<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss/hukuk" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 25 May 2026 23:50:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss/hukuk"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[AYM’den Üniversite Kadrolarıyla İlgili Karar: Düzenleme İptal Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/aymden-universite-kadrolariyla-ilgili-karar-duzenleme-iptal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/aymden-universite-kadrolariyla-ilgili-karar-duzenleme-iptal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi (AYM), üniversitelerde yeni kadro ihdas edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karar, yükseköğretim kurumlarında kadro oluşturulmasına yönelik düzenlemenin kanunla yapılması gerektiği gerekçesine dayandırıldı.</p>

<p>AYM, üniversitelerde akademik ve idari kadroların ihdas edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünü değerlendirdi. Yüksek Mahkeme, söz konusu alanın Anayasa gereği kanunla düzenlenmesi gereken konular arasında bulunduğuna hükmederek ilgili düzenlemenin iptaline karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın Gerekçesi Ne?</p>

<p>Mahkeme kararında, kamu kurumlarında kadro ihdası gibi temel idari düzenlemelerin yalnızca Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile değil, TBMM tarafından çıkarılan kanunlarla belirlenmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bu nedenle ilgili kararname hükmünün Anayasa’ya uygun olmadığı sonucuna varıldı.</p>

<p>Üniversiteleri Nasıl Etkileyecek?</p>

<p>Karar, üniversitelerde yeni kadro oluşturulmasına ilişkin mevcut düzenlemenin hukuki dayanağını etkiliyor. Düzenlemenin bundan sonraki süreçte yasal çerçeveye uygun şekilde yeniden ele alınması ve gerekli kanuni düzenlemelerin yapılması bekleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/aymden-universite-kadrolariyla-ilgili-karar-duzenleme-iptal-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-3065.jpeg" type="image/jpeg" length="95206"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan Mobbing Kararı: Hakareti Gizlice Kaydetmek Suç Sayılmadı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yargitaydan-mobbing-karari-hakareti-gizlice-kaydetmek-suc-sayilmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yargitaydan-mobbing-karari-hakareti-gizlice-kaydetmek-suc-sayilmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş yerinde maruz kaldığı hakaret ve mobbingi ispatlamak için amirinin sözlerini cep telefonuyla kaydeden çalışana yönelik davada Yargıtay’dan dikkat çeken bir karar çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek Mahkeme, başka türlü delil elde edilmesinin mümkün olmadığı durumlarda yapılan ses kaydının suç sayılamayacağına hükmetti.</p>

<p>Çalışma hayatında sıkça tartışılan mobbing ve iş yeri baskısı konusunda emsal niteliğinde bir karar veren Yargıtay 12. Ceza Dairesi, hakarete uğradığını ve sistematik şekilde baskı gördüğünü ileri süren bir çalışanın gizlice yaptığı ses kaydını hukuka aykırı kabul etmedi.</p>

<p>Dosyaya göre özel bir bankada görev yapan çalışan, birim müdürünün göreve başladığı tarihten itibaren kendisine karşı olumsuz tutum sergilediğini, zaman zaman sözlü hakaretlerde bulunduğunu ve topluluk önünde küçük düşürücü davranışlar sergilediğini öne sürdü. Çalışan ayrıca hakkında haksız soruşturma başlatıldığını ve işten uzaklaştırılmaya çalışıldığını iddia etti.</p>

<p>Performans Toplantısında Kayıt Aldı</p>

<p>Olay günü gerçekleştirilen performans değerlendirme toplantısında kendisine yönelik hakaret içerikli ifadeler kullanıldığını belirten çalışan, görüşmeyi cep telefonuyla gizlice kayda aldı. Daha sonra bu kayıt nedeniyle hakkında “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” suçundan dava açıldı.</p>

<p>Yerel mahkeme ise olayın özelliklerini dikkate alarak sanığın beraatine karar verdi. Dosya temyiz üzerine Yargıtay’ın önüne geldi.</p>

<p>Yargıtay: Başka Türlü İspat Mümkün Değildi</p>

<p>Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararında, çalışanın savunmasının ve dosyadaki bilirkişi raporunun birlikte değerlendirildiğini belirtti. Kararda, kişinin kendisine yöneltilen hakaret içerikli sözleri başka türlü ispat etmesinin mümkün olmadığı bir durumda bulunduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Yüksek Mahkeme, delilin kaybolmasını önlemek ve maruz kaldığını iddia ettiği hukuka aykırı eylemi ortaya koymak amacıyla yapılan kayıt nedeniyle sanığın cezalandırılamayacağını vurguladı.</p>

<p>Kararda, somut olayın şartları altında gerçekleştirilen ses kaydının hukuka aykırı kabul edilmesinin mümkün olmadığı ifade edilerek beraat hükmünün sonucu itibarıyla doğru olduğu belirtildi.</p>

<p>Mobbing Davaları Açısından Emsal Niteliğinde</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre karar, özellikle iş yerinde mobbing, psikolojik baskı ve hakaret iddialarının ispatında önemli bir içtihat niteliği taşıyor. Karar, her gizli kaydın hukuka uygun olduğu anlamına gelmese de kişinin maruz kaldığı hukuka aykırı eylemi başka bir yöntemle kanıtlama imkânının bulunmadığı istisnai durumlarda farklı değerlendirme yapılabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p>İş hukuku ve ceza hukuku alanında sıkça atıf yapılan kararın, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici nitelik taşıdığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Kararın Önemi Ne?</p>

<p>Yargıtay’ın değerlendirmesi, çalışanların mobbing ve hakaret gibi iddiaları ispat ederken karşılaştıkları delil sorununa dikkat çekiyor. Karar, hukuka aykırı bir saldırının başka türlü kanıtlanamadığı durumlarda elde edilen kayıtların her olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yargitaydan-mobbing-karari-hakareti-gizlice-kaydetmek-suc-sayilmadi</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0785.jpeg" type="image/jpeg" length="31557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutlak Butlan Ne Demek? CHP’de Mutlak Butlan Kararı Gündemi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-ne-demek-chpde-mutlak-butlan-karari-gundemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-ne-demek-chpde-mutlak-butlan-karari-gundemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mutlak butlan ne demek sorusu, CHP kurultay davası ve son dakika gelişmeleriyle yeniden gündem oldu. “CHP’de mutlak butlan kararı nedir, butlan olursa ne olur?” aramaları hızla yükselirken, kararın parti yönetimi ve siyasi süreç açısından ne anlama geldiği merak ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararı, yalnızca siyasi dengeleri değil piyasaları da etkileyen başlıklardan biri oldu. Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi ve Borsa İstanbul aramaları hızla yükselirken, kamuoyu “mutlak butlan ne demek, karar ne anlama geliyor, bundan sonra ne olur?” sorularına yanıt arıyor.</p>

<p>Mutlak butlan ne demek?</p>

<p>Hukukta “mutlak butlan”, bir işlemin baştan itibaren ağır sakatlık taşıdığı ve geçersiz sayılması gerektiği anlamına gelir. Gündelik ifadeyle, bir karar ya da işlem hukuken hiç geçerli sonuç doğurmamış gibi değerlendirilir.</p>

<p>CHP kurultayı üzerinden tartışılan konu da tam olarak bu noktada yoğunlaştı. Mahkeme kararıyla birlikte, 2023’teki kurultayın hukuki geçerliliği ve bu kurultayla oluşan parti yönetiminin akıbeti yeniden Türkiye gündeminin merkezine yerleşti.</p>

<p>CHP’de mutlak butlan kararı neden gündem oldu?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP’nin 38. Olağan Kurultayı, Özgür Özel’in genel başkan seçilmesiyle parti tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştu. Ancak kurultaya ilişkin usulsüzlük iddiaları yargıya taşındı.</p>

<p>Reuters’ın aktardığına göre mahkeme, 2023 kurultayının iptaline hükmederek Özgür Özel’in genel başkanlığını tartışmalı hale getirdi ve eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve dönmesi sonucunu doğurabilecek bir karar verdi. Kararın ardından CHP cephesinden sert açıklamalar gelirken parti yönetimi hukuki süreci sürdüreceğini bildirdi.</p>

<p>CHP’de mutlak butlan olursa ne olur?</p>

<p>Kararın kesinleşme süreci ve yapılacak itirazlar, bundan sonraki siyasi tablonun belirleyici başlığı olacak.</p>

<p>Olası senaryolarda şu sorular öne çıkıyor:</p>

<p>CHP Genel Merkezi’nde yönetim kimin tarafından temsil edilecek?<br />
Özgür Özel’in genel başkanlığı devam edecek mi?<br />
Kemal Kılıçdaroğlu yeniden parti yönetimine dönecek mi?<br />
Parti olağanüstü kurultaya gider mi?<br />
Yerel ve genel seçim takvimi açısından bu karar nasıl sonuç doğurur?</p>

<p>Bu nedenle “CHP mutlak butlan kararı ne demek?” araması yalnızca hukuki bir merak değil; doğrudan siyasi denge, muhalefet stratejisi ve seçim süreciyle ilgili bir başlığa dönüşmüş durumda.</p>

<p>Borsa neden düştü?</p>

<p>Kararın ardından piyasalarda da hızlı tepki görüldü. Borsa İstanbul’da sert satışlar yaşanırken BIST 100 endeksindeki kayıpların ardından endekse bağlı devre kesici uygulaması devreye girdi. Borsa İstanbul duyurusuna göre işlemler geçici olarak durduruldu ve ardından yeniden başlatıldı.</p>

<p>Piyasa tarafındaki düşüşün temel nedeni, siyasi belirsizlik algısının artması olarak değerlendiriliyor. Büyük siyasi davalar, özellikle yatırımcı güveni ve risk iştahı üzerinde kısa vadeli baskı oluşturabiliyor.</p>

<p>CHP kurultay davasında bundan sonra ne olabilir?</p>

<p>Sürecin bundan sonraki aşamasında hukuki itirazlar, kararın uygulanma biçimi ve CHP’nin parti içi yol haritası belirleyici olacak. Parti yönetiminin mahkeme kararına karşı atacağı adımlar, hem CHP tabanında hem de Ankara siyasetinde yakından izlenecek.</p>

<p>Bu dosya artık yalnızca bir parti içi kurultay tartışması değil. “Mutlak butlan kararı nedir?”, “CHP’de yönetim değişir mi?”, “Borsa neden düştü?” ve “siyasi parti kurultayları yargı denetimine nasıl tabi olur?” sorularını aynı gündem başlığında birleştiren geniş etkili bir süreç haline geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-ne-demek-chpde-mutlak-butlan-karari-gundemi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 19:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0493.jpeg" type="image/jpeg" length="66174"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahkemeden Mutlak Butlan Kararı: 38. Olağan Kurultay İptal Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/chp-kurultayi-davasinda-kritik-karar-mahkemeden-mutlak-butlan-hukmu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/chp-kurultayi-davasinda-kritik-karar-mahkemeden-mutlak-butlan-hukmu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline karar verdi. Karar, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultay sürecini, parti yönetimini ve CHP’nin bundan sonraki yol haritasını doğrudan ilgilendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin açılan davada kritik karar çıktı. Mahkeme, kurultayın “mutlak butlan” nedeniyle geçersiz sayılmasına hükmetti. Kararla birlikte kurultayda seçilen yönetimin hukuki durumu ve CHP’de yeni sürecin nasıl işleyeceği merak konusu oldu.</p>

<p>Mutlak Butlan Ne Demek?</p>

<p>Mutlak butlan, bir işlemin hukuken baştan itibaren geçersiz sayılması anlamına geliyor. Bu karar, yalnızca kurultayın iptali değil; kurultay sonucunda oluşan yönetim tablosunun da tartışmalı hale gelmesi demek.</p>

<p>Bu nedenle karar, Özgür Özel’in genel başkanlığı, Parti Meclisi, Merkez Yönetim Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu gibi organların durumunu doğrudan etkileyebilecek nitelikte.</p>

<p>Karar Kesinleşti Mi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar henüz kesinleşmiş değil. Dosyanın Yargıtay’a taşınması mümkün. Bu nedenle kararın nihai etkisi, temyiz sürecinin nasıl sonuçlanacağına göre netleşecek.</p>

<p>Ancak mahkemenin tedbir ve uygulama hükümleri, karar kesinleşmeden önce de parti içi yönetim tartışmalarını başlatabilecek bir zemin oluşturuyor.</p>

<p>CHP’de Yönetim Ne Olacak?</p>

<p>Kararın en kritik sonucu, CHP’de 38. Kurultay öncesindeki yapıya dönüş tartışmasıdır. Mahkemenin kararına göre, kurultay öncesindeki parti organlarının yeniden görev alması gündeme gelebilir.</p>

<p>Bu durumda Kemal Kılıçdaroğlu dönemindeki yönetim yapısının geçici olarak yeniden devreye girip girmeyeceği, seçim kurulları ve ilgili makamların uygulamalarıyla netleşecek.</p>

<p>Siyasi Etkisi Ne Olabilir?</p>

<p>Karar, CHP içinde liderlik, parti organları ve yeni kurultay tartışmalarını büyütebilir. Aynı zamanda Türkiye siyasetinde ana muhalefetin kurumsal işleyişi bakımından yeni bir belirsizlik alanı doğurdu.</p>

<p>CHP’nin karara karşı hukuki itiraz yollarını kullanması bekleniyor. Parti yönetiminin atacağı adımlar, hem örgüt tabanı hem de siyasi gündem açısından yakından takip edilecek.</p>

<p>Bundan Sonra Hangi Süreç İzlenecek?</p>

<p>Önümüzdeki süreçte üç başlık belirleyici olacak:</p>

<ol>
 <li>CHP’nin kararı Yargıtay’a taşıyıp taşımayacağı</li>
 <li>Mahkeme kararının seçim kurulları ve ilgili kurumlarca nasıl uygulanacağı</li>
 <li>Parti yönetiminin yeni kurultay veya hukuki mücadele konusunda nasıl bir yol haritası açıklayacağı</li>
</ol>

<p>Gerekçeli kararın ayrıntıları ve olası temyiz süreci, kararın CHP üzerindeki gerçek etkisini daha net ortaya koyacak.</p>

<p>Sonuç: Karar CHP İçin Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Mahkemenin iptal kararı, CHP’de sadece geçmiş kurultay tartışmasını değil, bugünkü yönetim yapısını da doğrudan ilgilendiren kritik bir gelişme olarak öne çıkıyor. Kararın kesinleşip kesinleşmeyeceği, Yargıtay süreci ve parti içi uygulama adımları, önümüzdeki günlerde siyasi gündemin ana başlıklarından biri olacak. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/chp-kurultayi-davasinda-kritik-karar-mahkemeden-mutlak-butlan-hukmu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="29726"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HSK Terfi Listesi Resmî Gazete’de Yayımlandı: Tam Liste Haberimizde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hsk-terfi-listesi-resmi-gazetede-yayimlandi-tam-liste-haberimizde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hsk-terfi-listesi-resmi-gazetede-yayimlandi-tam-liste-haberimizde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yükselme kararları Resmî Gazete’de yayımlandı. HSK terfi listesiyle birlikte çok sayıda hâkim ve savcının derece yükselme süreci resmiyet kazandı. Tam liste Resmî Gazete üzerinden erişime açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından hazırlanan yeni yükselme kararları, 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararda, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu kapsamında yükselme süresini tamamlayan adli yargı hâkimleri ve cumhuriyet savcılarına ilişkin isim listeleri yer aldı.</p>

<p>HSK terfi listesi, özellikle “hâkim terfi listesi”, “savcı terfi listesi”, “HSK yükselme kararı” ve “Resmî Gazete HSK kararları” aramalarıyla günün en çok merak edilen başlıkları arasına girdi.</p>

<p>HSK Terfi Listesinde Kimler Var?</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan kararda; Yargıtay tetkik hâkimleri ile İstanbul, Ankara, Bakırköy, Gaziantep, Diyarbakır, Antalya, Samsun, Şanlıurfa, Kayseri ve farklı illerde görev yapan çok sayıda yargı mensubunun ismine yer verildi.</p>

<p>Kararda, Nisan 2026 dönemi sonuna kadar birinci dereceye yükselme süresini tamamlayan hâkim ve savcıların bilgileri kamuoyuyla paylaşıldı. Listede adli yargı hâkim sınıfı başta olmak üzere farklı görev yerlerinden isimler bulunuyor.</p>

<p>Tam Listeyi Görmek İçin <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/05/20260521-1.pdf" rel="nofollow">TIKLAYINIZ</a></p>

<p>HSK tarafından yayımlanan hâkim ve savcı terfi listesine Resmî Gazete üzerinden ulaşılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tam listeyi görmek için Resmî Gazete’nin 21 Mayıs 2026 tarihli sayısındaki HSK kararları bölümüne bakabilirsiniz.<br />
Tam listeyi görmek için tıklayınız: Resmî Gazete / HSK Yükselme Kararları</p>

<p>Listede Adı Olmayanlar Ne Yapacak?</p>

<p>HSK kararında, yükselme süresini tamamladığını düşünen ancak listede ismine yer verilmediğini gören yargı mensupları için başvuru süreci de açıklandı.</p>

<p>Buna göre ilgililer, kararın ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde Hâkimler ve Savcılar Kuruluna yazılı başvuruda bulunarak durumlarının yeniden incelenmesini talep edebilecek.</p>

<p>HSK Yükselme Kararı Neden Önemli?</p>

<p>HSK terfi kararları, yargı mensuplarının mesleki kariyer sürecinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor. Derece yükselmesi; görev süresi, mesleki kıdem ve ilgili mevzuatta belirtilen şartlar çerçevesinde yapılıyor.</p>

<p>Bu nedenle Resmî Gazete’de yayımlanan HSK terfi listeleri, hem yargı camiası hem de görev yaptığı ildeki adliye çevreleri tarafından yakından takip ediliyor.</p>

<p>HSK Terfi Listesi Nereden Sorgulanır?</p>

<p>HSK yükselme ve terfi kararları, Resmî Gazete’nin ilgili tarihli sayısında yayımlanıyor. Listeye ulaşmak isteyenler, Resmî Gazete’nin internet sitesinde “Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararları”, “HSK terfi listesi” veya “HSK yükselme kararı” başlıkları üzerinden arama yapabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hsk-terfi-listesi-resmi-gazetede-yayimlandi-tam-liste-haberimizde</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 06:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0403.jpeg" type="image/jpeg" length="34730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4/D İşçilere Tayin Hakkı İçin Daha Ne Bekleniyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/4d-iscilere-tayin-hakki-icin-daha-ne-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/4d-iscilere-tayin-hakki-icin-daha-ne-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AYM, 4/D sürekli işçilerin yer değişikliği yasağını iptal etti. Ancak karar yürürlüğe girmeden önce gözler Meclis’e ve kamu kurumlarına çevrildi: Aile birliği için tayin bekleyen işçiler hâlâ net düzenleme istiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi’nin 4/D sürekli işçiler için verdiği tayin yasağı iptal kararı, kamu işçileri arasında büyük beklenti oluşturdu. Ancak kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasının üzerinden haftalar geçmesine rağmen, uygulamanın nasıl yapılacağına ilişkin net bir takvim ve yöntem hâlâ ortaya konulmadı.</p>

<p>AYM, 375 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilenlerin “çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde” istihdam edilmesini öngören düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar, 9 Mart 2026’da yayımlandı ve iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Bu da uygulama için kritik tarihin 9 Aralık 2026 olduğunu gösteriyor. Ancak işçilerin sorduğu soru net: Madem Anayasa Mahkemesi yasağı hukuka aykırı buldu, tayin hakkının çerçevesi neden hâlâ hazırlanmadı?</p>

<p>Aile Birliği Bekletilebilir Mi?</p>

<p>Sürekli işçiler yıllardır özellikle eş durumu, sağlık mazereti, çocukların eğitimi ve aile bütünlüğü gibi gerekçelerle tayin hakkı talep ediyor. Memurlar için çeşitli mazeret tayini yolları bulunurken, aynı kamu hizmetinin içinde çalışan işçilerin bu konuda kapalı kapılarla karşılaşması tepki çekiyor.</p>

<p>AYM kararında da işçilerin yer değişikliği talep etmesini gerektirecek nedenlerin ortaya çıkabileceği vurgulandı. Mahkeme, mutlak yer değişikliği yasağının Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetti.</p>

<p>Karar Var, Sistem Yok</p>

<p>Sorun artık “tayin hakkı olacak mı?” sorusundan çıktı. Asıl mesele, bu hakkın hangi kurallarla uygulanacağı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşçiler şu sorulara cevap bekliyor:</p>

<p>Eş durumu tayini nasıl yapılacak?<br />
Sağlık mazereti kabul edilecek mi?<br />
Kurumlar arası geçiş mümkün olacak mı?<br />
İller arası nakil için puan sistemi getirilecek mi?<br />
Başvurular hangi kurum üzerinden alınacak?<br />
Ret kararlarına karşı hangi yol izlenecek?</p>

<p>Bu sorular yanıtsız kaldıkça, AYM kararı kağıt üzerinde umut veren ama sahada karşılığı beklenen bir başlık olarak duruyor.</p>

<p>Meclis ve Kurumlar Sorumluluk Almalı</p>

<p>İptal kararının 9 ay ertelenmesi, hukuki boşluk oluşmaması için tanınmış bir süre olarak değerlendiriliyor. Ancak bu süre, işçilerin mağduriyetinin görmezden gelineceği bir bekleme odasına dönüşmemeli.</p>

<p>Bugün yapılması gereken, kamu işçileri için açık, adil ve uygulanabilir bir tayin/nakil sistemi hazırlanmasıdır. Aile birliği, sağlık mazereti ve insani gerekçeler başta olmak üzere, kamu hizmetini aksatmadan işçilerin yaşamını da gözeten bir model kurulmalıdır.</p>

<p>İşçilerin Beklentisi Net</p>

<p>Sürekli işçiler artık belirsizlik değil, takvim istiyor. Genel ifadeler değil, yönetmelik istiyor. “Olacak” denilen hakkın nasıl kullanılacağını görmek istiyor.</p>

<p>AYM kararından sonra kamu otoritesinin önünde güçlü bir sorumluluk var:<br />
Tayin hakkı daha fazla ertelenmemeli, işçilerin aile hayatı idari sessizliğe bırakılmamalı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/4d-iscilere-tayin-hakki-icin-daha-ne-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0259.jpeg" type="image/jpeg" length="55980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Çalışanlarının Davalarında Çarpıcı Tablo: “Kamu Zararı Kusuru Olana Rücu Edilmeli”]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-calisanlarinin-davalarinda-carpici-tablo-kamu-zarari-kusuru-olana-rucu-edilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-calisanlarinin-davalarinda-carpici-tablo-kamu-zarari-kusuru-olana-rucu-edilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu hastaneleri ve sağlık kurumlarında görev yapan çalışanların açtığı idari davalarda ortaya çıkan yüksek kazanma oranı, sağlık sistemindeki yönetim süreçlerini yeniden tartışmaya açtı. Paylaşılan verilere göre sağlık çalışanlarının kurumlarına karşı açtığı davaların yaklaşık yüzde 98’i çalışan lehine sonuçlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu oran; sahada uygulanan birçok idari işlemin mahkemelerden döndüğünü, çalışanların hak arama sürecinde büyük ölçüde haklı çıktığını ve kamu kurumlarında karar alma mekanizmalarının daha dikkatli işletilmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Sağlık Çalışanları En Çok Hangi Konularda Dava Açıyor?</p>

<p>Sağlık çalışanlarının yargıya taşıdığı başlıklar arasında özellikle haksız görevlendirme, disiplin cezaları, nöbet ve mesai uygulamaları, mobbing iddiaları, tayin ve yer değişikliği işlemleri, görev tanımı dışı işler ve özlük haklarına ilişkin uyuşmazlıklar öne çıkıyor.</p>

<p>Bu dosyaların önemli bölümünde mahkemelerin çalışan lehine karar vermesi, idari işlemlerin yalnızca sahadaki çalışma barışını değil, kamu yönetimindeki hukuki denetim ihtiyacını da görünür kılıyor.</p>

<p>Uzmanlara Göre Sorun Sistematik</p>

<p>Uzmanlar, bu kadar yüksek oranda çalışan lehine karar çıkmasının tesadüf olmadığını belirtiyor. Değerlendirmelere göre bazı kurumlarda mevzuata uygunluk, savunma hakkı, objektif görevlendirme, personel planlaması ve disiplin süreçlerinde ciddi aksaklıklar yaşanıyor.</p>

<p>Özellikle yoğun iş yükü, personel eksikliği ve sahadaki baskı ortamı, idari kararların daha hızlı fakat kimi zaman hukuki zemini zayıf biçimde alınmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Tazminat Yükü Kamuya Değil, Kusuru Olana Rücu Edilmeli</p>

<p>Mahkemelerden dönen işlemler sonucunda ortaya çıkan tazminat, yargılama gideri ve benzeri mali yüklerin yalnızca kamu bütçesine bırakılmaması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlara göre hukuka aykırı işlem, keyfi uygulama, haksız görevlendirme, mobbing ya da mevzuata aykırı disiplin cezası nedeniyle kamu zararı doğuyorsa, bu zararın sorumluluğu da araştırılmalı.</p>

<p>Bu noktada “rücu” mekanizmasının işletilmesi gerektiği vurgulanıyor. Yani mahkeme kararları sonucunda kamu tarafından ödenen tazminatlar, kusuru, ihmali veya keyfi kararı bulunan sorumlulara yöneltilmeli.</p>

<p>Aksi halde hem çalışan mağdur ediliyor hem kamu zarara uğratılıyor hem de hatalı karara imza atan kişiler hiçbir bedel ödemeden sürecin dışında kalıyor. Bu durum, hukuk devleti ilkesiyle de kamu yönetiminde hesap verebilirlik anlayışıyla da bağdaşmıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkemeden Dönen Her İşlem İncelenmeli</p>

<p>Sağlık kurumlarında idari karar alan yöneticiler için daha etkin bir denetim mekanizması kurulması gerektiği ifade ediliyor. Mahkemeden dönen işlemler tek tek incelenmeli; kasıt, ihmal, görev kusuru veya keyfi uygulama tespit edilen kişiler hakkında idari ve mali süreç başlatılmalı.</p>

<p>Çünkü kamu zararı soyut bir kavram değil. Yanlış kararların bedelinin vatandaşın vergisiyle karşılanması yerine, o karara imza atanların sorumluluğunun da masaya yatırılması gerekiyor.</p>

<p>Çalışma Barışı İçin Hukuka Uygun Yönetim Şart</p>

<p>Sağlık çalışanlarının uzun süren dava süreçleriyle hak aramak zorunda kalması, kurum içi güveni zedeliyor. Bu durum yalnızca çalışan motivasyonunu değil, sağlık hizmetinin niteliğini de etkileyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle sağlık kurumlarında idari işlemlerin mevzuata uygun, şeffaf, denetlenebilir ve hakkaniyetli biçimde yürütülmesi gerekiyor. Aksi halde mahkemelerde iptal edilen her işlem, yalnızca bir personel meselesi olmaktan çıkıp kamu yönetimi sorunu haline geliyor.</p>

<p>Gözler Yeni Düzenleme Çağrılarında</p>

<p>Ortaya çıkan tablo, sağlık çalışanlarının çalışma koşulları kadar kamu kurumlarında hesap verebilirlik mekanizmalarını da gündeme taşıdı. Sendikalar ve hukukçular, hukuka aykırı işlemlerin tekrar etmemesi için yöneticilere mevzuat eğitimi verilmesini, karar süreçlerinin yazılı ve denetlenebilir hale getirilmesini ve kamu zararına yol açan hatalı işlemlerde rücu sürecinin etkin biçimde işletilmesini öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-calisanlarinin-davalarinda-carpici-tablo-kamu-zarari-kusuru-olana-rucu-edilmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0153.jpeg" type="image/jpeg" length="40596"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cezaevlerinde Alarm: 420 Bin Kişilik Tablo Yeni İnfaz Modelini Zorunlu Kılıyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/cezaevlerinde-alarm-420-bin-kisilik-tablo-yeni-infaz-modelini-zorunlu-kiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/cezaevlerinde-alarm-420-bin-kisilik-tablo-yeni-infaz-modelini-zorunlu-kiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ceza infaz kurumlarındaki kişi sayısı 4 Mayıs 2026 itibarıyla 420 bin 798’e ulaştı. Yeni rehabilitasyon hamlesi önemli görülürken, cezaevlerinin “acemi suçlunun profesyonelleştiği” alanlar olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 4 Mayıs 2026 tarihli verileri, Türkiye’de ceza infaz sisteminin kritik bir eşikte olduğunu ortaya koydu. Resmî verilere göre ceza infaz kurumlarında bulunan kişi sayısı 420 bin 798’e çıktı. Bu kişilerin 302 bin 608’i kapalı, 118 bin 190’ı ise açık ceza infaz kurumlarında bulunuyor.</p>

<p>Tablo yalnızca sayıların büyüklüğüyle değil, sistemin geleceği açısından da dikkat çekiyor. Verilere göre cezaevlerinde 395 bin 883 erkek, 20 bin 235 kadın ve 4 bin 680 çocuk bulunuyor. Bu durum, infaz politikalarının yalnızca ceza üzerinden değil; önleme, rehabilitasyon, meslek edindirme ve topluma dönüş ekseninde yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tartışmanın ortasında Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerini rehabilitasyon merkezlerine dönüştürme yönündeki adımı da gündeme geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, özellikle uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadelede ceza infaz kurumlarının yalnızca kapalı alanlar olmaktan çıkarılarak rehabilitasyon odaklı bir yapıya kavuşturulacağını duyurdu.</p>

<p>Ancak yeni modelin başarılı olabilmesi için cezaevlerinin yalnızca “barındırma alanı” olmaktan çıkarılması gerekiyor. Cezaevi, suç işleyenin yan gelip yattığı; acemi girenin profesyonel suçlu olarak çıktığı bir sisteme dönüşmemeli. Tam tersine, içeride geçirilen süre suç kültürünün pekiştiği değil, kişinin disiplin, eğitim, meslek, sorumluluk ve topluma dönüş bilinci kazandığı bir dönem olmalı.</p>

<p>Bu nedenle infaz kurumlarında mahkûmlara yönelik meslek eğitimi, bağımlılıkla mücadele, psikososyal destek, okuma-yazma ve değerler eğitimi güçlendirilmeli. Suç örgütlerinin içeride yeni bağlantılar kurduğu, genç hükümlülerin daha ağır suç ağlarıyla tanıştığı yapıların önüne geçilmeli.</p>

<p>Cezaevleri “suç akademisi” değil, caydırıcılığı olan, ıslah eden ve topluma güvenli dönüşü sağlayan kurumlar haline gelmeli. Aksi halde her yeni infaz düzenlemesi yalnızca geçici nefes aldırır; asıl sorun, duvarların içinde büyümeye devam eder.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/cezaevlerinde-alarm-420-bin-kisilik-tablo-yeni-infaz-modelini-zorunlu-kiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9378.jpeg" type="image/jpeg" length="36244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Görevlendirmeyi Kabul Etmeyen İşçi İçin Kritik Karar: Yargıtay’dan Emsal Niteliğinde İçtihat]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmeyi-kabul-etmeyen-isci-icin-kritik-karar-yargitaydan-emsal-niteliginde-ictihat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmeyi-kabul-etmeyen-isci-icin-kritik-karar-yargitaydan-emsal-niteliginde-ictihat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş yerinde farklı bir birime ya da başka bir çalışma alanına gönderilen işçinin, yeni görevlendirmeyi kabul etmemesi durumunda “devamsızlık yaptı” gerekçesiyle işten çıkarılıp çıkarılamayacağı uzun süredir tartışılıyordu. Tartışmaya yön verecek dikkat çekici karar ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nden geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek mahkeme, işçinin kabul etmediği yeni görevlendirme yerindeki yokluğunun doğrudan “devamsızlık” olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Karar, özellikle görev yeri değişikliği, şube transferi ve çalışma koşullarındaki değişiklikler nedeniyle yaşanan iş uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşıyor.</p>

<p>“Görevlendirmeyi Kabul Etmeyen İşçi Devamsız Sayılamaz”</p>

<p>Kararda öne çıkan ifadede şu değerlendirme yer aldı:</p>

<p>“Görevlendirmeyi kabul etmeyen işçinin yeni görevlendirildiği iş yerinde devamsızlığından söz edilemez.”</p>

<p>Yargıtay 9. HD’nin<br />
E:2017/13342<br />
K:2019/16167 sayılı kararında, işverenin tek taraflı görevlendirme işleminin belirli şartlara bağlı olduğu vurgulandı.</p>

<p>İşveren Her Görevlendirmeyi Tek Taraflı Yapabilir mi?</p>

<p>İş hukukunda işverenin yönetim hakkı bulunsa da bu yetkinin sınırsız olmadığı belirtiliyor. Özellikle:</p>

<ul>
 <li>Çalışma yerinin değiştirilmesi</li>
 <li>İşçinin yaşam düzenini etkileyecek nakiller</li>
 <li>Ücret, pozisyon veya çalışma koşullarında esaslı değişiklikler</li>
</ul>

<p>gibi durumlarda işçinin onayının önem taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre işverenin yaptığı değişiklik “esaslı değişiklik” niteliğindeyse, işçinin bunu kabul etmeme hakkı bulunuyor. Bu durumda yeni iş yerindeki yokluk otomatik olarak “işe gelmeme” anlamına gelmeyebiliyor.</p>

<p>İş Davalarında Sıkça Gündeme Geliyor</p>

<p>Özellikle büyük şirketlerde şube değişiklikleri, farklı şehir görevlendirmeleri ve birimler arası geçişler nedeniyle benzer uyuşmazlıkların arttığı belirtiliyor. İş mahkemelerinde en sık tartışılan başlıklardan biri de “devamsızlık nedeniyle fesih” süreçleri oluyor.</p>

<p>Yargıtay’ın bu kararıyla birlikte, işverenin yalnızca yeni görev yerine gidilmediği gerekçesiyle devamsızlık tutanağı düzenlemesinin her durumda yeterli olmayabileceği yorumları yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Karar, işçilerin her görevlendirmeyi koşulsuz kabul etmek zorunda olmadığını ortaya koyarken; işverenlerin de görev değişikliklerinde hukuki prosedürlere dikkat etmesi gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>İş hukuku adeta satranç tahtası gibi ilerliyor: Bir karelik yanlış hamle bazen yıllarca sürecek davaların kapısını aralayabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gorevlendirmeyi-kabul-etmeyen-isci-icin-kritik-karar-yargitaydan-emsal-niteliginde-ictihat</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 07:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9374.jpeg" type="image/jpeg" length="65616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üniversitedeki Not Krizi Mahkemelik Oldu: Bilirkişi Raporu Sonucu Değiştirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/universitedeki-not-krizi-mahkemelik-oldu-bilirkisi-raporu-sonucu-degistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/universitedeki-not-krizi-mahkemelik-oldu-bilirkisi-raporu-sonucu-degistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Üniversitesi’nde bir öğrencinin bütünleme sınavından aldığı not üzerinden başlayan itiraz süreci yargıya taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi heyetinin hazırladığı raporda, öğrencinin sınav puanının yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Olay kısa sürede sosyal medyada ve eğitim çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Balıkesir Üniversitesi’nde öğrenim gören bir öğrencinin sınav notuna yaptığı itiraz sonrası başlayan hukuk süreci, yükseköğretimde ölçme ve değerlendirme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Türkçe Öğretmenliği bölümünde eğitim gören öğrencinin bütünleme sınavından başarısız sayılmasıyla başlayan süreç, üniversite yönetimiyle yapılan görüşmelerden sonuç alınamayınca idare mahkemesine taşındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddiaya göre öğrenci, sınav sonucunun açıklanmasının ardından notlandırmada hata olabileceğini düşünerek önce akademik birimlerle iletişime geçti. Ancak yaptığı başvurulardan olumlu dönüş alamayınca resmi yollara başvurma kararı aldı. Süreçte mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi talep edildi.</p>

<p>Bilirkişi İncelemesi Tartışmayı Büyüttü</p>

<p>Dosyaya giren bilirkişi raporunda, öğrencinin sınav kağıdındaki bazı cevapların değerlendirilme biçiminin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ifade edildi. Raporda, aynı veya benzer cevaplara farklı puanlar verildiğine yönelik tespitlerin yer aldığı öne sürüldü.</p>

<p>Bu değerlendirme sonrası öğrencinin başarısız kabul edildiği notun değişmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği belirtilirken, üniversite yönetiminin rapora itiraz ettiği öğrenildi. Buna rağmen mahkemenin bilirkişi değerlendirmesini dikkate aldığı ifade ediliyor.</p>

<p>Sosyal Medyada “Objektif Değerlendirme” Tartışması</p>

<p>Olayın gündeme düşmesinin ardından sosyal medya platformlarında çok sayıda kullanıcı üniversitelerdeki sınav değerlendirme sistemlerini tartışmaya açtı. Özellikle sözlü yorum gerektiren derslerde puanlama standartlarının nasıl uygulanması gerektiği konusunda farklı görüşler öne çıktı.</p>

<p>Bazı kullanıcılar akademik değerlendirmede öğretim elemanının takdir yetkisini savunurken, bazıları ise öğrencilerin sınav kağıtlarına erişim ve bağımsız inceleme hakkının daha güçlü güvence altına alınması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Eğitim Hukuku Açısından Dikkat Çeken Süreç</p>

<p>Uzmanlara göre bu tür davalar yalnızca bireysel not itirazı olarak görülmüyor. Üniversitelerde şeffaflık, denetlenebilirlik ve akademik değerlendirme kriterlerinin standardizasyonu gibi başlıklar da bu süreçlerde yeniden tartışmaya açılıyor.</p>

<p>Özellikle son yıllarda öğrencilerin sınav sonuçlarına yönelik idari başvurularının arttığı, bazı dosyaların yargıya taşındığı biliniyor. Eğitim hukukçuları ise mahkemelerin doğrudan akademik kanaate müdahale etmekten çok, değerlendirme sürecinin usule uygun yürütülüp yürütülmediğine odaklandığını belirtiyor.</p>

<p>Kararın Benzer Başvurulara Etkisi Merak Ediliyor</p>

<p>Söz konusu dava henüz eğitim çevrelerinde geniş yankı uyandırırken, alınacak nihai kararın benzer not itirazları açısından emsal niteliği taşıyıp taşımayacağı da merak konusu oldu. Sürecin özellikle üniversitelerde sınav kağıdı inceleme ve itiraz mekanizmalarına ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/universitedeki-not-krizi-mahkemelik-oldu-bilirkisi-raporu-sonucu-degistirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9200.jpeg" type="image/jpeg" length="37386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet Ararken Sanık Oldu: Oflu İzzet Kalyon Davasında Tahliye Kararı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/adalet-ararken-sanik-oldu-oflu-izzet-kalyon-davasinda-tahliye-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/adalet-ararken-sanik-oldu-oflu-izzet-kalyon-davasinda-tahliye-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karamürsel’de baba ve oğlunun öldürülmesiyle ilgili davada yargılanan Trabzon Of doğumlu İzzet Kalyon hakkında tahliye kararı verildi. Mahkemenin, sanığın yaşı ve sağlık durumunu dikkate alarak ev hapsi ve adli kontrol şartıyla tahliyeye hükmetmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde yaşanan ve uzun süre konuşulan çifte cinayet davasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İddiaya göre sattığı otomobilin parasını alamadığını öne süren 76 yaşındaki İzzet Kalyon, yaşanan tartışmanın ardından baba ve oğlunu tabancayla vurarak öldürdü.</p>

<p>Olayın ardından tutuklanan Kalyon hakkında yürütülen yargılamada mahkemeye sunulan sağlık raporu dosyanın seyrini değiştirdi. Raporda sanığın ileri yaşı ve kanser tedavisi gördüğü belirtilirken, mahkeme heyeti Kalyon’un elektronik kelepçe ve adli kontrol şartlarıyla ev hapsinde tutulmasına karar verdi.</p>

<p>Hukuk Mücadelesi Sonuçsuz Kalınca Kanlı Olay Yaşandı</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre İzzet Kalyon’un, sattığı otomobilin 1 milyon 600 bin liralık bedelini alamadığı iddiasıyla uzun süre hukuk yoluna başvurduğu öne sürüldü. Ancak yaşanan süreçten sonuç alamadığını düşünen Kalyon’un, tartıştığı baba ve oğluna silahla ateş ettiği iddia edildi.</p>

<p>Bu yönüyle dosya, yalnızca bir ceza yargılaması olarak değil, aynı zamanda vatandaşın adalet sisteminden beklentisini de yeniden gündeme taşıdı. Çünkü toplumda adalet duygusunun zayıfladığı her olay, yalnızca mahkeme salonlarında değil, sokakta da derin izler bırakıyor.</p>

<p>Adalet Halkı Korumalı, Vatandaşı Çaresiz Bırakmamalı</p>

<p>Bu olayın en önemli boyutlarından biri de “adalete erişim” meselesi oldu. Bir vatandaş hakkını aradığında, hukuk sistemi onu hızlı, etkili ve güven veren bir süreçle koruyabilmelidir. Aksi halde insanlar kendilerini yalnız, çaresiz ve korumasız hissettiğinde toplumsal düzenin en temel direği sarsılır.</p>

<p>Elbette hiçbir gerekçe, kişinin kendi adaletini silahla sağlamasını meşru göstermez. Can almak telafisi olmayan en ağır sonuçtur. Ancak bu tür dosyalar, devletin adalet mekanizmasının sadece suçtan sonra cezalandıran değil, suç doğmadan önce vatandaşı koruyan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini de hatırlatıyor.</p>

<p>Mahkemeden Ev Hapsi Kararı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme heyetinin tahliye kararında sanığın sağlık durumu, yaşı ve tedavi sürecinin etkili olduğu öğrenildi. Kalyon’un elektronik kelepçe takılarak ev hapsinde tutulacağı, adli kontrol şartlarının da uygulanacağı belirtildi.</p>

<p>Karar, özellikle Trabzon ve Of kamuoyunda yakından takip edilirken, dava sürecinin bundan sonraki aşamalarında mahkemenin vereceği nihai karar merak konusu oldu.</p>

<p>Bu Dosya Bir Uyarı Niteliğinde</p>

<p>Karamürsel’de yaşanan olay, Türkiye’de adaletin hızına, icra süreçlerine, alacak anlaşmazlıklarına ve vatandaşın devlete duyduğu güvene dair önemli bir tartışmayı yeniden açtı.</p>

<p>Hukuk, yalnızca mahkeme kararlarından ibaret değildir. Hukuk, vatandaşın “hakkımı ararsam karşılık bulurum” diyebilmesidir. Devletin adaleti güçlü olursa, toplumda öfke değil güven büyür. Adalet geciktiğinde ise insanların ruhunda sessiz bir kırılma başlar.</p>

<p>Bu nedenle bu dosya, sadece bir tahliye kararı değil; adaletin halkı zamanında, etkili ve caydırıcı biçimde koruması gerektiğini gösteren acı bir örnek olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/adalet-ararken-sanik-oldu-oflu-izzet-kalyon-davasinda-tahliye-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9190.jpeg" type="image/jpeg" length="43991"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanun teklifi Meclis’ten geçti: Fahiş site aidatlarında yeni dönem]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kanun-teklifi-meclisten-gecti-fahis-site-aidatlarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kanun-teklifi-meclisten-gecti-fahis-site-aidatlarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM’de kabul edilen kanun teklifiyle site aidatlarında yönetimlerin tek başına karar alma alanı daraltıldı. Yeni düzenlemeyle işletme projeleri kat maliklerinin onayına bağlanırken, sosyal konut, tapu, afet destekleri ve yapı denetimi alanlarında da önemli değişiklikler yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde site aidatları, son dönemde kira ve yaşam maliyetleri kadar tartışılan başlıklardan biri hâline geldi. Bazı sitelerde aidatların kısa sürede katlanması, yönetim kararlarının yeterince denetlenmediği yönündeki şikâyetleri artırmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tartışmaların ardından TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Teklifin en çok dikkat çeken bölümü, fahiş site aidatlarına karşı getirilen yeni kurallar oldu.</p>

<p>Site aidatlarında karar kat maliklerine geçiyor</p>

<p>Yeni düzenlemeyle site yöneticilerinin aidat ve avans tutarlarını tek başına belirlemesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Artık işletme projesi kat malikleri kurulunda onaylanacak.</p>

<p>Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş bir işletme projesi bulunmuyorsa yönetici geçici işletme projesi hazırlayacak. Ancak bu proje de belirli süre içinde kat maliklerinin onayına sunulacak. Mevcut işletme projesi olmayan yerlerde geçici aidat artışının yeniden değerleme oranını aşamayacağı belirtiliyor.</p>

<p>Neden bu kadar konuşuluyor?</p>

<p>Aidat meselesi artık yalnızca apartman içi bir yönetim konusu olmaktan çıktı. Güvenlik, temizlik, bakım, enerji, personel ve ortak alan giderleri nedeniyle site yaşamının maliyeti hızla yükseldi.</p>

<p>Ancak sorun yalnızca maliyet artışı değil. Pek çok vatandaş, aidatların nasıl hesaplandığını, hangi gider kalemlerine dayandığını ve kararların kim tarafından alındığını sorguluyor. Yeni düzenleme bu nedenle “şeffaf yönetim” ve “kat maliklerinin söz hakkı” başlıkları üzerinden öne çıkıyor.</p>

<p>Sosyal konut ihalelerine damga vergisi istisnası</p>

<p>Kanun yalnızca aidatlarla sınırlı değil. TOKİ tarafından yürütülen sosyal konut ve konutla birlikte ihaleye çıkılan yapım işlerinde, 31 Aralık 2027’ye kadar ihale kararları ve sözleşmeler damga vergisinden istisna tutulacak. Cumhurbaşkanına bu süreyi üç yıla kadar uzatma yetkisi verilecek.</p>

<p>Deprem bölgesindeki hak sahipleri için koruma</p>

<p>6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen bölgelerde hak sahiplerine verilen hibe ve krediler de güvence altına alınıyor. Bu destekler haczedilemeyecek, temlik edilemeyecek, rehnedilemeyecek ve iflas masasına dahil edilemeyecek.</p>

<p>Yapı denetimi ve kaçak yapılaşmaya yeni yaptırımlar</p>

<p>Düzenleme kapsamında ruhsatsız yapılara beton verilmesinin önüne geçilmesi amacıyla da yeni yaptırımlar getirildi. Kaçak yapılara beton sağlayanlar ve standartlara aykırı üretim yapanlara idari para cezası uygulanacak. Beton mikserlerinde karekod ve etiket zorunluluğu da denetim zincirinin parçası hâline getirilecek.</p>

<p>Bundan sonra ne olacak?</p>

<p>Kanunun uygulamaya geçmesiyle birlikte gözler site yönetimlerinin hazırlayacağı işletme projelerine çevrilecek. Yeni dönemde aidat artışlarının gerekçesi, gider kalemleri ve karar süreçleri daha fazla tartışılacak.</p>

<p>Uzmanlara göre asıl belirleyici nokta, düzenlemenin sahada nasıl uygulanacağı olacak. Kat maliklerinin toplantılara katılımı, yönetimlerin mali şeffaflığı ve denetim mekanizmalarının işletilmesi, kanunun etkisini doğrudan belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kanun-teklifi-meclisten-gecti-fahis-site-aidatlarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 07:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9149.jpeg" type="image/jpeg" length="56025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YSK’da Yeni Dönem: Başkanlığa Serdar Mutta Seçildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/yskda-yeni-donem-baskanliga-serdar-mutta-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/yskda-yeni-donem-baskanliga-serdar-mutta-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek Seçim Kurulu’nda kritik görev değişimi gerçekleşti. Görev süresi sona eren Ahmet Yener’in ardından YSK Başkanlığı görevine kurul üyesi Serdar Mutta seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Böylece Türkiye’nin seçim süreçlerini yönetecek en kritik kurumlardan birinde yeni dönem resmen başlamış oldu.</p>

<p>YSK’da başkanlık seçimi, görev süresi dolan üyelerin yerine Yargıtay ve Danıştay kontenjanlarından yeni isimlerin belirlenmesinin ardından yapıldı. Yeni üyelerin yemin ederek göreve başlaması sonrası gerçekleştirilen oylamada Serdar Mutta başkanlığa, İsmail Kalender ise başkanvekilliğine seçildi.</p>

<p>Yeni Başkan Serdar Mutta’nın ilk açıklamaları da dikkat çekti. Mutta, seçim süreçlerinin “hukuk dairesinde, şeffaf ve tarafsız şekilde yürütülmesi” için çalışacaklarını söyledi. YSK’nın anayasal sorumluluğuna vurgu yapan Mutta, kurulun bağımsızlık çizgisini sürdüreceği mesajını verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1974 yılında Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde doğan Serdar Mutta, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Hakimlik görevlerinin ardından Adalet Bakanlığı bünyesinde çeşitli üst düzey görevlerde bulunan Mutta, 2018’de Yargıtay üyeliğine seçildi. 2023 yılında ise Yargıtay kontenjanından YSK üyeliğine getirilmişti.</p>

<p>YSK’daki bu değişim, Türkiye’nin önümüzdeki seçim süreçleri açısından da dikkatle takip ediliyor. Kurulun yeni yönetiminin özellikle seçim güvenliği, dijital seçim süreçleri ve itiraz mekanizmaları konusunda nasıl bir yol izleyeceği merak konusu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/yskda-yeni-donem-baskanliga-serdar-mutta-secildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 20:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8982.jpeg" type="image/jpeg" length="34156"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AYM Kararı Çıktı, 4D İşçiler Uygulama Bekliyor: Tayin Hakkı Daha Fazla Ertelenmemeli]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/aym-karari-cikti-4d-isciler-uygulama-bekliyor-tayin-hakki-daha-fazla-ertelenmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/aym-karari-cikti-4d-isciler-uygulama-bekliyor-tayin-hakki-daha-fazla-ertelenmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi’nin 4D sürekli işçiler için verdiği tayin yasağı iptal kararı, kamu işçileri arasında büyük beklenti oluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Yıllardır “çakılı kadro” uygulaması nedeniyle eşinden, çocuğundan, ailesinden ve sosyal düzeninden ayrı yaşamak zorunda kalan binlerce işçi, artık kararın kâğıt üzerinde kalmamasını istiyor.</p>

<p>AYM, 375 sayılı KHK’da yer alan ve sürekli işçilerin “çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde” istihdam edilmesini öngören ibareyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar 9 Mart 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı. Ancak iptal hükmünün yürürlüğe girmesi 9 ay sonraya bırakıldı. Bu da kararın 9 Aralık 2026’da yürürlüğe gireceği anlamına geliyor.</p>

<p>4D İşçiler İçin Mesele Artık “Hak Var mı?” Değil</p>

<p>Kararla birlikte 4D sürekli işçiler açısından en temel tartışma değişti. Artık mesele tayin hakkının hukuken mümkün olup olmadığı değil, bu hakkın nasıl ve ne zaman uygulanacağı.</p>

<p>Sürekli işçiler, kamu hizmetinin yükünü yıllardır taşıyan geniş bir çalışan grubunu oluşturuyor. Ancak bu işçilerin önemli bir bölümü, aile birliği, sağlık mazereti, eğitim durumu veya zorunlu yaşam koşullarına rağmen kurumlar arası ya da şehirler arası yer değişikliği yapamıyordu.</p>

<p>Bu tablo, sadece idari bir sorun değil; doğrudan insan hayatına dokunan bir mağduriyet alanı hâline geldi.</p>

<p>Aile Birliği Daha Fazla Bekletilmemeli</p>

<p>4D işçilerin beklediği düzenleme bir ayrıcalık değil, insani ve makul bir taleptir. Eşi başka şehirde çalışan, çocuğunun eğitimi için yer değiştirmesi gereken, sağlık sorunu nedeniyle ailesinin yanında bulunmak zorunda kalan işçiler için tayin hakkı yalnızca çalışma hayatı meselesi değildir.</p>

<p>Bu hak, aynı zamanda aile bütünlüğü, sosyal denge ve insan onuruyla ilgilidir.</p>

<p>AYM kararı, kamu idaresine açık bir mesaj vermiştir: Sürekli işçilerin yer değişikliği taleplerini bütünüyle dışlayan katı uygulamalar artık sürdürülemez.</p>

<p>Gözler TBMM, Bakanlıklar ve Kamu İdarelerinde</p>

<p>Kararın yürürlüğe girişinin 9 ay sonraya bırakılması, hukuki boşluk oluşmaması için tanınmış bir süre olarak değerlendiriliyor. Ancak bu süre, bekleyen işçiler açısından yeni bir belirsizlik dönemine dönüşmemelidir.</p>

<p>Bu süreçte yapılması gereken bellidir: 4D işçiler için açık, adil, denetlenebilir ve uygulanabilir bir tayin sistemi kurulmalıdır.</p>

<p>Düzenlemede özellikle şu başlıkların netleşmesi bekleniyor:</p>

<p>Eş durumu tayini, sağlık mazereti, engellilik durumu, can güvenliği, eğitim ve aile bütünlüğü gibi temel gerekçeler için başvuru yolları açıkça belirlenmelidir.</p>

<p>Kurumlar arası geçişlerde keyfiliği önleyecek objektif kriterler oluşturulmalıdır.</p>

<p>Başvuruların hangi süre içinde sonuçlandırılacağı ve ret kararlarına karşı hangi yolların açık olacağı net biçimde düzenlenmelidir.</p>

<p>Karar Raflarda Beklememeli</p>

<p>4D işçiler, yıllardır süren bir mağduriyetin artık son bulmasını bekliyor. AYM kararı bu anlamda önemli bir dönüm noktasıdır. Fakat bu karar, ancak uygulamaya geçtiğinde gerçek anlamını bulacaktır.</p>

<p>Bugün yapılması gereken, 9 Aralık 2026’yı pasif biçimde beklemek değil; o tarihe kadar düzenlemeyi hazır hâle getirmektir. Çünkü her geçen ay, başka bir ailenin ayrı yaşaması, başka bir işçinin sağlık veya sosyal mazeretiyle baş başa kalması demektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4D İşçilerin Beklentisi Net</p>

<p>4D sürekli işçilerin talebi karmaşık değildir: Adil, ölçülü ve insani bir tayin hakkı.</p>

<p>Kamu hizmetini yıllardır omuzlayan işçiler, artık ailelerinden, çocuklarından ve hayat düzenlerinden kopmadan çalışma imkânı istiyor. Anayasa Mahkemesi kararını verdi. Şimdi sıra, bu kararı sahada karşılığı olan bir düzenlemeye dönüştürmekte.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/aym-karari-cikti-4d-isciler-uygulama-bekliyor-tayin-hakki-daha-fazla-ertelenmemeli</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-3065.jpeg" type="image/jpeg" length="96059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutlak Butlan Nedir? Hukukta “Kesin Hükümsüzlük” Ne Anlama Gelir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-nedir-hukukta-kesin-hukumsuzluk-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-nedir-hukukta-kesin-hukumsuzluk-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mutlak butlan ne demek? Bir sözleşme ne zaman tamamen geçersiz sayılır? Hukuk dilinde sık geçen ama çoğu zaman karıştırılan “mutlak butlan”, aslında oldukça net bir durumu ifade ediyor: Baştan itibaren yok hükmünde sayılan işlemler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gündelik hayatta yapılan sözleşmelerden evliliklere kadar birçok alanda karşımıza çıkan bu kavram, özellikle son dönemde artan hukuki tartışmalarla yeniden gündemde.</p>

<p>Mutlak butlan nedir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mutlak butlan, bir hukuki işlemin kanuna, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına açıkça aykırı olması nedeniyle baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır.</p>

<p>Yani ortada yapılmış gibi görünen bir işlem vardır, ancak hukuk sistemi o işlemi hiç doğmamış kabul eder.</p>

<p>Bu tür işlemler için “iptal edilmesi gerekir” denmez. Çünkü zaten kendiliğinden hükümsüzdür.</p>

<p>Hangi durumlarda mutlak butlan ortaya çıkar?</p>

<p>Bir işlemin mutlak butlanla sakat sayılması için ciddi ve açık bir hukuka aykırılık gerekir. En sık görülen durumlar şunlar:</p>

<ul>
 <li>Kanuna açıkça aykırı sözleşmeler</li>
 <li>Ahlaka aykırı anlaşmalar</li>
 <li>İmkânsız bir konuyu içeren işlemler</li>
 <li>Ehliyetsiz kişiler tarafından yapılan işlemler</li>
 <li>Kamu düzenini ihlal eden durumlar</li>
</ul>

<p>Örneğin, hukuka aykırı bir iş için yapılan sözleşme baştan itibaren geçersiz kabul edilir.</p>

<p>Mutlak butlan ile nisbi butlan arasındaki fark</p>

<p>Hukukta bir de “nisbi butlan” kavramı bulunur. İkisi sıkça karıştırılır.</p>

<ul>
 <li>Mutlak butlan: İşlem baştan itibaren geçersizdir, herkes tarafından ileri sürülebilir</li>
 <li>Nisbi butlan: İşlem geçerlidir ama belirli kişiler tarafından iptal edilebilir</li>
</ul>

<p>Bu fark, özellikle davalarda büyük önem taşır.</p>

<p>Mahkeme kararı gerekir mi?</p>

<p>Mutlak butlan durumunda işlem zaten geçersizdir. Ancak uygulamada:</p>

<ul>
 <li>Taraflar arasında anlaşmazlık varsa</li>
 <li>Hukuki sonuç doğup doğmadığı tartışılıyorsa</li>
</ul>

<p>mahkeme kararıyla bu durum tespit edilir.</p>

<p>Yani mahkeme “iptal etmez”, sadece zaten geçersiz olan durumu tesciller.</p>

<p>Hangi alanlarda karşımıza çıkar?</p>

<p>Mutlak butlan sadece sözleşmelerle sınırlı değildir. Şu alanlarda da görülebilir:</p>

<ul>
 <li>Evlilik hukuku (örneğin yasaklı derecede akrabalık)</li>
 <li>Şirket işlemleri</li>
 <li>Miras hukuku</li>
 <li>Borçlar hukuku sözleşmeleri</li>
</ul>

<p>Bu nedenle yalnızca hukukçuların değil, herkesin temel düzeyde bilmesi gereken bir kavram olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Uzmanlar uyarıyor</p>

<p>Hukukçular, özellikle sözleşme yapılırken dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Çünkü mutlak butlanla sakat bir işlem:</p>

<ul>
 <li>Hiçbir hak doğurmaz</li>
 <li>Sonradan geçerli hale getirilemez</li>
 <li>Tarafları ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya bırakabilir</li>
</ul>

<p>Sonuç: “Yapılmış gibi ama aslında yok”</p>

<p>Mutlak butlan, hukuk dünyasının en sert yaptırımlarından biri. Bir işlem yapılmış görünse bile, eğer temel kurallara aykırıysa hukuk onu tamamen yok sayıyor.</p>

<p>Bu nedenle atılan her imza, sadece tarafları değil, doğrudan hukukun sınırlarını da ilgilendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-nedir-hukukta-kesin-hukumsuzluk-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8478.jpeg" type="image/jpeg" length="60658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HSK Kararnamesiyle 34 Hakim ve Savcının Görev Yeri Değişti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hsk-kararnamesiyle-34-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hsk-kararnamesiyle-34-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından hazırlanan adli yargı kararnamesiyle 34 hakim ve savcının görev yerinde değişikliğe gidildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karar kapsamında bazı isimler Yargıtay savcılığına, bazıları bölge adliye mahkemelerine, bazıları ise başsavcı vekilliği ve başsavcılık görevlerine atandı.</p>

<p>Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yeni adli yargı kararnamesiyle yargı teşkilatında dikkat çeken görev değişiklikleri yapıldı. HSK Birinci Dairesi tarafından hazırlanan karar, kurulun internet sitesi üzerinden duyuruldu.</p>

<p>Kararnameye göre farklı illerde görev yapan hakim ve savcıların yeni görev yerleri belirlendi. Toplam 34 hakim ve savcıyı kapsayan değişiklikte, özellikle Antalya, Ankara, İstanbul, İzmir ve Yargıtay bağlantılı atamalar öne çıktı.</p>

<p>Antalya ve Ankara Atamaları Dikkat Çekti</p>

<p>Karar kapsamında Antalya Cumhuriyet Savcısı Behçet Tufan Turan, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine getirildi. Antalya Savcısı Mehdi Özçoban ile Diyarbakır Savcısı Ahmet Kuşak da Antalya Başsavcı Vekilliği’ne atanan isimler arasında yer aldı.</p>

<p>Antalya Başsavcı Vekili Gürkan Kütük ve Fatih Arıcıgil ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı’na görevlendirildi. Kemer Başsavcısı Gamze Almalı da Antalya Başsavcı Vekilliği görevine getirildi.</p>

<p>Ankara hattında ise Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Zümra Yılmaz, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı’na atandı. Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Ali Canbolat ile Abdulkadir Kutluk da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı’na görevlendirildi.</p>

<p>Yargıtay’a Yeni Görevlendirmeler Yapıldı</p>

<p>Kararnameyle bazı isimlerin görev yeri Yargıtay olarak belirlendi. Adalet Bakanlığı İç Denetçisi Seyit Ahmet Alperen, Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Fettah Çavuş, Tahsin Mutlu, Yurdagül Keskin ve Hakan Yelek Yargıtay Savcılığı’na atandı.</p>

<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Üyesi Kenan Uzun ile Menemen Savcısı Yasin Yıldırım da Yargıtay Savcılığı’na görevlendirilen isimler arasında yer aldı. Hanak Savcısı Rezzan Yıldız ise Yargıtay Tetkik Hakimliği görevine getirildi.</p>

<p>İstanbul, İzmir ve Diğer İllerde Değişiklik</p>

<p>Bakırköy Hakimi Pınar Şafak, Bakırköy Ticaret Mahkemesi Başkanlığı’na atandı. Bakırköy Hakimi Özgür Kuzulu ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı görevine getirildi.</p>

<p>İzmir Savcısı Yaşar Tanrıverdi Karşıyaka Savcılığı’na, İzmir Savcısı Beyhan Karakaşlı ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı’na atandı.</p>

<p>Kararname kapsamında Kayseri Hakimi Osman Can Gaziantep Hakimliği’ne, Nevşehir Savcısı Hilmi Kahveci Karacabey Başsavcılığı’na, Karacabey Başsavcısı Batuhan Kılınç ise Kemer Başsavcılığı’na görevlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HSK Kararnamesinde Yer Alan Bazı Görev Değişiklikleri</p>

<p>Kararnameyle ayrıca Korkuteli Savcısı Zübeyde Dalgülge Şengül, Kemer Savcısı Doğancan İnce, Finike Savcısı Yasir Aksoy, Serik Savcısı Yunus Emre Özdemir ve Kumluca Savcısı Alperen Kiziroğlu Antalya Savcılığı’na atandı.</p>

<p>Yargıtay Tetkik Hakimi Merve Özcan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliği’ne; Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Özlem Parlar ise Ankara Savcılığı’na görevlendirildi.</p>

<p>HSK’nın duyurduğu kararnameyle birlikte yargı teşkilatında 34 isim için yeni görev yerleri kesinleşmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hsk-kararnamesiyle-34-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-3425.jpeg" type="image/jpeg" length="43446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanlığı’nın 12. Yargı Paketi Çalışması: İnfaz ve Af Düzenlemesi Var mı?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/adalet-bakanliginin-12-yargi-paketi-calismasi-infaz-ve-af-duzenlemesi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/adalet-bakanliginin-12-yargi-paketi-calismasi-infaz-ve-af-duzenlemesi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de hukuk gündeminin en çok takip edilen başlıklarından biri haline gelen 12. Yargı Paketi, vatandaşların yakın takibinde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle cezaevlerinde yakını bulunan aileler, hukukçular, dava süreci devam eden kişiler ve yargı sistemindeki yeni düzenlemeleri merak edenler, “12. Yargı Paketi çıktı mı?”, “Meclis’ten geçti mi?”, “Genel af var mı?”, “İnfaz düzenlemesi gelecek mi?” sorularına cevap arıyor.</p>

<p>Son bilgilere göre paket henüz yasalaşmadı. Düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması ve Meclis sürecinin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor. Habertürk’ün aktardığı bilgilere göre 12. Yargı Paketi için net bir tarih açıklanmış değil; teklifin AK Parti Grup Başkanlığı tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulması bekleniyor. Düzenleme, Meclis’te kabul edilirse Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek.</p>

<p>12. Yargı Paketi Meclis’ten Geçti mi?</p>

<p>Kamuoyunda en çok araştırılan sorulardan biri bu. 12. Yargı Paketi şu aşamada Meclis’ten geçmiş bir yasa değil. Paket üzerinde çalışmaların sürdüğü, teklif metninin Meclis’e sunulmasıyla birlikte kapsamın daha net ortaya çıkacağı belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medyada dolaşan “çıktı”, “onaylandı”, “af kesinleşti” gibi ifadeler dikkatle değerlendirilmelidir. Bir yargı paketinin yürürlüğe girmesi için teklifin TBMM’ye sunulması, komisyonda görüşülmesi, Genel Kurul’da kabul edilmesi ve ardından Resmî Gazete’de yayımlanması gerekir.</p>

<p>Genel Af Var mı?</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi’yle ilgili en hassas başlık “genel af” beklentisi. Ancak mevcut açıklamalara göre paketin doğrudan bir genel af düzenlemesi içermesi beklenmiyor. Habertürk’ün haberinde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in genel af ya da şahsa özel bir düzenleme olmayacağını kaydettiği aktarıldı.</li>
</ol>

<p>Bu nedenle “12. Yargı Paketi genel af çıkaracak” şeklindeki iddialar için resmi metin beklenmeli. Şu aşamada kamuoyuna yansıyan bilgiler, paketin daha çok yargı süreçlerinin hızlandırılması, bazı suç tiplerine ilişkin düzenlemeler ve uygulamadaki sorunların giderilmesine odaklandığını gösteriyor.</p>

<p>İnfaz Düzenlemesi Pakette Var mı?</p>

<p>Paketin en çok merak edilen diğer başlığı infaz düzenlemesi. Cumhuriyet’in 27 Nisan 2026 tarihli haberine göre 12. Yargı Paketi taslağında infaz düzenlemesinin bu paket dışında bırakılması yönündeki görüş ağırlık kazandı. Aynı haberde, taslağın yaklaşık 50 maddeye yaklaştığı ve IBAN düzenlemesinin öne çıkan başlıklardan biri olduğu aktarıldı.</p>

<p>Bu tablo, infaz beklentisinin tamamen gündemden düştüğü anlamına gelmiyor. Ancak mevcut bilgiler, 12. Yargı Paketi’nin doğrudan ceza indirimi ya da geniş kapsamlı infaz affı paketi olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Pakette Hangi Başlıklar Öne Çıkıyor?</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi’nin içeriği, resmi teklif metni Meclis’e sunulduğunda kesinleşecek. Buna rağmen kamuoyuna yansıyan başlıklar, paketin birkaç ana eksen üzerinde şekillendiğini gösteriyor.</li>
</ol>

<p>Bunlardan ilki, yargı süreçlerinin hızlandırılması. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarında, 12. Yargı Paketi’nde yargıyı hızlandıracak düzenlemeler üzerinde çalışıldığı vurgulandı.</p>

<p>İkinci önemli başlık, çocukların suçta kullanılmasına yönelik yaptırımlar. Paket kapsamında özellikle suç örgütlerinin çocukları kullanmasına karşı cezaların artırılması yönünde düzenlemeler yapılabileceği ifade ediliyor. Bu konu, yalnızca ceza hukuku açısından değil, çocukların korunması ve suç döngüsünden uzak tutulması bakımından da önem taşıyor.</p>

<p>Üçüncü başlık ise nitelikli dolandırıcılık ve IBAN kullanımıyla ilgili düzenleme. Cumhuriyet’in haberinde, IBAN kiralama olarak bilinen uygulamanın ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesi ihtimalinin değerlendirildiği, bu başlığın pakette en netleşen konulardan biri olduğu belirtildi.</p>

<p>IBAN Düzenlemesi Neden Gündemde?</p>

<p>Son yıllarda dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması çok sayıda soruşturmaya konu oldu. Özellikle “IBAN kiralama” olarak bilinen yöntem, dolandırıcılık dosyalarında sıkça gündeme geldi.</p>

<p>Kulis bilgilerine göre yeni düzenlemede, başkasına hesap kullandırma fiilinin doğrudan nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi yerine, daha ayrı ve ölçülü bir suç tipi olarak ele alınması tartışılıyor. Bu düzenleme kesinleşirse, hem mağduriyetlerin azaltılması hem de suçla bağlantılı para hareketlerinin daha net ayrıştırılması hedeflenebilir.</p>

<p>Ancak burada kritik nokta şu: Düzenlemenin kapsamı, ceza miktarı, uzlaşma şartı ve hangi eylemlerin bu maddeye gireceği henüz resmi teklif metniyle netleşmiş değil.</p>

<p>Noterlik ve Hukuki Süreçlerde Değişiklik Beklentisi</p>

<p>Paketle ilgili haberlerde noterlik işlemlerine yönelik bazı düzenlemelerin de gündeme gelebileceği belirtiliyor. Bu başlık, vatandaşın günlük hayatına doğrudan temas eden alanlardan biri olduğu için dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Noterlik, belge düzenleme, vekalet, satış işlemleri ve resmi kayıt süreçlerinde önemli bir kapı niteliğinde. Bu nedenle yapılacak her düzenleme, hem vatandaşların işlem hızını hem de hukuk güvenliğini etkileyebilir.</p>

<p>12. Yargı Paketi Ne Zaman Çıkacak?</p>

<p>Şu an için kesinleşmiş bir yürürlük tarihi yok. Paket önce Meclis’e sunulacak, ardından komisyon ve Genel Kurul aşamalarından geçecek. Kabul edilmesi halinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.</p>

<p>Bu nedenle “12. Yargı Paketi ne zaman çıkacak?” sorusuna bugün itibarıyla verilebilecek en doğru cevap şudur: Paket henüz yasalaşmadı; Meclis sürecinin başlaması ve resmi teklif metninin açıklanması bekleniyor.</p>

<p>Vatandaşlar Neden Bu Paketi Yakından Takip Ediyor?</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi’nin geniş kitleler tarafından takip edilmesinin temel nedeni, kamuoyunda af ve infaz beklentisinin yüksek olması. Ancak paketin yalnızca bu başlıklara indirgenmesi doğru değil.</li>
</ol>

<p>Yargılamaların uzun sürmesi, bazı suç tiplerinde uygulama farklılıkları, dijital suçların artması, çocukların suç örgütleri tarafından kullanılması ve hukuki işlemlerde hız beklentisi, paketin daha geniş bir çerçevede ele alınmasına neden oluyor.</p>

<p>Bir başka ifadeyle 12. Yargı Paketi, yalnızca cezaevleriyle ilgili değil; mahkemelerde dosyası bulunanlardan avukatlara, noter işlemi yapan vatandaşlardan dijital dolandırıcılık mağdurlarına kadar farklı kesimleri ilgilendirebilecek bir düzenleme olarak görülüyor.</p>

<p>Resmi Metin Beklenmeden Kesin Hüküm Kurulmamalı</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi konusunda en önemli nokta, resmi teklif metninin henüz kamuoyuna tam olarak yansımamış olması. Bu nedenle pakette hangi maddelerin kesin olarak yer alacağı, hangilerinin çıkarılacağı veya Meclis sürecinde nasıl değişeceği şu aşamada net değil.</li>
</ol>

<p>Özellikle af, infaz indirimi, denetimli serbestlik, şartlı tahliye ve ceza indirimi gibi başlıklarda sosyal medya paylaşımlarına temkinli yaklaşılmalı. Bu tür düzenlemeler ancak resmi teklif, komisyon raporu, Genel Kurul kabulü ve Resmî Gazete süreciyle kesinlik kazanır.</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi için gözler şimdi Meclis takviminde. Taslak metin Meclis’e sunulduğunda, paketin gerçek kapsamı da bütün yönleriyle ortaya çıkacak.</li>
</ol>

<p></p>

<p>Habere Özgün Soru Başlıkları</p>

<p>12. Yargı Paketi çıktı mı?</p>

<p>Hayır. Mevcut bilgilere göre 12. Yargı Paketi henüz yasalaşmadı. Teklifin Meclis’e sunulması ve kabul sürecinin tamamlanması bekleniyor.</p>

<p>12. Yargı Paketi Meclis’ten geçti mi?</p>

<p>Hayır. Paket şu an için Meclis’ten geçmiş bir yasa değil. Resmi süreç başladığında önce teklif metni, ardından komisyon ve Genel Kurul aşamaları takip edilecek.</p>

<p>12. Yargı Paketi’nde genel af var mı?</p>

<p>Mevcut açıklamalara göre pakette genel af beklenmiyor. Yetkililer, genel af ya da kişiye özel düzenleme olmayacağı yönünde açıklamalarda bulundu.</p>

<p>İnfaz düzenlemesi 12. Yargı Paketi’nde olacak mı?</p>

<p>Son kulis bilgilerine göre infaz düzenlemesinin bu paket dışında kalması ihtimali güçlendi. Ancak kesin durum resmi teklif metniyle belli olacak.</p>

<p>12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girer?</p>

<p>Paket TBMM’de kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girer. Şu an için kesin tarih açıklanmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/adalet-bakanliginin-12-yargi-paketi-calismasi-infaz-ve-af-duzenlemesi-var-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-2706.jpeg" type="image/jpeg" length="99979"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Faili Meçhulde Yeni Dönem: Müge Anlı Önerisi Ses Getirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/faili-mechulde-yeni-donem-muge-anli-onerisi-ses-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/faili-mechulde-yeni-donem-muge-anli-onerisi-ses-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı’nın 75 ilde bulunan 638 faili meçhul dosya ve 693 maktul için kapsamlı inceleme süreci başlatmasının ardından, kamuoyunda dikkat çeken yeni bir öneri tartışma yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yadigar Akbaba imzasıyla kaleme alınan yazıda, yıllardır kayıp kişiler, şüpheli ölümler ve faili meçhul olaylar konusunda geniş kitlelerin dikkatini çeken Müge Anlı’nın bu süreçte sembolik bir sorumluluk üstlenebileceği ifade edildi.</p>

<p>Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın, başsavcılıklarla koordineli biçimde çalışarak eski dosyaları yeniden inceleyeceği açıklanmıştı. Bu kapsamda 75 ildeki dosyaların yeniden ele alınması, özellikle yıllardır adalet bekleyen aileler için yeni bir umut olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>“Müge Anlı başkanlığa yakışır” önerisi dikkat çekti</p>

<p>Tıbbiye Bülteni’nde yayımlanan Yadigar Akbaba imzalı köşe yazısında, Müge Anlı’nın yıllardır televizyon ekranlarında kayıp kişiler ve şüpheli olaylar üzerinden oluşturduğu toplumsal hafızaya dikkat çekildi.</p>

<p>Yazıda, Anlı’nın hukuki bir karar mercii değil; ancak mağdur ailelerle iletişim, kamuoyunun duyarlılığını canlı tutma ve unutulan dosyaların yeniden gündeme taşınması bakımından güçlü bir sembol olabileceği vurgulandı.</p>

<p>Öneri, faili meçhul dosyalarla ilgili başlatılan yeni sürecin sadece adli makamların değil, toplumun da yakından takip edeceği bir adalet sınavı olduğunu bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p>75 ilde 638 dosya yeniden incelenecek</p>

<p>Adalet Bakanlığı’nın çalışmasına göre Türkiye genelinde 75 ilde bulunan 638 faili meçhul dosya yeniden değerlendirilecek. Bu dosyalarda 693 maktul bulunduğu belirtilirken, dosya yoğunluğu bakımından bazı iller öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni başkanlığın, mevcut dosyaları başsavcılıklarla koordineli şekilde ele alacağı, delil durumunu ve soruşturma süreçlerini yeniden inceleyeceği bildirildi. Böylece yıllar önce rafa kalkmış ya da ilerleme sağlanamamış bazı dosyaların yeniden hareketlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Yargıya güven açısından önemli adım</p>

<p>Faili meçhul dosyaların yeniden açılması, yalnızca geçmişte işlenen cinayetlerin aydınlatılması bakımından değil, yargıya duyulan güvenin güçlendirilmesi açısından da kritik görülüyor.</p>

<p>Uzun yıllardır yakınlarının akıbetini veya faillerin kim olduğunu öğrenmek isteyen aileler için bu süreç, gecikmiş adalet umudunu yeniden canlandırdı. Kamuoyunda da bu dosyaların titizlikle, şeffaflıkla ve delile dayalı biçimde incelenmesi gerektiği yönünde güçlü bir beklenti oluştu.</p>

<p>Kamuoyu süreci yakından izleyecek</p>

<p>Yadigar Akbaba’nın Müge Anlı önerisi, hukuki boyutundan çok toplumsal karşılığıyla dikkat çekti. Öneri, faili meçhul dosyaların sadece arşivlerde duran evraklar değil, her biri arkasında yarım kalmış hayatlar ve yıllardır cevap bekleyen aileler bulunan ağır dosyalar olduğunu yeniden hatırlattı.</p>

<p>Yeni başkanlığın nasıl çalışacağı, hangi dosyaların öncelikli olarak ele alınacağı ve soruşturmalarda somut ilerleme sağlanıp sağlanamayacağı önümüzdeki dönemde kamuoyunun yakından takip edeceği başlıklar arasında yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/faili-mechulde-yeni-donem-muge-anli-onerisi-ses-getirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7919-1.jpeg" type="image/jpeg" length="35219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Faili Meçhul Dosyalar Yeniden Açılıyor: 75 İlde 638 Dosya Mercek Altında]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/faili-mechul-dosyalar-yeniden-aciliyor-75-ilde-638-dosya-mercek-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/faili-mechul-dosyalar-yeniden-aciliyor-75-ilde-638-dosya-mercek-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı, 75 ilde 638 faili meçhul dosya ve 693 maktul için yeni inceleme süreci başlattı. Dosyalar özel birim tarafından yeniden değerlendirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Faili Meçhul Dosyalar Yeniden Açılıyor: 75 İlde 638 Dosya İçin Yeni Süreç</p>

<p>Türkiye’de yıllardır aydınlatılamayan faili meçhul dosyalar için yeni bir inceleme süreci başlatıldı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, 75 ilde tespit edilen 638 dosya ve bu dosyalarda adı geçen 693 maktul için kapsamlı çalışma yürütecek.</p>

<p>Yeni süreç, özellikle toplum vicdanında derin iz bırakan kasten öldürme, kayıp şahıs ve uzun yıllardır sonuçlandırılamayan dosyalar açısından dikkat çekti. Bakanlık kaynaklarına yansıyan bilgilere göre amaç, eski dosyaların yalnızca raftan indirilmesi değil; delil, analiz, kurumlar arası koordinasyon ve kriminal inceleme yöntemleriyle yeniden değerlendirilmesi.</p>

<p>Faili meçhul dosyalar neden yeniden inceleniyor?</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaptığı açıklamada faili meçhul dosyaların aydınlatılması için kurumsal kapasitenin artırıldığını belirtti. Gürlek, özellikle kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere toplum vicdanını yaralayan dosyaların yeniden mercek altına alındığını ifade etti.</p>

<p>Bu adım, kamuoyunda uzun süredir cevap bekleyen dosyalar açısından yeni bir beklenti oluşturdu. Çünkü faili meçhul dosyalar yalnızca adli birer evrak değil; geride kalan aileler için kapanmamış bir yara, toplum için ise adalet duygusunu zorlayan ağır bir hafıza alanı.</p>

<p>75 ilde kaç dosya yeniden ele alınacak?</p>

<p>İlk etapta 75 ilde 638 soruşturma dosyası yeniden incelemeye alındı. Bu dosyalarda 693 maktul bulunuyor. Çalışmanın, Cumhuriyet başsavcılıklarında bulunan dosyaların sistematik biçimde analiz edilmesiyle yürütüleceği bildirildi.</p>

<p>Bakanlık kaynaklarına göre dosyalar, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından geliştirilen yöntemlerle ele alınacak. Böylece geçmişte sonuç alınamayan soruşturmalarda yeni delil ihtimali, teknik inceleme imkânları ve kurumlar arası bilgi akışı yeniden değerlendirilecek.</p>

<p>En fazla faili meçhul dosya hangi illerde?</p>

<p>Açıklanan bilgilere göre en fazla faili meçhul dosyanın bulunduğu il İzmir oldu. İzmir’de 49 dosya ve 51 maktul için inceleme yapılacak. Onu Sakarya’da 34 dosya ve 35 maktul, Trabzon’da 30 dosya ve 31 maktul izliyor.</p>

<p>Listede ayrıca Giresun, Tokat, Tekirdağ, Malatya, Kahramanmaraş ve Çanakkale gibi iller de öne çıktı. Ankara ve İstanbul’da ise önem arz eden 10’ar dosya ve 10’ar maktul yönünden inceleme yürütüleceği aktarıldı.</p>

<p>Dosyalar nasıl incelenecek?</p>

<p>Yeni dönemde faili meçhul dosyalar, yalnızca eski ifadelerin tekrar okunmasıyla sınırlı kalmayacak. Teknik, kriminal ve analitik yöntemlerin devreye alınması; delil yetersizliği, delil karartılması ya da geçmişte gözden kaçan ayrıntıların yeniden değerlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın, Cumhuriyet başsavcılıklarıyla koordinasyon içinde çalışacağı; dosyaların sınıflandırılması, delillerin yeniden ele alınması ve ilgili kurumlar arasında bilgi akışının güçlendirilmesi için rehberlik yapacağı bildirildi.</p>

<p>Bu süreç davaların yeniden açıldığı anlamına mı geliyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burada kritik nokta şu: Her dosya için doğrudan dava açıldığı ya da kesin sonuca ulaşıldığı anlamı çıkarılmamalı. Açıklanan süreç, ilk aşamada dosyaların yeniden incelenmesi, mevcut delillerin gözden geçirilmesi ve yeni araştırma imkânlarının değerlendirilmesini kapsıyor.</p>

<p>Ancak bu incelemeler sonucunda yeni delil, yeni tanık, yeni teknik bulgu veya soruşturmayı ilerletecek veri elde edilmesi hâlinde dosyalar açısından adli süreçlerin yeniden hareketlenmesi mümkün olabilir.</p>

<p>Aileler ve kamuoyu ne bekliyor?</p>

<p>Faili meçhul dosyalar, yıllar geçse de toplum hafızasında silinmeyen başlıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle 638 dosya için başlatılan yeni süreç, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir anlam taşıyor.</p>

<p>Kayıp yakınları ve maktul aileleri açısından en temel beklenti aynı: Dosyaların gerçekten derinlemesine incelenmesi, eksik kalan noktaların tamamlanması ve mümkün olan her olayda hakikatin ortaya çıkarılması.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/faili-mechul-dosyalar-yeniden-aciliyor-75-ilde-638-dosya-mercek-altinda</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-2706.jpeg" type="image/jpeg" length="18296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Yardımcısı Can Tuncay’dan dikkat çeken mesaj: “Tören değil, görev önemli”]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bakan-yardimcisi-can-tuncaydan-dikkat-ceken-mesaj-toren-degil-gorev-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bakan-yardimcisi-can-tuncaydan-dikkat-ceken-mesaj-toren-degil-gorev-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Tunceli Adliyesi ziyaretinde yaptığı açıklamayla dikkat çekti. Adliyede kendisi için düzenlenen karşılama sonrası personelle bir araya gelen Tuncay, bu tür törenlerden hoşlanmadığını açık ifadelerle dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplantıda adliye personeline seslenen Can Tuncay, resmi karşılama ve benzeri organizasyonların kendisinde mahcubiyet duygusu oluşturduğunu belirtti. Zamanın daha verimli kullanılması gerektiğine işaret eden Tuncay, personelden bu tür hazırlıklar yerine mesai ve asli görevlerine odaklanmalarını istedi.</p>

<p>Bakan Yardımcısı Tuncay, kendisi açısından en anlamlı karşılamanın görevlerin eksiksiz ve layıkıyla yerine getirilmesi olduğunu vurguladı. Kamu hizmetinde esas olanın gösteriş değil sorumluluk bilinci olduğuna işaret eden bu mesaj, adliye personeli tarafından da dikkatle dinlendi.</p>

<p>Ziyaret sırasında verilen mesaj, kamu kurumlarında görev anlayışı ve çalışma disiplini açısından da önemli bir vurgu olarak değerlendirildi. Can Tuncay’ın sözleri, protokol ve törenlerin ötesinde, hizmetin niteliğini önceleyen bir yaklaşım olarak öne çıktı.</p>

<p>Tunceli Adliyesi’ndeki buluşmada öne çıkan bu tavır, kamu görevinin merkezine iş disiplini, zaman yönetimi ve vatandaş odaklı hizmet anlayışını koyan bir yaklaşım olarak yorumlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://tibbiyebulteni.com/biyografi/can-tuncay-kimdir-adalet-bakan-yardimcisi-can-tuncayin-hayati-ve-kariyeri">CAN TUNCAY KİMDİR?</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bakan-yardimcisi-can-tuncaydan-dikkat-ceken-mesaj-toren-degil-gorev-onemli</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7768.jpeg" type="image/jpeg" length="73646"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
