<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Apr 2026 19:40:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[GETAT’ta Yeni Dönem: Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği Yayımlandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/getatta-yeni-donem-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulamalari-yonetmeligi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/getatta-yeni-donem-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulamalari-yonetmeligi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle GETAT hizmetlerinin sunum alanı genişletilirken, uygulamalarda Bakanlık kılavuzları esas alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarında yeni dönemin çerçevesini belirleyen yönetmeliği yayımladı. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği, 28 Nisan 2026 tarihli ve 33237 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte GETAT uygulamalarında sağlık hizmeti sunumunun kapsamı genişletildi. Düzenleme, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama ünitesi ile uygulama merkezi açma şartlarında değişiklikler getirirken, hizmetlerin daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasını hedefliyor.</p>

<p>GETAT hizmetlerinde erişim kolaylaşıyor</p>

<p>Yönetmelikle, GETAT uygulama merkezlerinin yalnızca belirli sağlık kuruluşlarıyla sınırlı kalmaması ve daha geniş sağlık hizmeti ağı içinde sunulabilmesi amaçlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda, devlet hastaneleri ile 100 yatak ve üzeri kapasiteye sahip özel hastanelerde GETAT uygulama merkezi açılabilmesinin önü açıldı. Böylece özellikle daha özellikli ve riskli hasta gruplarına yönelik geleneksel ve tamamlayıcı tıp hizmetlerinin daha kontrollü sağlık kuruluşlarında verilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Diş hekimliği muayenehanelerinde de GETAT dönemi</p>

<p>Yeni düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de diş hekimliği alanı oldu. Yönetmelikle, uygun şartları taşıyan diş hekimliği muayenehanelerinde de belirli GETAT uygulamalarının yapılabilmesine imkân sağlandı.</p>

<p>Bu adım, özellikle ağız ve diş sağlığı hizmetleriyle ilişkili tamamlayıcı uygulamaların daha açık bir mevzuat zemini içinde yürütülmesi açısından önemli görülüyor.</p>

<p>15 uygulama kılavuzu esas alınacak</p>

<p>Yönetmelikte, GETAT uygulamalarında Bakanlık tarafından yayımlanan uygulama kılavuzlarının esas alınacağı belirtildi. Sağlık Bakanlığı’nın GETAT alanındaki kılavuzları ve mevzuat başlıkları ilgili daire başkanlığı üzerinden erişime açık durumda bulunuyor.</p>

<p>Bu çerçevede uygulamaların yalnızca genel mevzuata değil, aynı zamanda her uygulama için belirlenen teknik ve klinik ilkelere göre yürütülmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Osteopati ve kayropraktik için sertifika şartı</p>

<p>Yeni yönetmelikte osteopati ve kayropraktik uygulamalarına ilişkin düzenlemeler de yer aldı. Buna göre söz konusu uygulamalar, Bakanlıkça belirlenen eğitim ve sertifikasyon şartlarını taşıyan hekimler ile ilgili sağlık meslek mensupları tarafından yapılabilecek.</p>

<p>Bu başlık, özellikle manuel terapi alanında hizmet sunumunun kimler tarafından ve hangi şartlarda yapılabileceği konusunda daha net bir sınır çizmesi bakımından öne çıkıyor.</p>

<p>2014 yönetmeliği yürürlükten kalktı</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte, 2014 yılında yayımlanan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı. Eski yönetmelik, GETAT uygulamalarının Türkiye’de sağlık sistemi içinde belirli kurallara bağlanmasında temel metinlerden biri olarak uygulanıyordu.</p>

<p>Son düzenleme ise hem hizmet sunum alanlarını hem de uygulama merkezlerinin çalışma şartlarını güncel ihtiyaçlara göre yeniden şekillendiren daha kapsamlı bir çerçeve ortaya koyuyor.</p>

<p>GETAT nedir?</p>

<p>GETAT, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını ifade ediyor. Bu uygulamalar, modern tıbbi tedavinin yerine geçmek için değil; uygun hasta grubunda, doğru endikasyonla ve yetkili sağlık personeli eliyle destekleyici sağlık hizmeti olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte bu alanın daha sıkı kılavuzlara, sertifikasyon şartlarına ve sağlık kuruluşu standartlarına bağlanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/getatta-yeni-donem-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulamalari-yonetmeligi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8204.jpeg" type="image/jpeg" length="26046"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Cevdet Erdöl’den “Dijital Kuma” Uyarısı: Sosyal Medya Aileyi Nasıl Yıpratıyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-cevdet-erdolden-dijital-kuma-uyarisi-sosyal-medya-aileyi-nasil-yipratiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-cevdet-erdolden-dijital-kuma-uyarisi-sosyal-medya-aileyi-nasil-yipratiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu eski Başkanı, hekim, akademisyen ve kamu idaresi tecrübesiyle tanınan Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medyanın evliliklerde oluşturduğu güven, mahremiyet ve iletişim sorunlarına dikkat çekerek, ölçüsüz dijital kullanımın aile yapısını zedeleyebileceğini söyledi. Erdöl, eşlerin arasına giren ekran bağımlılığını “dijital kuma” olarak tanımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medya kullanımının aile hayatı ve evlilikler üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Aile kurumunun toplumun temel yapı taşı olduğunu belirten Erdöl, dijitalleşmeyle birlikte evliliklerde yeni sorun alanlarının ortaya çıktığını ifade etti. Erdöl, özellikle sosyal medya bağımlılığı, gizli yazışmalar, mahremiyet ihlali, beğenilme arzusu ve eşler arasında azalan iletişimin aile hayatını olumsuz etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Erdöl, bu durumu “dijital kuma” kavramıyla tanımlayarak, “Bazı evliliklerde eşlerin arasına artık üçüncü bir kişi değil, telefon ekranı ve sosyal medya alışkanlıkları girmektedir. Bu tablo aile içi güveni, sadakati ve mahremiyeti zedeleyebilmektedir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>“Aile içi iletişim zayıflıyor”</p>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medyanın doğru kullanıldığında önemli imkânlar sunduğunu, ancak ölçüsüz kullanımın aile içi ilişkilerde ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Erdöl, “Teknoloji doğru kullanıldığında hayatı kolaylaştıran bir nimettir. Ancak aile içinde eşlerin birbirine ayırması gereken vaktin ekrana verilmesi, çocuklarla kurulması gereken iletişimin telefonla bölünmesi ve ev mahremiyetinin sosyal medya ortamında tüketilmesi aile yapısını zayıflatır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yoğun sosyal medya kullanımının eşler arasında duygusal mesafe oluşturabildiğini dile getiren Erdöl, aynı evde yaşayan bireylerin zamanla birbirinden uzaklaşabildiğini söyledi.</p>

<p>Boşanma rakamlarına dikkat çekti</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun evlenme ve boşanma istatistiklerine de dikkat çeken Erdöl, Türkiye’de boşanan çift sayısının 2024 yılında 188 bin 963 iken 2025 yılında 193 bin 793’e yükseldiğini, kaba boşanma hızının ise 2025 yılında binde 2,26 olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı.</p>

<p>Erdöl, boşanma rakamlarının yalnızca istatistik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Her boşanmanın arkasında sarsılan bir aile düzeni, etkilenen çocuklar ve toplumsal yapıya yansıyan sonuçlar vardır. Bu nedenle aileyi zayıflatan her yeni unsur dikkatle ele alınmalıdır” dedi.</p>

<p>“Sosyal medya tek başına sebep değil, ancak krizi büyütebilir”</p>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medyanın boşanmaların tek nedeni olarak gösterilmesinin doğru olmayacağını vurguladı. Erdöl, boşanmanın ekonomik, psikolojik, kültürel ve aile içi pek çok sebebi bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Bununla birlikte sosyal medyanın, zayıflamış evlilik bağlarını daha da aşındıran bir faktör hâline gelebildiğini belirten Erdöl, “Sosyal medya tek başına boşanma sebebi olarak görülmemelidir. Ancak problemli ve ölçüsüz kullanım; güven kaybını, kıskançlığı, iletişimsizliği ve mahremiyet sorunlarını büyütebilir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Akademik çalışmaların da sosyal medya kullanımı ile evlilik doyumu, ilişki kalitesi ve boşanma düşüncesi arasında ilişki olabileceğine işaret ettiğini belirten Erdöl, bu bulguların aile içi dijital davranışların önemini ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>“Sadakat dijital davranışlarla da korunmalı”</p>

<p>Erdöl, dijital çağda sadakat kavramının yalnızca fiziki davranışlarla sınırlı ele alınamayacağını ifade etti.</p>

<p>Sosyal medyada gizli hesaplar, silinen yazışmalar, eşten saklanan dijital alanlar, karşı cinse yönelik ölçüsüz ilgi ve mahremiyeti zedeleyen paylaşımların evliliklerde güven sorunlarına yol açabileceğini belirten Erdöl, “Evlilikte güven yalnızca sözle değil, davranışla korunur. Dijital davranışlar da bunun bir parçasıdır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, her sosyal medya davranışının aile krizine dönüştürülmemesi gerektiğini de belirterek, aile hayatının şüphe ve baskı üzerine kurulmaması gerektiğini ifade etti. Erdöl, buna karşın eşin huzurunu bozan, güvenini sarsan ve ısrarla sürdürülen dijital davranışların aile içinde ciddi sorunlara neden olabileceğini kaydetti.</p>

<p>“Dijital terbiye aile adabının parçası olmalı”</p>

<p>Aileyi korumak için dijital davranışlara ölçü getirilmesi gerektiğini belirten Erdöl, “Dijital terbiye” kavramının aile hayatında önemli bir başlık hâline geldiğini söyledi.</p>

<p>Erdöl, evli bireylerin sosyal medya kullanımında mahremiyet, sadakat, saygı ve zaman yönetimi konusunda dikkatli olması gerektiğini ifade ederek, “Telefon sofraya, yatak odasına ve aile sohbetinin merkezine hâkim olmamalıdır. Anne ve baba çocuklarının yanında birbirinden çok ekrana bakıyorsa, çocuklar da sevgiyi ve ilgiyi eksik öğrenir” diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, aile içi iletişimi güçlendirmek için eşlerin sosyal medya kullanımı konusunda açık ve sağlıklı bir iletişim kurması gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Aileyi korumak evde başlar”</p>

<p>Boşanmaların yalnızca mahkeme süreciyle ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Erdöl, aileyi koruma sorumluluğunun evin içinde başladığını söyledi.</p>

<p>Erdöl, “Aileyi zayıflatan sorunlar çoğu zaman küçük ihmallerle başlar. İlginin azalması, sohbetin eksilmesi, güvenin zedelenmesi ve ortak zamanın kaybolması zamanla büyük kırılmalara dönüşebilir. Sosyal medya bu süreci hızlandırıyorsa, bu mesele bireysel bir alışkanlık olarak görülmemelidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, dijital çağda aile kurumunun korunması için teknolojinin bilinçli kullanılması gerektiğini belirterek, “Telefon elimizde olabilir; ancak kalbimiz evimizde kalmalıdır” çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-cevdet-erdolden-dijital-kuma-uyarisi-sosyal-medya-aileyi-nasil-yipratiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 00:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8108.jpeg" type="image/jpeg" length="44076"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzurum’da Tıp Öğrencileri Vaka Temelli Kongrede Buluştu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erzurumda-tip-ogrencileri-vaka-temelli-kongrede-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erzurumda-tip-ogrencileri-vaka-temelli-kongrede-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Erzurum Tıp Fakültesi, tıp eğitiminde teoriyi sahadaki klinik gerçeklikle buluşturan önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Erzurum Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Vakanın Zirvesi Ulusal Tıp Kongresi”, farklı illerden gelen tıp öğrencileri, akademisyenler ve sağlık yöneticilerini bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan kongrede, vaka temelli öğrenmenin hekimlik eğitimindeki yeri öne çıktı. Programda öğrencilerin yalnızca dinleyici değil; tartışan, yorumlayan, soru soran ve klinik düşünme becerisini geliştiren aktif bir rol üstlenmesi dikkat çekti.</p>

<p>Modern tedavi yöntemleri masaya yatırılıyor</p>

<p>Erzurum Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Mesud Fakirullahoğlu, kongrenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, organizasyonun genç hekim adayları için önemli bir bilimsel buluşma zemini oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Fakirullahoğlu, klinik vakaların hekimlik pratiğinde yol gösterici bir eğitim alanı sunduğunu belirterek, öğrencilerin hastane ortamında vaka tartışmalarıyla mesleki bakışlarını güçlendirmelerinin büyük önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p>“Geleceğe dair umudumuz artıyor”</p>

<p>Erzurum İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir ise kongrenin hazırlanmasında görev alan öğrencileri tebrik etti. Öğrencilerin sosyal, girişimci ve yenilikçi yönlerinin sağlık camiası adına umut verici olduğunu belirten Bedir, Erzurum’da düzenlenen kongreye 26 ilden ve kardeş ülke Azerbaycan’dan katılım sağlanmasının organizasyona ayrı bir anlam kattığını dile getirdi.</p>

<p>Bedir, genç hekim adaylarının gösterdiği gayretin ve heyecanın takdire değer olduğunu vurgulayarak, kongreye katkı sunan akademisyenlere, öğrencilere ve misafirlere teşekkür etti.</p>

<p>Dekan Dağ: “Vaka temelli eğitim, hekimlik refleksini güçlendirir”</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Erzurum Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgür Dağ, kongrenin öğrencilerin bilimsel merakını, klinik düşünme becerisini ve mesleki sorumluluk bilincini güçlendiren önemli bir çalışma olduğunu söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Dağ, tıp eğitiminin yalnızca teorik bilgi aktarımıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Hekimlik, bilgiyi doğru zamanda doğru kararla birleştirme sanatıdır. Vaka temelli eğitim, öğrencilerimizin hastaya bütüncül bakmasını, farklı disiplinlerle birlikte düşünmesini ve klinik karar verme refleksini geliştirmesini sağlar” dedi.</p>

<p>Kongrenin öğrenciler tarafından sahiplenilmesinin ayrıca kıymetli olduğunu vurgulayan Dağ, organizasyonda görev alan öğrencilere, akademik danışmanlara ve destek veren tüm kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>Klinik vakalar üzerinden ortak akıl vurgusu</p>

<p>Kongrenin açılışında konuşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ebru Kale, SBÜ’nün çok sayıda tıp fakültesini bünyesinde barındıran farklı ve güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Kale, vaka tartışmalarının tıp eğitiminde önemli bir deneyim alanı oluşturduğunu ifade ederek, kongrenin öğrenciler için eleştirel düşünme, ortak akıl geliştirme ve multidisipliner çalışma kültürü bakımından değer taşıdığını söyledi. Kale, organizasyonun verimli geçmesi temennisinde bulundu.</p>

<p>Rektör Aydın: “Tıp eğitiminin kalbi sahada ve vakada atar”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, kongreye ilişkin değerlendirmesinde tıp eğitiminin yalnızca dersliklerde verilen teorik bilgilerle sınırlı kalamayacağını vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aydın, hekimlik mesleğinin bilgi, tecrübe, dikkat ve insan hayatına karşı yüksek sorumluluk bilinciyle icra edilen kutlu bir meslek olduğunu belirterek, öğrencilerin klinik vakalar üzerinden düşünmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Aydın, “Öğrencilerimizin farklı disiplinlerle temas kurması, klinik vakalar üzerinden değerlendirme yapması ve sahadaki gerçek hasta tecrübesine hazırlanması son derece kıymetlidir. Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak bizler, öğrencilerimizi yalnızca diploma sahibi bireyler olarak değil; milletine, insanlığa ve sağlık sistemine değer katacak nitelikli hekimler olarak yetiştirme gayretindeyiz” dedi.</p>

<p>Erzurum’da düzenlenen kongrenin genç hekim adayları için önemli bir tecrübe alanı olduğunu belirten Aydın, organizasyonda emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve paydaş kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>Prof. Dr. Aydın, “Vakanın Zirvesi Ulusal Tıp Kongresi’nin öğrencilerimizin mesleki ufkunu genişleteceğine, klinik düşünme becerilerini güçlendireceğine ve geleceğin hekimlerine ilham vereceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Halk oyunları gösterisinin de yer aldığı kongrede, farklı oturumlarda klinik vakalar üzerinden güncel tedavi yaklaşımları, modern sağlık teknolojileri ve tıp dünyasındaki yeni uygulamalar ele alınıyor. Programın, genç hekim adaylarının mesleki bakış açısını güçlendirmesi ve klinik karar verme becerilerine katkı sunması bekleniyor.</p>

<p>“Vakanın Zirvesi Ulusal Tıp Kongresi”nin 27 Nisan’da tamamlanacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erzurumda-tip-ogrencileri-vaka-temelli-kongrede-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 21:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8095.jpeg" type="image/jpeg" length="52455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Mehmet Bülent Balioğlu Emekli Oldu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-mehmet-bulent-balioglu-emekli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-mehmet-bulent-balioglu-emekli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortopedi ve Travmatoloji alanında 30 yıllık mesleki tecrübeye sahip olan Prof. Dr. Mehmet Bülent Balioğlu, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı ile Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ndeki görevlerinden emekli olduğunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balioğlu, yaptığı açıklamada 16 Şubat 2026 tarihi itibarıyla akademik ve klinik görevlerinden emekliye ayrıldığını belirtti.</p>

<p>30 Yıllık Meslek Hayatının Ardından Emeklilik Kararı</p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Bülent Balioğlu, uzun yıllar boyunca Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olarak hem hasta hizmetlerinde hem de akademik alanda görev yaptı.</p>

<p>Açıklamasında, meslek hayatı boyunca birlikte çalıştığı meslektaşlarına ve kendisine güvenen hastalarına teşekkür eden Balioğlu, bu süreci “uzun ve değerli bir yolculuk” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Yeni Muayenehanesinde Hasta Kabulüne Başladı</p>

<p>Emeklilik kararının ardından mesleki birikimini aktarmaya devam edeceğini bildiren Balioğlu, yeni muayenehanesinde hasta kabulüne başladığını açıkladı.</p>

<p>Balioğlu, özellikle çocuk ve erişkin omurga deformiteleri üzerine yoğunlaşarak klinik ve akademik çalışmalarını hasta odaklı biçimde sürdürmeyi hedeflediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Omurga Deformiteleri Alanında Çalışmalarını Sürdürecek</p>

<p>Ortopedi ve travmatoloji alanında uzun yıllara dayanan deneyimi bulunan Prof. Dr. Mehmet Bülent Balioğlu’nun, yeni dönemde çocuk ve erişkin omurga deformiteleri başta olmak üzere uzmanlık alanındaki çalışmalarına devam edeceği öğrenildi.</p>

<p>Balioğlu’nun yeni muayenehanesinin İstanbul Bakırköy’de Ataköy Towers’ta bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Adres: Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mahallesi, Çobançeşme E-5 Yan Yol Caddesi, B Blok No: 20/2 İç Kapı No: 76 Bakırköy / İstanbul<br />
Telefon: 0543 292 93 00</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-mehmet-bulent-balioglu-emekli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 20:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8075-1.jpeg" type="image/jpeg" length="80527"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Melike Betül Öğütmen, ERA Sustainable Nephrology Committee’de]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-melike-betul-ogutmen-era-sustainable-nephrology-committeede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-melike-betul-ogutmen-era-sustainable-nephrology-committeede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Melike Betül Öğütmen, Avrupa nefroloji camiasının önemli bilimsel yapılarından biri olan ERA Sustainable Nephrology Committee Board üyeliğine seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Böbrek Birliği tarafından gönderilen resmi bildirimde, Prof. Dr. Öğütmen’in akademik birikimi, başvuru sürecindeki çalışmaları ve sürdürülebilir nefroloji alanına yönelik ilgisi nedeniyle komite yönetim kurulu üyeliğine uygun görüldüğü belirtildi.</p>

<p>Prof. Dr. Öğütmen, görevine 3 Haziran 2026’da İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenecek ERA26 Kongresi Genel Kurulu ile başlayacak. Komite üyeliği, 2029 yılında yapılacak ERA Genel Kurulu ile sona erecek.</p>

<p>Sürdürülebilir Nefroloji Alanında Avrupa Düzeyinde Temsil</p>

<p>ERA Sustainable Nephrology Committee, böbrek hastalıkları alanında sürdürülebilir sağlık hizmetleri, çevresel etkilerin azaltılması, kaynakların etkin kullanımı ve nefroloji uygulamalarında uzun vadeli çözümlerin geliştirilmesi gibi başlıklara odaklanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Melike Betül Öğütmen’in bu göreve seçilmesi, Türkiye’den bir akademisyenin Avrupa düzeyinde sürdürülebilir nefroloji çalışmalarına katkı sunacak olması bakımından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>SBÜ’nün Akademik Gücü Uluslararası Platformda</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi, sağlık temalı akademik yapısı ve uzmanlık alanlarındaki bilimsel üretimiyle uluslararası platformlarda temsil edilmeye devam ediyor. Prof. Dr. Öğütmen’in ERA Sustainable Nephrology Committee Board üyeliği, SBÜ’nün nefroloji alanındaki görünürlüğünü güçlendiren önemli bir bilimsel başarı olarak öne çıktı.</p>

<p>Bu görevlendirme ile Prof. Dr. Öğütmen’in, sürdürülebilir nefroloji yaklaşımının geliştirilmesine ve böbrek sağlığı hizmetlerinde çevreye duyarlı uygulamaların yaygınlaştırılmasına katkı sunması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/prof-dr-melike-betul-ogutmen-era-sustainable-nephrology-committeede</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8033.jpeg" type="image/jpeg" length="43328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ, Nobel’le yarışacak Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülleri’ni tanıttı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülleri’ni lansman programıyla duyurdu. Bilim, teşvik, hizmet ve öğrenci kategorilerinde verilecek ödüllere kimlerin başvurabileceği ve başvuru şartları merak konusu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Külliyesinde düzenlediği lansman programıyla 2027 yılında hayata geçirilecek Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödüllerini kamuoyuna tanıttı. Program kapsamında ayrıca 2025 Yılı Bilim Teşvik Ödülleri sahipleri de ödüllendirildi.<br />
SBÜ’de gerçekleştirilen lansman programında, sağlık bilimleri alanında uluslararası ölçekte saygın bir ödül sistemi oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Üniversite yönetimi, ödül programının sağlık bilimlerinde çığır açan araştırmaları, klinik mükemmeliyeti ve toplum sağlığına katkı sunan çalışmaları görünür kılmayı amaçladığını bildirdi.</p>

<p>Programda ödüllerin Bilim Ödülü, Teşvik Ödülü, Hizmet Ödülü ve Öğrenci Ödülü olmak üzere dört ana kategoride verileceği açıklandı. Ödüllerin ise Hamidiye Altını, nakdi ödül, berat ve plaketten oluşacağı ifade edildi.</p>

<p>Lansman programında ayrıca 2025 Yılı Bilim Teşvik Ödülleri sahipleri de ödüllendirildi. Böylece üniversite, bir yandan 2027 vizyonunu duyururken diğer yandan mevcut bilimsel başarıları da onurlandırdı.</p>

<p>Programda konuşan SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, 2027 yılında başlayacak ödül programına ilişkin, “Biz artık bilimi sadece izleyen değil, bilimi ödüllendiren, yön veren ve ölçü koyan bir irade ortaya koyuyoruz. 2027 yılında başlayacak Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülleri’nin, sağlık bilimlerinde uluslararası ölçekte en saygın programlardan biri haline gelmesini hedefliyoruz. Bu iddia büyük bir iddiadır; ancak Sağlık Bilimleri Üniversitesi de zaten büyük hedeflerin kurumudur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açıklamada, ödül tutarlarının uluslararası ölçekte dikkat çekecek seviyede planlandığı, finansman desteğinin ise sponsor kaynaklarıyla sağlanmasının öngörüldüğü belirtildi.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin, köklü kurumsal hafızası ve sağlık bilimleri alanındaki akademik birikimiyle şekillendirdiği bu yeni ödül programını zamanla uluslararası düzeyde güçlü bir bilim markasına dönüştürmeyi amaçladığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BAŞVURU İÇİN <a href="https://abdulhamidhanodulleri.org/" rel="nofollow">TIKLAYINIZ</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/fee5a69e-5874-48d0-aa02-342ab40aba3e.jpeg" type="image/jpeg" length="33571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Engellilerin ÖTV’siz araç alımında kapsam genişledi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Engelli vatandaşların araç alımında uygulanan ÖTV muafiyetine ilişkin önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte hem araç türlerinde hem de yararlanma şartlarında kapsam genişletildi. Böylece daha fazla engelli vatandaşın vergi avantajından faydalanmasının önü açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzenlemeye göre, vergiler dahil satış bedeli 2 milyon 873 bin 900 liranın altında kalan araçlar ÖTV muafiyeti kapsamında değerlendirilecek. Bu sınır, özellikle son dönemde artan araç fiyatları nedeniyle sistem dışında kalan birçok modelin yeniden erişilebilir hale gelmesi açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Yeni uygulamada yalnızca binek otomobiller değil; panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep ve steyşın vagon gibi araçlar da kapsama dahil edildi. Böylece engelli bireylerin ihtiyaçlarına göre farklı kullanım amaçlarına hitap eden taşıtlara ulaşması daha kolay hale geldi.</p>

<p>Düzenlemede teknik bir sınır da getirildi. Muafiyet kapsamında alınacak araçların motor silindir hacminin 2800 santimetreküp veya altında olması gerekecek. Bu şart, kapsamdaki araç çeşitliliği genişletilirken belirli bir üst sınırın korunmasını amaçlıyor.</p>

<p>En dikkat çeken değişikliklerden biri ise ortopedik engelli bireylere yönelik oldu. Engel oranı yüzde 90’ın altında bulunan ancak ortopedik engel oranı yüzde 40 ve üzeri olduğu için ehliyet alamayan vatandaşlar da ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Böylece daha önce uygulamadan faydalanamayan bir grup için yeni bir hak tanınmış oldu.</p>

<p>Öte yandan ortopedik engeli nedeniyle ehliyet alamayan vatandaşlara motosiklet alımında da önemli bir kolaylık sağlandı. Buna göre, söz konusu bireyler tüm motosikletleri motor hacmi sınırı aranmaksızın ÖTV’siz satın alabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan değişiklikler, engelli bireylerin ulaşım imkanlarını artırmayı hedeflerken, araç tercihlerinde daha esnek bir yapı oluşturuyor. Özellikle farklı araç segmentlerinin kapsama alınması ve ehliyet alamayan ortopedik engellilere yeni hak tanınması, düzenlemenin en dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu adımın, hem günlük yaşamda hareket kabiliyetini artırması hem de engelli vatandaşların ulaşımda karşılaştığı mali yükü hafifletmesi bekleniyor. Yeni düzenleme, sosyal destek boyutu kadar pratik etkileriyle de geniş bir kesimi yakından ilgilendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 05:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpeg" length="51524"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baharatların Gizli Gücü Ortaya Çıktı: Birlikte Kullanılınca Etki Yüzlerce Kat Artabiliyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/baharatlarin-gizli-gucu-ortaya-cikti-birlikte-kullanilinca-etki-yuzlerce-kat-artabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/baharatlarin-gizli-gucu-ortaya-cikti-birlikte-kullanilinca-etki-yuzlerce-kat-artabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik inflamasyon; diyabetten kalp-damar hastalıklarına, bazı kanser türlerinden metabolik bozukluklara kadar birçok ciddi tablonun arka planında yer alan sessiz bir süreç olarak görülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya’daki Tokyo University of Science araştırmacılarının yayımladığı yeni çalışma ise günlük hayatta tanıdık gelen bazı bitkisel bileşiklerin, tek başına değil birlikte kullanıldığında çok daha güçlü bir anti-inflamatuvar etki gösterebildiğini ortaya koydu.</p>

<p>Nutrients dergisinde yayımlanan araştırmada nane kaynaklı mentol, okaliptüsle ilişkilendirilen 1,8-sineol ve acı biberin etkili bileşeni kapsaisin gibi fitokimyasallar incelendi. Bilim insanları, bu maddelerin iltihap yanıtı oluşturulan RAW264.7 adlı bağışıklık hücrelerinde nasıl davrandığını karşılaştırdı. Sonuçlar, bazı kombinasyonların inflamasyonu baskılamada tek tek kullanıma kıyasla çok daha güçlü bir sinerji oluşturduğunu gösterdi.</p>

<p>Araştırmacılara göre asıl dikkat çekici nokta, bu etkinin yalnızca “daha fazla madde” kullanılmasıyla açıklanamaması. Mentol ve 1,8-sineolün hücre zarındaki TRP kanalları ve kalsiyum sinyalizasyonu üzerinden etkili olduğu, kapsaisinin ise kısmen farklı bir hücresel yolak üzerinden inflamasyonu baskılayabildiği bildirildi. Bu farklı yolların aynı anda devreye girmesi, bileşikler arasında güçlü bir iş birliği doğuruyor.</p>

<p>Çalışma, uzun süredir beslenme biliminde dile getirilen “tek bir mucize bileşen değil, doğru kombinasyon önemlidir” yaklaşımına da moleküler düzeyde destek veriyor. Araştırma ekibi, bitki temelli beslenmenin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin bazen tek bir güçlü içerikten değil, çok sayıda bileşiğin birbirini tamamlayan etkilerinden kaynaklanabileceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu bulgu; fonksiyonel gıdalar, besin destekleri ve daha düşük dozlarla etkili olabilecek yeni anti-inflamatuvar stratejiler açısından dikkat çekici bir kapı aralıyor. Ancak burada önemli bir sınır var: Elde edilen veriler şu aşamada hücre kültürü düzeyinde. Yani sonuçlar laboratuvarda umut verici görünse de, bunun insanlarda aynı ölçüde fayda sağlayıp sağlamadığını söylemek için henüz erken. Araştırmacılar da bir sonraki adımın hayvan ve insan çalışmaları olduğunu açıkça vurguluyor.</p>

<p>Kısacası bu çalışma, beslenmenin biyolojik etkisinin sadece “ne yediğimizle” değil, “hangi bileşenleri nasıl bir araya getirdiğimizle” de şekillenebileceğini gösteriyor. Yine de uzmanların altını çizdiği mesaj net: Bu bulgular, baharat karışımlarının hastalıkları önlediğini ya da tedavi ettiğini kanıtlamıyor; sadece gelecekte daha akıllı beslenme ve tedavi stratejileri için güçlü bir bilimsel ipucu sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/baharatlarin-gizli-gucu-ortaya-cikti-birlikte-kullanilinca-etki-yuzlerce-kat-artabiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6533.jpeg" type="image/jpeg" length="78456"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İki Kritik Başlık İçin Talimat: Hobi Bahçeleri ve Trafik Cezalarında Yeni Düzenleme Gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogandan-iki-kritik-baslik-icin-talimat-hobi-bahceleri-ve-trafik-cezalarinda-yeni-duzenleme-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogandan-iki-kritik-baslik-icin-talimat-hobi-bahceleri-ve-trafik-cezalarinda-yeni-duzenleme-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuoyunda uzun süredir tartışılan iki önemli başlıkta yeni bir gelişme yaşandı. İddialara göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem “hobi bahçeleri” olarak bilinen imarsız küçük ölçekli bahçeli evler hem de yeni Trafik Kanunu ile gündeme gelen ağır ceza uygulamaları konusunda yeni çalışma yapılmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 7 milyon kişiyi yakından ilgilendirdiği belirtilen hobi bahçeleri meselesi, AK Parti’nin bugünkü MKYK toplantısında gündeme geldi. Ankara Milletvekili Osman Gökçek’in toplantıda söz alarak mevcut yönetmeliğin uygulanması halinde binlerce kişinin mağdur olacağını söylediği, ayrıca bu tablonun siyasi açıdan da ağır sonuçlar doğurabileceğini dile getirdiği ifade edildi.</p>

<p>Toplantıda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da mevcut yönetmelik hakkında kapsamlı bilgi verdiği aktarıldı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında yeni bir çalışma yapılmasını istediği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu çalışmada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in yer alacağı belirtildi. Hazırlanacak yeni düzenlemenin, hobi bahçeleri konusunda yaşanan mağduriyet iddialarını dikkate alarak şekillenmesi bekleniyor.</p>

<p>Bir diğer kritik başlık ise yeni Trafik Kanunu ile birlikte gündeme gelen ağır para cezaları ve uygulamalar oldu. Edinilen bilgilere göre konu, AK Parti MYK toplantısında da ele alındı. Toplantıda kamuoyunda oluşan tepkilerin değerlendirildiği ve mevcut tabloya ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapıldığı öğrenildi.</p>

<p>Bu görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İçişleri Bakanlığı’ndan yeni bir çalışma hazırlanmasını istediği belirtildi. Böylece son dönemde özellikle sürücüler arasında yoğun tartışma yaratan trafik cezaları ve uygulamalarında da revizyon ihtimali gündeme gelmiş oldu.</p>

<p>Henüz resmi düzenleme metni paylaşılmış değil. Ancak kulislere yansıyan bu bilgiler, hem hobi bahçeleriyle ilgili yıkım endişesi yaşayan vatandaşlar hem de yeni trafik cezalarına tepki gösteren milyonlarca kişi açısından dikkatle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdogandan-iki-kritik-baslik-icin-talimat-hobi-bahceleri-ve-trafik-cezalarinda-yeni-duzenleme-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 06:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2339.png" type="image/jpeg" length="87663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ghost Murmur nedir? CIA kalp atışını uzaktan takip edebilir mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ghost-murmur-nedir-cia-kalp-atisini-uzaktan-takip-edebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ghost-murmur-nedir-cia-kalp-atisini-uzaktan-takip-edebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ghost Murmur iddiası gündem oldu. CIA’in kalp atışını uzaktan algıladığı öne sürülen gizli yapay zeka sistemi gerçekten var mı? İşte doğrulananlar ve şüpheli detaylar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada yayılan “Ghost Murmur” iddiası, CIA’in yapay zeka destekli gizli bir sistemle 40 mil öteden kalp atışı tespit ettiğini öne sürdü. Olayın merkezindeki kurtarma operasyonu doğrulanırken, teknolojiye dair en çarpıcı ayrıntılar için henüz bağımsız kanıt bulunmuyor.</p>

<p>CIA’in gizli yapay zeka aracı Ghost Murmur gerçekten var mı?</p>

<p>Son günlerde sosyal medyada en çok konuşulan iddialardan biri, CIA’in “Ghost Murmur” adlı gizli bir yapay zeka sistemiyle bir insanın kalp atışını onlarca mil öteden tespit edebildiği yönünde oldu. Anlatıya göre bu sistem, kalbin oluşturduğu elektromanyetik izi sentetik elmas sensörlerle yakalıyor, ardından yapay zeka yardımıyla devasa çevresel gürültü içinden tek bir kişiye ait sinyali ayıklıyor.</p>

<p>İddia kulağa doğrudan bilim kurgu gibi geliyor. Gökyüzünden bir insanın göğsünü “dinleyen” görünmez bir teknoloji, casus romanlarının sisinden çıkmış bir sahne hissi veriyor. Fakat dosyanın içine girildiğinde, gerçeğin daha katmanlı olduğu görülüyor.</p>

<p>İran’daki kurtarma operasyonu gerçek çıktı</p>

<p>Hikâyenin merkezindeki olay tamamen uydurma değil. Amerikan basınında yer alan güçlü haberlere göre, İran’da düşen bir Amerikan savaş uçağının mürettebatını kurtarmaya yönelik gerçek bir operasyon yapıldı. Özellikle dağlık alanda saklanan ikinci personelin bulunması için gelişmiş teknolojilerin ve istihbarat yöntemlerinin devreye sokulduğu bildirildi.</p>

<p>Ancak burada kritik ayrım başlıyor. Çünkü kamuoyuna yansıyan güvenilir haberlerde kurtarma operasyonu doğrulansa da, “Ghost Murmur” sisteminin tam olarak nasıl çalıştığına dair sosyal medyada anlatılan dramatik ayrıntılar açık biçimde teyit edilmiş değil. AP’nin haberinde CIA’in kullanılan teknolojiye ilişkin ayrıntıları paylaşmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Kalp atışını 40 mil öteden okumak mümkün mü?</p>

<p>İddianın en çarpıcı bölümü, kalbin elektromanyetik izinin yaklaşık 40 mil yani 64 kilometre civarı bir mesafeden algılandığı savı. Bugün kamuya açık bilimsel literatürde, kalbin manyetik sinyallerinin çok hassas sensörlerle ölçülebildiği doğru. Özellikle sentetik elmas temelli kuantum sensörler, bu alanda dikkat çeken deneysel araçlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Fakat açık bilimsel çalışmaların anlattığı dünya ile sosyal medyada dolaşan “Ghost Murmur” anlatısı arasında dev bir mesafe var. Çünkü mevcut araştırmalar, bu tür sinyallerin kontrollü laboratuvar koşullarında, çok yakın mesafelerde ve yoğun gürültü bastırma teknikleriyle elde edildiğini gösteriyor. Bazı deneylerde anlamlı sonuç için yüzlerce hatta binlerce kalp atışının ortalaması alınıyor. Bu da “tek kişiyi uzaktan anlık olarak bulma” iddiasını şimdilik doğrulanmış bir gerçek olmaktan uzaklaştırıyor.</p>

<p>Ghost Murmur adı neden şüphe uyandırıyor?</p>

<p>“Ghost Murmur” adı dikkat çekici, akılda kalıcı ve ürkütücü. Tam da bu yüzden dijital çağın en güçlü yakıtı olan viral etkiyi besliyor. Ancak şu ana kadar bu sistemin varlığını, çalışma prensibini ve operasyonel geçmişini açık kaynaklarda bağımsız biçimde doğrulayan resmi teknik belgeler ortaya çıkmış değil. Sisteme dair ayrıntılar daha çok sansasyonel başlıklarla öne çıkan ikincil kaynaklarda yer alıyor.</p>

<p>Bu tablo, iddianın tamamının yanlış olduğunu otomatik olarak göstermiyor. Devletlerin kamuoyuna açıkladığından daha ileri teknolojilere sahip olabileceği düşüncesi yeni değil. Ancak gazetecilik açısından ölçü nettir: Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir. Şimdilik eldeki açık kanıt, kurtarma operasyonunun gerçek olduğunu gösteriyor; kalp atışıyla uzaktan yer tespiti yapıldığı iddiasını ise aynı güçte doğrulamıyor.</p>

<p>Bilim kurgu mu, istihbarat gerçeği mi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün için Ghost Murmur anlatısı, doğrulanmış bir teknik devrimden çok, gerçek bir operasyonun etrafında büyüyen yarı karanlık bir teknoloji efsanesi gibi duruyor. Bir başka ifadeyle dosyanın çekirdeğinde gerçek, kabuğunda ise ciddi ölçüde spekülasyon var.</p>

<p>Yine de bu iddianın bu kadar yankı bulması tesadüf değil. Çünkü modern savaş ve istihbarat artık yalnızca gözle görüleni izlemiyor; görünmeyeni, ölçülemeyeni ve insan bedeninin en zayıf izlerini bile veri haline getirmeye çalışıyor. Eğer bir gün bu ölçekte bir sistem gerçekten doğrulanırsa, mesele yalnızca askeri üstünlük değil, mahremiyet kavramının da yeniden tanımlanması olacak.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Şu anki verilerle en net cümle şu: İran’daki kurtarma operasyonu gerçek, ancak “Ghost Murmur” adlı sistemin kalp atışını onlarca mil öteden algıladığı iddiası bağımsız biçimde kanıtlanmış değil. Hikâye güçlü, ürpertici ve dikkat çekici. Ama bugünün gazeteciliğinde etkileyici olması, doğru olduğu anlamına gelmiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ghost-murmur-nedir-cia-kalp-atisini-uzaktan-takip-edebilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 07:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6421.jpeg" type="image/jpeg" length="21262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de Şok Veri: Hanelerin %57’sinde Çocuk Yok]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/turkiyede-sok-veri-hanelerin-57sinde-cocuk-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/turkiyede-sok-veri-hanelerin-57sinde-cocuk-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de doğurganlık oranı düşüyor, çocuk sayısı azalıyor. Bakan Göktaş’ın açıkladığı veriler, nüfusun hızla yaşlandığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de doğurganlık oranının düşmesi, çocuk sayısının azalması ve nüfusun yaşlanması artık istatistiklerin ötesinde, toplumun geleceğini doğrudan etkileyen bir sürece dönüşmüş durumda. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın açıkladığı son veriler, Türkiye’de demografik değişim sürecinin hızlandığını net biçimde ortaya koydu.</p>

<p>Bakan Göktaş’tan dikkat çeken açıklama</p>

<p>Bakan Göktaş, Türkiye’nin nüfus yapısına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Hızla yaşlanıyoruz. Hanelerin %57’sinde 18 yaş altı çocuk bulunmuyor. Nüfusta bütün dünyada düşüş var ama ülkemizdeki düşüş çok hızlı oldu. Doğurganlık hızımız bu şekilde devam ederse, önümüzdeki 5 yıl içerisinde ilkokul çağındaki çocuk oranımız 900 bin azalacak.”</p>

<p>Bu açıklamalar, yalnızca Türkiye’de çocuk sayısının düşmesi değil, aynı zamanda eğitim sisteminden iş gücü piyasasına kadar uzanan geniş bir etki alanı anlamına geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demografik değişim ne anlama geliyor?</p>

<p>Uzmanlara göre Türkiye’de nüfus artış hızının düşmesi, kısa vadede fark edilmese de orta ve uzun vadede ciddi sonuçlar doğuracak. Özellikle genç nüfusun azalması, üretim kapasitesi ve ekonomik dinamizm üzerinde doğrudan etkili olacak.</p>

<p>Artan yaşlı nüfus oranı, sosyal güvenlik sisteminden sağlık hizmetlerine kadar birçok alanda yeni yükler oluşturacak. Bu durum, Türkiye’de yaşlanan nüfusun etkileri konusunda daha güçlü politikaların geliştirilmesini zorunlu kılıyor.</p>

<p>Uzmanlardan sert uyarı: “Bu bir varlık meselesi”</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Veysi CERİ" class="detail-photo img-fluid" height="629" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/2f86fe28-9d46-4292-b3d8-d4d48e48faf2.jpeg" width="1066" /></p>

<p>Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Veysi Çeri ise süreci sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir dönüşüm olarak değerlendiriyor:</p>

<p>“Aile yalnızca biyolojik bir birlik değildir; bir milletin hafızasıdır. Bugün doğurganlık oranlarının düşmesi sadece ekonomik gerekçelerle açıklanamaz. Küresel ölçekte aileyi zayıflatan kültürel dalgalar ve bireyciliği merkeze alan yaşam biçimleri toplumun temelini aşındırıyor.”</p>

<p>Çeri’ye göre Türkiye’de doğum oranlarının düşmesi, klasik demografik geçiş sürecinin ötesinde bir kırılmaya işaret ediyor:</p>

<p>“Eğer bir toplum çocukla kurduğu bağı zayıflatırsa sadece nüfus azalmaz; üretim gücü, kültürel aktarım ve toplumsal direnç de zayıflar. Aileyi korumak artık bir sosyal politika değil, doğrudan bir varlık meselesidir.”</p>

<p>5 yıl içinde kritik tablo</p>

<p>Verilere göre mevcut eğilim devam ederse, Türkiye’de ilkokul çağındaki çocuk sayısı önümüzdeki 5 yıl içinde yaklaşık 900 bin azalacak. Bu durum, okul kapasitelerinden öğretmen ihtiyacına kadar birçok alanı doğrudan etkileyecek.</p>

<p>Aynı zamanda çocuksuz hane oranının artması, toplumun sosyal dokusunda da önemli değişimlerin habercisi olarak görülüyor.</p>

<p>Sessiz ilerleyen bir kriz</p>

<p>Uzmanlar, Türkiye’de yaşanan bu süreci “ani değil ama derin etkili bir dönüşüm” olarak tanımlıyor. Türkiye’de aile yapısının değişmesi, çocuk sahibi olma eğiliminin azalması ve doğurganlık hızındaki gerileme, uzun vadede ülkenin ekonomik ve sosyal gücünü şekillendirecek.</p>

<p>Sessiz bir değişim ilerliyor… Ancak bu sürecin yönü, alınacak kararlarla hâlâ belirlenebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/turkiyede-sok-veri-hanelerin-57sinde-cocuk-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5480.jpeg" type="image/jpeg" length="80562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Stajyer Dr. Yaren Mercan Anılıyor: İsminin Yaşatılması İçin Çağrı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/stajyer-dr-yaren-mercan-aniliyor-isminin-yasatilmasi-icin-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/stajyer-dr-yaren-mercan-aniliyor-isminin-yasatilmasi-icin-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Yaren Mercan için anma töreni düzenleniyor. İsminin bir dersliğe verilmesi yönünde çağrı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim gören ve hayatını kaybeden Stajyer Doktor Yaren Mercan, düzenlenecek anma töreniyle yad edilecek. Genç yaşta aramızdan ayrılan Mercan için yapılan çağrıda ise dikkat çeken bir öneri öne çıktı: İsminin kalıcı bir şekilde yaşatılması.</p>

<p>Üniversite çevresinden yapılan duyuruda, “Beyaz önlüğüyle şifa dağıtma yolunda kararlılıkla yürüyen Yaren’imizin aziz hatırasını yaşatmak için tüm sevenleri anma törenine davetlidir” ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anma töreni 27 Mart’ta</p>

<p>Yaren Mercan için düzenlenecek anma programı, 27 Mart Cuma günü saat 15.45’te Gevher Nesibe Derslikleri’nde gerçekleştirilecek. Törene akademisyenler, öğrenciler, idari personel ve sevenlerinin katılması bekleniyor.</p>

<p>“Bir isim değil, bir hatıra yaşasın”</p>

<p>Tıbbiye Bülteni olarak biz de bu anlamlı anma vesilesiyle bir çağrıda bulunuyoruz. Genç yaşta hayatını kaybeden ve hekimlik yolunda ilerleyen Yaren Mercan’ın isminin, üniversite bünyesinde bir derslik, kütüphane, klinik alan ya da sosyal tesise verilmesi; onun hatırasını kalıcı kılacak en güçlü adımlardan biri olacaktır.</p>

<p>Çünkü bazı isimler yalnızca anılmaz…<br />
Yaşatılır.</p>

<p>Yaren Mercan’ın adı, şifa dağıtmayı hedefleyen bir yolculuğun simgesi olarak gelecek nesillere ilham verebilir. Üniversitelerin sadece bilgi değil, vefa üreten kurumlar olduğu unutulmamalı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/stajyer-dr-yaren-mercan-aniliyor-isminin-yasatilmasi-icin-cagri</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 03:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4267.jpeg" type="image/jpeg" length="37773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu istifa etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gaziantep-sehir-hastanesi-bashekimi-ilgin-turkcuoglu-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gaziantep-sehir-hastanesi-bashekimi-ilgin-turkcuoglu-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu görevinden ayrıldı. Türkçüoğlu, tüp bebek merkezinde çalışmalarına devam edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’te sağlık yönetiminde dikkat çeken gelişme yaşandı. Gaziantep Şehir Hastanesi başhekimi istifa etti mi, Ilgın Türkçüoğlu neden ayrıldı soruları gündeme gelirken, Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu görevinden ayrıldığını açıkladı.</p>

<p>Görev süresi boyunca önemli sağlık yatırımlarına imza atan Türkçüoğlu’nun ayrılık kararı, hastane çevresinde ve sağlık camiasında geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>⸻</p>

<p>Başarılı projelerle öne çıkmıştı</p>

<p>Daha önce Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde 5 yıl başhekimlik yapan Türkçüoğlu, bu süreçte Türkiye’de ikinci basamak sağlık tesisleri içinde ilk tüp bebek merkezinin kurulmasına öncülük etti.</p>

<p>Aynı dönemde çocuk kalp ameliyatlarının yapıldığı KVC merkezinin kurulması, palyatif bakım ve anjiyo merkezlerinin hayata geçirilmesi gibi kritik projelerle dikkat çekti.</p>

<p>Sağlık yatırımlarıyla bilinen Türkçüoğlu’nun kariyeri ve görev sürecinde yaptığı yenilikler nelerdi sorusu da yeniden gündeme geldi.</p>

<p>⸻</p>

<p>Şehir hastanesinde de birçok yeniliğe imza attı</p>

<p>Daha sonra SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde görev alan Türkçüoğlu, ardından Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başhekim olarak atanmıştı.</p>

<p>Türkiye’nin büyük sağlık komplekslerinden biri olan hastanede görev yaptığı süre boyunca çeşitli idari ve klinik yeniliklere imza atan Türkçüoğlu’nun istifası, “şehir hastanesinde yönetim değişikliği olacak mı” sorusunu da beraberinde getirdi.</p>

<p>⸻</p>

<p>İstifasını WhatsApp mesajıyla duyurdu</p>

<p>Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu, görevinden ayrıldığını hastane hekimlerinin bulunduğu WhatsApp grubundan yaptığı açıklamayla duyurdu.</p>

<p>Mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bugün itibari ile başhekimlik görevinden ayrılmış bulunmaktayım. Bu süreçte destekleriniz için çok teşekkür ederim. Bundan sonra yine hastanemiz tüp bebek merkezinde çalışmalarıma devam edeceğim. İhtiyacı olan herkese kapımın açık olduğunu bilmenizi isterim.”</p>

<p>⸻</p>

<p>Görevine klinikte devam edecek</p>

<p>Türkçüoğlu’nun, Sağlık Bilimleri Üniversitesi kadrosuna atanarak Gaziantep Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği’nde akademik çalışmalarını sürdüreceği öğrenildi.</p>

<p>Aynı zamanda tüp bebek merkezinde aktif olarak görev alarak hastalara hizmet vermeye devam edeceği belirtildi.</p>

<p>⸻</p>

<p>Sağlık camiasında yankı uyandırdı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi başhekimi neden istifa etti sorusu netlik kazanmazken, Türkçüoğlu’nun görevden ayrılışı sağlık camiasında sürpriz bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Özellikle şehir hastanelerinde yönetim değişiklikleri ve sağlık sistemindeki yeni yapılanmaların bu tür kararları nasıl etkileyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gaziantep-sehir-hastanesi-bashekimi-ilgin-turkcuoglu-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 07:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4626.jpeg" type="image/jpeg" length="95709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Celal Şengör, “Ozempic iğnesi kullandım 20 kilo verdim”]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/celal-sengor-ozempic-ignesi-kullandim-20-kilo-verdim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/celal-sengor-ozempic-ignesi-kullandim-20-kilo-verdim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Celal Şengör, Ozempic iğnesi sonrası 20 kilo verdiğini açıkladı. İştah kontrolü ve disiplinli beslenme süreci dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Celal Şengör, gazeteci Fatih Altaylı’nın programında yaptığı açıklamayla kilo verme sürecinin detaylarını ilk kez bu kadar açık anlattı. Şengör’ün sözleri, yalnızca kullanılan tedaviyi değil, sürecin arkasındaki iradeyi de ortaya koydu.</p>

<p>“Önce iğne oldum. İştahım kesildi. Ben de dikkat etmeye başladım. Yemiyorum, kendime söz verdim.”</p>

<p>Bu kısa ama çarpıcı ifade, aslında modern obezite tedavisinin iki temel ayağını net biçimde özetliyor: biyolojik destek ve davranış değişikliği.</p>

<p>⸻</p>

<p>İştahı kesen mekanizma: GLP-1 etkisi</p>

<p>Şengör’ün bahsettiği “iğne”, GLP-1 reseptör agonisti olarak bilinen ilaç grubuna ait. Bu tedaviler vücutta doğal olarak bulunan tokluk hormonunu taklit ederek çalışıyor.<br />
• Açlık hissini bastırıyor<br />
• Daha az yemekle doyma sağlıyor<br />
• Beyinde iştah merkezini baskılıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle kişi, klasik diyetlerde yaşanan “sürekli açlık hissi” ile mücadele etmek zorunda kalmıyor.</p>

<p>⸻</p>

<p>Asıl farkı yaratan: Karar ve disiplin</p>

<p>Ancak Şengör’ün cümlesinde en kritik vurgu, tıbbi tedaviden çok şu noktada düğümleniyor:</p>

<p>“Yemiyorum, kendime söz verdim.”</p>

<p>Uzmanlara göre GLP-1 ilaçları iştahı azaltarak bir kapı açıyor, ancak o kapıdan geçmek tamamen kişinin iradesine bağlı. Yani:<br />
• İlaç iştahı azaltır<br />
• Ama kilo kaybını sürdüren şey davranış değişikliğidir</p>

<p>Bu nedenle tedavi sürecinde kalıcı başarı, beslenme alışkanlıklarının yeniden şekillenmesiyle mümkün oluyor.</p>

<p>⸻</p>

<p>Hızlı kilo kaybı neden dikkat çekiyor?</p>

<p>Şengör’ün yaklaşık 20 kilo verdiğini açıklaması, bu ilaçların etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Son yıllarda özellikle:<br />
• Diyetle zor kilo veren bireylerde<br />
• Obezite ve diyabet hastalarında</p>

<p>GLP-1 tedavileri önemli sonuçlar ortaya koyuyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar, kontrolsüz kullanımın ciddi riskler doğurabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>⸻</p>

<p>Son söz: İğne değil, karar belirleyici</p>

<p>Celal Şengör’ün ifadeleri, aslında bu sürecin en yalın özetini sunuyor:<br />
Bir iğne iştahı kesebilir, ama tabağı kaldıran şey iradedir.</p>

<p>Modern tıp araçları yolu açıyor; yürüyen ise insanın kendisi oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/celal-sengor-ozempic-ignesi-kullandim-20-kilo-verdim</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4397.jpeg" type="image/jpeg" length="81665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Darülaceze’de Yeni Dönem: Eğitim, Üretim ve Şefkat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/darulacezede-yeni-donem-egitim-uretim-ve-sefkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/darulacezede-yeni-donem-egitim-uretim-ve-sefkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un kalbinde yer alan Darülaceze, yalnızca bir sosyal hizmet kurumu olarak değil, bu toprakların merhamet anlayışını kurumsal bir yapıya dönüştüren tarihsel bir hafıza olarak yoluna devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>130 yılı aşan geçmişi boyunca kimsesizlerin, yaşlıların, engellilerin ve bakıma muhtaç bireylerin hayatına dokunan bu yapı, bugün yeni bir eşiği temsil ediyor. Artık Darülaceze sadece koruyan bir kurum değil; eğiten, üreten ve insanı yeniden hayata kazandıran bütüncül bir model inşa ediyor.</p>

<p>Kuruluşu, II. Abdülhamid dönemine uzanan Darülaceze, ilk günden itibaren insan onurunu esas alan bir anlayışla şekilleniyor. Osmanlı’nın zor dönemlerinde dahi sokakta kalan, sahipsiz kalan, unutulan insanların yalnız bırakılmaması gerektiği fikri bu kurumla somut bir zemine kavuşuyor. Bu yönüyle Darülaceze, klasik bir yardım anlayışının ötesine geçiyor; sosyal adaletin ve merhametin kurumsallaşmış hâlini temsil ediyor.</p>

<p>Bugün gelinen noktada ise Darülaceze, bu tarihsel mirası sadece korumakla yetinmiyor; onu yeniden yorumluyor, genişletiyor ve çağın ihtiyaçlarına cevap veren bir yapıya dönüştürüyor. Kurum bünyesinde yürütülen üretim atölyeleri, rehabilitasyon programları ve sosyal projeler, bireyleri edilgen bir konumdan çıkarıyor ve aktif bir yaşamın parçası haline getiriyor. Ahşap atölyelerinde şekillenen ürünler, el emeğiyle dokunan çalışmalar, küçük ama anlamlı üretim süreçleri; burada yaşayan bireylerin yeniden hayata bağlanmasının en somut göstergeleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Darülaceze’nin bu yeni yaklaşımı, sosyal hizmet anlayışında önemli bir paradigma değişimini temsil ediyor. Artık mesele sadece bakım sağlamak değil; bireyin onurunu koruyarak onu yeniden üretken, katılımcı ve güçlü bir özne haline getirmek. Bu yaklaşım, modern sosyal hizmet literatüründe giderek daha fazla önem kazanan “onarıcı ve katılımcı model”in sahadaki güçlü bir karşılığı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu dönüşümün en dikkat çekici boyutlarından biri ise eğitim alanında atılan stratejik adımlar oluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile kurulan iş birliği çerçevesinde hayata geçirilen Darülaceze Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu, Türkiye’de benzeri az görülen bir model ortaya koyuyor. Bu yüksekokul, yalnızca teorik bilgi aktaran bir yapı olarak kalmıyor; öğrencilerini doğrudan hayatın içine, Darülaceze’nin gerçek ortamına dahil ediyor.</p>

<p>Burada eğitim alan öğrenciler, yalnızca mesleki bilgi edinmiyor. Aynı zamanda bir yaşlının hatırasına kulak vermeyi, bir hastanın sessizliğini anlamayı, bir kimsesizin yalnızlığına ortak olmayı öğreniyor. Bu yönüyle Darülaceze Sağlık Hizmetleri Yüksekokulu, klasik eğitim anlayışının ötesine geçiyor; insan yetiştiren, vicdan inşa eden bir akademik merkez olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Darülaceze’nin bugün ulaştığı bu güçlü konum, tesadüfi bir gelişmenin sonucu değil; açık bir vizyonun, kararlı bir liderliğin ve sistemli bir dönüşüm iradesinin ürünü olarak şekilleniyor. Bu noktada Darülaceze Başkanı E. Esra Ceceli İslam’ın ortaya koyduğu yaklaşım, kurumu sadece yönetmekle sınırlı kalmıyor; onu yeniden tanımlıyor.</p>

<p><img alt="Darülaceze Başkanı E. Esra Ceceli İslam" class="detail-photo img-fluid" height="1515" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4392.jpeg" width="1179" /></p>

<p>E. Esra Ceceli İslam, Darülaceze’yi yalnızca geçmişin mirasını taşıyan bir kurum olarak görmüyor. Aksine, bu köklü yapıyı geleceğe taşıyacak bir model olarak konumlandırıyor. Şefkati, yalnızca bireysel bir erdem olarak değil; ölçülebilir, öğretilebilir ve sürdürülebilir bir kurumsal değer haline getiriyor. Bu yaklaşım sayesinde Darülaceze, klasik bir bakım kurumu olmaktan çıkıyor; eğitimle beslenen, üretimle güçlenen ve bilimsel altyapıyla desteklenen çok katmanlı bir yapıya dönüşüyor.</p>

<p>Ortaya konulan vizyon, Darülaceze’yi yerel bir sosyal hizmet alanından çıkarıyor ve küresel ölçekte dikkat çeken bir modele dönüştürüyor. Geliştirilen projeler, akademik iş birlikleri ve uluslararası temaslar, bu kurumun artık sadece Türkiye için değil, dünya için de örnek gösterilebilecek bir “merhamet merkezi” haline geldiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu dönüşümün en dikkat çekici yönlerinden biri, şefkat kavramının ilk kez bu denli sistemli ve akademik bir zeminde ele alınıyor olmasıdır. Şefkat artık yalnızca hissedilen bir duygu değil; öğretilen, araştırılan, geliştirilen ve yaygınlaştırılan bir değer olarak kurumsallaşıyor. Bu durum, Darülaceze’yi sadece bir sosyal hizmet kurumu değil; aynı zamanda bir düşünce ve uygulama merkezi haline getiriyor.</p>

<p>E. Esra Ceceli İslam’ın liderliğinde Darülaceze, geçmişten aldığı gücü geleceğe taşıyor; merhameti bir yönetim ilkesine, eğitimi bir dönüşüm aracına ve üretimi insan onurunu koruyan bir zemine dönüştürüyor. Bu yaklaşım, kurumu sadece bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir yapı olmaktan çıkarıyor; aynı zamanda geleceğin sosyal hizmet modellerine yön veren bir merkez haline getiriyor.</p>

<p>Bugün Darülaceze, sessiz ama derin bir dönüşümü temsil ediyor. Bu dönüşüm, yalnızca kurumun fiziksel ya da idari yapısında değil; aynı zamanda insanı anlama, koruma ve yeniden hayata katma biçiminde kendini gösteriyor. Eğitim, üretim ve şefkatin aynı potada buluştuğu bu model, bir medeniyetin en güçlü iddiasını yeniden hatırlatıyor:</p>

<p>İnsan, yalnız bırakılmayacak kadar değerlidir.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/esra-ceceli-islam-kimdir">Darülaceze Başkanı E. Esra Ceceli İslam Kimdir?</a></p>

<p>Editör: Ahmet Balcı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/darulacezede-yeni-donem-egitim-uretim-ve-sefkat</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4393.jpeg" type="image/jpeg" length="51573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama İlaçları Ucuzlar mı, SGK Kararı Ne Zaman Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclari-ucuzlar-mi-sgk-karari-ne-zaman-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclari-ucuzlar-mi-sgk-karari-ne-zaman-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Wegovy, Ozempic, Mounjaro gibi zayıflama ilaçlarında fiyat düşüşü beklentisi büyüyor. Peki Türkiye’de ne zaman ucuzlar, SGK kapsamı gelir mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Wegovy, Ozempic, Mounjaro ve benzeri yeni nesil zayıflama ilaçları, obezite tedavisinde ezberi bozdu. Ancak Türkiye’de asıl tartışma tıbbi etkiden çok iki başlıkta düğümleniyor: Bu ilaçlar ne zaman gerçekten ucuzlayacak ve SGK bunları ne zaman karşılamaya başlayacak? Bugün için iki sorunun da net cevabı yok. Fakat piyasadaki gelişmeler, patent takvimi, kamu bütçesi ve uluslararası geri ödeme modelleri birlikte okunduğunda fotoğraf yavaş yavaş belirginleşiyor.</p>

<p>İlk gerçek şu: fiyat düşüşü başladı ama bu düşüş henüz Türkiye’de geniş kitlelerin cebine dokunacak seviyede değil. Reuters’ın aktardığına göre semaglutid için bazı ülkelerde patent koruması 2026 itibarıyla gevşemeye başlıyor ve Hindistan gibi pazarlarda jenerik rekabetiyle fiyatların yüzde 50 ila 60 daha düşük seviyelere inmesi bekleniyor. Kanada’da da patentin sona erdiği ve jenerik girişinin 2026 içinde hedeflendiği bildiriliyor. IQVIA ise semaglutidin 2026’dan itibaren Türkiye, Çin, Brezilya ve Kanada gibi ülkelerde patent baskısının azalacağı pazarlara girdiğini belirtiyor. Bu tablo, “küresel ucuzlama” sürecinin başladığını gösterse de Türkiye’de otomatik ve ani bir fiyat çöküşü anlamına gelmiyor. Çünkü jeneriğin gelmesi için sadece patent değil, ruhsat, tedarik ve fiyatlandırma süreçlerinin de tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>İkinci gerçek daha sert: Türkiye’de obezite endikasyonunda bu ilaçların SGK tarafından geniş biçimde geri ödenmesine dair şu an kamuya açık bir karar yok. SGK son olarak 20 Mart 2026’da 36 ilacı geri ödeme listesine aldığını duyurdu, ancak açıklanan çerçeve obezite ilaçlarında geniş kapsamlı yeni bir ödeme modeline işaret etmiyor. Türkiye’de Wegovy için kamuya açık kaynaklarda “SGK kapsamında değil” bilgisi yer alırken, semaglutid ve tirzepatid için obezite tedavisinde yaygın geri ödeme olmadığı, diyabet tarafında ise bazı ürünlerin farklı koşullarla değerlendirildiği aktarılıyor. Bu nedenle bugün itibarıyla “yakında herkes için SGK karşılayacak” demek gerçekçi olmaz.</p>

<p>Asıl düğüm ise maliyet hesabında. Dünya Obezite Federasyonu’nun Türkiye verisine göre fazla kiloluluk ve obezitenin toplam ekonomik etkisi 2019’da 14,64 milyar dolar olarak hesaplandı. Bunun 2,53 milyar doları doğrudan tıbbi maliyetlerden, 12,09 milyar doları ise üretkenlik kaybı ve erken ölüm gibi dolaylı yüklerden oluştu. Aynı rapor, 2030’da toplam ekonomik yükün 26,8 milyar dolara çıkabileceğini öngörüyor. Yani obezite yalnızca bireyin tartıdaki rakamı değil, ekonominin omzuna asılmış kurşun dolu bir çanta gibi büyüyen bir kamu yükü.</p>

<p>Öte yandan ilaçların bugünkü liste fiyatları da SGK açısından ürkütücü. Türkiye’de kamuya açık ilaç fiyat verilerine göre Wegovy’nin düşük doz kalemleri yaklaşık 9.554 TL seviyesinde, bazı dozlarda fiyat 20 bin TL bandına çıkıyor. Mounjaro’da da bazı formların 18 bin TL ve üzeri seviyelerde olduğu görülüyor. Bu fiyatlarla SGK’nın ilacı geniş hasta gruplarına hemen açması halinde bütçe etkisi devasa olur. Çünkü aylık 10 bin ila 20 bin TL bandındaki bir tedavinin yıllık kişi başı maliyeti yaklaşık 120 bin ila 240 bin TL’ye ulaşıyor. Bu, yalnızca 1 milyon kişilik bir geri ödeme havuzunda bile 120 ila 240 milyar TL’lik yıllık brüt ilaç yükü anlamına gelir. SGK’nın 2025 toplam ilaç harcamasının 411,64 milyar TL olduğu düşünüldüğünde, tek başına bu kalemin bütçeyi sarsma potansiyeli çok yüksek görünüyor.</p>

<p>Tam da bu yüzden kritik soru şuna dönüşüyor: SGK için daha pahalı olan obezitenin kendisi mi, yoksa ilaçların kendisi mi? Cevap, bakış açısına göre değişiyor. Kısa vadeli bütçe muhasebesinde ilaçlar daha pahalı görünebilir. Çünkü ödeme başladığı anda fatura doğrudan SGK kasasına düşer. Buna karşılık obezitenin maliyeti kalp hastalığı, diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, iş gücü kaybı ve erken ölüm gibi başlıklara yayıldığı için daha dağınık ve daha az görünürdür. Ama orta ve uzun vadede tablo tersine dönebilir. OECD, obezitenin sağlık harcamalarını ve iş gücü verimliliğini ciddi biçimde bozduğunu, önleme ve müdahale yatırımlarının ekonomik geri dönüş sağlayabildiğini vurguluyor. Dünya Obezite Federasyonu verileri de Türkiye’de asıl büyük yükün doğrudan tedavi faturasından çok dolaylı ekonomik kayıplarda toplandığını gösteriyor. Yani “bugün ilaç pahalı” cümlesi doğru; ama “obezite daha ucuz” cümlesi doğru değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki SGK kapsamı ne zaman gelir? Bugünkü verilere bakınca en olası senaryo, geniş ve serbest geri ödeme yerine kademeli ve daraltılmış bir model. İngiltere’de NHS bile bu ilaçları herkese açmadı; belirli kriterleri karşılayan hastalara, aşamalı bir programla erişim veriyor. NICE tirzepatidi obezite için önerse de uygulama sahada kontrollü ilerliyor. Fransa’da ise kamu finansmanı konusunda daha temkinli bir çizgi var. Türkiye’nin de benzer biçimde önce yüksek riskli hasta gruplarında, yani morbid obezite, eşlik eden diyabet, kardiyovasküler risk veya multidisipliner merkez takibi şartıyla sınırlı bir geri ödeme modeli kurması daha olası görünüyor.</p>

<p>Bu nedenle takvim açısından en gerçekçi okuma şu: 2026, fiyat baskısının ve patent kaynaklı küresel rekabetin arttığı yıl olabilir; fakat Türkiye’de SGK’nın geniş ölçekli obezite geri ödemesine hemen bu yıl geçmesi düşük ihtimal. Daha olası olan, önce fiyatların daha da gerilemesi, yerel maliyet-etkililik analizlerinin tamamlanması ve ardından sınırlı hasta gruplarında pilot ya da kısıtlı geri ödeme modellerinin tartışılmasıdır. Kısacası kapı aralanıyor, ama kapı henüz ardına kadar açılmış değil.</p>

<p>Son söz şu: SGK açısından mesele yalnızca “bir ilacı ödeyelim mi” sorusu değil. Asıl mesele, obeziteyi geç kalınmış komplikasyonlarla mı finanse edeceğiz, yoksa doğru hasta grubunda erken ve kontrollü tedaviyle mi yöneteceğiz? Bugünkü fiyatlarla geniş geri ödeme bütçe için ağır. Ama obezitenin ekonomik ve sağlık yükü de hafif değil. Bu yüzden Türkiye’de asıl kırılma noktası, ilaçların ucuzlamasından çok, kimin için, hangi şartla ve hangi sonuç hedefiyle geri ödeneceğine ilişkin akılcı modelin kurulması olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclari-ucuzlar-mi-sgk-karari-ne-zaman-gelir</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4288.jpeg" type="image/jpeg" length="14457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama İğnesinde Devrim: Fiyatlar Sert Düşebilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ignesinde-devrim-fiyatlar-sert-dusebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ignesinde-devrim-fiyatlar-sert-dusebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ozempic’in etken maddesi semaglutid için patent süresi doluyor. Jenerik ilaçlarla zayıflama iğnesi fiyatlarında sert düşüş bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zayıflama iğnesinde kritik kırılma: fiyatlar düşüyor</p>

<p>Diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan semaglutid içerikli zayıflama iğnesi Ozempic için patent süresinin sona ermesi, küresel ilaç pazarında dengeleri değiştiriyor. Özellikle “semaglutid patent bitince fiyatlar düşer mi”, “Ozempic neden pahalıydı” ve “zayıflama iğnesi ucuzlayacak mı” soruları artık somut yanıt bulmaya başladı.</p>

<p>2026 itibarıyla birçok ülkede patent korumasının kalkmasıyla birlikte jenerik semaglutid üretimi hız kazanıyor.</p>

<p>⸻</p>

<p>50’den fazla yeni ilaç geliyor: rekabet patlayacak</p>

<p>Son gelişmelere göre yalnızca Hindistan’da bile:<br />
• 40’tan fazla ilaç firması piyasaya girmeye hazırlanıyor<br />
• 50’den fazla yeni jenerik marka kısa sürede satışa çıkabilir<br />
• Semaglutid içeren eşdeğer ilaçlar hızla yayılacak</p>

<p>Bu durum “jenerik Ozempic nedir”, “eşdeğer zayıflama iğnesi güvenli mi” gibi aramaların da hızla artmasına neden oluyor.</p>

<p>⸻</p>

<p>Fiyatlar %60’a kadar düşebilir</p>

<p>Uzmanlara göre patentin kalkmasıyla birlikte:<br />
• Üretim maliyetleri dramatik şekilde düşecek<br />
• Rekabet nedeniyle fiyatlar hızla gerileyecek<br />
• Bazı ülkelerde %60–70’e varan indirimler görülebilecek</p>

<p>Bu gelişme, “semaglutid fiyatı ne kadar olacak” ve “zayıflama iğnesi herkes alabilecek mi” sorularını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>⸻</p>

<p>Türkiye dahil dev pazarlar etkileniyor</p>

<p>Patent süresinin dolması sadece tek bir ülkeyi değil, geniş bir coğrafyayı kapsıyor.<br />
• Türkiye, Hindistan, Çin ve Brezilya gibi büyük pazarlar bu sürece dahil<br />
• Bu ülkeler dünya obez nüfusunun önemli bölümünü oluşturuyor<br />
• Milyonlarca kişi için tedaviye erişim kolaylaşabilir</p>

<p>Bu da “Türkiye’de Ozempic ucuzlayacak mı” sorusunu en çok aranan başlıklardan biri haline getiriyor.</p>

<p>⸻</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ama riskler büyüyor: kontrolsüz kullanım uyarısı</p>

<p>Uzmanlar ucuzlamanın tek başına iyi haber olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Artan erişimle birlikte:<br />
• Kontrolsüz zayıflama iğnesi kullanımı<br />
• Estetik amaçlı bilinçsiz tüketim<br />
• Yan etkilerin artması riski</p>

<p>gibi ciddi sorunlar gündeme gelebilir. Özellikle “semaglutid yan etkileri nelerdir” ve “doktor kontrolü olmadan kullanılabilir mi” soruları bu dönemde kritik hale geliyor.</p>

<p>⸻</p>

<p>2031’e kadar sürecek küresel ilaç savaşı</p>

<p>Her ne kadar bazı ülkelerde patentler kalksa da:<br />
• ABD ve Avrupa’da koruma 2031’e kadar devam ediyor<br />
• Bu nedenle küresel fiyatlar ülkeden ülkeye farklı olacak<br />
• İlaç devleri ile jenerik üreticiler arasında büyük rekabet yaşanacak</p>

<p>⸻</p>

<p>Yeni çağ başlıyor: lüks tedaviden kitlesel kullanıma</p>

<p>Ozempic ve benzeri GLP-1 ilaçları uzun süre “ulaşılamayan tedavi” olarak görülüyordu.</p>

<p>Şimdi ise tablo tersine dönüyor:<br />
• Zayıflama iğnesi daha geniş kitlelere ulaşabilir<br />
• Obezite tedavisinde yeni bir dönem başlayabilir<br />
• Ancak aynı zamanda “kontrolsüz kullanım krizi” riski büyüyor</p>

<p>Kısacası, semaglutid için patent perdesi kapanırken, sağlık dünyasında erişimin arttığı ama risklerin de büyüdüğü yeni bir çağ açılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ignesinde-devrim-fiyatlar-sert-dusebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 20:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4255.jpeg" type="image/jpeg" length="36239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kemal Memişoğlu’ndan Trabzon’da net mesaj: “Şampiyon olalım, ses sorun değil”]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kemal-memisoglundan-trabzonda-net-mesaj-sampiyon-olalim-ses-sorun-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kemal-memisoglundan-trabzonda-net-mesaj-sampiyon-olalim-ses-sorun-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Trabzon Şehir Hastanesi önünde konuştu. Stadyum sesi tartışmasına dikkat çeken açıklaması gündem oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yapımı devam eden Trabzon Şehir Hastanesi önünde basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu. Hem sağlık yatırımlarına hem de şehir gündemine değinen Memişoğlu’nun özellikle Trabzonspor üzerinden verdiği mesaj dikkat çekti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, basın mensuplarının stadyumdan gelebilecek sesin hastane üzerindeki etkisine yönelik sorusuna kısa ama çarpıcı bir yanıt verdi:<br />
“Şampiyon olalım istediği kadar olsun.”</p>

<p>Bu sözler, hem Trabzonspor taraftarları hem de sosyal medya kullanıcıları arasında kısa sürede geniş yankı buldu.</p>

<p>⸻</p>

<p>TRABZON ŞEHİR HASTANESİ VURGUSU</p>

<p>Memişoğlu, açıklamasında Trabzon Şehir Hastanesi’nin bölge için stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı. Modern altyapı, yüksek kapasite ve ileri teknolojiyle donatılan hastanenin sadece Trabzon’a değil, tüm Karadeniz’e hizmet vereceğini belirtti.</p>

<p>Sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmayı hedeflediklerini ifade eden Memişoğlu, şehir hastanelerinin Türkiye’nin sağlık vizyonunun önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<p>⸻</p>

<p>TRABZONSPOR DETAYI DİKKAT ÇEKTİ</p>

<p>Bakan Memişoğlu’nun Trabzonspor vurgusu ise sadece bir yanıt değil, aynı zamanda kişisel bir bağın yansıması olarak değerlendirildi. Rizeli olmasına rağmen kökleri Trabzon’un Sürmene ilçesine dayanan Memişoğlu’nun ailesi, tarihi Memişağa Konağı ile biliniyor.</p>

<p>Bu bağ, onun Trabzonspor’a olan yakınlığını da açıklıyor. Memişoğlu’nun sıkı bir Trabzonspor taraftarı olduğu bilinirken, yaptığı açıklama şehirde memnuniyetle karşılandı.</p>

<p>⸻</p>

<p>SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU</p>

<p>Bakanın “şampiyonluk” vurgusu sosyal medyada kısa sürede gündem olurken, birçok kullanıcı bu sözleri “şehrin ruhunu yansıtan bir cevap” olarak yorumladı.</p>

<p>Trabzonspor taraftarları ise Memişoğlu’nun açıklamasını destekleyerek, “önce şampiyonluk” mesajları paylaştı.</p>

<p>⸻</p>

<p>SAĞLIK VE ŞEHİR KÜLTÜRÜ BİR ARADA</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu’nun açıklaması, bir yandan sağlık yatırımlarının önemini ortaya koyarken, diğer yandan Trabzon’un futbol kültürünün şehir kimliğindeki yerini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p>Trabzon’da sağlık yatırımı yükselirken, şehir aynı zamanda futbol tutkusu ile yaşamaya devam ediyor. Ve görünen o ki, bu iki dinamik artık aynı cümlede buluşuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kemal-memisoglundan-trabzonda-net-mesaj-sampiyon-olalim-ses-sorun-degil</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4096.jpeg" type="image/jpeg" length="68425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elazığlı Mehmet Ekinoğlu’ndan azim dersi: 45 yaşında tıp fakültesini bitirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/elazigli-mehmet-ekinoglundan-azim-dersi-45-yasinda-tip-fakultesini-bitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/elazigli-mehmet-ekinoglundan-azim-dersi-45-yasinda-tip-fakultesini-bitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayatın rotasını yeniden çizmek cesaret ister, ama üç kez yeniden çizmek ayrı bir hikâye… Elazığ’da yaşayan 45 yaşındaki Mehmet Ekinoğlu, eğitim ve meslek hayatında sıra dışı bir başarıya imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim yolculuğuna Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesi’nde başlayan Ekinoğlu, mezuniyetinin ardından uzun yıllar mühendis olarak çalıştı. Ancak tek bir meslekle yetinmedi. Bu kez yönünü hukuka çevirerek Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi ve avukatlık yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İçinde yıllardır büyüttüğü hekimlik hayalini gerçekleştirmek isteyen Ekinoğlu, yeniden üniversite sıralarına döndü. Yoğun ve zorlu bir eğitimin ardından Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.</p>

<p>“Vazgeçmedim”<br />
Üç farklı alanda diploma sahibi olan Ekinoğlu, bu sürecin kolay olmadığını ancak kararlılıkla ilerlediğini belirterek, hekimlik mesleğini büyük bir ideal olarak gördüğünü ifade etti. Bundan sonraki hayatında doktor olarak insanlara hizmet etmeyi hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Bir hayat, üç meslek<br />
Mühendislikte yapılar kurdu, hukukta adalet aradı, şimdi ise insan hayatına dokunmaya hazırlanıyor. Mehmet Ekinoğlu’nun hikâyesi, “geç kaldım” diyenlere güçlü bir mesaj veriyor:<br />
Başlamak için hiçbir zaman geç değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/elazigli-mehmet-ekinoglundan-azim-dersi-45-yasinda-tip-fakultesini-bitirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4021.jpeg" type="image/jpeg" length="85807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli Albay Cemal Denk’in Son Dersi: Ölümünden Sonra Bile Hekim Yetiştirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/emekli-albay-cemal-denkin-son-dersi-olumunden-sonra-bile-hekim-yetistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/emekli-albay-cemal-denkin-son-dersi-olumunden-sonra-bile-hekim-yetistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da düzenlenen anlamlı tören, bir askerin ölümünden sonra bile görevini sürdürdüğünü gösterdi. Emekli Piyade Albay Cemal Denk, hayattayken verdiği kararla bedenini tıp eğitimine bağışladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllar boyunca Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim ve bilimsel çalışmalarda kullanılan Denk’in bedeni, düzenlenen saygı töreninin ardından ailesine teslim edildi.</p>

<p>“Sessiz bir öğretmen olarak yüzlerce öğrenciye dokundu”</p>

<p>Üniversitenin Tıp Fakültesi ek hizmet binasında gerçekleştirilen törende akademisyenler, öğrenciler ve bağışçı yakınları bir araya geldi. Törende yapılan konuşmalarda, Cemal Denk’in yalnızca bir bağışçı değil, aynı zamanda yüzlerce hekimin yetişmesine katkı sunan “sessiz bir öğretmen” olduğu vurgulandı.</p>

<p>Tıp öğrencileri, eğitim süreçlerinde kendilerine yol gösteren bu büyük fedakârlığın meslek hayatları boyunca unutulmayacağını ifade etti. Akademisyenler ise kadavra bağışının, tıp eğitiminin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek Denk’e duydukları minneti dile getirdi.</p>

<p>Askerlikten bilime uzanan bir görev</p>

<p>Hayatı boyunca vatana hizmet eden bir asker olan Cemal Denk’in, ölümünden sonra da insanlığa hizmet etmeyi seçmesi törende en çok vurgulanan noktalardan biri oldu. Bir ömrünü disiplin ve görev bilinciyle geçiren Denk’in, son kararıyla da aynı sorumluluk anlayışını sürdürdüğü ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıllar sonra son yolculuk</p>

<p>Uzun yıllar boyunca tıp öğrencilerinin eğitiminde kullanılan beden, düzenlenen törenin ardından dualarla ailesine teslim edildi. Cemal Denk’in cenazesinin, yıllar sonra gerçekleştirilecek defin işlemiyle toprağa verileceği öğrenildi.</p>

<p>⸻</p>

<p>Kadavra bağışı: Bilimin görünmeyen kahramanları</p>

<p>Uzmanlara göre kadavra bağışı:<br />
• Tıp öğrencilerinin anatomi eğitiminde temel rol oynuyor<br />
• Cerrahi becerilerin geliştirilmesini sağlıyor<br />
• Yeni tedavi yöntemlerinin önünü açıyor<br />
• Gelecek nesil hekimlerin yetişmesine katkı sunuyor</p>

<p>⸻</p>

<p>Cemal Denk’in hikâyesi, bir insanın yaşamdan sonra bile topluma nasıl dokunabileceğini gösteren güçlü bir örnek olarak hafızalara kazındı. Bu, bir veda değil; bilime bırakılmış kalıcı bir izdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/emekli-albay-cemal-denkin-son-dersi-olumunden-sonra-bile-hekim-yetistirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-4019.jpeg" type="image/jpeg" length="23369"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
