durumu acil çağrı merkezine bildirdi.</p>

<p>Ekipler Cansız Bedenlerine Ulaştı</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye yönlendirilen Deniz Polisi ve arama-kurtarma ekipleri hummalı bir çalışma başlattı. Dalgıçlar tarafından yürütülen aramalar sonucunda, iki gencin cansız bedenleri 3 ve 12 metre derinlikte tespit edilerek kıyıya çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uğur Kaan Onat ve Muhammet Torcu'nun acı haberi, memleketleri Kayseri'deki ailelerini ve yakınlarını derin bir yasa boğdu. Olayla ilgili adli tahkikat devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/antalya-tatili-faciayla-bitti-ugur-kaan-onat-ve-muhammet-torcu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/adli-tip-1.jpg" type="image/jpeg" length="43799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği, TUS 2026/1’in En Yüksek Puanla Tercih Edilen Göz Kliniği Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/antalya-egitim-ve-arastirma-hastanesi-goz-klinigi-tus-20261in-en-yuksek-puanla-tercih-edilen-goz-klinigi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/antalya-egitim-ve-arastirma-hastanesi-goz-klinigi-tus-20261in-en-yuksek-puanla-tercih-edilen-goz-klinigi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TUS 2026/1 yerleştirme sonuçlarına göre Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği, 77,511 taban puanla Türkiye’nin en yüksek puanla tercih edilen göz hastalıkları kliniği oldu. Sonuçlar, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile afiliye eğitim hastanelerinin uzmanlık eğitimindeki güçlü konumunu da ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) 2026/1 yerleştirme sonuçları, göz hastalıkları alanında en çok tercih edilen eğitim kliniklerini ortaya koydu. Yerleştirme verilerine göre Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği, 77,511 taban puanla Türkiye’nin en yüksek puanla tercih edilen göz hastalıkları kliniği olarak ilk sırada yer aldı.</p>

<p><img alt="Antalya EAH Göz Kliniği TUS 2026/1’in En Yüksek Puanlı Tercihi Oldu-1" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/45a83ec1-f878-425c-aeb2-4de50349e158.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Sonuçlarda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise üst sıralarda yer alan eğitim kliniklerinin önemli bölümünün Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) ile afiliye hastaneler olması oldu.</p>

<p>Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ardından Kayseri Şehir Hastanesi, Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İzmir Şehir Hastanesi, Ankara Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve İstanbul Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi SBÜ ile afiliye eğitim kurumları da en yüksek puanlı tercihler arasında yer aldı.</p>

<p>Bu hastanelerde uzmanlık eğitimine başlayacak asistan hekimler, eğitimlerini Sağlık Bilimleri Üniversitesi çatısı altında sürdürecek. Tercih sonuçları, adayların yalnızca hastaneleri değil, aynı zamanda SBÜ’nün güçlü akademik yapısını, eğitim kalitesini ve klinik altyapısını da tercih ettiğini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rektör Aydın: “Bu başarı, uzmanlık eğitimindeki kalite anlayışımızın göstergesidir”</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, TUS 2026/1 sonuçlarını değerlendirerek şunları söyledi:</p>

<p>“Tıpta uzmanlık eğitimi, geleceğin akademisyenlerini ve uzman hekimlerini yetiştiren en önemli süreçlerden biridir. TUS’ta en yüksek puanlı adayların üniversitemizle afiliye eğitim ve araştırma hastanelerini tercih etmesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesinin eğitim kalitesine, güçlü akademik kadrosuna ve klinik altyapısına duyulan güvenin açık bir göstergesidir. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanemizin Göz Hastalıkları Kliniğinin Türkiye’de en yüksek puanla tercih edilen klinik olması bizleri ayrıca memnun etmiştir. Bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlerimizi ve sağlık çalışanlarımızı kutluyor, uzmanlık eğitimine başlayacak genç hekimlerimize başarılar diliyorum.”</p>

<p>TUS 2026/1 sonuçları, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile afiliye eğitim ve araştırma hastanelerinin uzmanlık eğitiminde tercih edilen merkezler arasındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarken, özellikle göz hastalıkları alanındaki eğitim kapasitesi ve akademik birikimin adaylar nezdinde karşılık bulduğunu gösterdi.</p>

<p>Kaynak: TUS 2026/1 Yerleştirme Sonuçları</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/antalya-egitim-ve-arastirma-hastanesi-goz-klinigi-tus-20261in-en-yuksek-puanla-tercih-edilen-goz-klinigi-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7503.jpeg" type="image/jpeg" length="34169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Annelik Kadınların Daha Uzun Yaşamasını Sağlayabilir mi? Yeni Teori Bilim Dünyasında Tartışılıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/annelik-kadinlarin-daha-uzun-yasamasini-saglayabilir-mi-yeni-teori-bilim-dunyasinda-tartisiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/annelik-kadinlarin-daha-uzun-yasamasini-saglayabilir-mi-yeni-teori-bilim-dunyasinda-tartisiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, anneliğin kadınların biyolojik dayanıklılığını artırabileceğine ilişkin dikkat çekici bir teori ortaya koydu. Yeni değerlendirme, gebelik ve emzirme döneminde yaşanan bazı biyolojik değişimlerin uzun vadeli sağlık üzerinde koruyucu etkiler oluşturabileceğini öne sürüyor. Ancak uzmanlar, bu görüşün henüz kesinleşmiş bir bilimsel gerçek olmadığını vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anneliğin yaşam süresi üzerindeki etkisi uzun yıllardır bilim insanlarının araştırdığı konular arasında yer alıyor. Yeni yayımlanan bilimsel değerlendirme ise bu ilişkiye farklı bir bakış açısı getirerek, kadınların üreme sisteminin yalnızca doğurganlıkla değil, sağlıklı yaşlanmayla da bağlantılı olabileceğini öne sürüyor.</p>

<p>Araştırmacılara göre yumurtalıklar yalnızca üreme organı değil, aynı zamanda bağışıklık sistemi, metabolizma, kalp-damar sistemi ve beyin üzerinde etkili olan çok sayıda hormonun da merkezi konumunda bulunuyor. Gebelik ve emzirme dönemlerinde ortaya çıkan hormonal değişimlerin uzun vadede vücudun dayanıklılığını artırabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Yumurtalıklar Yaşlanmayı Etkileyebilir</p>

<p>Bilim insanları, yumurtalıkların salgıladığı hormonların iltihaplanmayı azaltma, damar sağlığını koruma ve hücre onarım mekanizmalarını destekleme gibi görevler üstlenebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Bu nedenle bazı araştırmacılar, kadınların erkeklere kıyasla ortalama daha uzun yaşamasında yumurtalıkların ve üreme dönemindeki biyolojik süreçlerin önemli rol oynayabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Kesin Kanıt Henüz Yok</p>

<p>Uzmanlar, mevcut çalışmanın yeni bir biyolojik teori sunduğunu ancak bunun doğrudan “annelik ömrü uzatır” anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor.</p>

<p>Yaşam süresi; genetik yapı, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite, eğitim düzeyi, sağlık hizmetlerine erişim, sigara kullanımı ve kronik hastalıklar gibi çok sayıda faktörden etkileniyor. Dolayısıyla anneliğin tek başına uzun yaşamın nedeni olduğu söylenemiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, bu hipotezin doğrulanabilmesi için farklı toplumlarda uzun süreli klinik ve epidemiyolojik araştırmalara ihtiyaç bulunduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Sağlıklı Yaşlanmaya Yeni Bir Bakış</p>

<p>Uzmanlara göre yaşlanma araştırmaları artık yalnızca yaşam süresini değil, sağlıklı geçirilen yaşam süresini (healthspan) uzatmaya odaklanıyor. Kadın sağlığı ve üreme biyolojisinin bu alandaki rolünün daha iyi anlaşılması, gelecekte yaşlanmayı yavaşlatmaya yönelik yeni tedavilerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.</p>

<p>Uzmanlar Ne Öneriyor?</p>

<ul>
 <li>Düzenli sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin.</li>
 <li>Kalp ve damar sağlığınızı koruyun.</li>
 <li>Dengeli beslenin ve düzenli egzersiz yapın.</li>
 <li>Sigaradan uzak durun.</li>
 <li>Yaşlanma ile ilgili tek bir araştırmaya dayanarak yaşam tarzınızı değiştirmeyin; bilimsel kanıtların bütününü dikkate alın.</li>
</ul>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>The Times</li>
 <li>Nature Reviews Endocrinology</li>
 <li>Nature Aging</li>
 <li>National Institute on Aging (NIA)</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🧬 Longevity</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/annelik-kadinlarin-daha-uzun-yasamasini-saglayabilir-mi-yeni-teori-bilim-dunyasinda-tartisiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7499.jpeg" type="image/jpeg" length="19288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Takvim Yaşınız Değil, Biyolojik Yaşınız Önemli: Tıp Yeni Bir Döneme Giriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/takvim-yasiniz-degil-biyolojik-yasiniz-onemli-tip-yeni-bir-doneme-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/takvim-yasiniz-degil-biyolojik-yasiniz-onemli-tip-yeni-bir-doneme-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Takvim yaşı herkes için aynı hızda ilerlese de vücudun yaşlanma hızı kişiden kişiye değişebiliyor. Nature Medicine’da yayımlanan kapsamlı değerlendirme, biyolojik yaş ölçümlerinin hastalık riskini öngörmede ve kişiye özel koruyucu sağlık uygulamalarında önemli rol oynayabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doktorlar yıllardır sağlık risklerini değerlendirirken doğum tarihini temel alıyor. Ancak bilim insanları, aynı takvim yaşındaki iki kişinin biyolojik olarak birbirinden yıllarca farklı olabileceğini gösteren yeni bulgular üzerinde çalışıyor. Bu nedenle tıp dünyasında dikkatler giderek biyolojik yaş kavramına çevriliyor.</p>

<p>Nature Medicine dergisinde yayımlanan kapsamlı bir değerlendirmeye göre biyolojik yaş saatleri, hücreler, dokular ve organların yaşlanma hızını ölçebilen yeni nesil biyobelirteçler olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar bu sistemlerin gelecekte hastalık riskini daha erken belirlemeye ve koruyucu tedavileri kişiye özel planlamaya yardımcı olabileceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biyolojik yaş neden önemli?</p>

<p>Takvim yaşı yalnızca doğumdan bu yana geçen süreyi gösteriyor. Biyolojik yaş ise yaşam tarzı, genetik yapı, çevresel faktörler, kronik hastalıklar ve metabolik durumun vücutta oluşturduğu gerçek yaşlanma düzeyini yansıtmayı amaçlıyor.</p>

<p>Son yıllarda geliştirilen biyolojik yaş saatleri; kan örnekleri, proteinler, DNA metilasyonu, gen aktivitesi ve görüntüleme yöntemlerinden elde edilen verileri kullanarak yaşlanma hızını değerlendirebiliyor.</p>

<p>Her organ aynı hızda yaşlanmıyor</p>

<p>Araştırmalar, beynin, kalbin, böbreklerin ve bağışıklık sisteminin aynı kişide bile farklı hızlarda yaşlanabileceğini gösteriyor. Bilim insanlarına göre gelecekte her birey için bir “organ yaşlanma haritası” oluşturulması mümkün olabilir.</p>

<p>Bu sayede henüz belirti vermeyen organlardaki erken yaşlanma işaretleri saptanarak koruyucu önlemler daha erken dönemde uygulanabilir.</p>

<p>Klinik kullanıma henüz hazır değil</p>

<p>Uzmanlar, biyolojik yaş testlerinin büyük umut vadettiğini ancak henüz rutin sağlık hizmetlerinin bir parçası olmadığını vurguluyor. Kullanılan yöntemlerin standartlaştırılması, farklı testlerin uyumlu hâle getirilmesi ve klinik sonuçlarla ilişkisinin daha güçlü biçimde kanıtlanması gerekiyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bu teknolojilerin gelecekte yalnızca yaşam süresini değil, sağlıklı geçirilen yaşam süresini (healthspan) artırmaya yönelik girişimlerin etkinliğini değerlendirmede de önemli rol oynayabileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Uzmanlar Ne Öneriyor?</p>

<ul>
 <li>Düzenli fiziksel aktivite yapın.</li>
 <li>Akdeniz tipi beslenmeyi tercih edin.</li>
 <li>Sigara kullanmayın.</li>
 <li>Kaliteli uykuya önem verin.</li>
 <li>Tansiyon, kan şekeri ve kolesterolünüzü düzenli takip ettirin.</li>
 <li>Yaşlanma karşıtı olduğu iddia edilen ticari test ve ürünlere bilimsel kanıt olmadan güvenmeyin.</li>
</ul>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Nature Medicine</li>
 <li>Nature Aging</li>
 <li>Nature</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🧬 Longevity</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/takvim-yasiniz-degil-biyolojik-yasiniz-onemli-tip-yeni-bir-doneme-giriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7498.jpeg" type="image/jpeg" length="37126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bu 3 Alışkanlık Demanssız Geçen Yaşamı 13 Yıl Uzatabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bu-3-aliskanlik-demanssiz-gecen-yasami-13-yil-uzatabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bu-3-aliskanlik-demanssiz-gecen-yasami-13-yil-uzatabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta yaşta tansiyonu kontrol altında tutmak, diyabetten korunmak ve sigara kullanmamak, demans gelişmeden geçirilen yaşam süresini yaklaşık 13 yıl uzatabilir. Yeni araştırma, beyin sağlığını korumada yaşam tarzının önemini bir kez daha ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Demans, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen en önemli sağlık sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Ancak yeni bir bilimsel çalışma, orta yaşta alınacak bazı önlemlerin ilerleyen yıllarda beyin sağlığı üzerinde büyük fark oluşturabileceğini gösterdi.</p>

<p>ABD’deki NYU Langone Health araştırmacıları tarafından yürütülen ve Neurology dergisinde yayımlanan çalışmada, yaklaşık 12 bin 400 kişi ortalama 26 yıl boyunca takip edildi. Araştırmacılar, yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve sigara kullanımının demans gelişimi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</p>

<p>Sonuçlara göre, orta yaş döneminde bu üç risk faktörünün hiçbirine sahip olmayan bireyler, ortalama 30,1 yıl boyunca demans gelişmeden yaşamını sürdürdü. Buna karşılık, üç risk faktörünün tamamına sahip kişilerde demanssız geçen yaşam süresi yaklaşık 17 yıl olarak hesaplandı. Aradaki farkın yaklaşık 13 yıl olması dikkat çekti.</p>

<p>Araştırmanın kıdemli yazarı Dr. Josef Coresh, özellikle 45 ile 65 yaş arasındaki dönemin beyin sağlığını korumak açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, sigaranın bırakılması ve damar sağlığının yakından takip edilmesinin uzun vadede demans riskini azaltabileceğini belirtti.</p>

<p>Uzmanlara göre yüksek tansiyon ve diyabet, yıllar içinde beynin küçük damarlarında hasara yol açabiliyor. Sigara ise damar yapısını bozarak beyin dokusunun yeterli oksijen almasını engelleyebiliyor. Bu nedenle kalp ve damar sağlığını koruyan alışkanlıklar aynı zamanda beyin sağlığını da destekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, bu bulguların demansın tamamen önlenebileceği anlamına gelmediğini vurguluyor. Genetik yatkınlık ve yaş gibi değiştirilemeyen faktörler önemini korurken, yaşam tarzında yapılacak değişikliklerin hastalığın ortaya çıkışını yıllarca geciktirebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar Ne Öneriyor?</p>

<ul>
 <li>Sigara kullanıyorsanız bırakmak için profesyonel destek alın.</li>
 <li>Kan basıncınızı düzenli olarak ölçtürün ve yüksekse tedavinizi aksatmayın.</li>
 <li>Kan şekeri kontrollerinizi ihmal etmeyin.</li>
 <li>Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapmaya çalışın.</li>
 <li>Akdeniz tipi beslenme düzenini benimseyin.</li>
 <li>Düzenli uyku ve sosyal etkileşimi yaşamın bir parçası hâline getirin.</li>
</ul>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Neurology</li>
 <li>NYU Langone Health</li>
 <li>Atherosclerosis Risk in Communities (ARIC) Study</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🧬 Longevity</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bu-3-aliskanlik-demanssiz-gecen-yasami-13-yil-uzatabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7497.jpeg" type="image/jpeg" length="35065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Yıldız Golcü Arayışı: Darwin Núñez İddiası Güçlenirken Gözler Diğer Adaylarda]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yildiz-golcu-arayisi-darwin-nunez-iddiasi-guclenirken-gozler-diger-adaylarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yildiz-golcu-arayisi-darwin-nunez-iddiasi-guclenirken-gozler-diger-adaylarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un yeni sezon öncesi forvet hattını güçlendirmek için dünya futbolunun önemli isimlerini gündemine aldığı öne sürüldü. Darwin Núñez için temas iddiaları güç kazanırken, Alexander Sørloth ve Dušan Vlahović ile ilgili haberler ise henüz somut şekilde doğrulanmış değil.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer çalışmalarını sürdüren Trabzonspor’da santrfor arayışları gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Bordo mavili kulübün, Mohamed Salah transferinin ardından hücum hattına bir yıldız ismi daha kazandırmak istediği yönündeki iddialar spor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Son günlerde öne çıkan isim ise Uruguaylı golcü Darwin Núñez oldu. Yerli ve yabancı basında yer alan haberlere göre Trabzonspor’un, Al Hilal forması giyen 27 yaşındaki futbolcuyu kiralama formülü üzerinde çalıştığı ve mali şartları değerlendirdiği öne sürülüyor. Oyuncunun yüksek maaşı nedeniyle farklı finansman modellerinin masada olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Transfer gündeminde adı geçen diğer futbolcular arasında Alexander Sørloth ve Dušan Vlahović da bulunuyor. Ancak mevcut aşamada bu iki oyuncu için Trabzonspor’un resmi görüşme yürüttüğünü doğrulayan güçlü ve ortak kaynaklı bilgiler bulunmuyor. Özellikle Sørloth ismi daha çok eski performansı nedeniyle taraftarların gündeminde yer alırken, Vlahović iddiaları ise sınırlı sayıda kaynağa dayanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın daha önce yaptığı açıklamada, Darwin Núñez, Alexander Sørloth ve diğer bazı isimlerle ilgili soruya, “Şu an bir görüşmemiz yok. Pazartesi günü net bir karar vermiş olacağız.” yanıtını vermesi, transfer çalışmalarının sürdüğünü ancak resmi süreçlerin netleşmediğini ortaya koymuştu.</p>

<p>Transfer döneminin ilerleyen günlerinde bordo mavili kulübün forvet takviyesi konusunda nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor. Şu an için en güçlü transfer iddiası Darwin Núñez üzerinde yoğunlaşırken, diğer isimlerle ilgili gelişmeler ise resmi açıklamalar ve güvenilir kaynaklardan gelecek yeni bilgilerle netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yildiz-golcu-arayisi-darwin-nunez-iddiasi-guclenirken-gozler-diger-adaylarda</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7496.jpeg" type="image/jpeg" length="74753"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="43530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="80714"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="99505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="87449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="52443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="40450"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
