<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 08:30:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bugün okul var mı? 16 Nisan’da hangi illerde ders yok?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bugun-okul-var-mi-16-nisanda-hangi-illerde-ders-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bugun-okul-var-mi-16-nisanda-hangi-illerde-ders-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Bugün okul var mı?” sorusu 16 Nisan 2026 Perşembe sabahında yeniden gündeme geldi. Resmî takvime göre bugün Türkiye genelinde planlı bir tatil bulunmuyor. Ancak iki ilde peş peşe yaşanan okul saldırılarının ardından bazı bölgelerde eğitime ara kararı alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye genelinde bugün okul var mı?</p>

<p>Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2026 eğitim öğretim yılı takvimine göre ikinci dönem 2 Şubat 2026’da başladı ve 26 Haziran 2026’da sona erecek. İkinci ara tatil ise 16-20 Mart 2026 tarihleri arasında yapıldı. Bu nedenle 16 Nisan 2026 Perşembe günü için Türkiye genelinde planlı bir tatil kararı bulunmuyor.</p>

<p>Şanlıurfa’da tüm okullar değil, saldırının yaşandığı okulda ara var</p>

<p>Şanlıurfa Valiliği’nin 14 Nisan 2026 tarihli açıklamasına göre Siverek’teki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen silahlı saldırının ardından, bu okulda 14 Nisan 2026 tarihinden itibaren 4 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verildi. Yani karar il genelini değil, doğrudan olayın yaşandığı okulu kapsıyor.</p>

<p>Kahramanmaraş’ta 16 ve 17 Nisan’da eğitime ara verildi</p>

<p>Kahramanmaraş Valiliği ise 15 Nisan 2026 tarihli basın açıklamasında, Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırı nedeniyle il genelinde kamu ve özel tüm eğitim kurumlarında 16 ve 17 Nisan 2026 tarihlerinde eğitime 2 gün ara verildiğini duyurdu. Açıklamada halk eğitim merkezlerine bağlı kurslar, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, e-sınav merkezleri, kreşler ve gündüz bakımevlerinin de bu kapsama dahil olduğu belirtildi.</p>

<p>Velilerin gözü valilik açıklamalarında</p>

<p>Sabah saatlerinde özellikle “İstanbul’da bugün okul var mı?”, “Ankara’da bugün okul tatil mi?” ve “16 Nisan’da okullar açık mı?” aramaları hız kazandı. Ancak erişilebilen resmî kaynaklarda İstanbul ve Ankara için bugün okulların tatil edildiğine dair bir valilik duyurusu görülmedi. Bu tabloya göre, özel bir il veya ilçe kararı açıklanmadığı sürece eğitim öğretim normal akışında devam ediyor.</p>

<p>Son durum</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>16 Nisan 2026 Perşembe günü için Türkiye genelinde genel bir okul tatili yok. Şanlıurfa’da sadece saldırının yaşandığı okulda geçici ara uygulanıyor. Kahramanmaraş’ta ise valilik kararıyla il genelinde 16 ve 17 Nisan’da eğitime ara verilmiş durumda. Gün içinde yeni bir karar alınması halinde en güncel bilgi yine valilikler ve Millî Eğitim Bakanlığı duyurularından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bugun-okul-var-mi-16-nisanda-hangi-illerde-ders-yok</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 08:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7152.jpeg" type="image/jpeg" length="44864"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selim Bayraktar Mehmed dizisine yeniden katıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/selim-bayraktar-mehmed-dizisine-yeniden-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/selim-bayraktar-mehmed-dizisine-yeniden-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TRT 1’in dikkat çeken yapımlarından Mehmed: Fetihler Sultanı dizisinde ayrılığıyla konuşulan Selim Bayraktar cephesinden yeni gelişme geldi. Ünlü oyuncunun diziye bu kez özel bir sahneyle yeniden döneceği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mehmed Fetihler Sultanı’nda sürpriz gelişme</p>

<p>TRT 1 ekranlarında yayınlanan Mehmed: Fetihler Sultanı dizisi, kadrosundaki hareketlilikle yeniden gündeme geldi. Dizide Çandarlı Halil Paşa karakterine hayat veren Selim Bayraktar’ın daha önce projeye veda ettiği biliniyordu. Ancak kulislere yansıyan son bilgi, seyircinin dikkatini yeniden bu isme çevirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Selim Bayraktar diziye geri dönüyor</p>

<p>Onedio’da aktarılan habere göre, Birsen Altuntaş’ın verdiği bilgi doğrultusunda Selim Bayraktar diziye yeniden dahil oluyor. Ancak bu dönüşün kalıcı bir geri katılım değil, tek bölümlük özel bir konuk oyunculuk şeklinde olacağı ifade edildi.</p>

<p>Dönüş rüya sahnesiyle olacak</p>

<p>Haberde yer alan bilgilere göre Bayraktar, Mehmed: Fetihler Sultanı dizisine bir rüya sahnesiyle geri dönecek. Bu detay, karakterin hikâyeye doğrudan kaldığı yerden değil, anlatının dramatik akışı içinde özel bir sekansla yeniden bağlanacağını gösteriyor.</p>

<p>Çandarlı Halil Paşa karakteri yeniden gündemde</p>

<p>Selim Bayraktar’ın canlandırdığı Çandarlı Halil Paşa karakteri, dizinin takipçileri arasında en çok konuşulan isimlerden biri olmuştu. Özellikle sezon finali sonrası ayrılığın ardından hikâyenin yönünün değiştiği yorumları yapılırken, oyuncunun kısa süreli de olsa dönüşü sosyal medyada ve arama motorlarında yeniden merak konusu oldu. Ayrılığın ikinci sezon finali sonrasında gerçekleştiği de haberde yer aldı.</p>

<p>İzleyici şimdi yeni bölümü bekliyor</p>

<p>Dizi takipçileri şimdi Selim Bayraktar’ın yer alacağı sahnenin nasıl kurgulanacağını ve Çandarlı Halil Paşa’nın hikâyeye ne tür bir etki bırakacağını merak ediyor. Özellikle “Selim Bayraktar Mehmed dizisine döndü mü?”, “Çandarlı Halil Paşa geri mi geliyor?” ve “Mehmed Fetihler Sultanı yeni bölümde ne olacak?” soruları şimdiden öne çıkmış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/selim-bayraktar-mehmed-dizisine-yeniden-katildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7150.webp" type="image/jpeg" length="88820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon’da ortaokula skandal yorum: “Cuma günü ayık olun”]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-ortaokula-skandal-yorum-cuma-gunu-ayik-olun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-ortaokula-skandal-yorum-cuma-gunu-ayik-olun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Akçaabat ilçesinde bulunan Mevlüt Selami Yardım Ortaokulu’nun sosyal medya hesabındaki bir paylaşıma yazılan “Cuma günü ayık olun” yorumu, kamuoyunda tedirginliğe yol açtı. Son günlerde farklı illerde okullarda yaşanan saldırıların ardından gelen bu ifade, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İddiaya göre söz konusu yorum, okulun resmi sosyal medya hesabında yer alan bir gönderinin altına yapıldı. Özellikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta öğrenciler tarafından gerçekleştirilen okul saldırılarının ardından gelen bu mesaj, birçok veli ve vatandaş tarafından ciddiye alındı.</p>

<p>Sosyal medyada yayılan ekran görüntülerinin ardından çok sayıda kullanıcı, emniyet birimlerini ve İçişleri Bakanlığı’nı etiketleyerek olayın araştırılmasını ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını talep etti. Yapılan ihbarların ardından yetkili birimlerin harekete geçtiği ve konuyla ilgili inceleme başlatıldığı öne sürüldü.</p>

<p>Veliler arasında da kısa sürede endişe yaratan yorum, okul çevresinde güvenlik tedbirlerinin artırılması yönündeki çağrıları beraberinde getirdi. Özellikle son dönemde eğitim kurumlarını hedef alan şiddet olaylarının toplumda oluşturduğu hassasiyet nedeniyle, benzer içerikli paylaşımlar kamuoyunda daha büyük tepki çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan tehdidin kim ya da kimler tarafından yapıldığına ilişkin resmi bir açıklama henüz paylaşılmadı. İnceleme sürecinin ardından olayın niteliği ve yorumun gerçek bir tehdit içerip içermediğinin netlik kazanması bekleniyor.</p>

<p>Yetkililerden gelecek resmi açıklamalar, hem velilerin kaygısının giderilmesi hem de okul çevresindeki güvenlik durumunun netleşmesi açısından önem taşıyor. Trabzon’da gündem olan olayın, soruşturma sonucuna göre yeni bir boyut kazanabileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-ortaokula-skandal-yorum-cuma-gunu-ayik-olun</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7124.jpeg" type="image/jpeg" length="48317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İvermektin kanser tedavisinde umut mu?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ivermektin-kanser-tedavisinde-umut-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ivermektin-kanser-tedavisinde-umut-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Parazit tedavisinde kullanılan ivermektin, bazı laboratuvar ve hayvan çalışmalarında kanser hücreleri üzerinde dikkat çekici etkiler gösterdi. Ancak uzmanlar, ilacın insanlarda kanser tedavisinde etkili olduğunun henüz kanıtlanmadığını vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde yeni ilaç arayışı sürerken, son dönemde ivermektin adı yeniden gündeme geldi. Sosyal medyada paylaşılan bazı içeriklerde bu ilacın yıllardır hayvan kanserlerinde kullanıldığı ve insanlarda da güçlü sonuç verdiği öne sürülüyor. Ancak mevcut bilimsel veriler, bu kadar kesin konuşmak için yeterli görünmüyor.</p>

<p>Laboratuvar ve hayvan çalışmalarında dikkat çeken sonuçlar</p>

<p>İvermektin esas olarak paraziter hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ilaç. Buna rağmen son yıllarda yayımlanan çok sayıda deneysel çalışma, bu ilacın bazı kanser hücrelerinde çoğalmayı baskılayabildiğini ve tümör biyolojisini etkileyebildiğini gösterdi. Bu nedenle ivermektin, onkolojide “yeniden değerlendirilen ilaçlar” arasında anılmaya başladı.</p>

<p>Veterinerlik alanında da dikkat çeken veriler bulunuyor. 2019’da yayımlanan bir çalışmada ivermektinin köpek meme tümörü hücrelerinde büyümeyi baskıladığı bildirildi. Bu bulgu, ilacın hayvan kanserlerinde araştırıldığını gösteriyor. Ancak bu sonuç, tek başına “klinikte kanseri yendi” anlamına gelmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hayvan kanserini yıllardır ivermektinle yeniyorlar” demek doğru değil</p>

<p>Sosyal medyada dolaşan bazı paylaşımlarda, veterinerlerin 12 yılı aşkın süredir hayvan kanserlerini ivermektinle tedavi ettiği ileri sürülüyor. Fakat güvenilir bilimsel kaynaklarda, ivermektinin veteriner onkolojide yerleşik ve kanıtlanmış standart bir kanser tedavisi haline geldiğini gösteren güçlü klinik veri bulunmuyor. Bugünkü tablo daha çok laboratuvar, hücre kültürü ve sınırlı hayvan modeli araştırmalarına dayanıyor.</p>

<p>İnsanlarda durum hâlâ araştırma aşamasında</p>

<p>İnsanlar üzerindeki kanıt düzeyi ise çok daha sınırlı. ClinicalTrials.gov kayıtlarına göre ivermektin, özellikle metastatik üçlü negatif meme kanserinde immünoterapi ile birlikte erken faz bir çalışmada inceleniyor. Bu da ilacın araştırma konusu olduğunu gösteriyor, ancak henüz standart tedavi olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>2025’te yayımlanan uzman değerlendirmelerinde de benzer bir uyarı yer aldı. Jinekolojik kanserler için yapılan bir derlemede, araştırmacılar ivermektinin bu alanda klinik çalışma dışında kullanılmaması gerektiğini açık biçimde vurguladı.</p>

<p>Erken umut ile kanıtlanmış tedavi aynı şey değil</p>

<p>Kanser alanında birçok molekül laboratuvarda umut verici sonuçlar verebilir. Ancak bir ilacın gerçekten etkili ve güvenli kabul edilebilmesi için büyük, kontrollü ve tekrarlanabilir insan çalışmaları gerekir. İvermektin için bugün itibarıyla bu eşik aşılmış değil. Nitekim küçük ölçekli insan verileri de henüz belirgin bir klinik yararı net biçimde ortaya koymuş değil.</p>

<p>Bilim dünyasının yaklaşımı ne?</p>

<p>Mevcut veriler, ivermektinin kanser araştırmalarında ilgi gören bir molekül olduğunu gösteriyor. Yani tamamen temelsiz bir iddiadan söz edilmiyor. Ancak bunu “kanıtlanmış kanser tedavisi” gibi sunmak da doğru değil. En dürüst ifade, ivermektinin bazı preklinik çalışmalarda umut verdiği, fakat insanlarda etkisinin henüz kesinleşmediği yönünde.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>İvermektin kanser tedavisinde tamamen uydurma bir başlık değil, fakat bugünkü bilimsel tabloya göre kesinleşmiş bir başarı hikâyesi de değil. Hayvan ve laboratuvar verileri dikkat çekici olsa da, insanlarda kanser tedavisinde etkili olduğuna dair güçlü kanıt henüz bulunmuyor. Bu nedenle sosyal medyadaki iddialara değil, klinik araştırmalardan çıkacak sağlam sonuçlara bakmak gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ivermektin-kanser-tedavisinde-umut-mu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7149.jpeg" type="image/jpeg" length="66877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş saldırısında yeni gelişme: Saldırganın babası Uğur Mersinli tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-gelisme-saldirganin-babasi-ugur-mersinli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-gelisme-saldirganin-babasi-ugur-mersinli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli’nin tutuklandığı bildirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü de olayın dijital boyutuna ilişkin incelemelerin sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emniyet kaynaklarına yansıyan bilgilere göre, soruşturma kapsamında saldırganın dijital izleri detaylı şekilde incelendi. Yapılan ilk değerlendirmede, saldırganın dijital materyallerinde ABD’deki bir saldırgana atıf bulunduğu belirtildi. Ev ve araçta ele geçirilen materyaller de incelemeye alınırken, olayın şu aşamada terör bağlantılı değil, bireysel saldırı olarak değerlendirildiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahramanmaraş’ta büyük infiale yol açan saldırının ardından başlatılan çok yönlü soruşturmada, silahların temini ve ihmaller zinciri de mercek altına alındı. Ulusal ve uluslararası haber ajansları, saldırıda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını aktarırken, olayın ardından güvenlik ve adli süreç hızla genişletildi.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre Uğur Mersinli hakkında tutuklama kararı verildi. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün açıklamasında ise soruşturmanın hem fiziki deliller hem de dijital materyaller üzerinden sürdürüldüğü, olayın arka planının tüm yönleriyle aydınlatılmaya çalışıldığı vurgulandı.</p>

<p>Türkiye’yi sarsan saldırı sonrası gözler şimdi soruşturmanın ilerleyen aşamalarına çevrildi. Özellikle saldırganın dijital dünyadaki etkilenme kaynakları, silahlara erişim süreci ve aile çevresindeki olası ihmal başlıklarının dosyanın seyrini belirlemesi bekleniyor. Yetkililer, kamuoyunun yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması çağrısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-gelisme-saldirganin-babasi-ugur-mersinli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="63906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En ideal gebelik yaş aralığı nedir? 35 yaş sonrası gebelik riskli mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/en-ideal-gebelik-yas-araligi-nedir-35-yas-sonrasi-gebelik-riskli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/en-ideal-gebelik-yas-araligi-nedir-35-yas-sonrasi-gebelik-riskli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa, Japonya, Çin, Avustralya ve ABD’den gelen güncel yayınlar, gebelik için tek bir kesin “ideal yaş” tanımlamasa da, risklerin en dengeli seyrettiği pencerenin çoğunlukla geç 20’li yaşlar ile erken 30’lu yaşlar arasında toplandığını gösteriyor. Uzmanlar, 20 yaş altı gebeliklerin ve 35 yaş sonrası, özellikle 40 yaş üzeri gebeliklerin ise daha yakın tıbbi izlem gerektirdiğini vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çocuk sahibi olma yaşı dünyada giderek yükselirken, “en uygun gebelik yaşı” sorusu da daha fazla gündeme geliyor. Bilimsel yayınlar bu soruya tek rakamla değil, anne sağlığı, doğurganlık kapasitesi, düşük riski, gebelik komplikasyonları ve yenidoğan sonuçları üzerinden yanıt veriyor. Ortaya çıkan ortak tablo ise oldukça net: çok erken yaşta gebelik de, ileri yaşlara fazla ertelenen gebelik de tıbbi açıdan daha fazla dikkat gerektiriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre gebelik açısından en dengeli dönem çoğunlukla 25-34 yaş aralığı olarak öne çıkıyor. Bunun nedeni yalnızca doğurganlığın bu yaşlarda daha güçlü seyretmesi değil; aynı zamanda gebeliğin doğal oluşma ihtimalinin daha yüksek, bazı obstetrik risklerin ise daha düşük olması. Farklı ülkelerden gelen yayınlarda küçük değişiklikler bulunsa da, genel eğilim geç 20’li yaşlar ile erken 30’lu yaşların anne ve bebek sağlığı açısından daha dengeli bir pencere sunduğu yönünde birleşiyor.</p>

<p>Bilimsel literatürde önerilmeyen ilk aralık 20 yaş altı gebelikler olarak dikkat çekiyor. Çünkü ergen yaşta gebeliklerde annenin biyolojik gelişiminin tam oturmamış olması, sosyal kırılganlıklar, yetersiz gebelik takibi, erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve bazı yenidoğan sorunları daha sık tartışılıyor. Bu nedenle uzmanlar, erken yaşta gebeliği bir avantaj gibi değil, hem tıbbi hem sosyal açıdan daha kırılgan bir süreç olarak değerlendiriyor.</p>

<p>İkinci dikkat çekici grup ise 35 yaş sonrası gebelikler. Burada mesele gebeliğin imkânsız hâle gelmesi değil; doğurganlığın yaşla birlikte azalması ve bazı risklerin daha görünür hâle gelmesi. 35 yaş sonrası dönemde düşük, gebelik şekeri, hipertansiyon, preeklampsi, sezaryen ihtiyacı ve bazı kromozomal anomaliler açısından risk artışı daha sık gündeme geliyor. Özellikle 40 yaş ve sonrasında bu tablo daha belirginleşiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yüzden uzmanların kullandığı dil “yasak yaş” dili değil, “risk profili değişen yaş” dili. Yani 35 yaş sonrası gebelik mutlaka olumsuz sonuçlanır demek doğru değil. Pek çok kadın bu yaşlardan sonra da sağlıklı gebelik ve doğum süreci yaşayabiliyor. Ancak tıbbi gerçek şu ki, yaş ilerledikçe daha yakın takip, daha güçlü planlama ve daha dikkatli tarama ihtiyacı artıyor.</p>

<p>Gebelik planlamasında en büyük hatalardan biri, konuyu sadece sosyal takvim üzerinden okumak. Oysa biyoloji, takvimle tam uyumlu çalışmıyor. Eğitim, kariyer, ekonomik koşullar ve yaşam planları elbette önemli; ancak doğurganlık kapasitesi özellikle 30’lu yaşların ortasından sonra daha hızlı değişmeye başlıyor. Bu nedenle uzmanlar, aile planlamasında hem yaşam gerçeklerinin hem de biyolojik zamanın birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Ortaya çıkan bilimsel özet şu cümlede toplanıyor: Gebelik için en dengeli yaş aralığı çoğu yayında 25-34 yaş bandında yoğunlaşıyor. 20 yaş altı gebelikler ile 35 yaş sonrası, özellikle 40 yaş üzeri gebelikler ise daha yüksek dikkat gerektiren dönemler olarak öne çıkıyor. Bu tablo, kadınları korkutmak için değil; aile planlamasını daha bilinçli, daha gerçekçi ve daha sağlıklı zeminde konuşabilmek için önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/en-ideal-gebelik-yas-araligi-nedir-35-yas-sonrasi-gebelik-riskli-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7146.jpeg" type="image/jpeg" length="29710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul okul tatil mi? 16 Nisan Perşembe için resmi açıklama var mı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-okul-tatil-mi-16-nisan-persembe-icin-resmi-aciklama-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-okul-tatil-mi-16-nisan-persembe-icin-resmi-aciklama-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da öğrenciler ve velilerin sabah saatlerinden itibaren en çok aradığı başlıklardan biri “İstanbul okul tatil mi?” oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>16 Nisan 2026 Perşembe günü için gözler İstanbul Valiliği ve Milli Eğitim Bakanlığı kaynaklarına çevrilirken, şu ana kadar İstanbul genelinde eğitime ara verildiğine dair bir resmi tatil kararı bulunmuyor. MEB’in 2025-2026 takvimine göre de ikinci dönem 2 Şubat’ta başladı ve eğitim dönemi 26 Haziran 2026’ya kadar sürüyor.</p>

<p>İstanbul’da bugün okul var mı?<br />
Mevcut açıklamalara göre İstanbul’da 16 Nisan Perşembe günü okullarda eğitim öğretimin devam etmesi bekleniyor. Konuya ilişkin haberlerde, İstanbul Valisi Davut Gül’ün paylaşımına dayandırılarak şehirde eğitime devam edileceği bilgisi aktarıldı. İstanbul Valiliği’nin resmi sitesi de kamuoyu için geçerli duyuru adresi olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Tatil beklentisi neden yükseldi?<br />
Son günlerde farklı illerde yaşanan gelişmeler ve eğitim camiasındaki tedirginlik nedeniyle İstanbul’da da “okullar tatil mi” sorusu arama motorlarında hızla yükseldi. Ancak 16 Nisan 2026 itibarıyla İstanbul için valilik ya da MEB tarafından ilan edilmiş genel bir tatil kararı görünmüyor. Bazı haberlerde de İstanbul için resmi tatil açıklaması olmadığı özellikle vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Veliler hangi kaynakları takip etmeli?<br />
Bu tür başlıklarda en güvenilir kaynaklar İstanbul Valiliği, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve MEB’in resmi duyuruları oluyor. Sosyal medyada dolaşan teyitsiz paylaşımlar yerine, valiliğin resmi internet sitesi ve doğrulanmış kurumsal hesaplardan yapılacak açıklamalar esas alınmalı. Şu anki tabloya göre İstanbul’da okullar tatil değil, eğitim devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-okul-tatil-mi-16-nisan-persembe-icin-resmi-aciklama-var-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 06:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7145.jpeg" type="image/jpeg" length="94888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş’ta öğrencilerini korurken hayatını kaybeden Ayla Kara yürek burktu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kahramanmarasta-ogrencilerini-korurken-hayatini-kaybeden-ayla-kara-yurek-burktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kahramanmarasta-ogrencilerini-korurken-hayatini-kaybeden-ayla-kara-yurek-burktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden Manisa Turgutlu’lu matematik öğretmeni Ayla Kara’nın, öğrencilerini korumak için kendini siper ettiği iddiası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Olay sonrası ortaya çıkan bir başka bilgi ise acıyı daha da büyüttü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda yaşanan silahlı saldırı, Türkiye’yi derin bir yasa sürükledi. Onikişubat ilçesinde meydana gelen olayın ardından hem saldırının ayrıntıları hem de hayatını kaybedenlerin kimlikleri kamuoyunun en çok takip ettiği başlıklar arasına girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırının ardından en fazla konuşulan isimlerden biri matematik öğretmeni Ayla Kara oldu. Sosyal medyada ve bazı haber paylaşımlarında yer alan bilgilere göre Ayla Kara, saldırı anında öğrencilerini korumak için kendini siper etti. Bu iddia, kısa sürede kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.</p>

<p>Kahramanmaraş’taki saldırıda Ayla Kara ismi öne çıktı</p>

<p>Okulda yaşanan dehşetin ardından Ayla Kara’nın adı, öğretmen fedakârlığıyla birlikte anılmaya başladı. Özellikle sosyal medya paylaşımlarında, onun son ana kadar geri adım atmadığı ve öğrencilerini korumaya çalıştığı yönündeki ifadeler dikkat çekti.</p>

<p>Bu nedenle “Ayla Kara kimdir”, “Kahramanmaraş öğretmen Ayla Kara”, “öğrencilerini korurken hayatını kaybeden öğretmen” ve “kahraman öğretmen Ayla Kara” gibi aramaların hızla yükseldiği görüldü. Olayın insani boyutu, kamuoyunun ilgisini saldırının ötesine taşıdı.</p>

<p>Ayla Kara nereli? Manisa Turgutlu detayı gündemde</p>

<p>Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden matematik öğretmeni Ayla Kara ile ilgili en çok aranan başlıklardan biri de memleketi oldu. Sosyal medyada ve yerel paylaşımlarda Ayla Kara’nın Manisa’nın Turgutlu ilçesinden olduğu bilgisi öne çıktı.</p>

<p>Bir öğretmenin ardından kalan büyük acı</p>

<p>Kahramanmaraş’taki saldırı sadece okulda yaşanan can kaybıyla değil, geride bıraktığı ağır travmayla da hafızalara kazındı. Ayla Kara’nın ismi, bu acı olayın en çarpıcı simgelerinden biri hâline geldi.</p>

<p>Bir öğretmenin, öğrencileri için kendini tehlikenin önüne koyduğu yönündeki anlatımlar, toplumda derin bir karşılık buldu. Eğitim camiasında da olayın ardından çok sayıda taziye ve dayanışma mesajı paylaşıldı.</p>

<p>Acı haberi duyan eşi de kalp krizi geçirdi iddiası</p>

<p>Olayın ardından gündeme gelen bir başka bilgi ise acıyı daha da büyüttü. İddiaya göre, Ayla Kara’nın hayatını kaybettiği haberini alan eşi de kalp krizi geçirdi.</p>

<p>Henüz bu bilgiye ilişkin ayrıntılı resmi bir açıklama yapılmış değil. Ancak sosyal medyada ve bazı yerel paylaşımlarda dile getirilen bu iddia, yaşanan facianın yalnızca okulda değil, aile içinde de derin bir yıkıma dönüştüğünü gösteren en çarpıcı başlıklardan biri oldu.</p>

<p>Türkiye’nin hafızasında kalacak bir olay</p>

<p>Kahramanmaraş’taki okul saldırısı, güvenlik, okul iklimi ve çocukların korunması gibi başlıklarda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Ancak olayın en ağır tarafı, geride kalan hayatlar ve ailelerde açtığı derin yara oldu.</p>

<p>Ayla Kara’nın adı ise bu acı olay içinde, öğrencilerini korumaya çalışan bir öğretmen olarak hafızalara kazındı. Onunla ilgili anlatılanlar, bir eğitimcinin sınıfın ötesinde nasıl bir sorumluluk taşıdığını bir kez daha gündeme getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kahramanmarasta-ogrencilerini-korurken-hayatini-kaybeden-ayla-kara-yurek-burktu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 06:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7143.jpeg" type="image/jpeg" length="21511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Apple iPhone 18 Pro için kulisler hareketlendi: İşte konuşulan yenilikler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/apple-iphone-18-pro-icin-kulisler-hareketlendi-iste-konusulan-yenilikler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/apple-iphone-18-pro-icin-kulisler-hareketlendi-iste-konusulan-yenilikler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple çevrelerinde iPhone 18 Pro’ya ilişkin sızıntılar hız kazandı. Eylül 2026’da tanıtılması beklenen yeni Pro model için 2 nm A20 çip, daha küçük Dynamic Island, ekran altı Face ID bileşenleri, değişken diyaframlı kamera ve koyu kırmızı renk seçeneği öne çıkan iddialar arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Apple’ın henüz resmiyet kazandırmadığı iPhone 18 Pro modeli, teknoloji kulislerinde şimdiden yılın en çok konuşulan cihazlarından biri hâline geldi. Apple odaklı yayınlarda yer alan son derlemelere göre şirketin 2026 sonbaharındaki iPhone takviminde Pro serisini öne çıkaracağı, standart iPhone 18 modellerini ise daha sonraki döneme bırakabileceği konuşuluyor. MacRumors’a göre iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max’in Eylül 2026’da tanıtılması, standart iPhone 18’in ise 2027 ilkbaharına kayması bekleniyor.</p>

<p>2 nm A20 çip iddiası öne çıkıyor</p>

<p>Apple çevrelerinde en güçlü beklentilerden biri, iPhone 18 Pro’da yeni nesil A20 Pro işlemcinin kullanılacağı yönünde. Sızıntılara göre bu çipin TSMC’nin 2 nm üretim süreciyle gelmesi bekleniyor. Bu değişimin, performans artışının yanında güç verimliliği ve pil ömrü tarafında da önemli kazanımlar sağlayabileceği belirtiliyor. MacRumors’un derlemesinde A20 Pro için 2 nm mimari ve yeni paketleme tasarımı vurgulanıyor.</p>

<p>Dynamic Island küçülebilir, ama tablo tam net değil</p>

<p>Yeni modelle ilgili en dikkat çekici iddialardan biri de ön yüz tasarımında yaşanabilecek değişim. 9to5Mac’in aktardığı sızıntılara göre Apple, bazı Face ID bileşenlerini ekran altına taşıyarak Dynamic Island alanını yaklaşık yüzde 35 oranında küçültmeyi değerlendiriyor. Ancak aynı kaynaklarda Apple’ın hâlâ iki farklı ekran çözümünü test ettiği, yani mevcut yapının korunması ile daha küçük bir Dynamic Island arasında kesin kararın verilmemiş olabileceği de belirtiliyor.</p>

<p>MacRumors da daha güvenilir söylentilerin, tamamen delikli ekran yerine daha küçük bir Dynamic Island ihtimaline işaret ettiğini aktarıyor. Buna karşın bazı sızıntılarda bu değişikliğin bir sonraki nesle kalabileceği de öne sürülüyor. Bu nedenle tasarım tarafı şimdilik kesinleşmiş değil, daha çok “güçlü söylenti” seviyesinde duruyor.</p>

<p>Kamera tarafında profesyonel dokunuş beklentisi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>iPhone 18 Pro için konuşulan bir başka yenilik ise ana kamerada değişken diyafram kullanımı. MacRumors’un haberine göre 48 megapiksellik ana kamerada böyle bir geçiş, kullanıcılara ışık kontrolü ve alan derinliği üzerinde daha fazla esneklik sağlayabilir. Ancak aynı kaynak, akıllı telefon sensör boyutları nedeniyle bu iyileştirmenin pratikte ne kadar büyük fark yaratacağının şimdilik tartışmalı olduğuna da dikkat çekiyor.</p>

<p>Koyu kırmızı renk seçeneği de masada</p>

<p>Apple’ın iPhone 18 Pro için test ettiği öne sürülen özel renk seçeneği de dikkat çekiyor. MacRumors derlemesine göre şirketin 2026’da Pro modeller için deep red, yani koyu kırmızı tonuna yakın özel bir renk üzerinde çalıştığı iddia ediliyor. Aynı derlemede siyah veya gri renk seçeneğinin yine sunulmayabileceği yönündeki kulis bilgilerine de yer veriliyor.</p>

<p>Arka tasarımda büyük devrim beklenmiyor</p>

<p>Sızıntılara göre Apple bu modelde radikal bir dış tasarım devriminden çok, ayrıntılarda iyileştirme yaklaşımı izleyebilir. 9to5Mac’in aktardığı son bilgilerde arka kamera platformunun genel yapısının korunacağı, ancak malzeme ve tasarım detaylarında küçük güncellemeler yapılabileceği belirtiliyor. MacRumors da iPhone 18 Pro’nun genel çizgide iPhone 17 Pro’ya yakın kalabileceğini yazıyor.</p>

<p>Şimdilik her şey söylenti düzeyinde</p>

<p>Apple iPhone 18 Pro ile ilgili dolaşan bilgilerin tamamı şu an için sızıntı ve tedarik zinciri kaynaklı beklentilere dayanıyor. Ancak farklı Apple kaynaklarında ortak biçimde öne çıkan başlıklar, yeni modelin özellikle işlemci, pil verimliliği, ön yüz tasarımı ve kamera tarafında dikkat çekici güncellemelerle gelebileceğine işaret ediyor. Resmî tablo ise Apple’ın Eylül 2026’daki tanıtımıyla netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/apple-iphone-18-pro-icin-kulisler-hareketlendi-iste-konusulan-yenilikler</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 04:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7141.jpeg" type="image/jpeg" length="34530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EGM’den Kahramanmaraş saldırısı açıklaması: Terör bağlantısı tespit edilmedi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/egmden-kahramanmaras-saldirisi-aciklamasi-teror-baglantisi-tespit-edilmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/egmden-kahramanmaras-saldirisi-aciklamasi-teror-baglantisi-tespit-edilmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta 15 Nisan 2026 tarihinde bir okulda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü’nden resmi açıklama geldi. Yapılan ilk incelemelerde saldırganın WhatsApp profilinde, 2014 yılında ABD’de saldırı gerçekleştiren Elliot Rodger’e atıfta bulunan bir görsel kullandığının belirlendiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 16 Nisan 2026 tarihli basın açıklamasında, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada, saldırıyı gerçekleştiren kişinin babası U.M.’nin 15 Nisan 2026 tarihinde gözaltına alındığı, sevk edildiği adli mercilerce tutuklandığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüphelinin ikametinde ve babasına ait araçta yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konulduğu ve bunların incelemeye alındığı kaydedildi. Olay yeri inceleme çalışmalarının tamamlandığı, kamera kayıtları dahil tüm delillerin titizlikle değerlendirildiği aktarıldı.</p>

<p>Emniyet’in açıklamasında, ilk bulgular çerçevesinde olayın terör bağlantısına dair herhangi bir tespit bulunmadığı vurgulandı. Saldırının bireysel bir eylem olarak değerlendirildiği belirtilirken, soruşturmanın derinleştirilerek sürdürüldüğü ifade edildi.</p>

<p>Açıklamanın sonunda kamuoyuna yanıltıcı ve asılsız paylaşımlara itibar edilmemesi çağrısı yapıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü, olayla ilgili resmi bilgilerin yalnızca yetkili kurumların açıklamaları üzerinden takip edilmesi gerektiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/egmden-kahramanmaras-saldirisi-aciklamasi-teror-baglantisi-tespit-edilmedi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 04:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7140.jpeg" type="image/jpeg" length="50163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB Açıklama: Müfettişler görevlendirildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/meb-aciklama-mufettisler-gorevlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/meb-aciklama-mufettisler-gorevlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda öğle saatlerinde meydana gelen silahlı saldırının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’ndan resmi açıklama yapıldı. Bakanlık, olayın hem eğitim camiasını hem de kamuoyunu derinden sarstığını belirterek sürecin ilk andan itibaren yakından takip edildiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, olayın ardından gerekli tüm müdahalelerin koordineli şekilde yürütüldüğü ifade edildi. Açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in beraberindeki yetkililerle birlikte haberi alır almaz bölgeye hareket ettiği, ayrıca dört Bakanlık başmüfettişinin de olayı tüm yönleriyle incelemek üzere Kahramanmaraş’a görevlendirildiği belirtildi.</p>

<p>Bakanlık, hastanelere sevk edilen ve tedavileri süren yaralılara acil şifa dileğinde bulunurken, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için rahmet mesajı paylaştı. Açıklamada, yaşanan saldırının “menfur” bir olay olduğu vurgulanarak, detaylı bilgilendirmenin ilerleyen süreçte kamuoyuyla paylaşılacağı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahramanmaraş’taki saldırı sonrası yapılan bu resmi açıklama, olayın eğitim camiasında oluşturduğu derin üzüntüyü bir kez daha ortaya koyarken, soruşturma ve idari inceleme sürecinin çok yönlü şekilde sürdürüldüğünü gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/meb-aciklama-mufettisler-gorevlendirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 04:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-1748.jpeg" type="image/jpeg" length="80544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lilly’nin retatrutide ilacı Faz 3’te dikkat çekti: HbA1c düştü, kilo kaybı sürdü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/lillynin-retatrutide-ilaci-faz-3te-dikkat-cekti-hba1c-dustu-kilo-kaybi-surdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/lillynin-retatrutide-ilaci-faz-3te-dikkat-cekti-hba1c-dustu-kilo-kaybi-surdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eli Lilly, tip 2 diyabet tedavisinde araştırılan haftalık üçlü agonist adayı retatrutide için ilk Faz 3 çalışmanın olumlu üst düzey sonuçlarını açıkladı. Şirket, 40 haftalık çalışmada HbA1c’de yüzde 1,7 ila 2,0 arasında düşüş ve en yüksek dozda ortalama yüzde 16,8 kilo kaybı bildirildiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’li ilaç şirketi Eli Lilly, tip 2 diyabet tedavisinde araştırılan retatrutide adlı deneysel ilacın ilk Faz 3 çalışmasında hem kan şekeri kontrolünde hem de kilo kaybında anlamlı sonuçlar verdiğini açıkladı. Şirketin 19 Mart 2026 tarihli resmi duyurusuna göre, TRANSCEND-T2D-1 isimli çalışmada ilaç, birincil ve temel ikincil sonlanım noktalarını karşıladı.</p>

<p>Lilly’nin paylaştığı verilere göre, 40 haftalık tedavi sonunda retatrutide kullanan katılımcılarda HbA1c düzeyinde doza bağlı olarak ortalama yüzde 1,7 ile 2,0 arasında azalma görüldü. Aynı dönemde, 12 mg doz alan grupta ortalama 16,8 kilogram değil, 16,6 kilogramlık yani 36,6 poundluk kilo kaybı bildirildi. Bu da yaklaşık yüzde 16,8’lik bir vücut ağırlığı azalmasına karşılık geldi.</p>

<p>Şirket açıklamasında dikkat çeken bir başka nokta ise kilo kaybında plato görülmemesi oldu. Lilly, katılımcıların 40 haftalık tedavi süresinin sonuna kadar kilo verme eğrisini sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>Retatrutide, haftada bir uygulanan ve GIP, GLP-1 ile glukagon reseptörlerini aynı anda hedefleyen “üçlü agonist” bir molekül olarak tanımlanıyor. Lilly, bu ilacın şu anda yalnızca klinik araştırmalarda yer alan katılımcılar için erişilebilir olduğunu, henüz rutin kullanımda olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Çalışma, tip 2 diyabet tanısı bulunan ve yalnızca diyet ile egzersize rağmen kan şekeri kontrolü yetersiz kalan yetişkinlerde yürütüldü. Faz 3, randomize, çift kör ve plasebo kontrollü tasarlanan araştırmaya 537 kişi dahil edildi. Katılımcılar 4 mg, 9 mg, 12 mg retatrutide ya da plasebo gruplarına 1:1:1:1 oranında dağıtıldı.</p>

<p>Lilly ayrıca retatrutide kullanan gruplarda non-HDL kolesterol, trigliserid ve sistolik kan basıncı gibi bazı kardiyovasküler risk göstergelerinde de klinik açıdan anlamlı iyileşmeler gözlendiğini bildirdi.</p>

<p>Bununla birlikte tedavi tamamen yan etkisiz görünmüyor. Açıklamaya göre en sık görülen yan etkiler bulantı, ishal ve kusma oldu. Bu etkilerin daha çok doz artırma döneminde ortaya çıktığı belirtildi. Tedaviyi yan etkiler nedeniyle bırakma oranı ise 4 mg grubunda yüzde 2,2, 9 mg grubunda yüzde 4,5 ve 12 mg grubunda yüzde 5,1 olarak açıklandı. Plasebo grubunda bu oran yüzde 0 oldu.</p>

<p>Şirket, ayrıntılı sonuçların Haziran 2026’da Amerikan Diyabet Derneği Bilimsel Oturumları’nda sunulacağını ve daha sonra hakemli bir dergide yayımlanacağını duyurdu. Lilly ayrıca retatrutide klinik programından gelecek bir yıl içinde yeni veri açıklamaları beklendiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman çevreler açısından bu sonuçlar dikkat çekici olsa da, ilacın halen araştırma aşamasında olduğu ve düzenleyici onay almadan standart tedavi seçeneği haline gelmeyeceği unutulmamalı. Lilly de açıklamasında, gelecekteki çalışmaların mevcut sonuçlarla uyumlu çıkacağının ya da ilacın onay alacağının garanti olmadığını özellikle belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/lillynin-retatrutide-ilaci-faz-3te-dikkat-cekti-hba1c-dustu-kilo-kaybi-surdu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 03:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5537.jpeg" type="image/jpeg" length="42340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çaycuma’da Doktor Murat Koç Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/caycumada-doktor-murat-koc-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/caycumada-doktor-murat-koc-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde uzun yıllar sağlık alanında görev yapan Doktor Murat Koç, bir süredir mücadele ettiği kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti. Son olarak özel bir diyaliz merkezinde görev yaptığı öğrenilen Koç’un vefatı ilçede derin üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çaycuma’da tanınan bir hekimdi<br />
Meslek hayatı boyunca hastalarına gösterdiği ilgi, insani yaklaşımı ve görev bilinciyle öne çıkan Murat Koç, Çaycuma’da birçok kişinin yakından tanıdığı isimler arasında yer alıyordu. Sağlık hizmeti sunduğu dönem boyunca hem meslektaşlarının hem de vatandaşların takdirini kazanan Koç’un vefatı ilçe genelinde büyük yankı uyandırdı.</p>

<p>Son olarak özel diyaliz merkezinde görev yapıyordu<br />
Edinilen bilgilere göre uzun yıllar Çaycuma Devlet Hastanesi acilinde çalışan Doktor Murat Koç, son dönemde özel bir diyaliz merkezinde görev yapıyordu. Sağlık alanındaki çalışmalarını burada sürdüren Koç’un vefat haberi, birlikte çalıştığı çevrelerde ve sağlık camiasında da üzüntüyle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser tedavisi görüyordu<br />
Bir süredir kanser hastalığıyla mücadele ettiği belirtilen Murat Koç, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sevenlerini yasa boğan vefatın ardından çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı. Özellikle sağlık çalışanları ve bölge halkı, Koç’un ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>Cenazesi Çaycuma Merkez Camii’nden kaldırılacak<br />
Merhum Doktor Murat Koç’un cenazesinin, yarın ikindi namazını müteakip Çaycuma Merkez Camii’nden kaldırılarak son yolculuğuna uğurlanacağı öğrenildi. Cenaze törenine aile yakınlarının yanı sıra çok sayıda vatandaşın ve sağlık çalışanının katılması bekleniyor.</p>

<p>Taziye mesajları peş peşe geldi<br />
Murat Koç’un vefatının ardından sosyal medya başta olmak üzere farklı platformlarda çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı. Meslek hayatı boyunca özverili duruşuyla tanınan Koç için yapılan paylaşımlarda, çalışkanlığına, insan ilişkilerine ve hekimlik anlayışına vurgu yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/caycumada-doktor-murat-koc-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 03:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7136.jpeg" type="image/jpeg" length="35216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kütahya Dumlupınar Üniversitesi öğrencisi Özkan Doğan hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kutahya-dumlupinar-universitesi-ogrencisi-ozkan-dogan-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kutahya-dumlupinar-universitesi-ogrencisi-ozkan-dogan-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hazırlık sınıfı öğrencisi Özkan Doğan’ın, geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitirdiği duyuruldu. Fakülte yönetimi yayımladığı taziye mesajında ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fakültenin sosyal medya hesabından paylaşılan taziye mesajında, Özkan Doğan’ın geçirdiği elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Paylaşımda, öğrenci için rahmet dilenirken, ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına ve üniversite camiasına sabır ve başsağlığı temennisinde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yayımlanan mesajda, “Öğrencimize Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına ve tüm üniversite camiamıza sabır ve başsağlığı dileriz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Yalçın imzasıyla paylaşılan taziye mesajında ayrıca, merhum öğrenci için “Mekânı cennet, makamı âli olsun” denildi.</p>

<p>Özkan Doğan’ın vefat haberi, üniversite camiasında ve öğrenciler arasında büyük üzüntü oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kutahya-dumlupinar-universitesi-ogrencisi-ozkan-dogan-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 03:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7132.jpeg" type="image/jpeg" length="42104"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uşak Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mehmet Akyar Evinde Ölü Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/usak-universitesi-ogretim-gorevlisi-mehmet-akyar-evinde-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/usak-universitesi-ogretim-gorevlisi-mehmet-akyar-evinde-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak’ta bir süredir kendisinden haber alınamayan Uşak Üniversitesi öğretim görevlisi Mehmet Akyar, yalnız yaşadığı evde ölü bulundu. Olay sonrası ekipler inceleme başlatırken, kesin ölüm nedeninin otopsiyle netleşeceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uşak Üniversitesi’nde uzun süredir görev yapan Mehmet Akyar’a yaklaşık 5 gündür ulaşılamadı. Telefon aramalarına yanıt vermemesi üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbarın ardından Aybey Mahallesi’ndeki adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Kapı açıldı, acı tablo ortaya çıktı<br />
Olay yerine gelen ekiplerin kapıyı açarak içeri girmesiyle Mehmet Akyar’ın cansız bedeniyle karşılaşıldı. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrolde Akyar’ın yaşamını yitirdiği tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kesin ölüm nedeni otopsiyle belirlenecek<br />
İlk incelemenin ardından Mehmet Akyar’ın cenazesi, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenmesi amacıyla Uşak Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.</p>

<p>Uşak’taki olay soruşturuluyor<br />
Kentte üzüntüye neden olan olayın ardından güvenlik birimlerinin kapsamlı inceleme başlattığı belirtildi. Mehmet Akyar’ın ölümüne ilişkin detayların adli tıp raporuyla netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/usak-universitesi-ogretim-gorevlisi-mehmet-akyar-evinde-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 03:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7130.jpeg" type="image/jpeg" length="28355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bayern Münih Real Madrid özet detayları: Son düdüğe kadar gerilim sürdü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bayern-munih-real-madrid-ozet-detaylari-son-duduge-kadar-gerilim-surdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bayern-munih-real-madrid-ozet-detaylari-son-duduge-kadar-gerilim-surdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayern Münih Real Madrid özet aramaları hız kazandı. UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanşında Bayern Münih, Real Madrid’i 4-3 mağlup ederek toplamda 6-4’lük skorla yarı finale yükseldi. Maçta erken gol, kırmızı kart ve son dakikalarda gelen kritik goller geceye damga vurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bayern Münih Real Madrid özet aramaları neden yükseldi?<br />
Şampiyonlar Ligi’nde gecenin en çok konuşulan eşleşmelerinden biri Bayern Münih ile Real Madrid arasında oynandı. Allianz Arena’daki rövanşta futbolseverler, maç biter bitmez “Bayern Münih Real Madrid özet”, “Bayern Münih Real Madrid maç özeti” ve “Bayern Münih Real Madrid özet izle” sorgularına yöneldi. Bunun temel nedeni, karşılaşmanın yalnızca yüksek skorlu geçmesi değil, aynı zamanda turun son bölümde dramatik biçimde şekillenmesiydi.</p>

<p>Maça yıldırım gibi başlangıç<br />
Real Madrid, maçın henüz 34. saniyesinde Arda Güler’in golüyle öne geçti. UEFA’nın maç özetine göre bu gol, Madrid’in tur için umutlarını anında canlandırdı. Bayern ise kısa sürede yanıt verdi ve Aleksandar Pavlovic ile dengeyi yeniden kurdu. Böylece karşılaşma ilk dakikalardan itibaren açık oyuna ve yüksek tempoya sahne oldu.</p>

<p>Gol düellosu geceye damga vurdu<br />
Real Madrid ilk yarıda Arda Güler’le bir kez daha ağları havalandırdı, Kylian Mbappe de skora katkı verdi. Bayern Münih cephesinde ise Harry Kane kritik anlarda devreye girerek takımını oyunun içinde tuttu. Reuters ve ESPN’in aktardığına göre taraflar maç boyunca birkaç kez üstünlüğü el değiştiren bir mücadele ortaya koydu ve bu da “Bayern Real Madrid goller” aramasını öne taşıdı.</p>

<p>Kırılma anı son bölümde geldi<br />
Karşılaşmanın dönüm noktası 86. dakikada yaşandı. Eduardo Camavinga’nın ikinci sarı kartla oyun dışında kalmasının ardından Real Madrid son bölümü eksik oynamak zorunda kaldı. Bayern Münih, bu avantajı çok kısa sürede değerlendirdi. Önce 89. dakikada Luis Diaz sahneye çıktı, ardından uzatma bölümünde Michael Olise skoru 4-3’e taşıdı. Bu iki gol, turun yönünü tamamen değiştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayern Münih yarı finalde PSG ile eşleşti<br />
Bu sonuçla Bayern Münih, Şampiyonlar Ligi yarı finaline yükseldi ve Paris Saint-Germain’in rakibi oldu. UEFA ve Reuters verilerine göre Alman ekibi, iki maç sonunda oluşan 6-4’lük toplam skorla son dört takım arasına kalmayı başardı. Teknik direktör Vincent Kompany de maç sonunda takımının geri dönüş inancına dikkat çekti.</p>

<p>Arda Güler’in performansı dikkat çekti<br />
Real Madrid elense de gecenin öne çıkan isimlerinden biri Arda Güler oldu. Genç yıldızın attığı iki gol, özellikle Türkiye’de “Real Madrid Bayern Münih maçı özeti” ve “Arda Güler Bayern Münih Real Madrid özet” benzeri aramaların yükselmesinde etkili oldu. Ancak bireysel performans, İspanyol devinin turu geçmesi için yeterli olmadı.</p>

<p>Maç özeti arayanlar için gecenin kısa hikâyesi<br />
Bayern Münih Real Madrid özet arayanlar için maçın kısa özeti şöyle: Real Madrid çok erken öne geçti, Bayern her darbeye cevap verdi, son bölümde kırmızı kart oyunun dengesini bozdu ve Alman temsilcisi uzatma anlarında bulduğu gollerle yarı final kapısını açtı. Şampiyonlar Ligi’nin bu sezonki en çarpıcı maçlarından biri olarak gösterilen karşılaşma, uzun süre konuşulacak gibi görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bayern-munih-real-madrid-ozet-detaylari-son-duduge-kadar-gerilim-surdu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 02:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7122.jpeg" type="image/jpeg" length="71682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gut tedavisinde yeni umut: Kalp krizi ve inme riski düşebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gut-tedavisinde-yeni-umut-kalp-krizi-ve-inme-riski-dusebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gut-tedavisinde-yeni-umut-kalp-krizi-ve-inme-riski-dusebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gut hastalarında kullanılan ürat düşürücü tedavilerin yalnızca eklem ağrılarını ve atakları azaltmakla kalmadığı, aynı zamanda kalp krizi, inme ve kardiyovasküler ölümleri de azaltabileceği ortaya kondu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlanan geniş çaplı yeni çalışma, tedavide asıl kritik noktanın sadece ilaç başlamak değil, kandaki ürat düzeyini hedef değere indirene kadar tedaviyi titizlikle sürdürmek olduğunu gösterdi.</p>

<p>Gut, kandaki ürik asit düzeyinin yükselmesi sonucu eklemlerde kristal birikimiyle gelişen ve şiddetli ağrı ataklarına yol açan inflamatuvar bir romatizmal hastalık olarak biliniyor. Ancak son yıllarda bilim insanları, bu hastalığın yalnızca eklemleri değil, damar yapısını ve kalp sağlığını da etkileyen sistemik bir tablo olduğuna dikkat çekiyor. Yeni araştırma da tam bu noktada önemli bir boşluğu doldurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>University of Nottingham öncülüğünde yürütülen ve bağlı sağlık kayıtları üzerinden gerçekleştirilen çalışmada, gut tanısı bulunan ve ürat düşürücü tedavi başlanan 109 binden fazla hasta incelendi. Araştırmada, ilk 12 ay içinde serum ürat düzeyini 6 mg/dL’nin yani 360 µmol/L’nin altına düşürebilen hastalar ile bu hedefe ulaşamayanlar karşılaştırıldı. Hastalar daha sonra 5 yıla kadar takip edildi.</p>

<p>Elde edilen bulgular dikkat çekiciydi. Hedef ürat düzeyine ulaşan hastalarda majör kardiyovasküler olay riskinin daha düşük olduğu görüldü. Bu grupta kalp krizi ve inme daha seyrek izlenirken, kardiyovasküler nedenlere bağlı ölüm oranları da daha düşük bulundu. Araştırmacılar, ürat düzeyi daha da aşağıya, yani 5 mg/dL’nin altına indirilen hastalarda koruyucu etkinin daha belirgin hale geldiğini bildirdi.</p>

<p>Çalışma yalnızca kalp ve damar sistemi açısından değil, gutun klasik seyri açısından da güçlü sonuçlar verdi. Hedefe yönelik tedavi uygulanan hastalarda gut ataklarının daha az görüldüğü ve hastalık kontrolünün daha başarılı olduğu saptandı. Bu durum, doğru doz ayarlamasıyla sürdürülen tedavinin iki yönlü bir kazanç sağlayabileceğine işaret ediyor: daha az ağrı, daha az damar olayı.</p>

<p>Araştırmanın en önemli mesajı ise tedavi yaklaşımına ilişkin. Uzmanlara göre gutta yalnızca ilaç reçete edilmesi yeterli değil. Esas hedef, hastanın serum ürat düzeyini kılavuzların önerdiği sınırın altına indirmek ve bunu düzenli takiplerle sürdürmek. Çalışmanın bulguları, “hedefe yönelik tedavi” yaklaşımının gutta sadece semptom kontrolü değil, yaşam süresi ve kalp damar sağlığı açısından da önem taşıyabileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Bununla birlikte uzmanlar, bu sonuçların her gut hastasının kendi tedavisini tek başına değiştirmesi anlamına gelmediğini vurguluyor. Hangi ilacın, hangi dozda ve hangi hedefle kullanılacağı; eşlik eden böbrek hastalığı, hipertansiyon, diyabet ve mevcut kalp damar riski gibi unsurlar dikkate alınarak hekim tarafından belirlenmeli. Yine de bu çalışma, gutun yalnızca “eklem hastalığı” olarak görülmemesi gerektiğini bir kez daha güçlü biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p>Kaynak: Edoardo Cipolletta ve arkadaşları, “Treat-to-Target Urate-Lowering Treatment and Cardiovascular Outcomes in Patients With Gout”, JAMA Internal Medicine, 26 Ocak 2026’da çevrim içi yayımlandı. DOI: 10.1001/jamainternmed.2025.7453.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gut-tedavisinde-yeni-umut-kalp-krizi-ve-inme-riski-dusebilir</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 21:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/i-m-g-6819.jpeg" type="image/jpeg" length="23632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeraltı dizisi bugün neden yok? Final iddiası gündemde, gözler yeni bölüm tarihinde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yeralti-dizisi-bugun-neden-yok-final-iddiasi-gundemde-gozler-yeni-bolum-tarihinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yeralti-dizisi-bugun-neden-yok-final-iddiasi-gundemde-gozler-yeni-bolum-tarihinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NOW ekranlarında çarşamba akşamları izleyiciyle buluşan Yeraltı dizisinin 15 Nisan 2026 tarihli yayın akışında yeni bölümüyle yer almaması, sosyal medyada kısa sürede büyük bir merak dalgası oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzleyiciler özellikle “Yeraltı final mi yaptı?”, “Yeni bölüm neden yayınlanmadı?” ve “Dizi ekrana ne zaman dönecek?” sorularına yanıt aramaya başladı. Sitemizde yer alan haberde de dizinin bu akşam yeni bölümüyle ekrana gelmediği bilgisi öne çıktı.</p>

<p>Kanalın resmi içeriklerinde ise dizinin tamamen sona erdiğine dair net bir final duyurusu görülmüyor. NOW’un diziye ait bölüm sayfasında Yeraltı için “Çarşamba 20.00 - Yeni Bölüm” ibaresi yer almaya devam ederken, sayfada 11. bölüm bilgileri de erişilebilir durumda bulunuyor. Bu tablo, yapımın final yaptığına dair iddiaların şu aşamada resmi olarak doğrulanmadığını gösteriyor.</p>

<p>15 Nisan akşamındaki yayın değişikliğine ilişkin farklı mecralarda ortaklaşan bilgi ise yeni bölüm yerine tekrar yayınının öne çıkması oldu. Onedio’daki içerikte, NOW TV’nin 15 Nisan yayın akışında 16.30’da ve 20.00’de Yeraltı tekrar bölümü bilgisine yer verildi. Elele’de yayımlanan haberde de kanal akışında değişiklik yapıldığı ve dizinin yeni bölüm yerine tekrar bölümüyle ekrana geldiği aktarıldı.</p>

<p>Dizinin neden yayınlanmadığı konusunda resmi ve ayrıntılı bir kanal açıklaması öne çıkmasa da, bazı yayınlarda bu değişikliğin günün hassas gündemi ve toplumsal atmosferle bağlantılı olabileceği değerlendirildi. Bu nedenle izleyici cephesindeki belirsizlik büyürken, final kararı mı alındı yoksa yalnızca haftalık bir erteleme mi yaşandı sorusu daha da görünür hale geldi. Bu noktada eldeki veriler, kesin bir final kararından çok geçici yayın değişikliği ihtimalini güçlendiriyor.</p>

<p>Yeni bölüm tarihi konusunda ise en güçlü beklenti, dizinin bir sonraki yayın haftasında yeniden ekranlara dönmesi yönünde. 15 Nisan’daki yayın akışında tekrar bölümü yer aldığına işaret eden haberlerde, Yeraltı’nın yeni bölümünün 22 Nisan Çarşamba akşamı yayımlanmasının beklendiği belirtiliyor. Ancak bu tarihin kesinleşmesi için kanalın resmi yayın akışı ve dizi sayfasındaki güncellemelerin takip edilmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özetle, şu an için Yeraltı dizisinin final yaptığına dair resmi bir açıklama bulunmuyor. Mevcut veriler, 15 Nisan akşamında yeni bölüm yerine tekrar yayınlandığını ve dizinin ekran macerasının tamamen sona erdiğinin henüz doğrulanmadığını ortaya koyuyor. İzleyicinin gözü şimdi NOW’un güncel yayın akışında ve gelecek hafta yapılacak olası duyurularda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yeralti-dizisi-bugun-neden-yok-final-iddiasi-gundemde-gozler-yeni-bolum-tarihinde</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 21:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7116-1.jpeg" type="image/jpeg" length="74885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hayatın Son Saatlerinde Neler Yaşanıyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hayatin-son-saatlerinde-neler-yasaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hayatin-son-saatlerinde-neler-yasaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan bedeninin hayata veda ederken nasıl değiştiği, yakınlarını en çok sarsan ama en az konuşulan başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Tıbbi kaynaklara göre yaşamın son saatleri çoğu zaman ani bir kopuşla değil, dolaşımın, solunumun, bilinç düzeyinin ve enerji kullanımının kademeli biçimde yavaşlamasıyla ilerliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu süreçte görülen birçok belirti aileleri korkutsa da, uzmanlar bunların önemli bölümünün bedenin doğal kapanış sürecinin parçası olduğunu belirtiyor.</p>

<p>El ve Ayaklardaki Soğuma Neden Başlıyor?</p>

<p>Hayatın son döneminde en sık fark edilen değişimlerden biri, el ve ayakların belirgin biçimde soğuması oluyor. Bunun temel nedeni, dolaşım sisteminin kan akışını kalp, beyin ve akciğer gibi yaşamsal organlara yönlendirmesi. Bu nedenle ciltte solukluk, morarma ya da benekli görünüm ortaya çıkabiliyor. Özellikle son saatlerde görülen bu değişimler, “beden neden soğur”, “ölüm yaklaşınca eller neden üşür” gibi soruların da klinik karşılığını oluşturuyor.</p>

<p>Solunum Düzeni Değişiyor, Nefes Alışverişi Düzensizleşebiliyor</p>

<p>Uzman rehberlere göre ölüm sürecinde solunum da belirgin biçimde değişiyor. Nefes alışverişi yavaşlayabiliyor, bazı anlarda duraklamalar görülebiliyor, ardından daha derin ya da düzensiz nefesler başlayabiliyor. Tıpta sık anılan Cheyne-Stokes tipi solunum da bu evrede görülebilen örneklerden biri. Yakınların en çok endişelendiği belirtilerden biri olan hırıltılı ya da ıslak solunum sesi ise çoğu zaman boğazda ve üst hava yolunda biriken salgılardan kaynaklanıyor. Kaynaklar, bu sesin her zaman ağrı çekildiği anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor.</p>

<p>Bilinç Azalıyor Ama Tam Bir Sessizlik Her Zaman Aynı Anlama Gelmiyor</p>

<p>Yaşamın son saatlerinde kişi daha fazla uyuyor, çevreye daha az yanıt veriyor ve zaman zaman bilinç bulanıklığı yaşayabiliyor. Bazı hastalarda konuşma azalırken, bazılarında kısa süreli dalgınlık, kafa karışıklığı ya da çevreyle bağın zayıflaması dikkat çekiyor. MedlinePlus ve NHS kaynakları, bu dönemde görme, işitme, düşünme ve hatırlama gibi işlevlerde de değişiklikler yaşanabileceğini belirtiyor. Bu nedenle yanıtsız görünen bir hastanın çevresindeki sesleri kısmen algılıyor olabileceği ihtimali bakım yaklaşımında önemseniyor.</p>

<p>Yemek ve Su İsteğinin Azalması Her Zaman İhmal Değil</p>

<p>Aileleri en çok zorlayan başlıklardan biri de hastanın yemek yemeyi ve su içmeyi bırakması. Oysa yaşam sonu bakım rehberleri, bu durumun çoğu zaman bedenin enerji ihtiyacını azaltması ve sindirim sisteminin yavaşlamasıyla ilişkili doğal bir değişim olduğunu belirtiyor. Yutma güçlüğü, ağız kuruluğu ve iştah kaybı bu dönemde sık görülüyor. Uzmanlara göre bu aşamada temel hedef, kişiyi zorla beslemekten çok konforunu artırmak, ağız bakımını sürdürmek ve rahatsızlığı azaltmak olmalı.</p>

<p>Kısa Süreli Toparlanma Yanıltıcı Olabiliyor</p>

<p>Bazı hastalarda ölümden hemen önce beklenmedik bir açıklık, konuşma isteği ya da enerji artışı görülebiliyor. “Terminal lucidity” olarak tanımlanan bu tablo özellikle nörolojik gerilemesi olan bazı hastalarda dikkat çekiyor. Cleveland Clinic’e göre bu durum herkeste görülmüyor, ancak görüldüğünde çoğu zaman kalıcı bir düzelme anlamına gelmiyor. Bu nedenle yakınların “iyileşiyor” diye düşündüğü kısa toparlanmalar, bazen yaşamın sonuna açılan geçici bir pencere olabiliyor.</p>

<p>Son Saatlerde Huzursuzluk ve Ajitasyon da Görülebiliyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ölüm süreci her zaman yalnızca sessiz ve sakin ilerlemiyor. Bazı hastalarda son günlerde ya da son saatlerde huzursuzluk, yerinde duramama, anlamsız hareketler, kafa karışıklığı ve ajitasyon görülebiliyor. Cleveland Clinic bu tabloyu “terminal agitation” başlığı altında ele alıyor ve altta yatan nedenler arasında ağrı, oksijen azlığı, metabolik bozukluklar ya da ilaç etkilerinin yer alabileceğini belirtiyor. Bu nedenle son dönemde ortaya çıkan her huzursuzluk yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda tıbbi değerlendirme gerektiren bir işaret de olabiliyor.</p>

<p>Ağrı Her Hastada Aynı Şekilde Ortaya Çıkmıyor</p>

<p>Hayatın son evresinde ağrı önemli bir başlık olsa da, her hastada aynı düzeyde ya da aynı biçimde yaşanmıyor. MedlinePlus ve NIA kaynakları, yaşam sonu bakımın temel hedeflerinden birinin ağrı, nefes darlığı, ağız kuruluğu, cilt hassasiyeti ve sindirim sorunları gibi belirtileri hafifletmek olduğunu vurguluyor. Yani son saatler yalnızca beklenen bir tıbbi son değil, aynı zamanda aktif semptom kontrolü gerektiren hassas bir bakım dönemi anlamına geliyor.</p>

<p>Bilimsel Rehberlerin Ortak Mesajı: Belirti Korkutucu Olabilir, Süreç Doğal İlerler</p>

<p>Uzman kaynakların ortaklaştığı nokta şu: son saatlerde görülen soğuma, bilinçte azalma, iştahsızlık, yutma güçlüğü, düzensiz solunum ve salgıya bağlı hırıltı gibi değişiklikler çoğu zaman bedenin doğal kapanış sürecinin parçası. Bu tablo her hastada aynı sırayla ya da aynı şiddette ortaya çıkmasa da, ailelerin bu belirtileri önceden bilmesi hem kaygıyı azaltıyor hem de bakım sürecinin daha sakin yürütülmesine yardımcı oluyor. Yaşamın son saatleri, yalnızca biyolojik bir çözülme değil; aynı zamanda dikkatli gözlem, semptom kontrolü ve insan onuruna uygun bakım gerektiren son derece hassas bir dönem olarak kabul ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hayatin-son-saatlerinde-neler-yasaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 20:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7111.jpeg" type="image/jpeg" length="60579"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Veysi Ceri: Türkiye, 5 milyonluk ev genci gerçeğiyle yüzleşmek zorunda]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-veysi-ceri-turkiye-5-milyonluk-ev-genci-gercegiyle-yuzlesmek-zorunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-veysi-ceri-turkiye-5-milyonluk-ev-genci-gercegiyle-yuzlesmek-zorunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Veysi Ceri, Türkiye’de ne eğitimde ne de istihdamda yer alan, uzun süre ev içine kapanan genç nüfusun artık sadece sosyal politika başlığı olarak değil, çok boyutlu bir ruhsal ve toplumsal risk alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ceri, özellikle son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından gençlik politikalarının, çocuk ve ergen ruh sağlığı ekseninde yeniden ele alınmasının kaçınılmaz hâle geldiğini söyledi.</p>

<p>Şanlıurfa Siverek’te eski bir öğrencinin okula silahla girerek 16 kişiyi yaraladığı, Kahramanmaraş Onikişubat’taki saldırıda ise 4 kişinin hayatını kaybettiği ve 20 kişinin yaralandığı olayların toplumda derin bir sarsıntı oluşturduğunu belirten Ceri, bu tür hadiselerin yalnızca fail üzerinden okunmasının büyük bir eksiklik olacağını dile getirdi.</p>

<p>Prof. Dr. Veysi Ceri, “Bu hadiseler bize sadece güvenlik açığını değil, gençliğin bir bölümünde derinleşen kopuşu da gösteriyor. Evine kapanmış, eğitimle bağı zayıflamış, üretimden uzak kalmış, sosyal ilişkileri zedelenmiş, dijital dünyanın kontrolsüz akışı içinde yönsüzleşmiş bir genç kitleyle karşı karşıyayız. Bu tabloyu yalnızca işsizlik rakamı gibi okumak, asıl tehlikeyi küçültmektir” dedi.</p>

<p>Türkiye’de 2025 yılı için 15-29 yaş grubundaki genç nüfusun yaklaşık 19,38 milyon olarak projekte edildiğini hatırlatan Ceri, bu yaş grubunda ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençlere ilişkin tablonun kamuoyunda 5 milyon rakamıyla ifade edildiğine dikkat çekti. Ceri, asıl önemli noktanın yalnızca sayı değil, bu kitlenin giderek daha görünür bir ruhsal kırılganlık ve sosyal savrulma alanına dönüşmesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Veysi Ceri, “Uzun süre evde kalan, gündelik hayat ritmini kaybeden, yaşıt ilişkilerinden uzaklaşan, rol model yoksunluğu yaşayan ve dijital mecraların karanlık akışına açık hâle gelen gençler zamanla gerçek hayattan kopabiliyor. Bu kopuş, öfke, yabancılaşma, bağımlılık, dürtüsellik ve manipülasyona açıklığı artırabiliyor. Bu, görmezden gelinecek sıradan bir sosyal gevşeme değil; geleceği ilgilendiren ciddi bir risk alanıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Gençlik meselesi sadece diploma meselesi değildir”</p>

<p>Ceri, özellikle internet bağımlılığı, çevrim içi oyun bağımlılığı, zararlı içerik akışı, şiddeti normalleştiren dil, mafyatik özentiler ve dijital ağlar üzerinden kurulan yönlendirme mekanizmalarının gençleri sessizce kuşattığını belirtti.</p>

<p>“Bugün bazı gençler sokağın değil ekranın içinde kayboluyor. Eline silah almadan önce zihni esir alınan, gerçeklik duygusu aşınan, aidiyet ihtiyacını yanlış mecralarda karşılamaya başlayan bir kuşakla karşı karşıyayız. Çete romantizmi, şiddetin gösteriye dönüşmesi, kolay para hayali, uyuşturucuya açılan dijital kapılar ve sosyal medya üzerinden kurulan sahte aidiyetler, bu çocukların ruhsal gelişimini adım adım aşındırıyor” diyen Ceri, gençliğin yalnızca eğitim ve istihdam verileriyle okunamayacağını kaydetti.</p>

<p>Prof. Dr. Veysi Ceri’ye göre ne eğitimde ne istihdamda olan gençler meselesi yalnızca çalışma hayatı veya eğitim sistemi içinde ele alınamaz. Bu yapının aynı zamanda aile ilişkileri, ruh sağlığı hizmetleri, okul rehberlik sistemi, sosyal hizmetler, güvenlik politikaları ve yerel yönetimler boyutuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ceri, “Bir genci sadece işe yerleştirerek kurtaramazsınız. Önce onu hayata, ilişkiye, sorumluluğa ve gerçekliğe yeniden bağlamanız gerekir” dedi.</p>

<p>Çözüm için 7 başlık</p>

<p>Prof. Dr. Veysi Ceri, tabloyu tersine çevirmek için çocuk ve ergen ruh sağlığını merkeze alan acil bir gençlik seferberliği çağrısı yaparak şu önerileri sıraladı:</p>

<p>Mahalle ve okul çevresi temelli erken uyarı sistemi kurulmalı.<br />
Okuldan kopan, uzun süre eve kapanan, öfke ve şiddet dili kullanan, bağımlılık riski taşıyan ya da çete ve uyuşturucu ağına yaklaşan gençler için okul rehberliği, çocuk-ergen ruh sağlığı birimleri, aile hekimliği, sosyal hizmet ve kolluğun eşgüdüm içinde çalışacağı yerel takip sistemi oluşturulmalı.</p>

<p>“Ev genci” için özel ulusal eylem planı hazırlanmalı.<br />
Bu gençler yalnızca istatistik başlığı olarak değil, sahada yakından izlenmesi gereken özel bir risk grubu olarak ele alınmalı. Her ilde gençliğe yeniden temas kuracak çok disiplinli koordinasyon birimleri oluşturulmalı.</p>

<p>Dijital bağımlılık ve zararlı içeriklerle mücadele güçlendirilmeli.<br />
Çevrim içi oyun bağımlılığı, dijital kumar, uyuşturucuya özendiren içerikler, şiddeti parlatan sosyal medya ağları ve çocukları etkileyen suç dili için özel izleme, koruma ve yönlendirme mekanizmaları kurulmalı.</p>

<p>Okul ve üniversite çevrelerinde polisiye görünürlük artırılmalı.<br />
Uyuşturucu, silah, çeteleşme ve organize suç ağlarının eğitim alanlarına yaklaşmasını önleyecek sabit ve hareketli güvenlik politikaları uygulanmalı. Eğitim alanları risk üretmeyecek biçimde korunmalı.</p>

<p>Gençlere ücretli beceri, üretim ve toplumsal katılım programları açılmalı.<br />
Meslek edindirme, teknik eğitim, spor, sanat, bakım hizmetleri, gönüllülük, dijital üretim ve kamu destekli geçiş istihdamı bir arada düşünülmeli. Gençler yalnızca kursa değil, aidiyet duygusuna ve hayata bağlanmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aileye yönelik rehberlik yeniden yapılandırılmalı.<br />
Evde içine kapanan, ekran bağımlılığı yaşayan, öfke biriktiren, sosyal çevreden kopan ya da davranış değişikliği gösteren gençleri erken fark edebilmek için ailelere sistemli psikoeğitim ve danışmanlık desteği verilmeli.</p>

<p>Ceza ve ıslah sistemi gençler açısından yeniden ele alınmalı.<br />
Suçla temas eden gençler için sadece dosya açan değil, psikiyatrik değerlendirme, psikolojik destek, bağımlılık tedavisi, aile müdahalesi, eğitim ve meslek kazandırmayı birlikte yürüten güçlü bir rehabilitasyon modeli kurulmalı.</p>

<p>“Bu sadece sosyal bir yara değil, ruhsal ve toplumsal alarmdır”</p>

<p>Türkiye’nin genç nüfus avantajını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Prof. Dr. Veysi Ceri, “Bir ülke gençlerini uzun süre evde, ekranda, yalnızlıkta ve yönsüzlük içinde bırakırsa önce ruhsal dayanıklılığını zayıflatır. Ardından sosyal bağlarını kaybeder. Sonra güvenlik ve toplumsal huzur sorunu derinleşir. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş gibi hadiseler sadece acı olaylar değildir. Aynı zamanda bize, gençlikle ilgili ihmallerin ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini gösteren ciddi uyarılardır” dedi.</p>

<p>Ceri, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Türkiye’nin milyonlarla ifade edilen bir genç kitlesini evde, ekranda, boşlukta ve etkilenmeye açık bir halde bırakma lüksü yoktur. Gençliği konuşurken yalnız sınavı, diplomayı ve atamayı konuşamayız. Ruh sağlığını, dijital kuşatmayı, aileyi, güvenliği, sosyal bağı ve işlevselliği birlikte konuşmak zorundayız. Çünkü hayattan kopan her genç, yalnızca bireysel bir kayıp değil; toplumsal geleceği zayıflatan bir kırılmadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-veysi-ceri-turkiye-5-milyonluk-ev-genci-gercegiyle-yuzlesmek-zorunda</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 20:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7110-1.jpeg" type="image/jpeg" length="80567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="36172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="27790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="73342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="51059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="77566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="17307"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
