<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 08:18:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sarılmak Sadece Mutlu Etmiyor: Beyinden Kalbe Vücudu Baştan Aşağı Etkiliyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sarilmak-sadece-mutlu-etmiyor-beyinden-kalbe-vucudu-bastan-asagi-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sarilmak-sadece-mutlu-etmiyor-beyinden-kalbe-vucudu-bastan-asagi-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yoğun iş temposu, günlük kaygılar ve dijital dünyanın giderek artırdığı yalnızlık hissi, insanların fiziksel ve duygusal yakınlığa duyduğu ihtiyacı daha görünür hâle getiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlara göre sevilen bir kişiye sarılmak, el ele tutuşmak veya güvenli bir fiziksel temas kurmak yalnızca ilişkileri güçlendirmiyor; vücudun stresle mücadele sistemini de etkileyebiliyor.</p>

<p>WebMD tarafından yayımlanan sağlık derlemesinde, sarılma ve yakın fiziksel temas sırasında vücutta “bağlanma hormonu” olarak da bilinen oksitosin düzeylerinin artabileceğine dikkat çekildi. Oksitosin; güven, yakınlık, sakinlik ve sosyal bağ kurma süreçlerinde rol oynayan önemli hormonlardan biri olarak biliniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Stres Hormonunu Azaltabilir</p>

<p>Sarılma sırasında oluşan güven ve destek hissi, beynin tehdit algısıyla ilişkili tepkilerini yatıştırabiliyor. Bazı bilimsel çalışmalarda, sevilen birinden alınan sarılmanın veya kişinin kendi kendine uyguladığı rahatlatıcı temasın stres hormonu kortizolün yükselmesini sınırlayabildiği görüldü.</p>

<p>Özellikle stresli bir görüşme, sınav, sunum veya zorlayıcı bir olay öncesinde kurulan destekleyici fiziksel temasın kişinin kendisini daha sakin ve güvende hissetmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte etkinin kişiden kişiye, ilişkinin niteliğine ve temasın istenip istenmemesine göre değişebileceği vurgulanıyor.</p>

<p>Tansiyon ve Kalp Hızını Etkileyebilir</p>

<p>Sarılmanın kalp ve damar sistemi üzerindeki etkileri de araştırılıyor. Partnerleriyle daha sık sarıldığını bildiren kişiler üzerinde gerçekleştirilen bazı çalışmalarda, daha yüksek oksitosin düzeyleri ile daha düşük kan basıncı ve kalp hızı arasında bağlantı bulundu.</p>

<p>Bu sonuçlar sarılmanın hipertansiyonu tedavi ettiği anlamına gelmiyor. Ancak güvenli fiziksel temasın gevşemeyi sağlayan parasempatik sinir sistemini destekleyerek kalp hızının ve kan basıncının düzenlenmesine katkıda bulunabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Ağrı Algısını Hafifletebilir</p>

<p>Fiziksel temasın ağrı üzerindeki etkisi yalnızca psikolojik rahatlamayla sınırlı olmayabilir. Sarılma sırasında salgılanan oksitosin ve vücudun doğal rahatlatıcı kimyasalları, bazı kişilerde ağrının daha az yoğun hissedilmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Sevilen bir kişinin elini tutmanın, masajın veya güven veren bir dokunuşun özellikle stresle artan kas gerginliği ve rahatsızlık hissini azaltabileceği belirtiliyor. Ancak kronik ya da şiddetli ağrılarda fiziksel temasın tıbbi değerlendirme ve tedavinin yerine geçmemesi gerekiyor.</p>

<p>Daha Rahat Uykuya Yardımcı Olabilir</p>

<p>Uykuya dalmadan önce kurulan sakin ve güvenli temas, kaygı düzeyini azaltarak uykuya geçişi kolaylaştırabilir. Sarılmanın oluşturduğu emniyet hissi, zihinsel uyarılmayı ve gece boyunca devam eden düşünce döngüsünü hafifletebilir.</p>

<p>Bununla birlikte herkes sarılarak uyumaktan hoşlanmayabilir. Sıcaklık, hareket, kişisel alan ihtiyacı ve uyku alışkanlıkları nedeniyle bazı kişiler fiziksel teması uyku öncesinde tercih ederken uyku sırasında mesafeye ihtiyaç duyabilir. Uzmanlar, çiftlerin birbirlerinin sınırlarını gözetmesini öneriyor.</p>

<p>Bağışıklık Sistemiyle İlişkisi Araştırılıyor</p>

<p>Sosyal destek ve düzenli fiziksel temasın bağışıklık sistemi üzerindeki olası etkileri de bilimsel çalışmaların konusu olmaya devam ediyor. Stresin uzun süre yüksek kalması bağışıklık yanıtını olumsuz etkileyebilirken, sarılma gibi rahatlatıcı sosyal davranışların stres yükünü azaltarak dolaylı bir koruyucu etki oluşturabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Ancak sarılmanın enfeksiyonları önlediği veya bağışıklığı tek başına güçlendirdiği yönünde kesin bir sonuca varmak mümkün değil. Dengeli beslenme, düzenli uyku, fiziksel aktivite ve gerekli aşıların yerini herhangi bir fiziksel temas alamıyor.</p>

<p>İlişkilerde Güven ve Yakınlığı Artırabilir</p>

<p>Sarılma, çiftler arasındaki duygusal bağı desteklemenin yanı sıra aile bireyleri ve yakın arkadaşlar arasındaki güven duygusunu da pekiştirebilir. Sözlü iletişimin yetersiz kaldığı zamanlarda güvenli bir dokunuş, “yanındayım” mesajını güçlü biçimde iletebilir.</p>

<p>Fiziksel yakınlığın özellikle tartışma veya stres sonrasında duygusal düzenlenmeye katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte sarılmanın sağlıklı olabilmesi için karşılıklı istek, güven ve rıza büyük önem taşıyor.</p>

<p>Her Sarılma Aynı Etkiyi Oluşturmuyor</p>

<p>Uzmanlar, tanınmayan veya güvenilmeyen bir kişiden gelen istenmeyen temasın rahatlama yerine stres ve kaygıya neden olabileceğini hatırlatıyor. Bu nedenle sarılmanın olası faydaları, temasın güvenli, gönüllü ve kişinin sınırlarına saygılı olmasıyla yakından ilişkili.</p>

<p>Fiziksel temastan hoşlanmayan kişiler için de benzer sakinleşme yolları bulunuyor. Evcil hayvanla vakit geçirmek, kişinin kendi omuzlarına dokunması, sıcak bir battaniye kullanması veya yakınlarıyla destekleyici bir sohbet gerçekleştirmesi rahatlama sağlayabiliyor.</p>

<p>Sarılmak bir ilaç ya da hastalık tedavisi değil. Ancak güven duyulan biriyle kurulan sıcak ve karşılıklı bir temas, günlük hayatın görünmez ağırlığını birkaç dakikalığına hafifletebilen güçlü bir sosyal destek biçimi olabilir. WebMD’nin 23 Nisan 2026 tarihli derlemesi sarılmayı oksitosin salınımı, stresin azalması, ağrı algısının hafiflemesi ve bağların güçlenmesiyle ilişkilendiriyor. İnsan çalışmalarında da destekleyici temasın kortizol tepkisini azaltabildiği ve sık partner sarılmalarıyla daha düşük kan basıncı arasında ilişki bulunduğu bildiriliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sarilmak-sadece-mutlu-etmiyor-beyinden-kalbe-vucudu-bastan-asagi-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 07:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5643.jpeg" type="image/jpeg" length="12234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pankreatit Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pankreatit-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pankreatit-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pankreatit, pankreasın aniden veya uzun süreli olarak iltihaplanmasıdır. Şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma ve ateşle başlayabilen hastalık, bazı kişilerde sindirim bozukluğu, kilo kaybı ve diyabete kadar ilerleyebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akut pankreatit acil hastane tedavisi gerektirebilirken kronik pankreatitte kalıcı pankreas hasarı gelişebilir.</p>

<p>Pankreatit nedir?</p>

<p>Pankreatit, midenin arkasında bulunan pankreas bezinin iltihaplanmasıdır. Pankreas, besinlerin parçalanmasını sağlayan sindirim enzimlerini üretir. Aynı zamanda kan şekerinin düzenlenmesinde görev alan insülin ve glukagon hormonlarını salgılar.</p>

<p>Normal koşullarda pankreas enzimleri ince bağırsağa ulaştıktan sonra etkinleşir. Pankreatitte ise bu enzimler pankreas dokusu içinde erken aktive olarak organa zarar verebilir ve iltihaplanmaya yol açabilir. Hastalık akut veya kronik biçimde görülebilir. Her iki form da ciddi komplikasyonlara neden olabileceğinden pankreatit belirtileri hafife alınmamalıdır. (⁠MedlinePlus)</p>

<p>Akut pankreatit ve kronik pankreatit arasındaki fark nedir?</p>

<p>Akut pankreatit</p>

<p>Akut pankreatit aniden gelişir. Hastalık birkaç gün içinde gerileyebileceği gibi bazı kişilerde haftalarca sürebilir. Hafif vakalarda pankreas tamamen iyileşebilir. Ancak ağır akut pankreatit; pankreas dokusunda ölüm, enfeksiyon, dolaşım bozukluğu, solunum yetmezliği ve çoklu organ yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden sonuçlara yol açabilir.</p>

<p>Kronik pankreatit</p>

<p>Kronik pankreatit, pankreasta zaman içinde kalıcı yara dokusu ve yapısal hasar oluşmasıdır. Tekrarlayan akut pankreatit atakları kronik pankreatite dönüşebilir. Hastalık ilerledikçe pankreasın sindirim enzimi ve insülin üretme kapasitesi azalabilir. Bunun sonucunda besin emilim bozukluğu, kilo kaybı, yağlı dışkılama ve diyabet gelişebilir. (⁠MSD Manuals)</p>

<p>Pankreatit belirtileri nelerdir?</p>

<p>Pankreatitin en yaygın belirtisi üst karın bölgesinde hissedilen ağrıdır. Ağrı sırta, yanlara veya omuzlara yayılabilir. Özellikle akut pankreatitte ağrı çoğu zaman ani, şiddetli ve sürekli karakterdedir.</p>

<p>Akut pankreatit belirtileri</p>

<p>Akut pankreatitte şu belirtiler görülebilir:</p>

<p>* Karnın üst bölümünde aniden başlayan şiddetli ağrı<br />
* Ağrının sırta veya omuzlara yayılması<br />
* Bulantı ve kusma<br />
* Karında hassasiyet veya şişkinlik<br />
* Ateş<br />
* Kalp atım hızında artış<br />
* Hızlı ve yüzeysel solunum<br />
* Terleme<br />
* Halsizlik<br />
* Tansiyon düşüklüğü<br />
* Sarılık</p>

<p>Öne doğru eğilmek bazı kişilerde ağrıyı bir miktar azaltabilir. Yemek yemek, özellikle yağlı yiyecekler, ağrının artmasına yol açabilir. (⁠Diyabet ve Sindirim Enstitüsü)</p>

<p>Kronik pankreatit belirtileri</p>

<p>Kronik pankreatit yavaş ilerleyebilir ve ilk dönemlerde belirgin şikâyet oluşturmayabilir. Hastalık ilerlediğinde şu belirtiler ortaya çıkabilir:</p>

<p>* Üst karın bölgesinde tekrarlayan veya sürekli ağrı<br />
* Yemeklerden sonra artan karın ağrısı<br />
* Hazımsızlık ve şişkinlik<br />
* İştahsızlık<br />
* İstem dışı kilo kaybı<br />
* İshal<br />
* Kötü kokulu, açık renkli veya yağlı dışkı<br />
* Dışkının tuvalette yağlı bir tabaka bırakması<br />
* Bulantı ve kusma<br />
* Halsizlik veya baş dönmesi<br />
* Kan şekerinde yükselme ve diyabet belirtileri</p>

<p>Yağlı, kötü kokulu ve su üzerinde yüzen dışkı, pankreasın yeterli sindirim enzimi üretemediğini düşündürebilir. Bu durum ekzokrin pankreas yetersizliği olarak adlandırılır. (⁠Diyabet ve Sindirim Enstitüsü)</p>

<p>Pankreatit neden olur?</p>

<p>Akut pankreatitin en sık nedenleri safra taşları ve yoğun alkol kullanımıdır. Safra taşı, safra ve pankreas kanallarının birleştiği bölgede tıkanıklık oluşturarak pankreas enzimlerinin akışını engelleyebilir. Alkol ise pankreas hücrelerinde doğrudan hasara ve salgı kanallarında bozulmaya neden olabilir. (⁠MSD Manuals)</p>

<p>Pankreatitin diğer nedenleri şunlardır:</p>

<p>* Kandaki trigliserid düzeyinin çok yüksek olması<br />
* Kandaki kalsiyum seviyesinin yükselmesi<br />
* Bazı ilaçlar<br />
* Karın bölgesine alınan darbeler<br />
* Pankreas veya safra kanalı girişimleri<br />
* Endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi sonrası gelişen iltihap<br />
* Viral, bakteriyel veya paraziter enfeksiyonlar<br />
* Otoimmün hastalıklar<br />
* Pankreas kanalındaki yapısal bozukluklar<br />
* Kalıtsal gen değişiklikleri<br />
* Kistik fibrozis<br />
* Pankreas tümörleri<br />
* Sigara kullanımı</p>

<p>Bazı hastalarda yapılan incelemelere rağmen kesin neden belirlenemeyebilir. Bu durum idiyopatik pankreatit olarak adlandırılır.</p>

<p>Kronik pankreatitin en sık nedenleri nelerdir?</p>

<p>Uzun süreli yoğun alkol kullanımı kronik pankreatitin önemli nedenlerinden biridir. Sigara kullanımı da hastalığın ortaya çıkma ve ilerleme riskini artırabilir. Bununla birlikte her kronik pankreatit vakası alkole bağlı değildir.</p>

<p>Tekrarlayan akut pankreatit atakları, genetik yatkınlık, otoimmün hastalıklar, pankreas kanalındaki tıkanıklıklar ve bazı metabolik bozukluklar da kronik pankreatite neden olabilir. (⁠MSD Manuals)</p>

<p>Pankreatit ağrısı nerede olur?</p>

<p>Pankreatit ağrısı çoğunlukla göğüs kafesinin altında, karnın üst-orta bölümünde hissedilir. Ağrı kuşak biçiminde yanlara veya sırta yayılabilir. Akut pankreatitte genellikle ani ve çok şiddetlidir. Kronik pankreatitte ise zaman zaman gelen ataklar şeklinde olabileceği gibi sürekli de hissedilebilir.</p>

<p>Sırta yayılan her karın ağrısı pankreatit anlamına gelmez. Safra kesesi hastalıkları, mide ülseri, kalp krizi, bağırsak hastalıkları ve pankreas kanseri de benzer belirtilere neden olabilir. Bu nedenle tanı yalnızca şikâyetlere bakılarak konulamaz.</p>

<p>Pankreatit tanısı nasıl konulur?</p>

<p>Pankreatit tanısında hastanın şikâyetleri, fizik muayene bulguları, kan testleri ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir.</p>

<p>Kan testleri</p>

<p>Akut pankreatitte özellikle kandaki lipaz ve amilaz enzimleri incelenir. Lipaz, pankreatit açısından daha özgül bir test olarak kabul edilir. Ayrıca şu değerler değerlendirilebilir:</p>

<p>* Karaciğer fonksiyon testleri<br />
* Bilirubin<br />
* Trigliserid<br />
* Kalsiyum<br />
* Kan şekeri<br />
* Böbrek fonksiyonları<br />
* Hemogram<br />
* Enfeksiyon ve inflamasyon göstergeleri</p>

<p>Görüntüleme yöntemleri</p>

<p>Nedeni ve hastalığın şiddetini değerlendirmek için şu yöntemlerden yararlanılabilir:</p>

<p>* Karın ultrasonografisi<br />
* Bilgisayarlı tomografi<br />
* Manyetik rezonans görüntüleme<br />
* MRCP<br />
* Endoskopik ultrasonografi<br />
* Gereken durumlarda ERCP</p>

<p>Kronik pankreatitin erken dönemlerde teşhis edilmesi zor olabilir. Görüntüleme testlerine ek olarak pankreas fonksiyon testleri ve dışkıda elastaz ölçümü gibi incelemeler gerekebilir. (⁠Diyabet ve Sindirim Enstitüsü)</p>

<p>Pankreatit tedavisi nasıl yapılır?</p>

<p>Tedavi; hastalığın akut veya kronik olmasına, nedenine, şiddetine ve gelişen komplikasyonlara göre planlanır. Akut pankreatit şüphesi bulunan hastaların önemli bir bölümü hastanede takip edilir.</p>

<p>Akut pankreatit tedavisi</p>

<p>Akut pankreatitin başlangıç tedavisinde şu uygulamalar yer alabilir:</p>

<p>* Damar yoluyla sıvı verilmesi<br />
* Ağrı kesici tedavi<br />
* Bulantı ve kusmanın kontrol altına alınması<br />
* Oksijen desteği<br />
* Kan şekeri ve elektrolitlerin izlenmesi<br />
* Beslenme desteği<br />
* Organ fonksiyonlarının yakından takip edilmesi</p>

<p>Hafif akut pankreatitte hasta tolere edebiliyorsa ilk 24-48 saat içinde düşük yağlı ağızdan beslenmeye başlanması önerilebilir. Uzun süre tamamen aç bırakma yaklaşımı artık her hasta için rutin kabul edilmemektedir. Ağızdan beslenemeyen ağır hastalarda mümkün olduğunda mide veya bağırsak yoluyla enteral beslenme tercih edilir. (⁠Mayo Clinic)</p>

<p>Akut pankreatitte antibiyotikler her hastaya rutin olarak verilmez. Antibiyotik tedavisi genellikle enfeksiyon şüphesi veya kanıtlanmış enfeksiyon bulunduğunda değerlendirilir. (⁠Doğru Kararlar)</p>

<p>Safra taşına bağlı pankreatit tedavisi</p>

<p>Pankreatitin nedeni safra taşıysa, safra kanalında tıkanıklık veya enfeksiyon bulunup bulunmadığı araştırılır. Safra yolu enfeksiyonu gelişmişse acil ERCP gerekebilir.</p>

<p>Hastalık kontrol altına alındıktan sonra yeni pankreatit ataklarını önlemek amacıyla safra kesesinin ameliyatla alınması gündeme gelebilir.</p>

<p>Alkole bağlı pankreatit tedavisi</p>

<p>Alkole bağlı pankreatitte alkol kullanımının tamamen bırakılması tedavinin temel parçalarından biridir. Bağımlılık söz konusuysa psikiyatri, bağımlılık tedavisi ve sosyal destek programlarından yararlanılması gerekebilir.</p>

<p>Kronik pankreatit tedavisi</p>

<p>Kronik pankreatitte oluşmuş kalıcı pankreas hasarını tamamen geri döndürmek her zaman mümkün değildir. Tedavinin amacı ağrıyı azaltmak, beslenme yetersizliğini önlemek, sindirimi desteklemek ve komplikasyonları kontrol altına almaktır.</p>

<p>Tedavide şu yöntemler kullanılabilir:</p>

<p>* Alkolün tamamen bırakılması<br />
* Sigaranın bırakılması<br />
* Beslenme düzeninin kişiye göre planlanması<br />
* Pankreas enzimi içeren ilaçlar<br />
* Yağda çözünen vitaminlerin desteklenmesi<br />
* Ağrı tedavisi<br />
* Diyabet gelişmişse kan şekeri tedavisi<br />
* Kanal tıkanıklıkları için endoskopik işlemler<br />
* Pankreas taşlarının çıkarılması veya parçalanması<br />
* Pseudokistlerin boşaltılması<br />
* Gerekli hastalarda cerrahi tedavi</p>

<p>Pankreas enzimi tedavisi, besinlerin özellikle de yağların sindirilmesine yardımcı olabilir. Enzimlerin dozu ve kullanım şekli hastanın dışkılama özelliklerine, kilosuna ve beslenme durumuna göre hekim tarafından düzenlenmelidir. (⁠nhs.uk)</p>

<p>Pankreatit hastaları nasıl beslenmeli?</p>

<p>Pankreatitte herkese uygulanabilecek tek bir diyet yoktur. Beslenme planı hastalığın türüne, ağırlığına, kişinin kilosuna ve pankreas yetersizliği bulunup bulunmadığına göre hazırlanmalıdır.</p>

<p>Genel olarak şu noktalara dikkat edilebilir:</p>

<p>* Alkol tamamen bırakılmalıdır.<br />
* Çok yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalıdır.<br />
* Büyük öğünler yerine daha küçük ve sık öğünler tercih edilebilir.<br />
* Yeterli protein ve kalori alınmalıdır.<br />
* Hızlı kilo kaybı varsa diyetisyen desteği alınmalıdır.<br />
* Pankreas enzimi reçete edilmişse öğünlerle birlikte kullanılmalıdır.<br />
* Vitamin ve mineral eksiklikleri kontrol edilmelidir.<br />
* Yeterli sıvı tüketilmelidir.</p>

<p>Yağ tüketiminin gereğinden fazla kısıtlanması yetersiz beslenmeye yol açabilir. Bu nedenle kronik pankreatitte diyet, gastroenteroloji uzmanı ve diyetisyen gözetiminde düzenlenmelidir.</p>

<p>Pankreatit komplikasyonları nelerdir?</p>

<p>Akut ve kronik pankreatit farklı komplikasyonlara neden olabilir.</p>

<p>Akut pankreatit komplikasyonları</p>

<p>* Pankreas nekrozu<br />
* Enfekte pankreas dokusu<br />
* Pankreas çevresinde sıvı birikmesi<br />
* Pseudokist<br />
* Safra kanalı veya mide çıkışında tıkanıklık<br />
* İç kanama<br />
* Şok<br />
* Akut böbrek yetmezliği<br />
* Solunum yetmezliği<br />
* Çoklu organ yetmezliği</p>

<p>Ağır akut pankreatit yoğun bakım tedavisi gerektirebilir ve yaşamı tehdit edebilir. (⁠Mayo Clinic)</p>

<p>Kronik pankreatit komplikasyonları</p>

<p>* Ekzokrin pankreas yetersizliği<br />
* Vitamin eksiklikleri<br />
* Kas ve kilo kaybı<br />
* Kemik yoğunluğunda azalma<br />
* Diyabet<br />
* Pankreas kanalında taş veya darlık<br />
* Pseudokist<br />
* Safra yolu tıkanıklığı<br />
* Kronik ağrı<br />
* Pankreas kanseri riskinde artış</p>

<p>Kronik pankreatit hastalarının düzenli hekim kontrolünde olması, beslenme durumlarının ve kan şekerlerinin izlenmesi önem taşır.</p>

<p>Pankreatit ölümcül müdür?</p>

<p>Pankreatit her zaman ölümcül değildir. Hafif akut pankreatit vakalarının önemli bir kısmı uygun tedaviyle düzelir. Ancak pankreas nekrozu, enfeksiyon, dolaşım bozukluğu veya organ yetmezliği gelişen ağır vakalar yaşamı tehdit edebilir.</p>

<p>Risk; ileri yaş, eşlik eden hastalıklar, düşük tansiyon, böbrek fonksiyonlarında bozulma, solunum sıkıntısı ve kalıcı organ yetmezliği bulunan hastalarda daha yüksek olabilir.</p>

<p>Pankreatit tekrarlar mı?</p>

<p>Pankreatit, altta yatan neden ortadan kaldırılmazsa tekrarlayabilir. Safra taşlarının tedavi edilmemesi, alkol kullanımının sürmesi, trigliserid yüksekliğinin kontrol altına alınmaması ve sigara kullanımı yeni ataklara zemin hazırlayabilir.</p>

<p>Tekrarlayan akut pankreatit atakları zaman içinde kronik pankreatite ve kalıcı pankreas hasarına dönüşebilir.</p>

<p>Pankreatit kanser midir?</p>

<p>Pankreatit kanser değildir. Ancak pankreas kanseri bazı kişilerde pankreas kanalını tıkayarak pankreatite neden olabilir. Özellikle 40 yaşın üzerinde, belirgin bir neden bulunmadan ilk kez pankreatit gelişen kişilerde altta yatan yapısal hastalıkların araştırılması gerekebilir.</p>

<p>Kronik pankreatit de uzun dönemde pankreas kanseri riskini artırabilir. Bu durum her kronik pankreatit hastasının kanser olacağı anlamına gelmez.</p>

<p>Ne zaman acil servise başvurulmalı?</p>

<p>Aşağıdaki belirtilerden biri varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır:</p>

<p>* Aniden başlayan ve geçmeyen şiddetli üst karın ağrısı<br />
* Sırta yayılan karın ağrısı<br />
* Tekrarlayan veya durmayan kusma<br />
* Yüksek ateş<br />
* Hızlı kalp atışı<br />
* Nefes darlığı<br />
* Bayılma veya belirgin baş dönmesi<br />
* Tansiyon düşüklüğü<br />
* Karında sertleşme veya aşırı hassasiyet<br />
* Ciltte veya gözlerde sararma<br />
* Bilinç bulanıklığı</p>

<p>Pankreatit evde yalnızca ağrı kesici kullanılarak takip edilmemelidir. Şikâyetlerin şiddeti, hastalığın gerçek ağırlığını her zaman göstermeyebilir. Erken değerlendirme, ciddi komplikasyonların önlenmesinde belirleyici olabilir.</p>

<p>Pankreatit hakkında sık sorulan sorular</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pankreatit kendiliğinden geçer mi?</p>

<p>Bazı hafif akut pankreatit vakaları birkaç gün içinde düzelebilir. Ancak hangi hastanın ağırlaşacağını evde anlamak mümkün değildir. Bu nedenle pankreatit şüphesinde tıbbi değerlendirme gerekir.</p>

<p>Pankreatit ağrısı kaç gün sürer?</p>

<p>Akut pankreatit ağrısı birkaç gün sürebilir. Ağır vakalarda haftalarca devam edebilir. Kronik pankreatitte ağrı tekrarlayan ataklar veya sürekli ağrı şeklinde görülebilir.</p>

<p>Pankreatitte amilaz ve lipaz yükselir mi?</p>

<p>Akut pankreatitte amilaz ve özellikle lipaz düzeyleri yükselebilir. Ancak enzim değerlerinin yüksekliği hastalığın ne kadar ağır olduğunu tek başına göstermez.</p>

<p>Pankreatit ishal yapar mı?</p>

<p>Özellikle kronik pankreatit, sindirim enzimlerinin azalmasına bağlı olarak ishal ve yağlı dışkılamaya neden olabilir.</p>

<p>Pankreatit şeker hastalığına yol açar mı?</p>

<p>Pankreasın insülin üreten hücreleri zarar gördüğünde diyabet gelişebilir. Bu durum kronik pankreatitte daha sık görülür.</p>

<p>Pankreatit tamamen iyileşir mi?</p>

<p>Hafif akut pankreatit uygun tedaviyle tamamen iyileşebilir. Kronik pankreatitte meydana gelen yapısal hasar genellikle kalıcıdır. Bununla birlikte tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın etkileri kontrol altına alınabilir.</p>

<p>Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Tanı veya kişisel tedavi önerisi yerine geçmez. Şiddetli karın ağrısı, kusma, ateş, sarılık ya da nefes darlığı varsa acil sağlık değerlendirmesi gerekir. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pankreatit-nedir-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 07:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-1694.jpeg" type="image/jpeg" length="87154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzman Erbaş ve Sözleşmeli Erlerin Hakları Yeniden Düzenlendi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/uzman-erbas-ve-sozlesmeli-erlerin-haklari-yeniden-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/uzman-erbas-ve-sozlesmeli-erlerin-haklari-yeniden-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri personelini ilgilendiren yeni düzenleme Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. En az 7 yıl görev yapan sözleşmeli erlere belirli şartlarla kamu kurumlarına geçiş imkânı tanınırken, uzman erbaşların astsubaylığa geçiş kriterleri, sicil sistemi ve askeri tesislerin hukuki statüsüne ilişkin önemli değişiklikler de hayata geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzman erbaş ve sözleşmeli erlere yeni haklar: 7 yıl şartı ve memurluk süreci</p>

<p>Uzman erbaş ve sözleşmeli erlerin haklarını yeniden düzenleyen 7588 sayılı Kanun Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenlemeyle en az 7 yıl görev yapan sözleşmeli erbaş ve erler için belirli kamu kadrolarına geçiş yolu açılırken, uzman erbaşların sicil sistemi, astsubaylığa geçiş şartları ve sınav kriterleri de değiştirildi.</p>

<p>Türk Silahlı Kuvvetleri personelini yakından ilgilendiren 7588 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yeni düzenleme; sözleşmeli erbaş ve erlerin kamu kurumlarında istihdam edilmesi, uzman erbaşların astsubaylığa geçişi, sicil değerlendirmeleri, sınav puanları ve askeri tesislerin hukuki statüsü gibi birçok başlıkta değişiklik içeriyor. Kanun, TBMM Genel Kurulunda 2 Temmuz 2026’da kabul edilmişti.</p>

<p>7 yılını dolduran sözleşmeli erlere memurluk yolu</p>

<p>Kanunun en çok merak edilen maddelerinden biri, sözleşmeli erbaş ve erlerin görev sonrasında kamu kurumlarına geçişi oldu.</p>

<p>Buna göre sözleşmeli erbaş veya er statüsünde en az 7 hizmet yılını tamamladıktan sonra görevinden ayrılanlar, kanunda belirtilen koşulları sağlamaları halinde kamu kurum ve kuruluşlarındaki bazı kadrolara başvurabilecek.</p>

<p>Başvuru yapacak personelin olumlu nitelik belgesine sahip olması, başvuru tarihinde 41 yaşını doldurmamış bulunması ve atanacağı kadro için öngörülen diğer şartları taşıması gerekecek.</p>

<p>Hangi kamu kadrolarına atama yapılabilecek?</p>

<p>Sözleşmeli erbaş ve erler için ayrılacak istihdam kontenjanı, ağırlıklı olarak güvenlik ve destek hizmetlerindeki kadroları kapsayacak.</p>

<p>Düzenleme kapsamında şu unvanlara atama yapılabilecek:</p>

<ul>
 <li>İnfaz ve koruma memuru</li>
 <li>Çarşı ve mahalle bekçisi</li>
 <li>Orman muhafaza memuru</li>
 <li>İdari gözetim personeli</li>
 <li>Koruma ve güvenlik görevlisi</li>
 <li>Zabıta memuru</li>
 <li>İtfaiye eri</li>
 <li>Şoför</li>
 <li>Destek personeli</li>
</ul>

<p>Kamu kurum ve kuruluşları, söz konusu unvanlar için yapacakları personel alımlarında belirlenen kontenjanın yüzde 10’unu şartları taşıyan eski sözleşmeli erbaş ve erlere ayıracak.</p>

<p>Sözleşmeli erlere sınavsız memurluk mu geliyor?</p>

<p>Düzenleme kamuoyunda “sözleşmeli erlere sınavsız memurluk hakkı” şeklinde yorumlansa da sistem doğrudan ve koşulsuz atama anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kanun kapsamında adaylar, atanacakları kadro için öngörülen yazılı sınavdan muaf tutulabilecek. Ancak başvuru yapan herkes otomatik olarak devlet memuru olamayacak.</p>

<p>İlan edilen kadro sayısının dört katına kadar aday kura yöntemiyle belirlenecek. Kurada seçilen adaylar ilgili kurum tarafından yapılacak sözlü sınava alınacak. Atamalar, sözlü sınav başarı sıralaması ile ilan edilen kontenjanlar dikkate alınarak gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bu nedenle yeni uygulama, tamamen sınavsız bir memurluk modeli yerine yazılı sınav muafiyeti, kura ve sözlü sınavdan oluşan özel bir kamuya geçiş sistemi getiriyor.</p>

<p>Başvurular nasıl yapılacak?</p>

<p>Sözleşmeli erbaş ve erlerin kamuya atanmasına ilişkin başvurular, personelin görev yaptığı kuruma göre Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı üzerinden alınacak.</p>

<p>Başvuru şartlarını taşıyanlara ait bilgiler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderilecek. Kamu kurumları da ihtiyaç duydukları kadroları ve kadrolar için aranan koşulları ilgili Bakanlığa bildirecek.</p>

<p>Başvuru takvimi, tercih işlemleri, kura, sözlü sınav ve yerleştirme sürecinin ayrıntıları çıkarılacak yönetmelikle netleşecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Askerlikte geçen süre memuriyette sayılacak</p>

<p>Kamu kurumlarına atanan sözleşmeli erbaş ve erlerin askerlik statüsünde geçen hizmet süreleri, derece ve kademe hesabında değerlendirilecek.</p>

<p>Her hizmet yılı için bir kademe ilerlemesi, her üç hizmet yılı için ise bir derece yükselmesi uygulanabilecek. Ancak hesaplama, personelin öğrenim durumu itibarıyla ulaşabileceği en yüksek dereceyi aşamayacak.</p>

<p>Kamuya atanan personel, dört yıl boyunca atandığı unvan dışında başka bir kadroya geçirilemeyecek. Ataması yapıldığı halde göreve başlamayan veya başladıktan sonra görevinden ayrılanlar ise aynı istihdam hakkından yeniden yararlanamayacak.</p>

<p>Uzman erbaş sicil sistemi değişti</p>

<p>7588 sayılı Kanun ile uzman erbaşların sicil işlemleri de yeniden düzenlendi.</p>

<p>Yeni sisteme göre uzman erbaşların sicil dönemi her yıl 2 Mayıs tarihinde başlayacak ve bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar devam edecek.</p>

<p>Sicil tam notu 100 olarak uygulanacak. Uzman erbaşın sicilinin olumlu kabul edilebilmesi için sicil notunun en az 60 olması gerekecek. Sicil notu, personelin sicil üstleri tarafından verilen puanların ortalaması üzerinden hesaplanacak.</p>

<p>Sicil belgelerinin hazırlanması, değerlendirme yöntemi ve sicil üstlerinin görevleriyle ilgili ayrıntılar yönetmelikle belirlenecek.</p>

<p>Uzman erbaşların astsubaylığa geçiş şartları değişti</p>

<p>Uzman erbaşların astsubaylığa geçişinde aranan sicil şartları da yeni kanunla yeniden belirlendi.</p>

<p>Astsubaylık sınavına başvuracak uzman erbaşların, göreve başladıkları tarihten itibaren en az dört yıl sicil almış olmaları gerekecek.</p>

<p>Ayrıca mevcut sicil notlarının ortalamasının 100 üzerinden en az 90 olması şartı aranacak. Astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavına katılacak uzman erbaşlar da aynı sicil ortalaması koşuluna tabi olacak.</p>

<p>Sicil şartını karşılamak tek başına astsubaylığa geçiş için yeterli olmayacak. Adayların eğitim, yaş, sağlık, sınav ve kontenjan şartlarını da yerine getirmesi gerekecek.</p>

<p>Uzman erbaşlık sınavında kaç puan gerekiyor?</p>

<p>Sözleşmeli erbaş ve erlerden uzman erbaşlığa geçmek isteyen adaylar için uygulanacak sınav puanları da kanunda ayrıntılı biçimde düzenlendi.</p>

<p>Yazılı sınav yapılması halinde adayların 100 üzerinden en az 50 puan alması gerekecek.</p>

<p>Fiziki yeterlilik testindeki her aşamadan en az 50 puan alınması ve testlerin genel ortalamasının en az 60 olması şartı uygulanacak.</p>

<p>Mülakat yapılması durumunda ise başarılı sayılabilmek için en az 70 puan gerekecek.</p>

<p>Başarı puanlarının eşit olması halinde fiziki yeterlilik puanı, fiili hizmet süresi, eğitim durumu, rütbe ile ödül ve ceza bilgileri sırasıyla dikkate alınacak.</p>

<p>Ordu evleri askeri mahal kapsamına alındı</p>

<p>Yeni düzenlemeyle ordu evleri, askeri gazinolar ve kışla gazinolarının hukuki statüsü de netleştirildi.</p>

<p>Vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri, özel eğitim merkezleri, yerel eğitim merkezleri ve kış eğitim merkezleri de askeri bina ve askeri mahal kapsamına dahil edildi. TBMM kayıtlarında düzenlemenin, bu tesislerin askeri mahal statüsünü açık biçimde tanımlamayı amaçladığı belirtildi.</p>

<p>Ayrılan subayların yeniden TSK’ye dönüşüne sınırlama</p>

<p>Kanunla, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan subayların yeniden muvazzaf subay olarak göreve alınmalarına ilişkin esaslarda da değişikliğe gidildi.</p>

<p>Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar ve kanunda belirtilen özel istisnalar dışında, Silahlı Kuvvetlerden herhangi bir nedenle ayrılan subayların yeniden muvazzaf subay olarak TSK hizmetine alınamayacağı hükme bağlandı.</p>

<p>Uygulamanın ayrıntıları yönetmelikle belirlenecek</p>

<p>Uzman erbaş ve sözleşmeli erlerin yeni haklarını düzenleyen kanun yürürlüğe girmiş olsa da kamuya geçiş işlemleri hemen ve otomatik biçimde başlamayacak.</p>

<p>Başvuruların hangi tarihte alınacağı, kura işlemlerinin nasıl yapılacağı, sözlü sınavın kapsamı, kurumların bildireceği kadrolar ve yerleştirme takvimi hazırlanacak ikincil mevzuatla kesinleşecek.</p>

<p>Bu nedenle kamuya geçmek isteyen sözleşmeli erbaş ve erlerin Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanacak resmi duyuruları takip etmesi gerekecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/uzman-erbas-ve-sozlesmeli-erlerin-haklari-yeniden-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 01:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4040.jpeg" type="image/jpeg" length="39816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun’da ayı saldırısı: Meradaki 25 küçükbaş hayvan telef oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/giresunda-ayi-saldirisi-meradaki-25-kucukbas-hayvan-telef-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/giresunda-ayi-saldirisi-meradaki-25-kucukbas-hayvan-telef-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Görele ilçesine bağlı Tepeköy köyünde akşam saatlerinde merada otlayan 25 küçükbaş hayvanın ayı saldırısı sonucu telef olduğu bildirildi. Olay, bölgedeki yetiştiricileri tedirgin etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun’da ayı dehşeti: 25 küçükbaş hayvan telef oldu</p>

<p>Giresun’un Görele ilçesine bağlı Tepeköy köyünde yaşanan ayı saldırısı, hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşları endişelendirdi. Edinilen bilgilere göre, akşam saatlerinde merada otlayan 25 küçükbaş hayvan ayının saldırısına uğrayarak telef oldu. Olayın ardından köyde büyük üzüntü yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırının ardından hayvan sahipleri durumu yetkililere bildirirken, bölgede inceleme yapılması ve zarar tespit çalışmalarının başlatılması bekleniyor. Özellikle yaz aylarında yiyecek arayışıyla yerleşim yerlerine yaklaşan yabani hayvanların, kırsal alanlarda benzer olaylara neden olabildiği belirtiliyor.</p>

<p>Bölgede yaşayan üreticiler, sürülerini korumak için daha fazla önlem alınmasını isterken, ayıların yerleşim alanlarına yaklaşmasının hem hayvancılığı hem de vatandaşların güvenliğini tehdit ettiğini ifade etti.</p>

<p>Yetkililerin olayla ilgili inceleme başlatması ve üreticilerin uğradığı zararın tespit edilmesine yönelik çalışmaların sürmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/giresunda-ayi-saldirisi-meradaki-25-kucukbas-hayvan-telef-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5637.jpeg" type="image/jpeg" length="66963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LGS’de 500 Tam Puan Sevinci: Türkiye’nin Şampiyonları Konuştu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/lgsde-500-tam-puan-sevinci-turkiyenin-sampiyonlari-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/lgsde-500-tam-puan-sevinci-turkiyenin-sampiyonlari-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 LGS sonuçlarının açıklanmasıyla Türkiye’nin farklı illerinden 452 öğrenci, soruların tamamını doğru yanıtlayarak 500 tam puana ulaştı. Başarılı öğrencilerin kimi düzenli çalışmayı, kimi öğretmenini dikkatle dinlemeyi, kimi de telefon ve sosyal medyadan uzak durmayı başarısının anahtarı olarak gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>LGS’de 500 Tam Puan Sevinci: Türkiye’nin Şampiyonları Konuştu</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 13 Haziran’da gerçekleştirilen Liselere Geçiş Sistemi kapsamındaki merkezi sınavın sonuçları açıklandı. Türkiye genelinde 452 öğrenci, sınavdaki bütün soruları doğru cevaplayarak 500 tam puan aldı.</p>

<p>Sonuçların duyurulmasının ardından İstanbul’dan Van’a, Ankara’dan Gaziantep’e kadar birçok kentte öğrenciler, aileler ve öğretmenler büyük sevinç yaşadı. Aynı puana ulaşan öğrencilerin başarı yolculukları ise birbirinden farklı hikâyeler ortaya çıkardı.</p>

<p>Aynı okuldan üç Türkiye birincisi</p>

<p>İstanbul Başakşehir’deki İBB Akşemsettin Ortaokulu, üç öğrencisini birden Türkiye birincileri arasına soktu. Musab Erol, Gökçe Ağar ve Ahmed Sami Güneş, soruların tamamını doğru yanıtlayarak 500 puana ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara’da da çok sayıda öğrenci zirveye çıktı. Başarılı öğrencilerden bazıları sınava hazırlanırken günlük hayatlarını tamamen değiştirmediklerini ancak telefon kullanımını sınırlandırdıklarını anlattı. Dershaneye gitmeden yalnızca okul kurslarından yararlanan öğrenciler de düzenli çalışmayla tam puana ulaşılabileceğini gösterdi.</p>

<p>Gaziantep’ten 11 şampiyon</p>

<p>LGS sonuçlarında öne çıkan illerden biri Gaziantep oldu. Kentten 11 öğrenci sınavdaki bütün sorulara doğru cevap vererek Türkiye birinciliğini paylaştı.</p>

<p>Kayseri’de 7, Kütahya’da 4, Afyonkarahisar ve Erzincan’da ise üçer öğrenci 500 tam puan aldı. Kırıkkale’de devlet okullarında eğitim gören Fatma Berra Şener ile İrem Uğurer de Türkiye birincileri arasına girdi.</p>

<p>Şener, dersleri sınıfta dikkatle dinlemenin önemine işaret ederken Uğurer, düzenli çalıştığını ve günde en az 200 soru çözdüğünü belirtti.</p>

<p>Hedefleri teknoloji, mühendislik ve yazılım</p>

<p>Van’da tüm soruları doğru cevaplayan Meryem Sakman, lise eğitimine Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesinde devam etmeyi hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Elazığlı Sefa Fırat gelecekte mühendis olmak istediğini belirtirken, Adıyamanlı Kerem Tuncel milli teknoloji çalışmalarına katkı sağlamayı amaçladığını ifade etti. Tuncel, Baykar Fen Lisesinde eğitim görmeyi hedeflediğini dile getirdi.</p>

<p>Bursa’da 500 tam puana ulaşan öğrencilerden Alptekin Keçe, kodlama ve yazılım alanlarında kendisini geliştirmek istediğini söyledi. Yağız Tamer Kostik ise başarısında dersleri sınıfta dikkatle dinlemesinin etkili olduğunu vurguladı.</p>

<p>Sosyal medya yerine çalışma masası</p>

<p>Konya’dan Türkiye birincileri arasına giren Tarık Mizra Bişgin, hazırlık döneminde sosyal medya ve arkadaş çevresinden gelen dikkat dağıtıcı çağrılara karşı sınır koyduğunu anlattı.</p>

<p>Sınav sürecini yalnızca akademik değil, psikolojik bir mücadele olarak gördüğünü belirten Bişgin, istikrarlı çalışmanın ve zamanı doğru yönetmenin başarıyı getirdiğini ifade etti.</p>

<p>Öğrencilerin anlattıkları, 500 tam puana ulaşan tek bir çalışma modelinin bulunmadığını ortaya koydu. Kimi yoğun soru çözerek, kimi dersleri dikkatle takip ederek, kimi de dijital dünyayla arasına mesafe koyarak zirveye ulaştı.</p>

<p>Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen bu başarı hikâyelerinin ortak noktasını ise düzenli çalışma, hedef belirleme, aile desteği ve öğretmenlerin rehberliği oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/lgsde-500-tam-puan-sevinci-turkiyenin-sampiyonlari-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5631.jpeg" type="image/jpeg" length="33429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tufan Erhürman Etkinlikte Fenalaştı, Hastaneye Kaldırıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tufan-erhurman-etkinlikte-fenalasti-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tufan-erhurman-etkinlikte-fenalasti-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, katıldığı bir etkinlik sırasında aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumuna ilişkin resmi açıklamanın yapılması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tufan Erhürman Rahatsızlanınca Hastaneye Sevk Edildi</p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, katıldığı bir program sırasında fenalaştı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Erhürman, tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre rahatsızlık, etkinlik esnasında meydana geldi. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri kısa sürede müdahalede bulunurken, Erhürman ambulansla hastaneye sevk edildi.</p>

<p>Resmi Açıklama Bekleniyor</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erhürman’ın hastanede kontrol ve tetkiklerinin sürdüğü öğrenildi. Rahatsızlığın nedeni ve sağlık durumuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Yetkililerden gelecek açıklamanın ardından kamuoyunun ayrıntılı şekilde bilgilendirilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tufan-erhurman-etkinlikte-fenalasti-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5629.jpeg" type="image/jpeg" length="34694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Frederick Banting: Diyabetin Kaderini Değiştiren Israr]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/frederick-banting-diyabetin-kaderini-degistiren-israr</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/frederick-banting-diyabetin-kaderini-degistiren-israr" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sessiz bir muayenehanede doğan fikir, laboratuvarın zorlu deneylerinden geçerek milyonlarca insanın hayatını değiştirdi. Frederick Banting ve Toronto ekibinin insülini tedaviye dönüştüren mücadelesi, tıp tarihinin en çarpıcı dönüm noktalarından biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1922 yılının soğuk bir ocak sabahı, Toronto General Hospital’ın sessiz bir odasında on dört yaşındaki Leonard Thompson ölümle yaşam arasında bekliyordu. Tip 1 diyabet, o yıllarda çocuklar için neredeyse kesin bir ölüm hükmüydü. Hekimlerin elindeki en etkili yöntem ise paradoksal biçimde hastaları yaşatmaya değil, ölümlerini biraz geciktirmeye çalışan son derece düşük kalorili açlık diyetleriydi. Günler geçtikçe çocuklar yalnızca kilolarını değil, umutlarını da kaybediyordu.</p>

<p>Leonard’ın yatağına yaklaşan genç cerrah Frederick Banting’in elindeki şırınga ise yalnızca yeni bir tedaviyi değil, tıp tarihinin yönünü değiştirecek bir fikri taşıyordu.</p>

<p>11 Ocak 1922’de yapılan ilk enjeksiyon beklendiği kadar başarılı olmadı. Kan şekeri bir miktar düştü ancak yeterince arıtılmamış pankreas özütü enjeksiyon yerinde apse gelişmesine neden oldu. Çalışma burada sona erebilirdi. Fakat ekip vazgeçmedi. Biyokimyacı James Collip’in daha ileri düzeyde saflaştırdığı yeni özüt, 23 Ocak’ta yeniden uygulandı. Bu kez yalnızca laboratuvar değerleri değişmedi; Leonard’ın bedeni yeniden yaşama tutundu. Kan şekeri belirgin biçimde düştü, idrarındaki ketonlar kayboldu ve genel durumu hızla düzeldi.</p>

<p>Bir hastane odasında yaşanan bu değişim, yalnızca bir çocuğun ömrünü uzatmadı. Diyabetin tarihini de ikiye ayırdı.</p>

<p>Bugün bu başarının merkezinde Frederick Grant Banting’in adı anılır. Ancak insülinin öyküsü, tek başına çalışan bir dâhinin ani keşfi değildir. Banting’in ortaya attığı fikir, Charles Best’in laboratuvardaki emeği, John James Rickard Macleod’un bilimsel rehberliği ve James Collip’in özütü insanlar için güvenle kullanılabilir hâle getiren biyokimyasal çalışmaları birleşmeden bu başarı mümkün olmazdı.</p>

<p>Toronto ekibinin tarihsel başarısı, pankreasın kan şekerini düzenleyen bir madde salgıladığını ilk kez düşünmeleri değildi. Onları ölümsüzleştiren, bu bilgiyi etkili, tekrarlanabilir ve üretilebilir bir tedaviye dönüştürmeleriydi.</p>

<p>Frederick Banting, 14 Kasım 1891’de Kanada’nın Ontario eyaletindeki Alliston yakınlarında çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Toronto Üniversitesinde önce ilahiyat eğitimi düşünse de daha sonra tıp öğrenimine yöneldi. 1916’da mezun olduktan sonra Kanada Ordusu Sağlık Birliğine katıldı ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Fransa cephesinde görev yaptı.</p>

<p>1918 yılında Cambrai Muharebesi’nde sağ kolundan şarapnelle yaralanmasına rağmen cepheden ayrılmayı reddetti; yaralı askerleri tedavi etmeyi sürdürdü. Bu cesareti nedeniyle Askerî Haç ile ödüllendirildi.</p>

<p>Savaş sonrasında Toronto’da cerrahi eğitimi aldı. Ancak istediği hastane görevini bulamadı ve Ontario’nun London kentinde küçük bir muayenehane açtı. Hastası azdı, geliri sınırlıydı ve geleceğinin nasıl şekilleneceğini bilmiyordu. Geçimini sağlayabilmek için Western Üniversitesi Tıp Fakültesinde yarı zamanlı anatomi ve cerrahi dersleri vermeye başladı.</p>

<p>İnsüline giden yol, büyük bir araştırma merkezinde değil; hasta bekleyen sessiz bir muayenehanede, ertesi gün anlatacağı ders için hazırlık yapan genç bir hekimin zihninde başladı.</p>

<p>31 Ekim 1920 gecesi Banting, pankreas üzerine okurken cerrah Moses Barron’un pankreas kanallarının tıkanmasına ilişkin makalesine rastladı. Yazıda pankreasın sindirim enzimlerini üreten kısmı hasar görürken Langerhans adacıklarının korunabildiği anlatılıyordu.</p>

<p>Bu gözlem, Banting’in zihninde yeni bir soru doğurdu: Sindirim dokusu ortadan kaldırılır ve geride kalan adacıklardan kan şekerini düzenleyen iç salgı elde edilebilirse diyabet tedavi edilebilir miydi?</p>

<p>O gece uyuyamadı. Kalktı ve düşüncesini küçük not defterine yazdı. “Diabetes” kelimesini “Diabetus” şeklinde yazmış olması, onun henüz diyabet araştırmalarında uzman olmadığını gösteren küçük ama anlamlı bir ayrıntıydı.</p>

<p>Başlangıçtaki hipotezi bütünüyle doğru değildi. Bugün biliyoruz ki pankreas kanallarını bağlama fikri, insülinin elde edilmesi için gerekli temel mekanizmayı tam olarak açıklamıyordu. Üstelik Banting’den önce de pankreas özütleri üzerinde çalışan birçok araştırmacı vardı.</p>

<p>Ancak bilim tarihinde büyük dönüşümler çoğu zaman kusursuz fikirlerle başlamaz. Eksik bir varsayım bazen doğru sorunun peşinden gitmeye yeter. Banting’i farklı kılan şey ilk anda tamamen haklı olması değil, düşüncesini deneyle sınamakta gösterdiği olağanüstü ısrardı.</p>

<p>Aslında pankreas ile diyabet arasındaki ilişki onlarca yıldır araştırılıyordu. Paul Langerhans, 1869’da pankreastaki özel hücre kümelerini tanımlamıştı. Oscar Minkowski ile Joseph von Mering, 1889’da pankreası çıkarılan köpeklerde ağır diyabet geliştiğini göstermişti. Georg Zülzer, Ernest Lyman Scott, Israel Kleiner ve Nicolae Paulescu gibi araştırmacılar da pankreas özütlerinin kan şekerini düşürebileceğine ilişkin önemli bulgular elde etmişti.</p>

<p>Ancak özütler yeterince saf değildi. Toksik reaksiyonlar oluşturuyor, güvenilir biçimde üretilemiyor ve insanlar için sürdürülebilir tedaviye dönüşemiyordu.</p>

<p>İşte Toronto ekibini tarihe taşıyan fark da burada ortaya çıktı.</p>

<p>Banting fikrini Toronto Üniversitesinin deneyimli fizyoloji profesörü John Macleod’a anlattığında, Macleod temkinliydi. Yıllardır birçok araştırmacı benzer yolları denemişti. Buna rağmen laboratuvarını açtı, deney hayvanlarını sağladı ve Charles Best’i Banting’in yardımcısı olarak görevlendirdi.</p>

<p>1921 yazı boyunca yürütülen deneylerde her şey planlandığı gibi gitmedi. Bazı hayvanlar öldü, ölçümler tutarsız çıktı ve özütlerin etkisi her zaman tekrarlanamadı. Buna rağmen bazı deneylerde pankreas özütünün diyabetli köpeklerin kan şekerini belirgin biçimde düşürdüğü görüldü.</p>

<p>Araştırma ilerledikçe ekip, başlangıçtaki kanal bağlama yönteminden uzaklaşarak sığır pankreasından doğrudan özüt hazırlamaya yöneldi.</p>

<p>Hayvan deneylerinden elde edilen başarı ise tek başına yeterli değildi. İnsanlarda güvenle kullanılabilecek kadar saf bir özüt gerekiyordu. İşte bu kritik aşamada James Collip devreye girdi. Geliştirdiği arıtma yöntemi sayesinde ilk başarısız enjeksiyonun ardından Leonard Thompson’a uygulanan ikinci özüt, tarihe geçen klinik başarıyı sağladı.</p>

<p>Böylece ölüm bekleyen çocuklar yeniden kilo almaya, yataklarından kalkmaya ve normal yaşamlarına dönmeye başladı. İnsülin diyabeti ortadan kaldırmıyordu; fakat tip 1 diyabeti kısa sürede ölümle sonuçlanan bir hastalık olmaktan çıkarıp uzun yıllar yönetilebilen kronik bir hastalığa dönüştürüyordu.</p>

<p>İlk klinik başarının ardından yeni sorun üretimdi. Laboratuvarda hazırlanan birkaç şişe özüt binlerce hastaya yetemezdi. Toronto Üniversitesine bağlı Connaught Laboratuvarları üretim yöntemlerini geliştirdi. Daha sonra Eli Lilly ile kurulan iş birliği sayesinde insülin büyük ölçekte, daha saf ve güvenilir biçimde üretilebilir hâle geldi.</p>

<p>Patent süreci de çoğu zaman romantikleştirilir. Banting, Best ve Collip patent haklarını sembolik bir bedelle Toronto Üniversitesine devrederek tedavinin ticari tekellerin eline geçmesini önlemeyi amaçladı. Üniversite ise üretim lisansları vererek insülinin dünya çapında yaygınlaşmasını sağladı.</p>

<p>1923 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü Frederick Banting ile John Macleod’a verildi. Charles Best ile James Collip’in ödül dışında bırakılması ekip içinde ciddi kırgınlıklara yol açtı. Banting para ödülünün yarısını Best’e, Macleod ise kendi payının yarısını Collip’e verdi.</p>

<p>Bu tablo bile insülinin tek kahramanlı bir keşif olmadığını göstermeye yeter.</p>

<p>Banting yaşamının ilerleyen yıllarında silikoz, kanser, havacılık tıbbı ve askerî fizyoloji üzerine çalıştı. Kanada doğasını resmetmeyi seven başarılı bir ressamdı. Bilimin yoğun baskısından uzaklaştığı anlarda fırçasına sığınıyordu.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı sırasında havacılık tıbbı araştırmaları kapsamında İngiltere’ye giderken bulunduğu askerî uçak Newfoundland’da düştü. Ağır yaralı olarak kurtarılsa da 21 Şubat 1941’de, henüz 49 yaşındayken yaşamını yitirdi.</p>

<p>Frederick Banting’i yalnızca “insülini bulan hekim” diye anmak eksik kalır. O, kendisinden önce oluşan bilimsel mirası tek başına yaratmadı; insülini tek başına izole etmedi, arıtmadı ya da üretmedi. Fakat doğru soruya inandı, başarısızlıklara rağmen geri dönmedi ve laboratuvardaki fikrin hasta yatağına ulaşması için olağanüstü bir kararlılık gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsülin aslında tek bir keşif değil, onlarca yıl süren bilimsel emeğin ortak eseriydi. Deney hayvanları, başarısız denemeler, laboratuvar tartışmaları, ekip çalışması ve farklı disiplinlerin bilgisi sonunda aynı noktada buluştu.</p>

<p>Ve bir gün Leonard Thompson’ın idrarındaki ketonlar kayboldu.</p>

<p>O gün yalnızca bir laboratuvar sonucu değişmedi.</p>

<p>Diyabetin kaderi değişti.</p>

<p>İnsülinden önce aileler çocuklarının ne kadar yaşayacağını hesaplıyordu.</p>

<p>İnsülinden sonra ise çocuklar nasıl bir hayat yaşayacaklarını planlamaya başladılar.</p>

<p>Bazı keşifler yalnızca hastalıkları tedavi etmez.</p>

<p>İnsanlığın geleceğe bakışını da değiştirir.</p>

<p>İnsülin, işte onlardan biridir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/frederick-banting-diyabetin-kaderini-degistiren-israr</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 20:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/95d04566-6bd1-42f4-b00f-09c09ea18a8a.jpeg" type="image/jpeg" length="44878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Safiye Ali: Hekimlik Hakkı İçin Açılan Kapı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/safiye-ali-hekimlik-hakki-icin-acilan-kapi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/safiye-ali-hekimlik-hakki-icin-acilan-kapi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de hekimlik ruhsatıyla mesleğini düzenli biçimde icra eden ilk Türk kadın doktor Safiye Ali, yalnızca bir öncü değildi. Anne ve çocuk sağlığından kadın emeğinin eşitliğine, tıp eğitiminden sosyal yardıma uzanan mücadelesiyle beyaz önlüğün kadınlara da ait olduğunu kanıtladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1927 yılında İstanbul gazetelerinde yayımlanan küçük bir ilan, dönemin toplumsal düzeni açısından büyük bir anlam taşıyordu. Nuruosmaniye Caddesi’ndeki 52 numaralı muayenehanede “Kadın Doktor Safiye”, kadınları ve çocukları kabul ediyordu. İlanda muayene saatleriyle birlikte İstanbul 2866 numaralı telefon da yer alıyordu. Safiye Ali muayenehanesini aslında 1923’te açmıştı. Fakat 1927 tarihli bu ilan, kadınların hekimlik mesleğinde neredeyse hiç görünmediği bir ülkede onun artık kamusal hayatın kalıcı bir parçası olduğunu gösteriyordu.<br />
Safiye Ali çoğu zaman “Türkiye’nin ilk kadın doktoru” cümlesiyle anılır. Tarihsel açıdan daha dikkatli tanım, onun Türkiye’de hekimlik ruhsatı alarak mesleğini düzenli biçimde icra eden ilk Türk kadın hekim olmasıdır. Ancak onu yalnızca “ilk” sözcüğüyle hatırlamak, hayatının asıl büyüklüğünü gölgeler. O; klinik hekimliği, koruyucu çocuk sağlığını, anne eğitimini, sosyal yardımı, kadınların mesleki eşitliğini ve siyasal temsil talebini aynı hayatın içinde birleştirmiştir.<br />
Belgelerde Kesinleşmeyen Bir Doğum Tarihi<br />
Hatice Safiye Ali’nin doğum tarihi genellikle 2 Şubat 1894 olarak kabul edilir. Bununla birlikte farklı arşiv ve biyografi kayıtlarında 1891, 1894 ve 1895 yıllarına rastlanır. Bu nedenle doğum yılını kesin bir hükümle vermek yerine kaynaklardaki farklılığı belirtmek daha doğrudur.<br />
Ali Kırat Paşa ile Emine Hasene Hanım’ın dört kızından en küçüğü olarak İstanbul’da büyüdü. İyi bir eğitim aldı; yabancı dillere, edebiyata ve müziğe ilgi duydu. Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinde öğrenim görürken hekim olmaya karar verdi. Fakat Osmanlı Devleti’ndeki tıp okulları kadın öğrencilere kapalıydı. Kadınların sağlık alanındaki rolleri çoğunlukla ebelik ve hastabakıcılıkla sınırlandırılıyor, hekimlik erkeklere ait bir meslek sayılıyordu.<br />
Safiye Ali için doktor olmanın yolu, ülkesinden ayrılmaktan geçiyordu.<br />
Devlet Bursuyla Würzburg’a<br />
1916 yılında Maarif Nezaretinin desteğiyle Almanya’ya gönderildi ve Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesine başladı. Eğitim giderleri devlet tarafından karşılanıyor, kendisine aylık yaklaşık 350–400 Alman markı gönderiliyordu. Bu ayrıntı önemlidir; çünkü Safiye Ali yalnızca ailesinin imkânlarıyla Avrupa’ya çıkan ayrıcalıklı bir genç kadın değildi. Kadınların kendi ülkesinde tıp okuyamadığı bir dönemde, devlet bursuyla hekim olarak yetiştirilmek üzere gönderilmiş öncü bir öğrenciydi.<br />
Henüz öğrenciyken, imkân bulması hâlinde akademik hayatta ilerlemek ve profesörlüğe kadar yükselmek istediğini ifade etmişti. Bu hedef, onun hekimliği yalnızca kişisel bir meslek edinme aracı değil, uzun soluklu bir bilim hayatı olarak gördüğünü gösterir.<br />
Würzburg Üniversitesi kayıtlarına göre 1916 ile 1921 yılları arasında 68 ders, seminer ve uygulamaya katıldı. Fizik derslerini Nobel ödüllü Wilhelm Wien’den, psikolojiyi Karl Marbe’den aldı; anatomi, pediatri, patoloji ve göz hastalıklarında dönemin tanınmış akademisyenleriyle çalıştı.<br />
1918’de önemli bir bürokratik engelle karşılaştı. Bavyera Eğitim Bakanlığı, Amerikan Kız Kolejinden aldığı bitirme belgesini yeterli görmeyerek tıp eğitiminin temel sınavı olan Physikum’a girmesine başlangıçta izin vermedi. Üniversite yönetimi ve hocalarının girişimleriyle sınava kabul edildi. Safiye Ali’nin Osmanlı makamlarına gönderdiği mektuptaki beyanına göre 22 Temmuz 1918’deki sınavı birincilikle geçti. Ardından Patoloji Enstitüsünde çalışmaya başladı; tatil dönemlerinde klinik eğitimini sürdürürken felsefe ve tarih dersleri de aldı.<br />
Bebek Sağlığıyla Başlayan Bilimsel Yönelim<br />
Safiye Ali, 1921’de “Bebeklik Çağında İç Hemorajik Pakimenenjit” başlıklı teziyle doktorasını tamamladı. Çalışması, bebeklerde beyin ve omuriliği çevreleyen sert zarın iç yüzeyinde görülen kanamalı hastalık tablosunu ele alıyordu. Tez konusunun bebek sağlığıyla ilgili olması, sonraki yıllarda anne ve çocuk sağlığına yönelmesinin bütünüyle rastlantısal olmadığını düşündürür.<br />
Gerekli sınavları tamamlayarak Almanya’da hekimlik yapma yetkisi aldı. İstanbul’a döndükten kısa süre sonra kadın hastalıkları ve çocuk sağlığı alanlarında ileri eğitim görmek ve uzmanlaşmak amacıyla yeniden Almanya’ya gitti. Ancak bu döneme ilişkin resmî uzmanlık belgesinin ayrıntıları tam olarak ortaya konulamadığından, “uzmanlık diploması aldı” şeklinde kesin bir ifade kullanmak doğru değildir.<br />
Almanya’daki öğrencilik yıllarında tanıştığı göz hekimi Ferdinand Krekeler ile 28 Kasım 1924’te İstanbul’daki Alman Büyükelçiliğinde evlendi. Krekeler, Türkiye’de “Ferdi Ali” adını kullandı. Bazı popüler anlatılar bu ismi din değiştirmeyle ilişkilendirse de bunu kesin olarak doğrulayan bir belge bulunmamaktadır.<br />
Muayenehanede Eşitlik Mücadelesi<br />
Safiye Ali 1923’te İstanbul’da hekimlik yapmaya başladığında, Darülfünun Tıp Fakültesine kadın öğrenciler ancak bir yıl önce kabul edilmişti. İlk kadın mezunlar eğitim ve stajlarını tamamlayarak 1928’de meslek hayatına katılacaktı. Safiye Ali ise yurt dışındaki eğitimini tamamlayıp daha önce çalışma hayatına başlamıştı.<br />
Nuruosmaniye’de eşiyle birlikte açtığı muayenehanede kadın ve çocuk hastalara bakıyordu. Ancak diploma sahibi olması, toplumun onu erkek meslektaşlarıyla hemen eşit kabul ettiği anlamına gelmedi. Bazı hastalar kadın olduğu için bilgisine kuşkuyla yaklaşıyor, ödeme gücü bulunan kimi kişiler erkek hekimlere verdiklerinden daha düşük ücret ödemeyi doğal görüyordu.<br />
Safiye Ali bunu kabul etmedi. Yoksul hastalara yardım ediyor, fakat ödeme gücü bulunanlardan erkek meslektaşlarıyla aynı ücreti talep ediyordu. Kadın emeğinin değersizleştirilmesine karşı mücadelesini doğrudan muayene odasında yürüttü. 1928 tarihli bir ticaret salnamesinde adının “Safiye Ali Bey” şeklinde yazılması, dönemin kadın hekimi tanımlayacak yerleşik bir meslek diline bile henüz sahip olmadığını gösteren çarpıcı bir ayrıntıdır.<br />
Tıp Öğreten Bir Kadın<br />
Safiye Ali’nin öncülüğü muayenehaneyle sınırlı kalmadı. Eski öğretmeni Mary Mills Patrick’in daveti üzerine Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinin tıp bölümünde kadın hastalıkları ve doğum bilgisi dersleri verdi. Bölümün 1924’te kapanmasına kadar sürdürdüğü bu görev, onu Türkiye’de kadın öğrencilere tıp eğitimi veren ilk kadın hekimlerden biri hâline getirdi. Böylece kadınların yalnızca hasta muayene edebileceğini değil, tıbbi bilgiyi üretebileceğini ve öğretebileceğini de gösterdi.<br />
Çocuğu Ailesiyle Birlikte Değerlendirmek<br />
Safiye Ali’nin hekimlik anlayışı yalnızca hastalığın teşhis ve tedavisine dayanmıyordu. Çocuğun sağlığını anlayabilmek için ailesinin ekonomik durumu, yaşadığı ev, beslenme koşulları ve annenin sağlık bilgisi de değerlendirilmeliydi.<br />
Hilal-i Ahmer Kadınlar Merkezi bünyesindeki Küçük Çocuklar Muayenehanesinde çocuklar tartılıyor, gelişimleri kaydediliyor ve her biri için sağlık cüzdanı hazırlanıyordu. Ailelerin sosyal ve ekonomik durumları dosyalara geçiriliyor, eğitimli hastabakıcılar gerektiğinde ev ziyaretleri yapıyordu. 1923–1924 döneminde 9.360 çocuğun tartıldığı, 150 çocuğun evinde takip edildiği ve 20 çocuğun hastaneye yatırıldığı kaydedildi.<br />
Bugün aile hekimliği ve toplum sağlığı hizmetlerinin olağan parçaları kabul edilen büyüme-gelişme izlemi, sağlık kaydı ve ev ziyareti, Safiye Ali’nin çalışmalarında erken bir biçimde uygulanıyordu.<br />
Süt Damlası: Yardımdan Koruyucu Sağlığa<br />
Safiye Ali’nin adı en çok Süt Damlası ile özdeşleşti. Kurumun amacı yoksul ailelerin bebeklerine güvenli süt sağlamak, anne sütünü teşvik etmek ve bebek ölümlerini azaltmaktı. Safiye Ali 1926’da kurumun yönetimini üstlendiğinde burayı yalnızca süt dağıtan bir yardım noktasından kapsamlı bir anne-çocuk sağlığı merkezine dönüştürdü.<br />
Anneler emzirmeye teşvik ediliyor; annesini kaybeden bebeklere, ikiz çocuk sahibi kadınlara ve yoksul ailelere süt, mama ve pirinç unu desteği veriliyordu. Çocukların ağırlıkları düzenli olarak ölçülüyor, gelişimleri izleniyor, verem aşısı ve frengi kontrolleri yapılıyordu. Dönemin tıbbi anlayışı içinde ultraviyole ışını verilen “suni güneş” seansları ve kum banyoları da uygulanıyordu.<br />
Safiye Ali’nin yaklaşımında yardım ile takip birbirinden ayrılmıyordu. Bir aileye yalnızca süt vermek yeterli değildi; bebeğin gelişimini izlemek, annenin bilgi ihtiyacını karşılamak ve gerektiğinde eve kadar ulaşmak gerekiyordu.<br />
Nazarlığın da Bulunduğu Çocuk Müzesi<br />
En az bilinen çalışmalarından biri, annelere çocuk bakımını öğretmek amacıyla oluşturduğu çocuk müzesiydi. Burası klasik anlamda eski eşyaların sergilendiği bir yer değil, görsel ve uygulamalı bir sağlık eğitimi alanıydı.<br />
Müzede doğru ve yanlış kundaklama örnekleri, temizlik malzemeleri, emzirme bilgileri, inek sütüyle beslenme yöntemleri, büyüme çizelgeleri, çiçek aşısına ilişkin açıklamalar ve çocuk hastalıklarını gösteren resimler bulunuyordu. Nazarlık ve kurşun dökme gibi halk inanışlarına ait nesnelerin de sergilenmesi özellikle dikkat çekiciydi. Bu uygulama, geleneksel inançlarla tıbbi bilginin aynı eğitim ortamında yan yana getirilmesi olarak değerlendirilebilir.<br />
Süt Damlası ve çocuk muayenehanesindeki deneyimlerini “Küçük Çocuklar Muayenehanesi ve Süt Damlası” adlı yaklaşık 44 sayfalık kitabında topladı. Almanca, Fransızca ve İngilizce kaynaklardan yararlanırken İstanbul’daki saha gözlemlerini de metne kattı; eserini Besim Ömer Paşa’ya ithaf etti.<br />
Kadın Hakları ve Uluslararası Temsil<br />
Safiye Ali, Türk Kadınlar Birliğinin çalışmalarına katıldı; kadınların eğitim, çalışma, seçme ve seçilme haklarını savundu. Kadınların bir gün milletvekili olacağına inanıyor, Meclise girmesi hâlinde özellikle yoksul çocukların sorunlarıyla ilgilenmek istediğini söylüyordu. Onun düşüncesinde kadın hakları ile çocuk sağlığı birbirinden ayrı değildi. Eğitimden, gelirden ve karar alma süreçlerinden dışlanan kadınların kendi sağlıklarını ve çocuklarının geleceğini koruması da güçleşiyordu.<br />
1924’te Londra’da düzenlenen uluslararası kadın hekimler toplantısına katıldı ve ele alınacak başlıkları belirleyen delegeler arasında yer aldı. Aynı yıl Besim Ömer Paşa ile birlikte Viyana’da başlayıp Budapeşte’de devam eden uluslararası çocuk koruma kongresinde Türkiye’yi temsil etti. 1928’de Bolonya’daki uluslararası kadın hekimler kongresinde Türkiye’deki sağlık çalışmaları ve kadınların değişen toplumsal konumu hakkında bilgi verdi.<br />
Dortmund Yılları<br />
Safiye Ali ve eşi 1929’da Dortmund’a yerleşti. Şehir rehberleri ve meslek kayıtları, onun Almanya’ya yalnızca dinlenmek ya da tedavi görmek için gitmediğini, burada düzenli biçimde hekimlik yaptığını gösterir.<br />
kayıt bulunmamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkinci Dünya Savaşı sırasında Dortmund ağır bombardımanlara uğradı. Arşiv temelli araştırmalara göre Safiye Ali ile eşi evlerini ve muayenehanelerini beş kez kaybetmelerine rağmen sağlık hizmeti vermeyi sürdürdü. Savaşın yıkımı içinde mesleğine devam etmesi, hayatının az bilinen fakat en çarpıcı bölümlerinden biridir.<br />
Safiye Ali kansere yakalandı ve 5 Temmuz 1952’de Dortmund’da hayatını kaybetti. Cenaze töreni 9 Temmuz’da yapıldı ve Dortmund Merkez Mezarlığı’na defnedildi. Bazı kaynaklarda 9 Temmuz’un ölüm tarihi olarak verilmesi, cenaze tarihiyle ölüm tarihinin karıştırılmasından kaynaklanmaktadır.<br />
Safiye Ali’yi yalnızca “ilk Türk kadın hekim” olarak anmak, onun mirasını küçültür. O; kadın olduğu için daha az ücret ödenmesini reddeden bir hekim, çocuğun hastalığını ailesinin yoksulluğundan ayrı görmeyen bir toplum sağlığı öncüsü, anneleri muayenehanenin dışına taşan yöntemlerle eğiten bir sağlık eğitimcisi ve kadınların bilimsel, mesleki ve siyasal hayatta eşit yer almasını savunan bir hak mücadelesi insanıydı.<br />
Bazı hekimler tarihe yeni bir ilaç, ameliyat ya da cihazla girer.<br />
Safiye Ali’nin en büyük başarısı ise bir toplumun imkânsız saydığı şeyi gündelik hayatın olağan gerçeğine dönüştürmek oldu.<br />
O yalnızca beyaz önlüğü giyen ilk Türk kadın hekim değildi.<br />
O önlüğün kadınlara da ait olduğunu kanıtladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/safiye-ali-hekimlik-hakki-icin-acilan-kapi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 20:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5625.jpeg" type="image/jpeg" length="13455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş Sol Bek Sorununu Kassoum Ouattara ile Çözdü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktas-sol-bek-sorununu-kassoum-ouattara-ile-cozdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktas-sol-bek-sorununu-kassoum-ouattara-ile-cozdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, yeni sezon kadro yapılanmasının dikkat çeken hamlelerinden birini gerçekleştirerek Kassoum Ouattara’yı renklerine bağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siyah-beyazlılar, Fransa Ligue 1 temsilcisi Monaco’dan transfer edilen genç sol bekle dört yıllık sözleşme imzaladı.</p>

<p>Beşiktaş transfer çalışmalarında savunmanın soluna atletik, gelişime açık ve hücum katkısı yüksek bir oyuncu kazandırmayı hedefliyordu. Bu doğrultuda kadroya katılan Kassoum Ouattara, sürati ve enerjik oyunuyla yeni sezon planlamasının önemli parçalarından biri olmaya aday.</p>

<p>Kassoum Ouattara Beşiktaş’a Ne Katacak?</p>

<p>Savunmanın solunda görev yapan Fransız futbolcu, çizgi boyunca yaptığı koşular ve hücum geçişlerindeki hareketliliğiyle öne çıkıyor. Genç oyuncunun bire bir savunmadaki çevikliği, top taşıma becerisi ve yüksek temposu, Beşiktaş’ın daha dinamik bir oyun kurma hedefiyle örtüşüyor.</p>

<p>Kassoum Ouattara’nın yalnızca mevcut kadroya katkı sağlaması değil, yaşının getirdiği gelişim ve satış potansiyeliyle uzun vadeli değer üretmesi de bekleniyor. Siyah-beyazlıların bu transferle sol bek bölgesinde hem rekabeti hem de kadro derinliğini artırdığı görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşiktaş Transferde Genç ve Dinamik Profile Yöneldi</p>

<p>Beşiktaş’ın Kassoum Ouattara hamlesi, transfer politikasında genç, atletik ve Avrupa deneyimi bulunan oyunculara yönelme arzusunu da ortaya koydu. Monaco formasıyla üst düzey futbol tecrübesi kazanan genç sol bek, siyah-beyazlı forma altında kariyerinin yeni dönemine başlayacak.</p>

<p>Beşiktaş taraftarlarının merakla beklediği Kassoum Ouattara’nın kamp dönemindeki performansı, teknik heyetin savunma planlamasında belirleyici olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktas-sol-bek-sorununu-kassoum-ouattara-ile-cozdu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5037.jpeg" type="image/jpeg" length="21021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzurumspor’da Thapelo Maseko İsmi Transfer Kulislerinde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-thapelo-maseko-ismi-transfer-kulislerinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-thapelo-maseko-ismi-transfer-kulislerinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurumspor FK’nın yeni sezon planlamasında kanat hattını güçlendirmek için farklı oyuncu profilleri üzerinde çalıştığı konuşulurken, kulislerde öne çıkan isimlerden biri de Güney Afrikalı futbolcu Thapelo Maseko oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer çevrelerinde dile getirilen iddialara göre mavi beyazlı ekip, genç kanat oyuncusunun durumunu ve transfer şartlarını değerlendiren kulüpler arasında yer alıyor. Henüz resmi bir girişim doğrulanmazken, oyuncunun dosyasının teknik heyetin önüne geldiği öne sürülüyor.</p>

<p>Erzurumspor Kanat Rotasyonunu Güçlendirmek İstiyor</p>

<p>Hızı, bire birdeki etkinliği ve iki kanatta da görev yapabilmesiyle dikkat çeken Thapelo Maseko’nun, Erzurumspor’un oluşturmak istediği dinamik hücum yapısına uygun bir profil sunduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Teknik ekibin özellikle geçiş oyununa katkı verebilecek, genç yaşına rağmen uluslararası tecrübe kazanmış oyuncular üzerinde durduğu belirtilirken, Maseko’nun bu kriterleri karşılayan isimlerden biri olduğu konuşuluyor.</p>

<p>Transferde Gözler Oyuncu Cephesinde</p>

<p>Transfer sürecinde oyuncunun kulübüyle olan sözleşme şartları ve maliyet hesaplarının belirleyici olacağı belirtiliyor. Erzurumspor’un farklı transfer modellerini değerlendirdiği, kesin kararın ise yapılacak mali analizlerin ardından verileceği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer iddiasına ilişkin Erzurumspor FK veya oyuncu cephesinden resmi bir açıklama yapılmış değil. Taraflardan doğrulama gelmezken, Thapelo Maseko ismi Erzurumspor’un kanat transferiyle ilgili kulislerde konuşulan dosyalar arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-thapelo-maseko-ismi-transfer-kulislerinde</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5267.jpeg" type="image/jpeg" length="84084"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzurumspor’da Evidence Makgopa Transfer İddiası Gündeme Oturdu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-evidence-makgopa-transfer-iddiasi-gundeme-oturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-evidence-makgopa-transfer-iddiasi-gundeme-oturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurumspor FK’da yeni sezon öncesi forvet transferi için dikkat çekici bir isim gündeme geldi. Mavi-beyazlı ekibin, Güney Afrika Milli Takımı’nın santrforu Evidence Makgopa’nın durumunu takip ettiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurumspor transfer kulislerinde konuşulan bilgilere göre yönetim, hücum hattına fizik gücü yüksek ve ceza sahasında etkili bir golcü kazandırmak istiyor. Bu doğrultuda Evidence Makgopa’nın transfer şartlarının araştırıldığı ve oyuncunun maliyetinin değerlendirildiği iddia ediliyor.</p>

<p>Evidence Makgopa Erzurumspor’un Forvet Profiline Uyuyor</p>

<p>Orlando Pirates forması giyen Evidence Makgopa, 1,88 metrelik boyu, hava toplarındaki etkinliği ve savunma arkasına yaptığı koşularla öne çıkıyor. Güney Afrikalı santrforun hem sırtı dönük oyunda hem de geçiş hücumlarında etkili olabilmesi, Erzurumspor’un aradığı forvet profiliyle örtüşüyor.</p>

<p>Erzurumspor’un yeni sezon kadro planlamasında hücum hattına doğrudan katkı verecek bir yabancı oyuncuya öncelik verdiği belirtiliyor. Makgopa’nın Türkiye’den farklı kulüplerin de takibinde bulunduğu yönündeki iddialar, transfer dosyasını daha dikkat çekici hale getiriyor.</p>

<p>Bonservis Şartları Belirleyici Olacak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Evidence Makgopa transferinde oyuncunun kulübüyle olan sözleşme durumu ve talep edilecek bonservis bedelinin belirleyici olacağı ifade ediliyor. Erzurumspor’un satın alma yerine farklı transfer formüllerini değerlendirebileceği de kulislerde konuşuluyor.</p>

<p>Transfer iddiasıyla ilgili Erzurumspor FK veya oyuncu cephesinden henüz resmi açıklama yapılmadı. Taraflardan doğrulama gelmezken, Evidence Makgopa ismi Erzurumspor transfer gündeminin en dikkat çekici forvet dosyalarından biri haline geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-evidence-makgopa-transfer-iddiasi-gundeme-oturdu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="38504"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğrencisi Uğur Can Bütüner Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-medeniyet-universitesi-ogrencisi-ugur-can-butuner-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-medeniyet-universitesi-ogrencisi-ugur-can-butuner-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü 4. sınıf öğrencisi Uğur Can Bütüner’in vefatı, üniversite camiasını yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversite tarafından yayımlanan taziye mesajında, Bütüner’in vefatının derin üzüntüyle öğrenildiği belirtildi.</p>

<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Tarih Bölümü 4. sınıf öğrencisi Uğur Can Bütüner’in vefat ettiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üniversitenin resmi hesaplarından paylaşılan taziye mesajında, genç öğrencinin vefat haberinin büyük bir üzüntüyle karşılandığı ifade edildi.</p>

<p>Yapılan açıklamada, “Üniversitemiz Tarih Bölümü 4. sınıf öğrencisi Uğur Can Bütüner’in vefatını öğrenmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Açıklamanın devamında ise, “Değerli öğrencimize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına ve Üniversitemiz camiasına sabır ve başsağlığı dileriz.” denildi.</p>

<p>Uğur Can Bütüner’in vefatı, başta arkadaşları ve akademisyenler olmak üzere İstanbul Medeniyet Üniversitesi camiasında derin üzüntüye neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-medeniyet-universitesi-ogrencisi-ugur-can-butuner-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5619.jpeg" type="image/jpeg" length="62509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akçaabat’ta 1,5 Metrelik Yılan Paniği]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/akcaabatta-15-metrelik-yilan-panigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/akcaabatta-15-metrelik-yilan-panigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Çınarlık Mahallesi’nde ortaya çıkan 1,5 metreyi aşkın yılan, bölgede kısa süreli paniğe neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yılanı fark eden vatandaşlar, büyük şaşkınlık yaşarken o anlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.</p>

<p>Akçaabat’ın kırsal mahallelerinden Çınarlık’ta görülen büyük yılan, çevrede bulunan vatandaşlara korku dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Yerleşim alanının yakınında hareket ederken fark edilen yılanın uzunluğunun 1,5 metreyi aştığı belirtildi. Yılanı gören vatandaşlar önce hızla bölgeden uzaklaşırken, bazı kişiler güvenli bir noktadan cep telefonlarıyla görüntü almaya çalıştı.</p>

<p>Bir anda karşılarına çıktı</p>

<p>Yeşillik alan içerisinde ilerlediği görülen yılan, kısa süre içinde gözden kayboldu. Olay sırasında herhangi bir yaralanma ya da yılan sokması yaşanmadığı öğrenilirken, bölgede yaşayan vatandaşlar özellikle çocuklar ve evcil hayvanlar konusunda endişe duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Yılanın yerleşim alanına yaklaşması üzerine çevrede bir süre kontrollü şekilde hareket edildi. Vatandaşlar, benzer bir durumla karşılaşılması hâlinde hayvana yaklaşılmaması ve uzman ekiplerden yardım istenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Sıcak havalarla birlikte daha sık görülüyorlar</p>

<p>Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı dönemlerde yılanların besin ve serin alan arayışıyla tarım arazilerinde, bahçelerde ve yerleşim yerlerinin çevresinde görülebildiği biliniyor.</p>

<p>Bölgede yaşayanlara, taşlık ve yoğun otlarla kaplı alanlarda dikkatli hareket etmeleri, evlerin çevresindeki kontrolsüz bitki örtüsünü temizlemeleri ve karşılaştıkları yılanlara müdahale etmemeleri yönünde uyarıda bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çınarlık’ta kaydedilen görüntüler ise kısa sürede çevrede gündem olurken, yılanın büyüklüğü görenleri hayrete düşürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/akcaabatta-15-metrelik-yilan-panigi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 18:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5614.jpeg" type="image/jpeg" length="17647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğum Kontrol İlaçlarında Yeni Menenjiyom Uyarısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/dogum-kontrol-ilaclarinda-yeni-menenjiyom-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/dogum-kontrol-ilaclarinda-yeni-menenjiyom-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa İlaç Ajansı, desogestrel veya etonogestrel içeren doğum kontrol ürünlerinin bir yıldan uzun süreli kullanımında menenjiyom riskinde küçük bir artış belirlendiğini açıkladı. Kurum, toplam riskin çok düşük kaldığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa İlaç Ajansının güvenlilik komitesi PRAC, desogestrel veya etonogestrel içeren hormonal doğum kontrol ürünleriyle ilgili yeni güvenlilik önlemleri alınmasını kararlaştırdı.</p>

<p>Komite, söz konusu ürünlerin bir yıldan uzun süreli kullanımında menenjiyom riskinde küçük bir artış görülebileceğini bildirdi. Buna karşılık genel riskin çok düşük seviyede kaldığı özellikle vurgulandı.</p>

<p>EMA’nın değerlendirmesine göre, bu ürünleri kullanan yaklaşık her 67 bin 300 kadın için bir ek menenjiyom vakası görülebileceği tahmin edildi.</p>

<p>Hangi doğum kontrol ürünleri uyarı kapsamına girdi?</p>

<p>Yeni güvenlilik değerlendirmesi, desogestrel veya etonogestrel içeren hormonal doğum kontrol ürünlerini kapsıyor.</p>

<p>Desogestrel çoğunlukla ağızdan kullanılan doğum kontrol tabletlerinde bulunuyor. Etonogestrel ise deri altına yerleştirilen doğum kontrol implantlarında ve bazı vajinal halkalarda kullanılabiliyor.</p>

<p>Uyarı, bütün doğum kontrol ilaçlarının aynı riski taşıdığı anlamına gelmiyor. Bu nedenle hastaların kullandıkları ürünün etken maddesini kontrol etmeleri gerekiyor.</p>

<p>Menenjiyom nedir?</p>

<p>Menenjiyom, beyin ve omuriliği çevreleyen zar tabakalarından gelişen bir tümör olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Bu tümörlerin büyük bölümü iyi huylu ve yavaş büyüyen yapıda olsa da yerleşim yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak ciddi nörolojik sorunlara yol açabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menenjiyom, doğrudan beyin dokusundan gelişen beyin kanseriyle aynı anlama gelmiyor. Ancak çevredeki sinirlere ve beyin dokusuna baskı yapması hâlinde tedavi gerekebiliyor.</p>

<p>Menenjiyom riski ne kadar arttı?</p>

<p>EMA, mutlak riskin düşük kaldığını açıkladı.</p>

<p>Yapılan değerlendirmede, desogestrel veya etonogestrel içeren ürünleri kullanan yaklaşık 67 bin 300 kadın başına bir ek menenjiyom vakası hesaplandı.</p>

<p>Riskin özellikle bir yıldan uzun kullanımda ortaya çıktığı ve kullanım süresi uzadıkça artabileceği belirtildi.</p>

<p>Menenjiyom geçmişi bulunanlar kullanabilecek mi?</p>

<p>PRAC kararına göre menenjiyomu bulunan veya geçmişte menenjiyom tanısı konulan kadınlarda desogestrel veya etonogestrel içeren doğum kontrol ürünleri kullanılmamalı.</p>

<p>Bu nedenle ürün bilgilerine yeni kontrendikasyonlar ve güvenlilik uyarıları eklenmesi bekleniyor.</p>

<p>Tedavi sırasında menenjiyom tanısı konulması hâlinde ilgili doğum kontrol yönteminin bırakılması ve alternatif seçeneklerin hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Menenjiyom belirtileri nelerdir?</p>

<p>EMA, bu ürünleri kullanan kişilerin menenjiyomu düşündürebilecek belirtiler konusunda dikkatli olmasını önerdi.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında şunlar yer alıyor:</p>

<p>Görmede değişiklik, işitme kaybı, kulak çınlaması, koku alma kaybı, giderek şiddetlenen baş ağrısı, hafıza sorunları, nöbet geçirme ve kol veya bacaklarda güçsüzlük.</p>

<p>Bu belirtilerin farklı nedenleri de bulunabilir. Ancak yeni başlayan, ilerleyen veya açıklanamayan şikâyetlerde sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor.</p>

<p>Doğum kontrol ilacı hemen bırakılmalı mı?</p>

<p>EMA’nın açıklaması, bu ürünleri kullanan herkesin tedaviyi hemen bırakması gerektiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Hormonal doğum kontrol yönteminin aniden bırakılması istenmeyen gebelik riskini artırabilir. Bu nedenle hastaların kullandıkları ürünü kendi kararlarıyla kesmemeleri, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ya da aile hekimiyle görüşmeleri öneriliyor.</p>

<p>Menenjiyom geçmişi bulunan veya nörolojik belirtiler yaşayan kişilerin ise gecikmeden hekim değerlendirmesine başvurması gerekiyor.</p>

<p>Uyarının temelinde hangi çalışma bulunuyor?</p>

<p>PRAC, kararını geniş çaplı bir Fransız epidemiyolojik çalışmasının verilerini inceledikten sonra aldı.</p>

<p>Çalışmada desogestrel kullanımının bir yılı aşmasıyla kafa içi menenjiyom riskinde küçük bir artış görüldü. Riskin daha uzun süreli kullanımda yükseldiği bildirildi.</p>

<p>EMA daha önce bazı diğer progestojen içeren ilaçlarda da menenjiyom riskini azaltmaya yönelik önlemler açıklamıştı.</p>

<p>Türkiye’de doğum kontrol ürünleri için ne değişebilir?</p>

<p>EMA’nın kararı Avrupa Birliği ülkelerindeki ürün bilgileri ve sağlık çalışanlarına yönelik güvenlilik iletişimlerinde değişiklik yapılmasını öngörüyor.</p>

<p>Türkiye’de ise desogestrel veya etonogestrel içeren ürünlerin kısa ürün bilgisi ve kullanma talimatlarında değişiklik yapılması için TİTCK tarafından ayrıca değerlendirme yürütülmesi gerekiyor.</p>

<p>Olası güncelleme; kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarını, aile hekimlerini, eczacıları, nörologları ve beyin cerrahlarını ilgilendiriyor.</p>

<p>EMA’nın kararı neden önemli?</p>

<p>Yeni uyarı, yaygın kullanılan hormonal doğum kontrol yöntemlerinde nadir ancak ciddi bir riskin hasta seçimi ve uzun dönem takip sırasında dikkate alınmasını sağlıyor.</p>

<p>Karar, doğum kontrol ürünlerinin genel olarak güvensiz olduğu anlamına gelmiyor. Amaç, menenjiyom öyküsü bulunan kişilerin korunması, belirtilerin erken fark edilmesi ve uzun süreli kullanımda yarar-risk dengesinin kişiye özel değerlendirilmesi.</p>

<p>Kaynak:<br />
Avrupa İlaç Ajansı PRAC Toplantı Sonuçları, Temmuz 2026<br />
Fransız Ulusal İlaç ve Sağlık Ürünleri Güvenliği Ajansı<br />
Avrupa İlaç Ajansı progestojen güvenlilik değerlendirmeleri</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/dogum-kontrol-ilaclarinda-yeni-menenjiyom-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5612.jpeg" type="image/jpeg" length="78917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FDA’dan Multipl Miyelom Tedavisinde Deri Altı İlaç Onayı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-multipl-miyelom-tedavisinde-deri-alti-ilac-onayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fdadan-multipl-miyelom-tedavisinde-deri-alti-ilac-onayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Gıda ve İlaç Dairesi, multipl miyelom tedavisinde kullanılan isatuximab-irfc’nin deri altına uygulanabilen yeni formuna onay verdi. Sarclisa Escena adıyla sunulan tedavinin, farklı hasta gruplarında belirli ilaç kombinasyonlarıyla kullanılması kararlaştırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kan ve kemik iliğini etkileyen multipl miyelom hastalığının tedavisinde önemli bir uygulama kolaylığı sağlayabilecek yeni bir karara imza attı.</p>

<p>FDA, Sanofi-Aventis tarafından geliştirilen isatuximab-irfc etken maddeli Sarclisa Escena’nın deri altına enjeksiyon yoluyla uygulanmasına 9 Temmuz 2026 tarihinde onay verdi. Yeni uygulama şekli, ilacın damar yoluyla verilmesine alternatif oluşturuyor. (⁠U.S. Food and Drug Administration)</p>

<p>Üç farklı hasta grubunda kullanılabilecek</p>

<p>Onay kapsamında deri altı isatuximab-irfc, en az bir önceki tedaviyi almış ve bu tedaviler arasında lenalidomid ile bir proteazom inhibitörü bulunan yetişkin hastalarda pomalidomid ve deksametazonla birlikte kullanılabilecek.</p>

<p>Tedavi ayrıca, daha önce bir ila üç basamak tedavi görmüş nükseden veya tedaviye dirençli multipl miyelom hastalarında karfilzomib ve deksametazonla birlikte uygulanabilecek.</p>

<p>Yeni tanı konulan ancak otolog kök hücre nakline uygun olmayan yetişkin hastalarda ise bortezomib, lenalidomid ve deksametazon kombinasyonuna eklenebilecek. (⁠U.S. Food and Drug Administration)</p>

<p>Deri altı uygulamada yanıt oranı yüzde 71,1</p>

<p>FDA kararının temelini oluşturan IRAKLIA çalışmasına 531 hasta katıldı. Hastalar, deri altından veya damar yoluyla isatuximab-irfc uygulanmak üzere iki gruba ayrıldı.</p>

<p>Çalışmada genel yanıt oranı deri altı uygulama grubunda yüzde 71,1, damar yoluyla tedavi uygulanan grupta ise yüzde 70,5 olarak belirlendi. Sonuçlar, deri altı uygulamanın damar yoluyla uygulamaya kıyasla benzer etkinlik sağladığını gösterdi. (⁠U.S. Food and Drug Administration)</p>

<p>Nükseden veya tedaviye dirençli hastaların değerlendirildiği IZALCO çalışmasında genel yanıt oranı yüzde 79,7 olarak kaydedildi.</p>

<p>Yeni tanı konulan ve kök hücre nakline uygun olmayan hastaları kapsayan IsaSocut çalışmasında ise genel yanıt oranı yüzde 97,3’e ulaştı. Bu çalışmaların her birinde hasta sayısı, araştırma tasarımı ve kullanılan ilaç kombinasyonları farklılık gösterdiği için sonuçların doğrudan karşılaştırılamayacağı belirtiliyor. (⁠U.S. Food and Drug Administration)</p>

<p>Önerilen doz 1.400 miligram</p>

<p>FDA tarafından açıklanan bilgilere göre önerilen isatuximab-irfc dozu 1.400 miligram olarak belirlendi. İlaç, CirCLIQ adlı vücuda takılan uygulama sistemiyle veya şırınga ve infüzyon seti kullanılarak deri altına uygulanabilecek. Tedavi, onaylanan hasta grubuna göre belirlenen diğer ilaçlarla birlikte verilecek. (⁠U.S. Food and Drug Administration)</p>

<p>Yan etkiler açısından yakın takip gerekiyor</p>

<p>İlacın kullanım bilgilerinde aşırı duyarlılık ve uygulamaya bağlı reaksiyonlar, nötropeni, enfeksiyonlar, ikincil kanser gelişimi, laboratuvar testleriyle etkileşim ve anne karnındaki bebeğe yönelik riskler konusunda uyarılar bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle tedavinin hasta seçimi, uygulanması ve yan etkilerin izlenmesi süreçlerinin hematoloji ve onkoloji uzmanlarının gözetiminde yürütülmesi gerekiyor. FDA onayı ABD’deki kullanım koşullarını kapsıyor; ilacın Türkiye’de kullanımı için ulusal ruhsatlandırma ve geri ödeme süreçlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. (⁠U.S. Food and Drug Administration)</p>

<p>Multipl miyelom nedir?</p>

<p>Multipl miyelom, bağışıklık sisteminde görev yapan plazma hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türüdür. Hastalık kemik ağrısı, kansızlık, böbrek fonksiyonlarında bozulma, yüksek kalsiyum seviyesi ve tekrarlayan enfeksiyonlarla kendini gösterebilir.</p>

<p>Tedavide hastanın yaşı, genel sağlık durumu, genetik risk özellikleri, daha önce aldığı tedaviler ve kök hücre nakline uygunluğu dikkate alınarak farklı ilaç kombinasyonları kullanılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fdadan-multipl-miyelom-tedavisinde-deri-alti-ilac-onayi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5610.jpeg" type="image/jpeg" length="25577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Romelu Lukaku Sürprizi Masada]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-romelu-lukaku-surprizi-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-romelu-lukaku-surprizi-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın santrfor arayışında bu kez Belçikalı yıldız Romelu Lukaku’nun ismi öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siyah beyazlıların oyuncunun transfer şartlarını araştırdığı ve ilk temasların kurulduğu iddiaları transfer kulislerini hareketlendirdi.</p>

<p>Kulis bilgilerine göre Beşiktaş, Napoli ile Lukaku’nun bonservis şartlarını öğrenmek amacıyla ilk teması gerçekleştirdi. Taraflar arasında resmi anlaşma bulunmasa da transfer dosyasının açıldığı ve maliyet hesabı yapıldığı öne sürülüyor.</p>

<p>Teknik ekibin fizik gücü yüksek, tecrübeli bir golcü istediği, Lukaku’nun da bu profile uygun isimlerden biri olarak değerlendirildiği ifade ediliyor. Henüz resmi açıklama yapılmazken, görüşmelerin hangi aşamada olduğu konusunda kulüp kaynaklarından doğrulama gelmiş değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşiktaş’ın golcü transferinde birden fazla dosyayı aynı anda yürüttüğü, Lukaku isminin de bu alternatifler arasında yer aldığı konuşuluyor. Siyah beyazlıların önümüzdeki günlerde forvet transferi konusunda hareketli bir süreç yaşayabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-romelu-lukaku-surprizi-masada</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="15255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Vlahovic Dosyası Yeniden Hareketlendi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-vlahovic-dosyasi-yeniden-hareketlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-vlahovic-dosyasi-yeniden-hareketlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın uzun süredir gündeminde yer alan Sırp golcü Dušan Vlahović için transfer kulisleri yeniden hareketlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siyah beyazlıların yıldız santrfor için hazırladığı teklif masada dururken, oyuncunun Avrupa’nın üst düzey kulüplerinden gelecek olası teklifleri beklediği öne sürülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer kulislerinde konuşulan bilgilere göre Beşiktaş yönetimi, golcü transferinde Vlahović dosyasını tamamen kapatmış değil. Oyuncu cephesiyle temasın sürdüğü, ancak yıldız futbolcunun kariyer planlaması nedeniyle kararını henüz vermediği ifade ediliyor.</p>

<p>Beşiktaş’ın güçlü maaş teklifi hazırladığı yönündeki iddialar Avrupa basınında da yer bulurken, siyah beyazlıların transfer yarışından çekilmediği belirtiliyor. Kulüp cephesinden ise konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Teknik heyetin yeni sezon öncesi tecrübeli bir santrfor istediği bilinirken, Vlahović dosyasının önümüzdeki günlerde yeniden hız kazanabileceği konuşuluyor. Transfer sürecinin oyuncunun vereceği karara göre şekillenmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-vlahovic-dosyasi-yeniden-hareketlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="69454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konyaspor’da Ghislain Konan Hamlesi Gündemi Isıttı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/konyasporda-ghislain-konan-hamlesi-gundemi-isitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/konyasporda-ghislain-konan-hamlesi-gundemi-isitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konyaspor transfer çalışmalarında sol bek bölgesi için dikkat çekici bir ismi gündemine aldı. Yeşil-beyazlıların, Fildişi Sahilli savunmacı Ghislain Konan’ın şartlarını sorduğu ve oyuncu cephesiyle temas kurduğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon kadrosunu daha güçlü bir savunma hattıyla kurmak isteyen Konyaspor’un, sol bek transferinde tecrübeli bir profile yöneldiği belirtiliyor. Ghislain Konan’ın da bu doğrultuda yeşil-beyazlıların öncelikli olarak değerlendirdiği isimlerden biri olduğu konuşuluyor.</p>

<p>Konyaspor Ghislain Konan’ın Kararını Bekliyor</p>

<p>Konyaspor transfer kulislerinde yer alan bilgilere göre taraflar arasında ilk görüşme gerçekleştirildi. Oyuncunun kendisine sunulan şartları değerlendirdiği ve kariyerine ilişkin kararını kısa süre içinde vermesinin beklendiği iddia ediliyor.</p>

<p>Savunmanın solunda görev yapan Ghislain Konan; fizik gücü, sürati ve hücuma verdiği destekle öne çıkıyor. Tecrübeli futbolcunun gerektiğinde sol kanatta da kullanılabilmesi, Konyaspor’un kadro planlaması açısından önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bonservis Avantajı Konyaspor’u Harekete Geçirdi</p>

<p>Konyaspor’un transfer sürecinde oyuncunun sözleşme durumunu yakından takip ettiği ifade ediliyor. Bonservis maliyetinin bulunmaması veya düşük maliyetli bir formülün oluşması halinde yeşil-beyazlıların görüşmeleri hızlandırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Transferle ilgili Konyaspor cephesinden henüz resmi açıklama yapılmadı. Buna karşın Ghislain Konan dosyasının sol bek transferinde öne çıktığı ve oyuncu tarafından gelecek yanıtın beklendiği öne sürülüyor.</p>

<p>Konyaspor transfer gündemini hareketlendiren bu temas, yeşil-beyazlı taraftarların yakından takip ettiği dosyalardan biri haline geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/konyasporda-ghislain-konan-hamlesi-gundemi-isitti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="38714"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Jovo Lukić Transfer İddiası Yeniden Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-jovo-lukic-transfer-iddiasi-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-jovo-lukic-transfer-iddiasi-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş transfer gündeminde Bosna Hersekli santrfor Jovo Lukić ismi yeniden konuşulmaya başladı. Siyah-beyazlı ekibin, Universitatea Cluj forması giyen golcü oyuncuyu forvet alternatifleri arasında değerlendirdiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş transfer kulislerinde daha önce de gündeme gelen Jovo Lukić dosyasının, oyuncunun son dönemdeki performansının ardından yeniden dolaşıma girdiği görülüyor. Ancak siyah-beyazlıların yeni bir teklif hazırladığına veya oyuncunun kulübüyle güncel görüşme yaptığına ilişkin resmi bir doğrulama bulunmuyor.</p>

<p>Beşiktaş Forvet Transferinde Alternatifleri İzliyor</p>

<p>Beşiktaş’ın yeni sezon kadro planlamasında santrfor transferine önem verdiği biliniyor. Fizik gücü, hava toplarındaki etkinliği ve ceza sahası içindeki oyunuyla dikkat çeken Jovo Lukić’in bu doğrultuda takip edilen oyuncu profillerinden biri olduğu iddia ediliyor.</p>

<p>Bosna Hersekli futbolcunun Romanya’daki performansı ve milli takım düzeyinde gösterdiği çıkış, oyuncunun transfer piyasasındaki görünürlüğünü artırdı. Beşiktaş’ın ise forvet transferinde mali şartları, bonservis beklentisini ve diğer adayları birlikte değerlendirdiği belirtiliyor.</p>

<p>Jovo Lukić İçin Yeni Teyit Bekleniyor</p>

<p>Beşiktaş veya Universitatea Cluj cephesinden Jovo Lukić transfer iddiasına ilişkin güncel bir açıklama yapılmadı. İddianın eski haberlerin yeniden dolaşıma girmesiyle hareket kazandığı değerlendirilirken, yeni bir temas bilgisi gelmeden kesin transfer dili kullanılmaması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jovo Lukić ismi Beşiktaş transfer haberleri arasında yeniden yer alsa da dosyanın güncel durumu için kulüp kaynaklarından gelecek doğrulamalar bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-jovo-lukic-transfer-iddiasi-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5037.jpeg" type="image/jpeg" length="41593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Semih Karadeniz İçin Sakaryaspor ve Şanlıurfaspor İddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/semih-karadeniz-icin-sakaryaspor-ve-sanliurfaspor-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/semih-karadeniz-icin-sakaryaspor-ve-sanliurfaspor-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Transfer döneminde sağ bek arayışlarını sürdüren Sakaryaspor ve Şanlıurfaspor’un, Semih Karadeniz’i gündemine aldığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer kulislerinde yer alan bilgilere göre iki kulüp de savunmanın sağ tarafında görev yapabilecek yerli bir oyuncu arıyor. Bu kapsamda Semih Karadeniz’in durumunun yakından takip edildiği ve transfer şartlarının değerlendirildiği iddia ediliyor.</p>

<p>Semih Karadeniz Transfer Gündeminde</p>

<p>Semih Karadeniz’in sağ bekteki tecrübesi, mücadele gücü ve yerli oyuncu statüsü nedeniyle iki kulüp açısından dikkat çeken bir profil olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Sakaryaspor ve Şanlıurfaspor’un yeni sezon kadro planlamasında savunma hattına takviye yapmak istediği, Semih Karadeniz dosyasının da bu süreçte öne çıkan seçeneklerden biri olduğu konuşuluyor.</p>

<p>Resmi Açıklama Bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Semih Karadeniz transfer iddiasıyla ilgili kulüplerden veya oyuncu cephesinden henüz resmi açıklama yapılmadı. Taraflardan doğrulama gelmezken, transfer sürecine ilişkin yeni gelişmeler bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/semih-karadeniz-icin-sakaryaspor-ve-sanliurfaspor-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="94261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="57031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="32930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="49956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="40174"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
