<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2026 00:48:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Death of Woman Who Used Mounjaro Under Investigation in England]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/death-of-woman-who-used-mounjaro-under-investigation-in-england</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/death-of-woman-who-used-mounjaro-under-investigation-in-england" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[The death of 73-year-old Caroline Savage, who was using Mounjaro for weight loss in England, is being examined as part of an ongoing coroner’s inquest. Authorities say no direct causal link between the medication and her death has been established, while her family has raised questions about her medical assessment.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Death of Woman Who Used Mounjaro Investigated in England: Family Makes Notable Claims<br />
Following the death of 73-yeaBowel Perforation Identified During Post-Mortem Examination<br />
The post-mortem report recorded the cause of death as faecal peritonitis resulting from a perforated diverticulum in the bowel.<br />
So far, the case file contains no definitive finding that Mounjaro directly caused her death.<br />
Family Makes Notable Claim<br />
Savage’s family drew attention to the assessment process at the hospital.<br />
The family claimed that Caroline Savage’s severe abdominal pain and other symptoms were regarded as known gastrointestinal side effects of Mounjaro and that, as a result, more extensive tests were not carried out.<br />
The family’s lawyer argued that other possible causes had not been investigated sufficiently and that this may have played a role in the events leading to her death.<br />
Inquest Continues<br />
According to reports in the British press, the inquest has not yet concluded. Both the clinical assessments carried out at the hospital and the possible effects of the medication are being examined separately during the proceedings.<br />
Experts emphasise that, at this stage, there is no official finding establishing a direct causal relationship between Mounjaro and Caroline Savage’s death, and that all aspects of the case remain under investigation.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/death-of-woman-who-used-mounjaro-under-investigation-in-england</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7394.jpeg" type="image/jpeg" length="90940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere’de Mounjaro kullanan kadının ölümü soruşturuluyor: Aileden dikkat çeken iddialar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ingilterede-mounjaro-kullanan-kadinin-olumu-sorusturuluyor-aileden-dikkat-ceken-iddialar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ingilterede-mounjaro-kullanan-kadinin-olumu-sorusturuluyor-aileden-dikkat-ceken-iddialar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de kilo verme ilacı Mounjaro kullanan 73 yaşındaki Caroline Savage’ın yaşamını yitirmesi sonrası açılan adli soruşturmada, ailesi ilacın yan etkilerinin ölüm sürecinde etkili olmuş olabileceğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yetkililer ise ölümün kesin nedenine ilişkin incelemenin sürdüğünü ve Mounjaro ile doğrudan nedensel bir bağ kurulmadığını belirtti.</p>

<p>İngiltere’nin Norfolk bölgesinde yaşayan 73 yaşındaki Caroline Savage’ın ölümü, kilo verme tedavisinde kullanılan Mounjaro (tirzepatid) ilacıyla ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İngiliz basınında yer alan bilgilere göre olay, adli makamlar tarafından yürütülen soruşturma kapsamında inceleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kilo verme tedavisi sonrası doz artırıldı</p>

<p>Savage’ın Temmuz 2024’te özel bir hekim gözetiminde Mounjaro tedavisine başladığı, yaklaşık dört ay içinde 128 kilogramdan 114 kilograma düştüğü belirtildi. Tedavi sürecinde mevcut dozunu tamamladıktan sonra ilacın 10 mg’a yükseltilmesi önerildi.</p>

<p>Doz artışının ardından şiddetli karın ağrısı yaşayan Savage, Norfolk and Norwich University Hospital’a kaldırıldı. Hastanede yapılan değerlendirmelerin ardından taburcu edilen kadın, aynı gece evinde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Otopside bağırsak delinmesi tespit edildi</p>

<p>Adli tıp raporunda ölüm nedeninin, bağırsak delinmesi (perfore divertikül) sonucu gelişen fekal peritonit olduğu kaydedildi.</p>

<p>Soruşturma dosyasında şu ana kadar Mounjaro’nun ölüme doğrudan neden olduğuna ilişkin kesin bir tespit bulunmuyor.</p>

<p>Aileden dikkat çeken iddia</p>

<p>Savage’ın ailesi ise hastanede yaşanan değerlendirme sürecine dikkat çekti.</p>

<p>Aile, Caroline Savage’ın şiddetli karın ağrısı ve diğer şikâyetlerinin, Mounjaro’nun bilinen mide ve bağırsak yan etkileri kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle daha kapsamlı tetkiklerin yapılmadığını savundu.</p>

<p>Ailenin avukatı, farklı olası nedenlerin yeterince araştırılmadığını ve bunun ölüm sürecinde etkili olmuş olabileceğini ileri sürdü.</p>

<p>Soruşturma devam ediyor</p>

<p>İngiliz basınında yer alan bilgilere göre adli soruşturma henüz tamamlanmadı. Mahkeme sürecinde hem hastanedeki klinik değerlendirmeler hem de ilacın olası etkileri ayrı ayrı inceleniyor.</p>

<p>Uzmanlar ise mevcut aşamada Mounjaro ile Caroline Savage’ın ölümü arasında doğrudan nedensel bir ilişki kuran resmî bir bulgu bulunmadığını, olayın tüm yönleriyle araştırılmaya devam edildiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ingilterede-mounjaro-kullanan-kadinin-olumu-sorusturuluyor-aileden-dikkat-ceken-iddialar</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7394.jpeg" type="image/jpeg" length="41054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsunspor’da Igor Drapiński transferi gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-igor-drapinski-transferi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-igor-drapinski-transferi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsunspor’un, Polonya ekibi Piast Gliwice’de forma giyen stoper Igor Drapiński için girişimlerini sürdürdüğü öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Polonya basınında yer alan iddialara göre tarafların prensip anlaşmasına yaklaştığı belirtilirken, transfer sürecine ilişkin kulüplerden henüz resmî bir açıklama yapılmadı. [1][2]</p>

<p>Yeni sezon öncesi savunma hattını güçlendirmek isteyen Samsunspor’un transfer gündemine Polonyalı stoper Igor Drapiński’nin geldiği öne sürüldü. Polonya’da kulübe yakın kaynaklarda yer alan haberlere göre Karadeniz temsilcisinin 22 yaşındaki savunmacı için Piast Gliwice ile görüşmeler yürüttüğü ve dosyada ilerleme kaydedildiği iddia edildi. [1][2]</p>

<p>İddiaya göre Samsunspor ile oyuncu cephesi arasında yapılan temasların ardından prensip düzeyinde mutabakata varıldığı, kulüpler arasındaki bonservis görüşmelerinin ise sürdüğü ifade edildi. Ancak transferin tamamlandığına ilişkin herhangi bir resmî açıklama bulunmuyor. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Igor Drapiński, ağırlıklı olarak stoper mevkisinde görev yaparken gerektiğinde savunmanın farklı bölgelerinde de forma giyebiliyor. Genç yaşına rağmen Polonya futbolunda gelişim potansiyeli bulunan oyuncular arasında gösterilen Drapiński’nin Piast Gliwice ile devam eden sözleşmesi bulunuyor. [2]</p>

<p>Samsunspor’un savunma rotasyonunu genç ve gelişime açık bir isimle güçlendirmeyi hedeflediği değerlendirilirken, bu doğrultuda Drapiński’nin kulübün transfer listesinde yer aldığı öne sürülüyor. Transferin gerçekleşmesi halinde yabancı oyuncu planlaması ve savunma rotasyonunda önemli bir alternatif oluşturabileceği belirtiliyor. Ancak bu değerlendirmeler kulübün resmî planlamasını yansıtmıyor. [1][2]</p>

<p>Şu ana kadar Samsunspor, Piast Gliwice veya oyuncu cephesinden transfer sürecini doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı. Görüşmelerin seyrine göre dosyanın önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor. [1][2]</p>

<p></p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Piast Gliwice’yi takip eden yerel Polonya spor yayınları</p>

<p>[2] Kulübe yakın bölgesel spor kaynakları</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-igor-drapinski-transferi-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="90172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jim’in Kanındaki Sessizlik: Bessie, 13 Çocuk ve Değişen İlaç Güvenliği]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/jimin-kanindaki-sessizlik-bessie-13-cocuk-ve-degisen-ilac-guvenligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/jimin-kanindaki-sessizlik-bessie-13-cocuk-ve-degisen-ilac-guvenligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukları difteriden kurtarması beklenen antitoksin, tetanoz etkeni veya onun ürettiği toksinlerle kirlenmişti. Bessie Baker’ın da aralarında bulunduğu 13 çocuğun kaybı, biyolojik ürünlerin devlet denetimine alınmasını hızlandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1901 yılının sonbaharında St. Louis’in evlerinde bir hastalığın adı alçak sesle söyleniyordu:<br />
Difteri…<br />
Hastalık ateş ve boğaz ağrısıyla başlıyor, ardından boğazda oluşan gri renkli kalın tabaka nefes yolunu daraltabiliyordu.<br />
Çünkü difteri yalnızca hasta etmiyor, çocukların nefesini de kesebiliyordu.<br />
Fakat tıbbın elinde artık umut veren yeni bir silah vardı: difteri antitoksini.<br />
Atların kan serumundan hazırlanan bu ürün, difteri bakterisinin vücutta oluşturduğu zehri etkisiz hâle getirmeyi amaçlıyordu. Dönemin hekimleri için antitoksin, çaresizliğin ortasında yakılan güçlü bir ışık gibiydi.<br />
Ne var ki 1901 sonbaharında St. Louis’te çocukları kurtarması beklenen bu tedavi, görünmeyen başka bir tehlikenin taşıyıcısına dönüşecekti.<br />
Bessie’nin evine gelen doktor<br />
19 Ekim 1901’de Dr. R. C. Harris, ağır difteri geçiren Bessie Baker’ı muayene etmek için ailenin evine çağrıldı.<br />
Bessie’nin hastalığı ilerlemişti. Nefes almakta zorlanıyor, bedeni gün geçtikçe güçten düşüyordu. Doktorun elindeki en etkili seçenek difteri antitoksiniydi.<br />
Dr. Harris serumu Bessie’ye uyguladı. Difteri aynı evde yaşayan çocuklara kolaylıkla bulaşabildiği için Bessie’nin iki küçük kardeşine de koruyucu amaçla antitoksin verdi.<br />
Fakat dört gün sonra Dr. Harris yeniden eve çağrıldığında karşılaştığı tablo difteriye benzemiyordu.<br />
Bessie’de tetanoz belirtileri başlamıştı. Kasları sertleşiyor, bedeni ağrılı kasılmalarla geriliyordu. Onu difterinin zehrinden koruması beklenen serum, bu kez sinir sistemini etkileyen başka bir ağır hastalıkla ilişkilendirilmişti.<br />
Bessie ertesi gün hayatını kaybetti. Baker ailesinin yaşadığı kayıp, aynı serumlarla bağlantılı vakaların kısa süre içinde 13 çocuğa ulaşacağı büyük facianın en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Bessie’nin kardeşlerinin akıbetine ilişkin sonraki anlatımlarla dönem kayıtları arasında farklılık bulunduğu için bu ayrıntı kesin hükümle aktarılamıyor. [1]<br />
Bir şişenin içinde iki farklı kader<br />
St. Louis’in başka mahallelerinde de difteri antitoksini verilen çocuklarda tetanoz belirtileri görülmeye başladı.<br />
Sorunun ne olduğu başlangıçta bilinmiyordu. Difteri antitoksini doğru hazırlandığında hastalığın oluşturduğu zehri etkisizleştiriyordu. Fakat St. Louis’te dağıtılan ürünlerin belirli bir bölümünde başka bir tehlike vardı.<br />
Serumlar tetanoz etkeni veya onun ürettiği toksinlerle kirlenmişti.<br />
1901 yılının sonlarına gelindiğinde, St. Louis’te difteri antitoksini aldıktan sonra tetanoza yakalanan 13 çocuk yaşamını yitirmişti. [2]<br />
Artık soru yalnızca hangi şişelerin tehlikeli olduğu değildi. Bu serumların nasıl üretildiği, nasıl denetlendiği ve çocuklara ulaşmasına neden engel olunamadığı da sorgulanıyordu.<br />
Jim adlı yaşlı at<br />
Soruşturmanın izi, St. Louis sağlık biriminin antitoksin üretiminde kullandığı bir ata uzandı.<br />
Atın adı Jim’di.<br />
O yıllarda antitoksin üretmek için atlara kontrollü biçimde difteri toksini veriliyor, bağışıklık sistemlerinin koruyucu antikor üretmesi sağlanıyordu. Daha sonra hayvandan alınan kanın serum bölümü ayrıştırılıyor ve hastalara uygulanıyordu.<br />
Bu yöntem bilimsel açıdan etkiliydi. Ancak hayvanın sağlığı, kanın alınması, serumun hazırlanması, şişelenmesi ve saklanması dikkatle denetlenmediğinde hayat kurtaran bir ürün tehlikeli hâle gelebiliyordu. [3]<br />
Jim tetanoza yakalanmıştı.<br />
Ondan elde edilen antitoksinin bir bölümü de tetanoza yol açabilecek ölümcül bir kirlenme taşıyordu. Ürün difteriye karşı koruyucu antikorlar içeriyor, fakat aynı zamanda çocukların bedeninde ağır kasılmalara yol açabilecek bir tehlike barındırıyordu. [2]<br />
Şifa vermesi beklenen serum, görünmeyen bir tehdidi çocukların damarlarına taşıdı.<br />
Sorun tek bir hayvan değildi<br />
Facia duyulduğunda bütün dikkat Jim’e çevrildi. Fakat asıl sorun bir atın hastalanması değildi.<br />
Sorun, hastalanmış bir hayvandan elde edilen ürünün çocuklara ulaşmasını engelleyecek zorunlu ve birbirini denetleyen bir güvenlik sisteminin bulunmamasıydı.<br />
Bessie, hastalığına çare arayan bir çocuktu. Ailesi dönemin en etkili tedavilerinden birine güvenmişti. Doktoru da onu kurtaracağını düşündüğü antitoksini uygulamıştı.<br />
O dönemde biyolojik ürünler farklı yerel kuruluşlarda üretilebiliyor, fakat bütün tesisleri aynı standartlara bağlayan merkezî bir kontrol düzeni bulunmuyordu. Bir serumun temizliği, gücü, saklama koşulları ve üretildiği tesisin yeterliliği ülke çapında aynı kurallarla değerlendirilmiyordu. [2]<br />
Bir insanın dikkatsizliği felaketi başlatabilirdi. Güvenli bir sistem ise o dikkatsizliğin 13 çocuğa ulaşmasını önlemeliydi.<br />
St. Louis yalnız değildi<br />
St. Louis’te yaşananlar, Amerika Birleşik Devletleri’nde biyolojik ürün güvenliğine ilişkin tek facia değildi.<br />
Aynı dönemde New Jersey eyaletinin Camden kentinde, tetanozla kirlenmiş çiçek aşısıyla bağlantılı dokuz çocuk hayatını kaybetti.<br />
St. Louis’te 13, Camden’da dokuz çocuk…<br />
İki şehirde yaşananlar, aşıların, serumların ve antitoksinlerin üretimini denetleyen sistemde büyük bir boşluk bulunduğunu açık biçimde gösterdi. [4]<br />
Sorun artık tek bir atın, tek bir laboratuvarın veya tek bir şişenin sorunu değildi.<br />
13 çocuğun ardından gelen yasa<br />
St. Louis ve Camden facialarının ardından Amerika Birleşik Devletleri Kongresi harekete geçti.<br />
Biyolojik Ürünler Kontrol Yasası, 1 Temmuz 1902’de kabul edildi. “Virus-Toxin Law” olarak da bilinen düzenleme, federal yönetime biyolojik ürünlerin üretim süreçleri üzerinde ilk kez kapsamlı denetim yetkileri verdi. [2]<br />
Yasa bugünkü anlamıyla eksiksiz bir ilaç güvenliği sistemi kurmadı. Ancak özellikle eyaletler arası veya dış ticarete konu biyolojik ürünlerde ruhsatlandırma ve denetim düzeni oluşturdu.<br />
Yasaya bağlı ilk ayrıntılı düzenlemeler 21 Ağustos 1903’te yürürlüğe girdi. Aşı, serum ve antitoksin üreten kuruluşların her yıl ruhsat alması, tesislerin denetlenmesi ve üretimin yetkin bir bilim insanının gözetiminde yapılması şart koşuldu.<br />
Ürün etiketlerinde ürünün adı, son kullanma tarihi, üreticinin adresi ve ruhsat numarasının bulunması zorunlu hâle getirildi. [2]<br />
Bugün sıradan görünen bu bilgiler, o yıllarda yeni bir anlayışın işaretiydi.<br />
Bir şişenin üzerinde yalnızca ilacın adı bulunmayacaktı. O ürünü kimin ürettiği, ne zamana kadar kullanılabileceği ve üreticinin yetkili olup olmadığı da bilinecekti.<br />
Şifa artık yalnızca bir iddia değildi. İzlenebilir ve denetlenebilir olmak zorundaydı.<br />
Antitoksin suçlu değildi<br />
Facianın ardından insanların difteri antitoksinine duyduğu güven sarsıldı. Ancak olayın nedeni tedavinin bilimsel olarak etkisiz olması değildi.<br />
Sorun, belirli bir serum serisinin tehlikeli biçimde kirlenmesi ve güvenlik zincirini aşarak çocuklara uygulanmasıydı.<br />
Difteri antitoksini günümüzde de solunum yolu difterisinin tedavisinde antibiyotiklerle birlikte kullanılabiliyor. Antitoksin, kanda dolaşan ve henüz dokulara bağlanmamış toksini etkisizleştirerek hastalığın ilerlemesini sınırlamayı amaçlıyor. Oluşmuş doku hasarını ise geri çeviremiyor. [5]<br />
Daha sonraki yıllarda difteri toksininin hastalık yapma özelliği giderilerek toksoid aşılar geliştirildi. Bu aşılar, vücudun gerçek hastalıkla karşılaşmadan koruyucu antikor oluşturmasını sağladı.<br />
St. Louis faciasının verdiği ders, tedavilerden vazgeçmek değildi.<br />
Asıl ders şuydu:<br />
Etkili bir tedavinin güvenilir olabilmesi için her şişenin aynı standartlarda hazırlanması, üretim sürecinin izlenmesi ve tehlikeli ürünlerin hastaya ulaşmadan durdurulması gerekir.<br />
Bilim yalnızca yeni bir ilaç bulmak değildir. O ilacın temiz, güvenli ve aynı kalitede üretilmesini sağlamak da bilimin ve kamu yönetiminin sorumluluğudur.<br />
Bir çocuğun ardından değişen kurallar<br />
Bessie Baker bir yasa yazmadı.<br />
Kongrede konuşmadı.<br />
Bir dilekçe vermedi.<br />
Fakat onun yokluğu, yeni düzenlemelerin satırları arasına girdi.<br />
Bugün bir aşının, serumun veya biyolojik ilacın üretim tesisinden hastaya ulaşıncaya kadar geçtiği denetim basamaklarında bu tarihin izleri vardır.<br />
Her ruhsat numarasında…<br />
Her son kullanma tarihinde…<br />
Her tesis denetiminde…<br />
Her sterilite kontrolünde…<br />
Ve bir görevlinin, “Bu ürün gerçekten güvenli mi?” sorusunu ikinci kez sormasında…<br />
Jim’in ve Bessie’nin hikâyesi yaşamaya devam eder.<br />
Biri hastalanmış yaşlı bir attı. Diğeri iyileşmeyi bekleyen bir çocuktu.<br />
Fakat onların kesişen kaderi, biyolojik ürünlerin yalnızca üretilmesinin yetmediğini; güvenliğinin bağımsız biçimde denetlenmesi gerektiğini bütün dünyaya gösteren olaylardan biri oldu.<br />
1901 sonbaharında Bessie’ye uzatılan şişe onu kurtaramadı. Ancak ardından değişen kurallar, sonraki kuşakların daha güvenli aşılara, serumlara ve biyolojik ilaçlara ulaşmasına katkı sağladı.<br />
Bazı yasalar parlamentolarda yazılır.<br />
Bazılarıysa önce bir çocuğun yarım kalan hayatında başlar.<br />
Kaynaklar<br />
[1] DeHovitz RE. The 1901 St Louis Incident: The First Modern Medical Disaster. Pediatrics. 2014;133(6):964–965. DOI: 10.1542/peds.2013-2817.<br />
[2] U.S. Food and Drug Administration. Science and the Regulation of Biological Products. Center for Biologics Evaluation and Research.<br />
[3] National Institutes of Health. A Short History of NIH, 1887–1987.<br />
[4] Lilienfeld DE. The First Pharmacoepidemiologic Investigations: National Drug Safety Policy in the United States, 1901–1902. Perspectives in Biology and Medicine. 2008;51(2):188–198. DOI: 10.1353/pbm.0.0010.<br />
[5] World Health Organization. Diphtheria. 2026.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TARİH</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/jimin-kanindaki-sessizlik-bessie-13-cocuk-ve-degisen-ilac-guvenligi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-20260805-w-a0046.jpg" type="image/jpeg" length="76875"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Badminton antrenörü Ahu Balak hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/badminton-antrenoru-ahu-balak-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/badminton-antrenoru-ahu-balak-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlik ve Spor Kemer İlçe Müdürlüğü bünyesinde badminton antrenörü olarak görev yapan 48 yaşındaki Ahu Balak, uzun süredir mücadele ettiği hastalık nedeniyle Antalya’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Vefat haberi spor camiasını yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gençlik ve Spor Kemer İlçe Müdürlüğü bünyesinde badminton antrenörü olarak görev yapan Ahu Balak’tan acı haber geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>48 yaşındaki Balak’ın, uzun süredir mücadele ettiği hastalık nedeniyle Antalya’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği öğrenildi. Vefat haberi başta spor camiası olmak üzere öğrencileri, meslektaşları ve sevenleri arasında büyük üzüntü yarattı.</p>

<p>Spor camiasında üzüntü oluşturdu</p>

<p>Badminton branşında uzun yıllardır antrenörlük yapan Ahu Balak, Kemer’de çok sayıda sporcunun yetişmesine katkı sundu. Görev yaptığı süre boyunca genç sporcuların gelişimine verdiği destekle tanınan Balak’ın vefatı üzerine çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı.</p>

<p>Cenaze bilgisi bekleniyor</p>

<p>Ahu Balak’ın cenaze programına ilişkin resmi açıklamanın ailesi ve yakınları tarafından daha sonra yapılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/badminton-antrenoru-ahu-balak-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7389.jpeg" type="image/jpeg" length="64382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eynesil’de kundaklama iddiası: Eski eş gözaltına alındı, mağdur kadın yardım çağrısında bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/eynesilde-kundaklama-iddiasi-eski-es-gozaltina-alindi-magdur-kadin-yardim-cagrisinda-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/eynesilde-kundaklama-iddiasi-eski-es-gozaltina-alindi-magdur-kadin-yardim-cagrisinda-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Eynesil ilçesinde meydana gelen yangının ardından yürütülen soruşturmada, evin kundaklandığı iddiası gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yerel basında yer alan bilgilere göre, yangında evi tamamen kullanılamaz hale gelen iki çocuk annesi Makbule Kemal, olayın 20 yıl önce boşandığı eski eşi tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerken, şüphelinin gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi. Soruşturma sürüyor.</p>

<p>Yangın, Eynesil ilçesine bağlı Derebaşı Mahallesi Camii Düzü mevkisinde meydana geldi. Alevlerin kısa sürede tüm yapıyı sarması sonucu ev kullanılamaz hale gelirken, olayın ardından jandarma ekipleri inceleme başlattı.</p>

<p>Yerel haber kaynaklarında yer alan iddialara göre Makbule Kemal, olay öncesinde eski eşi tarafından telefonla tehdit edildiğini, daha sonra şüphelinin evine geldiğini ve yangının bu ziyaretin ardından çıktığını ileri sürdü. Yangının çıkış nedenine ilişkin resmi incelemenin sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Şüpheli hakkında adli süreç devam ediyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerel basında yayımlanan haberlere göre olayın ardından gözaltına alınan eski eş Sami Kemal, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturmanın ise devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Mağdur kadın yetkililerden destek istedi</p>

<p>Yangında evini ve eşyalarını kaybettiğini belirten Makbule Kemal, can güvenliği konusunda endişe duyduğunu ifade ederek yetkililerden barınma ve güvenlik konusunda destek talebinde bulundu.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p>

<p>Olayla ilgili şu ana kadar Giresun Valiliği, Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı veya İl Jandarma Komutanlığı tarafından kamuoyuna ayrıntılı resmî bir açıklama yayımlanmadı. Haberde yer alan adli sürece ilişkin bilgiler yerel basın kaynaklarına dayanmaktadır. Soruşturmanın sonucuna göre yeni açıklamaların yapılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/eynesilde-kundaklama-iddiasi-eski-es-gozaltina-alindi-magdur-kadin-yardim-cagrisinda-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 21:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5104.jpeg" type="image/jpeg" length="18064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaş Aldıkça Hangi Besinlere İhtiyaç Artıyor? Sağlıklı Yaşlanma İçin 7 Önemli Besin]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yas-aldikca-hangi-besinlere-ihtiyac-artiyor-saglikli-yaslanma-icin-7-onemli-besin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yas-aldikca-hangi-besinlere-ihtiyac-artiyor-saglikli-yaslanma-icin-7-onemli-besin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaş ilerledikçe vücutta kas kütlesi azalabilir, kemik yoğunluğu düşebilir ve bazı vitamin ile minerallerin emilimi değişebilir. Uzmanlar, sağlıklı yaşlanmayı desteklemek için özellikle protein, kalsiyum, D vitamini ve B12 vitamini gibi bazı besin öğelerinin yeterli alınmasının önem kazandığını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaşlanmayla birlikte beslenme neden önem kazanıyor?</p>

<p>İlerleyen yaşla birlikte metabolizma, kas yapısı ve kemik sağlığında doğal değişiklikler meydana gelir. Aynı zamanda iştah azalması, sindirim sistemi değişiklikleri ve bazı kronik hastalıklar nedeniyle vücudun besin ihtiyaçları farklılaşabilir.</p>

<p>Uzmanlara göre dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yeterli sıvı tüketimiyle birlikte doğru besin öğelerinin alınması; kas gücünün korunmasına, kemik sağlığının desteklenmesine ve genel yaşam kalitesinin sürdürülmesine katkı sağlayabilir.[1][2]</p>

<p></p>

<p>1. Protein</p>

<p>Yaş ilerledikçe kas kaybı (sarkopeni) riski artabilir. Bu nedenle yeterli protein tüketimi kas kütlesinin korunmasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Protein açısından zengin besinler:</p>

<ul>
 <li>Balık</li>
 <li>Tavuk</li>
 <li>Yumurta</li>
 <li>Yoğurt</li>
 <li>Peynir</li>
 <li>Kuru baklagiller</li>
 <li>Soya ürünleri</li>
</ul>

<p>Protein ihtiyacı kişiden kişiye değişebileceğinden özellikle ileri yaşta kronik hastalığı bulunan bireylerin sağlık profesyonellerine danışması önerilir.[1][3]</p>

<p></p>

<p>2. Kalsiyum</p>

<p>Kemik yoğunluğu yaşla birlikte azalabilir. Yeterli kalsiyum alımı kemik sağlığının korunmasına destek olabilir.</p>

<p>Kalsiyum kaynakları:</p>

<ul>
 <li>Süt</li>
 <li>Yoğurt</li>
 <li>Kefir</li>
 <li>Peynir</li>
 <li>Badem</li>
 <li>Susam</li>
 <li>Koyu yeşil yapraklı sebzeler</li>
</ul>

<p></p>

<p>3. D Vitamini</p>

<p>D vitamini, kalsiyumun bağırsaklardan emilmesine yardımcı olur ve kemik sağlığında önemli rol oynar.</p>

<p>İleri yaşlarda güneş ışığından yararlanmanın azalması nedeniyle D vitamini eksikliği daha sık görülebilir. Gerektiğinde doktor önerisiyle takviye kullanılabilir.[2]</p>

<p>D vitamini kaynakları:</p>

<ul>
 <li>Güneş ışığı</li>
 <li>Yağlı balıklar</li>
 <li>Yumurta sarısı</li>
 <li>D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünleri</li>
</ul>

<p></p>

<p>4. B12 Vitamini</p>

<p>Yaş ilerledikçe mide asidi üretiminin azalması B12 vitamininin emilimini zorlaştırabilir.</p>

<p>B12 vitamini;</p>

<ul>
 <li>Sinir sistemi</li>
 <li>Kan hücrelerinin üretimi</li>
 <li>Beyin fonksiyonları</li>
</ul>

<p>için önemli görevler üstlenir.</p>

<p>Başlıca kaynakları:</p>

<ul>
 <li>Et</li>
 <li>Balık</li>
 <li>Yumurta</li>
 <li>Süt ürünleri</li>
</ul>

<p>Bazı kişilerde eksiklik gelişebileceği için gerektiğinde kan testi yapılması önerilebilir.[2][4]</p>

<p></p>

<p>5. Lif</p>

<p>Yeterli lif tüketimi sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur.</p>

<p>Liften zengin besinler:</p>

<ul>
 <li>Yulaf</li>
 <li>Tam tahıllar</li>
 <li>Sebzeler</li>
 <li>Meyveler</li>
 <li>Baklagiller</li>
 <li>Kuruyemişler</li>
</ul>

<p>Lif tüketimi artırılırken yeterli su içmek de önem taşır.</p>

<p></p>

<p>6. Omega-3 Yağ Asitleri</p>

<p>Omega-3 yağ asitleri kalp sağlığı ve beyin fonksiyonlarının desteklenmesiyle ilişkilendirilmektedir.</p>

<p>Başlıca kaynakları:</p>

<ul>
 <li>Somon</li>
 <li>Sardalya</li>
 <li>Uskumru</li>
 <li>Ceviz</li>
 <li>Keten tohumu</li>
 <li>Chia tohumu</li>
</ul>

<p>Araştırmalar omega-3 tüketiminin dengeli beslenmenin önemli parçalarından biri olabileceğini göstermektedir.[5]</p>

<p></p>

<p>7. Potasyum</p>

<p>Potasyum normal kas ve sinir fonksiyonlarının sürdürülmesine katkıda bulunur.</p>

<p>Potasyum içeren besinler:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Muz</li>
 <li>Patates</li>
 <li>Avokado</li>
 <li>Ispanak</li>
 <li>Fasulye</li>
 <li>Yoğurt</li>
</ul>

<p>Böbrek hastalığı bulunan bireylerin potasyum tüketimini doktor önerisine göre planlaması gerekir.</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı yaşlanma yalnızca tek bir besine bağlı değil</p>

<p>Uzmanlar, sağlıklı yaşlanmanın tek bir vitamin veya mineralden değil; dengeli beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku, sigara kullanılmaması ve kronik hastalıkların kontrol altında tutulması gibi birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Herhangi bir vitamin veya mineral takviyesine başlamadan önce hekim değerlendirmesi yapılması öneriliyor.</p>

<p></p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] National Institutes of Health (NIH)</p>

<p>[2] Academy of Nutrition and Dietetics</p>

<p>[3] American Geriatrics Society</p>

<p>[4] Office of Dietary Supplements (NIH)</p>

<p>[5] American Heart Association</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yas-aldikca-hangi-besinlere-ihtiyac-artiyor-saglikli-yaslanma-icin-7-onemli-besin</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 21:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7385.jpeg" type="image/jpeg" length="60252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[87 Yaşındaki Emekli Hava Astsubayı Şeref Özdemir Trafik Kazasında Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/87-yasindaki-emekli-hava-astsubayi-seref-ozdemir-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/87-yasindaki-emekli-hava-astsubayi-seref-ozdemir-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde akülü üç tekerlekli aracıyla gazete almaktan dönen 87 yaşındaki emekli Hava Astsubayı Şeref Özdemir, minibüsün çarpması sonucu ağır yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hastaneye kaldırılan Özdemir, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.</p>

<p>Trabzon’un Beşikdüzü ilçesi Denizli Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazası ilçede büyük üzüntüye neden oldu. Edinilen bilgilere göre, 87 yaşındaki emekli Hava Astsubayı Şeref Özdemir, üç tekerlekli akülü aracıyla gazete aldıktan sonra evine dönerken seyir halindeki bir minibüsün çarpması sonucu ağır yaralandı.</p>

<p>İhbar üzerine olay yerine sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Özdemir, ambulansla Vakfıkebir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan yaşlı adam, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p>

<p>Kazanın ardından güvenlik güçleri olay yerinde inceleme başlatırken, kazanın oluş şekli ve sorumluluğa ilişkin soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Yakın çevresinde sevilen bir isim olarak tanınan, beş çocuk babası Şeref Özdemir’in vefatı ailesi ve ilçe halkını yasa boğdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cenaze Programı Açıklandı</p>

<p>Şeref Özdemir için cenaze namazının yarın ikindi namazına müteakip Beşikdüzü Çakmak Camii’nde kılınacağı, ardından son yolculuğuna uğurlanacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/87-yasindaki-emekli-hava-astsubayi-seref-ozdemir-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 21:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/asayis-acil-ambulans-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="76106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bartın’da boğulma tehlikesi geçiren 17 yaşındaki Batın Güney yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bartinda-bogulma-tehlikesi-geciren-17-yasindaki-batin-guney-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bartinda-bogulma-tehlikesi-geciren-17-yasindaki-batin-guney-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bartın’ın İnkumu Plajı’nda denizde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra hastaneye kaldırılan 17 yaşındaki Batın Güney’den acı haber geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’dan ailesiyle birlikte tatil için Bartın’a gelen 17 yaşındaki genç, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>İnkumu Plajı’nda yaşanan olay faciayla sonuçlandı</p>

<p>Bartın’ın gözde tatil noktalarından İnkumu Plajı’nda denize girdikten bir süre sonra boğulma tehlikesi geçiren Batın Güney, çevrede bulunan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen ekipler tarafından sudan çıkarıldı.</p>

<p>Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan genç, yoğun bakımda tedavi altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden acı haber geldi</p>

<p>Yaklaşık bir gündür yaşam mücadelesi veren 17 yaşındaki Batın Güney’in, doktorların tüm çabasına rağmen hayatını kaybettiği öğrenildi.</p>

<p>Ankara’dan ailesiyle birlikte yaz tatili için Bartın’a gelen gencin vefat haberi, yakınlarını ve sevenlerini yasa boğdu.</p>

<p>Olayla ilgili inceleme sürüyor</p>

<p>Boğulma olayının ardından güvenlik güçleri tarafından inceleme başlatıldı. Yetkililer, yaz aylarında denizlerde oluşabilen kuvvetli akıntılar ve dalga şartları nedeniyle vatandaşların yalnızca cankurtaran hizmeti bulunan alanlarda denize girmeleri ve yapılan uyarıları dikkate almaları gerektiğini hatırlattı.</p>

<p>Batın Güney’in cenazesinin, adli işlemlerin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bartinda-bogulma-tehlikesi-geciren-17-yasindaki-batin-guney-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7379.jpeg" type="image/jpeg" length="33336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araştırma: Hafif fiziksel aktivite atriyal fibrilasyonda inmeden ölüm riskini azaltabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/arastirma-hafif-fiziksel-aktivite-atriyal-fibrilasyonda-inmeden-olum-riskini-azaltabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/arastirma-hafif-fiziksel-aktivite-atriyal-fibrilasyonda-inmeden-olum-riskini-azaltabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amerikan Kalp Derneği (American Heart Association) tarafından duyurulan ve ABD’de yürütülen yeni araştırma, hakemli Journal of the American Heart Association dergisinde yayımlanan bulgulara göre, atriyal fibrilasyonu (AF) bulunan kişilerde günlük hafif fiziksel aktivitenin inme kaynaklı ölüm riskiyle ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmacılar, düzenli hareketin özellikle yoğun egzersiz yapamayan hastalar için önemli bir yaşam tarzı yaklaşımı olabileceğini belirtti. [1][2]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atriyal fibrilasyonu bulunan bireylerde günlük yaşamın parçası olan hafif fiziksel aktivitelerin sağlık üzerindeki etkileriyle ilgili yeni bir araştırma, düzenli hareket etmenin inme nedeniyle ölüm riskinin azalmasıyla ilişkili olabileceğini gösterdi. Bulgular, Amerikan Kalp Derneği tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. [1]</p>

<p>Araştırmanın temel amacı, atriyal fibrilasyon tanısı bulunan kişilerde fiziksel aktivite düzeyi ile ölüm riski arasındaki ilişkiyi değerlendirmekti. Araştırmacılar, yalnızca yoğun egzersizlerin değil; yürüyüş, ev işleri veya hafif tempolu günlük aktivitelerin de uzun dönem sağlık sonuçları üzerindeki olası etkilerini incelemeyi hedefledi. [1]</p>

<p>Çalışmada katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri analiz edilerek sağlık kayıtlarıyla karşılaştırıldı. Araştırmacılar, hafif yoğunluktaki fiziksel aktivite süresi arttıkça özellikle inme nedeniyle yaşamını kaybetme riskinde daha düşük oranlar gözlendiğini bildirdi. Bulgular, fiziksel aktivitenin kardiyovasküler hastalık yükü yüksek olan kişilerde de yararlı olabileceğine işaret etti. [1][2]</p>

<p>Araştırmacılar, hafif fiziksel aktivitenin herkes için uygulanabilir bir seçenek olduğuna dikkat çekerek, ileri yaşta veya yoğun egzersiz yapma kapasitesi sınırlı olan atriyal fibrilasyon hastalarının da günlük hareket miktarını artırmasının önemli bir halk sağlığı stratejisi olabileceğini ifade etti. Bununla birlikte çalışmanın gözlemsel nitelikte olduğu, bu nedenle doğrudan neden sonuç ilişkisi kurmadığı vurgulandı. Daha fazla klinik araştırmayla bulguların doğrulanması gerektiği belirtildi. [1]</p>

<p>Atriyal fibrilasyon, dünya genelinde en sık görülen kalp ritim bozukluklarından biri olarak kabul ediliyor ve inme riskini belirgin şekilde artırıyor. Uzmanlar, ilaç tedavisi ve hekim önerilerinin yanı sıra uygun fiziksel aktivitenin de hastalığın yönetiminde destekleyici bir rol oynayabileceğini ifade ediyor. Ancak bireylerin egzersiz planlarını mevcut sağlık durumlarına göre hekimleriyle birlikte belirlemesi öneriliyor. [3]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] American Heart Association</p>

<p>[2] Journal of the American Heart Association</p>

<p>[3] American Stroke Association</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/arastirma-hafif-fiziksel-aktivite-atriyal-fibrilasyonda-inmeden-olum-riskini-azaltabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 20:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7373.jpeg" type="image/jpeg" length="92891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Proje süreçlerinde dijital dönüşüm: Yeni yönetmelik Resmî Gazete’de]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/proje-sureclerinde-dijital-donusum-yeni-yonetmelik-resmi-gazetede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/proje-sureclerinde-dijital-donusum-yeni-yonetmelik-resmi-gazetede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapı ruhsatı süreçlerinin dijitalleşmesini hedefleyen yeni yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mimarlık ve mühendislik projelerinin elektronik ortamda hazırlanması, teslim edilmesi ve yönetilmesine ilişkin kapsamlı düzenleme, proje yönetiminde yeni bir dönemin kapısını araladı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Elektronik Ortamda Teslimi ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik”, 5 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenleme ile mimarlık ve mühendislik projelerinin elektronik ortamda hazırlanması, incelenmesi, onaylanması ve arşivlenmesine ilişkin usul ve esaslar yeniden belirlendi.</p>

<p>Yapı ruhsatı süreçleri elektronik ortama taşınıyor</p>

<p>Yönetmelik kapsamında yapı ruhsatına ilişkin proje süreçleri, Bakanlık bünyesinde işletilecek Elektronik Proje Yönetim Sistemi (e-PYS) üzerinden yürütülecek. Projelerin teslimi, eksikliklerin bildirilmesi, revizyonların takibi ve onay işlemleri dijital ortamda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Düzenleme ile proje süreçlerinin daha hızlı, izlenebilir, standart ve güvenli bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor. Elektronik ortamda yürütülecek işlemlerde güvenli elektronik imza kullanılacak, tüm süreçler dijital kayıt altında tutulabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tıbbiye Bülteni bu dönüşüme aylar önce dikkat çekmişti</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelik, yapı ruhsatı ve proje yönetim süreçlerinin dijital ortama taşınmasını öngörürken, Tıbbiye Bülteni köşe yazarı Yüksek Mimar Nurullah Piltan da aylar önce kaleme aldığı “Deprem Kadar, Ruhsat Süreçlerini de Dönüştürmeliyiz!” başlıklı yazısında benzer bir dönüşüm ihtiyacına dikkat çekmişti.</p>

<p>Piltan, yazısında deprem güvenliğinin yalnızca sağlam yapılar inşa etmekle sağlanamayacağını belirterek, ruhsatlandırma, proje üretimi, denetim ve onay mekanizmalarının da çağın gerekliliklerine uygun şekilde dijitalleştirilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Kamu kurumları arasında ortak dijital altyapının oluşturulmasının; işlem sürelerini kısaltacağı, veri güvenliğini artıracağı, şeffaflığı güçlendireceği ve afet sonrası koordinasyona önemli katkı sağlayacağı değerlendirmesinde bulunmuştu.</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle birlikte mimarlık ve mühendislik projelerinin Elektronik Proje Yönetim Sistemi (e-PYS) üzerinden hazırlanması, teslim edilmesi ve yönetilmesine ilişkin kapsamlı bir dijital altyapının hayata geçirilmesi öngörülüyor. Bu yönüyle yeni düzenleme, Piltan’ın köşe yazısında işaret ettiği dijital dönüşüm vizyonuyla örtüşen önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Uluslararası standartlar esas alınacak</p>

<p>Yönetmelikte elektronik proje dosyalarının PDF/A ve IFC gibi uluslararası standartlara uygun hazırlanmasına yönelik teknik kurallar da yer aldı. Projelerin isimlendirilmesi, revizyonlarının kayıt altına alınması ve dijital arşivlenmesine ilişkin ayrıntılı esaslar düzenleme kapsamına alındı.</p>

<p>Yönetmelik ayrıca, dijital proje süreçlerinde veri bütünlüğünün korunmasını ve farklı yazılımlar arasında uyumluluğun sağlanmasını amaçlayan teknik standartları da zorunlu hale getiriyor.</p>

<p>2028 yılında yürürlüğe girecek</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik 1 Ağustos 2028 tarihinde yürürlüğe girecek. Düzenleme hükümlerini ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/proje-sureclerinde-dijital-donusum-yeni-yonetmelik-resmi-gazetede</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7372.jpeg" type="image/jpeg" length="74937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Verem Aşısında Kritik Eşik: Yeni Nesil Aday Aşı Faz 2b Çalışmasında Tam Katılıma Ulaştı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/verem-asisinda-kritik-esik-yeni-nesil-aday-asi-faz-2b-calismasinda-tam-katilima-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/verem-asisinda-kritik-esik-yeni-nesil-aday-asi-faz-2b-calismasinda-tam-katilima-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Verem (tüberküloz) aşısı geliştirme çalışmalarında önemli bir dönüm noktası kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası Aşı Enstitüsü (IAVI) ve Biofabri tarafından yürütülen Faz 2b klinik çalışmasında, MTBVAC adlı aday aşı için hedeflenen 5.500 gönüllünün tamamı araştırmaya dahil edildi. Çalışmanın sonuçları, yeni nesil verem aşılarının etkinliğine ilişkin kritik veriler sunması açısından yakından takip ediliyor. [1]</p>

<p>Dünyada bulaşıcı hastalıklara bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam eden tüberküloza karşı geliştirilen yeni nesil aşı adaylarından MTBVAC, Faz 2b klinik araştırmasında önemli bir aşamayı geride bıraktı. Araştırmayı yürüten Uluslararası Aşı Enstitüsü (IAVI) ile Biofabri, “IMAGINE” adı verilen çok merkezli çalışmada hedeflenen 5.500 katılımcıya ulaşıldığını duyurdu. Araştırma, Güney Afrika, Kenya ve Tanzanya’daki 16 klinik merkezde yürütülüyor. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın temel amacı, MTBVAC’ın tüberküloza karşı koruyuculuğunu ve güvenliliğini geniş katılımcı grubunda değerlendirmek. Çalışmada elde edilecek veriler, aday aşının daha ileri klinik değerlendirmeleri ve olası ruhsatlandırma süreci açısından belirleyici olacak. [1]</p>

<p>MTBVAC, halen yaygın olarak kullanılan BCG aşısından farklı olarak, insanlarda hastalık oluşturmayan zayıflatılmış Mycobacterium tuberculosis bakterisi temel alınarak geliştirildi. Araştırmacılar, bu yaklaşımın bağışıklık sisteminde daha güçlü ve uzun süreli koruma sağlayabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu beklentinin doğrulanabilmesi için klinik araştırmanın tamamlanması gerekiyor. [2]</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tüberküloz, her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen ve yaklaşık 1,2 milyon kişinin yaşamını yitirmesine neden olan önemli bir halk sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor. Bu nedenle yeni ve daha etkili bir aşının geliştirilmesi, küresel sağlık açısından öncelikli hedefler arasında yer alıyor. [3]</p>

<p>Uzmanlar, mevcut gelişmenin henüz yeni bir aşının kullanıma girdiği anlamına gelmediğini vurguluyor. Faz 2b çalışmasının tamamlanmasının ardından elde edilecek etkinlik ve güvenlilik sonuçları, aday aşının sonraki değerlendirme süreçlerini belirleyecek. [1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] International AIDS Vaccine Initiative (IAVI)</p>

<p>[2] Nature Immunology</p>

<p>[3] Dünya Sağlık Örgütü (WHO)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/verem-asisinda-kritik-esik-yeni-nesil-aday-asi-faz-2b-calismasinda-tam-katilima-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7368.jpeg" type="image/jpeg" length="37701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Tarihinde Çocukluk ve Oyun Kültürü Uluslararası Sempozyumda Ele Alınacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/turk-tarihinde-cocukluk-ve-oyun-kulturu-uluslararasi-sempozyumda-ele-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/turk-tarihinde-cocukluk-ve-oyun-kulturu-uluslararasi-sempozyumda-ele-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ile Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenecek sempozyumda, Türk tarihindeki çocukluk anlayışı ve çocuk oyunlarının kültürel, toplumsal ve eğitsel boyutları disiplinler arası yaklaşımla incelenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi, çocukluk tarihinden geleneksel oyun kültürüne uzanan uluslararası bir akademik buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. “Türk Tarihinde Çocuk ve Çocuk Oyunları Uluslararası Sempozyumu”, 19-20 Kasım 2026 tarihlerinde Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’ndeki Dr. İbrahim Üzümcü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.<br />
Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ile Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenecek sempozyumda; çocuk ve çocukluk kavramının Türk tarihindeki yeri, çocuk kültürü, eğitim anlayışı ve çocuk oyunlarının tarihsel dönüşümü farklı bilim dallarının katkısıyla değerlendirilecek.<br />
Türkistan’dan günümüze çocukluk kültürü<br />
Sempozyumda, Türkistan’daki Türk topluluklarından Osmanlı’ya, Cumhuriyet döneminden günümüze kadar uzanan tarihsel süreçte çocukluk algısının, çocuk yetiştirme uygulamalarının ve oyun kültürünün geçirdiği değişimin ele alınması amaçlanıyor.<br />
Etkinlikte oyunun yalnızca bir eğlenme biçimi olmadığı; çocukların sosyalleşmesi, eğitimi, kimlik gelişimi ve toplumların kültürel hafızasının yeni kuşaklara aktarılması bakımından önemli bir işlev üstlendiği vurgulanacak.<br />
Tarih alanının yanı sıra sosyoloji, antropoloji, halk bilimi, eğitim bilimleri, edebiyat, sanat tarihi, spor tarihi ve kültürel çalışmalar gibi farklı disiplinlerden araştırmacıların katkıları kabul edilecek.<br />
Geleneksel oyunlardan dijitalleşmeye geniş konu yelpazesi<br />
Sempozyumun bildiri çağrısında öne çıkan konu başlıkları arasında şunlar yer alıyor:<br />
Türk tarihinde çocukluk kavramı<br />
Osmanlı’da çocuk ve çocuk eğitimi<br />
Cumhuriyet döneminde çocuk politikaları<br />
Geleneksel Türk çocuk oyunları<br />
Çocuk oyunlarının kültürel ve toplumsal işlevleri<br />
Türk dünyasında çocuk kültürü<br />
Eğitim tarihi açısından çocuk oyunları<br />
Dijitalleşme sürecinde çocuk oyunlarının dönüşümü<br />
Çocuk yayınları, dergileri ve edebiyatı<br />
Çocuk ve spor kültürü<br />
Çocuk hukuku ve akran zorbalığı<br />
Çocuk, suç ve bağımlılık<br />
Savaş dönemlerinde çocukluk deneyimleri<br />
Kentleşme ve modernleşmenin çocuk oyunlarına etkisi<br />
Bu başlıkların yanı sıra sempozyumun genel temasıyla bağlantılı farklı ve özgün çalışmalar da bilim kurulunun değerlendirmesine sunulabilecek.<br />
Bildiri özetleri için son tarih 15 Eylül<br />
Resmî takvime göre sempozyumun ilk çağrısı 7 Ağustos 2026 tarihinde yapılacak. Araştırmacılar bildiri özetlerini 15 Eylül 2026 tarihine kadar gönderebilecek. Özet kabul bildirimleri ise 1 Ekim 2026 tarihinde açıklanacak.<br />
Bildiri özetlerinin araştırmanın amacını, kapsamını, yöntemini, veri kaynaklarını ve ulaşılan sonuçları içermesi gerekiyor. Özetlerin 250-300 kelimeyi geçmeyecek şekilde, Times New Roman yazı karakteriyle, 12 punto ve iki yana yaslı olarak hazırlanması isteniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seçilen çalışmalar kitapta yayımlanabilecek<br />
Sempozyum kapsamında sunulan bildiriler arasından hakem değerlendirme süreci olumlu sonuçlanan çalışmalar, editöryal bir kitapta yayımlanmak üzere değerlendirmeye alınacak.<br />
Davetli konuşmacılar ile ayrıntılı sempozyum programının ise ilerleyen tarihlerde ilan edileceği bildirildi.<br />
Düzenleme kurulunda farklı alanlardan akademisyenler bulunuyor<br />
Sempozyumun düzenleme kurulunda Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sebahat Deniz, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Mustafa Yorulmazlar, Prof. Dr. Okan Yeşilot, Prof. Dr. Çetin Yaman, Prof. Dr. Murat Uluskan ve Turgut Koçoğlu yer alıyor.</p>

<p>Sempozyuma ilişkin başvuru belgeleri, yazım kuralları ve güncel duyurular etkinliğin resmî internet sitesi üzerinden takip edilebilecek. Katılımcılar ayrıca coturk-sempozyum@marmara.edu.tr adresinden düzenleme kuruluyla iletişime geçebilecek.</p>

<p>Etkinlik bilgileri<br />
Etkinlik: Türk Tarihinde Çocuk ve Çocuk Oyunları Uluslararası Sempozyumu<br />
Tarih: 19-20 Kasım 2026<br />
Yer: Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü, Dr. İbrahim Üzümcü Konferans Salonu, Kadıköy/İstanbul<br />
Bildiri özeti son gönderim tarihi: 15 Eylül 2026<br />
Özet kabul bildirimleri: 1 Ekim 2026</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/turk-tarihinde-cocukluk-ve-oyun-kulturu-uluslararasi-sempozyumda-ele-alinacak</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-20260805-w-a0039.jpg" type="image/jpeg" length="72107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Retinol Kullanırken Yapılan 7 Hata: Uzmanlar Cilt Hasarına Karşı Uyarıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/retinol-kullanirken-yapilan-7-hata-uzmanlar-cilt-hasarina-karsi-uyariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/retinol-kullanirken-yapilan-7-hata-uzmanlar-cilt-hasarina-karsi-uyariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Retinol kullanırken yapılan 7 hata, cilt bakımında en çok araştırılan konular arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dermatoloji uzmanları, retinolün doğru kullanılmadığında kızarıklık, kuruluk ve cilt bariyerinde bozulmaya yol açabileceğini, doğru uygulandığında ise yaşlanma belirtileri ve akne tedavisinde etkili sonuçlar sağlayabildiğini belirtiyor.[1,2]</p>

<p>Retinol neden bu kadar popüler?</p>

<p>Retinol, A vitamini türevleri arasında yer alan ve cilt yenilenmesini destekleyen aktif bir bileşendir. Bilimsel çalışmalar; ince kırışıklıkların görünümünü azaltmaya, cilt dokusunu iyileştirmeye ve akne oluşumunu kontrol altına almaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.[1,2]</p>

<p>Ancak uzmanlar, retinolün yanlış kullanımının faydadan çok zarar getirebileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Retinol kullanırken yapılan 7 hata</p>

<p>1. İlk günden her gece kullanmak</p>

<p>Retinolün her gece uygulanması özellikle hassas ciltlerde tahriş riskini artırabilir. Uzmanlar, haftada 2 kez başlayıp cildin toleransına göre kullanım sıklığının artırılmasını öneriyor.[1]</p>

<p>2. Çok yüksek konsantrasyonla başlamak</p>

<p>Daha yüksek oranlı retinol ürünlerinin daha hızlı sonuç vereceği düşüncesi doğru değildir. Yeni başlayanlar için düşük konsantrasyonlu ürünlerle başlanması önerilmektedir.[2]</p>

<p>3. Nemlendirici kullanmamak</p>

<p>Retinol, ciltte geçici kuruluk oluşturabilir. Düzenli nemlendirici kullanımı cilt bariyerinin korunmasına yardımcı olabilir.[3]</p>

<p>4. Gündüz güneş koruyucu sürmemek</p>

<p>Retinol kullanan kişilerde güneş ışınlarına karşı hassasiyet artabilir. Bu nedenle gündüz geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanılması dermatoloji uzmanları tarafından önerilmektedir.[1]</p>

<p>5. Aynı gece güçlü asitlerle birlikte kullanmak</p>

<p>Retinolün AHA, BHA veya yüksek konsantrasyonlu peeling ürünleriyle birlikte uygulanması tahriş riskini artırabilir.[2]</p>

<p>6. Göz çevresine kontrolsüz uygulamak</p>

<p>Göz çevresindeki deri oldukça ince olduğu için retinol dikkatli kullanılmalıdır. Ürünün doğrudan göz kapağına uygulanmaması tavsiye edilir.[1]</p>

<p>7. Sonucu birkaç günde beklemek</p>

<p>Retinolün etkileri genellikle birkaç uygulamada ortaya çıkmaz. Bilimsel veriler, düzenli kullanımın ardından haftalar içinde gözle görülür değişikliklerin başlayabileceğini göstermektedir.[2]</p>

<p>Retinol kimler için uygun olmayabilir?</p>

<p>Hamilelik veya gebelik planı olan kişilerde retinoid türevlerinin kullanımı konusunda mutlaka hekime danışılması önerilir. Ayrıca aktif egzama, rozase veya ciddi cilt bariyeri hasarı bulunan kişilerde retinol kullanımı dermatoloji uzmanının değerlendirmesiyle planlanmalıdır.[1,3]</p>

<p>Retinol kullanırken nelere dikkat edilmeli?</p>

<p>Uzman önerilerine göre güvenli kullanım için şu adımlar önem taşıyor:</p>

<ul>
 <li>Temiz ve kuru cilde uygulanmalı.</li>
 <li>İlk haftalarda düşük sıklık tercih edilmeli.</li>
 <li>Nemlendirici ile birlikte kullanılmalı.</li>
 <li>Gündüz mutlaka güneş koruyucu sürülmeli.</li>
 <li>Tahriş gelişirse kullanım sıklığı azaltılmalı veya dermatoloji uzmanına başvurulmalı.[1,2]</li>
</ul>

<p>Retinol her yaşta kullanılabilir mi?</p>

<p>Retinol için kesin bir yaş sınırı bulunmuyor. Dermatoloji uzmanları, kullanım kararının yaşa göre değil; akne, güneş hasarı, ince kırışıklıklar ve cildin genel ihtiyaçlarına göre verilmesi gerektiğini belirtiyor.[1]</p>

<p>Retinol gerçekten işe yarıyor mu?</p>

<p>Retinoidler, dermatolojide etkinliği en güçlü bilimsel kanıtlara sahip cilt bakım bileşenleri arasında yer alıyor. Düzenli ve doğru kullanımın cilt yenilenmesini destekleyebileceği, ince çizgilerin görünümünü azaltabileceği ve akne tedavisinde fayda sağlayabileceği çok sayıda klinik çalışmada bildirilmiştir.[2,4]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] American Academy of Dermatology (AAD). Retinoids and Skin Care.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[2] Journal of the American Academy of Dermatology (JAAD). Topical Retinoids in Acne and Photoaging.</p>

<p>[3] British Association of Dermatologists. Retinoid Patient Information.</p>

<p>[4] National Institutes of Health (NIH) - National Library of Medicine. Topical Retinoids: Mechanisms of Action and Clinical Applications.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KOZMETİK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/retinol-kullanirken-yapilan-7-hata-uzmanlar-cilt-hasarina-karsi-uyariyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7367.jpeg" type="image/jpeg" length="90052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cilt Bariyeri Bozulduğunu Gösteren Belirtiler Neler? Uzmanlar 7 İşarete Dikkat Çekiyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cilt-bariyeri-bozuldugunu-gosteren-belirtiler-neler-uzmanlar-7-isarete-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cilt-bariyeri-bozuldugunu-gosteren-belirtiler-neler-uzmanlar-7-isarete-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cilt bariyeri bozulduğunu gösteren belirtiler son dönemde en çok araştırılan cilt sağlığı konuları arasında yer alıyor. Uzmanlara göre kızarıklık, kuruluk, yanma hissi ve hassasiyet gibi şikâyetler cildin koruyucu tabakasının zayıfladığına işaret edebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cilt bariyeri bozulduğunu gösteren belirtiler neden önemlidir?</p>

<p>Cilt bariyeri, cildin en dış tabakasında bulunan ve vücudu dış etkenlere karşı koruyan doğal savunma sistemidir. Bu bariyer; bakteri, alerjen, kimyasal maddeler ve çevresel kirleticilerin cilde nüfuz etmesini zorlaştırırken, aynı zamanda cildin nemini korumasına da yardımcı olur.</p>

<p>Uzmanlar, yanlış kozmetik ürün kullanımı, aşırı peeling, sert temizleyiciler, güneş ışınları ve çevresel faktörlerin bu doğal bariyeri zayıflatabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Cilt bariyeri bozulduğunu gösteren 7 belirti</p>

<p>1. Sürekli kuruluk ve gerginlik hissi</p>

<p>Nemlendirici kullanılmasına rağmen ciltte kuruluk hissinin devam etmesi bariyer hasarının ilk belirtilerinden biri olabilir.</p>

<p>2. Kızarıklık</p>

<p>Daha önce sorun yaşanmayan ürünlerin kullanılmasının ardından oluşan yaygın kızarıklık, cildin dış etkenlere karşı hassaslaştığını gösterebilir.</p>

<p>3. Yanma ve batma hissi</p>

<p>Cilt bakım ürünleri uygulanırken ortaya çıkan yanma, batma veya sızlama hissi de bariyer bütünlüğünün bozulduğunu düşündürebilir.</p>

<p>4. Artan hassasiyet</p>

<p>Soğuk hava, sıcak su veya hafif kozmetik ürünler bile rahatsızlık vermeye başladıysa cilt bariyerinde zayıflama gelişmiş olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5. Pullanma</p>

<p>Cildin yüzeyinde ince kabuklanmalar ve pul pul dökülmeler oluşması, nem kaybının arttığını gösterebilir.</p>

<p>6. Sivilcelerde artış</p>

<p>Koruyucu tabakanın bozulması bazı kişilerde iltihaplı sivilcelerin veya aknenin artmasına zemin hazırlayabilir.</p>

<p>7. Kaşıntı</p>

<p>Belirgin bir alerji olmamasına rağmen gelişen kaşıntı da cilt bariyeri hasarının görülebilen belirtileri arasında sayılıyor.</p>

<p>Cilt bariyeri neden bozulur?</p>

<p>Dermatoloji uzmanlarına göre en sık nedenler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Çok sık peeling yapmak</li>
 <li>Sert temizleyiciler kullanmak</li>
 <li>Aynı anda çok sayıda aktif içerik uygulamak</li>
 <li>Retinol ve asitleri bilinçsiz kullanmak</li>
 <li>Güneş koruyucu kullanmamak</li>
 <li>Soğuk hava ve düşük nem</li>
 <li>Uzun süre sıcak suyla duş almak</li>
</ul>

<p>Cilt bariyeri nasıl desteklenebilir?</p>

<p>Uzmanlar, bariyer hasarı şüphesinde cilt bakım rutininin sadeleştirilmesini öneriyor. Bu süreçte:</p>

<ul>
 <li>Parfümsüz ve nazik temizleyiciler tercih edilmeli.</li>
 <li>Nemlendirici düzenli kullanılmalı.</li>
 <li>Gündüz geniş spektrumlu güneş koruyucu uygulanmalı.</li>
 <li>Retinol ve kimyasal peeling ürünlerine kısa süre ara verilmesi değerlendirilebilir.</li>
 <li>Yeni ürünler aynı anda değil, kademeli olarak kullanılmalı.</li>
</ul>

<p>Şikâyetlerin uzun sürmesi, şiddetlenmesi veya egzama benzeri belirtilerin gelişmesi durumunda dermatoloji uzmanına başvurulması öneriliyor.</p>

<p>Her kuruluk bariyer hasarı anlamına gelir mi?</p>

<p>Hayır. Mevsimsel değişiklikler, düşük nem oranı veya bazı cilt hastalıkları da kuruluğa neden olabilir. Ancak kuruluğa kızarıklık, yanma ve hassasiyet gibi belirtiler eşlik ediyorsa cilt bariyerinin değerlendirilmesi gerekebilir.</p>

<p>Cilt bariyeri ne kadar sürede düzelir?</p>

<p>İyileşme süresi kişiden kişiye değişebilir. Hafif hasarlarda birkaç hafta içinde düzelme görülebilirken, daha ciddi durumlarda süreç daha uzun sürebilir. Bu dönemde cildi tahriş edebilecek ürünlerden kaçınmak önem taşır.</p>

<p>Uzmanlar ne öneriyor?</p>

<p>Dermatoloji uzmanları, sosyal medyada popüler olan çok aşamalı bakım rutinlerinin herkes için uygun olmadığını vurguluyor. Cildin ihtiyacına uygun, sade ve düzenli bir bakım rutininin bariyer sağlığını korumada daha etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] American Academy of Dermatology (AAD)<br />
[2] National Eczema Association<br />
[3] British Association of Dermatologists<br />
[4] Journal of the American Academy of Dermatology (JAAD)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KOZMETİK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cilt-bariyeri-bozuldugunu-gosteren-belirtiler-neler-uzmanlar-7-isarete-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7366.jpeg" type="image/jpeg" length="31177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da üç transfer iddiası! Deniz Gül, Kalimuendo ve Tiago Gouveia gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-uc-transfer-iddiasi-deniz-gul-kalimuendo-ve-tiago-gouveia-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-uc-transfer-iddiasi-deniz-gul-kalimuendo-ve-tiago-gouveia-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un yaz transfer döneminde kadrosunu güçlendirmek için çalışmalarını sürdürdüğü belirtilirken, Avrupa basını ve sosyal medyada bordo mavili ekiple üç farklı oyuncunun adı anılmaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Deniz Gül, Arnaud Kalimuendo ve Tiago Gouveia için ortaya atılan iddialar henüz resmiyet kazanmasa da transfer kulislerinde konuşuluyor.</p>

<p>Yeni sezon planlamasını sürdüren Trabzonspor’da transfer gündemi hareketliliğini koruyor. Bordo mavili ekibin orta saha ve hücum hattına yapacağı takviyeler merak edilirken, Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen transfer iddiaları dikkat çekiyor. Son günlerde Portekiz ve Fransa kaynaklı haberlerde üç farklı futbolcunun adı Trabzonspor ile birlikte anılmaya başladı.</p>

<p>Deniz Gül için kiralama formülü gündemde</p>

<p>Porto forması giyen genç santrfor Deniz Gül’ün Trabzonspor’un transfer listesinde yer aldığı öne sürüldü. Transfer kulislerinde teknik direktör Fatih Tekke’nin genç milli oyuncuyu kadrosunda görmek istediği ve kiralama seçeneğinin değerlendirildiği konuşuluyor. Ancak taraflardan görüşmelere ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmış değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye U21 Milli Takımı’nda da forma giyen Deniz Gül’ün düzenli oynayabileceği bir takıma gitmeye sıcak baktığı yönündeki iddialar da transfer söylentilerini güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Arnaud Kalimuendo iddiası Fransa’dan geldi</p>

<p>Trabzonspor’un adı bu kez Fransa Ligue 1 ekiplerinden Rennes’in golcüsü Arnaud Kalimuendo ile anıldı. Fransız menajer çevrelerinde bordo mavili kulübün oyuncunun durumunu yakından takip ettiği öne sürülürken, güvenilir Fransız gazeteciler tarafından bu iddiayı doğrulayan somut bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Kalimuendo’nun Avrupa’nın birçok kulübünün radarında bulunması nedeniyle transfer ihtimalinin şu aşamada düşük olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Tiago Gouveia için kiralık senaryosu</p>

<p>Portekiz basınına yakın sosyal medya hesaplarında ise Benfica’nın genç kanat oyuncusu Tiago Gouveia’nın Trabzonspor’un gündemine geldiği öne sürüldü. İddialara göre bordo mavili yönetim, oyuncuyu satın alma opsiyonlu kiralama formülüyle kadrosuna katma ihtimalini değerlendiriyor.</p>

<p>Ancak Portekiz’in önde gelen spor gazeteleri ve kulüp kaynakları tarafından bu yönde doğrulanmış bir transfer görüşmesi bulunmuyor.</p>

<p>Gözler yönetimin atacağı adımlarda</p>

<p>Trabzonspor cephesinden üç oyuncuyla ilgili herhangi bir resmî açıklama yapılmazken, transfer çalışmalarının sürdüğü biliniyor. Avrupa basını ve sosyal medyada gündeme gelen bu isimlerin önümüzdeki günlerde somut görüşmelere dönüşüp dönüşmeyeceği merak konusu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-uc-transfer-iddiasi-deniz-gul-kalimuendo-ve-tiago-gouveia-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7362.jpeg" type="image/jpeg" length="37893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’dan Darlin Yongwa hamlesi! Afrika basınından dikkat çeken transfer iddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-darlin-yongwa-hamlesi-afrika-basinindan-dikkat-ceken-transfer-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-darlin-yongwa-hamlesi-afrika-basinindan-dikkat-ceken-transfer-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un Kamerunlu sol bek Darlin Yongwa için girişimlerini hızlandırdığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afrika basınında yer alan iddialarda bordo mavililerin serbest statüde bulunan 25 yaşındaki futbolcuyla önemli mesafe kat ettiği belirtilirken, transfer henüz resmiyet kazanmadı.</p>

<p>Yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirmeyi sürdüren Trabzonspor’un sol bek transferi için sürpriz bir isme yöneldiği iddia edildi. Afrika merkezli haberlerde, Fransız ekibi Lorient ile sözleşmesi sona eren Kamerunlu futbolcu Darlin Yongwa ile bordo mavili kulübün görüşmelerini ilerlettiği öne sürüldü.</p>

<p>İddialara göre Trabzonspor, bonservisi elinde bulunan 25 yaşındaki oyuncunun maliyet avantajını önemli bir fırsat olarak görüyor. Haberlere göre taraflar arasındaki görüşmeler olumlu ilerlerken, son detayların görüşüldüğü ifade edildi. Bununla birlikte henüz kulüp tarafından yapılmış resmî bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Sol bekin yanı sıra sol kanatta da oynuyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1,77 metre boyundaki Darlin Yongwa, asıl mevkisi sol bek olmasına rağmen zaman zaman sol kanatta da görev yapabiliyor. Kamerun Milli Takımı formasını da giyen futbolcu, son sezonlarda Lorient’in düzenli forma giyen isimleri arasında yer aldı.</p>

<p>Başka talipler de var</p>

<p>Afrika basınındaki haberlerde, Yongwa ile ilgilenen tek kulübün Trabzonspor olmadığı da öne sürüldü. İsmi açıklanmayan bir Süper Lig kulübünün daha oyuncuyu takip ettiği belirtilirken, bordo mavili ekibin görüşmelerde avantajlı konumda olduğu iddia edildi.</p>

<p>Henüz resmiyet yok</p>

<p>Transfer söylentileri sosyal medyada geniş yankı uyandırsa da, Trabzonspor yönetimi ve oyuncu cephesinden anlaşmayı doğrulayan herhangi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Darlin Yongwa dosyası, şu aşamada resmî olmayan transfer iddiaları arasında yer alıyor. Öte yandan bazı transfer veri platformlarında görüşmelerin duraksadığı yönünde farklı bilgiler de bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-darlin-yongwa-hamlesi-afrika-basinindan-dikkat-ceken-transfer-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7358.jpeg" type="image/jpeg" length="38983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’dan Rafael Leao bombası! Sosyal medyada gündem olan iddia büyüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-rafael-leao-bombasi-sosyal-medyada-gundem-olan-iddia-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-rafael-leao-bombasi-sosyal-medyada-gundem-olan-iddia-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın Milan’ın Portekizli yıldızı Rafael Leao için girişimde bulunduğu yönündeki iddialar sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa’daki bazı transfer platformlarında da sarı kırmızılıların oyuncuya yüksek maaş teklif ettiği öne sürülürken, transfer henüz resmiyet kazanmış değil.</p>

<p>Galatasaray’ın yaz transfer döneminde dünya çapında ses getirecek bir hamle hazırlığında olduğu iddiası futbol gündemini hareketlendirdi. Sosyal medya hesaplarında hızla yayılan paylaşımlarda, Milan’ın yıldız kanat oyuncusu Rafael Leao’nun sarı kırmızılı kulübün transfer listesinde yer aldığı öne sürüldü.</p>

<p>Uluslararası transfer platformlarında yer alan haberlerde Galatasaray’ın oyuncuya yıllık yüksek ücret içeren bir teklif hazırladığı iddia edilirken, İtalya’dan bu görüşmeleri doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı. Milan cephesinin de oyuncunun geleceğine ilişkin kamuoyuna yansıyan bir karar açıklamadığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>26 yaşındaki Portekizli yıldız, Avrupa futbolunun en değerli hücum oyuncuları arasında gösteriliyor. Hızı, bire birdeki etkinliği ve skor katkısıyla dikkat çeken Leao’nun adı geçmiş transfer dönemlerinde de birçok büyük kulüple anılmıştı.</p>

<p>Sosyal medyada çok sayıda taraftar hesabı transferi “bitmiş” gibi paylaşsa da, güvenilir Avrupa gazetecileri ve kulüpler tarafından doğrulanmış bir anlaşma bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu gelişme şu aşamada transfer söylentisi niteliğini koruyor.</p>

<p>Galatasaray yönetiminin kanat bölgesine üst düzey bir takviye yapmak istediği bilinirken, Rafael Leao isminin gerçekten somut bir hedef mi yoksa menajerler aracılığıyla dolaşıma giren bir iddia mı olduğu önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-rafael-leao-bombasi-sosyal-medyada-gundem-olan-iddia-buyuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5665.jpeg" type="image/jpeg" length="76288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emeklilik sistemi değişiyor mu? Milyonları ilgilendiren son durum]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/emeklilik-sistemi-degisiyor-mu-milyonlari-ilgilendiren-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/emeklilik-sistemi-degisiyor-mu-milyonlari-ilgilendiren-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilik sistemi hakkında köklü değişiklik yapılacağı yönündeki iddialar yeniden gündeme gelirken, yürürlüğe giren son düzenleme en düşük emekli aylığına ilişkin oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En düşük emekli aylığı 2026 Temmuz ödeme döneminden itibaren 23 bin 552 liraya yükseltildi.</p>

<p>Emekli aylığı hesaplama yöntemi, emeklilik yaşı ve prim gün şartlarının tamamen değiştirileceğine ilişkin henüz yayımlanmış kapsamlı bir kanun bulunmuyor. Yeni düzenlemeler ancak TBMM süreci ve Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından kesinlik kazanacak.</p>

<p>Emeklilik sistemi için son düzenleme ne oldu?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emeklilik sistemi kapsamında yürürlüğe giren son önemli düzenlemeyle en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarıldı.</p>

<p>Artış, 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleşen enflasyon oranı esas alınarak belirlendi. Düzenleme, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alanlarla hak sahiplerine dosya bazında yapılan en düşük ödeme tutarını kapsıyor.</p>

<p>Kök aylığı 23 bin 552 liranın altında kalan emeklilerin aylıkları, Hazine desteğiyle bu tutara tamamlanacak. Kök aylığı bu sınırın üzerinde bulunan emeklilerin maaşları ise kendi aylık hesaplamaları üzerinden ödenecek.</p>

<p>Emekli maaşı farkları ne zaman yatacak?</p>

<p>En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesinden kaynaklanan fark ödemeleri 7 Ağustos 2026 tarihinde yapılacak.</p>

<p>Hak sahipleri fark tutarlarını aylıklarını aldıkları banka hesaplarından veya PTT şubelerinden çekebilecek. Ödemeler için ayrıca başvuru yapılması gerekmeyecek.</p>

<p>Emeklilik yaşı ve prim gün sayısı değişti mi?</p>

<p>Emeklilik yaşı, prim gün sayısı ve sigortalılık süresinin tamamını değiştiren yeni bir düzenleme henüz yürürlüğe girmedi.</p>

<p>Çalışanların emeklilik şartları mevcut mevzuata göre sigorta başlangıç tarihi, bağlı olunan sigortalılık statüsü, yaş, prim günü ve hizmet süresi üzerinden belirlenmeye devam ediyor.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medyada yer alan “herkes için emeklilik yaşı değişti”, “prim günleri yeniden belirlendi” veya “mevcut emeklilik hakları kaldırıldı” şeklindeki ifadeler resmî bir düzenlemeye dayanmıyor.</p>

<p>Tamamlayıcı emeklilik sistemi gündemde mi?</p>

<p>Otomatik Katılım Sistemi’nin işveren katkısını da içerecek şekilde tamamlayıcı bir emeklilik yapısına dönüştürülmesi, ekonomi programlarında yer alan çalışma başlıkları arasında bulunuyor.</p>

<p>Ancak çalışanlardan yapılacak kesinti oranları, işveren katkısı, sistemden çıkış şartları, kıdem tazminatıyla ilişki kurulup kurulmayacağı ve uygulamanın başlangıç tarihi konusunda yürürlüğe girmiş kapsamlı bir kanun bulunmuyor.</p>

<p>Bu başlıktaki ayrıntılar, hazırlanacak kanun teklifinin TBMM’de kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması halinde kesinleşecek.</p>

<p>Emekli aylığı hesaplama sistemi değişecek mi?</p>

<p>Emekli aylıkları, sigortalının çalışma dönemleri, prime esas kazançları, prim ödeme gün sayısı ve aylık bağlama oranları dikkate alınarak hesaplanıyor.</p>

<p>Farklı yıllarda emeklilik başvurusu yapan çalışanların aylıkları arasında güncelleme katsayısından kaynaklanan farklılıklar oluşabiliyor. Bu durum, emeklilik sisteminin tamamen değiştirildiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Aylık hesaplama yönteminde kalıcı ve kapsamlı bir değişiklik yapılabilmesi için kanuni düzenleme gerekiyor.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Emeklilik sistemi konusunda doğrulanmış son gelişme, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi ve fark ödemelerinin 7 Ağustos 2026 tarihinde yapılacak olmasıdır.</p>

<p>Emeklilik yaşının, prim gün şartlarının veya aylık bağlama sisteminin tamamen değiştirildiğine ilişkin doğrulanmış yeni bir gelişme bulunmamaktadır. Mevcut durum korunmakta, olası yeni düzenlemeler için TBMM ve ilgili kurumların açıklamaları takip edilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/emeklilik-sistemi-degisiyor-mu-milyonlari-ilgilendiren-son-durum</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6146.jpeg" type="image/jpeg" length="26618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sivrisinek Kaynaklı Salgınlara Karşı Yeni Ders: Kent Yapısı Önemli]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sivrisinek-kaynakli-salginlara-karsi-yeni-ders-kent-yapisi-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sivrisinek-kaynakli-salginlara-karsi-yeni-ders-kent-yapisi-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rio de Janeiro’da 67 milyon Wolbachia taşıyan sivrisineğin salındığı program, yöntemin her mahallede aynı sonucu vermediğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, dang humması ve chikungunya gibi hastalıklarla mücadelede sivrisinek salımlarının kent yapısına göre planlanması gerekebileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde yürütülen geniş ölçekli sivrisinek programını inceleyen araştırmacılar, Wolbachia bakterisinin yerel sivrisinek nüfusuna yerleşme başarısının binaların yoğunluğu, sıcaklık, rakım ve yağış gibi özelliklerle ilişkili olduğunu belirledi. İnsanlarda yapılmayan araştırmada, 2017–2019 yılları arasında toplanan gerçek sivrisinek saha verileri kullanıldı.</p>

<p>London School of Hygiene &amp; Tropical Medicine, University College London, Heidelberg University ve Heidelberg Institute for Geoinformation Technology araştırmacılarının hazırladığı çalışma, 4 Ağustos 2026 tarihinde Parasites &amp; Vectors dergisinde yayımlandı. [1]</p>

<p>Wolbachia salgınlarla mücadelede nasıl kullanılıyor?</p>

<p>Wolbachia, doğada birçok böcek türünde bulunan hücre içi bir bakteridir. Bilim insanları, laboratuvar ortamında bu bakteriyi dang hummasının başlıca taşıyıcılarından Aedes aegypti sivrisineklerine aktarabiliyor.</p>

<p>Wolbachia taşıyan dişi sivrisinekler bakteriyi yavrularına geçiriyor. Bakteri, zamanla yerel sivrisinek nüfusunda yayılabildiği gibi dang, Zika ve chikungunya virüslerinin sivrisinek içinde çoğalmasını da zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Bu yöntem sivrisinekleri tamamen ortadan kaldırmayı amaçlamıyor. Hedef, hastalık taşıma kapasitesi daha düşük sivrisineklerin bölgede çoğunluk hâline gelmesini sağlayarak virüslerin insanlara bulaşma ihtimalini azaltmak.</p>

<p>Ancak yöntemin etkili olabilmesi için Wolbachia taşıyan sivrisineklerin salım yapılan bölgede yeterli düzeye ulaşması ve bu düzeyi koruması gerekiyor. Rio araştırması, bu yerleşme sürecinin kent içindeki bütün mahallelerde aynı biçimde ilerlemediğini ortaya koydu. [1]</p>

<p>67 milyon sivrisinek doğaya bırakıldı</p>

<p>Rio de Janeiro’daki program kapsamında Ağustos 2017 ile Aralık 2019 arasında yaklaşık 86,8 kilometrekarelik alana 67 milyon Wolbachia taşıyan sivrisinek bırakıldı.</p>

<p>Bakterinin yayılışı, kent genelinde kurulan 1.168 sivrisinek tuzağıyla yaklaşık iki haftada bir izlendi. Araştırmacılar, verileri 500 metreye 500 metre büyüklüğündeki alanlara ayırarak her bölgedeki gelişimi ayrı ayrı değerlendirdi.</p>

<p>Başlangıçta 396 alan bulunmasına rağmen yeterli izleme verisi olmayan bölgeler analizden çıkarıldı. Son değerlendirmeye 267 alan dâhil edildi ve bu alanlarda Wolbachia oranının ilk salımdan sonraki 26 ay içinde nasıl değiştiği modellendi. [1]</p>

<p>Her beş bölgeden biri yüksek başarı gösterdi</p>

<p>Araştırmacılar bölgeleri başarısız, düşük, orta ve yüksek başarı olmak üzere dört gruba ayırdı.</p>

<p>İncelenen 267 alanın 77’si, yani yüzde 28,8’i başarısız grupta yer aldı. Bölgelerin yüzde 31,5’inde düşük, yüzde 20,2’sinde orta ve yüzde 19,5’inde yüksek başarı görüldü.</p>

<p>Yüksek başarı grubundaki alanlarda Wolbachia taşıyan sivrisineklerin tahmini oranı başlangıçta yüzde 33 düzeyindeydi. Bu oran yaklaşık 13 ay içinde yüzde 90’ın üzerine çıktı ve izlem sonunda ortalama yüzde 96 civarında sabitlendi.</p>

<p>Başarısız bölgelerde ise başlangıçta yüzde 31 olan oran, ilk altı ay içinde yüzde 20’nin altına düştü. İzlem döneminin sonunda Wolbachia oranı ortalama yüzde 12’ye kadar geriledi. [1]</p>

<p>Yüksek yapı oranı düşük başarıyla ilişkili bulundu</p>

<p>Araştırmacılar Wolbachia’nın yerleşme başarısıyla bağlantılı olabilecek 23 iklim ve kent özelliğini karşılaştırdı. Son modelde dört özellik öne çıktı: Altı metreden yüksek yapıların oranı, ortalama hava sıcaklığı, deniz seviyesinden yükseklik ve günlük yağış miktarı.</p>

<p>Yüksek başarı, altı metreden yüksek yapıların daha az bulunduğu bölgelerde daha sık görüldü. Yüksek yapı oranı arttıkça bölgelerin düşük başarı grubunda yer alma ihtimali de yükseldi.</p>

<p>Model hesaplamasına göre altı metreden yüksek yapıların oranının bölgedeki ortanca değerden 10 yüzde puan artması, düşük başarı olasılığında yüzde 13,5’lik göreli artışla bağlantılıydı. [1]</p>

<p>Bu bulgu, yüksek binaların doğrudan başarısızlığa neden olduğunu kanıtlamıyor. Bina yoğunluğu; sokakların yapısı, sivrisineklerin hareketi, salım ekiplerinin erişimi, altyapı koşulları ve mahalledeki diğer çevresel özelliklerle birlikte etkili olabilir.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca binaların dikey yapısının, Wolbachia taşıyan sivrisineklerle yerel sivrisineklerin karşılaşmasını zorlaştırabileceğini düşünüyor. Ancak bu olası açıklamalar yeni saha araştırmalarıyla doğrulanmadan kesin sonuç olarak kabul edilemez.</p>

<p>Sıcaklığın etkisi tek yönlü çıkmadı</p>

<p>Çalışmada yüksek başarı gösteren alanlar genel olarak daha yüksek ortalama sıcaklıklarla ilişkili bulundu. Ancak sıcaklık ile başarı arasındaki bağlantı basit ve doğrusal değildi.</p>

<p>Modelde ortalama sıcaklığın 0,2 derece artarak 24,8 dereceye ulaşması, yüksek başarı olasılığında yüzde 9,6 artışla ilişkilendirildi. Aynı sıcaklık değişimi başarısızlık olasılığında da yüzde 11,1 artışla bağlantılı bulundu.</p>

<p>Buna karşılık düşük ve orta düzey başarı olasılıkları azaldı. Başka bir ifadeyle daha sıcak bölgelerde sonuçlar orta düzeyde sabitlenmek yerine yüksek başarı ile başarısızlık arasında daha keskin biçimde ayrıştı. [1]</p>

<p>Bu nedenle araştırma, “hava sıcaklığı yükseldikçe Wolbachia daha başarılı olur” sonucunu desteklemiyor. Sıcaklık; yapı yoğunluğu, gölge, nem, su birikintileri ve kentsel ısı adası etkisi gibi birçok özellikle birlikte değerlendirilmek zorunda.</p>

<p>Yüksek rakım ve düşük yağış da öne çıktı</p>

<p>Daha yüksek rakım ve daha düşük yağış, genel olarak daha kötü Wolbachia yerleşme sonuçlarıyla ilişkili bulundu. Ancak araştırmacılar rakımın bakteri üzerinde bilinen doğrudan bir biyolojik engel oluşturmadığını belirtti.</p>

<p>Rakım sonucu; dik yamaçlar, yol erişimi, suyun akış biçimi, bina yapısı, bitki örtüsü veya salım ekiplerinin bölgeye ulaşmasındaki güçlükler gibi ölçülemeyen farklılıkları yansıtıyor olabilir.</p>

<p>Yağışın etkisi ise diğer değişkenlere göre daha zayıf ve daha az tutarlı çıktı. Yağmur, bir yandan sivrisineklerin üreyebileceği su birikintilerini artırabilirken diğer yandan yoğun yağışlar larvaların bulunduğu küçük su alanlarını sürükleyebilir.</p>

<p>Bu nedenle araştırmacılar, yağışla ilgili bulgunun daha fazla saha verisiyle sınanması gerektiğini vurguladı. [1]</p>

<p>Salımlar mahalleye ve hatta binaya göre planlanabilir</p>

<p>Araştırmanın dünyadaki sivrisinek kontrol programlarına en önemli katkısı, tek tip salım yönteminin bütün kentlerde ve mahallelerde aynı başarıyı göstermeyebileceğini ortaya koyması.</p>

<p>Yüksek katlı veya topografik açıdan karmaşık bölgelerde daha fazla sivrisinek bırakılması, belirli binaların ya da katların hedeflenmesi ve izleme noktalarının artırılması gibi yöntemler gelecekte sınanabilir.</p>

<p>Salımlar başlamadan önce kent yapısının haritalanması da başarı ihtimali düşük veya sonucu belirsiz bölgelerin önceden belirlenmesine yardımcı olabilir. Böylece sınırlı kaynaklar, daha yoğun müdahaleye ihtiyaç duyulan mahallelere yönlendirilebilir.</p>

<p>Ancak araştırmacılar bunların kanıtlanmış uygulama kuralları olmadığının altını çiziyor. Daha yoğun salım veya bina düzeyinde hedefleme önerilerinin gerçek saha deneyleriyle değerlendirilmesi gerekiyor. [1]</p>

<p>Çalışma hastalık vakalarındaki değişimi ölçmedi</p>

<p>Araştırma, Wolbachia programının Rio de Janeiro’daki dang humması veya chikungunya vakalarını azaltıp azaltmadığını doğrudan incelemedi. Çalışmanın konusu, bakterinin sivrisinek nüfusuna hangi bölgelerde daha başarılı biçimde yerleştiğiydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözlemsel tasarım nedeniyle bina yoğunluğu, sıcaklık, rakım ve yağış ile programın sonucu arasında neden-sonuç ilişkisi kurulamaz. Araştırmada kullanılan model, bölgeler arasındaki sonuç farklılıklarının yaklaşık yüzde 25,3’ünü açıklayabildi. Bu durum, gözlenen değişimin büyük bölümünde başka etkenlerin de rol oynadığını gösteriyor. [1]</p>

<p>Araştırmacıların belirli mahallelerde kaç sivrisinek bırakıldığına ilişkin ayrıntılı salım yoğunluğu verilerine ulaşamaması da önemli bir sınırlılık oluşturdu. Sonuçlar, ölçülemeyen salım farklılıklarından etkilenmiş olabilir.</p>

<p>Verilerin 500 metreye 500 metrelik alanlarda birleştirilmesi, bina ve sokak ölçeğindeki ayrıntıların kaybolmasına yol açmış olabilir. Ayrıca bazı sosyoekonomik verilerin 2022 nüfus sayımından, bazı çevresel verilerin ise 2019–2022 dönemindeki uydu görüntülerinden alınması, 2017–2019 yıllarındaki salım dönemiyle zaman uyumsuzluğu oluşturdu.</p>

<p>Makale erken erişim sürümü olarak yayımlandığından son baskı öncesinde yazım ve dizgi düzeyinde küçük değişiklikler yapılabilir. Buna rağmen çalışma, Wolbachia programlarının yalnızca kaç sivrisinek bırakılacağına göre değil, insanların yaşadığı kentin yüksekliği, yoğunluğu ve fiziksel yapısı dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini gösteren önemli saha bulguları sunuyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Tiley K, Susong KM, Knoblauch S, O’Reilly KM, Brady OJ. Climate and landscape features associated with successful Wolbachia replacement in the municipality of Rio de Janeiro, Brazil. Parasites &amp; Vectors. 2026. DOI: 10.1186/s13071-026-07602-y.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sivrisinek-kaynakli-salginlara-karsi-yeni-ders-kent-yapisi-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7357.jpeg" type="image/jpeg" length="48630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="12212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="61107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="65667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80584"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="60323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="97888"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
