<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 26 May 2026 11:25:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ’lü Akademisyenin Yapay Zekâ ve Sağlık Kitabı Wiley’den Yayımlandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbulu-akademisyenin-yapay-zeka-ve-saglik-kitabi-wileyden-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbulu-akademisyenin-yapay-zeka-ve-saglik-kitabi-wileyden-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin’in yapay zekânın sağlık sistemlerinde kullanımını ele alan kitabı, dünyanın önde gelen akademik yayınevlerinden Wiley tarafından yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Boğatekin ayrıca Birleşmiş Milletler çatısı altındaki AI for Good Summit’e konuşmacı olarak davet edildi.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi, yapay zekâ ve sağlık alanındaki uluslararası akademik görünürlüğünü güçlendiren önemli bir başarıya daha imza attı.</p>

<p>Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin’in “Transforming Community Health with Psychology and AI” adlı kitabı, akademik yayıncılık dünyasının en saygın kuruluşları arasında yer alan Wiley tarafından yayımlandı.</p>

<p>Yapay Zekâ, Psikoloji ve Toplum Sağlığı Aynı Eserde Buluştu</p>

<p>Kitapta yapay zekânın sağlık sistemlerinde kullanımı; toplum sağlığı, psikoloji, koruyucu sağlık hizmetleri ve insan odaklı dijital sağlık uygulamaları çerçevesinde ele alınıyor.</p>

<p>Eser, yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca teknik yönüne değil, birey, toplum, davranış bilimleri ve sağlık hizmetlerinin geleceği üzerindeki etkilerine de odaklanıyor.</p>

<p>BM’nin Cenevre’deki AI for Good Summit’ine Davet Edildi</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin, kitabının yayımlanmasının yanı sıra Birleşmiş Milletler çatısı altında düzenlenen AI for Good Summit kapsamında da konuşmacı olarak davet edildi.</p>

<p>Cenevre’de gerçekleştirilecek zirvede Boğatekin’in, yapay zekânın toplum sağlığı, psikoloji ve insan merkezli sağlık sistemleri üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerini uluslararası katılımcılarla paylaşması bekleniyor.</p>

<p>Bu davet, SBÜ’nün yapay zekâ, sağlık bilimleri ve davranış bilimleri alanındaki akademik üretiminin küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.</p>

<p>Rektör Aydın’dan Tebrik</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin’i uluslararası akademik başarısından dolayı tebrik etti.</p>

<p>Aydın, yayımlanan kitabın ve BM çatısı altındaki zirve davetinin SBÜ adına gurur verici olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bilimsel üretimleriyle üniversitemizi uluslararası alanda başarıyla temsil eden hocamız Dr. Öğr. Üyesi Merve Armağan Boğatekin’i tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Yapay zekâ ve sağlık gibi geleceğin en kritik alanlarında ortaya konulan bu nitelikli çalışmalar, üniversitemizin bilim dünyasındaki güçlü yürüyüşünün önemli bir göstergesidir.”</p>

<p>SBÜ’nün Uluslararası Akademik Görünürlüğüne Katkı</p>

<p>Wiley tarafından yayımlanan kitap ve AI for Good Summit daveti, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin sağlık, teknoloji ve insan odaklı bilimsel çalışmalar alanındaki uluslararası görünürlüğüne katkı sundu.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Boğatekin’in çalışması, yapay zekânın sağlık sistemlerine entegrasyonu konusunda psikoloji perspektifini merkeze alan özgün akademik katkılardan biri olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbulu-akademisyenin-yapay-zeka-ve-saglik-kitabi-wileyden-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0841.jpeg" type="image/jpeg" length="14924"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim, Kültür ve Sanat Munzur’da Buluştu: 13. Uluslararası Socrates Kongresi Tunceli’de İz Bıraktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bilim-kultur-ve-sanat-munzurda-bulustu-13-uluslararasi-socrates-kongresi-tuncelide-iz-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bilim-kultur-ve-sanat-munzurda-bulustu-13-uluslararasi-socrates-kongresi-tuncelide-iz-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Munzur Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 13. Uluslararası Socrates Uygulamalı Bilimler ve Sosyal Bilimler Kongreleri, yüzlerce akademisyeni, sanatçıyı ve bilim insanını Tunceli’de buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilimsel oturumların yanı sıra kültürel etkinlikler, sanat performansları ve şehir gezileriyle zenginleşen organizasyon, üniversite ile kent arasındaki güçlü bağı bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>14-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen kongreler, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker’in onursal başkanlığında, Kongre Başkanı Prof. Dr. Ülkü Özbey koordinasyonunda ve Uluslararası Bilimsel Araştırmalar ve Strateji Geliştirme Derneği (UBSDER) iş birliğiyle düzenlendi. Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını bir araya getiren organizasyon, üç gün boyunca Tunceli’yi uluslararası akademik etkileşimin merkezi haline getirdi.</p>

<p>Açılış Programına Yoğun İlgi</p>

<p>Kongrenin açılış töreni, akademik dünyanın yanı sıra kent protokolünün de yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Programda konuşan Kongre Başkanı Prof. Dr. Ülkü Özbey, bilimsel üretimin yerel kültürle bütünleşmesinin önemine dikkat çekerek üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda şehirlerin kültürel ve sosyal gelişimine yön veren merkezler olduğunu vurguladı.</p>

<p>Törene Tunceli Valisi’nin eşi Nazlı Aygöl, Elazığ Valisi’nin eşi Dr. Öğr. Üyesi Ayfer Hatipoğlu, il protokolü, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Akademik Dünyaya Yön Veren Sunumlar</p>

<p>Kongrenin davetli konuşmacıları arasında İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşaviri ve Mülki İdare Amiri Dr. Ayhan Özkan, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve UAK Tıp-Sağlık Bilimleri Konseyi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan ile Fırat Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuba Talo Yıldırım yer aldı.</p>

<p>Alanlarında önemli çalışmalara imza atan konuşmacılar, güncel bilimsel gelişmeler ve akademik üretim süreçlerine ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaşırken, program sonunda organizasyona katkı sunan isimlere plaket takdim edildi.</p>

<p>Bilimin Yanında Sanat da Sahnedeydi</p>

<p>Açılış programı yalnızca akademik içerikleriyle değil, sanat etkinlikleriyle de dikkat çekti.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Aziz Erdoğan, Seher Kont Erdoğan ve Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Hoş Karakoç’un gerçekleştirdiği müzik dinletisi katılımcılardan büyük beğeni topladı. Ardından sahne alan 60+ Tazelenme Üniversitesi Korosu, seslendirdiği eserlerle programa farklı bir renk kattı.</p>

<p>Gecenin finalinde ise Çilek Halay Grubu’nun sergilediği gösteri salondan uzun süre alkış aldı.</p>

<p>Fuaye Alanı Kültür ve Üretimin Merkezi Oldu</p>

<p>Kongre süresince fuaye alanında kurulan stantlar ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Canlı piyano performansları eşliğinde gerçekleştirilen etkinliklerde kadın girişimciler tarafından hazırlanan doğal kozmetik ürünleri, el sanatları çalışmaları, organik ürünler ve yöresel üretimler sergilendi.</p>

<p>Kadın Girişimciler Kooperatifi üyelerinin hazırladığı ürünler büyük ilgi görürken, geri dönüşüm atölyelerinde öğrenciler tarafından tasarlanan çalışmalar sürdürülebilirlik temasıyla öne çıktı. LÖSEV standı ise sosyal sorumluluk farkındalığı oluşturdu.</p>

<p>Kitap standıyla yer alan yazar Günay Yiğit de eserlerini katılımcılarla buluşturarak fuaye alanına kültürel bir boyut kazandırdı.</p>

<p>Koridorlar Müziğe ve Sanata Açıldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kongrenin ikinci gününde akademik oturumlar devam ederken üniversite koridorları sanat etkinliklerine ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Doç. Dr. Tuncay Yıldırım ve öğrencilerinin gerçekleştirdiği çello ve viyolonsel performansları katılımcılara farklı bir atmosfer sundu. Aynı gün, Öğr. Gör. Semra Uzun ve öğrencileri tarafından hazırlanan “Sen de Hayalindeki Masalı Paylaş” projesi kapsamında oluşturulan eserler ile resim sergileri ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Akademisyenler Tunceli’nin Tarihi ve Kültürel Mirasını Tanıdı</p>

<p>Bilimsel programların ardından düzenlenen kültür gezileri kapsamında kongre katılımcıları Tunceli’nin tarihi ve manevi değerlerini yakından tanıma fırsatı buldu.</p>

<p>Program kapsamında Tunceli Cemevi ziyaret edilirken, Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt tarafından bölgenin inanç kültürü hakkında bilgiler verildi. Katılımcılar ayrıca Tunceli Müzesi’ni ziyaret ederek bölgenin tarihine ilişkin eserleri inceleme imkânı buldu.</p>

<p>Ana Fatma ziyaretgâhı ve Tahtalı Köprü çevresinde gerçekleştirilen gezi programları ise kentin doğal güzelliklerini akademisyenlerle buluşturdu.</p>

<p>Dört Dilde Bilimsel Paylaşım</p>

<p>Kongrenin son gününde çevrim içi oturumlar gerçekleştirildi. Program, Doç. Dr. Hakan Emre Ziyagil’in ud dinletisiyle başladı.</p>

<p>Ardından gerçekleştirilen çevrim içi oturumlarda Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkeden araştırmacılar çalışmalarını sundu.</p>

<p>Türkçe, İngilizce, Rusça ve çeşitli Türk lehçelerinde gerçekleştirilen sunumlar, kongrenin uluslararası niteliğini güçlendirirken yaklaşık 450 akademisyenin katılımıyla önemli bir bilimsel paylaşım ortamı oluşturdu.</p>

<p>Munzur Nehri’nde Anlamlı Veda</p>

<p>Kongrenin kapanış programı ise Munzur Kürek Spor Kulübü’nde gerçekleştirildi. Ana konuşmacılar ve davetliler Munzur Nehri’nde kürek etkinliğine katılarak Tunceli’nin doğal güzelliklerini deneyimledi.</p>

<p>Katılımcılar, bilimsel verimliliğin yanı sıra kentin kültürel ve doğal zenginliklerinden duydukları memnuniyeti dile getirerek Tunceli’den ayrıldı.</p>

<p>Üniversite ve Şehir Aynı Hedefte Buluştu</p>

<p>Bilimsel üretimi kültür, sanat, turizm ve yerel kalkınma unsurlarıyla bir araya getiren 13. Uluslararası Socrates Kongreleri, yalnızca akademik bir organizasyon olmanın ötesine geçerek üniversite ile şehir arasındaki etkileşimin güçlü bir örneğini ortaya koydu.</p>

<p>Munzur Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, uluslararası bilimsel iş birliklerine katkı sunarken Tunceli’nin kültürel değerlerinin tanıtımına da önemli destek sağladı. Üç gün boyunca süren etkinlikler, katılımcıların hafızasında bilim, sanat ve doğanın iç içe geçtiği özel bir deneyim olarak yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bilim-kultur-ve-sanat-munzurda-bulustu-13-uluslararasi-socrates-kongresi-tuncelide-iz-birakti</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0708.jpeg" type="image/jpeg" length="37554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadir İnanır Entübe Edildi: Usta Oyuncunun Sağlık Durumu Takip Ediliyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kadir-inanir-entube-edildi-usta-oyuncunun-saglik-durumu-takip-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kadir-inanir-entube-edildi-usta-oyuncunun-saglik-durumu-takip-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk sinemasının usta isimlerinden Kadir İnanır, zatürre rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede entübe edildi. İnanır’ın sağlık durumuna ilişkin açıklama, hayat arkadaşı Jülide Kural tarafından yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadir İnanır Neden Entübe Edildi?</p>

<p>77 yaşındaki Kadir İnanır’ın zatürre nedeniyle bir süredir hastanede tedavi altında olduğu biliniyordu. Jülide Kural, İnanır’ın daha rahat müdahale edilebilmesi, ağrı çekmemesi ve tedavinin kontrollü sürdürülebilmesi amacıyla entübe edildiğini belirtti. Açıklamada, akciğerde zatürrenin altında bir tümör görüldüğü de ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadir İnanır’ın Sağlık Durumu Nasıl?</p>

<p>Kural, durumun riskli olduğunu belirterek, “İnşallah güzel haberlerini alırız” ifadelerini kullandı. Usta oyuncu, 16 Mayıs’ta zatürre nedeniyle hastaneye kaldırılmış, tedbir amacıyla yoğun bakımda takip altına alınmıştı.</p>

<p>Kadir İnanır Kimdir?</p>

<p>15 Nisan 1949’da Ordu’nun Fatsa ilçesinde doğan Kadir İnanır, Türk sinemasının en önemli oyuncuları arasında yer alıyor. Kariyeri boyunca 180’den fazla filmde rol alan İnanır; Selvi Boylum Al Yazmalım, Yılanların Öcü, Bir Yudum Sevgi ve Tatar Ramazan gibi yapımlarla hafızalara kazındı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kadir-inanir-entube-edildi-usta-oyuncunun-saglik-durumu-takip-ediliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 23:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0518.jpeg" type="image/jpeg" length="37461"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bulgaristan Eurovision 2026’da tarih yazdı: Dara “Bangaranga” ile zirveye çıktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bulgaristan-eurovision-2026da-tarih-yazdi-dara-bangaranga-ile-zirveye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bulgaristan-eurovision-2026da-tarih-yazdi-dara-bangaranga-ile-zirveye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eurovision 2026’yı Bulgaristan kazandı. Viyana’da düzenlenen finalde Dara, “Bangaranga” adlı şarkısıyla ülkesine yarışma tarihindeki ilk birinciliği getirdi. Sonuç sonrası “Eurovision 2026 kim kazandı?” ve “Bulgaristan Eurovision şarkısı” aramaları hızla öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eurovision 2026 kim kazandı?</p>

<p>Avrupa müzik sahnesinin en çok konuşulan gecesinde zafer Bulgaristan’ın oldu. 70. Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkesini temsil eden Dara, “Bangaranga” adlı enerjik şarkısıyla finali birinci sırada tamamladı. Böylece Bulgaristan, yarışmaya katıldığı 2005 yılından bu yana ilk kez Eurovision kupasını kazandı.</p>

<p>Viyana’da yapılan finalde sahne performansı, folklorik dokunuşlar ve modern pop altyapısı birleşince Bulgaristan gecenin en dikkat çeken ülkelerinden biri hâline geldi.</p>

<p>Bulgaristan neden gündem oldu?</p>

<p>Bulgaristan’ın zaferi yalnızca bir şarkı başarısı olarak değil, Eurovision tarihinde yeni bir sayfa olarak yorumlandı. Dara’nın performansı, geleneksel Bulgar motiflerini çağdaş sahne diliyle buluşturdu.</p>

<p>AP’ye göre Dara, finalde 516 puan aldı. İsrail ikinci, Romanya üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p>Eurovision 2026 finalinde siyasi gölge de vardı</p>

<p>Bu yılki yarışma müzik kadar siyasi tartışmalarla da gündeme geldi. İrlanda, İspanya, Hollanda, Slovenya ve İzlanda; İsrail’in katılımı nedeniyle yarışmayı boykot etti. Reuters, 2026 Eurovision’a 35 ülkenin katıldığını ve bunun son yılların en düşük katılım seviyelerinden biri olduğunu aktardı.</p>

<p>Buna rağmen final gecesi, özellikle Balkanlar’da büyük ilgi gördü. Bulgaristan’ın ilk zaferi sosyal medyada “Eurovision yeniden Balkanlar’a döndü” yorumlarıyla karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dara kimdir, Bangaranga ne anlatıyor?</p>

<p>Dara, Bulgaristan’da tanınan 27 yaşındaki bir pop sanatçısı. “Bangaranga” şarkısı sahnede yalnızca dans ritmiyle değil, özgürlük, kendini ifade etme ve birlik mesajıyla öne çıktı. Şarkının Bulgar folklorundan izler taşıması, performansa yerel ama evrensel bir kimlik kazandırdı.</p>

<p>Eurovision 2027 nerede yapılacak?</p>

<p>Eurovision geleneğine göre yarışmayı kazanan ülke bir sonraki yıl ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle 2027 Eurovision’un Bulgaristan’da düzenlenmesi bekleniyor. Resmî şehir ve tarih açıklaması ise ilerleyen süreçte EBU tarafından duyurulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bulgaristan-eurovision-2026da-tarih-yazdi-dara-bangaranga-ile-zirveye-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 05:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9937.jpeg" type="image/jpeg" length="38606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mercidabık’ta Tarih ve Medeniyet Buluşması]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mercidabikta-tarih-ve-medeniyet-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mercidabikta-tarih-ve-medeniyet-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[III. Uluslararası Mercidabık Kongresi, Kilis’te akademisyenler, öğrenciler ve protokol üyelerinin katılımıyla başladı. Kongrede Mercidabık Zaferi’nin tarihî, kültürel ve medeniyet boyutu ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Kilis 7 Aralık Üniversitesi koordinatörlüğünde düzenlenen III. Uluslararası Mercidabık Kongresi, Kilis’te başladı. Mercidabık Savaşı’nın tarihî hafızasını taşıyan Yavuzlu köyünde gerçekleştirilen program, akademik oturumlar ve protokol konuşmalarıyla geniş katılımlı bir tarih ve medeniyet buluşmasına sahne oldu.</p>

<p><img alt="III. Uluslararası Mercidabık Kongresi Kilis’te Başladı-1" class="detail-photo img-fluid" height="840" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9770.jpeg" width="1290" /></p>

<p>Kongrede, Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından biri kabul edilen Mercidabık Zaferi; yalnızca askerî bir başarı olarak değil, Anadolu’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş coğrafyanın siyasî, kültürel ve toplumsal hafızasını etkileyen tarihî bir eşik olarak değerlendirildi.</p>

<p>Açılış programında konuşan Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Mercidabık Zaferi’nin tarihî önemine dikkat çekti. Kalaylı, kongrenin tarihî hafızaya ve kültürel birikime önemli katkılar sunacağını belirterek, Mercidabık Zaferi ile Balkanlar’dan Orta Doğu’ya ve Afrika’ya uzanan geniş coğrafyada farklı millet ve inançların huzur içinde yaşamasına imkân veren bir adalet, güven ve hoşgörü ikliminin oluştuğunu ifade etti.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın konuşmasında Mercidabık Zaferi’nin yalnızca Osmanlı tarihinin önemli bir dönüm noktası olmadığını, aynı zamanda Anadolu’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş coğrafyanın siyasî ve medeniyet hafızasını şekillendiren büyük bir tarih eşiği olduğunu vurguladı. Mercidabık ile Çanakkale arasında tarihî bir süreklilik bulunduğuna dikkat çeken Aydın, milletlerin kaderini belirleyen büyük hadiselerin sadece yaşandıkları dönemle sınırlı kalmadığını, sonraki asırlara da yön veren güçlü bir hafıza bıraktığını ifade etti.</p>

<p>Aydın, 1516’da Mercidabık’ta ortaya konulan irade ile 1915-1916’da Çanakkale’de gösterilen direniş ruhunun aynı medeniyet bilincinin farklı zamanlardaki tezahürü olduğunu belirterek, tarihin doğru okunmasının bugünün dünyasını anlamak ve geleceği daha sağlam temeller üzerinde inşa etmek bakımından büyük önem taşıdığını kaydetti. Kongrenin, geçmişi yalnızca hatırlamak için değil; tarihî tecrübeyi ilim, kültür ve medeniyet perspektifiyle yeniden değerlendirmek için önemli bir zemin sunduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zekeriya Akman ise Mercidabık’ın yalnızca Kilis’in veya bölgenin değil, geniş bir coğrafyanın kaderini etkileyen önemli bir tarihî dönüm noktası olduğunu vurguladı. Akman, Mercidabık’ı anlamanın Anadolu’yu, Orta Doğu’yu, Kilis’i ve İslam coğrafyasının tarihî derinliğini anlamak bakımından büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>İki gün sürecek kongrede akademisyenler, öğrenciler ve davetliler; Mercidabık’ın siyasî, askerî, kültürel ve toplumsal etkilerini farklı oturumlarda çok yönlü olarak değerlendirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mercidabikta-tarih-ve-medeniyet-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9776.jpeg" type="image/jpeg" length="36086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikeart’tan İstanbul’da Dikkat Çeken Etkinlik: “Sinema ve Gülmek” Buluşması Bilim Beyoğlu’nda]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/psikearttan-istanbulda-dikkat-ceken-etkinlik-sinema-ve-gulmek-bulusmasi-bilim-beyoglunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/psikearttan-istanbulda-dikkat-ceken-etkinlik-sinema-ve-gulmek-bulusmasi-bilim-beyoglunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikoloji, sinema ve mizah aynı sahnede buluşuyor. Psikeart dergisinin 100. sayı etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Sinema ve Gülmek” programı, 10 Mayıs Pazar günü İstanbul’daki Bilim Beyoğlu’nda gerçekleştirilecek. Ücretsiz olarak duyurulan etkinlikte panel, film gösterimi ve değerlendirme oturumları yer alacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da kültür ve psikoloji odaklı etkinlik arayanların dikkatini çeken program, özellikle “sinema psikolojisi”, “gülmenin psikolojik etkileri” ve “mizahın insan ruhuna etkisi” başlıklarıyla sosyal medyada da konuşulmaya başladı.</p>

<p>“Sinema ve Gülmek” Etkinliği Nerede Yapılacak?</p>

<p>Etkinlik, Beyoğlu Belediyesi’ne bağlı Bilim Beyoğlu merkezinde düzenlenecek. Şişhane ve Galata hattına yakın konumuyla dikkat çeken merkez, son dönemde kültür, bilim ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Program afişinde yer alan bilgilere göre etkinlik adresi şu şekilde paylaşıldı:</p>

<ul>
 <li>Bilim Beyoğlu</li>
 <li>Şahkulu Mahallesi, Meşrutiyet Caddesi No:127</li>
 <li>Beyoğlu / İstanbul</li>
</ul>

<p>Katılımın herkese açık ve ücretsiz olduğu belirtildi.</p>

<p>Programda Neler Var?</p>

<p>Etkinlik kapsamında gün boyunca hem akademik hem de sinema odaklı içerikler izleyicilerle buluşacak.</p>

<p>Program akışında şu başlıklar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>“Duygudurum ve Gülmek”</li>
 <li>“Gülmenin Psikolojisi: Neden Güleriz?”</li>
 <li>“Henry Bergson ve Gülmek”</li>
 <li>“Sabun Vücuda Ne ise Gülme Ruha Odur”</li>
</ul>

<p>Etkinlikte ayrıca yönetmenliğini Yüksel Aksu’nun yaptığı “Entelköy Efeköy’e Karşı” filmi gösterilecek. Gösterimin ardından değerlendirme ve tartışma oturumu gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Psikeart 100. Sayı Etkinlikleri Dikkat Çekiyor</p>

<p>Psikeart’ın 100. sayı etkinlikleri kapsamında hazırlanan organizasyon, psikoloji ile sanatın kesişim alanlarını merkeze alıyor. Özellikle son yıllarda ruh sağlığı, mizah ve sinema ilişkisi üzerine yapılan çalışmaların artması, bu tür etkinliklere olan ilgiyi de yükseltiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre gülme davranışı yalnızca eğlence değil; stres yönetimi, sosyal bağ kurma ve psikolojik dayanıklılık açısından da önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Etkinlik Saat Kaçta Başlayacak?</p>

<p>Afişte yer alan programa göre etkinlik 10 Mayıs 2026 Pazar günü saat 13.00’te başlayacak ve akşam saatlerine kadar devam edecek.</p>

<p>Beyoğlu’nda hafta sonu yapılacak ücretsiz kültür etkinlikleri arasında gösterilen organizasyonun yoğun katılım alması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/psikearttan-istanbulda-dikkat-ceken-etkinlik-sinema-ve-gulmek-bulusmasi-bilim-beyoglunda</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9294.jpeg" type="image/jpeg" length="38071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şebnem Ferah Fırtınası: 6 Yıllık Sessizlik Yarım Saatte Patladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sebnem-ferah-firtinasi-6-yillik-sessizlik-yarim-saatte-patladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sebnem-ferah-firtinasi-6-yillik-sessizlik-yarim-saatte-patladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk rock müziğinin en güçlü sahne isimlerinden Şebnem Ferah, yıllar süren sessizliğini bozdu ama asıl gürültüyü hayranları çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da gerçekleşecek dönüş konserinin biletleri satışa açıldıktan kısa süre sonra tükendi. Dijital bilet kuyruklarında oluşan yoğunluk sosyal medyada da gündem oldu.</p>

<p>3 Haziran 2026’da İstanbul’daki KüçükÇiftlik Park sahnesinde gerçekleşecek konser, yalnızca bir müzik etkinliği değil; adeta yıllardır beklenen bir geri dönüş gecesi olarak görülüyor. Sanatçının paylaşımının ardından binlerce kişi satış saatini beklemeye başladı. Bilet platformlarında oluşan yoğunluk nedeniyle kullanıcıların uzun süre sanal sırada beklediği belirtildi.</p>

<p>6 Yıllık Sessizlik Bir Anda Dağıldı</p>

<p>Şebnem Ferah’ın uzun süredir büyük çaplı konser vermemesi, dönüş haberini sıradan bir konser duyurusunun ötesine taşıdı. Özellikle sosyal medyada “yıllardır beklenen gece”, “neslin konseri” ve “kaçıranın pişman olacağı etkinlik” yorumları dikkat çekti. Ekşi Sözlük ve sosyal platformlarda konserin daha satış başlamadan tükeneceğine dair tahminler yapılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biletix tarafından yapılan açıklamada ise tüm biletlerin tükendiği belirtilerek yeni konser duyurularının yakın zamanda paylaşılabileceği mesajı verildi.</p>

<p>Sosyal Medyada Tek Gündem Oldu</p>

<p>Konser duyurusunun ardından özellikle X, Instagram ve forum platformlarında yoğun paylaşım trafiği oluştu. Çok sayıda kullanıcı bilet alamadığını belirtirken, ikinci konser ihtimali de konuşulmaya başlandı. Organizasyon tarafının yeni tarih açıklayıp açıklamayacağı şimdiden müzik gündeminin en çok merak edilen başlıklarından biri haline geldi.</p>

<p>Şebnem Ferah Konseri Neden Bu Kadar İlgi Gördü?</p>

<p>Şebnem Ferah’ın uzun süre sahnelerden uzak kalması, konseri klasik bir turne organizasyonundan farklı bir noktaya taşıdı. Özellikle 2000’li yılların rock kuşağı için sanatçının yeniden sahneye çıkması nostaljiyle birlikte güçlü bir duygusal etki oluşturdu. Müzik kulislerinde bu konserin 2026’nın en çok konuşulan canlı performanslarından biri olabileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sebnem-ferah-firtinasi-6-yillik-sessizlik-yarim-saatte-patladi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8739.webp" type="image/jpeg" length="54364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Longevity ile Her Yaşta Kalıcı Gençlik” Raflarda: Uzun Yaşamın Bilimsel Rehberi Okurla Buluştu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/longevity-ile-her-yasta-kalici-genclik-raflarda-uzun-yasamin-bilimsel-rehberi-okurla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/longevity-ile-her-yasta-kalici-genclik-raflarda-uzun-yasamin-bilimsel-rehberi-okurla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı, enerjik ve güçlü yaş alma arayışı son yılların en çok konuşulan konularından biri haline geldi. Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu’nun kaleme aldığı “Longevity ile Her Yaşta Kalıcı Gençlik”, bu arayışa bilimsel temelli, anlaşılır ve günlük yaşama uygulanabilir bir bakış sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayy Kitap etiketiyle yayımlanan eser, yalnızca uzun yaşamayı değil; zihinsel berraklığı, bedensel dayanıklılığı, güçlü hafızayı ve üretken bir hayatı merkeze alıyor. Kitap, yaşlanmayı sadece kırışıklıklar veya dış görünüş üzerinden değil, hücrelerden başlayan çok katmanlı bir süreç olarak ele alıyor.</p>

<p><img alt="Longevity ile Her Yaşta Kalıcı Gençlik Raflarda-1" class="detail-photo img-fluid" height="1104" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/b71c5ebd-4993-43bb-8eb3-c19e3c64b382.jpeg" width="870" /></p>

<p>Yaşlanma Aynada Değil, Hücrelerde Başlıyor</p>

<p>Kitabın temel çıkış noktası dikkat çekici: İnsan çoğu zaman yaşlanmayı saç, cilt, kilo ya da dış görünüşle fark ediyor. Ancak bilimsel açıdan asıl değişim çok daha derinde, hücresel düzeyde başlıyor.</p>

<p>Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu, kitapta metabolizma, mitokondri, hormonlar, uyku, bağırsak sağlığı, bağışıklık ve beyin fonksiyonlarını bir bütün olarak değerlendiriyor. Böylece okura yalnızca teorik bilgi değil, günlük hayatında karşılık bulabilecek pratik bir yaşam rehberi sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mucize Formül Değil, Uygulanabilir Alışkanlıklar</p>

<p>“Longevity ile Her Yaşta Kalıcı Gençlik”, sağlıklı yaş almayı pahalı destek ürünlerine, karmaşık protokollere ya da ulaşılması zor yöntemlere bağlamıyor. Kitapta uyku düzeni, beslenme, hareket, stres yönetimi ve sosyal ilişkiler gibi hayatın temel parçaları üzerinden ilerleyen gerçekçi öneriler öne çıkıyor.</p>

<p>Bu yönüyle eser, “genç kalma” meselesini yüzeysel bir estetik başlıktan çıkarıp beden, zihin ve yaşam kalitesi ekseninde yeniden tartışmaya açıyor. Kitabın dili ise bilimsel bilgiyi sadeleştirerek okurun anlayabileceği bir düzeye taşıma iddiası taşıyor.</p>

<p>Kimler İçin Yazıldı?</p>

<p>Kitap, yalnızca ileri yaş grubuna seslenmiyor. Enerji düşüklüğü, uyku problemleri, zihinsel yorgunluk, bağışıklık sorunları, kilo yönetimi, bağırsak sağlığı ve yaş alma sürecini daha bilinçli yönetmek isteyen geniş bir okur kitlesine hitap ediyor.</p>

<p>Özellikle “daha uzun yaşamak” kadar “çökmeden, güçlü ve üretken yaş almak” fikrine ilgi duyanlar için eser güncel bir başvuru kitabı niteliği taşıyor.</p>

<p>Kitabın Künyesi</p>

<p>Kitap adı: Longevity ile Her Yaşta Kalıcı Gençlik<br />
Yazar: Doç. Dr. Kaan Yılancıoğlu<br />
Yayınevi: Hayy Kitap<br />
Yayın tarihi: 24 Nisan 2026<br />
Sayfa sayısı: 160<br />
ISBN: 9786256329591<br />
Dil: Türkçe<br />
Cilt tipi: Karton kapak</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/longevity-ile-her-yasta-kalici-genclik-raflarda-uzun-yasamin-bilimsel-rehberi-okurla-bulustu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7911.jpeg" type="image/jpeg" length="96669"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Merhametin kurumsal akla dönüştüğü adres: Darülaceze]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/merhametin-kurumsal-akla-donustugu-adres-darulaceze</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/merhametin-kurumsal-akla-donustugu-adres-darulaceze" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Darülaceze, yalnızca geçmişten bugüne ulaşan bir hayır kurumu değil; bugün sosyal bakım, insan onuru, eğitim ve kurumsal şefkat anlayışını yeniden tarif eden güçlü bir model olarak öne çıkıyor. Başkan Esra Ceceli İslam döneminde kurum, hem hizmet kapasitesi hem de vizyoner yaklaşımıyla dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Darülaceze, asrı aşan tarihiyle Türkiye’nin en köklü sosyal hizmet kurumlarından biri olmayı sürdürüyor. Ancak bugün bu kurumu yalnızca geçmişin hatırasıyla anmak eksik kalır. Çünkü Darülaceze, son dönemde ortaya koyduğu hizmet anlayışı, sosyal bakım modeli, eğitim adımları ve insan merkezli yaklaşımıyla sadece koruyan değil, aynı zamanda yön veren bir yapıya dönüşüyor. Kurumun resmi sayfalarında sağlık ve bakım hizmetlerinden rehabilitasyona, sosyal-kültürel faaliyetlerden eğitim başlıklarına kadar uzanan geniş bir hizmet çerçevesi görülüyor.</p>

<p>Toplumların gerçek büyüklüğü, en kırılgan kesimlerine nasıl davrandıklarıyla ölçülür. Bu açıdan bakıldığında Darülaceze, yıllardır sürdürdüğü hizmet çizgisiyle Türkiye’nin vicdan hafızasında özel bir yer tutuyor. Yaşlıya, bakıma muhtaç bireye, korunmaya ihtiyaç duyan insana uzanan bu kurumsal el, bugün artık yalnızca geleneksel bir yardım anlayışını değil, kurumsallaşmış bir merhamet modelini temsil ediyor. Başkan Esra Ceceli İslam döneminde bu modelin daha görünür, daha sistemli ve daha iddialı biçimde öne çıkarıldığı görülüyor.</p>

<p>Darülaceze’nin bugün çizdiği vizyonda en dikkat çeken unsurlardan biri, geçmiş ile gelecek arasında kurduğu dengedir. Bir yanında 130 yılı aşan güçlü bir tarih, diğer yanında çağın ihtiyaçlarına cevap vermek zorunda olan modern bir sosyal hizmet anlayışı bulunuyor. İşte bu dengeyi koruyarak kurumu yeni bir ufka taşıma çabası, Darülaceze’yi yalnızca duygusal bir sembol değil, aynı zamanda kurumsal kapasitesi artan bir model haline getiriyor.</p>

<p>Yüksekokul açarak adeta bir merhamet mektebi kurdu</p>

<p>Darülaceze’nin son dönemde ortaya koyduğu en dikkat çekici hamlelerden biri, hizmet anlayışını yalnızca bakım alanıyla sınırlamayıp eğitim boyutuna da taşıması oldu. Kurumun resmi duyurularında Darülaceze Akademi’nin hasta ve yaşlı bakımı eğitimleriyle öne çıktığı, ayrıca Sağlık Bilimleri Üniversitesi Arnavutköy Darülaceze Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun faaliyete geçtiği açık biçimde görülüyor. Bu tablo, Darülaceze’nin sadece bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir kurum olmadığını, aynı zamanda yarının sosyal bakım ve sağlık insan kaynağını yetiştirmeyi hedefleyen kurucu bir vizyon taşıdığını gösteriyor.</p>

<p>Meslek yüksekokulu adımı, Darülaceze’nin “şefkat” kavramını yalnızca hissedilen bir değer olmaktan çıkarıp öğretilen, aktarılan ve kurumsal hafızaya dönüştürülen bir alana taşıdığını gösteriyor. Oryantasyon günü duyurusunda geleceğin sağlık profesyonellerinin Darülaceze’nin insan onuruna yakışan hizmet anlayışıyla yetiştirileceğinin vurgulanması, bu eğitim hamlesinin ne kadar bilinçli bir vizyonla tasarlandığını ortaya koyuyor. Bu yönüyle Darülaceze, sadece bakıma muhtaç olana kapı açan bir kurum değil; aynı zamanda merhametin bilgisini ve pratiğini geleceğe taşıyan bir mektep kimliği kazanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Darülaceze modeli BM gündemine taşındı</p>

<p>Darülaceze’nin son dönemde kazandığı görünürlüğün en dikkat çekici başlıklarından biri de 130 yıllık merhamet modelinin Birleşmiş Milletler platformunda gündeme taşınması oldu. Kurumun resmi internet sitesinde de Darülaceze’nin Birleşmiş Milletler 64. Sosyal Kalkınma Konferansı’nda iyi uygulama örneği olarak tanıtıldığı açıkça yer alıyor. Bu gelişme, Darülaceze’nin yalnızca Türkiye içinde değil, uluslararası düzeyde de dikkat çeken bir örnek olarak değerlendirildiğini gösterdi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler düzeyinde görünür hale gelen bu temsil, Darülaceze’nin tarihsel bir kurum olmanın ötesinde, yaşlanan nüfus, uzun dönem bakım, sosyal kapsayıcılık ve insan onuruna dayalı hizmet başlıklarında evrensel karşılığı bulunan bir modele sahip olduğunu ortaya koydu. Yeni Şafak’ta yer alan habere göre model, küresel ölçekte yaygınlaştırılabilir bir örnek olarak ele alındı. Bu tablo, Türkiye’nin sosyal vicdan birikiminin uluslararası alanda da karşılık bulabildiğini göstermesi bakımından dikkat çekici oldu.</p>

<p>Burada öne çıkan nokta yalnızca kurumsal temsil değildir. Asıl dikkat çeken husus, Darülaceze’nin geçmişe yaslanan bir hatıra kurumu gibi değil, geleceğe teklif sunan yaşayan bir model olarak sunulabilmesidir. Başkan Esra Ceceli İslam’ın temsil ettiği yönetim çizgisi de tam burada belirginleşiyor. Kurumu yalnızca yöneten değil, onu daha görünür, daha anlatılabilir ve daha örnek gösterilebilir hale getiren bir yaklaşım öne çıkıyor.</p>

<p>Sadece hizmet değil, kurumsal şahsiyet</p>

<p>Darülaceze’nin bugün çizdiği çerçeveye bakıldığında, kurumun yalnızca fiziki hizmet üreten bir yapı olmadığı açıkça görülüyor. Burada aynı zamanda bir kurum kültürü, bir yönetim dili ve bir toplumsal mesaj inşa ediliyor. O mesaj şudur: İnsanı ayakta tutan şey yalnızca maddi imkanlar değil, değer görmesi, korunması ve unutulmamasıdır. Kurumun gönüllülük alanlarından rehabilitasyon atölyelerine, yaşlılara bilişsel destekten çocuklarla eğitici etkinliklere kadar uzanan geniş sahası da bu yaklaşımı destekliyor.</p>

<p>Başkan Esra Ceceli İslam’ın öne çıkan yönlerinden biri de kurumu sadece idare eden değil, ona yön ve anlam veren bir çizgi ortaya koymasıdır. Son dönemde Darülaceze’nin daha görünür hale gelmesi, farklı çevrelerde daha fazla konuşulması ve eğitim ile uluslararası temsil başlıklarında dikkat çekmesi, bu yönetim anlayışının sahada karşılık bulduğunu gösteriyor. Güçlü kurumlar yalnızca hizmet vermez; güven duygusu üretir, saygınlık inşa eder ve toplumsal hafızada yer eder. Darülaceze’nin bugün geldiği nokta da tam olarak bunu işaret ediyor.</p>

<p>Türkiye’nin şefkat hafızasını geleceğe taşıyan yapı</p>

<p>Darülaceze’nin asıl başarısı, şefkati romantik bir söylem olmaktan çıkarıp kurumsal bir modele dönüştürmesidir. Bugün birçok kurum teknolojiyle büyürken insan sıcaklığını kaybedebiliyor. Darülaceze ise kurumsallaşmayı insani özü kaybetmeden sürdürebilen nadir yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Eğitim hamleleri, sosyal bakım kapasitesi, gönüllülük ağı ve uluslararası görünürlüğü birlikte düşünüldüğünde kurumun artık yalnızca bugünü yöneten değil, geleceğe iz bırakan bir vizyon taşıdığı açıkça görülüyor.</p>

<p>Bu nedenle Darülaceze’ye yalnızca bir sosyal hizmet kurumu olarak bakmak yeterli değildir. O aynı zamanda Türkiye’nin medeniyet birikimini taşıyan, toplumsal dayanışmayı canlı tutan ve devletin merhamet yüzünü görünür kılan önemli bir yapıdır. Başkan Esra Ceceli İslam döneminde bu kimliğin daha güçlü, daha görünür ve daha etkili biçimde öne çıktığı görülüyor. Ortaya çıkan tablo nettir: Darülaceze, köklerinden aldığı gücü çağın ihtiyaçlarıyla birleştirirken, sadece hizmet sunan değil, model kuran bir kurumsal irade sergiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/merhametin-kurumsal-akla-donustugu-adres-darulaceze</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7331.jpeg" type="image/jpeg" length="53859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeraltı dizisi bugün neden yok? Final iddiası gündemde, gözler yeni bölüm tarihinde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yeralti-dizisi-bugun-neden-yok-final-iddiasi-gundemde-gozler-yeni-bolum-tarihinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yeralti-dizisi-bugun-neden-yok-final-iddiasi-gundemde-gozler-yeni-bolum-tarihinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NOW ekranlarında çarşamba akşamları izleyiciyle buluşan Yeraltı dizisinin 15 Nisan 2026 tarihli yayın akışında yeni bölümüyle yer almaması, sosyal medyada kısa sürede büyük bir merak dalgası oluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzleyiciler özellikle “Yeraltı final mi yaptı?”, “Yeni bölüm neden yayınlanmadı?” ve “Dizi ekrana ne zaman dönecek?” sorularına yanıt aramaya başladı. Sitemizde yer alan haberde de dizinin bu akşam yeni bölümüyle ekrana gelmediği bilgisi öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanalın resmi içeriklerinde ise dizinin tamamen sona erdiğine dair net bir final duyurusu görülmüyor. NOW’un diziye ait bölüm sayfasında Yeraltı için “Çarşamba 20.00 - Yeni Bölüm” ibaresi yer almaya devam ederken, sayfada 11. bölüm bilgileri de erişilebilir durumda bulunuyor. Bu tablo, yapımın final yaptığına dair iddiaların şu aşamada resmi olarak doğrulanmadığını gösteriyor.</p>

<p>15 Nisan akşamındaki yayın değişikliğine ilişkin farklı mecralarda ortaklaşan bilgi ise yeni bölüm yerine tekrar yayınının öne çıkması oldu. Onedio’daki içerikte, NOW TV’nin 15 Nisan yayın akışında 16.30’da ve 20.00’de Yeraltı tekrar bölümü bilgisine yer verildi. Elele’de yayımlanan haberde de kanal akışında değişiklik yapıldığı ve dizinin yeni bölüm yerine tekrar bölümüyle ekrana geldiği aktarıldı.</p>

<p>Dizinin neden yayınlanmadığı konusunda resmi ve ayrıntılı bir kanal açıklaması öne çıkmasa da, bazı yayınlarda bu değişikliğin günün hassas gündemi ve toplumsal atmosferle bağlantılı olabileceği değerlendirildi. Bu nedenle izleyici cephesindeki belirsizlik büyürken, final kararı mı alındı yoksa yalnızca haftalık bir erteleme mi yaşandı sorusu daha da görünür hale geldi. Bu noktada eldeki veriler, kesin bir final kararından çok geçici yayın değişikliği ihtimalini güçlendiriyor.</p>

<p>Yeni bölüm tarihi konusunda ise en güçlü beklenti, dizinin bir sonraki yayın haftasında yeniden ekranlara dönmesi yönünde. 15 Nisan’daki yayın akışında tekrar bölümü yer aldığına işaret eden haberlerde, Yeraltı’nın yeni bölümünün 22 Nisan Çarşamba akşamı yayımlanmasının beklendiği belirtiliyor. Ancak bu tarihin kesinleşmesi için kanalın resmi yayın akışı ve dizi sayfasındaki güncellemelerin takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Özetle, şu an için Yeraltı dizisinin final yaptığına dair resmi bir açıklama bulunmuyor. Mevcut veriler, 15 Nisan akşamında yeni bölüm yerine tekrar yayınlandığını ve dizinin ekran macerasının tamamen sona erdiğinin henüz doğrulanmadığını ortaya koyuyor. İzleyicinin gözü şimdi NOW’un güncel yayın akışında ve gelecek hafta yapılacak olası duyurularda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yeralti-dizisi-bugun-neden-yok-final-iddiasi-gundemde-gozler-yeni-bolum-tarihinde</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 21:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7116-1.jpeg" type="image/jpeg" length="29664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ’de Kadın Temsili Zirvede: Rektör Aydın’dan Dikkat Çeken Mesaj]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sbude-kadin-temsili-zirvede-rektor-aydindan-dikkat-ceken-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sbude-kadin-temsili-zirvede-rektor-aydindan-dikkat-ceken-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Külliyesi Prof. Dr. Cevdet Erdöl Konferans Salonu’nda düzenlenen “Aile ve Sağlık Çalıştayı”, yalnızca aile kurumuna ilişkin değerlendirmelere değil, üniversitenin dikkat çeken kurumsal yapısına dair önemli mesajlara da sahne oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalıştayda konuşan SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, üniversitenin “Aile Yılı” yaklaşımına büyük önem verdiğini vurgularken, kadınların öğrenci, akademisyen ve yönetici kadrolardaki ağırlığına dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. Aydın, konuşmasında aile kavramının üniversite açısından sadece sosyal bir başlık olmadığını, aynı zamanda eğitim, sağlık ve toplumsal yapı ile doğrudan ilişkili bir alan olduğunu ifade etti. Sağlık temalı bir yükseköğretim kurumu olarak SBÜ’nün bu başlığı özel bir hassasiyetle ele aldığını belirten Aydın, üniversitenin mevcut insan kaynağı tablosunun da dikkat çekici bir noktaya ulaştığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SBÜ’nün kadın ağırlıklı yapısını rakamlarla anlatan Aydın, üniversitede öğrencilerin yüzde 69’unun kadınlardan oluştuğunu belirtti. Bununla birlikte öğretim üyelerinin yüzde 60’ının, yöneticilerin ise yüzde 80’inin kadın olduğunu kaydeden Aydın, bu tablonun üniversitenin kurumsal kimliğine güçlü biçimde yansıdığını ifade etti.</p>

<p>Konuşmasında bu yapının yalnızca istatistiksel bir veri olarak değerlendirilmemesi gerektiğini anlatan Aydın, kadınların eğitimden yönetime kadar birçok alanda belirleyici bir rol üstlendiğine işaret etti. Üniversitenin geleceğinin şekillenmesinde kadın akademisyenlerin, kadın öğrencilerin ve kadın yöneticilerin etkisinin giderek daha görünür hale geldiğini belirten Aydın, bu durumun SBÜ’nün sağlık ve eğitim vizyonuna da ayrı bir karakter kazandırdığını söyledi.</p>

<p>Rektörlük görev süresine de değinen Prof. Dr. Kemalettin Aydın, konuşmasında dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Görev süresinin yaklaşık bir buçuk yıl sonra sona ereceğini hatırlatan Aydın, “Üniversitemizin ‘Aile Yılı’nı çok önemsediğini belirtmek isterim. Tabii ki çeşitli faktörleri var; aile penceresinin ötesinde, üniversitemizin yüzde 69’u kadın öğrencilerden oluşuyor. Yine yüzde 60’ı kadın öğretim üyesi, yöneticilerimizin ise yüzde 80’i kadın olan bir üniversiteyiz. Az kaldı, bir buçuk sene sonra rektörlüğüm bitecek. Buraya da bir kadın bulurlarsa tamam olacak. Böylece sağlık temalı, kadın eli değen ve kadın akademisyenlerin yönettiği bir üniversite olacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Aydın’ın sözleri, salondaki katılımcılar tarafından coşkuyla alkışlanırken, konuşma boyunca kadınların yükseköğretimde artan görünürlüğü ve yönetime katkısı da öne çıkan başlıklardan biri oldu. SBÜ’nün özellikle sağlık alanında yetiştirdiği insan gücüyle Türkiye’nin önemli yükseköğretim kurumları arasında yer aldığı hatırlatılırken, kadın temsili açısından ortaya çıkan bu tablonun kurumsal kimliğe yeni bir derinlik kazandırdığı değerlendirildi.</p>

<p>“Aile ve Sağlık Çalıştayı”nda aile yapısının korunması, sağlık politikalarının aile üzerindeki etkileri, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve aile merkezli sosyal farkındalığın artırılması gibi başlıkların ele alındığı öğrenildi. Çalıştay, akademisyenlerin ve katılımcıların değerlendirmeleriyle devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sbude-kadin-temsili-zirvede-rektor-aydindan-dikkat-ceken-mesaj</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6945-1.jpeg" type="image/jpeg" length="84839"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sürmene’de Tarihi Kilise, Okul ve Evler Restorasyon Bekliyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/surmenede-tarihi-kilise-okul-ve-evler-restorasyon-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/surmenede-tarihi-kilise-okul-ve-evler-restorasyon-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Sürmene ilçesinde bulunan Üstündal ve komşu Dirlik köyündeki tarihi yapılar için restorasyon çağrısı gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde dizilerde yer almasıyla daha fazla dikkat çeken bölgedeki tarihi kilise, eski okul yapıları ve geleneksel taş evler, yalnızca geçmişin izlerini değil, aynı zamanda korunmayı bekleyen bir kültürel mirası da temsil ediyor.</p>

<p>Özellikle ekranlara yansımasının ardından daha geniş kesimlerin ilgisini çeken tarihi kilise, bulunduğu coğrafyanın sessiz tanıklarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak bölgenin değeri tek bir yapıyla sınırlı değil. Üstündal ve Dirlik hattında yer alan eski okul binaları ile geleneksel konut dokusu da aynı ölçüde dikkat çekiyor.</p>

<p>Yılların yorgunluğunu taşıyan bu yapılar, bugün bakımsızlık ve yıpranma nedeniyle her geçen gün biraz daha kaybolma riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Oysa kilise, okul ve evlerin birlikte ele alınacağı bütüncül bir koruma çalışması, sadece birkaç yapıyı değil, bölgenin hafızasını ayağa kaldırma anlamı taşıyor.</p>

<p>Bölgeyi yakından bilenler, restorasyon sürecinin parça parça değil, alan bazlı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtiyor. Çünkü tarihi kilise ayrı, eski okul ayrı, geleneksel evler ayrı düşünüldüğünde ortaya eksik bir tablo çıkıyor. Asıl korunması gereken şeyin, Üstündal ve Dirlik’in birlikte taşıdığı tarihî doku olduğu vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılacak envanter çalışması, restorasyon projeleri ve çevre düzenlemeleriyle bu hattın kültür turizmi açısından önemli bir cazibe merkezine dönüşebileceği ifade ediliyor. Böyle bir adımın hem bölgenin geçmişini koruyacağı hem de Trabzon’un saklı tarih duraklarını görünür hale getireceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Üstündal ve komşu Dirlik köyündeki tarihi yapıların kaderine terk edilmemesi isteniyor. Tarihi kilise, eski okul ve geleneksel evlerin restore edilerek gelecek kuşaklara aktarılması, yalnızca yerel bir beklenti değil, ortak hafızaya sahip çıkma çağrısı olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/surmenede-tarihi-kilise-okul-ve-evler-restorasyon-bekliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6849-1.jpeg" type="image/jpeg" length="67114"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sahnedeki Kısa An Bahane Edildi, İsmail Türüt Hedefe Kondu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sahnedeki-kisa-an-bahane-edildi-ismail-turut-hedefe-kondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sahnedeki-kisa-an-bahane-edildi-ismail-turut-hedefe-kondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz müziğinin sevilen isimlerinden İsmail Türüt, Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri etkinliğinde sahnede yaşanan kısa bir an üzerinden sosyal medyada hedef haline getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şarkı söylediği sırada gelişen anlık bir refleksin farklı yönlere çekilmesi, birçok kişi tarafından haksız ve ölçüsüz bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik sırasında Türüt’ün boynuna Rizespor atkısı takılmak istendiği, sanatçının ise performansını sürdürdüğü esnada buna anlık bir tepki verdiği görüldü. Kısa sürede yayılan görüntüler üzerinden yapılan yorumların önemli bölümü, olayın bütününden çok birkaç saniyelik bir ana odaklandı.</p>

<p>Sahnede yaşanan kısa an neden büyütüldü</p>

<p>Sosyal medyada oluşan tartışmanın merkezinde, sahnede geçen birkaç saniyelik görüntü yer aldı. Ancak görüntünün tamamına bakıldığında, ortada organize bir gerilimden çok, sanatçının sahne akışı içinde verdiği doğal bir refleks olduğu değerlendirmeleri öne çıktı.</p>

<p>Bu nedenle birçok kişi, meselenin gereğinden fazla büyütüldüğünü ve İsmail Türüt’e yönelik yorumların ölçüyü aştığını savundu. Özellikle sanatçının o sırada şarkı söylediği ve sahne düzenini korumaya çalıştığı gerçeği, tartışmanın gölgesinde kaldı.</p>

<p>İsmail Türüt kimdir sorusunun ötesinde bir Karadeniz hafızası</p>

<p>İsmail Türüt, yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda Karadeniz’in kültürel hafızasında yer etmiş bir isim olarak görülüyor. Yıllardır söylediği türkülerle, bölgenin sevincini, hüznünü, gururunu ve gündelik hayatını geniş kitlelere taşıyan Türüt, hem Trabzon’da hem Rize’de hem de Karadeniz’in tamamında karşılığı olan bir sanatçı olarak biliniyor.</p>

<p>Bu yüzden tek bir an üzerinden onun niyetini sorgulamak ya da hedefe yerleştirmek, birçok kişi tarafından hakkaniyetsiz bulundu. Çünkü yıllarını memleketinin müziğine ve kültürüne vermiş isimleri bir anda tartışma nesnesine çevirmek, kolay ama yıpratıcı bir yol olarak görülüyor.</p>

<p>Trabzon Rize rekabeti üzerinden yeni tartışma üretmek doğru mu</p>

<p>Karadeniz insanı rekabeti bilir, şakayı bilir, takılmayı bilir. Ancak her görüntüyü yeni bir gerginliğin malzemesi haline getirmek, meseleyi doğal zemininden çıkarıyor. Ankara’daki etkinlikte yaşanan olayda da benzer bir tablo ortaya çıktı.</p>

<p>Bazı yorumcular, Trabzonspor ve Rizespor üzerinden yeni bir karşıtlık kurulmaya çalışıldığını savunurken, sağduyulu değerlendirmeler bunun gereksiz olduğunu vurguladı. Çünkü birkaç saniyelik bir sahne refleksinden büyük anlamlar çıkarmak, olayın gerçek ağırlığından çok sosyal medyanın büyütme alışkanlığını gösteriyor.</p>

<p>Karadeniz’in bağrından çıkan değerlere neden sahip çıkılamıyor</p>

<p>Ortaya çıkan tablo, yalnızca bir sahne anını değil, daha geniş bir sorunu da yeniden hatırlattı. Karadeniz’in bağrından çıkan değerlere sahip çıkmak yerine, onları ilk fırsatta yıpratmaya çalışmak ne yazık ki artık tanıdık bir manzara haline geldi.</p>

<p>Hatta birçok kişiye göre, Karadeniz’in bağrından çıkan değerleri harcamak kadar başarılı olduğumuz başka bir konu yok. Kendi kültürünü taşıyan, sesiyle ve emeğiyle bölgenin hafızasında yer tutan isimleri korumak yerine tartışmaya açmak, esas sorgulanması gereken mesele olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Anlık refleks sonrası anlamsız tepkiler dikkat çekti</p>

<p>İsmail Türüt’e yönelik yorumların önemli bir bölümünün olayın bağlamından koptuğu değerlendiriliyor. Sahnedeki anlık refleks sonrası oluşan tepki dalgası, birçok kişiye göre meseleyi olduğundan daha büyük göstermeye yaradı.</p>

<p>Sanatçıyı savunanlar ise ortada büyütülecek bir kriz değil, sahne içinde gelişmiş kısa ve insani bir tepki bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle Türüt’ü hedef alan sert çıkışların değil, daha adil ve dengeli bir bakışın esas alınması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Sağduyu çağrısı öne çıktı</p>

<p>Karadeniz müziğinin önemli temsilcilerinden biri olan İsmail Türüt üzerinden yeni bir polemik üretmenin kimseye fayda sağlamadığı görüşü öne çıkıyor. Bir sanatçının yıllara yayılan emeğini, birkaç saniyelik bir görüntüye mahkum etmek hem haksızlık hem de kültürel hafızaya zarar olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sonuç olarak Ankara’daki etkinlikte yaşanan kısa anın, sosyal medyada köpürtülen bir tartışmaya dönüştürülmesi yerine daha serinkanlı okunması gerektiği belirtiliyor. Çünkü bir bölgenin değerlerini yıpratmak kolay, onları yetiştirmek ve korumak ise çok daha zor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sahnedeki-kisa-an-bahane-edildi-ismail-turut-hedefe-kondu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6826.jpeg" type="image/jpeg" length="47597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tunceli’de “Bir Soluk, Bir Nefes” Projesi Hayata Geçti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tuncelide-bir-soluk-bir-nefes-projesi-hayata-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tuncelide-bir-soluk-bir-nefes-projesi-hayata-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli’de engelli bireyler ve ailelerine yönelik dikkat çeken bir sosyal destek projesi uygulamaya alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Bir Soluk, Bir Nefes” adı verilen proje kapsamında, evde bakım hizmetinden yararlanan engelli bireyler belirli günlerde bakım ve konaklama merkezlerinde misafir edilerek profesyonel destek alacak.</p>

<p>Tunceli Valiliği koordinasyonunda; Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Tunceli İl Özel İdaresi ve Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolüyle başlatılan proje, hem engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hem de bakım yükünü üstlenen ailelere kısa süreli de olsa nefes aldırmayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Proje ile aynı zamanda, engelli bireylerin bakımını üstlenen ailelerin kısa süreli dinlenmelerine imkân sağlanarak psikososyal yönden desteklenmeleri ve tükenmişlik yaşamalarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu yönüyle uygulama, yalnızca bakım hizmeti sunan bir model değil, aile bütünlüğünü ve sosyal dayanışmayı güçlendiren bir destek mekanizması olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Proje hakkında değerlendirmelerde bulunan Tunceli Valisi Şefik Aygöl, uygulamanın insani bir ihtiyaçtan doğduğunu belirtti. Aygöl, evde bakım hizmetinden faydalanan yatağa bağımlı vatandaşların evlerinden alınarak tesislerde misafir edileceğini, burada bakımları sürerken ailelerine bir haftalık dinlenme imkânı sağlanacağını ifade etti.</p>

<p>Vali Aygöl, saha ziyaretlerinde bazı vatandaşların yıl boyunca bir gün dahi hastalarını bırakamadığını gördüklerini belirterek, bu durumun kendilerinde güçlü bir empati oluşturduğunu vurguladı. Devlet imkânlarının vatandaşların lehine kullanılması anlayışıyla böyle bir projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden Aygöl, uygulamanın sosyal devlet anlayışının sahadaki somut karşılıklarından biri olduğunu dile getirdi.</p>

<p>“Bir Soluk, Bir Nefes” projesiyle birlikte Tunceli’de dezavantajlı bireyler ile ailelerine yönelik destek mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor. Projenin, özellikle sürekli bakım yükü taşıyan aileler için önemli bir rahatlama sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tuncelide-bir-soluk-bir-nefes-projesi-hayata-gecti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6755-1.jpeg" type="image/jpeg" length="23383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı: Türkler İran’da devletine sahip çıktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mustafi-tumamiral-cihat-yayci-turkler-iranda-devletine-sahip-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mustafi-tumamiral-cihat-yayci-turkler-iranda-devletine-sahip-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, İran’daki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede Türklerin dış güçlere karşı devletlerini satmayacağını söyledi. Yaycı, İran’daki Türklerin diğer etnik gruplardan farklı olarak devlete sahip çıktığını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, İran’daki toplumsal ve etnik dengelere ilişkin dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Yaycı, Türklerin tarih boyunca devlet refleksiyle hareket ettiğini belirterek, İran’daki Türk nüfusun da benzer bir tutum sergilediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaycı açıklamasında, “ABD, İran’da Türkleri beklemiyordu. Türkler, diğer etnik gruplar gibi dış güçlere karşı devletini satmaz. Türkler, devletlerini birilerine peşkeş çekmez. İran’da da devletlerine sahip çıktılar” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu sözler, İran’daki etnik yapı, bölgesel dengeler ve dış müdahale tartışmaları açısından yeni bir değerlendirme olarak yorumlandı. Yaycı’nın çıkışı, özellikle İran Türklerinin bölgedeki siyasi ve toplumsal rolüne dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Ortadoğu’daki kırılgan dengelerin sık sık dış müdahale iddialarıyla birlikte anıldığı bir dönemde gelen açıklama, sosyal medyada ve siyasi çevrelerde de yankı buldu. Yaycı’nın sözleri, Türk kimliği ile devlet aidiyeti arasındaki ilişkiyi öne çıkaran bir değerlendirme olarak dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlar, İran gibi çok katmanlı etnik ve mezhepsel yapıya sahip ülkelerde toplumsal sadakat, devlet bağlılığı ve dış müdahale algısının bölgesel istikrar açısından kritik önemde olduğunu belirtiyor. Cihat Yaycı’nın açıklaması da bu çerçevede, sadece İran’a değil, bölgedeki güç mücadelesine dair daha geniş bir okumanın parçası olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mustafi-tumamiral-cihat-yayci-turkler-iranda-devletine-sahip-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6532.jpeg" type="image/jpeg" length="78361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Göka’ya Anlamlı Ödül]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-ogretim-uyesi-prof-dr-erol-gokaya-anlamli-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-ogretim-uyesi-prof-dr-erol-gokaya-anlamli-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Tıbbiye Bülteni yazarı Prof. Dr. Erol Göka, 2026 Muhsin Yazıcıoğlu Ödülleri kapsamında “Düşünce Ödülü”ne layık görüldü. Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın’dan tebrik mesajı geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Erol Göka, Gönüllerde Birlik Vakfı tarafından düzenlenen 2026 yılı Muhsin Yazıcıoğlu Ödülleri kapsamında “Düşünce Ödülü”nün sahibi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi kimliğiyle akademik çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Göka’nın bu ödüle layık görülmesi, üniversite camiasında da memnuniyetle karşılandı.</p>

<p>Vakıf tarafından yapılan açıklamada, ödüllerin bilim, düşünce ve sanat alanında üretim yapan isimleri görünür kılmayı amaçladığı vurgulandı.</p>

<p><br />
“Düşünce Dünyasına Katkı” Vurgusu</p>

<p>Açıklamada, Prof. Dr. Erol Göka’nın yıllardır sürdürdüğü akademik ve entelektüel çalışmaların, toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulduğu ifade edildi.</p>

<p>Göka’nın özellikle psikiyatri, kültür ve toplum ilişkisi üzerine geliştirdiği fikirler; hem akademik çevrelerde hem de kamuoyunda dikkat çeken bir etki alanı oluşturuyor.</p>

<p>Bu yönüyle verilen ödül, yalnızca bir başarı belgesi değil; aynı zamanda düşünce üretiminin toplumsal karşılığına verilen güçlü bir mesaj olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Rektör Aydın’dan Tebrik Mesajı</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Üniversitemizin kıymetli Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Erol Göka’nın Muhsin Yazıcıoğlu Düşünce Ödülü’ne layık görülmesi bizleri gururlandırmıştır.</p>

<p>Hocamızın ilimle yoğrulmuş fikrî birikimi, yalnızca akademi dünyasına değil, toplumun düşünce ufkuna da yön vermektedir. Bu anlamlı ödülün, üretkenliğini daha da artıracağına inanıyor; kendisini gönülden tebrik ediyorum.”</p>

<p>Ödüller, 18 Nisan’da Ankara’daki Milli Kütüphane Konferans Salonu’nda düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-ogretim-uyesi-prof-dr-erol-gokaya-anlamli-odul</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-5915.jpeg" type="image/jpeg" length="56902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Адабияттан стратегияга чейин: Чыңгыз Айтматовдун мурасы жаңы дүйнө таанымды сунуштайт]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/adabiiattan-strategiiaga-ceiin-cyngyz-aitmatovdun-murasy-zany-duino-taanymdy-sunustait</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/adabiiattan-strategiiaga-ceiin-cyngyz-aitmatovdun-murasy-zany-duino-taanymdy-sunustait" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Кыргызстандын Манас шаары бул жолу жөн гана географиялык борбор эмес, идеялардын, маданияттардын жана көз караштардын кесилишкен интеллектуалдык аянтчасына айланды.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Дүйнөлүк адабияттын улуу өкүлү Чыңгыз Айтматовдун 100 жылдык мааракеси жана Ысык-Көл форумунун 40 жылдыгына арналган эл аралык илимий-практикалык конференция кеңири катышуусу менен өзгөчөлөндү.</p>

<p>“Чыңгыз Айтматовдун руханий жана гуманисттик мурасы жана Ысык-Көл форумы: Улуттук ой жүгүртүү – туруктуу өнүгүүнүн негизи, маданияттар жана цивилизациялар аралык диалог” аталышындагы иш-чара илим менен саясатты бир чатырдын алдында бириктирип, күчтүү аянтча түздү.</p>

<p><img alt="Адабияттан стратегияга чейин: Чыңгыз Айтматовдун мурасы жаңы дүйнө таанымды сунуштайт" class="detail-photo img-fluid" height="704" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/b030d10a-27a6-4b41-9df4-a6baaaef9bff.jpeg" width="1290" /></p>

<p>Академиядан саясатка чейин кеңири катышуу</p>

<p>Конференция Кыргыз Республикасынын Президентинин Жалал-Абад облусундагы ыйгарым укуктуу өкүлчүлүгүнүн колдоосу менен Б. Осмонов атындагы Жалал-Абад мамлекеттик университетинин демилгеси менен өткөрүлдү.</p>

<p>Уюштуруу комитетинде:<br />
• Текебаев Т.К. (төрага)<br />
• Үсөнов Кенешбек Жумабекович (тең төрага)<br />
• Самаяев У.О., Маткаликов А.Ж., Токоева Г.С. (төраганын орун басарлары)<br />
жана көптөгөн окумуштуулар менен мамлекеттик өкүлдөр катышты.</p>

<p>Конференциянын эл аралык деңгээли да өзгөчө болду. Россия, АКШ, Түркия жана Өзбекстандан келген окумуштуулар жана мекеме өкүлдөрү иш-чараны глобалдык ой жүгүртүү аянтчасына айлантты. Түркия тараптан катышкан Тургут Кочоглу жана Ахмет Балжы (Саламаттык сактоо илимдери университети) өзгөчө белгиленди.</p>

<p>⸻</p>

<p>Көп тармактуу илимий секциялар</p>

<p>Конференциянын алкагында уюштурулган 6 секция ар түрдүү илим тармактарынын бир эле теманы ар башка тилде баяндаган интеллектуалдык жыйынына айланды.</p>

<p>Негизги багыттар:<br />
• Филология жана адабият<br />
• Философия жана гуманизм<br />
• Туруктуу өнүгүү жана экономика<br />
• Санариптештирүү жана жасалма интеллект<br />
• Билим берүү илимдери<br />
• Маданияттар аралык байланыш жана дипломатия</p>

<p>Баяндамада өзгөчө көңүл бурулган темалар:<br />
• “Манкурт” түшүнүгүнүн санарип доордогу өзгөрүшү<br />
• Жасалма интеллект доорунда адам жана этика<br />
• Жашыл экономика жана туруктуулук<br />
• Айтматовдун адабий жана маданий таасири</p>

<p>⸻</p>

<p>Пленардык жыйында универсалдуу ойлор</p>

<p>Пленардык жыйында сүйлөгөндөр Айтматовдун жөн гана жазуучу эмес, адамзаттын абийирине кайрылган ойчул экенин дагы бир жолу баса белгилешти.</p>

<p>Талкууланган негизги маселелер:<br />
• Айтматовдун тили жана кыргыз адабиятына кошкон салымы<br />
• Ысык-Көл форумунун универсалдуу гуманисттик көз карашы<br />
• Санариптештирүү менен азык-түлүк коопсуздугунун байланышы<br />
• Маданий дипломатиядагы адабияттын ролу</p>

<p>⸻</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Илимий кызматташтык жана жаңы мүмкүнчүлүктөр</p>

<p>Конференция эскерүү иш-чарасы гана болбостон, жаңы илимий кызматташууларга жол ачты:<br />
• Университеттер аралык биргелешкен долбоорлор сунушталды<br />
• Жаш изилдөөчүлөр үчүн жаңы академиялык тармактар түзүлдү<br />
• Эл аралык илимий диалог күчөдү</p>

<p>Бул жагынан алганда, иш-чара келечекке багытталган стратегиялык аянтча болду.</p>

<p>⸻</p>

<p>Айтматовдун мурасы: убакытка туруштук берген үн</p>

<p>Конференциянын жыйынтыгында Айтматовдун чыгармалары бүгүнкү күндө дагы актуалдуу жана багыт көрсөтүүчү экендиги белгиленди.</p>

<p>Анын чыгармалары:<br />
• Адам менен табияттын тең салмагын<br />
• Адеп-ахлактык жоопкерчиликти<br />
• Маданий өздүктү<br />
• Коомдук эстутумду</p>

<p>жөн гана адабий элемент эмес, адамзаттын жалпы мурасы катары кайрадан эске салды.</p>

<p><img alt="Aytmatov’un fikirleri yeniden sahnede. Manas’taki uluslararası konferans, bilim ve kültürü geleceğe taşıyan kritik mesajlar verdi.-1" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/af620201-9c56-41ef-b51c-ed4004f88770.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Манастан дүйнөгө ачылган ой көпүрөсү</p>

<p>Манас шаарында өткөн бул эл аралык конференция өткөндү эскерүү менен чектелбестен, келечекке багытталган күчтүү көз карашты да сунуштады.</p>

<p>✔ Айтматовдун идеялары кайрадан жанданды<br />
✔ Академиялык кызматташтык бекемделди<br />
✔ Глобалдык диалог үчүн жаңы мүмкүнчүлүктөр ачылды</p>

<p>Кыргызстан бул иш-чара аркылуу дагы бир жолу географиялык гана эмес, интеллектуалдык борбор экенин көрсөттү. Бул жерде айтылган ойлор келечектеги дүйнөдө дагы жаңырып турчу деңгээлде болду.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/adabiiattan-strategiiaga-ceiin-cyngyz-aitmatovdun-murasy-zany-duino-taanymdy-sunustait</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 04:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/db78b7d1-7267-4cb9-b48d-2d8812eabe29.jpeg" type="image/jpeg" length="21442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edebiyattan Stratejiye: Cengiz Aytmatov’un Mirası Yeni Bir Dünya Tasavvuru Sunuyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/edebiyattan-stratejiye-cengiz-aytmatovun-mirasi-yeni-bir-dunya-tasavvuru-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/edebiyattan-stratejiye-cengiz-aytmatovun-mirasi-yeni-bir-dunya-tasavvuru-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırgızistan’ın Manas şehri, bu kez sadece coğrafi bir merkez değil; fikirlerin, kültürlerin ve vizyonların kesiştiği bir düşünce sahnesine dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya edebiyatının büyük ismi Cengiz Aytmatov’un 100. doğum yılı ve Issık Göl Forumu’nun 40. yılı dolayısıyla düzenlenen uluslararası bilimsel-pratik konferans, geniş katılımıyla dikkat çekti.</p>

<p>“Cengiz Aytmatov’un Manevi ve Hümanist Mirası ile Issık Göl Forumu: Ulusal Düşünce – Sürdürülebilir Kalkınmanın Temeli, Kültürler ve Medeniyetler Arası Diyalog” başlığını taşıyan etkinlik, akademi ile siyaseti aynı çatı altında buluşturarak güçlü bir platform sundu.</p>

<p><img alt="Aytmatov’un fikirleri yeniden sahnede. Manas’taki uluslararası konferans, bilim ve kültürü geleceğe taşıyan kritik mesajlar verdi.-1" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/af620201-9c56-41ef-b51c-ed4004f88770.jpeg" width="1600" /><br />
Akademiden Siyasete Geniş Katılım</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konferans, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nın Celal-Abad bölgesindeki temsilciliğinin desteğiyle, B. Osmonov adına Celal-Abad Devlet Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirildi.</p>

<p>Düzenleme komitesinde:<br />
• Tekebayev T.K. (Başkan)<br />
• Usenov Keneşbek Jumabekoviç (Eş Başkan)<br />
• Samayev U.O., Matkalikov A.J., Tokoyeva G.S. (Başkan Yardımcıları)<br />
yer alırken, çok sayıda akademisyen ve kamu temsilcisi organizasyona katkı sundu.</p>

<p>Konferansın uluslararası boyutu ise dikkat çekiciydi. Rusya, ABD, Türkiye ve Özbekistan’dan gelen akademisyenler ve kurum temsilcileri, etkinliği küresel bir düşünce buluşmasına dönüştürdü. Türkiye adına katılan Turgut Koçoğlu, Ahmet Balcı (Sağlık Bilimleri Üniversitesi) öne çıkan isimler arasında yer aldı.</p>

<p><br />
Çok Disiplinli Bilimsel Oturumlar</p>

<p>Konferans kapsamında düzenlenen 6 ayrı seksiyon, adeta farklı disiplinlerin aynı hikâyeyi farklı dillerde anlattığı bir entelektüel şölen sundu.</p>

<p>Öne çıkan başlıklar:<br />
• Filoloji ve edebiyat<br />
• Felsefe ve hümanizm<br />
• Sürdürülebilir kalkınma ve ekonomi<br />
• Dijitalleşme ve yapay zekâ<br />
• Eğitim bilimleri<br />
• Kültürlerarası iletişim ve diplomasi</p>

<p>Sunumlarda özellikle:<br />
• “Mankurt” kavramının dijital çağdaki dönüşümü<br />
• Yapay zekâ çağında insan ve etik<br />
• Yeşil ekonomi ve sürdürülebilirlik<br />
• Aytmatov’un edebi ve kültürel etkisi</p>

<p>gibi başlıklar yoğun ilgi gördü.</p>

<p><br />
Plenar Oturumda Evrensel Mesajlar</p>

<p>Plenar oturumda yapılan konuşmalar, Aytmatov’un yalnızca bir yazar değil, insanlığın vicdanına seslenen bir düşünür olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Sunumlarda:<br />
• Aytmatov’un dili ve Kırgız edebiyatına katkısı<br />
• Issık Göl Forumu’nun evrensel hümanizm perspektifi<br />
• Dijitalleşme ile gıda güvenliği ilişkisi<br />
• Kültürel diplomasi bağlamında edebiyatın rolü</p>

<p>gibi küresel meseleler ele alındı.</p>

<p><br />
Bilimsel İş Birliği ve Yeni Ufuklar</p>

<p>Konferans, sadece bir anma etkinliği olarak kalmadı; aynı zamanda yeni akademik iş birliklerinin kapısını araladı.<br />
• Üniversiteler arası ortak projeler gündeme geldi<br />
• Genç araştırmacılar için yeni akademik ağlar kuruldu<br />
• Uluslararası bilimsel diyalog güç kazandı</p>

<p>Bu yönüyle etkinlik, geleceğe dönük stratejik bir platform niteliği taşıdı.</p>

<p><br />
Aytmatov’un Mirası: Zamana Direnen Bir Ses</p>

<p>Konferansın genel değerlendirmesinde, Aytmatov’un eserlerinin bugün hâlâ güncel ve yol gösterici olduğu vurgulandı.</p>

<p>Onun metinleri:<br />
• İnsan ile doğa arasındaki dengeyi<br />
• Ahlaki sorumluluğu<br />
• Kültürel kimliği<br />
• Toplumsal hafızayı</p>

<p>birer edebi unsurdan öte, insanlığın ortak mirası olarak yeniden hatırlattı.</p>

<p>Manas’tan Dünyaya Açılan Bir Fikir Köprüsü</p>

<p>Manas’ta gerçekleştirilen bu uluslararası konferans, yalnızca geçmişi anmakla kalmadı; geleceğe dair güçlü bir vizyon da ortaya koydu.</p>

<p>✔ Aytmatov’un fikirleri yeniden gündeme taşındı<br />
✔ Akademik iş birlikleri güçlendi<br />
✔ Küresel diyalog için yeni kapılar açıldı</p>

<p>Kırgızistan, bu organizasyonla bir kez daha sadece coğrafi değil, düşünsel bir merkez olduğunu gösterdi. Burada kurulan cümleler, yarının dünyasında yankı bulacak türden.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/edebiyattan-stratejiye-cengiz-aytmatovun-mirasi-yeni-bir-dunya-tasavvuru-sunuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 04:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/db78b7d1-7267-4cb9-b48d-2d8812eabe29.jpeg" type="image/jpeg" length="31337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Trabzon Dernekler Federasyonu ve Trabzonlular Federasyonu Arasındaki Fark Ne?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-trabzon-dernekler-federasyonu-ve-trabzonlular-federasyonu-arasindaki-fark-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-trabzon-dernekler-federasyonu-ve-trabzonlular-federasyonu-arasindaki-fark-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un dernekçilik haritası… Bir yanıyla kültürel hafızanın taşıyıcısı, diğer yanıyla ise bölünmüşlüğün sessiz hikâyesi. Aynı şehrin insanlarını bir araya getirmek için kurulan yapılar, bugün iki ayrı federasyon çatısı altında yol alıyor: Trabzon Dernekler Federasyonu ve Trabzonlular Federasyonu. Ancak bu iki yapı arasındaki ayrışma artık yalnızca bir tercih değil; zaman zaman yargıya taşınan, toplumsal karşılığı olan bir tartışmaya dönüşmüş durumda.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un dernekçilik geleneği, yalnızca bir hemşehri dayanışması değil; bir hafıza, bir kimlik, bir ortak ruh meselesi. Ancak İstanbul’da bu güçlü damar bugün iki ayrı kola ayrılmış durumda: Trabzon Dernekler Federasyonu ve Trabzonlular Federasyonu.</p>

<p>Aynı kültürü yaşatmak için yola çıkan bu iki yapı, artık yalnızca bir organizasyon farkı değil; giderek derinleşen bir temsil krizinin iki yüzü haline gelmiş durumda.</p>

<p>Güç Parçalanıyor: Tek Ses Yerine Dağınık Yankı</p>

<p>Bugün İstanbul’daki tablo açık: Aynı tabana hitap eden iki federasyon, aynı hedefe yürürken birbirinin gücünü tamamlamak yerine bölüyor.</p>

<p>Temsil Zayıflıyor: İki Muhatap, Yarım Etki</p>

<p>Kamu kurumları, yerel yönetimler ve diğer sivil toplum yapıları karşısında “tek güçlü temsil” yerine iki ayrı yapı ortaya çıkıyor. Bu da Trabzonluların taleplerinin etkisini azaltıyor, ağırlığını hafifletiyor.</p>

<p>Aynı Gün, İki Etkinlik: Katılım Bölünüyor</p>

<p>Kültürel geceler, toplantılar ve organizasyonlar çakışıyor. Aynı insanlara iki farklı davet gidiyor. Sonuç: Dolmayan salonlar, bölünmüş kalabalıklar, zayıflayan etki.</p>

<p>Kaynaklar Dağılıyor: Büyük Potansiyel Küçülüyor</p>

<p>İnsan gücü, finansal destekler, gönüllü emek… Hepsi ikiye bölünüyor. Oysa birleşmiş bir yapı, aynı kaynaklarla çok daha büyük projeler üretebilir.</p>

<p><br />
Dünyadan Dersler: Birleşen Kazanıyor, Bölünen Kaybediyor</p>

<p>Dünya örnekleri bu konuda son derece net:</p>

<p>ABD’de İrlanda diasporası, onlarca farklı dernek yapısını tek çatı altında koordine ederek bugün siyasi ve ekonomik anlamda güçlü bir lobiye dönüştü. Tek ses, güçlü etki yarattı.</p>

<p>İtalya kökenli topluluklar, birleşik federasyon modelleri sayesinde hem kültürlerini korudu hem de bulundukları ülkelerde ciddi temsil gücü elde etti.</p>

<p>Buna karşılık;</p>

<p>Bazı Balkan ve Orta Doğu diasporalarında görülen parçalı yapı, yıllar içinde etkisizleşmeye yol açtı. Aynı topluluğa ait onlarca küçük yapı, ne kamu nezdinde ne de toplum içinde güçlü bir karşılık üretebildi.</p>

<p>Sonuç açık:<br />
Birleşen büyüyor. Bölünen silikleşiyor.</p>

<p><br />
Kültür Bölünmez: Bu Sadece Bir Yönetim Meselesi Değil</p>

<p>Trabzon dernekleri; horonun ritmini, kemençenin sesini, imecenin ruhunu taşıyor. Bu yapıların bölünmesi, sadece tabelaların ayrılması değil; kültürel akışın zayıflaması anlamına geliyor.</p>

<p>Genç kuşaklar bu karmaşanın içinde yönünü kaybediyor. Dernekçilik, birleştiren değil ayrıştıran bir alan gibi algılanmaya başlıyor.</p>

<p><br />
Tek Çatı Çağrısı: Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluk</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahadan yükselen ses giderek netleşiyor:</p>

<p>“İstanbul’daki Trabzonlular tek federasyon altında birleşmeli.”</p>

<p>Bu çağrı bir temenni değil; bir zorunluluk. Çünkü İstanbul gibi dev bir şehirde güçlü bir temsil, ancak birleşmiş bir yapı ile mümkün.</p>

<p>Aynı Hikâyenin İki Anlatıcısı Olmaz</p>

<p>Bugün gelinen nokta bir yol ayrımıdır.<br />
Ya bu çift başlı yapı devam edecek ve güç dağılacak…<br />
Ya da ortak akıl devreye girecek ve tek bir çatı altında birleşilecek.</p>

<p>Trabzon’un tarihi bize şunu öğretir:<br />
Zor zamanlarda parçalanan değil, birleşen ayakta kalır.</p>

<p>Ve bugün sorulması gereken soru şudur:<br />
Aynı horonu oynayanlar, neden farklı halkalarda dönüyor?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-trabzon-dernekler-federasyonu-ve-trabzonlular-federasyonu-arasindaki-fark-ne</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 03:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5586.jpeg" type="image/jpeg" length="90709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pontuslular Kimdir? Yunan mı, Yerli mi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pontuslular-kimdir-yunan-mi-yerli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pontuslular-kimdir-yunan-mi-yerli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda yapılan genetik analizler ve tarihsel çalışmalar, “Pontuslular Yunan mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Özellikle mübadelede gitmiş Karadeniz kökenli bazı bireylerin DNA testlerinde klasik Yunan genetiği yerine Kafkas ve Anadolu izlerinin öne çıkması, bu kimliğin sanılandan çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlara göre mesele basit bir etnik aidiyet değil; binlerce yıllık kültürel ve demografik katmanların birleşimi.</p>

<p>Antik Başlangıç: Yunan Kolonileri Ama Boş Topraklar Değildi</p>

<p>Tarihsel kaynaklara göre Karadeniz’in güney kıyıları, MÖ 8. yüzyıldan itibaren Yunan kolonizasyonuna sahne oldu. Özellikle Miletos kökenli kolonistler Sinop (Sinope) ve Trabzon (Trapezus) gibi ticaret merkezleri kurdu.</p>

<p>Ancak bu süreç bir “yerleşim boşluğu” üzerine kurulmadı. Antik tarihçiler, bölgede zaten güçlü yerli halkların bulunduğunu açıkça yazar:<br />
• Kolhis halkları (Kartvel kökenli topluluklar)<br />
• Yerli Anadolu kavimleri<br />
• Proto-Laz ve Gürcü ataları</p>

<p>📚 Kaynaklar:<br />
• Herodot – Histories<br />
• Strabon – Geographika<br />
• Xenophon – Anabasis</p>

<p>Bu nedenle araştırmacılar, Pontus bölgesinde erken dönemden itibaren etnik karışımın kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Bizans Dönemi: “Rum” Kimliği Etnik mi Dini mi?</p>

<p>Orta Çağ’da, özellikle Doğu Roma (Bizans) egemenliği altında Karadeniz kıyılarında “Rum” kimliği belirginleşti. Ancak akademik literatürde bu kimliğin etnik değil, ağırlıklı olarak dini ve kültürel bir kategori olduğu kabul ediliyor.</p>

<p>Yani:<br />
• Ortodoks Hristiyan olan topluluklar “Rum” olarak tanımlanıyordu<br />
• Bu tanım etnik kökeni değil, dini aidiyeti ifade ediyordu</p>

<p>📚 Kaynaklar:<br />
• Anthony Bryer – The Empire of Trebizond and the Pontos<br />
• Speros Vryonis – The Decline of Medieval Hellenism in Asia Minor</p>

<p>Bu durum, Laz, Gürcü ve yerli Anadolu kökenli birçok topluluğun zamanla Rum kimliği altında birleşmesine yol açtı.</p>

<p>DNA Araştırmaları Ne Diyor?</p>

<p>Modern genetik çalışmalar, Karadeniz bölgesinin demografik yapısının oldukça karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Pontus kökenli bireylerde:<br />
• Kafkas (Gürcü-Laz) genetik bileşenler<br />
• Anadolu yerli gen havuzu<br />
• Sınırlı Ege Yunan bağlantısı</p>

<p>öne çıkıyor.</p>

<p>📚 Bilimsel çalışmalar:<br />
• Nature – Antik DNA ve Anadolu genetik çalışmaları<br />
• PNAS – Avrupa ve Anadolu genetik karışım araştırmaları<br />
• European Journal of Human Genetics – Bölgesel genetik çeşitlilik analizleri</p>

<p>Bu çalışmalar, kültürel Yunanlaşmanın genetik olarak her zaman Yunan köken anlamına gelmediğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Laz ve Gürcü Bağlantısı: Akademik Görüşler</p>

<p>Tarihçi ve Kafkasya uzmanı Vladimir Minorsky gibi isimler, Pontus bölgesindeki bazı toplulukların Kartvel (Laz-Gürcü) kökenli olduğunu belirtir.</p>

<p>Benzer şekilde modern araştırmalar da:<br />
• Doğu Karadeniz halkları ile Kafkas toplulukları arasında genetik yakınlık bulunduğunu<br />
• Dil ve kültür değişiminin etnik kökeni tamamen dönüştürmediğini ortaya koymaktadır.</p>

<p>Uzmanların Ortak Görüşü</p>

<p>Akademik literatürde Pontus kimliği için ortak yaklaşım şu şekilde özetleniyor:<br />
• Tek bir etnik köken yoktur<br />
• Çok katmanlı bir tarihsel süreç vardır<br />
• Dil ve din kimliği belirlemiştir</p>

<p>📚 Referans çalışmalar:<br />
• Peter Charanis – Bizans Anadolu demografisi<br />
• Richard Clogg – Modern Yunan kimliği ve Osmanlı mirası</p>

<p>SONUÇ: Pontus Bir Irk mı?</p>

<p>Tarihsel ve bilimsel veriler birlikte değerlendirildiğinde:<br />
• Pontuslular tamamen Yunan değildir<br />
• Tamamen Laz ya da Gürcü de değildir<br />
• En doğru tanım: Karadeniz’de oluşmuş melez bir kültürel kimliktir</p>

<p>Net sonuç</p>

<p>Pontus, genetikten çok kültürle şekillenmiş; Yunan dili ve Ortodoks inanç etrafında birleşmiş Karadeniz halklarının tarihsel bileşimidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pontuslular-kimdir-yunan-mi-yerli-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 05:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5490.jpeg" type="image/jpeg" length="50477"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
