<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 24 Apr 2026 17:35:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan İran’a İkinci Etap Yardım: 6 Tır Tıbbi Malzeme Yola Çıktı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligindan-irana-ikinci-etap-yardim-6-tir-tibbi-malzeme-yola-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligindan-irana-ikinci-etap-yardim-6-tir-tibbi-malzeme-yola-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, İran’a yönelik insani yardım kapsamında ikinci etap tıbbi malzeme sevkiyatını başlattı. Van’da hazırlanan 6 tır dolusu ilaç ve tıbbi sarf malzemesi, Ağrı Doğubayazıt Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran’a ulaştırılmak üzere yola çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye, bölgesel insani yardım diplomasisini sağlık alanında sürdürmeye devam ediyor. T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından İran’a gönderilmek üzere hazırlanan ikinci etap yardım konvoyunda, acil sağlık hizmetlerinden cerrahi müdahalelere kadar geniş kullanım alanına sahip ilaç ve tıbbi malzemeler yer aldı.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, Van İl Sağlık Müdürlüğü deposunda hazırlanan 107 paletlik yardım malzemesi, 25 Nisan 2026 Cuma günü Ağrı Doğubayazıt Gürbulak Sınır Kapısı’na doğru sevk edildi. Yardım konvoyunda toplam 6 tır ilaç ve tıbbi malzeme bulunuyor.</p>

<p>107 Palet Yardım Malzemesi Hazırlandı</p>

<p>İran’a gönderilen yardım kapsamında 104 palet halinde 361 kalemden oluşan yaklaşık 1,8 milyon tıbbi sarf malzemesi hazırlandı. Bunun yanında 2 palet halinde 78 kalemden oluşan yaklaşık 10 bin ilaç ile 1 palet halinde 22 kalemden oluşan 385 soğuk zincir ilaç da sevkiyata dahil edildi.</p>

<p>Yardım kolilerinde enjektör, cerrahi maske, steril eldiven, oksijen maskesi ve koruyucu ekipmanlar başta olmak üzere çok sayıda tıbbi sarf malzemesi yer aldı. Bu malzemelerin özellikle acil müdahale, cerrahi işlem ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi açısından kritik önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Onkoloji İlaçları da Yardım Konvoyunda</p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın İran’a gönderdiği tırlarda yalnızca sarf malzemeleri değil, temel ilaçlar da bulunuyor. Antibiyotikler, ağrı kesiciler ve endokrin ilaçlarının yanı sıra soğuk zincir koşullarında taşınması gereken ilaçlar da sevkiyata eklendi.</p>

<p>Soğuk zincir ilaçlar arasında onkoloji ilaçlarının da yer alması, yardım paketinin yalnızca acil ihtiyaçlara değil, tedavisi süreklilik gerektiren hastalara da destek sağlamayı hedeflediğini ortaya koydu.</p>

<p>İlk Etapta 3 Tır Yardım Gönderilmişti</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, İran’a aynı ay içerisinde ikinci kez insani amaçlı tıbbi yardım gönderdi. İlk etapta 3 tır, yani 60 palet tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran’a ulaştırılmıştı.</p>

<p>İlk yardım sevkiyatında röntgen, ultrason, ventilatör ve hasta başı monitör gibi kritik tıbbi cihazların da yer aldığı açıklanmıştı. Böylece ikinci etapla birlikte Türkiye’nin İran’a yönelik sağlık yardımı hem miktar hem de içerik bakımından genişletilmiş oldu.</p>

<p>Türkiye’den Sağlık Diplomasisi Mesajı</p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın ikinci etap yardım sevkiyatı, Türkiye’nin kriz dönemlerinde komşu ülkelere yönelik sağlık desteğini sürdürdüğünü gösterdi. İlaç, tıbbi cihaz ve sarf malzemelerinden oluşan yardım paketleri, sağlık sistemlerinin acil ihtiyaçlarına doğrudan katkı sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran’a ulaştırılacak yardım konvoyunun, bölgedeki sağlık hizmetlerinin desteklenmesinde önemli rol oynaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglik-bakanligindan-irana-ikinci-etap-yardim-6-tir-tibbi-malzeme-yola-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7844.jpeg" type="image/jpeg" length="96970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ulusal İnme Yönetim Planı İçin Kritik Toplantı Gülhane’de Yapılacak]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ulusal-inme-yonetim-plani-icin-kritik-toplanti-gulhanede-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ulusal-inme-yonetim-plani-icin-kritik-toplanti-gulhanede-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de her yıl binlerce kişiyi kalıcı sakatlık, bakım bağımlılığı ve ani ölüm riskiyle karşı karşıya bırakan inme, ulusal sağlık politikalarının en kritik başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Bu alanda farkındalığı artırmak, erken müdahale süreçlerini güçlendirmek ve ülke genelinde daha etkin bir yönetim modeli oluşturmak amacıyla “Ulusal İnme Yönetim Planı Paydaşlar Toplantısı” düzenlenecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplantı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ev sahipliğinde, 28 Nisan 2026 Salı günü saat 09.00-12.00 arasında SBÜ Gülhane Külliyesi’nde gerçekleştirilecek.</p>

<p>İnme yönetiminde ulusal koordinasyon masaya yatırılacak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnme, halk arasında çoğunlukla “felç” olarak bilinen, beyin damarlarının tıkanması veya kanaması sonucu ortaya çıkan hayati bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Erken tanı, hızlı sevk, uygun merkezde zamanında müdahale ve sonrasında etkili rehabilitasyon süreci, hastaların yaşam kalitesini doğrudan belirliyor.</p>

<p>Bu nedenle toplantıda, inme yönetiminde ulusal ölçekte uygulanabilecek stratejilerin, sağlık hizmet sunumundaki mevcut ihtiyaçların ve paydaş kurumların katkılarının değerlendirilmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="Toplantı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ev sahipliğinde, 28 Nisan 2026 Salı günü saat 09.00-12.00 arasında SBÜ Gülhane Külliyesi’nde gerçekleştirilecek.  İnme yönetiminde ulusal koordinasyon masaya yatırılacak  İnme, halk arasında çoğunlukla “felç” olarak" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/c4cdd3d4-6363-4e33-91c9-70fdc4977000.jpeg" width="1131" /></p>

<p>SBÜ ev sahipliği yapacak</p>

<p>Programın afişinde yer alan bilgilere göre toplantı, T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Külliyesi’nde yapılacak. Sağlık temalı yükseköğretim yapısı ve klinik eğitim altyapısıyla öne çıkan SBÜ’nün ev sahipliği, toplantıya akademik ve sağlık hizmetleri açısından ayrı bir önem kazandırıyor.</p>

<p>Toplantının paydaşları arasında SADEFE, Sağlıklı Türkiye Sağlıklı Hayatı Teşvik ve Sağlık Politikaları Derneği ile Kritik Bakım Derneği yer alıyor. Program, Boehringer Ingelheim’in koşulsuz desteği ile gerçekleştirilecek.</p>

<p>İnmede ilk saatler hayat kurtarıyor</p>

<p>Uzmanlara göre inmede en kritik başlıkların başında zamanında müdahale geliyor. Belirtilerin başladığı ilk saatlerde 112 koordinasyonu, uygun hastaneye hızlı nakil, inme merkezlerinin hazır bulunması ve deneyimli ekiplerin devreye girmesi, tedavi başarısını doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Yüzde kayma, konuşma bozukluğu, kol veya bacakta ani güçsüzlük, görme kaybı, denge bozukluğu ve ani bilinç değişikliği gibi belirtiler, inme açısından acil uyarı işaretleri kabul ediliyor. Bu belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık sistemine başvurulması büyük önem taşıyor.</p>

<p>Yaşlanan toplumda bakım yükü artıyor</p>

<p>İnme yalnızca akut bir sağlık krizi değil, aynı zamanda uzun vadeli sosyal ve ekonomik sonuçları olan büyük bir halk sağlığı meselesi. Özellikle yaşlanan toplumlarda inme sonrası yatağa bağımlılık, evde bakım ihtiyacı, rehabilitasyon gereksinimi ve ailelerin üstlendiği bakım yükü giderek daha görünür hale geliyor.</p>

<p>Bu nedenle ulusal ölçekte hazırlanacak yönetim planlarının yalnızca hastane müdahalesini değil; koruyucu sağlık hizmetlerini, hipertansiyon kontrolünü, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını, erken rehabilitasyonu ve evde sağlık takibini de kapsaması bekleniyor.</p>

<p>Amaç: Daha hızlı, daha güçlü, daha koordineli sistem</p>

<p>“Ulusal İnme Yönetim Planı Paydaşlar Toplantısı”nın, Türkiye’de inme ile mücadelede kurumlar arası iş birliğini güçlendirmesi, sahadaki ihtiyaçları görünür kılması ve geleceğe dönük yol haritasına katkı sunması hedefleniyor.</p>

<p>Toplantının, özellikle 7/24 hazır inme ekipleri, inme merkezlerinin etkin kullanımı, acil sağlık hizmetleri koordinasyonu ve tedavi sonrası rehabilitasyon süreçleri açısından önemli başlıkları gündeme taşıması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ulusal-inme-yonetim-plani-icin-kritik-toplanti-gulhanede-yapilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 07:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7829.jpeg" type="image/jpeg" length="51523"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hobi bahçesinde yeni dönem: Eken kalacak, villaya af yok]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/hobi-bahcesinde-yeni-donem-eken-kalacak-villaya-af-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/hobi-bahcesinde-yeni-donem-eken-kalacak-villaya-af-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım arazilerindeki kaçak yapılaşma tartışması büyürken, hobi bahçeleriyle ilgili düzenlemede dikkat çeken bir ara formül masaya geldi. Yeni yaklaşımda, toprağı gerçekten işleyen ve üretim yapanlara belli şartlarla izin verilmesi, villa ve ticari yapılaşma amacı taşıyan kaçak yapılara ise sert yaptırım uygulanması öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teklifteki ana hedefin değişmediği, ancak gelen tepkiler sonrası metinde revizyona gidildiği belirtiliyor.</p>

<p>TBMM’ye sunulan ilk teklif, tarım arazilerine yapılan bungalov, bağ evi ve villa tipi kaçak yapılar için daha ağır para cezaları öngörüyordu. Sadece yapı sahipleri değil, bu alanlara elektrik, su ve telekom altyapısı sağlayan kurum ve şirketler için de abone başına ceza uygulanması planlanıyordu. Düzenlemenin temel amacı, tarım arazilerinin parçalara ayrılıp konut ve rant alanına dönüşmesini engellemekti.</p>

<p>Ancak kamuoyundan gelen tepkiler sonrasında, “gerçek hobi bahçesi” ile “rant amaçlı yapılaşma”nın aynı kefeye konulmaması gerektiği görüşü ağırlık kazandı. Buna göre, meyve-sebze ekip diken, üretim yapan ve toprağı boş bırakmayan kişilere kontrollü bir modelle izin verilmesi konuşuluyor. Buna karşılık, tarım arazisini fiilen villa bölgesine çeviren yapılar için sıfır tolerans yaklaşımı korunuyor.</p>

<p>Masadaki en güçlü senaryoya göre mevcut bazı yapılar doğrudan toptan yıkım kapsamına alınmayabilir; bunun yerine bu alanlara tarımsal üretim şartı getirilecek. Arazilerin kayıt altına alınması, Tarım Bakanlığı izniyle faaliyet yürütülmesi, ek vergi ve harç benzeri yeni yükümlülüklerin getirilmesi de seçenekler arasında yer alıyor. Ayrıca yasa çıktıktan sonra tarım arazilerinde yeni hobi bahçesi oluşumuna izin verilmemesi ve yeni elektrik-su aboneliklerinin sıkı kurallara bağlanması da gündemde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenlemenin dikkat çeken yanlarından biri de denetim ayağı. Tarım, Çevre ve İçişleri bakanlıklarının özellikle büyükşehir çevreleri ile turizm bölgelerinde ortak denetim yürütmesi planlanıyor. Tarım dışı kooperatiflerin tarım arazisi edinmesine izin verilmemesi, mevcut yapıların da yalnızca üretim odaklı sisteme çekilmesi hedefleniyor. Böylece “hobi bahçesi” adı altında büyüyen kaçak yapı zincirinin kırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Özetle yeni formülün mesajı net: Toprağı gerçekten işleyenle, araziyi villaya çeviren artık aynı başlık altında değerlendirilmeyecek. Üretim varsa kontrollü izin, rant varsa yıkım ve yaptırım geliyor. Tarım arazilerinin geleceğini doğrudan etkileyecek düzenlemenin, yapılacak revizyon sonrası yeniden kamuoyunun gündemine gelmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/hobi-bahcesinde-yeni-donem-eken-kalacak-villaya-af-yok</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 23:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7820.jpeg" type="image/jpeg" length="13822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[23 Nisan otobüsler bedava mı? İETT’den ücretsiz ulaşım açıklaması]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/23-nisan-otobusler-bedava-mi-iettden-ucretsiz-ulasim-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/23-nisan-otobusler-bedava-mi-iettden-ucretsiz-ulasim-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İETT, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda İstanbul’da toplu ulaşımın ücretsiz olacağını duyurdu. Kurumun yayımladığı bilgilendirmeye göre, vatandaşlar 23 Nisan Perşembe günü kişiselleştirilmiş İstanbulkart ile ücretsiz seyahat edebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duyuruda, 23 Nisan 2026 Perşembe günü otobüs seferlerinin “Cumartesi tarifesi” ile çalışacağı belirtildi. Yolcuların güncel sefer saatlerini İETT’nin resmi internet sitesi ile “Otobüsüm Nerede” mobil uygulaması üzerinden takip edebileceği aktarıldı.</p>

<p>Ancak ücretsiz ulaşım uygulaması tüm hatlarda geçerli olmayacak. İETT’nin açıklamasına göre Adalar hatları, Beyoğlu-Taksim Nostaljik Tramvayı, Karaköy-Beyoğlu Tüneli, SG-1 Sabiha Gökçen Havalimanı-Kadıköy, SG-2 Sabiha Gökçen Havalimanı-Taksim, 139 Üsküdar-Şile ve 139A Üsküdar-Şile/Ağva VIP hatlarında ücretsiz ulaşım uygulanmayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>23 Nisan dolayısıyla kent genelinde toplu taşımada yoğunluk yaşanması beklenirken, ücretsiz ulaşım kararının özellikle ailelerin ve çocukların bayram programlarına erişimini kolaylaştırması öngörülüyor. Uygulamadan yararlanmak için İstanbulkart’ın kişiselleştirilmiş olması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/23-nisan-otobusler-bedava-mi-iettden-ucretsiz-ulasim-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 08:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7762.jpeg" type="image/jpeg" length="70660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pitbul saldırısına uğrayan ses sanatçısı ve yazar Onur Akay entübe edildi iddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/pitbul-saldirisina-ugrayan-ses-sanatcisi-ve-yazar-onur-akay-entube-edildi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/pitbul-saldirisina-ugrayan-ses-sanatcisi-ve-yazar-onur-akay-entube-edildi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Köpeğini gezdirdiği sırada pitbul saldırısına uğradığı belirtilen Onur Akay’ın sağlık durumuna ilişkin endişe veren yeni bilgiler paylaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada yer alan açıklamada, saldırı sonrası gelişen ağır enfeksiyon nedeniyle sanatçının entübe edildiği ve önündeki 48 ila 72 saatin kritik olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, geçtiğimiz hafta Onur Akay’ın köpeği Leo’yu gezdirdiği sırada yaşandı. İddiaya göre başıboş bir pitbulun saldırısına uğrayan Akay’da, ısırık sonrası ciddi enfeksiyon tablosu gelişti. Paylaşımda, köpeğin ağzı ve salyasında bulunan bakterilerin deri altına ilerlediği, bu sürecin de nekrotizan fasiit olarak bilinen ağır bir enfeksiyona yol açtığı ifade edildi.</p>

<p>Enfeksiyonun yüz ve burun bölgesine yayıldığı öne sürüldü</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre enfeksiyon özellikle yüz, dudak ve burun çevresinde etkili oldu. Burun dokusunda nekroz geliştiği, yüksek ateş ve kanamanın da tabloyu ağırlaştırdığı ileri sürüldü. Solunumda yaşanan güçlük nedeniyle Onur Akay’ın entübe edildiği, işlemin bilinç kaybından çok hava yolu güvenliğini sağlamak amacıyla yapıldığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede, ilk 48 ila 72 saatin belirleyici olabileceği belirtildi. Ancak bu bilgilerin sosyal medya paylaşımına dayandığı, resmi sağlık kurumu ya da hastane açıklamasıyla desteklenmesi gerektiği unutulmamalı.</p>

<p>Nekrotizan fasiit neden bu kadar tehlikeli?</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “et yiyen bakteri” ifadesiyle anılan nekrotizan fasiit, cilt altındaki yumuşak dokularda hızla ilerleyebilen ağır bir enfeksiyon tablosu olarak biliniyor. Erken müdahale edilmediğinde doku kaybına, sistemik enfeksiyona ve hayati risk oluşturan sonuçlara neden olabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, hayvan ısırıklarının basit bir yara gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle yüzde, elde, boyunda ya da derin dokuda oluşan ısırıklar daha yüksek risk taşıyor.</p>

<p>Uzmanlardan kritik uyarı: Hayvan ısırığını hafife almayın</p>

<p>Köpek ısırığı sonrası ilk saatler büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre böyle bir durumda yaranın bol su ve sabunla uzun süre yıkanması, en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulması ve tetanos ile kuduz açısından değerlendirme yapılması gerekiyor. Çünkü enfeksiyon bazen ilk anda hafif görünse bile kısa sürede ağırlaşabiliyor.</p>

<p>Aşağıdaki belirtiler varsa zaman kaybetmeden acile başvurulması gerekiyor:</p>

<p>* hızla artan ağrı<br />
* şişlik ve kızarıklık<br />
* yüksek ateş<br />
* kötü kokulu akıntı<br />
* morarma veya doku renginde koyulaşma<br />
* nefes almada güçlük<br />
* yüzde belirgin deformasyon ya da yaygın kanama</p>

<p>Resmi açıklama bekleniyor</p>

<p>Onur Akay’ın sağlık durumuna ilişkin sosyal medya üzerinden yayılan bilgiler kamuoyunda büyük endişe yarattı. Ancak süreçle ilgili net tablonun, hastane ya da yakın çevresinden yapılacak resmi açıklamalarla daha sağlıklı biçimde ortaya çıkacağı değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/pitbul-saldirisina-ugrayan-ses-sanatcisi-ve-yazar-onur-akay-entube-edildi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 06:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7751.jpeg" type="image/jpeg" length="64321"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM’de kabul edildi: Doğum izni 24 haftaya çıktı, dijital platformlara yeni çocuk koruma kuralları]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/tbmmde-kabul-edildi-dogum-izni-24-haftaya-cikti-dijital-platformlara-yeni-cocuk-koruma-kurallari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/tbmmde-kabul-edildi-dogum-izni-24-haftaya-cikti-dijital-platformlara-yeni-cocuk-koruma-kurallari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğum izninin uzatılmasından 15 yaş altı çocuklara yönelik dijital güvenlik önlemlerine, okul ve kreşlerde görev alacak personel için yeni kısıtlamalardan Darülaceze hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına kadar birçok düzenleme içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yeni düzenleme, çalışma hayatı, çocukların dijital ortamda korunması ve sosyal hizmetler alanında önemli değişiklikler getirdi. Yasayla birlikte çalışan annelere verilen doğum izni toplam 24 haftaya çıkarılırken, çevrim içi platformlara çocuk güvenliğine ilişkin yeni sorumluluklar yüklendi. Ayrıca çocukların yoğun bulunduğu okul, kreş ve yurt gibi alanlarda bazı ağır suçlardan hüküm giymiş kişilerin çalışması da yasak kapsamına alındı.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre kadın memurlara doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta analık izni verilecek. Sağlık durumunun uygun olduğunu raporla belgeleyen anne adayları, isterlerse doğumdan önceki sürenin bir bölümünde çalışmayı sürdürebilecek. Kanun teklifinin Meclis sürecinde paylaşılan resmî özetinde de doğum sonrası izin sürelerinin uzatılmasının aile bütünlüğünü destekleyen başlıklardan biri olduğu belirtildi.</p>

<p>Düzenleme yalnızca yeni doğum yapacak anneleri değil, geçiş sürecindeki çalışanları da kapsıyor. Buna göre 1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumun üzerinden henüz 24 hafta geçmemiş annelere 8 haftalık ilave izin hakkı tanınacak. Bu maddeyle birlikte yasanın yürürlüğe girdiği tarihte hâlihazırda doğum sonrası dönemde bulunan anneler için de ek koruma sağlanmış oldu.</p>

<p>Yasada çocukların dijital alanda korunmasına yönelik başlıklar da dikkat çekti. TBMM’deki teklif özeti ve görüşme tutanaklarına göre 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal ağ sağlayıcılara kaydolmasının önlenmesi, oyunların yaş kriterlerine göre derecelendirilmesi, bazı oyun ve platformlara temsilci bulundurma zorunluluğu getirilmesi ve çocuklara yönelik risklerin raporlanması gibi yükümlülükler öngörüldü. Çocuklara yönelik dijital oyunlarda kumar, bahis, şans oyunu teşviki, zorunlu mikro ödeme ve benzeri uygulamalara da yasak getirildi.</p>

<p>Çocukların fiziksel olarak yoğun bulunduğu alanlara ilişkin yeni güvenlik önlemleri de yasada yer aldı. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’ın açıklamasına göre okul, kreş ve yurt gibi yerlerde belirli ağır suçlardan hüküm giymiş kişilerin çalışması yasaklandı. Böylece çocuklarla doğrudan temas kurulabilecek alanlarda daha sıkı bir koruma çerçevesi oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Sosyal hizmetler tarafında ise Darülaceze’nin faaliyet alanının genişletilmesi öne çıktı. TBMM’de yer alan teklif özetine göre Darülaceze hizmetlerinin yurt içine ve yurt dışına taşınabilmesine yönelik düzenlemeler yapıldı. Hükümet kanadından yapılan açıklamalarda bu çerçevenin 81 ilde yaygınlaştırılmasının amaçlandığı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da düzenlemenin ardından yaptığı değerlendirmede, doğum izni artışı, çocukların daha güvenli dijital alanlara kavuşması, okul ve yurtlarda güvenlik önlemlerinin sıkılaştırılması ve Darülaceze hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının yasayla güvence altına alındığını belirtti. Kanun, Meclis Genel Kurulu’ndaki kabulün ardından Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girecek maddeleri bakımından uygulama aşamasına taşınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/tbmmde-kabul-edildi-dogum-izni-24-haftaya-cikti-dijital-platformlara-yeni-cocuk-koruma-kurallari</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/i-m-g-7071.jpeg" type="image/jpeg" length="49206"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İki Çorumlu detayı Gülistan Doku dosyasında yeniden gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında yürütülen yeni süreç kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, dosyada dikkat çeken bir ayrıntı öne çıktı. Soruşturmanın seyrini değiştiren Başsavcı Ebru Cansu ile dönemin Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu’nun Çorumlu olması, dosyadaki “iki Çorumlu” yorumlarını beraberinde getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır kamuoyunun vicdanında kapanmamış dosyalar arasında yer alan Gülistan Doku soruşturması, son dönemde atılan yeni adımlarla yeniden Türkiye’nin gündemine taşındı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun dosyayı yeniden ele alması, soruşturmada yeni bir dönemin kapısını araladı.</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan bilgilerde, Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlamasının ardından uzun süredir bekleyen soruşturmayı yeniden hareketlendirdiği ve dosyaya doğrudan ağırlık verdiği ifade edildi. Özellikle aileyle kurulan temas ve soruşturmanın yeniden hız kazanması, yıllardır sonuç bekleyen dosyada umutları yeniden artırdı.</p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/savci-ebru-cansu-kimdir-tunceli-cumhuriyet-bassavcisi-ebru-cansunun-biyografisi">Başsavcı Ebru Cansu Kimdir?</a></p>

<p>Bu süreçte en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise kamuoyunda “iki Çorumlu” başlığıyla konuşulmaya başlandı. Başsavcı Ebru Cansu’nun Çorum’un Alaca ilçesinde doğduğu, soruşturma döneminde Tunceli Valiliği görevinde bulunan Bülent Tekbıyıkoğlu’nun da Çorumlu olduğu bilgisi, dosyada öne çıkan unsurlardan biri oldu.</p>

<p>Dosyaya ilişkin değerlendirmelerde, dönemin valisi Tekbıyıkoğlu’nun görev süresi boyunca özel bir ekip üzerinden çeşitli ihbar ve bilgileri topladığı, elde edilen verilerin ise adli makamlara iletildiği yönündeki ifadeler dikkat çekti. Bu yönüyle bakıldığında, hem idari hem de adli tarafta dosyaya dokunan iki ismin memleket ortaklığı kamuoyunda ayrıca konuşulmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/bulent-tekbiyikoglu-kimdir-corum-sungurlulu-burokratin-dikkat-ceken-kariyeri">Bülent Tekbıyıkoğlu Kimdir?</a></p>

<p>Öte yandan soruşturmanın yeniden açılması ve yeni gözaltı kararlarıyla birlikte Başsavcı Ebru Cansu’nun ismi kamuoyunda daha görünür hale geldi. Dosyaya ilişkin kararlı tutumu, özellikle Gülistan Doku’nun akıbetinin ortaya çıkarılmasını isteyen çevrelerde dikkatle izleniyor.</p>

<p>Ebru Cansu’nun hukuk eğitimini Marmara Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra uzun yıllar avukatlık yaptığı, ardından savcılık görevine geçtiği biliniyor. Farklı adliyelerde görev aldıktan sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine getirilmesi, kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Kamuoyuna yansıyan anlatımlarda, göreve başladıktan sonra Gülistan Doku dosyasını raflardan indirip yeniden öncelikli dosyalar arasına aldığı vurgulanıyor.</p>

<p>Gülistan Doku soruşturması yalnızca hukuki bir dosya değil, aynı zamanda yıllardır cevabı beklenen büyük bir toplumsal vicdan meselesi olarak görülüyor. Bu nedenle dosyada atılan her yeni adım, sadece Tunceli’de değil tüm Türkiye’de yakından takip ediliyor.</p>

<p>Şimdi gözler, yeniden ivme kazanan soruşturmanın hangi somut sonuçları doğuracağına çevrilmiş durumda. “İki Çorumlu” detayı ise bu kritik dosyada, hem sembolik hem de dikkat çekici bir başlık olarak hafızalara kazınmış görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/iki-corumlu-detayi-gulistan-doku-dosyasinda-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 07:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7667.jpeg" type="image/jpeg" length="76538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsa Aras Mersinli’nin annesi Pınar Peyman Mersinli tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-annesi-pinar-peyman-mersinli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-annesi-pinar-peyman-mersinli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda 9 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıyla ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Saldırıyı gerçekleştiren 16 yaşındaki Isa Aras Mersinli’nin öğretmen olduğu belirtilen annesi Pınar Peyman Mersinli, daha önce serbest bırakılmasının ardından yeniden gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Mersinli, çıkarıldığı mahkemece “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla tutuklandı. Soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Olayla ilgili süreçte saldırganın babası Uğur Mersinli’nin de daha önce tutuklandığı bildirildi. Böylece aileye yönelik adli süreçte dikkat çeken bir yeni adım daha atılmış oldu.</p>

<p>Kamuoyunda geniş yankı uyandıran okul saldırısına ilişkin yürütülen soruşturmada, ihmale dair iddiaların ve olası sorumlulukların da değerlendirildiği ifade ediliyor. Yetkililerin, olayın tüm boyutlarını ortaya çıkarmak için incelemelerini sürdürdüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahramanmaraş’taki saldırı, hem can kaybının büyüklüğü hem de eğitim kurumunda meydana gelmesi nedeniyle toplumda derin üzüntü yaratmıştı. Soruşturma kapsamında yeni gözaltı ve tutuklama kararlarının gelip gelmeyeceği ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/isa-aras-mersinlinin-annesi-pinar-peyman-mersinli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="36629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin 6 yılı aşkın süredir devam eden soruşturmada en çarpıcı gelişmelerden biri yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılıktaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. TRT Haber, Sonel’in 5 ayrı suçtan tutuklandığını; dosyada tutuklu sayısının 12’ye yükseldiğini aktardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Sonel hakkında, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “bilişim sistemindeki verileri bozma”, “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” ve “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçlamalarının yöneltildiği bildirildi. Aynı gün içinde farklı medya kuruluşları da tutuklama kararını doğruladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosyadaki kritik ayrıntılardan biri de Sonel’in ifadesine yansıyan SIM kart meselesi oldu. T24 ve Cumhuriyet’te yer alan bilgilere göre, Sonel’in Gülistan Doku’ya ait SIM kartın resmi soruşturma makamlarına değil, koruma polisi Gökhan Ertok’a gönderildiğini kabul ettiği öne sürüldü. Sonel ise suçlamaları reddetti.</p>

<p>Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolmuş, dosya yıllardır kamuoyunda yanıt bekleyen en tartışmalı soruşturmalardan biri haline gelmişti. Son tutuklama kararı, yalnızca soruşturmanın yönünü değil, kamu görevlilerinin olası sorumluluğuna ilişkin tartışmaları da yeni bir evreye taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="95872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Başhekim Çağdaş Özdemir konuştu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-tutuklanan-bashekim-cagdas-ozdemir-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-tutuklanan-bashekim-cagdas-ozdemir-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin başhekimi, ifadesinde suçlamaları reddetti. Özdemir, hastane kayıtları üzerinde teknik yetkisinin bulunmadığını savunurken, verilerin silinmiş olabileceğine dair dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan dönemin başhekimi Özdemir’in ifadesi ortaya çıktı. Soruşturma dosyasına yansıyan savunmada Özdemir, hem görev süreciyle ilgili dikkat çekici açıklamalar yaptı hem de hastane kayıtlarına ilişkin yetki tartışmasına yanıt verdi.</p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/op-dr-cagdas-ozdemir-kimdir">Çağdaş Özdemir Kimdir?</a></p>

<p>İfadesinde başhekimlik görevini kendi talebiyle üstlenmediğini belirten Özdemir, aynı dönemde iki görevi birden yürütmekte zorlandığını söyledi. Bu durumu dönemin valisi Tuncay Sonel’e defalarca ilettiğini öne süren Özdemir, buna rağmen herhangi bir görev değişikliğinin yapılmadığını anlattı.</p>

<p>“Kayıtlar üzerinde yetkim yoktu” savunması</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özdemir’in ifadesindeki en dikkat çekici başlıklardan biri, hastane kayıtları üzerindeki yetki meselesi oldu. Kayıtların silinmesi, düzeltilmesi ya da sisteme yeni veri eklenmesi konusunda yalnızca ilgili personel ile yazılım firmasının yetkili olduğunu savunan Özdemir, kendisinin ve diğer hastane çalışanlarının bu alanda ne yetkisi ne de teknik bilgisi bulunduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Bu savunma, soruşturmanın merkezindeki dijital veri akışına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Özellikle sağlık kayıtlarının nasıl işlendiği, kimlerin müdahale edebildiği ve olası silme işlemlerinin hangi aşamada gerçekleştiği soruları dosyanın kritik başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>POLNET detayı dikkat çekti</p>

<p>Özdemir, ifadesinde POLNET sistemine de değindi. POLNET’in verileri hastaneden aldığını bildiğini söyleyen Özdemir, 7 Ocak tarihinde sorgu yapılıp tutanak tutulduktan sonra kayıtlara ulaşılamıyorsa, kendi tahminine göre bu verilerin daha sonra silinmiş olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Bu değerlendirme, soruşturma açısından yeni bir tartışma başlığı doğurdu. Çünkü kayıtların hangi tarihte, kim tarafından ve hangi teknik süreçle erişilemez hale geldiği sorusu, dosyanın en hassas noktalarından biri olarak görülüyor.</p>

<p>“İmza yardımcılarım tarafından atılmış olabilir”</p>

<p>Dosyada yer alan evraklardaki imzaya ilişkin de açıklama yapan Özdemir, söz konusu imzanın kendisi görevde yokken işlerin aksamaması için başhekim yardımcıları tarafından atılmış olabileceğini ifade etti. O dönem Gülistan Doku hakkında bilgi talep edildiğini ve evrak gönderildiğini bildiğini söyleyen Özdemir, ancak gönderilen evrakın içeriği ya da eksik olduğu öne sürülen epikriz raporları konusunda bilgisinin bulunmadığını savundu.</p>

<p>Bu bölüm, soruşturmada yalnızca teknik kayıtların değil, resmi yazışmaların ve belge trafiğinin de ayrıntılı biçimde incelendiğini gösterdi.</p>

<p>“Kimseyle görüşmedim, yasa dışı talimat almadım”</p>

<p>Özdemir, Gülistan Doku hakkında kimseyle herhangi bir görüşme yapmadığını da ifadesinde özellikle vurguladı. Silme işlemlerinin tamamen Bilgi İşlem birimi ile yazılım şirketinin sorumluluğunda olduğunu belirten Özdemir, kendi yetkisinin normal poliklinik işleyişi ve istatistik alanıyla sınırlı olduğunu savundu.</p>

<p>Kayıtların kim tarafından silindiğini ya da kime sildirildiğini bilmediğini belirten Özdemir, kendisine yasa dışı hiçbir talimat gelmediğini söyledi. Savunmasının en çarpıcı cümlelerinden birinde ise karakterine ve meslek etiğine aykırı olduğu için hiçbir vaatle böyle bir yasa dışı işlemi kabul etmeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Soruşturmada gözler dijital izlerde</p>

<p>Gülistan Doku dosyasında gelinen bu aşamada, soruşturmanın odağında yalnızca tanık beyanları değil, dijital kayıtlar, resmi evrak akışı ve sistemler arasındaki veri hareketi bulunuyor. Özdemir’in ifadesiyle birlikte soruşturmanın teknik boyutu daha da görünür hale gelirken, kayıtların akıbetine ilişkin soruların önümüzdeki süreçte daha da önem kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-tutuklanan-bashekim-cagdas-ozdemir-konustu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/i-m-g-7266.jpeg" type="image/jpeg" length="25045"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Namaz vakitleri aramaları patladı: İşte il il en çok sorgulanan şehirler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/namaz-vakitleri-aramalari-patladi-iste-il-il-en-cok-sorgulanan-sehirler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/namaz-vakitleri-aramalari-patladi-iste-il-il-en-cok-sorgulanan-sehirler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Namaz vakitleri, ezan saatleri, imsak, iftar ve cuma vakti aramaları Türkiye genelinde hız kazandı. İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Trabzon’a kadar 81 ilde vatandaşlar bulundukları şehre göre güncel namaz saatlerini araştırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İL İL NAMAZ VAKİTLERİ İÇİN <a href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-namaz-vakitleri">TIKLA</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Namaz vakitleri aramaları neden yükseldi?</p>

<p>Türkiye’de dini içerik aramalarının en güçlü başlıklarından biri yine namaz vakitleri oldu. Özellikle sabah namazı, öğle namazı, ikindi namazı, akşam namazı ve yatsı namazı saatlerini öğrenmek isteyen kullanıcılar, yaşadıkları ili doğrudan yazarak arama motorlarına yöneliyor. Arama niyeti ise çok net ilerliyor: Kullanıcı uzun açıklama değil, kendi şehrine ait güncel vakti görmek istiyor.</p>

<p>Bu nedenle “İstanbul namaz vakitleri”, “Ankara ezan saatleri”, “İzmir bugün namaz vakti”, “Bursa akşam ezanı kaçta”, “Konya sabah namazı saati” gibi sorgular öne çıkarken, benzer eğilim Türkiye’nin tamamına yayılıyor. Özellikle mobil kullanıcılar, gün içinde kısa ama doğrudan sonuç veren sorgularla bilgiye ulaşmaya çalışıyor.</p>

<p>Şehir adıyla yapılan aramalar öne çıkıyor</p>

<p>Dijital arama verilerinde kullanıcıların en çok yaptığı şeylerden biri, il adını doğrudan sorguya eklemek oluyor. Bu yüzden Adana namaz vakitleri, Adıyaman ezan saatleri, Afyonkarahisar namaz vakti, Ağrı bugün ezan kaçta, Aksaray imsak vakti, Amasya cuma namazı saati, Ankara namaz vakitleri, Antalya ezan saatleri, Ardahan namaz saati, Artvin bugün namaz vakti, Aydın akşam ezanı, Balıkesir yatsı vakti, Bartın sabah ezanı, Batman cuma saati, Bayburt namaz vakitleri ve Bilecik ezan saatleri gibi aramalar dikkat çekiyor.</p>

<p>Aynı şekilde Bingöl namaz vakti, Bitlis ezan saati, Bolu imsak vakti, Burdur bugün namaz vakitleri, Bursa ezan saatleri, Çanakkale namaz vakitleri, Çankırı sabah namazı saati, Çorum akşam ezanı kaçta, Denizli cuma vakti, Diyarbakır ezan saatleri, Düzce namaz vakti, Edirne bugün ezan saati, Elazığ namaz vakitleri, Erzincan sabah ezanı, Erzurum imsak saati, Eskişehir namaz vakitleri ve Gaziantep ezan saatleri de kullanıcıların sık yöneldiği başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Arama ilgisi Giresun namaz vakitleri, Gümüşhane ezan saati, Hakkari namaz vakti, Hatay bugün namaz saatleri, Iğdır akşam ezanı, Isparta sabah namazı, İstanbul namaz vakitleri, İzmir ezan saatleri, Kahramanmaraş namaz vakitleri, Karabük cuma saati, Karaman ezan vakti, Kars imsak saati, Kastamonu namaz vakitleri, Kayseri ezan saatleri, Kilis bugün namaz vakti ve Kırıkkale akşam ezanı gibi sorgularla da sürüyor.</p>

<p>81 ilin tamamında aynı arama alışkanlığı görülüyor</p>

<p>Kullanıcı davranışları yalnızca büyükşehirlerle sınırlı kalmıyor. Kırklareli namaz vakitleri, Kırşehir ezan saatleri, Kocaeli bugün namaz vakti, Konya ezan saatleri, Kütahya sabah namazı, Malatya akşam ezanı, Manisa namaz vakitleri, Mardin ezan saati, Mersin imsak vakti, Muğla bugün ezan saatleri, Muş namaz vakitleri, Nevşehir cuma saati, Niğde akşam namazı vakti, Ordu ezan saatleri, Osmaniye namaz vakti, Rize bugün sabah ezanı, Sakarya namaz vakitleri, Samsun ezan saatleri, Siirt namaz vakti ve Sinop imsak saati sorguları da güçlü biçimde aranıyor.</p>

<p>Benzer şekilde Sivas namaz vakitleri, Şanlıurfa ezan saatleri, Şırnak bugün namaz vakti, Tekirdağ akşam ezanı, Tokat sabah namazı, Trabzon ezan saatleri, Tunceli namaz vakitleri, Uşak cuma saati, Van namaz vakitleri, Yalova ezan saati, Yozgat imsak vakti ve Zonguldak bugün namaz saati gibi aramalar da gün içinde yoğun şekilde yapılıyor.</p>

<p>Kullanıcı ne arıyor?</p>

<p>Arama motorlarında en sık yazılan kalıplar genellikle benzer ilerliyor. “Bugün namaz vakitleri”, “ezan saatleri”, “sabah namazı kaçta”, “akşam ezanı saat kaçta”, “cuma namazı vakti”, “imsak kaçta”, “iftar saati”, “yatsı ezanı ne zaman” gibi kalıplar; il adıyla birleşince doğrudan bilgi arayışına dönüşüyor.</p>

<p>Bu yüzden haber ve içerik sayfalarında şehir adlarının doğal ve açık biçimde kullanılması büyük önem taşıyor. Kullanıcı; Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat ve Zonguldak için tek hamlede doğru bilgiye ulaşmak istiyor.</p>

<p>Google ve Keşfet açısından neden güçlü bir konu?</p>

<p>Namaz vakitleri içerikleri, günlük ihtiyaçla doğrudan temas ettiği için arama tarafında güçlü bir trafik üretme potansiyeli taşıyor. Aynı zamanda düzenli güncellenen, şehir bazlı, linklenebilir ve hızlı tüketilen bir içerik yapısına sahip olduğu için Keşfet tarafında da ilgi çekebiliyor. Özellikle sabah saatleri, cuma günü, kandil geceleri, Ramazan dönemi ve dini bayramların yaklaştığı günlerde bu ilgi daha da büyüyor.</p>

<p>Bu nedenle il il hazırlanmış namaz vakitleri sayfaları, hem kullanıcı ihtiyacına doğrudan cevap veriyor hem de arama motorlarında görünürlük açısından güçlü bir zemin oluşturuyor. Şehir adını içeren sade, güvenilir ve doğrudan sonuca götüren içerikler, karmaşık metinlerden çok daha fazla karşılık buluyor.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Türkiye genelinde namaz vakitleri aramaları yalnızca birkaç büyükşehirle sınırlı değil. 81 ilin tamamında vatandaşlar kendi şehirlerine özel ezan saatlerini, imsak vaktini, iftar zamanını ve cuma namazı saatini öğrenmek için arama yapıyor. Bu tablo, şehir bazlı dini içeriklerin hem kullanıcı alışkanlıklarında hem de dijital yayıncılıkta neden bu kadar güçlü bir yer tuttuğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/namaz-vakitleri-aramalari-patladi-iste-il-il-en-cok-sorgulanan-sehirler</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 06:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7560-1.jpeg" type="image/jpeg" length="84903"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku Soruşturmasında Eski Başhekim Çağdaş Özdemir Tutuklandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Tunceli’de şüpheli şekilde kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastane Kayıtları İddiası Sonrası Gözaltı<br />
Gülistan Doku soruşturması kapsamında 17 Nisan’da Bursa’da gözaltına alınan Çağdaş Özdemir, jandarmadaki işlemlerinin ardından Tunceli’ye getirildi. Özdemir’in, Doku’ya ait hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine gözaltına alındığı öğrenildi. Dönemin başhekimi olan Özdemir, aynı zamanda İl Sağlık Müdürü olarak da görev yapmıştı.</p>

<p><a href="https://www.tibbiyebulteni.com/biyografi/op-dr-cagdas-ozdemir-kimdir">Çağdaş Özdemir Kimdir?</a></p>

<p>Geniş güvenlik önlemleri altında Tunceli Adliyesi’ne sevk edilen Çağdaş Özdemir, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmada 10 Tutuklama<br />
Gülistan Doku dosyasında 14 Nisan’da 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında şu ana kadar aralarında Zeinal Abakarov, Mustafa Türkay Sonel ve kamu görevlilerinin de bulunduğu 10 kişi tutuklandı. Firari şüpheli Umut Altaş için ise kırmızı bülten süreci başlatıldı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı da hastane kayıtlarının silindiği iddiaları üzerine müfettiş görevlendirmişti. Soruşturma çok yönlü devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="37384"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erken emeklilikte yeni dönem mi? Hastalık listesi tartışması yeniden gündemde]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erken-emeklilikte-yeni-donem-mi-hastalik-listesi-tartismasi-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erken-emeklilikte-yeni-donem-mi-hastalik-listesi-tartismasi-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken emeklilik başlıkları 2026’da yeniden milyonlarca çalışanın gündemine girdi. Özellikle “hangi hastalıklar erken emeklilik sağlar”, “rapor alan hemen emekli olabilir mi” ve “SGK hangi kriterlere bakıyor” soruları, internet aramalarında hızla öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancak bu başlıkta en çok karıştırılan nokta şu: Kamuoyunda sıkça “erken emeklilik hastalık listesi” diye paylaşılan içerikler, çoğu zaman doğrudan otomatik emeklilik anlamına gelmiyor. Esas belirleyici olan, kişinin tanısından çok o hastalığın çalışma gücü üzerindeki etkisi ve bunun SGK tarafından resmen tespit edilmesi oluyor. SGK’nın yayımladığı bilgilere göre yalnızca sağlık kuruluşlarından alınan raporlar tek başına yeterli değil; sigortalının malul sayılması için çalışma gücündeki kaybın Kurum Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Her hastalık erken emeklilik anlamına gelmiyor</p>

<p>Kamuoyunda bazı kanser türleri, nörolojik rahatsızlıklar, ileri düzey organ yetmezlikleri, ağır psikiyatrik tablolar ve ciddi işlev kaybına yol açan kronik hastalıklar sık sık “erken emeklilik kapsamındaki hastalıklar” başlığıyla anılıyor. Fakat sistemin mantığı doğrudan tanı listesine değil, çalışma gücü kaybı oranına dayanıyor.</p>

<p>SGK’nın açıklamasına göre bir sigortalının malul sayılabilmesi için çalışma gücünün veya meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60’ını kaybettiğinin tespit edilmesi gerekiyor. Bu yüzden aynı hastalığa sahip iki kişiden biri malul sayılırken, diğeri aynı sonuca ulaşamayabiliyor. Belirleyici olan hastalığın adı kadar, kişinin işlev kaybı, çalışma kapasitesi ve sağlık kurulunca yapılan değerlendirme oluyor.</p>

<p>Malulen emeklilik için hangi şartlar öne çıkıyor?</p>

<p>Erken emeklilik aramalarında en çok merak edilen başlıklardan biri de başvuru şartları. SGK’nın resmî bilgilendirmesine göre malullük aylığı bağlanabilmesi için genel olarak en az 10 yıl sigortalılık süresi ve 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi gerekiyor. Eğer kişi başkasının bakımına muhtaç derecede malul hale gelmişse 10 yıllık sigortalılık şartı aranmıyor; 1800 prim günü yeterli olabiliyor.</p>

<p>Burada kritik bir başka nokta daha var: Başvuru sahibinin elindeki rapor, doğrudan maaş bağlanacağı anlamına gelmiyor. Nihai değerlendirme SGK’nın ilgili sağlık kurulu süreçleri içinde yapılıyor. Yani süreç, sosyal medyada dolaşan “şu hastalık varsa doğrudan emeklilik gelir” iddiasından çok daha teknik ilerliyor.</p>

<p>“Hastalık listesi güncellendi” iddialarında neden dikkatli olmak gerekiyor?</p>

<p>İnternette her yıl yeniden dolaşıma giren “erken emeklilik kapsamındaki hastalıklar güncellendi” başlıklı içerikler, çoğu zaman büyük ilgi görüyor. Fakat resmî tarafta asıl dayanak; mevzuat, sağlık kurulu değerlendirmesi ve çalışma gücü kaybı kriterleri. SGK bünyesinde malullük, çalışma gücü kaybı, erken yaşlanma ve ağır engellilik tespitine ilişkin mevzuat çalışmalarının Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü de kurumun güncel birim bilgilerinde yer alıyor. Bu da konunun sabit bir “ezber liste” mantığıyla değil, mevzuat ve kurul değerlendirmesiyle ele alındığını gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle çalışanların, sosyal medya gönderileri ya da kulaktan dolma tablolar yerine doğrudan SGK’nın resmî açıklamalarını ve bireysel dosya değerlendirmesini esas alması gerekiyor.</p>

<p>Sadece malulen emeklilik değil, farklı yollar da karıştırılıyor</p>

<p>Erken emeklilik denildiğinde çoğu kişi yalnızca malulen emekliliği düşünüyor. Oysa uygulamada engellilik oranına bağlı yaşlılık emekliliği, çalışma gücü kaybı hükümleri, ağır engellilik, meslek hastalığına bağlı haklar, iş kazası sonrası sürekli iş göremezlik gibi farklı başlıklar da zaman zaman aynı torbaya atılıyor.</p>

<p>Özellikle meslek hastalığı ve iş kazasıyla ilgili haklarda, klasik emeklilik şartlarından farklı süreçler işleyebiliyor. SGK’nın güncel bilgilendirmesinde meslek hastalığı sonucu geçici iş göremezlik ödeneğinde belli bir sigortalılık süresi, prim gün sayısı ve yaş şartının aranmadığı açıkça belirtiliyor. Bu da “erken emeklilik” başlığı altında dolaşan birçok bilginin aslında farklı sosyal güvenlik kalemlerine ait olabildiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>En kritik soru: Kimler başvuru yapmalı?</p>

<p>Çalışma gücünde ciddi ve kalıcı kayıp yaşayan, ağır tedavi süreçlerinden geçen ya da mevcut rahatsızlığı nedeniyle işini sürdüremeyecek düzeyde fonksiyon kaybı bulunan sigortalılar için malullük başvurusu önemli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak burada en doğru yol, sosyal medyadaki liste savaşlarına değil, kişisel sağlık dosyasına ve SGK mevzuatına bakmak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çünkü sistemin düğümü hastalık adında değil, resmî sağlık kurulu değerlendirmesinde çözülüyor. Bir başka ifadeyle, mesele yalnızca “hangi hastalık var” sorusu değil; “bu hastalık çalışma gücünü ne ölçüde düşürdü” sorusu.</p>

<p>Sonuç: Başlığa değil, resmî kritere bakmak gerekiyor</p>

<p>2026’da erken emeklilik tartışmaları yine büyüdü. Fakat dosyanın özü değişmedi. SGK sisteminde belirleyici olan, internette dolaşan popüler hastalık listeleri değil; çalışma gücü kaybı oranı, sigortalılık süresi, prim günü ve Kurum Sağlık Kurulu değerlendirmesi. SGK’nın resmî açıklamalarına göre malullükte temel eşik en az yüzde 60 çalışma gücü kaybı ve genel olarak 10 yıl sigortalılık ile 1800 prim günü. Başkasının bakımına muhtaç durumda ise 10 yıl şartı aranmadan 1800 gün yeterli olabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle erken emeklilik arayışındaki çalışanlar için en güvenli yol, sansasyonel listelere değil, SGK’nın resmî mevzuatına ve bireysel başvuru dosyasının niteliğine odaklanmak oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erken-emeklilikte-yeni-donem-mi-hastalik-listesi-tartismasi-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-8188.jpeg" type="image/jpeg" length="62713"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Tabip Odası’nda Seçimi Prof. Dr. Talat Kırış Kazandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-tabip-odasinda-secimi-prof-dr-talat-kiris-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/istanbul-tabip-odasinda-secimi-prof-dr-talat-kiris-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tabip Odası’nda gerçekleştirilen seçimde, beyin cerrahı Prof. Dr. Talat Kırış’ın başkan adayı olduğu Demokratik Katılım Grubu sandıktan birinci çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gün içinde tamamlanan oylamanın ardından oluşan sonuçlara göre Kırış’ın listesi 5 binin üzerinde oy alarak ipi göğüsledi. Basına yansıyan ilk sonuçlarda Demokratik Katılım Grubu’nun 5 bin 99 oya ulaştığı, en yakın rakibinin ise 3 bin 526 oyda kaldığı bildirildi.</p>

<p>Yaklaşık 37 bin üyesi bulunan İstanbul Tabip Odası’nda seçimler bu yıl da yüksek katılımla ve yoğun ilgiyle takip edildi. Seçimde Prof. Dr. Talat Kırış’ın başını çektiği liste, diğer adayların önünde açık farkla birinciliğe yerleşti. Böylece İstanbul Tabip Odası’nın yeni döneminde yönetim sorumluluğu Demokratik Katılım Grubu’nda kaldı.</p>

<p>Seçim sürecinde meslek örgütünün bağımsızlığı, hekim hakları, sağlık ortamındaki sorunlar ve odanın gelecek dönemde üstleneceği rol öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Seçimin ardından yapılan değerlendirmelerde Prof. Dr. Talat Kırış, seçimde yüksek katılımın önemine dikkat çekti ve sürecin olgunluk içinde geçtiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul’daki hekimlerin sandıkta verdiği bu sonuç, meslek örgütü içinde mevcut çizginin güçlü biçimde korunduğunu ortaya koydu. Prof. Dr. Talat Kırış ve ekibinin aldığı sonuç, yeni dönemde İstanbul Tabip Odası’nın yönünü belirleyecek en net mesajlardan biri olarak değerlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/istanbul-tabip-odasinda-secimi-prof-dr-talat-kiris-kazandi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 21:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7480.jpeg" type="image/jpeg" length="55002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EKPSS bugün yapılıyor: 115 binden fazla aday sınava giriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ekpss-bugun-yapiliyor-115-binden-fazla-aday-sinava-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ekpss-bugun-yapiliyor-115-binden-fazla-aday-sinava-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı bugün Türkiye genelinde milyonlarca değil ama on binlerce hanenin gündeminde ilk sıraya yerleşti. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin açıkladığı takvime göre 2026-EKPSS, 19 Nisan Pazar günü 81 ilde ve 97 sınav merkezinde gerçekleştiriliyor. Sınava toplam 115 bin 883 adayın başvurduğu bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sınav maratonu sabah saatlerinde başladı. ÖSYM verilerine göre oturum saat 10.15’te uygulanıyor ve süreç tek oturum şeklinde yürütülüyor. Bu büyük organizasyon için ülke genelinde 1438 bina ile 27 bin 26 salon hazırlandı.</p>

<p>Aday profiline bakıldığında başvuruların dikkat çekici bir yoğunluğa ulaştığı görülüyor. Açıklanan resmi bilgilere göre sınava 44 bin 872 kadın ve 71 bin 11 erkek aday katılıyor. Ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeylerinde düzenlenen sınav, kamuya engelli personel alımında belirleyici adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bugünkü sınav öncesinde kimlik sorunu yaşayan adaylar için de özel bir uygulama devreye alındı. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanında fotoğraf ya da T.C. kimlik numarası bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlüklerinin sınav günü saat 10.00’a kadar açık tutulduğu duyuruldu.</p>

<p>Sınav sonuçları ise 14 Mayıs 2026 tarihinde ilan edilecek. Açıklanan bilgiye göre EKPSS sonuçları, sınav tarihinden itibaren 4 yıl geçerli olacak. Kura yöntemiyle yerleşmek isteyen adayların kayıtlarının ise iki yılda bir alınacağı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan adayların sınava girecekleri okul ve salon bilgilerini içeren giriş belgeleri ÖSYM’nin aday işlemleri sistemi üzerinden erişime açıldı. Bugün sınava katılacak adaylar için en kritik başlıklar arasında saat, belge kontrolü ve kimlik doğrulama süreci yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ekpss-bugun-yapiliyor-115-binden-fazla-aday-sinava-giriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/ekpss.jpg" type="image/jpeg" length="75846"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Barajlarda son tablo: Dört büyükşehirde su seviyesi ne durumda?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/barajlarda-son-tablo-dort-buyuksehirde-su-seviyesi-ne-durumda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/barajlarda-son-tablo-dort-buyuksehirde-su-seviyesi-ne-durumda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nisan yağışlarıyla birlikte baraj doluluk oranları yeniden gündemin ön sıralarına çıktı. İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da açıklanan son veriler, şehirler arasında dikkat çekici bir makas olduğunu gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’da barajlar neredeyse tam kapasiteye yaklaşırken, İstanbul’da oran yüzde 70 bandında seyrediyor. Ankara’da toparlanma görülse de aktif kullanılabilir su oranı hâlâ daha kırılgan bir tabloya işaret ediyor. İzmir’de ise bazı barajlarda belirgin iyileşme olsa da kent genelinde su yönetimi dikkatle izleniyor.</p>

<p>İstanbul’da İSKİ’nin baraj doluluk sayfası güncel verileri yayımlamayı sürdürürken, 18 Nisan 2026 tarihli haberlerde kent genelindeki doluluk oranının yaklaşık yüzde 70,3 seviyesinde olduğu aktarıldı. Bu oran, megakent açısından kısa vadede rahatlatıcı görünse de su tüketimi yüksek şehirlerde yağış kadar tasarrufun da belirleyici olduğunu yeniden hatırlatıyor.</p>

<p>Ankara cephesinde tablo daha ayrıntılı. ASKİ’nin 17 Nisan 2026 verilerine göre başkenti besleyen barajlarda toplam doluluk oranı yüzde 39,85, aktif kullanılabilir su oranı ise yüzde 32,85 olarak kaydedildi. Kurumun verileri, barajlardaki toplam su miktarının 579 milyon 680 bin metreküpe ulaştığını gösteriyor. Bu rakamlar geçen yılın aynı gününe göre artışa işaret etse de, Ankara’da aktif su rezervi başlığının hâlâ hassasiyetini koruduğu görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir’de ise İZSU’nun 17 Nisan 2026 tarihli güncellemesine göre Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı yüzde 53,52 oldu. Balçova yüzde 99, Ürkmez yüzde 97,55 ve Alaçatı Kutlu Aktaş yüzde 81,18 seviyesine çıkarken, Gördes Barajı yüzde 40,75 düzeyinde kaldı. Veriler, geçen yılın aynı dönemine kıyasla barajlarda belirgin bir toparlanma yaşandığını ortaya koyuyor. Yine de İzmir’in su temin yapısında yer altı suyu ve alternatif kaynakların da önemli rol oynaması, tabloyu diğer büyükşehirlerden farklılaştırıyor.</p>

<p>Bursa’da ise en güçlü görünüm öne çıkıyor. BUSKİ’nin baraj detay sayfasına göre 18 Nisan 2026 itibarıyla ortalama doluluk oranı yüzde 96,33 seviyesinde. Bu oran, dört büyükşehir arasında en yüksek doluluklardan birine işaret ederken, son aylardaki yağışların Bursa su havzalarına güçlü yansıdığını gösteriyor.</p>

<p>Ortaya çıkan tablo tek cümlede özetlenebilir: Bursa rahat, İstanbul temkinli rahat, İzmir kontrollü toparlanma içinde, Ankara ise artışa rağmen dikkatli kullanım zorunluluğunu sürdürüyor. Su meselesi yalnızca gökyüzünün insafına bırakılacak bir başlık değil. Baraj yüzdeleri yükselse bile şehirlerin gerçek sigortası; kayıp-kaçakla mücadele, bilinçli tüketim ve uzun vadeli su yönetimi politikaları olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/barajlarda-son-tablo-dort-buyuksehirde-su-seviyesi-ne-durumda</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7425.jpeg" type="image/jpeg" length="22014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında Eski başhekim Çağdaş Özdemir gözaltında]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku dosyasında dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı. Doku’ya ait hastane kayıtlarının silindiği yönündeki iddialar üzerine Sağlık Bakanlığı tarafından inceleme başlatıldığı, konuyla ilgili müfettiş görevlendirildiği öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İddiaların odağında bulunan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in Bursa’da gözaltına alındığı belirtildi. Özdemir’in, Gülistan Doku’ya ait hastane kayıtlarının silinmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında işlem gördüğü ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmanın yalnızca tek bir başlıkla sınırlı olmadığı, farklı yönleriyle sürdürüldüğü kaydedildi. Dosyada yeni gelişmelerin yaşanabileceği ve incelemenin derinleştirilerek devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan Gülistan Doku soruşturmasında ortaya atılan bu yeni iddia, dosyanın seyrine ilişkin dikkatleri bir kez daha Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarına çevirdi. Yetkili kurumların hazırlayacağı inceleme ve soruşturma raporlarının, dosyanın bundan sonraki sürecinde belirleyici olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-eski-bashekim-cagdas-ozdemir-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7383.jpeg" type="image/jpeg" length="45225"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süleyman Soylu’dan Gülistan Doku açıklaması: “Ankara’dan özel heyet gönderdik”]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/suleyman-soyludan-gulistan-doku-aciklamasi-ankaradan-ozel-heyet-gonderdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/suleyman-soyludan-gulistan-doku-aciklamasi-ankaradan-ozel-heyet-gonderdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku dosyasına ilişkin yeni bir açıklama, TGRT Haber ekranlarında gündeme geldi. Gazeteci Cem Küçük, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde İçişleri Bakanı olan Süleyman Soylu ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını canlı yayında paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küçük’ün aktardığına göre Soylu, olayın yaşandığı dönemde Ankara’dan özel bir heyetin Tunceli’ye gönderildiğini, kapsamlı inceleme yapıldığını ve şüpheli görülen kişilerin sorgulandığını söyledi.</p>

<p>5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma, son günlerde yeniden hız kazandı. Soruşturma kapsamında 13 Nisan’da 13 şüpheli gözaltına alınırken, dosyada dikkat çeken yeni gelişmeler yaşandı.</p>

<p>Gözaltına alınan isimlerden eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı ile ihraç polis memuru Gökhan Ertok tutuklandı. Munzur Üniversitesi’nde güvenlik kameralarından sorumlu iki görevli olan Savaş Gültürk ve Süleyman Önal ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gözaltında bulunan diğer dokuz şüpheliyle ilgili işlemlerin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Cem Küçük canlı yayında anlattı</p>

<p>TGRT Haber’de 15 Nisan’da yayımlanan programda konuşan Cem Küçük, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu bizzat aradığını söyledi. Küçük, Soylu’nun kendisine olayın ilk günlerinden itibaren devletin tüm imkânlarının seferber edildiğini anlattığını aktardı.</p>

<p>Küçük’ün verdiği bilgiye göre Soylu, barajın iki ya da üç kez kapatılıp boşaltıldığını, bölgede kapsamlı arama çalışmaları yürütüldüğünü ve sürece ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da sunum yaptığını ifade etti.</p>

<p>“Özel ekip gitti, araştırdı”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Canlı yayında aktarılan ifadelerde en dikkat çeken bölüm ise Ankara’dan gönderildiği belirtilen özel heyet oldu. Cem Küçük, Soylu’nun şu yönde bilgi verdiğini söyledi: Ankara’dan özel bir ekip gönderildi, bu ekip olayın tüm yönlerini araştırdı, adı geçen şüpheliler dahil herkes sorgulandı.</p>

<p>Soylu’nun ayrıca, dosyada adı geçen Zeinal Abakarov’un yurt dışına çıktığını, daha sonra Türkiye’ye getirildiğini ve bu isme yönelik de gerekli incelemelerin yapıldığını aktardığı belirtildi.</p>

<p>Gülistan Doku dosyasında yeni tartışma</p>

<p>Süleyman Soylu’nun aktarıldığı şekliyle yaptığı bu değerlendirme, Gülistan Doku soruşturmasının geçmişte ne ölçüde derinleştirildiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Özellikle son gözaltılar ve tutuklama kararlarının ardından, yıllardır kamuoyunun gündeminden düşmeyen dosyada yeni delillerin ortaya çıkıp çıkmayacağı merak konusu oldu.</p>

<p>Ailesi ve kamuoyu ise Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin belirsizliğin sona ermesini ve dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/suleyman-soyludan-gulistan-doku-aciklamasi-ankaradan-ozel-heyet-gonderdik</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/f7b21db3-8307-41a8-9e27-aa10c047518f.jpeg" type="image/jpeg" length="33249"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan yeniden sallandı: 4,1’lik deprem ne anlama geliyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/erzincan-yeniden-sallandi-41lik-deprem-ne-anlama-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/erzincan-yeniden-sallandi-41lik-deprem-ne-anlama-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 15.40’ta 4,1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. AFAD verilerine dayandırılan haberlere göre sarsıntı yaklaşık 10,94 kilometre derinlikte kaydedildi ve çevrede de hissedildi. İlk yansıyan bilgilerde büyük bir yıkıma dair resmi bir bulgu paylaşılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan bir kez daha yerin altından gelen o tanıdık uyarıyla irkildi. Merkez üssü Üzümlü olan 4,1 büyüklüğündeki deprem, kısa sürdü ama bölgenin deprem hafızasını yeniden canlandırdı. Sarsıntının görece sığ sayılabilecek bir derinlikte gerçekleşmesi, hissedilmesini artıran unsurlardan biri oldu.</p>

<p>Bugünkü deprem, büyüklük bakımından yıkıcı sınıfta değil. Ancak Erzincan söz konusu olduğunda rakamlar tek başına okunmaz. Çünkü bu şehir, Türkiye’nin en ağır deprem miraslarından birini taşıyor. 1939 Erzincan Depremi, Kuzey Anadolu Fayı üzerinde meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki dev kırılmayla yaklaşık 33 bin insanın hayatını kaybettiği, on binlerce yapının ağır hasar aldığı bir felaket olarak kayda geçti.</p>

<p>Erzincan daha sonra 13 Mart 1992’de bir kez daha ağır bir depremle sarsıldı. USGS ve mühendislik raporlarına göre 1992 depremi yaklaşık 6,8 büyüklüğündeydi; çok sayıda bina çöktü, yüzlerce kişi yaşamını yitirdi ve kent bir kez daha yapı güvenliği tartışmalarının merkezine oturdu.</p>

<p>Bilimsel analiz: 4,1’lik deprem neden önemli?</p>

<p>Erzincan Havzası, Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde gelişmiş, jeolojik olarak son derece hareketli bir alan. Bilimsel çalışmalarda bu havza, sağ yanal doğrultu atımlı tektonizmanın şekillendirdiği aktif bir yapı olarak tanımlanıyor. Yani bölgede orta büyüklükte ve sık hissedilen depremler, tek başına sıra dışı değil; tam tersine, aktif tektoniğin beklenen yüzü.</p>

<p>Bununla birlikte bilimsel açıdan en kritik nokta şu: Tek bir 4,1 büyüklüğündeki depremden hareketle “daha büyük deprem geliyor” hükmü kurmak doğru değil. Sismoloji, böyle doğrudan ve kesin bir kehaneti desteklemiyor. Orta büyüklükteki bir sarsıntı kimi zaman bağımsız bir olay olabilir, kimi zaman küçük bir gerilim boşalması, kimi zaman da bir artçı ya da öncü karakter taşıyabilir. Bunun ayrımı ancak zaman içindeki sismik dizilim, odak mekanizması ve bölgesel stres dağılımı izlenerek yapılabilir. Kuzey Anadolu Fayı üzerindeki çalışmalarda da büyük depremler arasındaki gerilim aktarımının önemli olduğu gösterilse de, tekil bir depremin hemen ardından kesin senaryo yazmak bilimsel olmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Depremin yaklaşık 11 kilometre derinlikte gerçekleşmiş olması da dikkat çekici. Bu derinlik, sarsıntının yüzeye daha belirgin hissedilmesine yol açabilir. Ancak hasar üretip üretmeyeceğini yalnızca büyüklük ve derinlik belirlemez; zeminin niteliği, yapı stoğu, bina yüksekliği, mühendislik kalitesi ve yerel zemin büyütmesi de sonucu değiştirir. 1992 Erzincan depreminde de güçlü yer ivmesinin ve yapı kalitesinin yıkım üzerindeki rolü özellikle vurgulanmıştı.</p>

<p>Tarihsel analiz: Erzincan neden hep kırılgan bir başlık?</p>

<p>Erzincan, Türkiye’nin deprem tarihinde yalnızca bir il adı değil, bir eşik. 1939 depremi hem can kaybı hem de fay kırığının uzunluğu bakımından Cumhuriyet tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri oldu. O büyük deprem, Kuzey Anadolu Fayı boyunca sonraki on yıllara yayılan yıkıcı deprem dizisinin de başlangıç halkalarından biri olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, 1939 ile 1992 arasında fay boyunca meydana gelen büyük depremler arasında stres aktarımı ilişkileri bulunduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Bu yüzden Erzincan’da hissedilen her deprem, yalnızca “kaç büyüklüğünde oldu?” sorusunu değil, “yapılar ne durumda, zemin bilgisi güncel mi, kentsel direnç ne kadar güçlü?” sorularını da beraberinde getiriyor. Depremi büyüklük cetveline hapsedip geçmek, sisli camdan manzara izlemek gibi olur. Asıl mesele, tehlikenin yıllardır biliniyor olmasına rağmen riskin ne kadar azaltıldığıdır. Erzincan Valiliği’nin resmi sayfasında da 1939 depreminin ilin ekonomik ve kentsel gelişimi üzerinde kalıcı etkiler bıraktığı vurgulanıyor.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Bugünkü 4,1’lik deprem, tek başına felaket büyüklüğünde bir olay değil. Ama Erzincan’da hiçbir sarsıntı sıradan okunamaz. Çünkü bu coğrafya, fayların yalnızca yer kabuğunu değil, şehir hafızasını da yarıp geçtiği bir alan. Bilimsel olarak paniğe değil izlemeye, tarihsel olarak unutmaya değil hazırlığa ihtiyaç var. Depremin gerçek anlamı da tam burada yatıyor: Yerin altından gelen küçük bir uyarı, yerin üstündeki büyük ihmal sorusunu yeniden masaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/erzincan-yeniden-sallandi-41lik-deprem-ne-anlama-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-9663.jpeg" type="image/jpeg" length="73590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bedelli askerlik ücreti 416 bin 361 liraya çıktı: Yeni başvurular başladı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bedelli-askerlik-ucreti-416-bin-361-liraya-cikti-yeni-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bedelli-askerlik-ucreti-416-bin-361-liraya-cikti-yeni-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü, 17 Nisan 2026 ile 30 Haziran 2026 tarihleri arasını kapsayan yeni bedelli askerlik müracaat duyurusunu yayımladı. Duyuruya göre bedelli askerlik başvuruları, 17 Nisan 2026 itibarıyla yeni tutar üzerinden alınmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın duyurusunda, 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 9’uncu maddesinde yer alan “240.000” ibaresinin, 17 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7577 sayılı kanunla “300.000” olarak değiştirildiği belirtildi. Aynı açıklamada, 1 Ocak-30 Haziran 2026 dönemi için memur aylık katsayısının 1,387871 olduğu hatırlatılarak yeni bedelli askerlik tutarının 416 bin 361 lira 30 kuruş olarak uygulanacağı bildirildi.</p>

<p>MSB’nin yayımladığı bilgiye göre yoklama kaçağı ve bakaya durumundakiler için aylık ek bedel tutarı da 4 bin 857 lira 55 kuruş olacak. Böylece bedelli askerlikten yararlanmak isteyen yükümlüler için hem ana ödeme kalemi hem de ek bedel kalemi güncellenmiş oldu.</p>

<p>Duyuruda dikkat çeken bir başka ayrıntı ise ödeme süresiyle ilgili oldu. Bedelli askerlik hizmetine daha önce müracaat edip iki aylık ödeme süresinin bitimi 16 Nisan 2026 saat 23.59 sonrasına kalan yükümlülerin de ödemelerini yeni bedel üzerinden yapacağı açıklandı. Aynı kişiler, celp tercihlerini e-Devlet üzerinden ya da askerlik şubeleri aracılığıyla güncelleyebilecek.</p>

<p>Askeralma Genel Müdürlüğü’nün resmî duyuru listesinde de 17 Nisan 2026 tarihli bu yeni bedelli askerlik müracaat ilanı yer aldı. Bakanlığın sıkça sorulan sorular bölümünde ise bedelli askerlik başvurularında yıl içinde başvuru yapılabildiği, ancak başvuru sonrası ödemenin iki ay içinde tamamlanması gerektiği bilgisi paylaşılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte bedelli askerlikte başvuru ve ödeme süreci yeniden şekillenmiş oldu. Özellikle başvurusunu daha önce yapmış ancak ödeme süresi yeni döneme sarkan yükümlüler açısından güncel tutarın esas alınacak olması, en çok takip edilen başlıklar arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bedelli-askerlik-ucreti-416-bin-361-liraya-cikti-yeni-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7248.jpeg" type="image/jpeg" length="41070"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
