<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 02:26:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kolon Kanseri Sessiz İlerleyebilir: Bu Belirtileri İhmal Etmeyin]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kolon-kanseri-sessiz-ilerleyebilir-bu-belirtileri-ihmal-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kolon-kanseri-sessiz-ilerleyebilir-bu-belirtileri-ihmal-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolon kanseri çoğu zaman erken dönemde belirti vermeyebilir. Ancak dışkıda kan görülmesi, uzun süren bağırsak alışkanlığı değişiklikleri, açıklanamayan kilo kaybı ve kansızlık (anemi) gibi belirtiler ihmal edilmemelidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar, ortalama risk taşıyan bireylerde tarama testlerine 45 yaşından itibaren başlanmasının erken tanı açısından önemli olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Kolon kanseri (kalın bağırsak kanseri), dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Son yıllarda özellikle 50 yaş altındaki kişilerde de görülme sıklığındaki artış dikkat çekerken, Amerikan Kanser Derneği tarafından güncellenen tarama rehberi, ortalama risk taşıyan bireylerin 45 yaşından itibaren düzenli tarama yaptırmasını öneriyor. Rehber, Amerikan Kanser Derneği tarafından hazırlanarak CA: A Cancer Journal for Clinicians dergisinde yayımlandı ve mevcut bilimsel kanıtların sistematik değerlendirilmesine dayanıyor. [1].</p>

<p>İlk Belirtiler Sessiz Başlayabiliyor</p>

<p>Kolon kanseri erken evrede hiçbir belirti vermeyebilir. Bu nedenle yalnızca şikâyet ortaya çıktığında doktora başvurmak yerine yaşa ve risk durumuna göre tarama yaptırmak büyük önem taşıyor. [1].</p>

<p>Belirti görülen hastalarda ise en sık karşılaşılan bulgular şunlar olabiliyor:</p>

<ul>
 <li>Dışkıda parlak kırmızı veya koyu renkli kan</li>
 <li>İshal, kabızlık ya da bağırsak düzeninde haftalarca süren değişiklik</li>
 <li>Dışkının normalden daha ince çıkması</li>
 <li>Tuvalete çıktıktan sonra bağırsakların tam boşalmadığı hissi</li>
 <li>Karın ağrısı, kramp veya şişkinlik</li>
 <li>Nedeni açıklanamayan kilo kaybı</li>
 <li>Halsizlik ve yorgunluk oluşturan kansızlık (anemi)</li>
</ul>

<p>Bu belirtiler yalnızca kolon kanserine özgü değildir. Basur (hemoroid), bağırsak enfeksiyonları veya iltihabi bağırsak hastalıkları da benzer yakınmalara yol açabilir. Ancak özellikle dışkıda kan görülmesi mutlaka değerlendirilmesi gereken bir uyarı işareti olarak kabul edilir. [2].</p>

<p>Genç Yaşta Görülme Sıklığı Artıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, kolon kanserinin yalnızca ileri yaş hastalığı olmadığına dikkat çekiyor. Son yıllarda 50 yaşın altındaki kişilerde görülen vakalarda artış bildirilirken, bunun nedenleri arasında beslenme alışkanlıkları, obezite, hareketsiz yaşam, bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler ve çevresel etkenler üzerinde araştırmalar sürüyor. Kesin neden ise henüz tam olarak açıklanabilmiş değil. [1].</p>

<p>Kimler Daha Fazla Risk Altında?</p>

<p>Kolon kanseri riski şu kişilerde daha yüksek olabiliyor:</p>

<ul>
 <li>Birinci derece akrabasında kolon kanseri bulunanlar</li>
 <li>Daha önce bağırsakta polip (iyi huylu doku büyümesi) saptananlar</li>
 <li>Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalığı olanlar</li>
 <li>Obezitesi bulunanlar</li>
 <li>Sigara kullananlar</li>
 <li>Düzenli olarak fazla miktarda işlenmiş ve kırmızı et tüketenler</li>
 <li>Fiziksel olarak hareketsiz yaşayanlar</li>
</ul>

<p>Risk faktörleri bulunmasa bile hastalık gelişebileceği için yaşa uygun tarama programları önemini koruyor. [1].</p>

<p>Tarama Testleri Erken Tanıda En Güçlü Silah</p>

<p>Uzmanlara göre kolon kanseri, erken yakalandığında tedavi başarısı oldukça yüksek olan kanserlerden biri.</p>

<p>Tarama amacıyla dışkıda gizli kan testi, dışkı DNA testleri ve kolonoskopi (esnek bir kamera ile kalın bağırsağın incelenmesi) kullanılabiliyor. Kolonoskopi sırasında kanser öncüsü olabilecek polipler aynı işlem sırasında çıkarılabildiği için yalnızca tanı değil, hastalığın önlenmesi açısından da önemli bir yöntem olarak görülüyor. Amerikan Kanser Derneği, ortalama risk taşıyan bireylerde düzenli taramanın 45 yaşında başlamasını ve uygun yaş aralığında sürdürülmesini öneriyor. [1].</p>

<p>Kolon kanseri belirtileri her zaman kanser anlamına gelmese de özellikle dışkıda kan görülmesi, uzun süren bağırsak alışkanlığı değişiklikleri veya açıklanamayan kansızlık gibi bulguların gecikmeden değerlendirilmesi erken tanı şansını artırabiliyor. Uzmanlar, belirtileri beklemek yerine önerilen yaşta tarama yaptırmanın hastalığa bağlı ölümleri azaltmada en etkili yaklaşım olduğunu belirtiyor. [1][2].</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Wolf AMD, Hoffman RM, Walter LC, ve ark. Colorectal cancer screening: An update to the American Cancer Society guideline, 2026. CA: A Cancer Journal for Clinicians. 2026. DOI: 10.3322/caac.70083.</p>

<p>[2] American Cancer Society. Colorectal Cancer Signs and Symptoms. Güncel hasta bilgilendirme rehberi, 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kolon-kanseri-sessiz-ilerleyebilir-bu-belirtileri-ihmal-etmeyin</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 01:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7263-1.jpeg" type="image/jpeg" length="64812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[iPhone 18 Pro Sahneye Çıkıyor: A20 Pro Çipi, Değişken Diyafram Kamerası ve Yapay Zekâ Desteğiyle Neler Değişecek?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/iphone-18-pro-sahneye-cikiyor-a20-pro-cipi-degisken-diyafram-kamerasi-ve-yapay-zeka-destegiyle-neler-degisecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/iphone-18-pro-sahneye-cikiyor-a20-pro-cipi-degisken-diyafram-kamerasi-ve-yapay-zeka-destegiyle-neler-degisecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple’ın eylül ayında tanıtması beklenen iPhone 18 Pro modeliyle ilgili sızıntılar hız kazandı. 2 nanometre üretim sürecine sahip A20 Pro işlemci, değişken diyaframlı kamera, daha uzun pil ömrü ve gelişmiş yapay zekâ özellikleri öne çıkan yenilikler arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmî tanıtım henüz yapılmadığı için tüm bilgiler sektör kaynakları ve tedarik zinciri sızıntılarına dayanıyor.</p>

<p>Akıllı telefon dünyasının merakla beklediği iPhone 18 Pro, Apple’ın son yıllardaki en büyük donanım güncellemelerinden birine hazırlanıyor. Güvenilir sektör analistleri ve teknoloji kaynaklarının paylaştığı bilgilere göre cihaz, yalnızca daha güçlü değil, aynı zamanda daha verimli ve fotoğrafçılık açısından daha yetenekli olacak.</p>

<p>A20 Pro çipi neden önemli?</p>

<p>iPhone 18 Pro’nun en dikkat çekici yeniliğinin, TSMC’nin 2 nanometre üretim teknolojisiyle geliştirilen A20 Pro işlemcisi olması bekleniyor.</p>

<p>Bu üretim süreci sayesinde:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Daha düşük enerji tüketimi,</li>
 <li>Daha yüksek işlem performansı,</li>
 <li>Daha güçlü yapay zekâ hesaplamaları,</li>
 <li>Isınmanın azalması,</li>
 <li>Daha uzun pil ömrü</li>
</ul>

<p>hedefleniyor. Çip mimarisindeki küçülme, aynı alana daha fazla transistör yerleştirilmesine olanak sağlayarak performans ve verimliliği birlikte artırıyor.</p>

<p>Kamera sisteminde yılların en büyük değişimi olabilir</p>

<p>Sızıntılara göre Apple, ilk kez değişken diyaframlı ana kamera kullanmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Bu teknoloji sayesinde kamera:</p>

<ul>
 <li>Gece çekimlerinde daha fazla ışık alabilecek,</li>
 <li>Gündüz çekimlerinde aşırı parlaklığı azaltabilecek,</li>
 <li>Portre fotoğraflarında alan derinliğini daha doğal oluşturabilecek,</li>
 <li>Profesyonel fotoğraf makinelerine daha yakın sonuçlar verebilecek.</li>
</ul>

<p>Ayrıca telefoto sisteminde ve görüntü işleme algoritmalarında da önemli iyileştirmeler bekleniyor.</p>

<p>Pil ömrü uzayabilir</p>

<p>Yeni nesil işlemciyle birlikte daha verimli LTPO+ ekran teknolojisi ve batarya tasarımındaki değişikliklerin özellikle Pro Max modelinde kullanım süresini belirgin şekilde artırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre performans artışı kadar enerji verimliliği de Apple’ın bu nesildeki en önemli hedeflerinden biri olacak.</p>

<p>Dynamic Island küçülüyor</p>

<p>Sektör kaynakları, Apple’ın ekran üzerindeki Dynamic Island alanını küçültmeyi planladığını öne sürüyor.</p>

<p>Bunun yanında gelecekte tamamen ekran altına gizlenecek Face ID sistemine geçiş için de önemli bir ara adım atılabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Yapay zekâ özellikleri güçlenecek</p>

<p>A20 Pro işlemcisinin en büyük avantajlarından biri de cihaz üzerinde çalışan yapay zekâ işlemlerini hızlandırması olacak.</p>

<p>Beklenen yenilikler arasında:</p>

<ul>
 <li>Daha gelişmiş fotoğraf düzenleme,</li>
 <li>Gerçek zamanlı çeviri,</li>
 <li>Akıllı metin üretimi,</li>
 <li>Gelişmiş ses işleme,</li>
 <li>Daha güçlü Apple Intelligence özellikleri</li>
</ul>

<p>yer alıyor.</p>

<p>Fiyat artışı gündemde</p>

<p>Yeni üretim teknolojisinin maliyetinin yüksek olması nedeniyle bazı analistler iPhone 18 Pro serisinde fiyat artışı bekliyor. Ancak Apple tarafından henüz resmî bir fiyat açıklaması yapılmadı. Bu nedenle rakamlar kesinleşmiş değil.</p>

<p>iPhone 18 Pro ne zaman tanıtılacak?</p>

<p>Apple’ın geleneksel takvimini sürdürmesi hâlinde iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max modellerinin Eylül 2026’da tanıtılması bekleniyor. Standart iPhone 18 modelinin ise farklı bir lansman takvimiyle daha sonra piyasaya çıkabileceği yönünde iddialar bulunuyor.</p>

<p>Bilim ve teknik değerlendirme</p>

<p>iPhone 18 Pro’daki en kritik yenilik tek başına kamera veya tasarım değil. Asıl sıçrama, 2 nm yarı iletken teknolojisinin mobil cihazlara getireceği verimlilik artışı olabilir. Daha küçük transistörler sayesinde aynı pil kapasitesiyle daha uzun kullanım süresi ve daha yüksek yapay zekâ performansı elde edilmesi bekleniyor. Eğer değişken diyafram sistemi de doğrulanırsa Apple, yıllardır ağırlıklı olarak yazılımla geliştirdiği mobil fotoğrafçılığı bu kez donanım tarafında da önemli ölçüde ileri taşıyabilir. Ancak bu bilgilerin tamamının resmî tanıtım öncesindeki sızıntılara dayandığı ve Apple tarafından henüz doğrulanmadığı unutulmamalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/iphone-18-pro-sahneye-cikiyor-a20-pro-cipi-degisken-diyafram-kamerasi-ve-yapay-zeka-destegiyle-neler-degisecek</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7262.jpeg" type="image/jpeg" length="70880"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Wilfried Singo’da gerçek tablo: Transfer tamamlanmadı, Inter beklemede]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/wilfried-singoda-gercek-tablo-transfer-tamamlanmadi-inter-beklemede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/wilfried-singoda-gercek-tablo-transfer-tamamlanmadi-inter-beklemede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın Fildişi Sahilli savunmacısı Wilfried Singo için İtalya’dan gelen transfer iddiaları gündemdeki yerini korurken, “transfer resmen bitti” yönündeki haberlerin aksine şu ana kadar taraflar arasında tamamlanmış bir anlaşma bulunmuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapılan derin inceleme, Inter’in ilgisini sürdürdüğünü ancak resmi transfer sürecinin sonuçlanmadığını ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İtalyan basınında temmuz ayından bu yana Inter’in Singo için çeşitli senaryolar üzerinde çalıştığı öne sürülüyor. Sport Mediaset kaynaklı haberlerde Milano ekibinin yaklaşık 30 milyon euro artı bonuslar içeren bir teklif hazırlığında olduğu iddia edilse de, Galatasaray’ın bu teklifi kabul ettiğine veya kulüpler arasında anlaşma sağlandığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Öte yandan transfer sürecini zorlaştıran en önemli unsurun oyuncunun mali şartları olduğu belirtiliyor. İtalya’dan yansıyan haberlerde Inter’in, Singo’nun Galatasaray’daki maaşını öğrendikten sonra maliyet hesabını yeniden yaptığı ve resmi teklif aşamasına geçmeden frene bastığı ifade ediliyor.</p>

<p>Buna karşın Inter’in oyuncudan tamamen vazgeçtiği yönündeki haberler de kısa süre sonra yerini “ilgi devam ediyor” iddialarına bıraktı. Son günlerde İtalya ve Türkiye kaynaklı haberlerde Inter’in savunma listesinde Singo’nun üst sıralarda yer almaya devam ettiği belirtilirken, henüz bağlayıcı bir teklif veya anlaşma doğrulanmadı.</p>

<p>Galatasaray cephesinde ise oyuncunun satışı konusunda aceleci bir yaklaşım bulunmuyor. Sarı kırmızılı yönetimin, uzun süreli sözleşmesi bulunan Singo için ancak beklentilerini karşılayacak seviyede yüksek bir teklif gelmesi halinde değerlendirme yapacağı konuşuluyor.</p>

<p>Derin transfer analizi</p>

<p>Benim taramamda ulaşılan tablo şöyle:</p>

<ul>
 <li>✅ Inter’in oyuncuya ilgisi doğrulanıyor.</li>
 <li>✅ Geçmişte Napoli’nin de ilgisi oldu.</li>
 <li>✅ Oyuncu Avrupa kulüplerinin radarında.</li>
 <li>❌ Resmi teklif doğrulanmadı.</li>
 <li>❌ Kulüpler arasında anlaşma yok.</li>
 <li>❌ Sağlık kontrolü, imza veya “Here We Go” seviyesinde güvenilir bir doğrulama bulunmuyor.</li>
</ul>

<p>Sonuç</p>

<p>Şu an itibarıyla “Wilfried Singo’nun transferi resmen bitti” şeklindeki ifade mevcut verilerle desteklenmiyor. Doğru ifade, Inter’in ilgisini sürdürdüğü ancak transfer görüşmelerinin henüz sonuçlanmadığı şeklinde olmalı. Sürecin önümüzdeki günlerde resmi teklif gelmesi halinde hız kazanabileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/wilfried-singoda-gercek-tablo-transfer-tamamlanmadi-inter-beklemede</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7261.jpeg" type="image/jpeg" length="38553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’ye Marcus Rashford İddiası! İngiliz Basını Yazdı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahceye-marcus-rashford-iddiasi-ingiliz-basini-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fenerbahceye-marcus-rashford-iddiasi-ingiliz-basini-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, transfer döneminde Avrupa basınında dikkat çeken bir iddiayla gündeme geldi. İngiliz medyasında yer alan haberlerde, sarı-lacivertli kulübün adı Marcus Rashford ile anılırken, şu ana kadar bu iddiayı doğrulayan güvenilir bir kaynak veya resmî girişim bulunmuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiliz Basınından Dikkat Çeken İddia</p>

<p>Transfer döneminin son haftalarına girilirken İngiltere’de yayımlanan bazı tabloid haberlerde, Fenerbahçe’nin Manchester United forması giyen Marcus Rashford’un durumunu yakından takip eden kulüpler arasında gösterildiği öne sürüldü.</p>

<p>Ancak söz konusu iddialar, şu ana kadar İngiltere’deki güvenilir transfer gazetecileri veya kulübe yakın kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güvenilir Kaynaklardan Destek Gelmedi</p>

<p>Transfer piyasasında özellikle yüksek profilli oyuncularla ilgili birçok iddia ortaya atılırken, Rashford-Fenerbahçe haberinde dikkat çeken nokta, bilginin güvenilir kaynaklarla henüz desteklenmemesi oldu.</p>

<p>Şu aşamada sarı-lacivertli kulübün oyuncu için resmî teklif yaptığına, görüşmelere başladığına veya kulüpler arasında temas kurulduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Maliyet En Büyük Engel</p>

<p>27 yaşındaki İngiliz yıldızın maaş beklentisi ve bonservis maliyeti, Avrupa’nın birçok kulübü açısından önemli bir engel oluşturuyor. Bu nedenle olası bir transferin gerçekleşebilmesi için ciddi ekonomik koşulların oluşması gerekiyor.</p>

<p>Fenerbahçe’nin transfer politikası doğrultusunda farklı profiller üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü bilinse de Rashford ismi için şu an itibarıyla somut bir gelişme bulunmuyor.</p>

<p>İddia Seviyesinde Değerlendiriliyor</p>

<p>Transfer döneminde birçok oyuncunun adı farklı kulüplerle anılırken, Marcus Rashford’un Fenerbahçe ile ilişkilendirilmesi de şu aşamada iddia niteliğini koruyor. Güvenilir kaynaklardan yeni bilgiler gelmedikçe transfer sürecinin kesinleşmiş gibi değerlendirilmesi doğru görülmüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahceye-marcus-rashford-iddiasi-ingiliz-basini-yazdi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7260.jpeg" type="image/jpeg" length="48217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tahir Sarıkaya Neden Gözaltına Alındı? Soruşturmada Son Durum]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tahir-sarikaya-neden-gozaltina-alindi-sorusturmada-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tahir-sarikaya-neden-gozaltina-alindi-sorusturmada-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Tahir Sarıkaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Soruşturma çerçevesinde verilen gözaltı kararının İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince uygulandığı bildirildi.</p>

<p>Soruşturma sürerken, dosyaya ilişkin resmî süreç devam ediyor. Yetkili makamlar tarafından yürütülen adli işlemler kapsamında yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p>

<p>Başsavcılık soruşturması kapsamında gözaltı kararı</p>

<p>Tahir Sarıkaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Resmî açıklamaya göre gözaltı işlemi, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirildi.</p>

<p>Soruşturma dosyasında hangi iddialar yer alıyor?</p>

<p>Soruşturma kapsamında hazırlanan tespitlerde, Sarıkaya’nın banka hesaplarında kaynağı belirsiz yüksek tutarlı para hareketleri ile bazı transferlerin kripto varlık hesaplarına yönlendirildiğine ilişkin bulguların incelendiği belirtildi. Bu hususlar soruşturma dosyasındaki iddialar olup, yargı süreci devam etmektedir.</p>

<p>Adli süreç devam ediyor</p>

<p>Yetkili makamlar soruşturmaya ilişkin çalışmalarını sürdürürken, Tahir Sarıkaya hakkında yargı makamlarınca verilecek karar ve yapılacak yeni açıklamalar sürecin seyrini belirleyecek. Gözaltı işlemi, tek başına suçun sabit olduğu anlamına gelmeyip soruşturma aşamasındaki adli bir tedbirdir.</p>

<p>Tahir Sarıkaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltında bulunuyor. Dosyaya ilişkin inceleme ve adli işlemler sürerken, resmî makamların yeni açıklamaları doğrultusunda süreç netlik kazanacak.</p>

<p>Tahir Sarıkaya Kimdir? Biyografisi</p>

<p>Tahir Sarıkaya, televizyon haberciliği alanında çalışan gazeteci ve haber sunucusudur. Uzun yıllardır televizyon ekranlarında görev yapan Sarıkaya, özellikle Beyaz TV’de sunduğu “Uyan Türkiyem” programıyla tanınmaktadır.</p>

<p>Eğitim: Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü</p>

<p>Kariyeri</p>

<p>Gazetecilik mesleğine İhlas Haber Ajansı (İHA) bünyesinde muhabir olarak başladı. İHA’da yaklaşık 2004-2011 yılları arasında görev yaptı. Bu süreçte televizyon haberciliği alanında deneyim kazandı ve TGRT’de de çeşitli görevlerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2010 yılında televizyon sunuculuğuna geçiş sürecinde spikerlik eğitimi aldı. 2012 yılından itibaren Beyaz TV ekranlarında yayınlanan hafta sonu sabah haber programı “Uyan Türkiyem”in sunuculuğunu üstlendi. Programda güncel gelişmeleri, siyaset ve toplumsal olayları ele alan yayınlarıyla tanındı.</p>

<p>Son Gelişme</p>

<p>Tahir Sarıkaya, 2026 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmasıyla yeniden gündeme geldi. Soruşturmaya ilişkin adli süreç devam ederken, kesin hüküm niteliğinde bir yargı kararı bulunmamaktadır. Bu nedenle süreç, masumiyet karinesi çerçevesinde değerlendirilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tahir-sarikaya-neden-gozaltina-alindi-sorusturmada-son-durum</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7259-1.jpeg" type="image/jpeg" length="71075"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eyüpsultan Devlet Hastanesi’nde Başhekimlik Görevine Uzm. Dr. Adnan Develioğlu Atandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/eyupsultan-devlet-hastanesinde-bashekimlik-gorevine-uzm-dr-adnan-develioglu-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/eyupsultan-devlet-hastanesinde-bashekimlik-gorevine-uzm-dr-adnan-develioglu-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eyüpsultan Devlet Hastanesi’nde yönetim değişikliği yaşandı. Uzun yıllar Bahçelievler Devlet Hastanesi’nde başhekim olarak görev yapan Uzm. Dr. Adnan Develioğlu, Eyüpsultan Devlet Hastanesi Başhekimi olarak görevine başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atama, hastanenin resmi internet sitesi ve kurumsal hesapları üzerinden duyuruldu.</p>

<p>İstanbul sağlık camiasında önemli görevlerde bulunan Uzm. Dr. Adnan Develioğlu, Eyüpsultan Devlet Hastanesi’nde başhekimlik görevini devraldı. Hastanenin resmi internet sitesinde yayımlanan güncel yönetim bilgilerinde Develioğlu’nun başhekim olarak göreve başladığı bilgisi yer aldı.</p>

<p>Develioğlu, daha önce yaklaşık 12 yıl boyunca Bahçelievler Devlet Hastanesi’nin kurucu başhekimi olarak görev yaptı. Bu süreçte hastanenin sağlık bilişimi ve dijital dönüşüm projelerinde aktif rol üstlenen Develioğlu, özellikle HIMSS EMRAM Seviye 7 “Dijital Hastane” unvanının alınmasına katkı sağlayan yöneticiler arasında gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göreve başlamasının ardından çeşitli sağlık kuruluşları ve meslek örgütleri tarafından da ziyaret edilen Develioğlu’na yeni görevinde başarı dilekleri iletildi.</p>

<p>Eyüpsultan Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen bu görev değişikliğinin, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, dijitalleşme çalışmalarının sürdürülmesi ve kurumsal yönetimin güçlendirilmesi açısından yeni bir dönemin başlangıcı olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/eyupsultan-devlet-hastanesinde-bashekimlik-gorevine-uzm-dr-adnan-develioglu-atandi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7255-1.jpeg" type="image/jpeg" length="58545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Ismaïla Sarr Sürprizi! İngiliz Basını Temas İddiasını Yazdı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-ismaila-sarr-surprizi-ingiliz-basini-temas-iddiasini-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-ismaila-sarr-surprizi-ingiliz-basini-temas-iddiasini-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin transfer çalışmalarına ilişkin İngiltere’den dikkat çeken bir iddia daha gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiliz basınında yer alan haberlere göre sarı-lacivertli kulüp, Crystal Palace forması giyen Senegalli kanat oyuncusu Ismaïla Sarr için temsilcilerle temasa geçti.</p>

<p>Haberde, Fenerbahçe’nin yeni sezon öncesi hücum hattını güçlendirmek amacıyla hazırladığı kısa listede Marcus Rashford, Rafael Leão ve Ismaïla Sarr’ın yer aldığı belirtildi. Rashford transferinin yüksek maliyeti, Leão dosyasındaki zorluklar nedeniyle yönetimin Sarr seçeneğini daha yakından değerlendirdiği öne sürüldü.</p>

<p>Temsilcilerle ilk görüşme iddiası</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiliz basınına göre Fenerbahçe, Ismaïla Sarr’ın temsilcileriyle ilk teması kurdu. Transfer sürecinin henüz başlangıç aşamasında olduğu, taraflar arasında resmî görüşmelerin başladığına ilişkin ise herhangi bir doğrulama bulunmadığı ifade edildi.</p>

<p>Sarı-lacivertli kulüpten veya Crystal Palace cephesinden konuya ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Süper Lig’e uygun profil</p>

<p>27 yaşındaki Senegalli futbolcu, hızı, bire birdeki etkinliği ve geçiş hücumlarındaki başarısıyla Avrupa futbolunda dikkat çeken kanat oyuncuları arasında gösteriliyor. Premier Lig deneyimine sahip olan Sarr’ın fiziksel özellikleri ve oyun tarzının Süper Lig’e uyum sağlayabilecek seviyede olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Rashford ve Leão’ya göre daha ulaşılabilir</p>

<p>Transfer kulislerinde Ismaïla Sarr’ın, Marcus Rashford ve Rafael Leão’ya kıyasla mali açıdan daha ulaşılabilir bir hedef olduğu yorumları yapılıyor. Fenerbahçe’nin transfer bütçesi doğrultusunda Sarr dosyasına ağırlık verebileceği öne sürülüyor.</p>

<p>Ancak transfer iddiası şu aşamada yalnızca İngiliz basınında yer alan haberlere dayanıyor. Taraflardan herhangi bir resmî doğrulama gelmediği için sürecin transfer kulisi niteliğinde değerlendirilmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-ismaila-sarr-surprizi-ingiliz-basini-temas-iddiasini-yazdi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 22:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="27081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şalpazarı’na İstanbul’dan Acı Haber: Mehmet Öztürk Yaşam Mücadelesini Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/salpazarina-istanbuldan-aci-haber-mehmet-ozturk-yasam-mucadelesini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/salpazarina-istanbuldan-aci-haber-mehmet-ozturk-yasam-mucadelesini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da geçirdiği motosiklet kazasında ağır yaralanan Trabzon’un Şalpazarı ilçesi nüfusuna kayıtlı Mehmet Öztürk, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genç yaşta gelen acı haber, ailesi, yakınları ve memleketi Şalpazarı’nı yasa boğdu.</p>

<p>Trabzon’un Şalpazarı ilçesi, İstanbul’dan gelen acı haberle derin üzüntü yaşadı. Edinilen bilgilere göre, İstanbul’da geçirdiği motosiklet kazasında ağır yaralanan Mehmet Öztürk, doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi.</p>

<p>Şalpazarı’nın Sayfan Çatak Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirtilen Mehmet Öztürk’ün vefatı, başta ailesi olmak üzere yakın çevresi ve ilçe halkını yasa boğdu. Sosyal medya üzerinden çok sayıda taziye mesajı paylaşılırken, genç yaşta yaşanan kayıp büyük üzüntü oluşturdu.</p>

<p>Cenazesi Şalpazarı’nda Toprağa Verilecek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mehmet Öztürk’ün cenazesinin, öğle namazının ardından Trabzon’un Şalpazarı ilçesine bağlı Sayfan Çatak Mahallesi’nde kılınacak cenaze namazının ardından aile kabristanlığında toprağa verileceği öğrenildi. Sevenlerinin cenaze törenine yoğun katılım göstermesi bekleniyor.</p>

<p>Başsağlığı Mesajları Paylaşıldı</p>

<p>Acı haberin duyulmasının ardından Şalpazarı ve Trabzon’daki çok sayıda yerel platform ile vatandaşlar, Mehmet Öztürk için taziye mesajları yayımladı. Paylaşımlarda merhuma Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır dileklerinde bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/salpazarina-istanbuldan-aci-haber-mehmet-ozturk-yasam-mucadelesini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7528.jpeg" type="image/jpeg" length="69748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güçlü Bağışıklık İçin Sofranızda Bulunması Gereken Besinler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/guclu-bagisiklik-icin-sofranizda-bulunmasi-gereken-besinler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/guclu-bagisiklik-icin-sofranizda-bulunmasi-gereken-besinler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağışıklık sistemi tek bir besinle güçlenmez ancak düzenli ve dengeli beslenme, vücudun enfeksiyonlarla mücadelesini destekleyen en önemli etkenlerden biridir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar; yoğurt, ıspanak, sarımsak, brokoli ve çay gibi besinlerin içerdiği vitamin, mineral ve antioksidanlarla bağışıklık sisteminin normal işleyişine katkı sağlayabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Mevsim geçişlerinde ve enfeksiyonların arttığı dönemlerde birçok kişi “Bağışıklığı güçlendiren besinler hangileri?” sorusunun yanıtını arıyor. WebMD tarafından uzman hekim değerlendirmesiyle hazırlanan güncel beslenme dosyasında, bağışıklık sistemini destekleyebilecek 16 farklı besin bilimsel veriler ışığında ele alındı. Derleme, farklı klinik çalışmalar ve beslenme araştırmalarının sonuçlarını bir araya getirerek hazırlandı. [1]</p>

<p>Bağışıklık sistemi tek bir besinle güçlenmiyor</p>

<p>Uzmanlara göre bağışıklık sistemi; vitaminler, mineraller, kaliteli protein, yeterli uyku, düzenli fiziksel aktivite ve stres yönetiminin birlikte etkilediği karmaşık bir savunma mekanizmasıdır. Bu nedenle tek bir gıdanın hastalıklardan kesin olarak koruduğunu söylemek mümkün değildir. Bunun yerine çeşitli ve dengeli beslenme modeli öneriliyor. [1]</p>

<p>Yoğurt bağırsak sağlığını destekliyor</p>

<p>Canlı kültür (yararlı bakteri) içeren yoğurtlar probiyotik bakımından zengindir. Probiyotikler bağırsak mikrobiyotasının (bağırsakta yaşayan yararlı mikroorganizmalar) dengesini destekleyebilir. Bilim insanları, bağışıklık hücrelerinin önemli bir bölümünün bağırsaklarla ilişkili olduğunu belirtiyor. Ayrıca D vitamini ile zenginleştirilmiş yoğurtların tercih edilmesi de öneriliyor. [1]</p>

<p>Ispanak ve brokoli vitamin deposu</p>

<p>Ispanak; folat (yeni hücre oluşumunda görev alan B vitamini), C vitamini ve çeşitli antioksidanlar içeriyor. Brokoli ise A ve C vitaminleri ile glutatyon adı verilen güçlü bir antioksidan bakımından dikkat çekiyor. Sebzelerin çok uzun süre pişirilmeden tüketilmesi, besin değerlerinin korunmasına yardımcı olabiliyor. [1]</p>

<p>Sarımsak ve zencefil sofralarda yerini koruyor</p>

<p>Sarımsakta bulunan allisin isimli doğal bileşik üzerine yapılan araştırmalar, bu besinin bazı antimikrobiyal (mikroplara karşı etkili) özellikler taşıyabileceğini gösteriyor. Ancak sarımsak ilaç yerine geçmiyor ve etkileri dengeli beslenmenin bir parçası olarak değerlendiriliyor. [1]</p>

<p>Zencefil ise antioksidan bileşikleri sayesinde iltihabi yanıtın (inflamasyon) dengelenmesine katkı sağlayabilecek besinlerden biri olarak öne çıkıyor. [1]</p>

<p>Çinko ve selenyum eksikliği önemli olabilir</p>

<p>İstiridye yüksek miktarda çinko içeriyor. Çinko, beyaz kan hücrelerinin normal çalışmasına katkı sağlayan önemli mineraller arasında yer alıyor. Mantar ise selenyum açısından dikkat çekiyor. Araştırmalar, selenyum eksikliğinin bazı viral enfeksiyonların daha ağır seyretmesiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. [1]</p>

<p>Çay ve renkli meyveler antioksidan kaynağı</p>

<p>Yeşil, siyah ve beyaz çay; polifenoller ve flavonoidler adı verilen bitkisel bileşikler bakımından zengin. Bu maddeler serbest radikallerin (hücrelere zarar verebilen kararsız moleküller) etkisini azaltmaya yardımcı olabiliyor. [1]</p>

<p>Nar suyu, mürver, acai meyvesi ve karpuz gibi renkli meyveler de antioksidan içerikleriyle öne çıkıyor. Ancak özellikle mürver ve bazı bitkisel ürünler için mevcut bilimsel kanıtların sınırlı olduğu, daha kapsamlı insan çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu vurgulanıyor. [1]</p>

<p>Tatlı patates ve buğday ruşeymi de listede</p>

<p>Tatlı patates, vücutta A vitaminine dönüşen beta karoten bakımından zengin. A vitamini, cilt ve mukozaların sağlıklı kalmasına katkı sağlayarak enfeksiyonlara karşı doğal bariyerlerin korunmasına destek oluyor. [1]</p>

<p>Buğday ruşeymi ise lif, çinko, B vitaminleri ve sağlıklı yağlar içeriyor. Dengeli beslenme planında tam tahıllarla birlikte tüketildiğinde besin çeşitliliğini artırabiliyor. [1]</p>

<p>Tavuk çorbası sadece geleneksel bir öneri değil</p>

<p>Araştırmalar, ev yapımı tavuk çorbasının üst solunum yolu enfeksiyonlarında bazı belirtilerin hafiflemesine yardımcı olabileceğini gösteriyor. Tavuk etinde bulunan karnozin adlı bileşik üzerinde yapılan çalışmalar bu etkinin olası nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Ancak tavuk çorbası da tedavinin yerine geçmiyor. [1]</p>

<p>Uzmanlar, bağışıklığı desteklemek için tek bir “süper besin” aramak yerine sebze, meyve, tam tahıl, kaliteli protein ve fermente gıdaları içeren çeşitli bir beslenme düzeninin benimsenmesini öneriyor. Mevcut bilimsel veriler de en güçlü etkinin tek tek besinlerden değil, genel yaşam tarzından kaynaklandığını ortaya koyuyor. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] WebMD Editorial Team. Foods and Drinks That Boost Your Immune System. WebMD. Medically reviewed by Raja Durai Sam Nishanth, MD, MBBS. 2025.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BESLENME</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/guclu-bagisiklik-icin-sofranizda-bulunmasi-gereken-besinler</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 21:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7249.jpeg" type="image/jpeg" length="37139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Ercüment Köksal Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-ercument-koksal-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-ercument-koksal-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin önemli yapı mekaniği akademisyenlerinden Prof. Dr. Ercüment Köksal yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilim dünyasında uzun yıllar görev yapan Köksal’ın vefatı, akademi camiasında üzüntüyle karşılandı. Ölüm nedenine ilişkin ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Prof. Dr. Ercüment Köksal’ın vefat haberi, ailesi ve yakınlarının yanı sıra öğrencileri ile akademik çevrelerde de derin üzüntü yarattı. Acı haber, oğlu Mustafa Kemal Köksal’ın CEO’luğunu yürüttüğü Novax Gözlük Camları tarafından yayımlanan taziye mesajıyla duyuruldu.</p>

<p>İnşaat mühendisliği alanında önemli çalışmalara imza attı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1944 yılında dünyaya gelen Prof. Dr. Ercüment Köksal, 1968 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden mezun oldu. Akademik kariyerine 1971 yılında başlayan Köksal, doktora çalışmalarını da İstanbul Teknik Üniversitesi’nde tamamladı.</p>

<p>Fransa’da akademik araştırmalar yürüten Köksal, 1981 yılında doçent, 1989 yılında profesör unvanını aldı. Uzun yıllar Yıldız Teknik Üniversitesi’nde görev yapan Köksal, Mekanik Anabilim Dalı Başkanlığı görevini de üstlendi. Yapı mekaniği, elastisite, yapı analizi ve mühendislik mekaniği alanlarında çok sayıda bilimsel çalışma yayımlayan Prof. Dr. Köksal, mühendislik eğitimine önemli katkılar sundu.</p>

<p>Ölüm nedeni açıklanmadı</p>

<p>Prof. Dr. Ercüment Köksal’ın vefat nedenine ilişkin ailesi veya yetkili makamlar tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Sosyal medyada yer alan çeşitli iddialar ise doğrulanmış bilgiler arasında bulunmuyor.</p>

<p>Cenaze programı belli oldu</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre Prof. Dr. Ercüment Köksal için cenaze töreni 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü öğle namazının ardından İstanbul Levent Afet Yolal Camii’nde gerçekleştirilecek. Merhum, kılınacak cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-ercument-koksal-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7248.jpeg" type="image/jpeg" length="23986"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin Acı Kaybı: Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Şakiroğlu Vefat Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/agri-ibrahim-cecen-universitesinin-aci-kaybi-emekli-ogretim-uyesi-prof-dr-halis-sakiroglu-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/agri-ibrahim-cecen-universitesinin-aci-kaybi-emekli-ogretim-uyesi-prof-dr-halis-sakiroglu-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nin emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Halis Şakiroğlu’nun vefatı akademi camiasında üzüntüyle karşılandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversite ve fakülte yönetimi tarafından yayımlanan taziye mesajında, merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve akademik camiaya başsağlığı dilendi.</p>

<p>Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Halis Şakiroğlu’nun hayatını kaybettiğini duyurdu. Fakültenin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Şakiroğlu’nun vefat haberinin derin üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek ailesi ve sevenlerine başsağlığı mesajı iletildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paylaşımda, “Fakültemiz emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Halis Şakiroğlu vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm akademi camiasına başsağlığı dileriz.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Prof. Dr. Halis Şakiroğlu, uzun yıllar akademik yaşamını kimya alanında sürdürdü. Atatürk Üniversitesi ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde görev yapan Şakiroğlu, özellikle enzim biyokimyası, gıda kimyası ve biyokimyasal analizler üzerine yürüttüğü bilimsel çalışmalarıyla tanınıyordu. Ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanan çok sayıda makale ile akademik literatüre katkı sundu.</p>

<p>Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nde öğretim üyeliği yapan Şakiroğlu, emekliliğinin ardından da akademik yayın faaliyetlerini sürdürdü. Son yıllarda gıda teknolojisi ve enzim uygulamalarına ilişkin bilimsel çalışmalarda da yer aldı.</p>

<p>Prof. Dr. Halis Şakiroğlu’nun vefatı, birlikte görev yaptığı meslektaşları, öğrencileri ve bilim dünyasında büyük üzüntü oluştururken, taziye mesajları da peş peşe yayımlanmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/agri-ibrahim-cecen-universitesinin-aci-kaybi-emekli-ogretim-uyesi-prof-dr-halis-sakiroglu-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 21:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7246.jpeg" type="image/jpeg" length="22281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocuklukta Şekerli İçecek Tüketimi, Yetişkinlikte Tansiyon Riskini Artırabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cocuklukta-sekerli-icecek-tuketimi-yetiskinlikte-tansiyon-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cocuklukta-sekerli-icecek-tuketimi-yetiskinlikte-tansiyon-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[25 yıl boyunca 25 binden fazla kişinin takip edildiği araştırma, çocukluk ve ergenlik döneminde sık tüketilen şekerli içeceklerin ve meyve sularının ilerleyen yaşlarda yüksek tansiyon riskini artırabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmacılar, bu içeceklerin yerine su, süt veya bütün meyvenin tercih edilmesinin riski azaltabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Çocukluk çağında içilen gazlı içecekler, sporcu içecekleri ve fazla miktarda meyve suyu, yalnızca kısa vadede değil yıllar sonra da kalp ve damar sağlığını etkileyebilir. ABD’de Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu ile Toronto Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ve Amerikan Kalp Derneği’nin bilimsel dergisi Circulation’da yayımlanan çalışma, çocukluk dönemindeki içecek tercihleri ile yetişkinlikte hipertansiyon (yüksek tansiyon) gelişimi arasında anlamlı bir ilişki bulunduğunu gösterdi.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>25 Yıllık Takipte Dikkat Çeken Sonuç</p>

<p>Araştırmada, ABD’de yürütülen “Growing Up Today Study” kapsamında çocuk yaşta araştırmaya katılan 25 binden fazla kişi yaklaşık 25 yıl boyunca izlendi. Katılımcılar araştırmanın başlangıcında 9 ile 16 yaş arasındaydı. Belirli aralıklarla beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzları ve sağlık durumları kayıt altına alındı.[1]</p>

<p>Analizlere göre günde iki veya daha fazla porsiyon şekerli içecek tüketenlerin, haftada üç porsiyondan daha az tüketenlere göre yetişkinlikte yüksek tansiyon geliştirme riski yüzde 52 daha yüksekti.[1]</p>

<p>Araştırmada günde 1,5 porsiyon veya daha fazla meyve suyu içenlerde de yüksek tansiyon riskinin yüzde 35 arttığı görüldü.[1]</p>

<p>Her Şeker Aynı Etkiyi Göstermiyor</p>

<p>Çalışmanın dikkat çekici bulgularından biri de şekerin kaynağının önemli olmasıydı. Araştırmacılar, bütün meyvelerde bulunan doğal şekerin aynı risk artışıyla ilişkilendirilmediğini belirledi.[1]</p>

<p>Bunun en önemli nedenlerinden biri lif olabilir. Elma, portakal veya armut gibi bütün meyveler lif içerdiği için şeker daha yavaş emiliyor. Meyve suyu ise lifin büyük bölümünü kaybettiğinden kan şekerinde daha hızlı yükselmeye yol açabiliyor.</p>

<p>Araştırmada toplam fruktoz (meyve şekeri) miktarından çok, bu şekerin hangi besinden alındığının daha önemli olduğu vurgulandı.[1]</p>

<p>Küçük Değişiklikler Büyük Fark Oluşturabilir</p>

<p>Bilim insanları farklı beslenme senaryolarını da modelledi.</p>

<p>Buna göre günlük bir porsiyon şekerli içeceğin yerine su veya süt tüketilmesi ya da bütün meyve yenmesi, ilerleyen yıllarda yüksek tansiyon riskinin azalmasıyla ilişkili bulundu.[1]</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca meyve suyu yerine doğrudan meyve tüketmenin de daha koruyucu olabileceğini belirtti.[1]</p>

<p>Bu Bulgular Günlük Hayatta Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Uzmanlara göre çocukların ara sıra meyve suyu içmesi tek başına hastalık anlamına gelmiyor. Ancak her gün düzenli olarak gazlı içecek, şekerli meyve suyu veya sporcu içeceği tüketmek uzun vadede kalp ve damar hastalığı riskini artırabilecek alışkanlıkların oluşmasına katkıda bulunabilir.</p>

<p>Su, süt ve bütün meyvelerin günlük beslenmede daha fazla yer alması ise hem çocukluk döneminde hem de ilerleyen yaşlarda kalp sağlığını destekleyen bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bunun gözlemsel (neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamayan) bir çalışma olduğunu hatırlatıyor. Katılımcıların beslenme bilgileri kendi beyanlarına dayanıyor ve grubun büyük kısmı beyaz Amerikalılardan oluştuğu için sonuçların tüm toplumlara aynı şekilde genellenmesi mümkün olmayabilir. Buna rağmen uzun takip süresi ve yüksek katılımcı sayısı nedeniyle çalışma, çocukluk beslenmesinin gelecekteki kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkisine ilişkin güçlü kanıtlar sunuyor.[1]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Nguyen M, AlEssa HB, Glenn AJ ve ark. Consumption of Fructose-Containing Food and Beverage Sources in Childhood Through to Adulthood and Risk of Hypertension: A Prospective Cohort Study. Circulation. 2026. DOI: 10.1161/CIRCULATIONAHA.125.077666.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cocuklukta-sekerli-icecek-tuketimi-yetiskinlikte-tansiyon-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7239-1.jpeg" type="image/jpeg" length="87451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rizeli İş İnsanı Ercan Ekşi Cinayetinde Flaş Gelişme: Katil Zanlısı Yakalandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/rizeli-is-insani-ercan-eksi-cinayetinde-flas-gelisme-katil-zanlisi-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rizeli-is-insani-ercan-eksi-cinayetinde-flas-gelisme-katil-zanlisi-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Pendik’te iş insanı Ercan Ekşi’nin silahlı saldırıda öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olayın ardından kaçan tetikçi ile kaçışına yardım ettiği belirlenen iki şüpheli polis ekiplerinin operasyonuyla yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, saldırının ardından çevredeki güvenlik kameralarını tek tek inceleyerek zanlının kaçış güzergâhını belirledi. Yapılan çalışmada saldırganın olayda kullandığı silahı yaklaşık 300 metre uzaklıktaki boş bir alana attığı, ardından kendisini bekleyen otomobile binerek bölgeden uzaklaştığı tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polis ekipleri, zanlının önce Bahçelievler’e, daha sonra ise Taksim’e geçtiğini belirledi. Düzenlenen operasyonla saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen M.G. Taksim’de yakalanırken, kaçışına yardım ettiği ve azmettiriciyle bağlantı kurduğu değerlendirilen iki şüpheli de gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan üç şüpheli adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında elde edilen güvenlik kamerası görüntülerinde saldırının gerçekleştiği an ile zanlının kaçışı ve Taksim’de yakalanmasına ilişkin görüntülerin de dosyaya girdiği öğrenildi. Olayın azmettiricisi ve cinayetin nedeni konusunda ise soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/rizeli-is-insani-ercan-eksi-cinayetinde-flas-gelisme-katil-zanlisi-yakalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8915-2.jpeg" type="image/jpeg" length="52483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Poğaçadaki Gizli Tehlike Rafine Un ve Yağ Yükü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pogacadaki-gizli-tehlike-rafine-un-ve-yag-yuku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pogacadaki-gizli-tehlike-rafine-un-ve-yag-yuku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşe yetişme telaşıyla tercih edilen poğaça ve benzeri hamur işleri pratik görünse de, rafine un ve yüksek yağ içeriği nedeniyle gün içinde daha çabuk acıkmaya ve enerji dalgalanmalarına yol açabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar, düzenli olarak bu şekilde kahvaltı yapmanın uzun vadede kalp ve bağırsak sağlığını da olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Pazartesi sabahı milyonlarca kişi kahvaltısını fırından aldığı poğaça, açma veya simitle yapıyor. Ancak beslenme uzmanlarına göre bu alışkanlık, yalnızca kısa süreli tokluk sağlıyor. Ticari olarak üretilen birçok poğaça; rafine un, yüksek miktarda yağ ve tuz içeriyor. Özellikle endüstriyel üretimde maliyeti düşürmek ve ürünün dayanıklılığını artırmak amacıyla margarin veya doymuş yağ oranı yüksek endüstriyel bitkisel yağların kullanılabildiği belirtiliyor. Ürünün içeriği üreticiye göre değişse de, bu beslenme modeli dengeli bir kahvaltının yerini tutmuyor. [1]</p>

<p>Poğaçadaki “Gizli Şeker” Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Poğaçanın içinde çok fazla toz şeker bulunmasa bile, ana bileşeni olan rafine un sindirim sırasında hızla glikoza (kan şekerine) dönüşüyor. Orta boy bir poğaça yaklaşık 40 ila 60 gram karbonhidrat içeriyor. Bu miktar, metabolik açıdan yaklaşık 10 ila 15 küp şekere karşılık gelen bir karbonhidrat yükü oluşturabiliyor. Buradaki benzetme, eklenmiş şeker miktarını değil, vücudun maruz kaldığı kan şekeri yükünü ifade ediyor. [2]</p>

<p>Neden Çabuk Acıktırıyor?</p>

<p>Rafine unla hazırlanan besinler kan şekerini hızla yükseltiyor. Ardından salgılanan insülin hormonu kan şekerini yeniden düşürüyor. Bu hızlı değişim; açlık hissi, halsizlik, dikkat dağınıklığı ve tatlı isteği gibi durumlara neden olabiliyor. Özellikle masa başında çalışan kişilerde sabah saatlerinin ilerleyen bölümünde verim kaybı görülebiliyor. [2]</p>

<p>Yağın Türü de En Az Un Kadar Önemli</p>

<p>Uzmanlar, poğaçadaki tek sorunun un olmadığını vurguluyor. Ticari ürünlerde kullanılan yağın türü de sağlık açısından önem taşıyor. Günümüzde satılan margarinlerin büyük bölümü geçmiş yıllardaki gibi yüksek trans yağ içermese de, birçok hazır hamur işinde doymuş yağ oranı yüksek endüstriyel yağlar kullanılabiliyor.</p>

<p>Fazla doymuş yağ tüketiminin, sağlıksız bir beslenme düzeninin parçası olduğunda LDL kolesterolü (kötü kolesterol) yükseltebildiği ve kardiyovasküler riskle (kalp ve damar hastalığı riski) ilişkili olduğu biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü de trans yağların gıda zincirinden tamamen kaldırılması gerektiğini vurguluyor. [3]</p>

<p>Bağırsaklar da Bu Kahvaltıdan Payını Alıyor</p>

<p>Poğaça, lif bakımından fakir bir besin. Lif, bağırsaklardaki yararlı bakterilerin temel besin kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Liften yetersiz beslenme; bağırsak mikrobiyotasının (bağırsakta yaşayan yararlı mikroorganizmalar) çeşitliliğini azaltabiliyor ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasını olumsuz etkileyebiliyor. Sürekli rafine un ağırlıklı beslenme, uzun vadede bağırsak sağlığını destekleyen beslenme modelinden uzaklaşılmasına neden olabiliyor. [4]</p>

<p>Pratik Kahvaltının Daha Dengeli Alternatifleri Var</p>

<p>Beslenme uzmanları, hızlı kahvaltı yapmak isteyenler için daha dengeli seçeneklerin de bulunduğunu belirtiyor. Haşlanmış yumurta, peynir, yoğurt veya kefir, tam tahıllı ekmek, yulaf, ceviz ve mevsim meyveleri hem daha uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor hem de kan şekerinin daha dengeli seyretmesini destekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Poğaça veya simit tamamen yasaklanması gereken besinler değil. Ancak her sabah düzenli olarak bu ürünlerle kahvaltı yapmak yerine, protein, lif ve sağlıklı yağ içeren besinlerle zenginleştirilmiş bir kahvaltı tercih etmek; gün içindeki enerji düzeyi, odaklanma ve uzun vadeli sağlık açısından daha dengeli bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Monteiro CA, Cannon G, Levy RB ve ark. Ultra-processed foods: what they are and how to identify them. Public Health Nutrition. 2019.</p>

<p>[2] Atkinson FS, Foster-Powell K, Brand-Miller JC. International Tables of Glycemic Index and Glycemic Load Values. Diabetes Care. 2021.</p>

<p>[3] World Health Organization. REPLACE Action Package: Elimination of Industrially Produced Trans-Fatty Acids. 2018.</p>

<p>[4] Reynolds A, Mann J, Cummings J ve ark. Carbohydrate quality and human health: a series of systematic reviews and meta-analyses. The Lancet. 2019.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BESLENME</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pogacadaki-gizli-tehlike-rafine-un-ve-yag-yuku</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7226.jpeg" type="image/jpeg" length="11790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prostat Kanseri Hastalarında Metformin ve Egzersiz Bağlantısı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prostat-kanseri-hastalarinda-metformin-ve-egzersiz-baglantisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prostat-kanseri-hastalarinda-metformin-ve-egzersiz-baglantisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan metforminin prostat kanseri tedavisi gören erkeklerde egzersiz sırasında yükselen bir biyolojik molekülü artırabildiğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmacılar bunun egzersizin yerini almadığını, ancak kilo kontrolü ve metabolik sağlık açısından destek sağlayabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Prostat kanseri tedavisi gören ve hormon tedavisine bağlı olarak kilo alma riski artan erkeklerde yapılan yeni bir araştırma, yaygın olarak kullanılan diyabet ilacı metforminin egzersiz sırasında salgılanan bazı biyolojik sinyalleri harekete geçirebildiğini gösterdi. ABD’deki Miami Üniversitesi Sylvester Kapsamlı Kanser Merkezi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, insanlar üzerinde gerçekleştirildi ve bulgular EMBO Molecular Medicine dergisinde yayımlandı. [1].</p>

<p>Egzersizle Ortaya Çıkan Molekül Metforminle de Arttı</p>

<p>Araştırmada bilim insanları, “Lac-Phe” (N-laktoil-fenilalanin) adı verilen ve yoğun egzersiz sonrasında kanda yükselen bir molekülü inceledi. Bu molekülün iştahın azalması ve vücudun enerji kullanımının düzenlenmesiyle ilişkili olduğu düşünülüyor.</p>

<p>Araştırmacılar, metformin kullanan prostat kanseri hastalarında Lac-Phe düzeylerinin, yoğun fiziksel aktivite yapan kişilerde görülen seviyelere ulaştığını belirledi. Bulgular, bu etkinin hastaların egzersiz yapmadığı dönemlerde de görülebildiğini ortaya koydu. [1].</p>

<p>Çalışma Kimler Üzerinde Yapıldı?</p>

<p>Araştırmanın ilk bölümünde fazla kilolu veya obeziteye sahip, diyabeti bulunmayan prostat kanseri hastaları klinik çalışma kapsamında değerlendirildi. Katılımcıların bir kısmına standart tedavi uygulanırken, diğer gruba metformin eklendi. Daha sonra farklı evrelerde prostat kanseri bulunan ek hastalar da incelenerek sonuçlar doğrulandı. [1].</p>

<p>Kan örneklerinde yapılan analizlerde metformin kullanan hastalarda Lac-Phe düzeylerinin belirgin şekilde arttığı görüldü. Ayrıca hormon tedavisi sırasında metformin kullanan hastaların kilo artışını önlemede daha başarılı olduğu gözlendi. [1].</p>

<p>Egzersizin Yerini Tutmuyor</p>

<p>Araştırmacılar, elde edilen bulguların metforminin “egzersiz hapı” olduğu anlamına gelmediğinin altını çiziyor.</p>

<p>Egzersiz yalnızca kilo kontrolünü etkilemiyor. Kas gücü, kalp ve damar sağlığı, kemik yapısı, ruh hali ve bağışıklık sistemi üzerinde de çok sayıda olumlu etkiye sahip. Metformin ise bu etkilerin yalnızca belirli bir metabolik yolunu etkiliyor. [1].</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, fiziksel olarak egzersiz yapabilen hastaların hareket etmeye devam etmesi gerektiğini, metforminin ise özellikle ağrı, yorgunluk veya tedavi nedeniyle aktif olamayan bazı hastalarda destekleyici bir seçenek olabileceğini ifade ediyor. [1].</p>

<p>Kanseri Küçültmedi, Metabolik Sağlığa Katkı Sağladı</p>

<p>Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise metforminin tümörün küçülmesini veya prostat kanserinin tedaviye verdiği yanıtı doğrudan artırmaması oldu.</p>

<p>Araştırmacılar ilacın esas katkısının kilo yönetimi, kan şekeri dengesi ve metabolik sağlık üzerinde olabileceğini belirtiyor. Bu durum özellikle hormon tedavisi alan hastalarda önem taşıyor çünkü bu tedaviler zamanla kilo artışı, insülin direnci (vücudun insüline daha az yanıt vermesi) ve kalp-damar hastalığı riskini artırabiliyor. [1].</p>

<p>Daha Geniş Çalışmalara İhtiyaç Var</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmayı yürüten ekip, elde edilen sonuçların umut verici olduğunu ancak hasta sayısının sınırlı olduğunu ve metforminin bu amaçla rutin olarak kullanılmasını önermek için henüz erken olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Araştırmacılara göre bundan sonraki aşamada daha büyük hasta gruplarında yapılacak klinik çalışmalar, metforminin prostat kanseri tedavisi sırasında metabolik sağlığı korumadaki gerçek rolünü daha net ortaya koyacak. [1].</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Bilusic M, Rai P ve arkadaşları. Metformin induces exercise-associated metabolite Lac-Phe in prostate cancer patients receiving hormone therapy. EMBO Molecular Medicine. 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prostat-kanseri-hastalarinda-metformin-ve-egzersiz-baglantisi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7225.jpeg" type="image/jpeg" length="16820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MR Kontrast Maddesi Tek Dozda Bile Kalıcı Metal Parçacıkları Bırakabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mr-kontrast-maddesi-tek-dozda-bile-kalici-metal-parcaciklari-birakabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mr-kontrast-maddesi-tek-dozda-bile-kalici-metal-parcaciklari-birakabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[New Mexico Üniversitesi’nde yürütülen yeni bir araştırma, gadolinyum içeren kontrast madde kullanılan tek bir manyetik rezonans (MR) incelemesinin ardından vücutta metal nanopartiküller (çok küçük metal parçacıkları) oluşabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, bu parçacıkların bazı kişilerde bağışıklık sistemi ve iltihabi yanıtları tetikleyebileceğini gösterirken, uzmanlar kontrastlı MR’ın gerekli durumlarda çoğu hasta için güvenli ve önemli bir tanı yöntemi olmaya devam ettiğini vurguluyor.</p>

<p>Manyetik rezonans (MR) görüntülemesinde kullanılan kontrast maddeleriyle ilgili yeni bir araştırma, bu maddelerin vücutta beklenenden farklı davranabileceğini gösterdi. ABD’deki New Mexico Üniversitesi araştırmacıları tarafından laboratuvar ortamında yürütülen çalışma, gadolinyum bazlı kontrast maddelerin parçalanarak dokularda kalabilecek metal nanopartiküller oluşturabileceğini ortaya koydu. Bulgular, Nature Communications dergisinde yayımlandı. [1].</p>

<p>Gadolinyum neden kullanılıyor?</p>

<p>Gadolinyum, görüntüleme sırasında damarları, tümörleri ve bazı organları daha net gösterebilen nadir toprak metalleri arasında yer alıyor. Bu metal, doğrudan verilmediği için normal koşullarda güvenli kabul edilen kimyasal bileşiklerin içine bağlanarak hastaya uygulanıyor.</p>

<p>Araştırmacılar ise bu bağın her zaman tamamen kararlı kalmayabileceğini gösterdi. Çalışmaya göre serbest kalan gadolinyum, ıspanak, pazı, pancar, kakao ve bazı kuruyemişlerde doğal olarak bulunan oksalik asit (oksalat) ile birleşerek çok küçük kristal metal parçacıkları oluşturabiliyor. Bu parçacıkların zamanla bazı dokulara yerleşebileceği düşünülüyor. [1].</p>

<p>Nanopartiküller neden önem taşıyor?</p>

<p>Nanopartiküller, metrenin milyarda biri büyüklüğündeki parçacıklardır. Boyutları çok küçük olduğu için hücrelerle etkileşime girebilir ve bağışıklık sistemi tarafından yabancı madde olarak algılanabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, laboratuvar deneylerinde oluşan gadolinyum nanopartiküllerinin bağışıklık hücrelerinde inflamasyon (vücudun doku hasarına karşı verdiği iltihabi yanıt) oluşturabilecek özellikler taşıdığını belirledi. Bunun uzun vadede bazı kişilerde hücresel stres ve kronik doku hasarına katkıda bulunabileceği değerlendiriliyor. [1].</p>

<p>Her hastada aynı risk görülmüyor</p>

<p>Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Brent Wagner, bazı hastalarda tek doz kontrast maddeden sonra bile ciddi komplikasyonlar gelişebildiğini, ancak bunun oldukça nadir görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Bilinen en ciddi komplikasyonlardan biri nefrojenik sistemik fibrozis (NSF) olarak adlandırılıyor. Bu hastalıkta cilt sertleşebiliyor, eklemler hareket kabiliyetini kaybedebiliyor ve bazı vakalarda böbrek, kalp ile akciğerler de etkilenebiliyor. Günümüzde özellikle ileri derecede böbrek yetmezliği bulunan kişilerde kontrast madde kullanımı öncesinde risk değerlendirmesi yapıldığı için bu tablo eskiye göre çok daha seyrek görülüyor. [1][2].</p>

<p>Araştırma hastalar üzerinde yapılmadı</p>

<p>Araştırmanın önemli bir noktası da sonuçların doğrudan insanlar üzerinde yapılan klinik bir çalışmadan elde edilmemiş olmasıdır.</p>

<p>Bilim insanları deneylerini laboratuvar ortamında kimyasal analizler ve hücre deneyleriyle gerçekleştirdi. Bu nedenle elde edilen bulgular, her kontrastlı MR çektiren kişinin vücudunda mutlaka zararlı parçacık oluştuğu veya sağlık sorunu yaşayacağı anlamına gelmiyor. Araştırmanın amacı, bu sürecin nasıl gerçekleştiğini moleküler düzeyde açıklamak oldu. [1].</p>

<p>Yeni testler geliştiriliyor</p>

<p>Araştırma ekibi şimdi saç, tırnak, kan ve idrar örneklerinde gadolinyum kalıntılarını saptayabilecek yöntemler üzerinde çalışıyor. Ayrıca kontrast madde sonrası uzun süreli yakınmaları bulunan kişilerin izlenebilmesi için uluslararası bir hasta kayıt sistemi oluşturulması planlanıyor. [1].</p>

<p>Uzmanlara göre kontrastlı MR incelemeleri, kanserden damar hastalıklarına kadar birçok ciddi hastalığın tanısında yaşam kurtarıcı rol oynuyor. Bu nedenle yeni çalışma, kontrastlı MR’dan kaçınılması gerektiğini değil; özellikle böbrek fonksiyonları bozuk olan kişilerde daha güvenli uygulamaların geliştirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir bilimsel adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Wagner B, ve ark. Mechanism of gadolinium nanoparticle formation from gadolinium-based contrast agents. Nature Communications. 2025.</p>

<p>[2] University of New Mexico Health Sciences Newsroom. UNM scientists discover how MRI contrast agent forms harmful metal nanoparticles in the body. 2025.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mr-kontrast-maddesi-tek-dozda-bile-kalici-metal-parcaciklari-birakabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7224.jpeg" type="image/jpeg" length="81450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sık İdrara Çıkma ve Yanma Neden Olur? Mesane Enfeksiyonuna Dikkat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sik-idrara-cikma-ve-yanma-neden-olur-mesane-enfeksiyonuna-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sik-idrara-cikma-ve-yanma-neden-olur-mesane-enfeksiyonuna-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İdrar yaparken yanma, sık tuvalete çıkma ve kasık ağrısı çoğu zaman idrar yolu enfeksiyonunu düşündürür. Ancak uzmanlara göre her mesane enfeksiyonu bir idrar yolu enfeksiyonudur, fakat her idrar yolu enfeksiyonu mesanede gelişmez. Bu ayrımı bilmek, tedavinin gecikmesini önleyebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İdrar yolu enfeksiyonu (İYE), böbrekler, üreterler (böbrekten mesaneye idrar taşıyan kanallar), mesane ve üretrayı (idrarın vücuttan çıktığı kanal) etkileyebilen yaygın bir enfeksiyondur. ABD’deki Cleveland Clinic Üroloji Bölümü’nden uzmanların paylaştığı bilgiler, mesane enfeksiyonunun aslında idrar yolu enfeksiyonlarının en sık görülen türü olduğunu ortaya koyuyor. Konu, Cleveland Clinic tarafından yayımlanan sağlık değerlendirmesinde ayrıntılı olarak ele alındı. [1]</p>

<p>Mesane enfeksiyonu ile idrar yolu enfeksiyonu arasındaki fark</p>

<p>Mesane enfeksiyonu, mesanede gelişen bakteriyel bir enfeksiyondur ve tıpta “sistit” (mesane iltihabı) olarak adlandırılır. Buna karşılık idrar yolu enfeksiyonu daha geniş bir kavramdır. Enfeksiyon yalnızca mesanede değil, böbreklerde, üreterlerde veya üretrada da gelişebilir. [1]</p>

<p>Bu nedenle günlük hayatta iki kavram çoğu zaman aynı anlamda kullanılsa da tıbbi açıdan aralarında önemli bir fark bulunur. Mesane enfeksiyonu tedavi edilmezse bakteriler yukarı doğru ilerleyerek böbreklere ulaşabilir ve daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. [1]</p>

<p>Belirtiler büyük ölçüde benzer</p>

<p>Mesane enfeksiyonunda en sık görülen belirtiler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>İdrar yaparken yanma veya ağrı</li>
 <li>Çok sık idrara çıkma isteği</li>
 <li>Az miktarda idrar yapabilme</li>
 <li>Kasık bölgesinde baskı veya ağrı</li>
 <li>Bulanık ya da kötü kokulu idrar</li>
</ul>

<p>Ancak enfeksiyon böbreklere ulaştığında tablo değişebilir. Ateş, titreme, mide bulantısı, kusma ve belin yan tarafında şiddetli ağrı görülmesi, daha ciddi bir idrar yolu enfeksiyonuna işaret edebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. [1]</p>

<p>En sık neden E. coli bakterisi</p>

<p>İdrar yolu enfeksiyonlarının en yaygın nedeni Escherichia coli (E. coli) adı verilen bakteridir. Bu bakteri normalde bağırsaklarda yaşar. Ancak bazı durumlarda üretradan girerek mesaneye ulaşabilir ve enfeksiyona neden olabilir. [1]</p>

<p>Kadınlarda üretranın daha kısa olması ve bağırsak bölgesine daha yakın bulunması nedeniyle enfeksiyon riski erkeklere göre daha yüksektir. Menopoz (adetlerin kalıcı olarak sona ermesi), diyabet (şeker hastalığı), gebelik, cinsel ilişki, yeterince su içmemek ve idrarı uzun süre tutmak da riski artıran etkenler arasında yer alır. [1]</p>

<p>Tanı yalnızca belirtilerle konulmuyor</p>

<p>İdrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma her zaman enfeksiyon anlamına gelmeyebilir. Benzer şikâyetler başka mesane hastalıklarında da görülebilir.</p>

<p>Bu nedenle kesin tanı için idrar tahlili ve gerektiğinde idrar kültürü yapılması önem taşır. Kültürde bakterinin üremesi, enfeksiyonu doğrulayan en önemli bulgulardan biridir. [1][2]</p>

<p>Antibiyotik tedavisi geciktirilmemeli</p>

<p>Bakterilerin neden olduğu idrar yolu enfeksiyonlarında temel tedavi antibiyotiktir. Basit mesane enfeksiyonları çoğu kişide ağızdan kullanılan antibiyotiklerle birkaç gün içinde düzelir. Ancak böbrek enfeksiyonu gelişmişse hastanede damar yoluyla antibiyotik tedavisi gerekebilir. [1]</p>

<p>Uzmanlar, belirtiler düzelse bile antibiyotik tedavisinin doktorun önerdiği süre boyunca tamamlanmasının enfeksiyonun tekrarlamasını önlemek açısından önemli olduğunu vurguluyor. [1]</p>

<p>Enfeksiyondan korunmak mümkün mü?</p>

<p>İdrar yolu enfeksiyonlarını tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da riski azaltabilecek bazı alışkanlıklar bulunuyor. Gün içinde yeterli miktarda su içmek, idrarı uzun süre tutmamak, mesaneyi tamamen boşaltmaya çalışmak ve kadınlarda tuvalet temizliğini önden arkaya doğru yapmak bakterilerin idrar yollarına ulaşma olasılığını azaltabiliyor. Cinsel ilişkiden sonra idrar yapmak da koruyucu önlemler arasında gösteriliyor. [1]</p>

<p>Uzmanlara göre en önemli nokta ise ateş, titreme, idrarda kan görülmesi veya bel ağrısı gibi belirtiler ortaya çıktığında bunun sıradan bir mesane enfeksiyonu olmayabileceğini bilmek ve erken dönemde tıbbi değerlendirme almaktır. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Cleveland Clinic. Is a Bladder Infection the Same as a UTI? Cleveland Clinic Health Essentials. 2023.</p>

<p>[2] Kendall EK, Mauer Y. Does my patient need to be screened or treated for a urinary tract infection? Cleveland Clinic Journal of Medicine. 2022. DOI: 10.3949/ccjm.89a.21121</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sik-idrara-cikma-ve-yanma-neden-olur-mesane-enfeksiyonuna-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7223.jpeg" type="image/jpeg" length="31359"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Marcus Rashford Sürprizi! İngiliz Basını Yeni Transfer İddiasını Duyurdu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-marcus-rashford-surprizi-ingiliz-basini-yeni-transfer-iddiasini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-marcus-rashford-surprizi-ingiliz-basini-yeni-transfer-iddiasini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin transfer gündemine dünya futbolunun önemli isimlerinden biri daha eklendi. İngiliz basınında yer alan haberlere göre sarı lacivertli kulüp, Manchester United’ın yıldız futbolcusu Marcus Rashford’u transfer listesine aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haberde Fenerbahçe’nin hücum hattını güçlendirmek için üç kişilik bir kısa liste üzerinde çalıştığı öne sürüldü.</p>

<p>İddiaya göre Fenerbahçe yönetimi, sol kanat ve hücum hattına yapılacak takviye kapsamında Marcus Rashford’un yanı sıra Milan forması giyen Rafael Leão ve Crystal Palace’ın Senegalli yıldızı Ismaïla Sarr’ı da değerlendiriyor.</p>

<p>Temsilcilerle ilk temas iddiası</p>

<p>İngiliz basınındaki haberde, Fenerbahçe’nin Marcus Rashford ve Ismaïla Sarr’ın temsilcileriyle ilk temasları kurduğu, Rafael Leão cephesinde ise henüz somut bir ilerleme sağlanamadığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak şu ana kadar Fenerbahçe Kulübü’nden veya oyuncu cephesinden transfer görüşmelerini doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Transferin önündeki en büyük engel maliyet</p>

<p>27 yaşındaki Marcus Rashford, Avrupa futbolunun en değerli hücum oyuncuları arasında gösteriliyor. Oyuncunun yüksek maaşı ve olası bonservis bedeli, transferin önündeki en önemli engeller arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle Fenerbahçe’nin transferi gerçekleştirebilmesi için kiralama formülü veya farklı finansal seçenekler üzerinde durabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Yıldız kanat arayışı sürüyor</p>

<p>Sarı lacivertli yönetimin, yeni sezon öncesi hücum hattına üst düzey bir kanat oyuncusu kazandırmayı hedeflediği belirtilirken, Marcus Rashford iddiası transfer döneminin en dikkat çekici kulislerinden biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Öte yandan İngiliz basınındaki haberler dışında, taraflar arasında resmî görüşmelerin başladığını doğrulayan ikinci bir güvenilir kaynak bulunmuyor. Bu nedenle transfer sürecinin şu aşamada iddia düzeyinde olduğu değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-marcus-rashford-surprizi-ingiliz-basini-yeni-transfer-iddiasini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7221.jpeg" type="image/jpeg" length="50776"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Böbrek Ameliyatı Sonrası Kronik Böbrek Hastalığı Riski Kimlerde Artıyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bobrek-ameliyati-sonrasi-kronik-bobrek-hastaligi-riski-kimlerde-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bobrek-ameliyati-sonrasi-kronik-bobrek-hastaligi-riski-kimlerde-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmalar; diyabet, ameliyat öncesindeki böbrek rezervi, ileri yaş, ameliyat sonrası akut böbrek hasarı ve uygulanan cerrahinin kapsamının uzun dönem böbrek sağlığı açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Böbrek tümörü nedeniyle ameliyat edilen bazı hastalarda böbrek fonksiyonları uzun yıllar korunabilirken, bazı hastalarda zaman içerisinde kronik böbrek hastalığı gelişebiliyor.<br />
Bu riski yalnızca böbreğin tamamının veya bir bölümünün çıkarılması belirlemiyor. Hastanın ameliyat öncesindeki böbrek fonksiyonları, yaşı, diyabet gibi eşlik eden hastalıkları, ameliyat sonrası akut böbrek hasarı gelişip gelişmediği ve uygulanan cerrahinin kapsamı da uzun dönemli sonuçları etkileyebiliyor.<br />
Parsiyel ve radikal nefrektomi arasındaki fark<br />
Böbreğin yalnızca tümör bulunan bölümünün çıkarılmasına “parsiyel nefrektomi”, böbreğin tamamının çıkarılmasına ise “radikal nefrektomi” adı veriliyor.<br />
Parsiyel nefrektomide amaç, tümörü güvenli biçimde çıkarırken mümkün olduğunca fazla sağlıklı böbrek dokusunu korumak. Radikal nefrektomide ise hastalıklı böbreğin tamamı çıkarılıyor.<br />
Böbrek tümörü nedeniyle ameliyat edilen hastaları inceleyen ve 26 çalışmanın sonuçlarını birleştiren bir meta-analizde, parsiyel nefrektomi uygulananlarda yeni gelişen kronik böbrek hastalığının zaman içindeki hazardı, radikal nefrektomi uygulananlara göre yüzde 73 daha düşük bulundu. Parsiyel nefrektomi için birleştirilmiş hazard oranı 0,27 olarak hesaplandı.<br />
Hazard oranı, bir olayın belirli bir takip süresi içerisindeki gerçekleşme hızını gösteriyor. Bu nedenle sonuç, “radikal nefrektomi kronik böbrek hastalığı olasılığını kesin olarak 3,7 kat artırır” şeklinde yorumlanmamalı. Bulgular göreceli olay hızını gösteriyor; hastanın mutlak riskini tek başına belirlemiyor.<br />
Risk tek bir faktörle açıklanamıyor<br />
Nefrektomi sonrasında klinik açıdan önemli böbrek fonksiyon kaybı riskini öngörmek amacıyla geliştirilen ve farklı ülkelerde doğrulanan bir modelde; 65 yaş ve üzerinde olmak, diyabet, ameliyat öncesi eGFR ve uygulanan nefrektominin türü temel değerlendirme değişkenleri arasında yer aldı. Modelin değerlendirdiği ana sonuç, ameliyattan 12 ay sonra eGFR’nin 45 mL/dk/1,73 m²’nin altına düşmesiydi.<br />
Ancak yaş, cinsiyet, eGFR ve diyabet gibi değişkenlerin her araştırmada bağımsız risk belirleyicisi olarak kaldığı söylenemez. Sonuçlar; incelenen hasta grubuna, takip süresine, kullanılan böbrek fonksiyonu tanımına ve istatistiksel düzeltmelere göre değişebiliyor.<br />
2026 yılında yayımlanan 1.723 hastalık gözlemsel bir çalışmada, yıllık eGFR kaybının 3 mL/dk/1,73 m²’den fazla olması “hızlı düşüş” olarak tanımlandı. Hastaların yüzde 41,8’inde bu ölçüte uyan erken dönem hızlı eGFR düşüşü görüldü. Çok değişkenli analizde diyabet ve ameliyat sonrası akut böbrek hasarı bağımsız belirleyiciler olarak kaldı.<br />
Bu çalışmada ileri yaş, kadın cinsiyet, hipertansiyon, hiperlipidemi ve ameliyat öncesi düşük eGFR ilk analizlerde hızlı düşüşle ilişkili görünse de diğer değişkenler hesaba katıldığında bağımsızlıklarını korumadı. Bu nedenle tek değişkenli ilişkiler, doğrudan bağımsız risk faktörü olarak sunulmamalı.<br />
Ameliyat öncesi eGFR neden önemli?<br />
eGFR, böbreklerin kanı ne ölçüde süzebildiğini tahmin etmek amacıyla kullanılan temel göstergelerden biri.<br />
Bir hastanın ameliyat öncesinde kronik böbrek hastalığı bulunmaması, böbrek rezervinin başka bir hastayla tamamen aynı olduğu anlamına gelmiyor. Normal kabul edilen aralık içerisinde görece daha düşük eGFR’ye sahip olmak, böbrek dokusunun bir bölümünün kaybedilmesinden sonra işlevsel uyum kapasitesinin daha sınırlı olabileceğini düşündürebilir.<br />
Serum kreatinin düzeyi de eGFR hesaplamasında kullanılan temel ölçümler arasında bulunuyor. Bu nedenle yaş, cinsiyet, kreatinin ve eGFR gibi birbiriyle ilişkili değişkenler değerlendirilirken, düzeltme yapılmamış ilişkiler ile bağımsız belirleyiciler birbirinden ayrılmalı.<br />
Diyabet ve akut böbrek hasarına dikkat<br />
Diyabet, zaman içerisinde böbreğin küçük damarlarına, kanı süzen glomerül yapılarına ve böbrek dokusunun diğer bölümlerine zarar verebiliyor.<br />
Böbrek dokusunun bir bölümünün veya tamamının çıkarıldığı hastalarda diyabet bulunması, kalan böbrek dokusunun hasara karşı duyarlılığını artırabilir ve ameliyat sonrasındaki işlevsel uyumu olumsuz etkileyebilir.<br />
Bununla birlikte gözlemsel araştırmalarda bulunan bu ilişki, diyabetin her hastada ameliyat sonrası böbrek fonksiyon kaybına doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor. 2026 tarihli 1.723 hastalık çalışmada diyabet, erken dönemdeki hızlı eGFR düşüşünün bağımsız belirleyicilerinden biri olarak saptandı.<br />
Ameliyat sonrasında gelişen akut böbrek hasarı da uzun dönemli takip açısından önemli bir uyarı işareti olabilir.<br />
Parsiyel nefrektomi uygulanan 785 hastayı inceleyen retrospektif bir araştırmada kronik böbrek hastalığı ilerlemesi 224 hastada görüldü. Akut böbrek hasarı, çok değişkenli analizde hastalık ilerlemesinin tek bağımsız belirleyicisi olarak bildirildi. Ancak bu gözlemsel sonuç, ameliyat sonrasında görülen her geçici kreatinin yükselişinin kalıcı böbrek kaybına dönüşeceği anlamına gelmiyor.<br />
Bu nedenle ameliyat sonrasındaki erken kreatinin ve eGFR değişiklikleri, sonraki ölçümler ve hastanın klinik durumuyla birlikte değerlendirilmelidir.<br />
Parsiyel nefrektomi her hastaya uygulanabilir mi?<br />
Böbrek dokusunu koruması nedeniyle parsiyel nefrektomi, uygun hastalarda böbrek fonksiyonları açısından önemli avantaj sağlayabilir. Ancak ameliyat seçimi yalnızca böbrek fonksiyonlarını koruma hedefiyle yapılamaz.<br />
Tümörün büyüklüğü, böbrekteki yerleşimi, ana damarlar ve idrar yollarıyla ilişkisi, cerrahi karmaşıklığı, yayılma riski ve hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir.<br />
Avrupa Üroloji Derneğinin 2026 kılavuzu, T1 böbrek tümörlerinde parsiyel nefrektomi uygulanmasını öneriyor. Daha büyük tümörlerde ise karar; teknik uygulanabilirlik, onkolojik güvenlik, hastanın böbrek fonksiyonları ve eşlik eden hastalıkları dikkate alınarak verilmelidir.<br />
Parsiyel ve radikal nefrektomiyi karşılaştıran çalışmaların önemli bölümü gözlemsel nitelikte. Radikal nefrektomi uygulanan hastaların tümörleri daha büyük, daha merkezi yerleşimli veya cerrahi açıdan daha karmaşık olabilir.<br />
Dolayısıyla radikal nefrektomi sonrasında gözlenen daha yüksek böbrek hastalığı riskinin tamamı ameliyat türünün kendisinden kaynaklanmayabilir. Hastaların başlangıç özellikleri ve cerrahi seçime yol açan tümör özellikleri de sonuçları etkileyebilir.<br />
Bulgular, radikal nefrektominin her hastada yanlış bir tedavi seçeneği olduğu anlamına gelmiyor. Bazı hastalarda kanserin güvenli ve eksiksiz biçimde çıkarılabilmesi için böbreğin tamamının alınması gerekli olabilir.<br />
Kronik böbrek hastalığı tek ölçümle tanımlanmaz<br />
Ameliyat sonrasında eGFR’nin tek bir ölçümde 60 mL/dk/1,73 m²’nin altına düşmesi, tek başına kronik böbrek hastalığı tanısı koydurmaz.<br />
KDIGO’ya göre kronik böbrek hastalığı, sağlık açısından sonuçları bulunan böbrek yapısı veya işlevi bozukluklarının en az üç ay süreyle devam etmesi olarak tanımlanıyor. Tanı; düşük eGFR’nin yanı sıra albüminüri veya başka böbrek hasarı göstergelerine de dayanabiliyor.<br />
Bu nedenle nefrektomi araştırmaları değerlendirilirken kronik böbrek hastalığının hangi ölçüte göre tanımlandığına, bulgunun kalıcı olup olmadığına ve takip süresine dikkat edilmeli.<br />
Ameliyat sonrasında nasıl takip edilmeli?<br />
Takip programı; ameliyat öncesindeki böbrek fonksiyonlarına, uygulanan cerrahinin kapsamına, eşlik eden hastalıklara ve ameliyat sonrası klinik seyre göre kişiselleştirilmeli.<br />
Değerlendirmede şu başlıklar dikkate alınabilir:<br />
Serum kreatinin ve eGFR<br />
İdrarda albümin-kreatinin oranı<br />
Kan basıncı<br />
Diyabet varsa kan şekeri kontrolü<br />
Ameliyat sonrası akut böbrek hasarı öyküsü<br />
Böbrek fonksiyonlarını etkileyebilecek ilaçlar<br />
KDIGO 2024 kılavuzu, kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerde eGFR ile albüminürinin en az yılda bir değerlendirilmesini; hastalık ilerleme riski yüksek kişilerde ise kontrollerin daha sık yapılmasını öneriyor. Bu öneri, nefrektomi geçiren bütün hastalar için değişmez bir takip aralığı anlamına gelmiyor.<br />
Kılavuz ayrıca küçük ve geçici eGFR değişikliklerinin her zaman gerçek böbrek hasarını göstermeyebileceğini, laboratuvar sonuçlarının biyolojik değişkenlik ve klinik durumla birlikte yorumlanması gerektiğini vurguluyor.<br />
Editör notu<br />
Nefrektomi sonrası böbrek fonksiyonlarıyla ilgili kanıtların önemli bölümü gözlemsel araştırmalara dayanıyor. Hastalar parsiyel veya radikal nefrektomi gruplarına rastgele dağıtılmadığı için ameliyat türü ile kronik böbrek hastalığı arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurulamaz.<br />
Radikal nefrektomi uygulanan hastaların tümörlerinin daha büyük, daha merkezi yerleşimli veya onkolojik açıdan daha riskli olması, ameliyat sonrasında gözlenen böbrek fonksiyonu farkının bir bölümünü açıklayabilir.<br />
Araştırmaların sonuçları, ameliyat öncesinde kapsamlı sağlık taramasından geçirilen sağlıklı canlı böbrek vericilerine doğrudan genellenemez.<br />
Cerrahi yöntem; kanserin güvenli biçimde tedavi edilmesi, hastanın böbrek rezervi, genel sağlık durumu, tümörün anatomik özellikleri ve ameliyatın teknik uygulanabilirliği birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.<br />
Bu sürümde önceki kontrolde belirtilen altı düzeltmenin tamamı uygulanmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bobrek-ameliyati-sonrasi-kronik-bobrek-hastaligi-riski-kimlerde-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-20260803-w-a0024.jpg" type="image/jpeg" length="76072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batman Petrolspor’dan Cédric Bakambu Hamlesi İddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/batman-petrolspordan-cedric-bakambu-hamlesi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/batman-petrolspordan-cedric-bakambu-hamlesi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezonda iddialı bir kadro kurmak isteyen Batman Petrolspor’un, tecrübeli golcü Cédric Bakambu ile ilgilendiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afrika futbol çevrelerinden gelen iddialara göre taraflar arasında ilk temaslar kuruldu.</p>

<p>TFF 1. Lig’de güçlü bir kadro oluşturmayı hedefleyen Batman Petrolspor için sürpriz bir transfer iddiası gündeme geldi. Demokratik Kongo Cumhuriyeti merkezli futbol kaynaklarında yer alan haberlere göre Batman temsilcisi, deneyimli forvet Cédric Bakambu’nun transferi için girişimlerde bulunuyor.</p>

<p>İddialara göre kulüp ile oyuncu cephesi arasında ilk görüşmeler gerçekleştirilirken, temasların olumlu ilerlediği öne sürüldü. Ancak transfer sürecinin henüz erken aşamada olduğu ve taraflar arasında resmî bir anlaşma bulunmadığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmî Açıklama Yapılmadı</p>

<p>Batman Petrolspor’dan veya Cédric Bakambu cephesinden transfer iddialarına ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmadı.</p>

<p>Ayrıca oyuncunun Türkiye’ye geleceği, sağlık kontrolünden geçeceği ya da sözleşme imzalayacağı yönünde doğrulanmış bir bilgi de bulunmuyor. Bu nedenle transfer dosyasının görüşme aşamasında olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Kariyeri Dikkat Çekiyor</p>

<p>34 yaşındaki Cédric Bakambu, kariyerinde Sochaux, Bursaspor, Villarreal, Beijing Guoan, Marsilya, Olympiakos, Galatasaray ve Real Betis gibi kulüplerin formasını giydi.</p>

<p>Hızı, ceza sahası içindeki bitiriciliği ve tecrübesiyle tanınan Demokratik Kongolu futbolcu, uzun yıllar Avrupa’nın önemli liglerinde mücadele etti.</p>

<p>Batman Petrolspor Ses Getirecek Hamle Peşinde</p>

<p>TFF 1. Lig’e yükselen Batman Petrolspor’un yeni sezonda hedefini üst sıralar olarak belirlediği biliniyor. Kulübün, tecrübeli ve tanınmış isimleri kadrosuna katmak için çalışmalarını sürdürdüğü ifade edilirken, Bakambu iddiasının önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.</p>

<p>Transfer sürecine ilişkin gelişmelerin resmî açıklamalarla birlikte şekillenmesi beklenirken, mevcut bilgiler yabancı kaynaklarda yer alan iddialarla sınırlı bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/batman-petrolspordan-cedric-bakambu-hamlesi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="96065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="99885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="26349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="42641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="88810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="90746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="39257"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
