<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Apr 2026 16:28:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meral Akşener Yeniden Sahaya mı Dönüyor? Vakıf Hamlesi Siyaset Kulislerini Hareketlendirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/meral-aksener-yeniden-sahaya-mi-donuyor-vakif-hamlesi-siyaset-kulislerini-hareketlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/meral-aksener-yeniden-sahaya-mi-donuyor-vakif-hamlesi-siyaset-kulislerini-hareketlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti’nin kurucu genel başkanı Meral Akşener’in adını taşıyan vakfın kuruluş sürecinin tamamlandığı belirtildi. Akşener’in, aktif siyasetten uzaklaşmasının ardından vakıf çalışmaları üzerinden yeniden kamuoyu önüne çıkabileceği konuşuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti’nin kurucu genel başkanı Meral Akşener’in adı, bu kez siyasi parti çalışmalarıyla değil, vakıf faaliyetleriyle gündeme geldi. İstanbul merkezli olarak kurulan ve Akşener’in adını taşıyan vakfın resmi kuruluş işlemlerinin tamamlandığı öğrenildi.</p>

<p>Kulislerde yer alan bilgilere göre vakıf, özellikle gençler, kadınlar, eğitim ve sosyal sorumluluk alanlarında faaliyet yürütmeyi hedefliyor. Bu gelişme, Akşener’in aktif siyasetten çekilmesinin ardından “yeniden sahaya mı dönüyor?” sorusunu da beraberinde getirdi.</p>

<p>Vakıf gençler ve kadınlara odaklanacak</p>

<p>Edinilen bilgilere göre vakıf çatısı altında burs programları, eğitim destekleri, seminerler ve sosyal projeler hayata geçirilecek. Kadınların toplumsal hayattaki görünürlüğünü artırmaya yönelik çalışmalar da vakfın öncelikli başlıkları arasında yer alacak.</p>

<p>Vakıf faaliyetlerinin yalnızca yardım ve destek programlarıyla sınırlı kalmayacağı, akademik raporlar, saha araştırmaları ve politika önerileriyle de kamuoyuna katkı sunmasının planlandığı ifade ediliyor.</p>

<p>Akşener’in kamuoyu görünürlüğü artabilir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meral Akşener, İYİ Parti genel başkanlığını bırakmasının ardından siyasi gündemde daha sınırlı şekilde yer alıyordu. Ancak adına kurulan vakfın faaliyete geçmesiyle birlikte Akşener’in yeniden sahada daha görünür olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Siyasi kulislerde bu adımın doğrudan bir parti çalışması anlamına gelmediği, ancak Akşener’in toplumsal meseleler üzerinden yeni bir kamuoyu zemini oluşturabileceği yorumları yapılıyor.</p>

<p>İlk etkinlikler bekleniyor</p>

<p>Vakfın resmi tanıtımının ve ilk programlarının önümüzdeki süreçte yapılması bekleniyor. Özellikle gençlere yönelik eğitim destekleri, kadınlara dönük sosyal projeler ve düşünce kuruluşu benzeri çalışmaların vakfın yol haritasında öne çıkacağı belirtiliyor.</p>

<p>Akşener’in vakıf üzerinden nasıl bir mesaj vereceği ve bu çalışmaların siyaset sahasında nasıl karşılık bulacağı ise önümüzdeki dönemin merak edilen başlıklarından biri olacak. Kaynak haberde vakfın kuruluş sürecinin tamamlandığı ve tanıtımın ilerleyen dönemde yapılmasının beklendiği aktarılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/meral-aksener-yeniden-sahaya-mi-donuyor-vakif-hamlesi-siyaset-kulislerini-hareketlendirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8390.jpeg" type="image/jpeg" length="59162"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KPSS 2026 başvuru ve sınav takvimi belli oldu: Lisans, ön lisans ve ortaöğretim tarihleri açıklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kpss-2026-basvuru-ve-sinav-takvimi-belli-oldu-lisans-on-lisans-ve-ortaogretim-tarihleri-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kpss-2026-basvuru-ve-sinav-takvimi-belli-oldu-lisans-on-lisans-ve-ortaogretim-tarihleri-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KPSS 2026 başvuru tarihleri ve sınav günleri, kamu kurumlarında görev almak isteyen adayların en çok araştırdığı konular arasında yer alıyor. ÖSYM’nin 2026 sınav takvimine göre KPSS lisans, KPSS ön lisans ve KPSS ortaöğretim oturumları farklı tarihlerde yapılacak. Adaylar başvurularını ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden takip edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamu Personel Seçme Sınavı’na hazırlanan milyonlarca aday için 2026 KPSS takvimi netleşti. “KPSS 2026 başvurusu ne zaman?”, “KPSS lisans sınavı hangi tarihte?”, “KPSS ön lisans ve ortaöğretim başvuruları ne zaman başlayacak?” soruları, özellikle kamu personeli olmak isteyen adayların gündeminde yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ÖSYM’nin yayımladığı sınav takvimine göre 2026 KPSS süreci yaz aylarında başlayacak, sonbahar aylarında ise ön lisans, ortaöğretim ve DHBT oturumlarıyla devam edecek. Takvimde lisans adayları için Genel Yetenek-Genel Kültür ve Alan Bilgisi oturumları, ön lisans mezunları için ayrı sınav, lise mezunları için ise KPSS ortaöğretim oturumu yer alıyor.</p>

<p>KPSS 2026 lisans başvurusu ne zaman?</p>

<p>2026 KPSS Lisans başvuruları 1 Temmuz 2026 tarihinde başlayacak ve 13 Temmuz 2026 tarihinde sona erecek.</p>

<p>KPSS Lisans geç başvuru işlemleri ise 22-23 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılacak. Geç başvuru sürecinde işlemlerin son günü saat 23.59’a kadar tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>KPSS 2026 lisans sınavı ne zaman yapılacak?</p>

<p>KPSS Lisans oturumları eylül ayında uygulanacak.</p>

<p>2026 KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür sınavı:<br />
6 Eylül 2026</p>

<p>2026 KPSS Lisans Alan Bilgisi 1. gün:<br />
12 Eylül 2026</p>

<p>2026 KPSS Lisans Alan Bilgisi 2. gün:<br />
13 Eylül 2026</p>

<p>KPSS Lisans sonuçlarının 7 Ekim 2026 tarihinde açıklanması planlanıyor.</p>

<p>KPSS 2026 ön lisans başvurusu ne zaman?</p>

<p>İki yıllık üniversite mezunlarının katılacağı 2026 KPSS Ön Lisans başvuruları 29 Temmuz 2026 tarihinde başlayacak.</p>

<p>Adaylar başvurularını 10 Ağustos 2026 tarihine kadar yapabilecek. KPSS Ön Lisans geç başvuru günleri ise 19-20 Ağustos 2026 olarak takvimde yer aldı.</p>

<p>KPSS 2026 ön lisans sınavı hangi tarihte?</p>

<p>2026 KPSS Ön Lisans sınavı 4 Ekim 2026 tarihinde yapılacak.</p>

<p>ÖSYM takvimine göre KPSS Ön Lisans sonuçları 30 Ekim 2026 tarihinde açıklanacak. Bu nedenle ön lisans mezunu adayların başvuru, sınav ve sonuç tarihlerini ayrı ayrı takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>KPSS 2026 ortaöğretim başvurusu ne zaman?</p>

<p>Lise mezunlarının gireceği 2026 KPSS Ortaöğretim başvuruları 27 Ağustos 2026 tarihinde başlayacak.</p>

<p>Başvurular 8 Eylül 2026 tarihine kadar devam edecek. KPSS Ortaöğretim geç başvuru işlemleri ise 15-16 Eylül 2026 tarihlerinde alınacak.</p>

<p>KPSS 2026 ortaöğretim sınavı ne zaman?</p>

<p>2026 KPSS Ortaöğretim sınavı 25 Ekim 2026 tarihinde uygulanacak.</p>

<p>Sınav sonuçlarının ise 19 Kasım 2026 tarihinde adayların erişimine açılması bekleniyor. Ortaöğretim düzeyinde sınava girecek adayların başvuru süresini kaçırmaması önem taşıyor.</p>

<p>KPSS 2026 DHBT tarihi belli oldu mu?</p>

<p>Din hizmetleri alanında görev almak isteyen adayların katıldığı 2026 KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) için de tarih açıklandı.</p>

<p>2026 KPSS DHBT başvuruları 22-30 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacak. Sınav ise 1 Kasım 2026 tarihinde uygulanacak. DHBT sonuçlarının 25 Kasım 2026 tarihinde açıklanması bekleniyor.</p>

<p>KPSS başvurusu nasıl yapılır?</p>

<p>KPSS başvuruları, ÖSYM’nin duyuruları doğrultusunda genellikle ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi, ÖSYM mobil uygulaması ve başvuru merkezleri üzerinden gerçekleştiriliyor. Adayların başvuru sürecinde sınav kılavuzunu dikkatle incelemesi, başvuru ücretini belirtilen süre içinde yatırması ve sınav bilgilerini kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM, sınav takviminin güncel gelişmelere göre yenilenebileceğini belirtiyor. Bu nedenle adayların yalnızca başvuru döneminde değil, sınava kadar olan süreçte de ÖSYM duyurularını düzenli takip etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kpss-2026-basvuru-ve-sinav-takvimi-belli-oldu-lisans-on-lisans-ve-ortaogretim-tarihleri-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-0211.jpeg" type="image/jpeg" length="86712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Her Magnezyum Aynı Değil: Hangi Form Hangi Şikâyette Gündeme Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/her-magnezyum-ayni-degil-hangi-form-hangi-sikayette-gundeme-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/her-magnezyum-ayni-degil-hangi-form-hangi-sikayette-gundeme-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Magnezyum takviyeleri tek tip değildir. Piyasada farklı magnezyum formları bulunur ve her formun emilim düzeyi, bağırsak etkisi ve kullanım amacı değişebilir. Bu nedenle “hangi magnezyum daha iyi?” sorusunun tek bir cevabı yoktur. İhtiyaca, şikâyete, yaşa, kullanılan ilaçlara ve mevcut hastalıklara göre değerlendirme yapılmalıdır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Magnezyum Sitrat</p>

<p>Magnezyum sitrat, en sık bilinen magnezyum formlarından biridir. Emilimi genellikle iyi kabul edilir. Bağırsak hareketlerini artırıcı etkisi nedeniyle kabızlık şikâyeti olan kişilerde daha çok gündeme gelir.</p>

<p>Ancak bu özellik bazı kişilerde ishal, karın ağrısı veya gaz şikâyetine neden olabilir. Hassas bağırsak yapısı olanlarda dikkatli kullanılmalıdır.</p>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Kabızlık, bağırsak tembelliği, genel magnezyum desteği.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum Glisinat</p>

<p>Magnezyum glisinat, magnezyumun glisin amino asidiyle bağlanmış formudur. Sindirim sistemi tarafından genellikle daha iyi tolere edilir. Bağırsakları fazla uyarmaması nedeniyle ishal eğilimi olan kişilerde daha rahat kullanılabilir.</p>

<p>Uyku kalitesi, stres, huzursuzluk ve kas gevşemesi konularında sık tercih edilir. Fakat uyku sorunu yaşayan herkesin magnezyum eksikliği olduğu düşünülmemelidir.</p>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Uyku desteği, stres, kas gerginliği, hassas mide-bağırsak yapısı.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum Malat</p>

<p>Magnezyum malat, malik asitle bağlanmış bir formdur. Enerji metabolizmasıyla ilişkili süreçlerde rol aldığı için özellikle yorgunluk, halsizlik ve kas ağrısı şikâyetlerinde gündeme gelir.</p>

<p>Bazı kişiler tarafından gündüz kullanımı daha uygun görülür. Çünkü enerji metabolizmasıyla ilişkilendirilir. Ancak bu, herkeste uyarıcı etki yapacağı anlamına gelmez.</p>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Yorgunluk, halsizlik, kas ağrıları, enerji düşüklüğü.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum Taurat</p>

<p>Magnezyum taurat, magnezyumun taurin amino asidiyle bağlı formudur. Kalp ve damar sağlığı, tansiyon dengesi ve ritim düzeniyle ilgili alanlarda daha fazla konuşulur.</p>

<p>Çarpıntı, tansiyon veya ritim problemi olan kişilerin bu formu kendi başına kullanması doğru değildir. Bu tür şikâyetler mutlaka hekim değerlendirmesi gerektirir.</p>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Kalp-damar desteği, tansiyon dengesi, ritim hassasiyeti.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum L-Treonat</p>

<p>Magnezyum L-treonat, son yıllarda özellikle beyin sağlığı, hafıza, odaklanma ve bilişsel performans başlıklarında öne çıkan bir formdur. Kan-beyin bariyerini geçebilme potansiyeli nedeniyle diğer formlardan ayrılır.</p>

<p>Buna rağmen unutkanlık, dikkat dağınıklığı veya zihinsel yorgunluk yaşayan kişilerde tek başına çözüm gibi sunulmamalıdır. Bu şikâyetlerin B12 eksikliği, tiroit hastalıkları, uyku bozukluğu, depresyon veya başka nedenlerle ilişkili olabileceği unutulmamalıdır.</p>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Hafıza, odaklanma, zihinsel performans, beyin sağlığı desteği.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum Oksit</p>

<p>Magnezyum oksit, magnezyum oranı yüksek görünse de emilimi diğer bazı formlara göre daha düşük kabul edilen bir formdur. Daha çok mide asidi, hazımsızlık veya bağırsak boşaltıcı etki amacıyla kullanılan ürünlerde yer alabilir.</p>

<p>Genel magnezyum eksikliğini gidermek için her zaman ilk tercih olmayabilir. Bağırsaklarda gevşetici etkisi nedeniyle ishal yapabilir.</p>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Kabızlık, mide asidi şikâyetleri, kısa süreli bağırsak etkisi.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum Klorür</p>

<p>Magnezyum klorür hem ağızdan alınan ürünlerde hem de bazı topikal ürünlerde karşımıza çıkabilir. Emilimi iyi kabul edilen formlar arasında değerlendirilir. Genel magnezyum desteği için kullanılabilir.</p>

<p>Cilt yoluyla kullanılan magnezyum yağları ve spreyleri de genellikle magnezyum klorür içerir. Ancak cilt yoluyla emilimin ne kadar etkili olduğu konusunda bilimsel kanıtlar ağızdan alınan formlar kadar net değildir.</p>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Genel magnezyum desteği, kas gevşemesi, topikal kullanım.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum Sülfat</p>

<p>Magnezyum sülfat, halk arasında daha çok Epsom tuzu olarak bilinir. Banyo tuzu şeklinde kullanılabildiği gibi tıbbi alanda damar yoluyla da kullanılabilir. Ancak damar yoluyla magnezyum uygulamaları yalnızca sağlık profesyonelleri tarafından yapılmalıdır.</p>

<p>Ağızdan bilinçsiz kullanımı ciddi sıvı-elektrolit dengesizliklerine yol açabilir. Evde gelişigüzel kullanılmamalıdır.</p>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Epsom tuzu banyosu, tıbbi magnezyum uygulamaları, kas gevşemesi.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum Laktat</p>

<p>Magnezyum laktat, mide-bağırsak sistemi tarafından genellikle iyi tolere edilen formlardan biridir. Uzun süreli magnezyum desteği gereken bazı kişilerde tercih edilebilir.</p>

<p>Mide hassasiyeti olanlarda daha yumuşak bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Ancak yine de doz ve kullanım süresi kişiye göre belirlenmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Genel magnezyum desteği, mide hassasiyeti, uzun süreli kullanım ihtiyacı.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum Aspartat</p>

<p>Magnezyum aspartat, emilimi iyi kabul edilen formlar arasında yer alır. Enerji metabolizması ve kas fonksiyonlarıyla ilişkilendirildiği için sporcular ve fiziksel yorgunluk yaşayan kişiler tarafından araştırılır.</p>

<p>Ancak spor yapan herkesin magnezyum takviyesi kullanması gerekmez. Terleme, beslenme düzeni ve kan değerleri birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Kas fonksiyonu, fiziksel performans, yorgunluk.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum Orotat</p>

<p>Magnezyum orotat, kalp kası ve enerji metabolizmasıyla ilişkili başlıklarda gündeme gelen bir formdur. Özellikle kalp sağlığı destek ürünlerinde yer alabilir.</p>

<p>Kalp hastalığı olan kişilerde magnezyum takviyesi mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Çünkü bazı kalp ilaçları ve ritim problemleriyle etkileşim riski olabilir.</p>

<p>Daha çok hangi durumda gündeme gelir?<br />
Kalp kası desteği, enerji metabolizması, kardiyovasküler destek.</p>

<p>⸻</p>

<p>Hangi Magnezyum Formu Daha İyi?</p>

<p>Tek bir “en iyi magnezyum” yoktur. Genel olarak:</p>

<p>Kas krampları için magnezyum glisinat, sitrat veya malat gündeme gelebilir.</p>

<p>Uyku ve stres için magnezyum glisinat daha sık tercih edilir.</p>

<p>Kabızlık için magnezyum sitrat veya oksit öne çıkabilir.</p>

<p>Yorgunluk ve kas ağrıları için magnezyum malat araştırılır.</p>

<p>Hafıza ve odaklanma için magnezyum L-treonat gündeme gelir.</p>

<p>Kalp ve tansiyon desteği için magnezyum taurat veya orotat konuşulur.</p>

<p>Ancak bu ayrım kesin tedavi önerisi değildir. Şikâyetin nedeni bilinmeden takviye seçmek, sorunun üzerini örten bir perdeye dönüşebilir.</p>

<p>⸻</p>

<p>Magnezyum Takviyesi Kullanırken Nelere Dikkat Edilmeli?</p>

<p>Magnezyum takviyesi kullanmadan önce böbrek hastalığı, kalp ritim bozukluğu, tansiyon ilacı kullanımı, antibiyotik tedavisi, tiroit ilacı kullanımı ve gebelik gibi durumlar mutlaka dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Fazla magnezyum; ishal, mide bulantısı, tansiyon düşüklüğü, halsizlik ve ciddi durumlarda kalp ritim sorunlarına neden olabilir.</p>

<p>Bu nedenle magnezyum formu seçilirken yalnızca “hangi şikâyete iyi gelir?” sorusu değil, “bu kişi için güvenli mi?” sorusu da sorulmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/her-magnezyum-ayni-degil-hangi-form-hangi-sikayette-gundeme-gelir</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8388.jpeg" type="image/jpeg" length="40203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genç Doktor Muhammet Fatih Ünsal’ın Ölümü Şanlıurfa’yı Yasa Boğdu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/genc-doktor-muhammet-fatih-unsalin-olumu-sanliurfayi-yasa-bogdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/genc-doktor-muhammet-fatih-unsalin-olumu-sanliurfayi-yasa-bogdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde görev yapan Doktor Muhammet Fatih Ünsal’ın vefatı, sağlık camiasında büyük üzüntüye neden oldu. Bir süredir kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü belirtilen genç hekimin ölümü, meslektaşlarını ve sevenlerini yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa sağlık camiası, genç bir hekimin vefat haberiyle sarsıldı. Bozova Mehmet-Enver Yıldırım Devlet Hastanesinde görev yapan Doktor Muhammet Fatih Ünsal hayatını kaybetti.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Dr. Ünsal’ın bir süredir kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü öğrenildi. Genç yaşta gelen acı haber, görev yaptığı hastanede ve Şanlıurfa’daki sağlık çalışanları arasında derin üzüntüye yol açtı.</p>

<p>Görev Yaptığı Hastanede Büyük Üzüntü</p>

<p>Bozova Mehmet-Enver Yıldırım Devlet Hastanesinde görev yapan Dr. Muhammet Fatih Ünsal’ın vefatı, mesai arkadaşları tarafından da büyük bir üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Sağlık çalışanlarının, genç doktorun vefatının ardından sosyal medya üzerinden taziye mesajları paylaştığı belirtildi. Ünsal’ın ölümü, Şanlıurfa’da sağlık camiasının ortak acısı haline geldi.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğünden Taziye Mesajı</p>

<p>Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü de Dr. Muhammet Fatih Ünsal için başsağlığı mesajı yayımladı. Mesajda, hayatını kaybeden genç hekime Allah’tan rahmet, ailesine ve sağlık camiasına başsağlığı dilendi.</p>

<p>Dr. Muhammet Fatih Ünsal’ın vefatı, sağlık hizmetinin görünmeyen yükünü omuzlayan hekimlerin toplumdaki kıymetini bir kez daha hatırlattı.</p>

<p>Şanlıurfa’da Sağlık Camiası Yasta</p>

<p>Genç doktorun vefat haberi, yalnızca görev yaptığı hastanede değil, kent genelinde de üzüntüyle karşılandı. Sağlık çalışanları ve vatandaşlar, Dr. Ünsal için taziye dileklerini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merhum Dr. Muhammet Fatih Ünsal’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, meslektaşlarına ve Şanlıurfa sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/genc-doktor-muhammet-fatih-unsalin-olumu-sanliurfayi-yasa-bogdu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8385.jpeg" type="image/jpeg" length="36756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geceleri Parçalanan Kan: PNH Nedir, Neden Tehlikelidir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/geceleri-parcalanan-kan-pnh-nedir-neden-tehlikelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/geceleri-parcalanan-kan-pnh-nedir-neden-tehlikelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Paroksismal noktürnal hemoglobinüri, nadir görülen ancak geç fark edildiğinde ölümcül sonuçlara yol açabilen ciddi bir kan hastalığıdır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sabah saatlerinde koyu renkli idrar, açıklanamayan kansızlık ve beklenmeyen damar tıkanıklıkları PNH için önemli uyarı işaretleri arasında yer alır.</p>

<p>Paroksismal noktürnal hemoglobinüri, kısa adıyla PNH, kemik iliğindeki kan yapıcı kök hücrelerde gelişen edinsel bir bozukluk sonucu ortaya çıkar. Hastalıkta kırmızı kan hücreleri, bağışıklık sisteminin bir parçası olan kompleman sistemine karşı savunmasız hale gelir.</p>

<p>Bu durum, damar içinde kırmızı kan hücrelerinin parçalanmasına yol açar. Tıbbi adıyla intravasküler hemoliz olarak bilinen bu süreç, hastalarda kansızlık, halsizlik, nefes darlığı ve koyu renkli idrar gibi belirtilerle kendini gösterebilir. PNH’nin temel klinik tablosunda hemoliz, tromboz ve kemik iliği yetmezliği öne çıkar.</p>

<p>PNH Nedir?</p>

<p>PNH, kırmızı kan hücrelerinin normalden daha kolay parçalandığı nadir bir kan hastalığıdır. Hastalığın temelinde çoğunlukla PIGA geninde oluşan edinsel mutasyon yer alır. Bu mutasyon nedeniyle hücre yüzeyinde bulunması gereken bazı koruyucu proteinler üretilemez.</p>

<p>Özellikle CD55 ve CD59 adı verilen proteinlerin eksikliği, kırmızı kan hücrelerini kompleman sistemine karşı açık hedef haline getirir. Hücreler bu korumadan mahrum kaldığında bağışıklık sistemi onları parçalayabilir.</p>

<p>Sabah Koyu Renkli İdrar Neden Önemli?</p>

<p>PNH’nin en dikkat çekici bulgularından biri, özellikle sabah saatlerinde fark edilen koyu renkli idrardır. Bu belirti, gece boyunca parçalanan kırmızı kan hücrelerinden açığa çıkan hemoglobinin idrarla atılması sonucu ortaya çıkabilir.</p>

<p>Ancak her PNH hastasında koyu renkli idrar görülmeyebilir. Bu nedenle hastalık yalnızca bu belirtiye bakılarak anlaşılmaz. Açıklanamayan kansızlık, sürekli halsizlik, nefes darlığı, karın ağrısı, yutma güçlüğü veya nedeni açıklanamayan pıhtılaşma öyküsü de hekim değerlendirmesi gerektirir.</p>

<p>En Büyük Risk: Beklenmedik Damar Tıkanıklıkları</p>

<p>PNH’yi tehlikeli yapan en önemli durumlardan biri tromboz, yani damar içinde pıhtı oluşumudur. Bu pıhtılar bazen bacak damarları gibi daha bilinen bölgelerde, bazen de karaciğer damarları veya beyin toplardamarları gibi daha atipik alanlarda ortaya çıkabilir.</p>

<p>Bu nedenle PNH, yalnızca bir kansızlık hastalığı olarak görülmemelidir. Nedeni açıklanamayan damar tıkanıklıkları, özellikle hemolitik anemi bulgularıyla birlikteyse, PNH açısından dikkatle değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kemik İliği Yetmezliğiyle Birlikte Görülebilir</p>

<p>PNH bazı hastalarda kemik iliği yetmezliğiyle birlikte seyredebilir. Aplastik anemi gibi durumlarla ilişkili olabilen bu tablo, yalnızca kırmızı kan hücrelerini değil, beyaz kan hücreleri ve trombositleri de etkileyebilir.</p>

<p>Bu durumda hastada kansızlık, enfeksiyonlara yatkınlık ve kanama eğilimi gibi ek sorunlar gelişebilir. Bu nedenle PNH şüphesinde yalnızca hemoglobin düzeyi değil, kan sayımının bütün parametreleri önem taşır.</p>

<p>PNH Tanısı Nasıl Konur?</p>

<p>PNH tanısında klinik şüphe kritik rol oynar. Özellikle Coombs testi negatif hemolitik anemi, açıklanamayan koyu renkli idrar ve beklenmeyen tromboz öyküsü varsa PNH akla gelmelidir.</p>

<p>Tanının doğrulanmasında kullanılan temel yöntem flow sitometri testidir. Bu test, kan hücrelerinin yüzeyindeki koruyucu proteinlerin eksik olup olmadığını gösterir. PNH tanısını doğrulamada flow sitometri standart test olarak kabul edilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavide Yeni Dönem: Kompleman Sistemi Hedefleniyor</p>

<p>PNH tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandı. Hastalığın ana mekanizmasını hedefleyen kompleman inhibitörleri, birçok hastada hemolizi kontrol altına alabiliyor ve pıhtı riskini azaltabiliyor.</p>

<p>Eculizumab ve ravulizumab gibi C5 inhibitörleri ile daha yeni kompleman hedefli tedaviler, PNH yönetiminde önemli seçenekler arasında yer alıyor. Güncel yaklaşımlarda kompleman baskılayıcı tedaviler, hemolitik veya trombotik PNH yönetiminin temel basamaklarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Bazı ağır ve seçilmiş olgularda kemik iliği nakli de gündeme gelebilir. Ancak bu karar hastanın yaşı, genel durumu, kemik iliği yetmezliği varlığı ve hastalığın seyri dikkate alınarak uzman hekimler tarafından verilir.</p>

<p>Hangi Belirtilerde Doktora Başvurulmalı?</p>

<p>PNH nadir görülen bir hastalık olduğu için her halsizlik veya koyu idrar PNH anlamına gelmez. Ancak şu durumlarda gecikmeden hematoloji değerlendirmesi önemlidir:</p>

<p>Açıklanamayan kansızlık, sabahları koyu renkli idrar, tekrarlayan halsizlik, nefes darlığı, nedeni bilinmeyen damar tıkanıklığı, karın ağrısı, yutma güçlüğü, aplastik anemi öyküsü veya kan değerlerinde birden fazla hücre grubunda düşüklük dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Küçük Bir Belirti, Büyük Bir Hastalığın Habercisi Olabilir</p>

<p>PNH sessiz ilerleyebilen, ancak erken tanı konulduğunda seyri değiştirilebilen ciddi bir hastalıktır. Hastalığın en tehlikeli yönü, bazen “açıklanamayan kansızlık” ya da “nedeni bilinmeyen pıhtı” başlıkları altında gözden kaçabilmesidir.</p>

<p>Sabah koyu renkli idrar, uzun süren halsizlik ve beklenmedik damar tıkanıklıkları vücudun verdiği sıradan işaretler olmayabilir. PNH’de erken farkındalık, tanıya giden yolu açar; doğru tanı ise hastanın yaşam süresini ve yaşam kalitesini belirgin biçimde etkileyebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/geceleri-parcalanan-kan-pnh-nedir-neden-tehlikelidir</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8380.jpeg" type="image/jpeg" length="20447"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ Öğretim Üyesi Duygu İlhan, Dünya Diş Hekimleri Federasyonu (FDI) Konsey Üyeliğine Seçildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbu-ogretim-uyesi-duygu-ilhan-dunya-dis-hekimleri-federasyonu-fdi-konsey-uyeligine-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbu-ogretim-uyesi-duygu-ilhan-dunya-dis-hekimleri-federasyonu-fdi-konsey-uyeligine-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Duygu İlhan, FDI Dünya Diş Hekimleri Federasyonu Konsey Üyeliğine yeniden seçilerek Türkiye’yi uluslararası diş hekimliği camiasında temsil etmeyi sürdürecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Duygu İlhan, dünya diş hekimliğinin en önemli çatı kuruluşları arasında yer alak Dünya Diş Hekimleri Federasyonu (FDI) Konsey Üyeliğine seçildi.</p>

<p>Dünya çapında bir milyondan fazla diş hekiminin temsil edildiği FDI, 134 ülkeden yaklaşık 200 ulusal diş hekimliği derneği ve uzman grubunu bünyesinde barındırıyor. Ağız ve diş sağlığının küresel ölçekte geliştirilmesi için çalışan federasyon, diş hekimliği mesleğinin uluslararası alandaki en güçlü temsil platformlarından biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Türkiye’den FDI Yönetiminde Tek Temsilci</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Duygu İlhan, FDI Konsey Üyeliğindeki ilk dönemini 2021-2024 yılları arasında başarıyla tamamladı. İlhan, Genel Kurulda aldığı oy çoğunluğuyla 2024-2027 dönemi için yeniden Konsey Üyesi seçildi.</p>

<p>Bu seçimle birlikte İlhan, Türkiye’den FDI yönetim kurulunda yer alan tek temsilci olma özelliğini sürdürüyor. İlhan’ın Konsey Üyesi olarak finans komitesi üyeliği, Avrupa Bölgesi’nden sorumlu Konsey Üyeliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu üyeliği gibi önemli görevleri bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rektör Aydın’dan Tebrik</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Dr. Öğr. Üyesi Duygu İlhan’ın FDI Dünya Diş Hekimleri Federasyonu Konsey Üyeliğine yeniden seçilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Hocamızın uluslararası düzeyde üstlendiği bu önemli görev, hem üniversitemiz hem de ülkemiz adına gurur vericidir. Dr. Öğr. Üyesi Duygu İlhan’ı tebrik ediyor, 2024-2027 dönemindeki çalışmalarında başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>FDI Konseyi Neden Önemli?</p>

<p>FDI Konseyi, federasyonun vizyonu ve misyonu doğrultusunda çalışmalarını yöneten en üst organlardan biri olarak görev yapıyor. Konsey; FDI Başkanı, Başkan Yardımcısı, Sayman ve Genel Kurul tarafından seçilen 10 Konsey Üyesinden oluşuyor.</p>

<p>Bu yapı, ağız ve diş sağlığı politikalarının küresel düzeyde şekillenmesinde önemli rol üstleniyor. Türkiye’den bir akademisyenin bu kurulda yer alması, hem Türk diş hekimliği camiası hem de sağlık eğitimi açısından dikkat çekici bir temsil başarısı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sofya’daki Genel Kurula Türkiye Delegasyonu Katıldı</p>

<p>23-24 Nisan 2026 tarihlerinde Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenen Avrupa Dişhekimleri Bölgesel Organizasyonu Genel Kurulu’na Türkiye delegasyonu da katıldı. Avrupa’dan sorumlu FDI Konsey Üyesi olarak Dr. Öğr. Üyesi Duygu İlhan da toplantıda yer aldı.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde görev yapan İlhan’ın uluslararası düzeyde üstlendiği bu sorumluluk, üniversitenin sağlık bilimleri alanındaki akademik birikimini küresel platformlara taşıması bakımından da önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbu-ogretim-uyesi-duygu-ilhan-dunya-dis-hekimleri-federasyonu-fdi-konsey-uyeligine-secildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8378.jpeg" type="image/jpeg" length="49323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun’da Kahreden Ölüm: Kavgayı Ayırmak İsteyen Utku Konak Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/giresunda-kahreden-olum-kavgayi-ayirmak-isteyen-utku-konak-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/giresunda-kahreden-olum-kavgayi-ayirmak-isteyen-utku-konak-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’da iki grup arasında çıkan kavgayı ayırmak isterken bıçaklanan Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 17 yaşındaki Konak’ın vefatı kentte derin üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun, genç yaşta gelen acı haberle sarsıldı. Aksu Mahallesi’nde 28 Nisan 2026 tarihinde yaşanan olayda, iki grup arasında çıkan kavgaya müdahale ederek tarafları ayırmak isteyen Utku Konak, bıçaklı saldırı sonucu ağır yaralandı.</p>

<p>Olayın ardından sağlık ekipleri tarafından Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Konak, yoğun bakımda tedavi altına alındı. Ancak 17 yaşındaki genç, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşam mücadelesini kaybetti.</p>

<p>Kavgayı Ayırmak İsterken Ağır Yaralandı</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, Giresun’un Aksu Mahallesi’nde meydana geldi. Sokakta kavga eden iki grubu gören Utku Konak’ın, tarafları sakinleştirmek ve kavgayı sonlandırmak amacıyla araya girdiği öğrenildi.</p>

<p>Bu sırada bıçak darbelerine hedef olan Konak, olay yerinde ağır yaralandı. Genç yaşta gelen ölüm haberi, ailesini, yakınlarını, parti teşkilatını ve Giresun kamuoyunu yasa boğdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatih Erbakan’dan Taziye Mesajı</p>

<p>Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Utku Konak’ın vefatının ardından sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı.</p>

<p>Erbakan mesajında, Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın vefatını büyük üzüntüyle öğrendiğini belirterek ailesine, yakınlarına ve teşkilata başsağlığı diledi.</p>

<p>İl Teşkilatından Acı Paylaşım</p>

<p>Yeniden Refah Partisi Giresun İl Başkanı Alaaddin Gidal da yayımladığı mesajda Utku Konak’ın alçakgönüllü ve dürüst kişiliğine dikkat çekti. Gidal, genç başkanın vefatının teşkilat ve şehir için büyük bir kayıp olduğunu ifade etti.</p>

<p>Giresun’da Derin Üzüntü</p>

<p>Henüz 17 yaşında olan Utku Konak’ın, bir kavgayı ayırmak isterken hayatını kaybetmesi kentte geniş yankı uyandırdı. Olayla ilgili sürecin adli makamlarca yürütüldüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/giresunda-kahreden-olum-kavgayi-ayirmak-isteyen-utku-konak-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8371.jpeg" type="image/jpeg" length="53493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Mesajları: Kısa ve Anlamlı Sözler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-mesajlari-kisa-ve-anlamli-sozler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-mesajlari-kisa-ve-anlamli-sozler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için en güzel mesajlar burada. Kısa, anlamlı, resmi ve paylaşmalık 1 Mayıs mesajlarıyla emekçilere özel kutlama sözleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alın teriyle hayatı var eden tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol>
 <li>Emeğin, adaletin ve dayanışmanın sesi hiç susmasın. 1 Mayıs kutlu olsun.</li>
 <li>Üreten, çalışan, hayatın yükünü omuzlayan tüm emekçilere saygıyla… 1 Mayıs kutlu olsun.</li>
 <li>Alın terinin değer gördüğü, emeğin karşılığını bulduğu yarınlara… 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.</li>
 <li>İşçinin, memurun, çiftçinin, sağlıkçının, öğretmenin; tüm emek verenlerin günü kutlu olsun.</li>
 <li>Bir ülkenin gerçek gücü, alın teriyle çalışan insanlarının emeğinde saklıdır. 1 Mayıs kutlu olsun.</li>
 <li>Emeğin hakkının teslim edildiği, adil ve huzurlu bir çalışma hayatı dileğiyle 1 Mayıs kutlu olsun.</li>
 <li>Hayatı güzelleştiren her işin arkasında bir emek, her emeğin arkasında büyük bir hikâye vardır. 1 Mayıs kutlu olsun.</li>
 <li>Üreten ellerin, yorulan yüreklerin ve alın teriyle büyüyen umutların günü kutlu olsun.</li>
 <li>Dayanışmanın güç, emeğin onur, alın terinin kıymet olduğu bir dünya dileğiyle 1 Mayıs kutlu olsun.</li>
 <li>Emeğiyle evine ekmek götüren, sabrıyla hayatı ayakta tutan tüm çalışanlara selam olsun.</li>
 <li>Daha adil, daha güvenli ve daha insanca çalışma şartları dileğiyle 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.</li>
 <li>Ülkemizin kalkınmasında emeği olan tüm işçilerimizin ve çalışanlarımızın 1 Mayıs’ını kutluyorum.</li>
 <li>Alın terinin bereket, emeğin izzet, dayanışmanın umut olduğu nice 1 Mayıs’lara.</li>
 <li>Her sabah yeniden başlayan mücadelenin, sessiz fedakârlığın ve helal kazancın günü kutlu olsun.</li>
 <li>Emek varsa üretim vardır, üretim varsa gelecek vardır. 1 Mayıs kutlu olsun.</li>
 <li>Hayatın her alanında iz bırakan emekçilerimize minnetle… 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.</li>
 <li>Soframıza ekmek, şehirlerimize hayat, geleceğimize umut katan tüm emekçilerin günü kutlu olsun.</li>
 <li>İş sağlığı ve güvenliğinin güçlendiği, emeğin korunduğu bir çalışma hayatı temennisiyle 1 Mayıs kutlu olsun.</li>
 <li>Birlik, dayanışma ve kardeşlik içinde; emeğin yüceldiği nice güzel günlere.</li>
 <li>Alın teri kutsaldır; emek, insanın onurudur. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.</li>
 <li>Gece gündüz demeden çalışan, üreten ve hayatı omuzlayan tüm emekçilere saygıyla…</li>
 <li>Daha güçlü bir Türkiye, emeğine sahip çıkan insanlarla mümkündür. 1 Mayıs kutlu olsun.</li>
 <li>Tarlada, fabrikada, hastanede, okulda, sahada ve masada çalışan herkesin emeğine selam olsun.</li>
 <li>Emeğin değersizleşmediği, alın terinin boşa akmadığı, dayanışmanın büyüdüğü bir gelecek dileğiyle 1 Mayıs kutlu olsun.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL GÜNLER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/1-mayis-emek-ve-dayanisma-gunu-mesajlari-kisa-ve-anlamli-sozler</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8369.jpeg" type="image/jpeg" length="48031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ben Takibinde Yeni Dönem: Tüm Vücudu Dakikalar İçinde Tarayan Robot]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ben-takibinde-yeni-donem-tum-vucudu-dakikalar-icinde-tarayan-robot</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ben-takibinde-yeni-donem-tum-vucudu-dakikalar-icinde-tarayan-robot" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cilt kanseri taramalarında teknolojinin rolü büyüyor. Paris merkezli medikal robotik şirketi SquareMind, tam vücut dermoskopik görüntüleme sistemi Swan için 18 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şirketin geliştirdiği Swan, dermatoloji kliniklerinde vücuttaki ben, leke ve cilt lezyonlarının daha standart biçimde görüntülenmesini hedefliyor. Sistem, robotik kol yardımıyla tüm vücuttan dermoskopik düzeyde görüntüler alıyor ve bu görüntüleri zaman içinde karşılaştırmaya imkân tanıyor.</p>

<p>Dakikalar İçinde Tam Vücut Görüntüleme</p>

<p>SquareMind’in açıklamasına göre Swan, klasik elde dermatoskopla yapılan noktasal incelemeyi tamamen ortadan kaldıran bir tanı robotu değil. Daha çok dermatologların iş yükünü azaltmayı ve cilt yüzeyinin daha kapsamlı şekilde kayıt altına alınmasını amaçlayan bir görüntüleme platformu olarak konumlandırılıyor.</p>

<p>Sistem, hastanın özel bir muayene alanında durmasıyla çalışıyor. Robotik kol, görsel ve sesli yönlendirmeler eşliğinde cildin farklı bölgelerinden görüntüler alıyor. İşlem temassız şekilde ve kısa sürede tamamlanıyor.</p>

<p>Yeni ve Değişen Benler Takip Edilebilecek</p>

<p>Swan’ın en dikkat çeken yönlerinden biri, aynı hastaya ait görüntülerin farklı muayene zamanlarında karşılaştırılabilmesi. Bu sayede yeni ortaya çıkan ya da şekil, renk ve boyut bakımından değişen benlerin daha düzenli izlenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bu özellik, özellikle melanom gibi erken fark edilmesi büyük önem taşıyan cilt kanserleri açısından klinik takibi güçlendirebilir. Ancak uzman değerlendirmesi burada kritik önemini koruyor. SquareMind de sistemin hekim kararının yerine geçmediğini, dermatologların klinik değerlendirmesini desteklediğini belirtiyor.</p>

<p>Dermatologların Yerini Değil, Elini Güçlendirmeyi Hedefliyor</p>

<p>Swan, yapay zekâ destekli yazılımla birlikte çalışıyor. Bu yazılım, görüntülerin incelenmesine ve değişimlerin fark edilmesine yardımcı oluyor. Buna rağmen nihai tıbbi kararın hekimde kaldığı özellikle vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle sistem için “melanomu kesin olarak erken teşhis ediyor” demek doğru değil. Daha güvenli ifade, Swan’ın şüpheli cilt lezyonlarının daha düzenli izlenmesine ve dermatologların erken farkındalığına katkı sunmayı hedeflediği yönünde olmalı.</p>

<p>ABD ve Avrupa’da Kullanım Hedefi</p>

<p>Şirketin açıklamasında Swan’ın FDA-listed ve CE-marked olduğu, bu durumun ABD ve Avrupa’da ticari kullanım için önemli bir zemin oluşturduğu bildirildi. Yeni yatırımın ise ticari büyüme, mühendislik ve müşteri destek ekiplerinin genişletilmesi için kullanılacağı aktarıldı.</p>

<p>Sağlıkta Robotik Dönüşüm Hızlanıyor</p>

<p>Cilt muayenelerinde robotik görüntüleme sistemlerinin yaygınlaşması, dermatoloji kliniklerinde daha hızlı, daha standart ve daha kayıtlı bir takip döneminin kapısını aralayabilir. Özellikle ben takibi, cilt lekeleri ve riskli lezyonların izlenmesi gibi alanlarda bu tür sistemlerin hekimlere yardımcı olması bekleniyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar açısından temel nokta değişmiyor: Robotik sistemler muayeneyi destekleyebilir, fakat tanı ve tedavi kararı mutlaka dermatoloji uzmanı tarafından verilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ben-takibinde-yeni-donem-tum-vucudu-dakikalar-icinde-tarayan-robot</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8368-1.jpeg" type="image/jpeg" length="62995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fibrodysplasia Ossificans Progressiva nasıl anlaşılır? Erken belirtiler önemli]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fibrodysplasia-ossificans-progressiva-nasil-anlasilir-erken-belirtiler-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fibrodysplasia-ossificans-progressiva-nasil-anlasilir-erken-belirtiler-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fibrodysplasia Ossificans Progressiva, kas ve bağ dokularında yanlış yerde kemik oluşumuna yol açan çok nadir bir genetik hastalık olarak biliniyor. FOP’ta erken belirtilerin fark edilmesi, gereksiz biyopsi, enjeksiyon ve cerrahi girişimlerden kaçınmak açısından kritik önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günlük hayatta düşme, çarpma ya da ağrılı bir şişlik çoğu zaman basit bir travma sanılabilir.<br />
Ancak bazı sertlikler kaybolmak yerine kalıcı hale geliyorsa daha dikkatli bakmak gerekir.<br />
Fibrodysplasia Ossificans Progressiva, erken tanındığında hastanın yaşam kalitesini korumaya yönelik önemli adımların daha doğru planlanmasını sağlayabilir.</p>

<p>Fibrodysplasia Ossificans Progressiva nedir?</p>

<p>Fibrodysplasia Ossificans Progressiva, kısa adıyla FOP, kas, tendon ve bağ dokularında zamanla kemik oluşmasına neden olan nadir bir genetik hastalıktır.</p>

<p>Bu hastalıkta sorun kemik eksikliği değil, vücudun yanlış yerde kemik üretmesidir. Normalde esnek kalması gereken dokular giderek sertleşebilir ve hareket kabiliyeti kısıtlanabilir.</p>

<p>FOP ilerleyici bir seyir gösterebilir. Boyun, omuz, sırt, çene ve eklem çevresindeki sertleşmeler zaman içinde günlük yaşamı zorlaştırabilir.</p>

<p>FOP neden olur?</p>

<p>FOP’un temelinde çoğunlukla ACVR1 genindeki değişiklikler yer alır. Bu gen, kemik oluşumunu düzenleyen biyolojik sinyallerle ilişkilidir.</p>

<p>Genetik değişiklik nedeniyle vücutta kemikleşme sinyalleri yanlış zamanda ve yanlış yerde aktif hale gelebilir. Böylece kas ve bağ dokularında “heterotopik ossifikasyon” adı verilen anormal kemik oluşumu gelişebilir.</p>

<p>Hastalık çoğu zaman aile öyküsü olmadan ortaya çıkar. Yani anne ya da babada FOP bulunmaması, çocukta hastalığın görülmeyeceği anlamına gelmez.</p>

<p>Fibrodysplasia Ossificans Progressiva erken belirtileri nelerdir?</p>

<p>FOP’un en dikkat çekici erken ipuçlarından biri, doğumdan itibaren görülebilen kısa, eğri veya şekil bozukluğu gösteren ayak başparmağıdır. Bu bulgu bazı çocuklarda tanı için ilk sessiz işaret olabilir.</p>

<p>Çocukluk döneminde boyun, sırt, omuz veya baş bölgesinde ağrılı yumuşak doku şişlikleri gelişebilir. Bu şişlikler ilk başta travma, enfeksiyon ya da kas zedelenmesi sanılabilir.</p>

<p>Farkı belirleyen nokta, şişliğin zamanla yumuşayıp kaybolmak yerine sertleşmesi ve hareketi kısıtlamaya başlamasıdır. Özellikle tekrarlayan, ağrılı ve giderek sertleşen kitlelerde FOP ihtimali akılda tutulmalıdır.</p>

<p>FOP nasıl anlaşılır?</p>

<p>FOP, tek bir belirtiye bakılarak anlaşılmaz. Ancak doğuştan ayak başparmağı şekil bozukluğu ile birlikte tekrarlayan sertleşen şişlikler görülüyorsa tablo daha dikkat çekici hale gelir.</p>

<p>Boyun hareketlerinde kısıtlılık, omuz çevresinde sertlik, sırt bölgesinde ağrılı kabarıklıklar ve travma sonrası beklenenden farklı sertleşmeler hastalığın işaretleri arasında yer alabilir.</p>

<p>Bu belirtiler başka hastalıklarla karışabileceği için değerlendirme mutlaka hekim tarafından yapılmalıdır. FOP’ta yanlış tanı, hastanın gereksiz işlemlere maruz kalmasına neden olabilir.</p>

<p>Kimlerde daha sık görülür?</p>

<p>FOP son derece nadir görülen bir hastalıktır. Genellikle çocukluk çağında fark edilir ve hem kız hem erkek çocuklarda görülebilir.</p>

<p>Hastalık genetik kökenli olsa da çoğu vakada ailede benzer hastalık öyküsü bulunmayabilir. Bu nedenle “ailede yoksa olmaz” düşüncesi yanıltıcıdır.</p>

<p>Doğuştan ayak başparmağı anomalisi olan, çocukluk döneminde tekrarlayan ağrılı şişlikler yaşayan ve bu şişlikleri zamanla sertleşen çocuklar dikkatle değerlendirilmelidir.</p>

<p>Ne zaman doktora gidilmeli?</p>

<p>Kas içinde ya da eklem çevresinde tekrarlayan, ağrılı ve giderek sertleşen şişlikler varsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p>Özellikle bu tablo düşme, çarpma, kas içi enjeksiyon veya cerrahi girişim sonrası belirginleşiyorsa daha dikkatli olunmalıdır. FOP’ta travma, yeni kemik oluşumunu tetikleyebilir.</p>

<p>Boyun hareketlerinde belirgin azalma, çene açmada güçlük, omuz ve sırt hareketlerinde kısıtlılık gibi bulgular da ihmal edilmemelidir.</p>

<p>Fibrodysplasia Ossificans Progressiva için hangi doktora gidilir?</p>

<p>İlk başvuru çocuklarda çocuk sağlığı ve hastalıkları ya da çocuk romatolojisi/çocuk ortopedisi üzerinden yapılabilir. Erişkinlerde ise ortopedi ve travmatoloji, romatoloji, tıbbi genetik ve gerektiğinde fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümleri değerlendirme sürecinde rol alabilir.</p>

<p>Şüpheli vakalarda tıbbi genetik değerlendirme önemlidir. Çünkü FOP tanısında genetik test, klinik bulguları destekleyen güçlü bir araçtır.</p>

<p>Erken başvuru yalnızca tanı için değil, hastaya zarar verebilecek gereksiz biyopsi, kas içi enjeksiyon veya cerrahi girişimlerden kaçınmak için de önem taşır.</p>

<p>FOP nasıl teşhis edilir?</p>

<p>FOP tanısı öncelikle klinik bulguların dikkatli değerlendirilmesiyle gündeme gelir. Doğuştan ayak başparmağı anomalisi, tekrarlayan ağrılı şişlikler ve anormal kemikleşme bulguları birlikte ele alınır.</p>

<p>Görüntüleme yöntemleri, kemikleşmenin yerini ve yaygınlığını göstermede yardımcı olabilir. Ancak her hastada aynı yöntem gerekmez; karar hastanın durumuna göre verilir.</p>

<p>Kesin tanıya yardımcı olmak için ACVR1 genine yönelik moleküler genetik test yapılabilir. GeneReviews, FOP tanısında heterotopik kemikleşme, ayak başparmağı anomalisi ve ACVR1 varyantının önemli tanı unsurları olduğunu bildiriyor.</p>

<p>Tedavisi var mı?</p>

<p>FOP’ta hastalığı tamamen ortadan kaldıran yaygın bir tedavi yaklaşımı bulunmamaktadır. Tedavi planı hastanın yaşı, hastalığın yaygınlığı, alevlenme dönemleri ve hareket kısıtlılığının derecesine göre belirlenir.</p>

<p>Standart yaklaşımda amaç travmayı azaltmak, alevlenmeleri dikkatle izlemek, ağrıyı kontrol etmek, hareket kabiliyetini korumak ve gereksiz invaziv işlemlerden kaçınmaktır.</p>

<p>Fizik tedavi ve rehabilitasyon planı da dikkatle yapılmalıdır. Çünkü agresif egzersiz, sert müdahale veya zorlayıcı uygulamalar bazı hastalarda tabloyu kötüleştirebilir.</p>

<p>Yeni tedaviler ve güncel gelişmeler</p>

<p>FOP alanında son yıllarda dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri palovarotene etken maddesidir. FDA etiketinde Sohonos’un, erişkinlerde ve belirli yaş üzerindeki çocuklarda yeni heterotopik kemikleşme hacmini azaltmak için endike olduğu belirtilmektedir; kullanım yaşı kız çocuklarında 8 yaş ve üzeri, erkek çocuklarında 10 yaş ve üzeri olarak yer almaktadır.</p>

<p>Bu tedavi her hasta için uygun olmayabilir. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda yakın takip gerektiren yan etkiler ve özel uyarılar bulunduğu için karar mutlaka uzman hekim tarafından verilmelidir.</p>

<p>Bir diğer güncel başlık ise garetosmab çalışmalarıdır. Regeneron, garetosmab için FDA’nın öncelikli inceleme sürecini kabul ettiğini ve ilacın Activin A’yı hedefleyen monoklonal antikor olduğunu bildirdi. Ancak bu tür gelişmeler, “kesin çözüm” şeklinde yorumlanmamalı; onay durumu, hasta grubu ve güvenlilik verileri uzmanlar tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p>FOP nasıl önlenir?</p>

<p>FOP genetik kökenli bir hastalık olduğu için klasik anlamda tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak tanı sonrası bazı risklerin azaltılması mümkündür.</p>

<p>Travmadan korunmak, gereksiz cerrahi girişimlerden kaçınmak, kas içi enjeksiyonlar konusunda hekimi mutlaka bilgilendirmek ve diş tedavileri dahil tüm işlemleri FOP bilgisi olan hekimlerle planlamak önemlidir.</p>

<p>GeneReviews, FOP’ta heterotopik kemikleşmenin kendiliğinden gelişebileceğini veya travma ve kas içi aşılar gibi durumlarla tetiklenebileceğini aktarıyor. Bu nedenle hastanın sağlık geçmişinde FOP bilgisinin açıkça yer alması hayati öneme sahip olabilir.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>FOP’ta en sık yapılan hata, sertleşen şişlikleri sıradan travma ya da iyi huylu kitle sanıp biyopsi veya cerrahiyle çıkarmaya çalışmaktır.</p>

<p>Bu hastalıkta bazı invaziv işlemler yeni kemik oluşumunu tetikleyebilir. Bu yüzden tanı şüphesinde aceleci müdahale yerine, ilgili branşların birlikte değerlendirme yapması gerekir.</p>

<p>FOP ölümcül müdür?</p>

<p>FOP doğrudan ani seyirli bir hastalık gibi değerlendirilmez; ancak ilerleyici hareket kısıtlılığı, çene ve göğüs kafesi etkilenimi gibi durumlar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.</p>

<p>Hastalığın seyri kişiden kişiye değişebilir. Erken tanı, doğru takip ve travmadan korunma yaşam kalitesi açısından büyük önem taşır.</p>

<p>FOP kendiliğinden geçer mi?</p>

<p>FOP kendiliğinden kaybolan bir hastalık değildir. Alevlenme dönemlerindeki ağrı ve şişlik azalabilir; ancak oluşan kemikleşme kalıcı hareket kısıtlılığına neden olabilir.</p>

<p>Bu nedenle “geçer” diye beklemek yerine, özellikle çocukluk çağındaki şüpheli belirtilerde uzman görüşü alınmalıdır.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kısa soru-cevap</p>

<p>FOP bulaşıcı mı?<br />
Hayır. Fibrodysplasia Ossificans Progressiva bulaşıcı değildir; genetik kökenli nadir bir hastalıktır.</p>

<p>Evde takip etmek güvenli mi?<br />
Tekrarlayan ve sertleşen şişliklerde yalnızca evde takip doğru değildir. Uzman değerlendirmesi gerekir.</p>

<p>Çocuklarda ilk belirti ne olabilir?<br />
Doğuştan şekil bozukluğu gösteren ayak başparmağı, çocukluk çağında dikkat çeken erken ipuçlarından biri olabilir.</p>

<p>FOP başka hastalıklarla karışır mı?<br />
Evet. Travma, tümör, enfeksiyon veya kas hastalıklarıyla karışabilir. Bu nedenle tanı yalnızca belirtiye bakılarak konulmamalıdır.</p>

<p>Tedavi gecikirse ne olur?<br />
Gecikme, gereksiz işlemlere ve hareket kısıtlılığının ilerlemesine yol açabilir. Erken tanı, yanlış müdahaleleri önleme açısından önemlidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fibrodysplasia-ossificans-progressiva-nasil-anlasilir-erken-belirtiler-onemli</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8365.jpeg" type="image/jpeg" length="97872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Uludağ Yolunda Feci Kaza: Giresunlu Temel Kurt Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bursa-uludag-yolunda-feci-kaza-giresunlu-temel-kurt-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bursa-uludag-yolunda-feci-kaza-giresunlu-temel-kurt-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’nın Osmangazi ilçesinde Uludağ yolu üzerindeki ormanlık alanda meydana gelen feci olayda, kesilen ağacın kamyonetin üzerine devrilmesi sonucu Giresun Espiyeli Temel Kurt yaşamını yitirdi. Kazada iki kişi de yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa’da Uludağ yolu üzerinde yaşanan acı olay, Giresun’u yasa boğdu. Osmangazi ilçesine bağlı Soğukpınar mevkisindeki ormanlık alanda, inşaat alanına malzeme taşıyan kamyonetin üzerine çam ağacı devrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Feci kazada kamyonetin sürücüsü olduğu öğrenilen Giresun Espiyeli Temel Kurt hayatını kaybetti. Araçta bulunan Orhan Çalışkan ve Vahit Sağır ise yaralandı.</p>

<p>Kesilen ağaç kamyonetin kabinine düştü</p>

<p>Olayın sabah saatlerinde Uludağ Yolu Soğukpınar mevkisinde meydana geldiği öğrenildi. İddiaya göre, Temel Kurt’un kullandığı 16 CFF 20 plakalı kamyonet, inşaat alanına malzeme taşıdığı sırada ormanlık bölgede kesilen çam ağacının altında kaldı.</p>

<p>Devrilen ağacın kamyonetin kabin kısmına isabet etmesiyle araçta büyük hasar oluştu. Ağır darbe alan sürücü Temel Kurt olay yerinde yaşamını yitirirken, yanında bulunan iki kişi yaralandı.</p>

<p>Giresun Espiyeli genç hayatını kaybetti</p>

<p>Kazanın ardından bölgeye jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde 35 yaşındaki Temel Kurt’un hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Yaralılar Orhan Çalışkan ve Vahit Sağır, ilk müdahalenin ardından Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.</p>

<p>Evli ve iki çocuk babası olduğu belirtilen Temel Kurt’un vefatı, memleketi Giresun’un Espiye ilçesinde büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Devrilen ağacın yanında motorlu testere bulundu</p>

<p>Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde, devrilen ağacın yanında motorlu testere bulunduğu ve çevredeki bazı ağaçlarda kesik izleri olduğu görüldü.</p>

<p>Öte yandan özel şirket çalışanlarının olay sırasında ağaç kesimi yapılmadığını ileri sürdüğü öğrenildi. Jandarma ekipleri, olayın nasıl meydana geldiğini belirlemek için bölgede inceleme başlattı.</p>

<p>Soruşturma başlatıldı</p>

<p>Temel Kurt’un cansız bedeni, savcılık incelemesinin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bursa-uludag-yolunda-feci-kaza-giresunlu-temel-kurt-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 06:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8354-1.jpeg" type="image/jpeg" length="37754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[eGFR Nedir? Böbrek Fonksiyonunu Gösteren Değer Ne Anlama Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/egfr-nedir-bobrek-fonksiyonunu-gosteren-deger-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/egfr-nedir-bobrek-fonksiyonunu-gosteren-deger-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[eGFR, böbreklerin kanı ne kadar iyi süzdüğünü gösteren en önemli laboratuvar değerlerinden biridir. Kan tahlilinde görülen bu sonuç, özellikle “eGFR nedir, eGFR normal değeri kaç olmalı, eGFR düşüklüğü tehlikeli mi?” sorularıyla sık araştırılır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak eGFR sonucu tek başına kesin hastalık tanısı koydurmaz; değer mutlaka kişinin yaşı, şikâyetleri, muayene bulguları, kreatinin düzeyi, idrar testi ve diğer kan sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>eGFR nedir?</p>

<p>eGFR, “estimated glomerular filtration rate” ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede “tahmini glomerüler filtrasyon hızı” anlamına gelir.</p>

<p>Daha anlaşılır ifadeyle eGFR, böbreklerin bir dakikada ne kadar kanı süzebildiğini tahmini olarak gösterir. Böbreklerdeki küçük filtreleme birimleri olan glomerüller, kandaki atık maddelerin ve fazla sıvının vücuttan uzaklaştırılmasında görev alır. eGFR testi de bu süzme kapasitesi hakkında fikir verir.</p>

<p>Bu nedenle “eGFR kan tahlilinde nedir?” sorusunun en sade cevabı şudur: Böbreklerin çalışma gücünü gösteren önemli bir hesaplama değeridir.</p>

<p>eGFR neyi gösterir?</p>

<p>eGFR, böbreklerin süzme işlevinin yeterli olup olmadığına dair ipucu verir. Genellikle kanda kreatinin düzeyiyle birlikte hesaplanır. Yaş, cinsiyet ve bazı biyolojik özellikler bu hesaplamada dikkate alınabilir.</p>

<p>eGFR sonucunun düşük çıkması, böbreklerin kanı beklenenden daha yavaş süzdüğünü düşündürebilir. Bu durum geçici bir sıvı kaybından, kullanılan ilaçlardan, enfeksiyonlardan ya da böbrek fonksiyonunu etkileyen kronik hastalıklardan kaynaklanabilir.</p>

<p>Burada kritik nokta şudur: Tek bir kan değeriyle kesin hastalık tanısı konulmaz. eGFR sonucu, idrar albümin/kreatinin oranı, kreatinin, üre, elektrolitler, tansiyon, diyabet durumu ve hastanın genel tablosuyla birlikte okunmalıdır.</p>

<p>eGFR normal değeri nedir?</p>

<p>Genel olarak erişkinlerde eGFR değerinin 90 mL/dk/1.73 m² ve üzerinde olması böbrek süzme kapasitesi açısından normal ya da normale yakın kabul edilir. Ancak yaş ilerledikçe eGFR değerinde bir miktar düşüş görülebilir.</p>

<p>Sık kullanılan değerlendirme aralıkları şöyledir:</p>

<p>eGFR 90 ve üzeri: Genellikle normal ya da yüksek kabul edilir. Ancak idrarda protein kaçağı gibi başka bulgular varsa yine takip gerekebilir.</p>

<p>eGFR 60-89 arası: Hafif azalma anlamına gelebilir. Tek başına kronik böbrek hastalığı demek değildir; başka böbrek hasarı bulguları olup olmadığına bakılır.</p>

<p>eGFR 45-59 arası: Böbrek fonksiyonunda hafif-orta düzey azalma açısından dikkat gerektirir.</p>

<p>eGFR 30-44 arası: Orta-ileri düzey azalma olarak değerlendirilir ve daha yakın takip gerekebilir.</p>

<p>eGFR 15-29 arası: Böbrek fonksiyonunda ciddi azalma gösterebilir.</p>

<p>eGFR 15’in altı: Böbrek yetmezliği açısından ciddi bir tabloyu düşündürebilir ve acil uzman değerlendirmesi gerektirebilir. KDIGO sınıflamasında eGFR kategorileri G1’den G5’e kadar bu eşiklerle tanımlanır; kronik böbrek hastalığı değerlendirmesinde süre, neden ve albüminüri de önemlidir.</p>

<p>Referans aralıkları laboratuvara göre değişebilir. Bu nedenle raporda yazan referans değerler ve hekimin yorumu esas alınmalıdır.</p>

<p>eGFR yüksekliği neden olur?</p>

<p>eGFR yüksekliği çoğu zaman tek başına hastalık göstergesi olarak değerlendirilmez. Bazı kişilerde özellikle genç yaşta, gebelikte ya da vücut yapısına bağlı olarak eGFR daha yüksek hesaplanabilir.</p>

<p>Bununla birlikte “eGFR yüksekliği neden olur?” sorusu özellikle diyabet gibi durumlarda önem kazanabilir. Bazı erken dönem böbrek etkilenmelerinde böbrekler başlangıçta normalden fazla süzme eğilimi gösterebilir. Buna hiperfiltrasyon denir. Ancak bu yorum yalnızca laboratuvar sonucuna bakılarak yapılamaz.</p>

<p>eGFR yüksek çıktıysa paniğe kapılmak yerine sonucun kreatinin, idrar testi, kan şekeri, tansiyon ve kişinin genel sağlık durumu ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>eGFR düşüklüğü neden olur?</p>

<p>“eGFR düşüklüğü neden olur?” sorusunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü böbreklerin süzme kapasitesini etkileyen birçok durum vardır.</p>

<p>En sık ilişkili nedenler arasında uzun süreli yüksek tansiyon, diyabet, böbrek damarlarını etkileyen hastalıklar, böbrek iltihapları, idrar yollarında tıkanıklık, bazı romatizmal hastalıklar, uzun süreli ağrı kesici kullanımı ve kalp-damar hastalıkları yer alabilir.</p>

<p>Ayrıca susuz kalma, yoğun kusma-ishal, ağır enfeksiyonlar, bazı ilaçlar ve geçici böbrek zorlanmaları da eGFR değerini düşürebilir. Bu yüzden eGFR düşüklüğü görüldüğünde sonuç hemen “kalıcı böbrek yetmezliği” anlamına gelmez. Değerin ne kadar düşük olduğu, ne kadar süredir devam ettiği ve beraberinde idrarda protein kaçağı olup olmadığı önemlidir.</p>

<p>eGFR yüksek olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>eGFR yüksekliği çoğu kişide belirti vermez. Zaten çoğu zaman başka bir nedenle yapılan kan tahlilinde fark edilir.</p>

<p>Eğer yüksek eGFR diyabet, gebelik, yüksek kan şekeri ya da böbrekte hiperfiltrasyonla ilişkili bir tablo içinde değerlendiriliyorsa, asıl belirtiler altta yatan duruma bağlı olabilir. Örneğin sık idrara çıkma, aşırı susama, kan şekeri düzensizliği ya da tansiyon değişiklikleri gibi bulgular tabloya eşlik edebilir.</p>

<p>Ancak yalnızca “eGFR yüksek çıktı” diye belirti aranması doğru değildir. Bu değer, tek başına hastalık adı koyan bir sonuç değildir.</p>

<p>eGFR düşük olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>eGFR düşüklüğü erken dönemde hiçbir belirti vermeyebilir. Böbrek fonksiyonları azalmaya başladığında kişi kendini tamamen normal hissedebilir. Bu nedenle özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı ya da ailede böbrek hastalığı öyküsü olan kişilerde düzenli kontrol önemlidir.</p>

<p>Daha belirgin düşüşlerde halsizlik, çabuk yorulma, iştahsızlık, bulantı, ayak bileklerinde şişlik, göz çevresinde şişlik, idrar miktarında değişiklik, gece sık idrara çıkma, kaşıntı, nefes darlığı ve tansiyon yüksekliği görülebilir.</p>

<p>Bu belirtiler yalnızca böbrek hastalıklarına özgü değildir. Başka birçok hastalıkta da benzer şikâyetler olabilir. Bu nedenle sonuçlar mutlaka şikâyetler, muayene bulguları ve diğer testlerle birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>eGFR hangi değerlerde dikkat edilmelidir?</p>

<p>“eGFR kaç olursa tehlikeli?” sorusu en çok merak edilen başlıklardan biridir. Genel yaklaşımda eGFR’nin 60’ın altında olması dikkat gerektirir. Ancak kronik böbrek hastalığından söz edebilmek için bu düşüklüğün genellikle en az 3 ay devam etmesi veya böbrek hasarını gösteren başka bulgularla birlikte olması beklenir.</p>

<p>eGFR 60’ın altındaysa: Sonucun tekrar edilmesi, idrar testiyle birlikte değerlendirilmesi ve altta yatan nedenlerin araştırılması gerekebilir.</p>

<p>eGFR 30’un altındaysa: Böbrek fonksiyonunda ciddi azalma ihtimali nedeniyle daha yakın takip gerekir.</p>

<p>eGFR 15’in altındaysa: Böbrek yetmezliği açısından acil ve uzman değerlendirmesi önemlidir.</p>

<p>Ancak her düşük değer aynı anlama gelmez. Yaşlı bir kişide, kas kütlesi düşük bir hastada, susuz kalmış bir kişide ya da bazı ilaçları kullananlarda sonuç farklı yorumlanabilir.</p>

<p>eGFR sonucu hangi hastalıklarla ilişkili olabilir?</p>

<p>eGFR düşüklüğü; kronik böbrek hastalığı, diyabete bağlı böbrek etkilenmesi, hipertansiyona bağlı böbrek hasarı, glomerülonefritler, polikistik böbrek hastalığı, böbrek damar hastalıkları, idrar yolu tıkanıklıkları ve bazı sistemik hastalıklarla ilişkili olabilir.</p>

<p>Kalp yetmezliği, ağır enfeksiyonlar, sıvı kaybı, bazı antibiyotikler, kontrast madde kullanımı ve uzun süreli kontrolsüz ağrı kesici kullanımı da böbrek fonksiyonlarını etkileyebilir.</p>

<p>Bu noktada “eGFR düşüklüğü hangi hastalıkların belirtisi olabilir?” sorusuna verilecek en doğru yanıt şudur: eGFR düşüklüğü böbrek fonksiyonunda azalma ihtimalini gösterir; ancak hangi hastalıkla ilişkili olduğunu anlamak için ek değerlendirme gerekir.</p>

<p>eGFR sonucu tek başına ne ifade etmez?</p>

<p>eGFR sonucu tek başına “böbrek yetmezliği var” ya da “böbrekler tamamen sağlıklı” dedirtmez. Çünkü bu değer tahmini bir hesaplamadır ve bazı durumlarda yanıltıcı olabilir.</p>

<p>Kas kütlesi çok düşük olanlarda, ileri yaşta, yoğun spor yapanlarda, gebelikte, ciddi beslenme bozukluklarında, ani sıvı kaybında veya bazı ilaç kullanımlarında kreatinin ve eGFR ilişkisi farklı yorumlanabilir.</p>

<p>Ayrıca eGFR normal olsa bile idrarda protein kaçağı, kanama, böbrek görüntüleme bulguları veya tansiyon yüksekliği varsa böbrek sağlığı açısından değerlendirme gerekebilir. Bu nedenle eGFR, tek başına değil; klinik tabloyla birlikte anlam kazanır.</p>

<p>eGFR için hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?</p>

<p>eGFR sonucu 60’ın altında çıktıysa, özellikle bu durum tekrar eden testlerde devam ediyorsa doktora başvurulmalıdır. Değer 30’un altına inmişse, vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi önemlidir.</p>

<p>Ayaklarda şişlik, idrar miktarında belirgin azalma, idrarda köpürme, kanlı idrar, kontrolsüz tansiyon yüksekliği, açıklanamayan halsizlik, bulantı, nefes darlığı ya da diyabetle birlikte böbrek fonksiyonlarında bozulma varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.</p>

<p>Diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı, ailede böbrek hastalığı öyküsü, ileri yaş veya uzun süreli ilaç kullanımı olan kişilerde eGFR takibi daha büyük önem taşır.</p>

<p>eGFR düşüklüğü tehlikeli mi?</p>

<p>eGFR düşüklüğü her zaman acil ve ağır bir tablo anlamına gelmez; ancak ciddiye alınması gereken bir uyarı işaretidir. Özellikle 60’ın altındaki değerler tekrar ediyorsa, 30’un altına düşüyorsa veya idrar testinde protein kaçağı eşlik ediyorsa böbrek sağlığı açısından ayrıntılı inceleme gerekir.</p>

<p>Erken fark edilen böbrek fonksiyon azalması, altta yatan nedenlerin kontrol altına alınmasıyla daha yakından izlenebilir. Bu yüzden eGFR sonucunu görmezden gelmek de, tek başına sonuca bakıp paniğe kapılmak da doğru değildir.</p>

<p>eGFR değerini etkileyen faktörler nelerdir?</p>

<p>eGFR sonucu; yaş, cinsiyet, kas kütlesi, kreatinin düzeyi, sıvı durumu, beslenme, kullanılan ilaçlar ve bazı akut hastalıklardan etkilenebilir. Ağır egzersiz, susuzluk, enfeksiyon veya yakın zamanda kullanılan bazı ilaçlar da sonucu değiştirebilir.</p>

<p>Bu nedenle “eGFR kaç olmalı?” sorusunun cevabı kişiden kişiye değişebilir. Aynı değer genç bir kişiyle ileri yaştaki bir kişide farklı anlam taşıyabilir. En doğru yorum, kişinin genel sağlık tablosunu bilen hekim tarafından yapılır.</p>

<p>Sonuç: eGFR böbrek sağlığı için önemli ama tek başına yeterli değildir</p>

<p>eGFR, böbreklerin süzme kapasitesini gösteren değerli bir testtir. Düşük eGFR, böbrek fonksiyonlarında azalma ihtimalini gündeme getirir; yüksek eGFR ise çoğu zaman tek başına hastalık anlamına gelmez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu sonuç hiçbir zaman tek başına kesin tanı yerine geçmez. Referans aralıkları laboratuvara göre değişebilir. eGFR mutlaka şikâyetler, muayene bulguları, idrar testi, kreatinin, üre, elektrolitler ve diğer tetkiklerle birlikte değerlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİYOKİMYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/egfr-nedir-bobrek-fonksiyonunu-gosteren-deger-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 06:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/kan-biyokimya.webp" type="image/jpeg" length="13131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Homosistein Nedir? Yüksekliği ve Düşüklüğü Ne Anlama Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/homosistein-nedir-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/homosistein-nedir-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Homosistein, son yıllarda özellikle “kalp damar sağlığı”, “B12 eksikliği”, “folat eksikliği” ve “kan pıhtılaşması riski” gibi başlıklarla daha sık araştırılan kan parametrelerinden biri haline geldi. Kan tahlilinde homosistein değerini gören birçok kişi, “Homosistein yüksekliği tehlikeli mi?”, “Homosistein kaç olursa riskli?” ve “Homosistein düşüklüğü ne anlama gelir?” sorularına yanıt arıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu değer tek başına kesin hastalık tanısı koydurmaz. Ancak özellikle B12, B6 ve folat metabolizmasıyla ilişkili olduğu için bazı vitamin eksiklikleri, böbrek fonksiyonları ve damar sağlığı açısından hekimlere önemli ipuçları verebilir. Homosistein düzeyi mutlaka kişinin şikâyetleri, muayene bulguları ve diğer laboratuvar sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Homosistein nedir?</p>

<p>Homosistein, vücutta proteinlerin yapı taşlarından biri olan metiyonin adlı amino asidin işlenmesi sırasında ortaya çıkan bir ara maddedir. Normal şartlarda vücut homosisteini hızla başka maddelere dönüştürür.</p>

<p>Bu dönüşümde özellikle B12 vitamini, B6 vitamini ve folat önemli rol oynar. Bu vitaminlerden biri eksik olduğunda homosistein kanda birikebilir. Bu nedenle “homosistein nedir?” sorusunun cevabı yalnızca bir kan değeri değildir; aynı zamanda vücudun vitamin metabolizması ve damar sağlığı hakkında fikir veren biyokimyasal bir göstergedir.</p>

<p>Homosistein neyi gösterir?</p>

<p>Homosistein testi, vücudun bazı B vitaminlerini ne kadar etkin kullandığını göstermeye yardımcı olabilir. Özellikle B12 eksikliği, folat eksikliği, bazı genetik yatkınlıklar, böbrek hastalıkları ve damar sağlığı açısından değerlendirmeye alınabilir.</p>

<p>Ancak burada kritik nokta şudur: Tek bir kan değeriyle kesin hastalık tanısı konulmaz. Homosistein yüksekliği, hekim için bir işaret fişeği olabilir; fakat hastalığın adı, nedeni ve tedavi ihtiyacı başka testlerle birlikte netleşir.</p>

<p>Homosistein normal değeri nedir?</p>

<p>Homosistein normal aralığı laboratuvara göre değişebilir. Genel olarak sağlıklı erişkinlerde homosistein düzeyi yaklaşık 5-15 µmol/L aralığında kabul edilir. 15 µmol/L üzerindeki değerler çoğu zaman yüksek homosistein olarak değerlendirilir.</p>

<p>Genel değerlendirme şu şekildedir:</p>

<p>5-15 µmol/L: Genellikle normal aralık olarak kabul edilir.</p>

<p>15-30 µmol/L: Hafif homosistein yüksekliği olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>30-100 µmol/L: Orta düzey homosistein yüksekliği olarak yorumlanabilir ve altta yatan neden araştırılmalıdır.</p>

<p>100 µmol/L üzeri: Ciddi homosistein yüksekliği olarak kabul edilir ve tıbbi değerlendirme gerektirir.</p>

<p>Bu değerler tek başına kesin tanı anlamına gelmez. Referans aralıkları laboratuvara göre değişebilir. Sonuçlar kişinin yaşı, beslenme durumu, ilaç kullanımı, böbrek fonksiyonları ve eşlik eden hastalıklarıyla birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Homosistein yüksekliği neden olur?</p>

<p>Homosistein yüksekliği en sık B vitaminleriyle ilişkilendirilir. Özellikle B12 vitamini eksikliği, B6 vitamini eksikliği ve folat eksikliği homosisteinin kanda yükselmesine yol açabilir. Çünkü vücut bu vitaminleri homosisteini parçalamak ve dönüştürmek için kullanır.</p>

<p>Homosistein yüksekliğine yol açabilecek durumlar arasında şunlar yer alabilir:</p>

<ul>
 <li>B12, B6 veya folat eksikliği</li>
 <li>Yetersiz ve dengesiz beslenme</li>
 <li>Böbrek fonksiyonlarında bozulma</li>
 <li>Bazı tiroit hastalıkları</li>
 <li>Bazı ilaçların etkisi</li>
 <li>Sigara kullanımı</li>
 <li>İleri yaş</li>
 <li>Nadir genetik metabolizma bozuklukları</li>
 <li>Homosistinüri gibi kalıtsal hastalıklar</li>
</ul>

<p>“Homosistein neden yükselir?” sorusunun cevabı kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle yüksek sonuç görüldüğünde yalnızca vitamin takviyesi düşünmek doğru değildir; önce altta yatan neden araştırılmalıdır.</p>

<p>Homosistein düşüklüğü neden olur?</p>

<p>Homosistein düşüklüğü, yüksekliği kadar sık gündeme gelen bir bulgu değildir. Çoğu durumda düşük homosistein değeri tek başına klinik açıdan büyük bir sorun anlamına gelmeyebilir.</p>

<p>Bazı kişilerde yeterli B vitamini alımı, dengeli beslenme, düşük metiyonin alımı veya metabolik farklılıklar nedeniyle homosistein daha düşük ölçülebilir. Bununla birlikte her düşük değer “sağlıklıdır” diye de yorumlanmamalıdır. Özellikle ciddi beslenme bozukluğu, kronik hastalık veya farklı laboratuvar bulguları varsa sonuç hekim tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p>Homosistein yüksek olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>Homosistein yüksekliği çoğu zaman doğrudan belirti vermez. Kişi kan tahlili yaptırana kadar bu değerin yüksek olduğunu fark etmeyebilir. Belirtiler daha çok homosistein yüksekliğine yol açan nedene bağlı ortaya çıkar.</p>

<p>Örneğin B12 veya folat eksikliği varsa şu şikâyetler görülebilir:</p>

<ul>
 <li>Halsizlik</li>
 <li>Çabuk yorulma</li>
 <li>Baş dönmesi</li>
 <li>Unutkanlık veya dikkat dağınıklığı</li>
 <li>El ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma</li>
 <li>Solukluk</li>
 <li>Dil yanması veya ağız içinde hassasiyet</li>
 <li>Çarpıntı hissi</li>
</ul>

<p>“Homosistein yüksekliği belirtileri nelerdir?” sorusuna net bir tek listeyle yanıt vermek zordur. Çünkü yüksek homosistein bazen sessiz ilerler, bazen de altta yatan vitamin eksikliğinin küçük alarmlarıyla kendini gösterir.</p>

<p>Homosistein düşük olursa hangi belirtiler görülebilir?</p>

<p>Homosistein düşüklüğü genellikle belirgin bir belirtiyle ilişkilendirilmez. Çoğu kişide tesadüfen görülür ve tek başına hastalık göstergesi sayılmaz.</p>

<p>Ancak homosistein sonucu çok düşük çıkmışsa, beraberinde başka anormal kan değerleri varsa ya da kişide belirgin halsizlik, kilo kaybı, beslenme bozukluğu veya kronik hastalık bulguları bulunuyorsa sonuç hekime gösterilmelidir.</p>

<p>Homosistein hangi değerlerde dikkat edilmelidir?</p>

<p>Homosistein değerinde özellikle 15 µmol/L üzeri sonuçlar dikkatle değerlendirilmelidir. 15-30 µmol/L arası hafif yükseklik olarak görülebilirken, 30 µmol/L üzeri değerlerde altta yatan nedenin araştırılması daha önemli hale gelir. 100 µmol/L üzerindeki değerler ise ciddi yükseklik kategorisinde kabul edilir ve tıbbi değerlendirme gerektirir.</p>

<p>Ancak “Homosistein kaç olursa tehlikeli?” sorusunun cevabı yalnızca rakamla verilmez. Aynı değer, genç ve sağlıklı bir kişide farklı; böbrek hastalığı, damar hastalığı, pıhtı öyküsü veya ciddi vitamin eksikliği olan bir kişide farklı anlam taşıyabilir.</p>

<p>Bu nedenle homosistein sonucu, kan tahlilindeki diğer değerlerle birlikte yorumlanmalıdır. Özellikle B12, folat, böbrek fonksiyonları, tiroit testleri ve kişinin klinik durumu değerlendirilmeden tek başına “tehlikeli” ya da “önemsiz” denilmesi doğru değildir.</p>

<p>Homosistein sonucu hangi hastalıklarla ilişkili olabilir?</p>

<p>Yüksek homosistein bazı hastalıklarla ilişkilendirilebilir. Bu, homosistein yüksekliği o hastalığın kesin nedeni ya da kesin belirtisi demek değildir. Daha doğru ifade şudur: Homosistein yüksekliği bazı klinik durumlarda daha sık görülebilir ve risk değerlendirmesinde yardımcı olabilir.</p>

<p>İlişkili olabilecek durumlar arasında şunlar yer alır:</p>

<ul>
 <li>B12 vitamini eksikliği</li>
 <li>Folat eksikliği</li>
 <li>B6 vitamini eksikliği</li>
 <li>Böbrek hastalıkları</li>
 <li>Kalp damar hastalıkları açısından artmış risk</li>
 <li>İnme ve damar tıkanıklığı riskiyle ilişkili durumlar</li>
 <li>Derin ven trombozu gibi pıhtılaşma sorunları</li>
 <li>Homosistinüri gibi nadir kalıtsal metabolizma hastalıkları</li>
</ul>

<p>Bazı araştırmalar yüksek homosisteinin kalp hastalığı, inme ve pıhtılaşma sorunlarıyla ilişkili olabileceğini bildirmektedir. Ancak homosisteini düşürmenin her zaman kalp damar olaylarını azalttığı konusunda tıbbi literatürde tartışmalar bulunmaktadır. Bu nedenle sonuç, “tek başına kalp hastalığı göstergesi” gibi okunmamalıdır.</p>

<p>Homosistein sonucu tek başına ne ifade etmez?</p>

<p>Homosistein sonucu tek başına kesin tanı koydurmaz. Yüksek çıkması, kişide mutlaka damar tıkanıklığı, kalp hastalığı ya da pıhtı olduğu anlamına gelmez. Düşük çıkması da her zaman özel bir hastalık göstergesi değildir.</p>

<p>Bu testin doğru yorumlanabilmesi için genellikle şu bilgilerle birlikte değerlendirme yapılır:</p>

<ul>
 <li>B12 vitamini düzeyi</li>
 <li>Folat düzeyi</li>
 <li>B6 vitamini durumu</li>
 <li>Tam kan sayımı</li>
 <li>Böbrek fonksiyon testleri</li>
 <li>Tiroit testleri</li>
 <li>Kişinin yaşı ve beslenme düzeni</li>
 <li>İlaç kullanımı</li>
 <li>Aile öyküsü</li>
 <li>Şikâyetler ve muayene bulguları</li>
</ul>

<p>Bu nedenle kan sonucunda yalnızca homosistein değerine bakarak takviye başlamak, ilaç kullanmak veya ciddi hastalık endişesine kapılmak doğru yaklaşım değildir.</p>

<p>Homosistein için hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?</p>

<p>Homosistein yüksekliği saptandıysa, özellikle değer 15 µmol/L üzerindeyse ve beraberinde halsizlik, uyuşma, unutkanlık, kansızlık bulguları, damar hastalığı öyküsü veya pıhtılaşma sorunu varsa doktora başvurulmalıdır.</p>

<p>Aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir:</p>

<ul>
 <li>Homosistein değerinin 30 µmol/L üzerinde olması</li>
 <li>Daha önce damar tıkanıklığı, inme veya pıhtı öyküsü bulunması</li>
 <li>B12 veya folat eksikliği belirtilerinin eşlik etmesi</li>
 <li>Böbrek hastalığı bulunması</li>
 <li>Gebelik planı ya da gebelik döneminde anormal sonuç görülmesi</li>
 <li>Ailede erken yaşta damar hastalığı öyküsü olması</li>
 <li>Tekrarlayan düşük veya pıhtılaşma sorunları yaşanması</li>
</ul>

<p>Hekim gerekli görürse B12, folat, böbrek fonksiyonları, tiroit testleri ve farklı metabolik incelemeler isteyebilir. Tedavi yaklaşımı ise değerin kendisine değil, altta yatan nedene göre şekillenir.</p>

<p>Homosistein yüksekliği nasıl değerlendirilir?</p>

<p>Homosistein yüksekliği görüldüğünde ilk adım, değerin neden yükseldiğini anlamaktır. Bazen basit bir vitamin eksikliği tabloyu açıklayabilir. Bazen böbrek fonksiyonları, kullanılan ilaçlar, sigara, beslenme alışkanlıkları veya genetik yatkınlık devreye girer.</p>

<p>Bu nedenle “Homosistein yüksekliği nasıl düşürülür?” sorusunun yanıtı kişisel değerlendirme gerektirir. Hekim önerisi olmadan yüksek doz vitamin takviyesi kullanmak doğru değildir. Çünkü eksiklik olup olmadığı, hangi vitaminin gerektiği ve dozun ne olacağı laboratuvar sonuçlarına göre belirlenmelidir.</p>

<p>Homosistein sonucunda panik değil, doğru takip önemli</p>

<p>Homosistein, vücudun küçük ama anlamlı uyarı lambalarından biridir. Yüksekliği bazen vitamin eksikliğine, bazen böbrek fonksiyonlarına, bazen de damar sağlığı açısından daha dikkatli olunması gereken bir zemine işaret edebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu değer tek başına hüküm cümlesi değildir. En doğru yaklaşım, homosistein sonucunu diğer testlerle birlikte değerlendirmek, referans aralıklarının laboratuvara göre değişebileceğini bilmek ve sonucu mutlaka hekim görüşüyle yorumlamaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİYOKİMYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/homosistein-nedir-yuksekligi-ve-dusuklugu-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 06:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/kan-biyokimya.webp" type="image/jpeg" length="88021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahve İçenleri Sevindiren Araştırma: Ağız ve Boğaz Kanseri Riskinde Dikkat Çeken Sonuç]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kahve-icenleri-sevindiren-arastirma-agiz-ve-bogaz-kanseri-riskinde-dikkat-ceken-sonuc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kahve-icenleri-sevindiren-arastirma-agiz-ve-bogaz-kanseri-riskinde-dikkat-ceken-sonuc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası bir çalışma, düzenli kahve tüketimi ile bazı baş-boyun kanseri türleri arasında daha düşük risk ilişkisi olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>25 binden fazla kişinin verileriyle yapılan analizde, kahve tüketenlerde özellikle ağız ve boğaz bölgesini etkileyen bazı kanser türleri açısından dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı.</p>

<p>Bilim dünyasında kahvenin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin araştırmalara bir yenisi daha eklendi. Cancer dergisinde yayımlanan uluslararası çalışma, kahve tüketimi ile baş-boyun kanseri riski arasındaki ilişkiyi mercek altına aldı.</p>

<p>Araştırmada 9 bin 548 baş-boyun kanseri vakası ile 15 bin 783 kontrol grubunun verileri değerlendirildi. Toplamda 25 binden fazla kişinin incelendiği analiz, kahve tüketimi ile bazı kanser türleri arasında anlamlı bir ilişki olabileceğini gösterdi.</p>

<p>Günde 4 Fincandan Fazla Kahve İçenlerde Daha Düşük Risk</p>

<p>Çalışmanın sonuçlarına göre, günde 4 fincandan fazla kafeinli kahve tüketen kişilerde baş-boyun kanseri genelinde daha düşük risk ilişkisi saptandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada özellikle ağız boşluğu ve orofarenks bölgesini etkileyen kanser türleri için kahve tüketimiyle daha düşük risk arasında bağlantı bulundu.</p>

<p>Bu sonuç, kahvenin yalnızca günlük enerji ve dikkat desteğiyle değil, uzun vadeli sağlık araştırmalarıyla da gündemde kalmaya devam ettiğini gösterdi.</p>

<p>Ağız ve Boğaz Kanseri Açısından Dikkat Çeken Bulgular</p>

<p>Baş-boyun kanserleri; ağız boşluğu, yutak, gırtlak ve çevre dokuları etkileyebilen geniş bir hastalık grubunu kapsıyor.</p>

<p>Yeni çalışmada kahve tüketimiyle özellikle ağız ve boğaz bölgesindeki bazı kanser türleri arasında daha düşük risk ilişkisi rapor edildi.</p>

<p>Bilim insanları, kahvenin içeriğinde bulunan doğal bileşiklerin bu tabloda rol oynayabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Kahvedeki Doğal Bileşikler Gündemde</p>

<p>Kahve; polifenoller ve antioksidanlar bakımından zengin içeriğiyle uzun süredir bilimsel araştırmalara konu oluyor.</p>

<p>Araştırmacılar, kahvede yer alan bu biyolojik aktif bileşiklerin hücresel düzeyde koruyucu mekanizmalarla ilişkili olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Bu nedenle kahve, yalnızca yaygın tüketilen bir içecek değil, aynı zamanda beslenme ve kanser riski araştırmalarında sık incelenen bir başlık olarak öne çıkıyor.</p>

<p>25 Binden Fazla Kişinin Verisi İncelendi</p>

<p>Çalışmanın güçlü yönlerinden biri, geniş katılımcı verisiyle hazırlanmış olması.</p>

<p>Uluslararası veriler üzerinden yapılan analizde, binlerce kanser vakası ve kontrol grubu birlikte değerlendirildi. Bu da kahve tüketimi ile baş-boyun kanseri arasındaki ilişkinin daha geniş bir örneklemde incelenmesine imkân sağladı.</p>

<p>Kahve Tüketimi Sağlık Araştırmalarının Merkezinde</p>

<p>Kahve, dünya genelinde en çok tüketilen içeceklerden biri olmasının yanında sağlık üzerindeki etkileri nedeniyle bilim insanlarının ilgisini çekmeye devam ediyor.</p>

<p>Daha önce kalp-damar sağlığı, metabolizma, karaciğer hastalıkları ve bazı kanser türleriyle ilişkilendirilen kahve, bu kez ağız ve boğaz kanserleri açısından gündeme geldi.</p>

<p>Uzmanlar Dengeli Tüketimi Öne Çıkarıyor</p>

<p>Araştırma, kahve tüketimiyle bazı kanser türleri arasında olumlu bir ilişki olabileceğini gösterse de kahvenin tüketim şekli ve miktarı önemini koruyor.</p>

<p>Şeker ilavesiz, sade ve ölçülü kahve tüketimi; genel sağlıklı beslenme yaklaşımı içinde daha uygun bir seçenek olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sonuçlar Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Yeni çalışma, düzenli kahve tüketiminin ağız ve boğaz bölgesini etkileyen bazı kanser türleriyle daha düşük risk ilişkisi taşıyabileceğini gösterdi.</p>

<p>Bu bulgu, kahvenin sağlık üzerindeki etkilerine dair araştırmalara güçlü bir veri daha ekledi.</p>

<p>Ancak en önemli mesaj şu: Kahve, sağlıklı yaşamın tek başına belirleyicisi değil; tütün ürünlerinden uzak durmak, alkol tüketimini sınırlamak, dengeli beslenmek ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek baş-boyun kanserlerinden korunmada temel başlıklar arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kahve-icenleri-sevindiren-arastirma-agiz-ve-bogaz-kanseri-riskinde-dikkat-ceken-sonuc</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 06:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8351.jpeg" type="image/jpeg" length="30573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlk Nöbet, Bazı Hastalarda Daha Büyük Bir Sorunun İşareti Olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ilk-nobet-bazi-hastalarda-daha-buyuk-bir-sorunun-isareti-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ilk-nobet-bazi-hastalarda-daha-buyuk-bir-sorunun-isareti-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[JAMA Neurology’de yayımlanan yeni bir araştırma, ilk kez nöbet geçiren yetişkinlerde özellikle ilk bir yıl içinde kanser tanısı alma riskinin genel nüfusa göre daha yüksek olabileceğini ortaya koydu. Uzmanlara göre bu bulgu, her nöbetin kanser anlamına geldiğini göstermiyor; ancak bazı hastalarda daha geniş tanısal değerlendirmenin önemine işaret ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk kez epileptik nöbet geçiren yetişkinlerde altta yatan nedenin yalnızca nörolojik hastalıklarla sınırlı olmayabileceğine dair dikkat çekici bir araştırma yayımlandı.</p>

<p>JAMA Neurology dergisinde 27 Nisan 2026’da çevrim içi yayımlanan çalışmada, Danimarka’daki ulusal sağlık kayıtları üzerinden 49 bin 894 yetişkin incelendi. Araştırma, ilk kez hastane kaydıyla nöbet tanısı alan ve daha önce kanser öyküsü bulunmayan kişilerde kanser tanısı alma riskini değerlendirdi.</p>

<p>İlk Bir Yıl Kritik Görünüyor</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çeken sonucu, ilk nöbetten sonraki ilk bir yıl içinde kanser tanısı alma riskinin belirgin şekilde artmış olması.</p>

<p>Çalışmaya göre ilk bir yıl içinde herhangi bir kanser için mutlak risk yüzde 4,1 olarak hesaplandı. Nörolojik kanserlerde bu oran yüzde 2,4, nörolojik olmayan kanserlerde ise yüzde 1,7 olarak bildirildi.</p>

<p>Araştırmada nörolojik kanserler için standartlaştırılmış insidans oranının genel nüfusa kıyasla oldukça yüksek olduğu, nörolojik olmayan kanserlerde de risk artışı bulunduğu belirtildi. Bu tablo, ilk kez ortaya çıkan nöbetin bazı hastalarda henüz tanı almamış bir kanserin erken klinik işareti olabileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Her Nöbet Kanser İşareti Değil</p>

<p>Bu noktada en önemli uyarı şu: Çalışma, “ilk kez nöbet geçiren herkes kanserdir” sonucunu vermiyor.</p>

<p>Araştırma bir toplum temelli kohort çalışması. Yani geniş bir hasta grubunda risk ilişkisi incelendi. Bu tür çalışmalar, hekimlere hangi hasta gruplarında daha dikkatli olunması gerektiğini gösterir; ancak tek başına kişisel tanı koydurmaz.</p>

<p>İlk kez nöbet geçiren bir kişide nedenler çok geniş bir yelpazeye yayılabilir. Beyin damar hastalıkları, metabolik bozukluklar, enfeksiyonlar, ilaçlar, travmalar, uyku yoksunluğu ve epilepsi gibi birçok durum nöbete yol açabilir.</p>

<p>Neden Önemli?</p>

<p>Nöbet, beyindeki elektriksel aktivitenin anormal ve ani şekilde değişmesiyle ortaya çıkan klinik bir tablodur. Bazı kanserler doğrudan beyni etkileyerek nöbetle belirti verebilir. Bazı kanserlerde ise sistemik etkiler, metabolik bozukluklar ya da dolaylı mekanizmalar nöbet riskini artırabilir.</p>

<p>Araştırmanın önemi de burada yatıyor: İlk kez nöbet geçiren bazı hastalarda yalnızca nörolojik değerlendirme değil, hastanın yaşı, klinik bulguları, görüntüleme sonuçları ve risk profiline göre daha geniş bir kanser araştırması da gündeme gelebilir.</p>

<p>Uzun Vadede Risk Daha Düşük Ama Tamamen Kaybolmuyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada risk yalnızca ilk bir yılla sınırlı incelenmedi. Araştırmacılar, 1 yıldan 5 yıla kadar olan dönem ile 5 yıldan 20 yıla kadar olan dönemi de değerlendirdi.</p>

<p>Verilere göre ilk bir yıldaki artış daha belirgin olsa da uzun vadede de genel nüfusa kıyasla hafif düzeyde artmış risk devam etti. Araştırmacılar, bu bulgunun özellikle seçilmiş klinik durumlarda daha dikkatli tanısal yaklaşım gerektirebileceğini vurguladı.</p>

<p>Hangi Hastalarda Daha Dikkatli Olunmalı?</p>

<p>Araştırma doğrudan bir tarama protokolü önermiyor. Ancak klinik açıdan şu durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme önem kazanabilir:</p>

<p>İleri yaşta ilk kez nöbet geçirilmesi, açıklanamayan kilo kaybı, geçmeyen baş ağrısı, nörolojik muayenede anormallik, beyin görüntülemesinde şüpheli bulgu, kanser açısından aile öyküsü veya sistemik belirtiler hekimlerin daha geniş inceleme planlamasına neden olabilir.</p>

<p>Bu değerlendirme, kişinin kendi başına panikle test yaptırması şeklinde değil; nöroloji ve ilgili branşların yönlendirmesiyle yapılmalıdır.</p>

<p>İlk Kez Nöbet Geçiren Kişi Ne Yapmalı?</p>

<p>İlk kez nöbet geçiren bir kişi mutlaka tıbbi değerlendirmeden geçmelidir. Nöbet kısa sürmüş ve kişi kendine gelmiş olsa bile, altta yatan nedenin araştırılması gerekir.</p>

<p>Özellikle nöbetin tekrarlaması, bilinç kaybının uzun sürmesi, konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güçsüzlük, şiddetli baş ağrısı, ateş, travma ya da gebelik gibi durumlarda acil sağlık yardımı alınmalıdır.</p>

<p>Araştırmanın Mesajı Ne?</p>

<p>JAMA Neurology’de yayımlanan çalışma, ilk kez nöbet geçiren yetişkinlerde kanser riskinin özellikle ilk yıl içinde dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Ancak bu bulgu, korku üretmek için değil, tanıda gözden kaçabilecek durumlara karşı hekim farkındalığını artırmak için önemli. Nöbet, bazen beynin kısa devre yapan alarm zili gibidir; her alarm yangın anlamına gelmez, ama alarmı yok saymak da doğru değildir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ilk-nobet-bazi-hastalarda-daha-buyuk-bir-sorunun-isareti-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 05:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8349.jpeg" type="image/jpeg" length="25508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail’den Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda müdahale]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/israilden-kuresel-sumud-filosuna-uluslararasi-sularda-mudahale</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/israilden-kuresel-sumud-filosuna-uluslararasi-sularda-mudahale" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz’e açılan Küresel Sumud Filosu, Girit açıklarında İsrail donanmasının müdahalesiyle karşı karşıya kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail basını, yardım gemilerine uluslararası sularda el konulmaya başlandığını duyururken, filodaki bazı teknelerle iletişimin kesildiği bildirildi.</p>

<p>Gazze ablukasını kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu, Akdeniz’de yeni bir kriz başlığının merkezine yerleşti.</p>

<p>İsrail basınında yer alan haberlere göre İsrail donanması, Gazze’ye doğru ilerleyen filoya uluslararası sularda müdahaleye başladı. Müdahalenin, gemilerin Gazze kıyılarından yüzlerce deniz mili uzakta, Girit Adası açıklarında bulunduğu sırada gerçekleştiği belirtildi.</p>

<p>İsrail basını: Gemilere el konulmaya başlandı</p>

<p>İsrail Ordu Radyosu’nun aktardığına göre, adı açıklanmayan İsrailli bir kaynak, Gazze’ye yardım götüren filo gemilerine İsrail kıyılarından uzakta el konulmaya başlandığını ileri sürdü.</p>

<p>İsrail’in Kanal 12 televizyonu ise filoda yer alan gemilerden en az birinin İsrail donanması tarafından ele geçirildiğini iddia etti. İsrail ordusu ise filoya doğrudan müdahale edilip edilmediği sorusuna net yanıt vermedi; donanmanın Gazze ablukasını sürdürme konusunda kararlı olduğunu bildirdi.</p>

<p>11 gemiyle irtibat kesildi iddiası</p>

<p>Küresel Sumud Filosu’na yakın kaynaklar, uluslararası sularda bulunan bazı teknelerle irtibatın kesildiğini duyurdu. Bazı haberlerde, 11 gemiyle iletişimin sağlanamadığı bilgisi yer aldı.</p>

<p>Filodaki aktivistlerin sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarda, askeri botların teknelere yaklaştığı, katılımcılara emir verildiği ve iletişim kanallarında kesinti yaşandığı öne sürüldü.</p>

<p>Filo 26 Nisan’da Sicilya’dan yola çıkmıştı</p>

<p>Küresel Sumud Filosu’nun “2026 Bahar Misyonu”, 26 Nisan’da İtalya’nın Sicilya Adası’ndan Akdeniz’e açılmıştı. Filonun amacı, Gazze’ye yönelik deniz ablukasını aşarak bölgeye insani yardım ulaştırmak olarak açıklanmıştı.</p>

<p>Daha önce Eylül 2025’te düzenlenen benzer girişimde de İsrail güçlerinin filoya uluslararası sularda müdahale ettiği ve gönüllüleri İsrail’e götürdüğü bildirilmişti.</p>

<p>Uluslararası sularda müdahale tartışması büyüyor</p>

<p>Müdahalenin Gazze kıyılarına yakın bir noktada değil, Girit açıklarında ve uluslararası sularda gerçekleştiğine yönelik bilgiler, olayın uluslararası hukuk boyutunu yeniden gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filoda farklı ülkelerden aktivistlerin ve gönüllülerin bulunduğu belirtilirken, gözaltı, alıkoyma ya da gemilerin akıbetine ilişkin resmi ve kapsamlı açıklama henüz yapılmadı.</p>

<p>Bölgeden gelen bilgiler, Akdeniz’deki yardım filosu krizinin önümüzdeki saatlerde diplomatik tartışmaları da büyütebileceğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/israilden-kuresel-sumud-filosuna-uluslararasi-sularda-mudahale</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 01:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8348-1.jpeg" type="image/jpeg" length="94610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ortaca’daki Silahlı Saldırıda Seray Yılmaz ve Hatice Yeysikan Öldü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ortacadaki-silahli-saldirida-seray-yilmaz-ve-hatice-yeysikan-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ortacadaki-silahli-saldirida-seray-yilmaz-ve-hatice-yeysikan-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Ortaca ilçesinde bir otelin önünde meydana gelen silahlı saldırıda kurşunların hedefi olan Seray Yılmaz’ın ardından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Hatice Yeysikan da yaşamını yitirdi. Olayda hayatını kaybedenlerin sayısı ikiye yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla’nın Ortaca ilçesi Terzialiler Mahallesi Başoğlu Sokak’ta bulunan bir otelin önünde silahlı saldırı meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.C. isimli şüpheli, henüz belirlenemeyen nedenle iki kadına ateş açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde 25 yaşındaki Seray Yılmaz’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Hastaneye Kaldırılan Hatice Yeysikan Kurtarılamadı</p>

<p>Saldırıda ağır yaralanan 32 yaşındaki Hatice Yeysikan, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan Yeysikan, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Yeysikan’ın da yaşamını yitirmesiyle birlikte Ortaca’daki silahlı saldırıda can kaybı ikiye çıktı.</p>

<p>Şüphelinin Yakalanması İçin Çalışma Başlatıldı</p>

<p>Olayın ardından bölgeden kaçtığı belirtilen E.C.’nin yakalanması için polis ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Saldırının yaşandığı çevrede güvenlik önlemleri artırılırken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Ortaca’da Büyük Üzüntü</p>

<p>Seray Yılmaz ve Hatice Yeysikan’ın ölüm haberi ilçede derin üzüntüye neden oldu. İki kadının cenazelerinin otopsi işlemleri için morga kaldırıldığı öğrenildi.</p>

<p>Olayın nedeni ve şüphelinin yakalanmasına ilişkin resmi açıklamaların soruşturma ilerledikçe netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ortacadaki-silahli-saldirida-seray-yilmaz-ve-hatice-yeysikan-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/adli-tip.jpg" type="image/jpeg" length="32364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Necmettin Koç Kimdir? Hayatı, Eğitimi ve Emniyet Kariyeri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/necmettin-koc-kimdir-hayati-egitimi-ve-emniyet-kariyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/necmettin-koc-kimdir-hayati-egitimi-ve-emniyet-kariyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necmettin Koç, Türk Emniyet Teşkilatı içinde farklı illerde ve görev alanlarında sorumluluk üstlenmiş 1. Sınıf Emniyet Müdürüdür. Kayseri’den başlayan eğitim hayatı, Polis Akademisi sonrası Ankara, Tunceli, Kayseri, Kütahya, Pretorya, Yozgat ve Konya hattında şekillenen uzun soluklu bir mesleki kariyere uzanmıştır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Necmettin Koç kimdir?</p>

<p>Necmettin Koç, 1972 yılında Kayseri’de doğan, 1994 yılında Polis Akademisinden mezun olduktan sonra Emniyet Teşkilatı’nda göreve başlayan 1. Sınıf Emniyet Müdürüdür. Meslek hayatında Ankara Emniyet Müdürlüğü, Başbakanlık Koruma Müdürlüğü, Tunceli Emniyet Müdürlüğü, Kayseri Emniyet Müdürlüğü, Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü ve Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü gibi farklı görev alanlarında çalıştı. 30 Nisan 2026 tarihli atama kararıyla Konya İl Emniyet Müdürlüğü görevine getirildi.</p>

<p>Koç’un biyografisi, kamu güvenliği alanında uzun yıllara yayılan kurum tecrübesi ve il emniyet müdürlüğü düzeyindeki görevleri üzerinden şekilleniyor. Emniyet teşkilatındaki kariyeri, yalnızca bir görev sıralaması değil; farklı şehirlerde, farklı güvenlik ihtiyaçları ve idari sorumluluklar içinde gelişen bir mesleki yolculuk niteliği taşıyor.</p>

<p>Necmettin Koç nasıl tanındı?</p>

<p>Necmettin Koç, Emniyet Teşkilatı içinde üstlendiği görevlerle tanınan bir kamu yöneticisidir. Meslek hayatında çeşitli rütbelerde görev aldıktan sonra il emniyet müdürlüğü seviyesine yükselmesi, onu emniyet bürokrasisi içinde bilinen isimler arasına taşıdı.</p>

<p>Kariyerinde öne çıkan dönemeçlerden biri, 19 Eylül 2019 tarihli ve 2019/320 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kütahya İl Emniyet Müdürü olarak atanması oldu. Bu görev, Koç’un il düzeyinde emniyet hizmetlerinin yönetimi, kurum içi koordinasyon ve kamu düzenine ilişkin idari süreçlerde sorumluluk üstlendiği önemli aşamalardan biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Daha sonra yurt dışı göreviyle mesleki tecrübesini farklı bir alana taşıdı. 2022 yılında Türkiye’nin Pretorya Büyükelçiliği’nde İçişleri Müşaviri olarak görev aldı. Bu görev, güvenlik bürokrasisinin diplomatik temsil boyutunu da kapsayan bir sorumluluk alanı sundu.</p>

<p>Necmettin Koç nereli, kaç yaşında?</p>

<p>Necmettin Koç, Kayseri doğumludur. 1972 yılında dünyaya gelen Koç, 2026 yılı itibarıyla 54 yaşındadır. İlk, orta ve lise öğrenimini Kayseri’de tamamladıktan sonra polislik mesleğine yöneldi.</p>

<p>Kayseri’de geçen eğitim yılları, onun meslek hayatına uzanan ilk basamağını oluşturdu. Ardından Polis Akademisi eğitimiyle Emniyet Teşkilatı’na katıldı. Bu yönüyle Koç’un kariyer çizgisi, yerel eğitim hayatından ulusal güvenlik bürokrasisine uzanan klasik fakat güçlü bir kamu görevi rotası üzerinden ilerledi.</p>

<p>Eğitim hayatı nasıl şekillendi?</p>

<p>Necmettin Koç’un eğitim hayatında en belirleyici aşama Polis Akademisi oldu. 1994 yılında Polis Akademisinden mezun olarak Emniyet Teşkilatı’na katıldı ve ilk görevine Ankara Emniyet Müdürlüğünde başladı.</p>

<p>Polis Akademisi mezuniyeti, Koç’un mesleki kimliğinin temelini oluşturdu. Akademi eğitiminin ardından sahada başlayan görev süreci, ona farklı birimlerde deneyim kazanma imkânı verdi. Ankara’daki ilk görev dönemi, hem büyükşehir emniyet yapısını tanıması hem de teşkilatın işleyişine doğrudan dahil olması açısından kariyerinin başlangıç noktası oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kariyerinin ilk yıllarında hangi görevlerde bulundu?</p>

<p>Koç, meslek hayatına Ankara Emniyet Müdürlüğünde başladı. Ardından farklı rütbelerde Başbakanlık Koruma Müdürlüğü, Tunceli Emniyet Müdürlüğü ve Kayseri Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yaptı. Bu görevler, onun hem koruma hizmetleri hem de il emniyet yapılanmaları içinde tecrübe kazanmasını sağladı.</p>

<p>Başbakanlık Koruma Müdürlüğü görevi, güvenlik hassasiyeti yüksek bir alanda çalışma disiplini gerektiren bir görev alanı olarak öne çıktı. Tunceli ve Kayseri’deki görevleri ise farklı şehir dinamikleri içinde emniyet hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin saha tecrübesini artırdı.</p>

<p>Bu çeşitlilik, Koç’un kariyerinde yalnızca idari görevlerin değil, farklı güvenlik ihtiyaçlarına temas eden saha deneyiminin de önemli yer tuttuğunu gösteriyor. Emniyet mensupları açısından farklı illerde görev yapmak, kurum kültürünü ve yerel ihtiyaçları birlikte okuyabilme becerisini güçlendiren bir süreç olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü dönemi</p>

<p>Necmettin Koç’un kariyerindeki önemli görevlerden biri Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü oldu. 2019 yılında bu göreve atanmasıyla birlikte il genelindeki emniyet hizmetlerinin yönetiminden sorumlu üst düzey kamu yöneticisi olarak görev yaptı.</p>

<p>İl emniyet müdürlüğü görevi, yalnızca güvenlik birimlerinin sevk ve idaresini değil; trafik, asayiş, güvenlik, toplum destekli polislik, kurumlar arası koordinasyon ve kamu düzeni gibi çok katmanlı başlıkları da kapsar. Koç’un Kütahya’daki görevi, bu geniş idari sorumluluk alanı içinde şekillendi.</p>

<p>Bu dönem, onun emniyet teşkilatındaki yönetici profilini daha görünür kılan aşamalardan biri oldu. Kütahya görevi sonrasında yurt dışı temsil tecrübesiyle kariyerine farklı bir boyut eklendi.</p>

<p>Pretorya Büyükelçiliği’nde İçişleri Müşavirliği</p>

<p>Necmettin Koç, 2022 yılında Pretorya Büyükelçiliği’nde İçişleri Müşaviri olarak görev aldı. Bu görev, emniyet ve iç güvenlik alanındaki mesleki birikimin diplomatik temsil düzeyinde kullanılmasını gerektiren bir sorumluluk alanıdır.</p>

<p>İçişleri müşavirliği, ülkeler arası güvenlik iş birlikleri, idari temaslar ve ilgili kurumlar arasında koordinasyon gibi başlıklarla yakından ilişkilidir. Koç’un bu görevi, kariyerinde uluslararası temas boyutunun da bulunduğunu göstermesi açısından önem taşır.</p>

<p>Bu tecrübe, onun mesleki geçmişine yalnızca yerel ve ulusal düzeyde değil, dış temsil bağlantılı bir perspektif de ekledi. Emniyet bürokrasisinde bu tür görevler, kurum deneyiminin diplomatik zeminde değerlendirilmesine imkân sağlar.</p>

<p>Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü görevi</p>

<p>Necmettin Koç, 10 Eylül 2025 tarihli ve 2025/358 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yozgat İl Emniyet Müdürü olarak atandı. 17 Eylül 2025 tarihinde Yozgat’ta görevine başladı.</p>

<p>Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü görevi, Koç’un il düzeyindeki yönetim tecrübesinin devamı niteliğindeydi. Bu süreçte il genelindeki emniyet hizmetlerinin koordinasyonu, güvenlik birimlerinin yönetimi ve kamu düzenine ilişkin idari süreçler görev alanı içinde yer aldı.</p>

<p>Yozgat dönemi, Kütahya’daki il emniyet müdürlüğü tecrübesinin ardından gelen yeni bir sorumluluk evresi oldu. Bu görev, onun farklı illerde emniyet yönetimi alanındaki birikimini sürdürdüğü aşamalardan biri olarak biyografisinde yer aldı.</p>

<p>Konya İl Emniyet Müdürü olarak yeni görevi</p>

<p>Necmettin Koç, 30 Nisan 2026’da yayımlanan atama kararıyla Konya İl Emniyet Müdürlüğü görevine getirildi. Kararla birlikte Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek Ankara İl Emniyet Müdürü olarak atanırken, Yozgat İl Emniyet Müdürü olarak görev yapan Koç’un yeni görev yeri Konya oldu.</p>

<p>Konya, nüfus yoğunluğu, şehir ölçeği, ulaşım aksları, sanayi ve eğitim yapısıyla emniyet hizmetlerinin çok yönlü yürütüldüğü büyük şehirlerden biridir. Bu nedenle Konya İl Emniyet Müdürlüğü görevi; asayiş, trafik, güvenlik, önleyici hizmetler ve kurumlar arası koordinasyon açısından kapsamlı bir idari sorumluluk alanı sunar.</p>

<p>Koç’un Konya’ya atanması, kariyerinde Kütahya ve Yozgat’ın ardından yeni bir il emniyet müdürlüğü görevi anlamına geliyor. Bu yeni görev, onun uzun yıllara yayılan teşkilat deneyiminin büyükşehir ölçeğinde devam edeceği bir dönem olarak kayda geçti.</p>

<p>Mesleki geçmişinde öne çıkan yönler</p>

<p>Necmettin Koç’un mesleki geçmişinde farklı görev alanları dikkat çekiyor. Ankara’da başlayan kariyeri, koruma hizmetleri, il emniyet müdürlükleri, farklı şehir görevleri ve yurt dışı müşavirliğiyle genişledi.</p>

<p>Bu çizgi, onun Emniyet Teşkilatı içinde hem saha hem idari yönetim hem de temsil niteliği taşıyan görevlerde bulunduğunu gösteriyor. Kütahya, Yozgat ve Konya gibi il emniyet müdürlüğü görevleri, Koç’un kariyerinde üst düzey kamu güvenliği yönetimi başlığını öne çıkarıyor.</p>

<p>Abartılı bir mesleki anlatı yerine, kamuya açık bilgiler ışığında bakıldığında Koç’un profili; uzun süreli teşkilat deneyimi, farklı illerde görev yapma pratiği ve il emniyet müdürlüğü düzeyindeki idari sorumluluklarla tanımlanıyor.</p>

<p>Bugün hangi yönüyle biliniyor?</p>

<p>Necmettin Koç bugün, Konya İl Emniyet Müdürlüğü görevine getirilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü olarak biliniyor. Mesleki kimliği, Emniyet Teşkilatı içinde geçen uzun görev süresi, farklı şehirlerde üstlendiği sorumluluklar ve yurt dışı müşavirliği tecrübesiyle şekilleniyor.</p>

<p>Kayseri’de başlayan eğitim hayatı, Polis Akademisi mezuniyetiyle mesleğe dönüşmüş; Ankara’dan Kütahya’ya, Pretorya’dan Yozgat’a ve son olarak Konya’ya uzanan görev çizgisiyle kamu güvenliği alanında devam etmiştir. Koç’un biyografisi, emniyet teşkilatında kurumsal deneyim, il yönetimi ve idari sorumluluk ekseninde okunabilecek bir meslek yolculuğu sunmaktadır.</p>

<p>Güncelleme taleplerinizi tibbiyebulteni@gmail.com adresimize gönderiniz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/necmettin-koc-kimdir-hayati-egitimi-ve-emniyet-kariyeri</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 00:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8347.jpeg" type="image/jpeg" length="12397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı: Emniyet Genel Müdürü değişti, 3 ile yeni vali atandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogan-imzaladi-emniyet-genel-muduru-degisti-3-ile-yeni-vali-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogan-imzaladi-emniyet-genel-muduru-degisti-3-ile-yeni-vali-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 2026/123 sayılı atama kararıyla Emniyet Genel Müdürlüğü ve bazı valiliklerde görev değişikliğine gidildi. Karara göre Mahmut Demirtaş, İçişleri Bakanlığı emrine alınırken, Nevşehir Valisi Ali Fidan Emniyet Genel Müdürü oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan 29 Nisan 2026 tarihli ve 2026/123 sayılı karar kapsamında, ekli listede yer alan isimler yeni görevlerine atandı.</p>

<p>Karar, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 4’üncü maddeleri gereğince alındı.</p>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü’nde görev değişimi</p>

<p>Atama kararına göre, Emniyet Genel Müdürü olarak görev yapan Mahmut Demirtaş, İçişleri Bakanlığı emrine alındı.</p>

<p>Demirtaş’ın yerine ise Nevşehir Valisi Ali Fidan, Emniyet Genel Müdürü olarak atandı. Fidan’ın yeni görevi listede “Emniyet Genel Müdürü (Vali)” olarak yer aldı.</p>

<p>Ankara Valiliği’ne Yakup Canbolat atandı</p>

<p>Kararnameyle valiliklerde de dikkat çeken değişiklikler yapıldı.</p>

<p>Aydın Valisi Yakup Canbolat, Ankara Valisi olarak görevlendirildi. Böylece başkent Ankara’da valilik görevine yeni bir isim atanmış oldu.</p>

<p>Aydın ve Adıyaman’a yeni vali</p>

<p>Adıyaman Valisi Osman Varol, Aydın Valisi olarak atandı.</p>

<p>İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük ise Adıyaman Valiliği görevine getirildi. Küçük, kararnameyle valilik görevine atanan isimler arasında yer aldı.</p>

<p>Nevşehir Valiliği’ne Hüseyin Kök getirildi</p>

<p>Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Nevşehir Valisi olarak atandı.</p>

<p>Kök’ün bu göreve getirilmesiyle birlikte Nevşehir Valiliği’nde de görev değişimi gerçekleşti.</p>

<p>Bakanlık genel müdürlüklerinde de atama yapıldı</p>

<p>Kararname yalnızca valilikler ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile sınırlı kalmadı. İçişleri Bakanlığı bünyesindeki bazı genel müdürlüklerde de yeni görevlendirmeler yapıldı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürü oldu.</p>

<p>Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli ise Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü olarak atandı.</p>

<p>Atama listesinde yer alan isimler</p>

<p>Karara göre yapılan atamalar şöyle:</p>

<p>Mahmut Demirtaş<br />
Emniyet Genel Müdürü görevinden İçişleri Bakanlığı emrine alındı.</p>

<p>Yakup Canbolat<br />
Aydın Valiliği görevinden Ankara Valiliği’ne atandı.</p>

<p>Osman Varol<br />
Adıyaman Valiliği görevinden Aydın Valiliği’ne atandı.</p>

<p>Abdullah Küçük<br />
İstanbul Güngören Kaymakamlığı görevinden Adıyaman Valiliği’ne atandı.</p>

<p>Ali Fidan<br />
Nevşehir Valiliği görevinden Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atandı.</p>

<p>Hüseyin Kök<br />
Göç İdaresi Başkanlığı görevinden Nevşehir Valiliği’ne atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mehmet Gökhan Zengin<br />
İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcılığı görevinden Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı.</p>

<p>Mehmet Levent Kepçeli<br />
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcılığı görevinden Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne atandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogan-imzaladi-emniyet-genel-muduru-degisti-3-ile-yeni-vali-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 00:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4040.jpeg" type="image/jpeg" length="39458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emniyet’te Atama Kararı: Ankara, Konya, Mersin ve Manisa’da Müdürler Değişti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/emniyette-atama-karari-ankara-konya-mersin-ve-manisada-mudurler-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/emniyette-atama-karari-ankara-konya-mersin-ve-manisada-mudurler-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı kararıyla Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarında dikkat çeken atamalar yapıldı. Kararla bazı il emniyet müdürleri merkeze alınırken, Ankara, Konya, Mersin, Manisa, Elazığ, Yozgat ve Siirt emniyet müdürlüklerine yeni isimler atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 2026/124 sayılı karar ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin yeni görev yerleri belli oldu. 29 Nisan 2026 tarihli karara göre, bazı il emniyet müdürleri Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınırken, boşalan görevlere yeni atamalar yapıldı.</p>

<p>Karar, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2’nci maddesi gereğince alındı.</p>

<p>Üç İl Emniyet Müdürü Merkeze Alındı</p>

<p>Karara göre Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı.</p>

<p>Bu değişiklikle birlikte Ankara, Mersin ve Siirt emniyet teşkilatlarında yeni dönem başlamış oldu.</p>

<p>Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne Maksut Yüksek Atandı</p>

<p>Atama kararının en dikkat çeken başlıklarından biri Ankara oldu. Konya İl Emniyet Müdürü olarak görev yapan Maksut Yüksek, Ankara İl Emniyet Müdürü olarak atandı.</p>

<p>Başkent emniyetindeki bu görev değişimi, karar listesinin öne çıkan maddeleri arasında yer aldı.</p>

<p>Konya, Mersin ve Manisa’da Yeni Dönem</p>

<p>Kararla birlikte Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Konya İl Emniyet Müdürlüğü görevine getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş ise Mersin İl Emniyet Müdürü olarak atandı.</p>

<p>Elazığ İl Emniyet Müdürü olarak görev yapan Adnan Karayel de Manisa İl Emniyet Müdürlüğü görevine atandı.</p>

<p>Elazığ, Yozgat ve Siirt’e Yeni Müdürler</p>

<p>Atama listesine göre Polis Başmüfettişi Aydın Karan, Elazığ İl Emniyet Müdürü oldu.</p>

<p>Bir diğer Polis Başmüfettişi Tuncay Pekin, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü görevine getirildi.</p>

<p>Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir ise Siirt İl Emniyet Müdürü olarak atandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/emniyette-atama-karari-ankara-konya-mersin-ve-manisada-mudurler-degisti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4040.jpeg" type="image/jpeg" length="19433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="23198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="42338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="60204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="62363"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
