<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 27 Jun 2026 19:47:02 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Frankfurt’ta Yaşayan Gurbetçi Aile Sırbistan’da Kaza Yaptı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/frankfurtta-yasayan-gurbetci-aile-sirbistanda-kaza-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/frankfurtta-yasayan-gurbetci-aile-sirbistanda-kaza-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sırbistan’ın Niş kenti yakınlarında meydana gelen trafik kazası, Almanya’nın Frankfurt kentinde yaşayan gurbetçi Canlı ailesini yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Ramazan Canlı ve ailesinin içinde bulunduğu araç Niş yakınlarında kaza yaptı. Feci kazada ailenin oğlu hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazada anne Elise Canlı ile ailenin kızı ağır yaralandı. Yaralı anne ameliyata alınırken, kızının ise Belgrad’daki bir hastanede yoğun bakımda tedavi gördüğü öğrenildi. Kazadan hafif yaralı olarak kurtulan baba Ramazan Canlı’nın sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.</p>

<p>Acı haber, Frankfurt’taki gurbetçi camiasında da büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Kazanın ardından Türkiye’nin Sırbistan Büyükelçiliği ve Niş Başkonsolosluğu’nun aileyle irtibata geçtiği, sürecin yakından takip edildiği bildirildi. Sırbistan makamlarının kazayla ilgili soruşturması sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/frankfurtta-yasayan-gurbetci-aile-sirbistanda-kaza-yapti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/trafik-kazasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="83962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencisi Bilal Bel Trafik Kazasında Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ataturk-universitesi-iletisim-fakultesi-ogrencisi-bilal-bel-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ataturk-universitesi-iletisim-fakultesi-ogrencisi-bilal-bel-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Bilal Bel, geçirdiği trafik kazasının ardından yaşamını yitirdi. Acı haberi fakülte yönetimi yayımladığı taziye mesajıyla duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi, öğrencilerinden Bilal Bel’in geçirdiği elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fakültenin sosyal medya hesaplarından paylaşılan başsağlığı mesajında, Bilal Bel’in vefatının derin üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek ailesine, yakınlarına ve üniversite camiasına taziye dilekleri iletildi.</p>

<p>Paylaşımda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Fakültemiz öğrencilerinden Bilal Bel’in geçirdiği elim bir trafik kazası sonucu vefat ettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Değerli öğrencimize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm üniversite camiamıza başsağlığı ve sabır dileriz.”</p>

<p>Üniversite camiasında üzüntüye neden olan vefat haberinin ardından çok sayıda öğrenci ve mezun da sosyal medya üzerinden başsağlığı mesajları paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ataturk-universitesi-iletisim-fakultesi-ogrencisi-bilal-bel-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4737.jpeg" type="image/jpeg" length="14451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da Skolyozun Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımları Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/diyarbakirda-skolyozun-guncel-tani-ve-tedavi-yaklasimlari-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/diyarbakirda-skolyozun-guncel-tani-ve-tedavi-yaklasimlari-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nde düzenlenen “Skolyoz Tanı ve Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu”, alanında uzman hekimleri, sağlık profesyonellerini, hastaları ve hasta yakınlarını bir araya getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki gün sürecek organizasyonda skolyozun tanı, tedavi ve psikososyal boyutları kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p>Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği ile Skolyoz Araştırma ve Tedavi Derneği iş birliğinde düzenlenen “Skolyoz Tanı ve Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu”, Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Sempozyumun eş başkanlığını yürüten Prof. Dr. Evrim Coşkun ve Prof. Dr. Mehmet Karakoç, haziran ayının dünya genelinde Skolyoz Farkındalık Ayı olarak değerlendirildiğini belirterek, bu kapsamda toplumda farkındalığı artırmak, erken tanının önemine dikkat çekmek ve güncel bilimsel gelişmeleri paylaşmak amacıyla etkinliği düzenlediklerini ifade etti.</p>

<p>Güncel Tedavi Yaklaşımları Tartışıldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sempozyum boyunca skolyoz alanında çalışan fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları, ortopedi ve travmatoloji hekimleri ile farklı disiplinlerden sağlık profesyonelleri bir araya gelerek tanı ve tedavideki güncel yaklaşımları değerlendirdi.</p>

<p>Bilimsel oturumlarda skolyoz tedavisine ilişkin “Kime? Ne? Neden? Ne zaman? Nasıl? Ne kadar?” sorularına bilimsel veriler ışığında yanıt aranırken, multidisipliner yaklaşımın önemi de vurgulandı.</p>

<p>Hastalar ve Yakınları da Söz Aldı</p>

<p>Sempozyumun dikkat çeken yönlerinden biri ise hasta ve hasta yakınlarının programa aktif olarak dahil edilmesi oldu. Organizasyonda, sağlık çalışanları ile hastalar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi amacıyla katılımcılara deneyimlerini paylaşma ve uzmanlara doğrudan soru yöneltme imkânı sunuldu.</p>

<p>“Skolyozun Psikolojik Yükü Göz Ardı Edilmemeli”</p>

<p>Sempozyumda sunum yapan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Atlı ise skolyozun yalnızca omurga eğriliğiyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Atlı, skolyoz hastalarında vücut imajı algısında bozulma, sosyal anksiyete bozukluğu ve majör depresyon başta olmak üzere çeşitli psikiyatrik sorunların görülebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Günümüzde yaygınlaşan çarpıtılmış güzellik algısının sağlıklı bireyleri dahi olumsuz etkilediğini ifade eden Atlı, skolyoz hastalarının ise hastalığın oluşturduğu psikolojik yük nedeniyle gerektiğinde psikiyatrik destek almalarının tedavi sürecine önemli katkı sağlayacağını vurguladı.</p>

<p>Program EMG Kursuyla Devam Edecek</p>

<p>İki gün sürecek sempozyumun ikinci gününde ise katılımcılar için elektromiyografi (EMG) kursu düzenlenecek. Uygulamalı eğitimlerde sağlık profesyonellerinin tanısal değerlendirme ve klinik uygulama becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/diyarbakirda-skolyozun-guncel-tani-ve-tedavi-yaklasimlari-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4733.jpeg" type="image/jpeg" length="24655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahverengi Kokarca ile Dünya Nasıl Mücadele Ediyor? Türkiye İçin Kurtuluş Reçetesi Ne?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kahverengi-kokarca-ile-dunya-nasil-mucadele-ediyor-turkiye-icin-kurtulus-recetesi-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kahverengi-kokarca-ile-dunya-nasil-mucadele-ediyor-turkiye-icin-kurtulus-recetesi-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fındık başta olmak üzere 300’den fazla bitkide zarar oluşturabilen kahverengi kokarca, artık yalnızca yerel bir tarım zararlısı değil; küresel gıda güvenliği meselesi. Dünya, bu istilacı türe karşı tek yöntemle değil, entegre mücadeleyle sonuç almaya çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahverengi kokarca, Karadeniz’de fındık üreticisinin yeni kâbusu haline gelirken dünya bu zararlıya karşı alarm seviyesini yükseltti. Doğu Asya kökenli tür, Avrupa’dan Amerika’ya, Kafkasya’dan Türkiye’ye kadar geniş bir alana yayıldı. En büyük sorun ise zararlının yalnızca fındıkla sınırlı kalmaması. Elma, armut, üzüm, mısır, ceviz, kivi ve sebzeler dahil çok sayıda üründe kalite ve verim kaybına yol açabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya genelindeki mücadele modeli tek bir başlıkta birleşiyor: Entegre mücadele. Yani kışlak alanların temizlenmesi, feromon tuzaklarıyla izleme, ruhsatlı kimyasal uygulama, biyolojik mücadele ve bölgesel koordinasyonun aynı anda yürütülmesi.</p>

<p>ABD ve Avrupa’da öne çıkan yöntemlerden biri “samuray arıcığı” olarak bilinen Trissolcus japonicus. Bu faydalı böcek, kahverengi kokarcanın yumurtalarına kendi yumurtalarını bırakarak zararlının çoğalmasını daha başlamadan durduruyor. Ancak uzmanlara göre biyolojik mücadele tek başına sihirli değnek değil; kimyasal baskının azaltılması, doğal düşmanların korunması ve düzenli saha takibiyle desteklenmesi gerekiyor.</p>

<p>FAO da Kafkasya hattında kahverengi kokarcaya karşı bölgesel iş birliği çağrısı yapıyor. Çünkü zararlı sınır tanımıyor. Araç, ticaret, rüzgâr, insan hareketliliği ve kendi uçuş kabiliyetiyle hızla yayılabiliyor. Bu nedenle yalnızca bir ilin, yalnızca bir bahçenin ya da yalnızca bir sezonluk ilaçlamanın çözüm olması beklenmiyor.</p>

<p>Türkiye için kurtuluş reçetesi ise beş ayaklı bir plan gerektiriyor.</p>

<p>Birincisi, kışlak mücadelesi güçlendirilmeli. Ev, ahır, depo, çatı arası ve boş yapılarda kışlayan erginlerin sonbahar ve kış döneminde toplanması, bir sonraki yılın popülasyonunu ciddi biçimde azaltabilir.</p>

<p>İkincisi, feromon tuzakları yalnızca vitrin uygulaması değil, gerçek zamanlı erken uyarı sistemi gibi kullanılmalı. Hangi ilçede yoğunluk artıyorsa müdahale oraya kaydırılmalı.</p>

<p>Üçüncüsü, samuray arıcığı salımları bilimsel izleme ile yaygınlaştırılmalı. Salım yapılan bölgelerde yumurta parazitlenme oranı, yayılış başarısı ve ekosistem etkisi düzenli raporlanmalı.</p>

<p>Dördüncüsü, kimyasal mücadele rastgele değil, ekonomik zarar eşiğine göre yapılmalı. Gereksiz ilaçlama hem faydalı böcekleri yok eder hem de uzun vadede mücadeleyi zayıflatır.</p>

<p>Beşincisi, Karadeniz ölçeğinde ortak komuta kurulmalı. Fındık üretim havzasında il il değişen değil, aynı takvime bağlanmış bölgesel mücadele modeli uygulanmalı.</p>

<p>Kahverengi kokarca ile savaş, yalnızca böcek öldürme savaşı değildir. Bu, fındığın kalitesini, üreticinin gelirini ve Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki gücünü koruma meselesidir. Dünya deneyimi açık: Bu zararlıya karşı panik değil, disiplin kazanır. Türkiye’nin reçetesi de aynı olmalıdır: Erken uyarı, kışlak temizliği, biyolojik mücadele, kontrollü ilaçlama ve bölgesel seferberlik.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HAYVAN SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kahverengi-kokarca-ile-dunya-nasil-mucadele-ediyor-turkiye-icin-kurtulus-recetesi-ne</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4726.jpeg" type="image/jpeg" length="17579"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En Yaygın Ama En Az Bilinen Hastalıklardan Biri: Karaciğer Yağlanması]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/en-yaygin-ama-en-az-bilinen-hastaliklardan-biri-karaciger-yaglanmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/en-yaygin-ama-en-az-bilinen-hastaliklardan-biri-karaciger-yaglanmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen karaciğer yağlanması, çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor. Uzmanlara göre hastalık erken fark edildiğinde yaşam tarzı değişiklikleri, kilo kontrolü ve yeni tedavi seçenekleriyle kontrol altına alınabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karaciğer yağlanması, toplumda en sık görülen ancak çoğu zaman fark edilmeyen karaciğer hastalıklarından biri olarak öne çıkıyor. Her 4 yetişkinden en az 1’inde görüldüğü belirtilen bu tablo, karaciğer hücrelerinde normalin üzerinde yağ birikmesiyle ortaya çıkıyor.</p>

<p>Tıp dünyasında son yıllarda bu hastalık için kullanılan dil de değişti. Eskiden “alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı” olarak bilinen tablo, artık metabolik bozukluklarla ilişkili karaciğer yağlanması anlamına gelen MASLD adıyla tanımlanıyor. Hastalık iltihaplanma ve karaciğer hasarıyla ilerlediğinde ise MASH olarak adlandırılıyor.</p>

<p>Karaciğer yağlanmasının en dikkat çekici yönü sessiz ilerlemesi. Birçok kişi hastalığı olduğunu bilmeden yıllarca yaşamını sürdürebiliyor. Tanı çoğu zaman rutin kan testlerinde karaciğer enzimlerinin yüksek çıkması, ultrason incelemesi ya da başka bir nedenle yapılan görüntülemeler sırasında konuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Obezite, insülin direnci, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, hareketsiz yaşam, düzensiz beslenme ve bel çevresinde yağlanma hastalığın başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle şekerli içecekler, rafine karbonhidratlar, işlenmiş gıdalar ve fazla kalori alımı karaciğerde yağ birikimini artırabiliyor.</p>

<p>Hastalık hafif başladığında geri döndürülebilir olabilir. Ancak ilerleyen vakalarda karaciğerde iltihaplanma, fibrozis adı verilen sertleşme, siroz ve karaciğer kanseri riski ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle karaciğer yağlanması yalnızca “basit yağlanma” olarak görülmemeli; metabolik sağlığın verdiği ciddi bir uyarı olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p>Tedavide ilk basamak hâlâ yaşam tarzı değişikliğidir. Bilimsel kılavuzlar, fazla kilonun kontrollü şekilde verilmesini, düzenli fiziksel aktiviteyi, Akdeniz tipi beslenmeyi, şekerli ve işlenmiş gıdaların azaltılmasını, alkol tüketiminin sınırlandırılmasını ve diyabet, tansiyon, kolesterol gibi eşlik eden hastalıkların iyi yönetilmesini önermektedir.</p>

<p>Son yıllarda tedavi alanında önemli gelişmeler de yaşanıyor. ABD’de resmetirom adlı ilaç, karaciğerde orta ve ileri düzeyde fibrozisi bulunan MASH hastaları için onaylanan ilk hedefe yönelik tedavi oldu. Bunun yanında obezite ve diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli ilaçların, özellikle kilo kaybı ve metabolik iyileşme üzerinden karaciğer yağlanması ve MASH üzerinde etkili olabileceğine dair güçlü çalışmalar bulunuyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar, ilaçların yaşam tarzı değişikliğinin yerine geçmediğini vurguluyor. Karaciğer yağlanmasında temel amaç yalnızca karaciğerdeki yağı azaltmak değil; diyabet, kalp-damar hastalığı ve siroz riskini birlikte düşürmektir.</p>

<p>Halsizlik, açıklanamayan yorgunluk, karın sağ üst bölgesinde rahatsızlık, karaciğer enzimlerinde yükselme, karında şişlik, sarılık veya bacaklarda ödem gibi belirtiler varsa hekime başvurulması gerekiyor. Risk grubundaki kişilerin ise belirti beklemeden düzenli kontrol yaptırması öneriliyor.</p>

<p>Karaciğer yağlanması, sessiz ilerleyen ama doğru zamanda fark edildiğinde yönü değiştirilebilen bir hastalık. Sağlıklı kilo, düzenli hareket ve metabolik hastalıkların kontrolü, karaciğerin kendini onarma kapasitesini yeniden harekete geçiren en güçlü adımlar arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/en-yaygin-ama-en-az-bilinen-hastaliklardan-biri-karaciger-yaglanmasi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4725.jpeg" type="image/jpeg" length="85724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araklı’da Tosun Alışverişi Tartışması Silahlı Saldırıya Dönüştü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/araklida-tosun-alisverisi-tartismasi-silahli-saldiriya-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/araklida-tosun-alisverisi-tartismasi-silahli-saldiriya-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Araklı ilçesinde gece saatlerinde yaşanan silahlı saldırıda ağır yaralanan kişinin kimliği netleşti. Olayın, hayvan alışverişi sırasında yaşanan ödeme anlaşmazlığının ardından meydana geldiği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araklı ilçesine bağlı Yolgören Mahallesi’nde, Karadere kenarında bulunan çardaklarda dün gece meydana gelen silahlı saldırıyla ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre saldırıda ağır yaralanan kişinin, Giresun nüfusuna kayıtlı 50 yaşındaki İsmail Kırlak olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddiaya göre hayvan alım satımıyla uğraşan Kırlak, Araklı’daki bir köyden tosun satın aldı. Alışveriş sırasında ödeme konusunda taraflar arasında anlaşmazlık yaşandığı, tartışmanın kısa sürede büyüyerek silahlı kavgaya dönüştüğü öne sürüldü.</p>

<p>Kasık bölgesinden tabancayla vurulan İsmail Kırlak, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Trabzon’daki hastaneye kaldırıldı. Yaralının tedavisinin burada sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Olayın ardından silahı kullandığı belirtilen şüpheli, emniyet ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Olayla ilgili adli soruşturma ise çok yönlü olarak devam ediyor.</p>

<p>Yetkililerin soruşturmasının ardından olayın kesin nedeni ve tüm ayrıntılar resmi incelemenin tamamlanmasıyla netlik kazanacak. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/araklida-tosun-alisverisi-tartismasi-silahli-saldiriya-donustu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4722.jpeg" type="image/jpeg" length="33885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şebinkarahisar’da Ayı Alarmı: Köyde Telef Olan İnek Tedirginlik Yarattı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sebinkarahisarda-ayi-alarmi-koyde-telef-olan-inek-tedirginlik-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sebinkarahisarda-ayi-alarmi-koyde-telef-olan-inek-tedirginlik-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Şebinkarahisar ilçesine bağlı Buzkeçi köyünde yaşanan olay, bölgede hayvancılıkla uğraşan vatandaşları endişelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre köyde bir ineğin yaban hayvanı saldırısı sonucu telef olduğu ileri sürüldü. İlk değerlendirmelerde saldırının ayı tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cep telefonu kamerasıyla çekildiği öne sürülen görüntülerde, telef olan hayvanın yakınında bir ayının görüldüğü iddiası köyde tedirginliği artırdı. Olayın ardından özellikle kırsal bölgelerde hayvanlarını otlatan ve ahırlara yakın alanlarda çalışan vatandaşlar daha dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Buzkeçi köyünde yaşanan olay, yaz aylarında yiyecek arayışıyla yerleşim alanlarına yaklaşabilen yaban hayvanlarını yeniden gündeme taşıdı. Bölge sakinleri, benzer olayların yaşanmaması için yetkililerden inceleme ve önlem alınmasını bekliyor.</p>

<p>Uzmanlar ise bu tür durumlarda vatandaşların yaban hayvanlarına yaklaşmaması, görüntü almak amacıyla riskli alanlara girmemesi ve durumu ilgili birimlere bildirmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sebinkarahisarda-ayi-alarmi-koyde-telef-olan-inek-tedirginlik-yaratti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4720.jpeg" type="image/jpeg" length="93734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Musa bin Meymun: Tıp, Felsefe ve Etiği Buluşturan Büyük Hekim]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/musa-bin-meymun-tip-felsefe-ve-etigi-bulusturan-buyuk-hekim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/musa-bin-meymun-tip-felsefe-ve-etigi-bulusturan-buyuk-hekim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endülüs’ten Kahire’ye uzanan yaşamında Musa bin Meymun, koruyucu hekimlik, hasta merkezli yaklaşım ve tıp etiğiyle çağını aşan bir bilim mirası bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Musa bin Meymun (Maimonides): Tıp, Felsefe ve Tıp Etiğini Birleştiren Büyük Hekim</p>

<p>I. Bölüm: Endülüs'ten Kahire'ye Uzanan Bir Bilim Yolculuğu</p>

<p>Tıp tarihi, yalnızca yeni tedavi yöntemleri geliştiren hekimlerin değil; aynı zamanda insanı beden, zihin ve ruh bütünlüğü içinde değerlendiren düşünürlerin de tarihidir. Bu isimlerden biri olan Musa bin Meymun (Maimonides), yalnızca başarılı bir hekim değil; aynı zamanda filozof, hukukçu, din bilgini ve eğitimci olarak Orta Çağ'ın en etkili bilim insanları arasında yer almaktadır. Tıp ve felsefe alanındaki eserleri, Orta Çağ'ın sonlarından başlayarak Rönesans dönemine kadar Avrupa üniversitelerinde başvuru kaynakları arasında yer almış; İslam dünyasında büyük saygı görmüş ve günümüzde koruyucu hekimlik ile tıp etiğinin tarihsel öncüleri arasında değerlendirilmektedir.</p>

<p>Batı dünyasında Maimonides, Yahudi geleneğinde Rambam, İslam kaynaklarında ise Musa bin Meymun adıyla tanınan bu büyük bilim insanı, farklı kültürlerin bilgi birikimini sentezleyerek evrensel bir tıp anlayışı geliştirmiştir. Sağlığı yalnızca hastalıkların yokluğu olarak değil; dengeli beslenme, temiz çevre, ruhsal denge ve ahlaki yaşamın bir bütünü olarak değerlendirmiştir. Bu yaklaşımı, modern yaşam tarzı hekimliği ve koruyucu tıp anlayışıyla dikkat çekici benzerlikler göstermektedir.</p>

<p>Ailesi ve Çocukluğu</p>

<p>Musa bin Meymun, 30 Mart 1138 tarihinde Endülüs'ün en önemli kültür ve bilim merkezlerinden biri olan Kurtuba'da (Cordoba) dünyaya geldi. Babası Meymun bin Yusuf, yalnızca dönemin tanınmış hahamlarından biri değil; aynı zamanda Yahudi hukuku (Halaha), matematik, astronomi ve din felsefesi alanlarında saygı gören seçkin bir âlimdi. Oğlunun eğitimini bizzat üstlenmiş, küçük yaşlardan itibaren eleştirel düşünme alışkanlığı kazanmasına ve disiplinli bir öğrenme anlayışı geliştirmesine büyük katkı sağlamıştır.</p>

<p>Bilim ve eğitimin aile yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğu bu ortamda yetişen Musa bin Meymun, daha çocukluk yıllarında yalnızca dinî eğitim almakla kalmamış; mantık, matematik, astronomi, felsefe ve doğa bilimleriyle de tanışmıştır. İlk öğretmeni babası olmuş; onun rehberliğinde İbranice metinleri okumayı öğrenmiş, Tevrat, Talmud ve klasik Yahudi literatürü üzerinde çalışmıştır. Aynı zamanda Arapça, matematik ve mantık eğitimi almış, güçlü hafızası ve analitik düşünme yeteneği sayesinde kısa sürede çevresindekilerin dikkatini çekmiştir.</p>

<p>Kurtuba: Bilimin ve Kültürün Başkenti</p>

<p>12. yüzyılda Kurtuba, yalnızca Endülüs'ün değil, Avrupa ve İslam dünyasının en önemli bilim merkezlerinden biriydi. Şehir, dönemin en önemli eğitim kurumlarına, zengin kütüphanelerine, rasathanelerine ve sağlık kurumlarına ev sahipliği yapıyordu. Müslüman, Yahudi ve Hristiyan bilginler aynı entelektüel ortamda tıp, matematik, astronomi, hukuk ve felsefe alanlarında çalışmalar yürütüyor, farklı kültürlerin bilgi birikimi ortak bir bilim anlayışı içinde gelişiyordu.</p>

<p>Kurtuba'daki bilim çevreleri sayesinde Antik Yunan eserleri Arapçaya çevrilmiş, İslam dünyasının bilimsel birikimi Endülüs üzerinden Avrupa'ya aktarılmıştır. Böylece şehir, Doğu ile Batı arasında benzersiz bir bilgi köprüsü hâline gelmiştir. Musa bin Meymun'un böylesine zengin ve çok kültürlü bir ortamda yetişmesi, ileride geliştireceği sentezci bilim anlayışının temelini oluşturmuştur.</p>

<p>Göçlerle Geçen Gençlik Yılları</p>

<p>1148 yılında Muvahhidler'in Kurtuba'yı ele geçirmesiyle birlikte Yahudi ve Hristiyan topluluklar üzerindeki dinî baskılar arttı. Musa bin Meymun'un ailesi de bu gelişmeler nedeniyle doğduğu şehri terk etmek zorunda kaldı.</p>

<p>Yaklaşık on yıl boyunca Endülüs'ün farklı şehirlerinde ve Fas'ın Fes kentinde yaşadılar. Bu yıllar, onun hem eğitimini sürdürdüğü hem de farklı kültürleri yakından tanıdığı bir dönem oldu. Daha sonra kutsal topraklara kısa bir ziyaret gerçekleştiren aile, 1166 yılında Mısır'ın Fustat şehrine yerleşti.</p>

<p>Fustat, dönemin en önemli ticaret, kültür ve bilim merkezlerinden biri olup, Musa bin Meymun'un hem hekim hem de düşünür kimliğinin olgunlaştığı şehir olmuştur. Göç yılları boyunca farklı toplumlar, kültürler ve tıp gelenekleriyle tanışması; bitkisel tedavi yöntemlerini, yaşam alışkanlıklarını ve sağlık uygulamalarını yakından gözlemlemesine imkân sağlamış, ilerleyen yıllarda geliştireceği evrensel hekimlik anlayışının oluşmasında önemli rol oynamıştır.</p>

<p>Eğitimi ve Etkilendiği Bilim İnsanları</p>

<p>Musa bin Meymun'un modern anlamda belirli bir üniversitede eğitim aldığına veya belli bir hocanın doğrudan öğrencisi olduğuna ilişkin kesin tarihî kayıt bulunmamaktadır. Bununla birlikte babasının rehberliği altında yetiştiği, zengin kütüphanelerden yararlandığı ve dönemin en önemli filozofları ile hekimlerinin eserlerini sistematik biçimde incelediği bilinmektedir. Bilimsel gelişimini büyük ölçüde bireysel çalışmaları ve içinde bulunduğu güçlü entelektüel çevre sayesinde sürdürdüğü anlaşılmaktadır.</p>

<p>Özellikle Aristoteles'in eserlerine duyduğu ilgi, onun akılcı düşünce sisteminin şekillenmesinde belirleyici olmuştur. Bunun yanında Hipokrat'ın klinik yaklaşımı, Galen'in tıp anlayışı, Ebû Bekir er-Râzî'nin gözleme dayalı hekimliği ve İbn-i Sina'nın sistematik tıp anlayışı, düşünce dünyasını derinden etkilemiştir.</p>

<p>En çok yararlandığı isimler arasında;</p>

<p>- Aristoteles,<br />
- Hipokrat,<br />
- Galen,<br />
- Ebû Bekir er-Râzî,<br />
- İbn-i Sina,<br />
- Farabî,<br />
- İbn Bâcce (Avempace),<br />
- İbn Tufeyl</p>

<p>yer almaktadır.</p>

<p>Ayrıca aynı dönemde Endülüs'te yaşayan İbn Rüşd ile çağdaş olup, her iki düşünür de Aristoteles felsefesini yeniden yorumlayan en önemli isimler arasında kabul edilmektedir. Bununla birlikte doğrudan görüştüklerine veya birlikte çalıştıklarına ilişkin kesin tarihî kanıt bulunmamaktadır.</p>

<p>Musa bin Meymun'un en dikkat çekici özelliği, önceki otoriteleri sorgulamadan kabul etmemesidir. Kendi klinik gözlemlerini teorik bilgilerle karşılaştırmış, gerektiğinde eleştirel değerlendirmelerde bulunmuş ve bilimsel bilginin sürekli sorgulanması gerektiğini savunmuştur. Bu yaklaşım onu döneminin en özgün bilim insanlarından biri hâline getirmiştir.</p>

<p>Bildiği Diller</p>

<p>Musa bin Meymun çok dilli bir bilim insanıydı. İbranice dinî eserlerinin, Arapça ise bilimsel çalışmalarının temel dili olmuştur. Bunun yanında eserlerinin önemli bir bölümünü Yahudi Arapçası ile kaleme almış, Aramiceye hâkim olmuş ve Antik Yunan tıp literatürünü Arapça çeviriler aracılığıyla takip etmiştir.</p>

<p>Daha sonra eserlerinin önemli bir bölümü İbranice ve Latinceye çevrilmiş; bu sayede Avrupa üniversitelerinde uzun yıllar ders kitabı ve başvuru kaynağı olarak okutulmuştur. Dil konusundaki bu üstün yetkinliği sayesinde Antik Yunan tıbbı, İslam bilim geleneği ve Yahudi düşüncesi arasında güçlü bir entelektüel köprü kurmuştur.</p>

<p>Hayatını Değiştiren Acı Kayıp</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır'a yerleştikten sonra ailesinin geçimini kardeşi David bin Meymun sağlıyordu. Deniz ticaretiyle uğraşan David, Hint Okyanusu'nda yaptığı bir ticaret seferi sırasında gemisinin batması sonucu yaşamını yitirdi. Bu olay yalnızca ailenin ekonomik düzenini değil, Musa bin Meymun'un ruh dünyasını da derinden sarstı.</p>

<p>Bazı tarihî kaynaklara göre kardeşinin ölümünün ardından yaklaşık bir yıl süren ağır bir yas dönemi geçirmiş, uzun süre bilimsel çalışmalarına ara vermiştir. Bu kişisel trajedi, onu hem ailesinin sorumluluğunu üstlenmeye hem de mesleğini daha büyük bir adanmışlıkla sürdürmeye yöneltmiştir. Daha sonra tüm enerjisini hekimliğe vermiş ve kısa sürede Mısır'ın en saygın hekimlerinden biri olarak tanınmıştır.</p>

<p>Mesleki Yaşamı ve Saray Hekimliği</p>

<p>Musa bin Meymun kısa sürede Fustat ve Kahire'nin en güvenilen hekimlerinden biri hâline geldi. Önce Selahaddin Eyyûbî'nin başveziri Kādî el-Fâzıl'ın hizmetine girmiş, daha sonra Selahaddin Eyyûbî'nin saray çevresinde görev yapan başhekimlerden biri olarak, özellikle sultanın ailesi ve devlet erkânının sağlık hizmetlerinden sorumlu olmuştur.</p>

<p>Ancak görevi yalnızca saray mensuplarını tedavi etmekle sınırlı değildi. Devlet yöneticileri, komutanlar, saray görevlileri ve halktan hastalar da onun muayene ettiği kişiler arasındaydı.</p>

<p>Kendi mektuplarında anlattığı günlük çalışma düzeni dikkat çekicidir. Sabah erkenden saraya gidiyor, devlet işlerinde görev yapan hastaları muayene ediyor; öğleden sonra evine döndüğünde ise kapısında bekleyen onlarca hastayı gece geç saatlere kadar kabul ediyordu. Kendi ifadesiyle çoğu zaman gece yarısından sonra ancak dinlenmeye vakit bulabiliyordu.</p>

<p>Yoğun görev temposuna rağmen bilimsel üretkenliğini hiç bırakmamış, gecelerini eserlerini kaleme almaya, öğrencileriyle ilgilenmeye ve dinî çalışmalarını sürdürmeye ayırmıştır. Bilimi, ahlakı ve insan sevgisini aynı çatı altında birleştiren Musa bin Meymun, bugün yalnızca tıp tarihinin değil, dünya düşünce tarihinin de en saygın bilim insanları arasında yer almaktadır.</p>

<p>II. Bölüm: Bilimsel Mirası, Eserleri ve Tıp Tarihindeki Kalıcı Yeri<br />
Tıp Anlayışı: Hastaya Bütüncül Yaklaşım<br />
Musa bin Meymun'un hekimlik anlayışı, yaşadığı dönemin çok ötesinde bir bakış açısına sahipti. Ona göre hekimliğin temel amacı yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak değil, insanın bedensel ve ruhsal bütünlüğünü korumaktı. Hastanın yaşam biçimi, beslenme alışkanlıkları, çalışma koşulları, ruh hâli ve çevresel faktörleri dikkatle değerlendirilmeden başarılı bir tedavinin mümkün olmayacağını savunuyordu.<br />
Maimonides'in eserlerinde sıkça vurgulanan temel yaklaşım, tedavinin yalnızca hastalığa değil, hastanın bütün yaşam koşullarına yönelmesi gerektiğidir. Bu anlayış, günümüzde hasta merkezli sağlık hizmetinin tarihsel öncüllerinden biri olarak değerlendirilmektedir.<br />
Ona göre iyi bir hekim;<br />
hastasını dikkatle dinlemeli,<br />
ayrıntılı gözlem yapmalı,<br />
gereksiz ilaç kullanımından kaçınmalı,<br />
yaşam tarzını düzenlemeli,<br />
tedaviyi hastanın bireysel özelliklerine göre planlamalıdır.<br />
Bu yaklaşım, günümüzde kişiselleştirilmiş ve hasta merkezli tıp anlayışıyla dikkat çekici benzerlikler göstermektedir.<br />
Koruyucu Hekimlikte Çağının Ötesinde Bir Bilim İnsanı<br />
Musa bin Meymun'un tıp tarihindeki en önemli katkılarından biri koruyucu hekimliğe verdiği önemdir. Hastalıkların ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesinden çok, oluşmalarının engellenmesini savunmuştur.<br />
Beslenme düzeni, fiziksel aktivite, temiz hava, hijyen, yeterli uyku ve ruhsal dengeyi sağlıklı yaşamın temel taşları olarak değerlendirmiştir.<br />
Özellikle şu önerileri dikkat çekicidir:<br />
Aşırı yemekten kaçınılmalıdır.<br />
Düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır.<br />
Kabızlık önlenmelidir.<br />
Temiz su ve temiz hava sağlığın temel unsurlarıdır.<br />
Düzenli uyku bedenin korunmasına katkı sağlar.<br />
Aşırı öfke, kaygı ve üzüntü bedensel sağlığı da olumsuz etkileyebilir.<br />
Bugün yaşam tarzı hekimliği, halk sağlığı ve koruyucu tıp alanlarında kabul gören birçok ilkenin onun eserlerinde yüzyıllar önce dile getirilmiş olması dikkat çekicidir.<br />
Beslenme ve Sindirim Sağlığına Yaklaşımı<br />
Maimonides, sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını genel sağlığın temel unsurlarından biri olarak görüyordu. Yanlış beslenmenin birçok hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını düşünüyordu.<br />
Yemeklerin ölçülü tüketilmesini, aşırı yağlı ve ağır gıdalardan kaçınılmasını, düzenli fiziksel aktivitenin sürdürülmesini ve sindirim sisteminin korunmasını öneriyordu. Ayrıca mevsimlere göre beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesini savunuyor, çevresel koşulların insan sağlığı üzerindeki etkilerini ayrıntılı biçimde değerlendiriyordu.<br />
Ruh Sağlığına Verdiği Önem<br />
Musa bin Meymun, beden ve ruhun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini savunmuştur. Ona göre uzun süre devam eden üzüntü, korku ve öfke yalnızca ruhsal değil, bedensel hastalıkların da ortaya çıkmasına katkıda bulunabilirdi.<br />
Hastaların moralinin yüksek tutulmasının tedavi sürecini olumlu etkileyebileceğini belirtmiş, hekimin yalnızca ilaç yazan kişi değil, aynı zamanda hastasına güven veren bir rehber olması gerektiğini ifade etmiştir. Bu yönüyle psikosomatik tıp anlayışının tarihsel öncülerinden biri olarak değerlendirilmektedir.<br />
Başlıca Tıbbi Eserleri<br />
Günümüze tamamı ya da bir bölümü ulaşan çok sayıda tıbbi eseri bulunmaktadır. Bunların yaklaşık on tanesi bağımsız tıp risalesi niteliğindedir ve Orta Çağ tıp literatürünün en önemli kaynakları arasında kabul edilmektedir.<br />
Regimen of Health (Sağlığın Korunması Üzerine)<br />
En tanınmış eserlerinden biridir. Sağlıklı yaşam, beslenme, egzersiz, ruh sağlığı ve günlük yaşam düzeni üzerine öneriler içerir. Koruyucu hekimlik ve yaşam tarzı tıbbı tarihinin en önemli klasik eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir.<br />
Treatise on Asthma (Astım Risalesi)<br />
Astım hastalığını yalnızca ilaçlarla değil; hava kalitesi, iklim, çevre koşulları ve yaşam biçimiyle birlikte değerlendirmiştir. Bu yönüyle çevresel faktörlerin hastalık üzerindeki etkisini ele alan erken dönem tıp eserlerinden biridir. Araştırmacılar, bu risalenin Eyyûbî saray çevresinden bir hastanın tedavisi amacıyla kaleme alındığını kabul etmektedir.<br />
Treatise on Poisons and Their Antidotes (Zehirler ve Panzehirleri Üzerine Risale)<br />
Yılan ve akrep sokmaları ile bitkisel ve hayvansal zehirlenmeler hakkında ayrıntılı bilgiler içerir. Uzun yıllar toksikoloji alanında önemli başvuru kaynaklarından biri olarak kullanılmıştır.<br />
Treatise on Hemorrhoids (Hemoroidler Üzerine Risale)<br />
Hemoroid hastalığını yalnızca cerrahi açıdan değil; beslenme alışkanlıkları, bağırsak düzeni ve yaşam tarzı ile ilişkilendirerek değerlendirmiştir.<br />
Medical Aphorisms (Tıbbi Aforizmalar)<br />
Hipokrat ve Galen başta olmak üzere önceki hekimlerin görüşlerini derleyip yorumladığı kapsamlı bir eserdir. Kendi klinik gözlemlerine de yer vermiş, klasik tıp bilgisini eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmiştir. Yaklaşık 1.500 aforizmayı konu başlıklarına göre sistematik biçimde düzenlemesi, bu eseri Orta Çağ tıp literatürünün en önemli derlemelerinden biri hâline getirmiştir.<br />
Glossary of Drug Names (İlaç Adları Sözlüğü)<br />
Farklı dillerde kullanılan ilaç adlarını karşılaştıran önemli bir farmakolojik kaynaktır. Orta Çağ farmakoloji literatüründe ilaç terminolojisinin anlaşılmasına katkı sağlayan önemli eserlerden biri kabul edilmektedir.<br />
Felsefi ve Hukuki Eserleri<br />
Musa bin Meymun yalnızca hekim değil, aynı zamanda dünya düşünce tarihinin önemli filozoflarından biridir.<br />
En önemli eserlerinden Mişne Tora, Yahudi hukukunun en kapsamlı sistematik derlemelerinden biridir.<br />
Bir diğer büyük eseri olan Dalâlet İçindekilere Rehber (Guide for the Perplexed) ise Aristoteles felsefesi ile tek tanrılı din anlayışını uzlaştırmaya çalışan en önemli felsefi metinlerden biri kabul edilmektedir.<br />
Bu eserler yalnızca Yahudi düşüncesini değil, Orta Çağ Hristiyan skolastik felsefesini ve İslam düşünce geleneğini de derinden etkilemiştir.<br />
Tıp Etiğine Katkıları<br />
Maimonides'e göre hekimlik yalnızca teknik bilgiyle yapılabilecek bir meslek değildir.<br />
Bir hekim;<br />
dürüst olmalı,<br />
alçakgönüllü davranmalı,<br />
hastalar arasında ayrım yapmamalı,<br />
maddi kazancı tedavinin önüne koymamalı,<br />
bilgisini yaşamı boyunca geliştirmelidir.<br />
Bugün "Maimonides Duası" adıyla bilinen metnin doğrudan Musa bin Meymun tarafından yazıldığı kesin olarak gösterilememiştir. Bununla birlikte metinde yer alan etik ilkeler, onun eserlerinde savunduğu hekimlik anlayışıyla büyük ölçüde örtüşmektedir.<br />
Avrupa ve İslam Dünyasına Etkisi<br />
Musa bin Meymun'un eserleri Latinceye çevrildikten sonra özellikle 13. ve 14. yüzyıllarda Avrupa tıp eğitiminde önemli başvuru kaynakları arasında yer almıştır.<br />
Başta Paris, Montpellier, Bologna ve Padova üniversiteleri olmak üzere birçok eğitim merkezinde eserlerinden yararlanılmıştır. Bu durum, Maimonides'in yalnızca İslam dünyasında değil, Latin Avrupa tıp geleneğinde de saygın bir bilim otoritesi olarak kabul edildiğini göstermektedir.<br />
İslam dünyasında ise İbn-i Sina ve Ebû Bekir er-Râzî geleneğinin önemli temsilcileri arasında değerlendirilmiş; özellikle koruyucu hekimlik, beslenme ve yaşam tarzına ilişkin görüşleri geniş ilgi görmüştür.<br />
Osmanlı Tıbbındaki Yeri<br />
Osmanlı hekimleri, Musa bin Meymun'un koruyucu hekimlik ve sağlıklı yaşam konusundaki görüşlerini büyük ölçüde İbn-i Sina geleneği içerisinde tanımış ve çeşitli tıp yazmaları aracılığıyla bu mirastan yararlanmıştır. Doğrudan etkisinin derecesi her eser için aynı olmamakla birlikte, beslenme, hijyen ve koruyucu hekimliğe ilişkin fikirlerinin Osmanlı tıp literatürüyle önemli benzerlikler taşıdığı görülmektedir.<br />
Etkilediği Bilim İnsanları<br />
Musa bin Meymun yalnızca hekimleri değil, filozofları da derinden etkilemiştir.<br />
Başta Albertus Magnus ve Thomas Aquinas olmak üzere birçok Orta Çağ düşünürü onun felsefi eserlerinden yararlanmıştır. Tıp alanındaki görüşleri ise hem Avrupa hem de İslam dünyasında uzun yıllar etkisini sürdürmüştür.<br />
Az Bilinen İlginç Bilgiler<br />
Aynı anda filozof, hukukçu, din bilgini ve saray hekimiydi.<br />
Günlük çalışma düzenini anlattığı mektuplar günümüze ulaşmıştır.<br />
Tıp ve felsefe eserleri yüzyıllarca Avrupa üniversitelerinde okutulmuştur.<br />
Orta Çağ'ın en üretken bilim insanlarından biri kabul edilmektedir.<br />
Yoğun hekimlik görevi nedeniyle bilimsel eserlerinin önemli bölümünü geceleri kaleme aldığını kendi mektuplarında anlatmaktadır.<br />
Ölümü ve Mezarı<br />
Musa bin Meymun 1204 yılında Fustat'ta yaşamını yitirdi. Geleneksel kabule göre naaşı günümüzde Tiberya (Tiberias) kentine götürülerek defnedildi. Mezarının kesin yeri konusunda tarihçiler arasında farklı görüşler bulunsa da Tiberya'daki anıt mezar yüzyıllardır ona atfedilmektedir.<br />
Bilim Tarihindeki Kalıcı Mirası<br />
Musa bin Meymun'un en büyük mirası, tıbbı yalnızca hastalıkların tedavisi olarak değil; insan yaşamının bütününü kapsayan bilimsel, etik ve ahlaki bir disiplin olarak değerlendirmesidir.<br />
Koruyucu hekimlik, sağlıklı yaşam, hasta merkezli yaklaşım, yaşam tarzı düzenlemeleri ve etik ilkeler konusundaki görüşleri, aradan geçen sekiz yüzyıla rağmen günümüz tıbbında önemini korumaktadır.<br />
Sonuç<br />
Musa bin Meymun, Orta Çağ'ın en büyük hekimlerinden biri olmanın ötesinde; aklı, bilimi, etiği ve insan sevgisini aynı potada eriten evrensel bir bilim insanıdır. Endülüs'te başlayan ve Kahire'de olgunlaşan yaşamı boyunca Antik Yunan tıbbı, İslam bilim geleneği ve Yahudi düşüncesini sentezleyerek kendine özgü bir hekimlik anlayışı geliştirmiştir. Yazdığı eserlerle Avrupa üniversitelerini, İslam dünyasının hekimlerini ve sonraki yüzyılların düşünürlerini etkilemiş; koruyucu hekimlik ve tıp etiğine yaptığı katkılarla adını tıp tarihinin ölümsüz isimleri arasına yazdırmıştır.<br />
Bilimsel düşünceyi etik sorumlulukla birleştiren Musa bin Meymun, hekimliği yalnızca bir meslek değil, insanlığa karşı ahlaki bir sorumluluk olarak gören yaklaşımıyla dünya tıp tarihinin en etkili hekim ve düşünürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Aradan sekiz yüzyıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen, koruyucu hekimlik, sağlıklı yaşam ve etik değerlere ilişkin görüşleri modern tıp için ilham vermeyi sürdürmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/musa-bin-meymun-tip-felsefe-ve-etigi-bulusturan-buyuk-hekim</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/dae9a712-7675-41df-8a79-0e45ce306b1e.jpeg" type="image/jpeg" length="44140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Transfer Radarı: Süper Lig Kulüpleri İçin 20 Gerçekçi Fırsat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/transfer-radari-super-lig-kulupleri-icin-20-gercekci-firsat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/transfer-radari-super-lig-kulupleri-icin-20-gercekci-firsat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Transfer döneminde kulüplerin başarısını yalnızca büyük yıldızlar değil, doğru profil seçimi belirliyor. Avrupa’da rotasyona düşen, sözleşmesinin son yılına giren veya kiralık formülüne açık oyuncular, Süper Lig ekipleri için önemli fırsatlar oluşturabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşağıdaki isimler transfer iddiası değil, kulüplerin ihtiyaçlarına göre hazırlanan editoryal transfer radar önerileridir.</p>

<p>Trabzonspor’un radarına girebilecek isimler</p>

<p>José Sá (Kaleci) – Wolverhampton</p>

<p>Uğurcan Çakır sonrası oluşabilecek senaryolarda deneyimiyle dikkat çekebilecek bir profil.</p>

<p>Alban Lafont (Kaleci) – Nantes</p>

<p>Fransa’da düzenli forma rekabeti yaşayan, kiralık formülüne uygun olabilecek kaleciler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Kamaldeen Sulemana (Sol Kanat) – Southampton</p>

<p>Hızı ve bire bir becerisiyle Fatih Tekke’nin geçiş oyununa uyabilecek profillerden biri.</p>

<p>Emmanuel Latte Lath (Santrfor) – Middlesbrough</p>

<p>Derin koşuları ve atletizmiyle Trabzonspor’un hücum yapısına uygun bir santrfor adayı.</p>

<p>Gift Orban (Santrfor) – Hoffenheim</p>

<p>Bundesliga’da beklenen süreleri bulamaması halinde fırsat transferine dönüşebilecek isimlerden.</p>

<p></p>

<p>Fenerbahçe için uygun profiller</p>

<p>Maxence Lacroix (Stoper) – Crystal Palace</p>

<p>Hızlı savunma çizgisine uygun, atletik ve top kullanabilen stoper.</p>

<p>Oumar Solet (Stoper) – Udinese</p>

<p>Fizik gücü ve hava hakimiyetiyle savunmaya seviye atlatabilecek profil.</p>

<p>Johan Bakayoko (Kanat) – PSV</p>

<p>Maliyet yüksek olsa da Avrupa’da ilgi gören dinamik kanat oyuncusu.</p>

<p>Beto (Santrfor) – Everton</p>

<p>Premier Lig’de rotasyonda kalan güçlü pivot santrfor.</p>

<p>Brian Brobbey (Forvet) – Ajax</p>

<p>Genç yaşına rağmen üst düzey fizik gücü ve pres özelliğiyle dikkat çekiyor.</p>

<p></p>

<p>Galatasaray için radar önerileri</p>

<p>Carney Chukwuemeka (Merkez Orta Saha) – Chelsea</p>

<p>Kiralık formülü oluşursa orta sahada önemli kalite katabilecek isim.</p>

<p>Ilaix Moriba (8 Numara) – Celta Vigo</p>

<p>Fizik kapasitesi yüksek, iki yönlü orta saha.</p>

<p>Lorenz Assignon (Sağ Bek) – Rennes</p>

<p>Hücum katkısı yüksek modern bek profili.</p>

<p>João Gomes (Merkez Orta Saha) – Wolverhampton</p>

<p>Top kazanma ve oyun temposunu artırma konusunda öne çıkan isimlerden.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Can Uzun (Ofansif Orta Saha) – Avrupa’nın yükselen Türk oyuncularından</p>

<p>Yüksek maliyet nedeniyle zor dosya olsa da uzun vadeli yatırım profili.</p>

<p></p>

<p>Beşiktaş için önerilen isimler</p>

<p>Alexander Nübel (Kaleci) – Bayern Münih</p>

<p>Üst düzey tecrübesiyle kaleyi uzun yıllar taşıyabilecek profil.</p>

<p>Andreas Skov Olsen (Kanat) – Wolfsburg</p>

<p>Gol ve asist katkısı yüksek ters kanat oyuncusu.</p>

<p>Jesper Karlsson (Kanat) – Bologna</p>

<p>Duran topları ve şut tehdidiyle fark yaratabilecek isim.</p>

<p>Beto (Santrfor) – Everton</p>

<p>Beşiktaş’ın fiziksel santrfor ihtiyacına uygun seçeneklerden.</p>

<p>Koen Casteels (Kaleci)</p>

<p>Tecrübeli ve lider özellikleriyle savunmayı yönlendirebilecek profil.</p>

<p></p>

<p>Amedspor için fırsat listesi</p>

<p>Hampus Skoglund (Sağ Bek) – Hammarby</p>

<p>Genç, tempolu ve gelişime açık bir bek profili.</p>

<p>Amir Hadžiahmetović (Merkez Orta Saha)</p>

<p>Şartların oluşması halinde 1. Lig’de büyük fark yaratabilecek kalite.</p>

<p>Musa Juwara (Kanat) – Vejle</p>

<p>Hızıyla geçiş oyununda etkili olabilecek oyuncu.</p>

<p>Allahyar Sayyadmanesh (Forvet) – Westerlo</p>

<p>Türkiye tecrübesi bulunan, yeniden çıkış arayan santrfor.</p>

<p>Pa Assan Corr (Forvet) – Estoril</p>

<p>Fizik gücü yüksek, ceza sahası etkinliğiyle öne çıkan golcü.</p>

<p>Son değerlendirme</p>

<p>Transfer dönemlerinde en büyük başarı, en pahalı oyuncuyu almak değil, oyun sistemine en uygun profili bulabilmekten geçiyor. Avrupa’da forma rekabeti yaşayan, kiralık veya uygun bonservisle ayrılabilecek oyuncular, Süper Lig kulüpleri için yaz döneminin en önemli fırsat pazarını oluşturabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/transfer-radari-super-lig-kulupleri-icin-20-gercekci-firsat</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/genel/i-m-g-0551.jpeg" type="image/jpeg" length="94274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lucien Arcas ve Merve Arcas’tan 4. yıl paylaşımı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/lucien-arcas-ve-merve-arcastan-4-yil-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/lucien-arcas-ve-merve-arcastan-4-yil-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir iş dünyasının tanınan isimlerinden Lucien Arcas ile Merve Arcas, evliliklerinin dördüncü yılını sosyal medya paylaşımıyla kutladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Merve Arcas’ın özel gün için yaptığı paylaşımda, eşine yönelik duygusal ifadeler dikkat çekti. Arcas, paylaşımına “Bana yalnızca eş olmadın; yoluma ışık oldun” notunu düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyada kısa sürede gündem olan paylaşım, çiftin yaş farkı ve İzmir cemiyet hayatındaki konumları nedeniyle geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Lucien Arcas, İzmir’in köklü iş insanları arasında gösterilirken, çiftin evlilik yıl dönümü paylaşımı da magazin ve cemiyet gündeminde öne çıkan başlıklardan biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/lucien-arcas-ve-merve-arcastan-4-yil-paylasimi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4715.jpeg" type="image/jpeg" length="66314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ’den Sağlık Sektörüne Dev Katkı: 9 Bin 35 Yeni Mezun Göreve Hazır]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbuden-saglik-sektorune-dev-katki-9-bin-35-yeni-mezun-goreve-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbuden-saglik-sektorune-dev-katki-9-bin-35-yeni-mezun-goreve-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi, 2025-2026 akademik yılında sağlık alanına 9 bin 35 yeni mezun kazandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genel Öğrenci Verileri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Toplam öğrenci sayısı: 25.533</li>
 <li>Uluslararası öğrenci sayısı: 70 ülkeden öğrenciler</li>
</ul>

<p>Türkiye’nin sağlık temalı devlet üniversitesi olan SBÜ; Hamidiye, Gülhane, kent fakülteleri ve yurt dışı akademik birimleriyle sağlık insan gücünün yetiştirilmesinde önemli bir rol üstleniyor.</p>

<p>2025-2026 Akademik Yılı Mezun Dağılımı</p>

<ul>
 <li>Hamidiye Külliyesi: 5.103 mezun</li>
 <li>Gülhane Külliyesi: 3.244 mezun</li>
 <li>Adana, Erzurum, İzmir, Bursa, Trabzon Tıp Fakülteleri: 244 mezun</li>
 <li>Yurt dışı akademik birimler: 444 mezun</li>
</ul>

<p>Toplam mezun sayısı: 9.035</p>

<p>SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, üniversitenin yalnızca diploma veren bir kurum değil, Türkiye’nin ve dost coğrafyaların sağlık geleceğini inşa eden stratejik bir eğitim merkezi olduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Kemalettin Aydın-2" class="detail-photo img-fluid" height="1298" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4712.jpeg" width="726" /></p>

<p>Aydın, “Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak hedefimiz, bilgiyle donanmış, insanı merkeze alan, sahayı bilen ve kriz anlarında sorumluluk üstlenebilen sağlık profesyonelleri yetiştirmektir. 70 ülkeden öğrencisiyle büyüyen SBÜ, Türkiye’nin sağlık eğitimindeki birikimini dünyaya taşıyan güçlü bir akademik köprüdür. Bugün geldiğimiz noktada artık kendimizi yalnızca ulusal ölçekte değil, küresel ölçekte de konumlandırıyoruz. Rakiplerimiz Harvard, Oxford, Imperial College London, Cambridge, Johns Hopkins, Stanford, University College London gibi dünyanın önde gelen sağlık temalı üniversiteleridir. Bu vizyonla hareket ederek eğitim kalitemizi sürekli yükseltiyor, araştırma kapasitemizi geliştiriyor ve uluslararası iş birliklerimizi güçlendiriyoruz. Dünyanın dört bir yanına sağlık profesyoneli yetiştiriyor, farklı coğrafyalarda insan hayatına dokunan bir etki alanı oluşturuyoruz. 9 bini aşkın mezunumuz, yalnızca ülkemizin değil, insanlığın sağlık ordusuna katılan yeni bir güçtür. Bu mezunlar, gittikleri her yerde bilgi, etik ve vicdanla hareket ederek SBÜ’nün temsilcisi olacaklardır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbuden-saglik-sektorune-dev-katki-9-bin-35-yeni-mezun-goreve-hazir</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4709.jpeg" type="image/jpeg" length="17916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon’da Yaşamına Son Verenlerin Sayısı 32’ye Yükseldi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-yasamina-son-verenlerin-sayisi-32ye-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-yasamina-son-verenlerin-sayisi-32ye-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 verileri, Trabzon’da yaşamına son veren kişi sayısında son üç yılda artış yaşandığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Verilere göre kentte 2025 yılında 24’ü erkek, 8’i kadın olmak üzere toplam 32 kişi yaşamını yitirdi. Bu sayı 2024 yılında 30, 2023 yılında ise 19 olarak kayıtlara geçmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son üç yıllık tablo, Trabzon’da intihar vakalarının kademeli biçimde yükseldiğini gösterdi. Uzmanlar, bu tür verilerin yalnızca istatistik olarak değil, toplum sağlığı ve psikososyal destek mekanizmaları açısından da dikkatle ele alınması gerektiğine işaret ediyor.</p>

<p>TÜİK verilerinde Trabzon’da 2025 yılında ölüme en fazla neden olan hastalık grubu dolaşım sistemi hastalıkları oldu. Bu grubu kanser ve solunum sistemi hastalıkları takip etti.</p>

<p>Kentteki ölüm nedenlerine ilişkin veriler, hem kronik hastalıklarla mücadelede hem de ruh sağlığı alanında koruyucu hizmetlerin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-yasamina-son-verenlerin-sayisi-32ye-yukseldi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4500.jpeg" type="image/jpeg" length="65025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şanlıurfa’da Çadıra Giren Dev Yılan Paniğe Neden Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sanliurfada-cadira-giren-dev-yilan-panige-neden-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sanliurfada-cadira-giren-dev-yilan-panige-neden-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hilvan kırsalında bir vatandaş, kaldığı çadırda yılanla karşılaştı. Yılan, zarar verilmeden bölgeden uzaklaştırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde kırsal bölgede kalan bir vatandaş, çadırında yılan olduğunu fark edince kısa süreli panik yaşandı.</p>

<p>Olay, Hilvan kırsalında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, çadırda bulunan vatandaş yılanı fark etti. Çevredekilerin endişesine rağmen sakin hareket eden vatandaş, yılanı kontrollü şekilde yakalayarak yerleşim alanından uzaklaştırdı.</p>

<p><img alt="Hilvan Yılan" class="detail-photo img-fluid" height="674" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4498.jpeg" width="1290" /></p>

<p>Yılanın doğaya bırakıldığı, olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığı öğrenildi.</p>

<p>Sıcaklıkların artmasıyla birlikte kırsal bölgelerde yılan görülme ihtimalinin yükseldiği belirtilirken, uzmanlar bu tür durumlarda vatandaşların doğrudan müdahaleden kaçınması gerektiğini vurguluyor. Benzer olaylarda itfaiye, belediye ekipleri veya ilgili uzman birimlerden destek alınması öneriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, özellikle çadır, ahır, depo ve bahçe gibi alanlarda dikkatli olunması, kapalı alanların kontrol edilmesi ve yılanla karşılaşıldığında panik yapılmadan güvenli mesafenin korunması gerektiğini hatırlatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sanliurfada-cadira-giren-dev-yilan-panige-neden-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4497.jpeg" type="image/jpeg" length="46197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cycle Syncing Trendi Büyüyor: Adet Döngüsüne Göre Beslenme ve Egzersiz Gerçekten İşe Yarıyor mu?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cycle-syncing-trendi-buyuyor-adet-dongusune-gore-beslenme-ve-egzersiz-gercekten-ise-yariyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cycle-syncing-trendi-buyuyor-adet-dongusune-gore-beslenme-ve-egzersiz-gercekten-ise-yariyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada milyonlarca kişinin benimsediği “cycle syncing” yani adet döngüsüne göre yaşam tarzını düzenleme yaklaşımı yeniden gündemde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar, hormonlardaki doğal değişimlerin enerji düzeyi, iştah ve ruh hali üzerinde etkili olabileceğini belirtirken, bu yöntemin tüm iddialarını destekleyen güçlü bilimsel kanıtların henüz bulunmadığını vurguluyor.</p>

<p>Cycle syncing, beslenme, egzersiz ve günlük aktivitelerin adet döngüsünün dört evresine göre planlanmasını ifade ediyor. Yaklaşımın temelinde östrojen ve progesteron hormonlarındaki dalgalanmaların fiziksel ve zihinsel performansı etkileyebileceği düşüncesi yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dört evreye göre öneriler</p>

<p>Uzmanlara göre adet döngüsü genel olarak dört aşamadan oluşuyor:</p>

<p>Menstrüasyon dönemi: Kan kaybı nedeniyle demir açısından zengin besinler tüketmek, yeterli sıvı almak ve vücudu dinlemek öneriliyor.</p>

<p>Foliküler dönem: Enerji seviyesinin artabildiği bu süreçte direnç egzersizleri ve daha yoğun fiziksel aktiviteler bazı kişiler için daha rahat uygulanabiliyor.</p>

<p>Ovulasyon dönemi: Bazı kadınlarda fiziksel performansın ve motivasyonun yüksek hissedildiği dönem olabiliyor.</p>

<p>Luteal dönem: Premenstrüel belirtilerin görülebildiği bu evrede lifli karbonhidratlar, magnezyum açısından zengin besinler ve düzenli uyku öneriliyor.</p>

<p>Bilimsel kanıtlar sınırlı</p>

<p>Cleveland Clinic uzmanları, hormonların enerji ve ruh hali üzerinde etkileri bulunduğunu kabul etmekle birlikte, her kadının döngüsünün farklı seyrettiğini ve katı kurallar uygulanmasının doğru olmadığını belirtiyor. Cycle syncing yaklaşımı kişisel farkındalık sağlayabilir ancak bunun hormonları dengelediği veya performansı belirgin şekilde artırdığına ilişkin güçlü klinik kanıtlar bulunmuyor.</p>

<p>2024 yılında yayımlanan bilimsel değerlendirmeler de sosyal medyada popülerleşen bu yaklaşımın ilgi çekici olduğunu ancak etkinliğini doğrulayan araştırmaların henüz yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Herkes için uygun olmayabilir</p>

<p>Uzmanlar, hormonal doğum kontrol yöntemi kullananlar, gebeler, doğum sonrası dönemde olanlar veya bazı hormonal hastalıkları bulunan kişiler için cycle syncing önerilerinin aynı şekilde geçerli olmayabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle yaşam tarzında önemli değişiklikler planlanmadan önce kadın hastalıkları ve doğum uzmanı veya diyetisyene danışılması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ul>
 <li>Cleveland Clinic: Nutrition and Exercise Throughout Your Menstrual Cycle</li>
 <li>Cycle Syncing and TikTok’s Digital Landscape (2024)</li>
 <li>Sync or Swim: Navigating the Tides of Menstrual Cycle Messaging on TikTok (2025)</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cycle-syncing-trendi-buyuyor-adet-dongusune-gore-beslenme-ve-egzersiz-gercekten-ise-yariyor-mu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4493.jpeg" type="image/jpeg" length="19782"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pedanios Dioskorides: Anadolu’dan Dünyaya Uzanan Bitkisel İlaç Biliminin Öncüsü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pedanios-dioskorides-anadoludan-dunyaya-uzanan-bitkisel-ilac-biliminin-oncusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pedanios-dioskorides-anadoludan-dunyaya-uzanan-bitkisel-ilac-biliminin-oncusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün kullandığımız pek çok ilacın kökeninde doğa vardır. İnsanlık binlerce yıldır bitkileri gözlemleyerek hastalıkları tedavi etmeye çalışmış, bu gözlemler zamanla bilimsel bilgiye dönüşmüştür.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihte bu dönüşümün en önemli mimarlarından biri ise yaklaşık iki bin yıl önce Anadolu’da yaşayan Pedanios Dioskorides’tir. O, yalnızca bitkileri tanımlayan bir hekim değil; doğanın şifa potansiyelini sistematik biçimde kayıt altına alarak ilaç bilgisini bilimsel bir disiplin hâline getiren öncü bir araştırmacıdır.</p>

<p>Tıp tarihi yalnızca hastalıkların ve tedavi yöntemlerinin tarihi değildir; aynı zamanda insanlığın doğayı anlamaya ve ondan güvenilir tedaviler geliştirmeye yönelik bitmeyen arayışının da tarihidir. Bu uzun yolculukta bazı bilim insanları yaşadıkları çağın sınırlarını aşmış, eserleri yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerde okunmuş ve modern tıbbın gelişimine yön vermiştir. İşte bu isimlerden biri de Anadolu’nun yetiştirdiği en önemli hekimlerden Pedanios Dioskorides’tir.</p>

<p>Hipokrat tıbbı akılcı düşünceyle tanıştırmış, Galen anatomi ve fizyolojiyi sistematik hâle getirmiş, Andreas Vesalius insan anatomisini yeniden tanımlamış, William Harvey kan dolaşımını açıklamıştır. Dioskorides ise ilaç bilgisini düzenli bir bilimsel sistem içine yerleştirerek bitkisel ilaç biliminin tarihsel temellerini atan en önemli isimlerden biri olmuştur.</p>

<p>Yaklaşık iki bin yıl önce Anadolu’da doğan bu büyük hekimin kaleme aldığı De Materia Medica (Tıbbi Maddeler Üzerine), yalnızca kendi döneminin değil, dünya tıp tarihinin en etkili eserlerinden biri kabul edilmektedir. Yaklaşık on beş yüzyıl boyunca Avrupa, Bizans, İslam dünyası ve Osmanlı hekimleri bitkisel ilaçlar konusunda bu kitaba başvurmuş; günümüzde ise farmakognozi, fitoterapi, farmasötik botanik ve doğal ürün araştırmalarıyla ilgilenen bilim insanları tarafından tarihsel bir başvuru kaynağı olarak değerlendirilmeye devam etmektedir.</p>

<p>Anadolu’da Başlayan Bir Bilim Yolculuğu</p>

<p>Pedanios Dioskorides’in MS 40-90 yılları arasında Roma İmparatorluğu’nun Kilikya eyaletindeki Anazarbos’ta, bugünkü Adana’nın Kozan ilçesi yakınlarında bulunan Anavarza Antik Kenti’nde doğduğu kabul edilmektedir.</p>

<p>Roma döneminde Anazarbos; ticaret yollarının kesiştiği, kültürel yaşamın geliştiği ve bilimsel faaliyetlerin sürdürüldüğü önemli kentlerden biriydi. Bu kadim şehir yalnızca siyasi ve ekonomik gücüyle değil, yetiştirdiği bilim insanlarıyla da tarihe damga vurmuştur.</p>

<p>Kesin belgeler bulunmamakla birlikte birçok tarihçi, Dioskorides’in tıp eğitimini dönemin önemli bilim merkezlerinden biri olan Tarsus çevresinde aldığı görüşündedir. Daha sonra Roma ordusunda askerî hekim olarak görev yapması ise yaşamının ve bilimsel çalışmalarının yönünü belirleyen en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur.</p>

<p>Roma Ordusunda Hekimlik: Bilimi Sahada Öğrenmek</p>

<p>Roma ordusunda görev yapan hekimler yalnızca yaralı askerleri tedavi etmiyor; aynı zamanda imparatorluğun farklı bölgelerinde kullanılan ilaçları, şifalı bitkileri ve yerel tedavi geleneklerini de gözlemliyordu.</p>

<p>Dioskorides de askerî görevi sayesinde Anadolu’dan Mısır’a, Levant’tan Yunanistan’a kadar uzanan geniş Akdeniz coğrafyasını tanıma fırsatı buldu. Bu seyahatler ona farklı iklimlerde yetişen bitkileri karşılaştırma, yerel halkların yüzyıllardır kullandığı tedavi yöntemlerini inceleme ve kendi gözlemlerini sistematik biçimde kaydetme olanağı sağladı.</p>

<p>Onu çağdaşlarından ayıran en önemli özelliklerden biri, bir bitkiyi yalnızca görünüşüyle tanımlamakla yetinmemesiydi. Bitkinin hangi toprakta yetiştiğini, hangi mevsimde toplanması gerektiğini, kökünün mü yoksa yaprağının mı kullanılacağını, nasıl kurutulacağını, nasıl saklanacağını ve hangi hastalıklarda uygulanacağını ayrıntılı biçimde kayda geçiriyordu. Bu yaklaşım, dönemine göre son derece ileri bir bilimsel yöntem anlayışını yansıtıyordu.</p>

<p>Gözleme Dayalı Bilim Anlayışı</p>

<p>Dioskorides’in yaşadığı dönemde tıbbi bilgiler büyük ölçüde önceki otoritelerin eserlerinden aktarılıyordu. O ise yalnızca yazılanları tekrar etmek yerine doğrudan gözleme ve deneyime önem verdi.</p>

<p>Bitkilerin kokusu, tadı, rengi, yetiştiği çevre ve insan üzerindeki etkileri hakkındaki ayrıntılı kayıtları, bilimsel yöntemin erken örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gözlem, karşılaştırma ve sistematik kayıt tutma anlayışı sayesinde yalnızca başarılı bir hekim değil, aynı zamanda deneyime dayalı bilimsel düşüncenin öncülerinden biri olarak kabul edilmektedir.</p>

<p>De Materia Medica: On Beş Yüzyıl Boyunca Hekimlerin Başucu Kitabı</p>

<p>MS 1. yüzyılda Yunanca kaleme alınan De Materia Medica, beş kitaptan oluşmaktadır.</p>

<p>Eser yalnızca bir bitki kataloğu değildir. Döneminin en kapsamlı ilaç rehberi niteliğini taşıyan bu çalışma, tedavi amacıyla kullanılan doğal maddelerin sistematik biçimde sınıflandırıldığı ilk büyük eserlerden biridir.</p>

<p>Kitapta yaklaşık;</p>

<ul>
 <li>600 tıbbi bitki,</li>
 <li>90 mineral,</li>
 <li>35 hayvansal kökenli tedavi maddesi,</li>
 <li>1000’e yakın tedavi uygulaması yer almaktadır.</li>
</ul>

<p>Ancak eseri benzersiz yapan yalnızca içerdiği madde sayısı değildir.</p>

<p>Dioskorides her bitkinin görünüşünü, yetişme alanını, hazırlanış biçimini, kullanım alanlarını, dozunu, saklama koşullarını ve olası yan etkilerini sistematik biçimde açıklamıştır. Böylece ilaç bilgisini rastlantısal deneyimlerden çıkararak belirli kurallara dayalı düzenli bir bilgi sistemine dönüştürmüştür.</p>

<p>Bu yönüyle De Materia Medica, modern farmakopelerin tarihsel öncülleri arasında kabul edilmektedir.</p>

<p>Viyana Dioskoridesi: Dünyanın En Değerli Bilimsel El Yazmalarından Biri</p>

<p>Dioskorides’in eserinin günümüze ulaşan en önemli nüshalarından biri, MS 512 yılında Bizans Prensesi Anicia Juliana için hazırlanan ve bugün Viyana Dioskoridesi (Vienna Dioscorides) adıyla bilinen resimli el yazmasıdır.</p>

<p>Yaklaşık beş yüz ayrıntılı bitki çizimi içeren bu eser yalnızca tıp tarihi açısından değil; botanik, sanat tarihi ve el yazmaları araştırmaları bakımından da dünyanın en değerli bilimsel miraslarından biri kabul edilmektedir.</p>

<p>Buradaki çizimler estetik amaçlı resimler değildir. Her biri bitkilerin doğru tanımlanmasını sağlayan bilimsel illüstrasyon niteliğindedir. Bu nedenle eser, yüzyıllar boyunca hekimlere ve eczacılara güvenilir bir tanıma rehberi olarak hizmet etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde Hâlâ Araştırılan Bitkiler</p>

<p>Dioskorides’in eserinde yer alan çok sayıda bitki günümüzde de bilimsel araştırmalara konu olmaktadır.</p>

<p>Bunlar arasında;</p>

<ul>
 <li>söğüt kabuğu,</li>
 <li>sarımsak,</li>
 <li>rezene,</li>
 <li>kekik,</li>
 <li>adaçayı,</li>
 <li>nane,</li>
 <li>haşhaş,</li>
 <li>aloe,</li>
 <li>meyan kökü,</li>
 <li>nar,</li>
 <li>çörek otu bulunmaktadır.</li>
</ul>

<p>Örneğin söğüt kabuğunda bulunan salisilat bileşikleri daha sonraki yüzyıllarda aspirinin geliştirilmesine ilham veren doğal maddeler arasında yer almıştır. Haşhaştan elde edilen alkaloidler ise modern ağrı tedavisinde kullanılan ilaçların geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır.</p>

<p>Bununla birlikte Dioskorides’in önerdiği bütün tedavilerin günümüz tıbbı tarafından doğrulandığını söylemek doğru değildir. Modern farmakoloji, bitkisel ürünlerin etkinliğini ve güvenliğini laboratuvar araştırmaları, deneysel çalışmalar ve klinik araştırmalarla yeniden değerlendirmektedir. Doğal olması tek başına güvenli veya etkili olduğu anlamına gelmez. Ancak onun gözlemlediği birçok bitkinin farmakolojik etkisinin modern bilim tarafından da doğrulanmış olması, gözlem gücünün ve bilimsel yaklaşımının ne kadar ileri olduğunu göstermektedir.</p>

<p>Bitkisel İlaç Biliminin Tarihsel Temelleri</p>

<p>Dioskorides yalnızca bitkileri tanımlamakla kalmamış, ilaç hazırlamanın temel ilkelerini de ayrıntılı biçimde açıklamıştır.</p>

<p>Bir ilacın;</p>

<ul>
 <li>hangi bölümünün kullanılacağı,</li>
 <li>hangi mevsimde toplanacağı,</li>
 <li>nasıl kurutulacağı,</li>
 <li>hangi koşullarda saklanacağı,</li>
 <li>hangi dozda uygulanacağı</li>
</ul>

<p>konularındaki sistematik açıklamaları, günümüz farmasötik standartlarının tarihsel gelişiminde önemli bir yere sahiptir.</p>

<p>Bu nedenle birçok bilim tarihçisi onu farmakognozi disiplininin tarihsel öncülerinden biri ve bitkisel ilaç biliminin en önemli temsilcileri arasında değerlendirmektedir.</p>

<p>İslam Dünyasında Yeniden Doğuş</p>

<p>Abbâsîler döneminde başlayan büyük çeviri hareketi sırasında De Materia Medica, Yunancadan Arapçaya çevrilmiştir.</p>

<p>Bağdat’taki bilim çevrelerinde eser kısa sürede temel ilaç kaynaklarından biri hâline gelmiş; İbn-i Sina, Ebû Bekir er-Râzî ve Zehrâvî gibi büyük hekimler bitkisel ilaçlar konusunda Dioskorides’in bilgilerinden yararlanarak bunları kendi klinik deneyimleriyle geliştirmiştir.</p>

<p>Böylece Antik Çağ’ın bilimsel mirası korunmuş, zenginleşmiş ve daha sonra Avrupa Rönesansı’na aktarılmıştır.</p>

<p>Osmanlı Tıbbına Etkisi</p>

<p>Osmanlı hekimleri de Dioskorides’in mirasını sürdürmüştür.</p>

<p>Özellikle 15. ve 16. yüzyıllarda hazırlanan tıp ve eczacılık eserlerinde Dioskorides geleneğinin, İbn-i Sina’nın El-Kanun fi’t-Tıb adlı eseriyle birlikte değerlendirildiği görülmektedir.</p>

<p>Darüşşifalarda hazırlanan bitkisel ilaçlar, Anadolu’nun zengin florası ile klasik tıp kaynaklarının sentezi sonucunda şekillenmiştir. Osmanlı hekimleri yalnızca eski eserleri okumakla kalmamış; Anadolu’da yetişen bitkileri kendi gözlemleriyle değerlendirerek bu bilgi birikimini geliştirmiştir.</p>

<p>Az Bilinen İlginç Bilgiler</p>

<p>Pedanios Dioskorides hakkında dikkat çeken bazı bilgiler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>De Materia Medica yaklaşık 1500 yıl boyunca tıp ve eczacılık alanında temel başvuru eserlerinden biri olarak kullanılmıştır.</li>
 <li>Eser Latince, Arapça, Süryanice, Ermenice ve birçok Avrupa diline çevrilmiştir.</li>
 <li>Viyana Dioskoridesi dünyanın en değerli resimli tıp yazmaları arasında gösterilmektedir.</li>
 <li>Avrupa’da matbaanın yaygınlaşmasının ardından en çok basılan tıp eserlerinden biri olmuştur.</li>
 <li>Bugün kullanılan bazı bitki adlarının kökeni Dioskorides’in kullandığı isimlere dayanmaktadır.</li>
 <li>Anadolu’da doğmuş olmasına rağmen etkisi üç kıtaya ve çok sayıda medeniyete yayılmıştır.</li>
</ul>

<p>Bilim Tarihindeki Kalıcı Mirası</p>

<p>Pedanios Dioskorides’in en büyük başarısı, doğayı yalnızca gözlemlemesi değil; bu gözlemleri düzenli, karşılaştırılabilir ve hekimlerin yararlanabileceği sistematik bir bilgi bütününe dönüştürmesidir.</p>

<p>Bugün farmakoloji, farmakognozi, fitoterapi, farmasötik botanik ve doğal ürün kimyası gibi disiplinler ileri laboratuvar teknolojileri, moleküler analizler ve klinik araştırmalar kullanmaktadır. Ancak doğadaki biyolojik etkin maddelerin sistematik biçimde araştırılması anlayışının tarihsel kökeninde Dioskorides’in çalışmaları önemli bir yer tutmaktadır.</p>

<p>Modern ilaçların önemli bir bölümü bitkilerden elde edilen veya bitkilerden ilham alınarak geliştirilen etkin maddelere dayanmaktadır. Yeni ilaç geliştirme çalışmaları artık çok daha ileri bilimsel yöntemlerle yürütülse de, doğayı dikkatle gözlemleyerek tedavi potansiyeli taşıyan maddeleri kayıt altına alma yaklaşımı bugün de bilimsel araştırmaların temel ilkelerinden biri olmayı sürdürmektedir.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Hipokrat tıbbın düşünce sistemini kurdu, Galen anatomi ve fizyolojiyi geliştirdi, Harvey kan dolaşımını açıkladı. Pedanios Dioskorides ise doğanın şifa bilgisini sistematik hâle getirerek insanlık tarihinin ilk büyük ilaç kütüphanelerinden birini oluşturdu.</p>

<p>Yaklaşık iki bin yıl önce Anadolu’da başlayan bu bilim yolculuğu, Bizans’tan İslam medeniyetine, Osmanlı’dan Rönesans Avrupası’na kadar uzanan geniş bir coğrafyada hekimlere rehberlik etti. Günümüzde laboratuvarlarda yürütülen doğal ürün araştırmaları ve yeni ilaç geliştirme çalışmaları çok daha ileri tekniklere dayansa da, doğayı dikkatle gözlemleyerek bilgiyi sistemli biçimde kayıt altına alma anlayışı onun en kalıcı mirası olmaya devam etmektedir.</p>

<p>Pedanios Dioskorides, yalnızca Antik Çağ’ın seçkin bir hekimi değil; bilimsel gözlemin, disiplinli kayıt tutmanın ve kanıta dayalı ilaç bilgisinin tarihsel temellerini atan evrensel bir bilim insanıdır. Aradan geçen yaklaşık yirmi yüzyıla rağmen eserlerinin hâlâ bilim tarihi içinde saygıyla anılması, onun yalnızca kendi çağının değil, tüm zamanların en etkili hekimleri arasında yer aldığını göstermektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pedanios-dioskorides-anadoludan-dunyaya-uzanan-bitkisel-ilac-biliminin-oncusu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4492.jpeg" type="image/jpeg" length="26095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor için Peter Olayinka iddiası dış basında gündeme geldi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/amedspor-icin-peter-olayinka-iddiasi-dis-basinda-gundeme-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/amedspor-icin-peter-olayinka-iddiasi-dis-basinda-gundeme-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nijerya basınında yer alan haberlere göre Amedspor, Peter Olayinka ile ilgilenen Türk kulüpleri arasında gösterildi. Ancak dosyada şu aşamada ileri seviyeli bir anlaşmadan değil, transfer ilgisinden söz ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesi transfer çalışmalarını sürdüren Amed Sportif Faaliyetler için dış basında dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Nijerya merkezli Soccernet’te yer alan haberde, Amedspor’un Nijeryalı hücum oyuncusu Peter Olayinka ile ilgilenen Türk kulüpleri arasında bulunduğu öne sürüldü.</p>

<p>Habere göre 30 yaşındaki futbolcuya Türkiye’den birden fazla kulübün ilgisi bulunurken, özellikle Erzurumspor’un dosyada daha aktif olduğu ifade edildi. Amedspor’un ise oyuncuya yönelik ilgisinin yeni olmadığı, kulübün daha önce de Olayinka’yı gündemine aldığı aktarıldı.</p>

<p>Dış basındaki değerlendirmelerde, deneyimli oyuncunun bonservissiz durumda bulunmasının kulüpler açısından önemli bir avantaj oluşturduğu vurgulandı. Hücum hattında birden fazla bölgede görev yapabilen Olayinka’nın, kanat, santrfor ve ikinci forvet pozisyonlarında oynayabilmesi nedeniyle dikkat çektiği belirtildi.</p>

<p>Peter Olayinka kariyerinde Slavia Prag, Kızılyıldız ve APOEL gibi kulüplerin formasını giydi. Avrupa kupalarındaki performansı ve çok yönlü oyun yapısıyla öne çıkan futbolcunun, tecrübesi nedeniyle transfer piyasasında ilgi gören isimlerden biri olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Öte yandan mevcut aşamada Amedspor ile oyuncu arasında resmi anlaşma sağlandığına ya da transfer görüşmelerinin ileri seviyeye ulaştığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. Dış basındaki haberlerde daha çok ilgi düzeyindeki temaslardan söz edilirken, transfer yarışında bazı kulüplerin daha somut adımlar attığı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Amedspor cephesinden veya oyuncu tarafından konuya ilişkin resmi açıklama gelmiş değil. Bu nedenle Peter Olayinka dosyası, şu aşamada dış basına yansıyan transfer iddiası olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki günlerde kulüpler arası temasların seviyesi ve oyuncunun vereceği karar, sürecin yönünü belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/amedspor-icin-peter-olayinka-iddiasi-dis-basinda-gundeme-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4491.jpeg" type="image/jpeg" length="93235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Çalhanoğlu’ndan Dünya Kupası Sonrası Mesaj]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hakan-calhanoglundan-dunya-kupasi-sonrasi-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hakan-calhanoglundan-dunya-kupasi-sonrasi-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu, Dünya Kupası’na erken veda sonrası sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Transfer iddialarında ise Inter veya Galatasaray cephesinden yeni bir resmi duyuru bulunmuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu’nda Paraguay’a 1-0 mağlup olarak turnuvaya veda etmesinin ardından kaptan Hakan Çalhanoğlu’ndan dikkat çeken bir paylaşım geldi. Çalhanoğlu, sosyal medya mesajında hayal kırıklığını dile getirerek sonucun sorumluluğunu takım kaptanı olarak üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Kaptandan taraftara mesaj</p>

<p>Çalhanoğlu’nun paylaşımında, Dünya Kupası’nda Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek istediklerini ancak bunu başaramadıklarını belirttiği aktarıldı. Milli futbolcu, taraftarlardan helallik istedi.</p>

<p>Paraguay maçı sonrası gündem oldu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TFF’nin maç duyurusuna göre Türkiye, Paraguay karşısında aldığı 1-0’lık yenilgiyle gruptan çıkma şansını kaybetti. Inter’in resmi haberinde de Çalhanoğlu’nun karşılaşmada 90 dakika sahada kaldığı bilgisi yer aldı.</p>

<p>Transfer iddialarında resmi gelişme yok</p>

<p>Çalhanoğlu’nun adı dönem dönem Galatasaray ile anılsa da son saatlerde Inter veya Galatasaray tarafından yapılmış resmi bir transfer açıklaması bulunmuyor. Inter’in resmi kadro sayfasında milli futbolcu hâlen Inter oyuncusu olarak yer alıyor.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Gündemin merkezinde şu an Çalhanoğlu’nun Dünya Kupası sonrası yaptığı açıklama bulunuyor. Transfer başlığında ise resmi duyuru yapılmadığı için süreç iddia ve kulis seviyesinde takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hakan-calhanoglundan-dunya-kupasi-sonrasi-mesaj</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8723.jpeg" type="image/jpeg" length="18723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zatürre Belirtileri Nasıl Anlaşılır? Risk Grupları, Tedavi ve Erken Başvurunun Önemi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/zaturre-belirtileri-nasil-anlasilir-risk-gruplari-tedavi-ve-erken-basvurunun-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/zaturre-belirtileri-nasil-anlasilir-risk-gruplari-tedavi-ve-erken-basvurunun-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zatürre, akciğer dokusunun enfeksiyonu sonucu gelişen ve özellikle ileri yaş, küçük çocuklar ile kronik hastalığı bulunan kişilerde ağır seyredebilen bir hastalıktır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun süren ateş, öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşır.</p>

<p>Günlük hayatta çoğu kişi uzun süren öksürüğü veya halsizliği mevsimsel bir enfeksiyon olarak değerlendirebiliyor. Ancak bazı durumlarda bu belirtilerin altında akciğerleri etkileyen zatürre yatabiliyor.</p>

<p>Zatürre, uygun zamanda tanınıp tedavi edildiğinde büyük oranda kontrol altına alınabilen bir hastalık olsa da geciken vakalarda solunum yetmezliği, hastaneye yatış ve ciddi komplikasyon riski artabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle belirtilerin doğru değerlendirilmesi, özellikle risk grubundaki kişilerde erken tanı ve uygun tedavi açısından önemli rol oynuyor.</p>

<p>Zatürre nedir?</p>

<p>Zatürre, tıbbi adıyla pnömoni, akciğerlerdeki hava keseciklerinin iltihaplanması sonucu gelişen bir enfeksiyondur. Bu iltihaplanma nedeniyle hava kesecikleri sıvı veya iltihapla dolabilir ve oksijen alışverişi zorlaşabilir. Hastalık tek akciğeri ya da her iki akciğeri etkileyebilir.</p>

<p>Zatürre neden olur?</p>

<p>Zatürre en sık bakteriler tarafından gelişse de virüsler ve daha nadir olarak mantarlar da hastalığa yol açabilir. Grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının ardından zatürre gelişme riski artabilir. Bağışıklık sisteminin zayıflaması, sigara kullanımı, ileri yaş ve bazı kronik hastalıklar enfeksiyonun ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.</p>

<p>Zatürre nasıl anlaşılır?</p>

<p>Belirtiler hastalığın nedenine ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişebilir. En sık görülen bulgular şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Yüksek ateş ve titreme</li>
 <li>Öksürük, özellikle balgamlı öksürük</li>
 <li>Nefes darlığı</li>
 <li>Göğüs ağrısı</li>
 <li>Halsizlik ve yorgunluk</li>
 <li>İştahsızlık</li>
 <li>İleri yaşlılarda bilinç bulanıklığı gelişebilmesi</li>
</ul>

<p>Her öksürük zatürre anlamına gelmez. Ancak ateşin devam etmesi, nefes almanın zorlaşması veya genel durumun belirgin şekilde bozulması değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kimlerde daha sık görülür?</p>

<p>Zatürre her yaşta görülebilir. Bununla birlikte;</p>

<ul>
 <li>65 yaş ve üzerindeki kişiler,</li>
 <li>5 yaş altındaki çocuklar,</li>
 <li>KOAH, astım, diyabet, kalp ve böbrek hastaları,</li>
 <li>Kanser tedavisi görenler,</li>
 <li>Organ nakli yapılan kişiler,</li>
 <li>Bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler,</li>
 <li>Sigara kullananlar</li>
</ul>

<p>daha yüksek risk altında kabul edilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ne zaman doktora başvurulmalı?</p>

<p>Yüksek ateşin birkaç gün sürmesi, nefes darlığının artması, göğüs ağrısı gelişmesi, dudaklarda morarma, bilinç değişikliği veya oksijen düşüklüğünü düşündüren belirtiler ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Risk grubundaki kişilerde belirtiler hafif olsa bile erken değerlendirme önerilir.</p>

<p>Zatürre için hangi doktora gidilir?</p>

<p>İlk değerlendirme aile hekimi veya iç hastalıkları uzmanı tarafından yapılabilir. Gerektiğinde göğüs hastalıkları uzmanına yönlendirme yapılır. Ağır vakalarda acil servis ve yoğun bakım ekiplerinin değerlendirmesi gerekebilir. Çocuk hastalarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları takip sürecini yürütür.</p>

<p>Zatürre nasıl teşhis edilir?</p>

<p>Tanıda hastanın şikayetleri ve fizik muayene temel alınır. Akciğer grafisi çoğu hastada ilk görüntüleme yöntemidir. Gerektiğinde bilgisayarlı tomografi, kan testleri, oksijen düzeyinin ölçülmesi ve balgam incelemeleri uygulanabilir. Ağır hastalarda etken mikroorganizmayı belirlemeye yönelik ek testler de istenebilir.</p>

<p>Zatürre tedavi edilebilir mi?</p>

<p>Evet. Tedavi, hastalığın nedenine göre planlanır. Bakteriyel zatürrede uygun antibiyotikler kullanılırken, viral zatürrelerde destek tedavisi ön plandadır ve bazı özel durumlarda antiviral ilaçlardan yararlanılabilir. Bol sıvı tüketimi, dinlenme ve doktorun önerdiği tedaviye düzenli uyum iyileşme sürecini destekler.</p>

<p>Zatürre yaşamı tehdit eder mi?</p>

<p>Çoğu hasta uygun tedaviyle iyileşse de ileri yaşlılar, bağışıklığı baskılanmış kişiler ve ciddi kronik hastalığı bulunanlarda zatürre ağır seyredebilir. Solunum yetmezliği, sepsis ve yoğun bakım gereksinimi gelişebileceğinden bu gruplarda erken tedavi büyük önem taşır.</p>

<p>Zatürre kendiliğinden düzelir mi?</p>

<p>Bazı hafif viral enfeksiyonlar zamanla iyileşebilir. Ancak zatürrede belirtilerin kendiliğinden geçeceği düşüncesiyle beklemek doğru değildir. Özellikle bakteriyel zatürrede uygun tedavinin gecikmesi komplikasyon riskini artırabilir.</p>

<p>Zatürre riskini azaltmak için neler yapılabilir?</p>

<p>Grip ve pnömokok aşılarının risk grubundaki kişilerde önerilen takvime uygun yaptırılması koruyucu yaklaşımlar arasında yer alır. Sigara kullanılmaması, el hijyenine dikkat edilmesi, kronik hastalıkların düzenli kontrolü, dengeli beslenme ve yeterli uyku da enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.</p>

<p>Zatürre tedavisinde güncel gelişmeler</p>

<p>Son yıllarda yayımlanan uluslararası klinik rehberler, zatürre tedavisinde gereksiz antibiyotik kullanımının azaltılması ve tedavinin hastanın klinik durumuna göre kişiselleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Yeni öneriler, uygun hastalarda daha kısa antibiyotik sürelerinin yeterli olabileceğini ve viral enfeksiyonların doğru tanınmasının gereksiz antibiyotik kullanımını azaltabileceğini ortaya koyuyor. Ayrıca hızlı moleküler tanı testleri sayesinde etken mikroorganizmanın daha erken belirlenmesi ve tedavinin buna göre düzenlenmesi hedefleniyor. Bu gelişmeler özellikle hastaneye yatırılan ve ağır seyreden vakalarda daha isabetli tedavi planlamasına katkı sağlayabiliyor. (<a href="https://ebm.one/en/36598-new-ats-guidelines-cap?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">ebm.one</a>⁠)</p>

<p>Kısa Soru-Cevap</p>

<p>Zatürre bulaşıcı mıdır?<br />
Hastalığa neden olan bazı bakteri ve virüsler kişiden kişiye bulaşabilir.</p>

<p>Zatürre tamamen iyileşir mi?<br />
Uygun tedavi alan birçok hasta tamamen iyileşebilir. İyileşme süresi yaşa ve ek hastalıklara göre değişebilir.</p>

<p>Zatürre geçiren kişi ne kadar dinlenmelidir?<br />
İyileşme süreci kişiye göre değişir. Doktorun önerdiği süre boyunca dinlenmek ve tedaviyi aksatmamak önemlidir.</p>

<p>Zatürre tekrar edebilir mi?<br />
Evet. Özellikle risk faktörleri devam eden kişilerde yeniden gelişebilir.</p>

<p>Kaynak Özeti</p>

<ul>
 <li>Güncel ATS toplum kökenli zatürre klinik uygulama rehberi</li>
 <li>IDSA toplum kökenli pnömoni tanı ve tedavi rehberleri</li>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü solunum yolu enfeksiyonu önerileri</li>
 <li>Avrupa Solunum Derneği ve ilgili bilimsel yayınlar</li>
 <li>Hakemli göğüs hastalıkları ve enfeksiyon hastalıkları dergilerinde yayımlanan güncel çalışmalar</li>
 <li>Üniversite ve araştırma merkezlerinin toplum kökenli pnömoni yönetimine ilişkin bilimsel değerlendirmeleri</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/zaturre-belirtileri-nasil-anlasilir-risk-gruplari-tedavi-ve-erken-basvurunun-onemi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4488.jpeg" type="image/jpeg" length="45032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi Mezunu Dr. Dilan Çiftel Asoğlu Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gaziantep-universitesi-mezunu-dr-dilan-ciftel-asoglu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gaziantep-universitesi-mezunu-dr-dilan-ciftel-asoglu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi 2017 mezunlarından Dr. Dilan Çiftel Asoğlu’nun yaşamını yitirdiği öğrenildi. Genç hekimin vefatı, meslektaşları ve sağlık camiasında derin üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre genç doktorun evinde bulunduğu sırada aniden fenalaştığı ve muhtemel ölüm nedeninin kalp krizi olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Dilan Çiftel Asoğlu’nun vefat haberinin ardından meslektaşları, arkadaşları ve görev yaptığı kurumlardan çok sayıda taziye mesajı yayımlandı. SunExpress çalışanları tarafından yapılan paylaşımlarda da şirket doktoru olarak görev yapan Dr. Asoğlu’nun özverili çalışmaları ve güler yüzüyle hatırlanacağı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gaziantep-universitesi-mezunu-dr-dilan-ciftel-asoglu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4486.jpeg" type="image/jpeg" length="62956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Şehir Hastanesi’nde İşe Alım İddialarına İl Sağlık Müdürü’nden Net Yanıt]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-sehir-hastanesinde-ise-alim-iddialarina-il-saglik-mudurunden-net-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzon-sehir-hastanesinde-ise-alim-iddialarina-il-saglik-mudurunden-net-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Şehir Hastanesi’nin açılışı için geri sayım sürerken, personel alım sürecine ilişkin kamuoyunda ortaya atılan iddialar tartışma konusu oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, işe alımlarda uygulanacak yöntemin tamamen yasal mevzuata göre yürütüleceğini belirterek, memur alımlarında KPSS, 4D sürekli işçi alımlarında ise İŞKUR kura sisteminin esas alınacağını açıkladı.</p>

<p>Trabzon’da yapımı büyük ölçüde tamamlanan Şehir Hastanesi’nin hizmete girmesine kısa süre kala, sosyal medyada ve kamuoyunda personel alımlarına ilişkin çeşitli iddialar gündeme geldi. Özellikle işe alımların nasıl yapılacağı ve kimlerin başvurabileceği konusunda farklı değerlendirmeler yapılırken, konuya ilişkin açıklama Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal’dan geldi.</p>

<p>“Yap-İşlet Modeli Değil, Doğrudan Sağlık Bakanlığı Sistemi”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre Trabzon Şehir Hastanesi, bazı şehir hastanelerinde uygulanan kamu özel iş birliği (yap-işlet-devret) modeliyle işletilecek hastanelerden biri değil. Bu nedenle personel istihdamı doğrudan Sağlık Bakanlığı’nın yürürlükteki mevzuatı çerçevesinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Memur Alımları KPSS ile Yapılacak</p>

<p>Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, hastaneye atanacak tüm memur kadrolarının merkezi atama sistemi kapsamında KPSS puanına göre belirleneceğini ifade etti.</p>

<p>Topsakal, kamu personeli alımında farklı bir yöntem uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek, memur alımlarının tamamen merkezi yerleştirme sistemiyle gerçekleştirileceğini vurguladı.</p>

<p>4D İşçi Alımlarında İŞKUR ve Kura Sistemi</p>

<p>Sürekli işçi statüsündeki 4D personel alımlarının ise İŞKUR üzerinden yürütüleceğini belirten Topsakal, başvuruların ardından adayların kura yöntemiyle belirleneceğini söyledi.</p>

<p>İşe alım sürecinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İŞKUR mevzuatı doğrultusunda işletileceğini kaydeden Topsakal, süreçte herhangi bir mülakat uygulanmayacağını ifade etti.</p>

<p>İkamet Şartı Sadece İl Bazında Planlanıyor</p>

<p>İl Sağlık Müdürü Topsakal, 4D işçi alımlarında yalnızca Trabzon ili için ikamet şartı getirilmesinin planlandığını, bunun dışında farklı bir kriter öngörülmediğini belirtti.</p>

<p>Daha önce yaptığı açıklamalarda da ikamet şartının hukuki çerçevesinin değerlendirildiğini ifade eden Topsakal, bu uygulamanın tamamen mevzuata uygun şekilde şekillendirileceğini dile getirmişti.</p>

<p>Resmi İlanlar Bekleniyor</p>

<p>Trabzon Şehir Hastanesi’nde görev yapacak personel sayısının açılış süreciyle birlikte netleşmesi beklenirken, memur kadroları için Sağlık Bakanlığı’nın merkezi atama ilanları, 4D işçi kadroları için ise İŞKUR duyuruları esas alınacak. Yetkililer, adayların yalnızca resmi ilanları takip etmeleri ve doğrulanmamış bilgilere itibar etmemeleri gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-sehir-hastanesinde-ise-alim-iddialarina-il-saglik-mudurunden-net-yanit</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-4480.jpeg" type="image/jpeg" length="14286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="47415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="20195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="67800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="42323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="42020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="53460"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
