<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 14:51:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gebelikte Koruyucu Astım İlacını Bırakmak Gerekir mi? 6.105 Gebelikten Yeni Veri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gebelikte-koruyucu-astim-ilacini-birakmak-gerekir-mi-6105-gebelikten-yeni-veri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gebelikte-koruyucu-astim-ilacini-birakmak-gerekir-mi-6105-gebelikten-yeni-veri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Kore’de 6.105 gebeliğin incelendiği yeni araştırmada, inhale kortikosteroid tedavisini ilk trimesterde sürdürmek anne ve bebekte incelenen olumsuz sonuçların riskinde artışla ilişkilendirilmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gebelik öğrenildiğinde ilk kaygılardan biri, kullanılan ilaçların bebeğe zarar verip vermeyeceğidir. Astımı olan bazı kadınlar da bu endişeyle koruyucu inhalerlerini azaltabiliyor veya tamamen bırakabiliyor. Ancak yeni bir araştırma, gebelikten önce kullanılan inhale kortikosteroid tedavisini ilk trimesterde sürdürmenin incelenen anne ve bebek sonuçlarında anlamlı bir risk artışıyla ilişkili olmadığını gösterdi.<br />
Kısa yanıt şu: Gebelikte reçeteli astım tedavisini hekimle görüşmeden bırakmak önerilmiyor.<br />
Bununla birlikte yeni bulgu bütün astım ilaçları için geçerli değil. Araştırma özellikle hava yollarındaki iltihabı baskılayan ve astımın kontrol altında tutulmasına yardımcı olan inhale kortikosteroidleri inceledi.<br />
İnhale kortikosteroid nedir?<br />
İnhale kortikosteroidler, solunum yoluyla doğrudan akciğerlere ulaştırılan koruyucu astım ilaçlarıdır. Hava yollarındaki iltihabı azaltarak belirtilerin ve astım alevlenmelerinin önlenmesine yardımcı olurlar.<br />
Bunlar ani nefes darlığını gidermek için kullanılan rahatlatıcı inhalerlerle aynı değildir. Ayrıca ağızdan alınan veya damar yoluyla uygulanan sistemik kortikosteroidlerden de farklı değerlendirilir.<br />
Dolayısıyla araştırmanın sonucu bütün inhalerleri, tabletleri, biyolojik ilaçları ve diğer ileri astım tedavilerini kapsayacak biçimde genellenmemelidir.<br />
Araştırma nasıl yapıldı?<br />
24 Ağustos 2026’da yayımlanan çalışmada Güney Kore’nin ülke çapındaki anne–çocuk bağlantılı sağlık kayıtlarından yararlanıldı.<br />
Araştırmacılar yaklaşık 3,9 milyon gebelik arasından, gebelikten önce astım tanısı bulunan ve son adet tarihinden önceki altı ayda en az iki inhale kortikosteroid reçetesi kaydedilen 6.105 gebeliği belirledi.<br />
İlk trimester, son adet tarihinden sonraki ilk 90 gün olarak kabul edildi:<br />
2.108 gebelikte ilk trimester içinde en az bir inhale kortikosteroid reçete kaydı bulundu. Bu grup tedaviyi sürdürenler olarak sınıflandırıldı.<br />
3.997 gebelikte ilk trimester boyunca inhale kortikosteroid reçete kaydı görülmedi. Bu grup çalışma tanımına göre tedaviyi bırakanlar olarak kabul edildi.<br />
Buna göre katılımcıların yüzde 34,5’i tedaviyi sürdüren, yüzde 65,5’i ise tedaviyi bırakan grupta yer aldı.<br />
Ancak reçete kaydının bulunması ilacın gerçekten kullanıldığını, reçete kaydının bulunmaması da tedavinin kesin olarak bırakıldığını kanıtlamıyor. Bazı kadınların daha önce temin ettikleri inhalerleri kullanmaya devam etmiş olabilecekleri göz önünde bulundurulmalı.<br />
Anne ve bebek sonuçlarında artış görüldü mü?<br />
Araştırmada gebelik şekeri; gebelikte yüksek tansiyon ve organ etkilenmesiyle seyreden preeklampsi; doğumun ilerlememesi; doğum öncesi kanama; suyun erken gelmesi; erken doğum; düşük doğum ağırlığı; bebeğin oksijensiz kalması ve doğumsal anomaliler incelendi.<br />
Gruplar arasındaki başlangıç farklılıkları istatistiksel olarak dengelendikten sonra dört önemli sonuç için hesaplanan risk oranları şöyleydi:<br />
Gebelik şekeri: 1,05 — yüzde 95 güven aralığı 0,90–1,22<br />
Erken doğum: 0,95 — yüzde 95 güven aralığı 0,82–1,11<br />
Düşük doğum ağırlığı: 1,11 — yüzde 95 güven aralığı 0,89–1,39<br />
Doğumsal anomaliler: 1,22 — yüzde 95 güven aralığı 0,94–1,56<br />
Risk oranının 1 olması, karşılaştırılan iki grup arasında fark bulunmadığını gösterir. Yüzde 95 güven aralığı ise gerçek ilişkinin bulunabileceği tahmini aralığı ve sonuçtaki istatistiksel belirsizliği ifade eder.<br />
Bu dört sonucun güven aralıklarının tamamı 1 değerini içeriyordu. Bu nedenle inhale kortikosteroid tedavisini sürdürmekle bu sonuçlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir risk artışı gösterilemedi. İncelenen diğer anne ve yenidoğan sonuçlarında da anlamlı bir farklılık bulunmadı.<br />
Ancak “istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmaması”, riskin kesin biçimde sıfır olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle bazı sonuçların güven aralıkları, daha küçük veya orta büyüklükteki farklılıkların tamamen dışlanmasına izin vermeyecek kadar genişti. Bulgular bu nedenle “ilaç bütünüyle risksizdir” şeklinde yorumlanmamalı.<br />
Araştırma tedaviyi bırakmanın zararlı olduğunu kanıtladı mı?<br />
Hayır. Çalışma gözlemsel olduğu için inhale kortikosteroid kullanmanın komplikasyonları önlediğini veya ilacı bırakmanın doğrudan komplikasyona neden olduğunu kanıtlayamaz.<br />
Araştırmanın gösterdiği temel nokta, gebelikten önce koruyucu inhaler kullanan kadınlarda tedaviyi ilk trimesterde sürdürmenin incelenen olumsuz sonuçlarda belirgin bir artışla ilişkilendirilmemesidir.<br />
Gebelikte tedavinin sürdürülmesi yönündeki öneri yalnızca bu çalışmaya dayanmıyor. Önceki araştırmalar ve uluslararası astım rehberleri de kontrolsüz astımın ve astım alevlenmelerinin anne ile bebek açısından önemli riskler taşıyabileceğine dikkat çekiyor.<br />
Astımın kontrolsüz kalması neden önemlidir?<br />
Gebelikte astımın seyri kişiden kişiye değişebilir. Belirtiler hafifleyebilir, aynı kalabilir veya ağırlaşabilir. Tedavinin bırakılması bazı kişilerde gece öksürüğü, hırıltı, nefes darlığı, rahatlatıcı inhaler ihtiyacında artış veya astım atağıyla sonuçlanabilir.<br />
Şiddetli ve kontrolsüz astım, anne adayının yeterli oksijen almasını güçleştirebilir ve bebeğe ulaşan oksijeni etkileyebilir. Kontrolsüz astım ile alevlenmelerin erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve bazı gebelik komplikasyonlarıyla ilişkili olabileceği biliniyor.<br />
Bu nedenle gebelikte hedef, astımı etkili biçimde kontrol altında tutan ve hekim tarafından uygun görülen tedaviyi sürdürmektir.<br />
Çalışmanın önemli sınırlılıkları var<br />
Araştırma reçete kayıtlarına dayanıyordu. Reçetenin yazılması ilacın düzenli kullanıldığını kanıtlamadığı gibi, ilk trimesterde reçete kaydı bulunmayan bir kişinin daha önce aldığı inhaleri kullanmaya devam etmiş olması da mümkün.<br />
Çalışmaya yalnızca canlı doğumla sonuçlanan gebelikler alındı. Düşük, ölü doğum veya gebeliğin sonlandırılmasıyla sonuçlanan gebelikler incelenmedi. Bu nedenle bulgular bu durumlar hakkında doğrudan bilgi vermiyor.<br />
Astımın gerçek şiddeti, belirtilerin ne ölçüde kontrol edildiği ve inhaler kullanım tekniği gibi bütün ayrıntılar sağlık kayıtlarından tam olarak belirlenemedi. Araştırmacılar önceki astım atakları, kullanılan diğer tedaviler ve sağlık hizmeti başvuruları gibi astım şiddetini yansıtabilecek göstergeler için istatistiksel düzeltme yaptı. Buna rağmen ölçülemeyen farklılıkların etkisi tamamen ortadan kaldırılamaz.<br />
Sonuçlar ayrıca tek bir ülkenin sağlık kayıtlarından elde edildi. Bulgular farklı toplumlara aktarılırken klinik özellikler ve sağlık sistemleri arasındaki farklılıklar dikkate alınmalı.<br />
Araştırma nasıl desteklendi?<br />
Çalışma, Güney Kore Gıda ve İlaç Güvenliği Bakanlığının araştırma destekleriyle yürütüldü. Makalede yer alan açıklamaya göre destekleyici kurum araştırmanın tasarımında, yürütülmesinde, verilerin değerlendirilmesinde veya yayımlanma kararında rol almadı.<br />
Bazı araştırmacılar bu çalışmanın dışında sağlık ve ilaç sektöründeki kuruluşlardan danışmanlık, konuşma veya araştırma desteği aldıklarını bildirdi. Bu açıklamalar bulguların tek başına geçersiz olduğu anlamına gelmese de bilimsel şeffaflık açısından dikkate alınmalı.<br />
Gebelikte astımı olanlar ne yapmalı?<br />
Gebelik öğrenildiğinde koruyucu veya rahatlatıcı inhaler kendi kendine kesilmemeli, dozu azaltılmamalı ve başka bir ilaçla değiştirilmemelidir. Kadın hastalıkları ve doğum hekimiyle birlikte astımı takip eden göğüs hastalıkları veya alerji uzmanı tedaviyi gözden geçirmelidir.<br />
Güncel uluslararası rehberler gebelikte astımın yaklaşık dört ila altı haftada bir değerlendirilmesini öneriyor. Kontrollerde belirtiler, rahatlatıcı inhaler ihtiyacı, önceki ataklar, ilaca uyum ve inhaler kullanım tekniği ele alınabilir.<br />
Rahatlatıcı inhalere normalden daha sık ihtiyaç duyulması, gece uyanmaya yol açan öksürük veya hırıltı, göğüste sıkışma ve artan nefes darlığı astım kontrolünün bozulduğunu gösterebilir.<br />
Şiddetli nefes darlığı, konuşmakta güçlük, morarma veya rahatlatıcı tedaviye rağmen düzelmeme durumunda acil tıbbi değerlendirme gerekir.<br />
Sonuç: Karar korkuyla değil, hekimle birlikte verilmeli<br />
Yeni çalışma, gebelikten önce inhale kortikosteroid kullanan kadınlarda tedaviyi ilk trimesterde sürdürmenin incelenen anne ve bebek sonuçlarında anlamlı bir artışla ilişkili olmadığını gösteriyor.<br />
Bulgular rahatlatıcı olsa da bütün astım ilaçları için sınırsız bir güvence sunmuyor. En doğru yaklaşım, ilacı korkuyla aniden bırakmak değil; astımın şiddeti, önceki ataklar ve kullanılan tedavi dikkate alınarak hekimle birlikte kişisel bir plan oluşturmaktır.<br />
KAYNAKLAR<br />
Suh B, Cho Y, Choi E-Y, et al. Inhaled Corticosteroids Continuation in the First Trimester and Pregnancy Outcomes in Women With Asthma. JAMA Network Open. 2026;9(8):e2630781. DOI: 10.1001/jamanetworkopen.2026.30781<br />
Global Initiative for Asthma. Summary Guide for Asthma Management and Prevention. 2026.<br />
Robijn AL, Jensen ME, McLaughlin K, Gibson PG, Murphy VE. Inhaled Corticosteroid Use During Pregnancy Among Women With Asthma: A Systematic Review and Meta-analysis. Clinical &amp; Experimental Allergy. 2019;49(11):1403-1417. DOI: 10.1111/cea.13474<br />
Lee S, Hetherington E, Leigh R, Ramage K, Metcalfe A. Impact of Asthma Medications During Pregnancy on Asthma Exacerbation, Maternal, and Neonatal Outcomes. Journal of Allergy and Clinical Immunology: In Practice. 2024;12(6):1549-1557.e3. DOI: 10.1016/j.jaip.2024.02.017<br />
Davies G, Jordan S, Thayer D, Tucker D, Humphreys I. Medicines Prescribed for Asthma, Discontinuation and Perinatal Outcomes, Including Breastfeeding: A Population Cohort Analysis. PLOS ONE. 2020;15(12):e0242489. DOI: 10.1371/journal.pone.0242489</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📚 Tıp Tarihi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gebelikte-koruyucu-astim-ilacini-birakmak-gerekir-mi-6105-gebelikten-yeni-veri</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/gebelikte-astim-koreli-anne-1200x750.webp" type="image/jpeg" length="84040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lukébakio transferinde yeni perde: Beşiktaş ile Benfica görüşüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/lukebakio-transferinde-yeni-perde-besiktas-ile-benfica-gorusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/lukebakio-transferinde-yeni-perde-besiktas-ile-benfica-gorusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın Dodi Lukébakio girişiminde yeni aşamaya geçildi. L’Équipe kaynaklı son bilgiye göre siyah-beyazlılar ile Benfica, yaklaşık 20 milyon euroluk bonservis üzerinden görüşmelerini sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş-Lukébakio transferinde kritik aşama: 20 milyon euroluk pazarlık</p>

<p>Beşiktaş’ın kanat transferinde gündemine aldığı Dodi Lukébakio için Avrupa’dan yeni bir gelişme geldi. Siyah-beyazlıların Benfica ile yürüttüğü temasların yaklaşık 20 milyon euroluk bonservis üzerinden devam ettiği bildirildi.</p>

<p>L’Équipe kaynaklı son haberde, Beşiktaş ile Benfica’nın Belçikalı kanat oyuncusunun transferini sonuçlandırabilmek için görüşmelerini sürdürdüğü aktarıldı. Türkiye’de de 25 Ağustos günü L’Équipe kaynaklı bu yeni aşamayı aktaran haberler yayımlanmaya başladı.</p>

<p>Önce kiralama ve satın alma opsiyonu gündemdeydi</p>

<p>Lukébakio dosyasındaki en önemli ayrıntılardan biri transfer formülünde yaşanan değişim.</p>

<p>Türkiye’de daha önce yayımlanan haberlerde Beşiktaş’ın Benfica’ya 3 milyon euro kiralama bedeli ve 17 milyon euro satın alma opsiyonu içeren, toplam değeri 20 milyon euroya ulaşan bir paket sunduğu belirtilmişti.</p>

<p>Benfica’nın ise oyuncuyu kiralık göndermek yerine bonservisiyle satmayı tercih ettiği yönünde bilgiler bulunuyordu.</p>

<p>Son gelişmeyle birlikte pazarlığın doğrudan bonservisli transfer üzerinden şekillenmesi ihtimali güçlenmiş durumda.</p>

<p>Masadaki rakam yaklaşık 20 milyon euro</p>

<p>Fransa’dan gelen yeni bilginin transfer açısından en önemli bölümü rakamdan çok görüşmelerin geldiği aşama.</p>

<p>Yaklaşık 20 milyon euro seviyesi daha önce de Lukébakio dosyasında gündeme gelmişti. Ancak önceki haberlerde bu rakam Beşiktaş’ın kiralama ve satın alma opsiyonundan oluşan paketinin toplamı olarak aktarılıyordu.</p>

<p>Yeni haber ise Beşiktaş ile Benfica arasındaki temasların oyuncunun transferini sonuçlandırmaya yönelik sürdüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu nedenle gelişme, yalnızca “Beşiktaş Lukébakio ile ilgileniyor” haberinin tekrarı niteliğinde değil.</p>

<p>Henüz anlaşma yok</p>

<p>Transferdeki hareketliliğe rağmen mevcut aşamada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, Beşiktaş ile Benfica arasında kesin anlaşmaya varıldığına ilişkin doğrulanmış bir açıklamanın bulunmaması.</p>

<p>Bu nedenle Lukébakio için “Beşiktaş’a transfer oldu” veya “20 milyon euroya anlaşma sağlandı” ifadelerini kullanmak için henüz erken.</p>

<p>Nitekim Türkiye’de aynı transfer dosyasına ilişkin birbirinden farklı bilgiler de bulunuyor. Bazı yayınlarda Benfica’nın daha yüksek bonservis beklentisi nedeniyle Beşiktaş’ın transferden uzaklaştığı ileri sürülmüştü.</p>

<p>L’Équipe kaynaklı yeni haber ise görüşmelerin sürdüğü yönünde farklı ve daha güncel bir tablo ortaya koyuyor.</p>

<p>Benfica Lukébakio için ciddi yatırım yaptı</p>

<p>Lukébakio’nun bonservis pazarlığındaki rakamların yüksek olmasının önemli nedenlerinden biri Benfica’nın oyuncuya kısa süre önce yaptığı yatırım.</p>

<p>Belçikalı futbolcu, Eylül 2025’te Sevilla’dan Benfica’ya transfer edilmişti. Transfer için 20 milyon euro garanti bedelin yanı sıra performansa bağlı bonusların da bulunduğu bildirilmişti.</p>

<p>Bu tablo Benfica’nın oyuncuyu düşük bir bonservis bedeliyle bırakmak istememesini anlaşılır kılıyor.</p>

<p>Beşiktaş açısından ise pazarlığın belirleyici noktası, Portekiz kulübünün talep ettiği garanti ücret ile ödeme ve bonus yapısında uzlaşma sağlanıp sağlanamayacağı olacak.</p>

<p>Beşiktaş kanat transferinde karar aşamasında</p>

<p>Siyah-beyazlıların kanat bölgesi için son dönemde birden fazla oyuncuyla ilgilendiğine yönelik haberler bulunuyor.</p>

<p>Lukébakio ise tecrübesi, sol ayağını kullanması ve hücum hattının farklı bölgelerinde görev yapabilmesi nedeniyle öne çıkan seçeneklerden biri.</p>

<p>28 yaşındaki Belçikalı futbolcu kariyerinde Anderlecht, Watford, Fortuna Düsseldorf, Hertha Berlin, Wolfsburg, Sevilla ve Benfica gibi kulüplerin formasını giydi.</p>

<p>Gözler Beşiktaş ile Benfica arasındaki pazarlıkta</p>

<p>Transfer dosyasında artık en kritik soru, iki kulübün yaklaşık 20 milyon euroluk ekonomik çerçevede ortak noktaya ulaşıp ulaşamayacağı.</p>

<p>Şu anki tabloya göre Beşiktaş’ın ilgisi devam ediyor ve Benfica ile temas sürüyor. Buna karşılık henüz transferin tamamlandığını gösteren resmi bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Dolayısıyla mevcut gelişmenin en doğru özeti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşiktaş ile Benfica Lukébakio için masada; yaklaşık 20 milyon euroluk transfer üzerinde görüşmeler sürüyor, ancak anlaşma henüz tamamlanmış değil.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>L’Équipe – Dodi Lukébakio transfer haberi, 25 Ağustos 2026</li>
 <li>Loïc Tanzi – L’Équipe</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/lukebakio-transferinde-yeni-perde-besiktas-ile-benfica-gorusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9011-1.jpeg" type="image/jpeg" length="48516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FDA’dan Alzheimer için önemli karar: Kan testi teşhis sürecine girdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-alzheimer-icin-onemli-karar-kan-testi-teshis-surecine-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fdadan-alzheimer-icin-onemli-karar-kan-testi-teshis-surecine-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FDA’nın izin verdiği ilk Alzheimer kan testi, bilişsel gerileme belirtileri bulunan 55 yaş ve üzerindeki kişilerde beyindeki amiloid plaklarının varlığını öngörüyor. Ancak test tek başına teşhis koymuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ALZHEIMER TEŞHİSİNDE YENİ DÖNEM: BEYİNDEKİ PLAKLAR KAN TESTİYLE BELİRLENEBİLİYOR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alzheimer hastalığının değerlendirilmesinde kullanılmak üzere geliştirilen ilk kan testinin ABD Gıda ve İlaç Dairesinden izin alması, sosyal medyadaki paylaşımlarla yeniden gündeme geldi. Ancak kamuoyuna “Alzheimer’ı teşhis eden kan testi” olarak yansıyan gelişmenin kapsamı, bu ifadeden daha sınırlı.</p>

<p>FDA, Lumipulse G pTau217/β-Amiloid 1-42 Plazma Oranı adlı testin ABD’de pazarlanmasına Mayıs 2025’te izin verdi. Test, Alzheimer hastalığıyla ilişkili kabul edilen amiloid plaklarının beyinde bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine yardımcı oluyor.</p>

<p>İKİ PROTEİNİN ORANINI ÖLÇÜYOR</p>

<p>Testte, kanın plazma bölümünde bulunan pTau217 ile beta-amiloid 1-42 proteinlerinin düzeyleri ölçülüyor. Ardından bu iki değerin oranı hesaplanıyor.</p>

<p>Elde edilen oran, beyindeki amiloid plaklarının bulunma olasılığı hakkında hekime bilgi veriyor. Böylece bazı hastalarda pahalı ve zaman alan amiloid PET görüntülemesine veya belden sıvı alınmasını gerektiren incelemelere duyulan ihtiyaç azaltılabiliyor.</p>

<p>HERKESE UYGULANAN BİR TARAMA TESTİ DEĞİL</p>

<p>Kan testi; unutkanlık, düşünme güçlüğü veya bilişsel gerileme belirtileri bulunan 55 yaş ve üzerindeki yetişkinler için geliştirildi. Genel nüfusta, herhangi bir yakınması bulunmayan kişilere uygulanacak rutin bir Alzheimer taraması olarak kullanılmıyor.</p>

<p>Test sonucunun pozitif çıkması da kişinin kesin olarak Alzheimer hastası olduğu anlamına gelmiyor. Amiloid plakları Alzheimer’ın önemli göstergelerinden biri olsa da başka klinik durumlarda da görülebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle sonuçların nörolojik muayene, bilişsel testler, hastanın öyküsü ve gerekli görülen diğer tetkiklerle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>ARAŞTIRMADA DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR</p>

<p>FDA’nın değerlendirdiği çok merkezli çalışmaya bilişsel bozukluğu bulunan 499 yetişkinin örnekleri dahil edildi.</p>

<p>Kan testi pozitif çıkan kişilerin yüzde 91,7’sinde PET görüntülemesi veya beyin-omurilik sıvısı incelemesiyle amiloid plaklarının varlığı doğrulandı. Negatif sonuç alanların yüzde 97,3’ünde ise karşılaştırma testleri de negatif bulundu.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 20’sinden daha azında kesin biçimde pozitif ya da negatif olarak sınıflandırılamayan sonuç elde edildi.</p>

<p>YANLIŞ SONUÇ RİSKİ BULUNUYOR</p>

<p>FDA, testin tek başına tanı koydurmadığının altını çiziyor. Yanlış pozitif bir sonuç, kişinin gereksiz yere Alzheimer tanısı almasına ve uygun olmayan bir tedavi sürecine yönlendirilmesine neden olabilir. Yanlış negatif sonuç ise doğru tanının gecikmesine yol açabilir.</p>

<p>Ayrıca üretici firma, bazı ürün partilerinde hatalı pozitif veya belirsiz sonuç oranının yükselmesi üzerine Aralık 2025’te düzeltme süreci başlattı. FDA’nın Şubat 2026’da ikinci sınıf olarak kayda aldığı işlem kapsamında etkilenen belirli partilerin kullanımının durdurulması istendi. Bu durum testin bütününe yönelik bir yasak değil, belirtilen partileri kapsayan bir ürün düzeltmesidir.</p>

<p>ÖNEMLİ BİR ARAÇ, FAKAT TEK BAŞINA TEŞHİS DEĞİL</p>

<p>Yeni kan testi, Alzheimer şüphesi bulunan hastaların daha kolay ve daha az girişimsel yöntemlerle değerlendirilmesi açısından önemli bir gelişme olarak görülüyor.</p>

<p>Bununla birlikte “bir tüp kanla kesin Alzheimer teşhisi” ifadesi bilimsel olarak doğru değil. Test, beyindeki amiloid patolojisinin bulunma ihtimalini değerlendiriyor ve uzman hekimin tanı sürecinde kullandığı yardımcı araçlardan biri olarak konumlandırılıyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>1. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, FDA Clears First Blood Test Used in Diagnosing Alzheimer’s Disease, 16 Mayıs 2025.<br />
2. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, K242706 510(k) Premarket Notification.<br />
3. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Class 2 Device Recall: Lumipulse G pTau217/β-Amyloid 1-42 Plasma Ratio, 5 Şubat 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-alzheimer-icin-onemli-karar-kan-testi-teshis-surecine-girdi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-5876.jpeg" type="image/jpeg" length="20652"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Арал теңізінің жағалауында жасырылған шешек індеті: 1971 жылы не болды?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/aral-tenizinin-zagalauynda-zasyrylgan-sesek-indeti-1971-zyly-ne-boldy</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/aral-tenizinin-zagalauynda-zasyrylgan-sesek-indeti-1971-zyly-ne-boldy" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1971 жылы Арал теңізі жағалауындағы Арал қаласында 10 адам табиғи шешекке шалдықты, үш науқас қайтыс болды. Індет карантин және жаппай вакцинация арқылы тоқтатылды, ал оның шығу көзі әлі де даулы.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1971 жылдың жазының соңы мен күзінің басында Арал теңізінің солтүстік жағалауындағы Арал қаласында шамамен 50 мың адам тұратын. Негізгі тіршілігі балық шаруашылығына байланысты қалада дене қызуының көтерілуі және бөртпемен өтетін жағдайлар байқалғанда, дәрігерлер бірден табиғи шешектен күдіктенген жоқ. Өйткені Кеңес Одағында аурудың жергілікті таралуы 1936 жылы тоқтаған, ал сырттан әкелінген соңғы жағдай 1961 жылы тіркелген деп есептелді.<br />
Алайда бірнеше апта ішінде өзара эпидемиологиялық байланысы бар жаңа жағдайлар анықталды. Кейін жарияланған құжаттарға сәйкес, барлығы 10 адам ауырып, үш науқас қайтыс болды. Арал қаласы карантинге жабылып, науқастармен байланыста болған адамдар оқшауланды және ауқымды вакцинация науқаны басталды. Індет қысқа мерзімде тоқтатылды. Дегенмен аурудың қалаға қайдан келгені арада жарты ғасырдан астам уақыт өтсе де нақты анықталған жоқ.<br />
Індет тізбегінің алғашқы буыны — зерттеу кемесіндегі жас әйел<br />
Індет тізбегіндегі алғашқы науқас «Лев Берг» атты балық шаруашылығын зерттеу кемесімен Арал теңізіндегі ғылыми жұмысқа қатысқан жас маман әйел еді. Кеме 1971 жылғы шілденің соңғы күндерінде теңіз порттарына тоқтап, құпия әскери нысандар орналасқан Возрождение аралының маңынан өткен.<br />
Ресми есепке сәйкес, сапардың соңына қарай әйелдің дене қызуы көтеріліп, ол ауыра бастаған. Кейін оның бетінде, бас терісінде және арқасында бөртпе пайда болған. Бұған дейін шешекке қарсы вакцина алғаны аурудың жеңілірек өтуіне ықпал еткен болуы мүмкін деп бағаланды. Бастапқыда оған табиғи шешек диагнозы қойылған жоқ. Аралдағы отбасының үйінде болған кезінде вирусты тоғыз жастағы інісіне жұқтырған деп есептелді.<br />
Табиғи шешек неліктен бірден анықталмады?<br />
Тоғыз жастағы балада 27 тамызда дене қызуы көтеріліп, бөртпе пайда болды. Дәрігер оның белгілерін есекжем деп бағалады. Бала сауыққаннан кейін мектепке қайта оралды. Келесі апталарда басқа үйлерде де қызба мен бөртпе байқалған науқастар анықталды. Кейбір науқасқа бастапқыда әртүрлі тері ауруларының диагнозы қойылды.<br />
Бұл кешігуді тек бір дәрігердің қатесімен түсіндіру дұрыс емес. Табиғи шешектің елде ұзақ уақыт бойы кездеспеуі, вакцина алған кейбір адамдарда аурудың жеңіл әрі қалыптан тыс өтуі және науқастардың медициналық мекемелерге әртүрлі уақытта жүгінуі диагноз қоюды қиындатты. Табиғи шешек болуы мүмкін деген күдік 22 қыркүйекте туындап, диагноз 24 және 25 қыркүйекте жүргізілген зертханалық талдаулармен расталды.<br />
Арал қаласы бірнеше күн ішінде қалай жабылды?<br />
Билік 1971 жылғы 24 қыркүйекте Арал қаласын карантинге жапты. Қаланың айналасында ұзындығы шамамен 20–21 шақырым болатын қауіпсіздік шебі құрылып, автомобиль, теміржол және теңіз қатынасы едәуір шектелді. Тұрғындардың қаладан шығуына тыйым салынды. Аса қажетті жағдайда қалаға кіретін адамдар медициналық тексеруден өткізіліп, вакцина алуға тиіс болды.<br />
Ресми есепте науқастармен байланыста болған 638 адамның анықталғаны, олардың 282-сі ауруханаларда немесе арнайы бақылау бөлімдерінде оқшауланғаны көрсетілген. Медицина қызметкерлері үйлерді аралап, дене қызуы көтерілген және бөртпесі бар адамдарды іздеді. Қала 15 секторға бөлініп, ондаған медицина қызметкері вакцинация топтарына жұмылдырылды.<br />
Есептің қорытынды бөліміне сәйкес, 42 мыңнан астам екпе жасалды. Қыркүйектің соңына қарай қала тұрғындарының барлығы дерлік қамтылды. Науқастар мен олармен байланыста болған адамдар жедел оқшауланғандықтан, жұқтырудың жаңа тізбектері қала сыртына тараған жоқ. Карантин 1971 жылғы 11 қазанда алынды.<br />
Он науқастың үшеуі қайтыс болды<br />
Жарияланған зерттеуде табиғи шешек жұқтырған барлығы 10 жағдай қарастырылған. Есепте вакцина алмағаны көрсетілген 23 жастағы науқас пен тоғыз және төрт айлық екі нәрестеде аурудың ауыр геморрагиялық түрі дамыған. Бұл үш науқасты құтқару мүмкін болмады. Вакцина алған науқастардың көпшілігінде ауру жеңіл немесе шектеулі бөртпемен өткен.<br />
Бұл деректер вирустың вакцинаға төзімді болғанын немесе зертханада күшейтілгенін дәлелдемейді. Ресми зерттеу Арал қаласында алдыңғы жылдары жүргізілген вакцинацияның жеткіліксіз болғанын да көрсетті. Кейбір адамдар медициналық құжаттарда вакцина алған деп тіркелгенімен, олардың денесінде вакцина ізі болмаған. Ғылыми бағалауларда ауыр жағдайлардың ерекшеліктерімен қатар, тұрғындар арасындағы иммундық олқылықтарды да ескеру қажеттігі айтылды.<br />
Ресми есепте вирустың сырттан әкеліну ықтималдығы қарастырылды<br />
1971 жылғы тергеу есебінде бірнеше ықтимал нұсқа қарастырылды. Бірінші нұсқа бойынша, зерттеуші әйел кеме тоқтаған порттардың бірінде вирус жұқтыруы мүмкін еді. Екінші нұсқа сол кезде табиғи шешек таралған Ауғанстаннан келген адамдар немесе тауарлар арқылы вирустың Орталық Азияға жетуі мүмкін деген болжамға негізделді.<br />
Алайда тексерілген порттар мен ықтимал бағыттарда бұл жұқтыру тізбегін растайтын басқа жағдай табылған жоқ. Арал базарына жеткізілген маталар мен өзге де тауарлар тексерілгенімен, нақты жұқтыру көзі анықталмады. Осылайша вирустың табиғи жолмен сырттан әкеліну мүмкіндігі жоққа шығарылған жоқ, бірақ дәлелденген де жоқ.<br />
Құпия биологиялық қару нысаны туралы дерек күдікті күшейтті<br />
Возрождение аралының Кеңес Одағының биологиялық қару бағдарламасы аясында ашық ауадағы сынақтар үшін пайдаланылғаны тарихи деректерден белгілі. 2001 жылы бұрынғы кеңестік денсаулық сақтау қызметкері 1971 жылдың жазында аралда табиғи шешек вирусымен сынақ жүргізілгенін мәлімдеді. Оның айтуынша, зерттеу кемесіндегі әйел сол кезде ауаға тараған вирусқа ұшыраған болуы мүмкін.<br />
Оқиғаны 2002 жылы зерттеген мамандар кеменің арал маңынан өткен уақыты мен алғашқы науқастың белгілері басталған кезең осы нұсқаға сәйкес келуі мүмкін екенін атап өтті. Аралдағы құпия нысанның болуы, әскери бағдарламаның сипаты және ресми есептің жұқтыру көзін анықтай алмауы биологиялық қару сынағы туралы болжамды күшейтті.<br />
Соған қарамастан, бұл пікір түпкілікті дәлелденген жоқ. Бұрынғы кеңестік қызметкердің әңгімесінде науқастар саны мен кемеде болған оқиғаларға қатысты елеулі қателер болды. Кеменің аралға қаншалықты жақындағаны, сол күнгі жел жағдайлары және алғашқы науқастың белгілері нақты қашан басталғаны жөнінде де қайшылықтар бар.<br />
Вирус үлгісін ықтимал зертханалық штамдармен салыстыратын, жұртшылыққа қолжетімді генетикалық зерттеу жоқ. Сондықтан «індет биологиялық қару сынағынан басталды» деген тұжырым дәлелденген факт емес, негізді көрінгенімен, әлі де даулы болжам болып саналады.<br />
Індеттің жасырылғаны белгілі, ал шығу көзі белгісіз<br />
Аралдағы індет туралы Кеңес Одағының жұртшылығына хабарланған жоқ. Оқиғаны қарастырған 2002 жылғы зерттеуге сәйкес, бұл жағдай Дүниежүзілік денсаулық сақтау ұйымына да хабарланбаған. Індет жөніндегі кеңестік медициналық есеп ұзақ жылдар бойы жұртшылыққа жарияланбай келді. Құжат 2001 жылы зерттеушілерге беріліп, оның ағылшын тіліндегі аудармасы 2002 жылы жарияланды.<br />
Бүгінде нақты белгілісі мынау: Арал қаласында табиғи шешек індеті болды, 10 адам ауырды, үш науқас қайтыс болды және індет карантин, оқшаулау, байланыста болған адамдарды қадағалау әрі жаппай вакцинация арқылы тоқтатылды. Белгісіз болып қалған мәселе — алғашқы науқастың вирусты қайдан жұқтырғаны.<br />
Бүгінде табиғи шешек қаупі бар ма?<br />
Аралдағы жағдай қазіргі індет туралы хабар емес. Дүниежүзілік денсаулық сақтау ұйымының мәліметіне сәйкес, табиғи жолмен тараған шешектің соңғы жағдайы 1977 жылы Сомалиде тіркелді. Аурудың жер бетінен жойылғаны 1980 жылы ресми түрде жарияланды. Сондықтан жалпы халықты табиғи шешекке қарсы жоспарлы вакцинациялау тоқтатылды.<br />
Арал оқиғасы бүгінгі оқырманға қорқыныш емес, қоғамдық денсаулық сақтау сабағын беруі керек. Сирек кездесетін аурулар диагноз қою кезінде назардан тыс қалуы мүмкін. Науқастармен байланыста болған адамдарды жедел анықтау, оқшаулау және вакцинациялау жұқтыру тізбегін үзе алады.<br />
Алайда індетпен күрестегі табыс тек жаңа жағдайларды тоқтатумен өлшенбейді. Аурудың шығу көзін ашық зерттеу, қоғамға дұрыс ақпарат беру және ғылыми құжаттарды қолжетімді ету де қоғамдық денсаулық сақтаудың ажырамас бөлігі саналады.<br />
ДЕРЕККӨЗДЕР<br />
Sarynov E, Kulmakhanov B, Makatov Z. Report on Measures Taken to Contain and Eradicate the Smallpox Outbreak Locale in the City of Aralsk (September/October 1971). Мына еңбекте: Tucker JB, Zilinskas RA, редакторлар. The 1971 Smallpox Epidemic in Aralsk, Kazakhstan, and the Soviet Biological Warfare Program. Monterey Institute of International Studies; 2002.<br />
Zelicoff AP. An Epidemiological Analysis of the 1971 Smallpox Outbreak in Aralsk, Kazakhstan. Мына еңбекте: Tucker JB, Zilinskas RA, редакторлар. The 1971 Smallpox Epidemic in Aralsk, Kazakhstan, and the Soviet Biological Warfare Program. Monterey Institute of International Studies; 2002.<br />
Tucker JB, Zilinskas RA, редакторлар. The 1971 Smallpox Epidemic in Aralsk, Kazakhstan, and the Soviet Biological Warfare Program. CNS Occasional Paper No. 9. Monterey Institute of International Studies; 2002.<br />
World Health Organization. Smallpox. WHO Health Topics. Қаралған күні: 2026 жылғы 25 тамыз.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📚 Tıp Tarihi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/aral-tenizinin-zagalauynda-zasyrylgan-sesek-indeti-1971-zyly-ne-boldy</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/aral-kazakca-1200x750.webp" type="image/jpeg" length="38734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oğuz Topsoy genç yaşta hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/oguz-topsoy-genc-yasta-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/oguz-topsoy-genc-yasta-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale’nin Kepez beldesinde yaşayan Oğuz Topsoy’un genç yaşta hayatını kaybetmesi ailesini, yakınlarını ve sevenlerini yasa boğdu. Topsoy, bugün düzenlenecek cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kepez’de yaşayan Oğuz Topsoy’dan acı haber geldi. Genç yaşta yaşamını yitiren Topsoy’un vefatı, başta ailesi ve yakınları olmak üzere bölgede büyük üzüntüye neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paylaşılan cenaze duyurusuna göre Oğuz Topsoy için 25 Ağustos Salı günü Kepez Merkez Camii’nde cenaze töreni düzenlenecek. Topsoy’un naaşı, öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası dualarla son yolculuğuna uğurlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/oguz-topsoy-genc-yasta-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9007.jpeg" type="image/jpeg" length="82176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aral Gölü Kıyısında Gizlenen Çiçek Salgını: 1971’de Ne Oldu?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/aral-golu-kiyisinda-gizlenen-cicek-salgini-1971de-ne-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/aral-golu-kiyisinda-gizlenen-cicek-salgini-1971de-ne-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1971’de Aral Gölü kıyısındaki Aralsk’ta 10 kişi çiçek hastalığına yakalandı, üç hasta yaşamını yitirdi. Salgın karantina ve kitlesel aşılamayla durduruldu; kaynağı hâlâ tartışılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>1971 yazının sonu ile sonbaharın başında Aral Gölü’nün kuzey kıyısındaki Aralsk, yaklaşık 50 bin kişinin yaşadığı bir balıkçı kentiydi. Kentte ateş ve döküntüyle seyreden vakalar görülmeye başladığında çiçek hastalığı ilk akla gelen tanı olmadı. Çünkü Sovyetler Birliği’nde yerli bulaşın 1936’da sona erdiği, son ithal vakanın da 1961’de görüldüğü kabul ediliyordu.<br />
Ancak birkaç hafta içinde birbirine bağlı vakalar ortaya çıktı. Sonradan yayımlanan belgelere göre toplam 10 kişi hastalandı ve üç hasta yaşamını yitirdi. Aralsk karantinaya alındı, temaslılar izole edildi ve geniş çaplı bir aşılama başlatıldı. Salgın kısa sürede durduruldu; fakat hastalığın kente nereden geldiği, aradan yarım yüzyıldan fazla zaman geçmesine rağmen kesin biçimde açıklanamadı.<br />
İlk halka bir araştırma gemisindeki genç kadındı<br />
Salgın zincirinin başlangıcında, Lev Berg adlı balıkçılık araştırma gemisiyle Aral Gölü’nde çalışmaya katılan genç bir kadın bulunuyordu. Gemi Temmuz 1971’in son günlerinde göldeki limanlara uğradı ve gizli askerî tesislerin bulunduğu Vozrojdeniye Adası’nın çevresinden geçti.<br />
Resmî rapora göre kadın yolculuğun sonlarına doğru ateşlendi; daha sonra yüzünde, saçlı derisinde ve sırtında döküntüler oluştu. Daha önce çiçek aşısı olmasının hastalığın daha hafif seyretmesini sağlamış olabileceği değerlendirildi. Başlangıçta çiçek tanısı konulmadı. Aralsk’taki ailesinin yanında kaldığı sırada virüsü dokuz yaşındaki kardeşine bulaştırdığı kabul edildi.<br />
Çiçek hastalığı neden hemen anlaşılamadı?<br />
Dokuz yaşındaki çocuk 27 Ağustos’ta ateş ve döküntü geliştirdi. Hekim tarafından görüldüğünde belirtileri kurdeşen olarak değerlendirildi ve çocuk iyileştikten sonra okula döndü. İzleyen haftalarda başka evlerde de ateşli ve döküntülü hastalar görüldü. Bazı vakalara başlangıçta farklı deri hastalıkları tanıları konuldu.<br />
Bu gecikme yalnızca bir hekim hatasıyla açıklanamaz. Çiçek hastalığının ülkede uzun süredir görülmemesi, bazı aşılı kişilerde hastalığın hafif ve alışılmadık görünmesi ve vakaların farklı zamanlarda sağlık kuruluşlarına başvurması tanınmayı güçleştirdi. Çiçek hastalığı olasılığı 22 Eylül’de klinik olarak gündeme geldi; tanı 24 ve 25 Eylül’de yapılan laboratuvar incelemeleriyle doğrulandı.<br />
Aralsk birkaç gün içinde nasıl kapatıldı?<br />
Yetkililer 24 Eylül 1971 günü Aralsk’ı karantinaya aldı. Kentin çevresinde yaklaşık 20–21 kilometrelik bir güvenlik hattı oluşturuldu; kara, demir ve deniz ulaşımı büyük ölçüde sınırlandırıldı. Şehirden çıkış yasaklandı, zorunlu girişler ise sağlık kontrolü ve aşılamaya bağlandı.<br />
Resmî raporda 638 temaslının belirlendiği, bunların 282’sinin hastanelerde veya özel gözlem birimlerinde izole edildiği yazılıydı. Sağlık ekipleri ev ev dolaşarak ateşi ve döküntüsü olan kişileri aradı. Kent 15 bölgeye ayrıldı ve onlarca sağlık çalışanı aşılama ekiplerinde görevlendirildi.<br />
Raporun sonuç bölümüne göre 42 bini aşkın aşı uygulaması yapıldı. Eylül ayının sonuna gelindiğinde şehir nüfusunun neredeyse tamamına ulaşılmıştı. Hastalar ve temaslılar hızla ayrıldığı için yeni bulaş zincirleri kent dışına taşmadı. Karantina 11 Ekim 1971’de kaldırıldı.<br />
On vakadan üçü yaşamını yitirdi<br />
Yayımlanan incelemede toplam 10 çiçek vakası yer aldı. Raporda aşısız olduğu belirtilen 23 yaşındaki bir yetişkin ile dokuz ve dört aylık iki bebekte hastalığın ağır, hemorajik formu gelişti ve bu üç hasta kurtarılamadı. Aşı öyküsü bulunan hastaların çoğu ise daha hafif ya da sınırlı döküntülerle seyreden formlar geçirdi.<br />
Bu tablo, virüsün aşıya dirençli veya laboratuvarda güçlendirilmiş olduğunu kanıtlamıyor. Resmî inceleme, Aralsk’ta önceki yıllarda yapılan aşılamaların yetersiz kaldığını; bazı kişilerin kayıtlarında aşılı görünmesine rağmen aşı izinin bulunmadığını da ortaya koydu. Bilimsel değerlendirmelerde, ağır vakaların özellikleri kadar toplumdaki bağışıklık boşluklarının da hesaba katılması gerektiği vurgulandı.<br />
Resmî rapor virüsün dışarıdan taşınmış olabileceğini araştırdı<br />
1971 tarihli soruşturma raporu birkaç olasılık üzerinde durdu. İlkine göre araştırmacı kadın, geminin uğradığı limanlardan birinde enfekte olmuş olabilirdi. Diğer olasılık, o tarihte çiçek hastalığının görüldüğü Afganistan’dan hareket eden insanlar veya ticari mallar aracılığıyla virüsün Orta Asya’ya ulaşmasıydı.<br />
Fakat araştırılan limanlarda ve olası güzergâhlarda bu zinciri doğrulayacak başka bir vaka bulunamadı. Aralsk pazarına getirilen kumaşlar ve diğer mallar da incelendi; kesin bir bulaş kaynağı gösterilemedi. Böylece doğal yolla dışarıdan taşınma ihtimali ortadan kalkmadı, ancak kanıtlanmış da olmadı.<br />
Gizli biyolojik silah tesisi şüpheleri değiştirdi<br />
Vozrojdeniye Adası’nın Sovyet biyolojik silah programında açık hava denemeleri için kullanıldığı artık tarihsel olarak biliniyor. 2001’de eski bir Sovyet sağlık yetkilisi, 1971 yazında adada çiçek virüsüyle bir deneme yapıldığını ve araştırma gemisindeki kadının bu sırada havaya yayılan virüse maruz kaldığını ileri sürdü.<br />
Olayı 2002’de inceleyen araştırmacılar, geminin geçiş zamanı ile ilk hastanın belirtilerinin başlaması arasındaki sürenin bu senaryoyla uyumlu olabileceğini belirtti. Adanın varlığı, askerî programın niteliği ve resmî raporun kaynağı açıklayamaması biyolojik deneme ihtimalini güçlendirdi.<br />
Bununla birlikte bu görüş kesinleşmiş değil. Eski yetkilinin anlatımında vaka sayıları ve gemide yaşananlarla ilgili önemli hatalar bulunuyordu. Geminin adaya ne kadar yaklaştığı, o günkü rüzgâr koşulları ve ilk hastanın tam belirti tarihi konusunda da çelişkiler vardı. Virüs örneğini olası laboratuvar suşlarıyla karşılaştırabilecek kamuya açık bir genetik inceleme bulunmuyor. Bu nedenle “salgın biyolojik silah deneyi yüzünden başladı” ifadesi kanıtlanmış bir gerçek değil, güçlü fakat tartışmalı bir hipotezdir.<br />
Salgının gizlendiği biliniyor, kaynağı ise bilinmiyor<br />
Aralsk’taki salgın Sovyet kamuoyuna açıklanmadı. Olayı ele alan 2002 tarihli çalışmaya göre Dünya Sağlık Örgütüne de bildirilmedi. Salgınla ilgili Sovyet sağlık raporu yıllarca kamuoyundan uzak kaldı; belge 2001’de araştırmacılara ulaştırıldı ve İngilizce çevirisi 2002’de yayımlandı.<br />
Bugün kesin olarak bilinenler şunlar: Aralsk’ta çiçek hastalığı görüldü, 10 kişi hastalandı, üç hasta yaşamını yitirdi ve salgın karantina, izolasyon, temaslı takibi ile kitlesel aşılama sayesinde durduruldu. Bilinmeyen ise ilk hastanın virüsü nereden aldığıdır.<br />
Bugün çiçek hastalığı riski var mı?<br />
Aral vakası güncel bir salgın haberi değildir. Dünya Sağlık Örgütüne göre doğal yolla bulaşan son çiçek vakası 1977’de Somali’de görüldü; hastalığın dünyadan silindiği 1980’de ilan edildi. Bu nedenle genel toplum için rutin çiçek aşılaması sona erdirildi.<br />
Aralsk’ın hikâyesi bugünkü okuyucuya korku değil, bir halk sağlığı dersi vermeli: Nadirleşen hastalıklar tanıda gözden kaçabilir; hızlı temaslı takibi ve aşılama bulaş zincirini kesebilir. Fakat salgın yönetiminde başarı yalnız vakaları durdurmakla ölçülmez. Kaynağın açıkça araştırılması, toplumun doğru bilgilendirilmesi ve bilimsel kayıtların erişilebilir tutulması da halk sağlığının ayrılmaz parçasıdır.<br />
KAYNAKLAR<br />
Sarynov E, Kulmakhanov B, Makatov Z. Report on Measures Taken to Contain and Eradicate the Smallpox Outbreak Locale in the City of Aralsk (September/October 1971). İçinde: Tucker JB, Zilinskas RA, editörler. The 1971 Smallpox Epidemic in Aralsk, Kazakhstan, and the Soviet Biological Warfare Program. Monterey Institute of International Studies; 2002.<br />
Zelicoff AP. An Epidemiological Analysis of the 1971 Smallpox Outbreak in Aralsk, Kazakhstan. İçinde: Tucker JB, Zilinskas RA, editörler. The 1971 Smallpox Epidemic in Aralsk, Kazakhstan, and the Soviet Biological Warfare Program. Monterey Institute of International Studies; 2002.<br />
Tucker JB, Zilinskas RA, editörler. The 1971 Smallpox Epidemic in Aralsk, Kazakhstan, and the Soviet Biological Warfare Program. CNS Occasional Paper No. 9. Monterey Institute of International Studies; 2002.<br />
World Health Organization. Smallpox. WHO Health Topics. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📚 Tıp Tarihi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/aral-golu-kiyisinda-gizlenen-cicek-salgini-1971de-ne-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/aral-cicek-salgini-1200x750.webp" type="image/jpeg" length="19151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UID Nederland-bestuurder Ayhan Andaç overleden]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/uid-nederland-bestuurder-ayhan-andac-overleden</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/uid-nederland-bestuurder-ayhan-andac-overleden" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayhan Andaç, hoofd Bestuurlijke Zaken van UID Nederland, is overleden. Zijn overlijden heeft diepe droefheid veroorzaakt bij zijn familie, dierbaren, de UID-gemeenschap en de Turkse gemeenschap in Nederland.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ayhan Andaç, hoofd van de afdeling Bestuurlijke Zaken van de Union of International Democrats (UID) Nederland, is overleden.</p>

<p>Andaç was een bekende en gewaardeerde persoonlijkheid binnen de Turkse gemeenschap in Nederland. Het verdrietige nieuws werd bekendgemaakt via een condoleancebericht van UID Nederland.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Condoleancebericht van UID Nederland</p>

<p>Het bestuur van UID Nederland deelde naar aanleiding van zijn overlijden de volgende boodschap:</p>

<p>“Voorwaar, wij behoren aan Allah toe en tot Hem keren wij terug. Met grote droefheid hebben wij kennisgenomen van het overlijden van Ayhan Andaç, hoofd van de afdeling Bestuurlijke Zaken van UID Nederland. Wij wensen hem de genade van Allah toe en betuigen ons medeleven aan zijn familie, dierbaren en de gehele UID-gemeenschap. Wij wensen hun veel geduld en kracht. Moge het paradijs zijn verblijfplaats zijn.”</p>

<p>Laatste afscheid in Karaman</p>

<p>Ayhan Andaç was afkomstig uit het dorp Çoğlu in de Turkse provincie Karaman. Hij werd op 24 augustus 2026, na het middaggebed, in zijn geboortedorp Çoğlu ter aarde besteld.</p>

<p>Andaç stond in zijn omgeving bekend om zijn oprechtheid, behulpzaamheid en toegewijde inzet. Zijn overlijden leidde ook binnen Turkse maatschappelijke organisaties in Nederland tot grote verslagenheid.</p>

<p>Op sociale media verschenen talrijke condoleanceberichten. Daarin werd medeleven betuigd aan zijn familie, naasten en de gehele UID-gemeenschap.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/uid-nederland-bestuurder-ayhan-andac-overleden</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9004-1.jpeg" type="image/jpeg" length="63885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UID Hollanda yöneticisi Ayhan Andaç hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/uid-hollanda-yoneticisi-ayhan-andac-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/uid-hollanda-yoneticisi-ayhan-andac-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Demokratlar Birliği Hollanda Bölge İdari İşler Birim Başkanı Ayhan Andaç’ın vefatı, ailesi ve yakınlarının yanı sıra Hollanda’daki Türk toplumu ile UID camiasında büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Hollanda Bölge İdari İşler Birim Başkanı Ayhan Andaç hayatını kaybetti.</p>

<p>Hollanda Türk toplumunun yakından tanıdığı isimler arasında yer alan Andaç’ın vefatı, UID Hollanda yönetimi tarafından yayımlanan taziye mesajıyla duyuruldu.</p>

<p>UID Hollanda’dan taziye mesajı</p>

<p>UID Hollanda yönetiminin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn. UID Hollanda Bölge İdari İşler Birim Başkanımız Ayhan Andaç’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Merhuma Allah’tan rahmet; başta kederli ailesi ve yakınları olmak üzere tüm UID camiamıza başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun.”</p>

<p>Karaman’da son yolculuğuna uğurlandı</p>

<p>Aslen Karaman’ın Çoğlu köyünden olan Ayhan Andaç’ın cenazesinin, 24 Ağustos 2026 tarihinde ikindi namazının ardından Çoğlu köyünde toprağa verileceği bildirildi.</p>

<p>Çevresinde yardımseverliği, samimiyeti ve çalışkanlığıyla tanınan Andaç’ın vefatı, Hollanda’daki Türk sivil toplum kuruluşlarında da derin üzüntüyle karşılandı. Sosyal medyada yayımlanan çok sayıda mesajda ailesine, yakınlarına ve UID camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/uid-hollanda-yoneticisi-ayhan-andac-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9002-1.jpeg" type="image/jpeg" length="93393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kırklareli Üniversitesi öğrencisi Fatma Kılıç hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kirklareli-universitesi-ogrencisi-fatma-kilic-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kirklareli-universitesi-ogrencisi-fatma-kilic-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü 4. sınıf öğrencisi Fatma Kılıç hayatını kaybetti. Üniversite yönetimi, yayımladığı mesajla Kılıç’ın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİSİ FATMA KILIÇ HAYATINI KAYBETTİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırklareli Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencisi Fatma Kılıç’ın vefat ettiğini duyurdu.</p>

<p>Üniversitenin resmî sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Fatma Kılıç’ın Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü 4. sınıf öğrencisi olduğu belirtildi.</p>

<p>ÜNİVERSİTEDEN TAZİYE MESAJI</p>

<p>Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak imzasıyla yayımlanan mesajda, “Üniversitemiz Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü 4. sınıf öğrencisi Fatma Kılıç vefat etmiştir” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Açıklamada, Fatma Kılıç’ın ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve arkadaşlarına başsağlığı dilekleri iletildi.</p>

<p>Fatma Kılıç’ın vefatı, ailesi ve arkadaşlarının yanı sıra eğitim gördüğü Sağlık Bilimleri Fakültesinde ve Kırklareli Üniversitesi camiasında büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kirklareli-universitesi-ogrencisi-fatma-kilic-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-7815.jpeg" type="image/jpeg" length="23643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektronik para kuruluşu Dinamikpay’a operasyon: Şirkete el konuldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/elektronik-para-kurulusu-dinamikpaya-operasyon-sirkete-el-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/elektronik-para-kurulusu-dinamikpaya-operasyon-sirkete-el-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Dinamikpay’a operasyon düzenlendi. On üç şüpheli gözaltına alınırken şirket ile çok sayıda mal varlığına el konuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SON DAKİKA: DİNAMİKPAY’A OPERASYON! 13 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla elektronik para ve ödeme hizmetleri alanında faaliyet gösteren Dinamikpay’a yönelik operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 13 şüpheli yakalandı.</p>

<p>MAL VARLIKLARINA EL KONULDU</p>

<p>Başsavcılıktan aktarılan bilgilere göre, soruşturma kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen çok sayıda mal varlığı hakkında tedbir kararı uygulandı.</p>

<p>Bu kapsamda şüphelilerle bağlantılı olduğu belirtilen 8 araç, 33 konut ve 50 arsaya el konuldu. Toplam 126 banka hesabı ile kripto para hesabına da bloke işlemi uygulandı.</p>

<p>DİNAMİKPAY İÇİN EL KOYMA KARARI</p>

<p>Soruşturmanın en dikkat çeken adımlarından biri şirket hakkında alınan karar oldu. Dinamik Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’ye, İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğinin kararı doğrultusunda el konuldu.</p>

<p>ŞİRKETİN FAALİYET İZNİ DAHA ÖNCE DURDURULMUŞTU</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Dinamikpay’ın 6493 sayılı Kanun kapsamındaki faaliyet iznini daha önce geçici olarak durdurmuştu. Şirket de resmî internet sitesinden yaptığı duyuruda faaliyet izninin geçici olarak durdurulduğunu açıklamıştı.</p>

<p>13 ŞÜPHELİNİN İŞLEMLERİ SÜRÜYOR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Şüphelilerin, işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilmesi bekleniyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında el konulan mal varlıkları ile bloke edilen hesapların mali hareketlerinin ayrıntılı biçimde inceleneceği belirtiliyor. Yeni gözaltı veya el koyma kararlarının bulunup bulunmadığına ilişkin incelemeler de sürüyor.</p>

<p>Soruşturmanın devam ettiği, gözaltına alınan kişiler hakkındaki suçlamaların kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü anlamına gelmediği ve şüphelilerin yargılama sonuçlanıncaya kadar masumiyet karinesinden yararlandığı unutulmamalıdır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/elektronik-para-kurulusu-dinamikpaya-operasyon-sirkete-el-konuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-8126.jpeg" type="image/jpeg" length="48226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeftali Kompostosu Nasıl Yapılır? Meyveyi Dağıtmayan Ölçülü Tarif]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/seftali-kompostosu-nasil-yapilir-meyveyi-dagitmayan-olculu-tarif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/seftali-kompostosu-nasil-yapilir-meyveyi-dagitmayan-olculu-tarif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Olgun şeftaliler; ölçülü şeker, su ve isteğe bağlı baharatlarla kısa sürede kompostoya dönüşüyor. Meyvelerin dağılmaması, suyun bulanıklaşmaması ve doğru soğutma için gereken ayrıntılar tarifte.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ŞEFTALİ KOMPOSTOSU NASIL YAPILIR? MEYVEYİ DAĞITMAYAN ÖLÇÜLÜ TARİF</p>

<p>Şeftali kompostosu, yaz meyvelerini değerlendirmek için Türk mutfağında uygulanan geleneksel yöntemlerden biri. Soğuk servis edilen komposto, özellikle zeytinyağlılar, pilavlar ve ev yemeklerinin yanında sunulabiliyor.</p>

<p>Tarif basit görünse de meyvenin olgunluğu, parçaların büyüklüğü ve pişirme süresi sonucu doğrudan etkiliyor. Çok olgun şeftalilerin uzun süre kaynatılması meyveleri dağıtabilir; fazla şeker kullanılması ise şeftalinin doğal aromasını geri plana itebilir.</p>

<p>TARİF KARTI</p>

<p>Kaç kişilik: 6 kişilik<br />
Hazırlık süresi: 15 dakika<br />
Pişirme süresi: 15–20 dakika<br />
Soğutma süresi: En az 2 saat<br />
Toplam süre: Yaklaşık 2 saat 35 dakika<br />
Pişirme yöntemi: Tencerede<br />
Zorluk düzeyi: Kolay<br />
Temel ekipman: 22–24 cm kapaklı tencere, keskin bıçak, saklama kabı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ŞEFTALİ KOMPOSTOSU İÇİN MALZEMELER</p>

<p>- 5 orta boy şeftali (ayıklanmış yaklaşık 750 g)<br />
- 1,5 litre su<br />
- 120 g toz şeker<br />
- 1 küçük çubuk tarçın; isteğe bağlı<br />
- 3 adet karanfil; isteğe bağlı<br />
- 1 tatlı kaşığı taze limon suyu (5 ml)</p>

<p>ŞEFTALİ KOMPOSTOSU NASIL YAPILIR?</p>

<p>1. Şeftalileri akan su altında iyice yıkayın. Kabuklu kullanacaksanız yüzeylerini nazikçe ovalayın ve tüylerini temizleyin.</p>

<p>2. Şeftalileri ortadan ikiye ayırıp çekirdeklerini çıkarın. Her yarıyı üç veya dört eşit parçaya bölün. Çok küçük doğramak, meyvelerin pişerken dağılmasına yol açabilir.</p>

<p>3. Su ve şekeri tencereye alın. Şeker eriyene kadar orta ateşte karıştırın. Tarçın ve karanfil kullanacaksanız bu aşamada ekleyin.</p>

<p>4. Şerbet kaynamaya başlayınca ateşi orta-kısık seviyeye düşürün ve 5 dakika kaynatın.</p>

<p>5. Doğranmış şeftalileri tencereye ekleyin. Meyveleri ezmeden bir kez karıştırın ve kapağı yarı açık bırakın.</p>

<p>6. Şeftalilerin olgunluğuna göre 8–12 dakika pişirin. Meyveler yumuşamalı, ancak çatalla dokunulduğunda dağılmamalıdır.</p>

<p>7. Limon suyunu ekleyip yaklaşık 1 dakika daha pişirin. Ocağı kapatın ve tarçın ile karanfilleri tencereden çıkarın.</p>

<p>8. Kompostoyu oda sıcaklığında en fazla 1 saat kadar ilk sıcaklığı geçene dek bekletin. Ardından temiz, kapaklı bir kaba aktararak buzdolabına kaldırın.</p>

<p>9. En az 2 saat soğuttuktan sonra meyve parçalarını suyuyla birlikte kaselere paylaştırarak servis edin.</p>

<p>ŞEFTALİ KOMPOSTOSUNUN PÜF NOKTALARI</p>

<p>- Hafif diri şeftaliler pişirme sırasında şeklini daha iyi korur. Çok yumuşak meyvelerin pişme süresini 5–7 dakikaya düşürün.<br />
- Meyveleri şekerli su kaynadıktan sonra ekleyin. Şeftalileri soğuk suyla birlikte kaynatmaya başlamak gereğinden fazla yumuşamalarına yol açabilir.<br />
- Kompostoyu yüksek ateşte şiddetli biçimde kaynatmayın. Hareketli kaynama meyveleri parçalayarak suyu bulandırabilir.<br />
- Şeftalileri eşit büyüklükte kesin. Farklı boyutlardaki parçalar aynı anda istenen kıvama ulaşmaz.<br />
- Şeker miktarını şeftalinin tatlılığına göre 80–150 g arasında ayarlayabilirsiniz. Şekeri tamamen çıkarmak kompostonun tadını ve saklama süresini değiştirebilir.<br />
- Limon suyunu fazla kullanmayın. Az miktarda limon aromayı dengelerken fazlası şeftali tadını bastırabilir.<br />
- Tarçın ve karanfili komposto soğurken içinde bırakmak baharat tadını ağırlaştırabilir. Pişirme sonunda çıkarın.</p>

<p>MALZEME İKAMELERİ</p>

<p>Beyaz şeftali kullanılabilir. Daha narin yapıda olabileceği için pişirme süresi birkaç dakika kısaltılmalıdır.</p>

<p>Şeftalinin bir bölümü aynı büyüklükte doğranmış nektarinle değiştirilebilir. Nektarin kabuğu daha pürüzsüz olduğu için soyulmadan kullanılabilir.</p>

<p>Çubuk tarçın yerine küçük bir parça taze zencefil kullanılabilir. Zencefil daha keskin bir aroma vereceğinden 5–10 g yeterlidir.</p>

<p>SERVİS ÖNERİSİ</p>

<p>Şeftali kompostosu iyice soğutulduktan sonra meyve parçaları ve suyuyla birlikte küçük kaselerde servis edilebilir. Buz eklenmesi tadı seyreltebileceğinden kompostoyu önceden soğutmak daha iyi sonuç verir.</p>

<p>Pilav, zeytinyağlı sebze yemekleri ve hafif yaz sofralarının yanında sunulabilir. Daha yoğun şeftali aroması için servis sırasında kaba birkaç ince taze şeftali dilimi eklenebilir.</p>

<p>SAKLAMA VE GIDA GÜVENLİĞİ</p>

<p>Komposto ilk sıcaklığını kaybettikten sonra uzun süre oda sıcaklığında bırakılmamalı, temiz ve kapaklı bir kapta buzdolabına kaldırılmalıdır.</p>

<p>Buzdolabında 3 gün içinde tüketilmesi önerilir. Servis için alınan komposto, kalan kısmın içine yeniden dökülmemelidir.</p>

<p>Kompostoda köpürme, gazlanma, keskin veya alışılmadık koku, küflenme ya da belirgin tat değişikliği görülürse tüketilmemelidir.</p>

<p>Dondurma önerilmez. Çözünen şeftali parçalarının dokusu bozulabilir ve komposto suyu bulanıklaşabilir.</p>

<p>SIK YAPILAN HATALAR</p>

<p>Meyvelerin dağılması: Çok olgun şeftali kullanılması, küçük doğrama veya gereğinden uzun pişirme meyveyi parçalayabilir.</p>

<p>Komposto suyunun bulanması: Şiddetli kaynatma, sık karıştırma ve yumuşamış meyveleri ezmek suyun berraklığını bozar.</p>

<p>Tadın fazla şekerli olması: Şeker miktarını meyvenin olgunluğunu hesaba katmadan artırmayın. Şerbeti meyveleri eklemeden önce kontrol edin.</p>

<p>Baharatın şeftaliyi bastırması: Karanfil ve tarçını ölçülü kullanın; pişirme bittikten sonra tencereden çıkarın. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/seftali-kompostosu-nasil-yapilir-meyveyi-dagitmayan-olculu-tarif</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8994.jpeg" type="image/jpeg" length="88790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitlis Eren Üniversitesinin Öğrencisi Yunus Güneş Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bitlis-eren-universitesinin-ogrencisi-yunus-gunes-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bitlis-eren-universitesinin-ogrencisi-yunus-gunes-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis Eren Üniversitesi Tatvan Meslek Yüksekokulu Deniz ve Liman İşletmeciliği Programı öğrencisi Yunus Güneş’in vefatı, ailesi ve üniversite camiasında üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bitlis Eren Üniversitesi Tatvan Meslek Yüksekokulu öğrencisi Yunus Güneş hayatını kaybetti.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, Deniz ve Liman İşletmeciliği Programı’nda öğrenim gören Güneş’in vefatının ardından Denizci Öğrenciler Derneği tarafından başsağlığı mesajı yayımlandı.</p>

<p>Derneğin açıklamasında, Yunus Güneş’in vefatının derin bir üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek ailesine, yakınlarına ve üniversite camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bitlis-eren-universitesinin-ogrencisi-yunus-gunes-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 06:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8989.jpeg" type="image/jpeg" length="70650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pirinçteki görünmeyen risk: Arseniği azaltan pişirme yöntemi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pirincteki-gorunmeyen-risk-arsenigi-azaltan-pisirme-yontemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pirincteki-gorunmeyen-risk-arsenigi-azaltan-pisirme-yontemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pirinç, yetişme koşulları nedeniyle diğer tahıllardan daha fazla arsenik biriktirebiliyor. Pirinci bol suda pişirip suyunu süzmek, inorganik arsenik miktarını yüzde 40 ila 60 azaltabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pirinç sofradan kalkmalı mı? Arseniği azaltmanın yolları</p>

<p>Dünyanın en fazla tüketilen tahıllarından biri olan pirinç, toprak ve sulama suyunda bulunan arseniği diğer birçok ürüne göre daha kolay bünyesinde biriktirebiliyor. Bu durum, her pirinç tüketiminin zehirlenmeye yol açtığı anlamına gelmiyor. Asıl kaygı, inorganik arseniğe uzun süre ve düzenli biçimde maruz kalınmasıyla ilgili.</p>

<p>Cleveland Clinic tarafından yayımlanan değerlendirmede; pirincin türü, yetiştirildiği bölge, tüketim sıklığı ve pişirme yönteminin alınan arsenik miktarını etkileyebileceği belirtildi. ABD Gıda ve İlaç Dairesi araştırmaları ise pirinci makarna gibi bol suda pişirip kalan suyu süzmenin inorganik arsenik düzeyini önemli ölçüde azaltabildiğini gösteriyor.</p>

<p>Arsenik pirince nasıl geçiyor?</p>

<p>Arsenik, yer kabuğunda doğal olarak bulunan bir element. Toprakta ve yer altı sularında bulunabildiği gibi geçmişte kullanılan bazı tarım ilaçları ve endüstriyel faaliyetler de çevredeki düzeylerin artmasına katkıda bulunabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pirinç çoğunlukla suyla kaplı tarlalarda yetiştiriliyor. Bu koşullar, toprakta bulunan arseniğin bitki tarafından alınmasını kolaylaştırıyor. Pirinç bitkisi bu nedenle başka tahıllara kıyasla daha fazla arsenik biriktirebiliyor.</p>

<p>Arseniğin organik ve inorganik olmak üzere farklı kimyasal biçimleri bulunuyor. Sağlık bakımından daha fazla kaygı oluşturan tür, pirinç ve kirlenmiş içme suyunda karşılaşılabilen inorganik arsenik.</p>

<p>Her pirinç tüketimi zehirlenme anlamına gelmiyor</p>

<p>Pirinçte arsenik bulunması, bir tabak pilav yiyen kişinin akut olarak zehirleneceği anlamına gelmez. Sağlık riski; arseniğin türüne, miktarına, maruziyet süresine, kişinin yaşına ve toplam beslenme düzenine göre değişir.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, uzun süreli ve yüksek düzeyde inorganik arsenik maruziyetini cilt lezyonları ile akciğer, mesane ve cilt kanserleri başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriyor. Kalp-damar hastalıkları, diyabet ve gelişimsel etkilerle ilgili bağlantılar da araştırmalarda bildiriliyor.</p>

<p>Bu veriler, pirincin tamamen bırakılması gerektiğini göstermiyor. Temel yaklaşım, tek bir tahıla aşırı ölçüde bağımlı kalmamak ve azaltılabilir maruziyet kaynaklarını sınırlamak olmalı.</p>

<p>Pirinci bol suda pişirmek arseniği azaltabiliyor</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesinin değerlendirdiği çalışmalara göre pirinci, bir ölçü pirince altı ila 10 ölçü su kullanarak pişirmek ve pişirme sonunda fazla suyu süzmek inorganik arsenik miktarını yaklaşık yüzde 40 ila 60 azaltabiliyor. Azalma oranı pirincin çeşidine ve işlenme biçimine göre değişiyor.</p>

<p>Mutfakta şu yöntem uygulanabilir:</p>

<p>Pirinci temiz suyla birkaç kez durulayın.</p>

<p>Bir ölçü pirince en az altı ölçü su ekleyin.</p>

<p>Pirinci makarna pişirir gibi bol suda haşlayın.</p>

<p>Piştikten sonra kalan suyu tamamen süzün.</p>

<p>Yalnızca yıkamanın arsenik düzeyinde ne ölçüde azalma sağlayacağı ürüne ve yıkama biçimine göre değişebilir. Daha belirgin azalma, pirincin bol suda pişirilip suyunun uzaklaştırılmasıyla elde ediliyor.</p>

<p>Besin kaybı da hesaba katılmalı</p>

<p>Bol suyla pişirme yöntemi kusursuz değil. Fazla suyun süzülmesi, özellikle sonradan demir ve B grubu vitaminlerle zenginleştirilmiş beyaz pirinçte bazı besinlerin kaybolmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Araştırmalarda bu yöntemle zenginleştirilmiş beyaz ve yarı haşlanmış pirinçte folat, demir, niasin ve tiamin miktarlarının yüzde 50 ila 70 azalabildiği bildirildi. Bu nedenle yalnızca arseniğe odaklanmak yerine beslenmenin bütünü değerlendirilmeli.</p>

<p>Pirinç sık tüketiliyorsa bulgur, yulaf, karabuğday, arpa, kinoa ve darı gibi farklı tahıllara da sofrada yer vermek hem besin çeşitliliğini artırabilir hem de tek bir gıdadan sürekli arsenik alınmasını azaltabilir.</p>

<p>Esmer pirinç neden daha fazla arsenik içerebilir?</p>

<p>Esmer pirinç, lif, vitamin ve mineral bakımından beyaz pirince göre bazı üstünlüklere sahip. Ancak arsenik daha çok tanenin dış katmanlarında biriktiği için kepek tabakası korunan esmer pirinçte arsenik düzeyi genellikle beyaz pirinçten daha yüksek olabiliyor.</p>

<p>Bu bilgi, herkesin esmer pirinci bırakıp yalnızca beyaz pirinç tüketmesi gerektiği biçiminde yorumlanmamalı. Esmer pirincin besin değeri ile arsenik maruziyeti birlikte ele alınmalı; tüketim sıklığına ve toplam beslenme düzenine göre çeşitlilik sağlanmalı.</p>

<p>Pirinç türü ve yetiştirildiği bölge fark yaratıyor</p>

<p>Arsenik miktarı bütün pirinçlerde aynı değil. Ürünün yetiştirildiği toprağın ve sulama suyunun arsenik düzeyi, pirincin türü ve işlenme biçimi sonucu etkileyebiliyor.</p>

<p>Cleveland Clinic değerlendirmesine göre Hindistan menşeli basmati pirinci ile Tayland menşeli yasemin pirinci genellikle daha düşük arsenik içeren seçenekler arasında gösteriliyor. Ancak menşe bilgisi tek başına her ürün için kesin güvence sağlamaz. Aynı türün farklı üretim alanlarında yetiştirilen örnekleri arasında da fark bulunabilir.</p>

<p>Organik etiketinin bulunması da pirincin arsenik içermediği anlamına gelmez. Arsenik yalnızca tarım ilaçlarından kaynaklanmadığı, doğada da bulunduğu için organik pirinçte de tespit edilebilir.</p>

<p>Bebekler ve küçük çocuklar neden daha hassas?</p>

<p>Bebekler ve küçük çocuklar, vücut ağırlıklarına oranla daha fazla gıda tükettikleri ve gelişim döneminde oldukları için çevresel kirleticilere karşı daha hassas kabul ediliyor.</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi, bebek pirinç mamalarında inorganik arsenik için kilogram başına 100 mikrogramlık eylem düzeyi belirledi. Bu değer, üreticilerin ürün seçimi ve üretim süreçleriyle maruziyeti azaltmalarını amaçlayan bir ölçüt.</p>

<p>Pirinç unu veya pirinç gevreğinin bebeğin tek tahıl kaynağı hâline getirilmemesi öneriliyor. Yulaf, arpa ve farklı tahıllardan hazırlanmış uygun bebek ürünleriyle çeşitlilik sağlanabilir. Bebeğin beslenmesi, yaşı ve sağlık durumu dikkate alınarak çocuk hekimiyle planlanmalı.</p>

<p>Glütensiz beslenenler de çeşitliliğe dikkat etmeli</p>

<p>Çölyak hastalığı veya başka bir nedenle glütensiz beslenen kişiler pirinç, pirinç unu, pirinç makarnası ve pirinç bazlı atıştırmalıkları daha sık tüketebiliyor. Gün boyunca birden fazla pirinç ürünü kullanılması, toplam maruziyeti fark edilmeden yükseltebilir.</p>

<p>Glütensiz beslenmede karabuğday, kinoa, mısır, darı ve sertifikalı glütensiz yulaf gibi alternatiflere yer verilmesi tek bir tahıla bağımlılığı azaltabilir. Çölyak hastaları yulaf ürünlerinde çapraz bulaşma riskine karşı yalnızca glütensiz olarak etiketlenmiş ürünleri tercih etmeli.</p>

<p>Mutfakta uygulanabilecek temel önlemler</p>

<p>Pirinci beslenmeden tamamen çıkarmak yerine şu adımlar uygulanabilir:</p>

<p>Her öğünde veya her gün pirinç tüketmekten kaçının.</p>

<p>Pirinç, bulgur, yulaf, karabuğday ve diğer tahıllar arasında dönüşüm yapın.</p>

<p>Ürünün çeşidi ve menşei belirtilmiş seçenekleri tercih edin.</p>

<p>Pirinci temiz suyla duruladıktan sonra bol suda pişirip suyunu süzün.</p>

<p>Esmer pirincin besinsel avantajları kadar daha yüksek arsenik içerebilme ihtimalini de göz önünde bulundurun.</p>

<p>Bebeklerde pirinç gevreğini tek veya ilk tahıl olmak zorunda görmeyin.</p>

<p>Pirinç sütünü özellikle küçük çocuklarda temel süt alternatifi olarak kullanmadan önce hekime danışın.</p>

<p>Pişirme suyunun güvenli olması önemli</p>

<p>Pirinci bol suda pişirmek ancak kullanılan su düşük arsenik düzeyine sahipse yarar sağlar. Arsenik içeriği yüksek kuyu suyuyla yıkama veya pişirme yapılması, maruziyeti azaltmak yerine artırabilir.</p>

<p>Şebeke dışındaki özel kuyu suyunu kullananların, bölgesel risk bulunması hâlinde suyu yetkili laboratuvarlarda analiz ettirmesi gerekir. Arsenik suya tat, koku veya renk vermeyebileceği için yalnızca duyusal özelliklere bakılarak anlaşılmaz.</p>

<p>Pirinç yasaklanması gereken bir besin değil</p>

<p>Mevcut bilgiler, dengeli beslenen sağlıklı yetişkinlerin pirinci tamamen bırakmasını gerektirmiyor. Risk yönetiminde belirleyici olan; tüketim sıklığını ölçülü tutmak, farklı tahıllara yer vermek, pirincin türü ve kaynağına dikkat etmek ve uygun pişirme yöntemini kullanmak.</p>

<p>Özellikle her gün pirinç ve pirinç bazlı ürün tüketenler, bebekler, küçük çocuklar, gebeler ve glütensiz beslenme nedeniyle pirince yoğun şekilde başvuran kişiler açısından çeşitlilik daha büyük önem taşıyor.</p>

<p>KAYNAKLAR<br />
1. Cleveland Clinic Health Essentials – Arsenic in Rice: Should I Be Worried? – 18 Ağustos 2025<br />
2. ABD Gıda ve İlaç Dairesi – Arseniğe maruziyeti azaltmak için tüketici önerileri – 27 Nisan 2022<br />
3. ABD Gıda ve İlaç Dairesi – Bebek pirinç tahıllarında inorganik arsenik eylem düzeyi rehberi – Ağustos 2020<br />
4. Dünya Sağlık Örgütü – Arsenik bilgi notu – 7 Aralık 2022<br />
5. Gray ve arkadaşları – Bol suda pişirmenin pirinçte arsenik ve zenginleştirilmiş besin ögelerine etkisi – Food Additives &amp; Contaminants Part A – 2016<br />
6. Menon ve arkadaşları – Besin kaybını sınırlandırırken pirinçte arsenik azaltımını geliştiren pişirme yaklaşımı – Science of the Total Environment – 2021<br />
7. American Academy of Pediatrics – Bebek mamalarında ağır metal maruziyetini azaltma önerileri – 26 Eylül 2025 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pirincteki-gorunmeyen-risk-arsenigi-azaltan-pisirme-yontemi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 05:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8985.jpeg" type="image/jpeg" length="91784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hafıza ve Dikkat İçin Kahvaltı Tabağında Bunlar Bulunsun]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hafiza-ve-dikkat-icin-kahvalti-tabaginda-bunlar-bulunsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hafiza-ve-dikkat-icin-kahvalti-tabaginda-bunlar-bulunsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmalar, kahvaltının çocuk ve gençlerde aynı sabah ölçülen dikkat ve hafıza performansını destekleyebileceğini gösteriyor. Ancak şekerli veya aşırı kalorili bir öğün beklenen yararı sağlamayabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahvaltıyı Atlayan Öğrenciler Dikkat: Hafıza ve Odaklanma Etkilenebilir</p>

<p>Sabah telaşı, geç uyanma veya iştahsızlık nedeniyle kahvaltı yapmadan okula gitmek öğrenciler arasında sık görülen bir alışkanlık. Bilimsel araştırmalar, kahvaltı yapmanın özellikle çocuk ve ergenlerde aynı sabah ölçülen dikkat, hafıza ve yürütücü işlevlerin bazı alanlarını destekleyebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Ancak araştırmalardan çıkan mesaj yalnızca “kahvaltı yapın” değil. Öğünün içeriği, miktarı ve çocuğun bireysel gereksinimleri de zihinsel performans üzerinde etkili olabiliyor. Çok şekerli, aşırı yağlı veya gereğinden büyük bir kahvaltı, bazı öğrencilerde tokluktan çok uyku hâli ve rehavet oluşturabiliyor.</p>

<p>KAHVALTININ ETKİSİ EN ÇOK AYNI SABAH GÖRÜLÜYOR</p>

<p>Çocuklar ve ergenler üzerinde yapılan çalışmaların değerlendirildiği bilimsel incelemeler, kahvaltının aç kalmaya kıyasla bilişsel performansın belirli alanlarında kısa süreli yarar sağlayabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Dikkat, hafıza ve planlama gerektiren görevlerde gözlenen bu etki çoğunlukla kahvaltının yapıldığı sabahla sınırlı. Beslenme yetersizliği bulunan çocuklarda yararın daha belirgin olabileceği bildiriliyor.</p>

<p>Bununla birlikte kahvaltı yapan her öğrencinin mutlaka daha yüksek not alacağını söylemek mümkün değil. Akademik başarı; uyku, aile ortamı, sosyoekonomik koşullar, okula devam, çalışma alışkanlıkları, fiziksel aktivite ve genel sağlık durumu gibi çok sayıda etkenden besleniyor.</p>

<p>Bu nedenle kahvaltıyla okul başarısı arasında ilişki bulunması, tek başına kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurmaya yetmiyor.</p>

<p>AÇLIK DİKKATİ NEDEN ZORLAYABİLİR?</p>

<p>Gece boyunca süren açlığın ardından çocukların enerji gereksinimi devam ediyor. Kahvaltı yapılmadığında bazı öğrencilerde açlık hissi, baş ağrısı, huzursuzluk, halsizlik veya derse odaklanmada güçlük görülebiliyor.</p>

<p>Kahvaltının sağlayabileceği yarar yalnızca kan şekeriyle açıklanmıyor. Açlığın azalması, öğrencinin kendisini daha uyanık hissetmesi ve dikkatini yemek düşüncesinden derse yöneltebilmesi de etkili olabilir.</p>

<p>Buna karşılık sabah açlık hissetmeyen ve genel beslenmesi yeterli olan her birey aynı bilişsel yanıtı vermeyebilir. Bulgular çocuklar ve beslenme açısından kırılgan gruplarda daha belirgin görünürken sağlıklı yetişkinlerdeki sonuçlar daha değişken olabiliyor.</p>

<p>BEYİN DOSTU KAHVALTI NASIL OLMALI?</p>

<p>WebMD’nin aktardığı değerlendirmede, araştırmacıların kahvaltıda lif oranı yüksek tam tahıllar, süt ürünleri ve meyveleri öne çıkardığı belirtiliyor. Bu grupların protein ve sağlıklı yağ kaynaklarıyla tamamlanması daha dengeli bir öğün oluşturabilir.</p>

<p>Kahvaltıda şu seçeneklerden yararlanılabilir:</p>

<p>• Yumurta, peynir, yoğurt veya süt gibi protein kaynakları<br />
• Tam tahıllı ekmek ya da yulaf gibi lifli karbonhidratlar<br />
• Elma, armut, muz veya mevsim meyveleri<br />
• Ceviz, fındık veya badem gibi tuzsuz kuruyemişler<br />
• Domates, salatalık ve yeşillikler</p>

<p>Her gruptan çok miktarda yemek gerekmez. Amaç, çocuğun yaşına ve iştahına uygun ölçülü bir öğünde protein, lif ve sağlıklı yağları bir araya getirmektir.</p>

<p>PRATİK KAHVALTI ÖRNEKLERİ</p>

<p>Okula yetişme telaşı yaşayan öğrenciler için kahvaltının gösterişli ve çok çeşitli olması gerekmiyor. Hazırlaması kolay seçeneklerle dengeli bir öğün oluşturulabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yumurta, bir dilim tam tahıllı ekmek, domates ve süt; yoğurt, yulaf, meyve ve birkaç ceviz ya da peynirli tam tahıllı sandviç ile ayran pratik seçenekler arasında değerlendirilebilir.</p>

<p>Sabah iştahı düşük olan çocuklarda çok büyük bir tabak için ısrar etmek yerine daha küçük porsiyonlar denenebilir. Kahvaltının bir bölümü evde, uygun koşullar varsa kalan bölümü okulda tüketilebilir.</p>

<p>ŞEKERLİ KAHVALTI HIZLI ACIKTIRABİLİR</p>

<p>Şekerli gevrekler, çikolatalı sürülebilir ürünler, hamur işleri, paketli kekler ve tatlandırılmış içecekler enerji sağlar. Ancak bu ürünlerden oluşan bir kahvaltı genellikle lif ve protein bakımından yetersiz kalır.</p>

<p>Kan şekerinin hızlı yükselip ardından düşmesi bazı kişilerde erken acıkma, yorgunluk veya dikkat dalgalanmasıyla ilişkilendirilebilir. Bu nedenle kahvaltının temelini yalnızca ilave şeker içeriği yüksek ürünlerin oluşturması önerilmez.</p>

<p>Meyve suyu da bütün meyvenin yerini tam olarak tutmaz. Meyvenin kendisi lif içerirken meyve suyunda şeker daha hızlı alınabilir ve kısa sürede fazla miktarda tüketilebilir.</p>

<p>AŞIRI KALORİLİ KAHVALTI DA İYİ BİR SEÇENEK DEĞİL</p>

<p>Daha fazla yemek, daha güçlü hafıza veya daha uzun süreli dikkat anlamına gelmiyor. WebMD’de aktarılan bilgilere göre yüksek kalorili kahvaltılar konsantrasyonu zorlaştırabilir.</p>

<p>Çok büyük porsiyonlar ile ağır, yağlı ve kızartılmış yiyecekler bazı öğrencilerde sindirim rahatsızlığı ve rehavet oluşturabilir. Özellikle sınav sabahında çocuğun alışık olmadığı kadar büyük bir öğün hazırlamak ters etki yaratabilir.</p>

<p>En uygun porsiyon; yaşa, vücut yapısına, fiziksel aktiviteye, sabah iştahına ve gün içindeki diğer öğünlere göre değişir. Çocuğu tabağını bitirmeye zorlamak yerine açlık ve tokluk sinyallerini dikkate almak daha doğru olur.</p>

<p>SINAV SABAHI YENİ BESİNLER DENENMEMELİ</p>

<p>Sınav sabahı kahvaltının amacı mucizevi biçimde zihinsel kapasiteyi artırmak değil; açlığı önlemek ve öğrencinin kendisini rahat hissetmesini sağlamaktır.</p>

<p>Daha önce tüketmediği yiyecekleri ilk kez sınav sabahı denemek mide ve bağırsak yakınmalarına yol açabilir. Aşırı çay, kahve veya enerji içeceği tüketimi ise çarpıntı, titreme, kaygı ve sık idrara çıkma gibi sorunlar oluşturabilir.</p>

<p>Öğrencinin alışık olduğu, ölçülü, protein ve lif içeren bir kahvaltı daha güvenli bir seçimdir. Yeterli su tüketimi de unutulmamalıdır.</p>

<p>KAHVALTI UYKUNUN YERİNİ TUTMAZ</p>

<p>İyi hazırlanmış bir kahvaltı, yetersiz uykunun etkilerini ortadan kaldıramaz. Gece geç saatlere kadar ekran karşısında kalan veya yeterince uyumayan bir öğrencide dikkat, öğrenme ve hatırlama güçlüğü görülebilir.</p>

<p>Kahvaltının bilişsel performansa olası katkısı; düzenli uyku, yeterli sıvı tüketimi, hareketlilik ve günün diğer öğünlerinde dengeli beslenmeyle birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>DİKKAT SORUNUNU YALNIZCA KAHVALTIYA BAĞLAMAYIN</p>

<p>Konsantrasyon güçlüğü sürekli hâle gelmişse, ders başarısını belirgin biçimde etkiliyorsa veya evde de gözleniyorsa sorun yalnızca kahvaltı alışkanlığıyla açıklanmamalıdır.</p>

<p>Uyku bozuklukları, demir veya B12 vitamini eksikliği, tiroit hastalıkları, görme ve işitme sorunları, kaygı, depresyon, kullanılan ilaçlar ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi durumların değerlendirilmesi gerekebilir.</p>

<p>Kahvaltı sağlıklı yaşamın değerli bir parçası olabilir; ancak herhangi bir hastalığın veya dikkat bozukluğunun tek başına tedavisi değildir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>1. WebMD – Brain Foods That Help You Concentrate – Erişim tarihi: 25 Ağustos 2026<br />
2. Adolphus K, Lawton CL, Dye L – The Effects of Breakfast and Breakfast Composition on Cognition in Children and Adolescents – Advances in Nutrition – 2016<br />
3. Hoyland A, Dye L, Lawton CL – A Systematic Review of the Effect of Breakfast on the Cognitive Performance of Children and Adolescents – Nutrition Research Reviews – 2009<br />
4. Adolphus K, Lawton CL, Champ CL, Dye L – The Effects of Breakfast and Breakfast Composition on Cognition in Adults – Advances in Nutrition – 2016<br />
5. World Health Organization – Healthy Diet – Güncelleme tarihi: 26 Ocak 2026<br />
6. World Health Organization Regional Office for Europe – Food and Nutrition Policy for Schools – Erişim tarihi: 25 Ağustos 2026</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hafiza-ve-dikkat-icin-kahvalti-tabaginda-bunlar-bulunsun</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 05:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8983.jpeg" type="image/jpeg" length="82541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağzınızı Yakan Çayı İçmeyin: Kanser Riskiyle İlişkili Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/agzinizi-yakan-cayi-icmeyin-kanser-riskiyle-iliskili-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/agzinizi-yakan-cayi-icmeyin-kanser-riskiyle-iliskili-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çayın kendisi değil, çok yüksek sıcaklıkta tüketilmesi endişe yaratıyor. Araştırmalar, yemek borusunu tekrar tekrar yakan içeceklerle belirli bir kanser türü arasında ilişki bulunduğunu gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnce belli bardağa doldurulan çayın soğumasını beklemeden ilk yudumu almak, pek çok kişi için günün sıradan alışkanlıklarından biri. Dilin ya da damağın yanması çoğu zaman önemsenmiyor. Bilimsel çalışmaların dikkat çektiği nokta ise çayın türünden çok, yemek borusundan geçerken taşıdığı sıcaklık.</p>

<p>Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, 65 derecenin üzerindeki içecekleri “çok sıcak” kabul ediyor. Bu sıcaklıktaki içeceklerin düzenli tüketilmesi, yemek borusu kanseriyle bağlantılı olabilecek bir alışkanlık olarak değerlendiriliyor. Kurum, çok sıcak içecek tüketimini insanlar için “muhtemelen kanserojen” anlamına gelen Grup 2A sınıfına yerleştiriyor.</p>

<p>Bu sınıflandırma, kaynar çay içen herkesin kanser olacağı anlamına gelmiyor. Bir maddenin ya da alışkanlığın bu grupta bulunması, kanserle ilişkiyi destekleyen bilimsel kanıtların gücünü anlatıyor; kişinin karşı karşıya olduğu riskin büyüklüğünü veya kaç fincanın hastalığa yol açacağını göstermiyor.</p>

<p>Risk Çayın İçeriğinden Çok Sıcaklığıyla İlgili</p>

<p>“Çay kanser yapar” ifadesi bilimsel açıdan yanıltıcıdır. Mevcut bulgular, asıl meselenin siyah çay, yeşil çay, kahve ya da başka bir içecek olmasından ziyade tüketim sıcaklığı olduğunu düşündürüyor. Aynı nedenle çok sıcak çorba ve diğer yiyecekler de araştırmalara konu oluyor.</p>

<p>Ağız ile mide arasında uzanan yemek borusunun iç yüzeyi hassas bir doku tabakasıyla kaplıdır. Yakıcı sıcaklıktaki sıvının bu yüzeyle tekrar tekrar temas etmesi hücrelerde hasara ve iltihabi süreçlere yol açabilir. Doku kendisini onarmaya çalışırken hücre yenilenmesinin sürekli hızlanmasının, uzun yıllar içinde kansere zemin hazırlayabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Bu mekanizma makul görünse de insanlarda tüm ayrıntılarıyla açıklanmış değil. Kanıtların önemli bölümü gözlemsel araştırmalardan geliyor. Bu çalışmalar sıcak içecek alışkanlığı ile kanser arasında ilişki gösterebilir, ancak tek başına neden-sonuç bağını kesin biçimde kuramaz.</p>

<p>Özellikle Bir Yemek Borusu Kanseri Türüyle İlişkili</p>

<p>Yemek borusu kanseri tek bir hastalık değildir. Başlıca iki türü bulunur. Skuamöz hücreli karsinom, yemek borusunun iç yüzeyini oluşturan yassı hücrelerden gelişir. Adenokarsinom ise daha çok yemek borusunun alt bölümündeki salgı yapan hücrelerden kaynaklanır.</p>

<p>Çok sıcak içeceklerle ilgili ilişkinin ağırlıklı olarak skuamöz hücreli yemek borusu kanserinde görüldüğü bildiriliyor. Adenokarsinom için aynı yönde ve tutarlılıkta bir bağlantı gösterilebilmiş değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran’ın kuzeydoğusunda 50 binden fazla yetişkinin izlendiği geniş bir araştırmada çayın sıcaklığı termometreyle ölçüldü. Çayı daha sıcak içmek, daha kısa beklemek ve yüksek miktarda sıcak çay tüketmek skuamöz hücreli yemek borusu kanseri riskinin artmasıyla ilişkili bulundu. Araştırma ileriye dönük tasarımı ve sıcaklığı doğrudan ölçmesi nedeniyle önemliydi; yine de gözlemsel olması, tek başına kesin nedensellik kurmasına izin vermiyor.</p>

<p>Gözlemsel araştırmaların bir araya getirildiği çalışmalar da sıcak çay tüketimi ile bu kanser türü arasında benzer bir ilişkiye işaret ediyor. Bununla birlikte “sıcak” ve “çok sıcak” tanımları araştırmalar arasında değişebiliyor. Bazı çalışmalarda gerçek sıcaklık ölçülürken bazılarında katılımcıların kendi tanımları kullanılıyor.</p>

<p>Kaynar Su ile İçme Sıcaklığı Aynı Şey Değil</p>

<p>Çayın kaynar suyla demlenmesi ile kaynama sıcaklığına yakınken içilmesi birbirinden farklıdır. Su yaklaşık 100 derecede kaynasa da çay bardağa döküldüğü anda çevre sıcaklığına, bardağın yapısına ve miktarına bağlı olarak soğumaya başlar. Risk değerlendirmesinde esas alınan, demlikteki suyun sıcaklığı değil sıvının ağızdan içildiği andaki sıcaklıktır.</p>

<p>Bardağa döküldükten sonra kaç dakika beklenmesi gerektiğine dair herkese uyan kesin bir süre vermek mümkün değil. Bardağın kalınlığı, çayın miktarı, ortam sıcaklığı ve süt ya da soğuk su eklenmesi soğuma hızını değiştirir.</p>

<p>En somut yaklaşım, içeceğin 65 derecenin altına inmesini beklemektir. Termometre kullanılmıyorsa çayın dili, dudağı veya boğazı yakacak kadar sıcak olmaması pratik bir ölçü olabilir. Küçük bir yudum bile ağızda yanma hissi bırakıyorsa içmeye devam etmek yerine biraz daha beklemek daha uygundur. Çayı yudum yudum ve yavaş içmek de dokunun yoğun ısıyla temasını azaltabilir.</p>

<p>Bir Kez Ağzın Yanması Kanser Anlamına Gelmez</p>

<p>Tek seferde çok sıcak çay içmek veya ağzın yanması, kişide kanser geliştiği anlamına gelmez. Araştırmaların üzerinde durduğu durum, yakıcı sıcaklıktaki içeceklerin yıllar boyunca alışkanlık halinde tüketilmesidir.</p>

<p>Kanser oluşumu genellikle tek bir etkene bağlı değildir. Yaş, genetik özellikler, tütün kullanımı, yoğun alkol tüketimi, beslenme koşulları ve ağız sağlığı gibi birçok unsur birlikte rol oynayabilir. Bu nedenle sıcak çay alışkanlığının oluşturduğu risk de kişinin diğer özelliklerinden bağımsız düşünülmemelidir.</p>

<p>Sigara ve Alkol Varsa Tehlike Daha Fazla</p>

<p>Tütün ve yoğun alkol kullanımı, skuamöz hücreli yemek borusu kanserinin iyi bilinen risk faktörleri arasındadır. Çok sıcak içeceklerin oluşturduğu tekrarlayan doku hasarının, yemek borusunu tütün ve alkolle ilişkili zararlı etkilere karşı daha savunmasız bırakabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Bazı büyük araştırmalarda sıcak çayı sigara ve alkolle birlikte tüketen kişilerde ilişkinin daha güçlü olduğu görüldü. Ancak buradan “sıcak çay yalnızca sigara içenleri etkiler” sonucu çıkarılmamalı. Tütünden uzak durmak, alkol tüketimini sınırlamak ve içecekleri yakıcı sıcaklıkta içmemek birbirinden bağımsız koruyucu tercihlerdir.</p>

<p>Çaydan Vazgeçmek Gerekmiyor</p>

<p>Mevcut bulgular çayın tamamen bırakılmasını gerektirmiyor. Çayı içilebilir bir sıcaklığa kadar soğutmak, basit ve uygulanabilir bir önlem. Bardağa döküldükten sonra beklemek, küçük yudumlarla içmek ve ağzı yakıyorsa tüketmemek yeterli olabilir.</p>

<p>Çaya süt veya bir miktar daha serin su eklemek sıcaklığı düşürebilir; ancak herkesin çay tercihi aynı değildir. Temel amaç belirli bir tarif uygulamak değil, sıcaklığın dokuyu yakmayacak düzeye gelmesini sağlamaktır.</p>

<p>Çayın antioksidan içeriği hakkında pek çok çalışma bulunmasına rağmen bu özellikler, çok yüksek sıcaklığın oluşturabileceği fiziksel hasarı ortadan kaldırmaz. Bir içeceğin olası yararlı bileşenleri ile tüketilme biçiminin doğurduğu riskler ayrı değerlendirilmelidir.</p>

<p>Hangi Belirtilerde Doktora Başvurulmalı?</p>

<p>Yutma sırasında takılma hissi, katı gıdaları yutmakta giderek artan güçlük, yutarken ağrı, açıklanamayan kilo kaybı, sürekli ses kısıklığı, geçmeyen göğüs veya sırt ağrısı ve kanlı kusma gibi yakınmalar tıbbi değerlendirme gerektirir.</p>

<p>Bu belirtilerin pek çok farklı nedeni olabilir ve görülmeleri mutlaka kanser anlamına gelmez. Özellikle yutma güçlüğü ilerliyorsa ya da kilo kaybı eşlik ediyorsa gecikmeden hekime başvurulmalıdır. Kanlı kusma, siyah dışkılama, şiddetli göğüs ağrısı veya nefes darlığı gelişmesi halinde acil sağlık hizmeti alınmalıdır.</p>

<p>Çay, gündelik hayatın vazgeçilmezlerinden biri olmayı sürdürebilir. Değiştirilmesi gereken çayın kendisi değil, ağzı ve boğazı yakacak kadar sıcak içme alışkanlığıdır.</p>

<p>KAYNAKLAR<br />
1. The Lancet Oncology – Carcinogenicity of drinking coffee, mate, and very hot beverages – Loomis D, Guyton KZ, Grosse Y ve IARC Monographs Working Group – 2016 – DOI: 10.1016/S1470-2045(16)30239-X<br />
2. International Journal of Cancer – A prospective study of tea drinking temperature and risk of esophageal squamous cell carcinoma – Islami F, Poustchi H, Pourshams A ve arkadaşları – 2020 – DOI: 10.1002/ijc.32220<br />
3. Frontiers in Nutrition – Hot Tea Consumption and Esophageal Cancer Risk: A Meta-Analysis of Observational Studies – Chen Y, Tong Y, Yang C ve arkadaşları – 2022 – DOI: 10.3389/fnut.2022.831567<br />
4. International Agency for Research on Cancer – IARC Monographs on the Evaluation of Carcinogenic Risks to Humans, Volume 116: Drinking Coffee, Mate, and Very Hot Beverages – IARC Working Group – 2018</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/agzinizi-yakan-cayi-icmeyin-kanser-riskiyle-iliskili-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 21:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8977.jpeg" type="image/jpeg" length="22274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ordu’da Fındık bahçesine gittiler, eve dönemediler: Fatma Gümüş ve Melehat Gümüş kardeşlerin acı sonu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/orduda-findik-bahcesine-gittiler-eve-donemediler-fatma-gumus-ve-melehat-gumus-kardeslerin-aci-sonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/orduda-findik-bahcesine-gittiler-eve-donemediler-fatma-gumus-ve-melehat-gumus-kardeslerin-aci-sonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun Çamaş ilçesinde bahçeye giden Fatma ve Melehat Gümüş kardeşlerden haber alınamayınca arama başlatıldı. İki kardeşin cansız bedenleri dere yatağında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ordu’da Fındık Bahçesinde Facia: İki Kız Kardeş Hayatını Kaybetti</p>

<p>Ordu’nun Çamaş ilçesinde bahçeye giden Fatma Gümüş ile kardeşi Melehat Gümüş, uçurumdan dere yatağına düşerek hayatını kaybetti.</p>

<p>Olay, ilçeye bağlı Sarıyakup Mahallesi’nin Domşu Küme Evleri mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Fatma Gümüş ile Melehat Gümüş, fındık bahçesine gitmek üzere evlerinden ayrıldı.</p>

<p>EVE DÖNMEYİNCE ARAMA BAŞLATILDI</p>

<p>İki kardeşten bir süre haber alamayan yakınları ve mahalle sakinleri bölgede arama çalışması başlattı. Bahçe ile çevresinde yürütülen aramalar sonucunda kardeşlerin cansız bedenlerine dere içerisinde ulaşıldı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Fatma ve Melehat Gümüş’ün hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>DERE YATAĞINA DÜŞTÜKLERİ DEĞERLENDİRİLİYOR</p>

<p>İlk değerlendirmelere göre iki kardeşin bahçede bulundukları sırada dengelerini kaybederek uçurumdan dere yatağına düşmüş olabilecekleri üzerinde duruluyor. Kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin kesin bulguların yürütülen incelemeyle ortaya çıkarılması bekleniyor.</p>

<p>HAYATLARI BOYUNCA BİRBİRLERİNDEN AYRILMADILAR</p>

<p>Yerel kaynakların aktardığına göre hayatları boyunca yakın bir bağ kuran Fatma ve Melehat Gümüş, Ali ve Mehmet Gümüş isimli iki kardeşle evlenerek aynı aileye gelin gitti. Birlikte fındık bahçesine giden iki kardeşin aynı olayda yaşamını yitirmesi, aileleri ile mahalle sakinlerini yasa boğdu.</p>

<p>KESİN ÖLÜM NEDENİ OTOPSİYLE BELİRLENECEK</p>

<p>Olay yeri inceleme ekipleri ile Cumhuriyet savcısının çalışmalarının ardından kardeşlerin cenazeleri, otopsi işlemleri için hastane morguna kaldırıldı.</p>

<p>Kesin ölüm nedenlerinin yapılacak incelemelerin ardından belirlenmesi beklenirken, olayla ilgili soruşturma devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/orduda-findik-bahcesine-gittiler-eve-donemediler-fatma-gumus-ve-melehat-gumus-kardeslerin-aci-sonu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 21:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/adli-tip-1.jpg" type="image/jpeg" length="83181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’dan Dünya Çapında Transfer: Fabinho Trabzon’a Geldi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-dunya-capinda-transfer-fabinho-trabzona-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-dunya-capinda-transfer-fabinho-trabzona-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un prensip anlaşmasına vardığı Brezilyalı yıldız Fabinho, transfer işlemlerini tamamlamak üzere Trabzon’a geldi. Deneyimli orta saha, havalimanında bordo-mavili taraftarların yoğun ilgisiyle karşılandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor, transfer döneminin en dikkat çekici hamlelerinden birinde sona yaklaştı. Bordo-mavililerin anlaşmaya vardığı Brezilyalı orta saha Fabinho, transfer işlemlerini tamamlamak üzere Trabzon’a geldi.</p>

<p>Fabinho’yu taraftarlar karşıladı</p>

<p>Özel uçakla kente gelen deneyimli futbolcu, Trabzon Havalimanı Dış Hatlar Terminali önünde kendisini bekleyen bordo-mavili taraftarlarla buluştu.</p>

<p>Trabzonspor formasıyla yolculuk yaptığı görüntüler daha önce kulüp tarafından paylaşılırken, Fabinho’nun şehre gelişiyle transfer sürecinde önemli bir aşama daha geride bırakıldı.</p>

<p>Havalimanında basın mensuplarına konuşan Brezilyalı futbolcu, Trabzon’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Fabinho, bir an önce takım arkadaşları, taraftarlar ve şehirle tanışmak istediğini belirterek çok mutlu olduğunu söyledi.</p>

<p>Bonservis bedeli ödenmeyecek</p>

<p>Fabinho, Suudi Arabistan temsilcisi Al-Ittihad’dan ayrılmasının ardından serbest oyuncu statüsüne geçmişti. Bu nedenle Trabzonspor’un deneyimli orta saha için bonservis bedeli ödememesi bekleniyor.</p>

<p>32 yaşındaki futbolcu kariyerinde Monaco, Liverpool ve Al-Ittihad gibi önemli kulüplerin formasını giydi. Özellikle Liverpool döneminde Avrupa futbolunun önde gelen ön liberolarından biri haline gelen Fabinho, İngiliz ekibiyle Premier League ve UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonlukları yaşadı.</p>

<p>Salah ile yolları yeniden kesişti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transferin dikkat çeken ayrıntılarından biri de Mohamed Salah ile Fabinho’nun yeniden aynı takımda buluşması oldu.</p>

<p>Trabzonspor’un bu ay kadrosuna kattığı Salah ile Fabinho, Liverpool’da uzun yıllar birlikte forma giymişti. İki futbolcu İngiliz ekibinin Jürgen Klopp yönetimindeki başarılı döneminin önemli parçaları arasında yer aldı.</p>

<p>Fabinho’nun Trabzonspor’a gelirken yaptığı “Trabzon’da tanıdık bir yüz beni bekliyor” paylaşımı da Salah ile yeniden buluşmasına gönderme olarak yorumlandı.</p>

<p>Sağlık kontrolünün ardından imza</p>

<p>Trabzon’a ulaşan Fabinho’nun transfer prosedürleri kapsamında sağlık kontrollerinden geçmesi ve gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından bordo-mavili kulüple sözleşme imzalaması bekleniyor.</p>

<p>Trabzonspor böylece orta sahasına Avrupa futbolunun en tecrübeli isimlerinden birini eklemeye hazırlanırken, Salah’ın ardından bir başka eski Liverpool yıldızını da Süper Lig’e getirmiş olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-dunya-capinda-transfer-fabinho-trabzona-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 20:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8972.jpeg" type="image/jpeg" length="56241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ordu’da Fatma Gümüş ve Melehat Gümüş’ün cansız bedenleri dere yatağında bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/orduda-findik-bahcesinde-aci-olay-iki-kiz-kardes-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/orduda-findik-bahcesinde-aci-olay-iki-kiz-kardes-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için bahçeye giden Fatma Gümüş ile kardeşi Melehat Gümüş’ün cansız bedenleri dere yatağında bulundu. Olayın kesin nedeni araştırılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ordu’da fındık bahçesine gittiler, eve dönemediler: İki kız kardeşten acı haber</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ORDU – Ordu’nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için bahçeye giden ve kendilerinden haber alınamayan iki kız kardeş, dere yatağında ölü bulundu. Fatma Gümüş ile Melehat Gümüş’ün kesin ölüm nedeninin yapılacak incelemelerin ardından netleşeceği bildirildi.</p>

<p>Olay, Çamaş ilçesine bağlı Sarıyakup Mahallesi Domşu Küme Evleri mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Fatma Gümüş (65) ve kız kardeşi Melehat Gümüş (60), sabah saatlerinde fındık toplamak üzere bahçeye gitti.</p>

<p>İKİ KARDEŞ EVE DÖNMEDİ</p>

<p>Akşam saatlerine kadar eve dönmeyen iki kardeşe ulaşamayan yakınları endişelenerek bölgede arama başlattı. Çevrede yapılan arama sırasında Fatma ve Melehat Gümüş, dere yatağında hareketsiz halde bulundu.</p>

<p>Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde iki kardeşin de hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>DÜŞMÜŞ OLABİLECEKLERİ DEĞERLENDİRİLİYOR</p>

<p>İlk değerlendirmelerde kardeşlerin bahçede bulundukları sırada dengelerini kaybederek uçurumdan dere yatağına düşmüş olabilecekleri üzerinde duruldu. Ancak olayın oluş biçimi ve kesin ölüm nedeni konusunda henüz resmî bir tespit açıklanmadı.</p>

<p>CENAZELERİ MORGA KALDIRILDI</p>

<p>Olay yeri inceleme ekipleri ile savcılığın bölgedeki çalışmalarının tamamlanmasının ardından Fatma ve Melehat Gümüş’ün cenazeleri, otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.</p>

<p>Jandarma ekipleri iki kardeşin ölümüyle ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Olayın kesin nedeni, adli inceleme ve otopsi sonuçlarıyla belirlenecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/orduda-findik-bahcesinde-aci-olay-iki-kiz-kardes-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 20:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/adli-tip-1.jpg" type="image/jpeg" length="37007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genç Futbolcu Melek Ancın’dan Acı Haber: Üniversite Hayali Yarım Kaldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/genc-futbolcu-melek-ancindan-aci-haber-universite-hayali-yarim-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/genc-futbolcu-melek-ancindan-aci-haber-universite-hayali-yarim-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Doğu Çevre Yolu üzerindeki Dim Tüneli’nde motosikletin bariyerlere çarptığı kazada, üniversiteye başlamaya hazırlanan 18 yaşındaki genç futbolcu Melek Ancın hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ALANYA’YI YASA BOĞAN KAZA: MELEK ANCIN HAYATINI KAYBETTİ</p>

<p>Antalya’nın Alanya ilçesinde meydana gelen motosiklet kazası, henüz 18 yaşındaki bir gencin yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı. Alanya Demirspor Kadın Futbol Takımı oyuncusu Melek Ancın, Dim Tüneli’nde geçirdiği kazada hayatını kaybetti.</p>

<p>KAZA DİM TÜNELİ’NDE MEYDANA GELDİ</p>

<p>Edinilen bilgilere göre kaza, gece saatlerinde Alanya Doğu Çevre Yolu üzerindeki Dim Tüneli’nde yaşandı. Melek Ancın’ın kullandığı motosiklet, henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak tünel içerisindeki bariyerlere çarptı.</p>

<p>Kazada ağır yaralanan genç sporcu yaşamını yitirdi. Olayın ardından kazanın kesin nedeninin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>ÜNİVERSİTEYE BAŞLAMAYA HAZIRLANIYORDU</p>

<p>Hasan Çolak Anadolu Lisesinden mezun olan Melek Ancın’ın üniversite sınavının ardından Dokuz Eylül Üniversitesini kazandığı öğrenildi.</p>

<p>Yeni eğitim döneminde üniversite yaşamına adım atmaya hazırlanan genç kızın ölümü, ailesi ve yakınlarının yanı sıra eğitim ve spor camiasında da büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>ALANYA DEMİRSPOR’UN GENÇ FUTBOLCUSUYDU</p>

<p>Melek Ancın’ın Alanya Demirspor Kadın Futbol Takımı’nda forma giydiği belirtildi. Genç futbolcunun vefatının ardından kulüp tarafından yayımlanan mesajda, Ancın’ın elim bir kaza sonucu hayatını kaybetmesinden duyulan üzüntü dile getirildi; ailesine, sevenlerine ve Alanya Demirspor camiasına başsağlığı dilendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KAZAYLA İLGİLİ İNCELEME SÜRÜYOR</p>

<p>Motosikletin neden kontrolden çıktığına ilişkin ayrıntıların teknik ve adli incelemelerin ardından kesinlik kazanması bekleniyor.</p>

<p>Melek Ancın’ın genç yaşta hayatını kaybetmesi Alanya’da derin üzüntüye yol açtı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/genc-futbolcu-melek-ancindan-aci-haber-universite-hayali-yarim-kaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8967.jpeg" type="image/jpeg" length="52454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[60 Yaşından Sonra Uzun Süre Aç Kalmak Sağlıklı mı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/60-yasindan-sonra-uzun-sure-ac-kalmak-saglikli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/60-yasindan-sonra-uzun-sure-ac-kalmak-saglikli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süre yemek yememek son yıllarda sağlıklı yaşamın popüler yöntemlerinden biri. Ancak 60 yaş üzerindeki yaklaşık 3 bin kişiyi izleyen yeni çalışma, özellikle ileri yaşlarda farklı bir tabloya işaret ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akşam yemeğini erken yiyip ertesi gün öğlene kadar hiçbir şey yememek bazı kişiler için bilinçli bir beslenme tercihi. Kimileri bunu kilo kontrolü, kimileri metabolik sağlık, kimileri de “uzun yaşam” amacıyla uyguluyor. Peki genç ve orta yaşlı yetişkinlerde araştırılan uzun açlık dönemleri, 60 yaşından sonra da aynı şekilde değerlendirilebilir mi?<br />
20 Ağustos 2026’da Journal of Internal Medicine’da yayımlanan yeni bir çalışma bu soruya önemli fakat temkinli yaklaşılması gereken bir yanıt veriyor.<br />
İsveç’te 60 yaş ve üzerindeki 2.981 kişinin verilerini kullanan araştırmada, günlük öğünleri arasında daha uzun süre bulunan kişilerde kronik hastalıkların yıllar içinde daha hızlı biriktiği görüldü. İlişki özellikle 78 yaş ve üzerindeki grupta belirgindi.<br />
Ancak çalışmanın sonucu “60 yaşından sonra aralıklı oruç zararlıdır” anlamına gelmiyor. Araştırma gözlemsel ve uzun açlığın hastalıkların doğrudan nedeni olduğunu kanıtlamıyor.<br />
Araştırma 15 yıla kadar takip yaptı<br />
Çalışmanın verileri Stockholm’de yürütülen Swedish National Study on Aging and Care in Kungsholmen araştırmasından alındı.<br />
Başlangıçta 60 yaş veya üzerinde olan ve çoğunluğu toplum içinde bağımsız yaşayan 2.981 kişi 15 yıla kadar takip edildi.<br />
Araştırmacılar katılımcıların tipik bir gün içinde hangi saatlerde yemek yediklerine ilişkin kendi bildirimlerini kullandı. Ardından 24 saat içindeki iki yeme zamanı arasındaki en uzun süreyi hesapladı.<br />
Burada önemli bir ayrım var: Çalışma yalnızca bilinçli olarak “aralıklı oruç” yapan insanları incelemedi.<br />
Dolayısıyla araştırmadaki uzun açlık süresi; bilinçli diyet uygulamasından, iştah azalmasına veya kişinin günlük yaşam düzenine kadar farklı nedenlerle ortaya çıkmış olabilir.<br />
14–24 saatlik en uzun aralık dikkat çekti<br />
Katılımcılar yemekler arasındaki en uzun süreye göre gruplara ayrıldı.<br />
En kısa aralığa sahip grupta bu süre yaklaşık 6–11,5 saat, en uzun aralığa sahip grupta ise 14–24 saat arasındaydı.<br />
En uzun açlık aralığı bulunanlarda yıllar içinde toplam kronik hastalık sayısının artış hızı daha yüksekti.<br />
Benzer ilişki kalp-damar hastalıkları ile nöropsikiyatrik hastalıkların birikiminde de görüldü. Kas ve iskelet sistemi hastalıklarında ise aynı ilişki saptanmadı.<br />
Buradaki rakamları “14 saat aç kalırsanız hastalanırsınız” şeklinde okumak doğru değil. Bunlar araştırmada grupları birbirinden ayırmak için kullanılan gözlemsel kategoriler ve kişisel sağlık önerisi niteliğinde değiller.<br />
En belirgin ilişki 78 yaş ve üzerinde görüldü<br />
Araştırmanın longevity açısından belki de en önemli sonucu yaş grupları arasındaki fark.<br />
Katılımcılar 78 yaşın altındakiler ile 78 yaş ve üzerindekiler olarak ayrıca değerlendirildiğinde, daha uzun açlık süresi ile toplam kronik hastalıkların daha hızlı birikmesi arasındaki ilişki 78 yaş ve üzerindeki kişilerde görüldü.<br />
78 yaşın altındaki grupta ise aynı ilişki belirgin değildi.<br />
Bu sonuç, yalnız takvim yaşına bakarak herkese aynı beslenme modelini önermenin neden sorunlu olabileceğini gösteriyor.<br />
Yaş ilerledikçe vücudun enerji ve besin gereksinimleri, kas kütlesi, iştah, sindirim sistemi, kronik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar değişebiliyor.<br />
Peki uzun açlık ileri yaşlarda neden farklı olabilir?<br />
Yeni çalışma bunun mekanizmasını doğrudan araştırmadı. Bu nedenle “nedeni budur” demek mümkün değil.<br />
Ancak yaşlılıkta beslenmenin bazı özellikleri konuya önemli bir çerçeve sunuyor.<br />
İleri yaşlarda yetersiz beslenme riski genç yetişkinlere göre daha fazla önem kazanıyor. İştah azalması, çiğneme veya yutma sorunları, hastalıklar, ilaç kullanımı ve sosyal faktörler yeterli enerji ve besin alımını zorlaştırabiliyor.<br />
Kas sağlığı da önemli. Yaş ilerledikçe kas kütlesinin ve fiziksel işlevlerin korunması için yeterli enerji ve protein alımı daha büyük önem taşıyor. Avrupa Klinik Beslenme ve Metabolizma Derneğinin geriatrik beslenme rehberi, yaşlı bireylerde protein alımının genel olarak günde en az kilogram başına 1 gram düzeyinde olmasını ve miktarın kişinin sağlık durumu, beslenme durumu, fiziksel aktivitesi ve toleransına göre bireyselleştirilmesini öneriyor.<br />
Aynı rehber, yaşlılarda yetersiz beslenme ve sıvı kaybı riskinin erken fark edilmesini, beslenme yaklaşımının kişiselleştirilmesini ve gereksiz diyet kısıtlamalarından kaçınılmasını da vurguluyor.<br />
Bu noktalar uzun süreli açlığın neden bazı ileri yaş gruplarında sorun yaratabileceğine ilişkin olası açıklamalar sunuyor; ancak yeni araştırma bunların mekanizma olduğunu kanıtlamadı.<br />
Bu çalışma aralıklı orucun faydalarını çürütüyor mu?<br />
Hayır.<br />
Aralıklı oruç farklı yöntemleri içeren geniş bir kavram. Günün belirli saatlerinde yemek yemek, haftanın bazı günlerinde enerji alımını azaltmak ve alternatif günlerde açlık uygulamak aynı yöntem değil.<br />
Nisan 2026’da yayımlanan ve 60 yaş üzerindeki kişilerde aralıklı oruç çalışmalarını değerlendiren sistematik derleme 31 araştırmayı inceledi. Bunların 9’u randomize kontrollü çalışma, 12’si kontrolsüz öncesi-sonrası çalışma ve 10’u gözlemsel araştırmaydı. Dokuz randomize çalışmanın yedisi, vücut ağırlığı ve beden kitle indeksi sonuçlarının değerlendirildiği ağ meta-analizine dahil edilebildi.<br />
Bazı zaman kısıtlı beslenme yöntemleri kısa dönemde vücut ağırlığında mütevazı azalmalarla ilişkili bulundu.<br />
Ancak araştırmacılar uzun dönem güvenlik, kas sağlığı, bilişsel sonuçlar ve farklı ileri yaş grupları konusunda kanıtların hâlâ yetersiz olduğunu vurguladı.<br />
Dolayısıyla bilimsel tablo “aralıklı oruç iyidir” veya “aralıklı oruç kötüdür” kadar basit değil.<br />
Kimin uyguladığı, yaşı, sağlık durumu, beslenme kalitesi, toplam enerji ve protein alımı, açlık süresi ve uygulamanın ne kadar sürdüğü sonucu değiştirebilir.<br />
60 yaşından sonra kaç saat aç kalmak gerekir?<br />
Yeni çalışma bu soruya bir sınır koymuyor.<br />
Araştırmadaki 6–11,5 saatlik grup “ideal”, 14 saat ise “tehlikeli eşik” olarak yorumlanamaz. Çalışma böyle bir klinik sınır belirlemek üzere tasarlanmadı.<br />
Bu nedenle sonuçlardan hareketle “60 yaşından sonra en fazla şu kadar saat aç kalınmalı” şeklinde bir öneri üretmek bilimsel olarak doğru olmaz.<br />
Asıl önemli mesaj, ileri yaşlarda uzun açlık programlarının genç ve sağlıklı yetişkinlere yönelik önerilerden otomatik olarak kopyalanmaması gerektiği.<br />
Özellikle istemsiz kilo kaybı, düşük iştah, kırılganlık, yetersiz beslenme riski, birden fazla kronik hastalık veya düzenli ilaç kullanımı bulunan kişilerde öğün düzeninde büyük değişikliklerin kişisel sağlık durumu dikkate alınarak değerlendirilmesi daha güvenli bir yaklaşım.<br />
Çalışmanın önemli bir sınırlılığı var<br />
Araştırmanın en güçlü taraflarından biri yaklaşık 3 bin kişinin 15 yıla kadar takip edilmesi.<br />
Araştırmacılar ters nedensellik, ölçüm hataları ve ölçülemeyen başka etkenlerin etkisini azaltmak amacıyla farklı duyarlılık analizleri de gerçekleştirdi ve temel sonuçlar büyük ölçüde korundu.<br />
Yine de önemli sınırlılıklar bulunuyor.<br />
Öğün saatleri katılımcıların kendi bildirimlerine dayanıyordu. Ayrıca gözlemsel bir araştırmada, uzun süre yemek yememenin mi hastalıkların artmasına katkıda bulunduğunu, yoksa sağlık sorunları gelişen kişilerin iştahının ve yemek düzeninin mi değiştiğini kesin biçimde ayırmak mümkün değil.<br />
Başka yaşam tarzı ve sağlık faktörleri de ilişkinin bir bölümünü açıklıyor olabilir.<br />
Bu nedenle araştırma neden-sonuç ilişkisi kanıtlamıyor.<br />
Uzun yaşam için yalnız “ne kadar aç kaldığımıza” bakmak yetmez<br />
Longevity tartışmasında beslenme çoğu zaman tek bir sayıya indirgeniyor: kaç saat açlık, kaç kalori, kaç öğün?<br />
Oysa sağlıklı yaşlanma bundan daha karmaşık.<br />
Yeterli ve dengeli beslenme, kas gücünün korunması, hareketlilik, uyku, sigaradan uzak durma, kronik hastalıkların iyi yönetilmesi ve sosyal yaşam gibi faktörlerin bütünü önem taşıyor.<br />
Yeni çalışma da longevity açısından önemli bir hatırlatma yapıyor:<br />
Genç yaşta yararlı olabilecek bir beslenme stratejisinin ileri yaşlarda aynı yarar–risk dengesine sahip olduğunu varsaymak doğru olmayabilir.<br />
60 yaşından sonra uzun süre aç kalmanın “sağlıklı” veya “sağlıksız” olduğuna tek bir çalışmayla karar verilemez. Ancak özellikle çok ileri yaşlarda, beslenme penceresini mümkün olduğunca daraltmanın otomatik olarak daha sağlıklı veya daha uzun bir yaşam sağlayacağı düşüncesini destekleyen güçlü kanıt da bulunmuyor.<br />
6. KAYNAKLAR<br />
Journal of Internal Medicine – Habitual fasting duration and accelerated multimorbidity in older adults – Luis Kalmbach, David Abbad-Gomez, Giorgi Beridze, Fernando Rodríguez-Artalejo, Davide Liborio Vetrano, Amaia Calderón-Larrañaga, Adrián Carballo-Casla – 2026 – DOI: 10.1111/joim.70150<br />
Nutrients – Intermittent Fasting and Healthy Aging in Older Adults: A Systematic Review of Cardiometabolic, Mental Health and Cognitive Outcomes with a Network Meta-Analysis of Anthropometric Measures – Sergio Couto-Alfonso, María Carmen Cenit, Cristina María Sanz-Pérez, Isabel Iguacel – 2026 – DOI: 10.3390/nu18091450<br />
Clinical Nutrition – ESPEN practical guideline: Clinical nutrition and hydration in geriatrics – Dorothee Volkert ve arkadaşları – 2022 – DOI: 10.1016/j.clnu.2022.01.024</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🧬 Longevity</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/60-yasindan-sonra-uzun-sure-ac-kalmak-saglikli-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/60-yasindan-sonra-uzun-sure-ac-kalmak-1200x750-200kb-1.webp" type="image/jpeg" length="39601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="86356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="74788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="94070"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="63642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="54278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="82016"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
