<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 06:36:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pitbul saldırısına uğrayan ses sanatçısı ve yazar Onur Akay entübe edildi iddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pitbul-saldirisina-ugrayan-ses-sanatcisi-ve-yazar-onur-akay-entube-edildi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pitbul-saldirisina-ugrayan-ses-sanatcisi-ve-yazar-onur-akay-entube-edildi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Köpeğini gezdirdiği sırada pitbul saldırısına uğradığı belirtilen Onur Akay’ın sağlık durumuna ilişkin endişe veren yeni bilgiler paylaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada yer alan açıklamada, saldırı sonrası gelişen ağır enfeksiyon nedeniyle sanatçının entübe edildiği ve önündeki 48 ila 72 saatin kritik olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, geçtiğimiz hafta Onur Akay’ın köpeği Leo’yu gezdirdiği sırada yaşandı. İddiaya göre başıboş bir pitbulun saldırısına uğrayan Akay’da, ısırık sonrası ciddi enfeksiyon tablosu gelişti. Paylaşımda, köpeğin ağzı ve salyasında bulunan bakterilerin deri altına ilerlediği, bu sürecin de nekrotizan fasiit olarak bilinen ağır bir enfeksiyona yol açtığı ifade edildi.</p>

<p>Enfeksiyonun yüz ve burun bölgesine yayıldığı öne sürüldü</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre enfeksiyon özellikle yüz, dudak ve burun çevresinde etkili oldu. Burun dokusunda nekroz geliştiği, yüksek ateş ve kanamanın da tabloyu ağırlaştırdığı ileri sürüldü. Solunumda yaşanan güçlük nedeniyle Onur Akay’ın entübe edildiği, işlemin bilinç kaybından çok hava yolu güvenliğini sağlamak amacıyla yapıldığı aktarıldı.</p>

<p>Sağlık durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede, ilk 48 ila 72 saatin belirleyici olabileceği belirtildi. Ancak bu bilgilerin sosyal medya paylaşımına dayandığı, resmi sağlık kurumu ya da hastane açıklamasıyla desteklenmesi gerektiği unutulmamalı.</p>

<p>Nekrotizan fasiit neden bu kadar tehlikeli?</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “et yiyen bakteri” ifadesiyle anılan nekrotizan fasiit, cilt altındaki yumuşak dokularda hızla ilerleyebilen ağır bir enfeksiyon tablosu olarak biliniyor. Erken müdahale edilmediğinde doku kaybına, sistemik enfeksiyona ve hayati risk oluşturan sonuçlara neden olabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, hayvan ısırıklarının basit bir yara gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle yüzde, elde, boyunda ya da derin dokuda oluşan ısırıklar daha yüksek risk taşıyor.</p>

<p>Uzmanlardan kritik uyarı: Hayvan ısırığını hafife almayın</p>

<p>Köpek ısırığı sonrası ilk saatler büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre böyle bir durumda yaranın bol su ve sabunla uzun süre yıkanması, en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulması ve tetanos ile kuduz açısından değerlendirme yapılması gerekiyor. Çünkü enfeksiyon bazen ilk anda hafif görünse bile kısa sürede ağırlaşabiliyor.</p>

<p>Aşağıdaki belirtiler varsa zaman kaybetmeden acile başvurulması gerekiyor:</p>

<p>* hızla artan ağrı<br />
* şişlik ve kızarıklık<br />
* yüksek ateş<br />
* kötü kokulu akıntı<br />
* morarma veya doku renginde koyulaşma<br />
* nefes almada güçlük<br />
* yüzde belirgin deformasyon ya da yaygın kanama</p>

<p>Resmi açıklama bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Onur Akay’ın sağlık durumuna ilişkin sosyal medya üzerinden yayılan bilgiler kamuoyunda büyük endişe yarattı. Ancak süreçle ilgili net tablonun, hastane ya da yakın çevresinden yapılacak resmi açıklamalarla daha sağlıklı biçimde ortaya çıkacağı değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pitbul-saldirisina-ugrayan-ses-sanatcisi-ve-yazar-onur-akay-entube-edildi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 06:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7751.jpeg" type="image/jpeg" length="90271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ceset olmadan cinayet davası açılır mı? TCK’da kritik sınır ispat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ceset-olmadan-cinayet-davasi-acilir-mi-tckda-kritik-sinir-ispat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ceset-olmadan-cinayet-davasi-acilir-mi-tckda-kritik-sinir-ispat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk ceza hukukunda bir kişiye “kasten öldürme” suçlaması yöneltilebilmesi için cesedin mutlaka bulunması gerekmiyor. Ancak böyle dosyalarda mahkûmiyet için ölümün gerçekleştiğinin ve sanığın bu ölümle bağlantısının güçlü, tutarlı ve şüpheyi aşan delillerle ortaya konulması gerekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesi, “bir insanı kasten öldüren kişi”yi müebbet hapisle cezalandırıyor. Kanun metninde, suçun oluşması için cesedin mutlaka bulunmuş olması gerektiğine dair açık bir şart yer almıyor. Bu nedenle hukukta esas tartışma “ceset var mı” sorusundan çok, ölüm olayının ve fail bağlantısının yeterli delille ispat edilip edilmediği noktasında düğümleniyor.</p>

<p>Hukukta asıl mesele ceset değil, delil zinciri</p>

<p>Ceza yargılamasında mahkeme, yalnızca bir kaybolma olgusuna bakarak cinayet hükmü kurmuyor. Öncelikle kaybolan kişinin gerçekten öldüğünün, bu durumun kendi isteğiyle ortadan kaybolma ya da başka makul ihtimallerle açıklanamayacağının ortaya konulması gerekiyor. Ardından sanığın olayla bağını gösteren telefon kayıtları, kamera görüntüleri, tanık anlatımları, dijital izler, olay yeri bulguları ve çelişkili beyanlar gibi deliller birlikte değerlendiriliyor.</p>

<p>Hukukçuların işaret ettiği temel nokta şu: Cesedin bulunamaması otomatik olarak beraat anlamına gelmiyor, ama delil yetersizliği varsa yalnızca şüphe üzerinden de mahkûmiyet kurulamıyor. Ceza muhakemesinin temel ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” prensibi bu tür dosyalarda daha da belirleyici hale geliyor.</p>

<p>Yargı kararlarında cesetsiz dosyalar nasıl değerlendiriliyor?</p>

<p>Türkiye’de kamuoyuna yansıyan bazı davalar, ceset bulunmasa da mahkûmiyet ihtimalinin tamamen dışlanmadığını gösterdi. Özellikle yüksek mahkeme içtihatlarına ilişkin haber ve hukuk değerlendirmelerinde, delil zinciri güçlü kurulduğunda cesedin yokluğunun tek başına mahkûmiyete engel sayılmadığı vurgulanıyor. Buna karşılık, ölüm olgusunun yeterince netleşmediği veya sanıkla bağın zayıf kaldığı dosyalarda beraat ya da bozma kararları gündeme gelebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle “ceset yoksa cinayet de yoktur” şeklindeki yaygın kanaat, hukukta mutlak bir kural olarak kabul edilmiyor. Asıl ölçü, olayın bütününde ortaya çıkan delillerin mahkemeyi kesin kanaate ulaştırıp ulaştırmadığı oluyor.</p>

<p>TCK bakımından cevap net ama eşik çok yüksek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre Türk ceza hukukunda cesetsiz cinayet davası teorik olarak da pratik olarak da mümkün. Fakat bu tür davalarda ispat standardı son derece yüksek. Savcılık ve mahkeme, bir insanın öldüğünü, ölümün suç sonucu meydana geldiğini ve sanığın fail ya da iştirakçi olduğunu her türlü makul şüpheyi aşacak şekilde ortaya koymak zorunda. Aksi halde güçlü kuşku bulunsa bile ceza hükmü kurulması zorlaşıyor.</p>

<p>Sonuç: Ceset şart değil, kesin delil şart</p>

<p>Özetle, Türk Ceza Kanunu’nda cesedin bulunması kasten öldürme suçunun zorunlu unsuru olarak düzenlenmiş değil. Buna rağmen cesetsiz dosyalar, sıradan cinayet yargılamalarına göre çok daha hassas ilerliyor. Çünkü mahkeme önüne gelen tablo, yalnızca kuşku değil; ölüm, fail ve suç ilişkisini birlikte kanıtlayan sağlam bir delil örgüsü sunmak zorunda. Hukukun kapısı burada cesede değil, ispata bakıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ceset-olmadan-cinayet-davasi-acilir-mi-tckda-kritik-sinir-ispat</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 01:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5585.jpeg" type="image/jpeg" length="53840"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM’de kabul edildi: Doğum izni 24 haftaya çıktı, dijital platformlara yeni çocuk koruma kuralları]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tbmmde-kabul-edildi-dogum-izni-24-haftaya-cikti-dijital-platformlara-yeni-cocuk-koruma-kurallari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tbmmde-kabul-edildi-dogum-izni-24-haftaya-cikti-dijital-platformlara-yeni-cocuk-koruma-kurallari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğum izninin uzatılmasından 15 yaş altı çocuklara yönelik dijital güvenlik önlemlerine, okul ve kreşlerde görev alacak personel için yeni kısıtlamalardan Darülaceze hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına kadar birçok düzenleme içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yeni düzenleme, çalışma hayatı, çocukların dijital ortamda korunması ve sosyal hizmetler alanında önemli değişiklikler getirdi. Yasayla birlikte çalışan annelere verilen doğum izni toplam 24 haftaya çıkarılırken, çevrim içi platformlara çocuk güvenliğine ilişkin yeni sorumluluklar yüklendi. Ayrıca çocukların yoğun bulunduğu okul, kreş ve yurt gibi alanlarda bazı ağır suçlardan hüküm giymiş kişilerin çalışması da yasak kapsamına alındı.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre kadın memurlara doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta analık izni verilecek. Sağlık durumunun uygun olduğunu raporla belgeleyen anne adayları, isterlerse doğumdan önceki sürenin bir bölümünde çalışmayı sürdürebilecek. Kanun teklifinin Meclis sürecinde paylaşılan resmî özetinde de doğum sonrası izin sürelerinin uzatılmasının aile bütünlüğünü destekleyen başlıklardan biri olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenleme yalnızca yeni doğum yapacak anneleri değil, geçiş sürecindeki çalışanları da kapsıyor. Buna göre 1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumun üzerinden henüz 24 hafta geçmemiş annelere 8 haftalık ilave izin hakkı tanınacak. Bu maddeyle birlikte yasanın yürürlüğe girdiği tarihte hâlihazırda doğum sonrası dönemde bulunan anneler için de ek koruma sağlanmış oldu.</p>

<p>Yasada çocukların dijital alanda korunmasına yönelik başlıklar da dikkat çekti. TBMM’deki teklif özeti ve görüşme tutanaklarına göre 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal ağ sağlayıcılara kaydolmasının önlenmesi, oyunların yaş kriterlerine göre derecelendirilmesi, bazı oyun ve platformlara temsilci bulundurma zorunluluğu getirilmesi ve çocuklara yönelik risklerin raporlanması gibi yükümlülükler öngörüldü. Çocuklara yönelik dijital oyunlarda kumar, bahis, şans oyunu teşviki, zorunlu mikro ödeme ve benzeri uygulamalara da yasak getirildi.</p>

<p>Çocukların fiziksel olarak yoğun bulunduğu alanlara ilişkin yeni güvenlik önlemleri de yasada yer aldı. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’ın açıklamasına göre okul, kreş ve yurt gibi yerlerde belirli ağır suçlardan hüküm giymiş kişilerin çalışması yasaklandı. Böylece çocuklarla doğrudan temas kurulabilecek alanlarda daha sıkı bir koruma çerçevesi oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Sosyal hizmetler tarafında ise Darülaceze’nin faaliyet alanının genişletilmesi öne çıktı. TBMM’de yer alan teklif özetine göre Darülaceze hizmetlerinin yurt içine ve yurt dışına taşınabilmesine yönelik düzenlemeler yapıldı. Hükümet kanadından yapılan açıklamalarda bu çerçevenin 81 ilde yaygınlaştırılmasının amaçlandığı vurgulandı.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da düzenlemenin ardından yaptığı değerlendirmede, doğum izni artışı, çocukların daha güvenli dijital alanlara kavuşması, okul ve yurtlarda güvenlik önlemlerinin sıkılaştırılması ve Darülaceze hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının yasayla güvence altına alındığını belirtti. Kanun, Meclis Genel Kurulu’ndaki kabulün ardından Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girecek maddeleri bakımından uygulama aşamasına taşınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tbmmde-kabul-edildi-dogum-izni-24-haftaya-cikti-dijital-platformlara-yeni-cocuk-koruma-kurallari</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/i-m-g-7071.jpeg" type="image/jpeg" length="12931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Emel Doğramacı hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-emel-dogramaci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-emel-dogramaci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademi dünyasından gelen acı haber, eğitim ve kadın çalışmaları alanında uzun yıllar görev üstlenen Prof. Dr. Emel Doğramacı’nın vefatıyla duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de hayatını kaybettiği bildirilen Doğramacı’nın cenaze ve taziye töreninin de Türkiye’de gerçekleştirileceği belirtildi. Hem akademik kariyeri hem de uluslararası kurumlarda üstlendiği görevlerle tanınan Doğramacı, geride geniş bir bilimsel ve kurumsal miras bıraktı.</p>

<p>Prof. Dr. Emel Doğramacı’nın vefat haberinin ardından, kamuoyunda yaşamı, akademik geçmişi ve yürüttüğü uluslararası görevler yeniden gündeme geldi. Özellikle eğitim, kadın çalışmaları ve üniversite yapılanmaları alanındaki katkıları nedeniyle Doğramacı’nın ismi uzun yıllardır akademi çevrelerinde bilinen bir figür olarak öne çıkıyordu.</p>

<p>Emel Doğramacı kimdir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emel Doğramacı, Erbil’de doğdu. Eğitim hayatının farklı aşamalarını Irak ve İngiltere’de tamamladı. Doktorasını İngiliz Edebiyatı alanında Edinburgh Üniversitesi’nde yaptıktan sonra akademik kariyerini Türkiye’de sürdürdü.</p>

<p>Hacettepe Üniversitesi’ne katılan Doğramacı, burada doçentlik ve profesörlük unvanlarını aldı. Üniversite bünyesinde çeşitli idari görevler de üstlenen Doğramacı’nın, yaklaşık yirmi yıl boyunca iki ayrı fakültede dekanlık yaptığı belirtildi. Bu görevlerden birinde kurucu, diğerinde ise geliştirici bir rol üstlendiği ifade edildi.</p>

<p>Türkiye ve KKTC’de önemli görevler üstlendi</p>

<p>Akademik yolculuğu yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayan Emel Doğramacı, bir dönem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. Ardından Türkiye’ye dönerek yeni kurulan Çankaya Üniversitesi’nde Fen-Edebiyat Fakültesi kurucu dekanlığı görevini üstlendi.</p>

<p>Bununla da sınırlı kalmayan Doğramacı, aynı üniversitede Kadın Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin kuruluşunda da yer aldı ve merkezin müdürlüğünü yürüttü. Bu yönüyle yalnızca akademisyen kimliğiyle değil, kurumsal yapılanmalara katkı sunan bir eğitim yöneticisi olarak da dikkat çekti.</p>

<p>Uluslararası akademik ve diplomatik temsilde yer aldı</p>

<p>Prof. Dr. Emel Doğramacı, Fulbright Misafir Profesör olarak iki önemli Amerikan üniversitesinde görev yaptı. İlk olarak Philadelphia’daki Pennsylvania Üniversitesi’nde, daha sonra ise Stanford Üniversitesi’nde akademik çalışmalar yürüttü.</p>

<p>Doğramacı’nın kariyerindeki dikkat çeken başlıklardan biri de uluslararası kurumlarla kurduğu güçlü ilişki oldu. Uzun yıllar UNESCO Milli Komitesi Başkan Vekilliği görevini yürüten Doğramacı, merkezi Viyana ve New York’ta bulunan Birleşmiş Milletler Kadın Statüsü Komisyonu’nda da Türkiye adına önemli görevler üstlendi. Dışişleri Bakanlığı tarafından delegasyon başkanı olarak görevlendirilerek bu platformlarda aktif rol aldı.</p>

<p>Kadın çalışmaları alanında öne çıktı</p>

<p>UNESCO yıllarında dört yıl boyunca kuruculuğunu yaptığı Kadın ve Gençlik Kolu’nu yöneten Emel Doğramacı, özellikle kadın çalışmaları alanındaki faaliyetleriyle anıldı. Kuzey ve Güney Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Afrika ve Orta Doğu’ya kadar çok sayıda ülkede konferanslar verdiği, uluslararası toplantılarda oturum başkanlığı yaptığı ve panellere konuşmacı olarak katıldığı bildirildi.</p>

<p>Kadın çalışmaları, yükseköğretim yapılanması ve kültürlerarası akademik etkileşim gibi başlıklarda uzun yıllar üretim yapan Doğramacı’nın, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde iz bırakan isimlerden biri olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Vefat haberi akademi çevrelerinde üzüntü oluşturdu</p>

<p>Prof. Dr. Emel Doğramacı’nın vefatı, onu tanıyan akademisyenler, öğrenciler ve kurum temsilcileri arasında derin üzüntüye yol açtı. Merhumenin cenaze ve taziye programına ilişkin detayların Türkiye’de netleşmesi beklenirken, akademik yaşamı boyunca üstlendiği görevler nedeniyle ismi eğitim camiasında saygıyla anılmaya devam ediyor.</p>

<p>Doğramacı’nın, bir yandan üniversite yönetimlerinde etkin rol alırken diğer yandan kadın odaklı akademik ve kurumsal çalışmalara öncülük etmesi, onu yalnızca bir öğretim üyesi değil, aynı zamanda kalıcı etkiler bırakan bir eğitim insanı haline getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-emel-dogramaci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 00:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7749.jpeg" type="image/jpeg" length="63399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon’da acı kaza: Hasan Eskihellaç son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-aci-kaza-hasan-eskihellac-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-aci-kaza-hasan-eskihellac-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Maçka ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren Hasan Eskihellaç, bugün Ortahisar’da toprağa verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kazanın, bir taş kamyonunun frenlerinin tutmaması sonucu yaşandığı belirtilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Eskihellaç’ın, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın çocukluk arkadaşı olduğu da öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre kaza, Maçka’da dün meydana geldi. Ağır kazada hayatını kaybeden Hasan Eskihellaç için bugün Ortahisar ilçesine bağlı Düzyurt Mahallesi’nde öğle namazının ardından cenaze töreni düzenlendi. Ailesi, yakınları ve sevenleri acı günde Eskihellaç’ı yalnız bırakmadı.</p>

<p>Cenazeye Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ile MHP Ortahisar İlçe Başkanı Salih Akkoç da katıldı. Törende duygusal anlar yaşanırken, Eskihellaç’ın çevresinde sevilen bir isim olduğu ifade edildi.</p>

<p>Başkan Ahmet Kaya da arkadaşının vefatının ardından yaptığı paylaşımda derin üzüntüsünü dile getirdi. Kaya, çocukluk arkadaşı Hasan Eskihellaç’a Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi.</p>

<p>Kazanın kesin nedeni yürütülen soruşturmayla netlik kazanacak. İlk bilgiler, taş kamyonunun fren arızası nedeniyle facianın yaşandığı yönünde.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonda-aci-kaza-hasan-eskihellac-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 00:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7745.jpeg" type="image/jpeg" length="23406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En Güzel 23 Nisan Mesajları: Anlamlı, Kısa ve Duygusal Sözler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/en-guzel-23-nisan-mesajlari-anlamli-kisa-ve-duygusal-sozler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/en-guzel-23-nisan-mesajlari-anlamli-kisa-ve-duygusal-sozler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için kısa, duygusal ve anlamlı mesajlar arayanlar için 25 özel kutlama sözü bir araya getirildi. Sosyal medya paylaşımı, kurumsal kutlama ve özel tebrik mesajları için dikkat çeken seçenekler bu içerikte yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için kullanabileceğin 25 güzel mesaj:</p><p>1. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. Çocuklarımızın neşesi, ülkemizin yarınlarına umut olsun.</p><p>2. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı gün, sevgiyle ve gururla kutlu olsun.</p><p>3. 23 Nisan, millet iradesinin ve çocuk gülüşlerinin birleştiği en güzel bayramdır. Kutlu olsun.</p><p>4. Çocukların kahkahasıyla güzelleşen bir ülkenin geleceği daima aydınlıktır. 23 Nisan kutlu olsun.</p><p>5. Bugün umutların, yarınların ve tertemiz yüreklerin bayramı. Tüm çocukların 23 Nisan’ı kutlu olsun.</p><p>6. Egemenliğin millete emanet edildiği, geleceğin çocuklara bırakıldığı bu büyük gün kutlu olsun.</p><p>7. 23 Nisan, yalnızca bir bayram değil; bağımsızlığın, umudun ve geleceğin adıdır.</p><p>8. Tüm çocuklarımızın gözlerindeki ışık hiç sönmesin. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.</p><p>9. Ne mutlu ki bu millet, çocuklarını geleceğinin en kıymetli hazinesi olarak görmüştür. 23 Nisan kutlu olsun.</p><p>10. Sevgiyle büyüyen çocuklar, güçlü yarınların temelidir. 23 Nisan hepimize kutlu olsun.</p><p>11. 23 Nisan’ın coşkusu yüreğimizde, çocukların neşesi yüzümüzde daim olsun.</p><p>12. Bugün çocukların bayramı, yarın onların kuracağı büyük Türkiye’nin habercisi. Kutlu olsun.</p><p>13. Milli egemenliğin simgesi, çocukların sevinci olan 23 Nisan hepimize gurur versin.</p><p>14. Bir milletin en güzel aynası çocuklarıdır. 23 Nisan’da bu güzel aynaya sevgiyle bakalım.</p><p>15. Çocukların düşleri büyüdükçe, ülkemizin ufku genişler. 23 Nisan kutlu olsun.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>16. 23 Nisan, geleceğe inanan bir milletin çocuklarına bıraktığı en kıymetli emanettir.</p><p>17. Yüzlerde tebessüm, kalplerde umut, yarınlarda başarı olsun. 23 Nisan kutlu olsun.</p><p>18. Bu anlamlı günde tüm çocuklara sağlık, neşe ve başarı dolu bir gelecek diliyorum.</p><p>19. Bayramın en güzel hali çocukların gülümsemesidir. 23 Nisan kutlu olsun.</p><p>20. Atatürk’ün izinde, çocuklarımızın umut dolu yarınları için 23 Nisan’ı gururla kutluyoruz.</p><p>21. 23 Nisan, bağımsızlığın çocuk kalbiyle buluştuğu eşsiz bir bayramdır.</p><p>22. Çocuklarımızın barış, sevgi ve mutluluk içinde büyüdüğü bir dünya dileğiyle, 23 Nisan kutlu olsun.</p><p>23. Her çocuk bir umut, her gülüş bir gelecektir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.</p><p>24. Bugün minik yüreklerin sevinciyle büyük bir milletin gururu bir arada. 23 Nisan kutlu olsun.</p><p>25. Çocuklara armağan edilen bu özel gün, milletimizin geleceğe duyduğu güvenin en güzel ifadesidir. 23 Nisan kutlu olsun.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL GÜNLER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/en-guzel-23-nisan-mesajlari-anlamli-kisa-ve-duygusal-sozler</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 00:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/b67ead9b-5be9-415d-8942-3f275cc8be69.jpeg" type="image/jpeg" length="94314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray kupaya veda etti: Gençlerbirliği yarı finalde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/galatasaray-kupaya-veda-etti-genclerbirligi-yari-finalde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/galatasaray-kupaya-veda-etti-genclerbirligi-yari-finalde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde sahasında Gençlerbirliği’ni ağırlayan Galatasaray, RAMS Park’tan büyük bir hayal kırıklığıyla ayrıldı. Sarı kırmızılı ekip, ikinci yarıda yediği gollerle rakibine 2-0 mağlup oldu ve kupaya çeyrek finalde veda etti. Başkent temsilcisi ise bu sonuçla adını yarı finale yazdırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk yarıda baskı vardı, gol yoktu</p><p>Karşılaşmanın ilk 45 dakikasında topa daha fazla sahip olan ve oyunu rakip yarı alana yıkan taraf Galatasaray’dı. Ancak sarı kırmızılılar, kurduğu baskıyı skora çeviremedi. Ev sahibi ekip zaman zaman etkili görünse de Gençlerbirliği savunması ilk yarı boyunca hataya izin vermedi ve devre golsüz eşitlikle kapandı.  </p><p>Maçın kilidini Fıratcan açtı</p><p>İkinci yarının başlamasıyla birlikte oyunun dengesi değişti. Gençlerbirliği, 51. dakikada Fıratcan Üzüm’ün golüyle deplasmanda öne geçti. Bu gol, Galatasaray üzerinde baskıyı artırırken konuk ekibe de maçın geri kalan bölümü için önemli bir psikolojik üstünlük sağladı.  </p><p>Galatasaray risk aldı, Traore fişi çekti</p><p>Golden sonra beraberlik için daha fazla oyuncuyla hücuma çıkan Galatasaray, savunmada daha geniş alanlar bırakmaya başladı. Gençlerbirliği ise bu boşlukları iyi değerlendirdi. Mücadelenin 83. dakikasında sahneye çıkan Traore, farkı ikiye çıkararak tur umutlarını büyük ölçüde bitirdi. Bu golle birlikte RAMS Park’taki sessizlik daha da derinleşti.  </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kupada gecenin sürprizi</p><p>Maç öncesinde favori gösterilen Galatasaray, kendi sahasında aldığı bu sonuçla Türkiye Kupası’na beklenenden erken veda etti. Gençlerbirliği ise disiplinli oyunuyla gecenin en dikkat çeken sonucuna imza attı. Başkent ekibi yarı finalde Samsunspor-Trabzonspor eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek.  </p><p>Galatasaray-Gençlerbirliği maçında öne çıkan detaylar</p><p>RAMS Park’ta oynanan çeyrek final mücadelesinde Gençlerbirliği’ne galibiyeti getiren golleri Fıratcan Üzüm ve Traore kaydetti. İlk yarısı golsüz tamamlanan karşılaşma, ikinci yarıda gelen iki golle konuk ekibin lehine döndü. Galatasaray ise kupada yoluna devam etme fırsatını değerlendiremedi.  </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/galatasaray-kupaya-veda-etti-genclerbirligi-yari-finalde</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 23:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7399.jpeg" type="image/jpeg" length="61353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hiranur Erdal ve 6 aylık Alara Erdal Hamburg’da defnedilecek]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hiranur-erdal-ve-6-aylik-alara-erdal-hamburgda-defnedilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hiranur-erdal-ve-6-aylik-alara-erdal-hamburgda-defnedilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Schleswig-Flensburg bölgesinde devrilen ağacın altında kalarak yaşamını yitiren Hiranur Erdal ile 6 aylık bebeği Alara Erdal, 22 Nisan’da Hamburg’da toprağa verilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre Hiranur Erdal, olay yerinde yaşamını yitirdi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 6 aylık Alara Erdal ise doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Ağacın devrilmesi sonucu toplam üç kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin de ağır yaralandığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki ağacın şiddetli rüzgar nedeniyle devrildiğini açıkladı. Yaşanan facia, bölgede hava koşullarının yol açabileceği riskleri bir kez daha gündeme taşıdı.</p>

<p>Anne ve bebeğin cenaze namazının Hamburg Öjendorf Müslüman Mezarlığı’nda kılınacağı duyuruldu. Acı haberin ardından hem Almanya’daki Türkler hem de olayı duyan çok sayıda kişi, aile için taziye mesajları paylaştı.</p>

<p>Yaşanan bu trajedi, yurt dışında yaşayan Türk ailelerin ortak hafızasında derin bir iz bıraktı. Bir bayram gününde gelen ölüm haberi, acıyı daha da büyütürken, anne ile bebeğinin aynı gün toprağa verilecek olması yürekleri dağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hiranur-erdal-ve-6-aylik-alara-erdal-hamburgda-defnedilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 22:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7740.jpeg" type="image/jpeg" length="65969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DNA testlerinde çıkan ırk, köken oranları ne kadar doğru]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dna-testlerinde-cikan-irk-koken-oranlari-ne-kadar-dogru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dna-testlerinde-cikan-irk-koken-oranlari-ne-kadar-dogru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evde yapılan DNA testleri son yıllarda yalnızca merak duygusunu değil, aidiyet arayışını da besleyen bir alana dönüştü. Pek çok kişi birkaç tüp tükürük ya da yanak içi örneğiyle soy geçmişini, genetik kökenini ve bazen sağlık risklerini öğrenebileceğini düşünüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak bu testlerin sunduğu sonuçlar sanıldığı kadar kesin değil. Çünkü bu analizler çoğu zaman “kim olduğunu” değil, hangi topluluklara genetik olarak daha çok benzediğini hesaplıyor.</p>

<p>DNA testleri gerçekten neyi ölçüyor?</p>

<p>Tüketiciye sunulan DNA testleri, yaygın kanının aksine bir kişinin “ırkını” doğrudan saptamıyor. Bu testler, kişinin DNA’sındaki bazı varyantları referans veri tabanlarıyla karşılaştırıyor ve buna göre bir genetik atalık tahmini üretiyor. Yani ekranda görülen yüzdeler, değişmez biyolojik gerçekler değil; belirli veri kümeleriyle yapılan olasılık hesaplarının sonucu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Neden farklı şirketlerde farklı sonuç çıkabiliyor?</p>

<p>Bu sorunun cevabı testin tam merkezinde yer alıyor. Çünkü her şirket aynı veri tabanını kullanmıyor. Kimi şirket bazı bölgelere daha ayrıntılı bakarken, kimisi daha geniş coğrafi sınıflandırmalarla çalışıyor. Algoritmalar, örneklem büyüklüğü ve referans grupların çeşitliliği değiştikçe sonuçlar da değişebiliyor. Bu nedenle aynı kişinin bir firmada daha yüksek çıkan bir köken oranı, başka bir firmada daha düşük ya da farklı başlık altında görülebiliyor.</p>

<p>En güvenilir sonuç hangi alanda alınıyor?</p>

<p>DNA testlerinin daha güçlü olduğu alan genellikle yakın akrabalık ilişkileri. Anne, baba, kardeş ya da yakın kuzenlik gibi bağlantıların saptanmasında sonuçlar daha güvenilir kabul ediliyor. Buna karşılık köken yüzdeleri daha hassas ve daha değişken bir alan. Özellikle küçük oranlarla verilen sonuçlar, kullanıcıların düşündüğünden daha oynak olabiliyor. Bu yüzden köken testleri bir yön gösterebilir; ama kesin kimlik kararı vermez.</p>

<p>“Irk testi” ifadesi neden tartışmalı?</p>

<p>Bilim dünyasında “ırk” kavramı ile genetik köken kavramı aynı şey olarak kabul edilmiyor. Genetik testler, toplumsal ve tarihsel anlamlar taşıyan “ırk” kategorilerini laboratuvar kesinliğiyle ölçmüyor. Onun yerine, belirli DNA örüntülerinin hangi popülasyonlarla daha fazla benzerlik taşıdığını tahmin ediyor. Bu yüzden bir DNA sonucunu “sen kesin olarak şu ırktansın” diye okumak bilimsel olarak sorunlu bulunuyor.</p>

<p>Sağlık sonuçları daha mı dikkatli okunmalı?</p>

<p>Evet. Hatta en çok dikkat edilmesi gereken alanlardan biri tam da burası. Çünkü doğrudan tüketiciye yönelik genetik testler sağlık kararlarında tek başına belirleyici olmamalı. Bu testler her varyantı taramayabiliyor, kapsamları sınırlı olabiliyor ve bazı sonuçlar klinik doğrulama gerektirebiliyor. Bir testte “risk yok” sonucu çıkması, o hastalığa ilişkin bütün risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aynı şekilde “risk var” sonucu da tek başına tanı yerine geçmiyor.</p>

<p>Uzmanlar neden doktor onayı öneriyor?</p>

<p>Çünkü genetik bilgi tek başına değil, klinik bağlam içinde anlam kazanıyor. Özellikle kalıtsal hastalık riski, kanser yatkınlığı ya da taşıyıcılık gibi başlıklarda sonuçların profesyonel yorum olmadan kesin kabul edilmesi yanıltıcı olabiliyor. Sağlıkla ilgili DNA sonuçları, gerekirse hekim ve genetik danışman eşliğinde değerlendirilmelidir.</p>

<p>Sonuç: DNA testi fikir verir ama son sözü söylemez</p>

<p>Bugün piyasadaki DNA testleri tamamen değersiz değil. Soy geçmişi hakkında genel bir çerçeve sunabiliyor, yakın akrabalık ilişkilerinde güçlü veriler sağlayabiliyor ve bazı sağlık başlıklarında ilk işaretleri verebiliyor. Ancak bu testlerin verdiği sonuçlar, özellikle köken ve sağlık alanında kesin hüküm gibi okunmamalı. En doğru yaklaşım, DNA testini nihai karar mekanizması değil, dikkatle yorumlanması gereken bir veri kaynağı olarak görmek. Başka bir ifadeyle bu testler bazen bir kapıyı aralayabilir, ama bütün evi göstermez.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dna-testlerinde-cikan-irk-koken-oranlari-ne-kadar-dogru</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 21:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7736.jpeg" type="image/jpeg" length="37373"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CAR-T nedir, kimlere uygulanır, neden dikkat çekiyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/car-t-nedir-kimlere-uygulanir-neden-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/car-t-nedir-kimlere-uygulanir-neden-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağışıklık hücrelerinin laboratuvarda yeniden programlanmasına dayanan CAR-T tedavisi, özellikle bazı kan kanserlerinde umut veren ama her hasta için uygun olmayan ileri bir yöntem olarak öne çıkıyor. Peki CAR-T tam olarak nedir, nasıl uygulanır, kimlere yapılır?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde son yıllarda adından en çok söz ettiren başlıklardan biri CAR-T hücre tedavisi oldu. Klasik ilaç tedavilerinden farklı bir mantıkla çalışan bu yöntemde hedef, hastanın kendi bağışıklık hücrelerini kansere karşı daha etkili hale getirmek. Özellikle bazı dirençli ya da tekrarlayan kan kanserlerinde gündeme gelen CAR-T, tıpta “kişiye özel tedavi” başlığının en dikkat çekici örneklerinden biri sayılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CAR-T, “Chimeric Antigen Receptor T-cell” ifadesinin kısaltması olarak kullanılıyor. Tedavinin temelinde, hastadan alınan T hücrelerinin laboratuvar ortamında genetik olarak değiştirilmesi ve kanser hücrelerini tanıyacak hale getirildikten sonra yeniden hastaya verilmesi yer alıyor. Ulusal Kanser Enstitüsü’ne göre bu yöntem, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı daha hedefli bir saldırı geliştirmesini amaçlıyor.</p>

<p>Tedavi süreci birkaç aşamadan oluşuyor. Önce hastanın T hücreleri kandan toplanıyor. Ardından bu hücrelere laboratuvarda özel bir reseptör ekleniyor. Çoğaltılan hücreler daha sonra damar yoluyla yeniden hastaya veriliyor. Bu nedenle CAR-T, hazır bir ilaçtan çok, her hasta için ayrı üretilen ileri bir hücresel tedavi olarak değerlendiriliyor. NHS de bu yöntemi kişiye özel hazırlanmış bir tedavi yaklaşımı olarak tanımlıyor.</p>

<p>CAR-T neden bu kadar konuşuluyor sorusunun yanıtı, özellikle bazı hematolojik kanserlerde elde edilen sonuçlarda yatıyor. FDA ve NCI kaynaklarına göre bugün onaylı CAR-T ürünleri daha çok bazı lösemi, lenfoma ve multipl miyelom türlerinde kullanılıyor. Bu tablo, tedavinin her kanser türünde standart hale geldiği anlamına gelmiyor. Özellikle solid tümörlerde kullanım alanı hâlâ daha sınırlı ve araştırmalar sürüyor.</p>

<p>Uzmanların altını çizdiği en kritik noktalardan biri de şu: CAR-T güçlü bir seçenek olsa da her hasta için uygun değil. Hastalığın tipi, daha önce alınan tedaviler, genel sağlık durumu ve tedavinin uygulanacağı merkezin deneyimi karar sürecinde belirleyici oluyor. Bu yüzden CAR-T, “herkese uygulanabilen yeni mucize tedavi” gibi değil, seçilmiş hasta grubunda değerlendirilen ileri bir seçenek olarak görülüyor.</p>

<p>Tedavinin riskleri de yakından izleniyor. FDA, 2024 yılında tüm onaylı BCMA ve CD19 yönelimli otolog CAR-T tedavileri için T hücreli malignite riskine dikkat çeken güvenlik uyarıları yayımladı. NCI de bu riskin nadir olduğunu ancak dikkatle takip edildiğini belirtiyor. Bu nedenle CAR-T kararı yalnızca olası faydaya göre değil, yan etki ve güvenlik dengesi gözetilerek veriliyor.</p>

<p>Yine de tıp dünyasında CAR-T’ye yönelik ilgi büyümeye devam ediyor. Bunun nedeni, bu yaklaşımın yalnızca bir ilacı değil, insanın kendi bağışıklık hücrelerini tedavinin merkezine yerleştirmesi. Bu da CAR-T’yi sadece yeni bir tedavi başlığı değil, kanserle mücadelede değişen yaklaşımın sembollerinden biri haline getiriyor.</p>

<p>Merak edilen sorular</p>

<p>CAR-T tedavisi nedir?<br />
CAR-T, hastanın kendi T hücrelerinin laboratuvarda değiştirilip kanser hücrelerini tanıyacak hale getirildikten sonra yeniden hastaya verilmesi esasına dayanan bir hücresel immünoterapi yöntemidir.</p>

<p>CAR-T kemoterapi mi?<br />
Hayır. CAR-T, kemoterapiden farklıdır. Kemoterapi doğrudan ilaç etkisiyle çalışırken, CAR-T bağışıklık hücrelerini yeniden programlayarak etki göstermeyi hedefler.</p>

<p>CAR-T hangi kanserlerde kullanılır?<br />
Bugün daha çok bazı lösemi, lenfoma ve multipl miyelom vakalarında kullanılıyor. Kullanım alanı, onaylı endikasyona ve hastanın klinik durumuna göre değişiyor.</p>

<p>Her kanser hastası bu tedaviyi alabilir mi?<br />
Hayır. Tedavi her hasta için uygun değil. Uygunluk kararı, kanser türü, önceki tedavilere yanıt ve hastanın genel durumu dikkate alınarak veriliyor.</p>

<p>CAR-T neden özel merkezlerde uygulanıyor?<br />
Çünkü her hasta için ayrı hazırlanıyor, ileri laboratuvar altyapısı gerektiriyor ve uygulama sonrası yakın takip şart oluyor.</p>

<p>Riskleri var mı?<br />
Evet. Ciddi yan etkiler ve nadir de olsa güvenlik uyarılarına konu olan riskler nedeniyle tedavi mutlaka deneyimli merkezlerde ve dikkatli izlemle uygulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/car-t-nedir-kimlere-uygulanir-neden-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7734.jpeg" type="image/jpeg" length="29526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ, Nobel’le yarışacak Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülleri’ni tanıttı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Külliyesinde düzenlediği lansman programıyla 2027 yılında hayata geçirilecek Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödüllerini kamuoyuna tanıttı. Program kapsamında ayrıca 2025 Yılı Bilim Teşvik Ödülleri sahipleri de ödüllendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SBÜ’de gerçekleştirilen lansman programında, sağlık bilimleri alanında uluslararası ölçekte saygın bir ödül sistemi oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Üniversite yönetimi, ödül programının sağlık bilimlerinde çığır açan araştırmaları, klinik mükemmeliyeti ve toplum sağlığına katkı sunan çalışmaları görünür kılmayı amaçladığını bildirdi.</p>

<p>Programda ödüllerin Bilim Ödülü, Teşvik Ödülü, Hizmet Ödülü ve Öğrenci Ödülü olmak üzere dört ana kategoride verileceği açıklandı. Ödüllerin ise Hamidiye Altını, nakdi ödül, berat ve plaketten oluşacağı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lansman programında ayrıca 2025 Yılı Bilim Teşvik Ödülleri sahipleri de ödüllendirildi. Böylece üniversite, bir yandan 2027 vizyonunu duyururken diğer yandan mevcut bilimsel başarıları da onurlandırdı.</p>

<p>Programda konuşan SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, 2027 yılında başlayacak ödül programına ilişkin, “Biz artık bilimi sadece izleyen değil, bilimi ödüllendiren, yön veren ve ölçü koyan bir irade ortaya koyuyoruz. 2027 yılında başlayacak Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülleri’nin, sağlık bilimlerinde uluslararası ölçekte en saygın programlardan biri haline gelmesini hedefliyoruz. Bu iddia büyük bir iddiadır; ancak Sağlık Bilimleri Üniversitesi de zaten büyük hedeflerin kurumudur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açıklamada, ödül tutarlarının uluslararası ölçekte dikkat çekecek seviyede planlandığı, finansman desteğinin ise sponsor kaynaklarıyla sağlanmasının öngörüldüğü belirtildi.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin, köklü kurumsal hafızası ve sağlık bilimleri alanındaki akademik birikimiyle şekillendirdiği bu yeni ödül programını zamanla uluslararası düzeyde güçlü bir bilim markasına dönüştürmeyi amaçladığı kaydedildi.</p>

<p>BAŞVURU İÇİN <a href="https://abdulhamidhanodulleri.org/" rel="nofollow">TIKLAYINIZ</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/fee5a69e-5874-48d0-aa02-342ab40aba3e.jpeg" type="image/jpeg" length="27966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TNKÜ’nün Kurucu Akademisyenlerinden Prof. Dr. Sabahattin Öğün Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tnkunun-kurucu-akademisyenlerinden-prof-dr-sabahattin-ogun-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tnkunun-kurucu-akademisyenlerinden-prof-dr-sabahattin-ogun-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin kurucu öğretim üyeleri arasında yer alan, uzun yıllar akademiye ve zootekni alanına hizmet veren Prof. Dr. Sabahattin Öğün’ün vefatı üniversite camiasında derin üzüntüye yol açtı. Öğün’ün hem fakültenin kuruluş sürecinde hem de akademik yapılanmasında önemli rol üstlendiği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, 4511 sicil numaralı üye olan Prof. Dr. Sabahattin Öğün’ün hayatını kaybettiği duyuruldu. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü 1966 yılı mezunu olan Öğün’ün, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin kurucu akademik kadrosunda yer aldığı ifade edildi.</p>

<p>Akademik yaşamı boyunca Zootekni Bölümü’nde uzun yıllar öğretim üyeliği yapan Prof. Dr. Sabahattin Öğün, aynı zamanda 2001-2004 yılları arasında Ziraat Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı. Eğitim, bilimsel üretim ve kurumsal gelişim alanlarında önemli katkılar sunduğu belirtilen Öğün, fakültenin hafızasında iz bırakan isimlerden biri olarak anılıyor.</p>

<p>Üniversite çevrelerinde, Prof. Dr. Öğün’ün özellikle fakültenin akademik kimliğinin oluşmasında ve yeni nesil ziraat mühendislerinin yetişmesinde etkili bir rol üstlendiği vurgulanıyor. Uzun yıllara yayılan hizmetiyle yalnızca bir öğretim üyesi değil, aynı zamanda kurumsal gelişimin öncü isimlerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Sabahattin Öğün için cenaze töreninin 22 Nisan 2026 Çarşamba günü saat 15.00’te Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlık Binası önünde düzenleneceği bildirildi. Cenaze namazının ikindi namazına müteakip Hürriyet Mahallesi Gazi Murat Bey Camii’nde kılınacağı, ardından ise 23 Nisan 2026 Perşembe günü İstanbul Şişli’de bulunan aile kabristanına defnedileceği açıklandı.</p>

<p>Prof. Dr. Sabahattin Öğün’ün vefatı, üniversite camiası, öğrencileri, meslektaşları ve ziraat dünyasında derin bir üzüntüyle karşılandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tnkunun-kurucu-akademisyenlerinden-prof-dr-sabahattin-ogun-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7685.jpeg" type="image/jpeg" length="21481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Artvin’de merdivenden düşen Naci Coşkun hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/artvinde-merdivenden-dusen-naci-coskun-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/artvinde-merdivenden-dusen-naci-coskun-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin’in Ardanuç ilçesinde meydana gelen üzücü olayda, merdivenlerden düşerek ağır yaralanan 65 yaşındaki Naci Coşkun yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre olay, Ardanuç ilçesinde yaşandı. Naci Coşkun’un merdivenlerden düşmesi üzerine çevrede bulunanların ihbarı sonrası bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan Coşkun, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Naci Coşkun’un vefatı ilçede üzüntüye neden olurken, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin inceleme başlatıldığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/artvinde-merdivenden-dusen-naci-coskun-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7528.jpeg" type="image/jpeg" length="74810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de bıraktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/merkez-bankasi-politika-faizini-yuzde-37de-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/merkez-bankasi-politika-faizini-yuzde-37de-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, nisan ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karar, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında gerçekleştirilen toplantının ardından duyuruldu. Açıklamada, gecelik borç verme faiz oranının yüzde 40’ta, gecelik borçlanma faiz oranının ise yüzde 35,5’te korunduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkez Bankası değerlendirmesinde, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde gerileme görüldüğü belirtildi. Ancak öncü verilerin, nisan ayında bu eğilimde sınırlı bir yükselişe işaret ettiği vurgulandı.</p>

<p>Kurul ayrıca, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enerji fiyatlarında yüksek seyir ve oynaklığın sürdüğüne dikkat çekti. Bu tablonun hem maliyetler hem de ekonomik faaliyet üzerinden enflasyon görünümünü etkileyebileceği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, ekonomik aktivitede yavaşlama sinyalleri izlendiği kaydedilirken, son dönemde yaşanan gelişmelerin enflasyon üzerindeki olası ikincil etkilerinin yakından takip edileceği belirtildi. Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği mesajını yineledi.</p>

<p>Kurul, faiz kararlarının enflasyon görünümüne göre, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınacağını bildirdi. Enflasyonda kalıcı ve belirgin bir bozulma görülmesi halinde ise para politikasında ilave sıkılaşma adımlarının devreye alınabileceği mesajı verildi.</p>

<p>Merkez Bankası ayrıca kredi ve mevduat piyasalarında öngörülen dışında gelişmeler yaşanması durumunda, parasal aktarım mekanizmasının ek makroihtiyati tedbirlerle desteklenebileceğini duyurdu. Kurulun temel hedefinin, orta vadede enflasyonu yüzde 5 seviyesine indirecek parasal ve finansal koşulları oluşturmak olduğu da bir kez daha vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/merkez-bankasi-politika-faizini-yuzde-37de-birakti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7596.jpeg" type="image/jpeg" length="13608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sonic diş fırçaları manuel temizliğin sınırlarını zorluyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sonic-dis-fircalari-manuel-temizligin-sinirlarini-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sonic-dis-fircalari-manuel-temizligin-sinirlarini-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilimsel veriler, manuel diş fçalamanın plakların önemli bir kısmını ağızda bırakabildiğini gösteriyor. Sonik teknoloji ise diş araları ve diş eti çizgisine yakın bölgelerde daha etkili temizlik sağlayarak ağız bakımında yeni bir standart sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günlük yaşamın en rutin alışkanlıklarından biri olan diş fırçalama, çoğu kişi için ağız bakımında yeterli görülüyor. Ancak bilimsel bulgular, manuel diş fırçalamanın her zaman beklenen düzeyde temizlik sağlamadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre plakların bir kısmı, doğru fırçalama yapılsa bile diş yüzeylerinde ve ulaşılması zor alanlarda kalabiliyor.</p>

<p>Yapılan araştırmalar, manuel diş fırçalamanın bazı durumlarda plakların önemli bölümünü ağızda bırakabildiğini gösteriyor. Özellikle gece saatlerinde tükürük akışının azalması, bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırıyor. Bu da yeterince temizlenmeyen plakların diş eti ve ağız sağlığı açısından daha riskli hale gelmesine yol açıyor.</p>

<p>Tam da bu noktada elektrikli diş fırçaları öne çıkıyor. Özellikle sonik teknoloji kullanan modeller, yalnızca diş yüzeyini değil, diş aralarını ve diş eti çizgisine yakın bölgeleri de daha etkili şekilde hedefleyebiliyor. Yüksek frekanslı titreşimlerle çalışan bu sistemler, sıvı hareketini artırarak klasik fırçalamanın erişmekte zorlandığı alanlarda temizlik desteği sağlıyor.</p>

<p>Philips Sonicare tarafından geliştirilen sonik diş fırçalarının dakikada on binlerce fırça hareketi oluşturduğu, bu sayede ağız içinde “fluid action” olarak tanımlanan bir etki meydana getirdiği belirtiliyor. Bu mekanizma, bakterilerin ve plak oluşumunun yoğunlaştığı noktalardan uzaklaştırılmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Araştırma sonuçları da bu teknolojinin manuel fırçalamaya kıyasla daha yüksek düzeyde plak temizliği sağlayabildiğine işaret ediyor. Bunun yanında diş eti sağlığında da anlamlı iyileşmeler görüldüğü bildiriliyor. Uzmanlar, daha etkili plak kontrolünün yalnızca ağızda temizlik hissi oluşturmadığını, aynı zamanda gingivit ve periodontal hastalıklar gibi sorunların önlenmesinde de rol oynayabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Ağız sağlığının genel sağlıkla yakın ilişkisi düşünüldüğünde, etkili diş temizliğinin önemi daha da artıyor. Yetersiz ağız hijyeni yalnızca diş ve diş eti problemleriyle sınırlı kalmıyor; uzun vadede genel sağlık üzerinde de dolaylı etkiler oluşturabiliyor. Bu nedenle ağız bakımında kullanılan ürünlerin etkinliği artık daha fazla tartışılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Klinik gözlemler de manuel fırçalama sırasında teknik hataların oldukça yaygın olduğunu gösteriyor. Pek çok kişi dişlerini yeterli süre fırçalamıyor, doğru açıyla uygulama yapmıyor ya da diş eti çizgisini gerektiği gibi temizleyemiyor. Elektrikli diş fırçaları ise bu tür kullanıcı kaynaklı hataları kısmen azaltarak daha standart bir bakım sunabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre özellikle ağız hijyenini korumakta zorlanan kişiler, diş eti hassasiyeti yaşayanlar ya da periodontal hastalık riski taşıyan bireyler için elektrikli ve sonik diş fırçaları önemli bir alternatif haline geliyor. Bu yaklaşım, yalnızca daha parlak bir gülüş değil, daha bilinçli ve koruyucu bir ağız bakım anlayışı anlamına geliyor.</p>

<p>Sonuç olarak, diş fırçalamada asıl mesele yalnızca düzenli fırçalamak değil, ne kadar etkili temizleyebildiğiniz. Sonik teknoloji, manuel fırçalamanın sınırlarını aşarak ağız bakımında daha kapsamlı ve daha güçlü bir temizlik standardı sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sonic-dis-fircalari-manuel-temizligin-sinirlarini-zorluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7681.jpeg" type="image/jpeg" length="20733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uşak’ta cirit turnuvasında yaralanan Volkan Gelmez hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/usakta-cirit-turnuvasinda-yaralanan-volkan-gelmez-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/usakta-cirit-turnuvasinda-yaralanan-volkan-gelmez-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Belediyesi’nin düzenlediği cirit turnuvasında yaşanan talihsiz kaza can aldı. Son Osmanlı ile 1 Eylül takımları arasında oynanan karşılaşmada rakibiyle çarpışarak ağır yaralanan cirit sporcusu Volkan Gelmez, kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesini kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre turnuva sırasında yaşanan çarpışmada ağır şekilde yaralanan Gelmez’in atı da olayda hayatını kaybetti. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan sporcu, burada yoğun bakımda tedavi altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Volkan Gelmez’in vefatı, cirit camiasında ve sporseverler arasında büyük üzüntüye neden oldu. Gelen acı haberin ardından turnuvaya ilişkin güvenlik önlemleri ve olayın detayları da yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Ata sporu olarak bilinen ciritte yaşanan bu acı olay, hem sporcuların güvenliği hem de organizasyon koşulları konusunda dikkatleri bir kez daha bu alana çevirdi. Volkan Gelmez’in ölümü, yakınları ve sevenlerini yasa boğdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/usakta-cirit-turnuvasinda-yaralanan-volkan-gelmez-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7679-1.jpeg" type="image/jpeg" length="75406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsun’da Muhammet Karademir annesi Ayşe Karademir’i öldürüp yaşamına son verdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/samsunda-muhammet-karademir-annesi-ayse-karademiri-oldurup-yasamina-son-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/samsunda-muhammet-karademir-annesi-ayse-karademiri-oldurup-yasamina-son-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun’un İlkadım ilçesinde yaşanan olayda, iddiaya göre 23 yaşındaki Muhammet Karademir ile annesi Ayşe Karademir arasında çıkan tartışma faciayla sonuçlandı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsun’un İlkadım ilçesinde meydana gelen aile içi olay, bölgede derin üzüntüye neden oldu. İddiaya göre Kıran Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki Muhammet Karademir ile annesi 59 yaşındaki Ayşe Karademir arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı.</p>

<p>Tartışmanın büyümesi üzerine Muhammet Karademir’in evde bulunan ruhsatlı av tüfeğiyle annesi Ayşe Karademir’e ateş ettiği öne sürüldü. Aynı silahla daha sonra kendisine de ateş ederek yaşamına son verdiği belirtildi.</p>

<p>Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde anne ve oğlunun hayatını kaybettiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polis ekipleri olay yerinde geniş çaplı inceleme başlatırken, cenazeler otopsi işlemleri için adli tıp kurumuna kaldırıldı. Olayın tüm yönleriyle araştırıldığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/samsunda-muhammet-karademir-annesi-ayse-karademiri-oldurup-yasamina-son-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7528.jpeg" type="image/jpeg" length="62967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[50 yaş altı kolon kanserinde yeni araştırma: Pestisit maruziyeti mercek altında]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/50-yas-alti-kolon-kanserinde-yeni-arastirma-pestisit-maruziyeti-mercek-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/50-yas-alti-kolon-kanserinde-yeni-arastirma-pestisit-maruziyeti-mercek-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç yaşta görülen kolon ve rektum kanseri vakalarındaki artışı anlamaya çalışan yeni bir çalışma, bazı çevresel maruziyetlerin tümörlerde epigenetik iz bıraktığını gösterdi. Araştırmada en güçlü sinyallerden biri, picloram adlı yaygın bir herbisitle ilişkili bulundu; ancak sonuçlar şimdilik neden-sonuç kanıtı değil, güçlü bir bilimsel uyarı niteliği taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genç yaşta kolon kanseri artışına yeni bir açıklama arayışı</p>

<p>50 yaş altındaki bireylerde görülen kolorektal kanser vakalarının son yıllarda neden arttığı, onkolojinin en dikkat çekici sorularından biri haline geldi. Nature Medicine’da yayımlanan yeni araştırma, bu artışın yalnızca genetik yatkınlıkla açıklanamayabileceğini, yaşam boyu çevresel maruziyetlerin de tümör biyolojisinde iz bırakmış olabileceğini ortaya koydu. Çalışma özellikle erken başlangıçlı kolon ve rektum kanserlerinde, pestisit maruziyetiyle bağlantılı epigenetik parmak izlerine odaklandı.</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çeken bulgusu, picloram adlı herbisitle ilişkili epigenetik imzanın erken başlangıçlı kolorektal kanser grubunda daha belirgin görülmesi oldu. Picloram, 1960’lardan bu yana kullanılan bir yabani ot ilacı ve araştırmacılar, bu maruziyetin özellikle genç kuşaklarda daha uzun süreli birikmiş olabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte çalışma, picloramın tek başına kanser yaptığı sonucuna varmıyor; ilişkiyi ortaya koyuyor ve yeni bir araştırma hattı açıyor.</p>

<p>Bu araştırma neyi değiştiriyor?</p>

<p>Bugüne kadar genç yaşta kolon kanseri artışı için beslenme alışkanlıkları, obezite, bağırsak mikrobiyotası, antibiyotik kullanımı ve çeşitli çevresel etkenler tartışılıyordu. Yeni çalışma bu tartışmayı daha somut bir zemine taşıyor: “exposome” yani kişinin yaşam boyu karşılaştığı çevresel etkiler toplamı, bu kez epigenetik izler üzerinden incelendi. Araştırmacılar DNA dizisini değil, DNA üzerindeki metilasyon paternlerini okudu. Amaç, geçmiş maruziyetlerin tümör dokusunda bırakmış olabileceği biyolojik izleri yakalamaktı.</p>

<p>Bu yönüyle çalışma, “genç yaşta kolon kanseri neden artıyor?” sorusunu yalnızca kalıtsal mutasyonlar üzerinden değil, çevre, yaşam tarzı ve epigenetik etkileşimi üzerinden ele alması bakımından önem taşıyor. Kanserin sadece gende başlayan bir süreç değil, maruziyetlerin genlerin çalışma biçimini değiştirdiği çok katmanlı bir hastalık olabileceği fikrini güçlendiriyor.</p>

<p>Çalışmayı kim yaptı, hangi kapsamda yürüttü?</p>

<p>Araştırma, Silvana C. E. Maas, Iosune Baraibar ve Jose A. Seoane’nin de yer aldığı ekip tarafından yürütüldü. Çalışma, Barselona merkezli Vall d’Hebron Onkoloji Enstitüsü (VHIO) bağlantılı araştırmacıların katkısıyla yayımlandı. Nature Medicine’daki açık erişimli makale, erken başlangıçlı kolorektal kanseri 50 yaş altı, geç başlangıçlı grubu ise 70 yaş ve üzeri hastalar olarak karşılaştırdı. İnceleme, diyet, sigara, sosyoekonomik durum ve pestisit maruziyeti gibi farklı exposome başlıklarının epigenetik karşılıklarını değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makalenin özetine göre araştırmacılar, farklı kohortlar ve meta-analiz yaklaşımıyla picloram sinyalini yeniden sınadı. Ek olarak, ABD’de bazı eyalet ve ilçelerdeki pestisit kullanım verileri ile genç yaş kolorektal kanser sıklığı arasında da karşılaştırmalar yapıldı. Bu bölümde picloram, en güçlü ilişki sinyallerinden biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Mekanizma neden dikkat çekiyor?</p>

<p>Çalışmanın en çarpıcı taraflarından biri, klasik genetik yolakların her vakada baskın olmayabileceğini düşündürmesi. Araştırmacılar, erken başlangıçlı tümörlerde bazı mutasyon paternlerinin farklı dağıldığını ve özellikle çevresel maruziyetlere bağlı epigenetik yeniden programlanmanın alternatif bir kanserleşme yolu oluşturabileceğini öne sürüyor. Yani burada mesele yalnızca “hangi gen bozuldu?” sorusu değil; “hangi çevresel etki, hücrenin genleri kullanma biçimini değiştirdi?” sorusu haline geliyor.</p>

<p>Bu nokta klinik açıdan önemli. Çünkü genç yaşta kolon kanseri artışını açıklamak için yeni biyobelirteçler, yeni risk haritaları ve daha hedefli korunma stratejileri geliştirmenin yolu, bu tür epigenetik izlerin daha iyi anlaşılmasından geçebilir. Özellikle çevresel risklerin doku üzerinde “moleküler ayak izi” bıraktığını gösteren çalışmalar, önleme stratejilerini yalnızca aile öyküsüne dayandıran yaklaşımın yetersiz kalabileceğini düşündürüyor. Bu çıkarım, çalışmanın bulgularına dayalı bir yorumdur; doğrudan klinik kılavuz değişikliği anlamına gelmez.</p>

<p>İnsanlar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Kolorektal kanser, dünya genelinde en sık görülen kanserlerden biri ve kanser ölümlerinde üst sıralarda yer alıyor. Daha dikkat çekici olan ise, bazı ülkelerde genç erişkinlerdeki görülme sıklığının yükselmesi. Bu yeni çalışma, o artışın arkasında çevresel kimyasalların da bulunabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bu, halk sağlığı açısından yalnızca tedavi değil, korunma ve maruziyet takibi başlıklarını da yeniden gündeme taşıyabilir.</p>

<p>Ancak bu sonuçların bugünden yarına “kesin neden bulundu” şeklinde okunması doğru olmaz. Araştırma gözlemsel ve epigenetik ilişkilere dayanıyor. Maruziyetin bireysel düzeyde ne kadar, ne zaman ve hangi başka kimyasallarla birlikte gerçekleştiğini ölçmek zor. Bilim insanları da bu nedenle daha fazla insan çalışmasına, farklı popülasyonlarda doğrulamaya ve doğrudan biyolojik mekanizma testlerine ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Temkinli ama güçlü bir sinyal</p>

<p>Bu çalışma, genç yaşta kolon kanseri artışına dair tartışmayı yeni bir eksene taşıyor: Kanser yalnızca kalıtsal mutasyonların değil, çevresel maruziyetler ile epigenetik değişimlerin de ürünü olabilir. Picloram bağlantısı şu aşamada kesin hüküm değil; fakat göz ardı edilemeyecek kadar güçlü bir sinyal. Bilimsel açıdan asıl değer de burada yatıyor. Çalışma bir son nokta koymuyor, fakat erken başlangıçlı kolorektal kanserin nedenlerine ilişkin arayışta yeni ve ciddi bir yol açıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/50-yas-alti-kolon-kanserinde-yeni-arastirma-pestisit-maruziyeti-mercek-altinda</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2052.jpeg" type="image/jpeg" length="69120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaciğer yağlanmasında yeni dönem olabilir mi? İki ilacın ortak etkisi incelendi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinda-yeni-donem-olabilir-mi-iki-ilacin-ortak-etkisi-incelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinda-yeni-donem-olabilir-mi-iki-ilacin-ortak-etkisi-incelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yağlı karaciğer hastalığı için yürütülen yeni bir deneysel çalışma, halihazırda farklı alanlarda kullanılan iki ilacın birlikte verildiğinde karaciğer yağlanmasını belirgin biçimde azaltabildiğini ortaya koydu. Bulgular henüz insanlarda doğrulanmış değil; ancak MASLD tedavisinde çoklu mekanizmaya dayalı yeni bir yaklaşımın kapısını aralayabilecek nitelikte görülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yağlı karaciğer tedavisinde dikkat çeken kombinasyon</p>

<p>Metabolik Disfonksiyon İlişkili Steatotik Karaciğer Hastalığı, yeni adıyla MASLD, bugün yalnızca karaciğer uzmanlarını ilgilendiren dar bir başlık olmaktan çıktı. Sessiz ilerleyen bu tablo, milyonlarca kişide uzun süre fark edilmeden seyrediyor; ileri aşamada siroza, karaciğer kanserine ve daha da önemlisi ciddi kardiyovasküler risklere zemin hazırlayabiliyor. Tam da bu nedenle yayımlanan yeni deneysel çalışma, yağlı karaciğer tedavisinde farklı alanlarda bilinen iki ilacın birlikte kullanımına odaklanmasıyla dikkat çekti.</p>

<p>Araştırmada pemafibrat ile telmisartanın kombinasyonu değerlendirildi. Elde edilen bulgular, bu iki ilacın birlikte kullanıldığında karaciğerdeki yağ birikimini azaltmada tek başına kullanıma göre daha güçlü ve daha dengeli bir etki oluşturabileceğini gösterdi. Çalışma, “yağlı karaciğer için yeni ilaç bulundu” gibi kesin bir sonuca işaret etmiyor; ancak mevcut ilaçların yeni amaçlarla değerlendirilmesi bakımından önemli bir eşiğe işaret ediyor.</p>

<p>Bu araştırma neyi değiştiriyor?</p>

<p>MASLD tedavisinde bugün en temel yaklaşım yaşam tarzı değişikliği olarak öne çıkıyor. Kilo kontrolü, beslenme düzeni, fiziksel aktivite ve eşlik eden metabolik sorunların yönetimi hâlâ ana ekseni oluşturuyor. Buna rağmen gerçek hayatta tedaviye uyumun sınırlı kalması, hastalığın çoğu zaman geç fark edilmesi ve spesifik ilaç seçeneklerinin kısıtlı olması yeni arayışları hızlandırıyor.</p>

<p>Yeni çalışmanın öne çıkan yönü de burada başlıyor. Araştırmacılar, sıfırdan bir molekül geliştirmek yerine güvenlik profili zaten bilinen ilaçları yeni bir hedef için değerlendirdi. Tıpta “drug repurposing” olarak adlandırılan bu yaklaşım, kliniğe geçiş süresini kısaltma, maliyeti düşürme ve mevcut verilerden daha hızlı yararlanma potansiyeli taşıyor.</p>

<p>Bu açıdan bakıldığında çalışma, MASLD için yalnızca karaciğer yağını azaltmayı değil, aynı zamanda tansiyon, lipit dengesi ve genel kardiyometabolik risk yükünü birlikte ele alabilecek kombinasyon tedavilerinin gündeme gelebileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Çalışmayı kim yaptı, hangi kapsamda yürüttü?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma, Roger Bentanachs ve çalışma arkadaşları tarafından yürütüldü. Bulgular, 2025 yılında Pharmacological Research dergisinde yayımlandı. Çalışmanın başlığı, telmisartanın karaciğer yağlanmasını PCK1 artışı üzerinden tersine çevirebildiğini ve bunun PPAR’dan bağımsız yeni bir mekanizmaya işaret ettiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Araştırmada iki ayrı deneysel model kullanıldı. İlki, yüksek yağ ve fruktoz diyetiyle MASLD oluşturulan sıçan modeli oldu. İkincisi ise metabolik süreçlerin hızlı biçimde gözlenmesine imkân tanıyan zebrafish larvalarıydı. Bu çift model yaklaşımı, bulguların tek bir sistemle sınırlı kalmaması açısından araştırmanın dikkat çeken güçlü yanlarından biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Bulgular neden önemli bulundu?</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, pemafibrat ve telmisartan kombinasyonunun yarım dozlarla dahi güçlü etki gösterebilmesi oldu. Çalışma verileri, iki ilacın birlikte kullanımında tam doz tekli tedavilere yakın bir etkinlik oluşabildiğini düşündürüyor. Bu da gelecekte daha düşük dozlarla daha dengeli sonuç elde edilmesi ihtimalini gündeme taşıyor.</p>

<p>Pemafibrat, PPAR-alfa üzerinden yağ asidi oksidasyonunu artıran ve trigliserid üretimini baskılayan bir ajan olarak biliniyor. Telmisartan ise esas olarak bir tansiyon ilacı sınıfında yer alıyor. Ancak bu çalışmada telmisartanın yalnızca kan basıncı üzerinden değil, metabolik akış üzerinde de etkili olabileceği gösterildi.</p>

<p>Burada özellikle PCK1 düzeyindeki artış dikkat çekti. Araştırmacılara göre bu değişim, metabolik sürecin lipid sentezinden farklı bir yöne kaymasına katkı sağlıyor. Çalışmada bu mekanizmanın hiperglisemi oluşturmadan ortaya çıkmış olması da ayrıca önemli görüldü. Bu bulgu, MASLD gibi karaciğer, damar sistemi ve metabolizmayı birlikte ilgilendiren hastalıklarda tek hedefli tedavi anlayışının yetersiz kalabileceğini yeniden gündeme getiriyor.</p>

<p>Hangi hastalar açısından ilgi çekici olabilir?</p>

<p>Henüz insan çalışması bulunmadığı için doğrudan klinik öneri yapmak mümkün değil. Yine de çalışma, özellikle obezite, hipertansiyon, dislipidemi ve metabolik sendromun birlikte görüldüğü hasta gruplarında neden daha geniş bir ilgi uyandırdığını açık biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p>Çünkü MASLD çoğu zaman yalnızca karaciğerdeki yağlanmadan ibaret değil. Hastalığa sıklıkla insülin direnci, damar sertliği riski, yüksek tansiyon ve bozulmuş lipid profili eşlik ediyor. Bu nedenle aynı anda birden fazla metabolik yolu etkileyen tedaviler, gelecekte klinik yaklaşımı değiştirebilecek seçenekler arasında değerlendirilebilir.</p>

<p>İnsanlar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Bu bilimsel gelişme, yağlı karaciğer tedavisinde hemen yarın kullanılacak yeni bir standart anlamına gelmiyor. Çalışma deneysel düzeyde ve hayvan modellerine dayanıyor. Bu nedenle “uygulanabilir eşik” açısından henüz erken safhada bulunuyor.</p>

<p>Buna rağmen araştırma, iki önemli mesaj veriyor. İlki, MASLD’nin erken dönemde biyolojik olarak geri döndürülebilir hedefler barındırdığı yönünde. İkincisi ise metabolik hastalıkların gelecekte tek ilaçla değil, birbiriyle uyumlu kombinasyonlarla yönetilebileceği düşüncesinin giderek güçlenmesi.</p>

<p>Bu da hem klinik araştırmalar hem de ilaç geliştirme stratejileri açısından yeni bir hat açıyor. Özellikle Faz 1 ve Faz 2 insan çalışmalarıyla bu etkinin güvenlik, doz dengesi ve uzun dönem sonuçlar bakımından doğrulanması gerekecek.</p>

<p>Temkinli iyimserlik için neden var?</p>

<p>Çalışmanın güçlü yönleri kadar sınırları da net. İnsan verisi bulunmuyor. Uzun dönem güvenlik sonuçları bilinmiyor. Glukoz metabolizması üzerindeki etkilerin farklı hasta gruplarında nasıl şekilleneceği henüz açıklığa kavuşmuş değil. Ayrıca farklı popülasyonlarda ve değişen genetik altyapılarda benzer sonuçların görülüp görülmeyeceği de ayrı bir araştırma başlığı olarak önümüzde duruyor.</p>

<p>Yine de bu deneysel bulgular, MASLD tedavisi için umut verici bir araştırma hattı açıyor. Çünkü mesele artık yalnızca karaciğerdeki yağı azaltmak değil; aynı anda metabolik yükü, damar riskini ve eşlik eden hastalıkları birlikte yönetebilmek. Bu çalışmanın asıl değeri de burada yatıyor: kesin sonuç ilan etmiyor, ama geleceğin tedavi mantığının hangi yöne evrilebileceğini güçlü biçimde gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinda-yeni-donem-olabilir-mi-iki-ilacin-ortak-etkisi-incelendi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/karaciger-yaglanmasi.jpg" type="image/jpeg" length="15296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İki Çorumlu detayı Gülistan Doku dosyasında yeniden gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında yürütülen yeni süreç kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, dosyada dikkat çeken bir ayrıntı öne çıktı. Soruşturmanın seyrini değiştiren Başsavcı Ebru Cansu ile dönemin Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu’nun Çorumlu olması, dosyadaki “iki Çorumlu” yorumlarını beraberinde getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllardır kamuoyunun vicdanında kapanmamış dosyalar arasında yer alan Gülistan Doku soruşturması, son dönemde atılan yeni adımlarla yeniden Türkiye’nin gündemine taşındı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun dosyayı yeniden ele alması, soruşturmada yeni bir dönemin kapısını araladı.</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan bilgilerde, Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlamasının ardından uzun süredir bekleyen soruşturmayı yeniden hareketlendirdiği ve dosyaya doğrudan ağırlık verdiği ifade edildi. Özellikle aileyle kurulan temas ve soruşturmanın yeniden hız kazanması, yıllardır sonuç bekleyen dosyada umutları yeniden artırdı.</p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/savci-ebru-cansu-kimdir-tunceli-cumhuriyet-bassavcisi-ebru-cansunun-biyografisi">Başsavcı Ebru Cansu Kimdir?</a></p>

<p>Bu süreçte en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise kamuoyunda “iki Çorumlu” başlığıyla konuşulmaya başlandı. Başsavcı Ebru Cansu’nun Çorum’un Alaca ilçesinde doğduğu, soruşturma döneminde Tunceli Valiliği görevinde bulunan Bülent Tekbıyıkoğlu’nun da Çorumlu olduğu bilgisi, dosyada öne çıkan unsurlardan biri oldu.</p>

<p>Dosyaya ilişkin değerlendirmelerde, dönemin valisi Tekbıyıkoğlu’nun görev süresi boyunca özel bir ekip üzerinden çeşitli ihbar ve bilgileri topladığı, elde edilen verilerin ise adli makamlara iletildiği yönündeki ifadeler dikkat çekti. Bu yönüyle bakıldığında, hem idari hem de adli tarafta dosyaya dokunan iki ismin memleket ortaklığı kamuoyunda ayrıca konuşulmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/bulent-tekbiyikoglu-kimdir-corum-sungurlulu-burokratin-dikkat-ceken-kariyeri">Bülent Tekbıyıkoğlu Kimdir?</a></p>

<p>Öte yandan soruşturmanın yeniden açılması ve yeni gözaltı kararlarıyla birlikte Başsavcı Ebru Cansu’nun ismi kamuoyunda daha görünür hale geldi. Dosyaya ilişkin kararlı tutumu, özellikle Gülistan Doku’nun akıbetinin ortaya çıkarılmasını isteyen çevrelerde dikkatle izleniyor.</p>

<p>Ebru Cansu’nun hukuk eğitimini Marmara Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra uzun yıllar avukatlık yaptığı, ardından savcılık görevine geçtiği biliniyor. Farklı adliyelerde görev aldıktan sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine getirilmesi, kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Kamuoyuna yansıyan anlatımlarda, göreve başladıktan sonra Gülistan Doku dosyasını raflardan indirip yeniden öncelikli dosyalar arasına aldığı vurgulanıyor.</p>

<p>Gülistan Doku soruşturması yalnızca hukuki bir dosya değil, aynı zamanda yıllardır cevabı beklenen büyük bir toplumsal vicdan meselesi olarak görülüyor. Bu nedenle dosyada atılan her yeni adım, sadece Tunceli’de değil tüm Türkiye’de yakından takip ediliyor.</p>

<p>Şimdi gözler, yeniden ivme kazanan soruşturmanın hangi somut sonuçları doğuracağına çevrilmiş durumda. “İki Çorumlu” detayı ise bu kritik dosyada, hem sembolik hem de dikkat çekici bir başlık olarak hafızalara kazınmış görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 07:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7667.jpeg" type="image/jpeg" length="68366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="45147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="49293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="83625"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="42071"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="11493"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
