<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 01:21:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bel Ağrınız Dinlenince Artıyor, Hareketle Hafifliyorsa Nedeni Bu Olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bel-agriniz-dinlenince-artiyor-hareketle-hafifliyorsa-nedeni-bu-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bel-agriniz-dinlenince-artiyor-hareketle-hafifliyorsa-nedeni-bu-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankilozan spondilit kaynaklı bel ağrısı dinlenmekle geçmeyebilir. Sabah tutukluğu, gece ağrısı ve hareketle rahatlama gibi işaretlerde doğru egzersiz, duruş ve hekim takibi öne çıkar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bel Ağrısı Dinlenince Geçmiyorsa: Ankilozan Spondilit Nasıl Yönetilir?</p>

<p>Bel ağrısı çoğu zaman kas zorlanması, duruş bozukluğu veya bel fıtığı gibi nedenlerle ilişkilendirilir. Ancak bazı bel ağrıları farklı bir karakter taşır: Dinlenince azalmak yerine artar, sabahları belirgin sertlik yapar ve hareket ettikçe hafifler.</p>

<p>Bu tablo, halk arasında omurga romatizması olarak bilinen ankilozan spondilit açısından dikkate alınmalıdır. Ankilozan spondilit; omurga, kalça çevresi ve leğen kemiği ile omurganın birleştiği eklemleri etkileyebilen iltihaplı romatizmal bir hastalıktır. Buradaki iltihap mikrop kaynaklı değildir; bağışıklık sisteminin eklem ve bağ dokularında yol açtığı iltihabi süreçtir.</p>

<p>Hangi bel ağrısı farklı düşünülmeli?</p>

<p>Ankilozan spondilitte bel ağrısı çoğu zaman yavaş başlar. Genellikle genç erişkin yaşlarda ortaya çıkar ve üç aydan uzun sürebilir. Sabah yataktan kalkınca belde sertlik hissi, gece uykudan uyandıran ağrı, uzun süre oturunca artan tutukluk ve hareketle açılma tipik ipuçları arasındadır.</p>

<p>Ağrı bazen kalçanın sağında ve solunda yer değiştirebilir. Topuk ağrısı, diz veya ayak bileğinde şişlik, sedef hastalığı, bağırsak iltihabı öyküsü ya da ailede romatizmal hastalık bulunması tanı açısından hekimin özellikle sorguladığı ayrıntılardır.</p>

<p>Hareket neden bu kadar değerli?</p>

<p>Mekanik bel ağrısında kişi dinlenince rahatlayabilir. Ankilozan spondilitte ise uzun süre hareketsiz kalmak sertliği artırabilir. Bu nedenle düzenli ve kişiye uygun egzersiz, tedavi planının temel parçalarından biridir.</p>

<p>Amaç bel kaslarını zorlamak değil; omurganın hareket açıklığını korumak, gövde kaslarını güçlendirmek, duruşu desteklemek ve göğüs kafesinin esnekliğini sürdürmektir. Yüzme, yürüyüş, hafif esneme hareketleri, nefes egzersizleri ve fizyoterapist eşliğinde hazırlanan programlar bu nedenle sık önerilir.</p>

<p>Duruş, yatış ve günlük yaşam düzeni</p>

<p>Öne kapanarak durmak kısa süreli rahatlama hissi verebilir; ancak zamanla omurga üzerindeki yükü artırabilir. Masa başında çalışan kişilerde ekranın göz hizasına yakın olması, sandalyede belin desteklenmesi ve uzun oturma sürelerinin kısa hareket aralarıyla bölünmesi yararlı olabilir.</p>

<p>Uyku düzeni de ağrı yönetiminde belirleyicidir. Çok yüksek yastıkla boynu öne itmek, uzun süre aynı pozisyonda kalmak veya uygun olmayan yatakta uyumak sabah sertliğini artırabilir. Kişiye en uygun yatış pozisyonu için fizyoterapistten destek alınması güvenli bir yoldur.</p>

<p>Sıcak ve soğuk uygulama ne zaman düşünülebilir?</p>

<p>Kas sertliği ve sabah tutukluğunda ılık duş veya lokal sıcak uygulama rahatlama sağlayabilir. Şişlik, belirgin hassasiyet veya aktivite sonrası alevlenen ağrıda kısa süreli soğuk uygulama bazı kişilerde işe yarayabilir. Ciltte his kaybı, dolaşım sorunu veya diyabet gibi ek hastalıklar varsa bu uygulamalar hekime danışılmadan yapılmamalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlaç tedavisi kişiye göre planlanır</p>

<p>Ankilozan spondilit tedavisinde ilaç seçimi hastalığın şiddetine, eşlik eden hastalıklara ve kişinin risklerine göre değişir. Steroid olmayan iltihap giderici ilaçlar bazı hastalarda ağrı ve tutukluğu azaltabilir; ancak mide, böbrek, kalp damar hastalığı veya kan sulandırıcı kullanımı gibi durumlarda dikkat gerekir.</p>

<p>Şikayetleri bu ilaçlarla yeterince kontrol edilemeyen kişilerde romatoloji uzmanı biyolojik tedaviler veya farklı hedefli ilaçlar değerlendirebilir. Bu ilaçlar bağışıklık sistemi üzerinde etkili olduğu için düzenli takip, enfeksiyon açısından değerlendirme ve kan testleri gerekebilir.</p>

<p>Alevlenme döneminde ne yapılmalı?</p>

<p>Ağrı ve tutukluğun arttığı dönemlerde egzersizi tamamen bırakmak yerine yoğunluğu düşürmek daha uygun olabilir. Zorlayıcı hareketler, ağır kaldırma ve ani dönme hareketleri geçici olarak azaltılabilir. Hafif esneme, kısa yürüyüş, nefes egzersizi ve hekimin önerdiği ilaç düzenine uyum çoğu zaman daha güvenli bir yaklaşımdır.</p>

<p>Kişinin ağrısı giderek artıyorsa, günlük işlevleri belirgin etkileniyorsa veya kullanılan ilaçlara rağmen gece ağrısı sürüyorsa kontrol randevusu geciktirilmemelidir.</p>

<p>Ne zaman hekime başvurulmalı?</p>

<p>Üç aydan uzun süren bel ağrısı, sabahları yarım saatten fazla tutukluk, gece uykudan uyandıran ağrı ve hareketle rahatlama varsa romatoloji değerlendirmesi gerekir. Gözde ani kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet veya bulanık görme gelişirse aynı gün sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p>Bacakta güç kaybı, uyuşma, idrar ya da dışkı kontrolünde bozulma, ateşle birlikte şiddetli bel ağrısı veya düşme sonrası ani ağrı ise acil değerlendirme gerektiren bulgulardır.</p>

<p>Ankilozan spondilit kronik seyirli bir hastalık olsa da erken tanı, düzenli takip, doğru egzersiz ve kişiye özel tedaviyle ağrı kontrolü ve hareket kabiliyeti belirgin şekilde iyileştirilebilir. En doğru plan, hastanın yaşam biçimi ve hastalık aktivitesi birlikte değerlendirilerek oluşturulur.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>1. WebMD hasta bilgilendirme içeriği: Ankilozan spondilitte bel ağrısı yönetimi<br />
2. NHS hasta bilgilendirme içeriği: Ankilozan spondilit belirtileri ve tedavisi<br />
3. American College of Rheumatology eksenel spondiloartrit klinik rehberi<br />
4. ASAS-EULAR 2022 eksenel spondiloartrit yönetim önerileri<br />
5. Mayo Clinic hasta bilgilendirme içeriği: Ankilozan spondilit tanı ve tedavi<br />
6. Spondylitis Association of America egzersiz bilgilendirme içeriği</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bel-agriniz-dinlenince-artiyor-hareketle-hafifliyorsa-nedeni-bu-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9602.jpeg" type="image/jpeg" length="63927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’da Feci Kaza: ODTÜ Öğrencisi Mert Doğan Aydın Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ankarada-feci-kaza-odtu-ogrencisi-mert-dogan-aydin-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ankarada-feci-kaza-odtu-ogrencisi-mert-dogan-aydin-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’nın Çankaya ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan 23 yaşındaki ODTÜ öğrencisi Mert Doğan Aydın, otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Lösemiyi iki yıllık tedavi sürecinin ardından yendiği öğrenilen Aydın’ın ölümü ailesi, arkadaşları ve üniversite çevresinde büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Mert Doğan Aydın, geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitirdi. Edinilen bilgilere göre kaza, 26 Ağustos günü saat 21.30 sıralarında Çankaya ilçesinde meydana geldi.</p>

<p>ODTÜ Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde öğrenim gören 23 yaşındaki Aydın’a, yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada bir otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç öğrenci, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Kazanın ardından sürücünün olay yerinden uzaklaştığı, çevredeki esnaf ve kuryelerin takibi sonucu durdurularak polis ekiplerince yakalandığı bildirildi. İsmi açıklanmayan 25 yaşındaki sürücünün daha önce alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine el konulduğu, kaza sırasında da alkollü olduğu öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görgü tanıklarının ifadelerine göre çarpmanın ardından aracın durmadığı ve fren yapmadığı iddia edildi. Kazaya ilişkin soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Mert Doğan Aydın’ın 18 yaşında lösemiye yakalandığı, ilik nakli ve yaklaşık iki yıllık tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştuğu belirtildi. Hastalığı yenmesinin ardından LÖSEV Gençlik Kolları faaliyetlerine katıldığı aktarılan Aydın’ın cenazesi, 28 Ağustos’ta Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ankarada-feci-kaza-odtu-ogrencisi-mert-dogan-aydin-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9597.jpeg" type="image/jpeg" length="85353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş Lukebakio İçin Teklifini Yükseltti: Yeni Paket 25 Milyon Euro]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktas-lukebakio-icin-teklifini-yukseltti-yeni-paket-25-milyon-euro</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktas-lukebakio-icin-teklifini-yukseltti-yeni-paket-25-milyon-euro" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın hücum hattı için gündemine aldığı Dodi Lukebakio transferinde Portekiz’den yeni bilgiler geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Benfica’daki transfer gelişmelerini yakından takip eden A BOLA’nın haberine göre siyah-beyazlılar, Belçikalı kanat oyuncusu için Portekiz kulübüne sunduğu paketin mali şartlarını yukarı çekti.</p>

<p>Son teklifte 5 milyon euro kiralama bedeli ve 20 milyon euro satın alma opsiyonu bulunduğu belirtildi. Böylece transferin toplam maliyeti, opsiyonun kullanılması halinde 25 milyon euroya ulaşabilecek.</p>

<p>Önceki tekliften daha yüksek</p>

<p>Beşiktaş’ın Lukebakio için daha önce yaklaşık 3 milyon euro kiralama bedeli ve 17 milyon euro seviyesinde satın alma opsiyonu içeren bir yapı üzerinde çalıştığı ileri sürülmüştü.</p>

<p>Portekiz’den gelen son bilgiler doğruysa siyah-beyazlı yönetim, Benfica’yı ikna edebilmek için teklifin hem kiralama hem de satın alma bölümünde rakamı yukarı çekmiş durumda.</p>

<p>Bu durum, Beşiktaş’ın Lukebakio transferindeki ilgisinin yalnızca ön görüşme seviyesinde kalmadığını ve kulübün oyuncu için mali şartları zorladığını gösteriyor.</p>

<p>Sunderland son anda devreye girdi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transferde Beşiktaş’ın önündeki tek seçenek Benfica ile yapılacak pazarlık değil.</p>

<p>İngiltere’den Sunderland’in de Lukebakio için son dönemde temaslara başladığı bildiriliyor. İngiliz ekibinin oyuncunun durumunu yakından takip ettiği ve Benfica ile görüşmeler yürüttüğü belirtiliyor.</p>

<p>Buna rağmen Portekiz basınındaki mevcut değerlendirmelerde Türkiye seçeneğinin hâlâ güçlü konumda olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Dolayısıyla transfer yarışında Beşiktaş ile Sunderland arasındaki rekabetin son günlerde daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Benfica’nın kararı belirleyici olacak</p>

<p>Lukebakio’nun Benfica ile devam eden sözleşmesi nedeniyle transferin temel belirleyicisi Portekiz kulübünün yeni pakete vereceği yanıt olacak.</p>

<p>Beşiktaş açısından 5 milyon euroluk kiralama bedeli ve 20 milyon euroluk satın alma opsiyonu, kulübün transferi doğrudan yüksek bonservis ödemeden gerçekleştirmesine olanak sağlayabilecek bir model oluşturuyor.</p>

<p>Ancak satın alma maddesinin zorunlu olup olmadığı, hangi şartlarda devreye gireceği ve ödeme planının nasıl yapılandırıldığı konusunda henüz doğrulanmış ayrıntılar bulunmuyor.</p>

<p>Lukebakio transferinde kritik aşama</p>

<p>Beşiktaş’ın Lukebakio ile ilgisi daha önce de gündeme gelmişti. Yeni gelişmenin haber değeri ise oyuncunun yeniden transfer listesine girmesinden çok, siyah-beyazlıların teklifinin mali yapısının değişmiş olması.</p>

<p>Portekiz’den gelen son bilgiye göre Beşiktaş artık Benfica’nın önüne toplam değeri 25 milyon euroya ulaşabilecek daha güçlü bir paket koymuş durumda.</p>

<p>Taraflar arasında henüz transferin tamamlandığına ilişkin resmî açıklama bulunmuyor. Bu nedenle mevcut aşamada Lukebakio’nun Beşiktaş’a transferini kesinleşmiş bir gelişme olarak değerlendirmek için erken.</p>

<p>Benfica’nın teklife vereceği yanıt ve Sunderland’in atacağı adımlar transferin yönünü belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktas-lukebakio-icin-teklifini-yukseltti-yeni-paket-25-milyon-euro</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 20:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9588.jpeg" type="image/jpeg" length="50555"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekirdağ’da Kadın Doğum Uzmanı Dr. Ümit Ekmen Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tekirdagda-kadin-dogum-uzmani-dr-umit-ekmen-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tekirdagda-kadin-dogum-uzmani-dr-umit-ekmen-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’da uzun yıllar kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak görev yapan Op. Dr. Ümit Ekmen’in vefatı sağlık camiasında üzüntüyle karşılandı. Meslek yaşamında Malkara Devlet Hastanesi, Tekirdağ merkezde özel sağlık hizmetleri ve muayenehane hekimliğiyle anılan Ekmen’in adı, akademik yayınlarda da yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tekirdağ’ın Tanınan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Ümit Ekmen Hayatını Kaybetti</p>

<p>Tekirdağ’da uzun yıllar Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Op. Dr. Ümit Ekmen’in vefatı, kentte sağlık camiası ve sevenleri arasında üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Yerel paylaşımda, Dr. Ekmen’in Tekirdağ’da uzun yıllar görev yaptığı ve vefat haberinin sağlık camiasında büyük üzüntü yarattığı duyuruldu. Ekmen, özellikle Tekirdağ merkez, Süleymanpaşa ve Malkara çevresinde kadın doğum alanındaki hizmetleriyle tanınan hekimler arasında yer alıyordu.</p>

<p>Dr. Ümit Ekmen’in meslek geçmişine ilişkin açık kaynaklarda, 2003 yılında Malkara Devlet Hastanesi’nde kadın doğum uzmanı olarak görev yaptığı bilgisi yer aldı. Aynı döneme ait bir haberde, Malkara Devlet Hastanesi’nde doğum sonrası gelişen acil bir durumda görev alan hekim olarak adı geçti.</p>

<p>Ekmen’in sonraki yıllarda Tekirdağ merkezde özel sağlık hizmetleri alanında çalıştığı, hasta profilleri ve yerel rehber kayıtlarında Genesis Sağlık Hizmetleri ile ilişkilendirildiği görüldü. 2016 yılında Süleymanpaşa’da açılışı yapılan Genesis Sağlık Hizmetleri Merkezi’nde hizmet verecek hekimler arasında Op. Dr. Ümit Ekmen’in adı da yer aldı.</p>

<p>Tekirdağ’daki muayenehane kayıtlarında da Dr. Ümit Ekmen’in adı “jinekolog” ve “kadın hastalıkları ve doğum uzmanı” olarak geçti. Bazı güncel harita ve rehber kayıtlarında Süleymanpaşa/Hürriyet Mahallesi çevresinde özel muayenehane bilgileri yer aldı.</p>

<p>DR. ÜMİT EKMEN KİMDİR?</p>

<p>* Adı Soyadı: Op. Dr. Ümit Ekmen<br />
* Uzmanlık Alanı: Kadın Hastalıkları ve Doğum<br />
* Eğitim: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, 1990 mezunu olarak kayıtlı<br />
* Akademik Bağlantı: KTÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı adresli yayınlarda adı yer aldı<br />
* Görev Yaptığı Yerler: Malkara Devlet Hastanesi, Tekirdağ merkez/Süleymanpaşa özel sağlık hizmetleri, Genesis Sağlık Hizmetleri, özel muayenehane<br />
* Çalışma Alanları: Gebelik takibi, doğum, jinekolojik hastalıklar, infertilite, kadın sağlığı ve cerrahi jinekoloji alanlarıyla ilişkilendirildi</p>

<p>Dr. Ekmen’in adı, 1997 yılında Türk Fertilite Dergisi’nde yayımlanan “Cerrahi menopozun erken postoperatif dönemde lipid metabolizması üzerine etkileri” başlıklı çalışmada yazarlar arasında yer aldı. Ayrıca 1999 yılında European Journal of Obstetrics &amp; Gynecology and Reproductive Biology’de yayımlanan preeklampsi ve Doppler indeksleri üzerine bir çalışmada da Ümit Ekmen adı ortak yazarlar arasında geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasta değerlendirme platformlarında Dr. Ekmen için yapılan yorumlarda, özellikle gebelik takibi, doğum süreci ve hasta-hekim iletişimi öne çıkarıldı. 2009 ve 2010 yıllarına ait yerel forum paylaşımlarında ise Malkara ve Tekirdağ çevresinde tercih edilen kadın doğum hekimlerinden biri olarak anıldığı görüldü.</p>

<p>Cenaze programına ilişkin doğrulanmış tarih, saat ve yer bilgisi bulunmadığı için haberde cenaze ayrıntısına yer verilmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tekirdagda-kadin-dogum-uzmani-dr-umit-ekmen-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 20:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9585.jpeg" type="image/jpeg" length="31888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzurum’da Nişan Dönüşü Acı Kaza: Üç Genç Fotoğrafçı Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erzurumda-nisan-donusu-aci-kaza-uc-genc-fotografci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erzurumda-nisan-donusu-aci-kaza-uc-genc-fotografci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum’da Oltu’daki bir nişan töreninin fotoğraf ve kamera çekiminden dönen üç genç, Tortum-Oltu kara yolunda meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetti. Can Polat Kazır, Ahmet Emin Özçelik ve Yiğit Yalçın, Narmanlı Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından gözyaşlarıyla toprağa verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum’da nişan çekiminden dönen üç genç fotoğrafçının yaşamını yitirdiği kaza, kentte büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, Oltu ilçesinde düzenlenen bir nişan töreninin fotoğraf ve kamera çekimini yapan Can Polat Kazır, Ahmet Emin Özçelik ve Yiğit Yalçın, dönüş yolunda trafik kazası geçirdi.</p>

<p>Ahmet Emin Özçelik’in kullandığı otomobil, Tortum-Oltu kara yolunun Aksukapı mevkisi yakınlarında kontrolden çıkarak yaklaşık 5 metre yükseklikten yol genişletme çalışmalarının sürdüğü alana düştü.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde Can Polat Kazır ile Ahmet Emin Özçelik’in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralı olarak araçtan çıkarılan Yiğit Yalçın ise kaldırıldığı Tortum Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazanın ardından üç gencin cenazeleri Erzurum’a getirildi. Can Polat Kazır, Ahmet Emin Özçelik ve Yiğit Yalçın için Narmanlı Camii’nde cenaze namazı kılındı. Törene aileleri, yakınları, arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Cenaze töreninde büyük acı yaşanırken, üç gencin tabutları musalla taşına yan yana konuldu. Kılınan cenaze namazının ardından gençler dualar ve gözyaşları arasında son yolculuklarına uğurlandı.</p>

<p>Yerel kaynaklarda, kazada hayatını kaybeden üç gencin de ailelerinin tek erkek evladı olduğu bilgisi de yer aldı. Acı haber, Erzurum’da ve gençlerin çevresinde derin üzüntü oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erzurumda-nisan-donusu-aci-kaza-uc-genc-fotografci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9582.jpeg" type="image/jpeg" length="11964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Yeni Hoca Arayışı: Masadaki En Güçlü İsimler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yeni-hoca-arayisi-masadaki-en-guclu-isimler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yeni-hoca-arayisi-masadaki-en-guclu-isimler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da Fatih Tekke ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktör arayışı hız kazandı. Bordo-mavili yönetimin yerli ve yabancı adayları değerlendirdiği süreçte Antonio Conte isminin gündeme gelmesi camiada büyük yankı uyandırdı. Tecrübeli İtalyan teknik adamın mali şartları ve proje beklentisi, olası temasların en kritik başlıkları arasında gösteriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor’da Fatih Tekke döneminin sona ermesinin ardından yeni teknik direktör arayışı başladı. Bordo-mavili kulüpte yönetim, sezonun kalan bölümünde takımı yeniden hedef yarışına sokabilecek güçlü bir teknik adam profili üzerinde duruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu süreçte gündeme gelen en dikkat çekici isimlerden biri Antonio Conte oldu. Avrupa futbolunun önemli teknik direktörleri arasında gösterilen İtalyan çalıştırıcının adının Trabzonspor’la anılması, bordo-mavili taraftarlar arasında kısa sürede geniş yankı buldu.</p>

<p>Conte; Juventus, Chelsea, Inter, Tottenham ve Napoli gibi üst düzey kulüplerde görev yaptı. Disiplinli oyun anlayışı, fizik gücü yüksek takım yapısı ve net taktik düzeniyle tanınan tecrübeli teknik adam, kariyeri boyunca çalıştırdığı takımlarda güçlü bir saha kimliği oluşturmasıyla öne çıktı.</p>

<p>Trabzonspor cephesinde ise yeni teknik direktör kararının yalnızca isim üzerinden değil, kulübün sezon planlaması ve kadro yapısı üzerinden verileceği belirtiliyor. Bordo-mavili yönetimin, kısa vadede takımı toparlayacak, uzun vadede ise sürdürülebilir bir oyun düzeni kurabilecek bir teknik adamla ilerlemek istediği ifade ediliyor.</p>

<p>Conte ihtimalinde en önemli başlıkların mali şartlar, teknik ekibin beklentileri ve Trabzonspor’un sunacağı sportif proje olacağı değerlendiriliyor. İtalyan çalıştırıcının yüksek profili nedeniyle bu seçeneğin kolay bir süreç olmayacağı, ancak bordo-mavili kulübün yabancı teknik direktör alternatiflerini masada tuttuğu konuşuluyor.</p>

<p>Yerli adaylar tarafında ise Trabzonspor’u yakından tanıyan isimler gündemde kalmayı sürdürüyor. Abdullah Avcı ve Şenol Güneş gibi kulübün geçmişinde önemli yeri bulunan teknik adamların adı camia içinde konuşulurken, yönetimin taraftarın beklentisini ve takımın mevcut durumunu birlikte değerlendireceği belirtiliyor.</p>

<p>Trabzonspor’da yeni teknik direktör kararının kısa süre içinde netleşmesi bekleniyor. Bordo-mavili kulübün tercihi, yalnızca teknik heyet değişimi değil, sezonun geri kalanı için yeni yol haritası anlamı da taşıyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yeni-hoca-arayisi-masadaki-en-guclu-isimler</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9577.jpeg" type="image/jpeg" length="19290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ’de Kritik Toplantı: Sağlık Eğitiminde Kalite, Yapay Zekâ ve Akreditasyon Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbude-kritik-toplanti-saglik-egitiminde-kalite-yapay-zeka-ve-akreditasyon-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbude-kritik-toplanti-saglik-egitiminde-kalite-yapay-zeka-ve-akreditasyon-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi, yükseköğretimde değişim, kalite güvencesi ve akreditasyon başlıklarının ele alındığı önemli bir akademik buluşmaya ev sahipliği yaptı. TSEDAD tarafından düzenlenen programda; tıp ve sağlık eğitiminde kalite, yapay zekâ, esnek öğrenme, klinik yeterlik ve sürekli akreditasyon süreçleri öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Eğitiminde Yeni Dönem: Yapay Zekâ ve Akreditasyon Konuşuldu</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Tıp ve Sağlık Eğitimi Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TSEDAD) toplantısı, yükseköğretimde değişen eğitim anlayışı, kalite güvencesi ve akreditasyonun geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelere sahne oldu.</p>

<p>“Yükseköğretimde Değişim, Kalite ve Akreditasyon” başlığıyla düzenlenen toplantıda; tıp eğitimi başta olmak üzere sağlık programlarında kalite kültürünün güçlendirilmesi, yapay zekânın eğitim süreçlerine etkisi, esnek öğrenme modelleri, klinik yeterliklerin ölçülmesi ve sürekli kalite güvencesi başlıkları ele alındı.</p>

<p>Çok sayıda üniversite, bakanlık teşkilatı ve 17 farklı ilden temsil ağına sahip olan TSEDAD’ın; sağlık eğitimi, kalite güvencesi ve akreditasyon alanında Türkiye genelinde güçlü bir paydaş yapısını bir araya getirdiği vurgulandı.</p>

<p>Toplantının açılış konuşmaları, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın ve SBÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl tarafından yapıldı. Programda; iki dönem Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü yapan, 2018-2022 yılları arasında Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanlığı görevini yürüten ve 2022-2026 döneminde Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü olarak görev alan Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Yükseköğretimde Değişim, Kalite ve Akreditasyon” başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.</p>

<p>Rektör Aydın: Tıp ve Sağlık Eğitiminde Kalite, Hasta Güvenliğiyle Doğrudan İlişkili</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, toplantının açılışında yaptığı değerlendirmede, yükseköğretimin yalnızca akademik programların güncellenmesiyle değil; öğrenme biçimlerinin, kalite güvence süreçlerinin, ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin ve kurumsal iş birliklerinin yeniden ele alınmasıyla güçlü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Sağlık eğitiminde yapay zekâ ve akreditasyon konuşuldu" class="detail-photo img-fluid" height="844" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9575.jpeg" width="1320" /></p>

<p>Aydın, tıp ve sağlık eğitiminin niteliğinin yalnızca akademik başarı göstergeleriyle değil, mezunların sahada ortaya koyduğu klinik yeterlik, etik sorumluluk ve hasta güvenliğine katkıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Sağlık alanında eğitim veren kurumların sorumluluğunun diğer yükseköğretim alanlarına göre daha doğrudan toplumsal sonuçlar ürettiğine dikkat çeken Aydın, mezunların bilgi, beceri, klinik muhakeme, etik tutum ve toplumsal sorumluluk bakımından güçlü biçimde yetiştirilmesinin önemini vurguladı.</p>

<p>Yapay zekâ, dijitalleşme ve veri temelli eğitim yönetiminin üniversiteler için yeni imkânlar sunduğunu belirten Aydın, bu teknolojilerin doğru kullanılması hâlinde öğrenci gelişiminin daha yakından izlenebileceğini, öğrenme eksiklerinin daha erken fark edilebileceğini ve programların daha hızlı iyileştirilebileceğini kaydetti.</p>

<p>Aydın, buna karşın yapay zekânın tıp ve sağlık eğitiminde insan muhakemesinin yerine geçecek bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Yeni dönemde öğrencilerin yalnızca dijital araçları kullanabilen değil; bu araçların ürettiği bilgiyi sorgulayabilen, doğrulayabilen, etik sınırları bilen ve nihai kararı mesleki sorumlulukla verebilen sağlık profesyonelleri olarak yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Sağlık eğitiminde yapay zekâ ve akreditasyon konuşuldu-1" class="detail-photo img-fluid" height="852" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9574.jpeg" width="1320" /></p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesinin sağlık eğitimi alanındaki geniş birikimi, uygulama odaklı yapısı ve farklı kurumlarla kurduğu güçlü iş birliği zeminiyle bu dönüşüm sürecine katkı sunmayı önemsediklerini dile getiren Aydın, toplantının yükseköğretimde ortak aklın geliştirilmesi açısından değerli olduğunu belirtti.</p>

<p>Erdöl: Sağlık Eğitiminde Kalite Kültürü İnsan Merkezli Olmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SBÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, açılış konuşmasında tıp ve sağlık eğitiminin insan hayatına doğrudan temas eden özel bir sorumluluk alanı olduğunu belirtti.</p>

<p>Erdöl, sağlık alanında yetiştirilen her öğrencinin yalnızca mesleki bilgiyle değil; etik duyarlılık, insani sorumluluk, iletişim becerisi ve topluma hizmet bilinciyle donatılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yükseköğretimde kalite kültürünün sağlık eğitimi açısından ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Erdöl, akreditasyon süreçlerinin kurumlara yalnızca standartları hatırlatan teknik bir mekanizma değil; eğitimin niteliğini sürekli geliştiren, öğrenci kazanımlarını görünür kılan ve mezunların topluma katkısını güçlendiren bir rehber niteliği taşıdığını kaydetti.</p>

<p>Erdöl, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sağlık eğitimine yeni imkânlar sunduğunu ancak bu dönüşümün merkezinde insanı, hasta güvenliğini ve etik sorumluluğu korumanın vazgeçilmez olduğunu belirtti.</p>

<p>Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin eğitim süreçlerinde destekleyici rol üstlenebileceğini ifade eden Erdöl, tıp ve sağlık alanında nihai sorumluluğun insan aklında, vicdanında ve mesleki muhakemesinde kalması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Erdöl, TSEDAD çatısı altında yürütülen kalite ve akreditasyon odaklı çalışmaların, Türkiye’de sağlık eğitiminin ortak standartlar etrafında güçlenmesine ve kurumlar arası deneyim paylaşımının artmasına katkı sunacağını ifade etti.</p>

<p>Elmas: Değişim, Kalite ve Akreditasyon Birlikte Ele Alınmalı</p>

<p>Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Yükseköğretimde Değişim, Kalite ve Akreditasyon” başlıklı sunumunda yükseköğretimde yaşanan dönüşümün yalnızca teknolojik gelişmelerle sınırlı olmadığını; eğitim modellerinden kalite güvence sistemlerine, ölçme ve değerlendirme süreçlerinden akreditasyon yaklaşımına kadar bütüncül bir değişimi zorunlu kıldığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Sağlık eğitiminde yapay zekâ ve akreditasyon konuşuldu-2" class="detail-photo img-fluid" height="847" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9576.jpeg" width="1320" /></p>

<p>Elmas, üniversitelerin değişen öğrenci profili, dijitalleşme, yapay zekâ teknolojileri ve iş gücü piyasasının yeni beklentileri karşısında daha esnek, izlenebilir ve öğrenen yapılar hâline gelmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Yükseköğretimde kalite güvencesinin yalnızca belirli dönemlerde hazırlanan raporlar veya kurum ziyaretleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Elmas, eğitim süreçlerinin sürekli izlenen, veriye dayalı ve iyileştirmeye açık bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Sunumda, esnek öğrenme modelleri, mikro-yeterlikler, önceki öğrenmelerin tanınması, kısa süreli sertifika programları ve kişiselleştirilmiş eğitim imkânlarının yükseköğretimin yeni döneminde daha fazla önem kazanacağı değerlendirildi.</p>

<p>Yapay Zekâ Eğitimde Destek Aracı, Kararda İnsan Denetimi Olmalı</p>

<p>Toplantının öne çıkan başlıklarından birini yapay zekânın öğrenme, öğretme ve değerlendirme süreçleri üzerindeki etkisi oluşturdu.</p>

<p>Yapay zekâ teknolojilerinin dil, içerik üretimi, veri analizi, görsel tanıma ve karar destek sistemleri gibi alanlarda hızla gelişmesinin, klasik sınavlara ve notlara dayalı değerlendirme sistemlerini yeniden tartışmaya açtığı ifade edildi.</p>

<p>Yapay zekânın öğrenciye kişiselleştirilmiş öğrenme desteği sunabileceği, klinik senaryoların çeşitlendirilmesine katkı sağlayabileceği, ölçme-değerlendirme süreçlerinde veri analizi imkânı oluşturabileceği ve akademik programların güçlü ya da gelişmeye açık yönlerinin daha görünür hâle gelmesine yardımcı olabileceği belirtildi.</p>

<p>Bununla birlikte yapay zekâ destekli sistemlerin tıp ve sağlık alanında hatasız kabul edilemeyeceği; bu nedenle öğrencilerin yapay zekâ çıktısını sorgulama, kaynak doğrulama, klinik bağlamı değerlendirme ve etik sorumluluk bilinciyle karar verme becerilerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Toplantıda, yapay zekâ çağında sağlık eğitiminin temel hedeflerinden birinin de yalnızca teknolojiyi kullanan değil; teknolojiyi doğru yorumlayan, denetleyen ve insan yararına yöneten sağlık profesyonelleri yetiştirmek olduğu ifade edildi.</p>

<p>Akreditasyon, Tıp Eğitiminde Güven ve Standart Kültürünü Güçlendiriyor</p>

<p>Toplantıda, tıp eğitimi başta olmak üzere sağlık programlarında akreditasyonun yalnızca kurumsal bir belge alma süreci olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Akreditasyonun; eğitim programlarının hedefleri, öğrenme çıktıları, klinik uygulama imkânları, ölçme-değerlendirme yöntemleri ve sürekli iyileştirme mekanizmaları açısından güvence sağlayan önemli bir kalite aracı olduğu belirtildi.</p>

<p>Tıp eğitiminde kalite güvencesinin, öğrencinin mezuniyet öncesi dönemde hangi bilgi, beceri ve tutumları kazandığının somut kanıtlarla izlenmesini gerektirdiği ifade edildi. Bu kapsamda klinik beceri eğitimleri, hasta başı uygulamalar, simülasyon merkezleri, vaka temelli öğrenme, profesyonel davranış değerlendirmeleri ve nesnel yapılandırılmış klinik sınavların önemi öne çıktı.</p>

<p>Sağlık eğitiminin yalnızca tıp fakülteleriyle sınırlı olmadığına dikkat çekilen toplantıda; diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik, fizyoterapi, beslenme ve diyetetik, sağlık yönetimi ve diğer sağlık programlarında da kalite güvencesinin ortak bir kurumsal kültüre dönüşmesi gerektiği değerlendirildi.</p>

<p>Kalite, Mezunun Sahadaki Yetkinliğiyle Ölçülmeli</p>

<p>Toplantıda, sağlık programlarının akreditasyonunda ders sayısı ve eğitim süresinden ziyade mezunun gerçek klinik ortamda ne yapabildiğine odaklanılması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Klinik yeterliklerin yalnızca çoktan seçmeli sınavlarla ölçülemeyeceği; hasta başı gözlem, simülasyon, vaka çözümü, sözlü sınavlar, klinik portfolyolar, beceri uygulamaları ve profesyonel davranış değerlendirmeleri gibi birden fazla doğrudan kanıtla desteklenmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Yapay zekâ ve dijital sağlık becerilerinin de tıp ve sağlık eğitiminin temel mesleki yeterlikleri arasında yer alması gerektiğine dikkat çekildi.</p>

<p>Bu kapsamda mezunlardan yalnızca yapay zekâ araçlarını kullanmalarının değil; bu sistemlerin önerilerini değerlendirmeleri, olası hataları fark etmeleri ve nihai klinik kararı kendi mesleki muhakemeleriyle verebilmeleri beklendiği vurgulandı.</p>

<p>Toplantıda ele alınan yaklaşımların, TSEDAD tarafından ilan edilmiş yeni bir akreditasyon standardı olmadığı; yükseköğretim, tıp eğitimi ve sağlık eğitiminin geleceğine ilişkin değerlendirme ve öneriler niteliği taşıdığı özellikle belirtildi.</p>

<p>Programın soru-cevap bölümünde rektörler, rektör yardımcıları, dekanlar ve öğretim üyeleri görüşlerini paylaşarak, yönelttikleri sorular ve yaptıkları değerlendirmelerle toplantıya katkı sundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbude-kritik-toplanti-saglik-egitiminde-kalite-yapay-zeka-ve-akreditasyon-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9573.jpeg" type="image/jpeg" length="89997"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Makarnayı Pişirip Soğuttuktan Sonra Yemek Kan Şekerini Gerçekten Daha Az mı Yükseltiyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/makarnayi-pisirip-soguttuktan-sonra-yemek-kan-sekerini-gercekten-daha-az-mi-yukseltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/makarnayi-pisirip-soguttuktan-sonra-yemek-kan-sekerini-gercekten-daha-az-mi-yukseltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[32 Tip 1 diyabetli yetişkinle yapılan yeni araştırmada, 24 saat buzdolabında soğutulup yeniden ısıtılan makarnanın dirençli nişasta miktarı yaklaşık yüzde 60 arttı ve yemek sonrası glukoz yükselişi taze pişmiş makarnaya göre daha düşük gerçekleşti. Peki bu sonuç herkes için geçerli mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir tabak makarnanın kan şekeri üzerindeki etkisini yalnızca ne kadar yediğimiz değil, <strong>onu nasıl hazırladığımız da değiştirebilir mi?</strong></p>

<p>2026 yılında yayımlanan yeni bir araştırma bu soruya dikkat çekici bir yanıt veriyor.</p>

<p>Makarnayı pişirdikten sonra hemen tüketmek yerine 24 saat buzdolabında soğutup yeniden ısıtmak, nişastanın yapısında değişikliğe yol açabiliyor. Soğuma sırasında nişastanın bir bölümü sindirim enzimlerine karşı daha dirençli bir yapıya dönüşüyor.</p>

<p>Araştırmaya göre bu değişim, yemek sonrasında glukoz düzeyinin ne kadar yükseldiğini etkileyebilir.</p>

<p>Ancak önemli bir ayrıntı var: Çalışma genel toplumda değil, <strong>Tip 1 diyabetli ve insülin pompası kullanan 32 yetişkinde</strong> gerçekleştirildi. Bu nedenle sonuçları sağlıklı bireylere, prediyabeti veya Tip 2 diyabeti olan kişilere doğrudan genellemek mümkün değil.</p>

<h2>Araştırmacılar iki farklı makarna öğününü karşılaştırdı</h2>

<p>Nutrients dergisinde 3 Nisan 2026'da yayımlanan araştırma, <strong>randomize, tek kör ve çapraz tasarımlı</strong> olarak gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalışmaya Tip 1 diyabetli 32 yetişkin katıldı. Katılımcıların tamamı sürekli deri altı insülin infüzyonu, yani insülin pompası kullanıyordu.</p>

<p>Her katılımcı farklı günlerde iki standart öğün tüketti.</p>

<p>Bir öğünde makarna pişirildikten hemen sonra servis edildi. Diğerinde aynı tür makarna pişirildikten sonra <strong>24 saat boyunca 4 °C'de soğutuldu</strong> ve tüketilmeden önce yeniden ısıtıldı.</p>

<p>Test öğünleri <strong>50 gram kullanılabilir karbonhidrat içerecek şekilde standardize edildi</strong>. Öğünde 200 gram pişmiş buğday makarnası ile 125 gram domates sosu kullanıldı.</p>

<p>Katılımcıların glukoz düzeyleri yemek sonrasındaki üç saat boyunca sürekli glukoz izleme sistemiyle takip edildi.</p>

<h2>Glukozdaki yükseliş daha düşük gerçekleşti</h2>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonucu yemek sonrası glukoz değerlerinde görüldü.</p>

<p>Taze pişmiş makarna tüketildiğinde ulaşılan maksimum glukoz düzeyi medyan olarak <strong>12,6 mmol/L</strong> iken, soğutulup yeniden ısıtılan makarnada bu değer <strong>10,7 mmol/L</strong> olarak ölçüldü.</p>

<p>Yemek öncesindeki değere göre maksimum glukoz artışı ise taze makarnada <strong>4,7 mmol/L</strong>, soğutulup yeniden ısıtılmış makarnada <strong>2,8 mmol/L</strong> oldu.</p>

<p>Üç saatlik toplam yemek sonrası glukoz yanıtını gösteren artımsal eğri altındaki alan da soğutulup yeniden ısıtılan makarnada daha düşüktü.</p>

<p>Araştırmacılar, iki öğün arasında uygulanan insülin dozları açısından anlamlı bir fark olmadığını bildirdi.</p>

<p>Bu sonuç, aynı test koşullarında <strong>hazırlama ve saklama biçiminin yemek sonrası glukoz yanıtını değiştirebileceğini</strong> düşündürüyor.</p>

<h2>Makarnaya buzdolabında ne oluyor?</h2>

<p>Bu farklılığın arkasındaki temel mekanizmalardan biri <strong>dirençli nişasta</strong> olabilir.</p>

<p>Makarna, pirinç, patates ve ekmek gibi besinlerde bulunan nişasta, pişirme sırasında su ve ısının etkisiyle yapısal değişime uğruyor.</p>

<p>Pişmiş nişastalı besin soğutulduğunda ise <strong>retrogradasyon</strong> adı verilen başka bir süreç başlıyor.</p>

<p>Soğuma sırasında özellikle amiloz moleküllerinin bir bölümü yeniden düzenleniyor ve sindirim enzimlerinin daha zor parçalayabildiği yapılar oluşabiliyor.</p>

<p>Bu şekilde meydana gelen nişastanın bir bölümü <strong>Tip 3 dirençli nişasta, yani RS3</strong> olarak adlandırılıyor.</p>

<p>Dirençli nişasta ince bağırsakta normal nişasta kadar hızlı sindirilmediği için glukozun dolaşıma geçiş hızını ve yemek sonrası metabolik yanıtı etkileyebiliyor.</p>

<h2>Dirençli nişasta yaklaşık yüzde 60 arttı</h2>

<p>Araştırmanın önemli yönlerinden biri, yalnızca katılımcıların glukoz değerlerinin değil, makarnanın dirençli nişasta içeriğinin de laboratuvarda incelenmesi oldu.</p>

<p>Taze pişmiş makarnada 100 gram başına <strong>8,03 gram</strong> dirençli nişasta ölçüldü.</p>

<p>24 saat soğutulup yeniden ısıtılan makarnada ise bu miktar <strong>12,88 grama</strong> yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu değer yaklaşık <strong>yüzde 60'lık artışa</strong> karşılık geliyor.</p>

<p>Böylece araştırmacılar, makarnanın nişasta yapısındaki değişiklik ile yemek sonrası glukoz yanıtındaki farklılığı aynı çalışma içinde değerlendirmiş oldu.</p>

<h2>Yeniden ısıtmak dirençli nişastayı tamamen ortadan kaldırmıyor mu?</h2>

<p>Soğutmayla oluşan dirençli nişastanın tamamı yeniden ısıtıldığında eski yapısına dönmüyor.</p>

<p>Ancak bu etkinin her besinde ve her hazırlama yönteminde aynı büyüklükte ortaya çıktığını söylemek mümkün değil.</p>

<p>Nişastanın amiloz ve amilopektin içeriği, besinin yapısı, pişirme süresi, soğutma sıcaklığı, soğutmanın ne kadar sürdüğü ve yeniden ısıtma yöntemi sonucu etkileyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle <strong>“bütün nişastalı yiyecekleri soğutmak kan şekerini aynı ölçüde azaltır”</strong> şeklinde bir genelleme bilimsel olarak doğru değil.</p>

<h2>Sağlıklı bireylerde de araştırılmıştı</h2>

<p>Soğutulmuş makarnanın glukoz yanıtını değiştirebileceği fikri tamamen yeni değil.</p>

<p>European Journal of Clinical Nutrition'da yayımlanan daha önceki küçük bir pilot çalışmada 10 sağlıklı yetişkin; taze pişmiş, soğutulmuş ve soğutulduktan sonra yeniden ısıtılmış makarna öğünlerini farklı günlerde tüketmişti.</p>

<p>Araştırmada makarnanın hazırlanma biçiminin yemek sonrası glukoz yanıtını etkileyebildiği ve dikkat çekici farklardan birinin taze makarna ile soğutulup yeniden ısıtılan makarna arasında ortaya çıktığı bildirilmişti.</p>

<p>Ancak yalnızca 10 kişinin katıldığı bu çalışma küçük bir pilot araştırmaydı.</p>

<p>2026 tarihli yeni araştırma ise aynı soruyu Tip 1 diyabetli kişilerde, sürekli glukoz izlemi kullanarak daha kontrollü biçimde ele aldı.</p>

<h2>“Soğutulmuş makarna kan şekerini düşürüyor” demek doğru değil</h2>

<p>Araştırmanın yorumlanmasındaki en önemli noktalardan biri burada ortaya çıkıyor.</p>

<p>Çalışma, soğutulmuş makarnanın <strong>kan şekerini düşürdüğünü</strong> göstermedi.</p>

<p>Gösterilen bulgu, soğutulup yeniden ısıtılan makarnanın ardından meydana gelen <strong>yemek sonrası glukoz yükselişinin taze pişmiş makarnaya kıyasla daha düşük olmasıydı.</strong></p>

<p>Bu iki ifade aynı şeyi anlatmıyor.</p>

<p>Araştırma ayrıca yalnızca tek bir öğünün ardından yaklaşık üç saatlik metabolik yanıtı inceledi.</p>

<p>Bu şekilde makarna tüketmenin haftalar veya aylar boyunca HbA1c, vücut ağırlığı, toplam insülin ihtiyacı ya da diyabet komplikasyonları üzerinde nasıl bir etkisi olacağını bu çalışmadan çıkarmak mümkün değil.</p>

<h2>Tip 1 diyabetliler insülin dozunu kendileri değiştirmemeli</h2>

<p>Çalışmanın özellikle Tip 1 diyabet açısından dikkatle yorumlanması gerekiyor.</p>

<p>Yemekle alınan karbonhidrat miktarı ile insülinin dozu ve zamanlaması arasındaki denge, Tip 1 diyabette kritik önem taşıyor.</p>

<p>Aynı araştırma grubunun daha önce 32 Tip 1 diyabetli kişi üzerinde yaptığı soğutulmuş pirinç çalışmasında, pişirilip 24 saat soğutulduktan sonra yeniden ısıtılan pirincin yemek sonrası glukoz yükselişini azalttığı; ancak standart insülin dozu kullanıldığında hipoglisemi ataklarının arttığı bildirilmişti.</p>

<p>Yeni makarna araştırmasında ise erken dönemde hipoglisemi açısından anlamlı bir artış saptanmadı. Taze makarna sonrasında bir, soğutulup yeniden ısıtılmış makarna sonrasında iki kişide hipoglisemi görüldü ve fark istatistiksel olarak anlamlı değildi.</p>

<p>Bu durum, etkinin kullanılan besinin yapısına göre değişebileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Bu nedenle Tip 1 diyabetli kişilerin “soğutulmuş makarna daha az yükseltiyor” düşüncesiyle <strong>insülin dozunu sağlık profesyoneline danışmadan değiştirmesi doğru değil.</strong></p>

<h2>Soğutmak makarnayı sınırsız yenebilecek bir besin hâline getirmez</h2>

<p>Dirençli nişastanın artması makarnanın toplam porsiyonunu, enerji içeriğini veya üzerine eklenen sosların beslenme değerini ortadan kaldırmıyor.</p>

<p>Porsiyon büyüklüğü, makarnanın türü, yanında tüketilen besinler ve kullanılan soslar öğünün toplam metabolik etkisini değiştirebilir.</p>

<p>Bu nedenle araştırmadan çıkarılabilecek temel sonuç, “soğutulmuş makarna istediğiniz kadar yenebilir” değil.</p>

<p>Daha doğru mesaj şu:</p>

<p><strong>Bir besinin metabolik etkisini yalnızca içeriği değil, nasıl hazırlandığı ve saklandığı da etkileyebilir.</strong></p>

<h2>Soğutulmuş makarnada gıda güvenliği önemli</h2>

<p>Makarnayı soğutarak saklamak söz konusu olduğunda gıda güvenliği ihmal edilmemeli.</p>

<p>Pişmiş ve kolay bozulabilir yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemesi gerekiyor.</p>

<p>ABD Tarım Bakanlığının gıda güvenliği önerilerine göre artık yemekler genel olarak <strong>iki saat içinde buzdolabına kaldırılmalı</strong>. Ortam sıcaklığı yaklaşık 32 °C'nin üzerindeyse bu süre <strong>bir saate</strong> düşüyor.</p>

<p>Buzdolabının yaklaşık <strong>4 °C veya altında</strong> tutulması ve yiyeceklerin hızlı soğuyabilmesi için uygun, sığ kaplarda saklanması öneriliyor.</p>

<p>Artan yemekler yeniden ısıtıldığında iç sıcaklığın <strong>74 °C'ye ulaşması</strong> tavsiye ediliyor.</p>

<p>Dolayısıyla araştırmada uygulanan “24 saat soğutma” yöntemi, pişmiş makarnanın uzun süre mutfak tezgâhında bırakılması anlamına gelmiyor.</p>

<h2>Araştırmanın sınırlılıkları neler?</h2>

<p>Sonuçlar dikkat çekici olsa da çalışmanın önemli sınırlılıkları bulunuyor.</p>

<p>Araştırmaya yalnızca <strong>32 kişi</strong> katıldı ve tüm katılımcılar Tip 1 diyabetli, insülin pompası kullanan yetişkinlerdi.</p>

<p>Çalışma <strong>tek merkezli ve keşif amaçlıydı</strong>.</p>

<p>Önceden formal örneklem büyüklüğü hesabı yapılmadı ve araştırma prospektif olarak bir klinik araştırma veri tabanına kaydedilmedi.</p>

<p>Yalnızca tek bir makarna çeşidi ve belirli bir pişirme-soğutma-yeniden ısıtma protokolü incelendi.</p>

<p>Glukoz yanıtı yalnızca <strong>180 dakika</strong> takip edildi.</p>

<p>Çalışma gerçek yaşam koşullarından ziyade standardize edilmiş deney koşullarında gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu nedenle araştırma; sağlıklı bireylerde, prediyabeti veya Tip 2 diyabeti olan kişilerde aynı büyüklükte bir etkinin ortaya çıkacağını kanıtlamıyor.</p>

<p>Uzun dönem kilo kontrolü, HbA1c veya kardiyovasküler risk açısından da bu çalışmadan sonuç çıkarmak mümkün değil.</p>

<h2>Sonuç: Aynı makarna, hazırlanışına göre aynı metabolik etkiyi göstermeyebilir</h2>

<p>Makarnanın metabolik öyküsü yalnızca tabağa konulduğu anda başlamıyor.</p>

<p>Pişirme, soğutma ve yeniden ısıtma sırasında nişastanın yapısı değişebiliyor.</p>

<p>2026 tarihli çalışma, 24 saat soğutulup yeniden ısıtılan makarnada dirençli nişasta miktarının yaklaşık yüzde 60 arttığını ve Tip 1 diyabetli yetişkinlerde yemek sonrası glukoz yükselişinin taze pişmiş makarnaya göre daha düşük gerçekleştiğini gösterdi.</p>

<p>Ancak bulgu küçük, tek merkezli ve kısa süreli bir araştırmaya dayanıyor.</p>

<p>Dolayısıyla makarnayı soğutmak onu “kan şekerini yükseltmeyen” veya sınırsız tüketilebilecek bir besine dönüştürmüyor.</p>

<p>Araştırmanın ortaya koyduğu daha ilginç mesaj ise başka:</p>

<p><strong>Ne yediğimiz kadar, bazı yiyecekleri nasıl pişirdiğimiz, soğuttuğumuz ve yeniden ısıttığımız da vücudumuzun o yiyeceğe verdiği metabolik yanıtı değiştirebilir.</strong></p>

<hr />
<h2>Kaynaklar</h2>

<p><strong>Rogowicz-Frontczak A. ve arkadaşları.</strong> <i>Does Resistant Starch Formed by Cooling Pasta Decrease the Postprandial Glycemic Response in Type 1 Diabetes? A Randomized Single-Blind Crossover Study.</i> Nutrients. 2026;18(7):1152.</p>

<p><strong>Robertson TM. ve arkadaşları.</strong> <i>The cumulative effects of chilling and reheating a carbohydrate-based pasta meal on the postprandial glycaemic response: a pilot study.</i> European Journal of Clinical Nutrition.</p>

<p><strong>Influence of resistant starch resulting from the cooling of rice on postprandial glycemia in type 1 diabetes.</strong></p>

<p><strong>USDA Food Safety and Inspection Service.</strong> Leftovers and Food Safety.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/makarnayi-pisirip-soguttuktan-sonra-yemek-kan-sekerini-gercekten-daha-az-mi-yukseltiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/sogutulmus-makarna.jpg" type="image/jpeg" length="40611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemoterapi Alan Hastalar İçin Mide Bulantısını Hafifleten Öneriler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kemoterapi-alan-hastalar-icin-mide-bulantisini-hafifleten-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kemoterapi-alan-hastalar-icin-mide-bulantisini-hafifleten-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemoterapi sonrası mide bulantısı çoğu hastada kontrol altına alınabilir. İlaç saatine uymak, az ve sık beslenmek, kokusu hafif yiyecekler seçmek ve sıvıyı doğru zamanda almak süreci kolaylaştırır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kemoterapi Sonrası Mide Bulantısı İçin Sağlık ve Beslenme Önerileri</p>

<p>Kemoterapi sonrası mide bulantısı, tedavinin en sık görülen yan etkilerinden biridir. Çoğu hastada doğru ilaç kullanımı, uygun sıvı alımı ve küçük beslenme değişiklikleriyle belirgin şekilde hafifletilebilir.</p>

<p>İlk kural, bulantı ilacını kusma başladıktan sonra değil, onkoloji ekibinin önerdiği saatte almaktır. Çünkü kemoterapiye bağlı bulantı bazen tedaviden hemen sonra, bazen de 24 saatten sonra başlayabilir.</p>

<p>Kemoterapi ilaçlarının bulantı yapma olasılığı birbirinden farklıdır. Bu nedenle her hastaya aynı ilaç, aynı öğün düzeni veya aynı beslenme önerisi uygun olmayabilir. Tedavi protokolü, yaş, eşlik eden hastalıklar, kabızlık, reflü ve kullanılan diğer ilaçlar tabloyu değiştirebilir.</p>

<p>Bulantı döneminde mideyi tamamen boş bırakmak çoğu kişide şikayeti artırabilir. Bunun yerine 2-3 saatte bir küçük porsiyonlar tercih edilebilir. Birkaç lokmalık kuru ekmek, kraker, haşlanmış patates, pirinç lapası, yoğurt, çorba veya sade makarna bazı hastalarda daha rahat tolere edilir.</p>

<p>Sıcak yemek kokusu bulantıyı artırıyorsa yiyecekler ılık, oda sıcaklığında veya soğuk tüketilebilir. Yağlı, kızartılmış, çok baharatlı ve ağır kokulu yemeklerden uzak durmak mideyi rahatlatabilir. Yemek sırasında mutfağın havalandırılması, parfüm ve yoğun oda kokularından kaçınılması da işe yarayabilir.</p>

<p>Sıvı alımı bulantı yönetiminde ayrı bir başlıktır. Çok miktarda suyu bir anda içmek yerine gün içine yayılmış küçük yudumlar daha iyi tolere edilebilir. Su, açık çay, ayran, çorba suyu veya hekimin uygun gördüğü elektrolit içecekleri kullanılabilir.</p>

<p>Bazı hastalarda sıvıyı yemekle birlikte almak mide dolgunluğunu artırabilir. Bu nedenle sıvıların çoğunu öğün aralarında içmek daha rahat olabilir. Ancak ağız kuruluğu, koyu renkli idrar, baş dönmesi veya halsizlik varsa sıvı kaybı açısından onkoloji ekibine haber verilmelidir.</p>

<p>Bulantı varken protein alımı tamamen bırakılmamalıdır. İyi pişmiş yumurta, yoğurt, kefir, peynir, iyi pişmiş tavuk, balık, çorba veya mercimek gibi seçenekler küçük porsiyonlarla denenebilir. Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda çiğ yumurta, iyi yıkanmamış sebze ve meyve, pastörize edilmemiş ürünler ve az pişmiş etlerden kaçınılmalıdır.</p>

<p>Zencefil bazı kişilerde bulantıyı hafifletebilir; ancak herkes için uygun değildir. Kan sulandırıcı ilaç kullananlar, kanama riski olanlar, ameliyat sürecindeki hastalar ve mide hassasiyeti belirgin olanlar bitkisel ürünleri mutlaka hekimine danışmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bulantıyı artıran bir diğer neden kabızlıktır. Kemoterapi, hareketsizlik, bazı ağrı kesiciler ve bulantı ilaçları bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir. Karında şişlik, gaz çıkaramama, dışkılayamama veya kramp tarzı ağrı varsa bu durum sıradan mide bulantısı gibi değerlendirilmemelidir.</p>

<p>Ağız tadında bozulma da iştahı azaltabilir. Metalik tat hisseden hastalarda metal çatal kaşık yerine farklı malzeme kullanmak, ağız bakımını aksatmamak ve çok sıcak yiyeceklerden kaçınmak yardımcı olabilir. Ağız yarası varsa asitli, sert ve acı yiyecekler tahrişi artırabilir.</p>

<p>Kusma sık tekrarlıyorsa hasta kendi kendine ilaç artırmamalı, farklı bulantı ilacı eklememeli ve bitkisel karışımlara yönelmemelidir. Onkoloji ekibi kullanılan kemoterapiye göre ilaç saatini, doz aralığını veya ek tedaviyi yeniden düzenleyebilir.</p>

<p>Şu belirtilerde gecikmeden sağlık ekibiyle iletişime geçilmelidir: 24 saatten uzun süre sıvı tutamama, sık kusma, kanlı ya da kahve telvesi görünümünde kusma, ateş, şiddetli karın ağrısı, bilinç bulanıklığı, çok az idrar yapma, belirgin baş dönmesi, gaz ve dışkı çıkaramama.</p>

<p>Kemoterapi sonrası mide bulantısı hastanın su içmesini, beslenmesini ve tedaviye uyumunu etkileyebilir. Bu nedenle şikayet hafif görünse bile düzenli takip edilmeli, her kürde ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve hangi yiyeceklerle arttığı not edilmelidir.</p>

<p>KAYNAKLAR<br />
1. National Cancer Institute, Nausea and Vomiting and Cancer<br />
2. National Cancer Institute, Nutrition in Cancer Care<br />
3. American Society of Clinical Oncology, Antiemetics Guideline Update<br />
4. MASCC and ESMO, Guideline Update for Prevention of Treatment Induced Nausea and Vomiting<br />
5. MD Anderson Cancer Center, Managing Nausea Caused by Cancer Treatment </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🩺 Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kemoterapi-alan-hastalar-icin-mide-bulantisini-hafifleten-oneriler</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9563.jpeg" type="image/jpeg" length="10426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor, Fatih Tekke ile Yollarını Ayırdı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspor-fatih-tekke-ile-yollarini-ayirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonspor-fatih-tekke-ile-yollarini-ayirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da teknik direktör Fatih Tekke dönemi sona erdi. Bordo-mavili kulüp, deneyimli teknik adamla yollarını ayırma kararı aldı. Kararın ardından Trabzonspor’da yeni teknik direktör süreci başlarken, camiada gözler yönetimin atacağı adımlara çevrildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor’da Fatih Tekke dönemi sona erdi. Bordo-mavili kulüp, teknik direktör Fatih Tekke ile yollarını ayırdı.</p>

<p>Sezonun kritik döneminde alınan ayrılık kararı, Trabzonspor camiasında geniş yankı uyandırdı. Bordo-mavili takımda hem futbolculuk geçmişi hem de teknik adamlık göreviyle özel bir yere sahip olan Fatih Tekke’nin ayrılığı sonrası yönetimin yeni teknik direktör planlamasına yöneldiği öğrenildi.</p>

<p>Trabzonspor’da son dönemde alınan saha sonuçları ve takımın genel performansı teknik heyet üzerindeki baskıyı artırmıştı. Yönetimin yaptığı değerlendirmelerin ardından Fatih Tekke ile devam edilmeme kararı alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bordo-mavili taraftarlar gelişmeyi sosyal medyada yoğun şekilde tartışırken, kulübün kısa süre içinde teknik direktörlük görevi için yeni yol haritasını netleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Fatih Tekke’nin ayrılığıyla birlikte Trabzonspor’da yeni bir dönem başlarken, takımın ligdeki hedefleri doğrultusunda teknik heyet tercihi büyük önem taşıyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspor-fatih-tekke-ile-yollarini-ayirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9560.jpeg" type="image/jpeg" length="13979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akademisyen ve Siyasetçi Prof. Dr. Arif Ersoy Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/akademisyen-ve-siyasetci-prof-dr-arif-ersoy-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/akademisyen-ve-siyasetci-prof-dr-arif-ersoy-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İktisat profesörü, akademisyen ve siyasetçi Prof. Dr. Arif Ersoy, 1 Eylül 2020’de Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 72 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çorum doğumlu Ersoy; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Konya Yüksek İslam Enstitüsü, Leeds Üniversitesi ve Ege Üniversitesi’ndeki eğitim sürecinin ardından akademik kariyerini iktisat alanında sürdürdü. Dokuz Eylül Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi gibi kurumlarda görev yapan Ersoy, iki dönem Çorum Belediye Başkanlığı yaptı.</p>

<p>İktisat profesörü, akademisyen ve siyasetçi Prof. Dr. Arif Ersoy, 1 Eylül 2020 tarihinde Ankara’da hayatını kaybetti. 1948 yılında Çorum’da doğan Ersoy, vefat ettiğinde 72 yaşındaydı.</p>

<p>Akademik çalışmaları, iktisat alanındaki eserleri ve yerel yönetim görevleriyle tanınan Ersoy, özellikle Çorum Belediye Başkanlığı yaptığı dönem ve İslam ekonomisi üzerine yürüttüğü çalışmalarla biliniyordu.</p>

<p>Kurumsal Taziye</p>

<p>Türkiye Yazarlar Birliği, Prof. Dr. Arif Ersoy’un vefatının ardından yayımladığı mesajda, Ersoy’un Felsefe ve Ahlak Şuralarına katılarak bildiriler sunduğunu belirtti. Mesajda, ailesine, yakınlarına ve bilim dünyasına başsağlığı dileğinde bulunuldu.</p>

<p>Cenaze Programı</p>

<p>Prof. Dr. Arif Ersoy’un cenazesi, 2 Eylül 2020’de Çorum’da Hıdırlık Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p>

<p>Prof. Dr. Arif Ersoy Kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. Arif Ersoy, 1 Ocak 1948’de Çorum’da dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset ve İdare Bölümü’nden 1973 yılında mezun oldu. Aynı zamanda Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdi.</p>

<p>Yurt dışındaki akademik eğitimini İngiltere’de sürdüren Ersoy, Leeds Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde iktisadi kalkınma alanında yüksek lisans yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde doktora eğitimini tamamladı.</p>

<p>Kısa Biyografi Kartı</p>

<p>* Adı Soyadı: Prof. Dr. Arif Ersoy<br />
* Doğum Tarihi: 1 Ocak 1948<br />
* Doğum Yeri: Çorum<br />
* Vefat Tarihi: 1 Eylül 2020<br />
* Vefat Yeri: Ankara<br />
* Yaşı: 72<br />
* Alanı: İktisat<br />
* Mesleği: Akademisyen, siyasetçi<br />
* Görevi: Eski Çorum Belediye Başkanı<br />
* Belediye Başkanlığı: İki dönem</p>

<p>Eğitim ve Akademik Kariyeri</p>

<p>Ersoy, 1973 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nü tamamladı. 1976’da Leeds Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. 1979’da Ege Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı.</p>

<p>Akademik kariyerinde 1982’de yardımcı doçent, 1986’da doçent, 1992’de profesör unvanını aldı. Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nde çeşitli görevlerde bulunan Ersoy, 1990 yılında Çin’in Pekin kentindeki Renmin Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak görev yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü Başkanlığı görevinden 2016 yılında emekli olan Ersoy, daha sonra İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde İktisat Bölümü Başkanlığı ve Uluslararası İslam Ekonomisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü görevlerinde bulundu.</p>

<p>Çorum Belediye Başkanlığı</p>

<p>Prof. Dr. Arif Ersoy, 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde Çorum Belediye Başkanı seçildi. İlk döneminin ardından 18 Nisan 1999 seçimlerinde yeniden göreve geldi. Belediye başkanlığı görevini 8 Ağustos 2002’ye kadar sürdürdü.</p>

<p>Ersoy, böylece Çorum Belediye Başkanlığı görevini iki dönem yürütmüş oldu. Belediye başkanlığı döneminde ayrıca Avrupa Konseyi Mahalli İdareler Meclisi Üyeliği yaptı.</p>

<p>Eserleri</p>

<p>Prof. Dr. Arif Ersoy’un bilinen eserleri arasında şunlar yer alıyor:</p>

<p>* İktisadi Teoriler ve Düşüncelerin Gelişme Tarihi<br />
* İktisadi Müesseseleşme Tarihi<br />
* Silm Sosyal Yapılanma Modeli<br />
* Faizsiz Yeni Bir Banka Modeli<br />
* İktisadi Düşünceler Tarihi</p>

<p>Ersoy’un çalışmaları, iktisadi düşünce tarihi, ekonomik kurumlar, kalkınma modelleri, İslam ekonomisi ve faizsiz finans başlıklarında yoğunlaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/akademisyen-ve-siyasetci-prof-dr-arif-ersoy-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9557.jpeg" type="image/jpeg" length="28718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kapıkule’de Yakalanmıştı: Arif Kocabıyık İçin Tutuklama Kararı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kapikulede-yakalanmisti-arif-kocabiyik-icin-tutuklama-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kapikulede-yakalanmisti-arif-kocabiyik-icin-tutuklama-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sokak röportajlarıyla tanınan İlave TV sahibi Arif Kocabıyık’ın, hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması kapsamında verilen yurt dışına çıkış yasağı tedbirini ihlal ettiği gerekçesiyle tutuklandığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sokak röportajlarıyla tanınan İlave TV sahibi Arif Kocabıyık hakkında yürütülen adli süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Kocabıyık’ın, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması kapsamında verilen yurt dışına çıkış yasağı tedbirini ihlal ettiği gerekçesiyle tutuklandığı duyuruldu.</p>

<p>Kocabıyık, 31 Ağustos’ta Edirne’deki Kapıkule Gümrük Sahası’nda Bulgaristan’a çıkış yapmak üzere olan bir TIR’da yapılan kontrol sırasında yakalanmıştı. Gümrük Muhafaza ekiplerinin aramasında, aracın dorsesinin altında gizlenen iki kişi tespit edilmiş; bu kişilerden birinin Arif Kocabıyık olduğu belirlenmişti.</p>

<p>Yapılan sorgulamada Kocabıyık hakkında Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Türk Ceza Kanunu’nun 299/1. maddesi kapsamında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu kaydedildi. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Kocabıyık ve TIR sürücüsü gözaltına alınırken, araçta tespit edilen yabancı uyruklu kişinin ise İl Göç İdaresi’ne teslim edildiği bildirildi.</p>

<p>Gözaltı işlemlerinin ardından Edirne Adliyesi’ne sevk edilen Kocabıyık hakkında, adli kontrol tedbirinin ihlali gerekçesiyle tutuklama kararı verildiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma kapsamında TIR sürücüsünün durumuna ilişkin adli işlemlerin de sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📰 Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kapikulede-yakalanmisti-arif-kocabiyik-icin-tutuklama-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="29154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[8 Saat Uyusanız da Yorgun Uyanıyorsanız Sirkadiyen Ritminiz Bozulmuş Olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/8-saat-uyusaniz-da-yorgun-uyaniyorsaniz-sirkadiyen-ritminiz-bozulmus-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/8-saat-uyusaniz-da-yorgun-uyaniyorsaniz-sirkadiyen-ritminiz-bozulmus-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[8 saat uyuyup yorgun uyanmak çoğu zaman uyku süresinden değil, biyolojik saatin yanlış zamanda çalışmasından kaynaklanır. Işık, ekran, düzensiz saat ve kafein bu döngüyü şaşırtabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sirkadiyen Ritim Hatası: 8 Saat Uykuya Rağmen Neden Yorgun Uyanırsınız?</p>

<p>8 saat uyuduğu halde sabah bitkin kalkan birçok kişide sorun yalnızca uyku süresi değildir. Uyku, vücudun biyolojik saatiyle uyumlu olmayan bir zamana kaydığında kişi yatakta yeterince kalmış olsa bile dinlenmiş hissetmeyebilir.</p>

<p>Sirkadiyen ritim, vücudun yaklaşık 24 saatlik iç zamanlama sistemidir. Beynin ışık, karanlık, yemek saati, hareket ve sosyal düzen gibi işaretlerle ayarladığı bu saat; ne zaman uyanık, ne zaman uykulu, ne zaman daha enerjik hissedeceğimizi etkiler.</p>

<p>Bu nedenle “8 saat uyudum ama neden yorgunum?” sorusunun yanıtı bazen şudur: Uyku süresi doğru, uyku zamanı yanlıştır. Vücut gece boyunca tamir ve toparlanma evresine girmeye çalışırken, iç saat geçe kaymış ya da sık sık değişen bir düzene maruz kalmış olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sirkadiyen ritim neden bozulur?</p>

<p>En sık nedenlerden biri düzensiz yatış ve kalkış saatleridir. Hafta içi erken kalkıp hafta sonu öğlene kadar uyumak, vücuda her hafta küçük bir zaman farkı yaşatır. Buna “sosyal jet lag” denir; yani seyahat etmeden biyolojik saatin şaşması.</p>

<p>Gece parlak ışığa ve ekrana uzun süre bakmak da bu ritmi geciktirebilir. Özellikle akşam saatlerinde yoğun ışık, beynin karanlık sinyalini geç algılamasına yol açar. Bu durumda melatonin adı verilen uykuya hazırlık hormonu daha geç yükselir.</p>

<p>Kafein de tabloyu ağırlaştırabilir. Kahve, çay, enerji içeceği veya bazı soğuk içeceklerdeki kafein öğleden sonra alındığında, kişiye fark ettirmeden uykuya dalmayı ve derin uykuya geçişi zorlaştırabilir.</p>

<p>8 saat uyku neden dinlendirmeyebilir?</p>

<p>Uyku yalnızca saat hesabı değildir; zamanlama, süreklilik ve kalite birlikte değerlendirilir. Geç saatte uyuyup sabah zorunlu olarak erken kalkmak, vücudu doğal uyanma penceresinden önce kaldırabilir. Bu durumda kişi yeterli süre uyumuş gibi görünse de sabah sersemliği yaşayabilir.</p>

<p>Bir diğer neden “uyku ataleti”dir. Bu, uykudan uyandıktan sonra beynin tam olarak açılmasının zaman almasıdır. Derin uyku evresinden aniden uyanmak, ilk saatlerde ağır yorgunluk ve zihinsel bulanıklık hissi oluşturabilir.</p>

<p>Aynı durum vardiyalı çalışanlarda, gece çalışanlarda, sık seyahat edenlerde, öğrencilerde ve gece ekran başında uzun süre kalan kişilerde daha belirgin görülür. Çünkü vücut her gün farklı bir saate uyum sağlamaya çalışır.</p>

<p>Sirkadiyen ritim hatasının belirtileri nelerdir?</p>

<p>Sabahları zor uyanmak, çalar saati defalarca ertelemek, günün ilk saatlerinde zihinsel bulanıklık yaşamak ve akşam geç saatlerde açılmak sık görülen işaretlerdir. Kişi gündüz yorgun hissederken gece yatağa girdiğinde uykusu kaçabilir.</p>

<p>Bazı kişilerde iştah saatleri değişir, gece atıştırma artar, sabah kahvaltı isteği azalır. Dikkat dağınıklığı, sinirlilik, düşük motivasyon ve hafta başı belirgin yorgunluk da tabloya eşlik edebilir.</p>

<p>Bu belirtiler tek başına ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Ancak haftalarca sürüyorsa, günlük işi ve güvenliği etkiliyorsa ya da araç kullanırken uyuklama oluyorsa tıbbi değerlendirme gerekir.</p>

<p>Biyolojik saat nasıl yeniden ayarlanır?</p>

<p>En etkili adım, her gün benzer saatte uyanmaktır. Yatış saati ilk günlerde değişken olabilir; ancak kalkış saatinin sabitlenmesi, vücudun yeni ritmi öğrenmesini kolaylaştırır. Hafta sonu farkı mümkünse 1 saati aşmamalıdır.</p>

<p>Sabah ilk saatlerde gün ışığı almak güçlü bir ayar sinyalidir. Açık havada kısa bir yürüyüş, balkonda geçirilen zaman veya parlak doğal ışık, biyolojik saate “gün başladı” mesajı verir.</p>

<p>Akşam saatlerinde ışığı azaltmak gerekir. Yatmadan önceki son 1-2 saatte parlak ekranı kısmak, loş ışığa geçmek ve yatağı telefonla uzun süre geçirilen bir alana çevirmemek uykuya hazırlığı kolaylaştırabilir.</p>

<p>Kafein için kişisel duyarlılık farklıdır; ancak öğleden sonra alımı birçok kişide gece uykusunu etkileyebilir. Alkol ise uykuya dalmayı kolaylaştırıyor gibi görünse de gece bölünmelerini ve sabah yorgunluğunu artırabilir.</p>

<p>Kısa gündüz uykuları bazı kişilerde işe yarar, fakat geç saatte ve uzun yapılan uyuklamalar gece uykusunu kaydırabilir. Dinlenme gerekiyorsa öğleden önce veya erken öğleden sonra kısa tutulması daha uygundur.</p>

<p>Ne zaman doktora başvurulmalı?</p>

<p>Yorgun uyanmaya yüksek sesli horlama, uykuda nefes durması, sabah baş ağrısı, gün içinde istemsiz uyuklama, çarpıntı, huzursuz bacak hissi veya uzun süren çökkünlük eşlik ediyorsa yalnızca ritim bozukluğu düşünülmemelidir.</p>

<p>Uyku apnesi, kansızlık, tiroit hastalıkları, depresyon, bazı ilaçlar ve kronik ağrı da sabah yorgunluğuna neden olabilir. Bu yüzden sorun düzenli uyku alışkanlıklarına rağmen devam ediyorsa aile hekimi, nöroloji, göğüs hastalıkları veya uyku tıbbı alanında değerlendirme gerekebilir.</p>

<p>Sirkadiyen ritim, çoğu zaman küçük ama düzenli adımlarla toparlanabilir. Ana hedef daha uzun uyumak değil; vücudun uyku, ışık ve uyanma saatlerini yeniden aynı çizgiye getirmektir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>1. National Heart, Lung, and Blood Institute, Sleep-Wake Cycle, 2022<br />
2. Centers for Disease Control and Prevention, About Sleep, 2024<br />
3. American Academy of Sleep Medicine, Healthy Sleep Habits, 2021<br />
4. American Academy of Sleep Medicine, Delayed Sleep-Wake Phase, 2021<br />
5. Blume C., Garbazza C., Spitschan M., Effects of Light on Human Circadian Rhythms, Sleep and Mood, 2019<br />
6. Potter G. D. M. ve ark., Circadian Rhythm and Sleep Disruption: Causes and Metabolic Consequences, 2016</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/8-saat-uyusaniz-da-yorgun-uyaniyorsaniz-sirkadiyen-ritminiz-bozulmus-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9554.jpeg" type="image/jpeg" length="25412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Her Gece Melatonin Almak Güvenli mi? Uzun Süre Kullananlar İçin Kalp Sağlığı Uyarısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/her-gece-melatonin-almak-guvenli-mi-uzun-sure-kullananlar-icin-kalp-sagligi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/her-gece-melatonin-almak-guvenli-mi-uzun-sure-kullananlar-icin-kalp-sagligi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Melatonin kullananlarda kalp yetersizliği riskinin daha yüksek görüldüğü yeni ön çalışma, kesin neden-sonuç göstermiyor. Uzmanlar özellikle uzun ve kontrolsüz kullanıma dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Melatonin Kalp Sağlığını Etkiler mi? Uzun Kullanım İçin Yeni Uyarı</p>

<p>Uykuya dalmayı kolaylaştırmak için kullanılan melatonin, birçok kişi tarafından “doğal” ve zararsız bir destek gibi görülüyor. Ancak 130 binden fazla yetişkinin sağlık kayıtlarını inceleyen yeni bir ön çalışma, uzun süreli melatonin kullanımı ile kalp yetersizliği tanısı arasında dikkat çeken bir ilişki bildirdi.</p>

<p>Araştırmada asıl mesaj şu: Melatoninin kalp yetersizliğine yol açtığı kanıtlanmış değil. Fakat özellikle kronik uykusuzluğu olan ve bir yıl ya da daha uzun süre melatonin kullanan kişilerde kalp sağlığı açısından daha dikkatli değerlendirme yapılması gerekebilir.</p>

<p>Melatonin nedir?</p>

<p>Melatonin, beyinde salgılanan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen bir hormondur. Karanlıkla birlikte düzeyi artar, gün ışığıyla azalır. Takviye formu ise jet lag, uykuya dalma güçlüğü ve bazı uyku ritmi sorunlarında tercih edilebilir.</p>

<p>Sorun, melatoninin kısa süreli ve uygun dozda kullanımından çok, her gece ve uzun aylar boyunca hekim değerlendirmesi olmadan alınmasıdır. Çünkü uyku sorunu bazen stres, depresyon, anksiyete, uyku apnesi, tiroit hastalığı, kalp hastalığı veya kullanılan ilaçlarla ilişkili olabilir.</p>

<p>Yeni çalışma ne buldu?</p>

<p>Amerikan Kalp Derneği’nin bilimsel toplantısında sunulan ön çalışmada, kronik uykusuzluk tanısı olan 130 bin 828 yetişkinin beş yıllık sağlık kayıtları incelendi. Katılımcıların yarısı en az bir yıl melatonin kullananlardan, diğer yarısı ise melatonin kaydı olmayan benzer kişilerden oluştu.</p>

<p>Beş yıl içinde kalp yetersizliği tanısı, melatonin grubunda yüzde 4,6; kontrol grubunda yüzde 2,7 olarak bildirildi. Bu, göreceli olarak yaklaşık yüzde 90 daha yüksek risk anlamına geliyor.</p>

<p>Kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış oranı da melatonin grubunda daha yüksek bulundu. Araştırmacılar, ölüm oranlarında da melatonin kullanan grupta artış görüldüğünü aktardı.</p>

<p>Bu bulgu melatonin kalbe zarar verir demek mi?</p>

<p>Hayır. Çalışma gözlemsel nitelikte olduğu için “melatonin kalp yetersizliği yapar” şeklinde kesin bir hüküm verilemez. Bu tür çalışmalar iki durumun birlikte görülüp görülmediğini gösterir; tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz.</p>

<p>Üstelik araştırma henüz tam hakemli makale olarak yayımlanmış değil. Bu nedenle sonuçlar ön veri olarak değerlendirilmeli.</p>

<p>Neden dikkatli yorumlanmalı?</p>

<p>Melatonin kullanan kişilerde uykusuzluk daha ağır olabilir. Kronik uykusuzluk, depresyon, anksiyete, obezite, yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve uyku apnesi gibi durumlar da kalp sağlığını etkileyebilir.</p>

<p>Araştırmada bu faktörlerin önemli bir bölümü dengelenmeye çalışılsa da tüm etkileri tamamen ayırmak kolay değildir. Ayrıca bazı ülkelerde melatonin reçeteyle, bazı ülkelerde reçetesiz satıldığı için kayıtların eksik olma ihtimali de vardır.</p>

<p>Kimler daha dikkatli olmalı?</p>

<p>Kalp yetersizliği, ritim bozukluğu, kontrolsüz tansiyon, diyabet, böbrek hastalığı, uyku apnesi veya çoklu ilaç kullanımı olan kişiler melatonini düzenli kullanmadan önce hekimle görüşmelidir.</p>

<p>Kan sulandırıcı, tansiyon ilacı, diyabet ilacı, sakinleştirici veya uyku ilacı kullananlarda da etkileşim ihtimali göz ardı edilmemelidir. Hamileler, emzirenler, çocuklar ve ileri yaştaki kişilerde takviye kullanımı ayrıca değerlendirilmelidir.</p>

<p>Melatonin nasıl daha güvenli kullanılabilir?</p>

<p>Uzman yaklaşımı, melatoninin mümkünse kısa süreli, en düşük etkili dozda ve doğru zamanda kullanılması yönündedir. Her gece aylarca kullanmak yerine, uyku sorununun nedeni araştırılmalıdır.</p>

<p>Uykuya dalma güçlüğü yaşayan kişilerde düzenli uyku saati, akşam parlak ekran ışığını azaltma, geç saat kafeinden kaçınma, yatak odasını karanlık ve serin tutma, gündüz hareketi artırma ve alkolü sınırlama çoğu zaman ilk basamak önerilerdir.</p>

<p>Kronik uykusuzlukta bilişsel davranışçı terapi, ilaç veya takviyeden önce ya da onlarla birlikte değerlendirilebilen etkili bir yöntem olarak kabul edilir. Bu terapi, uykuya dair yanlış koşullanmayı ve uykuyu bozan alışkanlıkları hedefler.</p>

<p>Okur için net mesaj</p>

<p>Melatonin kısa süreli kullanımda birçok kişi için güvenli kabul edilse de, yeni veriler uzun süreli ve kontrolsüz kullanımın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Özellikle her gece melatonin alan kişiler, bunu kalıcı bir alışkanlık haline getirmeden önce hekimlerine danışmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu çalışma panik nedeni değil; uyku takviyelerini “doğal olduğu için sınırsız güvenli” saymamak gerektiğini hatırlatan güçlü bir uyarıdır.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>1. Amerikan Kalp Derneği Bilimsel Oturumları 2025, MP2306 araştırma özeti<br />
2. American College of Cardiology, melatonin ve kalp yetersizliği değerlendirmesi<br />
3. Health, Julia Ries Wexler imzalı sağlık haberi, Temmuz 2026 güncellemesi<br />
4. Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi, kronik uykusuzlukta davranışsal tedavi kılavuzu </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🩺 Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/her-gece-melatonin-almak-guvenli-mi-uzun-sure-kullananlar-icin-kalp-sagligi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9553.jpeg" type="image/jpeg" length="91358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Emniyetinde Kapsamlı Görev Değişimi: 18 İlçeye Yeni Müdür]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-emniyetinde-kapsamli-gorev-degisimi-18-ilceye-yeni-mudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-emniyetinde-kapsamli-gorev-degisimi-18-ilceye-yeni-mudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde 2026 yılı il içi atama süreci kapsamında çok sayıda birimde görev değişikliği yapıldı. Atamalarla birlikte 18 ilçenin emniyet müdürü değişirken, 9 şube müdürlüğünde de yeni görevlendirmeler gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde il içi atama süreci tamamlandı. Yeni görev dağılımı kapsamında 27 şube ve ilçe emniyet müdürü için görevlendirme yapılırken, kent genelinde 18 ilçe emniyet müdürlüğünde değişikliğe gidildi.</p>

<p>Atama listesine göre Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğüne Alpaslan Şahin, Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne Tolga Öztürk, Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğüne Muhammet Ahmet Katipoğlu, Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğüne Kıvanç Taşçı, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne Kürşat Mesut Özmen getirildi.</p>

<p>Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğüne Oktay Çelik, Çatalca İlçe Emniyet Müdürlüğüne Lütfü Doğan, Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne Nadir Öztürk, Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğüne Can Coşkun, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne ise Özgür Yılmaz atandı.</p>

<p>Yeni görevlendirmeler kapsamında Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğüne Ömer Faruk Günay, Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğüne Fatih Tilki, Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğüne İlyas Kayış, Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne Yunus Gezer, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğüne Hakan Alpaslan Kırbaş görevlendirildi.</p>

<p>Sultanbeyli İlçe Emniyet Müdürlüğüne Ahmet Serkan Tulum, Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne Arınç Çevik, Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğüne ise Abdulkadir Bilen getirildi.</p>

<p>İlçe emniyet müdürlüklerinin yanı sıra bazı şube müdürlüklerinde de görev değişimi yapıldı. Baltalimanı Polis Evi Şube Müdürlüğüne Ozak Koç, Çocuk Şube Müdürlüğüne Mehmet Tanrıkulu, Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürlüğüne Halil İbrahim Başlı, Koruma Şube Müdürlüğüne Muhsin Dumlupınar, Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğüne Emrah Ata, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Şube Müdürlüğüne ise Gökhan Karagül atandı.</p>

<p>Ayrıca Dış İlişkiler Şube Müdürü Esma Yavaşca’nın İnterpol/Europol Şube Müdürlüğü ile Strateji Geliştirme Şube Müdürlüğünü vekaleten yürüteceği, İnşaat Emlak Şube Müdürü Azmi İlker Çiftci’nin de Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğüne vekaleten görevlendirildiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni görevlendirmelerin, İstanbul genelindeki güvenlik, asayiş ve idari koordinasyon çalışmalarında yeni bir görev dağılımı oluşturduğu değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-emniyetinde-kapsamli-gorev-degisimi-18-ilceye-yeni-mudur</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9552.jpeg" type="image/jpeg" length="36101"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/emekli-hava-kuvvetleri-komutani-orgeneral-ahmet-corekci-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/emekli-hava-kuvvetleri-komutani-orgeneral-ahmet-corekci-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi, 94 yaşında hayatını kaybetti. Osmancık doğumlu Çörekçi’nin cenazesi 2 Eylül’de Zincirlikuyu Camii’nde kılınacak namazın ardından defnedilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi, 94 yaşında hayatını kaybetti. Çorum’un Osmancık ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Çörekçi’nin vefatı, ailesi, yakınları ve sevenleri arasında üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Ahmet Çörekçi’nin cenazesinin 2 Eylül 2026 Çarşamba günü İstanbul Zincirlikuyu Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verileceği bildirildi.</p>

<p>Çörekçi’nin vefat nedeni hakkında kamuoyuna yansıyan ayrıntılı bir açıklama bulunmazken, eski komutanın 94 yaşında hayatını kaybettiği açıklandı.</p>

<p>Ahmet Çörekçi Kimdir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ahmet Çörekçi, 10 Haziran 1932’de Çorum’un Osmancık ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğreniminin ardından Işıklar Askerî Lisesi’ne girdi. 1955 yılında Hava Harp Okulu’ndan asteğmen rütbesiyle mezun olarak Türk Hava Kuvvetleri saflarında görev hayatına başladı.</p>

<p>1955-1957 yılları arasında Kanada’da pilotaj ve av pilotluğu eğitimi alan Çörekçi, eğitiminin ardından Merzifon 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda av pilotu olarak görev yaptı. Daha sonra 1. Ana Jet Üs Komutanlığı’na atandı.</p>

<p>1966 yılında Hava Harp Akademisi’ne giren Çörekçi, 1968’de akademiden mezun oldu. Hava Kuvvetleri Harekât Başkanlığı’nda Hava Harekât Subayı olarak görev yaptı. 6. Ana Jet Üs Harekât Subaylığı ve 162. Filo Komutanlığı, askerî kariyerindeki önemli görevler arasında yer aldı.</p>

<p>Çörekçi, 1972-1974 yılları arasında Napoli’deki NATO Airsouth Karargâhı’nda Plan Şube Müdürlüğü yaptı. Ardından Hava Kuvvetleri bünyesinde çeşitli komuta ve eğitim görevlerinde bulundu.</p>

<p>1978 yılında tuğgeneral rütbesine yükselen Ahmet Çörekçi, 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’na atandı. 1982’de tümgeneral, 1986’da ise korgeneral oldu. Bu dönemde Hava Harp Okulu Komutanlığı, 6. NATO ATAF Komutanlığı, 2. Taktik Hava Kuvveti Komutanlığı ve Hava Eğitim Komutanlığı görevlerinde bulundu.</p>

<p>1992 yılında orgeneral rütbesine terfi eden Çörekçi, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği görevine getirildi. 1993 yılında Genelkurmay II. Başkanlığı görevini üstlendi. 18 Ağustos 1995’te Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na atanan Çörekçi, 1997 yılında emekliye ayrıldı.</p>

<p>Ahmet Çörekçi, Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası ve Pakistan Askerî İmtiyaz Nişanı sahibiydi. İngilizce bilen Çörekçi, evli ve iki çocuk babasıydı. Emeklilik döneminde resim sanatıyla da ilgilendiği, karma ve kişisel sergilere katıldığı biliniyordu.</p>

<p>Yakın dönem Türkiye siyasi ve askerî tarihinde adı 28 Şubat süreciyle de anılan Çörekçi, bu kapsamda yargılandı. 2018’de verilen müebbet hapis cezası 2021’de Yargıtay tarafından onandı. 2023 yılında ise kalan cezası, Adli Tıp Kurumu’nun “kocama hali” raporu gerekçesiyle Cumhurbaşkanı kararıyla kaldırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/emekli-hava-kuvvetleri-komutani-orgeneral-ahmet-corekci-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9551.jpeg" type="image/jpeg" length="35419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor’dan Oumar Diakité İçin Yeni Hamle: Türkiye Seçeneği Öne Çıktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/amedspordan-oumar-diakite-icin-yeni-hamle-turkiye-secenegi-one-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/amedspordan-oumar-diakite-icin-yeni-hamle-turkiye-secenegi-one-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amedspor’un Stade de Reims forması giyen Oumar Diakité için transfer girişimi yabancı kaynaklara da yansıdı. Afrika futbol piyasasını yakından takip eden kaynaklar, Amedspor’un teklifini yükselttiğini ve Türkiye seçeneğinin transfer yarışında öne geçtiğini bildiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amedspor’un forvet transferinde gündeminde bulunan Oumar Diakité için yabancı kaynaklardan dikkat çeken bilgiler geldi.</p>

<p>Afrika futbolundaki transfer gelişmelerini takip eden Africafoot, 26 Ağustos tarihli haberinde Fildişi Sahilli santrforun Stade de Reims’ten ayrılmaya yaklaştığını ve Amedspor’un oyuncu için iyileştirilmiş yeni bir teklif sunduğunu aktardı. Haberde Türkiye seçeneğinin hem oyuncu hem de Reims açısından daha cazip hale geldiği belirtildi.</p>

<p>Amedspor teklifini yükseltti</p>

<p>Africafoot’un 225foot’a dayandırdığı bilgiye göre Amedspor, Oumar Diakité için daha önce yaptığı girişimin ardından şartları yukarı çekti.</p>

<p>Yeni teklifin mali açıdan daha güçlü olduğu ve bu nedenle transfer yarışındaki dengelerin Amedspor lehine değişmeye başladığı ifade edildi.</p>

<p>Bu gelişme özellikle İngiltere Championship kulüplerinin de oyuncuyla ilgilendiği bir dönemde geldi. Africafoot, Diakité için birden fazla İngiliz kulübünün devrede olduğunu ancak Amedspor’un son hamlesinin Türkiye seçeneğini öne çıkardığını bildirdi.</p>

<p>Reims ayrılığa açık</p>

<p>Oumar Diakité’nin Stade de Reims’teki geleceği de transfer ihtimalini güçlendiren unsurlardan biri.</p>

<p>Africafoot daha önce yayımladığı haberlerde Reims yönetiminin Diakité’nin ayrılığına kapıyı kapatmadığını ve oyuncunun transferi için gelecek teklifleri değerlendirdiğini aktarmıştı.</p>

<p>Fildişi Sahilli futbolcu, geçtiğimiz sezonu Cercle Brugge’de kiralık geçirdikten sonra Reims’e döndü. Oyuncunun Fransız ekibindeki mevcut konumu nedeniyle yeni bir takıma transfer olmasının güçlü bir ihtimal olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Amedspor-Reims anlaşması daha önce de gündeme geldi</p>

<p>Amedspor’un Diakité ilgisi yabancı basına ilk kez yansımıyor.</p>

<p>Fildişi Sahili merkezli 225foot, 9 Ağustos’ta yayımladığı haberinde Amedspor’un Stade de Reims ile transfer konusunda anlaşmaya vardığını ve oyuncu tarafıyla görüşmelerin sürdüğünü yazdı. Ancak bu haber Ekrem Konur’un bilgilerine dayandırılmıştı.</p>

<p>Bu nedenle söz konusu bilgi, doğrudan Reims kaynaklı bağımsız bir doğrulama olarak değerlendirilmiyor.</p>

<p>Buna karşılık 26 Ağustos’ta yayımlanan son yabancı kaynaklı haber, Amedspor’un transferden vazgeçmediğini ve oyuncu için teklifini yükselttiğini gösteriyor.</p>

<p>İngiliz kulüpleri de devrede</p>

<p>Diakité transferinin önündeki en önemli engellerden biri İngiltere’den gelen ilgi.</p>

<p>Africafoot’un Oumar Diakité transfer dosyasındaki son haberlerine göre Championship ekipleri de 22 yaşındaki santrforun durumunu takip ediyor. Hatta transfer yarışının bir dönem İngiltere’ye doğru yöneldiği belirtilmişti.</p>

<p>Ancak Amedspor’un mali şartları iyileştirmesinin ardından Türkiye seçeneğinin yeniden öne geçtiği bildiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer henüz tamamlanmış değil</p>

<p>Yabancı kaynaklardan gelen bilgiler Amedspor’un Oumar Diakité transferinde ciddi biçimde masada olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Bununla birlikte Stade de Reims tarafından Amedspor ile kesin anlaşmaya varıldığına veya transferin tamamlandığına ilişkin güncel resmî açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle mevcut tablo, “Amedspor transferi bitirdi” şeklinde değil, “Amedspor teklifini yükseltti ve Türkiye seçeneği yarışta öne çıktı” şeklinde değerlendirilmeli.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Africafoot</li>
 <li>225foot</li>
 <li>Foot Africa</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/amedspordan-oumar-diakite-icin-yeni-hamle-turkiye-secenegi-one-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9549.jpeg" type="image/jpeg" length="69755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Richard Ríos Beşiktaş’a mı Geliyor? Portekiz’den Yeni Haber]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/richard-rios-besiktasa-mi-geliyor-portekizden-yeni-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/richard-rios-besiktasa-mi-geliyor-portekizden-yeni-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın orta saha transferindeki Richard Ríos girişiminde Portekiz’den dikkat çeken bir gelişme geldi. Record, siyah-beyazlıların Kolombiyalı futbolcuya şu anda en fazla ilgi gösteren kulüp olduğunu ve Benfica yönetiminin Beşiktaş’tan gelecek yeni hamleyi beklediğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş’ta Richard Ríos Hareketliliği</p>

<p>Transfer döneminin son bölümünde orta saha kadrosunu güçlendirmek isteyen Beşiktaş’ın, Benfica forması giyen Richard Ríos için girişimleri sürüyor.</p>

<p>Portekiz basınının önde gelen spor gazetelerinden Record’un aktardığı bilgilere göre Beşiktaş, mevcut durumda Kolombiyalı orta saha oyuncusunun transferine en fazla ilgi gösteren kulüp konumunda bulunuyor.</p>

<p>Haberde siyah-beyazlıların Ríos’un durumunu yakından takip ettiği ve kısa süre içerisinde yeni bir teklif sunabileceği belirtildi.</p>

<p>Bu noktada Portekiz’den gelen haber ile Türkiye’de dolaşıma giren bazı transfer iddiaları arasında önemli bir ayrıntı bulunuyor. Record, Beşiktaş’ın yeni bir resmî teklif sunduğunu kesin bir ifadeyle yazmak yerine, siyah-beyazlıların teklif yapmasının beklendiğini bildiriyor.</p>

<p>Benfica Beşiktaş’tan Gelecek Hamleyi Bekliyor</p>

<p>Benfica cephesindeki transfer planlaması da Richard Ríos’un geleceğini önemli hale getiriyor.</p>

<p>Record’a göre Portekiz ekibinin yönetimi, Kolombiyalı futbolcuyu transfer döneminin sona ermesinden önce elden çıkarmayı hedefliyor. Benfica yönetiminin beklentisi, Beşiktaş’ın ilgisinin somut bir teklife dönüşmesi yönünde.</p>

<p>Beşiktaş’tan gelecek teklifin Benfica tarafından kabul edilmesi durumunda Portekiz kulübünün kendi transfer operasyonlarından birinin de önü açılacak.</p>

<p>Benfica’nın Racing Santander forması giyen Gustavo Puerta ile anlaşma sağladığı ancak bu transferin tamamlanabilmesi için Richard Ríos’un takımdan ayrılmasının beklendiği bildirildi.</p>

<p>Bu nedenle Ríos transferi yalnızca Beşiktaş açısından değil, Benfica’nın transfer planlaması bakımından da önem taşıyor.</p>

<p>Galatasaray ve Napoli Daha Geride</p>

<p>Richard Ríos’a daha önce Galatasaray ve Napoli’nin de ilgi gösterdiği belirtilmişti.</p>

<p>Ancak Portekiz’den gelen son bilgiye göre iki kulüp şu anda transfer yarışında Beşiktaş’ın gerisinde bulunuyor.</p>

<p>Record, Ríos için en ciddi ilgiyi gösteren takımın mevcut durumda Beşiktaş olduğunu özellikle vurguladı.</p>

<p>Bu durum siyah-beyazlıların transferdeki konumunu güçlendiren önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Richard Ríos Ayrılığa Sıcak Bakıyor</p>

<p>Transferde dikkat çeken bir başka ayrıntı ise oyuncunun Benfica’daki geleceğine ilişkin tutumu.</p>

<p>Portekiz basını, Ríos’un Benfica’dan ayrılma ihtimaline olumlu yaklaştığını bildiriyor. Bununla birlikte Kolombiyalı orta saha oyuncusunun Türkiye’ye transfer olmaya nasıl baktığının henüz netleşmediği kaydediliyor.</p>

<p>Dolayısıyla transferin önündeki başlıklardan biri de Beşiktaş ile oyuncu tarafı arasında şartların oluşması olacak.</p>

<p>Benfica’da ilk 11’in değişmez isimlerinden biri olmayan Ríos’un takım içindeki konumu da ayrılık ihtimalini güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Transferde Kritik Günler</p>

<p>Beşiktaş’ın Richard Ríos için atacağı yeni adım transferin seyrini belirleyebilir.</p>

<p>Portekiz cephesindeki son tabloya göre Benfica oyuncunun ayrılığına kapıyı açık tutarken, Beşiktaş yarışın önündeki kulüp durumunda. Ancak taraflar arasında transferi tamamlayan kesin bir anlaşmanın bulunduğuna ilişkin güçlü bir doğrulama henüz yok.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle önümüzdeki süreçte özellikle Beşiktaş’ın Benfica’ya sunacağı teklifin yapısı ve Ríos’un Türkiye seçeneğine vereceği yanıt belirleyici olacak.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Record</li>
 <li>Gianluigi Longari</li>
 <li>Sport TV Portugal</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/richard-rios-besiktasa-mi-geliyor-portekizden-yeni-haber</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9548.jpeg" type="image/jpeg" length="69851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yazın İshal Vakaları Neden Artıyor? Sofradan Suya Uzanan Riskler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yazin-ishal-vakalari-neden-artiyor-sofradan-suya-uzanan-riskler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yazin-ishal-vakalari-neden-artiyor-sofradan-suya-uzanan-riskler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de konuşulan ishal artışı tek bir nedene bağlanamaz. Viral gastroenterit, bozulmuş gıdalar, kirli su ve parazitler farklı tablolar oluşturur; tedavide ilk hedef sıvı kaybını önlemektir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de İshal Vakaları Neden Artıyor? Olası Nedenler, Tanı ve Tedavi</p>

<p>Türkiye’de son günlerde ishal, kusma, mide bulantısı ve karın ağrısı şikâyetlerinde artış olduğu yönündeki paylaşımlar dikkat çekiyor. Ancak ülke genelinde resmen ilan edilmiş tek merkezli bir salgın açıklaması olmadan, her ishal tablosunu aynı nedene bağlamak doğru değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akut ishal; virüsler, bakteriler, parazitler, bozulmuş gıdalar veya güvenli olmayan suyla ilişkili olabilir. Tedavide en temel yaklaşım, vücudun kaybettiği su ve tuzu yerine koymak; riskli belirtiler varsa gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmaktır.</p>

<p>En sık nedenlerden biri viral gastroenterittir. Bu tablo halk arasında “mide bağırsak enfeksiyonu” diye bilinir. Norovirüs, rotavirüs ve adenovirüs gibi virüsler özellikle kapalı alanlarda, okul ve kreşlerde, aile içinde ve toplu yaşam yerlerinde hızla yayılabilir.</p>

<p>Norovirüs genellikle bulaştan 12-48 saat sonra bulantı, kusma, sulu ishal, karın krampları ve hafif ateşle başlar. Çoğu kişi birkaç gün içinde toparlar; fakat hastalık bittikten sonra da bir süre bulaştırıcılık devam edebilir.</p>

<p>Yaz aylarında gıda kaynaklı ishaller de daha sık görülür. Açıkta bekleyen yemekler, iyi yıkanmamış salatalar, uygun saklanmayan sütlü ürünler, az pişmiş et ve tavuk ürünleri bakteri üremesi için uygun ortam oluşturabilir.</p>

<p>Bakteriyel ishallerde tablo daha ağır olabilir. Yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı, kanlı veya mukuslu dışkı, dışkılama sayısında belirgin artış ve genel durumda bozulma bakteriyel enfeksiyon olasılığını artırır.</p>

<p>Paraziter ishaller ise bazen daha sinsi ilerler. Uzayan ishal, karında şişkinlik, kötü kokulu dışkı, kilo kaybı, aralıklı karın ağrısı ve seyahat ya da hijyen sorunu öyküsü parazit araştırmasını gündeme getirebilir.</p>

<p>Kirli su kaynaklı salgınlarda genellikle aynı suyu kullanan çok sayıda kişide kısa sürede benzer şikâyetler ortaya çıkar. Bu nedenle bir mahalle, yurt, otel, okul ya da iş yerinde çok sayıda kişinin aynı anda hastalanması durumunda halk sağlığı birimlerinin değerlendirmesi gerekir.</p>

<p>Tanıda ilk adım hastanın öyküsüdür. Şikâyetin ne zaman başladığı, dışkının kanlı olup olmadığı, ateş, kusma, son günlerde tüketilen gıdalar, aynı evde hasta kişi olup olmadığı, seyahat ve su kaynağı bilgisi hekime yol gösterir.</p>

<p>Her ishal vakasında dışkı testi gerekmez. Hafif seyreden, kan içermeyen ve birkaç gün içinde toparlayan ishalde çoğu zaman destek tedavisi yeterlidir. Ancak kanlı ishal, yüksek ateş, ağır sıvı kaybı, bağışıklık sistemi zayıflığı, yaşlılık, bebeklik, gebelik veya toplu salgın şüphesi varsa dışkı incelemesi, kültür veya moleküler testler istenebilir.</p>

<p>Tedavinin merkezi sıvı desteğidir. Eczanelerde bulunan oral rehidrasyon sıvıları, su ve tuz kaybını dengelemek için en doğru seçeneklerden biridir. Kusma varsa sıvı bir anda değil, küçük yudumlarla ve sık aralıklarla alınmalıdır.</p>

<p>Çocuklarda anne sütü kesilmemelidir. Bebek ve küçük çocuklarda ağız kuruluğu, gözlerde çökme, idrar azalması, ağlarken gözyaşının gelmemesi, halsizlik veya dalgınlık varsa beklenmemelidir.</p>

<p>Beslenmede pirinç, patates, yoğurt, muz, çorba, haşlanmış sebze ve hafif gıdalar tercih edilebilir. Çok yağlı yiyecekler, alkol, aşırı şekerli içecekler ve gazlı içecekler ishali artırabilir.</p>

<p>Antibiyotik her ishalde kullanılmaz. Viral ishallerde antibiyotik fayda sağlamaz. Hatta gereksiz antibiyotik kullanımı bağırsak florasını bozabilir ve direnç gelişimine katkı sağlayabilir. Antibiyotik kararı, bakteriyel enfeksiyon şüphesi veya kanıtı olduğunda hekim tarafından verilmelidir.</p>

<p>İshal kesici ilaçlar da dikkatli kullanılmalıdır. Erişkinlerde bazı hafif vakalarda kısa süreli kullanılabilir; ancak kanlı ishal, yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı veya çocuk hastalarda hekim önerisi olmadan kullanılmamalıdır.</p>

<p>Acil değerlendirme gerektiren belirtiler şunlardır: Kanlı dışkı, siyaha yakın dışkı, 39 dereceye yaklaşan ateş, sürekli kusma nedeniyle sıvı alamama, belirgin halsizlik, bayılma hissi, idrarın çok azalması, şiddetli karın ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı ve üç günden uzun süren ağır ishal.</p>

<p>Korunmada en güçlü adım el yıkamadır. Eller tuvalet sonrası, yemek hazırlamadan önce, bebek bezi değiştirdikten sonra ve dışarıdan eve gelince en az 20 saniye sabun ve suyla yıkanmalıdır. El antiseptikleri yardımcı olabilir; ancak özellikle norovirüste sabun ve suyun yerini tam olarak tutmaz.</p>

<p>Hasta kişilerin yemek hazırlamaması, ortak havlu kullanmaması, yüzeylerin düzenli temizlenmesi ve belirtiler geçtikten sonra en az 48 saat evde kalması bulaş zincirini azaltır. Okul, kreş, yurt ve bakım evlerinde bu süre daha da dikkatli uygulanmalıdır.</p>

<p>Gıdalar buzdolabında uygun sıcaklıkta saklanmalı, pişmiş yemekler uzun süre oda sıcaklığında bekletilmemeli, çiğ ve pişmiş ürünler aynı kesme tahtasında hazırlanılmamalıdır. Sebze ve meyveler bol suyla yıkanmalı, güvenilir olmayan sulardan buz yapılmamalıdır.</p>

<p>İshal vakalarında paniğe kapılmak yerine tabloyu doğru okumak gerekir. Aynı evde veya aynı toplu ortamda çok sayıda kişi kısa sürede hastalandıysa, özellikle su ve ortak gıda öyküsü varsa sağlık birimlerine başvurmak ve numune incelemesi yapılmasını sağlamak en doğru yoldur.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>1. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Akut Bağırsak Enfeksiyonları Bilgilendirmesi<br />
2. Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Norovirüs Bilgilendirmesi<br />
3. Dünya Sağlık Örgütü, İshal Hastalıkları Bilgi Notu<br />
4. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, Norovirüs Klinik Bilgilendirmesi<br />
5. Enfeksiyon Hastalıkları Uzman Görüşleri ve Güncel Klinik Değerlendirmeler </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yazin-ishal-vakalari-neden-artiyor-sofradan-suya-uzanan-riskler</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-9547.jpeg" type="image/jpeg" length="43416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[RSV Aşısında Gerçek Yaşam Verisi: Huzurevlerinde Hastaneye Yatışa Karşı Yüzde 73 Etkililik]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/rsv-asisinda-gercek-yasam-verisi-huzurevlerinde-hastaneye-yatisa-karsi-yuzde-73-etkililik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rsv-asisinda-gercek-yasam-verisi-huzurevlerinde-hastaneye-yatisa-karsi-yuzde-73-etkililik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de huzurevlerinde yaşayan 65 yaş ve üzerindeki 597 bin 430 Medicare yararlanıcısının verilerini inceleyen yeni araştırmada, RSV aşılamasının RSV ile ilişkili hastaneye yatışa karşı tahmini etkililiği yüzde 73 olarak hesaplandı. Aşılamanın RSV ile ilişkili ölüm, ciddi klinik sonuçlar ve tromboembolik olaylara karşı tahmini etkililiği sırasıyla yüzde 56, yüzde 59 ve yüzde 66 bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak <i>JAMA Internal Medicine</i>’da 31 Ağustos 2026’da yayımlanan çalışma randomize bir klinik araştırma değil, Medicare idari sağlık talep verilerine dayanan retrospektif bir kohort çalışmasıydı.</p>

<h2>Yaşlılarda RSV neden önemli?</h2>

<p>Solunum sinsityal virüsü, daha çok bebeklerde oluşturduğu solunum yolu enfeksiyonlarıyla bilinse de ileri yaştaki yetişkinlerde de ciddi klinik sonuçlara yol açabiliyor.</p>

<p>Yaş ilerledikçe bağışıklık sistemindeki değişiklikler ve kalp, akciğer veya metabolik hastalıklar gibi eşlik eden sağlık sorunları, ağır RSV enfeksiyonu riskini artırabiliyor.</p>

<p>Huzurevleri ise ileri yaş, kronik hastalık yükü ve ortak yaşam koşulları nedeniyle RSV açısından özellikle hassas ortamlardan biri.</p>

<p>Bu nedenle RSV aşılamasının klinik araştırmaların dışında, gerçek yaşam koşullarında ne ölçüde etkili olduğu önem taşıyor.</p>

<p>31 Ağustos 2026’da <i>JAMA Internal Medicine</i>’da yayımlanan yeni çalışma, bu soruyu çok geniş bir huzurevi popülasyonunda değerlendirdi.</p>

<h2>597 bin 430 kişinin verileri incelendi</h2>

<p>Araştırmacılar ABD’de Medicare hizmet başına ödeme sistemine kayıtlı, <strong>65 yaş ve üzerindeki 597 bin 430 huzurevi sakininin</strong> Medicare idari sağlık talep verilerini değerlendirdi.</p>

<p>Katılımcıların medyan yaşı <strong>82</strong> idi ve yaklaşık üçte ikisi kadındı.</p>

<p>Araştırma dönemi 10 Eylül 2023 ile 30 Mart 2024 arasını kapsadı. Bu dönem, RSV aşılarının bu grupta kullanıma sunulduğu ilk sezondu.</p>

<p>Araştırmacılar aşılanmış ve aşılanmamış kişilerde RSV ile ilişkili klinik sonuçların görülme hızını karşılaştırdı ve çok sayıda ölçülebilir değişken için istatistiksel düzeltme yaptı.</p>

<h2>Hastaneye yatışa karşı tahmini etkililik yüzde 73</h2>

<p>Çalışmanın en dikkat çekici sonucu RSV ile ilişkili hastaneye yatışlarda görüldü.</p>

<p>RSV aşılamasının RSV ile ilişkili hastaneye yatışa karşı tahmini etkililiği:</p>

<p><strong>yüzde 73</strong></p>

<p>olarak hesaplandı.</p>

<p>Yüzde 95 güven aralığı ise yüzde 65 ile yüzde 79 arasındaydı.</p>

<p>Buradaki “yüzde 73 etkililik” ifadesinin doğru anlaşılması önemli.</p>

<p>Bu sonuç, aşılanan her 100 kişiden 73’ünün hastaneye yatmayacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Çalışmada aşı etkililiği, aşılanan ve aşılanmayan gruplardaki olay hızları arasındaki göreli fark üzerinden hesaplandı.</p>

<h2>75 yaş ve üzerindeki grupta yüzde 75</h2>

<p>Araştırmacılar bazı alt grupları da ayrı ayrı değerlendirdi.</p>

<p>65–74 yaş grubunda RSV ile ilişkili hastaneye yatışa karşı tahmini aşı etkililiği <strong>yüzde 60</strong> olarak hesaplandı.</p>

<p>75 yaş ve üzerindekilerde ise bu oran <strong>yüzde 75</strong> bulundu.</p>

<p>Huzurevinde 100 günden az kalanlarda tahmini etkililik yüzde 67, 100 gün veya daha uzun kalanlarda ise yüzde 80 olarak hesaplandı.</p>

<p>Ancak bu alt grup sonuçları doğrudan birbirleriyle karşılaştırılarak aşının bir grupta kesin olarak daha etkili olduğu şeklinde yorumlanmamalı.</p>

<h2>Ciddi klinik sonuçlarda da dikkat çekici veriler</h2>

<p>Araştırmada yalnızca hastaneye yatış değerlendirilmedi.</p>

<p>RSV ile ilişkili ölüm, yoğun bakım veya kritik bakım gereksinimi, mekanik ventilasyon ve tromboembolik olaylar da incelendi.</p>

<p>Tahmini aşı etkililiği;</p>

<p><strong>RSV ile ilişkili ölüm için yüzde 56,</strong></p>

<p><strong>ciddi RSV ile ilişkili sonuçlar için yüzde 59,</strong></p>

<p><strong>RSV ile ilişkili tromboembolik olaylar için yüzde 66</strong></p>

<p>olarak hesaplandı.</p>

<p>Ciddi sonuç tanımı; yoğun bakım veya kritik bakım ünitesine yatış, mekanik ventilasyon ya da RSV ile ilişkili ölümü kapsıyordu.</p>

<p>Bu bulgular, RSV aşılamasının huzurevlerinde daha ağır klinik sonuçların daha düşük görülmesiyle ilişkili olabileceğine işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak özellikle ölüm ve ağır sonuçlarla ilgili veriler yorumlanırken çalışmanın gözlemsel yapısı göz önünde bulundurulmalı.</p>

<h2>Çalışma neden önemli?</h2>

<p>RSV aşılarının ruhsatlandırılmasına temel oluşturan klinik araştırmalar kontrollü koşullarda yürütülüyor.</p>

<p>Gerçek yaşam araştırmaları ise aşının günlük klinik uygulamada, daha kırılgan ve çok sayıda kronik hastalığı bulunan gruplarda nasıl performans gösterdiğini değerlendirmeye yardımcı oluyor.</p>

<p>Huzurevlerinde yaşayan ileri yaştaki bireyler bu açıdan özellikle önemli.</p>

<p>Klinik araştırmalarda çok kırılgan, birden fazla hastalığı bulunan veya uzun süreli bakım kurumlarında yaşayan kişilerin gerçek yaşamdaki oranlarıyla temsil edilmemesi mümkün olabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle yaklaşık <strong>600 bin kişilik</strong> bir huzurevi popülasyonuna dayanan çalışma, ileri yaş grubunda RSV aşılamasının gerçek yaşam etkisine ilişkin güçlü bir gözlemsel veri seti sunuyor.</p>

<h2>Ancak bu randomize bir klinik çalışma değil</h2>

<p>Çalışmanın en önemli sınırlılığı, randomize kontrollü bir klinik araştırma olmaması.</p>

<p>Araştırmacılar daha önce gerçekleşmiş aşılamaları ve sağlık sonuçlarını Medicare kayıtlarından geriye dönük olarak değerlendirdi.</p>

<p>Aşılanan ve aşılanmayan kişiler arasında araştırmacıların tamamen ölçemediği farklılıklar bulunabilir.</p>

<p>Örneğin sağlık hizmetine erişim, kırılganlık düzeyi, genel sağlık davranışları veya başka klinik özellikler hem aşılanma olasılığını hem de hastaneye yatış riskini etkileyebilir.</p>

<p>İstatistiksel modellerle çok sayıda değişken için düzeltme yapılmış olsa da gözlemsel çalışmalarda <strong>artık karıştırıcılık</strong> tamamen ortadan kaldırılamaz.</p>

<p>Bu nedenle sonuçları:</p>

<p><strong>“RSV aşısı ölümü yüzde 56 azalttı”</strong></p>

<p>şeklinde kesin nedensel bir ifadeyle aktarmak doğru olmaz.</p>

<p>Daha uygun ifade:</p>

<p><strong>“RSV aşılamasının RSV ile ilişkili ölüme karşı tahmini etkililiği yüzde 56 olarak hesaplandı.”</strong></p>

<p>şeklinde olmalı.</p>

<h2>RSV tanısı nasıl belirlendi?</h2>

<p>Araştırmada RSV tanıları ve ilişkili klinik sonuçlar Medicare sağlık taleplerindeki <strong>ICD-10 tanı kodları</strong> üzerinden belirlendi.</p>

<p>Aşı dozları ise Medicare Part D kayıtları ve ulusal ilaç kodları kullanılarak tespit edildi.</p>

<p>Dolayısıyla bu çalışma, her katılımcının RSV tanısının araştırmacılar tarafından laboratuvar testleriyle bağımsız olarak doğrulandığı prospektif bir araştırma değildi.</p>

<p>Medicare idari sağlık talep verileri çok büyük popülasyonların incelenmesini sağlarken, tanı kodlarının doğruluğuna ve kayıt sistemlerine bağımlı olması önemli bir sınırlılık oluşturuyor.</p>

<h2>Sonuçlar herkese genellenebilir mi?</h2>

<p>Hayır.</p>

<p>Araştırma özellikle:</p>

<ul>
 <li>ABD’de yaşayan,</li>
 <li>65 yaş ve üzerindeki,</li>
 <li>Medicare hizmet başına ödeme sistemine kayıtlı,</li>
 <li>huzurevlerinde kalan</li>
</ul>

<p>kişileri değerlendirdi.</p>

<p>Bu nedenle yüzde 73’lük tahmini etkililik oranının tüm yetişkinlere, gençlere veya farklı ülkelerdeki nüfuslara aynen uygulanması doğru olmaz.</p>

<p>Aynı şekilde çalışma tek bir RSV sezonunu değerlendirdi.</p>

<p>Aşı performansı; dolaşımdaki virüs, aşıdan sonra geçen süre, bağışıklığın zaman içindeki değişimi ve toplumun özellikleri gibi faktörlere göre farklılık gösterebilir.</p>

<h2>Bu sonuçlar Türkiye’ye doğrudan genellenebilir mi?</h2>

<p>Çalışma ABD Medicare sistemi ve huzurevi popülasyonunda gerçekleştirildiği için sonuçların Türkiye’deki yaşlı nüfusa doğrudan aktarılması uygun değil.</p>

<p>Bununla birlikte araştırma, ileri yaştaki ve uzun süreli bakım ortamlarında yaşayan bireylerde RSV’nin önemli bir klinik yük oluşturabileceğini ve koruyucu stratejilerin gerçek yaşam verileriyle değerlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor.</p>

<p>Türkiye açısından bu çalışma, doğrudan bir aşı politikası önerisi sunmaktan çok, yaşlılarda RSV’nin hastalık yükünün ve korunma seçeneklerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin uluslararası bir veri olarak görülmeli.</p>

<h2>Yüzde 73 bize ne söylüyor?</h2>

<p>Çalışmanın en önemli mesajı yalnızca yüzde 73 rakamı değil.</p>

<p>Asıl dikkat çekici nokta, RSV aşılamasının ileri yaştaki ve kırılgan huzurevi sakinlerinde, gerçek yaşam koşullarında RSV ile ilişkili hastaneye yatış ve diğer ciddi sonuçların daha düşük görülmesiyle ilişkili bulunması.</p>

<p>Ancak bilimsel mesaj şu sınırlar içinde tutulmalı:</p>

<p><strong>Aşılanma, daha düşük RSV ile ilişkili hastaneye yatış ve ağır sonuç riskiyle ilişkili bulundu; çalışma tek başına nedenselliği kanıtlamıyor.</strong></p>

<h2>Sonuç</h2>

<p>Yaklaşık 600 bin huzurevi sakininin verilerinden elde edilen bulgular, RSV aşılamasının bu yüksek riskli grupta RSV ile ilişkili hastaneye yatış ve ağır klinik sonuçların daha düşük görülmesiyle ilişkili olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>En güçlü sonuç, RSV ile ilişkili hastaneye yatışa karşı hesaplanan <strong>yüzde 73’lük tahmini aşı etkililiği</strong> oldu.</p>

<p>Bununla birlikte araştırma randomize kontrollü olmadığı için bu oran “kesin koruma oranı” olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p>Çalışmanın asıl değeri, RSV aşılamasının klinik araştırmaların ötesinde, <strong>ileri yaştaki ve kırılgan bir huzurevi nüfusunda gerçek yaşam koşullarında nasıl performans gösterdiğine ilişkin geniş ölçekli veri sunması.</strong></p>

<h1>Kaynaklar</h1>

<p><i>JAMA Internal Medicine</i> — <i>Respiratory Syncytial Virus Vaccine Effectiveness in Medicare Beneficiaries Residing in Nursing Homes</i> — Original Investigation, 31 Ağustos 2026</p>

<p><i>JAMA Internal Medicine</i> — <i>Protecting Nursing Home Residents From Respiratory Syncytial Virus</i> — Invited Commentary, 31 Ağustos 2026</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🧬 Longevity</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/rsv-asisinda-gercek-yasam-verisi-huzurevlerinde-hastaneye-yatisa-karsi-yuzde-73-etkililik</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/rsv-asisi-sonuclari.webp" type="image/jpeg" length="28728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="15733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="57217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="97221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="99086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="27109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="40731"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
