Bakanlık görüşüne göre, malulen emekli bireylerin EKPSS (Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı) ile kamuya atanmasının önünde yasal bir engel bulunmuyor. Ancak bu atamalar bazı kurumlarla sınırlı.
5335 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli veya yaşlılık aylığı alan kişiler, genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kurumları ve bütçeden yardım alan kuruluşlara açıktan atanamıyor.
Buna karşın, belediyeler, il özel idareleri, birlikler, kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT) ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan ortaklıklara atama yapılabiliyor. Bu durumda, atama gerçekleşirse kişinin emekli maaşı kesiliyor
Adaylık Yeniden Uygulanmaz
Görüş yazısında ayrıca, daha önce devlet memurluğu yapmış ve adaylık sürecini tamamlamış kişilerin, EKPSS yoluyla yeniden atanması halinde tekrar aday memur sayılmayacağı vurgulandı.
Örneğin, öğretmenlikten malulen emekli olan bir kişi, EKPSS ile bir belediye kadrosuna atandığında yeniden aday memur statüsüne alınmayacak. Bu kişilerin önceki hizmetleri, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre değerlendirilecek
Malulen Emekli Olanlar Ne Yapmalı?
Malulen emekli bireyler, EKPSS veya kura sonucunda kamuya atanırlarsa, “çalışabilir” ibareli sağlık raporu alarak SGK Sağlık Kurulu’na sunmak zorundalar. SGK’nın onayıyla birlikte, malullük maaşı kesilir ve kişi yeni görevine başlayabilir.
Bu düzenleme, hem kamu kurumlarının engelli kontenjanlarını doldurmasını hem de çalışma gücü yeniden kazanılmış bireylerin istihdam edilmesini sağlıyor.
Bakanlık görüşü hukuken doğru; çünkü 5335 sayılı Kanun’un amacı, çifte maaş alınmasını önlemek. Yani hem emekli aylığı hem memur maaşıyla kamu kaynaklarının iki ayrı kalemden kullanılması istenmiyor.
Ancak burada “malulen emekli” kavramı diğerlerinden farklı: bu kişiler genellikle sağlık nedeniyle emekli olmuş ama sonradan tedavi veya rehabilitasyonla çalışabilir hale gelmiş bireyler. Bu durumda, eski işine değil ama başka uygun kadrolara dönmelerine olanak tanımak hem ekonomik hem psikolojik açıdan faydalı olur.
Birçok engelli birey için çalışma, sadece gelir değil topluma yeniden katılma anlamı taşır.
Malulen emekli olduktan sonra “çalışabilir” raporu alan birine, “maaşını keseriz” denmesi caydırıcı.
Oysa devlet, bu kişileri yeniden istihdam ederek hem üretime kazandırabilir hem de deneyimlerinden faydalanabilir.
Bu noktada, kısmi maaş kesintisi veya vergi düzenlemesi gibi ara formüller sosyal adaleti daha iyi sağlayabilir.
Şu anki düzenleme, malulen emeklilerin yalnızca belediye, il özel idaresi veya KİT kadrolarına atanabilmesini öngörüyor.
Ancak engelli bireylerin büyük bölümü, bu kurumlarda istihdam fırsatı bulamıyor.
Bu nedenle, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim, Adalet veya İçişleri gibi büyük kamu kurumlarının belirli alanlarında da bu atamalara izin verilmesi, hem istihdamı hem de toplumsal kapsayıcılığı artırır.
🔍 Sonuç:
Özetle, malulen emeklilerin EKPSS’ye katılıp kamuya atanabilmesi doğru ve umut verici bir uygulama.
Ama mevcut sınırlamalar, bu hakkı fiilen kullanmayı zorlaştırıyor.
Daha kapsayıcı bir sistem için mevzuatta küçük ama etkili değişikliklerle, hem kamu kaynakları korunabilir hem de engelli bireylerin “yeniden üretim hayatına katılımı” desteklenebilir.
