<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Apr 2026 21:23:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CAR-T nedir, kimlere uygulanır, neden dikkat çekiyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/car-t-nedir-kimlere-uygulanir-neden-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/car-t-nedir-kimlere-uygulanir-neden-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağışıklık hücrelerinin laboratuvarda yeniden programlanmasına dayanan CAR-T tedavisi, özellikle bazı kan kanserlerinde umut veren ama her hasta için uygun olmayan ileri bir yöntem olarak öne çıkıyor. Peki CAR-T tam olarak nedir, nasıl uygulanır, kimlere yapılır?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde son yıllarda adından en çok söz ettiren başlıklardan biri CAR-T hücre tedavisi oldu. Klasik ilaç tedavilerinden farklı bir mantıkla çalışan bu yöntemde hedef, hastanın kendi bağışıklık hücrelerini kansere karşı daha etkili hale getirmek. Özellikle bazı dirençli ya da tekrarlayan kan kanserlerinde gündeme gelen CAR-T, tıpta “kişiye özel tedavi” başlığının en dikkat çekici örneklerinden biri sayılıyor.</p>

<p>CAR-T, “Chimeric Antigen Receptor T-cell” ifadesinin kısaltması olarak kullanılıyor. Tedavinin temelinde, hastadan alınan T hücrelerinin laboratuvar ortamında genetik olarak değiştirilmesi ve kanser hücrelerini tanıyacak hale getirildikten sonra yeniden hastaya verilmesi yer alıyor. Ulusal Kanser Enstitüsü’ne göre bu yöntem, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı daha hedefli bir saldırı geliştirmesini amaçlıyor.</p>

<p>Tedavi süreci birkaç aşamadan oluşuyor. Önce hastanın T hücreleri kandan toplanıyor. Ardından bu hücrelere laboratuvarda özel bir reseptör ekleniyor. Çoğaltılan hücreler daha sonra damar yoluyla yeniden hastaya veriliyor. Bu nedenle CAR-T, hazır bir ilaçtan çok, her hasta için ayrı üretilen ileri bir hücresel tedavi olarak değerlendiriliyor. NHS de bu yöntemi kişiye özel hazırlanmış bir tedavi yaklaşımı olarak tanımlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CAR-T neden bu kadar konuşuluyor sorusunun yanıtı, özellikle bazı hematolojik kanserlerde elde edilen sonuçlarda yatıyor. FDA ve NCI kaynaklarına göre bugün onaylı CAR-T ürünleri daha çok bazı lösemi, lenfoma ve multipl miyelom türlerinde kullanılıyor. Bu tablo, tedavinin her kanser türünde standart hale geldiği anlamına gelmiyor. Özellikle solid tümörlerde kullanım alanı hâlâ daha sınırlı ve araştırmalar sürüyor.</p>

<p>Uzmanların altını çizdiği en kritik noktalardan biri de şu: CAR-T güçlü bir seçenek olsa da her hasta için uygun değil. Hastalığın tipi, daha önce alınan tedaviler, genel sağlık durumu ve tedavinin uygulanacağı merkezin deneyimi karar sürecinde belirleyici oluyor. Bu yüzden CAR-T, “herkese uygulanabilen yeni mucize tedavi” gibi değil, seçilmiş hasta grubunda değerlendirilen ileri bir seçenek olarak görülüyor.</p>

<p>Tedavinin riskleri de yakından izleniyor. FDA, 2024 yılında tüm onaylı BCMA ve CD19 yönelimli otolog CAR-T tedavileri için T hücreli malignite riskine dikkat çeken güvenlik uyarıları yayımladı. NCI de bu riskin nadir olduğunu ancak dikkatle takip edildiğini belirtiyor. Bu nedenle CAR-T kararı yalnızca olası faydaya göre değil, yan etki ve güvenlik dengesi gözetilerek veriliyor.</p>

<p>Yine de tıp dünyasında CAR-T’ye yönelik ilgi büyümeye devam ediyor. Bunun nedeni, bu yaklaşımın yalnızca bir ilacı değil, insanın kendi bağışıklık hücrelerini tedavinin merkezine yerleştirmesi. Bu da CAR-T’yi sadece yeni bir tedavi başlığı değil, kanserle mücadelede değişen yaklaşımın sembollerinden biri haline getiriyor.</p>

<p>Merak edilen sorular</p>

<p>CAR-T tedavisi nedir?<br />
CAR-T, hastanın kendi T hücrelerinin laboratuvarda değiştirilip kanser hücrelerini tanıyacak hale getirildikten sonra yeniden hastaya verilmesi esasına dayanan bir hücresel immünoterapi yöntemidir.</p>

<p>CAR-T kemoterapi mi?<br />
Hayır. CAR-T, kemoterapiden farklıdır. Kemoterapi doğrudan ilaç etkisiyle çalışırken, CAR-T bağışıklık hücrelerini yeniden programlayarak etki göstermeyi hedefler.</p>

<p>CAR-T hangi kanserlerde kullanılır?<br />
Bugün daha çok bazı lösemi, lenfoma ve multipl miyelom vakalarında kullanılıyor. Kullanım alanı, onaylı endikasyona ve hastanın klinik durumuna göre değişiyor.</p>

<p>Her kanser hastası bu tedaviyi alabilir mi?<br />
Hayır. Tedavi her hasta için uygun değil. Uygunluk kararı, kanser türü, önceki tedavilere yanıt ve hastanın genel durumu dikkate alınarak veriliyor.</p>

<p>CAR-T neden özel merkezlerde uygulanıyor?<br />
Çünkü her hasta için ayrı hazırlanıyor, ileri laboratuvar altyapısı gerektiriyor ve uygulama sonrası yakın takip şart oluyor.</p>

<p>Riskleri var mı?<br />
Evet. Ciddi yan etkiler ve nadir de olsa güvenlik uyarılarına konu olan riskler nedeniyle tedavi mutlaka deneyimli merkezlerde ve dikkatli izlemle uygulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/car-t-nedir-kimlere-uygulanir-neden-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7734.jpeg" type="image/jpeg" length="42930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ, Nobel’le yarışacak Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülleri’ni tanıttı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Külliyesinde düzenlediği lansman programıyla 2027 yılında hayata geçirilecek Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödüllerini kamuoyuna tanıttı. Program kapsamında ayrıca 2025 Yılı Bilim Teşvik Ödülleri sahipleri de ödüllendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SBÜ’de gerçekleştirilen lansman programında, sağlık bilimleri alanında uluslararası ölçekte saygın bir ödül sistemi oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Üniversite yönetimi, ödül programının sağlık bilimlerinde çığır açan araştırmaları, klinik mükemmeliyeti ve toplum sağlığına katkı sunan çalışmaları görünür kılmayı amaçladığını bildirdi.</p>

<p>Programda ödüllerin Bilim Ödülü, Teşvik Ödülü, Hizmet Ödülü ve Öğrenci Ödülü olmak üzere dört ana kategoride verileceği açıklandı. Ödüllerin ise Hamidiye Altını, nakdi ödül, berat ve plaketten oluşacağı ifade edildi.</p>

<p>Lansman programında ayrıca 2025 Yılı Bilim Teşvik Ödülleri sahipleri de ödüllendirildi. Böylece üniversite, bir yandan 2027 vizyonunu duyururken diğer yandan mevcut bilimsel başarıları da onurlandırdı.</p>

<p>Programda konuşan SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, 2027 yılında başlayacak ödül programına ilişkin, “Biz artık bilimi sadece izleyen değil, bilimi ödüllendiren, yön veren ve ölçü koyan bir irade ortaya koyuyoruz. 2027 yılında başlayacak Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülleri’nin, sağlık bilimlerinde uluslararası ölçekte en saygın programlardan biri haline gelmesini hedefliyoruz. Bu iddia büyük bir iddiadır; ancak Sağlık Bilimleri Üniversitesi de zaten büyük hedeflerin kurumudur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açıklamada, ödül tutarlarının uluslararası ölçekte dikkat çekecek seviyede planlandığı, finansman desteğinin ise sponsor kaynaklarıyla sağlanmasının öngörüldüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin, köklü kurumsal hafızası ve sağlık bilimleri alanındaki akademik birikimiyle şekillendirdiği bu yeni ödül programını zamanla uluslararası düzeyde güçlü bir bilim markasına dönüştürmeyi amaçladığı kaydedildi.</p>

<p>BAŞVURU İÇİN <a href="https://abdulhamidhanodulleri.org/" rel="nofollow">TIKLAYINIZ</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/fee5a69e-5874-48d0-aa02-342ab40aba3e.jpeg" type="image/jpeg" length="41061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TNKÜ’nün Kurucu Akademisyenlerinden Prof. Dr. Sabahattin Öğün Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tnkunun-kurucu-akademisyenlerinden-prof-dr-sabahattin-ogun-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tnkunun-kurucu-akademisyenlerinden-prof-dr-sabahattin-ogun-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin kurucu öğretim üyeleri arasında yer alan, uzun yıllar akademiye ve zootekni alanına hizmet veren Prof. Dr. Sabahattin Öğün’ün vefatı üniversite camiasında derin üzüntüye yol açtı. Öğün’ün hem fakültenin kuruluş sürecinde hem de akademik yapılanmasında önemli rol üstlendiği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, 4511 sicil numaralı üye olan Prof. Dr. Sabahattin Öğün’ün hayatını kaybettiği duyuruldu. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü 1966 yılı mezunu olan Öğün’ün, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin kurucu akademik kadrosunda yer aldığı ifade edildi.</p>

<p>Akademik yaşamı boyunca Zootekni Bölümü’nde uzun yıllar öğretim üyeliği yapan Prof. Dr. Sabahattin Öğün, aynı zamanda 2001-2004 yılları arasında Ziraat Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı. Eğitim, bilimsel üretim ve kurumsal gelişim alanlarında önemli katkılar sunduğu belirtilen Öğün, fakültenin hafızasında iz bırakan isimlerden biri olarak anılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üniversite çevrelerinde, Prof. Dr. Öğün’ün özellikle fakültenin akademik kimliğinin oluşmasında ve yeni nesil ziraat mühendislerinin yetişmesinde etkili bir rol üstlendiği vurgulanıyor. Uzun yıllara yayılan hizmetiyle yalnızca bir öğretim üyesi değil, aynı zamanda kurumsal gelişimin öncü isimlerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Sabahattin Öğün için cenaze töreninin 22 Nisan 2026 Çarşamba günü saat 15.00’te Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlık Binası önünde düzenleneceği bildirildi. Cenaze namazının ikindi namazına müteakip Hürriyet Mahallesi Gazi Murat Bey Camii’nde kılınacağı, ardından ise 23 Nisan 2026 Perşembe günü İstanbul Şişli’de bulunan aile kabristanına defnedileceği açıklandı.</p>

<p>Prof. Dr. Sabahattin Öğün’ün vefatı, üniversite camiası, öğrencileri, meslektaşları ve ziraat dünyasında derin bir üzüntüyle karşılandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tnkunun-kurucu-akademisyenlerinden-prof-dr-sabahattin-ogun-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7685.jpeg" type="image/jpeg" length="35019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Artvin’de merdivenden düşen Naci Coşkun hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/artvinde-merdivenden-dusen-naci-coskun-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/artvinde-merdivenden-dusen-naci-coskun-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin’in Ardanuç ilçesinde meydana gelen üzücü olayda, merdivenlerden düşerek ağır yaralanan 65 yaşındaki Naci Coşkun yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre olay, Ardanuç ilçesinde yaşandı. Naci Coşkun’un merdivenlerden düşmesi üzerine çevrede bulunanların ihbarı sonrası bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan Coşkun, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Naci Coşkun’un vefatı ilçede üzüntüye neden olurken, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin inceleme başlatıldığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/artvinde-merdivenden-dusen-naci-coskun-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7528.jpeg" type="image/jpeg" length="19687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de bıraktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/merkez-bankasi-politika-faizini-yuzde-37de-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/merkez-bankasi-politika-faizini-yuzde-37de-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, nisan ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karar, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında gerçekleştirilen toplantının ardından duyuruldu. Açıklamada, gecelik borç verme faiz oranının yüzde 40’ta, gecelik borçlanma faiz oranının ise yüzde 35,5’te korunduğu bildirildi.</p>

<p>Merkez Bankası değerlendirmesinde, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde gerileme görüldüğü belirtildi. Ancak öncü verilerin, nisan ayında bu eğilimde sınırlı bir yükselişe işaret ettiği vurgulandı.</p>

<p>Kurul ayrıca, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enerji fiyatlarında yüksek seyir ve oynaklığın sürdüğüne dikkat çekti. Bu tablonun hem maliyetler hem de ekonomik faaliyet üzerinden enflasyon görünümünü etkileyebileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, ekonomik aktivitede yavaşlama sinyalleri izlendiği kaydedilirken, son dönemde yaşanan gelişmelerin enflasyon üzerindeki olası ikincil etkilerinin yakından takip edileceği belirtildi. Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği mesajını yineledi.</p>

<p>Kurul, faiz kararlarının enflasyon görünümüne göre, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınacağını bildirdi. Enflasyonda kalıcı ve belirgin bir bozulma görülmesi halinde ise para politikasında ilave sıkılaşma adımlarının devreye alınabileceği mesajı verildi.</p>

<p>Merkez Bankası ayrıca kredi ve mevduat piyasalarında öngörülen dışında gelişmeler yaşanması durumunda, parasal aktarım mekanizmasının ek makroihtiyati tedbirlerle desteklenebileceğini duyurdu. Kurulun temel hedefinin, orta vadede enflasyonu yüzde 5 seviyesine indirecek parasal ve finansal koşulları oluşturmak olduğu da bir kez daha vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/merkez-bankasi-politika-faizini-yuzde-37de-birakti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7596.jpeg" type="image/jpeg" length="70333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sonic diş fırçaları manuel temizliğin sınırlarını zorluyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sonic-dis-fircalari-manuel-temizligin-sinirlarini-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sonic-dis-fircalari-manuel-temizligin-sinirlarini-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilimsel veriler, manuel diş fçalamanın plakların önemli bir kısmını ağızda bırakabildiğini gösteriyor. Sonik teknoloji ise diş araları ve diş eti çizgisine yakın bölgelerde daha etkili temizlik sağlayarak ağız bakımında yeni bir standart sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günlük yaşamın en rutin alışkanlıklarından biri olan diş fırçalama, çoğu kişi için ağız bakımında yeterli görülüyor. Ancak bilimsel bulgular, manuel diş fırçalamanın her zaman beklenen düzeyde temizlik sağlamadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre plakların bir kısmı, doğru fırçalama yapılsa bile diş yüzeylerinde ve ulaşılması zor alanlarda kalabiliyor.</p>

<p>Yapılan araştırmalar, manuel diş fırçalamanın bazı durumlarda plakların önemli bölümünü ağızda bırakabildiğini gösteriyor. Özellikle gece saatlerinde tükürük akışının azalması, bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırıyor. Bu da yeterince temizlenmeyen plakların diş eti ve ağız sağlığı açısından daha riskli hale gelmesine yol açıyor.</p>

<p>Tam da bu noktada elektrikli diş fırçaları öne çıkıyor. Özellikle sonik teknoloji kullanan modeller, yalnızca diş yüzeyini değil, diş aralarını ve diş eti çizgisine yakın bölgeleri de daha etkili şekilde hedefleyebiliyor. Yüksek frekanslı titreşimlerle çalışan bu sistemler, sıvı hareketini artırarak klasik fırçalamanın erişmekte zorlandığı alanlarda temizlik desteği sağlıyor.</p>

<p>Philips Sonicare tarafından geliştirilen sonik diş fırçalarının dakikada on binlerce fırça hareketi oluşturduğu, bu sayede ağız içinde “fluid action” olarak tanımlanan bir etki meydana getirdiği belirtiliyor. Bu mekanizma, bakterilerin ve plak oluşumunun yoğunlaştığı noktalardan uzaklaştırılmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Araştırma sonuçları da bu teknolojinin manuel fırçalamaya kıyasla daha yüksek düzeyde plak temizliği sağlayabildiğine işaret ediyor. Bunun yanında diş eti sağlığında da anlamlı iyileşmeler görüldüğü bildiriliyor. Uzmanlar, daha etkili plak kontrolünün yalnızca ağızda temizlik hissi oluşturmadığını, aynı zamanda gingivit ve periodontal hastalıklar gibi sorunların önlenmesinde de rol oynayabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Ağız sağlığının genel sağlıkla yakın ilişkisi düşünüldüğünde, etkili diş temizliğinin önemi daha da artıyor. Yetersiz ağız hijyeni yalnızca diş ve diş eti problemleriyle sınırlı kalmıyor; uzun vadede genel sağlık üzerinde de dolaylı etkiler oluşturabiliyor. Bu nedenle ağız bakımında kullanılan ürünlerin etkinliği artık daha fazla tartışılıyor.</p>

<p>Klinik gözlemler de manuel fırçalama sırasında teknik hataların oldukça yaygın olduğunu gösteriyor. Pek çok kişi dişlerini yeterli süre fırçalamıyor, doğru açıyla uygulama yapmıyor ya da diş eti çizgisini gerektiği gibi temizleyemiyor. Elektrikli diş fırçaları ise bu tür kullanıcı kaynaklı hataları kısmen azaltarak daha standart bir bakım sunabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre özellikle ağız hijyenini korumakta zorlanan kişiler, diş eti hassasiyeti yaşayanlar ya da periodontal hastalık riski taşıyan bireyler için elektrikli ve sonik diş fırçaları önemli bir alternatif haline geliyor. Bu yaklaşım, yalnızca daha parlak bir gülüş değil, daha bilinçli ve koruyucu bir ağız bakım anlayışı anlamına geliyor.</p>

<p>Sonuç olarak, diş fırçalamada asıl mesele yalnızca düzenli fırçalamak değil, ne kadar etkili temizleyebildiğiniz. Sonik teknoloji, manuel fırçalamanın sınırlarını aşarak ağız bakımında daha kapsamlı ve daha güçlü bir temizlik standardı sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sonic-dis-fircalari-manuel-temizligin-sinirlarini-zorluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7681.jpeg" type="image/jpeg" length="41781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uşak’ta cirit turnuvasında yaralanan Volkan Gelmez hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/usakta-cirit-turnuvasinda-yaralanan-volkan-gelmez-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/usakta-cirit-turnuvasinda-yaralanan-volkan-gelmez-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Belediyesi’nin düzenlediği cirit turnuvasında yaşanan talihsiz kaza can aldı. Son Osmanlı ile 1 Eylül takımları arasında oynanan karşılaşmada rakibiyle çarpışarak ağır yaralanan cirit sporcusu Volkan Gelmez, kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesini kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre turnuva sırasında yaşanan çarpışmada ağır şekilde yaralanan Gelmez’in atı da olayda hayatını kaybetti. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan sporcu, burada yoğun bakımda tedavi altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Volkan Gelmez’in vefatı, cirit camiasında ve sporseverler arasında büyük üzüntüye neden oldu. Gelen acı haberin ardından turnuvaya ilişkin güvenlik önlemleri ve olayın detayları da yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Ata sporu olarak bilinen ciritte yaşanan bu acı olay, hem sporcuların güvenliği hem de organizasyon koşulları konusunda dikkatleri bir kez daha bu alana çevirdi. Volkan Gelmez’in ölümü, yakınları ve sevenlerini yasa boğdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/usakta-cirit-turnuvasinda-yaralanan-volkan-gelmez-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7679-1.jpeg" type="image/jpeg" length="88292"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsun’da Muhammet Karademir annesi Ayşe Karademir’i öldürüp yaşamına son verdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/samsunda-muhammet-karademir-annesi-ayse-karademiri-oldurup-yasamina-son-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/samsunda-muhammet-karademir-annesi-ayse-karademiri-oldurup-yasamina-son-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun’un İlkadım ilçesinde yaşanan olayda, iddiaya göre 23 yaşındaki Muhammet Karademir ile annesi Ayşe Karademir arasında çıkan tartışma faciayla sonuçlandı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsun’un İlkadım ilçesinde meydana gelen aile içi olay, bölgede derin üzüntüye neden oldu. İddiaya göre Kıran Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki Muhammet Karademir ile annesi 59 yaşındaki Ayşe Karademir arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı.</p>

<p>Tartışmanın büyümesi üzerine Muhammet Karademir’in evde bulunan ruhsatlı av tüfeğiyle annesi Ayşe Karademir’e ateş ettiği öne sürüldü. Aynı silahla daha sonra kendisine de ateş ederek yaşamına son verdiği belirtildi.</p>

<p>Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde anne ve oğlunun hayatını kaybettiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polis ekipleri olay yerinde geniş çaplı inceleme başlatırken, cenazeler otopsi işlemleri için adli tıp kurumuna kaldırıldı. Olayın tüm yönleriyle araştırıldığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/samsunda-muhammet-karademir-annesi-ayse-karademiri-oldurup-yasamina-son-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7528.jpeg" type="image/jpeg" length="54011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[50 yaş altı kolon kanserinde yeni araştırma: Pestisit maruziyeti mercek altında]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/50-yas-alti-kolon-kanserinde-yeni-arastirma-pestisit-maruziyeti-mercek-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/50-yas-alti-kolon-kanserinde-yeni-arastirma-pestisit-maruziyeti-mercek-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç yaşta görülen kolon ve rektum kanseri vakalarındaki artışı anlamaya çalışan yeni bir çalışma, bazı çevresel maruziyetlerin tümörlerde epigenetik iz bıraktığını gösterdi. Araştırmada en güçlü sinyallerden biri, picloram adlı yaygın bir herbisitle ilişkili bulundu; ancak sonuçlar şimdilik neden-sonuç kanıtı değil, güçlü bir bilimsel uyarı niteliği taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genç yaşta kolon kanseri artışına yeni bir açıklama arayışı</p>

<p>50 yaş altındaki bireylerde görülen kolorektal kanser vakalarının son yıllarda neden arttığı, onkolojinin en dikkat çekici sorularından biri haline geldi. Nature Medicine’da yayımlanan yeni araştırma, bu artışın yalnızca genetik yatkınlıkla açıklanamayabileceğini, yaşam boyu çevresel maruziyetlerin de tümör biyolojisinde iz bırakmış olabileceğini ortaya koydu. Çalışma özellikle erken başlangıçlı kolon ve rektum kanserlerinde, pestisit maruziyetiyle bağlantılı epigenetik parmak izlerine odaklandı.</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çeken bulgusu, picloram adlı herbisitle ilişkili epigenetik imzanın erken başlangıçlı kolorektal kanser grubunda daha belirgin görülmesi oldu. Picloram, 1960’lardan bu yana kullanılan bir yabani ot ilacı ve araştırmacılar, bu maruziyetin özellikle genç kuşaklarda daha uzun süreli birikmiş olabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte çalışma, picloramın tek başına kanser yaptığı sonucuna varmıyor; ilişkiyi ortaya koyuyor ve yeni bir araştırma hattı açıyor.</p>

<p>Bu araştırma neyi değiştiriyor?</p>

<p>Bugüne kadar genç yaşta kolon kanseri artışı için beslenme alışkanlıkları, obezite, bağırsak mikrobiyotası, antibiyotik kullanımı ve çeşitli çevresel etkenler tartışılıyordu. Yeni çalışma bu tartışmayı daha somut bir zemine taşıyor: “exposome” yani kişinin yaşam boyu karşılaştığı çevresel etkiler toplamı, bu kez epigenetik izler üzerinden incelendi. Araştırmacılar DNA dizisini değil, DNA üzerindeki metilasyon paternlerini okudu. Amaç, geçmiş maruziyetlerin tümör dokusunda bırakmış olabileceği biyolojik izleri yakalamaktı.</p>

<p>Bu yönüyle çalışma, “genç yaşta kolon kanseri neden artıyor?” sorusunu yalnızca kalıtsal mutasyonlar üzerinden değil, çevre, yaşam tarzı ve epigenetik etkileşimi üzerinden ele alması bakımından önem taşıyor. Kanserin sadece gende başlayan bir süreç değil, maruziyetlerin genlerin çalışma biçimini değiştirdiği çok katmanlı bir hastalık olabileceği fikrini güçlendiriyor.</p>

<p>Çalışmayı kim yaptı, hangi kapsamda yürüttü?</p>

<p>Araştırma, Silvana C. E. Maas, Iosune Baraibar ve Jose A. Seoane’nin de yer aldığı ekip tarafından yürütüldü. Çalışma, Barselona merkezli Vall d’Hebron Onkoloji Enstitüsü (VHIO) bağlantılı araştırmacıların katkısıyla yayımlandı. Nature Medicine’daki açık erişimli makale, erken başlangıçlı kolorektal kanseri 50 yaş altı, geç başlangıçlı grubu ise 70 yaş ve üzeri hastalar olarak karşılaştırdı. İnceleme, diyet, sigara, sosyoekonomik durum ve pestisit maruziyeti gibi farklı exposome başlıklarının epigenetik karşılıklarını değerlendirdi.</p>

<p>Makalenin özetine göre araştırmacılar, farklı kohortlar ve meta-analiz yaklaşımıyla picloram sinyalini yeniden sınadı. Ek olarak, ABD’de bazı eyalet ve ilçelerdeki pestisit kullanım verileri ile genç yaş kolorektal kanser sıklığı arasında da karşılaştırmalar yapıldı. Bu bölümde picloram, en güçlü ilişki sinyallerinden biri olarak öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mekanizma neden dikkat çekiyor?</p>

<p>Çalışmanın en çarpıcı taraflarından biri, klasik genetik yolakların her vakada baskın olmayabileceğini düşündürmesi. Araştırmacılar, erken başlangıçlı tümörlerde bazı mutasyon paternlerinin farklı dağıldığını ve özellikle çevresel maruziyetlere bağlı epigenetik yeniden programlanmanın alternatif bir kanserleşme yolu oluşturabileceğini öne sürüyor. Yani burada mesele yalnızca “hangi gen bozuldu?” sorusu değil; “hangi çevresel etki, hücrenin genleri kullanma biçimini değiştirdi?” sorusu haline geliyor.</p>

<p>Bu nokta klinik açıdan önemli. Çünkü genç yaşta kolon kanseri artışını açıklamak için yeni biyobelirteçler, yeni risk haritaları ve daha hedefli korunma stratejileri geliştirmenin yolu, bu tür epigenetik izlerin daha iyi anlaşılmasından geçebilir. Özellikle çevresel risklerin doku üzerinde “moleküler ayak izi” bıraktığını gösteren çalışmalar, önleme stratejilerini yalnızca aile öyküsüne dayandıran yaklaşımın yetersiz kalabileceğini düşündürüyor. Bu çıkarım, çalışmanın bulgularına dayalı bir yorumdur; doğrudan klinik kılavuz değişikliği anlamına gelmez.</p>

<p>İnsanlar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Kolorektal kanser, dünya genelinde en sık görülen kanserlerden biri ve kanser ölümlerinde üst sıralarda yer alıyor. Daha dikkat çekici olan ise, bazı ülkelerde genç erişkinlerdeki görülme sıklığının yükselmesi. Bu yeni çalışma, o artışın arkasında çevresel kimyasalların da bulunabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bu, halk sağlığı açısından yalnızca tedavi değil, korunma ve maruziyet takibi başlıklarını da yeniden gündeme taşıyabilir.</p>

<p>Ancak bu sonuçların bugünden yarına “kesin neden bulundu” şeklinde okunması doğru olmaz. Araştırma gözlemsel ve epigenetik ilişkilere dayanıyor. Maruziyetin bireysel düzeyde ne kadar, ne zaman ve hangi başka kimyasallarla birlikte gerçekleştiğini ölçmek zor. Bilim insanları da bu nedenle daha fazla insan çalışmasına, farklı popülasyonlarda doğrulamaya ve doğrudan biyolojik mekanizma testlerine ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Temkinli ama güçlü bir sinyal</p>

<p>Bu çalışma, genç yaşta kolon kanseri artışına dair tartışmayı yeni bir eksene taşıyor: Kanser yalnızca kalıtsal mutasyonların değil, çevresel maruziyetler ile epigenetik değişimlerin de ürünü olabilir. Picloram bağlantısı şu aşamada kesin hüküm değil; fakat göz ardı edilemeyecek kadar güçlü bir sinyal. Bilimsel açıdan asıl değer de burada yatıyor. Çalışma bir son nokta koymuyor, fakat erken başlangıçlı kolorektal kanserin nedenlerine ilişkin arayışta yeni ve ciddi bir yol açıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/50-yas-alti-kolon-kanserinde-yeni-arastirma-pestisit-maruziyeti-mercek-altinda</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2052.jpeg" type="image/jpeg" length="64663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaciğer yağlanmasında yeni dönem olabilir mi? İki ilacın ortak etkisi incelendi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinda-yeni-donem-olabilir-mi-iki-ilacin-ortak-etkisi-incelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinda-yeni-donem-olabilir-mi-iki-ilacin-ortak-etkisi-incelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yağlı karaciğer hastalığı için yürütülen yeni bir deneysel çalışma, halihazırda farklı alanlarda kullanılan iki ilacın birlikte verildiğinde karaciğer yağlanmasını belirgin biçimde azaltabildiğini ortaya koydu. Bulgular henüz insanlarda doğrulanmış değil; ancak MASLD tedavisinde çoklu mekanizmaya dayalı yeni bir yaklaşımın kapısını aralayabilecek nitelikte görülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yağlı karaciğer tedavisinde dikkat çeken kombinasyon</p>

<p>Metabolik Disfonksiyon İlişkili Steatotik Karaciğer Hastalığı, yeni adıyla MASLD, bugün yalnızca karaciğer uzmanlarını ilgilendiren dar bir başlık olmaktan çıktı. Sessiz ilerleyen bu tablo, milyonlarca kişide uzun süre fark edilmeden seyrediyor; ileri aşamada siroza, karaciğer kanserine ve daha da önemlisi ciddi kardiyovasküler risklere zemin hazırlayabiliyor. Tam da bu nedenle yayımlanan yeni deneysel çalışma, yağlı karaciğer tedavisinde farklı alanlarda bilinen iki ilacın birlikte kullanımına odaklanmasıyla dikkat çekti.</p>

<p>Araştırmada pemafibrat ile telmisartanın kombinasyonu değerlendirildi. Elde edilen bulgular, bu iki ilacın birlikte kullanıldığında karaciğerdeki yağ birikimini azaltmada tek başına kullanıma göre daha güçlü ve daha dengeli bir etki oluşturabileceğini gösterdi. Çalışma, “yağlı karaciğer için yeni ilaç bulundu” gibi kesin bir sonuca işaret etmiyor; ancak mevcut ilaçların yeni amaçlarla değerlendirilmesi bakımından önemli bir eşiğe işaret ediyor.</p>

<p>Bu araştırma neyi değiştiriyor?</p>

<p>MASLD tedavisinde bugün en temel yaklaşım yaşam tarzı değişikliği olarak öne çıkıyor. Kilo kontrolü, beslenme düzeni, fiziksel aktivite ve eşlik eden metabolik sorunların yönetimi hâlâ ana ekseni oluşturuyor. Buna rağmen gerçek hayatta tedaviye uyumun sınırlı kalması, hastalığın çoğu zaman geç fark edilmesi ve spesifik ilaç seçeneklerinin kısıtlı olması yeni arayışları hızlandırıyor.</p>

<p>Yeni çalışmanın öne çıkan yönü de burada başlıyor. Araştırmacılar, sıfırdan bir molekül geliştirmek yerine güvenlik profili zaten bilinen ilaçları yeni bir hedef için değerlendirdi. Tıpta “drug repurposing” olarak adlandırılan bu yaklaşım, kliniğe geçiş süresini kısaltma, maliyeti düşürme ve mevcut verilerden daha hızlı yararlanma potansiyeli taşıyor.</p>

<p>Bu açıdan bakıldığında çalışma, MASLD için yalnızca karaciğer yağını azaltmayı değil, aynı zamanda tansiyon, lipit dengesi ve genel kardiyometabolik risk yükünü birlikte ele alabilecek kombinasyon tedavilerinin gündeme gelebileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Çalışmayı kim yaptı, hangi kapsamda yürüttü?</p>

<p>Araştırma, Roger Bentanachs ve çalışma arkadaşları tarafından yürütüldü. Bulgular, 2025 yılında Pharmacological Research dergisinde yayımlandı. Çalışmanın başlığı, telmisartanın karaciğer yağlanmasını PCK1 artışı üzerinden tersine çevirebildiğini ve bunun PPAR’dan bağımsız yeni bir mekanizmaya işaret ettiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Araştırmada iki ayrı deneysel model kullanıldı. İlki, yüksek yağ ve fruktoz diyetiyle MASLD oluşturulan sıçan modeli oldu. İkincisi ise metabolik süreçlerin hızlı biçimde gözlenmesine imkân tanıyan zebrafish larvalarıydı. Bu çift model yaklaşımı, bulguların tek bir sistemle sınırlı kalmaması açısından araştırmanın dikkat çeken güçlü yanlarından biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Bulgular neden önemli bulundu?</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, pemafibrat ve telmisartan kombinasyonunun yarım dozlarla dahi güçlü etki gösterebilmesi oldu. Çalışma verileri, iki ilacın birlikte kullanımında tam doz tekli tedavilere yakın bir etkinlik oluşabildiğini düşündürüyor. Bu da gelecekte daha düşük dozlarla daha dengeli sonuç elde edilmesi ihtimalini gündeme taşıyor.</p>

<p>Pemafibrat, PPAR-alfa üzerinden yağ asidi oksidasyonunu artıran ve trigliserid üretimini baskılayan bir ajan olarak biliniyor. Telmisartan ise esas olarak bir tansiyon ilacı sınıfında yer alıyor. Ancak bu çalışmada telmisartanın yalnızca kan basıncı üzerinden değil, metabolik akış üzerinde de etkili olabileceği gösterildi.</p>

<p>Burada özellikle PCK1 düzeyindeki artış dikkat çekti. Araştırmacılara göre bu değişim, metabolik sürecin lipid sentezinden farklı bir yöne kaymasına katkı sağlıyor. Çalışmada bu mekanizmanın hiperglisemi oluşturmadan ortaya çıkmış olması da ayrıca önemli görüldü. Bu bulgu, MASLD gibi karaciğer, damar sistemi ve metabolizmayı birlikte ilgilendiren hastalıklarda tek hedefli tedavi anlayışının yetersiz kalabileceğini yeniden gündeme getiriyor.</p>

<p>Hangi hastalar açısından ilgi çekici olabilir?</p>

<p>Henüz insan çalışması bulunmadığı için doğrudan klinik öneri yapmak mümkün değil. Yine de çalışma, özellikle obezite, hipertansiyon, dislipidemi ve metabolik sendromun birlikte görüldüğü hasta gruplarında neden daha geniş bir ilgi uyandırdığını açık biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p>Çünkü MASLD çoğu zaman yalnızca karaciğerdeki yağlanmadan ibaret değil. Hastalığa sıklıkla insülin direnci, damar sertliği riski, yüksek tansiyon ve bozulmuş lipid profili eşlik ediyor. Bu nedenle aynı anda birden fazla metabolik yolu etkileyen tedaviler, gelecekte klinik yaklaşımı değiştirebilecek seçenekler arasında değerlendirilebilir.</p>

<p>İnsanlar için ne anlama geliyor?</p>

<p>Bu bilimsel gelişme, yağlı karaciğer tedavisinde hemen yarın kullanılacak yeni bir standart anlamına gelmiyor. Çalışma deneysel düzeyde ve hayvan modellerine dayanıyor. Bu nedenle “uygulanabilir eşik” açısından henüz erken safhada bulunuyor.</p>

<p>Buna rağmen araştırma, iki önemli mesaj veriyor. İlki, MASLD’nin erken dönemde biyolojik olarak geri döndürülebilir hedefler barındırdığı yönünde. İkincisi ise metabolik hastalıkların gelecekte tek ilaçla değil, birbiriyle uyumlu kombinasyonlarla yönetilebileceği düşüncesinin giderek güçlenmesi.</p>

<p>Bu da hem klinik araştırmalar hem de ilaç geliştirme stratejileri açısından yeni bir hat açıyor. Özellikle Faz 1 ve Faz 2 insan çalışmalarıyla bu etkinin güvenlik, doz dengesi ve uzun dönem sonuçlar bakımından doğrulanması gerekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temkinli iyimserlik için neden var?</p>

<p>Çalışmanın güçlü yönleri kadar sınırları da net. İnsan verisi bulunmuyor. Uzun dönem güvenlik sonuçları bilinmiyor. Glukoz metabolizması üzerindeki etkilerin farklı hasta gruplarında nasıl şekilleneceği henüz açıklığa kavuşmuş değil. Ayrıca farklı popülasyonlarda ve değişen genetik altyapılarda benzer sonuçların görülüp görülmeyeceği de ayrı bir araştırma başlığı olarak önümüzde duruyor.</p>

<p>Yine de bu deneysel bulgular, MASLD tedavisi için umut verici bir araştırma hattı açıyor. Çünkü mesele artık yalnızca karaciğerdeki yağı azaltmak değil; aynı anda metabolik yükü, damar riskini ve eşlik eden hastalıkları birlikte yönetebilmek. Bu çalışmanın asıl değeri de burada yatıyor: kesin sonuç ilan etmiyor, ama geleceğin tedavi mantığının hangi yöne evrilebileceğini güçlü biçimde gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/karaciger-yaglanmasinda-yeni-donem-olabilir-mi-iki-ilacin-ortak-etkisi-incelendi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/karaciger-yaglanmasi.jpg" type="image/jpeg" length="46669"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İki Çorumlu detayı Gülistan Doku dosyasında yeniden gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında yürütülen yeni süreç kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, dosyada dikkat çeken bir ayrıntı öne çıktı. Soruşturmanın seyrini değiştiren Başsavcı Ebru Cansu ile dönemin Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu’nun Çorumlu olması, dosyadaki “iki Çorumlu” yorumlarını beraberinde getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllardır kamuoyunun vicdanında kapanmamış dosyalar arasında yer alan Gülistan Doku soruşturması, son dönemde atılan yeni adımlarla yeniden Türkiye’nin gündemine taşındı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun dosyayı yeniden ele alması, soruşturmada yeni bir dönemin kapısını araladı.</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan bilgilerde, Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlamasının ardından uzun süredir bekleyen soruşturmayı yeniden hareketlendirdiği ve dosyaya doğrudan ağırlık verdiği ifade edildi. Özellikle aileyle kurulan temas ve soruşturmanın yeniden hız kazanması, yıllardır sonuç bekleyen dosyada umutları yeniden artırdı.</p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/savci-ebru-cansu-kimdir-tunceli-cumhuriyet-bassavcisi-ebru-cansunun-biyografisi">Başsavcı Ebru Cansu Kimdir?</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu süreçte en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise kamuoyunda “iki Çorumlu” başlığıyla konuşulmaya başlandı. Başsavcı Ebru Cansu’nun Çorum’un Alaca ilçesinde doğduğu, soruşturma döneminde Tunceli Valiliği görevinde bulunan Bülent Tekbıyıkoğlu’nun da Çorumlu olduğu bilgisi, dosyada öne çıkan unsurlardan biri oldu.</p>

<p>Dosyaya ilişkin değerlendirmelerde, dönemin valisi Tekbıyıkoğlu’nun görev süresi boyunca özel bir ekip üzerinden çeşitli ihbar ve bilgileri topladığı, elde edilen verilerin ise adli makamlara iletildiği yönündeki ifadeler dikkat çekti. Bu yönüyle bakıldığında, hem idari hem de adli tarafta dosyaya dokunan iki ismin memleket ortaklığı kamuoyunda ayrıca konuşulmaya başladı.</p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/bulent-tekbiyikoglu-kimdir-corum-sungurlulu-burokratin-dikkat-ceken-kariyeri">Bülent Tekbıyıkoğlu Kimdir?</a></p>

<p>Öte yandan soruşturmanın yeniden açılması ve yeni gözaltı kararlarıyla birlikte Başsavcı Ebru Cansu’nun ismi kamuoyunda daha görünür hale geldi. Dosyaya ilişkin kararlı tutumu, özellikle Gülistan Doku’nun akıbetinin ortaya çıkarılmasını isteyen çevrelerde dikkatle izleniyor.</p>

<p>Ebru Cansu’nun hukuk eğitimini Marmara Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra uzun yıllar avukatlık yaptığı, ardından savcılık görevine geçtiği biliniyor. Farklı adliyelerde görev aldıktan sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine getirilmesi, kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Kamuoyuna yansıyan anlatımlarda, göreve başladıktan sonra Gülistan Doku dosyasını raflardan indirip yeniden öncelikli dosyalar arasına aldığı vurgulanıyor.</p>

<p>Gülistan Doku soruşturması yalnızca hukuki bir dosya değil, aynı zamanda yıllardır cevabı beklenen büyük bir toplumsal vicdan meselesi olarak görülüyor. Bu nedenle dosyada atılan her yeni adım, sadece Tunceli’de değil tüm Türkiye’de yakından takip ediliyor.</p>

<p>Şimdi gözler, yeniden ivme kazanan soruşturmanın hangi somut sonuçları doğuracağına çevrilmiş durumda. “İki Çorumlu” detayı ise bu kritik dosyada, hem sembolik hem de dikkat çekici bir başlık olarak hafızalara kazınmış görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 07:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7667.jpeg" type="image/jpeg" length="42597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarsus Belediye Meclis Üyesi Hülya Midem hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tarsus-belediye-meclis-uyesi-hulya-midem-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tarsus-belediye-meclis-uyesi-hulya-midem-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir süredir tedavi gördüğü belirtilen Tarsus Belediyesi CHP Meclis Üyesi Hülya Midem’in vefatı, Tarsus’ta büyük üzüntü yarattı. Yerel siyaset ve belediye meclisindeki çalışmalarıyla tanınan Midem’in ölümü sonrası taziye mesajları peş peşe geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarsus Belediyesi CHP Meclis Üyesi Hülya Midem’in hayatını kaybettiği bildirildi. Bir süredir tedavi gördüğü belirtilen Midem’in vefatı, Tarsus siyasetinde ve yerel yönetim çevrelerinde derin üzüntüye yol açtı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Hülya Midem, sağlık sorunları nedeniyle bir süredir tedavi altındaydı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vefat haberi kısa sürede yayıldı ve sevenlerini yasa boğdu.</p>

<p>Tarsus Belediye Meclisi’nde görev yapan ve siyasi çalışmalarıyla tanınan Midem, ilçede yerel yönetim alanındaki duruşu ve meclis faaliyetleriyle bilinen isimler arasında yer alıyordu. Özellikle Tarsus’taki belediye çalışmaları ve siyasi temaslarıyla kamuoyunda tanınan Midem’in kaybı, kentte geniş yankı uyandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hülya Midem’in vefatının ardından çok sayıda kişi sosyal medya üzerinden taziye mesajı paylaştı. Yerel siyasette görev alan isimler, belediye çevreleri ve vatandaşlar, Midem’in ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>Tarsus’ta uzun yıllardır siyasetin içinde yer alan Hülya Midem’in ölümü, belediye meclisinde de üzüntüyle karşılandı. Midem’in cenaze programına ilişkin detayların daha sonra netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tarsus-belediye-meclis-uyesi-hulya-midem-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 07:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7664.jpeg" type="image/jpeg" length="51847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şişkinlik, yanma, bulantı… Nedeni Helicobacter pylori olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/siskinlik-yanma-bulanti-nedeni-helicobacter-pylori-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/siskinlik-yanma-bulanti-nedeni-helicobacter-pylori-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Helicobacter pylori, mide zarında kronik iltihap oluşturarak gastrit ve ülserle ilişkilendirilen bir bakteri enfeksiyonu. Tedavisi var, ancak doğru ilaç seçimi ve tedavi sonrası kontrol artık her zamankinden daha önemli.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazımsızlık sandığınız şey bazen enfeksiyon çıkabiliyor</p>

<p>Helicobacter pylori, kısaca H. pylori, mideye yerleşebilen bir bakteri. Her zaman belirti vermiyor. Ama mideyi koruyan tabakayı zayıflatıp iltihabı kalıcı hale getirdiğinde iş hazımsızlığın ötesine geçebiliyor. Gastrit, peptik ülser ve uzun vadede mide kanseri riskinde artış bu yüzden ciddiye alınıyor.</p>

<p>Bu bakterinin en dikkat çekici yanı sessiz ilerleyebilmesi. NIDDK’ye göre gastrit gelişen birçok kişide belirti hiç olmayabiliyor. Belirti olduğunda ise üst karında ağrı, erken doyma, yemekten sonra aşırı doluluk hissi, iştahsızlık, bulantı ve bazen kilo kaybı tabloya eşlik edebiliyor.</p>

<p>Helicobacter pylori vücutta nasıl ilerliyor?</p>

<p>Bakteri mide zarına tutunuyor ve burada uzun süre kalabiliyor. Tedavi edilmezse enfeksiyon ömür boyu sürebiliyor. Zaman içinde mide zarında kronik iltihap oluşturuyor, koruyucu bariyeri bozuyor ve asidin dokuda hasar oluşturmasını kolaylaştırıyor. Ülserlerin önemli bir bölümü bu mekanizmayla gelişiyor.</p>

<p>Her zaman düşünüldüğü kadar basit olmayabilir. Çünkü kişi sadece “mide hassasiyeti” yaşadığını sanarken altta kronik gastrit ilerliyor olabilir. Bu nedenle uzun süren mide yakınmaları, özellikle de tekrar eden ağrı ve şişkinlik, sadece geçici sindirim sorunu gibi görülmemeli.</p>

<p>Erken belirtiler nelerdir, hangi işaretler gözden kaçabilir?</p>

<p>En sık gözden kaçan işaret, sıradan hazımsızlık gibi duran yakınmalardır. Karnın üst kısmında yanma ya da kemirme tarzı ağrı, açken artan rahatsızlık, geğirme, şişkinlik, mide bulantısı ve çabuk doyma bunların başında gelir. Bazı kişilerde belirti hafif olduğu için aylarca hatta yıllarca önemsenmeyebilir.</p>

<p>İşte burada tablo değişiyor. Eğer dışkı siyah ve katranımsı hale geldiyse, kusmukta kahve telvesi görünümü ya da kan varsa, ani ve şiddetli karın ağrısı geliştiyse, baş dönmesi veya bayılma hissi eşlik ediyorsa bu artık beklenebilecek bir durum değildir. Bu bulgular ülser kanaması ya da başka ciddi komplikasyonların işareti olabilir ve acil değerlendirme gerektirir.</p>

<p>Kimlerde daha sık görülür, neden olur?</p>

<p>H. pylori çoğu zaman çocukluk döneminde alınır ve tedavi edilmezse kalıcı olabilir. Yaş ilerledikçe görülme sıklığının artması da bununla ilişkilendiriliyor. NIDDK, enfeksiyonun yaşlı erişkinlerde daha sık görüldüğünü bildiriyor.</p>

<p>Bulaş yolunda tek bir kapı yok. Araştırmacılar bakterinin enfekte kişinin tükürüğü, kusmuğu veya dışkısıyla temasla; ayrıca kirli su ve kontamine gıdalarla yayılabildiğini belirtiyor. Kalabalık yaşam koşulları ve temiz suya erişimin sınırlı olması riski artıran başlıca etkenler arasında yer alıyor.</p>

<p>Ne zaman doktora gidilmeli, hangi doktora gidilmeli?</p>

<p>İlk başvuru noktası çoğu zaman aile hekimi, iç hastalıkları uzmanı ya da doğrudan gastroenteroloji olabilir. Süreğen hazımsızlık, geçmeyen mide ağrısı, açıklanamayan şişkinlik, erken doyma ya da tekrarlayan bulantı varsa erken başvuru önem taşır. Çünkü tanı konduğunda tedavi planı düzenlenebilir ve gerekirse hasta gastroenterolojiye yönlendirilir.</p>

<p>Alarm belirtileri varsa beklememek gerekir. Kanlı kusma, siyah dışkı, yutma güçlüğü, bayılma hissi ya da düzelmeyen şiddetli ağrı durumunda acil değerlendirme gerekir. Bu aşamada sadece “mide üşüttüm” demek, en sık yapılan ve en pahalıya mal olabilen hatalardan biridir.</p>

<p>Nasıl anlaşılır? Tanı nasıl konur?</p>

<p>Tanıda en sık kullanılan yöntemler üre nefes testi ve dışkıda antijen testidir. Gerektiğinde endoskopi sırasında biyopsi de yapılabilir. NIDDK, üre nefes testinin H. pylori varlığını saptamak için kullanılan temel yöntemlerden biri olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Yeni dönemin dikkat çeken tarafı yalnızca bakteriyi bulmak değil, bazı merkezlerde antibiyotik direnci hakkında da ipucu toplayabilmek. Mayo Clinic ve Mayo Clinic Laboratories kaynaklarında dışkıdan PCR ile hem H. pylori’nin hem de klaritromisin direnciyle ilişkili genetik değişimlerin gösterilebildiği belirtiliyor. Bu yaklaşım her merkezde rutin değil, ancak tedavi seçiminde giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Tedavisi var mı? Evet, ama artık ezbere değil</p>

<p>Helicobacter pylori’nin tedavisi var. Klasik yaklaşım, mide asidini baskılayan ilaçlarla birlikte birden fazla antibiyotiğin belirli süre kullanılması. Ancak 2024 Amerikan Gastroenteroloji Koleji kılavuzu, özellikle klaritromisin ve levofloksasin içeren şemaların antibiyotik duyarlılığı gösterilmeden gelişigüzel kullanılmaması gerektiğini vurguluyor. Çünkü direnç arttıkça başarı düşüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı kılavuz, tedaviye ilk kez başlanacak hastalarda 14 günlük optimize bizmutlu dörtlü tedaviyi öne çıkarıyor. Yani artık “bir antibiyotik, bir mide ilacı yeter” anlayışı yerini daha hesaplı ve direnç odaklı bir yaklaşımına bırakıyor. Tedavi bittikten sonra da iş kapanmış sayılmıyor. Kılavuz, herkes için en az 4 hafta sonra üre nefes testi, dışkı antijen testi veya biyopsi temelli yöntemlerle eradikasyon kontrolü öneriyor. Proton pompa inhibitörlerinin testten 2 hafta önce, antibiyotik ve bizmutun ise 4 hafta önce kesilmesi yalancı negatif sonucu azaltmak için özellikle vurgulanıyor.</p>

<p>Yeni tedaviler ve güncel gelişmeler neler?</p>

<p>Son yıllarda öne çıkan gelişmelerden biri vonoprazan içeren tedaviler oldu. Vonoprazan, proton pompa inhibitörlerinden farklı çalışan bir potasyum kompetitif asit blokeri. FDA, yetişkinlerde H. pylori tedavisi için VOQUEZNA TRIPLE PAK ve VOQUEZNA DUAL PAK onayını, 992 erişkin hastayı içeren bir çalışma üzerinden verdi. Aynı FDA verilerine göre tedaviden 4 hafta sonra eradikasyon oranı modifiye analiz grubunda Dual Pak için yüzde 78,5, Triple Pak için yüzde 84,7 olarak bildirildi.</p>

<p>Bu rejimlerin güvenlik tablosu da dikkatle izleniyor. FDA’ya göre vonoprazan içeren tedavilerde en sık bildirilen yan etkiler ishal, tat değişikliği, karın ağrısı, baş ağrısı ve bazı hastalarda vajinal mantar enfeksiyonu oldu. Clarithromycin içeren Triple Pak tarafında alerjik reaksiyonlar ve belirli ilaç etkileşimleri açısından daha dikkatli olunması gerekiyor.</p>

<p>Bir diğer FDA onaylı seçenek Talicia. Bu tedavi omeprazol, amoksisilin ve rifabutin kombinasyonundan oluşuyor. FDA etiketine göre Study 1’de eradikasyon oranı yüzde 83,8 olarak bildirildi; kontrol grubunda bu oran yüzde 57,7 kaldı. En sık yan etkiler ise ishal, baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı, döküntü ve hazımsızlık olarak sıralandı. Rifabutin içeriği nedeniyle idrar ve bazı vücut sıvılarında turuncu-kahverengi renk değişikliği gibi dikkat çekici ama beklenen etkiler de görülebiliyor.</p>

<p>Burada kritik bir ayrım var. Helicobacter pylori’de bugün için haber değeri taşıyan yeni kuşak tedaviler, kanser alanında sık duyulan immünoterapi, biyolojik ajan ya da hedefe yönelik ilaçlardan çok; asit baskılamasını güçlendiren ve antibiyotik direncine göre şekillenen kombinasyonlar üzerinden ilerliyor. Yani “mucize iğne” değil, doğru hasta için doğru şema öne çıkıyor.</p>

<p>Nasıl önlenir?</p>

<p>Koruyucu çerçeve aslında tanıdık. El hijyeni, güvenilir su kullanımı, gıda temizliği ve özellikle ev içi bulaşı azaltacak hijyen önlemleri önem taşıyor. Kalabalık yaşam koşulları ve yetersiz sanitasyon risk artışıyla ilişkili olduğu için, korunma sadece bireysel değil çevresel bir konu olarak da öne çıkıyor.</p>

<p>En sık yapılan hata</p>

<p>En sık yapılan hata, aylar süren mide yakınmasını sadece strese ya da “dokunan yemeğe” bağlamak. İkinci büyük hata ise tedavi başlandıktan sonra şikayetler azalınca ilacı erken bırakmak. H. pylori’de yarım tedavi, hem bakterinin kalmasına hem de direnç riskinin büyümesine kapı aralayabiliyor.</p>

<p>Kısa soru-cevap</p>

<p>Helicobacter pylori nedir?<br />
Mideye yerleşebilen, gastrit ve ülserle ilişkili bir bakteri enfeksiyonudur. Uzun süre tedavi edilmezse mide kanseri riskini de artırabilir.</p>

<p>Helicobacter pylori nasıl anlaşılır?<br />
Geçmeyen hazımsızlık, üst karın ağrısı, şişkinlik, erken doyma ve bulantı şüphe uyandırabilir. Tanı için en sık üre nefes testi, dışkı antijen testi ve gerektiğinde endoskopi kullanılır.</p>

<p>Hangi doktora gidilir?<br />
İlk başvuruda aile hekimi veya iç hastalıkları uzmanı uygun olabilir. Gerekli görülürse gastroenterolojiye yönlendirme yapılır. Alarm bulguları varsa acil değerlendirme gerekir.</p>

<p>Tedavisi var mı?<br />
Evet. Birden fazla antibiyotik ve asit baskılayıcı ilaçların birlikte kullanıldığı tedavilerle eradikasyon hedeflenir. Güncel kılavuzlar tedavi seçiminde antibiyotik direncini hesaba katmayı önerir.</p>

<p>Tedavi sonrası kontrol gerekir mi?<br />
Evet. 2024 ACG kılavuzuna göre tedavi gören herkes için en az 4 hafta sonra test of cure önerilir.</p>

<p>Bugün mide şikayetlerinin önemli bir kısmı hâlâ “geçer” diye öteleniyor. Oysa Helicobacter pylori bazen sessiz, bazen sinsi, bazen de ülserle konuşan bir tabloya dönüşebiliyor. Belirti varsa gecikmemek, doğru branşa başvurmak ve tedavi sonrası kontrolü ihmal etmemek bu hikâyenin en önemli kısmı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/siskinlik-yanma-bulanti-nedeni-helicobacter-pylori-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-1692.jpeg" type="image/jpeg" length="25514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Engellilerin ÖTV’siz araç alımında kapsam genişledi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Engelli vatandaşların araç alımında uygulanan ÖTV muafiyetine ilişkin önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte hem araç türlerinde hem de yararlanma şartlarında kapsam genişletildi. Böylece daha fazla engelli vatandaşın vergi avantajından faydalanmasının önü açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzenlemeye göre, vergiler dahil satış bedeli 2 milyon 873 bin 900 liranın altında kalan araçlar ÖTV muafiyeti kapsamında değerlendirilecek. Bu sınır, özellikle son dönemde artan araç fiyatları nedeniyle sistem dışında kalan birçok modelin yeniden erişilebilir hale gelmesi açısından dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni uygulamada yalnızca binek otomobiller değil; panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep ve steyşın vagon gibi araçlar da kapsama dahil edildi. Böylece engelli bireylerin ihtiyaçlarına göre farklı kullanım amaçlarına hitap eden taşıtlara ulaşması daha kolay hale geldi.</p>

<p>Düzenlemede teknik bir sınır da getirildi. Muafiyet kapsamında alınacak araçların motor silindir hacminin 2800 santimetreküp veya altında olması gerekecek. Bu şart, kapsamdaki araç çeşitliliği genişletilirken belirli bir üst sınırın korunmasını amaçlıyor.</p>

<p>En dikkat çeken değişikliklerden biri ise ortopedik engelli bireylere yönelik oldu. Engel oranı yüzde 90’ın altında bulunan ancak ortopedik engel oranı yüzde 40 ve üzeri olduğu için ehliyet alamayan vatandaşlar da ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Böylece daha önce uygulamadan faydalanamayan bir grup için yeni bir hak tanınmış oldu.</p>

<p>Öte yandan ortopedik engeli nedeniyle ehliyet alamayan vatandaşlara motosiklet alımında da önemli bir kolaylık sağlandı. Buna göre, söz konusu bireyler tüm motosikletleri motor hacmi sınırı aranmaksızın ÖTV’siz satın alabilecek.</p>

<p>Yapılan değişiklikler, engelli bireylerin ulaşım imkanlarını artırmayı hedeflerken, araç tercihlerinde daha esnek bir yapı oluşturuyor. Özellikle farklı araç segmentlerinin kapsama alınması ve ehliyet alamayan ortopedik engellilere yeni hak tanınması, düzenlemenin en dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu adımın, hem günlük yaşamda hareket kabiliyetini artırması hem de engelli vatandaşların ulaşımda karşılaştığı mali yükü hafifletmesi bekleniyor. Yeni düzenleme, sosyal destek boyutu kadar pratik etkileriyle de geniş bir kesimi yakından ilgilendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 05:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpeg" length="37992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aybastı Belediyesi’nde satırlı saldırı: Başkanlık sekreteri ağır yaralandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/aybasti-belediyesinde-satirli-saldiri-baskanlik-sekreteri-agir-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/aybasti-belediyesinde-satirli-saldiri-baskanlik-sekreteri-agir-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun Aybastı ilçesinde belediye binasında yaşanan satırlı saldırıda başkanlık sekreteri Adem Demirkale ağır yaralandı. Gözaltına alınan şüpheliyle ilgili soruşturma sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saldırı sonucu ağır yaralanan Demirkale’ye ilk müdahale olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Başından darbe aldığı belirtilen Demirkale, ambulansla önce Aybastı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki ilk müdahalenin ardından, daha kapsamlı tedavi için Fatsa’daki bir hastaneye sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddiaya göre saldırganın, belediye içinde sakin kişiliği ve çevresiyle uyumlu tavırlarıyla tanınan Adem Demirkale’yi doğrudan hedef aldığı öğrenildi. Saldırının herhangi bir talep ya da açık bir gerekçe ortaya konulmadan gerçekleştiği belirtilirken, olay belediye çalışanları ve binada bulunan vatandaşlar arasında büyük endişeye neden oldu.</p>

<p>Olayın ardından polis ekipleri belediye binası çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen Yusuf D. kısa sürede gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Aybastı’da infial yaratan saldırının nedeni ve olayın ayrıntıları, yürütülen incelemenin ardından netlik kazanacak. İlçede yakından takip edilen olay, kamu kurumlarında güvenlik önlemlerini yeniden gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/aybasti-belediyesinde-satirli-saldiri-baskanlik-sekreteri-agir-yaralandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 23:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7528.jpeg" type="image/jpeg" length="59244"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsa Aras Mersinli’nin annesi Pınar Peyman Mersinli tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-annesi-pinar-peyman-mersinli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-annesi-pinar-peyman-mersinli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda 9 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıyla ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Saldırıyı gerçekleştiren 16 yaşındaki Isa Aras Mersinli’nin öğretmen olduğu belirtilen annesi Pınar Peyman Mersinli, daha önce serbest bırakılmasının ardından yeniden gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Mersinli, çıkarıldığı mahkemece “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla tutuklandı. Soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Olayla ilgili süreçte saldırganın babası Uğur Mersinli’nin de daha önce tutuklandığı bildirildi. Böylece aileye yönelik adli süreçte dikkat çeken bir yeni adım daha atılmış oldu.</p>

<p>Kamuoyunda geniş yankı uyandıran okul saldırısına ilişkin yürütülen soruşturmada, ihmale dair iddiaların ve olası sorumlulukların da değerlendirildiği ifade ediliyor. Yetkililerin, olayın tüm boyutlarını ortaya çıkarmak için incelemelerini sürdürdüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahramanmaraş’taki saldırı, hem can kaybının büyüklüğü hem de eğitim kurumunda meydana gelmesi nedeniyle toplumda derin üzüntü yaratmıştı. Soruşturma kapsamında yeni gözaltı ve tutuklama kararlarının gelip gelmeyeceği ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-annesi-pinar-peyman-mersinli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="23642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tunceli’de okuyan ve kuryelik yapan Muhammed Emin Dikici, motosiklet kazasında hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/munzur-universitesi-ogrencisi-muhammemin-dikici-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/munzur-universitesi-ogrencisi-muhammemin-dikici-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli’de üniversite eğitimini sürdürürken aynı zamanda kuryelik yaparak hayat mücadelesi veren 21 yaşındaki Muhammed Emin Dikici, geçirdiği motosiklet kazası sonucu yaşamını yitirdi. Munzur Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon 2. sınıf öğrencisi olan genç üniversitelinin ölümü, hem Tunceli’de hem de memleketi Malatya’da büyük üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre Malatyalı Muhammed Emin Dikici, Tunceli’de hem eğitimine devam ediyor hem de çalışarak yaşamını sürdürüyor, geleceğini kurmaya çabalıyordu. Ancak geçirdiği motosiklet kazası, genç yaşta kurduğu hayalleri yarım bıraktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Munzur Üniversitesi de yayımladığı taziye mesajıyla acı kaybı kamuoyuna duyurdu. Üniversitenin açıklamasında, Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon 2. sınıf öğrencisi Muhammed Emin Dikici’nin trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği belirtilerek, ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına ve üniversite camiasına başsağlığı dilendi.</p>

<p>Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker imzasıyla paylaşılan mesajda, “Öğrencimize Allah’tan rahmet; başta ailesi olmak üzere yakınlarına, arkadaşlarına ve tüm üniversite camiamıza sabır ve başsağlığı dileriz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Genç yaşta yaşamını yitiren Dikici’nin cenazesi, memleketi Malatya’da gözyaşları arasında toprağa verildi. Hem okuyup hem çalışarak hayatını omuzlamaya çalışan bir gencin ardından yükselen bu acı, sevenlerinin yüreğinde derin bir iz bıraktı.</p>

<p>Muhammed Emin Dikici’nin vefatı, yalnızca bir trafik kazasının ardından gelen ölüm haberi değil; aynı zamanda hayata tutunmak için emek veren bir üniversite öğrencisinin yarım kalan hikâyesi olarak hafızalara kazındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/munzur-universitesi-ogrencisi-muhammemin-dikici-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 23:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7655.jpeg" type="image/jpeg" length="19632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonlu gazeteci Levent Ustabaşı’na hapis cezası kesinleşti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonlu-gazeteci-levent-ustabasina-hapis-cezasi-kesinlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonlu-gazeteci-levent-ustabasina-hapis-cezasi-kesinlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon basınının tanınan isimlerinden gazeteci Levent Ustabaşı hakkında verilen hapis cezası kesinleşti. Sosyal medyada paylaştığı içerik nedeniyle yargılanan Ustabaşı’nın, “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldığı ve kararın istinaf sürecinin ardından kesinleştiği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süreç, 22 Ağustos 2023 tarihinde Ordu Belediyesi çalışanlarının yer aldığı bir görüntünün sosyal medyada paylaşılmasıyla başladı. Söz konusu paylaşımın “Ordu Belediyesinde Aşk” başlığıyla kamuoyuna taşınmasının ardından yapılan şikayet üzerine dava açıldı. Yargılama sonunda yerel mahkeme Ustabaşı hakkında mahkumiyet kararı verdi. Dosyanın istinaf incelemesinde de kararın onanmasıyla hüküm kesinleşmiş oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kesinleşen karar sonrası infaz sürecinin başlayacağı belirtilirken, Ustabaşı’nın cezaevinde belirli bir süre fiilen kalacağı, kalan bölümün ise denetimli serbestlik kapsamında infaz edileceği ifade edildi. Yerel basında yer alan bilgilere göre, infazın bir bölümünün hafta sonu uygulaması kapsamında yerine getirileceği aktarıldı.</p>

<p>Kararın ardından Levent Ustabaşı’nın, dosyanın yalnızca ceza hukuku açısından değil, gazetecilik pratiği ve ifade alanı bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini savunduğu görüldü. Ustabaşı, verilen cezanın ardından yaptığı açıklamada, bu kararın basın camiasında da dikkatle izleneceğini belirtti.</p>

<p>Dosya, yalnızca bir mahkeme kararı olmanın ötesinde, gazetecilik faaliyeti ile özel hayatın korunması arasındaki hassas çizgiyi de yeniden tartışmaya açtı. Özellikle sosyal medya içeriklerinin haberleştirilmesi, kamusal ilgi ile kişisel mahremiyet arasındaki sınır ve gazetecilerin bu alandaki hukuki sorumluluğu bir kez daha gündeme geldi.</p>

<p>Basın çevrelerinde kararın, basın özgürlüğü tartışmaları açısından da yeni bir başlık açtığı değerlendiriliyor. Bir yanda kişilik hakları ve özel hayatın gizliliği, diğer yanda kamu yararı, haber verme hakkı ve ifade özgürlüğü bulunurken; Ustabaşı dosyası, bu dengenin yargı kararları üzerinden nasıl kurulduğuna dair dikkat çeken örneklerden biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonlu-gazeteci-levent-ustabasina-hapis-cezasi-kesinlesti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7643.jpeg" type="image/jpeg" length="57824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rıza Kayaalp’ten tarihi zafer: Avrupa’da 13. kez zirvede]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/riza-kayaalpten-tarihi-zafer-avrupada-13-kez-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/riza-kayaalpten-tarihi-zafer-avrupada-13-kez-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk güreşinin yaşayan efsanesi Rıza Kayaalp, Avrupa Şampiyonası’nda bir kez daha altın madalyaya uzandı. Milli sporcu, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen organizasyonda grekoromen stil 130 kiloda şampiyon olarak kariyerindeki 13. Avrupa şampiyonluğunu ilan etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu sonuçla Kayaalp, Avrupa güreş tarihinde en fazla şampiyonluk yaşayan isim olarak rekorun tek sahibi oldu.</p>

<p>Uzun yıllardır ağır sıklette kurduğu üstünlüğü sürdüren Rıza Kayaalp, finalde Macar rakibi Darius Attila Vitek’i 7-1 mağlup etti. Final müsabakasının ardından Türk bayrağını öperek sevinç yaşayan milli güreşçi, yalnızca bir turnuvayı daha kazanmadı; spor tarihine geçen bir eşiği de aştı.</p>

<p>Bu şampiyonluk öncesinde Avrupa arenasında 12 altın madalya ile Rus güreş efsanesi Aleksandr Karelin’le rekoru paylaşan Kayaalp, Tiran’daki zaferiyle zirvede tek başına kaldı. Böylece milli sporcu, Avrupa Şampiyonası tarihinde erişilmesi son derece güç bir başarıya imza atarak adını bir kez daha altın harflerle yazdırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rekor için çıktığı minderde tarih yazdı</p>

<p>Turnuva öncesinde tüm gözler Rıza Kayaalp’in üzerindeydi. Çünkü deneyimli sporcu, yalnızca madalya için değil, güreş tarihinin en özel rekorlarından biri için mindere çıkıyordu. Nitekim şampiyona boyunca bu beklentiyi boşa çıkarmadı ve finalde aldığı net galibiyetle kariyerine yeni bir altın halka daha ekledi.</p>

<p>Rıza Kayaalp, bu sonuçla Avrupa Şampiyonaları tarihinde 15. kez final yapmış oldu. Milli sporcu, bugüne kadar organizasyonda 13 altın ve 2 gümüş madalya kazanarak istikrarın, tecrübenin ve üst düzey performansın sembolü haline geldi.</p>

<p>Türk sporunda unutulmayacak başarı</p>

<p>Avrupa güreşine yıllardır damga vuran Rıza Kayaalp’in kariyer tablosu, Türk spor tarihinde ayrı bir sayfa açıyor. 2010’dan 2026’ya uzanan süreçte defalarca zirveye çıkan milli sporcu, yalnızca rakiplerini değil, zamanın yıpratıcı etkisini de geride bırakmayı başardı. Tiran’da gelen son altın madalya ise bu büyük kariyerin en özel dönüm noktalarından biri olarak kayda geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/riza-kayaalpten-tarihi-zafer-avrupada-13-kez-zirvede</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7564.jpeg" type="image/jpeg" length="71786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin 6 yılı aşkın süredir devam eden soruşturmada en çarpıcı gelişmelerden biri yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılıktaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. TRT Haber, Sonel’in 5 ayrı suçtan tutuklandığını; dosyada tutuklu sayısının 12’ye yükseldiğini aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Sonel hakkında, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “bilişim sistemindeki verileri bozma”, “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” ve “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçlamalarının yöneltildiği bildirildi. Aynı gün içinde farklı medya kuruluşları da tutuklama kararını doğruladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosyadaki kritik ayrıntılardan biri de Sonel’in ifadesine yansıyan SIM kart meselesi oldu. T24 ve Cumhuriyet’te yer alan bilgilere göre, Sonel’in Gülistan Doku’ya ait SIM kartın resmi soruşturma makamlarına değil, koruma polisi Gökhan Ertok’a gönderildiğini kabul ettiği öne sürüldü. Sonel ise suçlamaları reddetti.</p>

<p>Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolmuş, dosya yıllardır kamuoyunda yanıt bekleyen en tartışmalı soruşturmalardan biri haline gelmişti. Son tutuklama kararı, yalnızca soruşturmanın yönünü değil, kamu görevlilerinin olası sorumluluğuna ilişkin tartışmaları da yeni bir evreye taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="44833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="83307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="21133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41408"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="69404"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="30476"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
