<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 19:51:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Verem Aşısında Kritik Eşik: Yeni Nesil Aday Aşı Faz 2b Çalışmasında Tam Katılıma Ulaştı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/verem-asisinda-kritik-esik-yeni-nesil-aday-asi-faz-2b-calismasinda-tam-katilima-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/verem-asisinda-kritik-esik-yeni-nesil-aday-asi-faz-2b-calismasinda-tam-katilima-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Verem (tüberküloz) aşısı geliştirme çalışmalarında önemli bir dönüm noktası kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası Aşı Enstitüsü (IAVI) ve Biofabri tarafından yürütülen Faz 2b klinik çalışmasında, MTBVAC adlı aday aşı için hedeflenen 5.500 gönüllünün tamamı araştırmaya dahil edildi. Çalışmanın sonuçları, yeni nesil verem aşılarının etkinliğine ilişkin kritik veriler sunması açısından yakından takip ediliyor. [1]</p>

<p>Dünyada bulaşıcı hastalıklara bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam eden tüberküloza karşı geliştirilen yeni nesil aşı adaylarından MTBVAC, Faz 2b klinik araştırmasında önemli bir aşamayı geride bıraktı. Araştırmayı yürüten Uluslararası Aşı Enstitüsü (IAVI) ile Biofabri, “IMAGINE” adı verilen çok merkezli çalışmada hedeflenen 5.500 katılımcıya ulaşıldığını duyurdu. Araştırma, Güney Afrika, Kenya ve Tanzanya’daki 16 klinik merkezde yürütülüyor. [1]</p>

<p>Araştırmanın temel amacı, MTBVAC’ın tüberküloza karşı koruyuculuğunu ve güvenliliğini geniş katılımcı grubunda değerlendirmek. Çalışmada elde edilecek veriler, aday aşının daha ileri klinik değerlendirmeleri ve olası ruhsatlandırma süreci açısından belirleyici olacak. [1]</p>

<p>MTBVAC, halen yaygın olarak kullanılan BCG aşısından farklı olarak, insanlarda hastalık oluşturmayan zayıflatılmış Mycobacterium tuberculosis bakterisi temel alınarak geliştirildi. Araştırmacılar, bu yaklaşımın bağışıklık sisteminde daha güçlü ve uzun süreli koruma sağlayabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu beklentinin doğrulanabilmesi için klinik araştırmanın tamamlanması gerekiyor. [2]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tüberküloz, her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen ve yaklaşık 1,2 milyon kişinin yaşamını yitirmesine neden olan önemli bir halk sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor. Bu nedenle yeni ve daha etkili bir aşının geliştirilmesi, küresel sağlık açısından öncelikli hedefler arasında yer alıyor. [3]</p>

<p>Uzmanlar, mevcut gelişmenin henüz yeni bir aşının kullanıma girdiği anlamına gelmediğini vurguluyor. Faz 2b çalışmasının tamamlanmasının ardından elde edilecek etkinlik ve güvenlilik sonuçları, aday aşının sonraki değerlendirme süreçlerini belirleyecek. [1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] International AIDS Vaccine Initiative (IAVI)</p>

<p>[2] Nature Immunology</p>

<p>[3] Dünya Sağlık Örgütü (WHO)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/verem-asisinda-kritik-esik-yeni-nesil-aday-asi-faz-2b-calismasinda-tam-katilima-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7368.jpeg" type="image/jpeg" length="51226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Tarihinde Çocukluk ve Oyun Kültürü Uluslararası Sempozyumda Ele Alınacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/turk-tarihinde-cocukluk-ve-oyun-kulturu-uluslararasi-sempozyumda-ele-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/turk-tarihinde-cocukluk-ve-oyun-kulturu-uluslararasi-sempozyumda-ele-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ile Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenecek sempozyumda, Türk tarihindeki çocukluk anlayışı ve çocuk oyunlarının kültürel, toplumsal ve eğitsel boyutları disiplinler arası yaklaşımla incelenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi, çocukluk tarihinden geleneksel oyun kültürüne uzanan uluslararası bir akademik buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. “Türk Tarihinde Çocuk ve Çocuk Oyunları Uluslararası Sempozyumu”, 19-20 Kasım 2026 tarihlerinde Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’ndeki Dr. İbrahim Üzümcü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.<br />
Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ile Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenecek sempozyumda; çocuk ve çocukluk kavramının Türk tarihindeki yeri, çocuk kültürü, eğitim anlayışı ve çocuk oyunlarının tarihsel dönüşümü farklı bilim dallarının katkısıyla değerlendirilecek.<br />
Türkistan’dan günümüze çocukluk kültürü<br />
Sempozyumda, Türkistan’daki Türk topluluklarından Osmanlı’ya, Cumhuriyet döneminden günümüze kadar uzanan tarihsel süreçte çocukluk algısının, çocuk yetiştirme uygulamalarının ve oyun kültürünün geçirdiği değişimin ele alınması amaçlanıyor.<br />
Etkinlikte oyunun yalnızca bir eğlenme biçimi olmadığı; çocukların sosyalleşmesi, eğitimi, kimlik gelişimi ve toplumların kültürel hafızasının yeni kuşaklara aktarılması bakımından önemli bir işlev üstlendiği vurgulanacak.<br />
Tarih alanının yanı sıra sosyoloji, antropoloji, halk bilimi, eğitim bilimleri, edebiyat, sanat tarihi, spor tarihi ve kültürel çalışmalar gibi farklı disiplinlerden araştırmacıların katkıları kabul edilecek.<br />
Geleneksel oyunlardan dijitalleşmeye geniş konu yelpazesi<br />
Sempozyumun bildiri çağrısında öne çıkan konu başlıkları arasında şunlar yer alıyor:<br />
Türk tarihinde çocukluk kavramı<br />
Osmanlı’da çocuk ve çocuk eğitimi<br />
Cumhuriyet döneminde çocuk politikaları<br />
Geleneksel Türk çocuk oyunları<br />
Çocuk oyunlarının kültürel ve toplumsal işlevleri<br />
Türk dünyasında çocuk kültürü<br />
Eğitim tarihi açısından çocuk oyunları<br />
Dijitalleşme sürecinde çocuk oyunlarının dönüşümü<br />
Çocuk yayınları, dergileri ve edebiyatı<br />
Çocuk ve spor kültürü<br />
Çocuk hukuku ve akran zorbalığı<br />
Çocuk, suç ve bağımlılık<br />
Savaş dönemlerinde çocukluk deneyimleri<br />
Kentleşme ve modernleşmenin çocuk oyunlarına etkisi<br />
Bu başlıkların yanı sıra sempozyumun genel temasıyla bağlantılı farklı ve özgün çalışmalar da bilim kurulunun değerlendirmesine sunulabilecek.<br />
Bildiri özetleri için son tarih 15 Eylül<br />
Resmî takvime göre sempozyumun ilk çağrısı 7 Ağustos 2026 tarihinde yapılacak. Araştırmacılar bildiri özetlerini 15 Eylül 2026 tarihine kadar gönderebilecek. Özet kabul bildirimleri ise 1 Ekim 2026 tarihinde açıklanacak.<br />
Bildiri özetlerinin araştırmanın amacını, kapsamını, yöntemini, veri kaynaklarını ve ulaşılan sonuçları içermesi gerekiyor. Özetlerin 250-300 kelimeyi geçmeyecek şekilde, Times New Roman yazı karakteriyle, 12 punto ve iki yana yaslı olarak hazırlanması isteniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seçilen çalışmalar kitapta yayımlanabilecek<br />
Sempozyum kapsamında sunulan bildiriler arasından hakem değerlendirme süreci olumlu sonuçlanan çalışmalar, editöryal bir kitapta yayımlanmak üzere değerlendirmeye alınacak.<br />
Davetli konuşmacılar ile ayrıntılı sempozyum programının ise ilerleyen tarihlerde ilan edileceği bildirildi.<br />
Düzenleme kurulunda farklı alanlardan akademisyenler bulunuyor<br />
Sempozyumun düzenleme kurulunda Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sebahat Deniz, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Mustafa Yorulmazlar, Prof. Dr. Okan Yeşilot, Prof. Dr. Çetin Yaman, Prof. Dr. Murat Uluskan ve Turgut Koçoğlu yer alıyor.</p>

<p>Sempozyuma ilişkin başvuru belgeleri, yazım kuralları ve güncel duyurular etkinliğin resmî internet sitesi üzerinden takip edilebilecek. Katılımcılar ayrıca coturk-sempozyum@marmara.edu.tr adresinden düzenleme kuruluyla iletişime geçebilecek.</p>

<p>Etkinlik bilgileri<br />
Etkinlik: Türk Tarihinde Çocuk ve Çocuk Oyunları Uluslararası Sempozyumu<br />
Tarih: 19-20 Kasım 2026<br />
Yer: Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü, Dr. İbrahim Üzümcü Konferans Salonu, Kadıköy/İstanbul<br />
Bildiri özeti son gönderim tarihi: 15 Eylül 2026<br />
Özet kabul bildirimleri: 1 Ekim 2026</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/turk-tarihinde-cocukluk-ve-oyun-kulturu-uluslararasi-sempozyumda-ele-alinacak</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-20260805-w-a0039.jpg" type="image/jpeg" length="42021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Retinol Kullanırken Yapılan 7 Hata: Uzmanlar Cilt Hasarına Karşı Uyarıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/retinol-kullanirken-yapilan-7-hata-uzmanlar-cilt-hasarina-karsi-uyariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/retinol-kullanirken-yapilan-7-hata-uzmanlar-cilt-hasarina-karsi-uyariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Retinol kullanırken yapılan 7 hata, cilt bakımında en çok araştırılan konular arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dermatoloji uzmanları, retinolün doğru kullanılmadığında kızarıklık, kuruluk ve cilt bariyerinde bozulmaya yol açabileceğini, doğru uygulandığında ise yaşlanma belirtileri ve akne tedavisinde etkili sonuçlar sağlayabildiğini belirtiyor.[1,2]</p>

<p>Retinol neden bu kadar popüler?</p>

<p>Retinol, A vitamini türevleri arasında yer alan ve cilt yenilenmesini destekleyen aktif bir bileşendir. Bilimsel çalışmalar; ince kırışıklıkların görünümünü azaltmaya, cilt dokusunu iyileştirmeye ve akne oluşumunu kontrol altına almaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.[1,2]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak uzmanlar, retinolün yanlış kullanımının faydadan çok zarar getirebileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Retinol kullanırken yapılan 7 hata</p>

<p>1. İlk günden her gece kullanmak</p>

<p>Retinolün her gece uygulanması özellikle hassas ciltlerde tahriş riskini artırabilir. Uzmanlar, haftada 2 kez başlayıp cildin toleransına göre kullanım sıklığının artırılmasını öneriyor.[1]</p>

<p>2. Çok yüksek konsantrasyonla başlamak</p>

<p>Daha yüksek oranlı retinol ürünlerinin daha hızlı sonuç vereceği düşüncesi doğru değildir. Yeni başlayanlar için düşük konsantrasyonlu ürünlerle başlanması önerilmektedir.[2]</p>

<p>3. Nemlendirici kullanmamak</p>

<p>Retinol, ciltte geçici kuruluk oluşturabilir. Düzenli nemlendirici kullanımı cilt bariyerinin korunmasına yardımcı olabilir.[3]</p>

<p>4. Gündüz güneş koruyucu sürmemek</p>

<p>Retinol kullanan kişilerde güneş ışınlarına karşı hassasiyet artabilir. Bu nedenle gündüz geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanılması dermatoloji uzmanları tarafından önerilmektedir.[1]</p>

<p>5. Aynı gece güçlü asitlerle birlikte kullanmak</p>

<p>Retinolün AHA, BHA veya yüksek konsantrasyonlu peeling ürünleriyle birlikte uygulanması tahriş riskini artırabilir.[2]</p>

<p>6. Göz çevresine kontrolsüz uygulamak</p>

<p>Göz çevresindeki deri oldukça ince olduğu için retinol dikkatli kullanılmalıdır. Ürünün doğrudan göz kapağına uygulanmaması tavsiye edilir.[1]</p>

<p>7. Sonucu birkaç günde beklemek</p>

<p>Retinolün etkileri genellikle birkaç uygulamada ortaya çıkmaz. Bilimsel veriler, düzenli kullanımın ardından haftalar içinde gözle görülür değişikliklerin başlayabileceğini göstermektedir.[2]</p>

<p>Retinol kimler için uygun olmayabilir?</p>

<p>Hamilelik veya gebelik planı olan kişilerde retinoid türevlerinin kullanımı konusunda mutlaka hekime danışılması önerilir. Ayrıca aktif egzama, rozase veya ciddi cilt bariyeri hasarı bulunan kişilerde retinol kullanımı dermatoloji uzmanının değerlendirmesiyle planlanmalıdır.[1,3]</p>

<p>Retinol kullanırken nelere dikkat edilmeli?</p>

<p>Uzman önerilerine göre güvenli kullanım için şu adımlar önem taşıyor:</p>

<ul>
 <li>Temiz ve kuru cilde uygulanmalı.</li>
 <li>İlk haftalarda düşük sıklık tercih edilmeli.</li>
 <li>Nemlendirici ile birlikte kullanılmalı.</li>
 <li>Gündüz mutlaka güneş koruyucu sürülmeli.</li>
 <li>Tahriş gelişirse kullanım sıklığı azaltılmalı veya dermatoloji uzmanına başvurulmalı.[1,2]</li>
</ul>

<p>Retinol her yaşta kullanılabilir mi?</p>

<p>Retinol için kesin bir yaş sınırı bulunmuyor. Dermatoloji uzmanları, kullanım kararının yaşa göre değil; akne, güneş hasarı, ince kırışıklıklar ve cildin genel ihtiyaçlarına göre verilmesi gerektiğini belirtiyor.[1]</p>

<p>Retinol gerçekten işe yarıyor mu?</p>

<p>Retinoidler, dermatolojide etkinliği en güçlü bilimsel kanıtlara sahip cilt bakım bileşenleri arasında yer alıyor. Düzenli ve doğru kullanımın cilt yenilenmesini destekleyebileceği, ince çizgilerin görünümünü azaltabileceği ve akne tedavisinde fayda sağlayabileceği çok sayıda klinik çalışmada bildirilmiştir.[2,4]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] American Academy of Dermatology (AAD). Retinoids and Skin Care.</p>

<p>[2] Journal of the American Academy of Dermatology (JAAD). Topical Retinoids in Acne and Photoaging.</p>

<p>[3] British Association of Dermatologists. Retinoid Patient Information.</p>

<p>[4] National Institutes of Health (NIH) - National Library of Medicine. Topical Retinoids: Mechanisms of Action and Clinical Applications.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KOZMETİK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/retinol-kullanirken-yapilan-7-hata-uzmanlar-cilt-hasarina-karsi-uyariyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7367.jpeg" type="image/jpeg" length="37123"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cilt Bariyeri Bozulduğunu Gösteren Belirtiler Neler? Uzmanlar 7 İşarete Dikkat Çekiyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cilt-bariyeri-bozuldugunu-gosteren-belirtiler-neler-uzmanlar-7-isarete-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cilt-bariyeri-bozuldugunu-gosteren-belirtiler-neler-uzmanlar-7-isarete-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cilt bariyeri bozulduğunu gösteren belirtiler son dönemde en çok araştırılan cilt sağlığı konuları arasında yer alıyor. Uzmanlara göre kızarıklık, kuruluk, yanma hissi ve hassasiyet gibi şikâyetler cildin koruyucu tabakasının zayıfladığına işaret edebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cilt bariyeri bozulduğunu gösteren belirtiler neden önemlidir?</p>

<p>Cilt bariyeri, cildin en dış tabakasında bulunan ve vücudu dış etkenlere karşı koruyan doğal savunma sistemidir. Bu bariyer; bakteri, alerjen, kimyasal maddeler ve çevresel kirleticilerin cilde nüfuz etmesini zorlaştırırken, aynı zamanda cildin nemini korumasına da yardımcı olur.</p>

<p>Uzmanlar, yanlış kozmetik ürün kullanımı, aşırı peeling, sert temizleyiciler, güneş ışınları ve çevresel faktörlerin bu doğal bariyeri zayıflatabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Cilt bariyeri bozulduğunu gösteren 7 belirti</p>

<p>1. Sürekli kuruluk ve gerginlik hissi</p>

<p>Nemlendirici kullanılmasına rağmen ciltte kuruluk hissinin devam etmesi bariyer hasarının ilk belirtilerinden biri olabilir.</p>

<p>2. Kızarıklık</p>

<p>Daha önce sorun yaşanmayan ürünlerin kullanılmasının ardından oluşan yaygın kızarıklık, cildin dış etkenlere karşı hassaslaştığını gösterebilir.</p>

<p>3. Yanma ve batma hissi</p>

<p>Cilt bakım ürünleri uygulanırken ortaya çıkan yanma, batma veya sızlama hissi de bariyer bütünlüğünün bozulduğunu düşündürebilir.</p>

<p>4. Artan hassasiyet</p>

<p>Soğuk hava, sıcak su veya hafif kozmetik ürünler bile rahatsızlık vermeye başladıysa cilt bariyerinde zayıflama gelişmiş olabilir.</p>

<p>5. Pullanma</p>

<p>Cildin yüzeyinde ince kabuklanmalar ve pul pul dökülmeler oluşması, nem kaybının arttığını gösterebilir.</p>

<p>6. Sivilcelerde artış</p>

<p>Koruyucu tabakanın bozulması bazı kişilerde iltihaplı sivilcelerin veya aknenin artmasına zemin hazırlayabilir.</p>

<p>7. Kaşıntı</p>

<p>Belirgin bir alerji olmamasına rağmen gelişen kaşıntı da cilt bariyeri hasarının görülebilen belirtileri arasında sayılıyor.</p>

<p>Cilt bariyeri neden bozulur?</p>

<p>Dermatoloji uzmanlarına göre en sık nedenler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Çok sık peeling yapmak</li>
 <li>Sert temizleyiciler kullanmak</li>
 <li>Aynı anda çok sayıda aktif içerik uygulamak</li>
 <li>Retinol ve asitleri bilinçsiz kullanmak</li>
 <li>Güneş koruyucu kullanmamak</li>
 <li>Soğuk hava ve düşük nem</li>
 <li>Uzun süre sıcak suyla duş almak</li>
</ul>

<p>Cilt bariyeri nasıl desteklenebilir?</p>

<p>Uzmanlar, bariyer hasarı şüphesinde cilt bakım rutininin sadeleştirilmesini öneriyor. Bu süreçte:</p>

<ul>
 <li>Parfümsüz ve nazik temizleyiciler tercih edilmeli.</li>
 <li>Nemlendirici düzenli kullanılmalı.</li>
 <li>Gündüz geniş spektrumlu güneş koruyucu uygulanmalı.</li>
 <li>Retinol ve kimyasal peeling ürünlerine kısa süre ara verilmesi değerlendirilebilir.</li>
 <li>Yeni ürünler aynı anda değil, kademeli olarak kullanılmalı.</li>
</ul>

<p>Şikâyetlerin uzun sürmesi, şiddetlenmesi veya egzama benzeri belirtilerin gelişmesi durumunda dermatoloji uzmanına başvurulması öneriliyor.</p>

<p>Her kuruluk bariyer hasarı anlamına gelir mi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayır. Mevsimsel değişiklikler, düşük nem oranı veya bazı cilt hastalıkları da kuruluğa neden olabilir. Ancak kuruluğa kızarıklık, yanma ve hassasiyet gibi belirtiler eşlik ediyorsa cilt bariyerinin değerlendirilmesi gerekebilir.</p>

<p>Cilt bariyeri ne kadar sürede düzelir?</p>

<p>İyileşme süresi kişiden kişiye değişebilir. Hafif hasarlarda birkaç hafta içinde düzelme görülebilirken, daha ciddi durumlarda süreç daha uzun sürebilir. Bu dönemde cildi tahriş edebilecek ürünlerden kaçınmak önem taşır.</p>

<p>Uzmanlar ne öneriyor?</p>

<p>Dermatoloji uzmanları, sosyal medyada popüler olan çok aşamalı bakım rutinlerinin herkes için uygun olmadığını vurguluyor. Cildin ihtiyacına uygun, sade ve düzenli bir bakım rutininin bariyer sağlığını korumada daha etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] American Academy of Dermatology (AAD)<br />
[2] National Eczema Association<br />
[3] British Association of Dermatologists<br />
[4] Journal of the American Academy of Dermatology (JAAD)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KOZMETİK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cilt-bariyeri-bozuldugunu-gosteren-belirtiler-neler-uzmanlar-7-isarete-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7366.jpeg" type="image/jpeg" length="83652"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da üç transfer iddiası! Deniz Gül, Kalimuendo ve Tiago Gouveia gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-uc-transfer-iddiasi-deniz-gul-kalimuendo-ve-tiago-gouveia-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-uc-transfer-iddiasi-deniz-gul-kalimuendo-ve-tiago-gouveia-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un yaz transfer döneminde kadrosunu güçlendirmek için çalışmalarını sürdürdüğü belirtilirken, Avrupa basını ve sosyal medyada bordo mavili ekiple üç farklı oyuncunun adı anılmaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Deniz Gül, Arnaud Kalimuendo ve Tiago Gouveia için ortaya atılan iddialar henüz resmiyet kazanmasa da transfer kulislerinde konuşuluyor.</p>

<p>Yeni sezon planlamasını sürdüren Trabzonspor’da transfer gündemi hareketliliğini koruyor. Bordo mavili ekibin orta saha ve hücum hattına yapacağı takviyeler merak edilirken, Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen transfer iddiaları dikkat çekiyor. Son günlerde Portekiz ve Fransa kaynaklı haberlerde üç farklı futbolcunun adı Trabzonspor ile birlikte anılmaya başladı.</p>

<p>Deniz Gül için kiralama formülü gündemde</p>

<p>Porto forması giyen genç santrfor Deniz Gül’ün Trabzonspor’un transfer listesinde yer aldığı öne sürüldü. Transfer kulislerinde teknik direktör Fatih Tekke’nin genç milli oyuncuyu kadrosunda görmek istediği ve kiralama seçeneğinin değerlendirildiği konuşuluyor. Ancak taraflardan görüşmelere ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmış değil.</p>

<p>Türkiye U21 Milli Takımı’nda da forma giyen Deniz Gül’ün düzenli oynayabileceği bir takıma gitmeye sıcak baktığı yönündeki iddialar da transfer söylentilerini güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Arnaud Kalimuendo iddiası Fransa’dan geldi</p>

<p>Trabzonspor’un adı bu kez Fransa Ligue 1 ekiplerinden Rennes’in golcüsü Arnaud Kalimuendo ile anıldı. Fransız menajer çevrelerinde bordo mavili kulübün oyuncunun durumunu yakından takip ettiği öne sürülürken, güvenilir Fransız gazeteciler tarafından bu iddiayı doğrulayan somut bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Kalimuendo’nun Avrupa’nın birçok kulübünün radarında bulunması nedeniyle transfer ihtimalinin şu aşamada düşük olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Tiago Gouveia için kiralık senaryosu</p>

<p>Portekiz basınına yakın sosyal medya hesaplarında ise Benfica’nın genç kanat oyuncusu Tiago Gouveia’nın Trabzonspor’un gündemine geldiği öne sürüldü. İddialara göre bordo mavili yönetim, oyuncuyu satın alma opsiyonlu kiralama formülüyle kadrosuna katma ihtimalini değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak Portekiz’in önde gelen spor gazeteleri ve kulüp kaynakları tarafından bu yönde doğrulanmış bir transfer görüşmesi bulunmuyor.</p>

<p>Gözler yönetimin atacağı adımlarda</p>

<p>Trabzonspor cephesinden üç oyuncuyla ilgili herhangi bir resmî açıklama yapılmazken, transfer çalışmalarının sürdüğü biliniyor. Avrupa basını ve sosyal medyada gündeme gelen bu isimlerin önümüzdeki günlerde somut görüşmelere dönüşüp dönüşmeyeceği merak konusu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-uc-transfer-iddiasi-deniz-gul-kalimuendo-ve-tiago-gouveia-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7362.jpeg" type="image/jpeg" length="85913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’dan Darlin Yongwa hamlesi! Afrika basınından dikkat çeken transfer iddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-darlin-yongwa-hamlesi-afrika-basinindan-dikkat-ceken-transfer-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-darlin-yongwa-hamlesi-afrika-basinindan-dikkat-ceken-transfer-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un Kamerunlu sol bek Darlin Yongwa için girişimlerini hızlandırdığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afrika basınında yer alan iddialarda bordo mavililerin serbest statüde bulunan 25 yaşındaki futbolcuyla önemli mesafe kat ettiği belirtilirken, transfer henüz resmiyet kazanmadı.</p>

<p>Yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirmeyi sürdüren Trabzonspor’un sol bek transferi için sürpriz bir isme yöneldiği iddia edildi. Afrika merkezli haberlerde, Fransız ekibi Lorient ile sözleşmesi sona eren Kamerunlu futbolcu Darlin Yongwa ile bordo mavili kulübün görüşmelerini ilerlettiği öne sürüldü.</p>

<p>İddialara göre Trabzonspor, bonservisi elinde bulunan 25 yaşındaki oyuncunun maliyet avantajını önemli bir fırsat olarak görüyor. Haberlere göre taraflar arasındaki görüşmeler olumlu ilerlerken, son detayların görüşüldüğü ifade edildi. Bununla birlikte henüz kulüp tarafından yapılmış resmî bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Sol bekin yanı sıra sol kanatta da oynuyor</p>

<p>1,77 metre boyundaki Darlin Yongwa, asıl mevkisi sol bek olmasına rağmen zaman zaman sol kanatta da görev yapabiliyor. Kamerun Milli Takımı formasını da giyen futbolcu, son sezonlarda Lorient’in düzenli forma giyen isimleri arasında yer aldı.</p>

<p>Başka talipler de var</p>

<p>Afrika basınındaki haberlerde, Yongwa ile ilgilenen tek kulübün Trabzonspor olmadığı da öne sürüldü. İsmi açıklanmayan bir Süper Lig kulübünün daha oyuncuyu takip ettiği belirtilirken, bordo mavili ekibin görüşmelerde avantajlı konumda olduğu iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Henüz resmiyet yok</p>

<p>Transfer söylentileri sosyal medyada geniş yankı uyandırsa da, Trabzonspor yönetimi ve oyuncu cephesinden anlaşmayı doğrulayan herhangi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Darlin Yongwa dosyası, şu aşamada resmî olmayan transfer iddiaları arasında yer alıyor. Öte yandan bazı transfer veri platformlarında görüşmelerin duraksadığı yönünde farklı bilgiler de bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-darlin-yongwa-hamlesi-afrika-basinindan-dikkat-ceken-transfer-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7358.jpeg" type="image/jpeg" length="21538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’dan Rafael Leao bombası! Sosyal medyada gündem olan iddia büyüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-rafael-leao-bombasi-sosyal-medyada-gundem-olan-iddia-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-rafael-leao-bombasi-sosyal-medyada-gundem-olan-iddia-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın Milan’ın Portekizli yıldızı Rafael Leao için girişimde bulunduğu yönündeki iddialar sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa’daki bazı transfer platformlarında da sarı kırmızılıların oyuncuya yüksek maaş teklif ettiği öne sürülürken, transfer henüz resmiyet kazanmış değil.</p>

<p>Galatasaray’ın yaz transfer döneminde dünya çapında ses getirecek bir hamle hazırlığında olduğu iddiası futbol gündemini hareketlendirdi. Sosyal medya hesaplarında hızla yayılan paylaşımlarda, Milan’ın yıldız kanat oyuncusu Rafael Leao’nun sarı kırmızılı kulübün transfer listesinde yer aldığı öne sürüldü.</p>

<p>Uluslararası transfer platformlarında yer alan haberlerde Galatasaray’ın oyuncuya yıllık yüksek ücret içeren bir teklif hazırladığı iddia edilirken, İtalya’dan bu görüşmeleri doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı. Milan cephesinin de oyuncunun geleceğine ilişkin kamuoyuna yansıyan bir karar açıklamadığı belirtiliyor.</p>

<p>26 yaşındaki Portekizli yıldız, Avrupa futbolunun en değerli hücum oyuncuları arasında gösteriliyor. Hızı, bire birdeki etkinliği ve skor katkısıyla dikkat çeken Leao’nun adı geçmiş transfer dönemlerinde de birçok büyük kulüple anılmıştı.</p>

<p>Sosyal medyada çok sayıda taraftar hesabı transferi “bitmiş” gibi paylaşsa da, güvenilir Avrupa gazetecileri ve kulüpler tarafından doğrulanmış bir anlaşma bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu gelişme şu aşamada transfer söylentisi niteliğini koruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Galatasaray yönetiminin kanat bölgesine üst düzey bir takviye yapmak istediği bilinirken, Rafael Leao isminin gerçekten somut bir hedef mi yoksa menajerler aracılığıyla dolaşıma giren bir iddia mı olduğu önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-rafael-leao-bombasi-sosyal-medyada-gundem-olan-iddia-buyuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5665.jpeg" type="image/jpeg" length="72324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emeklilik sistemi değişiyor mu? Milyonları ilgilendiren son durum]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/emeklilik-sistemi-degisiyor-mu-milyonlari-ilgilendiren-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/emeklilik-sistemi-degisiyor-mu-milyonlari-ilgilendiren-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilik sistemi hakkında köklü değişiklik yapılacağı yönündeki iddialar yeniden gündeme gelirken, yürürlüğe giren son düzenleme en düşük emekli aylığına ilişkin oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En düşük emekli aylığı 2026 Temmuz ödeme döneminden itibaren 23 bin 552 liraya yükseltildi.</p>

<p>Emekli aylığı hesaplama yöntemi, emeklilik yaşı ve prim gün şartlarının tamamen değiştirileceğine ilişkin henüz yayımlanmış kapsamlı bir kanun bulunmuyor. Yeni düzenlemeler ancak TBMM süreci ve Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından kesinlik kazanacak.</p>

<p>Emeklilik sistemi için son düzenleme ne oldu?</p>

<p>Emeklilik sistemi kapsamında yürürlüğe giren son önemli düzenlemeyle en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarıldı.</p>

<p>Artış, 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleşen enflasyon oranı esas alınarak belirlendi. Düzenleme, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alanlarla hak sahiplerine dosya bazında yapılan en düşük ödeme tutarını kapsıyor.</p>

<p>Kök aylığı 23 bin 552 liranın altında kalan emeklilerin aylıkları, Hazine desteğiyle bu tutara tamamlanacak. Kök aylığı bu sınırın üzerinde bulunan emeklilerin maaşları ise kendi aylık hesaplamaları üzerinden ödenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emekli maaşı farkları ne zaman yatacak?</p>

<p>En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesinden kaynaklanan fark ödemeleri 7 Ağustos 2026 tarihinde yapılacak.</p>

<p>Hak sahipleri fark tutarlarını aylıklarını aldıkları banka hesaplarından veya PTT şubelerinden çekebilecek. Ödemeler için ayrıca başvuru yapılması gerekmeyecek.</p>

<p>Emeklilik yaşı ve prim gün sayısı değişti mi?</p>

<p>Emeklilik yaşı, prim gün sayısı ve sigortalılık süresinin tamamını değiştiren yeni bir düzenleme henüz yürürlüğe girmedi.</p>

<p>Çalışanların emeklilik şartları mevcut mevzuata göre sigorta başlangıç tarihi, bağlı olunan sigortalılık statüsü, yaş, prim günü ve hizmet süresi üzerinden belirlenmeye devam ediyor.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medyada yer alan “herkes için emeklilik yaşı değişti”, “prim günleri yeniden belirlendi” veya “mevcut emeklilik hakları kaldırıldı” şeklindeki ifadeler resmî bir düzenlemeye dayanmıyor.</p>

<p>Tamamlayıcı emeklilik sistemi gündemde mi?</p>

<p>Otomatik Katılım Sistemi’nin işveren katkısını da içerecek şekilde tamamlayıcı bir emeklilik yapısına dönüştürülmesi, ekonomi programlarında yer alan çalışma başlıkları arasında bulunuyor.</p>

<p>Ancak çalışanlardan yapılacak kesinti oranları, işveren katkısı, sistemden çıkış şartları, kıdem tazminatıyla ilişki kurulup kurulmayacağı ve uygulamanın başlangıç tarihi konusunda yürürlüğe girmiş kapsamlı bir kanun bulunmuyor.</p>

<p>Bu başlıktaki ayrıntılar, hazırlanacak kanun teklifinin TBMM’de kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması halinde kesinleşecek.</p>

<p>Emekli aylığı hesaplama sistemi değişecek mi?</p>

<p>Emekli aylıkları, sigortalının çalışma dönemleri, prime esas kazançları, prim ödeme gün sayısı ve aylık bağlama oranları dikkate alınarak hesaplanıyor.</p>

<p>Farklı yıllarda emeklilik başvurusu yapan çalışanların aylıkları arasında güncelleme katsayısından kaynaklanan farklılıklar oluşabiliyor. Bu durum, emeklilik sisteminin tamamen değiştirildiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Aylık hesaplama yönteminde kalıcı ve kapsamlı bir değişiklik yapılabilmesi için kanuni düzenleme gerekiyor.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Emeklilik sistemi konusunda doğrulanmış son gelişme, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi ve fark ödemelerinin 7 Ağustos 2026 tarihinde yapılacak olmasıdır.</p>

<p>Emeklilik yaşının, prim gün şartlarının veya aylık bağlama sisteminin tamamen değiştirildiğine ilişkin doğrulanmış yeni bir gelişme bulunmamaktadır. Mevcut durum korunmakta, olası yeni düzenlemeler için TBMM ve ilgili kurumların açıklamaları takip edilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/emeklilik-sistemi-degisiyor-mu-milyonlari-ilgilendiren-son-durum</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6146.jpeg" type="image/jpeg" length="79663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sivrisinek Kaynaklı Salgınlara Karşı Yeni Ders: Kent Yapısı Önemli]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sivrisinek-kaynakli-salginlara-karsi-yeni-ders-kent-yapisi-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sivrisinek-kaynakli-salginlara-karsi-yeni-ders-kent-yapisi-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rio de Janeiro’da 67 milyon Wolbachia taşıyan sivrisineğin salındığı program, yöntemin her mahallede aynı sonucu vermediğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, dang humması ve chikungunya gibi hastalıklarla mücadelede sivrisinek salımlarının kent yapısına göre planlanması gerekebileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde yürütülen geniş ölçekli sivrisinek programını inceleyen araştırmacılar, Wolbachia bakterisinin yerel sivrisinek nüfusuna yerleşme başarısının binaların yoğunluğu, sıcaklık, rakım ve yağış gibi özelliklerle ilişkili olduğunu belirledi. İnsanlarda yapılmayan araştırmada, 2017–2019 yılları arasında toplanan gerçek sivrisinek saha verileri kullanıldı.</p>

<p>London School of Hygiene &amp; Tropical Medicine, University College London, Heidelberg University ve Heidelberg Institute for Geoinformation Technology araştırmacılarının hazırladığı çalışma, 4 Ağustos 2026 tarihinde Parasites &amp; Vectors dergisinde yayımlandı. [1]</p>

<p>Wolbachia salgınlarla mücadelede nasıl kullanılıyor?</p>

<p>Wolbachia, doğada birçok böcek türünde bulunan hücre içi bir bakteridir. Bilim insanları, laboratuvar ortamında bu bakteriyi dang hummasının başlıca taşıyıcılarından Aedes aegypti sivrisineklerine aktarabiliyor.</p>

<p>Wolbachia taşıyan dişi sivrisinekler bakteriyi yavrularına geçiriyor. Bakteri, zamanla yerel sivrisinek nüfusunda yayılabildiği gibi dang, Zika ve chikungunya virüslerinin sivrisinek içinde çoğalmasını da zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Bu yöntem sivrisinekleri tamamen ortadan kaldırmayı amaçlamıyor. Hedef, hastalık taşıma kapasitesi daha düşük sivrisineklerin bölgede çoğunluk hâline gelmesini sağlayarak virüslerin insanlara bulaşma ihtimalini azaltmak.</p>

<p>Ancak yöntemin etkili olabilmesi için Wolbachia taşıyan sivrisineklerin salım yapılan bölgede yeterli düzeye ulaşması ve bu düzeyi koruması gerekiyor. Rio araştırması, bu yerleşme sürecinin kent içindeki bütün mahallelerde aynı biçimde ilerlemediğini ortaya koydu. [1]</p>

<p>67 milyon sivrisinek doğaya bırakıldı</p>

<p>Rio de Janeiro’daki program kapsamında Ağustos 2017 ile Aralık 2019 arasında yaklaşık 86,8 kilometrekarelik alana 67 milyon Wolbachia taşıyan sivrisinek bırakıldı.</p>

<p>Bakterinin yayılışı, kent genelinde kurulan 1.168 sivrisinek tuzağıyla yaklaşık iki haftada bir izlendi. Araştırmacılar, verileri 500 metreye 500 metre büyüklüğündeki alanlara ayırarak her bölgedeki gelişimi ayrı ayrı değerlendirdi.</p>

<p>Başlangıçta 396 alan bulunmasına rağmen yeterli izleme verisi olmayan bölgeler analizden çıkarıldı. Son değerlendirmeye 267 alan dâhil edildi ve bu alanlarda Wolbachia oranının ilk salımdan sonraki 26 ay içinde nasıl değiştiği modellendi. [1]</p>

<p>Her beş bölgeden biri yüksek başarı gösterdi</p>

<p>Araştırmacılar bölgeleri başarısız, düşük, orta ve yüksek başarı olmak üzere dört gruba ayırdı.</p>

<p>İncelenen 267 alanın 77’si, yani yüzde 28,8’i başarısız grupta yer aldı. Bölgelerin yüzde 31,5’inde düşük, yüzde 20,2’sinde orta ve yüzde 19,5’inde yüksek başarı görüldü.</p>

<p>Yüksek başarı grubundaki alanlarda Wolbachia taşıyan sivrisineklerin tahmini oranı başlangıçta yüzde 33 düzeyindeydi. Bu oran yaklaşık 13 ay içinde yüzde 90’ın üzerine çıktı ve izlem sonunda ortalama yüzde 96 civarında sabitlendi.</p>

<p>Başarısız bölgelerde ise başlangıçta yüzde 31 olan oran, ilk altı ay içinde yüzde 20’nin altına düştü. İzlem döneminin sonunda Wolbachia oranı ortalama yüzde 12’ye kadar geriledi. [1]</p>

<p>Yüksek yapı oranı düşük başarıyla ilişkili bulundu</p>

<p>Araştırmacılar Wolbachia’nın yerleşme başarısıyla bağlantılı olabilecek 23 iklim ve kent özelliğini karşılaştırdı. Son modelde dört özellik öne çıktı: Altı metreden yüksek yapıların oranı, ortalama hava sıcaklığı, deniz seviyesinden yükseklik ve günlük yağış miktarı.</p>

<p>Yüksek başarı, altı metreden yüksek yapıların daha az bulunduğu bölgelerde daha sık görüldü. Yüksek yapı oranı arttıkça bölgelerin düşük başarı grubunda yer alma ihtimali de yükseldi.</p>

<p>Model hesaplamasına göre altı metreden yüksek yapıların oranının bölgedeki ortanca değerden 10 yüzde puan artması, düşük başarı olasılığında yüzde 13,5’lik göreli artışla bağlantılıydı. [1]</p>

<p>Bu bulgu, yüksek binaların doğrudan başarısızlığa neden olduğunu kanıtlamıyor. Bina yoğunluğu; sokakların yapısı, sivrisineklerin hareketi, salım ekiplerinin erişimi, altyapı koşulları ve mahalledeki diğer çevresel özelliklerle birlikte etkili olabilir.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca binaların dikey yapısının, Wolbachia taşıyan sivrisineklerle yerel sivrisineklerin karşılaşmasını zorlaştırabileceğini düşünüyor. Ancak bu olası açıklamalar yeni saha araştırmalarıyla doğrulanmadan kesin sonuç olarak kabul edilemez.</p>

<p>Sıcaklığın etkisi tek yönlü çıkmadı</p>

<p>Çalışmada yüksek başarı gösteren alanlar genel olarak daha yüksek ortalama sıcaklıklarla ilişkili bulundu. Ancak sıcaklık ile başarı arasındaki bağlantı basit ve doğrusal değildi.</p>

<p>Modelde ortalama sıcaklığın 0,2 derece artarak 24,8 dereceye ulaşması, yüksek başarı olasılığında yüzde 9,6 artışla ilişkilendirildi. Aynı sıcaklık değişimi başarısızlık olasılığında da yüzde 11,1 artışla bağlantılı bulundu.</p>

<p>Buna karşılık düşük ve orta düzey başarı olasılıkları azaldı. Başka bir ifadeyle daha sıcak bölgelerde sonuçlar orta düzeyde sabitlenmek yerine yüksek başarı ile başarısızlık arasında daha keskin biçimde ayrıştı. [1]</p>

<p>Bu nedenle araştırma, “hava sıcaklığı yükseldikçe Wolbachia daha başarılı olur” sonucunu desteklemiyor. Sıcaklık; yapı yoğunluğu, gölge, nem, su birikintileri ve kentsel ısı adası etkisi gibi birçok özellikle birlikte değerlendirilmek zorunda.</p>

<p>Yüksek rakım ve düşük yağış da öne çıktı</p>

<p>Daha yüksek rakım ve daha düşük yağış, genel olarak daha kötü Wolbachia yerleşme sonuçlarıyla ilişkili bulundu. Ancak araştırmacılar rakımın bakteri üzerinde bilinen doğrudan bir biyolojik engel oluşturmadığını belirtti.</p>

<p>Rakım sonucu; dik yamaçlar, yol erişimi, suyun akış biçimi, bina yapısı, bitki örtüsü veya salım ekiplerinin bölgeye ulaşmasındaki güçlükler gibi ölçülemeyen farklılıkları yansıtıyor olabilir.</p>

<p>Yağışın etkisi ise diğer değişkenlere göre daha zayıf ve daha az tutarlı çıktı. Yağmur, bir yandan sivrisineklerin üreyebileceği su birikintilerini artırabilirken diğer yandan yoğun yağışlar larvaların bulunduğu küçük su alanlarını sürükleyebilir.</p>

<p>Bu nedenle araştırmacılar, yağışla ilgili bulgunun daha fazla saha verisiyle sınanması gerektiğini vurguladı. [1]</p>

<p>Salımlar mahalleye ve hatta binaya göre planlanabilir</p>

<p>Araştırmanın dünyadaki sivrisinek kontrol programlarına en önemli katkısı, tek tip salım yönteminin bütün kentlerde ve mahallelerde aynı başarıyı göstermeyebileceğini ortaya koyması.</p>

<p>Yüksek katlı veya topografik açıdan karmaşık bölgelerde daha fazla sivrisinek bırakılması, belirli binaların ya da katların hedeflenmesi ve izleme noktalarının artırılması gibi yöntemler gelecekte sınanabilir.</p>

<p>Salımlar başlamadan önce kent yapısının haritalanması da başarı ihtimali düşük veya sonucu belirsiz bölgelerin önceden belirlenmesine yardımcı olabilir. Böylece sınırlı kaynaklar, daha yoğun müdahaleye ihtiyaç duyulan mahallelere yönlendirilebilir.</p>

<p>Ancak araştırmacılar bunların kanıtlanmış uygulama kuralları olmadığının altını çiziyor. Daha yoğun salım veya bina düzeyinde hedefleme önerilerinin gerçek saha deneyleriyle değerlendirilmesi gerekiyor. [1]</p>

<p>Çalışma hastalık vakalarındaki değişimi ölçmedi</p>

<p>Araştırma, Wolbachia programının Rio de Janeiro’daki dang humması veya chikungunya vakalarını azaltıp azaltmadığını doğrudan incelemedi. Çalışmanın konusu, bakterinin sivrisinek nüfusuna hangi bölgelerde daha başarılı biçimde yerleştiğiydi.</p>

<p>Gözlemsel tasarım nedeniyle bina yoğunluğu, sıcaklık, rakım ve yağış ile programın sonucu arasında neden-sonuç ilişkisi kurulamaz. Araştırmada kullanılan model, bölgeler arasındaki sonuç farklılıklarının yaklaşık yüzde 25,3’ünü açıklayabildi. Bu durum, gözlenen değişimin büyük bölümünde başka etkenlerin de rol oynadığını gösteriyor. [1]</p>

<p>Araştırmacıların belirli mahallelerde kaç sivrisinek bırakıldığına ilişkin ayrıntılı salım yoğunluğu verilerine ulaşamaması da önemli bir sınırlılık oluşturdu. Sonuçlar, ölçülemeyen salım farklılıklarından etkilenmiş olabilir.</p>

<p>Verilerin 500 metreye 500 metrelik alanlarda birleştirilmesi, bina ve sokak ölçeğindeki ayrıntıların kaybolmasına yol açmış olabilir. Ayrıca bazı sosyoekonomik verilerin 2022 nüfus sayımından, bazı çevresel verilerin ise 2019–2022 dönemindeki uydu görüntülerinden alınması, 2017–2019 yıllarındaki salım dönemiyle zaman uyumsuzluğu oluşturdu.</p>

<p>Makale erken erişim sürümü olarak yayımlandığından son baskı öncesinde yazım ve dizgi düzeyinde küçük değişiklikler yapılabilir. Buna rağmen çalışma, Wolbachia programlarının yalnızca kaç sivrisinek bırakılacağına göre değil, insanların yaşadığı kentin yüksekliği, yoğunluğu ve fiziksel yapısı dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini gösteren önemli saha bulguları sunuyor.</p>

<p>Kaynaklar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[1] Tiley K, Susong KM, Knoblauch S, O’Reilly KM, Brady OJ. Climate and landscape features associated with successful Wolbachia replacement in the municipality of Rio de Janeiro, Brazil. Parasites &amp; Vectors. 2026. DOI: 10.1186/s13071-026-07602-y.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sivrisinek-kaynakli-salginlara-karsi-yeni-ders-kent-yapisi-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7357.jpeg" type="image/jpeg" length="26706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun’da Feci Kaza: Dere Yatağına Yuvarlanan Otomobilde 3 Kişi Yaşamını Yitirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/giresunda-feci-kaza-dere-yatagina-yuvarlanan-otomobilde-3-kisi-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/giresunda-feci-kaza-dere-yatagina-yuvarlanan-otomobilde-3-kisi-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Alucra ilçesinde meydana gelen trafik kazasında kontrolden çıkan otomobil dere yatağına yuvarlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kazada 3 kişi hayatını kaybederken, yaralananlar hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı.</p>

<p>Virajda Kontrolden Çıkan Otomobil Dereye Savruldu</p>

<p>Giresun’un Alucra ilçesine bağlı Yeşilyurt köyünde meydana gelen trafik kazası ilçeyi yasa boğdu. Edinilen ilk bilgilere göre, seyir halindeki otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak metrelerce aşağıdaki dere yatağına yuvarlandı. Kazanın ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, jandarma ve kurtarma ekibi sevk edildi.</p>

<p>Sağlık Ekipleri Acı Haberi Olay Yerinde Verdi</p>

<p>Ekiplerin olay yerinde yaptığı ilk incelemede araçta bulunan Almina Değerli, Sevgi Saatçi ve Zeykir Saatçi’nin yaşamını yitirdiği belirlendi. Kazada yaralanan sürücü ile diğer yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların sağlık durumlarının yakından takip edildiği öğrenildi.</p>

<p>Kurtarma Çalışmaları Güçlükle Tamamlandı</p>

<p>Otomobilin dere yatağına düşmesi nedeniyle kurtarma ekipleri zorlu arazi şartlarında çalışma yürüttü. Araçta sıkışan kişilere ulaşabilmek için uzun süre yoğun çaba harcanırken, bölge güvenlik şeridiyle kapatıldı. Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından hayatını kaybedenlerin cenazeleri otopsi işlemleri için hastane morguna götürüldü.</p>

<p>Kazanın Nedeni Araştırılıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jandarma ekipleri, kazanın meydana geliş nedenini ortaya çıkarmak amacıyla teknik inceleme başlattı. Yol durumu, araçtaki olası teknik arızalar ve sürüş koşulları ayrıntılı olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, soruşturmanın tamamlanmasının ardından kazaya ilişkin detaylı bilgilendirmenin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/giresunda-feci-kaza-dere-yatagina-yuvarlanan-otomobilde-3-kisi-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7354.jpeg" type="image/jpeg" length="95253"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nuno Tavares yeniden Beşiktaş gündeminde! İtalya’dan dikkat çeken transfer iddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/nuno-tavares-yeniden-besiktas-gundeminde-italyadan-dikkat-ceken-transfer-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/nuno-tavares-yeniden-besiktas-gundeminde-italyadan-dikkat-ceken-transfer-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın Lazio forması giyen Portekizli sol bek Nuno Tavares için yeniden girişimde bulunduğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İtalyan basınında yer alan iddialara göre siyah beyazlılar oyuncuyu kadrosuna katmak istedi ancak transferde beklenen ilerleme sağlanamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşiktaş’ın yaz transfer döneminde sol bek arayışını sürdürdüğü belirtilirken, İtalya’dan gelen yeni bir iddia gündeme oturdu. İtalyan spor basınında yer alan haberlere göre siyah beyazlı kulüp, Lazio’nun Portekizli sol beki Nuno Tavares için yeniden nabız yokladı.</p>

<p>Haberlere göre Beşiktaş, oyuncunun şartlarını değerlendirdi ancak Tavares’in transfere sıcak bakmaması nedeniyle görüşmeler beklenen noktaya ulaşmadı. Bunun üzerine siyah beyazlı yönetimin alternatif isimlere yöneldiği ve farklı bir sol bek transferini sonuçlandırdığı öne sürüldü.</p>

<p>İtalyan kaynakları, Lazio’nun da 2029 yılına kadar sözleşmesi bulunan oyuncuyu düşük bir bonservis bedeliyle bırakmaya istekli olmadığını yazdı. Kulübün yaklaşık 15 milyon avro seviyesinde bir beklenti içinde olduğu iddia edilirken, teknik heyetin de oyuncunun takımda kalmasını istediği ifade edildi.</p>

<p>Öte yandan Beşiktaş ile Nuno Tavares’in adı daha önce de birçok kez anılmış, hatta tarafların anlaşmaya yakın olduğu yönünde haberler çıkmıştı. Ancak bu transfer girişimlerinin hiçbiri resmiyet kazanmamıştı. Son iddialar da benzer şekilde İtalya merkezli transfer haberlerine dayanıyor.</p>

<p>Şu ana kadar Beşiktaş, Lazio veya Nuno Tavares cephesinden transfer görüşmelerine ilişkin resmî bir açıklama yapılmış değil. Bu nedenle söz konusu gelişmeler, doğrulanmayı bekleyen transfer iddiaları olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/nuno-tavares-yeniden-besiktas-gundeminde-italyadan-dikkat-ceken-transfer-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="65051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Franculino Djú iddiası! Danimarka’dan sürpriz golcü kulisi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-franculino-dju-iddiasi-danimarkadan-surpriz-golcu-kulisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-franculino-dju-iddiasi-danimarkadan-surpriz-golcu-kulisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın FC Midtjylland forması giyen genç golcü Franculino Djú ile ilgilendiği yönündeki transfer iddiaları sosyal medyada ve bazı transfer odaklı platformlarda gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siyah beyazlı kulüpten ya da oyuncu cephesinden ise henüz resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Beşiktaş’ta yaz transfer dönemi tüm hızıyla devam ederken, hücum hattı için sürpriz bir isim gündeme geldi. Danimarka ekibi FC Midtjylland’da forma giyen 22 yaşındaki santrfor Franculino Djú’nun siyah beyazlı kulübün transfer listesinde yer aldığı öne sürüldü.</p>

<p>Transfer iddiası ilk olarak uluslararası transfer odaklı platformlarda yer alırken, kısa süre içinde sosyal medya hesapları tarafından da paylaşıldı. İddialarda Beşiktaş’ın genç golcü için mali şartları araştırdığı ve santrfor rotasyonunu güçlendirmek istediği belirtildi. Ancak haber, şu ana kadar Danimarka’nın önde gelen spor basını veya kulüpler tarafından doğrulanmış değil.</p>

<p>Franculino Djú, Midtjylland’ın en dikkat çeken hücum oyuncularından biri olarak gösteriliyor. UEFA Avrupa Ligi eleme maçlarında da takımının önemli isimleri arasında yer alan genç futbolcu, Avrupa kulüplerinin radarında bulunuyor.</p>

<p>Transfer iddialarını güçlendiren herhangi bir resmî temas, teklif ya da görüşme bilgisi ise henüz kamuoyuna yansımış değil. Bu nedenle Beşiktaş ile Franculino Djú arasında çıkan haberler, mevcut aşamada transfer söylentisi niteliğini koruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan oyuncunun daha önce Bayern Münih gibi Avrupa’nın önemli kulüpleriyle de anılması, genç forvetin transfer piyasasında ilgi gören isimlerden biri olduğunu ortaya koyuyor. Ancak Beşiktaş iddiasına ilişkin güvenilirliği yüksek bağımsız kaynaklardan henüz doğrulama gelmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-franculino-dju-iddiasi-danimarkadan-surpriz-golcu-kulisi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="11510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marcus Rashford için Fenerbahçe iddiası! Sosyal medyada gündem oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/marcus-rashford-icin-fenerbahce-iddiasi-sosyal-medyada-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/marcus-rashford-icin-fenerbahce-iddiasi-sosyal-medyada-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marcus Rashford’ın Fenerbahçe’ye transfer olabileceği yönündeki iddialar son günlerde sosyal medyada hızla yayılırken, İngiliz basınında da sarı lacivertli kulübün yıldız futbolcuyu transfer listesine aldığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak şu ana kadar taraflardan transfer görüşmelerini doğrulayan resmî bir açıklama gelmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiltere Premier Lig ekibi Manchester United’ın formasını giyen Marcus Rashford’un geleceği belirsizliğini korurken, Fenerbahçe ile ilgili dikkat çeken transfer iddiaları ortaya atıldı.</p>

<p>İngiliz basınında yer alan haberlerde, Fenerbahçe’nin Rashford’u yaz transfer dönemindeki adaylardan biri olarak değerlendirdiği ileri sürüldü. Bazı haberlerde sarı lacivertli kulübün oyuncuya yüksek maaş teklif etmeye hazır olduğu öne sürülürken, bu iddialar kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu.</p>

<p>Ancak transfer sürecine ilişkin önemli bir ayrıntı da dikkat çekti. Transfer söylentilerinin yayılmasının ardından bazı futbol muhabirleri ve sosyal medya hesapları, Rashford’un Türkiye’ye transfer olmayı planlamadığı ve Fenerbahçe ile resmî görüşme yapılmadığı yönünde paylaşımlar yaptı. Bu nedenle iddiaların şu aşamada bağımsız ve güçlü kaynaklar tarafından doğrulanmadığı görülüyor.</p>

<p>Rashford’un geçtiğimiz sezonu Barcelona’da kiralık olarak tamamlamasının ardından yeniden Manchester United’a döndüğü, kulübün ise oyuncunun geleceğine ilişkin seçenekleri değerlendirdiği belirtiliyor. Bu durum transfer spekülasyonlarının artmasına neden oldu.</p>

<p>Öte yandan Fenerbahçe’nin daha önce Fred, Sofyan Amrabat ve Mason Greenwood gibi İngiltere bağlantılı yıldız isimleri kadrosuna katmış olması da taraftarlar arasında Rashford iddialarının konuşulmasına zemin hazırlayan unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Şu ana kadar ne Fenerbahçe cephesinden ne de Marcus Rashford veya Manchester United tarafından transfer görüşmelerini doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle söz konusu gelişme, mevcut durumda sosyal medya ve İngiliz basınında yer alan transfer iddiaları niteliğini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/marcus-rashford-icin-fenerbahce-iddiasi-sosyal-medyada-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="47098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Ayar TÜSEB Başkan Yardımcılığı Görevine Atandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-ahmet-ayar-tuseb-baskan-yardimciligi-gorevine-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-ahmet-ayar-tuseb-baskan-yardimciligi-gorevine-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ayar, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) 1’inci Başkan Yardımcılığı görevine atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KTÜ Rektörlüğü, yayımladığı tebrik mesajıyla atamayı duyurarak Prof. Dr. Ayar’a yeni görevinde başarı dileklerini iletti.</p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ayar, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) 1’inci Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Atama, KTÜ tarafından kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p>KTÜ Rektörlüğü tarafından yayımlanan açıklamada, “Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) 1’inci Başkan Yardımcılığı görevine atanan Üniversitemiz Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ayar’ı tebrik eder, yeni görevinde başarılar dileriz.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>TÜSEB, Türkiye’de sağlık bilimleri alanındaki araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetlerini destekleyen kamu kuruluşları arasında yer alırken, Prof. Dr. Ahmet Ayar’ın yeni görevinde bilimsel araştırmaların planlanması, stratejik projelerin yürütülmesi ve sağlık alanındaki Ar-Ge çalışmalarına katkı sunması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Ahmet Ayar kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. Ahmet Ayar, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesidir. Akademik çalışmalarını fizyoloji, nörofizyoloji, farmakoloji ve biyomedikal bilimler alanlarında sürdüren Ayar, ulusal ve uluslararası çok sayıda bilimsel yayına ve araştırma projesine imza attı. İngiltere ve Almanya’da akademik araştırmalarda bulunan Ayar, uzun yıllardır Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.</p>

<p>2024 yılında Cumhurbaşkanı Kararı ile Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkanlığı görevine atanan Prof. Dr. Ahmet Ayar, bu görev süresince ilaç ve tıbbi cihaz alanındaki düzenleyici faaliyetler ile yerli üretim, ruhsatlandırma ve uluslararası iş birliklerine yönelik çalışmalara liderlik etti.</p>

<p>Son olarak Prof. Dr. Ahmet Ayar, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) 1’inci Başkan Yardımcılığı görevine atandı. Böylece sağlık yönetimi ve bilim politikaları alanındaki üst düzey kamu görevlerine bir yenisini eklemiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-ahmet-ayar-tuseb-baskan-yardimciligi-gorevine-atandi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7352.jpeg" type="image/jpeg" length="23044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LGS nakil işlemleri başladı: 1. nakil tercih başvuruları nasıl yapılacak?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/lgs-nakil-islemleri-basladi-1-nakil-tercih-basvurulari-nasil-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/lgs-nakil-islemleri-basladi-1-nakil-tercih-basvurulari-nasil-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[LGS nakil işlemleri kapsamında 2026 yılı yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından birinci nakil tercih dönemi başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk yerleştirmede istediği okula yerleşemeyen ya da yerleştiği okulu değiştirmek isteyen öğrenciler, belirlenen takvim doğrultusunda nakil başvurularını gerçekleştirebiliyor.</p>

<p>Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ilan edilen takvim doğrultusunda süreç e-Okul sistemi üzerinden yürütülüyor. Nakil dönemlerinde boş kontenjanlar ve taban puanlar dikkate alınarak yeniden tercih yapılabiliyor.</p>

<p>LGS nakil işlemleri ne zaman yapılıyor?</p>

<p>LGS nakil işlemleri için ilk başvuru dönemi 5-7 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Bu dönemin sonuçları ise 10 Ağustos 2026 tarihinde ilan edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ardından ikinci nakil dönemi başlayacak. Bu kapsamda:</p>

<ul>
 <li>10-12 Ağustos 2026: 2. nakil tercih başvuruları</li>
 <li>14 Ağustos 2026: 2. nakil sonuçlarının açıklanması</li>
</ul>

<p>LGS nakil başvurusu kimler yapabilir?</p>

<p>Yerleştirmeye esas nakil sürecinde;</p>

<ul>
 <li>İlk yerleştirmede bir okula yerleşen öğrenciler,</li>
 <li>Herhangi bir okula yerleşemeyen öğrenciler,</li>
</ul>

<p>belirlenen tarihler arasında yeniden tercih yapabiliyor.</p>

<p>Nakil başvurusu sonucunda öğrenci tercih ettiği okullardan birine yerleşemezse mevcut yerleştiği okul hakkını kaybetmiyor.</p>

<p>Nakil tercihleri nasıl yapılıyor?</p>

<p>Nakil işlemleri e-Okul sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor. Öğrenciler, ilan edilen boş kontenjanlar arasından tercihlerini yapabiliyor. Yerleştirme işlemleri, ilgili okul türünün yerleştirme esaslarına göre puan ve kontenjan durumuna bağlı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Hiçbir okula yerleşemeyen öğrenciler için süreç nasıl işleyecek?</p>

<p>İki nakil döneminin ardından hâlâ herhangi bir okula yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonları devreye girecek.</p>

<p>Komisyon başvuruları 17-21 Ağustos 2026 tarihleri arasında alınacak, yerleştirme işlemleri ise 24 Ağustos 2026 tarihinde tamamlanacak.</p>

<p>Son durum</p>

<p>2026 LGS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından LGS nakil işlemleri resmen başladı. İlk nakil tercih dönemi 7 Ağustos’ta sona erecek. Başvuru yapan öğrenciler sonuçlarını 10 Ağustos’ta öğrenebilecek. Daha sonra ikinci nakil süreci işletilecek ve yerleşemeyen adaylar için komisyon yerleştirmeleri yapılacak. Süreç, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan resmî takvime göre devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/lgs-nakil-islemleri-basladi-1-nakil-tercih-basvurulari-nasil-yapilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2637.jpeg" type="image/jpeg" length="13857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsunspor’dan Elliot Watt İçin Yeni Hamle! İskoçlar Son Teklifi Duyurdu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/samsunspordan-elliot-watt-icin-yeni-hamle-iskoclar-son-teklifi-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/samsunspordan-elliot-watt-icin-yeni-hamle-iskoclar-son-teklifi-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsunspor’un İskoçya Premiership ekiplerinden Motherwell’de forma giyen Elliot Watt için teklifini yükselttiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yerel kaynaklara göre Karadeniz ekibinin yeni teklifi de İskoç kulübü tarafından yeterli bulunmadı.</p>

<p>Yeni sezon öncesi orta saha rotasyonunu güçlendirmek isteyen Samsunspor’un, İskoç futbolunun dikkat çeken isimlerinden Elliot Watt için girişimlerini sürdürdüğü iddia edildi.</p>

<p>Motherwell’i yakından takip eden yerel kaynaklarda yer alan haberlere göre Samsunspor, 25 yaşındaki merkez orta saha oyuncusu için ilk teklifinin ardından bonservis önerisini artırdı. İddialara göre Karadeniz temsilcisinin yaklaşık 1 milyon sterlin seviyesine ulaştığı belirtilen yeni teklifine rağmen İskoç kulübü mevcut şartlarda satışa onay vermedi.</p>

<p>Motherwell daha yüksek bonservis bekliyor</p>

<p>Yerel basında yer alan bilgilere göre Motherwell yönetimi, Elliot Watt’ın kulübün gelecek planlamasında önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyor. Bu nedenle oyuncu için daha yüksek bir bonservis beklentisi oluştuğu ve görüşmelerin bu noktada sürdüğü ifade ediliyor.</p>

<p>Dosya kapanmış değil</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer görüşmelerinin tamamen sona ermediği, Samsunspor cephesinin oyuncunun durumunu yakından takip etmeye devam ettiği öne sürülüyor. Taraflar arasında ilerleyen günlerde yeni temasların yaşanabileceği konuşulurken, henüz anlaşmaya varıldığına ilişkin resmî bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Samsunspor veya Motherwell kulüplerinden transfer iddiasını doğrulayan resmî bir açıklama yapılmış değil. Sürecin önümüzdeki günlerde taraflar arasındaki görüşmelere göre netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/samsunspordan-elliot-watt-icin-yeni-hamle-iskoclar-son-teklifi-duyurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="59469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahududu Kokulu Ölüm: Bir Çocuğun Hikâyesi, 107 Can ve Değişen İlaç Güvenliği]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ahududu-kokulu-olum-bir-cocugun-hikayesi-107-can-ve-degisen-ilac-guvenligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ahududu-kokulu-olum-bir-cocugun-hikayesi-107-can-ve-degisen-ilac-guvenligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altı yaşındaki Joan’ın boğaz ağrısı için içtiği tatlı şurup, onu iyileştirmek yerine ağır bir zehirlenmeye sürükledi. Joan’ın ölümü ve annesinin Beyaz Saray’a ulaşan mektubu, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 107 kişinin hayatını kaybettiği Elixir Sulfanilamide faciasının en çarpıcı sembollerinden biri oldu. Yaşanan felaket, yıllardır gündemde bulunan ilaç güvenliği düzenlemesinin kabulünü hızlandırarak modern ilaç denetiminin önemli dönüm noktalarından birine dönüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1937 yılının sonbaharında Oklahoma’nın göğü erkenden kararıyordu.</p>

<p>Gün, bozkırın üzerinden çekilirken Tulsa’nın sokaklarına serin bir rüzgâr doluyor; evlerin pencerelerinde birer birer sarı ışıklar yanıyordu. Büyük Buhran’ın ağır gölgesi henüz ülkenin üzerinden kalkmamıştı. İnsanların cepleri boş, umutları yorgun, sofraları mütevazıydı.</p>

<p>Fakat bazı evlerde zenginlik parayla ölçülmüyordu.</p>

<p>Joan ile Jean’in yaşadığı ev de onlardan biriydi.</p>

<p>Jean dokuz yaşındaydı. Joan ise altı…</p>

<p>Biri küçük kardeşini koruyabilecek kadar büyüdüğünü sanıyor, diğeri ablasının yanında dünyanın bütün tehlikelerinden uzak olduğuna inanıyordu.</p>

<p>Evleri büyük değildi.</p>

<p>Sahip oldukları şeyler de çok değildi.</p>

<p>Ama birbirleri vardı.</p>

<p>Anneleri Maise Nidiffer, daha sonra Beyaz Saray’a kadar ulaşacak mektubunda, Büyük Buhran’ın bütün sıkıntılarına rağmen iki sağlıklı kız çocuğuna sahip oldukları için kendilerini mutlu hissettiklerini yazacaktı.</p>

<p>Henüz bilmiyordu.</p>

<p>Bazen insanın bütün dünyası, küçücük bir ilaç şişesinin içine sığabilecek kadar kırılgandı.</p>

<p>O sonbaharda evlerine giren ahududu kokulu bir şişe, önce Joan’ın yaşamını, ardından ailenin huzurunu alıp götürecekti.</p>

<p>Her şey küçük bir boğaz ağrısıyla başladı</p>

<p>Joan’ın boğazı ağrımaya başladığında kimse felaketin yaklaştığını düşünmedi.</p>

<p>Çocuklar hastalanırdı.</p>

<p>Biraz ateşleri çıkar, iştahları azalır, birkaç gün yatakta dinlendikten sonra yeniden oyunlarına dönerlerdi. Çocukluk hastalıkları çoğu zaman gelip geçen kısa yağmurlar gibiydi.</p>

<p>Fakat annesi bu kez endişelendi.</p>

<p>Hayatında ilk kez Joan için eve doktor çağırdı.</p>

<p>Doktor küçük kızın boğazını muayene etti, ateşini kontrol etti ve dönemin umut vadeden ilaçlarından sulfanilamidi reçete etti.</p>

<p>Sulfanilamid, o yıllarda tıbbın yeni zaferlerinden biri olarak görülüyordu. Bakteriyel enfeksiyonlara karşı kullanılmaya başlanmış, çok sayıda hastanın iyileşmesine yardımcı olmuştu. Gazeteler yeni ilaçlardan heyecanla söz ediyor, insanlar bilimin hastalıklara karşı güçlü silahlar bulduğuna inanıyordu.</p>

<p>Ancak tabletlerin çocuklara verilmesi kolay değildi.</p>

<p>İlacın sıvı hâle getirilmesi, tedaviyi kolaylaştıracak gibi görünüyordu.</p>

<p>Felaket de işte bu masum görünen düşüncenin içinde sessizce büyüdü.</p>

<p>Eczaneden getirilen koyu renkli şişenin üzerinde düzenli harflerle yazılmış bir ilaç adı bulunuyordu. Kapağı açıldığında odanın içine tatlı bir ahududu kokusu yayıldı.</p>

<p>Bir ilaçtan çok, çocuklar için hazırlanmış hoş kokulu bir şuruba benziyordu.</p>

<p>Anne kaşığı eline aldı.</p>

<p>Şişeyi yavaşça eğdi.</p>

<p>Kırmızıya çalan sıvı, ağır ağır kaşığın içine doldu.</p>

<p>Joan ilacı içti.</p>

<p>O sırada odadaki hiç kimse, kaşığın içinde yalnızca tedavi umudu değil, ölümcül bir zehir de bulunduğunu bilmiyordu.</p>

<p>Dünyanın en güvenli yeri olması gereken annesinin ellerinden, küçük kızın bedenine görünmez bir düşman girmişti.</p>

<p>Ahududu aromasının gizlediği zehir</p>

<p>Sulfanilamidi sıvı hâle getirmek isteyen üretici şirket, çözücü olarak dietilen glikol kullanmıştı.</p>

<p>Dietilen glikol, özellikle böbreklerde ağır hasara yol açabilen zehirli bir kimyasaldı.</p>

<p>Fakat hazırlanan karışımın güvenli olup olmadığı yeterince araştırılmamıştı.</p>

<p>Ürün piyasaya çıkarılmadan önce gerekli toksisite incelemeleri yapılmamış, insan bedeninde neye yol açacağı değerlendirilmemişti.</p>

<p>Tadına bakılmıştı.</p>

<p>Rengine bakılmıştı.</p>

<p>Kokusuna bakılmıştı.</p>

<p>Fakat insan hayatına ne yapacağına bakılmamıştı.</p>

<p>Ahududu aroması, zehrin acı yüzünü gizledi.</p>

<p>Şişe düzgündü.</p>

<p>Etiket güven veriyordu.</p>

<p>Şurup tatlıydı.</p>

<p>Ölüm ise sessizdi.</p>

<p>Bugün bir ilacın eczane rafına ulaşmadan önce laboratuvar incelemelerinden, toksisite çalışmalarından ve klinik araştırmalardan geçmesini doğal karşılıyoruz. Oysa 1937’de yürürlükte bulunan Amerikan mevzuatı, üreticilerin yeni bir ilacı satışa sunmadan önce güvenli olduğunu kanıtlamasını zorunlu tutmuyordu.</p>

<p>Bilim hızla ilerliyor, yeni ilaçlar çoğalıyor; fakat hukuk ve denetim aynı hızla gelişmiyordu.</p>

<p>Bu boşluğun bedelini laboratuvarlar değil, insanlar ödüyordu.</p>

<p>Üstelik hayatını kaybedenler arasında çok sayıda çocuk vardı.</p>

<p>Dokuz gün süren bir vedalaşma</p>

<p>Joan’ın hastalığı geçmedi.</p>

<p>Önce midesi bulandı.</p>

<p>Ardından kusmaya başladı.</p>

<p>Karın ağrıları giderek şiddetlendi. Küçük bedeni, adını bilmediği ve karşı koyamadığı bir düşmana karşı kıvranıyordu.</p>

<p>Annesi ile Jean, Joan’ın yatağının başında onun kendilerine bakmasını ve onları tanımasını bekliyordu.</p>

<p>Dokuz yaşındaki bir çocuk, “böbrek yetmezliği” sözünün ne anlama geldiğini bilmeyebilirdi. Fakat çevresindeki insanların yüzlerinde büyüyen korkuyu anlardı.</p>

<p>Doktorların seslerini neden alçalttığını hissederdi.</p>

<p>Kimsenin artık yüksek sesle konuşmamasından, kardeşinin sıradan bir hastalık geçirmediğini sezebilirdi.</p>

<p>Günler ilerledikçe Joan’ın idrarı azaldı.</p>

<p>Sonra tamamen durdu.</p>

<p>Böbrekleri, vücudundaki zehri süzemiyordu. Toksik maddeler kanında birikiyor, bilinci giderek bulanıklaşıyordu. Altı yaşındaki küçücük bir beden, yetişkinlerin bile dayanmakta zorlanacağı bir ıstırabın içinde tükeniyordu.</p>

<p>Akut böbrek yetmezliğinde hayat kurtarabilecek etkili hemodiyaliz tedavisi henüz klinik kullanıma girmemişti.</p>

<p>Etkili bir panzehir de yoktu.</p>

<p>Anne, kızını hayata bağlamak için elinden gelen her şeyi yapıyor; fakat sevginin bile yetişemediği bir yer bulunuyordu.</p>

<p>Joan artık annesinin ve ablasının yüzüne bakmıyordu.</p>

<p>Adını söylüyorlardı.</p>

<p>Onu kendilerine geri çağırıyorlardı.</p>

<p>Fakat küçük kız, her geçen gün biraz daha uzaklaşıyordu.</p>

<p>Annesinin daha sonra kaleme aldığı mektuba göre Joan, hastalığı boyunca yalnızca bir kez onları gerçekten tanımış gibi göründü.</p>

<p>Donuklaşan gözleri bir anlığına aydınlandı.</p>

<p>Annesine baktı.</p>

<p>Ablasına baktı.</p>

<p>Ve gülümsedi.</p>

<p>Belki o gülümsemede çocukluğunun bütün güneşi vardı.</p>

<p>Belki annesinin yüzü, ablasının sesi ve evlerinin sıcaklığı bir anlığına yeniden hatırına gelmişti.</p>

<p>O küçücük gülümseme, hayata söylenmiş son bir teşekkür gibiydi.</p>

<p>Sonra gözlerindeki ışık çekildi.</p>

<p>Joan onları bir daha tanımadı.</p>

<p>5 Ekim 1937’de Tulsa’daki bir hastane odasında hayata veda etti.</p>

<p>Altı yaşındaydı.</p>

<p>Yaşayamadığı doğum günleri…</p>

<p>Koşamadığı sokaklar…</p>

<p>Söyleyemediği cümleler…</p>

<p>Ve yanında büyüyemediği bir ablası vardı.</p>

<p>Geride kalan ablanın sessizliği</p>

<p>Tarih, ölenlerin adlarını kayıt altına alır.</p>

<p>Geride kalanların içinde kopan fırtınaları ise çoğu zaman yazmaz.</p>

<p>Joan öldüğünde Jean dokuz yaşındaydı.</p>

<p>Küçük kız kardeşini kaybetmenin sessizliğiyle baş başa kaldı.</p>

<p>Joan’ın ölümünden sonra evde nasıl bir sessizlik kaldığını, Jean’in bu kaybı sonraki yıllarda nasıl taşıdığını bilmiyoruz.</p>

<p>Tarih, geride kalan çocuğun duyguları konusunda susuyor.</p>

<p>Kardeşinin mezarına kaç kez gittiğini…</p>

<p>Yıllar sonra bir ilaç şişesini eline aldığında neler hissettiğini…</p>

<p>Ahududu kokusuyla yeniden karşılaştığında o hastane odasını hatırlayıp hatırlamadığını…</p>

<p>Bilmiyoruz.</p>

<p>Bu nedenle onun duygularını kesin cümlelerle anlatamayız.</p>

<p>Bildiğimiz şey, dokuz yaşında küçük kız kardeşini kaybettiği ve Joan’ın son günlerine annesiyle birlikte tanıklık ettiğidir.</p>

<p>Joan’ın ölümü bir çocuğun hayatını sona erdirmişti.</p>

<p>Jean ise geride kalanların taşıdığı, belgelerin tam olarak anlatamadığı sessiz acının tanığı olmuştu.</p>

<p>Ölüm başka evlere de giriyordu</p>

<p>Joan’ın ölümü tek değildi.</p>

<p>Aynı günlerde Amerika’nın başka şehirlerinde de anneler, babalar ve doktorlar benzer bir dehşeti yaşıyordu.</p>

<p>Bir çocuk boğaz ağrısı için ilaç içiyor, birkaç gün sonra dayanılmaz karın ağrılarıyla kıvranıyordu.</p>

<p>Bir yetişkin enfeksiyonunu iyileştirmek amacıyla şurup kullanıyor, ardından böbrekleri çalışmamaya başlıyordu.</p>

<p>Doktorlar hastalarını iyileştirmek isterken farkında olmadan onları zehirliyordu.</p>

<p>Şişeler ülkenin dört bir yanına dağıtılmıştı.</p>

<p>Şirket, zehirli karışımdan 633 sevkiyat yapmıştı. İlaç eczanelere, hastanelere ve doktor muayenehanelerine ulaşmıştı.</p>

<p>Ölümler çoğaldıkça korkunç ortaklık ortaya çıktı:</p>

<p>Hastaların hepsi aynı ilacı kullanmıştı.</p>

<p>Yapılan incelemeler sonunda zehrin adı belirlendi:</p>

<p>Dietilen glikol.</p>

<p>O andan sonra zaman, yalnızca saatlerle değil, insan hayatlarıyla ölçülmeye başladı.</p>

<p>Bulunamayan her şişe yeni bir ölüm ihtimaliydi.</p>

<p>Ulaşılamayan her hasta, geç kalınmış bir hayat olabilirdi.</p>

<p>Facia, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 107 kişinin ölümüne yol açtı.</p>

<p>Her sayı bir insandı.</p>

<p>Her insanın ardında yarım kalmış bir ev, sessizleşmiş bir oda ve kapanmayan bir yara vardı.</p>

<p>Joan bu 107 insandan biriydi.</p>

<p>Onu tarihte öne çıkaran, yaşadığı trajedinin diğerlerinden daha önemli olması değildi. Annesinin kaleme aldığı mektup ve gönderdiği fotoğraf, facianın toplum tarafından görülebilen en güçlü insan yüzlerinden birine dönüşmesini sağlamıştı.</p>

<p>Bir çocuğun adını arayan devlet</p>

<p>FDA’nın saha görevlileri ülke çapında harekete geçti.</p>

<p>Müfettişler, kimyagerler, doktorlar ve eczacılar, dağıtılmış şişeleri bulmak için seferber edildi.</p>

<p>Satış kayıtları incelendi.</p>

<p>Reçete defterleri tek tek açıldı.</p>

<p>Eczanelerin rafları tarandı.</p>

<p>Kapılar çalındı.</p>

<p>Telefonlar arandı.</p>

<p>Şehirlerden kasabalara, kasabalardan kırsal bölgelere uzanan büyük bir takip başladı.</p>

<p>Bir işletmede 20 bin satış kaydı incelendi.</p>

<p>Başka bir belgede ise yalnızca şu yazıyordu:</p>

<p>“Betty Jane, dokuz aylık.”</p>

<p>Soyadı yoktu.</p>

<p>Adresi yoktu.</p>

<p>Yalnızca adı ve yaşı vardı.</p>

<p>Dokuz aylık bir bebeğin hayatı, bir kâğıda yazılmış iki kelimeye bağlıydı.</p>

<p>Bir memur düşünün.</p>

<p>Elinde eksik bir kayıt…</p>

<p>Karşısında koca bir şehir…</p>

<p>Ve bir yerde, zehirli şurubu içmiş olabilecek küçücük bir çocuk…</p>

<p>O memur için mesele artık sıradan bir evrak değildi.</p>

<p>Bir isimdi.</p>

<p>Bir nefesti.</p>

<p>Bir beşikti.</p>

<p>Bir annenin kucağıydı.</p>

<p>Kamu hizmetinin en gerçek anlamı bazen burada ortaya çıkar.</p>

<p>Bürokrasi yalnızca mühür basmak değildir.</p>

<p>Bazen bir çocuğun adresini bulmak için sokak sokak dolaşmaktır.</p>

<p>Bazen bir şişeyi çöpten çıkarmaktır.</p>

<p>Bazen hiç tanımadığınız bir insanın hayatta kalması için gecenizi gündüzünüze katmaktır.</p>

<p>Bir olayda doktor, zehirli ilacı kullanmış üç yaşındaki bir çocuğa ulaşabilmek için düğününü erteledi.</p>

<p>Başka bir olayda bir kadın, şişeyi attığını söyledi. Müfettişlerin ısrarlı soruları üzerine ilacı pencereden sokağa fırlattığını itiraf etti.</p>

<p>Şişe bir ara sokakta bulundu.</p>

<p>Kırılmamıştı.</p>

<p>İçinde bir çocuğu öldürmeye yetecek kadar şurup hâlâ vardı.</p>

<p>Bazen tarih, kırılmamış bir şişenin içinde bekler.</p>

<p>Ve bir çocuk onu yerden alıp tadına bakmadan önce yetişmek gerekir.</p>

<p>Ölüm değil, etiketteki kelime suçtu</p>

<p>Facianın en ürpertici yönlerinden biri, hukukun çaresizliğiydi.</p>

<p>Aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 107 kişi ölmüştü.</p>

<p>Aileler evlatlarını toprağa vermişti.</p>

<p>Doktorlar, iyileştirmek amacıyla reçete ettikleri ilacın hastalarını öldürdüğünü öğrenmişti.</p>

<p>Fakat dönemin yasalarına göre güvenliği kanıtlanmamış bir ilacı piyasaya sürmek, doğrudan federal bir suç sayılmıyordu.</p>

<p>Devlet, ürünün üzerine ancak etikette kullanılan bir kelime nedeniyle gidebildi.</p>

<p>Şişenin üzerinde “elixir” yazıyordu.</p>

<p>Oysa dönemin teknik tanımına göre bir eliksirin alkol içermesi gerekiyordu. Bu karışımda alkol yoktu.</p>

<p>Ürün, insanları öldürdüğü için değil, yanlış adlandırıldığı için mevzuata aykırı kabul edilebildi.</p>

<p>Bu gerçeğin karşısında insanın içi ürperiyor.</p>

<p>Bir çocuk can vermişti.</p>

<p>Bir anne, altı yaşındaki kızını küçük bir mezara bırakmıştı.</p>

<p>Bir abla, kardeşinin ardından sessizliğe gömülmüştü.</p>

<p>Fakat devlet, şişenin içindeki zehirden önce etiketin üzerindeki kelimeye tutunmak zorundaydı.</p>

<p>Hukuk, ölümün gerisinde kalmıştı.</p>

<p>Ve her gecikmiş düzenleme gibi bunun bedelini de masum insanlar ödemişti.</p>

<p>Bir annenin kaleminden yükselen çığlık</p>

<p>Joan’ın ölümünden yaklaşık bir ay sonra annesi Maise Nidiffer, Başkan Franklin D. Roosevelt’e bir mektup yazdı.</p>

<p>Bu, sıradan bir dilekçe değildi.</p>

<p>Bir annenin kalbinden kopup gelen, resmî cümlelere sığmayan bir feryattı.</p>

<p>Mektubunda iki ay önce mutlu bir aile olduklarını anlattı.</p>

<p>Büyük Buhran’ın bütün zorluklarına rağmen iki sağlıklı kız çocuğuna sahip oldukları için kendilerini şanslı saydıklarını yazdı.</p>

<p>Şimdi ise evlerinin karanlığa ve umutsuzluğa gömüldüğünü söylüyordu.</p>

<p>Joan’dan geriye yalnızca ilgilenilecek küçük bir mezar kaldığını belirtti.</p>

<p>Kızının çektiği acıları unutamadığını…</p>

<p>Son günlerdeki hâlinin gözlerinin önünden gitmediğini…</p>

<p>Başka çocukların aynı biçimde ölmemesi için bir şeyler yapılmasını istediğini anlattı.</p>

<p>Mektuba Joan’ın bir fotoğrafını da ekledi.</p>

<p>Fotoğrafta yaşayan bir çocuk vardı.</p>

<p>Gülümseyen…</p>

<p>Dünyaya güvenen…</p>

<p>Henüz ölümün ne olduğunu bilmeyen…</p>

<p>İstatistikler insanın zihnine ulaşır.</p>

<p>Bir çocuğun fotoğrafı ise doğrudan kalbine dokunur.</p>

<p>“107 kişi öldü” cümlesi bir sayıydı.</p>

<p>Joan’ın gülümsemesi ise facianın görülebilen yüzlerinden biri oldu.</p>

<p>Bir isimdi.</p>

<p>Yarım kalmış bir hayattı.</p>

<p>Bir annenin sesiyle kamuoyuna ulaşan büyük bir acıydı.</p>

<p>Maise Nidiffer’in mektubu yasayı tek başına değiştirmedi; ancak facianın insan yüzünü görünür kılarak kamuoyu üzerindeki etkisini artırdı.</p>

<p>Her ölüm sayısının ardında bir çocuk, bir aile ve geride kalan bir mezar bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p>Facianın ardından hızlanan düzenleme</p>

<p>Elixir Sulfanilamide faciası yaşandığında, daha kapsamlı bir gıda ve ilaç yasası için yürütülen çalışmalar yeni değildi.</p>

<p>Yeni düzenleme tasarısı yıllardır Kongrede görüşülüyor; FDA yetkilileri, tüketici örgütleri, kadın kuruluşları, gazeteciler ve sağlık savunucuları mevcut mevzuatın yetersizliğine dikkat çekiyordu.</p>

<p>Ancak siyasi süreç ağır ilerliyordu.</p>

<p>1937’de 107 kişinin ölümüne yol açan facia, bu tartışmaları bir anda ülkenin gündemine taşıdı.</p>

<p>Toplu ölümler, kamuoyunun tepkisi, FDA’nın saha çalışmaları ve yıllardır sürdürülen mevzuat hazırlıkları aynı noktada birleşti.</p>

<p>Facia, artık ertelenemeyecek bir değişimin güçlü katalizörü oldu.</p>

<p>25 Haziran 1938’de Başkan Franklin D. Roosevelt, Federal Food, Drug, and Cosmetic Act’i imzaladı.</p>

<p>Artık ilaç üreticileri, ürünlerini piyasaya çıkarmadan önce güvenli olduklarına ilişkin kanıt sunmak zorundaydı.</p>

<p>Fabrika denetimleri güçlendirildi.</p>

<p>Etiketleme kuralları genişletildi.</p>

<p>Kamu otoritesine yeni yetkiler verildi.</p>

<p>Elbette bu düzenleme bütün sorunları bir anda çözmedi. İlaçların yalnızca güvenli değil, etkili olduğunun da kanıtlanmasını zorunlu kılacak daha ileri düzenlemeler için yıllar geçmesi gerekecekti.</p>

<p>Fakat temel bir ilke kabul edilmişti:</p>

<p>İnsan bedeni, bir şirketin deneme laboratuvarı olmayacaktı.</p>

<p>Bir ilaç önce hazırlanıp piyasaya sürülmeyecek, ardından insanlar üzerindeki sonuçları beklenmeyecekti.</p>

<p>Önce güvenliği araştırılacak, sonra kullanıma sunulacaktı.</p>

<p>Bu ilkenin altında 107 insanın kaybı vardı.</p>

<p>Çocuk mezarlarının gölgesi…</p>

<p>Ailelerin öfkesi…</p>

<p>Doktorların vicdan azabı…</p>

<p>FDA görevlilerinin gece gündüz süren mücadelesi…</p>

<p>Ve toplumun artık daha fazla ölüm yaşanmaması yönündeki kararlı talebi…</p>

<p>Kalın dosyaların arasındaki insan hayatları</p>

<p>Bugün ilaç ruhsatlandırma süreçleri kimi zaman uzun, yorucu ve ağır bulunabilir.</p>

<p>Toksisite raporları…</p>

<p>Klinik araştırmalar…</p>

<p>Üretim denetimleri…</p>

<p>Güvenlilik bildirimleri…</p>

<p>Farmakovijilans kayıtları…</p>

<p>Sayfalarca belge, onlarca imza ve aylar süren incelemeler…</p>

<p>Dışarıdan bakıldığında bunların tümü yalnızca bürokrasinin soğuk yüzü gibi görünebilir.</p>

<p>Oysa sağlık tarihini bilen biri, o dosyaların arasında yalnızca kâğıt görmez.</p>

<p>Bir annenin titreyen ellerini görür.</p>

<p>Hastasını iyileştirmek isterken ölümüne neden olduğunu öğrenen doktorun vicdanını görür.</p>

<p>Adresini bulmak için şehir şehir aranan dokuz aylık Betty Jane’i görür.</p>

<p>Bir şişeyi bulabilmek için gece gündüz çalışan müfettişi görür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Joan’ın fotoğrafını görür.</p>

<p>Jean’in, kız kardeşini kaybettikten sonra geride kalan sessizliğini düşünür.</p>

<p>Ve adı bugün hatırlanmayan diğer 106 insanı da unutmaz.</p>

<p>Çünkü her güvenlik kuralının arkasında, bir zamanlar o kural bulunmadığı için kaybedilmiş insanlar vardır.</p>

<p>Her uyarı cümlesinin gerisinde, zamanında duyulamamış bir çığlık bulunur.</p>

<p>Her ilaç kutusunun içinde yalnızca kimyasal maddeler değil, insanlığın acıyla öğrendiği dersler de taşınır.</p>

<p>Joan’ın sesi 1937 sonbaharında sustu.</p>

<p>Annesinin mektubu Beyaz Saray’a ulaştı.</p>

<p>Onun hikâyesi, 107 cana mal olan facianın unutulmayan yüzlerinden biri oldu.</p>

<p>Ahududu kokulu bir şişeden yayılan ölüm, yıllardır bekleyen değişimi hızlandırdı ve bir ülkenin vicdanını harekete geçirdi.</p>

<p>Bugün eczaneden aldığımız bir ilacın güvenliğine inanabiliyorsak bunun ardında yalnızca bilimin başarısı yoktur.</p>

<p>Orada 107 yarım kalmış hayat vardır.</p>

<p>Ailelerin gözyaşları vardır.</p>

<p>Kamu görevlilerinin sorumluluğu vardır.</p>

<p>Ve insanlığın çok geç öğrendiği, fakat bir daha unutmaması gereken şu hakikat vardır:</p>

<p>Bir ilacın güvenliği teknik bir ayrıntı değildir.</p>

<p>Bir insanın eve dönüp dönemeyeceği meselesidir.</p>

<p>Bazı kanunlar mürekkeple yazılır.</p>

<p>Bazıları ise gözyaşıyla…</p>

<p>Ve bazı ruhsat dosyalarının en görünmeyen yerinde, bir daha aynı acı yaşanmasın diye hatırlanması gereken 107 insanın sessizliği vardır.</p>

<p>Editör Notu</p>

<p>Joan ve Jean gerçek kişilerdir. Joan’ın altı, Jean’in dokuz yaşında olduğu; Joan’ın dokuz gün süren hastalığı, annesiyle ablasını son kez tanır gibi gülümsemesi ve annesi Maise Nidiffer’in Başkan Franklin D. Roosevelt’e yazdığı mektup tarihsel kayıtlara dayanmaktadır.</p>

<p>Ev ortamına ve bazı duygu geçişlerine ilişkin betimlemeler, belgelenmiş olayların tarihsel çerçevesi korunarak edebî anlatım amacıyla oluşturulmuştur. Tarihsel belgelerde bulunmayan hiçbir konuşma gerçek alıntı olarak sunulmamıştır.</p>

<p>Elixir Sulfanilamide faciasının ardından kabul edilen 1938 tarihli düzenleme, yalnızca Joan’ın ölümü veya annesinin mektubu sonucunda ortaya çıkmamıştır. Aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 107 kişinin ölümü, kamuoyu tepkisi, FDA’nın yürüttüğü saha çalışmaları ve yıllardır devam eden mevzuat hazırlıkları, yasanın kabulünü birlikte hızlandırmıştır. Joan’ın hikâyesi ise bu toplumsal facianın en güçlü sembollerinden biri olmuştur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TARİH</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ahududu-kokulu-olum-bir-cocugun-hikayesi-107-can-ve-degisen-ilac-guvenligi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/file-00000000e050820a87256e14768acd87.png" type="image/jpeg" length="40270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çayeli’nde 20 Yaşındaki Ayşenur İyibaş Hayatını Kaybetti: Olayla İlgili İnceleme Başlatıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cayelinde-20-yasindaki-aysenur-iyibas-hayatini-kaybetti-olayla-ilgili-inceleme-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cayelinde-20-yasindaki-aysenur-iyibas-hayatini-kaybetti-olayla-ilgili-inceleme-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize’nin Çayeli ilçesinde yaşayan 20 yaşındaki Ayşenur İyibaş, evinde ağır yaralı halde bulunmasının ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürpınar Köyü’nde yaşanan olayla ilgili güvenlik güçleri ve savcılık tarafından inceleme başlatıldı.</p>

<p>Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Senoz Vadisi Gürpınar Köyü’nde meydana gelen olay, bölgede büyük üzüntüye neden oldu. Edinilen bilgilere göre Ayşenur İyibaş, evinde ağır yaralı halde bulundu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen 112 Acil Sağlık ekipleri genç kadına olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı.</p>

<p>Daha sonra Çayeli İshakoğlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 20 yaşındaki Ayşenur İyibaş, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p>

<p>Olayın Nedeni Araştırılıyor</p>

<p>Genç kadının yaşamını yitirmesine neden olan olayın nasıl meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla savcılık ve güvenlik birimlerince inceleme başlatıldı. Yetkililer, olayın nedenine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadığını bildirirken, soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi. Bu nedenle olayın oluş şekline ilişkin sosyal medyada yer alan iddialar resmi makamlarca doğrulanmış değil.</p>

<p>Bugün Son Yolculuğuna Uğurlanacak</p>

<p>Ayşenur İyibaş için cenaze programı da netleşti. Genç kızın cenazesi, 5 Ağustos Çarşamba günü ikindi namazını müteakip Çukurluhoca Köyü Merkez Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından aile kabristanlığında toprağa verilecek.</p>

<p>Bölgeyi Yasa Boğan Kayıp</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Henüz 20 yaşında hayatını kaybeden Ayşenur İyibaş’ın vefatı, ailesi, yakınları ve Çayeli’nde büyük üzüntü oluşturdu. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için başlatılan adli sürecin devam ettiği bildirildi. Yetkililerin soruşturmanın tamamlanmasının ardından olayın nedenine ilişkin resmi açıklama yapması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cayelinde-20-yasindaki-aysenur-iyibas-hayatini-kaybetti-olayla-ilgili-inceleme-baslatildi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7349.jpeg" type="image/jpeg" length="28945"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dolikokolon Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dolikokolon-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dolikokolon-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik kabızlık ve sürekli şişkinlik yaşayan bazı kişilerde altta yatan neden, kalın bağırsağın normalden uzun olması olabilir. Dolikokolon, çoğu zaman tesadüfen fark edilse de yaşam kalitesini etkileyebilen ve bazı durumlarda ciddi bağırsak sorunlarına yol açabilen anatomik bir durumdur.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dolikokolon Nedir?</p>

<p>Dolikokolon, kalın bağırsağın (kolonun) normalden daha uzun olmasıyla karakterize doğumsal veya sonradan fark edilen anatomik bir varyasyondur.[1]</p>

<p>Tek başına bir hastalık olarak kabul edilmez. Ancak bağırsağın uzaması nedeniyle bağırsak geçiş süresi uzayabilir ve özellikle kronik kabızlık, gaz ve karın şişkinliği gibi şikâyetler ortaya çıkabilir.[1]</p>

<p>Uzmanlara göre birçok kişi yaşamı boyunca dolikokolona sahip olduğunu bilmeden yaşayabilir.</p>

<p>Kimlerde görülür?</p>

<ul>
 <li>Doğuştan uzun kolona sahip bireylerde</li>
 <li>Uzun süredir kronik kabızlığı bulunan kişilerde</li>
 <li>Yaşlılarda</li>
 <li>Kadınlarda erkeklere göre biraz daha sık bildirilmektedir.[2]</li>
</ul>

<p>Günlük yaşama etkisi</p>

<p>Dolikokolon;</p>

<ul>
 <li>Tuvalete çıkma sıklığını azaltabilir.</li>
 <li>Karında dolgunluk hissine neden olabilir.</li>
 <li>Sürekli gaz problemi oluşturabilir.</li>
 <li>Sosyal yaşamı ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.[2]</li>
</ul>

<p></p>

<p>Dolikokolon Neden Olur?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolikokolonun kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir.[2]</p>

<p>Bilimsel çalışmalar şu faktörlerin rol oynayabileceğini göstermektedir:</p>

<ul>
 <li>Doğuştan gelişim farklılıkları</li>
 <li>Genetik yatkınlık</li>
 <li>Bağırsak yapısındaki anatomik varyasyonlar</li>
 <li>Bağırsağın bazı bölümlerinin normalden fazla uzaması</li>
 <li>Bağırsak hareketlerinin yavaş olmasıyla ilişkili durumlar[2][3]</li>
</ul>

<p>Uzun yıllar yalnızca kabızlığın dolikokolona neden olduğu düşünülse de günümüzde birçok vakada bunun doğumsal bir özellik olduğu kabul edilmektedir.[3]</p>

<p></p>

<p>Dolikokolon Belirtileri</p>

<p>Her hastada belirti görülmez.[1]</p>

<p>Belirti geliştiğinde en sık görülen şikâyetler:</p>

<ul>
 <li>Kronik kabızlık</li>
 <li>Haftada üçten az dışkılama</li>
 <li>Sert dışkı</li>
 <li>Karında şişkinlik</li>
 <li>Yoğun gaz</li>
 <li>Karın ağrısı</li>
 <li>Kramp</li>
 <li>Dışkılama sırasında zorlanma</li>
 <li>Tam boşalamama hissi[1]</li>
</ul>

<p>İleri dönemde görülebilecek bulgular</p>

<ul>
 <li>Dışkı birikmesi (fekal impaksiyon)</li>
 <li>Şiddetli karın ağrısı</li>
 <li>Bağırsak tıkanıklığı</li>
 <li>Bağırsağın kendi etrafında dönmesi (volvulus)</li>
 <li>Kusma</li>
 <li>Gaz ve dışkı çıkaramama[2]</li>
</ul>

<p></p>

<p>Dolikokolon Nasıl Teşhis Edilir?</p>

<p>Tanıda hastanın şikâyetleri kadar görüntüleme yöntemleri de önem taşır.[3]</p>

<p>Başlıca yöntemler:</p>

<ul>
 <li>Ayrıntılı hekim muayenesi</li>
 <li>Karın grafisi</li>
 <li>Bilgisayarlı tomografi (BT)</li>
 <li>BT kolonografi (sanal kolonoskopi)</li>
 <li>Baryumlu kolon grafisi</li>
 <li>Kolonoskopi</li>
 <li>Gerektiğinde kolon geçiş zamanı testleri[3]</li>
</ul>

<p>Kolonoskopi her zaman dolikokolon tanısını koydurmasa da uzun kolon yapısı işlem sırasında fark edilebilir.</p>

<p></p>

<p>Dolikokolon Tedavisi</p>

<p>Tedavi hastanın şikâyetlerine göre planlanır.[2]</p>

<p>Belirti vermeyen kişilerde çoğu zaman tedavi gerekmez.</p>

<p>İlaç dışı tedavi</p>

<ul>
 <li>Günlük 25-35 gram lif tüketimi</li>
 <li>Bol su içilmesi</li>
 <li>Düzenli yürüyüş</li>
 <li>Tuvalet alışkanlığının düzenlenmesi</li>
 <li>Uzun süre dışkıyı tutmamak[4]</li>
</ul>

<p>İlaç tedavisi</p>

<p>Hekim önerisiyle;</p>

<ul>
 <li>Osmotik laksatifler</li>
 <li>Dışkı yumuşatıcı ilaçlar</li>
 <li>Gerektiğinde bağırsak hareketlerini artıran ilaçlar kullanılabilir.[2]</li>
</ul>

<p>Cerrahi ne zaman gerekir?</p>

<p>Cerrahi oldukça nadirdir.</p>

<p>Şu durumlarda düşünülebilir:</p>

<ul>
 <li>İlaçlara rağmen düzelmeyen ağır kabızlık</li>
 <li>Tekrarlayan bağırsak düğümlenmesi</li>
 <li>Bağırsak tıkanıklığı</li>
 <li>Yaşam kalitesini ciddi bozan vakalar[2]</li>
</ul>

<p>Tedavi mutlaka hastaya özel planlanmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Güncel Bilimsel Gelişmeler</p>

<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar, dolikokolonun yalnızca anatomik bir farklılık olmadığını, bazı hastalarda bağırsak sinir sistemi ve kolon hareketlerindeki yavaşlamayla birlikte görülebileceğini ortaya koymaktadır.[5]</p>

<p>Araştırmalar ayrıca kolon geçiş süresini ölçen yeni fonksiyonel testlerin gereksiz cerrahiyi azaltabileceğini göstermektedir.[5]</p>

<p>Bununla birlikte dolikokolonu tamamen ortadan kaldıran ilaç tedavisi bulunmamaktadır.</p>

<p></p>

<p>Dolikokolon ile Yaşam</p>

<p>Şikâyetlerin kontrolünde yaşam tarzı büyük önem taşır.[4]</p>

<p>Öneriler:</p>

<ul>
 <li>Her gün yeterli su tüketin.</li>
 <li>Lifli sebze ve meyveleri artırın.</li>
 <li>Haftada en az 150 dakika egzersiz yapın.</li>
 <li>Tuvalet ihtiyacını ertelemeyin.</li>
 <li>Uzun süre hareketsiz kalmayın.</li>
 <li>Gereksiz laksatif kullanımından kaçının.</li>
</ul>

<p></p>

<p>En Sık Yapılan Yanlışlar</p>

<ul>
 <li>“Dolikokolon kesin ameliyat gerektirir.”</li>
 <li>“Kabızlığı olan herkeste dolikokolon vardır.”</li>
 <li>“Kolon uzunluğu zamanla uzar.”</li>
 <li>“Lif tüketmek herkeste aynı etkiyi gösterir.”</li>
 <li>“Her gaz ve şişkinlik dolikokolondan kaynaklanır.”</li>
 <li>“Sürekli müshil kullanmak güvenlidir.”</li>
</ul>

<p>Bu inanışların tamamı bilimsel olarak doğru değildir.[2][4]</p>

<p></p>

<p>Tedavi Edilmezse Ne Olur?</p>

<p>Belirti veren dolikokolon tedavi edilmediğinde;</p>

<ul>
 <li>Kronik kabızlık</li>
 <li>Fekal impaksiyon</li>
 <li>Hemoroid</li>
 <li>Anal fissür</li>
 <li>Yaşam kalitesinde belirgin düşüş</li>
 <li>Nadir de olsa bağırsak tıkanıklığı</li>
 <li>Volvulus gelişebilir.[2]</li>
</ul>

<p></p>

<p>Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?</p>

<p>Şu durumlarda genel cerrahi veya gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır:</p>

<ul>
 <li>Üç haftadan uzun süren kabızlık</li>
 <li>Sürekli karın ağrısı</li>
 <li>Dışkıda kan</li>
 <li>Nedensiz kilo kaybı</li>
 <li>Sürekli şişkinlik</li>
 <li>Dışkılama alışkanlığında belirgin değişiklik</li>
</ul>

<p>Acil Müdahale Gerektiren Durumlar</p>

<p>Aşağıdaki belirtiler acil değerlendirme gerektirir:</p>

<ul>
 <li>Ani başlayan şiddetli karın ağrısı</li>
 <li>Karında aşırı şişlik</li>
 <li>Gaz çıkaramama</li>
 <li>Dışkı yapamama</li>
 <li>Kusma</li>
 <li>Ateşle birlikte karın ağrısı</li>
</ul>

<p></p>

<p>Merak Edilen Sorular</p>

<p>Dolikokolon kanser midir?</p>

<p>Hayır. Dolikokolon anatomik bir bağırsak yapısıdır ve kanser değildir.</p>

<p>Dolikokolon doğuştan mı olur?</p>

<p>Çoğu olgunun doğuştan geliştiği düşünülmektedir.</p>

<p>Dolikokolon kilo aldırır mı?</p>

<p>Doğrudan kilo aldırmaz ancak şişkinlik nedeniyle karında dolgunluk hissi oluşturabilir.</p>

<p>Dolikokolon tamamen düzelir mi?</p>

<p>Cerrahi uygulanmadıkça kolon uzunluğu değişmez. Tedavinin amacı belirtileri kontrol altına almaktır.</p>

<p>Dolikokolon kabızlık yapar mı?</p>

<p>Evet. En sık görülen yakınmalardan biri kronik kabızlıktır.</p>

<p>Dolikokolon ameliyat gerektirir mi?</p>

<p>Hayır. Hastaların büyük çoğunluğu cerrahiye ihtiyaç duymaz.</p>

<p>Dolikokolon tehlikeli midir?</p>

<p>Genellikle değildir. Ancak bağırsak düğümlenmesi veya tıkanıklık gelişirse acil tedavi gerekir.</p>

<p>Dolikokolon hangi bölüm bakar?</p>

<p>Genel cerrahi ve gastroenteroloji uzmanları değerlendirme yapar.</p>

<p></p>

<p>Kaynakça</p>

<p>[1] World Gastroenterology Organisation (WGO)<br />
[2] Mayo Clinic Clinical Guidance<br />
[3] PubMed Klinik Çalışmaları ve Derlemeler<br />
[4] National Health Service (NHS)<br />
[5] American Society of Colon and Rectal Surgeons (ASCRS)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dolikokolon-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7345.jpeg" type="image/jpeg" length="53002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[D Vitamini Nedir? D Vitamini Yüksekliği ve Düşüklüğü Neyi Gösterir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-nedir-d-vitamini-yuksekligi-ve-dusuklugu-neyi-gosterir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-nedir-d-vitamini-yuksekligi-ve-dusuklugu-neyi-gosterir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[D vitamini nedir, D vitamini kaç olmalı, D vitamini eksikliği belirtileri nelerdir ve D vitamini yüksekliği neyi gösterir? e-Nabız tahlil sonucunda D vitamini düşük veya yüksek çıkması kemik sağlığı, bağışıklık sistemi ve kas fonksiyonlarını nasıl etkiler? D vitamini testi, normal değerleri ve tedavi seçenekleri hakkında Google'da en çok aranan soruların yanıtlarını bu yazıda bulabilirsiniz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kan tahlili sonuçlarında veya e-Nabız sisteminde görülen <strong>25-Hidroksi D Vitamini (25-OH D Vitamini)</strong> değeri, vücudun D vitamini depolarını değerlendirmek için kullanılan en güvenilir laboratuvar testlerinden biridir. Referans aralığının dışında çıkan bir sonuç tek başına hastalık tanısı koydurmaz. Sonuç; kalsiyum, fosfor, parathormon (PTH), böbrek fonksiyonları ve kişinin klinik durumu ile birlikte değerlendirilmelidir.[1]</p>

<hr />
<h2>D vitamini nedir?</h2>

<p>D vitamini, yağda çözünen ve <strong>kemik sağlığı, kas fonksiyonları ile bağışıklık sisteminin normal çalışmasına katkı sağlayan bir vitamindir.</strong>[1]</p>

<p>Vücutta D vitamininin büyük bölümü güneş ışınlarının etkisiyle deride üretilir. Ayrıca yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş bazı besinlerden de alınabilir.</p>

<hr />
<h2>D vitamini neyi gösterir?</h2>

<p>D vitamini testi özellikle şu durumların değerlendirilmesine yardımcı olur:</p>

<ul>
 <li>D vitamini eksikliği</li>
 <li>Kemik sağlığı</li>
 <li>Osteoporoz riski</li>
 <li>Osteomalazi</li>
 <li>Kas fonksiyonları</li>
 <li>Paratiroid hastalıkları</li>
 <li>D vitamini tedavisinin takibi</li>
</ul>

<p>D vitamini düzeyi tek başına değerlendirilmez. Kalsiyum, fosfor ve PTH ile birlikte yorumlanmalıdır.[2]</p>

<hr />
<h2>D vitamini testi neden istenir?</h2>

<p>Hekim D vitamini testini aşağıdaki durumlarda isteyebilir:</p>

<ul>
 <li>Yaygın kemik ağrıları olduğunda</li>
 <li>Kas güçsüzlüğü geliştiğinde</li>
 <li>Osteoporoz değerlendirilirken</li>
 <li>Sık düşme öyküsü bulunan kişilerde</li>
 <li>D vitamini eksikliği düşünüldüğünde</li>
 <li>Paratiroid hastalıklarının araştırılmasında</li>
 <li>Emilim bozukluğu yapan bağırsak hastalıklarında</li>
 <li>D vitamini tedavisinin takibinde</li>
</ul>

<hr />
<h2>D vitamini sonucu nasıl yorumlanır ve e-Nabız raporu nasıl okunur?</h2>

<p>e-Nabız veya laboratuvar raporunda D vitamini sonucu referans aralığıyla birlikte gösterilir. Referans dışındaki sonuçlar bazı laboratuvarlarda <strong>H (High/Yüksek)</strong> veya <strong>L (Low/Düşük)</strong> harfiyle işaretlenebilir.</p>

<p>Bu işaretler yalnızca sonucun referans aralığının dışında olduğunu gösterir. Tek başına osteoporoz veya başka bir hastalığın tanısı anlamına gelmez.[2]</p>

<p>D vitamini sonucunu etkileyebilecek faktörler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Güneş ışığına maruz kalma süresi</li>
 <li>Mevsim</li>
 <li>Yaş</li>
 <li>Obezite</li>
 <li>Emilim bozukluğu yapan bağırsak hastalıkları</li>
 <li>Böbrek ve karaciğer hastalıkları</li>
 <li>D vitamini takviyesi kullanımı</li>
</ul>

<hr />
<h2>D vitamini sonucu tek başına ne ifade etmez?</h2>

<p>Tek başına düşük veya yüksek D vitamini değeri;</p>

<ul>
 <li>Osteoporoz,</li>
 <li>Kemik erimesi,</li>
 <li>Paratiroid hastalığı,</li>
 <li>Bağışıklık sistemi hastalığı</li>
</ul>

<p>tanısını kesinleştirmez.[1,3]</p>

<p>Kesin değerlendirme için kalsiyum, fosfor, PTH, ALP ve hastanın klinik bulguları birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<hr />
<h2>D vitamini normal değeri nedir?</h2>

<p>Referans aralıkları laboratuvara göre değişebilmekle birlikte genel olarak:</p>

<ul>
 <li><strong>20 ng/mL'nin altı:</strong> Eksiklik</li>
 <li><strong>20-30 ng/mL:</strong> Yetersizlik</li>
 <li><strong>30-50 ng/mL:</strong> Yeterli düzey</li>
 <li><strong>100 ng/mL'nin üzeri:</strong> Yüksek olarak değerlendirilebilir.[2]</li>
</ul>

<p>Sonuçlar kişinin yaşı, sağlık durumu ve klinik özelliklerine göre hekim tarafından yorumlanmalıdır.</p>

<hr />
<h2>D vitamini yüksekliği neden olur?</h2>

<p>D vitamini yüksekliğinin en sık nedenleri şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Gereğinden fazla D vitamini takviyesi kullanılması</li>
 <li>Yüksek doz enjeksiyon tedavileri</li>
 <li>Bazı granülomatöz hastalıklar</li>
 <li>Nadir görülen hormonal hastalıklar</li>
</ul>

<p>Güneş ışığına maruz kalmak tek başına D vitamini zehirlenmesine neden olmaz.[3]</p>

<hr />
<h2>D vitamini düşüklüğü neden olur?</h2>

<p>D vitamini düşüklüğünün sık görülen nedenleri şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Yetersiz güneş ışığına maruz kalma</li>
 <li>D vitamini yönünden yetersiz beslenme</li>
 <li>İleri yaş</li>
 <li>Obezite</li>
 <li>Çölyak ve Crohn hastalığı gibi emilim bozuklukları</li>
 <li>Böbrek hastalıkları</li>
 <li>Karaciğer hastalıkları</li>
 <li>Bazı ilaçların uzun süre kullanılması</li>
</ul>

<hr />
<h2>D vitamini yüksekliği veya düşüklüğü ne tür belirtiler verir?</h2>

<p><strong>D vitamini eksikliğinde görülebilecek belirtiler:</strong></p>

<ul>
 <li>Kas güçsüzlüğü</li>
 <li>Kemik ağrısı</li>
 <li>Halsizlik</li>
 <li>Çabuk yorulma</li>
 <li>Kas krampları</li>
 <li>Sık düşme</li>
 <li>Çocuklarda büyüme ve gelişme sorunları</li>
</ul>

<p><strong>D vitamini yüksekliğinde görülebilecek belirtiler:</strong></p>

<ul>
 <li>Bulantı</li>
 <li>Kusma</li>
 <li>Kabızlık</li>
 <li>Aşırı susama</li>
 <li>Sık idrara çıkma</li>
 <li>Böbrek taşı gelişimi</li>
 <li>Kanda kalsiyum yüksekliğine bağlı yakınmalar</li>
</ul>

<hr />
<h2>D vitamini kaç olursa tehlikeli?</h2>

<p>D vitamini için herkes adına geçerli tek bir kritik değer bulunmamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak <strong>100 ng/mL'nin üzerindeki</strong> düzeyler, özellikle yüksek kalsiyum ile birlikte görüldüğünde D vitamini fazlalığı açısından değerlendirilmelidir. Belirgin eksikliklerde ise kemik sağlığı ve kas fonksiyonları açısından tedavi planlanabilir.[2,3]</p>

<hr />
<h2>D vitamini nasıl düzelir ve normale döner?</h2>

<p>D vitamini düzeyini normale döndürmek için öncelikle eksikliğin veya yüksekliğin nedeni belirlenmelidir.</p>

<p>Tedavi yaklaşımı şunları içerebilir:</p>

<ul>
 <li>Düzenli ve kontrollü güneşlenme</li>
 <li>D vitamini açısından zengin beslenme</li>
 <li>Hekim önerisiyle D vitamini takviyesi kullanılması</li>
 <li>Emilim bozukluğuna neden olan hastalıkların tedavi edilmesi</li>
 <li>Gerektiğinde tedavinin laboratuvar testleriyle izlenmesi</li>
</ul>

<p>Doktor önerisi olmadan yüksek doz D vitamini kullanılmamalıdır.</p>

<hr />
<h2>D vitamini için hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:</p>

<ul>
 <li>D vitamini değerinin referans aralığının dışında olması</li>
 <li>Sürekli kemik ağrısı</li>
 <li>Kas güçsüzlüğü</li>
 <li>Sık düşme</li>
 <li>Tekrarlayan kırıklar</li>
 <li>Böbrek taşı öyküsü</li>
 <li>Yüksek doz D vitamini kullanan kişilerde bulantı, kusma veya aşırı susama gelişmesi</li>
</ul>

<hr />
<h2>Sıkça Sorulan Sorular</h2>

<h3>D vitamini testi için aç olmak gerekir mi?</h3>

<p>Hayır. D vitamini testi için genellikle aç kalmak gerekmez. Ancak başka biyokimya testleriyle birlikte yapılacaksa laboratuvarın önerilerine uyulmalıdır.</p>

<h3>D vitamini eksikliği saç dökülmesine neden olur mu?</h3>

<p>D vitamini eksikliği bazı kişilerde saç dökülmesiyle birlikte görülebilir. Ancak saç dökülmesinin tek nedeni D vitamini eksikliği değildir.</p>

<h3>D vitamini yüksekliği tehlikeli midir?</h3>

<p>Yüksek doz D vitamini takviyesi kullanımı kandaki kalsiyum düzeyini yükseltebilir ve bazı sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle tedavi hekim kontrolünde yapılmalıdır.</p>

<h3>D vitamini güneşten alınabilir mi?</h3>

<p>Evet. D vitamininin büyük bölümü güneş ışınlarının etkisiyle ciltte sentezlenir. Ancak yaş, mevsim, cilt yapısı ve güneşten korunma alışkanlıkları bu üretimi etkileyebilir.</p>

<hr />
<h2>Kaynaklar</h2>

<ol>
 <li>Dünya Sağlık Örgütü (WHO). <i>Micronutrients and Vitamin D Assessment Guide</i>, 2024.</li>
 <li>Türk Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği. <i>Osteoporoz ve Metabolik Kemik Hastalıkları Tanı ve Tedavi Kılavuzu</i>, 2024.</li>
 <li>Endocrine Society. <i>Clinical Practice Guideline on Evaluation, Treatment and Prevention of Vitamin D Deficiency</i>, 2024. </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİYOKİMYA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-nedir-d-vitamini-yuksekligi-ve-dusuklugu-neyi-gosterir</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="24072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="94763"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="17344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="25325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="94016"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="35735"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
