<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 29 Apr 2026 06:04:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Melike Şahin’den Bebek Müjdesi: Ünlü Şarkıcı Hamile Olduğunu Duyurdu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/melike-sahinden-bebek-mujdesi-unlu-sarkici-hamile-oldugunu-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/melike-sahinden-bebek-mujdesi-unlu-sarkici-hamile-oldugunu-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk müziğinin güçlü seslerinden Melike Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla hamile olduğunu duyurdu. Ünlü şarkıcının bebek beklediği haberini kendi paylaşımıyla açıklaması, kısa sürede magazin gündeminin en çok konuşulan başlıkları arasına girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sahne performansları, kendine özgü yorumu ve geniş dinleyici kitlesiyle son yılların en dikkat çeken kadın vokallerinden biri olan Melike Şahin, bu kez özel hayatına dair mutlu bir gelişmeyle gündeme geldi. Şahin’in paylaştığı hamilelik pozları, takipçileri tarafından yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Melike Şahin hamile mi?</p>

<p>Melike Şahin hamile olduğunu sosyal medya paylaşımıyla duyurdu. Ünlü sanatçının paylaşımında belirginleşen hamilelik görüntüsü dikkat çekerken, çok sayıda takipçisi Şahin’e tebrik mesajları gönderdi.</p>

<p>Melike Şahin’in bebek beklediği haberinin ardından “Melike Şahin hamile mi?”, “Melike Şahin kaç aylık hamile?”, “Melike Şahin’in eşi kim?” ve “Melike Şahin bebek bekliyor mu?” soruları arama motorlarında öne çıktı.</p>

<p>Melike Şahin’in eşi kim?</p>

<p>Melike Şahin, 2023 yılında iş insanı Sedat Arpalık ile evlenmişti. Çift, evliliklerinin ardından zaman zaman sosyal medya paylaşımları ve birlikte verdikleri pozlarla gündeme gelmişti.</p>

<p>Şahin’in hamilelik haberini duyurmasının ardından gözler yeniden çiftin özel hayatına çevrildi. Ancak ünlü şarkıcının paylaşımı dışında bebeğin cinsiyeti veya doğum tarihiyle ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bebek paylaşımı sosyal medyada gündem oldu</p>

<p>Melike Şahin’in hamilelik pozları kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Takipçileri, ünlü şarkıcıya tebrik ve iyi dilek mesajları gönderirken, paylaşım magazin sayfalarında da geniş yer buldu.</p>

<p>Şahin’in hamileliğini bir süredir gözlerden uzak tuttuğu yorumları yapılırken, bebeğin cinsiyetine ilişkin net bir bilgi paylaşılmadı. Sosyal medyada bazı kullanıcılar fotoğraflardaki detaylardan yola çıkarak tahminlerde bulunsa da bu konuda doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Melike Şahin kimdir?</p>

<p>Melike Şahin, kendine has vokal tarzı ve sahne yorumuyla son yıllarda geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Türk müzisyenler arasında yer alıyor. “Durma Yürüsene”, “Canın Beni Çekti”, “Diva Yorgun” ve “Ortak” gibi şarkılarıyla tanınan Şahin, güçlü sahne enerjisi ve özgün müzikal çizgisiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>Müzik kariyerinde kısa sürede önemli bir çıkış yakalayan sanatçı, konserleri ve projeleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Melike Şahin’in hamilelik haberi ise sanatçının kariyer gündeminin yanında özel hayatına dair en çok konuşulan gelişmelerden biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/melike-sahinden-bebek-mujdesi-unlu-sarkici-hamile-oldugunu-duyurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 01:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8269.jpeg" type="image/jpeg" length="36184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu işçilerine memuriyet masada: 4D işçiler için yeni düzenleme beklentisi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kamu-iscilerine-memuriyet-masada-4d-isciler-icin-yeni-duzenleme-beklentisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kamu-iscilerine-memuriyet-masada-4d-isciler-icin-yeni-duzenleme-beklentisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuda görev yapan 4D sürekli işçiler için memuriyete geçiş beklentisi yeniden gündeme geldi. Statü değişikliği, tayin hakkı, görev tanımı ve özlük hakları başlıkları dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamu İşçilerine Memuriyet Masada: 4D İşçiler İçin Yeni Düzenleme Beklentisi</p>

<p>Kamuda görev yapan sürekli işçilerin memur kadrosuna geçiş talebi yeniden gündemin sıcak başlıkları arasına girdi. Özellikle 4D kamu işçileri, üniversite mezunu işçiler, belediye şirket işçileri ve taşerondan kadroya geçen çalışanlar için statü değişikliği beklentisi büyüyor.</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yapılan son kamu personeli toplantıları, kamuda personel rejimi ve sosyal diyalog başlıklarını yeniden öne çıkardı. Resmî açıklamalarda doğrudan “kamu işçilerine memuriyet düzenlemesi çıktı” denilmese de, kamu personel sisteminin güncel ihtiyaçlara göre ele alınması, işçi ve memur statüsü arasındaki farkları yeniden tartışmaya açtı.</p>

<p>Kamu Personel Sistemi Yeniden Değerlendiriliyor</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 22 Nisan 2026’da Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısının Bakan Vedat Işıkhan başkanlığında yapıldığını duyurdu. Toplantının, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun güncel çalışma hayatı koşulları çerçevesinde gözden geçirilmesi gündemiyle gerçekleştirildiği açıklandı.</p>

<p>Bakan Işıkhan’ın açıklamalarında “daha etkin, kapsayıcı ve sürdürülebilir” bir toplu sözleşme ve sendikacılık sistemi vurgusu öne çıktı. Bu ifade, kamuda çalışan farklı statülerdeki personelin mali, sosyal ve idari haklarının yeniden ele alınabileceği yönündeki beklentiyi güçlendirdi.</p>

<p>4D Kamu İşçileri Ne İstiyor?</p>

<p>4D kamu işçilerinin temel talebi, aynı kurumda benzer işleri yapan personel arasında oluşan statü farkının giderilmesi. İşçiler; görev tanımı, tayin hakkı, kariyer ilerlemesi, eğitim durumuna göre yükselme ve memur kadrosuna geçiş gibi başlıklarda yeni bir düzenleme bekliyor.</p>

<p>Mevcut sistemde 4D olarak bilinen çalışanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında işçi statüsünde değerlendiriliyor. Bu çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre sürekli veya geçici işçi olarak istihdam ediliyor; sosyal güvenlik bakımından ise 4/a kapsamında yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle 4D kamu işçilerinin memuriyete geçiş talebi yalnızca maaş başlığıyla sınırlı değil. Konu, iş güvencesi algısı, görevde yükselme, yer değişikliği, kurum içi kariyer ve kamu personel sistemindeki statü karmaşası üzerinden tartışılıyor.</p>

<p>Memuriyet Düzenlemesi Çıktı mı?</p>

<p>Şu an için kamu işçilerine toplu ve doğrudan memur kadrosu verildiğine dair Resmî Gazete’de yayımlanmış genel bir düzenleme bulunmuyor. Bu nedenle “kamu işçileri memur oldu” şeklindeki ifadeler kesinleşmiş bilgi olarak kullanılmamalı.</p>

<p>Ancak konu, çalışma hayatına ilişkin torba yasa beklentileri, kamu personel reformu tartışmaları ve sendikaların statü talepleri üzerinden masadaki başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor. Nitekim kamu işçilerini ilgilendiren 2025-2026 Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’nün yaklaşık 600 bin kamu işçisini kapsadığı açıklanmış, süreçte işçi sendikaları ile hükümet tarafı arasında müzakereler yürütülmüştü.</p>

<p>Belediye Şirket İşçileri de Beklentili</p>

<p>Kadro ve statü tartışmalarında belediye şirket işçileri de ayrı bir başlık oluşturuyor. Taşeron sisteminden belediye şirketlerine geçirilen işçiler, “gerçek kadro” ve daha güçlü kamu güvencesi taleplerini sürdürüyor.</p>

<p>Son dönemde bazı haberlerde torba yasa kapsamında taşeron işçilere kadro, belediye şirket işçileri, TYP ve KİT çalışanlarına ilişkin düzenleme beklentileri gündeme geldi. Ancak bu başlıklarda da nihai tablo, TBMM süreci ve Resmî Gazete’de yayımlanacak düzenlemelerle netleşecek.</p>

<p>Hangi Formüller Konuşuluyor?</p>

<p>Kamuoyunda öne çıkan beklentiler birkaç başlıkta toplanıyor:</p>

<p>İsteğe bağlı memuriyete geçiş: Özellikle üniversite mezunu kamu işçileri için sınav, hizmet yılı veya eğitim durumuna göre memur kadrosuna geçiş modeli tartışılıyor.</p>

<p>Yardımcı hizmetler benzeri kadro: Bazı değerlendirmelerde, kamu işçilerinin belirli hizmet sınıflarına geçirilmesi ihtimali konuşuluyor. Ancak bu başlıkta kesinleşmiş bir yasal metin bulunmuyor.</p>

<p>Görev tanımı ve tayin hakkı düzenlemesi: Memuriyete geçiş olmasa bile 4D işçilerin görev yeri değişikliği, meslek kodu, kurum içi görevlendirme ve görev tanımı sorunları için ayrı düzenleme beklentisi sürüyor.</p>

<p>Belediye şirket işçilerine özel model: Belediye şirketlerinde çalışan işçiler için doğrudan kadro, hibrit statü veya kamu güvencesini artıran ara formüller kamuoyunda tartışılıyor.</p>

<p>Düzenleme Olursa Kimleri Etkileyebilir?</p>

<p>Olası bir kamu işçilerine memuriyet veya statü değişikliği düzenlemesi; 4D sürekli işçiler, taşerondan kadroya geçen çalışanlar, üniversite mezunu kamu işçileri, belediye şirket işçileri ve bazı KİT çalışanları açısından yakından takip edilecek.</p>

<p>Ancak kapsamın belirlenmesinde hizmet yılı, eğitim durumu, kurum türü, mevcut kadro yapısı, bütçe etkisi ve personel ihtiyacı gibi kriterlerin belirleyici olması beklenir. Bu nedenle her kamu işçisinin otomatik olarak memur kadrosuna geçirileceği yönünde kesin bir değerlendirme yapmak doğru olmaz.</p>

<p>Gözler Ankara’da</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamu işçilerine memuriyet beklentisi, yalnızca maaş farkı tartışması değil; kamuda adil statü, kariyer hakkı ve görev güvencesi meselesi olarak büyüyor. Ankara’da kamu personel sistemi yeniden değerlendirilirken, 4D kamu işçilerinin talebi de çalışma hayatının nabzını tutan başlıklardan biri haline geldi.</p>

<p>Önümüzdeki süreçte kritik eşik, konunun torba yasa, kamu personel reformu veya ayrı bir düzenleme içinde somut metne dönüşüp dönüşmeyeceği olacak. Şimdilik tablo şu: Talep güçlü, beklenti yüksek, konu masada; ancak kesin sonuç için resmî düzenleme bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kamu-iscilerine-memuriyet-masada-4d-isciler-icin-yeni-duzenleme-beklentisi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 01:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8268.jpeg" type="image/jpeg" length="25796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hekimlikte Yeni Dönem: Yapay Zekâyı Yöneten Kazanacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hekimlikte-yeni-donem-yapay-zekayi-yoneten-kazanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hekimlikte-yeni-donem-yapay-zekayi-yoneten-kazanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık politikaları alanının önemli yayınlarından Health Affairs’te yayımlanan yeni değerlendirme, yapay zekânın tıpta yalnızca yardımcı bir araç değil, hekimlik mesleğinin sınırlarını yeniden çizen bir dönüşüm gücü hâline geldiğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yazıda, tıp eğitiminin otomasyon çağının beklentilerine göre yenilenmemesi hâlinde hekimlerin karar süreçlerinde giderek daha fazla alan kaybedebileceği vurgulandı.</p>

<p>Yapay zekâ, sağlık hizmetlerinde artık yalnızca görüntüleme analizi, randevu planlama ya da rapor özetleme gibi dar alanlarla sınırlı değil. Klinik karar destek sistemlerinden hasta takibine, idari iş yükünün azaltılmasından tıp eğitimine kadar genişleyen bu yeni dalga, hekimlik mesleğinin geleceği için kritik bir soruyu gündeme taşıyor: Hekimler yapay zekâyı yöneten aktör mü olacak, yoksa onun açtığı alanda geri çekilen meslek grubu mu?</p>

<p>Health Affairs Forefront’ta Matt Hasan imzasıyla yayımlanan “A Profession At The AI Frontier: Medicine Must Reinvent Itself Or Cede Ground” başlıklı değerlendirmede, temel sorunun tıp eğitiminin ürettiği beceriler ile otomasyon çağında değer kazanacak beceriler arasındaki uyumsuzluk olduğu belirtildi. Yazıya göre özellikle uzmanlık eğitimleri, geleceğin sağlık iş gücünün ihtiyaç duyacağı dijital, analitik ve klinik entegrasyon becerilerini yeterince merkeze almıyor.</p>

<p>Hekimlikte yeni eşik: Bilmek yetmiyor, yapay zekâyı yönetmek gerekiyor</p>

<p>Değerlendirmede öne çıkan ana fikir, yapay zekânın tıpta “hekim yerine makine” tartışmasından daha büyük bir kırılmaya işaret ettiği yönünde. Çünkü mesele yalnızca bazı görevlerin otomasyona devredilmesi değil; hangi klinik becerilerin değerli kalacağı, hangi işlerin algoritmalarla paylaşılacağı ve hekimlerin bu yeni düzende nasıl konumlanacağı.</p>

<p>Bugüne kadar tıp eğitimi büyük ölçüde bilgi birikimi, klinik tecrübe, tanı koyma disiplini ve hasta yönetimi üzerine kuruldu. Ancak yapay zekâ destekli sistemler; veri okuma, risk tahmini, hasta önceliklendirme, görüntü yorumlama ve karar destek alanlarında hızla gelişiyor. Bu durum, hekimin rolünü ortadan kaldırmaktan çok, hekimin rolünü yeniden tarif ediyor.</p>

<p>Tıp fakülteleri ve uzmanlık eğitimi için uyarı</p>

<p>Yazıda özellikle uzmanlık eğitimlerine dikkat çekiliyor. Geleneksel eğitim modellerinin, hekimleri otomasyonla birlikte çalışmaya değil, çoğu zaman otomasyon öncesi dönemin iş akışlarına göre hazırladığı ifade ediliyor. Bu nedenle geleceğin hekimlerinin yalnızca hastalıkları değil, yapay zekâ sistemlerinin sınırlarını, hatalarını, önyargılarını ve klinik karar süreçlerine etkisini de bilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Benzer bir ihtiyaç, sağlık çalışanlarının yapay zekâ ile çalışmaya hazırlanması konusunda yapılan akademik çalışmalarda da öne çıkıyor. JMIR Medical Education’da yayımlanan bir çalışmada, sağlık iş gücünün yapay zekâ ile güvenli ve etkili biçimde çalışabilmesi için eğitim programlarında önemli boşluklar bulunduğu ve bu alanda daha sistemli müfredatlara ihtiyaç olduğu belirtilmişti.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü de risklere dikkat çekiyor</p>

<p>Yapay zekânın sağlık sistemlerinde kullanımı konusunda Dünya Sağlık Örgütü de fırsatlarla birlikte ciddi yönetişim ve güvenlik başlıklarına işaret ediyor. DSÖ, yapay zekânın insan merkezli, adil ve sürdürülebilir sağlık sistemleri için kullanılabilmesi adına etik standartlar, düzenleme ve güven inşasının kritik olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Bu çerçeve, Health Affairs’teki değerlendirmeyle aynı noktada birleşiyor: Yapay zekâ tıpta kaçınılmaz biçimde güç kazanırken, asıl mesele teknolojinin varlığı değil, bu teknolojiyi kimin hangi ilke ve becerilerle yöneteceği.</p>

<p>“Klinik muhakeme” hâlâ merkezde ama biçim değiştiriyor</p>

<p>Yapay zekâ destekli sistemler birçok alanda hekime hız kazandırabilir. Radyoloji görüntülerinin ön değerlendirilmesi, yoğun bakım verilerinin takibi, hasta notlarının özetlenmesi, ilaç etkileşimlerinin işaretlenmesi ve kronik hastalık risklerinin öngörülmesi bunlardan bazıları.</p>

<p>Ancak bu araçlar, klinik bağlamı bütünüyle kavrayan, hastayla temas kuran ve nihai sorumluluğu üstlenen hekimin yerini doğrudan alamaz. Yeni dönemde kritik olan beceri, algoritmanın verdiği çıktıyı sorgulayabilmek olacak. Bir başka ifadeyle, hekimin değeri yalnızca “cevabı bilmekte” değil; cevabın hangi veriden, hangi varsayımla ve hangi riskle üretildiğini anlayabilmekte düğümlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hekimlik mesleği için üç yeni başlık öne çıkıyor</p>

<p>Yeni dönemde tıp eğitiminin şu alanlara daha fazla odaklanması bekleniyor:</p>

<p>Yapay zekâ okuryazarlığı: Hekimlerin algoritmaların nasıl çalıştığını, hangi verilerle beslendiğini ve hangi durumlarda yanıltıcı sonuç verebileceğini anlaması gerekiyor.</p>

<p>Klinik karar sorumluluğu: Yapay zekâ öneri sunabilir; ancak hastanın öyküsü, muayene bulguları, sosyal durumu ve etik boyutu hâlâ hekim değerlendirmesine ihtiyaç duyar.</p>

<p>İnsanî temas ve iletişim: Teknoloji ilerledikçe, hastanın güven duyduğu, derdini anlatabildiği ve karar sürecine katıldığı hekim-hasta ilişkisi daha da değerli hâle gelecek.</p>

<p>Sağlık sistemleri için mesaj net: Yapay zekâ beklenmeyecek, yönetilecek</p>

<p>Health Affairs’teki değerlendirme, sağlık sistemlerine pasif bir bekleyiş yerine aktif bir dönüşüm çağrısı yapıyor. Tıp fakülteleri, uzmanlık programları, hastaneler ve meslek örgütleri; yapay zekâyı yalnızca teknik bir yenilik olarak değil, mesleğin geleceğini belirleyecek stratejik bir eşik olarak ele almak zorunda.</p>

<p>Aksi hâlde hekimlik, kendi alanını yeniden tarif eden değil, dışarıdan tarif edilen bir meslek hâline gelebilir. Yapay zekâ tıbbın kapısında değil; artık muayene odasının, ameliyathanenin, yoğun bakımın ve eğitim kürsüsünün içinde. Bundan sonraki asıl soru şu: Tıp bu dönüşümü kendi değerleriyle mi yönetecek, yoksa karar masasında başkalarına mı yer açacak?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hekimlikte-yeni-donem-yapay-zekayi-yoneten-kazanacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8266.png" type="image/jpeg" length="59804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kene ısırığı sonrası ne yapılmalı, ne yapılmamalı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kene-isirigi-sonrasi-ne-yapilmali-ne-yapilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kene-isirigi-sonrasi-ne-yapilmali-ne-yapilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte tarla, bahçe, piknik ve yayla hareketliliği arttı. Uzmanlar, kene ısırıklarına karşı özellikle açık alanlardan dönüşte vücut kontrolü yapılması gerektiğini belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kene teması sonrası kolonya dökmek, sigara basmak veya keneyi ezmek ise en tehlikeli yanlışlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Havalar ısındı, kene riski arttı</p>

<p>İlkbahar ve yaz aylarında doğayla temas arttıkça kene ısırığı vakaları da daha fazla gündeme geliyor. Özellikle tarla, bağ, bahçe, orman, piknik alanı, hayvancılık yapılan bölgeler ve uzun otların bulunduğu alanlar kene teması açısından riskli kabul ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kene ısırığı her zaman hastalık anlamına gelmiyor. Ancak bazı keneler, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi başta olmak üzere ciddi enfeksiyonların taşınmasına yol açabiliyor. Bu nedenle kene görüldüğünde panik yapmak değil, doğru müdahale etmek gerekiyor.</p>

<p>Vücutta en çok nereler kontrol edilmeli?</p>

<p>Açık alandan eve dönüldüğünde yalnızca kol ve bacaklara bakmak yeterli olmayabilir. Keneler vücudun sıcak, kıvrımlı ve gözden kaçan bölgelerine tutunabilir.</p>

<p>Özellikle şu bölgeler kontrol edilmeli:</p>

<ul>
 <li>Kulak arkası</li>
 <li>Ense ve saç dipleri</li>
 <li>Koltuk altı</li>
 <li>Bel çevresi</li>
 <li>Kasık bölgesi</li>
 <li>Diz arkası</li>
 <li>Göbek çevresi</li>
 <li>Çocuklarda baş, boyun ve kulak çevresi</li>
</ul>

<p>Sağlık Bakanlığı da kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde vücudun dikkatle kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor. Kenenin erken fark edilmesi, hastalık bulaşma riskini azaltan en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kene tutunursa ne yapılmalı?</p>

<p>Vücuda tutunan kene çıplak elle ezilmemeli, patlatılmamalı ve üzerine herhangi bir madde dökülmemeli. Kene, mümkünse ince uçlu bir pens veya uygun bir araçla deriye en yakın yerden tutulup sabit ve kontrollü bir şekilde çıkarılmalı.</p>

<p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri de kenenin temiz, ince uçlu cımbızla deriye en yakın noktadan tutulmasını ve sabit basınçla yukarı doğru çekilmesini öneriyor. Kene çıkarıldıktan sonra ısırık bölgesi ve eller alkol, sabunlu su ya da uygun antiseptikle temizlenmeli.</p>

<p>Kene çıkarılamıyorsa, parçalandıysa veya kişi riskli bölgede kene teması yaşadıysa en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı.</p>

<p>Bu yanlışları sakın yapmayın</p>

<p>Kene ısırığında toplumda yaygın olan bazı uygulamalar riski azaltmak yerine artırabilir. Sağlık Bakanlığı, kenenin üzerine sigara basılması, kolonya, gaz yağı gibi maddeler dökülmesi ya da kenenin ezilmesi gibi uygulamaların kesinlikle yapılmaması gerektiğini vurguluyor. Bu tür müdahaleler, kenenin vücut içeriğini kişiye aktarmasına neden olabilir.</p>

<p>Yanlış uygulamalar şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Kenenin üzerine kolonya dökmek</li>
 <li>Sigara veya sıcak cisim basmak</li>
 <li>Keneyi elle koparmaya çalışmak</li>
 <li>Keneyi ezmek veya patlatmak</li>
 <li>Gaz yağı, alkol, krem, vazelin sürmek</li>
 <li>“Kendiliğinden düşsün” diye beklemek</li>
</ul>

<p>Kene ne kadar erken ve doğru çıkarılırsa risk o kadar azalır.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi belirtileri nelerdir?</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, her kene temasından sonra gelişen bir hastalık değildir. Ancak riskli bölgelerde yaşayan veya hayvancılık, tarım, açık alan çalışmaları yapan kişilerde dikkatli olunmalıdır.</p>

<p>Kene teması sonrası şu belirtiler ciddiye alınmalı:</p>

<ul>
 <li>Ateş</li>
 <li>Halsizlik</li>
 <li>Kas ve eklem ağrısı</li>
 <li>Baş ağrısı</li>
 <li>Bulantı ve kusma</li>
 <li>İshal</li>
 <li>Karın ağrısı</li>
 <li>Vücutta morarma</li>
 <li>Burun, diş eti veya idrar yolu kanaması</li>
 <li>Bilinç bulanıklığı</li>
</ul>

<p>Bu belirtilerden biri veya birkaçı kene teması sonrası ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p>Kimler daha riskli?</p>

<p>Kene teması açısından bazı gruplar daha fazla risk altında olabilir. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, çobanlar, kasaplar, veterinerler, mezbaha çalışanları, açık alanda çalışan işçiler, yaylacılar ve piknik alanlarında uzun süre bulunan kişiler daha dikkatli olmalıdır.</p>

<p>Çocuklarda ise kene çoğu zaman saç dipleri, kulak arkası ve boyun bölgesinde fark edilebilir. Bu nedenle açık alandan dönen çocuklarda tüm vücut kontrolü yapılması önemlidir.</p>

<p>Keneden korunmak için ne yapılmalı?</p>

<p>Kene riskini azaltmak için açık alanlara giderken vücudu örten kıyafetler tercih edilmeli. Pantolon paçalarının çorap içine sokulması, açık renkli kıyafet giyilmesi ve dönüşte kıyafetlerin kontrol edilmesi öneriliyor. Açık renkli kıyafetler, kenenin daha kolay fark edilmesini sağlar.</p>

<p>Riskli alanlardan dönüşte şu adımlar uygulanmalı:</p>

<ul>
 <li>Kıyafetler çıkarılıp kontrol edilmeli</li>
 <li>Vücutta kene araması yapılmalı</li>
 <li>Çocukların saç dipleri ve kulak çevresi incelenmeli</li>
 <li>Mümkünse duş alınmalı</li>
 <li>Evcil hayvanlar da kene açısından kontrol edilmeli</li>
 <li>Riskli bölgelerde çıplak ayakla veya kısa kıyafetle dolaşılmamalı</li>
</ul>

<p>CDC de kene kaynaklı hastalıklardan korunmak için uzun otlardan uzak durmayı, açık alan dönüşü vücut kontrolü yapmayı ve kene tutunması halinde erken çıkarma işleminin önemini vurguluyor.</p>

<p>Kene ısırığı ne zaman tehlikeli olur?</p>

<p>Kene çıkarıldıktan sonra kişi kendini iyi hissediyor olsa bile birkaç gün boyunca belirtiler izlenmelidir. Ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal veya kanama bulguları ortaya çıkarsa “geçer” diye beklenmemelidir.</p>

<p>Kenenin vücutta ne kadar süre kaldığı bilinmiyorsa, çıkarılırken parçalandıysa, kişi riskli bölgede yaşıyorsa veya bağışıklık sistemi zayıfsa sağlık kuruluşuna başvurmak daha güvenli olacaktır.</p>

<p>Panik değil, doğru müdahale hayat kurtarır</p>

<p>Kene ısırığı karşısında en önemli kural panik yapmadan, keneyi ezmeden ve kimyasal madde dökmeden doğru şekilde çıkarmaktır. Açık alanlardan dönüşte yapılacak birkaç dakikalık vücut kontrolü, ciddi hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynayabilir.</p>

<p>Kene sezonunda bilinçli olmak, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar ve doğayla sık temas edenler için yalnızca kişisel önlem değil, toplumsal sağlık sorumluluğudur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kene-isirigi-sonrasi-ne-yapilmali-ne-yapilmamali</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 23:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8265.jpeg" type="image/jpeg" length="68637"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş Stresi Her Yıl 840 Bin Can Alıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/is-stresi-her-yil-840-bin-can-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/is-stresi-her-yil-840-bin-can-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Çalışma Örgütü’nün yeni raporu, iş yerindeki stres, mobbing, uzun çalışma saatleri, iş güvencesizliği ve taciz gibi psikososyal risklerin yalnızca ruh sağlığını değil, kalp-damar sağlığını da tehdit ettiğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rapora göre bu risklerle bağlantılı sağlık sorunları nedeniyle dünyada her yıl 840 binden fazla kişi hayatını kaybediyor.</p>

<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), çalışma hayatının çoğu zaman görünmeyen ancak ağır sonuçlar doğuran bir boyutuna dikkat çekti. ILO’nun 2026 Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü kapsamında yayımladığı yeni değerlendirmeye göre, iş yerindeki psikososyal riskler dünya genelinde yılda 840 binden fazla ölümle ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Raporda özellikle uzun çalışma saatleri, iş güvencesizliği, aşırı iş yükü, mobbing, taciz, düşük kontrol hissi ve iş-yaşam dengesinin bozulması gibi faktörlerin çalışan sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturduğu vurgulandı. ILO, bu risklerin yalnızca tükenmişlik ve kaygı gibi ruhsal sorunlarla sınırlı kalmadığını, kalp hastalıkları ve inme gibi ölümcül tablolarla da bağlantılı olduğunu belirtiyor.</p>

<p>İş stresi artık sadece “yorgunluk” meselesi değil</p>

<p>Çalışma hayatında stres çoğu zaman kişisel dayanıklılık meselesi gibi görülüyor. Ancak ILO’nun raporu, bu tablonun bireysel değil, kurumsal ve toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Uzun mesailer, sürekli erişilebilir olma baskısı, performans kaygısı, işini kaybetme korkusu ve iş yerindeki psikolojik baskı, zaman içinde bedende kalıcı bir yük oluşturabiliyor. Bu yük; uyku bozukluğu, tansiyon yüksekliği, kaygı, depresyon, bağışıklık sistemi zayıflığı ve kalp-damar hastalıkları riskini artırabiliyor.</p>

<p>Haftada 55 saat ve üzeri çalışma alarm veriyor</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü ve ILO’nun daha önce yayımladığı ortak analizde, haftada en az 55 saat çalışmanın inme ve iskemik kalp hastalığına bağlı ölüm riskini artırdığı bildirilmişti. Bu analize göre uzun çalışma saatleri 2016 yılında 745 bin ölümle ilişkilendirildi; bunların 398 bini inme, 347 bini ise kalp hastalığı kaynaklıydı.</p>

<p>Araştırmada uzun çalışma saatlerinin özellikle orta yaş ve üzeri çalışan erkeklerde daha ağır sonuçlar doğurduğu, 55 saat ve üzeri çalışma düzeninin standart çalışma sürelerine kıyasla kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk oluşturduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Psikososyal risk nedir?</p>

<p>Psikososyal risk, çalışanın ruhsal, sosyal ve fiziksel sağlığını olumsuz etkileyebilen iş yeri koşullarını ifade eder. Bu riskler çoğu zaman gözle görülmez; makineler, kimyasallar veya iş kazaları kadar somut değildir. Fakat etkileri yıllar içinde birikir.</p>

<p>Başlıca psikososyal riskler şöyle sıralanabilir:</p>

<ul>
 <li>Aşırı iş yükü ve uzun mesai</li>
 <li>İş güvencesizliği</li>
 <li>Mobbing, taciz ve ayrımcılık</li>
 <li>Sürekli performans baskısı</li>
 <li>Çalışanın karar süreçlerinde söz sahibi olmaması</li>
 <li>Düşük sosyal destek</li>
 <li>İş ve özel hayat sınırlarının kaybolması</li>
 <li>Gece vardiyası ve düzensiz çalışma</li>
</ul>

<p>İş yerinde sağlık politikası değişmeli</p>

<p>ILO’ya göre çözüm yalnızca çalışanlara “stresle başa çıkma” eğitimi vermekle sınırlı olmamalı. İşin tasarımı, çalışma saatleri, yöneticilik kültürü, iş yükü dağılımı ve kurum içi iletişim yeniden ele alınmalı.</p>

<p>Uzmanlara göre sağlıklı çalışma ortamı için işverenlerin psikososyal risk değerlendirmesi yapması, aşırı mesaiyi sınırlaması, mobbing ve taciz mekanizmalarına karşı etkili bildirim kanalları kurması, çalışanlara gerçek dinlenme hakkı tanıması ve iş-yaşam dengesini koruyan politikalar geliştirmesi gerekiyor.</p>

<p>Sessiz salgın: Tükenmişlik, kaygı ve kalp hastalıkları aynı zincirde</p>

<p>İş yerindeki psikososyal riskler çoğu zaman önce yorgunluk, isteksizlik ve uykusuzlukla başlıyor. Ardından tükenmişlik, kaygı, depresyon, tansiyon yüksekliği ve kalp-damar sorunları tabloya eklenebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle iş stresi artık yalnızca “yoğun dönem” bahanesiyle geçiştirilecek bir konu değil. ILO’nun yeni raporu, çalışma hayatındaki psikolojik baskının küresel ölçekte ölümcül sonuçlara dönüşebildiğini gösteriyor.</p>

<p>İş yerindeki stres ne zaman ciddiye alınmalı?</p>

<p>Uzmanlara göre çalışanlarda uzun süren uykusuzluk, çarpıntı, göğüs ağrısı, sürekli kaygı hali, öfke patlamaları, işe gitme isteksizliği, dikkat dağınıklığı, baş ağrısı, mide-bağırsak şikâyetleri ve sosyal geri çekilme gibi belirtiler varsa profesyonel destek alınmalı.</p>

<p>Özellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı, ani güçsüzlük, konuşma bozukluğu, yüzde kayma veya kol-bacakta uyuşma gibi belirtiler kalp krizi ya da inme açısından acil değerlendirme gerektirir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/is-stresi-her-yil-840-bin-can-aliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 23:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8264.jpeg" type="image/jpeg" length="28111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çarpıntı, Tansiyon, Ritim Bozukluğu: Kortizon Tedavisi Alanlar Nelere Dikkat Edilmeli?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/carpinti-tansiyon-ritim-bozuklugu-kortizon-tedavisi-alanlar-nelere-dikkat-edilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/carpinti-tansiyon-ritim-bozuklugu-kortizon-tedavisi-alanlar-nelere-dikkat-edilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Astım, romatizmal hastalıklar ve iltihabi bağırsak hastalıkları gibi durumlarda kullanılan prednizon, bazı hastalarda kalp ritmi, çarpıntı ve tansiyon üzerinde etkiler oluşturabilir. Uzmanlar, ilacın doktor önerisi olmadan aniden bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kortikosteroid grubu ilaçlar arasında yer alan prednizon, vücuttaki iltihabı baskılamak ve bağışıklık sisteminin aşırı yanıtını kontrol altına almak için sık kullanılan tedavilerden biri. Ancak Cleveland Clinic’in yayımladığı değerlendirmeye göre prednizon, bazı hastalarda kalp hızı, ritim ve kan basıncı üzerinde etkiler gösterebilir.</p>

<p>Prednizon kalbi nasıl etkileyebilir?</p>

<p>Prednizon ve benzeri kortikosteroidler, özellikle elektrolit dengesini etkileyerek kalp ritminde değişikliklere yol açabilir. Potasyum, kalsiyum, sodyum ve magnezyum gibi minerallerin seviyesindeki değişimler, kalbin daha yavaş ya da daha hızlı atmasına neden olabilir.</p>

<p>Bu durum bazı kişilerde şu şikâyetlerle hissedilebilir:</p>

<p>Kalbin hızlı atması, göğüste çarpıntı hissi, ritim düzensizliği, kalbin “teklemesi” ya da normalden daha güçlü atıyormuş gibi hissedilmesi.</p>

<p>Tansiyonu yükseltebilir mi?</p>

<p>Uzmanlara göre prednizon, vücutta su ve sodyum tutulumu üzerinde etkili olabilir. Bu da dolaşımdaki sıvı miktarını artırarak kan basıncının yükselmesine zemin hazırlayabilir. Özellikle yüksek dozda ya da uzun süreli kullanımda tansiyon üzerindeki etki daha belirgin hâle gelebilir.</p>

<p>Bu nedenle hipertansiyonu, kalp hastalığı veya ritim bozukluğu öyküsü olan kişilerin prednizon kullanmadan önce mevcut sağlık durumlarını hekimleriyle paylaşması önem taşıyor.</p>

<p>Kalp hastaları daha dikkatli olmalı</p>

<p>Cleveland Clinic’ten girişimsel kardiyolog Dr. David Zidar, kalp hastalığı olan birçok kişide prednizon kullanımının doktor kontrolünde mümkün olduğunu belirtiyor. Ancak ilacın nefes darlığı, göğüs ağrısı veya çarpıntı gibi mevcut şikâyetleri artırabileceğine dikkat çekiliyor.</p>

<p>Bu tablo, özellikle kalp damar hastalığı, hipertansiyon, ritim bozukluğu veya kalp yetmezliği olan kişilerde daha yakından izlem gerektirebilir.</p>

<p>Prednizon kullanırken çarpıntı olursa ne yapılmalı?</p>

<p>Uzmanların en önemli uyarısı, prednizonun doktor önerisi olmadan aniden bırakılmaması yönünde. Çünkü ilaç bazı hastalıklarda hayati öneme sahip olabilir ve ani kesilmesi ciddi sonuçlara yol açabilir. Doz azaltımı gerekiyorsa bunun hekim kontrolünde, kademeli şekilde yapılması öneriliyor.</p>

<p>Çarpıntı yaşayan hastalarda doktor, dozun azaltılmasını, kullanım süresinin yeniden değerlendirilmesini veya eşlik eden risklerin kontrol edilmesini isteyebilir. Ayrıca sodyum tüketiminin azaltılması, dengeli sıvı alımı ve doktor önerisi dışında takviye kullanılmaması da öne çıkan uyarılar arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hangi belirtilerde acile başvurulmalı?</p>

<p>Prednizon kullanırken her çarpıntı acil bir tablo anlamına gelmez. Ancak bazı belirtiler ciddiye alınmalıdır.</p>

<p>Baş dönmesi, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya bacaklarda şişlik gelişirse vakit kaybetmeden acil sağlık hizmetine başvurulması öneriliyor. Bu belirtiler, kalp ve dolaşım sistemi açısından daha ciddi bir sorunun işareti olabilir.</p>

<p>Doktor kontrolü neden önemli?</p>

<p>Prednizon, doğru hastada ve doğru dozda kullanıldığında önemli faydalar sağlayabilen güçlü bir ilaçtır. Ancak etkisi yalnızca iltihabı baskılamakla sınırlı değildir; metabolizma, sıvı dengesi, tansiyon ve kalp ritmi üzerinde de bazı sonuçlar doğurabilir.</p>

<p>Bu nedenle prednizon kullanan kişilerin yeni başlayan çarpıntı, tansiyon yükselmesi, nefes darlığı veya göğüs ağrısı gibi şikâyetleri hafife almaması gerekiyor. Tedavinin devamı, doz ayarı veya kesilme süreci mutlaka hekim kararıyla planlanmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/carpinti-tansiyon-ritim-bozuklugu-kortizon-tedavisi-alanlar-nelere-dikkat-edilmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 23:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8263.jpeg" type="image/jpeg" length="45374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hapşırık, Göz Kaşıntısı, Burun Akıntısı: Polen Alerjisi Alarmı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hapsirik-goz-kasintisi-burun-akintisi-pole-alerjisi-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hapsirik-goz-kasintisi-burun-akintisi-pole-alerjisi-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarıyla birlikte polen alerjisi şikâyetleri yeniden arttı. Burun akıntısı, hapşırık, göz kaşıntısı ve geçmeyen öksürük çoğu zaman grip ile karıştırılıyor. Uzmanlara göre güncel tedavide yalnızca belirti baskılamak değil, doğru hastada alerjen immünoterapiyle bağışıklık yanıtını değiştirmek de mümkün.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bahar geldi, polen şikâyetleri arttı</p>

<p>Havaların ısınmasıyla birlikte ağaç, çayır ve yabani ot polenleri birçok kişide alerjik rinit tablosunu tetikliyor. Halk arasında “saman nezlesi” olarak da bilinen polen alerjisi; burun akıntısı, burun tıkanıklığı, peş peşe hapşırma, geniz akıntısı, gözlerde kaşıntı, sulanma ve öksürükle kendini gösterebiliyor.</p>

<p>Bu tablo çoğu zaman grip, soğuk algınlığı ya da mevsim geçişi hastalığı sanılıyor. Ancak ateş olmaması, şikâyetlerin özellikle dış ortamda ve rüzgârlı havalarda artması, göz kaşıntısının tabloya eşlik etmesi alerjik riniti düşündüren önemli işaretler arasında yer alıyor.</p>

<p>Grip mi, alerji mi?</p>

<p>Polen alerjisinde belirtiler genellikle haftalarca sürebiliyor. Gripte ise tablo çoğunlukla birkaç gün içinde belirginleşiyor; ateş, kas ağrısı, halsizlik ve boğaz ağrısı daha ön planda olabiliyor.</p>

<p>Alerjik rinitte en dikkat çeken bulgular şunlar:</p>

<ul>
 <li>Peş peşe hapşırma</li>
 <li>Sulu burun akıntısı</li>
 <li>Burun tıkanıklığı</li>
 <li>Gözlerde kaşıntı ve sulanma</li>
 <li>Geniz akıntısı</li>
 <li>Gece öksürüğü</li>
 <li>Koku alma azalması</li>
 <li>Bahar aylarında tekrarlayan şikâyetler</li>
</ul>

<p>Özellikle astımı olan kişilerde polen alerjisi yalnızca burun ve göz şikâyetleriyle sınırlı kalmayabilir. Hırıltı, göğüste sıkışma ve nefes darlığı gelişirse tablo daha dikkatli değerlendirilmelidir.</p>

<p>Güncel tedavide ilk basamak: Burun spreyleri ve antihistaminikler</p>

<p>Alerjik rinit tedavisinde temel amaç, hastanın şikâyetlerini azaltmak ve yaşam kalitesini korumaktır. Güncel rehberlerde burun içine uygulanan kortikosteroid spreyler, burun antihistaminikleri ve bu iki tedavinin sabit kombinasyonları alerjik rinit yönetiminin ana seçenekleri arasında gösteriliyor. ARIA-EAACI 2024–2025 güncellemesi de özellikle burun içi tedavilerin alerjik rinitte temel basamaklardan biri olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Antihistaminik tabletler kaşıntı, hapşırık ve burun akıntısında etkili olabilir. Burun spreyleri ise özellikle burun tıkanıklığı ve geniz akıntısında daha güçlü sonuç verebilir. Göz kaşıntısı ve sulanması olan hastalarda ise alerjiye yönelik göz damlaları tedaviye eklenebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak burun açıcı spreylerin uzun süre ve kontrolsüz kullanılması sakıncalıdır. Bu ürünler kısa süreli rahatlama sağlasa da yanlış kullanımda burun tıkanıklığını daha da artırabilir.</p>

<p>En dikkat çeken tedavi: Alerji aşısı yani immünoterapi</p>

<p>Polen alerjisinde en güncel ve kalıcı etki hedefleyen yöntemlerden biri alerjen immünoterapidir. Halk arasında “alerji aşısı” olarak bilinen bu yöntem, uygun hastalarda bağışıklık sisteminin alerjene verdiği aşırı yanıtı azaltmayı amaçlar.</p>

<p>İmmünoterapi iki şekilde uygulanabilir:</p>

<p>1. Cilt altı enjeksiyon tedavisi:<br />
Belirli aralıklarla sağlık kuruluşunda uygulanır.</p>

<p>2. Dil altı tablet veya damla tedavisi:<br />
Hastaya uygun alerjen belirlendikten sonra doktor kontrolünde başlanır ve düzenli kullanım gerektirir.</p>

<p>Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji Akademisi’nin önerilerinde, özellikle çayır ve huş poleni gibi alerjenlerle tetiklenen orta-ağır alerjik rinitte 3 yıllık cilt altı veya dil altı immünoterapi seçeneğinin semptomları ve ilaç ihtiyacını azaltabileceği, çocuk ve ergenlerde astım gelişimini önleme açısından da değerlendirilebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği de polen alerjisinde alerjen spesifik immünoterapinin etkili bir tedavi seçeneği olduğunu belirtiyor; polen yoğunluğunun fazla olduğu saatlerde dışarı çıkmamak, eve gelince kıyafet değiştirmek, duş almak ve pencereleri kapalı tutmak gibi korunma adımlarını da öneriyor.</p>

<p>Her hastaya uygun değil</p>

<p>Alerji aşısı her polen alerjisi olan kişiye otomatik olarak uygulanmaz. Önce hastanın gerçekten hangi alerjene duyarlı olduğu testlerle gösterilmelidir. Şikâyetlerin ağırlığı, astım varlığı, kullanılan ilaçlar ve tedaviye uyum durumu hekim tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p>Özellikle kontrol altında olmayan ağır astımı, bazı ciddi kalp-damar hastalıkları veya immünoterapi açısından risk oluşturabilecek ek hastalıkları olan kişilerde tedavi kararı daha dikkatli verilmelidir.</p>

<p>Yeni tedaviler ne vadediyor?</p>

<p>Dünyada alerjik rinit tedavisinde en çok konuşulan alanlardan biri, klasik ilaç tedavisinin ötesine geçen immünoterapi seçenekleri. 2025 yılında İngiltere’de huş ağacı polenine bağlı ağır saman nezlesi için günlük immünoterapi tableti gündeme geldi; tedavinin özellikle antihistaminik ve burun spreylerine rağmen şikâyeti süren hastalarda bağışıklık yanıtını hedeflediği bildirildi.</p>

<p>Bir diğer araştırma alanı ise burun içine uygulanan, alerjenleri burun mukozasında etkisizleştirmeyi hedefleyen antikor bazlı spreyler. Bu yaklaşım henüz rutin klinik kullanımda değil; ancak gelecekte polen alerjisinde kişiye ve alerjene daha hedefli tedavilerin kapısını aralayabilir.</p>

<p>Polen alerjisi olanlar ne yapmalı?</p>

<p>Polen alerjisini tamamen yok saymak mümkün değil; fakat temas azaltılarak şikâyetler hafifletilebilir. Özellikle sabah saatlerinde ve rüzgârlı havalarda dışarıda geçirilen süre azaltılmalı, eve gelince kıyafetler değiştirilmeli, saç ve yüz yıkanmalı, çamaşırlar dışarıda kurutulmamalıdır.</p>

<p>Araçlarda polen filtresinin düzenli değiştirilmesi, evde pencerelerin polen yoğun saatlerde kapalı tutulması ve dışarıda gözlük kullanılması da basit ama etkili önlemler arasında yer alır. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bilgilendirmesinde de polen yoğunluğu olan dönemlerde pencerelerin açılmaması ve ev içi alerjenlerin azaltılmasına dikkat çekiliyor.</p>

<p>Ne zaman doktora başvurmalı?</p>

<p>Aşağıdaki durumlarda bir alerji, göğüs hastalıkları, KBB veya çocuk hastalıkları uzmanına başvurmak gerekir:</p>

<ul>
 <li>Şikâyetler haftalarca sürüyorsa</li>
 <li>Gece öksürüğü varsa</li>
 <li>Nefes darlığı, hırıltı veya göğüste sıkışma gelişiyorsa</li>
 <li>İlaçlara rağmen rahatlama olmuyorsa</li>
 <li>Çocukta uyku, okul başarısı ve günlük yaşam etkileniyorsa</li>
 <li>Her bahar aynı tablo tekrarlıyorsa</li>
</ul>

<p>Polen alerjisi basit bir burun akıntısından ibaret görülmemeli. Doğru tanı ve uygun tedaviyle hem bahar ayları daha konforlu geçirilebilir hem de astım gibi alt solunum yolu sorunları açısından riskli hastalar daha erken fark edilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hapsirik-goz-kasintisi-burun-akintisi-pole-alerjisi-alarmi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 22:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8262.jpeg" type="image/jpeg" length="13044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Durmuş Ekiz Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-universitesi-ogretim-uyesi-prof-dr-durmus-ekiz-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzon-universitesi-ogretim-uyesi-prof-dr-durmus-ekiz-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Üniversitesi, Fatih Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Durmuş Ekiz’in vefat ettiğini duyurdu. Üniversite camiasını üzen haberin ardından Trabzon Üniversitesi Rektörlüğü taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. Durmuş Ekiz hayatını kaybetti. Acı haber, Trabzon Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yayımlanan taziye mesajıyla kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p>Üniversiteden yapılan açıklamada, Prof. Dr. Ekiz’in Fatih Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi olduğu belirtilerek ailesine, yakınlarına ve üniversite camiasına başsağlığı dileğinde bulunuldu.</p>

<p>Trabzon Üniversitesi’nden taziye mesajı</p>

<p>Trabzon Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yayımlanan mesajda şu ifadeler yer aldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Üniversitemiz Fatih Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Durmuş Ekiz vefat etmiştir. Merhuma Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret; kederli ailesine, yakınlarına ve üniversite camiamıza başsağlığı ve sabırlar dileriz.”</p>

<p>Eğitim camiasını üzen vefat</p>

<p>Prof. Dr. Durmuş Ekiz’in vefatı, Trabzon Üniversitesi başta olmak üzere eğitim camiasında üzüntüyle karşılandı. Akademik çalışmaları ve üniversite bünyesindeki göreviyle tanınan Ekiz için yayımlanan taziye mesajında, merhum akademisyenin ailesi ve yakınlarına sabır temennisinde bulunuldu.</p>

<p>Prof. Dr. Durmuş Ekiz kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. Durmuş Ekiz, Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyordu. Eğitim bilimleri alanındaki akademik kimliğiyle bilinen Ekiz’in vefatı sonrası üniversite tarafından resmi taziye mesajı yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-universitesi-ogretim-uyesi-prof-dr-durmus-ekiz-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8258.jpeg" type="image/jpeg" length="26089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresunlu Yaylacılardan Mera Tepkisi: Gümüşhane’deki Uygulama Krize Dönüştü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/giresunlu-yaylacilardan-mera-tepkisi-gumushanedeki-uygulama-krize-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/giresunlu-yaylacilardan-mera-tepkisi-gumushanedeki-uygulama-krize-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane Valiliği’nin 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında yayımladığı yeni genelge ve mera kiralama süreci, Giresunlu yaylacılar arasında tepkiye yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hayvan başına belirlenen ücretler ve bazı yaylalarla ilgili giriş kısıtlaması iddiaları, bölgede yeni bir yayla gerilimini gündeme taşıdı.</p>

<p>Giresunlu yaylacılar neden tepki gösteriyor?</p>

<p>Karadeniz’de yüzyıllardır sürdürülen yaylacılık geleneği, bu yıl Giresun ile Gümüşhane hattında idari düzenlemeler nedeniyle tartışmalı bir sürece girdi. Gümüşhane Valiliği tarafından yayımlanan 2026/02 sayılı “Mera ve Yaylak Genel Emri”, özellikle Giresun’un sahil ilçelerinden Gümüşhane sınırları içindeki yaylalara göç eden hayvancıları yakından ilgilendiriyor.</p>

<p>Düzenleme kapsamında, Gümüşhane sınırlarındaki mera ve yaylaklardan yararlanmak isteyen dış il nüfusuna kayıtlı yetiştiriciler için hayvan başına ücret uygulanacağı belirtildi. Buna göre küçükbaş hayvan için 65 TL, büyükbaş hayvan için ise 650 TL ücret belirlendiği aktarıldı. Kurallara aykırı ya da izinsiz kullanım halinde ise ceza uygulanacağı ifade edildi.</p>

<p>Kürtün’de 131 mera ve yayla kiralama sürecine alındı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gümüşhane İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 8 Nisan’da yayımladığı ilanla, Kürtün ilçesi sınırlarında bulunan 131 mera ve yayla alanının mevsimlik kiralama ihalesine çıkarıldığı bildirildi. Özellikle Tirebolu ve Eynesil nüfusuna kayıtlı yaylacıların yoğun olarak kullandığı bazı alanlarda kiralama bedellerinin yükselmesi, üreticilerin maliyet endişesini artırdı.</p>

<p>Haberde, Kürtün Söğüteli köyü sınırındaki Alistire Yaylası’nın 305 bin TL bedelle ihale edildiği bilgisi de yer aldı. Yaylacılar, artan maliyetlerin küçük ve orta ölçekli hayvancılığı zorlayabileceğini savunuyor.</p>

<p>“Yaylalara giremeyeceğiz” endişesi büyüyor</p>

<p>Krizin en hassas başlıklarından biri ise ihaleye çıkarılmadığı belirtilen mera ve otlaklarla ilgili yaşanıyor. Giresunlu bazı yaylacıların, ilgili kurumlarla yaptıkları görüşmelerde sert yanıtlar aldıklarını iddia ettiği bildirildi. Haberde, yaylacılara “Gelirseniz bedelini ödersiniz” şeklinde cevap verildiği öne sürüldü.</p>

<p>Bu iddia, bölgede tansiyonu yükseltirken, yaylacılar yıllardır kullandıkları ata yaylalarına bu yıl çıkamama ihtimalinden kaygı duyuyor. Özellikle hayvancılıkla geçimini sağlayan aileler, sürecin yalnızca idari bir karar değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal sonuçları olan bir mesele olduğunu dile getiriyor.</p>

<p>Giresun siyasetine çağrı</p>

<p>Giresunlu hayvancılar, yaşanan sorunun iki komşu il arasında kalıcı bir gerilime dönüşmeden çözülmesini istiyor. Bölge halkı, Giresun milletvekilleri, yerel yöneticiler ve mülki idarenin devreye girerek hem yaylacılık geleneğini hem de hayvancılık üretimini koruyacak bir ara formül bulunmasını bekliyor.</p>

<p>Yaylacılara göre mesele yalnızca mera bedeli değil; yıllardır süren göç yollarının, ortak kullanım alışkanlıklarının ve Karadeniz yayla kültürünün geleceği. Bu nedenle çözümün, cezai dil yerine kurumlar arası diyalog ve üreticiyi merkeze alan bir yaklaşımla aranması gerektiği vurgulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/giresunlu-yaylacilardan-mera-tepkisi-gumushanedeki-uygulama-krize-donustu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8253.jpeg" type="image/jpeg" length="61192"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Merkezli 4 İlde Organize Suç Operasyonu: 21 Şüpheli Gözaltına Alındı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-merkezli-4-ilde-organize-suc-operasyonu-21-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzon-merkezli-4-ilde-organize-suc-operasyonu-21-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon merkezli 4 ilde düzenlenen organize suç örgütü operasyonunda 21 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin 2020-2026 yılları arasında çok sayıda suça karıştığı iddia edildi.</p>

<p>Trabzon’da organize suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dikkat çeken bir operasyon düzenlendi. Trabzon merkezli olarak Ankara, Gümüşhane ve Samsun’u da kapsayan operasyonda toplam 21 şüpheli yakalandı.</p>

<p>Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan değerlendirmeler doğrultusunda başlatılan soruşturmanın, “suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma”, “yağma”, “ihaleye fesat karıştırma”, “silahla kasten yaralama”, “silahla tehdit”, “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali” ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet iddiaları üzerine yürütüldüğü öğrenildi.</p>

<p>2020-2026 Arasındaki 20 Ayrı Olay İncelendi</p>

<p>Soruşturma kapsamında Trabzon Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından geniş çaplı çalışma yapıldı.</p>

<p>Yürütülen çalışmalarda, şüphelilerin 2020 ile 2026 yılları arasında örgütlü hareket ettikleri, bazı olayların örgüt hiyerarşisi ve talimat ilişkisi içinde gerçekleştirildiği değerlendirildi.</p>

<p>Dosyada yer alan tespitlere göre şüphelilerin; silahlı örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, örgüte yardım etme, yağma, ihaleye fesat karıştırma, silahla yaralama, silahla tehdit ve iş hürriyetinin ihlali gibi suçlamalarla ilişkilendirilen 20 ayrı olay kapsamında incelendiği belirtildi.</p>

<p>Operasyon 4 İlde Eş Zamanlı Yapıldı</p>

<p>Şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyon Trabzon merkezli olarak 4 ilde gerçekleştirildi.</p>

<p>Operasyonda Trabzon’da 18 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden 1’inin ceza infaz kurumunda bulunduğu bildirildi. Ankara, Gümüşhane ve Samsun’da ise birer şüpheli yakalandı.</p>

<p>Böylece operasyon kapsamında gözaltına alınan şüpheli sayısı 21’e yükseldi.</p>

<p>Emniyetteki İşlemler Sürüyor</p>

<p>Gözaltına alınan şüphelilerin Trabzon Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Soruşturma dosyasında adı geçen kişilere yönelik adli sürecin, emniyetteki işlemlerin tamamlanmasının ardından savcılık aşamasıyla devam etmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, dosyaya ilişkin soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü belirtirken, şüpheliler hakkındaki kesin kararın yargı süreci sonunda ortaya çıkacağı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzon-merkezli-4-ilde-organize-suc-operasyonu-21-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8252.jpeg" type="image/jpeg" length="16297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oktay Çubuk’tan Korkutan Haber: Ünlü Oyuncu Yoğun Bakımda Tedavi Altına Alındı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/oktay-cubuktan-korkutan-haber-unlu-oyuncu-yogun-bakimda-tedavi-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/oktay-cubuktan-korkutan-haber-unlu-oyuncu-yogun-bakimda-tedavi-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç oyuncu Oktay Çubuk’un yurt dışı tatili sırasında rahatsızlandığı ve hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lizbon’da fenalaşan Çubuk’un yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü belirtilirken, “Oktay Çubuk’un sağlık durumu nasıl?” sorusu sosyal medyada gündem oldu.</p>

<p>Ünlü oyuncu Oktay Çubuk hakkında sevenlerini endişelendiren bir gelişme yaşandı. Son yıllarda rol aldığı dizilerle geniş bir izleyici kitlesine ulaşan genç oyuncunun, yurt dışında geçirdiği rahatsızlık sonrası hastaneye kaldırıldığı bildirildi.</p>

<p>Gazeteci Birsen Altuntaş’ın aktardığı bilgilere göre Oktay Çubuk, annesi Nilhan Çetinyamaç Çubuk’a eşlik etmek üzere gittiği Portekiz’in başkenti Lizbon’da aniden fenalaştı. Genç oyuncuya yapılan ilk müdahalenin ardından kalbinin yeniden çalıştırıldığı ve hayati riskin kontrol altına alındığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oktay Çubuk’un Sağlık Durumu Nasıl?</p>

<p>Merak edilen başlıkların başında “Oktay Çubuk’un sağlık durumu nasıl?” sorusu geliyor. Gelen bilgilere göre oyuncunun tedavisi yoğun bakımda devam ediyor. Hastanede detaylı tetkiklerin sürdüğü, olayın ardından sağlık ekibinin oyuncuyu yakın takip altına aldığı belirtildi.</p>

<p>Çubuk’un daha önce bilinen bir kalp rahatsızlığı bulunmadığı da aktarılan bilgiler arasında yer aldı. Bu nedenle yaşanan ani tablo, hem ailesi hem de hayranları arasında büyük endişeye neden oldu.</p>

<p>Oktay Çubuk Neden Hastaneye Kaldırıldı?</p>

<p>Habere göre Oktay Çubuk, Lizbon’da bulunduğu sırada aniden rahatsızlandı. İlk bilgilere göre oyuncunun kalbinin kısa süreliğine durduğu, yapılan acil müdahale sonrası yeniden çalıştırıldığı bildirildi.</p>

<p>Ancak oyuncunun rahatsızlığına neyin yol açtığına ilişkin kesin bir açıklama henüz paylaşılmadı. Bu nedenle Oktay Çubuk neden hastaneye kaldırıldı, kalp rahatsızlığı mı geçirdi, son durumu ne? soruları gündemdeki yerini koruyor.</p>

<p>Sosyal Medyada Gündem Oldu</p>

<p>Oktay Çubuk’un yoğun bakıma alındığı haberinin ardından sosyal medyada çok sayıda kullanıcı genç oyuncu için geçmiş olsun mesajları paylaştı. Özellikle son dönemde rol aldığı yapımlarla dikkat çeken Çubuk’un sağlık durumuna ilişkin yapılacak yeni açıklamalar bekleniyor.</p>

<p>Oktay Çubuk Kimdir?</p>

<p>Oktay Çubuk, genç kuşak oyuncular arasında dikkat çeken isimlerden biri. Televizyon izleyicisi onu özellikle Cennet’in Gözyaşları dizisiyle tanıdı. Daha sonra Zalim İstanbul, Aşk Ağlatır, Ah Nerede, Adım Farah ve Sürgünler gibi yapımlarda rol aldı.</p>

<p>Kariyerinde yükseliş döneminde olan oyuncunun sağlık durumuna ilişkin gelişmeler, hem magazin hem de televizyon dünyasında yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/oktay-cubuktan-korkutan-haber-unlu-oyuncu-yogun-bakimda-tedavi-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8235.jpeg" type="image/jpeg" length="17570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belediye Şirket İşçileri İçin Kritik Kadro Beklentisi: 4D Kamu İşçisi Formülü Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/belediye-sirket-iscileri-icin-kritik-kadro-beklentisi-4d-kamu-iscisi-formulu-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/belediye-sirket-iscileri-icin-kritik-kadro-beklentisi-4d-kamu-iscisi-formulu-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belediye şirket işçilerine kadro düzenlemesi yeniden çalışma hayatının en çok merak edilen başlıklarından biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yerel yönetimlerde şirket personeli olarak çalışan binlerce işçi, uzun süredir beklediği kadro adımı için Ankara’dan gelecek açıklamaya kilitlenirken, düzenlemenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeminde olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Belediye şirket işçileri için kadro beklentisi yeniden güç kazandı. Kamuda taşeron sisteminin sona erdirilmesi sürecinin ardından belediye şirketlerinde istihdam edilen işçiler, yıllardır “gerçek kadro” talebini dile getiriyor.</p>

<p>Çalışanlar, kamu hizmeti verdiklerini ancak statü bakımından doğrudan kadrolu personelle aynı haklara sahip olmadıklarını belirtiyor. Bu nedenle belediye şirket işçilerine kadro gelecek mi, belediye şirket işçileri 4D kadroya alınacak mı, taşeron işçiye kadro düzenlemesi ne zaman çıkacak ve belediye şirket personeli 4D kamu işçisi olacak mı soruları yeniden yoğun biçimde araştırılıyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gündeminde</p>

<p>Ankara’da çalışma hayatına ilişkin başlıklar arasında belediye şirket işçilerinin kadro talebinin de bulunduğu ifade ediliyor. Düzenlemenin, sosyal politika ve kamu personel rejimi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gündemindeki dosyalardan biri olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Henüz resmi bir takvim açıklanmadı. Ancak belediye şirket işçilerinin 4D kamu işçisi kadrosu beklentisinin hükümetin önümüzdeki dönem değerlendireceği başlıklar arasında yer alması, çalışanlar cephesinde yeni bir umut oluşturdu.</p>

<p>Belediye Şirket İşçileri Ne Talep Ediyor?</p>

<p>Belediye şirket işçilerinin temel talebi, mevcut şirket statüsünden çıkarılarak doğrudan 4D kamu işçisi statüsüne geçirilmek. İşçiler, aynı kurumda aynı işi yapan personel arasında ücret, sosyal hak, toplu sözleşme, tayin, görev tanımı ve iş güvencesi bakımından farklılıklar bulunduğunu savunuyor.</p>

<p>Bu nedenle “belediye şirket işçilerine kadro”, “taşeron işçiye kadro son dakika”, “belediye şirket personeli 4D kadro”, “696 KHK kadro dışı kalanlar” ve “Cumhurbaşkanı Erdoğan kadro açıklaması” aramaları yeniden yükselişe geçti.</p>

<p>696 KHK Sonrası Beklenti Bitmedi</p>

<p>696 sayılı KHK ile kamuda taşeron işçilerin önemli bir bölümü kadroya geçirilmişti. Ancak belediyelerde çalışan işçiler doğrudan kamu işçisi kadrosu yerine belediye şirketleri üzerinden istihdam edilmeye devam etti.</p>

<p>Bu durum, yıllardır süren yeni bir beklentiyi beraberinde getirdi. Belediye şirket personeli, kamuda fiilen görev yaptığını ve bu nedenle doğrudan 4D sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Kadro Düzenlemesi Nasıl Olabilir?</p>

<p>Belediye şirket işçileri için gündemdeki en güçlü beklenti, çalışanların 4D kamu işçisi statüsüne geçirilmesi yönünde. Bu modelde belediye şirketlerinde görev yapan işçiler, mevcut şirket personeli statüsünden çıkarılarak doğrudan kamu işçisi kadrosuna alınabilir.</p>

<p>Olası düzenlemede belediye şirket işçilerinin 4D sürekli işçi kadrosuna geçişi; hizmet süresi, mevcut görev durumu, çalıştığı kurum ve istihdam şartları dikkate alınarak şekillendirilebilir. Böyle bir adım, işçilerin ücret, sosyal hak, toplu sözleşme, iş güvencesi ve çalışma statüsü bakımından daha net bir zemine kavuşmasını sağlayabilir.</p>

<p>Çalışanların beklentisi ise açık: Belediye şirket personeli olarak değil, doğrudan 4D kamu işçisi olarak istihdam edilmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözler Ankara’dan Gelecek Açıklamada</p>

<p>Belediye şirket işçileri, kadro konusunda yeni bir düzenleme yapılmasını bekliyor. Özellikle ekonomik koşullar, sosyal haklar, ücret farklılıkları ve iş güvencesi talepleri nedeniyle bu başlık, çalışma hayatının en yakından izlenen dosyalarından biri hâline geldi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeminde olduğu belirtilen kadro dosyasında atılacak olası adım, belediye şirket işçileri için yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.</p>

<p>Belediye Şirket İşçilerine Kadroda Son Durum Ne?</p>

<p>Şu an için belediye şirket işçilerine 4D kamu işçisi kadrosu verilmesine ilişkin resmi bir yasa teklifi ya da kesin takvim açıklanmış değil. Ancak beklentinin yeniden güçlenmesi, konunun Ankara’da takip edilen başlıklar arasında yer aldığını gösteriyor.</p>

<p>Süreçte en çok merak edilen başlık ise değişmiyor: Belediye şirket işçilerine kadro gelecek mi, belediye şirket personeli 4D kamu işçisi olacak mı?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/belediye-sirket-iscileri-icin-kritik-kadro-beklentisi-4d-kamu-iscisi-formulu-gundemde</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8234.jpeg" type="image/jpeg" length="45402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vatandaşlık Maaşı İçin Geri Sayım: Kimler Yararlanacak, Başvuru Ne Zaman Başlayacak?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/vatandaslik-maasi-icin-geri-sayim-kimler-yararlanacak-basvuru-ne-zaman-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/vatandaslik-maasi-icin-geri-sayim-kimler-yararlanacak-basvuru-ne-zaman-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın açıklamalarıyla kamuoyunda “vatandaşlık maaşı” olarak bilinen Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dar gelirli ailelere yönelik yeni destek modelinde pilot uygulamanın başladığı, başvuru şartları ve ödeme takviminin ise mevzuat çalışmalarının ardından netleşeceği belirtildi.</p>

<p>Türkiye’de sosyal yardımların kapsamını değiştirmesi beklenen Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi için süreç hız kazandı. Kamuoyunda sıkça “vatandaşlık maaşı” adıyla araştırılan yeni model, özellikle “vatandaşlık maaşı kimlere verilecek”, “vatandaşlık maaşı başvurusu ne zaman başlayacak”, “gelir tamamlayıcı aile destek sistemi nedir” ve “dar gelirli aile desteği nasıl alınır” sorularını yeniden öne çıkardı.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın açıklamalarına göre sistemde pilot çalışmalar 2026 itibarıyla başladı. Yeni sosyal yardım modelinin, mevzuat altyapısının tamamlanmasının ardından 2027 yılında Türkiye genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>Vatandaşlık maaşı nedir?</p>

<p>Vatandaşlık maaşı olarak bilinen Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi, hane gelirinin belirli bir eşik seviyenin altında kalması durumunda devlet desteğiyle bu farkın tamamlanmasını amaçlayan yeni nesil bir sosyal yardım modeli olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Sistem, yalnızca düzenli para yardımı yapılması üzerine kurulmayacak. Ailenin toplam geliri, çocuk sayısı, engelli birey bulunup bulunmadığı, yaşlılık durumu ve çalışabilir bireylerin istihdam imkânları birlikte değerlendirilecek.</p>

<p>Bu nedenle yeni model, klasik sosyal yardım anlayışından farklı olarak “hane bazlı gelir testi”, “aile destek ödemesi”, “gelir tamamlayıcı destek” ve “istihdam odaklı sosyal yardım” başlıklarını aynı çatı altında toplayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlık maaşı kimlere verilecek?</p>

<p>Vatandaşlık maaşından, hane geliri belirlenen refah sınırının veya gelir eşiğinin altında kalan dar gelirli vatandaşların yararlanması bekleniyor. Değerlendirme bireysel gelir üzerinden değil, aile ve hane yapısı dikkate alınarak yapılacak.</p>

<p>Bu kapsamda özellikle düşük gelirli aileler, çocuklu haneler, engelli veya yaşlı birey bulunan aileler ve sosyal yardıma ihtiyaç duyan vatandaşlar sistemin öncelikli hedef kitlesi içinde yer alacak.</p>

<p>Ancak “vatandaşlık maaşı şartları nelerdir”, “vatandaşlık maaşı ne kadar olacak” ve “kimler başvuru yapabilecek” sorularının kesin yanıtı, yönetmelik ve başvuru kılavuzu yayımlandıktan sonra netleşecek.</p>

<p>Vatandaşlık maaşı başvurusu nasıl yapılacak?</p>

<p>Vatandaşlık maaşı başvurusu için henüz resmi başvuru ekranı açılmış değil. Başvuruların, mevcut sosyal yardım mekanizmalarına benzer şekilde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ve e-Devlet üzerinden alınması bekleniyor.</p>

<p>Mevzuat tamamlandıktan sonra vatandaşların en çok merak ettiği “vatandaşlık maaşı e-Devlet başvuru ekranı açıldı mı”, “Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi başvurusu nereden yapılır” ve “Aile destek ödemesi ile vatandaşlık maaşı aynı mı” sorularının da yanıt bulması bekleniyor.</p>

<p>Başvuru takvimi belli oldu mu?</p>

<p>Vatandaşlık maaşı başvuru tarihi için henüz kesin bir takvim açıklanmadı. Bakan Göktaş’ın verdiği bilgilere göre pilot uygulama 2026’da başladı. Sistemin hukuki altyapısı ve yönetmeliği üzerinde çalışmaların sürdüğü, genel uygulamanın ise 2027 yılında Türkiye geneline yaygınlaştırılmasının hedeflendiği bildirildi.</p>

<p>Bu nedenle başvuru tarihleri, pilot iller, ödeme miktarı, gelir sınırı ve başvuru şartları için resmi açıklamaların takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Sistem nasıl işleyecek?</p>

<p>Yeni sistemde ailenin ekonomik durumu yalnızca maaş ya da gelir beyanı üzerinden değerlendirilmeyecek. Hane içindeki kişi sayısı, çocuk sayısı, bağımlı bireyler, engelli veya yaşlı fertler, çalışabilir durumdaki yetişkinler ve mevcut sosyal destekler birlikte incelenecek.</p>

<p>Gelir belirlenen sınırın altında kalıyorsa, aradaki farkın sosyal destek ödemesiyle tamamlanması planlanıyor. Çalışabilir durumdaki vatandaşların ise İŞKUR ve ilgili kurumlar aracılığıyla uygun iş imkânlarına yönlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bu yönüyle vatandaşlık maaşı modeli, sadece nakdi yardım değil; gelir desteği, sosyal yardım, istihdam ve aile refahını birlikte ele alan hibrit bir sistem olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Vatandaşlık maaşı ne kadar olacak?</p>

<p>Vatandaşlık maaşı ödeme tutarı henüz açıklanmadı. Ödenecek miktarın sabit bir rakam yerine hane geliri ile belirlenecek eşik arasındaki farka göre hesaplanması bekleniyor.</p>

<p>Bu nedenle her aileye aynı tutarda ödeme yapılması yerine, hanenin ihtiyacına göre değişen bir destek modeli üzerinde duruluyor. Böylece sistemin, gerçekten ihtiyaç sahibi aileleri önceleyen daha hedefli bir sosyal yardım uygulaması olması amaçlanıyor.</p>

<p>Aile destek ödemesi ile vatandaşlık maaşı aynı mı?</p>

<p>Vatandaşlık maaşı, mevcut aile destek ödemelerinden farklı ve daha kapsamlı bir model olarak değerlendiriliyor. Aile destek ödemeleri belirli dönemlerde uygulanan sosyal yardım programları arasında yer alırken, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi’nin hane gelirini düzenli biçimde izleyen, destek miktarını aile yapısına göre belirleyen ve istihdam bağlantısı kuran daha geniş bir sisteme dönüşmesi bekleniyor.</p>

<p>Ancak mevcut desteklerin yeni sistemle nasıl ilişkilendirileceği, aynı anda ödeme alınıp alınamayacağı ve önceki sosyal yardımların devam edip etmeyeceği resmi yönetmelik sonrasında netleşecek.</p>

<p>Gözler resmi başvuru kılavuzunda</p>

<p>Vatandaşlık maaşı olarak bilinen yeni destek sistemi, dar gelirli aileler için sosyal yardım alanında önemli bir dönüşüm başlığı olarak görülüyor. Ancak başvuru şartları, gelir sınırı, ödeme miktarı ve başvuru ekranı henüz kesinleşmedi.</p>

<p>Pilot uygulamanın ardından yayımlanacak mevzuat ve resmi kılavuzla birlikte “vatandaşlık maaşı başvurusu nasıl yapılır”, “kimler vatandaşlık maaşı alabilir”, “e-Devlet başvuru ekranı açıldı mı” ve “ödemeler ne zaman başlayacak” sorularının netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/vatandaslik-maasi-icin-geri-sayim-kimler-yararlanacak-basvuru-ne-zaman-baslayacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8233.jpeg" type="image/jpeg" length="49108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Çağatay Çalkoğlu hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-cagatay-calkoglu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-cagatay-calkoglu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da sağlık camiasını üzen vefat: Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Çağatay Çalkoğlu’nun hayatını kaybettiği açıklandı. Çalkoğlu’nun vefatı, meslektaşları ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa’da uzun yıllar sağlık alanında önemli çalışmalara imza atan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Çağatay Çalkoğlu’nun vefatı sağlık camiasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Bursa Tabip Odası tarafından yapılan duyuruda, Prof. Dr. Çağatay Çalkoğlu’nun hayatını kaybettiği bildirildi. Akademik ve mesleki çalışmalarıyla tanınan Çalkoğlu’nun vefatı, Bursa’da hekimler, sağlık çalışanları ve hastaları tarafından derin bir üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Prof. Dr. Çağatay Çalkoğlu kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. Çağatay Çalkoğlu, Beyin ve Sinir Cerrahisi alanında görev yapan, mesleki birikimi ve akademik çalışmalarıyla tanınan bir isimdi. Uzun yıllar boyunca sağlık hizmetleri içinde yer alan Çalkoğlu, nöroşirürji alanındaki çalışmalarıyla Bursa sağlık camiasında bilinen hekimler arasında yer alıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meslek hayatı boyunca hem hasta tedavisi hem de akademik katkılarıyla anılan Prof. Dr. Çalkoğlu’nun vefatı, tıp dünyasında önemli bir kayıp olarak değerlendirildi.</p>

<p>Cenazesi Mersin’de defnedilecek</p>

<p>Prof. Dr. Çağatay Çalkoğlu’nun cenazesinin 29 Nisan 2026 Çarşamba günü Mersin’de defnedileceği öğrenildi.</p>

<p>Merhum için Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Yeniçiftlik Köyü Camii’nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılınacak. Cenaze namazının ardından Prof. Dr. Çalkoğlu’nun naaşı, Silifke Yeniçiftlik Köyü Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>Bursa sağlık camiasında derin üzüntü</p>

<p>Prof. Dr. Çağatay Çalkoğlu’nun vefatı, özellikle Bursa’da sağlık alanında görev yapan meslektaşları arasında büyük üzüntü yarattı. Çalkoğlu’nun, yıllar içinde hem hekimlik hizmetleri hem de akademik yönüyle sağlık camiasında saygın bir yer edindiği ifade edildi.</p>

<p>Tıbbiye Bülteni ailesi olarak Prof. Dr. Çağatay Çalkoğlu’na Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve sağlık camiasına başsağlığı dileriz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-cagatay-calkoglu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8228.jpeg" type="image/jpeg" length="51575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UAE Quits OPEC and OPEC+ in Major Shake-Up for Global Oil Markets]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/uae-quits-opec-and-opec-in-major-shake-up-for-global-oil-markets</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/uae-quits-opec-and-opec-in-major-shake-up-for-global-oil-markets" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[The United Arab Emirates has announced that it will leave OPEC and OPEC+, a move that could reshape the balance of power inside the global oil market at a time of heightened regional tension and energy uncertainty.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>The United Arab Emirates has decided to withdraw from OPEC and OPEC+, saying the move is driven by its “national interests” and long-term economic strategy. The decision is set to take effect on May 1, 2026.</p>

<p>The announcement marks one of the most significant blows to the oil-producing alliance in recent years. The UAE has been part of OPEC through Abu Dhabi since 1967 and as an independent state since 1971, making its exit a symbolic and strategic rupture inside the group.</p>

<p>Why did the UAE leave OPEC?</p>

<p>According to the statement carried by state media, Abu Dhabi framed the decision as part of its “long-term strategic and economic vision” and its changing energy profile. UAE Energy Minister Suhail Mohamed al-Mazrouei said the decision followed a careful review of the country’s present and future production policies.</p>

<p>The minister also said the UAE did not consult any other country before taking the decision, underlining that the move was a national policy choice rather than a negotiated split.</p>

<p>A blow to OPEC’s unity</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>The UAE’s departure could weaken OPEC’s ability to present a united front on production policy, especially at a time when oil markets are already under pressure. The group has often faced internal disagreements over quotas, pricing strategy and geopolitical priorities, but the loss of a major Gulf producer adds a sharper edge to those tensions.</p>

<p>The timing is especially sensitive. Gulf oil exports are facing disruption risks around the Strait of Hormuz, a vital maritime route between Iran and Oman through which a major share of global crude oil and liquefied natural gas normally passes.</p>

<p>What does this mean for oil markets?</p>

<p>Energy analysts say the UAE’s exit removes an important production player from OPEC’s coordinated strategy. Rystad Energy noted that the UAE has about 4.8 million barrels per day of production capacity and ambitions to raise output further.</p>

<p>That matters because OPEC and OPEC+ rely on coordinated production limits to influence prices. If the UAE now pursues a more independent output policy, it could complicate efforts by Saudi Arabia and other producers to manage supply and stabilize prices.</p>

<p>Saudi Arabia may face more pressure</p>

<p>The decision also places greater responsibility on Saudi Arabia, OPEC’s most influential member. With the UAE stepping away from the quota system, Riyadh may have to carry more of the burden in future efforts to balance supply, demand and price expectations.</p>

<p>The move comes as competition between Saudi Arabia and the UAE has become more visible in economic policy and regional influence. Their interests have overlapped for years, but they have also diverged on issues ranging from energy strategy to regional security.</p>

<p>A new era for the UAE’s energy policy</p>

<p>For the UAE, the decision signals a broader shift: Abu Dhabi appears to be prioritizing national production flexibility over collective oil-market discipline.</p>

<p>The country has invested heavily in expanding its energy capacity while also presenting itself as a diversified economy with ambitions beyond traditional oil dependence. Leaving OPEC could give the UAE more room to shape its production strategy according to its own economic timetable.</p>

<p>For global markets, however, the message is less tidy. One of OPEC’s most important members is walking away, and the oil cartel now faces the difficult task of preserving influence in a market already shaken by war, shipping risks and changing demand expectations.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/uae-quits-opec-and-opec-in-major-shake-up-for-global-oil-markets</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7596.jpeg" type="image/jpeg" length="26388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kırkikindi yağışları geri dönüyor: Öğleden sonra bastıran sağanaklara dikkat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kirkikindi-yagislari-geri-donuyor-ogleden-sonra-bastiran-saganaklara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kirkikindi-yagislari-geri-donuyor-ogleden-sonra-bastiran-saganaklara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de ilkbahar sonu ve yaz başında sık görülen kırkikindi yağışları, özellikle öğleden sonra aniden bastıran sağanaklarla gündeme geliyor. Kısa sürede etkili olabilen bu yağışlar, bazı bölgelerde gök gürültüsü, yıldırım, dolu ve ani su baskını riskini artırabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte “kırkikindi yağışları nedir, ne zaman görülür, hangi bölgelerde etkili olur?” soruları yeniden merak edilmeye başlandı. Halk arasında uzun yıllardır kullanılan kırkikindi ifadesi, özellikle Anadolu’da ilkbaharın sonları ile yaz başlarında görülen yerel ve kısa süreli sağanakları anlatıyor.</p>

<p>Meteorolojik açıdan bu yağışlar, konvektif yani yükselim yağışları olarak biliniyor. Gündüz saatlerinde güneşle ısınan yer yüzeyi, havanın yükselmesine neden oluyor. Yükselen hava soğudukça içindeki nem yoğunlaşıyor ve dikey gelişimli bulutlar oluşuyor. Bu süreç, öğleden sonra ani sağanaklara zemin hazırlıyor.</p>

<p>Kırkikindi yağışları nedir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırkikindi yağışları, genellikle öğleden sonra ve ikindi saatlerinde görülen, kısa süreli ancak yer yer kuvvetli olabilen sağanak yağışlardır. Halk arasında “kırk gün boyunca ikindi vakti yağan yağmur” anlamında kullanılsa da bu yağışların tam olarak 40 gün sürdüğüne dair bilimsel bir zorunluluk yoktur.</p>

<p>Bu nedenle kırkikindi, takvimde sabit bir dönemden çok, mevsim geçişlerinde ortaya çıkan yerel sağanak karakterini anlatan bir ifadedir. Özellikle nisan sonu, mayıs ve haziran döneminde daha sık gündeme gelir.</p>

<p>Neden öğleden sonra etkili oluyor?</p>

<p>Kırkikindi yağışlarının öğleden sonra görülmesinin temel nedeni, gün içindeki ısınmadır. Sabah saatlerinden itibaren ısınan kara yüzeyi, havayı yukarı doğru taşır. Bu yükselme sırasında hava soğur, nem yoğunlaşır ve sağanak yağışa dönüşebilecek bulutlar gelişir.</p>

<p>Bu yüzden sabah açık ve güneşli başlayan hava, öğleden sonra bir anda kararabilir. Kısa süre içinde kuvvetli yağmur, şimşek, gök gürültüsü ve bazı bölgelerde dolu görülebilir.</p>

<p>En çok hangi bölgelerde görülür?</p>

<p>Kırkikindi yağışları en çok İç Anadolu, Doğu Anadolu’nun iç kesimleri, yüksek platolar ve karasal iklimin etkili olduğu bölgelerde görülür. Ankara, Konya, Kayseri, Sivas, Erzurum, Yozgat, Kırşehir ve çevresi bu yağış tipinin daha sık gözlendiği alanlar arasında yer alır.</p>

<p>Bu yağışlar çoğu zaman geniş bir bölgeyi aynı anda etkilemez. Bir ilçede kuvvetli sağanak yaşanırken, birkaç kilometre ötede hava açık kalabilir. Bu yönüyle kırkikindi yağışları, yaz sağanaklarının en “yerel” yüzlerinden biridir.</p>

<p>Dolu ve sel riski var mı?</p>

<p>Kırkikindi yağışları genellikle kısa sürer; ancak bazı durumlarda kısa sürede yüksek miktarda yağış bırakabilir. Bu nedenle özellikle dere yatakları, alt geçitler, eğimli yollar ve şehir içi su birikintilerinde ani su baskını riski oluşabilir.</p>

<p>Dikey gelişimli bulutların güçlenmesi halinde dolu, yıldırım ve ani rüzgâr da görülebilir. Bu nedenle öğleden sonra yapılacak açık hava etkinliklerinde hava durumu uyarılarının takip edilmesi önem taşır.</p>

<p>Kırkikindi yağışlarında nelere dikkat edilmeli?</p>

<p>Ani sağanak sırasında ağaç altı, direk çevresi ve açık alanlarda beklemek riskli olabilir. Araç kullananların su birikintilerine hızla girmemesi, görüş mesafesinin düştüğü anlarda takip mesafesini artırması gerekir.</p>

<p>Tarım alanlarında ise dolu ve ani sağanak, özellikle meyve, sebze ve tahıl üretimi açısından zarar oluşturabilir. Bu nedenle çiftçilerin yerel meteorolojik uyarıları yakından izlemesi büyük önem taşır.</p>

<p>Kırkikindi yağışları ne zaman biter?</p>

<p>Kırkikindi yağışlarının başlangıç ve bitiş tarihi her yıl aynı değildir. Hava sıcaklığı, nem oranı, basınç sistemleri ve bölgesel atmosfer koşulları yağışların süresini belirler. Genellikle ilkbahar sonu ve yaz başında etkili olur; yaz sıcaklarının kalıcı hâle gelmesiyle birlikte sıklığı azalabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kirkikindi-yagislari-geri-donuyor-ogleden-sonra-bastiran-saganaklara-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8116.jpeg" type="image/jpeg" length="98043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kerkük’te Türkmen Vali Dönemi: Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa Göreve Başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kerkukte-turkmen-vali-donemi-irak-turkmen-cephesi-baskani-muhammed-seman-aga-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kerkukte-turkmen-vali-donemi-irak-turkmen-cephesi-baskani-muhammed-seman-aga-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kerkük’te Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa’nın vali seçilmesi, Irak siyasetinde ve Türkmen kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Türkiye, gelişmeyi “tarihi” olarak nitelendirirken, Kerkük’te yeni dönemin dengeleri yakından izleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kerkük’te uzun süredir beklenen siyasi değişim gerçekleşti. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa, Kerkük Valisi olarak seçildi ve mazbatasını alarak resmen görevine başladı. Kerkük Vilayet Meclisi’nde yapılan oturumda eski Vali Rebvar Taha’nın istifasının kabul edilmesinin ardından yeni vali olarak Ağa’nın seçildiği bildirildi.</p>

<p>Bu gelişme, yalnızca bir yerel yönetim değişikliği olarak değil, Kerkük’ün çok kimlikli yapısı, Türkmen temsili ve Irak’taki siyasi dengeler açısından da dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Kerkük’te Türkmen Vali Neden Gündem Oldu?</p>

<p>Kerkük, Irak’ın en hassas şehirlerinden biri olarak biliniyor. Türkmenler, Kürtler ve Arapların bir arada yaşadığı şehir, yıllardır hem idari yapı hem de siyasi temsil tartışmalarının merkezinde yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa’nın valilik görevine gelmesi, özellikle Türkmen kamuoyunda güçlü bir sembolik anlam taşıdı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da açıklamasında, Kerkük’e Türkmen bir valinin seçilmesini “kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi” bakımından önemli ve tarihi bir gelişme olarak değerlendirdi.</p>

<p>Türkiye’den Kerkük Mesajı</p>

<p>Kerkük’te Türkmen valinin göreve başlaması, Türkiye’de de siyasi gündemin başlıklarından biri oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında yaptığı açıklamada Kerkük ve Türkmenler üzerinden dikkat çeken mesajlar verdi. Bahçeli, Türkmenlerin yanında olduklarını vurgularken, Kerkük’ün Türkiye kamuoyundaki tarihî ve duygusal yerini öne çıkardı.</p>

<p>Bu açıklamalar, Kerkük meselesinin yalnızca Irak iç siyasetiyle sınırlı kalmadığını, Türkiye’de de yakından takip edilen bir başlık olduğunu bir kez daha gösterdi.</p>

<p>Yeni Dönemde Gözler Kerkük Yönetiminde</p>

<p>Muhammed Seman Ağa’nın göreve başlamasının ardından Kerkük’te yönetim yapısının nasıl şekilleneceği merak ediliyor. Kentte Türkmen, Kürt ve Arap toplumları arasındaki denge, kamu hizmetlerinin yürütülmesi, yerel idarede temsil ve güvenlik başlıkları yeni dönemin en kritik gündemleri arasında yer alacak.</p>

<p>Uzman değerlendirmelerinde Kerkük’teki değişimin, Irak’ın genel siyasi mimarisini de etkileyebilecek bir gelişme olduğu belirtiliyor. ORSAM analizinde, Irak Türkmen Cephesi liderliğindeki bu sürecin yalnızca yerel bir idari değişiklik değil, Kerkük’te yeni bir güç dengesi arayışının parçası olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“102 Yıl Sonra Türkmen Vali” Tartışması</p>

<p>Gelişme sosyal medyada ve haber başlıklarında “102 yıl sonra Türkmen vali” ifadesiyle de gündeme taşındı. Ancak bu ifade farklı kaynaklarda tartışmalı biçimde ele alınıyor. Bazı değerlendirmelerde bu tanımın tarihsel ve terminolojik açıdan daha dikkatli kullanılması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Bu nedenle haber dilinde, kesin ve tartışmasız bir tarih hükmü yerine, “Kerkük’te Türkmen temsili açısından tarihi bir gelişme” ifadesi daha güvenli ve dengeli bir çerçeve sunuyor.</p>

<p>Kerkük’te Türkmen Temsili Yeni Bir Eşiğe Geldi</p>

<p>Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa’nın Kerkük Valisi olması, Türkmen siyaseti açısından yeni bir eşik olarak görülüyor. Şimdi asıl dikkat, bu gelişmenin şehirde kalıcı istikrar, adil temsil ve toplumsal uzlaşmaya nasıl yansıyacağına çevrilmiş durumda.</p>

<p>Kerkük’te başlayan yeni dönem, yalnızca Türkmenler için değil, Irak’ın çok kimlikli siyasi yapısı açısından da yakından izlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kerkukte-turkmen-vali-donemi-irak-turkmen-cephesi-baskani-muhammed-seman-aga-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8226.webp" type="image/jpeg" length="93509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Acı Günü: Prof. Dr. Salih Çolakoğlu Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cukurova-universitesi-tip-fakultesinin-aci-gunu-prof-dr-salih-colakoglu-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cukurova-universitesi-tip-fakultesinin-aci-gunu-prof-dr-salih-colakoglu-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Salih Çolakoğlu’nun vefatı, tıp camiasında üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezunları Derneği, emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Salih Çolakoğlu için taziye mesajı yayımladı.</p>

<p>Yapılan paylaşımda, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı emekli öğretim üyesi olan Prof. Dr. Çolakoğlu’nun vefatından duyulan derin üzüntü dile getirildi.</p>

<p>Tıp camiasında üzüntü oluşturdu</p>

<p>Uzun yıllar tıp eğitimi ve sağlık hizmetlerine katkı sunan Prof. Dr. Salih Çolakoğlu’nun vefatı, öğrencileri, meslektaşları ve sevenleri tarafından üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezunları Derneği tarafından yayımlanan mesajda şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi değerli hocamız Prof. Dr. Salih Çolakoğlu’nu kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınları ile sevenlerine sabır ve başsağlığı dileriz.”</p>

<p>Prof. Dr. Salih Çolakoğlu kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. Salih Çolakoğlu, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı’nda görev yapan emekli öğretim üyelerindendi.</p>

<p>Akademik yaşamı boyunca gastroenteroloji alanında tıp eğitimi, hasta hizmetleri ve hekim yetiştirme süreçlerine katkı sundu. Çolakoğlu’nun vefatı, özellikle Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi camiasında büyük bir kayıp olarak değerlendirildi.</p>

<p>Başsağlığı mesajları paylaşıldı</p>

<p>Vefat haberinin ardından öğrencileri, meslektaşları ve sevenleri sosyal medya üzerinden taziye mesajları paylaştı.</p>

<p>Prof. Dr. Salih Çolakoğlu’na Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi camiasına başsağlığı dileriz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cukurova-universitesi-tip-fakultesinin-aci-gunu-prof-dr-salih-colakoglu-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/doktor-vefat.jpg" type="image/jpeg" length="88502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaeli Üniversitesi’nde acı kayıp: Genç doktor Alican Görse hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kocaeli-universitesinde-aci-kayip-genc-doktor-alican-gorse-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kocaeli-universitesinde-aci-kayip-genc-doktor-alican-gorse-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görev yapan Asistan Doktor Alican Görse’nin vefatı, sağlık camiasında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta gelen acı haber, üniversite mensuplarını ve mesai arkadaşlarını yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden acı bir haber geldi. Hastanede görev yapan Asistan Doktor Alican Görse, genç yaşta hayatını kaybetti.</p>

<p>Görse’nin vefatı, başta Kocaeli Üniversitesi camiası olmak üzere sağlık çalışanları arasında derin bir üzüntüyle karşılandı. Meslek hayatının henüz başında olan genç hekimin kaybı, sevenlerini ve çalışma arkadaşlarını derinden sarstı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kocaeli Üniversitesi camiası yasa boğuldu</p>

<p>Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görev yapan Alican Görse’nin vefat haberinin ardından çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı.</p>

<p>Genç doktorun, özverili çalışmaları ve mesleğine bağlılığıyla tanındığı belirtilirken, sağlık camiasında “erken gelen acı kayıp” olarak nitelendirilen vefat haberi büyük yankı uyandırdı.</p>

<p>Genç doktorun vefatı sağlık camiasını üzdü</p>

<p>Asistan hekimlik, tıp mesleğinin en yoğun, en yorucu ve en fedakârlık isteyen dönemlerinden biri olarak biliniyor. Uzun nöbetler, ağır sorumluluklar ve kesintisiz hizmet anlayışı, genç hekimlerin meslek yolculuğunda önemli bir yer tutuyor.</p>

<p>Alican Görse’nin genç yaşta hayatını kaybetmesi, hekimlik mesleğinin insan hayatına dokunan yönünü bir kez daha hüzünlü biçimde hatırlattı.</p>

<p>Taziye mesajları paylaşıldı</p>

<p>Vefat haberinin ardından ailesine, yakınlarına, mesai arkadaşlarına ve Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.</p>

<p>Dr. Alican Görse’nin vefat nedeni ve cenaze programına ilişkin resmi ayrıntıların netleşmesi halinde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kocaeli-universitesinde-aci-kayip-genc-doktor-alican-gorse-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8223.jpeg" type="image/jpeg" length="21808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Algoloji Camiasının Acı Kaybı: Prof. Dr. Ateş Önal Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/algoloji-camiasinin-aci-kaybi-prof-dr-ates-onal-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/algoloji-camiasinin-aci-kaybi-prof-dr-ates-onal-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Algoloji Ağrı Derneği, algoloji camiasının kıymetli isimlerinden Prof. Dr. Ateş Önal’ın vefat ettiğini duyurdu. Önal’ın cenazesinin İstanbul’da kılınacak namazın ardından defnedileceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Algoloji camiası acı bir kayıpla sarsıldı. Türk Algoloji Ağrı Derneği tarafından yapılan açıklamada, alanın değerli isimlerinden Prof. Dr. Ateş Önal’ın hayatını kaybettiği duyuruldu.</p>

<p>Dernek tarafından yayımlanan taziye mesajında, Prof. Dr. Önal’ın mesleğe ve algoloji alanına sunduğu katkıların saygıyla hatırlanacağı ifade edildi.</p>

<p>“Derin üzüntü yaşıyoruz”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Algoloji Ağrı Derneği’nin paylaşımında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Algoloji camiamızın kıymetli ismi, değerli hocamız Prof. Dr. Ateş Önal’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Mesleğimize ve algoloji alanına sunduğu değerli katkılar daima saygıyla hatırlanacaktır.”</p>

<p>Açıklamada, merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm sağlık camiasına başsağlığı dilendi.</p>

<p>Cenaze programı belli oldu</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre Prof. Dr. Ateş Önal için cenaze namazı yarın öğle namazını müteakip İstanbul Küçükbakkalköy Merkez Camii’nde kılınacak.</p>

<p>Cenaze namazının ardından defin işleminin Başıbüyük Mezarlığı’nda gerçekleştirileceği belirtildi.</p>

<p>Prof. Dr. Ateş Önal’ın vefatı, başta algoloji camiası olmak üzere sağlık dünyasında büyük üzüntüye neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/algoloji-camiasinin-aci-kaybi-prof-dr-ates-onal-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8216.jpeg" type="image/jpeg" length="75150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="79533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="16214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="86433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="96859"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41014"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="86153"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
