<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 22:37:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor'da Prestianni hareketliliği]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-prestianni-hareketliligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-prestianni-hareketliligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, hücum hattını güçlendirmek adına genç ve yetenekli isimleri radarına almaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Portekiz kaynaklı scout sızıntıları ve bordo-mavili kulübe yakın muhabirlerin kulislerine göre, Karadeniz ekibi Portekiz devi Benfica forması giyen Gianluca Prestianni için devreye girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hücumun kanatlarında ve on numara pozisyonunda görev yapabilen 20 yaşındaki Arjantinli oyuncu için ilk temasların kurulduğu belirtiliyor. Portekiz kulübünün genç yeteneği kiralama formülüne sıcak bakmasının ardından, Trabzonspor yönetiminin oyuncunun transfer şartlarını sorduğu iddia edildi. Kulübe yakın çevrelerden sızan bilgilere göre, teknik heyetin onayının ardından oyuncunun video analiz talebiyle scout listesinde öncelikli sıralara çekildiği kulislerde konuşuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-prestianni-hareketliligi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5687.jpeg" type="image/jpeg" length="55690"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaelispor’da Orta Saha Listesi Şekillendi: 4 İsim Öne Çıktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-listesi-sekillendi-4-isim-one-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-listesi-sekillendi-4-isim-one-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaelispor’un orta saha transferinde Salih Uçan ve Berkan Kutlu dosyalarını takip ettiği, Soner Dikmen ile Burak İnce’yi de alternatif listede tuttuğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocaelispor’da yeni sezon öncesi orta saha operasyonu hız kazandı. Yeşil-siyahlıların hem 8 hem de 10 numara rolünde görev yapabilecek, oyun kurulumuna ve skor üretimine katkı verecek yerli bir oyuncu aradığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer gündemindeki öncelikli isimler Salih Uçan ve Berkan Kutlu olarak öne çıkıyor. Berkan Kutlu’nun yurt dışı seçeneğini değerlendirmesi nedeniyle bu dosyanın zorlaştığı, şartların uygun hale gelmesi durumunda Salih Uçan için görüşmelerin ilerleyebileceği konuşuluyor.</p>

<p>Kocaelispor’un alternatif listesinde ise Süper Lig tecrübesi bulunan Soner Dikmen ile gelişime açık orta saha oyuncusu Burak İnce profillerinin yer alabileceği değerlendiriliyor. Yönetimin maaş beklentisi, bonservis şartları ve teknik heyetin raporuna göre listesini daraltması bekleniyor.</p>

<p>Transferlerle ilgili henüz resmi açıklama yapılmadı. Kocaelispor’un orta sahaya liderlik edebilecek bir yerli oyuncu kazandırmak için temaslarını sürdürdüğü ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-listesi-sekillendi-4-isim-one-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 21:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="36216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme Kanseri Her Zaman Kitleyle Başlamıyor: Uzmanların Dikkat Çektiği 7 Sessiz Belirti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/meme-kanseri-her-zaman-kitleyle-baslamiyor-uzmanlarin-dikkat-cektigi-7-sessiz-belirti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/meme-kanseri-her-zaman-kitleyle-baslamiyor-uzmanlarin-dikkat-cektigi-7-sessiz-belirti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meme kanserinin en bilinen belirtisi memede ele gelen kitle olsa da uzmanlar, hastalığın bazen çok daha sessiz belirtilerle ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Cilt değişikliklerinden meme ucundaki farklılaşmalara kadar birçok bulgu, erken tanı için kritik önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak birçok kişi hastalığın yalnızca memede hissedilen bir kitleyle başladığını düşünüyor. Oysa uzmanlara göre bazı hastalarda ilk belirtiler, gözden kaçabilecek kadar hafif ve farklı olabiliyor.</p>

<p>En sık görülen belirti yeni gelişen bir meme kitlesi olsa da, memede ya da koltuk altında şişlik, ciltte portakal kabuğu görünümünü andıran kalınlaşma, meme ucunun içe doğru çekilmesi, meme ucundan kanlı veya kendiliğinden gelen akıntı, memenin şekil veya boyutunda belirgin değişiklikler ile açıklanamayan kalıcı ağrı da değerlendirilmesi gereken önemli uyarılar arasında yer alıyor.</p>

<p>Uzmanlar özellikle şu daha az bilinen belirtilere dikkat çekiyor:</p>

<ul>
 <li>Meme derisinde kızarıklık veya kalınlaşma</li>
 <li>Portakal kabuğu görünümünde cilt değişiklikleri</li>
 <li>Meme ucunun içe dönmesi veya şeklinin değişmesi</li>
 <li>Meme ucunda pullanma, kabuklanma ya da yara</li>
 <li>Kendiliğinden gelişen kanlı veya berrak akıntı</li>
 <li>Koltuk altında açıklanamayan şişlik</li>
 <li>Tek memede belirgin boyut veya şekil değişikliği</li>
</ul>

<p>Bununla birlikte, bu belirtilerin görülmesi her zaman meme kanseri anlamına gelmiyor. Kistler, enfeksiyonlar, hormonal değişiklikler ve iyi huylu meme hastalıkları da benzer yakınmalara neden olabiliyor. Kesin tanı için fizik muayene, görüntüleme yöntemleri ve gerektiğinde biyopsi yapılması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, erken evrede meme kanserinin çoğu zaman hiçbir belirti vermeyebileceğini de vurguluyor. Bu nedenle yaş ve risk durumuna uygun mamografi taramalarının aksatılmaması, kişilerin kendi meme yapısını tanıması ve yeni gelişen değişiklikleri gecikmeden sağlık kuruluşuna bildirmesi erken tanı şansını artırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/meme-kanseri-her-zaman-kitleyle-baslamiyor-uzmanlarin-dikkat-cektigi-7-sessiz-belirti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 20:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5686.jpeg" type="image/jpeg" length="78227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Stoper Listesi Şekillendi: 4 İsim Masada]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-stoper-listesi-sekillendi-4-isim-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-stoper-listesi-sekillendi-4-isim-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da savunma transferi için Ahmetcan Kaplan, Cenk Özkaçar, Adil Demirbağ ve Oumar Solet isimleri öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor’da stoper transferi için hazırlanan alternatif liste netleşmeye başladı. Bordo-mavili ekipte Arseniy Batagov’un sağlık durumu, yabancı kontenjanı ve kadrodan ayrılabilecek isimler transfer planının yönünü belirleyecek.</p>

<p>Savunma hattında yerli çözüm arayışı güç kazanırken Ahmetcan Kaplan, Cenk Özkaçar ve Adil Demirbağ isimlerinin değerlendirilen profiller arasında bulunduğu konuşuluyor. Yabancı seçenekler içinde ise fizik gücü ve atletizmiyle öne çıkan Oumar Solet dikkat çekiyor.</p>

<p>Trabzonspor’un özellikle sol ayağını kullanabilen, geriden oyun kurabilen ve savunmanın farklı bölgelerinde görev yapabilecek bir oyuncu istediği ifade ediliyor. Yönetimin mali şartlar, yabancı kontenjanı ve teknik heyetin son raporuna göre listedeki isimleri daraltması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer süreciyle ilgili henüz resmi açıklama yapılmadı. Bordo-mavililerin Batagov’un dönüş takvimini gördükten sonra stoper operasyonunu hızlandırabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-stoper-listesi-sekillendi-4-isim-masada</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 19:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5663.jpeg" type="image/jpeg" length="65743"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Los Angeles’ta Türk Aileyi Yasa Boğan Olay: Hamile Kadın, Eşi ve Doğmamış Bebek Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/los-angelesta-turk-aileyi-yasa-bogan-olay-hamile-kadin-esi-ve-dogmamis-bebek-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/los-angelesta-turk-aileyi-yasa-bogan-olay-hamile-kadin-esi-ve-dogmamis-bebek-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Los Angeles kentinde yaşayan Türk çiftin evinde yaşanan silahlı olay, büyük üzüntü yarattı. Sekiz buçuk aylık hamile olduğu belirtilen Gül Erdoğan, eşi Aytaç Erdoğan ve anne karnındaki bebek yaşamını yitirdi. Polis, olayın nedenini çok yönlü soruşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Los Angeles’ın Westwood semtinde meydana gelen trajik olay, ABD’deki Türk toplumunu derinden sarstı. Polis ekipleri, sabah erken saatlerde bir evden silah sesi duyulduğu yönündeki ihbar üzerine bölgeye sevk edildi.</p>

<p>Eve giren ekipler, Aytaç Erdoğan ile 8,5 aylık hamile olduğu belirtilen eşi Gül Erdoğan’ı silahla vurulmuş halde buldu. Sağlık görevlilerinin yaptığı incelemede çiftin olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Anne karnındaki bebeğin de kurtarılamadığı açıklandı.</p>

<p>Soruşturma çok yönlü sürüyor</p>

<p>Los Angeles Polis Departmanı (LAPD), olayın kesin nedeninin henüz netleşmediğini bildirdi. İlk değerlendirmelerde olayın cinayet ve failin ölümü ihtimali dahil çeşitli senaryolar üzerinde durulduğu belirtilirken, yetkililer nihai sonucun adli tıp raporları ile kriminal incelemelerin tamamlanmasının ardından ortaya çıkacağını vurguladı.</p>

<p>Olay yerinde uzun süre delil toplama çalışması yapan ekipler, silahın incelenmesi, dijital kayıtlar ve çiftin son dönemdeki iletişim trafiği dahil birçok başlıkta araştırmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Mahallede büyük üzüntü</p>

<p>Komşuların ifadelerine göre çift, kısa süre önce dünyaya gelmesi beklenen bebekleri için bir kutlama organizasyonu düzenlemişti. Yaşanan trajedi, mahallede ve ABD’deki Türk toplumu arasında büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Başkonsolosluk süreci takip ediyor</p>

<p>Olayın ardından Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosluğu’nun da gelişmeleri yakından izlediği öğrenildi. Yetkililer, soruşturmaya katkı sağlayabilecek bilgiye sahip kişilerin emniyet birimleriyle iletişime geçmesini istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma devam ederken polis, olayın kesin nedeni ve sorumluluğuna ilişkin resmi açıklamanın delil incelemeleri tamamlandıktan sonra yapılacağını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/los-angelesta-turk-aileyi-yasa-bogan-olay-hamile-kadin-esi-ve-dogmamis-bebek-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5684.jpeg" type="image/jpeg" length="20952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FDA’dan Giyilebilir Kanser İlacı Enjektörüne Onay]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-giyilebilir-kanser-ilaci-enjektorune-onay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fdadan-giyilebilir-kanser-ilaci-enjektorune-onay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FDA, multipl miyelom tedavisinde kullanılan Sarclisa’nın yaklaşık 13 dakikada deri altına uygulanmasını sağlayan giyilebilir enjektör sistemine onay verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser Tedavisinde İlk Giyilebilir Enjektör Onayı</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi, multipl miyelom tedavisinde kullanılan Sarclisa’nın deri altına uygulanan yeni formuna onay verdi. Sarclisa Escena adıyla kullanıma sunulacak tedavi, hastanın vücuduna takılan otomatik bir enjektör aracılığıyla uygulanabilecek.</p>

<p>Karar, kanser tedavisinin giyilebilir bir enjektör sistemiyle uygulanmasına yönelik FDA tarafından verilen ilk onay olması nedeniyle dikkat çekiyor. Yeni sistemin uzun süren damar içi uygulamalara alternatif oluşturarak hastaların hastanede geçirdiği süreyi azaltması bekleniyor.</p>

<p>Sarclisa Escena nedir?</p>

<p>Sarclisa Escena’nın etken maddesi isatuximab-irfc olarak açıklandı. İlaç, multipl miyelom hücrelerinin yüzeyinde bulunan CD38 adlı proteini hedefleyen bir monoklonal antikor olarak kullanılıyor.</p>

<p>Isatuximab, kanser hücrelerine bağlanarak bağışıklık sisteminin bu hücreleri tanımasına ve ortadan kaldırmasına yardımcı oluyor. Tedavi tek başına değil, hastalığın evresine ve önceki tedavilere göre farklı standart ilaç kombinasyonlarıyla birlikte uygulanıyor.</p>

<p>Giyilebilir kanser ilacı enjektörü nasıl çalışıyor?</p>

<p>Sarclisa Escena, CirCLIQ adı verilen giyilebilir enjeksiyon sistemiyle hastanın derisine yerleştiriliyor. Sistem, 1.400 miligramlık sabit ilaç dozunu otomatik olarak deri altına veriyor.</p>

<p>Cihazda geri çekilebilir ince bir iğne bulunuyor. Uygulamanın başlamasının ardından ilaç sağlık personelinin sürekli olarak enjektöre baskı uygulamasına gerek kalmadan hastaya aktarılıyor.</p>

<p>Tedavi gerektiğinde sağlık çalışanı tarafından manuel deri altı enjeksiyon sistemiyle de uygulanabilecek.</p>

<p>Tedavi süresi üç saatten 13 dakikaya düşüyor</p>

<p>Sarclisa’nın mevcut damar içi formunun uygulanması bazı hastalarda üç saate kadar sürebiliyor. Giyilebilir sistemle yapılan deri altı uygulamanın ortanca süresi ise yaklaşık 13 dakika olarak bildirildi.</p>

<p>Bu fark, düzenli aralıklarla tedavi alan multipl miyelom hastalarının hastanede geçirdiği zamanı önemli ölçüde azaltabilir.</p>

<p>Yeni yöntemin infüzyon koltuklarının kullanımını azaltması, onkoloji merkezlerindeki hasta akışını hızlandırması ve sağlık personelinin iş yükünü hafifletmesi de bekleniyor.</p>

<p>Giyilebilir Sarclisa hangi hastalar için onaylandı?</p>

<p>FDA onayı, Sarclisa’nın damar içi formu için geçerli olan üç multipl miyelom kullanım alanını kapsıyor.</p>

<p>Tedavi;</p>

<p>pomalidomid ve deksametazonla birlikte, daha önce lenalidomid ve proteazom inhibitörü içeren en az bir tedavi alan erişkinlerde,</p>

<p>karfilzomib ve deksametazonla birlikte, daha önce bir ila üç tedavi basamağı uygulanan nüks etmiş veya tedaviye dirençli hastalarda,</p>

<p>bortezomib, lenalidomid ve deksametazonla birlikte, yeni tanı alan ancak otolog kök hücre nakline uygun olmayan erişkin hastalarda kullanılabilecek.</p>

<p>Her hasta giyilebilir enjektörlü tedavi için uygun olmayabilir. Tedavi kararı hastalığın evresi, önceki tedaviler, hastanın genel durumu ve eşlik eden sağlık sorunları dikkate alınarak hematoloji uzmanı tarafından verilecek.</p>

<p>FDA onayı hangi klinik çalışmaya dayanıyor?</p>

<p>Onayın temelini 531 multipl miyelom hastasının katıldığı IRAKLIA adlı Faz III çalışma oluşturdu.</p>

<p>Araştırmada hastalar iki gruba ayrıldı. Bir gruba Sarclisa giyilebilir sistemle deri altından, diğer gruba ise damar yoluyla uygulandı. Her iki grupta da ilaç pomalidomid ve deksametazonla birlikte kullanıldı.</p>

<p>Giyilebilir enjektör grubunda objektif yanıt oranı yüzde 71,1 olarak ölçüldü. Damar içi tedavi grubunda ise bu oran yüzde 70,5 oldu.</p>

<p>Sonuçlar, deri altı uygulamanın etkinlik bakımından damar içi tedaviden daha düşük olmadığını gösterdi.</p>

<p>Uygulamaya bağlı reaksiyonlar azaldı</p>

<p>IRAKLIA çalışmasında damar içi Sarclisa alan hastaların yüzde 25’inde sistemik uygulama reaksiyonları görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Deri altı Sarclisa alan grupta ise bu oran yüzde 1,5 olarak bildirildi. Giyilebilir enjektörle yapılan 5 bin 145 uygulamanın yüzde 0,4’ünde enjeksiyon bölgesi reaksiyonu görüldü.</p>

<p>Enjeksiyon bölgesindeki reaksiyonların neredeyse tamamı hafif düzeyde gerçekleşti. Çalışmada daha önce bilinmeyen yeni bir güvenlilik sorunu belirlenmedi.</p>

<p>Sarclisa’nın yan etkileri nelerdir?</p>

<p>FDA tarafından açıklanan ürün bilgilerinde en sık görülen yan etkiler arasında üst solunum yolu enfeksiyonu, yorgunluk, zatürre, kas-iskelet sistemi ağrısı ve ishal yer aldı.</p>

<p>Tedavi sırasında beyaz kan hücreleri, nötrofil, lenfosit, trombosit ve hemoglobin düzeylerinde azalma görülebiliyor.</p>

<p>Ürün bilgilerinde ayrıca ciddi alerjik reaksiyonlar, enfeksiyonlar, ikincil kanserler, bazı laboratuvar testlerinde etkileşim ve anne karnındaki bebeğe zarar verme riskiyle ilgili uyarılar bulunuyor.</p>

<p>Hastaların tedavi öncesinde ve tedavi süresince kan değerleri ile enfeksiyon belirtileri açısından takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Multipl miyelom nedir?</p>

<p>Multipl miyelom, kemik iliğinde bulunan plazma hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kan kanseri olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalık kemik ağrısı, kansızlık, böbrek fonksiyonlarında bozulma, yüksek kalsiyum düzeyi ve enfeksiyonlara yatkınlık gibi sorunlara neden olabiliyor.</p>

<p>Tedavide ilaç kombinasyonları, hedefe yönelik antikorlar, immünoterapiler ve uygun hastalarda kök hücre nakli kullanılabiliyor. Hastalığın tekrarlayabilmesi nedeniyle bazı hastaların uzun süreli ve tekrarlanan tedavi alması gerekiyor.</p>

<p>Yeni sistem hastanelerde neyi değiştirebilir?</p>

<p>Giyilebilir enjektör, ilacın etkin maddesini değiştirmiyor. Yenilik, tedavinin hastaya nasıl uygulandığı konusunda ortaya çıkıyor.</p>

<p>Damar içi tedaviler hastanın damar yolu açılması, infüzyon koltuğunda beklemesi ve sağlık personeli tarafından uzun süre takip edilmesini gerektirebiliyor.</p>

<p>Yaklaşık 13 dakikalık otomatik deri altı uygulama sayesinde hastane içindeki tedavi süresi kısalabilir. Hemşireler de manuel enjeksiyon sırasında enjektöre dakikalarca baskı uygulamak zorunda kalmayabilir.</p>

<p>Bununla birlikte sistemin hastane dışındaki ortamlarda veya hastanın evinde kullanılabileceğine ilişkin bir FDA onayı bulunmuyor. Uygulama şekli ve takip koşulları ruhsat bilgilerine göre yürütülecek.</p>

<p>Sarclisa Escena Türkiye’de kullanılacak mı?</p>

<p>FDA onayı yalnızca ABD için geçerli. Sarclisa Escena’nın Türkiye’de kullanılabilmesi için üretici şirketin TİTCK’ye başvurması ve Türkiye ruhsat sürecinin tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Ürünün Avrupa Birliği’nde de onaylanmış olması, Türkiye ruhsat başvurusu ihtimalini güçlendirebilir. Ancak Türkiye’ye geliş tarihi, fiyatı ve SGK geri ödeme durumu konusunda henüz kesin bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Tedavinin Türkiye’de ruhsat alması hâlinde öncelikle üniversite hastaneleri, şehir hastaneleri ve deneyimli hematoloji-onkoloji merkezlerinde uygulanması beklenebilir.</p>

<p>SGK geri ödemesi nasıl değerlendirilebilir?</p>

<p>Giyilebilir sistem hastanede geçirilen süreyi ve sağlık çalışanı iş yükünü azaltabilir. Buna karşılık cihaz, ilaç ve uygulama maliyetlerinin mevcut damar içi tedaviyle karşılaştırılması gerekecek.</p>

<p>SGK değerlendirmesinde yalnızca ilacın fiyatı değil, infüzyon koltuğu kullanımı, personel zamanı, damar yolu işlemleri ve uygulama reaksiyonları nedeniyle oluşabilecek ek maliyetler de dikkate alınabilir.</p>

<p>Bu nedenle yeni sistem, ilaç maliyeti yüksek olsa bile hastane işleyişi açısından farklı bir sağlık ekonomisi modeli oluşturabilir.</p>

<p>Onay neden önemli?</p>

<p>Sarclisa Escena kararı, kanser tedavilerinde yeniliğin yalnızca yeni molekül geliştirmekle sınırlı olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Mevcut bir etkili tedavinin daha kısa sürede ve daha az personel yüküyle uygulanabilmesi; hastaların tedavi deneyimini, onkoloji merkezlerinin kapasitesini ve sağlık sisteminin maliyetlerini etkileyebilir.</p>

<p>Yeni sistemin gerçek dünyadaki katkısı, tedaviye erişim, hasta memnuniyeti, uygulama güvenliği ve hastane kaynaklarının kullanımıyla ilgili veriler ortaya çıktıkça daha net anlaşılacak.</p>

<p>Kaynak:</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Sarclisa Escena Onay Bildirimi, 9 Temmuz 2026. (U.S. Food and Drug Administration)</p>

<p>Sanofi, Sarclisa Escena ABD Onay Açıklaması, 10 Temmuz 2026. (Sanofi)</p>

<p>IRAKLIA Faz III Klinik Araştırması, NCT05405166.</p>

<p>Reuters Sağlık ve İlaç Haberleri, 10 Temmuz 2026. (Reuters)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-giyilebilir-kanser-ilaci-enjektorune-onay</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5680.jpeg" type="image/jpeg" length="66278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kâmile Şevki Mutlu: Mikroskobun Başında Türkiye’nin İlk Kadın Tıp Profesörü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kamile-sevki-mutlu-mikroskobun-basinda-turkiyenin-ilk-kadin-tip-profesoru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kamile-sevki-mutlu-mikroskobun-basinda-turkiyenin-ilk-kadin-tip-profesoru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin ilk kadın patoloji uzmanı ve ilk kadın tıp profesörü olan Kâmile Şevki Mutlu, geliştirdiği “Şevki Metodu”, kurduğu Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsü ve elektron mikroskopisi alanındaki öncü çalışmalarıyla Türk tıp tarihine yön verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kâmile Şevki Mutlu: Mikroskobun Başında Türkiye’nin İlk Kadın Tıp Profesörü<br />
Henüz öğrenciyken patoloji laboratuvarına giren, geliştirdiği “Şevki Metodu” ile uluslararası tıp literatürüne adını yazdıran Kâmile Şevki Mutlu; Türkiye’nin ilk kadın patoloji uzmanı ve ilk kadın tıp profesörü oldu. Ankara Tıp Fakültesinin kuruluşundan elektron mikroskopisinin gelişmesine kadar uzanan hayatı, Cumhuriyet’in bilimle yükselme idealinin en güçlü hikâyelerinden biriydi.<br />
Bir Açılış Dersinden Daha Fazlası<br />
19 Ekim 1945 sabahı Ankara’da yalnızca yeni bir fakültenin kapıları açılmıyordu. Cumhuriyet döneminde kurulan ilk tıp fakültesi, başkentte eğitim hayatına başlıyordu.<br />
Cebeci Hastanesi Gülhane Büyük Dershanesinde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel, devlet yöneticileri, öğretim üyeleri ve öğrenciler bulunuyordu.<br />
Törenin ardından kürsüye bir kadın profesör çıktı.<br />
Dersinin başlığı “Morfoloji Bilgilerinin Tıp Bilgisinde Önemi” idi. Hücrelerin ve dokuların hekimlik açısından taşıdığı anlamı anlatacaktı. Ancak kürsüdeki varlığı, verdiği bilimsel dersten çok daha büyük bir mesaj taşıyordu.<br />
Çünkü Ankara Tıp Fakültesinin ilk dersini veren kişi, Türkiye’nin ilk kadın tıp profesörü Kâmile Şevki Mutlu’ydu.<br />
Kadınların tıp fakültesine öğrenci olarak kabul edilmesinin üzerinden henüz yirmi üç yıl geçmişti. Bir zamanlar tıbbiyenin sıralarında bulunmaları tartışılan kadınlardan biri, artık yeni bir tıp fakültesinin kurucu profesörü olarak ders veriyordu.<br />
Mikroskoba Yaklaşan Genç Öğrenci<br />
Kâmile Şevki, 1906 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. İstanbul Kız Lisesini bitirdikten sonra 1924’te İstanbul Darülfünunu Tıp Fakültesine girdi.<br />
Kadınların tıp eğitimine kabulü henüz çok yeniydi. Kendinden önce gelen kadın öğrenciler kapıyı aralamıştı; ancak sınıflarda, laboratuvarlarda ve hastanelerde kadınların varlığı hâlâ olağan karşılanmıyordu.<br />
Kâmile’nin ilgisini daha öğrencilik yıllarında patoloji çekti. Hastalıkların yalnızca belirtilerini değil, hücrelerde ve dokularda bıraktığı izleri de anlamak istiyordu. Üçüncü sınıftan itibaren patoloji laboratuvarında çalışmaya başladı.<br />
Mikroskop altında incelediği doku kesitleri onun için yalnızca renkli şekiller değildi. Her hücre, hastalığın nasıl başladığını ve insan bedenini nasıl değiştirdiğini anlatan küçük bir belgeydi.<br />
Henüz 22 yaşındayken lenfogranülomatoz üzerine ilk bilimsel makalesini yayımladı. Daha sonra hocası Hamdi Suat Aknar ile geliştirdiği çalışması, Fransızca olarak uluslararası bir tıp dergisinde de yer aldı.<br />
Kâmile Şevki, diplomasını almadan önce bilimsel araştırmacı kimliğini kazanmaya başlamıştı.<br />
Hastalığın Sessiz İzlerini Okumak<br />
1930 yılında tıp fakültesinden mezun olduğunda hangi alanda ilerleyeceğine çoktan karar vermişti. Dönemin önemli patologlarından Hamdi Suat Aknar’ın yanında asistanlığa başladı.<br />
Patoloji, hastalığın bedende bıraktığı değişiklikleri inceler. Cerrahın ameliyatta çıkardığı bir tümör, biyopsiyle alınan küçük bir doku veya ölüm sonrasında incelenen bir organ, patolog için cevaplanması gereken sorular taşır.<br />
Hastalık nerede başlamıştır? Hücrelerin yapısı nasıl değişmiştir? Tümör iyi huylu mudur, kötü huylu mudur? Hastanın tedavisini hangi bulgular yönlendirecektir?<br />
Kâmile Şevki bu soruların cevaplarını ararken titizliğiyle tanındı. Onun için mikroskop altında küçük bir ayrıntının gözden kaçırılması yalnızca akademik bir hata değil, bir hastanın tanısının yanlış yönlendirilmesi anlamına gelebilirdi.<br />
1933 yılında bilgisini geliştirmesi amacıyla Almanya’ya gönderildi. Berlin Üniversitesi Patoloji Enstitüsünde yaklaşık iki yıl çalıştı. Avrupa’daki yeni laboratuvar yöntemlerini, doku hazırlama tekniklerini ve hücrelerin kimyasal özelliklerini görünür hâle getiren boyama uygulamalarını öğrendi.<br />
Ancak yalnızca öğrendiklerini Türkiye’ye taşıyan bir hekim olmadı. Kendi yöntemini geliştirerek adını uluslararası tıp literatürüne yazdırdı.<br />
Tıp Literatürüne Giren “Şevki Metodu”<br />
Böbreküstü bezleri, böbreklerin üzerinde bulunan küçük fakat hayati organlardır. Bu bezlerin iç bölümündeki kromaffin hücreler, adrenalin ve benzeri hormonların üretiminde rol oynar.<br />
Bu hücrelerin ve hücre içindeki özel granüllerin mikroskop altında görünür hâle getirilmesi, bazı hastalıkların ve tümörlerin değerlendirilmesi açısından önem taşıyordu.<br />
Kâmile Şevki, Berlin’de çalışırken kromaffin hücrelerin granüllerini diğer dokulardan ayırmayı sağlayan yeni bir histokimyasal teknik geliştirdi. Çalışmasını ayrıntılı gözlemler ve çizimlerle kayıt altına aldı.<br />
1934 yılında yayımlanan bu teknik, sonraki yıllarda tıp literatüründe “Şevki Metodu” adıyla anıldı. Yöntem, özellikle böbreküstü bezinden kaynaklanan bazı tümörlerin histolojik değerlendirilmesinde kullanıldı.<br />
Bir Türk kadın hekimin adının uluslararası bir laboratuvar yöntemiyle anılması yalnızca kişisel bir başarı değildi. Cumhuriyet’in ilk yıllarında yetişen bir bilim insanının Avrupa’ya sadece bilgi almaya değil, bilgi üretmeye de gittiğini gösteriyordu.<br />
Türkiye’nin İlk Kadın Patoloji Uzmanı<br />
1935’te Almanya’daki çalışmalarını tamamlayarak İstanbul’a döndü ve patoloji uzmanı unvanını aldı. Böylece Türkiye’nin ilk kadın patoloji uzmanı oldu.<br />
Ardından Ankara Numune Hastanesine atandı. Burada patoloji laboratuvarının geliştirilmesi için çalıştı; ameliyat ve biyopsi materyallerini inceledi, tanılar koydu ve klinisyenlerle birlikte hastalıkların bilimsel değerlendirilmesine katkı sundu.<br />
Ancak Ankara’da onu daha büyük bir görev bekliyordu.<br />
Cumhuriyet yönetimi, başkentte yeni bir tıp fakültesi kurmak istiyordu. Ülkenin hekim sayısı yetersizdi ve modern tıp eğitiminin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmaması gerekiyordu.<br />
1945’te Ankara Tıp Fakültesinin kuruluş hazırlıkları tamamlandığında, Kâmile Şevki Mutlu’dan Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünü kurması istendi.<br />
O güne kadar ağırlıklı olarak patoloji alanında çalışan Kâmile Şevki, önemli bir sorumluluk üstlendi. Ders programları hazırlanacak, laboratuvarlar kurulacak, mikroskoplar ve doku örnekleri sağlanacak, öğrenciler için eğitim materyalleri oluşturulacaktı.<br />
Hazır bir kürsünün başına geçmiyordu. Bilimsel ve akademik düzeni baştan kuruyordu.<br />
Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünün kurucu başkanı olarak görevlendirilen Kâmile Şevki Mutlu, bu görevini 1976’daki emekliliğine kadar sürdürdü.<br />
Bir Kadının Profesörlük Kürsüsündeki Anlamı<br />
Kâmile Şevki Mutlu’nun 1945’te profesör unvanı ve yetkisiyle Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünün kurucu başkanlığına atanması, onu Türkiye’nin ilk kadın tıp profesörü yaptı.<br />
Fakat bu unvanın anlamı, biyografilerde yer alan bir “ilk” olmaktan daha büyüktü.<br />
Çünkü profesörlük yalnızca ders vermek değildi. Bilimsel bir alanı yönetmek, araştırmaların yönünü belirlemek, genç hekimler yetiştirmek ve üniversite yönetiminde söz sahibi olmak anlamına geliyordu.<br />
Kâmile Şevki Mutlu, kadınların bilim dünyasında çoğu zaman yardımcı ya da ikinci planda görüldüğü bir dönemde kendi kürsüsünü kuran ve yöneten bir bilim insanıydı.<br />
1951 yılında Ankara Üniversitesi Senatosuna seçildi. Üniversite yönetiminde görev alan öncü kadın akademisyenlerden biri oldu. Çoğunluğu erkeklerden oluşan akademik yönetimde yer alması, yalnızca kendi kariyeri açısından değil, ardından gelecek kadın öğretim üyeleri bakımından da önemliydi.<br />
Onun üniversite yönetimindeki varlığı, kadınların sadece tıp okuyabileceğini değil; bilimsel kurumları yönetebileceğini ve akademik kararların alınmasında söz sahibi olabileceğini de gösteriyordu.<br />
Türkiye’de Elektron Mikroskobuna Açılan Kapı<br />
Kâmile Şevki Mutlu, bilimin yalnızca mevcut bilgilerle sürdürülemeyeceğinin farkındaydı. Tıp eğitiminin gelişebilmesi için yeni teknolojilerin ülkeye getirilmesi ve bu teknolojileri kullanabilecek bilim insanlarının yetiştirilmesi gerekiyordu.<br />
Işık mikroskopları hücrelerin genel yapısını gösteriyordu. Ancak hücre içindeki çok daha küçük oluşumları ayrıntılı biçimde inceleyebilmek için elektron mikroskobuna ihtiyaç vardı.<br />
Türkiye’nin ilk elektron mikroskobu laboratuvarı, Kâmile Şevki Mutlu’nun yönettiği Ankara Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsü bünyesinde hizmete girdi.<br />
Genç çalışma arkadaşlarını bu yöntemi öğrenmeleri için Avrupa’daki ve Amerika’daki merkezlere gönderdi. Kendisi de Pennsylvania Üniversitesinde çalışarak elektron mikroskopisi alanındaki gelişmeleri yakından takip etti.<br />
Bu teknoloji sayesinde hücrelerin ve çok sayıda dokunun daha önce görülemeyen ince yapıları araştırılmaya başlandı.<br />
Kâmile Şevki Mutlu’nun kurduğu kürsü, yalnızca öğrencilere ders verilen bir bölüm değil, yeni teknolojilerin kullanıldığı bir araştırma merkezi hâline geldi.<br />
Bilgiyi Kitaba Dönüştürmek<br />
O yıllarda Türkçe tıp kaynakları sınırlıydı. Öğrenciler çoğu zaman yabancı dildeki kitaplardan veya hocaların çoğaltılmış ders notlarından yararlanmak zorunda kalıyordu.<br />
Kâmile Şevki Mutlu, mikroskop başında öğrettiği bilgileri kalıcı bir kaynağa dönüştürmek istedi.<br />
1955 yılında Histoloji (Genel Bölüm) adlı kitabını yayımladı. Kitaptaki mikrografların tümü insan materyaline dayanıyor, konu açıklamalarının büyük bölümü bu özgün görüntüler üzerinden ilerliyordu.<br />
Böylece öğrenciler hücre ve dokuların yapısını yalnızca ezberlemek yerine gerçek insan dokuları üzerinden inceleyebiliyordu.<br />
Kitap, Türkiye’de histoloji eğitiminin gelişmesine katkı sağladı ve uzun yıllar tıp öğrencilerinin temel kaynaklarından biri olarak kullanıldı.<br />
Atatürk’ün Naaşının Anıtkabir’e Nakli<br />
1953 yılında Kâmile Şevki Mutlu’ya bilimsel sorumluluğunun yanında tarihî bir görev de verildi.<br />
Atatürk’ün naaşı, 1938’den beri geçici olarak bulunduğu Ankara Etnografya Müzesinden Anıtkabir’e nakledilecekti. Tabutun açılması, naaşın durumunun değerlendirilmesi ve defin öncesi hazırlıkların bilimsel biçimde yürütülmesi gerekiyordu.<br />
Kâmile Şevki Mutlu, bu işlem için oluşturulan bilimsel heyette görevlendirildi.<br />
9 Kasım 1953’te gerçekleştirilen işlemler sırasında tabutun açılması, daha önce uygulanan tahnit işleminin değerlendirilmesi ve naaşın Anıtkabir’deki defin için hazırlanması sürecinde tıbbi sorumluluk üstlendi.<br />
Atatürk’ün 1938’deki ilk tahnit işlemini Prof. Dr. Lütfi Aksu gerçekleştirmişti. Kâmile Şevki Mutlu’nun görevi ise 1953’teki nakil öncesi bilimsel inceleme ve hazırlık sürecine katkı sağlamaktı.<br />
Bu tarihî görevin kendisine verilmesi, dönemin bilim dünyasında duyulan güvenin önemli bir göstergesiydi.<br />
Titiz ve Disiplinli Bir Hoca<br />
Öğrencileri Kâmile Şevki Mutlu’yu ciddi, titiz ve bilimsel kurallardan taviz vermeyen bir öğretim üyesi olarak hatırladı.<br />
Mikroskobun doğru kullanılmasından preparatların korunmasına, bilimsel kavramların doğru ifade edilmesinden hekimin mesleki davranışlarına kadar her ayrıntıya önem verirdi.<br />
Onun gözünde tıp eğitimi yalnızca bilgiyi aktarmaktan veya sınavla ölçmekten ibaret değildi. Hekimlik; dikkat, sorumluluk, disiplin ve yaşam boyu öğrenme gerektiriyordu.<br />
Öğrencilerine, bir doktorun diplomasını aldığı gün tamamlanmış sayılmayacağını; meslek hayatı boyunca kendisini geliştirmesi ve bilgilerini yenilemesi gerektiğini anlatıyordu.<br />
Bu yaklaşımın arkasında, bilimsel bir hatanın sonuçlarını hastaların ödeyebileceğini bilen deneyimli bir patolog vardı.<br />
Bir Kürsüden Bilim Geleneğine<br />
Kâmile Şevki Mutlu’nun en büyük başarılarından biri, yalnızca kendi araştırmalarını yürütmesi değil, ardından gelecek bilim insanlarını yetiştirmesiydi.<br />
Öğrencilerini ve genç çalışma arkadaşlarını Avrupa ve Amerika’daki merkezlere gönderdi. Yeni araştırma yöntemlerini öğrenmelerini ve Türkiye’ye döndüklerinde bu bilgileri geliştirmelerini teşvik etti.<br />
Onun kurduğu kürsüden yetişen akademisyenler, Türkiye’nin farklı üniversitelerinde histoloji ve embriyoloji alanlarının gelişmesine katkıda bulundu.<br />
Başlangıçta birkaç mikroskop, sınırlı sayıda preparat ve büyük bir çalışma azmiyle kurulan bölüm; zamanla elektron mikroskopisi, histokimya, hücre biyolojisi ve gelişim bilimleri alanlarında araştırmalar yapan güçlü bir bilim merkezine dönüştü.<br />
Bir bilim insanının gerçek mirası, yalnızca yayımladığı makalelerden veya taşıdığı unvanlardan oluşmaz. Gerçek miras, yetiştirdiği insanların sürdürdüğü bilimsel gelenektir.<br />
Kâmile Şevki Mutlu’nun kurduğu akademik çizgi, ölümünden yıllar sonra da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaşamaya devam etti.<br />
Mikroskobun Başında Tamamlanan Bir Hayat<br />
Kâmile Şevki Mutlu, 1976 yılında emekli oldu. Ancak fakültesiyle, öğrencileriyle ve bilim dünyasıyla bağını koparmadı.<br />
Hayatının son dönemlerinde de bilimsel toplantılara ve fakülte etkinliklerine katılmayı sürdürdü.<br />
Öğrencilerinden aktarılan bir anıya göre Kâmile Şevki Mutlu, 2 Ekim 1987’de Ankara Tıp Fakültesinin mezuniyet törenine katılarak genç hekimlerin diplomalarını almasını izledi. Ertesi gün, 3 Ekim 1987’de Ankara’da hayatını kaybetti.<br />
Son günlerinden birini, yıllar önce kuruluşuna emek verdiği fakültenin yeni mezunları arasında geçirmişti.<br />
Arkasında Türkiye’nin ilk kadın patoloji uzmanı ve ilk kadın tıp profesörü unvanlarını bıraktı. Ancak onu yalnızca “ilkler” üzerinden anlatmak eksik kalır.<br />
O, öğrenciyken bilimsel makale yayımlayan genç bir araştırmacıydı. Berlin’de kendi laboratuvar yöntemini geliştiren bir patologdu. Ankara Tıp Fakültesinin ilk dersini veren kurucu profesördü.<br />
Yeni bir kürsü kurdu, Türkçe ders kitabı yazdı, elektron mikroskopisinin gelişmesine öncülük etti ve çok sayıda hekimin ve bilim insanının yetişmesine katkı sağladı.<br />
Kâmile Şevki Mutlu, mikroskobun altında hücrelerin görünmeyen dünyasını incelerken Türkiye’de kadınların bilimdeki yerini de görünür hâle getirdi.<br />
Bir zamanlar tıp fakültesine öğrenci olarak girebilmek kadınlar için mücadele gerektiriyordu.<br />
O ise o kapıdan girmekle yetinmedi.<br />
Kürsüsünü kurdu, ilk dersini verdi, bilimsel yöntem geliştirdi ve ardından gelecek kadın hekimlere kalıcı bir yol bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kamile-sevki-mutlu-mikroskobun-basinda-turkiyenin-ilk-kadin-tip-profesoru</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/d537979f-04b3-4598-ac31-b9dd51a587ae.jpeg" type="image/jpeg" length="77901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaelispor’da Orta Saha Düğümü: Salih Uçan ve Berkan Kutlu Masada]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-dugumu-salih-ucan-ve-berkan-kutlu-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-dugumu-salih-ucan-ve-berkan-kutlu-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaelispor’un orta saha transferinde Salih Uçan ve Berkan Kutlu isimleri üzerinde durduğu, yönetimin mali şartlara göre son tercihini yapacağı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocaelispor’da yeni sezon öncesi en kritik transfer operasyonlarından biri orta saha hattında yürütülüyor. Yeşil-siyahlıların Salih Uçan ve Berkan Kutlu’nun şartlarını araştırdığı, iki oyuncudan biri için görüşmeleri ilerletmeyi planladığı iddia ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kocaelispor transfer gündeminde deneyimli ve yerli bir orta saha oyuncusu arayışı öne çıkarken, teknik heyetin hem 8 hem de 10 numara özellikleri gösterebilecek bir isim istediği belirtiliyor.</p>

<p>Kocaelispor’un İlk Tercihi Berkan Kutlu</p>

<p>Transfer kulislerinde yer alan bilgilere göre Kocaelispor’un orta saha listesindeki öncelikli isim Berkan Kutlu. Ancak tecrübeli futbolcunun kariyerine yurt dışında devam etmeyi değerlendirdiği öne sürülüyor.</p>

<p>Yeşil-siyahlı yönetimin oyuncu cephesiyle ilk şartları görüştüğü, ancak Berkan Kutlu’nun gelecek planının dosyanın seyrini belirleyeceği ifade ediliyor.</p>

<p>Berkan Kutlu’nun dinamizmi, savunma katkısı ve farklı orta saha rollerinde oynayabilmesi, teknik heyetin oyuncuya olumlu yaklaşmasının başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Salih Uçan İçin Maliyet Hesabı Yapılıyor</p>

<p>Berkan Kutlu dosyasındaki belirsizlik nedeniyle Salih Uçan seçeneğinin güç kazandığı iddia ediliyor. Bonservisinin elinde bulunan deneyimli orta sahanın Kocaelispor’un teklifine sıcak yaklaşabileceği konuşuluyor.</p>

<p>Ancak Salih Uçan’ın maaş beklentisi ile Kocaelispor’un belirlediği bütçe arasında fark bulunduğu, yönetimin mali sınırlarını aşmadan anlaşma zemini aradığı belirtiliyor.</p>

<p>Kocaelispor’un iki oyuncuyu birden kadrosuna katmasından çok, Salih Uçan veya Berkan Kutlu arasında tercih yapması bekleniyor. Son kararın teknik direktörün raporu ve oyuncuların mali şartlarına göre verileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Kocaelispor cephesinden iki transfer dosyasıyla ilgili resmi açıklama yapılmadı. Buna karşın orta saha operasyonunun kısa süre içinde yeşil-siyahlı kulübün en hareketli transfer başlığına dönüşebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kocaelisporda-orta-saha-dugumu-salih-ucan-ve-berkan-kutlu-masada</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="68276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsunspor’da Çifte Transfer Hamlesi: Kevin Carlos ve Makoun Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-cifte-transfer-hamlesi-kevin-carlos-ve-makoun-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-cifte-transfer-hamlesi-kevin-carlos-ve-makoun-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsunspor’un hücum hattında Kevin Carlos, savunmada ise Christian Makoun dosyalarını takip ettiği öne sürüldü. İki transferde farklı formüller masada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsunspor’da yeni sezon transfer çalışmaları iki kritik mevki üzerinde yoğunlaştı. Kırmızı-beyazlıların santrfor bölgesi için Kevin Carlos, savunma hattı için ise Christian Makoun dosyalarını açık tuttuğu iddia ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsunspor transfer gündeminde son saatlerin en hareketli başlığı Kevin Carlos oldu. Nice forması giyen İspanyol santrfor için satın alma opsiyonlu kiralama formülünün değerlendirildiği öne sürülüyor.</p>

<p>Samsunspor Kevin Carlos İçin Formülü Belirledi</p>

<p>Fizik gücü, ceza sahasındaki etkinliği ve hava toplarındaki başarısıyla dikkat çeken Kevin Carlos’un teknik heyetin istediği santrfor profiline uyduğu belirtiliyor.</p>

<p>Kırmızı-beyazlı yönetimin yüksek bonservis maliyetine girmeden transferi sonuçlandırmak amacıyla kiralama seçeneği üzerinde durduğu konuşuluyor. Oyuncunun maaş şartları ve satın alma opsiyonunun miktarı, görüşmelerin temel başlıkları arasında gösteriliyor.</p>

<p>Kevin Carlos transferinin gerçekleşmesi halinde Samsunspor’un hücum hattındaki rekabetin artması ve mevcut forvetlerden biriyle ilgili ayrılık dosyasının açılması beklenebilir.</p>

<p>Christian Makoun Dosyasında Bekleme Sürüyor</p>

<p>Samsunspor’un savunma transferinde takip ettiği isimlerden Christian Makoun için ise kulübünün vereceği kararın beklendiği öne sürülüyor.</p>

<p>Sol ayaklı stoperin hem savunmanın merkezinde hem de solunda görev yapabilmesi, teknik heyetin ilgisini çeken özelliklerden biri olarak değerlendiriliyor. Ancak oyuncunun kulübünün, yerine yeni bir savunmacı almadan ayrılığa onay vermek istemediği konuşuluyor.</p>

<p>Samsunspor cephesinden Kevin Carlos ve Christian Makoun iddialarıyla ilgili resmi açıklama yapılmadı. Buna rağmen iki dosyanın da kırmızı-beyazlıların transfer planlamasında farklı aşamalarda takip edildiği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/samsunsporda-cifte-transfer-hamlesi-kevin-carlos-ve-makoun-gundemde</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="22130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Yerli Stoper Listesi Değişti: Cenk Özkaçar Sürprizi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yerli-stoper-listesi-degisti-cenk-ozkacar-surprizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yerli-stoper-listesi-degisti-cenk-ozkacar-surprizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un savunma transferinde yerli alternatiflere yöneldiği, Cenk Özkaçar’ın menajerler aracılığıyla bordo-mavili kulübe önerildiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor’da yeni sezon kadro planlaması sürerken savunma hattı için hazırlanan transfer listesinin genişlediği iddia edildi. Bordo-mavililerin yerli stoper arayışında milli futbolcu Cenk Özkaçar ismini değerlendirmeye aldığı konuşuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer kulislerinde yer alan bilgilere göre genç savunmacı, temsilcileri aracılığıyla Trabzonspor’a önerildi. Bordo-mavili yönetimin oyuncunun sözleşme şartlarını, kulübündeki durumunu ve olası transfer maliyetini incelemeye aldığı öne sürülüyor.</p>

<p>Trabzonspor Savunmada Yerli Formülünü Masaya Aldı</p>

<p>Trabzonspor’un yabancı oyuncu kontenjanını hücum ve orta saha transferlerinde kullanmak istediği, bu nedenle stoper bölgesinde yerli alternatiflere ağırlık verebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Sol ayağını kullanan Cenk Özkaçar’ın hem stoper hem de savunmanın solunda görev yapabilmesi, teknik heyet açısından dikkat çekici bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Oyuncunun Avrupa tecrübesi ve milli takım geçmişi de dosyayı öne çıkaran başlıklar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Bordo-mavililerin yalnızca Cenk Özkaçar üzerinde durmadığı, savunma listesinde farklı yerli ve yabancı oyuncuların da bulunduğu ifade ediliyor. Ancak Cenk Özkaçar isminin menajer önerisinin ardından transfer masasına giren yeni adaylardan biri olduğu konuşuluyor.</p>

<p>Cenk Özkaçar İçin İlk Kararı Teknik Heyet Verecek</p>

<p>Trabzonspor’un şu aşamada oyuncu için resmi teklif hazırlamadığı, öncelikle teknik heyetin değerlendirmesinin beklendiği öne sürülüyor. Kadrodaki olası ayrılıklar ve yabancı kontenjanındaki son durumun da transfer kararında etkili olacağı belirtiliyor.</p>

<p>Cenk Özkaçar transfer iddiasıyla ilgili taraflardan resmi açıklama gelmedi. Buna karşın oyuncunun ismi, Trabzonspor transfer gündeminde savunma hattı için ortaya çıkan en dikkat çekici yeni dosyalardan biri haline geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-yerli-stoper-listesi-degisti-cenk-ozkacar-surprizi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5663.jpeg" type="image/jpeg" length="52114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir’de Silahlı Saldırı: Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Demirbaş Şehit Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/eskisehirde-silahli-saldiri-jandarma-uzman-cavus-mehmet-demirbas-sehit-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/eskisehirde-silahli-saldiri-jandarma-uzman-cavus-mehmet-demirbas-sehit-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde çevreye ateş açıldığı ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen jandarma ekiplerine silahlı saldırı düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çatışmada ağır yaralanan Uzman Jandarma VIII. Kademe Çavuş Mehmet Demirbaş, kaldırıldığı hastanede şehit oldu. Olayda bir jandarma personeli ile mahalle muhtarı da yaralandı.</p>

<p>Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine bağlı Narlı Mahallesi’nde meydana gelen silahlı olayda Uzman Jandarma VIII. Kademe Çavuş Mehmet Demirbaş şehit oldu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, İbrahim Günsel isimli kişinin tüfekle çevreye ateş açtığı yönündeki ihbar üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin olay yerine ulaşmasının ardından şüpheli ile güvenlik güçleri arasında silahlı çatışma çıktı.</p>

<p>Mehmet Demirbaş hastanede şehit oldu</p>

<p>Çatışma sırasında Uzman Jandarma VIII. Kademe Çavuş Mehmet Demirbaş, bir başka jandarma personeli ve Narlı Mahallesi Muhtarı Mutlu Şahin yaralandı.</p>

<p>Ağır yaralanan Mehmet Demirbaş, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Mihalıççık Devlet Hastanesine kaldırıldı. Demirbaş, hastanede doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.</p>

<p>Diğer yaralı jandarma personeli ile mahalle muhtarının hastanedeki tedavilerinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Saldırgan olay yerinde hayatını kaybetti</p>

<p>Jandarma ekiplerine ateş açtığı öne sürülen İbrahim Günsel’in de çıkan çatışma sırasında olay yerinde hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<p>Olayın ardından Narlı Mahallesi ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde olayın bütün yönleriyle aydınlatılması amacıyla kapsamlı soruşturma başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Evli ve iki çocuk babasıydı</p>

<p>Şehit Mehmet Demirbaş’ın evli ve iki kız çocuğu babası olduğu öğrenildi. Demirbaş’ın 2017 yılından bu yana Eskişehir’de görev yaptığı belirtildi.</p>

<p>Şehit jandarma personelinin cenazesinin Samsun’un Terme ilçesinde düzenlenecek törenin ardından son yolculuğuna uğurlanacağı bildirildi.</p>

<p>İçişleri Bakanlığından başsağlığı mesajı</p>

<p>İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli Mehmet Demirbaş’ın yaşanan bir olaya müdahale ettiği sırada yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede şehit olduğu bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, şehit Mehmet Demirbaş’a Allah’tan rahmet, ailesine, Jandarma Teşkilatına ve millete başsağlığı dilekleri iletildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/eskisehirde-silahli-saldiri-jandarma-uzman-cavus-mehmet-demirbas-sehit-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/asayis-acil-ambulans-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="91440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Lorenzo Pellegrini Gündemi Büyüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-lorenzo-pellegrini-gundemi-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-lorenzo-pellegrini-gundemi-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın orta sahaya yaratıcı bir takviye yapmak için yürüttüğü çalışmalar kapsamında İtalyan futbolcu Lorenzo Pellegrini’nin yeniden gündeme geldiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siyah beyazlıların deneyimli oyuncunun durumunu yakından takip ettiği konuşulurken, transfer dosyasının henüz tamamen kapanmadığı ifade ediliyor.</p>

<p>Transfer kulislerinde yer alan iddialara göre Beşiktaş yönetimi, hücum organizasyonlarını yönlendirebilecek tecrübeli bir orta saha arayışını sürdürüyor. Bu kapsamda Lorenzo Pellegrini’nin isminin teknik heyetin değerlendirdiği alternatifler arasında yer aldığı belirtiliyor.</p>

<p>Beşiktaş Transfer Planında Orta Saha Önceliği</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyah beyazlıların özellikle oyun kurulumuna katkı verecek, duran toplarda etkili ve lider özellikleri taşıyan bir futbolcu istediği biliniyor. İtalyan yıldızın kariyeri boyunca sergilediği performansın bu profile uyduğu değerlendirilirken, mali şartların transfer sürecindeki en önemli başlıklardan biri olduğu konuşuluyor.</p>

<p>İtalya’da çıkan haberlerde Beşiktaş’ın oyuncuyla ilgilendiği ve teklif sunduğu öne sürülse de, Pellegrini’nin önceliğinin Roma ile yeni sözleşme olduğu yönünde bilgiler de paylaşıldı. Henüz taraflardan resmi doğrulama gelmedi.</p>

<p>Gözler Beşiktaş’ın Orta Saha Hamlesinde</p>

<p>Beşiktaş’ın transfer döneminde birden fazla orta saha dosyasını aynı anda yürüttüğü belirtilirken, Lorenzo Pellegrini isminin de gündemde tutulduğu ifade ediliyor. Siyah beyazlı yönetimin oluşacak fırsatları değerlendirmek için temaslarını sürdürdüğü, ancak şu aşamada resmi bir anlaşmanın bulunmadığı aktarılıyor.</p>

<p>Transfer döneminin ilerleyen günlerinde Beşiktaş’ın orta saha planlamasında yeni gelişmeler yaşanması beklenirken, Lorenzo Pellegrini dosyası da yakından takip edilen başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-lorenzo-pellegrini-gundemi-buyuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5037.jpeg" type="image/jpeg" length="60928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Orel Mangala İçin Yeni Transfer Formülü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-orel-mangala-icin-yeni-transfer-formulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-orel-mangala-icin-yeni-transfer-formulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ta orta saha transferi için yürütülen çalışmalar hız kazanırken, Lyon forması giyen Orel Mangala’nın siyah-beyazlıların gündemindeki dikkat çekici isimlerden biri olduğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon kadrosunda merkez orta sahaya fizik gücü, tempo ve top kazanma becerisi yüksek bir oyuncu eklemek isteyen Beşiktaş’ın, Belçikalı futbolcunun transfer şartlarını değerlendirdiği iddia ediliyor. Yönetimin yüksek bonservis maliyetini aşmak amacıyla satın alma opsiyonlu kiralama formülü üzerinde durduğu konuşuluyor.</p>

<p>Beşiktaş Orta Sahada Güç Arıyor</p>

<p>Orel Mangala, ön libero ve merkez orta saha bölgelerinde görev yapabilen çok yönlü yapısıyla öne çıkıyor. Baskı altında top kullanabilmesi, ikili mücadelelerdeki direnci ve savunma ile hücum arasındaki bağlantıyı kurabilmesi, Beşiktaş’ın aradığı orta saha profiliyle örtüşüyor.</p>

<p>Siyah-beyazlı teknik heyetin, orta sahada yalnızca pas kalitesi değil, fiziksel direnç ve geçiş savunmasına da önem verdiği belirtiliyor. Mangala’nın Avrupa’nın önemli liglerinde edindiği tecrübenin bu nedenle transfer dosyasını daha cazip hale getirdiği ifade ediliyor.</p>

<p>Orel Mangala İçin Sağlık Raporu Detayı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşiktaş’ın transfer değerlendirmesinde oyuncunun yaşadığı sakatlık sürecinin ardından gösterdiği performansı ve güncel sağlık durumunu ayrıntılı şekilde inceleyeceği belirtiliyor. Siyah-beyazlıların mali şartlar kadar sağlık raporunu da karar sürecinin merkezine yerleştirdiği öne sürülüyor.</p>

<p>Orel Mangala transferiyle ilgili henüz Beşiktaş veya Lyon cephesinden resmi bir açıklama yapılmadı. Taraflardan doğrulama gelmezken, satın alma opsiyonlu kiralama seçeneğinin şartların uygun hale gelmesi durumunda masaya taşınabileceği konuşuluyor.</p>

<p>Beşiktaş transfer gündemini hareketlendiren Orel Mangala dosyası, orta saha planlamasının en dikkat çekici başlıklarından biri haline geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-orel-mangala-icin-yeni-transfer-formulu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5037.jpeg" type="image/jpeg" length="62591"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Ersin Sekreter Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cocuk-hastaliklari-uzmani-dr-ersin-sekreter-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cocuk-hastaliklari-uzmani-dr-ersin-sekreter-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seyhan Devlet Hastanesi Marsa Ek Hizmet Binası’nda görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ersin Sekreter’in vefatı, sağlık camiasında ve binlerce hastasının ailesinde derin üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana’da çocuk sağlığı alanında uzun yıllar görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ersin Sekreter, yaşamını yitirdi. Seyhan Devlet Hastanesi Marsa Ek Hizmet Binası’nda görev yapan deneyimli hekimin vefat haberi, meslektaşları ve hastaları tarafından büyük üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Dr. Ersin Sekreter’in vefatı, hastane tarafından yayımlanan taziye mesajıyla duyuruldu. Açıklamada, çocuk hastaların sağlığı için yıllarca özveriyle çalışan hekimin meslek hayatı boyunca sayısız çocuğun tedavisine katkı sunduğu ve güler yüzüyle hafızalarda yer edindiği ifade edildi.</p>

<p>Taziye mesajında, “Meslek hayatı boyunca sayısız çocuğa şifa dağıtan değerli hekimimiz Uzm. Dr. Ersin Sekreter’in vefat haberini derin bir teessürle öğrenmiş bulunuyoruz. Çocukların sağlığı için verdiği emekler ve güler yüzü asla unutulmayacak.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Çocuk Sağlığı Alanında Uzun Yıllar Hizmet Verdi</p>

<p>Dr. Ersin Sekreter, Adana’da çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında görev yaparak çok sayıda hastanın tanı ve tedavi sürecinde hizmet verdi. Seyhan Devlet Hastanesi bünyesindeki çocuk sağlığı hizmetleri, Marsa Ek Hizmet Binası’nda acil ve poliklinik hizmetleriyle bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Sağlık Camiasından Başsağlığı Mesajları</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Ersin Sekreter’in vefatının ardından sağlık çalışanları, meslektaşları ve hastaları sosyal medya üzerinden başsağlığı mesajları paylaştı. Meslek yaşamını çocukların sağlığına adayan hekim için yayımlanan mesajlarda, özverili çalışmaları ve insani yönü ön plana çıkarıldı.</p>

<p>Merhum Dr. Ersin Sekreter’in cenaze programına ilişkin resmi bir açıklama ise henüz paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cocuk-hastaliklari-uzmani-dr-ersin-sekreter-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5658.jpeg" type="image/jpeg" length="20796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müfide Küley: Tıbbiyenin Kapısından Kürsüye Yürüyen Kadın]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mufide-kuley-tibbiyenin-kapisindan-kursuye-yuruyen-kadin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mufide-kuley-tibbiyenin-kapisindan-kursuye-yuruyen-kadin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadınların tıp fakültesine kabul edilmesinin dahi tartışıldığı bir dönemde Müfide Küley, önce o kapının açılması için mücadele etti; ardından profesörlüğe yükselerek Türkiye’de gastroenterolojinin kurumsallaşmasına öncülük etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dar Bir Hayata Sığmayan Hekimlik İdeali</p>

<p>“Tıp tahsili yorucudur, verem olursun.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç Müfide, hekim olmak istediğini söylediğinde karşılaştığı cevaplardan biri buydu. Bir başkası, kızların fazla okumasının zararlı olduğunu söylüyor; bazıları ise kadın öğrencilerin derslerin düzenini bozacağını ileri sürüyordu. Onun yeteneğini, çalışkanlığını ya da hekimlik arzusunu değerlendirmiyorlardı. Gördükleri yalnızca genç bir kadındı ve dönemin anlayışına göre kadınlara tıbbiyenin ağır kapıları değil, daha dar bir hayatın sınırları uygun görülüyordu.</p>

<p>Fatma Müfide Kâzım, Sakız Adası’nda dünyaya geldi. Babası askerî hekim Mustafa Kâzım Bey’di. Henüz küçük yaşta babasını kaybetmesine rağmen eğitimini sürdürdü; orta ve lise öğrenimini Çamlıca Kız Lisesinde tamamladı. Hekimlik onun için yalnızca saygın bir meslek değil, çocukluğundan beri tanıdığı bir dünyanın ve insanlara faydalı olma arzusunun devamıydı.</p>

<p>Ancak 20. yüzyılın başındaki İstanbul’da bir kadının hekim olmak istemesi, yalnızca sınavları kazanmasını gerektirmiyordu. Öncelikle kadınların tıp okuyabileceği fikrinin kabul edilmesi gerekiyordu. Darülfünunun bazı bölümleri kadınlara açılmış olsa da Tıp Fakültesi uzun süre erkeklere ait bir alan olarak görülmeye devam etti. Kadınların kadavralarla çalışamayacağı, hastane şartlarına dayanamayacağı ve evlendikten sonra mesleği bırakacağı söyleniyordu. Hatta kadınların tıp eğitimi almasının ahlaki sorunlar doğuracağını ileri sürenler bile vardı.</p>

<p>Tıbbiyeye Açılan İlk Kapı</p>

<p>Müfide, önündeki kapının kapalı olduğunu gördüğünde hayalinden vazgeçmedi. İstanbul Darülfünunu Fen Fakültesinin Biyoloji Bölümüne kaydoldu ve 1921 yılında mezun oldu. Bilimsel düşünmeyi, gözlem yapmayı ve doğayı anlamayı burada öğrendi. Fakat tıp, zihninin bir köşesinde yaşamaya devam ediyordu. Fen Fakültesi onun için son durak değil, tıbbiyeye ulaşmak için çıktığı yolun ilk basamağıydı.</p>

<p>Kadınların Tıp Fakültesine kabul edilmesi yönündeki tartışmalar sürerken Müfide ve onun gibi hekim olmak isteyen genç kadınlar geri çekilmedi. Dönemin Darülfünun emini Besim Ömer Paşa’nın desteğiyle kadın öğrencilerin önündeki direnç kırılmaya başladı. Müfide Kâzım, Sabiha Sayın ve İffet Çağlar 5 Ekim 1922’de Hadi Faik Bey’in kimya dersine girdiklerinde yalnızca bir derse katılmıyorlardı. O güne kadar erkeklere ait kabul edilen bir mekânda kadınların da bilim öğrenebileceğini ve hekim olabileceğini ilan ediyorlardı.</p>

<p>Tıp eğitimi boyunca hayat onun için kolaylaşmadı. Ağır dersleri ve hastane uygulamalarını sürdürürken annesiyle geçimlerini sağlayabilmek için Selçuk Hatun ve Üsküdar Kız Sanat mekteplerinde fizyoloji dersleri verdi. Gündüzleri tıp öğrencisi, belirli saatlerde öğretmen, geri kalan zamanında ise ailesinin sorumluluğunu taşıyan genç bir kadındı.</p>

<p>1927’de tıp eğitimini, 1928’de zorunlu stajını tamamladı ve beş kadın arkadaşıyla birlikte hekimlik mesleğine adım attı. Bu altı kadın, Türkiye’de tıp eğitimi görerek meslek hayatına başlayan ilk kadın hekimler arasında yer aldı.</p>

<p>Safiye Ali, yurt dışında aldığı eğitimin ardından Türkiye’nin ilk kadın hekimi olarak yolu açmıştı. Müfide Küley ve arkadaşları ise bu yolu Türkiye’deki tıp fakültelerinin sıralarına, laboratuvarlarına ve kliniklerine taşıdı. Müfide’nin hikâyesini farklı kılan yalnızca hekim olması değildi. Öğrenci olarak kabul edilmekte zorlandığı kurumun bir gün akademik kürsüsüne çıkacaktı.</p>

<p>Klinisyen ve Bilim İnsanı</p>

<p>1929 yılında İstanbul Darülfünunu Tıp Fakültesi II. Dâhiliye Kliniğinde asistanlığa başladı. İç hastalıklarını seçmişti. Hastalıkları tek bir organın sınırları içinde değil, insan bedeninin bütünlüğü içinde değerlendiren bu alan, onun araştırmacı karakterine uygundu. Uzmanlık eğitiminin ardından bir süre öğretmenliğe devam etti; 1936’da ise yeni açılan Haydarpaşa Numune Hastanesinin İç Hastalıkları Kliniğinde görev aldı.</p>

<p>Haydarpaşa Numune Hastanesindeki yıllar, klinisyen ve bilim insanı kimliğinin olgunlaştığı dönem oldu. Dönemin önemli iç hastalıkları hocalarından Tevfik Sağlam ile çalıştı. Hasta muayene etti, klinik toplantılara katıldı, olgular sundu ve Avrupa’daki merkezleri ziyaret ederek mesleki bilgisini geliştirdi. Berlin, Viyana ve Düsseldorf’ta yaptığı incelemeler, Türkiye’deki klinik uygulamaları uluslararası gelişmelerle karşılaştırmasına imkân verdi.</p>

<p>Beslenmeyi Tedavinin Bir Parçası Kıldı</p>

<p>Müfide Küley yalnızca hastalığı teşhis edip reçete yazan bir hekim değildi. Hastanın ne yediğinin, nasıl yaşadığının ve hastane bakımının tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu görüyordu. Haydarpaşa Numune Hastanesinde Türkiye’nin ilk hastane diyet mutfaklarından birinin kurulmasına katkıda bulundu. Hastalıkların özelliklerine göre hazırlanan yemeklerin miktarı, içeriği ve kalorisi hesaplanıyor; beslenme, tedavinin bilimsel bir unsuru hâline getiriliyordu.</p>

<p>1937’de yayımladığı Zehirlenmeler Teşhis ve Tedavi adlı eseri, kimyasal maddeler ve ilaçlarla oluşan zehirlenmelere karşı uygulanabilir bilgiler sunan bir klinik başvuru kitabıydı. 1942’de yayımladığı İç Hastalıklarında Diyetle Tedavi ise besinlerin sınıflandırılmasından vitaminlere, kalori hesaplarından çeşitli hastalıklarda uygulanacak diyetlere kadar geniş bir alanı kapsıyordu. Üç baskı yapan kitapta yemek tarifleri ve besin cetvelleri de bulunuyordu. Müfide Küley, Türkiye’de klinik tıp alanında kitap yayımlayan en erken kadın hekimlerden biri olmuştu.</p>

<p>Tıbbiyenin Öğrencisinden Profesörüne</p>

<p>Akademik yükselişi tesadüf değildi. Henüz asistanken bilimsel makaleler yayımlamaya başlamış, yabancı literatürü takip edebilmek için Almanca ve Fransızcasını geliştirmişti. 1943 yılında kalp krizleri ve koroner bozukluklarda elektrokardiyografi üzerine hazırladığı çalışmayla doçentlik sınavını kazandı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi III. Dâhiliye Kliniğine atandı. 1953’te profesörlüğe yükseldi.</p>

<p>Böylece Cumhuriyet döneminin ilk klinisyen kadın profesörlerinden biri olarak, yıllar önce öğrencisi olmasına karşı çıkılan fakültenin akademik kadrosunda yerini aldı. Bu yalnızca kişisel bir yükseliş değildi. Onun kürsüdeki varlığı, kadınların yalnızca tıp okuyabileceğini değil; araştırma yapabileceğini, klinik yönetebileceğini, öğrenci yetiştirebileceğini ve tıbbi bilginin yönünü belirleyebileceğini gösteriyordu.</p>

<p>147’ler Mücadelesi</p>

<p>Fakat karşısına çıkan engeller gençlik yıllarıyla sınırlı kalmadı. 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesinin ardından üniversitelerden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesi arasında Müfide Küley de bulunuyordu. Yıllarını verdiği kurumdan bir kararla uzaklaştırılmıştı. Sessiz kalmadı; 147’ler Derneğinin kuruluşunda görev aldı ve derneğin başkanlığını üstlenerek akademisyenlerin haklarını savundu. Yaklaşık 17 ay süren mücadelenin ardından 1962’de üniversitedeki görevine döndü.</p>

<p>Gastroenterolojinin Kurumsallaşmasına Öncülük</p>

<p>Dönüşünden kısa süre sonra, 1963 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi III. İç Hastalıkları Kliniği bünyesinde Gastroenteroloji Bölümünü kurdu. Sindirim sistemi hastalıklarının bağımsız bir uzmanlık alanı olarak gelişmesine katkı sundu ve emekli oluncaya kadar bölümün başkanlığını yürüttü. Böylece yıllar önce tıbbiyenin kapısında başlayan yolculuğu, Türkiye’de gastroenterolojinin kurumsal bir kimlik kazanmasına kadar uzandı.</p>

<p>Bilimsel ilgisi yalnızca mide ve bağırsak hastalıklarıyla sınırlı değildi. Zehirlenmelerden karaciğer hastalıklarına, böbrek biyopsisinden akciğer kanserinin erken tanısına, alerjiden yaşlılıkta görülen sindirim sistemi sorunlarına kadar çok sayıda konuda çalıştı. Kitaplar, makaleler ve bildiriler yayımladı. Bilgiyi yalnızca akademik çevrelere değil, halka da ulaştırmaya çalıştı; veremden korunma ve sağlıklı yaşlanma gibi konularda konferanslar verdi.</p>

<p>Ardından Gelenlere Açık Bıraktığı Kapı</p>

<p>1973 yılında üniversiteden kendi isteğiyle emekli oldu. Fakat hekimlikten kopmadı; 1980’li yıllara kadar hastalarını görmeyi sürdürdü. 26 Aralık 1995’te hayatını kaybettiğinde geride yalnızca unvanlar ve yayınlar değil, yetiştirdiği binlerce öğrenci, tedavi ettiği hastalar ve kurumsallaşmasına öncülük ettiği bir bilim dalı bıraktı.</p>

<p>Müfide Küley’in hayatı, kadınların tıp tarihindeki yerini yalnızca “ilkler” üzerinden anlatmanın yetersiz olduğunu gösterir. Çünkü o sadece tıp fakültesine kabul edilen ilk kadınlardan biri değildi. Bilgiyi kliniğe taşıdı, hastane hizmetlerini dönüştürdü, kitaplar yazdı, akademik kürsüye yükseldi, haksızlığa uğradığında mücadele etti ve Türkiye’de gastroenterolojinin gelişmesine öncülük etti.</p>

<p>Onu hekimlikten vazgeçirmeye çalışanlar, tıp eğitiminin kadınlar için fazla yorucu olduğunu söylemişti. Müfide Küley ise yalnızca bu eğitimi tamamlamakla kalmadı; başkalarına tıp öğreten bir profesör oldu.</p>

<p>Yıllar sonra mesleği hakkında söylediği şu söz, bütün hayatını özetliyordu:</p>

<p>“Yeniden hayata gelsem ve tahsile başlasam ancak doktor olarak mesut olacağıma inanıyorum.”</p>

<p>Müfide Küley, tıbbiyenin kapısından içeri girebilmek için mücadele eden genç bir kadın olarak başladığı yolculuğu, aynı kurumun kürsüsünde binlerce hekime yol gösteren bir bilim insanı olarak tamamladı. O kapıdan yalnız geçmedi; ardından gelecek kadınlar için yolu da açık bıraktı.</p>

<p>Müfide Küley | Tıp Tarihinde İz Bırakan Hekimler</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mufide-kuley-tibbiyenin-kapisindan-kursuye-yuruyen-kadin</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5653.jpeg" type="image/jpeg" length="52248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Güzelyurt’ta Arka Ayakları Bağlı Ölü Köpek Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kktc-guzelyurtta-arka-ayaklari-bagli-olu-kopek-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kktc-guzelyurtta-arka-ayaklari-bagli-olu-kopek-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Güzelyurt bölgesinde arka ayakları iple bağlanmış halde ölü bulunan bir köpekle ilgili polise bilgi verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Köpeğin gece saatlerinde tenha bir noktaya araçtan atıldığı öne sürülürken, olayın aydınlatılması için inceleme başlatılması bekleniyor.</p>

<p>Güzelyurt’ta yaşandığı belirtilen olay, hayvanseverlerin tepkisine neden oldu. Edinilen bilgilere göre arka ayakları iple bağlı olan ölü bir köpek, gece saatlerinde bölgedeki tenha ve karanlık bir noktada bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Köpeğin, İsuzu Elf Van tipi olduğu öne sürülen bir araçla bölgeye getirildikten sonra yol kenarına bırakıldığı iddia edildi. Hayvanın ayaklarının bağlı olması nedeniyle kötü muameleye veya işkenceye maruz kalmış olabileceği değerlendirilirken, kesin ölüm nedeninin yapılacak incelemeyle belirlenebileceği ifade edildi.</p>

<p>Olayın fark edilmesinin ardından Güzelyurt Polis Müdürlüğü’ne bilgi verildiği öğrenildi. Güzelyurt Polis Müdürlüğü’ne bağlı Adli Şube ekiplerinin, köpeğin bölgeye kim ya da kimler tarafından getirildiğini belirlemek amacıyla çevredeki güvenlik kameralarını ve araç hareketlerini incelemesi bekleniyor.</p>

<p>Olayla ilgili henüz resmî bir açıklama yapılmazken, hayvanseverler sorumluların tespit edilmesini ve olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.</p>

<p>Güvenlik Kameraları İncelenecek</p>

<p>Köpeğin bırakıldığı bölgedeki kamera kayıtlarının, şüpheli aracın plakasının ve izlediği güzergâhın belirlenmesinde önemli rol oynayabileceği belirtiliyor. Hayvanın ölüm nedeni ve ölüm zamanı konusunda ise veteriner incelemesinin belirleyici olması bekleniyor.</p>

<p>Polisin olayla ilgili soruşturma başlatıp başlatmadığına ilişkin resmî açıklama bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kktc-guzelyurtta-arka-ayaklari-bagli-olu-kopek-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5651.jpeg" type="image/jpeg" length="21619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rebecca Lee Crumpler: İki Duvarı Birden Aşan Hekim]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/rebecca-lee-crumpler-iki-duvari-birden-asan-hekim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rebecca-lee-crumpler-iki-duvari-birden-asan-hekim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadınların hekimliğe, Afrikalı Amerikalıların ise tıp eğitimine kabul edilmediği bir çağda Rebecca Lee Crumpler, ABD’nin ilk siyah kadın doktoru olarak tarihin yönünü değiştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tıp tarihinde bazı isimler yalnızca bilimsel başarılarıyla değil, değiştirdikleri toplumsal dengelerle de hatırlanır. Rebecca Lee Crumpler, bunlardan biridir. Kadınların hekimliğe, Afrikalı Amerikalıların ise tıp eğitimine layık görülmediği bir çağda yalnızca doktor olmadı; kendisinden sonra gelecek kuşaklar için kapanmayacak bir kapı araladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1864 yılında Boston’da genç bir kadın tıp diplomasını eline aldığında, bu belge yalnızca bir mesleğe kabulün simgesi değildi. Amerika Birleşik Devletleri İç Savaş’ın ortasındaydı. Kölelik düzeni henüz tamamen sona ermemiş, kadınların hekim olabileceği düşüncesi ise birçok çevrede hâlâ alay ve kuşkuyla karşılanıyordu. O genç kadının adı Rebecca Lee Crumpler’dı. New England Female Medical College’dan mezun olmuş ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tıp doktoru unvanını kazanan ilk Afrikalı Amerikalı kadın olarak tarihe geçmişti.</p>

<p>Rebecca, 1831 yılında Delaware’de dünyaya geldi. Çocukluğunu Pennsylvania’da, hasta komşularına yardım etmesiyle tanınan teyzesinin yanında geçirdi. İnsanların acısını hafifletmeye çalışan bu fedakâr kadının yanında büyümesi, onun tıbba yönelmesinde belirleyici oldu. Crumpler için hekimlik sonradan seçilmiş bir meslek değil, çocukluk yıllarında filizlenen bir hizmet anlayışının doğal devamıydı.</p>

<p>1850’li yılların başında Massachusetts’e taşındı ve yaklaşık sekiz yıl boyunca hemşire olarak çalıştı. O dönemde bugünkü anlamıyla standartlaştırılmış hemşirelik eğitimi henüz yaygın değildi. Rebecca, hekimlerin yanında çalışarak hastaları gözlemledi, bakım verdi ve güçlü bir klinik deneyim kazandı. Birlikte görev yaptığı doktorların referansları sayesinde 1860 yılında New England Female Medical College’a kabul edildi.</p>

<p>Ancak okulun kapısından içeri girebilmek, mücadelesinin sona erdiği anlamına gelmiyordu. O yıllarda kadınların zihinsel ve fiziksel olarak hekimliğe uygun olmadığı ileri sürülüyor, Afrikalı Amerikalı öğrenciler ise birçok tıp okulunun kapısından geri çevriliyordu. Rebecca, kadın olduğu için bir duvara, siyah olduğu için ise ikinci bir duvara çarpıyordu. Onun eğitim hayatı, yalnızca derslerle değil, önyargılarla da mücadele ederek geçti.</p>

<p>Dört yıllık eğitimin ardından 1864 yılında mezun olduğunda yalnızca kişisel bir başarı elde etmedi. Kendisinden sonra gelecek Afrikalı Amerikalı kadınlara, daha önce hiç açılmamış bir yolu görünür hâle getirdi. Diplomasında dönemin diliyle “Doctress of Medicine” unvanı yer alıyordu. Ne var ki tarih, öncü isimleri her zaman hak ettikleri hızla hatırlamaz. Crumpler’ın önemi uzun yıllar gölgede kaldı; yaşam öyküsü, geride bıraktığı eserler ve sonraki tarih araştırmaları sayesinde yeniden gün yüzüne çıktı.</p>

<p>Mezuniyetinin ardından kısa bir süre Boston’da çalışan Rebecca Lee Crumpler, İç Savaş’ın sona ermesiyle Richmond, Virginia’ya gitti. Kölelikten yeni kurtulan binlerce insan özgürlüğüne kavuşmuştu; ancak sağlık hizmetlerine erişimleri hâlâ son derece sınırlıydı. Yoksulluk, salgın hastalıklar, yetersiz beslenme ve savaşın bıraktığı ağır yıkım, özgürlüğün sevincine büyük sağlık sorunlarını da ekliyordu.</p>

<p>Crumpler, Richmond’u gerçek anlamda bir hizmet alanı olarak gördü. Freedmen’s Bureau bünyesinde çalışarak kölelikten kurtulan ve düzenli sağlık hizmetine ulaşamayan insanlara bakım sundu. Hastalarının önemli bölümünü yoksullar, kadınlar ve çocuklar oluşturuyordu. Bunlar, dönemin hem toplumunun hem de sağlık sisteminin en kolay göz ardı edilen kesimleriydi.</p>

<p>Rebecca yalnızca hastalıklarla mücadele etmiyordu. Siyah bir kadın hekimin mesleki yetkinliğini sorgulayan ırkçı ve cinsiyetçi önyargılarla da her gün yüzleşiyordu. Buna rağmen hekimliği hiçbir zaman kişisel yükselişin aracı olarak görmedi. Ona göre tıp, en çok ihtiyaç duyanlara ulaştırılması gereken bir kamu hizmetiydi. Hastasının ekonomik durumu, ten rengi ya da toplumdaki yeri, tedavi hakkını belirleyemezdi.</p>

<p>Boston’a döndükten sonra kadınlar ve çocuklara hizmet vermeyi sürdürdü. Maddi imkânı olmayan hastaları geri çevirmedi. Bu yaklaşım, onun meslek anlayışını en yalın biçimde özetliyordu: Tıp, yalnızca bilgi sahibi olmak değil; o bilgiyi en fazla ihtiyacı olan insanlara ulaştırabilmektir.</p>

<p>1883 yılında yayımladığı A Book of Medical Discourses, yıllar boyunca tuttuğu klinik notların ve saha deneyiminin ürünüdür. Kitabın ilk bölümü bebek ve çocuk hastalıklarına, ikinci bölümü ise kadın sağlığı ile gençlerin gelişimine ayrılmıştı. Crumpler yalnızca hekimlere seslenmiyordu; annelere, hemşirelere ve aile içinde bakım sorumluluğunu üstlenen kadınlara da ulaşmayı hedefliyordu.</p>

<p>Bu eser, Afrikalı Amerikalı bir yazar tarafından yayımlanan ilk tıp kitaplarından biri ve siyah kadınların tıp yazarlığındaki en erken örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Böylece Rebecca Lee Crumpler yalnızca hastalarını tedavi eden bir hekim değil, bilgisini kalıcı hâle getirerek gelecek kuşaklara aktaran bir tıp yazarı da oldu.</p>

<p>Rebecca Lee Crumpler, 1895 yılında Boston’un Hyde Park bölgesinde hayatını kaybetti. Bugün ona ait doğrulanmış bir fotoğraf bulunmuyor. Yüzü tarihin sisleri arasında kaybolmuş olabilir; ancak bıraktığı miras hâlâ canlıdır. O miras, yazdığı kitabın satırlarında, iyileştirdiği insanların yaşamlarında ve ondan sonra tıp fakültelerinin kapısından içeri giren binlerce siyah kadının hikâyesinde yaşamayı sürdürmektedir.</p>

<p>Rebecca Lee Crumpler’ın öyküsü yalnızca “ilk Afrikalı Amerikalı kadın doktor” unvanından ibaret değildir. Onun yaşamı, tıbbın kimin elinde olduğuna, hastane kapılarının kime açıldığına ve bilginin kimden geldiğinde değer gördüğüne ilişkin güçlü bir vicdan muhasebesidir.</p>

<p>Çünkü tıp tarihi yalnızca yeni ilaçların, ameliyatların ve bilimsel keşiflerin tarihi değildir. Aynı zamanda bazı insanların hekim olabilmek, bazılarının ise yalnızca tedavi görebilmek için vermek zorunda kaldıkları mücadelenin de tarihidir.</p>

<p>Rebecca Lee Crumpler iki büyük engeli aştı: Irkçılığı ve cinsiyetçiliği. Ardından gelenler için ise o iki duvarda, bir daha kapanmayacak bir kapı açtı. Bu nedenle onun adı yalnızca tıp tarihinin değil, insanlık tarihinin de sessiz ama en güçlü öncülerinden biri olarak anılmayı hak etmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/rebecca-lee-crumpler-iki-duvari-birden-asan-hekim</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5647.jpeg" type="image/jpeg" length="99180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sarılmak Sadece Mutlu Etmiyor: Beyinden Kalbe Vücudu Baştan Aşağı Etkiliyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sarilmak-sadece-mutlu-etmiyor-beyinden-kalbe-vucudu-bastan-asagi-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sarilmak-sadece-mutlu-etmiyor-beyinden-kalbe-vucudu-bastan-asagi-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yoğun iş temposu, günlük kaygılar ve dijital dünyanın giderek artırdığı yalnızlık hissi, insanların fiziksel ve duygusal yakınlığa duyduğu ihtiyacı daha görünür hâle getiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlara göre sevilen bir kişiye sarılmak, el ele tutuşmak veya güvenli bir fiziksel temas kurmak yalnızca ilişkileri güçlendirmiyor; vücudun stresle mücadele sistemini de etkileyebiliyor.</p>

<p>WebMD tarafından yayımlanan sağlık derlemesinde, sarılma ve yakın fiziksel temas sırasında vücutta “bağlanma hormonu” olarak da bilinen oksitosin düzeylerinin artabileceğine dikkat çekildi. Oksitosin; güven, yakınlık, sakinlik ve sosyal bağ kurma süreçlerinde rol oynayan önemli hormonlardan biri olarak biliniyor.</p>

<p>Stres Hormonunu Azaltabilir</p>

<p>Sarılma sırasında oluşan güven ve destek hissi, beynin tehdit algısıyla ilişkili tepkilerini yatıştırabiliyor. Bazı bilimsel çalışmalarda, sevilen birinden alınan sarılmanın veya kişinin kendi kendine uyguladığı rahatlatıcı temasın stres hormonu kortizolün yükselmesini sınırlayabildiği görüldü.</p>

<p>Özellikle stresli bir görüşme, sınav, sunum veya zorlayıcı bir olay öncesinde kurulan destekleyici fiziksel temasın kişinin kendisini daha sakin ve güvende hissetmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte etkinin kişiden kişiye, ilişkinin niteliğine ve temasın istenip istenmemesine göre değişebileceği vurgulanıyor.</p>

<p>Tansiyon ve Kalp Hızını Etkileyebilir</p>

<p>Sarılmanın kalp ve damar sistemi üzerindeki etkileri de araştırılıyor. Partnerleriyle daha sık sarıldığını bildiren kişiler üzerinde gerçekleştirilen bazı çalışmalarda, daha yüksek oksitosin düzeyleri ile daha düşük kan basıncı ve kalp hızı arasında bağlantı bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sonuçlar sarılmanın hipertansiyonu tedavi ettiği anlamına gelmiyor. Ancak güvenli fiziksel temasın gevşemeyi sağlayan parasempatik sinir sistemini destekleyerek kalp hızının ve kan basıncının düzenlenmesine katkıda bulunabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Ağrı Algısını Hafifletebilir</p>

<p>Fiziksel temasın ağrı üzerindeki etkisi yalnızca psikolojik rahatlamayla sınırlı olmayabilir. Sarılma sırasında salgılanan oksitosin ve vücudun doğal rahatlatıcı kimyasalları, bazı kişilerde ağrının daha az yoğun hissedilmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Sevilen bir kişinin elini tutmanın, masajın veya güven veren bir dokunuşun özellikle stresle artan kas gerginliği ve rahatsızlık hissini azaltabileceği belirtiliyor. Ancak kronik ya da şiddetli ağrılarda fiziksel temasın tıbbi değerlendirme ve tedavinin yerine geçmemesi gerekiyor.</p>

<p>Daha Rahat Uykuya Yardımcı Olabilir</p>

<p>Uykuya dalmadan önce kurulan sakin ve güvenli temas, kaygı düzeyini azaltarak uykuya geçişi kolaylaştırabilir. Sarılmanın oluşturduğu emniyet hissi, zihinsel uyarılmayı ve gece boyunca devam eden düşünce döngüsünü hafifletebilir.</p>

<p>Bununla birlikte herkes sarılarak uyumaktan hoşlanmayabilir. Sıcaklık, hareket, kişisel alan ihtiyacı ve uyku alışkanlıkları nedeniyle bazı kişiler fiziksel teması uyku öncesinde tercih ederken uyku sırasında mesafeye ihtiyaç duyabilir. Uzmanlar, çiftlerin birbirlerinin sınırlarını gözetmesini öneriyor.</p>

<p>Bağışıklık Sistemiyle İlişkisi Araştırılıyor</p>

<p>Sosyal destek ve düzenli fiziksel temasın bağışıklık sistemi üzerindeki olası etkileri de bilimsel çalışmaların konusu olmaya devam ediyor. Stresin uzun süre yüksek kalması bağışıklık yanıtını olumsuz etkileyebilirken, sarılma gibi rahatlatıcı sosyal davranışların stres yükünü azaltarak dolaylı bir koruyucu etki oluşturabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Ancak sarılmanın enfeksiyonları önlediği veya bağışıklığı tek başına güçlendirdiği yönünde kesin bir sonuca varmak mümkün değil. Dengeli beslenme, düzenli uyku, fiziksel aktivite ve gerekli aşıların yerini herhangi bir fiziksel temas alamıyor.</p>

<p>İlişkilerde Güven ve Yakınlığı Artırabilir</p>

<p>Sarılma, çiftler arasındaki duygusal bağı desteklemenin yanı sıra aile bireyleri ve yakın arkadaşlar arasındaki güven duygusunu da pekiştirebilir. Sözlü iletişimin yetersiz kaldığı zamanlarda güvenli bir dokunuş, “yanındayım” mesajını güçlü biçimde iletebilir.</p>

<p>Fiziksel yakınlığın özellikle tartışma veya stres sonrasında duygusal düzenlenmeye katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte sarılmanın sağlıklı olabilmesi için karşılıklı istek, güven ve rıza büyük önem taşıyor.</p>

<p>Her Sarılma Aynı Etkiyi Oluşturmuyor</p>

<p>Uzmanlar, tanınmayan veya güvenilmeyen bir kişiden gelen istenmeyen temasın rahatlama yerine stres ve kaygıya neden olabileceğini hatırlatıyor. Bu nedenle sarılmanın olası faydaları, temasın güvenli, gönüllü ve kişinin sınırlarına saygılı olmasıyla yakından ilişkili.</p>

<p>Fiziksel temastan hoşlanmayan kişiler için de benzer sakinleşme yolları bulunuyor. Evcil hayvanla vakit geçirmek, kişinin kendi omuzlarına dokunması, sıcak bir battaniye kullanması veya yakınlarıyla destekleyici bir sohbet gerçekleştirmesi rahatlama sağlayabiliyor.</p>

<p>Sarılmak bir ilaç ya da hastalık tedavisi değil. Ancak güven duyulan biriyle kurulan sıcak ve karşılıklı bir temas, günlük hayatın görünmez ağırlığını birkaç dakikalığına hafifletebilen güçlü bir sosyal destek biçimi olabilir. WebMD’nin 23 Nisan 2026 tarihli derlemesi sarılmayı oksitosin salınımı, stresin azalması, ağrı algısının hafiflemesi ve bağların güçlenmesiyle ilişkilendiriyor. İnsan çalışmalarında da destekleyici temasın kortizol tepkisini azaltabildiği ve sık partner sarılmalarıyla daha düşük kan basıncı arasında ilişki bulunduğu bildiriliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sarilmak-sadece-mutlu-etmiyor-beyinden-kalbe-vucudu-bastan-asagi-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 07:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5643.jpeg" type="image/jpeg" length="96655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pankreatit Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pankreatit-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pankreatit-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pankreatit, pankreasın aniden veya uzun süreli olarak iltihaplanmasıdır. Şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma ve ateşle başlayabilen hastalık, bazı kişilerde sindirim bozukluğu, kilo kaybı ve diyabete kadar ilerleyebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akut pankreatit acil hastane tedavisi gerektirebilirken kronik pankreatitte kalıcı pankreas hasarı gelişebilir.</p>

<p>Pankreatit nedir?</p>

<p>Pankreatit, midenin arkasında bulunan pankreas bezinin iltihaplanmasıdır. Pankreas, besinlerin parçalanmasını sağlayan sindirim enzimlerini üretir. Aynı zamanda kan şekerinin düzenlenmesinde görev alan insülin ve glukagon hormonlarını salgılar.</p>

<p>Normal koşullarda pankreas enzimleri ince bağırsağa ulaştıktan sonra etkinleşir. Pankreatitte ise bu enzimler pankreas dokusu içinde erken aktive olarak organa zarar verebilir ve iltihaplanmaya yol açabilir. Hastalık akut veya kronik biçimde görülebilir. Her iki form da ciddi komplikasyonlara neden olabileceğinden pankreatit belirtileri hafife alınmamalıdır. (⁠MedlinePlus)</p>

<p>Akut pankreatit ve kronik pankreatit arasındaki fark nedir?</p>

<p>Akut pankreatit</p>

<p>Akut pankreatit aniden gelişir. Hastalık birkaç gün içinde gerileyebileceği gibi bazı kişilerde haftalarca sürebilir. Hafif vakalarda pankreas tamamen iyileşebilir. Ancak ağır akut pankreatit; pankreas dokusunda ölüm, enfeksiyon, dolaşım bozukluğu, solunum yetmezliği ve çoklu organ yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden sonuçlara yol açabilir.</p>

<p>Kronik pankreatit</p>

<p>Kronik pankreatit, pankreasta zaman içinde kalıcı yara dokusu ve yapısal hasar oluşmasıdır. Tekrarlayan akut pankreatit atakları kronik pankreatite dönüşebilir. Hastalık ilerledikçe pankreasın sindirim enzimi ve insülin üretme kapasitesi azalabilir. Bunun sonucunda besin emilim bozukluğu, kilo kaybı, yağlı dışkılama ve diyabet gelişebilir. (⁠MSD Manuals)</p>

<p>Pankreatit belirtileri nelerdir?</p>

<p>Pankreatitin en yaygın belirtisi üst karın bölgesinde hissedilen ağrıdır. Ağrı sırta, yanlara veya omuzlara yayılabilir. Özellikle akut pankreatitte ağrı çoğu zaman ani, şiddetli ve sürekli karakterdedir.</p>

<p>Akut pankreatit belirtileri</p>

<p>Akut pankreatitte şu belirtiler görülebilir:</p>

<p>* Karnın üst bölümünde aniden başlayan şiddetli ağrı<br />
* Ağrının sırta veya omuzlara yayılması<br />
* Bulantı ve kusma<br />
* Karında hassasiyet veya şişkinlik<br />
* Ateş<br />
* Kalp atım hızında artış<br />
* Hızlı ve yüzeysel solunum<br />
* Terleme<br />
* Halsizlik<br />
* Tansiyon düşüklüğü<br />
* Sarılık</p>

<p>Öne doğru eğilmek bazı kişilerde ağrıyı bir miktar azaltabilir. Yemek yemek, özellikle yağlı yiyecekler, ağrının artmasına yol açabilir. (⁠Diyabet ve Sindirim Enstitüsü)</p>

<p>Kronik pankreatit belirtileri</p>

<p>Kronik pankreatit yavaş ilerleyebilir ve ilk dönemlerde belirgin şikâyet oluşturmayabilir. Hastalık ilerlediğinde şu belirtiler ortaya çıkabilir:</p>

<p>* Üst karın bölgesinde tekrarlayan veya sürekli ağrı<br />
* Yemeklerden sonra artan karın ağrısı<br />
* Hazımsızlık ve şişkinlik<br />
* İştahsızlık<br />
* İstem dışı kilo kaybı<br />
* İshal<br />
* Kötü kokulu, açık renkli veya yağlı dışkı<br />
* Dışkının tuvalette yağlı bir tabaka bırakması<br />
* Bulantı ve kusma<br />
* Halsizlik veya baş dönmesi<br />
* Kan şekerinde yükselme ve diyabet belirtileri</p>

<p>Yağlı, kötü kokulu ve su üzerinde yüzen dışkı, pankreasın yeterli sindirim enzimi üretemediğini düşündürebilir. Bu durum ekzokrin pankreas yetersizliği olarak adlandırılır. (⁠Diyabet ve Sindirim Enstitüsü)</p>

<p>Pankreatit neden olur?</p>

<p>Akut pankreatitin en sık nedenleri safra taşları ve yoğun alkol kullanımıdır. Safra taşı, safra ve pankreas kanallarının birleştiği bölgede tıkanıklık oluşturarak pankreas enzimlerinin akışını engelleyebilir. Alkol ise pankreas hücrelerinde doğrudan hasara ve salgı kanallarında bozulmaya neden olabilir. (⁠MSD Manuals)</p>

<p>Pankreatitin diğer nedenleri şunlardır:</p>

<p>* Kandaki trigliserid düzeyinin çok yüksek olması<br />
* Kandaki kalsiyum seviyesinin yükselmesi<br />
* Bazı ilaçlar<br />
* Karın bölgesine alınan darbeler<br />
* Pankreas veya safra kanalı girişimleri<br />
* Endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi sonrası gelişen iltihap<br />
* Viral, bakteriyel veya paraziter enfeksiyonlar<br />
* Otoimmün hastalıklar<br />
* Pankreas kanalındaki yapısal bozukluklar<br />
* Kalıtsal gen değişiklikleri<br />
* Kistik fibrozis<br />
* Pankreas tümörleri<br />
* Sigara kullanımı</p>

<p>Bazı hastalarda yapılan incelemelere rağmen kesin neden belirlenemeyebilir. Bu durum idiyopatik pankreatit olarak adlandırılır.</p>

<p>Kronik pankreatitin en sık nedenleri nelerdir?</p>

<p>Uzun süreli yoğun alkol kullanımı kronik pankreatitin önemli nedenlerinden biridir. Sigara kullanımı da hastalığın ortaya çıkma ve ilerleme riskini artırabilir. Bununla birlikte her kronik pankreatit vakası alkole bağlı değildir.</p>

<p>Tekrarlayan akut pankreatit atakları, genetik yatkınlık, otoimmün hastalıklar, pankreas kanalındaki tıkanıklıklar ve bazı metabolik bozukluklar da kronik pankreatite neden olabilir. (⁠MSD Manuals)</p>

<p>Pankreatit ağrısı nerede olur?</p>

<p>Pankreatit ağrısı çoğunlukla göğüs kafesinin altında, karnın üst-orta bölümünde hissedilir. Ağrı kuşak biçiminde yanlara veya sırta yayılabilir. Akut pankreatitte genellikle ani ve çok şiddetlidir. Kronik pankreatitte ise zaman zaman gelen ataklar şeklinde olabileceği gibi sürekli de hissedilebilir.</p>

<p>Sırta yayılan her karın ağrısı pankreatit anlamına gelmez. Safra kesesi hastalıkları, mide ülseri, kalp krizi, bağırsak hastalıkları ve pankreas kanseri de benzer belirtilere neden olabilir. Bu nedenle tanı yalnızca şikâyetlere bakılarak konulamaz.</p>

<p>Pankreatit tanısı nasıl konulur?</p>

<p>Pankreatit tanısında hastanın şikâyetleri, fizik muayene bulguları, kan testleri ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir.</p>

<p>Kan testleri</p>

<p>Akut pankreatitte özellikle kandaki lipaz ve amilaz enzimleri incelenir. Lipaz, pankreatit açısından daha özgül bir test olarak kabul edilir. Ayrıca şu değerler değerlendirilebilir:</p>

<p>* Karaciğer fonksiyon testleri<br />
* Bilirubin<br />
* Trigliserid<br />
* Kalsiyum<br />
* Kan şekeri<br />
* Böbrek fonksiyonları<br />
* Hemogram<br />
* Enfeksiyon ve inflamasyon göstergeleri</p>

<p>Görüntüleme yöntemleri</p>

<p>Nedeni ve hastalığın şiddetini değerlendirmek için şu yöntemlerden yararlanılabilir:</p>

<p>* Karın ultrasonografisi<br />
* Bilgisayarlı tomografi<br />
* Manyetik rezonans görüntüleme<br />
* MRCP<br />
* Endoskopik ultrasonografi<br />
* Gereken durumlarda ERCP</p>

<p>Kronik pankreatitin erken dönemlerde teşhis edilmesi zor olabilir. Görüntüleme testlerine ek olarak pankreas fonksiyon testleri ve dışkıda elastaz ölçümü gibi incelemeler gerekebilir. (⁠Diyabet ve Sindirim Enstitüsü)</p>

<p>Pankreatit tedavisi nasıl yapılır?</p>

<p>Tedavi; hastalığın akut veya kronik olmasına, nedenine, şiddetine ve gelişen komplikasyonlara göre planlanır. Akut pankreatit şüphesi bulunan hastaların önemli bir bölümü hastanede takip edilir.</p>

<p>Akut pankreatit tedavisi</p>

<p>Akut pankreatitin başlangıç tedavisinde şu uygulamalar yer alabilir:</p>

<p>* Damar yoluyla sıvı verilmesi<br />
* Ağrı kesici tedavi<br />
* Bulantı ve kusmanın kontrol altına alınması<br />
* Oksijen desteği<br />
* Kan şekeri ve elektrolitlerin izlenmesi<br />
* Beslenme desteği<br />
* Organ fonksiyonlarının yakından takip edilmesi</p>

<p>Hafif akut pankreatitte hasta tolere edebiliyorsa ilk 24-48 saat içinde düşük yağlı ağızdan beslenmeye başlanması önerilebilir. Uzun süre tamamen aç bırakma yaklaşımı artık her hasta için rutin kabul edilmemektedir. Ağızdan beslenemeyen ağır hastalarda mümkün olduğunda mide veya bağırsak yoluyla enteral beslenme tercih edilir. (⁠Mayo Clinic)</p>

<p>Akut pankreatitte antibiyotikler her hastaya rutin olarak verilmez. Antibiyotik tedavisi genellikle enfeksiyon şüphesi veya kanıtlanmış enfeksiyon bulunduğunda değerlendirilir. (⁠Doğru Kararlar)</p>

<p>Safra taşına bağlı pankreatit tedavisi</p>

<p>Pankreatitin nedeni safra taşıysa, safra kanalında tıkanıklık veya enfeksiyon bulunup bulunmadığı araştırılır. Safra yolu enfeksiyonu gelişmişse acil ERCP gerekebilir.</p>

<p>Hastalık kontrol altına alındıktan sonra yeni pankreatit ataklarını önlemek amacıyla safra kesesinin ameliyatla alınması gündeme gelebilir.</p>

<p>Alkole bağlı pankreatit tedavisi</p>

<p>Alkole bağlı pankreatitte alkol kullanımının tamamen bırakılması tedavinin temel parçalarından biridir. Bağımlılık söz konusuysa psikiyatri, bağımlılık tedavisi ve sosyal destek programlarından yararlanılması gerekebilir.</p>

<p>Kronik pankreatit tedavisi</p>

<p>Kronik pankreatitte oluşmuş kalıcı pankreas hasarını tamamen geri döndürmek her zaman mümkün değildir. Tedavinin amacı ağrıyı azaltmak, beslenme yetersizliğini önlemek, sindirimi desteklemek ve komplikasyonları kontrol altına almaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavide şu yöntemler kullanılabilir:</p>

<p>* Alkolün tamamen bırakılması<br />
* Sigaranın bırakılması<br />
* Beslenme düzeninin kişiye göre planlanması<br />
* Pankreas enzimi içeren ilaçlar<br />
* Yağda çözünen vitaminlerin desteklenmesi<br />
* Ağrı tedavisi<br />
* Diyabet gelişmişse kan şekeri tedavisi<br />
* Kanal tıkanıklıkları için endoskopik işlemler<br />
* Pankreas taşlarının çıkarılması veya parçalanması<br />
* Pseudokistlerin boşaltılması<br />
* Gerekli hastalarda cerrahi tedavi</p>

<p>Pankreas enzimi tedavisi, besinlerin özellikle de yağların sindirilmesine yardımcı olabilir. Enzimlerin dozu ve kullanım şekli hastanın dışkılama özelliklerine, kilosuna ve beslenme durumuna göre hekim tarafından düzenlenmelidir. (⁠nhs.uk)</p>

<p>Pankreatit hastaları nasıl beslenmeli?</p>

<p>Pankreatitte herkese uygulanabilecek tek bir diyet yoktur. Beslenme planı hastalığın türüne, ağırlığına, kişinin kilosuna ve pankreas yetersizliği bulunup bulunmadığına göre hazırlanmalıdır.</p>

<p>Genel olarak şu noktalara dikkat edilebilir:</p>

<p>* Alkol tamamen bırakılmalıdır.<br />
* Çok yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalıdır.<br />
* Büyük öğünler yerine daha küçük ve sık öğünler tercih edilebilir.<br />
* Yeterli protein ve kalori alınmalıdır.<br />
* Hızlı kilo kaybı varsa diyetisyen desteği alınmalıdır.<br />
* Pankreas enzimi reçete edilmişse öğünlerle birlikte kullanılmalıdır.<br />
* Vitamin ve mineral eksiklikleri kontrol edilmelidir.<br />
* Yeterli sıvı tüketilmelidir.</p>

<p>Yağ tüketiminin gereğinden fazla kısıtlanması yetersiz beslenmeye yol açabilir. Bu nedenle kronik pankreatitte diyet, gastroenteroloji uzmanı ve diyetisyen gözetiminde düzenlenmelidir.</p>

<p>Pankreatit komplikasyonları nelerdir?</p>

<p>Akut ve kronik pankreatit farklı komplikasyonlara neden olabilir.</p>

<p>Akut pankreatit komplikasyonları</p>

<p>* Pankreas nekrozu<br />
* Enfekte pankreas dokusu<br />
* Pankreas çevresinde sıvı birikmesi<br />
* Pseudokist<br />
* Safra kanalı veya mide çıkışında tıkanıklık<br />
* İç kanama<br />
* Şok<br />
* Akut böbrek yetmezliği<br />
* Solunum yetmezliği<br />
* Çoklu organ yetmezliği</p>

<p>Ağır akut pankreatit yoğun bakım tedavisi gerektirebilir ve yaşamı tehdit edebilir. (⁠Mayo Clinic)</p>

<p>Kronik pankreatit komplikasyonları</p>

<p>* Ekzokrin pankreas yetersizliği<br />
* Vitamin eksiklikleri<br />
* Kas ve kilo kaybı<br />
* Kemik yoğunluğunda azalma<br />
* Diyabet<br />
* Pankreas kanalında taş veya darlık<br />
* Pseudokist<br />
* Safra yolu tıkanıklığı<br />
* Kronik ağrı<br />
* Pankreas kanseri riskinde artış</p>

<p>Kronik pankreatit hastalarının düzenli hekim kontrolünde olması, beslenme durumlarının ve kan şekerlerinin izlenmesi önem taşır.</p>

<p>Pankreatit ölümcül müdür?</p>

<p>Pankreatit her zaman ölümcül değildir. Hafif akut pankreatit vakalarının önemli bir kısmı uygun tedaviyle düzelir. Ancak pankreas nekrozu, enfeksiyon, dolaşım bozukluğu veya organ yetmezliği gelişen ağır vakalar yaşamı tehdit edebilir.</p>

<p>Risk; ileri yaş, eşlik eden hastalıklar, düşük tansiyon, böbrek fonksiyonlarında bozulma, solunum sıkıntısı ve kalıcı organ yetmezliği bulunan hastalarda daha yüksek olabilir.</p>

<p>Pankreatit tekrarlar mı?</p>

<p>Pankreatit, altta yatan neden ortadan kaldırılmazsa tekrarlayabilir. Safra taşlarının tedavi edilmemesi, alkol kullanımının sürmesi, trigliserid yüksekliğinin kontrol altına alınmaması ve sigara kullanımı yeni ataklara zemin hazırlayabilir.</p>

<p>Tekrarlayan akut pankreatit atakları zaman içinde kronik pankreatite ve kalıcı pankreas hasarına dönüşebilir.</p>

<p>Pankreatit kanser midir?</p>

<p>Pankreatit kanser değildir. Ancak pankreas kanseri bazı kişilerde pankreas kanalını tıkayarak pankreatite neden olabilir. Özellikle 40 yaşın üzerinde, belirgin bir neden bulunmadan ilk kez pankreatit gelişen kişilerde altta yatan yapısal hastalıkların araştırılması gerekebilir.</p>

<p>Kronik pankreatit de uzun dönemde pankreas kanseri riskini artırabilir. Bu durum her kronik pankreatit hastasının kanser olacağı anlamına gelmez.</p>

<p>Ne zaman acil servise başvurulmalı?</p>

<p>Aşağıdaki belirtilerden biri varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır:</p>

<p>* Aniden başlayan ve geçmeyen şiddetli üst karın ağrısı<br />
* Sırta yayılan karın ağrısı<br />
* Tekrarlayan veya durmayan kusma<br />
* Yüksek ateş<br />
* Hızlı kalp atışı<br />
* Nefes darlığı<br />
* Bayılma veya belirgin baş dönmesi<br />
* Tansiyon düşüklüğü<br />
* Karında sertleşme veya aşırı hassasiyet<br />
* Ciltte veya gözlerde sararma<br />
* Bilinç bulanıklığı</p>

<p>Pankreatit evde yalnızca ağrı kesici kullanılarak takip edilmemelidir. Şikâyetlerin şiddeti, hastalığın gerçek ağırlığını her zaman göstermeyebilir. Erken değerlendirme, ciddi komplikasyonların önlenmesinde belirleyici olabilir.</p>

<p>Pankreatit hakkında sık sorulan sorular</p>

<p>Pankreatit kendiliğinden geçer mi?</p>

<p>Bazı hafif akut pankreatit vakaları birkaç gün içinde düzelebilir. Ancak hangi hastanın ağırlaşacağını evde anlamak mümkün değildir. Bu nedenle pankreatit şüphesinde tıbbi değerlendirme gerekir.</p>

<p>Pankreatit ağrısı kaç gün sürer?</p>

<p>Akut pankreatit ağrısı birkaç gün sürebilir. Ağır vakalarda haftalarca devam edebilir. Kronik pankreatitte ağrı tekrarlayan ataklar veya sürekli ağrı şeklinde görülebilir.</p>

<p>Pankreatitte amilaz ve lipaz yükselir mi?</p>

<p>Akut pankreatitte amilaz ve özellikle lipaz düzeyleri yükselebilir. Ancak enzim değerlerinin yüksekliği hastalığın ne kadar ağır olduğunu tek başına göstermez.</p>

<p>Pankreatit ishal yapar mı?</p>

<p>Özellikle kronik pankreatit, sindirim enzimlerinin azalmasına bağlı olarak ishal ve yağlı dışkılamaya neden olabilir.</p>

<p>Pankreatit şeker hastalığına yol açar mı?</p>

<p>Pankreasın insülin üreten hücreleri zarar gördüğünde diyabet gelişebilir. Bu durum kronik pankreatitte daha sık görülür.</p>

<p>Pankreatit tamamen iyileşir mi?</p>

<p>Hafif akut pankreatit uygun tedaviyle tamamen iyileşebilir. Kronik pankreatitte meydana gelen yapısal hasar genellikle kalıcıdır. Bununla birlikte tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın etkileri kontrol altına alınabilir.</p>

<p>Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Tanı veya kişisel tedavi önerisi yerine geçmez. Şiddetli karın ağrısı, kusma, ateş, sarılık ya da nefes darlığı varsa acil sağlık değerlendirmesi gerekir. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pankreatit-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 07:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-1694.jpeg" type="image/jpeg" length="50725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzman Erbaş ve Sözleşmeli Erlerin Hakları Yeniden Düzenlendi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/uzman-erbas-ve-sozlesmeli-erlerin-haklari-yeniden-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/uzman-erbas-ve-sozlesmeli-erlerin-haklari-yeniden-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri personelini ilgilendiren yeni düzenleme Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. En az 7 yıl görev yapan sözleşmeli erlere belirli şartlarla kamu kurumlarına geçiş imkânı tanınırken, uzman erbaşların astsubaylığa geçiş kriterleri, sicil sistemi ve askeri tesislerin hukuki statüsüne ilişkin önemli değişiklikler de hayata geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzman erbaş ve sözleşmeli erlere yeni haklar: 7 yıl şartı ve memurluk süreci</p>

<p>Uzman erbaş ve sözleşmeli erlerin haklarını yeniden düzenleyen 7588 sayılı Kanun Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenlemeyle en az 7 yıl görev yapan sözleşmeli erbaş ve erler için belirli kamu kadrolarına geçiş yolu açılırken, uzman erbaşların sicil sistemi, astsubaylığa geçiş şartları ve sınav kriterleri de değiştirildi.</p>

<p>Türk Silahlı Kuvvetleri personelini yakından ilgilendiren 7588 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yeni düzenleme; sözleşmeli erbaş ve erlerin kamu kurumlarında istihdam edilmesi, uzman erbaşların astsubaylığa geçişi, sicil değerlendirmeleri, sınav puanları ve askeri tesislerin hukuki statüsü gibi birçok başlıkta değişiklik içeriyor. Kanun, TBMM Genel Kurulunda 2 Temmuz 2026’da kabul edilmişti.</p>

<p>7 yılını dolduran sözleşmeli erlere memurluk yolu</p>

<p>Kanunun en çok merak edilen maddelerinden biri, sözleşmeli erbaş ve erlerin görev sonrasında kamu kurumlarına geçişi oldu.</p>

<p>Buna göre sözleşmeli erbaş veya er statüsünde en az 7 hizmet yılını tamamladıktan sonra görevinden ayrılanlar, kanunda belirtilen koşulları sağlamaları halinde kamu kurum ve kuruluşlarındaki bazı kadrolara başvurabilecek.</p>

<p>Başvuru yapacak personelin olumlu nitelik belgesine sahip olması, başvuru tarihinde 41 yaşını doldurmamış bulunması ve atanacağı kadro için öngörülen diğer şartları taşıması gerekecek.</p>

<p>Hangi kamu kadrolarına atama yapılabilecek?</p>

<p>Sözleşmeli erbaş ve erler için ayrılacak istihdam kontenjanı, ağırlıklı olarak güvenlik ve destek hizmetlerindeki kadroları kapsayacak.</p>

<p>Düzenleme kapsamında şu unvanlara atama yapılabilecek:</p>

<ul>
 <li>İnfaz ve koruma memuru</li>
 <li>Çarşı ve mahalle bekçisi</li>
 <li>Orman muhafaza memuru</li>
 <li>İdari gözetim personeli</li>
 <li>Koruma ve güvenlik görevlisi</li>
 <li>Zabıta memuru</li>
 <li>İtfaiye eri</li>
 <li>Şoför</li>
 <li>Destek personeli</li>
</ul>

<p>Kamu kurum ve kuruluşları, söz konusu unvanlar için yapacakları personel alımlarında belirlenen kontenjanın yüzde 10’unu şartları taşıyan eski sözleşmeli erbaş ve erlere ayıracak.</p>

<p>Sözleşmeli erlere sınavsız memurluk mu geliyor?</p>

<p>Düzenleme kamuoyunda “sözleşmeli erlere sınavsız memurluk hakkı” şeklinde yorumlansa da sistem doğrudan ve koşulsuz atama anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kanun kapsamında adaylar, atanacakları kadro için öngörülen yazılı sınavdan muaf tutulabilecek. Ancak başvuru yapan herkes otomatik olarak devlet memuru olamayacak.</p>

<p>İlan edilen kadro sayısının dört katına kadar aday kura yöntemiyle belirlenecek. Kurada seçilen adaylar ilgili kurum tarafından yapılacak sözlü sınava alınacak. Atamalar, sözlü sınav başarı sıralaması ile ilan edilen kontenjanlar dikkate alınarak gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bu nedenle yeni uygulama, tamamen sınavsız bir memurluk modeli yerine yazılı sınav muafiyeti, kura ve sözlü sınavdan oluşan özel bir kamuya geçiş sistemi getiriyor.</p>

<p>Başvurular nasıl yapılacak?</p>

<p>Sözleşmeli erbaş ve erlerin kamuya atanmasına ilişkin başvurular, personelin görev yaptığı kuruma göre Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı üzerinden alınacak.</p>

<p>Başvuru şartlarını taşıyanlara ait bilgiler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderilecek. Kamu kurumları da ihtiyaç duydukları kadroları ve kadrolar için aranan koşulları ilgili Bakanlığa bildirecek.</p>

<p>Başvuru takvimi, tercih işlemleri, kura, sözlü sınav ve yerleştirme sürecinin ayrıntıları çıkarılacak yönetmelikle netleşecek.</p>

<p>Askerlikte geçen süre memuriyette sayılacak</p>

<p>Kamu kurumlarına atanan sözleşmeli erbaş ve erlerin askerlik statüsünde geçen hizmet süreleri, derece ve kademe hesabında değerlendirilecek.</p>

<p>Her hizmet yılı için bir kademe ilerlemesi, her üç hizmet yılı için ise bir derece yükselmesi uygulanabilecek. Ancak hesaplama, personelin öğrenim durumu itibarıyla ulaşabileceği en yüksek dereceyi aşamayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuya atanan personel, dört yıl boyunca atandığı unvan dışında başka bir kadroya geçirilemeyecek. Ataması yapıldığı halde göreve başlamayan veya başladıktan sonra görevinden ayrılanlar ise aynı istihdam hakkından yeniden yararlanamayacak.</p>

<p>Uzman erbaş sicil sistemi değişti</p>

<p>7588 sayılı Kanun ile uzman erbaşların sicil işlemleri de yeniden düzenlendi.</p>

<p>Yeni sisteme göre uzman erbaşların sicil dönemi her yıl 2 Mayıs tarihinde başlayacak ve bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar devam edecek.</p>

<p>Sicil tam notu 100 olarak uygulanacak. Uzman erbaşın sicilinin olumlu kabul edilebilmesi için sicil notunun en az 60 olması gerekecek. Sicil notu, personelin sicil üstleri tarafından verilen puanların ortalaması üzerinden hesaplanacak.</p>

<p>Sicil belgelerinin hazırlanması, değerlendirme yöntemi ve sicil üstlerinin görevleriyle ilgili ayrıntılar yönetmelikle belirlenecek.</p>

<p>Uzman erbaşların astsubaylığa geçiş şartları değişti</p>

<p>Uzman erbaşların astsubaylığa geçişinde aranan sicil şartları da yeni kanunla yeniden belirlendi.</p>

<p>Astsubaylık sınavına başvuracak uzman erbaşların, göreve başladıkları tarihten itibaren en az dört yıl sicil almış olmaları gerekecek.</p>

<p>Ayrıca mevcut sicil notlarının ortalamasının 100 üzerinden en az 90 olması şartı aranacak. Astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavına katılacak uzman erbaşlar da aynı sicil ortalaması koşuluna tabi olacak.</p>

<p>Sicil şartını karşılamak tek başına astsubaylığa geçiş için yeterli olmayacak. Adayların eğitim, yaş, sağlık, sınav ve kontenjan şartlarını da yerine getirmesi gerekecek.</p>

<p>Uzman erbaşlık sınavında kaç puan gerekiyor?</p>

<p>Sözleşmeli erbaş ve erlerden uzman erbaşlığa geçmek isteyen adaylar için uygulanacak sınav puanları da kanunda ayrıntılı biçimde düzenlendi.</p>

<p>Yazılı sınav yapılması halinde adayların 100 üzerinden en az 50 puan alması gerekecek.</p>

<p>Fiziki yeterlilik testindeki her aşamadan en az 50 puan alınması ve testlerin genel ortalamasının en az 60 olması şartı uygulanacak.</p>

<p>Mülakat yapılması durumunda ise başarılı sayılabilmek için en az 70 puan gerekecek.</p>

<p>Başarı puanlarının eşit olması halinde fiziki yeterlilik puanı, fiili hizmet süresi, eğitim durumu, rütbe ile ödül ve ceza bilgileri sırasıyla dikkate alınacak.</p>

<p>Ordu evleri askeri mahal kapsamına alındı</p>

<p>Yeni düzenlemeyle ordu evleri, askeri gazinolar ve kışla gazinolarının hukuki statüsü de netleştirildi.</p>

<p>Vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri, özel eğitim merkezleri, yerel eğitim merkezleri ve kış eğitim merkezleri de askeri bina ve askeri mahal kapsamına dahil edildi. TBMM kayıtlarında düzenlemenin, bu tesislerin askeri mahal statüsünü açık biçimde tanımlamayı amaçladığı belirtildi.</p>

<p>Ayrılan subayların yeniden TSK’ye dönüşüne sınırlama</p>

<p>Kanunla, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan subayların yeniden muvazzaf subay olarak göreve alınmalarına ilişkin esaslarda da değişikliğe gidildi.</p>

<p>Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar ve kanunda belirtilen özel istisnalar dışında, Silahlı Kuvvetlerden herhangi bir nedenle ayrılan subayların yeniden muvazzaf subay olarak TSK hizmetine alınamayacağı hükme bağlandı.</p>

<p>Uygulamanın ayrıntıları yönetmelikle belirlenecek</p>

<p>Uzman erbaş ve sözleşmeli erlerin yeni haklarını düzenleyen kanun yürürlüğe girmiş olsa da kamuya geçiş işlemleri hemen ve otomatik biçimde başlamayacak.</p>

<p>Başvuruların hangi tarihte alınacağı, kura işlemlerinin nasıl yapılacağı, sözlü sınavın kapsamı, kurumların bildireceği kadrolar ve yerleştirme takvimi hazırlanacak ikincil mevzuatla kesinleşecek.</p>

<p>Bu nedenle kamuya geçmek isteyen sözleşmeli erbaş ve erlerin Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanacak resmi duyuruları takip etmesi gerekecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/uzman-erbas-ve-sozlesmeli-erlerin-haklari-yeniden-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 01:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4040.jpeg" type="image/jpeg" length="95453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="44618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="97696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="59183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="42726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="79418"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
