<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 13:11:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesinden TÜBİTAK 2209-A Başarısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-hemsirelik-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-hemsirelik-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Hemşirelik Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı 4 proje, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fakülte öğrencilerinin gebelik, çocuk sağlığı, adli hemşirelik ve dijital veri güvenliği gibi farklı alanlarda hazırladığı projeler, hemşirelik eğitiminin araştırma temelli gelişimine dikkat çekti.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Hemşirelik Fakültesi, öğrenci odaklı bilimsel üretim anlayışıyla TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı’nda önemli bir başarıya imza attı.</p>

<p>Fakülte öğrencileri tarafından hazırlanan 4 ayrı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulundu. Projeler; anne sağlığı, çocuklarda tıbbi işlem kaygısı, adli hemşirelik, dijital verilerin korunması ve hemşirelik biliminin gelişimi gibi güncel ve toplumsal karşılığı güçlü başlıklardan oluştu.</p>

<p>Gebelerde Doğum Korkusu ve Maternal Ambivalans Araştırılacak</p>

<p>Desteklenen projelerden ilki, “Gebelerde Maternal Ambivalans ile Doğum Korkusu Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” başlığını taşıyor.</p>

<p>Projenin danışmanlığını Prof. Dr. Gülten Güvenç yürütürken, proje yürütücülüğünü SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Feride Nur Doğanoğlu üstleniyor. Çalışmada gebelik döneminde anne adaylarının yaşadığı duygusal ikilemler ile doğum korkusu arasındaki ilişkinin incelenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Çocuklarda EKG Sırasında Animasyon Video Etkisi İncelenecek</p>

<p>TÜBİTAK desteği alan ikinci proje ise çocuk sağlığı alanında hazırlandı.</p>

<p>“5-12 Yaş Grubu Çocuklarda Elektrokardiyografi Çekimi Sırasında Animasyon Video Gösteriminin Anksiyete, Korku ve İşleme Uyum Düzeyine Etkisinin Değerlendirilmesi” başlıklı projede, çocukların tıbbi işlem sürecinde yaşadığı korku ve kaygının azaltılmasına yönelik bir yaklaşım ele alınacak.</p>

<p>Projenin danışmanlığını Prof. Dr. Berna Eren Fidancı, yürütücülüğünü ise SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Zeynep Bilgili yapacak.</p>

<p>Adli Hemşirelik ve Dijital Veri Güvenliği Gündeme Taşındı</p>

<p>Desteklenen bir diğer proje, sağlık bilişimi ve adli hemşirelik kesişiminde hazırlandı.</p>

<p>“Sağlık Bilişim Çağında Adli Hemşirelik: Dijital Verilerin Korunmasına İlişkin Görüşlerin İçerik Analizi” başlıklı çalışmada, dijital sağlık verilerinin korunması ve adli hemşirelik alanındaki yansımaları ele alınacak.</p>

<p>Projenin danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Belkız Kızıltan, yürütücülüğünü ise SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Büşra Karaca üstleniyor.</p>

<p>Adli Hemşireliğin Bilim Dalı Olarak Gelişimi İncelenecek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜBİTAK tarafından desteklenen dördüncü proje ise adli hemşireliğin akademik ve kurumsal gelişimine odaklanıyor.</p>

<p>“Adli Hemşirelik Alanının Bilim Dalı Olarak Gelişimine Yönelik Gereksinimlerin Belirlenmesi: Görüşmeler ve Sistematik Literatür Analiziyle Karma Bir Çalışma” başlıklı projenin danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Belkız Kızıltan, yürütücülüğünü ise SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Beyza Eraltın yürütecek.</p>

<p>Rektörden Aydın’dan Öğrencilere ve Danışman Akademisyenlere Tebrik</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Gülhane Hemşirelik Fakültesinin TÜBİTAK 2209-A başarısının üniversitenin araştırma kültürünü güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirterek öğrencileri ve danışman akademisyenleri tebrik etti.</p>

<p>Rektör Aydın, öğrencilerin lisans döneminden itibaren bilimsel araştırma süreçlerine katılmasının sağlık bilimleri eğitimi açısından büyük değer taşıdığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Üniversitemizin temel hedeflerinden biri, öğrencilerimizi yalnızca mesleki bilgiyle değil, aynı zamanda bilimsel düşünme, araştırma üretme ve çözüm geliştirme becerileriyle yetiştirmektir. Gülhane Hemşirelik Fakültemizin öğrencileri tarafından hazırlanan projelerin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi bizler için gurur vericidir. Öğrencilerimizi, onlara rehberlik eden kıymetli danışman hocalarımızı ve fakülte yönetimimizi gönülden tebrik ediyorum.”</p>

<p>Hemşirelik Eğitiminde Araştırma Kültürü Güçleniyor</p>

<p>TÜBİTAK 2209-A programı, üniversite öğrencilerinin lisans düzeyinde araştırma yapmasını teşvik eden önemli destek mekanizmaları arasında yer alıyor. SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesinin elde ettiği bu başarı, öğrencilerin bilimsel üretime erken dönemde katılmasını ve sağlık alanındaki sorunlara araştırma temelli çözümler geliştirmesini destekliyor.</p>

<p>Fakülte öğrencilerinin hazırladığı projelerin farklı alanlara odaklanması ise hemşirelik mesleğinin yalnızca bakım hizmetiyle sınırlı olmadığını; anne-çocuk sağlığından adli bilimlere, dijital veri güvenliğinden akademik alan gelişimine kadar geniş bir bilimsel zemine sahip olduğunu ortaya koydu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-hemsirelik-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0451.jpeg" type="image/jpeg" length="53297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4D İşçilerin Kariyer Beklentisi Büyüyor: “Sınav Hakkı ve Memur Kadrosu” Talebi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/4d-iscilerin-kariyer-beklentisi-buyuyor-sinav-hakki-ve-memur-kadrosu-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/4d-iscilerin-kariyer-beklentisi-buyuyor-sinav-hakki-ve-memur-kadrosu-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[4D sürekli işçiler, görevde yükselme, unvan değişikliği, tayin ve becayiş hakları konusunda yeni düzenleme bekliyor. İşçiler, eğitim durumlarına uygun kariyer yolunun açılmasını istiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuda 4D sürekli işçi statüsünde çalışan personelin kariyer beklentisi yeniden gündeme geldi. Taşeron sisteminden kamu kadrolarına geçirilen yüz binlerce işçi, aradan geçen yıllara rağmen görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerine dahil edilmediklerini belirterek çözüm talep ediyor.</p>

<p>Sürekli işçiler, özellikle üniversite mezunu olan ve kurumlarda fiilen büro hizmetleri yürüten personelin mevcut statü nedeniyle kariyer basamaklarında ilerleyemediğini ifade ediyor. Çalışanlar, “ne memur ne işçi” arasında kalan uygulamanın kamu çalışma barışını zedelediğini savunuyor.</p>

<p>Gündeme taşınan talepler arasında iki başlık öne çıkıyor. Bunlardan ilki, yönetmelik değişikliğiyle eğitimli 4D işçilere kurum içi sınav hakkı tanınması. İkinci öneri ise büro hizmetlerinde görev yapan eğitimli işçilerin, şartları taşımaları halinde doğrudan memur kadrolarına geçirilmesi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4D işçiler, tayin ve becayiş hakkı gibi sosyal ve idari haklarda da düzenleme yapılmasını bekliyor. Çalışanlar, sorunun çözümü için Cumhurbaşkanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde adım atılması gerektiğini dile getiriyor.</p>

<p>Haber İçin Öneri</p>

<p>Bu haber “hak talebi” formatında yazılmalı. Kesinleşmiş düzenleme varmış gibi sunulmamalı. Başlıkta “beklenti”, “talep”, “gündemde” gibi hukuken güvenli ifadeler kullanılmalı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/4d-iscilerin-kariyer-beklentisi-buyuyor-sinav-hakki-ve-memur-kadrosu-talebi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/4d-isci-memur.jpg" type="image/jpeg" length="54404"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Meta-Analiz: Kalsiyum ve D Vitamini Takviyeleri Kırıkları ve Düşmeleri Önlemede Beklenen Faydaları Sağlamayabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yeni-meta-analiz-kalsiyum-ve-d-vitamini-takviyeleri-kiriklari-ve-dusmeleri-onlemede-beklenen-faydalari-saglamayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yeni-meta-analiz-kalsiyum-ve-d-vitamini-takviyeleri-kiriklari-ve-dusmeleri-onlemede-beklenen-faydalari-saglamayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllardır kemik sağlığını korumak ve kırıkları önlemek amacıyla önerilen kalsiyum ve D vitamini takviyeleri yeniden tartışma konusu oldu. BMJ’de yayımlanan kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analiz, bu takviyelerin toplumda yaşayan yetişkinlerde kırık ve düşme riskini anlamlı ölçüde azaltmadığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kemik erimesi, kırıklar ve yaşlılarda düşmeler dünya genelinde önemli halk sağlığı sorunları arasında yer alırken, kalsiyum ve D vitamini destekleri uzun yıllardır koruyucu yaklaşımın temel parçalarından biri olarak görülüyordu. Ancak yeni araştırma, rutin takviye kullanımının beklenen koruyucu etkiyi sağlamayabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Araştırmada Ne İncelendi?</p>

<p>Kanada’daki araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma, kalsiyum, D vitamini veya her ikisinin birlikte kullanımının yetişkinlerde kırık ve düşme riskine etkisini değerlendirdi.</p>

<p>Araştırma kapsamında 69 randomize kontrollü çalışma incelendi. Toplam 153 bin 902 katılımcının verileri analiz edildi. Katılımcıların büyük bölümü toplum içinde yaşayan bireylerden oluşurken, çoğu yüksek kırık veya düşme riski taşımıyordu.</p>

<p>Araştırmacılar;</p>

<ul>
 <li>Kalsiyum takviyesi,</li>
 <li>D vitamini takviyesi,</li>
 <li>Kalsiyum ve D vitamininin birlikte kullanımı</li>
</ul>

<p>ile plasebo veya tedavisiz grupları karşılaştırdı.</p>

<p>Sonuçlar Ne Gösterdi?</p>

<p>Analiz sonuçlarına göre:</p>

<p>Kalsiyum Takviyesi</p>

<p>11 çalışmadan elde edilen veriler değerlendirildi. Kalsiyum kullanımının herhangi bir kırık riskini azaltmada belirgin bir fayda sağlamadığı görüldü.</p>

<p>D Vitamini Takviyesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>36 çalışmanın sonuçları incelendi. D vitamini kullanımının da kırık riskinde anlamlı bir düşüş oluşturmadığı belirlendi.</p>

<p>Kombine Kullanım</p>

<p>Kalsiyum ve D vitamininin birlikte kullanıldığı 15 çalışmada da genel kırık riskini azaltan güçlü bir etki saptanmadı.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca kalça kırığı, omurga kırığı, omurga dışı kırıklar ve toplam düşme sayısı gibi ikincil sonuçlarda da benzer şekilde sınırlı veya etkisiz sonuçlar elde edildiğini bildirdi.</p>

<p>Uzun Süredir Devam Eden Tartışma Yeniden Gündemde</p>

<p>Çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri, önceki sistematik derlemelerde elde edilen sonuçları daha güncel verilerle yeniden değerlendirmesi oldu.</p>

<p>Araştırmacılar, geçmiş yıllarda yapılan bazı çalışmaların D vitamini veya kalsiyum kullanımına ilişkin çelişkili sonuçlar ortaya koyduğunu ancak güncel ve daha geniş veri havuzunun genel tabloyu değiştirmediğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar Neden Temkinli Yaklaşıyor?</p>

<p>Araştırmanın yazarları sonuçların tüm bireyler için geçerli olmayabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Çalışmaya dahil edilen katılımcıların büyük kısmı:</p>

<ul>
 <li>Toplum içinde yaşayan kişilerden,</li>
 <li>Osteoporoz tedavisi almayan bireylerden,</li>
 <li>Yüksek kırık riski bulunmayan yetişkinlerden oluşuyordu.</li>
</ul>

<p>Bu nedenle ağır osteoporoz hastaları, huzurevinde yaşayan bireyler veya ciddi D vitamini eksikliği bulunan kişiler için sonuçların farklı olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Bu Bulgular Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Araştırmacılara göre mevcut kanıtlar, toplumda yaşayan yetişkinlerde yalnızca kırıkları veya düşmeleri önlemek amacıyla rutin kalsiyum ve D vitamini takviyesi kullanımını güçlü biçimde desteklemiyor.</p>

<p>Bununla birlikte uzmanlar, bireysel eksikliklerin tedavisinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. D vitamini eksikliği, osteoporoz tedavisi veya özel tıbbi durumlar söz konusu olduğunda tedavi kararlarının hekim kontrolünde verilmesi gerekiyor.</p>

<p>Çalışmanın Sınırları Neler?</p>

<p>Araştırma yüksek sayıda katılımcıyı içermesine rağmen;</p>

<ul>
 <li>Çok yüksek riskli hasta gruplarına ait veriler sınırlıydı.</li>
 <li>Huzurevlerinde yaşayan bireylerle ilgili çalışmalar yeterli değildi.</li>
 <li>Takviye dozları ve kullanım süreleri çalışmalar arasında farklılık gösteriyordu.</li>
</ul>

<p>Bu nedenle sonuçların tüm nüfus gruplarına doğrudan genellenemeyeceği ifade ediliyor.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>BMJ’de yayımlanan bu kapsamlı meta-analiz, kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin toplumda yaşayan yetişkinlerde kırık ve düşmeleri önlemede beklenenden daha sınırlı etkiye sahip olabileceğini gösterdi. Bulgular, takviye kullanımının kişisel sağlık durumu ve hekim değerlendirmesi doğrultusunda planlanmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<p>Kaynak</p>

<p>Çalışma adı: Calcium, vitamin D, or combined supplementation to prevent fractures and falls: systematic review and meta-analysis<br />
Yayın: BMJ<br />
Yayın tarihi: 2026<br />
Çalışma türü: Sistematik derleme ve meta-analiz<br />
Katılımcı sayısı: 153.902 kişi, 69 randomize kontrollü çalışma</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yeni-meta-analiz-kalsiyum-ve-d-vitamini-takviyeleri-kiriklari-ve-dusmeleri-onlemede-beklenen-faydalari-saglamayabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0436.jpeg" type="image/jpeg" length="75459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atatürk Üniversitesi’nin Acı Kaybı: Prof. Dr. Mustafa Ersungur Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ataturk-universitesinin-aci-kaybi-prof-dr-mustafa-ersungur-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ataturk-universitesinin-aci-kaybi-prof-dr-mustafa-ersungur-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mustafa Ersungur’un vefatı akademi camiasında üzüntüye neden oldu. Uzun yıllar üniversitede görev yapan Ersungur’un ölüm nedeni ve cenaze programı merak ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atatürk Üniversitesi camiası, Prof. Dr. Mustafa Ersungur’un vefat haberiyle sarsıldı. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde uzun yıllar görev yapan Ersungur, akademik çalışmaları ve yetiştirdiği öğrencilerle tanınıyordu.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Ersungur kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Ersungur, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde görev yapmış bir akademisyendir. Eğitim, araştırma ve akademik üretim alanındaki çalışmalarıyla üniversite çevresinde bilinen Ersungur, meslek hayatı boyunca çok sayıda öğrencinin yetişmesine katkı sundu.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Ersungur neden öldü?</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Ersungur’un ölüm nedenine ilişkin resmi ya da ailesi tarafından yapılmış net bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle vefat sebebine dair doğrulanmamış herhangi bir bilgiye haberde yer verilmemektedir.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Ersungur kaç yaşındaydı, nereliydi?</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Ersungur’un yaşına ilişkin kamuoyuna yansıyan doğrulanmış net bir bilgi bulunmuyor. Ersungur’un memleketine ilişkin bilgiler farklı kaynaklarda yer alsa da haberin odağı, üniversite kimliği ve akademik kariyeri üzerinden ele alınmıştır.</p>

<p>Hangi üniversitede görev yapıyordu?</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Ersungur, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. Kariyerini yükseköğretim, akademik araştırma ve öğrenci yetiştirme alanında sürdürdü.</p>

<p>Akademi camiasında üzüntü</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ersungur’un vefatı, Atatürk Üniversitesi çevresinde, öğrencileri, mezunları ve meslektaşları arasında üzüntüyle karşılandı. Uzun yıllar fakülte bünyesinde görev yapan Ersungur, akademik emeği ve öğrencileri üzerindeki izleriyle hatırlanıyor.</p>

<p>Cenaze töreni ne zaman?</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Ersungur’un cenaze programına ilişkin henüz resmi bir duyuru paylaşılmadı. Cenaze töreni ve defin bilgileri açıklandığında haber güncellenecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ataturk-universitesinin-aci-kaybi-prof-dr-mustafa-ersungur-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0430.jpeg" type="image/jpeg" length="89062"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Araklı’da Bir Kişi Merdiven Boşluğunda Ölü Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-araklida-bir-kisi-merdiven-boslugunda-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzon-araklida-bir-kisi-merdiven-boslugunda-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Araklı ilçesinde bir apartmanın merdiven boşluğunda hareketsiz halde bulunan kişi hayatını kaybetti. Olayın nedenine ilişkin soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Araklı ilçesinde meydana gelen olayda, bir apartmanın merdiven boşluğunda bir kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, Araklı ilçesi Eski Sürmene Caddesi üzerindeki bir apartmanda meydana geldi. Binada bulunan vatandaşların ihbarı üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine gelen sağlık ekipleri, merdiven boşluğunda bulunan kişinin hayatını kaybettiğini tespit etti. Kimliği henüz açıklanmayan kişinin cenazesi, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi işlemleri için adli tıp kurumuna gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ölüm Nedeni Araştırılıyor</p>

<p>İlk incelemelerde şahsın merdiven boşluğunda bulunduğu belirlenirken, ölümün kesin nedeni yapılacak otopsi ve adli incelemelerin ardından netlik kazanacak.</p>

<p>Polis ekipleri olayın meydana geliş şekline ilişkin araştırma başlatırken, apartmanda bulunan bazı kişilerin bilgisine başvurulduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında güvenlik kamerası kayıtları ile olay yerindeki bulguların da değerlendirildiği bildirildi.</p>

<p>Savcılık Soruşturma Başlattı</p>

<p>Cumhuriyet Savcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, olayın tüm yönleriyle araştırıldığı belirtildi. Yetkililer, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için adli süreçlerin tamamlanmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Araklı’da merdiven boşluğunda ölü bulunan kişiyle ilgili soruşturma sürüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-araklida-bir-kisi-merdiven-boslugunda-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0432.jpeg" type="image/jpeg" length="98779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesinden TÜBİTAK 2209-A Başarısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-yasam-bilimleri-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-yasam-bilimleri-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesi öğrencileri tarafından hazırlanan iki araştırma projesi, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Öğrencilerin bilimsel üretime katkı sunan projeleri, akademik danışmanlarının rehberliğinde başarıyla değerlendirme sürecini geçti.</p>

<p>SBÜ Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesi, öğrenci odaklı araştırma kültürünü güçlendiren çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. TÜBİTAK tarafından açıklanan 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı sonuçlarına göre fakülteden iki proje destek almaya hak kazandı.</p>

<p>Desteklenen projelerden ilki, Berkay Gündüz yürütücülüğünde ve Dr. Öğr. Üyesi Merve Bektaş danışmanlığında hazırlanan “Kısa Süreli Mental Performans Egzersizlerinin Sınav Başarısına Etkileri” başlıklı çalışma oldu. Projede, kısa süreli bilişsel ve zihinsel performans uygulamalarının öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkilerinin incelenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Destek almaya hak kazanan bir diğer proje ise Cihat Kartal yürütücülüğünde ve Prof. Dr. Çiğdem Bulgan Ercin danışmanlığında hazırlanan “Farklı Dikey Sıçrama Performanslarının 3 Boyutlu Kinetik ve Kinematik Analizlerinin Karşılaştırılması” başlıklı çalışma oldu. Araştırmada, farklı sıçrama performanslarının biyomekanik özelliklerinin gelişmiş analiz yöntemleriyle değerlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Araştırma Kültürü Güçleniyor</p>

<p>TÜBİTAK tarafından desteklenen projeler, öğrencilerin bilimsel araştırma süreçlerine aktif katılımını teşvik ederken, üniversitede araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yaygınlaşmasına da katkı sağlıyor. Lisans düzeyindeki öğrencilerin bilimsel projeler üretmesi, akademik gelişimlerinin yanı sıra geleceğin araştırmacılarının yetişmesine de önemli destek sunuyor.</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın’dan Tebrik Mesajı</p>

<p>SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan öğrenci ve akademisyenleri tebrik ederek şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bilimsel üretimi merkeze alan bir üniversite olarak öğrencilerimizin araştırma projeleri geliştirmesini ve bu projelerin ulusal düzeyde desteklenmesini son derece kıymetli buluyoruz. TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında destek almaya hak kazanan öğrencilerimizi ve onlara rehberlik eden değerli akademisyenlerimizi gönülden kutluyorum. Üniversitemizde araştırma kültürünün güçlenmesine katkı sunan her başarı, ülkemizin bilimsel geleceğine yapılan önemli bir yatırımdır. Gençlerimizin bilimsel merakını desteklemeye ve araştırma ekosistemimizi daha da geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”</p>

<p>Genç Araştırmacılara Destek Sürüyor</p>

<p>SBÜ Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesi, öğrenci araştırmalarını teşvik eden eğitim anlayışıyla bilimsel projelerin geliştirilmesine destek vermeyi sürdürürken, TÜBİTAK destekli çalışmalarla öğrencilerin akademik ve araştırmacı kimliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-yasam-bilimleri-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0429.jpeg" type="image/jpeg" length="69257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da Afetlere Karşı Ortak Akıl Buluşması Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbulda-afetlere-karsi-ortak-akil-bulusmasi-uluslararasi-kongre-sbude-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbulda-afetlere-karsi-ortak-akil-bulusmasi-uluslararasi-kongre-sbude-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 1. Uluslararası Acil Yardım ve Afet Yönetimi Kongresi, afetlere hazırlık, risk azaltma ve müdahale kapasitesinin geliştirilmesine yönelik önemli başlıkları gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 1. Uluslararası Acil Yardım ve Afet Yönetimi Kongresi, afetlere hazırlık, risk azaltma, afet tıbbı ve toplum dirençliliği başlıklarını aynı platformda buluşturdu. Kongrede 100’ü aşkın akademik bildiri sunuldu.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Hamidiye Külliyesi, afet yönetimi alanında önemli bir uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kadıköy’de gerçekleştirilen 1. Uluslararası Acil Yardım ve Afet Yönetimi Kongresi, kamu kurumlarını, akademisyenleri, yerel yönetimleri, sivil toplum temsilcilerini ve saha profesyonellerini bir araya getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu himayelerinde düzenlenen kongre; SBÜ Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Hamidiye Sağlık Bilimleri Enstitüsü Afet Tıbbı Ana Bilim Dalı Başkanlığı ve Acil Yardım ve Afet Yöneticileri Derneği (AYAYDER) iş birliğiyle gerçekleştirildi.</p>

<p>Afet Yönetiminde Akademi ve Saha Aynı Masada Buluştu</p>

<p>Kongrenin açılışında konuşan Türk Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Emre Koç, afet yönetiminin yalnızca kriz anındaki müdahalelerden ibaret görülmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Koç, hazırlık, risk azaltma, müdahale kapasitesi, afet tıbbı, yangın güvenliği, yerel yönetimler ve toplum dirençliliği gibi başlıkların ortak akılla ele alınmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Akademik bilgi ile saha tecrübesinin aynı masada buluşmasının afet yönetiminin kalitesini artıracağını vurgulayan Koç, kurumlar arası bilgi paylaşımının sonraki afetlere hazırlık açısından hayati olduğunu ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Arzu Gerçek: “Geniş Bir Paydaş Ailesinin Birikimi Buluştu”</p>

<p>SBÜ Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzu Gerçek, Acil Yardım ve Afet Yönetimi Lisans Programı’nın akademik eğitime başlamasının 21. yılına ulaştığını söyledi.</p>

<p>Bir hayalle başlayan eğitim yolculuğunun bugün Türkiye’nin dört bir yanında büyük bir aileye dönüştüğünü belirten Gerçek, 1999 Marmara Depremi’nin afet yönetiminde profesyonelleşme ihtiyacını acı biçimde gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Gerçek, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ise afetlere karşı daha güçlü sistemler kurulması gerektiğini yeniden hatırlattığını belirtti.</p>

<p>Kongrenin kurumlar arası birlikteliğe bilimsel zemin oluşturduğunu kaydeden Gerçek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“AFAD’dan Türk Kızılayına, üniversitelerimizden belediyelerimize, itfaiyemizden hastanelerimize uzanan geniş bir paydaş ailenin birikimini bir araya getireceğiz ve birbirimizle bilgi alışverişinde bulunacağız.”</p>

<p>“Vatandaş Afetin Seyircisi Değil, Aktif Paydaşı Olmalı”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanı ve Afet Tıbbı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Kerem Kınık, afet kavramına ilişkin önemli bir değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Kınık, sismik risklerin, depremlerin, meteorolojik tehlikelerin, yağmur ve sellerin tek başına afet olmadığını; afetin, bireyin, toplumun ve sistemin ihmalleriyle büyüyen kırılganlıkların sonucu olduğunu söyledi.</p>

<p>Vatandaşın afet yönetiminde yalnızca “hizmet alan” konumunda görülmesinin doğru olmadığını vurgulayan Kınık, afet bilincinin ilköğretimden itibaren müfredata yerleşmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kınık, hane bazında afet planı, mahalle bazında ilk yardım yetkinliği ve okul bazında tatbikatların artık ertelenemeyecek bir sorumluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p>Afet Yönetiminde Yeni Başlıklar Gündeme Taşındı</p>

<p>AYAYDER Başkanı Hüseyin Koçak, acil yardım ve afet yönetiminin Türkiye’de önemli bir dönüşüm geçirdiğini söyledi.</p>

<p>Koçak, bu alanın artık yalnızca bir eğitim programı değil; akademik bir disiplin, mesleki bir uzmanlık alanı ve kurumsal kapasite üreten stratejik bir yapı haline geldiğini belirtti.</p>

<p>Son yıllarda afet lojistiği, afet psikolojisi, sağlık-afet yönetimi, hastane-afet planlaması, kitlesel toplanma yönetimi, afet eğitimi, afet okuryazarlığı ve yapay zekâ destekli afet sistemleri gibi başlıkların daha görünür hale geldiğine dikkat çekildi.</p>

<p>100’ü Aşkın Bilimsel Bildiri Sunuldu</p>

<p>Kongre kapsamında Türkiye’deki 20’den fazla Acil Yardım ve Afet Yönetimi bölümünden akademisyenler ve alan uzmanları bir araya geldi.</p>

<p>Doç. Dr. Kerem Kınık, afet sektörünün insan kaynağı ihtiyacının, bu insan kaynağının hangi müfredatla yetiştirileceğinin ve afet sistemlerinin nasıl güçlendirileceğinin kongrede çok boyutlu olarak ele alındığını belirtti.</p>

<p>Kongreye 100’ü aşkın akademik bildirinin geldiğini ifade eden Kınık, toplumsal dayanıklılık oluşmadan afetlere hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinin güçlü yürütülemeyeceğine dikkat çekti.</p>

<p>Beş Ana Panelde Afet Yönetiminin Geleceği Tartışıldı</p>

<p>Kongrede “Acil Yardım ve Afet Yönetimi Özel Oturumu”, “Afet Tıbbı”, “Yangın Güvenliği ve İtfaiyecilik”, “Afet Risk Yönetimi” ile “Yerel Yönetimler ve Afet Yönetimi” başlıklarında beş ana panel düzenlendi.</p>

<p>Üç paralel salonda gerçekleştirilen oturumlarda bilimsel bildiriler sunuldu, afet yönetimi alanındaki güncel sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi.</p>

<p>Kongre, “Acil Yardım ve Afet Yönetimi Lisans Programı Ulusal Çekirdek Eğitim Çalıştayı” ve kongre bildirgesinin okunmasıyla tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbulda-afetlere-karsi-ortak-akil-bulusmasi-uluslararasi-kongre-sbude-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0428.jpeg" type="image/jpeg" length="13068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kandaki “Şeker İmzaları” Yaşlanmayı Ele Verebilir: Yeni Çalışma Ne Anlama Geliyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kandaki-seker-imzalari-yaslanmayi-ele-verebilir-yeni-calisma-ne-anlama-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kandaki-seker-imzalari-yaslanmayi-ele-verebilir-yeni-calisma-ne-anlama-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni araştırmalar, antikorlara bağlı glikan adı verilen küçük şeker moleküllerinin biyolojik yaşlanmayı izleyebileceğini gösteriyor. Bulgular umut verici olsa da uzmanlar, bunun “yaşlanmayı kesin tersine çeviren tedavi” anlamına gelmediğini vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaşlanma Aynada Değil, Kanda Başlıyor Olabilir</p>

<p>Yaşlanma denince çoğu kişinin aklına kırışıklık, saç beyazlaması veya enerji kaybı geliyor. Ancak bilim dünyası, yaşlanmanın çok daha erken dönemde bağışıklık sistemi ve kronik iltihaplanma üzerinden iz bırakabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Bu izlerin en dikkat çekici adaylarından biri ise glikanlar. Glikanlar, bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan IgG antikorlarına bağlanan şeker molekülleri olarak biliniyor. Yeni araştırmalar, bu moleküllerdeki değişimlerin biyolojik yaşlanmayla yakından ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Araştırmada Ne Bulundu?</p>

<p>Longevity.Technology’nin aktardığı çalışmada, 42 bağımsız araştırmadan 20 binden fazla kişiye ait veriler değerlendirildi. Araştırmacılar, IgG glikan desenlerinin yalnızca kronolojik yaşla değil, biyolojik yaşlanma ve ölüm riskiyle de ilişkili olabileceğini bildirdi.</p>

<p>Çalışmada özellikle dikkat çeken nokta, glikan göstergelerinin bazı müdahalelerle değişebilmesi oldu. Kalori kısıtlaması, hormon replasman tedavisi ve terapötik plazma değişimi değerlendirildi; en belirgin aylık değişim plazma değişimi grubunda raporlandı.</p>

<p>“Yaşlanma Tersine Döndü” Demek Doğru mu?</p>

<p>Hayır. Burada kritik ayrım şu: Araştırmacılar insanların takvim yaşının geriye gittiğini söylemiyor. Bulgular, bağışıklık yaşlanmasıyla ilişkili bazı biyolojik işaretlerin daha genç bir profile doğru kayabildiğini gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle haberin özü “gençleşme tedavisi bulundu” değil; biyolojik yaşlanmayı ölçebilecek ve bazı müdahalelere yanıt verebilecek yeni bir kan göstergesi güçleniyor şeklinde okunmalı.</p>

<p>Çalışma Nasıl Yapıldı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alanda yayımlanan bir başka çalışmada araştırmacılar, IgG N-glikanlarını yaşlanma ve kalori kısıtlaması modellerinde analiz etti. GP3 ve GP8 adlı iki glikan yapısındaki değişimlerin biyolojik yaş tahmininde kullanılabileceği bildirildi. Aynı çalışmada kalori kısıtlaması uygulanan modellerde daha genç biyolojik durum işaretleri görüldü.</p>

<p>Fare modellerinde yapılan ön değerlendirmede, genç glikan imzası taşıyan değiştirilmiş IgG uygulamasının bazı inflamasyon belirteçlerini azalttığı ve beyin, böbrek ile akciğerde yaşlanma ilişkili bazı doku işaretlerinde iyileşme sağladığı aktarıldı. Ancak bu bulguların insanlarda doğrudan tedavi önerisi anlamına gelmediği unutulmamalı.</p>

<p>Bu Sonuç Neden Önemli?</p>

<p>Yaşlanma araştırmalarının en büyük sorularından biri şu: Bir müdahalenin gerçekten yaşlanma biyolojisini etkileyip etkilemediği nasıl ölçülecek?</p>

<p>Glikanlar bu noktada güçlü bir aday olarak öne çıkıyor. Çünkü hem bağışıklık sistemiyle ilişkili görünüyor hem de kronik iltihaplanma, yaşa bağlı hastalıklar ve ölüm riski gibi sonuçlarla bağlantı kurabilecek bir biyolojik pencere sunuyor.</p>

<p>Günlük Hayatı Nasıl Etkileyebilir?</p>

<p>Bugün için bu bulgular, doğrudan “tedavi” anlamına gelmiyor. Ancak gelecekte glikan testleri, kişinin bağışıklık yaşlanmasını izlemek, riskleri daha erken görmek ve yaşam tarzı ya da tıbbi müdahalelerin biyolojik etkisini takip etmek için kullanılabilir.</p>

<p>Yine de plazma değişimi gibi işlemler, yalnızca tıbbi gereklilik ve uzman değerlendirmesiyle uygulanabilecek hastane temelli işlemlerdir. Sağlıklı kişilerin “gençleşme” amacıyla bu tür yöntemlere yönelmesi için yeterli klinik kanıt bulunmamaktadır.</p>

<p>Çalışmanın Sınırları Neler?</p>

<p>Bulgular umut verici olsa da bazı veriler hâlâ ön baskı veya erken aşama araştırma niteliğinde. Ayrıca hayvan modellerindeki sonuçlar doğrudan insanlara genellenemez. Daha geniş, uzun süreli ve hakemli klinik çalışmalar yapılmadan glikan temelli yaklaşımlar için kesin tedavi dili kullanmak doğru olmaz.</p>

<p>Sonuç Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Glikanlar, yaşlanmanın kandaki sessiz imzalarından biri olabilir. Bu alan, “yaşlanmayı durdurma” iddiasından çok, bağışıklık yaşlanmasını ölçme ve sağlıklı yaşlanmayı bilimsel olarak izleme açısından önem taşıyor.</p>

<p>Kaynak:<br />
The Immunoglobulin G Glycome: A Modifiable Biomarker and Functional Effector of Aging, Disease, and Mortality; Longevity.Technology değerlendirmesi.<br />
Absolute Quantification of Aging-Associated Glycans in IgG for Biological Age Prediction, Engineering, 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kandaki-seker-imzalari-yaslanmayi-ele-verebilir-yeni-calisma-ne-anlama-geliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0412.jpeg" type="image/jpeg" length="35602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmaniye’de Üniversite Öğrencisi Ahmet Evren Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/osmaniyede-universite-ogrencisi-ahmet-evren-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/osmaniyede-universite-ogrencisi-ahmet-evren-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye’de gece saatlerinde yaşanan trajik olay üniversite camiasını yasa boğdu. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Osmaniye Meslek Yüksekokulu Makine Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ahmet Evren’in, kaldığı erkek öğrenci yurdunun 5. katından düşerek yaşamını yitirdiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre olay, Osmaniye’de bulunan Cebel-i Bereket Erkek Öğrenci Yurdu’nda meydana geldi. Yurtta kalan üniversite öğrencisi Ahmet Evren’in henüz netleşmeyen bir nedenle 5. kattan düştüğü öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede genç öğrencinin hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerin ardından Ahmet Evren’in cenazesi, otopsi işlemleri için Osmaniye Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</p>

<p>Olayla ilgili emniyet ekipleri tarafından geniş çaplı inceleme başlatılırken, ölüm nedeninin yapılacak adli ve teknik incelemelerin ardından netlik kazanacağı ifade edildi.</p>

<p>Acı haberin ardından Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi de taziye mesajı yayımladı. Üniversite yönetimi tarafından yapılan paylaşımda, Makine Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ahmet Evren’in vefatının derin üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek ailesine, yakınlarına ve üniversite camiasına başsağlığı dileğinde bulunuldu.</p>

<p>Genç yaşta hayatını kaybeden Ahmet Evren’in ölümü, arkadaşları ve eğitim gördüğü çevrede büyük üzüntü oluşturdu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/osmaniyede-universite-ogrencisi-ahmet-evren-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 06:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0410.jpeg" type="image/jpeg" length="27137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika’da Feci Kaza: Nurhaklı Peri Elif Doğan Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/belcikada-feci-kaza-nurhakli-peri-elif-dogan-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/belcikada-feci-kaza-nurhakli-peri-elif-dogan-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika’nın Anvers bölgesinde meydana gelen trafik kazasında, Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesinden olduğu belirtilen Peri Elif Doğan yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre 57 yaşındaki Peri Elif Doğan, Anvers’te okul servisinde rehber personel olarak görev yapıyordu. Öğrencileri evlerine bıraktıktan sonra dönüş yoluna geçen servis aracı, Beveren yakınlarındaki Vrasene E34 otoyolu üzerinde bir kamyonla çarpıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çarpışmanın etkisiyle okul servisi devrildi. Kazada Peri Elif Doğan olay yerinde hayatını kaybederken, araç sürücülerinin kazayı hafif yaralı olarak atlattığı öğrenildi.</p>

<p>Nurhak ilçesinin Pınarbaşı Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirtilen Doğan’ın, uzun yıllar önce Belçika’ya göç ettiği ve 2 çocuk annesi olduğu ifade edildi.</p>

<p>Peri Elif Doğan’ın vefatı, Belçika’daki gurbetçi toplumu ve memleketi Nurhak’ta büyük üzüntüye neden oldu. Cenazenin Belçika’da defnedileceği belirtildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/belcikada-feci-kaza-nurhakli-peri-elif-dogan-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 06:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0406.jpeg" type="image/jpeg" length="91687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HSK Terfi Listesi Resmî Gazete’de Yayımlandı: Tam Liste Haberimizde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hsk-terfi-listesi-resmi-gazetede-yayimlandi-tam-liste-haberimizde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hsk-terfi-listesi-resmi-gazetede-yayimlandi-tam-liste-haberimizde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yükselme kararları Resmî Gazete’de yayımlandı. HSK terfi listesiyle birlikte çok sayıda hâkim ve savcının derece yükselme süreci resmiyet kazandı. Tam liste Resmî Gazete üzerinden erişime açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından hazırlanan yeni yükselme kararları, 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararda, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu kapsamında yükselme süresini tamamlayan adli yargı hâkimleri ve cumhuriyet savcılarına ilişkin isim listeleri yer aldı.</p>

<p>HSK terfi listesi, özellikle “hâkim terfi listesi”, “savcı terfi listesi”, “HSK yükselme kararı” ve “Resmî Gazete HSK kararları” aramalarıyla günün en çok merak edilen başlıkları arasına girdi.</p>

<p>HSK Terfi Listesinde Kimler Var?</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan kararda; Yargıtay tetkik hâkimleri ile İstanbul, Ankara, Bakırköy, Gaziantep, Diyarbakır, Antalya, Samsun, Şanlıurfa, Kayseri ve farklı illerde görev yapan çok sayıda yargı mensubunun ismine yer verildi.</p>

<p>Kararda, Nisan 2026 dönemi sonuna kadar birinci dereceye yükselme süresini tamamlayan hâkim ve savcıların bilgileri kamuoyuyla paylaşıldı. Listede adli yargı hâkim sınıfı başta olmak üzere farklı görev yerlerinden isimler bulunuyor.</p>

<p>Tam Listeyi Görmek İçin <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/05/20260521-1.pdf" rel="nofollow">TIKLAYINIZ</a></p>

<p>HSK tarafından yayımlanan hâkim ve savcı terfi listesine Resmî Gazete üzerinden ulaşılabiliyor.</p>

<p>Tam listeyi görmek için Resmî Gazete’nin 21 Mayıs 2026 tarihli sayısındaki HSK kararları bölümüne bakabilirsiniz.<br />
Tam listeyi görmek için tıklayınız: Resmî Gazete / HSK Yükselme Kararları</p>

<p>Listede Adı Olmayanlar Ne Yapacak?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HSK kararında, yükselme süresini tamamladığını düşünen ancak listede ismine yer verilmediğini gören yargı mensupları için başvuru süreci de açıklandı.</p>

<p>Buna göre ilgililer, kararın ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde Hâkimler ve Savcılar Kuruluna yazılı başvuruda bulunarak durumlarının yeniden incelenmesini talep edebilecek.</p>

<p>HSK Yükselme Kararı Neden Önemli?</p>

<p>HSK terfi kararları, yargı mensuplarının mesleki kariyer sürecinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor. Derece yükselmesi; görev süresi, mesleki kıdem ve ilgili mevzuatta belirtilen şartlar çerçevesinde yapılıyor.</p>

<p>Bu nedenle Resmî Gazete’de yayımlanan HSK terfi listeleri, hem yargı camiası hem de görev yaptığı ildeki adliye çevreleri tarafından yakından takip ediliyor.</p>

<p>HSK Terfi Listesi Nereden Sorgulanır?</p>

<p>HSK yükselme ve terfi kararları, Resmî Gazete’nin ilgili tarihli sayısında yayımlanıyor. Listeye ulaşmak isteyenler, Resmî Gazete’nin internet sitesinde “Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararları”, “HSK terfi listesi” veya “HSK yükselme kararı” başlıkları üzerinden arama yapabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hsk-terfi-listesi-resmi-gazetede-yayimlandi-tam-liste-haberimizde</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 06:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0403.jpeg" type="image/jpeg" length="58242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Arda Turan Hamlesi İddiası: Teknik Direktör Kulisleri Isındı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-arda-turan-hamlesi-iddiasi-teknik-direktor-kulisleri-isindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-arda-turan-hamlesi-iddiasi-teknik-direktor-kulisleri-isindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ta teknik direktör arayışları sürerken Arda Turan ismi yeniden gündeme geldi. Yerli basında yer alan haberlere göre siyah-beyazlıların genç teknik adamla temas kurduğu, Turan’ın ise Avrupa’dan gelebilecek teklifleri görmek istediği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş’ta teknik direktör arayışları sürerken Arda Turan ismi kulislerin en dikkat çeken başlıklarından biri oldu. TGRT Haber ve T24’te yer alan haberlere göre, siyah-beyazlılarda Arda Turan seçeneği yönetim içinde değerlendirilen isimler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Transfer kulisi ne söylüyor?<br />
TGRT Haber’in aktardığı iddiaya göre Serdal Adalı’nın, Shakhtar Donetsk ile Ukrayna’da şampiyonluk yaşayan Arda Turan’la temas kurduğu öne sürüldü. Haberde, Turan’ın Beşiktaş’a teşekkür ettiği ancak Avrupa’dan gelebilecek teklifleri değerlendirmek için süre istediği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>T24’te yer alan haberde ise Beşiktaş yönetiminde yerli teknik direktör fikrinin öne çıktığı ve Arda Turan isminin bu kapsamda gündeme geldiği aktarıldı.</p>

<p>Arda Turan’ın teknik direktör profili nasıl?<br />
Arda Turan, teknik direktörlük kariyerinde özellikle genç oyuncularla kurduğu iletişim, yüksek tempo isteği ve hücum geçişlerine dayalı oyun anlayışıyla dikkat çekiyor. Shakhtar Donetsk’te yaşadığı başarı, genç çalıştırıcının Avrupa vitrinindeki değerini artırdı.</p>

<p>Galatasaray ve A Milli Takım geçmişiyle futbolculuk döneminden güçlü bir marka değerine sahip olan Turan, teknik adamlıkta ise daha enerjik, oyuncu ilişkileri güçlü ve modern oyun arayışı olan bir profil olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Beşiktaş için neden gündem oldu?<br />
Beşiktaş’ta yeni sezon planlamasının teknik direktör tercihi etrafında şekillenmesi bekleniyor. Siyah-beyazlı camiada yerli hoca mı, yabancı hoca mı tartışması sürerken Arda Turan ismi bu yüzden kısa sürede gündemin ortasına yerleşti.</p>

<p>Turan’ın Galatasaray geçmişi nedeniyle kulis, sosyal medyada da geniş yankı buldu. “Arda Turan Beşiktaş teknik direktör iddiası” ve “Beşiktaş hoca adayları” aramaları bu gelişmeyle birlikte öne çıktı.</p>

<p>Görüşmenin önündeki engeller<br />
Bu dosyada en önemli belirsizlik, Arda Turan’ın Avrupa’dan gelebilecek teklifleri bekleme ihtimali. Ayrıca mevcut kulübüyle sözleşme durumu, Beşiktaş yönetiminin teknik direktör profili konusundaki son kararı ve resmi teklif olup olmadığı netleşmeden süreç tamamlanmış sayılamaz. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-arda-turan-hamlesi-iddiasi-teknik-direktor-kulisleri-isindi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 05:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0396.jpeg" type="image/jpeg" length="11915"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Daniel Karlsbakk Transfer İddiası! Norveçli Golcü Yeniden Listede]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-daniel-karlsbakk-transfer-iddiasi-norvecli-golcu-yeniden-listede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-daniel-karlsbakk-transfer-iddiasi-norvecli-golcu-yeniden-listede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un Daniel Karlsbakk’ı yaz transfer dönemi için yeniden gündemine aldığı iddia edildi. TransferFeed’de yer alan kulise göre bordo-mavililer, Sarpsborg 08 forması giyen Norveçli santrforu kısa listeye ekledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor’da santrfor arayışına dair yeni bir kulis daha gündeme geldi. Yabancı transfer platformu TransferFeed, bordo-mavili kulübün Norveçli golcü Daniel Karlsbakk’ı 2026 yaz transfer dönemi için potansiyel adaylar arasında değerlendirdiğini yazdı.</p>

<p>TransferFeed’de yer alan bilgilere göre Karlsbakk, Trabzonspor’un forvet hattı için oluşturduğu kısa listede yer alıyor. İddia şu aşamada transfer platformu ve kulis bilgisi seviyesinde; resmi teklif ya da kulüpler arasında doğrulanmış anlaşma açıklaması bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>22 yaşındaki Daniel Karlsbakk, Norveç ekibi Sarpsborg 08 forması giyiyor. Santrfor mevkisinde görev yapan genç oyuncu; 1.94 metrelik boyu, hava toplarındaki etkisi, fizik gücü ve ceza sahası içindeki bitiriciliğiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Norveçli golcü daha önce de Trabzonspor transfer kulislerinde gündeme gelmişti. Türkiye’de çıkan haberlerde oyuncunun bordo-mavililerden teklif aldığını söylediği aktarılmıştı. Fotomaç’ın TV2’ye dayandırdığı habere göre Karlsbakk, “Trabzonspor beni istedi” sözleriyle önceki ilgiyi doğrulamıştı.</p>

<p>Trabzonspor’un yeni sezonda hücum hattını güçlendirmek istemesi, Daniel Karlsbakk iddiasını yeniden dikkat çekici hale getirdi. Bordo-mavililerin özellikle genç, fizik gücü yüksek ve gelişim potansiyeli bulunan bir santrfor profiline yöneldiği konuşuluyor.</p>

<p>Transferin önündeki başlıca engeller arasında Sarpsborg 08’in bonservis beklentisi, oyuncunun 2028’e kadar süren sözleşmesi ve Avrupa’dan gelebilecek rakip teklifler yer alıyor. Transfermarkt verilerine göre Karlsbakk’ın sözleşmesi 31 Aralık 2028’e kadar devam ediyor.</p>

<p>Trabzonspor veya Daniel Karlsbakk cephesinden güncel resmi açıklama yapılmış değil. Bu nedenle gelişme, TransferFeed kaynaklı orta-düşük güvenilirlikte transfer kulisi olarak değerlendirilmeli.</p>

<p>Kaynak:<br />
TransferFeed, Transfermarkt, Fotomaç/TV2.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-daniel-karlsbakk-transfer-iddiasi-norvecli-golcu-yeniden-listede</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 05:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0394.jpeg" type="image/jpeg" length="16473"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaciğer Yağlanmasının Tedavisi Var mı? Uzmanlardan “Geri Döndürülebilir” Uyarısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinin-tedavisi-var-mi-uzmanlardan-geri-dondurulebilir-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinin-tedavisi-var-mi-uzmanlardan-geri-dondurulebilir-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaciğer yağlanması çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor. Ancak erken dönemde fark edildiğinde kilo kontrolü, beslenme düzeni, hareket ve doktor takibiyle gerileyebiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karaciğer yağlanması, son yıllarda yalnızca ileri yaş grubunun değil, gençlerin de gündemine giren önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Hareketsiz yaşam, fazla kilo, insülin direnci, tip 2 diyabet, düzensiz beslenme ve alkol kullanımı karaciğerde yağ birikimini artırabiliyor.</p>

<p>Peki karaciğer yağlanmasının tedavisi var mı? Uzmanlara göre cevap “evet” ancak bu tedavi çoğu zaman tek bir ilaçla değil, altta yatan nedenin düzeltilmesiyle mümkün oluyor.</p>

<p>Karaciğer Yağlanması Tedavi Edilebilir mi?</p>

<p>Karaciğer yağlanması erken evrede fark edildiğinde gerileyebilen bir tablo olarak kabul ediliyor. Özellikle fazla kilonun azaltılması, düzenli fiziksel aktivite, kan şekeri ve kolesterol kontrolü tedavinin temelini oluşturuyor.</p>

<p>Güncel kılavuzlarda, fazla kilolu bireylerde kalıcı kilo kaybının karaciğer yağını azaltmada önemli olduğu belirtiliyor. Avrupa karaciğer, diyabet ve obezite derneklerinin 2024 kılavuzunda, fazla kilolu yetişkinlerde en az yüzde 5 kalıcı kilo kaybının karaciğer yağını azaltmaya yardımcı olabileceği bildiriliyor. Daha ileri hasar riski olan hastalarda hedefler hekim tarafından belirleniyor.</p>

<p>Tek Başına İlaçla Geçer mi?</p>

<p>Karaciğer yağlanmasında en sık yapılan hata, bu hastalığın yalnızca bir ilaçla ortadan kalkacağını düşünmek. Uzmanlara göre tedavinin omurgasını yaşam tarzı değişikliği oluşturuyor.</p>

<p>Beslenme düzeninin değiştirilmesi, şekerli içeceklerden uzak durulması, işlenmiş gıdaların azaltılması, düzenli yürüyüş ve kilo kontrolü en kritik adımlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Bazı özel hasta gruplarında ise ilaç tedavileri gündeme gelebiliyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, 2024 yılında karaciğer yağlanmasına bağlı iltihaplanma ve orta-ileri düzey karaciğer skarı bulunan yetişkinler için resmetirom etken maddeli ilaca onay verdi. Bu tedavinin diyet ve egzersizle birlikte kullanılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>2025 yılında ise FDA, semaglutid içeren Wegovy için MASH ve orta-ileri fibrozis bulunan yetişkinlerde hızlandırılmış onay verdi. Onay metninde tedavinin azaltılmış kalorili diyet ve artırılmış fiziksel aktiviteyle birlikte kullanıldığı belirtildi.</p>

<p>Her Karaciğer Yağlanması Aynı Değil</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karaciğer yağlanması basit yağ birikimi şeklinde seyredebilir. Ancak bazı kişilerde iltihaplanma, hücre hasarı ve fibrozis denilen skar dokusu gelişebilir. Bu tablo ilerlediğinde siroz riskini artırabilir.</p>

<p>Bu nedenle ultrasonla “karaciğer yağlanması” görülmesi tek başına yeterli değildir. Kan testleri, metabolik riskler, diyabet durumu, kilo, karaciğer enzimleri ve gerekirse ileri değerlendirme birlikte ele alınmalıdır.</p>

<p>Hangi Belirtiler Ciddiye Alınmalı?</p>

<p>Karaciğer yağlanması çoğu zaman sessiz ilerler. Bazı kişilerde:</p>

<ul>
 <li>Sürekli yorgunluk</li>
 <li>Sağ üst karın bölgesinde dolgunluk</li>
 <li>Kilo artışı</li>
 <li>Bel çevresinde yağlanma</li>
 <li>Kan şekeri yüksekliği</li>
 <li>Kolesterol ve trigliserid yüksekliği</li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Ancak bu belirtiler tek başına karaciğer yağlanması tanısı koydurmaz. Tanı ve takip mutlaka hekim değerlendirmesiyle yapılmalıdır.</p>

<p>Karaciğer Yağlanması Nasıl Düzelir?</p>

<p>Karaciğer yağlanmasının düzelmesi altta yatan nedene bağlıdır. Genel yaklaşımda:</p>

<ul>
 <li>Fazla kilonun kontrollü şekilde azaltılması</li>
 <li>Düzenli yürüyüş ve egzersiz</li>
 <li>Şekerli içeceklerin bırakılması</li>
 <li>Rafine karbonhidratların azaltılması</li>
 <li>Alkol tüketiminin sınırlandırılması veya bırakılması</li>
 <li>Diyabet, kolesterol ve tansiyonun kontrol altına alınması</li>
 <li>Hekim önerisi olmadan takviye veya ilaç kullanılmaması</li>
</ul>

<p>öne çıkar.</p>

<p>Özellikle internette “karaciğer temizleyen kür”, “yağlanmayı bitiren bitki”, “detoksla karaciğer yenileme” gibi iddialara dikkat edilmeli. Bu tür yöntemler hem bilimsel olmayabilir hem de karaciğere zarar verebilir.</p>

<p>Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?</p>

<p>Karaciğer enzimlerinde yükseklik, ultrason sonucunda yağlanma, diyabet, obezite, bel çevresinde artış, yüksek trigliserid veya ailede karaciğer hastalığı öyküsü varsa hekime başvurulması gerekir.</p>

<p>Ani kilo kaybı, sarılık, karında şişlik, bacaklarda ödem, kanama eğilimi veya ciddi halsizlik gibi belirtiler varsa değerlendirme geciktirilmemelidir.</p>

<p>Sonuç: Tedavi Var Ama Sihirli Değnek Yok</p>

<p>Karaciğer yağlanması erken fark edildiğinde kontrol altına alınabilen ve bazı hastalarda gerileyebilen bir hastalıktır. Ancak tedavi, çoğu zaman kısa süreli bir ilaç kullanımından ibaret değildir.</p>

<p>Asıl başarı; kilo kontrolü, düzenli hareket, metabolik hastalıkların tedavisi ve hekim takibinin birlikte yürütülmesiyle sağlanır. Sessiz ilerleyen bu tablo, erken dönemde ciddiye alındığında karaciğer için geri dönüş kapısı hâlâ açık olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinin-tedavisi-var-mi-uzmanlardan-geri-dondurulebilir-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 05:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0391.jpeg" type="image/jpeg" length="27363"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaz Ortasında “Yaz Gribi” Alarmı: Klima mı Hasta Ediyor, Virüs mü?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yaz-ortasinda-yaz-gribi-alarmi-klima-mi-hasta-ediyor-virus-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yaz-ortasinda-yaz-gribi-alarmi-klima-mi-hasta-ediyor-virus-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Boğaz ağrısı, halsizlik, burun akıntısı ve geçmeyen öksürük… Yaz aylarında artan “grip benzeri” şikâyetler birçok kişiyi şaşırtıyor. Uzmanlara göre her yaz yaşanan bu tablo sadece klima çarpmasıyla açıklanamıyor; kapalı alanlar, ani sıcaklık değişimleri ve yaz virüsleri birlikte etkili olabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz sıcakları bastırdı ancak hastanelerde ve aile sağlığı merkezlerinde dikkat çeken başka bir yoğunluk yaşanıyor: yaz ortasında görülen grip benzeri enfeksiyonlar. Özellikle son günlerde sosyal medyada “yaz gribi oldum”, “boğaz ağrım geçmiyor”, “klima çarptı sandım ama ateşim çıktı” paylaşımlarının artması dikkat çekiyor.</p>

<p>Uzmanlar, yaz aylarında görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğu zaman hafife alındığını ancak bazı belirtilerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söylüyor.</p>

<p>Yazın Neden Daha Fazla Hasta Olunuyor?</p>

<p>Birçok kişi sıcak havalarda enfeksiyon riskinin azaldığını düşünse de uzmanlara göre durum tam olarak böyle değil. Özellikle:</p>

<p>* Sürekli çalışan klimalar<br />
* Ani sıcak-soğuk geçişleri<br />
* Kapalı ve kalabalık ortamlar<br />
* Yetersiz sıvı tüketimi<br />
* Düzensiz uyku<br />
* Yoğun seyahat trafiği</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>bağışıklık sistemini zorlayabiliyor.</p>

<p>AVM’ler, toplu taşıma araçları, ofisler ve uzun süre düşük sıcaklığa ayarlanmış kapalı ortamlar yaz aylarında şikâyetlerin artmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Klima Çarpması mı, Enfeksiyon mu?</p>

<p>Yaz aylarında en çok karıştırılan konulardan biri de bu. Çünkü belirtiler birbirine oldukça benzeyebiliyor.</p>

<p>Klima kaynaklı rahatsızlıklarda genellikle:</p>

<p>* kas ağrısı,<br />
* boyun tutulması,<br />
* boğaz kuruluğu,<br />
* baş ağrısı</p>

<p>öne çıkarken, viral enfeksiyonlarda:</p>

<p>* ateş,<br />
* yoğun halsizlik,<br />
* burun akıntısı,<br />
* öksürük,<br />
* yaygın vücut ağrısı</p>

<p>daha belirgin olabiliyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar, uzun süren belirtilerin yalnızca “üşüttüm” diye geçiştirilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Geçmeyen Öksürük Dikkat Çekiyor</p>

<p>Özellikle 1-2 haftayı aşan öksürük şikâyetlerinin arttığı belirtiliyor. Bunun altında:</p>

<p>* viral enfeksiyon sonrası hassasiyet,<br />
* alerji,<br />
* sinüzit,<br />
* reflü,<br />
* hatta bazı durumlarda zatürre benzeri tablolar</p>

<p>yatabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre gece artan öksürük, nefes darlığı veya yüksek ateş gibi belirtiler varsa mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalı.</p>

<p>Yaz Virüsleri Sessizce Yayılabiliyor</p>

<p>Yaz aylarında yalnızca klasik grip virüsleri değil; farklı üst solunum yolu virüsleri de dolaşımda olabiliyor. Özellikle seyahat dönemlerinde temasın artması bulaş riskini yükseltebiliyor.</p>

<p>Bazı kişiler hastalığı hafif geçirirken, kronik hastalığı bulunanlarda tablo daha ağır seyredebilir.</p>

<p>Uzmanlardan Basit Ama Önemli Uyarılar</p>

<p>Uzmanlar yaz aylarında hastalıklardan korunmak için:</p>

<p>* klimanın doğrudan yüze vurmasını engellemeyi,<br />
* ortam sıcaklığını aşırı düşürmemeyi,<br />
* bol sıvı tüketmeyi,<br />
* düzenli uyumayı,<br />
* kapalı alanlarda hijyene dikkat etmeyi</p>

<p>öneriyor.</p>

<p>Ayrıca yüksek ateş, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya uzun süren halsizlik gibi belirtilerde doktora başvurulması gerektiği belirtiliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yaz-ortasinda-yaz-gribi-alarmi-klima-mi-hasta-ediyor-virus-mu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 05:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0390.jpeg" type="image/jpeg" length="61168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sürekli Yorgunluk ve Kas Ağrısı D Vitamini Eksikliği Belirtisi Olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/surekli-yorgunluk-ve-kas-agrisi-d-vitamini-eksikligi-belirtisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/surekli-yorgunluk-ve-kas-agrisi-d-vitamini-eksikligi-belirtisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kas ağrısı, kemik sızısı ve bitmeyen yorgunluk çoğu zaman günlük hayatın temposuna bağlanıyor. Ancak uzman kaynaklara göre D vitamini eksikliği, özellikle kemik ağrısı ve kas güçsüzlüğüyle kendini gösterebiliyor. Yine de bu belirtiler tek başına tanı koydurmuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>D vitamini neden önemli?</p>

<p>D vitamini, vücudun kalsiyum ve fosfor dengesinde görev alır. Bu nedenle kemik sağlığı, kas fonksiyonu ve iskelet sistemi için kritik öneme sahiptir.</p>

<p>NIH Office of Dietary Supplements verilerine göre yetişkinlerde D vitamini eksikliği osteomalaziye yol açabilir; bu durum kemiklerin zayıflaması, kemik ağrısı ve kas güçsüzlüğüyle ilişkilidir.</p>

<p>Hangi belirtiler D vitamini eksikliğini düşündürebilir?</p>

<p>D vitamini eksikliği bazı kişilerde belirti vermeden ilerleyebilir. Belirti olduğunda ise en sık konuşulan şikâyetler arasında şunlar yer alır:</p>

<p>Kas ağrısı, kas güçsüzlüğü, kemik ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve bazı kişilerde ruh hali değişiklikleri.</p>

<p>Cleveland Clinic, D vitamini eksikliğinde yorgunluk, kemik ağrısı, kas ağrısı, kas krampları ve ruh hali değişikliklerinin görülebileceğini bildiriyor.</p>

<p>Her yorgunluğun sebebi D vitamini değildir</p>

<p>Buradaki en kritik nokta şu: Bu belirtiler D vitamini eksikliğine özel değildir.</p>

<p>Kansızlık, tiroit hastalıkları, B12 eksikliği, romatizmal hastalıklar, enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve yoğun stres de benzer şikâyetlere neden olabilir.</p>

<p>Bu yüzden “kas ağrısı varsa kesin D vitamini eksiktir” demek doğru değildir. Doğru yaklaşım, şikâyetlerin süresi, eşlik eden bulgular ve kan testi sonucuyla değerlendirme yapılmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Takviye kullanırken dikkat</p>

<p>D vitamini eksikliği tedavi edilebilir bir durumdur; ancak gelişigüzel takviye kullanımı güvenli değildir. Mayo Clinic’e göre fazla D vitamini alımı kanda kalsiyum yüksekliğine yol açabilir; bu da bulantı, kusma, halsizlik, sık idrara çıkma, böbrek taşı ve böbrek sorunlarıyla sonuçlanabilir.</p>

<p>2024 Endocrine Society kılavuzu da D vitamini kullanımında her birey için rutin tarama ve yüksek doz yaklaşımının net yarar-risk dengesinin belirsiz olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Sonuç ne anlama geliyor?</p>

<p>Sürekli kas ağrısı, kemik ağrısı ve açıklanamayan yorgunluk varsa D vitamini eksikliği akla gelmelidir. Ancak tek ihtimal olarak görülmemelidir.</p>

<p>En doğru yol, hekime başvurmak, gerekli görülürse 25(OH)D kan testiyle D vitamini düzeyine bakılması ve takviyenin dozunun uzman tarafından belirlenmesidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/surekli-yorgunluk-ve-kas-agrisi-d-vitamini-eksikligi-belirtisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 01:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0386.jpeg" type="image/jpeg" length="55965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeter Seyis Akçaabat’ta Tarlada Yaşanan Feci Kazada Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yeter-seyis-akcaabatta-tarlada-yasanan-feci-kazada-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yeter-seyis-akcaabatta-tarlada-yasanan-feci-kazada-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Akçaabat ilçesinde meydana gelen acı olay mahallede büyük üzüntü yarattı. İddiaya göre, tarlada ot biçme çalışması sırasında kontrolden çıkan makinenin ucunun eşine isabet etmesi sonucu 56 yaşındaki kadın hayatını kaybetti. Olayla ilgili savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Kaleönü Mahallesi’nde yaşanan trajik olay, bölgede derin üzüntüye neden oldu. Edinilen bilgilere göre Hilmi Seyis ile eşi Yeter Seyis sabah saatlerinde kendilerine ait arazide çalışmak üzere tarlaya gitti.</p>

<p>Yağış sonrası zeminin kayganlaştığı ve arazinin eğimli olduğu öğrenilirken, çalışma sırasında kullanılan ot biçme makinesinin kontrolden çıktığı öne sürüldü. İddiaya göre dengesini kaybeden Hilmi Seyis’nin elindeki makinenin ucu, yanında bulunan eşi Yeter Seyis’e isabet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boğazından Yaralandı</p>

<p>Ağır yaralanan 56 yaşındaki Yeter Seyis’in olay yerinde hayatını kaybettiği öğrenildi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri ve jandarma sevk edildi. Ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri alırken, çevrede inceleme yapıldı.</p>

<p>Yaşanan olay sonrası Akçaabat Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı bildirildi. Talihsiz kadının cenazesi, otopsi işlemleri için Akçaabat Haçkalı Baba Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</p>

<p>Bölgede yaşayan vatandaşlar yaşanan olayın ardından büyük üzüntü yaşarken, soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yeter-seyis-akcaabatta-tarlada-yasanan-feci-kazada-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0385.jpeg" type="image/jpeg" length="48700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ Gülhane Eczacılık Fakültesinden TÜBİTAK 2209-A’da 22 Proje Başarısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-eczacilik-fakultesinden-tubitak-2209-ada-22-proje-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-eczacilik-fakultesinden-tubitak-2209-ada-22-proje-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eczacılık Fakültesi, 2026 yılı TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğğrencileri Araştırma Projeleri kapsamında 22 projeyle dikkat çeken bir başarıya imza attı. Kanser, Alzheimer, ağır metal analizi, akıllı sensörler, nanojeller, toksisite ve doğal bileşikler üzerine hazırlanan projeler, fakültede öğrenci merkezli bilimsel üretimin güçlendiğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eczacılık Fakültesi öğrencileri, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında önemli bir başarı elde etti.</p>

<p>2026 yılı proje listesine göre fakülteden 22 öğrenci projesi TÜBİTAK 2209-A kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p>

<p>Eczacılık biliminin farklı alanlarında hazırlanan projeler; yalnızca teorik bilgiye değil, laboratuvar deneyimine, araştırma disiplinine ve bilimsel üretime dayalı bir eğitim anlayışının fakültede güçlü biçimde karşılık bulduğunu gösterdi.</p>

<p>22 Proje Farklı Bilim Alanlarında Hazırlandı</p>

<p>Gülhane Eczacılık Fakültesinden destek almaya hak kazanan projeler; Farmasötik Toksikoloji, Analitik Kimya, Farmakoloji, Farmasötik Botanik, Farmasötik Teknoloji ve Farmakognozi ana bilim dallarında hazırlandı.</p>

<p>Projelerde özellikle şu başlıklar öne çıktı:</p>

<p>Kanser hücreleri üzerinde sitotoksisite çalışmaları, Alzheimer hastalığı modeli, akrilamid toksisitesi, ağır metal birikimi, elektrokimyasal sensör teknolojileri, nanojel sistemleri, doğal bileşiklerin biyolojik etkileri, ilaç etkinliğini artırmaya yönelik farmasötik yaklaşımlar ve bitkisel kaynaklı biyoaktif bileşikler.</p>

<p>Bu tablo, Gülhane Eczacılık Fakültesinde araştırma kültürünün yalnızca belirli bir alana sıkışmadığını; temel bilimlerden uygulamalı sağlık teknolojilerine kadar geniş bir hatta ilerlediğini ortaya koydu.</p>

<p>Kanser ve Alzheimer Çalışmaları Dikkat Çekti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Desteklenen projeler arasında Alzheimer hastalığı modeli ve kanser hücreleri üzerine yapılan çalışmalar dikkat çekti.</p>

<p>Şeyda Altunyurt ve Şevval Olkun’un yer aldığı projede rosmarinik asidin in vitro Alzheimer hastalığı modelinde koruyucu ve tedavi edici etkileri ele alındı.</p>

<p>Beyza Nur Erözkan, İlkay Kuş ve Havva Gür tarafından hazırlanan projede ise sağlıklı ve kanserli kolon hücrelerinde kersetin ile 5-fluorourasilin sitotoksik etkileri incelendi.</p>

<p>Esra Nur Keser’in yürütücülüğündeki projede doksorubisin ve naringin içeren jellerin kemik kanseri üzerindeki etkileri araştırılırken, Havva Nur Dönmez’in projesinde naringin ve doksorubisinin sağlıklı ve kanserli meme hücrelerindeki sitotoksisite ve apoptoz mekanizmaları değerlendirildi.</p>

<p>Bu projeler, öğrencilerin yalnızca mevcut bilimsel bilgiyi öğrenmekle kalmadığını; hastalık mekanizmalarını, ilaç etkileşimlerini ve hücresel düzeyde tedavi yaklaşımlarını araştırma sürecine dahil olduğunu gösterdi.</p>

<p>Toksikoloji Alanında Geniş Bir Çalışma Yelpazesi</p>

<p>Farmasötik Toksikoloji alanındaki projeler, fakültenin 2209-A başarısında önemli bir ağırlık oluşturdu.</p>

<p>Rosmarinik asidin akrilamid toksisitesine karşı koruyucu etkileri, sinnamik asidin cilt yaşlanmasına karşı etkileri, akrilamidin kolon hücreleri üzerindeki etkileri, incir yaprağı lateksinin metal yüzey temizliğinde kullanım potansiyeli ve yabani mantarlarda ağır metal akümülasyonu gibi başlıklar bu alandaki çeşitliliği gösterdi.</p>

<p>Halil İbrahim ve Mehmet Atan’ın hazırladığı “Isıtmalı Tütün Ürünlerinde Ağır Metal İçeriğinin Belirlenmesi” başlıklı proje ise güncel halk sağlığı tartışmalarıyla doğrudan ilişkili bir başlık olarak öne çıktı.</p>

<p>Bu çalışmalar; çevresel maruziyet, gıda güvenliği, tütün ürünleri, hücresel toksisite ve doğal bileşiklerin koruyucu etkileri gibi güncel konuların öğrenci projelerine güçlü biçimde yansıdığını ortaya koydu.</p>

<p>Akıllı Sensörler ve Nanoteknoloji Projeleri Öne Çıktı</p>

<p>Analitik Kimya alanında hazırlanan projelerde ise sensör teknolojileri, moleküler baskılı polimerler ve nano yapılar dikkat çekti.</p>

<p>Sara Manla’nın projesinde yeşil sensör tasarımında biyobazlı alginat katkılı moleküler baskılı polimerlerin kullanımı ele alındı.</p>

<p>Asım Mert Ekmekci’nin yürüttüğü projede, akıllı sensör teknolojisiyle MXene katkılı moleküler baskılı polimer temelli bir sistem üzerinde çalışıldı.</p>

<p>Alper Aktan’ın projesinde flavonoid konjuge polidopamin nanopartiküllerinin sentezi ve karakterizasyonu incelenirken, Yasmin Uzun’un projesinde biyo-esinlenmiş peptit temelli nanojeller ile plazmonik fototermal yaklaşımlar araştırıldı.</p>

<p>Bu projeler, eczacılık eğitiminin artık yalnızca klasik ilaç bilgisiyle sınırlı olmadığını; tanı teknolojileri, biyomalzemeler, nanoteknoloji ve ileri analiz sistemleriyle iç içe geliştiğini gösterdi.</p>

<p>Farmakoloji ve Farmakognozi Alanlarında Güncel Başlıklar</p>

<p>Farmakoloji alanında da dikkat çeken projeler destek almaya hak kazandı.</p>

<p>Sahir Mert Kurnaz ve Arş. Gör. Dr. Yağmur Okçay’ın yer aldığı projede aripiprazolün izole sıçan torasik aortasındaki etkileri ve olası etki mekanizmaları araştırıldı.</p>

<p>İclal Demirgüç ve Melek Soyer’in projesinde doğrudan oral antikoagülan kullanımının psikolojik etkileri ve tedavi uyumu ele alındı.</p>

<p>Bengisu Ertürk’ün projesinde ise doğal bir besin takviyesi olan AHCC’nin izole sıçan uterus dokusundaki etkileri değerlendirildi.</p>

<p>Farmakognozi alanında İrem Pirgayipoğlu ve Melikenur Kanat’ın hazırladığı projede Papaver rhoeas L. için ultrasonik ekstraksiyon koşullarının Box-Behnken tasarımı ile optimize edilmesi hedeflendi.</p>

<p>Bu başlıklar, öğrencilerin ilaç etkilerinden tedavi uyumuna, doğal kaynaklı ürünlerden deneysel modellemeye kadar geniş bir araştırma alanında üretim yaptığını gösterdi.</p>

<p>Akademisyenlerden Güçlü Danışmanlık Desteği</p>

<p>Projelerin başarısında akademik danışmanlık süreci de önemli rol oynadı.</p>

<p>Prof. Dr. Merve Güdül Bacanlı, Prof. Dr. Ayşe Baldemir Kılıç, Prof. Dr. İsmail Mert Vural, Prof. Dr. Rıza Sonkaya, Doç. Dr. Sariye İrem Kaya, Doç. Dr. Hakan Erdoğan, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Çetinkaya, Dr. Öğr. Üyesi İrem Akıncı, Dr. Öğr. Üyesi Sıla Özlem Şener, Arş. Gör. Esra Merve Zanbak Çotaoğlu, Arş. Gör. Jülide Secerli, Arş. Gör. Dr. Yağmur Okçay ve Dr. Ecz. Serdar Çetinkaya gibi isimlerin danışmanlığında hazırlanan projeler, öğrenci araştırmalarının akademik rehberlikle desteklendiğini ortaya koydu.</p>

<p>Bu danışmanlık yapısı, öğrencilerin proje fikrinden yöntem tasarımına, laboratuvar sürecinden bilimsel raporlamaya kadar birçok aşamada akademik deneyim kazanmasına katkı sundu.</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın’dan Tebrik</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Gülhane Eczacılık Fakültesinin TÜBİTAK 2209-A başarısı dolayısıyla öğrenci ve akademisyenleri tebrik etti.</p>

<p>Prof. Dr. Aydın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eczacılık Fakültemizin, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri kapsamında elde ettiği başarı bizleri gururlandırmıştır.</p>

<p>22 farklı projenin destek almaya hak kazanması; üniversitemizde bilimsel düşüncenin, araştırma kültürünün ve öğrenci odaklı akademik yaklaşımın güçlü şekilde geliştiğinin önemli bir göstergesidir.</p>

<p>Başarı elde eden tüm öğrencilerimizi ve onlara rehberlik eden kıymetli akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyor, bilim üretme yolculuklarında üstün başarılar diliyorum.</p>

<p>Bilimi sadece takip eden değil; üreten, yön veren ve geleceği inşa eden bir üniversite olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p>

<p>TÜBİTAK 2209-A Neden Önemli?</p>

<p>TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı, ön lisans ve lisans öğrencilerine araştırma ve proje yönetimi deneyimi kazandırmayı amaçlıyor. Program, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı tarafından yürütülüyor.</p>

<p>TÜBİTAK’ın çağrı duyurusunda programın amacının öğrencilerin araştırma ve proje yönetimi deneyimi kazanması olduğu belirtilirken, destek kapsamında araştırma projelerinin gerektirdiği makine, teçhizat, sarf malzemesi, seyahat ve hizmet alımı gibi giderlerin yer alabildiği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu yönüyle 2209-A programı, öğrencilerin lisans döneminde bilimsel araştırma süreçlerine dahil olması, proje hazırlama kültürü kazanması ve akademik üretime erken aşamada katılması bakımından önemli bir basamak olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Gülhane Eczacılıkta Genç Araştırmacı Vurgusu</p>

<p>Gülhane Eczacılık Fakültesinin 22 projeyle elde ettiği başarı, fakültede genç araştırmacı yetiştirme hedefinin somut çıktılarından biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Projelerde yer alan öğrenciler, eczacılık biliminin farklı alanlarında bilimsel soru sorma, hipotez kurma, deneysel yöntem geliştirme ve sonuçları akademik çerçevede değerlendirme becerisi kazanma imkânı buldu.</p>

<p>Bu başarı, aynı zamanda sağlık bilimleri alanında nitelikli araştırmacı insan kaynağı yetiştirilmesi açısından da önemli bir kazanım olarak görüldü.</p>

<p>Bilimsel Üretim Öğrencilik Döneminde Başlıyor</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eczacılık Fakültesinin TÜBİTAK 2209-A başarısı, bilimsel üretimin yalnızca lisansüstü eğitimle sınırlı olmadığını gösterdi.</p>

<p>Lisans düzeyindeki öğrencilerin araştırma projeleriyle desteklenmesi, hem akademik merakın erken dönemde güçlenmesine hem de sağlık bilimleri alanında yenilikçi fikirlerin gelişmesine katkı sağlıyor.</p>

<p>Gülhane Eczacılık Fakültesinden destek almaya hak kazanan 22 proje, genç araştırmacıların bilim dünyasına adım attığı güçlü bir zemin oluşturdu.</p>

<p>Desteklenen Projelerden Öne Çıkan Başlıklar</p>

<p>Desteklenen projeler arasında şu çalışma alanları dikkat çekti:</p>

<p>Alzheimer hastalığı modelinde rosmarinik asidin etkisi, kolon ve meme kanseri hücrelerinde doğal bileşiklerin sitotoksik etkileri, kemik kanseri üzerine jel formülasyonları, akrilamid toksisitesi, ağır metal analizleri, akıllı sensör teknolojileri, nanoyapılar, peptit temelli nanojeller, oral antikoagülan kullanımında tedavi uyumu ve bitkisel kaynaklı ekstraksiyon optimizasyonu.</p>

<p>Bu başlıklar, fakültenin araştırma gündeminin hem temel bilimleri hem de sağlık teknolojilerine dönük uygulamalı alanları kapsadığını ortaya koydu.</p>

<p>Sonuç: 22 Proje, Güçlü Bir Akademik İklimin İşareti</p>

<p>SBÜ Gülhane Eczacılık Fakültesinin TÜBİTAK 2209-A kapsamında 22 proje ile elde ettiği başarı; öğrenci emeği, akademik danışmanlık, laboratuvar altyapısı ve araştırma kültürünün aynı zeminde buluştuğu güçlü bir akademik iklimin göstergesi oldu.</p>

<p>Fakültenin farklı ana bilim dallarından gelen projeler, sağlık bilimlerinde yenilikçi, disiplinler arası ve öğrenci odaklı üretimin giderek güçlendiğini gösterdi.</p>

<p>Bu başarıyla birlikte Gülhane Eczacılık Fakültesi, genç araştırmacıların bilimsel üretime katılımı konusunda dikkat çeken fakülteler arasında yerini aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-eczacilik-fakultesinden-tubitak-2209-ada-22-proje-basarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 22:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0375.jpeg" type="image/jpeg" length="13838"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alerji İlacı Seçerken Sadece “Uyku Yapıyor mu?” Diye Bakmayın]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/alerji-ilaci-secerken-sadece-uyku-yapiyor-mu-diye-bakmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/alerji-ilaci-secerken-sadece-uyku-yapiyor-mu-diye-bakmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar geldiğinde bazı evlerde pencere değil adeta polen filtresi açılıyor. Gözlerde yanma, peş peşe hapşırıklar, gece tıkanan burun… Market raflarında dizilen onlarca “alerji ilacı” ise küçük bir kimya labirenti gibi görünebiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlara göre her ilaç aynı işe yaramıyor ve yanlış seçim bazı kişilerde tansiyon sorunundan rebound burun tıkanıklığına kadar farklı problemlere yol açabiliyor.</p>

<p>ABD merkezli Cleveland Clinic tarafından yayımlanan güncel değerlendirmede, reçetesiz satılan alerji ilaçlarının hangi durumda daha etkili olabileceği anlatıldı. Özellikle antihistaminikler, steroid burun spreyleri ve dekonjestanlar arasındaki farklara dikkat çekildi.</p>

<p>Her Burun Akıntısına Aynı İlaç Etki Etmiyor</p>

<p>Uzmanlara göre alerji ilaçları temel olarak belirtilere göre ayrılıyor.</p>

<ul>
 <li>Hapşırık, göz kaşıntısı ve burun akıntısında antihistaminikler öne çıkıyor</li>
 <li>Uzun süren mevsimsel alerjilerde steroid burun spreyleri daha güçlü etki sağlayabiliyor</li>
 <li>Şiddetli burun tıkanıklığında ise kısa süreli dekonjestanlar tercih edilebiliyor</li>
</ul>

<p>Cleveland Clinic’e göre özellikle günlük kullanılan steroid içerikli burun spreyleri hemen etki göstermeyebiliyor. Bu ilaçların tam faydasının ortaya çıkması için günler hatta haftalar gerekebiliyor.</p>

<p>“Hızlı Rahatlatıyor” Ama Uzun Kullanım Riskli Olabilir</p>

<p>Uzmanların en çok dikkat çektiği konulardan biri de burun açıcı spreyler. Özellikle oxymetazoline içeren spreylerin birkaç günden uzun kullanılması durumunda “rebound congestion” denilen geri tepme etkisi oluşabiliyor. Yani burun daha da tıkanabiliyor.</p>

<p>Benzer şekilde pseudoephedrine gibi bazı dekonjestanların tansiyonu yükseltebileceği belirtiliyor. Bu nedenle hipertansiyon, kalp hastalığı veya glokom gibi rahatsızlığı olan kişilerin doktora ya da eczacıya danışmadan bu ürünleri kullanmaması öneriliyor.</p>

<p>Uyku Yapan Alerji İlaçlarına Dikkat</p>

<p>Eski nesil antihistaminiklerin bazı kişilerde belirgin uyku hali yapabildiği vurgulanıyor. Özellikle araç kullananlar, öğrenciler ve dikkat gerektiren işlerde çalışanlar için bu durum önem taşıyor.</p>

<p>Mayo Clinic’in değerlendirmesine göre diphenhydramine gibi eski nesil antihistaminikler daha fazla uyku yaparken; loratadine, fexofenadine ve cetirizine gibi newer nesil ilaçlar genellikle daha düşük sedasyon riski taşıyor.</p>

<p>Alerji Sezonu Artık Daha Uzun Sürebilir</p>

<p>Uzmanlar son yıllarda polen sezonunun daha erken başladığını ve daha uzun sürdüğünü belirtiyor. İklim değişikliğiyle birlikte havadaki polen miktarının arttığına dikkat çekiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle uzmanlar sadece ilaç kullanımına değil, günlük alışkanlıklara da dikkat edilmesini öneriyor:</p>

<ul>
 <li>Eve gelince kıyafet değiştirmek</li>
 <li>Pencereleri yoğun polen saatlerinde kapalı tutmak</li>
 <li>HEPA filtreli hava temizleyicileri kullanmak</li>
 <li>Tuzlu suyla burun temizliği yapmak</li>
</ul>

<p>gibi yöntemler belirtileri azaltmaya yardımcı olabiliyor.</p>

<p>Hangi Durumda Doktora Başvurulmalı?</p>

<p>Uzmanlara göre şu durumlarda mutlaka profesyonel değerlendirme gerekebilir:</p>

<ul>
 <li>İlaçlara rağmen geçmeyen belirtiler</li>
 <li>Nefes darlığı veya hırıltı</li>
 <li>Sürekli sinüzit atakları</li>
 <li>Gece uykusunu bozan ağır burun tıkanıklığı</li>
 <li>Uzun süreli ilaç kullanım ihtiyacı</li>
</ul>

<p>Alerji belirtileri bazen astım, sinüzit veya başka solunum yolu hastalıklarıyla karışabildiği için kendi kendine sürekli ilaç değiştirmek yerine uzman görüşü alınması öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/alerji-ilaci-secerken-sadece-uyku-yapiyor-mu-diye-bakmayin</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0374.jpeg" type="image/jpeg" length="29184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hemoroid Kaşıntı Yapar mı? Uzmanlar Uyardı: Her Kaşıntının Nedeni Hemoroid Değil]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hemoroid-kasinti-yapar-mi-uzmanlar-uyardi-her-kasintinin-nedeni-hemoroid-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hemoroid-kasinti-yapar-mi-uzmanlar-uyardi-her-kasintinin-nedeni-hemoroid-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anal bölgede kaşıntı, hemoroidin en rahatsız edici belirtilerinden biri olabilir. Ancak uzmanlara göre bu şikâyet yalnızca hemoroidle açıklanmamalı; tahriş, nem, enfeksiyon, çatlak ve bazı cilt hastalıkları da benzer tabloya yol açabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hemoroid kaşıntısı neden olur?</p>

<p>Hemoroid, anüs ve rektum çevresindeki damarların şişmesiyle ortaya çıkan yaygın bir sağlık sorunu. Cleveland Clinic’e göre hemoroidler ağrı, kanama ve anal kaşıntıya neden olabiliyor. Özellikle dış hemoroidler kaşıntı, hassasiyet ve ağrı ile kendini gösterebiliyor.</p>

<p>Kaşıntının arkasında çoğu zaman tek bir neden yok. Bölgede gelişen iltihaplanma, nem, mukus sızıntısı, dışkı kalıntısı ve cildin sürekli tahriş olması kaşıntıyı artırabiliyor. Cleveland Clinic’in güncel yazısında, hemoroid kaşıntısının çoğu zaman “nem ve inflamasyon” ile ilişkili olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Gece artan kaşıntıya dikkat</p>

<p>Bazı kişilerde kaşıntı özellikle gece belirginleşiyor. Bunun nedeni, uyku sırasında kasların gevşemesiyle bölgede nem veya mukus sızıntısının artabilmesi. Ayrıca kişi uykuda fark etmeden kaşıyabiliyor. Bu durum cildi daha fazla tahriş ederek kaşıntı döngüsünü büyütebiliyor.</p>

<p>Aşırı temizlik de kaşıntıyı artırabilir</p>

<p>Anal kaşıntıda yapılan en yaygın hatalardan biri bölgeyi sert biçimde temizlemek. Parfümlü ıslak mendiller, alkol içeren ürünler, sert tuvalet kâğıdı ve yoğun sabun kullanımı cilt bariyerini bozabiliyor. Cleveland Clinic Abu Dhabi’nin pruritus ani bilgilendirmesinde, aşırı sabun kullanımı, sert silme ve nemin bölgede kalmasının anal kaşıntıyı tetikleyebileceği aktarılıyor.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar “daha çok temizlemek” yerine “daha nazik temizlemek” gerektiğine dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hemoroid kaşıntısına ne iyi gelir?</p>

<p>Uzmanlara göre ilk adım cildi korumak ve tahrişi azaltmak. Ilık suyla nazik temizlik, bölgenin kuru tutulması ve sürtünmenin azaltılması rahatlama sağlayabiliyor. Cleveland Clinic yazısında bariyer kremlerin, özellikle çinko oksit içeren ürünlerin tahriş olmuş cildi nemden korumaya yardımcı olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Kabızlık ve ıkınma hemoroid şikâyetlerini artırabildiği için liften zengin beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve tuvalette uzun süre kalmamak da önemli görülüyor. Cleveland Clinic, lif tüketimini artırmanın ve ıkınmadan kaçınmanın hemoroid belirtilerini azaltmada etkili olabileceğini bildiriyor.</p>

<p>Her anal kaşıntı hemoroid değildir</p>

<p>Anal bölgede kaşıntı hemoroide bağlı olabilir; ancak tek olasılık bu değildir. Mantar enfeksiyonları, bakteriyel enfeksiyonlar, kıl kurdu, egzama, sedef, kontakt dermatit, anal fissür, fistül, inflamatuvar bağırsak hastalıkları ve bazı sistemik hastalıklar da kaşıntıya yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle uzun süren, tekrarlayan veya kanama, şiddetli ağrı, akıntı, kitle hissi ve kilo kaybı gibi bulgularla birlikte görülen kaşıntılarda doktora başvurulması gerekiyor.</p>

<p>Doktora ne zaman başvurulmalı?</p>

<p>Kaşıntı birkaç gün içinde hafiflemiyorsa, kanama varsa, dışkılama sırasında belirgin ağrı gelişiyorsa, bölgede şişlik veya sertlik hissediliyorsa tıbbi değerlendirme ihmal edilmemeli. Çünkü hemoroid yaygın ve çoğu zaman iyi huylu bir sorun olsa da benzer belirtiler farklı hastalıkların habercisi olabilir.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Hemoroid kaşıntı yapabilir; ancak anal kaşıntıyı yalnızca hemoroide bağlamak doğru değildir. Uzmanlara göre en güvenli yaklaşım, cildi tahriş eden alışkanlıklardan kaçınmak, kabızlığı önlemek ve şikâyetler uzarsa doktora başvurmaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hemoroid-kasinti-yapar-mi-uzmanlar-uyardi-her-kasintinin-nedeni-hemoroid-degil</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 20:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0372.jpeg" type="image/jpeg" length="25012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="37698"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="50355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="83032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="74731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="11308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="27926"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
