<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2026 05:49:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Hamdi Rıfat Memişoğlu hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-hamdi-rifat-memisoglu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-hamdi-rifat-memisoglu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Hamdi Rıfat Memişoğlu’nun vefatı, dermatoloji camiasında üzüntüyle karşılandı. Uzun yıllar akademik eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunan Memişoğlu için taziye mesajları yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çukurova Üniversitesi camiasını yasa boğan kayıp</p>

<p>Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı’nın emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hamdi Rıfat Memişoğlu yaşamını yitirdi.</p>

<p>Vefat haberi, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezunları Derneği tarafından yayımlanan başsağlığı mesajıyla duyuruldu. Mesajda, Prof. Dr. Hamdi Rıfat Memişoğlu’nun kaybından duyulan derin üzüntü dile getirilerek ailesi, yakınları ve sevenlerine başsağlığı temennisinde bulunuldu.</p>

<p>Dermatoloji alanında uzun yıllar görev yaptı</p>

<p>Prof. Dr. Hamdi Rıfat Memişoğlu, dermatoloji alanında uzun yıllar akademisyen ve hekim olarak görev yaptı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1971 yılında mezun olan Memişoğlu, dermatoloji uzmanlık eğitimini 1978 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde tamamladı. Daha sonra Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak akademik çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p>Bilimsel organizasyonların öncülerinden biri oldu</p>

<p>Akademik yaşamı boyunca dermatoloji alanındaki çok sayıda kongre, sempozyum ve eğitim toplantısının düzenlenmesinde aktif rol alan Prof. Dr. Memişoğlu, Çukurova Deri ve Zührevi Hastalıklar Derneği’nin çalışmalarına uzun yıllar liderlik etti. 2023 ve 2024 yıllarında düzenlenen bilimsel toplantıların açılış ve oturum başkanlıklarını da üstlendi.</p>

<p>Çok sayıda hekimin yetişmesine katkı sundu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dermatoloji alanında uzmanlık eğitimi gören birçok hekimin akademik gelişiminde önemli rol üstlenen Prof. Dr. Hamdi Rıfat Memişoğlu, bilimsel yayınları, eğitim faaliyetleri ve tez danışmanlıklarıyla da tanındı. Akademik yaşamı boyunca çok sayıda uzman hekimin yetişmesine katkı sağladı.</p>

<p>Dermatoloji camiası ve eski öğrencileri, Prof. Dr. Hamdi Rıfat Memişoğlu’nun vefatının ardından taziye mesajları paylaşarak bilim dünyasına yaptığı katkıları andı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-hamdi-rifat-memisoglu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 05:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7415.jpeg" type="image/jpeg" length="51852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni araştırma: GLP-1 ilaçları kilo kaybının ötesinde etkiler gösterebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yeni-arastirma-glp-1-ilaclari-kilo-kaybinin-otesinde-etkiler-gosterebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yeni-arastirma-glp-1-ilaclari-kilo-kaybinin-otesinde-etkiler-gosterebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanada’daki Toronto Üniversitesi araştırmacılarının Cell Metabolism dergisinde yayımlanan yeni değerlendirme makalesi, GLP-1 reseptör agonistlerinin sağladığı bazı faydaların yalnızca kilo kaybıyla açıklanamayabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışmaya göre bu ilaçlar sinir sistemi, bağışıklık sistemi ve organlar arası iletişim üzerinden çok sayıda biyolojik mekanizmayı etkileyebilir. [1]</p>

<p>Obezite ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 reseptör agonistleri üzerine yürütülen yeni bir bilimsel değerlendirme, bu ilaçların etkilerinin yalnızca kilo vermeyle sınırlı olmayabileceğine işaret etti. Cell Metabolism dergisinde yayımlanan makalede araştırmacılar, GLP-1 ilaçlarının farklı organ sistemlerinde doğrudan biyolojik etkiler oluşturabileceğini bildirdi. [1]</p>

<p>Araştırma, Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Daniel J. Drucker ile Maria J. Gonzalez-Rellan tarafından hazırlandı. Çalışma, son yıllarda yayımlanan deneysel ve klinik verileri bir araya getirerek GLP-1 ilaçlarının vücutta nasıl çok yönlü etki gösterebileceğini değerlendiren kapsamlı bir derleme niteliği taşıyor. [1]</p>

<p>Kilo kaybının ötesinde biyolojik etkiler</p>

<p>Araştırmacılara göre GLP-1 reseptörlerinin uyarılması yalnızca iştahın azalmasına ve kilo kaybına katkı sağlamıyor. Aynı zamanda sinir sistemi ile bağışıklık sistemi arasındaki iletişimi düzenleyen mekanizmalar da devreye girebiliyor. Bu süreçlerin farklı organların birlikte çalışmasını etkileyebileceği belirtiliyor. [1]</p>

<p>Makalede, GLP-1 reseptör agonistlerinin kalp-damar sistemi, böbrekler, karaciğer, kas-iskelet sistemi ve genel metabolik sağlık üzerinde kilo kaybından bağımsız katkılar sağlayabilecek biyolojik yolları aktive edebileceği ifade edildi. Ancak bu mekanizmaların her biri için daha fazla klinik kanıta ihtiyaç bulunduğu vurgulandı. [1]</p>

<p>Doz ilişkisi araştırılacak</p>

<p>Yazarlar, bundan sonraki araştırmaların en önemli başlıklarından birinin doz ile biyolojik etki arasındaki ilişkinin netleştirilmesi olacağını belirtti. Çalışmada, kilo kaybından bağımsız mekanizmaların hangi dozlarda ortaya çıktığının anlaşılmasının GLP-1 ilaçlarının gelecekte daha etkili ve hedefe yönelik kullanılmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. [1]</p>

<p>Tedavi yaklaşımını değiştirebilir mi?</p>

<p>Son yıllarda semaglutid ve tirzepatid gibi GLP-1 temelli ilaçların yalnızca diyabet ve obezite değil; kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalıkları ve metabolik karaciğer hastalıklarında da olumlu sonuçlar göstermesi bilim dünyasında bu etkilerin kaynağına yönelik tartışmaları artırmıştı. Yeni değerlendirme makalesi de bu yararların tamamının yalnızca kilo kaybıyla açıklanamayabileceğini öne süren biyolojik mekanizmaları özetliyor. [1][2]</p>

<p>Çalışmanın sınırlılıkları</p>

<p>Araştırma yeni bir klinik deney değil, mevcut bilimsel verilerin değerlendirildiği hakemli bir derleme makalesi niteliğinde bulunuyor. Bu nedenle makale, tek başına yeni bir tedavi etkinliği kanıtı sunmuyor. Yazarlar da söz konusu biyolojik mekanizmaların doğrulanabilmesi için ileri klinik çalışmaların gerekli olduğuna dikkat çekiyor. [1]</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Cell Metabolism</p>

<p>[2] University of Toronto</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yeni-arastirma-glp-1-ilaclari-kilo-kaybinin-otesinde-etkiler-gosterebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 05:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7412.jpeg" type="image/jpeg" length="86477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Orta yaşta üç risk faktörünü kontrol etmek demansı 13 yıl geciktirebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/orta-yasta-uc-risk-faktorunu-kontrol-etmek-demansi-13-yil-geciktirebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/orta-yasta-uc-risk-faktorunu-kontrol-etmek-demansi-13-yil-geciktirebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de NYU Langone Health araştırmacılarının Neurology dergisinde yayımladığı yeni çalışma, orta yaşta yüksek tansiyonun kontrol altında tutulması, tip 2 diyabetin önlenmesi ve sigara kullanılmamasının, demansın başlangıcını ortalama yaklaşık 13 yıl geciktirebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, demansın kaçınılmaz bir yaşlanma sonucu olmadığını gösteren kanıtları güçlendiriyor. [1]</p>

<p>Orta yaş döneminde kalp ve damar sağlığını korumaya yönelik üç temel risk faktörünün yönetilmesi, ileri yaşlarda demans gelişimini önemli ölçüde geciktirebilir. ABD’deki NYU Langone Health araştırmacılarının yürüttüğü ve Neurology dergisinde yayımlanan yeni araştırma, yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve sigara kullanımının birlikte kontrol altına alınmasının demanssız geçirilen yaşam süresini anlamlı ölçüde uzattığını gösterdi. [1]</p>

<p>Araştırmanın amacı, orta yaşta görülen değiştirilebilir kardiyovasküler risk faktörlerinin demansın ortaya çıkış yaşı üzerindeki uzun vadeli etkisini değerlendirmekti. Bu kapsamda araştırmacılar, ABD’de uzun yıllardır sürdürülen Atherosclerosis Risk in Communities (ARIC) çalışmasının verilerini analiz etti. [1]</p>

<p>Çalışmaya başlangıçta ortalama yaşı 56 olan 12 binden fazla yetişkin dahil edildi. Katılımcılar yaklaşık 26 yıl boyunca takip edildi ve bu süreçte 3 binden fazla kişide demans gelişti. Araştırmacılar, bireyleri yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve sigara kullanımı açısından gruplandırarak demanssız yaşam sürelerini karşılaştırdı. [1]</p>

<p>Analiz sonuçlarına göre, üç risk faktörünün hiçbirine sahip olmayan bireyler ortalama 30,1 yıl demans gelişmeden yaşamını sürdürürken, üç risk faktörünü bir arada taşıyanlarda bu süre 17 yıl olarak hesaplandı. Araştırmacılar, iki grup arasındaki farkın yaklaşık 13 yıla ulaştığını bildirdi. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada kadınların genel olarak erkeklere göre daha uzun demanssız yaşam süresine sahip olduğu da görüldü. Araştırmacılar ayrıca demografik gruplar arasında farklılıklar bulunduğunu, ancak değiştirilebilir kardiyovasküler risklerin tüm gruplarda önemli rol oynadığını belirtti. [1]</p>

<p>Araştırmacılara göre elde edilen bulgular, demans riskini azaltmaya yönelik çalışmaların yalnızca ileri yaşta değil, özellikle orta yaş döneminde başlamasının önemini ortaya koyuyor. Yüksek tansiyon ve diyabetin etkin kontrolü ile sigaradan uzak durulması, yalnızca kalp ve damar hastalıkları açısından değil, beyin sağlığı açısından da önemli kazanımlar sağlayabilir. [1][2]</p>

<p>Bununla birlikte araştırma gözlemsel nitelik taşıyor. Bu nedenle söz konusu üç risk faktörünün tek başına demansı kesin olarak önlediği söylenemiyor. Çalışma, güçlü bir ilişki ortaya koysa da neden-sonuç ilişkisini kesin biçimde kanıtlamıyor. Araştırmacılar, bulguların farklı popülasyonlarda yapılacak yeni çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. [1]</p>

<p>Uzmanlar ise son yıllarda yayımlanan çok sayıda bilimsel çalışma ile uyumlu biçimde, demans vakalarının önemli bölümünün yaşam tarzı ve kardiyovasküler risklerin erken dönemde kontrol altına alınmasıyla geciktirilebileceğine dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü de yakın zamanda yayımladığı güncel rehberde, demans riskinin önemli kısmının değiştirilebilir faktörlerle ilişkili olduğunu bildirmişti. [2]</p>

<p></p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] NYU Langone Health – Neurology<br />
[2] Dünya Sağlık Örgütü (WHO)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/orta-yasta-uc-risk-faktorunu-kontrol-etmek-demansi-13-yil-geciktirebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 05:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7410.jpeg" type="image/jpeg" length="87667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi 180 sözleşmeli personel alımı yapacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/eskisehir-osmangazi-universitesi-180-sozlesmeli-personel-alimi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/eskisehir-osmangazi-universitesi-180-sozlesmeli-personel-alimi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi personel alımı ilanı yayımlandı. Üniversite, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında toplam 180 sözleşmeli personel istihdam edeceğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başvurular e-Devlet üzerinden Kariyer Kapısı sistemi aracılığıyla gerçekleştirilecek.</p>

<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yayımlanan ilana göre alımlar, 2024 KPSS (B) grubu puan sıralaması esas alınarak yapılacak. Bazı unvanlarda yazılı ve sözlü sınav yapılmaksızın, KPSS başarı sıralamasına göre yerleştirme gerçekleştirilecek.</p>

<p>Hangi kadrolara personel alınacak?</p>

<p>İlanda sağlık hizmetlerinden teknik kadrolara kadar çok sayıda pozisyon yer aldı. Alım yapılacak başlıca unvanlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>95 Hemşire</li>
 <li>8 Sağlık Teknikeri (Diyaliz, Anestezi, Tıbbi Görüntüleme)</li>
 <li>7 Ağız ve Diş Sağlığı Teknikeri</li>
 <li>4 Büro Personeli</li>
 <li>1 Psikolog</li>
 <li>5 Teknisyen</li>
 <li>2 Tekniker</li>
 <li>1 Mühendis</li>
 <li>5 Koruma ve Güvenlik Görevlisi</li>
 <li>15 Hasta ve Yaşlı Bakımı Destek Personeli</li>
 <li>4 Aşçı</li>
 <li>2 Şoför</li>
 <li>51 Temizlik Görevlisi</li>
</ul>

<p>Toplamda 180 sözleşmeli personel istihdam edilecek.</p>

<p>Başvurular nasıl yapılacak?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvurular, ilanın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde yalnızca elektronik ortamda alınacak.</p>

<p>Adaylar başvurularını:</p>

<ul>
 <li>e-Devlet</li>
 <li>Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım Platformu</li>
</ul>

<p>üzerinden gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Şahsen, posta, kargo veya e-posta yoluyla yapılacak başvurular kabul edilmeyecek.</p>

<p>Başvuru şartları neler?</p>

<p>İlanda, adayların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde yer alan genel şartları taşıması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Bunun yanında;</p>

<ul>
 <li>İlgili KPSS puan türüne sahip olmak,</li>
 <li>Başvurulan kadronun öğrenim ve özel nitelik şartlarını karşılamak,</li>
 <li>Erkek adaylar için askerlikle ilişiği bulunmamak,</li>
 <li>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması,</li>
 <li>İlan edilen kadroya göre istenen özel belgeleri başvuru sırasında sisteme yüklemek</li>
</ul>

<p>gerekiyor.</p>

<p>Koruma ve Güvenlik Görevlisi ile Şoför kadrolarında ise yaş, sürücü belgesi, boy-kilo ve mesleki deneyim gibi ek şartlar da aranacak.</p>

<p>Yerleştirme nasıl yapılacak?</p>

<p>Yerleştirme işlemleri, adayların 2024 KPSS (B) grubu puan üstünlüğüne göre gerçekleştirilecek. Asıl ve yedek aday listeleri Eskişehir Osmangazi Üniversitesinin duyurular bölümünde ilan edilecek.</p>

<p>Atanmaya hak kazanan adaylardan daha sonra istenilecek belgeler ve göreve başlama takvimi de üniversite tarafından ayrıca duyurulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/eskisehir-osmangazi-universitesi-180-sozlesmeli-personel-alimi-yapacak</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 05:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-5994.jpeg" type="image/jpeg" length="90316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı personel alımı için yeni ilan var mı? İşte son durum]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-icin-yeni-ilan-var-mi-iste-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-icin-yeni-ilan-var-mi-iste-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı personel alımı konusunda adayların beklediği yeni geniş kapsamlı personel alım ilanı için şu ana kadar resmî bir duyuru yayımlanmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlığın personel duyuruları sayfasında farklı atama ve yer değiştirme ilanları yayımlanmaya devam ederken, yeni merkezi personel alımına ilişkin takvim henüz açıklanmadı.</p>

<p>Resmî makamlar tarafından yapılacak açıklamalar doğrultusunda sürecin netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı personel alımı için son durum</p>

<p>Sağlık Bakanlığı personel alımı aramaları, özellikle sağlık teknikeri, hemşire, ebe, teknisyen ve diğer sağlık meslek gruplarında görev almak isteyen adaylar tarafından sürdürülüyor.</p>

<p>Mevcut durumda Bakanlığın resmî duyurularında;</p>

<ul>
 <li>Yer değiştirme kurası,</li>
 <li>Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) kurası,</li>
 <li>Görevde yükselme işlemleri,</li>
 <li>Bazı sözleşmeli personel süreçlerine ilişkin ilanlar yer alıyor.</li>
</ul>

<p>Ancak yeni geniş kapsamlı merkezi personel alımına ilişkin resmî ilan yayımlanmış değil.</p>

<p>Yeni personel alımı açıklandı mı?</p>

<p>Bugün itibarıyla Sağlık Bakanlığı personel alımı kapsamında binlerce kadroya yönelik yeni başvuru takvimi ilan edilmedi.</p>

<p>Bakanlığın yayımladığı son personel duyuruları daha çok mevcut personelin atama, yer değiştirme ve uzmanlık süreçlerine ilişkin işlemleri kapsıyor. Ayrıca bazı özel statüler için sınırlı kapsamlı sözleşmeli personel ilanları yayımlanmaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvurular ne zaman başlayacak?</p>

<p>Yeni merkezi personel alımına ilişkin başvuru tarihi konusunda resmî açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medyada veya farklı platformlarda yer alan tarih iddiaları resmî açıklama niteliği taşımıyor.</p>

<p>Konuyla ilgili doğrulanmış yeni bir gelişme bulunmamaktadır, mevcut durum korunmaktadır. Yeni ilan yayımlanması halinde başvuru şartları, kadro dağılımı ve tercih takvimi Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilecek.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın resmî internet sitesinde personel işlemlerine ilişkin duyurular güncellenmeye devam ediyor. Ancak yeni merkezi Sağlık Bakanlığı personel alımı için ilan ve başvuru takvimi henüz açıklanmış değil. Adaylar, resmî açıklamaların yayımlanmasını bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-icin-yeni-ilan-var-mi-iste-son-durum</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 05:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2602.jpeg" type="image/jpeg" length="48677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Murat Erdönmez, Sıla Yolunda Geçirdiği Kalp Krizi Sonucu Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/murat-erdonmez-sila-yolunda-gecirdigi-kalp-krizi-sonucu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/murat-erdonmez-sila-yolunda-gecirdigi-kalp-krizi-sonucu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika’da yaşayan gurbetçi Murat Erdönmez, yıllık iznini geçirmek üzere çıktığı Türkiye yolculuğunda yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre Erdönmez, Sırbistan’dan geçiş yaptığı sırada aniden rahatsızlandı. Kalp krizi geçirdiği belirtilen genç adam için sağlık ekipleri tarafından müdahalede bulunuldu. Ancak tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Acı haber, ailesi ve yakınlarını yasa boğarken, cenazenin Türkiye’ye nakledilmesi için gerekli resmî işlemlerin başlatıldığı öğrenildi. Sürecin Türkiye’nin Sırbistan’daki diplomatik temsilciliklerinin koordinasyonunda yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p>Her yıl yaz aylarında binlerce gurbetçinin kullandığı Avrupa-Türkiye kara yolunda yaşanan olay, sıla yolculuklarının zorlu koşullarını bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p>Murat Erdönmez’in cenazesinin, işlemlerin tamamlanmasının ardından Türkiye’ye getirilerek son yolculuğuna uğurlanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/murat-erdonmez-sila-yolunda-gecirdigi-kalp-krizi-sonucu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 01:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7404.jpeg" type="image/jpeg" length="91668"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Adil Alpkoçak hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-adil-alpkocak-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-adil-alpkocak-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Bakırçay Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adil Alpkoçak’ın vefatı, akademi ve bilişim camiasında üzüntüyle karşılandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilgisayar Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, Prof. Dr. Adil Alpkoçak’ın yaşamını yitirdiği duyurularak ailesine, öğrencilerine, çalışma arkadaşlarına ve İzmir Bakırçay Üniversitesi camiasına başsağlığı dileğinde bulunuldu.</p>

<p>Cenaze programına ilişkin paylaşılan bilgiye göre Alpkoçak’ın cenazesi 6 Ağustos Perşembe günü, İzmir Bostanlı Hacı Mustafa Beşikçioğlu Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası Aydın Tellidede Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Adil Alpkoçak kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. Adil Alpkoçak, Türkiye’nin bilgisayar mühendisliği ve yapay zekâ alanında uzun yıllar akademik çalışmalar yürüten isimlerinden biriydi.</p>

<p>Akademik eğitimini;</p>

<ul>
 <li>Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi Bölümü’nde lisans,</li>
 <li>Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde yüksek lisans,</li>
 <li>Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde doktora yaparak tamamladı.</li>
</ul>

<p>1990’lı yıllardan itibaren Dokuz Eylül Üniversitesi’nde öğretim görevlisi ve öğretim üyesi olarak görev yapan Alpkoçak, 2013 yılında doçent, 2021 yılında profesör unvanını aldı. Aynı yıl İzmir Bakırçay Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’ne katılarak Bilgisayar Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevini üstlendi. Ayrıca bir dönem Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanlığı görevini de yürüttü.</p>

<p></p>

<p>Akademik çalışmaları</p>

<p>Prof. Dr. Alpkoçak’ın çalışma alanları arasında;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Yapay zekâ</li>
 <li>Makine öğrenmesi</li>
 <li>Metin madenciliği</li>
 <li>Bilgi erişim sistemleri</li>
 <li>Tıp bilişimi</li>
 <li>Veri tabanları</li>
 <li>Çoklu ortam bilgi erişimi</li>
</ul>

<p>yer aldı.</p>

<p>Akademik kariyeri boyunca onlarca yüksek lisans ve doktora tezine danışmanlık yaptı. Üniversite kayıtlarına göre yaklaşık 70’in üzerinde bilimsel yayın, 8 araştırma projesi, 1.400’ün üzerinde akademik atıf, H-indeksi 20 ve i10-indeksi 32 ile bilişim alanında önemli akademik etkiye sahip isimler arasında gösteriliyordu.</p>

<p></p>

<p>Akademi ve bilişim camiasında iz bıraktı</p>

<p>Yıllar boyunca özellikle bilgi erişim sistemleri, doğal dil işleme, sağlık bilişimi ve yapay zekâ uygulamaları üzerine çalışmalar yürüten Prof. Dr. Adil Alpkoçak, çok sayıda araştırmacının yetişmesine katkı sağladı.</p>

<p>Vefat haberi başta İzmir Bakırçay Üniversitesi olmak üzere üniversiteler, meslek kuruluşları ve öğrencileri arasında üzüntüyle karşılandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-adil-alpkocak-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7400.jpeg" type="image/jpeg" length="35086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Death of Woman Who Used Mounjaro Under Investigation in England]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/death-of-woman-who-used-mounjaro-under-investigation-in-england</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/death-of-woman-who-used-mounjaro-under-investigation-in-england" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[The death of 73-year-old Caroline Savage, who was using Mounjaro for weight loss in England, is being examined as part of an ongoing coroner’s inquest. Authorities say no direct causal link between the medication and her death has been established, while her family has raised questions about her medical assessment.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Death of Woman Who Used Mounjaro Investigated in England: Family Makes Notable Claims<br />
Following the death of 73-yeaBowel Perforation Identified During Post-Mortem Examination<br />
The post-mortem report recorded the cause of death as faecal peritonitis resulting from a perforated diverticulum in the bowel.<br />
So far, the case file contains no definitive finding that Mounjaro directly caused her death.<br />
Family Makes Notable Claim<br />
Savage’s family drew attention to the assessment process at the hospital.<br />
The family claimed that Caroline Savage’s severe abdominal pain and other symptoms were regarded as known gastrointestinal side effects of Mounjaro and that, as a result, more extensive tests were not carried out.<br />
The family’s lawyer argued that other possible causes had not been investigated sufficiently and that this may have played a role in the events leading to her death.<br />
Inquest Continues<br />
According to reports in the British press, the inquest has not yet concluded. Both the clinical assessments carried out at the hospital and the possible effects of the medication are being examined separately during the proceedings.<br />
Experts emphasise that, at this stage, there is no official finding establishing a direct causal relationship between Mounjaro and Caroline Savage’s death, and that all aspects of the case remain under investigation.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/death-of-woman-who-used-mounjaro-under-investigation-in-england</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7394.jpeg" type="image/jpeg" length="29388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere’de Mounjaro kullanan kadının ölümü soruşturuluyor: Aileden dikkat çeken iddialar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ingilterede-mounjaro-kullanan-kadinin-olumu-sorusturuluyor-aileden-dikkat-ceken-iddialar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ingilterede-mounjaro-kullanan-kadinin-olumu-sorusturuluyor-aileden-dikkat-ceken-iddialar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de kilo verme ilacı Mounjaro kullanan 73 yaşındaki Caroline Savage’ın yaşamını yitirmesi sonrası açılan adli soruşturmada, ailesi ilacın yan etkilerinin ölüm sürecinde etkili olmuş olabileceğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yetkililer ise ölümün kesin nedenine ilişkin incelemenin sürdüğünü ve Mounjaro ile doğrudan nedensel bir bağ kurulmadığını belirtti.</p>

<p>İngiltere’nin Norfolk bölgesinde yaşayan 73 yaşındaki Caroline Savage’ın ölümü, kilo verme tedavisinde kullanılan Mounjaro (tirzepatid) ilacıyla ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İngiliz basınında yer alan bilgilere göre olay, adli makamlar tarafından yürütülen soruşturma kapsamında inceleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kilo verme tedavisi sonrası doz artırıldı</p>

<p>Savage’ın Temmuz 2024’te özel bir hekim gözetiminde Mounjaro tedavisine başladığı, yaklaşık dört ay içinde 128 kilogramdan 114 kilograma düştüğü belirtildi. Tedavi sürecinde mevcut dozunu tamamladıktan sonra ilacın 10 mg’a yükseltilmesi önerildi.</p>

<p>Doz artışının ardından şiddetli karın ağrısı yaşayan Savage, Norfolk and Norwich University Hospital’a kaldırıldı. Hastanede yapılan değerlendirmelerin ardından taburcu edilen kadın, aynı gece evinde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Otopside bağırsak delinmesi tespit edildi</p>

<p>Adli tıp raporunda ölüm nedeninin, bağırsak delinmesi (perfore divertikül) sonucu gelişen fekal peritonit olduğu kaydedildi.</p>

<p>Soruşturma dosyasında şu ana kadar Mounjaro’nun ölüme doğrudan neden olduğuna ilişkin kesin bir tespit bulunmuyor.</p>

<p>Aileden dikkat çeken iddia</p>

<p>Savage’ın ailesi ise hastanede yaşanan değerlendirme sürecine dikkat çekti.</p>

<p>Aile, Caroline Savage’ın şiddetli karın ağrısı ve diğer şikâyetlerinin, Mounjaro’nun bilinen mide ve bağırsak yan etkileri kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle daha kapsamlı tetkiklerin yapılmadığını savundu.</p>

<p>Ailenin avukatı, farklı olası nedenlerin yeterince araştırılmadığını ve bunun ölüm sürecinde etkili olmuş olabileceğini ileri sürdü.</p>

<p>Soruşturma devam ediyor</p>

<p>İngiliz basınında yer alan bilgilere göre adli soruşturma henüz tamamlanmadı. Mahkeme sürecinde hem hastanedeki klinik değerlendirmeler hem de ilacın olası etkileri ayrı ayrı inceleniyor.</p>

<p>Uzmanlar ise mevcut aşamada Mounjaro ile Caroline Savage’ın ölümü arasında doğrudan nedensel bir ilişki kuran resmî bir bulgu bulunmadığını, olayın tüm yönleriyle araştırılmaya devam edildiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ingilterede-mounjaro-kullanan-kadinin-olumu-sorusturuluyor-aileden-dikkat-ceken-iddialar</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7394.jpeg" type="image/jpeg" length="32074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsunspor’da Igor Drapiński transferi gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-igor-drapinski-transferi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-igor-drapinski-transferi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsunspor’un, Polonya ekibi Piast Gliwice’de forma giyen stoper Igor Drapiński için girişimlerini sürdürdüğü öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Polonya basınında yer alan iddialara göre tarafların prensip anlaşmasına yaklaştığı belirtilirken, transfer sürecine ilişkin kulüplerden henüz resmî bir açıklama yapılmadı. [1][2]</p>

<p>Yeni sezon öncesi savunma hattını güçlendirmek isteyen Samsunspor’un transfer gündemine Polonyalı stoper Igor Drapiński’nin geldiği öne sürüldü. Polonya’da kulübe yakın kaynaklarda yer alan haberlere göre Karadeniz temsilcisinin 22 yaşındaki savunmacı için Piast Gliwice ile görüşmeler yürüttüğü ve dosyada ilerleme kaydedildiği iddia edildi. [1][2]</p>

<p>İddiaya göre Samsunspor ile oyuncu cephesi arasında yapılan temasların ardından prensip düzeyinde mutabakata varıldığı, kulüpler arasındaki bonservis görüşmelerinin ise sürdüğü ifade edildi. Ancak transferin tamamlandığına ilişkin herhangi bir resmî açıklama bulunmuyor. [1]</p>

<p>Igor Drapiński, ağırlıklı olarak stoper mevkisinde görev yaparken gerektiğinde savunmanın farklı bölgelerinde de forma giyebiliyor. Genç yaşına rağmen Polonya futbolunda gelişim potansiyeli bulunan oyuncular arasında gösterilen Drapiński’nin Piast Gliwice ile devam eden sözleşmesi bulunuyor. [2]</p>

<p>Samsunspor’un savunma rotasyonunu genç ve gelişime açık bir isimle güçlendirmeyi hedeflediği değerlendirilirken, bu doğrultuda Drapiński’nin kulübün transfer listesinde yer aldığı öne sürülüyor. Transferin gerçekleşmesi halinde yabancı oyuncu planlaması ve savunma rotasyonunda önemli bir alternatif oluşturabileceği belirtiliyor. Ancak bu değerlendirmeler kulübün resmî planlamasını yansıtmıyor. [1][2]</p>

<p>Şu ana kadar Samsunspor, Piast Gliwice veya oyuncu cephesinden transfer sürecini doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı. Görüşmelerin seyrine göre dosyanın önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor. [1][2]</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Piast Gliwice’yi takip eden yerel Polonya spor yayınları</p>

<p>[2] Kulübe yakın bölgesel spor kaynakları</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-igor-drapinski-transferi-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="58943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jim’in Kanındaki Sessizlik: Bessie, 13 Çocuk ve Değişen İlaç Güvenliği]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/jimin-kanindaki-sessizlik-bessie-13-cocuk-ve-degisen-ilac-guvenligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/jimin-kanindaki-sessizlik-bessie-13-cocuk-ve-degisen-ilac-guvenligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukları difteriden kurtarması beklenen antitoksin, tetanoz etkeni veya onun ürettiği toksinlerle kirlenmişti. Bessie Baker’ın da aralarında bulunduğu 13 çocuğun kaybı, biyolojik ürünlerin devlet denetimine alınmasını hızlandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1901 yılının sonbaharında St. Louis’in evlerinde bir hastalığın adı alçak sesle söyleniyordu:<br />
Difteri…<br />
Hastalık ateş ve boğaz ağrısıyla başlıyor, ardından boğazda oluşan gri renkli kalın tabaka nefes yolunu daraltabiliyordu.<br />
Çünkü difteri yalnızca hasta etmiyor, çocukların nefesini de kesebiliyordu.<br />
Fakat tıbbın elinde artık umut veren yeni bir silah vardı: difteri antitoksini.<br />
Atların kan serumundan hazırlanan bu ürün, difteri bakterisinin vücutta oluşturduğu zehri etkisiz hâle getirmeyi amaçlıyordu. Dönemin hekimleri için antitoksin, çaresizliğin ortasında yakılan güçlü bir ışık gibiydi.<br />
Ne var ki 1901 sonbaharında St. Louis’te çocukları kurtarması beklenen bu tedavi, görünmeyen başka bir tehlikenin taşıyıcısına dönüşecekti.<br />
Bessie’nin evine gelen doktor<br />
19 Ekim 1901’de Dr. R. C. Harris, ağır difteri geçiren Bessie Baker’ı muayene etmek için ailenin evine çağrıldı.<br />
Bessie’nin hastalığı ilerlemişti. Nefes almakta zorlanıyor, bedeni gün geçtikçe güçten düşüyordu. Doktorun elindeki en etkili seçenek difteri antitoksiniydi.<br />
Dr. Harris serumu Bessie’ye uyguladı. Difteri aynı evde yaşayan çocuklara kolaylıkla bulaşabildiği için Bessie’nin iki küçük kardeşine de koruyucu amaçla antitoksin verdi.<br />
Fakat dört gün sonra Dr. Harris yeniden eve çağrıldığında karşılaştığı tablo difteriye benzemiyordu.<br />
Bessie’de tetanoz belirtileri başlamıştı. Kasları sertleşiyor, bedeni ağrılı kasılmalarla geriliyordu. Onu difterinin zehrinden koruması beklenen serum, bu kez sinir sistemini etkileyen başka bir ağır hastalıkla ilişkilendirilmişti.<br />
Bessie ertesi gün hayatını kaybetti. Baker ailesinin yaşadığı kayıp, aynı serumlarla bağlantılı vakaların kısa süre içinde 13 çocuğa ulaşacağı büyük facianın en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Bessie’nin kardeşlerinin akıbetine ilişkin sonraki anlatımlarla dönem kayıtları arasında farklılık bulunduğu için bu ayrıntı kesin hükümle aktarılamıyor. [1]<br />
Bir şişenin içinde iki farklı kader<br />
St. Louis’in başka mahallelerinde de difteri antitoksini verilen çocuklarda tetanoz belirtileri görülmeye başladı.<br />
Sorunun ne olduğu başlangıçta bilinmiyordu. Difteri antitoksini doğru hazırlandığında hastalığın oluşturduğu zehri etkisizleştiriyordu. Fakat St. Louis’te dağıtılan ürünlerin belirli bir bölümünde başka bir tehlike vardı.<br />
Serumlar tetanoz etkeni veya onun ürettiği toksinlerle kirlenmişti.<br />
1901 yılının sonlarına gelindiğinde, St. Louis’te difteri antitoksini aldıktan sonra tetanoza yakalanan 13 çocuk yaşamını yitirmişti. [2]<br />
Artık soru yalnızca hangi şişelerin tehlikeli olduğu değildi. Bu serumların nasıl üretildiği, nasıl denetlendiği ve çocuklara ulaşmasına neden engel olunamadığı da sorgulanıyordu.<br />
Jim adlı yaşlı at<br />
Soruşturmanın izi, St. Louis sağlık biriminin antitoksin üretiminde kullandığı bir ata uzandı.<br />
Atın adı Jim’di.<br />
O yıllarda antitoksin üretmek için atlara kontrollü biçimde difteri toksini veriliyor, bağışıklık sistemlerinin koruyucu antikor üretmesi sağlanıyordu. Daha sonra hayvandan alınan kanın serum bölümü ayrıştırılıyor ve hastalara uygulanıyordu.<br />
Bu yöntem bilimsel açıdan etkiliydi. Ancak hayvanın sağlığı, kanın alınması, serumun hazırlanması, şişelenmesi ve saklanması dikkatle denetlenmediğinde hayat kurtaran bir ürün tehlikeli hâle gelebiliyordu. [3]<br />
Jim tetanoza yakalanmıştı.<br />
Ondan elde edilen antitoksinin bir bölümü de tetanoza yol açabilecek ölümcül bir kirlenme taşıyordu. Ürün difteriye karşı koruyucu antikorlar içeriyor, fakat aynı zamanda çocukların bedeninde ağır kasılmalara yol açabilecek bir tehlike barındırıyordu. [2]<br />
Şifa vermesi beklenen serum, görünmeyen bir tehdidi çocukların damarlarına taşıdı.<br />
Sorun tek bir hayvan değildi<br />
Facia duyulduğunda bütün dikkat Jim’e çevrildi. Fakat asıl sorun bir atın hastalanması değildi.<br />
Sorun, hastalanmış bir hayvandan elde edilen ürünün çocuklara ulaşmasını engelleyecek zorunlu ve birbirini denetleyen bir güvenlik sisteminin bulunmamasıydı.<br />
Bessie, hastalığına çare arayan bir çocuktu. Ailesi dönemin en etkili tedavilerinden birine güvenmişti. Doktoru da onu kurtaracağını düşündüğü antitoksini uygulamıştı.<br />
O dönemde biyolojik ürünler farklı yerel kuruluşlarda üretilebiliyor, fakat bütün tesisleri aynı standartlara bağlayan merkezî bir kontrol düzeni bulunmuyordu. Bir serumun temizliği, gücü, saklama koşulları ve üretildiği tesisin yeterliliği ülke çapında aynı kurallarla değerlendirilmiyordu. [2]<br />
Bir insanın dikkatsizliği felaketi başlatabilirdi. Güvenli bir sistem ise o dikkatsizliğin 13 çocuğa ulaşmasını önlemeliydi.<br />
St. Louis yalnız değildi<br />
St. Louis’te yaşananlar, Amerika Birleşik Devletleri’nde biyolojik ürün güvenliğine ilişkin tek facia değildi.<br />
Aynı dönemde New Jersey eyaletinin Camden kentinde, tetanozla kirlenmiş çiçek aşısıyla bağlantılı dokuz çocuk hayatını kaybetti.<br />
St. Louis’te 13, Camden’da dokuz çocuk…<br />
İki şehirde yaşananlar, aşıların, serumların ve antitoksinlerin üretimini denetleyen sistemde büyük bir boşluk bulunduğunu açık biçimde gösterdi. [4]<br />
Sorun artık tek bir atın, tek bir laboratuvarın veya tek bir şişenin sorunu değildi.<br />
13 çocuğun ardından gelen yasa<br />
St. Louis ve Camden facialarının ardından Amerika Birleşik Devletleri Kongresi harekete geçti.<br />
Biyolojik Ürünler Kontrol Yasası, 1 Temmuz 1902’de kabul edildi. “Virus-Toxin Law” olarak da bilinen düzenleme, federal yönetime biyolojik ürünlerin üretim süreçleri üzerinde ilk kez kapsamlı denetim yetkileri verdi. [2]<br />
Yasa bugünkü anlamıyla eksiksiz bir ilaç güvenliği sistemi kurmadı. Ancak özellikle eyaletler arası veya dış ticarete konu biyolojik ürünlerde ruhsatlandırma ve denetim düzeni oluşturdu.<br />
Yasaya bağlı ilk ayrıntılı düzenlemeler 21 Ağustos 1903’te yürürlüğe girdi. Aşı, serum ve antitoksin üreten kuruluşların her yıl ruhsat alması, tesislerin denetlenmesi ve üretimin yetkin bir bilim insanının gözetiminde yapılması şart koşuldu.<br />
Ürün etiketlerinde ürünün adı, son kullanma tarihi, üreticinin adresi ve ruhsat numarasının bulunması zorunlu hâle getirildi. [2]<br />
Bugün sıradan görünen bu bilgiler, o yıllarda yeni bir anlayışın işaretiydi.<br />
Bir şişenin üzerinde yalnızca ilacın adı bulunmayacaktı. O ürünü kimin ürettiği, ne zamana kadar kullanılabileceği ve üreticinin yetkili olup olmadığı da bilinecekti.<br />
Şifa artık yalnızca bir iddia değildi. İzlenebilir ve denetlenebilir olmak zorundaydı.<br />
Antitoksin suçlu değildi<br />
Facianın ardından insanların difteri antitoksinine duyduğu güven sarsıldı. Ancak olayın nedeni tedavinin bilimsel olarak etkisiz olması değildi.<br />
Sorun, belirli bir serum serisinin tehlikeli biçimde kirlenmesi ve güvenlik zincirini aşarak çocuklara uygulanmasıydı.<br />
Difteri antitoksini günümüzde de solunum yolu difterisinin tedavisinde antibiyotiklerle birlikte kullanılabiliyor. Antitoksin, kanda dolaşan ve henüz dokulara bağlanmamış toksini etkisizleştirerek hastalığın ilerlemesini sınırlamayı amaçlıyor. Oluşmuş doku hasarını ise geri çeviremiyor. [5]<br />
Daha sonraki yıllarda difteri toksininin hastalık yapma özelliği giderilerek toksoid aşılar geliştirildi. Bu aşılar, vücudun gerçek hastalıkla karşılaşmadan koruyucu antikor oluşturmasını sağladı.<br />
St. Louis faciasının verdiği ders, tedavilerden vazgeçmek değildi.<br />
Asıl ders şuydu:<br />
Etkili bir tedavinin güvenilir olabilmesi için her şişenin aynı standartlarda hazırlanması, üretim sürecinin izlenmesi ve tehlikeli ürünlerin hastaya ulaşmadan durdurulması gerekir.<br />
Bilim yalnızca yeni bir ilaç bulmak değildir. O ilacın temiz, güvenli ve aynı kalitede üretilmesini sağlamak da bilimin ve kamu yönetiminin sorumluluğudur.<br />
Bir çocuğun ardından değişen kurallar<br />
Bessie Baker bir yasa yazmadı.<br />
Kongrede konuşmadı.<br />
Bir dilekçe vermedi.<br />
Fakat onun yokluğu, yeni düzenlemelerin satırları arasına girdi.<br />
Bugün bir aşının, serumun veya biyolojik ilacın üretim tesisinden hastaya ulaşıncaya kadar geçtiği denetim basamaklarında bu tarihin izleri vardır.<br />
Her ruhsat numarasında…<br />
Her son kullanma tarihinde…<br />
Her tesis denetiminde…<br />
Her sterilite kontrolünde…<br />
Ve bir görevlinin, “Bu ürün gerçekten güvenli mi?” sorusunu ikinci kez sormasında…<br />
Jim’in ve Bessie’nin hikâyesi yaşamaya devam eder.<br />
Biri hastalanmış yaşlı bir attı. Diğeri iyileşmeyi bekleyen bir çocuktu.<br />
Fakat onların kesişen kaderi, biyolojik ürünlerin yalnızca üretilmesinin yetmediğini; güvenliğinin bağımsız biçimde denetlenmesi gerektiğini bütün dünyaya gösteren olaylardan biri oldu.<br />
1901 sonbaharında Bessie’ye uzatılan şişe onu kurtaramadı. Ancak ardından değişen kurallar, sonraki kuşakların daha güvenli aşılara, serumlara ve biyolojik ilaçlara ulaşmasına katkı sağladı.<br />
Bazı yasalar parlamentolarda yazılır.<br />
Bazılarıysa önce bir çocuğun yarım kalan hayatında başlar.<br />
Kaynaklar<br />
[1] DeHovitz RE. The 1901 St Louis Incident: The First Modern Medical Disaster. Pediatrics. 2014;133(6):964–965. DOI: 10.1542/peds.2013-2817.<br />
[2] U.S. Food and Drug Administration. Science and the Regulation of Biological Products. Center for Biologics Evaluation and Research.<br />
[3] National Institutes of Health. A Short History of NIH, 1887–1987.<br />
[4] Lilienfeld DE. The First Pharmacoepidemiologic Investigations: National Drug Safety Policy in the United States, 1901–1902. Perspectives in Biology and Medicine. 2008;51(2):188–198. DOI: 10.1353/pbm.0.0010.<br />
[5] World Health Organization. Diphtheria. 2026.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TARİH</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/jimin-kanindaki-sessizlik-bessie-13-cocuk-ve-degisen-ilac-guvenligi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-20260805-w-a0046.jpg" type="image/jpeg" length="33388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Badminton antrenörü Ahu Balak hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/badminton-antrenoru-ahu-balak-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/badminton-antrenoru-ahu-balak-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlik ve Spor Kemer İlçe Müdürlüğü bünyesinde badminton antrenörü olarak görev yapan 48 yaşındaki Ahu Balak, uzun süredir mücadele ettiği hastalık nedeniyle Antalya’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Vefat haberi spor camiasını yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gençlik ve Spor Kemer İlçe Müdürlüğü bünyesinde badminton antrenörü olarak görev yapan Ahu Balak’tan acı haber geldi.</p>

<p>48 yaşındaki Balak’ın, uzun süredir mücadele ettiği hastalık nedeniyle Antalya’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği öğrenildi. Vefat haberi başta spor camiası olmak üzere öğrencileri, meslektaşları ve sevenleri arasında büyük üzüntü yarattı.</p>

<p>Spor camiasında üzüntü oluşturdu</p>

<p>Badminton branşında uzun yıllardır antrenörlük yapan Ahu Balak, Kemer’de çok sayıda sporcunun yetişmesine katkı sundu. Görev yaptığı süre boyunca genç sporcuların gelişimine verdiği destekle tanınan Balak’ın vefatı üzerine çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı.</p>

<p>Cenaze bilgisi bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ahu Balak’ın cenaze programına ilişkin resmi açıklamanın ailesi ve yakınları tarafından daha sonra yapılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/badminton-antrenoru-ahu-balak-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7389.jpeg" type="image/jpeg" length="87057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eynesil’de kundaklama iddiası: Eski eş gözaltına alındı, mağdur kadın yardım çağrısında bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/eynesilde-kundaklama-iddiasi-eski-es-gozaltina-alindi-magdur-kadin-yardim-cagrisinda-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/eynesilde-kundaklama-iddiasi-eski-es-gozaltina-alindi-magdur-kadin-yardim-cagrisinda-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Eynesil ilçesinde meydana gelen yangının ardından yürütülen soruşturmada, evin kundaklandığı iddiası gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yerel basında yer alan bilgilere göre, yangında evi tamamen kullanılamaz hale gelen iki çocuk annesi Makbule Kemal, olayın 20 yıl önce boşandığı eski eşi tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerken, şüphelinin gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi. Soruşturma sürüyor.</p>

<p>Yangın, Eynesil ilçesine bağlı Derebaşı Mahallesi Camii Düzü mevkisinde meydana geldi. Alevlerin kısa sürede tüm yapıyı sarması sonucu ev kullanılamaz hale gelirken, olayın ardından jandarma ekipleri inceleme başlattı.</p>

<p>Yerel haber kaynaklarında yer alan iddialara göre Makbule Kemal, olay öncesinde eski eşi tarafından telefonla tehdit edildiğini, daha sonra şüphelinin evine geldiğini ve yangının bu ziyaretin ardından çıktığını ileri sürdü. Yangının çıkış nedenine ilişkin resmi incelemenin sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Şüpheli hakkında adli süreç devam ediyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerel basında yayımlanan haberlere göre olayın ardından gözaltına alınan eski eş Sami Kemal, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturmanın ise devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Mağdur kadın yetkililerden destek istedi</p>

<p>Yangında evini ve eşyalarını kaybettiğini belirten Makbule Kemal, can güvenliği konusunda endişe duyduğunu ifade ederek yetkililerden barınma ve güvenlik konusunda destek talebinde bulundu.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p>

<p>Olayla ilgili şu ana kadar Giresun Valiliği, Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı veya İl Jandarma Komutanlığı tarafından kamuoyuna ayrıntılı resmî bir açıklama yayımlanmadı. Haberde yer alan adli sürece ilişkin bilgiler yerel basın kaynaklarına dayanmaktadır. Soruşturmanın sonucuna göre yeni açıklamaların yapılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/eynesilde-kundaklama-iddiasi-eski-es-gozaltina-alindi-magdur-kadin-yardim-cagrisinda-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 21:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5104.jpeg" type="image/jpeg" length="70508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaş Aldıkça Hangi Besinlere İhtiyaç Artıyor? Sağlıklı Yaşlanma İçin 7 Önemli Besin]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yas-aldikca-hangi-besinlere-ihtiyac-artiyor-saglikli-yaslanma-icin-7-onemli-besin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yas-aldikca-hangi-besinlere-ihtiyac-artiyor-saglikli-yaslanma-icin-7-onemli-besin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaş ilerledikçe vücutta kas kütlesi azalabilir, kemik yoğunluğu düşebilir ve bazı vitamin ile minerallerin emilimi değişebilir. Uzmanlar, sağlıklı yaşlanmayı desteklemek için özellikle protein, kalsiyum, D vitamini ve B12 vitamini gibi bazı besin öğelerinin yeterli alınmasının önem kazandığını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaşlanmayla birlikte beslenme neden önem kazanıyor?</p>

<p>İlerleyen yaşla birlikte metabolizma, kas yapısı ve kemik sağlığında doğal değişiklikler meydana gelir. Aynı zamanda iştah azalması, sindirim sistemi değişiklikleri ve bazı kronik hastalıklar nedeniyle vücudun besin ihtiyaçları farklılaşabilir.</p>

<p>Uzmanlara göre dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yeterli sıvı tüketimiyle birlikte doğru besin öğelerinin alınması; kas gücünün korunmasına, kemik sağlığının desteklenmesine ve genel yaşam kalitesinin sürdürülmesine katkı sağlayabilir.[1][2]</p>

<p></p>

<p>1. Protein</p>

<p>Yaş ilerledikçe kas kaybı (sarkopeni) riski artabilir. Bu nedenle yeterli protein tüketimi kas kütlesinin korunmasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Protein açısından zengin besinler:</p>

<ul>
 <li>Balık</li>
 <li>Tavuk</li>
 <li>Yumurta</li>
 <li>Yoğurt</li>
 <li>Peynir</li>
 <li>Kuru baklagiller</li>
 <li>Soya ürünleri</li>
</ul>

<p>Protein ihtiyacı kişiden kişiye değişebileceğinden özellikle ileri yaşta kronik hastalığı bulunan bireylerin sağlık profesyonellerine danışması önerilir.[1][3]</p>

<p></p>

<p>2. Kalsiyum</p>

<p>Kemik yoğunluğu yaşla birlikte azalabilir. Yeterli kalsiyum alımı kemik sağlığının korunmasına destek olabilir.</p>

<p>Kalsiyum kaynakları:</p>

<ul>
 <li>Süt</li>
 <li>Yoğurt</li>
 <li>Kefir</li>
 <li>Peynir</li>
 <li>Badem</li>
 <li>Susam</li>
 <li>Koyu yeşil yapraklı sebzeler</li>
</ul>

<p></p>

<p>3. D Vitamini</p>

<p>D vitamini, kalsiyumun bağırsaklardan emilmesine yardımcı olur ve kemik sağlığında önemli rol oynar.</p>

<p>İleri yaşlarda güneş ışığından yararlanmanın azalması nedeniyle D vitamini eksikliği daha sık görülebilir. Gerektiğinde doktor önerisiyle takviye kullanılabilir.[2]</p>

<p>D vitamini kaynakları:</p>

<ul>
 <li>Güneş ışığı</li>
 <li>Yağlı balıklar</li>
 <li>Yumurta sarısı</li>
 <li>D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünleri</li>
</ul>

<p></p>

<p>4. B12 Vitamini</p>

<p>Yaş ilerledikçe mide asidi üretiminin azalması B12 vitamininin emilimini zorlaştırabilir.</p>

<p>B12 vitamini;</p>

<ul>
 <li>Sinir sistemi</li>
 <li>Kan hücrelerinin üretimi</li>
 <li>Beyin fonksiyonları</li>
</ul>

<p>için önemli görevler üstlenir.</p>

<p>Başlıca kaynakları:</p>

<ul>
 <li>Et</li>
 <li>Balık</li>
 <li>Yumurta</li>
 <li>Süt ürünleri</li>
</ul>

<p>Bazı kişilerde eksiklik gelişebileceği için gerektiğinde kan testi yapılması önerilebilir.[2][4]</p>

<p></p>

<p>5. Lif</p>

<p>Yeterli lif tüketimi sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur.</p>

<p>Liften zengin besinler:</p>

<ul>
 <li>Yulaf</li>
 <li>Tam tahıllar</li>
 <li>Sebzeler</li>
 <li>Meyveler</li>
 <li>Baklagiller</li>
 <li>Kuruyemişler</li>
</ul>

<p>Lif tüketimi artırılırken yeterli su içmek de önem taşır.</p>

<p></p>

<p>6. Omega-3 Yağ Asitleri</p>

<p>Omega-3 yağ asitleri kalp sağlığı ve beyin fonksiyonlarının desteklenmesiyle ilişkilendirilmektedir.</p>

<p>Başlıca kaynakları:</p>

<ul>
 <li>Somon</li>
 <li>Sardalya</li>
 <li>Uskumru</li>
 <li>Ceviz</li>
 <li>Keten tohumu</li>
 <li>Chia tohumu</li>
</ul>

<p>Araştırmalar omega-3 tüketiminin dengeli beslenmenin önemli parçalarından biri olabileceğini göstermektedir.[5]</p>

<p></p>

<p>7. Potasyum</p>

<p>Potasyum normal kas ve sinir fonksiyonlarının sürdürülmesine katkıda bulunur.</p>

<p>Potasyum içeren besinler:</p>

<ul>
 <li>Muz</li>
 <li>Patates</li>
 <li>Avokado</li>
 <li>Ispanak</li>
 <li>Fasulye</li>
 <li>Yoğurt</li>
</ul>

<p>Böbrek hastalığı bulunan bireylerin potasyum tüketimini doktor önerisine göre planlaması gerekir.</p>

<p></p>

<p>Sağlıklı yaşlanma yalnızca tek bir besine bağlı değil</p>

<p>Uzmanlar, sağlıklı yaşlanmanın tek bir vitamin veya mineralden değil; dengeli beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku, sigara kullanılmaması ve kronik hastalıkların kontrol altında tutulması gibi birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Herhangi bir vitamin veya mineral takviyesine başlamadan önce hekim değerlendirmesi yapılması öneriliyor.</p>

<p></p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] National Institutes of Health (NIH)</p>

<p>[2] Academy of Nutrition and Dietetics</p>

<p>[3] American Geriatrics Society</p>

<p>[4] Office of Dietary Supplements (NIH)</p>

<p>[5] American Heart Association</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yas-aldikca-hangi-besinlere-ihtiyac-artiyor-saglikli-yaslanma-icin-7-onemli-besin</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 21:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7385.jpeg" type="image/jpeg" length="36583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[87 Yaşındaki Emekli Hava Astsubayı Şeref Özdemir Trafik Kazasında Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/87-yasindaki-emekli-hava-astsubayi-seref-ozdemir-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/87-yasindaki-emekli-hava-astsubayi-seref-ozdemir-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde akülü üç tekerlekli aracıyla gazete almaktan dönen 87 yaşındaki emekli Hava Astsubayı Şeref Özdemir, minibüsün çarpması sonucu ağır yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hastaneye kaldırılan Özdemir, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.</p>

<p>Trabzon’un Beşikdüzü ilçesi Denizli Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazası ilçede büyük üzüntüye neden oldu. Edinilen bilgilere göre, 87 yaşındaki emekli Hava Astsubayı Şeref Özdemir, üç tekerlekli akülü aracıyla gazete aldıktan sonra evine dönerken seyir halindeki bir minibüsün çarpması sonucu ağır yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhbar üzerine olay yerine sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Özdemir, ambulansla Vakfıkebir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan yaşlı adam, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p>

<p>Kazanın ardından güvenlik güçleri olay yerinde inceleme başlatırken, kazanın oluş şekli ve sorumluluğa ilişkin soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Yakın çevresinde sevilen bir isim olarak tanınan, beş çocuk babası Şeref Özdemir’in vefatı ailesi ve ilçe halkını yasa boğdu.</p>

<p>Cenaze Programı Açıklandı</p>

<p>Şeref Özdemir için cenaze namazının yarın ikindi namazına müteakip Beşikdüzü Çakmak Camii’nde kılınacağı, ardından son yolculuğuna uğurlanacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/87-yasindaki-emekli-hava-astsubayi-seref-ozdemir-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 21:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/asayis-acil-ambulans-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="10356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bartın’da boğulma tehlikesi geçiren 17 yaşındaki Batın Güney yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bartinda-bogulma-tehlikesi-geciren-17-yasindaki-batin-guney-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bartinda-bogulma-tehlikesi-geciren-17-yasindaki-batin-guney-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bartın’ın İnkumu Plajı’nda denizde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra hastaneye kaldırılan 17 yaşındaki Batın Güney’den acı haber geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’dan ailesiyle birlikte tatil için Bartın’a gelen 17 yaşındaki genç, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>İnkumu Plajı’nda yaşanan olay faciayla sonuçlandı</p>

<p>Bartın’ın gözde tatil noktalarından İnkumu Plajı’nda denize girdikten bir süre sonra boğulma tehlikesi geçiren Batın Güney, çevrede bulunan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen ekipler tarafından sudan çıkarıldı.</p>

<p>Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan genç, yoğun bakımda tedavi altına alındı.</p>

<p>Hastaneden acı haber geldi</p>

<p>Yaklaşık bir gündür yaşam mücadelesi veren 17 yaşındaki Batın Güney’in, doktorların tüm çabasına rağmen hayatını kaybettiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara’dan ailesiyle birlikte yaz tatili için Bartın’a gelen gencin vefat haberi, yakınlarını ve sevenlerini yasa boğdu.</p>

<p>Olayla ilgili inceleme sürüyor</p>

<p>Boğulma olayının ardından güvenlik güçleri tarafından inceleme başlatıldı. Yetkililer, yaz aylarında denizlerde oluşabilen kuvvetli akıntılar ve dalga şartları nedeniyle vatandaşların yalnızca cankurtaran hizmeti bulunan alanlarda denize girmeleri ve yapılan uyarıları dikkate almaları gerektiğini hatırlattı.</p>

<p>Batın Güney’in cenazesinin, adli işlemlerin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bartinda-bogulma-tehlikesi-geciren-17-yasindaki-batin-guney-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7379.jpeg" type="image/jpeg" length="78337"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araştırma: Hafif fiziksel aktivite atriyal fibrilasyonda inmeden ölüm riskini azaltabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/arastirma-hafif-fiziksel-aktivite-atriyal-fibrilasyonda-inmeden-olum-riskini-azaltabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/arastirma-hafif-fiziksel-aktivite-atriyal-fibrilasyonda-inmeden-olum-riskini-azaltabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amerikan Kalp Derneği (American Heart Association) tarafından duyurulan ve ABD’de yürütülen yeni araştırma, hakemli Journal of the American Heart Association dergisinde yayımlanan bulgulara göre, atriyal fibrilasyonu (AF) bulunan kişilerde günlük hafif fiziksel aktivitenin inme kaynaklı ölüm riskiyle ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmacılar, düzenli hareketin özellikle yoğun egzersiz yapamayan hastalar için önemli bir yaşam tarzı yaklaşımı olabileceğini belirtti. [1][2]</p>

<p>Atriyal fibrilasyonu bulunan bireylerde günlük yaşamın parçası olan hafif fiziksel aktivitelerin sağlık üzerindeki etkileriyle ilgili yeni bir araştırma, düzenli hareket etmenin inme nedeniyle ölüm riskinin azalmasıyla ilişkili olabileceğini gösterdi. Bulgular, Amerikan Kalp Derneği tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. [1]</p>

<p>Araştırmanın temel amacı, atriyal fibrilasyon tanısı bulunan kişilerde fiziksel aktivite düzeyi ile ölüm riski arasındaki ilişkiyi değerlendirmekti. Araştırmacılar, yalnızca yoğun egzersizlerin değil; yürüyüş, ev işleri veya hafif tempolu günlük aktivitelerin de uzun dönem sağlık sonuçları üzerindeki olası etkilerini incelemeyi hedefledi. [1]</p>

<p>Çalışmada katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri analiz edilerek sağlık kayıtlarıyla karşılaştırıldı. Araştırmacılar, hafif yoğunluktaki fiziksel aktivite süresi arttıkça özellikle inme nedeniyle yaşamını kaybetme riskinde daha düşük oranlar gözlendiğini bildirdi. Bulgular, fiziksel aktivitenin kardiyovasküler hastalık yükü yüksek olan kişilerde de yararlı olabileceğine işaret etti. [1][2]</p>

<p>Araştırmacılar, hafif fiziksel aktivitenin herkes için uygulanabilir bir seçenek olduğuna dikkat çekerek, ileri yaşta veya yoğun egzersiz yapma kapasitesi sınırlı olan atriyal fibrilasyon hastalarının da günlük hareket miktarını artırmasının önemli bir halk sağlığı stratejisi olabileceğini ifade etti. Bununla birlikte çalışmanın gözlemsel nitelikte olduğu, bu nedenle doğrudan neden sonuç ilişkisi kurmadığı vurgulandı. Daha fazla klinik araştırmayla bulguların doğrulanması gerektiği belirtildi. [1]</p>

<p>Atriyal fibrilasyon, dünya genelinde en sık görülen kalp ritim bozukluklarından biri olarak kabul ediliyor ve inme riskini belirgin şekilde artırıyor. Uzmanlar, ilaç tedavisi ve hekim önerilerinin yanı sıra uygun fiziksel aktivitenin de hastalığın yönetiminde destekleyici bir rol oynayabileceğini ifade ediyor. Ancak bireylerin egzersiz planlarını mevcut sağlık durumlarına göre hekimleriyle birlikte belirlemesi öneriliyor. [3]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] American Heart Association</p>

<p>[2] Journal of the American Heart Association</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[3] American Stroke Association</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/arastirma-hafif-fiziksel-aktivite-atriyal-fibrilasyonda-inmeden-olum-riskini-azaltabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 20:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7373.jpeg" type="image/jpeg" length="29180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Proje süreçlerinde dijital dönüşüm: Yeni yönetmelik Resmî Gazete’de]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/proje-sureclerinde-dijital-donusum-yeni-yonetmelik-resmi-gazetede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/proje-sureclerinde-dijital-donusum-yeni-yonetmelik-resmi-gazetede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapı ruhsatı süreçlerinin dijitalleşmesini hedefleyen yeni yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mimarlık ve mühendislik projelerinin elektronik ortamda hazırlanması, teslim edilmesi ve yönetilmesine ilişkin kapsamlı düzenleme, proje yönetiminde yeni bir dönemin kapısını araladı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Elektronik Ortamda Teslimi ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik”, 5 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenleme ile mimarlık ve mühendislik projelerinin elektronik ortamda hazırlanması, incelenmesi, onaylanması ve arşivlenmesine ilişkin usul ve esaslar yeniden belirlendi.</p>

<p>Yapı ruhsatı süreçleri elektronik ortama taşınıyor</p>

<p>Yönetmelik kapsamında yapı ruhsatına ilişkin proje süreçleri, Bakanlık bünyesinde işletilecek Elektronik Proje Yönetim Sistemi (e-PYS) üzerinden yürütülecek. Projelerin teslimi, eksikliklerin bildirilmesi, revizyonların takibi ve onay işlemleri dijital ortamda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Düzenleme ile proje süreçlerinin daha hızlı, izlenebilir, standart ve güvenli bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor. Elektronik ortamda yürütülecek işlemlerde güvenli elektronik imza kullanılacak, tüm süreçler dijital kayıt altında tutulabilecek.</p>

<p>Tıbbiye Bülteni bu dönüşüme aylar önce dikkat çekmişti</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelik, yapı ruhsatı ve proje yönetim süreçlerinin dijital ortama taşınmasını öngörürken, Tıbbiye Bülteni köşe yazarı Yüksek Mimar Nurullah Piltan da aylar önce kaleme aldığı “Deprem Kadar, Ruhsat Süreçlerini de Dönüştürmeliyiz!” başlıklı yazısında benzer bir dönüşüm ihtiyacına dikkat çekmişti.</p>

<p>Piltan, yazısında deprem güvenliğinin yalnızca sağlam yapılar inşa etmekle sağlanamayacağını belirterek, ruhsatlandırma, proje üretimi, denetim ve onay mekanizmalarının da çağın gerekliliklerine uygun şekilde dijitalleştirilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Kamu kurumları arasında ortak dijital altyapının oluşturulmasının; işlem sürelerini kısaltacağı, veri güvenliğini artıracağı, şeffaflığı güçlendireceği ve afet sonrası koordinasyona önemli katkı sağlayacağı değerlendirmesinde bulunmuştu.</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle birlikte mimarlık ve mühendislik projelerinin Elektronik Proje Yönetim Sistemi (e-PYS) üzerinden hazırlanması, teslim edilmesi ve yönetilmesine ilişkin kapsamlı bir dijital altyapının hayata geçirilmesi öngörülüyor. Bu yönüyle yeni düzenleme, Piltan’ın köşe yazısında işaret ettiği dijital dönüşüm vizyonuyla örtüşen önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Uluslararası standartlar esas alınacak</p>

<p>Yönetmelikte elektronik proje dosyalarının PDF/A ve IFC gibi uluslararası standartlara uygun hazırlanmasına yönelik teknik kurallar da yer aldı. Projelerin isimlendirilmesi, revizyonlarının kayıt altına alınması ve dijital arşivlenmesine ilişkin ayrıntılı esaslar düzenleme kapsamına alındı.</p>

<p>Yönetmelik ayrıca, dijital proje süreçlerinde veri bütünlüğünün korunmasını ve farklı yazılımlar arasında uyumluluğun sağlanmasını amaçlayan teknik standartları da zorunlu hale getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2028 yılında yürürlüğe girecek</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik 1 Ağustos 2028 tarihinde yürürlüğe girecek. Düzenleme hükümlerini ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/proje-sureclerinde-dijital-donusum-yeni-yonetmelik-resmi-gazetede</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7372.jpeg" type="image/jpeg" length="16456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Verem Aşısında Kritik Eşik: Yeni Nesil Aday Aşı Faz 2b Çalışmasında Tam Katılıma Ulaştı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/verem-asisinda-kritik-esik-yeni-nesil-aday-asi-faz-2b-calismasinda-tam-katilima-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/verem-asisinda-kritik-esik-yeni-nesil-aday-asi-faz-2b-calismasinda-tam-katilima-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Verem (tüberküloz) aşısı geliştirme çalışmalarında önemli bir dönüm noktası kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası Aşı Enstitüsü (IAVI) ve Biofabri tarafından yürütülen Faz 2b klinik çalışmasında, MTBVAC adlı aday aşı için hedeflenen 5.500 gönüllünün tamamı araştırmaya dahil edildi. Çalışmanın sonuçları, yeni nesil verem aşılarının etkinliğine ilişkin kritik veriler sunması açısından yakından takip ediliyor. [1]</p>

<p>Dünyada bulaşıcı hastalıklara bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam eden tüberküloza karşı geliştirilen yeni nesil aşı adaylarından MTBVAC, Faz 2b klinik araştırmasında önemli bir aşamayı geride bıraktı. Araştırmayı yürüten Uluslararası Aşı Enstitüsü (IAVI) ile Biofabri, “IMAGINE” adı verilen çok merkezli çalışmada hedeflenen 5.500 katılımcıya ulaşıldığını duyurdu. Araştırma, Güney Afrika, Kenya ve Tanzanya’daki 16 klinik merkezde yürütülüyor. [1]</p>

<p>Araştırmanın temel amacı, MTBVAC’ın tüberküloza karşı koruyuculuğunu ve güvenliliğini geniş katılımcı grubunda değerlendirmek. Çalışmada elde edilecek veriler, aday aşının daha ileri klinik değerlendirmeleri ve olası ruhsatlandırma süreci açısından belirleyici olacak. [1]</p>

<p>MTBVAC, halen yaygın olarak kullanılan BCG aşısından farklı olarak, insanlarda hastalık oluşturmayan zayıflatılmış Mycobacterium tuberculosis bakterisi temel alınarak geliştirildi. Araştırmacılar, bu yaklaşımın bağışıklık sisteminde daha güçlü ve uzun süreli koruma sağlayabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu beklentinin doğrulanabilmesi için klinik araştırmanın tamamlanması gerekiyor. [2]</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tüberküloz, her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen ve yaklaşık 1,2 milyon kişinin yaşamını yitirmesine neden olan önemli bir halk sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor. Bu nedenle yeni ve daha etkili bir aşının geliştirilmesi, küresel sağlık açısından öncelikli hedefler arasında yer alıyor. [3]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, mevcut gelişmenin henüz yeni bir aşının kullanıma girdiği anlamına gelmediğini vurguluyor. Faz 2b çalışmasının tamamlanmasının ardından elde edilecek etkinlik ve güvenlilik sonuçları, aday aşının sonraki değerlendirme süreçlerini belirleyecek. [1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] International AIDS Vaccine Initiative (IAVI)</p>

<p>[2] Nature Immunology</p>

<p>[3] Dünya Sağlık Örgütü (WHO)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/verem-asisinda-kritik-esik-yeni-nesil-aday-asi-faz-2b-calismasinda-tam-katilima-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7368.jpeg" type="image/jpeg" length="35682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Tarihinde Çocukluk ve Oyun Kültürü Uluslararası Sempozyumda Ele Alınacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/turk-tarihinde-cocukluk-ve-oyun-kulturu-uluslararasi-sempozyumda-ele-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/turk-tarihinde-cocukluk-ve-oyun-kulturu-uluslararasi-sempozyumda-ele-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ile Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenecek sempozyumda, Türk tarihindeki çocukluk anlayışı ve çocuk oyunlarının kültürel, toplumsal ve eğitsel boyutları disiplinler arası yaklaşımla incelenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi, çocukluk tarihinden geleneksel oyun kültürüne uzanan uluslararası bir akademik buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. “Türk Tarihinde Çocuk ve Çocuk Oyunları Uluslararası Sempozyumu”, 19-20 Kasım 2026 tarihlerinde Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’ndeki Dr. İbrahim Üzümcü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.<br />
Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ile Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenecek sempozyumda; çocuk ve çocukluk kavramının Türk tarihindeki yeri, çocuk kültürü, eğitim anlayışı ve çocuk oyunlarının tarihsel dönüşümü farklı bilim dallarının katkısıyla değerlendirilecek.<br />
Türkistan’dan günümüze çocukluk kültürü<br />
Sempozyumda, Türkistan’daki Türk topluluklarından Osmanlı’ya, Cumhuriyet döneminden günümüze kadar uzanan tarihsel süreçte çocukluk algısının, çocuk yetiştirme uygulamalarının ve oyun kültürünün geçirdiği değişimin ele alınması amaçlanıyor.<br />
Etkinlikte oyunun yalnızca bir eğlenme biçimi olmadığı; çocukların sosyalleşmesi, eğitimi, kimlik gelişimi ve toplumların kültürel hafızasının yeni kuşaklara aktarılması bakımından önemli bir işlev üstlendiği vurgulanacak.<br />
Tarih alanının yanı sıra sosyoloji, antropoloji, halk bilimi, eğitim bilimleri, edebiyat, sanat tarihi, spor tarihi ve kültürel çalışmalar gibi farklı disiplinlerden araştırmacıların katkıları kabul edilecek.<br />
Geleneksel oyunlardan dijitalleşmeye geniş konu yelpazesi<br />
Sempozyumun bildiri çağrısında öne çıkan konu başlıkları arasında şunlar yer alıyor:<br />
Türk tarihinde çocukluk kavramı<br />
Osmanlı’da çocuk ve çocuk eğitimi<br />
Cumhuriyet döneminde çocuk politikaları<br />
Geleneksel Türk çocuk oyunları<br />
Çocuk oyunlarının kültürel ve toplumsal işlevleri<br />
Türk dünyasında çocuk kültürü<br />
Eğitim tarihi açısından çocuk oyunları<br />
Dijitalleşme sürecinde çocuk oyunlarının dönüşümü<br />
Çocuk yayınları, dergileri ve edebiyatı<br />
Çocuk ve spor kültürü<br />
Çocuk hukuku ve akran zorbalığı<br />
Çocuk, suç ve bağımlılık<br />
Savaş dönemlerinde çocukluk deneyimleri<br />
Kentleşme ve modernleşmenin çocuk oyunlarına etkisi<br />
Bu başlıkların yanı sıra sempozyumun genel temasıyla bağlantılı farklı ve özgün çalışmalar da bilim kurulunun değerlendirmesine sunulabilecek.<br />
Bildiri özetleri için son tarih 15 Eylül<br />
Resmî takvime göre sempozyumun ilk çağrısı 7 Ağustos 2026 tarihinde yapılacak. Araştırmacılar bildiri özetlerini 15 Eylül 2026 tarihine kadar gönderebilecek. Özet kabul bildirimleri ise 1 Ekim 2026 tarihinde açıklanacak.<br />
Bildiri özetlerinin araştırmanın amacını, kapsamını, yöntemini, veri kaynaklarını ve ulaşılan sonuçları içermesi gerekiyor. Özetlerin 250-300 kelimeyi geçmeyecek şekilde, Times New Roman yazı karakteriyle, 12 punto ve iki yana yaslı olarak hazırlanması isteniyor.</p>

<p>Seçilen çalışmalar kitapta yayımlanabilecek<br />
Sempozyum kapsamında sunulan bildiriler arasından hakem değerlendirme süreci olumlu sonuçlanan çalışmalar, editöryal bir kitapta yayımlanmak üzere değerlendirmeye alınacak.<br />
Davetli konuşmacılar ile ayrıntılı sempozyum programının ise ilerleyen tarihlerde ilan edileceği bildirildi.<br />
Düzenleme kurulunda farklı alanlardan akademisyenler bulunuyor<br />
Sempozyumun düzenleme kurulunda Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sebahat Deniz, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Mustafa Yorulmazlar, Prof. Dr. Okan Yeşilot, Prof. Dr. Çetin Yaman, Prof. Dr. Murat Uluskan ve Turgut Koçoğlu yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sempozyuma ilişkin başvuru belgeleri, yazım kuralları ve güncel duyurular etkinliğin resmî internet sitesi üzerinden takip edilebilecek. Katılımcılar ayrıca coturk-sempozyum@marmara.edu.tr adresinden düzenleme kuruluyla iletişime geçebilecek.</p>

<p>Etkinlik bilgileri<br />
Etkinlik: Türk Tarihinde Çocuk ve Çocuk Oyunları Uluslararası Sempozyumu<br />
Tarih: 19-20 Kasım 2026<br />
Yer: Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü, Dr. İbrahim Üzümcü Konferans Salonu, Kadıköy/İstanbul<br />
Bildiri özeti son gönderim tarihi: 15 Eylül 2026<br />
Özet kabul bildirimleri: 1 Ekim 2026</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/turk-tarihinde-cocukluk-ve-oyun-kulturu-uluslararasi-sempozyumda-ele-alinacak</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-20260805-w-a0039.jpg" type="image/jpeg" length="31595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="31535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="32395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="30750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="88148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="75830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="70057"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
