<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 10:40:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kulak çınlamasında (tinnitus) umut diye satılan her şey işe yaramıyor: Kanıtı güçlü yöntemler neler?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kulak-cinlamasinda-tinnitus-umut-diye-satilan-her-sey-ise-yaramiyor-kaniti-guclu-yontemler-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kulak-cinlamasinda-tinnitus-umut-diye-satilan-her-sey-ise-yaramiyor-kaniti-guclu-yontemler-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak çınlamasını (tinnitus) tamamen ortadan kaldırdığı kanıtlanmış tek bir tedavi henüz yok. Ancak bazı yöntemler çınlamanın günlük yaşam, uyku ve ruh hali üzerindeki yükünü belirgin biçimde azaltabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gece yatağa girdiniz. Ev sessiz. Fakat kulağınızda ince bir ıslık, uğultu, vızıltı ya da hiç durmayan tiz bir ses var. Çevrede bu sesi çıkaran hiçbir şey olmadığı halde siz onu duyuyorsunuz.</p>

<p>Bu durum tinnitus, halk arasında bilinen adıyla kulak çınlaması olabilir.</p>

<p>Kulak çınlaması sanıldığından çok daha yaygın. JAMA Neurology’de yayımlanan geniş kapsamlı sistematik derleme ve meta-analiz, dünya genelinde 740 milyondan fazla yetişkinin bir tür tinnitus yaşadığını tahmin ediyor. Araştırmada yetişkinlerde herhangi bir tinnitusun yaygınlığı yüzde 14,4, şiddetli tinnitusun yaygınlığı ise yüzde 2,3 olarak hesaplandı.</p>

<p>Çınlama bazı kişiler için hafif ve zaman zaman fark edilen bir sesken, bazı kişilerde uyku, konsantrasyon, iş yaşamı ve ruh sağlığını ciddi biçimde etkileyebiliyor.</p>

<p>Asıl sorun şu: İnternette kulak çınlamasını geçirdiği öne sürülen takviyelerden ses cihazlarına kadar çok sayıda yöntem bulunuyor.</p>

<p>Bilimsel kanıt ise hepsine aynı şeyi söylemiyor.</p>

<p>Kulak çınlaması aslında nedir?</p>

<p>Tinnitus, dışarıda gerçek bir ses kaynağı olmadığı halde kişinin ses algılamasıdır.</p>

<p>Adında “çınlama” geçse de herkes aynı sesi duymaz. Ses;</p>

<ul>
 <li>zil sesi,</li>
 <li>ıslık,</li>
 <li>uğultu,</li>
 <li>vızıltı,</li>
 <li>tıslama,</li>
 <li>elektrik sesi,</li>
 <li>motor uğultusu</li>
</ul>

<p>şeklinde tarif edilebilir.</p>

<p>Bir veya iki kulakta hissedilebilir. Bazı kişiler sesi başının içinde duyduğunu söyler.</p>

<p>Kısa süreli tinnitus özellikle yüksek sese maruz kaldıktan sonra ortaya çıkabilir ve kaybolabilir. Ancak bazı kişilerde aylarca, hatta yıllarca devam edebilir.</p>

<p>Kulak çınlaması neden olur?</p>

<p>Tinnitus tek başına belirli bir hastalık adı değildir. Farklı durumlarla ilişkili ortaya çıkabilen bir belirtidir.</p>

<p>En önemli ilişkilerden biri işitme kaybıdır.</p>

<p>Yaşa bağlı işitme kaybı ve uzun süre yüksek sese maruz kalmak tinnitusla birlikte görülebilir. İşitme sisteminden beyne ulaşan ses bilgisinin azalması sonrasında beynin bu değişime verdiği yanıtın tinnitus algısının oluşmasında rol oynadığı düşünülüyor.</p>

<p>Ancak her kulak çınlamasının nedeni aynı değildir.</p>

<p>Kulak kiri, kulak enfeksiyonları, iç kulak hastalıkları, baş ve boyun yaralanmaları, çene eklemi sorunları ve bazı damar problemleri de tinnitusla ilişkili olabilir.</p>

<p>Bazı ilaçlar da işitme sistemi üzerinde olumsuz etkiye yol açabilir. Özellikle bazı kemoterapi ilaçları ve aminoglikozid grubu antibiyotikler bu açıdan bilinen örnekler arasındadır.</p>

<p>Bu nedenle yeni başlayan veya devam eden tinnitusun yalnızca “kulak çınlaması işte” denilerek geçiştirilmemesi önemlidir.</p>

<p>Kulak çınlamasının kesin tedavisi var mı?</p>

<p>Kronik tinnitusun tamamını ortadan kaldırdığı kanıtlanmış, herkes için etkili tek bir tedavi henüz bulunmuyor.</p>

<p>Bu durum “yapılabilecek hiçbir şey yok” anlamına gelmiyor.</p>

<p>Modern tinnitus tedavisinin önemli hedeflerinden biri, kişinin sesi ne kadar yüksek algıladığından çok, bu sesin yaşamını ne ölçüde etkilediğini azaltmak.</p>

<p>Başka bir ifadeyle amaç bazı hastalarda sesi tamamen susturmak değil, beynin sese verdiği dikkat ve rahatsızlık yanıtını azaltmak olabiliyor.</p>

<p>Zaman içinde bazı kişiler tinnituslarını daha az fark etmeye başlayabiliyor. Bu süreç “habituasyon”, yani alışma olarak adlandırılıyor.</p>

<p>Kanıtı en güçlü seçeneklerden biri: Bilişsel davranışçı terapi</p>

<p>Kulak çınlamasına bağlı sıkıntının azaltılmasında bilimsel kanıtı en güçlü yaklaşımlardan biri bilişsel davranışçı terapi, kısa adıyla BDT.</p>

<p>Burada önemli bir ayrım var.</p>

<p>BDT’nin temel amacı kulağın duyduğu sesi fiziksel olarak susturmak değildir. Kişinin tinnitus karşısında geliştirdiği kaygı, korku, sürekli kontrol etme davranışı ve olumsuz düşünce döngüsünü azaltmaya çalışır.</p>

<p>Cochrane tarafından yayımlanan sistematik derleme, BDT’nin tinnitusun yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkisini azaltabileceğini gösteriyor.</p>

<p>İngiltere’deki NICE rehberi de tinnitusun duygusal, sosyal ve günlük yaşam üzerindeki etkisi devam eden yetişkinlerde tinnitus odaklı psikolojik tedavilerin değerlendirilmesini öneriyor.</p>

<p>Dijital BDT, grup terapileri ve bireysel BDT bu yaklaşımlar arasında yer alıyor.</p>

<p>İşitme kaybı varsa işitme cihazı önemli olabilir</p>

<p>Tinnitus ile işitme kaybı sıklıkla birlikte görülüyor.</p>

<p>İşitme kaybı kişinin iletişimini etkiliyorsa işitme cihazları yalnızca konuşmaları daha iyi duymasına yardımcı olmakla kalmayabilir, bazı kişilerde tinnitusun daha az fark edilmesine de katkıda bulunabilir.</p>

<p>NICE, tinnitusla birlikte iletişimi etkileyen işitme kaybı bulunan kişilere işitmeyi güçlendiren cihazların sunulmasını öneriyor.</p>

<p>Ancak işitme kaybı bulunmayan herkese yalnızca tinnitus nedeniyle işitme cihazı verilmesi önerilmiyor.</p>

<p>Bu nedenle tinnitus değerlendirmesinin önemli parçalarından biri işitme testi.</p>

<p>Beyaz gürültü ve doğa sesleri işe yarar mı?</p>

<p>Tinnitus özellikle sessiz ortamlarda daha belirgin hale gelebilir.</p>

<p>Bunun nedeni çevrede dikkati başka yöne çekecek seslerin azalmasıdır.</p>

<p>Düşük düzeyde arka plan sesi, bazı kişilerde tinnitusun daha az fark edilmesini sağlayabilir. Beyaz gürültü, hafif doğa sesleri, sakin müzik veya benzeri sesler özellikle uykuya geçiş sırasında bazı kişilerin rahatlamasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Ancak burada “rahatlatmak” ile “tedavi etmek” arasındaki fark önemli.</p>

<p>Ses terapilerinin tinnitusun kendisini kalıcı olarak ortadan kaldırdığına ilişkin güçlü ve kesin kanıt bulunmuyor. NICE da yalnızca ses terapisi konusunda genel bir uygulama önerisi oluşturmak için mevcut kanıtları yeterli görmüyor.</p>

<p>Tinnitus retraining therapy gerçekten işe yarıyor mu?</p>

<p>Tinnitus retraining therapy, yani tinnitus yeniden eğitim terapisi, danışmanlık ile ses terapisini bir araya getirerek kişinin zamanla tinnitusa alışmasını hedefleyen bir yaklaşım.</p>

<p>Fakat bu yönteme ilişkin sonuçlar sanıldığı kadar net değil.</p>

<p>JAMA Otolaryngology–Head &amp; Neck Surgery’de yayımlanan randomize klinik araştırmada 151 kişi 18 aya kadar takip edildi.</p>

<p>Tinnitusla ilişkili sıkıntı araştırmadaki bütün gruplarda azaldı. Ancak klasik tinnitus yeniden eğitim terapisi, plasebo ses üreteci kullanılan yaklaşım veya standart bakım arasında klinik açıdan anlamlı üstünlük gösterilemedi.</p>

<p>Bu nedenle yöntemin etkisi değerlendirilirken “kesin çözüm” söylemlerine temkinli yaklaşmak gerekiyor.</p>

<p>Dil uyarımı ve ses birlikte kullanılıyor: Yeni cihazlar ne vaat ediyor?</p>

<p>Son yılların dikkat çeken araştırma alanlarından biri bimodal nöromodülasyon.</p>

<p>Bu yöntemde iki farklı duyusal sistem aynı anda uyarılıyor.</p>

<p>Üzerinde en fazla çalışma yapılan cihazlardan biri, kulaklıkla verilen sesleri dil üzerine uygulanan hafif elektriksel uyarıyla birleştiriyor.</p>

<p>Nature Communications’da yayımlanan TENT-A3 çalışmasına 112 kişi katıldı. Araştırmada katılımcılar önce yalnızca ses uyarımı, ardından ses ile dil uyarımının birlikte uygulandığı tedaviyi aldı.</p>

<p>Başlangıçta en az orta derecede tinnitus yükü bulunan grupta, ses ve dil uyarımının birlikte kullanıldığı dönemde klinik yanıt oranı yalnızca ses kullanılan döneme göre daha yüksek bulundu.</p>

<p>Ancak önemli bir sınırlılık var: Araştırma klasik anlamda bağımsız, paralel gruplu ve kör bir randomize çalışma değildi. Katılımcılar kendi kontrolleri olarak değerlendirildi.</p>

<p>Bu nedenle sonuçlar umut verici olsa da yöntemin uzun dönem etkinliğini ve hangi hastaların en fazla yarar göreceğini belirlemek için daha fazla bağımsız araştırmaya ihtiyaç var.</p>

<p>Yeni teknolojiler “kulak çınlamasının kesin tedavisi bulundu” şeklinde yorumlanmamalı.</p>

<p>Ginkgo biloba, çinko ve diğer takviyeler işe yarıyor mu?</p>

<p>Kulak çınlaması internette takviye ürünlerinin en yoğun pazarlandığı sağlık sorunlarından biri.</p>

<p>Ginkgo biloba, çinko, magnezyum ve farklı vitamin kombinasyonları tinnitus için sıkça öneriliyor.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel kanıtlar bu ürünlerin kronik tinnitusun rutin tedavisinde güvenilir biçimde etkili olduğunu göstermiyor.</p>

<p>Amerikan Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Akademisi’nin klinik rehberi, kalıcı ve rahatsız edici tinnitusun tedavisi amacıyla Ginkgo biloba, melatonin, çinko veya diğer besin takviyelerinin rutin olarak önerilmemesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>“Doğal” olması da bir ürünün etkili veya risksiz olduğu anlamına gelmiyor. Bazı takviyeler kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilir.</p>

<p>Kahve, tuz veya belirli yiyecekleri kesmek gerekir mi?</p>

<p>Tinnitus yaşayan kişiler bazen kahve, tuz, alkol veya belirli yiyeceklerin çınlamayı artırdığını fark ettiklerini söylüyor.</p>

<p>Kişisel farklılıklar mümkün.</p>

<p>Ancak bütün tinnitus hastalarına uygulanabilecek, belirli bir yiyeceği kesmenin tinnitusun genel olarak düzelmesini sağladığını gösteren güçlü bilimsel kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle gereksiz ve aşırı kısıtlayıcı diyetlere yönelmek yerine kişinin kendi belirtilerindeki değişiklikleri gözlemlemesi daha anlamlı olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Stres çınlamayı artırabilir mi?</p>

<p>Tinnitus ile stres arasında karmaşık bir ilişki bulunuyor.</p>

<p>Stres ve kaygı kişinin sese daha fazla odaklanmasına ve sesi daha rahatsız edici algılamasına yol açabilir. Tinnitus da uyku bozukluğu, kaygı ve ruhsal sıkıntıyı artırabilir.</p>

<p>Böylece bir döngü oluşabilir.</p>

<p>Meditasyon, gevşeme uygulamaları, yoga veya benzeri yöntemler tinnitusun kaynağını ortadan kaldıran tedaviler olarak görülmemeli.</p>

<p>Ancak kişinin stresini azaltıyor ve uykuya geçişini kolaylaştırıyorsa tinnitusla yaşamayı kolaylaştıran destekleyici yöntemler olabilir.</p>

<p>Kulak çınlamasında ne zaman doktora başvurulmalı?</p>

<p>Her tinnitus aynı anlamı taşımaz.</p>

<p>Özellikle tek kulakta sürekli tinnitus, işitme kaybıyla birlikte çınlama veya kişinin günlük yaşamını ciddi biçimde etkileyen tinnitus değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kalp atışıyla aynı ritimde duyulan nabız şeklindeki tinnitus da farklı nedenlerin araştırılmasını gerektirebilir.</p>

<p>Kulak çınlamasıyla birlikte aniden ortaya çıkan işitme kaybı ise daha önemlidir. Ani işitme kaybı erken değerlendirme ve tedavi gerektirebilen bir durumdur.</p>

<p>Baş dönmesi, belirgin dengesizlik veya nörolojik belirtilerin eşlik ettiği yeni tinnitus da tıbbi değerlendirme gerektirir.</p>

<p>Her kulak çınlamasında MR gerekir mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Kulak çınlaması yaşayan herkese rutin olarak görüntüleme yapılması önerilmiyor.</p>

<p>Değerlendirme tinnitusun tek veya çift taraflı olması, nabızla ilişkisi, işitme kaybının bulunup bulunmaması ve eşlik eden diğer belirtilere göre planlanıyor.</p>

<p>Özellikle iki taraflı, nabızla ilişkili olmayan ve başka şüpheli bulgu bulunmayan tinnitus vakalarında gereksiz görüntülemeden kaçınılabiliyor.</p>

<p>Kulak çınlamasında en önemli hata: “Hiçbir şey yapılamaz” düşüncesi</p>

<p>Kronik tinnitus için herkeste sesi tamamen susturacak bir tedavi bulunmaması, kişinin çaresiz olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Önce tinnitusun altında tedavi edilebilir bir neden bulunup bulunmadığı araştırılmalı. İşitme değerlendirmesi yapılmalı. İşitme kaybı varsa bunun yönetimi planlanmalı.</p>

<p>Tinnitus günlük yaşamı ciddi biçimde etkiliyorsa bilişsel davranışçı terapi gibi kanıtı daha güçlü yaklaşımlar değerlendirilebilir.</p>

<p>Uyku, stres, işitme ve ruhsal durum da tedavinin parçaları olabilir.</p>

<p>Yeni nöromodülasyon teknolojileri umut verici bir araştırma alanı oluşturuyor, ancak bunları henüz herkes için kesin çözüm olarak görmek doğru değil.</p>

<p>Belki de tinnitus tedavisindeki en önemli ayrım burada yatıyor:</p>

<p>Sesi tamamen ortadan kaldırmak her zaman mümkün olmayabilir; fakat o sesin hayat üzerindeki hakimiyetini azaltmak mümkün olabilir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<ol>
 <li>JAMA Neurology – Global Prevalence and Incidence of Tinnitus: A Systematic Review and Meta-analysis – Carlotta M. Jarach, Alessandra Lugo, Marco Scala ve arkadaşları – 2022 – DOI: 10.1001/jamaneurol.2022.2189</li>
 <li>Cochrane Database of Systematic Reviews – Cognitive behavioural therapy for tinnitus – Thomas Fuller, Rilana Cima, Berthold Langguth, Birgit Mazurek, Johan W. S. Vlaeyen, Derek J. Hoare – 2020 – DOI: 10.1002/14651858.CD012614.pub2</li>
 <li>National Institute for Health and Care Excellence – Tinnitus: assessment and management – NICE Guideline NG155 – 2020</li>
 <li>Otolaryngology–Head and Neck Surgery – Clinical Practice Guideline: Tinnitus – David E. Tunkel ve arkadaşları – 2014 – DOI: 10.1177/0194599814545325</li>
 <li>JAMA Otolaryngology–Head &amp; Neck Surgery – Effect of Tinnitus Retraining Therapy vs Standard of Care on Tinnitus-Related Quality of Life: A Randomized Clinical Trial – Tinnitus Retraining Therapy Trial Research Group – 2019 – DOI: 10.1001/jamaoto.2019.0821</li>
 <li>Nature Communications – Combining sound with tongue stimulation for the treatment of tinnitus: a multi-site single-arm controlled pivotal trial – Michael Boedts ve arkadaşları – 2024 – DOI: 10.1038/s41467-024-50473-z</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kulak-cinlamasinda-tinnitus-umut-diye-satilan-her-sey-ise-yaramiyor-kaniti-guclu-yontemler-neler</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 07:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8183.jpeg" type="image/jpeg" length="90816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB’de üst düzey atama: Mehmet Yıldız yeni görevine başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ibbde-ust-duzey-atama-mehmet-yildiz-yeni-gorevine-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ibbde-ust-duzey-atama-mehmet-yildiz-yeni-gorevine-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde üst düzey bir görevlendirme yapıldı. Eğitim, özel sektör ve yerel yönetim alanlarında uzun yıllara dayanan yöneticilik deneyimine sahip Mehmet Yıldız, İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim kadrosunda yeni bir görevlendirmeye gidildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yaklaşık iki yıldır Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürüten Mehmet Yıldız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı görevine getirildi.</p>

<p>Yıldız, İBB’de daha önce Taner Çetin’in yürüttüğü görevi devralacak. Yeni göreviyle birlikte belediyenin basın, yayın, kamuoyunu bilgilendirme ve halkla ilişkiler faaliyetlerinin yönetiminde sorumluluk üstlenecek.</p>

<p>Yerel yönetimden İBB’ye</p>

<p>Mehmet Yıldız, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde oluşturulan yeni yönetim kadrosunda Genel Sekreter Yardımcısı olarak görevlendirilmişti.</p>

<p>Bu görev kapsamında sosyal hizmetlerden gençlik ve spor çalışmalarına, kültür ve sosyal işlerden dış ilişkiler ve turizme kadar vatandaşla doğrudan temas eden çeşitli hizmet alanlarının koordinasyonunda görev aldı.</p>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 2024 ve 2025 yıllarında yayımladığı açıklamalarda da Yıldız, Genel Sekreter Yardımcısı sıfatıyla çok sayıda belediye çalışması ve organizasyonunda yer aldı.</p>

<p>Yaklaşık iki yıllık yerel yönetim deneyiminin ardından Yıldız’ın yeni görev adresi İstanbul Büyükşehir Belediyesi oldu.</p>

<p>Mehmet Yıldız kimdir?</p>

<p>Mehmet Yıldız, 1966 yılında doğdu. Üniversite eğitimini Selçuk Üniversitesi Kimya Öğretmenliği bölümünde tamamladı. Daha sonra Bahçeşehir Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans yaptı. Ayrıca yerel yönetimler ve siyaset alanındaki çeşitli akademik sertifika programlarına katıldı.</p>

<p>Meslek hayatına eğitimci olarak başlayan Yıldız, 1988 yılında Bursa’nın Karacabey ilçesinde kimya öğretmeni olarak görev yaptı. Daha sonra Bursa Atatürk Lisesi’nde kamu görevini sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1995 yılından itibaren eğitim sektöründe öğretmenlik ve yöneticilik görevleri üstlenen Yıldız’ın kariyerinde özellikle eğitim kurumlarının yönetimi önemli bir yer tuttu.</p>

<p>Eğitim sektöründe uzun yıllar yöneticilik yaptı</p>

<p>Yıldız, 2010-2021 yılları arasında Bahçeşehir Üniversitesi ve Bahçeşehir Kolejleri bünyesinde Bursa, Balıkesir, Yalova ve Eskişehir bölgesinde üst düzey yönetici olarak görev yaptı.</p>

<p>Bu dönemde eğitim yatırımlarının geliştirilmesi ve yeni kampüslerin faaliyete geçirilmesi süreçlerinde sorumluluk üstlendi. Marmara Urban Forum’da yayımlanan özgeçmişine göre yalnızca Bursa’da altı eğitim kampüsünün açılması ve yönetilmesinde görev aldı.</p>

<p>Yıldız, eğitim alanındaki çalışmalarının yanı sıra iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarında da çeşitli görevler üstlendi.</p>

<p>Ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarında görev aldı</p>

<p>Mehmet Yıldız, 2006-2010 yılları arasında Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim Komitesi’nde, 2010-2014 döneminde ise Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim Komitesi’nde çeşitli görevlerde bulundu.</p>

<p>2018-2020 yılları arasında TOBB Bursa Eğitim Danışma Kurulu üyeliği yapan Yıldız, 2019-2022 döneminde Bursa Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev aldı.</p>

<p>Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Danışma Kurulu’nda görev yapan Yıldız, 2021 yılında Bursa Eğitim Platformu’nun kuruluşunda yer aldı. Eğitim politikaları üzerine konferans, panel ve çalıştayların düzenlenmesine yönelik çalışmalar yürüttü.</p>

<p>Yıldız ayrıca Basketbol için Dayanışma ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti içerisinde yer aldı ve Türkiye Çevre Eğitim Vakfı dahil çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalışmalar yaptı.</p>

<p>Kariyerinde yeni dönem</p>

<p>Öğretmenlikle başlayan meslek hayatında eğitim yöneticiliği, sivil toplum çalışmaları ve yerel yönetim tecrübesini bir araya getiren Mehmet Yıldız, bundan sonraki görevini Türkiye’nin en büyük yerel yönetimi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde sürdürecek.</p>

<p>İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı olarak görevlendirilen Yıldız’ın yeni dönemde belediyenin kamuoyuyla iletişim faaliyetlerinin yönetiminde görev alması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ibbde-ust-duzey-atama-mehmet-yildiz-yeni-gorevine-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 06:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8182.jpeg" type="image/jpeg" length="46125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalbinizi fark etmeden yoruyor olabilirsiniz: Günlük hayattaki 8 alışkanlığa dikkat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kalbinizi-fark-etmeden-yoruyor-olabilirsiniz-gunluk-hayattaki-8-aliskanliga-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kalbinizi-fark-etmeden-yoruyor-olabilirsiniz-gunluk-hayattaki-8-aliskanliga-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzenli egzersiz yapmak önemli, ancak kalbi korumak bununla bitmiyor. Uzun süre oturmaktan beslenmeye, alkolden tansiyon ve kolesterol takibine kadar günlük alışkanlıklar kalp sağlığını etkileyebiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kalbinizi fark etmeden yoruyor olabilirsiniz: Günlük hayattaki 8 alışkanlığa dikkat</p>

<p>Haftada birkaç gün spor yapıyor, sigara içmiyor ve kendinizi sağlıklı hissediyor olabilirsiniz. Peki günün geri kalanında kaç saat oturuyorsunuz? Tansiyonunuzu en son ne zaman ölçtürdünüz? Kolesterol ve kan şekeri değerlerinizi biliyor musunuz?</p>

<p>Kalp ve damar sağlığı yalnızca spor salonunda geçirilen birkaç saatten ibaret değil. Gün boyunca tekrarlanan küçük alışkanlıklar, yıllar içinde kalp-damar hastalıkları riskini etkileyebiliyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, tütün kullanımı ve zararlı düzeyde alkol tüketimini kalp-damar hastalıklarının başlıca değiştirilebilir risk faktörleri arasında gösteriyor. Bu alışkanlıkların etkileri zamanla yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, kolesterol bozuklukları, fazla kilo ve obezite gibi sorunlarla kendini gösterebiliyor.</p>

<p>Üstelik bazı risk faktörleri uzun süre hiçbir belirti vermeyebiliyor. İnsan kendisini iyi hissederken tansiyonu veya kolesterolü yüksek olabilir.</p>

<p>Bu nedenle kalp sağlığında asıl mesele tek bir “mucize” alışkanlık değil, günlük yaşamın bütünüdür.</p>

<p>1. Spor yapıp günün geri kalanını oturarak geçirmek</p>

<p>Sabah yürüyüşünüzü yaptınız. Akşam spor salonuna da gittiniz. Fakat günün büyük bölümünü masa başında veya koltukta geçiriyorsanız hareket konusu tamamen kapanmış sayılmıyor.</p>

<p>Uzun süreli hareketsiz yaşam ile kalp-damar hastalıkları ve erken ölüm arasında ilişki olduğunu gösteren çok sayıda gözlemsel çalışma bulunuyor. Amerikan Kalp Derneği de uzun süre oturmanın, düzenli egzersiz yapmaktan ayrı değerlendirilmesi gereken bir davranış olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca “Bugün spor yaptım mı?” sorusu değil, “Gün içinde ne kadar hareket ettim?” sorusu da önemli.</p>

<p>Masa başında çalışanların zaman zaman ayağa kalkması, kısa yürüyüşler yapması ve günlük yaşamda hareket fırsatlarını artırması yararlı bir yaklaşım olabilir.</p>

<p>Yetişkinler için genel hedef haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta veya 75 dakika yüksek yoğunlukta fiziksel aktivitedir. Ancak bu hedef, günün geri kalanını tamamen hareketsiz geçirmek için bir karşılık çeki değildir.</p>

<p>2. “Kalp hastalığı için daha çok gencim” diye düşünmek</p>

<p>Kalp-damar hastalıkları ileri yaşlarda daha sık görülse de kalbi etkileyen süreçler yıllar içinde gelişebilir.</p>

<p>Bu nedenle kalp sağlığına yalnızca yaş ilerlediğinde dikkat etmek önemli bir fırsatın kaçırılması anlamına gelebilir.</p>

<p>Sağlıklı beslenme, düzenli hareket, tütün ve nikotinden uzak durma, yeterli uyku, sağlıklı kilonun korunması, tansiyon, kan şekeri ve kan yağlarının kontrolü yaşamın erken dönemlerinden itibaren önem taşır.</p>

<p>Amerikan Kalp Derneği bu yaklaşımı “Life’s Essential 8” adı verilen sekiz temel kalp-damar sağlığı ölçütüyle tanımlıyor.</p>

<p>Başka bir ifadeyle kalp sağlığı 60’lı yaşlarda başlayan bir proje değildir.</p>

<p>3. Alkolün kalbi koruduğunu düşünerek tüketmek</p>

<p>Kalp sağlığı konusunda yıllardır süren en tartışmalı başlıklardan biri alkol.</p>

<p>Bazı eski gözlemsel araştırmalar düşük veya orta miktarda alkol tüketimi ile bazı kalp-damar sonuçları arasında daha düşük risk ilişkisi bildirmişti. Ancak bu çalışmalar, alkolün doğrudan koruyucu olduğunu kanıtlamıyor.</p>

<p>Daha yeni bilimsel değerlendirmeler özellikle yoğun alkol tüketimi ve kısa sürede fazla miktarda alkol alımının yüksek tansiyon, ritim bozuklukları, koroner kalp hastalığı, inme, kalp kası hastalığı ve kalp yetersizliği gibi sorunlarla bağlantılı olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Amerikan Kalp Derneği, kalbi korumak amacıyla alkol kullanmaya başlanmasını önermiyor.</p>

<p>Dolayısıyla “Her gün biraz alkol kalbe iyidir” cümlesi, günümüzde bilimsel kanıtların taşıyabileceğinden daha kesin bir iddiadır.</p>

<p>4. Kalp dostu beslenmeyi tatsız bir diyet sanmak</p>

<p>Kalp sağlığı için beslenme denildiğinde yalnızca haşlanmış sebzelerden oluşan renksiz bir tabak düşünmeye gerek yok.</p>

<p>Bilimsel veriler tek bir yiyecekten çok genel beslenme düzeninin önemli olduğunu gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sebze ve meyvelerin, tam tahılların, kuruyemişlerin, balık ve diğer sağlıklı protein kaynaklarının ağırlıkta olduğu; zeytinyağı gibi doymamış yağ kaynaklarının tercih edildiği beslenme modelleri kalp-damar sağlığı açısından öne çıkıyor.</p>

<p>Buna karşılık fazla tuz, ilave şeker, doymuş ve trans yağlar ile yoğun işlenmiş gıdaların sık tüketilmesi kalp sağlığı açısından olumsuz bir beslenme tablosu oluşturabilir.</p>

<p>Önemli nokta tek bir “kalbi temizleyen” besin aramak değil, sürdürülebilir bir beslenme düzeni kurmaktır.</p>

<p>Bir öğün damarları temizlemez. Bir meyve de kalp hastalığını tek başına önlemez.</p>

<p>5. Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini bilmemek</p>

<p>Kalp-damar hastalıklarının en sinsi taraflarından biri burada ortaya çıkıyor.</p>

<p>Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol uzun süre belirgin yakınmaya yol açmayabilir. Yüksek kan şekeri de bazı kişilerde yıllarca fark edilmeden ilerleyebilir.</p>

<p>Bu nedenle “Kendimi iyi hissediyorum, demek ki değerlerim normal” düşüncesi güvenilir değildir.</p>

<p>Kalp-damar riskinin değerlendirilmesinde özellikle şu başlıklar önem taşır:</p>

<ul>
 <li>Kan basıncı</li>
 <li>LDL ve diğer kan yağları</li>
 <li>Kan şekeri</li>
 <li>Vücut ağırlığı</li>
 <li>Bel çevresi</li>
 <li>Sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımı</li>
 <li>Fiziksel aktivite düzeyi</li>
 <li>Ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü</li>
</ul>

<p>Bu değerlerin hangi sıklıkta kontrol edilmesi gerektiği yaşa, kişinin mevcut hastalıklarına, aile öyküsüne ve önceki ölçümlere göre değişebilir.</p>

<p>6. Bel çevresindeki artışı yalnızca görüntü meselesi sanmak</p>

<p>Tartıdaki rakam önemli olabilir ancak vücuttaki yağın nerede biriktiği de dikkate alınır.</p>

<p>Özellikle karın bölgesinde artan yağlanma; insülin direnci, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve kan yağlarındaki bozukluklar gibi kalp-damar risk faktörleriyle yakından ilişkilidir.</p>

<p>Bu nedenle bel çevresindeki belirgin artışı yalnızca estetik bir mesele olarak değerlendirmemek gerekir.</p>

<p>Bununla birlikte tek başına mezura da kişinin kalp hastalığı riskini belirleyemez. Yaş, cinsiyet, tansiyon, kolesterol, kan şekeri, sigara kullanımı, aile öyküsü ve mevcut hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kilo verilmesi gerekiyorsa çok hızlı ve sürdürülemez yöntemler yerine uzun vadede uygulanabilecek beslenme ve hareket değişiklikleri daha anlamlıdır.</p>

<p>7. Uzun süren çökkünlüğü ve ruhsal sıkıntıları görmezden gelmek</p>

<p>Kalp ile ruh sağlığı birbirinden tamamen bağımsız iki dünya değil.</p>

<p>Depresyon ile kalp-damar hastalıkları arasındaki ilişki uzun süredir araştırılıyor. Depresyon; hareket azalması, sigara kullanımı, uyku bozuklukları, sağlıksız beslenme ve tedaviye uyumun güçleşmesi gibi yollarla kalp sağlığını dolaylı olarak etkileyebilir. Bunun yanında stres yanıtı ve vücuttaki bazı biyolojik süreçlerin de rol oynayabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Ancak bu ilişkiyi “üzüntü kalp hastalığı yapar” gibi basit bir neden-sonuç cümlesine indirgemek doğru değildir.</p>

<p>Haftalar boyunca devam eden çökkünlük, isteksizlik, uyku veya iştah değişiklikleri ve günlük yaşamdan belirgin biçimde uzaklaşma yalnızca irade meselesi değildir. Profesyonel değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Sosyal bağlar da önemlidir. Bilimsel değerlendirmelerde sosyal izolasyon ve yalnızlığın daha kötü kalp ve beyin sağlığı sonuçlarıyla ilişkili olabileceği bildiriliyor. Bununla birlikte bu alandaki kanıtların önemli bölümü gözlemseldir.</p>

<p>8. Pasif sigara dumanını önemsiz görmek</p>

<p>“Ben içmiyorum, yanımdaki içiyor” kalp açısından güvenli bir durum değildir.</p>

<p>Sigara dumanına istem dışı maruz kalmak da kalp ve damar sistemi üzerinde zararlı etkilere sahiptir. Ev, otomobil veya kapalı çalışma alanında sigara içilmesi yalnızca sigara kullanan kişiyi etkilemez.</p>

<p>Bu nedenle kalbi korumak yalnızca aktif sigara kullanımından kaçınmak anlamına gelmez. Pasif dumandan korunmak da önemlidir.</p>

<p>Elektronik sigara ve diğer nikotin ürünlerinin de zararsız olduğu düşünülmemelidir. Kalp sağlığı açısından en güvenli yaklaşım tütün ve nikotin maruziyetinden uzak durmaktır.</p>

<p>Kalp sağlığında 8 temel hedef</p>

<p>Kalp sağlığını onlarca farklı yasak üzerinden düşünmek yerine birkaç temel noktaya odaklanmak daha uygulanabilir olabilir.</p>

<p>Amerikan Kalp Derneği’nin güncel yaklaşımında kalp-damar sağlığı sekiz ana başlık üzerinden ele alınıyor:</p>

<p>Sağlıklı beslenme, yeterli fiziksel aktivite, tütün ve nikotinden uzak durma, yeterli uyku, sağlıklı vücut ağırlığı, kan yağlarının kontrolü, kan şekerinin kontrolü ve kan basıncının kontrolü.</p>

<p>Uyku burada özellikle dikkat çekici. Çoğu yetişkin için gecede yaklaşık 7-9 saat uyku hedefleniyor. Uyku süresi ve kalitesi, kalp sağlığının artık ayrı bir bileşeni olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Her şeyi bir günde değiştirmek gerekmiyor</p>

<p>Kalp sağlığını korumak için yaşamın bir gecede baştan aşağı değiştirilmesi gerekmiyor.</p>

<p>Günün içinde daha fazla hareket etmek, sigara dumanından uzaklaşmak, tabağa daha fazla sebze eklemek, aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, uyku düzenine dikkat etmek ve tansiyon, kolesterol ile kan şekeri değerlerini takip etmek küçük görünse de birlikte değerlendirildiğinde anlamlı adımlardır.</p>

<p>Üstelik risk yalnızca alışkanlıklardan oluşmaz. Yaş, genetik özellikler, aile öyküsü ve bazı hastalıklar değiştirilemeyen risk faktörleridir. Sağlıklı yaşam tarzı riski azaltabilir ancak sıfırlayamaz.</p>

<p>Bu ayrım önemli. Çünkü kalp hastalığı geliştiren herkes “yanlış yaşadığı” için hastalanmış değildir.</p>

<p>Hangi belirtilerde beklenmemeli?</p>

<p>Yaşam tarzı değişiklikleri kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde önemlidir ancak ortaya çıkan acil belirtilerin yerine geçmez.</p>

<p>Yeni başlayan veya şiddetli göğüs ağrısı ya da baskı hissi, belirgin nefes darlığı, bayılma, soğuk terleme ile birlikte göğüs rahatsızlığı veya yüz, kol ya da bacakta ani güçsüzlük ve konuşma bozukluğu gibi belirtiler acil değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Bu tür durumlarda belirtilerin kendiliğinden geçmesini beklemek yerine gecikmeden acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.</p>

<p>Kalp sağlığında en güçlü yaklaşım tek bir mucize besin, takviye veya egzersiz değil; yıllar boyunca sürdürülebilen küçük ama tutarlı alışkanlıkların toplamıdır.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<ol>
 <li>Circulation – Life’s Essential 8: Updating and Enhancing the American Heart Association’s Construct of Cardiovascular Health: A Presidential Advisory From the American Heart Association – Lloyd-Jones DM, Allen NB, Anderson CAM ve çalışma grubu – 2022 – DOI: 10.1161/CIR.0000000000001078</li>
 <li>Circulation – 2021 Dietary Guidance to Improve Cardiovascular Health: A Scientific Statement From the American Heart Association – Lichtenstein AH, Appel LJ, Vadiveloo M ve çalışma grubu – 2021 – DOI: 10.1161/CIR.0000000000001031</li>
 <li>Circulation – Sedentary Behavior and Cardiovascular Morbidity and Mortality: A Science Advisory From the American Heart Association – Young DR, Hivert MF, Alhassan S ve çalışma grubu – 2016 – DOI: 10.1161/CIR.0000000000000440</li>
 <li>Journal of the American Heart Association – Effects of Objective and Perceived Social Isolation on Cardiovascular and Brain Health: A Scientific Statement From the American Heart Association – Cené CW, Beckie TM, Sims M ve çalışma grubu – 2022 – DOI: 10.1161/JAHA.122.026493</li>
 <li>Circulation – Alcohol Use and Cardiovascular Disease: A Scientific Statement From the American Heart Association – Piano MR, Marcus GM ve çalışma grubu – 2025 – DOI: 10.1161/CIR.0000000000001341</li>
 <li>Circulation – Depression and Coronary Heart Disease: Recommendations for Screening, Referral, and Treatment – Lichtman JH, Bigger JT, Blumenthal JA ve çalışma grubu – 2008 – DOI: 10.1161/CIRCULATIONAHA.108.190769</li>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü – Cardiovascular Diseases – Kalp-damar hastalıkları bilgi ve risk faktörleri değerlendirmesi – 2025</li>
 <li>WebMD – Bad Heart Habits – Tıbbi değerlendirme: Zilpah Sheikh – Güncelleme 2025</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kalbinizi-fark-etmeden-yoruyor-olabilirsiniz-gunluk-hayattaki-8-aliskanliga-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 06:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8180.jpeg" type="image/jpeg" length="38965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ferran Torres vers le PSG : accord à 50 millions d’euros avec le Barça]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ferran-torres-vers-le-psg-accord-a-50-millions-deuros-avec-le-barca</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ferran-torres-vers-le-psg-accord-a-50-millions-deuros-avec-le-barca" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Le Paris Saint-Germain se rapproche d’un nouveau renfort offensif majeur. Le club parisien et le FC Barcelone auraient trouvé un accord autour de 50 millions d’euros pour le transfert de Ferran Torres. L’attaquant espagnol est désormais attendu pour les dernières formalités avant la finalisation de l’opération.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Le marché des transferts européen pourrait enregistrer prochainement une nouvelle opération importante. Le Paris Saint-Germain avance vers la signature de Ferran Torres, l’attaquant international espagnol du FC Barcelone.</p>

<p>Selon les dernières informations publiées dans la presse sportive européenne, les deux clubs se sont entendus sur les principales conditions financières du transfert. Le montant de l’opération serait d’environ 50 millions d’euros.</p>

<p>Ferran Torres attendu à Paris</p>

<p>La prochaine étape devrait concerner la visite médicale et les dernières formalités contractuelles.</p>

<p>Ferran Torres est attendu à Paris afin de passer ses examens médicaux avant de finaliser son engagement avec le PSG.</p>

<p>Un contrat de longue durée, qui pourrait porter sur cinq saisons, est évoqué pour l’international espagnol.</p>

<p>Un renfort polyvalent pour l’attaque parisienne</p>

<p>À 26 ans, Ferran Torres présente un profil particulièrement polyvalent.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>L’Espagnol peut évoluer sur les deux ailes mais également dans une position plus axiale. Sa mobilité, ses appels dans la profondeur et sa capacité à attaquer la surface adverse offrent plusieurs possibilités tactiques.</p>

<p>Son arrivée permettrait ainsi au PSG d’élargir considérablement ses solutions offensives pour la nouvelle saison.</p>

<p>Une vente importante pour Barcelone</p>

<p>L’opération représente également un enjeu financier majeur pour le FC Barcelone.</p>

<p>Une indemnité avoisinant les 50 millions d’euros permettrait au club catalan d’améliorer sa marge de manœuvre sur le marché des transferts et dans la gestion de sa masse salariale.</p>

<p>Le départ de Ferran Torres pourrait donc faciliter d’autres opérations du Barça avant la fermeture du mercato.</p>

<p>De Manchester City à Barcelone</p>

<p>Formé en Espagne et révélé sous les couleurs de Valence, Ferran Torres avait ensuite rejoint Manchester City.</p>

<p>Il avait quitté l’Angleterre pour s’engager avec le FC Barcelone en janvier 2022. Depuis son arrivée en Catalogne, l’attaquant espagnol a été utilisé dans plusieurs positions du secteur offensif.</p>

<p>Torres dispose également d’une solide expérience internationale avec la sélection espagnole.</p>

<p>L’annonce officielle désormais attendue</p>

<p>À ce stade, le dossier serait entré dans sa dernière ligne droite.</p>

<p>L’accord entre les clubs est annoncé autour de 50 millions d’euros, mais le transfert ne pourra être considéré comme définitivement conclu qu’après la visite médicale, la signature des documents contractuels et les communiqués officiels des clubs concernés.</p>

<p>Le dossier Ferran Torres dépasse donc désormais le stade de la simple rumeur de mercato : sauf retournement de situation lors des dernières formalités, l’attaquant espagnol se rapproche sérieusement du Paris Saint-Germain.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ferran-torres-vers-le-psg-accord-a-50-millions-deuros-avec-le-barca</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8179.jpeg" type="image/jpeg" length="65901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ın Kristian Thorstvedt transferinde sıcak gelişme: Fiorentina öne geçti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-kristian-thorstvedt-transferinde-sicak-gelisme-fiorentina-one-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-kristian-thorstvedt-transferinde-sicak-gelisme-fiorentina-one-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın orta saha transferi için gündemine aldığı Kristian Thorstvedt konusunda İtalya’dan dikkat çeken bir gelişme geldi. Fiorentina’nın Norveçli futbolcuyla 2031’e kadar sürecek sözleşme konusunda prensip anlaşmasına vardığı öne sürüldü. Sassuolo ile bonservis pazarlığı ise henüz sonuçlanmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş’ın transfer gündeminde yer alan Kristian Thorstvedt için yarış kızıştı. Siyah-beyazlıların orta saha adaylarından biri olarak gösterilen 27 yaşındaki Norveçli futbolcu konusunda Fiorentina’nın önemli mesafe aldığı bildirildi.</p>

<p>İtalya’dan gelen son bilgilere göre Fiorentina, oyuncu cephesindeki görüşmelerini ilerletti. Tarafların 2031 yılına kadar geçerli olacak sözleşmenin şartları konusunda prensip anlaşmasına vardığı ve Thorstvedt’in Floransa ekibine transfer olmaya sıcak baktığı ileri sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fiorentina oyuncuyla anlaştı, Sassuolo ile pazarlık sürüyor</p>

<p>Transferin önündeki asıl engelin ise bonservis pazarlığı olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Thorstvedt’in formasını giydiği Sassuolo ile Fiorentina arasında henüz nihai anlaşma sağlanmadı. İtalyan kulübünün Norveçli orta saha için yaklaşık 12 milyon euro seviyesinde bir bonservis beklentisinin bulunduğu aktarılıyor.</p>

<p>Fiorentina’nın oyuncu cephesinde avantaj elde etmesine rağmen Sassuolo ile anlaşamaması, transfer dosyasının henüz tamamen kapanmadığını gösteriyor.</p>

<p>Beşiktaş için yarış zorlaştı</p>

<p>Beşiktaş cephesinden Thorstvedt konusunda resmi bir açıklama yapılmış değil. Ancak Norveçli futbolcunun siyah-beyazlıların orta saha yapılanması kapsamında takip edilen isimler arasında bulunduğu bir süredir gündemdeydi.</p>

<p>İtalya’dan gelen son haber ise transfer yarışındaki dengeleri değiştirebilecek nitelikte.</p>

<p>Fiorentina’nın oyuncuyla kişisel şartlarda anlaşmaya yaklaşması, Beşiktaş açısından rekabeti zorlaştırırken gözler şimdi Sassuolo’nun vereceği karara çevrildi.</p>

<p>Bonservis konusunda Fiorentina ile Sassuolo arasında anlaşma sağlanamaması halinde transfer yarışının yeniden şekillenmesi mümkün görünüyor.</p>

<p>Kristian Thorstvedt kimdir?</p>

<p>13 Mart 1999 doğumlu Kristian Thorstvedt, orta sahanın merkezinde ve hücuma dönük bölgelerinde görev yapabiliyor.</p>

<p>Norveçli futbolcu kariyerinde Viking ve Genk formalarının ardından İtalya’ya geçerek Sassuolo’ya transfer oldu. Fizik gücü, ceza sahasına yaptığı koşular ve orta sahadan skor katkısı verebilmesiyle öne çıkan Thorstvedt, Norveç Milli Takımı’nda da görev yapıyor.</p>

<p>Transfer dosyasındaki belirleyici aşamanın bundan sonra Fiorentina ile Sassuolo arasındaki bonservis görüşmeleri olması bekleniyor.</p>

<p>Kaynaklar:<br />
ViolaNews<br />
Tuttomercatoweb</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasin-kristian-thorstvedt-transferinde-sicak-gelisme-fiorentina-one-gecti</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 05:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8178-1.jpeg" type="image/jpeg" length="11469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[JAMA araştırması: Gebelikte sağlıklı beslenme ile otizm tanısı arasında dikkat çeken ilişki]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/jama-arastirmasi-gebelikte-saglikli-beslenme-ile-otizm-tanisi-arasinda-dikkat-ceken-iliski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/jama-arastirmasi-gebelikte-saglikli-beslenme-ile-otizm-tanisi-arasinda-dikkat-ceken-iliski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[JAMA Network Open’da yayımlanan, yaklaşık 96 bin anne-çocuk verisini kapsayan geniş araştırmada, gebelik döneminde sağlıklı beslenme düzenine yüksek uyum gösteren annelerin çocuklarında otizm tanısı olasılığının yüzde 22 daha düşük olduğu görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmacılar ise bunun neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmediğinin özellikle altını çiziyor.</p>

<p>Gebelik dönemindeki beslenmenin çocuğun ilerleyen yıllardaki nörogelişimiyle ilişkili olabileceğine dair dikkat çekici bulgular elde edildi.</p>

<p>JAMA Network Open’da yayımlanan geniş kapsamlı kohort araştırmasında, gebelik sırasında meyve, sebze, balık, kuruyemiş ve tam tahıllardan zengin bir beslenme düzenini daha fazla benimseyen annelerin çocuklarında otizm tanısı alma olasılığının daha düşük olduğu belirlendi.</p>

<p>Araştırmanın en önemli yanı ise örneklem büyüklüğü. Çalışmada Norveç ve İngiltere’den iki büyük doğum kohortunun verileri değerlendirildi. Norveç Anne, Baba ve Çocuk Kohortu’nda 84 bin 548, İngiltere’deki ALSPAC kohortunda ise 11 bin 760 gebelik incelendi.</p>

<p>Otizm tanısı olasılığı yüzde 22 daha düşük bulundu</p>

<p>Araştırmacılar gebelikteki beslenme biçimini düşük, orta ve yüksek düzeyde sağlıklı beslenmeye uyum şeklinde gruplandırdı.</p>

<p>Yaş, eğitim düzeyi, gebelik öncesi vücut kitle indeksi, sigara ve alkol kullanımı, depresyon öyküsü, multivitamin kullanımı, diyabet ve hipertansiyon gibi sonuçları etkileyebilecek çok sayıda faktör hesaba katıldı.</p>

<p>Düzeltilmiş analizlerde, sağlıklı beslenme düzenine en yüksek düzeyde uyan annelerin çocuklarında otizm tanısı olasılığının, uyumu düşük olan gruba göre yüzde 22 daha düşük olduğu görüldü.</p>

<p>Araştırmada ayrıca çocukların sosyal iletişim becerileriyle ilgili dikkat çekici sonuçlar elde edildi.</p>

<p>Sağlıklı beslenmeye yüksek uyum, Norveç kohortunda 3 yaşındaki çocuklarda sosyal iletişim güçlüğü olasılığının yaklaşık yüzde 24 daha düşük olmasıyla ilişkilendirildi. İngiltere kohortunda ise yaklaşık 8 yaşındaki çocuklarda sosyal iletişim güçlüğü olasılığının yüzde 26 daha düşük olduğu hesaplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşılık otizmle ilişkili diğer özelliklerde, özellikle kısıtlı ve tekrarlayıcı davranışlar açısından sonuçlar tutarlı değildi.</p>

<p>Araştırmadaki “sağlıklı beslenme” ne anlama geliyor?</p>

<p>Çalışmada sağlıklı beslenme tek bir yiyecek, vitamin ya da takviye üzerinden tanımlanmadı.</p>

<p>Sağlıklı beslenme modeli genel olarak daha fazla:</p>

<ul>
 <li>Meyve</li>
 <li>Sebze</li>
 <li>Balık</li>
 <li>Kuruyemiş</li>
 <li>Tam tahıllı gıda</li>
</ul>

<p>tüketimiyle karakterize edildi.</p>

<p>Buna karşılık kırmızı ve işlenmiş et, şekerli içecekler, yağ oranı yüksek yiyecekler ve rafine karbonhidratların daha düşük tüketilmesi bu beslenme modelinin diğer tarafını oluşturdu.</p>

<p>Bu nokta önemli. Araştırma, belirli bir besinin ya da takviyenin otizme karşı koruyucu olduğunu göstermiyor. Bulgular, gebelik boyunca sürdürülen genel beslenme örüntüsüyle ilgili.</p>

<p>“Sağlıklı beslenme otizmi önlüyor” demek doğru değil</p>

<p>Çalışmanın sonuçlarını yorumlarken en kritik ayrım burada ortaya çıkıyor.</p>

<p>Araştırma gözlemsel bir kohort çalışması. Dolayısıyla sağlıklı beslenmenin çocuklarda otizmi doğrudan önlediği veya sağlıksız beslenmenin otizme neden olduğu sonucuna varılamaz.</p>

<p>Araştırmacılar da gözlenen ilişkinin nedensel olup olmadığının henüz bilinmediğini açık biçimde belirtiyor.</p>

<p>Otizm; genetik yapı, biyolojik süreçler ve çevresel faktörlerin karmaşık biçimde etkileşime girdiği nörogelişimsel bir durum. Tek bir yiyecek, beslenme şekli veya gebelik dönemindeki tek bir davranışla açıklanması bilimsel olarak mümkün değil.</p>

<p>Çalışmada beslenme bilgilerinin katılımcıların kendi bildirimlerine dayanması, gebelikte beslenmenin yalnızca belirli bir dönemde değerlendirilmesi ve ölçülemeyen başka faktörlerin sonuçları etkileme ihtimali de araştırmanın sınırlılıkları arasında gösterildi.</p>

<p>Yaklaşık 96 bin gebelikten gelen güçlü veri</p>

<p>Çalışmanın güçlü taraflarından biri iki farklı ülkedeki büyük, ileriye dönük doğum kohortlarının kullanılması.</p>

<p>Norveç grubundaki çocukların otizm tanıları ulusal hasta kayıtları üzerinden takip edildi. Çocukların sosyal iletişim özellikleri ise farklı yaşlarda kullanılan değerlendirme araçlarıyla incelendi.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca sonuçları etkileyebilecek çok sayıda değişken için istatistiksel düzeltme yaptı ve farklı analizlerle bulguların ne ölçüde değiştiğini değerlendirdi.</p>

<p>Buna rağmen araştırmanın yazarları temkinli. Bulguların başka çalışmalarla doğrulanması ve gebelikte beslenmeyle nörogelişim arasındaki ilişkinin farklı araştırma yöntemleri kullanılarak incelenmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Gebelikte sağlıklı beslenmenin önemi yine güçleniyor</p>

<p>Araştırma, gebelikte dengeli ve çeşitli beslenmenin anne ve bebek sağlığı açısından zaten bilinen önemine yeni bir araştırma alanı daha ekliyor.</p>

<p>Ancak elde edilen veriler hamile kadınlarda kaygıya veya suçluluk duygusuna yol açacak şekilde yorumlanmamalı. Çalışma, annenin beslenme tercihlerinin tek başına çocuğun otizm geliştirip geliştirmeyeceğini belirlediğini göstermiyor.</p>

<p>Bilimsel olarak söylenebilecek en doğru ifade şu:</p>

<p>Gebelikte sağlıklı bir beslenme düzenine daha yüksek uyum, araştırılan büyük kohortlardan birinde çocuklarda daha düşük otizm tanısı olasılığı ve iki kohortta bazı sosyal iletişim güçlüklerinin daha düşük görülmesiyle ilişkili bulundu. Bu ilişkinin nedensel olup olmadığı ise henüz bilinmiyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>JAMA Network Open<br />
Friel C, Leyland AH, Anderson JJ ve arkadaşları<br />
Healthy Prenatal Dietary Pattern and Offspring Autism<br />
JAMA Network Open. 2024;7(7):e2422815.<br />
DOI: 10.1001/</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔬 Bilim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/jama-arastirmasi-gebelikte-saglikli-beslenme-ile-otizm-tanisi-arasinda-dikkat-ceken-iliski</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 02:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8177.jpeg" type="image/jpeg" length="13790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TSK’da geniş kapsamlı atama: Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinde generallerin yeni görevleri belli oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tskda-genis-kapsamli-atama-kara-deniz-ve-hava-kuvvetlerinde-generallerin-yeni-gorevleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tskda-genis-kapsamli-atama-kara-deniz-ve-hava-kuvvetlerinde-generallerin-yeni-gorevleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesinde kapsamlı görev değişiklikleri yapıldı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına ilişkin general ve amiral atama listelerinde çok sayıda üst rütbeli komutanın yeni görev yeri belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atama listelerinde ordu ve kolordu komutanlıklarından Genelkurmay Başkanlığı karargâhına, kuvvet komutanlıklarından eğitim birliklerine kadar kritik görev değişiklikleri dikkat çekti.</p>

<p>Kara Kuvvetleri’nde korgeneral atamaları</p>

<p>Kara Kuvvetleri Komutanlığı General Atama Listesi’ne göre korgeneral düzeyindeki atamalar şöyle:</p>

<p>Korgeneral Zorlu Topaloğlu, Malatya’daki 2’nci Ordu Komutanlığından İzmir’deki Ege Ordu Komutanlığına atandı.</p>

<p>Korgeneral Gültekin Yaralı, Ankara’daki Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığından Malatya’daki 2’nci Ordu Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Korgeneral Sebahattin Kılınç, KKTC’deki Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığından Genelkurmay Başkanlığı emrine atandı.</p>

<p>Korgeneral Tuncay Altuğ, Erzurum’daki 9’uncu Kolordu Komutanlığından Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Korgeneral Ahmet Kurumahmut, Ankara’daki 4’üncü Kolordu Komutanlığından Adana’daki 6’ncı Kolordu Komutanlığına atandı.</p>

<p>Korgeneral Burhan Aktaş, Milli Savunma Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevinden Erzincan’daki 3’üncü Ordu Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Korgeneral Ertan İnaltekin, Diyarbakır’daki 7’nci Kolordu Komutanlığından KKTC’deki Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığına atandı.</p>

<p>Korgeneral Alparslan Kılınç, İstanbul’daki Personel Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığından Gelibolu’daki 2’nci Kolordu Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Kara Kuvvetleri’nde tümgeneral düzeyindeki dikkat çeken değişiklikler</p>

<p>Tümgeneral Emre Tayanç, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Eğitim Tümen Komutanlığından Ankara’daki 4’üncü Kolordu Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Davut Alâ, Samsun’daki Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığından Çorlu’daki 5’inci Kolordu Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral Fethi Oltulu, Hatay’daki 8’inci Hudut Komutanlığından Samsun’daki Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Mehmet Özeren, Gelibolu’daki 2’nci Kolordu Komutanlığından Genelkurmay Başkanlığı emrine alındı.</p>

<p>Tümgeneral Özkan Ulutaş, Genelkurmay Başkanlığı emrinden Erzincan’daki 3’üncü Ordu Kurmay Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Mehmet Cafer Aksoytürk, Çorlu’daki 5’inci Kolordu Komutanlığından Milli Savunma Üniversitesi Rektör Yardımcılığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral Mücahit Zorlutuna, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Kurmay Başkanlığından İzmir’deki İstihkâm Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Hakan Tunç, İstanbul’daki 52’nci Motorlu Piyade Tümen Komutanlığından Şırnak’taki 23’üncü Piyade Tümen Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral İlker Görgülü, KKTC’deki Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığından 28’inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Mustafa Köksal, Diyarbakır’daki 7’nci Kolordu Komutan Yardımcılığı görevinden Yüksekova’daki 3’üncü Piyade Tümen Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral Ferat Vural, Yüksekova’daki 3’üncü Piyade Tümen Komutanlığından İstanbul’daki Personel Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Ahmet Gülmüş, Elbeyli/Kilis’teki görevinden Genelkurmay Başkanlığı emrine alındı.</p>

<p>Tümgeneral Rıfat Dönel, Şırnak’taki 23’üncü Piyade Tümen Komutanlığından Kara Kuvvetleri Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral İlhan İstanbullu, Ankara’daki Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığından Elbeyli/Kilis’teki birlik komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Aydın Kılıç, Malatya’daki 2’nci Ordu Kurmay Başkanlığından Diyarbakır’daki 7’nci Kolordu Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral Gökhan Çelik, İzmir’deki Ege Ordu Kurmay Başkanlığından Malatya’daki 2’nci Ordu Kurmay Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Cem Kamil Sağcan, İstanbul’daki 1’inci Ordu Kurmay Başkanlığından Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Kurmay Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral İlker Ertuğrul, KKTC’deki 28’inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığından Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Eğitim Tümen Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Osman Akyıldız, Genelkurmay Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığından Erzurum’daki 9’uncu Kolordu Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral Şükrü Bilir, Genelkurmay Cari Harekât Daire Başkanlığından KKTC’deki Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Mustafa Büyükköroğlu, Çukurca/Hakkâri’deki 2’nci Hudut Tugay Komutanlığından İstanbul’daki 1’inci Ordu Kurmay Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral İsmail Özcan, Özel Kuvvetler Komutanlığı Kurmay Başkanlığından Genelkurmay İstihbarat Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Şener Kopal, Kara Kuvvetleri Personel ve Harekât Başkanlığından Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Enstitüsü Müdürlüğüne getirildi.</p>

<p>Tümgeneral Ahmet Aşık, Eğirdir/Isparta’daki Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığındaki görevini sürdürecek.</p>

<p>Kara Kuvvetleri’nde tuğgeneral atamaları</p>

<p>Listede tuğgeneral seviyesinde de geniş çaplı bir rotasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Erhan Yeşil, Bingöl’deki 49’uncu Komando Tugay Komutanlığından İzmir’deki Ege Ordu Kurmay Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Barış Türkeş, İstanbul’daki 1’inci Ordu Harekât Kurmay Yarbaşkanlığı görevinden MSÜ Harp Enstitüleri Müdürlüğüne getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Mustafa Kamancı, Ankara’daki Kara Kuvvetleri Genel Sekreterliği görevinden Bingöl’deki 49’uncu Komando Tugay Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, Mardin’deki 70’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından Genelkurmay Genel Sekreterliğine getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Bülent Tarhan, İskenderun/Hatay’daki 39’uncu Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından Edremit/Balıkesir’deki 19’uncu Komando Tugay Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Mesut Koçak, Kayseri’deki 1’inci Komando Tugay Komutanlığından Çankırı’daki 28’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Erdoğan Çetin, Genelkurmay Eğitim Daire Başkanlığından Genelkurmay Personel ve Harekât Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Ümit Çelik, 6’ncı Hudut Tugay Komutanlığından Kara Kuvvetleri Personel ve Harekât Daire Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Serkan Aydın, Genelkurmay Başkanlığı emrinden Midyat/Mardin’deki 14’üncü Komando Tugay Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Mustafa Öztürk, Doğubayazıt/Ağrı’daki 1’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından İstanbul’daki 1’inci Ordu Harekât Kurmay Yarbaşkanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Kadir Çelik, Genelkurmay Strateji Daire Başkanlığından Kars’taki 14’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Tahir Ekin, Tatvan/Bitlis’teki 10’uncu Komando Tugay Komutanlığından Genelkurmay Başkanlığı emrine alındı.</p>

<p>Tuğgeneral Haluk Erdem, Gelibolu/Çanakkale’deki 18’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından Şanlıurfa’daki 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Tarık Çetin, Derekcik/Hakkâri’deki 1’inci Hudut Tugay Komutanlığından Kara Kuvvetleri Personel ve Yönetim Daire Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Mert Önen, Diyarbakır’daki 16’ncı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından Gelibolu’daki 18’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Bülent Barış Sarp, Keşan/Edirne’deki 9’uncu Hudut Tugay Komutanlığından Kara Kuvvetleri Eğitim ve Değerlendirme Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Cavit Tütüncü, Iğdır’daki 5’inci Hudut Tugay Komutanlığından Kara Kuvvetleri Eğitim Müşavirliği Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Mehmet Coşar, Siirt’teki 7’nci Komando Tugay Komutanlığından Sivas’taki 5’inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Nail Türe, Kars’taki 14’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından Genelkurmay Başkanlığı emrine alındı.</p>

<p>Tuğgeneral Nejat Şimşek, Genelkurmay Başkanlığı emrinden Başakşehir/İstanbul’daki 47’nci Komando Tugay Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Ahmet Fatih Oğuz, Genelkurmay Personel Başkanlığından Genelkurmay Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Sertaç Öztürk, Kara Kuvvetleri Eğitim Tugayındaki görevinden Kara Kuvvetleri Araştırma Merkezi Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Halil Bulut, İzmir’deki İstihkâm Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığından Milli Savunma Bakanlığı Milli Mayın Faaliyet Merkezi Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Numan Kıral, İzmir’deki Ege Ordu İdari Kurmay Yarbaşkanlığından Afyonkarahisar’daki Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığına bağlı göreve getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Erkan Bülbül, Çerkezköy/Tekirdağ’daki 3’üncü Zırhlı Tugay Komutanlığından Genelkurmay Başkanlığı emrine atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tuğgeneral Mahmut Sert, Kahramanmaraş’taki 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığından Edirne’deki 54’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Ersin Özalp, Kilis’teki 11’inci Hudut Tugay Komutanlığından Çukurca/Hakkâri’deki 2’nci Hudut Tugay Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Hasan Çelikcan, Ankara’daki 1’inci Özel Kuvvetler Tugay Komutanlığından Özel Kuvvetler Komutanlığı Kurmay Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Yaşar Karaoğlu, Bozüyük/Bilecik’teki 51’inci Komando Tugay Komutanlığından Söke/Aydın’daki 51’inci Komando Tugay Komutanlığı görevine atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Abdullah Karakoç, Ankara’daki MSB NATO ve AB görevinden Denizli’deki 11’inci Komando Tugay Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Cumhur Yazgan, Çankırı’daki 28’inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından Derecik/Hakkâri’deki 1’inci Hudut Tugay Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Ayhan Tüten, Kara Kuvvetleri Personel ve Harekât Daire Başkanlığından İskenderun/Hatay’daki 39’uncu Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Atama listesinde ayrıca Harun Aydoğdu, Şenol Varol, Mustafa Bülent Baykal, Hasan Atasoy, Ali Karakaş, Murat Temur, Ertan Binay, Mehmet Ali Yağız, Mehmet Savcı, Mehmet Serhat Gündoğan, Halil Özçay, Hakan Kutlu, Günal Budak, Mustafa Volkan Esen, Cumhur Pıçakçı ve Uğur Özyurt için de yeni görevler belirlendi.</p>

<p>Kara Kuvvetleri listesinin devamında Hakan Kan, Ayran Ocak, Sedat Öztürk, Kürşad Cihan Erce, Çetin Kaya, Vedat Er, İsmail Cengiz Ersöz, Enver Kılınç, Ahmet Aydın, Fuat Dönmez, Kenan Koç, Haşim Bildiş, Ersin Yaman, Şengizer Şimşek, Hüseyin Erhan Öztek ve Orhan Demirel de yeni görevlere atandı.</p>

<p>Listenin son bölümünde ise Kubilay Karadeniz, Armağan Özel, Mustafa Cem Tokeşer, Şefa Koruk, Alper Önem Çevlek, Metin Durmaz, Barış Karaca, Cerrah Kemal Dokumacı, Ahmet Durgut, Ferit Yüksel ve Metin Çekmegel için görev değişiklikleri yer aldı.</p>

<p>Deniz Kuvvetleri’nde amiral ve tuğamiral atamaları</p>

<p>Deniz Kuvvetleri Komutanlığında da komuta kademesini ilgilendiren önemli değişiklikler yapıldı.</p>

<p>Koramiral Mustafa Kaya, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığından Donanma Komutan Yardımcılığına atandı.</p>

<p>Koramiral Rafet Oktar, Güney Deniz Saha Komutanlığından Amfibi Kolordu Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Koramiral Ramazan Özgül, Deniz Harp Okulu Komutanlığından Kuzey Deniz Saha Komutanlığına atandı.</p>

<p>Koramiral Erhan Aydın, Milli Savunma Üniversitesi Rektör Yardımcılığından Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tümamiral Mehmet Baybars Küçükatay, Harp Filosu Komutanlığından Güney Deniz Saha Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümamiral İsmail Güldoğan, MSB Savunma ve Güvenlik Genel Müdür Yardımcılığından Genelkurmay Genel Plan ve Prensipler Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tümamiral Mehmet Emre Sezenler, Deniz Kuvvetleri Harekât Başkanlığından Milli Savunma Üniversitesi Rektör Yardımcılığına atandı.</p>

<p>Tümamiral Aziz Akgül, Kuzey Deniz Saha Komutanlığından Deniz Kuvvetleri Personel Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tümamiral Timur Yılmaz, Denizaltı Filosu Komutanlığından Deniz Kuvvetleri Lojistik Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tümamiral Erhan Akyürek, Genelkurmay Planlama Daire Başkanlığından MSB Savunma ve Güvenlik Genel Müdür Yardımcılığına getirildi.</p>

<p>Tümamiral Yücel Darcan, Deniz Kuvvetleri Personel Başkanlığından Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümamiral Eren Günay, Sualtı Harp ve Kurtarma Komutanlığından aynı göreve intibaken atandı.</p>

<p>Tümamiral Kenan Kaan Türkkan, Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanlığından Harp Filosu Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Deniz Kuvvetleri listesinin tuğamiral bölümünde Koray Vural, Salim Kalender, Erhan Gezginci, Soner Kazankaya, Onur Kapçaklı, Rüştü Sezer, Ahmet İşçi, Ahmet Öztursucu, Osman Çevik, Emin Yılmaz, Birol Orak, Alper Doğukanlı, Cenk Taşlı, İlyas Ergil, Çağlar Mert Erk, Burak Köpük, Göksel Ercenk, Burak Törköz, Adil Tüfekçi, Güvenç Uysal, Volkan Kıvan, Emre Ahmet İnal, Arif Özay, Umut Turhan ve İzzet Emre Afacan için de yeni görevler belirlendi.</p>

<p>Hava Kuvvetleri’nde kritik görev değişiklikleri</p>

<p>Hava Kuvvetleri Komutanlığı General Atama Listesi’nde orgeneral, korgeneral, tümgeneral ve tuğgeneral seviyesinde değişiklikler yer aldı.</p>

<p>Orgeneral Erdoğan Gür, Hava Eğitim Komutanlığından Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığına atandı.</p>

<p>Korgeneral Yaşar Kadıoğlu, Hava Kuvvetleri Değerlendirme ve Denetleme Başkanlığından Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Korgeneral Ergin Dinç, Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanlığından Güzelyalı/İzmir’deki Hava Eğitim Komutanlığına atandı.</p>

<p>Korgeneral Kemal Turan, Brüksel/Belçika’daki Türk Askerî Temsil Heyeti Başkanlığındaki görevini intibaken sürdürecek.</p>

<p>Tümgeneral Kadircan Kottaş, Hava Kuvvetleri Savunma Planlama ve Proje Yönetim Başkanlığından Hava Kuvvetleri Değerlendirme ve Denetleme Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Ertunç Ertuğrul, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığından Eskişehir’deki Hava Savunma Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral Ertan Uzun, Hava Kuvvetleri Harekât Başkanlığından Eskişehir’de Muharip Hava Kuvveti Komutan Yardımcılığı görevine atandı.</p>

<p>Tümgeneral Vedat Öncel, Hava Harp Okulu Komutanlığından Çiğli/İzmir’deki 2’nci Ana Jet Üs ve Uçuş Eğitim Okulu Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tümgeneral Serkan Gökhan Can, Hava Kuvvetleri Komuta Harekât Planlama ve Yönetim Merkezi görevinden Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Cihangir Kemal Yüzçelik, Çiğli’deki 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığından İstanbul Yeşilyurt’taki Hava Harp Okulu Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Erol Gökmen, Ankara’daki Hava Kuvvetleri Komuta Muhabere Destek Başkanlığından Eskişehir’deki 1’inci Ana Jet Üs Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Hüseyin Seçkin Sevenç, Eskişehir’deki 1’inci Ana Jet Üs Komutanlığından Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı Kurmay Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Serkan Şener, Hava Kuvvetleri Komuta ve Kontrol Değerlendirme ve Denetleme Başkanlığından Hava Kuvvetleri Değerlendirme ve Denetleme Daire Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Halil Uğur Serin, Merzifon/Amasya’daki 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığından Dalaman/Muğla’daki 16’ncı Ana Jet Üs Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Serkan Erişir, Güzelyalı/İzmir’deki Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanlığından Batman’daki 14’üncü İnsansız Uçak Sistemleri Üs Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Volkan Ersun Acar, Kayseri’deki görevinden Hava Kuvvetleri Lojistik Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Ramazan Toper, MSB Yönetim Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığından Etimesgut/Ankara’daki Hava Lojistik Komutanlığı Kurmay Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Orhun Atasever, Ankara’daki Hava Kuvvetleri Personel ve Harekât Daire Başkanlığından Bandırma/Balıkesir’deki 6’ncı Ana Jet Üs Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Bülent Çankaya, Hava Kuvvetleri MEBS Başkanlığından Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı Elektronik Harp Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Ali Özdilim, Etimesgut/Ankara’daki Hava Lojistik Komutanlığı Kurmay Başkanlığından Eskişehir’deki Hava Savunma Komutanlığı Kurmay Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Türker Altınışık, Konya’daki 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığından Hava Kuvvetleri Personel Harekât Daire Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Şükrü Yılmaz, Ankara’daki görevinden Hava Kuvvetleri Komuta Muhabere Destek Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Metin Admaner, İstanbul’daki Hava Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanlığından Eskişehir’deki bilim ve eğitim görevine atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Baha Pakkan, MSÜ Hava Harp Enstitüsü Müdür Yardımcılığından Hava Harp Enstitüsü Müdürlüğüne getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Önder Can, MSB Plan Prensipler ve Koordinasyon Başkanlığından Hava Kuvvetleri Strateji ve Plan Koordinasyon Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Zeki Arslan, Hava Kuvvetleri Harekât Eğitim Denetleme ve Standardizasyon görevinden Genelkurmay Harekât Başkan Yardımcılığına getirildi.</p>

<p>Alper Gezeravcı’ya yeni görev</p>

<p>Hava Kuvvetleri listesindeki dikkat çekici isimlerden biri Türkiye’nin ilk astronotu Tuğgeneral Alper Gezeravcı oldu.</p>

<p>Gezeravcı, Hava Kuvvetleri Personel Yönetim Daire Başkanlığı Uzay Sistemleri Proje Yönetim Şube Müdürlüğündeki görevinden Merzifon/Amasya’daki 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığına atandı.</p>

<p>Listede ayrıca Tuğgeneral Akif Ersan Kıvılcım Hava Eğitim Komutanlığı Harekât Eğitim Başkanlığından Genelkurmay Uluslararası Daire Başkanlığına, Tuğgeneral Özlem Karapınar Çiğli’deki görevinden Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanlığına, Tuğgeneral Serkan Coşar Çiğli’deki görevinden Hava Kuvvetleri Eğitim Daire Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Keskin Şenel, Erkilet/Kayseri’deki 12’nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığındaki görevini sürdürürken; Tuğgeneral Taşkın Dakkur Ankara’daki görevinden Hava Kuvvetleri Hava Savunma ve Komuta Kontrol Daire Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Bora Çakıroğlu, Hava Kuvvetleri Hava ve Uzay Gücü Geliştirme Merkezi Komutanlığından Genelkurmay Komuta Kontrol ve Hava Füze Savunma Daire Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Alper Gökdere, Hava Kuvvetleri Sistem Daire Başkanlığından Kayseri’deki 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğüne getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Sadık Tuncel, Özdere/İzmir’deki görevinden Hava Kuvvetleri Personel ve Yönetim Daire Başkanlığına atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Fatih Pala, Hava Sınıf Okulları Komutanlığı MEBS Okul Öğretmenliğinden Hava Kuvvetleri MEBS Başkanlığına getirildi.</p>

<p>Tuğgeneral Ercan Bekmez, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Güvenlik İşleri Genel Müdür Yardımcılığı görevine intibaken atandı.</p>

<p>Tuğgeneral Levent Ak ise MSB Uluslararası Antlaşmalar Daire Başkanlığındaki görevine intibaken devam edecek.</p>

<p>TSK’nın komuta yapısında kapsamlı değişim</p>

<p>Atamalarla birlikte Kara Kuvvetleri’nde ordu, kolordu, tümen ve tugay seviyesinde; Deniz Kuvvetleri’nde saha, filo ve karargâh seviyesinde; Hava Kuvvetleri’nde ise ana jet üsleri, eğitim, harekât, lojistik ve karargâh birimlerinde kapsamlı bir görev değişimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Özellikle 2’nci Ordu, Ege Ordu, 3’üncü Ordu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri, Donanma, Kuzey ve Güney Deniz Saha komutanlıkları ile Muharip Hava Kuvveti Komutanlığına yönelik değişiklikler yeni komuta yapılanmasının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tskda-genis-kapsamli-atama-kara-deniz-ve-hava-kuvvetlerinde-generallerin-yeni-gorevleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 01:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="40602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda üst düzey atamalar: 6 amiralin yeni görevi belli oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sahil-guvenlik-komutanliginda-ust-duzey-atamalar-6-amiralin-yeni-gorevi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sahil-guvenlik-komutanliginda-ust-duzey-atamalar-6-amiralin-yeni-gorevi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda üst düzey atamalar gerçekleştirildi. Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/231 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 6 amiralin yeni görev yerleri belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan atama kararıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın üst yönetim kademelerinde önemli görev değişikliklerine gidildi.</p>

<p>14 Ağustos 2026 tarihli 2026/231 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında, Sahil Güvenlik Komutanlığına mensup 6 amiral yeni görevlere atandı.</p>

<p>Atamalar, 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticilerinin Atanmalarına İlişkin Usûl ve Esaslar ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 11’inci maddesi gereğince gerçekleştirildi.</p>

<p>Koramiral Cengiz Fitoz görevine devam edecek</p>

<p>Sahil Güvenlik Komutan Yardımcısı olarak görev yapan Koramiral Cengiz Fitoz, aynı göreve yeniden atanarak görevine devam etti.</p>

<p>Kararda Fitoz’un yeni görevi Sahil Güvenlik Komutan Yardımcısı (İntibak) olarak belirtildi.</p>

<p>Tümamiral Ahmet Bahadır Eğitim ve Öğretim Komutanlığına</p>

<p>Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Tümamiral Ahmet Bahadır, Sahil Güvenlik Eğitim ve Öğretim Komutanlığı görevine atandı.</p>

<p>Bahadır’ın Karadeniz Bölge Komutanlığı görevinden ayrılmasıyla bu göreve de yeni bir isim getirildi.</p>

<p>Tümamiral Gürkan Erken’e yeni görev</p>

<p>Sahil Güvenlik Eğitim ve Öğretim Komutanı olarak görev yapan Tümamiral Gürkan Erken, Sahil Güvenlik Komutanlığı Denetleme, Teftiş ve Tetkik Başkanlığı görevine atandı.</p>

<p>Böylece Eğitim ve Öğretim Komutanlığındaki görev değişimi iki üst düzey atamayla şekillenmiş oldu.</p>

<p>Karadeniz Bölge Komutanlığına Tümamiral Gökmen Gücüyen</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı Tümamiral Gökmen Gücüyen, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı görevine getirildi.</p>

<p>Gücüyen, yeni görevi kapsamında Sahil Güvenlik Komutanlığının Karadeniz bölgesindeki faaliyetlerinden sorumlu olacak.</p>

<p>Akdeniz Bölge Komutanlığına Tümamiral Alpaslan Baysal</p>

<p>Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekât Başkanı Tümamiral Alpaslan Baysal, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığına atandı.</p>

<p>Baysal, Tümamiral Gökmen Gücüyen’den boşalan Akdeniz Bölge Komutanlığı görevini üstlenecek.</p>

<p>Harekât Başkanlığına Tümamiral Önder Göksel</p>

<p>Sahil Güvenlik Komutanlığı İstihbarat Başkanı Tümamiral Önder Göksel ise Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekât Başkanlığı görevine getirildi.</p>

<p>Göksel böylece Tümamiral Alpaslan Baysal’ın Akdeniz Bölge Komutanlığına atanmasının ardından Harekât Başkanlığı görevini devralacak.</p>

<p>Sahil Güvenlik’te yeni görev dağılımı</p>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan atamalar şöyle:</p>

<ul>
 <li>Koramiral Cengiz Fitoz: Sahil Güvenlik Komutan Yardımcısı → Sahil Güvenlik Komutan Yardımcısı (İntibak)</li>
 <li>Tümamiral Ahmet Bahadır: Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı → Sahil Güvenlik Eğitim ve Öğretim Komutanı</li>
 <li>Tümamiral Gürkan Erken: Sahil Güvenlik Eğitim ve Öğretim Komutanı → Sahil Güvenlik Komutanlığı Denetleme, Teftiş ve Tetkik Başkanı</li>
 <li>Tümamiral Gökmen Gücüyen: Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı → Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı</li>
 <li>Tümamiral Alpaslan Baysal: Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekât Başkanı → Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı</li>
 <li>Tümamiral Önder Göksel: Sahil Güvenlik Komutanlığı İstihbarat Başkanı → Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekât Başkanı</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sahil-guvenlik-komutanliginda-ust-duzey-atamalar-6-amiralin-yeni-gorevi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 01:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="87481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda iki kritik terfi: Cengiz Fitoz ve Önder Göksel’in yeni rütbeleri belli oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sahil-guvenlik-komutanliginda-iki-kritik-terfi-cengiz-fitoz-ve-onder-gokselin-yeni-rutbeleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sahil-guvenlik-komutanliginda-iki-kritik-terfi-cengiz-fitoz-ve-onder-gokselin-yeni-rutbeleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 2026/230 sayılı kararla Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda görev yapan Tümamiral Cengiz Fitoz koramiralliğe, Albay Önder Göksel ise tuğamiralliğe terfi ettirildi. Terfiler 30 Ağustos 2026’dan itibaren geçerli olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın üst düzey komuta kademesini ilgilendiren terfi kararı belli oldu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasını taşıyan 14 Ağustos 2026 tarihli 2026/230 sayılı kararla, Sahil Güvenlik Komutanlığı mensubu bir amiral ile bir albayın bir üst rütbeye terfi ettirilmesine karar verildi.</p>

<p>Tümamiral Cengiz Fitoz koramiralliğe terfi etti</p>

<p>Karara göre Tümamiral Cengiz Fitoz, bir üst rütbe olan koramiralliğe yükseltildi.</p>

<p>Kararda Cengiz Fitoz’un sicil numarası 1991-6712 olarak yer aldı.</p>

<p>Fitoz’un koramiralliğe terfisi, 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanacak.</p>

<p>Albay Önder Göksel tuğamiral oldu</p>

<p>Terfi kararında yer alan ikinci isim ise Albay Önder Göksel oldu.</p>

<p>Sicil numarası 1999-8405 olan Göksel, Cumhurbaşkanlığı kararıyla tuğamiralliğe terfi ettirildi.</p>

<p>Göksel’in yeni rütbesi de 30 Ağustos 2026 itibarıyla geçerli olacak.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı</p>

<p>Karar, 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticilerinin Atanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usulleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 10 ve 11’inci maddeleri kapsamında alındı.</p>

<p>Böylece Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda iki üst düzey personelin yeni rütbeleri şöyle oldu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>* Cengiz Fitoz: Tümamiral → Koramiral<br />
* Önder Göksel: Albay → Tuğamiral</p>

<p>Her iki terfi de 30 Ağustos 2026 tarihinden itibaren geçerlilik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sahil-guvenlik-komutanliginda-iki-kritik-terfi-cengiz-fitoz-ve-onder-gokselin-yeni-rutbeleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 01:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="73695"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jandarma Genel Komutanlığında büyük atama hareketliliği: İşte isim isim yeni görevler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/jandarma-genel-komutanliginda-buyuk-atama-hareketliligi-iste-isim-isim-yeni-gorevler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/jandarma-genel-komutanliginda-buyuk-atama-hareketliligi-iste-isim-isim-yeni-gorevler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde general ve albayların görev yerlerini kapsayan geniş çaplı atama kararı yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan 2026/229 sayılı kararla komuta kademesinde önemli değişikliklere gidilirken İstanbul, Ankara, İzmir, Trabzon, Samsun, Diyarbakır, Antalya, Bursa, Mardin ve çok sayıda ilin jandarma komutanlığına yeni isimler atandı.</p>

<p>14 Ağustos 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Jandarma Genel Komutanlığına mensup general ve albayların yeni görevleri belirlendi. Kararda atamaların, üst kademe kamu yöneticilerinin atanmasına ilişkin mevzuat kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<p>Yayımlanan listenin ilk bölümünde 78 general ve albayın yeni görev yeri bulunuyor. Atamalar yalnızca il jandarma komutanlıklarıyla sınırlı kalmadı. Jandarma Genel Komutan Yardımcılıkları, Asayiş Başkanlığı, Teftiş Kurulu Başkanlığı, Personel Başkanlığı, Lojistik Komutanlığı ve çeşitli daire başkanlıklarında da dikkat çeken değişiklikler yapıldı.</p>

<p>Jandarma Genel Komutan Yardımcılıklarına iki korgeneral</p>

<p>Karara göre İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına atandı.</p>

<p>Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Ünsal Bulut ile Asayiş Başkanı Korgeneral Murat Bulut ise Jandarma Genel Komutan Yardımcılığına getirildi.</p>

<p>Büyükşehirlerde komuta değişimi</p>

<p>Atama kararıyla çok sayıda büyükşehirde il jandarma komutanları değişti.</p>

<p>Tümgeneral İdris Tataroğlu, Bursa İl Jandarma Komutanlığından İstanbul İl Jandarma Komutanlığına atandı.</p>

<p>Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığından Ankara İl Jandarma Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Gaziantep İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Halil Şen, İzmir İl Jandarma Komutanlığına atandı.</p>

<p>Samsun İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Mustafa Bakçepınar ise Bursa İl Jandarma Komutanı oldu.</p>

<p>Trabzon ve Samsun’da görev değişimi</p>

<p>Kararın dikkat çeken atamalarından biri de Karadeniz bölgesinde gerçekleşti.</p>

<p>Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahittin Murat Yakın, Samsun İl Jandarma Komutanlığına atandı.</p>

<p>Erzincan İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Veysel Yanık ise Trabzon İl Jandarma Komutanlığına getirildi.</p>

<p>Ordu İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Sadi Akman, Personel Başkanlığı Tayin Daire Başkanlığına atanırken, Jandarma Kıdemli Albay Levent Bayram Ordu İl Jandarma Komutanı oldu.</p>

<p>İsim isim yeni görevler</p>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı’nın paylaşılan listesinde yer alan atamalar şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol>
 <li>Korgeneral Yusuf Kenan Topcu: Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı</li>
 <li>Korgeneral Ünsal Bulut: Jandarma Genel Komutan Yardımcılığı</li>
 <li>Korgeneral Murat Bulut: Jandarma Genel Komutan Yardımcılığı</li>
 <li>Tümgeneral Cengiz Yıldız: Erzurum İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tümgeneral Halil Şen: İzmir İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tümgeneral Nail İlbey: Bilecik Jandarma Eğitim Komutanlığı</li>
 <li>Tümgeneral Metin Düz: Asayiş Başkanlığı</li>
 <li>Tümgeneral İdris Tataroğlu: İstanbul İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tümgeneral Tarık Hekimoğlu: Ankara İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tümgeneral Ali Gemalmaz: Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tümgeneral Hüseyin Bekmez: Antalya İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tümgeneral Hamdi Gülpınar: Jandarma Lojistik Komutanlığı</li>
 <li>Tümgeneral Ömer Ersever: Teftiş Kurulu Başkanlığı</li>
 <li>Tümgeneral Ferruh Taraktaş: Personel Başkanlığı</li>
 <li>Tümgeneral Mustafa Bakçepınar: Bursa İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Tahsin Saruhan: Denizli İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Ercan Atasoy: Mardin İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Turgut Öğretmen: Jandarma İstihkam Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Bahittin Murat Yakın: Samsun İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Veysel Yanık: Trabzon İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Şinasi Güçlü: Mersin İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Fatih Cemal Kiper: Asayiş Başkanlığı TEM Daire Başkanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Ayhan Aygün: Ağrı İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Murat Evren: Strateji ve Dış İlişkiler Başkanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Ceylan Yaman: Siirt İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Şevket Avcı: Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Tamer Bilacan: Asayiş Başkanlığı KOM Daire Başkanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Nejdet Karaca: Adana İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Sedat Kara: Personel Başkanlığı Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Ekrem Pala: Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı Başkan Yardımcılığı</li>
 <li>Tuğgeneral Cezmi Yalınkılıç: Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Sadık Güleçen: Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Celal Kürşad Konukçu: Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı Başkan Yardımcılığı</li>
 <li>Tuğgeneral Şenol Şenoğlu: Teşkilat ve Kadro Daire Başkanlığı, intibak</li>
 <li>Tuğgeneral İsa Karahasanoğlu: Jandarma Havacılık Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Mustafa Şaşmaz: Jandarma İkmal Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Mesut Karabulut: Asayiş Başkanlığı Koruma ve Güvenlik Daire Başkanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Sadi Akman: Personel Başkanlığı Tayin Daire Başkanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Özer Küçükuysal: İstanbul Jandarma Komando Tugay Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Engin Özkul: Beytepe Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkan Yardımcılığı</li>
 <li>Tuğgeneral Mustafa Tetik: Tunceli İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Hakan Uğurlu: Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Halil Coşkun: Kars İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Muhammed Sever: Asayiş Başkanlığı Asayiş Daire Başkanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral Volkan Güner Güngör: Asayiş Başkanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, intibak</li>
 <li>Tuğgeneral Uğur Arslan: Hatay Jandarma Komando Tugay Komutanlığı</li>
 <li>Tuğgeneral İsmail Terzi: İstihbarat Başkanlığı Bilgi ve Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı, intibak</li>
 <li>Tuğgeneral Tansu Utku: Patnos Jandarma Komando Tugay Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Hakan Ragıp Yüceer: Ardahan İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Musa Atar: Artvin İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Aydoğan Karasu: Bayburt İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Cüneyt Ağaca: Burdur İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Mustafa Kılınç: Düzce İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Can Altundarak: Erzincan İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Ahmet Baydar: Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Cengiz Yanık: Kilis İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Murat Dinçer: Niğde İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Levent Bayram: Ordu İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Gürol Okyar: Yozgat İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Veysel Ergün: Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Uğur Başkonak: Isparta İl Jandarma Komutanlığı</li>
</ol>

<p>17 isim Jandarma Genel Komutanlığı emrine alındı</p>

<p>Kararın devamında bazı general ve albayların yeni görevleri “Jandarma Genel Komutanlığı emrine” olarak belirtildi.</p>

<p>Bu kapsamda:</p>

<ol start="62">
 <li>Orgeneral Hüseyin Kurtoğlu</li>
 <li>Korgeneral Münir Güzel</li>
 <li>Tümgeneral Ahmet Kavukcu</li>
 <li>Tümgeneral Coşkun Sel</li>
 <li>Tümgeneral Ersel Özer</li>
 <li>Tümgeneral Mustafa Erdem</li>
 <li>Tümgeneral Erhan Demir</li>
 <li>Tümgeneral Yusuf Aslan</li>
 <li>Tümgeneral Uğur Özmen</li>
 <li>Tümgeneral Mevlüt Dirim</li>
 <li>Tümgeneral Bülent Baykal</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Yunus Emre Karamanoğlu</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Yusuf Mutlu Genç</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Fatih Aslan</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Murat Bozkurt</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Hikmet Uz</li>
 <li>Jandarma Kıdemli Albay Mehmet Balcı</li>
</ol>

<p>Jandarma Genel Komutanlığı emrine alındı.</p>

<p>Karar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 14 Ağustos 2026 tarihinde alındı. Böylece Jandarma Genel Komutanlığının merkez teşkilatı ile il ve birlik komutanlıklarında geniş kapsamlı görev değişikliği gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/jandarma-genel-komutanliginda-buyuk-atama-hareketliligi-iste-isim-isim-yeni-gorevler</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 01:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="41079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jandarma Genel Komutanlığında terfi kararları: 25 general ve albayın yeni rütbeleri belli oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/jandarma-genel-komutanliginda-terfi-kararlari-25-general-ve-albayin-yeni-rutbeleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/jandarma-genel-komutanliginda-terfi-kararlari-25-general-ve-albayin-yeni-rutbeleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla Jandarma Genel Komutanlığı mensubu 7 general ile 18 albay, 30 Ağustos 2026’dan geçerli olmak üzere bir üst rütbeye terfi ettirildi. İki tümgeneral korgeneralliğe, 5 tuğgeneral tümgeneralliğe, 18 albay ise tuğgeneralliğe yükseltildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>15 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de Jandarma Genel Komutanlığındaki terfilere ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı yayımlandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan 2026/228 sayılı karara göre, Jandarma Genel Komutanlığı mensubu toplam 25 general ve albayın bir üst rütbeye terfisi gerçekleştirildi.</p>

<p>Kararda terfilerin 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olacağı belirtildi.</p>

<p>İki tümgeneral korgeneralliğe yükseltildi</p>

<p>Karara göre Tümgeneral Ünsal Bulut ile Tümgeneral Murat Bulut, korgeneral rütbesine terfi ettirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tuğgeneral Hüseyin Bekmez, Hamdi Gülpınar, Ömer Ersever, Ferruh Taraktaş ve Mustafa Bakçepınar ise tümgeneralliğe yükseltildi.</p>

<p>18 albay tuğgeneral oldu</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 18 albayın da tuğgeneral rütbesine terfi ettirilmesine karar verildi.</p>

<p>Tuğgeneralliğe terfi eden isimler şöyle:</p>

<p>Celal Kürşad Konukçu, Şenol Şenoğlu, İsa Karahasanoğlu, Cezmi Yalınkılıç, Sadık Gülecen, Mesut Karabulut, Sadi Akman, Engin Özkul, Mustafa Tetik, Hakan Uğurlu, Özer Küçükuy­sal, Volkan Güner Güngör, İsmail Terzi, Halil Coşkun, Uğur Arslan, Tansu Utku, Muhammed Sever ve Mustafa Şaşmaz.</p>

<p>Böylece karar kapsamında 2 tümgeneral korgeneralliğe, 5 tuğgeneral tümgeneralliğe ve 18 albay tuğgeneralliğe terfi ettirilmiş oldu.</p>

<p>Karar, üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esaslar ile kamu kurum ve kuruluşlarında atama usullerini düzenleyen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili hükümleri doğrultusunda alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/jandarma-genel-komutanliginda-terfi-kararlari-25-general-ve-albayin-yeni-rutbeleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 01:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="90104"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık camiasını yasa boğan ölüm: Op. Dr. Özlem Gültekin hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-camiasini-yasa-bogan-olum-op-dr-ozlem-gultekin-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-camiasini-yasa-bogan-olum-op-dr-ozlem-gultekin-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin, İzmir’deki kliniğinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Genç yaşta gelen vefat haberi ailesini, meslektaşlarını ve hastalarını yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir’in tanınan kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarından Op. Dr. Özlem Gültekin hayatını kaybetti. Gültekin’in 14 Ağustos sabahı İzmir’deki kliniğinde aniden rahatsızlandığı ve geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği bildirildi.</p>

<p>Gültekin’in ani ölümü sağlık camiasında ve kendisini tanıyanlar arasında büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Acı haber kliniğinden duyuruldu</p>

<p>Op. Dr. Özlem Gültekin’in vefatı, görev yaptığı kliniğin sosyal medya hesabından kamuoyuna açıklandı.</p>

<p>Yapılan paylaşımda, meslek hayatı boyunca çok sayıda kadın ve annenin hayatına dokunan Gültekin’in kaybından duyulan üzüntü dile getirildi.</p>

<p>Kadın hastalıkları ve doğum alanında İzmir’de uzun yıllardır hekimlik yapan Gültekin’in 48 yaşında olduğu bildirildi. İlk haberlerde yaşının 49 olduğu yönünde bilgiler yer alsa da cenaze törenine ilişkin haberlerde 48 yaşında olduğu bilgisi paylaşıldı.</p>

<p>Son yolculuğuna uğurlandı</p>

<p>Op. Dr. Özlem Gültekin için İzmir Karşıyaka’daki Hacı Mustafa Beşikçioğlu Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Gültekin’in naaşı Örnekköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p>

<p>Ani vefatı, özellikle yıllar boyunca takip ettiği hastaları ve meslektaşları arasında derin üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Erhan Çelik ile 2019 yılında evlenmişti</p>

<p>Özlem Gültekin, gazeteci ve haber spikeri Erhan Çelik ile 2019 yılında evlenmişti. Çiftin bir çocuklarının bulunduğu, son dönemde ise boşanma sürecinde oldukları basına yansıdı.</p>

<p>Gültekin’in vefatının ardından çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-camiasini-yasa-bogan-olum-op-dr-ozlem-gultekin-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 01:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8157.jpeg" type="image/jpeg" length="10470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahveyi ne zaman içmeli? Uykudan gece kahvesine kadar bilim ne söylüyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kahveyi-ne-zaman-icmeli-uykudan-gece-kahvesine-kadar-bilim-ne-soyluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kahveyi-ne-zaman-icmeli-uykudan-gece-kahvesine-kadar-bilim-ne-soyluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güne kahvesiz başlayamayanların karşısına sık sık “uyandıktan sonra 90 dakika bekleyin” önerisi çıkıyor. Peki bunun güçlü bir bilimsel dayanağı var mı, yoksa asıl önemli olan başka bir saat mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alarm çalıyor, gözler henüz tam açılmadan mutfağın yolu tutuluyor. Birkaç dakika sonra kahve kokusu eve yayılıyor. Milyonlarca insan için sabah kahvesi yalnızca bir içecek değil, güne başlama ritüeli.</p>

<p>Son yıllarda ise bu alışkanlığın karşısına yeni bir öneri çıktı: “Uyanır uyanmaz kahve içmeyin, en az 60-90 dakika bekleyin.”</p>

<p>Bu iddia özellikle kortizol hormonu üzerinden açıklanıyor. Sabah kortizolün zaten yükseldiği, bu sırada içilen kahvenin etkisinin azalabileceği veya vücudun doğal uyanma sistemini bozabileceği öne sürülüyor.</p>

<p>Ancak bilimsel kanıtlar bu kadar kesin bir saat kuralını desteklemiyor.</p>

<p>Kahve konusunda zamanlamanın önemsiz olduğu da söylenemez. Fakat araştırmaların çok daha güçlü biçimde işaret ettiği nokta sabah ilk kahvenin dakikası değil, günün son kafeininin uyku saatine ne kadar yakın olduğu.</p>

<p>Kahve bizi neden daha uyanık hissettiriyor?</p>

<p>Kahvenin uyanıklık sağlayan temel bileşeni kafeindir.</p>

<p>Gün boyunca beynimizde adenozin adı verilen bir madde birikir. Adenozin, basitçe anlatmak gerekirse beynin “yoruluyorum ve uyku ihtiyacım artıyor” mesajının önemli parçalarından biridir.</p>

<p>Kafein, adenozinin beyindeki bazı reseptörlere bağlanmasını geçici olarak engeller.</p>

<p>Bu nedenle kafein vücuda gerçek anlamda yeni enerji üretmez. Daha çok beynin yorgunluk sinyalini bir süreliğine perdeleyerek uyanıklık hissini artırır.</p>

<p>Kahve içtikten sonra kendimizi daha dinç hissetmemizin temel mekanizmalarından biri budur.</p>

<p>Peki sabah kortizol neden konuşuluyor?</p>

<p>Kortizol çoğu zaman yalnızca “stres hormonu” olarak tanıtılır. Oysa vücudun normal işleyişi için gerekli bir hormondur ve gün içinde doğal bir ritim izler.</p>

<p>Sağlıklı bir uyku-uyanıklık düzeninde kortizol düzeyi sabah saatlerinde yükselir. Uyanmayı takip eden dönemde görülen bu doğal artış, vücudun aktif güne geçmesine yardımcı olan biyolojik süreçlerden biridir.</p>

<p>Buradan hareketle sosyal medyada şu düşünce yaygınlaştı:</p>

<p>“Madem kortizol sabah zaten yüksek, kafein almak gereksizdir. Kahveyi 60 veya 90 dakika geciktirmek gerekir.”</p>

<p>Fakat biyolojik olarak makul görünen bir açıklama, tek başına klinik öneri haline gelmez.</p>

<p>Bir uygulamanın “herkes için en sağlıklı yöntem” olduğunu söyleyebilmek için bunu doğrudan test eden güçlü insan çalışmalarına ihtiyaç vardır.</p>

<p>Bugün elimizde, bütün sağlıklı yetişkinlerin uyandıktan sonra mutlaka 60, 90 veya 120 dakika beklemesi gerektiğini kanıtlayan güçlü bir klinik veri bulunmuyor.</p>

<p>Kafein kortizolü artırabilir mi?</p>

<p>Evet, artırabilir.</p>

<p>Psychosomatic Medicine’da yayımlanan kontrollü bir araştırmada 48 kadın ve 48 erkek olmak üzere 96 sağlıklı yetişkinde kafeinin kortizol yanıtı incelendi.</p>

<p>Araştırmada kafeine ara verilmesinin ardından verilen kafein kortizol düzeylerinde belirgin artış oluşturdu.</p>

<p>Ancak düzenli kafein tüketiminde vücudun bu yanıta kısmen alıştığı görüldü. Düzenli tüketim sonrasında sabah verilen ilk kafein dozuna kortizol yanıtı önemli ölçüde azaldı.</p>

<p>Bu sonuç önemli bir ayrıntıyı gösteriyor:</p>

<p>“Kafein kortizolü etkileyebilir” demek bilimsel olarak makuldür.</p>

<p>Fakat bundan “Sabah kahvesi zararlıdır” veya “Kahve için mutlaka 90 dakika beklemek gerekir” sonucu çıkmaz.</p>

<p>Bunlar aynı şey değildir.</p>

<p>90 dakika kuralının güçlü kanıtı var mı?</p>

<p>Şu an için “herkes uyandıktan sonra tam 90 dakika beklemelidir” şeklinde evrensel bir öneriyi destekleyen güçlü klinik kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Bu süre sosyal medyada son derece kesin bir biyolojik kuralmış gibi anlatılabiliyor. Oysa insanların kafeine verdiği yanıt oldukça değişken.</p>

<p>Genetik özellikler, düzenli kafein tüketimi, kullanılan ilaçlar, gebelik, uyku düzeni ve kişisel hassasiyet kafeinin etkisini değiştirebilir.</p>

<p>Dolayısıyla sağlıklı bir yetişkinin sabah uyanıp kahvesini içmesi, sırf saat açısından otomatik olarak sağlıksız bir davranış kabul edilmemeli.</p>

<p>Burada “90 dakika beklemek kesinlikle gereksizdir” demek de doğru olmaz. Bazı insanlar kahveyi biraz geciktirdiğinde kendilerini daha iyi hissedebilir. Ancak kişisel deneyim ile herkes için geçerli bilimsel öneriyi birbirinden ayırmak gerekir.</p>

<p>Asıl dikkat edilmesi gereken saat sabah olmayabilir</p>

<p>Kahve zamanlaması konusunda bilimsel kanıtın çok daha kuvvetli olduğu alan uyku.</p>

<p>Sleep Medicine Reviews’da yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizde 24 kontrollü çalışma değerlendirildi.</p>

<p>Sonuçlar kafein tüketiminin ortalama olarak toplam uyku süresini yaklaşık 45 dakika azalttığını gösterdi.</p>

<p>Ayrıca kafein:</p>

<p>Uykuya dalma süresini uzattı.</p>

<p>Gece uyanık geçirilen süreyi artırdı.</p>

<p>Uyku verimliliğini düşürdü.</p>

<p>Derin uyku süresinde azalmayla ilişkili bulundu.</p>

<p>Araştırmacılar kafeinin miktarı kadar yatmadan ne kadar önce tüketildiğinin de önemli olduğunu belirledi.</p>

<p>Yani kahve zamanlaması konusunda “sabah 08.00 mi, 09.30 mu?” tartışmasından önce sorulması gereken daha önemli bir soru olabilir:</p>

<p>Son kahvenizi saat kaçta içiyorsunuz?</p>

<p>Öğleden sonra içilen kahve geceyi etkileyebilir</p>

<p>Kafeinin etkisi kahve fincanı bittikten kısa süre sonra ortadan kalkmaz.</p>

<p>Vücudun kafeini temizleme hızı kişiden kişiye büyük ölçüde değişebilir. Bu nedenle aynı saatte içilen aynı miktardaki kahve iki kişide farklı sonuç oluşturabilir.</p>

<p>Journal of Clinical Sleep Medicine’da yayımlanan randomize kontrollü küçük bir çalışmada 12 sağlıklı yetişkine yatmadan hemen önce, üç saat önce veya altı saat önce 400 miligram kafein verildi.</p>

<p>Kafeinin yatmadan altı saat önce alınması halinde bile uykuda anlamlı bozulmalar görüldü.</p>

<p>Çalışmanın katılımcı sayısının küçük ve kullanılan kafein dozunun yüksek olması nedeniyle sonucu herkesin günlük bir fincan kahvesine doğrudan uyarlamak doğru değildir.</p>

<p>Ancak araştırma, “öğleden sonra içtim, gece uykusuyla ilgisi olamaz” düşüncesinin her zaman doğru olmayabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Kahveyi yatmadan kaç saat önce bırakmalı?</p>

<p>Bu soruya herkes için geçerli tek bir saat vermek kolay değil.</p>

<p>2023 tarihli sistematik derleme ve meta-analizde araştırmacılar, yaklaşık 107 miligram kafein içeren standart bir kahvenin toplam uyku süresindeki azalmayı önlemek amacıyla yatmadan yaklaşık 8,8 saat önce tüketilmiş olması gerektiğini hesapladı.</p>

<p>Bu rakam ilginç olmakla birlikte “herkes kahveyi yatmadan tam 8 saat 48 dakika önce bırakmalı” şeklinde yorumlanmamalı.</p>

<p>Çünkü bu değer farklı araştırmaların toplu analizinden elde edilen istatistiksel bir tahmindir.</p>

<p>Üstelik kahvelerin kafein miktarı aynı değildir.</p>

<p>Kahvenin türü, çekirdek miktarı, demleme yöntemi ve porsiyon büyüklüğü fincandaki kafein miktarını ciddi biçimde değiştirebilir.</p>

<p>Kişisel hassasiyet de en az saat kadar önemlidir.</p>

<p>Bir fincan kahvede ne kadar kafein var?</p>

<p>“Bir fincan kahve” bilimsel açıdan oldukça belirsiz bir ölçüdür.</p>

<p>Aynı büyüklükte görünen iki kahvenin içerdiği kafein miktarı farklı olabilir.</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi verilerine göre yaklaşık 355 mililitrelik demlenmiş kahvede kafein miktarı geniş bir aralıkta değişebilir.</p>

<p>Üstelik kafein yalnızca kahvede bulunmaz.</p>

<p>Çay, enerji içecekleri, kola, çikolata, bazı takviyeler ve kimi ilaçlar da toplam günlük kafein alımına katkıda bulunabilir.</p>

<p>Bu nedenle gün boyunca kaç “kahve” içildiğinden çok toplam kafein miktarını düşünmek daha doğru bir yaklaşımdır.</p>

<p>Günde ne kadar kafein fazla?</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi, çoğu sağlıklı yetişkin için günlük 400 miligrama kadar kafein tüketiminin genellikle olumsuz etkilerle ilişkilendirilmediğini belirtiyor.</p>

<p>Ancak bu rakam bir hedef değildir.</p>

<p>“400 miligram güvenli kabul ediliyorsa her gün o kadar tüketmeliyim” anlamına gelmez.</p>

<p>Kafeine duyarlılık kişiden kişiye önemli ölçüde değişebilir.</p>

<p>Bazı kişiler birkaç fincan kahveyi rahatlıkla tolere ederken bazıları daha düşük miktarlarda bile:</p>

<p>Çarpıntı,</p>

<p>ellerde titreme,</p>

<p>huzursuzluk,</p>

<p>kaygı hissinde artış,</p>

<p>mide rahatsızlığı,</p>

<p>baş ağrısı,</p>

<p>uykuya dalmada güçlük</p>

<p>yaşayabilir.</p>

<p>Bu belirtiler kişinin kafein miktarını ve zamanlamasını yeniden değerlendirmesi gerektiğine işaret edebilir.</p>

<p>Sabah kahvesi aç karnına içilebilir mi?</p>

<p>Kahvenin aç karnına içilmesinin sağlıklı insanların tamamında mideye zarar verdiğini gösteren genel bir kural yoktur.</p>

<p>Ancak kahve bazı kişilerde mide-bağırsak yakınmalarını artırabilir.</p>

<p>Özellikle reflü, mide yanması veya kahve sonrası belirgin rahatsızlık yaşayan kişiler kendi belirtilerini gözlemlemelidir.</p>

<p>Burada önemli olan, sosyal medyada dolaşan “aç karnına kahve mideyi mahveder” gibi kesin ifadeler yerine kişinin gerçek toleransına bakmaktır.</p>

<p>Bir kişide sorun oluşturmayan alışkanlık başka bir kişide rahatsızlık yaratabilir.</p>

<p>Sabah kahvesini geciktirmek kimlerde işe yarayabilir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahveyi biraz geciktirmek bazı kişiler için pratik açıdan yararlı olabilir.</p>

<p>Örneğin sabah ilk saatlerde kahve içmeden de rahatlıkla uyanabilen biri, kafeini daha sonra ihtiyaç duyduğu döneme kaydırmayı tercih edebilir.</p>

<p>Buna karşılık vardiyalı çalışanlar, gece uykusu bölünenler veya günün farklı saatlerinde uyuyan kişiler için “sabah kahvesi” kavramı zaten farklı anlam taşır.</p>

<p>Kafeinin zamanlamasını duvardaki saatten çok kişinin uyku-uyanıklık düzeniyle birlikte değerlendirmek daha anlamlıdır.</p>

<p>Kahve içince çarpıntı oluyorsa ne yapılmalı?</p>

<p>Kafein bazı kişilerde kalp hızını artırabilir veya çarpıntı hissine yol açabilir.</p>

<p>Kahve sonrasında tekrarlayan belirgin çarpıntı, titreme, yoğun huzursuzluk veya uyku bozukluğu yaşayan kişilerin toplam kafein tüketimini gözden geçirmesi uygun olur.</p>

<p>Çarpıntıya göğüs ağrısı, belirgin nefes darlığı, bayılma veya bayılacak gibi olma eşlik ediyorsa durumu yalnızca kahveye bağlamamak ve acil tıbbi değerlendirme almak gerekir.</p>

<p>“Kahve içmek için en sağlıklı saat” var mı?</p>

<p>Bugünkü bilimsel kanıtlara göre herkese uygulanabilecek tek bir mükemmel saat söylemek mümkün değil.</p>

<p>Sağlıklı bir yetişkin için sabah uyanır uyanmaz kahve içmenin, yalnızca zamanlaması nedeniyle zararlı olduğunu gösteren güçlü kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Aynı şekilde kahveyi mutlaka 60 veya 90 dakika geciktirmenin sağlığı, hormonları veya enerji düzeyini belirgin biçimde iyileştirdiği de güçlü klinik çalışmalarla kanıtlanmış değil.</p>

<p>Buna karşılık bilimsel kanıtların daha net olduğu konu, yüksek miktarda veya uyku saatine yakın tüketilen kafeinin uykuyu bozabilmesi.</p>

<p>Bu nedenle kahve saatini belirlerken kronometre tutmaktan daha yararlı dört soru var:</p>

<p>Kahve uykumu bozuyor mu?</p>

<p>İçtikten sonra çarpıntı veya huzursuzluk yaşıyor muyum?</p>

<p>Gün boyunca toplam ne kadar kafein alıyorum?</p>

<p>Son kahvemi yatmadan kaç saat önce içiyorum?</p>

<p>Kısacası sabah kahvesinin hikâyesi sosyal medyada anlatılandan biraz daha nüanslı.</p>

<p>Bilim “uyanır uyanmaz kahve yasak” demiyor. Asıl güçlü uyarı, kafeinin miktarı ve gece uykusuna fazla yaklaşması konusunda geliyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<ol>
 <li>Sleep Medicine Reviews – The effect of caffeine on subsequent sleep: A systematic review and meta-analysis – Carissa Gardiner, Jonathon Weakley, Louise M. Burke, Gregory D. Roach, Charli Sargent, Nirav Maniar, Andrew Townshend, Shona L. Halson – 2023 – DOI: 10.1016/j.smrv.2023.101764</li>
 <li>Journal of Clinical Sleep Medicine – Caffeine Effects on Sleep Taken 0, 3, or 6 Hours before Going to Bed – Christopher Drake, Timothy Roehrs, John Shambroom, Thomas Roth – 2013 – DOI: 10.5664/jcsm.3170</li>
 <li>Psychosomatic Medicine – Caffeine Stimulation of Cortisol Secretion Across the Waking Hours in Relation to Caffeine Intake Levels – William R. Lovallo, Thomas L. Whitsett, Mustafa al’Absi, Bong Hee Sung, Andrea S. Vincent, Michael F. Wilson – 2005 – DOI: 10.1097/01.psy.0000181270.20036.06</li>
 <li>Food Additives and Contaminants – Effects of caffeine on human health – P. Nawrot, S. Jordan, J. Eastwood, J. Rotstein, A. Hugenholtz, M. Feeley – 2003 – DOI: 10.1080/0265203021000007840</li>
 <li>ABD Gıda ve İlaç Dairesi – Spilling the Beans: How Much Caffeine is Too Much? – Tüketici sağlık bilgilendirmesi</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kahveyi-ne-zaman-icmeli-uykudan-gece-kahvesine-kadar-bilim-ne-soyluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 00:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8154.jpeg" type="image/jpeg" length="79029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mihriban Yılmaz, op vakantie uit Nederland, omgekomen bij verkeersongeval]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mihriban-yilmaz-op-vakantie-uit-nederland-omgekomen-bij-verkeersongeval</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mihriban-yilmaz-op-vakantie-uit-nederland-omgekomen-bij-verkeersongeval" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mihriban Yılmaz, de moeder van DENK-bestuurslid Numan Yılmaz, is om het leven gekomen bij een verkeersongeval in het district Polatlı in Ankara. Yılmaz was vanuit Nederland naar Turkije gereisd voor vakantie. Haar echtgenoot Selahattin Yılmaz raakte bij het ongeval gewond.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Een verkeersongeval op de weg tussen Polatlı en Ankara heeft aan drie mensen het leven gekost. Onder de slachtoffers bevindt zich Mihriban Yılmaz, geboren in 1969 en de moeder van Numan Yılmaz, bestuurslid van de Nederlandse politieke partij DENK.</p>

<p>Vanuit Nederland naar Turkije voor vakantie</p>

<p>Mihriban Yılmaz was vanuit Nederland naar Turkije gekomen om er vakantie te vieren. Donderdag raakte zij betrokken bij het ernstige verkeersongeval op de weg tussen Polatlı en Ankara.</p>

<p>Bij het ongeval kwamen een particuliere openbare bus en een vrachtwagen voor grond- en bouwwerkzaamheden met elkaar in botsing.</p>

<p>In totaal kwamen drie mensen om het leven. Meerdere personen raakten gewond.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Echtgenoot Selahattin Yılmaz gewond</p>

<p>Ook Selahattin Yılmaz, de echtgenoot van Mihriban Yılmaz, bevond zich tijdens het ongeval bij haar.</p>

<p>Hij raakte gewond en werd voor behandeling naar het ziekenhuis gebracht. Ook andere gewonden zijn naar ziekenhuizen overgebracht. Hun behandeling wordt voortgezet.</p>

<p>Drie doden bij ongeval in Polatlı</p>

<p>Na het ongeval werden hulpdiensten en veiligheidsteams naar de plaats van het incident gestuurd. De gewonden kregen eerste hulp en werden vervolgens naar ziekenhuizen in de omgeving vervoerd.</p>

<p>Het onderzoek naar de precieze omstandigheden en oorzaak van het ongeval loopt nog.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mihriban-yilmaz-op-vakantie-uit-nederland-omgekomen-bij-verkeersongeval</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 00:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8153.jpeg" type="image/jpeg" length="97264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda’dan Türkiye’ye Tatile Gelen Mihriban Yılmaz, Polatlı’daki Kazada Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hollandadan-turkiyeye-tatile-gelen-mihriban-yilmaz-polatlidaki-kazada-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hollandadan-turkiyeye-tatile-gelen-mihriban-yilmaz-polatlidaki-kazada-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda’dan Türkiye’ye tatil için gelen DENK Partisi Yönetim Kurulu Üyesi Numan Yılmaz’ın annesi Mihriban Yılmaz, Ankara’nın Polatlı ilçesinde özel halk otobüsü ile hafriyat kamyonunun çarpıştığı trafik kazasında hayatını kaybetti. Yılmaz’ın eşi Selahattin Yılmaz ise kazada yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’nın Polatlı ilçesinde meydana gelen ve 3 kişinin yaşamını yitirdiği trafik kazasının ardından acı bir haber de Hollanda’dan geldi.</p>

<p>Hollanda’da faaliyet gösteren DENK Partisi Yönetim Kurulu Üyesi Numan Yılmaz’ın annesi Mihriban Yılmaz’ın kazada hayatını kaybedenler arasında olduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tatil için Türkiye’ye gelmişti</p>

<p>1969 doğumlu Mihriban Yılmaz’ın Hollanda’dan Türkiye’ye tatil amacıyla geldiği belirtildi.</p>

<p>Perşembe günü Polatlı-Ankara yolunda meydana gelen kazada, özel halk otobüsü ile hafriyat kamyonu çarpıştı. Kazada Mihriban Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu toplam 3 kişi hayatını kaybederken çok sayıda kişi yaralandı.</p>

<p>Eşi Selahattin Yılmaz da yaralandı</p>

<p>Kaza sırasında Mihriban Yılmaz’ın yanında bulunan eşi Selahattin Yılmaz da yaralandı. Selahattin Yılmaz’ın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı bildirildi.</p>

<p>Kazada yaralanan diğer kişilerin de hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Kazada 3 kişi yaşamını yitirdi</p>

<p>Polatlı-Ankara yolunda özel halk otobüsü ile hafriyat kamyonunun çarpışması sonucu meydana gelen kazada toplam 3 kişi yaşamını yitirdi. Kazanın ardından bölgeye sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edilirken yaralılar çevredeki hastanelere kaldırıldı.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🚨 Asayiş</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hollandadan-turkiyeye-tatile-gelen-mihriban-yilmaz-polatlidaki-kazada-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8152.jpeg" type="image/jpeg" length="45290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Endometriozis sadece adet ağrısı değil: Bu belirtiler de gözden kaçabiliyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/endometriozis-sadece-adet-agrisi-degil-bu-belirtiler-de-gozden-kacabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/endometriozis-sadece-adet-agrisi-degil-bu-belirtiler-de-gozden-kacabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endometriozis yalnızca şiddetli adet ağrısıyla ortaya çıkmayabiliyor. Sürekli yorgunluk, şişkinlik, bağırsak ve idrar yakınmaları, bel ağrısı ve uyku sorunları da hastalığın geniş belirti tablosunda yer alabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Endometriozis sadece adet ağrısı değil: Gözden kaçabilen belirtiler neler?</p>

<p>Şiddetli adet sancısı endometriozisin en iyi bilinen işaretlerinden biri. Ancak bazı kadınlarda tablo bundan çok daha karmaşık olabiliyor. Karında şişkinlik, kabızlık, bağırsak hareketleri sırasında ağrı, idrar yaparken rahatsızlık, bel ağrısı, sürekli yorgunluk veya uyku sorunları yıllarca birbirinden bağımsız şikâyetler gibi değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Oysa bilimsel araştırmalar ve güncel klinik rehberler, endometriozisin yalnızca adet dönemine ait bir ağrı sorunu olarak görülmemesi gerektiğine işaret ediyor. Hastalık üreme sistemiyle ilişkili olsa da belirtileri bağırsaklardan mesaneye, uyku ve enerji düzeyinden ruhsal iyilik haline kadar günlük yaşamın farklı alanlarına uzanabiliyor.</p>

<p>Bu durum önemli, çünkü belirtilerin çeşitliliği endometriozisin fark edilmesini zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Endometriozis nedir?</p>

<p>Endometriozis, normalde rahmin iç yüzünü döşeyen dokuya benzeyen hücrelerin rahim dışında bulunmasıyla ilişkili kronik bir hastalıktır.</p>

<p>Bu odaklar çoğunlukla yumurtalıklar, fallop tüpleri ve pelvis içindeki dokularda görülür. Bazı kişilerde bağırsak veya mesane çevresinde, daha nadir olarak da pelvis dışındaki bölgelerde ortaya çıkabilir.</p>

<p>Hastalık çevrede iltihabi yanıt, yapışıklık ve nedbe dokusu gelişmesine yol açabilir. Bunun sonucunda ağrı, bağırsak veya idrar yakınmaları ve bazı kişilerde doğurganlık sorunları görülebilir.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, endometriozisin üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 10’unu, dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kişiyi etkilediğini tahmin ediyor.</p>

<p>En bilinen belirti: Şiddetli adet ağrısı</p>

<p>Endometriozis denildiğinde ilk akla gelen belirtilerden biri ağrılı adet görmedir.</p>

<p>Ancak burada önemli bir ayrım var. Adet sırasında bir miktar kramp yaşanabilse de günlük yaşamı durduracak kadar şiddetli, işe veya okula gitmeyi engelleyen, giderek ağırlaşan ya da sıradan ağrı kesici yöntemlerle kontrol edilemeyen ağrının “her kadında olur” diye normalleştirilmemesi gerekiyor.</p>

<p>Endometrioziste görülebilen klasik yakınmalar arasında:</p>

<ul>
 <li>Şiddetli adet ağrısı</li>
 <li>Kronik veya tekrarlayan kasık ve pelvik ağrı</li>
 <li>Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında derin ağrı</li>
 <li>Bağırsak hareketleri sırasında ağrı</li>
 <li>İdrar yaparken ağrı</li>
 <li>Yoğun adet kanaması</li>
 <li>Gebe kalmakta güçlük</li>
</ul>

<p>yer alıyor.</p>

<p>Fakat araştırmalar hastalığın belirti yelpazesinin bunlarla sınırlı olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Sürekli yorgunluk da önemli bir belirti olabilir</p>

<p>Endometriozisle yaşayan bazı kişilerin en zorlayıcı yakınmalarından biri yorgunluk.</p>

<p>Bu, yoğun bir günün ardından hissedilen sıradan yorgunluktan farklı olabilir. Yeterince dinlenmeye rağmen devam eden enerji kaybı, günlük işleri yapmakta zorlanma ve sürekli bitkin hissetme şeklinde ortaya çıkabilir.</p>

<p>Human Reproduction’da yayımlanan çok merkezli bir çalışmada, cerrahi ve doku incelemesiyle endometriozis tanısı doğrulanmış 560 kadın ile endometriozisi olmayan 560 kadın karşılaştırıldı. Araştırmacılar yorgunluğun endometriozisli kadınlarda önemli ve yeterince fark edilmeyen bir sorun olduğunu bildirdi.</p>

<p>Türkiye’de 15 binden fazla kişinin katıldığı geniş bir araştırmada da endometriozis bildiren katılımcıların yüzde 80’inden fazlası kalıcı yorgunluk yaşadığını belirtti.</p>

<p>Ancak yorgunluk tek başına endometriozis anlamına gelmez. Kansızlık, tiroit hastalıkları, uyku bozuklukları, enfeksiyonlar, depresyon ve çok sayıda başka durum da sürekli yorgunluğa neden olabilir.</p>

<p>Şişkinlik ve bağırsak sorunları neden gözden kaçabiliyor?</p>

<p>Endometriozisli kişilerde karında şişkinlik, gaz, kabızlık, karın ağrısı ve bağırsak hareketleri sırasında ağrı görülebiliyor.</p>

<p>Bu yakınmalar bazen irritabl bağırsak sendromu gibi sindirim sistemi hastalıklarının belirtilerine benzeyebiliyor. Üstelik iki durum aynı kişide birlikte de bulunabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle bağırsak yakınması olan herkesin endometriozisi olduğu düşünülmemeli. Fakat özellikle bağırsak şikâyetleri adet döngüsüyle belirgin biçimde değişiyorsa, şiddetli adet ağrısı veya pelvik ağrı da eşlik ediyorsa endometriozis olasılığı değerlendirmede akılda tutulabilir.</p>

<p>Avustralya’da 7 bin 606 kadının uzun süre izlendiği bir çalışmada endometriozisi olan kadınlarda yalnızca adet yakınlıkları değil, kabızlık ve bazı idrar yolu belirtileri de daha sık bildirildi.</p>

<p>Bu tür çalışmalar bir belirtinin mutlaka endometriozisten kaynaklandığını kanıtlamaz. Ancak hastalığın belirti tablosunun yalnızca üreme sistemi yakınmalarıyla sınırlandırılmaması gerektiğini destekler.</p>

<p>Mesane ve idrar yakınmaları da görülebilir</p>

<p>Endometriozis bazı kişilerde mesane ve idrar yollarıyla ilişkili belirtilere de eşlik edebilir.</p>

<p>Özellikle adet dönemiyle bağlantılı olarak:</p>

<ul>
 <li>İdrar yaparken ağrı veya yanma</li>
 <li>Mesane bölgesinde ağrı</li>
 <li>Sık idrara çıkma hissi</li>
 <li>Daha nadiren idrarda kan</li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Bu belirtilerin idrar yolu enfeksiyonu, böbrek taşı ve başka ürolojik hastalıklarda da görülebileceği unutulmamalı.</p>

<p>Önemli olan tek bir belirtiden tanı çıkarmak değil, belirtilerin birlikte nasıl bir örüntü oluşturduğunu değerlendirmektir.</p>

<p>Bel, sırt, baş ve eklem ağrıları da tabloya eşlik edebilir</p>

<p>Endometriozis üzerine yapılan uzun dönemli araştırmalar, hastalığı olan kadınların yalnızca pelvik ağrı bildirmediğini gösteriyor.</p>

<p>Avustralya Kadın Sağlığı Uzunlamasına Çalışması verilerinde endometriozis; bel ve sırt ağrısı, baş ağrısı veya migren, eklem ağrısı, şiddetli yorgunluk ve uyku güçlüğünün daha sık bildirilmesiyle ilişkili bulundu.</p>

<p>Buradaki kritik nokta şu: Bu belirtiler son derece yaygındır ve tek başlarına endometriozise özgü değildir.</p>

<p>Baş ağrısı yaşayan veya beli ağrıyan bir kişinin bu nedenle endometriozis olduğunu düşünmesi doğru olmaz. Fakat bu yakınmalar şiddetli adet ağrısı, kronik pelvik ağrı, ağrılı cinsel ilişki veya döngüsel bağırsak yakınmalarıyla birlikteyse daha geniş bir değerlendirme anlamlı olabilir.</p>

<p>Uyku sorunları ve ruhsal etkiler de hastalık yükünün parçası</p>

<p>Kronik ağrıyla yaşamak yalnızca fiziksel bir sorun değildir.</p>

<p>Ağrı nedeniyle gece uyanmak, gün içinde bitkin hissetmek, iş veya eğitim hayatında zorlanmak, sosyal etkinliklerden uzaklaşmak ve cinsel yaşamın etkilenmesi zamanla kişinin yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebilir.</p>

<p>Araştırmalarda endometriozisli kadınlarda uyku güçlüğü, depresyon ve anksiyete gibi sorunların daha sık bildirildiği görülüyor.</p>

<p>Bu durum “şikâyetlerin psikolojik olduğu” anlamına gelmez. Tam tersine kronik ağrı, uyku bozukluğu, yorgunluk ve ruhsal sağlık birbirini etkileyebilen bir döngü oluşturabilir.</p>

<p>Belirtilerin mutlaka adet günlerinde olması gerekmiyor</p>

<p>Endometriozis hakkındaki önemli yanlış inanışlardan biri, bütün belirtilerin yalnızca adet sırasında ortaya çıkacağı düşüncesidir.</p>

<p>Bazı kişilerde belirtiler adet döneminde belirgin biçimde kötüleşirken bazı kişilerde pelvik ağrı, bağırsak yakınmaları, yorgunluk veya diğer şikâyetler döngünün farklı dönemlerinde de devam edebilir.</p>

<p>Avrupa İnsan Üremesi ve Embriyoloji Derneği rehberi, endometriozis değerlendirilirken hem döngüsel hem de döngüsel olmayan belirtilerin dikkate alınmasını öneriyor.</p>

<p>Dolayısıyla “adetim bitti ama ağrım devam ediyor, o halde endometriozis olamaz” düşüncesi doğru değildir.</p>

<p>Ağrının şiddeti hastalığın yaygınlığını her zaman göstermez</p>

<p>Endometriozisin kafa karıştırıcı özelliklerinden biri de belirtilerin kişiden kişiye büyük ölçüde değişebilmesidir.</p>

<p>Bazı kişilerde sınırlı hastalık bulunmasına rağmen ciddi ağrı yaşanabilir. Bazılarında ise daha yaygın endometriozis olmasına rağmen belirtiler daha hafif olabilir.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca ağrının şiddetine bakarak hastalığın varlığı veya yaygınlığı konusunda karar verilemez.</p>

<p>Tedavi yaklaşımı da yalnızca hastalığın anatomik yaygınlığına göre değil; kişinin yaşadığı belirtiler, günlük yaşam üzerindeki etkiler, çocuk sahibi olma planları ve kişisel tercihleri dikkate alınarak belirlenir.</p>

<p>Normal ultrason endometriozisi tamamen dışlar mı?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Ultrason endometriozis değerlendirmesinde önemli bir görüntüleme yöntemidir ve özellikle yumurtalıklardaki endometriomaların ve bazı derin endometriozis odaklarının saptanmasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Ancak normal ultrason sonucu endometriozisin kesin olarak bulunmadığı anlamına gelmez.</p>

<p>Güncel NICE rehberi, şüpheli belirtileri bulunan kişilerde muayene veya ultrason normal olsa bile endometriozis olasılığının tamamen dışlanmaması gerektiğini özellikle vurguluyor.</p>

<p>Derin endometriozis düşünülen bazı durumlarda uzman ultrasonu veya manyetik rezonans görüntüleme gerekebilir.</p>

<p>Laparoskopi adı verilen kapalı cerrahi yöntem de seçilmiş hastalarda tanısal süreçte kullanılabilir.</p>

<p>Endometriozis için tek bir kan testi var mı?</p>

<p>Günlük klinik uygulamada endometriozisi tek başına güvenilir biçimde doğrulayan rutin bir kan testi bulunmuyor.</p>

<p>Örneğin CA-125 adlı kan değeri bazı endometriozis hastalarında yükselebilir. Ancak başka hastalıklarda ve bazı normal fizyolojik durumlarda da değişebildiği için endometriozis tanısı koymak amacıyla tek başına kullanılmamalıdır.</p>

<p>Tanı süreci belirtilerin öyküsü, muayene, görüntüleme yöntemleri ve gerektiğinde ileri değerlendirmelerin birlikte ele alınmasına dayanır.</p>

<p>Endometriozis neden yıllarca fark edilmeyebiliyor?</p>

<p>Bunun en önemli nedenlerinden biri belirtilerin başka hastalıklarla kolayca karışabilmesi.</p>

<p>Bir kişi bağırsak yakınmaları nedeniyle gastroenterolojiye, idrar şikâyetleri nedeniyle ürolojiye, bel ağrısı nedeniyle başka bir bölüme başvurabilir. Adet sancısı ise kişi veya çevresi tarafından yıllarca “normal” kabul edilebilir.</p>

<p>BJOG’da yayımlanan sistematik derleme, 17 gözlemsel araştırmayı değerlendirdi. İncelenen çalışmalarda bildirilen tanıya ulaşma süreleri kullanılan tanı tanımına, ülkeye ve araştırma grubuna göre büyük farklılık göstererek yaklaşık birkaç aydan 12 yıla kadar uzanıyordu.</p>

<p>Bu nedenle endometrioziste tek ve evrensel bir “ortalama tanı gecikmesi” rakamından söz etmek yerine, gecikmenin hâlâ önemli bir sorun olduğunu söylemek daha doğru.</p>

<p>Belirti günlüğü neden işe yarayabilir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şikâyetlerin ne zaman ortaya çıktığını hatırlamak her zaman kolay olmayabilir.</p>

<p>Özellikle birkaç adet döngüsü boyunca;</p>

<ul>
 <li>Ağrının başladığı günü</li>
 <li>Ağrının yerini ve şiddetini</li>
 <li>Adet kanamasının özelliklerini</li>
 <li>Şişkinlik ve bağırsak yakınmalarını</li>
 <li>İdrar belirtilerini</li>
 <li>Cinsel ilişkiyle ilişkili ağrıyı</li>
 <li>Yorgunluk ve uyku sorunlarını</li>
 <li>Belirtilerin okul, iş ve günlük yaşam üzerindeki etkisini</li>
</ul>

<p>not etmek, klinik görüşmede belirtilerin örüntüsünün daha net değerlendirilmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Güncel klinik rehberlerde de ağrı ve belirti günlüğünün sağlık profesyoneliyle yapılacak görüşmeyi kolaylaştırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Endometriozis nasıl tedavi edilir?</p>

<p>Endometriozis için herkese uyan tek bir tedavi yöntemi yoktur.</p>

<p>Tedavinin temel hedefleri ağrıyı ve diğer belirtileri kontrol etmek, günlük yaşam kalitesini artırmak ve gebelik isteyen kişilerde doğurganlık hedeflerini dikkate almaktır.</p>

<p>Kişinin durumuna göre ağrı tedavileri, hormonal tedaviler ve cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Gebelik planlayan bir kişiyle gebelik düşünmeyen bir kişinin tedavi yaklaşımı aynı olmayabilir.</p>

<p>Hastalığın bağırsak, mesane veya diğer organları etkilediği derin endometriozis vakalarında multidisipliner değerlendirme gerekebilir.</p>

<p>Tedavi kararı hastalığın yalnızca görüntüdeki yaygınlığına değil, kişinin belirtilerine ve önceliklerine göre bireyselleştirilir.</p>

<p>Beslenme endometriozisi tedavi eder mi?</p>

<p>Endometriozisle beslenme arasındaki ilişki yoğun biçimde araştırılıyor. Ancak belirli bir yiyeceğin, takviyenin veya özel diyetin endometriozisi ortadan kaldırdığına dair yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Bazı kişiler belirli beslenme düzenleriyle şişkinlik veya bağırsak yakınmalarının azaldığını hissedebilir. Fakat bu durum hastalığın tedavi edildiği anlamına gelmez.</p>

<p>Özellikle internette “endometriozisi temizleyen”, “hormonları sıfırlayan” veya hastalığı ortadan kaldırdığı ileri sürülen diyet ve takviye iddialarına temkinli yaklaşmak gerekir.</p>

<p>Ne zaman kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalı?</p>

<p>Adet ağrısı günlük yaşamın olağan bir parçası olmak zorunda değildir.</p>

<p>Özellikle ağrı okul, iş, uyku, sosyal yaşam veya cinsel yaşamı etkiliyorsa; giderek şiddetleniyorsa veya ağrıya bağırsak, mesane ya da doğurganlık sorunları eşlik ediyorsa değerlendirme önem kazanır.</p>

<p>Şu durumlarda endometriozis olasılığının değerlendirilmesi düşünülebilir:</p>

<ul>
 <li>Günlük yaşamı engelleyen şiddetli adet ağrısı</li>
 <li>Uzun süren veya tekrarlayan pelvik ağrı</li>
 <li>Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında derin ağrı</li>
 <li>Adet dönemleriyle ilişkili ağrılı dışkılama</li>
 <li>Döngüsel bağırsak veya mesane yakınmaları</li>
 <li>Adet döneminde idrar yaparken belirgin ağrı</li>
 <li>Açıklanamayan ve tekrarlayan şiddetli şişkinlik</li>
 <li>Gebe kalmakta güçlük</li>
 <li>Bu yakınmalara eşlik eden belirgin yorgunluk ve günlük yaşam kaybı</li>
</ul>

<p>Özellikle anne, kız kardeş gibi birinci derece akrabalarda endometriozis bulunması da değerlendirme sırasında paylaşılması gereken önemli bilgilerden biridir.</p>

<p>Asıl gözden kaçan nokta: Belirtilere tek tek değil, birlikte bakmak</p>

<p>Endometriozisin yalnızca “çok ağrılı adet görmek” şeklinde düşünülmesi hastalığın bazı kişilerde fark edilmesini zorlaştırabilir.</p>

<p>Şişkinlik tek başına endometriozis değildir. Yorgunluk tek başına endometriozis değildir. Kabızlık, bel ağrısı, baş ağrısı veya uyku problemi de tek başına bu hastalığın kanıtı değildir.</p>

<p>Fakat bu belirtilerin birkaçı şiddetli adet ağrısı, kronik pelvik ağrı, ağrılı cinsel ilişki veya döngüsel bağırsak ve mesane yakınmalarıyla birlikte görülüyorsa ortaya çıkan tablo farklı anlam taşıyabilir.</p>

<p>Endometrioziste önemli olan tek bir “işaret” aramak değil, belirtilerin zamanlamasına, birbirleriyle ilişkisine ve kişinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğine bütün olarak bakmaktır.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<ol>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü – Endometriosis – Güncellenmiş bilgi notu – 2025</li>
 <li>Human Reproduction Open – ESHRE guideline: endometriosis – Becker CM, Bokor A, Heikinheimo O ve çalışma grubu – 2022 – DOI: 10.1093/hropen/hoac009</li>
 <li>National Institute for Health and Care Excellence – Endometriosis: diagnosis and management – NG73 – Son kapsamlı tanısal güncelleme 2024</li>
 <li>American Journal of Obstetrics and Gynecology – Associations between endometriosis and common symptoms: findings from the Australian Longitudinal Study on Women’s Health – Gete DG, Doust J, Mortlock S, Montgomery G, Mishra GD – 2023 – DOI: 10.1016/j.ajog.2023.07.033</li>
 <li>Human Reproduction – Fatigue: a symptom in endometriosis – Ramin-Wright A ve arkadaşları – 2018 – DOI: 10.1093/humrep/dey115</li>
 <li>BJOG: An International Journal of Obstetrics &amp; Gynaecology – Time to Diagnose Endometriosis: Current Status, Challenges and Regional Characteristics: A Systematic Literature Review – De Corte P, Klinghardt M, von Stockum S, Heinemann K – 2025 – DOI: 10.1111/1471-0528.17973</li>
 <li>In Vivo – Endometriosis: A Retrospective Analysis of Clinical Data from a Cohort of 4,083 Patients, With Focus on Symptoms – Signorile PG, Cassano M, Viceconte R, Marcattilj V, Baldi A – 2022 – DOI: 10.21873/invivo.12776</li>
 <li>Cureus – Epidemiology of Endometriosis Awareness in Turkey – Yuksel Ozgor B, Azamat S, Berkay EG ve arkadaşları – 2023 – DOI: 10.7759/cureus.37536</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/endometriozis-sadece-adet-agrisi-degil-bu-belirtiler-de-gozden-kacabiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8149-1.jpeg" type="image/jpeg" length="27242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kapadokya Üniversitesi öğrencisi Kezban Nur Eravşar tramvay kazasında hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kapadokya-universitesi-ogrencisi-kezban-nur-eravsar-tramvay-kazasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kapadokya-universitesi-ogrencisi-kezban-nur-eravsar-tramvay-kazasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapadokya Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıf öğrencisi 24 yaşındaki Kezban Nur Eravşar, Kayseri’de tramvayın çarpması sonucu ağır yaralandı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Eravşar, düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kayseri’de meydana gelen tramvay kazasında Kapadokya Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıf öğrencisi Kezban Nur Eravşar hayatını kaybetti.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre kaza, Kayseri’nin Melikgazi ilçesindeki Keykubat Tramvay İstasyonu civarında meydana geldi. 24 yaşındaki Kezban Nur Eravşar’a karşı perona geçmeye çalıştığı sırada seyir halindeki tramvay çarptı.</p>

<p>Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı</p>

<p>Çarpmanın ardından tramvayın altında kalan Eravşar için bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışmasıyla bulunduğu yerden çıkarılan genç öğrenciye ilk müdahale olay yerinde yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağır yaralanan Eravşar daha sonra Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Ancak doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p>

<p>Kezban Nur Eravşar son yolculuğuna uğurlandı</p>

<p>Kezban Nur Eravşar’ın cenazesi, işlemlerin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edildi.</p>

<p>Eravşar için Kocasinan ilçesine bağlı Yuvalı Mahallesi Camii’nde saat 12.30’da cenaze namazı kılındı. Genç öğrenci, cenaze namazının ardından toprağa verildi.</p>

<p>Kapadokya Üniversitesi başsağlığı mesajı yayımladı</p>

<p>Kapadokya Üniversitesi de öğrencisinin vefatının ardından başsağlığı mesajı yayımladı.</p>

<p>Üniversite, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıf öğrencisi Kezban Nur Eravşar’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendiklerini belirterek Eravşar’a Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve üniversite camiasına başsağlığı diledi.</p>

<p>Kezban Nur Eravşar’ın genç yaşta hayatını kaybetmesi ailesi, yakınları, arkadaşları ve üniversite camiasında büyük üzüntüye neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kapadokya-universitesi-ogrencisi-kezban-nur-eravsar-tramvay-kazasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 22:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8148.jpeg" type="image/jpeg" length="75647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köpek Isırdıysa İlk Dakikalar Önemli: Yaraya Ne Yapılmalı, Ne Yapılmamalı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kopek-isirdiysa-ilk-dakikalar-onemli-yaraya-ne-yapilmali-ne-yapilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kopek-isirdiysa-ilk-dakikalar-onemli-yaraya-ne-yapilmali-ne-yapilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Köpek ısırığında yaranın büyüklüğü tek başına riski göstermez. Doğru yara temizliği, enfeksiyon belirtilerinin takibi, tetanos durumu ve kuduz riskinin değerlendirilmesi önem taşır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Köpek Isırığından Sonra Ne Yapmalı?</p>

<p>Parkta yürürken, sokakta bir köpeğin yanından geçerken ya da evde oynadığınız bir hayvanla temas sırasında saniyeler içinde bir ısırık meydana gelebilir. İlk bakışta yalnızca birkaç diş izi veya küçük bir çizik görülmesi, yaranın mutlaka önemsiz olduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Köpek ısırıkları yalnızca ciltte oluşturdukları hasar nedeniyle değil, hayvanın ağzındaki mikroorganizmaların dokuya taşınabilmesi nedeniyle de dikkatle değerlendirilmelidir. Ayrıca olayın koşullarına göre tetanos ve kuduz açısından değerlendirme gerekebilir.</p>

<p>Bu nedenle deri bütünlüğünün bozulduğu köpek ısırıklarında temel yaklaşım, yarayı mümkün olduğunca erken ve doğru şekilde temizlemek ve sağlık profesyonelinin risk değerlendirmesini geciktirmemektir.</p>

<p>Köpek ısırığında ilk olarak ne yapılmalı?</p>

<p>Isırık meydana geldikten sonra ilk hedef yarayı temizlemektir.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, kuduz açısından olası risk taşıyan hayvan teması sonrasında yaranın sabun ve bol suyla yaklaşık 15 dakika boyunca iyice yıkanmasını öneriyor. Bu basit işlem, olası kuduz virüsünün yara bölgesinden uzaklaştırılmasına yardımcı olabilecek en önemli ilk yardım uygulamalarından biridir.</p>

<p>Kanama varsa temiz bir bez veya gazlı bezle doğrudan ve kontrollü basınç uygulanabilir. Ancak kanama şiddetliyse veya basıya rağmen durmuyorsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.</p>

<p>Yaranın içine gelişigüzel kimyasal maddeler, bitkisel ürünler veya tahriş edici maddeler sürülmemelidir.</p>

<p>Özellikle deriyi delen ısırıklarda, ilk yardım yapıldıktan sonra sağlık kuruluşunda değerlendirme önemlidir.</p>

<p>“Yara küçük, bir şey olmaz” demek neden yanlış olabilir?</p>

<p>Bir köpek ısırığının yalnızca dışarıdan nasıl göründüğüne bakarak dokudaki hasarı anlamak her zaman mümkün değildir.</p>

<p>Köpeğin dişleri cildi delmenin yanı sıra daha derindeki dokuları sıkıştırabilir veya ezebilir. Bazı yaralarda tendon, eklem, sinir, damar ya da kemiğe kadar uzanan hasar oluşabilir.</p>

<p>Özellikle el, parmak, yüz, ayak ve eklem çevresindeki yaralar daha dikkatli değerlendirilmelidir.</p>

<p>Derin delinme yaraları, ezilmenin eşlik ettiği yaralar, belirgin doku hasarı bulunan ısırıklar ve kirlenmiş yaralar enfeksiyon açısından daha yüksek risk taşıyabilir.</p>

<p>Köpek ısırığı neden enfeksiyon yapabilir?</p>

<p>Köpeklerin ağızlarında normal olarak çok sayıda mikroorganizma bulunur. Isırık sırasında bunların bir bölümü deri altına ve daha derin dokulara taşınabilir.</p>

<p>Pasteurella, Staphylococcus ve Streptococcus türleri köpek ısırığıyla ilişkili enfeksiyonlarda karşılaşılabilen bakteriler arasındadır. Bazı kişilerde daha farklı mikroorganizmalar da ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle yaranın erken ve kapsamlı biçimde temizlenmesi yalnızca yüzeydeki kiri uzaklaştırmak için değil, enfeksiyon riskini azaltmak açısından da önemlidir.</p>

<p>Enfeksiyon başladığını nasıl anlayabilirsiniz?</p>

<p>Isırık sonrasında yara çevresinin izlenmesi gerekir.</p>

<p>Başlangıçta hafif ağrı ve hassasiyet yaralanmaya bağlı olabilir. Ancak belirtilerin giderek artması önemlidir.</p>

<p>Şu bulgular enfeksiyon açısından değerlendirme gerektirebilir:</p>

<ul>
 <li>Yara çevresindeki kızarıklığın genişlemesi</li>
 <li>Bölgenin giderek ısınması</li>
 <li>Şişliğin artması</li>
 <li>Ağrının azalmak yerine şiddetlenmesi</li>
 <li>Yaradan irinli veya kötü kokulu akıntı gelmesi</li>
 <li>Kol veya bacak boyunca ilerleyen kırmızı çizgiler oluşması</li>
 <li>Ateş veya titreme gelişmesi</li>
 <li>Genel durumun belirgin şekilde bozulması</li>
</ul>

<p>Bu belirtilerden biri ortaya çıkarsa beklemek yerine sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.</p>

<p>Her köpek ısırığında antibiyotik gerekir mi?</p>

<p>Hayır. Her köpek ısırığında otomatik olarak antibiyotik başlanması gerektiği söylenemez.</p>

<p>Antibiyotik gerekip gerekmediği yaranın derinliğine, yerine, doku hasarına, enfeksiyon bulgularının bulunup bulunmamasına ve kişinin sağlık durumuna göre değerlendirilir.</p>

<p>El ve yüz gibi bölgelerdeki yaralar, derin veya delici yaralar, ezilme yaralanmaları ve eklem ya da kemiğe ulaşmış olabilecek ısırıklar daha dikkatli değerlendirilir.</p>

<p>Diyabeti bulunan, bağışıklık sistemi baskılanmış, dalağı alınmış veya bazı ciddi kronik hastalıkları bulunan kişilerde enfeksiyon riski daha yüksek olabilir.</p>

<p>Antibiyotik seçimi ve tedavi süresi kişiye ve yaranın özelliklerine göre değiştiğinden, kendi kendine antibiyotik başlanması doğru değildir.</p>

<p>Köpek ısırığında kuduz riski nasıl değerlendirilir?</p>

<p>Köpek ısırığından sonra en fazla endişe yaratan konulardan biri kuduzdur. Ancak her köpek ısırığı aynı kuduz riskini taşımaz.</p>

<p>Değerlendirmede hayvanın evcil veya sahipsiz olması, aşı durumu, davranışlarında kuduzu düşündürebilecek değişiklikler bulunup bulunmaması, hayvanın gözlem altında tutulup tutulamayacağı, temasın niteliği ve bölgedeki kuduz epidemiyolojisi önem taşır.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, kuduz şüphesi bulunan bir hayvanla deriyi bozan ısırık veya tırmalama gibi temaslarda yara temizliğinin hemen yapılmasını ve temas sonrası korunmanın geciktirilmeden değerlendirilmesini öneriyor.</p>

<p>Deriyi geçen ısırıklar, kanamalı tırmalamalar veya hayvan salyasının açık yaraya ya da ağız ve göz gibi mukozalara temas etmesi daha ciddi maruziyet olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Gerekli durumlarda kuduz aşısı ve temasın niteliğine göre kuduz immünoglobulini gibi ek koruyucu uygulamalar gündeme gelebilir.</p>

<p>Bu karar evde verilmemelidir. Risk değerlendirmesi sağlık profesyonelleri tarafından yapılmalıdır.</p>

<p>Isıran köpek sağlıklı görünüyorsa kuduz riski tamamen biter mi?</p>

<p>Hayır. Hayvanın o anda sağlıklı görünmesi tek başına kesin karar vermek için yeterli değildir.</p>

<p>Köpek, kedi ve gelincik gibi bazı hayvanlarda uygun koşullarda belirli süre gözlem uygulanması kuduz risk değerlendirmesinin bir parçasıdır. Sağlıklı bir köpeğin 10 günlük gözlem sürecindeki durumu önemli bilgi sağlayabilir.</p>

<p>Ancak hayvanın gözlem altında tutulup tutulmayacağı ve kuduzdan korunma uygulamasının başlatılıp başlatılmayacağı yerel sağlık otoritelerinin ve sağlık profesyonellerinin değerlendirmesine göre belirlenmelidir.</p>

<p>Özellikle sahipsiz, kaçmış, bulunamayan veya olağan dışı davranışlar gösteren bir hayvan söz konusuysa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.</p>

<p>Köpeğin aşılı olması neden önemli?</p>

<p>Isıran hayvanın kuduz aşısının güncel olup olmadığı risk değerlendirmesinde değerli bir bilgidir.</p>

<p>Mümkünse hayvan sahibinin iletişim bilgileri, köpeğin aşı kayıtları ve olayın gerçekleştiği yer not edilmelidir. Hayvanı yakalamaya çalışırken yeni bir saldırıya uğrama riski alınmamalıdır.</p>

<p>“Köpek evcil, dolayısıyla kuduz olamaz” şeklindeki yaklaşım güvenli değildir. Karar hayvanın ve temasın özellikleri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.</p>

<p>Tetanos aşısı gerekir mi?</p>

<p>Köpek ısırıkları hayvan salyasıyla temas eden yaralar olduğu için tetanos açısından kirli veya ciddi yara kategorisinde değerlendirilebilir.</p>

<p>Tetanos aşısının gerekip gerekmediği kişinin daha önceki aşılanma durumuna ve son tetanos dozunun üzerinden geçen süreye bağlıdır.</p>

<p>Temel tetanos aşıları tamamlanmış kişilerde kirli veya ciddi yaralarda son dozun üzerinden beş yıl veya daha uzun süre geçmişse hatırlatma dozu gündeme gelebilir.</p>

<p>Aşı geçmişi bilinmeyen veya temel aşılama serisi tamamlanmamış kişilerde ise farklı bir koruma yaklaşımı gerekebilir.</p>

<p>Bu nedenle köpek ısırığından sonra sağlık kuruluşuna başvururken mümkünse tetanos aşı geçmişinin bilinmesi yararlı olur.</p>

<p>Yara hemen dikilmeli mi?</p>

<p>Her köpek ısırığı yarasının dikilmesi gerekmez.</p>

<p>Bazı temiz ve enfeksiyon riski düşük yaralar, özellikle yüz gibi kozmetik açıdan önemli bölgelerde, hekim değerlendirmesinden sonra kapatılabilir.</p>

<p>Buna karşılık enfeksiyon riski yüksek bazı yaraların açık bırakılarak iyileşmesi tercih edilebilir.</p>

<p>Yaranın dikilip dikilmeyeceğine yalnızca görüntüsüne bakarak karar verilmez. Yaranın yeri, derinliği, üzerinden geçen süre, kirlenme düzeyi ve enfeksiyon riski birlikte değerlendirilir.</p>

<p>Hangi köpek ısırıkları daha fazla önem taşır?</p>

<p>Bazı durumlarda sağlık kuruluşuna başvuru özellikle geciktirilmemelidir.</p>

<p>El, parmak, yüz, baş, boyun, ayak veya eklem çevresindeki yaralar; derin delinme veya ezilme yaraları; tendon, kemik ya da ekleme ulaşmış olabilecek ısırıklar ve belirgin doku kaybı oluşturan yaralar daha ciddi olabilir.</p>

<p>Çocuklardaki köpek ısırıkları da ayrıca önemlidir. Çocuğun boyu nedeniyle yüz, baş ve boyun bölgesindeki yaralanmalar görülebilir ve bu bölgelerdeki hasar hem işlevsel hem de kozmetik sonuçlar doğurabilir.</p>

<p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, diyabet hastaları, dalağı olmayan kişiler ve ciddi dolaşım problemi bulunanlarda enfeksiyon açısından daha düşük eşikle tıbbi değerlendirme gerekebilir.</p>

<p>Hangi durumda acile başvurulmalı?</p>

<p>Kontrol edilemeyen kanama, derin veya geniş yara, ciddi doku kaybı, kemik veya tendonun görünmesi, parmak ya da uzuv hareketinde kayıp, uyuşma, ciddi yüz yaralanması veya hızla artan şişlik durumunda acil değerlendirme gerekir.</p>

<p>Ayrıca ateş, titreme, hızla yayılan kızarıklık, kötü kokulu akıntı, giderek artan ağrı veya yara çevresinden yukarı doğru ilerleyen kırmızı çizgiler ciddi enfeksiyonun işareti olabilir.</p>

<p>Kuduz açısından riskli olduğu düşünülen bir hayvan teması da belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden değerlendirilmelidir. Kuduzda korunmanın amacı hastalık belirtileri başlamadan önce gerekli uygulamaları gerçekleştirmektir.</p>

<p>Köpek ısırığında yapılmaması gerekenler</p>

<p>Yarayı küçük görüp saatlerce veya günlerce beklemek önemli bir hata olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaraya biber, bitkisel karışım, asitli veya tahriş edici maddeler sürmek doğru değildir. Dünya Sağlık Örgütü bu tür geleneksel ve tahriş edici uygulamalardan kaçınılmasını öneriyor.</p>

<p>Yaranın derinliğini evde kesici aletlerle araştırmaya çalışmak, reçetesiz veya evde kalan antibiyotikleri gelişigüzel kullanmak ve kuduz riskini yalnızca köpeğin dış görünüşüne bakarak değerlendirmek de güvenli değildir.</p>

<p>En basit ve değerli ilk adım, yaranın bol su ve sabunla uzun süre yıkanmasıdır.</p>

<p>Isırık sonrası günlerde yarayı takip etmek neden önemli?</p>

<p>İlk muayenede ciddi görünmeyen bir yara daha sonraki saatlerde veya günlerde enfeksiyon belirtileri gösterebilir.</p>

<p>Bu nedenle kızarıklığın genişleyip genişlemediği, ağrının artıp artmadığı, şişlik veya akıntı gelişip gelişmediği takip edilmelidir.</p>

<p>El ve parmak yaralanmalarında hareket kısıtlılığı da önemlidir. Parmağı eskisi gibi hareket ettirememe veya uyuşma gelişmesi tendon ya da sinir yaralanmasının habercisi olabilir.</p>

<p>Köpek ısırığında amaç yalnızca görünen yarayı kapatmak değildir. Enfeksiyon, derin doku yaralanması, tetanos ve kuduz riski birlikte düşünülmelidir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<ol>
 <li>Cleveland Clinic – What To Do if You Get Bitten By a Dog – Stephen Sayles III – 2026</li>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü – Rabies: Post-exposure prophylaxis recommendations – Kuduz temas sonrası korunma rehberi</li>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü – Rabies – Kuduzdan korunma ve temas sonrası yaklaşım</li>
 <li>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri – Clinical Guidance for Wound Management to Prevent Tetanus – Tetanos açısından yara yönetimi</li>
 <li>NICE – Human and Animal Bites: Antimicrobial Prescribing – NG184 – 2020</li>
 <li>American Family Physician – Dog and Cat Bites: Rapid Evidence Review – 2023</li>
 <li>Clinical Infectious Diseases – Practice Guidelines for the Diagnosis and Management of Skin and Soft Tissue Infections: 2014 Update by the Infectious Diseases Society of America – Stevens DL, Bisno AL, Chambers HF ve arkadaşları – 2014 – DOI: 10.1093/cid/ciu296</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kopek-isirdiysa-ilk-dakikalar-onemli-yaraya-ne-yapilmali-ne-yapilmamali</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 22:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8144.jpeg" type="image/jpeg" length="89672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gabriel Martinelli transferinde kritik gece: Galatasaray’ın teklifine yanıt]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gabriel-martinelli-transferinde-kritik-gece-galatasarayin-teklifine-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gabriel-martinelli-transferinde-kritik-gece-galatasarayin-teklifine-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın Arsenal’in Brezilyalı kanat oyuncusu Gabriel Martinelli için yaptığı transfer girişiminde kritik bir gelişme yaşandı. İngiltere’den gelen haberlere göre sarı-kırmızılıların yaklaşık 38,4 milyon sterlin seviyesindeki sözlü teklifinin ardından Martinelli, kariyerine Londra’da devam etmek istediğini bildirdi. Böylece Galatasaray’ın yıldız oyuncu için yürüttüğü operasyonda önemli bir engel ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray’ın Martinelli hamlesine oyuncudan yanıt</p>

<p>Galatasaray’ın Avrupa transfer piyasasında ses getirecek Gabriel Martinelli girişiminde yeni bir gelişme yaşandı.</p>

<p>İngiliz basınında yer alan son bilgilere göre sarı-kırmızılılar, Arsenal forması giyen Brezilyalı kanat oyuncusunu kadrosuna katmak için ciddi bir girişimde bulundu. Galatasaray’ın Arsenal’e yaklaşık 38,4 milyon sterlin seviyesinde sözlü teklif ilettiği öne sürüldü.</p>

<p>Ancak transfer operasyonunun oyuncu cephesinde beklenen karşılığı bulmadığı bildiriliyor.</p>

<p>Martinelli Londra’da kalmak istiyor</p>

<p>Son haberlerde Gabriel Martinelli’nin Galatasaray seçeneğine sıcak bakmadığı ve kariyerine Arsenal’de devam etmek istediği belirtildi.</p>

<p>Brezilyalı futbolcunun bu tutumu, Galatasaray’ın transfer planının önündeki en önemli engel olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu nedenle mevcut aşamada taraflar arasında tamamlanmış bir transfer anlaşmasından söz etmek mümkün değil.</p>

<p>Galatasaray’ın teklifi dikkat çekti</p>

<p>Transferin en dikkat çekici noktalarından biri ise Galatasaray’ın Martinelli için konuşulan teklifinin büyüklüğü.</p>

<p>Yaklaşık 38,4 milyon sterlinlik rakamın doğrulanması halinde bu girişim, sarı-kırmızılıların Avrupa’nın önemli liglerinden üst düzey oyuncuları kadrosuna katma stratejisinin en iddialı örneklerinden biri olacak.</p>

<p>Galatasaray’ın Martinelli için yaptığı girişimin, yalnızca oyuncunun durumunu araştırma seviyesinde kalmadığı; Arsenal cephesine mali çerçevesi belirlenmiş bir yaklaşımda bulunulduğu ileri sürülüyor.</p>

<p>Arsenal cephesinde durum ne?</p>

<p>Arsenal açısından da Martinelli’nin geleceği transfer döneminin dikkat çeken başlıklarından biri.</p>

<p>İngiltere’den gelen haberlerde Londra ekibinin Brezilyalı oyuncu konusunda mutlak bir satış kararı almadığı, kadro planlamasının ve olası alternatiflerin süreci etkileyebileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolayısıyla Galatasaray açısından iki ayrı eşik bulunuyor: Arsenal’in satış şartları ve Martinelli’nin transfere ikna edilmesi.</p>

<p>Şu an için ikinci başlık daha büyük engel olarak görünüyor.</p>

<p>Dosya tamamen kapandı mı?</p>

<p>Martinelli’nin mevcut tutumu transfer ihtimalini ciddi biçimde azaltmış durumda. Ancak transfer dönemlerinde oyuncu ve kulüplerin pozisyonlarının yeni teklifler veya değişen kadro planlamaları doğrultusunda değişebildiği de biliniyor.</p>

<p>Bu nedenle “transfer kesin olarak kapandı” demek için henüz erken.</p>

<p>Mevcut tablo, Galatasaray’ın ciddi bir girişimde bulunduğunu ancak Martinelli’nin şu aşamada Arsenal’den ayrılıp İstanbul’a gelmeye sıcak bakmadığını gösteriyor.</p>

<p>Sarı-kırmızılı yönetimin Martinelli için yeni bir hamle yapıp yapmayacağı ya da kanat transferinde farklı bir isme yönelip yönelmeyeceği önümüzdeki günlerde netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🔄 Transfer Gündemi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gabriel-martinelli-transferinde-kritik-gece-galatasarayin-teklifine-yanit</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 22:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8143.jpeg" type="image/jpeg" length="46184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kabızlığı önlemek için ne yemeli? Bağırsakların sevdiği günlük beslenme düzeni]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kabizligi-onlemek-icin-ne-yemeli-bagirsaklarin-sevdigi-gunluk-beslenme-duzeni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kabizligi-onlemek-icin-ne-yemeli-bagirsaklarin-sevdigi-gunluk-beslenme-duzeni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kabızlık yalnızca tuvalete seyrek çıkmak anlamına gelmiyor. Yeterli lif ve sıvı almak, bazı meyve ve sebzeleri düzenli tüketmek bağırsakların daha rahat çalışmasına yardımcı olabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kabızlık denince çoğu kişinin aklına ilk olarak “Daha fazla su içmeliyim” düşüncesi geliyor. Oysa bağırsakların düzenli çalışması tek bir bardak suya ya da tek bir “mucize” yiyeceğe bağlı değil. Gün boyunca ne kadar lif tüketildiği, yeterli sıvı alınıp alınmadığı, hareket düzeyi ve hatta tuvalet ihtiyacının sürekli ertelenmesi bağırsak düzenini etkileyebiliyor.</p>

<p>Beslenme açısından en önemli noktalardan biri ise lif. Meyveler, sebzeler, baklagiller ve tam tahıllar dışkının yapısını ve bağırsaktan geçişini destekleyebilir. Bazı besinler için doğrudan kabızlığı olan kişiler üzerinde yapılmış klinik çalışmalar da bulunuyor.</p>

<p>Peki kabızlığı önlemek veya hafifletmek isteyen biri mutfağında nelere daha fazla yer verebilir?</p>

<p>Kabızlık sadece “tuvalete çıkamamak” değildir</p>

<p>Kabızlık kişiden kişiye farklı şekilde hissedilebilir. Haftada üçten az dışkılama, sert ve kuru dışkı, tuvalette aşırı ıkınma, dışkının güçlükle çıkması veya bağırsakların tam boşalmadığı hissi kabızlığın belirtileri arasında yer alabilir.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca “Her gün tuvalete çıkıyor muyum?” sorusuna bakmak doğru değildir. Bir kişi her gün dışkıladığı halde dışkısı sürekli sertse veya belirgin biçimde zorlanıyorsa yine kabızlık sorunu yaşayabilir.</p>

<p>Bağırsakların temel yardımcılarından biri: Lif</p>

<p>Kabızlığın önlenmesi ve yönetiminde beslenmenin en önemli parçalarından biri yeterli lif tüketimidir.</p>

<p>Lif, bitkisel besinlerin sindirim sisteminde tamamen parçalanmayan kısmıdır. Farklı lif türleri bağırsakta farklı davranır. Bazıları su tutarak dışkının daha yumuşak olmasına yardımcı olurken bazıları dışkı hacmini artırabilir.</p>

<p>Yetişkinlerin lif ihtiyacı yaşa ve cinsiyete göre değişmekle birlikte günlük yaklaşık 22-34 gram aralığında olabilir.</p>

<p>Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Lif miktarını birdenbire çok artırmak herkeste iyi sonuç vermeyebilir. Özellikle düşük lifli beslenen bir kişinin kısa sürede çok yüksek miktarda lif tüketmeye başlaması gaz, şişkinlik ve karın rahatsızlığına yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle lifli besinleri günlük beslenmeye kademeli biçimde eklemek genellikle daha iyi tolere edilir.</p>

<p>Yulaf ve tam tahıllar neden önemli?</p>

<p>Kahvaltıdan başlayarak beyaz ekmek, rafine tahıllar ve düşük lifli seçeneklerin ağırlıkta olduğu bir beslenme düzeni günlük lif miktarının düşük kalmasına neden olabilir.</p>

<p>Yulaf, tam buğday ürünleri ve diğer tam tahıllar günlük lif alımını artırmanın pratik yollarındandır.</p>

<p>Buradaki temel fikir belirli bir tahılı “kabızlık ilacı” haline getirmek değildir. Asıl önemli olan, gün boyunca alınan toplam lif miktarını artıran sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmaktır.</p>

<p>Baklagiller lif açısından güçlü bir seçenek</p>

<p>Mercimek, nohut, kuru fasulye ve diğer baklagiller bağırsak sağlığı açısından dikkat çeken besin gruplarındandır.</p>

<p>Baklagiller lif sağlamalarının yanı sıra bitkisel protein açısından da değerlidir. Çorbalara, salatalara ve ana yemeklere eklenebilmeleri günlük lif tüketimini artırmayı kolaylaştırabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak uzun süredir çok az lif tüketen kişilerde baklagil miktarını aniden artırmak gaz ve şişkinliğe yol açabilir. Küçük miktarlardan başlayarak toleransa göre artırmak daha uygun olabilir.</p>

<p>Kivi için klinik araştırmalar ne gösteriyor?</p>

<p>Kivi, kabızlık konusunda en fazla dikkat çeken meyvelerden biri haline geldi.</p>

<p>Kronik kabızlığı bulunan 79 yetişkinin dahil edildiği karşılaştırmalı bir klinik araştırmada yeşil kivi, kuru erik ve psyllium olarak bilinen çözünür lif kaynağı karşılaştırıldı. Katılımcılar dört hafta boyunca bu seçeneklerden birini kullandı.</p>

<p>Araştırmada üç yaklaşımda da bağırsak hareketlerinde iyileşme görüldü. Kivi grubunda bazı sindirim sistemi yan etkilerinin daha az görülmesi de dikkat çekti. Bununla birlikte çalışma küçük ve keşif amaçlıydı; sonuçları bütün insanlar için kesin bir üstünlük şeklinde yorumlamak doğru olmaz.</p>

<p>Kivi üzerine yapılan randomize kontrollü çalışmaların değerlendirildiği bir sistematik derleme ve meta-analizde de kabızlık açısından umut verici sonuçlar bildirildi. Ancak araştırmacılar kanıtların genel kesinliğinin sınırlı olduğunu ve daha güçlü çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.</p>

<p>Dolayısıyla “kivi kabızlığı kesin geçirir” demek bilimsel olarak doğru değildir. Buna karşılık kivi, lif içeren dengeli bir beslenme düzeninin yararlı parçalarından biri olabilir.</p>

<p>Kuru erik neden kabızlıkla bu kadar sık anılıyor?</p>

<p>Kuru eriğin kabızlıkla ilişkilendirilmesinin arkasında yalnızca geleneksel kullanım yok. Klinik araştırmalar da bulunuyor.</p>

<p>Kuru erik lif içerir. Bunun yanında sorbitol adı verilen bir şeker alkolü de barındırır. Sorbitol bağırsak içerisinde suyun tutulmasına katkıda bulunarak dışkının yumuşamasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Kronik kabızlığı bulunan 40 kişinin katıldığı randomize bir çalışmada kuru erik ile psyllium karşılaştırıldı. Kuru erik tüketilen dönemde haftalık tam spontan bağırsak hareketleri ve dışkı kıvamında daha fazla iyileşme bildirildi.</p>

<p>Daha sonraki araştırmalarda da kuru erik ve kuru erik suyunun bağırsak hareketleri üzerinde olumlu etkileri olabileceğine ilişkin bulgular elde edildi.</p>

<p>Ancak burada da “ne kadar çok, o kadar iyi” yaklaşımı doğru değildir. Fazla miktarda kuru meyve bazı kişilerde gaz, karın ağrısı veya ishal yapabilir. Ayrıca kuru meyveler porsiyon başına taze meyvelerden daha yoğun doğal şeker ve enerji içerebilir.</p>

<p>Armut, elma, portakal ve orman meyveleri</p>

<p>Günlük beslenmede ulaşılması daha kolay meyveler de lif alımını artırabilir.</p>

<p>Armut, kabuğuyla tüketilebilen elma, portakal ve çeşitli orman meyveleri lif kaynakları arasında sayılabilir.</p>

<p>Özellikle yenilebilir kabuğu bulunan meyveleri uygun şekilde yıkadıktan sonra kabuğuyla tüketmek bazı durumlarda lif miktarını artırabilir.</p>

<p>Burada önemli olan tek bir meyveyi sürekli tüketmekten çok farklı bitkisel besinlere yer vermektir.</p>

<p>Sebzeleri sadece akşam yemeğine bırakmayın</p>

<p>Havuç, brokoli, bezelye ve çeşitli yeşil sebzeler günlük lif alımına katkıda bulunabilir.</p>

<p>Kabızlığı önlemeye yönelik beslenme düzeninin en pratik yollarından biri, sebzeyi yalnızca akşam yemeğinin yanındaki küçük bir garnitür olarak görmek yerine günün farklı öğünlerine yaymaktır.</p>

<p>Sebze miktarının artırılması aynı zamanda beslenmenin genel kalitesini de yükseltir.</p>

<p>Kuruyemişler de lif alımına katkı sağlayabilir</p>

<p>Badem, yer fıstığı, ceviz, pekan cevizi ve benzeri kuruyemişler lif içeren besinlerdir.</p>

<p>Ancak enerji yoğun olduklarından porsiyon kontrolü önemlidir. Kabızlığı gidermek amacıyla çok büyük miktarlarda kuruyemiş tüketmek gerekli değildir.</p>

<p>Amaç yine tek bir besine yüklenmek değil, günün toplam lif miktarını dengeli biçimde yükseltmektir.</p>

<p>Lif artırırken suyu unutmak neden sorun yaratabilir?</p>

<p>Lif ile sıvı birbirinden bağımsız düşünülmemelidir.</p>

<p>Özellikle lif tüketimi artırılırken yeterli sıvı alınması dışkının daha yumuşak ve geçişinin daha kolay olmasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Fakat herkes için geçerli tek bir “günde şu kadar litre su” rakamı vermek doğru değildir. Sıvı ihtiyacı vücut büyüklüğü, fiziksel aktivite, hava sıcaklığı, beslenme düzeni ve bazı hastalıklara göre değişebilir.</p>

<p>Kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler ise sıvı tüketimini kendi başlarına büyük ölçüde artırmamalıdır.</p>

<p>Kabızlığı artırabilecek beslenme düzenine dikkat</p>

<p>Sorun yalnızca hangi yiyeceklerin yenildiği değil, hangilerinin beslenmenin büyük bölümünü oluşturduğudur.</p>

<p>Liften fakir, yoğun işlenmiş ürünlerin ağırlıkta olduğu bir beslenme düzeninde yeterli lif almak zorlaşabilir. Fast food ürünleri, bazı hazır yemekler, cips ve benzeri düşük lifli seçenekler sık tüketildiğinde meyve, sebze, baklagil ve tam tahıllara daha az yer kalabilir.</p>

<p>Bu nedenle “Kabız yapan tek yiyecek hangisi?” sorusundan çok, “Günlük beslenmemin ne kadarı liften zengin gerçek gıdalardan oluşuyor?” sorusu daha anlamlıdır.</p>

<p>Sadece beslenme değil, hareket de önemli</p>

<p>Bağırsakların çalışma düzeni yalnızca tabağın içindekilerle belirlenmez.</p>

<p>Düzenli fiziksel aktivite bazı kişilerde kabızlık belirtilerinin azalmasına yardımcı olabilir. Uzun süre hareketsiz kalmak ise bağırsak hareketlerini olumsuz etkileyebilen faktörlerden biridir.</p>

<p>Tuvalet ihtiyacını sürekli ertelemek de zaman içerisinde bağırsak düzenini bozabilir.</p>

<p>Bu nedenle kabızlığı önleme yaklaşımı üç temel ayağa oturur: yeterli lif, uygun sıvı tüketimi ve hareketli bir yaşam.</p>

<p>Lif her kabızlığın çözümü mü?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Kabızlığın arkasında yalnızca beslenme alışkanlıkları bulunmayabilir. Bazı ilaçlar, tiroid hastalıkları, diyabet, nörolojik hastalıklar, bağırsak hareketlerindeki bozukluklar veya dışkılama sırasında pelvik taban kaslarının uygun çalışmaması gibi farklı nedenler kabızlığa yol açabilir.</p>

<p>Bazı kişilerde çok fazla lif tüketmek şişkinliği ve rahatsızlığı artırabilir.</p>

<p>Bu nedenle uzun süren veya standart yaşam tarzı değişikliklerine rağmen düzelmeyen kabızlığı yalnızca “daha fazla lif yemeliyim” düşüncesiyle geçiştirmemek gerekir.</p>

<p>Kabızlıkta ne zaman doktora başvurmalı?</p>

<p>Ara sıra ortaya çıkan ve kısa süren kabızlık oldukça yaygındır. Ancak yeni başlayan, belirgin biçimde değişen veya uzun süren bağırsak alışkanlıkları değerlendirilmelidir.</p>

<p>Özellikle dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kilo kaybı, sürekli veya şiddetli karın ağrısı, kusma, belirgin karın şişliği ya da gaz ve dışkı çıkaramama gibi belirtiler varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.</p>

<p>Kabızlığın sürekli tekrarlaması veya yaşam tarzı değişikliklerine rağmen düzelmemesi de altta yatan nedenin araştırılmasını gerektirebilir.</p>

<p>Bağırsaklar için tek bir “süper besin” yok</p>

<p>Kabızlığa karşı en güçlü yaklaşım mutfakta tek bir mucize besin aramak değil, günlük beslenme düzeninin bütününe bakmaktır.</p>

<p>Yulaf ve tam tahıllar, mercimek ve diğer baklagiller, sebzeler, meyveler, kuruyemişler ve uygun miktarda sıvı bağırsakların düzenli çalışmasını destekleyen beslenme modelinin parçaları olabilir.</p>

<p>Kivi ve kuru erik gibi bazı besinler için doğrudan klinik araştırmalar bulunması dikkat çekici olsa da bunlar tedavinin sihirli anahtarı değildir.</p>

<p>Bağırsaklar çoğu zaman tek bir yiyecekten ziyade düzen ister: yeterli lif, yeterli sıvı, hareket ve sürdürülebilir beslenme alışkanlığı.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>1. American Journal of Gastroenterology – Exploratory Comparative Effectiveness Trial of Green Kiwifruit, Psyllium, or Prunes in US Patients With Chronic Constipation – Samuel W. Chey, William D. Chey, Kenya Jackson, Shanti Eswaran – 2021 – DOI: 10.14309/ajg.0000000000001149<br />
2. Canadian Journal of Gastroenterology and Hepatology – Kiwifruit and Kiwifruit Extracts for Treatment of Constipation: A Systematic Review and Meta-Analysis – Mohamed Eltorki, Russell Leong, Elyanne M. Ratcliffe – 2022 – DOI: 10.1155/2022/7596920<br />
3. Alimentary Pharmacology &amp; Therapeutics – Randomised Clinical Trial: Dried Plums (Prunes) vs. Psyllium for Constipation – A. Attaluri, R. Donahoe, J. Valestin, K. Brown, S. S. C. Rao – 2011 – DOI: 10.1111/j.1365-2036.2011.04594.x<br />
4. American Journal of Gastroenterology – Prune Juice Containing Sorbitol, Pectin, and Polyphenol Ameliorates Subjective Complaints and Hard Feces While Normalizing Stool in Chronic Constipation: A Randomized Placebo-Controlled Trial – Taishi Koyama ve arkadaşları – 2022 – DOI: 10.14309/ajg.0000000000001931<br />
5. American Journal of Gastroenterology – American Gastroenterological Association-American College of Gastroenterology Clinical Practice Guideline: Pharmacological Management of Chronic Idiopathic Constipation – Lin Chang ve arkadaşları – 2023 – DOI: 10.14309/ajg.0000000000002227<br />
6. National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases – Eating, Diet, &amp; Nutrition for Constipation – Hasta bilgilendirme ve beslenme rehberi </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kabizligi-onlemek-icin-ne-yemeli-bagirsaklarin-sevdigi-gunluk-beslenme-duzeni</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-8141.jpeg" type="image/jpeg" length="76978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="28862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="27035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="60855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="11470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="34276"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
