<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 27 Apr 2026 23:35:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konyaspor Trabzonspor’u 2-1 Mağlup Etti: Yeşil-Beyazlılar Kritik Virajı Kayıpsız Döndü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/konyaspor-trabzonsporu-2-1-maglup-etti-yesil-beyazlilar-kritik-viraji-kayipsiz-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/konyaspor-trabzonsporu-2-1-maglup-etti-yesil-beyazlilar-kritik-viraji-kayipsiz-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’de Konyaspor, sahasında Trabzonspor’u 2-1 mağlup ederek haftanın dikkat çeken sonuçlarından birine imza attı. Konya’da oynanan mücadelede ev sahibi ekip ilk yarıda bulduğu gollerle üstünlüğü yakalarken, Trabzonspor’un son bölümdeki golü puan için yeterli olmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig’de haftanın merakla beklenen karşılaşmalarından biri Konya’da oynandı. Konyaspor, taraftarı önünde ağırladığı Trabzonspor’u 2-1 yenerek hem moral buldu hem de ligdeki hedefleri açısından değerli bir galibiyet aldı. Maçın sonucu, “Konyaspor Trabzonspor maç özeti”, “Konyaspor Trabzonspor golleri kim attı?” ve “Trabzonspor neden kaybetti?” aramalarını da öne çıkardı.</p>

<p>Karşılaşmaya daha etkili başlayan taraf Konyaspor oldu. Yeşil-beyazlı ekip, 17. dakikada Adil Demirbağ’ın golüyle öne geçti. Bu gol, maçın ritmini değiştirdi ve Trabzonspor’u daha fazla risk almaya zorladı. Mücadelenin 32. dakikasında Berkan Kutlu sahneye çıkarak skoru 2-0’a taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk yarıda Konyaspor’un erken ve etkili baskısı karşısında Trabzonspor savunmada zorlandı. Bordo-mavili ekip topa sahip olduğu bölümlerde rakip kaleye gitmeye çalışsa da final paslarında istediği netliği yakalayamadı. Konyaspor ise özellikle geçiş oyunlarında Trabzonspor savunmasının arkasına sarkarak tehlike üretmeye çalıştı.</p>

<p>Trabzonspor’un Golü Son Bölümde Geldi</p>

<p>Trabzonspor, ikinci yarıda oyunu rakip sahaya yıkmak için daha fazla baskı kurdu. Bordo-mavili ekip aradığı golü 79. dakikada Felipe Augusto ile buldu. Sağ kanattan gelişen atakta yapılan ortayı iyi değerlendiren Augusto, kafa vuruşuyla farkı bire indirdi. Ancak kalan dakikalarda Trabzonspor’un beraberlik çabası sonuç vermedi.</p>

<p>Maçın son bölümünde Trabzonspor beraberlik için yüklense de Konyaspor savunması kritik anlarda ayakta kaldı. Ev sahibi ekip, skor üstünlüğünü koruyarak sahadan 2-1 galip ayrıldı.</p>

<p>Konyaspor İçin Değerli Galibiyet</p>

<p>Bu sonuçla Konyaspor, güçlü rakibi karşısında aldığı galibiyetle ligde nefes aldı. Yeşil-beyazlılar için Trabzonspor karşısında kazanılan 3 puan, yalnızca puan tablosu açısından değil, takımın özgüveni açısından da önemli bir eşik oldu.</p>

<p>Trabzonspor cephesinde ise deplasmanda alınan mağlubiyet, özellikle savunma zaafları ve ilk yarıdaki kırılgan görüntü nedeniyle dikkat çekti. Bordo-mavililer, ikinci yarıda reaksiyon göstermesine rağmen maçı çeviremedi.</p>

<p>Konyaspor Trabzonspor Maçının Golleri</p>

<p>Konyaspor’un golleri 17. dakikada Adil Demirbağ ve 32. dakikada Berkan Kutlu’dan geldi. Trabzonspor’un tek golünü ise 79. dakikada Felipe Augusto kaydetti.</p>

<p>Konyaspor Trabzonspor Maç Özeti</p>

<p>Konya’daki mücadelede Konyaspor ilk yarıda bulduğu iki golle büyük avantaj yakaladı. Trabzonspor ikinci yarıda oyuna ortak olmaya çalıştı ve Felipe Augusto’nun golüyle umutlandı. Ancak son dakikalarda beklenen beraberlik golü gelmeyince karşılaşma Konyaspor’un 2-1 üstünlüğüyle tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/konyaspor-trabzonsporu-2-1-maglup-etti-yesil-beyazlilar-kritik-viraji-kayipsiz-dondu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 22:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7399.jpeg" type="image/jpeg" length="57923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mukadderat filminin konusu nedir, oyuncuları kimler? Nerede çekildi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mukadderat-filminin-konusu-nedir-oyunculari-kimler-nerede-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mukadderat-filminin-konusu-nedir-oyunculari-kimler-nerede-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nur Sürer, Aslıhan Gürbüz ve Osman Sonant’ı buluşturan Mukadderat, televizyon yayınıyla yeniden gündeme geldi. Kastamonu’nun Cide ilçesinde çekilen film, eşini kaybettikten sonra hayatına yeniden yön vermek isteyen Sultan’ın hikâyesini merkezine alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mukadderat filmi yeniden merak konusu oldu</p>

<p>Türk sinemasının 2024 yapımı dikkat çeken filmlerinden Mukadderat, televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşmasının ardından yeniden araştırılmaya başlandı. “Mukadderat filminin konusu nedir?”, “Mukadderat oyuncuları kimler?”, “Mukadderat nerede çekildi?” soruları arama motorlarında öne çıktı.</p>

<p>Yönetmenliğini Nadim Güç’ün üstlendiği, senaryosunu Erdi Işık’ın kaleme aldığı film; komedi ve dramı aynı hikâyede buluşturan sıcak ama güçlü bir anlatı kuruyor.</p>

<p>Mukadderat filminin konusu nedir?</p>

<p>Mukadderat, eşini kaybettikten sonra küçük bir kasabada kendi hayatı üzerinde yeniden söz sahibi olmaya çalışan Sultan adlı kadının hikâyesini anlatıyor.</p>

<p>Sultan, hayatının geri kalanını yalnızlık korkusu, mahalle baskısı ya da çocuklarının çizdiği sınırlar içinde geçirmek istemez. Yeniden evlenme kararı alması, hem ailesinde hem de çevresinde şaşkınlık ve tepkiyle karşılanır.</p>

<p>Film, bu karar üzerinden yalnızca bir kadının kişisel yolculuğunu değil; taşrada kadın olmayı, aile içi beklentileri, geleneksel kabulleri ve geç yaşta yeniden başlama cesaretini de perdeye taşıyor. Hikâye, yer yer gülümseten ama alt metninde güçlü bir toplumsal sorgulama barındıran bir dille ilerliyor.</p>

<p>Mukadderat oyuncuları kimler?</p>

<p>Filmin oyuncu kadrosunda Türk sinemasının güçlü isimleri yer alıyor. Başrollerde Nur Sürer, Aslıhan Gürbüz ve Osman Sonant bulunuyor. Kadroda ayrıca Cem Zeynel Kılıç, Osman Alkaş ve Sacide Taşaner gibi isimler de yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oyuncu kadrosu:</p>

<ul>
 <li>Nur Sürer</li>
 <li>Aslıhan Gürbüz</li>
 <li>Osman Sonant</li>
 <li>Cem Zeynel Kılıç</li>
 <li>Osman Alkaş</li>
 <li>Sacide Taşaner</li>
</ul>

<p>Mukadderat nerede çekildi?</p>

<p>Mukadderat filminin çekimleri Kastamonu’nun Cide ilçesinde gerçekleştirildi. Karadeniz kıyısındaki Cide’nin sakin sokakları, taşra atmosferi ve mahalle dokusu filmin hikâyesine doğal bir zemin oluşturuyor.</p>

<p>Filmde kullanılan mekânlar, yalnızca görsel arka plan olarak değil, Sultan’ın yaşadığı toplumsal çevreyi hissettiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Cide’nin gündelik yaşamı, kasaba ilişkileri ve sakin ritmi, hikâyenin duygusal tonunu güçlendiriyor.</p>

<p>Mukadderat ne zaman çekildi?</p>

<p>Film, 2024 yapımı olarak sinema izleyicisiyle buluştu. Aynı yıl Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de öne çıkan yapımlar arasında yer aldı. Mukadderat, festivalde En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödüllerini kazandı.</p>

<p>Mukadderat neden dikkat çekti?</p>

<p>Mukadderat, klasik bir taşra hikâyesinin ötesine geçerek yaş, yalnızlık, kadınların karar alma hakkı ve toplumsal baskı gibi başlıkları sade ama etkili bir dille ele alıyor.</p>

<p>Filmin merkezindeki Sultan karakteri, yalnızca kendi hayatı için değil, çevresindeki kadınların hayatına da dokunan bir dönüşümün kapısını aralıyor. Bu yönüyle film, hem aile içinde hem de toplumda “kadının kendi kaderini belirleme hakkı” üzerine güçlü bir anlatı kuruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAGAZİN</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mukadderat-filminin-konusu-nedir-oyunculari-kimler-nerede-cekildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 22:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7599.jpeg" type="image/jpeg" length="86041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Anneler Günü Ne Zaman? Bu Yıl Hangi Güne Denk Geliyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/2026-anneler-gunu-ne-zaman-bu-yil-hangi-gune-denk-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/2026-anneler-gunu-ne-zaman-bu-yil-hangi-gune-denk-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anneler Günü için geri sayım başladı. Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanan özel gün, 2026 yılında 10 Mayıs Pazar gününe denk geliyor. Peki Anneler Günü neden her yıl aynı tarihte kutlanmıyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 Anneler Günü tarihi, mayıs ayının yaklaşmasıyla birlikte en çok araştırılan konular arasına girdi. Annesine hediye almak, özel bir ziyaret planlamak ya da anlamlı bir kutlama hazırlamak isteyenler, “Anneler Günü ne zaman?” sorusunun yanıtını şimdiden merak ediyor.</p>

<p>Türkiye’de ve birçok ülkede Anneler Günü, her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanıyor. Bu nedenle özel gün, sabit bir takvim tarihine bağlı kalmıyor; her yıl mayıs ayındaki pazar günlerinin dizilişine göre farklı bir güne denk geliyor.</p>

<p>2026 Anneler Günü hangi tarihte kutlanacak?</p>

<p>2026 yılında Anneler Günü, 10 Mayıs Pazar günü kutlanacak. Takvime göre mayıs ayının ilk pazarı 3 Mayıs’a, ikinci pazarı ise 10 Mayıs’a denk geliyor. Bu nedenle 2026 Anneler Günü için tarih 10 Mayıs 2026 olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Anneler Günü, yalnızca hediye alışverişinin hareketlendiği bir dönem olarak değil, aile bağlarının ve vefa duygusunun daha görünür hâle geldiği özel bir gün olarak da önem taşıyor. Çiçek, takı, kişisel bakım ürünleri, kitap, ev eşyası ve anı değeri taşıyan hediyeler bu dönemde en çok tercih edilen seçenekler arasında yer alıyor.</p>

<p>Anneler Günü neden her yıl farklı tarihte kutlanır?</p>

<p>Anneler Günü’nün tarihi her yıl değişir çünkü kutlama günü sabit bir tarihe değil, mayıs ayının ikinci pazar gününe bağlıdır. Takvimde pazar günlerinin yeri her yıl değiştiği için Anneler Günü de kimi yıllar 8 Mayıs’a, kimi yıllar 10 Mayıs’a, kimi yıllar ise daha farklı bir mayıs gününe denk gelebilir.</p>

<p>2026’da mayıs ayının ikinci pazar günü 10 Mayıs olduğu için Anneler Günü de bu tarihte kutlanacak. Bu sistem sayesinde özel gün her yıl hafta sonuna denk gelir ve ailelerin bir araya gelmesi daha kolay olur.</p>

<p>Anneler Günü için hazırlıklar başladı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anneler Günü yaklaşırken hem mağazalarda hem de online alışveriş sitelerinde hareketlilik artıyor. Özellikle son haftaya bırakılan alışverişlerde yoğunluk yaşanabildiği için birçok kişi hediyesini ve kutlama planını önceden hazırlamayı tercih ediyor.</p>

<p>Ancak Anneler Günü’nün anlamı yalnızca alınan hediyelerle sınırlı değil. Bir telefon, samimi bir ziyaret, birlikte içilen bir kahve ya da içten yazılmış kısa bir not da bu özel günü unutulmaz kılabiliyor.</p>

<p>2026 Anneler Günü için kısa cevap</p>

<p>2026 Anneler Günü ne zaman?<br />
2026 Anneler Günü, 10 Mayıs Pazar günü kutlanacak.</p>

<p>Anneler Günü her yıl aynı tarihte mi?<br />
Hayır. Anneler Günü, her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü kutlandığı için tarihi değişebilir.</p>

<p>2026 Anneler Günü hafta içine mi denk geliyor?<br />
Hayır. 2026 Anneler Günü, pazar gününe denk geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL GÜNLER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/2026-anneler-gunu-ne-zaman-bu-yil-hangi-gune-denk-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8162.jpeg" type="image/jpeg" length="33523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Delirium Nedir, Nasıl Anlaşılır? Ani Bilinç Değişikliğinde Erken Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/delirium-nedir-nasil-anlasilir-ani-bilinc-degisikliginde-erken-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/delirium-nedir-nasil-anlasilir-ani-bilinc-degisikliginde-erken-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Delirium, özellikle yaşlılarda, hastanede yatanlarda ve ağır hastalık geçirenlerde görülebilen ani bilinç ve dikkat bozulmasıdır. Erken fark edilmesi, altta yatan enfeksiyon, ilaç yan etkisi, sıvı kaybı veya metabolik sorunun hızla belirlenmesi açısından kritik önem taşır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gün içinde bir yakınınızın birden dalgınlaştığını, nerede olduğunu karıştırdığını ya da konuşmayı takip edemediğini fark edebilirsiniz. Bu tablo bazen “yaşlılık”, “yorgunluk” veya “huysuzluk” sanılarak gözden kaçabilir. Oysa delirium, çoğu zaman vücuttaki başka bir sorunun beyne yansıyan erken alarmıdır.</p>

<p>Delirium nedir?</p>

<p>Delirium, zihinsel işlevlerde ani başlayan ve gün içinde dalgalanabilen bir bozulmadır. Kişinin dikkati, çevreyi algılaması, düşünce akışı, uyku düzeni ve davranışları kısa sürede değişebilir.</p>

<p>Bu durum tek başına bir hastalık gibi düşünülmemelidir. Daha çok enfeksiyon, ilaç etkisi, sıvı kaybı, ameliyat sonrası süreç, oksijen düşüklüğü, böbrek veya karaciğer sorunları gibi başka bir tıbbi problemin belirtisi olabilir. Merck Manual, deliriumu ani, dalgalanan ve çoğu zaman geri döndürülebilen zihinsel işlev bozukluğu olarak tanımlar.</p>

<p>Deliriumun en önemli özelliği hızlı başlamasıdır. Demansta tablo genellikle aylar ya da yıllar içinde ilerlerken, delirium saatler veya birkaç gün içinde belirginleşebilir. Mayo Clinic de delirium belirtilerinin çoğunlukla birkaç saat veya birkaç gün içinde ortaya çıktığını belirtir.</p>

<p>Delirium neden olur?</p>

<p>Deliriumun tek bir nedeni olmayabilir. Bazen enfeksiyon ve ilaç yan etkisi birlikte tabloyu başlatır. Bazen de susuz kalma, elektrolit bozukluğu, ağrı, uykusuzluk ve hastane ortamı aynı anda beyni zorlar.</p>

<p>En sık görülen nedenler arasında idrar yolu enfeksiyonu, zatürre, grip, COVID-19, ameliyat sonrası dönem, yoğun bakım süreci, bazı ağrı kesiciler, uyku ilaçları, sakinleştiriciler, alkol veya madde yoksunluğu, böbrek ve karaciğer yetmezliği, düşük oksijen, düşük ya da yüksek kan şekeri yer alır. Mayo Clinic, enfeksiyonlar, bazı ilaçlar, ameliyat, madde kullanımı veya yoksunluğu ve elektrolit bozukluklarını delirium nedenleri arasında sayar.</p>

<p>Yaşlılarda tablo daha sessiz ilerleyebilir. Özellikle idrar yolu enfeksiyonu, kabızlık, ağrı, susuz kalma veya yeni başlanan bir ilaç, beklenenden daha ağır bir bilinç değişikliğine yol açabilir.</p>

<p>Delirium nasıl anlaşılır?</p>

<p>Delirium çoğu zaman “bir anda değişti” cümlesiyle fark edilir. Kişi dün sohbet edebilirken bugün sorulara uygun cevap veremeyebilir. Nerede olduğunu karıştırabilir, yakınlarını tanımakta zorlanabilir veya aynı cümleyi tekrar tekrar sorabilir.</p>

<p>Bazı hastalarda huzursuzluk, bağırma, ajitasyon, hayal görme ve uyumama ön plandadır. Bazılarında ise tam tersi bir tablo olur: Sessizleşme, dalgınlık, uyuklama, çevreye ilgisizlik ve yavaşlama görülür.</p>

<p>Bu ikinci tablo daha tehlikeli biçimde gözden kaçabilir. Çünkü hasta bağırmadığı, saldırganlaşmadığı veya belirgin taşkınlık göstermediği için “sadece yorgun” sanılabilir.</p>

<p>Deliriumun erken belirtileri nelerdir?</p>

<p>Erken dönemde dikkat dağınıklığı belirginleşir. Kişi konuşmanın konusunu takip edemez, sorulara geç cevap verir veya bir konuya takılıp kalır.</p>

<p>Uyku düzeni bozulabilir. Gündüz uyuklama, gece uyanıklık, gece artan huzursuzluk ve hastane odasında yönünü şaşırma dikkat çekebilir.</p>

<p>Konuşma da değişebilir. Cümleler kopuk hale gelebilir, kişi kelime bulmakta zorlanabilir ya da anlamsız bağlantılar kurabilir. Bazı hastalarda ani korku, şüphecilik, öfke, ağlama veya içe kapanma görülebilir.</p>

<p>Kimlerde daha sık görülür?</p>

<p>Delirium her yaşta görülebilir ancak yaşlılarda daha sık ve daha risklidir. Özellikle 65 yaş üzeri kişiler, demansı olanlar, Parkinson hastaları, felç geçirenler, işitme veya görme kaybı bulunanlar daha hassastır.</p>

<p>Yoğun bakımda kalanlar, büyük ameliyat geçirenler, çok sayıda ilaç kullananlar, böbrek veya karaciğer hastalığı olanlar, kanser tedavisi görenler, ciddi enfeksiyon geçirenler ve susuz kalan kişilerde risk artar.</p>

<p>NICE rehberi, deliriumun hastane ve uzun süreli bakım ortamlarında tanınması, önlenmesi ve yönetilmesi gerektiğini; riskli kişilerin belirlenmesinin komplikasyonları azaltmaya yardımcı olabileceğini vurgular.</p>

<p>Ne zaman doktora gidilmeli?</p>

<p>Bir kişide ani bilinç değişikliği, çevreyi tanıyamama, konuşmayı takip edememe, yeni başlayan aşırı uyku hali, huzursuzluk, hayal görme, ateş, idrar şikâyeti, öksürük, düşme, nefes darlığı veya ilaç değişikliği sonrası belirgin dalgınlık varsa vakit kaybedilmemelidir.</p>

<p>Özellikle yaşlı bir kişide “bugün kendinde değil” deniyorsa bu tablo basit bir unutkanlık gibi görülmemelidir. Delirium bazen enfeksiyonun, sıvı kaybının, oksijen düşüklüğünün veya metabolik bozukluğun ilk işareti olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanede yatan bir kişide ani kafa karışıklığı fark edilirse hemşireye veya hekime hemen bildirilmelidir. Mayo Clinic, hastane ve uzun süreli bakım merkezlerinde delirium belirtileri fark edildiğinde sağlık ekibine hızla haber verilmesi gerektiğini belirtir.</p>

<p>Delirium için hangi doktora gidilir?</p>

<p>İlk başvuru genellikle acil servis, aile hekimi veya dahiliye üzerinden yapılır. Ani bilinç değişikliği varsa özellikle acil değerlendirme daha doğru olur.</p>

<p>Deliriumun nedenine göre farklı branşlar devreye girebilir. Enfeksiyon şüphesinde enfeksiyon hastalıkları, nörolojik bulgularda nöroloji, ilaç ve davranış yönetiminde psikiyatri, böbrek sorunlarında nefroloji, kalp ve solunum sorunlarında kardiyoloji veya göğüs hastalıkları değerlendirme yapabilir.</p>

<p>Çocuklarda ani bilinç değişikliği, yüksek ateş, nöbet, zehirlenme şüphesi veya ciddi enfeksiyon bulguları varsa çocuk sağlığı ve hastalıkları ya da çocuk acil değerlendirmesi gerekir.</p>

<p>Delirium nasıl teşhis edilir?</p>

<p>Delirium tanısı yalnızca “dalgın görünüyor” denilerek konulmaz. Hekim, belirtilerin ne zaman başladığını, gün içinde değişip değişmediğini, kişinin önceki zihinsel durumunu, kullandığı ilaçları ve eşlik eden hastalıkları değerlendirir.</p>

<p>Aile üyelerinin gözlemi burada çok değerlidir. Çünkü deliriumda en kritik bilgi, kişinin normal haline göre ne kadar değiştiğidir.</p>

<p>Tanı sürecinde muayene, bilinç ve dikkat değerlendirmesi, kan testleri, idrar testi, enfeksiyon araştırması, elektrolit ve böbrek-karaciğer fonksiyon testleri yapılabilir. Gerekirse akciğer filmi, beyin görüntüleme, EKG veya ileri tetkikler istenebilir.</p>

<p>Delirium tedavisi var mı?</p>

<p>Delirium tedavisinde temel hedef, tabloyu başlatan nedeni bulup düzeltmektir. Enfeksiyon varsa tedavi edilir, sıvı kaybı varsa yerine konur, elektrolit bozukluğu düzeltilir, oksijen düşüklüğü giderilir, gereksiz veya riskli ilaçlar gözden geçirilir.</p>

<p>Standart yaklaşım yalnızca ilaç vermek değildir. Hastanın sakin, aydınlık, yön bulmasını kolaylaştıran bir ortamda takip edilmesi; gözlük ve işitme cihazı kullanıyorsa erişebilmesi; uyku düzeninin korunması; ağrının kontrol edilmesi; yeterli sıvı ve beslenmenin sağlanması önemlidir.</p>

<p>Ağır ajitasyon, kendine veya çevresine zarar verme riski, tedaviyi engelleyen huzursuzluk gibi durumlarda hekim uygun görürse kısa süreli ilaç desteği planlayabilir. Ancak her delirium hastasına aynı ilaç verilmez. Tedavi planı hastanın yaşına, altta yatan nedene ve genel durumuna göre belirlenir.</p>

<p>Yeni tedaviler ve güncel gelişmeler</p>

<p>Deliriumda haber değeri taşıyan güncel yaklaşım, “tek bir yeni ilaç”tan çok erken tanı, riskli hastayı önceden belirleme ve önleyici bakım üzerinedir. Özellikle hastane ve yoğun bakım ortamlarında uyku düzenini koruma, gereksiz ilaçları azaltma, erken mobilizasyon, aile desteği ve yönlendirme uygulamaları önem kazanmıştır.</p>

<p>Yapay zekâ destekli risk tahmin modelleri ve dijital izlem çalışmaları araştırma alanında ilgi görmektedir. Ancak delirium için yaygın kullanıma girmiş, her hastaya uygulanabilecek tek bir yapay zekâ tanı aracı veya yeni mucize ilaçtan söz etmek doğru olmaz.</p>

<p>Bugün için en güçlü mesaj şudur: Delirium çoğu zaman geri döndürülebilir bir tablodur, fakat altta yatan neden gecikmeden bulunmalıdır.</p>

<p>Delirium nasıl önlenir?</p>

<p>Delirium her zaman tamamen önlenemez. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Yaşlı hastalarda yeterli sıvı alımı, enfeksiyonların erken tedavisi, gereksiz ilaç kullanımından kaçınma, uyku düzeninin korunması, gözlük ve işitme cihazının kullanılabilmesi, hastanın gündüz-gece ayrımını yapabileceği bir ortamda kalması önemlidir.</p>

<p>Hastanede kalan kişilerde sık oda değişikliği, gece gürültüsü, uykusuzluk, ağrı ve hareketsizlik delirium riskini artırabilir. Bu nedenle bakım yalnızca tıbbi tedavi değil, çevresel düzenleme de ister.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>Deliriumda en sık yapılan hata, ani bilinç değişikliğini “yaşlılık”, “bunama başladı” veya “naz yapıyor” diye yorumlamaktır.</p>

<p>Oysa delirium, özellikle yaşlılarda idrar yolu enfeksiyonu, zatürre, sıvı kaybı, ilaç yan etkisi veya metabolik bozukluğun ilk belirtisi olabilir. Beklemek, altta yatan sorunun ilerlemesine neden olabilir.</p>

<p>Delirium ölümcül müdür?</p>

<p>Deliriumun kendisi her zaman ölümcül değildir. Ancak çoğu zaman ciddi bir tıbbi sorunun işareti olduğu için ihmal edilmemelidir.</p>

<p>Risk, deliriumun nedenine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir. Ağır enfeksiyon, yoğun bakım süreci, ileri yaş, demans, ciddi kalp-akciğer hastalığı veya böbrek yetmezliği varsa tablo daha dikkatli izlenmelidir.</p>

<p>Delirium kendiliğinden geçer mi?</p>

<p>Bazı hastalarda altta yatan neden düzeldiğinde delirium gerileyebilir. Ancak bu, evde beklemek gerektiği anlamına gelmez.</p>

<p>Çünkü neden enfeksiyon, ilaç yan etkisi, sıvı kaybı, oksijen düşüklüğü veya kan şekeri bozukluğu olabilir. Bu sorunların çoğu hekim değerlendirmesi ve uygun tedavi gerektirir.</p>

<p>Kısa Soru-Cevap</p>

<p>Delirium bulaşıcı mı?<br />
Delirium bulaşıcı değildir. Ancak deliriuma yol açan grip, COVID-19 veya bazı enfeksiyonlar bulaşıcı olabilir.</p>

<p>Delirium demansla aynı şey mi?<br />
Hayır. Delirium hızlı başlar ve gün içinde dalgalanır. Demans genellikle daha yavaş ilerler. Ancak demansı olan kişilerde delirium gelişebilir.</p>

<p>Evde takip etmek güvenli mi?<br />
Ani bilinç değişikliği varsa evde beklemek güvenli olmayabilir. Özellikle yaşlılarda, ateş, idrar şikâyeti, düşme, nefes darlığı veya yeni ilaç kullanımı varsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p>Çocuklarda delirium görülür mü?<br />
Evet, ancak nedenler farklı olabilir. Yüksek ateş, ağır enfeksiyon, zehirlenme, nöbet veya metabolik sorunlar çocuklarda bilinç değişikliğine yol açabilir.</p>

<p>Tedavi gecikirse ne olur?<br />
Altta yatan neden ilerleyebilir. Bu da hastanede kalış süresini, düşme riskini, beslenme sorunlarını ve genel sağlık kaybını artırabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/delirium-nedir-nasil-anlasilir-ani-bilinc-degisikliginde-erken-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8161.jpeg" type="image/jpeg" length="24627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rize’de Eski Orta Camii Mevkiinde Silahlı Olay: 1 Kişi Vuruldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/rizede-eski-orta-camii-mevkiinde-silahli-olay-1-kisi-vurul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rizede-eski-orta-camii-mevkiinde-silahli-olay-1-kisi-vurul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize Merkez’de Eski Orta Camii mevkiinde meydana gelen silahlı olayda 1 kişi yaralandı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı hastaneye kaldırılırken, polis ekipleri bölgede geniş güvenlik önlemi aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rize Merkez’de bulunan Eski Orta Camii mevkiinde silahlı bir olay meydana geldi. İlk bilgilere göre olayda 1 kişi yaralandı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı kişiye olay yerinde sağlık ekipleri tarafından ilk müdahale yapıldı. Ardından yaralı, ambulansla hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Polis Bölgede Güvenlik Önlemi Aldı</p>

<p>Olayın ardından polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Bölgedeki hareketlilik kısa süreli paniğe neden olurken, olay yerinde inceleme başlatıldı.</p>

<p>Silahlı olayın çıkış nedeni henüz netlik kazanmadı. Polis ekiplerinin, olayla bağlantılı kişi ya da kişilerin tespit edilmesi için çalışma yürüttüğü öğrenildi.</p>

<p>Yaralının Sağlık Durumu Araştırılıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneye kaldırılan yaralının sağlık durumuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Rize’de yaşanan silahlı olayla ilgili yeni gelişmelerin emniyet birimlerinin incelemesinin ardından netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/rizede-eski-orta-camii-mevkiinde-silahli-olay-1-kisi-vurul</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 20:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-3071.jpeg" type="image/jpeg" length="95009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şizofreni Hastalarında Nüksü Önlemeye Yönelik FDA’dan Yeni Karar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sizofreni-hastalarinda-nuksu-onlemeye-yonelik-fdadan-yeni-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sizofreni-hastalarinda-nuksu-onlemeye-yonelik-fdadan-yeni-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Caplyta adlı ilacın şizofreni hastalarında nüksün önlenmesine yönelik kullanım verilerini onay kapsamına aldı. Faz 3 çalışmada ilacın, plaseboya kıyasla nüks riskini yüzde 63 azalttığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şizofreni Tedavisinde Yeni FDA Kararı: Caplyta İçin Kapsam Genişledi</p>

<p>Şizofreni tedavisinde uzun dönem hastalık kontrolü açısından dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, etken maddesi lumateperone olan Caplyta için yapılan ek yeni ilaç başvurusunu onayladı.</p>

<p>Karar, ilacın şizofreni hastalarında yalnızca belirtilerin yönetimi değil, nüksün önlenmesi yönündeki uzun dönem verileri açısından da değerlendirilmesi bakımından önem taşıyor.</p>

<p>Johnson &amp; Johnson tarafından yapılan açıklamaya göre onaya temel oluşturan Faz 3 çalışmada Caplyta kullanan hastalarda, plaseboya kıyasla nüks riskinde yüzde 63 azalma görüldü. Çalışmada hastaların yüzde 84’ünün 6 aylık takip sürecinde nüks yaşamadığı bildirildi.</p>

<p>Şizofrenide Nüks Neden Önemli?</p>

<p>Şizofreni, yalnızca ilk tanı ve ilk tedavi dönemiyle sınırlı ele alınabilecek bir hastalık değil. Pek çok hasta için asıl zorluk, belirtilerin yatışmasından sonra tedavi düzeninin korunması ve hastalığın yeniden alevlenmesinin önlenmesidir.</p>

<p>Nüks, hastanın günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini, eğitim veya iş hayatını ve aile düzenini ciddi biçimde etkileyebilir. Bu nedenle psikiyatride uzun dönem tedavi planı, en az akut dönem tedavisi kadar kritik görülür.</p>

<p>Caplyta için gelen bu yeni onay da tam olarak bu noktaya işaret ediyor: Tedavinin hedefi yalnızca belirtileri bastırmak değil, hastanın daha istikrarlı bir yaşam çizgisinde kalmasına destek olmak.</p>

<p>Çalışmada Ne Bulundu?</p>

<p>Onaya dayanak oluşturan çalışmada Caplyta, 26 haftalık çift kör tedavi döneminde plaseboyla karşılaştırıldı. Açıklanan verilere göre ilaç, nükse kadar geçen süreyi anlamlı biçimde uzattı.</p>

<p>En dikkat çeken sonuç ise nüks riskindeki azalma oldu. Caplyta kullanan grupta nüks riski plaseboya göre yüzde 63 daha düşük bulundu. Altı aylık takipte hastaların yüzde 84’ünün nüks yaşamadan süreci tamamladığı aktarıldı.</p>

<p>Bu sonuçlar, özellikle tedaviye devam eden erişkin şizofreni hastalarında uzun dönem stabilitenin korunması açısından önemli bir veri olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Caplyta Nedir?</p>

<p>Caplyta, etken maddesi lumateperone olan, ağız yoluyla kullanılan bir atipik antipsikotik ilaçtır. ABD’de erişkinlerde şizofreni tedavisi için daha önce onay almıştı. Ayrıca bipolar I ve bipolar II bozuklukla ilişkili depresif atakların tedavisinde de belirli kullanım alanlarına sahip olduğu bildiriliyor.</p>

<p>Yeni karar, ilacın şizofrenide nüksün önlenmesine ilişkin uzun dönem verilerinin ürün etiketine yansıması bakımından öne çıkıyor.</p>

<p>Bu Karar Hastalar İçin Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Bu gelişme, şizofreni tedavisinde “atak sonrası ne olacak?” sorusuna verilen yanıtı güçlendirebilir. Çünkü hastalığın uzun dönem yönetiminde en önemli hedeflerden biri, belirtilerin yeniden şiddetlenmesini ve hastane yatışına kadar gidebilecek ağırlaşmaları önlemektir.</p>

<p>Ancak bu tür ilaçlar mutlaka psikiyatri uzmanı kontrolünde kullanılmalıdır. Doz değişikliği, ilaç başlama ya da ilaç bırakma kararı hastanın klinik durumuna göre hekim tarafından verilmelidir.</p>

<p>Şizofreni tedavisinde ilaç kadar düzenli takip, aile desteği, uyku düzeni, stres yönetimi ve tedaviye uyum da belirleyici rol oynar.</p>

<p>Uzmanlar Neye Dikkat Çekiyor?</p>

<p>Psikiyatri alanında nüksün önlenmesi, hastalığın uzun dönem seyrini belirleyen temel başlıklardan biri kabul ediliyor. Bir hastanın aylar boyunca dengede kalabilmesi, yalnızca klinik tablo açısından değil, yaşam kalitesi açısından da büyük önem taşıyor.</p>

<p>Caplyta için açıklanan yeni veriler, ilacın uzun dönem kullanımına ilişkin güvenlilik ve etkililik profilini destekleyen ek bir basamak olarak görülüyor. Psychiatric Times’ın aktardığına göre FDA kararı, ilacın şizofrenide uzun dönem etkinlik ve tolerabilite verilerini güçlendiren bir gelişme olarak değerlendirildi.</p>

<p>Türkiye’de Kullanım İçin Ne Söylenebilir?</p>

<p>Bu karar ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin onayıdır. Bir ilacın ABD’de aldığı onay, başka ülkelerde otomatik olarak aynı kullanımın geçerli olduğu anlamına gelmez. Türkiye’de kullanım, ruhsat durumu ve hekim değerlendirmesi çerçevesinde ayrıca ele alınır.</p>

<p>Bu nedenle hastaların ya da yakınlarının bu haberi bireysel tedavi kararı gibi değerlendirmemesi gerekir. En doğru yol, mevcut tedavi planını takip eden psikiyatri uzmanıyla görüşmektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sizofreni-hastalarinda-nuksu-onlemeye-yonelik-fdadan-yeni-karar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-0080.jpeg" type="image/jpeg" length="59858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor’da Kritik Hafta Öncesi Mesut Bakkal Dönemi Sona Erdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/amedsporda-kritik-hafta-oncesi-mesut-bakkal-donemi-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/amedsporda-kritik-hafta-oncesi-mesut-bakkal-donemi-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig’de Süper Lig yarışının en sıcak haftasına girilirken Amedspor’da teknik direktör Mesut Bakkal ile yollar ayrıldı. Diyarbakır ekibinde son maç öncesi alınan karar, camiada ve lig yarışında geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amedspor’da sezonun final niteliği taşıyan haftası öncesi beklenmedik bir teknik direktör değişikliği yaşandı. Diyarbakır temsilcisi, şubat ayında göreve gelen Mesut Bakkal ile karşılıklı anlaşarak yollarını ayırdı. Karar, takımın doğrudan Süper Lig hedefi için kritik bir viraja girdiği dönemde geldi.</p>

<p>Kulüpten yapılan açıklamada, Mesut Bakkal ve ekibine katkıları nedeniyle teşekkür edildiği, tecrübeli teknik adama kariyerinin devamında başarı dilendiği belirtildi. Amedspor’un bu hamlesi, ligde son hafta öncesi “Amedspor’da teknik direktör kim oldu?”, “Mesut Bakkal neden ayrıldı?”, “Amedspor Süper Lig’e çıkacak mı?” sorularını da yeniden gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesut Bakkal’ın Amedspor Karnesi Nasıldı?</p>

<p>Mesut Bakkal, Amedspor’un başında 12 karşılaşmaya çıktı. Bu süreçte Diyarbakır ekibi 6 galibiyet, 5 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Tecrübeli teknik adamın puan ortalaması 1.92 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Sezona Mehmet Altıparmak yönetiminde başlayan Amedspor, daha sonra Sinan Kaloğlu ile yoluna devam etmişti. Sinan Kaloğlu’nun ardından göreve gelen Mesut Bakkal da sezonun son düzlüğünde takımı Süper Lig yarışının içinde tuttu. Ancak final haftası öncesi alınan ayrılık kararı, kulübün teknik planlamasında yeni bir sayfa açtı.</p>

<p>Amedspor’da Yeni Teknik Direktör Belli Oldu</p>

<p>Mesut Bakkal ile ayrılığın ardından Amedspor’da teknik direktörlük görevine Sertaç Küçükbayrak getirildi. Diyarbakır ekibi, sezonun en kritik maçına yeni teknik yapılanmayla hazırlanacak.</p>

<p>Bu karar, yalnızca teknik direktör değişikliği olarak değil, aynı zamanda son hafta öncesi psikolojik bir eşik olarak da değerlendiriliyor. Amedspor’un Süper Lig hedefi açısından sahaya nasıl bir oyun planıyla çıkacağı, taraftarların en çok merak ettiği başlıkların başında geliyor.</p>

<p>Gözler Iğdır FK Maçına Çevrildi</p>

<p>Amedspor, ligin son haftasında deplasmanda Iğdır FK ile karşılaşacak. Diyarbakır temsilcisi için bu mücadele, yalnızca üç puan anlamına gelmiyor; aynı zamanda sezon boyunca verilen mücadelenin kaderini belirleyecek maçlardan biri olarak görülüyor.</p>

<p>Yeşil-kırmızılı camiada beklenti büyük. Teknik direktör değişikliğinin takıma nasıl yansıyacağı, oyuncu grubunun bu karar sonrası nasıl reaksiyon vereceği ve Amedspor’un Süper Lig yarışındaki son durumunun nasıl şekilleneceği futbol kamuoyunun yakın takibinde olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/amedsporda-kritik-hafta-oncesi-mesut-bakkal-donemi-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7399.jpeg" type="image/jpeg" length="64344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medipol Üniversitesi’nde Acı Kayıp: Öğretim Görevlisi Gülnihal Toramanlı Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/medipol-universitesinde-aci-kayip-ogretim-gorevlisi-gulnihal-toramanli-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/medipol-universitesinde-aci-kayip-ogretim-gorevlisi-gulnihal-toramanli-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Medipol Üniversitesi, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Gülnihal Toramanlı’nın vefat ettiğini duyurdu. Üniversite tarafından yayımlanan taziye mesajında, Toramanlı’nın kaybından duyulan derin üzüntü paylaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medipol Üniversitesi camiası, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Gülnihal Toramanlı’nın vefat haberiyle sarsıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üniversitenin resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Öğretim Görevlimiz Gülnihal Toramanlı’yı kaybettik” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, Toramanlı’nın öğrencileri ve çalışma arkadaşları için örnek bir akademisyen olduğu vurgulandı.</p>

<p>Üniversiteden taziye mesajı</p>

<p>İstanbul Medipol Üniversitesi tarafından yayımlanan mesajda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlimiz Gülnihal Toramanlı’yı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Nahif kişiliğiyle öğrencilerine ve çalışma arkadaşlarına örnek olan kıymetli hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine, öğrencilerine ve üniversitemiz camiasına başsağlığı diliyoruz.”</p>

<p>Akademi camiasında üzüntü</p>

<p>Gülnihal Toramanlı’nın vefatı, İstanbul Medipol Üniversitesi öğrencileri, akademik ve idari personeli ile sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Toramanlı’nın cenaze programına ilişkin ayrıntıların üniversite veya ailesi tarafından yapılacak açıklamanın ardından netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/medipol-universitesinde-aci-kayip-ogretim-gorevlisi-gulnihal-toramanli-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 18:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8150.jpeg" type="image/jpeg" length="48253"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanlığı 157 İşçi Alacak: Başvurular Açıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/genclik-ve-spor-bakanligi-157-isci-alacak-basvurular-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/genclik-ve-spor-bakanligi-157-isci-alacak-basvurular-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanlığı, taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere 157 sürekli işçi alımı yapacağını duyurdu. Başvurular İŞKUR üzerinden alınacak. Adaylar için son başvuru tarihi 4 Mayıs 2026 olarak açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2026 yılı sürekli işçi alımı süreci başladı. Bakanlık tarafından yayımlanan duyuruya göre alımlar, taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere temizlik görevlisi meslek kolunda yapılacak.</p>

<p>İlanda toplam 157 sürekli işçi kadrosu yer aldı. Bu kadroların 45’i engelli, 112’si ise eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan adaylara ayrıldı. Alım süreci Türkiye İş Kurumu, yani İŞKUR aracılığıyla yürütülecek.</p>

<p>GSB işçi alımı başvuruları ne zaman?</p>

<p>GSB 157 sürekli işçi alımı için başvurular 27 Nisan 2026’da başladı. Adaylar başvurularını 4 Mayıs 2026 tarihine kadar yapabilecek.</p>

<p>Başvurular, İŞKUR’un internet adresi üzerinden “İş Arayan” girişiyle gerçekleştirilecek. Adaylar ayrıca İŞKUR hizmet noktaları ve Alo 170 hattı üzerinden de başvuru yapabilecek.</p>

<p>Başvuru nasıl yapılacak?</p>

<p>Adaylar, esube.iskur.gov.tr adresine girerek T.C. kimlik numarası ve şifreleriyle sisteme giriş yapacak. İŞKUR’da yayımlanan ilgili GSB ilanı üzerinden başvuru işlemi tamamlanacak.</p>

<p>Her aday yalnızca bir işyeri için başvuru yapabilecek. Başvurularda adayın Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ndeki birinci yerleşim yeri adresi esas alınacak. Başvuru süresi içinde ikametini ilanın bulunduğu yere taşıyan adayların başvuruları kabul edilmeyecek.</p>

<p>GSB 157 işçi alımı şartları neler?</p>

<p>İlana göre adaylarda aranan genel şartlar arasında Türk vatandaşı olmak, 18 yaşını tamamlamak, kamu haklarından mahrum bulunmamak, görevini devamlı yapmaya engel hastalığı olmamak ve tam zamanlı/vardiyalı çalışmaya engel bir durum taşımamak yer alıyor.</p>

<p>Adayların ayrıca herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaması ve başvurduğu kadronun bulunduğu il sınırlarında ikamet etmesi gerekiyor. Şartların, başvurunun son günü olan 4 Mayıs 2026 itibarıyla taşınması isteniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim şartı ne?</p>

<p>Hem engelli kontenjanı hem de eski hükümlü/TMY kapsamında yapılacak temizlik görevlisi alımı için adayların en az ortaöğretim, yani lise veya dengi okul mezunu olması gerekiyor.</p>

<p>Engelli statüsünde başvuru yapacak adayların ilgili yönetmelikte tanımlanan şekilde engelli olduğunu belgelemesi, eski hükümlü veya TMY kapsamında başvuru yapacak adayların da ilgili statüyü resmi belgeyle ortaya koyması gerekiyor.</p>

<p>Kura ne zaman yapılacak?</p>

<p>Başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından İŞKUR tarafından şartları taşıyan aday listeleri Bakanlığa gönderilecek. Nihai listede yer alan adaylar arasından noter huzurunda kura çekilecek.</p>

<p>Kura çekimi 13 Mayıs 2026 Çarşamba günü yapılacak. Kura yeri daha sonra Bakanlığın internet sitesinden duyurulacak. Açık iş sayısının dört katı kadar asıl ve dört katı kadar yedek aday belirlenecek.</p>

<p>Sözlü sınav olacak mı?</p>

<p>Kura sonucunda belirlenen adaylar, başvurdukları kadronun bulunduğu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne gerekli belgeleri şahsen teslim edecek. Evrak incelemesinin ardından şartları taşıyan adaylar sözlü sınava çağrılacak.</p>

<p>Sözlü sınavda adaylar, görevin gerektirdiği mesleki bilgi ve mesleki beceri üzerinden 100 puanla değerlendirilecek. Başarılı sayılmak için en az 70 puan almak gerekecek.</p>

<p>Sonuçlar nereden açıklanacak?</p>

<p>Kura, sınav, başarı listesi ve göreve başlama sürecine ilişkin duyurular Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın internet sitesi üzerinden ilan edilecek. Adaylara ayrıca yazılı tebligat yapılmayacak.</p>

<p>Bu nedenle başvuru yapan adayların süreç boyunca Bakanlık ve İŞKUR duyurularını düzenli takip etmesi gerekiyor. Yanlış belge veya gerçeğe aykırı beyan tespit edilirse başvuru ve atama süreci iptal edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/genclik-ve-spor-bakanligi-157-isci-alacak-basvurular-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/kamu-is-ilani-kariyer-meslek-atama-2.jpg" type="image/jpeg" length="70855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Iğdır’da Acı Olay: Maise Bayramova ve Ali Mamak Ölü Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/igdirda-aci-olay-maise-bayramova-ve-ali-mamak-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/igdirda-aci-olay-maise-bayramova-ve-ali-mamak-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Iğdır’ın Bağlar Mahallesi’nde bir binadan gelen silah sesi ihbarı üzerine adrese giden ekipler, Maise Bayramova ve Ali Mamak’ı evde silahla vurulmuş halde ölü buldu. Cenazeler otopsi işlemleri için Iğdır Dr. Nevruz Eren Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Iğdır’da Bir Evde Silahla Vurulmuş İki Kişi Ölü Bulundu</p>

<p>Iğdır’da gece saatlerinde gelen silah sesi ihbarı, Bağlar Mahallesi’nde acı bir olayın ortaya çıkmasına neden oldu. Güzide Caddesi üzerindeki 5 katlı bir binanın 3. katındaki daireye giren polis ve sağlık ekipleri, bir kadın ile bir erkeği silahla vurulmuş halde yerde buldu.</p>

<p>Yapılan ilk incelemede iki kişinin de hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekiplerinin çalışması sonucu ölenlerin Azerbaycan uyruklu Maise Bayramova ve Ali Mamak olduğu tespit edildi.</p>

<p>Olay, Iğdır’da vefat haberi olarak kısa sürede kent gündemine yansıdı. Silah sesinin ardından binaya yönlendirilen ekipler, dairede yaptıkları incelemenin ardından bölgeyi güvenlik çemberine aldı.</p>

<p>Maise Bayramova ve Ali Mamak Kimdir?</p>

<p>Olayda hayatını kaybeden Maise Bayramova ve Ali Mamak’ın Azerbaycan uyruklu oldukları açıklandı. Maise Bayramova kimdir ve Ali Mamak kimdir soruları, olayın duyulmasının ardından kentte ve sosyal medyada araştırılmaya başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki kişinin mesleği, aile durumu ya da Iğdır’da ne kadar süredir yaşadıklarına ilişkin resmî kaynaklardan ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle haberde yalnızca güvenilir şekilde paylaşılan bilgiler esas alındı.</p>

<p>Maise Bayramova ve Ali Mamak Neden Öldü?</p>

<p>İlk belirlemelere göre Maise Bayramova ve Ali Mamak’ın silahla vurulmuş halde bulunduğu bildirildi. Ancak Maise Bayramova neden öldü, Ali Mamak neden öldü ve olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin ayrıntılar, yürütülen soruşturmanın ardından netleşecek.</p>

<p>Yetkililer tarafından olayın cinayet, intihar ya da başka bir ihtimalle bağlantısına dair kesin bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Maise Bayramova vefat nedeni ve Ali Mamak vefat nedeni konusunda soruşturma sonucu bekleniyor.</p>

<p>Kaç Yaşındaydılar?</p>

<p>Maise Bayramova kaç yaşındaydı ve Ali Mamak kaç yaşındaydı sorularına ilişkin net bir bilgi paylaşılmadı. Resmî açıklamalarda ya da ilk haber metninde yaş bilgisine yer verilmediği için tahminde bulunulmuyor.</p>

<p>Cenazeler Hastane Morguna Kaldırıldı</p>

<p>Olay yerindeki incelemelerin ardından Maise Bayramova ve Ali Mamak’ın cenazeleri, otopsi işlemleri için Iğdır Dr. Nevruz Eren Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</p>

<p>Maise Bayramova cenazesi ne zaman, Ali Mamak cenazesi nerede defnedilecek sorularına ilişkin henüz açıklanmış bir cenaze programı bulunmuyor. Cenaze bilgilerinin aile ve ilgili makamlar tarafından ayrıca duyurulması bekleniyor.</p>

<p>Soruşturma Devam Ediyor</p>

<p>Polis ekipleri, Bağlar Mahallesi Güzide Caddesi’nde yaşanan olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Dairede ve binada yapılan çalışmaların ardından olayın kesin nedeni adli soruşturma kapsamında değerlendirilecek.</p>

<p>Iğdır’da iki kişinin hayatını kaybettiği olay, mahallede ve kentte üzüntüye neden oldu. Maise Bayramova ve Ali Mamak’ın son yolculuğuna ne zaman uğurlanacağına ilişkin bilgilerin, otopsi ve resmî işlemlerin tamamlanmasının ardından netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/igdirda-aci-olay-maise-bayramova-ve-ali-mamak-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-3071.jpeg" type="image/jpeg" length="70402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanlığı’nın 12. Yargı Paketi Çalışması: İnfaz ve Af Düzenlemesi Var mı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/adalet-bakanliginin-12-yargi-paketi-calismasi-infaz-ve-af-duzenlemesi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/adalet-bakanliginin-12-yargi-paketi-calismasi-infaz-ve-af-duzenlemesi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de hukuk gündeminin en çok takip edilen başlıklarından biri haline gelen 12. Yargı Paketi, vatandaşların yakın takibinde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle cezaevlerinde yakını bulunan aileler, hukukçular, dava süreci devam eden kişiler ve yargı sistemindeki yeni düzenlemeleri merak edenler, “12. Yargı Paketi çıktı mı?”, “Meclis’ten geçti mi?”, “Genel af var mı?”, “İnfaz düzenlemesi gelecek mi?” sorularına cevap arıyor.</p>

<p>Son bilgilere göre paket henüz yasalaşmadı. Düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması ve Meclis sürecinin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor. Habertürk’ün aktardığı bilgilere göre 12. Yargı Paketi için net bir tarih açıklanmış değil; teklifin AK Parti Grup Başkanlığı tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulması bekleniyor. Düzenleme, Meclis’te kabul edilirse Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek.</p>

<p>12. Yargı Paketi Meclis’ten Geçti mi?</p>

<p>Kamuoyunda en çok araştırılan sorulardan biri bu. 12. Yargı Paketi şu aşamada Meclis’ten geçmiş bir yasa değil. Paket üzerinde çalışmaların sürdüğü, teklif metninin Meclis’e sunulmasıyla birlikte kapsamın daha net ortaya çıkacağı belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medyada dolaşan “çıktı”, “onaylandı”, “af kesinleşti” gibi ifadeler dikkatle değerlendirilmelidir. Bir yargı paketinin yürürlüğe girmesi için teklifin TBMM’ye sunulması, komisyonda görüşülmesi, Genel Kurul’da kabul edilmesi ve ardından Resmî Gazete’de yayımlanması gerekir.</p>

<p>Genel Af Var mı?</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi’yle ilgili en hassas başlık “genel af” beklentisi. Ancak mevcut açıklamalara göre paketin doğrudan bir genel af düzenlemesi içermesi beklenmiyor. Habertürk’ün haberinde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in genel af ya da şahsa özel bir düzenleme olmayacağını kaydettiği aktarıldı.</li>
</ol>

<p>Bu nedenle “12. Yargı Paketi genel af çıkaracak” şeklindeki iddialar için resmi metin beklenmeli. Şu aşamada kamuoyuna yansıyan bilgiler, paketin daha çok yargı süreçlerinin hızlandırılması, bazı suç tiplerine ilişkin düzenlemeler ve uygulamadaki sorunların giderilmesine odaklandığını gösteriyor.</p>

<p>İnfaz Düzenlemesi Pakette Var mı?</p>

<p>Paketin en çok merak edilen diğer başlığı infaz düzenlemesi. Cumhuriyet’in 27 Nisan 2026 tarihli haberine göre 12. Yargı Paketi taslağında infaz düzenlemesinin bu paket dışında bırakılması yönündeki görüş ağırlık kazandı. Aynı haberde, taslağın yaklaşık 50 maddeye yaklaştığı ve IBAN düzenlemesinin öne çıkan başlıklardan biri olduğu aktarıldı.</p>

<p>Bu tablo, infaz beklentisinin tamamen gündemden düştüğü anlamına gelmiyor. Ancak mevcut bilgiler, 12. Yargı Paketi’nin doğrudan ceza indirimi ya da geniş kapsamlı infaz affı paketi olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Pakette Hangi Başlıklar Öne Çıkıyor?</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi’nin içeriği, resmi teklif metni Meclis’e sunulduğunda kesinleşecek. Buna rağmen kamuoyuna yansıyan başlıklar, paketin birkaç ana eksen üzerinde şekillendiğini gösteriyor.</li>
</ol>

<p>Bunlardan ilki, yargı süreçlerinin hızlandırılması. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarında, 12. Yargı Paketi’nde yargıyı hızlandıracak düzenlemeler üzerinde çalışıldığı vurgulandı.</p>

<p>İkinci önemli başlık, çocukların suçta kullanılmasına yönelik yaptırımlar. Paket kapsamında özellikle suç örgütlerinin çocukları kullanmasına karşı cezaların artırılması yönünde düzenlemeler yapılabileceği ifade ediliyor. Bu konu, yalnızca ceza hukuku açısından değil, çocukların korunması ve suç döngüsünden uzak tutulması bakımından da önem taşıyor.</p>

<p>Üçüncü başlık ise nitelikli dolandırıcılık ve IBAN kullanımıyla ilgili düzenleme. Cumhuriyet’in haberinde, IBAN kiralama olarak bilinen uygulamanın ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesi ihtimalinin değerlendirildiği, bu başlığın pakette en netleşen konulardan biri olduğu belirtildi.</p>

<p>IBAN Düzenlemesi Neden Gündemde?</p>

<p>Son yıllarda dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması çok sayıda soruşturmaya konu oldu. Özellikle “IBAN kiralama” olarak bilinen yöntem, dolandırıcılık dosyalarında sıkça gündeme geldi.</p>

<p>Kulis bilgilerine göre yeni düzenlemede, başkasına hesap kullandırma fiilinin doğrudan nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi yerine, daha ayrı ve ölçülü bir suç tipi olarak ele alınması tartışılıyor. Bu düzenleme kesinleşirse, hem mağduriyetlerin azaltılması hem de suçla bağlantılı para hareketlerinin daha net ayrıştırılması hedeflenebilir.</p>

<p>Ancak burada kritik nokta şu: Düzenlemenin kapsamı, ceza miktarı, uzlaşma şartı ve hangi eylemlerin bu maddeye gireceği henüz resmi teklif metniyle netleşmiş değil.</p>

<p>Noterlik ve Hukuki Süreçlerde Değişiklik Beklentisi</p>

<p>Paketle ilgili haberlerde noterlik işlemlerine yönelik bazı düzenlemelerin de gündeme gelebileceği belirtiliyor. Bu başlık, vatandaşın günlük hayatına doğrudan temas eden alanlardan biri olduğu için dikkat çekiyor.</p>

<p>Noterlik, belge düzenleme, vekalet, satış işlemleri ve resmi kayıt süreçlerinde önemli bir kapı niteliğinde. Bu nedenle yapılacak her düzenleme, hem vatandaşların işlem hızını hem de hukuk güvenliğini etkileyebilir.</p>

<p>12. Yargı Paketi Ne Zaman Çıkacak?</p>

<p>Şu an için kesinleşmiş bir yürürlük tarihi yok. Paket önce Meclis’e sunulacak, ardından komisyon ve Genel Kurul aşamalarından geçecek. Kabul edilmesi halinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.</p>

<p>Bu nedenle “12. Yargı Paketi ne zaman çıkacak?” sorusuna bugün itibarıyla verilebilecek en doğru cevap şudur: Paket henüz yasalaşmadı; Meclis sürecinin başlaması ve resmi teklif metninin açıklanması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlar Neden Bu Paketi Yakından Takip Ediyor?</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi’nin geniş kitleler tarafından takip edilmesinin temel nedeni, kamuoyunda af ve infaz beklentisinin yüksek olması. Ancak paketin yalnızca bu başlıklara indirgenmesi doğru değil.</li>
</ol>

<p>Yargılamaların uzun sürmesi, bazı suç tiplerinde uygulama farklılıkları, dijital suçların artması, çocukların suç örgütleri tarafından kullanılması ve hukuki işlemlerde hız beklentisi, paketin daha geniş bir çerçevede ele alınmasına neden oluyor.</p>

<p>Bir başka ifadeyle 12. Yargı Paketi, yalnızca cezaevleriyle ilgili değil; mahkemelerde dosyası bulunanlardan avukatlara, noter işlemi yapan vatandaşlardan dijital dolandırıcılık mağdurlarına kadar farklı kesimleri ilgilendirebilecek bir düzenleme olarak görülüyor.</p>

<p>Resmi Metin Beklenmeden Kesin Hüküm Kurulmamalı</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi konusunda en önemli nokta, resmi teklif metninin henüz kamuoyuna tam olarak yansımamış olması. Bu nedenle pakette hangi maddelerin kesin olarak yer alacağı, hangilerinin çıkarılacağı veya Meclis sürecinde nasıl değişeceği şu aşamada net değil.</li>
</ol>

<p>Özellikle af, infaz indirimi, denetimli serbestlik, şartlı tahliye ve ceza indirimi gibi başlıklarda sosyal medya paylaşımlarına temkinli yaklaşılmalı. Bu tür düzenlemeler ancak resmi teklif, komisyon raporu, Genel Kurul kabulü ve Resmî Gazete süreciyle kesinlik kazanır.</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi için gözler şimdi Meclis takviminde. Taslak metin Meclis’e sunulduğunda, paketin gerçek kapsamı da bütün yönleriyle ortaya çıkacak.</li>
</ol>

<p></p>

<p>Habere Özgün Soru Başlıkları</p>

<p>12. Yargı Paketi çıktı mı?</p>

<p>Hayır. Mevcut bilgilere göre 12. Yargı Paketi henüz yasalaşmadı. Teklifin Meclis’e sunulması ve kabul sürecinin tamamlanması bekleniyor.</p>

<p>12. Yargı Paketi Meclis’ten geçti mi?</p>

<p>Hayır. Paket şu an için Meclis’ten geçmiş bir yasa değil. Resmi süreç başladığında önce teklif metni, ardından komisyon ve Genel Kurul aşamaları takip edilecek.</p>

<p>12. Yargı Paketi’nde genel af var mı?</p>

<p>Mevcut açıklamalara göre pakette genel af beklenmiyor. Yetkililer, genel af ya da kişiye özel düzenleme olmayacağı yönünde açıklamalarda bulundu.</p>

<p>İnfaz düzenlemesi 12. Yargı Paketi’nde olacak mı?</p>

<p>Son kulis bilgilerine göre infaz düzenlemesinin bu paket dışında kalması ihtimali güçlendi. Ancak kesin durum resmi teklif metniyle belli olacak.</p>

<p>12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girer?</p>

<p>Paket TBMM’de kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girer. Şu an için kesin tarih açıklanmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/adalet-bakanliginin-12-yargi-paketi-calismasi-infaz-ve-af-duzenlemesi-var-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-2706.jpeg" type="image/jpeg" length="31011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ultra İşlenmiş Gıdalar İçin Yeni Bulgular: Dikkat Skorları Düştü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ultra-islenmis-gidalar-icin-yeni-bulgular-dikkat-skorlari-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ultra-islenmis-gidalar-icin-yeni-bulgular-dikkat-skorlari-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, ultra işlenmiş gıda tüketimi ile dikkat ve zihinsel işlem hızı arasında olumsuz bir ilişki olabileceğini gösterdi. Çalışma, bunama tanısı olmayan 40–70 yaş arası 2 binden fazla Avustralyalı yetişkinin beslenme ve bilişsel test verilerini inceledi. Bulgular kesin neden-sonuç kanıtı değil; ancak paketli, katkılı ve yoğun işlemden geçmiş gıdaların beyin sağlığı açısından yeniden düşünülmesi gerektiğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ultra İşlenmiş Gıdalar Dikkati Zayıflatabilir mi?</p>

<p>Market raflarında renkli ambalajlarla duran hazır atıştırmalıklar, şekerli içecekler, paketli tuzlu ürünler ve ısıtılıp yenmeye hazır yemekler uzun süredir obezite, diyabet ve kalp sağlığı açısından tartışılıyordu.</p>

<p>Şimdi bu tartışmaya beyin sağlığı da eklendi.</p>

<p>Monash University, University of São Paulo ve Deakin University araştırmacılarının yer aldığı yeni çalışma, ultra işlenmiş gıdaların yalnızca beden sağlığıyla değil, dikkat ve zihinsel işlem hızıyla da ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırma, Alzheimer’s Association dergilerinden Alzheimer’s &amp; Dementia: Diagnosis, Assessment &amp; Disease Monitoring’de yayımlandı.</p>

<p>Araştırma neyi inceledi?</p>

<p>Çalışmada, bunama tanısı olmayan 40–70 yaş aralığındaki 2.192 Avustralyalı yetişkinin beslenme alışkanlıkları ve bilişsel performansı değerlendirildi. Katılımcıların ne kadar ultra işlenmiş gıda tükettiği, besin sıklığı anketleriyle ölçüldü. Gıdalar, işlenme düzeyine göre sınıflandırılan NOVA sistemiyle değerlendirildi.</p>

<p>Bilişsel performans ise dikkat, işlem hızı ve bazı zihinsel becerileri ölçen standart testlerle incelendi. Ayrıca araştırmacılar, katılımcıların değiştirilebilir bunama risk faktörlerini de hesaba kattı.</p>

<p>Buradaki önemli nokta şu: Çalışma bir ilaç denemesi ya da klinik müdahale değil. Yani insanlara belirli bir diyet verilip yıllarca takip edilen bir deneyden söz edilmiyor. Bu araştırma, mevcut beslenme verileri ile bilişsel test sonuçları arasındaki ilişkiye bakıyor.</p>

<p>Bilim insanları ne buldu?</p>

<p>Araştırmaya göre günlük enerjide ultra işlenmiş gıdaların payı arttıkça, dikkat ve zihinsel işlem hızı testlerinde daha düşük sonuçlar görüldü. Çalışmada her yüzde 10’luk ultra işlenmiş gıda artışı, dikkat skorlarında ölçülebilir bir düşüşle ilişkilendirildi. Bu yüzde 10’luk artış, kabaca günlük beslenmeye bir paket cips ya da şekerli içecek eklemeye benzetildi.</p>

<p>Araştırmacılar, katılımcıların günlük enerjisinin ortalama yüzde 41’inin ultra işlenmiş gıdalardan geldiğini bildirdi. Bu oran, Avustralya ortalamasına yakın bir düzey olarak değerlendirildi.</p>

<p>Ancak çalışma, ultra işlenmiş gıda tüketimi ile hafıza kaybı arasında doğrudan bir bağlantı bulmadı. Buna karşılık dikkat, öğrenme ve problem çözme gibi zihinsel süreçlerin temel basamaklarından biri olduğu için bulgu önemli görüldü.</p>

<p>Ultra işlenmiş gıda nedir?</p>

<p>Ultra işlenmiş gıdalar, ev mutfağında kolayca bulunmayan katkı maddeleri, endüstriyel bileşenler, aroma artırıcılar, renklendiriciler, emülgatörler veya yoğun raf ömrü sağlayan işlemler içerebilen ürünlerdir.</p>

<p>Bu gruba genellikle şekerli içecekler, paketli tuzlu atıştırmalıklar, bazı hazır yemekler, yeniden yapılandırılmış et ürünleri, endüstriyel tatlılar ve “ısıt-ye” tarzı ürünler girer.</p>

<p>Burada mesele yalnızca “kalori fazla mı?” sorusu değil. Araştırmacılar, gıdanın aşırı işlemden geçirilmesinin, doğal yapısının bozulmasının ve bazı katkı maddelerinin beyin sağlığıyla ilişkili mekanizmalarda rol oynayabileceğini düşünüyor. Bu mekanizmalar arasında iltihabi süreçler, metabolik bozulmalar ve damar sağlığı üzerindeki etkiler tartışılıyor.</p>

<p>Sağlıklı beslenenlerde de etki görüldü mü?</p>

<p>Çalışmanın dikkat çeken taraflarından biri de bu oldu.</p>

<p>Araştırmacılara göre ultra işlenmiş gıda tüketimi ile daha düşük dikkat performansı arasındaki ilişki, genel beslenme kalitesi hesaba katıldığında da sürdü. Yani kişi genel olarak Akdeniz tipi beslenmeye yakın bir diyet izlese bile, yüksek ultra işlenmiş gıda tüketimi ayrı bir risk işareti olarak değerlendirildi.</p>

<p>Bu bulgu, “Bir yandan sağlıklı besleniyorum, arada paketli ürün yesem dengelenir” düşüncesinin bilimsel açıdan daha dikkatli ele alınması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Elbette bu, tek bir paketli ürünün beyni bozduğu anlamına gelmiyor. Araştırma, uzun vadeli beslenme örüntüsü ile dikkat performansı arasındaki ilişkiye işaret ediyor.</p>

<p>Bu sonuç bunama anlamına mı geliyor?</p>

<p>Hayır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışma, “ultra işlenmiş gıda tüketen herkes bunama olacak” demiyor. Böyle bir sonuç hem bilimsel olarak yanlış hem de gereksiz korku oluşturur.</p>

<p>Araştırmacılar, daha yüksek ultra işlenmiş gıda tüketiminin bazı değiştirilebilir bunama risk faktörleriyle ilişkili olduğunu belirtiyor. Bunlar arasında obezite, yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve kalp-damar sağlığıyla ilgili riskler yer alabiliyor.</p>

<p>Yani haberin özü şu: Ultra işlenmiş gıdalar, beyin sağlığını dolaylı veya doğrudan etkileyebilecek risk zincirinin bir parçası olabilir. Ancak bu zincirin nasıl işlediğini anlamak için daha uzun süreli ve farklı toplumlarda yapılacak çalışmalara ihtiyaç var.</p>

<p>Çalışmanın sınırlılıkları neler?</p>

<p>Bu araştırma kesitsel bir çalışma. Yani belirli bir zaman diliminde beslenme alışkanlıkları ve bilişsel test sonuçları birlikte değerlendirildi. Bu tür çalışmalar güçlü ipuçları verebilir, ancak tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz.</p>

<p>Başka bir ifadeyle, ultra işlenmiş gıda tüketimi dikkat skorlarıyla ilişkili bulundu; fakat “düşük dikkatin doğrudan sebebi budur” denemez.</p>

<p>Ayrıca beslenme verileri anketlere dayanıyor. İnsanların ne yediğini hatırlama biçimi, porsiyon değerlendirmesi ve yaşam tarzı farklılıkları sonuçları etkileyebilir.</p>

<p>Buna rağmen çalışmanın 2 binden fazla kişiyi içermesi, standart bilişsel testler kullanması ve genel diyet kalitesini hesaba katması bulguları dikkate değer kılıyor.</p>

<p>Okur ne anlamalı?</p>

<p>Bu araştırma, günlük beslenmedeki küçük görünen paketli ürün tercihlerinin uzun vadede yalnızca kilo veya kan şekeri açısından değil, dikkat ve beyin sağlığı açısından da önemli olabileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Ancak sonuçlar panik sebebi değil. Daha doğru okuma şu olmalı: Ultra işlenmiş gıdaların sık ve yüksek miktarda tüketilmesi, dikkat ve zihinsel performans açısından olumsuz bir tabloyla ilişkili olabilir.</p>

<p>Günlük yaşamda mesele tek bir ürün değil, beslenme düzeninin genel yönüdür. Taze, az işlenmiş, liften zengin ve dengeli beslenme alışkanlıkları beyin sağlığı için daha güvenli bir zemin sunabilir. Özel hastalığı, beslenme kısıtlaması veya tedavi süreci olan kişilerin ise değişiklikleri sağlık profesyonelleriyle değerlendirmesi gerekir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ultra-islenmis-gidalar-icin-yeni-bulgular-dikkat-skorlari-dustu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8134.jpeg" type="image/jpeg" length="94466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Laboratuvarda Böbreğe Giden Yolda Kritik Eşik Aşıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/laboratuvarda-bobrege-giden-yolda-kritik-esik-asildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/laboratuvarda-bobrege-giden-yolda-kritik-esik-asildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, insan böbreğinin gelişimini laboratuvar ortamında daha uzun süre izlemeyi sağlayan yeni böbrek organoidleri üzerinde çalışıyor. Bu yapılar tam bir böbrek değil; ancak doğumsal böbrek hastalıklarını, ilaç toksisitesini ve gelecekteki rejeneratif tıp araştırmalarını anlamak için önemli bir pencere açıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Laboratuvarda Böbreğe Giden Yolda Yeni Aşama: Tam Organ Değil, Umut Veren Modeller</p>

<p>Böbrek yetmezliği, organ nakli bekleyen hastalar ve doğumsal böbrek hastalıkları tıbbın en zor alanlarından biri olmaya devam ediyor. Bu nedenle laboratuvarda geliştirilen “böbrek organoidleri” bilim dünyasında dikkatle izleniyor.</p>

<p>Ancak burada kritik bir çizgi var: Bilim insanları bugün laboratuvarda hastaya nakledilebilecek tam işlevli bir insan böbreği üretmiş değil. Geliştirilen yapılar, böbreğe benzeyen küçük üç boyutlu modeller. Yani tıbbın elindeki yeni araç bir “yedek organ” değil, canlı böbrek gelişimini daha iyi anlamaya yarayan güçlü bir araştırma modeli.</p>

<p>Tel Aviv Üniversitesi ve Sheba Medical Center’dan araştırmacıların The EMBO Journal’da yayımlanan çalışmasında, insan böbrek dokusu kök hücrelerinden geliştirilen organoidlerin aylar boyunca canlı kalabildiği ve fetal böbrek gelişimini laboratuvarda taklit edebildiği bildirildi. Çalışmaya göre bu modeller, böbrek gelişiminin gerçek zamanlı izlenmesine ve bazı doğumsal bozukluk mekanizmalarının incelenmesine imkân sağladı.</p>

<p>Araştırma neyi inceledi?</p>

<p>Araştırmanın merkezinde, insan böbreğinin anne karnındaki gelişimini laboratuvar ortamında daha iyi taklit edebilen küçük böbrek modelleri yer aldı.</p>

<p>Bu modellere “organoid” deniyor. Organoid, bir organın tamamı değil; o organa ait bazı hücre tiplerini ve yapısal özellikleri taşıyan üç boyutlu mini doku modeli anlamına geliyor.</p>

<p>Böbrek organoidleri, özellikle böbreğin nasıl oluştuğunu, hangi genetik ya da hücresel hataların hastalığa yol açabileceğini ve bazı ilaçların böbrek hücreleri üzerinde nasıl etki gösterebileceğini anlamak için kullanılıyor.</p>

<p>Bilim insanları ne buldu?</p>

<p>Yeni çalışmada araştırmacılar, böbrek dokusuna özgü kök hücrelerden geliştirilen organoidlerin daha uzun süre yaşayabildiğini ve olgunlaşma sürecini önceki modellere göre daha istikrarlı sürdürebildiğini bildirdi.</p>

<p>Araştırma duyurusunda, bu organoidlerin yarım yılı aşan bir süre boyunca gelişimini sürdürebildiği, önceki bazı modellerin ise haftalar içinde bozulabildiği ifade edildi. Bu fark, bilim insanlarına böbrek gelişimini kısa bir fotoğraf karesi gibi değil, daha uzun bir film şeridi gibi izleme imkânı veriyor.</p>

<p>Bu yapıların içinde böbrekte görev alan farklı hücre tiplerinin oluşabildiği, filtreleme hücreleri ve idrar yollarıyla ilişkili bazı yapıların gözlenebildiği aktarıldı. Ancak bu, “laboratuvarda tam böbrek üretildi” anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bu gelişme neden önemli?</p>

<p>Böbrek hastalıklarının önemli bir bölümü, organın karmaşık yapısı nedeniyle araştırma laboratuvarlarında sınırlı biçimde incelenebiliyor. İnsan böbreği; filtreleme, sıvı dengesi, atıkların uzaklaştırılması, tansiyon düzeni ve bazı hormonlarla ilişkili çok katmanlı bir organ.</p>

<p>Laboratuvar böbrek modelleri, bu karmaşık yapının küçük ama anlamlı parçalarını görünür kılıyor. Özellikle doğumsal böbrek anomalilerinin nasıl başladığını anlamak, bazı genlerin rolünü incelemek ve ilaçların gelişmekte olan böbrek dokusu üzerindeki etkilerini test etmek açısından bu modeller değerli görülüyor.</p>

<p>Bir başka araştırma hattında ise USC ekibinin geliştirdiği daha karmaşık “assembloid” yapılarının, böbreğin filtreleme ve idrar yoğunlaştırma bileşenlerini bir araya getirmeye çalıştığı bildirildi. Bu yapıların hastalık modelleme ve ilaç keşfi açısından önemli olduğu, ancak ölçek büyütme ve üretilen sıvının yönlü biçimde boşaltılması gibi büyük engellerin sürdüğü vurgulandı.</p>

<p>Tam böbrek üretildi mi?</p>

<p>Hayır. Bu çalışmaları doğru okumak için en önemli cümle bu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün laboratuvarda geliştirilen böbrek organoidleri, hastaya takılabilecek tam işlevli organlar değil. Kan damar ağı, idrarın vücutta doğru yere taşınması, bağışıklık uyumu, uzun süreli işlev ve güvenlik gibi çok büyük sorunlar hâlâ çözülmüş değil.</p>

<p>Bu nedenle “laboratuvarda böbrek üretildi” ifadesi tek başına yanıltıcı olabilir. Daha doğru ifade şu: Bilim insanları, insan böbrek gelişimini taklit eden daha gelişmiş laboratuvar modelleri üretme yolunda önemli aşamalar kaydediyor.</p>

<p>Hastalar için bugün ne anlama geliyor?</p>

<p>Bu gelişme, böbrek hastaları için hemen uygulanabilecek yeni bir tedavi anlamına gelmiyor. Diyaliz yerine geçecek, nakil bekleyen hastalara takılacak ya da böbrek yetmezliğini kısa sürede ortadan kaldıracak bir yöntemden söz edilmiyor.</p>

<p>Buna rağmen araştırma değersiz değil. Aksine, hastalıkların kökenini anlamak için oldukça önemli. Böbrek hastalıklarında yeni ilaç adaylarının daha güvenli test edilmesi, doğumsal sorunların daha iyi açıklanması ve kişiye özel tıp yaklaşımlarının gelişmesi açısından bu modeller gelecekte güçlü bir zemin oluşturabilir.</p>

<p>Bilim, burada yavaş ama sağlam adımlarla ilerliyor. Bugünün küçük laboratuvar modeli, yarının daha güvenilir tedavi araştırmalarına veri sağlayabilir.</p>

<p>Çalışmanın sınırlılıkları neler?</p>

<p>Bu araştırmaların en büyük sınırlılığı, organoidlerin gerçek böbreğin tüm görevlerini yerine getirememesi.</p>

<p>Böbrek yalnızca hücrelerden oluşan bir filtre değildir. Kan akımı, damar yapısı, idrar drenajı, sinirsel ve hormonal etkileşimler, bağışıklık sistemiyle uyum ve uzun vadeli dayanıklılık bu organın temel parçalarıdır.</p>

<p>Araştırmacılar da bu nedenle temkinli konuşuyor. USC ekibinin çalışmasında da ölçek büyütme, yüz binlerce nefron üretimi ve oluşan idrarın vücut dışında doğru yöne aktarılması gibi kritik sorunların çözülmesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar neden temkinli konuşuyor?</p>

<p>Çünkü laboratuvarda umut veren her bulgu klinikte aynı hızla karşılık bulmayabilir. Hücre kültüründe başarılı görünen bir modelin insan vücudunda güvenli, etkili ve kalıcı biçimde çalışması bambaşka bir aşamadır.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, bu gelişmeleri “tedavi bulundu” diye değil, “böbrek biyolojisini anlamak için daha iyi bir araştırma modeli geliştirildi” diye yorumluyor.</p>

<p>Bu fark küçük görünse de sağlık haberciliği açısından hayatidir. Yanlış umut, hastalar ve aileler için ağır bir yük oluşturabilir. Doğru bilgi ise hem bilimsel heyecanı korur hem de beklentiyi gerçek zeminde tutar.</p>

<p>Okur ne anlamalı?</p>

<p>Laboratuvarda geliştirilen böbrek modelleri, tıbbın geleceği açısından önemli bir araştırma alanı. Bu çalışmalar, böbrek hastalıklarının nasıl başladığını anlamak, ilaçların böbreğe etkisini daha iyi test etmek ve ileride rejeneratif tıp için yeni yollar açmak açısından umut veriyor.</p>

<p>Ancak bugünkü tablo net: Ortada hastaya nakledilebilecek tam bir insan böbreği yok. Bilim insanlarının elinde, böbreğe giden uzun yolda yol haritasını biraz daha aydınlatan gelişmiş modeller var.</p>

<p>Bu yüzden en doğru sonuç şu: Heyecan verici, ama erken aşama. Umut veren, ama henüz tedavi değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/laboratuvarda-bobrege-giden-yolda-kritik-esik-asildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8133.jpeg" type="image/jpeg" length="42373"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaeli Emniyetini Üzen Kayıp: Polis Memuru Buğra Anıl Yücer Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kocaeli-emniyetini-uzen-kayip-polis-memuru-bugra-anil-yucer-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kocaeli-emniyetini-uzen-kayip-polis-memuru-bugra-anil-yucer-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli Emniyet teşkilatı, İzmit İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan polis memuru Buğra Anıl Yücer’in vefat haberiyle sarsıldı. İzmit’teki evinde hayatını kaybettiği öğrenilen Yücer’in cenaze programının aile tarafından duyurulması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocaeli’de görev yapan polis memuru Buğra Anıl Yücer’in vefatı, emniyet camiasında ve yakın çevresinde büyük üzüntüye neden oldu. İzmit İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görev yaptığı öğrenilen Yücer’in, İzmit 28 Haziran Mahallesi’ndeki evinde hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, genç polis memurundan haber alamayan yakınları durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine adrese giden ekipler, Buğra Anıl Yücer’i hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Yücer’in yaşamını yitirdiği belirlendi.</p>

<p>Buğra Anıl Yücer kimdir?</p>

<p>Buğra Anıl Yücer’in, İzmit İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yaptığı öğrenildi. Mesleğe yaklaşık 3 yıl önce başladığı belirtilen Yücer’in vefatı, başta Kocaeli Emniyet teşkilatı olmak üzere meslektaşları ve sevenleri arasında derin üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>“Buğra Anıl Yücer kimdir?” sorusu, acı haberin ardından Kocaeli ve İzmit kamuoyunda araştırılmaya başlandı. Yücer’in görev yaptığı kurum ve meslek çevresinde sevilen bir isim olduğu ifade edildi.</p>

<p>Buğra Anıl Yücer neden öldü?</p>

<p>Buğra Anıl Yücer’in neden öldüğüne ilişkin resmî makamlar tarafından yapılmış kesin bir açıklama bulunmuyor. İlk değerlendirmelerde olayla ilgili bazı ihtimaller üzerinde durulduğu öğrenilirken, Buğra Anıl Yücer vefat nedeni hakkında net bilginin soruşturma ve resmî açıklamalar sonrasında ortaya çıkması bekleniyor.</p>

<p>Bu nedenle ölüm nedeni kesinleşmeden herhangi bir iddianın kesin bilgi gibi aktarılmaması önem taşıyor. Olayla ilgili incelemenin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Buğra Anıl Yücer kaç yaşındaydı?</p>

<p>Polis memuru Buğra Anıl Yücer’in yaşına ilişkin net bir bilgi paylaşılmadı. Mesleğe yaklaşık 3 yıl önce başladığı belirtilen genç memurun vefatı, Kocaeli’de vefat haberi olarak kısa sürede geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Cenazesi ne zaman, nerede?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buğra Anıl Yücer cenazesi ne zaman ve Buğra Anıl Yücer cenazesi nerede sorularına ilişkin henüz resmî bir program duyurulmadı. Cenaze programının aile tarafından ayrıca açıklanması bekleniyor.</p>

<p>Cenaze namazı, defin yeri ve saat bilgisi paylaşıldığında kamuoyunun bilgilendirilmesi bekleniyor. Buğra Anıl Yücer’in son yolculuğuna uğurlanacağı törene, ailesi, yakınları ve meslektaşlarının katılması öngörülüyor.</p>

<p>Emniyet camiasında üzüntü</p>

<p>İzmit İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde yaşanan acı kayıp, Kocaeli Emniyet teşkilatında hüzün oluşturdu. Polis memuru Buğra Anıl Yücer’in hayatını kaybetmesi, meslektaşları ve yakın çevresi tarafından üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Yücer’in vefatı sonrası taziye mesajlarının paylaşılması beklenirken, olayla ilgili sürecin resmî makamlar tarafından yürütüldüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kocaeli-emniyetini-uzen-kayip-polis-memuru-bugra-anil-yucer-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8129.jpeg" type="image/jpeg" length="91106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Anlaşılır? Kene Isırığında İlk Belirtilere Dikkat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kirim-kongo-kanamali-atesi-nasil-anlasilir-kene-isiriginda-ilk-belirtilere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kirim-kongo-kanamali-atesi-nasil-anlasilir-kene-isiriginda-ilk-belirtilere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, özellikle bahar ve yaz aylarında kene tutunması sonrası gündeme gelen ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Ateş, halsizlik, kas ağrısı ve kanama bulguları gibi belirtiler erken fark edilirse sağlık kuruluşuna başvuru süreci hayatî önem taşıyabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kırsalda geçirilen birkaç saat, bazen fark edilmeyen küçük bir kene tutunmasıyla riskli hale gelebilir.<br />
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, her kene ısırığında gelişmez ancak belirti başladığında ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır.<br />
Bu haber, kene ısırığından sonra hangi belirtilerin takip edilmesi gerektiğini ve ne zaman doktora gidileceğini sade biçimde anlatıyor.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, kısa adıyla KKKA, keneler aracılığıyla insanlara bulaşabilen viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık vücutta ateş, yaygın ağrı, halsizlik ve bazı vakalarda kanama bulgularıyla ilerleyebilir.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, KKKA’nın kene kaynaklı viral kanamalı ateş tablolarından biri olduğunu ve bazı vakalarda ağır seyredebildiğini bildiriyor. Hastalık özellikle Afrika, Balkanlar, Orta Doğu ve Asya’nın bazı bölgelerinde görülüyor. Türkiye de riskli coğrafi kuşakta yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle “kene ısırdı ama bir şey olmaz” rahatlığı tehlikeli olabilir. Her kene hastalık taşımaz; ancak kene tutunması sonrası vücudu izlemek gerekir.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi neden olur?</p>

<p>Hastalığın temel nedeni, KKKA virüsünü taşıyan kenelerin insan vücuduna tutunmasıdır. Virüs, enfekte kenelerden veya enfekte hayvanların kan, doku ve vücut sıvılarıyla korunmasız temastan bulaşabilir.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün bilgilendirmesine göre kene tutunmasından sonra kuluçka süresi çoğunlukla 1–3 gün, en fazla 9 gün olabilir. Enfekte kan ve vücut sıvılarıyla temas sonrası bu süre genellikle 5–6 gün olarak bildirilmektedir.</p>

<p>Risk yalnızca piknik yapanları ilgilendirmez. Tarla, bağ, bahçe, orman, mera, hayvancılık alanları ve kırsal bölgelerde çalışanlar daha dikkatli olmalıdır.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi erken belirtileri nelerdir?</p>

<p>KKKA’nın erken belirtileri çoğu zaman grip, yorgunluk veya mevsimsel enfeksiyonlarla karışabilir. Bu nedenle kene teması öyküsü çok önemlidir.</p>

<p>Kene tutunmasından sonraki günlerde ateş, ani halsizlik, kas ve eklem ağrısı, baş ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma veya karın ağrısı gelişirse tablo ciddiye alınmalıdır.</p>

<p>Bazı kişilerde gözlerde kızarıklık, yüzde kızarma, ishal, baş dönmesi ve ışığa hassasiyet de görülebilir. İleri vakalarda burun kanaması, diş eti kanaması, ciltte morarma veya idrar/dışkıda kan gibi bulgular ortaya çıkabilir.</p>

<p>Bu belirtiler tek başına KKKA tanısı koydurmaz. Ancak kene teması varsa “nasıl anlaşılır?” sorusunun en kritik cevabı şudur: Belirti ile kene öyküsü birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kimlerde daha sık görülür?</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi açısından en riskli gruplar, kene ile karşılaşma ihtimali yüksek olan kişilerdir. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, çobanlar, çiftçiler, mezbaha çalışanları, veterinerler, kırsalda yaşayanlar ve piknik/ormanlık alanlara sık gidenler dikkatli olmalıdır.</p>

<p>Sağlık çalışanları da hasta kişilerin kan ve vücut sıvılarıyla temas riski nedeniyle korunma önlemlerine uymalıdır. Dünya Sağlık Örgütü, insandan insana bulaşın özellikle enfekte kan, salgı, organ veya diğer vücut sıvılarıyla yakın temas sonucu görülebileceğini belirtmektedir.</p>

<p>Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar da belirtiler geliştiğinde gecikmeden değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kene ısırığında ne zaman doktora gidilmeli?</p>

<p>Kene vücuda tutunduysa en kısa sürede doğru yöntemle çıkarılmalıdır. Çıkarıldıktan sonra kişi kendini en az birkaç gün dikkatle izlemelidir.</p>

<p>Ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, ciltte morarma veya kanama bulguları gelişirse vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p>Özellikle kene ısırığından sonraki ilk 10 gün önemlidir. Belirti yoksa panik yapılmamalı; belirti varsa “geçer” diye beklenmemelidir.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi için hangi doktora gidilmeli?</p>

<p>İlk başvuru için aile hekimi, acil servis veya en yakın sağlık kuruluşu tercih edilebilir. Ateş, ciddi halsizlik, kanama bulgusu veya genel durumda bozulma varsa doğrudan acil servise gidilmelidir.</p>

<p>İleri değerlendirmede enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanları süreci yönetir. Çocuk hastalarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı değerlendirmesi gerekir.</p>

<p>Erken başvuru, hem tanı sürecinin hızlanması hem de destek tedavisinin zamanında başlaması açısından önemlidir.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nasıl teşhis edilir?</p>

<p>Tanı yalnızca belirtilere bakılarak konulmaz. Hekim, hastanın kene teması, kırsal alan öyküsü, hayvan teması ve belirtilerin başlama zamanını birlikte değerlendirir.</p>

<p>Kan testleriyle trombosit düşüklüğü, karaciğer enzimlerinde yükselme ve pıhtılaşma bozuklukları araştırılabilir. Kesin tanı için virüse yönelik laboratuvar testleri gerekebilir.</p>

<p>Bu nedenle kene tutunması sonrası gelişen ateş ve halsizlikte “evde takip ederim” düşüncesi risklidir. Belirti varsa hekim değerlendirmesi şarttır.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi tedavisi var mı?</p>

<p>KKKA’da tedavi, hastanın durumuna göre belirlenir. Temel yaklaşım destek tedavisidir. Sıvı dengesi, kan değerleri, pıhtılaşma sistemi, karaciğer fonksiyonları ve kanama bulguları yakından izlenir.</p>

<p>Ağır vakalarda hastane yatışı gerekebilir. Bazı hastalarda yoğun bakım desteği, kan ürünü desteği veya organ fonksiyonlarının yakın takibi gündeme gelebilir.</p>

<p>Bugün için KKKA’da herkes için geçerli, kesin sonuç veren tek bir tedavi yaklaşımından söz etmek doğru değildir. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nün teknik değerlendirmelerinde de onaylı yaygın bir KKKA aşısı bulunmadığı, tedavinin büyük ölçüde semptomlara ve destekleyici yaklaşımlara dayandığı belirtilmektedir.</p>

<p>Yeni tedaviler ve güncel gelişmeler</p>

<p>KKKA’da güncel yaklaşımın en güçlü ayağı erken farkındalık, hızlı başvuru, doğru izolasyon önlemleri ve destek tedavisidir. Bilimsel çalışmalar virüsün yayılımı, tanı yöntemleri, aşı araştırmaları ve tedavi seçenekleri üzerinde devam etmektedir.</p>

<p>Ancak okur açısından bugün en pratik bilgi şudur: Kene tutunmasını önlemek, keneyi doğru çıkarmak ve belirti gelişirse gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmak hastalığın seyrinde belirleyici olabilir.</p>

<p>Bu nedenle “yeni ilaç çıktı mı?” sorusundan önce “keneyle temas ettim mi, belirti başladı mı, doktora ne zaman gitmeliyim?” soruları daha hayatîdir.</p>

<p>Kene ısırığından nasıl korunulur?</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi riskli bölgelere gidilirken vücudu örten kıyafetler giyilmesini, pantolon paçalarının çorap içine sokulmasını ve açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesini öneriyor. Riskli alanlardan dönüldüğünde kulak arkası, koltuk altı, kasık ve diz arkası dahil tüm vücudun kene yönünden kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Kene çıplak elle ezilmemeli, koparılmamalı, üzerine kolonya, alkol, sigara, gaz yağı veya benzeri maddeler dökülmemelidir. Bu tür uygulamalar keneyi strese sokarak enfeksiyon riskini artırabilir.</p>

<p>Hayvanlarla temas eden kişiler de eldiven, koruyucu kıyafet ve hijyen kurallarına dikkat etmelidir.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>En sık yapılan hata, keneyi fark ettikten sonra yanlış yöntemlerle müdahale etmektir. Keneyi yakmaya çalışmak, üzerine kimyasal dökmek, çıplak elle koparmak veya “nasıl olsa küçücük bir şey” diyerek belirtileri önemsememek riski artırabilir.</p>

<p>Bir diğer hata da ateş ve halsizlik başladıktan sonra bunu sıradan grip sanıp doktora geç başvurmaktır. Kene öyküsü varsa küçük belirti bile not edilmeli ve sağlık kuruluşuna söylenmelidir.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ölümcül müdür?</p>

<p>KKKA her hastada ağır seyretmez; ancak bazı vakalarda ciddi kanama, organ etkilenimi ve ölüm riski olabilir. Dünya Sağlık Örgütü, hastalığın ağır salgınlara yol açabildiğini ve vaka ölüm oranının bazı bölgelerde yüksek olabildiğini bildirmektedir.</p>

<p>Bu bilgi paniğe kapılmak için değil, erken başvurunun önemini anlamak için gereklidir. Kene ısırığı sonrası belirti gelişirse zaman kaybetmemek gerekir.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi kendiliğinden geçer mi?</p>

<p>Bazı enfeksiyonlar hafif seyredebilir; ancak KKKA şüphesinde “kendiliğinden geçer” diye beklemek doğru değildir. Çünkü hastalığın seyri kişiye göre değişebilir ve bazı bulgular hızla ağırlaşabilir.</p>

<p>Özellikle ateş, kanama, bilinç bulanıklığı, yoğun halsizlik veya yaygın vücut ağrısı varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.</p>

<p>Kısa Soru-Cevap</p>

<p>Kene ısırığı sonrası hemen hastaneye gitmek gerekir mi?<br />
Kene çıkarılamıyorsa, yanlış müdahale riski varsa veya kişi riskli bölgede yaşıyorsa sağlık kuruluşuna başvurmak en güvenli yoldur. Belirti gelişirse beklenmemelidir.</p>

<p>Her kene Kırım Kongo Kanamalı Ateşi bulaştırır mı?<br />
Hayır. Her kene virüs taşımaz. Ancak hangi kenenin riskli olduğunu dışarıdan anlamak mümkün olmadığı için takip önemlidir.</p>

<p>Çocuklarda belirtiler farklı olur mu?<br />
Çocuklarda da ateş, halsizlik, iştahsızlık, kusma ve genel durum bozukluğu görülebilir. Kene teması varsa çocuk hekimine başvurulmalıdır.</p>

<p>Evde antibiyotik kullanmak doğru mu?<br />
Hayır. KKKA viral bir hastalıktır. Gereksiz antibiyotik kullanımı doğru değildir; tedavi planı hekim tarafından yapılmalıdır.</p>

<p>Kene çıkarıldıktan sonra ne kadar süre dikkat edilmeli?<br />
Özellikle ilk 10 gün içinde ateş, halsizlik, kas ağrısı, bulantı veya kanama bulguları açısından dikkatli olunmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kirim-kongo-kanamali-atesi-nasil-anlasilir-kene-isiriginda-ilk-belirtilere-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8127.jpeg" type="image/jpeg" length="68342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vejetaryen ve Vegan Beslenmede Kanser Riski Daha mı Düşük? Yeni Analiz Ne Söylüyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/vejetaryen-ve-vegan-beslenmede-kanser-riski-daha-mi-dusuk-yeni-analiz-ne-soyluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/vejetaryen-ve-vegan-beslenmede-kanser-riski-daha-mi-dusuk-yeni-analiz-ne-soyluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir meta-analiz, vejetaryen ve vegan beslenme biçimlerinin toplam kanser riskiyle daha düşük düzeyde ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Ancak uzmanlara göre bu sonuç, tek başına “beslenme kanseri önler” anlamına gelmiyor; bulgular yaşam tarzı, kilo, sigara kullanımı ve beslenme kalitesiyle birlikte değerlendirilmeli.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vejetaryen ve Vegan Beslenmede Kanser Riski Daha mı Düşük? Yeni Analiz Ne Söylüyor?</p>

<p>Vejetaryen ve vegan beslenme üzerine yapılan yeni bir bilimsel analiz, kanser riski tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. European Journal of Epidemiology dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizde, vejetaryen beslenenlerde toplam kanser riskinin et yiyenlere göre yaklaşık yüzde 13, vegan beslenenlerde ise yaklaşık yüzde 23 daha düşük bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Ancak bu bulgu, “et yemeyen herkes kansere karşı korunur” gibi kesin bir anlam taşımıyor. Araştırma, farklı yıllarda yapılmış gözlemsel kohort çalışmalarının verilerini bir araya getiriyor. Yani bilim insanları burada bir tedaviyi denemedi; insanların uzun yıllar içindeki beslenme biçimleri ile kanser tanıları arasındaki ilişkiye baktı.</p>

<p>Araştırma neyi inceledi?</p>

<p>Çalışma, vejetaryen ve vegan beslenme ile kanser görülme sıklığı arasındaki bağlantıyı değerlendirdi. Araştırmacılar, PubMed ve Embase veri tabanlarında 5 Temmuz 2025’e kadar yayımlanmış çalışmaları taradı ve ileriye dönük kohort çalışmalarını analiz etti.</p>

<p>Kohort çalışması, belli bir insan grubunun yıllar boyunca izlenmesi anlamına geliyor. Bu tür araştırmalar, beslenme alışkanlıkları ile hastalıklar arasında önemli ipuçları verebilir. Fakat tek başına kesin neden-sonuç ilişkisi kurmak için yeterli değildir.</p>

<p>Bu nedenle çalışmanın dili dikkatli okunmalı. Bulgular, “vejetaryen veya vegan beslenme kanseri kesin olarak önler” demiyor; bu beslenme biçimleriyle daha düşük kanser riski arasında ilişki saptandığını gösteriyor.</p>

<p>Bilim insanları ne buldu?</p>

<p>Meta-analize göre vejetaryen beslenenlerde toplam kanser riskinde yaklaşık yüzde 13 daha düşük oran görüldü. Vegan beslenenlerde ise toplam kanser riski için yaklaşık yüzde 23 daha düşük ilişki bildirildi.</p>

<p>Çalışmada bazı kanser türleri için de farklı sonuçlar öne çıktı. Vejetaryen beslenme; mide, kolorektal, pankreas, meme, mesane kanseri, melanom ve non-Hodgkin lenfoma gibi bazı kanser türlerinde daha düşük riskle ilişkili bulundu. Ancak bu tablo bütün kanser türleri için aynı güçte ve aynı netlikte değil.</p>

<p>Başka büyük veri analizleri de bu konuda karmaşık bir tabloya işaret ediyor. British Journal of Cancer’da yayımlanan geniş katılımlı bir çalışmada vejetaryenlerde pankreas, meme, prostat, böbrek kanseri ve multipl miyelom riskinde daha düşük oranlar bildirilirken, bazı kanser türleri için farklı ve temkinli yorumlanması gereken sonuçlar da yer aldı.</p>

<p>Bu sonuç neden önemli?</p>

<p>Kanser, tek bir nedene bağlı gelişen bir hastalık grubu değil. Genetik yatkınlık, yaş, çevresel maruziyetler, sigara, alkol, obezite, fiziksel aktivite düzeyi, enfeksiyonlar ve beslenme gibi birçok unsur birlikte etkili olabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle beslenme araştırmaları halk sağlığı açısından önemli ama yorumlanması da zor alanlardan biri. Vejetaryen veya vegan beslenen kişilerin daha fazla sebze, meyve, baklagil, tam tahıl ve lif tüketmesi; daha düşük vücut ağırlığına sahip olması veya daha sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmesi sonuçları etkileyebilir.</p>

<p>Yani burada sadece “et var mı, yok mu?” sorusu yok. Beslenmenin genel kalitesi, işlenmiş gıda tüketimi, yeterli protein alımı, B12 vitamini, demir, kalsiyum ve omega-3 gibi besin ögeleri de tabloyu değiştirebilir.</p>

<p>Çalışma insanlarda mı yapıldı?</p>

<p>Evet. Bu araştırma laboratuvar ya da hayvan deneyi değil; insanlarda yapılmış ileriye dönük gözlemsel çalışmaların meta-analizi.</p>

<p>Meta-analiz, aynı konuda yapılmış birden fazla çalışmanın sonuçlarını istatistiksel olarak bir araya getiren bilimsel yöntemdir. Bu yöntem, genel eğilimi görmek açısından güçlüdür. Fakat analize giren çalışmaların tasarımı, katılımcıların özellikleri ve beslenme tanımları farklıysa sonuçlar da dikkatli okunmalıdır.</p>

<p>Bu çalışmada da temel mesaj şu: Bitki ağırlıklı beslenme biçimleri ile daha düşük toplam kanser riski arasında bir bağlantı görülüyor. Fakat bu bağlantının tamamının doğrudan beslenmeden kaynaklandığını söylemek mümkün değil.</p>

<p>Bulgular kesin sonuç mu?</p>

<p>Hayır. Bulgular güçlü bir bilimsel işaret sunuyor ama kesin hüküm niteliğinde değil.</p>

<p>Gözlemsel araştırmalarda en önemli sorunlardan biri, karıştırıcı faktörlerdir. Örneğin vejetaryen bireyler bazı toplumlarda daha az sigara içiyor, daha fazla egzersiz yapıyor, daha düşük kiloya sahip oluyor veya sağlık kontrollerine daha fazla önem veriyor olabilir.</p>

<p>Araştırmacılar bu tür faktörleri istatistiksel olarak hesaba katmaya çalışsa da tüm etkileri tamamen ayıklamak kolay değildir. Bu yüzden haber diliyle söylersek: Çalışma önemli bir bağlantı gösteriyor, fakat tek başına reçete yazmıyor.</p>

<p>Vegan beslenme herkes için aynı anlama mı gelir?</p>

<p>Hayır. Vegan beslenme sadece hayvansal gıdaların çıkarılması anlamına gelmez; nasıl planlandığı da çok önemlidir.</p>

<p>Sebze, baklagil, tam tahıl, kuruyemiş ve meyve ağırlıklı dengeli bir vegan beslenme ile yüksek oranda işlenmiş vegan ürünlere dayalı bir beslenme aynı sağlık etkisine sahip olmayabilir. Bu ayrım, bitki bazlı beslenme araştırmalarında giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Son yıllarda yayımlanan çalışmalar, “bitki bazlı” ifadesinin tek başına yeterli olmadığını; beslenmenin sağlıklı mı, yoksa işlenmiş ürün ağırlıklı mı olduğunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Okur neyi yanlış anlamamalı?</p>

<p>Bu araştırma, et tüketen herkesin kanser olacağı ya da vegan beslenen herkesin kanserden korunacağı anlamına gelmiyor. Kanser riski, tek bir yiyecek ya da tek bir beslenme etiketi üzerinden açıklanamayacak kadar çok katmanlı.</p>

<p>Ayrıca vejetaryen veya vegan beslenmeye geçmek isteyen kişilerin, özellikle B12 vitamini, demir, kalsiyum, D vitamini, iyot ve omega-3 gibi besin ögeleri açısından dengeli planlama yapması gerekir. Bu nokta özellikle çocuklar, gebeler, emziren anneler, yaşlılar ve kronik hastalığı olan kişiler için daha hassastır.</p>

<p>Dolayısıyla araştırmanın günlük yaşama mesajı, “hemen tek tip beslenmeye geçin” değil; daha fazla sebze, meyve, baklagil, tam tahıl ve lif içeren, işlenmiş gıdaların azaltıldığı, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme modelinin önemini yeniden hatırlatmaktır.</p>

<p>Uzmanlar neden temkinli konuşuyor?</p>

<p>Çünkü beslenme ile kanser arasındaki ilişki uzun yıllar içinde oluşur. Bu ilişkiyi ölçmek zordur; insanların ne yediği zamanla değişebilir, porsiyonlar doğru hatırlanmayabilir, yaşam tarzı faktörleri sonuçlara karışabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca farklı toplumlarda “vejetaryen” ya da “vegan” beslenme aynı içeriğe sahip olmayabilir. Bir ülkede vejetaryen beslenme bol baklagil ve sebze anlamına gelirken, başka bir yerde daha fazla rafine karbonhidrat veya hazır ürün içerebilir.</p>

<p>Bu yüzden uzmanların temkinli yaklaşımı, bulguyu küçümsemek değil; bilimsel sınırları doğru çizmek anlamına geliyor.</p>

<p>Okur ne anlamalı?</p>

<p>Bu araştırma, bitki ağırlıklı beslenmenin kanser riskini azaltma potansiyeline dair önemli bir işaret sunuyor. Ancak sonuçlar, kesin korunma vaadi olarak değil, genel sağlıklı yaşam tablosunun bir parçası olarak okunmalı.</p>

<p>En güvenli yorum şu: Sebze, meyve, baklagil, tam tahıl ve liften zengin; işlenmiş et ve aşırı işlenmiş gıdaların sınırlı olduğu dengeli bir beslenme modeli, genel sağlık açısından desteklenen bir yaklaşım olmaya devam ediyor. Kişisel beslenme değişiklikleri ise sağlık durumu, yaş, hastalık öyküsü ve besin ihtiyaçları dikkate alınarak değerlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/vejetaryen-ve-vegan-beslenmede-kanser-riski-daha-mi-dusuk-yeni-analiz-ne-soyluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 07:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8121.jpeg" type="image/jpeg" length="25260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş Dünyasını Üzen Ölüm: Ahmet Ekinci Son Yolculuğuna Uğurlanıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/is-dunyasini-uzen-olum-ahmet-ekinci-son-yolculuguna-ugurlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/is-dunyasini-uzen-olum-ahmet-ekinci-son-yolculuguna-ugurlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Desnet Teknoloji CEO’su ve TÜRES Genel Başkan Danışmanı Ömer Ekinci’nin kardeşi Ahmet Ekinci, geçirdiği beyin kanaması sonrası hayatını kaybetti. Ekinci’nin vefatı ailesi, yakınları ve iş dünyasında büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ömer Ekinci’nin Kardeşi Ahmet Ekinci Hayatını Kaybetti</p>

<p>İş dünyası ve sivil toplum çevrelerinin yakından tanıdığı Ömer Ekinci, kardeşi Ahmet Ekinci’nin vefatıyla büyük üzüntü yaşadı. Desnet Teknoloji CEO’su ve TÜRES Genel Başkan Danışmanı olarak bilinen Ekinci’nin kardeşi Ahmet Ekinci’nin ani ölümü, ailesi ve sevenleri arasında derin bir üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Ahmet Ekinci’nin vefat haberi, kısa sürede iş dünyası, sivil toplum temsilcileri ve aile yakınları tarafından paylaşılan taziye mesajlarıyla gündeme geldi. Ömer Ekinci de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kardeşi Ahmet Ekinci’yi kaybettiklerini duyurdu.</p>

<p>Ahmet Ekinci Kimdir?</p>

<p>Ahmet Ekinci, iş insanı Ömer Ekinci’nin kardeşi olarak tanınıyor. Ailenin aslen Erzincanlı olduğu, Ekinci ailesinin teknoloji ve gıda sektörlerindeki çalışmalarıyla bilindiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuoyunda daha çok Ömer Ekinci’nin kardeşi olarak bilinen Ahmet Ekinci’nin özel hayatına ilişkin ayrıntılı bilgiler paylaşılmadı. Bu nedenle haberlerde yer alan bilgiler, aileye yakın çevreler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalarla sınırlı kaldı.</p>

<p>Ahmet Ekinci Kaç Yaşındaydı?</p>

<p>Ahmet Ekinci’nin yaşıyla ilgili resmî ya da aile tarafından yapılmış net bir açıklama bulunmuyor. Bazı haberlerde “genç yaşta hayatını kaybettiği” ifade edilse de, kesin yaş bilgisi paylaşılmadığı için bu konuda net bir rakam vermek doğru olmayacaktır.</p>

<p>Ahmet Ekinci Neden Öldü?</p>

<p>Ahmet Ekinci’nin ölüm nedeni kamuoyunda en çok merak edilen başlıklardan biri oldu. Haber kaynaklarında yer alan bilgilere göre Ahmet Ekinci’nin ani beyin kanaması geçirdiği ve yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı belirtildi.</p>

<p>Beyin kanaması, beyin dokusu içinde veya beyni çevreleyen alanlarda kanama meydana gelmesiyle oluşan ciddi bir sağlık tablosudur. Ani gelişebilir ve hızlı müdahale gerektirir. Ancak Ahmet Ekinci’nin sağlık sürecine ilişkin ayrıntılar kamuoyuyla paylaşılmadığı için, olayın tıbbi detaylarına dair kesin yorum yapılmamalıdır.</p>

<p>Ahmet Ekinci’nin Cenazesi Nerede Defnedilecek?</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre Ahmet Ekinci için cenaze namazı 26 Nisan Pazar günü ikindi namazına müteakip Başakşehir Merkez Camii’nde kılınacak. Cenaze namazının ardından Ahmet Ekinci’nin Habipler Yayla Mezarlığı’nda toprağa verileceği bildirildi.</p>

<p>Cenazeye aile yakınlarının yanı sıra iş dünyasından ve sivil toplum çevrelerinden isimlerin de katılması bekleniyor.</p>

<p>Ömer Ekinci Kimdir?</p>

<p>Ömer Ekinci, Desnet Teknoloji’nin kurucusu ve CEO’su olarak tanınıyor. Barkod, otomasyon ve teknoloji alanlarında faaliyet yürüten Ekinci, aynı zamanda TÜRES bünyesinde Genel Başkan Danışmanı ve yönetim kademelerinde görev alan isimler arasında yer alıyor.</p>

<p>İş hayatının yanı sıra sivil toplum faaliyetleriyle de bilinen Ömer Ekinci, kardeşi Ahmet Ekinci’nin vefatı sonrası çok sayıda taziye mesajı aldı.</p>

<p>Ahmet Ekinci’nin Ölümü Sevenlerini Üzdü</p>

<p>Ahmet Ekinci’nin ani vefatı, ailesi başta olmak üzere yakın çevresinde büyük bir üzüntüye yol açtı. Sosyal medyada paylaşılan taziye mesajlarında Ekinci ailesine başsağlığı dilekleri iletilirken, merhum Ahmet Ekinci için rahmet temennilerinde bulunuldu.</p>

<p>Ailenin acı kaybı, yalnızca yakın çevresinde değil, Ömer Ekinci’yi iş ve sivil toplum çalışmalarından tanıyan geniş bir çevrede de karşılık buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/is-dunyasini-uzen-olum-ahmet-ekinci-son-yolculuguna-ugurlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 06:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8047.jpeg" type="image/jpeg" length="93713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lupus Tedavisinde Yeni Aşama: FDA, Gazyva Başvurusunu İncelemeye Aldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/lupus-tedavisinde-yeni-asama-fda-gazyva-basvurusunu-incelemeye-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/lupus-tedavisinde-yeni-asama-fda-gazyva-basvurusunu-incelemeye-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Genentech’in Gazyva adlı ilacı için sistemik lupus eritematozus tedavisinde yapılan ek ruhsat başvurusunu kabul etti. Karar, yaklaşık 300 yetişkin hastada yürütülen Faz 3 ALLEGORY çalışmasının sonuçlarına dayanıyor. Bu gelişme ilacın onaylandığı anlamına gelmiyor; FDA’nın kararını Aralık 2026’ya kadar vermesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lupus Tedavisinde Yeni Aşama: FDA, Gazyva Başvurusunu İncelemeye Aldı</p>

<p>Lupus tedavisinde dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı. Genentech, Gazyva adıyla bilinen obinutuzumab için sistemik lupus eritematozus tedavisinde ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ne yaptığı ek biyolojik ruhsat başvurusunun kabul edildiğini duyurdu.</p>

<p>Bu haber, ilacın hemen kullanıma gireceği anlamına gelmiyor. FDA başvuruyu incelemeye aldı ve nihai kararın Aralık 2026’ya kadar verilmesi bekleniyor. Bu nedenle gelişme, “yeni bir tedavi onaylandı” şeklinde değil, “önemli bir tedavi adayı değerlendirme sürecine girdi” şeklinde okunmalı.</p>

<p>Gelişme neyi gündeme getirdi?</p>

<p>Sistemik lupus eritematozus, bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularına saldırdığı kronik bir otoimmün hastalık. Cilt, eklemler, böbrekler ve farklı organ sistemleri etkilenebiliyor. Hastalık bazı dönemlerde sakin seyrederken bazı dönemlerde alevlenmelerle yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebiliyor.</p>

<p>Genentech’in açıklamasına göre FDA’ya yapılan başvuru, Faz 3 ALLEGORY çalışmasından elde edilen verilere dayanıyor. Bu çalışma, Gazyva’nın standart tedaviye eklenmesinin, plasebo yani etkisiz karşılaştırma tedavisine göre hastalık aktivitesini azaltıp azaltmadığını değerlendirdi.</p>

<p>Araştırma nasıl yapıldı?</p>

<p>ALLEGORY çalışması, yetişkin sistemik lupus eritematozus hastalarında yürütülen Faz 3, randomize, çift kör, plasebo kontrollü ve çok merkezli bir klinik araştırma olarak tasarlandı. Daha sade anlatımla; hastalar rastgele gruplara ayrıldı, araştırmacılar ve hastalar kimin ilacı, kimin plaseboyu aldığını bilmiyordu ve sonuçlar karşılaştırmalı olarak incelendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmaya yaklaşık 300 kişi dahil edildi. Katılımcılar 1 yıl boyunca Gazyva artı standart tedavi veya plasebo artı standart tedavi aldı. Ana ölçüt, 52. haftada SRI-4 adı verilen yanıt kriteriydi. Bu ölçüt, hastalık şiddeti, belirtiler ve genel fiziksel durumdaki değişimi değerlendirmek için kullanılıyor.</p>

<p>Bilim insanları ne buldu?</p>

<p>Açıklanan verilere göre Gazyva ve standart tedavi alan hastaların yüzde 76,7’si 52. haftada SRI-4 yanıtına ulaştı. Plasebo ve standart tedavi alan grupta bu oran yüzde 53,5 olarak bildirildi. Aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu açıklandı.</p>

<p>Çalışmada ayrıca Gazyva alan grupta hastalık alevlenmesi riskinin daha düşük olduğu bildirildi. Alevlenmeler, lupus hastalarında organ hasarı ve yaşam kalitesinde düşüş açısından önemli bir sorun olarak görülüyor.</p>

<p>Bir diğer dikkat çeken sonuç ise remisyon oranları oldu. Remisyon, hastalık belirtilerinin belirgin şekilde baskılandığı dönem anlamına geliyor. Gazyva artı standart tedavi alan grupta 52. haftada remisyon oranı yüzde 33,8; plasebo artı standart tedavi alan grupta ise yüzde 13,8 olarak açıklandı.</p>

<p>Gazyva nedir, nasıl çalışıyor?</p>

<p>Gazyva’nın etken maddesi obinutuzumab. Bu ilaç, anti-CD20 hedefli bir monoklonal antikor olarak tanımlanıyor. Monoklonal antikorlar, bağışıklık sistemindeki belirli hedeflere bağlanmak üzere tasarlanmış laboratuvar üretimi proteinlerdir.</p>

<p>CD20 ise bazı B hücrelerinin yüzeyinde bulunan bir protein. B hücreleri bağışıklık sisteminin önemli parçalarından biri. Lupus gibi otoimmün hastalıklarda bu hücreler, hastalık sürecinde rol oynayabiliyor. Gazyva bu hücreleri hedefleyerek hastalık aktivitesini azaltmayı amaçlıyor.</p>

<p>Bu sonuç hastalar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Bu bulgular, sistemik lupus eritematozus tedavisinde B hücrelerini hedefleyen yaklaşımın daha güçlü biçimde gündeme gelebileceğini gösteriyor. Eğer FDA onay verirse Gazyva, sistemik lupus eritematozus için doğrudan B hücrelerini hedefleyen ilk anti-CD20 tedavilerden biri olarak klinik uygulamada yer alabilir.</p>

<p>Ancak burada ince bir çizgi var: Başvurunun kabul edilmesi, tedavinin onaylandığı anlamına gelmez. FDA dosyayı inceleyecek, etkinlik ve güvenlilik verilerini değerlendirecek, ardından karar verecek.</p>

<p>Güvenlik açısından ne biliniyor?</p>

<p>Genentech, ALLEGORY çalışmasında Gazyva’nın güvenlik profilinin daha önce bilinen verilerle uyumlu olduğunu ve yeni bir güvenlik sinyali saptanmadığını açıkladı. Ancak bu, ilacın risksiz olduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Gazyva ciddi yan etkilerle ilişkilendirilebilen reçeteli bir ilaçtır. Firma bilgi notunda hepatit B’nin yeniden aktifleşmesi, ciddi enfeksiyonlar, infüzyon reaksiyonları, düşük beyaz kan hücresi sayısı ve nadir fakat ağır bazı komplikasyonlar gibi risklere dikkat çekiliyor. Bu nedenle böyle bir tedavi yalnızca uzman hekim değerlendirmesiyle gündeme gelebilir.</p>

<p>Çalışmanın sınırlılıkları neler?</p>

<p>Bu çalışma insanlarda yapılmış ileri aşama bir klinik araştırma olsa da sonuçlar henüz tek başına “kesin çözüm” anlamına gelmiyor. Katılımcı sayısı yaklaşık 300 kişiyle sınırlıydı ve değerlendirme 52 haftalık ana zaman dilimine odaklandı.</p>

<p>Lupus, kişiden kişiye çok farklı seyreden karmaşık bir hastalık. Bu nedenle bir tedavinin hangi hasta grubunda daha güçlü fayda sağlayacağı, uzun dönem etkileri ve gerçek yaşam koşullarındaki sonuçları onay sonrası izlem ve yeni çalışmalarla daha net anlaşılır.</p>

<p>Uzmanlar neden temkinli konuşuyor?</p>

<p>Lupus tedavisinde yeni seçeneklere ihtiyaç olduğu açık. Hastalık uzun süreli alevlenmelerle organ hasarına yol açabiliyor ve bazı hastalarda böbrek tutulumu gibi ciddi sonuçlar görülebiliyor. Genentech’in açıklamasına göre sistemik lupus eritematozus dünya genelinde 3 milyondan fazla kişiyi etkiliyor.</p>

<p>Buna rağmen bilimsel dilde temkin önemli. Çünkü FDA henüz ilacı bu endikasyon için onaylamadı. Ayrıca her lupus hastasının hastalık tipi, organ tutulumu, kullandığı ilaçlar ve enfeksiyon riski farklı olabilir.</p>

<p>Okur ne anlamalı?</p>

<p>Bu gelişme, lupus tedavisinde yeni bir kapının aralandığını gösteriyor; fakat kapı henüz tamamen açılmış değil. FDA’nın başvuruyu kabul etmesi, Gazyva’nın sistemik lupus eritematozus için ciddi biçimde değerlendirildiği anlamına geliyor.</p>

<p>Hastalar açısından en doğru yorum şu: Bu, umut verici ama henüz karar aşamasındaki bir bilimsel gelişme. Mevcut tedaviyi bırakmak, değiştirmek veya yeni bir ilaç beklentisiyle kişisel karar almak doğru olmaz. Lupus tedavisinde her adım, hastayı takip eden romatoloji uzmanı tarafından kişiye özel değerlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/lupus-tedavisinde-yeni-asama-fda-gazyva-basvurusunu-incelemeye-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 06:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8119.jpeg" type="image/jpeg" length="33031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çukurova Üniversitesi’nde Acı Kayıp: Mehmet Furkan Aksu Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cukurova-universitesinde-aci-kayip-mehmet-furkan-aksu-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cukurova-universitesinde-aci-kayip-mehmet-furkan-aksu-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksekokulu, Bilgisayar Programcılığı Programı öğrencisi Mehmet Furkan Aksu’nun vefat ettiğini duyurdu. Üniversite camiasını üzen kayıp sonrası yayımlanan taziye mesajında, genç öğrenci için rahmet, ailesi ve sevenleri için başsağlığı dilendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana Meslek Yüksekokulu tarafından yapılan paylaşımda, Mehmet Furkan Aksu’nun vefatının derin üzüntüyle öğrenildiği belirtildi. Açıklamada, “Kıymetli öğrencimize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına ve üniversitemiz camiasına sabır ve başsağlığı dileriz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Üniversite Camiasını Yasa Boğan Vefat</p>

<p>Mehmet Furkan Aksu’nun Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Programı öğrencisi olduğu öğrenildi. Genç öğrencinin vefatı, arkadaşları, akademisyenleri ve üniversite çevresinde büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Adana Meslek Yüksekokulu’nun 23 Nisan 2026 tarihli taziye mesajında, “Ruhu şad, mekânı cennet olsun” denilerek Aksu’nun ailesine ve yakınlarına başsağlığı dilekleri iletildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mehmet Furkan Aksu Kimdir?</p>

<p>Mehmet Furkan Aksu, Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Programı öğrencisiydi. Eğitim hayatını Adana’da sürdüren Aksu’nun vefatı, üniversite topluluğunda derin bir hüzün oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cukurova-universitesinde-aci-kayip-mehmet-furkan-aksu-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 06:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8118.jpeg" type="image/jpeg" length="88992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Hava Durumu: Sıcaklık Düşüyor, Rüzgâr Sertleşiyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-hava-durumu-sicaklik-dusuyor-ruzgar-sertlesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-hava-durumu-sicaklik-dusuyor-ruzgar-sertlesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da haftanın ilk gününde hava parçalı ve az bulutlu olacak. Meteoroloji verilerine göre kent genelinde sıcaklıkların gündüz saatlerinde 16-18 derece aralığında seyretmesi beklenirken, gece sıcaklıkları bazı ilçelerde 7-11 dereceye kadar düşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün İstanbul Bölgesel Tahmin ve Uyarı Merkezi değerlendirmesine göre bölgede hava genel olarak parçalı ve az bulutlu geçecek. Ancak asıl dikkat edilmesi gereken başlık rüzgâr olacak. Kuzey ve kuzeydoğu yönlerden esecek rüzgârın zaman zaman 40-60 kilometre/saat hıza ulaşabileceği bildirildi.</p>

<p>İstanbul İçin Kuvvetli Rüzgâr Uyarısı</p>

<p>Meteoroloji, İstanbul’un da içinde yer aldığı bölgede kuvvetli rüzgâr beklendiğini duyurdu. Rüzgârın özellikle açık alanlarda, sahil kesimlerinde, köprü geçişlerinde ve yüksek noktalarda etkisini daha fazla hissettirmesi bekleniyor.</p>

<p>Yetkililer, kuvvetli rüzgâr nedeniyle çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi, ulaşımda aksama gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli olmasını istedi. Deniz ulaşımını kullanacakların da sefer duyurularını takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p><img alt="İstanbul hava durumu" class="detail-photo img-fluid" height="1131" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8114.jpeg" width="1290" /></p>

<p>İlçelerde Hava Nasıl Olacak?</p>

<p>İstanbul genelinde hava parçalı ve az bulutlu olacak. MGM tahminlerine göre bazı ilçelerde beklenen en yüksek sıcaklıklar şöyle:</p>

<p>Kartal ve Tuzla: 18 derece<br />
Kadıköy, Fatih, Üsküdar, Beyoğlu: 16-17 derece<br />
Sarıyer, Şile, Arnavutköy, Başakşehir: 14 derece civarı<br />
Silivri ve Çatalca: 14-15 derece aralığı</p>

<p>Kentte sabah ve akşam saatlerinde serin hava daha belirgin hissedilecek. Bu nedenle özellikle işe ve okula erken çıkanların ince mont ya da rüzgârlık tercih etmesi yerinde olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul’da Hafta Boyunca Hava Nasıl Değişecek?</p>

<p>Haftanın ilk iki gününde yağış beklenmezken, İstanbul’da hava sıcaklıkları mevsim geçişini hissettirecek. Salı günü güneşli bir hava öne çıkacak. Çarşamba günü sıcaklık yeniden 19 dereceye yaklaşacak.</p>

<p>Ancak haftanın ikinci yarısında tablo değişiyor. Cuma, cumartesi ve pazar günleri İstanbul’da hafif yağmur ihtimali öne çıkıyor. Sıcaklıkların hafta sonuna doğru yeniden düşerek gündüz 11-14 derece bandına gerilemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-hava-durumu-sicaklik-dusuyor-ruzgar-sertlesiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 06:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8116.jpeg" type="image/jpeg" length="99129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="28724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="45226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="39272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="69700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="85701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="61594"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
