<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 11 Sep 2026 01:48:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bipolar Bozuklukta İlk Yılda Tedaviyi Bırakma Oranı Yüzde 42,7’ye Ulaştı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bipolar-bozuklukta-ilk-yilda-tedaviyi-birakma-orani-yuzde-427ye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bipolar-bozuklukta-ilk-yilda-tedaviyi-birakma-orani-yuzde-427ye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pekin’de 3.034 yeni tanılı bipolar bozukluk hastasını izleyen çalışma, ilk yıl sonunda yüzde 42,7’sinin tüm ilaç tedavisini bıraktığını gösterdi. Bulgular tedavi sürekliliğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bipolar bozuklukta tedavinin sürdürülmesi, hastalığın uzun dönem yönetiminin en zor başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Pekin’de yapılan 3.034 kişilik gerçek yaşam çalışmasında, yeni tanı alan ve hastanede tedavi gören bipolar bozukluk hastalarının yüzde 42,7’sinin ilk yıl sonunda tüm farmakolojik tedaviyi bıraktığı bildirildi.</p>

<p>Journal of Affective Disorders’da yayımlanan araştırma, Pekin’deki sağlık sigortası kayıtlarından yararlanılarak gerçekleştirildi. Çalışmaya 2010 ile 2017 yılları arasında bipolar bozukluk tanısı konulan yatan hastalar dahil edildi.</p>

<p>Araştırma, bipolar bozukluğu olan bütün hastaların yüzde 42,7’sinin tedaviyi bıraktığı anlamına gelmiyor. Bulgular belirli bir dönemde, belirli bir sağlık sisteminde ve hastaneye yatırılmış yeni tanılı hastalardan elde edildiği için diğer ülkelere ve hasta gruplarına doğrudan genellenemez.</p>

<p>Tedaviyi bırakma oranı ilk yılda yüzde 42,7</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri tedavi sürekliliğiyle ilgiliydi. Farmakolojik tedaviye başlayan hastaların yüzde 42,7’sinin ilk yıl sonunda tüm ilaç tedavisini bıraktığı kaydedildi.</p>

<p>Çalışmanın ikinci yılında da tedaviyi bırakma devam etti. Araştırmacılar, ilk yılın ardından tedavide kalan hastaların önemli bir bölümünün sonraki dönemde de ilaç kullanımını sonlandırdığını bildirdi.</p>

<p>Ancak sigorta ve reçete kayıtlarına dayanan bu tür çalışmalar, hastaların ilaçlarını neden bıraktığını her zaman ayrıntılı biçimde açıklayamaz. Yan etkiler, tedavinin etkisiz olduğu düşüncesi, hastalığın kabul edilmemesi, karmaşık ilaç şemaları, erişim sorunları veya hasta tercihi gibi etkenlerin her biri gerçek yaşamda rol oynayabilir.</p>

<p>Hastaların yüzde 57,3’ü birden fazla ilaçla başladı</p>

<p>Çalışmada yeni tanı alan hastaların yüzde 57,3’ünün başlangıçta iki veya daha fazla psikotrop ilaç kullandığı görüldü.</p>

<p>Araştırmacılar bu bulguyu gerçek yaşam uygulamalarındaki tedavi karmaşıklığının göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.</p>

<p>Birden fazla ilaç kullanılması her durumda gereksiz veya yanlış tedavi anlamına gelmez. Bipolar bozuklukta hastalığın dönemine, belirtilerin şiddetine, önceki tedavi yanıtına ve eşlik eden durumlara göre kombinasyon tedavileri gerekli olabilir.</p>

<p>En sık kullanılan antipsikotik ketiapin</p>

<p>Çalışmada ketiapin, hastaların yüzde 43,8’inde kullanılarak en sık reçete edilen antipsikotik oldu.</p>

<p>Lityum ise yüzde 37,7 ile en sık kullanılan duygudurum dengeleyicilerinden biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Güncel uluslararası kılavuzlarda lityum, bipolar bozukluğun özellikle uzun dönem koruyucu tedavisinde güçlü kanıta sahip seçenekler arasında bulunuyor. Tedavi seçimi ise bipolar bozukluğun tipi, geçirilmiş ataklar, eşlik eden hastalıklar, yan etki profili, gebelik olasılığı ve hasta tercihleri gibi çok sayıda faktöre göre kişiselleştiriliyor.</p>

<p>Antidepresan kullanımı yüzde 44,2</p>

<p>Araştırmada hastaların yüzde 18,1’ine tanıdan sonraki ilk 30 gün içinde antidepresan reçete edildiği, izlem süresinin tamamında ise hastaların yüzde 44,2’sinin en az bir kez antidepresan kullandığı bildirildi.</p>

<p>Bu bulgu dikkatli yorumlanmalı. Bipolar bozuklukta antidepresanların kullanımı hastalığın alt tipine ve mevcut duygu durum dönemine göre değişiyor.</p>

<p>Özellikle bipolar I depresyonda antidepresanların tek başına kullanılması güncel uluslararası kılavuzlarda önerilmiyor. Bazı seçilmiş hastalarda ise belirli antidepresanlar duygudurum dengeleyici tedaviye ek olarak değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Mani, karma belirtiler veya hızlı döngülenme öyküsü bulunan kişilerde antidepresan tedavisi daha dikkatli ele alınıyor.</p>

<p>Tedavinin neden sürdürülmesi gerekiyor?</p>

<p>Bipolar bozukluk tekrarlayıcı seyir gösterebilen kronik bir ruhsal hastalıktır. Mani, hipomani ve depresyon dönemleri kişinin işlevselliğini, sosyal yaşamını, eğitimini ve çalışma hayatını ciddi biçimde etkileyebilir.</p>

<p>Uzun dönem tedavinin amacı yalnızca mevcut belirtileri azaltmak değildir. Yeni duygu durum dönemlerinin ortaya çıkmasını önlemek, hastaneye yatışları azaltmak ve günlük işlevselliği korumak da tedavinin temel hedefleri arasındadır.</p>

<p>Tedavinin aniden veya hekim değerlendirmesi olmadan bırakılması bazı hastalarda yeni bir hastalık döneminin ortaya çıkma riskini artırabilir. Lityum gibi belirli ilaçların hızlı kesilmesi konusunda da klinik kılavuzlar özellikle dikkatli olunmasını öneriyor.</p>

<p>Tedaviye uyum neden zorlaşabilir?</p>

<p>Bipolar bozuklukta tedaviye uyum yalnızca “hastanın ilacını almayı unutması” şeklinde açıklanabilecek kadar basit değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun süreli ilaç kullanımı, yan etkiler, kilo değişiklikleri, uyku sorunları, kişinin kendisini iyi hissetmeye başlaması, hastalık içgörüsündeki değişiklikler ve çoklu ilaç kullanımı tedavinin sürdürülmesini zorlaştırabilir.</p>

<p>Tedavinin hasta ile birlikte planlanması, olası yan etkilerin açıkça konuşulması ve ilaçların neden kullanıldığının anlaşılır biçimde açıklanması bu nedenle önem taşır.</p>

<p>Psikoeğitim ve düzenli takip de bipolar bozukluğun uzun dönem yönetiminde ilaç tedavisine destek sağlayabilir.</p>

<p>Çalışmanın önemli sınırlılıkları var</p>

<p>Araştırma geniş bir hasta grubuna dayanmasına rağmen gözlemsel ve kayıt temelli bir çalışma.</p>

<p>Veriler Pekin’deki belirli bir sağlık sigortası sistemine kayıtlı, hastanede yatarak tedavi edilmiş kişilerden elde edildi. Ayaktan tedavi gören hastalar veya farklı sağlık sistemlerindeki kişiler aynı tedavi örüntülerini göstermeyebilir.</p>

<p>Kayıt verileri reçete edilen ilacı gösterebilir ancak hastanın ilacı gerçekten düzenli kullanıp kullanmadığını kesin biçimde ortaya koyamaz.</p>

<p>Çalışma ayrıca 2010–2017 dönemindeki tedavi uygulamalarını yansıtıyor. Bu nedenle sonuçlar günümüzdeki tüm reçete alışkanlıklarını temsil etmeyebilir.</p>

<p>Bulguların asıl mesajı ne?</p>

<p>Araştırmanın en güçlü mesajı belirli bir ilacın diğerlerinden üstün olduğu iddiasından çok, bipolar bozuklukta tedavi sürekliliğinin gerçek yaşamda ciddi bir sorun olabileceğini göstermesi.</p>

<p>3.034 hastanın incelendiği örneklemde ilk yıl sonunda yüzde 42,7’ye ulaşan tedaviyi bırakma oranı, özellikle tanıdan sonraki dönemde hasta-hekim iletişimi, düzenli izlem ve tedavinin kabul edilebilirliğinin önemini destekliyor.</p>

<p>Bipolar bozuklukta kullanılacak ilaç ve tedavinin ne kadar sürdürüleceği kişiden kişiye değişir. Bu nedenle tedavide değişiklik yapılması gerekiyorsa kararın hastayı takip eden psikiyatri hekimiyle birlikte verilmesi gerekir.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır ve kişisel psikiyatrik değerlendirme yerine geçmez. Bipolar bozukluk tedavisinde kullanılan ilaçları hekime danışmadan başlatmayın, bırakmayın veya dozunu değiştirmeyin.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>Journal of Affective Disorders — Real-World Treatment Patterns in Inpatients With Newly Diagnosed Bipolar Disorder in China: A Descriptive Longitudinal Study</p>

<p>Huan Yu, Ni Xu, Ruotong Yang ve çalışma arkadaşları — Bipolar bozuklukta gerçek yaşam tedavi örüntülerini inceleyen nüfus temelli boylamsal çalışma</p>

<p>Canadian Network for Mood and Anxiety Treatments ve International Society for Bipolar Disorders — Bipolar Bozukluk Tedavi Kılavuzu ve 2023 Kanıt Güncellemesi</p>

<p>National Institute for Health and Care Excellence — Bipolar Disorder: Assessment and Management</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bipolar-bozuklukta-ilk-yilda-tedaviyi-birakma-orani-yuzde-427ye-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 00:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0247.jpeg" type="image/jpeg" length="89263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yoğurt Soslu Tavuklu Sezar Salata Tarifi: Evde Kolay ve Doyurucu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yogurt-soslu-tavuklu-sezar-salata-tarifi-evde-kolay-ve-doyurucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yogurt-soslu-tavuklu-sezar-salata-tarifi-evde-kolay-ve-doyurucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tavuklu Sezar salata tarifi; ızgara tavuk, çıtır marul, parmesan ve yoğurt bazlı sosla evde kolayca hazırlayabileceğiniz doyurucu bir ana öğün.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tavuklu Sezar Salata Tarifi: Evde Kolay ve Doyurucu</p>

<p>Tavuklu Sezar salata, restoran menülerinin en tanınan salatalarından biri. Izgara tavuk, çıtır marul, parmesan ve karakteristik Sezar sosunun bir araya geldiği tarif, doğru porsiyonlandığında salatanın ötesine geçerek doyurucu bir ana öğüne dönüşebiliyor.</p>

<p>Klasik Sezar sosunda yumurta sarısı ve daha fazla yağ kullanılabilse de ev mutfağına uygun bu versiyonda sosun temelini süzme yoğurt oluşturuyor. Parmesan, limon, hardal, sarımsak ve az miktarda zeytinyağı kullanılarak Sezar sosunu hatırlatan yoğun ve ekşi-tuzlu bir lezzet elde ediliyor.</p>

<p>Tarifin önemli noktası tavuğu kurutmadan pişirmek, marulun çıtırlığını korumak ve sosu servis zamanına kadar salataya eklememek. Bu üç ayrıntıya dikkat edildiğinde evde hazırlanan Sezar salatanın dokusu belirgin biçimde iyileşiyor.</p>

<p>Sağlıklı beslenme açısından neden öne çıkıyor?</p>

<p>Derisiz tavuk göğsü protein açısından zengin bir besindir. Bu tarifte tavuk miktarının porsiyon başına yaklaşık 150 gram çiğ ağırlıkta planlanması, salatanın ana öğün olarak yeterli miktarda protein içermesine katkı sağlar.</p>

<p>Marul yemeğin hacmini artırırken sebze tüketimine katkıda bulunur. Domates klasik Sezar salatanın zorunlu malzemesi değildir; bu nedenle özgün lezzet çizgisini korumak amacıyla temel tarifte kullanılmamıştır.</p>

<p>Yoğurt bazlı sos, klasik mayonez ağırlıklı bazı ev tipi Sezar soslarına göre kullanılan yağ miktarının daha kontrollü tutulmasına imkân verir. Bununla birlikte parmesan ve hardal gibi malzemelerin tuz içeriği nedeniyle ayrıca eklenecek tuzun kontrollü kullanılması önemlidir.</p>

<p>Sağlıklı bir beslenme düzeni tek bir tarifle tanımlanmaz. Porsiyon büyüklüğü, gün boyunca tüketilen diğer besinler ve kişinin enerji gereksinimi birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Tarif bilgileri</p>

<p>Hazırlama süresi: 20 dakika<br />
Pişirme süresi: 10-12 dakika<br />
Toplam süre: Yaklaşık 30 dakika<br />
Kaç kişilik: 4 kişilik<br />
Yaklaşık porsiyon büyüklüğü: 1 büyük ana öğün salata<br />
Zorluk: Kolay<br />
Öğün: Öğle veya akşam yemeği<br />
Kategori: Diyet Tarifleri</p>

<p>Yaklaşık besin değerleri</p>

<p>1 porsiyon için yaklaşık:</p>

<p>Kalori: 390 kcal<br />
Protein: 43 g<br />
Karbonhidrat: 20 g<br />
Yağ: 16 g<br />
Lif: 3-4 g</p>

<p>Değerler 600 gram tavuk göğsü, 600 gram marul, 200 gram süzme yoğurt, 60 gram parmesan, 80 gram tam tahıllı ekmek ve 20 gram zeytinyağı temel alınarak yaklaşık hesaplanmıştır.</p>

<p>Kullanılan yoğurt ve peynirin yağ oranı, ekmek çeşidi, tavuk miktarı ve porsiyon büyüklüğü besin değerlerini değiştirebilir.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>Tavuk için:</p>

<p>600 gram derisiz tavuk göğsü<br />
1 tatlı kaşığı zeytinyağı, yaklaşık 5 ml<br />
1 çay kaşığı kekik<br />
Yarım çay kaşığı karabiber<br />
Yarım çay kaşığı tatlı kırmızı toz biber<br />
Kontrollü miktarda tuz</p>

<p>Salata için:</p>

<p>600 gram Romaine veya Yedikule marulu<br />
60 gram parmesan peyniri<br />
80 gram tam tahıllı ekmek<br />
1 küçük diş sarımsak<br />
1 tatlı kaşığı zeytinyağı, yaklaşık 5 ml</p>

<p>Yoğurtlu Sezar sos için:</p>

<p>200 gram sade süzme yoğurt<br />
1 yemek kaşığı zeytinyağı, yaklaşık 10 ml<br />
2 yemek kaşığı taze limon suyu<br />
1 tatlı kaşığı Dijon hardalı<br />
1 küçük diş sarımsak<br />
15 gram ince rendelenmiş parmesan<br />
Yarım çay kaşığı karabiber<br />
İsteğe göre 1 çay kaşığı Worcestershire sos<br />
Gerekiyorsa çok az tuz</p>

<p>Tavuklu Sezar salata nasıl yapılır?</p>

<p>1. Tavuk göğüsleri çok kalınsa yatay biçimde ikiye keserek veya et tokmağıyla kontrollü şekilde incelterek birbirine yakın kalınlığa getirin. Böylece parçalar daha eşit sürede pişer.</p>

<p>2. Tavukların yüzeyini kağıt havluyla kurulayın. Zeytinyağı, kekik, karabiber ve kırmızı toz biberle harmanlayın.</p>

<p>3. Izgara tavayı veya kalın tabanlı yapışmaz tavayı orta-yüksek ateşte iyice ısıtın.</p>

<p>4. Tavukları tavaya yerleştirin. Kalınlıklarına bağlı olarak her yüzünü yaklaşık 4-6 dakika pişirin. Süreyi tek başına ölçü kabul etmeyin; tavuğun en kalın kısmının iç sıcaklığının 74 dereceye ulaşması gerekir.</p>

<p>5. Pişmiş tavukları temiz bir tabağa alın ve dilimlemeden önce yaklaşık 5 dakika dinlendirin. Çiğ tavukla temas etmiş tabak veya kesme tahtasını yeniden kullanmayın.</p>

<p>6. Kruton için ekmeği yaklaşık 1,5 santimetrelik küpler halinde kesin.</p>

<p>7. Ekmekleri zeytinyağı ve çok az ezilmiş sarımsakla karıştırın. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye tek kat halinde yayın.</p>

<p>8. Önceden ısıtılmış 190 derece fırında yaklaşık 7-10 dakika pişirin. Ortasında bir kez karıştırın. Krutonlar altın rengini aldığında ve dışları çıtırlaştığında fırından çıkarın.</p>

<p>9. Sezar sos için süzme yoğurt, zeytinyağı, limon suyu, Dijon hardalı, ezilmiş sarımsak, rendelenmiş parmesan ve karabiberi küçük bir kapta karıştırın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>10. Kullanıyorsanız Worcestershire sosu ekleyin. Sos çok koyuysa 1-2 yemek kaşığı su ekleyerek akışkanlığını ayarlayın.</p>

<p>11. Sosun tadına baktıktan sonra tuza ihtiyaç olup olmadığına karar verin. Parmesan, hardal ve Worcestershire sos zaten tuz sağlayabilir.</p>

<p>12. Marul yapraklarını ayırıp bol suyla yıkayın. Salata kurutucusunda veya temiz mutfak havlusuyla mümkün olduğunca iyi kurutun.</p>

<p>13. Marulları iri lokmalık parçalar halinde doğrayın veya elinizle bölün.</p>

<p>14. Dinlenmiş tavukları çapraz biçimde dilimleyin.</p>

<p>15. Marulları geniş bir salata kabına alın. Sosun yaklaşık üçte ikisini ekleyerek yaprakların üzerine ince bir tabaka halinde yayılacak kadar karıştırın.</p>

<p>16. Salatayı dört tabağa paylaştırın. Üzerlerine tavuk dilimlerini ve krutonları yerleştirin.</p>

<p>17. Kalan parmesan peynirini ince dilimler veya rendelenmiş halde ekleyin.</p>

<p>18. Gerekiyorsa kalan sostan az miktarda gezdirin ve bekletmeden servis edin.</p>

<p>Şefin püf noktası</p>

<p>Marulu yıkadıktan sonra tamamen kurutmak Sezar salatanın en önemli ayrıntılarından biridir. Islak yapraklar sosu tutmaz; sos sulanır ve marul kısa sürede yumuşar.</p>

<p>Tavuğu tavadan çıkarır çıkarmaz kesmeyin. Yaklaşık 5 dakika dinlendirmek etin suyunu daha iyi korumasına yardımcı olur.</p>

<p>Sosu salataya servis öncesinde ekleyin. Önceden soslanan marul bekledikçe çıtırlığını kaybeder. Krutonları da en son eklemek dokularını korur.</p>

<p>Daha sağlıklı hale nasıl getirilebilir?</p>

<p>Bu versiyonda sosun ana malzemesi süzme yoğurt olduğu için ayrıca büyük miktarda mayonez kullanılmıyor. Zeytinyağı da ölçülerek ekleniyor.</p>

<p>Kruton miktarını artırmak yerine salatanın marul miktarı yüksek tutulabilir. Kruton hazırlanırken tam tahıllı ekmek kullanılması lif miktarını bir miktar artırabilir.</p>

<p>Parmesan güçlü aromalı bir peynir olduğundan lezzet için çok büyük miktarlara ihtiyaç duyulmaz. Peyniri ölçerek kullanmak hem enerji hem de tuz miktarının kontrolünü kolaylaştırır.</p>

<p>Kimler için uygun?</p>

<p>Tavuklu Sezar salata, protein açısından zengin ve sebze içeren doyurucu bir ana öğün arayanlar için uygun bir seçenektir.</p>

<p>Standart tarif gluten içerir. Tam tahıllı ekmekten hazırlanan krutonlar gluten içerdiği gibi Worcestershire sosunun içeriği de ürüne göre değişebilir. Glutensiz hazırlanacaksa sertifikalı glutensiz ekmek ve diğer uygun ürünler kullanılmalı, çapraz bulaşma riski kontrol edilmelidir.</p>

<p>Yoğurt ve parmesan nedeniyle süt proteini alerjisi bulunan kişiler için standart tarif uygun değildir.</p>

<p>Worcestershire soslarının bazıları balık kaynaklı ançüez içerebilir. Balık alerjisi bulunanların ürün etiketini kontrol etmesi veya bu malzemeyi tariften çıkarması gerekir.</p>

<p>Tavuklu Sezar salata kaç kaloridir?</p>

<p>Bu tarif dört ana öğün porsiyonuna ayrıldığında bir porsiyon yaklaşık 390 kalori sağlayabilir. Kruton, parmesan, yağ ve sos miktarının artırılması toplam enerji değerini yükseltecektir.</p>

<p>Tavuklu Sezar salatada kaç gram protein var?</p>

<p>Verilen ölçülerle hazırlanan bir porsiyonun yaklaşık 43 gram protein içermesi beklenir. Proteinin büyük bölümü tavuk göğsünden gelir; yoğurt ve parmesan da toplam miktara katkıda bulunur.</p>

<p>Sezar salata sosu yoğurtla yapılır mı?</p>

<p>Evet. Yoğurt kullanıldığında klasik Sezar sostan farklı bir tarif ortaya çıkar ancak limon, parmesan, hardal, sarımsak ve isteğe bağlı Worcestershire sosla karakteristik lezzete yaklaşan daha hafif bir ev tipi sos hazırlanabilir.</p>

<p>Tavuklu Sezar salata diyette yenir mi?</p>

<p>Tüketilebilir; ancak “diyet” olması porsiyondan bağımsız sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmez. Özellikle sos, peynir, kruton ve yağ miktarı salatanın toplam enerji değerini önemli ölçüde değiştirebilir.</p>

<p>Sezar salatanın marulu hangisidir?</p>

<p>Klasik Sezar salatada Romaine marul kullanılır. Türkiye'de Yedikule marulu olarak bilinen uzun, diri yapraklı marullar uygun seçeneklerden biridir. Çıtır yapısı sosla karıştırıldığında dokusunu daha iyi korur.</p>

<p>Tavuklu Sezar salata önceden hazırlanabilir mi?</p>

<p>Malzemelerin bazıları önceden hazırlanabilir ancak salatanın tamamını önceden karıştırmak önerilmez. Tavuk pişirilip uygun şekilde soğutulabilir, sos ayrı hazırlanabilir ve marul yıkanıp kurutulabilir.</p>

<p>Servis sırasında bütün malzemelerin birleştirilmesi marul ve krutonun çıtır kalmasını sağlar.</p>

<p>Saklama ve servis</p>

<p>Tavuk, sos, marul ve krutonları mümkünse ayrı kaplarda saklayın. Soslanmış salatanın bekletilmesi marulun hızla yumuşamasına neden olur.</p>

<p>Pişmiş tavuk oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemeli ve uygun şekilde soğutularak buzdolabında saklanmalıdır. Servis edilecek miktar ihtiyaç oldukça çıkarılmalıdır.</p>

<p>Krutonları tamamen soğuttuktan sonra kuru ve hava almayan bir kapta tutmak çıtırlıklarını daha iyi korur.</p>

<p>Tavuklu Sezar salata, doğru oranlarla hazırlandığında salatayı ana öğüne dönüştüren tariflerden biri. Izgara tavuk protein sağlarken marul hacim ve çıtırlık, parmesan ve yoğurtlu sos ise karakteristik lezzeti oluşturuyor.</p>

<p>Evde hazırlamanın önemli avantajı sos, peynir, kruton ve yağ miktarının kontrol edilebilmesi. Böylece klasik tarifin temel karakterini koruyarak kişinin tercihine uygun bir Sezar salata hazırlamak mümkün.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı – Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER 2022)<br />
USDA – FoodData Central<br />
USDA – Food Safety and Inspection Service </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlıklı Tarifler</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yogurt-soslu-tavuklu-sezar-salata-tarifi-evde-kolay-ve-doyurucu</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 23:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0246.jpeg" type="image/jpeg" length="56925"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CA 72-4 Nedir, Kaç Olmalı? Yüksekliği ve Mide Kanseriyle İlişkisi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ca-72-4-nedir-kac-olmali-yuksekligi-ve-mide-kanseriyle-iliskisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ca-72-4-nedir-kac-olmali-yuksekligi-ve-mide-kanseriyle-iliskisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Spot: CA 72-4, özellikle mide kanseriyle ilişkilendirilen bir tümör belirtecidir. Ancak yüksek CA 72-4 tek başına kanser tanısı koydurmaz; sonuç klinik bulgular, görüntüleme ve gerektiğinde diğer testlerle birlikte değerlendirilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Kan tahlilinde CA 72-4 yüksekliği görülmesi, testin tümör belirteci olması nedeniyle kanser endişesi yaratabilir. CA 72-4 özellikle mide kanseriyle ilişkilendirilmiş bir belirteçtir; ancak tek başına kanser taraması veya kesin tanı testi değildir.</p>

<p>Mide kanserinde CA 72-4 her hastada yükselmez. Bu nedenle normal sonuç da mide kanserini kesin olarak dışlamaz. Testin anlamı, hangi nedenle istendiğine ve kişinin diğer bulgularına göre değişir.</p>

<p>CA 72-4 nedir ve neyi gösterir?</p>

<p>CA 72-4, TAG-72 olarak bilinen tümörle ilişkili bir glikoprotein yapısına karşı geliştirilen testlerle kanda ölçülen bir tümör belirtecidir.</p>

<p>En çok mide kanseriyle ilişkisi araştırılmıştır. Mide kanserinin yanı sıra bazı yumurtalık, pankreas ve kolorektal tümörlerde de yüksek değerler görülebilir.</p>

<p>CA 72-4’ün temel sınırlaması, kanser bulunan her hastada yükselmemesidir. Çalışmalarda mide kanserinin tanı aşamasındaki duyarlılığının sınırlı olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle tek başına “kanser var mı?” sorusuna yanıt veremez.</p>

<p>CA 72-4 testi neden istenir?</p>

<p>CA 72-4 özellikle mide kanseri tanısı bulunan bazı hastalarda diğer klinik değerlendirmelere yardımcı olmak amacıyla kullanılabilir.</p>

<p>Başlıca kullanım alanları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Mide kanseri bulunan bazı hastalarda başlangıç düzeyini değerlendirmek</li>
 <li>Tedavi sürecindeki değişimi izlemeye yardımcı olmak</li>
 <li>Başlangıçta yüksek olan hastalarda tedavi sonrası seyri değerlendirmek</li>
 <li>Bazı durumlarda CEA ve CA 19-9 gibi diğer tümör belirteçleriyle birlikte ek bilgi sağlamak</li>
</ul>

<p>Testin klinik kullanımı merkezden merkeze ve hastanın durumuna göre değişebilir.</p>

<p>CA 72-4 kaç olmalı?</p>

<p>CA 72-4 için tek bir evrensel referans üst sınırı vermek doğru değildir. Kullanılan test yöntemi ve laboratuvara göre referans değerleri değişebilir.</p>

<p>Literatürde farklı yöntemlerle yaklaşık 2,5 U/mL ile 6,9 U/mL arasında değişen üst sınırlar kullanılmıştır.</p>

<p>Bu nedenle internette görülen tek bir rakam yerine kişinin kendi laboratuvar raporunda belirtilen referans aralığı esas alınmalıdır.</p>

<p>Daha önemlisi, laboratuvarın referans üst sınırı bir “kanser sınırı” değildir. Referansın üzerinde sonuç alınması kanser tanısı koydurmaz.</p>

<p>CA 72-4 yüksekliği ne anlama gelir?</p>

<p>CA 72-4 yüksekliği mide kanseriyle ilişkili olabilir. Bazı çalışmalarda daha ileri hastalık, lenf nodu tutulumu veya metastatik hastalıkla daha sık yüksek değerler bildirilmiştir.</p>

<p>CA 72-4 ayrıca bazı yumurtalık, pankreas ve kolorektal kanserlerde de yükselebilir.</p>

<p>Ancak sonuç yalnızca CA 72-4 değerine bakılarak yorumlanamaz. Tümör belirteçleri hastalığın yerini veya nedenini tek başına belirleyemez.</p>

<p>Kanser dışı bazı hastalıklarda da CA 72-4 yüksekliği bildirildiğinden, yüksek sonuç doğrudan malignite olarak kabul edilmemelidir.</p>

<p>CA 72-4 yüksekliği mide kanseri anlamına gelir mi?</p>

<p>Hayır. Yüksek CA 72-4 tek başına mide kanseri tanısı değildir.</p>

<p>Mide kanserinin tanısı; kişinin şikâyetleri, endoskopi, görüntüleme ve en önemlisi gerektiğinde alınan dokunun patolojik incelemesiyle konur.</p>

<p>CA 72-4 bu yöntemlerin yerine geçmez.</p>

<p>Tersi de önemlidir: Mide kanseri bulunan kişilerin önemli bir bölümünde CA 72-4 normal olabilir. Bu nedenle normal sonuç da kanseri güvenilir biçimde dışlayamaz.</p>

<p>CA 72-4 mide kanseri taramasında kullanılır mı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CA 72-4 genel toplumda tek başına mide kanseri tarama testi olarak kullanılabilecek yeterlilikte değildir.</p>

<p>Bunun temel nedenlerinden biri duyarlılığının sınırlı olmasıdır. Mide kanseri bulunan bazı kişilerde CA 72-4 hiç yükselmeyebilir.</p>

<p>Güncel yaklaşımlarda mide kanserinin değerlendirilmesinde hastanın risk faktörleri, belirtileri ve gerektiğinde üst gastrointestinal endoskopi gibi yöntemler ön plandadır. Serum tümör belirteçleri tek başına taramanın yerini tutmaz.</p>

<p>CA 72-4 tedavi sırasında neden tekrar ölçülebilir?</p>

<p>CA 72-4 başlangıçta yüksek olan bir mide kanseri hastasında seri ölçümler hastalığın seyri hakkında ek bilgi sağlayabilir.</p>

<p>Tedaviyle birlikte düşmesi tedavi yanıtıyla uyumlu olabilir. Daha önce düşen değerin tekrar yükselmesi ise diğer bulgularla birlikte hastalığın ilerlemesi veya tekrarlaması açısından değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Ancak tek bir yükselme veya düşme üzerinden tedavinin başarılı ya da başarısız olduğu sonucuna varılmaz. Görüntüleme ve klinik değerlendirme esas olmaya devam eder.</p>

<p>Sıkça Sorulan Sorular</p>

<p>CA 72-4 yüksek çıktı, kanser miyim?</p>

<p>Hayır. CA 72-4 yüksekliği tek başına kanser tanısı koydurmaz. Mide kanseri ve bazı başka tümörlerle ilişkili olabilir ancak sonuç diğer klinik ve tanısal bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>CA 72-4 normal çıkarsa mide kanseri olmadığı kesin midir?</p>

<p>Hayır. CA 72-4’ün duyarlılığı tek başına mide kanserini dışlayacak kadar yüksek değildir. Mide kanseri bulunan bazı kişilerde sonuç normal olabilir.</p>

<p>CA 72-4 testi için aç olmak gerekir mi?</p>

<p>CA 72-4 için hazırlık koşulları kullanılan laboratuvar yöntemine ve aynı anda istenen diğer testlere bağlı olabilir. Test öncesinde laboratuvarın verdiği hazırlık talimatı esas alınmalıdır.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>Xu Y, Zhang P, Zhang K, Huang C. The Application of CA72-4 in the Diagnosis, Prognosis, and Treatment of Gastric Cancer. Biochimica et Biophysica Acta Reviews on Cancer, 2021.</li>
 <li>Sturgeon CM, Duffy MJ, Hofmann BR, et al. National Academy of Clinical Biochemistry Laboratory Medicine Practice Guidelines for Use of Tumor Markers in Liver, Bladder, Cervical, and Gastric Cancers. Clinical Chemistry, 2010.</li>
 <li>Brazilian Gastric Cancer Association. Guidelines: An Update on Diagnosis, Staging, Endoscopic Treatment and Follow-up. Arquivos Brasileiros de Cirurgia Digestiva, 2020.</li>
 <li>American College of Gastroenterology. ACG Clinical Guideline: Diagnosis and Management of Gastric Premalignant Conditions. The American Journal of Gastroenterology, 2025. </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ca-72-4-nedir-kac-olmali-yuksekligi-ve-mide-kanseriyle-iliskisi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 23:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="92326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beta-hCG Nedir, Kaç Olmalı? Gebelik Dışında Neden Yükselir? Erkeklerde Yüksekliği Kanser Belirtisi mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/beta-hcg-nedir-kac-olmali-gebelik-disinda-neden-yukselir-erkeklerde-yuksekligi-kanser-belirtisi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/beta-hcg-nedir-kac-olmali-gebelik-disinda-neden-yukselir-erkeklerde-yuksekligi-kanser-belirtisi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beta-hCG en çok gebeliğin saptanması ve izlenmesiyle bilinse de bazı germ hücreli tümörlerde tümör belirteci olarak da kullanılabilir. Gebelik dışındaki yüksek bir sonuç tek başına kanser tanısı değildir; sonucun nedeni klinik durum ve gerektiğinde seri ölçümlerle araştırılır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Evet, önceki yanıt yarım kalmış. Beta-hCG’yi baştan ve V4.2’nin son belirlediğimiz formatıyla eksiksiz veriyorum: Spot ayrı kutu; Haber + SSS + Kaynaklar aynı kutuda; ardından SEO ve Meta.</p>

<p>Google Discover Başlık Önerileri</p>

<p>Beta-hCG Yüksek Çıktıysa Ne Anlama Geliyor? Her Yükseklik Gebelik Değil</p>

<p>Gebelik Yok Ama Beta-hCG Yüksek: Hangi Durumlarda Araştırılmalı?</p>

<p>Beta-hCG Kaç Olmalı? Yüksek Sonuç Her Zaman Kanser Anlamına Gelmiyor</p>

<p>Erkeklerde Beta-hCG Neden Yükselir? Tümör Belirteci Olarak Ne Gösteriyor?</p>

<p>Beta-hCG Sonucunuz Yüksek mi? Gebelik ve Tümör Takibindeki Fark</p>

<p>Editörün Discover Seçimi</p>

<p>Gebelik Yok Ama Beta-hCG Yüksek: Hangi Durumlarda Araştırılmalı?</p>

<p>Gebelik dışındaki beta-hCG yüksekliğine ilişkin güçlü merakı doğrudan karşılıyor; kanser sonucuna atlamadan kullanıcıyı açıklayıcı içeriğe yönlendiriyor.</p>

<p>WebMD Tarzı Kullanıcı Odaklı Başlık Önerileri</p>

<p>Beta-hCG Testi Neyi Gösterir ve Sonuç Nasıl Yorumlanır?</p>

<p>Beta-hCG Yüksekliği Gebelik Dışında Ne Anlama Gelebilir?</p>

<p>Erkeklerde Beta-hCG Yüksek Çıkarsa Ne Yapılır?</p>

<p>Beta-hCG Tümör Belirteci Olarak Hangi Durumlarda Kullanılır?</p>

<p>Beta-hCG Sonucu Neden Tek Ölçümle Yorumlanmamalı?</p>

<p>H1 Başlık Önerileri</p>

<p>Beta-hCG Nedir, Kaç Olmalı? Yüksekliği Kanser Belirtisi mi?</p>

<p>Beta-hCG Yüksekliği Neden Olur? Gebelik ve Kanserle İlişkisi</p>

<p>Beta-hCG Nedir? Gebelik Dışı Yüksekliği Ne Anlama Gelir?</p>

<p>Beta-hCG Testi Nedir? Normal Değeri ve Tümörlerle İlişkisi</p>

<p>Beta-hCG Neyi Gösterir? Yüksekliği ve Seri Ölçüm Nasıl Yorumlanır?</p>

<p>Editörün H1 Seçimi</p>

<p>Beta-hCG Nedir, Kaç Olmalı? Yüksekliği Kanser Belirtisi mi?</p>

<p>“Nedir”, “kaç olmalı” ve yüksek endişe taşıyan “kanser belirtisi mi?” sorgularını birlikte karşılıyor; hem gebelik hem tümör belirteci bağlamını açıklamaya elverişli evergreen bir H1 oluşturuyor.</p>

<p>Spot</p>

<p>Beta-hCG en çok gebeliğin saptanması ve izlenmesiyle bilinen bir hormondur; ancak bazı germ hücreli tümörlerde de tümör belirteci olarak kullanılabilir. Gebelik dışındaki yüksek beta-hCG tek başına kanser tanısı koydurmaz ve sonucun nedeni klinik değerlendirmeyle araştırılmalıdır.</p>

<p>Haber / Rehber Metni</p>

<p>Beta-hCG denildiğinde ilk akla gelen gebelik testidir. Bunun nedeni, insan koryonik gonadotropin hormonunun gebeliğin erken dönemlerinden itibaren kanda ve idrarda ölçülebilmesidir.</p>

<p>Ancak beta-hCG yalnızca gebelik değerlendirmesinde kullanılmaz. Bazı germ hücreli tümörler ve özellikle koryokarsinom beta-hCG üretebilir. Bu nedenle test, belirli kanserlerde tanıya yardımcı olmak, hastalığın risk grubunu değerlendirmek ve tedaviye verilen yanıtı takip etmek amacıyla tümör belirteci olarak da kullanılabilir.</p>

<p>Burada iki kullanım alanını birbirinden ayırmak gerekir. Gebelikte yüksek beta-hCG çoğu zaman beklenen fizyolojik bir durumken, gebelik olasılığı bulunmayan bir kişide saptanan açıklanamayan yükseklik farklı şekilde değerlendirilir.</p>

<p>Kısaca Beta-hCG</p>

<p>Beta-hCG, insan koryonik gonadotropin hormonunun beta alt birimidir.</p>

<p>Gebelik sırasında düzeyi hızla yükselir ve gebeliğin saptanmasında kullanılır.</p>

<p>Gebelik dışında bazı germ hücreli tümörler de beta-hCG üretebilir. Özellikle testis germ hücreli tümörleri ve koryokarsinom bu açıdan önemlidir.</p>

<p>Yüksek sonuç tek başına kanser tanısı değildir.</p>

<p>Beta-hCG nedir?</p>

<p>hCG, insan koryonik gonadotropin adı verilen bir hormondur. Gebelik başladıktan sonra gelişmekte olan plasentayla ilişkili dokular tarafından üretilir.</p>

<p>Hormonun alfa ve beta olmak üzere alt birimleri vardır. Beta alt birimi, hCG’nin laboratuvar testlerinde özgül olarak saptanmasına yardımcı olur.</p>

<p>Kanda beta-hCG nitel veya nicel yöntemlerle değerlendirilebilir.</p>

<p>Nitel test temel olarak “pozitif/negatif” yanıt verirken nicel test kandaki hormon miktarını sayısal olarak ölçer.</p>

<p>Tümör belirteci olarak değerlendirildiğinde çoğunlukla nicel sonuç ve zaman içindeki değişim önem kazanır.</p>

<p>Beta-hCG neyi gösterir?</p>

<p>Beta-hCG’nin anlamı testin hangi amaçla istendiğine bağlıdır.</p>

<p>Üreme çağındaki bir kadında en yaygın kullanım alanı gebeliğin saptanması ve gerektiğinde gebeliğin erken dönemindeki seyrinin değerlendirilmesidir.</p>

<p>Onkolojik kullanımda ise beta-hCG bazı germ hücreli tümörlerin biyolojik aktivitesi hakkında bilgi verebilir.</p>

<p>Özellikle testis germ hücreli tümörlerinde AFP ve LDH gibi diğer tümör belirteçleriyle birlikte kullanılabilir.</p>

<p>Tanı konmuş uygun hastalarda beta-hCG düzeyinin tedavi sırasında düşmesi tedavi yanıtıyla uyumlu olabilir. Beklenen şekilde düşmemesi veya yeniden yükselmesi ise hastalığın devamı ya da tekrarı açısından değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Beta-hCG testi neden istenir?</p>

<p>Beta-hCG testi şu amaçlarla istenebilir:</p>

<ul>
 <li>Gebeliği saptamak</li>
 <li>Erken gebeliğin seyrini değerlendirmeye yardımcı olmak</li>
 <li>Dış gebelik veya gebelik kaybı şüphesini diğer bulgularla birlikte değerlendirmek</li>
 <li>Gestasyonel trofoblastik hastalıkları araştırmak ve takip etmek</li>
 <li>Testis germ hücreli tümörlerinin değerlendirilmesine yardımcı olmak</li>
 <li>Bazı yumurtalık germ hücreli tümörlerini değerlendirmek</li>
 <li>Germ hücreli tümörlerde hastalığın risk sınıflamasına yardımcı olmak</li>
 <li>Kanser tedavisine verilen yanıtı takip etmek</li>
 <li>Tedavi sonrasında hastalığın tekrarını değerlendirmeye yardımcı olmak</li>
</ul>

<p>Testin gebelik amacıyla mı yoksa tümör belirteci amacıyla mı istendiği sonuç yorumunu tamamen değiştirebilir.</p>

<p>Beta-hCG normal değeri nedir?</p>

<p>Beta-hCG için “normal” değer klinik duruma göre değişir.</p>

<p>Gebe olmayan kadınlarda birçok laboratuvar yaklaşık 5 mIU/mL’nin altındaki sonuçları negatif veya gebelik dışı aralık olarak değerlendirir.</p>

<p>Sağlıklı erkeklerde ise kullanılan yönteme bağlı olarak çok düşük veya saptanamayacak seviyeler beklenir. Bazı laboratuvar kaynaklarında erkekler için 2 mIU/mL’nin altındaki değerler örnek referans olarak verilir.</p>

<p>Ancak laboratuvarların yöntemleri ve referans sınırları farklı olabilir. Kişinin kendi laboratuvar raporundaki referans aralığı dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Gebelikte ise durum tamamen farklıdır. Beta-hCG gebeliğin ilk haftalarında hızla yükseldiğinden gebe bir kişinin sonucu gebe olmayan yetişkin referans aralığıyla karşılaştırılamaz.</p>

<p>Beta-hCG sonucu nasıl yorumlanır ve e-Nabız raporu nasıl okunur?</p>

<p>Beta-hCG sonucu iki farklı şekilde raporlanabilir.</p>

<p>Nitel testlerde sonuç:</p>

<p>Pozitif</p>

<p>Negatif</p>

<p>ve bazı laboratuvarlarda sınırda veya belirsiz olarak verilebilir.</p>

<p>Nicel beta-hCG testinde ise kandaki hormon miktarı sayısal olarak raporlanır.</p>

<p>e-Nabız’da değerin yanında H görülmesi, sonucun laboratuvarın referans üst sınırının üzerinde olduğunu ifade eder. Ancak gebelik söz konusuysa yüksek beta-hCG fizyolojik ve beklenen bir durum olabilir.</p>

<p>Bu nedenle beta-hCG, rapordaki kırmızı renk veya H işaretine bakılarak yorumlanabilecek testlerden biri değildir.</p>

<p>Testin neden istendiği bilinmelidir.</p>

<p>Beta-hCG yüksekliği neden olur?</p>

<p>Beta-hCG yüksekliğinin en sık ve doğal nedeni gebeliktir.</p>

<p>Gebelik dışındaki yüksekliğin nedenleri arasında ise klinik duruma göre:</p>

<ul>
 <li>Gestasyonel trofoblastik hastalıklar</li>
 <li>Mol gebeliği</li>
 <li>Koryokarsinom</li>
 <li>Testis germ hücreli tümörleri</li>
 <li>Bazı yumurtalık germ hücreli tümörleri</li>
 <li>Bazı diğer maligniteler</li>
 <li>Bazı laboratuvar girişimleri ve yalancı pozitif sonuçlar</li>
</ul>

<p>değerlendirilebilir.</p>

<p>Bu nedenle özellikle gebelik olasılığı bulunmayan kişide beklenmedik beta-hCG yüksekliği varsa sonucun doğrulanması ve nedeninin araştırılması gerekebilir.</p>

<p>Beta-hCG yüksekliği kanser belirtisi mi?</p>

<p>Beta-hCG yüksekliği bazı kanserlerle ilişkili olabilir ancak tek başına kanser tanısı değildir.</p>

<p>En güçlü ilişkiler germ hücreli tümörler ve gestasyonel trofoblastik hastalıklarla görülür.</p>

<p>Beta-hCG’nin bazı kanserlerde yükselmesi, yüksek çıkan her sonucun kanser olduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Gebelik olasılığı, kişinin cinsiyeti, yaşı, klinik bulguları, diğer tümör belirteçleri ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Erkeklerde Beta-hCG yüksekliği ne anlama gelir?</p>

<p>Sağlıklı erkeklerde beta-hCG’nin çok düşük veya saptanamayacak düzeyde olması beklenir.</p>

<p>Erkekte açıklanamayan beta-hCG yüksekliği özellikle testis germ hücreli tümörleri açısından değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Bu durumda beta-hCG tek başına kullanılmaz. AFP ve LDH gibi diğer tümör belirteçleri, testis muayenesi, ultrason ve gerektiğinde diğer görüntüleme yöntemleri değerlendirmeye dahil edilir.</p>

<p>Testiste ağrısız kitle, şişlik veya ağırlık hissi gibi belirtiler varsa ürolojik değerlendirme geciktirilmemelidir.</p>

<p>Beta-hCG hangi kanserlerde yükselebilir?</p>

<p>Beta-hCG’nin tümör belirteci olarak en önemli kullanım alanları germ hücreli tümörlerdir.</p>

<p>Özellikle:</p>

<ul>
 <li>Koryokarsinom</li>
 <li>Testis germ hücreli tümörleri</li>
 <li>Bazı yumurtalık germ hücreli tümörleri</li>
 <li>Bazı ekstragonadal germ hücreli tümörler</li>
</ul>

<p>beta-hCG yüksekliğiyle ilişkili olabilir.</p>

<p>Bazı başka kanserlerde de yüksek beta-hCG bildirilebilir. Ancak bu durum beta-hCG’nin genel toplumda farklı kanserleri taramak amacıyla kullanılabileceği anlamına gelmez.</p>

<p>Beta-hCG testis kanserini gösterir mi?</p>

<p>Beta-hCG bazı testis kanserlerinde yükselir ancak tek başına testis kanseri tanısı koydurmaz.</p>

<p>Testis germ hücreli tümörlerinin değerlendirilmesinde beta-hCG, AFP ve LDH önemli serum tümör belirteçleridir.</p>

<p>Bu belirteçler tanıya yardımcı olmanın yanı sıra bazı hastalarda evreleme, prognostik sınıflandırma ve tedavi yanıtının izlenmesinde kullanılabilir.</p>

<p>Her testis tümörü beta-hCG üretmez. Bu nedenle normal beta-hCG sonucu testis kanserini kesin olarak dışlamaz.</p>

<p>Beta-hCG kanser tarama testi midir?</p>

<p>Hayır. Beta-hCG sağlıklı genel toplumda kanser aramak için kullanılan genel bir tarama testi değildir.</p>

<p>Test belirli klinik durumlarda ve özellikle germ hücreli tümörlerden şüphelenildiğinde veya bu tümörler tanı aldıktan sonra kullanılır.</p>

<p>Bir kişinin herhangi bir şikâyeti veya klinik şüphesi olmadan beta-hCG ölçtürerek “vücudumda kanser var mı?” sorusuna güvenilir yanıt alması mümkün değildir.</p>

<p>Beta-hCG sonucu tek başına ne ifade etmez?</p>

<p>Tek bir beta-hCG sonucu:</p>

<ul>
 <li>Kanser tanısı koydurmaz</li>
 <li>Kanserin bulunduğu organı kesin olarak göstermez</li>
 <li>Testis kanserini tek başına doğrulamaz</li>
 <li>Normal olduğunda germ hücreli tümörü kesin olarak dışlamaz</li>
 <li>Gebeliğin sağlıklı ilerlediğini tek başına kanıtlamaz</li>
 <li>Gebelik kaybı veya dış gebelik tanısını tek başına koydurmaz</li>
</ul>

<p>Sonuç klinik duruma göre başka laboratuvar testleri, ultrason veya diğer görüntüleme yöntemleriyle birlikte değerlendirilir.</p>

<p>Beta-hCG kaç olursa tehlikeli?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beta-hCG için herkese uygulanabilecek tek bir “tehlikeli değer” yoktur.</p>

<p>Gebelikte çok yüksek görünen bir değer gebelik haftasına göre fizyolojik olabilir. Germ hücreli tümörlerde ise beta-hCG’nin düzeyi hastalığın prognostik sınıflandırmasında kullanılabilir.</p>

<p>Örneğin belirli metastatik nonseminomatöz germ hücreli tümör sınıflamalarında beta-hCG düzeyi prognostik grupların belirlenmesinde kullanılan kriterlerden biridir. Bu eşikler genel toplum için “kanser sınırı” veya “acil tehlike sınırı” değildir.</p>

<p>Bu nedenle internette görülen tek bir beta-hCG rakamına bakılarak kanser veya tehlike yorumu yapılmamalıdır.</p>

<p>Beta-hCG’de seri ölçüm neden önemlidir?</p>

<p>Beta-hCG, zaman içindeki değişimin tek bir ölçümden daha fazla bilgi verebildiği testlerden biridir.</p>

<p>Erken gebelik değerlendirmesinde belirli koşullarda ardışık ölçümler hormonun değişim hızını değerlendirmeye yardımcı olabilir.</p>

<p>Germ hücreli tümörlerde ise tedaviden önce yüksek olan beta-hCG’nin tedavi sırasında düşmesi beklenebilir. Düşüşün beklenen seyri göstermemesi veya yeniden yükselmesi ileri değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Bu nedenle iki farklı tarihte ölçülen sonuçlar yalnızca “yüksek” veya “düşük” şeklinde değil, klinik bağlam içinde değişim eğilimi açısından da incelenir.</p>

<p>Beta-hCG düşmesi ne anlama gelir?</p>

<p>Beta-hCG düşüşünün anlamı testin neden istendiğine bağlıdır.</p>

<p>Gebelikte beta-hCG’nin beklenmeyen şekilde azalması gebeliğin seyri açısından değerlendirme gerektirebilir; ancak tek başına gebelik kaybı tanısı koydurmaz.</p>

<p>Beta-hCG üreten germ hücreli tümör nedeniyle tedavi gören bir hastada ise değerin düşmesi tedavi yanıtıyla uyumlu olabilir.</p>

<p>Bu iki klinik durum birbirinden tamamen farklıdır.</p>

<p>Beta-hCG yeniden yükselirse ne anlama gelir?</p>

<p>Tümör belirteci olarak takip edilen bir hastada beta-hCG’nin tedavi sonrasında yeniden yükselmesi hastalığın devamı veya tekrarı açısından değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Ancak tek bir beklenmedik ölçümle nüks tanısı konmaz.</p>

<p>Sonucun doğrulanması, diğer tümör belirteçlerinin değerlendirilmesi ve gerektiğinde görüntüleme yapılması gerekebilir.</p>

<p>Beta-hCG yalancı pozitif çıkabilir mi?</p>

<p>Evet. Nadir de olsa beta-hCG testlerinde yalancı pozitif sonuçlarla karşılaşılabilir.</p>

<p>Laboratuvar testlerinde bazı antikor etkileşimleri ölçümü bozabilir. Özellikle klinik tabloyla uyuşmayan, düşük düzeyde ve kalıcı beta-hCG sonuçlarında laboratuvar girişimi olasılığı değerlendirilebilir.</p>

<p>Böyle durumlarda farklı yöntemle tekrar ölçüm, idrar hCG testi veya laboratuvarın uygulayacağı doğrulama yöntemleri gündeme gelebilir.</p>

<p>Menopoz sonrası dönemde hipofiz kaynaklı düşük düzey hCG üretimi de bazı kişilerde sonuçların yorumlanmasını etkileyebilir.</p>

<p>Bu nedenle beklenmedik bir sonuç yalnızca tek ölçüme dayanarak kanser şeklinde yorumlanmamalıdır.</p>

<p>Beta-hCG testi için aç olmak gerekir mi?</p>

<p>Beta-hCG testinin kendisi için genellikle açlık gerekmez.</p>

<p>Ancak aynı kan örneğinde açlık gerektiren başka testler de yapılacaksa laboratuvarın hazırlık talimatlarına uyulmalıdır.</p>

<p>Kullanılan ilaç ve hormon tedavileri de gerektiğinde sağlık profesyoneline bildirilmelidir.</p>

<p>Beta-hCG nasıl normale döner?</p>

<p>Beta-hCG’yi doğrudan düşürmeye yönelik genel bir tedavi yoktur.</p>

<p>Gebelikte hormonun değişimi fizyolojik sürecin parçasıdır.</p>

<p>Tümör nedeniyle yüksekse beta-hCG’nin seyri hastalığın tedavisiyle ilişkilidir. Gestasyonel trofoblastik hastalıklarda da tedaviden sonra hCG düzeylerinin seri olarak takip edilmesi önem taşıyabilir.</p>

<p>Amaç laboratuvar rakamını kendi başına düşürmek değil, yüksekliğin nedenini belirlemek ve gerekiyorsa altta yatan durumu tedavi etmektir.</p>

<p>Beta-hCG yüksekliğinde hangi doktora gidilir?</p>

<p>Hangi uzmana başvurulacağı klinik duruma göre değişir.</p>

<p>Gebelik veya gebelikle ilişkili bir durum söz konusuysa kadın hastalıkları ve doğum uzmanı değerlendirmesi gerekir.</p>

<p>Erkekte açıklanamayan beta-hCG yüksekliği ve özellikle testisle ilgili bulgular varsa üroloji değerlendirmesi önemlidir.</p>

<p>Germ hücreli tümör tanısı bulunan hastalarda takip üroloji, kadın hastalıkları ve doğum, jinekolojik onkoloji veya tıbbi onkoloji ekiplerinin katılımıyla hastalığın türüne göre yürütülebilir. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/beta-hcg-nedir-kac-olmali-gebelik-disinda-neden-yukselir-erkeklerde-yuksekligi-kanser-belirtisi-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 23:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="58729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AFP Nedir, Kaç Olmalı? Yüksekliği Her Zaman Kanser mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/afp-nedir-kac-olmali-yuksekligi-her-zaman-kanser-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/afp-nedir-kac-olmali-yuksekligi-her-zaman-kanser-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AFP, yetişkinlerde özellikle karaciğer kanseri ve bazı germ hücreli tümörlerin değerlendirme ve takibinde kullanılan bir tümör belirtecidir. Ancak AFP yüksekliği tek başına kanser tanısı koydurmaz; hepatit, siroz ve gebelik gibi durumlarda da yükselebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Kan tahlilinde AFP değerinin yüksek çıkması, testin tümör belirteci olarak kullanılması nedeniyle kanser endişesine yol açabilir. AFP gerçekten de hepatoselüler karsinom olarak adlandırılan primer karaciğer kanseri ile bazı testis ve yumurtalık kökenli germ hücreli tümörlerde yükselebilir. Ancak yüksek sonuç tek başına kanser anlamına gelmez.</p>

<p>Kronik hepatit ve siroz gibi kanser dışı karaciğer hastalıkları da AFP düzeyini artırabilir. Gebelikte ise AFP’nin yükselmesi fizyolojik bir durumdur ve gebelikte yapılan AFP testi, yetişkinlerde kullanılan tümör belirteci testinden farklı bir klinik amaçla değerlendirilir.</p>

<p>Bu nedenle AFP sonucunun anlamı kişinin yaşı, gebelik durumu, karaciğer hastalıkları, diğer kan testleri, görüntüleme sonuçları ve testin hangi nedenle istendiğine göre değişir.</p>

<p>Kısaca AFP</p>

<p>AFP, alfa-fetoprotein adı verilen bir proteindir. Anne karnındaki gelişim sırasında fetüs tarafından yüksek miktarda üretilirken doğumdan sonra düzeyi belirgin biçimde azalır.</p>

<p>Gebe olmayan sağlıklı yetişkinlerde kandaki AFP miktarı genellikle oldukça düşüktür.</p>

<p>AFP yetişkinlerde özellikle karaciğer kanseri ve bazı germ hücreli tümörlerin değerlendirilmesinde kullanılabilir. Yüksek olması tek başına kanser tanısı değildir; normal olması da AFP üretebilen bütün kanserleri kesin olarak dışlamaz.</p>

<p>AFP nedir?</p>

<p>AFP, “alfa-fetoprotein”in kısaltmasıdır. Fetüsün gelişimi sırasında başta fetal karaciğer olmak üzere bazı dokular tarafından üretilen bir proteindir.</p>

<p>Doğumdan sonra kandaki AFP düzeyi hızla azalır. Gebe olmayan yetişkinlerde normalde düşük seviyelerde bulunur.</p>

<p>Bazı tümör hücreleri yeniden yüksek miktarda AFP üretebildiğinden bu protein yetişkinlerde tümör belirteci olarak kullanılabilir.</p>

<p>Ancak AFP yalnızca kanserde yükselmez.</p>

<p>AFP neyi gösterir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AFP’nin anlamı testin hangi klinik amaçla yapıldığına göre değişir.</p>

<p>Gebe olmayan yetişkinlerde AFP özellikle:</p>

<ul>
 <li>Hepatoselüler karsinom</li>
 <li>Nonseminomatöz testis germ hücreli tümörleri</li>
 <li>Bazı yumurtalık germ hücreli tümörleri</li>
</ul>

<p>ile ilişkili olabilir.</p>

<p>Daha önce AFP üreten bir kanser tanısı konmuş kişilerde tedaviye yanıtın izlenmesi ve tedaviden sonra hastalığın tekrarının değerlendirilmesi için seri AFP ölçümleri yapılabilir.</p>

<p>Kronik karaciğer hastalığı bulunan bazı yüksek riskli kişilerde ise AFP, karaciğer ultrasonu ve diğer değerlendirmelerle birlikte hepatoselüler karsinom gözetiminin bir parçası olarak kullanılabilir.</p>

<p>AFP testi neden istenir?</p>

<p>Hekim AFP tümör belirteci testini şu amaçlarla isteyebilir:</p>

<ul>
 <li>Karaciğerde saptanan şüpheli bir kitlenin diğer testlerle birlikte değerlendirilmesi</li>
 <li>Hepatoselüler karsinom açısından yüksek risk taşıyan bazı hastaların takibine yardımcı olmak</li>
 <li>Testis veya yumurtalık kaynaklı bazı germ hücreli tümörlerin değerlendirilmesi</li>
 <li>Germ hücreli tümörlerin sınıflandırılması ve klinik değerlendirilmesine yardımcı olmak</li>
 <li>AFP üreten bir kanserin tedaviye verdiği yanıtı izlemek</li>
 <li>Tedavi sonrasında AFP’nin yeniden yükselip yükselmediğini takip etmek</li>
</ul>

<p>AFP hiçbir durumda hastanın klinik tablosundan bağımsız olarak yorumlanmamalıdır.</p>

<p>AFP normal değeri nedir?</p>

<p>AFP’nin referans aralığı laboratuvar yöntemine göre değişebilir.</p>

<p>Gebe olmayan yetişkinlerde AFP genellikle düşük düzeydedir. Kullanılan laboratuvar yöntemine bağlı olarak üst referans sınırı yaklaşık 8-10 ng/mL civarında olabilir. Örneğin bazı laboratuvarlarda 0,7-9,3 ng/mL gibi aralıklar kullanılmaktadır.</p>

<p>Ancak internette bulunan tek bir rakam kişinin laboratuvar raporundaki referans aralığının yerine geçmez.</p>

<p>Daha önemlisi, laboratuvarın normal üst sınırı ile kanser tanısı koyduran bir değer aynı şey değildir.</p>

<p>AFP için “bu değerin üzerindeyse kesin kanser” denilebilecek evrensel bir sayı yoktur.</p>

<p>AFP sonucu nasıl yorumlanır ve e-Nabız raporu nasıl okunur?</p>

<p>e-Nabız veya laboratuvar raporunda AFP’nin yanında H işareti bulunması, değerin ilgili laboratuvarın referans üst sınırından yüksek olduğunu gösterir.</p>

<p>H işareti “kanser pozitif” anlamına gelmez.</p>

<p>AFP sonucu yorumlanırken özellikle şu bilgiler önemlidir:</p>

<ul>
 <li>Gebelik durumu</li>
 <li>Bilinen kronik karaciğer hastalığı</li>
 <li>Hepatit B veya hepatit C öyküsü</li>
 <li>Siroz</li>
 <li>Karaciğer görüntüleme sonuçları</li>
 <li>Testis veya yumurtalıkta şüpheli kitle bulunması</li>
 <li>Önceki AFP değerleri</li>
 <li>Kanser tedavisi alınıp alınmadığı</li>
</ul>

<p>Özellikle kanser takibinde tek bir AFP sonucundan çok, değerin zaman içerisindeki değişimi daha fazla bilgi sağlayabilir.</p>

<p>AFP yüksekliği neden olur?</p>

<p>AFP yüksekliğinin kanserle ilişkili ve kanser dışı nedenleri vardır.</p>

<p>Kanserle ilişkili başlıca durumlar şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Hepatoselüler karsinom</li>
 <li>Nonseminomatöz testis germ hücreli tümörleri</li>
 <li>Bazı yumurtalık germ hücreli tümörleri</li>
</ul>

<p>AFP bazı başka kanserlerde de yükselebilir ancak bu durum daha az görülür.</p>

<p>Kanser dışı nedenler arasında ise:</p>

<ul>
 <li>Kronik hepatit B</li>
 <li>Kronik hepatit C</li>
 <li>Siroz</li>
 <li>Karaciğer hücrelerinde hasar ve yenilenmeyle seyreden bazı hastalıklar</li>
 <li>Gebelik</li>
</ul>

<p>yer alabilir.</p>

<p>Bu nedenle yüksek AFP sonucunun nedeni yalnızca laboratuvar rakamına bakılarak belirlenemez.</p>

<p>AFP yüksekliği her zaman kanser mi?</p>

<p>Hayır. AFP yüksekliği her zaman kanser anlamına gelmez.</p>

<p>Kronik hepatit ve siroz gibi karaciğer hastalıklarında kanser bulunmadan AFP artışı görülebilir.</p>

<p>Gebelikte AFP’nin yükselmesi ise beklenen fizyolojik bir durumdur.</p>

<p>Tersi de mümkündür. Karaciğer kanseri bulunan bazı hastalarda AFP normal kalabilir. Bu nedenle normal AFP sonucu da hepatoselüler karsinomu kesin olarak dışlamaz.</p>

<p>AFP karaciğer kanserini gösterir mi?</p>

<p>AFP hepatoselüler karsinomda yükselebilir ancak tek başına karaciğer kanseri tanısı koydurmaz.</p>

<p>Karaciğer kanserinin değerlendirilmesinde ultrason, bilgisayarlı tomografi veya MR gibi görüntüleme yöntemleri ve hastanın klinik durumu büyük önem taşır.</p>

<p>Karaciğer kanseri bulunan bazı kişilerde AFP hiç yükselmeyebilir. Kronik karaciğer hastalığı bulunan kanser olmayan kişilerde ise yüksek sonuç görülebilir.</p>

<p>Bu nedenle AFP bir “tek başına karaciğer kanseri testi” değildir.</p>

<p>AFP karaciğer kanseri taramasında kullanılır mı?</p>

<p>AFP’nin karaciğer kanserindeki kullanımı, genel toplum taraması ile yüksek riskli kişilerin gözetimi arasında ayrım yapılarak değerlendirilmelidir.</p>

<p>Sağlıklı ve ortalama risk taşıyan herkese yalnızca AFP bakılarak karaciğer kanseri taraması yapılmaz.</p>

<p>Siroz veya belirli kronik hepatit durumları nedeniyle hepatoselüler karsinom açısından yüksek risk taşıyan kişilerde ise düzenli karaciğer ultrasonuna AFP ölçümü eklenebilir.</p>

<p>Bu takip kişisel risk durumuna göre hekim tarafından planlanır.</p>

<p>AFP testis kanserini gösterir mi?</p>

<p>AFP bazı testis germ hücreli tümörlerinde önemli bir tümör belirtecidir.</p>

<p>Özellikle nonseminomatöz germ hücreli tümörlerde AFP yükselebilir. AFP, beta-hCG ve LDH gibi diğer belirteçlerle birlikte hastalığın değerlendirilmesi, evrelendirme ve risk sınıflamasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Önemli bir ayrım vardır: Saf seminom AFP üretmez. Seminom düşünülen bir hastada AFP yüksek bulunması, tümörün nonseminomatöz bir bileşen içerip içermediğinin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.</p>

<p>Yine de testis kanseri tanısı yalnızca AFP sonucuyla konmaz.</p>

<p>AFP sonucu tek başına ne ifade etmez?</p>

<p>Tek bir AFP sonucu:</p>

<ul>
 <li>Karaciğer kanseri tanısı koydurmaz</li>
 <li>Testis kanseri tanısı koydurmaz</li>
 <li>Yumurtalık kanseri tanısı koydurmaz</li>
 <li>Tümörün hangi organda olduğunu tek başına belirlemez</li>
 <li>Kanserin evresini tek başına göstermez</li>
 <li>Normal olduğunda kanseri kesin olarak dışlamaz</li>
</ul>

<p>Tanı ve takip için klinik değerlendirme, görüntüleme ve gerektiğinde patolojik inceleme gibi başka yöntemler kullanılır.</p>

<p>AFP kaç olursa tehlikeli?</p>

<p>AFP için bütün insanlar açısından geçerli tek bir “tehlikeli değer” yoktur.</p>

<p>Laboratuvar referans sınırının üzerinde olmak, acil sağlık tehlikesi içinde olmak veya kanser tanısı almakla aynı şey değildir.</p>

<p>Çok yüksek veya zaman içinde hızla yükselen AFP değerleri özellikle kronik karaciğer hastalığı bulunan kişilerde veya germ hücreli tümör şüphesinde daha ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Ancak tek bir rakama bakılarak “kesin kanser” sonucu çıkarılmaz.</p>

<p>AFP’nin düzeyi kadar neden yükseldiği ve zaman içerisindeki seyri önemlidir.</p>

<p>AFP gebelikte neden yükselir?</p>

<p>AFP gebelikte tümör belirteci olarak yorumlanmaz.</p>

<p>Fetüs tarafından üretilen AFP anne kanına geçtiği için gebelik sırasında anne serumundaki AFP düzeyi doğal olarak yükselir.</p>

<p>Gebelikte AFP ölçümü, bazı doğumsal anomaliler ve gebelikle ilgili risklerin değerlendirilmesinde kullanılan prenatal tarama programlarının bir parçası olabilir.</p>

<p>Bu sonuç gebelik haftasına göre değerlendirilir ve çoğu zaman mutlak AFP değerinden ziyade gebelik haftasına göre hesaplanan ölçüm yöntemleri kullanılır.</p>

<p>Bu nedenle gebe bir kişinin AFP sonucunu gebe olmayan yetişkinler için kullanılan tümör belirteci referanslarıyla karşılaştırmak doğru değildir.</p>

<p>AFP düşmesi ne anlama gelir?</p>

<p>Başlangıçta AFP yüksekliği bulunan ve AFP üreten bir kanser nedeniyle tedavi gören hastada değerin zaman içinde düşmesi tedaviye yanıtla uyumlu olabilir.</p>

<p>Ancak AFP’nin düşmesi tek başına kanserin tamamen ortadan kalktığını kanıtlamaz.</p>

<p>Değerin beklenen hızda düşüp düşmediği ve görüntüleme sonuçları gibi diğer klinik bilgiler birlikte değerlendirilir.</p>

<p>AFP yeniden yükselirse ne anlama gelir?</p>

<p>Tedavi sonrasında düşmüş olan AFP’nin seri ölçümlerde yeniden yükselmesi, AFP üreten bazı kanserlerde hastalığın tekrarlaması veya ilerlemesi açısından değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Ancak tek bir ölçümle nüks tanısı konmaz.</p>

<p>Karaciğer hastalıklarındaki değişiklikler de AFP düzeyini etkileyebileceğinden sonuç klinik bağlam içinde değerlendirilir.</p>

<p>AFP nasıl düşer?</p>

<p>AFP’yi doğrudan düşürmeye yönelik genel bir ilaç, diyet veya takviye bulunmaz.</p>

<p>Önemli olan yüksekliğin nedenini belirlemektir.</p>

<p>AFP kronik karaciğer hastalığı nedeniyle yüksekse altta yatan hastalığın yönetimi önemlidir. AFP üreten bir kanser nedeniyle yüksekse değerin seyri uygulanan kanser tedavisi sırasında izlenebilir.</p>

<p>Sadece laboratuvar rakamını düşürmek amacıyla kontrolsüz ilaç veya takviye kullanılması doğru değildir.</p>

<p>AFP için hangi doktora gidilir?</p>

<p>AFP yüksekliğinde başvurulacak uzmanlık alanı testin neden istendiğine göre değişir.</p>

<p>Karaciğer hastalığı veya karaciğerde kitle şüphesi varsa gastroenteroloji veya hepatoloji değerlendirmesi gerekebilir.</p>

<p>Testiste kitle veya germ hücreli tümör şüphesinde üroloji; yumurtalık kaynaklı bir germ hücreli tümör şüphesinde kadın hastalıkları ve doğum veya jinekolojik onkoloji değerlendirmesi gündeme gelebilir.</p>

<p>Kanser tanısı bulunan hastalarda tıbbi onkoloji de takip sürecinin parçası olabilir.</p>

<p>AFP için hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?</p>

<p>Gebe olmayan bir yetişkinde açıklanamayan AFP yüksekliği hekim tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p>Özellikle kronik hepatit veya sirozu bulunan bir kişide AFP’nin belirgin ya da giderek artan şekilde yükselmesi ileri inceleme gerektirebilir.</p>

<p>Sarılık, açıklanamayan kilo kaybı, karında şişlik veya devam eden sağ üst karın ağrısı gibi yakınmalar varsa yalnızca AFP sonucuna odaklanılmamalıdır.</p>

<p>Testiste yeni fark edilen ağrısız kitle, şişlik veya büyüme varsa AFP sonucundan bağımsız olarak gecikmeden ürolojik değerlendirme yapılmalıdır.</p>

<p>Sıkça Sorulan Sorular</p>

<p>AFP yüksek çıktı, kanser miyim?</p>

<p>Hayır. Yüksek AFP tek başına kanser tanısı koydurmaz. Kronik hepatit, siroz ve gebelik gibi kanser dışı durumlarda da AFP yükselebilir.</p>

<p>AFP normal çıkarsa karaciğer kanseri olmadığı kesin midir?</p>

<p>Hayır. Karaciğer kanseri bulunan bazı kişilerde AFP normal olabilir. Bu nedenle normal AFP sonucu hepatoselüler karsinomu tek başına dışlamaz.</p>

<p>AFP testi için aç olmak gerekir mi?</p>

<p>AFP tümör belirteci testi için genellikle özel bir hazırlık veya açlık gerekmez. Aynı kan örneğinde başka testler de yapılacaksa onların hazırlık kurallarına uyulmalıdır.</p>

<p>Gebelikte AFP yüksekliği kanser anlamına gelir mi?</p>

<p>Hayır. Gebelik sırasında AFP doğal olarak yükselir ve farklı bir amaçla değerlendirilir. Gebelikteki AFP sonucu, gebe olmayan yetişkinlerin tümör belirteci referanslarıyla karşılaştırılmamalıdır.</p>

<p>AFP yüksekliğinde test tekrar edilir mi?</p>

<p>Gerekebilir. Özellikle beklenmedik bir yükseklik veya kanser/karaciğer hastalığı takibi söz konusuysa AFP’nin zaman içindeki değişimini görmek amacıyla seri ölçümler yapılabilir. Tekrar zamanını hastanın klinik durumu belirler.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<ol>
 <li>U.S. National Library of Medicine. Alpha-Fetoprotein (AFP) Tumor Marker Test. MedlinePlus Medical Test, 2026.</li>
 <li>National Cancer Institute. Tumor Marker Tests in Common Use: Alpha-Fetoprotein (AFP).</li>
 <li>National Cancer Institute. Liver Cancer Diagnosis: Alpha-Fetoprotein Tumor Marker Test.</li>
 <li>National Cancer Institute. Tumor Markers. Cancer Diagnosis and Staging.</li>
 <li>National Cancer Institute. Extragonadal Germ Cell Tumors Treatment (PDQ). </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/afp-nedir-kac-olmali-yuksekligi-her-zaman-kanser-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 23:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="32728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sabah Baş Ağrısıyla Uyanıyorsanız Nedeni Uykunuzda Gizli Olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sabah-bas-agrisiyla-uyaniyorsaniz-nedeni-uykunuzda-gizli-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sabah-bas-agrisiyla-uyaniyorsaniz-nedeni-uykunuzda-gizli-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabah baş ağrısının tek bir nedeni yok. Uyku apnesi, diş sıkma, migren, uyku düzenindeki değişiklikler ve kafein yoksunluğu olası nedenler arasında bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SABAH BAŞ AĞRISI NEDEN OLUR?</p>

<p>Güne baş ağrısıyla başlamak her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Ancak sabahları tekrarlayan baş ağrısının uyku apnesinden diş sıkmaya, migren ve uyku düzenindeki değişikliklerden kafein yoksunluğuna kadar farklı nedenleri olabilir.</p>

<p>Özellikle baş ağrısına yüksek sesle horlama, uykuda nefesin durması, gündüz aşırı uykululuk veya sabah ağız kuruluğu eşlik ediyorsa uyku apnesi açısından değerlendirme gerekebilir. Sabah çene ve yüz ağrısı ya da dişlerde aşınma varsa gece diş sıkma da olası nedenler arasındadır.</p>

<p>NEDEN ÖZELLİKLE SABAH ORTAYA ÇIKIYOR?</p>

<p>Sabah baş ağrısını anlamak için yalnızca ağrının yerine değil, gece boyunca neler olduğuna da bakmak gerekir.</p>

<p>Uyku sırasında solunumun bozulması, dişlerin sıkılması, uyku düzeninin değişmesi veya kişinin alışık olduğu kafeini alamaması sabah saatlerinde baş ağrısının ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.</p>

<p>Baş ağrısının ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, ağrının karakteri ve beraberindeki belirtiler olası nedeni ayırt etmede önemlidir.</p>

<p>UYKU APNESİ SABAH BAŞ AĞRISI YAPABİLİR Mİ?</p>

<p>Evet. Sabah baş ağrısı, obstrüktif uyku apnesinde görülebilen belirtilerden biridir.</p>

<p>Uyku apnesinde uyku sırasında solunum tekrar tekrar azalabilir veya durabilir. Bu durum uykunun bölünmesine ve kişinin kaliteli uyuyamamasına yol açabilir.</p>

<p>ABD Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü; uykuda solunumun başlayıp durması, yüksek sesle horlama ve nefes nefese kalmanın yanı sıra gündüz uykululuğu, yorgunluk, ağız kuruluğu ve baş ağrısını uyku apnesinde görülebilen belirtiler arasında gösteriyor.</p>

<p>Sabah baş ağrısıyla birlikte yüksek sesle horlama, uykuda nefes kesilmesinin başka biri tarafından fark edilmesi, boğulur gibi uyanma veya gündüz belirgin uyku hali varsa bu birliktelik özellikle dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Ancak sabah baş ağrısı tek başına uyku apnesi tanısı koydurmaz. Gerektiğinde uyku değerlendirmesi ve uyku çalışmasıyla tanı araştırılır.</p>

<p>DİŞ SIKMA BAŞ AĞRISININ NEDENİ OLABİLİR</p>

<p>Gece boyunca dişlerin sıkılması veya gıcırdatılması, yani uyku bruksizmi, sabah ağrılarının başka bir olası nedenidir.</p>

<p>Bruksizm çene kaslarında gerginlik, çene veya yüz ağrısı, diş hassasiyeti ve dişlerde aşınmaya yol açabilir. Baş ağrısı özellikle şakak bölgesinde künt bir ağrı şeklinde hissedilebilir.</p>

<p>Kişi uyurken dişlerini sıktığını çoğu zaman fark etmeyebilir. Sabah çene kaslarının yorgun veya gergin olması, dişlerde aşınma ya da eşin gece diş gıcırdatma sesi duyması ipucu sağlayabilir.</p>

<p>Bruksizm ile bazı uyku bozuklukları aynı kişide birlikte de görülebilir. Bu nedenle tekrarlayan yakınmalarda yalnızca ağrı kesici kullanmak yerine nedenin araştırılması daha anlamlıdır.</p>

<p>MİGREN SABAH BAŞLAYABİLİR Mİ?</p>

<p>Migren günün farklı saatlerinde ortaya çıkabilir ve bazı kişiler atakla uyanabilir.</p>

<p>Uyku düzenindeki değişiklikler migrenle yakından ilişkilidir. Normalden az veya fazla uyumak, düzensiz uyku saatleri ve bazı kişilerde stres gibi faktörler atağı tetikleyebilir.</p>

<p>Migren ağrısı çoğu zaman zonklayıcı olabilir ve sıklıkla başın bir tarafında hissedilir; bulantı, kusma, ışığa veya sese hassasiyet eşlik edebilir. Bununla birlikte migrenin kişiden kişiye farklı özellikler gösterebileceği unutulmamalıdır.</p>

<p>Her sabah görülen baş ağrısını otomatik olarak migren kabul etmek doğru değildir. Ağrının örüntüsü ve eşlik eden belirtiler değerlendirilmelidir.</p>

<p>KAHVE İÇMEDEN ÖNCE BAŞINIZ AĞRIYORSA</p>

<p>Düzenli olarak kafein tüketen kişilerde kafein alımının gecikmesi veya aniden azaltılması baş ağrısına yol açabilir.</p>

<p>Örneğin her sabah belirli saatte kahve içmeye alışmış bir kişide hafta sonu geç uyanmak veya kahveyi geciktirmek baş ağrısıyla ilişkilendirilebilir.</p>

<p>Kafeinin baş ağrısıyla ilişkisi karmaşıktır. Bazı kişilerde kafein ağrının azalmasına yardımcı olabilirken düzenli ve yüksek tüketimin ardından ani kesilmesi yoksunluk baş ağrısını tetikleyebilir.</p>

<p>Bu nedenle sabah baş ağrısının hangi günlerde ortaya çıktığını ve kafein tüketimiyle ilişkisini gözlemlemek yararlı olabilir.</p>

<p>UYKU DÜZENİ DE BAŞ AĞRISINI ETKİLEYEBİLİR</p>

<p>Baş ağrısı ile uyku arasında çift yönlü bir ilişki bulunur.</p>

<p>Yetersiz uyku bazı kişilerde baş ağrısını tetikleyebilir. Normalden çok daha uzun uyumak da baş ağrısıyla ilişkilendirilebilir.</p>

<p>Özellikle hafta içi ve hafta sonu uyku saatlerinin büyük ölçüde değişmesi bazı kişiler için sorun yaratabilir.</p>

<p>Düzenli uyku saatlerinin korunması, yeterli sıvı alınması, öğünlerin atlanmaması ve kişinin kendi baş ağrısı tetikleyicilerini tanıması yararlı olabilir.</p>

<p>“TANSİYONUM YÜKSELDİ” DİYE DÜŞÜNMEK HER ZAMAN DOĞRU MU?</p>

<p>Baş ağrısı yaşayan kişiler sık sık ilk olarak tansiyonlarını suçlar. Ancak sıradan düzeydeki yüksek tansiyon çoğu kişide belirti oluşturmaz.</p>

<p>Çok ciddi tansiyon yükselmeleri ise baş ağrısı ve başka belirtilerle birlikte ortaya çıkabilir ve acil değerlendirme gerektirebilir.</p>

<p>Bu nedenle sabah baş ağrısını yalnızca “tansiyon baş ağrısı” olarak değerlendirmek veya tansiyon ilacının dozunu kişinin kendi kendine değiştirmesi doğru değildir.</p>

<p>BAŞ AĞRISI GÜNLÜĞÜ TUTMAK İŞE YARAYABİLİR</p>

<p>Tekrarlayan baş ağrısında birkaç haftalık kayıt nedenin anlaşılmasını kolaylaştırabilir.</p>

<p>Ağrının başladığı saat, süresi, başın hangi bölümünde hissedildiği, şiddeti, bulantı veya ışık hassasiyeti gibi eşlik eden belirtiler, uyku süresi, horlama, kafein tüketimi ve kullanılan ağrı kesiciler kaydedilebilir.</p>

<p>Baş ağrısının hafta sonlarında mı, kötü uyunan gecelerin ardından mı veya kahvenin geciktiği günlerde mi ortaya çıktığı böylece daha görünür hale gelebilir.</p>

<p>AĞRI KESİCİLER DE BAŞ AĞRISINI SÜRDÜREBİLİR</p>

<p>Sık tekrarlayan baş ağrılarında ağrı kesicilerin kullanım sıklığı da değerlendirilmelidir.</p>

<p>Baş ağrısı için kullanılan bazı ilaçların çok sık alınması, zaman içinde ilaç aşırı kullanım baş ağrısına katkıda bulunabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle neredeyse her sabah ağrı kesici alma ihtiyacı oluşuyorsa yalnızca kullanılan ilacı değiştirmek yerine baş ağrısının nedeni ve ilaç kullanım sıklığı sağlık profesyoneliyle değerlendirilmelidir.</p>

<p>NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?</p>

<p>Sabah baş ağrısı düzenli olarak tekrarlıyorsa, giderek sıklaşıyor veya şiddetleniyorsa ya da günlük yaşamı etkiliyorsa tıbbi değerlendirme uygun olur.</p>

<p>Horlama, uykuda nefes durması, gündüz aşırı uyku hali, çene ağrısı, dişlerde aşınma veya migreni düşündüren tekrarlayan belirtilerin bulunması değerlendirmeye yön verebilir.</p>

<p>Daha önce olmayan ve giderek kötüleşen baş ağrılarında da sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.</p>

<p>HANGİ BAŞ AĞRILARI ACİL DEĞERLENDİRİLMELİ?</p>

<p>Aniden başlayan ve çok şiddetli olan baş ağrısı acil değerlendirme gerektirir.</p>

<p>Baş ağrısına yeni gelişen konuşma güçlüğü, yüzde veya vücudun bir tarafında güçsüzlük ya da uyuşma, görme kaybı, bilinç bulanıklığı, nöbet veya ciddi denge problemi eşlik etmesi de acil yardım gerektiren durumlardır.</p>

<p>Çok yüksek ateş ve ense sertliğiyle birlikte baş ağrısı ya da yakın zamanda kafa travmasının ardından ortaya çıkan ciddi baş ağrısı da gecikmeden değerlendirilmelidir.</p>

<p>Çocuklarda sabah baş ağrısının değerlendirilmesi yetişkinlerden farklıdır. Özellikle çocuğu uykudan uyandıran, sabah uyanırken bulunan, giderek kötüleşen veya kusmayla birlikte görülen baş ağrısı tıbbi değerlendirme gerektirir.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır ve kişisel tanı veya tedavi yerine geçmez. Tekrarlayan veya giderek kötüleşen baş ağrısında sağlık profesyoneline başvurun. Ani ve çok şiddetli baş ağrısı ya da nörolojik belirtiler varsa acil tıbbi yardım alın.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>National Heart, Lung, and Blood Institute — Sleep Apnea: Symptoms, 2025</p>

<p>Mayo Clinic — Sleep Apnea: Symptoms and Causes</p>

<p>Mayo Clinic — Teeth Grinding (Bruxism): Symptoms and Causes, 2024</p>

<p>American Migraine Foundation — Understanding Caffeine Headache</p>

<p>NHS — Headaches, 2024</p>

<p>NHS — Migraine, 2026</p>

<p>NHS — Tension Headaches, 2025</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sabah-bas-agrisiyla-uyaniyorsaniz-nedeni-uykunuzda-gizli-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0244.jpeg" type="image/jpeg" length="24198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tavuklu Kabak Sandal Tarifi: Yüksek Proteinli Akşam Yemeği]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tavuklu-kabak-sandal-tarifi-yuksek-proteinli-aksam-yemegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tavuklu-kabak-sandal-tarifi-yuksek-proteinli-aksam-yemegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tavuklu kabak sandal tarifi; kabak, tavuk göğsü, sebzeler ve yoğurt sosuyla fırında hazırlanan protein açısından zengin, doyurucu bir ana yemek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tavuklu Kabak Sandal Tarifi: Yüksek Proteinli Akşam Yemeği</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kabağı klasik sebze yemeklerinden farklı şekilde değerlendirmek isteyenler için tavuklu kabak sandal, fırında hazırlanabilen doyurucu bir ana yemek. Ortası çıkarılan kabaklar; tavuk göğsü, biber, domates ve baharatlarla hazırlanan iç harçla dolduruluyor. Servis sırasında eklenen sarımsaklı yoğurt ise yemeğe ferah ve kremsi bir dokunuş kazandırıyor.</p>

<p>Tarifin aktif hazırlık süresi yaklaşık 20 dakika. Kabakların kısa süre ön pişirilmesi, ardından tavuklu harçla yeniden fırına verilmesi sayesinde sebzenin çok sert veya gereğinden fazla yumuşak kalmasının önüne geçiliyor.</p>

<p>Tavuk ve yoğurdun birlikte kullanılması protein miktarını artırırken kabak ve diğer sebzeler yemeğin sebze içeriğini çeşitlendiriyor. Yanında büyük bir salatayla servis edildiğinde pratik bir akşam öğününe dönüştürülebilir.</p>

<p>Sağlıklı beslenme açısından neden öne çıkıyor?</p>

<p>Derisiz tavuk göğsü protein açısından zengin ve görece düşük yağlı et seçeneklerinden biridir. Bu tarifte porsiyon başına kullanılan tavuk miktarı, yemeğin protein açısından güçlü bir ana öğün olmasını sağlar.</p>

<p>Kabak, domates ve biber kullanılması aynı tabakta farklı sebzelerin bir araya gelmesini sağlar. Sebzeler lif, vitamin ve minerallerin günlük beslenmeye dahil edilmesine katkıda bulunur.</p>

<p>Sosun krema veya yüksek miktarda yağ yerine sade yoğurtla hazırlanması da tarifin beslenme profilini dengeler. Zeytinyağı ise ölçülü miktarda kullanılır.</p>

<p>Bununla birlikte tek bir yüksek proteinli tarifin tek başına kilo verme, kas geliştirme veya başka bir sağlık sonucu sağlamadığı unutulmamalıdır. Toplam beslenme düzeni, porsiyon miktarı ve kişinin enerji gereksinimi birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Tarif bilgileri</p>

<p>Hazırlama süresi: 20 dakika<br />
Pişirme süresi: 30-35 dakika<br />
Toplam süre: Yaklaşık 55 dakika<br />
Kaç kişilik: 4 kişilik<br />
Yaklaşık porsiyon büyüklüğü: 2 yarım kabak sandal ve yoğurt sosu<br />
Zorluk: Orta<br />
Öğün: Akşam yemeği / ana yemek<br />
Kategori: Yüksek Proteinli Tarifler</p>

<p>Yaklaşık besin değerleri</p>

<p>1 porsiyon için yaklaşık:</p>

<p>Kalori: 330 kcal<br />
Protein: 43 g<br />
Karbonhidrat: 16 g<br />
Yağ: 11 g<br />
Lif: 4 g</p>

<p>Besin değerleri kullanılan tavuk, yoğurt, kabak ve zeytinyağının gerçek gramajlarına göre yaklaşık olarak hesaplanmıştır. Ürünlerin yağ oranı, sebzelerin büyüklüğü ve porsiyonlama sonuçları değiştirebilir.</p>

<p>Malzemeler</p>

<p>4 orta boy kabak, yaklaşık 800 gram<br />
600 gram derisiz tavuk göğsü<br />
1 orta boy kuru soğan, yaklaşık 100 gram<br />
1 kırmızı kapya biber, yaklaşık 100 gram<br />
1 yeşil biber, yaklaşık 50 gram<br />
2 orta boy domates, yaklaşık 250 gram<br />
2 diş sarımsak<br />
1 yemek kaşığı zeytinyağı, yaklaşık 15 ml<br />
1 tatlı kaşığı domates salçası, yaklaşık 10 gram<br />
1 çay kaşığı kekik<br />
Yarım çay kaşığı karabiber<br />
Yarım çay kaşığı kırmızı toz biber<br />
Kontrollü miktarda tuz<br />
2 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz</p>

<p>Yoğurt sosu için:</p>

<p>200 gram sade yoğurt<br />
1 küçük diş sarımsak<br />
1 yemek kaşığı ince kıyılmış dereotu veya maydanoz<br />
İsteğe göre çok az tuz</p>

<p>Tavuklu kabak sandal nasıl yapılır?</p>

<p>1. Fırını 200 derece alt-üst ayarda önceden ısıtın.</p>

<p>2. Kabakları yıkayın ve uzunlamasına ortadan ikiye kesin. Bir tatlı kaşığı yardımıyla içlerini dikkatlice çıkarın. Kenarlarda yaklaşık 1 santimetre kalınlığında kabak eti bırakın. Çıkardığınız kabak içlerini atmayın.</p>

<p>3. Kabak sandalları pişirme kağıdı serilmiş tepsiye kesik yüzeyleri yukarı bakacak şekilde dizin. Yüzeylerine çok az zeytinyağı sürün.</p>

<p>4. Kabakları önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 10 dakika ön pişirmeye alın. Bu aşamada tamamen yumuşamaları gerekmiyor.</p>

<p>5. Bu sırada tavuk göğsünü yaklaşık 1-1,5 santimetrelik küçük küpler halinde kesin. Çiğ tavuk için kullandığınız bıçak ve kesme tahtasını diğer malzemelerle temas ettirmeyin.</p>

<p>6. Soğanı, kırmızı biberi ve yeşil biberi küçük küpler halinde doğrayın. Kabaktan çıkardığınız iç kısmın yaklaşık 150 gramını ince doğrayın.</p>

<p>7. Geniş bir tavayı orta-yüksek ateşte ısıtın. Zeytinyağının kalanını ekleyin.</p>

<p>8. Tavukları tavaya tek kat halinde yayın. Yaklaşık 4-5 dakika, yüzeyleri renk almaya başlayana kadar pişirin.</p>

<p>9. Soğan ve biberleri ekleyip 3 dakika daha soteleyin.</p>

<p>10. Doğranmış kabak içlerini ve salçayı ekleyerek 2 dakika pişirin.</p>

<p>11. Domatesleri küçük küpler halinde doğrayıp tavaya ilave edin. Kekik, karabiber, kırmızı toz biber ve kontrollü miktarda tuz ekleyin.</p>

<p>12. Harcı orta ateşte yaklaşık 5 dakika daha pişirin. Domatesin fazla suyunun bir bölümünün uçması gerekir. Harç çok sulu kalırsa kabakların içinde biriken sıvı yemeğin dokusunu bozabilir.</p>

<p>13. Tavuk parçalarının içinin tamamen piştiğinden emin olun. Tavuk için güvenli iç sıcaklık en kalın bölümde 74 derece olmalıdır.</p>

<p>14. Ön pişirme yapılan kabakları fırından çıkarın. İçlerinde biriken su varsa dikkatlice dökün.</p>

<p>15. Tavuklu harcı sekiz yarım kabağa eşit şekilde paylaştırın.</p>

<p>16. Tepsiyi yeniden 200 derece fırına verin ve yaklaşık 15-20 dakika pişirin. Kabaklar çatal girecek kadar yumuşamış ancak şeklini koruyor olmalıdır.</p>

<p>17. Bu sırada yoğurt, ezilmiş sarımsak ve ince kıyılmış dereotu veya maydanozu karıştırarak sosu hazırlayın.</p>

<p>18. Kabak sandalları fırından çıkardıktan sonra yaklaşık 5 dakika dinlendirin.</p>

<p>19. Ilık kabak sandalların üzerine veya yanına yoğurt sosunu ekleyerek servis edin.</p>

<p>Şefin püf noktası</p>

<p>Kabakların içini gereğinden fazla oymayın. Çok ince bırakılan kabaklar fırında yumuşadığında parçalanabilir. Yaklaşık 1 santimetrelik bir kenar kalınlığı şeklin korunmasına yardımcı olur.</p>

<p>Tavuklu harcı kabaklara doldurmadan önce fazla suyunu mutlaka çektirin. Domates ve kabak birlikte önemli miktarda su bırakabilir. Sulu bir harç kullanıldığında sonuç fırın yemeğinden çok haşlanmış bir karışıma dönüşebilir.</p>

<p>Yoğurt sosunu fırına vermek yerine servis sırasında ekleyin. Böylece yoğurdun taze ve kremsi dokusu korunur.</p>

<p>Daha sağlıklı hale nasıl getirilebilir?</p>

<p>Tarif zaten derisiz tavuk göğsü, bol sebze ve kontrollü miktarda zeytinyağıyla hazırlanıyor. Bu nedenle sırf daha “sağlıklı” görünmesi için temel malzemeleri değiştirmek gerekmiyor.</p>

<p>Tuz miktarını azaltmak isteyenler kekik, karabiber, kırmızı biber, sarımsak ve maydanoz gibi aromatik malzemelerden daha fazla yararlanabilir.</p>

<p>Daha fazla sebze isteyenler tavuklu harca küçük doğranmış mantar veya ıspanak ekleyebilir. Ancak özellikle mantarın bıraktığı suyun tavada iyice çektirilmesi gerekir.</p>

<p>Kimler için uygun?</p>

<p>Tavuklu kabak sandal, protein açısından zengin bir akşam yemeği arayanlar için uygundur.</p>

<p>Tarifin temel malzemeleri buğday unu veya başka bir glutenli tahıl gerektirmez. Çölyak hastalığı bulunan kişilerin salça, baharat ve diğer paketli ürünlerin etiketlerini ve çapraz bulaşma riskini kontrol etmesi gerekir.</p>

<p>Yoğurt nedeniyle süt proteini alerjisi bulunan kişiler standart sosu tüketmemelidir. Yoğurt sosu çıkarılarak veya kişiye uygun bir alternatif kullanılarak tarif uyarlanabilir.</p>

<p>Vejetaryen ve vegan beslenmeye uygun değildir.</p>

<p>Tavuklu kabak sandal kaç kaloridir?</p>

<p>Verilen gramajlarla hazırlanan tarif dört eşit porsiyona ayrıldığında bir porsiyon yaklaşık 330 kalori sağlayabilir. Kullanılan yoğurdun yağ oranı ve zeytinyağı miktarı toplam enerjiyi değiştirebilir.</p>

<p>Tavuklu kabak sandalda ne kadar protein var?</p>

<p>Verilen ölçülerle bir porsiyonun yaklaşık 43 gram protein içermesi beklenir. Protein miktarının büyük bölümü tavuk göğsünden, bir bölümü ise yoğurttan gelir. Kesin değer kullanılan ürünlere ve porsiyon büyüklüğüne göre değişir.</p>

<p>Kabak sandal önceden hazırlanabilir mi?</p>

<p>Tavuklu iç harç önceden pişirilerek uygun şekilde soğutulup buzdolabında saklanabilir. Kabakların ise en iyi doku için pişirmeye yakın hazırlanması tercih edilir. Yoğurt sosunu servis zamanına yakın eklemek daha iyi sonuç verir.</p>

<p>Kabak sandal neden sulanır?</p>

<p>Kabak, domates ve diğer sebzeler doğal olarak yüksek miktarda su içerir. Kabakların ön pişirme sonrasında bıraktığı suyun dökülmemesi veya tavuklu harcın yeterince çektirilmemesi yemeğin sulanmasına neden olabilir.</p>

<p>Tavuklu kabak sandalın yanına ne gider?</p>

<p>Bol yeşillikli bir salata tarifi tamamlamak için yeterli olabilir. Enerji gereksinimi daha yüksek bir öğün isteniyorsa yanında uygun porsiyonda bulgur, esmer pirinç veya başka bir tam tahıl seçeneği servis edilebilir.</p>

<p>Saklama ve servis</p>

<p>Artan tavuklu kabak sandallar oda sıcaklığında uzun süre bırakılmamalıdır. Uygun şekilde soğutulduktan sonra kapalı bir kapta buzdolabında saklanmalıdır.</p>

<p>Yeniden tüketirken iç kısmının da tamamen ısındığından emin olun. Yoğurt sosunu mümkünse ayrı saklayın ve yeniden ısıtılan yemeğin üzerine servis sırasında ekleyin.</p>

<p>Dondurma işlemi gıda güvenliği açısından mümkün olsa da kabağın yüksek su içeriği çözüldükten sonra dokusunun belirgin biçimde yumuşamasına neden olabilir. Bu nedenle tarif taze veya buzdolabında kısa süre saklanarak tüketildiğinde daha iyi sonuç verir.</p>

<p>Tavuklu kabak sandal, protein kaynağı tavuk ile mevsim sebzelerini aynı tabakta bir araya getiren pratik bir fırın yemeği. Yoğurt sosunun servis sırasında eklenmesi ise sıcak tavuklu iç harçla ferah bir kontrast oluşturuyor.</p>

<p>Kabak mevsiminde klasik kabak yemeklarından farklı bir akşam yemeği hazırlamak isteyenler için temel tarif farklı sebze ve baharatlarla kolayca çeşitlendirilebilir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı – Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER 2022)<br />
USDA – Food Safety and Inspection Service<br />
USDA – FoodData Central </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlıklı Tarifler</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tavuklu-kabak-sandal-tarifi-yuksek-proteinli-aksam-yemegi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0233.jpeg" type="image/jpeg" length="28004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Testosteron Replasman Tedavisi Nedir? İğne, Jel, Kimlere Uygulanır ve Riskleri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/testosteron-replasman-tedavisi-nedir-igne-jel-kimlere-uygulanir-ve-riskleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/testosteron-replasman-tedavisi-nedir-igne-jel-kimlere-uygulanir-ve-riskleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Testosteron tedavisi iğne, jel ve diğer formlarda uygulanabilir; ancak yalnızca belirtilerle birlikte doğrulanmış testosteron düşüklüğünde düşünülür. Tedavi öncesi neden, doğurganlık ve riskler değerlendirilmelidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br />
Testosteron İğnesi Var mı? TRT Hakkında Bilinmesi Gerekenler</p>

<p>Evet, testosteron enjeksiyonları bulunuyor. Testosteron replasman tedavisi ya da kısa adıyla TRT; enjeksiyon, cilde uygulanan jel ve bazı ülkelerde farklı farmasötik formlarla uygulanabiliyor. Ancak testosteron, vitamin veya günlük kullanılan sıradan bir “performans takviyesi” değil. Hormon tedavisidir.</p>

<p>Tedavinin temel amacı, testosteron eksikliğine bağlı belirtileri bulunan ve laboratuvar ölçümlerinde testosteron düzeyinin sürekli düşük olduğu doğrulanan erkeklerde hormon düzeyini fizyolojik aralığa getirmektir. Sadece yorgunluk, isteksizlik veya tek bir düşük laboratuvar sonucu TRT başlamak için yeterli kabul edilmiyor. Endocrine Society, tanının uyumlu belirtilerle birlikte sürekli düşük testosteron değerlerine dayanması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Testosteron eksikliği nasıl anlaşılır?</p>

<p>Testosteron düşüklüğünde cinsel istekte azalma, spontan ereksiyonlarda azalma, enerji düşüklüğü, kas kütlesinde azalma ve bazı kişilerde ruh hali değişiklikleri görülebilir. Ancak bu yakınmaların hiçbiri testosteron eksikliğine özgü değildir.</p>

<p>Uyku sorunları, obezite, bazı ilaçlar, kronik hastalıklar, depresyon ve başka hormonal bozukluklar da benzer şikâyetlere yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle tanı yalnızca belirtilere bakılarak konmaz.</p>

<p>Endocrine Society’nin 2026 tarihli açıklaması, hipogonadizm tanısında en az iki ayrı erken sabah açlık testosteron ölçümünü vurguluyor. Kullanılan laboratuvar yönteminin doğruluğu da değerlendirmede önem taşıyor.</p>

<p>Tek bir düşük testosteron sonucu yeterli mi?</p>

<p>Genellikle hayır.</p>

<p>Testosteron düzeyi gün içinde değişebilir. Hastalık, yetersiz uyku ve bazı geçici durumlar da ölçümü etkileyebilir. Bu yüzden beklenmedik düşük bir değer çoğunlukla farklı bir sabah tekrar ölçülür.</p>

<p>Total testosteronla klinik tablo birbiriyle uyuşmuyorsa veya testosteronu taşıyan SHBG proteini sonucu etkileyebilecek durumlar varsa serbest testosteronun değerlendirilmesi de gerekebilir.</p>

<p>Testosteron neden düşük, bunun da bulunması gerekir</p>

<p>Testosteron düşüklüğünün doğrulanması tedavinin yalnızca ilk basamağıdır.</p>

<p>Sorunun testislerden mi yoksa hipofiz ve hipotalamus gibi hormon üretimini yöneten merkezlerden mi kaynaklandığını anlamak için LH ve FSH gibi hormonlara bakılabilir. Klinik duruma göre prolaktin ve başka incelemeler de gündeme gelebilir.</p>

<p>Endocrine Society, doğrulanmış hipogonadizmde nedenin araştırılmasını ve primer hipogonadizm ile hipofiz-hipotalamus kaynaklı sekonder hipogonadizmin ayrılmasını öneriyor.</p>

<p>Testosteron iğnesi çeşitleri var mı?</p>

<p>Testosteron enjeksiyonlarının kısa, orta ve daha uzun etkili preparatları bulunuyor. Kullanılabilen etken madde ve preparatlar ülkeye göre farklılaşabiliyor.</p>

<p>Klinik kullanımda testosteron enantat, sipionat ve uzun etkili testosteron undekanoat gibi enjeksiyon preparatları bulunabiliyor. Tedavi aralığı kullanılan molekül ve ürüne göre değiştiği için bütün testosteron iğneleri aynı sıklıkta yapılmaz.</p>

<p>Doz ve enjeksiyon aralığının kişiye göre ayarlanması gerekir. Daha fazla testosteron kullanmak daha iyi tedavi anlamına gelmez.</p>

<p>İğne dışında testosteron tedavisi var mı?</p>

<p>Var.</p>

<p>Testosteron replasmanında en sık kullanılan seçeneklerden biri cilde uygulanan jellerdir. Enjeksiyonlar ise günlük uygulama gerektirmemeleri nedeniyle bazı hastalar açısından daha pratik olabilir.</p>

<p>FDA, onaylı testosteron ürünleri arasında enjeksiyonların yanı sıra topikal jel, transdermal yama ve bukkal preparatların da bulunduğunu belirtiyor.</p>

<p>Hangi formun daha uygun olduğu hastanın testosteron düzeyine, diğer hastalıklarına, yaşam tarzına, tedavi hedeflerine ve olası yan etkilere göre belirlenir.</p>

<p>İğne mi, jel mi?</p>

<p>Tek bir form herkes için en iyi seçenek değildir.</p>

<p>Enjeksiyonlar daha seyrek kullanılabilir. Bazı enjeksiyon rejimlerinde ise dozdan sonra testosteron düzeyinin yükselip bir sonraki doza doğru düşmesi nedeniyle dalgalanmalar oluşabilir.</p>

<p>Jeller daha düzenli kan düzeyleri sağlayabilir fakat günlük uygulanmaları gerekir. Ayrıca jel tamamen kuruyana ve önerilen önlemler alınana kadar başka kişilerin cildiyle temas etmemesine dikkat edilir.</p>

<p>EAU kılavuzu, testosteron jelleri ile uzun etkili testosteron undekanoat enjeksiyonlarını uygun tedavi seçenekleri arasında değerlendiriyor. Özellikle risk düzeyi yüksek kişilerde başlangıçta geri çekilmesi ve doz ayarı daha kolay olan preparatlar tercih edilebilir.</p>

<p>Testosteron iğnesi sperm üretimini artırır mı?</p>

<p>Hayır. Tam tersine dışarıdan verilen testosteron sperm üretimini baskılayabilir.</p>

<p>Vücuda testosteron verildiğinde beyin ve hipofiz, yeterli hormon bulunduğunu algılar. LH ve FSH üretiminin baskılanması testis içindeki testosteron konsantrasyonunu ve spermatogenezi azaltabilir. Bazı erkeklerde sperm sayısı çok ciddi biçimde düşebilir.</p>

<p>Bu nedenle çocuk sahibi olmayı planlayan bir erkeğin yalnızca düşük testosteron değerine bakılarak doğrudan TRT kullanması uygun değildir.</p>

<p>EAU, çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerde testosteron tedavisinin kullanılmamasını güçlü biçimde öneriyor. Sekonder hipogonadizmin bazı türlerinde doğurganlığın korunması veya geri kazandırılması amacıyla gonadotropin tedavileri gibi farklı yaklaşımlar değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Testosteron kas yapmak veya enerjiyi artırmak için kullanılabilir mi?</p>

<p>TRT’nin amacı normal testosteron düzeyine sahip kişilerin testosteronunu normalin üzerine çıkarmak değildir.</p>

<p>Tıbbi testosteron replasmanı ile kas geliştirme amacıyla yüksek doz anabolik-androjenik steroid kullanımını birbirinden ayırmak gerekir.</p>

<p>EAU, testosteron düzeyi normal olan erkeklerde testosteron tedavisinin kullanılmamasını öneriyor. (Uroweb)</p>

<p>Testosteron tedavisinin yan etkileri nelerdir?</p>

<p>En sık takip edilen sorunlardan biri hematokrit artışıdır. Hematokrit, kandaki alyuvarların toplam kan hacmine oranını gösterir.</p>

<p>Testosteron alyuvar üretimini artırabilir. Hematokritin aşırı yükselmesi halinde tedavinin dozunun veya uygulama şeklinin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.</p>

<p>EAU, testosteron tedavisi sırasında hematokritin izlenmesini ve yüzde 54’ün üzerine çıkmasının müdahale gerektirdiğini belirtiyor. Enjeksiyon preparatlarında hematokrit yükselmesinin topikal tedavilere göre daha sık görülebileceğine ilişkin veriler bulunuyor.</p>

<p>Tedavi sırasında ayrıca kişiye göre kan basıncı, testosteron düzeyi, prostat değerlendirmesi ve diğer laboratuvar parametreleri takip edilebilir.</p>

<p>Testosteron kalp krizi riskini artırıyor mu?</p>

<p>Bu konuda geçmişte önemli güvenlik tartışmaları yaşandı.</p>

<p>TRAVERSE adlı randomize kontrollü çalışmaya, hipogonadizm belirtileri bulunan ve iki testosteron ölçümü 300 ng/dL’nin altında olan, kalp-damar hastalığı bulunan veya yüksek kardiyovasküler risk taşıyan 45–80 yaşlarında 5.246 erkek alındı.</p>

<p>Ortalama 33 aylık izlemde majör kardiyovasküler olaylar testosteron grubunda yüzde 7,0, plasebo grubunda yüzde 7,3 oranında görüldü. Testosteron tedavisi ana kardiyovasküler sonlanım açısından plasebodan daha kötü bulunmadı. Bununla birlikte testosteron grubunda atriyal fibrilasyon, akut böbrek hasarı ve pulmoner emboli daha sık görüldü.</p>

<p>Bu çalışma bütün erkeklerde ve bütün testosteron preparatlarında sınırsız güvenlik kanıtı anlamına gelmiyor. Araştırmada transdermal testosteron jel kullanılmıştı ve çalışma belirli klinik özelliklere sahip erkekleri kapsıyordu.</p>

<p>FDA, TRAVERSE sonuçlarının ardından testosteron ürünlerinin kardiyovasküler etiketlemesinde değişiklik yaptı. Ayrıca testosteron ürünlerinin kan basıncını yükseltebildiğine ilişkin sınıf çapında uyarılar getirildi.</p>

<p>Kemikleri güçlendiriyor mu?</p>

<p>Testosteron eksikliği kemik yoğunluğunu olumsuz etkileyebilir ve TRT bazı erkeklerde kemik mineral yoğunluğunu artırabilir. Ancak kemik yoğunluğunun artması otomatik olarak daha az kırık anlamına gelmiyor.</p>

<p>TRAVERSE çalışmasının kırık alt analizinde 5.204 erkek değerlendirildi. Medyan 3,19 yıllık takipte klinik kırık testosteron grubunda yüzde 3,50, plasebo grubunda yüzde 2,46 oranında görüldü. Çalışma testosteron tedavisinin kırıkları azalttığını göstermedi; testosteron grubunda kırıklar daha fazla görüldü.</p>

<p>TRT’ye başlamadan önce neler değerlendirilebilir?</p>

<p>Klinik tabloya göre değerlendirme değişmekle birlikte testosteron tedavisi öncesinde şu başlıklar gündeme gelebilir:</p>

<p>Sabah total testosteron ölçümleri</p>

<p>Gerektiğinde serbest testosteron ve SHBG</p>

<p>LH ve FSH</p>

<p>Gerektiğinde prolaktin</p>

<p>Tam kan sayımı ve hematokrit</p>

<p>Kan basıncı</p>

<p>Yaşa ve bireysel riske göre prostat değerlendirmesi ve PSA</p>

<p>Çocuk sahibi olma planı</p>

<p>Uyku apnesi, kalp-damar hastalığı ve tromboz öyküsü</p>

<p>Kullanılan ilaçlar ve testosteron düşüklüğüne yol açabilecek hastalıklar</p>

<p>Bu değerlendirmelerin amacı yalnızca “testosteron düşük mü?” sorusuna yanıt vermek değildir. Düşüklüğün nedenini bulmak ve tedavinin yarar-risk dengesini belirlemek de gerekir.</p>

<p>TRT başladıktan sonra takip gerekiyor mu?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Testosteron tedavisi başlanıp unutulan bir tedavi değildir. Belirtilerin düzelip düzelmediği, testosteron düzeyleri ve olası yan etkiler izlenir.</p>

<p>EAU; testosteron ve hematokritin tedavi başlangıcından sonra üçüncü, altıncı ve on ikinci aylarda, daha sonra ise genellikle yıllık olarak değerlendirilmesini öneriyor. Kişinin risklerine göre daha sık takip gerekebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Testosteron düşük çıkarsa hemen iğne gerekir mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Öncelikle sonucun doğrulanması ve nedenin araştırılması gerekir. Bazı erkeklerde obezite, eşlik eden hastalıklar veya testosteronu etkileyen ilaçların ele alınması hormon düzeyinde iyileşmeye katkıda bulunabilir.</p>

<p>Gerçek ve semptomatik hipogonadizm doğrulandığında ise testosteron replasmanı uygun hastalarda etkili bir tedavi olabilir. Hangi preparatın kullanılacağı ve hedef testosteron düzeyi kişinin klinik durumuna göre belirlenir.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel sağlık bilgilendirmesi amacı taşır. Testosteron reçeteli bir hormon tedavisidir; kan testi ve hekim değerlendirmesi olmadan başlanmamalıdır. Özellikle çocuk sahibi olmayı planlayanların TRT öncesinde bunu hekimine bildirmesi gerekir. İlacı hekime danışmadan başlatmayın, bırakmayın veya dozunu değiştirmeyin.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>Endocrine Society — Testosterone Therapy in Men With Hypogonadism: Clinical Practice Guideline, 2018</p>

<p>Endocrine Society — Statement on Testosterone Replacement Therapy, 2026</p>

<p>European Association of Urology — Sexual and Reproductive Health Guidelines: Male Hypogonadism, 2026</p>

<p>European Association of Urology — Sexual and Reproductive Health Guidelines: Male Infertility, 2026</p>

<p>U.S. Food and Drug Administration — Testosterone Information, 2026</p>

<p>Lincoff AM ve arkadaşları — Cardiovascular Safety of Testosterone-Replacement Therapy, New England Journal of Medicine, 2023<br />
DOI: 10.1056/NEJMoa2215025</p>

<p>Snyder PJ ve arkadaşları — Testosterone Treatment and Fractures in Men with Hypogonadism, New England Journal of Medicine, 2024<br />
DOI: 10.1056/NEJMoa2308836 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/testosteron-replasman-tedavisi-nedir-igne-jel-kimlere-uygulanir-ve-riskleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0230.jpeg" type="image/jpeg" length="78121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahkeme Kararını Uygulamayan Memur Tazminatı Cebinden Ödeyebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mahkeme-kararini-uygulamayan-memur-tazminati-cebinden-odeyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mahkeme-kararini-uygulamayan-memur-tazminati-cebinden-odeyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkeme kararını uygulamayan kamu görevlileri için önemli bir Sayıştay kararı yeniden gündeme geldi. Karara göre, kusurlu davranış nedeniyle kurum bütçesinden ödenen manevi tazminat ve mahkeme giderleri sorumlu kamu görevlilerine rücu edilebiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mahkeme Kararını Uygulamayan Memur Tazminatı Cebinden Ödeyebilir</p>

<p>Kamu kurumlarında görev yapan memur ve yöneticileri yakından ilgilendiren bir Sayıştay kararı yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Sayıştay Temyiz Kurulunun 17 Nisan 2019 tarihli kararında, bir idare mahkemesi kararının uygulanmaması nedeniyle kurum bütçesinden ödenmek zorunda kalınan manevi tazminat ve mahkeme masrafları ele alındı.</p>

<p>Karar, mahkeme kararlarının uygulanmamasından doğan mali yükün her durumda kurum üzerinde bırakılmayabileceğini; şartları oluştuğunda kusurlu kamu görevlilerine rücu edilebileceğini göstermesi bakımından önem taşıyor.</p>

<p>OLAY BİR ÜNİVERSİTEDE YAŞANDI</p>

<p>Sayıştay kararına konu olay bir üniversitede meydana geldi.</p>

<p>İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararının gereği yerine getirilmedi. İlgili kişi daha sonra manevi tazminat talebiyle yargıya başvurdu.</p>

<p>Yargılama sonucunda üniversite bütçesinden manevi tazminat ve mahkeme masraflarının ödenmesi gerekti.</p>

<p>Sayıştay Temyiz Kurulu önüne gelen uyuşmazlıkta ise bu ödemenin kamu bütçesi üzerinde bırakılıp bırakılamayacağı değerlendirildi.</p>

<p>KUSURLU KAMU GÖREVLİSİNE RÜCU GÜNDEME GELDİ</p>

<p>Sayıştay Temyiz Kurulunun değerlendirmesinde dikkat çeken nokta, tazminatın ilk aşamada üniversite bütçesinden ödenmiş olması değil, daha sonra sorumlulara rücu edilmesi meselesi oldu.</p>

<p>Kararda, mahkeme kararını uygulamayan ve kusurlu davranışıyla kurumun tazminat ve mahkeme masrafı ödemesine neden olan kamu görevlileri bakımından mali sorumluluk doğabileceği kabul edildi.</p>

<p>Başka bir ifadeyle vatandaş veya ilgili kişi tazminatını doğrudan kamu görevlisinden almak zorunda değil. Tazminat kurum tarafından ödenebilir; ancak şartları varsa kurumun ödediği tutar sorumlu kamu görevlisine rücu edilebilir.</p>

<p>HER MEMUR OTOMATİK OLARAK ÖDEME YAPACAK ANLAMINA GELMİYOR</p>

<p>Kararın en önemli ayrıntılarından biri de burada ortaya çıkıyor.</p>

<p>“Mahkeme kararı uygulanmadı, dolayısıyla herhangi bir memur otomatik olarak tazminatı cebinden öder” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değil.</p>

<p>Kişisel mali sorumluluk bakımından kamu görevlisinin kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği ile ortaya çıkan zarar arasındaki bağlantının değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla sorumluluğun hangi kamu görevlisine ait olduğu ve zararın hangi işlem veya ihmalle meydana geldiği somut olayın özelliklerine göre belirleniyor.</p>

<p>657 SAYILI KANUN NE DİYOR?</p>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesi kamu görevlilerinin kişisel sorumluluğuna ilişkin önemli bir düzenleme içeriyor.</p>

<p>Buna göre devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucunda idarenin zarara uğraması halinde zararın ilgili memur tarafından karşılanması esas kabul ediliyor.</p>

<p>Kanunun 13. maddesinde ise kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerden kaynaklanan zararları nedeniyle esas olarak ilgili kamu kurumu aleyhine dava açması öngörülüyor. Kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı ise saklı tutuluyor.</p>

<p>MAHKEME KARARLARINDA 30 GÜN KURALI</p>

<p>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi de kamu idarelerine açık bir yükümlülük getiriyor.</p>

<p>Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmesi veya eylemde bulunması gerekiyor.</p>

<p>Kanunda belirtilen süre, kural olarak kararın idareye tebliğinden itibaren 30 günü geçemiyor.</p>

<p>Bu nedenle bir yargı kararının idareye ulaşmasının ardından kararın uygulanıp uygulanmayacağı konusunda sınırsız bir idari takdir yetkisinden söz edilemiyor.</p>

<p>REKTÖR, BAŞHEKİM, MÜDÜR VE DİĞER YÖNETİCİLERİ DE İLGİLENDİRİYOR</p>

<p>Kararın önemi yalnızca klasik anlamda memurlar açısından değil, kamu kurumlarında kararların uygulanmasından sorumlu yöneticiler açısından da ortaya çıkıyor.</p>

<p>Üniversitelerde, hastanelerde, bakanlıklarda, belediyelerde ve diğer kamu kurumlarında mahkeme kararlarının gereğini yerine getirme konusunda görev ve yetkisi bulunan yöneticilerin, kararları süresi içinde değerlendirmesi önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bir kişinin yalnızca rektör, başhekim, müdür veya başka bir yönetici unvanını taşıması tek başına kişisel mali sorumluluk doğurduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Somut olayda kararın uygulanmasından kimin sorumlu olduğu, kişinin yetkisi, kusuru ve ortaya çıkan kamu zararıyla bağlantısı ayrıca değerlendirilmek zorunda.</p>

<p>KAMU BÜTÇESİNDEN ÇIKAN HER PARA KAMU ZARARI DEĞİL</p>

<p>Burada önemli bir hukuki ayrım daha bulunuyor.</p>

<p>Bir kamu kurumunun mahkeme kararı üzerine tazminat ödemesi tek başına otomatik olarak kamu görevlisinin sorumluluğunu doğurmuyor.</p>

<p>Önemli olan, kamu kaynağındaki azalmanın mevzuata aykırı ve kusurlu bir işlem veya ihmalden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi.</p>

<p>Sayıştay'ın yaklaşımı, mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle kurumun normal şartlarda katlanmayacağı bir tazminat veya mahkeme gideriyle karşılaşması durumunda, şartları oluşmuşsa sorumlulara rücu edilmesinin gündeme gelebileceğini gösteriyor.</p>

<p>KARAR YENİ DEĞİL, YENİDEN GÜNDEME GELDİ</p>

<p>Sosyal medyada paylaşılan içerik nedeniyle karar yeni verilmiş gibi algılanabilir.</p>

<p>Ancak söz konusu Sayıştay Temyiz Kurulu kararının tarihi 17 Nisan 2019.</p>

<p>Kararın künyesinde Temyiz Kurulu, 2. Daire, Dosya No: 44427 ve Tutanak No: 46125 bilgileri bulunuyor.</p>

<p>Dolayısıyla gelişmeyi “Sayıştay'dan yeni karar” şeklinde değil, “Sayıştay kararı yeniden gündemde” şeklinde haberleştirmek daha doğru.</p>

<p>KAMU GÖREVLİLERİ AÇISINDAN NEDEN ÖNEMLİ?</p>

<p>Karar, kamu görevlilerinin yalnızca yaptıkları işlemlerden değil, yerine getirmeleri gereken bir işlemi yapmamalarından da mali sonuç doğabileceğini göstermesi bakımından dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle kesinleşmiş veya uygulanması gereken yargı kararlarının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle kamu kurumunun tazminat, faiz veya yargılama gideri ödemek zorunda kalması halinde kişisel mali sorumluluk ve rücu tartışması gündeme gelebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle mahkeme kararlarının ilgili birimlere zamanında ulaştırılması, kararın gereğini yerine getirmekle görevli makamın belirlenmesi ve yasal sürelerin titizlikle takip edilmesi kamu kurumları açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Kısacası Sayıştay kararı, “Her tazminatı memur cebinden öder” şeklinde genel bir kural getirmiyor. Ancak bir kamu görevlisinin kusurlu şekilde mahkeme kararını uygulamaması nedeniyle kurumun zarara uğraması halinde, şartları oluştuğunda ödenen tutarın sorumlu personele rücu edilmesinin mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>T.C. Sayıştay Başkanlığı<br />
Sayıştay Temyiz Kurulu, 17.04.2019 tarihli karar, Tutanak No: 46125, Dosya No: 44427<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Madde 28<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Madde 12 ve 13<br />
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu<br />
Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mahkeme-kararini-uygulamayan-memur-tazminati-cebinden-odeyebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0226.jpeg" type="image/jpeg" length="26781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HbA1c Yüksek Ama Açlık Şekeri Normal: Bu Ne Anlama Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hba1c-yuksek-ama-aclik-sekeri-normal-bu-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hba1c-yuksek-ama-aclik-sekeri-normal-bu-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açlık kan şekeri normal olduğu halde HbA1c yüksek çıkabilir. Çünkü iki test kan şekerinin farklı yönlerini ölçer. Ancak belirgin uyumsuzluk varsa demir eksikliğinden hemoglobin sorunlarına kadar sonucu etkileyebilecek nedenlerin değerlendirilmesi gerekebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>HbA1c YÜKSEK AMA AÇLIK KAN ŞEKERİ NORMAL OLABİLİR Mİ?</p>

<p>Kan tahlilinde sık karşılaşılan kafa karıştırıcı sonuçlardan biri şudur:</p>

<p>Açlık kan şekeri normaldir ancak HbA1c yüksek çıkar.</p>

<p>İlk bakışta iki testin birbiriyle çeliştiği düşünülebilir. Oysa bu durum mümkün.</p>

<p>Çünkü açlık kan şekeri ile HbA1c aynı şeyi ölçmez.</p>

<p>American Diabetes Association’ın (ADA) 2026 standartlarında da HbA1c, açlık plazma glukozu ve oral glukoz tolerans testinin diyabet ve prediyabet tanısında kullanılabileceği ancak bu testlerin her zaman aynı kişileri saptamadığı belirtiliyor.</p>

<p>AÇLIK KAN ŞEKERİ İLE HbA1c ARASINDAKİ FARK NEDİR?</p>

<p>Açlık kan şekeri, en az 8 saat kalori alınmadıktan sonra ölçülen kandaki glukoz düzeyidir.</p>

<p>Başka bir ifadeyle kan şekerinin belirli bir andaki durumunu gösterir.</p>

<p>HbA1c ise farklı çalışır.</p>

<p>Kandaki glukoz zaman içerisinde kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobine bağlanır. HbA1c testi bu glikozillenmiş hemoglobinin oranını ölçerek son yaklaşık 2–3 aylık kan şekeri düzeyleri hakkında bilgi verir.</p>

<p>Bu nedenle sabah ölçülen açlık glukozu normal olduğu halde günün başka saatlerinde, özellikle yemeklerden sonra kan şekeri yükseliyorsa HbA1c daha yüksek bulunabilir.</p>

<p>Ancak sonuçlar arasındaki farkın tek açıklaması bu değildir.</p>

<p>2026 HbA1c DEĞERLERİ NASIL SINIFLANDIRILIYOR?</p>

<p>ADA'nın 2026 kriterlerine göre gebe olmayan yetişkinlerde:</p>

<p>HbA1c:<br />
Normal: %5,7'nin altında<br />
Prediyabet: %5,7–6,4<br />
Diyabet: %6,5 ve üzeri</p>

<p>Açlık plazma glukozu:<br />
Normal: 100 mg/dL'nin altında<br />
Prediyabet: 100–125 mg/dL<br />
Diyabet: 126 mg/dL ve üzeri</p>

<p>75 gram oral glukoz tolerans testinin ikinci saatinde:<br />
Normal: 140 mg/dL'nin altında<br />
Prediyabet: 140–199 mg/dL<br />
Diyabet: 200 mg/dL ve üzeri</p>

<p>Bu eşikler gebe olmayan kişiler için geçerlidir.</p>

<p>Önemli nokta şudur:</p>

<p>Tek bir test sonucunun diyabet tanısı için nasıl kullanılacağı kişinin belirtilerine ve klinik durumuna bağlıdır.</p>

<p>Belirgin hiperglisemi ve klasik belirtiler bulunmuyorsa diyabet tanısının doğrulayıcı testle teyit edilmesi gerekir.</p>

<p>HbA1c YÜKSEK, AÇLIK ŞEKERİ NORMAL İSE DİYABET VAR MIDIR?</p>

<p>Mutlaka değil.</p>

<p>Ancak sonuç görmezden de gelinmemelidir.</p>

<p>Örneğin açlık glukozu 95 mg/dL olduğu halde HbA1c %6,0 çıkabilir.</p>

<p>Bu durumda açlık şekeri normal aralıkta olmasına rağmen HbA1c prediyabet aralığındadır.</p>

<p>ADA, farklı testlerin sonuçları tanı eşikleri açısından birbiriyle uyuşmadığında, eşik üzerinde bulunan testin zamanında tekrarlanmasını ve sonucu etkileyebilecek faktörlerin değerlendirilmesini öneriyor.</p>

<p>Daha önemli bir örnek de verilebilir.</p>

<p>Bir kişinin HbA1c değeri iki ayrı doğrulayıcı ölçümde %6,5 veya üzerinde bulunurken açlık şekeri 126 mg/dL'nin altında kalabilir.</p>

<p>ADA 2026 standartlarına göre uygun koşullarda tekrarlanan HbA1c değerinin diyabet eşiğini doğrulaması durumunda açlık şekerinin normal olması diyabet tanısını tek başına dışlamaz.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca “açlık şekerim normal, diyabet olamam” yaklaşımı doğru değildir.</p>

<p>YEMEK SONRASI ŞEKER YÜKSELMELERİ GÖZDEN KAÇABİLİR</p>

<p>Açlık glukozunun normal olması gün boyunca kan şekerinin hiçbir zaman yükselmediğini göstermez.</p>

<p>Bazı kişilerde ilk metabolik bozukluklardan biri yemeklerden sonraki glukoz yükselmeleri olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabah açlık ölçümü bu yükselmeleri yakalamayabilir.</p>

<p>HbA1c ise daha uzun dönem glukoz maruziyetinden etkilendiği için farklı bir tablo gösterebilir.</p>

<p>Bu nedenle bazı kişilerde hekim oral glukoz tolerans testi gibi başka değerlendirmeler isteyebilir.</p>

<p>ADA ayrıca 75 gram OGTT'nin ikinci saat glukoz ölçümünün bazı kişilerde prediyabet ve diyabeti açlık glukozu veya HbA1c'den daha fazla saptayabildiğini belirtiyor.</p>

<p>HbA1c HER ZAMAN GERÇEK KAN ŞEKERİNİ GÖSTERİR Mİ?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>HbA1c son derece yararlı bir test olmakla birlikte bazı durumlarda gerçek glukoz düzeyiyle uyumsuz sonuç verebilir.</p>

<p>Bunun nedeni HbA1c'nin yalnızca kandaki glukozdan değil, kırmızı kan hücrelerinin ve hemoglobinin özelliklerinden de etkilenebilmesidir.</p>

<p>DEMİR EKSİKLİĞİ HbA1c'Yİ ETKİLEYEBİLİR Mİ?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Özellikle demir eksikliği anemisinde HbA1c gerçek kan şekeri düzeyinden daha yüksek ölçülebilir.</p>

<p>Bu nedenle açlık ve diğer glukoz ölçümleri normal olduğu halde HbA1c beklenmedik biçimde yüksekse kişinin kan sayımı ve demir durumu da klinik değerlendirmede dikkate alınabilir.</p>

<p>Ancak yüksek HbA1c görülen herkesin demir eksikliği olduğu sonucuna varılmamalıdır.</p>

<p>KAN KAYBI VE KAN TRANSFÜZYONU DA SONUCU DEĞİŞTİREBİLİR</p>

<p>Kırmızı kan hücrelerinin yaşam süresini değiştiren durumlar HbA1c sonucunu etkileyebilir.</p>

<p>Yakın zamanda önemli kan kaybı yaşanması, kan transfüzyonu yapılması, bazı anemi türleri, hemoliz, eritropoietin tedavisi ve hemodiyaliz bunlar arasında yer alabilir.</p>

<p>Bu durumlarda HbA1c gerçek glukoz maruziyetini doğru biçimde yansıtmayabilir.</p>

<p>HEMOGLOBİN VARYANTLARI NEDEN ÖNEMLİ?</p>

<p>Bazı kalıtsal hemoglobin farklılıkları kullanılan laboratuvar yöntemine bağlı olarak HbA1c ölçümünü etkileyebilir.</p>

<p>Talasemi ve orak hücre hastalığıyla ilişkili bazı hemoglobin varyantları buna örnektir.</p>

<p>ADA, HbA1c ile kan glukozu arasında sürekli ve belirgin bir uyumsuzluk olduğunda testlerden birinde analitik sorun veya biyolojik etkileşim bulunup bulunmadığının araştırılmasını öneriyor.</p>

<p>GEBELİKTE AYNI EŞİKLER KULLANILIR MI?</p>

<p>Gebelikte diyabet değerlendirmesi farklıdır.</p>

<p>Özellikle gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde HbA1c ile gerçek glukoz arasındaki ilişki değişebileceğinden standart HbA1c eşiklerini tek başına kullanmak doğru değildir.</p>

<p>Gebelik diyabeti için özel tarama ve tanı yöntemleri uygulanır.</p>

<p>BÖBREK VE KARACİĞER HASTALIKLARI HbA1c'Yİ ETKİLEYEBİLİR Mİ?</p>

<p>Bazı ileri böbrek ve karaciğer hastalıkları HbA1c'nin yorumunu güçleştirebilir.</p>

<p>Özellikle böbrek yetmezliği, hemodiyaliz, anemi veya eritropoietin kullanımı birlikte bulunduğunda HbA1c gerçek kan şekeriyle uyumsuz olabilir.</p>

<p>Bu nedenle sonuç her zaman kişinin genel klinik durumu içinde değerlendirilmelidir.</p>

<p>HbA1c YÜKSEK ÇIKTIĞINDA NE YAPILIR?</p>

<p>İlk adım kendi kendine diyabet tanısı koymak veya yalnızca internetten bulunan değerlere bakarak tedaviye başlamak değildir.</p>

<p>Hekim sonuçları kişinin yaşı, belirtileri, diyabet risk faktörleri, kullanılan ilaçlar ve diğer laboratuvar sonuçlarıyla birlikte değerlendirir.</p>

<p>Gerekirse:</p>

<p>HbA1c tekrarlanabilir.</p>

<p>Açlık plazma glukozu yeniden ölçülebilir.</p>

<p>75 gram oral glukoz tolerans testi yapılabilir.</p>

<p>Kan sayımı ve demir parametreleri değerlendirilebilir.</p>

<p>HbA1c'yi etkileyebilecek hemoglobin veya kırmızı kan hücresi sorunları araştırılabilir.</p>

<p>Belirli durumlarda fruktozamin veya glike albümin gibi alternatif göstergeler düşünülebilir.</p>

<p>Hangi testin gerekli olduğu kişiden kişiye değişir.</p>

<p>EVDE ŞEKER ÖLÇÜMÜ DİYABET TANISI KOYDURUR MU?</p>

<p>Ev tipi glukometreler özellikle diyabetli kişilerin günlük glukoz takibinde yararlı olabilir.</p>

<p>Ancak diyabet tanısı yalnızca evde yapılan parmak ucu ölçümlerine dayanarak konulmamalıdır.</p>

<p>Tanıda standardize edilmiş laboratuvar testleri ve klinik değerlendirme kullanılmalıdır.</p>

<p>Benzer şekilde sürekli glukoz ölçüm sistemleri de yararlı bilgiler sağlayabilse de ADA 2026, CGM'nin prediyabet veya diyabet taraması ve tanısında kullanılmasını desteklemek için şu anda yeterli kanıt bulunmadığını belirtiyor.</p>

<p>HANGİ BELİRTİLER VARSA DEĞERLENDİRME GECİKTİRİLMEMELİ?</p>

<p>Sık idrara çıkma, aşırı susama, açıklanamayan kilo kaybı, belirgin halsizlik veya yüksek kan şekeriyle uyumlu başka belirtiler varsa sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.</p>

<p>Özellikle çok yüksek kan şekeriyle birlikte kusma, karın ağrısı, hızlı veya derin solunum, bilinç değişikliği gibi ciddi belirtiler acil değerlendirme gerektirir.</p>

<p>SONUÇ: İKİ TEST BİRBİRİNİN AYNI DEĞİL</p>

<p>HbA1c ile açlık kan şekeri farklı zaman aralıklarını ve glukoz metabolizmasının farklı yönlerini gösterir.</p>

<p>Bu nedenle birinin normal, diğerinin yüksek olması mümkündür.</p>

<p>Ancak belirgin uyumsuzluk yalnızca “testler farklı ölçüyor” denilerek geçiştirilmemelidir.</p>

<p>Yemek sonrası glukoz yükselmelerinden demir eksikliğine, hemoglobin varyantlarından kırmızı kan hücresi yaşam süresini etkileyen durumlara kadar farklı nedenler araştırılabilir.</p>

<p>Özellikle diyabet sınırına ulaşan bir HbA1c sonucu varsa tanı, uygun doğrulama ve klinik değerlendirme ile netleştirilmelidir.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel tanı veya tedavi önerisi değildir. HbA1c veya kan şekeri sonuçlarınızı kullanılan laboratuvar yöntemi, tıbbi geçmişiniz ve diğer tetkiklerinizle birlikte hekiminiz değerlendirmelidir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>American Diabetes Association. Standards of Care in Diabetes—2026. Diagnosis and Classification of Diabetes. Diabetes Care. 2026;49(Suppl 1):S27 ve devamı. DOI: 10.2337/dc26-S002.</p>

<p>National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK). The A1C Test &amp; Diabetes.</p>

<p>National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK). Diabetes &amp; Prediabetes Tests. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hba1c-yuksek-ama-aclik-sekeri-normal-bu-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/genel/i-m-g-7337.jpeg" type="image/jpeg" length="57239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ Akademisyeni Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin’in Projesine Uluslararası Ödül]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbu-akademisyeni-dr-ogr-uyesi-merve-armagan-bogatekinin-projesine-uluslararasi-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbu-akademisyeni-dr-ogr-uyesi-merve-armagan-bogatekinin-projesine-uluslararasi-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin, “Micro-Bridges: Building a Global Pipeline for Underrepresented Scholars in Psychology” projesiyle SPSP’nin 2026 International Bridge-Building Award’ına layık görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SBÜ’LÜ AKADEMİSYENE ULUSLARARASI PSİKOLOJİ ÖDÜLÜ</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin, kişilik ve sosyal psikoloji alanında faaliyet gösteren Society for Personality and Social Psychology (SPSP) tarafından verilen 2026 International Bridge-Building Award’a layık görüldü.</p>

<p>SPSP, 2026 yılı ödül duyurusunda Boğatekin’i International Bridge-Building Award sahibi olarak açıkladı.</p>

<p>Boğatekin, “Micro-Bridges: Building a Global Pipeline for Underrepresented Scholars in Psychology” adlı projesiyle ödüle değer görüldü. Proje, psikoloji alanında yeterince temsil edilmeyen araştırmacılar için uluslararası akademik bağlantıların ve bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesini hedefliyor.</p>

<p>“MICRO-BRIDGES” PROJESİNE ULUSLARARASI DESTEK</p>

<p>SPSP’nin duyurusuna göre ödül, Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin’in “Micro-Bridges: Building a Global Pipeline for Underrepresented Scholars in Psychology” projesine verildi.</p>

<p>Projenin odağında, psikoloji alanında yeterince temsil edilmeyen araştırmacıların uluslararası bilimsel ağlarla daha güçlü bağlantılar kurabilmesi ve küresel akademik topluluk içindeki etkileşimlerinin geliştirilmesi bulunuyor.</p>

<p>International Bridge-Building Award programı da kişilik ve sosyal psikoloji alanında farklı ülkelerden araştırmacılar arasındaki iletişimi, akademik değişimi ve ortaklıkları geliştirmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program özellikle ana akım kişilik ve sosyal psikoloji araştırmalarıyla bağlantısı daha sınırlı kalmış ülkeler ve bölgelerdeki araştırmacılarla yeni akademik köprülerin kurulmasını teşvik ediyor.</p>

<p>1.500 DOLARLIK PROJE DESTEĞİ</p>

<p>International Bridge-Building Award kapsamında ödüllendirilen proje için 1.500 dolarlık destek sağlanıyor. Program koşullarına göre uygun projeler için ayrıca 1.000 dolara kadar seyahat bütçesi de talep edilebiliyor.</p>

<p>Değerlendirme sürecinde projelerin SPSP’nin uluslararasılaşmasına nasıl katkı sağlayacağı; yeterince temsil edilmeyen ülkelerdeki araştırmacılarla iletişim, akademik değişim ve ortaklıkları nasıl geliştireceği dikkate alınıyor.</p>

<p>Bu yönüyle ödül yalnızca bireysel akademik başarıyı değil, uluslararası bilimsel iş birliğine dönüşebilecek projelerin geliştirilmesini de destekliyor.</p>

<p>SBÜ’DE SOSYAL PSİKOLOJİ ALANINDA ÇALIŞIYOR</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Sosyal Psikoloji Anabilim Dalında akademik çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Boğatekin’in 2026 International Bridge-Building Award’a layık görülmesi, SBÜ’de yürütülen psikoloji çalışmalarının uluslararası akademik platformlardaki görünürlüğü açısından da dikkat çeken bir başarı oldu.</p>

<p>REKTÖR AYDIN’DAN TEBRİK</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin’i uluslararası başarısı dolayısıyla tebrik etti.</p>

<p>Aydın mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü öğretim üyemiz Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin’in, ‘Micro-Bridges: Building a Global Pipeline for Underrepresented Scholars in Psychology’ projesiyle Society for Personality and Social Psychology (SPSP) tarafından verilen 2026 International Bridge-Building Award’a layık görülmesinden büyük memnuniyet duydum.</p>

<p>Psikoloji alanında farklı ülkelerden ve yeterince temsil edilmeyen akademik topluluklardan araştırmacılar arasında yeni bilimsel köprüler kurmayı hedefleyen hocamızın bu başarısını kıymetli buluyorum.</p>

<p>Üniversitemizin bilimsel üretiminin uluslararası ölçekte karşılık bulması, akademisyenlerimizin yalnızca kendi alanlarına değil, küresel bilimsel iş birliğinin gelişmesine de katkı sunması bizler için ayrıca değerlidir.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin’i bu anlamlı uluslararası başarısından dolayı gönülden tebrik ediyor; projesinin yeni bilimsel ortaklıklara ve ülkemizin akademik görünürlüğüne katkı sağlamasını temenni ediyorum.”</p>

<p>ULUSLARARASI AKADEMİK KÖPRÜLER KURMAYI AMAÇLIYOR</p>

<p>International Bridge-Building Award, yalnızca bireysel akademik başarıya verilen bir ödül olarak konumlanmıyor. Program, ülkeler, kültürler ve araştırma toplulukları arasında yeni bilimsel bağlantılar oluşturabilecek girişimlerin hayata geçirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p>Merve Armağan Boğatekin’in “Micro-Bridges: Building a Global Pipeline for Underrepresented Scholars in Psychology” projesi de bu amaç doğrultusunda psikoloji alanında yeterince temsil edilmeyen araştırmacıların uluslararası bilimsel ağlara katılımını güçlendirmeyi ve araştırmacılar arasında yeni akademik bağlantılar kurulmasını hedefliyor.</p>

<p>SPSP tarafından verilen 2026 International Bridge-Building Award’ın Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden bir akademisyene verilmesi, Türkiye’den yürütülen psikoloji çalışmalarının uluslararası görünürlüğü açısından da önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbu-akademisyeni-dr-ogr-uyesi-merve-armagan-bogatekinin-projesine-uluslararasi-odul</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0224.jpeg" type="image/jpeg" length="10046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi YÖKAK’tan Tam Akreditasyon Aldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pamukkale-universitesi-yokaktan-tam-akreditasyon-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pamukkale-universitesi-yokaktan-tam-akreditasyon-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi, YÖKAK tarafından yürütülen kurumsal değerlendirme sürecinin ardından “Tam Akreditasyon” almaya hak kazandı. Rektör Prof. Dr. Mahmud Güngör, kararın üniversitenin kalite yolculuğunda önemli bir aşama olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pamukkale Üniversitesi YÖKAK’tan Tam Akreditasyon Aldı</p>

<p>Pamukkale Üniversitesi (PAÜ), Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sürecinin ardından “Tam Akreditasyon” almaya hak kazandı.</p>

<p>Üniversite tarafından 8 Eylül 2026 tarihinde duyurulan gelişme, PAÜ’nün kurumsal kalite güvence sistemi açısından önemli bir aşama olarak değerlendirildi.</p>

<p>PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör de tam akreditasyon kararına ilişkin yaptığı açıklamada, elde edilen sonucun üniversitenin uzun süredir devam eden kalite çalışmalarının bir ürünü olduğunu belirtti.</p>

<p>EĞİTİMDEN ARAŞTIRMAYA KAPSAMLI DEĞERLENDİRME</p>

<p>YÖKAK’ın kurumsal akreditasyon süreci yalnızca üniversitedeki belirli bir bölüm veya programın değerlendirilmesi anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kurumsal düzeyde yürütülen süreçte üniversitelerin eğitim ve öğretim, araştırma ve geliştirme, toplumsal katkı, liderlik, yönetişim ve kalite güvence sistemleri bütüncül bir yaklaşımla değerlendiriliyor.</p>

<p>Pamukkale Üniversitesi de gerçekleştirilen değerlendirme sürecinin ardından “Tam Akreditasyon” almaya hak kazandı.</p>

<p>Üniversitenin açıklamasına göre Rektör Prof. Dr. Mahmud Güngör, kararın PAÜ’nün eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı ve yönetim alanlarında geliştirdiği kalite kültürünün önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>GÜNGÖR: ORTAK EMEĞİN SONUCU</p>

<p>Rektör Güngör, elde edilen başarıda üniversitenin farklı bileşenlerinin katkısına dikkat çekti.</p>

<p>Senato üyeleri, akademik ve idari personel, Kalite ve Veri Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (KAVDEM), Kalite Komisyonu, öğrenciler, mezunlar ve üniversitenin dış paydaşlarının sürece katkı sunduğunu belirten Güngör, tam akreditasyonun ortak çalışma kültürünün bir sonucu olduğunu vurguladı.</p>

<p>PAÜ yönetimi, alınan kararın yalnızca mevcut kalite çalışmalarının değerlendirilmesi açısından değil, üniversitenin bundan sonraki hedefleri bakımından da önemli olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>YENİ HEDEFLER BELİRLENDİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pamukkale Üniversitesi, tam akreditasyon sonrasında kalite çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.</p>

<p>Rektör Güngör’ün açıklamasına göre üniversitenin önümüzdeki dönemdeki öncelikleri arasında eğitim ve araştırmada niteliğin daha da yükseltilmesi, uluslararası akademik görünürlüğün güçlendirilmesi ve bilimsel üretimin toplumsal faydaya dönüştürülmesi bulunuyor.</p>

<p>Üniversite yönetimi ayrıca daha güçlü bilimsel üretim, daha yüksek toplumsal katkı ve uluslararası akademik iş birliklerinin geliştirilmesini kalite yolculuğunun sonraki aşamaları arasında gösteriyor.</p>

<p>“TAM AKREDİTASYON” NE ANLAMA GELİYOR?</p>

<p>Burada önemli bir ayrım bulunuyor.</p>

<p>Pamukkale Üniversitesi’nin aldığı YÖKAK Tam Akreditasyonu, üniversitedeki bütün fakülte ve bölümlerin ayrı ayrı program akreditasyonu aldığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Program akreditasyonu ile kurumsal akreditasyon farklı değerlendirme süreçlerini ifade ediyor.</p>

<p>YÖKAK’ın kurumsal akreditasyon yaklaşımında yükseköğretim kurumunun kalite güvence mekanizmaları ve temel faaliyet alanları kurum bütününde değerlendiriliyor.</p>

<p>Dolayısıyla PAÜ açısından açıklanan karar, üniversitenin kurumsal akreditasyon sürecinin “Tam Akreditasyon” kararıyla sonuçlandığını gösteriyor.</p>

<p>PAÜ’DE PROGRAM AKREDİTASYONLARI DA SÜRÜYOR</p>

<p>Pamukkale Üniversitesi’nde kurumsal akreditasyon çalışmalarının yanı sıra program düzeyindeki akreditasyon süreçleri de yürütülüyor.</p>

<p>Üniversitenin Ocak 2026’da yaptığı açıklamaya göre dört meslek yüksekokulundaki yedi program daha Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından akreditasyon belgesi almaya hak kazanmıştı.</p>

<p>Bu gelişmeyle PAÜ’de akredite program sayısının 18’e yükseldiği açıklanmıştı.</p>

<p>Kurumsal akreditasyon kararının ise program bazındaki bu akreditasyonlardan ayrı olarak, Pamukkale Üniversitesinin kurum bütünündeki kalite güvence sistemine ilişkin YÖKAK değerlendirmesini ifade ettiği belirtiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pamukkale-universitesi-yokaktan-tam-akreditasyon-aldi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0213.jpeg" type="image/jpeg" length="34972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Askeri Bölümlerinde Elenen Adaylar Başka Bölüme Yerleşebilir mi? İşte YKS Kuralı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-askeri-bolumlerinde-elenenler-baska-bolume-yerlesebilir-mi-yks-kilavuzu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-askeri-bolumlerinde-elenenler-baska-bolume-yerlesebilir-mi-yks-kilavuzu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin MSB ve İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenci alan programlarına yerleşen adaylar için seçim sürecinde elenmek her durumda üniversite hakkının kaybedilmesi anlamına gelmiyor. Sağlık, mülakat, güvenlik soruşturması veya intibak gibi bazı aşamalarda elenen adaylar için ÖSYM üzerinden başka bir programa yerleştirme yolu bulunuyor. Ancak boy-kilo gibi önceden bilinebilen şartlarda önemli bir istisna var.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık raporu, güvenlik soruşturması veya mülakat gibi nedenlerle kaydı yapılamayan adaylar, belirli şartları taşımaları halinde alt tercihlerine yerleştirilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YKS Kılavuzu Hangi Durumları Kapsıyor?</p>

<p>YKS Kılavuzu’nun 4.3 maddesine göre, merkezi yerleştirme ile bir programa yerleşen adayın kayıt yaptıramaması halinde durumun nedeni önem taşıyor.</p>

<p>Tercih aşamasında önceden bilinmesi mümkün olmayan;</p>

<ul>
 <li>Sağlık kurulu raporunun olumsuz çıkması,</li>
 <li>Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması,</li>
 <li>Arşiv araştırmasının olumsuz olması,</li>
 <li>Mülakatta başarısız olunması,</li>
 <li>İntibak eğitiminin olumsuz sonuçlanması,</li>
 <li>Sonradan tespit edilen bedensel yetersizlikler</li>
</ul>

<p>gibi nedenlerle kaydı yapılamayan adayların durumu ÖSYM tarafından yeniden değerlendiriliyor.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Askeri Bölümlerinde Elenenler Nasıl Başvuru Yapacak?</p>

<p>Kılavuza göre adayların, kayıt süresinin bitimini takip eden 15 gün içinde gerekli resmi belgeler ve dilekçeyle ÖSYM’ye başvurması gerekiyor.</p>

<p>Başvuru sonrasında adayın tercih listesi yeniden inceleniyor. Puanının yettiği ilk alt tercihe, gerekli şartları sağlaması halinde kontenjan harici yerleştirme yapılabiliyor.</p>

<p>Alt Tercihlere Yerleştirme Nasıl Yapılıyor?</p>

<p>ÖSYM, adayın yerleştiği programdan sonraki tercihlerini tek tek inceliyor. Adayın puanının yeterli olduğu ilk programa yerleştirme işlemi gerçekleştiriliyor. Böylece askeri programa kayıt yaptıramayan adayın yükseköğretim hakkını tamamen kaybetmesinin önüne geçilebiliyor.</p>

<p>Boy ve Kilo Şartını Taşımayanlar Bu Haktan Yararlanamıyor</p>

<p>YKS Kılavuzu önemli bir istisnaya da dikkat çekiyor. Boy, kilo ve benzeri tercih aşamasında aday tarafından bilinebilecek şartları taşımadığı halde tercih yapanlar, alt tercihlere yerleştirme uygulamasından yararlanamıyor.</p>

<p>Bu nedenle Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin MSB ve İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenci alan programlarını tercih edecek adayların, yalnızca başarı sıralarını değil, başvuru şartlarını da ayrıntılı şekilde incelemeleri öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-askeri-bolumlerinde-elenenler-baska-bolume-yerlesebilir-mi-yks-kilavuzu-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0210.jpeg" type="image/jpeg" length="22010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[D Vitamini ve K2 Birlikte Alınmalı mı? Güncel Kanıtlar Ne Söylüyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-ve-k2-birlikte-alinmali-mi-guncel-kanitlar-ne-soyluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-ve-k2-birlikte-alinmali-mi-guncel-kanitlar-ne-soyluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[D vitamini kalsiyum emilimini desteklerken K vitamini kemik ve pıhtılaşma proteinlerinin çalışmasında görev alır. Birlikte kullanılabilirler; ancak herkes için K2 takviyesi gerektiğini gösteren kesin kanıt yok.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>D vitamini ve K vitamini aynı anda alınabilir. İki vitamin arasında bilinen, sağlıklı kişilerde birlikte kullanılmalarını engelleyen doğrudan bir etkileşim bulunmuyor. Ancak son yıllarda yaygınlaşan “D vitamini kullanıyorsanız mutlaka K2 de almalısınız” önerisi, mevcut klinik kanıtların söylediğinden daha kesin bir ifade.</p>

<p>D vitamini bağırsaklardan kalsiyum emilimini artırır ve kemik mineralizasyonunun sürdürülmesine katkıda bulunur. K vitamini ise normal kan pıhtılaşmasında görev yapan proteinlerin yanı sıra osteokalsin gibi kemikle ilişkili bazı proteinlerin etkinleşmesi için gereklidir.</p>

<p>D vitamini ile K vitamini neden birlikte anılıyor?</p>

<p>Bu iki vitaminin birlikte konuşulmasının temelinde kalsiyum metabolizması bulunuyor.</p>

<p>D vitamini, vücudun kalsiyumu bağırsaklardan emmesine yardımcı olur. K vitamini ise kemik dokusunda bulunan osteokalsin ve damar duvarlarında bulunan matrix Gla proteini gibi bazı proteinlerin çalışabilmesi için gereklidir.</p>

<p>Bu biyolojik ilişki, özellikle K2 vitamini içeren takviyelerin D vitaminiyle birlikte kullanılmasının kemik sağlığına ek fayda sağlayabileceği fikrini doğurdu.</p>

<p>Mekanizma bilimsel açıdan makul olsa da bir mekanizmanın varlığı tek başına takviyenin herkeste klinik yarar sağlayacağını göstermez.</p>

<p>D vitamini alırken K2 almak zorunlu mu?</p>

<p>Mevcut veriler sağlıklı bir kişinin yalnızca D vitamini kullandığı için rutin olarak K2 takviyesi almak zorunda olduğunu göstermiyor.</p>

<p>Randomize çalışmaların değerlendirildiği bazı meta-analizlerde D vitamini ile K vitamininin birlikte kullanılmasının bazı kemik mineral yoğunluğu ölçümlerini iyileştirebildiği bildirildi. Bununla birlikte çalışmalar kullanılan K vitamini formu, dozları, katılımcı özellikleri ve tedavi süreleri açısından oldukça farklı.</p>

<p>K2 üzerine yapılan çalışmaların önemli bir bölümü ayrıca osteoporozu bulunan veya menopoz sonrası dönemdeki kadınlar gibi seçilmiş gruplarda gerçekleştirildi. Bu nedenle sonuçları sağlıklı toplumun tamamına doğrudan uygulamak doğru değil.</p>

<p>K2 kemik kırıklarını önlüyor mu?</p>

<p>K2 takviyesinin kemik metabolizması üzerinde biyolojik etkileri gösterilmiş durumda. Özellikle osteokalsinin karboksilasyonu adı verilen süreç üzerinde belirgin etkisi bulunuyor.</p>

<p>Bazı araştırmalarda bel omurgası kemik mineral yoğunluğunda iyileşme rapor edildi. Buna karşılık kırık riskinin gerçekten azalıp azalmadığı konusunda çalışmalar daha tutarsız.</p>

<p>Bu nedenle K2 takviyesini osteoporozun standart tedavilerinin yerine koymak veya yalnızca K2 kullanarak kırıkların önlenebileceğini söylemek mevcut kanıtların ötesine geçer.</p>

<p>K2 damarları kireçlenmeden korur mu?</p>

<p>K2 ile ilgili en çok ilgi çeken iddialardan biri damar kireçlenmesini azaltabileceği yönünde.</p>

<p>Matrix Gla proteini adı verilen K vitaminine bağımlı bir proteinin damar kalsifikasyonunda görev alabileceği biliniyor. Bu nedenle K vitamininin damar duvarında kalsiyum birikimini sınırlayabileceği araştırılıyor.</p>

<p>Randomize kontrollü çalışmaların değerlendirildiği bazı meta-analizler K vitamini takviyesinin belirli damar kalsifikasyonu ölçümlerinde olumlu sonuç verebileceğini düşündürdü. Ancak kronik böbrek hastalığı gibi özel gruplardaki çalışmalar dahil edildiğinde radyolojik kalsifikasyon sonuçlarının her zaman iyileşmediği görülüyor.</p>

<p>K2 takviyesinin kalp krizi veya felci önlediği şeklinde kesin bir klinik sonuç henüz ortaya konmuş değil.</p>

<p>D vitamini herkese yüksek dozda gerekli mi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayır.</p>

<p>Endocrine Society’nin 2024 klinik kılavuzu, belirli bir eksiklik veya başka tıbbi gereklilik bulunmayan sağlıklı yetişkinlerde önerilen günlük miktarların üzerinde rutin D vitamini kullanımını desteklemiyor.</p>

<p>Genel beslenme referanslarına göre 19–70 yaş arasındaki yetişkinler için günlük D vitamini gereksinimi yaklaşık 600 IU, 70 yaş üzerindekiler için ise 800 IU düzeyindedir.</p>

<p>D vitamini eksikliği bulunan kişilerde tedavi dozları farklı olabilir. Bu dozlar kişinin kan değerleri, yaşı, hastalıkları ve kullanılan ilaçlara göre hekim tarafından belirlenebilir.</p>

<p>Fazla D vitamini zararlı olabilir mi?</p>

<p>D vitamini yağda çözünen bir vitamindir ve çok yüksek dozlarda uzun süre kullanılması toksisiteye yol açabilir.</p>

<p>Aşırı D vitamini kandaki kalsiyumun yükselmesine neden olabilir. Bulantı, kusma, kabızlık, aşırı susama, sık idrara çıkma, kas güçsüzlüğü ve böbrek taşı görülebilir. Ağır vakalarda böbrek hasarı ve kalp ritmi sorunları gelişebilir.</p>

<p>Yetişkinler için günlük tolere edilebilir üst alım düzeyi genel olarak 4.000 IU olarak kabul edilir. Bu sınır, hekim tarafından eksiklik tedavisi amacıyla geçici süre verilen daha yüksek dozlarla karıştırılmamalıdır.</p>

<p>K vitamini ne kadar alınmalı?</p>

<p>Yetişkin erkekler için günlük yeterli K vitamini alımı yaklaşık 120 mikrogram, yetişkin kadınlar için ise yaklaşık 90 mikrogramdır.</p>

<p>Bu değer toplam K vitamini alımını ifade eder. Sağlıklı insanların önemli bir bölümü gereksinimini besinlerden karşılayabilir.</p>

<p>K1 vitamini özellikle ıspanak, pazı, kara lahana, brokoli ve diğer yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.</p>

<p>K2 ise çeşitli menaquinonlardan oluşur ve bazı fermente gıdalarda, peynirlerde ve hayvansal ürünlerde değişen miktarlarda bulunabilir.</p>

<p>D3 ile K2 aynı öğünde alınabilir mi?</p>

<p>Her iki vitamin de yağda çözünen vitaminlerdir. Bu nedenle yağ içeren bir öğünle birlikte alınmaları emilim açısından uygun olabilir.</p>

<p>Ancak “D3 ve K2 mutlaka aynı kapsülde veya aynı saatte alınmalıdır” şeklinde kanıtlanmış bir zorunluluk bulunmuyor.</p>

<p>Takviyenin gerekli olup olmadığı, dozu ve kullanım süresi ürünün içeriğinden daha önemlidir.</p>

<p>En önemli uyarı: Warfarin kullananlar</p>

<p>K vitamini özellikle warfarin kullanan kişiler için önem taşır.</p>

<p>Warfarin K vitamininin pıhtılaşma sistemi üzerindeki etkisini hedefleyen bir ilaçtır. K vitamini alımında ani artış veya azalma ilacın etkisini değiştirebilir.</p>

<p>Bu nedenle warfarin kullanan kişiler hekime danışmadan K1 veya K2 takviyesi başlamamalıdır. Amaç çoğu zaman K vitamini içeren gıdaları tamamen bırakmak değil, günlük alımı mümkün olduğunca istikrarlı tutmaktır.</p>

<p>Başka hangi durumlarda dikkat edilmeli?</p>

<p>D vitamini yüksek dozlarda kullanıldığında özellikle bazı tiazid grubu idrar söktürücü ilaçlarla birlikte kandaki kalsiyumun yükselme riskini artırabilir.</p>

<p>Yağ emilimini azaltan bazı ilaçlar ve sindirim sistemi hastalıkları ise hem D hem de K vitaminlerinin emilimini etkileyebilir.</p>

<p>Kronik böbrek hastalığı, paratiroid hastalıkları, hiperkalsemi öyküsü, böbrek taşı veya ciddi emilim bozukluğu bulunan kişilerin yüksek doz takviyeleri kendi kendine başlamaması gerekir.</p>

<p>D vitamini ve K2 konusunda pratik yaklaşım ne olmalı?</p>

<p>D ve K vitaminlerinin vücutta birbirini tamamlayan biyolojik işlevleri vardır. Bu durum, D vitamini alan herkesin otomatik olarak K2 takviyesi kullanması gerektiği anlamına gelmez.</p>

<p>Beslenmesi yeterli olan sağlıklı kişiler K vitaminini çoğunlukla gıdalardan karşılayabilir. D vitamini desteğinin gerekliliği ise yaş, beslenme, güneş maruziyeti, mevcut hastalıklar ve eksiklik riski gibi etkenlere göre değişir.</p>

<p>Özellikle yüksek doz D vitamini veya K2 kullanmayı düşünenlerin “daha fazla vitamin daha fazla fayda sağlar” yaklaşımından kaçınması gerekir.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Vitamin takviyesinin gerekliliği ve dozu kişiye göre değişebilir. Özellikle warfarin kullananlar K vitamini içeren takviyeleri hekime danışmadan başlatmamalıdır.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>National Institutes of Health, Office of Dietary Supplements — Vitamin D Fact Sheet for Health Professionals</p>

<p>National Institutes of Health, Office of Dietary Supplements — Vitamin K Fact Sheet for Health Professionals</p>

<p>Endocrine Society — Vitamin D for the Prevention of Disease: Clinical Practice Guideline, 2024</p>

<p>Kuang X ve arkadaşları — The Combination Effect of Vitamin K and Vitamin D on Human Bone Quality: A Meta-analysis of Randomized Controlled Trials, 2020</p>

<p>Ma ML ve arkadaşları — Efficacy of Vitamin K2 in the Prevention and Treatment of Postmenopausal Osteoporosis: Systematic Review and Meta-analysis, 2022</p>

<p>Li T, Wang Y, Tu WP — Vitamin K Supplementation and Vascular Calcification: Systematic Review and Meta-analysis of Randomized Controlled Trials, 2023</p>

<p>DOI: 10.3389/fnut.2023.1115069 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/d-vitamini-ve-k2-birlikte-alinmali-mi-guncel-kanitlar-ne-soyluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0207.jpeg" type="image/jpeg" length="85080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversitelerde Akreditasyon Değişiyor mu? Yapay Zekâ Masada]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/universitelerde-akreditasyon-degisiyor-mu-yapay-zeka-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/universitelerde-akreditasyon-degisiyor-mu-yapay-zeka-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekânın yükseköğretimdeki rolü ders ve sınavların ötesine taşınıyor. YÖKAK’ın İstanbul’da düzenleyeceği uluslararası konferansta dijital dönüşüm, yapay zekâ ve kalite güvence sistemleri dünyanın önde gelen yükseköğretim uzmanlarının katılımıyla ele alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversitelerde yapay zekâ tartışmasının yeni bir aşaması başlıyor.</p>

<p>Bugüne kadar öğrencilerin üretken yapay zekâ kullanımı, akademik etik, sınavlar, ödevler ve yapay zekâ destekli eğitim araçları daha fazla konuşuluyordu.</p>

<p>Şimdi gündeme daha kapsamlı bir soru geliyor:</p>

<p>Yapay zekâ üniversitelerin eğitim kalitesinin değerlendirilmesini ve kalite güvence sistemlerini nasıl değiştirecek?</p>

<p>Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), 14–15 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek 2. Uluslararası Kalite Güvencesi ve Akreditasyon Konferansı’nın ana temasını “Dijital Dönüşüm Sürecinde Kalite Güvence Sistemleri ve Yapay Zekâ” olarak belirledi.</p>

<p>Konferans, yükseköğretimde yapay zekânın yalnızca bir eğitim aracı olarak değil, kalite güvence sistemlerinin geleceği açısından da tartışılacağı önemli uluslararası buluşmalardan biri olacak.</p>

<p>DÜNYADAN KALİTE VE AKREDİTASYON UZMANLARI İSTANBUL’A GELİYOR</p>

<p>YÖKAK’ın açıklamasına göre konferansa Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden yükseköğretim ve kalite güvencesi uzmanları katılacak.</p>

<p>Avrupa Yükseköğretimde Kalite Güvencesi Birliği (ENQA), Avrupa Yükseköğretim Kalite Güvencesi Kayıt Kuruluşu (EQAR) ve ABD Yükseköğretim Akreditasyon Konseyi (CHEA) gibi uluslararası kuruluşların temsilcilerinin de programda yer alması planlanıyor.</p>

<p>Konferansın paydaşları arasında TÜSEB de bulunuyor.</p>

<p>Etkinlikte yapay zekâ, dijital dönüşüm ve yükseköğretimde kalite güvence sistemlerinin geleceği farklı boyutlarıyla değerlendirilecek.</p>

<p>316 BİLDİRİ BAŞVURUSU YAPILDI</p>

<p>YÖKAK’ın verdiği bilgilere göre konferansa 316 bildiri başvurusu gerçekleştirildi.</p>

<p>Bunların 259’u sözlü sunum için kabul edildi.</p>

<p>Etkinliğe 600’ün üzerinde katılımcının gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Program kapsamında panellerin yanı sıra iyi uygulama örnekleri ve akademik çalışmalar da paylaşılacak.</p>

<p>YAPAY ZEKÂ SADECE DERSLERİ DEĞİŞTİRMİYOR</p>

<p>Üretken yapay zekânın üniversitelerde yaygınlaşması başlangıçta büyük ölçüde öğrencilerin bu araçları ödevlerde ve akademik çalışmalarda kullanıp kullanamayacağı üzerinden tartışıldı.</p>

<p>Ancak konu giderek daha geniş bir alana yayılıyor.</p>

<p>Yapay zekâ sistemleri öğrenci performansının izlenmesi, eğitim verilerinin analizi, kişiselleştirilmiş öğrenme, geri bildirim sistemleri ve kurumsal performans göstergelerinin değerlendirilmesi gibi alanlarda potansiyel kullanım alanlarına sahip.</p>

<p>Bu gelişme beraberinde yeni soruları da getiriyor.</p>

<p>Bir üniversitenin eğitim kalitesinin değerlendirilmesinde yapay zekâ kullanılabilir mi?</p>

<p>Öğrenci başarısına ilişkin büyük veri setleri yapay zekâyla analiz edilebilir mi?</p>

<p>Eğitim programlarındaki zayıf noktalar algoritmalar tarafından belirlenebilir mi?</p>

<p>Ve belki de en önemlisi, yapay zekânın verdiği bir kalite değerlendirmesinin güvenilir olduğu nasıl doğrulanacak?</p>

<p>TIP FAKÜLTELERİNİ DE YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR</p>

<p>Bu tartışma sağlık eğitimi açısından ayrıca önem taşıyor.</p>

<p>Tıp, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik ve diğer sağlık bilimleri programlarında kalite değerlendirmesi yalnızca ders içeriklerinden oluşmuyor.</p>

<p>Öğrencilerin klinik yeterlilikları, uygulamalı eğitimleri, simülasyon performansları, ölçme ve değerlendirme yöntemleri, hasta güvenliği kültürü ve eğitim çıktıları da kalite güvence sistemlerinin önemli parçaları.</p>

<p>Son yıllarda tıp eğitiminde yapay zekâ destekli sanal hastalar, otomatik geri bildirim sistemleri, dijital simülasyonlar ve yapay zekâ destekli öğrenme araçları giderek daha fazla araştırılıyor.</p>

<p>Bu teknolojilerin müfredata girmesi, gelecekte programların nasıl değerlendirileceği konusunda da yeni standartlara ihtiyaç doğurabilir.</p>

<p>AKREDİTASYONDA YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ BAŞLADI MI?</p>

<p>Henüz böyle bir sonuç çıkarmak için erken.</p>

<p>Konferans öncesinde açıklanmış yeni bir ulusal akreditasyon standardı veya üniversiteler açısından bağlayıcı bir yapay zekâ düzenlemesi bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle gelişmeyi “Türkiye’de akreditasyon sistemi değişti” veya “üniversiteler artık yapay zekâyla değerlendirilecek” şeklinde yorumlamak doğru değil.</p>

<p>Şu aşamada önemli olan, yapay zekânın yükseköğretimde kalite güvencesinin geleceğine ilişkin uluslararası tartışmanın ana başlıklarından biri haline gelmesi.</p>

<p>Asıl haber değeri ise konferans tamamlandıktan sonra ortaya çıkabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>14–15 Eylül’de yapılacak toplantılarda sunulacak iyi uygulamalar, öneriler ve uluslararası kuruluşların mesajları, Türkiye’de yükseköğretim kalite sistemlerinin geleceğine ilişkin daha somut ipuçları verebilir.</p>

<p>TIBBİYE BÜLTENİ NOTU</p>

<p>Tıp ve sağlık bilimleri eğitimi açısından özellikle üç konu yakından izlenmeli:</p>

<p>Yapay zekâ destekli öğrenci değerlendirmesinin güvenilirliği,</p>

<p>sanal hasta ve simülasyon verilerinin eğitim kalitesinin ölçülmesinde kullanılması,</p>

<p>yapay zekâ çağında tıp fakültelerinin akreditasyon standartlarının nasıl güncelleneceği.</p>

<p>Konferansın ardından bu alanlarda açıklanacak somut öneriler, Türkiye’de tıp eğitimi açısından ayrıca değerlendirilmelidir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/universitelerde-akreditasyon-degisiyor-mu-yapay-zeka-masada</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0205.jpeg" type="image/jpeg" length="14402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ressam ve Akademisyen Prof. Dr. Özdemir Altan Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ressam-ve-akademisyen-prof-dr-ozdemir-altan-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ressam-ve-akademisyen-prof-dr-ozdemir-altan-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çağdaş Türk resminin önemli temsilcilerinden, ressam ve akademisyen Prof. Dr. Özdemir Altan 95 yaşında hayatını kaybetti. Altan, 11 Eylül Cuma günü Bozcaada’da son yolculuğuna uğurlanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Çağdaş Türk resminin önemli isimlerinden, ressam ve akademisyen Prof. Dr. Özdemir Altan 95 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p>Uzun yıllar akademide görev yapan, sanat üretiminin yanı sıra yetiştirdiği öğrencilerle de Türk sanatına katkıda bulunan Altan’ın vefatının ardından Bozcaada Belediyesi de taziye mesajı yayımladı.</p>

<p>CENAZESİ BOZCAADA’DA TOPRAĞA VERİLECEK</p>

<p>Prof. Dr. Özdemir Altan’ın cenazesi 11 Eylül 2026 Cuma günü Bozcaada’da son yolculuğuna uğurlanacak.</p>

<p>Alaybey Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Altan’ın cenazesi Bozcaada’da toprağa verilecek.</p>

<p>PROF. DR. ÖZDEMİR ALTAN KİMDİR?</p>

<p>Özdemir Altan, 1931 yılında doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde eğitim gördü ve Zeki Faik İzer’in öğrencisi olarak 1956 yılında mezun oldu.</p>

<p>Mezuniyetinin ardından sanat çalışmalarını sürdüren Altan, 1962 yılında eğitim aldığı akademiye asistan olarak döndü. Akademik kariyerini aynı kurumda sürdüren Altan; sanatta yeterlik derecesini, doçentlik ve profesörlük unvanlarını burada aldı.</p>

<p>Uzun yıllar öğretim üyeliği yapan Altan, akademik yaşamı boyunca çok sayıda sanatçının yetişmesine katkıda bulundu.</p>

<p>SANAT YAŞAMINDA ÖZGÜN BİR ÇİZGİ</p>

<p>Özdemir Altan, 1960’lı yıllardan itibaren Türkiye’de çağdaş sanatın farklı yönelimleriyle ilişki kuran çalışmalarıyla tanındı. 1963 ve 1965 Paris Bienallerinin de aralarında bulunduğu ulusal ve uluslararası sanat etkinliklerine katıldı.</p>

<p>Resimden kolaja, üç boyutlu çalışmalardan dokuma ve duvar halılarına uzanan farklı üretim biçimleri üzerinde çalışan Altan’ın sanatında zaman içinde farklı dönemler ve anlatım biçimleri öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçının akademik ve sanatsal yaklaşımında modernizm, avangard sanat, Pop Art ve sonraki çağdaş sanat tartışmaları önemli yer tuttu. Altan, yalnızca eserleriyle değil, sanat eğitimi ve düşüncesi üzerine çalışmalarıyla da farklı kuşaklardan sanatçılar üzerinde etkili oldu.</p>

<p>KISA BİLGİ KARTI</p>

<p>Adı Soyadı: Özdemir Altan<br />
Doğum Yılı: 1931<br />
Mesleği: Ressam ve akademisyen<br />
Eğitim: İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü<br />
Akademik Alanı: Resim<br />
Akademik Unvanı: Profesör<br />
Başlıca Akademik Kurumu: İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi / Mimar Sinan Üniversitesi<br />
Vefat Yaşı: 95<br />
Defin Yeri: Bozcaada</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayıplarımız</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ressam-ve-akademisyen-prof-dr-ozdemir-altan-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0204.jpeg" type="image/jpeg" length="25168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCMB Faiz Kararını Açıkladı: Politika Faizi Yüzde 37’de Sabit Kaldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tcmb-faiz-kararini-acikladi-politika-faizi-yuzde-37de-sabit-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tcmb-faiz-kararini-acikladi-politika-faizi-yuzde-37de-sabit-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 10 Eylül 2026 tarihli faiz kararı gündemin ilk sırasına yerleşti. İlk bilgilere göre politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit tutuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TCMB FAİZ KARARINI AÇIKLADI: POLİTİKA FAİZİ YÜZDE 37’DE SABİT KALDI</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) merakla beklenen faiz kararı açıklandı. Para Politikası Kurulu’nun 10 Eylül 2026 tarihli toplantısının ardından politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulduğu bildirildi.</p>

<p>Böylece Merkez Bankası, politika faizinde değişikliğe gitmeyerek mevcut sıkı para politikası duruşunu sürdürmüş oldu.</p>

<p>POLİTİKA FAİZİ YÜZDE 37</p>

<p>TCMB’nin temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 37 seviyesinde kaldı.</p>

<p>Merkez Bankası, politika faizini Ocak 2026 toplantısında yüzde 38’den yüzde 37’ye indirmişti. Mart, nisan, haziran ve temmuz toplantılarında ise faiz oranını değiştirmemişti.</p>

<p>10 Eylül toplantısında da faiz oranının yüzde 37’de tutulmasıyla birlikte politika faizinde üst üste sabit tutma kararları devam etmiş oldu.</p>

<p>PİYASALARIN GÖZÜ TCMB’DEYDİ</p>

<p>10 Eylül toplantısı, finans piyasaları açısından haftanın en önemli gündem maddelerinden biri olarak takip ediliyordu. Faiz kararının yanı sıra Merkez Bankası’nın enflasyon görünümü, iç talep ve para politikasının geleceğine ilişkin vereceği mesajlar da yakından izleniyor.</p>

<p>TCMB, önceki kararlarında para politikası adımlarının enflasyon gerçekleşmeleri, enflasyonun ana eğilimi ve beklentiler dikkate alınarak toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirleneceğini vurgulamıştı.</p>

<p>TEMMUZ AYINDA DA FAİZ DEĞİŞMEMİŞTİ</p>

<p>Merkez Bankası, 23 Temmuz 2026 tarihindeki bir önceki Para Politikası Kurulu toplantısında da politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı toplantıda gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakılmıştı.</p>

<p>TCMB’nin 2026 yılındaki faiz kararları şöyle gerçekleşti:</p>

<p>22 Ocak: Yüzde 38’den yüzde 37’ye indirildi.<br />
12 Mart: Yüzde 37’de sabit tutuldu.<br />
22 Nisan: Yüzde 37’de sabit tutuldu.<br />
11 Haziran: Yüzde 37’de sabit tutuldu.<br />
23 Temmuz: Yüzde 37’de sabit tutuldu.<br />
10 Eylül: Yüzde 37’de sabit tutuldu.</p>

<p>BİR SONRAKİ FAİZ KARARI NE ZAMAN?</p>

<p>TCMB’nin yayımladığı 2026 Para Politikası Kurulu takvimine göre bir sonraki faiz kararı 22 Ekim 2026 tarihinde açıklanacak. Eylül toplantısının özetinin ise 17 Eylül 2026 tarihinde yayımlanması planlanıyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)<br />
TCMB Para Politikası Kurulu Toplantı Takvimi<br />
TCMB 23 Temmuz 2026 Faiz Oranlarına İlişkin Basın Duyurusu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tcmb-faiz-kararini-acikladi-politika-faizi-yuzde-37de-sabit-kaldi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0200.jpeg" type="image/jpeg" length="19646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Engelli Üniversite Öğrencilerine 9 Ay Karşılıksız Burs]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/engelli-universite-ogrencilerine-9-ay-karsiliksiz-burs</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/engelli-universite-ogrencilerine-9-ay-karsiliksiz-burs" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TESYEV’in 2026-2027 üniversite bursu başvuruları devam ediyor. Engel oranı yüzde 40 ve üzerinde olan, devlet üniversitelerinde örgün ön lisans, lisans veya lisansüstü eğitim gören öğrencilerin yararlanabildiği karşılıksız burs 9 ay boyunca ödeniyor. Başvurular 28 Ekim 2026’ya kadar öğrencilerin kendi üniversitelerindeki burs birimlerine yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Engelli Üniversite Öğrencilerine 9 Ay Karşılıksız Burs</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim döneminde üniversite öğrencilerine yönelik burs başvuruları devam ediyor. Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı (TESYEV), engelli üniversite öğrencileri için yeni dönem burs başvurularını kabul ediyor.</p>

<p>Burs programı devlet üniversitelerinde örgün eğitim gören ve belirlenen koşulları taşıyan engelli öğrencileri kapsıyor.</p>

<p>Başvurular için son tarih 28 Ekim 2026.</p>

<p>TESYEV bursuna kimler başvurabilir?</p>

<p>TESYEV bursuna başvuracak öğrencinin engel durumunun yüzde 40 veya üzerinde olması gerekiyor.</p>

<p>Öğrencinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, ailesinin gelir ve mal varlığı açısından maddi desteğe ihtiyaç duyması da temel koşullar arasında.</p>

<p>Başvuru sahibinin 30 yaşın üzerinde veya evli olmaması gerekiyor.</p>

<p>Ayrıca öğrencinin kazanç getiren herhangi bir işte çalışmaması ve gelir sağlayan bir mal varlığının bulunmaması şartı aranıyor.</p>

<p>Hangi üniversite öğrencileri başvurabilir?</p>

<p>TESYEV yükseköğrenim bursu devlet üniversitelerinde öğrenim gören öğrencileri kapsıyor.</p>

<p>Devlet üniversitelerinin fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuvar veya meslek yüksekokullarında ön lisans, lisans veya lisansüstü eğitim gören öğrenciler gerekli diğer koşulları sağlamaları halinde başvurabiliyor.</p>

<p>Öğrencinin örgün eğitim programına devam ediyor olması gerekiyor.</p>

<p>Tıp öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>TESYEV bursunda tıp öğrencilerini dışarıda bırakan bir bölüm sınırlaması bulunmuyor.</p>

<p>Devlet üniversitesinde tıp fakültesinde örgün eğitim gören, yüzde 40 veya üzerinde engel oranına sahip olan ve diğer burs koşullarını sağlayan öğrenciler başvurabilir.</p>

<p>Ancak ara sınıftan başvuru yapan öğrencinin son sınıfta olmaması gerekiyor.</p>

<p>Diş hekimliği ve eczacılık öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Devlet üniversitelerinde diş hekimliği veya eczacılık eğitimi gören öğrenciler de aynı koşullara tabi olarak TESYEV bursuna başvurabilir.</p>

<p>Son sınıfta bulunan ara sınıf başvuru sahiplerine ilişkin kısıtlama bu öğrenciler açısından da dikkate alınmalı.</p>

<p>Hemşirelik ve sağlık bilimleri öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Devlet üniversitelerindeki hemşirelik ve diğer sağlık bilimleri lisans programlarında öğrenim gören öğrenciler için bölüm kaynaklı bir başvuru engeli bulunmuyor.</p>

<p>Öğrencinin yüzde 40 ve üzeri engel oranı dahil TESYEV’in genel burs koşullarını karşılaması gerekiyor.</p>

<p>Vakıf üniversitesi öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Vakıf ve özel üniversitelerde öğrenim gören öğrenciler TESYEV’in bu burs programının dışında tutuluyor.</p>

<p>Öğrencinin yüzde 100 burslu olarak vakıf üniversitesinde öğrenim görmesi de bu durumu değiştirmiyor.</p>

<p>Açık öğretim ve uzaktan eğitim öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Uzaktan eğitim, açık öğretim, dışarıdan eğitim ve yaygın eğitim programlarındaki öğrencilerin başvuruları değerlendirmeye alınmıyor.</p>

<p>Burs geri ödemeli mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>TESYEV bursu karşılıksız olarak veriliyor.</p>

<p>Ancak burs başvurusunda gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunun veya burs almaya engel bir durumun gizlendiğinin belirlenmesi halinde ödenmiş bursların yasal faiziyle geri alınması söz konusu olabiliyor.</p>

<p>Burs kaç ay ödeniyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TESYEV bursu her eğitim döneminde ekim ayından haziran ayı sonuna kadar ödeniyor.</p>

<p>Böylece öğrencilere bir eğitim yılında toplam 9 ay burs desteği sağlanıyor.</p>

<p>Temmuz, ağustos ve eylül aylarında burs ödemesi yapılmıyor.</p>

<p>Burs mezuniyete kadar devam edebilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Öğrencinin akademik başarısızlık yaşaması veya maddi durumunun burs ihtiyacını ortadan kaldıracak ölçüde iyileşmesi gibi bursun kesilmesini gerektiren bir durum ortaya çıkmadığı sürece destek mezuniyete kadar devam ettirilebiliyor.</p>

<p>Başka kurumdan burs alanlar başvurabilir mi?</p>

<p>TESYEV bursiyerinin başka bir kurumdan burs almaması gerekiyor.</p>

<p>Bununla birlikte Kredi ve Yurtlar Kurumundan alınan geri ödemeli öğrenim kredisi istisna olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Dolayısıyla KYK öğrenim kredisi almak TESYEV bursuna tek başına engel değil.</p>

<p>Başvuru nereye yapılacak?</p>

<p>TESYEV bursunda en önemli noktalardan biri başvurunun doğrudan Vakfa yapılmaması.</p>

<p>Öğrencinin başvurusunu öğrenim gördüğü üniversitenin bünyesinde bulunan burs komisyonu veya ilgili burs bürosu aracılığıyla yapması gerekiyor.</p>

<p>Doğrudan TESYEV’e yapılan kişisel başvurular geçersiz kabul ediliyor.</p>

<p>Başvuru formu TESYEV’in resmi internet sitesinden veya öğrencinin üniversitesinden temin edilebiliyor.</p>

<p>Hangi belgeler isteniyor?</p>

<p>Üniversiteye yeni kayıt yaptıran öğrencilerden YKS sonuç belgesi ve öğrenci belgesi isteniyor.</p>

<p>Ara sınıf öğrencilerinin ise transkript ve öğrenci belgesini başvurusuna eklemesi gerekiyor.</p>

<p>Bunların yanı sıra vukuatlı nüfus kayıt örneği, yerleşim yeri belgesi, kimlik fotokopisi, fotoğraf, adli sicil kaydı ve engel oranını gösteren devlet hastanesinden alınmış sağlık raporu talep ediliyor.</p>

<p>Ailenin ekonomik durumunun değerlendirilmesi amacıyla anne, baba ve öğrenciye ait taşınmaz ve araç bilgileri ile gelir durumunu gösteren belgeler de isteniyor.</p>

<p>Çalışan anne ve babalar için maaş veya ücret bordrosu, çalışmayanlar için SGK kaydı bulunmadığını gösteren belge, emekliler için emekli aylığını gösteren belge sunulması gerekiyor.</p>

<p>Öğrenim gören kardeş bulunması halinde kardeşin öğrenci belgesi de başvuru dosyasına ekleniyor.</p>

<p>Başvurular nasıl değerlendiriliyor?</p>

<p>TESYEV bursiyer seçiminde yalnızca engel oranını dikkate almıyor.</p>

<p>Ailenin ekonomik durumu, kardeş sayısı, eğitim gören kardeşler, öğrencinin barınma koşulları ve benzeri maddi göstergeler değerlendirmeye dahil ediliyor.</p>

<p>Öğrencinin üniversitesi, sınıfı, üniversiteye giriş puanı, aldığı dersler, notları ve genel not ortalaması gibi akademik göstergeler de bursiyer seçiminde dikkate alınıyor.</p>

<p>Son başvuru 28 Ekim 2026</p>

<p>TESYEV 2026-2027 yükseköğrenim bursuna başvurmak isteyen öğrencilerin başvuru formu ve gerekli belgelerini 28 Ekim 2026 tarihine kadar kendi üniversitelerindeki ilgili burs bürosuna teslim etmesi gerekiyor.</p>

<p>Bölüm sınırlaması bulunmadığından devlet üniversitelerinde öğrenim gören tıp, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik ve sağlık bilimleri öğrencileri de yüzde 40 ve üzeri engel oranı ve diğer koşulları sağlamaları halinde programa başvurabiliyor.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı<br />
TESYEV 2026-2027 Yükseköğrenim Öğrencileri Burs Duyurusu<br />
TESYEV Üniversite Başvuru Formu ve Taahhütnamesi<br />
TESYEV Burs Başvuru Koşulları </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/engelli-universite-ogrencilerine-9-ay-karsiliksiz-burs</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/genel/i-m-g-0054.jpeg" type="image/jpeg" length="37767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SACDD 2026-2027 Bursu: Tıp ve Diş Hekimliği Öğrencilerine 4 Bin TL]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sacdd-2026-2027-bursu-tip-ve-dis-hekimligi-ogrencilerine-4-bin-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sacdd-2026-2027-bursu-tip-ve-dis-hekimligi-ogrencilerine-4-bin-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süreyya Ağaoğlu Çocuk Dostları Derneği’nin 2026-2027 lisans bursu başvuruları devam ediyor. İstanbul, Ankara ve İzmir’deki belirlenen bölümlerde öğrenim gören öğrencilerin başvurabildiği programda aylık 4 bin TL karşılıksız burs, 10 ay boyunca ödenecek. Tıp ve diş hekimliği öğrencilerinin de kapsama alındığı burs için son başvuru tarihi 20 Eylül 2026.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Tıp ve Diş Hekimliği Öğrencilerine Aylık 4 Bin TL Burs</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılında üniversite öğrencilerine yönelik burs başvuruları devam ediyor. Sağlık alanındaki öğrencilerin başvurabileceği programlardan biri de Süreyya Ağaoğlu Çocuk Dostları Derneği tarafından yürütülüyor.</p>

<p>Derneğin lisans bursu kapsamında tıp ve diş hekimliği öğrencileri de desteklenecek.</p>

<p>Burs miktarı aylık 4 bin TL olarak açıklandı. Ödemeler ekim 2026 ile temmuz 2027 arasında toplam 10 ay yapılacak.</p>

<p>Böylece bir öğrencinin bir eğitim döneminde alabileceği toplam destek 40 bin TL’ye ulaşacak.</p>

<p>Başvurular için son tarih 20 Eylül 2026.</p>

<p>Kimler başvurabilir?</p>

<p>SACDD lisans bursuna Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler başvurabiliyor.</p>

<p>Öğrencinin İstanbul, Ankara veya İzmir’de bulunan bir devlet üniversitesinde ya da bu üç şehirdeki bir vakıf üniversitesinde yüzde 100 burslu olarak öğrenim görmesi gerekiyor.</p>

<p>Burs yalnızca lisans programlarının 2. ve daha üst sınıflarında öğrenim gören öğrencilere açık.</p>

<p>Hazırlık ve 1. sınıf öğrencileri başvuramıyor.</p>

<p>Tıp öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Tıp, 2026-2027 döneminde SACDD lisans bursuna başvurabilecek bölümler arasında açıkça bulunuyor.</p>

<p>İstanbul, Ankara veya İzmir’deki uygun üniversitelerde tıp fakültesinin 2, 3, 4 veya 5. sınıfında öğrenim gören ve diğer koşulları sağlayan öğrenciler başvurabiliyor.</p>

<p>Ancak tıp fakültesinin 6. sınıfındaki öğrenciler başvuru kapsamının dışında tutuluyor.</p>

<p>Diş hekimliği öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet.</p>

<p>Diş Hekimliği de 2026-2027 döneminde burs verilecek bölümler arasında.</p>

<p>Ancak diş hekimliği fakültesinin 5. sınıfındaki öğrenciler programa başvuramıyor.</p>

<p>Dolayısıyla diğer koşulları karşılayan 2, 3 ve 4. sınıf diş hekimliği öğrencileri burs için değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Eczacılık ve hemşirelik öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>2026-2027 dönemi için yayımlanan lisans bursu bölüm listesinde Eczacılık ve Hemşirelik yer almıyor.</p>

<p>Bu nedenle bu iki bölümdeki öğrenciler SACDD’nin mevcut lisans bursu kapsamında başvuru yapamıyor.</p>

<p>Sağlık alanıyla ilişkili hangi bölümler var?</p>

<p>Tıp ve Diş Hekimliğinin yanı sıra Moleküler Biyoloji ve Genetik, Genetik ve Biyomühendislik ile Moleküler Biyoteknoloji gibi sağlık ve yaşam bilimleriyle ilişkili programlar da 2026-2027 burs kapsamındaki bölümler arasında bulunuyor.</p>

<p>Not ortalaması kaç olmalı?</p>

<p>Burs programında akademik başarı koşulu bulunuyor.</p>

<p>Öğrencinin 2025-2026 akademik yılı sonundaki genel ağırlıklı not ortalamasının 4 üzerinden en az 3,00 olması gerekiyor.</p>

<p>100’lük sistem kullanan üniversitelerde ise alt sınır 76,66.</p>

<p>Bu başarı seviyesinin altında kalan öğrencilerin başvuruları değerlendirmeye alınmıyor.</p>

<p>Vakıf üniversitesi öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Evet, ancak yüzde 100 burslu olma şartı bulunuyor.</p>

<p>İstanbul, Ankara veya İzmir’deki vakıf üniversitelerinde yüzde 100 burslu öğrenim gören ve açıklanan bölümlerden birinde bulunan öğrenciler diğer koşulları da sağlamaları halinde başvurabiliyor.</p>

<p>Kısmi burslu veya ücretli öğrenciler bu kapsamda değil.</p>

<p>Açık ve uzaktan öğretim öğrencileri başvurabilir mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Açık öğretim ve uzaktan öğretim programlarında öğrenim gören öğrencilerin başvuruları kabul edilmiyor.</p>

<p>Burs geri ödemeli mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Süreyya Ağaoğlu Çocuk Dostları Derneği tarafından verilen burslar karşılıksız.</p>

<p>Bursiyerin mezuniyet sonrasında aldığı burs tutarlarını geri ödemesi gerekmiyor.</p>

<p>Burs ne kadar?</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için normal lisans bursu aylık 4 bin TL olarak belirlendi.</p>

<p>Burs ödemeleri ekim-temmuz döneminde toplam 10 ay boyunca gerçekleştirilecek.</p>

<p>Ödemeler bursiyerin kendi adına açılmış Ziraat Bankası hesabına her ayın 1’i ile 5’i arasında yapılıyor.</p>

<p>Başarı düzeyi yüksek öğrencilere daha fazla burs</p>

<p>Programda ayrıca Üstün Başarı Lisans Bursu bulunuyor.</p>

<p>Normal lisans bursuna başvuran ve bursiyer olmaya hak kazanan öğrencilerden genel ağırlıklı not ortalaması 4 üzerinden en az 3,80 olanlar Üstün Başarı Lisans Bursundan yararlanabiliyor.</p>

<p>Bu burs için ayrıca başvuru yapılmıyor.</p>

<p>2026-2027 döneminde Üstün Başarı Lisans Bursu aylık 5 bin 250 TL olarak uygulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuru nereye yapılacak?</p>

<p>Başvurular yalnızca Süreyya Ağaoğlu Çocuk Dostları Derneği’nin resmi internet sitesindeki Burs Başvuru Sistemi üzerinden çevrim içi olarak yapılıyor.</p>

<p>Posta, kargo, e-posta veya şahsen yapılan başvurular kabul edilmiyor.</p>

<p>Öğrencilerin başvuru sistemindeki formu doldurması ve istenen güncel belgeleri sisteme yüklemesi gerekiyor.</p>

<p>Başvurular nasıl değerlendirilecek?</p>

<p>2026-2027 dönemi burs başvuruları 1-20 Eylül arasında alınıyor.</p>

<p>Başvuruların ön değerlendirmesi 21-30 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek.</p>

<p>Ön değerlendirmeyi geçen adayların mülakatları 3-23 Ekim arasında yapılacak.</p>

<p>Burs sonuçlarının ise 26 Ekim 2026 tarihinde açıklanması planlanıyor.</p>

<p>Son başvuru 20 Eylül</p>

<p>Tıp ve diş hekimliği dahil belirlenen bölümlerde öğrenim gören öğrencilerin SACDD 2026-2027 lisans bursuna başvurmak için 20 Eylül’e kadar işlemlerini tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Aylık 4 bin TL olan burs 10 ay boyunca ödenecek. Akademik başarısı daha yüksek olan ve Üstün Başarı Lisans Bursu kriterlerini karşılayan bursiyerlerde ise aylık destek 5 bin 250 TL’ye çıkabilecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sacdd-2026-2027-bursu-tip-ve-dis-hekimligi-ogrencilerine-4-bin-tl</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/genel/i-m-g-0054.jpeg" type="image/jpeg" length="74830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başınızı Sıkan Bir Bant Gibi Ağrıyorsa Nedeni Bu Olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/basinizi-sikan-bir-bant-gibi-agriyorsa-nedeni-bu-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/basinizi-sikan-bir-bant-gibi-agriyorsa-nedeni-bu-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gerilim tipi baş ağrısı çoğunlukla iki taraflı, sıkıştırıcı ve hafif-orta şiddette olur. Stres, uyku düzensizliği ve kas hassasiyeti yakınmaları artırabilir; bazı belirtiler ise değerlendirme gerektirir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Gerilim tipi baş ağrısı, başın çevresine sıkı bir bant geçirilmiş gibi hissedilebilen, genellikle baskı veya sıkışma karakterindeki bir baş ağrısıdır. Çoğu kişide ağrı başın iki tarafını etkiler, hafif ya da orta şiddettedir ve merdiven çıkmak veya yürümek gibi günlük fiziksel hareketlerle belirgin biçimde kötüleşmez. (<a href="https://ichd-3.org/2-tension-type-headache/2-2-frequent-episodic-tension-type-headache/?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">ICHD-3</a>)</p>

<p>Migrenin aksine klasik gerilim tipi baş ağrısında bulantı ve kusma beklenmez. Işık veya sese karşı hassasiyet görülebilir ancak tipik olarak ikisi birden belirgin değildir. Ağrının özellikleri kişiden kişiye değişebildiği için özellikle ilk kez ortaya çıkan veya alışılmış düzeninden farklılaşan baş ağrılarının yalnızca bu belirtilere bakılarak teşhis edilmesi doğru değildir.</p>

<p>Gerilim tipi baş ağrısı nasıl hissedilir?</p>

<p>Uluslararası Baş Ağrısı Bozuklukları Sınıflandırması’na göre tipik özellikler arasında başın iki tarafında ağrı, zonklamadan çok baskı veya sıkışma hissi, hafif-orta şiddet ve günlük fiziksel aktiviteyle belirgin kötüleşmeme bulunur.</p>

<p>Episodik ataklar yaklaşık 30 dakika ile 7 gün arasında sürebilir. Bazı kişilerde alın, şakaklar, ense, kafa derisi veya boyun çevresinde hassasiyet de eşlik edebilir. (<a href="https://ichd-3.org/wp-content/uploads/2018/01/The-International-Classification-of-Headache-Disorders-3rd-Edition-2018?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">ICHD-3</a>)</p>

<p>Gerilim tipi baş ağrısı neden olur?</p>

<p>Gerilim tipi baş ağrısının tek ve kesin bir nedeni gösterilmiş değildir. Güncel sınıflandırmada özellikle baş, boyun ve çevresindeki dokuların ağrı hassasiyeti ile sinir sisteminin ağrıyı işleme biçiminin rol oynayabileceği belirtiliyor. Kronikleşen vakalarda merkezi ağrı mekanizmalarının daha belirgin hale gelebileceği düşünülüyor. (<a href="https://ichd-3.org/2-tension-type-headache/?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">ICHD-3</a>)</p>

<p>Stres, yetersiz veya düzensiz uyku, uzun süre aynı pozisyonda çalışma, çene sıkma ve baş-boyun kaslarındaki gerginlik bazı kişilerde baş ağrısının ortaya çıkmasıyla ilişkilendirilebilir. Ancak her gerilim tipi baş ağrısını yalnızca “stresten” kaynaklanıyor şeklinde açıklamak doğru değildir.</p>

<p>Gerilim tipi baş ağrısı ile migren arasındaki fark nedir?</p>

<p>Gerilim tipi baş ağrısında ağrı daha çok sıkıştırıcı veya baskı şeklindedir ve sıklıkla iki taraflıdır. Günlük hareketlerle belirgin kötüleşmemesi de ayırt edici özelliklerden biridir.</p>

<p>Migrende ise ağrı daha sık zonklayıcı olabilir, orta veya şiddetli seyredebilir ve fiziksel hareketle artabilir. Bulantı, kusma, belirgin ışık ve ses hassasiyeti de migreni düşündürebilir.</p>

<p>Aynı kişide hem migren hem de gerilim tipi baş ağrısı bulunabileceğinden tekrarlayan baş ağrılarında baş ağrısı günlüğü tutulması tanıyı kolaylaştırabilir. (<a href="https://ichd-3.org/2-tension-type-headache/2-2-frequent-episodic-tension-type-headache/?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">ICHD-3</a>)</p>

<p>Ne kadar sık görülürse kronik kabul edilir?</p>

<p>Gerilim tipi baş ağrısı görülme sıklığına göre alt gruplara ayrılır.</p>

<p>Ayda 1 günden az ortaya çıkan ataklar seyrek episodik, ayda 1–14 gün görülenler sık episodik gerilim tipi baş ağrısı olarak sınıflandırılabilir.</p>

<p>Baş ağrısının üç aydan uzun süre boyunca ayda 15 gün veya daha fazla görülmesi ise kronik gerilim tipi baş ağrısı kriterlerinden biridir. Kronik formda ağrı saatler veya günler sürebilir, hatta devamlı hale gelebilir. (<a href="https://ichd-3.org/2-tension-type-headache/2-3-chronic-tension-type-headache/?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">ICHD-3</a>)</p>

<p>Gerilim tipi baş ağrısına ne iyi gelebilir?</p>

<p>Hafif ve seyrek ataklarda dinlenme, uyku düzeninin korunması, düzenli öğünler, yeterli sıvı alınması ve uzun süre sabit pozisyonda kalmaktan kaçınılması bazı kişilerde yararlı olabilir.</p>

<p>Boyun ve omuz bölgesine ılık uygulama, hafif esneme hareketleri ve gevşeme yöntemleri de kas gerginliği eşlik eden kişilerde rahatlama sağlayabilir.</p>

<p>Akut gerilim tipi baş ağrısında parasetamol, aspirin veya nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar bazı yetişkinlerde kullanılabilen seçenekler arasındadır. Hangi ilacın uygun olduğu kişinin diğer hastalıklarına, kullandığı ilaçlara ve yan etki risklerine göre değişir. NICE, gerilim tipi baş ağrısında opioid ağrı kesicilerin kullanılmasını önermiyor. (<a href="https://www.nice.org.uk/guidance/cg150/chapter/recommendations" rel="nofollow">Nice</a>)</p>

<p>Ağrı kesicilerin sık kullanılması neden sorun olabilir?</p>

<p>Baş ağrısı sıklaştıkça ağrı kesici kullanımını artırmak ters etki yaratabilir. Uzun süre çok sık kullanılan akut baş ağrısı ilaçları, “ilaç aşırı kullanım baş ağrısı” olarak adlandırılan ayrı bir soruna yol açabilir.</p>

<p>NICE, parasetamol, aspirin veya nonsteroid antiinflamatuvarların üç ay veya daha uzun süre ayda 15 gün ya da daha fazla kullanılması halinde ilaç aşırı kullanım baş ağrısı olasılığına dikkat edilmesini öneriyor. Triptanlar, opioidler ve bazı kombine ağrı kesiciler için eşik ayda 10 gündür. (<a href="https://www.nice.org.uk/guidance/cg150/chapter/recommendations" rel="nofollow">Nice</a>)</p>

<p>Bu sınırlar kişiye özel ilaç kullanım talimatı değildir. Sık ağrı kesici ihtiyacı oluşuyorsa baş ağrısının nedeni ve koruyucu tedavi gereksinimi hekim tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p>Baş ağrısı günlüğü işe yarar mı?</p>

<p>Tekrarlayan baş ağrılarında gün, saat, ağrının süresi, şiddeti, eşlik eden belirtiler ve kullanılan ilaçların kaydedilmesi yararlı olabilir.</p>

<p>Bu kayıtlar migren ile gerilim tipi baş ağrısının ayrılmasına, tetikleyicilerin fark edilmesine ve ilaç kullanım sıklığının görülmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Ne zaman doktora başvurulmalı?</p>

<p>Baş ağrısı giderek sıklaşıyor, günlük yaşamı etkiliyor, karakter değiştiriyor veya düzenli olarak ağrı kesici kullanma ihtiyacı doğuruyorsa tıbbi değerlendirme uygun olur.</p>

<p>Özellikle ani başlayan ve saniyeler-dakikalar içinde çok şiddetlenen baş ağrısı; konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güçsüzlük ya da uyuşma, bilinç değişikliği, yeni görme problemi veya ciddi nörolojik belirtilerle birlikteyse acil değerlendirme gerekir.</p>

<p>Baş travması sonrasında başlayan, ateş ve belirgin genel durum bozukluğuyla seyreden veya kişinin daha önce yaşadığı baş ağrılarından belirgin biçimde farklı olan ağrılar da değerlendirilmelidir.</p>

<p>TIBBİ UYARI</p>

<p>Bu içerik genel sağlık bilgisi verir ve kişisel tanı ya da tedavinin yerini tutmaz. Tekrarlayan, giderek artan veya alışılmışın dışında seyreden baş ağrılarında sağlık profesyoneline başvurun. İlaçları hekime danışmadan sıklaştırmayın veya tedavinizi değiştirmeyin.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>International Headache Society — International Classification of Headache Disorders, 3rd Edition, 2018</p>

<p>National Institute for Health and Care Excellence — Headaches in over 12s: diagnosis and management</p>

<p>WebMD — Tension Headaches: Causes and Relief, tıbbi değerlendirme güncellemesi 2024</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Xie R ve ark. — Episodik gerilim tipi baş ağrısında basit analjeziklerin etkinliği ve güvenliği üzerine ağ meta-analizi, 2024. DOI: 10.1080/07853890.2024.2357235</p>

<p>Qin L ve ark. — Gerilim tipi baş ağrısında tamamlayıcı tedaviler üzerine sistematik derleme ve ağ meta-analizi, 2024. DOI: 10.1007/s40122-024-00600-x </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/basinizi-sikan-bir-bant-gibi-agriyorsa-nedeni-bu-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/09/i-m-g-0198.jpeg" type="image/jpeg" length="42684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="28962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="61678"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="51241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="90260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="21200"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
